﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315c3b9e-e388-4a70-8789-dba65ad42ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Uyku Zamanı</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar yine komik işler peşinde! 
Çılgın kahramanlar şimdi uyumaya hazırlanıyor. 
 
Küçük Bay ve Bayanlar, 1971’den beri dünya çapında 100 milyondan fazla çocuğun yüzünü güldürüyor. Şimdi sıra çocuğunuzda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faaedd88-bf7f-47e9-a171-6a5cdb028cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Sporunun Zafer Abideleri</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Sporunun Zafer Abideleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a8d054-c8f8-4c10-9455-c78077f64cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Şahane</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar, 1971’den beri dünya çapında 100 milyondan fazla çocuğun yüzünü güldürüyor. Şimdi sıra çocuğunuzda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36d04caa-c3ec-4bb2-8887-e5b331ffe705.jpg</image:loc>
            <image:title>I Love Unicorn Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Şirin, neşeli ve eğlenceli! Unicorn resimlerini boya kalemlerinle renklendir, çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/296572d5-dccb-4397-a964-efee933e4096.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Oku - Lena Kırpık Kaş</image:title>
            <image:caption>Yüzündeki çillerle tarçınlı sütlaçtan bile tatlısın Lena!

Gülşen Manisalı&apos;nın &apos;&apos;SEN de OKU&apos;&apos; koleksiyonu için kaleme aldığı Lena Kırpık Kaş, yüzündeki çillerden kurtulmanın yollarını ararken başına olmadık kazalar gelen bitirim bir kız çocuğunun matrak hikâyesini anlatıyor.

Zamane çocuklarının pratik zekâlarına ve sorun çözme becerilerine hayranlık uyandıran yazar; bizi biricik kılan farklılıklarımızın güzelliğine değinirken dış görünüşümüzle barışık olmanın önemine de vurgu yapıyor.  

Eğlenceli dili ve karikatür kahramanlarını aratmayan tiplemeleriyle kıpır kıpır bir maceraya açılan kitap, okurların merak duygusunu kabartmakla kalmıyor aynı zamanda onları düşündürüyor, taşındırıyor, biraz da kaşındırıyor! 



Küçük Lena&apos;nın çilleriyle başı dertte!
Aynaya her baktığında çillerine duyduğu nefret katlanıyor.  
Öyle ki Lena kendini, sanki biri yüzüne tarçın serpmiş gibi hissediyor.
Tevekkeli değil, en iyi arkadaşı Deniz suratının tarçınlı sütlaç gibi göründüğünü söylüyor. 
Oysa bu haksızlık! Sınıftaki diğer kızların pamuk kadar beyaz, lekesiz yüzleri varken Lena makus kaderine boyun eğmek istemiyor.

Ve en sonunda gözünü karartıp, yüzündeki çillerden kurtulmak için harekete geçiyor. Lena&apos;nın pes etmeye hiç ama hiç niyeti yok. Ama sanki biraz yardıma ihtiyacı var...

Kendimizle ilgili beğenmediğimiz veyahut kusur olarak gördüğümüz şeylerin gerçekte bizi mükemmel kıldığını gösteren bu neşeli kitap, bakış açımızı çeşitlendirmek için bizleri yüreklendiriyor.

Mizahtan beslenen anlatısını Berna Dörtpınar&apos;ın çizimleriyle coşturan Lena Kırpık Kaş, aynalara küsenlerin de aynalara bakmaya doyamayanların da yüzlerini güldürmeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f2027b-9c1f-49ae-b912-4d94297f2c3b.jpg</image:loc>
            <image:title>İllüstrasyon Fikirler Kitabı</image:title>
            <image:caption>İllüstrasyon, çizim yapmaktan daha fazlasıdır; fikirleri çerçeveleyen ve aktaran bir sanattır. Bu kolay anlaşılır ve ilham verici rehber, iyi illüstrasyonlar yapmak için gereken bazı temel unsurları açıklıyor. İllüstrasyon dünyasının dört bir yanından ustalara ve çalışmalarına yer veren kitap, yaratıcılığınızı ortaya çıkarmanıza ve her türlü brief’i çözmenize yardımcı olacak 40 yeni yaklaşım sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a7f961-c6a6-4bf1-b10e-939341f88196.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sözler Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>Bir şeyin koleksiyonunu yapmak deyince aklına neler geliyor? Gittiğimiz yerlerden topladığımız magnetler, en sevdiğimiz oyuncaklar, sinema biletlerimiz... Peki sence, güzel sözleri de biriktirebilir miyiz? Bu kitapta, Peygamber Efendimiz’in (sav) güzel söz söylemeye dair öğüdünü dikkate alarak güzel sözlerin koleksiyonunu yapan küçük bir kızın hikâyesine eşlik edebilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f1b673-389b-4d27-8626-6ae84ff0d941.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncü Kadınlar Ajandası 2024</image:title>
            <image:caption>Cem Yayınevi’nin 2024 Ajandası geçmiş yıllardan farklı. Ajandamız bu yıl tek kişi üzerine değil pek çok kişi üzerine kuruldu. Kadının toplumdaki yerinin neredeyse sadece kâğıt üzerinde kalmış hukuki metinler zemininde tartışıldığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, tarihe bakmak istedik. Kimi çarpıtılmış bir imgeyle hatırlansa, kimi unutulsa, hatta kimileri bile isteye görmezden gelinse de kadınlar tarihte var oldular. Dahası var, kadınlar öncülük ettiler. 2024 Ajandamız öncü kadınlara bir saygı duruşudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d243b1c-0eaf-449d-ac8b-90ec311f4031.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan İnsanlar Müzesi</image:title>
            <image:caption>Yitirdiğiniz sevdiklerinizin geride kalan eşyalarını saklayacak yeriniz yoksa ve onlardan kurtulmanız tek çareyse bu kitap tam size göre.  Hâlâ annesinin ani ölümünün etkisinde olan Jess, şimdiye kadar yaptığı en zor şeyi yapmak üzeredir: satılabilmesi için çocukluğunun evini boşaltmak. Jess bir ömrü barındıran hatıraları gözden geçirirken bir türlü ayrılamayacağı bir şeyle karşılaştığında her şey durur: eski bir ansiklopedi seti. Tamamen geri dönüşüme hazır, yıpranmış sayfalar. Jess’e göre ise sevgiyi ve annesinin  her zaman sahip olmasını istediği geleceği temsil eden kâğıtlar. Jess kitaplara yeni bir yuva bulmaya çalıştığı esnada mektuplarla, fotoğraflarla ve eski eşyalarla dolu, depo olarak kullanılan ve Sıradan İnsanlar Müzesi olarak bilinen bir mekân keşfeder.  Kendisini bir anda deponun gizemli sahibiyle birlikte müzenin resmi olmayan sorumlusu olarak bulur.  Bakımını üstlendikleri ve korumaları altındaki objelerin geçmişini araştırırken yalnızca nesillere ve kıtalara yayılan yürek burkan hikâyeleri çözmekle kalmaz, eve ve kendilerine dair uzun süredir gömülü sırları da gün yüzüne çıkarırlar. Mike Gayle’in terk edilmiş bir hatıra kutusundan ilham alan ve gerçek bir hayat hikâyesine dayanan romanı Sıradan İnsanlar Müzesi, anılar ve kayıplar, geride bıraktıklarımız ve kendimiz için yarattığımız gelecek hakkında dokunaklı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8344b159-be96-418e-a84b-c36cfacf2737.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıların İktidarı</image:title>
            <image:caption>Michael Brooks, Sayıların İktidarı: Matematik Dünyamızı Nasıl Şekillendirdi? adını verdiği kitabında çağlar boyunca bizim rehberimiz oluyor. Matematiğin, insanlığı göçebelikten medeniyete fırlatan temel yeniliklerden biri olduğunu ve o zamandan bu yana insanlığın her büyük sıçrayışında etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Bu kitapta eski Mısırlı rahipler, Babilli bürokratlar, ortaçağ mimarları, düello yapan İsviçreli kardeşler, Rönesans ressamları ve çevrimiçi dünyanın altyapısını icat eden tuhaf bir profesör var. Onların hikâyeleri matematiğin icadının, en az ateşin keşfi kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Sayıların İktidarı, ilk sayfasından son sayfasına kadar matematiği insan olmanın anlamının özüne kadar didik didik ediyor. “Matematiği seviyorsanız bu kitaptan fazlasıyla keyif alacaksanız. Ama siz de matematikten biraz olsun korkuyorsanız (benim gibi), bu kitaba bayılacaksınız!” Andrea Wulf, Doğanın Keşfi’nin yazarı “Matematiğin insan uygarlığı üzerindeki devasa etkisine dair samimi, akıcı bir anlatım.” Ian Stewart, What’s the Use kitabının yazarı “Michael Brooks hem medeniyetin canlı tarihini kaleme aldı hem de matematiğin iktidarına dair enfes bir giriş yazdı. Bunlardan herhangi birini yapmak bile bir başarı sayılacakken ikisini aynı anda yapmak mucizeyle eşdeğer.” Tim Harford, The Data Detective’in yazarı “Matematik öylesine eşsiz bir alan ki çok daha önceki sonuçlar bile zaman içinde değişmiyor. Bu kitap yalnızca matematiğe bir sevda mektubundan ibaret değil, aynı zamanda matematiğin değerinin anlaşılmasına dair önemli bir ders veriyor ve matematiğin insanlık tarihindeki kıymetli rolünü gözler önüne seriyor.” Mario Livio, astrofizikçi ve Galileo and the Science Deniers’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26877449-a1a2-447e-be75-68328c3810b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ey okur! Bu dünyada saygınlık kazanma peşinde olsaydım, kendimi eğreti ve uydurma güzelliklerle donatırdım. Aksine istediğim, beni bütün sadeliğim, doğallığım, sıradanlığım içinde görmeleri, hiçbir özenti ve yapaylık peşinde olmadığımı anlamalarıdır, çünkü ben kendimi anlatıyorum burada.” 
 
Fransız edebiyatının en eski, ama aynı zamanda en modern eserlerinden biri olan Denemeler’de (1595) Montaigne okuru, eserinin öznelliğini belirterek selamlıyor. Arkadaşı La Boétie öldükten sonra, birlikte tartıştıkları konuları tüm dünyaya açmaya karar verip eline kalemi alıyor. Arkadaşlıktan eğitime, felsefeden kitap okumaya, dinden ölüme kadar çeşitli alanlarda düşüncelerini yazıyor. Kendinden yola çıkarak insanlık ve buna bağlı kavramlar üzerinde geziniyor; insanın dünyadaki yerine ve düşüncelerine, eylemlerine dair köklü önermeler sunuyor. 
 
Ele aldığı evrensel ve zamansız konularla Denemeler, yazıldığı ilk dönemden günümüz modern dünyasına dek geçerliliğini hâlâ sürdürüyor; kişisel yazım ve felsefi anıt arasındaki dokunulmaz yerini korumaya devam ediyor. 
  Alfa Yayınları olarak Montaigne’in eksiksiz tüm Denemeler’ini yayımlamış olmaktan gurur duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b090ca58-c796-437c-b5e1-c81eb12980e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Notlar / Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yazın ve düşünce tarihi açısından en özgün yazar ve yaratıcılarından birini tanımak, araştırmak, yeniden düşünmek ve değerlendirmek isteyenler için, Kemal Tahir’in Notlar’ı şimdiden büyük bir kaynak yapıta dönüşmüş bulunuyor. Notlar, Kemal Tahir’in eşsiz düşünce serüveninin yıllar boyu hangi aşamalardan geçtiğinin en somut belgesini oluşturdukları gibi, bugünün ve yarının kuşaklarına dopdolu bir yaşamın tüm birikimlerini de aktarıyorlar. Notlar dizisinin yayımını sağlayan Kemal Tahir Vakfı, böylece tarihsel bir görevi gerçekleştirmenin mutluluğunu paylaşıyor. Kemal Tahir’in özellikle 1940-1950 arasındaki dönemde yazdığı mektuplar, bir yazın adamının, cezaevi koşulları altında bile, kendi çağı çalışmaları ve başka sanat ve düşün insanlarıyla ilişki ve dostlukları üstüne tanıklıkta bulunuyor. Nazım Hikmet, Orhan Kemal, Halikarnas Balıkçısı gibi Cumhuriyet dönemi yazın dünyasının unutulmaz öncüleriyle sürekli yazışmaları gerçekleştiren Kemal Tahir, ayrıca, daha kişisel mektuplar da yolluyor: 1940 öncesindeki eşi Fatma İrfan’a ve 1950’ler sonrasında evleneceği, sonraki eşi Semiha Tahir’e... Türkiye’yi ömrü boyunca hiç eksilmeyen bir tutkuyla seven Kemal Tahir, Notlar’ının son kesitini oluşturan Mektuplar’da, en insancıl boyutlarıyla da tarih platformundaki yerini alıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca90551-da80-4e18-bd01-c326d3c7f081.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Papağanlar Nereden Geldi?</image:title>
            <image:caption>Bu sabah, parktaki kuşların merak ettiği bir şey var:
Şehrin her yerini saran yeşil papağanlar nereden geldi?
 
Kendilerinden oldukça farklı görünen bu kuşlarla parklarını artık paylaşmak istemiyorlar. Onları geldikleri yere geri göndermek için
bir planları var. Acaba bu plan işe yarayabilecek mi? Daha da önemlisi, kuşlar yaptıkları bu planın gerçekten işe yaramasını isteyecek mi?

“Yeşil Papağanlar Nereden Geldi?” renklerimiz ne olursa olsun
günün sonunda aynı yağmurda ıslandığımızın öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5f2880-8a50-4666-8b21-92c6d5c6625a.jpg</image:loc>
            <image:title>K-Pop Sırları</image:title>
            <image:caption>TÜM ZAMANLARIN EN POPÜLER MÜZİK GRUBUNDA YER ALMAK İÇİN, ARKADAŞLARINI, GELECEĞİNİ VE İNANDIĞIN HER ŞEYİ TEHLİKEYE ATMAYA DEĞER Mİ? 
Hayatını Kore asıllı Amerikalı kız rolü̈ oynayarak geçiren Candace Park’ın olağanüstü̈ bir yeteneği vardır. Çok iyi şarkı söyleyebilen Candace Park, binlerce kişi arasından dünyanın en büyük K-pop şirketinin ilk kız grubuna seçilmeyi başarır. 
Ancak bir K-pop adayının hayatı Candace’ın sandığı kadar kolay ve konforlu değildir maalesef. 
Şirketin Seul ’deki ana merkezinde işler hiç de kolay yürümez. Bu işin katlanılması zor sayısız kuralı vardır. En katı yasaklardan biri de aşktır... ÂŞIK OLMAK YASAK! 
Fakat aşktan kaçmak Candace için zamanla uygulaması imkânsız bir kurala dönüşecek ve bu durum K-pop dünyasında büyük bir skandalın patlamasına neden olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5439e917-6422-49f0-9efb-584f8695c001.jpg</image:loc>
            <image:title>Maneki Neko</image:title>
            <image:caption>Japonların iyi şans kitabı 
 
Japonya’nın ata dini Şintoizm’de, para, aşk ya da şansı getirmesi için yapılan çok sayıda âdet bulunur. Aynı şekilde Budizm ve Okinawa ile Hokkaido bölgelerindeki animist dinlerin de bu konular için kendi ritüelleri vardır. Peki bu ritüeller nasıl işler ve iyi şansı kendi isteğimizle elde edebileceğimizi söyleyen bu inancın altında hangi tarih ya da derin anlam yatmaktadır? Günlük alışkanlıklarımızla iyi şansı nasıl hayatımızın bir parçası yaparız? Bu kitap, size şans getireceğini ve dileklerinizi gerçekleştireceğini iddia eden, bazıları sihirli, bazıları pratik, çoğu da Japon kültüründen gelen tüm inanışları incelemektedir. Çeşitli ritüelleri kolay ve motive edici bir şekilde öğrenmenin yanı sıra, iyi şansın özünü̈ ve onu doğru alışkanlıklarla hayatımıza nasıl dahil edebileceğimizi keşfedeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d14c7800-e3a7-4a6c-95bd-91b043295af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sticker Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı, eğitici etkinlikler kitapları ile okula başlamak için hazırlanan çocuklarımız şahane bir kaynakla tanışacak. Okul için gerekli olan beceri, bilgi ve merak duygusunu besleyecek olan bu kitaplarla, çocuklarınızla beraber eğlenceli vakit geçireceksiniz. Öğretirken eğlendiren, görsel algı ve dikkat gelişimine fayda sağlayacak etkinlikler, okula hazırlanan yavrularımıza katkı sağlayacak. Her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz bu kitapların en önemli özelliği çıkartmalı olması. Çocuklarımız büyük bir merak duygusu içerisinde dikkatle, verilen çıkartmaları bulup yapıştırırken, onlarla ilgili aktiviteleri de büyük bir heyecanla yapacaklar. Kalemle ve etkinliklerle yeni tanışan minik parmaklarla buluşmak için sabırsızlanıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/884a3704-ffb3-483f-b07d-54e7696c0e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Sticker Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı, eğitici etkinlikler kitapları ile okula başlamak için hazırlanan çocuklarımız şahane bir kaynakla tanışacak. Okul için gerekli olan beceri, bilgi ve merak duygusunu besleyecek olan bu kitaplarla, çocuklarınızla beraber eğlenceli vakit geçireceksiniz. Öğretirken eğlendiren, görsel algı ve dikkat gelişimine fayda sağlayacak etkinlikler, okula hazırlanan yavrularımıza katkı sağlayacak. Her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz bu kitapların en önemli özelliği çıkartmalı olması. Çocuklarımız büyük bir merak duygusu içerisinde dikkatle, verilen çıkartmaları bulup yapıştırırken, onlarla ilgili aktiviteleri de büyük bir heyecanla yapacaklar. Kalemle ve etkinliklerle yeni tanışan minik parmaklarla buluşmak için sabırsızlanıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a07d25-a0ce-4209-986d-25fca6abbab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sticker Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı, eğitici etkinlikler kitapları ile okula başlamak için hazırlanan çocuklarımız şahane bir kaynakla tanışacak. Okul için gerekli olan beceri, bilgi ve merak duygusunu besleyecek olan bu kitaplarla, çocuklarınızla beraber eğlenceli vakit geçireceksiniz. Öğretirken eğlendiren, görsel algı ve dikkat gelişimine fayda sağlayacak etkinlikler, okula hazırlanan yavrularımıza katkı sağlayacak. Her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz bu kitapların en önemli özelliği çıkartmalı olması. Çocuklarımız büyük bir merak duygusu içerisinde dikkatle, verilen çıkartmaları bulup yapıştırırken, onlarla ilgili aktiviteleri de büyük bir heyecanla yapacaklar. Kalemle ve etkinliklerle yeni tanışan minik parmaklarla buluşmak için sabırsızlanıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083217b8-c338-459f-a83b-211207a79420.jpg</image:loc>
            <image:title>Sticker Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı, eğitici etkinlikler kitapları ile okula başlamak için hazırlanan çocuklarımız şahane bir kaynakla tanışacak. Okul için gerekli olan beceri, bilgi ve merak duygusunu besleyecek olan bu kitaplarla, çocuklarınızla beraber eğlenceli vakit geçireceksiniz. Öğretirken eğlendiren, görsel algı ve dikkat gelişimine fayda sağlayacak etkinlikler, okula hazırlanan yavrularımıza katkı sağlayacak. Her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz bu kitapların en önemli özelliği çıkartmalı olması. Çocuklarımız büyük bir merak duygusu içerisinde dikkatle, verilen çıkartmaları bulup yapıştırırken, onlarla ilgili aktiviteleri de büyük bir heyecanla yapacaklar. Kalemle ve etkinliklerle yeni tanışan minik parmaklarla buluşmak için sabırsızlanıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18fe5e06-bd01-4364-a59d-62682ec73666.jpg</image:loc>
            <image:title>A&apos;dan Z&apos;ye Astronomi</image:title>
            <image:caption>Uzay; asteroitler, kuyruklu yıldızlar, aylar, gezegenler, yıldızlar, takımyıldızlar ve galaksilerle dolu. Bunlar hemen göze çarpanlar. Bir de ancak en ileri teknolojili teleskoplarla görülebilen ya da algılanabilen öte gezegenler, kara delikler, pulsarlar, kuazarlar, nötron yıldızları, bulutsular ve daha başka pek çok şey var. Bu kitap, tüm bu gök cisimlerinin nasıl oluştuğuna, tüm bu kozmolojik olayların nasıl meydana geldiğine dair temel bilgiler içeriyor. 
A’dan Z’ye Astronomi sizi bilim tarihinde bir gezintiye çıkarıyor, size astronominin –insanın ta en başından beri kozmosu gözetlemeye ve sırlarını çözmeye çabalayışının– öyküsünü anlatıyor. Evren sonlu mu sonsuz mu? Öte gezegenlerde hayat var mı? Gökcisimleri neden birbirini çeker? Gama ışını patlaması nedir? Astrobiyoloji nedir? gibi sorularınıza tatmin edici yanıtlar veriyor. 
Hiçbir sorunuz yanıtsız kalmasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/771037e4-a3c0-4e30-b53a-c82caac65c88.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Tercihi</image:title>
            <image:caption>Kamu Tercihi teorisi, işletme teorisinde epey iyi bilinen bir sorun olan vekalet probleminin (agency problem) Politik ekonomiye uyarlanmasıdır. Vekalet sorunu, basitçe bir işçi – işveren çıkar çatışmasıdır. Mesela bir lokantacının ana amacı bir üründen daha fazla satmakken garsonunki daha çok bahşiş almak olabilir. Bu herkesin bildiği ve farkında olduğu problem nedense refah devleti savunucuları ve diğer kolektivistlerce göz ardı edilmektedir. Onlar politikacıların ve bürokratların şahsi çıkarları için çalışacaklarına değil ülke genelinin çıkarlarının peşine düşeceklerine ilişkin naif bir algıya sahiptirler. 
 
Halbuki işletmeciler haklıdır: asille vekilin çıkarları sıklıkla çatışır ve vekil asil için değil kendisi için çalışır. Bunu yaparken de kendisine müttefikler bulur. Milletvekillerinden oluşan Meclislerin Milletlerin değil vekillerin çıkarı için çalıştığına, bu işleyişi bilen bazı organize çıkar guruplarının kendilerine çıkar yonttuklarına sıklıkla şahit oluruz. 
 
Eamonn Butler, bu kitapta kamu tercihi teorisinin tarihini özetliyor, gelişimini ve dallarını inceliyor, demokrasilerin bu sorundan nasıl korunabileceğine ilişkin çözüm yolları öneriyor ve konu hakkında derinleşmek isteyen okura yön gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e00e7e18-63bc-4c6e-a406-644e78e2f168.jpg</image:loc>
            <image:title>Bukalemunlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Félix Ventura bir anı tüccarı, bellek satıcısı. Geçmişinden utanan, toplumdaki konumunu yükseltmek isteyen iş adamlarına, politikacılara, generallere gurur verici başarılarla dolu zengin bir soy ağacı yaratıyor, yepyeni geçmişler uyduruyor. Bir gün Angola kimliğini arayan gizemli bir yabancının gelişiyle her şey baş döndürücü bir büyüyle tepetaklak oluyor, geçmiş bugünü istila ediyor.
Bir gekonun ağzından anlatılan bu roman değişen toplumun başkalaşan insanlarından farklı farklı haller, hikâyeler sunuyor. Félix Ventura’yla yolu kesişen karakterlerin her biri bukalemun gibi yeni gerçekliklere bürünüyorlar, fakat toplumsal hafızaya kazınmış geçmişlerinin şiddetinden kaçamıyorlar.
Bukalemunlar Kitabı, Franz Kafka, Gabriel García Márquez, Jorge Luis Borges gibi yazarların izinde büyülü gerçekçiliğin araçlarını kullanarak hafızanın tutarsızlıklarını adalet ve bireysel kimliğin inşaası zemininde sorgulayan bir roman. Hakikatin doğasına ve hikâye anlatımının gücüne dair döngüsel bir anlatı…
&quot;Değişen kimliklerin incelikli ve büyüleyici hikâyesi.&quot; –Kirkus
&quot;J. M. Coetzee ile Gabriel García Márquez&apos;i bir araya getirdiğinizde Portekiz&apos;in Nobel Ödülü için bir sonraki adayı José Eduardo Agualusa&apos;yı elde edersiniz.&quot; –Alan Kaufman
&quot;Kuşkusuz kendi kuşağının Portekizce yazan en önemli yazarlarından&quot; –Antonio Lobo Antunes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/275c3e85-7e06-478d-a734-7f9ea86c7fe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Yedi Ölçüsü</image:title>
            <image:caption>Tarihin başlangıcından bu yana yaptığımız ölçümler, evren, toplum ve doğaüstüne dair anlayışımızı şekillendirerek dünya deneyimimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. İtalyan fizikçi Piero Martin bu kitapta okuru insanlığın ortak kültür hazinelerinden yedi temel ölçünün; metrenin, saniyenin, kilogramın, kelvinin, amperin, molün ve kandelanın hikâyesinin merkezde olduğu bir yolculuğa çıkarıyor. Her bölümde bir ölçüm sisteminin tarihçesini, işlevini, uygulanış biçimini anlatırken aynı zamanda her bir birimin klasik fizikten kuantum mekaniğine, görelilikten kimyaya, kozmolojiden temel parçacık fiziğine ve tıptan modern teknolojiye kadar bilime nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor. Dünya’nın aslında bu ölçülerle ne kadar büyüdüğünü ve küçüldüğünü gözler önüne seriyor; sonsuz küçükten sonsuz büyüğe uzanan bu serüvende insan olarak yerimizi bir kez daha düşünmemizi sağlıyor. 

“Piero Martin’in keyifli kitabı, yedi ölçü biriminin gelişimini insan hikâyeleriyle birleştiriyor. Her hikâye lezzetli bir lokma –ve ben hepsini bir oturuşta silip süpürdüm.” –Steven Cowley, Princeton Plazma Fiziği Laboratuvarı Direktörü
“Dünyanın Yedi Ölçüsü şimdiden rekor kırdı: Yale University Press, çeviri haklarını daha kitap çıkmadan satın aldı. Bu göz ardı edilebilecek bir gerçek değil. Üstelik Amerikalıların, bilim insanlarının kapasitesi ve kitaplarını dünya genelinde yayma güçleri düşünüldüğünde, yabancı fizikçilerin yazdığı kitapları tercüme etmeleri alışılmış bir durum değildir. Ama bu sefer hayal gerçek oldu.” –Il Gazzettino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93b60e1-fb94-4fc7-950a-2ebad5f0e427.jpg</image:loc>
            <image:title>Napolyon</image:title>
            <image:caption>“Yaptığım yalnızca, onların cesaret edemedikleri bir eşiği zorlayıp aşmakta gösterdiğim kararlılık. Onların söylemek ya da yapmaktan kaçındıklarını söylüyor ve yapıyorum. O yüzden ‘kahraman’ diyorlar bana.”
 
“Bizi çökerten onun ve adamlarının maddi güçleri değil Napolyon’un zekâsı ve ruhi kudreti oldu!” diyordu doğunun ve batının tüm hükümdarları. 18. yüzyılın sonu ila 19. yüzyılın başlarına damgasını vurmuş Napolyon’un roman tadında yaşadığı oldukça çalkantılı sergüzeşti; kısa ömrüne sığdırdığı birbirinden çetin savaşları, dostlukları, sevgileri, ihanetleri ve hırslarıyla birlikte incecik bir zaman eleğinden süzülerek seriliyor gözler önüne.
 
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, &quot;günümüzün Peyami Safa&quot;sı olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden Avrupa tarihinin en ünlü ve en tartışmalı siyasi figürlerinden birisi olan Napolyon’un nefes kesen hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad46bafc-3b2c-49f2-8f90-c8ee9d367a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Basiret</image:title>
            <image:caption>Benim eleştirilerim genelde doğrudan şahıslara, markalara, ideolojilere yönelik olmuyor. Meseleyi kişiselleştirmemeye ciddi bir özen gösteriyorum. Benim de içinde yaşadığım, bir parçası olduğum toplumsal vasata, onun içindeki bazı tipolojilere odaklamaya çalışıyorum eleştirilerimi. Elbette üslup da çok önemli benim için. “Le style c’est l’homme même.” Yani üslup ayniyle insandır. Buffon’un bu sözünü çok severim. Kurduğunuz cümlenin hakikat içeriği, ötekine nüfuz kapasitesi asla üslubunuzdan bağımsız değildir. Bence işler böyle olduğunda eleştiri yapıcı, inşa edici, taş üstüne taş koyan bir role sahip olabiliyor. Bence Türkiye’nin en önemli eksikliklerinden biri de polemik ve eleştirinin genelde böyle bir işleve sahip olmamaları.
 
Besim F. Dellaloğlu, Sosyolojik Basiret: Duvar ve Perspektif Yazıları’nda bir sosyolog olarak üzerinde çok durulan, tartışılan ve çözülemeyen kavramlar etrafında bir Türkiye panoraması çiziyor.
Dellaloğlu bu yazılarında, faşizm, toplum, ideoloji, muhafazakârlık, burjuvazi, futbol, kültür, maarif, kamu, oryantalizm, akademisyenlik, kanon, gelenek, edebiyat, aydın, entelektüel, okuryazarlık, ahlak gibi meselelere gündelik hayatı ve siyaseti dahil ederek Türkiye merkezli, olgunlaştırılmış, terbiye edilmiş tespitler ve “okumalar” sunuyor. 
Dellaloğlu, Sosyolojik Basiret: Duvar ve Perspektif Yazıları’yla “okuryazar”ların zihin masasında yer bulması elzem yol haritalarına bir yenisini ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420cfbd4-c518-400e-af8c-5524fe7190ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayrak, Kalpak, Revolver</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu için, 1908 yılında, İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin meşrûtiyeti ilan etmesi ile başladı. 1908 yılı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kurallarının belirlendiği, modern Türkiye için bir dönüm noktası oldu. Bununla birlikte Cemiyet, 1919 yılına kadar politik yaşamda imparatorluğun temel gücüydü. On altı makaleden oluşan bu kitap, İttihad ve Terakki Cemiyeti’ni her yönden inceliyor; Cemiyet’in politik, sosyal, ekonomik ve ideolojik fikirlerini tahlil ediyor. Derin analizlerin yer aldığı bu kitabın, yararlı ve akıcı bir şekilde modern Türkiye’nin temellerini anlamak isteyenlere yardımcı olacağını düşünüyorum.
Prof. Dr. Feroz AHMAD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0d3e3eb-5450-4775-8117-12581a291f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Dalgalar Gibi Üstümüzden Geçecek</image:title>
            <image:caption>Bir metni övmek için onun şiire ne kadar yaklaştığına vurgu yaparız. “Hattâ Tunç! Biraz kulağını bana yaklaştırır mısın, bir şey söyliyeceğim!” Bülent Ecevit&apos;in; arkadaşı Tunç Yalman&apos;a yazdığı bir mektuptan alıntıladığımız bu sözlerdeki hayal gücü, şiiri geçiyor. Robert Koleji yeni bitirmiş ve Ankara’ya döndüğü için arkadaşlarından uzak kalmış olan genç Bülent Ecevit, mektuplarından anladığımız kadarıyla aslında başkenti “Rahşanapoli” olan ütopik bir ülkede yaşamaktadır. Kendisi de bu ülkenin şairidir.
Gelecekte Türk tiyatrosunun önemli isimleri arasına girecek olan Tunç Yalman’a Bülent Ecevit tarafından yazılan mektuplar Türk edebiyatının eşsiz örnekleri arasında. Bu niteliğinin yanında, Türk toplumunun siyasi bir figür olarak tanıdığı Bülent Ecevit&apos;in inanç dünyası, edebi kişiliği, gençlik heyecanları ve daha birçok bilinmeyen yönü söz konusu mektuplar sayesinde okurun ilgisine sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e0535fd-1fe4-4945-84fd-fcf4aa2a8a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Seyrini Değiştiren Türkler</image:title>
            <image:caption>Yaptığı televizyon programlarıyla tarihi herkese sevdiren Uğur Korkmaz, alanında uzman akademisyenlerle Türkleri konuştu.
 
•Türkler için Anadolu ne ifade ediyordu ve Türkler nasıl Müslüman oldular?
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl anlatıyor.
•Asya Hunlarının siyasî ve sosyal yapısı nasıldı? Attila’ya neden “Tanrı’nın Kırbacı” deniliyordu? Dr. Başak Kuzakçı anlatıyor.
•Cengiz Han’ı diğer boy beylerinden ayıran özellikler nelerdi? Timur, Osmanlı Devleti’ni nasıl mağlup etti? Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu anlatıyor.
•Malazgirt Zaferi’ne giden yolda neler yaşandı? Sultan Alp Arslan yönünü neden İstanbul’a çevirmedi? Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu anlatıyor.
•İstanbul neden lanetlenmiş bir şehirdi? Çandarlı Halil Paşa hain miydi? Prof. Dr. Abdülkadir Özcan anlatıyor.
•Yavuz Sultan Selim babası II. Bayezid’e darbe yaparak mı tahta oturdu? Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail hiç karşı karşıya geldi mi?
Prof. Dr. Feridun M.Emecen anlatıyor.
•Batı’da “Muhteşem Süleyman” diye bilinen Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa siyaseti neydi? Sınırları üç kıtayı aşan Osmanlı Devleti’nin bu başarısında Pargalı İbrahim Paşa’nın politikaları ne kadar etkiliydi?
Prof. Dr. Abdülkadir Özcan anlatıyor.
•I. Dünya Savaşı öncesi ülke genelinde nasıl bir hava hâkimdi?
Millî Mücadele dönemi nasıl başladı? Prof. Dr. Ali Satan anlatıyor.
•Lozan Antlaşması’nın imzalanmasında İsmet İnönü ne kadar etkiliydi
ve bu antlaşma bir başarı mı yoksa hezimet miydi?
Prof. Dr. Vahdettin Engin anlatıyor.
 
Elinizde tuttuğunuz Tarihin Seyrini Değiştiren Türkler kitabı, Türkiye’nin alanında uzman kıymetli akademisyenlerini siz değerli buluşturuyor. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan olan bu eser, geçmişin ışığında geleceği umut ile selamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d472e6b9-751a-4d90-b685-11354d67852d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemin Nizamı</image:title>
            <image:caption>ÜNLÜ İSLAM ÂLİMİ ZEMAHŞERÎ’NİN SİYASETNAMESİ İLK KEZ TÜRKÇEDE
Kisrâ, zevcesi Şirin’e hitaben “Ah şu saltanat ne güzel şey, bir de dâim olsa” deyince Şirin şöyle karşılık
verir: “Dâim olsaydı bize intikal etmezdi.”
Sosyal bir varlık olan insan, tabiatı gereği tarih boyunca bir arada yaşamaya ihtiyaç duydu. Topluluklar
halinde yaşayan bireylerin huzurunun sağlanması, siyaset kurumunu zorunlu kıldı. Yönetim şekilleri
dönemlere göre değişse de bazı ilkeler tüm zamanlarda geçerliliğini korudu ve siyasetnamelerle
nesilden nesile aktarıldı.
el-Keşşâf adlı tefsiriyle İslamî ilimler tarihine damgasını vuran Zemahşerî’nin Rebîü’l-Ebrâr ve
Nusûsu’l-Ahbâr isimli eserinin siyasetle ilgili bölümleri dilimize ilk kez tercüme ediliyor.
“ÂLEMİN NİZAMI” ismiyle çevrilen eserde saltanat, sultan, adalet, zulüm, biat, kibir, tevazu, devlette
devamlılık gibi temel konular ekseninde İslâm medeniyetinin birikimi sunuluyor. Doksan sekiz konu
başlığında sahabilerin, halifelerin, âlimlerin hikmetli sözleri ibretli hikâye ve şiirlerle işleniyor. Osmanlı
ulemâsı tarafından da sık sık iktibas edilen eserde aktarılan rivayetlerin mütercim Kübra Öztürk
tarafından farklı kaynaklar ışığında notlandırılmış olması, dönemin ruhuna daha fazla ışık tutulmasını
sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/956b86a7-df7e-44da-92c4-745277e3d0b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk (Bahri) Memlükler Döneminde Hadis İlmi</image:title>
            <image:caption>Doğuşundan günümüze İslamî ilimlere dair literatürün zengin bir yekûn tuttuğu aşikâr olmakla birlikte genel olarak vahye dayalı bilginin yorumlanıp şekillendiği, farklı kültürlerin, düşünce akımlarının etkisiyle gelişip her bir ilim dalının kendi mecraını bulduğu tarihî süreç, dönemleri itibariyle tam olarak ortaya konulamamıştır. Hadis tarihi ele alınırken başta Hz. Peygamber dönemi olmak üzere hicri ilk üç asrı içine alan ve rivayet asrı diye tavsif edilen döneme geniş yer verilmekte, özellikle de beşinci asırdan sonraki süreç çoğu zaman fazla ayrıntıya girilmeden ele alınmaktadır. Üstelik daha çok belli bir dönemde telif edilen literatür üzerinde durulmakta, siyasi arka plan ve sosyal hayat genellikle ihmal edilmektedir. Nitekim hicri 7. yüzyıldan itibaren hüküm süren Memlükler dönemi de hadis ilmi açısından yeteri kadar ele alınmış değildir.
Memlükler dönemindeki hadis ilminin sadece literatür merkezli bir anlatıya dönüşmemesi ve hadis ilminin her açıdan ele alınıp muhaddislerin konumunun belirlenebilmesi için söz konusu dönemdeki hadis âlimlerinin birbirleriyle ilmî ve sosyal ilişkileri ile siyasilerle olan münasebetlerinin de ele alınması gerekmektedir. Zira askerî bürokrasinin oldukça güçlü olduğu, etnik köken ve mezhep yönünden idarecilerle halkın ayrıştığı Memlük toplumunda ulemanın, halk ile yönetici kesim arasında aracı olmak gibi önemli bir vazifesi de bulunmaktadır. Âlimlerin büyük kitleleri harekete geçirme gücünün farkında olan idareciler, bu alanda öne çıkanların desteklerini arkalarına alarak halk üzerinde meşruiyet sağlama ve otoritelerini temin etme ihtiyacı duymuşlardır. Bu nedenle savaş kararı, barış müzakeresi gibi kritik noktalarda İslâm âlimlerinin toplum üzerindeki etkisini hesaba katmak durumunda kalmışlardır.
Dr. Nagihan Emiroğlu, TÜRK (BAHRÎ) MEMLÜKLER DÖNEMİNDE HADİS İLMİ isimli bu çalışmada hicri 7-8/ miladi 13 ve 14. yüzyıllardaki hadis çalışmalarını literatür düzeyinde ele aldıktan sonra sosyal tarih anlayışına ağırlık vererek tüm bu faaliyetlerin hayat bulduğu sosyal yapıyı, toplumdaki hadis algısını, genel olarak hadis ilminin halk ve siyasiler nazarındaki konumunu değerlendiriyor. Moğollara ve Haçlılara karşı kazandığı zaferlerle tarihte iz bırakan ve yaklaşık iki buçuk asır boyunca Mısır, Şam ve Hicaz gibi İslâm dünyasının önemli bölgelerini hâkimiyeti altında bulunduran ve kurduğu müesseselerle kendisinden sonraki İslâm devletlerine tesir eden Memlük Türk Devletini hadis tarihi açısından kapsamlı bir biçimde inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f4d75bd-d168-4f08-8537-d77bd28b40de.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrana Girip Seyran Edelim</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf; tarihin tozlu sayfalarına gömülü, raf ömrünü doldurmuş ölü bir düşünce değil, aksine yaşayan bir evren algısıdır ve meseleleri geçmişe olduğu kadar günümüze de aittir. Alper Çeker; Halvetiye’nin kollarından olan Uşşâkîlik merkezli bir bakış açısından şamanizm, çilecilik, düşler, bilgi sosyolojisi, felsefe, hermetizm, gnostisizm, edebiyat ve sanat gibi başlıkların tasavvufla ilişkisini çağdaş insanın algısına hitap eden bir dille kaleme aldı. Kitabın özgün taraflarında biri de kaynakçasını başka kitapların değil, yazarın dinleme talihine erdiği, çağdaş sufilere ait sohbetlerin; yani yazılı kaynaklarda karşımıza çıkmayan sözlü kültürün oluşturuyor olması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a141ac3-64c9-4438-a19c-de11651bec75.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekkede Pişmek</image:title>
            <image:caption>“Tarîkata girmeyen derviş olamazdı. Dervişlik dereceleri geçilmeyince şeyhlik makamına yükselinemezdi. Mürşit ve mürebbi olmak kolay değildi. Her yerde, her işte daima doğruluğu telkin etmek, doğruya övmek, yalancıyı yermek, bütün tarikatlarda ilk dersti ve baş öğüttü.
Tekkenin meydan odası sohbetlerinde verilen tarîkat dersleri ve terbiyesi, cemiyete hep bu olgunlukta insan yetiştiriyordu. Onun içindir ki, “Tekke görmeyen, tekkeden geçmeyen meclis adamı olamaz, insan yüzüne çıkamaz…” derlerdi.
Bozuntuya doğru gittiği zamanlarda bile, bütün terbiye sistemi ile ve her haliyle odunu ipek yapan bir teşekkül halinde çalışan tekkeler ve tekke çevresi, son yıllarda ehliyetsiz eller elinde kalmaktan, ulvî, insanî ve ictimaî gayesini ve vazifesini, yavaş yavaş kaybetti.
Kapısı herkese açık bulundurulan tekkede ise, usûl ve erkân ile uyandırılmış koca bir meydan, ruhî ve ruhânî konserler veren muhteşem bir mutrib, bunun yanında hançere ihtilâli yapan zâkirler korosu, debdebeli bir nevbe, yer postları üstünde kurulan ve coştukça coşan bir zikrullâh âlemi hâkimdi. Zikrullâh, gönüllerde ilâhî aşkın çerağını uyandırıyor, bütün kalpleri imâr ve ihyâ ediyordu.”
Ömrünü tasavvuf ve tekke hayatının bütün yönleriyle kayıt ve tespitine adamış meşhur yazar Cemaleddin Server Revnakoğlu’nun makalelerinden oluşan bu derleme ham ruhların tekkelerde pişmek suretiyle nasılda insan-ı kâmile dönüştüğüne tercüman oluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1882d477-bf5f-4b2e-9d0b-6d751f6c8da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Dediysem O Kadar da Değil! - Neşeli Günlük 2</image:title>
            <image:caption>Şu hayatta kaç kişi sınavda kaydırma yapıp Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanmıştır ki? Evet, ben kazanmıştım işte!
Annemin dip bucak temizlik seansları, babamın gardiyanlığı, Ozan’ın uyuzlukları, babaannemin kilitlendiği televizyon programları, Nuran Teyze’nin sinir bozucu laf sokmaları olmadan dizilerdeki gibi bir gençlik yaşayacaktım nihayet! Yani en azından ben öyle sanıyordum…
Babamın kasap dükkânında çıraklık, maaile kampüs ziyaretimiz, babaannemle vahşi köy macerası, yılanlarla yaptığım korku dansı ve daha neler neler!
Size tavsiyem, gülmelik maceramı okurken gölgelik bir yerde olduğunuzdan ve kaşlarınıza oksijenli su sürmediğinizden emin olun! Çünkü deniz, kum ve güneş hayaliyle çıkılan bir tatilde başınıza neler geleceğini bilemezsiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8fb073-78e1-4fba-a7d6-76cc220361ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Mbappe - O Bir Dünya Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Kylian Mbappe’nin muhteşem hikâyesine hoş geldin. Fransız futbolunun parlayan yıldızının daha çok genç yaşta elde ettiği muhteşem başarıları ve o başarılara nasıl ulaştığını okuyacaksın. Futbol topuna ayağını değdirdiği andan dünya kupalarının yıldızı olduğu bugünlere kadar Mbappe’ye dair çok özel bilgilerle karşılaşacağın bu kitapta şu soruların cevabını bulacaksın:
*18 yaşında kazandığı Dünya Kupasının hikâyesindeki ilginç detaylar nedir?
*Haaland’la rekabet içinde mi?
*Onu yıldız yapan en önemli özelliği neydi?
*Onun futbol tarihindeki en iyi ilk 11’i kimlerden oluşuyordu?
*Hangi futbol yıldızını örnek aldı?
Bunun gibi daha birçok sorunun cevabını Mbappe-O Bir Dünya Yıldızı kitabında bulacaksın.
Haydi kapağı çevir, Fransa’nın muhteşem yıldızı ellerinde parlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02cb3a18-505a-4c81-a024-8ad451246bcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatalın Neden Tadı Yoktur?</image:title>
            <image:caption>Çatalın neden tadı yoktur? Su şeffafken buz küpleri neden beyazdır? Ya da mikrodalga nasıl yemeği ısıtıp tabağı ısıtmaz? Yaşadığımız evde cevaplanmayı bekleyen birçok soru var. Onların hepsini yanıtlamak, hem de bunu kafanızı karıştırmadan yapmak bu kitabın işi. Evinizde bir gezintiye çıkmaya ve yanıtlarını anlayamamaktan çekindiğiniz için sormaktan korktuğunuz soruları sormaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e567cbf5-ca97-43ec-b0e2-4a9d33dc98a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktakiler</image:title>
            <image:caption>Ema Vašková, kendini hep farklı hissetti. Ailesindeki kimse batıl inançlara, lanetlere ya da o tür şeylere inanmıyordu ancak Ema, kemiklerinin derinliklerinde bir şeyler hissettiğine dair yemin edebilirdi!
 
Ema, en ümitsiz anında Silvie ile tanışır ve sonunda kendisini anlayan birini bulmuştur! Ne var ki Silvie, kendinden beklenmeyen açıklamalarla dolu bir mektupla ortadan kaybolur. Artık Ema’nın tek amacı, Silvie’yi bulmaktır. Onu bulmak demek gece yarılarında evden gizlice çıkmak, karanlık dehlizlerden tek başına geçmek, kimliğini saklamak ve gizemli bir birliğin tüm sırlarını açığa çıkarma zahmetine katlanmak olsa bile!
 
SAHİPSİZLER’in yazarından tüylerinizi diken diken edecek yepyeni bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1910279-80f8-461b-b450-b95cc768c890.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben de Korkuyorum</image:title>
            <image:caption>Çocuklar bir kararla karşı karşıya kaldıklarında gerçek cesaretlerini nasıl bulabilirler?
Her birimiz hayatımızın bir noktasında bir şeylerden korkarız. Bu korkuların çoğu bilinçsizce oluşmuştur ve temelsizdir. Yaşımız ilerledikçe bu korkular yok olur veya yeni korkulara dönüşür. Bu süreç doğal bir süreçtir. Korkmak doğal bir duygudur. Bu hikâyedeki küçük çocuk, korkularını ve artık kendisi için korkutucu olmayanları diğer çocuklar için anlatıyor.

Önemli olan, korkunun bizi hayatımızı yaşamaktan veya sevdiğimiz şeyi yapmaktan alıkoymasına izin vermemek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f315e9-1c6a-4f5b-8c88-f0c8eb054c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Endişe Kavanozundan Çıkanlar</image:title>
            <image:caption>Kavanozun kapağı açılır ve endişe sinekleri artık etrafını sarmıştır.  Beno, bu sinekler yüzünden başka kimseyi, hiçbir sesi duyamıyordur. Endişe sinekleri ona fısıldayıp duruyordur: &quot;Ya hiç arkadaşım olmazsa mahalleden ya da okuldan?&quot; &quot;Ya gece belirirse bir canavar yatağımın ucunda?&quot; &quot;Ya kalırsam bir başıma dünyada?&quot; &quot;Ya kimsecikler sevmezse beni bir daha?&quot; Peki Beno, bu düşüncelerden kurtulup güzel sesleri duyabilecek mi?  Endişe Kavanozundan Çıkanlar, küçük bir çocuğun korku ve kaygıları çok yoğun yaşadığı dönemlerde görülen duygusal değişimlerini nahif bir dille anlatıyor. Küçük dinozor Beno, düşünceleri arasında çıktığı yolculukta endişelerle dolu iç sesiyle konuşabileceğini fark ediyor ve endişeli anlarda rahatlamaya nasıl odaklı kalabileceğini öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ee7149-b672-449e-aa78-7380672ba254.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs Düştü</image:title>
            <image:caption>KUDÜS, EL-KUDS,
YERUŞALAYİM,
BARIŞ ŞEHRİ...

  Her şey Kudüs’le başlamıştı.
Tanrı böyle istiyordu. Gidip hacı olacaklar,
günahlarından arınacaklardı.
Ama Haçlılar bu sefer sırasında, o güne kadar
görülmemiş ölçüde bir şiddet uyguladılar.
Kendilerine hizmet edebilecek Müslümanları,
Yahudileri hatta Hıristiyanları acımasızca
öldürdüler. Raimundus Aguilers, Historia Francorum’da
şöyle der: “Görülmeye değer sahneler gerçekleşti. Adamlarımızın bazıları −ki bunlar en merhametlileriydi− düşmanlarını kılıçtan geçiriyordu. Diğerleri ise daha uzun süren işkenceler yaptılar. Şehrin sokakları cesetlerle doluydu. Ama bütün bunlar, Süleyman Tapınağı’nda yapılanların yanında hafif kalıyordu. Orada ne mi oldu? Eğer size
gerçekleri söylersem, buna inanmakta zorlanabilirsiniz.”
İpek Kobaner, Yağma Yağmur, Doğma Güneş: Kudüs Düştü kitabında, bu kadim şehrin kaderini tayin eden kanlı savaşı çarpıcı detaylarıyla aktarırken, neredeyse bin yıl önce gerçekleşen bu sürecin hikâyesiyle bizlere tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba375528-6adc-4f94-a0c1-88aafee2c490.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlak Zeka Cemcan - Bilim Tatil Dinlemez (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Yazlıkta dedemle anneannemin yanında olmak kral, bilemedin belediye başkanı, o da olmazsa muhtar olmak gibi bir şeydir. Evde yapamadığınız ne kadar şey varsa burada her şey mümkündür.  
 
Yine de bu yaz bazı şeyleri yapmasaydım anılarım daha az utanılası olabilirdi. 
 
Mesela havuz suyunu incelemeseydim hayatımdaki birkaç gün daha rahat geçebilirdi. Babaannesinin gözdesi Selim’e uymasaydım, kimseden özür dilemek zorunda kalmazdım. Arılardan korkmasam kendimi rezil etmezdim ama bunların hepsi oluverdi işte. Utansam da birazcık rezil olsam da yazlıkta olmak, karpuz profesörünün asistanı ünvanını kapmak çok güzeldi. Hele evde olmaktan bin kat çok güzeldi. Üstelik bir sürü de şey öğrendim. Karpuz yetiştirmenin atom araştırması yapmak kadar zorlu bir iş olduğunu, çok disiplinin yan etkileri olduğunu, çocukların aynı dili konuşamasa bile aynı heyecanla oyun oynayabileceklerini... Kısacası en rezil olunası tatil bile harika zaman geçirmek demek. Tatilleri -hele bilimlisi olursa- çok seviyorum. Sanıyorum tatil sevmek insanların geninde var. Bunu da incelemeliyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1776b959-63fa-4142-aef2-90276cb380a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pola Kaybolunca Ne Yapar?</image:title>
            <image:caption>“AH, POLA YİNE NEREYE KAYBOLDUN?”
 
Pola, ailesiyle seyahat etmekten çok keyif alır ancak tüm çocuklar gibi onun da dikkati hemen
dağılır ve kaybolur. Bazen havaalanında, bazen bir otobüste, bazen kalabalık bir trafiğin
ortasında!


Ah, Pola!
 
Önemli olan kaybolduğunda ne yapacağını bilmektir. Pola ise aklından hiç çıkarmadığı altı
 
kuralla bu işte tam bir usta!
 
Kriz anlarında çocuklarımıza sakin kalmayı ve güvenliklerini sağlamayı öğütleyen, bunu
Pola’nın sevimli öyküsüyle yer yer güldürerek aktaran sıcacık bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a44b1205-e91c-4027-80d6-a92e34a3fb27.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoman Çekirdek: Süper Gücüm Hayal Gücüm</image:title>
            <image:caption>Teoman Çekirdek tam bir hayalperest! Gerçekle hayal dünyası arasındaki çizgide bir oyana bir bu yana zıplayan karakterimizin şu sıralar tek bir derdi var: denize gitmek. Pazar günleri dışarı çıkmayı sevmeyen ve pijamalarıyla çok barışık olan babasının bilinçaltını etkilemek için kahvaltı sofrasına can simidiyle oturmak mı dersiniz, içinde &quot;deniz&quot; geçen akrostiş şiirler yazmalar mı dersiniz... Her yolu deniyor. Sonunda çıktıkları deniz yolculuğu ise çamura batmış bir EŞEK ile bölünüyor. Evet, bildiğiniz eşek... Çünkü Teoman Çekirdek, babasına ısrarla eşeği eve götürmek istediğini söylüyor. Sizce eve &quot;Arkadaşım Eşek&quot; şarkısını söyleyerek mutlu mesut dönebilecek mi dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7552b10a-7e20-45e8-b673-2be4fad7f211.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kedi, Üç Hikaye</image:title>
            <image:caption>Kedi Luna’nın üç tatlı yavrusu olur. Ancak yavruların sahiplendirilmesi gerekir. Uzun arayışlar sonucunda üç kedinin de çok özel birer evi olur. Kedilerin hayatları tamamen değişmiştir. Fakat hayatları değişen sadece kediler değildir. Yeni insan dostlarının da hayatları sonsuza kadar değişir. İnsanlarla kedilerin dostluklarını işleyen sımsıcak üç kedi öyküsü okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a2a4f8-0598-4052-a628-84c726f1fa11.jpg</image:loc>
            <image:title>Biliyorum Hep Yanımdasın - İlk Dini Kavramlarım (Allah&apos;a İman)</image:title>
            <image:caption>Yavru tavşan gün boyu Allah&apos;ı anıyor. Ne yaparsa yapsın Allah&apos;ın hep onunla olduğunu ve onu çok sevdiğini biliyor. &quot;Allah&apos;a İman&quot; kavramını sevgi bağı ve güven duygularıyla okurlara sunan iç ısıtan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ba85b3-77ee-46c4-9484-f775378376a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Bağlar</image:title>
            <image:caption>O zamanlar…
Büyük hayalleri olan genç yazar Chani Horowitz çıkmazdadır. Eski sınıf arkadaşları kitap anlaşmaları yapar ya da iyi işlere girerken onun yaptığı tek şey, birkaç minik zorlama yazı kaleme almaktır. Sonra şansı döner ve film yıldızı Gabe Parker hakkında bir yazı hazırlamak üzere işe alınır: Chani dahil herkesin âşık olduğu, Hollywood’un son James Bond’u seçilen Gabe Parker…  Genç kadının tek isteği, bu işi eline yüzüne bulaştırmadan bitirmektir. Ancak röportaj birden magazin sayfalarına düşen fırtınalı bir hafta sonu kaçamağına dönüşür ve Chani’nin Gabe’e planladığından daha fazla yakınlaşmasıyla her şey değişir.

Şimdi…
Chani on yıl sonra, hayallerindeki kariyere sahip, başarılı bir yazar olarak Los Angeles’a geri döner. Hayatında değişmeyen tek şey, Gabe Parker hakkındaki sorulardır. Bu yüzden, halkla ilişkiler ekibi ikinci bir röportaj için yeniden bir araya gelmelerini talep ettiğinde hayır demek ister. Fakat Chani, yıllar önce geçirdikleri o iki günün Gabe için de unutulmaz olup olmadığını merak eder ve dayanamayıp teklifi kabul eder.

Gabe ve Chani’nin ilk buluşmaları ile on yıl sonra yeniden yüzleşmeleri arasında gidip gelen bu karşı konulmaz aşk hikâyesi mutlu sona ulaşacak mı?
 
 
“Sussman’ın yetişkinlere yönelik bu ilk romanı hem komik hem de romantik. Sophie Kinsella hayranlarının ilgisini çekecek, bazen seksi bazen de duygusal açıdan endişe verici bir hikâye ortaya çıkmış.”
-Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc93966-b6a4-4bd7-b11b-b4191334548a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Zebra Selamlaşmayı Öğreniyor / Yapbozlu Kitap 2</image:title>
            <image:caption>Yapbozlarla &quot;Selamlaşmayı&quot; öğreten bu kitapta, Zebra mini hikâyesiyle çocuklara eşlik ediyor. Yapbozları yaparken &quot;ince motor becerilerinin&quot; gelişimi desteklenirken hikâye ve şiirle dil becerilerinin gelişimi destekleniyor. Minik okurların keyifle tekrar okuyup oynayacakları bu kitap çok önemli sözler söylüyor. Gelin kulak kabartalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e022c54-8a69-4fc5-8b7c-3399d94c9d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin Dua Ettim - İlk Dini Kavramlarım (Dua Etme)</image:title>
            <image:caption>Anne tavşan, yavrusu için dua ediyor. İlk adımlarını attığında nasıl sevindiğini, hastalandığında iyileşmesi için nasıl ellerini açtığını yavrusuna anlatıyor. Sevdiklerimiz için dua etmek, Allah&apos;a teşekkür edip ondan güzellikler dilemek ne güzel şey!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44cc00f4-de68-457d-a2ed-7f723a9260f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şükür Günlüğü - Güzel Dinim Tatlı Değerlerim</image:title>
            <image:caption>&quot;Güzel DinimTatlı Değerlerim&quot; serisiyle çocukların güzel bir hikâye okumalarının yanında “ahlaki değerleri” öğrenmeleri amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda yazılan hikâyelerde, çocukların ilgisini artırmak için farklı bir teknik kullanılmıştır. Kullanılan bu sıra dışı teknikle, kitap sayfalarına nesneleri gizleyen “kulakçıklar” eklenmiştir. Böylece okurlar durağanlıktan kurtarılıp “aktif” hâle getirilmiş, gizlenen nesneleri bulmaya yönlendirilmiştir.
Bakalım çocukları bekleyen bu kitabın sırlı nesneleri ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdeee77d-037a-4a6e-8821-643d7c7fcddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yobi Besmeleyi Öğreniyor / Yapbozlu Kitap 1</image:title>
            <image:caption>Yapbozlarla Besmele&apos;yi anlatan bu kitapta, Yobi mini hikâyesiyle çocuklara eşlik ediyor. Yapbozları yaparken &quot;ince motor becerilerinin&quot; gelişimi desteklenirken hikâye ve şiirle dil becerilerinin gelişimi destekleniyor. Minik okurların keyifle tekrar okuyup oynayacakları bu kitap çok önemli sözler söylüyor. Gelin kulak kabartalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d5aceaa-fbc3-47be-a4ba-1481ecfe6bc8.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Koşu / Bir Habibi Neccar Romanı</image:title>
            <image:caption>Koşmak, Ömer Faruk için çok önemliydi. Okula gelen yeni öğrenciye kadar da okulun birincisi kendisiydi.
İçinden çıkamadığı tuhaflıklar, kütüphanedeki gizemli kitaba; o kitap da Habibi Neccar&apos;ın hikâyesine onu ulaştırdı.
Bu tanışmadan sonra Ömer Faruk artık hızlı koşmanın yanında Habibi Neccar gibi güzel koşmak istiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23e9e322-344a-4046-87ea-ff046230439b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Pop-it Kitabım - Ayı Bogi</image:title>
            <image:caption>Ormandaki sevimli dostumuz Ayı Bogi, iki oyun meraklısı yavrusu ve diğer hayvan arkadaşları, hepsi bu macerada!
Sen de minik parmaklarınla Ayı Bogi’nin karnına dokunarak ona yardımcı ol.
Haydi, kitabı aç ve pop-it ile maceraya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76299ce2-a500-4c9f-86fd-de1114011fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jakson ve Olimposlular Tek Cilt Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times listelerinde birinci sıraya oturup satış rekorları kıran ve ödüle doymayan Percy Jackson ve Olimposlular, Yunan tanrılarına yakışır bir koleksiyonla bir araya geldi! 
Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hâlâ hayatta olduklarını söylese ne yapardınız? Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz? Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız? Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse? Ne yapardınız? Percy’nin yaptığını… 
 
 İşte karşınızda Percy Jackson. On iki yaşında, hiperaktif, okuma yazmada sorunları olan ve başı beladan bir türlü kurtulmayan bir çocuk! Peşine takılan, ne olduklarını bir türlü anlayamadığı birtakım doğaüstü yaratıklar da cabası! Bütün bunların sebebi aslında babasının bir Yunan tanrısı olması, fakat sorunları çözmek tamamen Percy’ye kalmış durumda. 
 
Percy Jackson ve yarı tanrı arkadaşlarına, Yeraltı Dünyası’nın kapılarına ulaşmak ve tanrılar arasındaki yıkıcı savaşı önlemek için çıktıkları heyecan verici macerada eşlik edin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f559bf2b-3761-453e-885a-a8d1c225a7f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Denizaltı Ülkesi (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Denizin derinliklerine daldık ve çocuklarımıza keyifli bir öğrenme deneyimi sunduk!  
Bu eğlenceli ve öğretici hikâye kitaplarında, okumayı yeni öğrenen çocuklarımıza okumada kolaylık sağlamak için kelimeleri renkli hecelere ayırdık. Bu setle çocuklarımız hem eğlenecek hem de “sağlıklı beslenme”, “temizlik”, “hayal gücü” ve “arkadaş edinme” gibi önemli yaşam becerilerini kazanacaklar.  
“Neşeli Denizaltı Ülkesi” hikâyeleri; çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına, öğrenmeye ilgisinin artmasına ve aynı zamanda değerli yaşam derslerini öğrenmesine yardımcı olacak.  
İyi okumalar! 
MİS GİBİ BİR DÜNYA 
BALİNA VE YAVRUSU 
DENİZ ALTI BALONLARI 
SÜRPRİZ PARTİ BAŞLIYOR 
SİNEMADA NELER OLUYOR 
BİR BALIĞIN FIRÇASINDAN 
YEMEK MASASINDA KARGAŞA 
TEMBELLİK BAŞA BELA 
TEKERLEME OYUNU 
BATIK GEMİDE KEŞİF</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204c3825-0830-4c91-9acd-f478885b7338.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kişisel Alanım Sosyal Hayatım - Mahremiyet Serisi 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımız keşfe önce kendilerinden başlar. Beden farkındalığı kazanan çocuk, mahremiyeti tanımlamaya en yakınındakilerle yani ebeveynleriyle devam eder. Evinde hem kendisinin hem de anne baba ve varsa kardeşlerinin kişisel alan sınırlarını öğrenir, kendi sınırlarını şekillendirir. Sonrasında sosyal çevreye giriş ve uyum zamanı gelir. Sosyal hayata ilk adımlarından itibaren çocuklarımızı kaygılandırmadan, doğru bilgiyi vererek ilerlemek gerekir.
 
Mahremiyet serimizin üçüncü kitabı olan bu kitap, çocuklarınıza ev dışnda kişisel alan sınırlarını çizmeyi ve korumayı öğretebilmeniz için size rehberlik edecek.
- Uzm. Psk. Irmak Kerimoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75fcdf32-a8fd-460b-9624-874cd03ba68f.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kişisel Alanım Evim - Mahremiyet Serisi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızda sağlıklı bir mahremiyet algısının temeli çocuğun kendi bedeni ve cinsiyetler arası farklılıkları doğru tanımasıyla atılır. İkinci adımda ise en güvenli liman olan evimizde sınırları doğru çizmek vardır.
 
Çocuklarımıza mahremiyeti, karşımıza alıp bedeninin sadece belli kısımlarıyla ilgili konuşarak değil, önce evimizde ve önce kendi kişisel alanımızı koruyarak öğretebiliriz.
 
Mahremiyet serimizin ikinci kitabı olan bu kitap evinizde doğru sınırları çizmek konusunda size yol gösterecek. 
- Uzm. Psk. Irmak Kerimoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad384141-01fe-47a0-b5c2-8edc49e6b6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Direnişin Melankolisi</image:title>
            <image:caption>Yaşayan en önemli Macar yazarlardan Krasznahorkai, yapıtlarındaki biçem özelliğiyle öne çıkıyor. Yazarın “kıyamet güldürüsü” diye nitelendirilen Direnişin Melankolisi adlı yapıtı, bir taşra kasabasına gelen gizemli sirkin ekseninde biçimleniyor. Sirkin tek gösterisi olan devasa balina, kasabalıları birbirine düşürürken gözü yükseklerde olan Eszter Hanım’a da diktatörlük yolunu açıyor. 
 
Kazandığı Booker Ödülü’nün jüri başkanı Marina Warner, onu şu sözlerle betimliyor: “László Krasznahorkai, olağanüstü yoğun ve geniş kapsamlı tınısıyla, günümüz yaşamının dokusunu ürkütücü, şaşırtıcı, müthiş komik ve sarsıcı güzellikte sahnelerle aktaran vizyona sahip bir yazardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7cabe18-2e00-4c59-98bd-678333fbb5e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kane Günceleri 1 - Kırmızı Piramit</image:title>
            <image:caption>Carter Kane, annesini altı yaşındayken kaybettiğinden beri babası, ünlü Mısır Bilimcisi, arkeolog Dr. Julius Kane ile dünyayı dolaşmaktadır ve evi, bir valizden ibarettir. Carter böyle bir hayat sürerken kız kardeşi Sadie Kane Londra’da, anneannesi ve dedesiyle yaşamaktadır. Ayrı geçen altı yıldan sonra iki kardeşin ortak hiçbir noktası kalmamıştır. Ancak artık her şey değişmek üzeredir. 
 Bir Noel gecesi, iki kardeş babaları sayesinde Londra’da yeniden bir araya gelirler. Babaları, her şeyi yoluna koymaya kararlıdır ve onları nedeni belirsiz bir şekilde British Museum’a götürür. Ancak işler beklendiği gibi gitmez ve Julius Kane, kulakları sağır eden, devasa bir patlamayla aniden sırra kadem basar. 
Antik Mısır tanrıları birer birer uyanıyor! Akıl almaz bir intikam planını durdurmak, Carter ve Sadie’ye düşüyor. 
Çok satan Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazarından bir Mısır Mitolojisi efsanesi! Kane Günceleri serisinin ilk kitabı olan Kırmızı Piramit, gerilimi ve mizahı bir araya getiren, bir kahramanlık ve sadakat öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8c06682-b382-40d0-a598-e1781dda6d0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kane Günceleri 2 - Ateş Tahtı</image:title>
            <image:caption>Antik Mısır tanrıları yeryüzüne indiğinden beri Carter Kane ve kızkardeşi Sadie’nin başı beladan kurtulmadı. İki kardeş, soyları gereği büyük güçlere sahip; ancak henüz hazır değillerken bazı hain tanrılar Brooklyn Evi’ne saldırıya geçiyor. Şimdiyse en büyük düşmanları, Kaos’un yılanı Apep yükselişte. Apep’in serbest kalması birkaç gün içerisinde önlenemezse dünyanın sonu gelecek. Başka bir deyişle bu, Kane ailesi için son derece sıradan bir gün. Carter ve Sadie, Kaos güçleriyle savaşabilmek için Güneş Tanrısı Ra’yı uyandırmalı. Fakat bunu tabii ki bugüne dek hiçbir büyücü başaramadı. Önce bütün dünyada Ra’nın Kitabı’nı aramaları, sonra da –bulurlarsa– kitaptaki büyüleri çözmeleri gerekecek. Ah, Ra’nın nerede olduğunu kimse bilmiyor bu arada, söylemiş miydik? 
Antik Mısır tanrılarıyla verilen savaş kıran kırana devam ediyor! Bütün yük, iki kardeşin omzunda. 
 
Çok satan Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazarı Rick Riordan, Mısır Mitolojisi üzerine kurguladığı Kane Günceleri serisinin ikinci kitabı Ateş Tahtı ’nda yine unutulmaz karakterler yaratıyor ve soluk soluğa bir macera sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672eea12-f656-4ca3-8ab5-a0439db21b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kane Günceleri 3 - Yılanın Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Antik Mısır tanrılarının izinden gitmeyi öğrenen Carter ve Sadie, dünyanın düzenini yeniden sağlamak için artık hazırlar. Ancak Kaos yılanı Apep, serbest kaldı ve yeryüzünü yok etmeye kararlı. Büyücülerse iki gruba ayrılmış halde. Tanrılar birer birer kaybolmakta, geride kalanlarsa güç bakımından çok zayıf. İki kardeşin en yetenekli yandaşları Walt, üzerindeki lanet yüzünden günden güne eriyor. Zia, güneş tanrısı Ra’nın bakıcılığını üstlenmiş durumda. Birkaç gençten ve acemi öğrenciden oluşan bu ekip, Apep karşısında her şeye rağmen zafer umudunu koruyor. 
Antik Mısır’ı yeniden ayağa kaldıran Kane Günceleri efsanesi Yılanın Gölgesi ile son buluyor. Savaş, aşk ve doludizgin bir macera, Carter ve Sadie Kane’in inanılmaz hikayesine yaraşır bir finalle bu kitapta. 
Çok satan Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazarı Rick Riordan, Mısır Mitolojisi üzerine kurguladığı Kane Günceleri’nin son kitabı Yılanın Gölgesi’nde bizi yeni karakterlerle tanıştırıp unutulmaz bir seriyi daha tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77719f43-1af4-4459-9856-16bdf0a8b5d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Magnus Chase ve Asgard Tanrıları 1 - Yaz Kılıcı</image:title>
            <image:caption>MAGNUS CHASE’in başına o güne dek yeterince iş açılmıştı. İki yıl önce annesinin kendisine kaçmasını söylediği o korkunç geceden beri Boston’da sokaklarda yaşıyor, polisten ve sosyal hizmetlerden yalnızca kafasını kullanarak kurtuluyordu. 
Magnus bir gün peşine bir başkasının düştüğünü öğrendi: Annesinin kendisini tembihleyerek uzak durmasını söylediği dayısı Randolph. Ancak Magnus, dayısından kaçmak isterken onun avucunun içine düşüverdi. Randolph ise İskandinav tarihiyle ilgili bir şeyler geveleyip Magnus’a bir yerlerde doğuştan hak ettiği bir şey olduğunu söyledi: Binlerce yıldır kayıp olan bir silah. 
Randolph konuştukça eksik parçalar bir bir tamamlandı. Asgard tanrıları, kurtlar ve Kıyamet Günü hakkındaki efsaneler Magnus’un hafızasında yeniden şekillendi. Ancak fazla vakti yoktu, çünkü o an bir ateş devi Boston’a saldırmakta ve Magnus’u kendi güvenliği ile binlerce masum insanın yaşamı arasında bir seçim yapmaya zorlamaktaydı… 
Bazen yeni bir yaşama başlamanın tek yolu, ölmektir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fa3e220-5d9a-4309-8622-340c258ef04f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazine Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Can ve arkadaşları, İstanbul’un fethini işledikleri tarih dersinde Kariye hazinesinin gizemli öyküsünü duyunca, bu hazinenin izini sürmeye karar verirler. Tarih öğretmenleri Erdal Bey’in de desteğiyle, tarihin sayfalarında buldukları karmaşık bilgileri ve ipuçlarını bir araya getirerek günlerce çalışırlar. Bu arayış onlara yalnızca Kariye Müzesi’nin değil, hiç tahmin etmedikleri dönemlerin ve deneyimlerin de kapısını açacaktır. 
 
Çocukları tarihte gizemli serüvenlere çıkaran Bilgin Adalı bu romanında okurlarını on beşinci yüzyıldan tarihöncesine, arkeolojik kazılardan tarihî eser kaçakçılığına uzanan serüvenlere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bae5080-2fe0-4f81-87ad-0ee86d4f6d1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft- Dağ</image:title>
            <image:caption>Kendini geliştirmek istiyorsan güvenli alanından çıkmalısın! Güneş batar, gök kararır ve şekli benim adamı andıran soluk bir hilal ardımda yükselirken, tuhaf bir sıla özlemiyle bu sözü kafamda ne kadar tekrarladığımı bilmiyorum. O ana dek tanıyıp bildiğim her şey arkamda yok olup gittiği sırada aklımda yalnızca şu soru yankılanıyordu: Uzaklarda beni ne bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23599618-1324-45e8-a9e7-a5b51376cbf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Enkaz</image:title>
            <image:caption>Sizin için tamamen yepyeni bir oyun tasarladım. Hazineyi bulmak için toplamda yedi bulmacayı çözmeniz gerek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77aee35b-d622-4f4b-bed5-96b673ba9464.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Kayıp Günlük</image:title>
            <image:caption>Yepyeni Minecraft macerasıyla bilinmeze yolculuk başlıyor! 
 
