﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5bd30ab-ff6a-49c9-82dd-5d7fad81b632.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomaside Değişim</image:title>
            <image:caption>Diplomasi, ulusların politikanın diğer sosyal gerçekleri gibi evrimsel bir dönüşüm geçiriyor. Evrimin ayırt edici aşamalarından biri Soğuk Savaş sonrası hız kazanan ve etki alanı genişleyen çok boyutlu küreselleşmedir. Bu dönem karmaşık karşılıklı bağımlılık ve karşılıklı bağlantılıkla betimlenen bir dünya inşa ederken diplomaside radikal değişimlere yol açıyor.

Diplomasideki yenilikler özünden iletişim teknolojisindenki gelişmeler sonucunda devletler, uluslararası kuruluşlar ve toplumlar arasında temasların doğrudan yapabilmesi ve diplomasinin uygulama usullerinde ortaya çıkan değişimlerdir.

Bu kitapda, temelde diplomasinin zaman içerisinde geçirdiği değişimi tespit etmek, yeni pratiklerin ayırt edici özellikleri anlaşılır kılmak ve Türkiye&apos;de diplomasi çalışmalarına katkıda bulunmak amaçlarıyla kaleme alındı.

Kitapta öncellikle tarihsel kökleri ile kavramsal bir tartışma yapılırken diplomasi teriminin etimolojik kökeni ve dönüşümü tespit ediliyor,  kavramsal olarak yüklenen anlamları gün ışığına çıkarılıyor ve kavramın farklı kullanımları irdeleniyor. Bu tür bir çabada, diplomasinin Uluslararası İlişkiler Teori kapsamında ve dışında kurumlaştırma arayışlarına göz atma gerekliliği dikkate alınıyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise çeşitlenen aktörler, genişleyen konular ve değişen yöntemlere odaklanarak çağımızın diplomasi uygulamalarına mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de971558-9fad-4cf5-b862-a2c076305c66.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası Kültür Tarihi</image:title>
            <image:caption>Son otuz yılda Avrasya coğrafyasında önemli gelişmeler yaşandı. Sovyetler Birliği’nin yıkılışı ve Doğu Bloku’nun parçalanması, çok sayıda yeni devletin ortaya çıkmasına, uluslararası arenada genel olarak dengelerin değişmesine yol açtı. Türklerin ana yurdu ile daha sonraki tarihlerde göç edip yerleştikleri coğrafyalarda da önemli değişimler başladığı gibi bu coğrafyalara ilgi de her geçen gün arttı. Söz konusu değişimlerden sonra özellikle bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetlerinde tarihî olaylar bambaşka bakış açılarıyla yeniden yorumlandı, eski Sovyet coğrafyasındaki arşiv ve kütüphanelere ulaşım kolaylaştı, Türkiye’de Türk tarihinin bütün dönemlerine ilgi arttı, genç araştırmacılar başta Rusça ve Çince olmak üzere kaynak dili öğrenimine ağırlık verdiler. Tüm bunların bir sonucu olarak Türkiye’de özellikle daha önce Osmanlı ve Selçuklu araştırmalarının gölgesinde kalan Türk tarihinin farklı dönemlerine ilgi ve bu alanlarda yapılan çalışmaların sayısı arttı, Türk tarihinin birçok devresinin ana kaynakları Türkçeye kazandırıldı. Bütün bu gelişmeler göz önüne alındığında, Türk Dünyası hakkında meraklı okuyucunun müracaat edebileceği, derli-toplu ve güncellenmiş bilgileri içeren bir çalışmaya ihtiyaç olduğu açıktır.
 Prof. Dr. Ahmet Kanlıdere ve Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu’nın yayına hazırladıkları bu çalışmada, siyasi tarihten ziyade kültür konularına ağırlık verildi. Bunun da birkaç sebebi vardır. En başta son yıllarda ülkemizde popüler tarih çalışmaları artsa da bunlar dahi büyük oranda siyasi tarih çalışmalarıdır. İkinci olarak kültür çatısı altında ele alınan konular, geniş coğrafyaya yayılan tüm Türklerin ortak değeridir. Türk tarihinin bu cephesinin anlaşılması, Türk halklarının ortak hafızaları, gelenekleri ve davranış tarzlarının altında yatan kültürü bilmek açısından önemlidir. Dolayısıyla kitabın temel amacı, en eski dönemlerden itibaren Türkiye dışındaki Türk Dünyası’nın kültür tarihi hakkında umumi mahiyette bir çalışma ortaya koymaktır. Kitabın bir başka özelliği ise Türk tarihinin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ac76b11-86fa-4a94-a925-61089afce05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlüklerde Divanü&apos;l-Mezalim</image:title>
            <image:caption>Türk-İslâm tarihinin en önemli ve en uzun ömürlü devletlerinden birisi olan, iki buçuk asrı aşkın Mısır ve Suriye’de hüküm süren ve Abbasî Devleti’nin yıkılışı ile Osmanlıların ilk devresi arasında kendisine tevarüs eden Türk-İslâm devlet teşkilatı yapısını devam ettiren Memlûk Devleti’nin siyasî ve kültürel yapısını anlamak mühimdir. Memlûklerdeki teşkilât yapısı bir taraftan İslâm devletleri geleneğini devam ettirirken, diğer taraftan Türk devlet geleneğini de içinde barındıran bir oluşumdur. Bu bağlamda Memlûkler, kendilerine tevarüs eden bu zengin birikimin doğal bir neticesi olarak hem dönemine hem de kendinden sonrasına tesir eden önemli kurumlar vücuda getirdiler. Bu önemli kurumlardan birisi de hiç kuşkusuz Dîvânü’l-Mezâlim’dir.
 
Memlûk Devleti’nin adlî teşkilatı, Türk-İslâm adlî sisteminin bir terkibiydi. Dolayısıyla bütün Türk-İslâm devletlerinde olduğu gibi Memlûklerde de halka adil davranma esastı. “Adalet devletin temelidir.” prensibinden hareketle Memlûkler kazâ (yargı) müessesesine ve bu bağlamda Dîvânü’l-Mezâlim’e bakma görevine çok önem vermişlerdir. Bu vazife, Memlûk sultanlarının başta gelen görevlerinden birisiydi.
 
Memlûklerde mükemmel bir adalet teşkilatı organizasyonu vardı. Hemen hemen bütün devlet erkânı, adaletin sağlanması için Yüksek Mahkeme’ye yani Dîvânü’l-Mezâlim’e kendi görevleri açısından az ya da çok katkıda bulunarak yardım etmekteydiler. Bu durum Türk-İslâm devletlerindeki ve bu bağlamda Memlûklerdeki bütün devlet teşkilâtının adalet temeline dayandığını göstermektedir. Bu eserde daha önce ülkemizde üzerinde etraflıca durulmamış ve müstakil bir çalışma yapılmamış olan Memlûklerde Dîvânü’l-Mezâlim (1250-1517) konusu teferruatlı bir şekilde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f882e19c-88f8-4293-bfab-16f136aa313a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Han&apos;ım</image:title>
            <image:caption>Misli Baydoğan’ın yazdığı ve on altı hikâyenin yer aldığı Ay Han’ım kitabı, kimi yakın kimi daha uzak tarihte kalmış çeşitli Türklük hâllerine yakından şahitlik ettirmeyi vaat ediyor. Yoğun bir iç gözlem sürecinin söze dökülüşü olarak karşımıza çıkan bu hikâyelerde, bütün zamanlarda aynı kalan insanlık hâllerini, hatta âdeta kendimizi okuyoruz. Kimi gerçek kimi kurgu karakterlerin nefes alışverişlerini duyacak kadar yanlarına sokulup, onlarla birlikte kendi dağarcığımızdaki kökü en derinlerdeki duygularımızla yüz yüze geliyoruz. Karanlığın ardından gelecek ışığı, kötülüğün içindeki iyiliği, insan var oldukça yeryüzünün her zerresinde saklı kalacak umudu hissederek hakikate bir de edebiyat aynasından bakıyoruz.

Harfleri giyinmeyi denedim; sözleri, notaları ve ağaç kovuklarını da… Sığamadım. Âdem’in suretini taşıyamadım. Ateşin külünü sevmedim, suyun girdabını… Yel olup essem tozu dumandan seçemedim, kaya olup ufalsam kökte hapsolan özümden ayrılamadım… Dünya bir zahirse, bir bâtındır. Dünyanın dönüşüne uyamadım. Zahirde aynasız, bâtında soluksuz kaldım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/658a5888-9af1-4f8b-9862-e74bdc6fd743.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya’dan Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>1977 yılında yıldızlara Voyager 1 ve Voyager 2 adlarında, iki tane kardeş uzay aracı gönderildi. Görevleri Jüpiter’den Uranüs’e kadar dış Güneş sistemini ayrıntılı olarak incelemek ve bir yaşam izi aramak için Güneş sisteminin dışına, yıldızlara doğru yola çıkmaktı. Her iki araç da Güneş sistemindeki görevini tamamladıktan sonra Voyager 1 Ağustos 2012’de, Voyager 2 ise Kasım 2018’de yıldızlararası seyahatine başladı.
Carl Sagan ve ekibi tarafından uzayın uzak bir noktasında, uzak bir zamanda Voyager uzay araçlarına rastlayabilecek olası Dünya dışı yaşamlar için araçların gövdesine altın kaplamalı bir plak yerleştirildi. Her bir plağa gezegenimizin ve medeniyetimizin çeşitli fotoğrafları, müziği ve çeşitli dillerde selamlama mesajı kaydedildi.
Voyager, binlerce yıl sonra plağı okumayı başarabilecek zeki yaşamlar ile karşılaşırsa, bir zamanlar Dünya adında bir gezegenden ve insan denilen canlılardan gelen bu selamı onlara iletecek. İnsanlık ise var olduğu sürece bu selama karşılık bir yanıt bekleyecek.
Dünya’dan Fısıltılar, Dünya’dan, yani bizlerden “Onlar’a” gönderilen bu dostane selamın içeriğini, amacını ve hazırlanış aşamalarını anlatan, süreci ekibin her üyesinin kaleminden aktaran bir anlatı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/604f281c-1786-4912-86bd-235289c680bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Alemin Dilencisi</image:title>
            <image:caption>Delik ayakkabısı ile koşuyordu köşesine. İki büyük çöp kutusunun arasına çömelmiş, elleri ile başını iki yandan sarmalamış, tekrar ediyordu durmadan: “Nedir bu sır! Nedir, nedir, nedir…” diyerek uyuşuyordu ayakları. Tırnaklarının içindeki siyahlık da şahitti bu yalvarışına. Kalabalık yoktu dışarıda. Soğuk bir hava, ardından, çözemediği mesajın acısı olan titremeler… Üşümek güzeldi belki de. Üşümekten daha ağırı, delik ayakkabısından izin almadan girecekti içeri. Midesi bomboş, dudakları kupkuru, ceketi yamalarla arkadaş bu adamın istediği, sadece anlamaktı bu mesajı: Neden gökyüzü her akşam bağıra bağıra kararıyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d47f6a98-eca9-431d-950a-1697e805fb59.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgemdeki Takıntı</image:title>
            <image:caption>Bataklığın içinde çiçek aramaya çalışıyorsun; kötü kokular aldığın halde… Neden o çiçeği kopartmaya çalışıp, ardından yüreğine ekip onu sulamaya çalışıyorsun ki? Onun ruhu alışmıştır pisliğe ve senin ruhunun derinliklerine indikçe oradaki güzellik abes gelecektir ona. Çünkü o hiç alışmamıştır güzelliklere. Tertemiz kokuları yadırgar o. Onlar insan değiller. Onlar sadece seviyormuş gibi yaparlar. Hâlbuki amaçları sadece hevesleridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab976084-ffc6-4934-8e05-1b9f40e3d426.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Öfkeliyim</image:title>
            <image:caption>Ergenlerde ve Gençlerde Partner Şiddeti
 Son yıllarda ülke gündemini meşgul eden, kadına karşı şiddet görüntüleri ve eylemleri hepimizi yaralıyor. Sanki o bıçaklar hepimize saplanıyor, o tabancalar bize ateşleniyor, bizim bedenlerimiz o gencecik kurbanlarla birlikte kanıyor, sanki hep birlikte bağırıyoruz “Ölmek istemiyorum!” diye…
Peki neden? Bu hikayeler nerede başlıyor? Bu insanlar hangi ortamlarda yetişiyor? Nelere maruz kalıyorlar da sonuç onları şiddete başvuran bireylere çeviriyor? İnsan bir anda mı şiddete başvurur, kontrolünü yitirir? Partner şiddetini kim uygular, ona kim maruz kalır? Partner şiddeti uygulanan kişi aynı zamanda uygulayana da dönüşebilir mi? Partner şiddeti kadın veya erkek olmak açısından fark eder mi?
Hangi yaş grubu ile işe başlamalıyız, partner şiddeti en erken nerede başlıyor olabilir? Cevabın ergenlik olduğunu söylesek şaşırır mıydınız?
(16 yaş, erkek): Biriyle yazıştığını gördüm. Ondan sonra aşırı sevgi, sevgi, çok kıskançlık. Sadece benim diye sahiplenmek… Onun hırsıyla bir tane elimin tersiyle vurmuştum…
(26 yaş, erkek): Baktım parmağıyla omzuma vuruyor. Dedim ki “Yapma.” Bir yaptı, iki yaptı, üç yaptı. Ya dedim ki “Yapma!” “Bir daha o elini omzuma dokundurursan kalkar ağzını burnunu kırarım” dedim. Bir daha yaptı. E tabii dinlenmediğim zaman da biraz sinirleniyorum….
(17 yaş, kadın): Bağırmak istiyordum. Onu öldürene kadar dövmek istiyordum. O derece sinirleniyordum…
(17 yaş, kadın): Bana çok saçma geliyor. Bir erkek sana şiddet uyguluyor ve sen hâlâ onunla birliktesin. Kendine zarar veriyorsun. Niye ki? Ama o anda öyle olmuyor. Dışarıdan bakınca çok acınası bir durum bence. Hani kendimizi ezdiriyoruz. Sonra diyoruz, kadınla erkek eşit. Erkekleri yüksek tutan bence biraz da biziz. Çünkü onların bazı şeyleri yapmalarına çok izin veriyoruz…
(21 yaş, kadın): Boğaları güreştirip, kırmızı gösterip öfkelendirirler ya. İnsanları da hani bu şekilde öfkelendirebilirler bir şeylerle….
Çok Öfkeliyim, partner şiddetini şiddet uygulayanların ifadeleri doğrultusunda inceleyen, çarpıcı farkındalıklarla partner şiddeti konusunu ayrıntıları ile ele alan bir araştırma çalışması. Ancak kitabın en şaşırtıcı yanı, partner şiddetinin sanıldığı gibi yetişkinlikte değil, ergenlikte başladığını gözler önüne sermesi. Çok Öfkeliyim, ergenlik ve genç yetişkinlikte partner şiddetini tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921d45d4-8db4-42be-a669-4b7b2dba9032.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Deneyleri</image:title>
            <image:caption>İnsanın hayvan üzerindeki her türlü tahakkümü toplum fertlerinin gözünde meşru ve kabul edilebilir kılmak için bugüne kadar çeşitli gerekçeler sıralandı. Ancak kimse bir kalbin atmak için ne kadar çaba sarf ettiğinden bahsetmedi.

Belki evinizi bir kuş, kedi ya da köpekle paylaşıyorsunuz. Belki de her sabah işe gitmeden mahallenizde dolaşarak sokakta yaşayan hayvanlara mama bırakıyor; hasta olanları iyileştirmek için zamanınızı ve paranızı ayırıyorsunuz. Belki de, bir adım daha ileri giderek, her türlü hayvansal ürünü tüketmeyi reddediyor ve çevrenizi de bu yönde etkilemeye çalışıyorsunuz. Yine de bunlar hayvanlara yöneltilen şiddet ve örgütlü saldırganlığı engellemek için yeterli değil… Hayvan sömürüsü hayatımızın her alanında bizleri sarmış durumda. Ve hayvan deneyleri meselesi belki de bunların en başında geliyor. İyileşmek için aldığımız bir ilaç başka bir canlının ölmesine neden olabiliyor. Diğer insanlara daha güzel gözükmek için kullandığımız krem bir canın çektiği ıstırabın izlerini taşıyor. Bindiğimiz araçların yakıtı, ofisimizdeki kalemin mürekkebi, elimizden düşmeyen cep telefonumuz kısacası yaşamımız hayvanlara yapılan zulümle kuşatılmış durumda. Bu durumdan ancak konuyu derinlemesine irdeleyerek kurtulabiliriz. 

Gerçekten dünyayı değiştirmeyi ve bütün türlerin sömürüsüz bir şekilde birlikte yaşamasını istiyorsak kendimizi kandırmaktan artık vazgeçmeliyiz. Bu şiddetin, adaletsizliğin, yaşam hakkı ihlalinin son bulması belki de yüzyıllar sürecek. Türcülük duvarı yıkılırken, bir tuğlasını da biz çekip kopartabilirsek, ne mutlu bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e860c07-b57c-4c46-b492-2a44ff9b89cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Kent Akıllı Turizm</image:title>
            <image:caption>1.BÖLÜM
 Tarihsel Süreç İçerisinde Sanayi Devrimi Ve Endüstri 4.0 
1.1.Süreç İçerisinde Sanayi Devrimi ve Endüstri 4.0 
   2.BÖLÜM 
 Akıllı Kentler Ve Dünyada Akıllı Kent Uygulamaları
2.1.Akıllı Uygulamalar
2.2.Akıllı Kentler ve Temel Gereksinimler
2.3.Akıllı Kent Bileşenleri
2.4.Akıllı Kent Gelişiminin Gerekliliği
2.5.Akıllı Kentlerin Uygulama Zorlulukları
2.6.Dünyada Akıllı Kentler
   3.BÖLÜM 
 Akıllı Turizm Ve Teknolojileri
3.1.Akıllı Turizm Kavramı
3.2.Akıllı Turizm Teknolojileri
   4.BÖLÜM 
 Akıllı Turizm Bileşenleri Ve Dünyada Akıllı Turizm Uygulamaları
4.1.Akıllı Turizmin Bileşenleri
4.2.Konaklamaya Yönelik Akıllı Uygulamalar
4.3.Turizmde Ulaşıma Yönelik Akıllı Uygulamalar
4.4.Etkinliklere Yönelik Akıllı Uygulamalar
4.5.Dünyada Akıllı TurizmUygulamaları
   5.BÖLÜM 
 Sürdürülebilirlik Kapsamında Akıllı Turizm Destinasyonları
5.1.Turizmde Sürdürülebilirlik
5.2.Turizmde Akıllı Destinasyonlar
5.3.Sürdürülebilir Akıllı Turizm Destinasyonları 
   6.BÖLÜM 
 Akıllı Turist Ve Toplum 5.0
6.1.Toplum 5.0 ve Süper Akıllı Toplum
6.2.Toplum 5.0’ı Oluşturan Siber Fiziksel Toplumlar ve Akıllı İnsan Kavramı
6.3.Turizmin Akıllı Dönüşümü ve Akıllı Turist Kavramının Ortaya Çıkışı 
   7.BÖLÜM
 Akıllı Kentlerde Turistik Talep Ve Değişimler
7.1.Turizmin Ekonomik Açıdan Önemi 
7.2.Yeni Normal Dönem
7.3.Akıllı Kent ve Akıllı Turizm Kavramları 
7.4.Akıllı Kentlerde Turist Talep ve Değişimler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa61863c-2fe9-4e40-ad04-0c6c9018952f.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Sonrası Yeni Dünya Düzeni</image:title>
            <image:caption>“Türkiye, salgın sürecinde çarpıcı bir şeyi yaşadı. Ülkenin bilim ve sağlık kadroları ve onlara her düzeyde yardımcı olan emekçiler bir bütünlük halinde itfaiyeci gibi çalıştılar. Bu bir siyasal karar mekanizmasının kuru ve maddi teşviklerle çalışan bürokrasisine benziyor mu? Benzemiyor. Bu, salgında oluşan emek örgütlenmesidir. Bir büyük “Sağlık Emekçileri Toplumu”dur. Hekimlerden laboratuvar uzmanlarına, hemşirelere, hastabakıcılara, tanı ve bakımda çalışanlara, idari personele, taşıyıcı ve temizlikçilere, yemekhane çalışanlarına, şoförlere, güvenlikçilere, defindekilere, kısacası tümüne uzanan, tümünü tek ortak hedefte birleştiren bir topluluk. Birbirini tamamlayan bir emek zinciriyle oluşan kolektif çabanın insanları.” Cumhuriyet gazetesi doğru bir zamanlama ile, yaşadığımız günlerin gelecek için başlangıç olacağını vurgulayan diziyi yaptı; diziyi kitaplaştırdı.” Prof. Dr. Bilsay Kuruç Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5801c511-a8a0-42d4-8e38-8165fb556ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>İhanet</image:title>
            <image:caption>&quot;Kadim şehirlerin en önemli güzelliği, ana karakterlerini kaybetmeden yeniyi bünyelerinde eritmesi,
özlerinden katarak yeniden yoğurmasıdır. İstanbul bu açıdan gerçekten müstesna bir şehirdir. Ama
biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz, ben de bundan
sorumluyum.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunları söylediğinde takvimler 21 Ekim 2017&apos;yi gösteriyordu.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, İstanbul&apos;a parsel parsel ihanet edildiğini belgeleriyle ortaya koyuyor;
kadim şehre yapılan ihanetin sorumlularını tek tek gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a96eb7e2-1956-4e06-bc77-7d62b055551e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Yabancı: Virüs</image:title>
            <image:caption>Elle tutulmayan, gözle görülmeyen bir protein sarmalı dünyayı değil ama kendisini dünyanın efendisi
sayan insanı titretti, ürküttü, korkuttu.
Öldürdü de…
Koronayla savaş çığlıklarının yankılandığı yerkürede neredeyse dünyadaki yaşamın başından bu yana
varlığını sürdüren virüslerden birinin saldığı korku anlaşıldı da, vermek istediği ileti anlaşıldı mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36bdf8a0-7318-4420-968d-9f1a62c58e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyamız ve Uzay 4+ Yaş - Çizgi Çizgi Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Değerli Ebeveynler ve Öğretmenler. Çizgi çalışmaları henüz yazmaya başlamayan çocukların kol kaslarının gelişimi ve kas esnekliğinin sağlanması için hayati öneme sahiptir ve bu çalışmalar yazma faaliyetlerinin temeli niteliğindedir. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak toplam 10 kitaptan oluşan &quot;Çizgi Çizgi Etkinlik, serisini hazırladık. &apos;Çizgi Çizgi Etkinlik-, serisiyle çocuklar; her sayfada yer alan yönergeleri takip ederek dikkat ve psikomotor becerilerini geliştirecek, eşleştirme, ilişki kurma, tahmin etme, farklı olanı bulma gibi temel kavramları öğrenecek ve kitap içerisindeki çıkartmalarla eğlenceli vakit geçirecekler. Çocuklarla kaliteli zaman geçirmek için &quot;Çizgi Çizgi Etkinlik-, serisi tam size göre...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00db2dd1-780f-4f16-9a4f-40fbfae09f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebzeler 4 Yaş ve Üstü - Çizgi Çizgi Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Değerli Ebeveynler ve Öğretmenler. Çizgi çalışmaları henüz yazmaya başlamayan çocukların kol kaslarının gelişimi ve kas esnekliğinin sağlanması için hayati öneme sahiptir ve bu çalışmalar yazma faaliyetlerinin temeli niteliğindedir. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak toplam 10 kitaptan oluşan &quot;Çizgi Çizgi Etkinlik, serisini hazırladık. &apos;Çizgi Çizgi Etkinlik-, serisiyle çocuklar; her sayfada yer alan yönergeleri takip ederek dikkat ve psikomotor becerilerini geliştirecek, eşleştirme, ilişki kurma, tahmin etme, farklı olanı bulma gibi temel kavramları öğrenecek ve kitap içerisindeki çıkartmalarla eğlenceli vakit geçirecekler. Çocuklarla kaliteli zaman geçirmek için &quot;Çizgi Çizgi Etkinlik-, serisi tam size göre...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00ad1269-2135-4b4d-9937-832864f66b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşantımız 4 Yaş ve Üstü - Çizgi Çizgi Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Değerli Ebeveynler ve Öğretmenler. Çizgi çalışmaları henüz yazmaya başlamayan çocukların kol kaslarının gelişimi ve kas esnekliğinin sağlanması için hayati öneme sahiptir ve bu çalışmalar yazma faaliyetlerinin temeli niteliğindedir. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak toplam 10 kitaptan oluşan &quot;Çizgi Çizgi Etkinlik, serisini hazırladık. &apos;Çizgi Çizgi Etkinlik-, serisiyle çocuklar; her sayfada yer alan yönergeleri takip ederek dikkat ve psikomotor becerilerini geliştirecek, eşleştirme, ilişki kurma, tahmin etme, farklı olanı bulma gibi temel kavramları öğrenecek ve kitap içerisindeki çıkartmalarla eğlenceli vakit geçirecekler. Çocuklarla kaliteli zaman geçirmek için &quot;Çizgi Çizgi Etkinlik-, serisi tam size göre...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd48d0ac-b2c9-4964-a53a-e0a12858db1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Billy Budd – Bir İç Anlatı</image:title>
            <image:caption>Yüz sene süren bir edebi çoraklık döneminden sonra, Melville’in lanetli adalarında, şeytansı esir gemilerinde, biçimsiz evlerde, yıkılan kulelerde, tıkırtı sesi gelen masalarda, ürkünç fabrikalarda, hastalıklı kulübelerde ve kentin boş tuğla duvarlarında belki de yalnızca kendi kişisel korkularımızı değil, aynı zamanda bizatihi Melville’in de gerçeğini okuyabilecek bir durumdayız artık. Melville’in anlatılarına duyulan inatçı ilgi, cesaretin kırılması, ters tepki veren enerjisinin büyüsü altında olsa da, gerçeği öğrenme isteğinden başka bir şey değildir... Melville sezgisel olarak geniş bir düzleme uzanmak ister; öykülerinde bile kozmik ilgilerin titreşimleri ve işaretleri yankılanır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59acacc0-5662-4e3f-a41f-71737ddbac20.jpg</image:loc>
            <image:title>Komadan Notlar</image:title>
            <image:caption>JJ O’Malley yalnız yaşayan bir babanın yetimhaneden evlat edinilmiş tek oğludur. İrlanda’da küçük, kırsal bir bölgede sorunlu bir çocukluk geçirerek büyüyen JJ, en yakın arkadaşını kaybettikten sonra “Somnos Projesi”nin deneklerinden biri olmaya karar verir. Proje gelecekte AB hapishaneleri için bir fırsat oluşturacağı düşünülen, üç aylığına derin komaya sokma yöntemi üzerine çalışmaları içermektedir.
Birçok edebiyat ödülüne sahip, bilimkurgu yazarı Mike McCormack, yedi yılda tamamladığı romanı Komadan Notlar’ı sıra dışı bir şekilde kullandığı dipnotlar sayesinde iç içe geçmiş sarmal bir örgüyle inşa ediyor. Sarmalın bir ucunda, romanın baş kahramanı JJ O’Malley’nin hikâyesi, onu yakından tanıyan beş önemli karakterin söyledikleriyle anlatılıyor. Koma öncesi olanları bu kısa notlar sayesinde öğreniyoruz. Sarmalın diğer ucunda ise hikâyeyle paralel yürüyen dipnotlardan oluşan “Olay Ufku”  yer alıyor. Dipnotlar sayesinde bir anda içinde bulunduğunuz âna dönüp deneyin soğuk gerçekleri ile yüzleşmeniz mümkün. Psikolojik kurgu romanı Komadan Notlar sayesinde JJ ile “beyin çürütme meditasyonu”na hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8add8e26-3ea3-419f-9fff-4b6d4e1d417b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakka Sığındık</image:title>
            <image:caption>1. Dünya Savaşı henüz bitmiş, yüzyıllardır İstanbul’un korkulu rüyası olan yangınlara bir de İspanyol gribi salgını eklenmişti. Bir gecede birkaç mahalleyi kül eden meşhur İstanbul yangınları gibi hızla yayılan hastalık, ölümü paylaştırmakta zengin, fakir gözetmeyerek bir tür eşitlik sağlamış, bazen sırf şaşaalı yaşamlarını meraktan bazen sadece göz hakkı teslim edilir umuduyla gece gündüz zengin konaklarını izleyen yoksullar için yürek soğutan gizli bir intikam olmuştu.

Hakka Sığındık gizemli bir tehdit mektubu, 

İspanyol gribi ve iki zengin konağından ardı ardına çıkan cenazelerin arasındaki gizli bağı çözmek için batıl inançların vahim gülünçlüğünden yola çıkıp yoksulluğun, kimsesizliğin katı gerçeğine ulaşan 

bir macerayı anlatıyor.

Bu macerada, Hüseyin Rahmi Gürpınar, her zamanki dikkatli gözlemleri ve içten anlatımıyla yoksul mahallelerinin, yangın yerlerinin, kimsesiz çocukların, salgının, üzerinden yüz yıl geçmesine rağmen pek de değişmeyen çoksesli bir fotoğrafını çekiyor. 
Her bakışta yeni ayrıntıların keşfedileceği kalabalık bir fotoğraf bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83f6329-a0cb-434f-b3ac-3b30124f0fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Anton Çehov Bütün Eserleri II</image:title>
            <image:caption>Yaşamın trajik ayrıntılarını Çehov kadar hiç kimse böylesine net ve kesin biçimde anlamamıştır; ondan önce hiç kimse, yaşamın o keder ve utanç dolu resmini

böylesine  acımasızca ve gerçekçi olarak insanlara göstermemiştir.
–Maksim Gorki

Çehov, yaşamı gerçekte nasılsa öyle, okura ya da seyirciye “Bundan öte yaşam yoktur!” dedirtecek biçimde yazmıştır.
–Tatyana Lvovna Sçepkina-Kupernik

Her zaman elimin altında duran kitaplarını fırsat buldukça açıp yeniden okurken gerek betimlemelerde, gerekse anlattığı kişinin ruhsal durumunda Çehov’un yalnız ve yalnız doğru olanı yazması karşısında içim saygıyla titrer. Anlattığı tek duyguyu, kullandığı tek sözcüğü bir başkasıyla değiştiremeyeceğiniz

gerçek yazarlardandır Çehov.
–İvan Leontyeviç Şçeglov</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/332c09ef-e9eb-4d45-8740-b6b3fc2612d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Yerden Haberler</image:title>
            <image:caption>“Politik değişimin nasıl gerçekleşeceğini ayrıntılı biçimde anlatan sayılı ütopya öngörüsünden birisi.”
–Terry Eagleton
Şair, çevirmen, ressam ve İngiltere’nin önde gelen erken dönem sosyalistlerinden olan William Morris, Thomas
More’un Ütopya’sından sonra en önemli gelecek tahayyüllerinden birini kaleme aldı, John Ruskin ve Karl Marx
gibi isimlerin çalışmalarından beslenerek yazdığı Hiçbir Yerden Haberler klasikleşmiş bir ütopya anlatısı.
On dokuzuncu yüzyılda uykuya dalıp 2102 yılında gözlerini açan William kendini, özel mülkiyetin ortadan kalktığı
ve üretim araçlarının demokratik paylaştırıldığı bir nevi cennette bulur. Bu toplumda büyük şehirler, parasal bir
sistem, boşanma, mahkeme, hapishane ya da sosyal sınıflar yoktur. Hiçbir Yerden Haberler, gerçekleşemez denilen
bir geleceğin nasıl gerçekleşebileceğini gösteren sosyalist bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860df94c-d405-43bd-b8e6-6e2465928a08.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrının Oku</image:title>
            <image:caption>Afrika edebiyatının en büyük ismi Chinua Achebe gerçekçi tarzda yazdığı ve çoğunlukla Batı’nın Afrika’yı
kolonileştirmesi üzerine kaleme aldığı romanlarıyla her ne kadar yerel bir hikâye anlatsa da yarattığı karakterler ve
kurgularıyla evrensel meselelere değinmeyi başaran nadir yazarlardan. 2007’de dünya edebiyatına yaptığı
katkılardan dolayı Man Booker Uluslarası Ödülü’ne layık görülen Achebe’nin üçüncü kitabı Tanrının Oku ise
kolonileşmenin vahşeti üzerine yazılan eşsiz bir roman.
Igbo halkının yaşadığı Umuaro’nun altı köyünün en yüksek mertebeli rahibi Ezeulu, oğullarından birini, beyaz
adamın dinindeki gelişmelerden haberdar olması için Hıristiyan kilisesine gönderir. İngiliz sömürgeciler
Nijerya’nın kültürünü değiştirmeye devam ederken Ezeulu da köylerin geleneksel yaşam tarzını korumakta
kararlıdır. Herkesçe saygı gören Ezeulu’nun gururu yanlış kararlar almasına yol açınca, halkı da ona olan inancını
zaman içinde kaybetmeye başlayacaktır.
Tanrının Oku, inancın yitirilişi, gelenek ile değişim arasındaki ikilem gibi meselelere dair sözünü sakınmayan bir
eser.
“Dünyadaki pek çok okur için Afrika edebiyatının büyülü perdesini Achebe açtı.” –Kwame Anthony Appiah
“Achebe’nin eserlerinin kudreti, nesillerce okura dünyayı tanıttı. O bir sanat elçisi ve insanlık hallerinin eşsiz
tanığı.” –Michael Dorris</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/128451a1-57c4-4983-9600-e2dbfd3f5826.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonra Hepimiz Göğe Baktık ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Lise boyunca hepimiz etiketlerden ibarettik:
Sporcu, dışlanmış, aylak, hırslı.
Ama sonra gökyüzünde mavi bir ışık belirdi. Dünya’ya çarpacak ve bildiğimiz her şeyi yok edecek bir asteroid.
Kalan zamanımızın kontrolünü elimize almak için iki ayımız vardı. Daha öncekinden büyük bir şeye, dünyanın
sonundan sonra bile sürecek bir şeye dönüşmek için iki ay.
Gerçekten yaşanacak iki ay.
Ve geri sayım başladı…
“Bu çarpıcı ilk romanda Wallach, içindeki karanlığı hassasiyet ve mizahla parçalıyor. Okurların içindeki filozofu
ortaya çıkaracak düşündürücü bir hikâye.”
  Kirkus
“Son sayfaya kadar soluksuz okuyacaksınız ve bitirdikten sonra bile aklınızdan çıkmayacak.”  
    VOYA, starred review
“Wallach, kitap boyunca karakterler arasındaki gerilimi artırarak şok edici bir sona ulaşıyor.” 
   Publishers Weekly, 
 “Özellikle her şeyin dağıldığı ve sistemin çarklarının durduğu yerlerde oldukça karanlık bir hikâyeye dönüşüyor ama Wallach, kara mizah, belirgin edebi referanslar (mesela Vonnegut) ve hakiki nezakete dair insanı sarsan sahnelerle bu kasvetli yönleri dengeliyor.” 
The Children&apos;s Bulletin 
“Aynı anda tedirgin edici, moral verici, ürkütücü ve yürek burkan bir kitap. İçinde bulunduğumuz zaman ve mekânla aramızdaki o kırılgan bağa duyulan tutkuyla yazılmış.” —Andrew Smith “Hantal bir distopya bekleyen okurları sağlam, gerçekçi anlatımıyla şaşırtacak.” 
  Booklist  
“Wallach kimlik, aile ve sadakat sorunlarıyla mücadele eden gerçekçi gençlerden yaratmış karakterlerini... Cesur ve apokaliptik kurgu sevenler kesinlikle hayal kırıklığına uğramayacak.” 
 School Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27db170d-a703-4da0-a01a-66d520a8b85e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan- Peder Sergi</image:title>
            <image:caption>Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy otobiyografik özellikler taşıyan Şeytan öyküsünü yaşanmış bir olaydan yola çıkarak kısa bir sürede yazar ve eşinin bulmasından çekindiği için koltuk döşemesine saklar. Peder Sergi öyküsüyse bir manastır ziyaretinin kötü izlenimlerinin ardından şekillenir yazarın zihninde ve ancak on yıl sonra son halini alır. Her ikisi de yazarın ölümünden sonra yayımlanan Şeytan ve Peder Sergi öyküleri, konu açısından da benzerlik gösterir. İkisinin de kahramanları idealleri olan, yaşamlarına nasıl bir yön vermek istediklerini bilen, sağlam iradeli kişilerdir, fakat ikisi de kendilerine çizdikleri güvenli yolda ilerlerken içlerindeki şeytanla, kendi nefsiyle mücadele etmek zorunda kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89ac60b4-a61e-4dee-bb8c-209479c1c630.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>“Bütün çocuklar büyür, biri hariç.”
“Niye ağlıyorsun çocuk?”
Bu soruyla başlıyor ünlü masalımız. Wendy, Peter Pan’i yerde, ağlarken bulmuştu. Kendisiyle yaşıt gibi duran
bu çocuk, çaresiz bir şekilde kaybettiği gölgesini tekrar ayaklarına bağlamaya çalışıyordu. Wendy’nin ona
yardım etmesi üzerine Peter, onu ve iki erkek kardeşini, Kayıp Çocuklar’la yaşadığı Varolmayan Ülke’ye,
bütün çocukların hep çocuk kaldığı diyara davet etti. Böylece Wendy ve kardeşleri George ile John, Peter’ın
perisi Tinker Bell’in tozuyla çıktıkları, denizkızları ve korsanlarla dolu bu macerayı unutamayacaklardı... en
azından büyüyene kadar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ae9cd4-8d8f-4ab4-92f9-93c18c0b7ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Issızlığın Ötesi</image:title>
            <image:caption>“Roman sanatında, zaman ve mekânı ilginç biçimde kullanmak ve karakterleri bu boyut içinde tanımak hoş ve içe işleyen bir anlatıya imkân verir. Elif Akpolat ustalıkla yazılmış romanında bu tekniği kullanarak karakterleri derinleştiriyor ve bizlere zevkli bir okuma sunuyor. İlgi çeken hikâyesi ve özenli diliyle kitabı elinizden bırakamadan okuyacaksınız.”
- Zülfü Livaneli

“Oğluyla yan yana durduğu bir fotoğrafı yanına alarak yola koyulan bir annenin yaşadığı duygu fırtınasının dalgaları gibi birbiri ardına devriliyor, Issızlığın Ötesi’nin sayfaları; o denli akıcı ve o denli sürükleyici…
Romanın kahramanı olan emekli öğretmenin oğluyla çekilmiş bir fotoğrafı yoktur aslında! Bir fotoğraftan kestiği başını, yine bir başka fotoğrafta oğlunun yanında duran bir başka kadının omuzları üstüne yapıştırmıştır. 
Ada vapurunda söylenen bir şarkının Zap Suyu’nun sesine, çiçek kokularının yakılan kitapların insan genzini yakan acısına karıştığı güçlü bir ayrıntı örgüsü, Elif Akpolat’ın ilk romanı.
Hürriyet öğretmenin bindiği otobüs hareket etmek üzere, muavin sizi çağırıyor, geç kalmayın…”
- Sunay Akın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f759993-8032-4705-ba1e-7d2944e7a0ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır Hanefiliği</image:title>
            <image:caption>Hanefî mezhebi, teşekkül etmeye başladığı ilk dönemlerden itibaren Müslümanların yaşadığı birçok coğrafyada yayılma imkanı bulmuştur. Erken dönemlerden itibaren Hanefi mezhebinin yayıldığı önemli bir havza da Mısır ve çevresi olmuştur. Fâtımîlerin bölgeye hâkim olmasıyla birlikte Hanefi mezhebi bu havzada uzun bir sure kaybolmuşken, Eyyûbîlerin Mısır’ı ele geçirmesi, yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Zengîler, Eyyûbîler ve özellikle de Memlükler döneminde yaşan Hanefî fakihler, Mısır ve çevresinde mezhebi tekrar canlandırarak farklı bir anlayış geliştirmişlerdir. Bu dönemdeki Hanefi fakihler, mezhep birikimini hadis merkezli fıkıh düşüncesi ile yeniden yorumlayıp güncellemişlerdir.
Bu çalışmada Memlükler dönemindeki Hanefi fakihlerin oluşturduğu &quot;Mısır Hanefîliği ekolü” incelenmiş, ekolün oluşumunda etkili olan sebepler, şahıslar ve onların fıkhi düşünceleri üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbf66298-264d-4aa9-99b6-6401ec7467b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Kişot</image:title>
            <image:caption>Miguel de Cervantes’in, romanın miladı olan Don Kişot’u 1605 yılından beri okunuyor.

Don Kişot’un yeldeğirmenlerine karşı meşhur mücadelesi, soylu atı Rosinante, silahtarı Sanço Panza hangi biri unutulabilir ki!

Don Kişot, klasikleşmiş bir roman karakteri olmanın ötesinde dört yüzyıldır insanlığın değerlerini, trajedisini, hayal kırıklıklarını temsil eden bir simge adeta.
La Mancha’nın bir köyünde yaşayan bir asilzade kendini şövalye romanları okumaya öyle vermişti ki çiftliğinin idaresini bile neredeyse unutmuştu. Bu merak öyle bir noktaya vardı ki, şövalye romanları alabilmek için arazilerinin büyük bir bölümünü sattı. Ve sonunda aklına çılgınca bir fikir geldi: Kendisi de bir şövalye olacaktı.
La Mancha’lı Don Kişot, niyetinden kimseye bahsetmedi. Köyünden bir an önce ayrılması gerektiğine karar verdi, çünkü haksızlıklarla mücadele etmek için dünyanın ona ihtiyacı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e33d985d-4bf0-404b-b388-528391762a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Borçlar Hukuku Özel Hükümler</image:title>
            <image:caption>1.Birinci Kısım
a.Birinci Bölüm – Özel Borç İlişkileri ve İsimsiz Sözleşmeler
b.İkinci Bölüm – Borçlar Kanunu’nda Düzenlenmiş Bulunan Sözleşmelerin Konu ve Amaç İtibariyla Tasnifi
  2.İkinci Kısım
a.Birinci Bölüm – Mülkiyet Devri Amacı Güden (Temlik) Borcu Doğuran Sözleşmeler
b.İkinci Bölüm – Satış Sözleşmesinin Çeşitleri
c.Üçüncü Bölüm – Taraflar Hak ve Yükümlülükleri
d.Dördüncü Bölüm – Taşınmaz Satımı
e.Beşinci Bölüm – Örnek Üzerine
f.Altıncı Bölüm – Beğenme Koşuluyla Satış
g.Yedinci Bölüm – Tecrübe ve Muayene Şartıyla Satış
h.Sekizinci Bölüm – Taksitle Satış
i.Dokuzuncu Bölüm – Ön Ödemeli Taksitle Satış
j.Onuncu Bölüm – Açık Artırma (Müzayede) Yoluyla Satış)
  3.Üçüncü Kısım
a.Birinci Bölüm – Kira Sözleşmesi
b.İkinci Bölüm – Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları
c.Üçüncü Bölüm – Ürün Kirası
  4.Dördüncü Kısım
a.Birinci Bölüm – 2. Kullanım Ödüncü (Ariyet) Sözleşmesi
b.İkinci Bölüm – 3. Tüketim Ödüncü (Karz) Sözleşmesi
  5.Beşinci Kısım
a.Birinci Bölüm – Eser Sözleşmesi
b.İkinci Bölüm – Eser Sözleşmesinin Benzer Sözleşmelerden Farkı
c.Üçüncü Bölüm – Hizmet (İş) Sözleşmesi
d.Evde Hizmet Sözleşmesi
e.Beşinci Bölüm – Komisyon Sözleşmesi
f.Altıncı Bölüm – Yayım Sözleşmesi
g.Yedinci Bölüm – Havale</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5a5c4bc-4567-4719-98ef-33526ac93c32.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi İcra - İflas Hukuku</image:title>
            <image:caption>İCRA İFLAS HUKUKU
 1.İcra Hukukuna Giriş Ve Temel Kavramlar
 2.Şikayet
 3.İcra Harç Ve Masrafları, Takip Hukukunda Süreler, Takip Hukukunda Taraf Ve Takip Arkadaşlığı
 4.İlamların İcrası Ve Takip Hukukuna İlişkin Davalar
 5.Genel Haciz Yolu İle Takip
 6.Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip
 7.Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip
 8.Haciz
 9.Hacze İştirak
 10.Mahcuz Malın Paraya Çevrilmesi Ve Paylaştırma
 11.İhalenin Feshi
 12.İhtiyati Haciz
 13.Kiralanan Taşınmazların İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi
  İKİNCİ KİTAP
  BİRİNCİ BÖLÜM
 1.İflasa Tabi Şahıslar
 2.İflas Sebepleri, Cüzi Ve Külli İcra, İflasın Ülkiliği Ve Tekliği
 3.Takipli Ve Takipsiz İflas
 4.İflasın Ertelenmesi Ve İflasın Kaldırılması
 5.İflasın Açılmasının Hukuki Sonuçları
 6.Tasfiye Şekilleri
 7.Sıra Cetveli Ve Sıra Cetveline Karşı Muhalefet
 8.Alacaklılar Toplantısı
 9.Konkordato
 10.Tasarrufun İptali Davası
 11.İcra Ve İflas Suçları
 12.İflas Teşkilatı
 13.İflasın Tasfiyesi Ve İflasın Kapanması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f32a48-d31f-4acd-b00f-7c4aa4ae53a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi İdare Hukuku</image:title>
            <image:caption>İDARE HUKUKU
 BİRİNCİ BÖLÜM
İdare Kavramı
 İKİNCİ BÖLÜM
T.C. İdare İle İlgili Anayasal İlkeler
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İdari İşlem Teorisi Ve İdari İşlemlerin Özellikleri
 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İdarenin Sözleşmeleri
 BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Hizmeti
 ALTINCI BÖLÜM
İdarenin Yetkileri
 YEDİNCİ BÖLÜM
İdarenin Malları
 SEKİZİNCİ BÖLÜM
Kolluk Faaliyetleri
 DOKUZUNCU BÖLÜM
İdarenin Sorumluluğu
 ONUNCU BÖLÜM
Kamu Görevlileri
 ONBİRİNCİ BÖLÜM
T.C. İdari Teşkilatı Merkezden Yönetimin Başkent Teşkilatı
 ONİKİNCİ BÖLÜM
T.C. İdaresi : Merkezden Yönetimin Taşra Teşkilatı
 ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yer Bakımından Yerinden Yönetim : Yerel Yönetimler (Mahalli İdareler)
 ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hizmet Yerinden Yönetim Kuruluşlarının Özellikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7920289f-2490-4bdb-86b6-0c86b607d4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Paşa</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un bir paşa konağında doğacak bebek için sütanne aranır. Anadolu’nun bir köyünden getirilen, yeni doğum yapmış Selime, beraberinde kırk günlük oğlu Salih’le konağa alınır. “Küçük Paşa” olarak çağırılan Salih yedi yaşına kadar burada, Büyük Paşa’nın oğlu gibi yaşar, ta ki paşanın ölümüyle kapı önüne konana dek. Hiç tanımadığı köyüne, doğru dürüst hatırlamadığı anne babasına dönen Salih’i eziyet dolu günler beklemektedir...
Ebubekir Hâzım Tepeyran Küçük Paşa’da köy-kent uçurumuna, köylerdeki eğitimsizlik ve yoksulluğa dikkat çekerken, Anadolu’nun sefaletini de adeta bir ressam gibi berrak ve sanatsal bir tavırla gözlerimizin önüne seriyor.
Ebubekir Hâzım Tepeyran (1864-1947)
Ebubekir Hâzım Tepeyran, Niğde’de dünyaya geldi, eğitimini Niğde Rüştiyesi’nde tamamladı. Bir süre Tahrirat Kalemi’nde görev yaptıktan sonra 1882’de Konya’ya gitti, burada Fransızca öğrendi. İlk şiirleri Konya Vilayet Gazetesi’nde yayımlandı. 1896’da Dedeağaç Mutasarrıflığı’na atandı. İki yıl sürdürdüğü bu görevi sırasında saraya jurnallendi. Suçlamaların asılsızlığı anlaşılınca Osmanlı nişanıyla ödüllendirilerek Musul valiliğine atandı. Manastır ve Bağdat’ta valilik yaptı. Meşrutiyet’in ilanıyla Sivas ve Ankara valilikleri, İstanbul şehreminliği, Hicaz, Beyrut, Halep valiliği görevlerinde bulundu. 1918’de Bursa valisi, 1920’de Dâhiliye Nâzırı oldu. Bu görevi sırasında Kuvayımilliye’yi desteklediği gerekçesiyle Mustafa Paşa Divan-ı Harbi tarafından idama mahkûm edildi. Vahdettin bu cezayı küreğe çevirdi. Kararın bozulmasıyla 1921’de gizlice Anadolu’ya geçti. Ankara Hükümeti tarafından Sivas ve Trabzon valiliklerine getirildi. Cumhuriyet döneminde Niğde milletvekiliği yaptı.
Türkçe ve Fransızca şiirleri, anı ve öykü kitapları vardır. Tek romanı Küçük Paşa, Nabizade Nâzım’ın Karabibik adlı eserinden sonra, Anadolu ve köy hayatını etraflıca işleyen ilk romandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f73b4972-4928-46f6-90ba-d5362d737823.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Ticaret Hukuku - II (Şirketler Hukuku)</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm
  Birinci Kısım
 I.Genel Olarak Şirket Kavramı
 II.Şirketin Unsurları
  İkinci Kısım
 1.Tüzel Kişiliğin Bulunup Bulunmamasına Göre
 2.Şirkette Öne Çıkan Unsura Göre 
 3.Sermaye Yapılarına Göre 
 4.Ortakların Sorumluluğuna Göre
   İkinci Bölüm
 Adi Şirket
   Üçüncü Bölüm
 Ticaret Şirketleri
   Dördüncü Bölüm
 Şirketler Topluluğu
  Beşinci Bölüm
 Kollektif Şirket
  Altıncı Bölüm
 Birinci Kısım
  Adi Komandit Şirket
 İkinci Kısım 
  Paylı Komandit Şirket
 Yedinci Bölüm 
  Birinci Kısım
 Anonim Şirket
  İkinci Kısım
 I.Anonim Ortaklığın Kuruluşu
 II.Şirketin Kurulamaması
 III.Kurucular
 IV.Kuruluş Belgeleri
 V.Kuruluş İşlemleri
 VI.Kuruluşta Payların  Halka Arz Taahhüdü İle Halka Açılma 
  Üçüncü Kısım
 Kuruluş İşlemlerindeki Eksiklikler 
   Birinci Bölüm
 1.Kuruluş İşlemlerindeki Eksiklikler Ve Sonuçları
 2.Kanuna Karşı Hile (Kuruluştan Sonra Devralma)
   İkinci Bölüm
 I.Anonim Şirketin Kuruluşundan Doğan Sorumluluk 
 II.Sorumlu Olanlar 
 III.Sorumluluk Sebepleri
 IV.Müeyyide ve Davacılar 
  V.Zamanaşımı Süresi
   Üçüncü Bölüm
  Anonim Şirket Esas Sözleşmesi
   Dördüncü Bölüm
 Anonim Ortaklığın Teşkilatı
   Dörüncü Kısım
 Esas Sözleşme Değişiklikleri
   Beşinci Kısım
 Anonim Şirketlerin Sona Ermesi
   Sekizinci Bölüm
 Limited Şirket
   Birinci Kısım
 Şirket Sözleşmesinin Değiştirilmesi
   İkinci Kısım
 Ortakların Hak ve Borçları
   Üçüncü Kısım
 Şirketin Organları
 Şirketler Hukuku Soruları
 Adi Hakimlik Soruları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df803904-4c74-4064-81ef-8a4e7a74411a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Sonu</image:title>
            <image:caption>Aşkın Sonu yayımlandığı 1951 yılından beri farklı kuşaklardan okurların hayranlığını kazanmıştır. O dönemde Graham Greene’in II. Dünya Savaşı hatıraları hâlâ canlıdır. Savaş zamanı Londra’sının atmosferine yerleştirdiği bu tutkulu yasak aşk hikâyesinde, sevgi, nefret, sadakat ve insan hayatında “kutsallığın” yeri gibi temaların peşine düşer. Roman, Greene’in genç yaşta kendi iradesiyle seçtiği Katolikliğin içinde barındırdığı çelişkilerin sancılı ve sarsıcı bir sorgulamasını da içerir. Yaratıcısı gibi romancı olan Maurice Bendrix ile evli sevgilisi Sarah Miles arasındaki ilişki, 1944 yılında bir hava saldırısının ardından, Sarah’nın ani bir kararıyla sona ermiştir. Bendrix iki yıl sonra beklenmedik bir karşılaşmayla aşkının yeniden alevlenmesiyle, Sarah’yı takip ettirmek üzere bir dedektif tutar. Greene, “başı ya da sonu olmayan bu hikâyede” bilinç akışı ve geleneksel anlatım tekniklerini sık sık geriye dönüşlerle harmanlayarak adeta başımızı döndürür. Roman, Greene’in gerçek hayatında ilişki yaşadığı Catherine Walston’a adanmıştır. İki kez beyazperdeye uyarlanan Aşkın Sonu’nun 1999’da İrlandalı yönetmen Neil Jordan tarafından gerçekleştirilen ikinci uyarlaması unutulmaz filmler arasında yerini almıştır. ￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9082b267-5ddd-4d15-a5cf-f97a8640a836.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk</image:title>
            <image:caption>Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir. Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî istiklâl bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menâfii [menfaatleri] icab ettirdiği takdirde beşeriyeti teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet muktezâsından [gereklerinden] olan dostluk ve siyaset münasebâtını büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan sarf-ı nazar edinceye kadar bîaman düşmanıyım. Atatürk - 24 Nisan 1921 ,Hâkimiyet-i Milliyye gazetesi yazarıyla söyleşi Cumhuriyet’in kurucu felsefesinin ardında, sosyal ve beşeri bilimler alanında Tanzimat sonrası yüz yıl boyunca birikmiş telif ve tercüme eserler vardı. Aydınlanma felsefesi, Fransız Devrimi, 19. yüzyılın düşün ortamı ve Üçüncü Cumhuriyet Fransası’nın pozitivist, solidarist, seküler dünya görüşü Jön Türkleri ve Kemalist kadroları derinden etkiledi. Milli Mücadele Batı’ya karşı verilmiş, Düvel-i Muazzama alt edilmişti. Ancak çağdaş ve laik bir yapılanma sürecinde Atatürk yine Batı&apos;nın düşün ortamından esinlendi. Cihan Harbi kaotik bir ortam yaratmış, savaş ertesi yeni bir çağ doğmuştu. İmparatorluklar sona ermiş, ulus-devletler çağa damgasını vurmuştu. Osmanlı’nın küllerinden ise Atatürk’ün önderliğinde yeni bir Türkiye doğuyordu. Yüz yıllık gelişimi süreklilikler ve kesintiler bağlamında ele alan Atatürk – Kurucu Felsefenin Evrimi ana kaynaklara iniyor, Atatürk’ün Çankaya kitaplığının ve sofrasının çağdaş Türkiye’nin oluşumunda ne denli önemli işlev gördüğünü ortaya koyuyor.

Prof. Zafer Toprak Koç Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi (Emeritüs) öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7daf838b-1a98-40ea-a8ec-66a50a46a0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay ve Altı Peni</image:title>
            <image:caption>Ay ve Altı Peni, Londra’da yaşayan sıradan bir borsa simsarının resim yapma tutkusuyla bütün düzenini bozup Paris’te ve ardından Tahiti’de maceralara atılmasını konu edinir. 1919 yılında yayımlanan roman hem kurgusal bir ressam olan Charles Strickland’ın biyografisi, hem de bu biyografiyi kendi bakış açısıyla aktaran isimsiz anlatıcının hikâyesidir. Maugham’ın ünlü ressam Paul Gauguin’in hayatından esinlenerek yarattığı Charles Strickland karakteri, ailesini ve para odaklı hayatını geride bırakıp hayallerinin peşinden gider. Romanın başlığı da kurulu düzen ve para ile hayaller arasındaki ikilemle açıklanır. Maugham bir mektubunda bu ikilemi şöyle ifade etmiştir: “Altı peni bulacağım diye yere bakarak dolaşırsan, Ay’ı kaçırırsın.” Yazarın İnsanın Esareti adlı kitabı için yazılan eleştirilerden birinde de yine uzun süre tedavülde kalan bu madeni para kullanılmış ve karakter “Ay’ı görmek isterken ayağının dibindeki altı peniyi göremiyor” şeklinde tasvir edilmiştir. Bu da Maugham’ın eserleri hakkında yazılanları okuduğu ve bir sonraki eserinin başlığını böylece belirlediği şeklinde yorumlanabilir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e647c5e-9f99-4970-bf86-b1572f8076ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Natinol Geographic Kids Mavi Gezegen Seti 5 Kitap</image:title>
            <image:caption>Yok olan türleri, koruma altındaki hayvan ve bitkileri bu kitaplarda öğrenecek, tüm canlıların yasam hakkı olduğunu hatırlayarak, Dünyamızı diğer canlılarla paylaştığımızı fark edeceksiniz. 
Mavi Gezegen Seti İçeriği 5 Kitap
Küresel Isınma
Geri Dönüşüm
Koruma Altındaki Türler
Sürdürülebirlik
Suyun Hikayesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc8664c0-2a46-402a-b096-76821c9cc5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Naturopatik Beslenme Terapisi</image:title>
            <image:caption>Kendi Terapistiniz Olmak, Sağlıklı ve Fit Kalmayı Öğrenmek İçin
 
“Bütüncül tıpla tanışan herkesin bir hikayesi vardır, benimki de bu…
Kendimi bildim bileli kronik hastalıkları olan, pek çok kez antibiyotik iğneler yiyen ve bağışıklık sistemi zayıf biriydim. Yüzümde geçmek bilmeyen kocaman akneler, midemde ülser vardı. Sürekli doktora gidip gelmekten, türlü türlü ilaçlar kullanmaktan bıkmıştım. Bir yerimi tedavi edeyim derken, ilaçların yan etkileriyle vücudumda başka hasarlara yol açmıştım. Sonra öğrendim ki kullandığım ilaçlar sadece hastalıkları maskeliyor, baskılıyor ve aslında geçici olarak semptomları ortadan kaldırıyordum.”


İngiltere’de eğitimini aldığı Naturopati ile hastalıklarının köklerindeki asıl sebepleri anlayan ve adım adım dengeye getirmek için büyük bir adım atan ND. Yasemin Tokvan bakış açınızı değiştirecek! Kendi terapistiniz olmayı, sağlıklı ve fit kalmayı, hastalıklarınızın altında yatan asıl sebepleri öğrenmek istiyorsanız deneyimle yoğrulmuş bu kitap size çok iyi gelecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2350904f-2f46-4897-9516-c2e242ded9f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Tutkuları</image:title>
            <image:caption>René Descartes, (1596-1650): Fransız matematikçi, bilim adamı ve filozof. Skolastik Aristotelesçiliği ilk terk edenlerdendir. Zihin-beden probleminin ilk modern versiyonunu formüle edip gözlem ve deneyi temel alan yeni bir bilimin gelişimine önayak olduğu için modern felsefenin babası denir. Ruhun Tutkuları Descartes’ın sağlığında yayımlanmasına izin verdiği dört eserin sonuncusudur. Ölümünden bir yıl önce Fransızca olarak yayımladığı bu inceleme filozofun bir nevi “vasiyet”i ve bütün felsefesinin meyvesidir. Descartes’ın kendi deyişiyle bu “küçük inceleme” kartezyen felsefenin farklı bölümlerine ait unsurları birbirine eklemlemesi ve bunları terkip etmesiyle özel bir yere sahiptir. İstencin özgürlüğü ve genel olarak ruh ve beden işlevlerinin ayrımını söz konusu etmesiyle metafizik ile psiko-fizyolojik bir bilime dayalı ahlakın kesişiminde yer alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/097b1ff9-8dcf-4dcd-99fa-0ea77cb6fa51.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik ve Erdem İdelerimizin Kökeni Üzerine Bir Soruşturma</image:title>
            <image:caption>Francis Hutcheson, İskoç Aydınlanma Hareketinin kuşkusuz en önemli filozoflarından birisidir. Düşünceleriyle, özellikle David Hume ve Adam Smith üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Hutcheson, Güzellik ve Erdem İdelerimizin Kökeni Üzerine Bir Soruşturma adlı ilk kitabında, Bernard Mandeville’in saldırılarına karşı Shaftesbury’yi savunur ve insan doğasına odaklanır. Thomas Hobbes’un egoizmine ve Samuel Pufendorf’un ödül-ceza görüşüne karşı iyilikseverliği öne sürer. Bu bakımdan eserini, estetik ve ahlaki yetenekleri incelemek suretiyle iki bölüm halinde tasarlar. İlk incelemede güzellik, düzen, uyum ve tasarımdan hareketle insanda doğuştan bir güzellik duyusu olduğunu ortaya koyar. İkinci incelemede, ahlaki görüşlerini bu temel üzerine inşa eder. Kamunun, neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu yargılarken yerleşik bir ahlaki duyuya sahip olduğunu ileri sürer. Bu türden fikirleriyle Glasgow Üniversitesi’nde Ahlak Felsefesi Kürsüsüne gelmeyi başarır. Düşünceleri sadece Hume, Smith ve Bentham gibi filozofları değil, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nin kurucularını da büyük ölçüde etkilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc66644c-e70e-47e7-9a56-4a8a753f243a.jpg</image:loc>
            <image:title>Parma Manastırı - Beyaz Kapak</image:title>
            <image:caption>Ailesinin Parma yakınlarındaki kalesinde kahramanlık hikâyeleri dinleyerek büyüyen genç İtalyan asilzade Fabrice del Dongo’nun Waterloo Savaşı’ndan başlayıp Carthusian Manastırı’na uzanan hayatının anlatıldığı roman dünya edebiyatının kilometre taşlarındandır. 19. yüzyılın önde gelen Fransız romancılarından Stendhal, başyapıtlarından biri olan Parma Manastırı’nda derinlerine indiği İtalyan ruhunun kusursuz bir fotoğrafını çeker. Duygusal açıdan ailesinden, düşünsel açıdan da burjuvaziden koparak ülkeden ülkeye, otelden otele dolaşıp sürekli yeni takma adlarla yazan Stendhal’in ruhsal arayışının ürünü olan Parma Manastırı, bir yandan karşı konulmaz tutkulara dönüşen karmaşık duygusal ilişkileri anlatırken, bir yandan da 19. yüzyılın ilk yarısındaki İtalyan ve Fransız toplumlarına amansız eleştiriler yöneltir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f3177e3-fb96-4e47-8d56-c31f5d605689.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Oyunları</image:title>
            <image:caption>7’den 70’e Zekâ ve Mantık Oyunları Dizisi’nin bir diğer kitabı Akıl Oyunları; kişinin konsantrasyon, hafıza, görsel düşünme, mantık ve akıl yürütme alanlarında gelişmesine katkıda bulunur. Ayrıca strateji geliştirme, planlama ve yaratıcılık gibi konularda da bireysel gelişimi destekler.

 Aynı zamanda her yaştan okuyucunun eğlenerek, keyifle zaman geçirebileceği oyunlar sunar. Bu oyunlar, beynin genç ve dinamik kalmasına, dopamin üretimini artırmasına yardımcı olur. Stresin ve demans ihtimalinin azalmasına katkı sunar.
Düşünme, sorgulama, problem çözme ve yetenek geliştirme alanlarında son derece yararlı bir kılavuz olan Akıl Oyunları, zihnini canlı tutarak eğlenmek isteyenler için başucu kitabı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe5cc5c-c81c-4d01-a46a-f82714a099d4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Times Gazetesine Göre Tanzimat Dönemi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, XVIII. yüzyılın ilk yıllarından itibaren Avrupa’nın teknolojik ve ekonomik üstünlüğü karşısında sürekli olarak toprak ve saygınlık yitirmeye başlamış, XIX. yüzyılda ise dağılma sürecine girmiştir. İmparatorluğu bu süreçten kurtarabilmek adına imparatorluk içinde özellikle askeri alanda bir dizi düzenlemeye ve reforma girişilmiştir. Bunun yanı sıra imparatorluğun ayakta kalabilmesi için yalnızca askeri gücün yeterli olmayacağının görülmesiyle Avrupa Devletleri ile “denge politikası” izlenmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu ve Rus temsilcilerinin 1774 yılında imzaladıkları Küçük Kaynarca Anlaşması, Tanzimat Dönemi (1839-1878) için bir başlangıç olma niteliği taşırken, aynı zamanda dış güçleri de iç işlerde söz sahibi haline getirmiştir. Osmanlı devlet adamları ise ancak 1798 yılında Napolyon’un Mısır’ı işgali sırasında imparatorluğun içinde bulunduğu güç durumun, güçsüzlüğün ve yetersizliğin farkına varabilmişlerdir. Ayrıca Avrupalı bir devletin askeri ve diplomatik desteği olmaksızın imparatorluğun toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumanın imkânsızlığını tam anlamıyla kavrayabilmişlerdir.
The Times gazetesi dönemin gelişen olaylarına dair haberleri ve görüşleri detaylı şekilde yayınlamıştır. Tüm gelişmelere dikkatle eğilen ve değerlendirmelerde bulunan gazetenin editör yorumları da olayların o günün bakış açısına ve algısına göre anlamlandırmaya çalışmada fayda sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6329a286-66ae-4a38-9e92-39068d6f6526.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Söndüğü Gece</image:title>
            <image:caption>Minik Uzaylı işini çok ciddiye alan bir yıldız parlatıcısıydı. Çok sıkı çalışır, mola bile vermezdi. Derken bir gece yıldızlar sönüverdi. Uzaylı dostumuz bu sorunu çözmek zorunda ama tek başına olmaz. 
 Suz Hughes’dan uzay meraklıları için ışıl ışıl bir dostluk hikâyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baab591e-f04f-4ddc-a7f5-bd9f77cce8b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oli -Mutluluğu Arayan Bir Ahtapotun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Oli mutluluğu arayan küçük bir ahtapottu. 
Acaba mutluluk nasıl bir şeydi? Nerede saklanıyordu?
Hadi, Oli’nin mutluluk arayışına sen de katıl!

Bu sevimli hikâyayi Naz Elkorek yazdı, Gizem Darendelioğlu resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c14df63-8466-49b7-b17d-2651f0fb2aaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Mektup Kimin? - Tuz Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Naci, Ahmet, Ceyda ve Leyla... Dört arkadaş bir araya gelince, daha doğrusu adlarının baş harfleri bir araya gelince, tuz oluşuyor, yani tuzun kimyasal formülü olan NaCl... Beş kitaplık bu seride, mahalle sakinlerinin başlarına gelen gizemli olayları Tuz Dedektiflerinin nasıl çözdüklerini okuyacaksınız. Bakalım onlardan önce olayları çözebilecek misiniz?

Ahmet açılmamış bir zarf bulur. Zarfın içinden çıkan mektubu sahibine ulaştırmak Tuz Dedektiflerinin görevidir. Zarfta ya da mektupta kime ait olduğu yazmıyordur. Bu da Tuz Dedektiflerinin işini zorlaştırır. Bakalım mektubun sahibini nasıl bulacaklar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12528d55-4c1d-4128-80ce-617f1cb23517.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünenin Ardındaki Gerçek - Tuz Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Naci, Ahmet, Ceyda ve Leyla... Dört arkadaş bir araya gelince, daha doğrusu adlarının baş harfleri bir araya gelince, tuz oluşuyor, yani tuzun kimyasal formülü olan NaCl... Beş kitaplık bu seride, mahalle sakinlerinin başlarına gelen gizemli olayları Tuz Dedektiflerinin nasıl çözdüklerini okuyacaksınız. Bakalım onlardan önce olayları çözebilecek misiniz?

Sınıfta seçim var? Seçim günü Leyla oy torbasını sınıf dolabına koyar. Ertesi gün torbanın yerinde olmadığı fark edilir. Tuz Dedektiflerinin yeni görevi kaybolan oyları bulmaktır. Bakalım oyları bulabilecekler mi? Yeni sınıf başkanı kim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c275d946-70b7-4c85-9376-3227d5a02fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsız Kim? - Tuz Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Naci, Ahmet, Ceyda ve Leyla... Dört arkadaş bir araya gelince, daha doğrusu adlarının baş harfleri bir araya gelince, tuz oluşuyor, yani tuzun kimyasal formülü olan NaCL... Beş kitaplık bu seride, mahalle sakinlerinin başlarına gelen gizemli olayları Tuz Dedektiflerinin nasıl çözdüklerini okuyacaksınız. Bakalım onlardan önce olayları çözebilecek misiniz?

Muhtarın evinden çalınan şeyler gerçekten çok gariptir. Tuz Dedektiflerinin yeni görevi hırsızı bulmaktır. Dedektiflerimiz hırsızı bulmak için çok çalışırlar ve bulduklarında da çok şaşırırlar. Sizce hırsız kim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f3b3a6d-2f98-4830-9fa8-37bfb478ce0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Defteri Nerede? - Tuz Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Naci, Ahmet, Ceyda ve Leyla... Dört arkadaş bir araya gelince, daha doğrusu adlarının baş harfleri bir araya gelince, tuz oluşuyor, yani tuzun kimyasal formülü olan NaCl... Beş kitaplık bu seride, mahalle sakinlerinin başlarına gelen gizemli olayları Tuz Dedektiflerinin nasıl çözdüklerini okuyacaksınız. Bakalım onlardan önce olayları çözebilecek misiniz?

Şiir abi çok değişmiştir. Kimseye zararı dokunmazken artık bütün mahalleli ondan şikayetçidir. Şiir abiyi bu kadar değiştiren şey nedir? Bakalım Tuz Dedektifleri, Şiir abilerine nasıl yardımcı olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3088b850-e403-4de3-8148-9f769dae32e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Dede - Tuz Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Naci, Ahmet, Ceyda ve Leyla... Dört arkadaş bir araya gelince, daha doğrusu adlarının baş harfleri bir araya gelince, tuz oluşuyor, yani tuzun kimyasal formülü olan NaCl... Beş kitaplık bu seride, mahalle sakinlerinin başlarına gelen gizemli olayları Tuz Dedektiflerinin nasıl çözdüklerini okuyacaksınız. Bakalım onlardan önce olayları çözebilecek misiniz?

Ahmet’in dedesi kaybolur. Naci, Ceyda ve Leyla, 15. Hortlamış Ruh Anlaşması’nın gereğini yerine getirerek dedeyi bulmak için seferber olurlar. İpuçlarını takip ederek bu gizemli kayıp olayını çözebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed2884c-1ce1-4900-ac82-8c9bb41a8166.jpg</image:loc>
            <image:title>Hangi Hayat Benim ?</image:title>
            <image:caption>“Eski zamanların kokusunu alıyor, beni benden alan o melodiyi dinliyorum. Anımsıyorum, film şeridi gibi her şey bir bir gözümün önümden geçerken seni yaradan yüce Rabbime şükranımı sunuyorum. Sevgili, ey aşk! 
Sesini duyuyor, sana gelmek istiyorum. Aramızda mesafeler olmasa da yolumu bulamıyorum. Sesinde kayboldum, karanlık çöktü göremiyorum. Gel aşk artık dayanamıyorum.”
“Anlayışını yitirmiş, etrafına öfke saçan insanlar vardı. Paranın ve ihtiraslarının kölesi olup sevgisiz ve anlamsız bir hayat sürüyorlardı. Kendileri için yaşayan bu benciller, pek çok insanın hem parasını hem de emeğini çalıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36375915-85ee-4f06-a2c8-3c13244b1cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Merhaba, tanışalım mı? Gördüğün gibi ben bir kediyim, bu yüzden de bana Kedi diyebilirsin. Son zamanlarda dünyamızın sorunlarını epey dert ediyorum. Hangi sorunlar mı? (Ciddi olamazsın!) Açlık, yoksulluk, sağlık, iklim ve çevre gibi sorunları kastediyorum. Belki duymuşsundur Birleşmiş Milletler adında bir örgüt var. İşte bu örgüt dünyanın sorunlarını çözmek için gerçekleştirilmesi gereken 17 amaç belirlemiş. Bu amaçlara da Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları adını vermişler. Çünkü dünyamızın yaşanabilir bir yer olmayı sürdürebilmesi gerekiyor. Bu amaçlardan bazılarını sana anlatmaya karar verdim. (Eh, sonuçta dünyanın geleceği en çok seni ilgilendiriyor.) Şiirlerle ve etkinliklerle de anlattıklarımı destekleyeceğim. Bence eğlenceli olacak. Haydi o zaman dünyamızı daha güzel bir yer hâline getirmek için işe koyulalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5693464d-904c-4620-bcc9-dd890a309a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak İzi</image:title>
            <image:caption>Esra Koşu, namıdiğer @motivasyonannesi &apos;nin kaleme aldığı Parmak İzi&apos;nde bir
suç, iki kadın ve üç bebek var. Merakla sayfalarını çevireceğiniz bu romantik
polisiyede, Arzu ve Ayşin, hayatlarının en büyük sınavını vereceklerini bilmeden,
Özel Gök Hastanesi&apos;nin çok güvenli çatısı altında doğum masasına yatarlar.
İkisinin de hayali, bebeklerini kucaklarına alıp hayatlarına mutlu bir şekilde devam
etmektir.
Ancak, hiç beklenmedik bir suç ikisinin de mutluluğuna gölge düşürecektir.
Bu kitabı okuduktan sonra, yere düşen gölgenizi bile eğilip almak isteyeceksiniz.
Zira, ardınızda bıraktığınız her iz, ilmek olup boynunuza dolaşabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97082392-da77-4600-bd00-4497ca3d9448.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent</image:title>
            <image:caption>“Bilimkurgu okumak demek Simak okumak demektir. Simak’ın öykülerini sevmeyenler, bilimkurgu sevdiklerini söyleyemezler.” –Robert A. Heinlein ULUSLARARASI FANTAZİ ÖDÜLÜ “Ateşler gürleyip rüzgâr kuzeyden estiğinde köpeklerin anlattığı öykülerdir bunlar…” Onu diğer birçok bilimkurgu yazarından ayıran pastoral, nazik bir üsluba sahip olan Clifford D. Simak, bilimkurgunun altın çağının ürettiği ilk üstatlardan biri. Simak’ın en şöhretli kitaplarından olan ve birbirine bağlı öykülerden oluşan Kent ise yazarın fikir dünyasını en kapsamlı şekilde ortaya koyan eseri. Milyonlarca yıl gelecekte, Köpek toplumu, İnsan denen mitolojik bir yaratık hakkındaki öykülere sahiptir. Köpekler, robot hizmetkârlarıyla beraber doğayla iç içe, barışçıl bir hayat sürmektedir. Kent ve savaş gibi şeyleri akla hayale sığmaz kavramlar olarak görürler. İnsanlar, birer masal kahramanıdır onlar için. Ucuz atom enerjisi yaygınlaşmış, topraksız tarım geleneksel tarımın yerini almış, herkesin sahip olabileceği kişisel helikopter ve uçaklar sayesinde uzak mesafe diye bir şey kalmamıştır. İnsanların toplu halde yaşamasını gerektiren tüm unsurlar ortadan kalktığından kentler boşalmaya başlamıştır. Önündeki engelleri bir bir yıkan İnsanlık, yeni ufuklara açılmaya hazırdır artık. Tüm bu gelişmelerin merkezinde ise insanlık tarihinde kilit bir rol oynayacak Webster ailesi bulunmaktadır. Webster ailesinin bireylerinin hikâyeleri, çok uzun bir zaman boyunca anlatılmaya devam edecektir. Kent, geleceğin efsanelere dönüşmüş hali.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a4ec700-2171-4927-bc5c-49200bfd69e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Ayıran Her Şey</image:title>
            <image:caption>Sarah ile Eddie’nin arasında tanışır tanışmaz bir bağ kurulmuştu. Sanki yıllardır kavuşmak için bekliyorlardı ve
hayat onlar için yeni başlamıştı. O yüzden Eddie uzun zaman önce planlanmış bir tatil için yola çıkıp da onu
havaalanından arayacağına söz verdiğinde, Sarah’nın kuşkulanmak için hiçbir sebebi yoktu. Fakat Eddie
aramadı.

Herkes Eddie’yi unutması gerektiğini söylese de Sarah onu aklından çıkaramıyordu. Bir şeyler olduğundan
emindi. Bir açıklaması olmalıydı. Dakikalar, günler, haftalar geçerken Sarah’nın endişeleri de giderek
artıyordu. Derken, haklı olduğunu anladı. Eddie’nin ortadan kaybolmasının bir nedeni vardı ve bu neden,
paylaşmadıkları tek şeyle ilgiliydi: Gerçekle.
“Keşke hiç bitmeseydi.” —Liane Moriarty
“Bizi Ayıran Her Şey kaderin gücünü gösteren mükemmel bir ilk roman.” —Booklist (starred review)
“Walsh insanı derinden etkileyen bir aşk hikâyesine bir tutam merak uyandırıcı gizem ve bir parça acı katmış.”
—Kirkus
“Kuvvetli diyaloglar ve Eddie’nin kayboluşunun ardındaki gizem oldukça tatmin edici.” —New York Times
“Kimlik, hafıza, umut ve sevdiklerimizi bulmak için aşacağımız yollara dair güzel ve dokunaklı bir roman.” —
Bustle
“Birkaç çarpıcı ters köşe ve ilgi çekici bir gizemle harmanlanmış romantik bir macera olan Bizi Ayıran Her Şey
bağımlılık yaratacak.” —BookPage
“Başa dönüp yeniden okuma isteği uyandıracak.” —Library Journal
“Bu kırık aşk hikâyesi, ters köşelerden hoşlanan okurları memnun edecek.” —Publishers Weekly
“Walsh, Ruth Ware tarzı bir hikâye akışıyla Bridget Jonesvari karakterleri bir araya getirerek havai fişeklerle
sona eren bir gizem yaratmış.” —Martha Stewart Living
“Bitirmek için gece 2’ye kadar uyanık kaldım! Bayıldım!” —Sophie Hannah
“Müthiş. Âşık olunacak karakterleriyle etkileyici ve insanın kendinden bir şeyler bulacağı bir roman.
Alınacaklar listesine ekleyin.” —Clare Mackintosh
“Bizi Ayıran Her Şey girift bir yapboz-roman. O son dokunaklı satıra dek soluksuz okudum.” —Jill Santopolo
“Walsh çok güçlü karakterler ve müthiş bir sıcaklık yaratmış. Aşk ve özleyişler hakkında yazma biçimi öyle
güzel ki...” —Jane Green
“Görüp görebileceğiniz en çarpıcı ters köşeyle mükemmel bir aşk hikâyesi.” —Eve C</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca181e94-5314-48d4-b2ec-3a39a229b3e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Benden’iz James Joyce</image:title>
            <image:caption>Memleketin kimine göre en güzel, kimine göre en karanlık zamanları olan Gezi Direnişi günlerinde James Joyce,
Taksim&apos;de ne yapıyor olabilir? Edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından biri bugünlerde karşınıza çıksa ne
hissedersiniz? On yıllar evvel hayatını kaybeden tanınmış bir yazar, çevirmeniyle karşılaşırsa sohbetin konusu
yalnız edebiyat mı olur dersiniz? Yahu bunlar çapulcu mu sahiden? Yani böyle bir şey olabilir mi?
Benden&apos;iz James Joyce dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan James Joyce&apos;u ve eserlerini daha iyi
anlamak, hatta onunla arkadaş olmak isteyenler için bir imkân sunuyor okurlara. Fuat Sevimay’ın kaleminden
gizemli, komik ve tanıdık bir roman.
“Şu sana İstanbul’da anlattıklarımla ilgili makaleler yaz demiştim ya. Aslında onları toparlayıp romana çevirsen.
Yazarın çevirmene, çevirmenin okura, okurun kitaba dönüştüğü bir şey.
Ne dedi o? Yok canım. Beni kafakola alıyor. Hayır, hayır. Ciddi. Tüm bunları ben yapacağım. Yüzümdeki
gülümseme orman yangını gibi yayılıyor
“Harbi mi baba? Yapabilir miyim?
“Eti kemiğinden sıyırmak için bıçak gerek, senin bıçağın da dilin. Türkçe.
Doğuya baktım, şafak söküyor. İstanbul oralarda bir yerlerde. Bir an önce zamanıma, evime dönüp başlasam. Zor
ama içinden çıkılmaz değil. Denemeli. Peyderpey hallederim. Joyce hâlimin farkında. Bir şey söylemeli. Hissediyor.
“Merak etme. Ben sana yardımcı olurum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4cae54-3bbf-473e-b45c-c964c0281f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Uzay Gemisinde Şekiller Oyunlar ve Çizgiler Var</image:title>
            <image:caption>El-Göz Koordinasyonu, Dikkat-Odaklanma Ve Uzamsal Algıyı Geliştirecek 32 Eğlenceli Etkinlik / Çıkartmalı

Uzay görevine katılmaya hazır mısın? Kayıp on canavarı bulmak için Kaptan Feza’nın yardımına ihtiyacı var. Cemo, Niso ve kedi Tırmık ile beraber, sevimli canavarları uzay gemisine geri götür-men gerek. Görevin sırasında eğlenceli oyun ve etkinlikler seni bekliyor.
Çok sayıda yön, şekil, çizgi çalışması ve oyun etkinliğini sür-ükleyici bir macera içinde sunan bu kitap 4-7 yaş arası çocuklar için hazırlandı. Çocuklar, ister evde tek başlarına ister sınıf ortamında yapabilecekleri bu kolay ve anlaşılır etkinliklerle, il-kokul için gerekli temel beceri ve yetileri geliştirme fırsatı ya-kalayacaklar.

Mor gezegende uzamsal algıyı geliştirme
Mavi gezegende çizgi çalışmaları ile okuma yazmaya hazırlık
Kırmızı gezegende dikkat ve odaklanma çalışmaları
Sarı gezegende rahatlatıcı hobi etkinlikleri
Yeşil gezegende el-göz koordinasyonunu ve yazma becerilerini geliştirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c3ed23-51cd-4694-ad2b-37c267381b30.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluğ Türkistan’dan Anadolu’ya Türk Masalları - 1</image:title>
            <image:caption>Her toplumun kendine özgü masalları ve masal kahramanları vardır. Toplumlar masallarında hayallerini, arzularını, sevinçlerini, öfkelerini ve sevgilerini hayal gücüyle süsleyerek anlatmışlardır. Kendilerinden sonraki nesillere bir mesaj ileterek bunlardan ders alınmasını istemişlerdir.

Masallar umut kaynağıdır. Kötülüklerden kurtulmanın mümkün olduğunu gösterirler ve hepsinde iyiler ödüllendirilir, kötüler ise cezalandırılır. Nihayet mutlu sona ulaşılır. Bu âlem mucizelerle doludur…

Masallardaki sultanlar, şehzadeler, cesur köylüler, büyücüler, cadılar, ejderhalar ve devler gibi kahramanlarda gerçek dünyadakine benzer korkularla, felaketlerle karşı karşıyadırlar, ama burada arzular gerçek olur. Bazen dervişler, bazen periler, bazen de konuşan hayvanlar kahramanların imdadına yetişirler.

Türkler, tarihin başlangıcından beri masalları ve efsaneleri ile dilden dile anlatılan çok zengin bir masal hazinesine sahiptir. 
 Yazar Selçuk Silsüpür, hazırladığı bu kitapta Türk Dünyasından derlenmiş birbirinden güzel masalları bir araya getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26eb06d3-b02f-4c5c-9957-653988a310ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceyarısının Yarısına Doğru</image:title>
            <image:caption>Boris Vian&apos;ın binbir türlü muamma, karmaşa ve satirik imgeyle ördüğü, daha önce yayınlanmamış hikâyelerinden oluşan Geceyarısının Yarısına Doğru, miadı dolan değerler ve kaybedilen savaşlar için yas tutmaya değil, içinde debelendiğimiz çelişkileri kutlamaya yönelik kışkırtıcı bir seçki.

Vian geleneklerin, ahlakın, aile bağlarının hatta aşkın dahi hükmünü yitirdiği bir garip devirde coşkuyla yazmaya koyularak absürdün sınırlarında dolaşıyor; bu sınırları kâh cüretkâr dokunuşlarla kâh şık çalımlarla aşındırmakta ise beis görmüyor.

Geceyarısının Yarısına Doğru&apos;da Vian, kendine has üslubu, anti-kahramanları, zamanın ötesine taşınan hicviyle daha iyi bir dünyanın mümkün olabileceğine inancını çoktan yitirenleri teselli ederken, çürümekte olanın şerefine kadeh kaldırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b2afe0-2878-4f35-9c8e-58aee865a216.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamlet&apos;in Bağlanan Basireti Üzerine - Hamlet Ve Sürünceme</image:title>
            <image:caption>Ferit Burak Aydar, tarihin en tartışmalı ve üzerine en çok yorum yapılmış kitaplarından biri olan Hamlet&apos;i, Shakespeare&apos;in kendisine dair sis bulutunu bir kenara bırakarak bir edebiyat metni olarak ele alıyor. Farklı versiyonlarını karşılaştırdığı ve metnin bağlamına odaklandığı çalışmasında hem tarihsel hem de politik örüntüleri ilmek ilmek çözerken Hamlet&apos;in gerçek edebi değerini ancak toplumsalın gövdesinde kavrayabileceğimizi ileri sürüyor.

Hamlet&apos;in Bağlanan Basireti Üzerine, özellikle iki öğeyi mercek altına alıyor: Bir kahraman olarak Hamlet&apos;in &quot;sürünceme&quot;si ve Ophelia&apos;nın erkek egemen toplum tarafından delirtilip ölmesi. Ne var ki, bunu yaparken bir yandan da Hamlet&apos;e &quot;çöreklenmiş&quot; yorum endüstrisine, metne kendi siyasi veyahut felsefi gündemini doğrulamak için uzananlara, okumayı kolaylaştırmak yerine suları bulandıranlara yine metnin içinden satırlarla yanıt veriyor. Böylelikle karakter olarak Hamlet&apos;i putlaştıran eleştirmenlerin kalemlerinin gölgesinde kalmış Ophelia&apos;yı çok daha net ve gerçekçi bir biçimde görmemizi sağlıyor.

Aydar&apos;dan fikri yavaş yavaş yoğuran, benzetmelerin cazibesine kapılmayan, eleştirel olduğu kadar kışkırtıcı bir Hamlet ve Hamlet yorumları okuması...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc36747d-14c4-4735-ad50-9ae3fa32d753.jpg</image:loc>
            <image:title>Ellis Adası</image:title>
            <image:caption>Tedirgin, heyecanlı, gözü yaşlı bir kalabalık... Korkunun dehşete, beklentilerinse hüsrana dönüşebileceği grotesk, müphem bir karmaşa... Tüm hayatını bir bavula sığdıran kimsesizlerin, zamanın ve mekânın dışına itilenlerin o yepyeni, ümitvar kurtuluş ihtimali: Ellis Adası.

Georges Perec, yoldan çıkanların, isyan edenlerin, kaderine razı gelenlerin önünde uzun kuyruklar oluşturdukları Amerika&apos;ya açılan bu küçük adayı, sırtında sürgünün ağırlığını taşıyarak arşınlıyor. Açlıktan, sefaletten, baskı ve şiddetten kaçarken kimlikler, kökler ve arafta kalma hali benzersiz bir felaketin çamurunda yeni biçimler kazanıyor; karanlık bekleyiş sürüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b21c1f79-9470-46ee-8a3f-4b54c3a2575e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Mutfakta</image:title>
            <image:caption>Beslenmenin Felsefesi ve Sağlıklı Yemek Tarifleri

“Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun” dedik ve bu kitabı hazırladık. Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu önce doktor kimliğiyle, o herkesin anlayabileceği net, yalın ve basit diliyle sağlıklı beslenmenin felsefesini anlatıyor. Makro gıdalardan mikro gıdalara, antioksindanlardan fitokimyasallara, baharat ve otlardan süper gıdalara, probiyotiklerden prebiyotiklere, sık sık yemekten oruçla şifa bulmaya, yağlardan şekere, yumurtadan kolesterole, konvansiyonel gıdalardan organik tarım ürünlerine kadar merak edilen tüm konuları ele alıyor, soruları cevaplıyor.   

Ardından kendi uzmanlık konusuna yoğunlaşarak kalp, hipertansiyon ve şeker hastalıklarında beslenme konusunu özel bir bölümde işliyor.

Son olarak da doktor önlüğünü çıkarıp mutfak önlüğünü giyerek bizleri sağlıklı, enerji veren, kilo aldırmayan yemek tarifleriyle tanıştırıyor. Sadece tarif vermekle kalmıyor, yemeklerin özelliklerini, bunların nasıl daha lezzetli ve nasıl ‘sağlıktan çatlatan’ hale getirilebileceğini anlatıyor. Her yemek tarifi ile birlikte bu yemeklerin faydalı yönlerini bilimsel ve tıbbi bir perspektiften tartışıyor.

Siz de “keşke mutfağımda bir doktor olsa” diyorsanız, 30 Günde 10 Yıl ve 45’ten Sonra kitaplarıyla gündeme damgasını vuran Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun bu kitabını kaçırmayın. Afiyetle yiyin ama ölçüyü de kaçırmayın!

(Arka Kapaktan)
YAZAR HAKKINDA:
Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu
1955 yılında Ankara’da doğdu. Ülkemizin ünlü bilim adamlarından, Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı rahmetli Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu’nun oğludur. 
Çocukluk yılları ve ilkokulun ilk 3 senesi ABD’de geçti. İlkokul, ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji’nde okuyarak bitirdi.
1979 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Uzmanlık eğitimini Hacettepe Üniversitesi Kalp-Damar Cerrahisi Bölümü’nde tamamladı.
Vatani görevini tamamladıktan sonra 1 yıl İngiltere’de Cambridge Üniversitesi, Papworth Hospital’da, 2 yıl da Londra St. Thomas Hastanesi’nde çalıştı. Yurda dönüşünde SSK Ankara Hastanesi’nde şef muavini ve şef olarak çalıştı. 1984 yılında Doçent oldu. SSK Etlik İhtisas Hastanesi’nde kurucu Başhekim olarak görev aldı. 1998 yılında ABD Alabama Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde misafir öğretim üyesi olarak çalıştı.
Yurda dönüşünde mesleğine özel sektörde devam etti. 2005 yılında Ankara Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi ABD kurucu kadrosunda yer aldı, 2006 yılında Profesör oldu, 7 yıl bu üniversitede öğretim üyesi olarak görev aldı.
Prof. Yörükoğlu, halen TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Kalp-Damar Cerrahisi uzmanı  ve EECP ünitesi sorumlusu olarak çalışmaktadır. 
Prof. Yörükoğlu’nun 60’ın üzerinde yayınlanmış bilimsel çalışması bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4537419-e7e2-45e1-afa5-1934cda24f49.jpg</image:loc>
            <image:title>K orona Ve Sonrası İçin Güçlü Bağışıklık</image:title>
            <image:caption>Ve şu gerçek net olarak anlaşıldı: Koruyucu aşı da bulunsa, tedavi eden ilaçlar da geliştirilse insanlığın elindeki en büyük silah kendi bağışıklık sistemi! 
 
İşte bu kitap tam da bu amaca hizmet etmek için yazıldı. Co*vid19 ve sonrasında ortaya çıkabilecek tüm bulaşıcı virüsler için şimdiden kuvvetli bir bağışıklık sistemi inşa etmenin yollarını anlatıyor. 
 
Bağışıklık sistemi beslenme, uyku, spor, güneşlenme, stres gibi birçok faktörden etkileniyor. Kişinin ileri yaşta olması; obezite, kronik hastalıklar, diyabet, böbrek yetmezliği, hipertansiyon, kanser, kalp ve akciğer hastalıkları gibi rahatsızlıkları bulunması da, enfeksiyona olan eğilimini artırıyor. 
 
Ko*rona ve Sonrası İçin Güçlü Bağışıklık kitabında, Co*vid19 enfeksiyonu ile ilgili araştırmalar ışığında, hem bağışıklık sistemimizi desteklemek için daha çok hangi besinlere ve gıda takviyelerine ihtiyacımız olduğu hem de Co*vid19’un vücutta özellikle etkilediği alanları nasıl destekleyeceğimiz, savunma potansiyelimizi nasıl geliştireceğimiz ele alınıyor. 
 
Bu kitap, Co*vid19 ve sonrasındaki olası tüm virüslere karşı bilinçlenip korkularımızdan kurtulmak adına güzel bir hediye... 
 
(Arka Kapaktan) 
YAZAR HAKKINDA: 
Prof. Dr. Metin Özata 
1958 yılında Burdur’da doğdu. İlkokul, orta ve lise tahsilini Burdur’da tamamladı. Burdur Lisesi’nden birincilikle mezun oldu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 5 yıl okuduktan sonra nakledildiği Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden (GATA) birincilikle mezun oldu. 
1990 yılında İç Hastalıkları Uzmanı, 1992 yılında Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı, 1994 yılında doçent, 2003 yılında profesör oldu. 2008 yılında kendi isteğiyle GATA’dan emekli oldu. Halen İstanbul’da serbest hekimlik yapmaktadır. 
1986 yılında Federal Almanya’nın Wiesbaden şehrinde USAF Regional Medical Center’de, 1992-1993 yıllarında Chicago Üniversitesi Endokrinoloji-Tiroid Ünitesi’nde çalıştı. 
2018 yılında yapılan değerlendirmede Türkiye’de tıp bilimine yön veren ilk 100 bilim insanı içinde 52. sırada yer almıştır. Yurtdışındaki önemli tıp dergilerinde yayınlanmış araştırma makaleleri, tebliğleri ve Türkçe yayınlanmış kitapları vardır. 
 
Prof. Özata’nın yaptığı bilimsel araştırmalar nedeniyle aldığı 16 bilim ödülünden ba¬zıları şunlardır: 
1998 yılı TÜBİTAK Bilim Teşvik Ödülü 
2001 yılı TÜBİTAK Türkiye Tıp Araştırma Ödülü 
1996 Türk Diyabet Cemiyeti Prof. Celal Öker Bilim Ödülü 
1997 yılı Bayındır Tıp Merkezi Bilim Teşvik Ödülü 
2000 yılı Roche Tıp Ödülleri yarışması birincilik ödülü 
2001 yılı Metabolik Sendrom X Bilimsel Yarışması birincilik ödülü 
2003 yılı İstanbul Üniversitesi Bilim Ödülü 
2003 yılı Bayındır Tıp Merkezi Bilim Ödülü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2d862e-b655-4aa5-9494-29e05fae0cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyah Yazar / Gezerken Gördüklerim</image:title>
            <image:caption>Şair/yazar Mehmet Gözükara, davetli olduğu kültür ve
sanat etkinlikleri münasebetiyle gittiği farklı coğrafyalara
ve mekânlara, buralarda katıldığı programlara ait gözlem,
izlenim, duygu ve düşüncelerini hem güçlü bir şair hem
de yazar kimliğiyle dile getiren, kayıt altına alan bir
sanatçımızdır. Yazar, bu yazılarının bir kısmını Seyyah Yazar/
Gezerken Gördüklerim adlı eserinde bir araya getirerek
okuyucuyla paylaşmaktadır. Mehmet Gözükara’nın, gidilen
yerlere ait tabii güzellikler yanında tarih, coğrafya, edebiyat,
kültür, sanat, gelenek ve görenekler gibi pek çok alanda
tespit ve değerlendirmeler yapması; çok yönlü ve hemen
her türde ayrı ayrı görebileceğimiz konuları bir arada ele
alması, bu eseri edebî bir tür olmakla birlikte aynı zamanda
başvurulacak bir kaynak hâline getirmektedir.
Gözükara, eserinde seyahat pergelinin merkezini kadim
bir kültür şehri olan Elbistan’a teyelleyip pergelin diğer
ucunu yurdun diğer il ve ilçelerinde dolaştırıyor. Eserdeki
yazıların bir kısmı gezi özelliğini taşırken, bir kısmı  hatıraların 
kaynaşmasından  oluşan çeşni göstermektedir.
Eserde; Bahaettin Karakoç ile Hurman Çayı üstüne
kurulan haymada çay muhabbeti yapacak, Çanakkale’yi
şair gözüyle tanıyacak, Nurhak’ta bizi kardeş yapan kültürel
kodlarımızı paylaşacak, Eskişehir’de Türk Dünyası’nın şiir
iklimini soluyacak, Diyarbakır’ın “Sur”larını ve “sır”larını
ifşa edecek, Tekir’de şair ve dağ oylumlu sohbet yapacak,
Erciyes Dağı’ndan şairlere seslenecek, Kitap Fuarlarında
kelam ve kalem erbabıyla tanışacağız….       
 Ramazan AVCI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e29d4b8-4a82-4431-aa60-ade1180226d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Kapanı - 1</image:title>
            <image:caption>Odasında oturmuş ders çalışan on iki yaşındaki Jesse, arkadaşı Eric’ten gelen bir mesajla kendini akıl almaz bir maceranın ortasında bulur. Beş dakika önce matematik ödevini yetiştirmeye çalışırken şimdi en iyi arkadaşı Eric ile birlikte bir bilgisayar oyununun içindedir. Bilgisayar oyunlarıyla pek de arası olmayan Jesse, kolundaki ateşleyiciyle uzaylıları buharlaştırıp sırt roketiyle uçarken eğlenmeye başlamıştır. Ta ki oyunun içinde kapana kısıldıklarını anlayana kadar!

Oyun Kapanı, oyun severleri ekran başından kaldırıp kitapların büyülü dünyasında heyecan dolu bir yolculuğa çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c258c7e3-7104-4f43-b9e6-824f137ae142.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesla - Dünyayı Aydınlatanlar</image:title>
            <image:caption>Fizikçi ve mühendis olan Tesla, dünya bilim tarihini değiştirebilen bir mucitti.

Günümüzde bilinen iletişim ve uzay teknolojilerinin, kablosuz iletişim temelleri Tesla tarafından atıldı.

Tüm zamanların en üretken mucitlerinden biri olan Tesla, 86 yıllık yaşamına 300’den fazla patent sığdırmayı başardı. İşte ünlü mucidin hayatı ve icatları…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/957c1aad-27b4-42ff-8787-98be831253e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arşimet - Dünyayı Aydınlatanlar</image:title>
            <image:caption>Arşimet, Antik Çağ’da yaşayan büyük bir dâhi, matematikçi, fizikçi ve mühendisti.

Suyun kaldırma kuvvetini bulan Arşimet, kaldıracın, Arşimet Vidası’nın ve daha birçok makinenin mucidiydi. Ayrıca matematik ve geometriye önemli katkılarda bulundu. Binlerce yıl boyunca bilim insanları, onun açtığı yolda ilerlediler.

İşte, bilim tarihinin en tanınmış mucitlerinden Arşimet’in yaşamı ve icatları…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1478dec5-bc3e-4fbe-8979-b3afd9bdc74f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Patenler</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1865 yılında yayımlanan bu klasik eser, yazarın sözleriyle belirtirsek eğer, bir seyahatnamenin öğretici yanlarını bir aile hikâyesiyle harmanlamaktadır. Hikâyemiz Hollanda’da geçtiği için öykü boyunca Hollanda ve Hollandalıların âdetleri canlı bir şekilde betimlenmiştir. Okur böylece yaşayan kahramanlar aracılığıyla başka bir ülkeyle ve o ülkenin kültürüyle tanışmakta, öte yandan bazı değerlerin farklı kültürlerde de aynı kaldığına, yani evrenselliğine tanıklık etmektedir.
Hikâyemizin kahramanları Hans ve Gretel kardeşler, babalarının başına gelen korkunç iş kazası ve içinde bulundukları yoksulluk nedeniyle zorluklara göğüs geren, onurlu ve çalışkan çocuklardır. Annelerine ellerinden geldiğince yardım etmekte, aklı yerinde olmayan babalarına da bakarak hayatta kalma mücadelesi vermektedirler. Derken o yıl aralık ayında bir paten yarışması yapılacağını ve kazanana bir gümüş paten verileceğini duyarlar. O güne dek sadece kendi yaptıkları eğreti tahta patenlerle kayan iki kardeş için yarışmaya katılmak bile hayaldir. Tıpkı babalarının bir gün iyileşmesi gibi… Ama iyilik ve iyi niyet var olduğu, insan azmetmekten vazgeçmediği sürece hiçbir şey imkânsız değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8bb5b93-c888-48c5-a40f-992b13f60ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk - Afrika Yolunda</image:title>
            <image:caption>“Ben dünyayı bisikletle dolaşacağım!”

Her şey bir iddia ile başlar ve gece gündüz bir kâşif olup dünyayı dolaşma hayalleri kuran Tom onunla alay eden sınıf arkadaşlarına yanıldıklarını kanıtlamak için bisikletine atlayıp yollara düşer. Onu İngiltere’den Afrika’ya kadar uzanan zorlu ama bir o kadar da eğlenceli bir yolculuk beklemektedir.

Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk, bir gün evinden çıkıp dört yıl boyunca bisikletiyle tüm dünyayı dolaşan ve bugün 21. yy’ın en büyük maceraperesti olarak tanınan Alastair Humphreys’den geleceğin gezginlerine ilham verecek bir macera kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dfab1a4-6877-48fb-afaa-5f50fc2dec3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Estetik Ve Sanat Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Ömer Naci Soykan’ın hazırladığı Estetik ve Sanat Felsefesi, klasik ve güncel kaynaklara dayanarak oldukça geniş bir çerçevede sanatın tüm türlerini ele alıyor.
Sanatın kaynağı, müzik; resim, heykel, mimarlık gibi biçimleyici sanatlar; şiir, hikâye/roman, piyes gibi söz sanatları; sahne sanatları ile görüntü sanatları üzerinden sanatın ne olduğuna dair bir bütünlüğe ulaşan Estetik ve Sanat Felsefesi, bu alanda yazılmış az sayıda kitaptan biri olarak ayrı bir önem taşıyor.
Yaşamı yansıtan sanat yapıtında yaşamı görmek, görüleni kavramsal tarzda dile getirmek sanat felsefesidir. Sanat yapıtları, yaşamın nasıl olduğunu serimler; felsefe onlardan yaşamın ne olduğunu çıkarır. Sanatı bilmek, yaşamı bilmektir. Felsefe, yaşamı, onun durumlarının dile yansıtıldığı kavramlarda ya da sanat felsefesi olarak somut sanat yapıtlarında, ahlâk felsefesi olarak insansal eylemlerde bilir. Bir sanat kuramı öne sürmeyi savlayan bu kitap, demek ki aynı zamanda bir yaşama felsefesidir. 
Prof. Dr. Ömer Naci Soykan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/facf7ff0-34f3-46f6-9b62-09326647fe35.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Yaşamında Oyunun Yeri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta oyunun insan yaşamında; özellikle de erken çocukluk yıllarındaki yeri ve önemi ele alınmıştır. Kitap boyunca oyunun ve çocukluğun tarihçesine, oyun teorilerine, zaman içinde değişen oyunların çocukları nasıl etkilediğine, oyun davranışında kültürel farklılıklar/benzerliklere ve yetişkinlikte oyuna da değinilerek zengin bir içerik ortaya konmuştur. Bu kitabın okuyucuları, konuyla ilgilenen meslektaşlar, öğrenciler, ebeveynler ve konuyu merak eden herkes olacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c426dba5-2c71-40df-a922-24aff0c12b29.jpg</image:loc>
            <image:title>Libya</image:title>
            <image:caption>Abdülvahid Efendi, Sultan II. Abdülhamid tarafından bugünkü Libya topraklarına gönderilmiş bir Osmanlı subayıdır. Osmanlı Devleti, içeride büyük ekonomik krizler, siyasi çalkantılar ve milliyetçilik isyanlarıyla boğuşurken, dışarıda da Rus saldırıları ile İngilizler ve Fransızlar gibi sömürgeci güçlere karşı amansız bir mücadele veriyordu. Millî birliğini oldukça geç sayılabilecek bir tarih olan 1870 yılında tamamlayabilen İtalya da gözlerini çok yakın bir yer olan Libya topraklarına dikmişti. Öte yandan 1881’de Tunus’un Fransızlar, 1882’de de Mısır’ın İngilizler tarafından işgalinden sonra Trablusgarp eyaleti Osmanlı Devleti için daha da ehemmiyetli bir yer hâline gelmişti. Osmanlılar, hâlihazırda devletin bir parçası olarak mevcudiyetini devam ettiren Trablusgarp eyaleti hakkında bölgede görev yapan devlet yetkilileri sayesinde bilgi toplamaya devam ediyor, buradan gelen raporlarla merkezden oldukça uzak olan bu topraklardaki varlığını sürdürmeye çalışıyordu.
Libya’da merkeze bilgi akışı sağlayan isimlerden birisi de değişik aralıklarla bölgede görev yapan Binbaşı Abdülvahid Efendi’dir. On yılı aşkın bir süre Trablusgarp ve Bingazi çevresinde resmî vazifeli olarak bulunan Abdülvahid’in kaleminden dökülen bilgiler bölgeye yönelik stratejiler açısından son derece önemlidir. O, 1870-1881 yılları arasında topladığı bilgileri bir rapor hâline getirip bizzat hazırladığı harita ile birlikte zamanın padişahı Sultan II. Abdülhamid Han’a takdim etmiştir.
Binbaşı Abdülvahid’in Libya’da görev yaptığı zaman diliminde Osmanlı Devleti zor günler geçiriyordu. O, sanki hiçbir sorun yokmuş gibi tamamen kendi vazifesine odaklanmış, Libya’nın muhtemel işgallere karşı savunulabilmesi için neler yapılabileceğini bütün detayları ile ortaya koymuştur. Buradaki görevini hakkıyla yerine getiren bu Osmanlı subayı tarihteki eşsiz yerini almıştır. Raporu Libya’nın yakın geçmişine ışık tuttuğu gibi Libya halkının bugün yaşadığı sorunların kökeni hakkında da kıymetli veriler sunmaktadır. Rapor sahibi Binbaşı Abdülvahid’in ruhu şad olsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27af8fab-5a8a-4a58-aa4a-fbe0c7885117.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Sanatı</image:title>
            <image:caption>Sun Zi Savaş Sanatı, binlerce yıl önce yazılmış olmasına rağmen, günümüzde hâlen harp okulla-rında ve akademilerinde temel ders kitabı olarak okutulmaktadır.
Sun Zi Savaş Sanatı, sadece bir askerî strateji kita-bı değildir. Aynı zamanda da bir “yöneticilik sana-tı” kitabıdır. Çin, Japon ve Kore’de büyük şirket yöneticilerinin “başucu kitabı” konumundadır. Ayrıca, günlük yaşamda, herkesin yararlanabilece-ği bilgiler veren, bir “yaşam sanatı” kitabıdır.
Sun Zi diyor ki: “Harple elde edilecek kazanımları hesaplayan, harp nedeniyle kaybedeceklerini de hesaplamalıdır.”  
 
Bilindiği üzere, verdiğimiz kararlar yaşamımızı biçimlendirmektedir. Bir konuda uygulamaya geçmeden önce, çok iyi hesap yapmamız gerek-mektedir. Bu kararımız bize neler kazandıracak, neler kaybettirecektir? 
Kendimize sormamız gerekir;  “değer mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d690faf8-e746-4c73-8bb8-f81cd66bf7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıtır Çıtır Felsefe Serisi 32 - Kahkaha ve Gözyaşları</image:title>
            <image:caption>Kahkahalar ve gözyaşları birleştirir bizi!
 
Küçük büyük herkesin hayatı sorgulama rehberi &quot;Çıtır Çıtır Felsefe&quot; dizisinin 32. kitabı &quot;kahkaha&quot; ve &quot;gözyaşları&quot; kavramlarını ele alıyor. Modern bir klasik haline gelen dizinin yaratıcısı Brigitte Labbé bu kitabında, gülme ve ağlama eylemlerini çokboyutlu biçimde irdelerken, her ikisinin ardındaki anlamı gündelik yaşamdan örneklerle düşündürüyor. Çocuklar ve felsefe üzerine çalışmalar yapanlara da ilham kaynağı olan dizi, Jacques Azam&apos;ın derin mizah anlayışını yansıttığı desenleriyle renkleniyor. Diziyi okuyan çocuklar, öğretmenler ve anne babalar, birlikte felsefe yapmanın ve yeni bir iletişim evreninin kapılarını aralıyorlar.

Bir bebek acıktığını, susadığını, bir yerinin ağrıdığını, kucağa alınma ihtiyacını anlatmak için gerekli sözcükleri bilmez, konuşamaz. Bedeni bunları ağlayarak ifade eder. Sözcükler öğrendikçe, bedeni daha az konuşmaya başlar. Kimi zaman da susturulur… Ne mutlu ki, gülmemize, ağlamamıza, gülmekten ağlamamıza ya da gözlerimizde yaşlarla kahkahalar atmamıza engel olamayız!

Brigitte Labbé uzun süre iletişim sektöründe görev aldıktan sonra Paris Sorbonne Üniversitesi&apos;nde felsefe eğitimi gördü. Çalışmalarını, karışık felsefi kavramları çocuklara aktarabilmek üzerine yoğunlaştırdı. &quot;Çıtır Çıtır Felsefe&quot; dizisinde, çocuklara felsefenin sürekli kendini yenileyen bir sorgulama olduğunu göstermek istedi. Okullarda, kütüphanelerde ve kafelerde, çikolata, kurabiye ve şeker eşliğinde çocuklar için &quot;Çıtır Çıtır Felsefe&quot; günleri düzenleyip tartışmalar yapan Labbé, katıldığı ulusal ve uluslararası konferanslarda, yetişkinler için, çocuklara zor konuları anlatmak üzerine sunumlar gerçekleştiriyor. Labbé, kitaplarıyla çocukların eğitim ve öğrenimine sağladığı katkılardan dolayı Ocak 2019&apos;da Fransa&apos;nın önemli devlet nişanı Légion d&apos;Honneur&apos;le ödüllendirildi. Türkiye&apos;de de okullarda çocuklarla bir araya gelen yazar, müzisyen eşi Wassim Soubra&apos;yla Barselona&apos;da yaşıyor; iki kızı var.
 
Danışman Michel Puech Paris&apos;te Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümü&apos;nde öğretim üyesi. Dizinin felsefi içeriğini denetledi.
 
İllüstratör Jacques Azam, özellikle gençlere yönelik kitap ve dergilerde desenleme çalışmaları yapıyor. Yayımlanmış çizgi romanları var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae15fe7-011c-4758-8d0a-b97bd3c332ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Sudoku – Profesyonel</image:title>
            <image:caption>Sudoku oyunu günümüzün düşünme ve mantık yürütme yeteneğini geliştirmeye en fazla fayda sağlayan zekâ oyunu olarak bilinmektedir. 
Sudokunun oynandığı zemin 9’a 9’luk bir alandır. Kurallar çok basit... Düşünmeniz gereken 3 bölüm var; satırlar, sütunlar ve kutular. 
1’den 9’a kadar olan sayıları her sütuna, her satıra ve her kare içine tekrar etmeden girmeniz gerekiyor. Profesyonel seviyesindeki 150 Sudoku ve mandala ile büyülü bir dünyaya adım atacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32776896-afc3-4a95-93d4-15bfb4f79d1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Halk Masalları 1</image:title>
            <image:caption>Grimm Kardeşler ve Hans Christian Andersen ile beraber on dokuzuncu yüzyılın en önemli halk masalları derleyicilerinden biri olan Aleksandr Afanasyev (1826-1871), Rus halk kültürünün ve sözlü geleneğinin yazılı kültüre aktarılmasına yaptığı katkılarla, Rus folklor araştırmalarının ve Çarlık dönemi Rus edebiyatının abidevi şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilir. Afanasyev’in geniş Rusya coğrafyasında köy köy, kasaba kasaba gezerek topladığı altı yüzden fazla halk masalı, tıpkı Aleksandr Puşkin’in eserleri gibi, Rus halkının ruhuna ışık tutmuş, Rus entelektüellerinin halka doğru (Narodnichestvo) yönelmesine yol açan başlıca referanslardan biri olmuştur. 1855-1864 arasında yayınlanan Rus Halk Masalları adlı görkemli eserden Laura Kochkarova’nın seçip dilimize çevirdiği “Sihirli Yüzük”, “Bilge Elena”, “Uçan Gemi” gibi masallardan oluşan bu ilk cilt, Rus edebiyat ve kültür tarihinden dilimize kazandırılan ilk Afanasyev çevirisi olma özelliğine sahip…￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353184eb-847c-4bc0-b4ec-98a63b9b3859.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Felsefenin Karanlık Tarihi</image:title>
            <image:caption>Amerikalı felsefeci Bernard Freydberg bu kitapta modern felsefe tarihinin kökenlerine inmekle kalmayıp felsefi sistemlerin ön plana çıkarılmamış, akılcı olmayan kaynaklarına doğru ilginç bir yolculuğa çıkıyor. Antikçağdan modern zamanlara dek felsefi düşünce sistemlerinin inşa sürecindeki içsel gerilimlerin izini süren Freydberg, modern Batı felsefesinin karanlıkta kalan kaynaklarının gün yüzüne çıkarılmasını amaçlıyor. Modern Felsefenin Karanlık Tarihi, Spinoza’dan Nietzsche’ye, Descartes’tan Kant’a pek çok filozofun düşünce dünyasını ele alırken, Hesiodos’un şiirlerinden Platon’un idealarına, Parmenides’in fragmanlarından Schelling’in doğa kavrayışına dek genişçe bir zeminde dolaşıyor.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8abc132a-241b-46ff-8e53-32dbc3a69396.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi</image:title>
            <image:caption>Apple&apos;ın eski CEO&apos;su Steve Jobs bir yönetici, bir vizyoner, bir teknoloji devrimcisi olarak hatırlanıyorsa da, o aslında çok iyi bir hikaye anlatıcısıydı. Çok az insan bir şirket kurup ondan bir dünya devi çıkardıktan sonra bu yetkinlikte ve beceride başarı hikayesini anlatabilirdi. Jobs&apos;ın devrimci etkisi nedeniyle artık birçok yönetici, CEO ya da genel müdür çok iyi birer konuşmacı ya da hikaye anlatıcısı olmak zorunda. Büyük patronlar iyi birer felsefeci, iyi birer edebiyatçı performansı sergilemek mecburiyetinde ve yoğun eleştiriler altındayken dahi &quot;güleryüzlü ve bilge kapitalist&quot; olarak görünme ihtiyacı hissetmekte.
Toplum gönüllüsü olarak çalışmanın, büyük maddi bağışların, aile insanı görüntüsü vermenin yetmediği yerde, şimdilerde bir de TED Konuşmaları yapmak bir gereksinime dönüşmüş vaziyette...
Philipp Schönthaler işte bu ilginç meseleyi ele alıyor ve günümüzün profesyonel yaşamında kurum ve insan ilişkilerinin düzenlenmesinde hikaye anlatıcılığının seyrine dair parlak bir değerlendirme sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2870319-2941-4caf-a63c-e7f0765b7cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Seküler Çeviriler: Ulus-Devlet Modern Benlik ve Hesapçı Akıl</image:title>
            <image:caption>Batı entelektüel dünyasının verili kavramlarını Dinin Soykütükleri ve Sekülerliğin Biçimleri gibi kitaplarıyla sarsan Talal Asad’ın son çalışması Seküler Çeviriler: Ulus-Devlet, Modern Benlik ve Hesapçı Akıl, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla Türkiye’deki okurlarıyla buluşuyor.
Asad bu kitabında farklı siyasi, ahlaki ve epistemolojik dünyaların dilsel olarak birbirine çevrilebilirliğinin olanakları üzerine kafa yoruyor ve seküler dilin, dinsel dili kendine çevirmedeki başarısını/başarısızlığını sorguluyor. “Sekülerliğin dili” ile “dinsel dil”in farklı dünyaları arasında, Benjamin’den Gazâlî’ye, metinsel olandan eylemsel olana, dilden hisse yaptığı ziyaretlerle köprüler kuruyor.
Çevirinin “sözel eşdeğerleri bulma meselesinden daha fazla”sı olduğunu iddia eden Asad, kültürlerarası iletişime dayalı ortak ve insani bir geleceğin yollarını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6a7deb9-c60e-4e35-a524-0bbeda0cf6f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazali: İslam’ın Dirilişi</image:title>
            <image:caption>Bu etkileyici kitap, İslam düşünce tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Ebu Hamid el-Gazalî’nin (1058-1111) olağanüstü hayatını, fikirlerini ve ardında bıraktığı entelektüel mirası anlamak bakımından okurlara yepyeni bir pencere açıyor.
Çok genç yaşlardan itibaren Bağdat’taki Nizamiye Medresesinde verdiği derslerle dönemin tüm alimlerinin dikkatini çeken, yazdığı eserlerle İslam fıkhına çok önemli katkılar sunan, sonra yaşadığı manevi bir krizle her şeyden bir anda vazgeçip gönüllü sürgüne giden Gazâlî’nin entelektüel biyografisini sunan bu çalışma, saygın İslam tarihçisi Eric Ormsby imzasını taşıyor.
Bu büyük âlimin yaşamının yanı sıra ortaçağ İslam düşünce geleneğine de yakından bakmak için Gazalî: İslam’ın Dirilişi zihin açıcı bir başlangıç...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81233e34-5dd8-4e5a-8cc7-8aae843245d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Veranda Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Herman Melville kıymeti ölünce anlaşılmış yazarlardan biri. Öyle ki Moby Dick adlı eserinin beklenen başarıya ulaşmaması sonucu uzun yıllar ‘yazmamayı tercih etmiş’. Oysa eserlerindeki doğa, deniz ve yaşam son derece gerçek.
İnsanlık, yalnızlık, başkaldırı sembolü olan Veranda Öyküleri de değeri yazarın ölümünden sonra anlaşılan ve rüzgârı yüzünüzde, tayfaların bağırışlarını kulaklarınızda, düşen yıldırımı yanı başınızda hissetmenizi sağlayan bir eser. “Veranda”, “Bartleby”, “Benito Cereno”, “Paratoner Satıcısı”, “Efsunlu Adalar” ve “Çan Kulesi”nden oluşan bu klasik eseri okurken periler diyarına yolculuk yapacak, size sunulan şeyleri tıpkı Bartleby gibi ‘yapmamayı tercih edecek’, durgun sularda hareketsiz kalmış bir geminin kaptanı olacak, gökgürültülerine kulak kabartacak, efsunlu adalarda dolaşacak ve çan kulesinin ilk çalışını duymak için toplanan kalabalığın arasında olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac0227ef-fde2-4fc0-a39c-7027a43549ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuruluş:Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Spor Kulübü’ne Türkiye’de Futbolun Erken Çağı (1904-1907)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Türkiye’sine futbol nasıl geldi? Ali Sami Yen ilk hangi maçı izledi de futbolla tanıştı? Hangi top? Oyunun kuralları ne? Mekteb-i Sultani’de futbolun oynandığı ilk gün… Brütal futbol! Yaralılar var… Okulun camları kırılınca… Bir kulüp doğuyor. Kurucular kim? İstanbul Futbol Ligi’nin kuruluşu… İlk formanın siparişi, ilk maçın ayrıntısı, ilk ismin hikâyesi ve ilk logonun ortaya çıkışı… Galatasaray’ın ilk futbolcuları kimlerdi? Takıma dair ilk fotoğraf karesi… Kuruluş, spor tarihine, ama özellikle de Galatasaray’ın tarihine ömrünü adayan araştırmacı-yazar Melih Şabanoğlu’nun yıllarca süren çalışmalarının çok titiz bir ürünü. Türkçede bir benzerinin bulunmadığı bu hem çok ciddi hem çok eğlenceli kitap, yazarın Osmanlıca, Fransızca, İngilizce basılı yayınların yanı sıra şahsi mektuplardan, arşiv belgelerinden, dönemin insanlarının hatıratı ve sözlü tarih çalışmalarından elde ettiği bilgilerden derlenerek ortaya çıktı. Başta “Galatasaray ne zaman, nasıl ve kimler tarafından kuruldu?” sorusu gelmek üzere, okurlar, Galatasaray Spor Kulübü’nün kuruluş tarihine ve Türkiye’de futbolun erken çağına ilişkin merak ettikleri tüm soruların en doğru cevabına bu kitapla ulaşacak.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9707afb6-9f18-4c84-8c47-dd073e7a5517.jpg</image:loc>
            <image:title>1950&apos;ler Türkiye&apos;sinde Edebiyat Dergileri</image:title>
            <image:caption>Aslı Uçar’ın Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı bölümündeki lisansüstü çalışmalarının ürünü olan 1950’ler Türkiye’sinde Edebiyat Dergileri, Türkçenin hem düzyazı hem şiir bakımından en bereketli dönemlerinden birini ele alıyor. Yazar gayet ustaca bir bakışla, dönemin milliyetçi-muhafazakâr temayüllere sahip edebiyat dergilerinden Kemalist ve Batıcı çizgide olanlara değin geniş bir yayın listesinin içinden, ilginç ayrıntılarla dolu ve hayli renkli bir terkip çıkarıyor. Türkiye’nin Demokrat Parti iktidarıyla geçen 1950’li yıllarındaki politika ve poetika bağlantısını gözeterek kaleme alınan kitapta, Attila İlhan’dan Cemal Süreya’ya, Yaşar Nabi Nayır’dan Mehmet Çınarlı’ya edebiyatçılar arası diyalogları da takip etmek mümkün. Aslı Uçar’ın çalışması, her biri Türk edebiyatı tarihi için büyük değer taşıyan Varlık, Mavi, Hisar, Pazar Postası ve Yeditepe gibi dergiler arasında çok öğretici bir gezinti sunuyor.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15de02b5-df65-4f90-860a-456414137d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal Aydınlanma ve Modern Demokrasinin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Demokrasi, düşünce ve ifade özgürlüğü, dinsel hoşgörü, bireysel ve kolektif haklar, ırk ve cinsiyet eşitliği gibi değerler, BM İnsan Hakları Beyannamesinden bu yana bütün dünyadaki siyasi ve hukuki repertuara girmiş bulunuyor. Oysa günümüzde anayasaları şekillendiren bu ilkeler bir zamanlar kabul edilmesi hayli güç, radikal fikirlerdi! Tarihin bir yerinde köklü bir “zihin devrimi”nin yaşandığını hatırlatan dünyaca ünlü felsefe tarihçisi Jonathan Israel, Radikal Aydınlanma ve Modern Demokrasinin Kökenleri: Zihin Devrimi adlı bu çalışmada “radikal Aydınlanma” diye bir kavramı bize hediye ediyor. Yazar, “radikal Aydınlanma”yı, “ılımlı Aydınlanma”dan ayrıştıran fikirlerin felsefi köklerini diller, kültürler, coğrafyalar arasında dolaşarak inceliyor. Jonathan Israel’in bu kışkırtıcı ve bilgi dolu çalışması, Voltaire, Diderot, d’Alembert ve Rousseau gibi Fransız Aydınlanmasının öncü figürleriyle yetinmeyip Spinoza, Smith, Paine, Kant gibi İngiliz, İskoç, Felemenk, Alman ve Amerikan Aydınlanmasına da yer veren, ezberleri bozan bir eser...￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75ed1a79-dce0-4b05-94e8-d0fccc684f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alternatif Turizm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.BÖLÜM HELAL TURİZM
2.BÖLÜM TOPLANTI TURİZMİ
3.BÖLÜM YAT TURİZMİ
4.BÖLÜM ÜÇÜNCÜ YAŞ TURİZMİ
5.BÖLÜM SAĞLIK TURİZMİ
6.BÖLÜM İNANÇ TURİZMİ
7.BÖLÜM SORUMLU TURİZM
8.BÖLÜM ETKİNLİK TURİZMİ
9.BÖLÜM EFSANE TURİZMİ
10.BÖLÜM FİLM TURİZMİ
11.BÖLÜM YAVAŞ TURİZM
12.BÖLÜM TEFEKKÜR TURİZMİ
13.BÖLÜM KÜLTÜR TURİZMİ,
14.BÖLÜM KRUVAZİYER TURİZMİ
15.BÖLÜM KIRSAL TURİZM
16.BÖLÜM DİASPORA TURİZMİ
17.BÖLÜM SPOR TURİZMİ
18.BÖLÜM EKOTURİZM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98df3cc8-e8ef-4fa6-bb91-b2b970bb20ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Usta çevirmen, şair ve eleştirmen Osman Çakmakçı bu kitapla birlikte okurlarını tam yetmiş beş farklı kitap vesilesiyle dostça bir sohbete çağırıyor ve onlarla hayata dair zihin açıcı diyaloglara giriyor. “Radikal Kitaplar”, yazarın, başta Radikal gazetesindeki köşesinde yayımlanan eleştirel tahlil denemeleri gelmek üzere, olgunluk döneminin ilk ürünlerinden bir seçki niteliğinde. Kitapta düşünce, dünya edebiyatı ve sanat başlıklarının altında yer alanların yanı sıra, Çakmakçı, okurlarıyla 1980 ve sonrasının Türk şiiri üzerine ayrıntılı ve eleştirel değerlendirmelerde bulunuyor. Her birinin, okura, Montaigne’den günümüze deneme türünün çeşitli lezzetlerini hatırlattığı bu yazılarda, özellikle genç edebiyat-severlerin altını çizeceği, üzerine düşünüp belki bir deneme yazmaya cesaret edeceği samimi bir hava hâkim...￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5952cac-d00f-4436-a7a1-6299218ee0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat ve Metatarih-Namık Kemal&apos;in Tarih Anlatılarının Poetikası</image:title>
            <image:caption>Emrah Pelvanoğlu, bu kitapta, on dokuzuncu yüzyılın Osmanlı- Türk düşüncesinin tarihsel seyrini değiştiren ve modern Türkiye’nin entelektüel anlamda kurucu babası olarak kabul edilen Namık Kemal’in tarihi kavrayış biçimine yakından bakıyor ve yeni bir perspektif geliştirerek, okuru, Tanzimat Osmanlı’sının zihin dünyasında, poetik bir tarih gezintisine çıkarıyor. Giambattista Vico ve Hayden White’ın tarih felsefelerine ve bunun doğal bir yansıması olarak “metatarih” kavramına müracaat eden Pelvanoğlu, akademik bir sükûnet ve sabırla, Namık Kemal’in hem düşünsel arka planına hem de çağının koşulları içinde var etmeye çalıştığı romantik milliyetçi tarih yazımına odaklanıyor. Tanzimat ve Metatarih: Namık Kemal’in Poetikası, “kahramanlarını arayan bir çağ”ın hürriyet ve vatan sevdalısı yazarıyla okuru yüz yüze getiren, hatta okuru bu arayışların içine çeken bir kitap.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84597500-3dd2-48a6-a658-2add323434db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara ve Deniz</image:title>
            <image:caption>“Antik bir öğretiye göre bütün insanlık tarihi, dört unsur içinden”, yani toprak, su, ateş ve havadan “geçen bir yolculuktan ibarettir” diyor Alman siyaset kuramcısı Carl Schmitt. İnsanın kâinattaki yerine dair kozmolojik bir sorudan yola çıkıyor ve tarihi, “kara varlığı” olma kaderi karşısında, denizler üzerinde hâkimiyet kurma mücadelelerine referansla yeniden yazıp yorumluyor. Schmitt, Peloponnes Savaşından İnebahtı’ya, Büyük İskender’den 16. ve 17. yüzyılda korsanlar halkına dönüşen İngilizlere ve elbette kolonyal mücadelelerle dünya savaşlarına uzanan, deniz odaklı jeopolitik bir dünya tarihi okuması sunuyor. Yalnızca tarihin değil, felsefenin de araçlarını kullanıyor Schmitt. Mekân kavramının dönüşümüne çağının ötesinden bakıyor ve insanın mekânsal geleceğine dair derin sorular soruyor. Bir gezegen olarak yerküremizin nomosunun Kara ve Deniz mücadelesini aşabilecek yeni ölçülere, daha öte mücadele alanlarına doğru genişleme olanaklarına kafa yoruyor. Kara ve Deniz, alt başlığında belirtildiği gibi, bir dünya tarihi incelemesi.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204ecd24-83fa-4858-a3c5-921bb23743f8.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun&apos;un Mukaddime&apos;sinde Maişet Yolları</image:title>
            <image:caption>Ozan Sağsöz bu çalışmasında İslam düşünce tarihinin önemli isimlerinden biri olan İbn Haldun&apos;u ve onun klasik eseri Mukaddime&apos;yi iktisadi düşünce tarihi perspektifinden değerlendiriyor. İbn Haldun’un içinde bulunduğu tarihyazımı geleneği hakkında bilgi verdikten sonra, onun bu gelenekle ilişkisinin ana hatlarını belirlemeye çalışıyor. Sağsöz, İbn Haldun’un tarih çalışmaları için meydana getirdiği umran biliminin metodolojik çerçevesini çiziyor ve Mukaddime&apos;de tasvir edilen toplumsal hayatın iktisadi görünümlerini analitik bir düzlemde inceliyor. Mukaddime&apos;de iş bölümü, geçim yolları ve insan ihtiyaçları gibi temel kavramları, İbn Haldun öncesi ve sonrası düşünce tarihi sürekliliğinde değerlendiriyor.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a9ce5fb-b971-4414-87fa-060446db3e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Yerel Yönetimler</image:title>
            <image:caption>Sivil Toplum
Kavramlar Tartışmlar  Öneriler
Sivil Toplum : Kavramsal Ve Tarihsel Yaklaşım
Sivil Toplum Kavramı
Toplumun Sivilleşebilmesi İçin Sahip Olması Gereken Özellikleri
Sivilleşen Siyasal Bir Toplumun Varlık Tartışması
Sivil Topluma Tarihsel Bir Yaklaşım 
Düşünürlerin Işığı Altında Kavramlaşan Sivil Toplum
Osmanlı Devleti’nde Sivil Topluma 
Osmanlı Devleti’nde Sivil Topluma Katkısı Olan Özneler
Demokratikleşme Sürecinin Sivil Toplum Kurgusu
Sivil Toplumun Demokrasiye Katkıları Ve Sivil Demokrasi İdeali
Sivil Toplum Ve Liberalizm Birlikteliği
Sivil Toplum Ve Devlet (Siyasal Toplum)
Sivil Din Ve Sivil İslam Kurgusu
Dinin Yöreleşmesi: Merkezi Din Yönetiminden Yerel Din Yönetimine Geçiş
Sivil Toplumun Kentleşmesi
Sivil Düşüncenin Toprak İle Bütünleşmesi: Feodalizm
Mekanik Ve Ticari Sivillik : Burjuvazi
Ticaretin Sivilleşmeye Katkıları
Sivil Toplumun Mahallesi: Mahalle Muhtarlığı
Sivil Topluma Hareket Kazandıran Özneler
Türkiye’de Yerel Yönetimler
Kamu Yönetimi  Ve Hedefi
Türk Kamu Yönetiminde Merkezi Yönetim Ve Yerinden Yönetim
Yerel Yönetimlere Duyulan İhtiyacın Sebepleri
Yerel Yönetimlerde Denetim
İdarenin Bütünlüğü İlkesi, İdari Vesayet Ve Hiyerarşi Kavramları
İdari Vesayet Makamının Yerel Yönetimlerin İşlemleri Üzerindeki Yetkileri
Yerel Yönetimlerin Kutsal Kılıcı: Yerellik İlkesi(Subsidiarite)
Yönetimin Yerelleşmesi Ve Halka Yakınlaşması: Yakından Yönetim
Yöreleşme
Yöreleşme Ve Kültür İlişkisi
Yerel Özerklik(Yöreleşen Özerklik)
Demokrasinin Yerelleşmesi: Yerel Demokrasi
Katılımlı Yönetim: Yönetişim
Sivil Toplum Ve Yerel Yönetimler
Yerel Yönetimler Sivil Toplum Kuruluşları Mıdır?
Sivil Yerel Yönetimler Üzerine Değerlendirme
Sivil Yasama
Kırsal Alan Yönetimi
Bölge Belediyesi
Şehirleşme Ve Yeni Mekan Üretme Üzerine Bir Model Denemesi
Kavramsal Giriş 
Kent Ve Büyük Kent
Büyük Kentlerin Ortaya Çıkış Sebepleri
Büyük Kentlere Gerçekten İhtiyaç Duyulmakta Mıdır?
Kentsel Sunum Üretiminde Büyük Kentlerin Yararları Ve Olumsuzlukları
Yeni Bir Kent Düzeni Modeli: Oba Modeli
Bir Kent Hangi Birimlere(Alanlara) İhtiyaç Duymaktadır?
Toplu Kent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=84999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e648543-cfe0-4c02-a18e-320929bcdc9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışanın Fizyolojisi</image:title>
            <image:caption>Nasıl ki Honoré de Balzac’ın Zarif Bir Yaşam Üzerine adlı çalışması modernitenin önemli unsurlarından biri olan modayı mizahi bir dille ele alıyorsa, Çalışanın Fizyolojisi de modern şehir yaşamına dair aynı derecede önemli bir konuyu inceliyor: bürokrasi ve onun çarklarının işleyişi. Franz Kafka’nın ofis bürokrasisinin kâbus metafiziğini anlatmasından çok önce, Herman Melville’in Kâtip Bartleby’sinin yayımlanmasından evvel, Balzac, edebi dehası ve kurgu ustalığıyla bizi Paris’te bir ofis hayatına götürüyor. 1841’de yayımlanan ve yaklaşık 180 yıl sonra ilk defa Münif Sair tarafından Türkçeye çevrilen bu küçük kitapta, Balzac’ın diğer tüm eserlerinde görüp tanıyıp aşina olduğumuz suretler ve hikâyeler bir kez daha -ama bu sefer beyaz yakalılar olarakbuluşuyor ve ortaya çok renkli bir tablo çıkıyor. Toz yüklü, stres dolu ve boğucu ofis ortamına dair eğlenceli bir dille kaleme alınan Çalışanın Fizyolojisi, Sanayi Devriminin iş hayatında yarattığı köklü değişikliğe dair asla eskimeyen bir ilk bakış.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/264260c3-50ca-43a8-9fbb-604cc5dd23d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Enoch Arden</image:title>
            <image:caption>Alfred Lord Tennyson nihayet Türkçede! 19. yüzyıl İngiliz şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Sir Alfred Tennyson, nam-ı diğer Lord Tennyson, Victoria Çağının Britanya edebiyatının köşetaşlarından biri olan Enoch Arden (1864) adlı eseriyle, yaklaşık yüz elli yıl sonra Türkiye’deki okurlarını selamlıyor. ‘Kraliyet Şairi’ unvanına sahip olan Tennyson’ın bu anlatı-şiiri yayımlandıktan on yıllar sonra bile etkisini sürdürmüş; onlarca dile çevrilip defalarca sinema, opera ve tiyatroya aktarılmış kült bir eserdir. Bir liman kasabasında yaşayan üç çocuğun sahildeki oyunuyla başlar şiir: Philip Ray, Enoch Arden ve Annie Lee. Oğlanların ikisi de Annie’ye âşıktır. Büyüdüklerinde Annie, Enoch’la evlenir. Yedi yıllık evlilikten ve üç çocuk sahibi olduktan sonra, Enoch bir deniz yolculuğuna çıkar. Fakat gemisi kazaya uğrar ve Enoch on yıl boyunca ıssız bir adada “Robinson Crusoe hayatı” sürer. Peki, Enoch dönebilecek midir? Dönerse nelerle karşılaşacaktır? Stéphane Mallarmé’in sonsözüyle birlikte, bütün bu soruların cevapları kitabın içinde.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fa53d2e-74ab-4161-9d9e-8f8ac27d8937.jpg</image:loc>
            <image:title>Caz Çağı Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Babasının, “Birini eleştirmeye kalktığında, herkesin seninle aynı imkânlarda dünyaya gelmemiş olduğunu aklına getir!” sözünü hiçbir zaman unutmamış olan F. Scott Fitzgerald (1896-1940), Caz Çağı Öyküleri adlı bu eserinde, 1920’li yılların Amerika’sının hem göz kamaştırıcı refahını hem de caz müziğin geliştiği boğucu kaldırımlara sahip Güney eyaletlerini göz önüne seriyor. Dönemin ruhunu yansıtan öykülerinde, Fitzgerald, çoğu zaman ihtişamıyla anılan 20’lerin imkânsızlıklarını da kendine özgü anlatım tarzıyla ele alıyor. Adı sıklıkla, Ernest Hemingway ve William Faulkner gibi usta öykücülerle birlikte, Amerikan edebiyatının “Kayıp Kuşak”ının en parlak edebiyatçıları arasında anılan yazar, Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan o ağır buhrana, karakterlerinin ikili ilişkileriyle minör bir yaklaşım sergilemekte. Hovardalığın ve zenginlik arzusunun galip geldiği Caz Çağının öykülerinin merkezinde yer alan kadın-erkek, zengin-fakir ilişkileri, Fitzgerald’ı, yalnızca kendi döneminin yazarı olmaktan çıkarıp, günümüze de seslenir hâle getiriyor.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4cb2d2-d50e-4b11-8342-a2897b35fdc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Borsa Risalesi: Hava Oyunları</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin önemli bir borsa geçmişinin olduğu ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın tarihinin 19. yüzyıla kadar gittiği yönündeki ifadeler adeta bir tekerleme olarak söylenegelmekle birlikte, bu hususta referans gösterilen kaynaklar bir elin parmaklarını geçmemektedir. Ülkemizin 19. yüzyıldaki finansal koşullarına ilişkin Türkçede mevcut birincil kaynaklar oldukça yetersizdir. Bu tespitle söze başlayan Celali Yılmaz’ın Osmanlıcadan günümüz Türkçesine uyarladığı sıradışı bir metin Hava Oyunları. Nam-ı diğer; Konsolidenin Hava Oyunlarıyla Sair Muamelat Hakkında Müstakrazat-ı Maliyyeye Dair Risale. Dersaadet Tahvilat Borsası’nın ilk komiseri (ilk borsa başkanı) olan Abidin Paşa’nın kendisi küçük, önemi büyük çalışması, Türk finans piyasalarının tarihsel olarak çözülememiş olan iki temel problemine değinmekte: finansal piyasalarda güven (eksikliği) ve kamu borçlanmaları (fazlalığı) sorunları. Abidin Paşa’nın 1874’te yazdığı Hava Oyunları’nda, Osmanlı borsa pratiklerine dair tüm soruların cevaplarını ve borsanın çok canlı bir tasvirini bulacaksınız.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e129e91-86fb-4663-8f90-96e566333f09.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Cinsel Yaşamı</image:title>
            <image:caption>KADIN CİNSELLİĞİNİN SIRLARINI KEŞFEDİN…
Cinselliği kirli, kötü, ayıp, yasak, günah olarak gören yaklaşımla oluşturulan tutumlar ve engellemeler nedeniyle cinsel potansiyellerini kaygı, utanç ve suçluluk gibi olumsuz duygularla bastırmış olan kadınlar için cinsellik sırlarla doludur. “Kadının Cinsel Yaşamı” bu sırları açığa çıkararak kadınların tüm önyargılar ve yanlış bilgilerden arınmış bir şekilde cinselliği özgürce haz alıp vererek yaşamalarına yardımcı olacaktır ve CİSED Cinsellik, Cinsel Terapi ve Cinsel Tedaviler Eğitimleri’nde (www.cised.org.tr/cinsel-terapi-egitimi) ders kitabı olacak niteliktedir. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)
KADINLARIN SEKS BİLİMİ: “JİNESEKSOLOJİ”
Bir yönüyle ürolojideki “androloji” kavramının jinekolojideki karşılığı olan “JineSeksoloji”, çok yakın bir gelecekte yeni bir yan dal uzmanlık alanı olarak jinekolojideki yerini alacaktır. JineSeksoloji “kadın cinselliği, kadın cinsel işlev bozuklukları ve genital estetik” ile ilgilenecektir. “Kadınların seks bilimi” olarak tanımladığım JineSeksoloji, kadın ve erkek cinsel fonksiyonlarının benzerlikleri ve birbirlerini tamamlayan özellikler taşımaları nedeniyle “aşkın seks cinsel tedavi yaklaşımı”nı ve “multidisipliner bir bakış açısı”nı esas alarak “kadın olmadan erkek, erkek olmadan kadın cinselliği olmaz” prensibini kullanır. Gerçekte jinekoloji ve JineSeksoloji aynı anatomofizyolojik alanda işlev görmektedir ama JineSeksoloji; cinsel terapi, cinsel danışmanlık, evlilik ve ilişki terapisi, psikoloji ve psikiyatriye daha yakın bir konumda olacaktır. Psikoterapist &amp; Yazar Cem KEÇE
KADIN CİNSELLİĞİNİN ŞİFRELERİ…
“Kadının Cinsel Yaşamı” her kadının hayatının her evresinde cinselliği doğanın sunduğu bir armağan olarak deneyimleyeceği sağlıklı, mutlu ve doyurucu bir cinsel yaşamın şifrelerini veriyor. Doğru bilinen yanlışlarla karanlığa hapsedilmiş olan kadın cinselliğinin ışıltıyla parlayarak göz kamaştırmasını sağlayacak bilimsel bilgiler sunuyor. Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e70a61f3-380b-4d52-9cdd-5987d21468b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bence</image:title>
            <image:caption>Bir piyano düşünün… Bu piyanoyu çalan bir kadın var, o sizin anneniz ve de babanızın dokunduğu tuşlar. Piyanodan çıkan ses sizsiniz. Piyanodan çıkan ses piyanonun çok üzerinde bir şeydir, piyanodan fazla bir şeydir… Ancak bu ses piyanodan çok az bir şeydir de… Unutmayın ki piyanonun basılmamış tuşları vardır. İnsanlar için şans hep vardır, bu tuşlarda gezinecek birileri hep gelebilir.
Gerçeğin soğuğuna dayanamayacak bir insanı, çırılçıplak soymaktan sakınan…
Sunacak daha gelişmiş bir seçeneği olmadığı zaman, insanların sahip olduklarına dokunmayan…
Her bir bireyin, insan biyolojisinin olağan yasalarının ve yazgısının ötesinde dokunulmaz ve incitilmez olduğu inancını taşıyan…
Piyanonun tuşlarında gezen parmakların, piyanodan çıkan seslerin ve piyanonun önemini fark eden insanlardan oluşan bir toplum olmamızı istiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf2bebbd-8670-4820-894a-60b0bbd18d6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorun ve Uluslararası Sistem - The Problem and The International System</image:title>
            <image:caption>Modern Uluslararası Sistem ele alındığında, iki açıdan sorun söz konusu olabilmektedir: 
1) Uluslararası sorunlar. Modern Uluslararası Sistemin işleyişi sırasında ortaya çıkan ve sistemin işleyişine uymadığı için adına sorun denen, çözümünün sisteme uygun hâle getirmek olduğu kabul edilen durumlar. Modern Uluslararası Sistemin sorun-çözüm tanımlaması ya da kabulü çerçevesindeki sorunlar.

 2) Sistemik sorunlar. Modern Uluslararası Sistemin işleyişinin ürettiği ya da sistemin işleyişinde ortaya çıkan sorunlar. Biz bir üçüncü durumdan bahsedip bu durumun da incelemesini yapmak gerektiğini düşünmekteyiz. Mevcut literatürde bu üçüncü tür sorun üzerine herhangi bir inceleme olmadığı gibi sorun olarak dahi kabul edilmemektedir.

 3) Bir sorun olarak Modern Uluslararası Sistem. Yapısı ve işleyişi itibariyle Modern Uluslararası Sistemin bizatihi kendisinin sorun oluşu. Considering the Modern International System, there can be two problems:

 1) International problems. Situations that arise during the operation of the Modern International System and which are called problems because they do not comply with the operation of the system for which solutions that are suitable for the system are generated. Problems within the framework of the Modern International System&apos;s definition or acceptance of problem-solution.

 2) Systemic problems. Problems generated by the operation of the Modern International System or arising in the operation of the system. We think that it is necessary to talk about a third situation and examine it. In the current literature, there is no examination of this third type of problem and it is not even considered as a problem. 

3) The Modern International System as a problem. Due to its structure and functioning, the Modern International System itself is a problem.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261a6a43-e415-454b-a725-55d63cedd49e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peki Ama Neden? Seti - 3 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Peki Ama Neden?-İnsan Vücudu

Kediler neden kumları sever?
Dinozorlar neden yok oldu?
Zebralar neden çizgilidir?

Sen yeter ki merak et!

Peki Ama Neden? serisi dev bir bilgi kasesi. İster avuç avuç hüplet, ister eğlenceli bir oyuna çevirmek için arkadaşlarına da ikram et.

Eğer hazırsan, akılalmaz bilgilerle dolu hayvanlar alemi yolculuğumuz başlasın.

Peki Ama Neden?-Hayvanlar
Neden kanımız kırmızı?
Neden hapşırırken gözlerimizi kaparız?
Neden ayaklarımız kokar?

Sen yeter ki merak et!

Peki Ama Neden? serisi dev bir bilgi kasesi. İster avuç avuç hüplet, ister eğlenceli bir oyuna çevirmek için arkadaşlarına da ikram et.
Ne dersin, vücudun hakkında inanılmaz şeyler duymaya hazır mısın?
Peki Ama Neden?-Bilim ve Teknik

Bilgisayarlara neden virüs bulaşır?

Posta pullarının kenarları neden tırtıklıdır?

Uçaklar arkalarında neden duman izi bırakır?

Sen yeter ki merak et!

Peki Ama Neden? serisi dev bir bilgi kasesi. İster avuç avuç hüplet, ister eğlenceli bir oyuna çevirmek için arkadaşlarına da ikram et.
Haydi o zaman, bilimin sihir kokan dünyasına giriş vakti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28168a21-fc93-48ff-a65b-445e18690080.jpg</image:loc>
            <image:title>On Sözcükte Çin</image:title>
            <image:caption>Kültür Devrimi’nden bugüne kadarki kırk yıllık sürede “Halk” sözcüğünün içi boşaltılmıştır Çin gerçekliğinde. Şimdi, Çin’de popüler olan ekonomik terminolojiye göre “Halk” sadece bir
paravan şirkettir ve Çin farklı dönemlerde farklı içeriklerle onu kullanarak pazara girer.

Yaşamak ve Kanını Satan Adam gibi romanlarıyla tanınan ve modern Çin edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Yu Hua, bu sefer bir kurmaca yazarı olarak değil, ülkesinin ve toplumunun
yakın tarihine ve bugününe dair sözü olan bir aydın kimliğiyle karşımızda.
 
Yu Hua, On Sözcükte Çin’de hem kendi hayatının ve yazarlığının mihenk taşlarını, hem de Kültür Devrimi yıllarından itibaren Çin’in geçirdiği değişim safhalarını pek çok ilginç hikâye eşliğinde, merkezine on anahtar sözcüğü alarak anlatıyor.
 
Her bir sözcük, bir edebiyat ustasının kaleminde köklü bir geçmişin ve kültür mirasının “dört bir yanına” uzanırken biz de gözlem gücü yüksek bir yazarın, bir ülkeye ve topluma dair alternatif bir tarih okuması yapmak için ne kadar değerli olabileceğine tanık oluyoruz.
 
On Sözcükte Çin, yazarın Yaşamak romanını da Türkçeleştiren Bahar Kılıç’ın Çince aslından çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70d03b52-876a-4211-a187-73db40139902.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Turşusu - Geleceği Kurtarma Planı</image:title>
            <image:caption>Her şey Kısmet’in lezzetli turşulara kavuşmak için bir turşu makinesi yapmasıyla başlamıştı. Onun turşu sevdası ve ağabeyi Haşmet’in yani benim üstün isim bulma yeteneğim sayesinde son güncellemelerle Zaman Turşusu yine yola çıkıyor. Nereye mi? Bu sefer geleceğe! Hem de 2384 yılına! 17D filmlerden şeffaf kıyafetlere, uçan kutu görünümlü robotlardan kapsülden evlere… Konumuza dönelim… Mükemmel mühendis Kısmet, turşu makinesini yaparken sanırım bir parçayı eksik taktı, belki de fazla… Böylece bizim turşu makinesi, oldu mu size bir zaman makinesi! Sonra ne mi oldu? O uçan araba nereden geldi? Merak ediyorsanız elinizdeki kitabın sayfalarını açın ve bizimle zamanın turşusunu çıkarmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5bbc97a-358e-4146-a65f-d0b0ab267678.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaca Tırmanan Keçi</image:title>
            <image:caption>İnatçı keçiler, çimenleri yemek için yarış halinde. Peki en güzel çimenleri hangi keçi yiyecek? En çok süt veren mi, en yüksek sesle meleyen mi, yoksa en yükseğe zıplayan mı?

Keçi Keçeli, en güzel çimenleri hak etmek için kiraz ağacının tepesine tırmanınca ağaçta mahsur kalıyor. Onu kurtarmak içinse Küpeli&apos;nin bir planı var. 

&quot;Ağaca Tırmanan Keçi&quot; keçilerin açgözlülük yüzünden düştükleri durumları ve buldukları çözüm yollarını komik bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9889de8a-7629-48c5-82f4-011d5f00df50.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Güneş - Yeni Bir Güneş Doğuyor</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünde telaşlı bir heyecan var. Yaşlı Güneş, artık çok yorgun ve yerine geçecek güneşi bulmaya kararlı. Küçük Güneş, arkadaşı Ağlak Bulut’un desteğiyle yarışmaya katılıyor. Fakat üzüldüğünde ve sevindiğinde gözyaşlarını tutamayan Ağlak Bulut yarışma günü arkadaşının ışığını söndürmekten korkuyor. O gün dostunu yanında isteyen Küçük Güneş, yarışmayı kazanabilecek mi?
Küçük Güneş, dostluğun ve azimli olmanın önemini anlatan sıcacık ve gülümseten bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ce36e7-0605-4d9c-a5a6-dc7dcff7c6c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Arı Çocuk - Vampir Kurtçukların Planı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yarı Arı. Yarı İnsan.
Melvin Meadly... Arı çocuk.
Arıların başı dertte! Gezegenin her yanında kan emici vampir kurtçuklar kovanları istila edip bütün kolonileri yok ediyorlar. Mel çok sevdiği arılarını korumak için savaşmalı ama endişelendiği tek şey bu değil çünkü arı yetiştiricileri gizemli bir şekilde ortadan kaybolmaya başlıyor... Melvin arı yetiştiricilerini bulup arılarını kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99f67340-f669-41d1-8332-c2f21d86f13d.jpg</image:loc>
            <image:title>Akbaba Dobrilla&apos;nın İnanılmaz Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Uvac Vadisi’nde gözlerini açmış ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir kızıl akbaba Dobrilla...
Sıcak ülkelere göç ederken başından geçen ilginç olaylar...
Arkadaşlığın, dostluğun ve sevginin ne demek olduğunu yolda öğrenmeye çalışan Akbaba Dobrilla, diğer akbabalar gibi göç etmek istiyordu. Fakat bu göç yolculuğu hiç kolay olmayacaktı, başka hayvanlarla karşılaşacak, insanları tanıyacaktı. Dobrilla yolda gerçek dostluğu öğrenecek ve korkularıyla yüzleşecekti.
Akbaba Dobrilla’nın İnanılmaz Yolculuğu, güçlüklerle mücadele eden, gerçek dostluğun ne demek olduğunu öğrenen bir akbabanın gerçek hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c8c959-94f1-410e-b685-88c71c87df63.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksi Üç Ve Gürültücü Lusi</image:title>
            <image:caption>Eksi Üç yeni evcil hayvanı Lusi&apos;yi çok sever. Bu tatlı kız onun hayatına neşed katmıştır. Üstelik Lusi &apos;nin şahane kabiliyeti vardır. Lusi duyduğu her sesi taklit edebilir. Volkanın patlama sesi, fırtınanın korkunç gürültüsü ya da ilkel bir kuş olan arkeopteriksin  çığlığı... Aklınıza ne gelirse artık ! Ancak Lusi&apos;nin bu yeteneğinden evdekiler hiç hoşlanmaz ve böyle devam ederse Lusi&apos;ye artık bakamayacaklarını söylerler.
 
 Çaresiz kalan Eksi Üç, Lusiyi evcil hayvan okuluna yazdırır. Lusi, bu okulda &quot; otur&quot; , &quot;dur&quot; gibi bazı komutları öğrenir. Ama çıkardığı gürültüyle okuldaki diğer hayvanları da delirtir. Lusi&apos;den ayrılmak istemeyen Eksi Üç&apos;ün artık bu soruna bir çözüm bulması gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b0d5809-d9e0-4859-95b0-a05f6f758248.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç 2</image:title>
            <image:caption>İnsanı altüst edip kendine hayran bırakan Suç adlı kitabının kazandığı başarının ardından ünlü yazar ve ceza avukatı Ferdinand von Schirach yeni bir dizi hikâyeyle okurlarının karşısında. Üflemeli çalgılar grubuna mensup dokuz adam bir genç kızın hayatını mahvettikten sonra hiçbir bedel ödemeden serbest bırakılıyor. Bir adam çocuk istismarıyla suçlanıyor. Uyuşturucu taciri adamın hikâyesi Quantin Tarantino’nun filmlerini aratmıyor. Ceza avukatı Schirach’ın mesleğinde karşılaştığı bu yeni davaları yazar Schirach edebi hikâyelere dönüştürüyor. 
Bu hikâyeleri okurken insan, Fitzgerald ya da Capote metinleri okurken yaşadığı türden bir hazyaşıyor; her şey yerli yerinde, sadelikle elde edilen şiirsel bir dil, okurken insanın kafasında –başka bir ifade bulamıyorum– büyüleyici bir film beliriyor. 
–Benjamin von Stuckrad-Barre, Welt am Sonntag</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24d87de7-efb9-495e-b616-37eeb89906c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyahların Gözüyle Gürcistan Ve Çevresi</image:title>
            <image:caption>Nüfusu içerisinde Ruslar, Ermeniler, Türkler, Acarlar, Osetler ve Abhazlar gibi çeşitli toplulukların bulunduğu Gürcistan, tarih boyunca Arap, Selçuklu, Osmanlı ve Rusya gibi büyük güçlerin nüfuzu altında kalmıştır. Anadolu’nun Kafkasya ile bağlantı noktasında olan bu küçük ülke, birçok seyyahın da ilgisini çekmiştir. Elinizdeki kitabın hazırlamasındaki temel gaye, Gürcistan’ı ziyaret eden seyyahların yazdıklarının ışığında bu ülkenin geçmişine ve kültürüne ışık tutmaktır. Zira yabancı bir gözlemcinin farklı toplumlar hakkındaki tespitleri o toplumla ilgili bizlere önemli ipuçları vermektedir.
Bu çalışmada I. yüzyıldan XX. yüzyıla kadar Gürcistan ve çevresiyle ilgili bir dizi gözlemde bulunan, büyük çoğunluğu Batılı olan 24 seyyahın hatıraları İngilizceden dilimize çevrilmiştir. Gürcülerin inançları, Aziz George’nin Gürcüleri Hristiyan kimliğine soktuğuna dair anekdot, Gürcü kadınlara dair gözlemler, Gürcü kralları ve Gürcistan Krallığı, Moğol İmparatoru ile ilişkileri, Osmanlı hâkimiyetindeki Gürcistan coğrafyası ve Kafkas dilleri seyyahların gezi notlarında yer alan satırbaşlarından sadece bazıları. Gürcülerin yaşantılarına, kültürlerine, Rus hâkimiyeti öncesinde ve sonrasındaki durumlarına dair çok daha fazlasını bu kitapta bulabileceksiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0638d8b8-315f-422b-91f8-db10cc6b9710.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilenciler ve Kibirliler</image:title>
            <image:caption>“Hayatı yaşamadan öğretmek cehaletin işlediği en iğrenç suçtu.”
İnsan ilişkilerine ve topluma getirdiği nüktedan ve kışkırtıcı bakışla Batı kültürünün son gerçek anarşist yazarı kabul edilen Albert Cossery’nin döneminin avangard yazarlarının aksine can sıkıntısı ve muğlaklıklardan uzak romanı, adaletsiz toplumların düzenini bozan hırsızlar, züppeler, dilenciler ve yersiz yurtsuzlardan oluşuyor. 
Eski felsefe hocası ve dilenci Gohar, uyuşturucu satıcısı ve şair Yeghen, otoriter ve eşcinsel polis amiri Nur El Dine, Kahire sokaklarında bir araya geliyor. 
Peki, toplumsal norm ve heveslere karşı çıkarken iç huzuru nasıl koruyorlar? Fakirliğin ortasında, usanmaz devlet güçlerinin durduramadığı yaşam enerjisini nasıl muhafaza ediyorlar?
Karakterlerinin içinden geçtiği dinmeyen hüzne ve beyhudeliğe rağmen, Cossery her eserinde boyunduruğa karşı insanlardaki inatçı inancın gücünü göstermeye devam ediyor.
—Henry Miller
Bir efsane… Otoritenin tüm biçimlerini çürüten yakıcı bir hiciv onunkisi. Mesajı çok açık: Cennet kaybolmadı, sadece hepimiz dünyanın cennetvari sadeliğinin tadına varamayacak kadar meşgulüz.
—Guardian
Camus gibi Cossery de ahlaki soruları absürdün filtresinden geçirerek inceler; Miller gibi o da başıboşları kucaklar. Bununla birlikte onun yazınında çok güçlü bir politik görev duygusu vardır. Cossery’e göre en şiddetli isyan edimi, iştirak etmemeyi tercih etmektir.
—Los Angeles Times
Albert Cossery ... her gün karşımıza çıkması gereken bir isim. O kadar iyi ki: kusursuz bir üslupçu, boyun eğmez bir mizahçı, en önemli meselesi ise “her şeyin yanlış olduğu bir dünyada” hevesin beyhudeliği.
—David Ulin, Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b690f1-b38a-4126-8024-57a7aa95bfab.jpg</image:loc>
            <image:title>Schadenfreude</image:title>
            <image:caption>Karizmatik patronumuz kendisini gülünç duruma düşürdüğünde, rakiplerimiz tökezlediğinde, düzenbaz siyasetçilerin foyaları meydana çıktığında, herkesin hayranlığını kazanan ünlülerin zaafları ifşa olduğunda, can sıkıcı düzeyde başarılı kimseler çuvalladığında hissedilen o leziz hazzı hepimiz az çok tanırız. Almancada başkasının talihsizliğinden duyulan bu keyfe tek kelimeyle Schadenfreude deniliyor.
Tiffany Watt Smith, neşe getirdiği kadar utançla da sarmalanmış, kendi hüsranlarımızın acısını dindirmek uğruna başkalarının hüsranlarına nasıl da can simidi gibi sarıldığımızı yüzümüze vuran bu çelişkili duyguyu yapıcı ve yıkıcı yönleriyle mercek altına alıyor; gündelik yaşam, siyaset, felsefe, sanat ve kültür üzerinden yaptığı yorumlar ve kişisel itiraflarla mizah dolu bir anlatı sunuyor.
Sosyal medya çağında barındırdığı tüm riskleri ve aşırılıklarına rağmen bizi başarısızlıklarımızla barıştıran, yetersizlik duygumuza rağmen yaşama sarılmamıza yardımcı olan, yaşamın absürdlüğünü görmemizi sağlayan Schadenfreude’yla yüzleşmeye davetlisiniz – samimiyet ve neşeyle. 
“Hiç kimse kendi kusurları üzerine düşünmeyi sevmez, halbuki bizi biz yapan pek çok yönümüzü bu kusurlar ifşa eder. Başka insanların talihsizliklerinden keyiflenmek kulağa basitlik gibi gelebilir – belli belirsiz bir fesatlık emaresi, bir fiske de garez. Ama yakından bakacak olursanız hayatınızın en gizli kalmış fakat önem taşıyan yönlerini bir anlığına bu duyguda yakalayabilirsiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73900fb7-2c19-4651-bf8d-4bc811264dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Gizli Yaşamı</image:title>
            <image:caption>“Geyikler, yabandomuzları ya da kargaların, kendi içinde mükemmel olan hayatlarını yaşarken eğlenebildiklerini de kavrayan biri, kadim ormanlardaki yapraklar arasında neşeyle dolaşan o minik hortumluböceklerine de saygı duyabilir belki.” 