Minecraft dünyasında yaşayan Alison’la Max, buldukları şifreli günlüğün talimatlarını izlediklerinde, güvenli ana dünyayı geride bırakıp bilinmezlerle dolu Nether âlemine adım atıyorlar. Burada tanıştıkları yeni arkadaşları Freya ve onun ödlek köpeğiyle birlikte günlüğün gizemli sahibini bulmaya çalışıyorlar. Ama önce günlüğün şifrelerini çözmek ve tehlikeli düşmanlarla çarpışmak zorundalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a0fd8d-9430-42c2-b420-dabf132526c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Kaza</image:title>
            <image:caption>Bianca asla sonuçları düşünerek hareket eden biri olmamıştı. Ama sonuçlardan sonsuza dek kaçamazdı ve bunu en iyi dostuyla birlikte geçirdiği korkunç araba kazasında öğrenecekti. Neredeyse felç olmuş bir halde hastanede uyandığında Minecraft’ın yeni sanal gerçeklik sürümü ona yepyeni bir dünyanın kapılarını açtı. Bu dünyada hayalleri gerçekleşirken, en korkunç kabuslarıyla da yüzleşmesi gerekecekti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e190591e-a4c4-4f03-9882-556ce749df50.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Olimposlular 3 - Titan&apos;ın Laneti</image:title>
            <image:caption>Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hâlâ hayatta olduklarını söylese ne yapardınız? Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz? Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız? Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse? Ne yapardınız? Percy’nin yaptığını… 
New York Times listelerinde birinci sıraya oturup satış rekorları kıran ve ödüle doymayan Percy Jackson ve Olimposlular dizisi üçüncü kitapla devam ediyor! 
Yunan tanrılarının ve melezlerin dünyası çok büyük bir savaşa hazırlanıyor. Bu savaş her şeyi yakıp yıkacak, geri dönülmesi olanaksız sonuçlar doğuracak bir savaş olabilir! Percy’nin şimdi kendisi gibi güçlü dostlarına ihtiyacı var, yeni tanıştığı gizemli melez kardeşler ona destek mi olacaklar köstek mi? 
Titanların efendisi Kronos en büyük tuzağını kurdu, tanrıları ve melezleri bekliyor! Serinin bu üçüncü kitabında Percy bugüne kadarki en korkunç gerçekle yüzleşiyor: Titan’ın Laneti. Bu lanete sadece çok güçlüler karşı koyabilirler, peki Percy bunu başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e144d8-1a31-460b-a48f-c2e4db066989.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Olimposlular 2 - Canavarlar Denizi</image:title>
            <image:caption>Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hâlâ hayatta olduklarını söylese ne yapardınız? Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz? Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız? Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse? 
Ne yapardınız? 
Percy’nin yaptığını… 
New York Times listelerinde birinci sıraya oturup satış rekorları kıran ve ödüle doymayan Percy Jackson ve Olimposlular dizisi devam ediyor! 
Percy’nin tuhaf macerası devam ediyor! Bu sene geçen seneye oranla epey sakin geçmişti, meydana bir tane bile canavar çıkmamıştı. Fakat bir yakantop oyunu her şeyi altüst etmeye yetti. Serinin bu ikinci kitabında Melez Kampı’nın sihirli sınırının zayıflaması herkesi dehşete düşürüyor, birisi çok zalim bir planı uygulamaya koydu bile. Percy ve melez arkadaşları bu işe el atmazlarsa yarı- tanrıların bu güzel sığınağı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya! Canavarlar Denizi’ne uzun bir yolculuk ve büyük aile sırları Percy’nin hayatını cehenneme çevirecek. Bir Yunan tanrısının oğlu olmak bir şeref mi yoksa bela mı, işte bu kitapta belli olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90830ac3-3a83-4958-ba5a-8090b4bfe20a.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Olimposlular 4 - Labirent Savaşı</image:title>
            <image:caption>Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hâlâ hayatta olduklarını söylese ne yapardınız? Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz? Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız? Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse? 
Ne yapardınız? 
Percy’nin yaptığını… 
 New York Times listelerinde birinci sıraya oturup satış rekorları kıran ve ödüle doymayan Percy Jackson ve Olimposlular dizisi dördüncü kitapla devam ediyor! 
Percy, yeni okulunun düzenlediği alıştırma gezisinin eğlenceli olacağını zaten düşünmüyordu. Eski bir ölümlü tanıdıkla beraber iblis ponpon kızlarla mücadele etmesi gerekince bu gezi iyice içinden çıkılmaz hale geliyor. Olimposlular ile kötü Titan Lordu Kronos arasındaki savaş gittikçe körükleniyor. Her an istilaya açık durumdaki Melez Kampı bile artık sihirli sınırlarıyla bir zamanlarki güvenli yer değil. Titan ordusunun baskınını engellemek için Percy ve diğer melez dostlarının karanlık bir labirentten geçmesi gerekiyor, her bir köşesinde başka kötü sürprizler bekleyen, sürekli yenilenen, üstelik canlı bir labirentten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f1fd1d-848c-4c15-9ddf-9f2ff7b9a710.jpg</image:loc>
            <image:title>Akasya’nın Bilim Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Akasya’nın aklını kurcalayan bazı sorular var: Bahçedeki yaban mersinleri neden olgunlaştıkça ortadan kayboluyor? Yazın güneş neden çok erken doğuyor? Özenle yaptığı kumdan kaleleri bozan bu gelgit de neyin nesi? Akasya, bu soruların yanıtını bilimsel yöntemi kullanarak bulmaya karar verdi. Gözlem yaptı, merak etti, sorular sordu, hipotezler geliştirdi ve bunları deneyler yaparak sınadı. Tüm yaşadıklarını da bilim günlüğüne yazdı. Bilimsel metodu yaşamdan örneklerle açıklayan bu kitabı okurken hem eğlenecek hem yeni şeyler öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2984e5d-73bc-470e-87e9-558f0be32d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizmeli Kedi</image:title>
            <image:caption>Yaşlı değirmenci, kedisini en küçük oğluna vermiş. Genç adam, bu durumdan hoşlanmamış. Kedinin ne kadar akıllı ve özel olduğunu bilmiyormuş. Kedi, değirmencinin oğluna kendini kanıtlamaya karar vermiş ve ondan bir şey istemiş: Bir çift çizme… Çizmeli Kedi’nin büyük serüveni böyle başlamış işte. Klasik bir Avrupa masalı, Axel Scheffler tarafından uyarlandı ve resimlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f26214e-47aa-4016-a1ee-fe63ca53219a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyamıyorum! Sen Yaparsın!</image:title>
            <image:caption>Bir kitap daha okuyalım mı? Biraz su içmek ister misin? Hadi, kapa gözlerini. Minik kahramanımız bir türlü uykuya dalamıyor. Ama babasının sabrı ve desteğiyle çok geçmeden mışıl mışıl uyuyor. Bu seri, gündelik yaşamdan örnekler eşliğinde; zorluklar karşısında endişe, öfke ve üzüntü yaşayan çocukların nasıl desteklenebileceğini anlatırken miniklere ve büyüklere yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2708f959-2455-4fb7-a671-d5a774cac044.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulamıyorum! Sen Yaparsın!</image:title>
            <image:caption>Odana baktın mı? Banyoda olabilir mi? Merak etme bulacağız.Küçük kahramanımız okulun ilk gününde gözlüğünü kaybetti. Annesiyle birlikte evin her yerini aramaya başladılar. Gözlük neredeydi acaba? Bu seri, gündelik yaşamdan örnekler eşliğinde; zorluklar karşısında endişe, öfke ve üzüntü yaşayan çocukların nasıl desteklenebileceğini anlatırken miniklere ve büyüklere yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96c6cb0f-85a6-4748-9716-82adc632672c.jpg</image:loc>
            <image:title>Okula Başlıyoruz!</image:title>
            <image:caption>Panda, Tilki ve Eşek bugün okula başlıyor. Ne heyecanlı bir gün!  Yeni arkadaşlar edinecek, yeni şeyler ögrenmenin heyecanını yaşayacaklar. Sevimli dostlara eşlik etmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e6213b-acca-4a37-af58-1d450277db7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Varmış Bir Yokmuş - Üç Huysuz Keçi</image:title>
            <image:caption>Üç Huysuz Keçi, dağdaki otlaklara doğru yola çıkmışlar. Önce bir köprüden geçmeleri gerekiyormuş. Fakat o da ne? Köprünün altında bir trol yaşıyormuş ve bu trol keçileri teker teker midesine indirme konusunda pek bir hevesliymiş. Neyse ki bizim keçiler çok akıllıymış. Daha da önemlisi trol biraz şapşalmış. Geçmişi iki yüz yıl öncesine dayanan Üç Huysuz Keçi masalı, Norveç’in en sevilen halk masallarından biridir. Gaye Chapman’ın olağanüstü çizimleriyle renklenen masalın yeni anlatımı çocuklara keyifli bir okuma deneyimi sunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d9ba39-1c34-47ec-ab95-b3a6acebecc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çirkin Ördek Yavrusu - Bir Varmış Bir Yokmuş</image:title>
            <image:caption>Küçük ördek yavrusu diğer kardeşlerine hiç benzemiyormuş. Tüyleri karmakarışık, ayakları kocamanmış. Üstelik kimse onunla oynamak istemiyormuş. Çirkin ördek yavrusunun başına neler gelecek acaba? Hans Christian Andersen’in en bilinen ve sevilen masallarından biri olan Çirkin Ördek Yavrusu, Jonathan Bentley’nin çizimleriyle renklenen yeni anlatımıyla, çocuklara keyifli bir okuma deneyimi yaşatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/710e4434-fda3-4d80-91a4-4cdcf8128c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Olsun Tarçın!</image:title>
            <image:caption>Tarçın ile arkadaşları güzel havada futbol oynamak için Tarçın’ın evinde buluşacaklardı. İlk gelen Obur oldu. Arkadaşının biraz hasta olduğunu gören Tarçın, onu iyileştirmek için çareler aramaya başladı. O sırada eve gelen Badem ve diğer arkadaşları, Tarçın’ın hasta olduğunu sanıp iyileşmesi için ellerinden geleni yapmak istedi. Derken işler karıştı… Gülmek En İyi İlaçtır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d3fca8-c58b-4395-8005-44720bb95a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Masalları</image:title>
            <image:caption>Ayşe, bir mayıs günü evinin bahçesindeki kiraz ağacına tırmanıp en tepedeki kirazı almak istemişti. Fakat üstüne bastığı dal kırılınca, yürümesine engel olacak çok kötü bir kaza geçirdi. Yaşam sevincini kaybeden Ayşe, tedavi görmek için Uludağ’ın eteklerinde bir klinikte kalmaya başladı. Bu klinikte hayatı paylaştığı çocuklar, onlara yardım etmek için canla başla çalışan yetişkinler ve hayaller diyarında rastladığı sevgi dolu kahramanlar Ayşe’nin yaşamını tümden değiştirecekti. Başkalarını da düşünmenin, bir amaç için emek vermenin ve umudu hiçbir zaman kaybetmemenin değerini anlatan bu hikâyeyle hayatta gerçekten önemli olan şeyleri keşfederken hayal gücünün eşsiz dünyasında sihirli bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Beyhan Eczacıbaşı’nın, çocukları Bülent Eczacıbaşı ve Faruk Eczacıbaşı’na anlattığı masallardan esinlenerek, ilkgençlik çağına yeni adım atan çocuklar için yazdığı ve ilk olarak 1962’de yayımlanan Kar Masalları’nın gözden geçirilmiş baskısını yeni resimlerle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d32f093-035c-4090-a2da-12e59a74413a.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde - Noktaları Birleştirelim 5-6 Yaş</image:title>
            <image:caption>Noktadan noktaya ilerle, resmi tamamla ve boyamaya başla! 5-6 yaşındaki çocuklar için hazırlanan bu kitap, okul öncesi dönemdeki çocukları okula hazırlamaya yardımcı olan sıralama becerisini ve el-göz koordinasyonunu geliştirmeye odaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bada2654-f3f3-4b7f-93ff-e99d0ede8ab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda - Noktaları Birleştirelim 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Noktadan noktaya ilerle, resmi tamamla ve boyamaya başla! 4-5 yaşındaki çocuklar için hazırlanan bu kitap, okul öncesi dönemdeki çocukları okula hazırlamaya yardımcı olan sıralama becerisini ve el-göz koordinasyonunu geliştirmeye odaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47524760-ec34-42ae-9b2e-1147147dc449.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayda - Noktaları Birleştirelim 6-7 Yaş</image:title>
            <image:caption>Noktadan noktaya ilerle, resmi tamamla ve boyamaya başla! 6-7 yaşındaki çocuklar için hazırlanan bu kitap, çocukların okul çalışmalarına destek olan sayma becerisi, dikkat ve el-göz koordinasyonunu geliştirmeye odaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ef1843-ef65-4ef3-83bf-5f0c02d382d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Küçük Bir Şeydir</image:title>
            <image:caption>Karanlıktan ışığa doğan, çeşit çeşit, rengârenk mantarlar! Yeryüzünün altında incecik ipliklerle birbirine bağlıdır onlar. Yer altı ağını oluşturur, ağaçların birbirleriyle haberleşmesini sağlarlar. Minicik bir mantarın içinde bile koskocaman bir dünya var. Sofya bu macerasında doğanın muhteşem uyumunu, farklılıkların güzelliğini ve mutluluğun aslında küçük şeylerde gizli olduğunu keşfedeceği, masalsı bir yolculuğa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/865b243a-44bf-4c71-a93c-3b092849fb69.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Olimposlular 5 - Son Olimposlu</image:title>
            <image:caption>Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hâlâ hayatta olduklarını söylese ne yapardınız? Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz? Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız? Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse? 
Ne yapardınız? 
Percy’nin yaptığını… 
 New York Times listelerinde birinci sıraya oturup satış rekorları kıran ve ödüle doymayan Percy Jackson ve Olimposlular dizisi bu kitapla son buluyor! 
Şanslarının çok az olduğunu bilmelerine rağmen, melezler bütün bir sene boyunca Titanlara karşı verecekleri savaş için hazırlık yaptılar. Kronos’un ordusu artık her zamankinden çok daha güçlü; ve gücü, safına kattığı her tanrı ve melezle birlikte daha da büyüyor. Olimpos’un tanrıları her yeri yakıp yıkan Tayfun’la uğraşadursun, Kronos neredeyse savunmasız kalan Olimpos’a, New York’a yürüyor. Şimdi bütün iş Percy ve melez ordusuna kalmış durumda. New York Times çoksatanlar listesinin müdavimi olan bu dizinin son kitabında Percy’nin yıllardır beklenen on altıncı yaş kehaneti açığa çıkıyor. Batı medeniyeti, Manhattan sokaklarında büyük bir savaşla karşı karşıya ve Percy belki de kendi kaderine karşı savaşıyor olmanın korkusuyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a215c40e-b75d-4667-acef-49905208e997.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulysses Moore 1 - Zaman Kapısı</image:title>
            <image:caption>Üç çocuk: Jason, Julia ve Rick. Üçü de birer macera delisi. Kayalığın tepesinde, bir sürü odası olan bir ev ve kilitli kapıların ardındaki gizemler… Dolabın arkasında gizli, kimsenin açmayı başaramadığı bir kap›. Ama çocuklar o kapıyı açmak istiyorlar. Ne pahasına olursa olsun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd2d8e9-f3ed-4752-bac2-da7ab4ab5a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Narnia Günlükleri 1- Büyücünün Yeğeni</image:title>
            <image:caption>MACERA BAŞLIYOR 
Bir cadının pusuda beklediği, ormanlarında konuşan hayvanların gezindiği yeni bir dünya doğmak üzere: NARNİA 
Polly ve Digory, bambaşka dünyaları keşfetmek amacıyla bir yolculuğa çıkarlar ama bu merak onları tehlikeli bir maceraya çeker. Aslan’ın şarkısıyla var olan dünyanın kuruluşuna tanıklık eden iki arkadaş, peşlerinde getirdikleri kötülükle başa çıkmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb7096e-1726-4f03-b06b-366143c1f280.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayılar Kitap Okumaz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir gün ormanda bir kitap bulan Ayının hayatı birden değişir. Arkadaşı Baykuştan okumayı öğrenen Ayı ormanda okuyacak başka kitap bulamayınca şansını şehirde denemeye karar verir. Ama şehirde gittiği her yerden “Ayılar kitap okumaz!” denilip kovulur. 
Acaba Ayı kendine herkesin kitap okuyabileceği bir yer bulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925da6d8-993a-44e9-9a32-738dafaa215b.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşmayı Bilmeyen Ejderha (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük ejderha Rubi iyi bir ejderha olmak için elinden geleni yapıyor. Bunun için de hiç yanından ayırmadığı Ejderha Kural Kitabındaki bütün kurallara harfiyen uyuyor: HERKESİN hazinesini alıyor ve kendi hazinesini HİÇ KİMSEYLE paylaşmıyor. Diğer hayvanlar bu kurallardan hiç memnun değil. Kim bilir belki de bu kuralları değiştirmenin vakti gelmiştir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/627dfc2b-38a7-4a78-86b7-3f0995c792c3.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Kelebek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kırt kırt kırt. Bu gürültü de ne? Kirpi gece gece kahvaltı yapıyor! Çünkü o bir gece hayvanı. Gündüz uyuyor, gece uyanıyor. Onun gürültüsüne uyanan Küçük Kelebek de bir daha uyuyamıyor. Kirpiye sormak istediği o kadar çok soru var ki. Her şeyi ters mi yapıyor mesela? “Hoşça kal” yerine “Merhaba” mı diyor? Başına ayakkabı giyip ayaklarına şapka mı takıyor? Küçük Kelebek de bir gece hayvanı olabilir mi acaba? Bunun için ne yapması gerekiyor? 
İyi Geceler Kelebek, birbirinden komik ve eğlenceli kitapların yazarı Ross Burach’tan okuyanları yine kahkahalarla güldürecek bir Sabırsız Tırtıl kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ad795fe-f8cc-427a-bce0-1d8350e198cf.jpg</image:loc>
            <image:title>13 Derste Otoriteryen Kişilik</image:title>
            <image:caption>“OTORİTE ALTINDA BÖCEK GİBİ EZİLEN, OTORİTEYİ ELE GEÇİRDİĞİ ANDA ALTINDAKİLERİ BÖCEK GİBİ EZEN BİR KİŞİYE DÖNÜŞÜR.” 
Otoriteryenlik toplumdaki her bir bireyin kılcal damarlarında akarak hem kişiliğin hem toplumun sanayileşme ve modernleşme yapılanmasında rol oynar, politik ve ekonomik işleyişten gündelik hayata dek her yerdedir. Aile içi şiddetten, tek kişiye tapınmaya kadar, kadın erkek tüm toplumda acı ve şiddetli sonuçlar yaratan bir sürece yol açan metabolizmik bir katkı maddesi gibidir. Faşizmin ana koynudur. 
Prof. Dr. Veysel Batmaz, 13 Derste Otoriteryen Kişilik kitabıyla sosyal psikoloji ve psikanalize konu olan otoriteryenlik kavramını ele alıyor; sado-mazoşist ve faşist karakter ile bağını kuruyor. Le Bon, Freud, Horkheimer, Adorno, Fromm, Reich, Sartre, Bloch, Sanford, Şerif, Kağıtçıbaşı ve daha pek çok düşünür ve bilim insanının gözünden otoriteryen-faşist kişiliğin derinlemesine ve ayrıntılı bir tanımını yapıyor ve ilk kez 1952’de yayımlanan Orhan Kemal’in Murtaza romanındaki Bekçi Murtaza’nın tipik bir otoriteryen kişiliği temsil ettiğini ortaya çıkartıyor ve soruyor: 
“Orhan Kemal Adorno’yu okudu mu?” 
Veysel Batmaz, bu kitapla sosyal psikoloji ve kişilik kuramları alanında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı ve eleştirel literatür çalışmasına imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de717fa-1852-4c8b-b530-371cb049ebe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerlerle Türk Tarihi</image:title>
            <image:caption>“TANRI, BİLGELİĞİ VE ANLAYIŞIYLA TÜRK MİLLETİNİ BÜYÜK KILDI.” – ELİYAHU KAPSALİ 
 
Türklerin Orta Asya bozkırlarından Anadolu ve Balkanlara uzanan büyüleyici tarihini, zaferlerle, mücadeleyle dolu yolculuğunu keşfedin. Büyük Hun Devleti’nden Selçuklulara, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar Türklerin sanata, bilime ve edebiyata yaptıkları etkili katkılara da tanık olun. Bu yolculukta savaşlardan günlük hayata, merhamet duygusunun örneklerinden sorumluluk bilincine, liderlerin psikolojisinden sosyal karaktere kadar tüm Türk tarihini farklı pencerelerden izleyin. Tarih yapan bir milletin hayatın her aşamasında kendi milli değerleriyle oluşturduğu olağanüstü kültürel mirasının da farkına varmış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b8ce19-9b3b-4cf9-9eb1-a37397f9312e.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Hastane</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de özel hastanecilik denince akla gelen ilk isimlerdendir, Yaşar Yıldırım... 
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde eğitimini tamamlayan Yıldırım, Wyeth İlaç Sanayii’nde yaklaşık 25 yıl boyunca yönetimin tüm kadrolarında görev alarak genel müdür olmuştur. 
Yıldırım, ilaç sanayiinden sonra Türkiye’de “Mükemmeliyet Merkezi” olarak da anılan ilk özel hastane International Hospital’ın kuruluşunda yer alarak mesleğine hastanecilik ile devam etmiştir. 
Özel hastanecilikte; hekimlik ve hemşirelik hizmetlerinin yönetim modellemelerinden uluslararası sağlık politika ve yatırımlarının oluşumuna, sağlıkta insan kaynağı yönetiminden sağlık turizmine kadar sektöre devrim niteliğinde birçok konuda katkılar sağlamıştır. 
Sağlık politikalarının, uluslararası standartlardaki sağlık teknolojileri ve hizmetlerinin ülkemize kazanımlarında büyük görevler üstlenen Yaşar Yıldırım; International Hospital, Universal Alman Hastaneleri, Florence Nightingale Sağlık Grubu, Hisar Hastanesi, Medicana Sağlık Grubu gibi birçok hastanede, üniversitede üst düzey yönetici ve danışman olarak görev almıştır. 
İşte Hastane kitabı bir nevi, yeni kuşak sağlık çalışanlarına rehber niteliğindedir. 
Yaşar Yıldırım’ın politikacılardan iş insanlarına, sanat dünyasından bilim insanlarına kadar birçok kişiyle yaşadığı anılarını, hikâyelerini ve özel hastanecilikte sağlıklı yönetim kodlamalarının nasıl olması gerektiğine kadar birçok şeyi bu kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c6861eb-4fdf-4b4e-b7a1-7a99720f7b92.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin En Mutlu Adamı</image:title>
            <image:caption>Kitapları 30 Milyondan fazla satan Augusto Cury’den
nefes kesen bir eser daha...   Tarihin En Zeki Adamı ile Hz. İsa’nın karmaşık zihnini bilim açısından incelemeye cesaret eden dünyaca ünlü düşünür Marco Polo, bu kez bambaşka tezlerle karşımıza çıkıyor.
Mutluluk Kodları...
 
Şaşırtıcı bir yolculuğa çıkan Marco Polo, Üstatların Üstadı’nın en ünlü konuşması olan Dağdaki Vaaz’da saklı olan mutluluğun gizemli şifrelerini çözmeye çalışır. Marco Polo, keşifleriyle büyülenirken bir yandan da onu susturmak için her şeyi yapacak gizli güçlerin amansız zulmüne uğramaktan kurtulamaz. Peki, ünlü düşünür çıktığı bu derin yolculuktan vazgeçecek mi?
 
Tarihin En Mutlu Adamı acıyı, hayal kırıklığını yok saymak yerine kendinizi yeniden keşfedip hayatınızı kendi kaleminizle yazmanız gerektiğini destansı bir dille anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f11d3452-4b55-4426-848c-c1603ecacb58.jpg</image:loc>
            <image:title>Medusa’nın Pusulası</image:title>
            <image:caption>Yerebatan Sarnıcı’nda geçen soluksuz bir macera... 
“Rüya Takımı” serisinin ilk kitabı 
Medusa’nın Pusulası’nda, dört maceraperest, 
Cem, Gizem, Ayşe ve Mert’in yolları bir hazine haritasının peşinden Yerebatan Sarnıcı’na düşer. Sütunları tarihle bezenmiş bu sarnıç onlara mitolojik kahramanlar, canlanan heykeller ve büyü dolu fantastik bir yeraltı dünyasının kapılarını açar. Kaosun hâkim olduğu bu dünyaya barış getirmek de dört macerapereste düşer. Mitolojik kahramanların hüküm sürdüğü bu dünyada ayakta kalabilmek hiç de kolay olmayacaktır. 
Gülşah Elikbank’ın Makedonya’da da çok okunan romanı Medusa’nın Pusulası, çocukları heyecanlı bir maceraya ortak olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2bed3a1-0c09-4f0f-a30b-de19954d6fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Peloton Liderliği</image:title>
            <image:caption>Liderliğinizi ve ekibinizi daha iyi bir seviyeye taşımaya hazır mısınız? 
“Peloton Liderliği”; liderlik kavramını, bisiklet yarışlarındaki Peloton’un (en kalabalık yarışmacı grubu) dinamiklerine benzeterek günümüz iş dünyasına başarının kapılarını aralayacak yepyeni bir perspektif sunuyor. Bu kitap, Peloton yarışlarındaki her bireyin bir lider olduğunu, buradan aldığı ilhamla bu tür bir liderliğin gücünün bir organizasyonu nasıl motive edip, bir arada tutabildiğini yaratıcı bir dille okuyucularına sunuyor. 
“Peloton Liderliği”; yalnızca bir liderin etkisine dayanmaz, aksine her takım üyesinin katılımını ve sorumluluk almasını teşvik eder. Birlikte yoldayken güçlenmek, hedeflere ulaşmak arzusuyla güçlü takımlar oluşturmanın ipuçlarını veren bu kitap, aynı zamanda size özgüvenle liderlik yapmanızı sağlayacak stratejiler, iletişim teknikleri, takım motivasyonu ve kültürü güçlendirme gibi konulara odaklanan pratik örnekler ve bilgiler de sunuyor. 
Bir grup bisikletçinin, fiziksel dayanıklılık ve zihinsel güç gerektiren Granfondo yarışlarına hazırlanmasıyla donatılmış heyecan verici bu hikâyede, Gaye ve arkadaşlarıyla birlikte kendini yöneten takım olma deneyimini keşfedecek ve liderliğinizi güçlendirecek pratik ipuçları elde edeceksiniz. 
Peloton Liderliği, liderlik ve takım çalışması kavramlarını bisiklet sporuyla harmanlayarak, sizi daha önce deneyimlemediğiniz bir liderlik yaklaşımının keşfine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed428ee1-c12f-4078-b3ba-24a294fb7dc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sonunda İkisi de Ölür</image:title>
            <image:caption>ÖLÜMSÜZ BİR YAŞAM, KAYIPSIZ BİR SEVGİ MÜMKÜN MÜ?
 
5 Eylül’de, gece yarısını biraz geçe Ölüm-Habercisi, Mateo Torrez ve Rufus Emeterio’yu kötü haber vermek için arar: Bugün öleceklerdir.
Birbirini tanımayan Mateo ve Rufus son günlerinde farklı sebeplerden yeni bir arkadaş aramaktadır. Neyse ki bu iş için bir telefon uygulaması vardır. Son Arkadaş isimli uygulama sayesinde tanışan Rufus ve Mateo son bir muhteşem maceraya atılıp bir ömre bedel deneyimi bir günde yaşamaya çalışacaktır.
“Olaylı bir gün boyunca iki genç adam kaderlerini, hayatlarının adaletsizliğine karşı öfkelerini ve hayatta olmanın anlamını dürüstçe paylaşıyor.” 
Publishers Weekly 
 
“Silvera’dan yine muhteşem bir kitap. Büyüleyici, düşündürücü ve kitabın ismi kadar yürek burkucu.” 
Kirkus Reviews 
 
“Adam Silvera okurlara, hayatlarını şu an nasıl yaşadıklarını ve nasıl yaşamak istediklerini irdeletecek bir ustalıkla yazıyor. Bu roman, yazarın yeteneğinin en başarılı örneklerinden ve hepimiz adına en doğru soruları soruyor.” 
Teen Vogue
 
 “Kayba, umuda ve arkadaşlığın kurtarıcı gücüne dair cesur, sevimli ve akılda kalıcı bir hikâye.” 
Lauren Oliver
 
“Sıradışı ve unutulmaz.” 
Booklist
 
“Farklılıkları ve engelleri yürekten harmanlayan bir roman.” 
School Library Journal
 
“Ve Sonunda İkisi De Ölür tüm okurları duygulandıracak... Silvera’nın şimdiye 
kadarki en iyi eseri.” 
Jordan April
 
“Silvera kendi faniliğimizle yüzleşmenin yaşatacağı saf duyguları başarıyla yakalamakla kalmamış, maceralarını takip etmek isteyeceğiniz gerçekçi ve doğal karakterler de yaratmış. Harika üslubu ve muhteşem hikâyeciliği sizi çok etkileyecek.” 
Buzzfeed
 
“Arkadaşlık, sevgi, kayıp ve kader temalarını bir araya getiren bu romanı, elinizin altında gözyaşlarınızı sileceğiniz bir peçeteyle okuyun.” 
Brightl
School Library Journal Yılın En İyi Kitabı
Kirkus Reviews Yılın En İyi Kitabı
Booklist 2017 Editörlerin Seçimi
Bustle 2017 En İyi Gençlik Romanı
Paste Magazine 2017 En İyi Gençlik Kitabı
Buzzfeed Yılın En İyi Gençlik Kitabı
BookPage Yılın En İyi Gençlik Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dbfc08d-11b6-42f2-9972-c18500982f63.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Kuğu</image:title>
            <image:caption>“Halüsinasyonun bir gerçeği yoktur. Fakat zihinde var olanın bir gerçeği vardır. Ben bilinçaltının zihninde yıllarca tutsak ettiği bir gerçeğiyim.” 
“Zihninde zuhur etmemle delirdiğini, aklının gittiğini düşünme. Bundan sonra dünyayı öngöremediğin bir şekilde algılayacaksın. Evrene fiziğin kendi iktidarı için sana öğrettiği dille değil, içinde ruh ve bedeninin bir olduğu karmaşıklıktan bakacaksın... 
Hadi durma!... Evreni kozmos-kaos ikilisiyle anlamaya çalışırken doğaya karşı işlediğin günahlarından arınmak için Suzanaca’nın seni beklediği, renklerin sayılardan özgürleştiği, cennet ve cehennemin birbirine karıştığı, karar vereninin olmadığı zamansızlık içindeki karmaşıklığa, kutsal hiçliğine koş...” 
Prof. Dr. Gediz Akdeniz son romanında yaşanmış olanın yaşama dair diğer olasılıkları da içerdiğini delilik ve hiçliğin kaos sırtında yürümeye çalışan dört arkadaşın İtalya’da başlayan karmaşık var olma serüvenleri üzerinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a46c1c74-1010-46ab-9b2a-f84fa42acf8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşçu Terapi</image:title>
            <image:caption>“Hakikatin ödülü hakikatin kendisidir.” 
– Platon 
Boşluk duygusu, anlam arayışı ve varoluşun zorlu şartları karşısında kendine çıkış yolu arayanlar için güçlü ve etkili yöntemlerden biridir varoluşçu terapi... İnsanın varoluşundan kaynaklanan konulara odaklanan bu felsefi terapi yaklaşımı, hayata anlam katmanın, yaşamı değerli kılmanın belli başlı yolları hakkında okumaya, düşünmeye ve uygulamaya davet ediyor sizi. 
Hayat en katlanılmaz olduğu zamanlarda bile anlamlıdır. İnsan yaşadığı acıya, korkuya ve suçluluk duygusuna rağmen içindeki iyiyi ortaya çıkarabilme potansiyeline sahiptir. Her olumsuzluk, yaratıcı bir güce dönüştürülebilir. 
Nasıl mı? 
Varoluşçu terapi alanında dünya çapında haklı bir üne sahip olan 
Prof. Emmy van Deurzen ve varoluşçu terapist Claire Arnold-Baker’ın kaleme aldığı bu kitap, felsefeyle terapiyi ulaşılabilir kılmakla birlikte tam 15 teorik ve 15 pratik tekniği sizler için en yalın ve anlaşılır haliyle açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f33a3acd-cc8d-47d9-983d-a32f843ab664.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam - 9 Güç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>SON ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN 
KÖPEK ADAM SERİSİNİN HEYECANLA BEKLENEN DOKUZUNCU KİTABI! 
Serinin dokuzunca kitabında Başkan Köpek Adam&apos;ın sakarlıklarından sıkılır ve rozetini geri alır. Köpek Adam işsiz kalsa da umudunu kaybetmemiştir. Yakın arkadaşlarının yardımıyla, düştüğü bu çukurdan çıkıp tekrar polisliğe dönebilecek mi yoksa yanlış ağaca mı havlayacak? 
Dav Pilkey Köpek Adam Serisi&apos;nin her kitabında her yaştan okuyucuya hitap etmesinin yanı sıra empati, nezaket, sabır ve iyilik yapmak gibi evrensel temaları da işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68032629-baa8-45d2-bc31-57c71a0db834.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Gölgeler</image:title>
            <image:caption>Haftalarca süren yolculuğun ardından haydutların eline düşen beş arkadaş, zindanda çıkan bir isyanın sonucunda canlarını kurtarırlar. Kaldıkları yerden yolculuklarına devam ederler. Tam rahata ermişken bu kez de uzaydan gelen Karanlık Gölgeler ile karşı karşıya kalırlar. Ne kılıçları ne de okları, hiçbir işe yaramaz. 
   Bir yolunu bulup onlardan da kurtulurlar. En sonunda Mor Dağ&apos;a ulaşır, Saklı Mağara&apos;yı bulurlar. Hiç beklemedikleri bir anda hazinenin başında Mağara Ejderhası ile burun buruna gelirler. Ölümü göze alarak hazineyi alıp kaçarlar. Akıllara durgunluk veren tehlikelerin ardı arkası kesilmez. Aylar süren maceraların sonunda köylerine ulaşırlar. 
   Barış Kalesi&apos;ni yeniden inşa ederek, atalarının ruhlarıyla buluşurlar. Köylerinde inanılmayacak kadar büyük işler başarırlar. Bölgenin en güçlü kabilesi haline gelirler. O andan itibaren yepyeni bir hayat başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624892ba-22b2-4234-abfc-b8a553cf2507.jpg</image:loc>
            <image:title>Mırmır İle Gırgır</image:title>
            <image:caption>Evden kaçan Mırmır ormanın derinliklerine sığınır. Bir süre sonra Gırgır ile karşılaşır. Arkadaş olur, yola birlikte devam ederler. Az gider uz gider, günlerce yol alırlar. Hiç beklemedikleri bir anda karşılarına bir baykuş çıkar. Adının Pırpır olduğunu söyler. O da onların arasına katılır. Günlerce ormanda yol alırlar, en sonunda küçük bir evle karşılaşırlar. Ev sahibi Demir, onları evine alır. Birlikte güzel bir yaşam kurarlar. O günden sonra çok ilginç olaylar gelişir. İlk önce haydutlar evi basar, ardından tilki sürüsü… En sonunda kurtlarla lkarşı karşıya kalırlar. Bütün bu olup bitenler hepsini şaşkına çevirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e421c1a2-1aeb-4565-84c7-66ce36e3561e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cümbezin Kızı</image:title>
            <image:caption>2023 Emine Işınsu Roman Ödülü 
Cümbezin Kızı tek başına bir kadın hikâyesi değildir. Unutulan tarihe, sosyal olaylara kızlarımızın çığlıkları arasından bakıştır. Adanın parçalanışı, EOKA tohumlarının atılışı, İsrail&apos;in kuruluşu ve kızlarımızın kayboluşunun hikâyesidir. 
Cümbez; adadır, Nenanne’dir, Hatice’dir, Eleni Nine’dir, Süleyman’dır, Bastiban’dır... Bir yanının Türk, bir yanının Rum olduğunu bilir de insanca döker yemişini. Cümbez, bölücülerin kesemediği koca bir ağaçtır. 
Bir zamanlar Kıbrıs&apos;ta Nenanne ile Eleni Rumca susar, Türkçe bölüşür, kadınca konuşurdu. Ve kızlar… Yokluğun, kıtlığın, savaşın, sömürge yönetiminin ince hesapları arasında doysun ve geride kalanı doyursun diye Filistin&apos;e, Ürdün&apos;e satılan kızlarımız... Küçük kuşlar gibi avlanıp babaları eliyle teslim edilen kızlarımız... Onlar hayalleriyle birlikte unutuldular... 
“Latife&apos;den bu yana ne böyle duyarlılık ne de espriye rastladımdı. Seçici gruba beni de dâhil eden İskender&apos;e teşekkürler. Emine&apos;ye yakıştı doğrusu.” Alev Alatlı 
“Işınsu&apos;ya yakışır bir yarışmaydı. Güzel eserler geldi. Cümbezin Kızı öne çıktı.” Prof. Dr. İlber Ortaylı 
“Genç Werther&apos;in Acıları’nı hatırlatan, genç bir kadının hikâyesinden hareketle içe işleyen bir sosyal dram. Türkçesi çok sağlam ve çok güzel.” A. Yağmur Tunalı 
“Ah Cümbezin Kızı, ne olur bize her daim iyilerin kazandığı o tükenmez masallarını hep anlat, hep anlat ki; dünya denilen bu dar ve engebeli köprüde Zümrüdüankaların kanatlarından yalnızca sevgi ve merhamet devşirelim.” Prof. Dr. Belkıs Gürsoy 
“Akıcı ve işlek bir üslup, güçlü bir başkarakter, zevkle okunan bir roman...” Prof. Dr. Bilge Ercilasun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecff85ad-e4d2-4945-a3cc-1b524b234e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak-Koyunlu Türkmen Hükümdarı Sultan Yakub ve Dönemi (1478-1490)</image:title>
            <image:caption>Sultan Halil’den sonra Ak-Koyunlu Türkmen Devleti’nin hükümdarı Yakub Bey, saltanatının ilk yıllarında meydana gelen huzursuzlukları çözdükten sonra birtakım dâhili ve harici problemle tekrar yüz yüze kaldı. Memlûklerin Urfa havalisini ele geçirme teşebbüsleri Memlûk ordusunun Ak-Koyunlu ordusu tarafından Urfa önlerinde büyük bir hezimete uğratılması ile sonuçlandırıldı. Ardından da Ak-Koyunlu Devleti’nin önemli beylerinden Bayındır Bey’in isyanı, başarılı bir şekilde bastırıldı. Gürcistan Seferi, vergi vermeyen tâbilerin tedibi ve Safevîlerin faaliyetlerinin engellenmesi Yakub Bey’in siyasi başarılarının en önemlilerini teşkil etti. Bunun yanında Ak-Koyunlu Türkmenlerinin kültürel alandaki başarılarının en önemli dönemi Yakub Bey zamanında oluşturuldu. Babası Hasan Padişah gibi âlim ve sanatkârları korumuş olan Sultan Yakub, devraldığı ilim, şiir ve musiki hayatını daha mükemmel olarak devam ettirmiştir. Güzel yazısı ve Türkçe, Farsça şiirleri olan, edip, şair ve musikişinasları himaye ile namına pek çok kasideler yazılan Ak-Koyunlu Türkmen hükümdarı Yakub Han devri, Bayındır hanedan üyelerinin ilme verdikleri yarım asırlık hayatın en parlak devrini oluşturmaktadır. 
Bu dönemde yetişen Ak-Koyunlu hattat ve şairi olmasının yanında Sultan Yakub’un yeğeni de olan Mirza Ali’nin şu mısraları o dönemin edebî faaliyetlerine ışık tutmaktadır: 
Kim dünya ile ortaklık için çaba gösterecek? 
Ona güvenmemiz gerektiği kime göre doğruydu? 
Süleyman&apos;ın mülkünü aramayın, çünkü o ancak havadır. 
İşte krallık ama Süleyman nerede? 
Sayısız hazineler ve zenginliklerden Sam yanına ne aldı? 
Süleyman ne götürdü? Bu toprakta yaşayan, toprak oldu. 
 
Toz, bu tozun içeriği hakkında ne biliyor? 
Her yaprak özgür bir adamın yüzüdür, 
Her adım bir şehzadenin başının tacıdır. 
Her şeye iyilikle başlayana, O’nun iyiliği geri geldi. 
Ömrünü gönüllerin doyacağı şekilde geçir ki, 
Yaradan senden razı olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9fad1ec-3841-4e9c-9cc1-28cea782d084.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel Teori ve Popüler Kültüre Giriş</image:title>
            <image:caption>Kültür çalışmaları ve popüler kültür üzerine eleştirel bir okuma yapan Storey’in bu kitabı yurt dışında lisans ve lisansüstü düzeylerde ders kitabı olarak okutulan değerli bir eserdir. Kitap, Storey’in popüler kültürü ideoloji ile karşılaştırmasıyla başlamakta; kültürün ve popüler kültürün medeniyet inşasındaki rollerini, kültürcülük üzerine tartışmaları, toplumsal cinsiyet durumlarının popüler kültür içerisindeki yerini, ırk ve kültür ilişkisini, popülist siyaseti ve daha fazlasını Marksist, yapısalcı, post-yapısalcı, post-modern ve psikanalitik teoriler eşliğinde incelemektedir. Çeviride esas aldığımız baskı, orijinal dilindeki eski basımların genişletilmiş edisyonudur; sınıf üzerine tamamen yeni bir bölüm içermektedir ve toplumsal cinsiyet hakkında genişletilmiş bir içeriğe sahiptir. 
Kitapta bölüm girişleri ve metin içi yönlendirmelerle bölümler ve önemli noktalar arasında ilişkisel bağlantılar kurulmaktadır. Okuru metne bağlayan bu yapısı ve kültür ile popüler kültüre oldukça geniş bir açıdan bakması ile bu kitap kültür sosyolojisi, medya ve iletişim çalışmaları, kültür, popüler kültür ya da diğer ilgili konularda hem konuyla ilgilenenler hem de akademi için önemli bir rehber kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65afcc20-1ef9-43b2-8ef6-91c6c9eed5e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Filuba&apos;nın Ormanı</image:title>
            <image:caption>Çok uzak diyarların birinde, balta girmemiş muhteşem bir orman... Neşe içinde yaşayan hayvanlar… Ve bu ormanın sevilen lideri Filuba ile ailesi… Ormanda her şey güllük gülistanlıkken bir gün işler değişir. Orman halkı, insanların geçmişten bu yana onlara taktığı &quot;yabani hayvanlar&quot; ismini artık istememektedir. 
Filuba ilk kez çözülmesi neredeyse imkânsız bir sorunla karşı karşıyadır. Peki Filuba, orman halkına yardım edebilecek mi? Yoksa her şey olduğu gibi mi kalacak? 
Filuba&apos;nın Ormanı sizi fantastik ve eğlenceli bir maceraya davet ediyor. Ne duruyoruz, hadi o zaman doğru Filuba&apos;nın Ormanı&apos;na!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb37ab4b-a069-4161-a69f-97fe8a57c2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Natalie: Yakın Dostlar ve Ekşi Üzümler</image:title>
            <image:caption>TÜM DÜNYADA MİLYONLARCA OKURUN
GÖNLÜNE TAHT KURAN NATALIE,
HEYECAN DOLU BİR MACERAYLA TEKRAR ARAMIZDA!       
Natalie hayatında ilk kez kendinden oldukça emin. Yetenekleri fark ediliyor, onu seven ve destekleyen arkadaşları da yanı başında. Tabii bir de Derek var! Ancak tam da onunla daha fazla zaman geçirme hayalleri kurarken sadece arkadaş kalabileceklerini öğrenince işler hızla sarpa sarar ve özgüveni, şüphelerinin arasında gözden kaybolmaya başlar…
Kırık kalbini toparlamaya çalışan Natalie, arkadaşlarından bir süreliğine uzaklaşınca her şeyin daha da kötüye gittiğini görüp kendine önemli bir soru soracaktır: Yakın dostları mı seçmeli, “ekşi üzümleri” mi?
Sevimli ve çılgın kahramanımızın vereceği yanıt, bu güzel hikâyeyi tüm okurlar için unutulmaz bir biçimde sonlandıracak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0187cfe-f337-4aa9-90a0-ad494f9e0d20.jpg</image:loc>
            <image:title>İnatçı ve Savaşçı</image:title>
            <image:caption>“İçim parçalanmıştı, gözyaşları içinde o güzel elleriyle yazdığı bütün hikâyesini okudum Aylin’in. Sabahın alaca karanlığında hâlâ ayaktaydım.  
Camı açtım Allah’ım Aylin’imi ve onun gibi tüm kadınları koru kolla, sevenlerine bağışla. Tüm sıkıntıda olan insanlara yardım et, bize doğru yolu göster diye dua ettim. Evet Aylin haklıydı. Bu hikâye herkese ders çıkaracak örneklerle doluydu. Fazla iyi niyetin, masum bir kadının hayatının mahvoluşunun hikâyesiydi. Aylin’e verdiğim sözü ivedilikle yerine getirmeliydim. İstanbul’da hemen bir yayınevi bulmalıydım, bu kitap basılmalıydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bead7ccb-5b36-4fea-b9bc-bfefb745fcfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazeticinin Ölümü</image:title>
            <image:caption>“İstasyonun otoparkı karanlık ve ıssızdı. Arabasına ulaşmak için merdivenden yukarı çıktı ve yürümeye başladı. Önünden bir araba geçti. Biraz daha yürüdüğünde yüz metre ileride siyah büyük bir araba çarptı gözüne. Arabanın camları koyu olduğu için içerisini göremiyordu.  
Plakası ise yoktu. ‘Peşimdeler’ diye geçirdi içinden.” 
Ucu Amerikan devleti içindeki iktidar savaşlarına dokunan akıl almaz bir siyasi komplo... Bu komployu ortaya çıkarmaya çalışan Türk gazetecinin ölümü... Ülke gazetesinin Washington muhabiri Selin Uygar’ın çözmeye çalıştığı cinayet onu, Amerikan devleti içinde oynanan oyunlarla ABD’nin Ortadoğu siyasetinin karmaşık hesaplarının ortasına düşürecek ve  
büyük tehlikelerle burun buruna getirecek. 
Gazetecinin Ölümü, Elçin Poyrazlar’ın temposu yüksek, soluk soluğa okunan ilk romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f19aeacd-b554-4b5f-8443-ad14f4409034.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Kalp</image:title>
            <image:caption>Siyasi nedenlerle Çocuk Şube’ye yollanan Komiser Suat Zamir’in odasına bir gün Samet adlı bir çocuk gelir.  
Samet babasının kalbini bir kutuda bulduğunu ileri sürer. Diğer yandan iktidarın gözbebeği müteahhit Cüneyt Canipoğlu’nun gizemli bir şekilde kaybolması Emniyet’i alarma geçirmiştir. Birbirinden bağımsız görünen iki soruşturma Suat Zamir ve meslektaşları Selim ile Beren’i akıl almaz bir suç zincirine yönlendirir. 
Komiser Suat Zamir’in üçüncü macerası Çıplak Kalp, devlet, tarikatlar, çocuklar ve hurafeler ekseninde akan, gerilimi yüksek bir polisiye roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cfc1aef-eac1-4b33-97dd-7d9c3a22a83a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçekler Çok mu Çok… Tuhaf!</image:title>
            <image:caption>Uyarı! Bu kitap çiçekler hakkında çok gizli bilgiler içermektedir!

Doğadaki tuhaf çiçeklerden bazılarıyla tanışırken eğlenmeye ve şaşırmaya hazır olun.

Çiçekleri sıkıcı buluyor olabilirsiniz ama onların etrafında bir arı gibi dolanırsanız çiçekler hakkındaki ilginç gerçekleri öğrenebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77f12de3-617c-4aed-84ee-a7246b2fb536.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Gamze</image:title>
            <image:caption>yâdımızda kalan kreşendo sevda 
yanağımızda eksik bir gamze gibi ağır 
gönlümüz yazdadır ama şiir kış biraz 
bazı şeyler şiir olsun diye yarım kalır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37d6724d-301b-463c-9b08-13016c306bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Garnett Ansiklopedisi: A’dan Z’ye Bir Otobiyografi</image:title>
            <image:caption>NBA şampiyonu ve on beş kez All-Star seçilmiş olan Kevin Garnett’in Şöhretler Müzesi’ne kabul edilmeden önce kaleme aldığı benzersiz, filtrelenmemiş bir anı kitabı… 
Kevin Garnett basketbol oyununun gördüğü en dominant oyunculardan biriydi. Aynı zamanda en açık sözlü isimlerin başında geliyordu. Yirmi bir yıllık şanlı NBA kariyeri boyunca trash-talk’u bir sanat formuna dönüştürdü ve tartışmalı konulardaki düşüncelerini paylaşmaktan asla çekinmedi. “Kevin Garnett Ansiklopedisi”nde, Garnett hayatına ve kariyerine yine aynı içtenlikle bakıyor ve okurları enfes bir yolculuğa çıkarıyor. 
Bu yolculukta Garnett, Güney Carolina’da büyürken karşılaştığı zorlukları anlattıktan sonra Chicago&apos;ya taşınıyor ve burada ülkenin en iyi oyuncu adaylarından biri hâline geliyor. Üniversiteyi atlayarak son yirmi yılda liseden sonra doğrudan NBA Draft’ine katılan ilk oyuncu olma ve Kobe Bryant ile LeBron James gibi geleceğin süperstarları tarafından takip edilecek bir akımı başlatma kararını nasıl aldığını tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Kobe, LeBron, Michael Jordan ve diğer NBA devleriyle birlikte ve onlara karşı oynadığı dönemdeki hikâyelerini paylaşıyor ve Boston Celtics ile bir şampiyonluk kazanması da dâhil, profesyonel hayatındaki iniş ve çıkışlarını bir bir sıralıyor. 
Şöhret, aile, ırkçılık, sponsorluklar, lig yönetiminin tavırları, maneviyat ve müzik gibi basketbolun hem içinde hem de ötesindeki bir dizi konuda da fikirlerini dile getiren Garnett, tecrübeleri ve hayat derslerini ansiklopedi formatında alfabetik olarak okurlarıyla paylaşıyor. Kevin Garnett&apos;in sahada yeterince heyecan verici, ilham verici ve filtresiz olduğunu düşünüyorsanız, bu sayfalarda söyleyeceklerini okuyana kadar bekleyin –çünkü bu adam daima sürprizlerle dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f06b7a5a-49d3-43c6-9140-5ad408521fae.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjgan: İmkansıza Komşu</image:title>
            <image:caption>Acısı kendine ağır gelenlere, derdini hiçbir yere yükleyemeyenlere, karanlıktan başka ülke yoktur. Sana acı veren her şeyi belleğinden koparıp atmak için, karanlığın nesneleri sildiği gibi geçmişi de silebileceğine, eritebileceğine inanırsın. Bunları şimdi, yıllar sonra belleğimin hafif aralanmış pencerelerinden içeri yumuşak bir ışık sızarken fark ediyorum. 
Dışarıda kalanlar, dışarıdan bakanlar, derdi ile delik deşik olanın kendi karanlığına sığınışını bir türlü anlamayanlar, anlamak istemeyenler, anladığını zannedip de en kısa zamanda onu tekrar gün yüzüne çıkarmak isteyenler, her şeyi geometrik bir düzlem içinde ölçüp biçip düzenleyenler için karanlık pek işlevsel değil elbet. Oysa bazen karanlık da şifadır. 
Kendime giden yolları kesmiş, köprüleri yıkmış, ışık gelen bütün kapıları pencereleri örtmüştüm. Kör bir karanlığın içinde hareketten azade, dış seslerden azade, bundan böyle ne olacak sorusundan azade... Kendi karanlığımın içinde kendimi kendime yama yapmaya uğraşırken senin beni konuşturma girişimlerinin bana nasıl yük olduğunu, beni kendi karanlığıma daha çok kilitlediğini ancak hakiki bir sohbete kavuşunca anladım. Karanlığıma hiç saygı duymadığını da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c90d2d33-e8e1-4752-aebf-0ed68732d27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atık Sanatı /Gündelik Nesnelere Yeniden Hayat Ver</image:title>
            <image:caption>Çevreye Duyarlı Yaratıcı Gençlerin Elkitabı 
Çevreyi korumanın ve geri dönüştürmenin önemi konusunda çocukları ve gençleri bilgilendirmek isteyenler... 
 
Gündelik hayatta kullandığımız nesneleri bir sanat eserine dönüştürerek yaratıcılığını keşfetmeyi arzulayanlar… 
 
Atıkların ayrıştırılmasına yönelik sorulara somut ve eğlenceli yanıtlar arayanlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c64bd000-95cc-4efe-83c6-33adcfa4a828.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Böcek Araştırması</image:title>
            <image:caption>Devasa boyutlarda tüylü örümceklerden incecik değnek çekirgelerine, 
yüzlerce minik canlı bu kitabın muhteşem resimlerle dolu sayfalarında saklanıyor. Pek çok böcek türünü keşfedeceğiniz, merak uyandıran bu etkinlik kitabı sizleri ailecek tadını çıkarabileceğiniz eğlenceli saatler geçirmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be8d64be-849d-4b91-8c2b-61e15015f850.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Kahraman</image:title>
            <image:caption>Dünya tehlikede mi? 
Uzaylılar yeryüzüne doğru mu yaklaşıyor? 
Etyiyen bitkiler ne yapıyor? 
Merak etmeyin her şey kontrol altında, Süper Raul süper güçlerini 
kullanarak insanlığı kurtaracak! 
Gérard Moncomble’dan çok seveceğiniz eğlenceli bir hikâye daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d52fd9d-ea62-44a2-a005-39ec9d1f4de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara, Roma ve Bizans Dönemi Arkeoloji Mirası</image:title>
            <image:caption>Urs Peschlow tarafından kaleme alınan ve ilk baskısı 2015 yılında Almanca olarak yayımlanan kitap, hem arkeoloji hem de sanat tarihi açısından Ankara hakkında yazılmış günümüzdeki en kapsamlı çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Antik Dönem’den günümüze, Peschlow’un adeta tüm bilimsel birikimini sergilediği, Ankara hakkındaki araştırma ve çalışmalarını ortaya koyduğu, bir sanat tarihi dersi niteliğindedir. 
 
Eser, Türkiye’de Cumhuriyetin ilanıyla birlikte kültürel varlıkların korunması ve bu dönemde arkeolojinin gelişimi hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere;  kültür tarihi, sanat tarihi ve arkeoloji alanında çalışanlara bir hizmet sunmak üzere Koç Üniversitesi VEKAM tarafından Türkçe’ye çevirtilmiş ve yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0914a7d0-6fad-4297-856b-d2c7367eee05.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Hayat 12 Beceri</image:title>
            <image:caption>Neden bazı insanlar geleceğe karşı tutkuluyken
diğerleri endişelidir?
 
Geleceğe duyulan endişenin, yerini tutku ve heyecana nasıl bırakabileceğinin yollarını gösteren bu kitap, sürdürülebilir başarı ve mutluluğa ulaşmak için sahip olunması gereken 12 beceriyi anlatıyor.
 
Gelişime açık, geleceğe karşı tutkulu bir bakış açısı geliştirmek ve tatmin olmuş başarılı bir zihne sahip olmak isteyen insanların neler yapması ve hangi yolları izlemesi gerektiğini tüm detaylarıyla anlatan Psikolog rehberlik ediyor.
 
Başarılı ve mutlu olmak amacıyla geleceğe dair hangi becerilere sahip olmamız gerekiyor? Hangi becerilerimizi öne çıkarmamız son derece önemli ve hangileri eski önemini yitirerek hayatımızdan çıkacak?
 
Kişisel farkındalığı artırmak, sağlıklı bir zihne sahip olmak, aktif öğrenme, yaratıcılık, stres yönetimi, uyku problemini çözmek, iletişim becerisini geliştirmek, kendini keşfetmek ve hayatı anlamlandırmak gibi ihtiyaçlara cevaplar ve deneyimler sunan 1 Hayat 12 Beceri; anne babaları, iş insanlarını, iş kurmak isteyenleri, öğretici bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65eedb68-09f7-40fe-b2dc-678af936b4e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Birikim Sayı 415 - Kasım 2023</image:title>
            <image:caption>Geçen ayın birikimi 3 ÖMER LAÇİNER Her ülkede bir Filistin olabilir mi? 5 AHMET İNSEL Karşılıklı işlenen insanlık suçları Yapay zekâ - gelmekte olan 10 ÖMER LAÇİNER Distopyadan ütopyaya 14 MERYEM KORAY Bilinenler ve bilinemeyenler! - Yapay zekâ zamanı geliyor 31 ARUS YUMUL Dijital çağda Aydınlanma’nın geleceği 39 ULAŞ TÜRKMEN Bugünün yapay zekâsı 44 AHMET ASENA Bir DİSK sempozyumunun düşündürdükleri 46 ÖZGÜR NARİN Yapay zekânın emeği 56 MURAT GÜLSOY Yapay zekâ yaratığının yaratıcılığı üzerine 61 TANIL BORA - TUĞRUL PAŞAOĞLU Mahir Sayın ile söyleşi: Yapay zekâ ve dijitalleşme karşısında sol 66 CEVDET KADRİ KIRIMLI Çin’in yapay zekâ hedef ve tercihleri Sol düşünce 68 ÖZGÜR EMRAH GÜREL Jürgen Habermas ve kamusallığın yapısal dönüşüm(leri): Otoriter kapitalizme karşı demokratik sosyalizm Toplumsal hareketler 76 MUSTAFA POYRAZ Göçmenlikle sosyal ve siyasal sorunların iç içe geçtiği mekânlar olarak banliyöler ve varoşlar Edebiyat 89 LAL HİTAY Yaralar, kabuklar ve oraya kendimi koyabilir miyim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db481b2-3720-4ae0-a51c-c30c08c66677.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılar Bayramı Cinayeti</image:title>
            <image:caption>BİR HERCULE POIROT MACERASI OLAN CADILAR BAYRAMI CİNAYETİ, &quot;A HAUNTING IN VENICE&quot; İSMİYLE SİNEMAYA UYARLANDI.
Cinayet romanları yazarı Bayan Ariadne Oliver, Woodleigh köyüne, arkadaşı Judith Butler&apos;ı ziyarete gider. Bir süredir arkadaşıyla birlikte kalan yazar, köyün ileri gelenleri tarafından gençler için düzenlenen Cadılar Bayramı partisine katılır. Parti hazırlıkları sırasında, on üç yaşındaki ergen kız Joyce bir zamanlar bir cinayete tanık olduğunu söyleyerek övünür, ama kimse ona inanmaz.
Partinin ertesi akşamı Bayan Oliver bu kez soluğu Londra&apos;da alır. Hercule Poirot&apos;nun dairesine fırtına gibi dalan kadın, heyecandan çıldırmak üzeredir. Anlatacaklarını bir türlü toparlayamayan Ariadne, sonunda Poirot&apos;ya Joyce&apos;un su dolu teneke bir kovada boğulduğunu ve başının sudaki elmaların arasında sallandığını söyler. Hercule Poirot katili bulmak için yola koyulur ama önce, Woodleigh köyünde yaşayan, eski dostu, artık emekliliğin tadını çıkaran Başmüfettiş Spence&apos;ten yardım ister.
Masum, sıradan bir Cadılar Bayramı partisi korkunç bir katliamla bitiyor ve şeytani katilin maskesini kaldırmak yine Hercule Poirot&apos;ya düşüyor!
Cadılar Bayramı Cinayeti, önceki basımlarda Elmayı Yılan Isırdı ismiyle yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18dcac66-78bf-4f15-b8b2-8c040e706f9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalleyi Yönetmek</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti zamanından bu yana yerel yönetimin en alt düzeyini oluşturmakla birlikte şekil değiştirerek de olsa varlığını hâlâ koruyan muhtarlık, en uzun ömürlü kurumlardan biri olarak yurttaş ile devlet arasında aracılık rolünü devam ettiriyor. Élise Massicard’a göre, muhtar gündelik hayat ile iktidarın kesiştiği noktada yer alıyor, yurttaşların denetlenmesini sağlıyor ve devletin erişilebilir bir makam olduğu duygusunu yaratıyor. Bu sayede kimi zaman devletin memuru kimi zaman da yurttaşın savunucusu rolünü üstleniyor. Kapsamlı bir saha çalışmasına dayanan Mahalleyi Yönetmek, muhtarların muğlak konumlarını, hangi rolleri üstlendiklerini, nasıl çalıştıklarını, usulleri kimi zaman devlet kimi zaman da mahalle sakinleri lehine nasıl esnettiklerini, daha genel olarak da devlet ile yurttaş arasındaki ilişkilerin biçimlenişini araştırıyor. “Bu çalışma muhtarlık uygulamalarının, tutarlı ve merkezî bir devlet imajını nasıl aynı zamanda hem zedeleyip hem de desteklediğini, söz konusu imajın kendisinin de yurttaşların ve memurların uygulamalarını zorlayıp şekillendirdiğini inceliyor. Dolayısıyla kitabın sorduğu soru, Türk Devleti’nin güçlü olup olmadığına ilişkin değil, söz konusu karşılaşmalar çerçevesinde kurulan ve etkili olan ilişkilerde devletin günlük olarak nasıl üretildiğine ve yaşandığına ilişkindir&apos;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2c745b2-7099-4605-8387-bb60a957ddb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşbağımlılıkla Yüzleşmek</image:title>
            <image:caption>Kendi ihtiyaç ve isteklerini yok sayarak etrafındakileri mutlu etmesi gerektiği inancıyla yaşayan insanlara aşinayızdır. Başkalarının mutluluğu ve huzuru için çabalamak çoğu zaman toplumun olumlayıp desteklediği bir davranış olsa da, bu alışkanlık kişinin kendi hayatından ödün vermesi noktasına vardığında acı verici bir sorun haline gelir. Eşbağımlılık, yakın zamana kadar alkol ve madde bağımlısı kişilerin aile üyelerini etkileyen bir hastalık olarak görüldüyse de, zamanla çok daha yaygın bir grubu etkilediği anlaşıldı. Disfonksiyonel ailelerde büyümüş bireyler neden eşbağımlı davranışlar sergiler? Başkalarını mutlu etme ihtiyacının kökeninde ne yatar? İstismarcı ebeveynlik tarzı, çocukta nasıl utanç, yetersizlik ya da üstünlük algısına sebep olur? Uygun düzeyde özdeğer tecrübe etmek, kendimizle ve çevremizle ilişkimizde nasıl bir yer tutar? Taşınan utanç nedir ve sağlıklı utançtan nasıl ayrılır? Eşbağımlı yetişkinler, kendi gerçekliklerine sahip çıkmakta neden zorlanırlar? Çocuklukta fonksiyonel sınırlar nasıl oluşturulur? Eşbağımlılık nasıl fark edilir, fark edilmezse ne tür tehlikelere gebedir? Normal ebeveynlik ile fonksiyonel ebeveynlik arasında ne fark vardır? Kişi, eşbağımlı bir ilişkide olduğunu nasıl anlar? Çocukluk travmaları, bağımlılık ve eşbağımlılık alanlarında öncü çalışmalarıyla tanınan Pia Mellody, Eşbağımlılıkla Yüzleşmek’te açık ve basit bir dille mağdurların hayatına ciddi hasarlar veren bu hastalığın ortaya çıkış koşullarını, temel belirtilerini ve tedavi imkânlarını ele alıyor. Hayatlarını bitimsiz suçluluk, kırgınlık ve güvensizlik duygularının gölgesinde geçirmekten yorulmuş ve bu sarmaldan çıkış yolu arayan eşbağımlı kişiler için pratik önerilerle desteklenen bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e806d40-8e1c-47b3-91e5-e875360e15b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hayatında Hikayeleştirme</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren hikâyeler var oldu. Modern nörobilim ve psikoloji, bir fikrin ya da markanın derinlemesine anlaşılması için hikâyelerin gücünden faydalanmanın kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Sinan Sülün, günümüzün hızla değişen ve rekabetçi dünyasında, sadece ne söylediğimizin değil, nasıl söylediğimizin de kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. İş yaşamında ve profesyonel iletişimde, hikâyeleştirmenin önemini, bunun için kullanılabilecek teknikleri pratik örnekler eşliğinde anlatıyor. İş Hayatında Hikâyeleştirme, profesyonel yaşamda iletişim, liderlik, pazarlama gibi alanlarda anlatımını dikkat çekici hale getirmek isteyen herkesin elinin altında bulunması gereken bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/573b1118-d483-488e-9bda-404e61e60eda.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırlayamadıklarımız</image:title>
            <image:caption>Yıllardır kaleme aldığı tiyatro oyunlarıyla Türkiye’deki toplumsal cinsiyet sorununa odaklanan yazar, akademisyen Zehra İpşiroğlu, son dönem interaktif oyunlarında yarattığı dünyayı bu kez romanında yeniden kuruyor. Derin, Suzan, Selen, Selim ile Yunus’un yaşadıkları ve anlattıkları, bu ülkede yaşanan nice şiddet olayının birer küçük örneği. Parçalanarak çöp torbasına atılan, gözü dönmüş bir minibüs şoförünün parçaladığı, öldürüldükten sonra intihar ettiği söylenen Münevver’lerin, Özgecan’ların, Şule’lerin, Hatice, Melike, Selen veya ismini bilmediğimiz daha onlarcasının hikâyesi… Hatırlayamadıklarımız, Zehra İpşiroğlu’ndan sonu her şeye rağmen umuda açılan çok sesli bir roman. 
“Birden yoğun bir yaşam sevincini hissettim içimde, ayak uçlarımdan bacaklarıma, bacaklarımdan karnıma, karnımdan göğsüme ve kollarıma doğru yükselen inanılmaz bir güç ve enerji yayıldı bütün bedenime, koşmak istiyordum, evet yine koşacaktım. Ama yaşamdan kaçmak için değil, tersine yaşamın akışını yüreğimin çok çok derinlerinde duymak için...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef0563ba-2b5d-49df-a831-8cee6b3547ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehtabı Yalnız Seyreden Kadına Mektup</image:title>
            <image:caption>Romantizm öldü mü? 
“Belki şu an gecenin karanlığını deliyordur gözlerin 
Pencerenin önünde otururken 
Elinde bir bardak çay…” 
Belki de ölmemiştir! 
“Miş’li geçmiş zamanların 
Üçüncü tekil şahıs’ıyım 
Gelecek zamanların hikayesi alemimde yaşarım…”  
derken, belki de okuyucunun duyguları dile geliyor. 
“Gözlerim gözlerine dalarken 
Ve ellerimdeyken karanfil kokulu ellerin 
Ben böyle ayrılığı hiç düşünmemiştim…” 
Kim düşünür ki? 
“Kelimeler arasında kaybolmaya yüz tuttum 
Kimi kazındı zihnime, kimin’ o an unuttum 
Kelimeler satır satır okunan kelimeler 
İlmek  ilmek, düğüm düğüm dokunan kelimeler…” 
Kelimeler değil mi satır aralarındaki aynalarımız? 
“Bu hikaye bir kadını anlatır 
Bir kadın dünyayı. 
Tanrıdan gayrı kainatta 
Bir tek, kadın yaratır. 
Bu hikaye 
Öyle bir kadını anlatır…” 
Bu kitap ise iflah olmaz romantiklerin duygularına tercüman olmaktan başka bir gaye taşımaz kendince… 
Şiir, hayatımızın vazgeçilmezleri arasında, var olduğumuz günden beri. Hatta yazının bulunuşuna dek şiirle aktarılmış insanlık tarihi kulaktan kulağa, destanlarla, söylencelerle. Bu yüzden özleriz şiiri, belki de farkına bile varmasak da, kulağımıza gelen bir mısra ile ortaya çıkar özlemimiz. Şiir, gençlik yıllarındaki “aşk”larımızdır, dertlerimize tercüman olan “ah”larımızdır, çoşkun duygularımızın dile geldiği “şarkı”larımızdır kimi zaman, kimi zaman kederlerimizi döktüğümüz “ağıt”larımızdır, şiir “hayat”ımızdır kısaca. 
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Halk Şairi Hakan Karcı’nın kaleminden dökülen dizeler şiire olan özlemimizi de giderecek aynı zamanda. 
Hakikaten, şiiri özlemedik mi?!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/438f7716-9aca-43cb-8b32-d8014e130bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluca Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Bir varmııış, bir yokmuş, herkesin karnı tokmuş, kötüler var olsa da, iyi insanlar çokmuş. 
İşte böyle bir zamanda Mutluca Cumhuriyeti diye de bir yer varmış. İnsanları mutlu, gelecekten umutlu, tertipli, düzenli, birbirine özenliymiş. Ülkenin her yeri yemyeşilmiş bu ülkenin, güneşi parıl parılmış. 
Fakaaat, bu ülkeye çok uzak olmayan bir yerlerde başka bir ülke daha varmış ki evlere şenlik. Gerginya Krallığı imiş bu ülkenin adı, yalnız insanlarında yokmuş hiç ağız tadı. Oysa zenginmiş bu ülke, güçlüymüş. Güçlüymüş güçlü olmasına da, mutluluktan nasibini alamıyormuş bir türlü. Temizlikten, tertip, düzenden de habersizmiş bu ülkenin insanları. 
Olacak ya Gerginya Krallığı’nın vatandaşlarının hepsi bir hastalığa yakalanmış: Mutsuzluk Hastalığı. 
Başta Kral Gerginyus olmak üzere ülkede yaşayan herkes bu hastalıktan muzdaripmiş. Onca araştırmaya, incelemeye, Ülkenin bilim adamları olan Bilgin Deryus, Hipotenüs ve Budaneyus’un emeklerine rağmen bir türlü bu hastalığın çaresini bulamamışlar. 
Bakalım kahramanlarımız, Mutluluk , Sevgi , Neşe , Dostluk , İyilik , Sağlık, Sevinç, Gerginyus, Öfkekus , Yangelyatus , Deryus, Boldomates , Azpatates, Tersus, Budaneyus ve Barutus “Mutsuzluk Hastalığı”na bir çare bulabilecekler mi ? 
Mutluca Cumhuriyeti’ndeki insanlar mutlulukla yaşarken, Gerginya Krallığı’nın bu hâlinin nedenini ve yakalandıkları “Mutsuzluk Hastalığı”nın çaresinin olup olmadığını merak ettiniz, değil mi çocuklar? Peki siz hangi ülkede yaşamak isterdiniz? Mutluca Cumhuriyeti’nde mi? Yoksa Gerginya Krallığı’nda mı? Peki ya “Mutsuzluk Hastalığı”na yakalanmaktan uzak durmayı nasıl başarabiliriz, bunu biliyor musunuz? 
İşte bu masalda bütün bu sorularınızın cevaplarını bulacaksınız? 
 