Kimisi evimizin sakini, kimisi sokakların, kimisiyle penceremizde karşılaşıyoruz kimisiyle yabanda, ama kesin olan şu ki  ne zaman seslerine kulak versek günümüz güzelleşiyor. Ne kadar farkında olduğumuz bir yana onları duyuyor, onları görüyor, onları etkiliyor ve onlardan etkileniyoruz. Bu kitap farklılıklarıyla bizi büyüleyen hayvanlarla duygu, düşünce ve değerler dünyamızdaki ortaklıkları gösteriyor. Bu sayede bizi hayvanlar âleminin diğer üyeleriyle ilgili varsayımlarımızı sorgulamaya ve bizimki kadar kırılgan yaşamlarına iştirak ederken bu bilgiyle hareket etmeye davet ediyor.

Doğa üzerine yazdığı kitapları onlarca dile çevrilip milyonlarca okura ulaşan Peter Wohlleben bu kitabında birbirlerine adlarıyla seslenen kuzgunlardan kendi yaptıklarına kafa yorup pişman olan sıçanlara, tavukları kandıran horozlardan sadık domuzlara, utangaç atlardan yas tutan geyiklere ve yavrularını eğiten keçilere kadar yeryüzünü paylaştığımız türlü çeşit hayvanın hikâyesine yer veriyor.

“Etkileyici ve okunaklı diliyle Peter Wohlleben’ın bu kitabı da başka bir cevher. Yazarın bilimsel keşiflerle kendi deneyimlerini harmanlamaktaki ustalığı sayesinde her bir sayfasını zevkle okudum. Siz de okuyun ve bir daha asla yeryüzünü diğer canlıların renkli ve zengin yaşamlarıyla paylaştığımız konusunda şüpheye düşmeyin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c524984a-90ed-422b-9cdd-9a41da61fcff.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikirlerinizi Satmak</image:title>
            <image:caption>Yine harika bir fikriniz var!
Ama bu fikrinizi gerçeğe dönüştürmek için gereken desteği alabilecek misiniz?
Bir iş arkadaşınızı farklı bir şey yapmaya inandırmaktan tutun da müşteriyi yeni bir konsepte destek vermesi için ikna etmeye; başkalarını etkilemek çok önemli bir yaratıcı beceridir.
 
Bu kitapta başkalarındansa sizin tercih edilmeniz için neler gerektiğini öğrenecek ve  
Ulaşmak istediğiniz hedefi tanımlamak,
Sahip olduğunuz fikrin özünü çıkarmak,
Kimi ikna etmeniz gerektiğini anlamak,
Kendinizi sunuma hazırlamak,
Satış sunumunu gerçekleştirmek,
için daha fazlasını keşfedeceksiniz:
 
Bir rekabet ortamında üstünlük kazanmak veya sadece teknik yönünüzü geliştirmek istiyorsanız, bu kitap tam size göre!
“Fikirlerinizi Satmak, konuyla ilgili gördüğüm en kapsamlı kitap. Tonlarca yararlı tavsiye ile paketlenmiş. Edinin.”
Tomer Sharon - WeWork UX Başkanı VP ve
Ürün Fikirlerini Doğrulama yazarı
 
“Bu samimi ve sohbet havasındaki kitap, fikirlerimizle kurduğumuz ilişkilerle ilgili iç görü ve tavsiyelerle doludur.”
Steve Portigal - Kullanıcılarla Röportaj Yapma
 
“Fikirlerinizi Satmak, hayatınızın tüm yönleri için profesyonel ve kurşun geçirmez bir çerçeve ve yaklaşım veriyor!”
Philip Battin - Google’da Tasarım Stratejisi Lideri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09079533-d061-4b32-bc29-5cba76f28785.jpg</image:loc>
            <image:title>Jeopolitik Düşünce Büyük Güçler ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Bir ülkenin jeopolitiğini tespit etmek ya da politik bir problemin analizini yapmak, özellikle jeopolitiğin ana alt verilerinin ne olduğunu bilmeyi; bu mümkün değilse, bu konuda doğru varsayımlar ortaya koymayı zorunlu kılmaktadır. Özetle jeopolitik, statik durumlardan çok bu durumların nedenlerini, eğilimleri ve gelişmeleri, geleceği ya da geleceğin ihtimallerini bulmaya çalışır. Geleceğin ihtimallerini ortaya çıkarabilmek ve bunlara karşı gerekli stratejiyi saptayabilmek için jeopolitiğin değişen ve değişmeyen unsurlarını incelemek gerekmektedir.
Milli Savunma Üniversitesinde görevli çok kıymetli bilim insanlarının ortaya çıkardığı bu eser ilk bölümlerinde; jeopolitik kuramları, jeopolitiğin diğer bilimlerle olan ilişkisini, kavramını ve boyutlarını ele alıyor. İlerleyen bölümlerde bölgesel olarak Amerika, Rusya, Avrupa ve İngiltere, Asya, dolayısıyla Çin’in jeopolitik durumları ve güç yansıttıkları alanlar geniş bir biçimde incelenmiş. Son olarak Türkiye’nin jeopolitiği ve çevresindeki bölgelerle olan ilişkilerine detaylı olarak yer veriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbd62d51-4fca-48e3-9c3a-1e03a2f161d6.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük 77 Casusluk Hikayesi Çözülmüştür</image:title>
            <image:caption>“Çok Gizli”, eskide kaldı!
Casusların başkenti neresi? Kâhinler niçin CIA için çalışır? Kedilerden ajan olur mu? Christopher Nehring, gizli servis teşkilatlarına ait dünya çapındaki - imkânsız olarak görülen, eğlenceli, absürt- 77 mitin peşine düştü. Okuyucuyu daima şaşırtan ve gerçeğin, mitin kendisinden daha fazla fantastik olabileceğini gösteren bu çalışma merak edilen birçok soruya cevap verirken ilgiyle takip edilebilir.
 
“Christopher Nehring, casusluk ve gizli servisler hakkındaki mitleri, uydurmaları ve yanlış bilinenleri aydınlatan ilk kişidir. Sıradan okuyucu, tarihçi hatta gizli servis uzmanları, bu çalışmadan istifade edecektir.”
Benjamin B. Fischer, uzun yılların CIA çalışanı, tarihçi
 
“Heyecan verici ve eğlenceli biçimde yazılmış sezgi dolu bir kitap.”
Bodo V. Hechelhammer, BND tarihçisi
 
“Düzenli yazılmış, ironik ve bilgilendirici.”
Dirk Brauns, casusluk kitabı Die Unscheinbaren’in yazarı
 
“Dr. Nehring, casusluğun karanlık dünyasına ışık tutuyor. İtinayla araştırılmış ve heyecanla sunulmuş.”
Leo Martin, eski gizli servisi çalışanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b4a631-acd9-4af1-b6bc-85c1cae70e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupa’sında Kölelik</image:title>
            <image:caption>“Tüm Gücüyle Sahip Olmak, Tutmak, Bedenini Ve Ruhunu Yönetmek, Kendi Zevkine Göre Onu Memnun Eden Neyse Ebediyen Onunla Baş Etmek Ve Hiç Kimse Onu İnkar Edemez.” Pierre Bonnasiè 

Orta Çağ Avrupa’sında Her Şey Gibi Kölelik De Şekil Değiştirmişti. Pierre Bonnasiè’nin Dediği Gibi, Eski  Özgür İnsanlar Katı Bir Bağlılık Rejimine Bağlanmışlardı. Eskisinden Daha Da Farklı, Yeni Ve De Temeli Köleliğe Dayanan Şekil Veren Bir Rejim Oluşmuştu.
Zaman, Bazen Zorunlu Kıldığı Değişime Tabidir. Bunu En İyi Yansıtan Örneklerden Biri İse Orta Çağ’ın İlk Dönemlerinde Avrupa Topraklarındaki Feodal Beylerin, Zamanla Klasik Avrupa Feodal Toprak Ekonomisinden Yarı Köleci Bir Sisteme Geçmesi, Yani Kölelerden Ziyade Kendilerine Bağımlı Olan Köylüleri Kendi Topraklarından Çalıştırmalarından Dolayı “Selflik” Adı Altında Yeni Bir Sınıfın Doğmasıdır.
Köleliğin Yok Olmasından Ziyade Yeni Bir İş Gücüne Yönelmek İçin Farklı Bir Yol Bulunmuştu. Bu Da Kölelikten Serfliğe Geçiş Yoluydu Ve Bu Durum, İleriki Yıllarda Avrupa’nın Sosyal Yapısının Oluşmasına Zemin Hazırlamıştı. Kölelikten Serfliğe Dönüşen Bu İlişki, Orta Çağ Avrupa Toplumunun Ve Ekonomik Yapısının Aşama Aşama Şekillenmesini Sağlayan Önemli Bir Unsurdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f647d784-4e18-4c31-827f-30b477640326.jpg</image:loc>
            <image:title>Rağmen 3: Ayrılık</image:title>
            <image:caption>Edebi bir ayrılık var mı? Şarkı dinler gibi, sona yaklaştığını anladığın bir ayrılık mevcut mu? Hazırlık yapmak, seni avutacak arkadaşlarını önceden haberdar etmek, evi yeniden düzenlemek, gidilecek konserleri birkaç hafta öncesinden planlamak, kendini bir fırtınaya ya da güneşli bir yaz gününe, ayrılığa göre değişir, hazırlamak mümkün mü? 
Anne olunca annesinden ayrılamayanların, hayatta hiç kimse için vazgeçilmez olamayanların, şerefli ikinciliklere sevinen bir takımı tutanların, psikoloğa gitmek için para biriktirenlerin, ayrılma bozukluğu hastalığından muzdarip olup kimseden ayrılamayanların, parçalanmış ailelerin nadir kahramanlarının, her sabah çalışan anneler gezegenine giderken oğlundan ayrılanların, “az daha sabredip” başını alıp gidenlerin hikâyeleri... Burada. 
Rağmen’in bu sayısının telif geliri, erkek şiddetinin hayattan kopardığı Ayşegül Aktürk’ün biricik kızına bağışlanacaktır. Emanetimizdir, yanında olacağız.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5211d3bc-7e56-43fc-a863-5b49daf5938c.jpg</image:loc>
            <image:title>Antarktikalı Pengusko</image:title>
            <image:caption>Antarktika’da dünyaya gelmek nasıl bir duygudur acaba? Buzlar diyarı Antarktika’da yaşayan kahramanımız Pengusko’nun kendisinden bunu öğrenmeye ne dersiniz? 
‘’Artık gözlerini açabilirsin’’ dediler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f49bc7-e4ed-4964-bc56-56c4f923e2ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet Adası</image:title>
            <image:caption>Gözlerini açtığında, uzakta Hayalet Adası’nı gördü. Bu ada onun sığınağıydı, cennetiydi.
Dedektif Patrik, uzun bir aradan sonra işyerine dönmüştür. Eşi Erica aileye yeni katılan ikiz bebekleriyle meşgulken, kasaba bir cinayet haberiyle çalkalanır. Erica’nın liseden sınıf arkadaşı Mats Sverin, evinde ölü bulunmuştur. Genç adamın yaşlı anne ve babası perişandır. Patrik vakayı araştırmaya başlar. Mats neden Göteborg’dan telaşla ayrılmıştı? Evinin yakınındaki çöp tenekesinde bulunan kesekâğıdında ne vardı? Olaydan önce kasabaya komşu Hayalet Adası’na küçük oğluyla yerleşen kadın kimdi? 
Polisiyenin İsveçli kraliçesi Camilla Läckberg’den bir solukta okunacak bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7998ca-8433-4c14-b0d4-965b427ae532.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Deprem</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin önde gelen yerbilimcilerinden Naci Görür, depremlerle yaşamayı öğrenmesi gereken bir topluma bir başucu kitabı sunu-yor: Türkiye’de Deprem. Siyasi yönetimlerden kamu kuruluşlarına, yurttaşlardan sivil toplum örgütlerine kadar herkesin, her kesimin bilmesi gereken konuları, yıllarını bilime, bilimi de toplumun hizmetine sunmuş bir bilim insanının kaleminden okuyacaksınız:

Türkiye’de belli başlı fay hatları hangileridir?
Beklenen İstanbul depreminin sonuçları ne olacak?
Türkiye’nin ve İstanbul’un riskli bölgeleri nereler?
Bir sonraki deprem nerede olabilir?
Yerel yönetimler ve kamu kuruluşlarının çalışmaları yeterli mi?
Kanal İstanbul’un ve kentsel dönüşümün İstanbul depremine etkisi ne olabilir?
Depremle yaşamayı öğrenmek ne demek?
 
Prof. Dr. Naci Görür, bilimin, aklın, vicdanın sorumluluğuyla, yöneticilerinden yurttaşlarına kadar bütün bir topluma yeniden soruyor: “Orada kimse var mı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a475ac8c-4385-4cda-8333-8efcf70ff1c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aris&apos;in Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Aris Dadu gezegeninde yaşıyor. Kış mevsimini ve Mia’yı çok seviyor ama onun en büyük tutkusu Dünya. Dünya’ya bir yolculuk yapıp bu ilginç gezegeni keşfetmek için sabırsızlanıyor. Ama önce aşması gereken engeller var: Babasını ve Bilgeler Meclisi’ni ikna etmeli. Üstelik bu yolculukta onu büyük tehlikeler bekliyor: Korkunç varlıklar, sinsi yaratıklar, kara delikler ve en büyük düşmanı olan ön yargılar… Evet, ön yargılar Aris’in en büyük düşmanı… Ve gitmek istediği yer, Dünya, ön yargılarla dolu bir yer. Ama yine de… &quot;...birazcık umut olması bile, umutsuz olmaktan iyidir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38ff7a89-7050-4df8-a51b-94d6d09969a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskiden Gelecek Güzeldi</image:title>
            <image:caption>Dönmemle tanıdım. Yıllardan sonra şimdi düşünüyorum da insan aşkını seçmez; sadece tanır onu. İlkin gördüğünde bu ilkin de bir ilki olduğunu hatırlar, gizlice, dehşetli bir hayranlık ve korku içinde. Çünkü o daha doğmadan önce gördüğüdür…
 
Masumiyet çağının son aşklarından... 
1978 yılında İstanbul’dan Küba’ya uzun ve büyülü bir yolculuk...
Aşkın sureti peşinde olduğunu henüz bilmeyen genç bir sosyalist…
Devrim sonrası Havana’sında, o coşkulu dönemde spiritüel bir buluşma…
 
Adnan Özer merkezinde büyük bir aşkın, kavuşamadığı sevgilinin ve duran hayatın hikâyesini anlatıyor. Çocukluğundan ilkgençliğine, hayatını sonsuza kadar değiştirecek Havana seyahatine ve otuz yıl sonrasına şiir gibi akan dokunaklı bir roman Eskiden Gelecek Güzeldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be9ec21d-d9aa-449b-970d-17d564cb640d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Meclisi</image:title>
            <image:caption>1872 yılının bir yaz günü kimsesiz iki çocuk ile peşindeki üç adam arasında amansız bir kovalamaca yaşanmaktadır. Bu çocuklar Naz ile Bahtsız’dan başkası değil. Soluk soluğa bir tepede durup mola verirken Naz bir su birikintisinde perişan halde bir uğurböceği bulur. Onu düştüğü su birikintisinden kurtarır ve ondan bir dilek diler. Yasaklı kent Uğurna’dan gizlice çıkıp buralara gelen Uğurböceği Seki, Naz’ın dileğini nasıl yerine getirecek? Naz ile Bahtsız peşindeki adamlardan kurtulabilecek mi? En önemlisi Naz ile Bahtsız hayallerine kavuşabilecekler mi?
DİLEK MECLİSİ’ni okurken imkânsız gibi görünen olayların aşılabileceğini, çaresizken dost bir elin uzandığına tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef44d7c-eeda-443a-ae25-fe256c0438d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Kaz Darti</image:title>
            <image:caption>Farklı yaşamlara sahip olsalar da birbirlerini oldukları gibi seviyorlardı.  Bu ise onların dostluklarını arttırmıştı. Dostunu hiçbir zaman yalnız bırakmayan Kahraman Kaz Darti ile Bilge Kurbağa Nik’in macerasına tanıklık edeceksiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a09dbef-ad51-4cb7-b9c2-9ae09191b927.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendisini İnsan Sanan Köpek Ludi Çov Çov</image:title>
            <image:caption>Sizin hiç büyüttüğünüz ve eğittiğiniz bir köpeğiniz oldu mu? Çevrenizde kendisini insan sanan köpek gördünüz mü?
Kahramanımız Ludi Çov Çov insanların aşırı ilgisinden sonra kendisini insan sanmaya başlıyor. Zeki ve yetenekli bir köpek olan Ludi Çov Çov’un maceralarını merak ediyorsanız, hiç beklemeden sayfaları çevirmeye başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a1d237-845f-40f0-a0a7-4b67920c79ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhametli Meşe İle Öfkeli Meşe</image:title>
            <image:caption>Çocuklar,
Sizin de birer şans yıldızınız olsaydı hangi karakteri seçmek isterdiniz?
Öfkeyi mi, merhameti mi?
Sevgiyi mi, huysuzluğu mu?
Peki, sevimli sincap Badem’in sığınmak istediği bir meşe ağacı olsaydınız Merhametli Meşe mi yoksa Öfkeli Meşe mi olmayı tercih ederdiniz?
Seçim sizin. Çünkü seçiminize göre yaşayacak olan sizlersiniz. Buna hazırsanız hikayemize başlayalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0299030c-bbb2-4e6a-a2b0-140910ac97f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca Fıkraları</image:title>
            <image:caption>Okurken eğlenmeye, eğlenirken düşünmeye var mısınız? Türk düşünürü ve mizah ustası Nasreddin Hoca’nın fıkraya dönüşen hikayeleriyle hem zamanda yolculuk yapacağız hem de bol bol güleceğiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a06125c-4d51-4be5-90e8-cafac4657e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Robot MY 84</image:title>
            <image:caption>Yapay zekasıyla kendini güncelleme yetisine sahip olan Robot MY 84, kurgusal beyne sahip olan robotların içinde en üst seviyede olma özelliğini taşıyordu. Robot MY 84, diğer robotların aksine bilgiyi güncelleyip geliştirebiliyordu. Herkesin bir robotu olduğu dünyada MY 84 insanlara süper zekasıyla yardım edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4dfa565-f753-44d2-90e2-fb6adae3ddad.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Uzaya yolculuk yapmanın hayallerini kuran Cihan Göksever, sonunda bu arzusuna kavuşur. İki astronotun kullandığı uzay mekiğiyle uzayda gizemli bir yolculuğa başlar.
‘’Yolculuğumuz, Uluslararası Uzay İstasyonu’na ulaşana kadar devam edecekti. İstasyona doğru ilerlerken bulunduğumuz tarafa güneş ışıkları vuruyordu. Yükseldikçe Dünya bir bütün olarak karşımızdaydı. Dünya’nın maviliğini rahatça görebiliyorduk. Mavinin en güzel tonuna sahipti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2754c0a6-15f9-4c0c-8b90-8b8a71af724f.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Buçuk Takımı</image:title>
            <image:caption>Birçok sorunun yanlış anlamalardan kaynaklandığını biliyor muydunuz? ÜÇ BUÇUK TAKIMI’nda da böylesine bir yanlış anlama mahalleyi birbirine katıyor ama korkulacak bir şey yok. Her şey kontrol altında. Bu mahallede mizah dolu olaylar peşi sıra yaşanıyor.
 O halde katıla katıla gülmek için sayfaları çevirmeye başlayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6293f35a-ce39-4f69-835a-786eee6e39a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil İnci</image:title>
            <image:caption>Doğa, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan beyaz balina için en değerli incilerini feda ederken, Celal Kaptan doğaya ait olanları ömrü pahasına da olsa ele geçirme peşindedir.
Beyaz Gizem’in hayatta kalabilmesi için mucizevi yeşil incilere ihtiyacı vardır. Fakat bu masum balinanın tek başına yeşil incilere ulaşması imkânsızdır. Celal Kaptan, Kamer ve Hiron’un akıl almaz ve farkında olmadıkları mücadeleleri de işte tam burada başlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/276132ac-3aea-404d-ace1-eede52e3b917.jpg</image:loc>
            <image:title>E-Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Kendi işini kurmak isteyen girişimcilere, sanal çalışanlarla nasıl iş yapılması gerektiğini adım adım anlatan bir rehber. Girişimciler genelde, başarılı olmak için her şeyi kendi başlarına yapmaları gerektiği yanılgısına düşmelerine sebep olan “Kahramanlık Sendromu”nun tuzağındadırlar. Yalnızca patron olmakla kalmazlar, bir de üstüne satış temsilcisi, insan kaynakları müdürü, metin yazarı, operasyon müdürü, online pazarlama uzmanı ve çok daha fazlası olurlar. Tek bir kişinin başa çıkabileceğinden çok daha fazlasının onları beklediği düşünüldüğünde, birçok kişinin kendi işini kurma hayalinden vazgeçmesine şaşırmamak gerekir. Ne var ki dış kaynak kullanımı uzmanı ve “e-CEO” Chris Ducker, ihtiyaç duyduğunuz yardımı, maddi gücünüzün yeteceği kaynaklarla nasıl alabileceğinizi biliyor. Küçük işyeri sahipleri, danışmanlar ve online girişimciler; işleri yönetip geliştirmek ve onlara işlerinde destek olmak söz konusu olduğunda sanal çalışanlardan oluşan bir ekip kurmanın ne kadar etkili olduğunu keşfettiklerinde, her şeyi kendi başlarına yapmak zorunda olmadıklarını görecekler. Ducker, işinizin gelişmesini odak noktasına alarak hangi pozisyonları dış kaynak kullanımıyla doldurmanız gerektiğinden tutun da sanal çalışanlarınızı nasıl bulacağınıza, onlara nasıl eğitim verebileceğinize ve onları nasıl motive edip idare edebileceğinize kadar bilmeniz gereken her şeyi tüm ayrıntısıyla ele alıyor. Sanal çalışanların da yardımıyla, hayallerinizdeki işi kurmanız için gereken araçların ve bilgilerin tamamının yanı sıra ek yöntemlerin ve online kaynakların da yer aldığı e-Özgürlük, bu konudaki en iyi kaynak kitaptır.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49fa3960-0830-42bf-8c7b-7858d6b108d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Derler ki hayat zamanın içinde küçücük bir noktaymış. “Hayat” bunu duyunca çok üzülmüş. Başını öne eğmiş. 
 “Koskoca zamanın içinde bir nokta nedir ki? Ne yapılabilir ki? Neler sığar ki içine?” demiş. Zaman, gülümsemiş. Yere parmağıyla uzunca bir çizgi ve bir nokta yapmış. 
 “Bu benim, diğeri sensin. Önemli olan kendi zamanını nasıl kullandığındır. Beni güzel kullanır ve değerlendirirsen, güzellikler katarsan, büyürsün.” 
  Elinizde bulunan bu eser, zamanın, dostluğun, dayanışmanın ve yol arkadaşlığının ne kadar kıymetli olduğunu anlatmaktadır. Evden atılan, sahipsiz kalan hayvanların yol arkadaşlığına tanıklık edip yaşadıkları maceralarına ortak olacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3ecd8f-9ca3-4acc-a1f8-b00f161501c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Adam Mustafa Kemal 1881 – 1919 Cilt I</image:title>
            <image:caption>Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adamda, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr&apos;i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.

Tek Adam, sadece Türk Devrimi&apos;ni değil, aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen ve okuyucuya aktaran bir başyapıt...

EMRE KONGAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23e0de05-2353-4c86-8723-6d8d2feb3393.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Adam 2.Cilt Mustafa Kemal 1919 – 1922</image:title>
            <image:caption>Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adamda, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr&apos;i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.

Tek Adam, sadece Türk Devrimi&apos;ni değil, aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen ve okuyucuya aktaran bir başyapıt...

EMRE KONGAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539c0e4f-c3de-4fcf-8c3e-11c67790d116.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Adam Mustafa Kemal 1922 – 1938 Cilt III</image:title>
            <image:caption>Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam,da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr&apos;i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.

Tek Adam, sadece Türk Devrimi&apos;ni değil, aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen ve okuyucuya aktaran bir başyapıt...

EMRE KONGAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d676a28-1bd7-4020-8b4a-867267a480d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Yastık Fırlatan Genç</image:title>
            <image:caption>Bugünle geleceği buluşturan sürükleyici bir kitap:

Atarlı bir gencin hikâyesi

Hayal edin... Bir gün, bir mekânda otururken kendinizin 25 sene sonraki hâliyle karşılaşıyorsunuz. Gözlerinize, kulaklarınıza inanamıyorsunuz.

“Aman Allah’ım ben ve 25 sene sonraki hâlim nasıl bir arada olabilir?” diyorsunuz.

Zaman makinesinin içindeymiş gibi şimdiyle geleceği bir sahne içinde yaşamaya başlıyorsunuz.

İnanılmaz ama 25 sene sonraki hâlinizle karşı karşıyasınız. Siz gençliğin en zirvesindeyken, güneşe yastık fırlatabilecek kadar deli dolu bir hayat yaşarken acaba 25 sene sonraki hâliniz size neler söyleyebilir?

İster güneşe yastık fırlatın, ister uçuk kaçık hayallerinizin peşinden koşun ama kendinizle karşılaştığınızda kendinizin deneyimlerine muhakkak kulak verin.

Bir solukta okuyabileceğiniz, kendinizle karşılaşmanın birçok sahnesini yaşayabileceğiniz sürükleyici bu romanı okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b100001a-f885-4b66-9599-0069441214af.jpg</image:loc>
            <image:title>Park Etme Abi Mal Gelecek! - Teğmen Nabirag’ın Dünya Raporları</image:title>
            <image:caption>Yıllardır türkiye’de yaşayan bir uzaylının gizli notları bu kitapta!

Sizce gerçekten uzaylılar var mı? Varsa bizi ziyaret ediyorlar mı? Ediyorlarsa niye hiç bize de buyurmuyorlar?

Peki, diyelim ki uzaylılar gerçekten var ve bizi ziyaret ediyorlar. Gözünüzün önüne neler geliyor?

Havalı uzay gemileri, ışın tabancaları, oradan oraya ışınlanan pelerinli adamlar falan filan...

Farkında mısınız, bunların hepsi bize filmlerin öğrettiği şeyler. Oysa gerçekte durum çok daha farklı olamaz mı? Alın size çok gizli bir bilgi: Uzaylılar gerçekten varlar ve uzun bir süredir aramızdalar, yani Türkiye&apos;deler!

Bu kitapta okuyacaklarınız, bir süredir yetkililer tarafından izlenen ve şifresi yeni çözülebilmiş birtakım gizli raporlar... Yıllardır bizimle yaşayan bir uzaylının gözünden nasıl görünüyoruz merak ediyor musunuz?

O zaman buyurun, sizi kitabın sayfalarına alalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/110465c3-968b-4419-b0b4-99a267c8eabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an-ı Kerimde İşitsel ve Görsel Zeka</image:title>
            <image:caption>İşitsel/Görsel zekâ “kelimelerle görmek” demektir. Anlamlı ses frekanslarının insan beyninde görsel resimlere, kavramlara dönüşmesidir.

İşitsel/görsel zekâ kavramı ele alındığında simgesel anlatımların, sembolizmin en yoğun işlendiği eserler binlerce yıllık kutsal metinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilimsel araştırmalara göre dünyada en çok okunan ve derin içeriğinden dolayı üzerinde en çok araştırma yapılan kutsal kitap ise Kur’an-ı Kerim’dir.

Kur’an-ı Kerim vahiylerinin iç ya da dış ses frekanslarıyla insanoğluna duyurulmuş olduğunu biliyoruz. O hâlde işitsel görsel zekâyla ilgili bazı sorularımızın cevabını Kur’an-ı Kerim’de bulabilmeliyiz. Örneğin; ses etkisiyle oluşan vahiy kelimeleri, anlamlı varlığını görsel kavramlarla beynimizde nasıl tanımlatmaktadır? İşitsel ve görsel kavramların bilincimizde oluşturduğu ortak simgeler, hangi belirgin mantığı insanoğluna işaret etmektedir? Bu mantıksal hedefin binlerce yıldır sürekli olarak insanoğlunun beyninde/bilincinde gösterdiği görsel resimler neye benzemektedir?
Dünyada ilk defa ortaya çıkarılan bu keşifle gerçek maksadı anlayabilmek ve işitsel ve görsel zekâ sonuçlarıyla “ilahi vahyi bilincimizde görmek” mümkün olacak. Kutsal kitabımızın anlattığı tüm öykülerin, olayların, anlatımların görsel kavramlarının çizimlerini güçlü mantıksal bağlarıyla örgülenmiş olarak “göreceksiniz.”
Jules Renard, Yazmak Üzerine Notla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d5d202-8f93-4879-8783-dbfe2a67c0af.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Sudoku – Orta Seviye</image:title>
            <image:caption>Sudoku oyunu günümüzün düşünme ve mantık yürütme yeteneğini geliştirmeye en fazla fayda sağlayan zekâ oyunu olarak bilinmektedir. Sudokunun oynandığı zemin 9’a 9’luk bir alandır. Kurallar çok basit... Düşünmeniz gereken 3 bölüm var; satırlar, sütunlar ve kutular. 
1’den 9’a kadar olan sayıları her sütuna, her satıra ve her kare içine tekrar etmeden girmeniz gerekiyor. Orta seviyesindeki 150 Sudoku ve mandala ile büyülü bir dünyaya adım atacaksınız...Sudoku oynayarak zekânızı geliştirmek ve düşünme sürecinizde mandala boyayarak keyifli vakit geçirmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf32827-59e2-4ff4-9a89-0378c529a6b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerin Cümbüşü Mandala Mantra Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Renklendirme, en etkili stres, depresyon ve kaygıdan uzaklaştırma faaliyetlerinden biridir.    

 Renklendirme, yaratıcılığın kullanılmasına yardımcı olur ve boş zamanlarımızın verimli kullanılmasını sağlar.

 Renklendirmenin tüm bu faydalarını göz önünde bulundurarak, her yaş grubu için hazırlanan bu kitap, Mandalanın etkili ve benzersiz sembollerini kullanır.

 Mandalaların kendi hayatınıza renk katmasına izin verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a05a2b-daf5-4962-8afb-0764a6e758cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deccal - Hıristiyanlığa Lanet</image:title>
            <image:caption>Nietzsche, ölümünden sonra yayımlanan
başyapıtında, çoğunluk karşısında azınlık bile
olamayacak bir azlığı ifade ederken, o zamana
kadar sağır kalınmış doğrulara kulak verecek
yeni bir vicdanın doğuşunu muştuluyor, tıpkı
bir peygamber gibi. O günden bugüne çok
şeyler değişti. Hıristiyanlığa lanet okuyanlar,
hele ki bu coğrafyada, hiç az değil. Keza yeni
bir vicdanın doğuşunu bekleyenler de. Ama söz
savını koruyor hâlâ:

‘’Bu kitap en azlarındır.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07f37bc-3a0b-4ca3-85a4-9d8510ca9f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>Zweig, Freud’un öğrencisi ve arkadaşıydı. İnsanın bilinçaltında sakladıklarını su yüzüne çıkarmayı ve edebiyat katına yüceltmeyi biliyordu. Amok Koşucusu, kendisinden yardım dileyen mağrur bir kadına karşı duyduğu aşırı tutkunluğun, bir doktoru her şeyini kaybetmek pahasına nasıl esir aldığını anlatan bir başyapıt. “Köylerdeki insanlar bir Amok koşucusunu hiçbir gücün tutamayacağını bilirler... O nedenle böyle biri yaklaştığında bağırarak önceden uyarırlar: Amok! Amok! Ve herkes kaçar... Ama Amok koşar, hiçbir şey duymaz, hiçbir şey görmez, koşar, önüne çıkanı devirir...”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f972ffdf-039e-4ba3-a7ce-7b01cf621c53.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Suç ve Ceza Dostoyevski’nin en bilinen, en çok okunan romanı. Özünde bir polisiye roman, katilin kim olduğundan çok cinayeti neden işlediği üzerine kurulmuş bir polisiye. İşin tuhafı, bu sorunun cevabını ne katilin kendisi, ne yazar ne de kitap üzerine yazan nice eleştirmen verebiliyor. Romanın cazibesi de zaten düşündükçe psikolojik bir işkenceye, ama aynı zamanda can alıcı sorularla okur açısından felsefi bir sorgulamaya dönüşen bu muammadan geliyor: Her şey beş parasız eski bir üniversite öğrencisinin bir tefeci kadının kafasına indirdiği baltayla başladı. Hazal Yalın’ın açıklayıcı notlarla desteklediği özenli çevirisi Dostoyevski’nin, Turgenyev’in bir zamanlar taktığı lakapla o Mahzun Yüzlü Şövalye’nin, muazzam bir belagat, nüktedanlık ve hayal gücü yüklediği karakterleriyle, çağının aydınlarına ve güncel tartışmalara nasıl yanıtlar ürettiğini de ortaya koyuyor. “Yalan, bütün diğer organizmalar karşısında biricik insani ayrıcalık. Yalan söylersen hakikate erişirsin! Ben yalan söylediğim için insanım. […] Bana bir yalan söyle, ama kendine has bir yalan söyle, seni şuracıkta öperim. Kendince yalan söylemek, başkasının hakikatini söylemekten daha bile iyidir; ilk durumda insan sınıfındansındır, ikincisinde ise kuş!￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f704bc78-5b53-47dd-904c-1daae965a146.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Jack London klasikleşmiş eseri Beyaz Diş’te, Kuzey Kutbu’nun zorlu doğasında hayatta kalmaya çalışan bir kurdun nefes kesici hikâyesini anlatıyor. Doğduğu günden itibaren kendini bir mücadelenin içinde bulan Beyaz Diş, başına gelen olaylarla adım adım insanların dünyasına giriyor. 

Yaşamak ve acı çekmemek için çeşitli kurallara uymak zorunda olduğunu öğreniyor. Beyaz Diş’in gözünden dünyaya bakarken vahşi doğanın mı yoksa insanların mı daha acımasız olduğuna karar veremeyeceksiniz. “Beyaz Diş kanunları gayet iyi biliyordu; zayıf olanı ez, güçlü olana boyun eğ.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac003d03-7eb1-4b34-845d-ee6e4a7ffc6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceza Sömürgesi</image:title>
            <image:caption>Yasanın ne olduğunu bilen yoktur. Yalnızca yasayı çiğneyen bir hükümlü ve bir de hükmün açıklanışını başlı başına infaza dönüştüren bir ceza aygıtı. Adı bilinmeyen bir adada, yaprak kımıldamayan ıssız bir vadiye kurulan bu korkunç makine son bir kez daha çalışacaktır. Kafka’nın Ekim 1914’te, Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı sırada kaleme aldığı bu uzun öykü, bütün Avrupa’yı etkisi altına alan şiddetin yanı sıra, Şeytan Adası’nda mahkûmiyetle sonuçlanan ünlü Dreyfus Davası’nın Yahudi topluluğu üzerindeki etkisini de ortaya koyuyor. “Dudakları sımsıkı kapalıydı, gözleri açıktı, sanki hâlâ yaşıyordu, bakışları sakin ve ikna olmuş gibiydi, büyük demir bir iğnenin ucu çıkmıştı alnından.”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1998827-4301-4726-ac87-a22cb5525f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyrukluyıldız Altında İzdivaç</image:title>
            <image:caption>“Hüseyin Rahmi’nin romanlarının, öykülerinin popüler boyutunun ağır bastığı tartışılmaz: Sürükleyici, olumlu anlamıyla ‘eğlendirici’, çok renkli karakterlere yaslı, delifişek olay örgüsüne sahip olmalarına karşın hiçbiri ‘hafif’ yapıtlar olarak değerlendirilemez. Güçlü kültür altyapısı vardı yazarın, Schopenhauer ya da Nietzsche gibi zorlu düşünürlere ilgi duymuştu.

Münzevi bir yaşam sürüyordu Heybeliada sırtlarındaki köşkünde; gelgelelim sonsuz bir depo oluşturmuştu topluma yönelik gözlemlerinden. Üstüne üstlük, özel bir üslûp yaratmayı bilmiş, gündelik konuşma dilinden yazısına dengeli bir köprü kurmuştu.

Hüseyin Rahmi Gürpınar edebiyatımızın en verimli yazarlarından biriydi. Kitapları, bugün de benzerlerine şehirlerimizde, sokaklarımızda rastladığımız insan portreleri ve dramlarıyla okuru sarıp sarmalamayı sürdürüyor.” Enis Batur “Cennet kisvesine bürünmüş bu yeryüzü, bir yıldızın zehirli kuyruğu ile zehirlenecek, bütün bu neşe sönecek, bu güllerin solacak, bu bülbüllerin ebediyen susacak mı?..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc53b94d-f43c-493a-9739-ef5ff152798f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kardeş Cinayeti</image:title>
            <image:caption>Bir kardeş cinayeti; fare halkının zorlu yaşamı içinde tek şarkı söyleyebilen Josefine; bir taşra doktoru; ölülere misafir olan bir adam; maskesi düşen bir sahtekâr ve daha nicelerinin hikâyeleri. Kafka’nın en etkileyici öykülerinden özel bir seçki. “Bizimkisi huzursuz bir hayat, her gün beraberinde sürprizler, kaygılar, umutlar ve korkular getiriyor, arkadaşların sürekli, gece gündüz desteği olmasa insan bütün bunlara mümkün değil dayanamazdı, yine bile çoğu zaman dayanmak oldukça güçtür; tek bir kişinin omzuna yüklenenlerin altında bazen bin omuz titrer.”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a00f5858-9a80-4940-98b7-4df3015d973a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sergüzeşt</image:title>
            <image:caption>Tanzimat döneminin ikinci kuşak yazarları arasında yer alan Samipaşazade Sezai, adını edebiyat tarihine yazan Sergüzeşt adlı eserinde; 19. yüzyılda bütün dünyada güncel bir tema haline gelen esaret konusunu işler. Yazarın amacı, esaret kurumunun insanlık dışı yönü üzerinde okuyucuyu düşündürmektir. Olaylara, güçsüz kahramanı Dilber’in gözüyle bakarken bu sayede ezenezilen, kuvvetli-zayıf zıtlığını çarpıcı şekilde dile getirir ve toplumun merhamet duygularını harekete geçirmek ister. Edebiyat tarihimizin kilometre taşlarından Sergüzeşt’in elinizdeki baskısı, yazarı hayattayken yapılan ikinci baskısı temel alınarak hazırlandı. Yazarın üslubunu koruyarak, bugünün okurlarının kolaylıkla anlayacağı şekilde sadeleştirildi. “Gece bütün sakinlik ve karanlığıyla ortalığı istila etmişti. Ne gökte bir yıldızın ne yerde bir kandilin ışığının göründüğü bu koca gecenin içinde hiçbir ses işitilmez, yalnız uzaktan uzağa havlayan köpeklerin sesleriyle ara sıra şiddetle esen soğuk, içe işleyen bir rüzgârın eski Bizans harabelerinden çıkardığı müthiş yankılar korkulu kulaklarına ulaşırdı.”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a421e7-9142-441a-a9a5-158a39d904fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaşk</image:title>
            <image:caption>İnsan, birçok şeyi başarabilir; yüzlerce yıldır aradığı o hayatı, uzayda bulabilir mesela, diğer gezegenleri hem de güneşle beraber ele geçirebilir hatta belki bir gün, kendini de aşar ve ölümsüzlüğün sırrını dahi bulabilir ama hırs da yapsa bir şeyi asla yapamaz, “yok olmayı” başaramaz. 

Merryliss Taylor

Merryliss Taylor’ın, “Saklambaşk” isimli bu dördüncü eseriyle de yine diğer kitaplarında olduğu gibi okuyucusunu şaşırtarak onların hafızalarına kazınmayı başaracağına inanıyoruz. 

Çarpıcı kurgusuyla ön yargı, iftira, entrika, itiraf, aşk, suç ve daha birçok kavramın bu eserdeki harikulade işlenişi; kitabı bitirdikten sonra da okuyucusunu etkilemeye devam edecektir. 

İlerleyen yıllarda bir “başyapıt” olarak anılacağından kuşku duymadığımız “Saklambaşk” isimli bu kitap, “gücün” hiçbir işe yaramadığı zamanların da olduğunu gösterirken olağanüstü finaliyle de oldukça şaşırtıcı bir eser. 

Bu kitap, gelmiş geçmiş en ünlü keman virtüözlerinden biri kabul edilen ve “notaların efendisi” sayılan büyük üstat, St. Daurus’lu Nicc’in; kendisine itham edilen bir suçtan ötürü, yaşadığı şehri terk ederek “ortalardan kaybolmak” üzere Büyük Warrenberg Ormanı’na kaçıp saklanışının gizem dolu, trajik öyküsüdür. 

Etkisinde kalacaksınız.

Lovely Book &amp; Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4acf79cf-ed8a-499c-a55d-b3040f927654.jpg</image:loc>
            <image:title>Gömülü Şamdan</image:title>
            <image:caption>Gömülü Şamdan, Yahudiliğin kutsal emanetleri arasında yer alan ve ait olduğu topraklardan koparılan Menora’nın, Yedi Kollu Şamdanın yolculuğunu öyküler. Tarih boyunca Kudüs’ten Babil’e giden, tekrar Kudüs’e dönen, Titus tarafından Roma’ya götürülen, Roma’dan Vandallar tarafından kaçırılarak Kartaca’ya sürüklenen bu kutsal emanet, günün birinde Konstantinopolis’te yeniden ortaya çıkar. Mucizeye inanan ve ömrü boyunca bu Anı bekleyen Benyamin Marnefeş, şamdanı ait olduğu topraklara geri döndürmek üzere Bizans’a gider.

Çünkü: Umut hep vardır. Menora’nın bu uzun yolculuğu, Stefan Zweig’ın öyküsünde Yahudilerin yüzyıllardır süregelen diaspora hayatıyla özdeşleşir. Gömülü Şamdan salt bir kutsal emanetin değil, aynı zamanda bir halkın da kader yolculuğuna ışık tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e5db11f-7641-4e95-8846-9e1983fe774c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahel Tanrı&apos;yla Hesaplaşıyor</image:title>
            <image:caption>Stefan ZweIg, savaş karşıtlığını her zaman ilke olarak savundu. Pasifist düşüncenin insanda tolerans yoksunu bir eylemsizliği değil, nitelikli bir uzlaşı ruhunu doğuracağına inandı. Almanya’da antifaşist güçlerin ittifakının HItler’in diktatörlüğünü ve dünyayı peşi sıra sürükleyeceği yeni bir savaş felaketini önleyebileceğini erken fark edenlerden biriydi. Söylediği ya da yazdığı her şeyde bir entelektüel olarak kendi imgesinin, yazar olarak da kendi rolünün izdüşümünü bulmak mümkündür. Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor’da bir araya gelen öyküler, Zweig’ın her koşulda barışı destekleyen tutumundan ve bu uğurdaki sonsuz çabasından doğmuştur. yahudiliğin ve hinduizmin kadim bilgisinden izler taşıyan bu öyküler, şiddetin her türlüsüne karşı bizi tetikte olmaya çağırır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fc9e2a5-dfd2-4f47-81e1-914f83c78799.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopya</image:title>
            <image:caption>Yazıldığı dönemden günümüze en etkileyici ve en çok okunan kitaplardan biri olmayı sürdüren Thomas More’un Ütopya’sı, insanların refah ve uyum içinde yaşadığı, özel mülkiyetin, şiddetin, dinî dayatmaların bulunmadığı bir adayı anlatırken toplumsal, ekonomik ve siyasal açıdan ideal bir topluma dair ipuçları sunuyor; dönemin yönetim anlayışını, insanı suça iten sistemi eleştiriyor.

Batı toplumlarının üzerinde yükseldiği ekonomik sisteme yönelik kapsamlı ve açık bir eleştiri getiren ve beş yüzüncü yaşını geride bırakan Ütopya her çağın insanına hitap eden bir eser.

“Ütopya’nın en çarpıcı yönlerinden biri, onun çağdaşlığıdır. Açgözlülük, vicdansızlık ve yararsızlık bugün de 1516 yılındaki kadar fazla.”
Terry Eagleton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6915039c-4458-43da-a5ee-c5e5f3f5d488.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandalar Uçabilir</image:title>
            <image:caption>Güzel olan her şey nefreti yenebilir. İnanmak her güçlüğü yenebilir.
Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir...   

Yaralar sarılır, küsler barışır, gece aydınlanır.
İnandığın doğrular aslında birer masaldır. Masallar acıtmaz gerçekler kadar, gerçek masaldan daha yalandır.
Yağmur yağar. Sonra diner.
Bazıları hiç dönmez. Bazı acılar diner. 
Bazı yaraları kim okşasa geçmez.
Er geç iyileşir hakkına girilen yürekler. Bu devran böyle sürüp gitmez.
Bir gün...
Susayan kanar susadığı ne varsa. 
Aşka doyar mesela, ya da gülümseyen insan suratlarına.
Gülmek güzeldir. Yaşamak güzeldir. Sevmek güzeldir.
Güzel olan her şey nefreti yenebilir.
İnanmak her güçlüğü yenebilir.
Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d859ba4a-b191-44a4-8de8-78be657a1681.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Ceza Hukuku - I (Genel Hükümler)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
  BİRİNCİ BÖLÜM
 Birinci Kısım
I.Ceza Hukukunun Tanımı
II.Ceza Hukukunun Kaynakları Ve Yorum
III.Türk Ceza Kanunu İle Diğer Ceza Kanunları Arasındaki İlişki
IV.Ceza Hukukuna Hakim Temel İlkeler
V.Ceza Kanunlarını Bilmeme Veya Bunların Yanlış Yorumu
 İkinci Kısım – Ceza Hukukunun Uygulama Alanı
A.Ceza Hukukunun Yer Bakımından Uygulanması
B.Suçluların Geri Verilmesi
C.Ceza Hukuku Kurallarının Zaman Bakımından Uygulanması
D.Ceza Hukukunun Kişi Bakımından Uygulanması
  İKİNCİ BÖLÜM – Suç Teorisi
I.Suç Oluşturan/Oluşturmayan Eylemler
II.Suçun Unsurları
III.Hukuka Uygunluk Nedenleri
  ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
 Kusurluluğu Etkileyen Haller
  DÖRDÜNCÜ BÖLÜM – Suçun Özel Görünüş Şekilleri
A.Teşebbüs
B.Suça İştirak
C.Suçların İçtimaı
D.Hedefte Sapma
  BEŞİNCİ BÖLÜM – Suçluların Yaptırımı 
 Birinci Kısım
I.Ceza Ve Güvenlik Tedbiri
 İkinci Kısım
Kısa Süreli Hapis Cezasının Seçenek Yaptırımlardan Birine Çevrilmesi
 Üçüncü Kısım
I.Hapis Cezasının Ertelenmesi
II.Koşullu Salıverilme
III.Adli Para Cezası
IV.Güvenlik Tedbirleri
V.Suçta Tekerrür Ve Mükerrirlere Özgü Güvenlik Tedbirleri
  ALTINCI BÖLÜM
Cezanın Belirlenmesi Ve Bireyselleştirilmesi
  YEDİNCİ BÖLÜM
-Davanın Ve Cezanın Düşmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47bcb7e5-e842-46bf-90f2-bdda7f3cf9fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Ticaret Hukuku - III (Kıymetli Evrak Hukuku)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
 BİRİNCİ BÖLÜM
1.Kıymetli Evrakın Tanımı Ve Unsurları, Adi Senetten Farkları
 İKİNCİ BÖLÜM
2.Kıymetli Evrakın Sınıflandırılması
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
3.Kıymetli Evrakta Defiler Ve Kıymetli Evrakın İptali
 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
4.Kambiyo Senetleri
 BEŞİNCİ BÖLÜM
5.Poliçe ; Şekil Şartları, Açık Poliçe, İmzaların Bağımsızlığı
 ALTINCI BÖLÜM
6.Poliçede Kabul Ve Ödeme
 YEDİNCİ BÖLÜM
7.Poliçenin Devri Ve Aval
 SEKİZİNCİ BÖLÜM
8.Poliçenin Kabul Edilmemesi Ve Ödenmemesi
 DOKUZUNCU BÖLÜM
9.Bono(Emre Yazılı Senet)
 ONUNCU BÖLÜM
10.Çek ; Poliçe Ve Bonodan Başlıca Farkları, Unsurları
 ONBİRİNCİ BÖLÜM
11.Çeke Konulması Yasak Olan Kayıtlar,Devir Ve Tedavül
 ONİKİNCİ BÖLÜM
12.Çekte İbraz Süreleri Ve Çekin Ödenmesi
 ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM
13.Çekin Ödenmemesi, Başvurma Hakkı, Karşılıksız Çek
 ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
14.Emtia Senetleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/310f97e1-0aa3-44fd-a0b6-807d8ad9fdaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Bir Gezegen Yok</image:title>
            <image:caption>Daha önce hiç çöp kovanı karıştırdın mı? İçinde neler var?
Sence çöpteki kavanozun gerçekten çöp mü, yoksa onu bir kalemliğe dönüştürebilir misin?
Atık, geri dönüşüm, kompost, iklim değişikliği, mevsimsel beslenme, ileri dönüşüm... Tüm bu kelimeler ne anlama geliyor?
 
Eğer sen de 2050 yılında okyanuslarımızda balıktan çok plastik olmasını istemiyorsan gel, bu kelimelerin anlamlarını birlikte öğrenelim. 
 
Gereksiz tüketimi reddetmeye, azaltmaya, elimizdekileri yeniden kullanmaya, geri dönüştürmeye dair yollarla biricik gezegenimizi korumak için ne yapmamız gerekiyor, elele verip keşfedelim.
 
Çünkü yaşayabileceğimiz
BAŞKA BİR GEZEGEN YOK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c397610-0ce3-497c-b6cd-7004326f9428.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Değiştiren Bilginler</image:title>
            <image:caption>İngiltere’deki bilge cisimlerin yere düşmesinin ardındaki sırrı çözerken Polonya’daki gezegenlerin rotasını tespit ediyor; İran’daki sayıların dilini sökerken İtalya’daki cisimlerin neden suya batmadığına kafa yoruyor; eski Yunan’daki tıbbın temellerini atarken Fransa’daki insanoğlunu ölümcül kuduz mikrobundan kurtarmak için ter döküyor; Avusturya’daki zihnin labirentlerinde dolaşırken Güney Amerika’daki fosillerle konuşuyordu…

“Yerçekimi kâşifi” NEWTON’dan “gezegenler hâkimi” KOPERNİK’e; “matematiğin prensi” ÖMER HAYYAM’dan “suların efendisi” ARŞİMET’e; “tıbbın babası” HİPOKRAT’tan “kuduzun belalısı” PASTEUR’e; “Rüya avcısı” FREUD’dan “Türlerin kökencisi” DARWIN’e varıncaya dek onlarca bilim insanı, yerkürenin dört bir yanında günümüz dünyasının bilimsel çatısını örmek için dinmek bilmez bir gayretle çalıştılar. Kâh atomları kâh gezegenleri, bazen mikropları bazen de sayıları konuşturdular; mikroskoplarla mikro, teleskoplarla makro âleme baktılar; damarlarımızda akan kan nehirlerine dalıp ışığın tayflarından çıktılar; fosillerde gizli büyük esrarı çözüp yeri geldi hayatları pahasına ölümcül ışınlarla dans ettiler, tarihi değiştirdiler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00c726f4-3b88-4d90-902a-2dffd3435cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Halid Bin Velid</image:title>
            <image:caption>İbrahim bin Cevri el Hamevi el Gassani, Kanonikler adına çalışırken Halid bin Velid’in canına kastedecek kadar gözünü karartan bir Hristiyan Gassani fedaisidir. 
Yolu sahabe-i kiramın önemli isimlerinden Amr bin As ile kesişince İslam’a tanışır ve o günden sonra genç ve yetenekli bir savaşçı olarak kendini adeta İslam ordularını komutanı, Peygamber Efendimizin Seyfullah unvanını verdiği Halid bin Velid’in hizmetine adar ve macera başlar. 
Artık komutanların şahı Halid nerede vazife alsa İbrahim de onun yanındadır. 
İrtidat hareketlerinin bastırılmasında en saflardan olan biteni aktarır. 
İbrahim’in tuttuğu kayıtlar eşliğinde Halid bin Velid ve ordusunun kahramanca savaştığı cepheler art arda gelir.
Sahte peygamber vakalarını başarıyla bastıran Seyfullah, Irak’ta Sasaniler’e, Suriye’de Bizans’a karşı saf tutar. 
Fetih hareketleri hız kesmeden devam eder. 
Busra’da, Havran’da, Ecnadeyn’de, Yermük’te, Şam’da İslam düşmanlarının kalbine korku salan Halid bin Velid’in kahramanlık ve cesaret dolu hayatı Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden bugüne taşınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/846e4f4d-6bd4-473d-b32a-3a1b59d68b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Karşısında Türkler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde çeşitli arşiv kaynakları, kronikler ve yerli yabancı birçok tarihçinin kitaplarından beslenerek yazdığı kitaplarla “Tarihi Sevdiren Adam” olarak meşhur olan Ahmet Refik Altınay’ın kitapları Timaş okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Sadeleştirilmiş akıcı bir üslupla hazırlanan serinin üçüncü kitabı Bizans Karşısında Türkler’de, Osmanlı Devleti&apos;nin kuruluş döneminde Bizans İmparatorluğu&apos;nun içerisinde bulunduğu durumu, Balkanları, Anadolu&apos;yu, Anadolu Türk Beyliklerini, bunların birbirleriyle ve Bizans ile ilişkilerini okuyucularına aktaran Ahmet Refik, Bizans entrikalarına karşı Osmanlı Türklerinin verdiği nefes kesici mücadeleyi gözler önüne seriyor. Osmanlı Devleti&apos;nin kuruluşundan İstanbul&apos;un fethine kadar geçen süreci Türkiye&apos;de popüler tarihin kurucu babasından okumak farklı bir deneyim olacaktır.

Bizans entrikalarına karşı; Ertuğrul Gazi’den Osman Bey’e, Orhan Bey’den Süleyman Paşa’ya, Akça Koca’dan Konur Alp’e, Murat Hüdavendigar’dan Yıldırım Beyazıt’a, II. Murat’tan Fatih Sultan Mehmet’e Söğüt’te filizlenen çınarın dallarını dünyaya uzatmak için mücadele eden pek çok Osmanlı yiğidi bu kitapta bir zafer geçidinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba122e44-532f-4e80-80e0-28ba574a771d.jpg</image:loc>
            <image:title>20. Yüzyılın Biyografisi</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en güçlü düşünürlerinden Roger Garaudy, “insan için insanca bir düzen” idealine kendini adamış gerçek bir dava adamıydı. Fikir adamlığının yanı sıra aynı zamanda gözü kara bir eylemciydi. Felsefeden sanata uzanan engin birikim ve yeteneğini bu uğurda seferber etti. İnandığı dava uğruna canını seve seve vermeye hazır bir idealist olarak yaşadı.
Roger Garaudy bu eserinde, 20. yüzyılın felsefe ve fikir hayatının geniş ve eleştirel bir panoramasını çiziyor. Bütün felsefe akımlarını, felsefecilerini ve aydınlarını enine boyuna sorguluyor.
20. yüzyıldaki felsefe akımları, insanlığa ne kazandırdı, ne kaybettirdi?
İslâm’ın günümüz kelâmcı, hukukçu, bilgin ve düşünürlerinin bu felsefe akımlarına cevabı ne olmalı?
Bütün dünya insanlığını toplu bir intihara sürükleyen şu gidişe nasıl dur denmeli?
Garaudy’nin felsefî vasiyeti niteliğindeki bu kitap, insanlığın kurtuluşu için yerkürenin bütün güçlü beyinlerini, özellikle de Müslümanları fikir üretmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bafa5c3a-521f-4fa0-b5b4-84a2fcaae29f.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal Şıkların Sayımı</image:title>
            <image:caption>Kurgusal ama bir o kadar da gerçek bir hayali İtalya… Düşünce ve ifade özgürlüğünün, yolsuzluk ve kötü inancın bir işareti haline geldiği, elitlerin ve entelektüellerin halkı kandırma aracı olarak görüldüğü bir dünya… Dayatmacı iktidar alkışçıları, sosyal medya zorbaları, toplumu kutuplaştıran bir cadı avı… Ve şimdi hedefte entelektüeller var.

Bu linç kültürünün ilk kurbanı, bir gündüz kuşağı programında Spinoza’dan alıntı yapan Profesör Giovanni Prospero oluyor. Devlet yetkilileri ve medya tarafından, entelektüel birikimiyle halkı aşağılamakla suçlanan Profesör hemen o akşam ölü bulununca çarklar dönmeye başlıyor. Akademisyenin ölümünü fırsat bilen hükümet, “diğerlerinden daha akıllı olduklarına inanmaya devam edenleri” sansürlemek için Ulusal Entelektüellerin ve Radikal Şıkların Sayımı’na başvuruyor. Bu arada, cenaze töreni için ülkesine dönen Profesör Prospero’nun kızı Olivia, karşılaştığı bu yeni düzeni kabullenemiyor, umutsuzca babasının öldürülmesine yol açan nedenleri araştırıyor.

Distopik kara mizahıyla Giacomo Papi, bizi yakın gelecekten ziyade gerçeğimizle yüzleşmeye davet ediyor.

 

“Gerçeği savunmasız bırakan distopik bir anlatı.” – Marta Lilliù

“Muhteşem bir mizah, harika bir özeleştiri.” – Luca Mastrantonio

“Cehaletiyle gurur duyan toplumun sürreel hicvi.” – Beppe Severgnini

“Papi bugünü bize kurgunun aynasından gösteriyor.” – Lara Crinò</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab43b802-6899-491b-9c34-fba9874b5b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüşüm Günü</image:title>
            <image:caption>Hayır, olamaz! Kaba ve yaramaz fareler, böceklerin yaşadığı boş bir arsayı ele geçiriyor! Bu farelerin çok sevdiği iki şey var: böcekleri rahatsız etmek ve etrafta biriken çöplerin tadını çıkarmak.
Neyse ki gönüllüler, Geri Dönüşüm Günü’nde sadece arsayı bu korkunç farelerden temizlemekle kalmayacak, aynı zamanda geri dönüşümün nasıl yapıldığını, neden önemli olduğunu ve bizim de bu konuda kendi çevremizde neler yapabileceğimizi gösterecekler!
Gezegenimizi daha temiz ve tüm canlılar için yaşanabilir hale getirmek bizim elimizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d29da06c-5686-48a9-9bc1-65017bbf0c10.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten Ve Günümüzden Klasik Müzik Yazıları-I</image:title>
            <image:caption>Yaşamını Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde sürdüren Prof. Dr. Ömer Eǧecioǧlu, müzik tarihinin tozlu yaprakları arasında unutulmuş birbirinden ilginç olayları, kişileri ve gezip gördüğü yerleri belgeler ve fotoğraflar ışığında müzikseverlerle/araştırmacılarla paylaşıyor. Bu paylaşımlar serinin II. ve III. ciltleriyle devam edecektir.

I. Kitaptan Başlıklar:
- 1958’de bir desinatör İstanbullu müzikseverleri neden heyecanlandırdı?
- Sistine Şapelinin yönetmeni Kastrat Mustafa kimdi?
- Amazon ormanının ortasına operayı kim getirdi?
- Beethoven ustası Artur Schnabel’in İstanbul’da çaldıkları unutuldu mu?
- Portresi kâğıt paraya resim olacak sopranolar kimlerdi?
- Kralın Beethoven’a gönderdiği hediye paketinden ne çıktı?
- Zamanın mekâna dönüştüğü opera İstanbul’da ilk ne zaman seslendirildi?
- Hangi opera binasının damı yürümeye çok elverişli?
- Beethoven’ın Türk dövmeleri mi vardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd488414-663a-4623-9983-40a9ae98caeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Tohumu</image:title>
            <image:caption>Kader tarlasına güzellik tohumları ekmenin tam da vaktidir...
Zira her tohumun içinde bir orman yatar. Her meyvenin çekirdeği, yapısı itibariyle ağaca dönüşme potansiyeline sahiptir.
Ne var ki her tohum ağaca dönüşmüyor, her tohumdan bir orman doğmuyor. Bunun için tohumun toprakla, havayla, suyla, sevgiyle ve ifadeyle beslenmesi gerekir.
Sözler, davranışlar, düşünceler, rüyalar, hisler ve haller de insanın kendi kader tarlasına ektiği tohumlardır. Fakat her söz, her ifade, her düşünce, her hal, her his ve her niyet gerçekleşmez. Tıpkı toprağa ekilen tohumlar gibi niyetlerin de havayla, suyla, ışıkla, sevgiyle ve ifadeyle beslenmesi gerekir.
Sıkça söylenen sözler, süreklilik gösteren ruhsal haller, kalıplaşmış düşünce biçimleri, alışkanlığa dönüşmüş tutum ve davranışlar, kader tarlasına ekilen tohumların beslenmesi, büyütülmesi, desteklenmesidir. Farkında olmadan sarf ettiğin sözlerle, istemsizce sergilediğin davranışlarla, ruh halinle ve düşünce şeklinle bir durum, bir olay ve bir deneyim var edersin.
Çünkü sen de dünyaya ekilmiş bir tohumsun. Doğduğun coğrafya, ailen, çevren, ortamın toprağındır. Dünyada nasıl bir iz bırakmak istiyorsan buna göre ne alman gerektiğine karar vermelisin.
Hatırla ki hayat aynasında birine el uzattığında, o da sana uzanan bir el olur. Bu yüzden almak isteyen verir, vermek isteyense alır. Bunu dengeleyebilen, ruhunu da bedenini de dengeler.
Kendini bilmenin yolu fazlalıkları bırakmaktan yani sadelikten geçer. Bilelim ki bırakana kana kana akacaktır yaşam. Boşluklar sevgiyle dolacak, sevginin diliyle muhabbet başlayacaktır.
Yazar ve eğitmen Ünal Güner’in kaleme aldığı GÜZELLİK TOHUMU almak için vermek gerektiği prensibi üzerine inşa edilmiş, yalın ama güçlü bir kader yaratım rehberi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ed90466-1b5c-4691-a42f-648d2f3d1ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşkesiz</image:title>
            <image:caption>“Başarı bir anda gerçekleşmez. Michael Hyatt ve Daniel Harkavy size, istediğiniz ve gerçekten hak ettiğiniz hayata ulaşmak için açık ve etkili bir ‘Hayat Planı’nı nasıl geliştirebileceğinizi gösteriyor.”
-TONY ROBBINS, NEW YORK TIMES’IN ÇOK SATAN YAZARI, ANTHONY ROBBINS ŞİRKETLERİ’NİN CEO’SU
 
“Bu kitap hayatın nasıl yaşanması gerektiğiyle ilgili yoldan çıkmış herhangi bir yetişkin için son derece kullanışlı ve inkâr edilemeyecek kadar gerekli bir rehberdir. Kendi hayatımda da bu yaklaşımdan çok faydalandığımı söyleyebilirim.”
-PATRICK LENCIONI, THE TABLE GROUP BAŞKANI; THE ADVANTAGE KİTABININ YAZARI
 
“Zihninizi açacak ve zamanı yönetmenize yardımcı olacak uyarılar ve esin kaynaklarıyla dolu, kesinlikle okunması gereken bir kitap.” 
-DAVE RAMSEY, NEW YORK TIMES’IN ÇOK SATAN YAZARI, THE TOTAL MONEY MAKEOVER
 
“Pek çok insan, hayatta bir plana sahip olmanın ne kadar önemli olduğundan söz ediyor ancak hiç kimse bunu gerçekten nasıl başarabileceğinizi söylememişti. Şimdiye kadar!”
-JOHN C. MAXWELL, NEW YORK TIMES’IN ÇOK SATAN YAZARI, THE JOHN MAXWELL KURUCUSU
 
“Hayatı uyuyarak yaşamanıza dur diyecek ve Tanrı’nın sizin için hazırladığı planı bilinçli bir şekilde izlemenizi sağlayacak zekice hazırlanmış ve son derece motive edici bir kaynak.”
-LYSA TERKEURST, NEW YORK TIMES’IN ÇOK SATAN YAZARI, PROVERBS 31 MINISTRIES BAŞKANI
 
“Zekice ve anlaşılır bir şekilde yazılmış etkili bir kitap. Basit ve işe yarar önerilerinin sadece bir bölümünü uygulamak bile, kişinin hayattaki durumunu değiştirecektir.” 
-DAVID ALLEN, NEW YORK TIMES’IN ÇOK SATAN YAZARI, GETTING THINGS DONE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a66a3b66-0324-4a01-ba30-30e5f3b0e25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Miryalı Sarp Sakin&apos;e Göre Dünya</image:title>
            <image:caption>Dünyalıların hız tutkusunu, kurallarını, alışkanlıklarını anlamak, Miryalı Ters Beşler için pek kolay değil!

Sarp Sakin,  evde, okulda, sokakta Dünyalılara karşı kahramanca direnen Miryalıların yaşadıklarını Ayşe Güren&apos;in kulağına fısıldadı. O da oturup yazdı... Serinin daha önce basılan ilk iki kitabı Gökten Yağan İkizler Aşkına ve Dinozor Kuşları&apos;nı, yeni yazdığı üçüncü kitap İnsan Kurtçukları’yla birlikte, Miryalı Sarp Sakin&apos;e Göre Dünya adlı tek kitapta topladı.

Yavaş ve sakin gezegen Mirya&apos;dan geldiklerini düşünen ama Dünya&apos;da doğup büyüyen beş arkadaşın şaşırtıcı, düşündürücü, komik ve zorlu maceraları sizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03d4f265-6d5c-475d-a21e-1c337453e225.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yeni Gelinin Anıları</image:title>
            <image:caption>Balzac’ın mektup-roman tarzında kaleme aldığı yapıt, dostlukları okul yıllarına dayanan iki yakın arkadaş Louise ve Renée’nin farklı şehirlerdeki ailelerinin yanına dönmelerinin ardından birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşur. Roman, biri sağduyusuyla hareket eden, anaç bir mizaca sahip, diğeri aşka tutkun, gözü yükseklerde iki farklı kadının hayat hikâyesine odaklanır.

Balzac’ın bu kadınların ruhlarının en derinine kadar sızıp adeta iki ayrı kimliğe bürünerek kaleme aldığı roman, Medeni Kanun’un çıkmasıyla birlikte mülkiyet ilişkilerindeki değişimin insan ilişkilerine yansımasını ele alışının yanı sıra, evliliğe toplumsal bir olgu olarak yaklaşımıyla da diğer örneklerinden ayrışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd2be0b-8028-4434-866b-c549ef5602d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Etrafıma bakındım. Nihayetsiz bir umman... Yalnız bazen batan vapurların deniz ortasında direk tepeleri meşhut olması kabilinden mağruk İstanbul’un oradan buradan minare uçları gözüküyordu.

Türk edebiyatının en çok okunan romanlarından biri olan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, 1910 yılında Halley Kuyrukluyıldızı’nın Dünya’ya çarpacağı haberiyle başlayan genel panik hali ve iki gencin bu panik ortamında birbirleriyle son derece ilginç mektuplaşmalarıyla ilerleyen, eğlenceli bir eser.
“Hüseyin Rahmi evreninin sokakları”ndaki keyifli sohbetlerle renklenen roman, bilimin hurafelere her zaman üstün geleceğinin altını çizerken dönemin kadınlarının sorunlarına da cesurca ışık tutuyor.
Edebiyatımızdaki belki de en gerçekçi kıyamet sahnelerini barındıran Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç’ı, yazarının kaleminden çıktığı haliyle, orijinal metniyle sunuyoruz.
“Okurunu usul usul gülümseten bir mizah duygusunu romanlarına yayan, yediren bir yazar. Yarattığı çoğu sevimli tiple ve hayatın içinden kopup gelen konuşturmalarıyla okuruna insanı sevdiriyor. Her ne kadar romanları aldatmalar, aldanmalar, aşk çılgınlığı, gözyaşları, intiharlarla örülmüş olsa da kişileri hayatın içinden.”
Ayfer Tunç
#edebiyatımızınmirası  #halley  #kıyamet #kadınsorunu  #sokakhayatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18bdbf70-e19a-4c29-94cf-54fbe16560ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Seyretmek İçin Bir Yer</image:title>
            <image:caption>Masaya doğru eğildiler, biri parmağıyla önümdeki küçük haritada fenerin olduğu noktaya bastırdı ve şöyle dedi: “Yalnız küçük bir sorun var, kalacağınız zaman boyunca hava şartları nedeniyle hatlarda giderilmesi uzun sürebilen arızalar oluyor. Yani elektrikten ve dolayısıyla size varlıklarından bahsettiğimiz ekipmanı kullanma şansından mahrum kalabilirsiniz. Her ne kadar yedekleriniz olsa da bir süre dünyayla bağlantınız kopabilir.” Biraz heyecanlanmışlar gibi geldi. İyice bana doğru eğildiler. Sanki ağzımdan çıkacak kelimeler kararlarını belirleyecekti.
“O zaman,” dedim, “fener nasıl yanacak?”
Dünyayı Seyretmek İçin Bir Yer, herhangi bir kalıba sığmayan bir metin. Ertuğ Uçar hem mimari bilgisi ve bir gezgin merakıyla hem de bir yazar olarak ele alıp araştırdığı deniz fenerlerini anlatırken ayrıntılı dipnotlar kadar kurmacadan da faydalanıyor. Belgesel, gezi, anı, öykü gibi çeşitli yazın türlerini harmanlayan bu sıra dışı metne Oğuz Büktel de fotoğraflarıyla eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6c2de1-17e0-4354-91c3-6209a01be082.jpg</image:loc>
            <image:title>Nostromo</image:title>
            <image:caption>“Hayalî ama gerçek bir Güney Amerika ülkesi” olan Costaguana’nın Batı eyaletine bağlı Sulaco kenti, Mr. Gould tarafından işletilen gümüş madeni ve diktatör Başkan Ribiera’nın görece liberal yönetim anlayışı sayesinde bir süreliğine istikrara ve refaha kavuşmuştur. Fakat emperyalist faaliyetlerin, ülke kaynaklarını ve kendilerini sömürdüğünü düşünen halkçı hareket, devrim planları yapmaktadır. Madenin gümüşü tehlikededir. Ülkenin kaderi ise her kesimin güvenini kazanmış, kibirli ve cesur İtalyan gemici Nostromo’nun ellerindedir.
Başyapıtı kabul edilen Nostromo’da Conrad, dünyayı olmasını dilediği şekilde değil, gördüğü gibi resmeder ve bunu yaparken bireylerin, insanlık durumunun yanı sıra, toplumsal hayatın da ayrıntılı bir panoramasını sunar. Öyle ki bu kitap birçok eleştirmen tarafından, Tolstoy ve Dostoyevski’nin epik romanlarıyla eşdeğer görülür.
Tanıtım M</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d18b9a0f-c16d-41a1-ad38-15a60aedd6e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılığın Haritası</image:title>
            <image:caption>Hayattaki sayısız tesadüften biri. Önemsiz denebilir. Bir kadın ve bir erkek. İkisi de yalnız, yazı bekleyen bir kıyı kasabasının boş pansiyonunda karşılaşıyorlar. Adam yakındaki adaları gezmiş, yazmayı planladığı ada kitabına çalışıyor. Pansiyonun bahçesinden ufukta dizili adalar görünüyor. Alt balkondaki kız kahvaltıda ismini söylüyor: Ada.
Ada ve Uraz, yaz tatili için Yunan adalarından Nisyros’a doğru yola koyulurlar. Uraz, tutkuyla bağlı olduğu adalar hakkında yazdığı kitap için araştırmasını tamamlayacak, Ada ise ilk defa bu bölgeleri görecek ve belki bu sayede Uraz’ı yakından tanıma fırsatı bulacaktır. Tanışmalarının yıldönümüne denk gelmesi ise, yolculuğa özel bir anlam katacaktır. 
Gelgelelim hiçbir şey planlandığı gibi ilerlemez ve ortaya çıkan sorunlara gözlerini kapayamayan Ada, çok geçmeden bir seçim yapmak zorunda olduğunu ve bu seçimin sadece yaz tatiline değil tüm hayatına etki edeceğini anlar.
Ayrılığın Haritası bir yolculuğun romanı. Ertuğ Uçar, genç bir kadının kendisiyle hesaplaşması üzerinden günümüz ilişkilerine ışık tutuyor. Kadın ile erkek arasındaki değişmez sanılan dinamikleri irdeleyerek, göz ardı ettiğimiz yönlerimizle, kendimizden gizlediğimiz gerçeklerle yüzleşmenin, tehlike barındırdığı ölçüde, hayati önemde bir keşif olduğunu gösteriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfbd8d39-f3f9-4819-915a-5f7e7e6405a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pasifik&apos;e Karşı Bir Bent</image:title>
            <image:caption>Adiliğinize hiçbir zaman alışamayacağım ve yaşadıkça, son nefesimi verene kadar size hep bundan söz edeceğim.
Fransız sömürgesi Çinhindi’nde, yirmi ve on altı yaşlarında iki çocuğuyla birlikte zor koşullarda hayatını sürdüren anne, güçbela edindiği toprakları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Üstelik yoksulluk yüzünden çocuklarının çekip gideceğinden korkar. Onlara bir şey bırakabilme arzusuyla toprağını ekmek için durmadan çabalar, fakat yılın belli zamanlarında yükselen deniz sularıyla emekleri heba olur ve böylece Pasifik’e karşı bir bent kurmaya girişir.
Çocukluğundan ve gençliğinden yoğun izler taşıyan, annesine övgü niteliğindeki 1950 tarihli romanı Duras’a hak ettiği ünü getirmiş, dikkatleri üzerine çekmesini sağlamıştır. Pasifik’e Karşı Bir Bent, yozlaşmanın metaforu olarak karşımıza çıkan okyanus sularına karşı girişilmiş mücadelenin yanı sıra, toplumsal eşitsizliğe, sömürgeciliğe karşı açılmış bir savaştır.
“Okuyanı içine alan ve kendini okutan bu çok yüzlü romanın gizli anlamları insanın adeta aklına dolanıyor.”
Germaine Brée</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae620e9e-f565-4bfa-80ee-14815a5a63e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Palto (Kısa Klasik)</image:title>
            <image:caption>Rus gerçekçiliğinin öncüsü Gogol, monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde kaleme aldığı öykü derlemesi Petersburg Öyküleri içinde yer alan Palto’yla edebiyata “küçük adam”ı dahil etti. Sıradan bir kalem memuru olan Akakiy Akakiyeviç’i sırtında yeni paltosuyla sokaklara salınca, karakterin hayatın gerçeğinden kaynaklanan ıstırabı feodalizmin merkezindeki bürokratik aygıtı öylesine korkuttu ki Gogol Rus insanını aşağılamakla, halkına ihanetle suçlandı.

Gogol’ün hiciv dolu yaklaşımıyla, görmezden gelinen, horlanan sessiz yığının içinden sıradan bir insanın umutsuz mücadelesini  anlattığı öykü, Dostoyevski’den Tolstoy’a, Turgenyev’den Çehov’a bütün bir Rus edebiyatını şekillendirdi.

“Yaratıcı bir okur verin bana. Palto onun için.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6237bbd-253e-4854-b764-e91f839fb20d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşaret Memuru</image:title>
            <image:caption>Victoria dönemi İngiltere’sinin en önemli romancısı kabul edilen Dickens, Oliver Twist ve David Copperfield gibi kültleşmiş karakterlerin yaratıcısı olmasının yanı sıra doğaüstü, tekinsiz güçlere, spiritüalizme duyduğu ilgiyle de tanınır.

Bu seçkiyi oluşturan üç öykü; bir demiryolu çalışanına bir hayaletin musallat olmasıyla başlayan gizemli olayları konu alan “İşaret Memuru”, jüri başkanlığı yaptığı cinayet davası boyunca sanığın suçlu olduğunu göstermeye çalışan bir hayalet tarafından sürekli rahatsız edilen bir bankacının hikâyesinin anlatıldığı “Cinayet Davası” ve beş rehberin  birbirine anlattığı hayalet hikâyelerinden oluşan “Günbatımına Karşı”, yazarın hayal gücünü ustalıkla kullandığı korku türünün en başarılı örnekleri arasında yer alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f66a9d-5693-4b97-93ba-750dd29bc317.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Kalalım</image:title>
            <image:caption>Peki ya hangisi doğru o zaman?&quot; diye sor-muştu yanmayan lamba direğinin altında sessizce Tüylü Kedi´yi dinleyen kara kedi. &quot;Işık mı tanrının dokunuşu yoksa karanlık mı? İçimizdeki ateş mi bizi ayakta tutan yoksa ölümle gelen soğuk mu? Hangisi ka-zanacak sonunda? İyi mi, kötü mü?
Tanrı mı, şeytan mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e715470-786b-4571-800f-c5efc8ea2498.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Kandık</image:title>
            <image:caption>İnsanın hayatında nadir yaşanan mut-luluklardandır bu durum. İçi aşkla, hu-zurla, sevgiyle öyle bir dolup taşar ki o an dünya dursun, zaman geçmesin ve yaşanan bu mutluluk sonsuza dek sür-sün ister. Gözü hiçbir şey görmez. Ne rüzgâr ne yağmur ne doğa ne de başka insanlar. Sadece o an önemlidir ve hiç bitmemelidir. 
   Küçük bir balık için okyanus ne ise, minik bir serçe için gökyüzü ne ise bu mutluluk için istediğim sonsuzluk öyle bir şeydi… Ama benim yaşadığım o mut-luluğun iki katili vardı durmaksızın çalı-şan.
   Biri akrep, biri yelkovan…

Hepimizin olmuştur ateşler içinde yan-dığı 
Soğuk sabahlara uyandığı
Kendini kandırıp da aşka kandığı za-manlar.

Sonu sizin hayalinizle bitecek bir başlan-gıca hoş geldiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ca5f46-5dde-4086-8fa5-427c268d02f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekran Çocukları</image:title>
            <image:caption>Dijital çağda çocuk yetiştiren ve yetiştirecek olanlar için ‘Mutlaka okunmalı!’ dediğim bir kitap. (DOĞAN CÜCELOĞLU) Dünyanın en büyük teknoloji şirketi Apple’in kurucularından Steve Jobs, 2010 yılında ilk iPad lansmanını yaptıktan sonra New York Times’dan gazeteci Nick Bilton sorar: “Çocuklarınız iPad’i seviyorlar, değil mi?” Steve Jobs der ki: “Hiç kullanmadılar, evde çocukların kullanabileceği teknolojik imkânları sınırlıyoruz.” Teknolojinin bu kadar içinde olan bir insan, neden çocuklarını teknolojiden uzak tutuyordu? Günümüzde çocuklar cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi dijital teknolojilerle adeta doğar doğmaz haşır neşir olmaya başlıyorlar. Bu kitapta, dijital çağda iki çocuk yetiştiren bir anne olarak yazar, kendi tecrübelerini bilimsel araştırmalarla harmanlıyor. Dijital ekranların etkilerini, her yönden -fiziksel, zihinsel, psikolojik ve sosyal- irdeliyor ve çözümler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6026c8b0-54da-4168-a671-85c0f05888b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Lucid</image:title>
            <image:caption>“Rüyaların ardındaki dünya.” 
 
Lori, her rüyasında karşısına çıkan kapıyla ilgili soru işaretleri ve korkularla yüklü liseli bir genç kızdır. Bir gün okul danışmanından aldığı tavsiyeyle araladığı bu kapı onu tuhaf maceralara davet eder. Ve bu kapıdan geçtikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 
Gerçeklik ve rüyanın birbirine karıştığı, rüya âleminin iyileri ve kötüleriyle mücadeleyi anlatan bu sürükleyici fantastik romanda Lori’nin geçmişiyle bugünü bir araya gelecek. 
Uluslararası çoksatan Yürüyen Ölüler’in yazarı Jay Bonansinga, bizi Lucid romanıyla rüyaların hiç bilmediğimiz evrenine çağırıyor. 
“ İnsan aklı köpekbalığına benzer. Sürekli beslenmesi gerekir. Kendiliğinden beslenir. Uyuduğunda bir boşluk olur ancak beyin o boşluğu doldurur. Neyle doldurur? Korku. Korku dünyanın dönmesini sağlar benim zavallı, yanlış fikre sahip arkadaşlarım. Korku, yakıttır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c849b27-02b6-4fc4-b347-2800608e2dda.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilometresiz</image:title>
            <image:caption>1985 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluğu toprak yollar, ağaçlar, bahçeler ile doğanın içinde geçerken, bir elinde de hep kitaplar vardı. Okumayı çok severdi. Okumak onun özgür olduğu yerdi. Yıllar sonra hobi olarak başladığı koşu ile gelen rüzgârın yüzüne değmesi ile bu özgürlüğü bedeninde hissettiğini keşfetti.  
“Okudukça fikirlerim özgürleşiyordu, koştukça bedenim özgürleşiyordu,” diyen yazar koşuyu bir tutku haline getirmiş olup, Türkiye’nin çoğu zaman el değmemiş topraklarında, doğa ile iç içe geçmiş, uzun, zorlu; fiziki güç ve bir o kadar da mental dayanıklılık gerektiren trail ve ultra maraton koşularına katıldı. 
Katıldığı 80’in üzerindeki yarışlarda edindiği deneyimler sayesinde gelecek nesillere rehber niteliğinde olacak koşu bilgilerinin yanı sıra koşarken hayal ettiği, kimi zaman da dinlediği gerçek hikâyeleri de bu kitapta topladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89b76134-9796-4aab-8c07-a857099610a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Dünyasi – Bir Dünya Bilgi</image:title>
            <image:caption>Her gün önünden geçtiğiniz ağacın türü ne? 
Üzerine basıp geçtiğiniz çimler dünyamıza nasıl katkı sağlıyor? Çiçekler neden bu kadar güzel kokar? Bitkiler nefes alır mı? Tıpkı insanlar gibi, yaşayan, terleyen, üşüyen bu canlıları ne kadar tanıyoruz?

Bitkiler, dünya ekosisteminin en önemli parçası. 
Dünyamızı biçimlendiren bu canlılar, birçok alanda insanlığa yarar sağlıyor. Saymakla bitmeyen bu yararları ve bitkilerin dünyasında neler olup bittiğini öğrenmek ister misiniz? 
Bitkilerin Dünyası size yemyeşil bir dünyanın kapılarını aralıyor. 
Haydi, oradan girin ve bu yararlı dostlarla tanışın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666536db-bfd9-4bd2-9a5c-03491237dea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Diyari – Bir Dünya Bilgi</image:title>
            <image:caption>Dinozorlar gerçekten yaşadılar mı? Eğer öyleyse bu nasıl keşfedildi? En korkutucu dinozor hangisiydi? Peki, su altı dünyasında neler oluyor? Tüm bu sorulara cevap bulmak ister misiniz? O zaman durmayın, sayfaları çevirin!

Henüz insanların var olmadığı çağlarda yeryüzünde hüküm süren dinozorlarla tanışıyoruz! Çağlar öncesinden kalan fosiller bize neler söylüyor? Her sayfada bu sorunun cevabını bulmaya biraz daha yaklaşacaksınız. En yırtıcısından en uysalına, en tembelinden en hızlısına kadar dinozorlar dünyasına dair</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b781a8-7483-4ca6-8678-8bd5d97a8ebf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina &amp; Büyükler İçin Boyama</image:title>
            <image:caption>Renkli bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? 
 
İçsel aydınlanmanın simgesi olan mandalalar, maharetli ellerinizde hayat buluyor. Şimdi boya kalemlerinizi elinize alın ve dilediğiniz sayfadan başlayarak hayallerinizi renk renk inşa edin. Her sayfada kendiniz olmaya biraz daha yaklaşacak, 
biraz daha huzur bulacaksınız. “Karantina” size yeni bir dünyanın kapılarını açacak! 
 
Huzur veren ve beynin motor becerilerini geliştiren boyama sanatı herkes için 
keyifli bir hobidir. Yetişkinler İçin Boyama Serisi ile duygularınız boyalarla 
kâğıda yansıyacak ve içinizdeki sanatçı kişiliği keşfe çıkacaksınız. 
Yapacağınız yaratıcı tasarımlar ile sadece içinizdeki sanatçıya değil, 
içsel huzura da ulaşacaksınız. Vaktinizi keyifli hâle getirecek 
bir aktivite mi arıyorsunuz, tereddüt etmeden masanızda boyama kitaplarına 
yer açın ve hayal gücünüzü serbest bırakın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39804639-6325-495b-8fee-314091c9235e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayın Sırları – Bir Dünya Bilgi</image:title>
            <image:caption>Yuvamız dünya ve onu kapsayan evren hakkında ne biliyoruz? Bütün gezegenleri kapsayan bu müthiş sistem nasıl var oldu? Uzayda her gün neler olup bitiyor? En soğuk ve en sıcak gezegenler hangileri? 
Kara delik nedir?

Bazı günler hiç düşünmeden yaşıyor olsak da aslında her birimiz bu devasa sistemin bir parçasıyız. Yaşamaya devam etmemiz için gereksinim duyduğumuz ne varsa, her gün yeniden ve yeniden bize sunuluyor. Dünyamız da bu koca evrenin bir parçası. 
Onlar olmadan, var olmamız mümkün olamazdı. Hadi şimdi düş gücünün ötesine taşan yeni dünyaları keşfe çıkalım: Evimizi tanıyalım! Uzayın Sırları ile bütün gizemleri çözmeye hazırsanız, başlıyoruz! Uzayın derinliklerindeki karanlıklar aydınlanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94c1e26e-b8aa-470b-b985-d4c2461c32b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İcatlar Mucitler – Bir Dünya Bilgi</image:title>
            <image:caption>Bundan yıllar yıllar önce dünya neye benziyordu? 
İnsanlar uzak coğrafyaları nasıl keşfetti? Avrupalılar gitmeden önce Avustralya’da kimler yaşıyordu? İnternet nasıl bulundu? Telefonu kim icat etti? Yaşadığımız dünyayı ne kadar tanıyoruz?
Yüzyıllar, hatta on yıllar önce yaşadığımız dünya şimdikinden oldukça farklı görünüyordu. O zaman henüz keşfedilmemiş binlerce gereç ve coğrafi bölge vardı. Kâşifler ve mucitler yaşadığımız dünyayı şekillendiren öncüler oldular. Bugün sahip olduğumuz birçok şey, uzun yıllar süren süreçlerin sonunda günümüzdeki hâlini aldı. İcatlar Mucitler ile aklınıza takılan yüzlerce soruya cevap bulacaksınız! Bu kitabın sayfalarını çevirdikçe, keşifleri ve kâşifleri, icatları ve mucitleri çok daha yakından tanıyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4825d87d-a519-44ab-8077-4316af0f14e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunmanın Gücü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Dokunmanın insan ilişkilerinde, özellikle de yakınlık ve güven
bağı kurmada, eşsiz bir önemi vardır. Besler, sağaltır, taze
bir yaşama cesareti aşılar. Hem tüy gibi hafif hem de son
derece etkili bir deneyimdir. Belki düşünmed en bile önce,
insanı insan yapan temel şeydir. Dokunma, doyurucu bir
hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Eksikliği, acı verici
bir mahrumiyete dönüşebilir. Öte yandan zorla dokunmanın
düşüncesi bile ürkütücüdür, şiddet içerir ve dokunulan kişiye
hasar verir. O halde kimin, kime, ne zaman dokunuşu meşru
ve uygundur? Nerede sınır koymak lazımdır? Âşıklar için
dokunma ne anlama gelir? Birinin ruhuna dokunmak ne
demektir? Bebek ve çocuk gelişiminde dokunmanın nasıl bir
yeri vardır? Kucaklaşmak kişinin bağışıklık sistemini nasıl
kuvvetlendirir? Bir başkasına zihinsel olarak dokunmanın
yolları nelerdir? Nefes almak, bir bakıma dünyaya dokunmak
mıdır? Korkulu ya da telaşlıyken neden farkında olmadan
yüzümüze dokunuruz? Dokunmanın hormonlarla bağlantısı
nedir? Neye “dokunaklı” deriz? Sanat, başkalarına
dokunmanın bir biçimi midir? Sevilen felsefeci Wilhelm
Schmid Dokunmanın Gücü Üzerine’de, insan türü için hem
biyolojik hem sosyal açıdan hayati bir kavramı ele alıyor. Yazar
analogdan dijitale doğru evrilen hayatımızda, dokunmanın gücü
üzerine bir kez daha etraflıca düşünmeyi öneriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eda6eb58-13cf-4958-a03a-0eb6e4b2f099.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Alemi - Bir Dünya Bilgi</image:title>
            <image:caption>Dünyamızı paylaştığımız hayvanları ne kadar iyi tanıyoruz? Şu uçan hangi kuş? Fillerin hortumları ne işe yarar? Dünyanın en büyük hayvanı hangisi? Ya en hızlı hayvan… Bütün gizemleriyle hayvanların dünyasına yolculuk yapmaya hazır mısınız?

En esrarengizinden en alaycısına, en gürültücüsünden en yırtıcısına, en cesurundan en tembeline kadar tüm hayvanları çok daha yakından tanıyacaksınız! Hayvanlar Âlemi sizler için hazırlanmış mükemmel bir kaynak kitap. Elinizdeki bu kitapla, hayvanlar hakkında bilmediklerinizi öğrenecek ve merak ettiğiniz tüm soruların cevabını bulacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ccad75-dc59-4551-9684-84ddaf515d36.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Sudoku – Kolay Seviye</image:title>
            <image:caption>Sudoku oyunu günümüzün düşünme ve mantık yürütme yeteneğini geliştirmeye en fazla fayda sağlayan zekâ oyunu olarak bilinmektedir. Sudokunun oynandığı zemin 9’a 9’luk bir alandır. Kurallar çok basit... Düşünmeniz gereken 3 bölüm var; satırlar, sütunlar ve kutular. 1’den 9’a kadar olan sayıları her sütuna, her satıra ve her kare içine tekrar etmeden girmeniz gerekiyor. Başlangıç seviyesindeki 150 Sudoku ve mandala ile büyülü bir dünyaya adım atacaksınız... Sudoku oynayarak zekânızı geliştirmek ve düşünme sürecinizde mandala boyayarak keyifli vakit geçirmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/813d5d58-03f3-4f15-be14-dc232710ab93.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Yeniden Başlat</image:title>
            <image:caption>– Bir kuyumcunun vitrininde, bakan herkesin dikkatini çeken harika bir mücevher gibi göz kamaştırmak varken sokakta oynayan çocukların elindeki çamura bulanmış bir misket gibi olmak niye?
– Ben mi harika bir mücevher gibi göz kamaştıracağım? Ben kim, mücevher olmak kim? Benim içim küflenmiş, çürümüş; sen kalkmış bana, mücevher olmaktan bahsediyorsun.
– Dışarıdan bakınca uzun zamandır kilitli kaldığı için üzeri tozlanmış bir sandık gibi görünüyorsun. Ancak içinde neler olduğunun farkında bile değilsin.

Sana düşen, sandığın üzerindeki yıllanmış tozları temizlemek ve onun içinde seni bekleyen muhteşem hazineye ulaşmak. Şimdi sana desem ki elimde o kilidi açacak bir altın anahtar var ve bu kitabı, sandığın kilidini açacak o altın anahtarı sana vermek için yazdım.
Hayal ettiğin güzellikleri yaşama yolculuğunda yol arkadaşı olalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b77ff496-7485-4d55-89f0-3b22e55132df.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Sudoku – Zor Seviye</image:title>
            <image:caption>Sudoku oyunu günümüzün düşünme ve mantık yürütme yeteneğini geliştirmeye en fazla fayda sağlayan zekâ oyunu olarak bilinmektedir. 
Sudokunun oynandığı zemin 9’a 9’luk bir alandır. Kurallar çok basit... Düşünmeniz gereken 3 bölüm var; satırlar, sütunlar ve kutular. 
1’den 9’a kadar olan sayıları her sütuna, her satıra ve her kare içine tekrar etmeden girmeniz gerekiyor. Zor seviyesindeki 150 Sudoku ve mandala ile büyülü bir dünyaya adım atacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d73b451-cb18-4028-b053-d313fb4049e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Değişir Ki?</image:title>
            <image:caption>İnsanlar oy kullanıp kullanmamaya, protestolara katılıp katılmamaya nasıl karar verir? Seçmenleri sandıktan caydırmaya yönelik uygulamalar neden bazen geri teper? Göstericilere karşı sert polis müdahalesi nasıl oluyor da küçük protestoları ulusal hareketlere dönüştürebiliyor? Politikacılar ve aktivistler insanları harekete geçirmek için duyguları nasıl kullanıyor? Ne Değişir ki?’nin yazarları, bireylerin siyasette kolektif eylemlere katılımı üzerine yeni bir kuram ortaya koyuyor ve kuramın öngörülerini seçimler ve protestolara katılım bağlamında irdeliyor.

Aytaç ve Stokes, kişiler için siyasete katılımın maliyetleri olduğu gibi bazı durumlarda katılmamanın da maliyetleri olabileceği düşüncesini geliştiriyor. Katılmamanın psikolojik olarak rahatsızlık verici ve dolayısıyla maliyetli olabileceği fikri, seçimlere ve protestolara katılımla ilgili mevcut kuramların açıklayamadığı birçok duruma ışık tutmaktadır. Aytaç ve Stokes bu kitapla başta Türkiye, Brezilya, Ukrayna ve ABD olmak üzere birçok ülkeden anket verileri, mülakatlar ve deneysel yöntemlerden yararlanarak kapsamlı bir siyasete katılım kuramı sunuyor.

S. Erdem Aytaç, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi.

Susan Stokes, Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde öğretim üyesi ve Chicago Center on Democracy direktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f51d9b-5faf-4338-ae5d-2be0b7737f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatını Değiştirmelisin</image:title>
            <image:caption>1902’de Rainer Maria Rilke, ünlü heykeltıraş Auguste Rodin’le ilgili kısa bir kitap yazmak için Paris’e gitti. O zamanlar Rodin altmışlarında, saygı duyulan, tanınmış bir sanatçıydı, Rilke’yse yirmilerinde, tanınmamış bir şair. 
Rilke de, Rodin de başarılı birer sanatçı olarak kurumlara, geleneklere, hatta bazen tarihe karşı çıkmak zorundaydı. En büyük yürek acılarını atlatmak için yaratma arzularını kullanmayı öğrenmeleri gerekiyordu. Hayat ve sanat dengesini kurmalıydılar. Tam da bu yüzden Rilke, Rodin’e şu soruyu sormuştu: “Nasıl yaşamalıyım?”
Bu kitap, Paris sokaklarında ustalığa giden yolu bulan iki sanatçının portresi. Aynı zamanda yaratıcılığın ve sanatçının konumunun hiç olmadığı kadar sorgulandığı bir çağın anlatısı. Ve en önemlisi de bir sanatçının ne pahasına olursa olsun eserini ortaya koyması gerektiğinin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e3bcea0-bec4-41ff-baf5-ad6e609d3a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesafenin Şiddeti</image:title>
            <image:caption>Yalçın Tosun beş yıl sonra yeni öykü kitabıyla;
Mesafenin Şiddeti

“Yine yanaklarım alevlendi. Sevişme lafı en çok bizim gibilere dokunur zaten. Derininde bir yere bir kor üflenmişçesine titreyiverir insan. Durdum bir an, sonra denize çevirdim başımı, ne olursa olsun halden anlayan denize.”
Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler, Peruk Gibi Hüzünlü, Dokunma Dersleri, Bir Nedene Sunuldum ile günümüz öykücülüğünün sevilen yazarları arasına giren Yalçın Tosun, beş yıl aradan sonra, beşinci öykü kitabı Mesafenin Şiddeti ile etkisini gösteriyor.
Çocukluğu, evliliği, aileyi, anneyi ve babayı, hep o kırılgan bakışla, hep bir ergen uyanışıyla ince ince işleyen, doyurucu öykülerden oluşuyor Mesafenin Şiddeti. Yalçın Tosun, mahremin çeperinde özgürce devinen duyuşları, düşünüşleri, düşleri, beklentileri anlatıyor. Gönlün kırıldığı yeri, zihnin sarsıldığı noktayı, —hangi mesafeden olursa olsun— şiddetin göründüğü aralıkları yakalarken anlatıcılığını giderek uçlara taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9d41f86-9c8a-4609-b1f8-516e27af8d03.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Çağda Sivas Ve Çevresi</image:title>
            <image:caption>Yukarı Kızılırmak Havzası’nda yer alan Sivas, Anadolu’nun köklü geçmişe sahip olan
illerinden biridir. Sahip olduğu coğrafi avantajlar sayesinde her dönemde hareketli bir şehir
olan Sivas’ın Prehistorik Dönem’e kadar eskiye dayanan geçmişinin izleri, günümüzde sayısız
kültür varlığı ile belgelenmektedir. Şehri Eskiçağ tarihinde önemli kılan ayrıcalıklarından biri
hem Koloni hem de Hitit Dönemi’ne ait çivi yazılı kaynaklar barındırmasıdır. Koloni ve Hitit
dönemlerinde iskân gören Kayalıpınar (Šamuha) ve bir Hitit kenti olan Kuşaklı (Šarišša)’da
dönemleri hakkında önemli bilgiler içeren çivi yazılı arşivler ele geçirilmiştir. Ayrıca Šarišša
şehrinin adı Mısır-Hitit devletleri arasında gerçekleşen Kadeş Savaşı’ndan yaklaşık 16 yıl
sonra imzalanan barış antlaşmasında da geçmektedir. Šarišša Şehri’nin Fırtına Tanrısı’nın
adının antlaşmadaki dokuz tanrının arasında yer alması, Hititlerin bu kente ve tanrısına ayrı
bir önem yüklediğini göstermektedir. 1940’lı yılların başlarından itibaren gerçekleştirilen
yüzey araştırması ve arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda, şehirde tarih öncesi dönemin yanı
sıra Koloni, Hitit, Helenistik ve Roma dönemlerine ait izlere de rastlanılmaktadır. Koloni
Çağı’nda ticaret, Hititler zamanında askeri seferler ve dini merkezler ile gündemde olan kent,
Roma Dönemi’nde Sebasteia’nın Kırk Şehidi olarak bilinen Hristiyan azizleri ile
anılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/003af1b5-99d3-4757-964a-e44121ce1200.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Lekesi</image:title>
            <image:caption>Clinton’ın oval ofis skandalının ardından çalkalanan Amerika, kendi değerlerinin dahi sorgulandığı büyük bir çatışma atmosferinin etkisinde kalır. Küçük bir Amerikan üniversitesinde dekanlık görevini de yürüten Profesör Coleman, hiçbir ikinci anlam yüklemeden kullandığı bir kelime yüzünden töhmet altında kalır. Üzerine kara çalınmış biri olmanın yarattığı hayret, dizginlenemez bir öfkeye dönüşür. Çözülen Coleman, ardından şaşkınlık uyandıran sırlar bırakacağı yeni bir yaşamın kapısından girer. 
Philip Roth’un birbirinden bağımsız romanlardan oluşan Amerika Üçlemesi, Pastoral Amerika ve Bir Komünistle Evlendim’in ardından gelen İnsan Lekesi ile tamamlanıyor. 20. yüzyılın ikinci dönemindeki Amerikan yaşamından farklı kesitler sunan Roth, bugünün dünyasını daha iyi kavramayı arzu edenlere bir yardım eli uzatıyor.
Kelimenin tam anlamı eski güzel günlerini arıyor.
Roth’un aceleyle yazılmış hissi veren cümleleriyle, zekâ ve tutkuyla örülü romanı haksızlık eder derecede parlak bir roman. -The Guardian
Öfkeyle patlayan, fikirlerin uğuldadığı, göz kamaştırıcı dokunuşlarla dolu sıra dışı bir kitap. -Sunday Telegraph 
Amerika Üçlemesi’nin en dengeli ve insancıl kitabı. Yazarın ele aldığı patlayıcı tema geniş kitlelerce tartışılacak. -Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f76165ee-7632-4484-acdd-ef11a3cf9a09.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Hamlede Zafer</image:title>
            <image:caption>William Faulkner’ın polisiye öykülerini bir araya getiren İki Hamlede Zafer’in merkezinde Savcı Gavin Stevens var: Hem doğup büyüdüğü bölgeyi ve oranın insanını çok iyi tanıyan bir “Güneyli”, hem de Harvard’da ve Heidelberg’de okumuş, eski Yunancadan çeviriler yapan bir entelektüel. Stevens, Faulkner’ın destansı coğrafyası Yoknapatawpha’da işlenen cinayetleri çözerken bu iki dünyayı iyi tanımasından destek alacaktır. Vakaları bir dedikodu havası içinde takip eden bölge halkı ve Stevens’ın yanından ayrılmayan, olayları onun bilinci aracılığıyla izlediğimiz yeniyetmelik çağındaki yeğeni Charles bu öykülerde okura eşlik eder. 

Daha önce yayımlanan ilk beş öykünün yanına, Türkçesi ilk kez bu kitapta yer alan ve bir romanın uzunluğuna ve derinliğine sahip son uzun öykünün eklenmesiyle, Faulkner’ın polisiye dünyası Türkçede tamamlanmış oluyor.

Klasik polisiyenin sınırlarını zorlayan bu öykülerde, cinayetleri aydınlatan keskin bir zekânın yanı sıra, bir coğrafyanın ve insanlarının yerelden evrensele uzanan portreleri de var.

Altı ustaca polisiye öykü, bu sayfalarda can bulmuş insanların öfkesinden de bir şeyler taşıyan bir dille sunuluyor: Hem şiddetli hem denetim altına alınmış, hem gemlenmiş hem de hücum eden bir dille. -The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f49bb4f8-a24a-444f-a349-fa8c18d26ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Cumhuriyetçilik</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet ya da cumhuriyetçilik üzerine Türkiye’de yayınlanmış olan ender yapıtlardan birisidir.Demekrasi kavramı üzerine yüzlerce bilimsel çalışma yapılmasına rağmen cumhuriyet ve cumhuriyetçilik konuları bilinçli olarak görmezden gelinmekte ve bu yüzden bu alanda fazla yayın yapılmamaktadır.Daha önceki yıllarda “Atatürk ve Cumhuriyet” ve “Türkiye Cumhuriyeti Ulus Devleti” isimli kitapları ile bu alana girmiş olan Prof Dr.ANIL ÇEÇEN cumhuriyetçilik alanındaki üçüncü kitabını Türk kamuoyunun tartışmasına sunmaktadır.Küresel emperyalizm,demokrasi tartışmaları üzerinden cumhuriyet rejimlerini ya da devletlerini tasfiye etmeye kararlı olduğu için devlet yapılanmasını ifade eden cumhuriyet kavramına kasıtlı olarak uzuk durulmakta ve demokrasi kavramı üzerinden toplumsal yapılarla oynayarak,cumhuriyet devletleri nin ortadan kalkmasına çalışılmaktadır.Günümüzde bütün dünya ülkeleri ve devletleri böylesine saldırı ve işgal planları ile karşı karşıyadır.İşte bu aşamada “Türkiye’de Cumhuriyetçilik”ismini taşıyan bu kitap,siyasal gerçekleri ortaya koymak ve bu doğrultuda Türk kamuoyunu bilinçlendirerek emperyalist planlara karşı ikinci bir ulusal kurtuluş mücadelesini gündeme getirmek üzere yayınlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0280034-f439-45d3-8ab9-3eb825447c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Ateşi</image:title>
            <image:caption>Buzların arasında küçük huzur dolu bir ülke ve canlı bir buzulla iç içe yaşayan barışçı bir halk. Sabira bir buzdilimiyle bağlanma onurunu kazandığında buzulun zirvesine doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar, ama bir çığ felaketiyle eve dönüş yolu kapandığında kendini bir ölüm kalım savaşının içinde bulur. Buzdağının derinliklerinde sakladığı karanlık sırlarla yüzleşip buz ateşinin gücünü̈ kullanarak sağ salim evine dönebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536c8eb1-9076-4a99-8c27-5d4fa2b49150.jpg</image:loc>
            <image:title>Dile ki Uzun Sürsün Yolun</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılık, farkındalık ve özünü arayış... Bu kitap uçsuz bir yolculuğun günlüğü... 

Anadolu’nun farklı yöre ve kültürlerini keşfederken, paralel süreçte iç dünyamızın henüz tanış olmadığımız patikalarında dolaşmanın, görme ve bakma alışkanlıklarımızı değiştirirken ben’in ezberini bozmanın, farkındalık ve yaratıcılığı gelişim süreçlerimize pupa yelken dolduruşun, terapi odasından yaratıcılığa ve doğaya açılışın seyir defteri...

 “Bir psikoloğun şahsi ve mesleki yolculuğu olduğu kadar mesleğinin-sanatının, yani psikolojinin ve psikoterapinin de yolculuğu... Leyla Navaro ve yol arkadaşları birkaç on yıl öncesinden başka türlü bir psikoterapi, eko-terapi ve sanat terapisi gibi doğaya da açılan ve oradan da beslenen bir kişisel gelişim yöntemi arayışına başlamışlar bile.” Dr. Zehra Cunillera</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6306ef7f-cc17-41b3-8e8b-991777182da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırtasiye Dükkanı</image:title>
            <image:caption>1953’ün İran’ında başlayan ve 2013’ün ABD’sine kadar uzanan bir aşk hikâyesi... 
 
Roya Kayhani ve Bahman Aslan, 1953 yılında Tahran’daki bir kırtasiye dükkanında karşılaşırlar; ikisi de 17 yaşındadır. Roya edebiyata düşkün bir genç kızdır ve Bay Fahri’nin  kitaplar, kağıtlar, dolma kalemler ve renkli mürekkep şişeleriyle dolu kırtasiye dükkanı onun huzur bulduğu bir vahadır. Bahman, Mevlâna’nın şiirlerine düşkün ve demokratik bir İran arzuzsuyla tutuşan çoşkulu bir delikanlıdır. 
 
Her salı günü kırtasiye dükkanında buluşan ikili arasında kısa sürede bir aşk filizlenir. Ancak o yıl Şah yanlısı güçlerin gerçekleştirdiği darbe, hem İran’ın demokratik ve bağımsız bir ülke olma yolunda ilerleyişine son verecek hem de Roya ve Bahman’ın yollarının beklenmedik bir şekilde ayrılmasına neden olacaktır. 
 
Aradan 60 yıl geçtikten sonra, Roya ülkesinden uzak Amerika’da kurduğu hayatını sürdürürken, kader onları bir kez daha karşı karşıya getirecektir. Roya yarım yüzyıldan uzun bir süredir aradığı cevapları bulma fırsatını nihayet yakalamıştır: Bahman o darbe günü niye ortadan kaybolmuştu?  Roya’yı niye terk etmişti? Roya’yı nasıl unutabilmişti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99960380-54ba-4b57-bfda-9e868960c399.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kavanoz Mutluluk</image:title>
            <image:caption>BİR KAVANOZ MUTLULUK
DAVIDE CALÌ &amp; MARCO SOMÀ

Mutluluğu küçücük bir kavanoza sığdırmak...

Davide Calì&apos;nin düşlerinden süzülüp Marco Somà&apos;nın fırçasıyla renklenen Bir Kavanoz Mutluluk, minik okurlarıyla birlikte tam da bu can alıcı sorunun izini sürüyor.
 
Hızla değişen dünyadaki tüketim alışkanlıklarından ve maddiyata dayalı hazır mutluluk formüllerinden dem vuran bu düşündürücü öykü, zamansız bir evrende geçmesine rağmen günümüz gerçekliğine ayna tutuyor.    
 
Uçanbalık okurlarının Bir Dostluk Masalı ve Yediuyur Nerede Uyur? isimli çalışmalarından tanıdığı Marco Somà&apos;nın olağanüstü resimleriyle farklı görsel okumalara kapı aralayan kitap, kuşların renkli dünyası üzerinden insan hayatındaki maddi ve manevi değerlere değiniyor.

Çın! Çın!
Bakın, mutluluk satıcısı Bay Güvercin eski bir kamyonetle ta uzaklardan tıngır mıngır geliyor.
Bayan İbibik, Bay Sülün, Bayan Çalıkuşu ve diğerleri... 
Tüm kuşlar heyecanla sıraya giriyor.
Hepsinin tek bir arzusu var, o da hayalini kurdukları mutluluğa bir an önce kavuşabilmek.
İyi ama mutluluk satın alınabilir mi gerçekten?..
 
​Mutluluk kavramını bir arzu nesnesine dönüştürüp, küçük, büyük ve aile boyu kavanozlarda satışa sunan Bay Güvercin&apos;in, ormanın sakinleriyle kurduğu alışveriş ilişkisini konu edinen bu sevimli öykü; değişik türdeki kuşlara ev sahipliği yapmanın yanı sıra satır aralarında basit hesaplama ve matematiksel tanımlara da yer veriyor.  
Bir Kavanoz Mutluluk, mutluluk arayışına eleştirel bir bakış sunarak, bakmasını bilen gözler için mutluluğun aslında çok yakında olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/591a80df-3423-4c3b-b930-89ad60b4747a.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme (3-4 Yaş), 6’lı Set</image:title>
            <image:caption>Algı, Dikkat ve Konsantrasyon Artıran
Görsel-İşitsel Egzersizler

İnsan beyninin en esnek, uyumlu ve hızlı geliştiği dönem, erken çocukluk döneminde 3-4 yaştır. Bu dönemde beyinde; başta dil, görme işitme, duygusal kontrol, sosyalleşme gibi yetilerin geliştirilmesi ve üst düzeye çıkarılması çocuğa verilen eğitimle yakından ilişkilidir. İster matematikte ister sanatta olsun hem sağ hem sol beynini güçlendirmiş ve dengede kullanabilen çocuklarımız eğitim yaşamlarında çok daha başarılı olacaktır. 
Bu amaçla hazırlanan setimizde; görsel ve sesli beyin egzersizleriyle sağ beyni; sözel-sayısal egzersizlerle sol beyni geliştirecek çalışmalara yer verilmiştir.

*PEDAGOG
*PSİKOLOJİK DANIŞMAN
*REHBER ÖĞRETMEN
*ÇOCUK GELİŞİMİ UZMANI ONAYLI

Çocukların Kazanımları:
*Algısal Dikkat 	
*Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı
*Görsel Algı- İşitsel Dikkat Gelişimi 
*Dinlediğini Kavrama-Anlama Becerileri 
*Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı
*Duyduğunu Kısa Süreli Belleğe Kolay Kaydetme
*Akıl Yürütme
*İşlem Becerileri
*Neden-Sonuç İlişkisi
*Muhakeme 
•Dil Gelişimi gibi alanlarda sağlayacağı gelişim; yaşamına en iyi şekilde başlangıç yapması ve sürdürmesine önemli katkılar sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c1043b-965d-4b0a-9651-b0360f7692e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakub Bey ve Kaşgar Hanlığı</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinin bölünmez bir parçası olan Doğu Türkistan’ın ikinci defa Çin esaretine girmeden önce bağımsız olarak geçirdiği 13 yılın ve Yakub Bey’in verdiği mücadele ile ortaya çıkardığı siyasi yapının teferruatlı olarak incelendiği bu çalışmada, Kaşgar Hanlığı’nın askeri, iktisadi ve kültürel bakımdan ne durumda olduğunun değerlendirmesini okuyacaksınız.
Türk tarihinin en eski yerleşim yeri olarak değerlendirebileceğimiz Doğu Türkistan coğrafyası, Türk tarihi için önemli gelişmelerin başlangıç yeridir. İnsan unsurunun oluşturduğu kültürel ve siyasi hiçbir değer coğrafyadan bağımsız değerlendirilemez. Dolayısıyla Türklerin tarihi ele alınırken de Doğu Türkistan ile ilgili meseleler bu tarihten ayrı tutulamaz.
Türkiye’den dört bin kilometre uzaklıkta ata mekân Doğu Türkistan topraklarında 1864-1877 döneminde hüküm süren Kaşgarya Hanlığı; Osmanlı’nın uzak Asya’daki son sınırını teşkil etmiş olmasının ötesinde bütün Türkistan coğrafyasında bağımsız devlet olma, hür yaşama bilincinin de yayılmasına vesile olmuştur.
Bu eser, Kaşgarya Hanlığı kurucusu Atalık Gazi Yakub Han Bedevlet hakkında Türkiye’de neşredilmiş ilk kitap özelliğini taşıyor. İşte, konusunda ilk olma özelliğini taşıyan bu kitapta; Çin ve Rusya gibi iki deve karşı Yakub Han’ın 13 yıl gibi uzun bir süre direnişinin hikâyesini, Rus ve Çin’in onu yok etmek için sergilediği oyunları, iç çekişmeleri bir film sahnesindeymiş gibi ibretle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a855ff69-900c-4220-bbd5-3e5ae6c9cf29.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Mahmud&apos;un Sanat Çevresi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin en çok tartışılan devirlerinden biridir, II. Mahmud Devri. Kendisi de bir hattat olan Talip Mert, II. Mahmud’un siyasî çevresinin bir hayli karışık olmasına rağmen, sanat çevresinin ne kadar şaşaalı olduğunu bu çalışmayla göz önüne sermektedir. Bu kadar karışık bir ortamda bu sanatkârların nasıl yetiştiği, ne şekilde yetiştiği gibi akla gelebilecek bazı suallere de cevap olabilecek özel şartları ortaya koyma gayretinde olan bu çalışmada, o devrin sanatkârlarından hattat ve bestakârlar tanıtılıp, inkılapların Batılıların bitip tükenmeyen entrikalarına rağmen yapıldığı anlatılmaktadır.
 
Devletin siyaseten hayli badire atlattığı ve çok sıkıntı olduğu bu zaman diliminde, çalışmaya konu olan bu sanatkârların varlığı kültür tarihimiz için hakikaten bir teselli kaynağıdır. Hattat olarak bir Mustafa Râkım, bestekâr olarak bir Hammâmî-zâde İsmail Dede tek başlarına bu devri tezyin edecek çap ve kudrette büyük sanatkârlardır. Her ikisi de sahalarında gerçek birer efsanedir. Fakat bu devir sadece bu isimlerden ibaret olmayıp, onlar kadar kıymetli eserler vermiş daha birçok hüner sahibi insanı barındırmıştır.
 
II. Mahmud, II. Osman’dan (Genç Osman) beri gündemde olan ve yalnız ordunun ıslahını esas alan anlayışın kâfi gelmeyeceğini, devlette köklü ıslahatlar yapılıp mevcut müesseseleri modernize etmedikçe devletin bekasının mümkün olamayacağını kavramış bir hükümdardı. Ne yazık ki II. Mahmud’a inkılapların neticesini görmek nasip olmadı ama bugüne bir hazine bırakan isimlerin yetişmesine destek olan, sanatı yaşatan bir hükümdar olarak da tarihe adını yazdırdı. Eğer II. Mahmud hünkâr, hakan, sultan değil de Mahmud Efendi, Mahmud Bey, Mahmud Ağa da olsaydı iyi bir hatttat, güçlü bir bestekâr ve şair olarak sanat tarihinde yine yerini alacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0e0ce14-4383-484d-b403-f49ded0a1fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülizarname</image:title>
            <image:caption>Geldiler dağlardan ve ovalardan kocamışlar. Söylediler sözlerini, gökten aşkın insanın üstüne nasıl düştüğüne dair. Şimdi, Gülizâr&apos;ın gözü aydın, gönlü ferah. Hakan İlhan Kurt, &quot;Gülizârnâme&quot; isimli eseriyle bizleri selamlıyor.
İnsan, aşkla yorumlarken kâinatı; şair, bu eserinde aşkı kâinatın bütün değerleriyle harmanlıyor, iç içe geçiriyor ve önümüze seriyor. Hakan İlhan Kurt; Gülizâr&apos;a en güzel seslenişini yapıyor aslında, &apos;en güzel şiirimi sana yazacaktım&apos; diyerek. Biz de onu okurken; Gülizâr&apos;ı bazen bir çığlıkta, bazen bir buğday tanesinde gördük. Kâh Tanrı&apos;ya şükrettik kâh Gülizâr&apos;a yalvardık. Korktuk yüz çevirmesinden, günün aydınlığını yitirmesinden. Sizler de bu değerli eseri okurken mısralar arasında kaybolacak ve kelimelerin aşka nasıl boyun eğdiğine şahit olacaksınız.
Mısralarla konuşacak ve aşkın felsefesine değineceksiniz. Gülizâr bazen göğsünüzde görkemli bir isyan patlatacak, bazen ise bütün saflığıyla diz çöktürecek. Güzelliği, bütünlüğünde Gülizâr&apos;ın. Sevmeye sebep bulamadığımız şu zamanın çirkinliğinde bizlere sevgiyi işliyor. Hakan İlhan Kurt, bu eseriyle sevgiyi anlatırken de kullandığı sözcükleri özenle seçerek önümüze taşıyor. Köklü bir edebiyatın ürünü olan bu eser, içerdiği zenginlik bakımından da sözlüklerimize ışık tutuyor. Dedik ya; konuştu kocamışlar, şimdi konuşma vakti Gülizâr&apos;ın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f050890c-d2cd-4e00-83db-281a654f7718.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Sarayında Sanatçı Cariyeler (IV. Mehmed Dönemi / 1677-1687)</image:title>
            <image:caption>Kolay olanı, spekülasyonlar eşliğinde macera dolu bir roman yazmak mı? Harem söz konusu olunca gerçeğin peşinde koşmak neden bu kadar zor? Ne hayalleri yıkmak ne de gerçeği idealize etmeye çalışmak yeni bir imge dünyası yaratmaya yeter. Haremin bilinmeyen dünyasına masraf kayıtlarından yola çıkarak ışık tutmaya çalışan bu kitap, kendi çapında bir teşebbüs mahiyetindedir.
Cariyeler, yaygın kanıya göre odalık vazifesi için mi haremde bulunuyorlardı? Bu kadınlara neden sanat eğitimi veriliyordu? Görünen o ki, harem halkının sanatla kurduğu bu bağ sıradanlığın ötesindeydi. Hareme özgü olan ve devrin üst düzey sanat erbabının şekillendirdiği bu tarz, harem kadınlarına kültürel zenginlik ve estetik bir bakış açısı sunuyordu. Belki de “saraylı kadın” tanımlamasının içeriğini dolduran en önemli unsurlardan biri, sanatla kurulan bu bağdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d58181-f869-482c-86fc-6ee932d3795b.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı&apos;nda İngiliz Propagandası</image:title>
            <image:caption>Propaganda ya da psikolojik savaş, insanların savaşa karşı tutumlarına karar vermelerini sağlayan şartlar üzerine bir sahte çevre yaratmaya bağlıdır. Bu nedenledir ki, savaş propagandası yapanlar için düşmana bir suç yüklemek ve kendilerini için yüksek ahlâkî değerlerle bezenmiş bir zemin hazırlamak esastır.
Birinci Dünya Savaşı boyunca savaştaki taraf devletler -özellikle İngiltere ve Almanya- diğer devletlere karşı; savaşa girişlerindeki haklılıklarını ve savaşın başlamasına neden olanlara taraf olmadıklarını anlatma gereğini duymuşlardır. Bu amaçla propaganda ağlarını kurmuş ve bunu bir kamu hizmeti olarak yorumlamışlardır. Çok etkin bir şekilde yapılmaya başlanan propaganda faaliyetleri tarafların dinî, siyasî, askerî ve kültürel hedeflerine yöneltilerek, savaşan taraf devletlerin sivil ve asker kitlelerini etkilemeyi ve yönlendirmeyi hedef almış; yanıltma, taraftar kazanma ve planlanmış istekleri kabul ettirme amacıyla acımasız bir şekilde devam ettirilmiştir.
Bu kitap, Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizlerin kendilerine yüksek ahlakî değerlerle süslü bir misyon yüklemek ve uluslararası kamuoyunu ikna etmek için uygulamış oldukları propaganda faaliyetlerini arşiv belgelerinden istifade ederek açıklamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbeba5f9-c6a9-44ac-9cb9-b42848ee799b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fare Vesikası</image:title>
            <image:caption>İstilacı insan, diş geçirmek için en zayıf rakibi seçerken, farelerde bu ayrımın olmadığını bizzat yaşayarak tecrübe etmiştim. Fareler bizden farklı bir adalet anlayışına sahipti bir bakıma. Devlet memurları ile esnafı, eylemcilerle güvenlik güçlerini ayırt etmeyeceklerini daha ilk günden idrak etmemizi sağlamışlardı. İnsan ve fare; her ikimiz memeli cumhuriyetinin vatandaşları bile olsak aslında ne kadar da farklıyız! Pis fareler bizim saldırı kurallarımıza itibar bile etmiyorlardı. Bilhassa zayıf olana saldıran, plan yapan ve hedef seçen varlık insandır, fare değil. O tüylü farenin gözünde eli silahlı polis ile şarküterici, züccaciyeci, eylemci, öğrenci fark etmez. Sûretperest de değildirler, gönül köşelerinde güzel-çirkin ayrımı yapmazlar. Bilmem fark ettiniz mi ama fareler eşitlikçidirler; erlerinin hepsi birer serdar-ı ekrem, hepsi birer başkumandan sanıyla hareket eder. Gâyeleri tektir: Kimyevî anlamda suda çözünebilen her şey onlar için birer av sayılır. Bunun da en salkım saçak örneği tam başucumuzda yaşanıyordu.” 
 
Ünlü bir din adamının birdenbire ortadan kaybolmasıyla bir şehri fareler kuşatırsa ne olur? Şehrin başına gelen felaketler silsilesinin arkasında esrarengiz güçlerin olduğu bir tasarı mı vardır yoksa bütün bu olanlar sadece evrenin garip bir şakasından mı ibarettir. 
 
Cem Orhan, bu romanıyla bildiğini sandığımız her şeyin karşısına bir ayna dikerek bizi asıl gerçekliğin ne olduğuna dair yeni bir kurgunun içine hapsediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea384dcb-185a-45b4-9ccf-27b8852e198d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sonun Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Böyle bitmemeli! Kurguda eksikler, yarım kalan hayatlar var,” dedi Suzan.
“Bu doğru.”
“Neden ama?”
“Hayatımıza bir baksana, hangimiz tam yaşıyoruz?”
Suzan’ın hayal kırıklığı, masalarındaki kahve kokusunu yırtıyordu...
 İnsan, içgüdüleriyle bir hayvandır. Bunu ahlak gibi, din gibi yahut çeşitli sosyal yollarla durdurmaya, yönetmeye çalışsa da asla başarılı olamaz. Bu nedenle insanın en büyük savaşı kendisiyle olan savaşıdır ve bu savaş hayatı boyunca sürer fakat asla bitmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f610dee9-dd31-4dd1-8df3-7af9f35f7a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina Duvarı</image:title>
            <image:caption>“Taksim Meydanı’nda ıslak hamburger yemek, çok sevdiğim bluzuma ayran dökmek istiyordum. Sokak sanatçılarına alışagelmiş bakışlar fırlatıp yürümek değil de bir köşede oturup onları can kulağıyla dinlemek ve izlemek istiyordum. Galata’da bir restoranda oturup şarap içmek ve İstanbul’un en renkli, en gözde zamanlarının ışıltısıyla gözbebeklerim büyüsün istiyordum. Metro saatini kaçırmak, son paramla taksiye binmek istiyordum. Taksiyle Tarlabaşı’nın yakınından geçerken hayat kadınları ve transseksüellerin mini etekleri, file çorapları, geceyi boyayan renkli makyajları ve topuklu ayakkabılarıyla köşe başında salınmalarına içten bir tebessümle bakmak, onların çalımlı bakışlarıyla karşılaşmak istiyordum. Delice bir istek, müthiş bir özlem içimi dolduruyordu. Kollarım, bacaklarım, yüzüm, saçlarım, kalbim kendi kendini yeniden doğurmak isteyen uzuvlar haline gelmişti. Sanki lüks yaşamdan mahrum bırakılmış gibi, hayatın içindeki en olağan şeylerin bile hayalini kuruyordum. Ne de olsa ulaşamadığımız küçük bir neşe kaynağı bile lüks sayılabilirdi. Ta ki elde edene kadar... Elde ettiğimiz her neşe kaynağı sıradanlaşır ve manasını yitirirdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0601f61d-7195-435c-a8fd-7859824cada9.jpg</image:loc>
            <image:title>Perdesiz Hayatlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Yağmur yağıyordu. Yol kenarında taksi beklerken düşüncelere daldı. Duygusuzca yaptığı bu eylemden pişman olmuştu ama yapmaktan da kendini alıkoyamamıştı. İntikam böyle mi alınıyordu? Asıl istediği şey bu muydu? Bu durumdan hoşlanıyor muydu? Zevk alıyor muydu? Sorular arttıkça aklı daha da karışıyor, yaşadığı hayatın ne denli anlamsızlaştığını çözümlüyordu.&quot;
 
Tümay, Ali, Kerem, Emir… İsimlerin hiçbir önemi yok. Herkes, gözlerin göremediği, kulakların duyamadığı bir başka hayatı yaşar. Perdelerin ardında, başka bir hayatı gizler insanlar. Cemal Danacı, Perdesiz Hayatlar’da bize, bu hayatlardan bazılarını, tüm gerçekliğiyle ve perdelerinden arındırarak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8ca6a5-a67d-4c89-9de1-2dfdaa76bebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Keşiş</image:title>
            <image:caption>Çehov’un 1894’te Artist dergisinde yayımlanan son felsefi öyküsü Kara Keşiş, Lev Tolstoy’un da övgüsünü kazanan en önemli eserlerinden biridir. Öykü, görkemlilik kuruntusuna kapılan vasat biliminsanı Kovrin’le ilgilidir. Bu genç adam kendisinin bir dâhi, Tanrı’nın seçilmiş kullarından biri olduğuna inanmaktadır. Yazar bu öyküsünde delilik ile dâhilik arasındaki olası ilişkiye dikkat çeker.
Çehov 1890’lı yılların başında, rüyasında tarlaların üzerinde uçan uğursuz bir kara keşiş görmüş, uyandığında onun hakkında yazmaya karar vermişti. Ortaya çıkan öykü, kimi zaman entelektüellere yönelik bir hiciv, kimi zaman da Çehov’un kendi korkularının alegorisi olarak değerlendirildi. Öyküyü mistisizmle ilişkilendirenler de oldu.
Oysa yazar, yayıncı dostu Aleksey Suvorin’e yazdığı mektupta, melankoliye kapılmadan, “soğukkanlı bir tefekkür içinde” yazdığı Kara Keşiş için “tıbbi bir öykü” demişti. Çehov muhtemelen bir hekim olarak 19. yüzyılın sonlarında Rusya’da birçok megalomani vakası görmüş ve bu durumu çarpıcı bir kurguya dönüştürmüştü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9194f4f0-4adc-48f1-993b-1262ae46ee44.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlılar Çağı’nda İslam Orduları 1071-1300</image:title>
            <image:caption>1071 yılındaki Malazgirt savaşı Bizans ile Doğu Hıristiyanlığına mahvedici bir darbe indirmiş ve İslam fetihlerinin söz konusu savaşın galibi Selçuklu Türkleri önderliğinde tüm hızıyla yeniden başlayacağı korkusu Hıristiyan dünyayı sarmıştı. Bu tehdide cevap olarak Papalık öncülüğünde Batı Avrupa’da toplanan muazzam Haçlı ordusu 1097’de harekete geçtiğindeyse Ortadoğu’daki İslam devletleri iç kargaşalar ve çatışmalarla parçalanmış bir halde gafil avlandılar. 1099 yılında Haçlıların Kudüs’ü fethini izleyen iki yüzyıl Ortadoğu’da ‘Haçlılar Çağı’ olarak anıldı. Bu dönem boyunca İslam dünyası, bir yanda Haçlı tehdidi diğer yanda ise 13. yüzyıldaki Moğol fetihlerinin baskısı altında hem toplumsal hem de idari ve askeri büyük bir dönüşüm sürecine girdi. Anadolu Selçuklu sultanı Kılıç Arslan, Selahaddin Eyyubi ve Memlûk sultanı Baybars gibi İslam tarihinin en büyük komutanlarından bazıları bu dönemde ortaya çıkarak Haçlı ve Moğol tehditleri karşısındaki nihai İslam zaferine öncülük ettiler. Haçlılar Çağı’nda ortaya çıkan yeni ordu teşkilatı, silahlar, taktikler ve idari yapılar, 14. yüzyılda Osmanlı Türkleri tarafından miras alınacak ve üç kıtaya yayılan muazzam bir imparatorluğun inşasında kilit rol oynayacaktı. Osprey dizisinin İslam tarihi uzmanı David Nicolle, elinizdeki eserde işte bu kilit savaş ve dönüşüm devrini Müslümanlar açısından ele alıyor; Anadolu, Irak, Suriye ve Mısır’da askerlikte mahir yeni seçkin sınıfların yükselişini, orduların giderek nasıl profesyonelleştiklerini ve Müslüman devletlerdeki kurumların nasıl giderek gelişip karmaşıklaştıklarını berrak bir dille anlatıyor. Angus McBride’ın çizimleri ise Haçlılar Çağı’nın Müslüman savaşçılarını yeniden hayata döndürüyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd784d03-8256-42a0-9f30-b1bd046766da.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Parka gidelim, arkadaşlarımızla oynayalım, meyvelerimizi yiyelim ve hep birlikte yeni kelimeler öğrenelim.
Konuşmayı öğrenmeye başlayan minikler için harika bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d40386-ce06-4619-b54b-bc7a9b84b432.jpg</image:loc>
            <image:title>Ters Olan Ne Var ? Eğlenceli Ara - Bul Kitabı Tatil !</image:title>
            <image:caption>Tüm yanlışlıkları kim bulacak?

Tatilde anneannesiyle dedesini ziyarete gidecek olan Defne çok heyecanlıydı. Birkaç saat süren yolculuktan sonra trenden indiğinde, gözlerine inanamadı. İstasyonda kendi kendine yürüyen bir bavul vardı! Aslında her şeyde bir tuhaflık vardı! Tuhaflıklar gün boyu devam etti…

Çocuklar bu kitabı okurken hem eğlenecek hem de yanlışları bularak gündelik hayatta ne kadar çok şey bildiklerini görecekler. Yetişkinler de çocuklarla birlikte yanlışları tahmin ederek çözüm sayfasından kontrol edebilirler. 

Çözüm sayfaları kitabın sonunda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3637562-2648-4233-9104-1be128181143.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevremizdeki Dünya Böcekler</image:title>
            <image:caption>Meraklı minikler, bu güzel resimli kitapta çevremizde yaşayan böceklerin esrarengiz ve renkli dünyasını keşfedecek. M</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71f7cd83-1e3e-48d6-ab6c-acb054e5e658.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ayçiçeği</image:title>
            <image:caption>Toprağa ekilen bir tohum neler yaşar, hiç merak ettiniz mi?
Öyleyse küçük ayçiçeğiyle tanışmalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd7b0a24-3d1e-4017-8aeb-3bf9123c4fb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kuş - Doğanın Eşsiz Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Minik bir kuş yavrusu yumurtadan çıktıktan sonra neler yaşar, hiç merak ettiniz mi?
Öyleyse küçük kuşla tanışmalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e60f2e-929b-4e23-99fb-ebd39d729126.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Benzemiyoruz Sonsuza</image:title>
            <image:caption>Başka bir dünyayı okuyan, dokuyan ve yeniden çözen,
çok katlı bir kutsal evrende yaşar onun sakinleri.
Görünmeyende var olan, görünürle sezdirilen...

“Susmayı yasaklayan tanrılara bir bakışta inanan, bahçesine yıldızları takip eden balık sürüleri gelen...”

Bildiğimizi bilemediğimizde oluşan dalganın alıp götürmesine izin veren...

Sonrası masala düşüş,
Sonrası oyun ustalığı,
Sonrası söz büyücülüğü…

Sonrası;
Anımsayışın sonsuza açılan kapılarını aralayıp bize seslenişi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb30d6c-ccb7-4f71-a2e4-96fcd3defcfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Münferit Tatile Giderse</image:title>
            <image:caption>Münferit, 2 yetişkin + 2 çocuk tatil yapmayı düşünür ve fiyat bilgisi ister.
İstediği tarihlerde fiyat bilgisini veririm.
Münferit : 13 yaşındakinden de ücret alıyor musunuz?
Evet, beyefendi 13 yaş artık yetişkin oluyor.
Siz onu çocuk olarak kabul edin.
Ben etsem de, sistemimiz kabul etmez.
Sistem nereden bilecek?
Otele geldiğinizde, kimlikleriniz alınıyor ve çocuğunuz yaşı
Ortaya çıkıyor.
O zaman söyleyin, çocuğumdan kimlik istemesinler!
Abi akıl işi değil; “ 2 kuruş az para ödensin diye neredeyse çocuğunu
Kimliksiz dolaştıracak insanlar var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9c75b9a-e9af-4e51-b539-eebab803ed43.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihyazımı</image:title>
            <image:caption>Tarih yapmak demek zamanla ilişki kurmak demektir. Dört yüzyıldan bu yana Batılı tarihyazımı şimdiki zamanı geçmişten ayıran bir kopukluk şeklinde tanımlanır. Yaşanmış geleneğe uzaktan bakarak bir bilgi nesnesine dönüştürme çabasını yazının alınyazısından ayırmak olanaksızdır. Tarihi yazmak demek bir geçmişi yönlendirmek, sınırlandırmak, olgulardan oluşan değişik malzemeleri bir düzene sokarak içinde yaşanan şimdiki zaman diliminde mantıklı bir açıklama yapmak, sözelden kurtulup, kurmacayı yadsımak demektir. Bir toplum için böyle bir şey yapmak açıklanması zor bir toplumsal yapı yerine denetim altına alınmış bir gelişmeye “razı olmak” demektir. Böylelikle, Machiavelli’den bu yana, tarihin, tarihi üreten politik iktidar tarafında yer aldığı görülür.

Michel de Certeau klasik yapıtında tarihyazımını belirleyen işlemlerin özelliklerini sıralamaktadır: Bir nesne üretmek, bir süre belirlemek, bir öykü tasarlamak.

Tarih bilgisi keza tarihten dışlananları da kapsar. Yazıyla dayanışma halinde olan tarih sözellikten kurtulup, ister ilk etnografik öykülerde yer alan vahşinin sesi ister 17. yüzyıl Fransası’ndaki ruhunu şeytana kaptırmış kadının sözleri olsun onu ötekine ait bir mekâna dönüştürür. Bilimsel bir niteliğe sahip olduğundaysa kurmacaya, başka bir deyişle kurmaca ve kuramı birbirine eklemlemeye çalışan Freudcu tarihyazımını –ve Freud’un Musa hakkındaki “romanını”– yeniden okuma girişiminde bulunan bir denemeye benzemeyi reddeder. Böyle bir şey yapmak tarihçinin bizzat yaptığı çalışmayı sorgulayan bir başka kavrayış modelini devreye sokmak demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c62232-5336-4c18-8946-8ba78d0ff917.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Anotomisi</image:title>
            <image:caption>Bu dünyadaki tüm acılar bir tür ayrılık ile başladı. Bizim bu hayata ve bu dünyaya gelişimiz bile bir ayrılış.
Kaynak’tan ayrılıyoruz, özümüzden ayrılıyoruz, sonra annemizden, sonra kendimizden, sonra korktuğumuz
şeylerden, sonra sevdiğimiz şeylerden ayrılıyoruz.
Ayrılık ile dünyaya geliyoruz ki yolumuzu bulup tekrar bağ kurmaya başlayalım. Ne zaman acıyla
karşılaşsak kendimizi bir yol ayrımında buluyoruz. Neyi seçeceğiz? Kendimizi kapamayı ve böylelikle daha
da fazla ayrışmayı mı yoksa kendimizi açıp kendimizle ve çevremizdeki dünyayı oluşturan her şeyle bir
araya gelmeyi mi?
Her an bir açılma ya da kapanma seçimidir. Her an bir ayrışma ya da bağ kurma seçimidir. Açılmayı
seçmiş insanları bulun. Bağ kurmayı seçmiş insanları bulun. Ve onların bu dünyada sizinle el ele
yürümesine izin verin. Bağ kuracak kadar cesur olun. Sevecek kadar cesur olun.
Güzelliğimiz, amacımız ve gücümüz zorluk ateşinin tavında dövülerek açığa çıkıyor… Ta ki biz
tamamen açılana kadar…
İşte o andan itibaren ruhumuz her düşüncemizden, her sözümüzden, her eylemimizden su gibi
fışkırıyor. Acımızın ateşini söndürüyor. Lanetlerimizi lütuflarımız haline getiriyor. Ve özgürleşiyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c4e901-65fd-457f-a282-1812839c3e84.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın</image:title>
            <image:caption>Sevgili arkadaşım;
Hepimiz bir diğerinin hikâyesinin bir köşesi, birbirini bir yerlerde mutlaka tamamlayan film kareleriyiz. Kendimize yaklaştıkça ben, biraz uzaklaştıkça diğerleriyiz. Ve eğer tek bir sesin peşinden gideceksek hayatta, bu sadece kendi sesimiz. Çünkü yazdığımız eninde sonunda kendi hikâyemiz.
Sakin kitabıyla bizi her anın içinde gizli sakinlik adalarına davet eden Ege Soley, şimdi de kendimize daha yakın hissetmenin yollarını açıyor bize. Dünyanın gürültüsünden, hayatın hızından uzun zamandır ihmal ettiğimiz kendi sesimizi duymak için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e8671e-4a69-4496-8dd6-3eec9c9c0f75.jpg</image:loc>
            <image:title>Elden Düşme Dünya</image:title>
            <image:caption>Elden Düşme Dünya; “güncel” insanlık hallerinin bir Genazino kahramanının zihninde işlenmesiyle ortaya çıkan tuhaflıkların romanı.

“Bu manzara alabildiğine hoşuma gittiği halde göğsümde bir sızı hissediyordum. Çünkü güzelliğin acayip tarafı, insanın onu sadece seyredebilmesidir. Bir tarafını alıp evine götüremez veya küçük bir parçasını özel bir yerde saklayamaz. İnsan güzelliğe ancak hep bakar durur, fazlasını elde edemez. Uzun uzun baktıktan sonra yoluna devam etmek zorundadır.”

Elden Düşme Diinya’nın serbest mimar olarak çalışan isimsiz anlatıcısı, bir meslektaşının ölümü üzerine onun şirketinden gelen iş teklifini kabul eder. Böylece o güne dek kendisini uzak tutmaya çalıştığı modern dünyanın iş ve ilişkiler ağına, biraz da kendi rızasıyla düşmüş olur. Bir zaman sonra da kendisinin, yaşadığı aşkın, katlanmak zorunda olduğu işin, kısacası her şeyin âdeta “elden düşme” olduğu gerçeğini kavrar. İnsan olmanın kaderine kendince başkaldırdığı her seferde kararsızlık, çelişki ve pişmanlık yumağına hapsolurken, hayatı bir parça daha farsa dönüşür.

İç monologları, dünyayı ve yaşamı yorumlayışı, anlaşılmaz kararları ve eylemleriyle yine ele avuca sığmaz bir kahramanın romanı olan Elden Düşme Dünya, Tevfik Turan’ın Almanca aslından çevirisiyle. . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf063fbb-6b04-4f9e-aa4b-8058cc29ffcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Caliban</image:title>
            <image:caption>“Ingalls’ın hayal gücünün ve imgeleminin nesre dönüştüğündeki sahiciliği şaşırtıcıdır. Bayan Caliban, kayda değer bir sonuca ulaşmayan bir aşk hikâyesinin tüm acı-tatlı görünümlerini, melankolisini içinde barındırır.”

– Joyce Carol Oates

“Gerilimi bir an bile azalmayan, son derece ustalıklı yazılmış bir eser.”

– Ursula K. Le Guin

Dorothy, ev işlerinin tekdüze akışı ve evliliğindeki eşitsizliğin yıkıcılığı içinde yuvarlanıp gitmektedir. Bir akşam yine yemek hazırlamak için mutfağa girdiğinde, denek olarak kullanılmak üzere hapsedildiği enstitüden kaçan Larry isimli devasa bir yaratıkla karşılaşır. Bu karşılaşma ile birlikte hayatları birdenbire yön değiştirir. İlişkileri ilerledikçe ve birbirlerini daha yakından tanıdıkça bu iki farklı dünyanın kesişimi, yepyeni bir özgürleşme alanına dönüşmeye başlar.

20. yüzyıl Anglo-Amerikan edebiyatının gömülü kalmış cevherlerinden Bayan Caliban ile toplumsal cinsiyet rolleri, aşk, cinsellik ve kıskançlık gibi konuları kendine has gerçeküstü bir atmosferde bir araya getiren Rachel Ingalls, ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d75ad5e-4f2d-44f6-834e-8db937a057c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Günler Aylar Yıllar</image:title>
            <image:caption>Günler Aylar Yıllar, hayatın zorlukları karşısında hep diri kalabilen bir umudun romanı.

Kuraklık, Balou Sıradağları’nda tüm yıkıcılığıyla baş göstermiştir. İnsanlar çareyi evlerini terk edip su ve yiyecek bulabilecekleri yerlere kaçmakta bulurken geride sadece ihtiyar ile kör köpeği kalır ve bu iki kader ortağı, birkaç damla su, bir avuç mısır tanesi, bir karış gölgelik peşinde dolanır durur. Günleri, geceleri en sert, en çetin koşullarla sınanır; zamanın ve mekânın izleri silinip iskeletleri daha da belirginleşirken önlerindeki yollar da gitgide çatallanır. Bu zorluklardan geriye kalan, olağanüstü bir varoluş inadıdır.

Çin’in yaşayan en güçlü yazarlarından, Franz Kafka Ödülü sahibi Yan Lianke’nin Günler Aylar Yıllar’ını Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84019dae-9355-4a26-ac63-7356df6d060c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıların İzinde - Sırlar Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>Mısır firavunlarının sır perdesini aralayıp kayıp olan piramidi bulan Cenk Demirbilek’in gizemli macerası devam ediyor.

Bilim tarihi profesörü Tahir Baturay ile birlikte takip ettikleri, tarihin tozlu sayfalarına gizlenmiş izler onları İskenderiye&apos;ye ulaştırır. Bu tarihî şehir, binlerce yıl önce fizikten kimyaya, astronomiden felsefeye, edebiyattan matematiğe 150 bin cilt el yazma eseri bünyesinde bulunduran İskenderiye Kütüphanesi&apos;ne ev sahipliği yapmıştır.

Onlarla birlikte yolculuk ederken sen de İskenderiye tarihi hakkında bilgiler edinecek, matematiğin hiç duymadığın dünyasına adım atacaksın.
Sayıların izinde gizemli bir yolculuk seni bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c50206c2-c87d-46cf-8435-8ae11140b16b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöpteki Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Mert farklı davranışlar yüzünden sınıftakiler tarafından garip bulunan bir çocuktur. Hiç kimseyle sorun yaşamamasına rağmen herkes ondan uzak durmaya çalışmaktadır.

Aslında Mert’in dünyayı değiştirebilecek küçük bir sırrı vardır. Meraklı bir arkadaş grubu dalga geçmek için bu sırrı açığa çıkarmaya karar verir. Ancak karşılaştıkları gerçekle hayata bakışları tamamen değişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c37048b8-d125-44e7-85d7-afa6be4a91c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebebiyat - Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki… 
Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak. 
Bebebiyat serisinin “İlk renk kitabı” Alice Harikalar Diyarında, çocuk edebiyatının gelmiş geçmiş en meşhur eserini bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. Beyaz Tavşan’ın peşine takılıp delikten giren Alice’in heyecanlı macerası rengarenk çizimler ve ebeveynlerin bebeklerine rahatlıkla aktarabileceği kısa metinlerle edebiyatı bebeklerin minik avuçlarına sığdırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/876835bd-ee53-4321-a76b-6d25d48f47f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla ile Mecnun-Küçük Bey Fuzuli-İlk Duygu Kitabım</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki… 
Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak. 
Bebebiyat, ölümsüz şair Fuzuli’nin kaleminden çıkan, Doğu edebiyatının muhteşem klasiği Leyla ile Mecnun’u bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. Bebebiyat serisinin ilk duygu kitabı Leyla ile Mecnun, duyguları tanıtan yönergeleri ve rengarenk çizimleriyle edebiyatı bebeklerin minik avuçlarına sığdırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17d46aff-d89e-4056-be55-9012a379adac.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein- İlk Anatomi Kitabım</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki… 
Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak. 
Bebebiyat serisinin “İlk anatomi kitabı” Frankenstein, gotik edebiyatın 202 yaşındaki klasik eserini bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. Eserin metnine bağlı kalarak bebeklere insan vücudunun bölümlerini tanıtan Frankenstein, ebeveynlerin işini kolaylaştıracak eğlenceli çizimleri ve yönergeleriyle edebiyatı bebeklerin minik avuçlarına sığdırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c74133d-2f89-4d07-bbfa-29a592147415.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Ormana Gidelim</image:title>
            <image:caption>Hadi Ormana Gidelim, orman hakkında bildiklerimizi misliyle katlayacak metinleri, büyük ebadı ve göz alıcı çizimleriyle hepimizi dünya çapında bir hayalî orman gezisine davet ediyor.
Dünyadaki tüm ormanları gezmeye hazır mısın?
Dünyanın dört bir yanından çeşit çeşit ağaçlar; rengarenk kuşlar, böcekler, hayvanlar; iğne yapraklılar, yaprak dökenler ve balta girmemiş yağmur ormanlarının hepsi bu kitapta.
Sayfalar boyunca bir ormandan diğerine geçerken yeşilin binbir tonunu izlemeye doyamayacaksın. Güzel kuşların çalı çırpı topladığı, yarasaların ağaç gövdelerine sığındığı bir yaprak döken ormanın alacakaranlığında huzuru hissedeceksin. Sonra tepelerinde muhteşem kel kartalların uçtuğu dev sekoya ormanlarını keşfedeceksin. Bir senfoniyi andıran sesleriyle Amazon ormanlarında düşlere dalacaksın. Ağaçların, güzel gezegenimizin akciğerleri olduğunu keşfederken içinde orman kuşları cıvıldayacak.
Hadi gel, beraber ormana gidelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86af6d2b-0e94-412a-b4df-dce5b57ee4ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözüm Odaklı Terapi</image:title>
            <image:caption>“İnsanların yaşamlarında anlam ve mutluluk arayışına çözümlerin diliyle yardımcı olmayı amaçlayan Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımını her yönüyle anlatan bu kitap yetkin bir kaynak olarak literatüre önemli bir katkıda bulunuyor.” - Prof. Dr. Cengiz GÜLEÇ
 
“İnsanların hayatlarında hızlı ve etkili bir şekilde olumlu değişiklikler yapmalarını sağlayan Çözüm Odaklı Terapi’yi adım adım açıklamalar ve vaka örnekleriyle anlatan bu kitap, yalnızca danışanlarına yardımcı olmak isteyen ruh sağlığı uzmanlarına değil, kendi yaşamının uzmanı olarak arzuladıkları geleceğe kavuşmak isteyen herkese yol gösterecektir.” - Psikoterapist - Yazar Cem KEÇE
 
“Kendine özgü bakış açısı, dili ve uygulamalarıyla çok özel bir psikoterapi modeli olan Çözüm Odaklı Terapi’nin gelişimi, kuramsal arka planı, kavramları ve tekniklerinin anlatıldığı bu kitap sadece yeni başlayanlar için bir başvuru kaynağı olmakla kalmayacak, aynı zamanda deneyimli uzmanlar için destek ve ilham verici olacaktır.” - Uluslararası Entegratif Kognitif Psikiterapi Enstitüsü (IICPI)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/338d4bbf-72e8-4512-b97e-f91b9388377d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktan Korkan Mum</image:title>
            <image:caption>Çünkü arkadaşlar aydınlatır karanlığı!
 
Selen Aydın, uzun yıllar zihninde demlendirdiği çocuk öykülerinin ilki olan resimli kitapla küçükleri sevgi ve empati dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Anıların hafızası haline gelen eşyanın da diğer canlılar gibi bir işlevi ve değeri olduğunu, karanlıktan korkan bir mumun hikâyesiyle hatırlatıyor. Çalışmalarıyla birçok ödüle değer görülen, dünyanın en saygın çocuk kitabı ödüllerinden ALMA&apos;nın 2021 adaylarından usta sanatçı Huban Korman&apos;ın desenleriyse bu yolculuğu görsel bir şölene dönüştürüyor. Neşeli ve sıcak bir dille korkuların üstesinden gelen öykü, arkadaşlığın duygu dolu evreninde yaşamayı ve küçüklerle birlikte okumayı sevenler için birebir.

Mum Selami, uzun zamandır kullanılmayan irili ufaklı birçok eşyayla birlikte çekmecede unutulmuştur. Bir gün elektrik kesilince, kapalı kaldığı çekmeceden çıkarılıp yakılır. Mum Selami çok mutludur artık. Elektrik yeniden geldiğindeyse işler karışır. Ev sakinleri, Mum Selami&apos;yi bir türlü söndüremez. Sonunda, bu inatçı kırmızı mumu, ünlü mum doktoruna götürmeye karar verirler…

Selen Aydın: 1975&apos;te İstanbul&apos;da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklam ve Halkla İlişkiler Bölümü&apos;nden mezun oldu. Reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştı. Kurumsal iletişim alanında projeler geliştirdi. Son yıllarda edebiyat atölyelerine katıldı ve çocuklar için öyküler yazmaya başladı. İlk çocuk kitabı Karanlıktan Korkan Mum&apos;da (2020) sanatçı Huban Korman&apos;la buluşan Selen Aydın, İstanbul&apos;da yaşıyor.

Huban Korman: 1959&apos;da İstanbul&apos;da doğdu. 1983&apos;te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi&apos;nin (bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Grafik Bölümü&apos;nden mezun oldu. Reklam ajanslarındaki çalışmalarını sürdürürken, çok sayıda çocuk kitabı resimledi ve çocuk dergileri için desenler yaptı. 2008&apos;de illüstrasyon dalında Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu (IBBY) Onur Listesi&apos;ne alındı. Birçok ödül kazanan ve 2021 Astrid Lindgren Anma Ödülü (ALMA) adayı olan Korman, son yıllarda özellikle resimli çocuk kitaplarına yöneldi. Sanatçı, İstanbul&apos;da yaşıyor, bir oğlu var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da920496-50fd-415b-94a4-ceae4536f999.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Offroad</image:title>
            <image:caption>Offroad Gitmek:
Şirket Stratejisini Yeniden Düşünmek
Dijital dönüşümde kurum kültürü belirleyici rekabet avantajı haline geliyor: Değişim ancak tüm çalışanların dijital keşif gezisine katılmasıyla başarılı olabilir.
Yeni offroad konsepti 12 başarı stratejisini kapsıyor: “Vadiyi Unut”, “Sağlıklı Paranoya”, “Arabayı Kirlet”, “Hız İhtiyacı” ve “Hatalar İyidir” gibi cesur tezler şirketlerin dijital yeniden hizalanması için ilham veriyor.
Offroad yolculuğuna çıkalım!
“Artık yaşam daha hızlı akıyor. Dijitalizasyon insanı, insan üretimi tüm kurumları, yapıları değiştiriyor, ortadan kaldırıyor. Değişen insanın, dünyanın ipuçlarını bu kitapta bulmak olası olabilir. Okuyucu değişik bir pencereden yeni bir insan, yeni bir dünya ile tanışacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe7001f-f559-4812-88de-2fb27ebf3d93.jpg</image:loc>
            <image:title>Arachnoid Mater</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi yazarlarından Serkan Karaismailoğlu, Mater Serisinin ikinci kitabı Arachnoid Mater ile okurlarla buluşuyor. Serinin ilk kitabı olan Pia Mater’den sonra merakla beklenen ve ilk kitabın devamı niteliğindeki bu eser, okuyucuyu inanılmaz heyecanlı ve gizemli olaylara sürükleyecek gene. Hepimizin yakından tanıdığı karakterlerin yaşadıkları esrarengiz olaylara bir kez daha şahit olacağız. Bu heyecanı yaşarken yazarın incelikle metnin içine işlediği bilimsel veriler ise eminiz ki Nöro Roman sevenleri Mater Serisine hayran bırakacak. 
 
Merhaba okuyucu. Kim olduğunu ya da hangi tarihte olduğumuzu bilmiyorum ama şu an bu satırları okuduğuna göre bir şekilde yolumuz kesişmiş demek. Baştan uyarayım. Burada yazanlar küçük bir olayın parçasıymış gibi görünse de aslında kökleri oldukça derinlere uzanan karışık bir hikâye var karşında. Hatırlayabildiğim kadar yazmaya çalıştım her şeyi. Çünkü ben sonum. Olur da bana bir şey olursa, nöronlarımda yaşamakta olan bu bilgiler toprağa gömülecek. O yüzden her şeyi yazmak istedim. Geçmişim ve hatıralarım ölmesinler diye onları diri diri sayfaların içine gömdüm. Umarım beni ve yaşadıklarımı anlarsın. Evime ve vücuduma hoş geldin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87a6d6a8-0fed-4757-bcbb-c8b60a866942.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Gel Ve Maceraları - 1</image:title>
            <image:caption>Benim adım ALİ GEL! İnsanın hem annesi hem de babası öğretmen olunca, böyle bir isme sahip olduğuna hiç şaşırmıyor. 
Ben ismimi seviyorum. Herkesin bildiği ve kimsenin asla unutamadığı bir isim bu. 
Bakın işte bu da KUŞ! 
Başka bir ismi yok! Sadece Kuş!
Aramızda kalsın ama biraz tuhaf bir hayvan. Bunu size nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum fakat söylemem gerektiğini de biliyorum. 
Şey... Bu kuş konuşuyor! Evet tıpkı insanlar gibi. 
Üstelik oldukça da geveze...
İnanması zor biliyorum ama öyle işte... 
Bu arada benim bir kutum var. 
Sıradan bir kutu değil. Onunla dünyayı dolaşıyorum! Nasıl mı?
Önce Yeryüzü Ansiklopedisi’nden bir yer seçiyorum, sonra kutunun içinde o yere ait bölümü okuyorum. Sonra hoop! Kendimi orada buluyorum. 
Biliyorum, biliyorum. İnanması zor ama öyle işte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5270649b-f6f4-45cb-b123-a90b87b46b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Gel Ve Maceraları - 2</image:title>
            <image:caption>Benim adım ALİ GEL! İnsanın hem annesi hem de babası öğretmen olunca, böyle bir isme sahip olduğuna hiç şaşırmıyor. 
Ben ismimi seviyorum. Herkesin bildiği ve kimsenin asla unutamadığı bir isim bu. 
Bakın işte bu da KUŞ! 
Başka bir ismi yok! Sadece Kuş!
Aramızda kalsın ama biraz tuhaf bir hayvan. Bunu size nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum fakat söylemem gerektiğini de biliyorum. 
Şey... Bu kuş konuşuyor! Evet tıpkı insanlar gibi. 
Üstelik oldukça da geveze...
İnanması zor biliyorum ama öyle işte... 
Bu arada benim bir kutum var. 
Sıradan bir kutu değil. Onunla dünyayı dolaşıyorum! Nasıl mı?
Önce Yeryüzü Ansiklopedisi’nden bir yer seçiyorum, sonra kutunun içinde o yere ait bölümü okuyorum. Sonra hoop! Kendimi orada buluyorum. 
Biliyorum, biliyorum. İnanması zor ama öyle işte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34244996-c900-46b8-8204-986e6d4eade1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Gel Ve Maceraları - 4</image:title>
            <image:caption>Benim adım ALİ GEL! İnsanın hem annesi hem de babası öğretmen olunca, böyle bir isme sahip olduğuna hiç şaşırmıyor. 
Ben ismimi seviyorum. Herkesin bildiği ve kimsenin asla unutamadığı bir isim bu. 
Bakın işte bu da KUŞ! 
Başka bir ismi yok! Sadece Kuş!
Aramızda kalsın ama biraz tuhaf bir hayvan. Bunu size nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum fakat söylemem gerektiğini de biliyorum. 
Şey... Bu kuş konuşuyor! Evet tıpkı insanlar gibi. 
Üstelik oldukça da geveze...
İnanması zor biliyorum ama öyle işte... 
Bu arada benim bir kutum var. 
Sıradan bir kutu değil. Onunla dünyayı dolaşıyorum! Nasıl mı?
Önce Yeryüzü Ansiklopedisi’nden bir yer seçiyorum, sonra kutunun içinde o yere ait bölümü okuyorum. Sonra hoop! Kendimi orada buluyorum. 
Biliyorum, biliyorum. İnanması zor ama öyle işte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64286178-4c19-4cef-be78-1565dfd702cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Gel Ve Maceraları - 3</image:title>
            <image:caption>Benim adım ALİ GEL! İnsanın hem annesi hem de babası öğretmen olunca, böyle bir isme sahip olduğuna hiç şaşırmıyor. 
Ben ismimi seviyorum. Herkesin bildiği ve kimsenin asla unutamadığı bir isim bu. 
Bakın işte bu da KUŞ! 
Başka bir ismi yok! Sadece Kuş!
Aramızda kalsın ama biraz tuhaf bir hayvan. Bunu size nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum fakat söylemem gerektiğini de biliyorum. 
Şey... Bu kuş konuşuyor! Evet tıpkı insanlar gibi. 
Üstelik oldukça da geveze...
İnanması zor biliyorum ama öyle işte... 
Bu arada benim bir kutum var. 
Sıradan bir kutu değil. Onunla dünyayı dolaşıyorum! Nasıl mı?
Önce Yeryüzü Ansiklopedisi’nden bir yer seçiyorum, sonra kutunun içinde o yere ait bölümü okuyorum. Sonra hoop! Kendimi orada buluyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de120de-2a9f-4054-a97e-a31ef08e13e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Gel Ve Maceraları - 5</image:title>
            <image:caption>Benim adım ALİ GEL! İnsanın hem annesi hem de babası öğretmen olunca, böyle bir isme sahip olduğuna hiç şaşırmıyor. 
Ben ismimi seviyorum. Herkesin bildiği ve kimsenin asla unutamadığı bir isim bu. 
Bakın işte bu da KUŞ! 
Başka bir ismi yok! Sadece Kuş!
Aramızda kalsın ama biraz tuhaf bir hayvan. Bunu size nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum fakat söylemem gerektiğini de biliyorum. 
Şey... Bu kuş konuşuyor! Evet tıpkı insanlar gibi. 
Üstelik oldukça da geveze...
İnanması zor biliyorum ama öyle işte... 
Bu arada benim bir kutum var. 
Sıradan bir kutu değil. Onunla dünyayı dolaşıyorum! Nasıl mı?
Önce Yeryüzü Ansiklopedisi’nden bir yer seçiyorum, sonra kutunun içinde o yere ait bölümü okuyorum. Sonra hoop! Kendimi orada buluyorum. 
Biliyorum, biliyorum. İnanması zor ama öyle işte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e704d39-6618-45ac-806f-0464c0fb3a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Sonrası Çağda Edebiyat Eseri</image:title>
            <image:caption>Twitter, Instagram ve viral videolar çağında edebiyat çalışmalarının rolü nedir?
Edebiyat öğretmek ve öğrenmek yalnızca asırlık sorularla klasik metinleri okumamaksa, yakın okuma veya eleştirel bakışın reddi de değildir. İçinde yaşadığımız hakikat sonrası çağ, aynı zamanda insanların inançlarının, estetik anlayışlarının, tüketici alışkanlıklarının, seyahat araçlarının ve inandıkları politikaların bir çembere alındığı bağnaz bölünme çağıdır.
Bir edebiyat profesörü olan Christopher Schaberg, hızla değişen dünyada yaşadığı tecrübeleri aracılığıyla, hakikat sonrası siyaset ve ekolojik önceliklerin baş döndürücü çağında edebiyat ve kültürün yolunu bulabilmesi için ne gerektiğini soruşturuyor eserinde.
Hakikat Sonrası Çağda Edebiyat Eseri; edebi pasajlardan gündelik yürüyüşlere, vahşi yaşam maceralarından akademik ilhamlara, ekoloji problemlerinden havayolu yolculuğuna kadar çok çeşitli konulara değiniyor. Edebi metinler ve yazma üzerine dersler veren yazar, eserinin, edebiyat bağlamında düşündüğü ve çalıştığı tekrar eden şeylerin bir hikâyesi olduğunu ifade ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3b09d16-e0cb-4303-9446-6697403fb737.jpg</image:loc>
            <image:title>Babası Yarası Olanlar</image:title>
            <image:caption>Gidenlerin arkasından her zaman ağlanır mı? Bir cenaze töreninde canı çok yandığı hâlde ağlayamayan insanlar biliyorum. Acılar her zaman olağan değildir. Her zaman aynı şekilde belirmezler. Her zaman gözyaşı doldurmazlar. Bazen sadece içinde yaşarsın, sessiz sedasız.