Çocuklarımızın, bazen kitapların içeriği ve onlara hitap etmemesi nedeniyle, bazen telefon, bilgisayar gibi çeldiriciler nedeniyle gitgide okumaktan uzaklaştıkları bir vakıa. Bu hususta elbette, başta öğretmen, anne, baba, yazar ve yayınevleri olma üzere hepimize düşen görevler var. Yayınevimiz bu durumun hassasiyetinin bilincinde olarak, en başta onlara hitap eden, içerik olarak güvenle okutulabilecek, keyifli, eğlenceli ve dolu dolu kitaplar sunmayı amaçlıyor çocuklarımıza. 
Çocuk kitapları başta olmak üzere, birçok kitabı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kütüphanelerde okuyucunun yararlanmasına sunulan Hakan Karcı’nın kaleminden çıkan, Mutluca Cumhuriyeti de tadına doyulmayacak bir masal çocuklarımız için. 
Okudukça eğlenen, eğlenerek öğrenen, yüzlerinden gülücük eksik olmayan, mutlu ve huzurlu çocuklarımızı, Mutluca Cumhuriyeti’ne davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d887c0e-f6c0-4aea-94bf-8ac97ce34195.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyonluk Yazıları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Şampiyonluk Yazıları” Abdullah Avcı’nın gelişiyle başlayan ve sonunda da şampiyonlukla taçlanan büyük bir hikâyenin kitabı. “Şampiyonluk Yazıları” çocukluğu Trabzonspor’un şampiyonluklarına denk gelmiş jenerasyonların çocukluğunun kitabı…. 
“Şampiyonluk Yazıları” şampiyonluk kutlamaları görmeden büyümüş, okullarında, işyerlerinde tek başına kalsalar da sevdalarından asla vazgeçmemiş jenerasyonların kitabı… 
“Şampiyonluk Yazıları” futbolu sporun bir branşı olmanın ötesinde hayatın ta kendisi gören bir şehrin kitabı… 
“Şampiyonluk Yazıları” ülkenin her yerinde, mevzusu her açıldığında ‘iyi ama ilk takımın hangisi?’ sorularıyla karşılaşanların kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” dar sokaklarında, dinmeyen yağmurunda, kendini bulan, rengine tutulan, en önemlisi de aşık olanların kitabı… 
“Şampiyonluk Yazıları” bordo mavi uğruna günleri tüketenlerin, ömrünü verenlerin kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” çocuklarını inatla Trabzonsporlu yapan ebeveynlerin zafer kitabı… 
“Şampiyonluk Yazıları” dünyanın her yerini şehri gibi seven, sahiplenen, koruyup, kollayan ‘Bize Her Yer Trabzon’ diyenlerin kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” emeğin ve alın terinin kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” seçildiği gün hedefini belirleyen Ahmet Ağaoğlu ve ekibinin kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” denizin, denizcilerin kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” yayla çocuklarının kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” Trabzonlu olmayan Trabzonsporluların kitabı… “Şampiyonluk Yazıları” Dozer Cemillerin, Özkan hocaların, Kazımların, Erenlerin ve tüm ‘‘son bir kez daha görememiş olanların’’ kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88218a1b-e2c8-47e8-8c92-4d0a6447759f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuz ve Taş Üstünde</image:title>
            <image:caption>Savaşlara sadece büyük güç mücadelesi, doğal kaynak paylaşımı, cephelerdeki ilerleyiş üzerinden bakarak sahanın gerçeklerini okuyamayız. Askerî-siyasi süreç kadar toplum ve birey, istatistikler kadar biyografiler de önemlidir. Siyasi ve askerî şahsiyetler kadar sıradan siviller de kulak verilmeye değerdir. 
Bu kitapta farklı vilayetlerden, mesleklerden, mezheplerden ve ideolojilerden otuz küsur Suriyeli hem rejim, isyan/devrim, savaş ve göçe dair kendi hikâyelerini ve şahitliklerini anlatıyor hem de duygu ve düşüncelerini paylaşıyor. 
Baas nasıl bir rejimdir? Siyasi, iktisadi, hukuki, askeri, dini ve kültürel politikaları nelerdir? Halk neden isyan etti? Barışçıl gösteriler savaşa nasıl evirildi? Savaş ve kuşatma altında ne tür acılar ve yıkımlar yaşandı? Rejim gerçekten kazandı mı? Şu an nasıl bir sosyoekonomik çöküş yaşanıyor? Mültecilik ne demektir? Niçin kısa vadede barış ümidi yok? Yaşananlardan ne gibi dersler çıkarılmalı? Bunlar, cevabı aranan sorulardan sadece birkaçı. 
12 yıldır Suriye ve Suriyeliler hakkında doğrusuyla yanlışıyla çokça konuştuk. Bu kitapta sözü olayların canlı şahitlerine veriyor; Suriyeli şair Nizar Kabbani’nin Yasaklanmış Şiirler adlı şiirinde dile getirdiği gibi “Tuz ve taş üstünde uyuyan kentler”e misafir oluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a23c1c-1132-4aad-8955-06ab9a101af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedarik Zinciri Yönetimi</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM: TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
2. BÖLÜM: TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİM SÜREÇLERİ VE LOJİSTİK FAALİYETLER 
 
3. BÖLÜM: TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİNDE STRATEJİK PLANLAMA VE AĞ TASARIMI 
 
4. BÖLÜM: TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİM STRATEJİLERİ 
 
5. BÖLÜM: TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİNDE BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE ELEKTRONİK TİCARET 
 
6. BÖLÜM: TEDARİK ZİNCİRİ BAĞLAMINDA SATIN ALMA YÖNETİMİ 
 
7. BÖLÜM: TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİNDE PERFORMANS ÖLÇÜMÜ 
 
8. BÖLÜM: SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ, ENDÜSTRİ 4.0 VE BLOCKCHAIN 
9. BÖLÜM: DÖNGÜSEL TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2081754a-efb0-42e1-b6d3-e9b2bbf0bde0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fergus İle Zeke ve Okulun Yüzüncü Günü</image:title>
            <image:caption>FERGUS İLE ZEKE, OKUL, ARKADAŞLIK, MACERA, SINIF, EVCİL HAYVAN, KOMİK, KUTLAMA, FESTİVAL, ÇABA,
Fergus ile Zeke, Bayan Maxwell’in sınıfının evcil hayvanı olmayı çok severlerdi ve öğrencilerin yaptığı her şeyi yaparlardı. Ancak çocuklar okulun yüzüncü gününü kutlamak için bir şeyler biriktirmeye ve zorlu jimnastik hareketleri yapmaya başladığında, farecikler bir türlü kutlamaya katılmanın bir yolunu bulamadılar. Acaba iki kafadar okulun yüzüncü gününü kutlamak için mükemmel projeyi bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5913fdd-891d-4999-9d7f-168a20ad4b90.jpg</image:loc>
            <image:title>Fergus İle Zeke Bilim Fuarında</image:title>
            <image:caption>FERGUS İLE ZEKE, OKUL, ARKADAŞLIK, MACERA, SINIF, EVCİL HAYVAN, KOMİK, BİLİM, DENEY, TEKNOLOJİ,
Fergus ile Zeke, Bayan Maxwell’in sınıfının evcil hayvanı olmayı çok severlerdi ve öğrencilerin yaptığı her şeyi yaparlardı. Ancak okuldaki bilim fuarı gelip çattığında, farecikler bu etkinliğe nasıl katılacaklarını bilemediler. Lucy onlara labirentte koşmayı öğretmek istiyordu ama onlar deney olmak değil, deney yapmak istiyorlardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edec91ea-33d4-4c98-8955-a9fdc59100dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Fergus ile Zeke</image:title>
            <image:caption>FERGUS İLE ZEKE, OKUL, ARKADAŞLIK, MACERA, SINIF, EVCİL HAYVAN, KOMİK, MÜZE, OKUL GEZİSİ,
Fergus, Bayan Maxwell&apos;in sınıfının evcil hayvanı olmayı çok severdi. Öğrencilerin yaptığı her şeyi yapardı. Ta ki müzeye bir okul gezisi düzenlenene kadar! Fegus, eğlenceye katılmaya kararlıydı. Öğrencilerden birinin sırt çantasına saklandı ve yeni arkadaşı Zeke&apos;in yardımıyla devasa müzeyi keşfetti. Ancak sınıfın evcil hayvanı Fergus, çantaya girebilmek için otobüse zamanında dönebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dbe4fcd-a70a-4311-9bb9-8939398ab006.jpg</image:loc>
            <image:title>Fergus İle Zeke Spor Günü Yarışı</image:title>
            <image:caption>FERGUS İLE ZEKE, OKUL, ARKADAŞLIK, MACERA, SINIF, EVCİL HAYVAN, KOMİK, SPOR, ATLETİZM, YARIŞMA,
Fergus ile Zeke, Bayan Maxwell’in sınıfının evcil hayvanı olmayı çok severlerdi. Deneylerden sanat projelerine,öğrencilerin yaptığı her şeyi yaparlardı. Ancak spor günündeki yarışların hiçbiri küçük farelere uygun değildi. Bu nedenle Fergus ile Zeke, fare boyutlarına uygun halat çekme, meşe palamudu fırlatma ve hulahop çevirme gibi etkinlikler icat ettiler. İçeri girme zamanı geldiğinde, okulda kilitli kaldıklarını anladılar. Acaba iki kafadar yeni becerilerini kullanarak dondurma ikramına yetişebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee8e72e-45ff-48d6-a8e2-66feae866fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplarla Serüvenim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KİTAP GÜNLÜĞÜ, OKUMA SEVGİSİ, KİTAP SEVGİSİ, KİTAP GÜNCESİ,
Neden mi böyle bir kitap hazırladık? Fark ettik ki çocukların kitap okumasını istiyoruz, kitapları sevsin istiyoruz ama okudukları kitabın heyecanını paylaşmakta zorlanıyoruz. Kitaplarla Serüvenim ile çocukların kitaplara, edebiyat dünyasına dair heyecanlarını yazılı olarak kendilerine hatıra bırakmaklarını istedik. Kitaplarını listelemek için kayıt sayfaları, kitabı yorumlayabilecekleri sayfalar ve eğlenceli,keyifli sorularla dolu bu günlük, kitap serüvenlerini paylaşabilmeleri için hazırlandı. İçindeki çıkartmalarla haydi sen de listeni tamamla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee09cb9-4601-45aa-9c0e-61d609f718da.jpg</image:loc>
            <image:title>Oceanarium</image:title>
            <image:caption>Okyanus Hayatı&apos;na Hoş Geldiniz. Bu akvaryum günün her saati açık. Mikroskabik planktondan yaşamış en büyük hayvana kadar 200&apos;den fazla hayranlık uyandırıcı canlıya ev sahipliği yapıyor. Derin denizleri mesken tutmuş bazı hayvanlar kendi ışıklarını nasıl üretiyorlar? Okyanuslar ne zaman oluştu ve nasıl sırlar barındırıyor? Haydi içeri girin ve tüm ihtişamıyla okyanus gezegenimizi keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca7fdee-5d1a-4394-ae56-cef8b8035afe.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Elimizde</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, yuvamız dediğimiz bu muhteşem gezegen ve doğa hakkında eşsiz bir merak duygusuna sahipler.” – Majesteleri Kral III. Charles’ın önsözünden İnsanlar ve diğer canlılarla çevrili olarak yaşıyoruz. Hep birlikte doğayı oluşturuyoruz. Bildiğimiz kadarıyla bu olağanüstü yaşam ağı, sadece tek bir gezegenin, Dünya’nın çok kıymetli bir katmanında mevcut. Ancak günümüzde doğanın varlığı tehdit altında ve onu ve kendimizi korumak için değişim talep etmeliyiz. Gelecek Elimizde! Gelecek Elimizde, Majesteleri Kral III. Charles’ın ve onun liderliğindeki Sürdürülebilir Piyasalar Girişimi’nin yayınladığı, sürdürülebilirlik yol haritası Terra Carta’ya dayanmaktadır. Şu ana kadar 400’ün üzerinde şirket, doğanın, insanların ve gezegenin sağlığını faaliyetlerinin merkezine oturtmayı kabul ederek Terra Carta’yı onayladı. Şimdi liderlerimizin taahhütlerini yerine getirmelerini sağlamak bize kaldı. Doğanın harikalarına, gezegenimizin karşı karşıya olduğu tehlikelere ve hepimiz için parlak bir gelecek yaratmak adına insanların neler yapabileceğine dair bu heyecan verici keşifte Majesteleri, yazar Christopher Lloyd ve dünyanın dört bir yanından 33 önemli illüstratöre sizler de katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e33b6f2-9364-46f6-8864-60d6978d0c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzü Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ŞEFFAF SAYFALAR, COĞRAFYA, YERYÜZÜ, DÜNYAMIZ,DAĞLAR, YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ, HANNAH ALICE,
Gezegenimizin ne kadar harika olduğunu hiç düşündün mü? İnanılmaz şeffaf sayfalarla yeryüzünün içine daha yakından bak. Gezegeni bizim için yaşanabilir kılmak amacıyla yeryüzünün birlikte çalışan bölümlerini öğren ve yüzeyin altında olup bitenleri keşfet! Harika gezegenimizin içini görmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4220f76-9094-443f-92a6-bded71fab3ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Ayı Çok Değişti</image:title>
            <image:caption>Küçük Ayı ormanı,evini ve en iyi arkadaşı Büyük Ayı ile maceralara atılmayı çok seviyor. Bir gün Büyük Ayı&apos;nın başına korkunç bir şey geliyor. Küçük Ayı, Büyük Ayı&apos;nın tehlikeyi atlattıktan sonra bile eskisi gibi olmadığını fark ediyor. Büyük Ayı kendisine o travmatik günü hatırlatan sıradan şeyler olduğunda korkuyla koşuyor, kükrüyor,veya donakalıyor. Küçük Ayı&apos;nın büyük ,güçlü ve cesur arkadaşı şimdi nasıl bu kadar korkuyor? Ve Küçük Ayı nasıl iyi bir arkadaş olabilir? Travma,dostluk ve empati hakkında şefkat dolu bir hikaye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66d5d8d-29f0-4638-bfe1-21c3d5a6d50d.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Bir Gün</image:title>
            <image:caption>&quot;Artık orman halkı yola çıkmaya hazırdı.&quot; Şarkılar söyleyerek oyunlar eşliğinde arkadaşlarla çıkılacak yol, her biri için ne büyük bir heyecandı! Bir de unutmadan: O günden sonra Baykuş Bilge&apos;nin &quot;Ben bilirim&quot; diye öttüğünü bir daha hiç ama hiç duyan olmadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9889cbf0-c4f5-4f3b-924d-07dcd6b2a7e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünceleri Yakalamak</image:title>
            <image:caption>Ne kadar uğraşsan da kurtulamadaığın, istenmeyen bir düşüncen oldu mu? Aklından çıkaramadığı bir düşüncesi olan küçük bir kızın büyüleyici hikayesi, üzüntü veya endişenin altında ezilen çocuklara, istenmeyen düşünceleri nasıl kabulleneceklerini, onlara nasıl şefkatle yaklaşacaklarını ve sonra da onları nasıl serbest bırakacaklarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2720c14e-0a3f-4359-9891-899b87c815bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Bir Süper Kahraman</image:title>
            <image:caption>Size bir sır vereyim mi? Benim annem bir süper kahraman! Hem de en süper züperinden ama tabii bu gizli bir bilgi. İpucu bulacak, onun süper kahraman olduğunu kanıtlayacaktım. Zeynep Birsin&apos;in kaleminden,Elif Buse Turan&apos;ın çizimleriyle aile ilişkileri üzerine eğlenceli,maceralı,sıcacık bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0458720-f355-4cd3-adc3-b848fc2b4905.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarabella&apos;nın Düşünme Şapkası</image:title>
            <image:caption>Sarabella sürekli düşünüyor - hayaller kuruyor ve hayal gücünün yardımıyla zihninde yeni dünyalar yaratıyor. Sarabella&apos;nın zihninde o kadar çok şey olup bitiyor ki, bunları engellemek neredeyse imkansız. Ama bazen bu kadar çok hayal kurmak çok da iyi bir şey olmayabilir - özellikle çarpım tabloları ile uğraşmanız gereken zamanlarda. Neyse ki, Sarabella oldukça anlayışlı bir öğretmene sahip ve onun da teşvikiyle hayal dünyasındaki yaratıcı fikirlerini çevresindekilerle paylaşmaktan çekinmiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d49e0a9a-52d1-4c96-ada8-c99c922c1fe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kitaplar Büyük Fikirler: Para Nedir?</image:title>
            <image:caption>Para Nedir? Aslında para dünyayı döndüren şeydir. Peki, paramızla kim ilgilenir? Para iyi bir şey midir? Vergi nedir? Parayı gelecekte neler bekliyor? Bunların hepsi, keşfedilmesi gereken çok BÜYÜK sorular ve onlara ne kadar erken cevap vermeye başlarsak o kadar iyi olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8df223a-f9c0-4169-b3b3-aba068373c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kitaplar Büyük Fikirler: Felsefe Nedir?</image:title>
            <image:caption>Felsefe Nedir? Felsefe şöyle sorular sorar: İnsan olmak ne demektir? Doğruluk nedir? İyi nedir? Bunların hepsi keşfedilmesi gereken çok büyük sorular ve bu sorulara ne kadar erken cevap vermeye başlarsak iyi olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4b2937-d2f4-4f7a-973c-47d8cf6abc49.jpg</image:loc>
            <image:title>Daima İleri</image:title>
            <image:caption>Stan Lee iri yarı bir adamın gücüne sahip değildi. Ya da inanılmaz bir esnekliğe... Kedi reflekslerine de... Onun süper gücü bunları yapan süper kahramanlar yaratmaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3184fe-e2df-4738-86aa-8aa875acc13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi</image:title>
            <image:caption>“Bu sabah uyandığımda kediye bakma günüydü.” Bir çocuk ve dedesi, bir arkadaşlarının kedisine bakarlar. Kedilerin yapmaktan hoşlandıkları şeyler hakkında okurlar ama sadece kedilerin dede ile çocuğu vahşi bir orman macerasına sürükleyecek kadar başına buruk yaratıklar olduğunu öğrenirler! Sam Usher’dan hayvanların harika dünyasını keşfeden ilgi çekici, yepyeni bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/438eef50-713d-4ddc-a785-4038257b82d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür</image:title>
            <image:caption>“Bu sabah uyandığımda kuşlardan biri kötü durumdaydı.” Bir çocuk ve dedesi, küçük bir kulu sağlığına kavuşturur ama kuşu ne zaman dışarı koysalar, kuş tekrar yanlarına döner. Çocuk, yeni arkadaşının kalmasını ister ama dedesi, kuşu özgürce kanat çırpabileceği doğal ortamına geri götürmeleri gerektiğini söyler. Ve böylece dağlara doğru heyecan verici bir yolculuk başlar. Dünya çapında tanınıp sevilen Sam Usher’dan yepyeni ve keyifli bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e5e2f3-daa5-42c0-8dc2-85a11cf17170.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayboldu</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu sabah uyandığımda içimden HİÇBİR ŞEY yapmak gelmiyordu!” Bir sürü çizim, kafa kaşıma ve ölçümden sonra, çocuk dedesinin sürprizini keşfeder: Yepyeni, güzel mi güzel bir kızak! Dede ve çocuk yeni yağmış karda kızaklarını denemek için yola çıktıklarında, bir kayıp köpek ilanı görürler. Ve böylece heyecan verici bir kutup macerası başlar. Uluslararası üne sahip Sam Usher’dan büyüleci bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a46193-7b89-4864-9be8-515d00f366cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulundu</image:title>
            <image:caption>“Bu sabah uyandığımda yataktan çıkmak için sabırsızlanıyordum!” Çocuk ile dedesini deniz kenarında heyecan dolu bir gün beklemektedir. Kaya havuzlarını keşfetmekten, kumdan kaleler yapmaya ve lezzetli dondurmalar yemeye kadar yapacak çok şey vardır. Ama gerçek macera, yüzmeye gittiklerinde yavru bir fok bulmalarıyla başlar… Dünya çapında çok sevilen Sam Usher’dan müthiş bir denizcilik hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42bb9ad8-122f-4084-96b3-9800cc20d09e.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Kalkınma Sürecinde Türkiye’nin Diş Ticareti: 1923-1938</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
YAZARIN SUNUŞU 
İÇİNDEKİLER 
GİRİŞ VE ÇALIŞMANIN ÖZETİ 
 
BÖLÜM 1: ÇALIŞMANIN AMAÇLARI VE TEORİK ÇERÇEVE 
BÖLÜM 2: YÖNTEM VE VERİ 
BÖLÜM 3: BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c749c01a-497a-48bd-b248-9d1cfdf5f2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimlerde Çok Kistasli Karar Verme, İstatistiksel Analiz Ve Yöneylem Araştirmasi Uygulamalari</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
ÇOK KISTASLI KARAR VERME 
 BİRİNCİ BÖLÜM 6 ŞUBAT DEPREMİ SONRASI ORTAYA ÇIKAN ATIKLARIN ETKİLERİNİN ÖNEM DERECESİNİN ANALİTİK HİYERARŞİ PROSESİ YÖNTEMİ İLE TESPİT EDİLMESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM KONUT SATIN ALMA KARARINA PROMETHEE YÖNTEMİNİN UYGULANMASI: MUĞLA İLİ, MENTEŞE İLÇESİ ÖRNEĞİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM G8 ÜLKELERİ VE TÜRKİYE‟NİN EKONOMİK GÖSTERGELERİNİN VE ENERJİ TÜKETİM DURUMLARININ CRITIC-TOPSIS YÖNTEMİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM YAPISAL TAMİR HARCI ALTERNATİFLERİNİN ENTROPI, CRITIC, AHP VE COBRA YÖNTEMLERİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
STATİSTİKSEL ANALİZ 
BEŞİNCİ BÖLÜM ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ORANINI ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN ÇOK DEĞİŞKENLİ ANALİZ TEKNİKLERİ İLE BELİRLENMESİ 
 
 
ALTINCI BÖLÜM ZAMAN SERİLERİ VE DERİN ÖĞRENME YAKLAŞIMI İLE ENERJİ TÜKETİMİ TAHMİNLEMESİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM İŞGÜCÜ KAYBININ ÜSTEL DÜZELTME YÖNTEMLERİ KULLANILARAK TAHMİN EDİLMESİ: KANADA ÖRNEĞİ 
 
YÖNEYLEM ARAŞTIRMASI 
SEKİZİNCİ BÖLÜM TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ İLKÖĞRETİM KURUMLARININ PERFORMANSLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e58a52-537f-42dd-b29f-4c13ccc13e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisiciğin Düşü</image:title>
            <image:caption>Okyanus kadar büyüktü benim alanım… Mis gibi bahar kokuyordu… 
Sonsuzdu… 
Sınırları yoktu… 
Çiçekler her yanımı sarmıştı. 
Tertemiz havayı içime çektim. 
Palmiye ağaçlarının arasında, cam gibi parıldayan tertemiz ırmaktan suyumu içtim 
Akşam oldu ve yıldızlar eşliğinde, ay dedenin kucağında nefis bir uykuyla gecemi taçlandırdım. 
Anladım ki çok özlemişim kendi ortamımı. 
Kavuştum özlediklerime… 
Peki siz? 
Hiç düşündünüz mü? 
Özledikleriniz nerede? 
Kavuşmak için çaba sarf ettiniz mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9faa1b-793c-4f2b-9276-e22e300bd198.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozadaki Kadın Can &amp; Ada</image:title>
            <image:caption>Aşk dünyasında, kalbin pusulasının bizi karmaşık yollardan yönlendirdiği bir yerde, modern arzuların gürültüsünden sık sık kaçan derin bir gerçek var; beklemenin sanatı.  Sevgili okurlarım, bu sayfalarda dört iç içe geçmiş kaderin bir yolculuğuna çıkacaksınız. Her biri insan kalbinin direncinin, bağlılığın sürekli gücünün ve sabrın güzelliğinin bir kanıtı olan bir yolculuk. 
Hayat, bildiğimiz gibi, nadiren düz bir yol. Bükülür, döner ve bazen bilinmeyene yönelir. Kalp işlerimiz de öyle. Bu hikâyelerde, aşkın zorluklara karşı zaferini izleyeceksiniz. Cesur olmayanları korkutacak zorluklarla lekelenmiş dört çiftin yollarına şahit olacaksınız. Yoksulluk, aldatmaca ve toplumun beklentilerinin karanlık yüzü, aşkın kuvvetli ışığını gölgelemeye çalıştı. 
İnsan ruhu, fırtınaları atlatabilme olağanüstü kapasitesine sahiptir, dünya bizi bırakmamız için zorlasa bile kararlı kalmak. Bu hikâyeler, beklemenin bir zayıflık işareti olmadığını, bize aşkın aşıladığı gücün bir yansıması olduğunu hatırlatır. Doğru zamanı, uygun koşulları, alevi yeniden canlandırmanın doğru anını beklemek. Bu alev hiçbir zaman gerçekten solmamıştı, en karanlık gecelerde bile. 
Bu hikâyeleri okurken ve aşkın dayanıklılığının hikâyelerini takip ederken, kendi yolculuğunuz üzerine düşünmeye davet ediyorum sizi. Çünkü yaşam dokusunda,  aşkın tüm engelleri aşma gücüne olan sabır ve inanç çağrılarını karşılayan anlarla karşılaşırız. Bu hikâyeler, aşkın ateşinin, sabırla beslenip zamana özen gösterilerek, yaşamımızın en karanlık köşelerini bile aydınlatabileceğini hatırlatır. 
Bu edebi yolculuğa çıktığınızda, beklemenin ve zaferle gelen aşkın hikâyelerinin size ilham vermesine izin verin. Onları gerçek aşkın beklemeye değer olduğu ve sabrın kucaklayışında, kalbin en derin arzularının en beklenmedik yollarla çiçek açabileceği tatlı bir hatırlatıcı olarak kabul edin. 
Okurluğunuz ve finale gelene kadar sabrınız için minnettarlıkla
 AzeM C..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd2960e4-d792-438d-9acc-6b46822f8a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneylerle Bilim - Evde Yapılabilen 19 Müthiş Deney</image:title>
            <image:caption>ARAŞTIR, KEŞFET, İNCELE, DENEY YAP VE ÖĞREN
Birbirinden renkli deneylerle bilimin eğlenceli yönünü keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/552322e9-233b-494c-b256-c410f260e0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Sızılar</image:title>
            <image:caption>Derin sızılar, kalplerde yaşanmış acı ve aşkı dile getiren bir eserdir. Türk milletinin ruhunda var olan heyecanı şair ruhuyla haykıran duyguyu  yaşadığı olumlu olumsuz konuları şiir diliyle anlatan çalışma ürünüdür. İnsanın hayatında yaşadığı en büyük acı evlat acısı. Bu şiirler aslında aşk ve acıyı birleştiren duygusal çalışma eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3587389-2a6e-4631-8af7-f2c2d7b97419.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermenekli Gülizar</image:title>
            <image:caption>Küçük yaştan itibaren ebeveynlerinin ilgisizliği, yoksulluk ve cehalet gibi sorunlarla boğuşan Gülizar, gerekli eğitimi de alamadığından hayatı zorluklarla başlar. Ailesinin içinde, ağabeylerinin baskısında yapayalnızdır. Küçük yaşta başına gelen cinsel istismar olayı Gülizar’ı derinden etkiler. Derdini kimseye anlatamaz, olumsuzluklar onu yanlış olaylara iter. Yaşanmış bir hayatın konu alındığı bu otobiyografik hikâyede, yoksulluk, şiddet ve aile içi istismarla mücadele eden küçücük bir kız çocuğunun başına gelenleri bizzat onun kaleminden okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16b3c379-ca61-442a-96d5-e04924201b9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aleviliğin Özü</image:title>
            <image:caption>Alevi: Allah’a (Tanrı’ya) inanan, Hz. Muhammed’i peygamber (Resul) bilen,  Hz. Ali’nin velayetine inan, Ehlibeyt yoluna göre ibadetlerini yapanlardır. Allah’a kul, Peygamber’e ümmet, Ali’ye talip olan; bir ikrar üzere cem ibadetlerini yapan, ikrarına sahip çıkan, ikrarından dönmeyenler kişilerdir; eline, diline, beline, sahip kişilerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/134a9ddc-4e85-42a9-a317-99505aa5db06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet</image:title>
            <image:caption>Gelecek kaygısı insanoğlunun en büyük baş belasıdır. O dönem yaşadığı sorunların veya çok istediği şeylerin sonucunu bilme arzusu, insanı huzursuz eder ve uykularını kaçırır. 
‘Kehanet’ ister psikolojik destek ister eğlence amaçlı danışabileceğin bir rehber kitaptır. Sorularına ‘Kehanet’in vereceği cevap bazen tezat gibi görünebilir, gerektiğinde’ Kehanet’ten alacağın cevabı senin yorumlaman önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/020cacf4-9e67-47dc-a936-e2121bf78eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Uykular, Tatlı Rüyalar</image:title>
            <image:caption>En sevilen uyku öncesi kitaplarından 
İyi Uykular, Tatlı Rüyalar ile 
yatmaya hazırlanmak artık çok eğlenceli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc2a523-1e8b-4f02-b83f-ec8e061482c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırlamak İçin Güzel Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Hatırlandıkça çoğalır hikâyelerimiz…
 
Çocuk romanlarındaki güçlü öykülemesi ve duru Türkçe&apos;siyle sevilen Ömer Açık bu kez, acısıyla tatlısıyla anıları hatırlamanın, unutmamanın değerini duyumsatan sıcacık bir hikâye anlatıyor. Geçmişte mahalledeki çocuk parkında yaşanmış bir geceyi aktarırken, en zor günlerin bile, bir araya gelip dayanışmakla atlatılabildiğini gösteriyor. Farklı kuşakları ortak duygularda buluşturan, önyargıları aşma ve hayata sarılma gücü veren hikâye, neşeli renkli desenlerle canlanıyor.
 
Güneş&apos;in iki tutkusu var: hikâye dinlemek ve parka gitmek. Dinlediği maceralar kadar, zincirleri gıcırdayan salıncağı, tersten bindiği eski kaydırağı da çok sever. Parktan eve dönmeye ayak dirediği bir gün, dedesi ona geçmiş zamanlardan konu açar. Parkta geçirilen zorlu bir gecenin hikâyesini öğrenen Güneş, babasının da desteğiyle anıların peşine takılır. Sonunda mahalleliyle ve arkadaşlarıyla parkta düzenledikleri kamp gecesi, ateşin etrafında acı tatlı günlerin anmasına dönüşecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779222ad-b678-4626-af8f-27f486f45c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Spor Dallarındaki Kadın Sporcuların Hormonal Ve Biyokimyasal Düzeylerinin Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
3.      MATERYAL VE METOD 
4.      BULGULAR 
5.      TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee902c3-23ed-42df-b8ca-78688e629525.jpg</image:loc>
            <image:title>Elit Güreşçilerde Aerobik Ve Anaerobik Kapasitenin Vücut Kompozisyonu Ve Antropometrik Ölçümler Açisindan İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
3.      GEREÇ ve YÖNTEM 
4.      BULGULAR 
5.      TARTIŞMA 
6.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae44d16d-52dd-455a-9ecc-55906ee9c0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Spor Bilimleri: Teori Ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 
SPOR ETKİNLİKLERİNİ DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ 
 
BÖLÜM 2 
AVRUPA FUTBOLUNDA FİNANSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 
 
BÖLÜM 3 
SOSYOLOJİK BİR OLGU OLARAK SPOR 
 
BÖLÜM 4 
SPOR VE TEKNOLOJİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 5 
ÇOCUK FUTBOL EĞİTİMİNDE MOTOR GELİŞİMİN ÖNEMİ 
 
BÖLÜM 6 
YAŞLILIKTA POLİTİK BELİRLEYİCİLER: FİZİKSEL AKTİVE VE SAĞLIK 
BÖLÜM 7 
EĞİTİM VE SPOR 
 
BÖLÜM 8 
FARKLI ENGEL GRUPLARINDAKİ BİREYLERİN SPORA KATILIM MOTİVASYONUN    İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 9 
SPORDA FONKSİYONEL HAREKET TARAMA TESTİ UYGULAMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b00cfc6b-61b7-468a-8e1a-4972d2ade6bd.jpg</image:loc>
            <image:title>A.T.A. : Ahıska-Trakya-Ankara</image:title>
            <image:caption>“Muhacirler (Göçmenler), kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdırlar.”  
Mustafa Kemal Atatürk 
 
“Ahıska bir gül idi gitti, 
Lisanı Türk idi gitti, 
Söyleyin Sultan Mahmut&apos;a 
İstanbul&apos;un kilidi gitti.” 
 
Berk Yüksel bu son romanında, savaşlar ve zorluklarla mücadele ederek adım adım yurtlarından uzaklaştırılan iki ailenin göç hikâyelerine yer veriyor...  Suyun öte yanının yani Balkanların ve Trakya’nın aydın, güzel insanları ile Kafkasların mert, yürekli insanlarının göç yollarını aşarak defalarca farklı şehirlerde yeniden başlayıp en sonunda genç Cumhuriyetin kalbinde, Ankara’da buluşmasını anlatıyor... 
 
Ahıska’dan Ardahan’a, Limni’den Selanik’e, Oltu’dan Girit’e, Giresun’dan Berlin’e, İstanbul’dan Ankara’ya yolculuk devam eder... 
 
“Vatanında olmayana her yer soğuk gelir.” Çerkes Atasözü 
 
“Hayatı ve özgürlüğü için ölümü göze alan bir millet asla yenilmez...&apos;&apos; Mustafa Kemal Atatürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a2e6ad-0dc0-47c7-bd7a-59d8b1d13a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapkınlar</image:title>
            <image:caption>“Üzgün bir adam asla izleyiciye bakmaz. Ona bakan kişinin ötesindeki bir şeyi, uzaktaki bir noktayı arar gözleri; uzaklarda kaybolur ama aynı zamanda kendi içine döner. Asla bir umut vardır diye bakışlarını kaldırmaz; utanmış veya korkmuş gibi bakışlarını da indirmez. Bakışlarını anlaşılmaz bir şeye dikmiştir...” 
 
Köpekleri Seven Adam ve Hayatımın Romanı kitaplarının yazarı Leonardo Padura, tarihsel gerçeklerden yola çıkarak, farklı dönemlerde geçen ama zaman zaman birbirleriyle kesişen üç sürükleyici hikâyeyi olağanüstü bir kurguyla okurlara sunuyor. II. Dünya Savaşı öncesinde Nazilerin zulmünden Havana’ya kaçan Yahudi bir çocuğun, 17. yüzyılda Rembrandt’ın yanına çırak giren Yahudi bir gencin ve günümüz Havana’sında her şeye karşı inancını yitirmiş genç bir kızın kaderini birleştiren ortak noktalar neler olabilir? 
  Padura, 2014 Eleştirmenlerin Seçimi Ödülü’nü kazanan bu romanla sıradan bir polisiyenin sınırlarını aşıyor, edebi yönü güçlü bir metinle okurları zengin bir okuma deneyimine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d68b10d-00a8-4649-a447-027daac9d60c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Mukayeseli Temel Bilgiler ve Kaynaklar</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Nihat Keklik, Felsefeyi halka sevdirmiştir. Üslubu açık ve nettir. Derslerinde metaforlara, nüktelere ve konuyu ilgilendiren somut örneklere başvururdu. Üslup problemlerini çözümlediği Felsefenin Tekniği adıyla kitap bile yazmıştır. Eserleri Türk İslam düşüncesine yöneliktir. Sistematik felsefe veya felsefe tarihine ait eserlerini de bu bakış açısıyla yazmıştır. Böylece Türk İslam Felsefesi ve kültürüne ait önemli eserler bırakmış ve Türk düşünce tarihinde seçkin bir yere sahip olmuştur. 
Felsefe - Mukayeseli Temel Bilgiler ve Kaynaklar isimli eseri, dört bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm Felsefenin Mahiyetine aittir. Felsefe ile hikmetin etimolojisi, tarifleri ve hikmet binası teorisi anlatılmıştır. Felsefenin kolaylaştırılmasını anlattığı ikinci bölüm, Felsefenin Tekniği başlığını taşımaktadır.  “Herkes anlaşılan felsefeyi sever” diyor. Felsefenin zorluğundan kaynaklanan önyargılar olduğunu belirtir. Üçüncü bölüm Felsefenin Tarihçesine aittir. Batı dünyasının akılcılığa dayanan İslam dünyasını görmezlikten gelerek düşünce köklerini sadece Antikçağ Grek düşüncesine dayandırmasını doğru bulmaz. Bu tarih anlayışının eksik, taraflı ve objektiflikten uzak olduğu düşüncesindedir. Dördüncü bölüm, Düşünce Tarihinde İslam Ulusları ve Klasik Kaynaklar başlığıyla okuyucuya sunulmuştur. 
Prof. Dr. Nihat Keklik’in kuruluşunu yaptığı Türk İslam Felsefesi Anabilim Dalı ise, Türk Felsefesine en büyük katkı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b0cd9e-aba9-4ace-bee8-703814343206.jpg</image:loc>
            <image:title>Süha&apos;nın Uçurtması</image:title>
            <image:caption>“Kadim topraklardan beslenen insanlık manzaraları eşliğinde, insan ve toplumsal yaşama dair duyarlı öyküleri karşılama zamanı şimdi. Sevinçle hüznün iç içe geçtiği gerçekçi anlatılar, hepimizin yaşam yolculuğundan izler taşıyor. Bu tanışıklık ikliminde; kendimizi özgürlük kokan bir dağ yamacında, bir martının ya da kuyruklu bir uçurtmanın kanatlarında buluyorsunuz ansızın. Belki de çocukluğunuzun saklı kaldığı bir erik ağacı düşüyor gönlünüze. En iyisi öykülerde kaybolmak. 
Kendimize doğru… 
Şimdi!” 
 
Osman Torun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f1a962-1965-4f60-8066-ab6069e2c5aa.jpg</image:loc>
            <image:title>55 Terapist (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir diğeriyle ilişkiye girmeye başladığımızda, kendimizle birlikte geçmişimiz de o ilişkiye dahil olur. Ötekiyle karşılaşınca, kendi merkeziliğimizden uzaklaşmak zorunda kalırız. Diğerine uzanış yüzeyden derine doğru ilerledikçe, çoğu zaman konfor bozucudur. Bir diğerine yaklaştıkça görmezden geldiğimiz, görmezden gelmek için sistemler kurduğumuz o kırgın, acılı, öfkeli, korkulu çekirdeğimizle karşılaşmaya başlarız. Özgürleşmek tam da bu riskin gövdesinde saklıdır. Şimdi ve burada olanı görmediğimizi, hissetmediğimizi bir yerlerimizle anlamaya başlamamız gerekir. Tam da bunu bir kişi, bir mekan ve bir zaman ile deneyimlemek için yola çıkar terapi. Bu yüzden başlarda hızla ve rahatla gittiğimiz asfalt yoldan çıkıp oramızı buramızı biraz da acıtan dikenlerin olduğu bir patika gibidir. Henüz görmediğimiz, göremediğimiz düşlerimiz vardır o ilişkinin ve odanın içinde. Geçmişten gelen, geleceğe giden bir kapsül olur çoğu zaman. Başlarda adeta güvenlik duygumuzu sarsan yerçekimsiz bir oda. Aslında kelimelerin, suskunlukların, eşyanın, kokunun ne kadarı oraya ve şimdiye, ne kadarı geçmişimize dair ayırt edemediğimiz bir yer. Tedirginliğimizi, bildiğimiz ve güvendiğimiz kadim aletlerimizle toparladığımızı düşünürüz. Ta ki yepyeni ve otantik yeni araçlarımızı yaratana kadar bunu sürdürürüz. Alet çantamız şimdi ve burada için olasılıklara kavuştuğunda onu “o”, odayı da “o oda” olarak görmüşüzdür. Bir terapi odasında hiçbir şey kıpırdamasa bile her iki taraf için o ilişkideki oda başındakinden çok farklıdır. Hiç değişmeyen nesneler adeta değişmiştir: “Bu daha önce burada mıydı?”, “Bu resim yeni mi?”, Bu duvarın rengi ne zaman değişti?” Biz değiştik, sen değiştin, sendeki ben, bendeki sen değişti. Şimdiye ve buraya geldik. Hem çok daha sıradan hem de çok daha görkemli artık bu oda ikimiz için. Biraz hüzünle, biraz kutlamayla kapıyı açıp çıkma vaktimiz geldi. — Cem Mumcu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b5bf9ee-707f-41c8-ba4b-7ae6578df8c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sayfası: 25 Bölümde... Bir Nevi Yazı Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Can Kozanoğlu ve Mirgün Cabas, edebiyatımızın önemli isimlerine kitaplarının “ilk sayfası”nı nasıl yazdıklarını soruyor! 
 
Bu soruyla başlayan keyifli sohbetler, yazarların birbirinden farklı ve değerli yazma deneyimlerini aktardıkları bir yazı atölyesine dönüşüyor. 
 
Yirmi beş önemli yazar, yazma tarzlarını, alışkanlıklarını, takıntılarını, yeni projelerini, edebiyata ilişkin düşüncelerini, dünyaya, insanlığa dair endişe ve umutlarını büyük bir cömertlikle paylaşıyor. 
 
İlk Sayfası, yolun başındaki yazarlara kendi yönlerini çizmelerinde yardımcı olacak bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18d96ca9-b36c-40fc-8364-bed3959ed181.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yıllık Bir Koku Hikayesi: Eyüp Sabri Tuncer ve Dört Kuşağı</image:title>
            <image:caption>Bosna’dan İnegöl’e, İnegöl’den Ankara’ya, Ankara’dan İstanbul’a uzanan bir aile hikâyesi… Balkan Savaşları’ndan günümüze, yüz yıllık, dört kuşaklık bir serüven… Cumhuriyet’in kalbinde serpilen, genç Cumhuriyet’le birlikte adım adım büyüyen bir dünya markası… 
 
Elinizdeki, Tuncer ailesiyle birlikte Eyüp Sabri Tuncer markasının, Türkiye’de yerli kolonya üretimini başlatan ilk şirketin, bir ülkenin medarı iftiharı olmuş bir ticari yolculuğun öyküsü. 
 
Meltem Çıplak Nayır’ın aile ve şirket arşivinden, bu serüveni inşa edenlerle yaptığı sözlü tarih görüşmelerinden ve araştırmalarından elde ettiklerini damıtarak yazdığı Yüz Yıllık Bir Koku Hikâyesi: Eyüp Sabri Tuncer ve Dört Kuşağı, sizi aile bağları ve şaşmaz prensiplerle büyütülmüş asırlık bir çınarın büyüme hikâyesine tanıklık etmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6366bfc5-968e-465d-9ca0-6eb011dad221.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimleri Ve Egzersizde Bütünsel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM 1: Egzersizde Beyin Kan Akımı 
BÖLÜM 2: Egzersiz ve Kognisyon 
BÖLÜM 3: Liderlik ve İletişim 
BÖLÜM 4: Sırtüstü Takoz Çıkış Tekniği ve Alıştırmaları 
BÖLÜM 5: Omega OSB 11 Depar Taşından Grap ve Track Çıkışlar 
BÖLÜM 6: Spor İşletmelerinde Toplam Kalite Yönetimi Prensipleri Doğrultusunda Model Önerileri 
BÖLÜM 7: Rekreasyon ve Rekreasyon Turizmi 
BÖLÜM 8: Açık Su Yüzme Branşında Elit Performansı Etkileyen Parametreler 
BÖLÜM 9: The Autonomic Nervous System Activity Indices and Heart Rate Variability Responses to Exercise and Watsu® Aquatic Bodywork &amp; Therapy 
BÖLÜM 10: Artificial Intelligence and Its Use In Sports 
BÖLÜM 11: Anabolik Andorjenik Steroidlerin, Büyüme Hormonunun, Sahte İlaçların Sağlık Üzerindeki Molküler,Genetik, Klinik ve Psikolojik Etkileri 
BÖLÜM 12: Yüksek Şiddetli Aralıklı Antrenman 
BÖLÜM 13: Zihinsel Engellilerde Egzersiz ve Spor 
BÖLÜM 14: İnterval Antrenman Fizyolojisi 
BÖLÜM 15: Spor Yönetiminde Müzakere Yönetimi 
BÖLÜM 16: Egzersiz Ve Sporun Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri 
BÖLÜM 17: Kas İskelet Ağrısının Tedavisinde Kuru İğneleme 
BÖLÜM 18: Suudi Arabistan Futbol Ligi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8cdff06-de97-4220-a88f-fdf37fe51c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcularda Kendinle Konuşma Ve Öz Yeterlik</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BÖLÜM I 
Kuramsal Çerçeve 
 
BÖLÜM II 
Öz Yeterlik ve Kendinle Konuşma İlişkisinin Metadolojisi 
 
BÖLÜM III 
Araştırma Sonuçları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82b57ef1-1f4c-413c-9fd1-3f1276be69c6.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Bir Yaratık Olmak</image:title>
            <image:caption>Öğretmenlerle bir araya geleceğiniz
tek yer okul değildir!
 
 
İyi Bir Yaratık Olmak, Montgomery&apos;nin en çok satan anı kitabı How To Be A Good Creature (2018) isimli eserinin kısaltılmış ve daha küçük bir okuyucu kitlesi için yeniden düzenlenmiş edisyonudur. Konusu ise yazarın hayvanlarla olan karşılaşmaları ve bu karşılaşmaların onun iç ve dış dünyasındaki izdüşümleri üzerine kaleme aldığı kişisel hikayeleridir. Hem evcil (evcil domuz karakter adını orkestra şefi Christopher Hogwood&apos;dan alıyor) hem de vahşi (Avustralya&apos;da takip ettiği goriller) hayvanlarla olan anılarını anlattığı öyküleri; hayvanların kışkırtıcı düzeydeki çekici dünyaları hakkında bizleri hayal kurmaya davet ediyor. Montgomery, bu resimli kitabın her bölümünü, diğer türlerle olan etkileşimlerinden öğrendiği minik hayat derslerinden edindiği başlıklarla isimlendirmiş: &quot;Herkese saygı göster”, &quot;Korkma&quot; ve &quot;Kendi Aileni Kur&quot;. Bu başlıklar aracılılığıyla ise hayvanlarla olan ortaklıklarımızın ve onlardan edinebileceğimiz önemli kazanımların altını çiziyor. Her hikayede -doğa öğretmen- den neler öğrenebileceğimizi ve adım adım iyi bir yaratık olmanın yollarını düşündürüyor.
 
Yazar Sy Montgomery’nin doğada yaşadığı özgün deneyimlerden yola çıkarak yazdığı  bu gerçek hikaye; yazarın yaşamı boyunca içinden geçtiği eşsiz yolculuklar sırasında doğadaki birbirinden güzel yaratıklar üzerine olan gözlemlerini ortaya koyuyor. Keşif gezilerini resmettiği duygu yüklü suluboya çizimleri aracılığıyla ise okuyucuya düşünsel bir ziyafet sunuyor. Okul öncesi ve okul çağı çocuklarının keyifle okuyacağı bu resimli kitap; otobiyografi türüyle küçük yaştaki çocukları buluşturma özelliğinin yanı sıra; insan ve hayvan türlerinin yollarının kesişmesiyle ortaya çıkan büyüleyici deneyimler ve hepimizin aslında benzer bağlar kuran yaratıklar olduğumuz, üzerine muazzam bir farkındalık yaratıyor.
 
 
 
Samimi bir bakış açısı, bilgelik ve temel bilgilerle dolu bir kitap…
Kirkus Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e0d9328-0c81-4f49-80da-cc51e690f5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Travmadan Zafere</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı, Cumhuriyetimizin 100. yılında çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız mirasın, atalarımızca nasıl özenle biriktirildiğinin bir ispatı olarak hazırladık. Onlara Cumhuriyet tarihimizdeki hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, olağanüstü bir stratejik akılla, zamanın ruhuna ve eldeki şartlara uygun olarak tasarlandığını göstererek sahip olduklarının değerini bilmelerini istedik. Gerçek bir “yeniden doğuş” sürecinin nasıl bir düşünsel ve eylemsel mücadelenin ürünü olduğunu görmelerini sağlamaya uğraştık. Anlamsız hamasetin ve maksatlı eleştirinin yerine uygulamaların nedenlerini, hangi psikolojik şartlarda ortaya çıktığını, neyi amaçladığını bulmayı hedefledik. Bunu yaparken de daha önce izlenmemiş bir yoldan giderek politik psikoloji ile tarihi buluşturmaya, disiplinler arası bir yaklaşım kurgulamaya çalıştık. 
Hatırladıklarımız ve unuttuklarımızla bizi biz yapan bir geçmişe sahibiz. Kuşkusuz bugünden bakıldığında geçmişimizin farklı safhalarını farklı gözlüklerden görebilme imkânımız var. Bu kitap ise yaklaşık yüz yıl önce çok daha zor koşullarda başarılmış olanlara dair bir tür kolektif hatırlama ve hatırlatma girişimidir. Çünkü bizler bir yas topluluğunun değil bir zafer toplumunun fertleriyiz. Geçmiş, onu olumsuz hatırlamak isteyenler için çürütücü bir taş mezarlık; geleceği inşa etmek isteyenler içinse güzel anılarla, selvi ağaçlarıyla, güllerle, karanfillerle dolu bir ebedi istirahat yeridir. Yılmadan, usanmadan zaferimizi perçinlemeli, kurucu değerlerimizi sahiplenmeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bac35b3-e54c-4eb1-9656-0dcfdc5938af.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yabancı</image:title>
            <image:caption>İki yabancı 
Karşılaşmışlar tek nefeste 
Yürümeden koşmuşlar 
Nefes nefese 
İki yabancı karşılaşmışlar 
Bilinmeyen  bir yerde 
Yürümeye çalışmışlar 
Birlikte bir meçhule</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98ce3208-bf78-4ee8-a789-67247878552b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atölye Farkındalık</image:title>
            <image:caption>“Sınırsız bir evrende sınırlı yaşamayın. Sizin başkaları için yapabilecekleriniz sınırlı ancak herkesin kendisi için yapabilecekleri sınırsız. Başkaları için değil, kendin için ilerle. O zaman başkalarına da yardımcı olabilirsin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a800c0c0-db81-4311-865f-d72e7bd1de6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Baybars &amp; Mavi Kılıç 1</image:title>
            <image:caption>Tarihin yazılmadığı çok eski bir zamanda, sadece Büyücüler Krallığı ve Pars İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü bir dönemde, büyücüler, büyü ve her türlü hileyle insanları köleleştirme ve yok etme sürecine girmişler. Köylere, kasabalara saldırmışlar; insanları katletmeye, girdikleri yerleri yağmalamaya başlamışlar. Pars İmparatorluğu bu duruma daha fazla sessiz kalamayarak Büyücüler Krallığı ile kıran kırana iki büyük savaşa girmiş fakat yapılan ikinci savaş sonrası Pars İmparatorluğu çok büyük kayıplar vermiş ve savaştan yenik ayrılmış. 
*** Büyücüler Krallığı ve Pars İmparatorluğu arasındaki savaşın bittiğini sanıyorsanız Baybars’ın Mavi Kılıç’la yaşayacağı maceralardan bihabersiniz demektir. Aksakallı, Işbar, Kuzey, Kara Asalı, Kral Karakor ve daha niceleri... Bu büyülü romanda heyecan bir an olsun bitmiyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab7740d2-4352-452f-b9d3-084c2d7d896b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Uzak</image:title>
            <image:caption>Tüm gücümü toplayıp gideceğim elbet bir gün oraya. Şimdi değil, belki sonra, çok sonra… Ama bir gün mutlaka! Tavan arası, ahşap panjurlu oda, taş oymalı balkon ve daha yüzlerce dostla buluşmaya... “Neredeydin bunca zaman?” diye soracaklar bana biraz kırgın, biraz sitemkâr. Boğazımdaki yumru konuşmama izin vermeyecek, susacağım. Anılar sökün edecek evin her yanından, duvarlar dile gelecek. Eski bir şarkıyla avunacağım. Ve sen yine yanımda olmayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/035bd693-c472-4ea0-beed-b0f84d8f264b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Tehlikeli</image:title>
            <image:caption>Anne, sürüden ayrılamaz mıyım? 
Yolculukları hep aynı yöne. 
Hep aynı yere varacak hepsi. 
Lütfen “Olmaz.” deme anne. 
“Dene.” de. 
“Gecikiriz.” deme. 
“Yetişiriz.” de. 
 
Yavrularını korumak isterken, 
onları cam bir fanus içine hapsettiklerini 
fark etmeyen anneleri konu ediniyor Yasemen Ekmekci. 
Çocuksu bir dille anlattığı hikâyede; keşfetmenin, dönüşmenin, 
bir adım daha ileri gidebilmenin yolunun, 
sürüden ayrılma cesaretini gösterebilenler için 
olduğunun altını çiziyor. 
 
 
 
Hikâyesi sadece çocuklar için değil. 
Sürüden ayrılma cesareti gösteren herkes için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96b06a74-cd96-497a-962a-59532965818e.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Mahşer 8</image:title>
            <image:caption>Senarist yazar Sayın Mukit Bey, 2003 yılında bilimsel araştırmaları incelemeye başlar. Bu merakı onu, 86400 kişilik araştırma grubunun önemli bir parçası hâline getirir. Özellikle Dünya’nın yüzey coğrafyasından çok etkilenen Mukit Bey, Ateist inancını sorgulamaya başlar. Yıllarca süren araştırmalar ve Merit Adası’ndaki karantinalı günler, Mukit Bey’i Allah inancıyla buluşturur… 
  Sinan Taştan’ın kaleminden “Son Mahşer 8” sizleri bilimin ve inancın buluştuğu inanılmaz bir serüvene davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e72d9df-b89e-434a-a033-d341c744cd65.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapının Ardındakiler</image:title>
            <image:caption>Rengin KIZILDOĞU, “Şimdi uyandım,” diyenlerin olduğu kadar, uyanamayıp yenilenlerin, yenildiğini sanıp kazanmışların, kazandığını sanıp arsızlaşanların ve daha birçok kahramanın hikâyesini anlatıyor bu kitapta. Bazen bir başkaldırının, bazense vakur bir duruşun etrafında dolaşıyor sözcükler. 
 
Kapının ardındakiler, bir bir gün yüzüne çıkıyor… 
 
Bu aydınlanmadan sonra iş, vicdanlara kalır. Tercihler yaşamda önemlidir. Ya vicdanını susturup, gözünü kapatıp, alıştığın düzende kolay yoldan yürür gidersin ya da kırkında bile olsan “Şimdi uyandım,” deme cesareti gösterirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f29ff8-5fbf-453e-8895-b2f02dea7fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yarış</image:title>
            <image:caption>Yolculukların en zoru ve en özeli, kendi içine olandır. Cary Fagan&apos;ın, yaşama bakışları farklı olsa da özünde aynı duyguları paylaşan iki delikanlıyı bilinmeyenlerin kıyısında yüzdürdüğü Büyük Yarış, ilkgençlik çıkmazlarına heyecan verici bir parantez açan derinlikli bir roman. Okurları, kamp kültürünü yakından tanıma imkânı bulacakları aksiyonu bol yaz kamplarından birine konuk eden yazar, gençlerin kırılgan dünyasını ustalıkla yansıtırken önyargılar, asılsız yaftalamalar, akran zorbalığı gibi iletişim odaklı konuları da tartışmaya açıyor.  Beklenmedik kişiler tarafından, beklenmedik zamanlarda ve beklenmedik olaylarla hayatımızın seyrinin nasıl bir anda değişebileceğini gösteren bu sürükleyici kitap, duyumsattığı hislerle kalbimizdeki cesaretin ateşini harlıyor. Eğlence dolu bir yaz kampı tatiline ne dersiniz? Kulağa cazip gelse de bu, evde tek başına, sükûnet içinde bir tatil hayali kurarken ailesinin emrivakisiyle kendini yollarda bulan Ethan için, önünde uzanan yaz pek de iyi geçeceğe benzemiyor. Anne babası yaz kampını oğullarının artık “büyümesi” için iyi bir fırsat olarak görseler de Ethan sakin yaşantısını altüst edebilecek hareketlilikteki bir serüvene hazır değil. Üstelik tam da çevresine uyum sağlamaya çalıştığı sırada kampa Zach adında sorunlu bir çocuğun çıkagelmesi, hem de ranzasının üst katına yerleşmesi cabası! Yanlış anlaşılmalar ve yersiz çatışmalarla gerilen kamp ortamı sarı sıcakların bastırdığı bir dönemde iyice hareketleniyor. Neyse ki, zıt kutupların çektiği Ethan ve Zach, çok geçmeden bilinmeyenin cazibesi ve “Büyük Kulaç” adlı efsanevi yarışın heyecanıyla cesur bir yolculuğun iki önemli kahramanına dönüşüyor... Kalıpların dışında bir büyüme ve olgunlaşma hikâyesi anlatan Cary Fagan bu kitabıyla ilkgençlik çağındakilerin arkadaşlık ilişkilerine, tutkularına ve hayallerine odaklanıyor; deneyimlediği her “ilk”le benliğini güçlendirme olanağı bulan gençlerin dünyasını çok daha iyi anlamamızı sağlıyor. Akıcı dili ve macera dolu kurgusuyla okuru kıskıvrak avucunun içine alan Büyük Yarış, birini yargılamadan önce kendi hayatımıza dönüp bakmamız gerektiğini de hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b371b74d-56dd-4351-aa78-d4d3716f2c90.jpg</image:loc>
            <image:title>Lojistik Teori Ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
·         TAŞIMA VE DEPOLAMA YÖNETİMİNDE BÜYÜK VERİ ANALİTİĞİNİN YERİ 
·         TALEP TAHMİNİ VE PLANLAMA 
·         YEŞİL LOJİSTİK 
·         LOJİSTİK MERKEZLER 
·         TERSİNE LOJİSTİK 4.0 VE GÜNCEL UYGULAMALAR 
·         LOJİSTİKTE PERFORMANS ÖLÇÜMÜ 
·         STOK YÖNETİMİ 
·         LOJİSTİK YENİLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb169fc9-12c9-4144-a185-8c69dec1bb52.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Seyirci Davranışında Güdüler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
1. SPOR KAVRAMI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3. TARTIŞMA 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
4. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ae4d632-240f-4c56-b4db-74bf7d7fe879.jpg</image:loc>
            <image:title>Maddenin 4. Hali: Plazma</image:title>
            <image:caption>Plazma teknolojisi, plazmanın, yeni malzeme üretmek veya enerji üretmek ve kontrol etmek için kullanılması anlamına gelir. 
Plazma, iletken olup ve yüklü parçacıklardan oluşturulur. 
Plazma teknolojisi, havacılık, tarım, biyoteknoloji, enerji, çevre bilimi, malzeme bilimi ve tıp gibi sektörlerde çeşitli uygulamalara sahiptir. 
İleri malzemeler oluşturmak, yüzey özelliklerini iyileştirmek, suyu arıtmak, tıbbi ekipmanı sterilize etmek ve güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklardan sürdürülebilir enerji üretmek için kullanılabilir.  Ayrıca kaynağı su (hidrojen ve izotopları) olan geleceğin enerjisi füzyon konusu da plazma teknolojileri arasındadır. 
Plazma teknolojisi, geleceğin teknolojileri ve endüstrileri üzerinde önemli bir etkiye sahip olması beklenen, çok hızla gelişen bir alandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c14dcc0-4dd3-4de7-871e-d5a0b286e50f.jpg</image:loc>
            <image:title>Faydasız Mantarlar</image:title>
            <image:caption>Faydasiz Mantarlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2cc0eb-4f2d-4990-a22b-38b3a21fe70b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vak Vak ile Gak Gak</image:title>
            <image:caption>Vak Vak ile Gak Gak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7521107c-2224-44a2-8c55-3322dc632ee5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pamuk ve Zeytin</image:title>
            <image:caption>Pamuk ve Zeytin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d0720d-669a-4d5e-84d4-e4ddd25c752e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kardeş</image:title>
            <image:caption>Küçük Kardeş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f24ad5e-d536-4fce-9aa7-7b89a06b78c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Etnomüzikolojik Bağlamda Anadolu Ermenilerinin Düğün Müzikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İç Anadolu&apos;dan İstanbul&apos;a göç etmiş Ermenilerin evlilik gelenekleri, kına türküleri, kilise düğünleri ve düğün müziklerinin incelenmesi amacıyla, 1998-2000 yılları arasında İstanbul&apos;da yapılan alan araştırması, gözlem ve görüşme verilerine dayalı bir etnomüzikoloji çalışmasıdır. Çalışmada yalnızca doğum yerleri İç Anadolu yöresi olan Ermenilerin evlilik gelenekleri ve düğün müzikleri ele alınmış, diğer yöreler araştırmanın sınırlılığı açısından dışarda tutulmuştur. 
İnsan yaşamındaki en önemli ritüellerden biri olan düğün ve düğün gelenekleri, düzenli tekrar edilen yapılarıyla kültürel kimliğin korunması, iletilmesi ve yeniden üretilmesini sağlar ve kültürel göstergeleri içinde barındırır. Düğün müzikleri ise bu temsiliyetin en göze çarpan kısmını oluştururken, nesilden nesile aktarılarak kültürel mirasın korunmasında önemli bir rol üstlenir. Etnomüzikolojik çerçevede gerçekleştirilen alan araştırmaları ve derlemeler yoluyla incelenen bu ritüel, ele alınan yöre, bölge, toplum ve bireyler hakkında da değerli bilgiler elde etmemizi sağlar.              
Anadolu Ermenileri üzerine İstanbul&apos;da gerçekleştirilmiş alan araştırmanlarından elde edilen veriler, konuyla ilgili literatüre dayalı bilgiler, araştırma esnasında derlenen ve notaya aktarılan müzikler ve dini düğün müziklerini içeren notaların yer aldığı bu çalışmada kültürel kimliğin korunması ve temsiliyet bağlamında düğün ritüelinin cemaat üzerinde birleştirici etkisi olduğu anlaşılmıştır. 
    Anadolu&apos;da geçmişten bu yana varlığı sürdürmekte olan Ermeni halkının evlilik gelenekleri, özelde de düğün müziklerine bir nebze ışık tutulmuş olması bakımından değerli olduğu düşünülen bu araştırmanın, ülkemizde gerçekleştirilen etnomüzikolojik çalışmalar içinde yerini alması ve bu alanda çalışan araştırmacılar için kaynak oluşturması ümit edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c093df83-7c6e-4f3f-9598-da1b81347d72.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 157. Sayı Plan Yapmak</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Yaşadığımız Enflasyonun Kökenleri - Mahfi Eğilmez                 
Merkez Bankası’nın Güvenilirliği Meselesi - A. Erinç Yeldan               
Merkez Bankası Enflasyon Raporu Üzerine - İzzetin Önder, Mahfi Eğilmez, Ömer Faruk Çolak, Selva Demiralp, Timur Han Gür, Süleyman Değirmen               
Son Yıllarda Türkiye’de Uygulanan Ekonomi Politikaları Hakkında Düşünceler - Nur Keyder              
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Nazire Nergiz Dinçer          
DPT’nin 63. Kuruluş Yılında Dünyada ve Türkiye’de Plan Yapmak Mümkün mü? - Ergun Türkcan               
Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılında Cumhuriyet Üzerine - Ersin Kalaycıoğlu                
Gelişmekte Olan Ülkeler ve İktisadi Liberalizm - Sübidey Togan          
İklim Değişikliğinin 2023 Yılındaki Güncel Durumu - R. Funda Barbaros               
Neoklasik Modelde İçbükey Üretim Olanakları Sınırının Eleştirisi - Turan Subaşat           
İlk Türk İktisatçı Müderris (Profesör) Kimdi? Türkiye İktisadi Düşüncesinde Prof. M. Zühtü İnhan’ın (1881-1970) Yeri - Alaaddin Tok, Ercan Eren             
Günümüzün Eşitsizlik Sorunu - Arda Tunca          
AraştırMA! Üniversitelerimiz ve Bazı Anılarım - M. Aykut Attar          
LNG Ticaretinin LNG Gemi Filosuna Etkileri - Mehmet Saya               
Dante’nin Cehennemi - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f62c4bb7-11b1-401f-b792-fc1e46e47ef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca Fıkraları</image:title>
            <image:caption>“Nasreddin Hoca&apos;nın hikâyeleri, sadece gülümsetmek ve eğlendirmek için değil, aynı zamanda düşündürmek ve bilgelik kazandırmak için de vardır. Onun fıkraları üzerine düşünmek, hayatın karmaşıklığını anlama ve dünyayı farklı bir perspektiften görme fırsatı sunar.” 
 
Nasreddin Hoca, her yaştan insanın kalbine dokunan, kıvrak zekâsı ve sonsuz bilgeliği ile tanınan, efsanevi bir halk kahramanıdır. Bu kitap, onun ağzından çıkan eşsiz hikâyeleri, derin aforizmaları ve ironik fıkraları aracılığıyla okuyucuya bir düşünce yolculuğu sunmaktadır. 
Anadolu&apos;nun 13. yüzyıl atmosferinden esintiler taşıyan bu kitap, tarihi ve modern dünyanın iç içe geçtiği bir evrende bilgeliğin ve mizahın nasıl bir arada bulunabileceğini gösteriyor. 
Birbirinden değerli bu fıkraları okurken, Nasreddin Hoca&apos;nın ahlaki ve toplumsal meselelere getirdiği taze bakış açısının keyfini çıkaracaksınız. Eğlenceli ve düşündürücü bu kitap, hem genç hem de yetişkin okuyucular için harika bir seçenektir. Bir kez daha hatırlatıyoruz ki, her fıkrada bir hikmet, her kahkahada bir ders vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f81e00af-32e8-443e-8f56-fe62e20db53f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlışlıkla Mutlu</image:title>
            <image:caption>“Seslerin normalleştiği yerdir ev, kanıksandığı. Kavgalar, kalp kırmalar ve hatta tokatlardır ev.  
Çok içe atılan hakaretlerin gitgide birikip karardığı yerdir. İçerdeki karaya rağmen aynı sofraya oturmak ve her lokmayı öfkeyle birlikte çiğnemektir. Ve lokmanın yutulamayıp boğazda dizim dizim dizilmesidir ev. Affetmenin değil, barışmanın değil, üstünü örtmelerin yeridir. Unuttum sanmaların, kendini unuttuğuna ikna etmelerin yeridir. Seslerin duvardan duvara atıldığı, çarptığı, sınırları aşıp alt ve yan komşuya indiği yerdir ev.” 
 
Çocuklarda iyileşmeyen kelime yaraları nerede saklanır? Bizi düşüren kelimelerin acısı nerededir?  
Peki seslerin? Yaşadığı zamana ait cümlelere sığamamanın, susmanın sesi; annenin en çok seni sevmeyişinin, babanın yokluğunun sesi, çat diye kırılan kalbin, yere düşen bir hayatın sesi, kapıların ardında gizlenen şehvetin, arzuyla kapanan perdenin sesi… 
Figen Alkaç, hayatımızın yere düşen seslerini, kelimelerini toplayıp öyküler yazıyor. “Yanlışlıkla mutlu, kasten zamansız” öyküler. Bir çocuğun terkisine koyduğu kelimeler bütün bir hayatı anlattığı için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b198a2-f02b-4b57-96ab-78e444744180.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Hikaye mi?</image:title>
            <image:caption>Hepimiz, geçmişimiz ve çocukluk yıllarımızla yüzleşmeyi sevmeyen, hatırlamak istemeyen bir yapının içinde bugünü, yaşamımızı geçmişimiz yokmuş gibi sadece şimdimizin içinde yaşamak isteriz ve de yaşarız. Şimdinin üzerinde anlatırız, konuşuruz, tartışırız. Böyle de yaşar gideriz, sanki tek gerçeğimiz buymuş gibi. 
 
Gerçeği olmayan hikâye yazdığımızdan habersiz anlatır, anlatır, yaşar, yazarız. 
 
İşte kendi kendimize yazdığımız, kökü ve gerçeği olmayan bir hikâyeyi öyle içselleştiririz ki sonunda bizim gerçeğimiz olur. Artık ayrışamayız, ayrışmak imkânsızlaşır. Bu noktadan itibaren doğru olan da öylesine yaşamaktır yazdığımız hikâyeyi; dönüşü yoktur. Son noktadır geldiğimiz. 
 
Yaşamımız, gerçeğimiz bir hikâyedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f1f41f-4fd2-48db-91be-3824ffb29602.jpg</image:loc>
            <image:title>Affedersiniz İçe Dönük</image:title>
            <image:caption>Susanlar, kendi içinde kaybolanlar, kalabalıklar içinde bunalanlar ve kendi kabuğunda yaşamaya bayılanlar, hazırsanız sizin gibi bir içedönük kapınızı tıklatıyor! 
 
Çocukluğunuzdan beri, 
“Neden konuşmuyorsun?” 
“Ne kadar soğuksun!” 
“Biraz sesin çıksın!” 
 
gibi cümleleri fazlasıyla duyduysanız ve hep iç’iniz daha zengin olduğu halde dışadönük olmadığınız için dış’landıysanız ve buna iç’lendiyseniz ve şimdi içi dışı bir yapmak niyetindeyseniz işte fırsat... 
Bilin ki: Sizden daha üstün bir dünyaya ayak uydurmaya çalışmıyorsunuz; sahip olduğunuz ödülleri dünyayla paylaşmak için dışadönüklerle eşitsiniz. Dünya bir içedönük için ne kadar bilinmez ise bir dışadönük için de öyle. 
Kendisi de bir içedönük olan Gözde Attila dürüst bir yalınlıkla aktarıyor yaşadıklarını. Kendini nasıl bulduğunu anlatırken sizin de kendi yolunuzu bulmanız için bütün iç’tenliğiyle ışıklı ipuçları bırakıyor sayfalara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53caf649-1980-4295-bb04-cb0e943d173d.jpg</image:loc>
            <image:title>Solgun Mavi Gözler</image:title>
            <image:caption>1830’da dünyanın en eski ve en ünlü askeri akademisi West Point’te bir ekim akşamının sakinliği, genç bir öğrencinin ağaca asılmış bir ipten sallanan bedeninin bulunmasıyla paramparça olur. Ertesi sabah, çok daha korkunç bir gerçek gün yüzüne çıkar. Birisi ölü adamın kalbini yerinden çıkarmıştır. 
New York’un kıdemli dedektifi Augustus Landor, inceleme yapması için akademiye çağrılır. Bu tür bir skandal okula telafisi imkânsız bir zarar verebileceği için Landor’dan soruşturmayı büyük bir gizlilik içinde yürütmesi istenir. Ancak dedektif hiç ummadığı biriyle işbirliği yapar: aynı akademide öğrenciliğini sürdüren, puslu geçmişi her konuştuğunda değişen, dünyaya adını Edgar Allan Poe olarak duyuracak biri.
Detaycı bir dedektif ile kıvrak zekâya sahip bir şairden gizemini son sayfaya kadar koruyan melankolik bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1aeb328-9f86-4f8d-86c9-e762b63ddcc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuralsızlık Kuraldır: Netflix ve Kültür Değişimi</image:title>
            <image:caption>Netflix’in kurucularından Reed Hastings, dünyanın en yenilikçi, başarılı ve yaratıcı şirketlerinden birinin alışılmadık işleyişini gözler önüne seriyor. 
 
Netflix gibi bir şirket daha önce hiç olmadı. Eğlence sektöründe resmen bir devrim yarattı, milyarlarca dolar kazandı ve
190 ülkede yüz milyonlarca insana hizmet verdi. Ancak 1998’de kurulan Netflix bu başarıları elde edebilmek için sürekli değişmek zorundaydı. Reed Hastings’in en baştan itibaren uyguladığı
radikal yönetim prensipleri olmadan bu eşi benzeri görülmemiş esneklik mümkün olamazdı. Hastings diğer şirketlerin uyguladığı pratikleri ve gelenekleri reddederek özgürlük ve sorumluluk
odaklı bir kültür geliştirdi. Böylece üyelerinin ve dünyanın ihtiyaçları değişirken adapte olmayı ve yenilenmeyi bildi. 
 
Netflix’in bir izin veya şirket içi masraf politikası yoktur. Netflix’te ne kadar çok çalıştığınızın bir önemi yoktur ve ortalama bir performans, tazminatınızı alıp ayrılmanıza sebep olur. Netflix’te patronunuza değil, şirkete hizmet edersiniz. Çalışanların izin almalarına gerek yoktur ve maaşlar piyasanın en yükseğidir. 
 
Reed Hastings ve Erin Meyer, iş dünyasının gıptayla baktığı Netflix’in kültürünü oluşturan öğeleri ilk kez derinlemesine inceliyor. Kuralsızlık Kuraldır yenilikçi, yaratıcı ve başarılı bir
şirket için neler yapılması gerektiğini adım adım açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378ca8b9-45ad-4625-8f16-21a53a6d26ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Yap 2 - Deney, Gözlem ve Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Gökkuşağı nasıl oluşur? Uzaktan kumanda nasıl çalışır? Bir bardağı görünmez hâle getirebilir miyiz? Sesi görebilir miyiz? 
Bu kitap tam da bu gibi soruların yanıtlarını merak edenler için hazırlandı. SEN DE YAP adlı serinin bu ikinci kitabında ses ve ışıkla ilişkili çok sayıda deney, gözlem ve etkinlik yer alıyor. 
Kitapta yer alan deneyler yazar, editör ve bilim iletişimcisi Alp Akoğlu ile editör, çocuk kitapları yazarı ve biyolog Zuhal Özer tarafından dikkatle hazırlandı. Angela Esin Özbek tarafından özenle çizildi ve Ayşegül Doğan Bircan tarafından kitaplaştırıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68f1c1d0-d824-40cf-ab82-26a38abbd96a.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkasının Ayakkabısı</image:title>
            <image:caption>Spor salonunda birbirini hiç tanımayan, ayrı dünyaların insanı iki kadının çantaları karışırsa ne olur? 
 
Kadınlardan ilki Nisha’nın göz kamaştırıcı bir yaşantısı vardı; lüks içinde yüzüyordu, ta ki kocası boşandığını ilan edip onunla tüm maddi manevi ilişkisini kesene kadar. Nisha kocasıyla mücadele etmek ve kendi ayaklarının üzerinde durmak istiyordu ama o gün ayağına giyeceği bir ayakkabısı bile kalmamıştı. 
Diğer kadınımız Sam’in ise zor bir hayatı vardı ve yanlışlıkla başkasının çantasını aldığını fark ettiğinde her şey için çok geçti, geri dönemezdi; kendisini, ailesini ve işini kaybetmemek için koşmalıydı. Hayatında ilk kez yüksek topuklu bir ayakkabı giymesine rağmen, timsah derisi kırmızı Christian Louboutin’leri ayağına geçirdiği an, yıllardır yokluğunu hissettiği özgüveni geri geldi. 
 
Jojo Moyes her romanında kadın ruhunu, zekâsını, ihtiyaçlarını daha derinden ele almayı başarıyor ve bunu öyle şefkatli bir mizahla yapıyor ki, kitabı bitince göğsünüze sıkı sıkı bastırmak istiyorsunuz. 
 
İşte size, küçücük bir şeyin bile bütün hayatımızı iyi yönde değiştirebilecek kadar güçlü olduğunu ve ikinci şanslara inanmamız gerektiğini anlatan umut, aşk ve dostluk dolu bir hikâye. 
 
“Çok az yazar sizi bir sayfada güldürüp diğerinde ağlatma gücüne sahiptir. Moyes onlardan biri.” 
The New York Times 
 
“Kadın arkadaşlığının gücü hakkında ilgi çekici, içten bir roman.” 
Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e44a0936-4950-49fd-a13e-aeddca7bf5f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Tek Cilt Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1971 yılında Roger Hargreaves tarafından yaratılan Küçük Bay ve Bayanlar, renkli karakterleri ve mizah dolu anlatılarıyla yıllar boyunca çocukların hayal gücünü besledi, pek çok neslin sevgisini kazandı. 
Tek ciltlik bu özel seçkide, çocukların ve ailelerin kalplerinde taht kuran klasik öyküler bulacaksınız. 
 
Yardımseverliğine rağmen yardım etmeyi bir türlü beceremeyen, gece gündüz hapşıran, çılgın icatlar yapan, kocaman binaları bile kucaklayıp kaldırabilen türlü özgün kahramanıyla Küçük Bay ve Bayanlar, yarım asırdan uzun süredir dünya çapında 100 milyondan fazla çocuğun yüzünü güldürüyor. 
 
Şimdi sıra çocuğunuzda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2c86a0-8258-4083-98ed-b8925b7cf2c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslümanca Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Türk öykücülüğüne ve düşünce dünyasına yeni fikirler ve boyutlar kazandırarak unutulmaz eserler veren Rasim Özdenören, öykü ve düşüncedeki istikrarlı ve güçlü konumuyla kendinden sonra gelen pek çok yazarı etkiledi. Türkçeyi doğru ve güzel kullanmadaki mahareti, insan ruhunun sırlarına vâkıf olması, gözlemciliği, ayrıntıları yakalamadaki ustalığı, dilde ve muhtevada yerli duruşu her kesimde kabul gördü. Öyküleri; özetlenemez oluşuyla, her defasında yeniyi ve yenilenmeyi yakalamasıyla dikkat çekti. Benliğimizi, bilincimizi tazeleyen, okuyucusunu tekraren kendine çağıran metinler ortaya koydu. Toplumdaki değişmeyi, yabancılaşmayı, uyumsuzluğu, modern çağın insanının dramını ve trajiğini sergilemedeki başarısıyla özgün bir yere sahip oldu. Bu özellikleriyle edebiyat ve düşün dünyamızın bilgesi olarak anıldı. Türk öykücülüğünün ve deneme yazarlığının gelmiş geçmiş en usta kalemlerinden biri olarak temayüz etti.
Modern çağda birey olarak, toplum olarak Müslüman(lar)’ın durumu nedir, karşısına çıkan problemleri aşmada nasıl bir yol tutacaktır? Modern hayatla beraber gelen çatışmaları nasıl aşacaktır? İçinde yaşadığı bu çatışkılı hayatın avantajları ve dezavantajları nedir? Ortaya çıkan bölmeli kafayla ve hastalıklı fikirlerle nasıl mücadele edecektir? Müslüman, kendini imar etmeden neyi imar edebilecektir? Kısaca Müslümanca yaşamak ne demektir?
Özdenören, Müslümanca Yaşamak’ta, bu soru(n)lara geniş ve derinlikli bir bakış açısıyla özgün fikirler sunuyor. İslâmî bilincin oluşmasını, Müslümanların bilinçlenmesini, kendisine her şeyi değiştirme imkânı verilen Müslüman’ın en güzel örnekliğinin İslâm’ı kendi nefsinde yaşamayla gerçekleşebileceğini manevî bir perspektifle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27f5f2e-3553-4ef1-8430-5c74e5105838.jpg</image:loc>
            <image:title>I Love Unicorn Sihirli Günlüğüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Unicorn Sihirli Günlüğüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b715e16e-fd9d-4839-8142-07d392b92848.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefa</image:title>
            <image:caption>Vatanı sevmenin cefasını soluk soluk çektim ben, 
Ekilen fitne tohumun, merhamet orağıyla biçtim ben, 
Geçilemez denilen dağlardan, sulardan, 
hendeklerden geçtim ben, 
Şerbet deyu verdikleri zehri yudum yudum içtim ben.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a71d05f1-27e6-435a-9e1a-a1cd4757ba01.jpg</image:loc>
            <image:title>The Gray Man - Amansız</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın çoksatanlar listesine bir numaradan giren Gray Man, kayıp istihbarat ajanlarını ararken belanın girdabına kapılıyor. 
İlk ajan bir bilmece gibi ortadan kayboluyor. 
İkincisi bir gizem. 
Üçüncüsü ise bir komplo teorisi. 
İstihbarat ajanları dünyanın her yerinde sırra kadem basıyor. Kayıp bir Amerikalı ajan Venezuela’da yeniden ortaya çıkınca Gray Man’e onu getirmesi görevi veriliyor ama suikastçılar takımının başka fikirleri var. Court hayatı pahasına ve hayati bir istihbaratla kaçıyor. 
Bu arada CIA ajanı Zoya Zaharova Berlin’dedir. Görevi ise tehlikeli bağlantıları olan özel bir istihbarat şirketine sızmaktır. Cevaplara yaklaştıkça canlı kurtulma ihtimali daha da azalmaktadır. 
İsrail, İran, Rus ve Amerikan hükümeti arasında kalan, Court ve Zoya bu uluslararası satrancın sadece iki taşı ve yadsınamaz bir gerçeği ortaya çıkarmak üzereler, bazen veziri almak için birkaç piyon feda edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/547dfc40-b1d3-42bd-9d6f-2a6174a1b640.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevdetgiller</image:title>
            <image:caption>Cihangir İstanbul’un ortasında bir köy... Delileri başka, martıları, kedileri başkadır. Bir türkü çalınır kulağınıza, sözlerin anlamı yoktur. Aklınızda yaşanmışlıkların ezgisi kalır. 