Kimselere bir şey yansıtamadan… En büyük acı da odur aslında. Gizli kalan acı... Seni içinden kemirir. Sessiz sessiz eritir seni.

Sen daha ne olduğunu anlayamamışken bir anda kendini dipsiz bucaksız bir kuyunun tepesinde bulursun. Kimsenin ahını almadığını düşünürsün. Oysa bir sebebi olmalı bu acının! Ama bazen yoktur.

Korkma, eğer öldürmeyen acı gerçekten güçlendiriyorsa, zırhlanıyorsun demektir. Seni bundan sonra asla hiçbir şey üzemez. Sen asla bundan daha kötüsünü yaşamayacaksın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e07081-7b69-4f24-9b2b-f814509e6eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes Kadar</image:title>
            <image:caption>Dinlemeden yargılamanın, karalamanın, yaşamadığı acılar, aşklar adına tutarsızca ahkâm kesenlerin popüler olduğu dönemin mağdurlarındanım. Emek isteyen her şeyin geri planda olduğu, rahatlığın kolay elde edebilmenin insan fıtratını bozduğu, duyguları merhameti kabul etmediği bir dönem içinde, küçük notlar almaya başladım. Bu başlangıç tarihine 2008 diyebiliriz. 

 Kurduğumuz hayallerin hazır raflar arasında olmadığını görünce başladı hayatta olan direnmem. Bir şeylerin istem dışı geliştiğini ve karşı koymanın ne acı olduğunu gördüm. Her birinde farklı acılar, seçimler,yanlış kararlar, bir diğeri “kader” getirisi, bastırılmış duygular, çaresiz
yaşam ve kendine yenilme korkusu. 

 Ben en çok kendimden korktum bu hayatta. İnsanın, insanı anlaması zor bilirim, benim bir şiirimi, belki kitabımı okuyacaksınız. Benim, senin neler
yaşadığımızın tümüyle farkına varılamayacak bu hayatta. Çıkmazların elinden çıkınca, madem hayat benden çalıyor, en büyük kayıp zaman!

  Ben de eli boş gitmeyeyim diye sana, bize benzeyen güzel yürekler için bir şeyler aldım, hayatın enerjisini yükseltme adına, yaşayan güzel ruhlara bir nefes, ses olur diye yazdım, her birini sabırla işledim bedelini ödeyerek. İçinde bulunduğumuz hayatı kendimizi kapatarak, karamsarlıklara boğularak değil, inançla, umutla, direnerek güzel günleri miras bırakarak, yaşamak gerektiğinin, dünya misafirliğimde Hayatın Bir Nefes Kadar olduğunun bilincine vardım. 

 Şiir yazmak kelime haznesinin çokluğuyla değil, gönül gözünün açık olmasıyla başlar. İçinde sevgi, aşk, hüzün, yaşanmışlık ve adalet barındırır. İyi ruhlar arası bir yolculuktur, yazarın nefesinin okurunun yüreğine dokunmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16ec20e8-aae8-4ede-9ece-badbe336cbf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayet İşleri Başkanlığı</image:title>
            <image:caption>Cemşit şaşırdı. Memleket onunla gurur duyuyordu. Ama neden? Nedenini bilmiyordu ama yine de memleket onunla gurur duyuyordu. Yine de sebebini merak ediyordu. Bir an, “Neden?” diye sormak istedi. Sonra vazgeçti. Nedeni çok mu önemliydi? Nedenini, sivil üniformalının “Patron” dediği bu kişi biliyordu işte. Sonra, belki bu sivil üniformalı da biliyordu. Belki bu resmi üniformalı-iri cüsseli bile biliyordu. Hatta tüm memleket biliyordu. Öyle ya, gururu onlar duyduğuna göre niçin gurur duyduklarını da bilmelilerdi. Kısacası, memleket Cemşit&apos;le gurur duyuyordu ve de bunun sebebini Cemşit hariç herkes biliyordu.
 
Genç, amatör bir polisiye yazarı günün birinde kendini bir anda ülkenin en önemli (!) projesinin içinde buluverirse ne olur? Gerçekliği dahi sorgulanmayan bir proje nasıl olur da bakanlık statüsü alabilir? Bu durum mu yoksa ülkenin içinde bulunduğu gerçeklik mi daha tehlikelidir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd2ea779-9394-462a-89e5-58d5c4115d28.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Örneklerle Ekonomi Güvenliği Yazıları</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki değişim ve dönüşümün en çok etkilediği alanlardan birisi olarak karşımıza güvenlik çalışmaları çıkıyor. Güvenlik paradigmasındaki değişimde ise ekonomi son dönemlerde kendinden daha fazla söz ettiriyor. Kaynak paylaşımı, ticaret savaşları, ekonomik yaptırımlar ve çok taraflı anlaşmalar gibi kavramların sıklıkla kullanılmaya başlandığı bu dönemde “ekonomi güvenliği” kavramı da yerleşik düzenin aktörlerini ve politikalarını anlamak açısından bize ışık tutan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar yakın zamanda sona ereceğine ilişkin ütopik eleştirilere maruz kalsa da küreselleşmenin getirdiği yeni devlet ve hayat tarzı ulusal güvenlik anlayışında ekonomi güvenliği çalışmalarına büyük bir alan açıyor. Yaklaşık 8 yıldır bu devasa alanda farkındalık oluşturmak ve literatüre katkı sağlamak için gayret gösteriyorum. Benim ekonomi güvenliği ile ilgili akademik makalelerim ve öğrencilerimin tezlerinin yanı sıra katıldığım televizyon programlarında ve bir süreden bu yana Yeni Şafak Gazetesi’ndeki köşe yazılarımda konuyu işlemeye ve farkındalık oluşturmaya gayret ediyorum. İşte elinizdeki bu kitap da 2 yıldan fazladır kaleme aldığım 250’ye yakın makalenin içinden seçilmiş yazılardan oluşuyor. 

Yazılarımın tamamı yazıldığı dönemde yaşanan olaylarla ilişki olup, yaşananları ekonomi güvenliği perspektifi ile ele alıyor. Kimi zaman öngörüler sunuyor, kimi zaman durum tespiti yapıyor, kimi zaman da çözüm önerileri sunuyor. Ekonomi güvenliği alanıyla ilgilenen tüm okuyucuların faydalanması ve yeni çalışmalara yol açması dileklerimle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383b5afe-5313-4285-b4ec-fea3dd8f58c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Refah Rejiminde Kadın</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye refah rejiminin kadın işgücü arzı üzerinde etkili olduğu ve kadınların geleneksel rollerini yeniden ürettiği savını ileri sürmektedir. Çalışmanın hipotezleri; nicel araştırma yöntemi ile TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ve Hanehalkı Bütçe Araştırması mikro veri setleri kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında ele alınan refah rejimi göstergeleri; Türkiye’de kadınların sosyal güvenceli istihdama erişim düzeyleri ve sosyal güvenlik uygulamalarının kadın işgücü arzı üzerindeki etkileri olmak üzere iki kategoride incelenmiştir. Sosyal güvenceli istihdam; hem işgücü piyasasında nitelikli işlerin temel göstergesi olması, hem de bireylere kendi çalışmaları üzerinden sosyal güvence sunması dolayısıyla kadınların bir erkeğe bağımlı olmadan kendini gerçekleştirme ve özgürleşme adımlarındaki önemli bir basamağı oluşturmaktadır. Sosyal güvenceli istihdama erişim üzerinde en büyük etkiyi eğitim düzeyi oluşturuyorken, Türkiye’de yüksek eğitimli kadınların önemli bir kısmının dahi işgücüne dâhil ol(a)maması, kadınları “ev kadını” olarak konumlandıran refah rejimi ile doğrudan ilişkilidir. Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi uygulamalarından; “cömert” dul-yetim aylıkları ile bağımlı konumda sağlık sigortalısı olma uygulaması kadınları işgücü piyasasından uzaklaştırma potansiyeline sahiptir. Türkiye refah rejiminin inşasında, kadınların işgücüne katılım oranında artış trendinin gerçekleşebilmesi için geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini kıracak güçlü sosyal politikalara ihtiyaç duyulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9fe84b7-3f57-4110-a868-0802f100d51f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Adam Kutulu Takım (Büyük Boy )</image:title>
            <image:caption>Kuşaklar yetiştiren bir eser... Yeni sunumuyla ve dizin ekiyle...
Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam’da, değişen bir dünyada çöken
bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr’i imzalamış olan bir
kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.
Tek Adam, sadece Türk Devrimi’ni değil, aynı zamanda, Mustafa
Kemal Atatürk’ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen ve
okuyucuya aktaran bir başyapıt... –EMRE KONGAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77685088-a9e1-4f8e-8812-7b9307e4f263.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabırlı Aileler Merhametli Çocuklar Yetiştirir</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzu kucağınıza aldığınız ilk anı hatırlıyor musunuz? Yavrumuza zarar gelmesin diye ona bütün merhametimizle sarılıyoruz. Onu kendimizden bile sakınıyoruz. Geceler boyu ayakta kalmaya, çocuğumuzun zamansız ağlama krizlerine sabrediyoruz. Uykusuz kalıyoruz, yorgun oluyoruz, yemek bile yiyecek vakit bulamıyoruz ama yine de ona merhamet etmekten vazgeçmiyoruz.

Sonra bir şey oluyor. Biz hassasiyetimizi kaybediyoruz. Çocuğumuz büyüdükçe sabrımız küçülmeye başlıyor. Bir anda öfkeli ve sürekli bağıran bir insana dönüşüyoruz. Ne değişiyor da biz böyle bir insan oluyoruz? Bence neden biliyor musunuz? Biz en çok kendimize, çocuklarımıza, sevdiklerimize göstermemiz gereken sabrımızı, gün içinde sağda solda tüketiyoruz. Asıl ihtiyaç hâlinde kullanamıyoruz.

Sabrınızın, gücünüzün tükendiğini ve mutsuz olduğunuzu hissediyorsanız, çocuğunuz ve çevrenizdeki insanlar ile ilişkileriniz bozulmaya başladıysa, geçmişinize “iyi”kiler değil, “keşke”lerin biriktiğini düşünüyorsanız ve en önemlisi de merhametli çocuklar yetiştirmek istiyorsanız bu kitap size iyi bir rehber olacaktır.

Babamın babalığından ilham alarak yazdığım bu kitap gelecek güzel günlerinize ışık olacağını umuyorum.
Dilek Cesur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2d3f30d-76eb-4004-a8a1-a66e9bd4cdfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetenek Avcısı - Değerli Öyküler</image:title>
            <image:caption>Durduğu yerde duramayan Zeynep, hareketli olduğu kadar da meraklı bir öğrencidir. Öğretmeninin verdiği ödev yarıyıl tatili planlarını altüst eder. On beş gün içerisinde yeteneğini keşfetmesi gerekmektedir. Ancak bu, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Her denemesinde daha ilginç bir hâl alan bu macerada hem yeteneğini keşfetmeli hem de onu yetenek canavarına kaptırmamak için mücadele etmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71e1b470-ac44-4c0a-b928-3cb53dfb3866.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalar</image:title>
            <image:caption>Ploton ve Aristo’dan gelen düşünce geleneğine uygun olarak batılı düşünürler gibi büyük İslam ve Türk düşünürleri de insan toplumlarını ve devletleri canlı varlıklara benzeterek onların hayatını da biyolojik kıyaslamalarla izah etmek istemişler,imparatorlukların ve devletlerinde canlık varlıklar gibi doğuş,gençlik,ergenlik ve ihtiyarlık cağlarından geçerek mutlaka ölmeye mahkum olduklarını ileri sürmüşlerdir. 
Osmanlı imparatorluğu’nun tarihi kaderi bir benzetmeden ileri gitmese de bu biyolojik tabloya uygun görünmektedir. Kuruluşundan,itibaren çeşitli devreler geçirmiş ve 1792’den 1920’ye kadar çöküş dönemlerini kapsayan bir hayat çizgisi işlemiş sonunda küllerinden 
Cumhuriyet doğmuştur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d4775f9-37cc-44b6-adbf-f38b33b01d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Schlemihl&apos;in Olağanüstü Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd6cc88-2f0f-4ef7-977f-76373a2ce89d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Günde Hayatımız</image:title>
            <image:caption>Tom Esme’yle ilişkisindeki en önemli yirmi dört anıyı bir güne sığdırabilir mi?
Peki ya Esme’nin unuttuğu veya haberinin bile olmadığı saatler ne olacak?

Oyunun kuralı basit. Günün her saati için ilişkinizin en önemli anlarından birini seçin. Muhtemelen tanışma anınızı seçersiniz, doğru mu? Ve aranızdakinin sevgi olduğundan emin olduğunuz anı? Belki birlikte geçirdiğiniz ilk gecenin ardından güneşin doğuşunu izlemenizi? Peki ya her şeyin kötüye gitmeye başladığı araba yolculuğunu, ilk ciddi kavganızı ya da nerede olduğunuz hakkında yalan söylediğiniz günü seçer miydiniz? Bu, gerçeği öğrenmek için hayatta sadece bir kez elinize geçecek bir şans. Ama eğer sevdiğinize karşı tamamen dürüst olmanız gerekseydi, yine de bu oyunu oynar mıydınız?
Esme ve Tom için oyun başlamak üzeredir ve oyuna başladıklarında artık geri dönüş yoktur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695bb4bf-84b1-4f43-87b1-85d3bd55f114.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuzlar Mağarası - Bilmece Krallığı 01</image:title>
            <image:caption>Kerem ve Asya gizemli bir haritayı takip ederken kendilerini Bilmece Krallığı’nda bulmuşlardır. Olağanüstü maceraya devam edebilmeleri için karşılaştıkları bilmeceleri çözmeleri, zorlukları aşmaları gerekmektedir.

Korkusuzlar Mağarası’ndan çıkmak için kahramanlarımıza yardım ederek, sen de dikkatini geliştirip bilgi birikimini artırabilirsin.

Gizemli ve eğlenceli bir macera seni bekliyor!

- Çocuklar bu seriyi okurken hem macera yaşayacaklar hem de bilmece ve sorularla dikkatlerini geliştirme fırsatı bulacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356577ce-a0a3-4ae1-b947-95fb447f8fa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıssalar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ambroce Bierce (1842 – 1914), yaşadığı yıllarda gazeteci ve yazar olarak çok ünlüydü. Özellikle hiciv sınırından taşıp saldırganlaşan mizahi yazıları, keskin zekâsının yansımalarıydı. Kıssalar Kitabı’nda Bierce’ın siyasal ve toplumsal taşlamaları bir araya getirilmiştir. Eserde Ezop’tan La Fontaine’e, fabl türünün yazarın diline uyarladığı bölümler mizahi başyapıt düzeyindedir. Gotik edebiyatın ilk dönemlerinden beri her şeyle alay etmesine en güzel örnek, Bierce’in tarzıdır.
Kıssalar Kitabı’nı Enes Gider’in çevirisiyle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7a28084-9c27-4f96-ad1a-bf717e09b03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Otranto Şatosu</image:title>
            <image:caption>Horace Walpole (1717 – 1797) Britanya Başbakanının oğlu ve 27 yıl boyunca Avam Kamarası üyesi bir siyasetçiydi. Ama onun için siyaset değil sanat önemliydi. Yazarlığa yöneldi, hatta bir yayınevi kurup yönetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f686c124-1477-4212-8570-4effb35ba4b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Sevgi</image:title>
            <image:caption>Siyasetten felsefeye pek çok konuda görüşlerini dile getiren Hasan Yılmaz, hepimizi derinlikli düşünüp bir konuda yargı sahibi olmadan gerçeği araştırmaya çağırıyor. Ve kendi bilgi deryasında biriktirdiklerini bizlerle paylaşıyor.
 
“Bilgisiz bir insan hiçbir şeyi anlayamaz. Bugünkü dünyada nefret söylemlerinin, hoşgörüsüzlüğün ve çatışmaların altında anlayışsızlığın ve bilgisizliğin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Her şeyden ve birbirimizden nefret ediyoruz çünkü hiçbir şey anlamıyoruz; aptallar gibi birbirimize ve hayata karşı öfkeli olmamızın altında bu bilgisizlik yatıyor. Hâlbuki Russell’ın dediği gibi “Sevgi bilgeliktir, nefret aptallıktır.” Bilgi anlayış, hoşgörü, iyilik, sevgi ve dinginlik; cehalet ise nefret, çatışma, hoşgörüsüzlük, kötülük ve huzursuzluk getirir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3cad623-2f7b-4fe0-b8c7-5a4d9b7431a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasabam Ayrılık</image:title>
            <image:caption>Ve şimdi, diyor Sadık Hidayet ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. Nasıl bir ağlamadır bu? Akmak bilmeyen bir gözyaşında varlık gemisini yüzdürmek isteğinin son çırpınışları sanki: Kurak bir çölde, Güneş’e haykırıp -kendi susuzluğuna değil de- kızgın kumlarda yanıp kül olduğunu gördüğü gölgesine acı duymakta; son nefesinde ona kendisini son kez gösterebilme arzusunu kalemiyle avaz avaz bağırmaktadır. Kasabam Ayrılık işte böyle bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84c90f9b-5001-4ff3-8d35-f8006223efa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılmaz Büyükerşen Zamanı Durduran Saat</image:title>
            <image:caption>&quot;Siyah Kuğu adlı kitabında N. N. Taleb, Poincaré fotoğrafının altına, ‘Nasıl yaptılarsa, bu tür düşünürlerin imalatını durdurdular’ diye yazmıştı, hayıflandığı apaçık belli olacak şekilde. Türkiye’de benzer bir resimaltını, belki ufak bir rötuşla, hak eden nadir insanlardan biri herhalde Yılmaz Büyükerşen’dir. Nasıl yaptılarsa, Türkiye’de Büyükerşen türünden eylem adamlarının imalatını durdurdular. Bu kitap, küçücük bir bozkır şehrinde, şehrin ölçüleriyle orantısız hayaller biriktirerek büyüyen, sonra da o devasa hayalleri birer birer hayata geçiren yılmaz bir adamın, kendi ağzından hikayesidir. Bu hikayeyi okurken, imalatı çoktan durdurulmuş insanlardan birinin nasıl büyüdüğüne adım adım tanıklık edeceksiniz. Bozkırın ortasında önce imrenilecek bir üniversitenin, dev bir açıköğretim sisteminin yaratılmasına, Türkiye’de ‘yapılamaz’ denilen işlere soyunma maceralarına, sonra da imrenilen bir şehrin inşasını sağlayan hayal gücüne, kararlılığa, gözü karalığa şahit olmakla kalmayacak, aynı zamanda yakın tarihin pek bilinmeyen birçok olayını da öğreneceksiniz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249b794c-a4ef-43d9-8276-a3a650e6e3d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurra</image:title>
            <image:caption>Korku edebiyatının genç yazar adayı Süleyman Mert bizleri gizemli bir dünyanın derinliklerine davet ediyor.
 
Yatağımın ayaklık tarafında bir el gördüm. Evet, bu bir eldi. Yavaş yavaş yukarı doğru çıkıyordu. Tüylerim diken diken olmuştu. El, yorganımı tutup çekerek kapıya doğru fırlattı. Gözlerime inanamıyordum. El yatağımın üstündeydi. Dikkatle baktığımda o elin sahibi olan kafayı görmeye başladım. Yavaş yavaş kalkıyordu kafa. Tam kalktığında siyah saçlı, gözünün beyaz olması gereken yeri kömür karası, gözlerinin altı sanki on yıldır uyumayan bir insanın göz torbaları gibi kabarmış, ağzında kanlar olan uzun beyaz kıyafetli bir varlık ağır ağır yatağımın üstüne çıktı. Bağırmak istiyordum ama bağıramıyordum. Ne yapacağımı bilemeden yataktan kendimi yere attım. O varlık yatağımdayken köpek pozisyonu alıp bir anda üstüme atladı. Çığlığı bastım. Ses tellerime garezim varmışçasına bağırıyordum. Nefes almayı bile bırakmıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ffc2b11-ab2a-423c-985c-4f3d580ba7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Anton Çehov Bütün Eserleri 1 1875 - 1882 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir sanatçı olarak Çehov’u önceki Rus yazarlarıyla, Turgenyev, Dostoyevski ya da benimle kıyaslamak mümkün değildir. Empresyonistler gibi onun da kendi biçimi vardır. Yakından baktığınızda hiç fark gözetilmeden boyaların tuvale rasgele sürüldüğünü, fırça darbeleri arasında hiçbir ilişki olmadığını sanırsınız. Ancak biraz uzaklaşıp baktığınızda şaşırıp kalırsınız. Karşınızda eşi benzeri olmayan bir tablo durmaktadır. Çehov gerçek bir sanatçıdır. Çehov, düzyazının Puşkin’idir.
–Lev Nikolayeviç Tolstoy
Güçsüz insanların oluşturduğu bu silik, can sıkıcı kalabalığın önünden her şeyi dikkatin, özenin süzgecinden geçiren, akıllı, büyük bir adam geçip gitti; yüreğini sıkıştıran umarsız bir üzüntüyle, yüzünde hüzünlü bir gülümsemeyle, kırıcı olmayan fakat etkili bir sitemle yurdunun umarsız insanlarına baktı ve içtenlikli, güzel sesiyle şunları söyledi: “Sizler yaşıyor musunuz, baylar? Kendinize çekidüzen verin!”
–Maksim Gorki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4277ff9-0322-44af-a231-84dd6d399924.jpg</image:loc>
            <image:title>Corona ve Virüs Savaşları</image:title>
            <image:caption>Dünya, tarihin akışını şekillendirecek yeni bir döneme girdi. Tüm dünyanın gündeminde olan ve binlerce kişinin ölümüne neden Corona Virüsü, akıllara aynı soruları getirdi: Peki ya o virüsler insanları öldürmek için tasarlanan biyolojik bir silah ise?
Dünyayı yöneten gizli örgütler, tarikatlar ve birçok yapılanma hakkında çalışmalar yürütmüş olan Yazar
Kürşad Berkkan, bu kez birçok kişinin sormaya çekindiği soruların yanıtlarını ortaya çıkarıyor.
Corona Virüsü nasıl ortaya çıktı?
Virüs savaşları başladı mı?
Dünyada virüs savaşlarının boyutları nelerdir?
Virüs savaşlarının tarihi nasıl seyretmiştir?
Ülkelerin biyolojik savaş programlarında neler var?
Domuz Gribi, kuş Gribi, Sars Virüsü gibi olayların perde arkasında kimler var?
Aşı ve ilaç sektörleri hangi baronların ellerinde?
Corona Virüsü ve virüs savaşlarına yönelik daha birçok sorunun yanıtı bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bd01cd-35db-415e-9941-227568b0af2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorba Olma Kanka Ol!</image:title>
            <image:caption>Arkadaşım, sen de öfkelendiğinde aslında hiç yapmak istemediğin şeyler yapıyor musun? Kırk yıl düşünsen aklına gelmeyecek kelimelerle kurduğun cümleler için pişman oluyor musun?

Artık dert etme bu durumu. Çünkü ben varım!

Öğrendiğim metotlarla kalp kırma sorununu çözdüm. Hatta şarkısını bile besteledim.

O kadar yani! Nasıl mı?
Haydi çevir sayfaları, öğren sırrımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14970b7c-b4a3-4383-8347-6642dee129c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştiri Nedir?</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki edisyon Michel Foucault’nun iki konferansını bir araya getirmektedir. Foucault ilk konferansı 27 Mayıs 1978’de Sorbonne’da Fransız Felsefe Cemiyeti huzurunda vermiş, konuşma onun gözetiminde 1990 yılında “Eleştiri Nedir?” başlığıyla yayımlanmıştır. Diğer konferansıysa, 12 Nisan 1983’te Berkeley, California Üniversitesi’nde “Kendilik Kültürü” başlığıyla sunulmuştur. İki konferansı ayıran 1978 ile 1984 arasında Foucault’nun düşüncesi önemli bir evrim geçirse de, Kant’ın Was ist Aufklärung? (“Aydınlanma Nedir?”) metnine yaptığı referans bu dönemde yazdığı tüm metinlerde ve yaptığı tüm konuşmalarda merkezi bir yer işgal eder; çünkü Aydınlanma üzerine bu metni tekrar tekrar ele almasının amacı, felsefi ve tarihsel soru olarak “kendilik kültürü” temasıyla neden ilgilendiğini açıklamaktır. Böylece kitapta yer alan “Eleştiri Nedir?” ve “Kendilik Kültürü” başlıklı konferanslarla bunlara eşlik eden tartışmalar, hem Foucault’nun düşünsel evrimini takip etmeyi sağlar hem de onun Was ist Aufklärung?’u nasıl farklı biçimlerde okuduğunu görme imkânı tanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d4568d-3760-4496-8957-e6c46b141bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekreasyon Paradigması</image:title>
            <image:caption>Her Açıdan Rekreasyon
Rekreasyon Tarihi
Toplum Dinamikleri
Yaşam Döngüsü Ve Rekreasyon
Düşünce Ve Yaşam Tarzı
Boş Zaman Motivasyonu
Okul Ve Rekreasyon
Rekreasyon Yönetimi
Kentleşme Ve Rekreasyon
Sosyal Medya Unsurları Ve Boş Zaman
Rekreasyonda Liderlik Becerileri
Rekreasyon Terapisi Ve Rehabilitasyon
Rekreasyon Pedagojisi 
Lokasyon
İdeoloji Ve Rekreasyon Felsefesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b2a9b1-fb05-4dc2-9a83-23af4eb1920c.jpg</image:loc>
            <image:title>Safranbolu İlçesi Halk Kültürü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
 1.Giriş
 2.İlgili Alanyazın
  2.1.Kuramsal Çerçeve
  2.2.İlgili Araştırmalar
 3.Yöntem
 4.Bulgular Ve Yorumlar
  4.1.Araştırma Alanı Hakkında Genel Bilgiler
  4.2.Safranbolu Halk Edebiyatı Ürünleri
  4.3.Safranbolu Halk Bilimi Ürünleri
 5.Sonuç Ve Öneriler
Kaynak Kişiler Listesi
Kaynakça
Ekler
Fotoğraflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2848e083-eb61-475c-99ab-1a7f250577cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıçrama Yüksekliği Ölçümünde Kullanılacak Yeni Bir Ölçüm Sistemi Geliştirilmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
 1.Giriş Ve Amaç
 2.Genel Bilgiler
2.1.Dikey Sıçrama
2.2.Sıçramanın Fazları ve Biyomekaniği
2.3.Mevcut Dikey Sıçrama Ölçüm Yöntemleri
 3.Gereç Ve Yöntem
3.1.Araştırmanın Tipi
3.2.Araştırmanın Yeri ve Zamanı
3.3.Araştırmanın Evreni ve Örneklemi
3.4.Çalışma Materyali
3.5.Araştırmanın Değişkenleri
3.6.Veri Toplama Araçları
3.7.Araştırma Planı ve Takvimi
3.8.Verilerin Değerlendirilmesi
3.9.Araştırmanın  Sınırlılıklar
3.10.Etik Kurulu Onayı
 4.Bulgular
 5.Tartışma
 6.Sonuç Ve Öneriler
 KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9973bf9a-c419-473c-91df-971b3e18a6ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Bir Geçer Zaman Ki</image:title>
            <image:caption>Usta çizer M.K. Perker, doğup büyüdüğü Beylerbeyi’nin çocuklarını, delilerini, esrarengiz hadiselerini; ailesi, mizah dergilerinde meslektaşları ve arkadaşlarıyla yaşadığı birbirinden ilginç olayları kendine has hikâyeciliğiyle anlatıyor.
Öyle Bir Geçer Zaman Ki, çizgi romanla stand-up komedinin iç içe geçmiş nadide bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/967f53f5-1955-495f-85c4-d9bf65977eb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ağaç</image:title>
            <image:caption>Yuta ile Pita, büyük gölün kıyısında uzun uzun oturmayı çok severdi. Bu gölün ortasında bir ağaç vardı, ağacın dallarında da yiyenlerin dileklerini gerçekleştiren sihirli kırmızı meyveler... Yuta bu meyvelerden yemeyi ne kadar çok istese de ağaca bir türlü ulaşamıyordu. Arkadaşı Pita’nın hep söylediği gibi Yuta; ne dev kadar büyüktü, ne kartal gibi uçabiliyordu ne de timsah kadar iyi yüzebiliyordu. Ama belki de Yuta başka bir yol bulabilirdi! Biraz cesaret ve bolca isteğin önünde ne durabilirdi ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/180bfaa3-04ca-44b5-885c-fd40075a8cd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Hayatından 24 Saat</image:title>
            <image:caption>Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar. “Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum.”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c4fee7-3f2a-47b5-aacc-dad671110285.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyet</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig, tüm dünyaya yayılan savaş ve yıkım dehşeti karşısında eşiyle birlikte intiharı seçti. Savaş karşıtlığı, yazarın yaşamı önceleyen hümanist dünya görüşünün mihenk taşıydı. Bu yönden bakıldığında Mecburiyet tam bir Zweig anlatısıdır: Ülkesindeki savaştan kaçarak eşiyle birlikte İsviçre kırsalına sığınan Ferdinand adlı bir ressam, askerlik çağrısıyla kendini içten içe dayatan mecburiyet duygusu karşısında direnmeye çalışır. “Tabii ki halkın bir parçası olmalısın, ama halk aklını kaçırdıysa sen de onlarla kaçırmak zorunda değilsin. Onlar için yalnızca bir sayı, rakam, alet, kurbanlıksın belki ama benim için hâlâ kanlı canlı bir insansın ve seni onlara teslim etmeyi reddediyorum.”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1de7174-fff6-4731-af8f-80ca463d1fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum Sözleşmesi</image:title>
            <image:caption>Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) Aydınlanma’nın en önemli düşünürlerindir. Onun 1762’de yayımlanan Toplum Sözleşmesi, toplum yaşamına ilişkin en temel kitaptır. Rousseau Toplum Sözleşmesi’nde egemenlik, devlet, mülk, halk, yürütme, yasama, yargı, demokrasi gibi kavramları incelemiş ve etkisi günümüze kadar uzanan bir çerçeve oluşturmuştur. Rousseau’nun “egemenliğin bölünmezliği” ve “egemenliğin devredilmezliği” gibi ilkeleri ve “egemen gücün sınırlarına” dair yaptığı çözümleme, bugün hâlâ geçerliliğini korumaktadır… “İnsanın toplum sözleşmesiyle yitirdiği şey, doğal özgürlüğü ve onu çeken ve erişebileceği her şey üzerindeki sınırsız bir haktır; kazandığı şey, sivil özgürlük ve sahip olduğu her şeyin iyeliğidir. Bu karşılıklar konusunda hataya düşmemek için, bireyin sahip olduğu güçlerinden başkaca sınırları olmayan doğal özgürlüğü, genel istenç aracılığıyla sınırlanmış olan sivil özgürlükten ve gücün sonucu ya da ilk işgalcinin hakkı olan edinimi de, ancak olumlu bir kimlikte temellenebilen iyelikten özenle ayrıştırmak gerekir.”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74091b80-e9b0-4af3-9600-496e65736280.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Uli</image:title>
            <image:caption>Uli, sayıları çok seviyor.
Evden okula kaç adım attığını, apartmandaki pencereleri, merdiven basamaklarını, her şeyi sayıyor. Okulun ilk günü, sınıf arkadaşları Uli’ye lakap takınca o da kendisini bir başına kalmış hissediyor. Ta ki sınıfa bir Uli daha gelene kadar. Çünkü, bir Uli, bir Uli daha iki Uli ediyor! 
Ödüllü yazar Astrid Frank’tan yeni ev, yeni okul, yeni arkadaşlar ve yeni düzen üzerine muzip bir roman. Hayattaki değişimlerin çocuklar üzerinde yarattığı kaygıyı eğlenceli bir üslupla anlatan yazar, bir arada yaşamı savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c7e06e3-ef15-4a88-8408-c376dc80798d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinopeli Diogones</image:title>
            <image:caption>Sinopeli Diogenes; felsefeye, aşka, erdeme, vazgeçişe dair…
Tanrılar tanrısı Zeus, âşık olduğu su perisi Sinope’yi “dünyanın en güzel yeri” diyerek Paflagonya’ya getirip bırakır. O günden sonra güzel Sinope’nin adıyla anılacak kent, zamanla bir başka düşünürün de memleketi olacaktır. Zengin bir adamın oğlu olarak doğsa da dünya nimetlerini elinin tersiyle iten, Büyük İskender’e bile “Gölge etme başka ihsan istemem” sözüyle kafa tutan, gündüz vakti elinde fenerle “adam arayan” o Sinopeli, Diogenes’ti…
Diogenes’in dünyanın tüm nimetlerinden ve hazlarından vazgeçişi, onu ilk gençliğinde çok sevdiği Aisa’dan ve kölelikten kurtardığı ve ömrü boyunca ona âşık kalacak Aspa’dan bile uzaklaştıracaktır. Bir fıçının içinde öldüğünde Diogenes’in feneri ve köpeğinden başka bir şeyi yoktur, ama felsefe tarihine damga vuracak sözleri ve yaşam tarzıyla artık ölümsüzdür…
Sinope’den başlayan köpeksi yaşamı Korint’te son bulan Diogenes’in öyküsü, Suat Çağlayan’ın akıcı anlatımıyla bir biyografik romana dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/992e04a6-574b-4aa5-893b-54755877477a.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Feneri</image:title>
            <image:caption>Deniz Feneri, Virginia Woolf’un en önemli otobiyografik romanıdır. Çocuklar, yetişkinler, kadınlar ve erkekler arasındaki ilişkilerin nasıl inşa edildiğini şeffaf bir şekilde gösteren bu eser, gerçeklik ile sanat arasında kurduğumuz bağlar hakkında da derin gözlemlerde bulunur. Ramsay ailesinin yazlık evinde başlayan romanda, deniz fenerine yapılacak bir ziyaret söz konusudur fakat bu ziyaretin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği meçhuldür. Çok çocuklu bu kalabalık ailenin konukları da vardır. Bunlardan biri olan ressam Lily Briscoe, Woolf’un otobiyografik perspektifini yansıttığı kahramanlardan biridir. Mrs Ramsay ise hem varlığı hem de yokluğuyla bir kadın kahraman olarak aile içinde ve Lily Briscoe’nun gözünde sembolik bir önem taşır.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f49934f1-9436-460a-85fe-561f60f175d3.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah - Sergüzeşt-İ Ali Bey</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal’in İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey romanı Osmanlı dönemi delikanlılarından Ali Bey’in yaşamından bir kesit sunar. Zengin bir ailenin iyi eğitim almış çocuğunun yaşamı, “kötü bir kadın” olan Mahpeyker’e âşık olmasıyla değişmeye başlar. Namık Kemal, ilk edebi romanımız olan İntibah’ta dönemin ideal bireyinin çöküşünü, Osmanlı kültürünü de anlatarak mercek altına alır. 

“Bulundukları yerin güzelliği ve tenhalığı içinde baş başa bir-iki saat geçirdiler ve birbirlerine kalplerini açtılar. Ali Bey, ilk aşkın heyecanıyla geleceğe dair hayaller kuruyor, Mahpeyker ise bir yandan bu genç ve yakışıklı delikanlıyla geçireceği aşk ve zevk dolu dakikaların hayalini kurarken bir yandan da masum, tertemiz bir genç kız tavrı takınarak sahte bir utanç perdesi altında gerçek duygularını saklamaya çalışıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b5f316-ac61-4550-bcba-11c5f78560a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek Ökçeler - Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hikâye ve roman yazarı, şair, fikir ve siyaset adamı, asker, öğretmen… yönüyle Tanzimat’tan sonraki Türk edebiyat ve düşünce dünyasının önemli şahsiyetleri arasında gelir Ömer Seyfettin. 36 yıl gibi kısacık bir ömre birçok eser sığdırabilmiş bu üretken yazar her şeyden önce Türk hikâyeciliğinin kilometre taşlarından ve kurucu isimlerindendir. Çoğunlukla “milli edebiyat” çerçevesi içinde değerlendirilmiş ve yine bunun devamında öykülerindeki sadece tarihi arka plan üzerinde durulmuş olsa da aslında bundan çok daha fazlasını hak eden bir yazardır. Toplam 27 hikâyenin yer aldığı ve ünlü öyküsünden hareketle Yüksek Ökçeler adını verdiğimiz bu küçük seçkide, yazarın hatıra özelliği taşıyan ve Türk tarihinin farklı zamanlarında geçen olayların anlatıldığı hikâyeler yanında mizahi özellikler taşıyan eserlerine de yer verdik. En ünlülerinden en az bilinenlere, onun hikâye evreninin farklı yönlerini gösteren ve yazarlık yeteneğini ortaya koyan metinleri tercih etmeye gayret gösterdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c343718-ef9f-4505-ba85-a8d49774a1b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kedinin Yaşamı ve Felsefi Görüşleri</image:title>
            <image:caption>Bir devrin münevverine sen gel o kadar tesir et ama Türkçede görünürde tek bir kitabın dahi olmasın. Ucundan kopardık. Filozofların tarihini yazmış Fransız düşünür ve tarihçi Hippolyte Taine.  Başlarından kedileri eksik etmeyenlere. 
“Birçok filozof ve birçok kedi inceledim. Kedilerin bilgeliği çok daha yüksek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e905538b-e594-49f2-9cde-f5d17b50a6ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Seviye Talip</image:title>
            <image:caption>Demek ki biz, zavallı insanlar, kalplerimizin elinde birer baziçeden başka bir şey değiliz. İyi geçen bütün bir hayat, uzun manevi perhizler, senelerce yerleşen esaslar bazen bir kadının parlak gözleri için altüst olabiliyor. Yoksa herkes metin de, ben ayrıca böyle zayıf mı doğmuştum? Bununla beraber esaslarıma, zevceme ihanet edecek bir şey yapmamıştım değil mi? O kadar elim arzular, iştiyaklarla manen ve maddeten hasta olacak kadar ezilmiştim de yine Seviye’ye bir şey söylememiştim.”

Seviye Talip yapısı, kurgusu ve karakterleriyle Halide Edib’in en başından beri kısa hikâyeler ve makalelerin ötesinde bir roman yazarı olduğunu gösterir. Halide Edib’in korkusuzca yazdığı bu roman, politika ve aşkı bir arada barındıran bir Verdi operası gibidir. Bu romanda İkinci Meşrutiyet, 31 Mart Vakası, kanlı ayaklanmalar bir tarafta, yeni Türk kadını, modernleşme, medeniyet tartışmaları diğer taraftadır. Ortada ise tüm zayıflıkları ve arzularıyla insan vardır.
İclal Vanwesenbeeck

Kaleme aldığı her metinle yeniden tartışılan Halide Edib’in bütün eserleri, gözden geçirilmiş baskılarıyla Can Yayınları’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb5f6ad-6359-4727-aed2-588c5534e45a.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekler Erkek Olur</image:title>
            <image:caption>Gizli bir şey yapıyordum ve korkuyordum, karımdan, çocuklarımdan, patronumdan, arkadaşlarımdan, iş arkadaşlarımdan, kısaca bana sahip olan, hayatımı zorlaştırma, hatta karartma potansiyeline sahip herkesten, tek tek ve toplu olarak hepsinden.

Başarılı bir işinsanı, çekici bir erkek olan Murat’ın görece dengeli bir hayatı, huzurlu bir evliliği vardır. Gelgelelim şirkette yeni işe başlayan Selma’yla tanışması hayatında bir dönüm noktası olacaktır.  Tüm dengesi altüst olan Murat o güne kadar sahip olduğu her şeyi sorgulamaya başlar.

Hamdi Koç&apos;un 2002 tarihli romanı yayımlandığında büyük yankı uyandırmış, dönemin en çok okunan kitaplarından biri olmuştu. Yıpratıcı iş hayatını, metropol yaşantısını, cinselliği, evlilik kurumunu ve erkekliğin çıkmazlarını yalın bir dille irdeleyen Melekler Erkek Olur, sürükleyici, sakınmasız ve kışkırtıcı bir roman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f62a5a-0752-4cc4-b72c-50fb2c11d716.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak ve Yalnız</image:title>
            <image:caption>Amcam ölünce ilk bana haber verdiler. İnanmadım. Olmaz öyle şey, dedim. Oldu valla, dediler, amcan öldü. Ya tabii ki ölmüştür, ayrı konu, ama ilk bana haber verdiğinize inanmıyorum, dedim, inan, dediler, ilk sana haber verdik. Sustum ve benimle konuşan nefesin arkasındaki boşluğu dinledim. Yalan olsa bir hışırtısı, bir kıpırtısı, bir şeysi mutlaka duyulurdu. Doğru söylüyorlardı. Cidden amcam ölmüştü ve ilk bana haber veriyorlardı. Çok duygulandım. Hayatımda ilk kez bir konuda ilk akla gelen isim oluyordum.

Ankara’da yaşayan Mesut bir gün bir telefonla amcasının öldüğü haberini alır; cenazeyi kaldırmak ve kendisine kalan mirası devralmak için en kısa sürede Ünye’ye gitmek zorundadır. Yıllar sonra döndüğü baba ocağında kendini karmaşık ilişkiler ağının ortasında bulan Mesut, bilmediği kökenlerini öğrenmeye ve koyu karanlık bir geçmişle hesaplaşmaya zorlanacaktır.    

Arka planda 60 Darbesi’nin anlatıldığı Çıplak ve Yalnız, Orhan Kemal Roman Armağanı’nın yanı sıra 2013 Dünya Kitap Ödülleri&apos;nde Yılın Telif Kitabı Ödülü’ne değer görüldü. Tarihin acımasız ilerleyişine karşın geçmişin dehlizlerinde dolanmayı göze alan Çıplak ve Yalnız’da, Hamdi Koç okurları bu toprakların en katı gerçekleriyle yüzleşmeye çağırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f49dfc-cdc1-4e1e-b56d-2ed03f2dad34.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeklerin Tanrısı</image:title>
            <image:caption>Burası size layık değil. Burası Allah’ın sadece unuttuğu değil aynı zamanda ilelebet defterden sildiği bir yer. Kimsenin gelip sizi rahatsız etmeyeceği bir yer istiyorsanız ben size bulurum, hatta buldum bile, dün gece bunu düşündüm. Her şey hazır. Ben de hazırım. Size ben bakarım. Ben bakacağım. Ne Lale’nin, ne babasının, ne kocasının, hiç kimsenin sizi, bizi, rahatsız etmemesini sağlayacağım. Ben de rahatsız etmeyeceğim sizi, soru sormayacağım, sizi seveceğim ama aşık olmuş numarası yapmayacağım. Madem öleceksiniz, adam gibi öleceksiniz. Bunu sağlayacağım.
Çiçeklerin Tanrısı, “Yaşayan en güzel kadından da güzel bir kadın” ile belki de en yalnız şairin aşkını anlatıyor. “Yaşayan en güzel kadın” ölümcül bir hastalığa yakalanmıştır. Günlük hayatın yüzeyselliğinden kaçan, sadece serasında, çiçeklerinin arasında nefes alabilen şair ise, her şeye karşın yalnızlığından sıyrılıp tutkusunu sahiplenmeye, sevdiği kadını yaşatmak için elinden geleni yapmaya karar verir.
Hamdi Koç aşk, cinsellik ve ölümün iç içe geçtiği, kadın ve erkek arasındaki en temel bağların sorgulandığı sıra dışı bir hikaye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aab9f71f-cdd6-4121-8c7d-4e8769e590c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Harap Mabetler</image:title>
            <image:caption>“Bize dargın mısın ey ana toprağı? Seni çiğneyip geçen ayakların, seni yaralayıp, tırnaklayıp telvis eden haydut ellerin, senin kemiklerini kemiren hainlerin seyyiatını bu mert, bu bigünah nesilden sorma! Ey, mavi dalgalar içinde uyuyan ana toprağı! Cibalinin nazlı hututu, mor gölgeleri, afakın rüyamsı, tülümsü sisleri, semanın pembe, inci seherleri, bulutlarının dilber, nazenin renk yığınlarıyla bizi yetim bırakıp hangi yabancı arzulara doğru kayıyorsun?”

“Ne diyordu? Ben bunu anlamaya bile lüzum görmüyordum. Kendimi o sesin deruni ahengine bırakmakla yetiniyordum. Zaten benim için, nesirde olsun nazımda olsun her şey bu deruni ahenkten ibaret değil miydi? Harap Mabetler yazarı, bu harap mabetlerin kendi çocukluk mabedimiz olduğunu anlatadursun, ben buna o kadar önem vermiyordum. (...) Bu nesir parçalarıyla Türk diline yalnız tatlı bir serinlik gelmiyor; Türk edebiyatında yeni bir iklim, yeni bir hayal iklimi açılmış oluyordu.”
Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kaleme aldığı her metinle yeniden tartışılan Halide Edib’in bütün eserleri, gözden geçirilmiş baskılarıyla Can Yayınları’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30cc00a7-86a6-40ae-9d7e-ab045075bb80.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin –Toplu Hikayeleri- Günümüz Türkçesi Ve Orijinal Metin</image:title>
            <image:caption>Tanzimat’ın ardından Edebiyat-ı Cedide akımıyla bireyi ve sanatı ön planda tutan yepyeni bir dönem başlar. Şiirde olduğu kadar düzyazıda da büyük değişimler kendini gösterir, hikâye türü oldukça gelişir. Halit Ziya başta olmak üzere, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit gibi yazarlar hikâye türünün en güzel örneklerini ortaya koyarlar. İşte bu isimler arasında Tevfik Fikret de hemen hemen aynı yıllarda (1894-1899) bazı hikâyeler kaleme almış, ancak sonrasında bütünüyle şiire yönelmiştir.
Büyük şairimizin kimileri yayımlandığı dergilerde kalmış hikâyeleri, ilk kez bu kitapta, günümüz Türkçesi ve orijinal metin olarak bir araya getirildi. 
Tevfik Fikret (1867-1915) Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun) topluluğunun en önemli temsilcisi, şair, yazar, ressam. Tevfik Fikret, Mekteb-i Sultani’yi (Galatasaray Lisesi) birincilikle bitirdi. Burada Muallim Naci, Recaizade Ekrem ve Muallim Feyzi gibi çok değerli hocalardan ders alan Fikret’in ilk şiirleri Tercüman-ı Hakikat ve Mirsad’da yayımlandı. Malumat dergisi (1894) ile Tanin gazetesini (1908) çıkaranlar arasında yer aldı. 
Servet-i Fünun’un başına geçmesiyle (1896-1901) dergi kısa sürede edebiyatta yenilik isteyen gençlerin buluşma noktası, Edebiyat-ı Cedide topluluğunun yayın organı haline geldi. İlk şiirlerini Divan edebiyatı tarzında yazan Fikret, bu dönemde “sanat için sanat” anlayışıyla bireyi ön plana çıkaran şiirler kaleme almış ve büyük ilgiyle karşılanan Rübâb-ı Şikeste’yi yayımlamıştır. 
Rumelihisarı’nda -bugün müze olan- projesini kendisinin çizip “Aşiyan”adını verdiği evi yaptırdı. Gerek istibdat döneminin baskıcı ortamı, gerekse melankolik ruh halinin etkisiyle burada bir nevi inzivaya çekildi. Bir dönem Galatasaray’da Türkçe öğretmenliği ve müdürlük de yapan Fikret,hayatının sonuna kadar bu evin yanındaki Robert Kolej’de öğretmenlik görevini sürdürdü.
Edebiyatımızda Batılı sanat anlayışının yerleşmesinde büyük rol oynayan, entelektüel kişiliğiyle de kalıcı izler bırakan Tevfik Fikret’in eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c87a5de-01be-452b-a5cd-0f8bf7d1dc59.jpg</image:loc>
            <image:title>Suvarnabhasa Sutra –Altın Işık Sutrası - Ciltli</image:title>
            <image:caption>Suvarnabhāsa Sūtra Sanskrit dilinde yazılmış Buddhist sūtra metinleri arasında en önemlilerinden biridir, “Dokuz Dharma” olarak adlandırılan grubun içinde yer alır ve “Altın Işık Sūtrası” anlamına gelir. Mahāyāna Buddhizmi’nin başlıca eserlerinden biri olan Suvarnabhāsa Sūtra Orta Asya’da Buddhizm inancını benimseyen toplumlar arasında yayılmıştır. Uygurlar 10. yüzyıldan beri Suvarnabhāsa Sūtra’yı tanırlar, eser Altun Yaruk Sudur adıyla Uygur diline çevrilmiştir. Hotan, Afganistan, Kızıl, Turfan, Niya, Dandan Uilik, Shanshan, Dunhuang gibi pek çok yerde bulunan Sanskrit el yazmaları Orta ve Doğu Asya kültürünü belirlemede hayati rol oynamıştır. Suvarnabhāsa Sūtra Uygur, Tibet ve Hotan dillerinden başka, Çin, Moğol, Soğud,Tangut dillerine de çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68bbc49c-25de-4104-a183-70594f41fc55.jpg</image:loc>
            <image:title>Suvarnabhasa Sutra –Altın Işık Sutrası-</image:title>
            <image:caption>Suvarnabhāsa Sūtra Sanskrit dilinde yazılmış Buddhist sūtra metinleri arasında en önemlilerinden biridir, “Dokuz Dharma” olarak adlandırılan grubun içinde yer alır ve “Altın Işık Sūtrası” anlamına gelir. Mahāyāna Buddhizmi’nin başlıca eserlerinden biri olan Suvarnabhāsa Sūtra Orta Asya’da Buddhizm inancını benimseyen toplumlar arasında yayılmıştır. Uygurlar 10. yüzyıldan beri Suvarnabhāsa Sūtra’yı tanırlar, eser Altun Yaruk Sudur adıyla Uygur diline çevrilmiştir. Hotan, Afganistan, Kızıl, Turfan, Niya, Dandan Uilik, Shanshan, Dunhuang gibi pek çok yerde bulunan Sanskrit el yazmaları Orta ve Doğu Asya kültürünü belirlemede hayati rol oynamıştır. Suvarnabhāsa Sūtra Uygur, Tibet ve Hotan dillerinden başka, Çin, Moğol, Soğud,Tangut dillerine de çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44b7628b-817f-49ae-8c8d-4f97ce84cb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Çamaşırlar Çamaşır Makinesine Karşı</image:title>
            <image:caption>Hikâyemizin üç kahramanı var: 
Eskiden çok popüler olan ama artık gözden düşen YER BEZİ, eşi gizemli bir olay sonucu kaybolan TEK ÇORAP, haftada üç kez yıkanmaktan bıkıp usanan KAPÜŞONLU…

Üç kafadar, KORKUSUZ KOKUŞMUŞLAR ÇETESİ’ni kurdu.
Hep çalışan, durmadan dönüp duran çamaşır makinesini yenmek için parlak bir fikir buldular.
Zorlu ama çok heyecanlı bir serüven onları bekliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cb25eb1-6de4-448d-88e2-157330751af6.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematiksel İmha Silahları</image:title>
            <image:caption>Algoritma çağında yaşıyoruz. Yaşamlarımızı etkileyen kararlar –okula gittiğimiz yer, araba kredisi alıp almadığımız, sağlık sigortası için ne kadar ödeyeceğimiz– insanlar tarafından değil matematiksel modeller tarafından veriliyor. Teoride bunun daha fazla adalet sağlaması gerekir çünkü bu şekilde herkes aynı kurallara göre değerlendirilmiş olur, dolayısıyla önyargı ortadan kalkar.

Cathy O&apos;Neil, aslında bu durumun tam tersinin yaşanmakta olduğunu söylüyor. Bugün kullanılan modeller, şeffaflıktan

ve tartışılabilir olmaktan çok uzaklar. En rahatsız edici olansa, ayrımcılığı güçlendirmeleri...

&quot;Demokrasi için zehirli bir kokteyl&quot; yaratan Büyük Veriler’in karanlık tarafına hoş geldiniz!

Hem birey hem de toplum olarak geleceğimizi şekillendiren kara kutu modellerinin; yani &quot;matematiksel imha silahları&quot;nın özgeçmişleri nasıl sıraladığını, kimlere nasıl kredi verdiğini (veya vermediğini), çalışanları nasıl değerlendirdiğini, seçmenleri nasıl hedeflediğini ve sağlığımızı nasıl izlediğini göz önüne seren O’Neil, modelcileri ve politikacıları algoritmalarla ilgili daha fazla sorumluluk almaya davet ediyor.

Yine de günün sonunda, hayatlarımızı yöneten modeller hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak bize kalmış. Matematiksel İmha Silahları zor soruları sormamıza, gerçeği ortaya çıkarmamıza ve değişim talep etmemize yardımcı olacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11801fe8-a0e7-4429-bf39-12d6c73887a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein ya da Modern Prometheus</image:title>
            <image:caption>Victor Frankenstein’ın alışılmadık yöntemlerle laboratuvar ortamında can verdiği yaratık, çevresindekiler tarafından hor görüldükçe bir insanlık düşmanı haline gelir. Mary Shelley’nin on sekiz yaşında kaleme 
aldığı ve ilk bilim kurgu romanı sayılan Frankenstein, yozlaşmış bilimin gebe olduğu sorunlardan yola 
çıkarak ameliyat masasına bu kez insanı yatırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d89c97-ab2a-4cba-8195-f18b140a339e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Askeri Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünya Askeri Tarihi Kitap Açıklaması
Dünyada XIX. Yüzyılda modern tarih biliminin doğuşu ile birlikte gelişen kazanan askerî tarih çalışmaları, daha çok Batı merkezli perspektifle kaleme alınmıştır. Kendi içinde çok uzun bir tecrübeyi barındıran Türk askerî tarih ve kültürünün, Dünya literatüründe kendine hakkettiği yeri bulduğu söylenemez. Osmanlı son döneminden Cumhuriyete son birbuçuk asırlık sürede Batı dillerinden çeşitli çeviriler yapılmış olsa da, Dünya askerî tarihine dair genel ve kapsayıcı bir Türkçe telif eser de bugüne kadar yazılamamıştır. 
Dünya askerî tarihine dair kapsamlı ilk Türkçe telif olan bu eserde, eski çağlardan günümüze silahlı çatışmaların dönüşümü farklı coğrafyalar özelinde ele alınmaktadır. İnsanoğlunun kara ve denizde başlayan silahlı çatışma macerası, XX. yüzyılda bunlara eklenen hava boyutu ile birlikte işlenerek günümüze kadar getirilmektedir. Asya’dan Avrupa’ya yüzlerce yıllık Türk askerî tarihi de Dünya askerî tarihi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Harp silah ve aletleri, askerî teşkilatlar, taktik ve stratejilerin tarihî seyri ile askerliğe dair pek çok kavram tek bir kitabın içerisinde okuyucuyla buluşturulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363db109-111a-47c8-bfb0-4ed7a7c63fef.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’nın Suriye Politikası</image:title>
            <image:caption>Rusya’da 2014 yılı itibariyle “Putin Doktrini” olarak ifade edilen strateji uygulama safhasına geçmiştir. Buna göre Batı artık Rusya’nın güvenilir bir ortağı değildir. Rusya açısından uluslararası hukuk artık bir kurallar bütünü ve uluslararası koordinasyonu sağlayan norm değildir. Yeni stratejide Post-Sovyet ülkelerin egemenliği Rusya’nın koruması altındadır. Rusya ve Rus kamuoyu, Avrasya’da ve Suriye’de çıkarları çatışan Batı ile krize girmeyi göze alarak Suriye’ye müdahalede bulunmuştur. Günümüzde “Rusya’nın Yolu” tabiri tüm dünyada hemen hemen kabul edilebilir seviyeye gelmiştir. Hem iç politika da hem de dış politikada Rusya’ya ‘özel’ bu duruma karşı çıkabilen etkin bir güç henüz bulunmuyor. Rus şair ve diplomat Fyodor İvanoviç Tyutçev’in meşhur dört mısralık bir şiirinde şöyle der:
Rusya akılla kavranmaz
Genel kabul görmüş bir arşınla ölçülmez
Onun kendine özgü bir hali, gelişimi vardır
Rusya&apos;ya sadece inanılır, iman edilir.
Bu özdeyiş Rusya’yı tanımlayan en yaygın ifadelerdir. Tyutçev’e göre Rusya’yı anlamak istiyorsak “ona inanmak” gereklidir. Bugünlerde, Türkiye-Rusya arasında ortaya çıkan işbirliği/rekabet, Ukrayna, Libya ve Suriye krizlerinde Rusya’nın tavırları dolayısıyla “Rusya ne yapmaya çalışıyor?” sorusunu artık daha sık duyuyoruz ve önümüzdeki dönemde de duymaya devam edeceğimiz gerçeğiyle yaşamalıyız. Bu sorunun cevabını Rusların tarihten itibaren kendilerine biçtikleri “kurtarıcı” rolünü anlamadan vermek mümkün değildir. Bu kitabı okuduğumuzda eminim bu soruların bazılarına cevap bulabilirsiniz. Bu kitabımızda Putin Rusya’sının oluşumu ve Suriye’deki politikalarının genel sebepleri anlatılmıştır. Bu kitaba ek olarak “Rusya-Türkiye Avrasya Paktı Mümkün mü?” ve “Putin Dönemi Rusya Dış Politikası ve Güvenlik Doktrinleri” adlı kitaplarımızı da okumanızda fayda vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0f1d59-f184-4035-94b9-651c5d93603f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir? - 1. Kısım</image:title>
            <image:caption>Ünlü edebiyatçı Mark Twain’in (gerçek adıyla Samuel Langhorne Clemens) düşün kitabı olan ‘İnsan Nedir?’ şaşkınlık verici bir eserdir. Günümüzde bu eseri okumak bir şans, çünkü ‘İnsan Nedir?’ belirli bir zümre için sadece 250 adet basılmıştır. Eserin sayfalarına daldığınızda neden sınırlı sayıda basıldığını daha iyi anlayacaksınız. Twain bizlere, insan olmaya dair bildiğimiz birçok olguyu çürütüp çöpe atmamıza neden olurken aynı zamanda çok farklı bakış açıları kazandırıyor. Eseri okurken Yaşlı Adam acaba Mark Twain mi sorusu aklınıza gelebilir. Buna, yine de diğer Twain okumalarınızı temel alarak siz karar verin. ‘İnsan Nedir?’ her satırda her satırda akıl, iyilik, kötülük, vicdan, özgür irade, bencillik, düşünce gibi pek çok konuda okuru yüzleşme ve tartışmaya dâhil ederken, hayatı farklı açıdan değerlendirerek insan olduğunuzu hissettiren bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10021b1c-e0d4-4572-8f6e-1ad8cbe9304f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygurların Dini, Siyasi, ve Kültür Tarihinde Derin İz Bırakan Seyyid Afak Hoca ve Tezkiresi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
 1.BÖLÜM
  Uygurların Tarihinde Hocalar ve Afak Hoca
1.1.Hoca Kavramı, Hocaların Menşei ve Silsilesi
1.2.Hocaların Doğu Türkistan’a Yerleşmesi
1.3.Hocaların “Aktağlıklar” ve “Karatağlıklar” Olarak İkiye Bölünmesi
1.4.Afak Hoca Dönemi
 2.BÖLÜM 
  Uygurlarda Tezkirecilik Geleneği
2.1.Tezkire Kavramı
2.2.Uygurlarda Tezkirecilik Geleneği
2.3.Uygur Sahasında Yazılan Tezkireler
 3.BÖLÜM 
  Afak Hoca Tezkiresi
3.1.Afak Hoca Tezkiresi’nin Nüshaları
3.2.Afak Hoca Tezkiresi’nin Yapısı ve Olay Örgüsü
3.3.Kişi İsimleri ve Şeceler
3.4.Yer İsimleri ve Şehirler
3.5.Kavimler ve Topluluklar
3.6.Rüya 
3.7.Hırka ve Halvet
3.8.Keramet ve Olağanüstülükler
3.9.Hızır
3.10.Sohbet, Mevlana’nın Mesnevisi ve Hafiz Şirazi’nin Şiirleri
3.11.Arapça ve Farsça Beyitler ile Ayet ve Hadisler
3.12.Zehir ve Zehirleyerek Öldürme
3.13.Geleneksel İnanış ve Uygulamalar
 4.BÖLÜM 
  Uygurlarda Mezar Kültürü Ve Afak Hoca Mezarı
4.1.Uygurlarda Mezar Kültürü
4.2.Afak Hoca Mezarı’nın Mimari Özellikleri ve Tarihi
4.3.Afak Hoca Mezarı Etrafındaki İnanış ve Ritüeller
4.4.Afak Hoca Hakkındaki Sözlü Anlatmalar
 5.BÖLÜM  
  Transkripsiyonlu Metinler
5.1.A Nüshası (Prov.22)
5.2.B Nüshası (Prov369)
 SONUÇ
 KAYNAKLAR
 EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bacc2880-4cf5-4a23-b100-32f4dd18cb67.jpg</image:loc>
            <image:title>Tortu</image:title>
            <image:caption>Selçuk Baran’ın yedi öykü kitabı daha önce Yapı Kredi Yayınları’ndan Ceviz Ağacına Kar Yağdı (2008) adıyla tek ciltte toplanmıştı. Bütün öyküleri şimdi gözden geçirilerek, yazar fotoğraflarının bulunduğu kapaklarla ayrı ayrı basılıyor.
Selçuk Baran’ın öykü kitapları dizisinde yer alan Tortu (1984) beş öyküden oluşuyor: “Ablam”, “Arif Hikmet Bey”, “Konak”, “Zekiye”, “Tortu”.
Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, ancak günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

“İşte böyle... Kırmızı gül bile yetişmeyen, kadınları oya işlemek istemeyen bir kasabada oturuyorduk. Bazı bahçelerde hemencecik geçen pembe güller olurdu. Güzel kokarlardı ama koparıp su dolu bir bardağa koymaya gelmezdi; hemen yapraklarını dökerlerdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64252cd1-ad90-425e-a90c-3fab54262517.jpg</image:loc>
            <image:title>Yelkovan Yokuşu</image:title>
            <image:caption>Selçuk Baran öyküleri yeniden okuruyla buluşuyor

Yelkovan Yokuşu

Selçuk Baran’ın yedi öykü kitabı daha önce Yapı Kredi Yayınları’ndan Ceviz Ağacına Kar Yağdı (2008) adıyla tek ciltte toplanmıştı. Bütün öyküleri şimdi gözden geçirilerek, yazar fotoğraflarının bulunduğu kapaklarla ayrı ayrı basılıyor.
Selçuk Baran’ın öykü kitapları dizisinde yer alan Yelkovan Yokuşu (1989) yedi öyküden oluşuyor: “Yelkovan Yokuşu”, “Değirmen”, “Bozacıda”, “Öğle Saatleri”, “Rose Bonbon”, “Bakırçalığı”, Eğrelti Yeşili”.
Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, ancak günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

 “Genliğim mi?
Oysa zaman güneşli bir tarladır. Öyle olmalıydı. Nereden bakarsan bak, her şeyi görebilirsin; uzaktır biraz belki, işte hepsi o kadar ama.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c76cdd0-9a9d-40ac-8c51-c9d7777dd005.jpg</image:loc>
            <image:title>Justıce League Vs. Suıcıde Squad</image:title>
            <image:caption>JUSTICE LEAGUE VS. SUICIDE SQUAD, iki ideolojik karşıtı birbiriyle yüzleştiren çok eğlenceli bir deney.” NEWSARAMA

“Bu sayfalarda görkemli bir güç var.” A.V. CLUB / THE ONION

“Destansı, aksiyon dolu bir macera.” IGN

DÜNYANIN EN BÜYÜK KAHRAMANLARI. DÜNYANIN EN TEHLİKELİ SUÇLULARI. BU DÜNYA ONLARA YETECEK KADAR BÜYÜK DEĞİL!

DC’nin Rebirth döneminin ilk büyük olay hikâyesi başlıyor! Justice League üyeleri Dünya’nın en güçlü ve en tanınan süper kahramanlarıdır... Ama onlar faaliyet gösteren tek süper takım değildir. Suicide Squad gölgelerden harekete geçerek süper kahramanların elini sürmeyeceği kadar kirli işlerle ilgilenmektedir. Bu manyaklar ve canavarlar Amanda Waller’ın demir yumruğu altında tamamen gizlilik içinde çalışmaktaydılar... Şimdiye kadar. Batman onların izini
sürmekteydi ve Suicide Squad’ın varlığı ne onun ne de Justice League’in tahammül edebileceği bir şey değildi. Bu operasyonun durdurulması gerekiyordu.

Ama kahramanlar ve anti-kahramanlar birbirleriyle mücadele ederken, sapkın deha Maxwell Lord bu iki ekibi yok etmek için DC’nin kabuslardan çıkma en ölümcül hainleriyle kendi ordusunu kuracaktı! Çizgi romanın en büyük kahramanlarının ve hainlerinin başrollerde olduğu bu aksiyon dolu epik hikâyeyi sizlere yazarlar Joshua Williamson, Tim Seeley, Rob Williams ve
Si Spurrier ile süperstar çizerler Jason Fabok, Tony S. Danıel, Jesus Merino, Fernando Pasarin, Robson Rocha, Howard Porter, Scot Eaton, Riley Rossmo, Christian Duce, Giuseppe Cafaro birlikte sunuyorlar! Bu cilt Justice League vs. Suicide Squad #1-6, Justice League #12-13, Suicide Squad #9-10 ve Suicide Squad #8’den bir hikâyeyi bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c858b55-043a-405d-bbbb-3f846955b60c.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi İdari Yargılama Hukuku</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1.İdari Yargılama Hukuku
1.1.İdarenin Yargı Dışı Yollarla Denetlenmesi
1.2.İdarenin Yargısal Yolla Denetlenmesi
1.3.Türkiye’de İdari Yargı Sistemi
1.4.İdari Yargının Görevi Alanı
1.5.İdari Yargılamanın Temel Özellikleri
 2.İdari Yargıda Mahkemeler 
  Danıştay
2.1.Danıştay Teşkilatı ve Danıştay’ın Karar Organları
2.2.Danıştay’ın Görevleri
2.3.Danıştay Organlarının Oluşumu ve Görevleri
2.4.Danıştay Üyeleri
 3.İdari Yargıda Mahkemeler 
  Bölge İdare Mahkemesi
3.1.Bölge İdare Mahkemesi Daireleri
3.2.Bölge İdare Mahkemesi Başkanının Görevleri
3.3.İdare Mahkemeleri
3.4.Vergi Mahkemeleri
3.5.Askeri İdari Yargı : Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
3.7.Uyuşmazlık Mahkemesi
3.8.Görev Uyuşmazlıkları
 4.İdari Yargıda Dava Türleri
4.1.İptal Davasının Genel Özellikleri
4.2.Davanın Konusu
4.3.Davacı
4.4.Davalı
4.5.Süreler
4.6.Görev ve Yetki 
 Tam Yargı Davası
4.7.Tam Yargı Davası
4.8.Tam Yargı Davasının Özellikleri
4.9.Davanın Konusu
4.10. Davacı
4.11.Davalı
4.12.Süre
 5.Davaların Açılması Ve İlk İncelemeler
5.1.Dilekçelerde Bulunması Gerekenler
5.2.İdari Yargıda Yürütmenin Durdulması
 6.Kararlara Başvuru Yolları Kanun Yolları
6.1.Kararlarda Bulunacak Hususlar 
6.2.Kararların Sonuçları 
6.3.Kararlara Karşı Olağan Kanun Yolları
6.4.Kararlara Karşı Olağanüstü Başvuru Yolları
6.5.İdari Yargılama Usulüne İlişkin Ek Bazı Konular
 Islah
Kaynakça
İdari Hakimlik İdari Yargı Soruları
İdari Yargı Adli Hakimlik Soruları
İdari Yargı Soruları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa893d08-1181-4430-8b3b-f317248a7b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Medeni Usul Hukuku</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
 Medeni Usul Hukuku
  Birinci Bölüm
*Birinci Kısım 
  -Medeni Usul Hukukuna Giriş
*İkinci Kısım 
  –Yargı Örgütü
  İkinci Bölüm
*Birinci Kısım 
 -Medeni Usul Hukukunun Konusu Amacı Ve Kaynakları
*İkinci Kısım  
 -Medeni Usul Hukukuna Tabi Olan Temel İlkeler
*Üçüncü Kısım  
 –Yargılama Faaliyetinin Niteliği Ve Süjeleri
*Dördüncü Kısım 
 –Mahkemelerin Bağımsızlığı, Hakimlik Teminatı Ve Hakimin Tarafsızlığı
  Üçüncü Bölüm
*Birinci Kısım 
 –Medeni Yargıda Görev Ve Yetki Kavramları
  Dördüncü Bölüm 
 –Medeni Yargıda Taraf Kavramı
  Beşinci Bölüm 
 –Taraf Ehliyeti
  Altıncı Bölüm 
 –Dava Takip Yetkisi
  Yedinci  Bölüm 
 -Dava Ehliyeti
  Sekizinci Bölüm 
 –Sıfat(Husumet)
  Dokuzuncu Bölüm 
 –Dava Arkadaşlığı
  Onuncu Bölüm 
  Onbirinci Bölüm 
 -Davanın İhbarı
  Onikinci Bölüm 
 -Davada Tarafların Temsili
  Onüçüncü Bölüm 
 –Dava Türleri
  Ondördüncü Bölüm 
 -Dava Şartları Ve İlk İtirazlar
  Onbeşinci Bölüm 
 –Davanın Açılması, Dilekçeler Teatisi Ve Ön İnceleme
  Onaltıncı Bölüm 
 –İddia Ve Savunmanın Genişletilmesi Ve Değiştirilmesi Yasağı
  Onyedinci Bölüm 
 –Ön İnceleme 
  Onsekizinci Bölüm 
 –Tahkikat,İspat,Sözlü Yargılama Ve Hüküm
  Ondokuzuncu Bölüm 
*Birinci Kısım – Kesin Deliller
*İkinci Kısım -  Takdiri Deliller
 Yirminci Bölüm – İsticvap
 Yirmibirinci Bölüm
*Birinci Kısım 
 –Tahkikatın Bitmesi Ve Sözlü Yargılama
*İkinci Kısım
  Yirmiikinci Bölüm 
 –Davaya Son Veren Taraf Usul İşlemleri
  Yirmiüçüncü Bölüm 
  Yirmidördüncü Bölüm 
 –Yargılamanın İadesi
  Yirmibeşinci Bölüm 
 –Geçici Hukuki Korumalar
  Yirmialtıncı Bölüm
  Yirmiyedinci Bölüm 
*Birinci Kısım 
 –Tahkim Yargılaması
*İkinci Kısım  
*Üçüncü Kısım 
 -Hakem Kararlarına Karşı Başvuru Yolları
  Yirmisekizinci Bölüm 
 –Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri
*Birinci Kısım
*İkinci Kısım
 Medeni Usul Hukuku Soruları
 İdari Hakimlik Soruları
 Adli Hakimlik Soruları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a782ca1-b39f-4ee6-a747-d1c71a54d69c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünde Bir Çocuk</image:title>
            <image:caption>Gözlerimin önünde kaybolup gidiyordu.
Beni ve geriye kalan hayatımı bu odaya hapsedip öylece uzaklaşıyordu.
İçimdeki nehirler, ait oldukları alanın dışına taşıyor; yırtıcı dalgalarım, kıyılarıma vurup tüm gökdelenleri yıkıyordu.
Taşküre ortadan ikiye ayrılmıştı ve kucağına düşen her şeyi sonsuz bir sona sürüklüyordu.
Zelzelem başlamıştı.

Bazen korkular, esaretin dostu olur.
Esaret, yıkılışı besler. 
Ölüm, yıkılışın aşkıdır. 
Peki bir umut, kaç ölümü öldürür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9631a38-a2f3-4ba3-95ce-28c0d3e44e5f.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkel Tını</image:title>
            <image:caption>’Kurtulmak için en hızlı koşan olmalıydı fakat ne kadar hızlı koşarsa koşsun her zaman aynı bitiyordu.’’
Gizemli bir hayatın, meraka kapı açtığı o sokak... Basit olarak nitelendirilen her şeyin aslında o kadar da sade olmadığını yansıtıyordu ve yanlışa mahsur kalan güzel düşüncelerin altında eziliyordu. Bunun mutlaka bir sebebi olmalıydı. Ama neydi?
‘’Vahşi arenaları aratmayan bu sahne, şimdilik Aşkar’ın lehine görünüyordu ama rakipleri bir önceki saldırılara ziyaden daha kararlı pozisyon almışlardı ve her şey, her an değişebilirdi.’’
Kimileri sadece bir kitaptan ibaret zannederken bu düşüncesinden cayıp merakın tutkulu kollarına atıverecek kendini.
Öyle ki, satırlara serpiştirilen tüm cümlelerin nasıl bir labirent yolculuğu olduğuna siz karar vereceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420a8092-eabc-46e0-ae16-326c1ff3b28b.jpg</image:loc>
            <image:title>Manna</image:title>
            <image:caption>Geçmişi insanlık tarihi kadar eski, içene olağanüstü kudretler kazandırdığına inanılan bir iksir: Manna.
Hayatı bir eğlence sayan, tek derdi babasıyla girdiği münakaşalar olan, müstakbel bir kimya mühendisi: Özgür Altınak.
Bu ikisinin bir araya gelişi; Altınak ailesinin büyük sırrını, ilaç sanayinin karanlık yüzünü, günümüzde pandemik bir hâl almış yeni tip koronavirüs hakkındaki teorileri ve belki de tüm insanlığın kaderini tayin edecek acımasız bir planı gün yüzüne çıkaracak.
Sakin ve sıradan bir hayat süren Özgür’ün, Manna ile yollarının kesişmesi neticesinde değişen hayatının onu sürüklediği serüvende, çevirdiğiniz her sayfa, sizi olağan gördüğünüz olguları dâhi sorgulamaya itecek.
Daha önce mizahi yönü ile tanıdığınız Murat Sakaoğlu, bu kitapta size karanlık bir dünyanın kapılarını aralıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32866873-1441-435c-bb91-8715af4f6f71.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Yönetim: Kaynakların Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Finansın en stratejik aşamalarından birisini firma faaliyetlerinin nasıl fonlanacağı konusu oluşturmaktadır. Hem kendi içerisinde optimal bir kaynak dağılımının yapılandırılması hem de varlık tarafının verimliliğini ve performansını maksimize edecek, firmanın rekabet gücünü ve piyasa değerini ar ttıracak bir kaynak akışı son derece hayati kararların verilmesini gerektirmektedir. Firma yöneticileri tarafından alınacak her karar ve pozisyon firmanın kaynak bileşimini yeniden şekillendirirken, birbirini tetikleyen dört önemli sonuca yol açmaktadır: Firma riskinin, fonlama maliyetlerinin, karlılığının ve firmanın piyasa değerinin değişmesi.

Belirtilen zincirleme reaksiyon, firmanın hissedarlarının ve potansiyel yatırımcılarının firmadan bekledikleri getirinin de farklılaşmasına yol açmakta ve yeni fonlama fırsatları için referans niteliği taşımaktadır. Bu açıdan firmaların kaynaklarının bileşimi ve kaynak kalitesi hayati önemdedir.

Lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri, akademisyenler ve finansla ilgili her kesime kaynak niteliği taşımasını amaçladığımız bu kitap, finansal yönetim alanındaki serinin ikincisini oluşturmaktadır. İlk iki kitap, işletmelerin en önemli veri çıktısını oluşturan bilanço ve gelir tablolarının uluslararası formatına göre kurgulanmıştır. Birinci kitap bilançonun varlıklar ve varlıkları oluşturan kalemlerle, ikinci kitap kaynaklar ve kaynaklar kısmında yer alan alt başlıklarla ilgili olup, bilançonun her iki tarafının gelir tablosu ile birlikte entegre bir şekilde nasıl yönetilmesi gerektiğini okuyucuya öğretmeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82bda9db-5631-4a93-a5bb-42eaf29eadb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletin Izdırabı</image:title>
            <image:caption>Nasrullo Sayyid 20 Şubat 1958 tarihinde Buhara İli Vabkent İlçesi Burkut köyünde doğdu ve büyüdü. 1980 yılında Semerkant Mimarlık ve İnşaat Enstitüsü’nden mezun oldu. Sınıf arkadaşı Mukaddes Hanım ile evlenen yazarın iki erkek, üç kız olmak üzere beş çocuğu vardır.
Nasrullo Sayyid’in araştırma makaleleri ve edebi eserleri 1990’lı yıllardan itibaren Özbekistan’daki gazete ve dergilerde basılmaya başlamıştır. Yazar, 19 Şubat 1990 tarihinde Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Âli Keneşi’ne milletvekili seçilmiştir. Nasrullo Sayyid 20 Haziran 1990 tarihinde Keneşte Özbekistan Cumhuriyeti’nin &quot;Bağımsızlık Beyannamesinin” kabul edilmesini talep eden az sayıdaki milletvekilinden biridir.
O’nun bütün faaliyetleri Özbekistan’ın bağımsızlığı yolundaki mücadeleden ibarettir. Yazılarında milletin çektiği ızdırapları konu edinmiştir. Nasrullo Sayyid 2005 yılının Kasım ayında rejimin siyasi baskıları sebebiyle Özbekistan’ı terk etmek zorunda kalmıştır. 2007 yılından bu yana Kanada’da yaşamaktadır. 2019 yılının Nisan ayında İstanbul’da yazarın &quot;Şüpheli İnsanlar” adlı kitabı yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a90dd289-a2ca-4354-b52e-5a6ac87c1b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolun Gölgesi</image:title>
            <image:caption>“Sırtüstü bıraktı kendisini, belli belirsiz salınan suyun hissettirdiklerinin beşik rahatlığı ya da sevgili parmaklarının ılıklığıyla alakası yoktu. Sonsuz bir belirsizlik, tuhaf bir dengesizlikti. Öfkenin kırgınlıkla, açılmanın kapanmayla dansı. Asfalttaki arabalar dalgaları değil, deniz bitmek bilmez bir yolun sarsıntısını taklit ediyordu, çocuklar sahilde kumla oynarken bile savaşı, büyükler insanı, ses de sessizliği, ya da tam tersi.“ 

Yolun Gölgesi ’nde yerlerinden yurtlarından göç etmek zorunda kalan ya da doğup büyüdükleri şehirlerde kendilerini sürgünde bulan insanların hikâyelerini anlatıyor Behçet Çelik. Politikanın, bu bir çırpıda söylenen kelimenin çıktığı ağızların, yine aynı hızla mahvettiği hayatları, hayatın sadece hayatta kalma çabasına dönüşmesini. Sadece onları değil, tanık olanların hikâyelerini de: Yaşadığımız çağın karanlık gölgesi başkalarının yasaklanmış sokaklarına, perdeleri sıkıca örtülmüş evlerine vurduğunda, kendi korunaklı hayatları, ev içlerindeki dirlik düzeni dağılanları, iç dünyaları zehirlenip çözülenleri, kelimelerden hatta dostluklardan, yakınlıklardan azap duyanları. Güncelin sıcağında yaşananları ait oldukları zamanın ve mekânın ötesine taşıyan öyküler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68013fd-fce4-49eb-8f3b-d36870fb9af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim Alexanderplatz</image:title>
            <image:caption>“Sarhoşluk ve mest hali ile pişmanlık arasında bir kahraman… kibirden uzak güzel, eğlenceli bir eser…” Lena Bopp, Frankfurter Allgemeine Zeitung

 Berlin’de geçim derdi olmadan rahat yaşayan, zevkine radyoculuk yapan, kâh gece hayatına kâh entelektüel ortamlara takılan, hazzı belki bulan ama mutluluğu, gönül rahatlığını bulamayan bir genç adam… Anlam eksik… Aşk eksik… O anlamı ve başka bazı meçhûllerin ipuçlarını, küçücükken kaybettiği anne babasının memleketinde, Dersim’de bulabilir mi acaba? Aşkı, Hamburg’da tanıştığı, aklını başından alan o Dersimli genç kadında bulabilir mi? Hayat kadar alaycı, hayat kadar kederli ve hayat kadar ümitli bir roman. Tavlada tek bir hareket oyunun tüm gidişatını değiştirmeye yeterdi. Kesin görülen bir mağlubiyet anlık bir hamleyle galibiyete dönüşebilirdi – Altan’ın kendi hayatı için dilediği şey işte tam da buydu.”

 “Almanya ve Türkiye hallerini kaynaştırırken, ‘göçmen kökenli Alman’ kalıbını anlamsızlaştıran bir roman.” Annabel Wahba, Die Zeit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff51a1ad-e703-4918-b0e3-fa7fafbaa612.jpg</image:loc>
            <image:title>Laikleşme Sürecinde Camiler - Geç Osmanlı&apos;dan Erken Cumhuriyet&apos;e</image:title>
            <image:caption>“[…] Camiler, sanıldığının aksine salt formatlanan mabetler değildir. Din ve devletin yan yana yürüyerek yeni rejim inşa ettikleri anda kurucu bir rol üstlenerek, kimi zaman halkın yanı başında yer alan din görevlileri ve onların vaazları ve hutbeleri aracılığıyla, kimi zaman dinî alanı düzenleyen bir reforma gösterilen İslâmcı muhalefetin ‘korkulan’ yeri olmakla, kimi zaman verdiği dinî eğitimin hem kurumsal ayrışma hem de farklılaşmaya engel/destek olmasıyla ve nihayetinde gündelik hayatı beş vakit ele geçiren doğalarıyla laikleşme sürecinin aktörlerindendir. […] Yeni rejim, camileri kendi bağlamının içinde yeniden üretirken camiler de yeni rejimin laikleşme sürecine karakteristiğini verir.”

 Sadece bir ibadethane olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyan camiler ve camiler etrafında kurulan siyasi söylem ve bu doğrultudaki eylemler, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze dek tartışma konusu olmuştur. Deniz Parlak bu kitapta, Osmanlı devletinin son dönemlerinden erken Cumhuriyet’e camilerin hem toplum hem de iktidar nezdinde oynadığı rolü inceliyor. Kuran’ın ve ezanın Türkçeleştirilmesi, camilerde eğitimin yerini modern eğitimin alması, camilerin mekânsal varlıklarına dair tartışmalar ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi konu başlıklarıyla “bulanık” Türkiye laikleşmesini anlamayı hedefliyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri siyasal kutuplar arasında tartışma konusu olmuş camilerle ilgili iddiaları dönemin yayınları ve arşivler marifetiyle araştırıyor, iddialara yanıt arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f591223-688e-462b-b0b6-56b1b1d437b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Boksör</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın kaleminden 20. yüzyıl başı Amerika’sına dair sıra dışı bir roman Genç Boksör. Genç Pat Glendon, eski bir boksör olan babası tarafından, modern toplumun yozlaşmışlığından uzak biçimde yetiştirilmiş bir “saf yetenek”tir. Babasının tavsiyesiyle, dönemin ünlü boks menajeri Sam Stubener tarafından “şehre” getirilir ve ringlerde büyüleyici bir hikâyeye imza atar. Etrafında dönen oyunlardan habersiz, safdil Pat Glendon tek vuruşta rakiplerini nakavt ettikçe, oyunun sandığı gibi “dürüst” olmadığını görecektir… Bugün milyon dolarlık bir endüstri halini alan boksun erken dönemine dair bu etkileyici romanında Jack London, bir taraftan modern şehir yaşamındaki çürümeyi ele alırken diğer taraftan tüm sporları etkisi altına alan “para”nın sporun doğasını nasıl altüst ettiğine dair ölümsüz bir esere imza atıyor. “Bu maçtan sonra Pat Glendon, şöhrete varan basamakları tırmanmaya başladı. Boks piyasasının palavracıları ile spor muhabirlerinin dikkatini üzerine çekti. (…) Yumrukları altın değerindeydi. Yiğit duruşuyla çok şey vaat ediyordu. Ancak gazeteciler onun, yeteneğini hep üçüncü sınıf boksörlere ya da odun kırıcılara karşı gösterdiğini savunuyordu.”￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e7823a-02ef-449f-a5f3-2ba9a5080b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Üretken Döngüye Geçiş</image:title>
            <image:caption>ABD’nin hegemonik rolü bitti mi? Çin yeni küresel hegemon olabilir mi?  Çin’in kısıtları ve Batı’nın avantajları nelerdir?
Hızlı küreselleşme, Doğu Asya’da yüz milyonları yoksulluktan çıkarırken, neden başka bölgelerde belirsizlik ve popülizmi harekete geçirdi?
Post-popülist arayışlar nelerdir? Kapitalizmin sonu mu geldi?

2010’larda Türkiye’de (otoriter) popülizm nasıl yükseldi? Siyasi güç yoğunlaşması, rant ekonomisi ve diplomatik yalnızlık sarmalı sürdürülebilir mi? Yoksa, ilk kritik kavşakta, bu kısır döngü kırılabilir mi?

2020’lerin başında Türkiye’de yaratıcı bir kadro, kapsayıcı bir toplum sözleşmesi ve destekleyici bir alternatif sosyo-siyasi iktidar koalisyonu kurgulayabilir mi? Hangi toplumsal katmanlar, hangi dışlanmış kesimler hedeflenmelidir? 31 Mart 2019 yerel seçim sonuçları neyi ima ediyor?

Türkiye’nin dönüşüm ajandası neleri içermelidir? Siyasi, ekonomik, toplumsal ve diplomatik hangi kurumsal reform adımları atılmalıdır?

Türkiye’nin geleceğinden neden ümitli olmalıyız? Geçmiş-bugün-gelecek dengesini nasıl yakalayabiliriz? Bilim/teknoloji çağında Türkiye’nin uygarlığa katkı yapma potansiyeli nedir?
Prof. Dr. Ali Tekin, bu kitapta, 2020’lerin küresel ve yerel koşullarında, Türkiye için üretken/erdemli bir döngüye geçişi mümkün kılabilecek kurumsal dönüşüm dinamiklerini irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/404dbac7-8b80-4889-9fd8-dafc5ab36444.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç</image:title>
            <image:caption>ORADA YILDIZLAR DÜŞÜYOR MU HÂLÂ
 
Şu umut yok mu şu umut? Bizi peşinden sürüklüyor, bizi beklediğini hayal ettiğimiz yerlere…
Yol nedir, yol? Yol umuttur. 
Bazen iki yol çıkar karşına, birden. Acaba bunlardan hangisi? Onu da sen bileceksin.
Canlı cansız her varlığın gözünde yabancıyız. Sezdirmeden gidiyoruz, selam vermeden geçiyoruz…
En büyük korkumuz kafileden ayrı düşmek.
Bir sonraki sabahın bizlere ne getireceğini bilmiyoruz ve ümitten başka servetimiz yok…
Gün oluyor, ne bir şey bekliyor ne de bir umudumuz oluyor. Dağ başındaki tek ağaç, fırtınadaki bir tekneden farksızız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0acee923-04c4-4777-9c46-f122441295a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafta Aşk</image:title>
            <image:caption>“Bu benim ülkem… Bu topraklarda doğdum, bu topraklarda büyüdüm ben. Burada âşık oldum ilk kez. İlk gözyaşlarımı burada döktüm. En sevdiklerimi burada kaybettim. En büyük pişmanlıklarımı da burada yaşadım. Oysa şimdi;  köklerini kaybetmiş bir haymatlos gibiyim. Ne buraya ne de başka bir yere ait hissediyorum kendimi. Arada kalanlardan biriyim ben de. Ve tüm arada kalanlar gibi, ben de bir yabancıyım. Burada olmamalıydım… Bu yolculuğa hiç çıkmamalıydım.”
***
“Oysa ne kadar çok sevmiştim seni. Aptalca fikirlerine ve tüm arada kalmışlığına rağmen sevmiştim hem de. Daha ilk tanıştığımız anda, ‘işte’ demiştim, benim sevebileceğim biri. Zaman içinde tutkuya dönüştü bu sevgim. Hep seninle düşünmeye başladım küçük dünyamı… Hani sen de çok sevmiştin beni?  ‘Sen yoksan bu dünya da yok benim için.’ diyordun? En güzel aşk sözcüklerini kulağıma fısıldamış, aşkını Knidos’un asil halkına bile ilan etmiştin. Hatırlıyor musun, ‘Neden olmazmış, haydi açıkla.’ diye bana bağırdığın o günü?  Ya sen sevgilim… Şimdi sen nasıl açıklayacaksın şu halimizi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33393927-8f82-430c-8d48-59aa4fbe2985.jpg</image:loc>
            <image:title>Travmaların Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, toplum psikolojisini güncel siyasi gündemin önünde tutarak, çatışmalı ilişkilere neden olan psikolojik temelleri ve bu çatışma süreçlerinde kullanılan toplumsal sembolleri irdeliyor.
Elinizdeki çalışma, Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde siyasal ve sosyal bilimler alanında akademik çalışmalarını sürdüren bilim insanları ve misafir öğretim üyeleri tarafından yazılan 12 makaleden oluşuyor. Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan editörlüğünde hazırlanan Travmaların Gölgesinde: Politik Psikoloji, Türkiye ve dünya tarihinden örneklenen politik süreçlerde insan ve toplum davranışlarını inceliyor, güncel siyasal refleksler ile toplum tarihi arasındaki bağlantıları ortaya koyuyor.
Politik psikoloji disiplinine önemli bir katkı sağlayan bu akademik çalışma; grup kimliklerinin oluşumu ve dinamiği, kitle psikolojisi, etnik kimlikler, “ben” ve “öteki” ayrımı, terörizmin psikolojik temelleri, kitle iletişim araçlarının kullanımı, propaganda aygıtları, iç savaş, soykırım ve katliam gibi geniş kapsamlı konulara ilişkin ön kabulleri tartışmaya açıyor. Okurlara toplumsal travma, yas ve seçilmiş zafer süreçlerine yönelik tutum ve davranışlarını ve bunu doğuran toplumsal belleklerini sorgulama olanağı tanıyor.
Travmaların Gölgesinde, siyaset bilimi ile psikoloji biliminin kaçınılmaz kesişim noktası olan “politik psikoloji” literatürüne başlangıç için kılavuz niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed28298b-c30c-40a4-8ba3-d1f9b9f601d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tebrikler Kovuldunuz!</image:title>
            <image:caption>“Hayallere koşarken ödenen bedelleri arka fonuna alan bu eşsiz (!) eser, aynı zamanda iş hayatını gözlerinde aşırı büyüten ve bir an önce o topuklu ayakkabıları, takım elbiseleri giymek için şafak sayar gibi gün sayan; gerçekte kendilerini bekleyen maceralardan bihaber; işletme, kariyer ve ekonomi kulüplerinin gediklisi olmuş üniversite gençliği için de bir başucu kitabı niteliğinde.”
Sahnelerin eğlenceli yüzü Kaan Sekban Tebrikler Kovuldunuz’da üniversite yıllarından başlayarak plaza deneyimini, gemileri yakıp istifa edişini, ilk talk-show’unu, ilk sahne deneyimini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a8fd4ad-a26c-4a23-ac66-b296114cf39d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısır Döngü</image:title>
            <image:caption>Türkiye 200 yıllık geri kalmışlık kısır döngüsünden neden kurtulamıyor?
Japonya Osmanlı’dan, G. Kore Türkiye’den neden daha başarılı oldu?
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan kurumlar nelerdir?
Türkiye’de kurumlar neden dışlayıcıdır? Arka plandaki taşıyıcı sosyo-siyasi iktidar paktı nasıl daralır ve toplum yararını göz ardı eder?
Türkiye Doğu-Batı ekseninde neden sıkışmış hisseder?
Türkiye’de hedeflerle kapasite arasındaki uyumsuzluk popülizmi nasıl besler? 
Türkiye, geri kalmışlık kısır döngüsünden çıkıp üretken bir döngüye girebilir mi?
Türkiye için üretken, kapsayıcı ekonomi politik ve diplomatik kurumlar dizgesi neleri içermelidir?
Türkiye, gerçekçi hedeflere yönelik yüksek bir ülke kapasitesini nasıl inşa edebilir?  
Bunu başaracak bir alternatif sosyo-siyasi iktidar koalisyonu nasıl kurulabilir?
Prof. Tekin, Türkiye’nin geri kalmışlığını karşılaştırmalı ekonomi politik dinamikler üzerinden ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed75480b-a6c7-4dad-bbad-ead193b43da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe</image:title>
            <image:caption>Faruk Duman kısa denemeler kitabı Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe’de bir yandan okumalarından çıkardığı yazınsal sorunlara, kültürel konulara güncel yorumlar getirirken bir yandan da çocukluğundan itibaren kitaplarla, yazarlarla kurduğu düşünsel, düşsel ilişkilere değiniyor. Özgün bir yazarın okuma tutkusuyla kurulmuş dünyasında gezintiye çıkaran keyifli bir yazı demeti Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe.

“Bence iyi bir okurun yapması gereken, bir romanla ya da bir öyküyle baş başa kaldığı zaman tüm özgürlüğünü verebilmektir ona. Yapıta verilen özgürlük, okurun kendi kendine verdiği özgürlük olacaktır sonunda.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dad46e2f-afe9-49e4-997a-3af136134777.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınmacı Devrimi Son Göç Dalgası Dünyayı Nasıl Tümüyle Değiştirdi?</image:title>
            <image:caption>Bir süredir 21. yüzyılın ilk büyük göç hareketine tanık oluyoruz ama göç olgusu aslında yıllardır dünyanın her yerinde olanca hızıyla sürüyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre günümüzde bütün dünyada yaklaşık 65 milyon sığınmacı var. Bu da bugünkü dünya nüfusuna oranlandığında her 100 kişiden biri sığınmacı demek. İnsanlar yalnızca baskı, terör, zulüm ve iç savaştan değil elverişsiz ekonomik koşullardan, ekolojik felaketlerden de kaçıyorlar artık. 

Dünyanın çeşitli köşelerinde çalışan yirmi altı Alman muhabirinin temasa geçebildikleri sığınmacılarla yaptıkları röportajlardan oluşan Sığınmacı Devrimi, Kenya’dan Avustralya’ya, İsrail’den Etiyopya’ya kadar geniş bir coğrafyada mülteci kamplarında bekletilen, yerleştikleri veya sığındıkları ülkeye uyum sağlamaya çalışan, kaçışları sırasında yakınlarını kaybetmiş veya sakatlanmış insanların iç burkan öykülerini bir araya getiriyor. Bu öyküleri kuşatan genel politik ve sosyolojik bağlama da değinilen kitabı benzerlerinden farklı ve özgün kılan yön ise Avrupa merkezli “mülteci krizi” söylemini yıkarak yerine değişimi merkeze alan, yenilikçi, duyarlı ve hümanist bir bakış açısı getirmeye çalışması. 

“Sığınmacı devriminin sonuçları ne olacak? Bir devrimin toplumu nereye sürükleyeceğini bilebilir miyiz ki? Fransız Devrimi dolambaçlı yollardan, [...] milyonlarca insanı siyasi özgürlüğüne kavuşturmuştu. Sanayi Devrimi, milyonlarca insanı yoksulluğun kalıcılığından kurtarmış ama aynı zamanda yeni yoksulluklar yaratmıştı. Dijital devrim, sanal ortamda bir dünya toplumunun temelini attı ama diğer yandan da bire bir insanlar arası ilişkiyi zayıflattı. Sığınmacı devrimi de bu devrimler gibi kuşkusuz benzer temel değişimler getirecektir. Tam olarak neleri değiştireceğini yarınlar gösterecek. Değişimler durdurulamaz ama yapılandırılabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7e7f816-f2c7-4333-acbf-41dd3de287f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünizmin Kara Kitabı - Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bu uluslararası çok-satan kitap yakın zamanda açılmış eski Sovyet blokunun arşivlerini derinlemesine inceleyerek komünizmin tüm dünyadaki asıl &quot;başarısı&quot;nı ortaya çıkarıyor: terör, işkence, kıtlık, toplu sürgün ve katliamlar. Bir araya getirdiği şaşırtıcı detaylarla kitap komünizmin yetmiş yılı aşkın süre boyunca işlediği suçları listeleyen ve analiz eden ilk kapsamlı denemedir.
 
“Devrimler, ağaçlar gibi, meyveleriyle yargılanmalıdır,” diye yazmıştır Ignazio Silone ve bu tam olarak yazarların “Büyük Serdümen” lakaplı Mao’nun Çin’i, Kim İl-Sung’un Kore’si, “Ho Amca” lakaplı Ho Çi Minh’in yönetimindeki Vietnam ve Castro yönetimindeki Küba, Mengitsu yönetimindeki Etiyopya, Neto yönetimindeki Angola ve Muhammed Necibullah yönetimindeki Afganistan gibi komünist deneyimlere uyguladıkları ilkedir. Hepsi Avrupa’da yaşayan seçkin bilim insanları olan yazarlar sadece insanlığa karşı işlenmiş komünist suçları değil, Stalin’in Moskova’daki yüzlerce kilisenin yıkımından Çavuşesku’nun Bükreş’in tarihî merkezini yerle bir etmesine ve Mao’nun Kızıl Muhafızlar’ının Çin kültürü üzerinde yarattığı geniş çaplı yıkıma kadar ulusal ve evrensel kültüre karşı işlenmiş olanları da belgeliyorlar.
 
Ölü sayısı artarken –eski Sovyetler Birliği’nde 25 milyon, Çin’de 65 milyon, Kamboçya’da 1,7 milyon ve böyle gidiyor- yazarlar komünizmin bin yıllık ideolojisinin uygulanmaya başladığı yerde hemen nasıl ve neden suça, teröre ve baskıya yol açtığını sistematik bir şekilde gösteriyor. Sıradışı bir muhasebe olan bu kitap 20. Yüzyıl&apos;ın şiddet hiyerarşisinde komünizmin dikkat çekici ve eşi benzeri olmayan konumunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e937707-0830-4fda-a066-b34ada25d0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Günler İlkokulu – Tuvaletteki Hayalet</image:title>
            <image:caption>İşte şimdi kıkırdama zamanı! Neşeli Günler İlkokulu’nda hayat bazen uçlarda yaşanır.  Erkekler tuvaletini hayaletler basabilir. Sınıfta düzenlenen basit bir yetenek gösterisi, iki şaşkın sihirbaz yüzünden tam bir çılgınlığa dönüşebilir. Nihayet serbest kalan antik bir lanet bütün sınıfın kaşınmasına yol açabilir. 
“Yok canım, olmaz öyle şey!” diyenleri Neşeli Günler İlkokulu’na davet ediyoruz.

Pamela Butchart’ın bu eğlenceli okul hikâyesini Becka Moor resimledi. Kendinizi tutmayın, kahkahalarınızı hazırlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d0097bf-a602-4898-8471-a04975a2e7a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Satılık Hastalıklar</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta uydurma hastalıkların profesyonellerce yaratılıp bu hayalin nasıl topluma pazarlandığını okuyacaksınız. Yalan hastalıkların tedavisi için yan etkileri bol kimyasalların insanlara nasıl milyar dolarlar karşılığı içirildiğini göreceksiniz.
Ve soracaksınız kendinize. Acaba ben de ilaç firmalarının tuzağına düşenlerden biri miyim?
Dünyayı ilaç bataklığına çevirmek isteyen profesyonel hastalık satıcıları insanları zayıf noktalarından vurmaya çalışıyor.
Günlük hayatın sıradan iniş çıkışlarını mı yaşıyorsunuz? Yafta hazır; psikiyatrik hastalığınız var.
Ya da çocuğunuzda ergenlik çağının basit gerilimleri mi var? İlaç şirketlerine göre bu da tedavi edilmesi gereken bir hastalık. Üstelik insanı intihara bile sürükleyecek yan etkilere sahip ilaçları ömür boyu kullanarak...
Liste uzayıp gidiyor... Okudukça şaşıracaksınız ve sinirleneceksiniz. İlaç endüstrisinin üzerinde incelikle çalıştığı tuzakları, hastalık uydurup köşeyi dönenleri yakından tanıyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f5642ba-dd9b-4298-bbd5-be34de6b7ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlike Sarmalında Aşk</image:title>
            <image:caption>Cengiz Hortoğlu, soluksuz okuyacağınız, akıcı ve heyecanlı yeni bir aşk romanıyla yeniden karşınızda...

Bu duygu dolu romanı okurken, bazen hüzünlenip bazen heyecanlanıp bazen de gülümseyeceksiniz.

Adı Kanat&apos;tı. Karizmatik, yakışıklı, güçlü ve cesurdu. Su kadar saf ve berrak ve de bir bıçak kadar netti. Adının Kanat olmasının bile bir nedeni vardı. Çok küçük yaşlardan itibaren aldığı sert, vahşi ve acımasız eğitim, onun acı ve korku duygularını yok etmişti. Peki neden eğitiliyordu, onunla ilgili plan neydi?

Yanağındaki sigara yanığı ve çetenin boynuna kızgın bıçakla kazıdığı çarpı işareti ona geçmişini unutma şansı bırakmıyordu. İçi kin ve nefret doluydu. Ya o yok olacaktı ya da çete...
Çete neden peşindeydi, ondan ne istiyorlardı?

Kanat; acı, umutsuzluk, iftiralar ve çetelerle sarılmış hayatını değiştirebilecek miydi?

Tek şansı, doğanın ona kazandırdığı yeteneklerdi. Sadece güçlü değildi, aynı zamanda olacakları hissediyordu, bu onun en büyük ayrıcalığıydı.

Peki, mutluluğu, başarıyı ve aşkı bulabilecek miydi?

Bu romanda, yalnız bir adamın, onuru ve aşkı için büyük bir çeteyle savaşı anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16dfd4de-e37a-4973-a8c8-815f1b586771.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Gıdalarla Süper Bağışıklık</image:title>
            <image:caption>Bağışıklık Nedir, Nasıl Güçlendirilir?
20 Soru, 20 Cevap, 20 Süper Gıda. İşte 2020’nin Flaş Kitabı 

Gerçekçi olalım... İnsanlığın bundan sonraki mücadelesi bağışıklık sistemi ve enfeksiyon ajanları arasında olacaktır. Co*vid 19 virüsüne karşı etkin bir antiviral ilaç bulunmaması, aşı geliştirilmesi için zaman gerekmesi ve geliştirilse bile virüsün mutasyon geçirip aşının etkili olmama riski gibi konular tamamlayıcı tedavilere ihtiyaç doğurmaktadır.

Bağışıklık sistemimiz muhteşem bir organizasyondur. Daha önce hiç karşılaşmadığımız bir zararlı bakteri veya virüsle temas ettiğimizde buna cildimiz, vücut salgılarımız ve mikrobiyom adı verilen ve toplam 100 trilyon mikroptan oluşan doğal bariyerimizle cevap veririz. Eğer yabancı virüs veya bakteri bu savunmaları geçerse, beyaz kan hücrelerimizle uğraşması gerekir. Daha sonra bağışıklık sistemimizin bel kemiği olan lenfositler olay yerine çağrılır. Sayıları ve fonksiyonları yeterliyse, virüs ve zararlı bakterileri ‘özel tim’ gibi tek tek saptar ve öldürürler ve bu zararlıların eşkâlini hafızalarına alırlar. Böylece, eğer daha sonra bunlarla tekrar karşılaşırsak, farkına bile varmadan bağışıklık sistemimiz onlarla kolayca başa çıkar.

Fakat...

Bazen bu zararlı virüs ve bakteriler bağışıklık sistemimizin savunma mekanizmalarını atlatabilir. İşte bunu engellemek için endüstriyel yaşama geçmiş insanın bozulmuş olan bağışıklık sisteminin fonksiyonlarını normalleştirmek şu aşamada acil yapılması gerekenlerin başında geliyor. Bu bağlamda bağışıklık sistemimizin işleyişini öğrenmeye ve vitamin, mineral ve süper gıdalarla dengeli ve sağlıklı bir beslenme planına ihtiyacımız var.

Süper Gıdalarla Süper Bağışıklık kitabı işte bu ihtiyacımıza cevap veriyor! İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin 20 soruda virüslere karşı nasıl korunabileceğimizi ve süper bağışıklık için yapmamız gerekenleri, bilimsel veriler ışığında anlatıyor. Aktarlar Derneği Başkanı ve Tıbbi Bitki Uzmanı Ayhan Ercan da antiviral etkili 20 süper gıdayı yine son bilimsel veriler ışığında ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ae858c-0768-4f42-939c-b49e1d2f534b.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlıcan Padişah</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Bora! Biliyor musunuz, bizim evde padişah olduğunu söyleyen bir patlıcan vardı. Onu ilk önce dedem gördü. Anneannem ona inanmayıp kilere gitti. İçeriden oldukça gürültülü sesler gelince telaşlandık. Biz de yani bütün aile koşarak kilere gittik. Ne mi gördük? Anneannem yerde yatıyordu, karnının üstünde bir patlıcan vardı. Elleri, ayakları hatta ağzı olan bir patlıcan… Üstelik konuşuyordu ve bize padişah olduğunu söyledi.  Bir de sebze halkı ile domatesler arasında bir savaş olduğunu…
Sonra neler mi oldu? Öyle şeyler oldu ki, hayretler içinde kalırsın, okurken gülmekten karnına ağrılar girebilir ve bu kitabı elinden bırakmak istemeyebilirsin. Sen yine de kitabı okurken yemek yemeyi ve diğer yapman gereken şeyleri ihmal etme! 
Buket Çetin’in yayınevimizden yayınlanan ilk romanı olan Patlıcan Padişah, Serap Çimenser’in çizimleriyle renklendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e41e76b7-fdc5-4441-abaa-55c25b878e16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütahya Arkeoloji , Sanat Tarihi ve Tarih Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Kütahya Arkeoloji , Sanat Tarihi ve Tarih Araştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca841126-2040-4f21-8e31-30b1c8241b2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Meditasyon Kursu</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın hiperaktif zihni için farkındalık ve sessizlik deneyimi içinde gevşemek zor olabilir. Bunu kabul eden saygın mistik Osho, modern zihnin karşılaştığı zorluklara hitap eden yeni meditasyon teknikleri geliştirmiştir. Bir Meditasyon Kursu bu teknikleri anlaşılması kolay bir formatta sunar. Her gün meditatif yaşamın yeni bir yönünü öğrenecek, bunu izleyen basit ve pratik bir meditasyon ile farkındalık egzersizi bulacaksın. Her deneyime o güne ait bir deyiş eşlik eder ve arkasındaki boş alanı o günle ilgili deneyimini yazmak için kullanabilirsin. Osho bu kurs sırasında sevgi, öfke, gevşeme ve daha başka konulardaki eşsiz içgörüsünü seninle paylaşarak bilinçli farkındalık ve sevinçle kendini kabul ettiğin bir alana gitmene yardım eder.
Bir Meditasyon Kursu her birimize doğumumuzda eşlik eden, ama toplumun bir parçası olmaya başladıkça kaybettiğimiz meditatif doğamızı nasıl geri kazanacağımızı gösterir. Osho’nun bu meditasyon rehberi huzura kavuşmaya istekli yeni başlayanlardan pratik yapmak isteyen deneyimli meditasyonculara kadar herkese kendisini zihninden ayırmasını öğretir; bu bilincimizin dönüşmesini sağlayacak ve bize hayatın getirdiği her şeyin farkında olarak ona yanıt vermek konusunda yeni bir anlayış kazandıracaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86da1003-857e-4617-ab19-c2f5a6e81cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Olmak</image:title>
            <image:caption>Aşk hayatında bir gerçeklik olmalıdır, o sadece bir şiir, bir rüya değildir. Hayata geçirilmesi, gerçekleştirilmesi gerekir. Aşkı ilk kez deneyimlemek için asla çok geç değildir.
Sevmeyi öğren. Çok az insan sevmeyi bilir. Herkes aşka ihtiyaç duyulduğunu, herkes aşksız bir hayatın anlamsız olduğunu bilir, ama sevmeyi bilmez. Ve aşk adına ne yaparlarsa yapsınlar o aşk değildir, daima başka bir şeydir; çok fazla şeyle karıştırılır: kıskançlık, öfke, nefret, sahiplenme, baskı, ego. Tüm bu zehirler aşkı yok eder. Sevmek tüm bu zehirlerden kurtulmak anlamına gelir ve ardından yavaşça içinde farklı ve yeni özelliklere sahip bir aşkın ortaya çıktığını göreceksin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e26185b1-cb67-415d-8b6d-15e63ad8e785.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanın Şifa Çantası</image:title>
            <image:caption>Şamanizm’in ana ilkelerinden biri, seremoninin fiziksel dünyada değişim yaratabilme gücüne inanmaktır. Neredeyse tüm şamanik gelenekler, kişisel dönüşüm, şifa ve kutlama araçları olarak çeşitli ritüel uygulamaları kullanır.
Elinizdeki bu heyecan verici kitapta, Toltek Şaman ve New York Times’ın en çok satan yazarı Don Jose Ruiz, bu şamanik ritüel ve seremonilerin zenginliğini tanıtıyor, açıklıyor ve bunları kendi başınıza uygulayabilmeniz için ayrıntılı bir rehber sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a64e688a-6d32-4e6d-bb8d-024088aa4961.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanların Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Kadim ustaların bilgeliği kesinlikle ilkel bir olgu değildi ve sadece erkekler için korunmamıştı. Bu, tüm insanlığın kullanabileceği güçlü bir öğretiler serisiydi. Uyanmanın, kendi kişisel özgürlüğünüzü bulmanın, barış ve uyum içinde yaşamanın, başkalarına ve gezegene hizmet etmenin bilgeliğiydi. Basitçe, sevginin ve yaşamın bilgeliği. Bu bilgelik sizin de içinizde ve bu kitap onu bulmanıza yardımcı olacak bir rehberdir.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8faae9b-5956-4c72-9447-1439f2908eb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli</image:title>
            <image:caption>Nimue kendi halkı tarafından dışlanmıştı. Kara büyüyle olan bağlantısı yüzünden Druid köyünde ondan korkulur hale gelinmişti, bu yüzden ayrılmaktan başka seçeneği yoktu…
Ama kader, tüm köyün Kızıl Paladinler tarafından katledilmesinden sonra Nimue’nin önüne yepyeni bir yol çıkardı. Annesi ölmeden önce ona son bir görev vermişti, adı sadece efsanelerde anılan Güç Kılıcı’nı bir büyücüye, Merlin’e götürmesi gerekiyordu. Halkını kurtarmak için tek şansı buydu. Bu zorlu görev intikam almasını her ne kadar zorlaştırıyor olsa da içinde uyanan güç, intikamdan başka bir şey istemiyordu.
Nimue etkileyici paralı asker Arthur ve göçmen Fey Ahalisi ile atıldığı macerada, tek gerçek krala vadedilmiş kılıcıyla hem paladinlerle hem de yozlaşmış kralın ordularıyla savaşmak zorundaydı. Halkını bir araya getirmek ve ailesinin intikamını almak isterken kendisi hakkındaki gerçekleri de adım adım keşfedecekti.
Ama belki de kaderi değiştirebilecek tek şey, bir kılıcın ucundaydı.
Thomas Wheeler ile 300, Günah Şehri, Batman: Kara Şövalye Dönüyor gibi efsanevi çizgi romanların altına imza atan Frank Miller’ın yarattığı Lanetli’de, Gölün Hanımı miti Kral Arthur efsanesi içinde hak ettiği değeri buluyor. Arthur efsanesinin güncel bir yorumu olan romana Miller’ın çizdiği onlarca siyah beyaz ve renkli çizim de eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68cb74b2-e8f9-499c-bb6c-4554e1ceb836.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksaray&apos;dan Bir Perihan</image:title>
            <image:caption>“İhtiyarlığını emniyet altına alınmış sanmak için yakınlarının şefkat ve sevgisine güvenmek bir hataydı, bu sevgi ve muhabbetin bu emniyeti temin edemeyeceği durumlar da vardı, işte, evladı gibi güvendiği Pakize artık dünyada yoktu ve Aksaray’dan bir Perihan Hanım çıkagelmiş, sevgisine o kadar güvenilen müşfik bir çocuğu bu acınılacak hâle sokmuştu. Her yaşayan insanın ihtiyar olması ve bir çocuğun tek başına kalması mukadderdi. İhtiyarlık emniyet altında olmalıydı.”
Perihan, Aksaray&apos;da yetişmiş, kaba, sınıf atlama hevesi içinde olan ve bu sınıf atlama çabasını eşi Nuri ile para üzerinden gerçekleştiren bir kadındır. Nuri ise saraylı bir aileden gelen, Perihan&apos;ın kontrolünde yaşayan, hiçbir şeye ses çıkarmayan, her türlü ahlaksız davranışı bile kabul eden bir adamdır. Perihan bu yolda her türlü davranışı mubah görmekte ve eşine de bu konuda sürekli telkinler vermektedir.
Gece Postası’nda tefrika edilen Aksaray’dan Bir Perihan’da Suat Derviş, Perihan karakteri üzerinden zenginleşen, ama bir taraftan da yozlaşmakta olan toplumu eleştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af5a2ff2-3f49-4ff9-a5ca-e6738cc1aa6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanın Saati</image:title>
            <image:caption>Kısacık ömrüne yüzlerce öykü ile kocaman dünyalar sığdıran Robert E. Howard, fantastik edebiyatın ilk devlerinden biriydi. J.R.R. Tolkien’le birlikte 20. yüzyıl fantastik edebiyatına yön veren başlıca isimlerden olan Howard, kılıç ve büyü adı verilen bir alt türün doğmasına da önayak oldu. H.P. Lovecraft, Clark Ashton Smith gibi döneminin önde gelen korku yazarlarıyla olan dostluğu, Howard’ı hem Cthulhu Mitosu’na dahil edilecek öyküler yazacak hem de kendi fantastik öykülerini korku öğeleriyle süsleyecek kadar etkiledi.
Robert E. Howard’ın yazdığı tek Conan romanı olan Ejderha’nın Saati’nde Conan artık Akilonya Kralı olarak tahta geçmiştir. Fakat komşu ülke Nemedya’nın kralı, kadim bir ölümbüyücüsünü ölüm uykusundan uyandırdığında Conan o güne kadar karşılaştığı en ölümcül rakibiyle yüzleşecek ve krallığını kaybedecektir. Herkesin öldüğünü sandığı Conan ise krallığını geri almak için tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkmak zorunda kalacaktır.
“Kimse şiddeti ve vahşeti ondan iyi kâğıda dökemezdi; savaş sahneleri, savaş zamanlarında olsa ona şan getirecek bir askeri dehayı ortaya koyuyor.” –H. P. Lovecraft
“Robert E. Howard’ın kalemi öyle elektrik yüklü ki neredeyse kıvılcım çıkaracak.” –Stephen King</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb1137a1-4955-4f6a-856d-95777d891c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığında Sancı</image:title>
            <image:caption>Eşit parçalara bölünemeyen şeylerden söz etmenin bir ağırlığı var. Giderek kırılıyor takatimiz bu ağırlığın altında. Ya aklımız yetmiyor her şeyi anlamaya ya boyumuz yetişmiyor. Yola çıktığımız o ilk yere ait değiliz. Yolun biteceği de yok üstelik. Yaşamak, üstelik eşit parçalara bölünemeyen şeyler için yaşamak öyle zor öyle sancılı ki! Kadın ya da erkek, safi gerçek ya da bir roman kahramanı olmanın önemi yok. Önemli olan ağırlık. Yani yaşam.
Doğan Ateş, kurmacanın dilini şiire yaklaştırarak, yolu, eksik kalmış hikâyeleri, tahakkümü, zorbalığı ve yazmanın yakıcılığını anlatıyor Ay Işığında Sancı’da.
“…gitmeliyiz, korkmadan, nereden geldiğimizi asla ve asla unutmadan, Habil ve Kabil çatışmasından, kesilen ilk baştan, tufanların en büyüğünden ürkmeden, görmeyen gözlerin gören gözleri olarak, duymayan kulakların duyan kulakları olarak, yürüyüş devam etmeli, gitmeliyiz, gitmeliyiz çünkü bizim bir hikâyemiz var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40511ae0-bee2-4674-bfec-d8fa8a4f1959.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Oyun</image:title>
            <image:caption>Kartlar açıldı.
Piyonlar öne sürüldü.
Kaleler yıkıldı.
Filler öldü.
Vezirler devrildi.
Şahla piyonu karşı karşıya geldi.
Acımasızlığını ikinci bir deri gibi üzerine giyen Uraz Kurt, sevgisini yaralayan bu acımasızlıkla başa çıkabilecek mi, yoksa sevgisini acımasızlığına mı kurban edecek? Masumiyeti göz bebeklerinin içerisinde taşıyıp koruyan Ayşin Şendoğan, kötülüğün bekçisi olan adamın nasırlı ellerine mi güvenecek, yoksa hayatını masumluğunu koruyarak mı sürdürecek?
Devrildi Şah.
Oldu Mat.
Bitti oyun.
Kapandı defter.
Şimdi rakibini yenme zamanı.
Tek bir kazananın olacağı bu hayatta sevgi imkânsızdı. Ancak tüm imkânsızlıklar aşkı doğurdu. Doğan aşk, peşinde ölümü de sürüklerdi. Peki, bu hikâyede ölen taraf kimdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc9dd21b-4d6b-4d90-a705-7a5ba7ba7608.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristokrat</image:title>
            <image:caption>Yapılacak başka da bir şey yok ki aslında. Bir insan kalabalığı içinde yapayalnızlar ve her yerde göze çarpıyorlar.
Beyaz gül tarlasında tek bir kırmızı gül gibiler, kendi savaşlarından kaçarken beyazlar tarafından savaşlara itiliyorlar.
‘’İnsanlar dünya üzerinde senin saçın siyah, senin yüzün çekik, sen bu dindensin demeyi bıraktıkları an, cennette yaşanmaya başlanacaktır.’’ diyordu siyah büyücü.
Güç ve zor…
Ümitlerimizi kaybetmezsek bir gün olacak.

“Bir insanın ülkesini sevmesi takdir edilecek bir şey. Ama sevgi, neden sınırda bitmek zorunda?”
Pau Casals
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce06968-93d4-4cb5-8ab1-65b4571290db.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Dünyamızı Altüst Eden Dijital Trendler</image:title>
            <image:caption>Son on yıla dönüp baktığımızda teknolojiyle birlikte hayatımızda ne kadar çok değişim yaşadığımızı ve birçok deneyimin ne denli dijitalleştiğini görüyoruz. Dijital uygulamalarla bu denli iç içeyiz fakat bunların ortaya çıkmasını sağlayan yenilikçi teknolojilerden ve yaratıcı iş modellerinden ne kadar haberdarız? Medyada yapay zekâ, blockchain, nesnelerin interneti gibi adını sıkça duyduğumuz teknolojiler hayatımızı nasıl etkiliyor? Girişimcilik ve start-up kavramları neden bu kadar popüler? Biz de bu dijital dünyada tüketici rolünden üretici rolüne geçebilir miyiz? İşte bu ve buna benzer soruların cevaplarını bu kitapta tartışacağız. Farklı teknolojilerden, sektörlerden ve iş modellerinden örnekler vererek dijital dünyayı birlikte keşfe çıkacağız. Gerek sosyal yaşantımızda gerekse iş hayatımızda bu teknolojilerin hem yansımalarını daha iyi anlayacağız hem de bunlardan yararlanarak daha güzel bir geleceği nasıl tasarlayabileceğimiz konusunda fikirler geliştireceğiz.
height=&quot;15&quot; width=&quot;15&quot; &gt;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6884c4c-d821-42e3-83d3-81c6417e5886.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanada -Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir</image:title>
            <image:caption>“Hareket eden her obje, bulunduğu her anda tam da ait olduğu yerdedir.”

Vaişeşika Ekolü’nün kurucusu olan Kanada, atom teorisini yazılı olarak anlatan ilk yogidir. Kişinin kaderini bulmasının öneminden ve hareketin esiri olan hiçbir ruhun aslında özgür olmayışından bahseden Kanada, özgürlüğe giden yolun, varoluşun en küçük parçasını yani atomu anlamaktan geçtiğini dile getirir. Karma, zaman, hareketin doğası, çekim kuvveti gibi kavramları yorumlayarak, fizik ve ruhu bir araya getiren Kanada’nın bu felsefesi ve çok yönlü bilimsel bakış açısı insanın binlerce yıllık özgürlük arayışına ışık tutmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02a3a3e-67dc-4936-a3fe-a7e4b20f4b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Edebiyatı Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>-Gökten Kuş Yağdı

-Kule Saatindeki Kuzgun

-Liseli Harriet’ın Günlüğü

Yeni İnsan Yayınevi edebiyat okurlarına Kanada, Macaristan ve Yeni Zelanda Edebiyatlarından Türkçeye kazandırdığı üç eserin bulunduğu “Dünya Edebiyatı Setini” sunuyor.

Dünya Edebiyatı Setinde üç farklı dünya ülkesinden Türkçeye kazandırdığımız üç kitap bulunmakta. Bunlar; Kanada Edebiyatından Jocelyne Saucier’in ödüllü eseri “Gökten Kuş Yağdı”, Yeni Zelanda Edebiyatından Harriet Rowland’ın “Liseli Harriet’ın Günlüğü” ve Macar Edebiyatından Kalman Csatho’nun “Kule Saatindeki Kuzgun” kitapları.

Kanada, Yeni Zelanda ve Macaristan’dan çevirdiğimiz kitapların edebiyat yelpazemizi genişletmesi ve ilham verici olması dileğiyle, iyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aeed1f2-f903-4583-ae78-9b3ac2346a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yazarlardan Büyük Öyküler</image:title>
            <image:caption>Öğrencilerim; onlar birer hazine o kadar güzel dünyaları var ki bir elmas gibi pırıl pırıl.Onlar; kar tanelerine gülen yüz yapan en vahşi hayvanları sevgi dolu sözleriyle ikna edebilen sevdiklerini en güzel renklerle ve kocaman ifade eden tatlı kurnazlıklarıyla dünyamızı zenginleştiren yanlış yaptığında &quot;İçimden bir ses hata yaptığımı söylüyor&quot; diyecek kadar dürüst olan sevgi dolu yürekleriyle arkadaşının üzüntüsünü paylaşan çabuk affedebilen arkadaşını kırdığı zaman daha fazla üzülen sırdaş olalım dediğinde sırrını sonuna kadar saklayan yardım istediğinde koşarak gelen dünyanın en kıymetli mücehverleri. Onlarla dünya daha da güzel.Bu Bakış açısıyla çok güzel öyküler yazdılar.Dünyayı onların bakışlarıyla bakalım. Eminim okurken yüzünüze bir tebessüm bir sıcaklık oturacak. Yüreğiniz sevgi ile dolacak.Onları parlak ve mutlu bir geleceğin beklediğini biliyorum.Sizlere sevgi dolu sıcacık öyküler sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eba58161-2d3d-4d27-9a8f-de4623a40c2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşle İnan Yaşa</image:title>
            <image:caption>Düşüncelerin, duyguların ve sözcüklerin gücünü keşfe, yaşamının efendisi ol. 
SÖYLE OLSUN! 
Annemin kayboluşu, babamın vefatı… Öz ailemin elimdeki her şeyi almasıyla sokakta kalışım… Bütün bunların ardından ablamın vefatıyla devam eden o karanlık dönemden çıkmama vesile olan mucizeleri yaratan farkındalık tekniklerini bu kitapta bulabilirsiniz. 
Dilerim ki benim hayatıma olduğu gibi hepinizin hayatına şifa olsun. 
Hepimizin hayatta ne yapacağını bilemediği anlar olmuştur.  
Mutlu olmak için gerçekleşmesini beklediklerimiz vardır. 
Belki de en dibi gördüğümüzü hissettiğimiz noktada bir arayışa gireriz. Siz de çıkış için bir ışık arıyorsanız şu an elinizde doğru kitabı tutuyorsunuz. Yalnızca eğitimlerden değil, aynı zamanda deneyimlerden elde edilmiş, uygulamalı, birbirinden değerli pek çok bilgiyi bu kitapta keşfedeceksiniz. Yaşamdan istedikleriniz mi var? Peki ya bunlardan çok daha fazlasına sahip olabilseydiniz? Ben oldum ve olmaya devam ediyorum. Siz de olabilirsiniz! Hem de hayal edebileceğinizden daha iyilerine... Yalnız şunu unutmayın; mutluluk kişinin kendi zihniyle, becerisiyle yarattığı bir başarıdır.  
İstediğiniz yaşamı yaşamak mı istiyorsunuz? 
Öyleyse düşleyin, inanın ve yaşayın! 
MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ - SEYFİ DURSUNOĞLU 
YILMAZ ERDOĞAN - BİLLUR KALKAVAN - YILDIZ KENTER 
ATIL KUTOĞLU - FAZIL SAY - SABA TÜMER - ECE USLU 
Onlar da düşlediler, inandılar ve yaşıyorlar. Türkiye’nin birbirinden değerli bu dokuz ismi, hayat hikâyelerini bu kitapta anlattılar. Tekrar tekrar okunması gereken, farkındalığa giden yolda size ışık tutacak bu röportajları mutlaka başucunuzda bulundurun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e1d5d28-b01c-4f6f-8008-e5a6f2bdff0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Eğitimin Etkisi</image:title>
            <image:caption>Içinde bulundugumuz yüzyılda en önemli yatırımın egitim oldugu genel bir kabuldür. Bu kapsamda, egitim yoluyla genç kusaklara yatırım yapılması pek çok gelismis ülke için bir devlet politikası haline gelmistir. Söz konusu egitim, dogumdan zorunlu ilkokul egitimi yılları arasında yer alan okul öncesi dönem baglamında ise ayrı bir anlam kazanmaktadır. Okul öncesi yıllar bilissel gelisim, duygusal ve sosyal gelisim, fiziksel gelisim, kisilik gelisimi ve dil gelisimi açısından kritik dönemleri barındırmaktadır. Dolayısıyla bir çocugun okul öncesi
egitim alması tercihlere bırakılabilecek basit bir seçim degildir. Ancak ne yazık ki ülkemizdeki tüm çocuklar ilkokula baslamadan önce okul öncesi egitimden yararlanamamaktadır.

Bu kitapta ülkemizde okul öncesi egitim alan ve almayan çocukların gelisimsel olarak karsılastırıldıgı ve ulasılabilen tüm bilimsel çalısmalar incelenmis ve okul öncesi egitimin etkisi bilimsel olarak göz önüne serilmeye çalısılmıstır. Bu kapsamda 46842 bireyin toplam örneklemi olusturdugu 115 bilimsel çalısma degerlendirmeye alınmıstır. Incelenen bilimsel çalısma sonuçları okul öncesi egitimin çocukların tüm gelisim alanlarında, öz-bakım becerilerinde ve hatta yaratıcılık düzeylerinde olumlu yönde etkili oldugunu ortaya
koymaktadır. Bu yönüyle kitap basta Milli Egitim ile Aile, Çalısma ve Sosyal Hizmetler olmak üzere Bakanlıkları, yerel yönetimleri, sivil toplum ve meslek örgütlerini, isadamlarını, egitim gönüllülerini ve kısaca “çocuklar gelecegimizdir” diyen herkesi okul öncesi egitimin zorunlu olması için göreve davet etmektedir.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a02d45f6-c78d-4a68-9fd3-43bdc3a976f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Örnekleri İle Baba ve Bebek Etkileşim Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bireyin yaşam yolculuğunun her anı birbirinden değerli olmaktadır. Yaşama başlangıç bin bir türlü zorluğu hem anne-baba hem de bebek açısından içinde barındırsa da bebeğin gelişimi ve değişimi; yaşanan zorlukları hafifletmekte, yerini içten gülümsemelere ve tatlı bir huzura bırakmaktadır. Annelerin gebelik süreci bebeğe adaptasyonu kolaylaştırırken yapılan araştırmalar baba olduklarında erkeklerin annelere oranla daha fazla kaygı ve stres durumu yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bebeğin gelişiminde ilk olan en etkili iki varlık anne ve babaların desteklenmesi bebeğin sağlıklı gelişimi açısından önem kazanmaktadır. Doğal olarak bebek hayatında var olan annelerin yanında babaların da katılımlarını artırmak ve bebek dünyasında daha fazla yer almalarını sağlamak önemlidir.

Bunun için de ilk olarak baba olmanın önemi, baba ve bebek etkileşiminde dikkat edilmesi gereken noktalar, bebek gelişim özellikleri ve literatürde oyun arkadaşı olarak yer alan babaların bebekleri ile olan etkileşimlerini artırmanın en kolay yolu olan oyun örneklerinin yer aldığı bu kaynağın; baba ve bebek dünyasını zenginleştirmesi, babalara rehberlik etmesi ve eğitimcilere kaynak olması açısından önemli görülmektedir.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/371a541f-34cc-4ccc-8aee-ca56c4fd657d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Müzisyenler (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>İşitme engelli müzisyen Beethoven&apos;dan Kötü sesler duyunca baygınlık geçiren Mozart&apos;a, Mevlevi terbiyesiyle yetişmiş Buhurizade Mustafa Itri&apos;den Sesi hamamda keşfedilen Dede Efendi&apos;ye,
Birbirinden çılgın tam 15 müzisyen!
Garip, acayip, hatta eğlenceli mi eğlenceli hayat hikâyeleri ilgini çekiyorsa bu kitap tam sana göre!
Çılgın Müzisyenler: Bol eğlenceli, kıpır kıpırve çok komik bir kitap.
İyi okumalar!
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ea3391-bac5-4443-ade4-2fa9199a36da.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Ressamlar ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Helikopter tasarlayan Da Vinci&apos;den ilk resim çalışmasını 10 yaşında yapan Dali&apos;ye, hiçbir ressamın gülmediği kadar çok gülen Renoir&apos;dan en üretken sanatçı unvanını alan Picasso&apos;ya kadar birbirinden çılgın tam 13 ressam!

Garip, acayip, hatta eğlenceli mi eğlenceli hayat hikâyeleri ilginizi çekiyorsa bu kitap tam size göre!

Kıl kafalı kahramanımız Badana Fırçası&apos;nın size anlatacak epey öyküsü var. Çılgın Ressamlar: Bol eğlenceli, kıpır kıpır ve çok komik bir kitap.
İyi okumalar!
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b25693ae-4786-4fc0-a03f-faf348451091.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyveler - Bebek Kitapları (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.

Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma

Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/301490f0-b83d-4633-9109-f0015ff60fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Bebek</image:title>
            <image:caption>1940 ve 1950&apos;li yıllarda Bebek semtinde yaşayan insanlar mütevazi, hoşgörülü ve çelebi insanlardı. Kimin zengin, kimin fakir olduğu belli olmazdı. Çünkü kimse farklı olduğunu karşısındakine belli etmeyi sevmezdi. Semtte Müslim veya gayrimüslim olsun herkes elindekini arkadaşı, komşusu ve çevresiyle paylaşmayı, birbirine yardım etmeyi severdi. Harp yıllarında her türlü yeyecek maddesinin karne ile alındığı zamanlarda herkes çevresindekilerin durumunu bilir ve dayanışma içinde olurdu. Bebek&apos;te iki dotro vardı birisi Rum, diğeri Ermeniydi. Bu doktorların çoğu o sıkıntılı günlerde fakir hastaların evlerine kadar giderek muayene ederle ve kiminden muayene ücreti olarak ne verirlerse alırlar, kininde de para almazlardı. Herkes birbirini sever, sayar, gördüğünde Selmalaşır, hal ve hatır sorulurdu...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b2807a-83a0-4a3f-911b-d063aec5e3ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Bize Ait Değildir : Kendin Olabilme Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Sakin sakin otur yüreğim toz kaldırma.
Bırak, dünya sana gelecek yolu kendisi bulsun.”

Nobel ödüllü Hintli yazar, şair, besteci, ressam Rabindranath Tagore, Doğu’nun şarkısını evrenselliğe taşımış bilge bir ozandır.
Atatürk’ün kitaplar hediye ettiği, Bülent Ecevit’in şiirlerini Türkçeye çevirdiği, Albert Einstein’dan Mahatma Gandi’ye kadar pek çok düşünürün ilham bulduğu Tagore’un düşünceleri, günümüzün duyarsız dünyasına, insani değerlere sahip çıkmayı, acıyı sevgiye dönüştürmeyi ve umudu hatırlatıyor hâlâ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d1a6bed-93e4-46b8-9b8c-752395ae54c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nimm Dir Nicht Alles So Zu Herzen Oh Seele</image:title>
            <image:caption>“Die Kunst, die Herzen von
Einflüsterungen zu reinigen
und den Geist zum
Schweigen zu bringen”

Egal wie sehr der Mensch wie ein begrenztes Geschöpf scheinen mag, gleicht er einer endlosen Quelle, gar einer unglaublichen Schlucht. Mit seinem begrenzten Körper erlebt er eine unbegrenzte Welt und schlägt sich sein Leben lang mit Einflüsterungen herum, die ihm diese Welt unerträglich machen.
Für jene, die nicht von ihrer Seele erzogen wurden, führen die Einflüsterungen, die ihnen das Leben zur Hölle machen, zu einer Reihe von physischen und psychischen Problemen und lassen die Erfahrungen, die sie auf diesem Weg erleben, wie unbedeutende Zufälle erscheinen.
Jedoch ist es möglich, diese Einflüsterungen loszuwerden und zwar mit der Führung des Korans, der herabgesandt wurde, um dem Menschen Heilung zu geben und den rechten Weg aufzuzeigen.
“Mein Geist schweigt nie.”
“Egal was ich tue, ich fühle mich immer eingeengt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c688f9-dadd-4b23-aa9c-d9c0a321e12c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatima</image:title>
            <image:caption>“Sularının dibinde Afganlı cesedi bulunmayan bir deniz var mıdır?”
*
Akdeniz’in ortasında batmak üzere olan bir botta ölüm kalım savaşı veren mültecilerin hayatını kurtaran aktivist kaptan Carola Rackete’nin gösterdiği kahramanlık mücadelesinden esinlenerek kaleme alınan FATİMA sadece bir dönemin politik hakikatlerine tanıklık eden bir roman değil, aynı zamanda Afgan mültecilerin özgürce ve insanca yaşamak uğruna çıktıkları tehlikeli yolculukların görünmeyen insanüstü direnişini de cesurca gözler önüne seren bir yapıt...
Fatima ve Reza’nın Afganistan’daki onursuz yaşamlarından kaçmak için katlandıkları akıl almaz zorlukları ve tam da kurtulduklarını sandıklarında karşılarına dikilen bambaşka aşılmaz sorunları tüm çıplaklığıyla okurken, gerçek kurtuluşun aslında ne kadar ulaşılmaz olduğunu sorgulayacaksınız. Bu aynı zamanda insanlığı, yaşamı, özgürlükleri ve dünya düzenini de yeniden masaya yatırmak anlamına gelecek.
***
“Kapitalizm, bütün ruhsal ve fiziksel gereksinimlerimizi bizden önce fark etti ve bizim yerimize yaşamımızı kurguladı. Çarklarında ezilen etlerimiz, kırılan kemiklerimiz değildi sadece, yerine koyamayacağımız onurumuzdu... Toplumsal çöküşe kurban verdik kalanını da. Bizlerin canı gitsindi... Atalarımızın günahını mı çekmemiz gerekiyor, çekelim, ama çocuklarımız da o acımasız çarkların arasına alındı insafsızca.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e99e2f53-97b2-4268-8657-dd198ba70860.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Merak Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Hayat birtakım soruların peşinde cevaplar arayıp durduğumuz serüvenli bir yolculuktur aslında. Kimi sorular sihirli bir anahtar gibi umulmadık kapılar açar insanın önüne. Kimi sorularsa cevabı hiçbir zaman net olarak bilinemeyecek sonsuz bir yürüyüşe sürükler.
Sorular her ne kadar hakikatin sırlı kapılarının anahtarlarını sunsa da cevapların arandığı o uzun süreç, yaşam yolculuğunun tam da kendisidir.
Bu kitap, soru sormanın nasıl bir yolculuk başlatabileceğini deneyimletmek için yazıldı. Bazen kendinizi Balzac’ın neden günde 50 fincan kahve içtiğini öğrenmeye çalışırken bulacaksınız, bazen Leonardo Da Vinci’nin eşsiz üretkenliğinin nedenlerini ararken... Bazen de yazmanın ve okumanın insan üzerindeki etkilerini düşünüyor olacaksınız.
Elinizdeki bu kitap, birbirinden farklı alanlarda ortaya atılmış sorularla başarılı ve mutlu olmakla birlikte ilham almayı da bilgi edinme yolculuğuna dahil ediyor. Yolculuk bittiğinde artık hiçbir şey sizin için eskisi gibi olmayabilir. Çünkü yolculuklar biter ama kahraman artık yolculuğa çıkan aynı kişi değildir.

Her serüven bir soruyla başlar ve cevabı buluncaya kadar da devam eder...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c66e753-61c0-4f56-b41d-6d91665d2178.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürek İşçisi</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinin ağır işçisi Ahmed Arif’in hasretinden eskittiği prangalarla, aylar süren işkencelerle, cezaevleriyle, karşılıksız aşklarla, hasretle, mücadeleyle ama en çok da şiirle ve sanatla dopdolu geçen hayatının en nahif, en gerçek ve en duygulu haliyle kaleme alındığı bu kitap, hem bir dönemin hem de büyük bir şairin aklıyla yüreğinin romanıdır.

“Bir şair Ahmed Arif
Toplar dağların rüzgârlarını
Dağıtır çocuklara erken
Uzun ve tek bir ağıt gibidir onun şiiri
Daha deniz görmemiş çocuklara adanmıştır
Kurdun kuşun arasında yaban çiçekleri arasında söylenmiştir
Bir hançer kabzasına işlenmiştir...”
– Cemal Süreya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5176f54c-922e-4e1b-871e-b1d5452049b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı: Pegasus</image:title>
            <image:caption>1920 yılında Ankara’daki bir bağ evinde, Atatürk’ün de katıldığı gizli bir toplantı gerçekleşti. Bu toplantının etkileri, 2000’li yıllarda bile görülüyor olacaktı.
1939 yılına, Avusturya’nın haritada yeri bile belli olmayan küçük bir köyüne kadar uzanıyordu olaylar zinciri. Nazilere ait gizemli bir cihazın gömülü olduğu köyle birlikte Hitler’in anneannesinin mezarı da Nazi subayları tarafından tümüyle yok edilecekti. II. Dünya Savaşı’nın seyri Almanya aleyhinde değişince, o küçük köydeki gömülü cihaz dört Gestapo ajanı tarafından Tarsus’a kaçırılacaktı.
2012 yılında Tarsus’ta bir polisin öldürülmesiyle medyanın gündemine düşen “hazineci cinayeti” yıllar önce cereyan eden bu tarihi olaylara dayanıyor. Tarsus’taki gecekondu mahallesinde yer alan evlerden biri, büyük bir sırrı saklıyor aynı zamanda.
Aylar boyunca ülke gündemini meşgul eden ve gizemi hâlâ çözülememiş Tarsus kazısını konu alan KOD ADI PEGASUS adlı bu roman, gerçek olaylara ve belgelere dayanan, nefes kesici, gizem dolu bir kurgu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d4d264-0c59-41f7-8a93-c2be633ac56b.jpg</image:loc>
            <image:title>Morgue Sokağı Cinayetleri (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Sadece Amerikan edebiyatına değil dünya edebiyatına da yön veren Edgar Allan Poe’nun büyüleyici kaleminden çıkmış ve Batı dünyasının ilk modern dedektif öyküsü olan Morgue Sokağı Cinayetleri, iki kadının sıra dışı bir şekilde öldürülmesinin ardındaki gizemi olağanüstü bir gözlem ve analiz yeteneğiyle çözen Aguste Dupin’in analitik çıkarımlarının isimsiz arkadaşının zihninden okuyucuya aktarımını konu edinir. Bu yapıtta yer alan ve yine 19. yüzyılın başkenti Paris’te geçen diğer iki öykü Marie Rogêt’nin Gizemi ve Çalınan Mektup da Dupin’in keskin zekâsından hiçbir ayrıntının kaçmadığı iki yeni bulmaca gibidir adeta.

Sherlock Holmes ve Hercule Poirot gibi kült karakterlerin oluşmasına ilham vermiş ve yüz yılı aşkın süredir popülerliğini koruyan bu edebiyat şaheserini Çiğdem Öztekin’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b732f6d3-43ec-4018-b7b6-d72bfc114191.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çöküşün Öyküsü (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Bir Çöküşün Öyküsü ile XV. Louis Dönemi Fransa’sında güzelliğiyle nam salmış nüfuz sahibi bir aristokrat olan Madam de Prie’nin kral tarafından Courbépine&apos;deki çiftliğine sürülmesiyle yaşadığı ruhsal çöküntüye tanık oluruz. Yalnızlık buhranlarında kendini adeta bir yalana inandıran Madam de Prie beklediği davetin bir türlü gelmeyeceğini anlamıştır. Bir yandan gösterişli eğlenceler düzenlerken ses getirmesini umduğu trajik sonunu planlamaya başlar. Onun içindeki her şey sessizliğe gömülürken Zweig yeni bir pencere daha aralar ve kitaptaki diğer öykü olan Cenevre Gölü Hadisesi’nde başka bir düşüş karşısında seyre dalarız tıpkı acılı bir tabloya bakar gibi ve o esrarengiz adamın sözleri çınlar kulaklarımızda: ‘Burada yaşayamam.’ Başkalarının istediği gibi bir hayat sürmenin ağırlığına insan ne kadar katlanabilir?

&quot;Tek bir kişinin bile bir insan için önemini&quot; ve tutunamamanın yıkıcı psikolojisini, yarattığı yoğun ve derin karakterlerle iliklerimize kadar hissettiren Stefan Zweig’ın bu çarpıcı eserini Çağlar Tanyeri’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0a3b89-caa3-4b3c-9fa2-dd129f1c3443.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişe Yolculuk (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Bir tarafta zor geçen çocukluğuna rağmen başarılı bir mühendis olan hırslı bir adam ve diğer tarafta asistanı olarak çalıştığı patronunun güzeller güzeli eşi. Yasak ve tutkulu bir aşkın esiri bu iki sevgili, Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle dokuz yıllık bir ayrılığa sürüklenirler. Kaderin onlar için çizdiği yolda ilerlerken sonunda bir gün bir tren istasyonunda yeniden kavuştuklarında aldatıcı bir iyimserliğin pençesine düştüklerinden habersizdirler. Tren yolculuğu onları yakınlaştırsa da aslında aralarında kapanmayacak kadar büyük bir boşluk olduğunu fark etmeleri uzun sürmez, artık sadece geçmişin peşinde koşan iki yalnız gölgeden ibarettirler.

Kitaptaki diğer öykü olan Ormanın Üzerindeki Yıldız’da Zweig karşılıksız bir aşkın doruk noktasına ulaşıp hiçliğe uzanan tren raylarında çaresizce karanlığa gömülüşünü anlatır ve insan ruhunun saklı taraflarına bir kez daha ışık tutar.

Kahredici bilinmezliklerin yol açtığı duygusal çalkantıları ele alan, Zweig’ın incelikli analizleri ile insanın içini hem acıtan hem de ısıtan bu eseri Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/920b994a-e68f-45de-8e0f-ae0999bb7081.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyucaklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali&apos;nin Kuyucaklı Yusuf adlı eseri bez ciltli kapakla Koridor Yayınları&apos;nda!

Sabahattin Ali&apos;nin Aydın&apos;da cezaevinde yatarken tanıştığı Yusuf&apos;un yaşadıklarından yola çıkarak kaleme aldığı Kuyucaklı Yusuf ilk kez 1937&apos;de basılmıştır. Adı ile okuyucusuna bir destan vadetmesine rağmen kahramanının tereddütlerinin ve zayıflıklarının aktarıldığı romanda, sadece Yusuf&apos;un yaşamı ve duyguları değil, 1910&apos;ların Anadolu&apos;sundaki toplumsal yaşam da canlı bir şekilde anlatılmaktadır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f9e1331-ce7a-485f-8e89-395cfdc48792.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelmiş Geçmiş En Büyük Doğa Tarihçileri</image:title>
            <image:caption>Canlıların mimikri yöntemi kullandığını ilk keşfeden kimdir?
Dünya bugün gördüğümüz yaşam çeşitliliğine nasıl ulaştı?
Bizi biz yapan genlerimizi kim keşfetti?
Modern hayvan bilimine dair ilk ansiklopediyi kim yazdı?
 
Doğa bilimine adım atmaya ve önemli doğa tarihçileriyle tanışmaya hazır mısın?
Gelmiş Geçmiş En Büyük Doğa Tarihçileri, alanında önde gelen bilim insanlarını tanıtıp onların bilimsel çalışmalarını oldukça detaylı ve ilgi çekecek bir biçimde öğretirken çocuklara da ilham veriyor.
 
Yazar Hakkında:
Felicia Law, Çocuklar için eğitici, öğretici ve aynı zamanda eğlenceli kitaplar kaleme almıştır. Türkçeye çevrilmiş çok sayıda kitabı çeşitli yayınevleri tarafından okurlarının beğenisine sunulmuştur.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b78e5695-ee47-4c76-a55b-f04567751462.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektifler İçin Hidden Pictures Puzzle</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitapta, gizli resimler daha da gizlenmişler!

Özel büyütecinizle gizli resimleri bulmak için heyecanlı dakikalar sizleri bekliyor.

Bu Kitabı Nasıl Kullanacaksınız?

Resimleri ortaya çıkarmak için kırmızı kısmı kullan!
Büyük resimdeki gizlenen objeleri bulmak için daha yakından bak. Tek seferde bütün resmin tamamını görmek istiyorsan, merceği gözüne yaklaştırabilirsin. Merceği gözünden ne kadar uzağa tutarsan, büyük resimde daha az alan göreceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409f699f-d388-47ac-aec5-8c8a88158fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinden Eğlenceli - Öğreteci Çıkarma</image:title>
            <image:caption>Çıkarma İşlemi Öğrenmenin En Eğlenceli Hali!
Hiç kimse Dikkat Atölyesi Yayınları kadar eğlenceli aktiviteleri ve öğrenmeyi bir araya getiremez. Bu kitap uzmanlar tarafından geliştirildi. Okulda ve evde öğrenmeyi pekiştiren, başarıyı arttıran, çocukların temel becerilerini güçlendirmek için Hidden Pictures bulmacalarıyla desteklendi. Bu kitap MEB ilkokul müfredatı desteklidir.
 
Bu kitapta;
• İşlemsel ve matematiksel düşünme yeteneği
• Çıkarma stratejileri
• Sayı problemleri
• Pratik çıkarma işlemleri etkinlikleri sizleri bekliyor.
 
Aktif Öğrenmeyi Destekler
• Anlaşılması kolay, ilgi çekici alıştırmalar ve etkinlikler,
• Rahatça takip edilebilen yönergeler,
• Matematik müfredatına uygunluk,
• Öğrenci merkezli yaklaşımla çocuğunuz kitaptaki alıştırmaları tamamladıkça kendine güveni artacak ve gerçek başarı duygusunu tanımaya başlayacaktır.
 
Müfredatla Eğlenceli Etkinliklerin Birleşimi
• Dikkat ve detaylara odaklanmayı,
• Analitik düşünmeyi,
• Yeni öğrenme stratejilerine açık olmayı,
• Problem çözerken birden fazla teknik kullanma yeteneğini geliştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ddaa069-c3b5-441c-8d3e-fa7db7d29e84.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Sınıf Zihinden Eğlenceli - Öğretici Toplama</image:title>
            <image:caption>Toplama İşlemi Öğrenmenin En Eğlenceli Hali!

Hiç kimse Dikkat Atölyesi Yayınları kadar eğlenceli aktiviteleri ve öğrenmeyi bir araya getiremez. Bu kitap uzmanlar tarafından geliştirildi. Okulda ve evde öğrenmeyi pekiştiren, başarıyı arttıran, çocukların temel becerilerini güçlendirmek için Hidden Pictures bulmacalarıyla desteklendi. Bu kitap MEB ilkokul müfredatı desteklidir.

Bu kitapta;
• İşlemsel ve matematiksel düşünme yeteneği
• Toplama stratejileri
• Sayı problemleri
• Pratik toplama işlemleri etkinlikleri sizleri bekliyor.

Aktif Öğrenmeyi Destekler
• Anlaşılması kolay, ilgi çekici alıştırmalar ve etkinlikler,
• Rahatça takip edilebilen yönergeler,
• Matematik müfredatına uygunluk,
Öğrenci merkezli yaklaşımla çocuğunuz kitaptaki alıştırmaları tamamladıkça kendine güveni artacak ve gerçek başarı duygusunu tanımaya başlayacaktır.

Müfredatla Eğlenceli Etkinliklerin Birleşimi
• Dikkat ve detaylara odaklanmayı,
• Analitik düşünmeyi,
• Yeni öğrenme stratejilerine açık olmayı,
• Problem çözerken birden fazla teknik kullanma yeteneğini geliştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa87898-8979-4228-84ad-efc0c2f7bfcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Photo Puzzle Mania!</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli Fotoğraf Etkinlikleri ! Fotoğraflardan oluşan bu etkinliklere hazır mısın ? Photo Puzzlemania şaşırtıcı ve heycanlı yedi farklı bulmacadan oluşmaktadır. Bu kitapta en popüler Hidden Pictures bulmacaları, fark bulma etkinlikleri, eşleştirme, labirent ve daha fazlasını bulacaksınız. Tekrar tekrar bakmak isteyeceğiniz muhteşem fotoğraflar her yaştan bulmaca severleri bekliyor. Photo Puzzlemania yaratıcı ve zorlayıcı bılmacaları çözerken eğlenceli dakikalar geçireceksiziniz.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f1acc4-81b0-44d3-b322-531f143020a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Upuzun Hidden Pictures Eğlenceli Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Hazır Ol 
Yerini Al
Başla
Altı koşucu kimi zaman köprülerden, kimi zaman parklardan ya da yer altı tünellerinden geçerek yaptığı büyük yarışta sen de yerini al. 5 metre uzunluğunda ki Hidden Pictrures kitabı, 
bütün ailenin bir arada yapabilceği ya da her yere götürebileceği mükemmel bir eğlence aracıdır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d884ce3-c93f-45ec-8c00-d3ce6ae7ad34.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyon Kartlarım-Dünyadaki Anıtlar</image:title>
            <image:caption>Şampiyon Kartlarım

Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be0a857-c389-46be-a534-5e13734f66d5.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Buhranlar</image:title>
            <image:caption>İçindeki buhranlara kafa tutmayı bilenlerin yeni başucu kitabı!

İllüstrasyon çalışmalarından tanıdığımız Gökçe Yavaş Önal&apos;ın yaşamından komik &apos;&apos;an&apos;&apos;lar paylaşan İçimdeki Buhranlar, dünya gerçekliğini fırçanın ucunda gören bir sanatçının anılarına odaklanıyor.

Bir kadın ve anne olarak içinde istemsizce yeşertip büyüttüğü gerginlikler, korkular, paranoyalar, şaşkınlıklar ve endişelerin eğlenceli bir dışavurumu olan bu nefis çizgi öykü, hepimizin ortak buhranlarına temas ediyor.   

Çocuklu hayatın zor ve komik yanları, kent içi ulaşımda toplu taşıma &apos;&apos;ritüellerine&apos;&apos; uyum, toplumun dayattığı kadınlık hâllerine karşı direniş, evden çalışmanın yarattığı ruhsal tahribat, ailecek çıkılan tatillerin oluşturduğu kaos, eşten beklenen romantizmin ucundaki kaçınılmaz hüsran gibi herkesin kıyısından köşesinden kendini bulacağı durumlara tanıklık ettiren İçimdeki Buhranlar hem fütursuzca güldürüyor hem de şapkamızı elimize alıp düşündürüyor.   Zaman zaman hayatın kendisini dahi veto edebilecek dirayetteki cesur bir kadının duygusal iniş çıkışlarını sayfalarına taşıyan bu matrak kitap, her türlü dayatmaya, zorlamaya, önyargıya ve klişeye haklı ve inandırıcı bir yanıtı olan özgür bir ruhun ve minik kızının manifestosuna dönüşüyor.   2020 yılının ikinci çeyreğini esir alan Kovid-19 virüsünün, topluma zoraki dayattığı sosyal mesafelendirme ve karantina günlerine de tadımlık dokunuşlarla yer veren İçimdeki Buhranlar, gündemi ve günceli yakalayarak hayatın nabzını tutuyor.    

Evet, yalnız değiliz, değilsiniz. Buhranlar hepimizin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d729d60-1a00-4c11-96f8-35428c1ed4b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Fare ile Hayalet Hayri Serisi (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>1. Kitap: Karşılaşma
2. Kitap: Karla Karışık Olaylar
3. Kitap: Takım Ruhu Uçan Fare ile Hayalet Hayri&apos;den tıpır tıpır, kıpır kıpır bir macera serisi  
Beyza Akyüz&apos;ün matrak hikâyesi ve Gamze Erdoğan&apos;ın ele avuca sığmaz resimleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan üç kitaplık &apos;&apos;Uçan Fare ile Hayalet Hayri Serisi&apos;&apos; şimdi de özel kutulu setinde!
 
Farklılıkların zenginliğine ve dostluğa vurgu yapan bu neşeli seri, kendilerini gerçekleştirme yolunda birbirlerine kol kanat geren Hayri ile Avustralya&apos;dan İstanbul sokaklarına taşınan uçan bir farenin karşılaştıkları sıra dışı olayları ve dayanışmalarını konu ediniyor.

Dinamik kurgusuyla çizgi film tadında bir okuma deneyimi sunan Uçan Fare ile Hayalet Hayri&apos;nin serüvenleri, kıpır kıpır hikâyesinin satır aralarında; hayvanların doğal ortamlarından koparılması, doğaya saygı, arkadaş ilişkileri, okul yaşamı, meslek seçimi gibi önemli konulara dokunarak okurlarını düşündürüyor. 
 
Maceramız, çocukların okuldan sonraki uğrak noktası Dost Şekercisi&apos;nde yaşanan unutulmaz bir karşılaşma ile başlıyor. Doğası gereği uçması gereken ama henüz uçamayan Uçan Fare ile varlığı ile yokluğu pek belli olmayan Hayalet Hayri&apos;nin yolları &apos;&apos;tatlı&apos;&apos; bir tesadüfle kesişiyor. Uçan Fare&apos;nin, kendisini okula götürmesi için Hayri&apos;yi ikna etmesinin ardından bu &apos;&apos;masum&apos;&apos; suç ortaklığı ikisi için de keşiflerle dolu bir dostluğa dönüşüyor. Uçan Fare okulun, Hayalet Hayri de okul dışındaki hayatın tadını almaya başlıyor. Felaketleri bir mıknatıs gibi üzerlerine çekme konusunda kimselerin ellerine su dökemeyeceği iki kafadar her seferinde kendilerini bambaşka bir maceranın tam ortasında buluyor...
 
Farklı kültürleri kucaklayan misafirperver sakinleri, büyük mağazalara direnen kadirşinas esnafı, renk renk evleri, her köşesi ayrı bir cümbüşe açılan irili ufaklı sokaklarıyla mahalle kültürüne nostaljik göndermelerde bulunan &apos;&apos;Uçan Fare ile Hayalet Hayri Serisi&apos;&apos;, okurlarını, İstanbul&apos;un en kadim semtlerinden biri olan Balat&apos;ta keyifli bir gezintiye çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409b7328-29ff-4477-8711-0700debbc244.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Gülümse</image:title>
            <image:caption>Kendi çizgi romanınızı yaratmaya ne dersiniz?

Kardeşim ve Ben, Hayaletler ve Gülümse gibi bol ödüllü kitaplarından tanıdığımız Raina Telgemeier, bu kez herkesi kendi çizgi roman serüvenini yaşamaya çağırıyor.

Sanatçının, &quot;Bir çizgi roman yaratmak için neler gerekir?&quot; sorusundan yola çıkarak hazırladığı Sen de Gülümse, kendi hikâyesini kâğıda dökmek isteyenlere yol gösterecek çeşitli ipuçları, küçük hileler ve ilham verici tüyolarla dolu, rengârenk bir kılavuz kitap olma özelliği taşıyor.

Çizgi roman yaratma sürecini, beş ayrı bölümde, kendi kitapları üzerinden etkileşimli bir anlatımla açıklayan Raina Telgemeier, bu kez gülümsetme işini okurlarına bırakıyor ve onları hayal güçlerini konuşturmaya davet ediyor.     

İyi bir çizgi romana imza atabilmek için en çok ihtiyaç duyulan şey zaman, kendini adama ve hikâye anlatma güdüsü şüphesiz. Peki ya, hikâyenin esin kaynağı? Tabii ki hayatın ta kendisi. Ailemiz, arkadaş çevremiz, seyahatlerimiz, okuduklarımız, seyrettiklerimiz, anılarımız, kısaca tüm yaşanmışlıklarımız... Aslolan görmek, gözlemlemek ve fikir üretmek. Sonrası birtakım yönlendirmeler, biraz gayret ve çokça pratikle çorap söküğü gibi gelecektir. Tıpkı Raina Telgemeier&apos;ın Sen de Gülümse&apos;de de anlattığı gibi. Yazmayı ve resim yapmayı, hayalî hikâyeler ve karakterler oluşturmayı ya da başından geçen gerçek ve ilginç deneyimleri anlatmayı sevenler buraya! İyi bir fikir üretin, ufak eskizler karalayın, hikâyenizi bütünleyecek çeşitli resim kareleri, konuşma balonları ve diyaloglar oluşturun, basit renklendirme denemeleri yapın ve işte çizgi romanınız hazır! Evet, bu ilk denemeniz belki de yeterince &quot;iyi&quot; olmayacak ama önemli olan bir yerden başlamak. İçinizdeki çizgi romancı bir kez uyandı mı emin olun asla sizi yalnız bırakmayacak. 

Bu kitabı okumayı bitirip, kalemi kâğıdı elinize aldığınızda kitap amacına ulaşmış demektir. Bırakın artık başkalarını okuyarak gülmeyi. Şimdi GÜLÜMSETME sırası sizde!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a22e11-89ae-497a-bdc2-c2f3e1b55bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Asker Doğmayanlar</image:title>
            <image:caption>Hangisi daha cesur olan? Savaşan mı yoksa savaşmayı reddeden mi?

Milyonlarca okura ulaşan Çizgili Pijamalı Çocuk kitabının yazarı John Boyne&apos;nun kaleme aldığı Asker Doğmayanlar, savaşın dayattıklarına direnen bir avuç vicdani retçinin aşkla, ölümle ve cesaretle sınanan onurlu hayat mücadelesini sayfalarına taşıyor.

Daha fazla can almak ile korkaklık ekseninde sıkışan &apos;&apos;erkeklik&apos;&apos; olgusunu, cephelerde yaşanan kimi yakınlaşmaların yarattığı utanç, inkâr ve suçluluk duyguları üzerinden irdeleyen bu çokkatmanlı roman, savaşın sınırları zorlayan şartları altında insan olmanın anlamını sorguluyor.

Savaşa &apos;&apos;karşı&apos;&apos; savaşanların hayalleri ve tutkularından beslenerek lirik bir anlatım tutturan yazar, insanlığın kırılgan gerçekliğini, toplumlardaki kaosu dizginlemeye yarayan ahlaki ve vicdani yaptırımların önlenemez sonuçlarıyla paralel bir şekilde anlatmaya çalışıyor.   

Çocuk yaşta evinden kovulan, Birinci Dünya Savaşı&apos;nda Fransa&apos;nın kuzeyinde Almanlara karşı savaşan Tristan Sadler&apos;ın elinde, Mirian Bancroft&apos;a ulaştırmak istediği mektuplar vardır. Ancak silah arkadaşı, dostu ve karşılıksız aşkı Will&apos;in ablası Mirian ile buluşmasının altında yatan tek sebep bu değildir. Er Bancroft&apos;un ölümünün ardındaki sır, Tristan&apos;ın içini kemirmektedir, belki de bu buluşma bir tür itiraf niteliği taşıyacak, böylece bir anlamda af dileyebilecektir.    