“Cevdet giysi dolabını açıp, Rüzgâr’a ait eline geçirdiği ne varsa sağa sola savurdu. Nereden çıkmıştı bu adam? Bir hırsız gibi hayatına, evine, bedenine sinsi sinsi yerleşmişti. Üstelik bu durum bir bilimkurgu filmi ya da fantastik bir romanın içinde yer almıyordu. Her şey gerçek dünyada kendi bedeninde, kendi zihninde oluyordu. Cevdet gardırobun kapağındaki aynanın karşısına geçip, içindeki Rüzgâr’ı görmek ister gibi birkaç saniye baktı gözlerine. Gözlerinin içinden ruhunu, ruhunun derinliklerini görmek istedi.” 
 
*** 
“Meltem hızlı adımlarla yatak odasına yürüdü. Yatağına uzandı. ‘Kendine gel! Ne yaptığını sanıyorsun?’ diyerek kendini uyardı. Bilinmeyeni, yabancıyı merak etmek böyle bir şey olmalıydı. Aynı bedende bambaşka biri... Gözlerini kapadı. ‘Gececi Cevdet’le sevişmek nasıl bir şey olurdu?’ diye hayal kurmaya başladı. Duruşu, dokunuşu, hatta kokusu bile farklı...  
Acaba Meltem’e nasıl dokunur, nasıl öper, nasıl sevişirdi?” 
 
İstanbul’un tarihi ve kozmopolit semti Cihangir’den okurun zihnine uzanan bir ötekileşme romanı. Evrendeki her parça nasıl bütünü yansıtıyorsa, Cevdetgiller’in her bir karakteri de bizden biri olmaya aday. Zihnimizdeki ötekilerle barışabildiğimiz günlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9c60bb-6bc6-4c05-bf52-2b777e6fb6ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Erteledeğim Şeyler</image:title>
            <image:caption>Ertelemeye ne zaman başladık?
Peki, biz hayallerimizi kovalarken neleri erteledik?
Ertelediklerimiz ve kovaladıklarımız bir arada!
Bu ikiliyi çok sevecekseniz!
Çocuklarla birlikte düşünüp hayal ederken, kıkır kıkır güleceksiniz fark etmeden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4365a7c-a586-431a-b7a6-bba3814e9095.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşta ve Barışta Büyük Stratejiler</image:title>
            <image:caption>Bu önemli kitapta, saygın uzmanlar savaş ve barış zamanlarında uzun vadeli çıkarlarını korumak için siyasi, ekonomik ve askeri hedeflerini nasıl entegre etmeye çalıştıklarını tartışmaktadır. Paul Kennedy&apos;nin iki bölümünü yazdığı ve editörlüğünü yaptığı kitap, Avrupa&apos;nın klasik örneklerini analiz ederek ve ABD&apos;nin bugün gerçekleştirmesi gereken önceliklerin uygun dengesini sunarak büyük strateji kavramını ele almaktadır. 
Kitap, Kennedy tarafından başlatılan bir bölümle başlar; bu bölüm, büyük strateji kavramının savaş alanı operasyonlarından milli kaynakların yönetimine, diplomasinin önemli rolüne ve genel halkın savaşın yüklerini veya barış zamanlarında büyük savunma kuvvetlerinin maliyetini desteklemeye istekliliğine kadar çeşitli faktörleri düşünmeye genişlediğini göstermektedir. Sonraki bölümlerde, John Hattendorf, Michael Howard ve Eliot Cohen, İspanyol Veraset Savaşı ve her iki dünya savaşında İngiliz büyük stratejilerini analiz ederken, Arther Ferrill, J. H. Elliott, Dennis E. Showalter, Douglas Porch ve Condoleeza Rice ise Roma İmparatorluğu, İmparatorluk İspanyası, Almanya, Fransa ve Sovyetler Birliği&apos;ndeki büyük stratejiyi ele alıyorlar. Kennedy&apos;nin bugünkü ve gelecekteki Amerikan büyük stratejisi üzerine düşünceleriyle kitap sona erer. Şöyle ki; Amerika nükleer savaşlardan kaçınmalı ancak çeşitli olası savaş senaryolarıyla başa çıkabilecek esnek bir silahlı kuvvet de yaratmalıdır. İttifak sistemini korumalıdır. Yine de karşılık dünya üzerindeki üstün konumunu zayıflatan ekonomik ve sosyal eğilimleri tersine çevirmek için ciddi önlemler almadır. Başka bir deyişle, Kennedy&apos;ye göre Amerika, erken 21. yüzyılın belirsiz ve çalkantılı dünyasını karşılamak için üretken, finansal, teknolojik ve eğitimsel güç rezervini sürdürmek zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/239453cb-c6d8-4d72-9a4b-463652688b77.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 Astroloji Ajandası</image:title>
            <image:caption>2024’te bu ajandayı elinizden düşüremeyeceksiniz! 
Hem ajanda hem gün gün astroloji öngörüleri hem de tam o güne uygun olumlamalar bir arada   
Astrolog Zeynep İrem Çağlar’ın hazırladığı Günçe Yayınevi’nden çıkan 2024 Astroloji Ajandası bu yıl astroloji meraklılarına harika bir yol haritası sunmakla kalmıyor, olumlamalarla kişisel gelişim yolculuklarına destek oluyor. Zamanını doğru kullanmak için harika bir araç olan bu ajandada tam olarak neleri içeriyor derseniz; 
-          Günlük enerjileri doğru kullanma 
-          Sabahtan akşama günlük dinamikler 
-          Enerji frekansımızı yükseltme 
-          Öngörü sağlayabilmemiz için Sabit Yıldız etkileşimleri 
-          Tüm gökyüzü enerjisi, günlük ve jenerasyon gezegen geçişleri 
-          Gününün dinamiklerini dengeleyecek olumlamalar 
Zeynep İrem Çağlar Astro-Shera, 2024 Astroloji Haritası’nda bunların hepsini bir arada sunarak, kısa ya da uzun vadeli planlarımızı yaparken gökyüzünün açılarından faydalanmamızı sağlayacak bir kılavuz veriyor bize.  Bu harika hediyeyi ister öngörü sağlayabilmek için kullanın; ister günün enerjisini yükseltmek için, ister merakınızı gidermek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85961d28-7ba7-43cf-b30b-014b1f89d456.jpg</image:loc>
            <image:title>Aç Koynunu, Ben Geldim</image:title>
            <image:caption>Hikâye yıllar evvel, Bursa Kapalı Çarşı’dan başkente kadar namı ulaşmış bir hançer ustasının aynı demirden döverek yaptığı, birinin sapına ateş, diğerininkine toprak işlediği iki hançerle başlar. İşin içine bir tutam efsun, iki damla da kan karışınca hayatın olağan akışı değişiverir. Böylece Mutlu ve Rüya adında iki gence daha doğmadan ortak bir kader yazılır... Aslı Tohumcu, Aç Koynunu, Ben Geldim’de, ezberleri bozarak, bu hikâyenin kahramanları dışında kimseye nasip olmayacak fevkalade bir aşkı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b4e10d-a9cd-423d-b94a-1777e302e6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin 1980&apos;li Yılları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ‘80’ler, siyasi, iktisadi ve büyük bir toplumsal dönüşümün miladıdır. Travmaların, yeni bir insan ve toplum tipinin, arayışların olduğu kadar kayboluşların, dahası yeni bir “dünya”nın habercisidir... * 24 Ocak Kararları, 12 Eylül Darbesi ve 1982 Anayasası * Mamak, Metris, Diyarbakır cezaevleri * Kenan Evren, Turgut Özal, Bülent Ecevit, Turhan Feyzioğlu, Erdal İnönü, Saim Bülend Ulusu, Mesut Yılmaz, Yıldırım Akbulut, Hüsamettin Cindoruk * Ordu ve siyaset ilişkisi, bankerler, prensler, 1402’likler, toplu davalar, YÖK * Aydınlar Dilekçesi, İnsan Hakları Derneği, 1989 Bahar Eylemleri, Devekuşu Kabare * Feminist hareket, LGBTİ+ hareketi, Kürt hareketi, Aleviler * Müzik, sinema ve edebiyat âleminde gelişmeler ve tartışmalar Mete Kaan Kaynar’ın hazırladığı derlemeye İsmet Akça, Mehmet Ö. Alkan, Murat Arslan, Şükrü Aslan, Gökhan Atılgan, Pınar Aydoğan, Ahmet Bayar, Arzu Bayar, Tanıl Bora, Kemal Can, Aziz Çelik, Zişan Ataman Çelik, Elifcan Çoruk, Kadir Dede, Hande Dönmez, Selçuk Duran, Veysel Ergüç, Çimen Günay-Erkol, Kaan Gaytancıoğlu, Çağdaş Görücü, Demet Gülçiçek, Şenol Gündoğdu, Bora Gürdaş, Nurettin Kalkan, Murat Karayalçın, Erdinç Kaygusuz, Mete Kaan Kaynar, Tuğçe Kelleci, Nuray Ertürk-Keskin, Merve Eken-Küçükaksoy, Bayram Koca, Selçuk Koca, Ertuğrul Zengin, Levent Odabaşı, Göze Orhon, Asım Öz, Gencer Özcan, Celal Oral Özdemir, Cansu Parlak, Selman Saç, Ayşem Sezer-Şanlı, Funda Şenol, Tuncay Şur, Alper Torun, Sibel Utar, Anıl Varel, Aybars Yanık, Kerem Yavaşça, Koray R. Yılmaz, Onur Alp Yılmaz, Mehmet Yüce, Besim Can Zırh, Bengü Öztan-Körün katkıda bulundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd82f6f-a8d9-4dc9-ab74-7de6f7527ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastanelerin KBRN Tehdit ve Tehlikelerine Karşı Farkındalık ve Hazırlıkları</image:title>
            <image:caption>Dünyada ve ülkemizde, endüstrileşme kaynaklı şehirleşme bir yandan devasa bir sanayi toplumu oluştururken kendi içinde yaşadığı tezatlar sebebiyle bireyselliği de ön plana çıkarmış ve toplum içi merhamet ve yardımlaşmayı azaltmıştır. Tarihte görülmemiş ağır ve modern silahlanma ve endüstriyel/meteorolojik afetler de insanlığı tehdit etmektedir. Bireylerin, kurumlar ve devlet karşısında beklentileri afet ortamlarında sosyal medyanın da etkisiyle azami seviyeye yükselmiştir. Böylesine, adı konulmamış kaos yüzyılında devletler ve uluslararası organizasyonlar, afetlere hazırlık kapasitelerini artırmayı amaçlayan çalışmalara hız vermişlerdir. 
Bu kitap, muhtemel bir KBRN tehdit ve tehlikesinde, ülke genelinde Sağlık Bakanlığı tarafından referans hastane olarak yetkilendirilen hastanelerin aniden oluşacak olağanüstü durumlar hakkında farkındalık ve hazır oluşlarının değerlendirilmesine katkı sunabilmesi için hazırlanmıştır. 
Kriz ortamlarında hastanelerin acil servis, poliklinik ve klinik bazında personel ve idarecileriyle gösterecekleri tutum kamuoyuna güç ve güven verecektir. Bu kapsamda hazırlanan kitabımızda hastane yöneticilerinin olağanüstü şartlara yönelik KBRN hazırlığına yönelik bilinç ve isteği tüm hastane personelinin ve 112 ambulans servis ekibi başta olmak üzere tüm paydaşların konuya ilgisini ve motivasyonunu sağlayacağı düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f3ac61-77d3-4d5d-8f93-a763e55e00c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada ve Türkiyede Jandarma Teşkilatlarında Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Genelde dünya jandarma teşkilatlarındaki değişimi ele alan bu çalışma, özel olarak Türk ve Fransız Jandarmalarında gerçekleştirilen yapısal reformlar ve sonrasında meydana gelen dönüşümler karşılıklı olarak irdelemektedir. Zira, Türk ve Fransız Jandarma teşkilatları gerek tarihi geçmişleri, imkân ve kabiliyetleri ile profesyonel personel sayıları açısından diğer jandarma teşkilatlarına örneklik teşkil eden ve birbirine oldukça benzeyen iki köklü jandarma teşkilatı özelliği göstermektedir. 
Bu karşılıklı çalışmada Fransız Jandarmasının 2009 yılında ve devamında yapılan yasal düzenlemelerle savunma bakanlığından koparılarak İçişleri Bakanlığına bağlandığı, bununla birlikte, bilindiğinin aksine, jandarmanın kuruluşundan itibaren var olan askeri statüsünün yasal olarak güvence altına alındığı, jandarmanın başta eğitim ve disiplin olmak üzere birçok açıdan savunma bakanlığına bağlılığının korunduğu görülmektedir. Böylelikle, Fransızca yakınlaşma (rapprochement) olarak ifade edilen jandarma reformunda jandarmanın bir yandan asker diğer yandan kolluk teşkilatı olarak geleneksel yapısının muhafaza edilmeye çalışıldığı söylenilebilir. 
Buna karşılık, Türkiye’de yoğun olarak 25 Temmuz 2016 ve devamında gerçekleştirilen Türk Jandarma reformunda ise, Jandarma Teşkilatı tüm yönleriyle İçişleri Bakanlığına bağlanmış, askeri statüsü kaldırılarak, teşkilatlanma, kullandığı standartlar, araç gereç, eğitim, disiplin ve denetimi açısından Türk Polis Teşkilatı ile adeta eşitlenmiştir.  Böylelikle, Fransa’da görüldüğünün aksine Türk Jandarma reformunda jandarmanın bir yandan asker diğer yandan genel kolluk olma durumuna son verilmiş: Jandarmanın bir yandan Genelkurmay Başkanlığına bağlı iken diğer yandan İçişleri Bakanlığına bağlı olduğu nevi şahsına münhasır karmaşık bağlılık yapısı kaldırılmış, genel kolluk olarak sevk ve idaresi kuvvetlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df537320-d129-4de4-a54d-a20ae2dfe8f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiyede Mülki İdarenin Kriz Yönetme Kapasitesi: Covid - 19 Örneği</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada, bir kriz yönetimi örneği olarak Covid-19 kriziyle idarenin mücadelesi ele alınmaktadır. Türkiye özelinde mülki idare sisteminin kriz yönetme kapasitesinin ayrıntılı bir şekilde irdelenmesi hedeflenmiştir. Öncelikle, Batılı ülkelerde idarelerin krizle mücadelesinde idari kapasitelerini güçlendiren, son dönemde literatürde öne çıkan krize müdahale aşamasında kullandıkları kriz yönetim ilke ve stratejileri tespit edilerek bunların kriz yönetmede idari kapasiteyi nasıl güçlendirdiği ele alınmaktadır. Sonrasında, bu ilke ve stratejiler ile kamu yönetimlerinin krizler karşısında idari kapasitelerini güçlendirdiği ortaya konan idari kapasite unsurları çerçevesinde, ülkemizde kriz yönetimi ana hatlarıyla incelenmiştir. Bu yapılırken özellikle mülki idare teşkilatının işleyişi üzerinde odaklanılmış, krizlere etkin cevap verebilmek bakımından, illerde, ilçelerde devletin “idari kapasitesini” hayata geçirmekten sorumlu mülki idare sisteminin, kriz yönetiminde etkin olup olmadığı, yasal düzenlemeler ve işleyiş bakımından eksikliklerinin neler olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. 
Çalışmada temel amaç, Covid-19 krizinde kamu yönetimi uygulamalarının etkinliğini realist ve eleştirel bir şekilde irdeleyerek, buna benzer krizlerle mücadelede devletlerin kapasitelerini artırmada en önemli unsurlardan birini teşkil eden idari kapasitenin güçlendirilmesinin; yönetimin kriz ve acil durum yönetimleri konusunda daha etkili ve verimli hâle getirilmesinin yollarını saptamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b944857-5c8f-4db9-8325-15ccd1e41f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Geçidi</image:title>
            <image:caption>Hızlı tempolu ve ustalıkla kurgulanmış bir gerilim romanı” 
Barry Forshaw - Gazeteci-Yazar 
 
&quot;Ölüm Geçidi&quot;, Kopenhag Merkez İstasyonu&apos;nda çekilen bilinmeyen kızların fotoğraflarının, gizemli bir şekilde bir Amerikalı seri katilin elinde belirdiği gerçek bir hikâyeden ilham alır. Theils&apos;in romanında, 1985 yılında İngiltere&apos;ye gitmek üzere olan bir tekneye binen ve kaybolan iki Danimarkalı kızın fotoğrafı, yıllar sonra bir İngiltere’nin bir sahil kasabasındaki antikacıdan alınan eski bir bavuldan çıkar. Nora Sand&apos;ın mesleki merakı hemen uyanır. Böylelikle farkında olmadan, ünlü bir İngiliz hapishanesinde müebbet hapis cezası çeken bir seri katilin davasına karışmış olur ve kaybolan kızlar hakkındaki gerçeği keşfetme çabası, onu hayal ettiğinden daha tehlikeli boyutlara doğru sürükler. 
Lone Theils&apos;in ilk romanı olan &quot;Ölüm Geçidi&quot;, sert bir kadın başkarakter, toplumsal olarak duyarlı ve güçlü bir mekân hissi içeriyor. Ancak, beklentilerin aksine, karla kaplı, melankolik İskandinavya olmaması dikkat çekiyor. İngiltere&apos;de geçen hikâye, 16 yıldır Londra&apos;da yaşayan yazarın &quot;ikinci evi&quot;ne olan sevgisinden ilham alıyor ve muhtemelen türün İngiliz hayranlarını da cezbetmekte haksız değil. Kitap 2015 yılında Danimarka&apos;da yayımlandığında okurları etkiledi ve Danimarka&apos;nın en çok satanlar listelerinde uzun süre yer aldı. Kitap İngiltere, Almanya, İsveç, Avustralya, Japonya ve Türkiye dahil olmak üzere 17 ülkede yayınlandı. Yazar Lone Theils bu gerilimi yüksek ve kurgusu sağlam romanıyla Nordic Noir / İskandinav Polisiyesinin güçlü yazarları arasında yer almaya hak kazanmıştır. 
Yazarların &apos;bilgi sahip oldukları konuları yazmaları gerektiği&apos; söylenir ve Lone Theils bu öneriyi romanında büyük etki yaratmak için kesinlikle yerine getirmiştir. Nora Sands, Londra&apos;da, Theils&apos;in bir zamanlar yaptığı gibi, bir Danimarka dergisi için muhabir olarak çalışmaktadır. Otantik bir şekilde çizilmiş göçmen deneyimi ve Birleşik Krallık ile Danimarka&apos;nın karşılaştırmalı siyasi ve kültürel ortamları bu hikâyeye ekstra derinlik ve katman kazandırmaktadır. Hatta Avustralya kültürünün temsil edildiğini görmek mümkündür. Nora Sands, zeki ve cesur bir kadın karakterdir. İşi konusundaki tutkulu, sadık bir arkadaş ve romantik ilişkilerde sevimli bir şekilde beceriksizdir. 
 Lone Theils, doğrudan ve tavizsiz bir şekilde eski bir muhabir ve kickboksçudur. Yaklaşık 20 yıldır gazetecilik yapmaktadır, bunun büyük bir kısmını Londra&apos;da geçirmiştir ve yazı yazmış, televizyon ve radyo programları yapmıştır. Kosova ve Kuzey İrlanda&apos;daki çatışmaları takip etmiş ve Londra ile Dublin hakkında iki rehber kitaba katkıda bulunmuştur. Nora Sand&apos;de Lone Theils&apos;in birçok özelliği bulunmaktadır. Kickboks ve gazetecilik dışında, ikisi de Nina Simone&apos;a olan sevgiyi paylaşırlar. &quot;Ölüm Geçidi&quot; Lone Theils&apos;in ilk romanıdır ve gazeteci Nora Sands&apos;ın başrolde olduğu planlanan bir serinin ilkidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1940af6b-82ae-49d2-83bc-adbc8e169ab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Z Kuşağının Dijital Okuryazarlığı Bağlamında Mahremiyet Algısı</image:title>
            <image:caption>Dijital dönüşüm ile başlayan süreçte teknolojisiz bir hayat kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu sebeple dijital dünyada daha güvende olmak için dijital mahremiyet konusunda bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Yetişkinler, gençler ve özellikle çocuklar için dijital mahremiyet ve bilgi güvenliği ile ilgili önlemler alınmalıdır, dijital mahremiyet kavramı internetteki tehlikelerin artması ile büyük önem kazanmıştır. Teknolojik gelişmelerin hızlanması ile birlikte dijital dünyada yeni mahremiyet ihlalleri yaşanmaktadır. Bu durumu engellemek ve kalıcı bir çözüm bulabilmek için kullanıcıların dijital okuryazarlık yetkinliklerini geliştirmesi gerekmektedir. İnternet platformları özellikle gençler için büyük tehlikeler barındırmaktadır, dijital dünyada yaşanan mahremiyet ihlalleri teknolojik gelişmelere paralel olarak artmakta ve daha riskli hale gelmektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50edda8-5ed9-4bd3-92e5-259f6bc8de8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Yüzyılına Girerken Diplomasi Üzerine Ekonomi-Politik Yazılar</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma diplomasi konusuna odaklanmaktadır. Amacı, genelde diplomasi, özelde kamu diplomasisi bağlamında Türkiye’nin potansiyeline ilişkin bir bakış açısı sunmaktır. Türkiye’nin farklı kurum ve kanallar üzerinden etkili olma kapasitesi hakkında bir düşünce üretme çabasının sonuçları bu çalışmada yer almaktadır.Türkiye Yüzyılına girerken bu çalışma ayrı bir önem kazanmıştır. 
Entelektüel bir sohbet olarak başlayıp, kalıcı bir eser haline dönüşen bu çalışmada diplomasinin türlerine yer verilmiştir. Kitabın oluşma sürecinde var olan kıymetli eserlerden farklı olarak ekonomi-politik bir çizgide metinler kaleme alınması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, tasarlanmış olan kitap projesinin içeriğini diplomasi ve türevi konular oluşturmaktadır. Bu kitap, özellikle dinamik bir alan olması nedeni ile su diplomasisi, bilim diplomasisi ve kültürel diplomasi gibi güncel konuları da içinde barındırmakta ve ekonomi-politik bir bakış açısı ile kaleme alınmış bulunmaktadır. Öte yandan, İçişleri Bakanlığı bünyesinde yürütülen diplomasi faaliyetleri de kitapta vurgulanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09cf29f7-4c6e-4726-b5f0-3b3106c8cc2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiyede İBBS Düzey -1 Bölgelerinin Nüfus Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de günümüzde yaklaşık 85,5 milyonluk bir nüfus bulunmakta olup bu nüfus düzey-1 bölgeleri arasında dengeli bir şekilde dağılmamaktadır. Yine nüfusun çeşitli nitelikleri de düzey-1 bölgeleri arasında önemli farklılıklar göstermektedir. Bu çalışmada 2002 yılında yapılan yasal düzenleme ile (istatistiki bilgi toplamak için yapılan istatistiki bölge birimleri sınıflandırması-İBBS) oluşturulan 12 düzey-1 bölgesinde nüfusun gelişimi, dağılışı ve hareketleri ile kentleşme oranı, demografik yapısı, bağımlılık oranı, eğitim durumu, evlenme-boşanma hızı ve ortalama hane halkı büyüklüğü gibi çeşitli nitelikleri incelenmiştir. Aradan 20 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen 2002’de oluşturulan düzey-1 bölgelerinde nüfusun gelişimi, dağılışı ve çeşitli niteliklerinin incelendiği ilk kitap çalışması bu araştırma olmuştur. 
Günümüzde düzey-1 bölgelerinden bazılarının Türkiye’deki 85,5 milyonluk nüfustaki payı %13 ile %19 arasında değişirken bazılarında bu pay %3 bile değildir. Öte yandan nüfusun yaş-cinsiyet yapısı, medyan yaşı, bağımlılık ve kentleşme oranı, hareketleri ve eğitim durumu da düzey-1 bölgeler arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada düzey-1 bölgelerinde nüfusun gelişim seyri ve dağılışı ile bazı niteliklerinin bölgesel farklılıklarının detaylı olarak incelenmesi ve mekânsal farklılıkların harita ve grafiklerle gösterilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57438143-83e8-41a9-a043-79dc550141b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Risk Azaltma Yaklaşımında Sivil Toplum ve Birey Odaklı Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Afetlerle mücadele sadece kamu kurumları ile yapılacak bir çalışma değildir ve afetlerle mücadele, afetin öncesini, afet anını ve sonrasını kapsayan bir bütündür. Bu bütüncül çalışmalarda başarılı olmak için kamu kurumları ve vatandaşın topyekûn ve tek bir vücut gibi hareket etmesi ana unsurdur. 
Kamu kurumlarının afet yönetimi bağlamında yapacakları çalışmaların tanımları ve kapsamları kanun ve yönetmelik gibi resmî belgelerle net bir şekilde ortaya konulmuştur. Ancak vatandaşlarımızın afet yönetimine etkin bir şekilde katılmalarının sağlanması üzerinde hassasiyetle çalışılması gereken bir konudur. Vatandaşlarımız güvenli ve etkin bir şekilde afet çalışmalarında yer almaları resmi gönüllülük sistemleri ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla olmaktadır. Afet risklerinin azaltılması çalışmalarında bu nedenle sivil toplum kuruluşları ve bireyler ön plana çıkmaktadır. 
Amacımız, afetlerden önce risk azaltma çalışmalarında sivil toplum ve bireylerin önemini açıklayan, etkin çalışmalar için öneriler ortaya koyan ve bu konuda literatüre öncülük eden bir çalışma yapmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4069a997-9e53-47cd-9845-cf009f9d8c1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Tembeli Var</image:title>
            <image:caption>Senden tembeli yok demeyin sakın! Tuba Aktaş Deli&apos;nin 2022 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde ikincilik kazanan eseri Senden Tembeli Var, normallik anlayışımıza zıtlıkların kusursuz uyumuyla meydan okuyan kara komik bir kitap. Akıllara zarar kahramanları ve “Bu işte bir iş var!” dedirten olaylar zinciriyle ezberleri şaşırtan bu eğlenceli roman, tembelliğin felsefesini yapanları cin fikirlilerin yoluna çıkararak ortalığın tozunu attıracak bir maceraya imza atıyor.  Anadolu&apos;nun dört bir köşesinden gelen ailelerin büyük kente ve tek tipleşen mahalle kültürüne nasıl ayak uydur(a)madıklarını gerçekçi bir ironiyle gözler önüne seren yazar; ötekileştirerek, farklılaştırarak toplumda “bilinçsizce” yaratılan kutuplaşmaya da dikkat çekiyor. “Yerinize çalışacak birileri yoksa yeterince özgür bir tembel olamazsınız,” diyor Hadiko Tembeliko, üşengeçliği yüzünden bir türlü tamamlayamadığı Tembellik Manifestosu&apos;nun 3. maddesinde!  Haksız da sayılmaz hani, şunun şurasında kaç kişi var onun 11 yıllık kıdemli tembellik kariyeriyle yarışabilecek? Gerçi sınıf arkadaşı, komşusu ve ezeli düşmanı Nazlı var ama onun olayı farklı... Mahalledeki komşularını ve okuldaki öğretmenlerini canından bezdirmesiyle tanınan Naz Uyarlı, namıdiğer Nazlı, şu sıralar daha çok tavanda yürüyebilme meziyetiyle dillerden düşmüyor.  Derken, hayat yine bildiğini okuyor ve Hadiko ile Nazlı&apos;nın yollarını hiç beklenmedik bir dostluğa çıkarıyor. Sonrası, ucu televizyon programlarına konu olacak gizemde ve polisleri iz peşinde koşturacak hareketlilikte bir macera! Yatışistan mevzusu ve Kramerikalılar da işin içinde ama orası SIR! Bilgi Çağı&apos;nda giderek ehemmiyetini yitiren “tembellik” ve “çalışkanlık” kavramlarını tartışmaya açan bu matrak kitap, yaşadığımız mahallede ya da okuduğumuz okulda her an karşımıza çıkabilecek tiplemeleri renkli bir kurguyla buluşturarak akıllarda yer edecek bir hikâyeye dönüştürüyor. Kimsenin gerçekte dışarıdan göründüğü gibi olmadığı görüşü üstüne merak uyandırıcı bir anlatı sunan Senden Tembeli Var, eğitim sistemimizdeki çatlaklardan sızan meseleleri eleştirmekle kalmıyor; ebeveynlerin çocuklarıyla, öğretmenlerin ise öğrencileriyle olan ilişkilerine dışarıdan bir gözle bakmamızı da sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c6322cc-0371-4dac-bcbc-2b401ecae66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediye Başkanına Linç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KENDİ İÇİNDEKİ ŞEYTANINI TAŞLA 
Günümüzde teknoloji ve iletişim olanaklarının çoğalmasıyla özel hayatın ihlal edilmesine dair sarsıcı bir hikaye: Belediye Başkanına LİNÇ .Düşmanın görülmediği,çoğu zaman hiç ortaya çıkmadığı,izinin kolay kolay bulunmadığı bir yeni çağ savaşı. İstanbul’un önemli bir ilçesinin belediye başkanı,bir sabah uyanır telefon ve sosyal medya hesabında yüzlerce tehdit ve hakaret mesajları bulur.Yaşamı boyunca inşa ettiği tüm değerleri, bir anda kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Sanal dünyanın paralı askerleri onu bir gecede ülkenin gündemine oturtmuştu. 
Artık içine atıldığı bu dijital linç karşısında bir direnç savaşı verecektir. 
Kazanabilmesi mümkün müydü? 
Eğitimci, yazar Talip Emiroğlu’nun yeniden güncelleyerek yazdığı “Belediye Başkanına LİNÇ” romanını, utanma duygularına defalarca tecavüz edilen bir arkadaşınızı dinler gibi okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5348182-3cd3-4f04-89a9-46460fd1f165.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanların Oyunu 3</image:title>
            <image:caption>PERİ MASALI KAHRAMANLARININ BİRBİRLERİNİ ÖLDÜRDÜKLERİ, TRAJEDİYLE SON BULAN BİR OYUN. 
 
BÜYÜKANNESİ İÇİN OYUNA KATILAN KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ, KÜÇÜK DENİZKIZI’NIN KISKANÇLIĞINDA BOĞULUYOR. 
 
ALİCE KAHRAMAN OLUYOR VE ORTAYA ÇIKIYOR...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffea48e9-731c-40b3-9bab-71bcaaaeaad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyeti Kuran Ölümsüz Türkler</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyeti kuran ÖLÜMSÜZ TÜRKLER 
 
Yoğun bir çalışma, taranan binlerce kaynaklar ve 6 yıllık geceli gündüzlü emek verilerek hazırlanmış bir kitap. 
“Cumhuriyeti Kuran ÖLÜMSÜZ TÜRKLER” 
 
Kitap konusu; “CUMHURİYET” 
 
*Atatürk Cumhuriyet fikrini nereden aldı? 
*Cumhuriyet, Millet ve Millet Devrimi sözlerini ilk nerede söyledi? 
*Cumhuriyet kelimesi o dönemde yasak mıydı? 
*Atatürk bu sözler için tutuklandı mı? Atatürk niçin sürgüne gitti? 
*Cumhuriyet mücadelesini verirken hangi olaylarla karşılaştı. Hangi suikastlere uğradı? 
*Atatürk Türk milleti ile birlikte bir savaş vereceğini ve bir devrim yapacağını, yıkılmakta olan *Osmanlı Devleti yerine yeni ve güçlü bir Türk Devleti kuracağını ilk kez kime söyledi? 
*Cumhuriyet neden ilan edildi? 
 
Cumhuriyet bir gereklilik mi, yoksa zorunluluk muydu? 
 
Aydın Keleşoğlu’nun hazırladığı ve Ilgaz Yayınlarından çıkan “Cumhuriyeti Kuran ÖLÜMSÜZ TÜRKLER” kitabı cumhuriyetin kısa tarihini anlatmaktadır. 
 
Kitapta adı geçen kişiler ve anlatılanlar tamamen gerçektir. Bir tarih kitabıdır, ama bir roman gibi akıcıdır. 
 
Aşkın, ihanetin, savaşların, ölümlerin, sürgünlerin ve kahramanlıkların anlatıldığı inanılmaz bir serüven. Atatürk’ün katıldığı bütün savaşlar ve yaşadığı olaylar ile birlikte “Cumhuriyeti Kuran ÖLÜMSÜZ TÜRKLER” 
Atatürk’ün ve Osmanlı Tarihinin bilinmeyen bir bölümüne ışık tutuyor. Mutlaka okumalısınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b0b7fc5-72c0-4ed5-8adb-94e6faf8128f.jpg</image:loc>
            <image:title>21 İlham Veren Hayvan</image:title>
            <image:caption>İnsanlar ve hayvanlar yüzlerce yıldır, iyi günde kötü günde yan yana yaşadılar. Bazen aramızda kopmaz bağlar kuruldu bazen o bağlar acımasız şartlarla sınandı. Fakat bu iki tür arasındaki sevgi hep galip geldi. Elinizdeki kitapta dünyayı değiştiren kaplumbağalarla, yalnız bir fille, matematik dâhisi bir atla, sahibi için her şeyi yapan bir köpekle, konuşan bir gorille, falcı bir ahtapotla sve hatta uzaya giden ilk maymunla tanışacaksınız. Her hikâyenin sonunda sürpriz sorular, ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler de cabası, şahane resimlerin de size eşlik edeceğini de unutmadan söyleyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77df0e4f-e2da-4ac2-9abc-76a8a5e6e877.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Çocukları – Evrenin ve İnsanlığın Kökenine Harika Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Ünlü astronom María Teresa Ruiz, Yıldızların Çocukları&apos;nda evren hakkındaki mevcut bilgilerimizi büyük bir yetkinlikle derleyerek nereden gelip nereye gittiğimizi açıklıyor. Temel astronomik teorilere ulaşmamızı sağlayan araştırmaları, bu araştırmalar için kullanılan metot, teknik ve araçları anlatıyor. Tüm bunları sade ve çekici bir üslupta aktarırken bir bilgi karmaşası içinde kaybolmanıza asla müsaade etmiyor. Merak ve keşfetme duygusunun insanlığın evrimindeki asli rolüne odaklanan Ruiz, insanın bilgiye duyduğu açlığı bir çocuğun çevresini keşfetmek için duyduğu doyumsuz arzuya benzetiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ad821f-850f-4dd5-ad17-df63b2df2532.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağımızın Meselesi</image:title>
            <image:caption>“Çağımızın meselesi, aklı yaşamsallığa tabi kılmaktan, onu biyolojik şema içine yerleştirmekten, spontan olana teslim etmekten ibarettir. Çok değil birkaç yıl içinde, hayattan kültüre hizmet için herhangi bir rıza elde etme işi saçma görünecektir. Yeni çağın misyonu tam olarak bu ilişkiyi tersine çevirerek kültürün, aklın, sanatın ve etiğin hayata hizmet etmesi gerektiğini göstermektir. Dolayısıyla bizim tavrımız yeni bir ironiyi, sokratik ironinin tersyüz edilmiş bir biçimini işaret etmektedir. Sokrates spontan olana güvenmeyip onu rasyonel normlar üzerinden ele alırken, günümüz insanı da akla güvenmeyip Çağımızın Meselesi onu spontanlık normları üzerinden yargılamaktadır. Aklı reddetmez, ama onun mutlak egemenlik girişimlerini reddederek bu girişimlerle alay eder. Eski kafalı insanlara göre bu belki saygısızlıktır. Mümkündür, ancak kaçınılmazdır. Kaçınılmaz olarak hayatın kendi taleplerini kültüre sunmasının vakti artık gelmiştir.”
Geçtiğimiz yüzyılın en büyük düşünürlerinden José Ortega y Gasset, Çağımızın Meselesi’nde aklın metafiziğindeki son kavşağı değerlendiriyor. Tüm felsefi etkinlikleri temelde iki zorunluluğa; eşyanın neliğine ve nasıl düşünebileceğine indirgeyen Gasset, rasyonellik ve göreceliğin sıkı bir eleştirisine girişiyor. Modern bilimi bu kadim tartışmanın bağlamında ele alırken, Einstein’ın fizik kuramına içkin genel anlama da felsefi bir yorum getiriyor. Bir doktrin değişiminin salt bir doğru ve yanlış bilgi tartışması olmadığını, asıl meselenin yeni bir düşünme ve kavrama biçimini fark etmek olduğunu öne sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b58732cf-51df-4ca4-ab3f-e4fa5558e9a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Kimyamız – İnsan ve Madde Birbirini Nasıl Dönüştürdü?</image:title>
            <image:caption>Malzeme bilimci Ainissa Ramirez, Bizim Kimyamız’da sekiz önemli icadı –saatler, tren rayları, bakır iletişim kabloları, fotoğraf filmleri, ampuller, hard diskler, laboratuvar malzemeleri ve silikon çipler– inceliyor ve insanlığa nasıl yön verdiklerini açığa çıkarıyor. Bu icatların ardındaki ilginç insani öyküleri anlatarak insan ve teknoloji arasındaki çift yönlü etkileşimi görünür kılıyor. Zamanın net ölçümüyle uyku saatlerimizin değişimi, tren raylarıyla geleneksel bayramların ticaret günlerine dönüşmesi, telgraf teknolojisiyle Hemingway’in üslubu arasındaki ilişki gibi pek çok ilginç meseleyi ele alıyor. Tekniğin salt bir laboratuvar edimine indirgenemeyeceğini, toplumsal neden ve sonuçları olduğunu ortaya çıkaran Ramirez, aynı zamanda geleneksel tarihyazımının yok saydığı kimi teknoloji kahramanlarıyla da tanışmamıza vesile oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f52f685-2ec3-4a57-abcc-51ab7503ec14.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Felsefesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Geçtiğimiz yüzyılın önde gelen siyaset felsefecilerinden Leo Strauss ve Joseph Cropsey’in derlediği Siyaset Felsefesi Tarihi, Antik Yunan’dan XX. yüzyıla dek siyaset felsefesini biçimlendiren önemli filozofların düşüncelerini tanıtmak üzere hazırlanmış bir rehber kitap. Alanında uzman isimlerin kaleme aldığı bu makaleler, başta öğrenciler olmak üzere siyaset felsefesine ilgi duyan herkes için bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Otuz sekiz filozofun düşüncelerinin özetlendiği bu çalışmada editör ve yazarlar, siyasal problemlerin felsefi alımlanışını irdelerken rasyonel siyasal düşüncenin önemli dönüm noktalarını tarihsel sırasına uygun biçimde ortaya koyuyor. Siyaset filozoflarının yürüttüğü eşitlik, özgürlük, adalet gibi değerlere dair kadim tartışmaları ve siyasal sorunlara sundukları çözüm önerilerini aktarıyor. Bu bağlamda büyük siyaset filozoflarının öğretileri yalnızca tarihsel bakımdan ele alınmıyor, aynı zamanda geçmişteki ve günümüzdeki toplumları anlamak adına mutlaka anlaşılması gereken birer fenomen olarak değerlendiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3524083f-08f0-4818-98b9-a89e1a7208ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bilimsel bilgi nasıl üretilir? Bilim, mutlak hakikate yaklaşıyor mu? Siyaset ve cinsiyetten etkileniyor mu? Bilimsel bilgi diğer bilgi türlerinden farklı mıdır? Psikoloji (Bir makine düşünebilir mi?), fizik (Dünya, belirlenimci midir?) ve biyoloji (Evrimin karmaşıklık eğilimi var mıdır?) gibi belirli bilimlerde ortaya çıkan felsefi soruları nasıl düşünebiliriz? Hepsinden önemlisi, bilimin doğası nedir? Geoffrey Gorham’ın Bilim Felsefesi tüm bu sorulara ve daha fazlasına temas eden, alana kolayca giriş yapmanızı sağlayacak bir rehber kitap niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204269ba-5457-4f9c-b1b3-c0fc0b4205fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Kökeni ve Geleceği</image:title>
            <image:caption>“Günümüz bireyi, ilk etapta felsefeyi, toplum içinde kamusal bir kullanım ve kurum olarak, dolayısıyla da her muayyen bireyin dışında bulur. Onu gayrişahsi toplumun içinde bulur. Ne var ki toplum, olduğu haliyle felsefeyle meşgul olmazdı; şayet onu kendi dışında, belli başlı bireyler içinde zaten mamul vaziyette bulmamış olsaydı, mekanik bir biçimde ayakta tutmazdı. Onu yapanlar, onu yaratanlar bu bireylerdir. Onu yaratmışlardır, çünkü her biri kendi hesabına ona gereksinim duymuştur. Felsefe yapmak adına yaratıcı bireyin duyduğu bu gereksinim özgün ve orijinaldir.  Felsefenin kökeni ve onun özgünlüğü yahut esaslı gerçekliği, toplumda değil bu yaratıcı bireyin içindedir.”
Geçtiğimiz yüzyılın en büyük düşünürlerinden José Ortega y Gasset, bir diğer büyük İspanyol felsefeci Julián Marías’ın felsefe tarihi için bir önsöz kaleme almıştı. Bu felsefi çaba giderek genişledi, önsöz metninin sınırlarını aştı ve size sunduğumuz bu müstakil kitaba dönüştü. Felsefenin Kökeni ve Geleceği, felsefe tarihinin ve geçmiş felsefelerin alımlanma biçimini sorgularken günümüzde felsefe yapmanın ne anlama geldiği-ne de ışık tutuyor. Geleceğin felsefesinin nasıl kurulacağının ipuçlarını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd6d8c1f-ff18-464d-851e-d85fc7acabad.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Hristiyanlık Arasında İmparatorluklar</image:title>
            <image:caption>İslam ve Hıristiyanlık Arasında İmparatorluklar, erken modern dönem dünya tarihine yepyeni bir pencere açıyor.
“Bağlantılı tarihler” yaklaşımını büyük bir yaratıcılıkla kullanan Subrahmanyam, 1500-1800 yılları arasında Hint Okyanusu, Atlantik ve Akdeniz’de olup bitenlere dair bir dizi ciddi meseleyi imparatorluklar bağlamında kapsamlı biçimde değerlendiriyor.  Osmanlılar, Babürler, İberyalılar, Britanyalılar gibi dönemin önemli aktörlerini müstakil biçimde ele almak yerine birbiriyle irtibatlandırmayı tercih eden yazar, ilgili arşiv ve metinleri birlikte okuma yöntemini benimsiyor. İmparatorlukların birbiriyle etkileşimini, birbirlerinden ödünç aldıkları bilgi ve yöntemleri açığa çıkaran bu çalışma, çağın Hıristiyan ve Müslüman imparatorluklarına dair ekonomiden siyasete, düşünceden kültüre uzanan geniş bir panorama sunuyor.
“Sanjay Subrahmanyam’ın eserlerinin Türkçeye kazandırılması son derece sevindirici. Kendisi hakkında çağımızın en önemli tarihçilerinden biri dersem tarih disiplinindeki gelişmelerin yaklaşık son otuz yılını takip eden kimsenin şaşıracağını sanmıyorum. Subrahmanyam’ın son otuz yıldaki üretkenliği, üstelik nitelikten hiç taviz vermeyen üretkenliği, hayranlık uyandırıcı.”
Cemal Kafadar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a5a2ad-b653-4305-b10a-f42a16b36939.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Kadınlarının Mahrem Dünyası</image:title>
            <image:caption>İslam sanatı ve Osmanlı tarihçisi Godfrey Goodwin, Osmanlı Kadınlarının Mahrem Dünyası’nda erkek egemen Osmanlı toplumunda kadınların rolüne ve yarattıkları yaşam alanlarına ışık tutuyor. Saray kadınlarının ışıltılı dünyasıyla yetinmeyen eser, yazılı kayıtlarda pek de yer bulamamış sıradan insanların yaşam mücadelesine, kadınların ev içi emeğine geniş bir yer veriyor. Kimi köle sahibi kimi köle, kimi zevk için seyahat ederken kimi mecburiyetten yollara düşmüş her sınıftan kadının yaşamına dair kesitler sunuyor. Haremden tutun en ücra mıntıkalara dek kadınların hayatını tanzim eden yasaları inceliyor. Osmanlı kadınına dair klasik bakışın ötesinde yeni bir perspektif sunan Osmanlı Kadınlarının Mahrem Dünyası, özellikle 19. yüzyılın netameli iklimine odaklanıyor ve imparatorluğun çöküş çağında modernitenin kadınları nasıl etkilediğini net bir şekilde tasvir ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a29dc109-853f-4c56-bc8b-429685ed143f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yayılmış Zihin – Deneyim ve Dünya Özdeşliği</image:title>
            <image:caption>Bilinç nedir? Deneyimimiz ve gerçeklik aynı şey midir? Dış dünyayı nasıl algılıyoruz? Beynimiz tam olarak ne işe yarıyor? Duyularımıza güvenebilir miyiz? Yaşadığımız gerçeklikten emin olabilir miyiz? Kırmızı bir elma, sadece kırmızı bir elma mıdır? Daha da önemlisi, gerçekten kırmızı bir elma mıdır? İtalyan filozof Riccardo Manzotti, Yayılmış Zihin’de tam olarak bu sorulara, yani “zor problem”e odaklanıyor. Bedenimizdeki öznel deneyimlere dair inancı sorguluyor ve bilincin de tıpkı diğer gerçek fenomenler gibi fiziksel olduğunu öne sürüyor. Basmakalıp kavrayışların dışına çıkan yazar, oldukça radikal, yeni bir bilinç kuramı ortaya koyuyor: Bilinçle çevremizdeki fiziksel dünyanın bir, hatta aynı olduğunu iddia ediyor. Halüsinasyon, illüzyonlar, rüyalar, düşsel nesneler, renkler gibi kritik fenomenleri tek tek ele alarak tezini inşa ediyor. Bilincin ve deneyimin kafamızın “içindeki bir film” değil, yaşadığımız dünyanın bizzat kendisi olduğunu savunuyor. 21. yüzyılda bilinç konusunda yazılmış en kışkırtıcı metinlerden biri olan Yayılmış Zihin, dünyayla ve kendimizle ilişkimizi gözden geçirmemiz için bize yeni bir fırsat sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b239114-2be3-4f61-92bd-3db678fc5532.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Krizinde Entelektüel ve Öteki: Vives-Goethe</image:title>
            <image:caption>“Bariz olan şu ki, ortalıkta dolanan entelektüellerin çoğunluğu entelektüel değildir; öyleymiş gibi yaparak yaşarlar ve kimi zaman bunu usulüne uygun yaparlar; haysiyetle ve azımsanmayacak bir faydayla toplumsal olarak bağlılık gösterdikleri meslekte, ‘işgal ettiği sorumluluk’ta hizmetlerini sunarlar. Dilimizdeki bu ifade isabetlidir. Sorumluluğun insani fakat içi oyuk –tam da faal bir insanlıktan yana içi boş– bir form olduğunu bize ifşa eder. Bu oyuğun, kimi zaman işe yaramış, çoğu zamansa faydasız biri tarafından doldurulması yahut işgal edilmesi gerekir. Fark etmez! Sorumluluğun asgari ifası yahut sırf yerinin dolu tutulması toplumu memnun eder.”
 
Geçtiğimiz yüzyılın en büyük düşünürlerinden José Ortega y Gasset, bu kitapta derlenen yazılarında entelektüelin rolünü, toplum içindeki konumunu ve hakikatle ilişkisini ele alıyor. Eser boyunca yürütülen derinlikli tartışmada meseleyi kavramak üzere iki özgün entelektüel isme odaklanıyor: bunlardan ilki, çağını değiştiren radikal fikirler öne sürmeyen, bir “dâhi” olmayan, anıtsal maceralar yaşamayan ve buna rağmen büyük bir düşünür olmayı başaran Juan Luis Vives; diğeri ise çalışmalarıyla bizi afallatan, henüz kırkına varmadan dâhice eserler ortaya koyan, karakteriyle hayranlık uyandıran Johann Wolfgang von Goethe. Birbirinden bu denli farklı iki insanın büyük birer entelektüel olmasını mümkün kılan neydi? Toplumsal birikimle entelektüel sıçrama arasındaki ilişkiyi nasıl anlayabiliriz? Gasset aşina olduğumuz incelikli ve iddialı üslubuyla bu sorulara yanıt ararken, yepyeni sorulara da kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71d2ac3-fd5d-4b83-82c9-aade75a204eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ’ın Büyük Dahisi: Cezeri</image:title>
            <image:caption>Bundan tam 800 yıl önce bu topraklarda dünyanın en büyük dâhilerinden birinin yaşadığını biliyor muydunuz?
Olağanüstü makineler icat eden bu adamın ismi Cezeri’ydi. Cezeri, geçmişin bilgisi ile geleceği inşa eden büyük bir mühendis, sanatçı, dâhi ve aydınlanma adamıydı. Görenleri hayrete düşüren insansı robotlar yaptı. Şifresi çözülemeyen kilitler tasarladı. Masal anlatan makineler, gökleri ayağımıza getiren muhteşem saatler üretti. Bugün kullandığımız pek çok teknolojinin temelini atan bu büyük dehâ, mühendisliği sanatla, bilimi hayatla buluşturdu. Peki, tüm bunları nasıl yaptı? Daha önemlisi, biz de böyle şeyler yapabilir miyiz? Tüm bu soruların cevabını, Cezeri’nin yaşamını, bilime katkısını ve felsefesini renkli ve masalsı bir dille anlatan bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32062cc4-d08c-4e75-a6f7-bb36be59fe43.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Neandertal – Kuş Avcılığı, Mağara Sanatı ve Bilişsel Devrim</image:title>
            <image:caption>Modern insanı diğer primatlardan ayıran, onlara üstün kılan nedir? 1980’lerden bu yana hâkim görüş, MÖ 50.000 civarında yaşanan bir “bilişsel devrim”in bu ilerlemeye yol açtığını ve Homo sapiens’in dünyanın efendisi olup diğer insan türlerini yeryüzünden sildiğini öne sürüyor. Clive Finlayson ise güncel genetik verilere dayanarak bambaşka bir hikâyenin mümkün olduğunu savunuyor. Modern insanlar ve Neandertaller arasında sanılandan çok daha fazla etkileşim yaşandığını, Afrikalı olmayan tüm insanların bir miktar Neandertal geni taşıdığını artık biliyoruz. Üstelik Neandertal davranışlarını incelediğimizde sanılanın aksine bilişsel açıdan modern insanın gerisinde olmadıklarını, hatta kendi sanat ve ritüellerinin olduğunu görüyoruz. Neandertal davranışlarında uzmanlaşan Finlayson ve ekibi, bize Neandertallerin kuş yakalama stratejilerini gösteren kanıtlar sunuyor ve bu kuşların sadece besin amaçlı avlanmadıklarını, tüylerinin de sembolik amaçlarla kullanıldığını gösteriyor. Cebelitarık kazılarıyla elde edilen sanatsal örnekleri de Neandertal zekâsının bir göstergesi olarak takdim ediyor. Asla sanıldığı türden bir Homo sapiens devrimi yaşanmadığını, modern insan davranışının aslında Neandertal ve modern insan topluluklarının etkileşimiyle ortaya çıktığını savunan Finlayson, kimi davranışlarımızın tamamen Neandertal kökenli olabileceğini ileri sürüyor. Böylece insanın kökenine dair klasik anlatıyı tersyüz ediyor ve bize yeni sorular sormamız için bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa0b44d-996a-4dcc-a663-55719971cdc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Alyonuşka’nın Masalları</image:title>
            <image:caption>Daha çocukluğunda yazar olmayı kafasına koyan D. N. Mamin-Sibiryak, gerek yazdığı gerekse derlediği masallarla Rus edebiyatında müstesna bir yere sahip. Kendi kızı Alyonuşka’yı yaşama hazırlamak, daha da önemlisi ona yaşamı sevdirmek isteyen bir babanın masalları olan Alyonuşka’nın Masalları özellikle iyimserlikle ve iyiliğe büyük inançla dolu. Yazar, bu masallarda doğrudan öğüt verme yaklaşımı yerine kendiliğinden beliren çıkarımlarla yaşamın içinden dersler alınması yöntemini kullanıyor. Elinizde tuttuğunuz bu masallar, yaşamı kötü ve olumsuz yanlarına karşın sevmeyi, iyiliğe ve daha iyi bir yaşama inanmayı elden hiç bırakmamayı öğretiyor. Ertuğrul Bostancı ve M. Özlem Parer’in Rusça aslından çevirdikleri kitapta, birbirinden
güzel on masal bulunuyor: “Uzun Kulaklı, Şaşı Gözlü, Kısa Kuyruklu Cesur Tavşan”, “Küçük Böcek”, “Uzun Burun Sivrisinekoğlu Sivrisinek ve Kısa Kuyruk Tüylü Ayı Mişa”, “Vanka’nın Doğum Günü”, “Serçeoğlu Serçe, Levrekoğlu Levrek ve Baca Temizleyicisi Yaşa”, “Son Karasinek Nasıl Yaşadı”, “Kara Başlı Kara Karga ve Sarı Kanarya”, “Herkesten Daha Akıllı”, “Süt, Yulaf Lapası ve Gri Kedi Murka” ve “Uyku Zamanı”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81ae311-b609-40ff-b41e-f6c647689d80.jpg</image:loc>
            <image:title>“Kötülüğün Öğretmeni” Machiavelli Üzerine Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Düşünce tarihinin en tartışmalı figürlerinin başında hiç şüphesiz Machiavelli geliyor. Leo Strauss’un 1953 yılı güz döneminde Chicago Üniversitesi’nde verdiği dört konferansın bizzat kendisi tarafından gözden geçirilmiş ve genişletilmiş hâlini teşkil eden bu kitapta, “kötülüğün öğretmeni” olarak tanımlanan Machiavelli’nin düşünceleri, hem dayandığı kaynaklar hem döneminde hitap ettiği kişiler hem de kendisinden sonraki nesillerin üzerinde bıraktığı tesirler bakımından ayrıntılı bir tetkike tabi tutuluyor. Strauss’a göre, Machiavelli’de gerçekten takdir edilesi şeyin, düşüncesindeki cesaretin, vizyonundaki görkemin ve sözlerindeki zarif inceliğin hakkını teslim edebilmek için onu herhangi bir tevile ihtiyaç duymadan, olduğu gibi, yani olanca kötülüğüyle anlayabilmek gerekiyor. Hiç şüphesiz, insan kendisini Machiavelli’nin etkisinden kurtaramadığı sürece onun düşüncesinin asıl karakterini kavrayamaz. Bu yüzden Leo Strauss, Machiavelli’yi Batı dünyasının Kitab-ı Mukaddes’e dayalı ve klasik modern öncesi mirasını yansıtan ışığı altında inceleyerek, onun düşüncesinin asıl niteliğini ortaya koyuyor. Strauss, Machiavelli’nin kitaplarında kullandığı kelimeleri, sözdizimlerini, deyimleri ve hatta bölüm başlıkları ile numaralarını bile incelemesine konu edinerek artık kanıksanmış ve neredeyse iyi bir filozofa dönüştürülmüş bir Machiavelli yerine, modern öncesi imkânlarla kıyaslandığında yeni ve tuhaf olan, tümüyle beklenmedik ve şaşırtıcı bir Machiavelli portresi çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec7b9ac-f560-4e2b-90db-fe862bf05c54.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bilim, bilinci açıklayabilir mi? Zihin, beyinden mi ibaret? Bilimin erişemediği ve yalnızca metafiziksel bir soruşturmayla bilinebilecek, maddesel olmayan, ölümsüz bir ruha mı sahibiz? İnsan ve makine arasında nihai ve mutlak bir fark var mı? Bilgisayarlar düşünebilir mi? Bilinç sahibi robotlar mümkün mü? Bu sorular, son yıllarda felsefenin çeşitli alt disiplinleri arasında belki de en aktifi olan zihin felsefesinin merkezî meselelerini teşkil ediyor ve Edward Feser’ın kaleme aldığı bu giriş metni, tüm bu sorulara oldukça akıcı ve heyecan verici yanıtlar sunuyor. Baskın materyalist zihin kuramlarının yanı sıra alternatif zihin kuramlarını da değerlendiren Feser, her gruptan okurun bir ön çalışmaya gerek kalmaksızın konuyu anlamasına ve zihin  felsefesi üzerinde düşünmesine olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20a9240b-bf28-4941-966e-be877940d1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Diyarı: Ateşböceklerine, Balina Köpekbalıklarına ve Başka Şahanelere Övgü</image:title>
            <image:caption>Ödüllü şair Aimee Nezhukumatathil’in Mucizeler Diyarı, doğanın mucizelerinden nasıl ilham alacağımızı, destek bulacağımızı ve yeni şeyler öğreneceğimizi gösteren yeni zihinsel patikalar açıyor. Bizi yalçın coğrafyaların sert havasından liman kentlerinin mutedil iklimlerine uzanan bir doğa yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculukta bize rehberlik eden birbirinden ilginç canlılar, dünyaya yepyeni pencerelerden bakmamızı sağlıyor. Sözgelimi tavuskuşlarından yaşamımız boyunca kaçıp geri geleceğimiz evi, aksolotlarlardan zorluklar karşısında gülümsemeyi, küstümotlarından istenmeyen tavsiyelerden sıyrılmayı, denizgergedanlarından ise hiç de dost canlısı olmayan çevrelerde hayatta kalmayı öğreniyoruz. Nezhukumatathil, en sevimsiz ve tuhaf yerlerde bile yakınlık ve güzelliğe ulaşmanın şairane bir yolunu buluyor. Eğer yeterince meraklı olursak, en çetin şartlarda dahi dünyanın mucizelerinin tadını çıkarabileceğimizi gösteriyor. Fumi Nakamura’nın muhteşem çizimlerinin eşlik ettiği Mucizeler Diyarı, aynı zamanda görsel bir şölen. Bu sıcak, şiirsel ve görkemli kitap, içinizi doğa sevgisi ve yaşama sevinciyle dolduracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f6f2d5e-11ae-4bf0-abf7-5ca3f06f0027.jpg</image:loc>
            <image:title>Levant’ta Dönüşüm Çağı – Modern Suriye, Lübnan, Filistin ve İsrail’in Oluşum Süreçleri (1840-1948)</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu tarihiyle geç Osmanlı siyasi ve düşünsel tarihinin büyük oranda kesişmesine rağmen bu konuda Türkiye’de ve Türkçe yazılmış çalışmalar oldukça az ve sınırlıdır. Selim Sezer&apos;in modern Suriye, Lübnan, Filistin ve İsrail’in oluşum süreçlerini ele aldığı Levant&apos;ta Dönüşüm Çağı, Türkçe literatürdeki bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Cebel-i Lübnan&apos;da mutasarrıflık rejiminin kuruluşunu başlangıç kabul eden bu çalışmada daha sonra sırasıyla Levant bölgesindeki düşünce hareketleri, geç Osmanlı döneminde bölgenin siyasal panoraması, Birinci Dünya Savaşı ve Levant&apos;taki kırılma dönemi, manda yönetimleri, Filistin&apos;in idaresi ve son olarak İsrail&apos;in kuruluşu ele alınıyor. Başta genç akademisyenler, akademisyen adayları ve öğrenciler olmak üzere Ortadoğu’ya ilgi duyan ve bölgenin dinamiklerini anlamaya çalışan herkese hitap eden bu eser yalnızca bir tarih anlatısı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin geçmişinden hareketle bugününü daha anlaşılır kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b22a4c11-0d65-453e-abbf-23937558bf4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen Hawking: Fizik ve Dostlukla Geçen Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Stephen Hawking şüphesiz zamanımızın en etkili fizikçilerinden biri. Sadece bilim dünyasının evrene bakışını değiştirmedi, aynı zamanda kitaplarıyla pek çoğumuza kozmosu öğretti. Yıllarca birlikte çalıştığı dostu Loenard Mlodinow, bu olağanüstü insana dair bireysel tanıklığını elinizdeki kitapta samimiyetle dile getiriyor. Evrenin gizemlerini çözen dâhiyi; dakikada sadece altı kelimeyle iletişim kurabilse de konuşmalarından mizahı hiç eksik etmeyen mesai arkadaşını; bir kaş çatmasıyla, tebessümle ya da göz kırpmasıyla da olsa hislerini aktarmayı başaran dostunu anlatıyor. Hawking’in felsefe ve bilime dair derin sorgulamalarından şarap ve köri tutkusuna, uzay ve zamana dair düşüncelerinden aşk, ölüm ve engelliliğe dair duygularına uzanan sürükleyici bir tanıklık bu. Dostluğa, engelleri aşmaya ve evrene dair bir anlatı. En büyük fizikçilerden birinden, fiziğin ötesine uzanan bir yaşam dersi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09752e02-4011-4a88-bdc6-67c5a6f054c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydan Arkeoloji: Geleceğimiz Geçmişimizi Nasıl Şekillendiriyor?</image:title>
            <image:caption>Amerika Arkeoloji Enstitüsü Felicia A. Holton Kitap Ödülü • Phi Beta Kappa Bilim Ödülü • Amazon 2019 Yılın En İyi Bilim Kitabı • Science Friday 2019 Yılın En İyi Bilim Kitabı • Kirkus Review 2019 Yılın En İyi Kurgudışı Kitabı • Science News 2019 Yılın En İyi Kitabı • Nature 2019 Yılının En İyi 10 Kitabı
Arkeoloji denince hepimizin aklında bir Indiana Jones seti belirir: şapkalı insanlar, kazmalar, fırçalar, çömlekler, fosiller, envaiçeşit kalıntılar… Hepimizin çok sevdiği bu fantastik manzara, aslında günümüz arkeolojisinin küçük bir kısmını gösteriyor. Teknolojimiz ve yöntemlerimiz geliştikçe geçmişimizle kurduğumuz ilişkiyi de yeniden şekilleniyor. Uzaydan Arkeoloji, bu değişimi kavramamızı sağlayan özgün bir çalışma. Ödüllü arkeolog Sarah Parcak yeni arkeoloji dünyasındaki rehberimiz oluyor. Parcak’ın kişisel hikâyesiyle harmanladığı bu sürükleyici anlatıda uydu arkeolojisinin doğuşuna, evrimine ve başarılarına tanık oluyoruz. Şimdiye dek on iki ülkede ve dört kıtada çalışan Parcak, yüksek çözünürlüklü ve geniş spektrumlu görseller kullanarak atalarımızla kayıp bağlarımızın izini sürüyor. Kullandığı yeni yöntemlerle bilinmeyen yerleşimleri, kaybolan yolları, tarihe karışmış sarayları, mezarları, belki de piramitleri gün yüzüne çıkarıyor ve böylece Indina Jones’u gökyüzüne taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae76472-7b44-47ae-8932-acca48371889.jpg</image:loc>
            <image:title>Entelektüeller ve Aptallar</image:title>
            <image:caption>“Aptallar etkin bir yönetim istediklerini söylerler ama her zaman en kötüsünü seçerler. Aptallar yolsuzluğu ortadan kaldırmak istediklerini söylerler ama yolsuzluk daha da büyür. Aptallar yoksulluğu ortadan kaldırmak istediklerini söylerler ama yoksulluk çok daha geniş kitlelere yayılır. Hele de aptallar ülke planlamasının sinir merkezine nüfuz etmişlerse artık geriye aptalların devrimine şahitlik etmekten başka bir şey kalmaz.”
Gelişmekte olan toplumlarda idealler ile gerçekler arasındaki uçurum, yönetimde bir yerlerde bir şeylerin yanlış gittiğini gösteriyor. S. H. Alatas, kaleme aldığı bu küçük ama çarpıcı kitabında; kendi şahsi tecrübelerinden de yararlanarak yüzyıllardır ağır buhranlarla boğuşan gelişmekte olan toplumların içine düştükleri fasit daireden nasıl kurtulabileceklerine dair önemli değerlendirmelerde bulunuyor. Öncelikle entelektüel kavramı ve entelektüeller grubunun genel işlevini tartışıyor ve entelektüel ruhun bir ulustaki rolüne odaklanıyor. Ardından entelektüelin sosyolojik bir tip olarak zıt kutbundaki “aptal”ı tartışıp kavramsallaştırıyor ve bu tipin bilhassa toplum üzerindeki yıkıcı etkisini göz önüne seriyor. Bir yandan gelişmekte olan toplumlarda entelektüelleri çevreleyen sorunları ve koşulları ele alırken diğer yandan da bu toplumlarda entelektüellere duyulan ihtiyacı ve entelektüellerin yeteneklerini tartışmaya açıyor. Alatas, bu ülkelerdeki geri kalmış elitlerin bilhassa bilim ve teknolojik çalışmaların ilerletilmesi üzerindeki etkilerini olanca çıplaklığıyla tasvir ederken dalga dalga gerçekleşen beyin göçü sorununa değiniyor.
“Aptallar, adaletsizliğe karşı direnç uyandıramaz ve yolsuzluğa karşı mücadele edemezler. Ayrıca, hiçbir şeyden ilham almadıkları gibi hiçbir şeye ilham kaynağı da olamazlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea4c7925-3863-4eb6-81c8-347f483ee4db.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgara Karşı Yürüyen Adam Kamer Genç</image:title>
            <image:caption>İnatçıydı, en başından hayatla inatlaşmıştı. Yoksulluğa rağmen yaşamak için… 
Öfkeliydi, onu yaşamak için inatçı yapan şartlara… 
Gözü karaydı, doğru bildiğini yaparken tereddüt etmezdi, 
İnançlıydı, Düzgün Baba’da hayır duasını yapmadan, yola koyulmazdı, 
İradeliydi, insanın kaderini iradesinin tayin ettiğine inanırdı. 
Azimliydi, bildiği, olanı değiştirmek için kolları sıvamaktı. 
Vefalıydı, “benden sonrası tufan” dememiş, memleketi için de kolları sıvamıştı. Laik Cumhuriyeti “dinsel vesayet” altına alarak dönüştürmeyi planlayanlarla, onu yetiştiren Cumhuriyet rejimine duyduğu vefa duygusuyla mücadele etmişti. 
Pusulası akıl ve bilimdi. Sözleri ve kelamlarını kendi istikbali için kullanan siyasetçilerden değildi. 
Bir adım geri atmazdı. Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı yola koyulan çarıklı çocuğun öfkesi ile sıkardı yumruğunu ama bilirdi yumruğu değil, sözleri maskeleri düşürürdü. 
George Orwell&apos;in dediği gibi “Evrensel yalan çağında gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir!” 
Çünkü en iyi o bilenlerdendi, yoksul halkın çocuklarının kendi aklını kullanabilme cesaretini göstermesi için Laik Cumhuriyete ihtiyacı olduğunu. Cehaletin ce yoksulluğun üzerinden iktidarını yükseltenlerle amasız, fakatsız kavgası bunun içindi. 
Kamer Genç’in öyküsünü okumak, yoksul bir halk çocuğunun kendini yetiştirmesine olanak veren Cumhuriyet’e gölge düşürenlerin yalanlarını açığa çıkarma çabasına şahitlik etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d9b025-14cb-4637-8681-d55c5ee78ebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutrigenetik</image:title>
            <image:caption>KENDİNİZİ DEĞİL GENLERİNİZİ BESLEYİN 
 
İnsan Genom Projesi’nin yankıları hâlâ devam ediyor. Artık hastalıkların tanı ve tedavisi kadar yaşam tarzımızı etkileyen pek çok meseleyi henüz ortaya çıkmadan çözümlemeye çalışıyoruz. Bu projenin yarattığı en önemli disiplinlerden biri olan beslenme genetiği sadece hekimler ve diyetisyenler için değil, daha uzun ve kaliteli yaşamak isteyen herkes için gitgide önem kazanıyor. 
• Neden bazı besinler yararlı bazıları ise zararlıdır? 
• Neden aynı beslenme programını uygulayanlar aynı sonuçları alamazlar? 
• Günümüz diyetleri neden genlere göre dizayn edilmelidir? 
• Genler hastalıklara yatkınlığımızı nasıl belirler? 
• Kilo kontrolü ve hızlı yağ yakmak için nasıl beslenme programları oluşturulmalıdır? 
• Gen havuzumuzun değişmemesine rağmen neden hâlâ obeziz? 
 
 
Genetik Uzmanı Korkut Ulucan, popüler diyetler ve yanlış beslenme üzerine bilinmeyenleri son bilimsel araştırmalar ışığında ilk kez ortaya koyuyor. Bu kitap her takviye gıdanın neden fayda etmeyeceğinin, bazı yararlı besinlere karşı neden toleransınızın düşük olacağının, şimdiden uygulanacak bazı beslenme alışkanlıkları ile olası birçok sistemik hastalığın ve beyin hastalıklarının önüne nasıl geçeceğinizin ipuçlarını sade bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c4390b3-7c9d-4218-951a-396dab3973a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ofistike Şeyler</image:title>
            <image:caption>İçinde kıvrandığımız bilinç krizi daha çok ofis milletini ilgilendiriyor. Çıkarlarını en iyi savunacağını düşüneceğiniz, sözde bireyselleşmede en önde gidenlerimiz, en eğitimli gibi duranlarımız, en çok eğleniyor gibi görünenlerimiz onlar... Ama göründüğü gibi değil. 
 
Türk gazetecilik ve televizyonculuğunun başarılı ismi Aysun Öz sanattan, edebiyattan, bilimden, Türkiye’yi Türkiye yapanlar ve dünyaca ünlü isimlerle yaptığı sohbetlerden de faydalanarak oluşturduğu bu kitabında, hepimizin karşı karşıya olduğu anlatılması güç durumları kendi tecrübeleri ve gözlemlerinin filtresinden geçirerek ustalıkla bize sunuyor. 
 
Bu kitapta “umutlu şeyler” de var, “güzel şeyler” de. 
“Lüks şeyler” de var, “şansın matematiği” de. 
“Nadir şeyler” de var, “ender tüyler” de. 
“Dijital şeyler” de var, “erkekçe ve kadınca şeyler” de. 
Ve hepsi kafa açıcı şeyler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6737c8-b6c0-460d-a96f-23ba651638a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dadı Eftalya’nın Pembe Misketi</image:title>
            <image:caption>“Sonra samanların arasına oturdu ve avucundaki pembe miskete baktı. Bir süredir zaman zaman aklına gelen ama her seferinde kabullenemediği için zihninden uzaklaştırmaya çalıştığı gerçekle yüzleşmeye hazırdı.” 
Paydaş ailesi Ayaydınlar Çiftliği’ni satıp İstanbul’a yerleşme kararı almıştır. Aslan ve Aşkın Paydaş taşınma işlerini halletmek için İstanbul’dayken çocuklara -Nazlı, Timuçin, Neşe ve Gece’ye- Dadı Eftalya bakacaktır. Nazlı sosyal medya bağımlısı bir çocuktur, hayali “youtuberlık”tır. Timuçin korkusuz, kendinden emin, çok okuyan, meraklı, araştırmacı bir çocuktur. Neşe’nin Sırma adında hayali bir arkadaşı vardır. Kurduğu düzgün cümlelerle herkesi kendine hayran bırakan Gece üç ay önce konuşmayı aniden bırakmıştır. 
Ayaydınlar Çiftliği’yle gizemli Dadı Eftalya arasında nasıl bir bağ vardır? Bir pembe misket geçmişten geleceğe insanların yaşamına nasıl yön verir? Hanzade Servi, sonu gelmez sürprizlerle dolu, heyecan ve merak içinde okuyacağınız yaşantıları bir yapbozun parçaları gibi romanına yerleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b484c3-d357-45d7-ba13-a94c28b3432f.jpg</image:loc>
            <image:title>Metis Ajanda 2024: Çanak Çömlek Patladı</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: “Oyun insan özgürlüğünün en saf biçimidir,” diyor David Graeber. Kendimizi özgür hissettiğimizde oyun oynamaya ya da icat etmeye daha yatkın oluruz gerçekten. Belki de bu yüzden, özgürlüğümüzün giderek daha fazla kısıtlanması oyun dürtümüzü zayıflatıyor, içimizdeki oyunbazı hırpalayıp sindiriyor. Kötüleyen ekonomik koşullar da tuz biber ekiyor; hayatımızı idame ettirmek için giderek daha çok çalışmak zorunda kaldığımız bir ortamda oyun oynamaya ve oyunbazlığa pek enerjimiz kalmıyor doğal olarak. 
 
Fakat unutmayalım, oyun sadece özgürlükten doğmaz, aynı zamanda özgürlüğü doğurur; çünkü oyun yaratıcılık ve hayal gücü içerir, ki bunlar da zihnin prangalarını kırması demektir. Ve oyun oynamak sadece enerji gerektirmez, aynı zamanda, içinde bulunduğumuz kasvetli koşulları değiştirmek için gereken yaşama sevincini de besler. Evrim sürecinin sadece insanda değil diğer birçok hayvanda da oyun davranışını teşvik etmiş olmasına şaşmamak lazım! 
 
Bu düşüncelerden yola çıkarak bu yılki ajandamız için oyun temasını seçtik biz de; adil ve sağaltıcı oyunların yanı sıra adaletsiz ve tahripkâr oyunların da olduğunu göz ardı etmeden, oyun adı altında bizi şuursuz tüketicilere ya da çaresiz emekçilere dönüştürmeye çalışanları unutmadan, iyisiyle kötüsüyle bu kapsamlı konuya farklı açılardan baktık. 
 
İçinizdeki oyunbazın muzipçe göz kırptığı ve parçası olmak istemediğiniz oyunları bozma iradesini dayanışmada bulduğunuz güzel bir yıl dileğiyle… 
 
— Metis Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0e973b-643b-48b1-85b7-4a85980f90ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşığım İstiklale</image:title>
            <image:caption>Mehmed Âkif... 
O, gönülleri İslam selvileriyle süsleyen bir şairdi. 
O, iman ve aşk insanıydı. İslam, vatan ve istiklal sevdasıyla dolup taşardı yüreği. 
Bir bakardınız İstanbul’dan seslenirdi, bir bakardınız Anadolu’dan. Çanakkale’de 
onulmaz dertler içinde haykırırdı. Necid çöllerinde ağlar; Taceddin Dergâhı’nda 
kelime kelime, mısra mısra örerdi “Bülbül” şiirini. Ay yıldızlı bayrağa baka baka 
söylenirdi. 
 
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! 
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. 
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; 
Hakkıdır hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; 
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl. 
 