Dünya tarihinin dönüm noktası bir savaş, birbirlerini &apos;&apos;amaçsızca&apos;&apos; öldüren insanlar, &apos;&apos;savaşçı erkek&apos;&apos; kavramına uymadıkları için korkaklıkla ve hainlikle suçlanan mahkûmlar… Öte yandan benliğine direnerek arzularına hükmetmeye çalışan özgür ruhlar, cephelerde filizlenen duygusal yakınlaşmalar, inkâr ve utanç duygularıyla örülü intikam hissi… Savaş edebiyatına kattığı onlarca eserle türün en yetkin yazarlarından birine dönüşen John Boyne daha önce anlatılmaya hiç cesaret edilmemiş, alışılmışın dışında bir savaş hikâyesi anlatıyor. &apos;&apos;Korkaklar, yüreksiz olur. Ben yüreksiz değilim, ilkeli bir insanım. Arada fark var.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7ba5a00-927e-44d3-ae75-32283682a800.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaller Hawaii - Çöp Plaza 2</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Hayaller Hawaii, Gerçekler Sanayii&apos;&apos; Miyase Sertbarut&apos;un toplumdaki tabakalaşma ve eşitsizlik sorunsalına dikkat çeken çarpıcı romanı Çöp Plaza&apos;nın devam kitabı Hayaller Hawaii, geçimini sokaklarda kazananların hayatlarına ayna tutmayı sürdürüyor, insanların kendi çöplerine yabancılaşmamaları gerektiğini savunuyor. 
 
Küresel firmaların belirli dayatmalar sonucu benimsetmeye çalıştıkları geri dönüşüm kampanyalarının ardında yatan sırları, çöp toplayıcılarının gerçek yaşamlarından kesitler paylaşarak anlatan yazar; devasa boyutlara ulaşarak doğayı ve hayvanların geleceğini tehdit eden ambalaj atıklarının yarattığı kirliliğe işaret ediyor.
 
Esin kaynağını, sokak kültürünün nabzını tutan duvar yazılarından ve rap müzikten alan roman, ülkemizde sayıları beş milyonu bulan sığınmacıların toplum içindeki uyumuna ve uyumsuzluğuna değinerek, günümüz Türkiye&apos;sinden dramatik manzaralar sunuyor.

Çöp toplamak artık yeni bir tarım şekline dönüşmüştü. Çöp Plaza sakinleri de bu şehir tarlalarında yaz kış toplayıcılık yapmayı sürdürüyordu… Dünyanın adaletsizliğini içine sindiremeyen Balina Murat da aynı ortamın işçilerindendi. Asi ve isyankâr ruhunu rap müzikle bastırarak, toplumdaki zulme ve haksızlıklara göğüs germeye çalışan genç adamın en büyük sığınağı hayalleriydi. Yine hayal paraşütüne atlayıp Çöp Plaza&apos;nın üzerinde süzüldüğü bir gün, karşısına çıkan gizemli insanların vadettiği teklif, belki de uzun süredir düşünü kurduğu o yeni hayatın müjdecisiydi. Her fırsatta izini sürdüğü pembe elmaslara henüz ulaşamamış olsa da, kardeşi Fırat&apos;a sözünü verdiği, bahçesinde mavi güllerin yetiştiği Güliz City&apos;deki evlerden birine taşınmalarına çok az kalmıştı. Daima imkânsızı isteyen ve bu uğurda her şeyi göze almaya hazır olan Murat için macera dolu bir serüven başlıyordu…
 
Geri dönüşüm için atık toplayarak yaşamlarını sürdüren insanların çaresizliği ile devleşmiş firmaların önlenemez oburluğunun yarattığı dengesizliği hikâyeleştiren bu vurucu roman, şiirsel gerçekliği andıran bir romantizmle, herkesi hayatı sorgulamaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac04864-b302-4ecd-96e2-55c1358c2731.jpg</image:loc>
            <image:title>Domuz Baba</image:title>
            <image:caption>Bu yıl uslu bir çocuk oldunuz mu?  
Sör Terry Pratchett&apos;ın kaleme aldığı &apos;&apos;Diskdünya&apos;&apos; serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Domuz Baba, kadim yılbaşı geleneklerinin &apos;&apos;büyülü&apos;&apos; atmosferinde, gölgelerin içinde, hüznün mizahla el ele yürüdüğü, ışıltılı bir kurtarma operasyonuna odaklanıyor.  

Dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan külliyatın yirminci halkası olan bu sürükleyici kitap, &apos;&apos;Ölüm&apos;&apos; alt serisinin de dördüncü serüveni.

Ümit dolu yeni senelerin ruhundan kopup gelen Domuz Baba&apos;da, evrendeki en &apos;&apos;insani&apos;&apos; değerlerden biri olan inanç kavramına ve unutulmaya yüz tutan çocukluk anılarına göz kırpan Pratchett, Ölüm&apos;ün bile &apos;&apos;ölümle&apos;&apos; tehdit edildiği, keskin ama bir o kadar da sürpriz dolu bir serüvene imza atıyor.
 
EMİNİM, SUSAN SAĞDUYULU DAVRANIR, dedi Ölüm.
&apos;&apos;Ah, tabii,&apos;&apos; dedi Albert, kızağa dönerlerken. &apos;&apos;Sağduyulu davranmak sizde aile özelliğidir zaten...&apos;&apos;
 
Aslına bakarsanız, sağduyudan ziyade cesaret ve kararlılık gerekiyor bu gece; çünkü Diskdünya&apos;nın temelleri bir kez daha, hem de tam temelinden sarsılmak üzere.
Zira Denetçiler, yaşamı yok etmek adına yaşayanlardan destek alıyor bu kez. Ve koca dünyada, Domuz Baba&apos;nın yerini alabilecek tek bir kişi var.
 
SENİ İNSAN YAPAN, İNANDIĞIN ŞEYLERDİR. DOĞRU VEYA YANLIŞ, İYİ VEYA KÖTÜ, FARK ETMEZ.
 
Fakat... Domuznöbeti Gecesi&apos;nin ruhu da bir başkadır tabii. Şömine rafına asılmış çoraplar, sene boyunca verilmiş &apos;&apos;uslu durma&apos;&apos; sözleri, yeni bir yılın getireceği tüm güzellikler ve hepsinden önemlisi umutlar, beklentiler ve vadedilmiş... eh, reçeller.

İnsanlığın umutlarına bile göz dikenlere inat, Ölüm yine kontrolü ele alıyor ve Domuz Baba&apos;yı kurtarmaya girişiyor; hem de biricik torunu Susan ile birlikte!
 
Niran Elçi&apos;nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu&apos;nun özenli baskısıyla Türkiye&apos;deki okurlarının karşısına ilk kez çıkan bu roman; hayranlık uyandıran fantezi unsurları ve kurgusuyla alternatif bir evren yaratıyor ve gelenekselleşen yeni yıl kutlamalarına bambaşka bir gözle, yeniden bakmamıza fırsat tanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c81f07-e4ae-425d-97cf-7ed509eecbd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Airborne 44 Cilt 2 ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşının arka planını çok katmanlı ve ustalıkla yazılmış bir hikâyeyle okumaya hazır olun!

Aralık 1944. Ardenler’de köşeye sıkışan Nazi Almanya’sına karşı büyük bir üstünlük elde eden müttefik birlikleri karşı saldırı başlatır. Özellikle kadın pilotları bünyesinde barındıran, İngiliz sivil havacılık kurumu ATA (Air Transport Auxiliary) a üzerine düşeni yapar ve bir süredir İngiltere ve Belçika arasında taşımacılık yapan yetenekli ve korkusuz genç Amerikalı pilot Tessa’yı bu tarihi göreve dahil eder. Ne yazık ki Tessa, bir hava saldırısı sonucu Alman hattının gerisine, çatışmaların en ağır şekilde yaşandığı Bastogne’a acil iniş yapmak zorunda kalır. Onu kurtarmanın tek yolu bölgeye paraşütlü komandolar göndermektir. Tessa’nın gençlik yıllarından tanıdığı iki deneyimli asker Sebastian Leder ve Tom De Witt bu görev için seçilir. En zorlu çatışmaların yanı sıra dondurucu soğuk yüzünden sonu gelmez gecelerle baş etmek zorunda olan ikili bir yandan Tessa’yı ararken bir yandan da düşman birliklerinin yerini bulmak zorundadır.

Üçüncü Reich sona ermişti ve savaş sona yaklaşıyordu. Amerikan ve Rus askerleri Berlin’e ilerlerken Almanyadan kaçma planları yapan SS’ler belki de dünya tarihini temelli değiştireceklerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a065d53-1d3e-46e0-807d-be93a094e43a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofi Göklerde</image:title>
            <image:caption>Korkularınızı yenmek için bazen sadece gökyüzüne bakmanız yeterli!
 
Küçük Sofi&apos;nin korkmadığı şey yok. Farelerden gölgelere, gök gürültüsünden kedilere her şey ödünü koparır. Karanlıkta kilere indiğinde ürperen, at arabasına bindiğinde titreyen bu ürkek kız, ne zaman yüksek bir ses duysa, çığlığı basar. Yaşadığı köyde korkaklığıyla tanınan Sofi, kaderine dönüşmesinden çekindiği bu durumdan pek hoşnut görünmese de, endişelerine bir türlü söz geçiremez. 
 
Günlerden bir gün yakınlarındaki kasabaya bir panayır gelir. Fillerin, sihirbazların, dansçıların, akrobatların ve daha pek çok olağanüstü şeyin boy gösterdiği bu cümbüşün yıldızı ise göz kamaştırıcı bir sıcak hava balonudur. Köy ahalisi koşa koşa panayıra giderken Sofi, korkularıyla, köyde bir başına kalır. Herkes gibi Sofi de bu balonu görmek için can atsa da, kasabaya kadar gidip tanımadığı insan kalabalığına karışmaktan çekinir. Ta ki cesaretini toplamayı başarıp, yola düşene değin...
 
Esin kaynağını, dünyanın ilk kadın balon pilotlarından biri olan Sophie Blanchard&apos;ın yaşamöyküsünden alan bu umut tazeleyen kitap, bir zamanlar at arabasına bile binmeye çekinen bir kızın, zamanla nasıl maceraperest bir havacıya dönüştüğünü rengârenk çizimlerle gösteriyor.
 
Kitap, yıllarca içinde büyüttüğü korkuları ve endişeleri gökyüzünün engin maviliklerine salıveren küçük bir kız çocuğunun büyük cesaret öyküsünü sayfalarına taşırken, hayalleri gerçek kılabilmenin yolunun asla pes etmemekten geçtiğini hatırlatıyor.
 
Katherine Woodfine&apos;ın yazıp Briony May Smith&apos;in resimlediği Sofi Göklerde, Tudem&apos;in, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar için özel olarak hazırladığı SEN de OKU koleksiyonundaki yerini alıyor!

Kelimelerle mücadele eden çocuklar, göz kamaştırıcı bir sıcak hava balonuyla düşlerini kanatlandırırken, adını havacılık tarihine yazdırmış ilham verici bir kahramanla tanışma fırsatına erişerek okuma sevgisi kazanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c042fcab-ba39-42c3-ac19-df18f0d3d351.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Naraları</image:title>
            <image:caption>Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı &apos;&apos;Diskdünya&apos;&apos; serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Savaş Naraları, içinde bulunduğumuz şu tuhaf günlerden ilham alırcasına, &apos;&apos;düşman ilan edilen&apos;&apos; zararsız halkların feryadına kulak kabartıyor.

Dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi birinci halkası olan bu politik hiciv, &apos;&apos;Bekçiler&apos;&apos; alt serisinin de dördüncü serüveni.
 
Günümüzden ve yakın tarihimizden pek çok olaya dem vurmasının yanı sıra, ırkçılık, milliyetçilik, savaş çığırtkanlığı, ötekileştirilen halklar gibi konulara eğilen roman; Ankh-Morpork Bekçi Teşkilatı&apos;nın ve elbette Sam Vimes&apos;ın derin, felsefi ve adalet dolu macerasına, ta Klatch kıtasına uzanıyor!
 
&apos;&apos;Hırsız avcısı&apos;&apos; demişlerdi ona. Elbette bu bir hakaretti aslında ama Vimes buna takılmadı bile. Çalınan şey altın da olsa masumiyet de, toprak da olsa can da, gerçekte var olan tek suç, hırsızlıktı...
 
Sıradan bir &apos;&apos;hırsız avcısı&apos;&apos;nın ait olduğu yer şehirdir. Şehir dar sokaklarıyla, pis dimağlarıyla ve azılı suçlularıyla tam da tazılara göre bir yerdir. Fakat bazen öyle bir an gelir ki, kişi yerini yurdunu terk edip bambaşka bir diyara seyirtir...
 
Çölde hepimiz değişiyoruz, diye düşündü Vimes. Çöl, şehir gibi değil, düşüncelerini sınırlamıyor. Zihninin ufka kadar genişlediğini hissedebiliyorsun. Dinlerin burada başlamasına şaşmamak gerek...
 
Sonra sıra, Ankh-Morpork ile Klatch İmparatorluğu arasındaki savaşı engellemeye gelir. Ama durum da bir hayli zorludur: kriz doğuran bir ada, faili meçhul bir suikast, hızla yükselen ırkçı nidalar ve iki ordunun arasında kalmış bir avuç bekçi...

Son âna kadar gizemini korumayı başaran mükemmel kurgusuyla nefes nefese bir serüvene açılan Savaş Naraları, pek çok açıdan hem son derece komik hem de bir o kadar ciddi bir eser.
 
Niran Elçi&apos;nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu&apos;nun özenli baskısıyla Türkiye&apos;deki okurlarının karşısına ilk kez çıkan bu zekice ve ustalıkla yazılmış polisiye roman; savaşın eşiğindeyken atılacak her adımın, gerçekte bambaşka bir sonuca dönüşeceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe3cd4e-d1d6-44e4-87e0-b22f73ee97d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Uygulamalı Siyasal Yaşam Notları</image:title>
            <image:caption>Siyasal yaşamda bir kavga sürüp gidiyor.
Gittikçe yoğunlaşan bu kavganın gerçek nedenleri nelerdir?
Taraflar birbirlerini eleştirip , hatta suçlarlarken hangi yol ve yöntemlere başvuruyorlar?
Yazar, bir yandan bu soruları yanıtlarken, ayrıca bu süreci biçimlendiren siyasal kurumlara ve dinamiklere herkesin anlayabileceği bir dille ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c827fcc8-bc9a-4633-a6c3-4d6ca2e264e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsim Normalleri</image:title>
            <image:caption>Farkında mısın anne,” dedim. “Biz nerde bir ayna görsek kendimize bakmadan edemiyoruz.”
Tek başına çocuklarını büyütüp annesine bakanlar, engelliler, erkeklerin dünyasında kendine yer bulamayan kadınlar, dağılmış aileler, kardeş rekabeti, boyunduruklar, kırık kalpliler… Cinsellik, şiddet, yalnızlık, iletişimsizlik ve kapana kısılmışlık…
Neslihan Önderoğlu cesur bir yazar; öykü kişilerini hayatın her alanından, her kesimden, her yaştan seçiyor. Kimi zaman uç durumları, sınırda yaşayanları, kimi zaman da gündelik hayatta karşılaşılan çıkmazları, ruhu kavrayıveren sıkışmışlık hissini ortaya seriyor. Ancak hiçbir zaman duygu sömürüsüne kaçmıyor; hissiyatı altını çizmeden, okurun kendi imgeleminde yaratmasına imkân verecek şekilde, özenle kurduğu sahnelerle iletmeyi seçiyor. İncelikli kurgusu, tutumlu anlatımıyla Mevsim Normalleri, onun bu özelliklerini en iyi yansıtan öykülerden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d76b5b5b-1e3e-4fbe-8e82-d14be0cfead2.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Benjamin Button doğduğu gün hastaneden babasıyla birlikte yürüyerek çıktı. Emekleme çağında bastonla geziyor, oyuncaklardan çok babasının purolarını aşırmayı seviyordu. Büyüdükçe kır saçları renklendi, kırışıklıkları yok oldu; orta yaşlı bir adamken evlendiği kadından delikanlıyken sıkıldı. Benjamin’in bile akıl sır erdiremediği tersine bir hayatı konu eden Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi, F. Scott Fitzgerald’ın fantastik öğelerle dolu diğer öykülerinden “Ey Kızıl Saçlı Büyücü!” ile bir arada.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a60cdde-f1cd-401c-9e10-d61008262fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipernesneler</image:title>
            <image:caption>Küresel ısınma dönüşü olmayan bir yolda ilerliyor. Ekolojik felaket olasılığıyla karşı karşıyayız. Co*vid19 virüsü tüm dünyada on binlerce insanın hayatına mal oldu. Ancak çevresel krizlerin felsefi düşünce pratiği için de bir kriz niteliği taşıdığını söylemek mümkün: Bizi sadece kontrol etme arzumuza değil, hayat anlayışımıza da meydan okuyan bir sorunla karşı karşıya bırakırlar.
Küresel ısınma, Timothy Morton’ın “hipernesne” dediği şeyin belki de en çarpıcı örneği. İklim, çevre, nükleer silahlar, evrim ya da görelilik gibi bir dizi hipernesne içinde yaşıyoruz. Bunların zamansal ve uzamsal boyutları da öyle büyük ki nesnenin ne olduğuna dair fikirleri yutuyor, normal akıl yürütme yöntemlerimizi ciddi biçimde zorlayabiliyorlar.
Timothy Morton, hipernesnelerin ne olduğunu, onlarla ilgili ne düşündüğümüzü, insanların birbiriyle ve insan-olmayanlarla nasıl bir arada yaşadığını anlatırken; hipernesnelerin etkilerine yani siyaseti, ahlakı ve sanatı deneyimleyiş biçimimize dikkat çekiyor. Yaşadığımız dünyayı kavrayışımızı yeniden keşfetmemiz gerektiğinde ısrar eden Hipernesneler, düşünce ve eyleme gerçek anlamda postmodern bir ekolojik yaklaşım getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e843f54e-47dc-49f4-9a9a-d9106196aaa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırasını Bekleyenler</image:title>
            <image:caption>Marcantonio Ravì, güzeller güzeli kızı Stellina’yı evlendirmeyi kafasına koymuştur. Müstakbel adayı da yaşlı ve bir o kadar zengin Don Diego Alcozèr’dir. Ancak babanın niyeti başkadır: Bir ayağı çukurda olan Alcozèr ölür ölmez dul kızını bu kez sırasını bekleyen Pepè Alletto’ya verecek ve kızının maddi ve manevi mutluluğunu sağlamış olacaktır. Ne var ki evdeki hesap çarşıya uymaz ve şaşırtmacalı olaylar birbirini kovalar. Pirandello’nun 1902 tarihli ikinci romanı, klasik bir yanlışlıklar komedisi.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc81e717-1ffc-4727-a4bb-d45075eaa90c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoğunluğun Zorbalığı</image:title>
            <image:caption>Fransız hukukçu, düşünür ve tarihçi Tocqueville, 1830’lu yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’ne uzun bir seyahat yapar. Amerikan demokrasisi, siyasal sistemi ve toplumsal yapısı hakkındaki bu “saha çalışması” boyunca yaptığı gözlemlerine dayanan görüş ve çözümlemelerini, 1835 ve 1840 yıllarında iki cilt halinde yayımlanan ve siyaset bilimi literatürünün kanonik eserlerinden biri haline gelen Amerika’da Demokrasi adlı çalışmasıyla kitaplaştırır.
Çoğunluğun Zorbalığı bu kitaptan seçilmiş bölümlerden oluşuyor. Tocqueville bu metinlerde, modern demokrasilerin ayırıcı özelliği olan eşitlik tutkusunun özgürlüğü tehdit eder hale gelebileceğini ve sonunun çoğunluğun tiranlığına varabileceğini ileri sürer. Amerika’da çoğunluğun sınırsız gücünün halkın düşünceleri, ulusun karakteri ve kamu yönetimi üzerindeki etkilerini çözümler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2501ca8-a074-420d-99c0-41f50f0efda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrensel Şarkı / Canto General</image:title>
            <image:caption>Sessizliği verin bana, suyu, umudu.
Kavgayı verin, demiri, yanardağları.
Yapıştırın bedenlerinizi bedenime mıknatıs gibi.
Üşüşün ağzıma ve damarlarıma.
Konuşun kanımla, sözcüklerimle
“Neruda Kral Midas gibidir. Dokunduğu her şeyi şiire dönüştürür.”
Gabriel Garcia Marquez
Latin Amerika’nın en büyük destanlarından biri olan Evrensel Şarkı, bir kıtanın capcanlı biyografisi. Kolomb öncesi uygarlıkların, konkistadorların ayak basışının, sömürgenin ve despotluğun, çalkantılı toplumsal olayların arka plan olduğu bir coğrafyada yaşayan, tarihe adını yazdırmış figürler kadar adını kimsenin hatırlamayacağı sıradan insanları da anlatan eşsiz bir halk tarihi çalışması. Evrensel Şarkı, Nobel Ödüllü şairin sürgün günlerinde mazlum, yalnız ve gururlu halkına bıraktığı bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad0f6e51-eee3-4ef0-90d1-39f0a6f9e7f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakınlık Korkusu</image:title>
            <image:caption>Tutkuyla bağlı olduğun bir şey var mı?
Nasıl yani?
Ne bileyim işte. Hani böyle peşinden gözünü kırpmadan gideceğin bir şey? Uğruna her şeyi göze alacağın...
Uzaktaki ağaçlara bakıp düşündüm.
Galiba yok.
O zaman için boş, dedi.
Neslihan Önderoğlu bu öykülerde günümüz insanının en büyük çelişkisini anlatıyor: İlişkilerdeki yalnızlıklar ve yalnızlıklardaki ilişkiler. Evliliklerde, işyerlerinde, ebeveyn-evlat ya da kardeş ilişkilerinde süregiden çatışmalar, rahat vermeyen dostluklar; çetin ıssızlıklar, münzevi haller… Sözgelimi bazı öykü kişileri bazen gündelik hayatın sıkıntılı rutinine bazen de sürüklendikleri çaresiz duruma isyan etseler de asla bir “ada” olamayacaklarını tecrübe ediyorlar; acı vermesine karşın kopamayan bağlarıyla, sırtlarından atamadıkları sorumluluklarla yüzleşiyorlar... Ve her şeye rağmen bazen en karanlık anlarda ortaya çıkan umudun, sevginin kora dönmüş ışığını keşfediyorlar.
Neslihan Önderoğlu, diğer kitaplarında olduğu gibi Yakınlık Korkusu’nda da toplumun her kesiminden, her yaştan insanın dünyasına eğiliyor. Yeri geldiğinde oldukça çetin meseleleri irdelemesine karşın sadelikten ödün vermeyen üslubuyla, ince ince işlediği sahnelerle akıllardan çıkmayacak sert, sarsıcı öyküler anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6066e0df-31eb-4c55-8e77-e95b1616d485.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş</image:title>
            <image:caption>Hümanistlerin prensi Erasmus, barışçıl perspektifler uluslararası hukukun görüş alanına girmeden önce modern savaş eleştirisinin temellerini attı. Kuzey Avrupa Rönesans’ının bu büyük ustası, savaşı yalnızca dinsel nedenlerle değil aynı zamanda rasyonel karşısavlarla da belirgin şekilde kınadı. Modern düşünce tarihinde barış elçisi olarak anılabilecek biri varsa, bu şeref öncelikle Erasmus’a aittir.
Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş, modern Avrupa’nın savaş karşıtı ilk metnidir. 1515 tarihli bu deneme, savaşa aşina olmayanları ve bu uğurda her türlü riski almaya hazır olanları uyarır. Cicero’dan bu yana tartışılagelen adil savaş fikrini reddeden ve devletlerarası anlaşmazlıklarda tarafsız yargılayan bir merci bulmanın mümkün olmadığını belirten Erasmus, barışı her şeyden önce varoluşsal bir zorunluluk olarak ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66eb3dc3-e81d-42e4-951b-c6577dae466b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yastığımda Çakır Dikenleri</image:title>
            <image:caption>Dönemeç” ve “Dönemeç II” romanları ile “Tuz Yokluğu&quot; isimli şiir kitabından tanıdığımız Ahmet Tahsin bu kez de “Yastığımda Çakır Dikenleri” adlı öykü kitabıyla karşımızda… 
Öykülerinde sıradan insanların aslında hiç de sıradan olmayan yaşamlarına dokunan yazar, yine hayata anlamlı izler düşürmekte.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5cd317b-61da-4e78-b467-2bde2931e873.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırklar</image:title>
            <image:caption>İnsan; Ana rahminde döllendikten sonraki kırk gün içinde cenin halini alır, can olur.
Ana rahminde kırk hafta içinde tamamlanır, doğar, biyolojik insan olur.
Doğduktan sonra kırkı çıkıncaya kadar özenle yabancılardan, uğrulardan korunur, kırk ay içinde konuşur, kendi ayakları üzerinde doğrulur, kendi hayatına yürümeye başlar. 
Hayat denilen serüven başlar. Bu serüvende tüm yönler mubahtır. Tüm yönler mubahtır demek sonsuz özgürlüktür, ancak bu özgürlük içinde sadece bir tek yön insanı insan olmaya götürür. Yolların bazıları ise insanı iyice insanlıktan uzaklaştırır. Bu gerçeği bilmek gerekir. Bildikten sonra hangi yöne gideceğine insan özgür iradesiyle karar verebilir. 
İnsan kırk yaşına ulaştığında Kemal’e erer. Bunun anlamı kişi ne yöne gideceğine karar vermiştir. 
Bu serüven yolculuğunda 40’lar Meclisine varanlar, insanı kâmil olmaya yönelmiş demektir.
İnsan olmaya.
Aşk ile
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee91a0f-cf6a-4481-9188-fdb2ac346f08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamil’in Odası</image:title>
            <image:caption>Çukurova’nın bereketli topraklarında, Yaşar Kemal, Demirtaş Ceyhun, Orhan Kemal ve Yılmaz Güney’den başlayarak edebiyatta, sinemada ve pek çok sanat dalında değerli isim yetişmiştir.

Ümit Yaşar Oğuzcan, Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil ve Haşmet Zeybek gibi bilim ve sanat insanlarının yetiştiği Tarsus toprağına yeni bir tohum daha düştü ve filizlenerek kitaba dönüştü.

Nihat Çapar’ın Orhan Kamil’in Odası öykü kitabı, bu tohumun filiz vermiş halidir. Bu, Çapar’ın ilk edebiyat denemesidir.  Oyun yazarı ve yönetmeni de olan Nihat ÇAPAR, edebiyatın tiyatroyu, tiyatronun da edebiyatı besleme ilişkisi üzerinden sanatçı olma özelliğini edebiyata da yansıtabilmiştir.

Orhan Kamil’in Odası öykü kitabı, gündelik hayat içindeki sıradan insanlara uzanıyor, onların ruhuna dokunuyor, kimi zaman iç seslerini dinlerken kimi zaman da yaşanan dramların dışa vurumunu akıcı bir dille anlatıyor. Bir Anadolu kenti olan Tarsus ve İstanbul arasına sıkışmış karakterlerin iç aksiyonları üzerinden büyük bir coğrafyanın iç sesini duyulur kılıyor.

Nihat Çapar’ın Orhan Kamil’in Odası eseri, tohumdan filize dönüşmüş, topraktan başını çıkarmış; yani edebiyat dünyasına ilk adımı atmıştır. Çapar, hiç kuşkusuz, edebiyat dünyasının onca birikiminden, havasından, suyundan ve güneşinden beslendiği ölçüde meyveye duracak ve yeni ürünler verecektir.
 
Uğur Pişmanlık
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29197168-2b73-4d9f-9930-eb393f256e86.jpg</image:loc>
            <image:title>Zümre-i Bektaşiyan</image:title>
            <image:caption>Bektaşilik, XIII. yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya gelen ve geride silinmez izler bırakan Hacı Bektaş Veli’nin fikir ve düşüncelerinden neşet etmiştir. Sulucakaraöyük’te filizlenen Bektaşilik zamanla Balkanlar’da ve Akdeniz coğrafyasında yayılmıştır. Zümre-i Bektaşiyan adlı bu eserde bir araya getirilen yazılar Kastamonu, Sandıklı ve Tokat gibi Anadolu kentlerinin yanı sıra Arnavutluk ve Kıbrıs’ta tarikatın izlerini sürmektedir.

Bektaşiler Yeniçerilerle kader birliği ederek ocağın moral gücünü artırmışlar ve manevi terbiyesini üstlenmişlerdir. Bu birliktelik beraberinde 1826 yılında Yeniçeri ocağı lağvedilirken Bektaşiliğin de yok edilmek istenmesi tehlikesini doğurmuştur. 1826 tarihinde Bektaşilik için yasaklı bir dönem başlamıştır. Yasaklı yıllarda Bektaşiler bir taraftan Arnavut bağımsızlığını desteklemişler, bir yandan da Muhibban dergisi gibi yayın faaliyetleriyle toplum nezdinde kendilerini ifade etmişlerdir. İşte Zümre-i Bektaşiyan isimli bu eser tüm bu süreçleri birinci elden kaynaklar ile anlaşılır kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23cce416-4b68-46e8-a8a9-7ab5f27491af.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltı Kayıtlarımız</image:title>
            <image:caption>Bilinçaltı.
İnsanın kapalı hazine odası.
Evimizin çatı arası.
Kilerimiz.
Ninemizden kalan kapalı sandık.
Neye ihtiyaç duyuyorsak, ihtiyaç duyduğumuz orda, bizi bekliyor.
Çağlar boyu insanlık bu büyük hazinenin varlığından habersiz yaşamış.
Şimdi ise biliyoruz, orda bir define var.
Her hastalığın ilacı orda.
Her kaderin boğum noktası orası.
Şifa, ilaç, deva ne ararsak orda mevcut.
Yeter ki o el değmemiş alanı işleyelim, üretime açalım.

Bu kitapla o bilinmeyen alana adım atıyoruz.
Heyecanlı adımlar, bir çocuğun ilk adımlarındaki telaş ve merakı gibi.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4327b016-a290-48ef-8024-805e663598d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanın Ruhu (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>İnsanın, Homo Sapiens (M.Ö. 400.000) olarak ortaya çıktığı dönemden itibaren deneyimlediği, gözlemlediği tüm tecrübelerinin akıl ve kalp süzgecinden geçirerek yarattığı dinin adıdır Şaman!
İnsanın gelecek nesillere, kendi varlığını bildirmek üzere çizdiği petrogliflerde (kaya resimleri) Şaman dininin izlerine ilk kez M.Ö. 8.000 yılında rastlarız.

Bu kitap, akıl ve kalp süzgecinden geçerek var olan, bütün engellemelere rağmen hâlâ ayakta kalan “Neo-Şamanizm” inancının kökenlerine ve bu dine ait felsefe terimlerine ulaşacaksınız. Bu inancın kökeni ise gerek alkışlar gerekse Asya kökenli destanlarla -ama özellikle Kök-Türk destanlarıyla- olan bağlantıları açıklanarak yazıldı.

Destanlar her ne kadar M.Ö. 4 ve 5. yüzyıllara ait olsa da unutulmaması gereken bir olgu var: Yazılı her destan binlerce yıllık sözlü gelenek sayesinde günümüze kadar aktarılarak geldi.

***
Çıktığım bu yolda Tengri başımın üstündeki çatım, Yer Sub üzerinde durduğum kaidem, Öd Äna cesaretim, Tın’ım gücüm, Bay Erlik köküm, “Bay Kayıng” sırtımı dayadığım dayanağım, yeryüzünün bütün dağ ve nehirleri ile ormanları da içinde nefes aldığım dünyam olsun.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d995a2aa-5214-4a7b-978f-8408a9b7d74e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nenem Babam ve Ben</image:title>
            <image:caption>Yazarımız Diyarbakırlı bir eczacı. Ama öyle sıradan bir eczacı değil! Elinizde tuttuğunuz kitabın yazarı ve başrol oyuncusu. 
Kitaptaki karakterler içinde en çok ilgimi çeken, Kaçakçı Eyşe, Keçeci Eyşo, Hacı Anne diye anılan babaanne oldu. 
Sülale kalabalık. Yaşam öykülerinin her biri,  başlı başına roman olacak zenginlikte. Ancak bizim buradaki başkahramanımız, kişisel gayretleriyle eczacılık kariyerinin zirvesine tırmanmayı başarmış bir meslektaşım: 
Eczacı Berat Beran! 
 
Canan Tan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3365c3d9-02b5-442d-a664-14b2509f5bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Oh Ne Ala Memleket</image:title>
            <image:caption>Yetişkinleri anlamak çok zor! Sürekli hayattan şikâyet edip duruyorlar. Oysa durumları hiç de öyle kötü değil. Sürekli onu yapma, bunu yapma diyen bir annen baban yok. Ödevlerini yapmadın diye kızan bir öğretmenin yok. Her gün kalkıp gitmek zorunda olduğun bir okulun yok! Daha ne istiyorsun hayattan? Oh ne âlâ memleket! Bu hiç adil değil! Hayat, biz çocuklara da oh ne âlâ memleket olmalı! Ama nasıl?

Çocuk edebiyatının en sevilen kalemlerinden Şermin Yaşar kahkahalarla dolu bir romanla okurlarını kucaklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e9ddac1-dce4-4fc3-a499-50acc972d152.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafasını Kaybeden Adam</image:title>
            <image:caption>Gayriciddi üslupla yazılmış bu mizahi roman gerçekdışı ve mesnetsizdir. Hiçbir doğruluğu yoktur.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik çok açık biçimde olumsuz siyasi algı yaratabilir. Uyarılarıma rağmen olumsuz bir algı oluşursa bunun sorumlusu ben değilim.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a16d0aca-18ea-4e9f-84f9-58208cd04d51.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugünden Yarına Bir’iz 4</image:title>
            <image:caption>Bu elinizdeki kitap bir antolojidir. Bazıları, her ne kadar “Çok Şairli Kitap”, “Şairlerin Topluca Hazırladıkları Şiir Toplusu” gibi ifadelerle antoloji sözünü kullanmamayı düşünüyorlar. Ama, haklı değiller. Tek haklı tarafları şu ki; son yıllarda çok şiir antolojileri  hazırlandı ve maalesef bu antolojilerin sanat düzeyleri düşük ve seçkiler şairlerin değerlerini yansıtacak durumda değiller. Oysaki, antoloji hazırlama geleneğinin çok eski bir geçmişi vardır. Antoloji kelimesinin etimolojisine baktığımızda Yunanca  “Anthos”dan geliyor. Bu “Çiçek” anlamındadır. Anthos’un sonuna  eklenen “Legein” kelimesi “Derlemek=Seçmek” demektir. “Anthoslegein”,  eski Yunanca bir tamlama olup “Bahçeden çiçek derlemek” anlamına gelir. Bu tamlama Fransızca’ya “Anthologia” olarak  geçmiştir. Biz de 1929’dan sonra “Antoloji” kelimesini hazırlanan seçme kitaplarda kullanmaya başlamışız. İşte bazılarının “Antoloji” kelimesine tepkisi bundan gelmektedir. 1929’dan önce hazırlanmış toplu seçmeleri içeren kitaplar yok muydu? Edebiyat tarihimiz içinde bu seçmelere “Mecmua”, “Müntehabat”, “Nümuneler”, “Cönkler”, “Çelenk”, “Güldesteler”, “Toplu”, “Şiirler Toplusu”, “Seçmeler”, “Şiir Demetleri”, “Örnekler”, “Güller” gibi adlar verilerek hazırlanan çok kitaplar bulunuyor. Maalesef, Ali Canib (Yöntem)’in 1930 yılında “Türk Edebiyatı Antolojisi” adıyla yaptığı derleme çalışması, hep örnek alınarak genellikle “Antoloji” kelimesi kullanılagelmiştir. Biz antoloji kelimesi yerine “Güldeste” adını kullanmaya özen gösteriyoruz. Güldesteler genellikle aynı tür eserlerin bir oraya toplanmasıyla oluşur. Şiir, öykü, güfte vb. gibi. Belli bir zaman diliminde verilmiş değişik türlerden de seçmeler yapılabilir.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d62b98a-8d95-42d8-9a50-ffc8c45e8269.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk Dönemi’nin Öteki Tarihi-I “Devrim Kanunları” ve Muhalefetin Tasfiyesi (1923-1927)</image:title>
            <image:caption>9 Eylül 1922’de İzmir’in geri alınması üzerine &quot;İzmir&apos;i aldıktan sonra artık biraz dinlenirsiniz Paşam. Çok yoruldunuz&quot; diyen Halide Edip’e &quot;Dinlenmek mi? Yunanlılardan sonra birbirimizle kavga edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz&quot; diyen Mustafa Kemal&apos;in öngörüsü doğru çıkmıştı. Ancak, dava arkadaşlarının en büyük mücadelesi, onun liderliğini önlemek değil, diktatörlük eğilimlerini frenlemek yolunda olmuştu.
Bu kitap 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in İlanı’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin “Türk ulus-devleti” olarak kurumsallaşması konusunda kurucu kadrolar arasında yaşanan görüş ayrılıkları ve iktidar mücadelesinin arka planını anlatıyor. 
Toplam üç ciltten oluşacak bu çalışmanın ilk cildinde 1923’te Cumhuriyet Halk Fırkası’nın kuruluşuyla başlayıp 1927’de Nutuk’un okunmasına kadarki dönemi elen alan Ayşe Hür Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi, 150’likler, İstiklal Mahkemeleri, Hilafet’in İlgası, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Şapka Kanunu, Şeyh Said İsyanı, Musul Sorunu, İzmir Suikastı Davası gibi pek çok önemli olayın öteki yüzüne bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8dbcf1-3925-4ddd-aef7-beba698f4ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekirdek Ailem</image:title>
            <image:caption>Kubilay, anaokulu öğrencisidir. Bilimsel konulara meraklı, sorunlara pratik çözümler üreten zeki bir çocuktur. Annesi, babası ve ağabeyinden oluşan çekirdek ailesiyle çok mutludur. Bir gün, bir kardeşi daha olacağını öğrenir. Bütün hayatı alt üst olur. Kardeşinin gelmesini hiç istemez. Bir takım önlemler alır, çözümler üretir. Tâbi kendi tarzında ve biraz da komik. Sizce Kubilay neler yapmış olabilir? Acaba kardeşi ile ilgili düşünceleri değişmiş midir? Merak mı ediyorsunuz? 
O halde ne duruyorsunuz? 
Hemen okuyun kitabı!...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37af2650-f0db-4303-91a2-aea3e51e6968.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennem Evi</image:title>
            <image:caption>“Cehennem Evi,  yazılmış en korkunç lanetli ev romanı.” –Stephen King

“Richard Matheson, yirminci yüzyılın en iyi yazarlarından biri.” –Ray Bradbury

Richard Matheson korku, fantazya ve bilimkurgu türünde yazdıklarıyla yirminci yüzyıla damga vurmuş yazarlarından biri. Yalnızca Stephen King, Neil Gaiman ve Anne Rice gibi yazarları değil, George A. Romero ve Steven Spielberg gibi yönetmenleri de derinden etkileyen Matheson’ın Ben, Efsane’yle beraber en meşhur eseri olan Cehennem Evi, kâbuslara neden olacak bir lanetli ev anlatısı.

Lanetli evlerin Everest’i olarak bilinen Belasco Evi, namıdiğer Cehennem Evi, yıllar içinde iki kez ziyaret edilmişti ve iki seferde de ziyaretçilerin sonu ölüm, intihar ya da delilik olmuştu. Şimdi, bu tekinsiz yere üçüncü bir ziyaret yapılacaktı. Biliminsanı Dr. Barrett ve eşi Edith ile iki medyum, onları “heyecanla” bekleyen Cehennem Evi’nde bir hafta geçireceklerdi. Deliliğin, sapkınlığın ve kan arzusunun hüküm sürdüğü evin sırrı bu kez çözülebilecek miydi?

Cehennem Evi’nin kapıları ardına kadar açıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56251b2c-5b36-4c46-8b24-f71bae2df3b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Watchmen Başlangıç: Gece Kuşu - Dr. Manhattan</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en çok satan grafik romanının uzun süredir beklenen başlangıç hikâyeleri sonunda okurların karşısına çıkıyor: Watchmen: Başlangıç! Yirmi yılı aşkın süredir, Alan Moore ve Dave Gibbons’ın çığır açan grafik romanının ikonik karakterlerinin geçmişi tam bir gizemdi; ama artık değil. DC Comics, alandaki en yaratıcı isimleri Watchmen’in dünyasını daha ileriye götürmek için bir araya getiriyor. Bu cilt, J. Michael Straczynski’nin (SUPERMAN: EARTH ONE) yazdığı ve Andy Kubert (FLASHPOINT, BATMAN &amp; SON), Joe Kubert (SGT. ROCK, HAWKMAN), Adam Hughes (JUSTICE LEAGUE AMERICA) ve Eduardo Risso’nun (100 KURŞUN) çizdiği GECE KUŞU, DR. MANHATTAN ve MOLOCH hikâyelerini okurların karşısına çıkarıyor.

WATCHMEN: BAŞLANGIÇ - GECE KUŞU için övgüler:
“J. Michael Straczynski’nin kalemi çok canlı ve hikâyeyi oldukça hareketlendiriyor; Moore’un orijinal hikâyesini değiştirmek yerine kendi hikâyesini onun üzerine kuruyor.” —MTV Geek

“Dan’in yeni Gece Kuşu olarak takdimi sizi eğlendirecek.” —Newsarama 

WATCHMEN: BAŞLANGIÇ - DR. MANHATTAN için övgüler: 
“J. Michael Straczynski, Dr. Manhattan’da okuru zamanda akıl karıştıran ama 
eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.” —IGN

“Bu kitabı bekleyen insanlar kesinlikle hayal kırıklığına uğramayacaklar. 
Yazar J. Michael Straczynski’nin keşfetmek istediği alternatif gerçeklik, orijinal WATCHMEN hayranları için eşsiz bir okuma deneyimi olacak.” —Yahoo! Voices</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99da9087-a499-46bd-b0ab-433262f7bb5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Fitzgerald, birçok eseriyle beraber, yazarlıkla doğru dürüst ilk tanışmamdı.”  –Richard Yates

Ölümünden sonra New York Times tarafından “farkında olduğundan çok daha iyiydi çünkü hem gerçekte hem de edebi anlamda bir nesli icat etmişti…” diye tanımlanan F. Scott Fitzgerald, Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi’nde tersten yaşanan bir hayatı anlatıyor.  1860 yılında ihtiyar bir adam olarak doğan Benjamin, büyüdükçe gençleşmeye başlar ama o da herkes gibi savaşa katılır, âşık olur, üniversiteye girer, çocukları doğar. 

F. Scott Fitzgerald’ın filme uyarlanan, müzikal olarak sahnelenen, en unutulmaz öykülerinden olan Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi, bambaşka yaşansa da tanıdık bir hayatın öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8435364d-4151-42f9-be9f-bb4bffe555f8.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Kahramanı Keşfet</image:title>
            <image:caption>Yaşamınızda gerek içinizden gerek dışınızdan gelen, sizi sınırlayan engelleri aşarak yeni bir başlangıç mı yapmak istiyorsunuz?
İşinizde, ailenizde, çevrenizde sorunların kontrol ettiği biri değil de sorunları kontrol edebilen pozitif ve başarılı bir insan olarak yaşamak ister misiniz? 
Duygularını yöneten, davranışlarını yönlendiren, kısacası yaşamının kontrolünü eline almış birisi olmaya ne dersiniz? 
Aslında var olan ama kullanamadığınız potansiyelinizi keşfetmek size neler sağlardı, hiç düşündünüz mü? 
İnsanlarla etkin iletişim kurabiliyor olsaydınız, neler kazanmış olurdunuz ya da neler kaybetmemiş olurdunuz?
Öğretim görevlisi ve konuşmacı Yazar Hatice Beyza Bulut, tüm bu soruların cevaplarını ve bunun nasıl mümkün olacağını, aldığı NLP ve Koçluk eğitimleriyle harmanlayarak, tecrübelerinin ateşinde pişirmiş olarak size anlatıyor.
İçinizdeki kahramanı keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca690cd5-de26-4ea4-96ff-55ab1e366389.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık Kalesi</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu, kara polisiye gibi türler arasında yaptığı geçişlerle “yüksek edebiyat” ile popüler kültürü harmanlayan, Ulusal Kitap Eleştirmenleri Ödülü sahibi ve MacArthur Dâhi Bursu’nu kazanan Jonathan Lethem neslinin en sıradışı yazarlarından. New York Times edebiyat eleştirmeni Michiko Kakutani’nin “hem çılgınca iddialı hem de alçak sesli bir samimiyeti var,” diye tanımladığı, yetmişlerin Brooklyn’inden doksanlara uzanan Yalnızlık Kalesi ise âdeta Jonathan Lethem’ın yazmak için doğduğu destansı bir roman.

Karanlıkta çakan bir kibrit gibi. Değişen zamanlar, mahalleler. Öksüz iki çocuk. Dylan Ebdus beyaz. Mingus Rude siyah. Babaları kendi âlemlerinde. Sokağın dili zor, ritüelleri şiddetli. Çizgi romanlar sayesinde dost olan bu dertli ergenler sihirli bir yüzük bulurlarsa ne olur peki?

Jonathan Lethem, Yalnızlık Kalesi’nde Brooklyn’i, siyahla beyazı, müziğin, sanatın kudretini sadece onun yapabileceği şekilde anlatıyor. Başınızı kaldırın, gökyüzünde uçan bir adam var. Yukarıdayken burası nasıl görünüyor acaba?

“Yazılması kaçınılmazmış gibi gelen nadir kitaplardan birisi.” –Nick Hornby

“Görkemli, kaotik, sert… Lethem 1970’lerin New York’unu kavrayıp yakalıyor ve onu anlatmaya değecek bir hikâyeye taşıyor.” –Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03d54160-8459-4b04-b6ee-1b93dc46d733.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Karanlığa hapsoldum sanırsın
Fakat hayallerin ve sevginin ışığı
En beklemediğin anda tekrar parlayıverir

Her şey güzel olacak. Maggie yeni okuluna, yeni durumuna, yeni hayatına alışacak. Herkes böyle söylüyordu. Ama gerçek şu ki, menenjit yüzünden kör olduğundan beri hiçbir şey iyiye gitmiyordu ve hayır, Maggie buna alışmayı kesinlikle düşünmüyordu. Ta ki muhteşem bir şekilde yere yapışıp kafasını çarpana kadar. 

Birden tekrar görebilmeye başlamıştı. Yani, en azından bir kişiyi: Ben isminde on yaşındaki neşeli bir oğlanı. Sınırlara değil olasılıkların büyüsüne inanan Ben ve abisi (aynı zamanda favori müzik grubunun solisti) Mason Milton sayesinde hem içinde büyümekte olan şarkı ona hayallerine giden yolu gösterecek hem de sevginin her çeşidiyle yeni baştan tanışacaktı. 

Fakat neden sadece bir kişiyi görebildiğini sorguladığında çok önemli bir şeyi keşfedecekti: Kazanmak için bazen kaybetmek gerekirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3d62ab1-aa17-41e8-879e-edb43a33b9e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağız</image:title>
            <image:caption>dikine sevmeye başladın avcı - bir kâr zarar eğrisi - gibi
okumaya çalışanlar seni ters tutuyordu defteri 
kurdeleler, dik yakalar, düşük omuzlar ve petrol
ve masada lamban elektrik sızdıran ve adisyonlar
dantelli dantelli dantelli çocukluk uykuların
bir de artık içine kendi gözlerini koymayı unuttuğun rüyalar
senden bir şeyleri çarçabuk aldılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53e6fcf9-70d1-4e87-9a2d-8d5e49b4e701.jpg</image:loc>
            <image:title>Musiki İnkılabı’nın Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Erken Cumhuriyet’in en önemli kültürel hamlelerinden biri Musiki İnkılabı’ydı. Ancak Musiki İnkılabı’nın sayıca nispeten az çalışmaya konu olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Elinizdeki kitap, o fırtınalı yıllarda önce eğitimi sonra da radyolarda icrası yasaklanan klasik Türk müziği geleneğinin ayakta kalmayı nasıl başardığını, Batıcı politikalar karşısında ne tip uyum ve direnç örüntüleri sergilediğini ve bunların sonucunda nasıl bir dönüşüm geçirdiğini belgeler eşliğinde incelemekte, yanı sıra, siyasi ve idari inkılapların dışında kültür ve sanat dünyasında yaşanan büyük değişimleri anlamak için de bir çerçeve sunmaktadır.

“Nesiller boyunca insanların muazzam bir mesaiyle inşa ettikleri koskoca bir müzik birikimini hoyratça bir darbeyle “ilga etmeye” niyetlenenlerin acaba aklında ne vardı? İlga etmek diyorum, ki bu benim yakıştırmam değil. Konservatuvarda Türk müziği eğitimine son verilmesi kararı gazetelerde “alaturka musiki ilga edildi” diye duyurulmuştu. Belli ki bu işe girişenler hayallerindeki ideal kültürü, bütün dertlerimizi çözeceğine inandıkları o mükemmel sihirli değneği yaratmak için ödenecek hiçbir bedelin yüksek sayılamayacağı fikrindeydiler... Isaiah Berlin’in deyişiyle, mükemmel bir omlet yapılacağına inandığımızda, kırılması gereken yumurtalara acımayız. Ne var ki kırılan bunca yumurtaya rağmen o beklenen omlet bir türlü yapılamadı. Belki de o sihirli omletin peşine düşmektense kırılan yumurtaların hesabını tutmak gerekiyordu. Çünkü ortada bir “hayali” omlet, bir de bu omlet için feda edilen “gerçek” yumurtalar vardı. Ben de ideal olanı tartışmaktansa elimizdeki somut ve elle tutulur gerçeği analiz etmeye, kırılan ve sağlam kalan yumurtaların hesabını tutmaya karar verdim.”

“Yılın Türk Müziği Yazarı ve Kitabı” dalında Itri Ödülü – 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe02802-0583-44fd-80e5-bae0f4097b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Otobüsü Kaçıran Şoför</image:title>
            <image:caption>Animo bir otobüs şoförü. Yıllardır hep aynı yollardan gidiyor.

O da ne: Animo bir sabah birden direksiyonu kırdı, başka bir yola girdi! Herkes şaşkın.

Animo otobüsü kaçırdı. Hem de, yolcularla birlikte!

Animo otobüsteki yolcularla birlikte bambaşka yerlere doğru uzun bir yolculuğa çıkıyor.
Animo&apos;nun nereye gideceğini artık kimse bilmiyor. Ama yolcular da dünya da coşkuyla Animo&apos;yu destekliyor: &quot;Çünkü Animo çok sıkıldı!&quot;
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da4cb2b-06bc-4e7a-8658-af8b200b7327.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Annesiyle Duvarları Boyuyor</image:title>
            <image:caption>Ada, avuçlarında sihirli pembe tozla dünyayı dolaşan bir kız çocuğu. İnsanların etrafındaki
renkleri görüyor. Keşke herkes pembe olsa! Ada gördüğü her şeyi rengarenk yapmak istiyor.
Kimi zaman elindeki tozla, kimi zaman da boyalarıyla.

Ada kaloriferi rengarenk boyadı. Ama o da ne: Annesi beğenmedi mi yoksa? &quot;Sence olmuş mu?&quot;
diye soruyor annesi. Ada kalorifere tekrar dönüp bakıyor. Pembesi az mı olmuş acaba?
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f02438b-bbee-43d6-a74e-d60522be261a.jpg</image:loc>
            <image:title>Wilson</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en önemli çizerlerinden biri olan Daniel Clowes, bu ilk uzun soluklu çizgiromanında, bir modern zaman bencilinin karmaşık ve büyüleyici bir portresini çiziyor. Ghost World, Patience ve Eightball gibi kült eserlerin yaratıcısı olan Daniel Clowes, bu kitapta tek sayfalık anekdotlar halinde çalışıyor ve her sayfada farklı üsluplar deneyerek günümüzün etkileyici çizgiromanlarından birine imza atıyor.￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d19e9a4-b225-43d2-918b-071aaf058177.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yüce Duruma, Aşamaya ve Durağa Cennet Dendiğini Bilesin / Şeyh Bedreddin</image:title>
            <image:caption>“Bilgisiyle iş görmeyen bilgin, cahil sayılır!”
O, tarihe “Şeyh Bedreddin İsyanı” adıyla geçmiş bir dini ve siyasi ayaklanmanın lideri... Bir Osmanlı mutasavvıfı, filozof ve kazasker...
Şeyh Bedreddin kurulu düzene karşı gelen ve tanrılardan ateşi çalıp insanlara veren Prometheus gibi bir yarı tanrıydı. Prometheus iktidarın gücü olan ateşi insanlara vererek sarsmıştı tanrıların düzenini. Şeyh Bedreddin ise “iştirakçi” yeni bir düzen kurmakla yıkmıştı otoritesini tiranların.
Şeyh Bedreddin’in, adalet mücadelesiyle ölü topraklar üzerinde yeşerttiği umut, sonrasında zalimce kana bulansa da, tarihler boyunca cesaret ve eylem ateşi çaktırmaya devam etti kendinden sonra gelenlere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd8c798-46ce-4c26-beca-d8440bc9c3f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Binlerce Kilometrelik Bir Yolculuk Bile Tek Bir Adımla Başlar</image:title>
            <image:caption>“Bir testi yaparsın çamurdan, içindeki boşluktur onu yararlı kılan.”
2500 yıl önce kaleme aldığı Tao Te Ching ile Taoizm’in kutsal kitabını yaratan Lao Tzu, Doğu bilgeliğini gizemli satırlarla kalbimize fısıldamıştır. Yaşamın düzeninin oluş ve bozuluştan ibaret olduğunu, hakikatin görünende değil görünmeyende gizlendiğini söyleyen Lao Tzu zıtlıklardan doğan uyuma dikkat çeker. Arzulardan sıyrılarak gerçek yolu bulmayı, teslimiyeti, alçakgönüllülüğü, varoluşun ve doğanın özünü büyülü bir dille anlatan Lao Tzu, günümüzde de insanlığa ilham olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/863116cf-de76-4be2-83ce-2fb51f22e8e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Küçük Karabalıklar Kurtaracak -Samed Behrengi Cep Boy</image:title>
            <image:caption>“Artık ölüm korkutmuyor beni, ama hayattayken de onu arayacak değilim. Ölümle karşı karşıya gelince –ki bu sık sık oluyor– kaçınılmaz bir gerçekle yüz yüze geleceğim. Ama önemli olan bu değil, önemli olan, benim yaşamımın ya da ölümümün başkaları üzerinde bıraktığı etkidir.”

Samed Behrengi, Tebriz’in yoksul bir mahallesinde, bir işçi ailesinin dördüncü çocuğu olarak geldi dünyaya... Sadece yirmi dokuz yıl yaşadı ama bu kısacık hayatının içine hem yoksulluğun bir kader olmadığı başkaldırısıyla onurlu bir eşitlik mücadelesi sığdırdı hem de sayısız masal, derleme, çeviri ve makale bıraktı arkasında.
Ekmeğin, hakların ve adaletin herkese eşitçe dağıtıldığı başka bir dünyanın mümkün olabileceğini var gücüyle haykıran, geleceğe ümitli çocuklar yetiştirebilmeye kendini adayan bir öğretmen, aydın ve edebiyatçıydı da aynı zamanda.
Dünyayı değiştirecek Küçük Karabalık’ları yetiştirmek uğruna hayatını bile feda etmekten çekinmedi.
Bu kitap bir Küçük Karabalık olup dünyayı değiştirmeyi göze alabilenlere adanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58fcd676-9c88-4fa2-b3e8-0e48b63c598e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Latin Çağı</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un belki de en karanlık zamanı...
Bütün İstanbul tarihinin içinde sadece 57 yıl sürmesine rağmen Bizans’ı fazlasıyla etkilemiş ve çöküşüne neden olmuş bir süreç...
Ateş, kan ve kin dolu bir dönem.
İstanbul’un Latinler tarafından istilası ve kurulan Latin Krallığı...
Sayısız İstanbul tarihi kitabı içinde hep ihmal edilmiş, üzerinde çok az çalışılmış bir konu.
Bu dönemde Bizans halkı sürgün edilmiş, İstanbul soyulmuş, yakılmış, yıkılmış ve tahrip edilmiş... Latin kralları taç giymiş, Ayasofya bir Katolik katedrali olmuş, Tapınak Şövalyeleri İstanbul sokaklarında dolaşmış.
İstanbul’un Latin dönemiyle ilgili yaşanan kaynak eksikliğini kapatmak için uzun süredir sürdürdüğümüz araştırmalarımızı bir araya getirdiğimiz bu kitapta bütün dönem kaynaklarını titizlikle orijinal dillerinde ve tercümelerinde taradık. Ülkemizde adı bile duyulmamış kaynaklara ulaşıp iz sürdük ama en önemlisi yıllarca büyük bir aşkla yürüttüğümüz İstanbul araştırmalarının bazı sonuçlarını da sizin için yazıya döktük.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b90889ab-c2cf-4685-8a82-9682f0dd1912.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Çocukların kalplerini ısıtacak, onları sevgiyle büyütecek klasik bir eser...

Tüm dünya dillerine çevrilen ve eğitimcilerce

“Dünyanın en yararlı çocuk kitabı” olarak kabul edilen Çocuk Kalbi, yıllardır her çocuğun en iyi dostu olmaya devam ediyor…

Özveri, dürüstlük, ahlaklı olmak, dayanışma, dostluk, merhamet, vatan ve aile sevgisi gibi pek çok erdemin küçük Enrico’nun dilinden anlatıldığı bu roman, aynı anda hem öğretici hem de çok eğlenceli.

Çocukların erdemli, ailelerine ve topluma faydalı birer birey olmaları amacıyla, günlük tarzında kaleme alınmış Çocuk Kalbi sadece hayatı tanıma yolundaki çocukların değil, aynı zamanda öğretmen ve ebeveynlerin de mutlaka okuması gereken bir rehber.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aa37cb2-8add-408c-aad4-5de2bcdcbd06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Planı</image:title>
            <image:caption>Aniden evinden çok uzaklara gönderilsen ne yapardın? Üstelik yanında ne kitapların ne oyuncakların ne arkadaşların var ve ne zamana kadar orada kalacağını da bilmiyorsun. Burçin&apos;in başına gelen tam olarak buydu. Annesinin geçirdiği kaza yüzünden ülkenin diğer ucuna, anneannesinin yanına gönderilmişti. Bırak oynamayı, kitap okumayı, konuşmayı, ona yemek verecek kimse bile yoktu etrafında. Çünkü anneannesi bütün gün uyuyordu. Burçin&apos;e yapacak tek bir şey kalmıştı: Her aşamasını dikkatle kurguladığı kaçış planını uygulayarak annesine dönmek. Evde bulduğu her şeyi zekice kullandı. En büyük yardımcıları ise banyodaki Bora isimli termosifon, vitrindeki Venüs isimli küçük heykel ve karşı binada oturan tanımadığı iki çocuktu. Aslında planı son ana kadar tam olması gerektiği gibi işledi. Fakat sürpriz hiç beklemediği yerden geldi…
Sınırsız hayal gücüyle örülü Kaçış Planı, yalnız başına yokluk içinde kalınca kendine türlü türlü rutinler ve icatlar uyduran akıllı bir çocuğun eğlenceli ve sıcacık öyküsü.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc157d0-c3e0-4038-8fea-262815976e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevme Sanatı (Klasik Kapak)</image:title>
            <image:caption>Her sanat dalı disiplin, odaklanma ve sabır gerektirir. Sanatta ustalaşma, bir çocuğun yeni yürümeye başladığı evredeki gibi düşe kalka ama denemekten vazgeçmemekle elde edilir. Sevmek de içinde sevme ve sevilme eylemini birlikte muhafaza eden bir sanattır. Hatta diğer sanat dallarından daha fazla içgörüye ve anlayışa sahip olmaya ihtiyaç duyar. Bir ustası, bir kılavuzu yoktur; kişinin salt kendisi için ve tek başına edinebileceği bireysel bir deneyimdir.
Sevme Sanatı, bu sanatın nasıl ve hangi araçlarla icra edileceğinin anlatıldığı bir reçete ya da sevginin ne olduğu konusunda binlercesi bulunan bir kişisel gelişim kitabı değildir. Bunun çok ötesinde, artık bir klasik sayılan, hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilen, yayımlandığı ülkelerde milyonlarca satan bu kitap, insanlığın geleceği için hümanist bir yaklaşım, sevme hakkında kusursuz bir felsefi manifestodur.
Sevme Sanatı, “sevmek” eyleminin ana hatlarını belirleyen ve bunu felsefe ve psikoloji temelinde ele alan, incitmeyen, eleştirmeyen, dili ve içeriği asla eskimeyen bir kitap.
“Psikoloji alanındaki en önemli çalışmalardan biri.”
—The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0246f08-3948-4283-a8f4-ab1cb0af4729.jpg</image:loc>
            <image:title>More To Read 1</image:title>
            <image:caption>We would like to express our sincere appreciation to all of those people who have helped to shape this book. First and foremost, we would like to thank all Intermediate and Upper-Intermediate Group test writers between 2000 and 2005. We also owe a special debt to Patricia Bilikmen and Steve Riva who scrupulously proofread and edited the material in the book. We would also like to thank Beth Pogan, Robert West, Gary Conlan and Tahir Onur for their invaluable proofreading. We also thank Nurcihan Karık and Sadiye Aslanbas who formatted the material and Umut Kahraman who created a software program that enabled us to prepare the vocabulary tasks.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e3f5ed-0a52-402e-81a4-ee0fd3fc43d9.jpg</image:loc>
            <image:title>More To Read 2</image:title>
            <image:caption>We would like to express our sincere appreciation to all of those people who have helped to shape this book. First and foremost, we would like to thank all Beginner, Elementary, Prep and Pre-intermediate Group test writers between 2000 and 2005. We also owe a special debt to Robert West, who meticulously proofread and edited the material in the book. We would also like to thank Steve Riva, Beth Dogan, Gary Conlan and Patricia Bilikmcn for their invaluable proofreading. We also thank Nurcihan Kank, who formatted the material and Umut Kahraman, who created a software program that enabled us to prepare the vocabulary tasks.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59bb2c1f-c3d0-4cc9-9e0b-c8f207c55577.jpg</image:loc>
            <image:title>Hunlar</image:title>
            <image:caption>Hunların Dünya tarihine hiçbir katkıları olmayan yıkıcı bir halk olduğuna ilişkin yaygın kanıya meydan okuyan, hiç sorulmamış soruları soran özgün bir araştırma, Fransa&apos;dan Mançurya&apos;nın düzlüklerine kadar neredeyse bütün Avrasya kıtasının muhtelif yerlerinde yüzyıllar boyunca Hun hakimiyeti dönemi yaşanmıştır. Hunlar Uçsuz Bucaksız Avrasya&apos;nın hemen her bölgesinde imparatorluklar ve devlet düzeyi teşekküller tesis etmiştir. Bu gerçekliğe rağmen nedendir bilinmez, Hunların tarihleri sıklıkla son dönem Roma İmparatorluğu ile Germen halklarının ilk dönem tarihinin dipnotu muamelesi görmüştür. Yazar Bu dengesizliğe parmak basıyor ve Hunların Dünya tarihine hiçbir katkıları olmayan yıkıcı bir halk olduğuna ilişkin yaygın kanıya meydan okuyor. Hunların kıta Avrasya&apos;sının büyük bölümüne yayılmasının yol açtığı jeopolitik değişimleri analiz ederek Avrupa, Çin ve Hint medeniyeti ile devlet idaresine yaptığı katkıları ortaya koyuyor. Yunan, Latin ve bunlara ek olarak eski Çin kaynakları üzerine derinlemesine araştırmalar yürütecek dil becerilerine sahip yazarımız Hunlara ilişkin yepyeni bilgiler sunmakla kalmıyor, bilindik kaynakların güvenilirliğini daha önce hiç sorulmamış sorularla sınıyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/917e5226-e9a9-496b-8b97-85e173c0e36a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küre-Selleşme</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz bu kitapta üç kitap var!
Mustafa Balbay, dünyanın ve Türkiye’nin 2020 yılındaki görünümünü tarihsel derinlik içinde kaleme aldı.
Kitabın birinci bölümünde Kovid-19 salgınının çıkışı, genel sonuçları ve tarihteki salgınlar yer alıyor.
Küreselleşmeye ilişkin özgün yaklaşımlar ortaya koyan Balbay, salgınlar tarihini aktarırken dünya gezilerindeki gözlemlerini de okurla paylaşıyor.
İkinci bölümde dünyanın içinde bulunduğu durum, sol pencereden görünüm, Kovid-19 salgınının sonuçları ışığında küreselleşmenin analizi ve çıkış yolları konu ediliyor.
Üçüncü bölünde Türkiye’nin sorunlarını çözecek bir iktidar seçeneği olarak CHP yer alıyor. Kuruluşundan 2020’ye dek tüm kurultayların
sonuçları, Türkiye’nin siyasi tarihinde CHP’nin yeri ve CHP’den beklenenler bu alandaki çalışmaları bilinen aydınların görüşleri ışında
aktarılıyor. Bölümün sonunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sol anlatımını, daha güzel bir Türkiye ve dünya için önerilerini içeren iki yazısı var.
Bu kitabın içeriğinde röportajlar, görüşmeler ve özel olarak kaleme alınan yazılar önemli bir zenginlik oluşturuyor.
Kitap sayfalarında yer alış sırasına göre bu katkıyı sağlayanlar şöyle:
Prof. Dr. Emre Kongar, Kamil Erdoğdu, Cenk Başlamış, Ergin Yıldızoğlu, Süleyman Tosunoğlu, Mertcan İpek, Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, Halil
Akıncı, Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Prof. Dr. İlhan Tekeli, Prof. Dr. İonna Kuçuradi, Ömer Lütfü Avşar, Doğan Subaşı, Prof. Dr. Bilsay
Kuruç, Arzu Çerkezoğlu, Doç. Dr. Gülten Uçan, Dr. Seren Selvin Korkmaz, Kemal Okuyan, Leyla Kılıç, Önder İşleyen, Mahmut Lıcalı, 
Altan Öymen, Prof. Dr. Sencer Ayata, Erol Tuncer, Prof. Dr. Korkut Boratav, Fikret Bila, Prof. Dr. Hakkı Uyar, Kemal Kılıçdaroğlu.
Katkıları nedeniyle çok teşekkür ediyoruz.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21771c49-cbfd-4425-940a-56d6d20330da.jpg</image:loc>
            <image:title>Şakalar Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>Annem insanları ağlatırdı. Artık hayatta olmasa da ağlatmaya devam ediyor. Bazen babamın duş yaparken ağladığını duyuyorum. Sanırım sesinin duyulmadığını düşünüyor ama duyuluyor. Bu yüzden, ağlamayı aklımdan bile geçirmiyorum. Asla! Ayrıca kimseyi de ağlatmayacağım. 
Ben insanları güldüreceğim. Benim görevim bu!

Sasha 12&apos;sine bastı:
Magnezyumun atom numarası. Annesi, bazı insanların mayasında güldürmek olduğunu söylemişti. İliklerine kadar komikti onlar. Bırakın fıkrayı, “Sütü uzatır mısın?” derken bile güldürebilirlerdi herkesi. Bir de diğerleri vardı: komik olmayı sonradan öğrenenler ve ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, asla komik olamayanlar – ki öğretmeni Cecilia bu gruptaydı. Sasha doğuştan matrak değil ama bu onun şakalar kraliçesi olması için engel de değil! Mayasındaki keder neşeye dönüşene kadar çalışmaya kararlı. Eğer birilerini güldürmeyi başarırsa, o diğer şey yok olabilir; gözlerin içinde saklanıp onları yakan ve yanaklara doğru süzülmekle tehdit eden şu gözyaşı denen şey.

Astrid Lindgren Ödülü sahibi yazar/psikolog Jenny Jägerfeld, 16 dile çevrilen ve ülkesi İsveç’te aylarca çoksatanlar listesinin tepesinde kalan Şakalar Kraliçesi’nde (Comedy Queen) zor konuları mizahla yumuşatarak dile getirebilmekteki o özel hünerini kullanıyor
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7840c023-f645-4d5b-a84d-d1293734a87b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Şu Gezegene</image:title>
            <image:caption>Haydi, muhteşem bir yolculuğa çıkalım, 
gökyüzünde parlayan GEZEGENLERLE tanışalım. 
Madem oralar arabayla gidemeyecek kadar uzak, 
biz de ROKETE atladığımız gibi uçarız, çabucak!

Çok satan çocuk kitaplarının ödüllü yazarı Caryl Hart’tan, kafiyeli anlatımı ve göz alıcı çizimleriyle, geleceğin ASTRONOTLARI için MUHTEŞEM bir resimli kitap
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af19cbcf-747e-41d2-aaa7-639b525d657e.jpg</image:loc>
            <image:title>Parkta Eğlenelim ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>SÜRPRİZLİ BÜYÜK KAPAKLI
Parkta Eğlenelim
Okul öncesi çocuklara eğlenceli, öğretici kitap...
Anneler ve Babalar:
Sürprizli büyük kapaklı bu kitap, okul öncesi çocukları bir park gezisiyle
ilgili sözcük ve kavramlarla tanıştırıyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cffe631-9503-42c9-aae1-a173d1b5529f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatmaya Hazırlanalım ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>SÜRPRİZLİ BÜYÜK KAPAKLI
Yatmaya Hazırlanalım
Okul öncesi çocuklara eğlenceli, öğretici kitap...
Anneler ve Babalar:
Sürprizli büyük kapaklı bu kitap, çocuğunuzu uyku öncesi sözcükleri ve
kavramlarıyla tanıştırıyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ddc3217-7477-41b0-8587-125dbaf99b9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastane Önünde İncir Ağacı</image:title>
            <image:caption>Komşu kızı ile beşik kertmesi olan genç askere gider. Burada vereme yakalanır. Hava değişimi diyerek Yozgat&apos;a gönderilir. Sevdiğinin ailesi; hasta olduğu için ona kızlarını göstermezler. Tedavi için İstanbul&apos;a gider ve hastaneye yatar. Hastane odasının penceresinden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler. Hastalığından kurtulamayan gençten geriye sevdiği kıza yazdığı bu türkü kalır.

Hastane önünde incir ağacı
Doktor bulamadı bana ilacı
Baştabip geliyor zehirden acı
Garip kaldım yüreğime derdoldu
Ellerin vatanı bana yurdoldu
Mezarımı kazın bayıra düze
Yönünü çevirin sıladan yüze
Benden selam söylen sevdiğim kıza
Başına koysun karalar bağlasın
Gurbet elde kaldım diye ağlasın
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b04f1775-ac6c-43a6-a68c-1254cf5f3a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Doğan Güneş</image:title>
            <image:caption>&quot;Seni affettiğimi söylemeyi bir türlü kendime yediremedim. Ne zaman ki hastalandım, ölüm döşeğinde yatacak duruma geldim, o zaman kalemi elime aldım. Sen benim deli, deli olduğu kadar da zeki kızımsın. Kaçıp gitmene tabii ki üzüldüm ama biliyordum ki benim her tuttuğunu koparan kızım bunun da üstesinden gelecektir. Sözü uzatmaya gerek yok kızım, seni çoktan affettim. Tek eksiğim ölmeden önce sana sımsıkı sarılamamak oldu…”

Baban...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e32c903-6958-421a-875c-c38e5259eaff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş ve Balık</image:title>
            <image:caption>Yamuk, yuvarlak ve düz harflerin yürüdüğü satırlarda her an düşecek gibi yürüyen bir yazar vardı.
O beni yazdı.
Fakat harfler ya yarım bırakılıyor, ya da satır sonundan düşüp yok oluyorlardı.
O yazarı takip ettim.
Ettim, kemiktim, kandım.
Sonra damardım, damara açılan kesiktim, damara dolan şefkattim. Ne zaman ufacık evimin kapısından içeriye adım attı bir adam, onu dünyama kabul ettim.
Etti, kemikti, kandı.
Damardı, damarı kopan bıçaktı damara dolan aşktı.
Damarına karıştım,
damarıma karıştı.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14d6b3a3-240f-4455-b971-6c49adcfb92f.jpg</image:loc>
            <image:title>Keder Pas Tutmaz</image:title>
            <image:caption>“ İnandığım masalın savrulan kahramanı gibi hissediyorum kendimi. İçine acı kaçmış masumiyetiyle bakan o gözlerini, o gülüşlerini, sesini özlemiştim oğlumun.

Ilık nefesini hatta hırçınlıklarını bile… Tüm bastırdığım duygular, kalbimin kırıklığı, canımın yanması, her sabah kalktığımda umut ile umutsuzluk arasındaki o ince çizgideki savaşın yorgunluğu ile ameliyathane önünde, tek başınaydım!

Bilmezler bu anı yaşamayanlar. Nasıl da korku verir bu sessizlik insana, insan neler konuşur kendi içinde? İçimizdeki inanç, sevgi ve umudun renkleriydi, bizi yıkıldığımız anlarda bile, yine de ayakta tutan. Yüreği büyük kahramanlardı çocuklarımız. Onlar için değerdi direnmeye.”

Serap Yöndem Yulu
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb89f484-86aa-4bc2-9e0b-375371084645.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilda ve Saklı İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Hilda, annesi ve en yakın dostu geyik tilkisiyle birlikte, yabani doğanın içindeki güzel evinde yaşar. Bundan da pek memnundur; ne de olsa doğa, bir maceracı için sınırsız imkanlarla doludur. Ahşap adam, havada süzülen vuflar, tehlikeli troller, uçsuz bucaksız ormanlar, efsanevi devler derken bir gün Hilda ve annesinin hayatına yeni birileri girer: Saklı insanlar. Hilda ve annesini yaşadıkları evden kovmaya kararlı bu görünmez minik elfler, ailenin başına epeyce bela olur. Neyse ki bu sıkıntılı durumda da Hilda’ya yardımcı olacak birileri çıkar. Fakat bu cesur maceracının asıl yardımcısı, zekası, yetenekleri, sevgisi, iyi niyeti ve özgürlüğe olan tutkusudur.

Bol ödüllü, Netflix orijinal yapımı Hilda çizgi filmiyle de tanınan Hilda ve Saklı İnsanlar, mavi saçlı korkusuz kızın komik ve heyecanlı öyküsünü anlatıyor. Luke Pearson’ın yarattığı çizgi roman serisi olarak başlayıp edebiyat dünyasına transfer olan Hilda’nın bu ilk kitabı, hem çocuklarca hem de büyüklerce çok sevilecek.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe5ac2f-18a2-40d3-b12f-69c6fd21eb57.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebebiyat - Peter Pan (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki...

Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak.

Bebebiyat serisinin “İlk macera kitabı” Peter Pan, çocuk edebiyatının kült eserlerinden birini daha bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. Peter Pan ve dostlarının peşinde varolmayan ülkede maceradan maceraya sürükleyen bu sınırsız hayal gücüyle bezeli hikaye, rengarenk çizimler ve ebeveynlerin bebeklerine rahatlıkla aktarabileceği kısa metinlerle edebiyatı bebeklerin minik avuçlarına sığdırıyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c550bb-e275-4f8c-9162-4644f9092250.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalar Savaşı</image:title>
            <image:caption>Göktaşı benzeri bir nesne İngiltere&apos;nin kalbine indiğinde ge¬zegendeki tüm canlılar kendilerini bir saldırı altında bulmuş¬lardı. Merhametsiz bir tür olan Marslılar Isı Işını ve zehirli du¬manla silahlanmışlardı ve yollarına çıkan her şeyi yok etmek amacındaydılar. İsimsiz kahramanımız hayatta kalmak için mücadele ederken gezegenin kaderi de belirsizdi.
Çağdaş bilimkurgunun öncüsü olan H. G. Wells uzay yolculu¬ğu ve başka gezegenlerde yaşayan canlıların saldırısı gibi ya¬zında ve sinemada çok işlenen konularda da ilkleri ortaya koy¬muştur. 1897&apos;de Birleşik Krallık&apos;ta tefrika edilen Dünyalar Savaşı dünya dışı bir ırkla savaşı tasvir eden ilk öykülerden biridir ve çok sayıda uyarlaması ile tekrarı olan bir eserdir.
&quot;Parası olanların çoğunun Fransa &apos;ya gittiğinden zerre kadar şüphem yok, &quot; dedi. Özür dilesin mi, dilemesin mi, kararsız kalmış gibiydi. Benimle göz göze gelince devam etti: &quot;Bura¬larda yiyecek bol. Dükkânlar konserve, şarap, içki ve maden sularıyla dolu; çeşmelerle suyollarında kimse yok. Bunu bir yana bırakalım şimdi, ne düşündüğümü anlatıyordum sana. Kendi kendime dedim ki: &apos;Bunlar akıllı yaratıklar ve belli ki bizi kendileri için yemek olarak görüyorlar. Önce bizi yerle bir edecekler - gemileri, makineleri, topları, şehirleri, bütün bir düzenimizi ve örgütlenmemizi yerle bir edecekler. Hepsi yok olacak. Eğer karınca boyunda olsaydık canımızı kurtara¬bilirdik. Ama değiliz. Duramayacak kadar iriyiz. İlk kesin sonuç bu. &apos;Ne dersin? &quot;
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23017735-8a03-47cc-994e-fd435a7670a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bunlar Hep Tai Chi</image:title>
            <image:caption>Bana diyorlardı ki: &quot;Hocam, ikinci kitabı ne zaman yazacaksınız?&quot; Ben de diyordum ki: &quot;İkinci bir kitap yazarsam, AŞK üzerine yazarım herhalde...&quot;

...Ne demiş Yunus Emre:

&quot;Dağa düşer kül eyler, 
Gönüllere yol eyler, 
Sultanları kul eyler, 
Hikmetli nesnedir aşk&quot;

Aşk, IŞK kökeninden geliyor. Aydınlatıyor sanki...

Yüzyıllar önce Anadolu&apos;da yaşamış, Çedikçi Süleyman Çelebi isminde bir Mevlevi Dedesine,&quot;En büyük mürşid kimdir?&quot;diye soruyorlar... Merhum Şair Enis Behiç Koryürek&apos;in ruhunu şad edelim. O&apos;nun vesilesi ile alınan tebliğinde diyor ki Çelebi:

&quot;Hayatımızda en büyük mürşid; tabiat, daha doğrusu, tabiata ve tabi¬atın gizlediği mana ve sırlara karşı duyacağımız aşk ve alakadır. Ol seb¬epten AŞK, en büyük ve en kavi mürşiddir.&quot;

İşte bu, kendime ve evrene karşı duyduğum ilgi ve alaka, bende &quot;Kung Fu Aşkı&quot; olarak tecelli etmiş.