Ancak bunca mücadeleye, bunca gayrete, bunca özveriye rağmen yaşamının 
sonlarında gördüğü vefasızlıklar reva mıydı bu millet şairine? Ne acı ki 
memleketine hasret, içinde sıla özlemiyle veda edecekti bu dünyaya. 
*** 
Yepyeni kapak tasarımı, heyecanlı anlatımı, fotoğraf ve belgelerle bütünlenmiş 
hikâyesiyle eşsiz bir eser... Şükrü Altın’ın değerli kaleminden İslam ve millet 
şairinin hazin ama onurlu yaşam öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/403d14e3-2eb3-4793-8777-a5065b216093.jpg</image:loc>
            <image:title>Emir Karatekin</image:title>
            <image:caption>Alp Arslan’ın Efsane Komutanı Emir Karatekin… 
Oğuz Türk’ü… 
Oğuzların bir gözü Orta Asya’dayken, diğeri hep Diyar-ı Rum’da (Anadolu) oldu. Bir kısmı Semerkant, Buhara civarında at koştururken; diğer kısmı Anadolu’yu Türk yurdu hâline getirmek için fetihlere çıktı. 
Gelin bu fetihlere siz de şahit olun ve tarihe susamışlığın verdiği hararetle kavrulmak yerine, Selçuklu’yla susuzluğunuzu giderin. 
Emir Karatekin’in serüvenini okurken kâh sevinecek kâh üzüleceksiniz. 
Dahası bu kitapta, Emir Karatekin’in silah arkadaşları Süleyman Şahların, Artuk Beylerin, Danişmend Ahmed Gazilerin, Saltuk Beylerin ve Çaka Beylerin müthiş cenkleriyle ruhunuzun coştuğunu göreceksiniz. 
Hayatın ıstırabına dayanamayanlar canlı kanlı bir macera yaşayacaklardır. 
Senarist, Araştırmacı-Tarihçi Yazar Şükrü Altın’ın anlatımıyla kalem kadere, kader kaleme öyle bir dokundu ki, satırlar arasında dolaşmak isteyen her yaştan okurun bilgi dünyasına ilgiyle okuyabileceği bir başucu kitabı kazandırıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5eccf6f-3d88-4dcd-9b71-2f43a9bad04b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimde Ebabiller Uçarken</image:title>
            <image:caption>Ey aşk ehli!.. 
Sen de git… 
Tarih âleminde dolaşan Ali Muhterik’in izinden. 
Zaman ötesine geçip Cennet Kasabası’nda demlen… 
Var divanına Hz. Eyüp Sultan’a sırdaş ol. 
Bu bir yolculuktur. 
Hz. Ömer’e Kudüs’te yoldaş ol. 
Güzelliğine âşık olunan Bağdat Hatun’un İlhanlı devletine uğra. 
Ama aşkı, Süleyman Şah ile Tamara’da yaşa. 
Sayfaları çevir, 
İlmin kalesi Endülüs seni çağırıyor. 
Erzurum’a var da gör, cümle âlem Sarı Gelin’e ağlıyor.  
III. Selim’in Mihriman’a aşkını şiir gibi oku. 
Kalbinin kilidini kır!.. Tarihi ilmek ilmek doku. 
İntihar etti denilen Sultan Aziz’in katledilişine şahit ol. 
Zümrüd-ü Anka ile Kaf Dağı’nı aşıp Şeyh Şamil’e mücahit ol. 
Teşkilat-ı Mahsusa başkanı Eşref Kuşçubaşı ile Hayber’de, 
Âsi bedevilerle ölümüne savaş. 
Anadolu’yu işgale gelen Yunan Generali Trikopis’in esir alınışına ulaş. 
Bahar çiçekleri gibi dökülen Srebrenitsa katliamında ölü canlar ile konuş. 
Git!.. 
Rabiat-ül Adeviye Meydanı’nda, 
Mısırlı Esma’nın berzaha yükselen ruhuyla buluş. 
Şu dilsiz satırların arasında Neyzen İmam Kulu’nun ağlayan ney’ini dinle. 
Mecnun ol, Mevlana’nın dergâhında semazenlerle inle. 
Bazen gülümsemeyle, bazen de gözünde yaşla…  
                                                                                    Taşan ruh ile hadi kalbini açıp, söyleşmeye başla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea9b0c3-8143-445a-8520-b797858c20c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığımdaki Sen</image:title>
            <image:caption>Muhteşem bir aşk hikâyesinin melodisiyle şarkılar söylerken, her şey tersine dönecek! 
Bir köy öğretmeninin feryadıyla ağlayacak, küçük bir kızın trajediye dönen öyküsüyle hüzünleneceksiniz. 
Bu romanda mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Hatıralarınızla yüzleşecek, ölümle eş tutulan bir ayrılığın “neden” diye haykırdığını duyacaksınız. İşte o anda yazar ile okur ortak duygularda buluşmuş olacak, “neden” sorusunun cevabını birlikte arayacaklar. 
Belki küçücük bir dal parçasına tutunup deryalara açılacak, belki kalbinizin fısıltıları çığlığa dönüşecek. 
Şimdi kendinize sorun. Kitapta mı kayboldunuz, kendi hatıralarınızda mı? 
Siz yine okumaktan ve geçmişinizle yüzleşmekten vazgeçmeyin. 
 
Roman, araştırma, şiir ve senaryo alanlarında birçok esere imza atmış; 
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan senaryo alanında “Senaryo ve Diyalog 
Yazım Desteği” almış Şükrü Altın’ın bu romanı senaryolaştırılmış 
ve dizi filme uyarlanması için çalışmalar başlatılmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/608b45ce-3c40-438b-8171-4303e7cc30fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Bilim ve Savaş Teknolojisi</image:title>
            <image:caption>Tarihte çok şey saklı... 
Küçücük bir beylik iken altı yüz yıl boyunca üç kıtayı kucaklayan Osmanlı Devleti’nin durmak bilmeyen mücadelesi olmasaydı, ne İmparatorluk altı asır ayakta kalabilirdi ne de Batılı devletlerin saldırıları karşısında Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet olabilirdi. 
Siyasi, idari yapısı ve askeri teknolojisi ile tarihteki en uzun ömürlü devletlerden biri hiç şüphesiz ki Osmanlı Devleti’dir. 
Bu eserde alışılmışın dışına çıkılarak Osmanlı Devleti’nin bilim ve savaş teknolojisinde gizlenen şifreleri çözülmeye çalışıldı. 
Bu kitapta, Osmanlı’nın Asya tipi bozkır göçebe süvarilerinden bugünün komandoları olan Türk akıncılarını, balistik ok hızının hesaplarını, “el kumbarası” denilen ilk el bombasını, İstanbul surlarını yıkan güllelerin vuruş hızını, ilk insansız roketi, dünya haritasını çizen Piri Reis’i, Mimar Sinan’ın mühendislik harikalarını, “Tahtelbahir” adının verildiği ilk denizaltıyı, 1877 yılında dünyanın en uzun üçüncü telgraf ağının gururunu yaşatan bir Osmanlı Devleti’ni okuyacaksınız.   
Yine bu eserde Ok Ordusu’nun estirdiği rüzgâr sesini, Yeniçerilerin kullandığı keskin kılıcı, gürz ve savaş baltası ile harp oyunlarını; akıncı süvarilerinin bileşik yay ve kısa mızrakla düşmana saldırısını, tabur cengi taktiği ile muhafız kıt’alarının üç yüz topu birden nasıl ateşlediğini göreceksiniz. 
Bu eser yazılırken dünya bilimine yön veren birçok Osmanlı bilim adamı ve ulemâsının yaşadığı ilginç olaylar tarihin tozlu raflarından indirildi. 
Merak eden okuyucular ve yeni kuşaklar için elden düşürülmeyecek roman tadında, bilimsel bir çalışma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8c28696-18b1-45fe-a22d-4655d66eb56a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lugat365 - Bazı Tabirler Çok Güzel</image:title>
            <image:caption>Bazı kelimelerin ne kadar güzel olduğunu yıllar önce görmüştük. Dilimizin kayıp hazineleri, kayıp olmasa da derinliği yeterince bilinmeyen hazinelerini Bazı Kelimeler Çok Güzel’de okuduk, Türkçeyi yeniden sevdik. Şimdi bu güzel kelimelerin yanına güzel tâbirler de ekliyoruz. Hem Türkçenin eski dönemlerinden bugüne taptaze ulaşmış tâbirler hem farklı dillerden aktarma kelimelerin bir araya gelmesiyle oluşanlar. “Güllük gülistanlık”, “cim karnında bir nokta”, “zehir zemberek”, “pupa yelken” ve daha yüzlercesi. Köklü, zengin, tadına doyulmayan Türkçemizden tadımlık tâbirler. Ne kadar gerekli oldukları ise “îzahtan vâreste!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2dfedec-967c-4319-afcc-da8c66929507.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulvi Görevimde Umuda Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Yüreklere sevgi tohumları saçmanın masallarda olduğunu bildiğimden dolayı, arkamda bıraktığım o acımasız ca- navarların hilekârlığına durmadan isyan ediyordum! Hani “Mazlumun ahı yerde kalmaz,” diyorlar ya ahım yerde kalmayacaktı. Bu kavga insan olmanın, yaşamak için mücadele etmenin, varlığımı, kadın kimliğimi, annelik kimliğimi korumanın kavgasıydı. Bu kavga annelik görevimi adabınca ana gibi, kadın gibi, tamamlama sevdasıydı. Bu kavga taşımış olduğum Türk kimliğimin hakkını, hakkıyla vermekten geçiyordu. Ailemin adına yakışır bir şekilde yaşama ve onurumla ayakta kalma savaşıydı! Yıllarca hasretini çektiğim, kanatlanıp uçmak istediğim vatanıma gitmekle bu so- runu çözemeyecektim. Eğer ki gidersem üstlendiğim bu ulvi görevi istemeyerek yarıda bırakmak zorunda kalacak- tım. Türkiye’ye dönersem bir ömür vicdan azabım çekecektim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a3fd96-7517-4efd-8e5e-d7f7f23c1e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalimdeki Türkiye</image:title>
            <image:caption>&quot;İşinin ehli olmayan insanlara önemli görevler verilirse hırs, mevki, para, ahdi vefanın önüne geçer, gelecek nesille- rin önünü keser. Keskin keseri ustanın elinden alır ehli olmayana verirseniz döner dolaşır eninde sonunda acımaz sizin elinizi keser. Keskin zihne zincir vurmaya kalkarsanız eline geçirdiği ilk fırsatta firavunluğa ve kademeli çalışan canavarlara çağdaşlık adına maşa olmaya kalkar. Maşayı kış mevsiminde dedemizden kalma kuzinede kullanalım. Canavarların elinde maşa olmaya kalkan evlatlarımıza sahip çıkalım. Geçmişini bilmeyenler geleceğini inşa edemez. Geleceği inşa edecek genç neslimize, geçmişin, geleceğin hazinesini toplatalım, toplayalım, birlik olalım…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f6db30f-5bf5-4fb3-b655-37da0900e376.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitmeyecektin</image:title>
            <image:caption>Söz verdik güneşin battığı yerde
Hani o yeminler o sözler nerde? 
Bitmez dediğin aşk bitti mi sende? 
Hani sen benimdin gitmeyecektin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e87c7d3-88f7-4675-811b-77b8e31b2ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Napolyon Bonapart’ın Hayatı</image:title>
            <image:caption>“Hayatım yazılsa roman olurdu.” 
—Napolyon Bonapart 
 
Savaş meydanında korkunç bir düşman, geceleriyse tutkulu bir romantikti. Napolyon Bonapart tarihin en büyüleyici ve kutuplaştırıcı figürlerinden biri kabul edildi. John Gibson Lockhart&apos;ın bu ayrıntılı biyografisi ise, ünlü Fransız kumandanı ve imparatorunu tüm göz kamaştırıcı yönleriyle ele alıyor. 
 
Napolyon gençliğinin ateşli enerjisi ve karşı konulmaz hırsıyla askerlik kariyerinde görkemli bir yükseliş gösterdi. Zaman zaman karakterine yakışmayan ve eşine azap veren aşklar yaşadı ama hiçbir zaman başka bir kadının, zihni üzerinde etkili olmasına izin vermedi. Henüz otuz beş yaşındayken Papa&apos;nın huzurunda Fransız İmparatoru olarak taç giydi. Birkaç yıl içinde, modern tarihte eşi benzeri görülmemiş gücüyle Avrupa&apos;nın etkin efendisi hâline geldi. Çöküşü de daha az dramatik olmayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ee9d3b-8f00-424b-acd4-78366d09533f.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutmadan</image:title>
            <image:caption>Üçüncü Tekil Şahıs, Adresinde Bulunamadı, Üvey, Béla / Osmanlı’da Bir Vampir ve Günah / Osmanlı’da Bir Vampir adlı eserleriyle tanınan Mehmet Bilal Dede, yeni romanı Unutmadan’da ülkenin karanlık günlerinde hayatları kesişen ve aynı karanlığın ayrı düşürdüğü iki “yoldaş”ın, Fırat ve Yılmaz’ın kırk yılı aşan ezberdışı yolculuğunu içten bir dille anlatıyor. 
 
Unutmadan söylenmeye, unutmadan yazılmaya mahkûm bir hikâye. Unutmadan... 
 
“Meydanlar, kalabalıklar ve çalınan gençlik. Köprüden denize salınan oltalar ve izi sürülen geçmiş. Karanlık duvarlar, yırtık afişler. Biranın içinde oynaşarak tek tek kaybolan baloncuklar. Beyaz mendil, siyah tabanca. Sokak lambası, asfalta vuran zayıf ışık, iki bedenin birleşip ayrılan gölgeleri. Zihinsel tutku ve aklın dehlizleri. Ve eller... Uzanan, değemeyen, titreyen eller. Cıs! Duran zaman, duran eller, sessizlik ve kalp atışı, sessizlik ve kalp atışı...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48a246d1-4649-416b-bd1f-dcf65f0cf14a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Bilgisi Terimleri Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>“Bir fütürist gibi düşünebilmek, gelecek okuryazarlığı kazanmak ve 
geleceği şekillendirebilmek için Türkiye’de 
ilk defa bir 
fütürist sözlük 
hazırlandı.” 
 
Fütürizm, insanlık olarak eriştiğimiz bilgi ve teknolojiyi kullanarak muhtelif gelecekler oluşturulabileceğini kabul eder ve yaşamın tüm boyutları için alternatif senaryolarla olumlu gelecek tasarımı yapılabileceğini benimser. Fütürizm, çoklu disiplinli yaklaşımla, uzgörülü, yenilikçi, stratejik ve sürdürülebilir öneriler geliştirir. 
 
Bu ansiklopedik sözlük bünyesinde, birçok yerli ve yabancı kaynak üzerinden araştırma yapılarak günümüzde yeni yaygınlaşan terimlerin Türkçe anlamı, tarihçesi, kullanım alanı ve teknolojisini de kapsayan bilgilere yer verilmiştir. Günümüzde kullanılan ve henüz kullanılmasa da gelecekte hayatımızda yer kaplayacak teknolojiler, olaylar, olgular ve süreçler bu sözlük kapsamında tanımlanmış, örneklerle ayrıntılandırılmış ve ileri okumalar için kaynaklarla desteklenmiştir. 
 
Hakan GÖL 
Gelecek bilgisi terminolojisini, üstelik ansiklopedik sözlük biçiminde oluşturmak istiyorsanız, yalnızca bilim ve teknoloji ile uğraşanları hedef kitle olarak ele almak ve yalnızca onların anlayabileceği sözcüklerle kısıtlamak doğru olmaz. Terminolojinin dilin içine girebilmesine çalışıyorsak onun toplumda, kişilerin yaşlarına ve eğitim düzeylerine bakılmaksızın, olabildiğince herkesi kapsayıcı, herkes tarafından anlaşılabilir, herkesin aklında kalıcı ve kullanılan dilin kurallarına uyumlu olmasına özen göstermemiz zorunludur. 
 
Dr. Mustafa AYKUT 
 
Gelecek Bilgisi Terimleri Sözlüğü’nü çok önemli bir çalışma olarak değerlendiriyorum. Gelecek Bilgisi Terimleri Sözlüğü’nde yer verilen kavramların önemli bir bölümünün insan hakları, bireysel verilerin gizliliği, korunması, ülkemizde ve yeryüzünde sömürünün önlenmesi, uluslararası işbirliğinin gelişmesi, hukukun üstünlüğünün korunması ile ilgili düzenlemelerin bir an önce yapılması için altyapı oluşturacağından kuşku duymuyorum. 
 
Dr. Aydın KÖKSAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cda6cc5-eb27-4564-a5ff-f0c29dee7f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Nondurha</image:title>
            <image:caption>Nestorha’dan dönmelerinin üzerinden iki yıl geçen beş arkadaş Misu, Arly, Dion, Penn ve Runa kasabada düzenlenen hokey turnuvasının heyecanını yaşıyorlardı. Gündelik hayatlarına dönmüşlerdi ve Nestorha’da yaşananlar güzel bir hatıradan ibaretti artık. En azından, onlar öyle sanıyordu…
Bir gün maç sırasında kaçan diski almak için sahadan uzaklaşan Dion, gölün altında kocaman bir karaltı gördüğünde ve kısa bir süre sonra Nestorha’dan getirdikleri haritanın değiştiğini fark ettiklerinde, kaçınılmaz bir maceranın daha onları beklediğini çok geçmeden anlayacaklardı.
Yaklaşan tehlike, bu kez yalnızca kardeş diyarlar Nestorha ve Nondurha’yı değil, yaşadıkları kasabayı da tehdit ediyordu. Ufukta bilinmezliklerle dolu yeni bir yolculuk görünüyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a82f1cf2-b103-4ee1-b4ed-055fe4ff5b00.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Evren ve Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Tekinsizlik ve yalnızlığı psikanalitik kuram ve uygulamalardan yola çıkarak, pandeminin gölgesinde yeniden düşündüren ve tartıştıran bir kitap. 
 
İstanbul Psikanaliz Eğitim Araştırma ve Geliştirme Derneği (Psike İstanbul) tarafından 6 Aralık 2020 tarihinde “Tekinsiz Evren” ve 11-12 Aralık 2021 tarihinde “Yalnızlık” başlıklarıyla gerçekleştirilen Psikanalitik Bakışlar sempozyumlarındaki sunumların derlemesini içeren bu kitap, tekinsizlik ve yalnızlığı psikanalitik kuram ve uygulamalardan yola çıkarak pandeminin gölgesinde yeniden düşünen ve tartışan yazılardan oluşuyor. 
“Yakalanması ve tespiti zor, her yerde olan ama hiçbir yerde olmayan tekinsiz nesneyle yüz yüze kalmaya uzun süre katlanılamaz. Bu nedenle, bir yere dahil edilmesi ve somutlaştırılması gerekir. Tekinsizliğin yerini (görünüşte) somut, tanıdık bir nesne imgesi alır. Bion&apos;un tuhaf nesneleri gibi, tekinsiz nesne de dışsallaştırılır ve başkalarına yansıtılır ve bu nedenle, örneğin bir komplo teorisine dönüştürülür ve gömülür. Özümseme başarısız olursa, yansıtmacı biçimde, düşman bir gücün ajanı (Çin virüsü) olarak konumlandırılır. Popülizmi çekici kılan da budur: Saçma görünse de tekinsizliği bütünleştirecek bir hikâyeye sahip olmak” – JOACHIM KÜCHENHOFF 
“Yalnızlık veya kendini yalnız hissetme meselesi, esas itibarıyla iki temel boyutla, ayrı veya birlikte olmakla ilişkilidir. Bu meselenin merkezinde, hayatımızı ve ruhsal durumumuzu sürekli şekillendiren bu iki temel nitelik arasında nasıl bir etkileşim olduğu ve bunların birbirlerini nasıl etkiledikleri, tamamladıkları ve birbirleriyle nasıl çeliştikleri sorusu yatar. Hele ki psikanalitik perspektiften (sosyolojik, psikolojik, ampirik ve betimleyici perspektifin tersine) yaklaşıldığında daha da önemli olan soru şudur: Bu ayrıklık veya birliktelik boyutları nasıl deneyimlenir? Ve ruhsallığımızın hangi yönleri bu deneyimi şekillendirir? 
 
Ayrıklık-yapma biçiminde yalnızlık, nesne kaybının, yasın ve nesnenin yeniden bulunmasının tanıdık hatlarında deneyimlenir. Birliktelik-olma biçiminde ise nesnenin yanında bile kopukluk, ölülük ve boşluk olarak deneyimlenir.” - SHMUEL ERLICH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4011040-6465-4db9-8772-f2b2fd88f21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Çocuğu Nasıl Yetiştirilir?</image:title>
            <image:caption>Eğer Allah-u Teâlâ size bir erkek çocuk emanet ettiyse, omuzlarınıza büyük bir sorumluluk yüklendiğini bilmelisiniz. Çünkü bir erkek çocuğunu kendi fıtratına uygun yetiştirmek hem oğlunuzun hem ailenin hem de toplumun kurtuluşu demektir. 
Her çocuk kendi mizacına uygun büyümelidir. Aksi olursa kendi ellerimizle mutsuz nesiller yetiştirmiş oluruz. 
Bu kitabı, anne-babaların erkek çocuklarını yetiştirirken karşılaşmaları muhtemel sorunların üstesinden kolayca gelebilmeleri için kaleme aldım. Çünkü her çocuğun fıtratından gelen farklı yönleri vardır ve belki de karşılaştığımız her bir sorun, onun bazı özelliklerini törpülemek içindir. 
Bir çocuk yetişir, dünya değişir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000f7074-d101-4ec9-bf73-4e2a8db75e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız Çocuğu Nasıl Yetiştirilir?</image:title>
            <image:caption>Eğer bir kız çocuğunuz varsa kendinizi şanslı hissetmelisiniz. Çünkü kız çocuklarının apayrı bir dünyası vardır ve sevgilerini göstermekte oldukça cömerttirler. 
Allah’ın emanet olarak verdiği kız çocuklarınızı fıtratlarını bozmadan, uygun olmayan kalıplara girmeye zorlamadan yetiştirmek artık en büyük amacınız olmalı. Çünkü geleceğimiz, fıtratına uygun yetiştirilen kız çocuklarıyla şekillenecek. Bunu yapabilmek için onu tanımalı, öne çıkan yönlerini desteklemelisiniz. 
Bu kitabı, anne-babaların kız çocuklarını yetiştirirken karşılaşılması muhtemel sorunların üstesinden kolayca gelebilmeleri için kaleme aldım. Çünkü her çocuğun fıtratından gelen farklı yönleri var ve belki de karşılaştığımız her bir sorun, onun bazı özelliklerini törpülemek içindir. 
Bir çocuk yetişir, dünya değişir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1123775-9923-4a68-b3c8-9e9ca23da29e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlantik Köle Ticaretinin Kurbanları Afrikalılar</image:title>
            <image:caption>Afrikalılar köle ticaretinden önce nasıl yaşıyorlardı? Gerçekten ilkel ve vahşi miydiler?
Afrikalıları kimler nasıl köle yaptılar? Topraklarını nasıl istila ettiler? Onları bize nasıl tanıttılar?  
Köle gemilerinde neler yaşandı?
Köle gemisi kaptanlarının seyir defterlerinde hangi itiraflar yazıyordu?
Köle ticaretinde Vatikan’ın rolü neydi?
Abraham Lincoln gerçekten insancıl duygularla köleliği bitirmek isteyen bir halk kahramanı mıydı? Yoksa farklı amaçlara hizmet eden bir sahtekâr mıydı?
Amerikan İç Savaşı’nın altında yatan gerçek sebepler nelerdi?
Altın peşindeki kâşifler ve servet avcıları, din maskesi takmış misyonerler, para hırsıyla yanıp tutuşan tacirler, cehennemin efendisi kaptanlar, acımasız denizciler, vahşi beyazlar, insan hırsızları, palavracılar, korku gemileri, köpek balıkları… 
Okuduklarınıza inanamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f80122-925c-4ced-939f-f71781b6349e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Yedi Rengi</image:title>
            <image:caption>Sevgi, bir duygu ve heyecan türüdür. Duygu ise psikolojide en çok tartışılan fakat kesin bir tanımı yapılamayan konulardan biridir. Çünkü türleri, gelişimleri, derinlik dereceleri, sürekli değişen yapısı itibarıyla duygular son derece karmaşık bir yapıya sahiptir. Kesin tanımı yapılamamasına rağmen anlaşılması imkânsız da değildir. 
Sevgi, insan için doğumla birlikte başlayan ve sağlıklı bir ruh yapısı için gerekli olan temel bir ihtiyaçtır. 
Sevgi; insanın hayatla bağını oluşturan, yaşamın güzelliğinin fark edilmesine aracılık eden fıtrî bir duygudur. 
Sevgi, insanlığın evrensel dilidir. 
“Sevginin Yedi Rengi” ise insanın sevgi ve aşkla ilgili bütün serüvenini ve insanın tekamülüne giden yoldaki renkli yön levhalarını bize göstermeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8845efae-3115-42a2-8273-13fca34c280f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Eri</image:title>
            <image:caption>“Sevgili Ayla Ağabegüm hocamızdan ve bu söyleşilerden bana kalan miras, ‘Susmak ve alışmak yok.’ tavsiyesi… Ve gördüm ki o, yanında rahatlıkla ağlayabildiğimiz güzel bir insan. Abla, anne, kız kardeş, teyze… 
Günlük hayatta sosyal statülerimiz çok çok başkadır ancak Ayla Ağabegüm hepimizi kucaklayabilen engin bir kalp, dingin bir ruh, seçkin bir zihin ve akıldır. ‘Gözünüzü ağlamaya, kafanızı düşünmeye alıştırın.’ der.  
Dik duruş bir hanımefendiye bu kadar mı yakışır? Gönül eri… Sözün eri…” (Yasemin Kuloğlu) 
*** 
“Zamanın elinden tutan insanları, aynı zamanda sesimiz, çığlığımız olan insanları tanımak onların aydınlattığı yolda belki de yürümeyi, hayata karşı dimdik durmayı öğrenmek ne kadar kıymetli. Ve topluma kanat geren insanlar toplumun her bir ferdi için bir hazine değerinde. Onların yazılarını okurken ruhumuz, benliğimiz, belleğimiz nasıl da tazelenir, yenilenir. Hele hele bir de onları yakından tanıma ve dinleme talihine kavuşanlar için ise bu tanışıklık bir nimete dönüşür.”  (İsmail ZORBA)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19c5a817-7290-49b5-b9a5-fd500acc9af1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Böyle Düşünmemiştim</image:title>
            <image:caption>Daha önce bakmadığınız bir açıyı, görmediğiniz bir detayı, hiç aklınıza getirmediğiniz bir noktayı fark ettiğinizde hissettiğiniz duyguyu anımsayın. Nasıl da heyecan verici ve hayret uyandırıcıdır! 
Sanki kapkaranlık bir odada bir ışık yanar ve birden ortalık aydınlanıverir. Aklınız berraklaşır. İçiniz kıpır kıpır olur. Taşlar tek tek yerine oturmaya başlar. İnanamazsınız. 
İşte o an muhteşem bir andır. Eğer kıymeti bilinirse… Çünkü o anda büyülü bir şey olmuş, bir fikir doğmuştur. Bir problem çözülmüştür. Taşlar yerine oturmuş, parçalar birleşmiştir. Ve sizin için yepyeni bir şey ortaya çıkmıştır. 
Yepyeni bir bakış açısı… Yepyeni bir hayat dersi… Yepyeni bir karar... Belki de yepyeni bir başlangıç... 
Çünkü hayat, “Hiç böyle düşünmemiştim!” dediğiniz anlarda anlamlanır. 
Bu kitapta, “Hiç böyle düşünmemiştim!” dedirten yaşanmışlıkların hikâyelerini okuyacaksınız; parçaları birleştiren hikayeleri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b67258-c9a6-4958-b29c-f4f32bf8987c.jpg</image:loc>
            <image:title>Koridor</image:title>
            <image:caption>12 Eylül İhtilali; halkın üzerinden tank gibi geçmiş, gençlerin önemli bir kısmı sağ-sol davaları kapsamında gözaltına alınmış, işkencelerden geçirilmiş ve idam sehpalarına gönderilmişti. İhtilalden sonraki kuşak 12 Eylül’ün getirdiği korku iklimiyle üniversitelerde okumuş ve ailelerinin “Aman dikkat et, hiçbir şeye karışma; seni de içeri alırlar, sadece okumana bak!” gibi tavsiyeleriyle karşılaşmıştı. Buna rağmen gençlerin bir kısmı idealleri uğruna mücadele etmeye devam etmişti. 
Elinizdeki bu kitapta; 80 sonrası kuşağın iç dünyasını, sorgulamalarını, eleştirilerini, sevdalarını, yoklukla mücadelelerini, davaları uğruna yardımlaşma ve dayanışmalarını ve idealleri için birçok şeyden vazgeçişlerini bulacaksınız. 
Bu roman; farklı düşüncelere sahip iki kişinin cezaevinin soğuk hücrelerinde zamanla dost olmalarını ve tahliye olduktan sonra da ülkelerine barış ve kardeşlik ortamı getirmek için verdikleri mücadeleyi gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a96c3c3-d9e1-4270-a7a9-e190895011fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizi Seviyoruz Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Kokarca, Sincap, Tilki, Ayı, Ördek, Kurbağa ve Tavşan öğretmenleri Ceylan’ı çok seviyorlar. Sınıfta hep birlikte öğreniyor, eğleniyor, dans ediyor ve birbirlerine hikâyeler anlatıyorlar. 
Ama bir gün okula geldiklerinde Ceylan Öğretmen’i bulamıyorlar. 
Öğretmenleri nerede acaba? 
 
Okul rutinleri, öğretmen ve kitap okuma sevgisi üzerine sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdc3d59-6d0a-492a-add8-f52c207cd755.jpg</image:loc>
            <image:title>Althusser ve Hukuk</image:title>
            <image:caption>Althusser ve Hukuk, gittikçe önem kazanan bir düşünür olarak Althusser’in hukuk üzerine görüşlerine adanan ilk kitap olarak görülür. Hukuk ve felsefe alanlarında çalışan akademisyenlerin Althusser üzerine makalelerinden, de Sutter editörlüğünde bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Althusser’in “cinayetini” ve hukukla karşı karşıya geldiği bizzat kendi davasını göz önüne aldığımızda bu konu ve bu kişilik arasındaki ilişki de bilhassa ilginç görünmektedir. Ayrıca burada “Devletin İdeolojik Aygıtları” gibi birçok önemli hukuki/politik kavramın aydınlatıldığını, ilginç paraleller üzerinden genişletildiklerini göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04761952-ee02-47fa-bdf6-013ec4b09f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Guerre&apos;in Dönüşü</image:title>
            <image:caption>1540’larda Fransa’nın güneyindeki Languedoc’da yaşayan, Bask kökenli zengin bir köylü olan Martin Guerre, kimseye hiçbir şey söylemeden, karısı Bertrande’ı, çocuğu Sanxi’yi ve malını mülkünü terk edip gider ve izini kaybettirir. Yıllar sonra aniden çıkagelir. Tüm ailesi ve köylüler tarafından sevinçle karşılanır. Evliliği, kaldığı yerden devam eder ve bir çocuğu daha olur. Mülklerini, amcasıyla birlikte yönetir, yaşamın keyfini sürer. Fakat günün birinde karısı ve amcası, onun kimlik hırsızı bir sahtekâr olduğunu ve kandırıldıklarını ileri sürerek aleyhinde bir suç davası açar. Dava, 1560 yılında Toulouse Parlamentosu huzuruna getirilir. Adam, mahkemeyi Martin Guerre olduğuna neredeyse ikna etmiştir ki, son dakikada gerçek Martin Guerre, Parlamento’nun kapısında beliriverir.  
  Bu, o kadar olağandışı bir olay ve davadır ki, haberler, suçun gerçekleştiği Artigat isimli küçük Pirene köyünden tüm ülkeye ve Avrupa’ya yayılır. Davanın sonuçlanmasının hemen ardından yargıçlardan biri olan Coras dava hakkında “Unutulmaz Tutuklama” isimli bir kitap yazar. Yıllar içinde pek çok hukukçu, edebiyatçı ve düşünür, bu dava hakkında yazmaya devam eder. Hatta Montaigne bile bir makalesini bu harikulade davaya ayırır. Artigat’da bugün bile hâlâ hatırlanan bu olay, tiyatro oyunlarına, romanlara, operalara ilham verir. Nihayet Martin Guerre davası bir film olur. Senaristliğini Jean-Claude Carriere’nin, yönetmenliğini Daniel Vigne’in yaptığı, bu kitabın yazarı Natalie Zemon Davis’in de katkı sunduğu ve başrolünde Gérard Depardieu’nun olduğu Le Retour de Martin Guerre 1982’de gösterime girer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/332e89f5-2792-4d25-afab-87cd5932ac18.jpg</image:loc>
            <image:title>Epistemik Adaletsizlik -İktidar ve Bilmenin Etiği</image:title>
            <image:caption>“Çağdaş epistemolojinin deneyimlerimizle ilişkilendirilerek nasıl zenginleştirilebileceğinin, etik, siyaset teorisi ve feminist felsefeden gelen fikirlerin kullanılması yoluyla epistemik meselelere dair anlayışımızın nasıl derinleştirilebileceğinin çarpıcı bir örneği bu kitap.” –Michael Brady 
 
“Düşmanın adını koyabilmek ne büyük bir ilerleme, bu ister cinsel taciz ister epistemik adaletsizlik olsun!” –Rae Langton 
 
“Bilgi ve iktidarın kesişimine dair örnek gösterilecek bir tartışma.” –Kathleen Lennon 
 
“Adalet” felsefe tarihinin en eski ve en merkezî konularından biri, ancak epistemik, yani bilgi temelli uygulamalarımızın etik boyutunu ortaya çıkarmak için odak noktamızı “adaletsizliğe” kaydırmaya ne dersiniz? 
Ortaya koyduğu kavramsal çerçeve ile çığır açan kitap, epistemik adaletsizliğin yaşamın pratik boyutlarında ve toplumsal adaletsizlik modeli içindeki yerini gösteriyor. Fricker’ın yer yer romanlar ve filmler üzerinden ilerlettiği epistemik adaletsizlik tartışması, sadece etik ve epistemoloji ilişkisini değil, etik ve politika ilişkisini de ortaya koyduğu için önem taşıyor. 
 
Bu kitap, etik ve epistemoloji arasındaki yeni alanları keşfederken, toplumsal iktidar, toplumsal cinsiyet normları, hukuk ve bilginin soykütüğü gibi birçok alana ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/002fe855-a814-4876-947b-c1fa89da12fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Peygamber’in Kriz Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (sas.), insanlığın derin bir krize maruz kaldığı bir dönemde dinî, ahlaki, hukuki, siyasi, sosyal, iktisadi, askerî vs. pek çok sorun, kriz ve riskle karşı karşıya kalmış, bire bir yaşamış, yönetmiş ve bunlarla mücadele etmiş bir peygamber ve liderdir. Onun siret ve sünneti krizlere karşı verdiği mücadele ve krizlerden başarıyla çıkmak için gözettiği ilke ve izlediği yöntemlerle doludur. Bütün insanlığa ve tüm zamanlara örnek ve rehber olarak gönderilmiş bir peygamber olarak Hz. Peygamber’in bu konudaki ilke ve yöntemleri insanlık için aktüel bir değeri haizdir.  Eserde İslâm dünyasının ve insanlığın birbirinden farklı sorun ve krizlerden geçtiği bir dönemde, mevcut sorun ve krizlerin çözümüne Nebevi bir katkı sunması ve bakış getirmesi amacıyla Hz. Peygamber’in krizlerle başa çıkmada ve riskleri yönetmede gözettiği ilke, yöntem ve stratejiler, siret-sünnet bütünlüğü gözetilerek risalet hayatından örneklerle ortaya konulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35798d1d-be83-48fc-85f9-cef50c5ac0bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Balon İşleri Müdürü Bay Yoçi</image:title>
            <image:caption>Hadi gözlerini kapat. Evlerin, okulların, taşıtların balon şeklinde olduğu rengârenk neşeli bir kasaba 
hayal et. Ettin mi? 
Bu kasabada Bay Yoçi adında biri yaşıyor. Yeryüzündeki tüm balonlar onu çok yakından tanıyor. 
Çünkü o, yaralı balonları tedavi ediyor, kaçan balonları yakalayıp çocuklara teslim ediyor, sönmek 
üzere olan balonlara hava üflüyor… Dünya’nın en ünlü Balon İşleri Müdürü’yle ve onun renkli kasabasıyla tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd33885b-2c90-41a7-acc6-ee1ddf7e9784.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzede Bir Macera</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen içerik üreticisi Pınar Civan&apos;dan, çocukların renkli dünyasına açılan, sanat ve tarih dolu bir macera... 
 
Berke, bilimi ve araştırmayı çok sever. Robotlar tasarlamaya, deneyler yapmaya, bilim müzelerini gezmeye bayılır. O sene okulda düzenlenecek olan gezinin bir bilim müzesine değil de sanat müzesine yapılacağını öğrendiğinde de hayal kırıklığına uğrar. Oysa bilmediği bir şey vardır... Gidecekleri sanat müzesinde, onu son teknolojiyle donatılmış bir üs ve birbirinden ilginç öyküler beklemektedir. 
Belki de, bilim ve sanat Berke’nin sandığı kadar birbirine uzak değildir? 
  Bilimin ve sanatın iç içe olduğu bu macera dolu geziye sen de biletini al: Sayfayı arala...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/099f58fe-3063-4203-9d08-fae261511aea.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadetlerle Süper Oluyorum</image:title>
            <image:caption>Öyle bakma lütfen.Biliyorum aklına pek çok soru geliyor; gelebilir sorun değil. O sorulardan bazıları da &quot;ibadetlerle&quot; ilgili; onu da biliyorum, o da sorun değil. Benim de aklımı kurcalayan pek çok sorum vardı. Nasıl mı cevapları öğrendim.  En iyisi ben seni kitabın içine davet edeyim de neler yaşadığımı ta en başından anlatayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/347ab3be-facc-4bad-8605-0a5a968a6436.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Çocuklarla Oynadığı Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Büyüklerin “Çok önemli işleri var.”; evet doğru.
Çocukların “Çok önemli oyun ihtiyaçları var.”; bu da doğru.
Gelin ikisini birleştirelim. Bu nasıl mı mümkün olacak? Çözüm yolu Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) hayatında. Zira o (s.a.v.), çocuklarla oyun oynamaya zaman ayırırdı.
Bu kitapta, Peygamberimizin (s.a.v.) çocuklarla neler yaptığını Müezza isimli kedinin dilinden dinleyecek ve ona (s.a.v.) bir kere daha hayran kalacaksınız.
Haydi, çocuklar tutun büyüklerinizin ellerinden ve onları oyuna davet edin. Hem kitabın yanında hediye edilen “ÇIKARTMALAR” onlara da yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf1683c-8c0a-43da-83d1-3f08538aa06b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Hatice’den vefalı olmayı
Hz. Ebubekir’den hasta ziyaretini
Hz. Ali’den ilim sevgisini öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3051f5-f751-40b6-bd35-3f454cd26328.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 10. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Ebu Zer Gıfari’den doğru sözlü olmayı,
Abdullah bin Mesud’dan Allah’ın rahmetini ümit etmeyi,
Esma binti Ebubekir’den kanaatkar olmayı,
Üseyd bin Hudayr’dan yeteneklerini doğru kullanmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051f8642-efad-4799-b179-80f18e07c1cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Ebu Hureyre’den anne baba hakkını,
Abdurrahman bin Avf’tan misafirperverliği,
Bilal-i Habeşi’den sabırlı olmayı öğreneceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1585e0d2-8ca1-4ff2-b967-90a35acd4aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Ebu Ubeyde bin Cerrah’tan insanlara iyiliği tavsiye etmeyi,
Muaz bin Cebel’den güzel söz söylemeyi,
Mus’ab bin Umeyr’den ilim öğretmenin önemini
Hz. Aişe’den alçakgönüllü olmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5379c68-baf2-4f46-81ab-cc8ec0e5b151.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 4. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Ömer’den adaletli olmayı,
Ebu Eyyüb el- Ensari’den davete icabet etmeyi,
Hz. Abbas’dan akraba hakkını gözetmeyi öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec9de79-e485-403a-9abb-5a1e84d36bd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik Greg’in Günlüğü 18 Beyin Bedava!</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan yazar Jeff Kinney’in Saftirik Serisi Beyin Bedava ile devam ediyor… Ortaokula giden Greg okulda yine yeni maceralara atılıyor.
 
Öğrencilik hayatı Greg için eğlenceli geçmemektedir.
Bu yüzden okul kapatılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığında Greg’in buna çok da üzüldüğü söylenemez.
Ta ki hem istemediği okula gönderilecek olmasının hem de en iyi arkadaşı Rowley’le ayrılacağının farkına varana kadar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9098950-5726-44fc-96d0-675c82a294b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 5. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.) arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Talha bin Ubeydullah’tan dostluğu,
Zübeyr bin Avvam’dan sözünde durmayı,
Hz. Vahşi’den yaptığı hatadan pişmanlık duymayı,
Enes bin Malik’ten sır saklamayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c47a77-84a5-4812-b799-b8345a2d84ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 6. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Hamza’dan cesaretli olmayı,
Hz. Osman’dan cömertliği
Hz. Fatıma’dan aile içinde sevginin önemini
Cafer bin Ebu Talip’ten doğru yerde doğru konuşmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e879c7a-125e-47cf-8356-ed11a4b067e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 7. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Said bin Zeyd’den kişinin kendi hakkını korumasını,
Selman-ı Farisi’den tedbirli olmayı,
Ümmü Seleme’den Allah’tan hayırlısını istemeyi,
Halid bin Velid’den akıl ile hareket etmeyi öğreniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a77d288f-2710-4f8c-acac-3e51a10bbf1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 8. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Hasan’dan fedakarlık yapmayı,
Hz. Hüseyin’den hatayı yüze vurmamayı,
Abdullah bin Ömer’den bilmediği konuyu konuşmamayı,
Amr bin As’dan yanlışa engel olmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/044edec5-0797-4906-8fc7-5c877633edeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 9. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Zeyd bin Sabit’ten azimli ve çalışkan olmayı,
Üsame bin Zeyd’den sorumluluğu yerine getirmeyi,
Ümmü Eymen’den tevekkül etmeyi,
Ebu Akîl’den küçümsememeyi öğreniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1410cfe-1455-4d76-ae6a-0f7794b0e0c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bu kutudaki on kitapta, Peygamberimizin (s.a.v.) yakın arkadaşlarının (yani sahabelerin) hayatlarından örnek hatıralar anlatılmakta. Ayrıca her sahabeyle birlikte bir tane de “erdem” tanıtılmakta.
Bu seride karşınıza çıkan her bir sahabe gibi anlatılmayanlar da çok özel insanlar. Zira onlar Peygamberimizin (s.a.v.) anlattıklarına inanmış ve onunla birlikte “güzel dinimizi yaymak için” çaba göstermişler. Örnek hayatlarıyla günümüze ışık tutmuşlar.
Onların huzur veren hayatlarının anlatıldığı bu kitaplara doğru yolculuğa ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9780c08c-d8e9-471c-aaa6-5f24debc94bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf Semerkand&apos;da - İslam Şehirlerini Geziyorum</image:title>
            <image:caption>Yusuf, turist rehberi babasıyla harika bir yolculuğa çıkıyor! “İslam Şehirleri Turu” kapsamında ilk durak Semerkand! “O da hangi şehir öyle?” diye sorabilirsiniz. Sonuçta Semerkand’ın Madrid, Barcelona, Manchester gibi ünlü bir futbol takımı yok, öyle değil mi? Yusuf da bunu soruyor ve gezi sırasında bu renkli şehre hayran kalıp Semerkand’a dair bir dünya bilgi öğreniyor! Arkadaşı Ramazan içinse bu bilgilerin en güzeli doyurucu olanları: Özbek pilavı ve kavun! Gezileri sırasında çalınan Kaşgar Elması’nın peşine düşen Yusuf ve Ramazan, kendilerini inanılmaz bir maceranın içinde buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/372fb8b8-60c0-404f-9173-9f42db5047f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünizmin Abecesi</image:title>
            <image:caption>Devrimler tarihin en güçlü lokomotifidir, demiş Marx. Çünkü tarih, özellikle hızlanınca gerçek yüzünü gösterir. Ekim 1917 Rus İşçi Devrimi, tıpkı 1789 Fransız Burjuva Devrimi gibi, bu hızlanmanın olağanüstü örneklerinden biri. Devrimden kısa bir süre sonra başlayan iç savaş beş yıl sürmüş, Çarlığın ve burjuvazinin güçlerine ek olarak, on üç yabancı devlet de işçi devrimine karşı savaşmıştır. Dünya savaşının yıkımı üzerine gelen bu ölüm kalım savaşı, açlığa eklenen verem, tifüs gibi kitlesel salgınların birleşmesiyle, Rusya’ya yedi ila on iki milyon ölüme mal olmuştur. 
Komünizmin Abecesi, işte bu olağanüstü kargaşanın ortasında, Ekim 1919’da, Rusya Komünist Partisi’nin ileri gelenlerinden iki genç insan, Buharin (31) ile Preobrajenski (33) tarafından kaleme alınmıştır. Amacı, Rusya Komünist Partisi’nin Mart 1919’da kabul ettiği programı, halkın anlayacağı bir dille açıklamaktır. “Proletarya devrimi günümüzde ancak bir dünya devrimi olarak gerçekleşebilir,” diyor yazarlar. Bunu çok iyi bilenlerden biri de, “Bolşevizm beşikteyken boğulmalıdır,” diyen ve işçi devrimine karşı savaşan büyük devletlerden birinin ünlü politikacısı olan Winston Churchill. 
Komünizmin Abecesi, bugün de bir başvuru kaynağı olmaya devam eden coşkulu, heyecanlı bir sosyalizme giriş kitabıdır. “Bu kitabın yazılışının üzerinden bir yüzyıl geçti. Tanıklık ettiği ateş öylesine yakıcıydı ki, alevleri ister istemez kocaman bir meşaleye dönüştü. Gerçek en büyük öğretmenimizdir. Hele buna böylesine geriden bakma olanağı bulunca. Bu gerçeğin içinde hem olgular hem de hayaller var. Tarih, ancak bu gerçek bütün yönleriyle kavranınca en değerli öğretmen olur.” Cem Eroğul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b472f5-34e5-416a-b0cd-8a24d3798984.jpg</image:loc>
            <image:title>Mafya-Siyaset-Ticaret / Susurluk’tan Pekergate’e</image:title>
            <image:caption>Sedat Peker’in iddialarının odağındaki isimlerin oluşturduğu ağ, Türkiye’de “Mafya-Siyaset-Ticaret” ilişkilerinin nasıl kurumsallaştığını gösteriyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Susurluk’ta adları yer alan bazı isimler Pekergate’te de varlar.  Bu durum, rejimin Susurluk’tan AKP’nin “Yeni Türkiye”sine taşındığını ortaya koyuyor. 
TBMM’de bu iddiaları halk adına sorgulayan milletvekillerinden Ali Mahir Başarır, Pekergate skandalındaki olayları tek tek inceleyerek her birini ayrı dosya haline getirdi. Ortaya iddiaların bile ötesinde bir rejim çıktı: Narkopolitik rejim. 
Yerli ve milli baronlar, Balkan kontları, Kafkasya lordları… 
Türkiye’ye kara para aklamaya gelen finans dükleri… 
Uluslararası bağlantıları olan uyuşturucu şebekeleri… 
İstanbul’u merkez yapan çokuluslu mafyalar… 
Gemiler, TIR’lar, silahlar, suikastlar, cinayetler…  
Servet transferi borsaları… 
Siyaset, yargı, emniyet, istihbarat, ticaret… 
Elinizdeki kitapta tüm bu ilişkileri isim isim, olay olay okuyacaksınız. Türkiye’nin nasıl bir rejime dönüştürüldüğünü tüm çıplaklığıyla göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc613d24-015b-4924-923d-832814dbddb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kölenin Otobiyografisi</image:title>
            <image:caption>“Bütün canlılığım yok oldu, kardeşim beni çok sevdiği için bu durum ona da geçti. Beni teselli etmekten başka bir şey yapmıyordu; ama bu teselli, benimle birlikte ağlamaktan ibaretti.” 
Juan Francisco Manzano’nun otobiyografisi, XIX. yüzyıldaki Küba kültürünü ve kölelik hayatını samimi bir anlatımla yansıtıyor. “Yedi ya da sekiz yaşlarındayken ne iş yaptığımı soran olduğunda her işi yaptığımı söylüyordum. Beni bekleyen günlerimi daha o zamandan biliyormuşum” sözü yazarın hayatını özetler niteliktedir. Hayatı boyunca oradan oraya savrulup birçok alanda hizmet verdi. 1837 yılında, 40 yaşındayken özgürlüğüne kavuşabildi; ancak otobiyografisi nedeniyle kölelik karşıtı olmakla suçlanıp bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yazarın bu yaşadıkları kalemini sonsuza dek susturmak için yeterli oldu. Hayatının son döneminde, köleyken de ilgilendiği pastacılıkla uğraştı ve birkaç zanaat icra etti. 1853 yılında, 56 yaşındayken sefalet içerisinde hayatını kaybetti. Ne de olsa haklıydı: Birçok değişkenliğe maruz kalan insanın talihi ne kadar da kırılgan oluyor. 
&quot;Bir Kölenin Otobiyografisi&quot;, Amerika kıtasındaki İspanyol sömürgeciliğine dair yazılıp günümüze ulaşabilen tek eser olmasıyla önem taşıyor. İkinci kısmının günümüze ulaşamamasıyla aslında yarım kalmış bir kitaptır, tıpkı yazarın hayatı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d34802-14d7-484f-877e-823c1e989340.jpg</image:loc>
            <image:title>Bab-ül Aşk</image:title>
            <image:caption>Hayat önce ilim, sonra değişim, finalde de dönüşümdür. İlk iki adım her zaman geriye dönebilir ama son adımı attıysan geri dönüşün yoktur, tıpkı kelebeğe dönüşen tırtılın bir daha kozaya dönememesi gibi... 
Gizem yaşadığı travmadan sonra eve kapanmış, sosyal hayattan elini ayağını çekmiştir. Sürekli yaşamı ve ölümü sorgulamakta, soluk alıp vermek için bir amaç bulmaya çalışmaktadır. Tam o sırada garip rüyalar görmeye başlar. Yakın arkadaşı Elif ile gittiği Şebiarus töreninden sonra gördüğü rüyaların peşine takılan Gizem hiç bilmediği bir gizemler ve sırlar âlemine adım atar. Tek amacı kendini bilmek, bulmak ve kendini gerçekleştirmektir. Bu yolculukta bir dost yanında belirir ve elinden tutar. Artık kozasından çıkmak ve kanatlarını açmak zorundadır çünkü bu yoldan geriye dönüş yoktur. 
Gizem dört kapı, yedi mertebe ve yedi vadinin yoluna baş koymuştur! 
“Gerçekte birdir benimle senin canın 
Hem ortadayız hem gizli, oyunu bu devranın 
Hamlığımdan hâlâ ben ve sen diyorum 
Ne sen kaldı ne ben, onlar sadece bu dünyanın.” 
– Hz. Mevlana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d99517a-7cae-4a52-9696-b4d141103f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekreter Kim’in Nesi Var 6</image:title>
            <image:caption>Sekreter Kim’in Nesi Var 6</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f13a9d-261b-4b14-ad82-6037e4e5662c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Uykunun Bekçisidir-Sigmund Freud</image:title>
            <image:caption>“TIPKI FİZİKSEL OLAN GİBİ RUHSAL OLANIN DA GERÇEKTE BİZE GÖRÜNDÜĞÜ ŞEKİLDE OLMASI GEREKMEZ.” 
 
Psikanalizin kurucusu ve bilinçdışının kâşifi Sigmund Freud, insanlık tarihinin gördüğü en etkili entelektüellerden biridir. Bir hekim olarak başlayan kariyeri din, ritüel, mit, masal, düş ve sanat gibi alanlara uzanır. Onun eseri olan psikanaliz, birbirinden alabildiğine farklı görünen bu alanları birbirine bağlayan bir kuramdır. 
 
Sigmund Freud bir taraftan insanın zihin yapısını açıklamayı, diğer taraftan insan uygarlıklarını masum ve gizemli gösteren büyüyü dağıtmayı dener. İnsan zihninin kendisi hakkında yanılabildiğini bize öğreten psikanalizin ortaya çıkışından beri, artık herkes biraz hasta, her bakış açısı biraz şüphelidir, en başta da uygarlıklar. 
 
Sigmund Freud’un kendi çocukluk anıları ve düşleri psikanalizin ilk malzemeleriydi. Bu yüzden psikanalizi anlamanın yolu, onun zor ve sancılı yaşamını incelemekten geçer. Bu kitap sizi, Freud’u yeni ve şaşırtıcı yönleriyle görmeye ve psikanalizi en yalın haliyle anlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35381aea-927a-4db6-b9c2-0e5ec85938cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl İblis’in Dönüşü 3</image:title>
            <image:caption>Canavarlar ve doğaüstü̈ güçlerin yalnızca geçmişte kalmadığından emin olan Kang Jinho, artık hayatının yeni bir evresine geçiyor! 
Askerlik mi?! 
Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı olaylar ve yepyeni deneyimler! Peki tanıştığı kişilerle anlaşabilecek mi? Acaba aldığı kararlar onu neye götürecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40084b1d-9ebc-4431-a943-93cef26f9105.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarla Konuşma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çocuklarla daha etkili iletişim kurulabilmesi için tecrübelere dayalı yöntemler sunan ve çocukların, çatışması az, neşesi bol, huzurlu ilişkiler geliştirmelerine olanak tanıyan bir rehber. 
Bilim; çocuklarımızın bağımsız, özgüvenli, nazik, empati sahibi ve mutlu olmalarını sağlamanın en iyi yolunun, onlarla konuşmak olduğunu gösterse de çoğu zaman ebeveynler ya da eğitimciler iletişim kurmakta sorun yaşıyor. Konuşmalar değersiz, zoraki ya da çatışmalarla dolu olabiliyor. 
Harvard Üniversitesi öğretim üyesi, konuşma patoloğu ve bir anne olarak Rebecca Rolland Çocuklarla Konuşma Sanatı’nda yetişkinlere, her yaştan çocukla verimli ve faydalı iletişim kurabilmenin ya da gelişme çağındaki çocukları iletişim kurmaya ikna etmenin yollarını sunuyor. Ayrıca nitelikli iletişimin, çocuk gelişiminde ihtiyaç duyulan yetenek ve kapasiteyi geliştirme üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/633628bb-472e-4e4a-937d-61b97dc55d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Moskova</image:title>
            <image:caption>Moskova 14. yüzyıldan başlayarak yavaş yavaş Kremlin’in etrafında büyüdü. Uzun yıllar Çarlık dönemi Rusya’sı ve Sovyetler Birliği’nin başkenti olan bu çekici kent günümüzde de önemli bir siyaset, ekonomi, kültür ve bilim merkezidir. 
Caroline Brooke, Moskova’nın yıllar içinde nasıl kendini yeniden keşfettiğini ve şehri kendilerine yurt edinen birçok sanatçı, yazar ve besteci üzerinde yarattığı büyüyü inceliyor. 
Geçen yüzyıllar içinde çok sayıda isim almıştır: Ortodoks Kilisesi’nin en önemli merkezlerinden biri olması nedeniyle Kutsal Moskova ya da Üçüncü Roma; insanların toplanıp bardak bardak çay, tas tas çorba içtiği ve muazzam miktarlarda börek ve gözleme yediği meyhanelerin Moskova’sı; daha sonraki dönemlerde ise tekstil ticaretindeki üstünlüğü nedeniyle Kaliko Moskova’sı. 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında şehre akın eden köylü göçmenler nedeniyle “büyük bir köy” olarak tanımlanan Moskova, Sovyet döneminde ise Üçüncü Enternasyonel’in merkezi olmasından mütevellit komünizmle eşanlamlı olarak görülmeye başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9eb05a-67ae-4c9b-83ce-d4341b6e2f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 111-112 : Sokrates</image:title>
            <image:caption>Nazile Kalaycı ve Hakan Yücefer’in hazırladığı Sokrates Özel Sayısı, tarihsel “Sokrates problemi”ni, Sokrates’in felsefesini ve felsefe yöntemini, Sokrates’in felsefe tarihi boyunca alımlanışını araştıran ve tartışan özgün makaleler, çeviri metinler ve modern Sokrates okumalarıyla, felsefe tarihinin en ilginç siması Sokrates’le ilgili Türkçe felsefe literatüründeki önemli bir eksikliğin giderilmesine katkı sağlayacak, kapsamlı ve kuşatıcı bir dosya. 
 
“Sokrates’in geride yazılı eserler bırakmamış bir filozof olması ‘tarihsel Sokrates’e ulaşmayı zorlaştırmıştır muhakkak, fakat böylelikle Sokrates her çağda felsefe meraklılarını sınamaya devam edebilmiş, onun tarafından başlatılan diyalog günümüze kadar ‘canlı bir şekilde sürebilmiştir. Sonuç ise oldukça zengin Sokrates portreleridir. Elbette bu durumun tek nedeni Sokrates’in yazmayışı değildir; Sokrates düşüncelerinden dolayı ölüme gönderilirken geçmişine ihanet etmediği, yaşamı boyunca inşa etmiş olduğu kimliğini bütün etkiler ve sarsıntılar karşısında korumayı başardığı, hatta felsefe ile polis arasındaki paradoksal ilişkinin canlı temsili olduğu için de her dönemde büyük bir saygıyla anılmayı hak etmiştir.” 
 
İçindekiler: 
Nazile Kalaycı-Hakan Yücefer • Sunuş 
İoanna Kuçuradi • Sokrates’in Felsefî Araştırma ve Felsefî Eğitim Metodu 
Friedrich Schleiermacher • Sokrates’in Bir Filozof Olarak Değeri Üzerine 
Andreas Arndt • Schleiermacher ve Sokrates 
Erman Gören • Aristophanes’in Gözünden Sokrates: Bir “Mütegafil”in (Eiro - n) Portresi 
Ksenophon • [Jüriye Karşı] Sokrates’in Savunması 
 Ἀπολογία Σωκράτους [πρὸς τοὺς Δικαστάς] 
Leo Strauss • Jüriye Karşı Sokrates’in Savunması 
Ömer Aygün • Platon’suz Sokrates 
Noburu Notomi • Sokrates ve Sofistler: Sofistlere Yönelik Eleştirilerin Tarihini 
Yeniden Düşünmek 
Hakan Yücefer • Bir Yaşam Çürütülebilir mi? İkiye Bölünen Sokrates Problemi 
Richard Kraut • Sorgulanmış Hayat 
Refik Güremen • Sokratesçi Bir Tanım Nedir? 
Nazile Kalaycı • Sokrates’in Son Sözü 
Hikmet Ünlü • Formları Ayırmayan Sokrates 
• Sokrates’ten Mektuplar-Socratis Quae Feruntur Epistolae 
Melike Molacı • Zenon’un Sokratesler Korosu 
Kerem Eksen • Nietzsche ve Sokrates “Vakası” 
Devrim Sezer • Arendt’in Sokratesleri 
Emre Şan • Praglı Sokrates: Avrupa’nın Krizi ve Ruhun Bakımı Sorusu 
Melike Molacı • O Halde Sokrates Ölümlü müdür? Açık Uçlu Bir Sokrates Zamandizini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a505a02-fa59-4064-a5ac-9e81ae01a867.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Meryem - Hayallerime Bilet Var Mı?</image:title>
            <image:caption>Sen hiç başkasının senin için kurduğu hayallerin altında ezildin mi? Ben hayallerime kavuşmak istiyorum. Köyüme geri dönmek ve yediden yetmişe herkesin bayram sevinci olmak istiyorum. Hayatımı, başkalarının benim için kurduğu hayallere kurban vermeyeceğim. Ellerimi, aklındaki köhnemiş bilgileri bana dayatanlara değil, kalbimin kapısını sevgiyle çalan sana uzatıyorum. Uğrunda hayatımı ortaya koyduğum ve azimle şaha kalktığım hayallerime kavuşabilmem için benim elimden tutar mısın? Sende beni hayallerime götürecek bilet var mı? Solmak üzere olan ve senden gelecek eli umutla bekleyen bir çiçek. Meryem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b96fb3-7750-4e85-bed6-42259219809e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstila 2030</image:title>
            <image:caption>“YERİN KULAĞI VARDIR” DEDİKLERİNDE, KİM BİLEBİLİRDİ Kİ GERÇEKTEN DE YER ALTINDAN BİZİ DİNLİYOR OLDUKLARINI?  Binlerce yıl önce, bir yılanın insana duyduğu aşkla başlayan intikam savaşı dünyayı kökünden sarsmaya hazırlanıyor. Bu kadim sırrın anahtarı, akıl hastanesinde ortadan kaybolan babasının izini süren arkeolog Yasin&apos;in elindedir.  Babasının yarım bıraktığı araştırma dosyalarında altın elementinin üzerinde fazlaca durulduğunu fark eden Yasin, bu gizemi çözmeye çalışırken kendini daha da derin bir sırrın eşiğine getirir: Aramızda yaşayan yarı insan yarı yılan varlıkların gerçekliğine! İstanbul&apos;un tarihi sokaklarından Tayland&apos;ın büyülü ormanlarına, Antik Mısır Piramitlerinden Tarsus&apos;un gizemli yer altı mağaralarına uzanan nefes kesici bir macera Yasin&apos;i bekliyordur. Takvim yaprakları 31 Aralık 2029&apos;u gösterdiğinde ise dünyanın dört bir yanındaki metropollerin gökdelenlerinde yer alan dijital panolar, on yıllık büyük geri sayımın son saatlerini işaret ediyordur. &quot;Daha İyi Bir Geleceğe Kalan Süre&quot; sloganıyla başlatılan bu geri sayım, umut ve beklentilerle doludur. Ancak beklenilenin tam aksine, bu anın aslında kaosun korkunç bir başlangıcı olacağını kimse tahmin etmemiştir. 1 Ocak 2030 Salı:  ONLARIN DÖNEMİ BAŞLIYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd7725b3-a8ab-4b79-a7c4-4f4044135bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkaz</image:title>
            <image:caption>Her şey bir gecede yok olup gidince sabah sanki insanlık uyanmıştı. O kadar insanız ki hiçbir şeyimiz yok. O kadar insanız ki hepimiz muhtacız. Hatta yardıma koşanlar bile… O kadar çaresiz bir hâldeyiz ki hayatta kalanlar için sevinç gözyaşları döküyoruz. Oysa hepsi hayattaydı zaten.
Kimisi kolunu, kimisi bacağını kaybetmiş ama biz, hayat onlar için hâlâ devam ediyor diye seviniyoruz. Çocuğunu kaybetmiş anneler, babalar ağlamaya utanıyorlar daha büyük acıları olanları düşünerek. Yas tutmaya utanıyorlar. Dillerini, yumru oturmuş boğazlarını değil de gözlerini tutuyorlar. Bakınca anlıyorum gözlerini tutanları, onların yerine ağlamak istiyorum.
Ah, ben nasıl sarıp sarmalasam onları?
Romanları ve hikâyeleriyle kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Enkaz&quot; kitabıyla sizi deprem gerçekleriyle yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a008aa-8243-4c76-bb2d-f68eae976d47.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilikle Değişir Dünya</image:title>
            <image:caption>Bir şeyler yapmalı insanlık için, canlılar için, dünya için… Bir adım atılmalı dünyamızı çepeçevre saran karanlıkları yok etmek için… Bir güzel dokunuş gerek herkese ve her şeye ki aldığımız nefesler anlam bulabilsin… Şu anda insanoğlu olarak o kadar çok ihtiyacımız var ki iyiliklere, iyi düşünmeye ve iyi şeyler yapmaya… O nedenle bir şeyler yapmalı iyilik adına ve insanlık namına… Sen içindeki iyi tarafları ortaya çıkar değişir insanlar Değişir canlılar! Değişir dünya! Lütfen, iyi düşün çünkü iyilikle değişir dünya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c899e42-0a9d-40f3-8695-57a29bbaff4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Şefler</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyi mutfaklarının kalbine yolculuk...

Mutfağın gizli kulislerini keşfe çağıran Büyük Şefler, Fransa&apos;nın beş bölgesinden sekiz büyük şefin gelenekselden moderne uzanan imza yemekleri eşliğinde tüm duyuları harekete geçirecek, olağanüstü bir damak şöleni vadediyor. 

Gastronomiyi, bu alana önyargıyla yaklaşan sıradan bir gencin gözünden anlatarak sofra ve yemek kültürüne dair bakış açılarını çeşitlendiren bu etkileyici grafik roman, dünyanın tadına bakmak için &apos;&apos;gurme&apos;&apos; okurların içinde sonsuz bir iştah doğuruyor.   

Tutkuları, cesaretleri ve hünerli elleriyle Fransız mutfağında devrim yaratan sekiz şefin anıları, tanıklıkları ve çok özel tarifleriyle şekillenen belgesel tadında bir anlatı sunan kitap, şeflerin sadece iyi yemek yapan kişiler değil, aynı zamanda var olmayan tatların izini süren birer lezzet sihirbazı olduklarını da gösteriyor. 
 
Tarhun otuyla biberiye arasındaki farkı ayırt edemeyen Guillaume, ömrünü mutfağa adamış bir yemek eleştirmeni olan büyükbabasının kariyerini küçümser. İleride önemli bir savaş muhabiri olmayı hayal eden genç adam için yemek eleştirmenliği, restoranlara bedava gidip &apos;&apos;Tournedos Rossini&apos;&apos;nin ya da adı havalı bir başka yemeğin tuzu biberi yerinde mi diye düşünüp yazmaktan öte değildir. Bu duruma içerleyen büyükbabası, torununa çalıştığı dergide stajyerlik teklif eder ve onu &apos;&apos;Büyük Şeflerin Sanatı&apos;&apos; konulu bir dosya hazırlaması için Fransa&apos;nın en önemli şeflerinin yanına gönderir.

Guillaume, zoraki çıktığı bu yolculukta öncelikle her şefin bir vizyonu, tarzı ve estetik yaklaşımı olduğunu öğrenir. Ardında büyük emek ve özveri yatan restoranlarda Japon bahçelerini andıran tabaklardan yemek yer, kuşların ötüşü gibi yemek pişiren şeflerin tablo yemeklerini seyre dalar, kimi zaman da sadece kokularla doyar. Şeflerin anlattıklarından değerli hayat dersleri çıkarır, çevreye duyarlılığını artırır. Ama her şeyden öte, enfes yemeklerin kat kat tadına bakıp, yolculuğu cennet katında tamamlar.

Fanny Briant, Emmanuelle Delacomptée ve Christian Regouby&apos;nin ortak imzasını taşıyan Büyük Şefler, &apos;&apos;Yemek sadece yemek için değildir; mutfak bir ruh hâlidir, dünyayla ve hayatla ilişki kurmaktır,&apos;&apos; görüşünü savunarak gastronomi üstüne enikonu düşündürüyor. 

Mutfağın olmazsa olmaz elementleri keşif, uyum, denge ve ustalık kavramlarına ağzı sulanan bir gurme edasıyla dışarıdan bakmamızı sağlayan bu muhteşem kitap, herkesin birbirine benzediği ve aynı şeyi yediği bir dünyanın katlanılmaz olacağını hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/460e410a-7c5c-4fad-99aa-2c7988cb2ad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufak Şeyleri Dert Etmeyin</image:title>
            <image:caption>“Sahip olduğumuz şeylerin değerini unutmuş gibiyiz,” diyor Richard Carlson. “Trafik tıkandığı 
zaman sinirleniyoruz ama o anda konforlu bir otomobilin içinde olduğumuz aklımıza gelmiyor.”
Büyük resmi göremediğimizden hayatı acil bir durum varmış gibi yaşıyoruz. En ufak şeyler bile, büyük birer soruna dönüşüyor. Oysaki sorunlara yaklaşım biçimimiz bunları hızlı ve etkili bir şekilde çözmenin anahtarıdır. 
•    Kendinize “Bir yıl sonra bunun bir önemi kalacak mı?” diye sorun
•    Sorunlarınızı potansiyel öğretmenler olarak görün
•    Başkalarının “haklı” olmasına izin verin
•    Karşınızdakine sevgi elini ilk siz uzatın
•    Kusurlarınızla barışın
Hayatınızı kolaylaştıracak 100 pratik strateji sunan Carlson rehberliğinde, kazanacağınız yeni alışkanlıklarla sorunlarınızı daha kolay aşabileceğinizi göreceksiniz. Artık strese neden olan dertler eskisi kadar dengenizi bozamayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70fa6f46-331e-4a3f-87e6-f87a3bdc6a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk’ü Tanımak ve Anlamak</image:title>
            <image:caption>“…Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir…” 
                                                                                     Mustafa Kemal ATATÜRK 
              Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü tanımak ve anlamak için bir başucu eseri… 
                Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vatanseverliği, bağımsız karakteri ve devrimleri ile sonsuza kadar yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. 
                Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılında bu kaynak eser armağan olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5b7142-b307-4e5b-a95a-e2cf13199ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Papatyam</image:title>
            <image:caption>Sadece onun biricik sarı papatyasıydı. 
       Bir gün sarı papatyadan kan damladı, papatya soldu, kurudu ve sahipsiz kaldı. 
       Sonu hazin biten bir aşk hikâyesiydi onlarınki! 
       İki genç yürek, aşkın karşı konulamaz sarhoşluğunda kaybolmuşken o görkemli büyü birdenbire bozuluverdi. 
       Biri toprak oldu, diğeri eğer buna yaşamak denirse yaşadı. 
       Hayatına sonsuza dek sevdiğinden mahrum kalarak devam etmek, onun kendine verdiği en büyük cezaydı.        
Aslında “O”, sevdiğini değil, aşkı öldürmüştü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07ae1f11-e48f-430d-9000-817a8596ba20.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekin Serisi (10 kitap)</image:title>
            <image:caption>Tekin biraz dağınık, biraz meraklı, biraz kaygılı, çokça bilim seven, çokça hayal kuran, her çocuk gibi bir çocuk. Ama Tekin’in ailesi birazcık farklı. Babası Kağan Bey bir hükümdar ama bildiğimiz hükümdarlara hiç benzemez. Akide adlı aslanına biner, yalnızca yeni ağaçlar dikmek ve yeni kitaplar keşfetmek için sefere çıkar. İki oda, bir salon sarayları ile ilgilenen annesi Toplu Sultan ise iyi futbol oynadığı için bu ismi almıştır. Tekin sevimli ve yer yer komik bu sevimli dünyada sorumluluklarını fark etme, farklılıkları benimseme, önyargılı olmama, israf etmeme, paylaşma ve nazik olma gibi erdemlerle ilgili farkındalık kazanır. Tekin herkesi hayallerine katılmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca66181-7048-4e7e-b6be-b85388201d94.jpg</image:loc>
            <image:title>Sertaç Abi’yle Dijital Dünya Rehberi - Anne-Baba Onaylı Tek YouTuber</image:title>
            <image:caption>“Sertaç Abi” adıyla, sosyal medyada ahlaki hassasiyetleri yüksek bir Müslüman YouTuber olarak çocuklara örnek olmaya gayret eden Sertaç Güngör, oyunlar, videolar, yüz yüze buluşmalarla çocuklara dinî, manevi, kültürel değerlerimizi hatırlatıyor. Bunu da oldukça eğlenceli bir dille, çocukların ilgi ve beklentilerini karşılayarak yapıyor.  Bu kitap, Sertaç Abi’yle farklı zaman dilimlerinde gerçekleştirilen söyleşilerden oluşuyor. Çocuk ve gençleri etkisi altına alan akımlar, anne babaların dijital dünyayla ilgili bilmedikleri detaylar, sosyal medyadaki riskler, bu mecralarda neden daha fazla var olmamız gerektiği ve dijital dünyada ebeveyn olmanın zorlukları üzerine derli toplu ve aydınlatıcı bir yaklaşım arayanlar için kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991589df-6b1c-43a0-909f-37793160fd3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa&apos;nın Aynası</image:title>
            <image:caption>Şifa 15 yaşında bir genç kız. Tam liseye yeni başlamışken Covid-19 salgını nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi o da karantina günlerini evde geçirir. Şifa dedesinin müdahaleleri, annesinin uyarıları arasında geçen karantina günlerinde günlük yazarak kendini bulmaya çalışır, içinde çarpışıp duran her şeyi Defter Cimcimecim ismini verdiği günlüğüne aktarır. Bir gencin günlüğünde neler yer alıyorsa Şifa’nın günlüğünde onların hepsinden bir tutam yer alır.  Ama daha çok çırpınışları, arayışları, sevinçleri ve kendini bulma çabası...  Kimi ürkek kimi cesur soruları, bazen asi bazen munis tavırları... Şifa her genç gibi bir genç.  Bu günlük onun kendini bulma ve “Şifa olma” yolculuğu. Kaderi anlamaya çalışma, Allah-insan ilişkisi, hayattaki matematik, anne-kız, baba-kız ilişkisi, arkadaşlık, sıradan şeylerin değeri, müzik ve kalp çarpıntıları... Şifa’nın günlüğüne yansıyan konulardan sadece bazıları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472a68a3-8970-4424-a225-6c3e61544945.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanburi Cemil Bey’in Örümcek Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Örümceklerle notaların arkadaş olduğunu biliyor muydunuz? Tanbûri Cemil Bey ne zaman tanburuna dokunsa iri gözlü bu minicik örümcek dinleyiciler arasına katılıyor. Ağını bir gevşetiyor bir topluyor. Notalarla çevrelenmiş bu muhteşem hikâye, hepimizi musiki kültürümüzün önemli isimlerinden Tanbûri Cemil Bey’le tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53ef4f7-6936-4cf9-a698-9303482744ce.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Festivali - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. İnci Festivali’ne gidecek olan kahramanlarımız çok heyecanlı. Ama önce “karşılaştığın herkese selam verme” ödevlerini tamamlamaları gerek. Aynı anda iki yerde olmak isteyen küçük balıklar bu problemi nasıl çözdü dersin? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b75195-06a6-463b-b852-994db6b03956.jpg</image:loc>
            <image:title>Denize Atılan Çöpler - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Her şey Yeşil Taş’ın babasının yediği pembe şeyle başladı. Baba kaplumbağa, jöle sanıp bir poşet yemiş meğer. Bizim sevimli balıklar da poşetin peşine düştü. Nereden geldi bu poşet derken bir ne görsünler! Ne mi gördüler? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ed26a8-8a79-4ff1-8394-b0fdba87dd3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumlu Hastalanıyor - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Kumlu hastalanmış, evde yatıyor. Arkadaşları kim bilir ne güzel oyunlara dalmıştır. Canı çok sıkılan Kumlu’yu büyük bir sürpriz bekliyor. Can sıkıntısı yok oluyor, hastalık unutuluyor, morali düzelen Kumlu kendini daha iyi hissetmeye başlıyor. Ne mi oldu? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a3b589-eb86-48e3-a1a5-7a12040ff59a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Pavurya - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Oyun oynamak için dışarı çıkan balık arkadaşlarımız saklambaç oynamaya karar verdi. Pullu saklanmak için kocaman bir kabuğa doğru yaklaşınca bir çift gözle karşılaştı. Kim olabilir? Elbette Mavi Dünya’nın sevimli ihtiyarı Pavurya. Peki nasıl gelmiş buraya? Evine nasıl dönecek? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f0961d-1d1d-48c5-9831-2f3fa6e5c13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Gün Kuralı - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Her şey çok güzel bir oyunla başladı. Küçük balıklar voleybol oynuyor, neşeleri baloncuk baloncuk çevreye yayılıyordu. Ama Kumlu, topları bir türlü karşılayamayınca Pullu biraz kızdı. Kumlu üzüldü tabii, biraz da kalbi kırıldı. Pullu yuvasına döndü, dedesiyle konuşurken birden Kumlu aklına geldi. İşte ne olduysa ondandan sonra oldu. Ne mi oldu? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7525ea1b-09b2-4ffc-a44c-fd849f9bbd47.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci İz Peşinde - Mavi Dünya’dan Etkinlikli Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hikâye okurken etkinlik yapmaya ne dersin? Mavi Dünya’nın yavru balıkları yepyeni bir maceraya atıldı. Evlerinde yani denizin dibinde mevsimlerle tanışıyorlar. Yosunların ve mercanların değişen renklerini fark ediyor, neşeyle değişen mevsimleri sayıyorlar. Neler yaşandığını merak ediyorsan haydi, sen de onlara katıl. Mavi Dünya seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f11c68-99b7-47ad-85bc-80fd0b33416c.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekler - Mavi Dünya’dan Etkinlikli Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hikâye okurken etkinlik yapmaya ne dersin? Mavi Dünya’nın yavru balıkları yepyeni bir maceraya atıldı. Meslekler Fuarı’nı geziyor, hangi mesleği seçmek istediklerini düşünüyorlar. İnci, Simli, Pullu ve Kumlu hangi meslekleri yapabileceklerini konuşurken stantlar arasında geziyor. Neler yaşandığını merak ediyorsan haydi, sen de onlara katıl. Mavi Dünya seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d5bc1d-b7a1-4037-a3a4-a4d93b07b173.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşım Zamanı - Mavi Dünya’dan Etkinlikli Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hikâye okurken etkinlik yapmaya ne dersin? Mavi Dünya’nın yavru balıkları yepyeni bir maceraya atıldı. Oyuncaklarını ayırıp bir kısmını hediye edeceklerdi ama düşündükleri gibi olmadı. Hangi oyuncağı ellerine alsalar vermekten vazgeçtiler. Sonunda sürekli kullandıkları yemek tabakları onlara muhteşem bir fikir verdi. Neler yaşandığını merak ediyorsan haydi, sen de onlara katıl. Mavi Dünya seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b52e3e3-262b-475d-9aad-34df0954848d.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Yazma Etkinlikleri - Mavi Dünya İle Okula Hazırlık</image:title>
            <image:caption>Okula gideceğin için heyecanlı mısın? Yeni arkadaşlar, okuyacağın birbirinden güzel kitaplar, eğlenceli bilgiler ve daha neler neler… Okula başlamak için sabırsızlanmakta haklısın. Biraz okula hazırlık yapmaya ne dersin?
Şimdi çevir sayfayı “Okuma-Yazma” etkinliklerini birlikte yapalım. Çizgi çalışması, sayma, tamamlama, boyama, sesli harfleri ve rakamları tanıma… Haydi, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985dc5a1-d32b-4d55-ab39-e165696cae92.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Dikkat Etkinlikleri - Mavi Dünya ile Okula Hazırlık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okula gideceğin için heyecanlı mısın? Yeni arkadaşlar, okuyacağın birbirinden güzel kitaplar, eğlenceli bilgiler ve daha neler neler… Okula başlamak için sabırsızlanmakta haklısın. Biraz okula hazırlık yapmaya ne dersin?
Şimdi çevir sayfayı “Görsel Dikkat” etkinliklerini birlikte yapalım. Örüntü, eşleştirme, farkı bulma, parça tamamlama, boyama… Haydi, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3152b690-fd46-413c-910a-2d920263598c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Benim Evim</image:title>
            <image:caption>TRT Çocuk kanalından tanıdığımız Türkçe Benim Evim’in sevimli karakteri Çuçu, yeni arkadaşı Uçuç’la birlikte artık kitap formatında... Her güne yepyeni maceralar sığdıran iki kafadar, güzel dilimiz Türkçeyi en doğru şekilde konuşabilmek için birbirlerine yardım ediyor. Okurları; Çuçu’nun öğrenme isteği, Uçuç’un kocaman kütüphanesi ve unutulmaz eğlenceli vakitler bekliyor. Türkçe Benim Evim, çocuklar için hazırlanan bir diksiyon kitabı olarak alanında ilk. 60 kelimenin doğru telaffuzlarını dinleme ve tekrar etme olanağı veren yapısıyla da oldukça eğlenceli. Türkçe Benim Evim, Türkçenin dil yapısını, telaffuz kurallarını ve zor kelimeleri, çocuklara uygun olarak ele alan bir başucu kitabı. Okuyorum, dinliyorum, tekrar ediyorum: Türkçe Benim Evim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de42396-6be9-4743-8f81-040f5bd44957.jpg</image:loc>
            <image:title>Ellerim Minik Ama</image:title>
            <image:caption>Sare’nin renklerle, çizgilerle oluşturduğu dünyaya yolculuk
Sare, Minnoş’u anneannesinin doğum günü için bir resim yapar. Resmini önce abisine, sonra annesine daha sonra babasına en sonunda da ablasına gösterir. Ama hepsi resmin bir tarafını fazla bulur. Sare bu duruma üzülür. Aslında resminde kullandığı her rengin ve çizdiği her varlığın onun hayatında önemli bir karşılığı vardır. Sare resminde neleri anlatmaya çalışmıştır ve Minnoşu anneannesi, resimde anlatılanları görebilecek midir?
Çocuklar, etraflarındaki büyük-küçük varlıklarla ilişki kurarlar, duygularını fark ederler ve kendi anlam dünyalarını oluştururlar. Bu kitap, çocukların duygu ve anlam dünyalarını anlamaya yarayacak harika bir oyun arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be488ec-b5da-4c9f-a82f-6a872b5088e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutkanlık Diyarı</image:title>
            <image:caption>Amelia ve büyükannesi bir gün akşam yemeği için eve dönmeyi unuttuklarında Unutkanlık Diyarı denilen bir yer keşfederler. Önce Büyükannenin Unutkanlık Evi’ni görürler, bu ev çok büyüktür. İçinde büyükannenin çocukluğundan o güne kadar yaşadığı pek çok anı narin kelebekler gibi uçuşmaktadır: taze ekmek kokusu, takla atmanın verdiği baş dönmesi, mavi elbisesi… Daha sonra Amelia’nın Unutkanlık Evi’ne giderler. Bu ev ise oldukça küçüktür. “Lütfen, teşekkür ederim.” gibi sözler ve ayakkabıların doğru yönleri unutulanlar arasında yer alır.  Eve gitmeleri gerektiğini hatırlarlar ve Amelia’nın aklına büyükannesinin hatırlamasına yardımcı olacak parlak bir fikir gelir. İnsanlar bazı şeyleri unutabilirler ama sevdiklerini sevmeyi asla… Unutkanlık Diyarı, ileri yaşlarda yaşanabilecek hafıza soruna, hassas ve incelikli bir yerden güzel bir bakış açısı sunar.  Kitabın resimleri, hikâyeyi desteklemenin ve zenginleştirmenin ötesinde okuru iki kapak arasında görsel bir yolculuğa çıkarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95107383-fe12-4fda-9dd4-df36f787ced6.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Otelde Gizem</image:title>
            <image:caption>Aşçı Stefan’la Muhteşem Otel kitabıyla tanıştık ve bizim gibi tüm okurlar onu çok sevdi.  Yine muazzam saraydan sola dönüp harikulade köprüyü geçtik ve karşımıza Muhteşem Otel çıktı. Stefan, artık otelin şef aşçısıdır ve insanlar onun meşhur pastalarını tatmak için kilometrelerce uzaktan gelir. Kraliçe bile pasta yemek için her gün oteli ziyaret eder. Otel Müdürü Bay Nişasta, Dünya Pasta Yarışması’nın bu yıl otelde yapılacağını, yarışmaya şehri temsilen Stefan’ın takılacağını duyurur. Üstelik bu yarışmanın baş jürisi herkesin heyecandan nefesini kesen Şef Dilim’dir. Şef Stefan günler, geceler boyu çalışır ve çok gizli bir tarif elde eder. Ne yazık ki yarışma günü Stefan pastayı yapmak için mutfağa gittiğinde çok gizli tarifin kaybolduğunu fark eder.  Çok gizli tarif çalındı mı? Onu nasıl bulabilirler?  Bu kez Muhteşem Otel’de gizemli bir hikâye anlatılmaktadır. Bu olayı kim çözecek? Bu kez kaç farklı başarı hikâyesi okuyacağız? Gizemli hikâyeye eşlik eden harikulade resimler, ilgi çekici tasarımla yine elimizden bırakamayacağımız bir kitaba dönüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f67d29-ee75-4933-bd0e-e8522d80f537.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervaneli Uçak ve Bedriye</image:title>
            <image:caption>Çocukların doğru ve iyi rol modellere ihtiyacı var. Bu anlayışla ülkemizde ve kültürümüzde başarısıyla, kahramanlığıyla, girişimiyle ya da tavır ve duruşuyla öncü olmuş kadın karakterleri çocuklarımıza tanıtmak istedik. Bedriye Tahir Gökmen bu ülkenin öncü kadınlarından biri. Çocukluk hayali pilot olmayı gerçekleştirmek için karşısına çıkan engeller onu yıldırmaz. Her şeye rağmen hayal kurmaya ve onları gerçekleştirmek için azimle çalışmaya devam eder.
Bedriye Tahir Gökmen’in hikâyesini dört yaş ve üzeri çocuklar için hazırladık. Resimler ve hikâye Bedriye’yi öyle güzel, öyle tatlı anlatıyor ki o, tüm çocukların kahramanı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff46442-38d6-44d7-83e7-cf3f164e0409.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphane Keşfi</image:title>
            <image:caption>Bazı çocukların kitaplarla ilişkisi mesafelidir. Kitap okumak yerine başka şeyler yapmayı tercih ederler çünkü onlar henüz kendilerini bir keşif yolculuğuna çıkaran, ellerinden bırakamayacakları bir kitapla karşılaşmamışlardır. Kütüphaneler ise içinde binlerce keşif barındıran hazinelerdir. Çocukların bu büyülü dünyayı keşfetmesi için sessizce beklerler... Kütüphane Keşfi kitabı bize tam da böyle bir keşif yolculuğunu anlatıyor. Gamze, Tolga’ya kütüphanedeki kitaplara bakmasını, sayfalarını karıştırmasını söyler. Tolga kitapları sevmediğini belirtir ısrarla.  Kütüphanede çeşit çeşit kitap vardır: Macera, polisiye, efsane, masal...  Fakat Tolga bu kadar çok çeşitli kitaba rağmen yine de kitap okumak istemez. Gamze kitapların konularından söz eder: dinozor, örümcek, uzay, ejderha... Bu kadar farklı türde, bu kadar farklı içerikte, bu farklı büyüklükte kitabın olduğu bir yerde Tolga, ona okumayı sevdirecek bir kitap bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e88bac5-17bc-42d1-8b3d-df515ea9e670.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Edebiyatı İncelemeleri</image:title>
            <image:caption>Çocuk Edebiyatı İncelemeleri-Çocuk Edebiyatına Disiplinlerarası Akademik Yaklaşımlar kitabı; eğitim, dil, bilgi ve belge yönetimi disiplinleri perspektifinden çocuk ve genç yetişkin edebiyatı alanını araştıran, inceleyen akademisyenler ve alanın uzmanları tarafından kaleme alınmış makalelerin seçkilerinden oluşmaktadır. Çocuk ve genç yetişkin edebiyatına çok disiplinli yaklaşımıyla ilk olma özelliği taşıyan bu rehber kitap, edebiyat okumanın, metinlerin ve bağlamların çeşitli yönlerini tanımlayıp analiz ederek çocuk edebiyatını okuma ve yorumlamanın farklı akademik alanlar içinde ve arasında nasıl değişiklik gösterdiğine ışık tutmaktadır. Üç kısımdan oluşan kitapta; okuryazarlığın değerini sorgulama, kozmopolit entelektüel olarak göçmen öğrenciler; genç yetişkin romanları, resimli kitapları, çizgi romanları ve diğer yanları incelemeye yarayacak analitik çerçeveler; çocuk kitabı çevirisi, kitap incelemeleri, edebiyatın yan ürünleri ve edebiyat müzeleri hakkında yazılmış, keyifle okunacak derinlikli makaleler yer almaktadır. Cenk Pamay tarafından duru bir Türkçe ile çevrilen bu kitap sadece çocuk ve genç yetişkin alanında çalışan akademisyenlerin değil, alanın profesyonellerinin, öğretmenlerin ve hatta bu alana ilgi duyanların da başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8523dc8-8df1-4117-959a-dcc6c1f42fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim? – Bir Mucidin Öyküsü Steve Jobs</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında öne çıkan temel değer etrafında hikâye tadında kaleme alındı.
Her bir kitap; gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılan, keyifle okuyacağınız, etkili ve ilham verici bir hayat sunuyor. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor.
Bu kitapta dünyaca ünlü bilgisayar uzmanı Steve Jobs’ın ilham verici hayat hikâyesini okuyacaksınız.
Dünyanın en büyük şirketlerinden birinin kurucusu olan Steve Jobs da bir zamanlar çocuktur. Babasının garajında, elektronik parçalarıyla ve hurdalarla başlayan merakı, onu daha 12 yaşındayken HP firmasının kurucularından Bill Hewlett’i aramak için cesaretlendirir. Sonrasında hayallerinin peşinde koşan Jobs dünya çapında markaların kurucusu olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395250d7-4d55-4113-8e29-cd1a8ad7b5c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim? - Bir Halk Ozanı Aşık Veysel</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında öne çıkan temel değer etrafında hikâye tadında kaleme alındı. Her bir kitap; gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılan, keyifle okuyacağınız, etkili ve ilham verici bir hayat sunuyor. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor. Bu kitapta ünlü ozanımız Aşık Veysel’in, etkili ve ilham verici hayat hikâyesini okuyacaksınız. Türkiye’nin en önemli halk ozanlarından Aşık Veysel de bir zamanlar çocuktur. Çok küçükken geçirdiği çiçek hastalığı onu görme engelli yapsa da Veysel hiçbir engel tanımayarak parıldar türküleri ve sazıyla. Tüm dünya onu ve türkülerini işitir, karanlıktaki birçok kalp onun müziğiyle aydınlanır. Bir Halk Ozanı Aşık Veysel kitabında umut, şefkat, dostluk, azim ve müzikle dolu ilham verici bir hayat hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6435072f-66cb-4c56-b883-9a77a1ea15d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim? - Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında, ön plana çıkan temel değer etrafında olmak üzere hikâye tadında kaleme alındı.
Her bir kitap; gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılsa da çok fazla bilgi içermiyor, sizlere keyifle okuyacağınız hikâye tadında. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor.
Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş kitabında, halk ozanımız Neşet Ertaş’ın hayat hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9bba3e-503c-4ecb-9b47-9ca76f0ddf2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim?- Hikaye Fabrikatörü Roald Dahl</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında öne çıkan temel değer etrafında hikâye tadında kaleme alındı. Her bir kitap gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılan, keyifle okuyacağınız, etkili ve ilham verici bir hayat sunuyor. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor.
Bu kitapta dünyaca ünlü yazar Roald Dahl’ın ilham verici hayat hikâyesini okuyacaksınız.
Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden olan Roald da bir zamanlar çocuktur. Eğlenceli ve bir o kadar da tuhaf hikâyelerin yazarı Roald, elbette sıradan bir çocukluk geçirmez. Sıradan bir çocukluk geçiren biri olsaydı bu kadar güzel hikâyeler yazamazdı. Hikâye Fabrikatörü Roald Dahl kitabında, tüm yaşamı eğlenceli, fantastik ve bazen de trajikomik olaylarla dolu olan Dahl’ın hayat hikâyesinin yanında çocuklar için yazdığı kitapların gizemini de okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9ebcb5a-db3a-4534-ba2e-c9f2f6007021.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Zihinler Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun (DKB) Tanı ve Tedavi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>DKB yani “Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu” üzerine uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Medaim Yanık, bu kitabında konuyu akademik bir yaklaşımla ele alıyor. “Bölünmüş Zihinler” kavramlaştırmasıyla dikkat çeken Yanık, kitabında kuramlara, tanımlara ve örnek vakalara yer vererek bütünlüklü bir yaklaşım sunuyor. Psikoloji öğrencilerinin, terapistlerin, DKB tedavisi gören veya yakını olanların ellerinden düşürmeyeceği kitap, alanında ilk olma özelliğine sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4896d7f7-c368-404d-8b5b-ec2824a42cf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Parmaklarımızın Ucunda - 2</image:title>
            <image:caption>Matematik hayatımızın her yerinde, kaçma şansımız da yok. Matematiği iyi olan bireyler bizden biraz daha zeki de değiller. Üstün zekalılık, disleksi ya da zihin geriliği ile de mücadele ediyor olabiliriz. Birkaç kişi aynı miktar para ile alışverişe gittiğimizi düşünelim. Hepimizin aynı malzemelerle geri dönme şansımız yoktur. Herkes kendi ihtiyacına göre alışveriş yapmış, eksiklerini tamamlamıştır. Zihin alıştırmaları çalışmalarımızın da her birimize farklı faydası olmaktadır. Ortak hedefimiz zihnimizi daha fazla çalışır hale getirmektir. 
Sayısal başarısızlığı kabullenmişsek, dışarıdan bilgi içeriye giremez, içerideki bilgileri de dışarıya çıkaramayız. Bu duruma zihin kilitlenmiş diyoruz. Nasıl ki kilitli kapıdan giriş çıkış olmazsa kilitli beyinden de giriş çıkış olmuyor. Zihin alıştırmaları yapılarak bu kilitler açılıyor. Öğrenmeye, başarmaya başlayan bireylerde de öğrenme isteği ve mutluluk artıyor. Amacımız matematik sevmeyen öğrencilerimizi matematik ile barıştırmak, başarılı öğrencilerimizi biraz daha ileriye taşımak, çalışmalarımızı yapan herkesin hızlı ve aktif zihnini kullanabilmesine katkı sağlamaktır. 
Temelimiz iyi değilse ömür boyu kâbusumuz oluyor. Okulöncesi dönem öğrenmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu yüzden iki farklı çalışma hazırladık. 
1) 0-6 yaş Zihin Alıştırmaları, 2) 7&apos;den 77&apos;ye Zihin Alıştırmaları 
7&apos;den 77&apos;ye Zihin Alıştırmaları 
* Matematikten korkmak istemiyorum 
* Matematiği sevmiyorum 
* Matematik temelim yok 
* Başarısızlıktan özgüvenimi kaybettim 
* Sınavlarda verilen süre yetmiyor 
* Temelim daha sağlam olsun 
* Dikkatimi toplayamıyorum 
* Okuduğumu anlayamıyorum 
 
* Olaylar arasında bağlantı kurup hızlı kararlar verebilmeliyim 
* Uzun saatler değil, kısa zamanda etkili çalışmalıyım 
* Zihnimi etkili olarak kullanmalıyım 
* Testlerde işlem yaparken zaman kaybetmemeliyim 
* Zihnimi sözel derslerde de hızlı kullanmalıyım 
* Öğrenmeyi öğrenmeliyim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173510d9-7074-4162-9cfd-15667a0036ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Parmaklarımızın Ucunda - 1</image:title>
            <image:caption>Matematik hayatımızın her yerinde, kaçma şansımız da yok. Matematiği iyi olan bireyler bizden biraz daha zeki de değiller. Üstün zekalılık, disleksi ya da zihin geriliği ile de mücadele ediyor olabiliriz. Birkaç kişi aynı miktar para ile alışverişe gittiğimizi düşünelim. Hepimizin aynı malzemelerle geri dönme şansımız yoktur. Herkes kendi ihtiyacına göre alışveriş yapmış, eksiklerini tamamlamıştır. Zihin alıştırmaları çalışmalarımızın da her birimize farklı faydası olmaktadır. Ortak hedefimiz zihnimizi daha fazla çalışır hale getirmektir. 
Sayısal başarısızlığı kabullenmişsek, dışarıdan bilgi içeriye giremez, içerideki bilgileri de dışarıya çıkaramayız. Bu duruma zihin kilitlenmiş diyoruz. Nasıl ki kilitli kapıdan giriş çıkış olmazsa kilitli beyinden de giriş çıkış olmuyor. Zihin alıştırmaları yapılarak bu kilitler açılıyor. Öğrenmeye, başarmaya başlayan bireylerde de öğrenme isteği ve mutluluk artıyor. Amacımız matematik sevmeyen öğrencilerimizi matematik ile barıştırmak, başarılı öğrencilerimizi biraz daha ileriye taşımak, çalışmalarımızı yapan herkesin hızlı ve aktif zihnini kullanabilmesine katkı sağlamaktır. 
Temelimiz iyi değilse ömür boyu kâbusumuz oluyor. Okulöncesi dönem öğrenmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu yüzden iki farklı çalışma hazırladık. 
1) 0-6 yaş Zihin Alıştırmaları, 2) 7&apos;den 77&apos;ye Zihin Alıştırmaları 
Okulöncesi 0-6 yaş Zihin Alıştırmaları 
* Okulöncesi zaman boş geçmesin 
* Beynin en etkili kullanıldığı zaman diliminde mantıksal-matematiksel hafıza ve zekasını geliştirsin 
* İlköğretime hazırlansın 
* Zihinsel gelişsin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e707a29-b5c0-433f-9a67-5a561750ffcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Süreyya Ciliv: Global İş Dünyasında Sıradışı Bir Lider</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında pek çok lider görevini layığıyla yerine getirmek için gayret gösterir ancak kimileri vardır ki yıllar sonra dahi adından ve başarılarından söz ettirir. 
Peki, bu kişilerin farklı yönleri ve onları öne çıkaran özellikleri nelerdir? 
Çalışanlarıyla ekip olmayı bilen, önceliğine “insan”ı koyan bir lider nasıl yetişir? 
Ankara Fen Lisesi yıllarından ODTÜ’ye, Harvard Business School’dan Microsoft Türkiye’ye ve oradan da Turkcell’e uzanan sıradışı bir hikâye Süreyya Ciliv’inki… Göçlerle şekillenen, ülkenin içinde bulunduğu zorlu koşullara rağmen ilime sarılan, nihayetinde hayata ve yeniliklere karşı hiç dinmeyen merakı, geleceği şimdiden görebilen vizyonu ve teknolojiye inancıyla daima ileriyi hedefleyen bir yolculuk… 
Süreyya Ciliv hayatının görünen-görünmeyen, yanlış bilinen taraflarını, Vehbi Koç’tan burs isteyip de neden geri çevirdiğini, ABD’de cebinde 5 centle geçen günleri, girişimciliğe nasıl soyunduğunu, Bill Gates ile çalışmayı nasıl bıraktığını, Turkcell’deki ilk aylarında neden kovulduğunu ama yine de direnip nasıl harika bir takım oluşturduğunu, Turkcell’i nasıl global bir şirket hâline dönüştürdüğünü, en çok da Türkiye’nin teknoloji ve bilgi alanında ilerlemesi için nasıl çabaladığını tek tek anlattı; Fırat Demirel kaleme aldı. 
Türkiye’de mobil geniş bant ve fiber optik çağını başlatarak ülkenin teknolojik ve ekonomik kalkınmasına kalıcı bir iz bırakan, liderliğiyle binlerce kişiye rol model olan, Doğu’ya yatırımın ve sosyal sorumluluk projelerinin önünü açan; özetle bir kıvılcım olarak gittiği yurt dışından Türkiye’nin her köşesine sirayet eden bir alev olarak dönen bir lider... 
Eğer içinizde teknoloji ve bilimin ışığında, insanlara daha fazla değer vererek, gençlere ve öncelikle kendinize güvenerek dünya çapında işler yapma ateşi varsa bu kitap tam size göre...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9958b8de-625d-45cc-b4b3-59732dabb282.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçılık - Doğuş</image:title>
            <image:caption>İTTİHATÇILIK NASIL DOĞDU? 
Bir fikir, bir hareket, bir ruh. 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde ateşle yoğrulan, Avrupa’da esen hürriyet rüzgarları ve ülke içindeki istibdat rejimi arasında kalmış, kutsal saydıkları vatan için canla başla mücadele eden o nesil… 
 
İbrahim Temo, İshâk Sukuti gibi isimlerin başlattıkları mücadeleyi Paris’te devam ettiren, 1908 sonrasında Hürriyetin Babası gibi oldukça iddialı elkaplarla hitap edilen; Ahmed Rıza 
 
Genç yaşında vapura binip Paris’in yolunu tutan, Selanik’te Hoca Mehmed, İzmir’de Tütüncü Yakup Ağa müstearlarıyla İttihatçı mücadelesini sürdüren; Dr. Nâzım 
 
Şehzadelerin doktoru, 1905’te adeta yıkılan İttihatçılığı kurduğu sistemle yeniden ayağa kaldıran, teşkilatçılık denilince akla gelen isim; Dr. Bahaeddin Şakir 
 
Triumvira tamlamasının ilki, İttihatçılığın beyni, bir örgüt ustası, teşkilatın ruhu; Talat 
 
Çetecilerin korkulu rüyası, Manastır Şubesinin kurucusu, Meşrutiyet’in Hürriyet Kahramanı; Enver 
 
İttihatçılıkla özdeşleşen üçlünün; Ekânîm-i Selâse’nin üçüncüsü, İttihatçılığın vücut bulduğu isim; Cemal 
 
Henüz mektep sıralarında başlayan hürriyet mücadelesini Şam’da kurduğu Vatan ve Hürriyet Cemiyeti ile taçlandıran, istikbaldeki Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu; Mustafa Kemal 
 
İttihatçılığın hatibi, ateşli nutukların aranan ismi, yerinde duramayan; konuştuğunda herkesin ağzı açık dinlediği şair ve hatip; Ömer Naci 
 
İttihatçılık: Doğuş’ta tarihçi Süleyman Tekir, İttihatçılık fikri ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin doğuşunu devrin sekiz önemli portresi üzerinden inceliyor. Daha önce gözden kaçırılan pek çok detayı ustalıkla yakalayan Tekir’in akıcı anlatımıyla kendinizi 20. Yüzyılın Osmanlı İmparatorluğu’nda bulacak, fedailerin, çetecilerin, hatiplerin ve hürriyetperverlerin arasına karışacak ve hürriyet rüzgârlarını soluyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b765e9-a5c0-4bac-9e0d-62f98518c836.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorlar Yataklarında Ölmez</image:title>
            <image:caption>Roma devletinde cumhuriyet, Iulius Caesar’ın “ömür boyu diktatör” unvanı almasıyla ilk ciddi darbesini aldı ve üç kıtaya yayılan topraklar üzerinde bir imparatorluk yönetimi kurulmasının tohumları atılmış oldu. Sınırları bilinen dünyanın sınırlarına denk bu devlet çok geçmeden tek kişi tarafından tek elden yönetilecekti. Roma tahtı ışıltılı olmakla birlikte bir o kadar da karanlık bir yön barındırıyordu: Bu makam kendisine sahip olmak isteyenlere adeta dünyanın faniliğini hatırlatacak şekilde sıkıntılı sonlar sunuyordu. 
Pek az Roma imparatoru doğal sebeplerden ölmüştü. Çılgın Caligula tiyatrodan çıkarken, Caracalla da ihtiyacını giderirken suikasta uğramıştı. Caesar en yakınında bulunanlar tarafından yirmi üç kez hançerlenmiş, Otho ise bir et kancasına takılarak Tiber Nehri’ne atılmıştı. İmparatorlar her ne kadar dünya hâkimiyetine talip olabilecek bir kudrete sahip olsalar da tahttan indirilme tehlikesi her an kapıda bekliyordu. 
İmparatorlar Yataklarında Ölmez, MÖ 44’te öldürülen Iulius Caesar’dan MS 476’da tahttan feragat eden Romulus Augustulus’a kadar başa geçmiş bütün Roma imparatorlarının bu dünyadaki son anlarına eğiliyor. Bunu yaparken imparatorların ölüm biçimlerinin hayatlarına dair neler anlattığını da işaret ediyor. Fik Meijer Roma’da imparator olmanın, tehlikelere ve tahtı ele geçirmek için birbiri ardına ortaya çıkan aç gözlü rakiplere rağmen çekiciliğini nasıl koruduğunu gösteriyor. İmparatorlar Yataklarında Ölmez, imparatorların kişisel tarihlerini açık bir şekilde anlatırken, aynı zamanda Roma İmparatorluğu’ndaki siyasi entrikaları ve dramları gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5220024e-f8ac-4658-af33-ef799db2d901.jpg</image:loc>
            <image:title>Mim Mim Grubu</image:title>
            <image:caption>İŞGAL GÜNLERİNDE İSTANBUL’DA BAĞIMSIZLIK İÇİN MÜCADELE EDEN GİZLİ ÖRGÜT: MİM MİM GRUBU 
 
Mondros Mütarekesi sonrasında işgal edilen İstanbul’un genel manzarası işgal güçleri, Türk ahaliye karşı aşırı davranışlarda bulunan azınlıklar, işbirlikçiler, pasif hükümetler, Millî Mücadele karşıtı basın ile şekillenir. Ancak işin aslı tam böyle değildir: İstanbul’un karanlık arka sokakları ve yeraltında bambaşka bir dünya yaşıyor; kalpleri “Vatan” diye atan serdengeçti yürekler sessiz ve derinden istiklal için çalışıyordur. 
 
30 Ekim 1918’deki mütareke sonrasında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) liderleri yurt dışına çıkmış, İTC’nin resmi teşkilatı direnmeye çalışsa da dağılmak zorunda kalmıştı. Ancak İttihatçılar ülkenin en örgütlü gücü olmayı sürdürdü. Çok geçmeden gerek İstanbul’daki gerekse Anadolu’daki işgallere karşı sessiz kalmayacaklarını gösterdiler. 
İTC’nin gayrinizami harp örgütü Teşkilat-ı Mahsusa kadroları harekete geçerek İstanbul merkezli Karakol Cemiyeti’ni kurmuşlardı. Bu cemiyet bir taraftan semt ve mahallelerde örgütlenirken bir taraftan da askerî depolardaki silah ve cephaneyi, İstanbul’da sıkışıp kalmış İstiklal sevdalılarını ve edindikleri önemli istihbari bilgileri Anadolu’da başlayacak direniş hareketine sevk edecek zemini hazırlamıştı. 
16 Mart 1920’de İstanbul’un resmen işgaliyle etkinliği zayıflatılan Karakol Cemiyeti’nin görevini kaldığı yerden sürdürmek üzere Ankara hükümetinin emriyle Mim Mim Grubu hızlıca kuruldu. Grubun esas görevi Anadolu’ya silah ve cephane göndermek; İstanbul Hükümetleri, İstanbul’daki Millî Mücadele karşıtı cemiyetler, fırkalar ve işgal güçleri hakkında istihbarat faaliyetleri yürütmekti. İşgal altındaki şehirde Ankara’nın siyasi, sosyal, ekonomik hedeflerini gerçekleştirmek ve ihtiyaç halinde Türk ahaliyi silahla savunmak grubun diğer asli görevlerindendi. 
Asaf Özkan, birincil ve ikincil kaynaklardan beslenerek kaleme aldığı Mim Mim Grubu: İstanbul’un İşgalinde İstiklal İçin Çalışan Gizli Örgüt ile istihbarat ve gayrinizami harp tarihimizden bilinmeyen bir sayfayı titizlikle ele alıyor. Mim Mim Grubu İstanbul’un en kasvetli günlerine ferahlık getirmek adına kendilerini adayanların gizli kalmış hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c493a6f3-7409-4c19-81dc-cfddb9cb9fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Vatanseverlik Savaşı</image:title>
            <image:caption>SOVYET GÖZÜNDEN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI… 
 
80 milyon civarı insanın hayatını kaybetmesine yol açan, tarihin en ölümcül askerî mücadelesi olan ve bu zamana kadar genellikle Batılı Müttefiklerin gözünden okuduğumuz İkinci Dünya Savaşı, Türkçede ilk kez cephenin diğer tarafından, Sovyetler Birliği’nin gözünden okurlarla buluşuyor. 
 
Rusya’nın önde gelen tarihçileri Aleksey İsayev ve Artyom Drabkin tarafından kaleme alınan Büyük Vatanseverlik Savaşı, 20. Yüzyıl titanlarının girdikleri amansız mücadelenin kalbine iniyor ve savaşı çok yabancı olduğumuz bir pencereden takip etme şansı sunuyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra gizliliği kaldırılan arşiv belgeleri ve dönemin tanıklarıyla yapılan mülakatlar neticesinde ortaya çıkan bu kitap, dört yıl süren dehşetengiz mücadeleyi tüm çıplaklığıyla anlatıyor. 
 
-          Molotov-Ribbentrop Paktı nasıl ortaya çıktı? 
-          Sovyetler Birliği, Alman işgaline gerçekten hazırlıksız mı yakalandı? 
-          22 Haziran 1941’de Stalin nasıl bir güne uyandı? 
-          Kızıl Ordu’nun durumu nasıldı? 
-          Almanlar Moskova önlerinde nasıl durduruldu? 
-          Stalin, Churchill ve Roosevelt’le nasıl anlaştı? 
-          İngiliz ve Amerikan yardımları Sovyet savaş çabasına nasıl etki etti? 
-          Kızıl Ordu Mançurya’da Japonları nasıl mağlup etti? 
Bu ve benzer pek çok soruyu ustalıkla yanıtlayan Büyük Vatanseverlik Savaşı, okurları Doğu Polonya’dan Kiev’e, Leningrad’dan Barents Denizi’ne, Kırım’dan Stalingrad’a ve Berlin’den Mançurya’ya götürürken dünyanın dört bir yanına sıçrayan savaş alevlerini yerinde görme şansı sunuyor. Büyük Vatanseverlik Savaşı, İkinci Dünya Savaşı’na bambaşka bir pencereden bakmak isteyenler için önemli bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ad72f3d-7fbf-4186-a67f-0cb85f642791.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde İnsan Vücudu</image:title>
            <image:caption>İNSAN VÜCUDU HAKKINDA
BENZERSİZ BİLGİLER!

Doğumdan itibaren insan vücudu nasıl oluşur? Hareket etmemizi sağlayan kemikler ve kaslar nasıl çalışır? Yediğimiz besinler bizi nasıl hayatta tutar? Sinirlerimiz vücudumuzun farklı yerlerine hangi yöntemlerle elektrik sinyalleri gönderir? İnsan neden hıçkırır? Akıl, bilinç ve hafıza nedir, nasıl çalışır? İnsan hangi sebeplerden dolayı hasta olur ve hangi yollarla iyileşir? Yaşlanmak bir zorunluluk mudur? Böbreküstü bezleri vücudu hangi tehlikelere karşı hazırlar? Gözyaşının kaynağı nedir? İnsan vücudunun hayvanlarla ortak noktaları nelerdir? Sonsuza dek yaşayabilecek bir vücut bir gün mümkün olacak mıdır?

Sıradan gibi görünen vücudumuz aslında inanılmaz özelliklere sahiptir. Doğum anından ölüm anına kadar bir vücut incelendiğinde, mükemmel biçimde çalışan bir makine görmek mümkündür. Her makine gibi bu makine de zaman zaman bakıma ihtiyaç duyar, bazı aksamalar yapabilir ve nihayet çalışmaz hâle gelebilir. Tüm bu süreçler arasında insan vücudunu incelemek ise dünyanın en büyüleyici işlerinden biridir.

Dakikalar İçinde İnsan Vücudu; 200 temel kavramı açıklarken, sindirimden bağışıklığa, sinirden üremeye kadar vücudun bütün sistemlerini kolay anlaşılır görseller eşliğinde inceliyor. Hem hızla okunabiliyor hem de unutulmaz bir öğrenme zevki veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11437ad6-7822-4573-868d-2f303250417a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün Türk’le Savaşı</image:title>
            <image:caption>TÜRKLERİN KENDİ SOYDAŞLARIYLA
ASIRLIK MÜCADELELERİ 

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu, Prof. Dr. Saadettin Yağmur Gömeç, Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç, Dr. Başak Kuzakçı, Prof. Dr. Osman Karatay, Prof. Dr. Muallâ Uydu Yücel, Prof. Dr. Ergin Ayan, Prof. Dr. Erkan Göksu, Prof. Dr. Altay Tayfun Özcan, Prof. Dr. Hayrunnisa Alan, Prof. Dr. Feridun M. Emecen, Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu, Prof. Dr. Mehmet Alpargu, Prof. Dr. Sadullah Gülten, Prof. Dr. M. Bilal Çelik 

Tarih boyunca pek çok Türk devletlerini kuran ve yıkan aktör, yine bir başka Türk unsurudur. Göktürklerin yıkılıp Uygur Kağanlığı’nın kurulması, Büyük Selçuklu Devleti’ni yıkılışa götüren Oğuz İsyanı, Osmanlıyı derinden sarsan Timur istilası ve diğer pek çok örnekte kurucu güç ile yıkıcı gücün aynı olduğu görülür. Türkler; konar-göçer, özgürlükçü ve teşkilatçı özelliklerine sahip çıkarak devletler kurmuşlar, bu devletler yine aynı özellikler nedeniyle yıkılmışlardır. Böylece ortaya tarihçiler ve araştırmacılar açısından peşine düşülmesi gereken son derece zengin konular çıkmaktadır.

Türkler, yayıldıkları geniş alanlarda nasıl hâkimiyet kuruyorlardı? Türk tarihinde ilk bölünme nasıl gerçekleşti? Türk iktidarlarında hep benzer mücadeleler mi görülüyordu? I. Kılıçarslan ile Danişmend Gazi, Yıldırım Bayezid ile Emir Timur, Şah İsmail ile Sultan Selim arasındaki mücadeleler nasıl değerlendirilmeli? Osmanlıların fetret dönemindeki taht yarışından nasıl dersler çıkarılabilir? 

Her biri kendi alanında uzman olan tarihçileri bir araya getiren Türk’ün Türk’le Savaşı, Türklerin uzun asırlara yayılan kendi soydaşları ile mücadelelerini incelemesi açısından bir ilk özelliği taşıyor. Mevcut tarih çalışmalarından yöntem ve içerik yönüyle ayrılan bu çalışma, Türk tarihinin bütünlüğü içerisindeki ayrışmaları, yol ayrımlarını ve yeniden doğuşları tarihsel hakikat çerçevesinde ortaya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ec21817-d684-4dba-b3ff-c9d8f9a50006.jpg</image:loc>
            <image:title>Montessori Potansiyeli</image:title>
            <image:caption>HER BİR ÇOCUK
NEDEN MONTESSORİ EĞİTİMİNİ HAK EDER? 
 
Son yıllarda pek çok psikolog ve çocuk gelişimi uzmanı, ebeveynlere çocuklarının bağımsızlık geliştirmelerine izin vermeleri için âdeta yalvarıyor. Ancak çocuklarını yönlendirmeden, kontrol etmeden ya da çocuklarının performansları hakkında yorum yapmadan kendi başlarına hareket etmelerine izin vermek ebeveynler için her zaman kolay olmuyor. 
Daha da kötüsü, yaşına uygun makul sorumluluklar vermek yerine, çocuklar devamlı aktiviteden aktiviteye koşturmaya, daha fazla ödev yapmaya ya da kendilerine dijital dünyada eğlence bulmaya teşvik ediliyor. Ezberlemeye, notlara ve testlere ağırlık veren geleneksel eğitim metodu ise çocukları hayata hazırlayan temel becerileri geliştirmekte başarısız kalıyor. Oysa bu tür temel becerilerin doğal gelişimini etkili şekilde destekleyen bir eğitim sistemi var: Montessori. 
Dr. Montessori, insanlar büyürken içlerinde onları harekete geçiren bir kılavuz olduğu görüşündeydi ve yetişkinlere çocukların sağlıklı gelişimini teşvik etmek için bu içsel rehberlere karşı çıkmamalarını, aksine onlarla çalışmalarını öneriyordu. 
Peki, Montessori pratikte nasıl çalışıyor ve neden önemli?
Geleneksel eğitim modelinden hangi yönlerde ayrışıyor? 
Montessori Potansiyeli, Montessori sınıflarına açılan bir pencere olup yaklaşımın tarihini, çerçevesini ve gücünü okurlara aktarıyor. Yıllarını Montessori’ye adamış Paula Polk Lillard’ın kızı, Montessori eğitim uzmanı Paula Lillard Preschlack bir yandan deneyimlerini paylaşıyor, bir yandan gerçek yaşam hikâyeleri üzerinden Montessori’yi herkese anlaşılır kılıyor. 
Montessori yaklaşımının evde ya da okulda her yaştan çocuğa nasıl uygulandığını, Montessori’yi herkes için nasıl erişilir hâle getirebileceğimizi ve Montessori ile çocukların birer yetişkin olduklarında ihtiyaç duyacakları becerileri güçlendirmeleri arasındaki sıkı ilişkiyi gösteren kapsamlı bir kitap... 
 
Ebeveynler, öğretmenler, eğitime gönül verenler… Çocukların mutlu, uyumlu bir eğitim almasını ve kendilerini bekleyen her türlü zorlukla yüzleşebilecek yetişkinlere dönüşmelerini istiyorsanız bu kitap sizin için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db182ea8-f65f-49fa-b993-775f1487fe05.jpg</image:loc>
            <image:title>Rob ile Çiziyorum</image:title>
            <image:caption>Rob Biddulph’un 3 kitaplık Rob ile Çiziyorum serisi, Esra Kökkılıç çevirisiyle küçük sanatçılarla buluşuyor. 
 
Kronik Çocuk, rengârenk bir seriyle yola devam ediyor: Rob ile Çiziyorum. Youtube’da yayınladığı videolarla çocukların ve ebeveynlerin birlikte eğlenceli vakit geçirmesini sağlayan Rob Biddulph kısa sürede fenomen oldu. Herkesin çizim yapabileceğine inanan Biddulph, oldukça basit ve anlaşılır yönlendirmelerle seni içindeki sanatçıyı keşfetmeye çağırıyor! 
 
Birbirinden eğlenceli karakterlerden oluşan tayfayla farklı dünyalara açılmaya hazır mısın? Bu macerada sana korsan penguenler, ormandaki en iyi ayılar, mini dinozorlar, başka evrenlerden yaratıklar eşlik edecek. Üstelik kitabın sonunda seni bekleyen bir sürpriz var. 

***
Kronik Çocuk’tan yepyeni bir seri: Rob ile Çiziyorum. 
 
Ödüllü yazar ve çizer Rob Biddulph ile tayfası, herkesin çizim yapabileceğine inanıyor ve küçük sanatçılara büyük eğlence vadediyor. 
 
YouTube kanalındaki videolarıyla fenomen hâline gelen Rob Biddulph, kolay alıştırmalar ve anlaşılır yönlendirmelerle büyük küçük herkesin çizim yapmasına yardımcı oluyor. Eğitimler almanıza, doğuştan yetenekli olmanıza gerek yok! Yalnızca bir kaleme, silgiye, kalemtıraşa ve bolca renge ihtiyacınız var. 
 
Rob ile Çiziyorum sizi gizli yeteneklerinizi keşfetmeye çağırıyor! Bu macerada yalnız da değilsiniz üstelik: dinozorlar, penguenler, ayılar, korsanlar, köpekler… Rob Biddulph ve tayfası sizleri bekliyor! Hadi iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a06dfc-cd1c-4969-8a73-e29024d82463.jpg</image:loc>
            <image:title>Vladimir</image:title>
            <image:caption>Şudur tek dileğim:
Bırakın, bildiğim gibi delireyim.
–Sophokles, Elektra
Ellili yaşlarının sonlarında bir kadın; küçük bir üniversitede ders veren, sevilen bir edebiyat profesörü. Aynı üniversitede öğretmenlik yapan John ile kuralları baştan konmuş, ziyadesiyle özgür bir evlilikleri var. Otuz yıldır işlemiş bu açık evlilik, eski öğrencilerin John’u uygunsuz ilişki ile suçlaması ve hakkında soruşturma başlatılmasıyla arıza veriyor. Kızı ve öğrencileri ondan kocasını terk etmesini bekliyor. O ise sadece evliliğini değil, görünüşünü, kariyerini, kendine dair her şeyi sorguluyor. Tüm bu çalkantılar ve dinmeyen kampüs dedikoduları yetmezcesine, isimsiz anlatıcımızın kampüse misafir öğretmen olarak gelen genç, şöhretli ve evli roman yazarı Vladimir’e karşı saplantısı her geçen gün büyüyor.
Julia May Jonas birçok dile çevrilen cesur ve sarsıcı ilk romanı Vladimir’de bizi ahlaki koşullanmaların insan kalbinin dürtüleriyle çarpıştığı bir bölgeye götürüyor. Karanlık mizahla yoğrulmuş bu kışkırtıcı roman, mahrem dünyalarımızı kaplayan mayın tarlasının haritasını ustalıkla çıkarırken iktidar ile arzunun arasındaki gri bölgeyi gözler önüne seriyor.
“Nefes kesen bir ilk roman: gösterişli, sert ve über kışkırtıcı.” –Lily King
“Yılın En İyi Kitabı” seçkilerinde
Washington Post, Guardian, Time, NPR, Kirkus ve Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e6f7aa-a49b-4e43-b11c-6cdfb3e99fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şakir Paşa Ailesi</image:title>
            <image:caption>Fahrünnisa Zeyd, Füreya Koral, Aliye Berger, Nejad Devrim gibi tanınmış sanatçılar, Halikarnas Balıkçısı-Cevat Şakir gibi İzzet Melih Devrim gibi yazarlar, Suat Şakir ve Şirin Devrim gibi tiyatrocular...
Hepsi de tek bir ailenin fertleri. II. Abdülhamid döneminde önemli görevlerde bulunmuş Şakir Paşa’nın çocukları, akrabaları.  
 
Türkiye tarihinin belki de en ilginç ailelerinden biri olan Şakir Paşa ailesinin hikâyesini bizzat içlerinden biri, Şirin Devrim anlatıyor. Büyükada’daki köşkte geçen çocukluğu Osmanlı’nın yıkıldığı, Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı ve Cumhuriyet’in kurulduğu günleri kapsıyor. Şirin Devrim ‘şahane çılgınlar’ diye hatırladığı aile bireylerinin hikâyelerini yakın tanıklardan biri olarak anlatıyor bize. Annesi Fahrünissa Zeyd, dayısı Cevat Şakir, kardeşi Melih Devrim… Çanakkale kahramanı Osmanlı subayları, zamanının tanınmış gazetecileri günümüzün unutulmayan sanatçıları. Onlar Şirin Devrim’in anılarında babacan aile büyükleri, tutkularının peşinde bir anne, başına buyruk bir kardeş olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797764fe-e4d8-4cc1-bb82-49995d5d5d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Elbow Sokağı’na Hoş Geldiniz, 
burası büyülü, ürkütücü ve ölümcül şeylerin gizli yuvası. 
 
Pip her zaman uyum sağlama konusunda endişeli bir çocuktur ve komşuları vampirler, periler ve hayaletler olunca durum daha kötü hâle gelir. Bunlar yetmezmiş gibi bir de nereden geldiği belli olmayan ve insanların ruhlarını çalan gizemli bir ruh hırsızı vardır. Ruh hırsızı Pip’in ailesine saldırır ve onları kurtarmanın tek bir yolu ruh hırsızını yok etmektir. Ama önce Pip’in hırsızı bulması gerekmektedir. 
  Yeni arkadaşları Fliss ve onun köpeği Benekli ile bu ölümcül gizemi çözmek için yola çıkar ve bu yolda hortlaklar, kurt adamlar ve inanılmaz derecede küflü peynir gibi şeylerle karşı karşıya gelir. Çünkü Pip ve Fliss on üçüncü doğum günlerinden önce ruh hırsızını durduramazlarsa onların da ruhu çalınacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8be04a-1425-4d1a-9125-e28ad7049925.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Şeker Fabrikası</image:title>
            <image:caption>Serinin ikinci kitabı olan Geveze Kedi’de Rose ailesine ait Büyülü Tarif Kitabı’nı uluslararası bir yarışmada geri almıştı. Rose artık ünlü biridir hatta öyle ünlüdür ki Mostess Holding’in sahibi Bay Butter, şirketinin atıştırmalık kekleri için yeni ve büyülü tarifler geliştirmesi adına Rose’u kaçırır. Bay Butter’ın planı büyülü mini kekler ve ay sandviçleriyle dünyayı ele geçirmektir. 
Kardeşleri, konuşan kedisi ve faresiyle ve inanılmaz fırıncılar takımı ile Rose, Bay Butter tek bir büyülü kekle tüm medeniyeti yok etmeden önce onu durdurmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c0e2ff-6c06-402f-8e0c-cc72d23b638a.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Hatıra Mülakatları</image:title>
            <image:caption>“Asrımızın büyük adamı Türk’tür; ve bu Türk de Mustafa Kemal Paşa’dır…” 
İtalyan şair, devlet adamı, gazeteci, oyun yazarı Gabriele D&apos;Annunzio’nun sözleri bunlar.  
Atatürk’ün Hayatı’nı Cumhuriyet tarihimiz ile birlikte okumak esasen yadsınamaz bir zorunluluk olarak değerlendirilebilir. Onun hayatına ilişkin ana kaynaklardan biri ise şüphesiz kendi anlattıkları ve yazdıklarıdır. 
Ruşen Eşref’in (Ünaydın) ,  1918 yılında, henüz genç bir gazeteci iken, Atatürk ile Çanakkale Savaşları hakkında yapmış olduğu mülakat ve 1926 yılında, Siirt Mebusu Mahmut ve Falih Rıfkı’nın (Atay), Ankara&apos;da çıkan &quot;Hâkimiyeti Milliye&quot; ile İstanbul&apos;daki &quot;Milliyet&quot; gazeteleri için Atatürk’ün hatıraları ile ilgili yapmış oldukları mülakat da bu niteliktedir şüphesiz. 
1918 yılında, Ruşen Eşref’in Atatürk ile yaptığı mülakat, Yeni Mecmua’nın Çanakkale Özel Sayısı’nda “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat” adı ile yayımlanmıştır. Bu mülakat daha sonra,  “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat” adıyla, İstanbul Hamit Matbaası tarafından 1930 yılında yayımlanmış olup, müteakiben çeşitli baskıları da yapılmıştır. 
1926&apos;da, Siirt Mebusu Mahmut ve Falih Rıfkı’nın, Ankara&apos;da çıkan &quot;Hâkimiyeti Milliye&quot; ile İstanbul&apos;daki &quot;Milliyet&quot; gazetesi için yaptıkları mülakatın  ilk bölümü 13 Mart 1926’da yayınlanmıştır. Daha sonra, Falih Rıfkı, 19 Mayıs’ın 25. Yıldönümü olan 1944 yılında bu mülakatın bir bölümünü “19 Mayıs” adı altında kitap olarak yayınlamış olup, sonraki yıllarda çeşitli adlar altında tekrar baskıları yapılmıştır bu hatıraların: “Atatürk’ün Bana Anlattıkları”,”Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri”, “Atatürk’ün Bana Anlattıkları”, “Mustafa Kemal’in Ağzından Vahdettin”, “Atatürk’ün Hatıraları”. 
İşte bu iki önemli mülakatın ilk kez bir arada yer aldığı bu kitabımızda da, gerek Atatürk’ün hayatına ve gerekse Kurtuluş’a ve Cumhuriyet’e giden sürece ilişkin ilişkin önemli detaylar ve bilgiler yine Atatürk’ün anlatımıyla okuyucunun istifadesine sunuluyor. 
Daha önce yayınevimiz tarafından, “Matruşka Kitaplar: Bir Kitap İki Eser” serisinin ilk kitabı olarak yayımlanan, “Atatürk’ün Hatıra Defterleri-Birinci Dünya Savaşı’ndaki Hatıra Defteri-Karlsbad Hatıraları” ile bu konudaki kaynaklara okuyucunun bir arada ve daha kolay ulaşması için ilk adımı atmıştık. 
Cumhuriyetimiz’in 100.Yılı’nı coşkuyla kutladığımız bu günlerde, yine aynı serinin üçüncü kitabı olarak yayımladığımız bu kitap ile de okuyucu için iki kaynağı daha kolay erişilir kılıyoruz. “Atatürk’ün Hatıra Mülakatları-Çanakkale Savaşı Hatıraları-19 Mayıs’a Doğru” adını verdiğimiz bu kitap ile doğru rotada yeni ufuklara, okuyucularımızla birlikte çıktığımız  yolculuğumuz,  devam ediyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d01e0b05-2206-43c1-b925-80eef48053b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Çağ 2</image:title>
            <image:caption>Uzay istasyonunun o kocaman camları arasından dünyaya hem acıyarak hem de pişmanlıkla bakıyordu. İnsanlık yıllar önce bıraktığı noktaya tekrar adım adım varıyordu. Karanlık yeryüzünün çatlaklarından sinmiş, güce tapanların kibri yüce dağları aşmıştı. Artık dönüşü yoktu, dünya bin yıllar sonra yine aynı elim hastalığa yakalanmıştı. Adı insan olan bu maraz güçle beslenmiş, kibirle bilenmiş, hırsın çığırtkanlığı ile dört bir yana yayılmıştı. Dünya başına gelecekleri biliyordu, bu ne ilk ne de sondu. Kahredici bir tanıklıktı bu yaptığı, her seferinde daha derinden acıtan. 
  Derin bir iç çekti, belki de son kez bu kadar masum, belki de son kez bu kadar sakindi dünya. Ataları yıllardır insanlığın barışı için yitiriyordu ömrünü. Ama artık yitecek bir ömür savaşacak bir takat kalmamıştı. Yenik ruhlar esir olmuştu bir hainin elinde. Ne kadar acıydı yıllarca bir haini barındırmak ne kadar acıydı tüm emellerinin gözünün önünden bir yıldız gibi kayıp gitmesi. Ama biliyordu, acıdığı yerden kalbinin, yıldığı yerden ruhunun doğacaktı umut, bitti denilen yerden, sınarken zayıf yürekleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a9804c1-881c-4c8c-be65-071fd3da9736.jpg</image:loc>
            <image:title>Fa’nın Gözünden Bak</image:title>
            <image:caption>Neyi, neden yaptın, yapıyorsun, yapacaksın? 
İyi veya çok iyi bir insan olmak sağlıklı bir durum mudur? 
Kalp kırmak ile ego kırmak aynı mıdır? 
Bilinçaltının çalışma prensibini yeterince biliyor musun? 
Yaratıcı ile bilinçaltı arasındaki ilişki nedir? 
Neden dualarda emir kipi kullanılır? 
Dünyadaki tüm sorunların ana kaynağı nedir? 
Doğrularının tam tersinin doğru olabilme ihtimaline açık biri misin? 
Öz sevgi ve egoistlik kavramları aynı mıdır? 
Düşüncelerini kısmen de olsa kontrol edebiliyor musun? 
Ergen bir egoya mı sahipsin yoksa olgun bir egoya mı? 
Herkes hak ettiği gibi mi yaşıyor? 
Herkesin başını yastığa koyup gözlerini kapadığı dünya aynı dünya mı? 
Hem çokluktan hem teklikten bakabilenlerden misin? 
Herkes sihirli bir değneğe sahip ve sadece bazıları bunun farkında olabilirler mi? 
Sorular burada cevaplar içinde. 
Kitabın mı içinde, senin mi içinde?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e73118d-47df-4e75-9f8d-8495462d0591.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Fino</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla vakit geçirmek isteyen Fil Fino, onlardan iri göründüğü için oynanan bütün oyunları kaybediyor bu da onun mutsuz olmasına sebep oluyordu. Acaba ormandaki diğer arkadaşlarından farklı görünmesi kötü bir şey miydi, yoksa tüm bu farklılıklar ormanı güzelleştiriyor muydu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3344c456-05b7-4473-ad14-98365b9e62ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kali</image:title>
            <image:caption>“Saddhu bu sözlerin ne olduğunu Brajlal&apos;a orada, Ganj&apos;ın kıyısında söylemedi. Çünkü bazı kelimeler karanlığa daha çok yakışırdı.” 
  Evladını kaybetmiş birinin intikamı çok acı olabilir ancak kadim mitlerin satır aralarında kalmış bir ruhu geri döndürmenin bedeli bundan daha ağır olabilir. Demir Barlas ikinci kitabı Kali&apos;de bizi, mitolojik bir anlatının peşinden giderek gerçek acılarla yüzleştiriyor. Kali’yi okurken acıları ve hatta korkuları zihninizde hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/310c12d3-52e7-4491-84d5-8226d6a39535.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevler Kenti</image:title>
            <image:caption>Sadakat, ihanet ve onur gibi klasik temaları işleyen Alevler Kenti, Jon Land’e göre Amerika’nın yaşayan en büyük suç yazarı” Don Winslow’dan Baba, Kumarhane ve Sıkı Dostlar gibi büyük romanların geleneğini sürdüren çağdaş bir başyapıt, heyecan verici bir destan. 
 
İki suç imparatorluğu birlikte tüm New England’ı kontrol etmektedir. Ta ki güzel bir kadın İrlandalılarla İtalyanların arasına girip birbirlerini öldürecekleri, bir ittifakı yok edecekleri ve kenti alevler içinde bırakacakları savaşı başlatana kadar. 
 
Danny Ryan daha “yasal” bir hayatın ve gün ışığı altındaki bir yerin özlemini duymakta. Kanlı çatışmalar, ceset üstüne ceset yığıp kardeşi kardeşe düşman ederken Danny kendi sınırlarını aşmak zorunda. Korumaya yemin ettiği ailesini ve ailesi gibi sevdiği arkadaşlarını kurtarmak için hem lider hem acımasız bir stratejist hem de kazananların hayatta kalıp kaybedenlerin öldüğü hain bir oyunun ustası olur. 
 
Providence’ın cesur sokaklarından Hollywood’un ışıltılı ekranlarına ve Las Vegas’ın altın kumarhanelerine, iki rakip suç ailesi yalnızca birinin ayakta kalacağı bir savaşı tetikler. Kazanan hanedanlık kuracaktır. 
 
“Mükemmel. Son derece kıvrak bir zekânın ürünü bir üslup. Alevler Kenti bir çırpıda coşkuyla okunacak bir yapıt.” 
–Stephen KING 
 
“Alevler Kenti, Baba’dan (Puzo) bu yana yazılmış en iyi gangster romanı.” 
–Steve CAVANAGH, Eddie Flynn serisinin çok satan yazarı 
 
“Don Winslow suç romanların en iyileriyle boy ölçüşebilir: Mario Puzo, George Higgins, Elmore Leonard. Kötü adamlar konusunda çok başarılı ve Alevler Kenti onun şimdiye kadarki en acımasız kitabı. Mutlaka okumalısınız.” 
–Joe HILL, New York Times çok satan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b77d4e0-3305-4ec6-b423-03c4cdb6d2d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolun Süper Yıldızları - Van Dijk Gerçekler, Hikayeler, İstatistikler</image:title>
            <image:caption>Surinam asıllı Hollandalı Virgil van Dijk, bir restoranda bulaşıkçılık yaparken dünyanın en iyi savunma oyuncularından biri hâline geldi. Onun, Celtic ve Liverpool’da oynamasını sağlayan en önemli özellikleri nelerdi ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dddf929-cbb0-414f-a3fb-7d96532e01ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruffles ve Kırmızı Montu</image:title>
            <image:caption>Ruffles yeni montunu hiç sevmiyor. 
Hiç... 
belki biraz… 
şu kadarcık. 
Hayır. 
Hayır. 
Hayır. (Punto giderek büyüyecek.) 
 
Fakat Ruffles, arkadaşı Ruby ile dışarıda oynamak istiyor. Belki montunu giymesi hiç de kötü bir fikir olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4921cdc-a0a5-4f97-b7be-264a34f56972.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruffles ve Yavru Kediler</image:title>
            <image:caption>Ruffles yavru kedileri sevmiyor ve hiçbir şeyini onlarla paylaşmak istemiyor. 
 
Ne yemeğini… 
ne minderini… 
ne kemiğini… 
ne topunu… 
ne değneğini… 
ne de büyük mavi battaniyesini! 
 
Belki yavru kediler Ruffles’a paylaşmanın güzelliğini öğretebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/487a91e2-a1f7-4ee8-9fcf-4fccbb0b63f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz</image:title>
            <image:caption>İnsanların tek tip giyindiği, isim yerine numaralarla anıldığı, çalışmaktan ibaret hayatlarında tutkularını bile belli bir zaman çizelgesine göre yaşamak zorunda olduğu Tek Devlet iktidarı diğer gezegenlere ulaşmak için bir uzay aracı inşa etmektedir. İntegral adlı bu uzay aracının başmühendisi D-503, bu proje sürecinde bazı notlar alıp kayıt tutarak bir günlük yazmaya başlar. İlerideki meçhul okurları için tuttuğu bu günlüğe yazdıkça Tek Devlet’in düzenlemelerinde bazı terslikler olduğunu fark eder fakat bunu kabullenmekte güçlük çeker ve rüya hastalığına yakalandığı sonucuna varır. Bu sırada yaşanan tuhaflıklarsa, bir yandan İntegral için çalışmaya devam edip diğer yandan sözde hastalığıyla başa çıkmaya çalışan D-503’ün düşüncelerinin iyice bulanmasına neden olacaktır. 
 
Biz, yazarının ülkesinde uzun yıllar yayımlanamazken dünyadaki pek çok bilimkurgu yazarına ilham veren, distopya edebiyatının mihenk taşına dönüşen romanlardan biri.  
 
“Bugüne dek yazılmış en iyi bilimkurgu eseri.” 
 
Ursula K. Le Guin 
 
“Bu, aslında Makine üzerine, insanın düşüncesizce şişesinden çıkardığı ve bir daha yerine sokamadığı cin üzerine bir çalışma.” 
 George Orwell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138eb53a-902e-417e-8f03-5bc1e2a808d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Evaristo Carriego</image:title>
            <image:caption>“Evaristo Carriego adının bundan böyle Arjantin yazınının ecclesia visibilis’inde yerini alacağına ve yazınımızın tüm saygın kurumlarının –retorik dersleri, antolojiler, ulusal yazın tarihi– bu adı anmadan edemeyeceklerine inanıyorum. Ayrıca inanıyorum ki Carriego, en doğru ve seçkin ecclesia invisibilis’in parçası ve dört bir yana yayılmış şiire iman edenler cemaatinin üyesi olacaktır. Ve şuna da inanıyorum, bu değerli üyeliği ona kazandıracak yapıtındaki hüzünlü çığlıklar olmayacaktır. Burada işte bu savları temellendirmeyi amaçladım.” 
 
Borges, Buenos Aires banliyölerinin aykırı düşünürü, Latin argosunun uzmanı, kütüphanecilerin sonsuz toplamı, Ön Asya ve Palermo’nun nadir harmanı, Chesterton ve Carriego, Kafka ve Martín Fierro. Borges, her şeyden önce büyük bir şair. 
 
Ernesto Sabato</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed0a07d-900d-4838-b0d0-28131a72ee38.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriye’de Bir Türk Basketbolcu</image:title>
            <image:caption>Kemal Canbolat… 
Suriye’nin Al Wahda takımında ve Suriye milli takımında forma giyen Türk basketbolcu… 
“Suriye milli takımında oynamak ister misiniz” sorusuyla başlayan yolculuğu, ona sadece bir ülkenin spor kapısını değil, iç savaşın yaşandığı bir toplumu tarihiyle, sosyo-ekonomik karakteriyle, kültürüyle tanıma fırsatını da sağladı. 
Sporcu olmanın ötesinde, meraklı bir gezgin, uygarlık tarihine duyarlı bir Ortadoğulu, “komşularla barış” isteyen bir Türk olarak Canbolat’ın öyküsü, Suriye iç savaşının sancılarını olanca ağırlığıyla yaşayan Türk toplumu için de çok öğretici bir deneyim niteliğinde… 
Yaşadığı Suriye ile anlatılan Suriye arasında derin bir uçurum gören Canbolat’ın dini yaşamdan siyasete, sosyo-ekonomik durumdan kültür ve sanata uzanan gözlemleri; hele de Türkiye’de sayısı tam olarak bilinemeyen milyonlarca Suriyelinin varlığıyla birlikte daha da önemli hale geliyor. Neden burada olduklarını ve neden gönderilmek istenmediklerini, Canbolat’ın Suriye deneyimiyle daha iyi anlıyorsunuz… 
Dahası, bu siyasi sürecin kimi aktörlerinin “Suriye’de Bir Türk Basketbolcu” olarak Canbolat’ı neden hedef aldıklarına da şaşırmıyorsunuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ee9742c-4ed9-47c3-88fa-e70af98c2e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Eserler 1</image:title>
            <image:caption>Türk müziğimiz kullanmış olduğu nota sistemleriyle, repertuvarının 
zenginliği, melodilerinin ve sözlerinin özgünlüğü ile ülkemizin en önemli 
kültür hazinelerinden biri olmaktadır. Bu hazineyi korumak, yeni 
nesillere öğretmek, sevdirmek, onu tanıtmak, geliştirmek ve uluslararası 
platformlara taşımak en önemli kültür vazifelerinden biridir. 
Türk sanat müziğimiz, Türk halk müziğimizin yanında; ülkemizde her 
kesimden insanın severek dinlediği, eşlik etmekten hoşlandığı bir müzik 
türümüzdür. Türk sanat müziği sözlü eserleri, ülkemizin zengin müzik 
kültürünün bir parçası olmakta; aynı zamanda repertuvarın önemli 
bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu eserlerde bestekârların kullandığı 
zengin melodiler ve güftekârların eserin manasını daha da güzelleştiren 
güfteleriyle, dinleyiciler eşsiz bir müzik yolculuğuna çıkar. Bestekârlar 
sözlü eserleri ortaya çıkarırken genellikle bir güfte şairinin şiirinden ya da 
kendi yazmış oldukları bir şiirden ilham alırlar. Bunun sonucu olarak şiir; 
bestekârın elinde musiki nağmeleriyle uyumlu bir şekilde adeta bir nakış 
gibi işlenerek sözlü eser haline gelir. 
Türk sanat müziğindeki sözlü eser formları Din Dışı Musiki ve Dini Musiki 
formları olarak ikiye ayrılmakta; bu iki formun ise kendi içerisinde küçük 
ve büyük formlar olmak üzere iki ayrı bölümü bulunmaktadır. Ayrıca sözlü 
musiki içerisinde mehter musikimizde önemli bir yere sahip olmaktadır. 
Bu eserler arasında toplum tarafından en çok dinlenen sözlü eserlerden 
biri şarkı formudur. Türk sanat müziğinde yer alan küçük formdaki 
eserler arasında önemli bir yere sahip olan şarkı formunun 19. yüzyıl 
bestekârlarından Hacı Arif bey ve Şevki bey ile geliştiği bilinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e812ca-6a32-4f30-9c51-517c73db6b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Çocuk 1 - Çizgi Roman Kulübü</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam ve Kaptan Düşükdon serilerinin uluslararası çok satan yazarı ve çizeri Dav Pilkey&apos;den yine aşırı komik bir çizgi roman serisi! Naomi, Melvin, Pedro ve Poppy, Kedi Çocuk Çizgi Roman Kulübü&apos;nün yirmi bir şamatacı, komik ve yetenekli yavru kurbağadan sadece birkaçıdır. Küçük Petey, Molly ve Flippy öğrencilerin kendilerini çizgi roman yoluyla kendilerini ifade etmelerini isterler. Fakat yavru kurbağalar hata yapıp geliştikçe sınıfta ve kâğıt üzerinde yaşanan çeşitli aksilikler onlar için bir maceraya dönüşür ve kendilerini hiç beklenmedik şekilde garip ve komik olayların içinde bulurlar. Dav Pilkey’den garip fikirlerin ve komik olayların havada uçtuğu yeni bir seri daha Kedi Çocuk Çizgi Roman Kulubü’ne katılmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b59ab8-3c06-429b-b128-51ab45670a49.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovuk</image:title>
            <image:caption>Alya ve Arda başlarına geleceklerden habersiz gittikleri okul pikniğinde merakla çevrelerini incelerken ahtapota benzeyen dallarıyla ulu bir ağaç görürler. Beklenmedik gelişmeyse Nil ve Doruk’un aralarına katılmasıyla başlar. Bu kez karşılarında dev kovuklu başka bir ağaç vardır ve onlara hayal dahi edilemeyecek sürprizler hazırlamıştır. Hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyime ortak olan bu dört arkadaş acaba okul otobüsüne yetişecek ve ailelerine kavuşabilecekler midir?
Seda Öğretir, Kovuk ile okurlarını nefes nefese bir serüvene davet ediyor.
Sadece heyecan dolu bir serüven mi hayal ediyorsunuz? Hayır! İstanbul kucak açmış tüm sırlarıyla sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0878b7-79f3-422c-a867-92a3bae8001d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Mutlu Sarca</image:title>
            <image:caption>İnsanlar benim gibileri hiçbir zaman kabullenmeyecek, insanlar benden kaçacak, ben de hislerimden.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee882a8-b303-4af4-8934-6c91908c7fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Işık Sarca</image:title>
            <image:caption>“Kalbin ve aklın birbirine bağlı olduğuna inanan birisiyim. Kalbinle onları tanırsın. Aklınla onları yönetirsin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed57d675-c2ba-4b52-b5f7-6827c1b44745.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Koza Sarca</image:title>
            <image:caption>&quot;Yarattığın gerçek adalet sadece korkularından ibarettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819ed436-a12d-4c2c-8c04-c69c7faf3d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Lal Sarca</image:title>
            <image:caption>“Elime bir fotoğraf makinesi verdi, dedi ki, senin sesin fotoğrafların olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2358c5-7832-4a6d-b659-3c4a8e26bc70.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Fransız Edebiyatında Bellek</image:title>
            <image:caption>Bellek nedir? Edebiyat ve bellek arasında nasıl bir bağ vardır? Tüm bu 
sorular insanlığın zihnini yüzyıllardır meşgul etmekle birlikte günümüzde 
bellek; kimliğin oluşumu ve dünyanın kavranışıyla ilgili bir dizi başka soruları 
da gündeme getirmiştir. Bellek, çağdaş Fransız edebiyatında özellikle 
özyaşamöyküleri ve özkurmaca anlatılarda güçlü bir etkiye sahiptir. Belleğe 
ilişkin bu anlatılar bireyin dünyasını biçimlendirirken aynı zamanda kişiliğini, 
kimliğini ve iç dünyasını anlamlandırmada da önemli bir işlev üstlenir. 
Çağdaş Fransız edebiyatında bellek izleğini irdelediğimiz bu kitapta; 
edebiyatın düşünme biçimi ve söylem oluşumunda belleğin nasıl ayrıcalıklı 
bir işleve sahip olduğu gösterilmeye çalışılmış ve Fransız anı edebiyatından 
çeşitli örnekler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81d1705-0669-476c-8148-fd18f046f573.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişlerine İyi Bak!</image:title>
            <image:caption>Ağız ve diş sağlığını korumak için çocukların küçük yaşlardan başlayarak bu konu hakkında bilgi sahibi olmaları ve doğru alışkanlıklar kazanmaları gerekir. Doğru alışkanlıkların başında düzenli olarak diş fırçalamak ve diş hekimi kontrolüne gitmek yer alır. Diş sağlığı için yararlı besinlerle beslenmek ve zararlı besinlerden uzak durmak da konunun bir başka yönü. Bunlara dikkat edilmesi çocukların sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bireyler olarak yaşamlarını sürdürmelerine önemli katkı sağlar. 
 
Dişlerine İyi Bak!, Prof. Dr. Ateş Kara önderliğinde, çok değerli bilim uzmanlarının bilimsel içerik hazırlığı ve danışmanlığı eşliğinde, Takımyıldız’ın özenli ellerinde hayat buldu ve sizinle buluşmayı bekliyor. 
 
*** 
 
Diş sağlığını korumak neden önemlidir? 
Şekerli yiyecek ve içeceklerin dişlere zararı nedir? Dişler için yararlı besinler nelerdir? 
Süt dişleri ne zaman düşer? 
Kalıcı dişler ne zaman tamamlanır? 
Diş çürüğü nasıl oluşur? 
Çürük oluşumunu önlemek için neler yapmak gerekir? 
Diş sağlığıyla ilgili bilgiler, farkındalık artırmaya yönelik etkinlikler ve de eğlenceli bir oyun... 
Hepsi bu kitapta. 