Yanacaksınız ki AŞK/IŞK olsun. 
İşte bunlar hep Tai Chi, değil mi?
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9cc46c7-4850-4251-8f79-753fd2052e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Çember</image:title>
            <image:caption>Bir anda üstüme devasa birgölge düştü. 
O muhteşem kehribar gözleriyle Lacu sbana bakıyordu.
Diğerlerinden çok daha büyüktü.
Sarımsı ve turuncu tonları arasında sürekli değişen, sanki yanıyormuş da alevleri dalgalanıyor gibi görünen tüyleri vardı.
Kanatlarının parlaklığı sanki keskinmiş gibi hava veriyor ve ışığı yansıtıyordu. 
Kanatlarına yaklaşıp dokunduğumda bir kuşun tüyünden çok daha yumuşaktı.
Geriden bakılınca bir kartal vücuduyla benzeşiyordu ama çok daha kaslıydı.
Göğsü oldukça kabarık ve güçlü görünüyor, bacakları kaslı ve sadece benim boyum kadar boyu vardı.
O da bacaklarının tüysüz yeriydi.
Zaten kendimle onların büyüklüğünü ölçmem pireyle deveyi ölçmem gibi olurdu sanırım. 
Arka tarafına dönük olduğu için başını tam göremiyordum.
Yan tarafından baktığım kadarıyla başı aynı kartalbaşı gibi ve gagası yırtıcı bir kuşunki gibi eğik, sivri ve keskin görünüyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdc57fb-8959-4d11-ba2c-6d19d828ef30.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Eylül Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hangi mevsimin rüzgarıdır  aşk?
Bulduğunda mı kaybedersin gerçeği ya da hiç gerçekleşmemiş bir hayal midir?
Belki eylül ayında temmuzu yaşamaktır.
Belki tek başına başladığın bir hayatta kendinden çok sevdiğin dostundur.
Ya da içinde ne arıyorsan, onu bulursun karşında.
Aslında kocaman bir hikâyedir aşk.
 Hangi mevsim olursa olsun…
 * * * * *
Mine’nin aşkı Engin bir deniz iken, Berna ile üniversite yıllarındaki dostluğu sizi akla hayale gelmeyecek bir maceraya sürüklerken; içinde kopan fırtınalar sizi zorlu yollara, büyük sürprizlere, pembe bulutlu ve bol istiridyeli mavi denizlere götürecek.
Üniversite yıllarındaki kavak yelleri, İstanbul’dan Edirne’ye uzanan bir yolculuk ile başlarken, Ankara’da kök salan hayatlar, yine başladığı noktada çiçekler açacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9770b2f5-cec5-4198-834e-529ea3311f4c.jpg</image:loc>
            <image:title>İsminiz Kaderinizdir</image:title>
            <image:caption>Bir yola çıktığınızda engellerle karşılaşacaksınız.
Size, “hayır” denecek.
Alçak sürünürken dirsekleriniz, dizleriniz yara olacak.
Ayağa kalktığınızda ise yediğiniz yumruk ile kendinizi yerde bulacaksınız.
Yumruk yediğinizde sırt üstü düşün ki, göğe baktığınızda ayağa kalkmak için bir nedeniniz olsun.”
   * * * * *
* Akademik konuşmalar yapanlar ile stundup yapanların ortasında bir yerde, ahlâkî ve kültürel yapıyı bozucu hiçbir cümle kurmadan, dinî ve siyasi hiçbir konuya girmeden, ülkemizin tüm insanını kucaklayan motivasyon konuşmaları yapan;
* İnandıkları, bildikleri ve kendi deneyimleri sonunda özümsedikleri doğruları insanlarla paylaşmak üzere yola çıkan, bütün zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyen ve “Bizim işimiz vazgeçmeyenlerle…” diyen,
* “Hayal kurun. Hayal kurmak, dua etmek gibidir.” diyen,
* Gençlere,“Başkalarının hayallerinin değil, kendi  hayalinizin peşinden koşun.” diyen,
* “Biz zihinlere konuşmak istemiyoruz. Zihinler kirli. Biz yüreklere talibiz.” diyen,
Motivasyon İkizleri’nin;hayallerinin peşinden koşma hikâyesinden, zorlu kariyer yolculuğundan ve motivasyon konuşmalarından ilham alarak hayallerinizi gerçekleştirmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f9c032-8929-47de-aaf9-41656e1f7a12.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kahraman</image:title>
            <image:caption>Söyleyin aynalar söyleyin bana,
Neden gecenin sesi yok sözü yok?
Neden suskun tüm şehirler?
Karanlıkların parlayan yıldızı yok!
Sen yoksun bu şehrin tadı yok…
“Zihinlerdeki yol haritasını değiştirmek, dünyayı değiştirmekten daha kolaydır.”
Hayattan beklentilerinizi, ailenizi, sevdiklerinizi ve hesaplarınızı geride bırakarak
hayallerinizin peşine düşer miydiniz? Kaybedilen babanın özlemiyle yüreğiniz hiç yandı mı?
Kınalı kuzusunu şehit veren Ayşe anennin “Benim oğlum kapıda değil, dağlarda şehit olmak
isterdi.” diyerek ağıt yaktığını işittiniz mi? Eren Bülbül gibi uğruna can verilecek hayaliniz
var mı?
Bu sorulara cevap bulacağınız, karşılıksız sevdanın acısını, tüm gözyaşlarının aynı
renk olduğunu, insanlığı yok etmek isteyenlerin karanlık yüzünü, barış ve sevgi uğruna can
vermek gerektiğini hatırlatan SON KAHRAMAN dünyamızın değişmesi için sizi macera dolu
bir yolculuğa davet ediyor.

‘’Olacaksanız ya uçurum olun ya da dağ! Çünkü insanlar;
Ölümü göze almadan ne içine düşebilsinler ne de zirveye çıkabilsinler
Dostluk, sevgi ve yiğitlik gibi parayla alınamayan değerler olduğunu bilsinler.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13f91ed9-ff74-4dae-be84-2931238fbbfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Evi</image:title>
            <image:caption>Kesinlikle bir dip akıntısına ihtiyacı vardı. Sert esen bir poyraz, deniz dibindeki kuyudan onu çıkartıp meltem esen kıyılara vurdurmalıydı. Yoktu işte, ne bir dip akıntı, ne de sert esen bir poyraz. Deniz soğuğunda yaşamaya devam edecekti. En azından şimdilik…
Zühal, o gün çok heyecanlıydı. Sabah erkenden kalkmış, yapacağı konuşmayı defalarca gözden geçirmiş, sayısını hatırlamadığı kadar prova yapmıştı konuşma metni üzerinde. Yılların avukatıydı; sayısı binlerle ifade edilebilecek duruşmalara katılmış, savunmalar yapmış; panellerde, seminerlerde, toplantılarda konuşmuş, fakat hiçbirisi için bu kadar prova yapmamıştı.
Umut Evi açılıyordu o gün. Zühal’in yıllar önce hamisi Naciye Hanım’a verdiği sözün gerçekleştiği gündü bugün. Sabah yeniden anımsamıştı o sözü. “İyi bir hukukçu ol ki, hukukun insanlara ulaşmasını kolaylaştır! Adalet terazisinin doğru çalışmasına katkı ver! Bu ülkenin hak arayamayan kadınlarının elinden sen tut!” Kelimesi kelimesine bunları söylemişti Naciye Hanım.
Başka başka, birbirinden uzak hayatların kesiştiği noktada hep o vardı: Umut. Yıllarca umudun arkasından koşan Zühal, umut olmayı yıllar içinde öğrendi. Öğrenci, temizlikçi, profesyonel hasta bakıcılığı, yeniden öğrencilik, avukatlık, annelik ve yeniden hasta bakıcılık ama bu kez gönüllü… Bütün bunlar yaşama dairdi ve yaşamın ondan aldıklarının eksikliğini tek bir şey tamamlayabilirdi; Umut Evi…
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc73d8a3-5888-411e-9f7c-ece78cee40ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Sizden Değilim</image:title>
            <image:caption>Nihan Kaya&apos;nın &quot;En eğlenceli ve okuması en kolay kitabım&quot; dediği Ama Sizden Değilim, mizah ve acının iç içe geçtiği öykülerden oluşuyor. Hem birbirlerinden bağımsız hem de birbirlerinin devamı öykülerden.

Münasip Efendi petunyasını kimseye emanet edemediği için intihar edemiyor. Huysuz ihtiyar Münasip Efendi&apos;yle petunyasının maceraları, aynı sokakta yaşayan başka insanların hem eğlenceli hem hüzünlü hikayeleriyle kesişiyor. &quot;İkide bir &apos;Ben çiçek sevmem.&apos; diyen siz değil misiniz? Nedir bu petunyaya düşkünlüğünüz?&quot;

&quot;Çiçek sevmem. Hiç sevmem. Ben sadece bu petunyayı seviyorum.&quot;
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95e077c-2d6f-48fa-bc4e-b5d62bac1e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Durant - Uçan Adamlar</image:title>
            <image:caption>Kevin Durant, 2007 NBA seçmelerinde ikinci seçilen oyuncu olduğunda, yüksek beklentilerle karşı karşıya kaldı. Ancak Oklahoma City Thunder’ın hücum oyuncusu, beklentilerin de üstüne çıkmayı başardı. Kevin, 2007-2008 sezonunda NBA Yılın Çaylağı seçildi ve o günden bu yana hep daha iyiye gitti. 2010’da İstanbul’da düzenlenen ve ABD’nin altın madalyayı kazandığı FIBA Dünya Kupası’nda, turnuvanın en değerli oyuncusu seçildi. Kevin, dünyanın en iyi oyuncularından biri olduğunu çoktan kanıtladı. İnanılmaz basketbolcu Kevin Durant’ın zirveye yolculuğu hakkında daha fazla bilgiyi bu kitapta bulabilirsiniz.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd978a81-5f2c-4e10-bbb3-62c0faa77d96.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocaların Gizli Hayatı</image:title>
            <image:caption>Erkeğin gözünden evlilik hayatı neye benzer?
Bekârlıktan kocalığa ve babalığa geçiş bunaltıcı oluyor mu?
Erkekler gerçekten ev işi yapmayı bilmiyor mu?
Kocalarımız arkadaşlarıyla ne konuşuyor?
Bir daha âşık olamayacaklarını düşünüp üzülüyorlar mı?
 
Boşanan birçok erkek neden kısa süre sonra yeniden evleniyor?
 
Cinsiyetler arasındaki güç dengesizliğini açıkça ortaya koymak, yeniden düzenlemek ve ilişkilerimize daha iyi yön vermek istiyorsak, mümkün olduğunca tarafsız biçimde ve tüm mizah anlayışımızla, dünyanın bir erkeğin kafasının içinden nasıl göründüğüne bakmamız gerekiyor. Melissa Katsoulis&apos;in hedefi en mükemmel ya da en berbat kocayı bulmak değil. Evli erkeklerle konuşup onların dünyasını anlamaya çalışıyor.  
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/541e48a1-8a31-4a5a-9d88-49baa6cd2544.jpg</image:loc>
            <image:title>Scarlet ve Ivy 4 -Gölün Altındaki Işıklar</image:title>
            <image:caption>Yerliler, sular altında kalan eski mezarlığa gömülü ruhların artık huzur içinde yatmadıklarını söylüyor.

İkiz kardeşler Scarlet ve Ivy Gray, okul gezisine kaydolmak ve birkaç gün boyunca okulları Rookwood’dan uzaklaşmak için sabırsızlanıyor.

Ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir; göl kenarındaki ürpertici otel ve Seren Gölü&apos;nün derin suları karanlık sırları saklıyor. Değerli eşyalar odalarından kaybolmaya, kötü niyetli bir güç iz bırakmaya ve gizemler ortaya çıkmaya başlar. Eğer burayı terk etmeyi umarlarsa, Rookwood Okulu&apos;ndaki kızlar tehlikeyle karşı karşıya demektir. Galiba kızların başı bir kez daha derttedir.

Scarlet ve Ivy’nin dördüncü macerasını da soluksuz okuyacaksınız!
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b41ad850-c00a-4912-8b65-3592adf358ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Yapma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bertrand Russell’ın II. Dünya Savaşı sırasında yazdığı denemelerden bazıları ilk defa bu kitapta bir araya geldi. Bu yıllarda yazar, Amerikan üniversitelerinde felsefe öğretmekte ve Amerikan öğrenci kitlesi üzerinde gittikçe büyüyen bir etki bırakmaktaydı.

Burada toplanan denemeler özellikle matematik, felsefe ve mantık alanlarında “akıl yürütme sanatı” ile ilgilidir. Önemli felsefi konuların özüne ulaşma yeteneğine ve felsefi analizlerin derinliğini ustaca sergilemesine rağmen Russell’ın anlatımının bu denli açık seçik oluşu şaşırtıcıdır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84fa9c31-a033-4a5e-b396-ad2e51dbca00.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Sihrin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sihre inanır mısınız?
Aslında bu kitabı okumak için inanmanız da şart değil.
İşte bu kitap size, sihrin, kendinize ve etrafınızdakilere güzel ve mucizevi şeyler yaşatmaktan ibaret olduğunu söylüyor.
Bu pratik rehberi kullanarak, hayatınızın belli aşamalarında sihir yapmayı, sezgisel yeteneklerinizi ve şifa gücünüzü geliştirmeyi kolaylıkla başarabilirsiniz.
Çakralardan şifalı bitkilere, efsunlardan kristallere, horoskoptan tarot kartlarına ve çok daha fazlasına değinen bu şirin kitap size iş, aşk ve sağlık açısından hayatınızda esenlik elde etmenize yardımcı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c0d6dbc-cf02-4db1-b8e2-f2eef772532d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimin Ayaklari ? Kimin Bunlar</image:title>
            <image:caption>Sessiz adımlı ayaklar, gürültülü adım atan ayaklar, iri ayaklar, ince ayaklar, yavaş hareket eden ayaklar, hızlı ayaklar!

Kimin bunlar? Kaç tanesini tahmin edebilirsin?
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80c9ca1d-3ea2-423a-a3ef-62a69414d2c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaptiye Ahmet</image:title>
            <image:caption>Asıl adı Ahmet Ersin Yücel olan merhum Zaptiye Ahmet, Osmanlı medeniyetini Cumhuriyet devrinde bütün özellikleriyle ve güzellikleriyle temsil eden bir delikanlıydı. Haksızlıklar karşısında susmadı, dinî ve millî geleneklerimize aykırı harekette bulunanlara anında müdahale ettiği, gerçekleri söyleme konusunda şaşırtıcı cesaret örnekleri sergilediği için ona “Zaptiye” ünvanı verildi. 

 Zaptiye Ahmet, Osmanlı’ya duyduğu büyük hayranlığı hâl ve hareketleriyle de dile getiriyordu. Zemin ve zaman gözetmeden herkese “mesele geçiyordu.” Yani Osmanlı medeniyetini ve ecdat eserlerini anlatıyordu. Yirmi yedi yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşan Zaptiye Ahmet, bütün notlarını Osmanlı Türkçesiyle tutuyordu. Zaptiye’nin asıl şaşırtıcı özelliği sonsuz bir ecdat sevgisi ve derin bir tarih bilgisiydi. Osmanlı tarihi konusunda, gençliğine rağmen, âlim geçinenlerin çoğuna rahatça ders verecek bir seviyeye yükselmişti. Ona göre dünyada en şerefli iki hanedân vardı: Biri, “Hânedân-ı Resûlullah”, diğeri de “Hânedân-ı Âl-i Osman” idi. 
Temmuz 1969’da vefat eden Zaptiye Ahmet’in cenaze namazını, büyük bir cemaatle Bayezid Camii’nin İmamı Abdurrahman Gürses Hoca Efendi kıldırdı. Gözyaşları içinde Edirnekapı Mezarlığı’na nakledilen genç mücahidin naaşı Celâl Hoca’nın (Celâleddin Ökten’in) kabrinin yanında sırlandı.  Mahir İz, Ergun Göze, Münevver Ayaşlı, Hekimoğlu İsmail, Âsâf Ataseven, Mehmed Niyazi Özdemir, Özer Ravanoğlu, Galip Erdem, Ahmet Nuri Yüksel ve diğer dostlarının elinizdeki kitapta yer alan yazıları, bu “güzel insan”ın örnek şahsiyetini yakından tanımaya ve sevmeye -inşallah- vesile olacaktır
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf3d29e-c3e4-46ba-9410-9e34b7d4ee87.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Korona Zamanlarında Cesaret Veriyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Elif de bu dönemde dünyadaki çocuklar gibi anaokuluna gidemiyor, arkadaşlarıyla parkta oynayamıyor. Annesi ve babası tüm bunlara ko*rona isimli bir virüsün neden olduğunu anlattı. Söz konusu virüs belli bir süre hayatımızı etkilemeye devam edecek. Virüsün ve sebep olduğu hastalığın hayatımızı neden bu kadar etkilediğini çocuklara uygun bir dille anlatabiliriz. Hastalığa yakalanmamak için hangi önlemleri almamız gerektiğini anlatan öykü, çocukların sorularını da yanıtlayacaktır: Virüs nedir ve virüsü neden göremiyorum? Akrabalarımla ve arkadaşlarımla arama neden sosyal mesafe koymalıyım? Düzenli olarak el yıkamak neden bu kadar önemli? Karantina ne anlama geliyor? Evde canım sıkılırsa neler yapabilirim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b99ebf-9658-405c-ae06-62ae8f11c8e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Virüs Savaşçısı ! - Çocuklar İçin Sakin ve Mutlu Olma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Virüs Savaşçılarının nasıl sakin kaldıklarını ve mutlu olmayı başardıklarını öğren!
Gerilimini alıp seni gevşetecek spor ve soluk alma yöntemleri üzerinde çalış. Ailenle ilişkilerini sıkılaştırmanın ve arkadaşlarınla bağlantıda kalmanın yollarını bul.
Kendi başına oyalanmak, her gün yapacağın birtakım rutin işler yaratmak ve ailenle iyi geçinmek için çeşitli fikirler üret.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d268ba2-b9a3-4915-a779-9193b77b5d3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Virüs Savaşçısı ! - Çocuklar İçin Zaman Geçirme Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Akıllı bir Virüs Savaşçısı’nın kendisini nasıl oyalayacağını öğren! Senin gibi anlayışlı Virüs Savaşçılarının oynayabileceği sessiz oyunlar bul. Kendi yiyeceğini yetiştirmeye, ev işlerine yardım etmeye ve sanatsal şeyler yapmaya çalış. Aile bireyleri için evde spor günü düzenle ve dışarıda güvenli bir şekilde nasıl eğlenebileceğini keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f54b9b37-aa36-4de2-94d9-df7f0dd7cf63.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Virüs Savaşçısı ! - Çocuklar İçin Yardımlaşma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Karantinada bir Virüs Savaşçısı’nın gününü daha iyi geçirmek için nasıl yararlı olacağını öğren! Mutluluğu yaymanın ve komşuları şenlendirmenin püf noktalarını öğren. Normal kalmak için kendini stres yaratmayan şeylerle meşgul etmenin püf noktalarını öğren. Anlayışlı olmanın, ailenle ilişkilerine ve sana ne kadar iyi geldiğini öğren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3255f6f1-a3f3-458f-854e-bb075a5bad8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Darwin Bir Devrim</image:title>
            <image:caption>Yirmi iki yaşındaki genç İngiliz doğabilimcisi ve yerbilimci Charles Darwin, bir gemiyle güney yarımküreye yolculuk eder. Bu bölgede yaşayan canlılar inanılmaz bir çeşitlilik sergilemektedir. Bu ilham verici yolculuk sırasında son derece önemli bilimsel keşifler ortaya çıkacaktır. Darwin, yaptığı gözlemlerin sonucunda bazı türlerin değişimlere uyum göstermesini ve hayatta kalmasını sağlayan bir doğal seçilimin var olduğunu anlar. Böylece evrim teorisini kurar. 

Elinizdeki bu kitap, hayatının ilk günlerinden itibaren Darwin&apos;in serüvenini ve araştırmalarını takip ederek bir bilim insanının ilk adımlarını, saha gözlemlerinden teori üretmeye nasıl vardığını anlamamızı sağlıyor. Gemide tutulan bilimsel notlardan oluşmuş bu belgesel eser, Darwin gibi gördüğü her şeyi sorgulayarak öğrenmeye çalışan, merak eden, araştıran tüm çocuklar ve bilim dünyasına ilgi duyan her yaştan okur için kusursuz bir rehber niteliğinde.

Öğretmen-araştırmacı, sistematik bilimci ve ulusal doğal tarih müzesi profesörü Guillaume Lacointre&apos;ın önsözüyle birlikte
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd313c14-2396-44e5-8330-988724e76b90.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçuş</image:title>
            <image:caption>Lucy bir şeyleri tamir etmekte hep başarılıydı ve babasının birazcık fazla yardıma ihtiyacı oluyordu; sonuçta ikisi baş başaydı.

Bu yüzden, Lucy kanadı kırık minik bir kuş bulduğunda onu da düzeltebileceğinden emindi.

Ama kırılan her şey düzeltilemezdi.

Uçuş, şartlar ne olursa olsun kararlılığın ve yaşanan bir kaybın üzerine sevginin, harika resimler eşliğinde anlatıldığı güzel bir hikâye.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cd10a40-4982-4962-adfe-dc0ed2229d6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tavşancık - Hayvanat Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Küçük Tavşancık - Hayvanat Bahçesi
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d43e62f9-705b-4592-a55c-66b435c3a3b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhamet</image:title>
            <image:caption>Cnn Tarafindan Son On Yılın En Etkileyici Kitaplarindan Biri Olarak Gösterildi.
New York Times, Washington Post, Boston Globe,
Seattle Times, Esquire ve Time onu Yılın En İyi Kitaplarından Biri seçti

Bryan Stevenson, en çaresiz durumda olanları ve sesleri umutsuzca kaybolup gidenleri  –yoksulları, haksız hüküm giymişleri, ağır ceza sisteminin en uç saçaklarında kalmış kadın ve çocukları– savunmak için Eşit Adalet İnisiyatifi (EJI) adlı kazanç amacı gütmeyen hukuk firmasını kurduğunda henüz genç bir avukattı. Aldığı ilk davalardan biri, kendisinin işlemediğini ileri sürdüğü bir cinayet yüzünden idama mahkum edilmiş genç bir adam olan Walter McMillian’ın dosyasıydı. Dava, Bryan’ı bir komplo, politik sistem ve hukuksal mücadele ağının içine çekerek merhamet ve adalet anlayışını sonsuza dek değiştirdi.

Merhamet, idealist ve yetenekli genç bir avukatın unutulmaz hikayesini anlatırken, savunduğu kişilerin hayatlarına dokunaklı bir pencere açıyor ve gerçek adalet arayışında şefkatin önemini vurgulayan ilham verici bir argüman sunuyor
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8a11b6d-a3ca-419a-8a8b-cae71f468158.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tavşancık - Bir Günüm</image:title>
            <image:caption>Küçük Tavşancık - Bir Günüm
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be7665a-b29c-48c3-a6bf-e0ef201ab037.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tavşancık - Zıtlıklar</image:title>
            <image:caption>Küçük Tavşancık - Zıtlıklar
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ce558b-c9d7-4864-8690-dd5d98000e94.jpg</image:loc>
            <image:title>Örneklerle Satranç</image:title>
            <image:caption>Temel Satranç Bilgileri kitabının genişletilmiş baskısı olan Örneklerle Satranç kitabı, MOSEM (Masal ve Oyunla Satranç Eğitim Metodu) eğitim setinin dördüncü kitabıdır.
Kitapta açılış prensipleri, bilinmesi gereken temel matlar, taktik temalar ve oyun sonları ile ilgili konular incelenmiş ve örneklerle pekiştirilmiştir.
Öğrencinin, satranç ile ilgili temel bilgileri sıkılmadan ve eğlenceli bir şekilde öğrenmesi amaçlanmıştır. Kitapta karmaşık ve zor konumlardan kaçınılarak, konunun sade bir dille anlatılmasına özen gösterilmiştir. Böylece okul ve kulüplerde, tüm öğrencilerin seviyelerine uygun bir şekilde alıştırmaları çözebilmeleri hedeflenmiştir.
7-10 yaş arası çocuklara yönelik olan Örneklerle Satranç kitabında 30 konu anlatımı ile 284 alıştırma yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30116cf9-4a9f-4f4f-a852-118bffe2b39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüsleri Yeniyoruz - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Virüsleri Yeniyoruz - Küçük Tavşancık
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7ce8ccb-cdd2-4387-8203-5a5a09be62e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç Ülkesine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Satranç sorularının bir hikaye içerisinde geçtiği bu kitapta, kahramanımız Selin’in satranç ülkesinde karşısına çıkan engeller, satranç oyununun kazandıracağı bazı önemli evrensel değerlerle aşılabilecektir.

Satranç ülkesinde yaşadığı serüvenler, Selin’i her şeyden mutsuz olan, çevresine ilgisiz bir çocuk yerine; olaylara katılan, düşünen, değerlendiren bir çocuk yapacaktır. Hayata bakış açısını değiştirecek ve onu güçlendirecektir.

Bakalım sizler de, Selin’i karşısına çıkan problemleri çözebilecek ve sonunda mutluluğun sırrının ne olduğunu öğrenebilecek misiniz?
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d862ea0e-a3d8-454c-96f3-832610ca4542.jpg</image:loc>
            <image:title>Katliam, Hocalı&apos;da Kanlı Gece</image:title>
            <image:caption>Bu romanda Ermenistan tarafından Dağlık Karabağ’ın işgali sırasında yapılan kanlı cinayetlerden bahsediliyor. 
Ermeni cellatları tarafından Azerbaycan’ın çok eski yerleşim mekanlarından biri olan Hocalı şehrinin ve onun civar köylerinin ahalisinin tarihte görülmemiş gaddarlıkla mahvedilmesi; Hocalı’nın dağıtılıp yakılarak yeryüzünden silinmesi geniş ve etraflı bir şekilde tasvir edilmiştir. 
Eserde, Hocalı hadiselerini yaşayan, azizlerini, yakınlarını, Karabağ’ını, Hocalı’sını yitiren onlarca şahidin hatıralarından istifade edilmiştir. Kitapta kurnaz ve gaddar Ermeni işgalcilerine karşı yerli halkın kendini savunma birliklerinin ve milis görevlilerinin fedakar mücadelesi de yeralmaktadır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/483e4357-e407-471b-b91f-073868cfe6cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşan Balık Ve İrem</image:title>
            <image:caption>Derin denizlerde yaşayan, konuşan bir bilge balık; istemeden verdiği yanlış bir bilgi yüzünden deniz mahkemesinde yargılanır ve ceza alır.
Ve macera da böyle başlar.
Konuşan balık ve İrem’le denizin masmavi sularından, bir çiftliğin havuzuna uzanan bu hikâyeye eşlik etmeye hazır mısın
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eba853c3-c44d-4a43-9287-3936b4cf9e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Garip Şair Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Söyle bana ey! Ariz, bilinir mi bu haller?
Aşkın sırrı elle tutulur mu?
Renkleri siyaha, Leyla’yı da Mecnun’a sormalı.
Sormalı da duyduğuyla yanmalı.
Kimler geldi kimler geçti bu handan,
Lakin bizim geçişimiz Hakk’a ayan olmalı…
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/657a27e3-599c-4b7b-97a3-68af458eddf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardımda Bıraktığım Yıllarım 7</image:title>
            <image:caption>&quot;Yazar, bu eserdeki şiirlerinde yalın bir Türkçe kullanarak duygularını ifade etmiştir. Bu yönüyle de yazdığı şiirlerin yanında  Türk dilinin söz varlığı  ve onun kullanılmasına da ayrı bir katkı sunmuştur.&quot;

Gece olsaydım
karanlık bir gece
zil karanlık bir gece
Usulca yanaşsaydım yanına

salsaydım seni uykuya
Gece olsaydım
doldursaydım bütün oramları

Gece olsaydım
çağırsaydım tüm yıldızları, ayı
tepemize

Gece olsaydım
dinleseydim sessizliğini

Gece olsaydı
kapatsaydım gözlerini usulca
dokunarak kirpiklerine

Gece olsaydım
açsaydım, dağıtsaydım saçlarını
kocaman işlemeli bir yastığın üstüne

Gece olsaydım
unuttursaydım sana özlemini…
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5132178d-40ba-4221-9888-6af09d07a604.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev Değil Çarşamba Pazarı</image:title>
            <image:caption>Çığrından çıkan bir ev ve yerçekimine
meydan okuyan bir dede!
Toplumun farklı kesimlerinden insanları içtenlikle anlatan Leyla
Ruhan Okyay, yeni romanında sıradışı bir aileyi konu ediyor.
Yalın dili ve etkili gözlem gücüyle okuru, ele avuca sığmaz
bireylerden oluşan bir ailenin evine konuk ediyor. Büyümenin
unutulmaz duygularını, güzel anlarını ve sürprizlerini okurların
kulağına fısıldayan roman, hem çok gerçek hem de büyülü
gerçekçi karakterleriyle dikkati çekiyor. Küçük büyük her yaştan
okurun severek okuduğu kitapların yazarı Leyla Ruhan
Okyay’dan iletişim, dayanışma, başarı ve sorumluluk üzerine
düşündüren, sevgi dolu, eğlenceli bir hikâye.
Sinanlar’ın evinde bütün işler, öğretmen olan annesinin
omuzundadır. Bir gün Nurten Hanım okulda bacağını kırınca
evin düzeni çığrından çıkar: Gökdelen gibi yükselen bulaşıklar,
dört yanı kuşatan karıncalar, kirli giysi dağları, eve gizlice
alınan minik kedi ve bunlar yetmezmiş gibi, yerçekimine meydan
okuyan inatçı dede… Ev gerçekten “çarşamba pazarı”na
dönmüş, karman çorman olmuştur. Çılgın aile, anne iyileşmeden
her şeyin üstesinden gelebilecek midir?.. 
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04d560a-968e-4473-8ef3-eca7bd99e424.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Eserleri XIII Diriliş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un son büyük romanı olan Diriliş, Dostoyevski’nin Ölüler Evinden Notlar’ından Gorki’nin Ana’sına uzanan etkileyici bir köprüdür.

“Diriliş’i bir oturuşta okudum … bu roman beni gücü, zenginliği ve enginliğiyle etkiledi.
Enfes bir sanat eseri.” –Çehov

“Tolstoy’un bütün yapıtı tek bir temaya indirgenebilir: Knyaz Nehlüdov’a yeryüzünde bir yer, hayatın onun için ahenkli bir hal alacağı, kendisinin de dünyanın en güzel ve yüce insanı olacağı yeri bulmak.”  –Gorki
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/866a739b-aacd-4770-b86a-45137c0b0a23.jpg</image:loc>
            <image:title>Tolstoy Bütün Eserleri 12 - 1885-1902 ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Tolstoy 1870’lerin sonunda derin bir ruhsal arayış krizine girmişti. Birkaç yıl süren ve onu fiziksel olarak da etkileyen bu kriz onun varlığında derin bir iz bıraktı; çağını, kendisini ve sanatını, sanatın kendisini derinden sorgulamasına yol açtı. O yüzden Holstomer, İvan İlyiç’in Ölümü, Kreutzer Sonat gibi şaşırtıcı teknik ustalıkların dışında bu dönemin sanatsal eserleri tekrarlarla, çözümsüzlüklerle yüklüdür, hatta başkalarının eserlerini yeniden yazma çalışmalarında olduğu gibi konu ve teknik arayışlarıyla karşılaşılır. Tolstoy ısrarla yeni bir dinin, daha doğrusu ahlaki dünya görüşünün, daha da doğrusu İncil’in yeniden, ilk haliyle yorumlanmasında somutlaşan bir dünya görüşünün peşine düşmüştür; bu da ona göre yeni bir sanat biçimini gerektirmektedir
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/177648e3-1b46-4696-aa57-f71c8ea39a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Fazla Şaka Yapan Sofia</image:title>
            <image:caption>Sofia hep neşeli ve arkadaşlarına şakalar yapmaya bayılıyor ancak bu şakalardan biri arkadaşlarının üzülmesine neden olunca işler değişiyor.

Öğreniyoruz dizisinde yer alan her kitap, çocuklarımıza yeni beceriler kazandırıp hayata hazırlanmalarını sağlayacak. Hiç şüphe yok ki günlük hayatımızda şahit olduğumuz benzer durumları anlatan bu komik hikayelerden çıkarılacak önemli dersler var.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c45f0fc-1401-49e8-aefe-16987a833662.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Haklı Olmak İsteyen Viktor</image:title>
            <image:caption>Viktor her zaman haklı olduğuna inanıyor ve bu durum, işlerin istediği gibi gitmediği zamanlarda boşu boşuna üzülmesine neden oluyor.

Öğreniyoruz dizisinde yer alan her kitap, çocuklarımıza yeni beceriler kazandırıp hayata hazırlanmalarını sağlayacak. Hiç şüphe yok ki günlük hayatımızda şahit olduğumuz benzer durumları anlatan bu komik hikayelerden çıkarılacak önemli dersler var.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6b8a3c9-4628-4440-9af8-17b96aae861b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben İnsanım</image:title>
            <image:caption>Ben insanım.
Ancak insan olmak aynı zamanda mükemmel olmadığın
ve hata yapabileceğin anlamına da gelir.
İnsan olduğumuz için pek çok imkâna sahibiz. Örneğin;
öğreniriz, hayal kurarız, çevremizde dönüp duran dünyayı merak ederiz. Ama aynı zamanda hata yapabilir,
üzgün veya kaygılı hissedebiliriz.
Ben İnsanım kitabı kendimize veya başkalarına şefkat
ve empatiyle yaklaştığımızda hayatımızla ilgili daha iyi
kararlar verebileceğimizi söylüyor.
Ortak bir zeminde buluştuğumuzda etrafımızdaki
müthiş dünyayla bağlantı kuruyor, onu anlıyor ve elimizden geldiğince iyi insan olmak için çaba göstermiş
oluyoruz.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b8ef22b-aa59-4f72-9b62-76fff05bf9c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerler Eğitimi / Arkadaş Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuza davranışlarının diğer insanları nasıl etkilediğini anlamasında yardımcı olun. Başkalarıyla iyi
geçinmesinde destek olacak olumlu özellikler geliştirmesini sağlayın.
Tekrar kullanılabilir çıkartmalar her konuyu eğlenceli
hâle getirirken çocukların resimlere daha dikkatli
bakmalarını sağlayacaktır. Böylece karakterlerden
ders alıp arkadaş edinmenin yaşamlarını ne denli
etkileyeceğini öğrenmiş olacaklar.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d7d2cb6-0a1d-49e2-9183-a21841f38afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerler Eğitimi / İlk Yardım</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuza temel ilk yardım yöntemlerini öğrenmesinde yardımcı olun. İlk yardım gerektiren basit ve
acil durumlarda ne yapması gerektiğini anlamasını
sağlayın.
Tekrar kullanılabilir çıkartmalar her konuyu eğlenceli
hâle getirirken çocukların resimlere daha dikkatli
bakmalarını sağlayacaktır. Böylece karakterlerden
ders alıp ilk yardımın yaşamlarını ne denli etkileyeceğini öğrenmiş olacaklar.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4178f6b0-2d29-4b7a-aa33-0335b11ac8b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: İnsan Olmak</image:title>
            <image:caption>İnsan nasıl insanlaştı? İnsan toplulukları, toplumlara nasıl dönüştü? Kültür nedir? Bütün dünya ortak bir küresel kültürün egemenliği altına mı giriyor? Devlet neden kuruldu? Kast sistemi ne demek? Sömürünün kaynağı nerededir? Birey fikri hep var mıydı? Bireyler toplumu değiştirebilir mi? İnsan hakları kavramı ne zaman ortaya çıktı? Demokrasi ve insan hakları için en tehlikeli ideolojiler hangileridir? İnsanın insanla, öteki canlılarla, doğayla uyum içinde yaşayacağı bir toplum kurmak mümkün mü? Nasıl bir toplumda bugünkünden daha özgür ve daha mutlu yaşayabiliriz?
Cem Eroğul bu kitapta “insan olma”nın uzun ve görkemli macerasını anlatıyor torunu Kuzey’e. Laf lafı açıyor ve Homo Sapiens’in ortaya çıktığı dönemden modern insanın yaşadığı günümüze bir solukta geliniyor. Bu renkli “dede-torun muhabbeti”, insanlık tarihinin temel sorularını, temel kırılmalarını, temel dönüşümlerini gündelik bir sohbetin akıcılığı içinde önümüze koyuyor.  
Gençlerle Baş Başa: İnsan Olmak, yalnızca gençler için değil, dünü ve bugünü kavrayarak geleceğe bakmak isteyen her yaştan okur için değerli bir kaynak. “İnsan nasıl ki geçmişte hep kendi mimarı olmuşsa, gelecekte de kendisini yaratmasını bilecektir” diyor Cem Eroğul.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65ece18-3fe6-4b47-93c1-8101b11c164b.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu?</image:title>
            <image:caption>Kapitalizmin gelişimine ilişkin anaakım tarihsel anlatılar, İngiltere’nin fabrikalarında ya da Fransa’nın giyotinlerinde doğan, özü itibarıyla Avrupalı bir sürece odaklanır. Anievas ve Nişancıoğlu ise kapitalizmin jeopolitik kökenlerini yeniden değerlendirdikleri bu kitapta, okura çok farklı bir hikâye anlatıyor.
Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu? kapitalizmin kökenlerine ilişkin disiplinlerarası ve uluslararası bir tarihsel analiz sunarak, yaygın kanıların aksine, kapitalizmin kökenlerinin kültürel ve coğrafi açıdan Avrupa’nın sınırlarına hapsedilemeyeceğini iddia ediyor. Kitap, Moğol istilalarının dünyayı birleştirmesinden vebanın yıkıcı ve yaratıcı etkilerine, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa üzerindeki jeopolitik baskısından Amerika ve Asya’daki sömürgelerin sınıfsal ve toplumsal cinsiyete dayalı ilişkilerin ortaya çıkışındaki tarihsel rolüne, kapitalizmi yaratan farklı süreçleri ustalıkla birbirine bağlıyor.
Avrupa’da kapitalizmin doğuşu açısından belirleyici uğraklar olan burjuva devrimlerine de farklı bir bakış açısı getiren Anievas ve Nişancıoğlu, Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu? ile okura, son dönemin en canlı disiplinlerinden biri olan uluslararası tarihsel sosyolojinin yetkin ve ufuk açıcı bir örneğini sunuyor. 
Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu? sadece günümüzü şekillendiren ilişki ve süreçlerin tarihsel kökenlerini anlamak isteyenler için değil, bunların nasıl değiştirilebileceği üzerine düşünmek isteyenler için de vazgeçilmez bir kaynak.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d0006e-0c9c-41a3-ba65-6c6bff7cdfa6.jpg</image:loc>
            <image:title>The New Wave Of Mıgratıon From Turkey To Germany</image:title>
            <image:caption>This research aims to give highly-skilled migrants from Turkey a space to reflect on their ties with Turkey and Germany as well as their return contemplations. The cases discussed in this study clearly illustrate how diverse the effects of transnational involvement and integration upon return contemplations might be and these are not independent of the other factors such as gender, migration channels, and visa entitlements. Therefore, it would be misleading to draw firm conclusions about their complex relations. Their analysis should always strive to take into consideration as many axes of difference as possible among migrants in order to uncover the nuances in their experiences of transnationalism, integ-ration, and return migration and to discuss them in a more critical light rather than lumping all them into a single group of high-skilled migrants.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2ae025-8cc2-4780-a69a-1bc2614f3fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gramsci Ve Halk Eğitimi</image:title>
            <image:caption>İngiliz eğitimci Timothy D. Ireland, 1979’dan bu yana yaşadığı Brezilya’yı ve La-tin Amerika’yı çok iyi tanıyan ve anlatan bir akademisyendir. 1987’de basılan bu monografik çalışması, aradan geçen onca zamana karşın içerdiği özgün bakış açısı ve tezleriyle okunmayı hak ediyor. 
Ireland, halk eğitimi ve yetişkin eğitimi kavramlarını, İtalya ve Brezilya örnekle-rinin sınıfsal, tarihsel ve politik analizleri üzerinden ele alıyor. Yaklaşımını Gramsci’nin temel kavramları (hegemonya, organik aydın, parti, sağduyu, mevzi savaşı, pasif devrim vd.) çerçevesinde somutlaştıran Ireland, zengin veriler, ta-rihsel gerçeklikler ve politik aktörlerin (siyasal parti, politikacı, eğitimciler vd.) halk eğitimine olan bakışlarını eleştirel biçimde ortaya koyuyor. 
Kitapta halk eğitimi, teknik bir tamamlayıcı eğitim veya okuryazarlık meselesin-den ziyade, alabildiğine kapsamlı ve makro düzeyde analiz edilmektedir. İtalya ile karşılaştırılan Brezilya’da halk eğitimi kavramı ve olgusu, Kurtuluş Teolojisi, askeri darbe, sınıfsal mücadele, politik koalisyonlar, komünist partiler, sivil top-lum, liberal görüşler, oligarşik çevreler, ithal ikameci sanayileşme, kırdan kente göç, informal sektörde çalışma, kapitalist üretim biçimi, yoksulluk, halk tabaka-ları, Machismo gibi pek çok parametre çerçevesinde işlenmektedir. 
Ireland’a göre 1960’ların başından bu yana başta Paulo Freire olmak üzere pek çok halk eğitimcinin çabalarıyla yetişkin eğitimine yönelik yerli bir Latin Ameri-kalı yaklaşım ortaya çıktı. Latin Amerika’nın, ABD ve Avrupa’da üretilen “toplum kalkınması”, “yaşam boyu eğitim” ve “yaygın eğitim” gibi çeşitli yaklaşımların etkisinde kalsa da, kendine özgü biçimde geliştirdiği “Halk Eğitimi” (Popular Education), örgün eğitim imkânı bulamayan halk tabakaları için gerçek bir çözümdür.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4182005a-1cc6-4709-a886-04d033be4ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk ve Son - Hermes</image:title>
            <image:caption>Bedenden Dünya’ya gelen, ilk insan olan Kabil’in; Tanrı’nın kendi kurbanını kabul etmemesinden dolayı Tanrı’ya başkaldırması ve Dünya’ya tekrar gelerek bir kâse içinde kâinatta yaratılmış tüm canlıların kanı olan bir sunu daha sunmak için yaptığı planın ilk aşamasıdır.

“Kardeşim, onun yeri benim yarattığım çukurdur. Onu buraya yolla! İnsanlığa verilen seçme hakkının yanlış olduğunu babamıza göstereceğim.” Kayığın dümeni karanlığın en dip rotasına doğru kırıldı. Kardeşimin Kabil&apos;e ne yapacağını çok merak ediyordum ama sorgulama güdümüz yoktu. Biz melekler sadece düzenin işleyişini sağlamakla yükümlüydük.

“&apos;İlk ve Son” serisinin üçüncü kitabı olan bu kitap olayların başlangıcıdır. ‘Yaratılış’ ile başlayan, ‘Ölümün Doğuşu’ ile süren bu maceramız devam etmektedir.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa740f5-a975-42a8-b444-66277596a136.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşlerimize Ateş Düştü</image:title>
            <image:caption>Sahilde küçük bir kasabada yaşadım, uzun yıllar. Yaşamı sırtladığım bu yerde, gençliğimin sevdasını, aşkını ve hüznünü yaşadım. Sevda türküleri dinledim, sokaklarında. Mücadeleyi tanıdım, dostluğu ve ihaneti... Bir avuç genç insandık. Dostluğumuz biraz da gençliktendi. Damarlarımızdaki devinim, bilincimizi zorluyordu. Pervasızdık; ancak yaşamdaki yığınla sorunu görüp, sorumluluk duyabildik. Şafağı tıkayan sis aralanmalıydı. Bunu biliyorduk. Aydınlık bir akşamda kurşunlanan liselinin gözlerindeki sönmeyen parıltıyı yakalayıp, sahiplendik. Özlemlerini özlemlerimize kattık, umudunu umudumuz belledik, sımsıkı sarıldık. Gençtik. Kitap sayfalarına yeni varmıştık. Sabırsız ve deneyimsizdik. Yaşam bir anlamıyla, oyundu gözlerimizde. Bizlerse amatör oyunculardık.

Limanın açık denize bakan yakasında, &quot;Tupamarosları&quot; okurduk, gıptayla, heyecanla. Kapılarımız gece yarıları tekmelenmeye başlandığında, uzaklaştık tanıdık yerlerden. Kaçıyorduk artık...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33ce87f7-a515-4233-acc8-6bb928b234f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Oda</image:title>
            <image:caption>“Zihnini zorlasa bulmacanın tüm parçalarını yerine koymaktan ürküyordu. Buna cesaret edemiyordu. Huzurunu kaçıran buydu. Çocukluğunun, burada geçirdiği zamanın üstünü örtmek için ne çok uğraşmıştı. Neden yaptığını bile bilmiyordu. Annesi istedi diye mi? Anılarını, bildiklerini, yakınlarını, arkadaşlarını, evini, eşyasını, resimlerini ne varsa bir sandığa koyup denize fırlatmıştı. Onun bile bulamayacağı en derin sulara gömmüştü. 
Şimdi bu şehrin havasını teneffüs etmek onun için geriye dönüp bakmaktı.”
Kültürel ve toplumsal beklentilerle yaptırımlar arasında  kaybolmuş kimlikler... Kabuk tutmuş kabuslar...  Yok saymaların ardındaki gerçekler... Derin yaralarla dolu sessizliklerin dili... Kendi içine doğru gittikçe  derinleşen sarsıcı bir yolculuk.
Mustafa’nın, çocukluğundan beri ayak basmadığı  memleket topraklarına doğru çıktığı mecburi  yolculuğundaki her bir karşılaşma, her bir selamlaşma, terk ettiğini sandığı ama ömrü boyunca yüreğinde  taşıdığı sırlarla dolu odanın kapısını biraz daha aralar. Kaçacak hiçbir yeri kalmamıştır. Ya teslim olacak ya da başkaldıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558db554-efdf-4445-a878-2b3f6799f571.jpg</image:loc>
            <image:title>Steve Jobs - Bilimin Dehaları</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en başarılı teknoloji dehalarından kabul edilen Steve Jobs kimdir?
Nerede doğmuştur?
Hangi eğitimleri almıştır?
Hangi başarıları gerçekleştirmiştir?
Hangi patenleri vardır?
Ürettiği bilgisayar ve akıllı telefon modelleriyle tüm dünyada tanınan ünlü teknoloji dehası Steve Jobs’ın hayatını, eğitimini, kariyerini ve başarılarını merak mı ediyorsun? Steve Jobs’ın ürettiği bilgisayar ve telefonların günümüzde nasıl bir etkisinin olduğu ve Steve Jobs hakkında merak ettiğin tüm soruların yanıtları bu kitapta.
Durma çevir sayfaları ve sen de onun gibi bir bilim insanı olmak için okumaya başla!
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f36f9ad3-4ba0-4881-9b11-c91892a42ed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum - Harfler 3-4 yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6acecf-453b-4d7f-8059-b9fb5e9c21c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum - Harfler 4-5 yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41288d99-b2f3-49f5-9a95-454ae12a5bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum - Harfler 5-6 yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7aca130-3c13-4b5d-952c-adc829c8dcf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum - İlk Çizgiler 3-4 yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a2c885-2f1b-46bc-b3df-2a2e509e58d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum - Sayılar 3-4 yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cabced73-6ae9-412f-9585-62d08966a185.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum Sayılar 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73aea622-0618-45c0-8112-ec4e4bc582ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum Sayılar 5-6 Yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/550b1f65-89ee-4c60-8a2e-c5698a355621.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizerek Öğreniyorum – Şekiller ve Renkler 3-4 Yaş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemlerindeki çocuklar, harfleri ve sayıları keşfetme sürecinde farklı çizgiler, şekiller ve semboller çizerler.

* Bu seri çocuklara, çizgiler ile harf ve sayı sembollerini, yaş dönemlerine uygun bir şekilde aşamalı olarak öğretir.
* Çocuklar harfleri ve sayıları keşfederler ve yazmaya hazırlanırlar.

İki bölümden oluşan koleksiyonun ilk bölümünde; çizgi çizmeye, harfleri ve sembolleri yazmaya, o harflerle uyumlu şekilleri çizmeye yönelik kademeli şekilde ilerleyen çalışmalar yer almaktadır.

İkinci bölüm ise sayı ve semboller ile ilgili eşleştirme çalışmalarını kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355f78dd-fccc-44f6-83d3-6834970f2a18.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenmeyi Seviyorum - İngilizce Etkinlik Kitabım 3-6 Yaş</image:title>
            <image:caption>* Birbirinden eğlenceli etkinlik ve oyunların sunulduğu kitaplar, çocukların yaş gruplarına özel, belirli bir tematik sıra izleyerek ilgili alandaki gelişimlerine katkı sağlıyor.

* Kitaptaki karakterler, çocukların hayal güçlerini desteklerken, eğlenceli bir öğrenme deneyimi sunuyor.

* Kitapta yer alan ve birbirini takip eden çizimler, oyunlar, tekerlemeler ve hikayeler çocukların konsantrasyonunun sürekliliğini sağlıyor.

* Kitaplarda, çocukların gün içindeki yaşantılarına paralel olarak; sade ve anlaşılır çizimlerin yanı sıra etkinlikler de yer alıyor.

* Çocuklar, çalışma sayfalarındaki renkli ve çeşitli aktiviteler, kelime tekrarları ve tekerlemeler aracılığıyla İngilizceyi keyifli bir şekilde öğreniyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1446a00f-40ce-451a-8546-bbae2178c470.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenmeyi Seviyorum - Matematik Etkinlik Kitabım 3-6 Yaş</image:title>
            <image:caption>* Birbirinden eğlenceli etkinlik ve oyunların sunulduğu kitaplar, çocukların yaş gruplarına özel, belirli bir tematik sıra izleyerek ilgili alandaki gelişimlerine katkı sağlıyor.

* Kitaptaki karakterler, çocukların hayal güçlerini desteklerken, eğlenceli bir öğrenme deneyimi sunuyor.

* Kitapta yer alan ve birbirini takip eden çizimler, oyunlar, tekerlemeler ve hikayeler çocukların konsantrasyonunun sürekliliğini sağlıyor.

* Kitaplarda, çocukların gün içindeki yaşantılarına paralel olarak; sade ve anlaşılır çizimlerin yanı sıra etkinlikler de yer alıyor.

* Çocuklar, çalışma sayfalarındaki renkli ve çeşitli aktiviteler, kelime tekrarları ve tekerlemeler aracılığıyla İngilizceyi keyifli bir şekilde öğreniyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/babfebb6-9979-40ab-91c3-8b40834e2a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivas Katliamı</image:title>
            <image:caption>“Annem her zaman, ah, işte üzgün, işte çok acılı… Bir de kalp hastasıydı; hiçbir zaman iğnesine, ilacına, tedavisine devam etmedi. Her gün ölmek istedi. Kız kardeşimden sonra, altı sene sonra öldü. Babamı kendinden öteledi, istemedi yanında. Hayat dolu, sıcak bir insandı, ama işte aşırı üzgündü, yani hem yaşıyordu hem yaşamıyordu.” 

Madımak, 2 Temmuz 1993’ten beri Türkiye tarihinin en karanlık günlerinden birinin adıdır. Madımak Oteli, o gün Sivas’ta yapılacak kültürel bir etkinliği “dinsizlik”le, “zındıklık”la suçlayan bir linç topluluğu tarafından saatlerce kuşatıldı, sonuçta etkinlik için şehre gelen otuz üç kişi katledildi, elli bir kişi ağır yaralandı. Ölenlerin ardında yaslı aileler, yakınlar, anneler, babalar, kardeşler kaldı. Onlar katliamın hesabının sorulması, hayatlarını kaybedenlerin anısının yaşatılması, o gün olanların bir daha yaşanmaması için mücadele ettiler, ediyorlar. Öte yandan evlerin, odaların içinde keder hep vardı ve onlarca yıl sonra, bugün de varlığını hâlâ sürdürüyor. Ozan Çavdar, Sivas Katliamı’nda yakınlarını kaybeden ailelerle görüşerek bellek mücadelelerinin arka planında kendini hep hissettiren yası, kayıpla nasıl başa çıktıklarını araştırıp, bizzat onların dilinden aktarıyor. Zeynep Altıok Akatlı, Eren Aysan ve Yeter Gültekin ile yaptığı görüşmelerin yanı sıra kamuoyunca daha az bilinen, ama kayıplarının hatırasını yaşatmak için didinen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği çevresindeki ailelerin sesini de kitabına taşıyor. Sivas Katliamı: Yas ve Bellek, yakınlarını katliamda kaybeden ailelerin samimi duygularının, düşüncelerinin 
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/812f2080-756c-45b1-b11c-01111f9190dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Canı Sıkılan Çocuklar İçin Ev Yapımı Bilimsel Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Can sıkıntısına son!

Bu kitapta senin için can sıkıntına çare olabilecek deneyler yazdım. Sadece deneyleri yazmakla kalmadım, kimin canı sıkılmış da oturup bir şeyler icat etmiş bil istedim. Bu deneylerin asıl mucitlerini de sayfalara ekledim. Böylece hem can sıkıntın geçecek hem de can sıkıntısının ne güzel bir arkadaş olduğunu keşfetmiş olacaksın.

O zaman arkadaşım, sayfaları çevir de başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0beeda37-2c00-413e-8c74-5b4065c5b461.jpg</image:loc>
            <image:title>Turşu Turşuluk Sebzelerin Yetiştiriciliği, Turşu Çeşitleri ve Yöresel Tarifler</image:title>
            <image:caption>Anadolu sofra kültürünün en önemli parçalarından biri hiç şüphesiz turşudur. Arkaik dönemlerden günümüze, binlerce yıllık süreçte sofraların vazgeçilmez parçalarından biri olan turşu, simgeleşmiş yemeklerimizin başında gelmektedir. Mevsimine göre hemen her sebze ve hatta meyveden üretilebilen turşu, uzun süreli ömrü, kullanışlı oluşu ve lezzetiyle toplumumuzda revaçta olan bir besindir. Başta Anadolu olmak üzere, dünyanın hemen her yerinde çok geniş bir meyve ve sebze grubu turşu olarak tüketilmektedir. 
Bu kitapta, binlerce yıllık bir geleneğin ürünü olan turşunun hammaddesi konumundaki meyve ve sebzelerin ideal yetiştirme tekniklerinden, toplanıp turşuya hazır hale gelmesine; fermantasyonundan sunumuna kadar çok geniş bir yelpazede teknik bilgiler bulacaksınız. Aynı zamanda, Anadolu’nun çeşitli yörelerinden turşu çeşitlerinin yapım aşamasına ve tariflerine de ulaşmak mümkün. 
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bda1d3c-9c8e-494a-9e60-757ac5f8d5a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihimizden Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Türkler tarih boyunca Asya’nın hemen hemen tamamında, Avrupa’nın batı kesimleri hariç en büyük kısmında, Afrika’nın kuzey yarısı ile doğu kıyılarında, Basra Körfezi’nden Arabistan çöllerine kadar uzanan büyük bir alanda değişik devirlerde hakimiyet kurmuşlardır.
 
Tarihî romanları ile tanınan Hasan Erdem Tarihimizden Hikâyeler -Bozkurt- isimli hikâye kitabında dünya tarihinde derin izler bırakan, Asya, Avrupa ve Afrika medeniyetlerine katkı sunan Türklerin tarihinden esinlenerek genç okuyucuları için sekiz tarihî hikâyeyi kaleme aldı.
 
  Kitapta bulunan ve konusunu Türk tarihinden alan hikâyeler:
*Vertizo Arslanı
*Baba Öğüdü
*Bozkurt
*Padişahların Akrabaları Olmaz
*Haçova
*İntikam Yemini
*Akma Tuna
*Alemdar’ın Gözyaşları
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5308b310-ebe5-474f-ad68-90efa3beb17d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumrular Nerede ?</image:title>
            <image:caption>Bir kumru bulmak ne kadar zor olabilir ki?
Dedesi kışı geçirmek için güneye gidince, Alex biraz üzülmüştü. Bahara kadar dedesini görmeme fikri çok can sıkıcıydı. Bu yıl Kuş Sayımı’na da birlikte katılamayacaklardı. Dedesi Florida’daki tropik kuşları gözlemlerken, Alex ise sadece evin çevresindeki kuşları görebilecekti. Ancak annesi yardımına koştu ve bu yıl Kuş Sayımı’na birlikte katılabileceklerini söyledi. Buna çok sevinen Alex, dedesine anlatabilmek için onun en sevdiği kuşu bulmaya karar verdi. Dedesi en çok kumruları severdi ve bu yılki etkinlikte Alex’in tek istediği bir kumru bulmaktı.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672bb8b7-f687-49cc-99bb-4bdad9b39075.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Kusurları</image:title>
            <image:caption>Sık sık insan bedeninin ne kadar mucizevi olduğunu duyar, ona düzülen övgüleri dinleriz. Bedenimizin incelikli işleyişine dair kitaplar raflarımızı doldurur. Oysa bütün o harikulade yönleri bir yana, insan bedeninin milyonlarca yıllık evrim sürecinde ortaya çıkmış bariz kusurları da var. Amerikalı biliminsanı Nathan H. Lents işte bu kusurların hikâyesini anlatıyor.

İnsan retinası niye ters? Diğer hayvanlara kıyasla üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden daha açığız? Bedenimizde niçin gereksiz kemikler var? Dizlerimiz, sırtımız ve belimiz niye sık sık sorun çıkarıyor? Birçok hayvan tek çeşit besinle bütün ihtiyacını karşılayabilirken biz neden “dengeli” beslenmek zorundayız? İnsanda neden işlevsel genlerin yanı sıra bir o kadar da bozuk, işlevsiz gen var? DNA’mız niye geçmiş enfeksiyonlardan kalan milyonlarca virüs “enkazı” içeriyor? Primatlar içinde neden bebek ve anne ölüm oranı en yüksek olan tür biziz? İnsanın bağışıklık sistemi niye kendi bedenine bu denli sık saldırıyor? Baş tacı edilen beynimiz yanılgılara ve kötü kararlar vermeye neden bu denli yatkın?

“Ama kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin, kusurlarımızın kendine has bir güzelliği var,” diyor Lents. “Bizi biz yapan şey kusurlarımız. Bu kitapta ele alacağımız kusurlar, yaşam mücadelesinde kazandığımız galibiyetlerden geriye kalan yara izleridir. Bizler şansımız düşük olduğu halde bu sonsuz evrimsel çatışmadan sağ çıkanlarız; onca riske rağmen dört milyar yıldır azimle sürdürülen direnişin ürünleriyiz. Kusurlarımızın hikâyesi başlı başına bir savaş hikâyesidir.”

YAZAR HAKKINDA: Amerikalı biliminsanı ve yazar Nathan H. Lents, Saint Louis Üniversitesi’nde biyoloji okudu, ardından aynı üniversitenin tıp fakültesinde farmakolojik ve fizyolojik bilimler alanında doktora yaptı. Kanser genomiği alanındaki doktora sonrası eğitimini NYU Tıp Merkezi’nde tamamlayan Lents 2000 yılından beri hücre ve kanser biyolojisi, genetik, adli tıp ve bilim (özellikle de evrim) eğitimi konusunda araştırma raporları yayımlıyor ve 2006 yılından beri John Jay Üniversitesi’nde biyoloji dersleri veriyor. Akademik ve bilimsel çalışmalarının yanı sıra Skeptic Magazine, The Wall Street Journal, The Observer, Psychology Today, The Chronicle of Higher Education ve benzeri yayınlar için makaleler yazan Lents’in, aynı zamanda The Human Evolution Blog adlı bir blogu bulunuyor. Halen partneri ve iki çocuğuyla birlikte New York’ta yaşayan yazarın Not So Different: Finding Human Nature in Animals (2016; Çok da Farklı Değil: Hayvanlarda İnsan Doğası Bulmak) adlı bir kitabı daha vardır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fff8771-8620-457c-aa36-b27c30c2d083.jpg</image:loc>
            <image:title>Seveceksen Radikal Sev</image:title>
            <image:caption>AKP, CHP’ye iki kez yenildi. Ben her iki kampanyayı da yapan kişiyim. 

CHP AKP’ye karşı ilk kez 2009’da Antalya’da seçim kazandı. O kampanya 2019’da yüzden fazla seçim bölgesine uyarlandı ve sonuç yine zafer oldu. İşin sırrı neydi? Veya her şey zaten göz önünde miydi?

“Seçimden sonra her biri kendi ülkelerinin ana akım medyasından çok fazla yabancı gazeteci benimle röportaj yaptı. Türkiye’de pek soran soruşturan olmadı. 2009 seçiminden sonra CHP’den kimse beni aramamıştı, yine aramadı, bu açıdan bir tutarsızlık yok. 2009 seçiminden sonra AKP’den iki ayrı ekip benle toplamda bir haftadan uzun süre görüştü ve neden yenildiklerini sorguladı, 2019’dan sonraysa bir tek AKP’li bile aramadı. Bu örnek CHP’nin neden kazandığını açıklamıyor ama AKP’nin neden kaybettiğini açıklıyor olabilir. Partiler kendi fanuslarında, kendi destanlarını yazarken Levent’ten metroya binen bir delikanlı, Kartal’da yaşayan sevgilisiyle buluştu. Delikanlı etkileşimli tasarım okumak için İtalya’ya gidecekti, genç kız İmam Hatip son sınıfta üniversiteye hazırlanıyordu. Caddebostan parkında taşların üzerine oturdular ve denizi izlerken birbirlerine sımsıkı sarıldılar. 
Bu kitap tahrifli tarihten mamul kavanoz siyasetçileri için değil, sahilde sımsıkı sarılmış o gençler için yazıldı.”

Bir siyaset kitabı okuyacağımı sanıyordum. Türkiye için yazılmış bir aşk romanı ve aynı anda, her nasılsa, bir siyasal tarih ansiklopedisi okudum. 
Haluk Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6f1a243-a7a8-4a48-b88b-c4a8adbb0cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil Dişlerini Fırçalıyor</image:title>
            <image:caption>Nil, yuvaya diş doktoru geldiğinde çok heyecanlandı.
Diş doktoru çocukların dişlerini kontrol etti ve nasıl diş fırçalanacağını öğretti. Nil, akşam babasına dişlerini nasıl fırçaladığını gösterdi.
Çocuklara diş fırçalamanın önemini anlatan bir kitap...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ce49bda-d4ff-4913-90a7-4a4ff28551c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuna Tuvalet Eğitimine Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Tuna büyüdüğü için artık bebek bezi kullanmak istemiyordu. Önce annesiyle alışverişe gittiler ve bebek tuvaleti aldılar.
Şimdi Tuna’nın tuvalet eğitimi başlayabilir!
Çocukların tuvalet eğitimi sırasında hata yapabileceklerini de anlatan bir hikâye…
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1beeed9d-a582-4c58-bfe4-893a2a6d8cac.jpg</image:loc>
            <image:title>İpek’in Uykusu Gelmiyor</image:title>
            <image:caption>İpek, babasının okuduğu masalı dinledi ve gözlerini kapattı. Ama bir türlü uyuyamıyordu, çünkü babasına o gün neler yaptığını anlatmak istiyordu. Babası, kızını ilgiyle dinledi.
İpek şimdi rahatlıkla uyuyabilirdi.
Çocuklara uyku öncesini anlatan bir kitap...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8345fa-d652-47d2-86a5-1a0c0bd3e041.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimin Kulakları?</image:title>
            <image:caption>Yuvarlak kulaklar, sivri kulaklar, iri kulaklar, küçük kulaklar, iyi duyan kulaklar, zor duyan kulaklar!
Kimin bunlar? Kaç tanesini tahmin edebilirsin?
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a4f7efb-5b33-4ed2-b1b8-89d0f1a01365.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Olmayan Raporlamada Değişim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
  1.BÖLÜM   
 Kurumsal Raporlama
1.1.Rapor ve Raporlama Kavramları
1.2.Kurumsal Raporlamanın Tanımı ve Önemi 
1.3.Tarihi Gelişim Süreci
1.4.Finansal Raporlama
1.5.Finansal Olmayan Raporlama 
1.6.Kurumsal Sosyal Sorumluluk
  2.BÖLÜM  
 Sürdürülebilir Raporlama
2.1.Sürdürülebilirlik Kavramı
2.2.Sürdürülebilirlik Raporlaması Tanımı ve Gerekliliği
2.3.Sürdürülebilirlik Raporlamasının Boyutları
2.4.Sürdürülebilirlik Raporlamasının Amacı
2.5.Sürdürülebilirlik Raporlamasının Faydaları ve Önemi
2.6.Sürdürübilirlik Raporlamasının Eksik Yönleri
2.7.Sürdürülebilirlik Raporlamasının İlişkin Kuruluşlar ve İlkeleri
2.8.Sürdürülebilir Raporlamaya İlişkin Yasal Düzenlemeler
2.9.Sürdürülebilirlik Endeksleri
2.10.Sürdürülebilirlik Raporlamasında Muhasebenin Rolü
  3.BÖLÜM  
 Entegre Raporlama
3.1.Entegre Raporlamanın Tanımı
3.2.Entegre Raporlamanın Amacı
3.3.Entegre Raporlamanın Kapsamı
3.4.Entegre Raporlamanın Ortaya Çıkış Sebepleri
3.5.Entegre Raporlamanın Tarihsel Gelişimi
3.6.Uluslararası Entegre Raporlamanın Çerçevesi
3.7.Entegre Raporlamanın Faydaları
3.8.Entegre Raporlamanın Zararları
3.9.Entegre Raporun Diğer Kurumsal Raporla Karşılaştırılması
3.10.Entegre Raporlamanın Gelişiminde Etkili Olan Kuruluşlar
3.11.Entegre Raporlama ve Muhasebe
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/673ee2e3-79dd-42af-afd6-6ca964275379.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bulut Gibi</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının büyük ismi William Wordsworth’ün (1770-1850) doğumunun 250. yıldönümü bütün edebiyat çevrelerinde yeni çalışmalar eşliğinde kutlanırken, VakıfBank Kültür Yayınları, usta çevirmen Nazmi Ağıl’ın şairin şiirlerinden yaptığı seçkiyle Türkçedeki literatüre değerli bir katkı sunuyor. Sanayi Devriminin ve siyasi devrimlerin ortaya çıkardığı toplumsal çalkantılar karşısında Tabiat Ana’ya yönelen ve edebiyatta çevre bilincini uyandıran ilk isimlerden olan Wordsworth, insanlığın büyük çevresel sorunlarla başa çıkmaya çalıştığı –daha doğrusu, insanlığın çevreye büyük sorunlar çıkarmayı sürdürdüğü– şu dönemde hâlâ taptaze olan fikirleriyle huzur arayışının sesi olmuştur. “Yüce” ve “güzel” tanımıyla Romantizmin estetik anlayışını şekillendiren usta şairin, insanı ve doğayı çok güçlü bir vahdet hissiyle kucakladığını görüyoruz. Kısacası, Wordsworth geçmişte kalmayıp bugüne uzanabilen, bizimle bize dair meseleler hakkında konuşabilen sanatçılardan olmuştur. Dil ve üslup bakımından Wordsworth’ün en sevilen şiirlerinin derlendiği Bir Bulut Gibi, İngilizcesi ve Türkçesiyle, çift-dilli olarak şiirseverlerin ilgisine sunuluyor.

Yazar Hakkında:
İngiliz Romantizminin kurucusu kabul edilen William Wordsworth 7 Nisan 1770’te doğdu. Üniversite eğitimi sırasında patlak veren Fransız Devrimi ve içine doğduğu Sanayi Devrimi Wordsworth’ün dünya görüşünü büyük ölçüde şekillendirdi. Samuel Taylor Coleridge ile birlikte İngiliz edebiyatında Romantik Çağı başlatan ortak şiir kitabı Lirik Baladlar (1798) ile tanındı ve bu eserin ikinci baskısına yazdığı önsöz, İngiltere’de Romantizmin manifestosu kabul edildi. Wordsworth’un magnum opusu, yıllar boyunca üzerinde çalışıp sürekli revize ettiği yarı-otobiyografik bir şiir olan Prelüd: Bir Şairin Zihinsel Gelişimi’dir (Türkçesi: Nazmi Ağıl, Yapı Kredi Yayınları, 2010). Sanayi toplumuna karşı ortaya koyduğu ekolojik duyarlılığıyla William Wordsworth, uzun yıllar boyunca insanların “doğaya dönüş” arzusunun sesi olarak kabul edildi. 1843’te Kraliçe Victoria tarafından kraliyet şairi unvanıyla onurlandırılan Wordsworth 23 Nisan 1850’de vefat etti.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9489ed18-3dfa-4fff-b157-a0035416e0f4.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Tufeyl</image:title>
            <image:caption>On ikinci yüzyıl İslam dünyasının, modern Batı felsefesini de etkileyen önemli ismi Endülüslü İbn Tufeyl’in hayatını, onun en önemli eseri kabul edilen Hay bin Yakzân üzerinden anlatan bu dikkat çekici biyografi Magrib’in entelektüel hayatına özgün bir bakış sunuyor. İslam fikir tarihi alanının önemli uzmanlarından biri olan Taneli Kukkonen, İbn Tufeyl’in yaşamını ve eserlerini ustalıkla incelerken, onun bir yandan tasavvufi ve siyasi bağlarını, bir yandan da Batı Müslümanlığının akılcılığını göz önüne seriyor. Daniel Dafoe’nun ünlü romanı Robinson Crusoe’ya ve diğer pek çok esere ilham veren Hay bin Yakzân’ın yazarına yakından bakmak isteyen bugünün okuru için İbn Tufeyl: Aklın Yaşamı bilgi dolu bir çalışma...

Yazar Hakkında:
Lisans, yüksek lisans ve doktora derecesini Helsinki Üniversitesi’nden alan felsefe tarihçisi Taneli Kukkonen, klasik Arap felsefesi, Aristoteles, Aristotelesçilik ve Platonculuk konularında uzmanlaşmıştır. Hâlihazırda New York Üniversitesi- Abu Dabi’de felsefe profesörü ve Beşeri Bilimler Fakültesi dekanı olarak görev yapan Kukkonen, daha önce Kanada’daki Victoria Üniversitesi, Finlandiya’daki Jyväskylä Üniversitesi ve Yeni Zelanda’daki Otago Üniversitesi’nde de öğretim üyesi olarak çalışmıştır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42d89a62-6802-49be-94c1-0ad6b5f53187.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür ve Anarşi</image:title>
            <image:caption>VakıfBank Kültür Yayınları, 19. yüzyılın önemli kültür yorumcularından Matthew Arnold’ın başyapıtı sayılan Kültür ve Anarşi’yi 150 yıl sonra dilimize kazandırarak Türkiye’nin düşünce hayatına önemli bir katkı sunuyor. Tarihi ve toplumu ele alış tarzıyla muhafazakâr düşüncenin kurucusu Edmund Burke ile 20. yüzyılın büyük kültür ve medeniyet tarihçisi Arnold Toynbee arasında bir köprü kuran Matthew Arnold, Victoria Çağının en saygın entelektüellerinden biri olarak kabul görmüştür. Edebiyattan toplum teorisine, ilahiyattan mimariye geniş bir yelpazede kalem oynatan denemeleriyle özgün bir kültür ve estetik anlayışı geliştirmiştir. Arnold, Kültür ve Anarşi’de her iki kavramı birbirinin mutlak karşıtı olarak ele alır. Kültürün bir kusursuzluk arayışı ve incelemesi olduğunu, bu arayışın temel niteliklerininse güzellik ve zekâ, tatlılık ve ışık olduğunu gösterir. Üstelik yalnızca kusursuzluk değil, toplumsal düzene ve güvene dayalı bir yaşamın yolu da, ona göre kültürden geçer. Bu yüzden Matthew Arnold için, bir üst-varlık olarak Devletin himayesindeki toplumsal düzen kutsaldır; kültürse bize devletten yana büyük beklentiler ve planlar içinde olmayı öğrettiğinden anarşinin en büyük düşmanıdır.

Yazar Hakkında:
19. yüzyıl İngiliz şiirinin önde gelen şairi, denemeci ve kültür eleştirmeni Matthew Arnold 1822’de Middlesex, İngiltere’de doğdu. Eğitimine, ünlü bir eğitmen ve tarihçi olan babası Thomas Arnold’ın müdürlük yaptığı yatılı Rugby School’da başladı. Klasik edebiyat eğitimi gördüğü Oxford Üniversitesi Balliol College’dan 1844’te mezun oldu. Mezuniyetini takiben bir süre eğitmenlik, bir süre de İngiliz devlet adamı Lord Landsdown’un sekreterliğini yaptı. İlk şiir kitabı 1849’da yayınlanan Arnold, yaşamının ilerleyen yıllarında Oxford Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı, İngiltere ve Amerika’da çok çeşitli konferanslar verdi, başta edebiyat alanında olmak üzere döneminin İngiltere ve Amerika’sına ait kültür ve toplum meseleleri üzerine pek çok eleştiri yazısı kaleme aldı. Şiir kitaplarının yanı sıra Essays in Criticism (1865) ve Culture and Anarchy (1869) gibi eleştirel denemeleri, Victoria Çağının temel meselelerini ve değerlerini eleştiren, aynı zamanda modern toplumun anlaşılmasına ışık tutan büyük eserler arasında görüldü. Arnold 1888’de, Liverpool’da öldü.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09f1564-2044-4d36-94b4-8a217a32a577.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliler İçin Kafa Kağıdı Sureti</image:title>
            <image:caption>“Oturma odası kafası var sizde biraz
Yatak odası kafasıyla üzerinizdekiler güzel
Mutfak kafasıyla ağzınızı şapırdatıyorum
Serinlik kafası arıyorsunuz bir sala sesi duysanız
Biraz perde kafası olmuş sizinkisi”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b84270c-b1af-4b82-85a4-8181de1f1f9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gen Ötesi - İnsan Sonrası</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan, somut meyvelerini ise 21. yüzyıldan itibaren vermeye başlayan “epigenetic paradigma”, 20. yüzyıla neredeyse baştan sona hâkim olan “genetik paradigma”yı sorgulamakta, onun sınırlarını, eksiklerini, içerdiği sorunları ve çelişkileri gösterirken onu da kapsayan daha bütünleyici bir çerçeve sunmaktadır.
Epigenetik, genetiğin bir kısmını aynıyla devralma, bir kısmına itiraz etme, bir kısmını ise tashih edip tamamlama iddiasındadır. Giderek ivme kazanan bu dönüşüm, felsefe-bilimde farklı bir “doğa” ve daha özelde “insan doğası” tasarımı da teklif etmektedir. Modern fizikte yaşanan devrime nispetle çok daha sıkıştırılmış bir zamanda gerçekleştiği anlaşılan bu dönüşümün, bir disiplin olarak biyolojinin yapısal farklarını vurgulamanın ötesinde ne gibi felsefi anlamlar barındırmakta olduğu bu çalışmanın ele aldığı konular arasındadır. 
Özellikle çevreyle etkileşimin kritik rolüne yaptığı vurguyla epigenetik, gen ve genetik merkezli biyolojiyi, paradigma içi revizyonlardan öte köklü bir dönüşüme zorlamakta; kültür/çevre etkisini hesaba katan; “gelişim” olgusunu ve “etkileşim ağları”nı merkeze alan; indirgemeciliği “karmaşıklık”, “beliriverme” ve “çoklu-gerçeklenebilirlik” benzeri fenomenlerden hareketle açıklamaya çalışan daha bütünlemeci bir biyoloji tasarımı önermektedir.
***
Ketebe Yayınları, epigenetik konusunda Türkçedeki bu ilk telif eseri yayımlamakla hususen biyoloji felsefesine yaptığı katkı dolayısıyla kıvanç duymaktadır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d69b7c90-ee22-4d61-a457-d0574b09d789.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk İçre Bir Ayine</image:title>
            <image:caption>Mektup günümüzde o eski ihtişamlı yerini kaybetmiş görünse de, insanlık tarihinin şimdiki teknolojik imkanların mevcut olmadığı uzun asırları boyunca en mühim iletişim aracı olmuştur. Allah yoluna davetin mücadeleli ve çetin tarihinde de mektupların çok hayatî bir rol oynadığı görülür. Tasavvufta da mektubun çok önemli bir irşad ve tebliğ vasıtası hâline geldiğini görürüz. Nasıl ki sözün girdiği her biçim -bilhassa şiir gibi- sûfîlerin elinde hakikatleri anlatmak için birer vesile olmuşsa, mektuplar da öyle olmuştur. İlk dönemlerden itibaren âriflerin dostlarına, devlet büyüklerine, ihvanlarına, dervişlerine yazdıkları mektuplar, marifetullah ile, irfan ve hakikate ilişkin meselelerin açıklanmasında önemli bir zemin olmuştur.
Elinizdeki kitapta, Peygamber Efendimiz’den günümüze dek tarih boyunca yaşamış Allah dostlarının, İslâm büyüklerinin mektuplarından bir güldeste yapmaya çalıştık. Eminiz ki okuyucu bu mektûbâtlar mektûbâtını okurken kendisini, her biri ayrı ayrı renklerle ve farklı farklı güzelliklerle cilveger olan, her birinden ayrı birer rayihanın hissedildiği çeşit çeşit çiçeklerle dolu bir gülşenâbâda girmiş gibi hissedecektir.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3069b79-57fd-4b31-801c-7caf55618c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Müteahhir Dönem Maturidi Kelamı</image:title>
            <image:caption>Mâturîdî kelâmının nev’î şahsına münhasır bir numunesi olarak anılmaya layık” Şemsüddîn es-Semerkandî, müteahhir dönem kelâm ilmi için çok önemli bir isim olmasına rağmen hayatı konusunda çok az bilgiye rastlanmaktadır. Ancak Şemsüddîn es-Semerkandî’nin felsefî-kelâm usûlüne hâkimiyeti, mantık sahasındaki yetkinliği, bugün pozitif bilimler olarak nitelendirilen ilim şubelerindeki eserleri ve hakkında paylaşılan sınırlı bilgiler kendisinin hayatı ve kelâm düşüncesine dair ayrıntılı bir araştırma yapmayı gerekli kılmaktadır. Melikşah Sezen, Şemsüddîn
es-Semerkandî’nin şahsını, yaşadığı coğrafyayı, hocalarını, eğitimini, talebelerini ve eserlerini tetkik etmek yoluyla literatürdeki bu büyük boşluğu dolduruyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2679fce8-aa67-473e-be4f-08fbbdb858d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman ve Hayat</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatı için aslında yeni bir tür olan roman, bugün artık Türk okuru için de “edebiyat” denince akla gelen ilk edebi türlerden biri. Peki romanın Türkiye’ye girişi nasıl oldu? İlkin nasıl romanlar okundu, nasıl romanlar yazıldı? Aydınlar ve halk roman türünü nasıl algıladı? Romanın hayatla, özellikle de Türk hayat tarzıyla ilişkisi nedir? Ahmed Midhat Efendi, Fatma Aliye Hanım, Tevfik Fikret gibi son dönem Osmanlı edebiyatçıları romanın hayat ve ahlakla ilişkisi için neler dediler? M. Fatih Andı Roman ve Hayat’ta, esasen çok temel ve merkezi olan bu gibi pek çok sorunun cevabını ilmi bir bakış açısı ve özgün üslubuyla veriyor.
“Her roman, farklı gözlerle görülen hayatın farklı kalemlerden yeniden yorumlanışı demektir. Her romancı, kaçınılmaz olarak, kendi idrâk edebildiği, farkına varabildiği ve kuşatabildiği hayatı eserine taşıyabilir. Hayatın bu şekilde “hayatlar”a dönüşmesi, okuyucunun hayatında da okunarak edinilen “hayatlar”ın zenginliğinin, birikiminin ve deneyimlerinin mevcut hâle gelmesi mânâsını taşır. Bu değişmedir, başkalaşmadır.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c312e6b1-bd45-40e6-bfa2-add1cb79047e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Olup Bitenler Hakkında</image:title>
            <image:caption>“bazı arkadaşların cepheden dönerken
bazı arkadaşların şiir fabrikalarında asgari köle
-ankara’da yenen taze meyvanın, oğullarına ölünen
yalan dünyanın- kuşları uçmuyor üzerimizde, giden ay
çağrı almamızı kolaylaştıracak pulları anarken
ölümden dönenlere uzun beyaz şarkılar uzatan yaz
çoğu şeyin eskiden olduğu gibi birlikte yapılmaktan doğan
mutluluğu yok artık, bir çeşit organlarız, telefonlara yürüyen
bir çeşit kan.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:45:13+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e74a8f0-5282-45c4-8021-8a4e583e4410.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Gelmek Dile Gelmek</image:title>
            <image:caption>“Ben, bayanlar ve baylar, her yaşama başlangıçtan beri eklemlenen toplanmış yazılar için ‘dövme yapmak’ deyiminden başka daha uygun bir deyim bulamıyorum. Bu deyimi her şeyden önce değişmecesel anlamda kullanıyorum, bunu kullanırken Orta Çağ’daki hacıların boyadıkları derilerini ya da denizcilerin, uzaklardan gelen yabancıların, panayırda gösteri yapanların ya da 18. yüzyılın sonlarından beri derilerinde silinmeyen resimler taşıma büyüsüne kapılan fetişistlerin vücutlarını düşünmüyorum. Benim düşündüğüm şey, bize temel sözcüklerimizi önceden söyleyen ve temel imgelerimize kızgın bir şey ile vuran ruh dövmeleridir; bunlar anlam düğümlenmesi ve yaşantının açtığı yol olarak içimize saplanan sinir dövmeleridir; bunlar tehlike ve eylem, geri çekilme ve özlem için sinyaller gönderen, algılanan şeylerin beyindeki fizyolojik izleridir. Bu açıdan bakıldığında daha sonra sayfa yazıcıları olacak, yazılmış sayfalardan söz etmem yeterli değil. Yazmanın yaptığı, bir tür erken programlama, gelişigüzel öğrenilmiş bir şey değildir.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>