***


Süt Dişlerinden Kalıcı Dişlere 
Dişlerimiz anne karnındayken oluşmaya başlar. Yeni doğduğumuzda dişlerimiz, alt ve üst çenemizin içindedir, dışarıdan görünmezler. Altı aylık olunca süt dişleri de denilen ilk dişlerimiz çıkmaya başlar. 
Genellikle üç yaşına geldiğimizde süt dişlerimizin tamamı çıkmış olur. Süt dişlerimiz yirmi tanedir. 
Altı yaşından itibaren süt dişlerimiz aşamalı olarak düşmeye başlar ve yerlerine kalıcı dişler gelir. Bir süt dişi düşmeden önce kökü erir. Sonra diş sallanmaya başlar ve düşer. Düşen süt dişlerinin yerine yine çenemizin içinde bulunan kalıcı dişler çıkar. Bu yaşlarda birinci büyük azı dişleri adı verilen kalıcı dişler de çıkmaya başlar. Bunlar, herhangi bir süt dişinin yerine gelmeden doğrudan çıkar. Dişlerimiz çıkarken diş etimiz hassaslaşabilir. Bu hassasiyet bir süre sonra geçer. Süt dişlerinin tümünün düşüp yerlerine kalıcı dişlerin çıkma süreci genellikle on iki yaşına kadar devam eder. 
*** 
Sözcük Avı 
Aşağıdaki sözcükleri tabloda bul. 
DİŞ MİNESİ - DENTİN - PULPA - SEMENT - DİŞ KÖKÜ - DİŞ ETİ - KRON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d8bd324-9eb3-43fa-9cc7-007dd6b1962d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bir Tatbikat Değildir</image:title>
            <image:caption>HER ŞEY YOK OLDUĞUNDA, NEYE TUTUNURSUNUZ?
Dünyanın sonu gelmişti. Hayatta kalmayı başaran altı öğrenci Cortege Lisesi’ne sığınmıştı ancak dışarıdaki ölüler kapıları yumruklayıp dururken orada da rahat etmelerine imkân yoktu. Her şey tek bir ısırığa bakıyordu. Bir insanı öldürmek ve eski hâlinin korkunç ve ölüm saçan bir versiyonu olarak geri getirmek için tek bir ısırık.
Altı ay önce hayatı altüst olan ve o günden beri yaşamaya devam etmek için bir neden bulamayan Sloane Price için kulağa o kadar da kötü gelmiyordu bu. Sabırsızlıkla barikatların yıkılmasını beklerken ya da kendini dışarıda kol gezen ölümün kollarına atmanın bir yolunu bulmaya çalışırken, gerçekten yaşamak isteyen beş kişinin gözünden kıyamete tanıklık etmek zorunda kalacaktı.
Ancak günler geçtikçe, hepsinin hayatta kalma motivasyonları şaşırtıcı şekillerde değişecek ve çok geçmeden grubun kaderini dışarıda olup bitenler değil, içerideki öngörülemez ve şiddetli yaşam –ve ölüm– mücadeleleri belirlemeye başlayacaktı. Sloane, ölümün bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldığı bir dünyada, yaşama bambaşka bir açıdan bakmayı öğrenebilir miydi?
“Kahvaltı Kulübü, George Romero’nun tarzıyla birleşirse...” ―Publishers Weekly, starred review
“Bu Bir Tatbikat Değildir hem çekici hem de fena hâlde üzücü. Kalbinizi paramparça edecek ama bir şekilde onu tekrar birleştirmeyi de başaracak.” ―Daisy Whitney
“Courtney Summers genç yetişkin kitapları alanında müthiş bir yetenek. Bu Bir Tatbikat Değildir beni gözyaşlarına boğdu, insanların ortasında şaşkınlık tepkileri vermek zorunda kaldım. Soluk soluğa okudum, neredeyse kalbimi durduracaktı. Summers’ın sesi duygu yüklü ve yaklaşan zombi kıyameti için son derece gerçeğe uygun bir kurgu.” ―Nova Ren Suma
“Courtney Summers’ın anlatımını tanımlayan yetkinlik ve sadeliğe bu kez paranormal unsurlar da eklenmiş. Tüm bunlar bir araya gelince elimden bırakamadığım hızlı, heyecanlı bir hikâye çıkmış ortaya. Kitabı bitirdiğinizde siz de benim gibi meselenin hayatta kalmaktan çok daha fazlası olduğunu fark edeceksiniz.” ―Julie Cross
“Merak uyandırıcı... Saldırgan zombilerin arasında intihara meyilli bir gencin portresini çizmek sanatsal cesaret ister ama Summers’ın riskli seçimler konusunda sağlam bir geçmişi var... Sıradışı ve sürükleyici.” ―Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4201954c-6343-447e-89c9-833afa14f67b.jpg</image:loc>
            <image:title>Weyward</image:title>
            <image:caption>Weyward
 
Emilia Hart
 
BEN BİR WEYWARD&apos;IM
VE BENİM YARADILIŞIM VAHŞİ.

2019: Karanlığın örtüsü altında Kate, büyük halasından miras kalan Weyward Kulübesi’ne gitmek için Londra&apos;dan kaçar. Tüm duvarları kaplayan sarmaşıkları ve bakımsız bahçesiyle bu yıkık dökük kır evi, Kate&apos;in istismarcı erkek arkadaşından oldukça uzaktadır. Ancak zamanla halasının bir sırrı olduğundan şüphelenmeye başlar. 17. yüzyıldaki cadı avlarından bu yana kulübenin ve bahçenin içinde gizlenen bir bilgi vardır.

1619: Altha, inek sürüsü tarafından ezilerek öldürülen yerel bir çiftçi nedeniyle yargılanmayı beklemektedir. Altha&apos;nın annesi, küçük bir kızken ona doğal dünyaya dair pek çok kadim şifa yöntemi öğretmiştir. Ancak sıradışı kadınların her zaman tehlikeli olduğu düşünülmüştür. Altha&apos;ya karşı büyücülük kanıtları sunulmuştur; genç kadın, özgürlüğünü yeniden elde etmek için tüm güçlerini kullanması gerektiğini bilmektedir.

1942: İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken Violet, ailesinin büyük ve harap malikânesinde adeta mahsur kalır. Toplum gelenekleri tarafından deli gömleğine bürünmüş bir halde, erkek kardeşinin aldığı çağdaş eğitimi ve ölmeden önce delirdiği söylenen annesini özlemektedir. Violet&apos;in annesine dair sahip olduğu tek iz,  üzerinde W harfi olan bir madalyon ve yatak odasının zeminine kazınan kelimedir.

17. yüzyıldan günümüze kadar üç olağanüstü kadının hikâyesini bir araya getiren Emilia Hart&apos;ın Weyward&apos;ı, kadınların dayanıklılığını ve doğal dünyanın dönüştürücü gücünü konu alan büyüleyici bir roman. Ataerkilliğin tarih boyunca kadınları sınırlamaya çalıştığı yolları ve kadınların kendi özgürlükleri için buldukları çözümleri yakalayan, tarihsel kurgu ile modern feminizmin başarılı bir karışımı.
 
 
“BELKİ BİR GÜN, DAHA GÜVENLİ BİR ZAMAN GELİR ÇATAR. KADINLARIN YERYÜZÜNDE YÜRÜYEBİLDİĞİ, GÜÇLE PARLADIĞI VE YİNE DE YAŞAYABİLDİĞİ ZAMANLAR…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39671102-1016-4607-992e-dde6e14bc389.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Benlik</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ahlak ve kişilik teorisi için kaçınılmaz bir gereklilik olan benlik kavramı, George Herbert Mead perspektif inden ele alınmaktadır. Düalist kuramların ruh-beden ayrımını nakzeden bütüncül, tekçi bir benlik kuramını savunan Mead, benliği zaman, eylem, bilinç, birey, toplum vb. kavramların kilit rol oynadığı bir bütünlük içerisinde temellendirir. Benlik, dış dünyadan, zamansallıktan ve eylemsellikten soyutlanarak açıklanabilecek bir hususu değil, insanın süreç içerisinde eylemsellik yoluyla kendi türünden ötekinin tutumunu ve perspektifini almak suretiyle öğrenebildiği dinamik, inşa edilebilen ve uyarlanabilen bir hususu ifade eder. Analitik ayrımlar olarak özne ve nesne benliklerin hem kendi içinde hem de doğa ile bütünleşik oluşunu ifade eden sosyal benlik, aynı zamanda ahlakiliğin de koşulu olarak kabul edilir. 
Bu kitapta neler var? 
• Düşünce tarihinde benlik sorunu ve benlik teorileri 
• George Herbert Mead’in felsefesinde gerçeklik anlayışı 
• George Herbert Mead’in zaman kuramı 
• Sosyal benliğin temellendirilmesi 
• Sosyal benliğin oluşumu ve gelişimi 
• Benliğin bütünlüğü 
• Benlik ve toplum ilişkisi • Benlik ve ahlak ilişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39561800-f36b-4e58-bc6c-81ff5ae78660.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormandaki Sır</image:title>
            <image:caption>Onlar bir seri katili hapishaneye gönderdiklerinde on bir yaşındalardı. Kahramandılar… Ama yalancıydılar.
 
Chester kasabasında üç yakın arkadaş; Naomi, Olivia ve Cassidy yaz boyunca ormanda dolaşıp Tanrıça Oyunu adını verdikleri ritüellerin peşinden gider. Ama yaz, içlerinden biri saldırıya uğrayıp on yedi yerinden bıçaklanınca aniden sona erer. Mucizevi bir şekilde hayatta kalan Naomi, ona zarar veren adamı teşhis eder ve kızların tanıklıkları, altı kadını öldürmekle suçlanan Alan Michael Stahl’ı hapishaneye gönderir.
 
Seneler sonra Stahl hapishanede ölünce üç kız, Olivia’nın isteği üzerine tekrar kasabada bir araya gelir. Olay gününden beri kimseye söyleyemedikleri bir sırları vardır. Olivia, her şeyi anlatmak için harekete geçmek üzeredir ve ne kadar tehlikeli olursa olsun, Naomi de o gün ormanda tam olarak neler yaşandığını öğrenmeye kararlıdır.
 
Yirmi iki yıldır sakladıkları bu sır, bütün gerçekleri ortaya çıkarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4a739c-9bcb-4d82-80ae-78ee8246c342.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar küçük bir tahta kurdunun kalbini kırmıştı. 
Hatta sadece kalbi kırılmamıştı tahta kurdu Parlak’ın. 
Yuvasından da ayrılmak zorunda kalmıştı. 
Rüya Ormanı’ndaki evine dönmek istiyordu, ama umudu iyice azalmıştı. 
Ta ki Nisan, bu davetsiz misafirin sesini duyana kadar… 
 
 
Nisan, Rüya Ormanı’na doğru yürüdü. 
Parlak’a “İstersen dışarıyı izleyebilirsin. 
Küçük şeyleri genelde kimse fark etmez,” dedi. 
“Ama sen fark ettin Nisan,” dedi Parlak. “Hem fark ettin hem de sesimi duydun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00832785-4ab4-4c67-939f-4538d0afd851.jpg</image:loc>
            <image:title>El Sensin Alem Senin İçinde</image:title>
            <image:caption>Siz henüz kendi gücünüzün, kendi yolunuzun ve yolculuğunuzun farkında değilseniz, gerçekten içinize ayna tutamıyor ve gördüğünüzle yüzleşemiyorsanız, varlığınızı tüm benliğinizle kabullenip sonra düzeltmeye geçemiyorsanız, hep arada, aralıkta kalmaya devam edersiniz. Neye inanırım biliyor musunuz? İnsan kusursuz değil, kusurludur. İnsan olmak farkında olmakla ölçülüdür. İnsan değişmek, dönüşmek, gelişmek zorundadır. O zaman insan olabilir, o zaman ehlileşir. 
  Yarış her daim kendinle, varış her dem kendinedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82b4cb84-e10e-4635-93ab-523ddd146302.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlara Kafesten Bakan Kuşlar Vardı</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir özlemi vardı. 
Mevsimleri, belki uçsuz bucaksız kırları, 
O kırlara kafesten bakan kuşlar vardı. 
Anne dizinde başını özleyen vardı. 
Gençliğini özlerdi bazıları. 
Özlenecek bir de insanlar vardı, Toprak vardı, belki eski bir mezar taşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59a4126d-e2f4-4d54-b896-ecc1a6d40cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür</image:title>
            <image:caption>“Biz ne yapıyoruz Bahar? Ben bununla nasıl baş edeceğim?” 
“Yapmazsak ne olur, onu sana söyleyeyim istersen… Hayatının bir gününde uyanıp cesur davranmadığını, bu fırsatı reddettiğini ve korkularınla yüzleşmediğini fark edeceksin. Asıl bununla baş edebilir misin? Ölene dek bu pişmanlığı yaşayabilir misin? Emin ol, şimdi geri adım atarsan, şimdi pes edersen bunu yapmamış olmanın pişmanlığı geri kalan tüm günlerini dolduracak… Ve tabii ki bir kurban olarak ölmenin acısı!” 
  Özgür, baştan sona sizi sorgulamaya âdeta mecbur kılan; nedenlerin ve sonuçların, hatta sonuçlara maruz kalan kahramanların birbirinde eridiği bir roman. Özlem Nafile Paltacı, psikiyatrist kimliği ile romancı kimliğini harmanlayıp, okura istismarın anatomisini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0810103-4afc-4544-88c9-978f16ee51dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Öyküler: Pencere Filozofu</image:title>
            <image:caption>Pencereden ayrılıp kendi kendine konuşarak mutfağın kapısına gelmişti. Kapıya tuhaf tuhaf baktı. Bu bakışından kendisi de korktu, yoksa deliriyor muydu? Konuşmaya başladı: “Kapı ne demekti? Kapı; eşikti, sınırdı, başka bir yere veya bir şeye geçişti. Ne oluyor bana? Niye böyle konuşuyorum? Evet buldum!” Gülmeye başladı ama suratını gören birisi olsaydı eğer, ağladığını söylerdi. “Yalnızlık deliliğin kapısıdır…” 
  Pencere Filozofu, dokuz öykü ile varlık felsefesinden sanat felsefesine, ahlak felsefesinden bilgi felsefesine kadar birçok konuyu öykülerin içine sığdırarak, sorgulama kavramını somutlaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea302da1-d168-442f-8f38-f42ae3afe621.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkü’nün Dönüşü</image:title>
            <image:caption>İki kadın da sahneye itilivermiş ve repliklerini unutmuş oyuncular gibiydi… Ya da savaş alanındaki iki acemi er… Ne yapmaları gerektiğini bilemiyorlardı. Birbirini çok özlemiş eski iki arkadaş gibi de davranabilirlerdi; biri haklı diğeri haksız iki rakip gibi de. Ülkü kendini tartmaya çalışırken içinden de “Böyle düşünmemiştim,” diyordu. Ama hiçbir şekilde düşünmemişti zaten. Öngörüsü olacak bir durum değildi bu, tek bildiği kapının zilini çalmaktı. Sonrasında yaşanacaklar doğaçlama olmak zorundaydı ve bunu bilerek gelmişti. 
 
Yüzleşmeler, yüzleşememeler, açığa çıkan gerçekler, kırgınlıklar... Ülkü, hayatının çizgisini değiştiren iki kişiden çok kendisiyle, geçmişiyle, seçimleriyle yüzleşiyor. Nuray Şenol nahif diliyle bir kadının intikamına yeni bir boyut kazandırarak kurbanların ve faillerin birbirinde erimesini sağlıyor. 
  Ülkü’nün Dönüşü, okuru, mazinin derinliklerinde birer hayalet gibi dolaşan anıların peşinden koşmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6203fa-470d-4d66-9458-405311b4eba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İmparatoks</image:title>
            <image:caption>BAĞLILIK SERİSİNİN HEYECAN DOLU SON CİLDİ: SON İMPARATOKS 
Akım keşfedilene kadar ışık hızından daha hızlı yolculuk etmek, fizik kurallarına göre mümkün değildi. Akım’dan sonra ise insanlık onu kullanarak birbirlerine milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki farklı yıldız sistemlerine yerleşmeye başladı ve artık bin yıllık olan imparatorlukları Bağlılık’ı kurdu. İmparatorluğun ayakta kalabilmesi için de bağlantıyı sağlayan Akım nehirleri şarttı; bu sayede hem birbirlerine ihtiyaç duyuyor hem sistemlerarası savaş engelleniyor hem de imparatorun tek güç sahibi olarak kalması sağlanıyordu. 
 
Şimdi Akım nehirlerinin, yani İmparatorluk gezegenlerini birbirine bağlayan yıldızlararası yolun çöküşü iyice hız kazanmıştı. Tüm yıldız sistemleri ve milyarlarca insan, medeniyetin geri kalanından kopmaktaydı. Bu çöküş her ne kadar bilimsel açıdan öngörülmüşse de, birçok kişi hâlâ insanlığın en büyük imparatorluğundan çıkar sağlamaktan başka bir şey düşünmüyordu. İmparatoks II. Grayland insanları yoksulluk ve izolasyondan kurtarmak için çabalarken onu tahtından etmeye çalışanlar ise tüm güçleriyle saldırıyordu. Grayland ve onun sayısı giderek azalan müttefikleri, tüm insanlığı kurtarmak için elde avuçta ne varsa kullanmak zorundaydı. Ama bu yeterli olacak mıydı? 
 
Grayland medeniyetinin kurtarıcısı mı... yoksa taç takan son imparatoks mu olacak? 
 
“Bilim, tarih ve politikanın eğlenceli karakterler ve heyecan verici entri­kalarla buluştuğu enfes bir bilimkurgu!” 
—LIBRARY JOURNAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e04f6d-e5ad-4794-8d2a-604ef297405d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bataklık</image:title>
            <image:caption>“Merak ediyordum, acaba bu adamın kalbinde tutku denen bir şey var mıydı? Diğer insanlar gibi bu adam da hiç ağlamış, öfkelenmiş ve şaşırmış mıydı? Kocamın soğuk kişiliği karşısında sadece avutulamaz bir yalnızlık hissetmekle kalmayıp farkına bile varmadan içimde şeytanî bir merak duygusu uyanmıştı. Bu duygu, benim önceki aşk ilişkimin, Mitsuko-san’la yaşadıklarımın ve sonrasındaki olayların kaynağı olmuştu.” 
 
20. yüzyıl Japon edebiyatının devlerinden, büyük eserlerin yaratıcısı Cuniçiro Tanizaki, kariyeri boyunca ülkesinde döneminin en büyük yazarı olarak kabul gördü, daha sonra ise Haruki Murakami, Yasunari Kavabata ve Yukio Mişima’yla birlikte savaş sonrası Japon edebiyatının “büyük dörtlü”sünden biri olarak anıldı. Eserlerinde kadın erkek ilişkilerini, erotizmi ve saplantıları cesurca işleyen Tanizaki, Bataklık’ta kıskançlık ve aldatma üzerine gerilim dolu bir hikâye anlatıyor. 
 
Sonoko, heyecansız bir evliliği olan kültürlü bir Osaka kadınıdır. Şehirde bir sanat kursuna gitmeye karar verdiğinde, zeki olduğu kadar güzel ve karizmatik bir kadın olan olağanüstü Mitsuko’yla tanışır. Sonoko, Mitsuko’ya âşık olur ve ikili tutkulu bir ilişkiye başlar. Başta her şey güzel giderken Sonoko kısa süre içinde kendisini seks, aşağılama ve aldatmacadan oluşan bir bataklığın içinde bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e663e4-8aa6-46b5-93d3-e14796120e19.jpg</image:loc>
            <image:title>Nobelli Yazarlar Seti</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü yazarların en sevilen kitapları bir arada
 
Albert Camus’nün bir 20. yüzyıl klasiğine dönüşen eseri Yabancı,
 
Annie Ernaux’nun nadir görülecek türden bir yüzleşme deneyimi sunan metni Yalın Tutku,
 
Gabriel García Márquez’in toplumsal bir ruh çözümlemesi yapan ölümsüz yapıtı Kırmızı Pazartesi, 

Hermann Hesse’nin aydınlanma ve özbenlik arayışını anlatan romanı Siddharta, 

Knut Hamsun’un “insan ruhunun keşfedilmemiş çatlakları”nı açığa çıkaran kitabı Açlık şimdi tek bir sette.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7369157c-7876-4344-81ce-7617c5cfc7ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Portakalı Üçlemesi Seti</image:title>
            <image:caption>Vasconcelos’un biricik kahramanı Zézé’nin maceraları şimdi tek bir sette 
Küçük Zézé’nin kalpleri ısıtan unutulmaz hikâyesinin başlangıcı Şeker Portakalı, 
hüzün ve umudu rengârenk bir serüvene dönüştüren Güneşi Uyandıralım 
ve gençliğe, özgürlüğe dair akıllardan çıkmayacak bir hayat dersi veren Delifişek özel kutusunda okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9111281c-f2a7-45b1-ae6c-b514795bed0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siber Güvenlik Yönetimi Tehditler ve Önlemler</image:title>
            <image:caption>HERKES İÇİN SİBER GÜVENLİK 
                                             Geleceğin güçlü ülkeleri, bilişimde kendisini geliştiren ve veriyi yönetebilenlerin yanı sıra siber uzaydan gelecek saldırılara karşı bilişim altyapılarını ve verilerini en iyi koruyabilen ülkeler olacak. Siber güvenlikte en zayıf halkalardan biri siber güvenlik bilinci gelişmemiş bireyler. Bu kitapta siber uzayda kolaylıkla alınabilecek önlemler sayesinde bireylerin siber güvenliğe ilişkin nasıl etkili bir korunma ortamı oluşturabileceğini ve bunun da ülke güvenliği açısından ne denli önemli olduğunu okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82aff8e3-5499-4974-ba79-ffd1c0608b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yaprağım</image:title>
            <image:caption>Her gün, farklı ruh hâlleri, farklı duygular yaşarız. Bazı günler her şey yolunda gider ama bazı günler hiç de öyle değildir. 
 
Hepimiz dönen ve savrulan, düşen ve uçan yapraklar gibiyiz ama hepimizin bir dala, kucaklandığımız ve sevildiğimiz bir yere ihtiyacı var. 
 
2021 yılında İtalya’nın en önemli çocuk ve gençlik edebiyatı dergisi Andersen tarafından verilen Andersen Ödülü’nü 0-6 yaş grubu en iyi kitap dalında kazanan bu kitap okurunu sımsıkı kucaklıyor. Çocukları edebiyat, resim, fotoğraf, tasarım gibi sanat dallarının dünyasında muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e38898b4-3fe3-4c3b-b7c7-e7063541f6ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatında Ekonomik Kaynaklı Göç Konulu Eserler Üzerine İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Göç, tüm insanlığı ilgilendiren evrensel bir olgudur. Çeşitli sebeplere dayalı olan göç konusu farklı bilim dallarında olduğu kadar edebi eserlerde de ele alınmıştır. Destanlarda, türkülerde, halk hikâyelerinde olduğu gibi göç konusu Batı’dan edebiyatımıza girmiş olan modern türlerde de sanatçıların ilgisini çekmiştir. Farklı sebeplerle yaşanan göç olgusunun temel sebeplerinden biri de kuşkusuz ekonomik kaynaklı göçlerdir. Ülkemizde özellikle 1950’li yıllardan itibaren köyden kente ya da yabancı ülkelere göçün en güçlü motivasyonu elbette ki ekonomik sebeplerdir. Artan nüfusa paralel olarak ortaya çıkan işsizlik, ülke içinde çarpık kentleşmeye sebep olurken yurt dışına göçün de farklı sonuçları olmuştur. Bu kolektif çalışmada ekonomik kaynaklı göçlere değinen edebi eserler üzerine yazılmış on sekiz ayrı makale bulunmaktadır. Seçilen eserler, sanatçıların göç meselesine bakışını ortaya koyduğu gibi Türk edebiyatına da zengin bir kaynak oluşturmaktadır. Ağırlıklı olarak Almanya’ya göçe temas eden eserler ile köyden kente göçe dikkat çeken eserler üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bu tarz çalışmaların savaş, sürgün vb. çeşitli sebeplerle özellikle Anadolu’ya gerçekleşen göçlerle ilgili de yapılabileceği düşüncesindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/751f9df9-5098-4fcc-bccb-c29a189a7569.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafız</image:title>
            <image:caption>Hassas bir adam... Çiçekçi... 
Bağlanamıyor kimseye. 
Kendi kalabalığından bile korkuyor. 
Düşünceleri daldan dala uçuyor, şarkılar eşliğinde...  
Adı Talip... 
 
Dünyası sadece kendisinin hissettiği bir depremle altüst oluyor... 
Sarsıntının muradı belli: İçinden dışına çıkmaya zorluyor onu... 
Bunu da dedesinin vasiyeti aracılığıyla yapıyor:
Hafız ol! 
 
Bir de Damla var tabii... Her gördüğünde ona bin soru, bin bir duygu bırakan liseli kız. 
Aşk kokusu yayılıyor havaya. 
Ne yana dönse o koku kaybolmuyor.  
 
Talip’in önünde yollar çatallanıyor; hangisine girecek belirsiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aecc023-e1cb-4fd8-83be-6bf1c3cc0af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Toplum, Şehir ve Ticaret 1</image:title>
            <image:caption>14. yüzyılın başlarında kurulan Osmanlı Beyliği, çok kısa sürede beylikten 
devlete ve yaklaşık iki buçuk asır sonra da cihan devleti hüviyetine 
bürünmüştür. Takdire şayan bu başarının sırrını bu süreçteki 
sultanların uygulamaya koydukları siyasi, askeri ve iktisadi politikalarında 
aramak yanlış olmasa gerektir. Türk ve Avrupa tarihinde 
müstesna bir safhayı teşkil eden bu başarılar, yalnızca devletin 
mukadderatını tayin etmekle kalmamış aynı zamanda kendisinden 
sonraki dönemlere de tevarüs etmiş neticelere kapı aralamıştır. 
Siyasi ve askeri başarılarla geniş bir sahada çok kültürlü muazzam 
bir medeniyet inşa eden Osmanlı Devleti’nin şehirlerinin, toplum 
yapısının, iktisadî ve idarî yapısının, siyasi ve askeri faaliyetlerinin, 
dönemsel gelişim ve dönüşüm süreçlerinin iyi tespit ve analiz edilmesi 
zaruriyeti bulunmaktadır. Hatta Türklerin ve Osmanlı hâkimiyeti 
altında yaşayan diğer toplulukların tarihini iyi anlamak arzusu 
bu zaruriyetin derecesini daha da arttırmaktadır. Gerçi Osmanlı 
arşivlerinden istifade etmenin önceki dönemlere nispeten daha 
kolaylaşması, literatür taramasında teknolojik imkanların artması, 
akademik çalışmalarda dikkate değer artışın yaşanması Osmanlı 
tarihi araştırmaları adına önemli ve güzel gelişmeler olarak dikkat 
çekmektedir. Bununla birlikte siyasi ve askerî tarih araştırmalarından 
sosyal ve kültürel tarih araştırmalarına yönelik eğilimin yaşanması 
da Osmanlı tarihini daha iyi anlamak ve analiz etmek adına önemli 
bir gelişme olarak kabul edilebilir. 
Son dönemlerde Osmanlı Devleti&apos;nin toplum, şehir ve ticari 
hayatına dair çalışmalar niceliksel ve niteliksel bakımdan önemli 
bir aşama kaydetmiş olmakla birlikte bu konularla ilgili çalışmaların 
devam etmesi gerekliliği ortadadır. Bu maksatla Osmanlı’da toplum, 
şehir ve ticari hayatına dair hazırlanan bu eser, nacizane, bu amaca 
bir katkı sunmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539b2df0-ddb8-4cbc-9afd-b88a1a892b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Toplum, Şehir ve Ticaret 3</image:title>
            <image:caption>Siyasi ve askeri konuların sıklıkla ele alındığı Osmanlı tarihinde günümüzde yeni bir ekolün yaklaşımı olarak sosyo-iktisadi alana eğilim artış göstermiştir. Son yıllarda arşiv kayıtlarının araştırmacılara daha düzenli ve ulaşılabilir bir duruma getirilmesi ilgili alanda yapılan çalışmaların artmasına vesile olmuştur. Ayrıca siyasi ve 
askeri meselelerin izahının yanında Osmanlı’nın sosyal ve iktisadi yaşantısının irdelenmesi gerektiği zarureti bu artışı tetiklemiştir. Bugün ilgili alanda ortaya konulmuş çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Ne var ki bunların yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Hatta sosyo-iktisadi araştırmaların oldukça dağınık bir vaziyette 
olduğu söylenebilir. Bu düşünceden hareketle hem ilgili alana katkı sağlamak hem de Osmanlı sosyal-iktisadi tarihiyle ilgili güncel çalışmaları bir arada tutmak maksadıyla böyle bir kitap projesine başvurulmuştur. Bu kapsamda Osmanlı’da Toplum, Şehir ve Ticaret I başlığı adı altında 2021 yılında ilk nüshası, 2022 yılında da ikinci nüshası yayın hayatına kazandırılmıştır. Bu vesileyle ilgili çalışmalarda emeği geçen araştırmacılara 
tekrardan şükranlarımızı arz ederiz. Bununla birlikte Osmanlı’da Toplum, Şehir ve Ticaret III çalışmasına teveccüh gösteren ve alanda özgün çalışmalarıyla katkı sunan yazarlara teşekkürü bir borç biliriz. Son olarak bu kitap çalışmasının amacına ulaşmasını temenni eder, Osmanlı sosyo-iktisadi tarihine katkı sunmasını ümit 
ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c20ec444-2f72-44b1-86c1-2ce9c14f88e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadan Kaybolan Fil</image:title>
            <image:caption>“Sana yardım etmeme izin verirsen bir şeyler değişebilir” diye fısıldadı cüce. 
“Nasıl bir yardım bu?” diye merakla sordum hemen. 
“Dans etmek. O kız dansı seviyor. Bu yüzden o kızın önünde iyi bir şekilde dans edersen o kız senin olur… Bir yolu var. Eğer o kızı gerçekten istiyorsan. İstiyor musun?” 
“Evet, istiyorum” dedim. 
“Zor bir şey değil. Ben senin içine gireceğim. Senin bedenini ödünç alarak dans edeceğim.”  
“Ama bu dediğin gerçekten yapılabilir mi?” 
“Yapılabilir. Bunu yaparsam o kız kesinlikle senin olur. Sana garanti ederim. Sadece o kız değil. İstediğin her kız senin olabilir. Ama bir şartım var. Öyle zor bir şart değil ama yine de bir şart…” 
“Nasıl bir şart bu?” 
“Önce bedenine gireceğim, sonra dans salonuna gidip o kızı dansa kaldıracağım. Sonra senin için o kızı elde edeceğim. Bu sırada sen tek kelime bile etmeyeceksin… Hiç ses çıkarmayacaksın. Şartım bu.” 
 
Haruki Murakami’nin 1980-1991 yılları arasında yazdığı, 17 öyküden oluşan Ortadan Kaybolan Fil, kitap olarak önce İngilizce yayımlandı. Kitap haline gelmeden önce öykülerin bazıları The New Yorker, Playboy gibi dergilerde yer aldı. Ortadan Kaybolan Fil Haruki Murakami edebiyatının kaynaklarına dair çok önemli ipuçları veren, yazarın 1Q84, Zemberekkuşu’nun Güncesi gibi kült eserlerinin çıkış noktası olan öykülerin yanı sıra Şüphe adıyla filme uyarlanan “Ambar Yakmak”ın yer aldığı, Murakami hayranlarının uzun zamandır beklediği bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46748efe-5a3f-4066-b833-29e1b90431f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi Öldüğünde: Kalıcı Lozan Barışı</image:title>
            <image:caption>Temmuz 1923&apos;te İsviçre&apos;de imzalanan Lozan Antlaşması, Türkiye’nin modern ulus devlet olmasını resmîleştirdi ve düvel-i muazzama bunu kabul ettirdi. Bu kurucu anlaşma Türkiye açısından kuşkusuz çok başarılıydı ve avantajları büyüktü ancak o ölçüde başka gruplar için bedelleri olan da bir anlaşmaydı. Antlaşma, modern Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin sınırlarını belirmenin yanı sıra Osmanlı sonrası oluşan ulus devletlerin sınırlarını, siyasi sistemlerini ve vatandaşlık anlayışlarını da tanımlamıştı. Kieser, bu Antlaşma’yla “kendi kaderini tayin hakkı”nın nasıl yalnızca muzafferler için, onlar ihtiyaç duyduğu müddetçe geçerli olacağını bizlere derinlikli bir biçimde anlatıyor. Aynı zamanda Lozan ile birlikte demokrasiye, çokkültürlülüğe ve çoğulculuğa doğru giden yolların nasıl tamamen kapanıp mühürlendiğinin de tarihsel bir panoramasını ortaya koyuyor. 
Bu çalışma, Lozan Antlaşması’nın özgün bir yorumunu sunuyor. Büyük Savaş sonrası dönemde iki yeni rejiminin ortaya çıkışını anlamamızı sağlıyor: Bolşevik Sovyetler Birliği ile birlikte kendilerini gelecek antidemokratik çağın temel direkleri olarak gören İtalya&apos;da faşizm ve Türkiye&apos;de Kemalizm. 
Hamit Bozarslan - EHESS, Sosyal Bilimler İleri Araştırmalar Okulu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9387fc35-adc3-49cc-9e99-5c6575cb4c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Etik Nedir?</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinde, ahlaki yönden doğru eylemleri doğru olmayanlardan ayırt etmeyi sağlama iddiasıyla onlarca teori öne sürülmüştür. Bunların hepsi yol gösterici olmakla birlikte hiçbiri ahlaki doğruluk konusunda henüz kesin ve yanılmaz bir ilke ortaya koymuş değil. Elinizdeki kitap ise bu klasik ve çağdaş etik teorilerinden başlıcalarını konu ediyor, her birinin argümanlarını incelikle değerlendiriyor, olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendiriyor ve en önemlisi de ahlak felsefesiyle neden ilgilenmek gerektiği sorusunu yanıtlamaya çalışıyor: Doğru eylemin nasıl olması gerektiğine karar vermeye çalışırken başvurduğumuz ilkelerin tutarsızlıklarını gösteriyor ve bu ilkelerin yol açtığı beklenmedik sonuçlara dikkat çekiyor. Bu sırada da eylem faydacılığı, Kant etiği, biçimcilik, sözleşmecilik, görecilik gibi normatif etik teorilerini ve doğalcılık, gayridoğalcılık ve duyguculuk gibi metaetik teorilerini okurlara tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77be5955-fe10-4c4b-91f3-45a8a2d86a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet</image:title>
            <image:caption>— 2010 Murasaki Shikibu Ödülü — 
— 2022 Booker Ödülü kısa liste — 
“Hep acı çektiğimiz için, başkasını incitmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz.” 
 
14 yaşında ortaokul öğrencisi sürekli olarak sınıftaki bir grubun ağır zorbalığına uğrar ama yardım istemeyip sessizce acı çeker. Onu anlayan tek kişi Kojima adlı bir kızdır çünkü Kojima da kötü muamele görür. Aralarında başlayan arkadaşlıkta teselli bulup yakınlaşırlar. Ancak ortak noktanın korku olduğu bir arkadaşlığın doğası nihayetinde nedir?  
 
Japonya’da ilk kez 2009 yılında yayımlanan, 2010’da kadın edebiyatçılara verilen Murasaki Shikibu Ödülü’nü alan, İngilizce çevirisiyle 2022’de Uluslararası Booker Ödülü kısa listesine giren Cennet, arkadaşlık, aile ilişkileri, şiddet ve güç üzerine sarsıcı bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21852794-443d-4bac-add2-082cad48cbe0.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’u Kaybetmek</image:title>
            <image:caption>Mostafa Minawi, ödüllü bu çalışmasında bir zamanlar çokkültürlü bir yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesiyle imparatorluk başkentindeki evlerinden hatta kimliklerinden vazgeçmek zorunda kalanların tarihini anlatıyor. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun son yıllarının alternatif bir tarihini sunan İstanbul&apos;u Kaybetmek, imparatorluk düzeninin yıkılış tarihinin bireylerin tarihiyle nasıl kesiştiğini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. 
 
Mostafa Minawi, Arap-Osmanlı imparatorluk deneyiminin kayıp gelecekleri ve gözden kaçan mirasları hakkında ustaca ve büyüleyici bir anlatım sunuyor. İstanbul&apos;u Kaybetmek bize geç dönem Osmanlı tarihini Türk milliyetçi anlatılarından nasıl kurtaracağımızı ve emperyalizmin yüksek çağının küresel entelektüel ve siyasi tarihine dair çok daha zengin bir anlayış kazanmayı öğretiyor. 
Cemil Aydın, Kuzey Carolina Üniversitesi 
 
Ortadoğu ve Afrika&apos;nın gerçekten rahatsız edici bir döneminin kısmen biyografisi, kısmen siyasi coğrafyası ve kısmen tarihi olan İstanbul&apos;u Kaybetmek, Osmanlı İmparatorluğu&apos;ndan yeni Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne kadar hayatta kalamayan hayatları ve yakın ilişkileri ortaya koyuyor. Mostafa Minawi harika bir kitap yazmış —özenli, zengin ve benzersiz. 
Eve Troutt-Powell, Pensilvanya Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f0aefc-ec86-4790-b756-02194199292a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızıyı Görmek</image:title>
            <image:caption>Kırmızı bir perde görmek insana dünyaya dair bir şey söyler. Ama zihinde yeni bir olguya da yol açar: zihnimizdeki bir duyuma, kırmızılık hissine. Geleneksel bilim bilinç duyumların nelerden oluştuğunu, bunları nasıl elde ettiğimizi veya bunlara nasıl sahip olduğumuzu bize henüz söylemedi. İşte bu kitap da bilincin amacını evrimsel bir perspektiften değerlendirmeyi amaçlıyor. Felsefe, psikoloji, biyoloji ve bilişsel bilim arasındaki sınırları zorlayan bu kitapta okurlar, bilinç hakkındaki yerleşik bilimsel kabullere meydan okuyan bir bakış açısıyla tanışacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e59cf6d-4000-45fd-b70d-30e80dada7be.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütlü Vahşetin Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Doğumun fiziksel ve zihinsel sarsıntısıyla dünyaya geliyor, bedenimize ve zihnimize işleyen ölüm deneyiminin şiddetiyle dünyayı terk ediyoruz. Arada kalan “ömür” dediğimiz kısa süre zarfındaysa şiddetin bin bir yüzüyle karşılaşıyoruz: Bazen ona maruz kalıyor, bazen bizzat uyguluyor, bazen de sadece haberdar oluyoruz. Yine de birçok uzman bize insanlık tarihinin muhtemelen en barışçıl ve iyimser döneminde yaşadığımızı, hâl ve gidişatımızın pekiyi olduğunu telkin ediyor. Uygarlaşma sürecinin şiddeti azalttığı, Aydınlanma ilkeleri üzerine bina edilen karmaşık modern kurum ve örgütlerin çatışmaları yönetmeyi kolaylaştırdığı, insanın esenliğini artırdığı söyleniyor. 20. yüzyılın başından itibaren yaşanan İki dünya savaşı, etnik çatışmalar, soykırımlar, katliamlara rağmen istatistikler ve sayılar da onları doğruluyor. Eski çağların vahşi cinayetleri, ürkütücü tarihsel anlatıları ve mitleştirilen işkence usulleri karşısında şiddet azalıyor görünüyor. Peki, görünenle gerçek örtüşüyor mu? 
Bu kitapta, şiddetin azaldığı iddiasına meydan okuyan Malešević, şiddetin modern çağda azalmak şöyle dursun, aslında yükselişte olduğunu gösteren derinlemesine bir sosyolojik çözümleme sunuyor. Eldeki tarihsel, arkeolojik, antropolojik ve sosyolojik kanıtlardan ve vakalardan hareketle savaşlar, devrimler, soykırımlar ve terörizm gibi örgütlü şiddet eylemlerinin doğası ve şiddetin tanımı ve kapsamı hakkında bir tartışma açıyor. Weber, Elias, Foucault, Mann, Bourdieu, Collins, Pinker, Gat,  Skocpol, Shaw gibi alanın önde gelen isimleriyle hesaplaşarak modern toplumsal örgütlerin kitlesel şiddet eylemlerine halk desteğini seferber etmek amacıyla ideolojiyi ve dayanışma ağlarını nasıl kullandığını gösteriyor. Uzun vadede şiddeti, insanın mizacını ve toplumu şekillendiren süreçlerin ve yapıların net ve bütünlüklü bir manzarasını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8706b5d-f6c4-4066-b75d-92f252e47aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Ahlak Buhranı</image:title>
            <image:caption>Çok çeşitli orijinal kaynaklara dayanan bu çalışma, bize Birinci Dünya Savaşı sırasında bir İslam İmparatorluğu olarak Osmanlı’nın meşruiyeti açısından çok önemli olan genel ahlak meselesine ilişkin tartışmaların ve bu konudaki gerçeklerin tam ve çok katmanlı bir resmini sunuyor. 
Erik Jan Zürcher, Leiden Üniversitesi 
 
Az araştırılmış bir konu hakkında muhteşem bir sosyal ve kültürel tarih kitabı. Ahlaki gerileme ve Müslüman kimliği tartışmalarına odaklanan, cinsiyet ve aileye ilişkin politikaları araştıran Oğuz, bize Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Osmanlı iç cephesi ve bunun yol açtığı sosyokültürel dönüşüm hakkında özgün ve uzun zamandır beklenen bir analiz sunuyor. 
Daniela L. Caglioti, Naples Feredico II Üniversitesi 
 
Bu kitabın, Osmanlı&apos;nın Birinci Dünya Savaşı yıllarına ait sağlam empirik verilerini kullanarak, birbiriyle yarışan ahlak vizyonlarının ve ahlaki kriz üzerine artan söylemin kriz, çürüme, kargaşa ve dönüşüm içindeki bir toplumun durumunu nasıl ve neden yansıttığını anlamak için büyük bir katkı sunduğuna inanıyorum. 
M. Asım Karaömerlioğlu, Boğaziçi Üniversitesi 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yaşanan siyasi ve toplumsal krizin nedenlerini ve çözümlerini arayan ve bugünkü Türkiye&apos;ye miras kalan birçok fikrî cereyan ortaya çıktı. Her kesim kendi reçetesinde önce toplumun ahlak buhranına çare aradı. Çiğdem Oğuz, ideolojilerin uğrak noktası hâline gelen bu tarihsel olguya geç dönem Osmanlı siyasi düşünce tarihinden günümüz Türkiyesi’ne derinlikli bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b968217a-5ddf-4d95-bb4e-9bcb1fdd220c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı Varis</image:title>
            <image:caption>Kaçak bir kraliçe. Gönülsüz bir prens. Yıkıcı bir arayış. 
 
Yılan Savaşı’nın üzerinden sekiz yıl geçti. Ancak kuzeyde, Dişler Sarayı’ndan Leydi Nore, Buz İğnesi Kalesi’ni geri aldı. Orada, emirlerini yerine getirecek ve intikamını alacak canavarlar yaratıyor. 
Dişler Sarayı’nın küçük kraliçesi ve annesi üzerinde gücü olan tek kişi Suren, acımasız işkencelerden bıkıp insanların dünyasına kaçtı. Ormanda vahşi bir şekilde, tek başına yaşıyor ve unutulduğuna inanıyordu. Ta ki Fırtına cadısı Bogdana Suren’i bir gece sokakta kovalayana kadar. Şimdi Suren’i, bir zamanlar evlenme sözü verdiği Elfhame’in vârisi Prens Oak’tan başkası kurtaramaz. 
On yedi yaşına gelen Oak büyüleyici bir güzelliğe erişti. Onu kuzeye götürecek bir görevde ve Suren’den yardım istiyor. Ama Suren bu teklifi kabul ederse, bu, bir zamanlar tanıdığı çocuğa ve güvenemeyeceği bir prense karşı kalbini korumak ve arkasında bıraktığını düşündüğü tüm dehşetlerle yüzleşmek anlamına gelecek. 
Fantastik edebiyatın en sevilen ve en çok okunan yazarlarından Holly Black’in iki kitaptan oluşan yeni serisinin ilkiyle entrika, ihanet ve tehlikeli arzularla dolu Elfhame’in büyüleyici dünyasına geri dönün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/961f0f2f-ceb4-4174-8856-299eab1603d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün Bıyıklı Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Bıyık erkeğin süsüdür”, denir. Bu süs toplumsal ve ideolojik yükü ağır bir süstür. Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze değişen çehrelerin, âdeta toplumsal ve siyasi tarihin bir aynası olduğunu Doğan Gürpınar harika üslubuyla anlatıyor. 
Kitapta ele alınan tarih uzun 19. yüzyılın pos bıyıklarından ulus devlete geçişte kırpılan, gürleşen, sarkan ve tarihin sonunda kesilen bıyıklara kadar uzanıyor. 90’larda “şehirli erkek” tanımını her gün yeniden şekillendiren popüler kültür, bıyığı farklı kelime setleriyle karşılıyor: maço, kıro, erkeksi, köylü... Bugünlerde anlamı yalnız geçmişte bulan varoluş krizini ve nostalji hissini sermayeleştiren sağ ideolojilerle bıyık yeniden gündemde. Usturayı tutan el, görmek istediği toplumu önce erkeklerin yüzünde nakşediyor. 
Geç dönem Osmanlı’dan günümüz Cumhuriyeti’ne siyasi ve toplumsal tarihin alternatif okumasını sunan bu kitap, zengin yazılı ve görsel malzemesiyle tarihi bedeninde taşıyanların, yani bireylerin tarihine de yeni bir bakış getiriyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f6e12fc-2eb5-4be4-b019-78b239f291d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Geç</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan listesinin bir numaralı yazarı Colleen Hoover’dan takıntılı ve tehlikeli bir aşk hakkında nefes kesici bir psikolojik gerilim!
 
  Kırık insanlar bazen geçmişleri yüzünden önlerini göremezler.
Kırılmış olmak onlar için zayıflıktır, dolayısıyla da öfkelerine
sığınırlar. Bazıları da geçmişte onları kıran şeylerden uzaklaşmaya
çalışırken daha çok kendilerini geçmişte bulurlar.
 
Sloan’un hayatı doğduğundan beri kolay olmamıştı. Kendini bildi
bileli otizimli kardeşini uyuşturucu bağımlı annesinden korumaya
çalışıyordu. Erkek arkadaşı Asa, kardeşinin bakım masraflarını
üstlenmişti fakat Sloan, onun kirli parasının nereden geldiğinin
farkındaydı. Ama kardeşi için bu adama katlanmaya mecburdu.
Asa’nın da kendince onu sevdiğine inanmak zorundaydı ve o
da Asa’yı sevmek zorundaydı. Çünkü Asa’nın tehlikeli çevresinden onu koruyabilecek tek kişi yine Asa’ydı. Ta ki Carter gelene
kadar...
 
Hayatı boyunca sürekli mücadele etmiş, rol yapmaya alışmış Sloan,
Carter’ın aşkına güvenebilir miydi? Güvense bile bu aşkı yaşatabilir miydi? Asa gitgide kontrol edilemez bir hâl alırken acaba bu
cehennemden kurtulabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb8838b-a2b1-4e53-9ee8-de32f5317293.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Putlar</image:title>
            <image:caption>“Yazarımız Mehmet Ali Bulazar, ülkenin sıradan insanlarının yaşam koşullarını, o koşulların nedenlerini, sonuçlarını ç ok derinden algılamış, çözümlemiş, gözlemlemiş ve bu birikim ve açılımla öykülemiş, Erkeği de iyi biliyor kadını da, her iki tarafın da duygularına, özlemlerine, arayışlarına egemen. 
Bulazar’ın dili aydınlık, üslubu akıcı, kurgulaması yetkin, Türk Edebiyatına verecekleri olan bir yazar bana göre… Yazma azmi ve istenci onu çook yukarılara taşıyacaktır.” 
                                                                                                          Cazim Gürbüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c9cddf9-00b8-4e30-be12-283852e1a25a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikenli Teller Arasında Parmaklıklar Arkasında</image:title>
            <image:caption>Bu kitapçık, Berlin “Kızıl Bayrak” gazetesinin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda Almanya Komünist Partisi önderlerinden biri olan Werner Hirsch tarafından yazıldı ve 1934 yılında yayımlandı. 
Hirsc, “İllegal Anti-Faşist Savaşçılara Bir Söz” diye başlıyor sözlerine ve sonra devam ediyor: “Hitler Almanya’sının faşist cehennemlerinde 1,5 senelik tutukluluktan ve bu yolun bir istasyonundan diğerine 20 kere nakledildikten sonra bazı tecrübeleri derlemek ve göstermek istiyorum. Bunlar Almanya’da benim ve zindana atılmış başka anti-faşistlerin tecrübelerinin sonuçlarıdır. Belki böyle bir tasvir, faşist ülkelerde anti-faşistlere uygulanan teröre karşı mücadeleyi kolaylaştırmaya katkıda bulunabilir. Belki de bu deneyimler, tutuklanma şansızlığına uğramış devrimci işçilerin teröre karşı direncini kolaylaştırabilir.” 
Burada anlatılan, Hitler faşizminin ve faşist Alman burjuvazisinin sınırsız vahşeti karşısında binlerce üye ve yönetici yoldaşını kaybetmiş ama onurluca direnmiş ve düşmanının yenmiş bir partinin, Almanya Komünist Partisi (KPD)’nin tecrübelerinin sadece bir kesitidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e327b3-50b0-4ec5-9a93-b3dec303e3da.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yaşanmış Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>“Onun yüzyıllık bilgeliği bilim, tıp ve ruhla beslenmiştir.” -Dr. Robert Waldinger, New York Times çoksatan yazarı 
￼Dr. Gladys, 102 yaşında hâlâ mesleğini sürdüren bir hekim. O, bu kitapta, asırlık ömründen çıkardığı dersleri ve insan yaşamının nasıl daha iyi olacağına dair kendisine ilham kaynağı olan binlerce hastasının hikâyelerini bizlera anlatıyor. Altmış yılı aşkın hekimlik hayatının ardından Dr. Gladys, bu kitapta uzun, mutlu ve dolu dolu bir yaşamın tadını çıkarmak için altı uygulanabilir sırrını şöyle paylaşıyor: 
-Enerjinizi çılgınca harcayın 
-Tüm yaşam hareket üzerine kuruludur 
-Burada olmanızın bir sebebi var 
-Asla yalnız değilsiniz 
-Her şey sizin öğretmeninizdir 
-Sevgi en güçlü ilaçtır 
Dr. Gladys’in, kendi sıra dışı yaşamından paylaştığı mucizevi iyileşme öyküleri de oldukça büyüleyici. O, sadece sağlık ve şifa hakkında değil, aynı zamanda neşe içinde ve tatmin duyulan bir yaşam için neler yapılması gerektiği konusunda düşüncelerinizi etkileyip bakış açınızı değiştirecek. Kitap boyunca, sizlere sevgi dolu ve bilge bir büyükanne gibi eşlik edecek. 
 
“Etkileyici olduğu kadar öğretici de olan eşsiz bir eser.” -Dr. Edith Eger, New York Times çoksatan yazarı 
 
Etkileyici olduğu kadar aydınlatıcı da... Tıbbi bilgi ve yaşanmış deneyimleri bir araya getirmesi, pek çok kişi için oldukça faydalı bir rehber olacak. -Dr. Sara Gottfried, New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fb95687-4939-4e61-877e-68333cd105c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Dinleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kutsal metinler, insanoğlunun inşa etmiş olduğu eserler, resimler ve mimari aracılığıyla büyük dinlerin tarihini ve en önemli öğretilerini keşfedin. 
Farklı ibadet tarzlarının ve dinsel ilkelerin izini sürün; günümüzde varlığını sürdüren eski inançların benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyin. 
Büyük bir açıklık ve duyarlılıkla yazılmış olan bu resimli ve büyüleyici rehber, Klasik Dünyanın kadim mitolojilerinden Zerdüştçülüğe, Hıristiyanlıktan 
İslama kadar başlıca inanç sistemleri hakkında 
ayrıntılı bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d544abd0-3066-495d-b5af-6113a68399c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa : Arkeoloji</image:title>
            <image:caption>İnsanlar ne zamandan bu yana geçmişi merak ediyorlar ve neden merak ediyorlar? Arkeoloji kelimesi ilk ne zaman kullanıldı? İlk kazı ne zaman yapıldı? Arkeologlar nasıl çalışıyorlar? Bir arkeolojik eserin nerede ne zaman üretildiği nasıl anlaşılıyor? Neden birileri kendi topraklarında olmayan eserleri istiyor, başka bir deyişle tarihî eser kaçakçılığı neden var? Antik kentler batık şehirler midir? Tapınaklardan tiyatrolara, arenalardan agoralara, hamamlardan mahkemelere, okullardan mezarlıklara antikçağda nasıl bir yaşam vardı? Peki bu soruya yanıtlar bulan arkeoloji, yalnızca geçmişin bilimi midir?   
İsmail Gezgin bu kez de bizleri yazın gittiği kıyı kasabasının yakınındaki kazıda büyük bir hevesle öğrenci-işçi olarak görev alan arkeoloji meraklısı Ayça’nın eşliğinde bir antik kentte dolaştırıyor. Bu gezi sırasında hem bir arkeolojik kazıda kimlerin nasıl çalıştığına tanık oluyor hem de antikçağların içinde yaşadığımız kültürü şekillendiren dünyasına daha yakından bakıyoruz.   
Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, bugünün dünde kurulduğunu kavrayarak geleceğe bakmak isteyen her yaştan okur için değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e6001d5-1319-4499-87a9-d3461f221a7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Yaşamından 24 Saat</image:title>
            <image:caption>Savaştan on yıl önce, Riviera’da  küçük  bir pansiyonda kalıyordum. Masada oturduğum sırada, hiç beklenmedik bir şekilde çok büyük bir kavgaya, belki karşılıklı nefret ve hakarete varmasına ramak kalan sert bir tartışma çıktı. İnsanların çoğunun muhakeme gücü körleşmiştir. Kendilerine doğrudan dokunmayan, sivri ucu ısrarla sert bir şekilde duyularına kadar etki etmeyen şey, onları neredeyse hiç harekete geçirmez ancak gözlerinin önünde cereyan eden, duygularına dokunacak en ufak şey bile içlerinde ölçüsüz bir tutkuyu ateşler. İşte o zaman duyarsızlıklarının yerini gereksiz ve aşırı öfke alır. İşte zaman zaman yemekte  bir araya gelen, kendi hâlinde sıradan insanların oluşturduğu, çoğu zaman havadan sudan konuşan, pek derin konulara girmeyen, önemsiz şakalar yapan, yemekten sonra ise dağılıveren grubumuzda da böyle oldu. Alman evli çift dolaşmaya ve amatörce fotoğraf çekmeye, keyfine düşkün Danimarkalı adam o sıkıcı balık avına, kibar İngiliz bayan kitaplarının başına, İtalyan evli çift Monte Carlo’ya kaçamak yapmaya giderlerdi. Ben ise ya bahçedeki koltuğa kurulur, tembellik ederdim ya da çalışırdım. Ancak bu kez hepimiz bu sert tartışmayla yerimizde donup kaldık...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6166c3-e807-4053-b618-dec1293d234a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Tanınmış roman yazarı R., kısa dağ gezisinden dönmüştü. Sabahın erken saatlerinde Viyana’ya ulaştı, istasyondan bir gazete aldı, tarihe göz attığındaysa doğum günü olduğunu hatırladı. “Kırk bir” diye geçirdi hemen aklından ve bu düşünceden ne memnun oldu ne de üzüntü duydu. Bir taksi çevirdi ve evine giderken gazeteye şöyle bir baktı. Yardımcısı, o yokken gelen birkaç ziyaretçinin ve bir yada iki telefon mesajının olduğunu ev sahibine bildirdi. Bir yığın mektup onu bekliyordu. Kayıtsız bir şekilde mektuplara baktı, birkaç tanesini gönderenler ilgisini çektiği için açtı; adresleri yabancı el yazısı ile yazılmış büyük paketleri ise bir kenara yığdı. Bu arada koltuğunda rahatlayıp sabah çayını içerken gazetesini bitirmiş, makale okuyordu. Sonra bir puro yaktı ve ayırmış olduğu mektuba uzandı. Bir kadının el yazısıyla alelacele kaleme alınmış, birkaç düzine mektuptan oluşan sıradan bir mektup gibi müsveddeydi. İstemsizce, bir kere daha, acaba gözden kaçırdığı bir şey var mı diye zarfı yokladı. Fakat zarf boştu, ne bir imza ne bir gönderici adresi ne bir kağıt ne de bir çift söz… “Tuhaf” diye düşündü ve müsveddeyi okumaya başladı. “Beni hiç tanımamış sana,” diye başlıyordu. Kafası karışmıştı. Bu, ona mı yazılmıştı yoksa hayali bir kişiye mi? Birden merakı uyanmıştı ve mektubun geri kalanını okumaya başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd569a34-327a-45d6-9825-34ac3837c406.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>1912 yılının Mart ayında Napoli limanında, büyük bir transatlantiğin boşaltılması sırasında ilginç bir olay yaşandı. Gazeteler bu olay hakkında ayrıntılı ama oldukça abartılmış haberler yayımladılar. Ben de “Oceania”nın bir yolcusuydum ancak ne ben ne de diğer yolcular o tuhaf olayın tanığı olamadık çünkü olay gece, transatlantiğe kömür yüklenip yük boşaltılırken meydana gelmişti. Biz yolcular da gürültüden uzak kalmak için karaya çıkmıştık, kafelerde ya da tiyatrolarda vakit öldürüyorduk. Yine de şahsi görüşüm, o sıralarda açıkça dile getirmediğim bazı tahminlerimin, o heyecan verici sahnenin, gerçek açıklaması olduğudur. Aradan bunca yıl geçtiğine göre artık o tuhaf olaydan hemen önce gerçekleşmiş bir konuşmayı açıklamamda bir sakınca yoktur diye düşünüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcb78897-95cf-4243-af59-6a736ec66ad7.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Gece yarısı New York’tan kalkıp Buenos Aires’e gidecek olan büyük yolcu vapurunda, son saatin alışılmış telaşı ve koşuşturması yaşanıyordu. Karadakiler arkadaşlarını geçirmek için itişip kakışıyor, eğik kasketli telgrafçı çocuklar birtakım adlar bağırarak yolcu salonlarında oradan oraya koşturuyor, bavullar ve çiçekler sürüklenerek vapura yükleniyor, orkestra güvertede durup dinlenmeden çalarken çocuklar merdivenlerde merakla bir aşağı bir yukarı koşuşuyorlardı. Bu kargaşanın biraz ötesinde, gezinti güvertesinde bir tanıdıkla laflıyordum ki yanı başımızda iki ya da üç kez keskin bir flaş patladı; kalkıştan hemen önce gazeteciler ünlü birini soru yağmuruna tutuyor ve fotoğralarını çekiyordu anlaşılan. Arkadaşım o tarafa bakıp gülümsedi. “Ender bulunan bir kuş düşmüş ağlarına: Czentovic.” Bu açıklamanın üzerine ona anlamaz gözlerle bakmış olmalıyım ki sözlerine devam etti: “Mirko Czentovic, dünya satranç şampiyonu. Turnuva oyunlarıyla doğudan batıya bütün Amerika’yı bucak bucak dolaştı, şimdi de yeni zaferler kazanmak için Arjantin’e gidiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a0a384-4106-4fbb-8151-451d636c0018.jpg</image:loc>
            <image:title>Brutal 4</image:title>
            <image:caption>AŞAĞILIKLARIN MERHAMETE İHTİYACI YOKTUR. 
 
KARISINA ŞİDDET UYGULAYAN VE ONU DEFALARCA ALDATAN SAHTE BİR İDOL. 
 
GÜCÜNÜ KÖTÜLÜK YAPMAK İÇİN KULLANAN BİR PATRON. 
 
KANUNLARLA HAK ETTİĞİNİ BULAMAYAN KÖTÜ İNSANLARA TOKYO BÜYÜKŞEHİR POLİS DEPARTMANI BİRİNCİ SORUŞTURMA BÖLÜMÜ’NDEN DAN HİROKİ’NİN CEZA KAYDIDIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07e69d21-ad12-4bdb-819f-aadd2f034979.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Arayan Destan</image:title>
            <image:caption>“Kitaplar insanları birbirine bağlar. Tıpkı Ulu Hayat Ağacı’nın farklı dünyaları birbirine bağlaması gibi… Ne de olsa kitaplar da ağaçtan yapılmıştır.” 
Funda Özlem Şeran bu kitabıyla çocukları Türk mitolojisinden beslenen, gizem, korku ve heyecanla dolu bir maceraya davet ediyor. 
Geceleri uyuyan insanların üzerine çöken karaçoralar… 
Kara büyü yaparak kurt kılığına giren erbörüler… 
Her canı ayrı bir yerde saklı yedi başlı yelbegen… 
Ölen kötü insanların ruhlarını yeraltına sürükleyen körmösler… 
İnsanların özünü çalarak onları hasta eden, benliklerini silip unutturan harsalar… 
Ve nice diğer yeraltı-yerüstü yaratıkları… 
Şaman Aybüke ve yanındaki çocuklar, deniz kenarında baygın halde yatan bir çocuk bulurlar. Çocuk konuşamıyor ve geçmişine dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Gruptaki dört çocuğun Orta Asya mitolojisinde yer alan varlıklarla mücadele etmesi ve Dede Korkut Hikayeleri’nde olduğu gibi bir ada kavuşmaları gerekmektedir. Şaman Aybüke, bütün güçlerini harekete geçirerek onların yanında olacaktır. Peki, deniz kıyısında bulunan Deniz’in gizemi nedir? Onun belleğine kavuşması için nelerin üstesinden gelmesi gerekmektedir? Adını Arayan Destan’ı ürpererek, insanın yeryüzünü anlamlandırmaktaki olağanüstü düşgücünün yaratıcılığı karşısında bir kez daha hayretler içinde kalarak okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6af564-2e6a-4df4-a68b-afc4b9d49a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalini Hayata Katma Okulu</image:title>
            <image:caption>En son ne zaman kattın hayalini hayatına? 
Biliyorum, kaybolduğunu düşündüğün anlar var. Tıpkı Hayat Kerimzade gibi. O, bittiğini sandığı noktadan yeni bir yol çizdi kendine ve hayat ustalığı yolculuğuna çıktı. Kendi hayatının bir yönetim kurulu olduğunu ve kararları başkalarının verdiğini fark etti. Sorunların bataklıklarını ve onları kurutan okaliptüsleri tanıdı; kişilerin değil, fikirlerin liderlik ettiği bir dünyanın daha yaşanası olduğunu gördü. Tüm bunlar, koca bir belirsizliğin içinde bilgeliği taşıdı ona ve zafere giderken seferden de keyif almayı öğretti. 
Yani sevgili okur, cesaret etmeden bilemezsin yeni yolların seni nereye ulaştıracağını. Hele bir çık bakalım yolculuğuna, yerinde sayma. Yaşanmış, gözlemlenmiş vakalarda senin de kendinden parçalar bulacağın bu kitapla bulmacayı birlikte çözüyoruz. 
Hadi, vakit kaybetme! Hayallerini hayatına katmaya davet ediyorum seni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd5bb3ec-f440-47b1-9341-fb87e9f9344f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun İlişkilerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>“Beni olduğum gibi sev, olmamı istediğin gibi değil!” 
İlişkiler, insanın kendiyle yüzleşme alanlarıdır. Hepimiz her insanda bambaşka insanlar olur, başka yönlerimizi, başka yüzlerimizi görürüz. 
İlişkiler, yaşam yolculuğu boyunca tecrübe ettiğimiz gelişim sürecinin en kıymetli parçalarıdır. İlişkiler, sınavımız değildir. Bir başarı ya da başarısızlık hikâyesine de dönüştürülmemelidir. İlişkiler dönüşüm alanlarımızdır, kendimizi bir başkasında görmek, kendimizi bir başkasında sevebilmek, hatta çoğu zaman kendimizle ilk kez tanışmaktır. 
Uzun bir ilişkinin sırrı sevmek ama kırmadan, dökmeden sevebilmek. Bugünlerde insanların sevilmeye ama kırmadan dökmeden sevilmeye ihtiyacı var. Güvenebilmeye ihtiyacı var, çünkü güvenin olmadığı yerde sevgi de olamaz. Sabra ihtiyacı var, hemen ilk kavgada ayrılmaya değil, mücadele etmeye. Çünkü sevmek için yürek ama sürdürmek için emek gerek. İnsanların, kendilerini olduğu gibi seven kişilere ihtiyacı var, onları değiştirmeye çalışanlara değil. Ve tabii ki ilgiye... Çünkü ilgi görmeyen her şey ölür, çiçekler bile. 
Bu kitap uzun ilişkilerin sırlarını samimiyetle ve açık yüreklilikle paylaşmayı hedefliyor. 
Hakan Mengüç, eserleri 13 farklı dile çevrilen ve uluslararası alanda tanınmış bir yazar ve akademisyendir. Aynı zamanda, kendi bestelerinden oluşan müzikleri, dünya genelinde geniş bir dinleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e67beb71-8323-49f5-b0a1-969f86e5a269.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca’nın Köyüne Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Busem bir sabah uyanır ve kendini Nasrettin Hoca’nın yaşadığı çağda, onun köyünde bulur. Burası aşina olduğu yerden öyle farklıdır ki: alışkanlıklar, yaşam, oynanan oyunlar... Üstelik bırakın teknolojik aletleri elektrik bile yoktur! Busem bir yandan köyün sokaklarında gezip bu çağı keşfederken, bir yandan da oradakilere kendi yaşamını anlatmaya çalışır. En önemlisi de Nasrettin Hoca’yla tanışır. Peki Nasrettin Hoca fıkralardan bildiği kişi midir, yoksa kendi kütüphanesini zorlukla kuran, çağının ötesinde genç bir düşünür mü? 2022 yılında Gülten Dayıoğlu İlk Gençlik Romanı Ödülü’nü alan Nasrettin Hoca’nın Köyüne Yolculuk, sizi geçmişin gizemlerinde kaybolmaya ve Nasrettin Hoca’yı daha iyi tanımaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add89d12-a4b1-44f9-9932-fa336d81b716.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kuş Kardeş</image:title>
            <image:caption>Yeni başlangıçlar yapmak veya bir şeylere en başından başlamak nasıl da heyecanlar yaşatıyor insana değil mi? Ne o? Hiç yaşamadınız mı bunu? Korkuyor musunuz yoksa? İyi de bir düşünün, ne olabilir ki? Hiç bilmediğiniz, sonuçlarını kestiremediğiniz bir şeylere başlamaktan mı korkuyorsunuz? Yok yok, iyice düşünün derim. Belki de beklediğinizden kolay olacak. Belki de birileri size destek olacak ve böylece aklınızdan geçmeyen çözümler bulup yeni serüvenlere atılacaksınız. Korkmayın, deneyin, yardım isteyin... Tıpkı uçmaya yeni başlayan küçük kuş gibi. Şeyma Ayık, Üç Kuş Kardeş&apos;te başlangıçların zorluklarına vurgu yapıyor. Ve her engeli aşmanın bir yolu olduğunu söylüyor. Yeter ki cesaret edin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1919e9a6-57db-4708-8261-0bbc7a2c9e28.jpg</image:loc>
            <image:title>Eril, Dişil ve Ötekiler</image:title>
            <image:caption>İnsan bedeni tarih boyunca kimin hizmetinde olmuştur? 
İnsanlık tarihi boyunca bedenler, günahkâr ve kutsal olarak farklı muameleler görmüştür. Öyle ki bunun izleri mitolojiden sanata, dinlerden tarihe dek her alana sızmıştır. Cinsellik adı altında toplanan bu izler, içinde erilin gücünü, yüceltilmesini, dişilin dışlanmasını, baskılanmasını, metalaştırılmasını ve nihayetinde şeytanlaştırılmasını, ötekilerin yok sayılmasını ve lanetlenmesini taşır ve aslında bunlar tümüyle iktidarın tutumunu yansıtır. 
Tarihin üstü örtülen, konuşulmayan ama bu sessizliğiyle dahi çığlık çığlığa bağıran karanlık kuytusunda neler gizlenmiştir? Bastırılmaya ve yok sayılmaya çalışılan aslında nedir? 
Arkeolog ve Eskiçağ Tarihçisi Baha Batıkan mağaraların karanlığından sarayların has odalarına dek örtülüp saklanan bedenin, cinselliğin, günah ilan edilenin tarihinde derin ve meydan okuyucu bir kazıya götürüyor bizleri. Günah, kutsal ve tabu olanın içinde çıktığı bu “tehlikeli” yolculukta, bugün içine hapsolduğumuz zihniyetin ilmek ilmek nasıl dokunduğunu, cinselliğe bakışın tarihimizi ve bugünümüzü nasıl şekillendirdiğini, nefes kesici, titiz ve sansürsüz bir anlatımla gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f153386e-329e-4914-82c0-50acbe24e572.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Dokuz</image:title>
            <image:caption>Geçmişin kırık aynalarından inanması güç hikâyeler yansıyor bugüne. 
Zeynep Yavuz, gerçek bir hikâyeden esinlenerek; bir dönemin toplumsal hafızaya kazınan olaylarını gözler önüne sererken, gerdek gecelerinde ayrılmak zorunda kalan Mahperi ve Alaz ile buluşturuyor okurlarını. Aşkı yıllarca ilmek ilmek ruhuna işleyen bir Anadolu kadınının kırk dokuz yıl umudunu yitirmeden, inancını kaybetmeden bekleyişini bir solukta okuyacaksınız. 
Alaz sessizce arkadan takip etmiş, izliyordu sevdiğini. Kadın kaskatı kesilmiş ruhsuzca yürüyordu. “Gel baştan yazalım bu aşkın kaderini” diyemeyecek kadar gecikmişti. Yaşadığı bu acı, çocukluk sevdası gibi usul usul kanatıyordu yüreğini. Bir yumruk vurdu tam da kalbinin üzerine. Kızdı ve “Kendine gel!” diye bağırdı içinden defalarca. Sessizce yere oturan sevdiği kadını izlemeye devam etti. Elleriyle yeri kazıyordu kadın. Bir süre sonra elinde parlayan bir şey olduğunu gördü ve kendine zarar verecek endişesiyle biraz daha yaklaştı Alaz. Bir ipe dizili altın penezleri gördü. İşte o an dünyası başına yıkıldı. Nefesi kesildi, dizleri titredi aniden. Hatırladı o kolyeyi. Hayatının en mutlu ve en kötü o gününü çok iyi hatırlıyordu. Yaşadıkları bu hayatı, uzun süredir birbirlerinden uzak olmalarının sebebini anlatmalıydı ve daha fazlasını…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc05404d-ccc9-4e91-bc90-df6235a81e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Hür Tractatus</image:title>
            <image:caption>Varlık ile anlam arasındaki kadim perde, modern insanın şafağıyla birlikte aşılmaz bir duvara dönüştü. Nicedir bir fin-de-siècle figürü olarak modern şair, kehanetin gücüne sığınarak ortalığa saçıyor ilencini. Estetiğin müsekkin etkisiyle mistik şiir idealinden basit kelime simyacılığına değin bir yığın eda, “şiir/sel” adlı sarkacın umursuz salınımı içinde sürgit genişliyor. Ve şimdilerde “hâl”den kesik, fiyakalı bir hologram suretinde boy gösteren şair, kontrolsüz ışık ve sesin bulanık sularında, giderek seyr‘in künhünden uzaklaşıyor… 
 
Hür Tractatus, modern şiire ilişkin tartışmaların yörüngesinden kopmadan, Batı dillerindeki “image” kavramını “hayal” sözcüğüyle ikame ederek yeni bir şiir ontolojisi öneriyor. Şiirin asl’ına ilişkin cem’ edici bir tasavvura açılan kitap, özel bir imkân ve bir kıstak olarak hayal ile rüyayı seyr‘ederken; dilin hayale bağlandığı görsel boyutu sesle izleyip ona üçüncü bir boyut ekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb82813-68b8-4dc3-b10c-bcbf615c4ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Quantum Manifesting</image:title>
            <image:caption>Geleceğe gittiğinizi ve kendinizi 80 yaşındayken gördüğünüzü hayal edin. İsteklerinizi gerçekleştirmişsiniz. Başarılı olmuşsunuz. 
Gelecekten bugünkü size mesajınız ne olurdu? 
 
Hepimiz hayatımızda bazı şeyleri istiyor ve arzu ediyoruz ama kaçımız bu istekleri gerçekleştiriyoruz? Gelecekten beklentilerimize dair zihnimizde net bir tablo oluşturamadığımızda bazı sıkıntılar başlıyor. Böyle olduğunda isteğimizi gerçekleştirmek için içimizde bir tutku oluşturamıyoruz ve 
daha yolun başında takılıp ileriye gidemiyoruz. 
 
Burada sizleri geride tutan sınırlayıcı inançlarınızdan kurtulup hedeflerinize nasıl odaklanacağınızı, hayalini kurduğunuz şeyleri detaylıca vizyonlayıp onlara ulaşmak için oto-motivasyonunuzu nasıl koruyacağınızı “Quantum Manifesting” sistemiyle birlikte öğreneceksiniz. Ben de bu sistemi uygulayarak maddi ve manevi isteklerime sahip oldum. Yani bunu bizzat deneyimledim. Şimdi ise sıra sizde. 
Hazırsanız başlayabiliriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce6fdf9-88de-4b27-b30b-77fbc3537319.jpg</image:loc>
            <image:title>Hotel İstanbul</image:title>
            <image:caption>İnsanlar kavgalıydı kendileriyle, diğerleriyle, trafikle, şehirle ve bu şehrin bitmeyen kaosuyla. Kavga ettikçe daha fazla kaos çıkıyordu, kaos büyüdükçe daha fazla kavga ediyorlardı. Değişik bir ruhu vardı bu şehrin, kendine has, anlatılamaz bir duyguydu burada yaşamak. Bir yerden sonra teslim olduğunuz bir bilinmezlik, yitirdiğiniz bir soluktu akşam olunca ilk hissettiğiniz şey. İnsan evine girdikten sonra, nerede yaşadığının bir önemi yoktur! Onun için evlerine ulaşmaya çalışıyorlardı biteviye, kendi kabuğunu arayan bir salyangoza benziyorlardı bu hâlleriyle. Peki neydi onları burada tutan? Zihinlerine bir kurt girmiş ve bütün reflekslerini esir almıştı sanki. Şikâyet ediyor, isyan ediyor ama gidemiyorlardı bir türlü, insanın bir yerden sonra gidecek yeri kalmıyor olabilir miydi? Suç Mahalli Üçlemesi’nin ikinci kitabı Hotel İstanbul, kimi gün Salih, kimi gün Halis olarak kimi gün ikisi de olamayıp sadece kim olduğunu hatırlamaya çalışarak gezinen bir adamın “öteki” ile kesişen hikâyesini anlatıyor. Birden fazla olayı merkeze alan giriftli yapısıyla Hotel İstanbul, toplumu yansıtan eleştirel bir polisiye girişimi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af5586f0-2968-444b-9c60-1f4b8613187c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Denizin İçinde</image:title>
            <image:caption>“Hayatında bir şeyleri değiştirmek istiyorsan önce geçmişini bir kenara bırakman gerekir. Çünkü bunu yapmadığın sürece geçmiş yakanı bırakmayacak ve hareket etmeni engelleyen bir pranga gibi hep peşinde olacak. Ancak onu kırdığın zaman yoluna devam edebilirsin.” 
 
Orta yaşlarındaki bir kadın, arkadaşıyla çıkacağı tatile aniden tek başına gitmek zorunda kalır. Kendi kendine yapacağı bu tatil ona bazı şeyleri fark etmesi ve değiştirmesi için bir fırsat sunar. Gittiği yerde oranın yerlilerinden biriyle tanışır: Deniz İğdesi Lene. Onun sayesinde o zamana kadar kendine yaptığı haksızlıkları, yaşadığı olaylardan ona kalan izleri denize bırakmayı ve kendini, arzularını yeniden keşfetmeyi öğrenir. 
 
Bu kitap değişimden korkan ve artık kendini önemsiz hisseden bir kadının bakış açısını değiştirmesiyle mutluluğunu yeniden şekillendirdiği ve kendi şansını yarattığı kişisel bir yolculuğu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02431db4-977a-465f-b003-6a48a307378b.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzur</image:title>
            <image:caption>Huzur, bir günün bin yıl gibi yaşandığı ihtişamlı bir aşkın anlatısı mı? Artık çoktan göçmüş, ihtişamlı bir medeniyetin ardında bıraktığı huzursuzluğun anlatısı mı? 1948 tarihli tefrika duyurusundaki ifadeyle, “Harbin başladığı günün hudutlardan, siyasi muhitlerden, muharebe meydanlarından uzak hikayesi” mi?
Bütün bu soruların birbirlerinin yerine geçerek bütünleştiği, bir olduğu; aynı anda hepsinden uzak, aynı anda hepsine yakın müphem bir içselliğin, müstesna bir varoluş sembolizmiyle İstanbul’un hafızası ve müziğin yükselip alçalan ritmi içinde; aşkı ve medeniyeti, sanatla hayatın yan yana aktığı zarif bir dille soylulaştıran Huzur, gerçekte bizim iç hikâyemizdir
Huzur, Türk romanının ihtişamıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668db617-3cfa-4f15-81f6-2cd2503d22e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Sözler Kurulu Büyük Başkanı</image:title>
            <image:caption>Meryem büyüklerle konuşmayı çok seviyordu. Onlarla konuşmaya çalıştığında bazen Meryem’e garip davranabiliyorlardı. 
Bu da Meryem’i üzdü, onun cesaretini kırdı. 
Büyük bir suskunluğa büründü. 
Neyse ki annesi olanları görmüştü. 
Meryem’e güzel bir sürpriz ile yardımcı olacaktı. 
Sürprizin ne olduğunu siz de merak ediyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f4ff4f-6a52-4a4c-81c9-52fe9caca982.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümran: İki Yabancı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O sabah tüm yerel gazetelerde aynı haber yazıyordu: Savaş Kıratlı, dün gece saatlerinde hayatını kaybetti.  
 
Katili, on yedi yaşında genç bir kızdı fakat bu gerçeği Savaş’ın kardeşi Aybars dışında hiç kimse bilmeyecekti. Ailesi dahil herkes, Savaş’ın kendi yaşamına son verdiğini zannedecekti çünkü ölümünün perde arkasında karanlık bir sır gizliydi.  
 
Savaş’ın öldüğü gece, ölümüyle ilgisi olan iki adam sırra kadem basmıştı. Geride yalnızca Savaş’ın katili, kendini doktor olmaya adayan fakat bileklerine takılan kelepçelerle demir parmaklıkların ardına hapsolan Berzâh Duman ve Savaş’ın Aybars’a yazdığı bilmece gibi bir mektup kalmıştı… 
 
Hayatı darmadağın olan Berzâh, yaşananları geride bırakma kararı almıştı ama o mektubun gizemini çözebilecek tek kişi olduğunun farkında değildi. İçeriden çıkacağı güne dek Aybars’ın onu bekleyeceğinin de…  
 
Karşı karşıya geldikleri gün tehlikeli bir tuzağa düşeceklerdi ama asıl tuzağı kader kuracaktı.  
 
Çünkü onlar asla bir araya gelmemesi gereken iki yabancıydı ama öyle kalamayacaklardı. 
 
“Ellerimin ödemesi gereken bir bedel vardı,” dedi gözlerimin içine bakarak. “Sızısı hâlâ yanağımda demiştin, ben de bu saatten sonra derim ki yarası hâlâ avuçlarımda.” 
 
O, acıyı hissetmeyen bir adamdı.  
Bense acının ta kendisiydim. 
Ruhum ona fazlasıyla yabancıydı.  
Ne kadar kaçmak istesem de bazı geceler kalbim ona sığınırdı. 
Farkına varmazdım... 
O gecelerin sonumuz olacağını bilemezdim. 
Savaşmak istediğimde ise geç kaldım. 
Geçmiş bir girdap gibi çekecekti bizi içine, 
Yaşananların ağırlığı bir çığ gibi çökecekti üzerimize... 
Kaçamayacaktık. 
Başlangıçta iki yabancıydık 
Ama öyle kalamayacaktık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32cfdb3a-f009-4e71-a4d9-320fa59680a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümran: İki Yabancı</image:title>
            <image:caption>O sabah tüm yerel gazetelerde aynı haber yazıyordu: Savaş Kıratlı, dün gece saatlerinde hayatını kaybetti.  
 
Katili, on yedi yaşında genç bir kızdı fakat bu gerçeği Savaş’ın kardeşi Aybars dışında hiç kimse bilmeyecekti. Ailesi dahil herkes, Savaş’ın kendi yaşamına son verdiğini zannedecekti çünkü ölümünün perde arkasında karanlık bir sır gizliydi.  
 
Savaş’ın öldüğü gece, ölümüyle ilgisi olan iki adam sırra kadem basmıştı. Geride yalnızca Savaş’ın katili, kendini doktor olmaya adayan fakat bileklerine takılan kelepçelerle demir parmaklıkların ardına hapsolan Berzâh Duman ve Savaş’ın Aybars’a yazdığı bilmece gibi bir mektup kalmıştı… 
 
Hayatı darmadağın olan Berzâh, yaşananları geride bırakma kararı almıştı ama o mektubun gizemini çözebilecek tek kişi olduğunun farkında değildi. İçeriden çıkacağı güne dek Aybars’ın onu bekleyeceğinin de…  
 
Karşı karşıya geldikleri gün tehlikeli bir tuzağa düşeceklerdi ama asıl tuzağı kader kuracaktı.  
 
Çünkü onlar asla bir araya gelmemesi gereken iki yabancıydı ama öyle kalamayacaklardı. 
 
“Ellerimin ödemesi gereken bir bedel vardı,” dedi gözlerimin içine bakarak. “Sızısı hâlâ yanağımda demiştin, ben de bu saatten sonra derim ki yarası hâlâ avuçlarımda.” 
 
O, acıyı hissetmeyen bir adamdı.  
Bense acının ta kendisiydim. 
Ruhum ona fazlasıyla yabancıydı.  
Ne kadar kaçmak istesem de bazı geceler kalbim ona sığınırdı. 
Farkına varmazdım... 
O gecelerin sonumuz olacağını bilemezdim. 
Savaşmak istediğimde ise geç kaldım. 
Geçmiş bir girdap gibi çekecekti bizi içine, 
Yaşananların ağırlığı bir çığ gibi çökecekti üzerimize... 
Kaçamayacaktık. 
Başlangıçta iki yabancıydık 
Ama öyle kalamayacaktık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b05072c1-95b8-45ee-8a59-f56df7f6f325.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağlı Boya Tablo Takvimi 2024 Duvar Takvimi</image:title>
            <image:caption>2024 Yağlı Boya Tablo Duvar Takvimi sayesinde yeni seneye eşsiz resimler eşliğinde merhaba diyeceksiniz. 
Yerli ve yabancı pek çok ünlü ressamın birbirinden güzel resimlerini içeren bu takvim duvarlarınızı süsleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6055207d-cb03-40d8-922c-c01c0e271d81.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyo-Ontolojik Yazılar</image:title>
            <image:caption>Varlık ve hayatın en temel özelliği, sürekli ve sonsuz güzelliğe doğru evrimleşmesidir. Bu evrim ve gelişme sürecinin ana karakteri yazılımdır. 14 Milyar yıl önce bugünkü kâinatı netice verecek tarzda yazılım ve plan vardı. Önce madde çorba halinde idi. Sonra Fizik doğdu, sonra Kimya doğdu, sonra fizik ve metafizik ortası demek olan Biyoloji doğdu. Tevrat Tekvin, 2. bap, Fizik ve Kimya boyutunu cennetin normal ağaçları olarak anlatır. Ve cennetin ortasın da Allah (fizik ve metafizik ortasında) hayat ağacını (Biyolojiyi) yarattı diyor. Fakat bu hayat ağacından Âdemin: Soyutu bilen insanın yemesini yasak etti. Onun seks ve beden olarak değil de ruhani olarak yaşamasını istedi. Ama insan hep o ağaçtan yiyor. Sonra sorumluluk dünyasına atılıyor, yine ruhani bir varlık oluyor. 
 
Ey hurafeleşmiş, denge ve ahlak ilkelerini bırakmış, dolayısıyla Kürtler gibi mazlum milletlere zulmeden dindarlara kızan ve gerçek manasında tam bir cennet olan varlık ve hayat alemini absürt ve anlamsız görmeye başlayan ve sonuçta hayatı kendilerine karanlık bir cehenneme dönüştüren aydın hemşehrilerim!... Üç şeyle bu hayat ve bilgi cennetini kazanabiliriz. A) Dilbilgisi, B) Fen Bilgisi, C) Özgür Düşünce. 
 
Hayat sade ve basit olduğu gibi dinler de öyle binlerce hurafe değiller. Temel beş-on ilkeden oluşuyorlar. Ve dinler geçmişten daha çok geleceğe bakıyorlar. Mesela Musa, hukuk ve devlet demektir. Sosyal hayatın nehir gibi akması manasına gelir. İsa, ruhaniyet ve üst hukuk demek olan ahlak demektir. Bu olursa şeriata hiç gerek kalmıyor. Muhammed, İslam demektir. İslam başta iman ve bilim, kadın ve erkek, zengin ve fakir olmak üzere bütün zıtlıkları barıştırıp hayatı anlamlandırmak demektir. Fakat M. İkbal’in deyimiyle fiili materyalist ve cebriyeci olan Emeviler, karşı devrim yaptılar. Ali’nin İslam’ı tam yaşanmadı. (Ali Şeriati)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/191eeda4-31a2-40a4-99d4-a910df4b60ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Politika</image:title>
            <image:caption>Yeni dünya düzeni, başta beslenme ve barınma sorunları olmak üzere, yoksulluk, göç, kölelik, işsizlik, güvencesizlik, örgütsüzlük ve toplumsal cinsiyet konularında yeni sorunları, yeni çalışma biçimleri ile yeni işleri, yetersiz sağlık ve eğitim uygulamalarını getirmiştir. Sosyal politikanın finansallaşması nedeniyle bulunan çözümler de beklenen faydayı sağlamamaktadır. Genç akademisyenlerin bu tür çok boyutlu ve kapsamlı bir çalışmayı yapmış olmalarını takdirle karşılamak gerekir. Bugünün sosyal politika alanındaki yeni yaklaşımların, uygulamaların ve bunların işe yararlığının tartışıldığı bu kitabın, alana önemli katkıda bulunan güncel bir çalışma olmasını diliyorum.
Prof. Dr. İlkay Savcı
Sosyal politika alanında çalışan genç akademisyenlerin katkıda bulunduğu bu derleme kitap, son yıllarda çalışma yaşamını derinden etkileyen ve şekillendiren güncel gelişmeleri emek perspektifi ile ele almakta ve tartışmaya açmaktadır. Bundan birkaç on yıl önce akıllara bile gelmeyen yeni, hızlı ve çalışma yaşamını yeniden biçimlendiren gelişmeler, ulusal ve uluslararası sosyal politikanın önemini bir kez daha öne çıkarmaktadır. Klasik sosyal politika konularının ötesine geçen bu kitap, çalışma yaşamını ve gündelik yaşamı etkileyen değişim ve dönüşüm sürecini sınıf perspektifi ile eleştirel bir yaklaşımla ele almakta, okuyucunun kafasındaki bazı sorulara cevap bulmasına yardımcı olurken aynı zamanda yeni sorular sormasına neden olmaktadır. 
Prof. Dr. Banu Uçkan Hekimler
“Yeşil dijital dönüşümü” yaşamlarımızın her alanında yoğun bir şekilde deneyimlediğimiz bir dönemdeyiz. Hepimiz ne olacağının belirsizliğiyle yaşamaya çalışma çabası içerisindeyiz. Elinizdeki bu çalışma böylesi bir dönemde toplumların refahını bir bütün olarak sağlamaya yönelik sosyal politikaların nasıl bir anlayışla ele alınması gerektiğine ilişkin geçmişten alınan dersler ışığında yakın gelecekte çok daha yoğun bir biçimde gündemimizde olacak nasıl bir sosyal politika tartışmaları için önemli bir çıkış noktası sunuyor.
Prof. Dr. Şenay Gökbayrak
Elinizdeki kitap, çalışma sosyolojisi ve sosyal politika alanında tartışılan sıcak konuların bir kesişimini veriyor. Yazarlar, bu kesişimi görmek isteyebilecek eleştirel düşünmeye eğilimli ve meraklı öğrencilere ve araştırmacılara hitap ederek çok önemli bir katkı sağlıyor.
Prof. Dr. Sadık Kılıç
Dijitalleşme ve Sosyal Politika: Kuramsal Bir Değerlendirme MEHMET ATİLLA GÜLER • Toplumsaldan Bireysele: Sürekli Vasıflandırma Söyleminin Eleştirel Tahlili GÜVEN SAVUL • Dijitalleşen Dünyanın Yeni Eşitsizlikleri: Dijital Uçurum ÖZGE KAHRAMAN ERSÖZ • Emek-Ekoloji Kıskacında İşgücü Piyasası: Kahverengi İşlerden Yeşil İşlere NURAY ŞAHİN • Toplumsal Cinsiyet ve Feminist Teoriler Ekseninde Yeşil İşlere Bakış FATMA YEŞİLKAYA • Dijitalleşme, Adil Geçiş Yeşil İşler Ekseninde İş Hukukunun Geleceği GAYE BURCU YILDIZ • Kuramsal, Tarihsel ve Olgusal Dayanaklarıyla Uzaktan Çalışma ve Erişilememe Hakkı ORKUN SAİP DURMAZ • 21. Yüzyılda Alternatif Ekonomik Yaklaşımların Refah Araçları ONUR METİN • Sınıfsal Görünümü Baskılama Aracı Olarak Yoksulluk Anlatısı ÖZTEKİN DÜZGÜN • Bir Sınıfsal Tahakküm Biçimi Olarak Sosyal Politikanın Finansallaşması: Dünya Bankası’nın Evrensel Sağlık Koruması Gündemi AYLİN GÜLER ÜNLÜ • İklim Göçü ve İşçi Sınıfının Değişen Dinamikleri İLAYDA ERTURUN • Teoride ve Pratikte Kooperatifçilik: Üretim İlişkileri Perspektifinden Bir Analiz ÖZAL ÇİÇEK-ÇAĞATAY EDGÜCAN ŞAHİN • Hakikatler, Masallar ve Âlimler: Kafa Emeği-Kol Emeği Ayrımı Arasında Akademik Özne EMEK ÖNDER ÜNLÜ • Taşeron İşçiden Toplum Yararına Program “Katılımcısına”: Kamuda Güvencesizliğin Dönüşümü CÜNEYT EREN • İşçi Sağlığı ve Sendikalar: Türkiye’ye Uzanan Hatırlatmalar, Belirlemeler, Sorgulamalar DENİZCAN KUTLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dac5f440-5319-46fe-993d-7e2b0bda45c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çığlık - Köy Enstitüsünden Huzurevine Uzanan Yol</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızın birinci basımı aile ortamı için hazırlanmıştı. Onu kızım Meltem Koşar yaptırdı. İkinci baskısı bin adet kitap 72 tarafından basıldı. Ancak beni mutlu etmedi ve bu yeni baskıyı DİĞER İKİ KİTABIMIN BASIMINI YAPAN GÜLNAR YAYINLARINA BIRAKTIM. Ancak ilk basımlarda kitap içine koyduğum şiirleri “HER MEVSİM BAHAR...” Gülnar yayınları basmıştı. Şiirleri bu kitabın üçüncü yani bu basımından çıkardım. Ayrıca bu kitabın içindeki masalları da çıkarıp aldım. Masallar ayrı bir kitap olarak yine GÜLNAR YAYINLARINDAN ileride basılacaktır. İyi okumalar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0614c087-877e-482b-b9ea-818d9c142044.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga Pranayama</image:title>
            <image:caption>Pranayama nefes sanatıdır. Yoga’nın sekiz kolundan biridir. Pek çok kaynağa göre aslında Pranayama, bir yoginin hedeflediği sonuca ulaşabilmesi için, Yoga’nın en önemli koludur. Yoga’nın diğer kollarını, karar verdiğiniz anda, istediğniz zaman, beraber veya ayrı ayrı uygulamak mümkündür. Ancak Pranayama uygulamalarından gerçek manada faydalanmak için, ciddi anlamda tecrübe ve bilgi birikimine sahip olmanız gerekir. Bu nedenle pek çok Yoga dalında Pranayama uygulamalarına baş-lamadan önce insanların belli bir bilgi ve uygulama düzeyine erişmiş olması beklenir. Elbette bedenimiz ve solunum sistemi ile ilgili olmakla beraber, gerçek manada Pranayama aslında enerji ve bu enerjinin kullanılabilmesi, yönlendirilebilmesi ile ilgilidir. 
 
Pranayama sözcüğünü prana ve ayama olarak iki ayrı kelimenin bir araya gelmesi oluşturur. Anlamlarına ayrı ayrı bakacak olursak prana enerji demektir. Ben hayat enerjisi demeyi tercih ediyorum. Bildiğiniz gibi enerji kaynakları ve enerji türleri çok çeşitlidir. Dolayısıyla belli bir tanıma sıkıştırarak prana kelimesinin içerdiği anlamı daraltmak doğru olmaz. Şimdilik prana ile kastedilen enerjinin, tüm bu enerji çeşitlerini kapsayacak kadar geniş bir anlam ifade ettiğini söylemekle yetinelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef246fe-33f5-43ea-b105-eaa4e3f8c3fd.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga Surya Namaskar A</image:title>
            <image:caption>Surya Namaskar yani Güneşe Selam. Benim çok kullandığım bir laf vardır; genelde çalışırken ya da okurken çok uzun zamanımı alan bir bilimsel çalışmayı, bir başkasına tavsiye edeceğim zaman kullanırım. Samimi olduğum arkadaşlarıma ya da yakın çevreme özellikle de ayıracak zamanı olmayan yoğun çalışan akademik dostlarıma, adeta özet çıkarırcasına, ‘sen sadece şu kısmı okusan yeter, çünkü burası bu kitabın kalbi’ derim. Gerçekten de bunu söylediğim kişi örneğin kendisine verdiğim otuz sayfayı okuduğu zaman, benim yüzlerce sayfa okuyarak ve belki de günlerce hatta haftalarca çalışıp, araştırarak elde ettiğim sonuçların tamamına hakim olacak kadar bilgi sahibi olur. Bunu neden anlattığıma gelince çünkü size diyorum ki Surya Namaskar Yoga’nın kalbidir. Güneşe Selam serileri, fazla vaktinizi almayan, kendi içerisinde Asana’ları, Pranayama ve Meditasyon tekniklerini barındıran, eşi benzeri olmayan bir egzersiz tekniğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f86458-062c-4e52-86d5-088347674ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga Surya Namaskar C</image:title>
            <image:caption>Burada anlatılan Güneşe Selam C serisi varyasyonu A ve B serilerini yaparak daha fazlasını isteyenler için tasarlanmış harika bir seridir. İçerisinde özellikle dikkat, denge ve nefesin doğru kullanımını şart hale getirecek hareketler barındırır. Elbette tüm hareketlerde ve serilerde olduğu gibi buradaki hareketlerin de alternatifleri ve hatta sadece hareketlerin değil serinin kendisinin bile alternatifleri mevcuttur. Bende sizlerle burada bu serinin kendim de her gün uyguladığım bir varyasyonunu paylaşmak ve ayrıntılarıyla anlatmak istiyorum. 
 
Her ne kadar hareketlerin bir kısmı Yoga serisinin diğer kitaplarında da anlatılmış olsa da hem kitabın kendi içinde diğer kaynaklardan bağımsızlığını sağlamak, hem de sadece bu kitabı almış olan insanların bu hareketleri ilk defa görüp, okuyacağını varsayarak her hareket olması gerektiği gibi ayrıntılarıyla anlatılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdfab1c3-7014-43e2-bd0e-86c78eeae01d.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga</image:title>
            <image:caption>Bu kitap içerisinde anlatılan hareketler, herkesin kolaylıkla anlayabileceği sade bir dille anlatılmıştır. Yaralanmaları ve sakatlanmaları engelleyebilmek amacıyla da adım adım anlatılmış ve her harekette kendine has uyarılarda bulunulmuştur. Uygulama yaparken lütfen bu uyarıları dikkate alınız. Çalışmalarınızda tecrübe kazanarak, belli bir düzeye gelinceye kadar sizlere, tüm bu hareketleri kendi başınıza yapmak yerine bu işin eğitimini almış yetkin bir kişinin gözetiminde yapmanız tavsiye edilir. 
 
Bazı hareketlerin ve uygulamaların kimler tarafından yapılamayacağı ve nelerden kaçınılması gerektiği anlatılmıştır. Yine de her uygulama için ayrı ayrı belirtilmiş olmasa da buradaki anlatımların tamamı herhangi bir fiziksel ve zihinsel engeli olmayan kişilere uygun şekilde yapılmıştır. Bu uygulamaları yapacak olan kişilerin fiziksel, zihinsel ya da akla gelebilecek herhangi bir konu da engellerinin olmadığından emin olmak, kişilerin kendi sorumluluğundadır. Hastalık, rahatsızlık, sakatlık vb. durumları olan kişiler, öncelikle bu durumlarının geçici veya kalıcı şekilde bu uygulamaları yapmaya engel teşkil edip etmeyeceğini açığa kavuşturmalıdırlar. 
Lütfen böyle bir durumunuz var ise, yaralanma ve sakatlıkları önlemek için, takiplerinizi yapan yetkili kişi, kurum, doktor veya sağlık hizmeti sunucuları tarafından değerlendirilip, onay verilmeden kesinlikle bu uygulamaları yapmayınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58056ccc-35fb-4323-8eb8-94fefa1bc38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev</image:title>
            <image:caption>Ev, fiziksel bir mekân olmanın ötesinde, özel alanın, mahrem olanın, güvenlik ve ait olma hislerinin, dört duvarı yuvaya dönüştüren yaratıcı eylemin yöneldiği, bazen ayrılmak bazense geri dönmek istenen bir yer; gerçek ve metaforik anlamlarıyla kişisel olanın, ailenin ya da kolektif düzeyde toplumsal ve siyasal kimliklerin bir ifadesi; coğrafi bir konum ya da mimari bir form olarak hayatlarımızın geçtiği bir yer olarak düşünülebilir. Hayatlarımızın merkezinde evle ilişkili kavrayışlar ve tanımlar hep var olmuşsa da ev tarihsel ve toplumsal olarak neredeyse her zaman değişme göstermiştir.  
Tarihsel ve toplumsal açıdan Türkiye’de ev ve evin değişen/dönüşen anlamını ele almayı amaçlayan bu çalışma, evin çok boyutlu niteliği nedeniyle disiplinler arası bir yaklaşımı benimsiyor. Coğrafya, mimarlık, siyaset bilimi, tarih, sosyoloji, edebiyat, iletişim bilimleri gibi alanlardan beslenen ancak bunlarla sınırlı olmayan şekilde evi düşünme, hatırlama, deneyimleme tarzlarını anlamaya ve açıklamaya yönelik araştırmalar yapan ve yazan akademisyenlerin çalışmalarını bir araya getiriyor. Evi sosyal bilimlerin disiplinler arası bir konusu olarak yeniden düşünmek, yeni sorular sormak ve yeni araştırmalar yapmak için bir davet niteliği taşıyor.
Mahallenin Evleri: Fiziki, Dinî, Hukuki ve Ahlaki Teamüller Çerçevesinde Trabzon’da Evler  Aslı Özcan • Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Bir Kültürel Üretim Mekânı Olarak Salon Nora Tataryan Aslan • Savaşta Ev, Evde İş: Ev-iş Dergisi (1939-1945) Tuğrul Çelik • Evsellikte “Servis”in Tasviri: 1950-1980 Yeşilçam Sinemasında Konut İçi “Hizmet” Mekanlarında Misafir Ağırlama  Deniz Avcı Hosanlı • Evler Görücüye Çıkınca: “Daire” YouTube Kanalı ve Kültürel Sınırların Teşhiri  Z. Selen Artan • Çocukluğun Mekânları: Çocukluktan Yetişkinliğe Evin Değişen Anlamları Ayşe Yılmaz ve Seran Demiral • Kokluca’da Bir Ev  Turgay Gülpınar • Travmatik Bellek ve Mekân: Eve Ait Olmanın Zorlukları  Çimen Günay Erkol • Yer ve Yurt Arasında Bir Kimlik ve Hafıza: Süryanilerin “Ev”e Dönüş Göçü Şilan Çelebioğlu • Bellek ve Mekân İlişkisinde Kiracı Olmak  Şule Tepe • Kapanmanın Ardından: Ev-Konut Diyalektiği Bağlamında “İç”in Yeniden İnşası  Ali Devrim Işıkkaya • Cinsiyet Perspektifinden Yuva Kurma/Kurmama: Covid-19 Pandemisi Döneminde Ev Odaklı Deneyimler Pınar Melis Yelsalı Parmaksız • Covid-19 Pandemisi Sonrası Evden Çalışan Babalar, Dönüşen Mekânsal İlişkiler ve Babalık Pratikleri Atilla Barutçu • “Ben Hep Zaten Yardım Ederdim!”: Ev İçi Erkekliğin Pandemik Hali  Mislina Akşeker ve Duygu Altınoluk • “Hayat Eve Sığar” Söylemi ve Gençlik Kültüründeki Kodlara Dair Göstergebilimsel Bir Analiz Sinan Aşçı ve Gül Şener</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14ca70e-329a-40c0-b6f0-9df65a396ecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet Çocuk</image:title>
            <image:caption>Artık yana devrilmekte olan güneşin ışıkları, suya yansıyan bizi eğri büğrü gösteriyor. Bir an korkuyorum. Buraya ilk geldiğimdeki o çingene çocuğu gibi değil de, şimdiki gibi temiz, başka giysiler içinde ve arkamdaki kadınla beraber olduğumu kabullenene kadar bekliyorum. Tası suya daldırıp dudaklarıma götürüyorum. Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı. Tası yeniden daldırıp güneşin suda yansıdığı yere kadar kaldırıyorum. Altı yudum içip, utancın ve sırların barınmadığı bu yerin, şimdilik, yuvam olmasını diliyorum. 
1980’lerin başında, İrlanda kırsalındayız. Küçük, isimsiz bir kız çocuğu, kendi ailesi tarafından daha önce hiç tanışmadığı çocuksuz Kinsella çiftine bırakılır. “Emanet çocuk”, yeni ve geçici evindeki ilk günlerinden itibaren kendi iç dünyası ve duygularını tanımanın yanı sıra, “aile” ve “ev” denilen şeylerin daha önce hiç tecrübe etmediği olanaklarını, özellikle de dalgalı yaşam denizindeki yol göstericiliğini ve iyileştirici yanlarını da keşfetmeye başlar. 
Çağdaş İrlanda edebiyatının en parlak isimlerinden Claire Keegan Emanet Çocuk’ta, bir kız çocuğunun gözünden İrlanda’nın yemyeşil vadileri ve parlak gökyüzüyle bezeli pastoral yaşamını, hırçın rüzgâr ve dalgalarla falezler misali yontulmuş taşra insanlarını son derece dokunaklı ve yalın bir dille anlatıyor.
“Emanet Çocuk’ta görkemli bir dizi biçimsel güzellik, derin ve verimli bir yetenek tarafından resmediliyor. Claire Keegan, okuyucuya basit hikâye diye bir şey olmadığını ve sanatın insan yaşamı için ne kadar elzem olduğunu hiç unutturmuyor. Keegan doğru kelimeleri seçme konusunda heyecan verici bir içgüdüye sahip; yaşamın sonsuz ihtimallerine ve kesinliğine karşı sabırlı bir özen göstermekte ise son derece mahir.” Richard Ford</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f714cd-c783-4327-9e90-69b20b9d2daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Nisan</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185f0a49-224f-4061-8880-46ca729dbfcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Han</image:title>
            <image:caption>Türk Devrimi’nin önde gelen düşünür ve eylemcilerinden Yusuf Akçura&apos;nın 1911 yılında vermiş olduğu &quot;Cengiz Han&quot; konulu konferansıyla birlikte &quot;Türk ve Tatarlar Birdir, Türkler Medeniyete Hizmet Etmiştir&quot; başlıklı konferansı ve yazarın Ahmed Zeki Velîdî&apos;nin Türk ve Tatar Tarihi kitabı üzerine eleştirisi bir araya getirildi: “Tarihçi Leon Cahun ve Muallim Barthold’a Göre Cengiz Han”. 
 
“Osmanlı Devleti&apos;ne pek çok zararı dokunmuş Napolyon&apos;a, en ziyade şöhretini Osmanlı Türklerine galebeleriyle kazanmış Katerina&apos;ya, tarihlerimizde, hiç çekinmeden, hiç sıkılmadan ‘Büyük’ diyoruz da, Timur&apos;dan, Cengiz&apos;den bahsedecek olunca, isimlerini aşağılayıcı bir sıfatla çiftleştirmeden bir türlü telaffuz edemiyoruz!.. Cengiz&apos;e Farsların taktığı ‘fitne-engîz’ [fitne koparan], Timur&apos;a bilmem kimlerin uydurduğu ‘pür-şûr’ [çok kavgacı] vasıfları, lisanımızda, o büyük isimlerin tamamlayıcısı gibi gelir!.. Cengiz&apos;in kopardığı fitne, mesela İskender-i ‘Kebîr’inkinden daha ziyade midir? Timur&apos;un döktüğü kan, faraza ‘Büyük’ Ramses&apos;inkinden daha fazla mıdır? Öteden beri ‘büyük’, ‘kebîr’ övünçlü unvanlarını kazanan fatihlerin ayırıcı karakterleri geniş ülkeler zapt etmek ve bunun için de çok muharebeler edip çok kan dökmek olduğu halde, Cengiz ve Timur&apos;a büyüklük isnat ettirtmeyen, onları devamlı kendi millettaşlarının hakaretlerine maruz kılan illet acaba nedir?.. 
Kendi büyüklerimizi devamlı tahkir ve tel&apos;în edegelmemizin sebebi, onların hakikaten tahkir ve tel&apos;îne müstahak olmalarından değil, asla değil, ancak onları başkalarının gözüyle görmemizden, başkalarının beyniyle anlamamızdandır. 
Biz kendimize, kavmimize, ırkımıza, yabancıların gözümüze taktığı gözlükle bakıyoruz. Eğer Türkleri, Türklerin mazisini olduğu gibi görmek istersek, yabancıların taktığı gözlüğü kırıp atarak, vakalara öz Türk gözümüzle bakmalıyız; yani babalarımızın bıraktığı eser ve vesikaları bizzat inceleyerek ona göre bir hüküm vermeye çalışmalıyız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e28b9de-7997-4538-8c50-8e1eb9a7351b.jpg</image:loc>
            <image:title>Timur&apos;un İkinci Fili</image:title>
            <image:caption>Timur&apos;un birinci filini Nasreddin Hoca fıkralarından birinde tanımıştım. İkinci fili ise tanıma şansım olma- mıştı çünkü fıkra tam da orada bitmişti. İşte bu kitabı, o ikinci fille tanışmak için yazmaya başlamıştım fakat karşıma sürpriz karakterler de çıktı. Lemide işte onlardan en önemlisiydi. 
Kitaplar böyledir, bizi umulmadık kişilerle tanıştırma gücüne sahiptir. Geçmiştekilerle de gelecektekilerle de, fillerle de ve elbette cesur çocuklarla da... 
Lemide bana nasıl yol gösterdiyse size de gösterecektir. On dördüncü yüzyıla ışınlanmaya hazır mısınız? Merak etmeyin, eskisinden daha sağlam geri döneceksiniz. 
Miyase Sertbarut tarihe mizahi bir bakış atıyor. Çocuk merakıyla, çocuk gözüyle, çocuk özgürlüğüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07dd5c56-e6cf-43b2-befe-c5213549ba7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gufi</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/415215a4-4019-4380-8f0e-faac6ec0e71d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykum Cebimde</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9deb227d-8115-4f99-be77-054cece55643.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Milyon Pati</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ca4829-2f33-4ae0-be0f-3daa0cd90716.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamba Yollarda</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cc70202-5cd3-4aa6-acc4-099261189f4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kahramanlar Dizisi (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Pinokyo – Carlo Collodi
Dünyanın en ünlü çocuğu kim?  Tabii ki Pinokyo.
Hani önceleri bir kukla-çocuk olarak yaşayan...
Yalan söyleyince burnu uzayan...
Gerçek bir çocuk olana dek başına gelmedik kalmayan...
Onunla çok iyi arkadaş olacaksınız.
Robin Hood – Howard Pyle
Aklı, becerisi ve haksızlığa karşı duruşuyla tüm çaresizlerin sığınağı olan Robin Hood ile ünlü çetesi “Neşeli Adamlar”, Sherwood Ormanlarında sizi bekliyor.
Tom Sawyer – Mark Twain
Tom Sawyer, Amerikalı yazar Mark Twain&apos;ın unutulmaz başyapıtıdır. 1876 yılında yazılan ve o yıldan beri pek çok dile çevrilen Tom Sawyer, bütün dünya çocukları için vazgeçilmez bir kitap olmuştur. Mark Twain, Mississippi ırmağı kıyısında yer alan bir kasabada yaşayan Tom Sawyer ve arkadaşı Huckleberry Finn&apos;in başından geçenleri alabildiğine eğlenceli ve akıcı bir dille anlatıyor. Sağduyulu, akıllı, cesur ama başı da bir türlü dertten kurtulmayan Tom Sawyer&apos;ın maceralarında, her çocuk biraz kendini buluyor. Sanırız bu nedenle uzun yıllardır keyifle okunuyor.
Peter Pan - James Matthew Barrie
Dünyada en çok satan klasiklerden… Peter Pan ve sinir bozucu peri arkadaşı Tinker Bell, Darlinglerin çocuk odasının penceresinden içeri girdikten sonra bir daha hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. Darlinglerin üç çocuğu, Wendy, John ve Michael, Peter Pan&apos;ın peşine takılıp Düşler Ülkesinin yolunu tutarlar. Burada Kayıp Çocuklarla tanışır, masmavi denizde oyun oynayan utangaç denizkızlarını izler, Kaptan Kanca&apos;nın acımasız korsan çetesiyle ve sonradan dost olacakları Kızılderililerle karşılaşırlar.
Heidi – Johanna Spyri
Yüzyılı aşkın zamandır dünyanın birçok ülkesinde çocukların severek okuduğu ve çizgi filme de uyarlanan Heidi&apos;yi, Almanca orijinalinden Leyla Uslu çevirisi ve Maria L. Kirk&apos;in özgün çizimleriyle çocuklarımıza sunuyoruz.
Roman İsviçre&apos;nin sevimli bir dağ köyünde başlar. Teyzesi Heidi&apos;yi Alp Dede&apos;ye götürüp bırakır. Bir süre sonra Heidi huysuz olan dedesiyle, doğayla ve arkadaşı Peter&apos;le kaynaşır. 8 yaşına geldiğinde okula gitmesi gereken Heidi&apos;yi dedesi göndermek istemez. Bir gün teyzesi çıkagelir. Heidi&apos;yi Frankfurt&apos;a götürür. Heidi dağları çok özleyecek, ayakları tutmayan Clara ile dostluk kuracak, çevresine sevgi ve umut dağıtarak güzellikler yaratacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f76f05-35b4-4f75-9aaf-22fd6be19192.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorlu Yol</image:title>
            <image:caption>Çift terapileri ve bireysel terapilerle yıllardır birçok insanın
yaşamını iyileştiren Klinik Psikolog Daphne de Marneffe, uzun,
meşakkatli ve zorlu bir yol olan birlikte yaşama sanatının inceliklerine davet ediyor sizi.
 
Artık insanlar hem çocuklarının hem de kendilerinin huzuru
ve sağlığı için boşanmaktan kaçınıyor ve evliliklerini olabildiğince uzun tutmaya gayret ediyorlar. Ancak evlilik zorlu bir yoldur
ve evli kalmak her zaman çok da kolay olmayabilir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, bu zorlu yolda kendini aramaya, bulmaya çalı
şanlara, yolunu kaybedenlere, duygularına ve evliliğine yabancılaşanlara bir yol haritası çiziyor.
 
İçten ve cüretkâr yaklaşımıyla kendinizi ve ilişkinizi farklı açılardan ele almanıza yardımcı olacak olan Zorlu Yol, başka çiftlerin hikâyeleriyle size yalnız olmadığınızı hatırlatacak ve bu yolda en
az zaiyatla ne kadar ilerleyebileceğinizin ipuçlarını verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37454e3e-ea97-4e2c-941c-81df93c36068.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga</image:title>
            <image:caption>“Öylesine gri ve yitirmiş ümidini, çelik gibi güçlü ama içeriden çöküp gitmiş, kahkahalarla gülüyor karga bir sokak lambasının altında, yaşamış, ölmüş ve hâlâ yaşayan birinin vudu gülüşüyle...”
Kız arkadaşıyla birlikte bir sokak çetesi tarafından öldürülen Eric Draven bir karganın yardımıyla ölümden geri döner ve karanlık sokaklarda intikam peşine düşer.
1994’te beyaz perdeye uyarlanan ve Brandon Lee’nin setteki trajik ölümünden sonra James O’Barr tarafından ona ithaf edilen kült çizgi roman KARGA Türkçede ilk kez yayımlanıyor. 2011 yılında yazarın orijinal niyetini yansıtan otuz sayfalık ek çizimler ve sanatçının orijinal tekniği kullanılarak restore edilen kayıp sekanslar da bu genişletilmiş özel edisyonda yer buluyor.
“KARGA olmasaydı bağımsız çizgi roman dünyası çorak bir yer olurdu.” —Steve Niles</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d443e82-b7f0-4f20-a0cc-b4cc81bba5de.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Gelin</image:title>
            <image:caption>Güzelliğiyle çevresindeki tüm erkeklerin başını döndüren
Buttercup, hayattaki tek gerçek aşkı olduğuna inandığı Westley&apos;i
Amerika yolculuğu sırasında kaybeder. Bundan sonra bir daha
hiç kimseyi sevemeyeceğine inanan Buttercup, sırf kendisine
ileride tahta geçecek bir oğlan çocuğu versin diye eş arayan Prens
Humperdinck&apos;in evlenme teklifini kabul eder. Ancak bir süre
sonra, dev Fezzik, kambur Vizzini ve İspanyol Inigo&apos;dan oluşan
azılı bir çete tarafından kaçırılır. Yolları gizemli ve tehlikeli bir
korsanla kesiştiğindeyse her şey değişir...
 
Yıllara meydan okuyan bir aşk, bitmez bilmez maceralar,
korsanlar, prensesler, devler, mucizeler, korku, heyecan...
 
Fantastik kurguda bir klasik hâline gelen
Prenses Gelin, masal tadında, sürükleyici bir gençlik romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b8a1b04-53f4-4f63-b57b-23809e6932ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol İşaretleri</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın konsepti mükemmel. Tüm tarih boyunca ve hatta alternatif zaman çizgilerine uzanan, sürekli büyüyen, sürekli değişen, nasıl bulacağınızı bilirseniz sizi her yere götürecek bir yol.” –George R. R. Martin
“YOL, ZAMAN BOYUNCA İLERLİYOR. GEÇMİŞ ZAMAN. GELECEK ZAMAN. GEÇMİŞTE YAŞANMIŞ OLABİLECEK ZAMAN.”
Roger Zelazny, farklı mitolojileri bilimkurgu romanlarına uyarlamasıyla pek çok yazarın yalnızca hayal edebildiği bir şeyi alışkanlık hâline getirmiş eşsiz bir yazar. Yol İşaretleri ise kısmen fantastik öğeler içeren deneysel bir bilimkurgu romanı.
Red Dorakeen, kendisinin de bir başkasının da hatırlayamayacağı kadar uzun zamandır Yol’daydı. Çok uzun zaman önce yaşlı bir adam olarak Yol’da yürümüştü. Şimdi ise çok daha gençti. Mavi renkli hurda Dodge pikabıyla antik dönem Maraton’unda istilacı Perslerle savaşan Yunanlara silah taşıyor, yolda Hitler’le ve de Sade’la tartışmalara giriyor, zamanda bir ileri bir geri durmaksızın yolculuk ediyordu.
Şimdiyse biri Red’i öldürmek için on girişimin düzenleneceğine dair Yol’u yöneten yasalara göre resmi bir beyanda bulunmuştu. Gizli düşmanı, (çok tehlikeli bir keşişten bir Tiranozor’a kadar uzanan çeşitlilikte, insan veya diğer türlerde) suikastçılar tutmak için geçmişi ve geleceği tarıyordu. Red’in peşini bırakmayacaklardı, Yol onu nereye götürürse götürsün.
Yol İşaretleri, zamanlar arası bir kendini keşif yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192a5bf8-729d-4435-b375-43a04d991c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Aykırı Beyanlar</image:title>
            <image:caption>Sosyal medyaya bomba gibi düşen haberin ilk kaynağı, hale sebze taşıyan bir kamyon şoförüydü. Adamcağız kasabaya sabaha karşı girdiğini, meydandaki kavun heykelinin dibinde bir karaltı fark edince durduğunu, uykusuzluktan hayal gördüğünü sandığını, kamyondan inip karaltının yanına gidince ödünün patladığını ve derhal karakolu aradığını anlatıyordu hararetle. Görüntüsü sosyal medyada yayıldıktan az sonra polis telsizinden tuhaf bir anons yükseldi.
“Burada yatan kuyruklu bir şey var!”
Hiçbir şey göründüğü gibi değil ya da her şey tam da olması gerektiği gibi... Aslıhan Kocabal’ın öykülerini okurken, hangisinin akla daha yatkın olduğunu kestirmek güç. Hatta öncelikle, akla yatkınlık meselesini bir çözüme kavuşturmak gerekiyor. Üzerinde durduğumuz zemin stabil değil!
Gerçeğe Aykırı Beyanlar’daki öyküler, Türkiye’de örneğine sık rastlamadığımız şekilde grotesk unsurlar da barındıran dikenli bir demet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f52bb9a8-93a8-4e76-872e-cac5c9fcb8a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulunamadı</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8a96a7a-7c56-4a06-bfaa-f9de07c83b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Canavarı</image:title>
            <image:caption>“Üç gün içinde üç cinayet işleniyor; biri Etlik’te, biri Keçiören ve biri de Telsizler’de. Her üçü de aynı elle, aynı şekilde, bir silah ile yapılıyor. Maktullerin üçü de ayrı ayrı sosyal seviyeleri olan kimseler. Ankara’da müthiş bir cani yaşıyor. Esrarengiz bir cani. Güzel, küçük, sevimli ve temiz şehrimizin içinde henüz ele geçmemiş olan müthiş bir katil var ki, kurbanlarının karşısına onları ürkütmeyen bir yüzle çıkıyor. Ve onlar arkalarını dönünce vahşi bir hamle ile üzerlerine saldırıp bir hançer darbesiyle onları hemen öldürüyor.”
Suat Derviş, eşi Reşat Fuat Baraner’in hapse girmesi üzerine Ankara’ya daha sık gidip gelmeye, hatta uzun sürelerle orada yaşamaya başlar. Bu dönemde, daha sonra Ankara Mahpusu adını vereceği Zeynep İçin romanından başlayarak kurmaca evrenine Ankara’yı da katar. Ankara Canavarı bu süreçte kaleme aldığı eserlerden biridir ve 1948’de Kudret gazetesinde tefrika edilmiştir. Derviş, tamamen Ankara’da geçen bu polisiyesinde, bir Ankara gazetesinde zabıta muhabiri olarak çalışan Hikmet Altıntaş’ın bir dizi cinayetin izini sürmesini, bir seri katilin peşine düşmesini anlatıyor. Ankara Canavarı’nın, 1952’de, Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen resimli romanını da bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f1dfd2-705b-4a0e-ba12-4b67ab358c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eeen Güzel Şey</image:title>
            <image:caption>Gizli itirafların dili demek Türkçe
söylendikten sonra da söylenmemiş sayılacak şeylerin,
Bakire Meryem’in doğurma anında
mağaraya hapsolmuş yankının
ve rüyalarda uğuldayan sessizliğin
ve bıçak çeken âşığ’nı terkedemeyen kadının...
Benim de bir dilim var böyle, hayatta konuşamadığım
αλλά μιλάει η καρδιά μου.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a7a153-bb77-477d-b864-45190094a8c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Popülizm Yüzyılı</image:title>
            <image:caption>Fikir partileri yerine tek bir kişiliğe bağlı partiler, negatif propaganda, yüksek mahkemelerin yetkilerinin azaltılması ve yürütme erkinin yetkilerinin fazlasıyla artırılması, basın özgürlüğünün dolaylı yollarla kısıtlanması, hakaretlerle dolu saldırgan bir dil, “hem kurum karşıtı hem seçim yanlısı”, demokrasiyle diktatörlük arası “demokratör” rejimler... 
Çağımızın en dikkat çekici siyaset bilimcilerinden Pierre Rosanvallon dünya siyasetinde giderek daha belirleyici hale gelmeye başlayan popülizmi bütün cepheleriyle ve “Tarih, Teori, Eleştiri” düzlemlerinde masaya yatırıyor. Popülizm esas olarak 1960’larda kullanıma girmiş bir kavram olsa da çok daha uzak bir geçmişe uzanan tarihsel kökenleri var. Fransa’da III. Napoléon döneminin ya da Kolombiyalı Jorge Eliécer Gaitán ile Arjantinli Juan Péron’un mirasının, 19. yüzyıl sonlarındaki kısa süren Rus ve Amerikan popülizminin analizi, günümüzün Venezuela’dan Hindistan’a uzanan popülist rejimlerine ışık tutuyor. Üstelik Rosanvallon çok da fazla sözü edilmeyen sol popülizm üzerinde de uzun uzun duruyor. Popülizm Yüzyılı, “Çağdaş demokrasinin büyüsünün bozulduğu” bir dönemde popülizmi anlamak ve “nasıl bir alternatif ortaya konmalı?” sorusu üzerinde düşünmek için çok katmanlı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d399a284-c78a-4834-be0c-996939d42d35.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kral</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Çin edebiyatının yaşayan ustalarından A Cheng’in “Satranç Kralı”, “Ağaç Kralı” ve “Çocuk Kralı” başlıklı üç uzun öyküsünden oluşuyor Üç Kral. Nobel ödüllü yazar Mo Yan’in açıkça “o benim idolüm” sözleriyle selamladığı Cheng bu üç öyküsünde okuru devrim yıllarına götürüyor. 
 
Mao’nun gerçekleştirdiği büyük devrimden kısa süre sonra, Çin’de de tıpkı başka ülkelerdekine benzer “mektepten memlekete” hareketi gerçekleştirilmiş ve Çinlilerin “Eğitimli Gençler” adını verdikleri lise seviyesine kadar eğitim almış gençler, yeni idealleri gerçekleştirmek ve çağdaş Çin’i inşa etmek üzere kırsal bölgelere giderler. Görevleri bellidir, köylülerle beraber dağda veya tarlada çalışan Eğitimli Gençler aynı zamanda onlara yeni Çin devletinin ideallerini öğretecekler ve bulundukları bölgeleri bayındır hale getireceklerdir. Tabii kadim kültürle yetişmiş halk da Eğitimli Gençler’e yeni şeyleri öğretmekten geri durmayacaktır… 
 
Bizzat kendisi de Eğitimli Gençler arasında bulunan ve Çin’in farklı kırsal bölgelerinde görev alan A Cheng, Üç Kral isimli kitabında birinci elden tanıklıklarını üç olağanüstü öyküyle aktarıyor. Çağdaş ile gelenekselin, mistik ile bilimselin, hayal ile rasyonelin bir araya geldiğinde yaratacağı kamaşmayı tüm çıplaklığıyla yazıya dökerken, Çinli yazarların ona neden “usta” dediklerini gözler önüne seriyor. 
 
“Hiçbir eserim A Cheng’in ‘Satranç Kralı’ adlı öyküsüyle kıyaslanamaz bile.” 
Mo Yan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55be7432-4adb-49e8-8959-a9f7b15829b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Olmak İsteyen Fare Mimi</image:title>
            <image:caption>Mimi ile Mişi iki fare kardeşti. Yaşadıkları evi çok severlerdi. Ama Mimi’nin bir hayali vardı ki hiç aklından çıkmıyordu. Mimi, bir insan olmak istiyordu!
Bir gün kardeşi Mişi’nin başı belaya girince, Fare Mimi bir çözüm aramaya başladı. İnsan olursa kardeşini kurtarabilirdi. Hemen işe koyuldu. Ama acaba bir insan, nasıl olurdu?
Sevilen yazar Ceylan Işın Koryürek bu kitabında insani değerleri ve insan olma konusunu minik bir farenin gözünden ele alıyor. Ve ortaya, tam da minik insanlara göre, keyifli ve düşündürücü bir hikâye çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3324081b-ff8d-43ce-a123-abb7a4e074b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bütün çocuklar büyür, biri hariç.” 
-J. M. Barrie, Peter Pan 
 
Her yaşa hitap eden, zamansız ve tarz sahibi İthaki Çocuk defterleri; hayallerinizi, listelerinizi, fikirlerinizi, programınızı ya da öykülerinizi rahatça yazabilmeniz için tasarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ac2999-b632-43f1-8a66-d01bfbaf3727.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfler ve Kelebekler</image:title>
            <image:caption>Yazıları uçuşan kelebeklere benzetilen Kazasker Mustafa İzzet Efendi, hâlen görenleri hayran bırakan, Ayasofya’daki büyük levhalar, Bursa Ulu Cami ve başka birçok camide kitabeler ve levhaları bulunan önemli bir hattattır. Ayrıca günümüzde hâlâ sevilerek okunan besteleri olan büyük bir bestekâr, usta bir neyzendir. 
19. Yüzyıl’da yaşamış olan Mustafa İzzet Efendi için söylenen, “Hattatlar arasında Kazasker ayarında bir musikişinas olmadığı gibi, musikişinaslar arasında onun ayarında bir hattat yoktur.” sözü, sanatkârlığını veciz bir şekilde ifade eder. 
Sanatkârlığının yanında üst düzey devlet görevlerinde bulunmuş bir yönetici olan, Tosya doğumlu Kazasker Mustafa İzzet Efendi hakkında yazılmış yazılar oldukça fazla olmakla birlikte, derli toplu bir biyografi eseri daha önce yayınlanmamıştır. 
Yayınevimizce alanında önemli bir boşluğu dolduracağı düşünülen bu kitapta, bir âlim ve sanatkârın yetişme şartları, döneme ilişkin bilgilerle birlikte verilerek, hayatı ve eserleri tanıtılmış ve Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin biyografisinin sonraki kuşaklara ulaştırılarak, geçmişle gelecek arasında kurulması zorunlu köprüler için küçük de olsa bir adım atılması  amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6560b301-6f8b-411a-b773-1667770b6d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenin Şifa Kapıları</image:title>
            <image:caption>“... doğduğumuzda kimse bize ‘şifa’ olduğumuzu söylemedi.  Biz şifayı bilen ama unutmuş çocuklardık, bizim çocuklarımız da şimdi öyle oldu…” 
Doğanın bize sınırlar çizdiği zamanlardan geçerken doğayla uyumlanması ve onunla bir atması gereken kalplerimizin doğanın yanında değil de onun karşısında duruşu, bizi şifadan da uzaklaştırdı. İşte Bedenin Şifa Kapıları, kendimizi tanımamız ve bedenin şifa kapılarını aralamamız için yazıldı.


     BEN ŞİFAYIM. BEN SEVGİYİM.


Bu kitap seni organlarınla tanıştırıyor. Beden her bir noktadan ulaşılabilen çok kapalı bir bina gibidir. Önce kendimizi tanımamız gerekir. Örneğin avuç içlerimizin şifalı olması, her şeyi dokunarak hisseden varlıklar olmamızdan ileri gelir. Doğası gereği şifayı sol elle alır, sağ elle veririz. Ayak altları da eller gibi şifanın temasla toplandığı ve yayıldığı alanlardır. Ayaklarımızla dünyaya ve mekanlara temas ederiz. Söz konusu enerji olduğunda mekanın ve zamanın önemi yoktur. Akla gelen herkes, her şey ve her durum şifanın konusudur. Şifa var olan, olmuş olan ve olacak olan her şeyi iyileştirmek için insana verilmiş bir armağandır. Tüm bedenimizi şifaya odakladığımızda, her an ve her konuda mucizelere açılırız. 
Ebru Demirhan rehberliğinde çıkacağın bu yolculuk, seni toz bulutundan alıp bulunduğun noktaya getirecek ve geleceğin şifasını içinde  bulmana, kendini keşfetmene vesile olacak. El, göz, ses ve ayak şifasını kullanarak hem dengede  hem de uyumda kalmaktan daha verimli ne olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f5de525-6d00-4db1-b409-6bce15111580.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcil Hayvanlar Tatilde</image:title>
            <image:caption>Evi hayvan oteline çevirme fikri, çık aklımdan!

Sabine Stehr&apos;in yazıp Stefanie Reich&apos;in resimlediği Evcil Hayvanlar Tatilde, beklenmedik tıkırtılar, önlenemez çıtırtılar ve ortalığı birbirine katan ötüşlerle hareketlenen şamatası bol bir macera!
 
Birkaç gürültücü misafiri “gizlice” evinde konuk eden cin fikirli bir ufaklığın başından geçen eğlenceli olayları konu alan kitap, hayvan sevgisi aşılamanın yanı sıra komşuluk, arkadaşlık, fedakârlık, özveri gibi değerlerin önemini de vurguluyor.

İster bir tavşan isterse bir kertenkele olsun, bir hayvanın bakımını üstlenmenin gerektirdiği sorumluluk bilinci üstüne renkli bir anlatı sunan bu sevimli öykü, zamane çocuklarının karşılaştıkları sorunlara karşı geliştirdikleri çözüm önerileriyle şaşırtıyor.   

Kerem&apos;in arkadaşları birer birer tatile çıktıkça, Keremlerin evi kalabalıklaşıyor. Hipi, Geko, Fuji derken evdeki curcuna alıp başını gidiyor.
Sabah kahvaltısı servisi, bakım saati yetmezmiş gibi her yer her yerde olunca ortalık adeta bir lunaparka dönüşüyor. Haberi alan kapıda beliriyor. Yoksa mahallelilerin fısıltı gazetesiyle yaydıkları haber doğru mu? Kerem evinde hayvanlara tatil mi yaptırıyor? 
Bu arada, ev sahipleri İsmail Bey evde hayvan bakılmasını kesinlikle istemiyor. Amanın, Kerem&apos;in hiç açık vermemesi gerek! Yoksa?..

Önünü ardını hiç düşünmeden bir karar almanın her zaman hüsranla sonuçlanmayacağını gösteren bu sürprizli öykü hayvanların bakımıyla ilgili küçük ipuçları da paylaşıyor.  

“Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 1” olarak sınıflandırılan Evcil Hayvanlar Tatilde, içerdiği bulmaca ve oyunlarla, öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve pekiştirmelerini olanaklı kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8d25f3b-8171-4487-b2f9-9b9a3eee2d47.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sevdalar Ezeldendi</image:title>
            <image:caption>İki eski okul arkadaşının yıllar sonra Ankara Garı’nda karşılaşmaları, onları taşrada yaşanmış temiz aşklar zamanına geri götürür. Karlı, fırtınalı gecede, gazeteci olan İstanbul’a yolcudur, duygusal güfteleriyle tanınan şair ise, platonik bir tutkuyla bağlandığı kadını, uzaktan da olsa görmek için oradadır. Sevilen kadın, trende gazeteciye üniversite yıllarında başlayıp, Doğu’ya uzanan başka bir buruk sevdanın hikâyesini anlatacak ve politik kimliği olan yitik kişinin izlerini bulması için yardım isteyecektir. Gazeteci, yolculuk boyunca arkadaşının yoksul yaşantısını, geçmiş bir tren yolculuğunda yaşananlarla alevlenen tutkusunu, bu tutkunun esinlendirdiği şiirin bestelenme sürecini, Anadolu’dan, Ankara’dan, İstanbul’dan, şairler ve müzisyenler dünyasından renkli kesitler eşliğinde anlatan romanını okur. Sonradan ulaşacağı yitik kişinin anlatacakları ise daha farklıdır. O sevdalar ezelde kalmıştır.
Tahir Abacı’nın, yirmili yaşlarda, ezel sevdalar zamanında bir “ilk roman” olarak birkaç kez başlangıç yaptığı roman, elli yıl sonra tamamlandı ve onun dokuzuncu romanı olarak yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d6dbe4-7fee-43c6-be08-5b4124242928.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens Kitaplığı – 9 Kitaplık Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Çocukları Küçük Prens ile tanıştıracak değerli bir koleksiyon…. 
 
 
Küçük Prens Kitaplığı’nda bulunan kitaplar: 
 
Küçük Prens (Tam metin) 
Küçük Prens Boyama Kitabı 
Küçük Prens Etkinlik Kitabı 
Küçük Prens ile Görgü Kurallarını Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Renkleri Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Karşıtlıkları Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Sayıları Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Hayvanları Tanıyorum 
Küçük Prens ile Bir Gün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75dfad7d-df0f-419d-8164-adeb9628c01c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratılış Öyküleriyle Dünya Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Babil, Yunan, İnuit, Maya, Hindu, Navajo, Polinezya, Afrika ve daha çok sayıda farklı yaratılış mitini konu alan bu kitap evreni açıklama girişimlerimizdeki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyuyor. 
Antropoloji ve astronomi profesörü, ödüllü yazar Anthony Aveni dünyadaki çeşitli kültürlerin kökenlerimizi nasıl açıkladığını incelerken aynı zamanda doğal çevrenin bu anlatıları şekillendirmede oynadığı rolü de gözler önüne seriyor. 
“Yaratılış Öyküleriyle Dünya Mitolojisi … insanlığın doğal dünyanın ritmine duyduğu evrensel ve daimî hayranlığı ortaya koyarken, geçmişten günümüze çeşitli kültürlere ait yaratılış anlatılarını merkeze alarak, mit ile bilimin buluştuğu zemini inceliyor. Göreceğimiz gibi, çağdaş bilimin hikâyesi diğerlerinden farklı görülebilir ama kendine has tarihiyle şekillenen Batı medeniyeti de diğer yaratılış hikâyeleriyle benzer motifler taşır. Birbiriyle örtüşen bu fikirler bize, hepimizi birleştiren ortak bir payda olduğunu, çevremizdeki dünyada bir düzen, bir örüntü bulmayı arzuladığımızı anımsatır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c73c947d-27eb-4c9b-885a-7d83e5f303b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Alfabesi Piyano - 1. Bölüm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler bölümünde ilk defa tanıtılan konular listelenmiştir. Bazı sözlü çalışmalar dahil deilmiştir. Öğrenci başarılı bir şekilde bu sorulara cevap verdiğinde tik atarak işaretleyin çalışma sayfaları eklenmiştir. Yeni konuların tanıtımı yapılır , öğrencinin gelişimi kontrol edilir., öğretilen konular özetlenir . 37. Ve 56. Sayfalarda öğrenci şarkıyı dil bariyerinden dolayı adlandıramazsa parçanın bulunduğu sayfaya yönlendirme yapması yeterli olacaktır. Çalışmanın amacı bir şekilde resim tanıma aktivitesi sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0a73b95-0bb4-4f1d-9a06-f2174164b699.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Saltanatı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti her yönden renkli ve ilginç olaylara sahne olmuştu. 
Özellikle duraklama ve gerileme dönemlerinde kadınlar, belirleyici birer aktör olarak öne çıktılar. 
Padişahlar başta olmak üzere, bürokrasiyi ve günlük hayatı etkilediler. 
 Valide sultanlar; vezirleri, şeyhülislamları, veziriazamları, kazaskerleri, defterdarları göreve getirdiler. Yaptıkları hayır işleri yanında ekonomik hayatın canlanmasına da katkıda bulundular. 
Entrikalar entrikaları izledi. 
Peki kimdi bu kadınlar? Nasıl bir dünyaları vardı? Etkilerinin ne tür sosyal ve kültürel sonuçları oldu? Onları tanımak, Osmanlı’nın bir evren genişliğindeki ihtişamını da anlamaya imkân verecektir. 
Ahmet Refik, bilgisi kadar kurgulama yeteneği, daha da önemlisi son derece sürükleyici üslubuyla unutulmaz sahneler koyuyor önümüze.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd8b6c4b-084b-4526-ac4f-05bdc3b46a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıçtan Bugüne Sanatın Öyküsü (Renkli baskı)</image:title>
            <image:caption>İnsanlar neden sanat eserleri yaratır? 40.000 yıl önce yaşamış insanların mağara duvarlarına resim yapmasını sağlayan içgüdüyü nasıl açıklayabiliriz? Peki günümüzdeki çağdaş sanat galerilerinde sergilenen eserlerde aynı ilhamın etkisi olduğunu söyleyebilir miyiz? 
Dünyadaki tüm coğrafyalarda, tarihin her anında imge yaratmanın ardında müthiş bir kaynak vardır, o da insanın doğayla karşılaşmasıdır. İşte Başlangıçtan Bugüne Sanatın Öyküsü, nasıl düşündüğümüzü ve doğayla nasıl bir ilişki kurduğumuzu gösteren sanat eserlerinden yola çıkarak dünya sanatına kapsamlı bir yaklaşım getiriyor. 
Sanat eleştirmeni, tarihçi ve küratör John-Paul Stonard’ın titiz bir araştırmasının ürünü olan bu kitap, Paleolitik Çağ’ın en eski kaya resimlerinden günümüzün kavramsal sanatına kadar önemli sanat eserlerini ve onların öyküsünü yeni bir yolda keşfetmeye çağıran heyecan verici bir çalışma. 
 
“Ernst Gombrich’in efsanevi eseri Sanatın Öyküsü’nün yerini alacak kıymetli bir kitap.” 
—Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c96c0fb-b1fd-4dd0-8a7a-8b42e903e930.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Allah’ım (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>“Benim Güzel Allah’ım” seti, çocuk dostlarımıza Yüce Allah’ı tanıtmak ve sevdirmek için hazırlandı. 
Kitaplarda, Allah’a iman konusunun çocukların dünyasında temel oluşturmasına yönelik bir anlatım tarzı benimsenmiştir. 
On kitaptan oluşan bu setin her bir hikâyesinde Allah’ın varlığı, birliği, büyüklüğü, merhameti ve diğer iman esaslarına dair önemli mesajlar yer alıyor. 
Çocuklar hayatı yaşarken her adımda yürekten gelen bir sesle, “Benim Güzel Allah’ım” desinler diye bu set kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c07f95-3562-45a0-a6b1-ba4643c704e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Yunan Mitolojisi (Renkli Baskı)</image:title>
            <image:caption>Hestia, Dionysos ve Poseidon. Herakles, Perseus ve İason. Scylla, Sphinx ve Medusa. Bu isimler hep karşınıza çıkıyor ama karakterlerin özelliklerini, başlarından hangi olayların geçtiğini, kimlerin birbiriyle iyi geçindiğini, kimlerin birbiriyle kavgalı olduğunu, kimin hangi sembolü taşıdığını hatırlayamıyorsunuz. Kısa Yunan Mitolojisi Yunan mitlerinde adı geçen tanrılar, tanrıçalar, kahramanlar ve canavarlar hakkında size kolayca aklınızda tutabileceğiniz bilgiler veriyor. Kitabı süsleyen renkli resimler de her karakterin başrolü oynadığı en önemli Yunan mitlerini okurken olayları zihninizde canlandırmanıza yardımcı oluyor. Yunan mitolojisinde kim kimdir, artık bu konuya tam olarak vâkıf olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677fdbfe-e6f7-4f90-96b0-d20f695960fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Anlaşılma</image:title>
            <image:caption>Bir kadın kaç parçaya bölünür? Kaç farklı imajda var olur?
Hayat onu ne kadar kendinden uzağa savurabilir?
 
 
Bir avukat, mahkeme salonunda savunmasına hazırlanıyor. Cübbesini giyiyor, yakasını düzeltiyor. Sesini kontrol ediyor, içinden savunmasını tekrarlıyor. O, hâkimin ve jürinin karşısında sesi bile titremeyen kadınlardan. Son derece başarılı, öz güvenli, korkusuz.
 
Bir kadın, hastane yatağında yatıyor. Vücudunda çoklu kırıklar, darp izleri, kafa derisinde kesikler. Kocası sehpanın üzerine düştüğünü iddia ediyor. O ise olanlara hâlâ inanamıyor. Utanıyor, kabullenemiyor, korkuyor.
 
Aile içi şiddet sarmalına yakalanmış, inkâr, korku ve sıkıntı arasında gidip gelen kadın; kocasının üzerinde kurduğu baskı ve şiddetten kurtulmaya çalışacak. Ona yardım edecek olan, polisin dinlemediği zamanlarda onu dinleyen bir yabancı veya iş dolayısıyla tanıştığı bir adam olabilir mi? Ya da aslında çok yakından tanıdığı başarılı bir avukat?
 
Bu roman istismarcıların, kurbanlarını iyi ve güzel olan her şeyden kopararak onları aşağılamayı; işe yaramaz, çirkin olduklarına ve kendileri olmadan hiçbir şeyin üstesinden gelemeyeceklerine inandırmayı nasıl sinsice ve ustalıkla başardıklarını gösteriyor. Yazar, özellikle her kadının bu tür psikolojik ve fiziksel şiddet karşısında farkındalığa sahip olması için gerçeği tüm boyutlarıyla ortaya seriyor. Ve kadınlara, tüm olan o “yanlış anlaşılmalar” adına, “Asla yalnız değilsiniz,” diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a0b13c-db88-4c70-a29f-841ad4315d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 Astroşifa Ajandası</image:title>
            <image:caption>Hayatın bazen ne kadar da karmaşık olduğunu biliyoruz. Ancak, bazı şeyleri değiştiremeyeceğimizi kabul etmek ve enerjimizi onlara harcamak yerine, daha mutlu bir gelecek için adım atmak daha mantıklı değil mi? 
Öncelikle, karanlıkta kaybolup gitmek yerine ışığa sarılmanın önemini bu ajanda ile anlatmak istiyorum. Işığın sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyoruz, ancak bu demek değil ki ondan zevk almayalım! Kendimize ve çevremizdeki güzelliklere odaklanarak hayatın tadını çıkarabiliriz. 2024 senesi Kader Düğümleri Koç ve Terazi burcunda olacak. Bu yıl bize farklı mesajlar verecek. Mesela en önemlisi Güney Ay Düğümü’nün Terazi burcunda ilerleyecek olması sana, “Seni yoran ve mutsuz eden insanların davranışlarına sürekli bir kılıf arama çabasını bir kenara bırakmalısın,” derken, Kuzey Ay Düğümü’nün Koç burcunda olması sana “Kurban rolünü seçmek yerine kontrolü elinde tutmak için cesur adımlar atmalısın,” mesajını veriyor. 
2024 senesi ilişkilerimizi yeniden gözden geçirdiğimiz ve artık kiminle yola devam edeceğimizi çok net göreceğimiz bir sene olacak. Kendine değer veren insanların etrafında olmayı tercih et ve hayatını daha pozitif bir şekilde şekillendir. 
Hayatta zorluklar olabilir, ancak onları aşabilecek gücün de senin içinde olduğunu unutma. Işığını söndürmeye çalışan karanlıklara karşı dur ve kendi ışığını parlat! Ajandanı asla yanından ayırma! Bil ki en zor ve en mutlu anında mesajlarını ondan alacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca3b6ae-7b24-4570-9582-5885ad23b7fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahur Beste</image:title>
            <image:caption>Mahur Beste, kahramanı Behçet Bey’i bir yerde bırakıp bambaşka ilişkilerin ağına açılan hikâyesiyle, Tanpınar’ın, tamamlanmamışlık üzerine kurduğu evreninin ilk romanıdır. Osmanlı toplumunun çözülüş yıllarının krizlerini, katmanlı arka planlarla birbirine bağlayan özelliğiyle, Tanpınar’ın bütün romanlarının yapısına ilişkin işaretler verir. Babalar ve oğullar mitosundan hiç de uzak düşmeyen bürokrasi çatışmalarının ortasında, kırık bir aşkın ardından bestelenen Mahur Beste vardır. Tanpınar, bu bestenin ardındaki trajik hikâyenin talihini daha sonra Huzur ve Sahnenin Dışındakiler romanlarının kahramanları üzerinde bir hayalet gibi dolaştıracaktır. Böylelikle, ne kahramanların hikâyesi orada son bulacaktır ne de içine doğdukları medeniyetin nihayete ermeyen açmazları…
Mahur Beste, bitmiştir; bitmeyen bütün hikâyeler gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d90fe892-c111-4c76-a7f3-e756a9ba37be.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası’nın İlk Siyeri - Kitab-ı Siretün&apos;n - Nebi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>13. yüzyılda doğup bu yüzyılın sonlarında da doğduğu bölgede vefat ederek İsferayin’de defnedilen ve Hasanoğlu mahlası ile şiirler yazan İzzeddin İsferâyinî /Asfarâyinî Bölgede yaşayan Türkler buraya “İsferayin”, Farslar ise “Esferayin” demektedir çağının meşhur şairlerinden biri olmuştur. Çalışma konusu olan bu eserin yazıldığı tarihten takriben 500 yıl sonra istinsah edilmesi, kendi döneminde ve daha sonralar bazı şiirlerine nazireler yazılması Hasanoğlu’nun büyük bir şair olduğunu onaylamaktadır. Hasanoğlu’nun “Kitâb-ı Sîretü’n-Nebî” adlı bu eseri adından da anlaşılacağı üzere Hz. Muhammed’e ithaf edilmiştir. Eser, üzerinde dört yılı aşkın zaman çalışılarak yayına hazır hâle getirilmiştir. Eserin dil özelliği, üslubu, konusu, gramer yapısı, burada kullanılan atasözleri, deyimler, ayetler, hadisler, dile getirilen tarihî olaylar ve daha birçok konuyla ilgili olarak araştırmalar yapılacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68df661-e391-4a2e-a701-5e673c880c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitlerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>İkinci dünya savaşı; 60 milyon insanın trajik bir şekilde yaşamını yitirdiği, sebepleri ve sonuçları itibariyle 20. Yüzyılın en büyük travması… 
Adolf Hitler; bu büyük travmadan sorumlu baş aktör… Savaşın alt yapısını oluşturan, planlayan, başlatan, sürdüren ve yöneten kişi… 
Peki hiç düşündük mü, bu trajik savaşın planlayıcısı olan Hitler, kendi toplumunu nasıl ikna etti de büyük ve güçlü bir halk desteğini arkasına alarak böyle bir savaşı nasıl başlattı? 
“Bir toplumu savaşa inandırmak” teması üzerine inşa edilen çalışmamız yukarıdaki soruya mistik ve ezoterik boyuttan uzak, bilimsel bir düzlemde cevaplar arıyor. Bu nedenle eserde, insan psikolojisinin savaş olgusuna karşı travmatik bir vaka olarak geliştirdiği bakış açısını nasıl olup da kabul edilebilir hatta istekli hale getirildiğiyle ilgili önemli soruların da cevaplarını bulacağını düşünmekteyiz. 
·         Tamamen insana özgü ve sosyal birlik ve bir arada yaşamaya dair bir kavram olan iletişim, bir savaşın nedeni ya da savaşın özendiricisi hâline dönüşebilir mi? 
·         Ya da iletişim, içinde yalanlarla dolu bir retoriğe dönüşünce toplumlar daha mı kolay ikna edilir? 
·         Rasyonel akılla vicdan, korku ve sevgi gibi temel vasıflara sahip olması gereken insan, nasıl olur da kendi türüne karşı nefret ve öldürme hissi ile canavarlaşabilir? 
·         İnsanı ve toplumu korumak, güvende tutmak için yaratılan bir organizasyon olan “Devlet” neden bir toplumu top yekûn feda eder? 
·         Yunan Tragedya ve Komedyası ile başlayan günümüz kitle iletişim araçları ne kadar masum? 
·         Savaş kutsal bir ritüel mi? Lanetli bir kirletilmişlik mi? 
·         Bir toplum nasıl bir kitlesel nefretin odağına dönüşür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d90112a6-4a6d-494f-9ab3-c1d83f58af85.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Said İsyanı ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Şeyh Said İsyanı yakın dönem siyasi tarih yazıcıları tarafından her zaman gündemde tutulan tartışmalı bir konu olmuştur. İsyanla ilgili mutabakat sağlanamayan hususların başında ayaklanmanın temelinde dinî kaygıların mı, yoksa etnik unsurların mı yer aldığı konusu gelmektedir. 
 
• Şeyh Said şeriat için mi, yoksa bağımsız bir Kürt devleti kurmak için mi isyan etti? 
• Musul meselesini etkileyen önemli bir kilometre taşı olan bu isyan uzun süren bir hazırlık aşamasından sonra planlı şekilde mi başladı, yoksa dönemin siyasi gelişmelerine karşı oluşan halk tepkisiyle birdenbire mi ortaya çıktı? 
• Musul müzakerelerinin devam ettiği süreçte ortaya çılan bu isyanda İngiltere’nin parmağı var mıdır? 
• Şeyh Said bu isyanın neresindeydi? Başından beri isyanın planlayıcısı mı, yoksa diğer asiler gibi hâlihazırda başlamış olan isyana sonradan mı dâhil oldu? 
• “Azadi” adıyla bilinen Kürt İstiklal Komitesinin isyanla bir ilgisi var mıydı? 
 
Kamuoyunda bunlara benzer soruların yol açtığı tartışmalar maalesef ki çoğu zaman hamasetten öteye geçememiştir. Hâlbuki tarihî olayların gerçekliğini tarafsız şekilde ortaya koymanın en net yolu iddia sahiplerine belge ve kaynak sunmaktır. 
İşte bu kitap, Şeyh Said İsyanı sonrasında gerçekleşen yargılama sürecine dair, isyanın elebaşlarının Şark İstiklal Mahkemesindeki ifadelerini, yüzleştirme tutanaklarını, isyana müdahil olan tüm sanıkların mahkemede yaptıkları savunmaları, bu savunmalardaki itirafları, pişmanlıkları ve af taleplerini günümüz Türkçesiyle ve herhangi bir yorum katmaksızın okura sunmaktadır. Gerek metin içinde gerekse kitabın ekler kısmında konuyla ilgili pek çok belgenin görüntüsüne de ayrıca yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba438da-cc8d-497c-b0dc-54ba64ec6adb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Yeni Hayat, kitabıyla Ziya Gökalp, halkı edebiyata yönlendirme amacı taşıyan genç edebiyatçılara bu fikirlerinin arkasında olduğunu hissettirmiş ve Yeni Hayat hareketini benimseyen bir kitle oluşturmuştur. Yeni Hayat Hareketi, adından da anlaşılacağı üzere yeni bir toplumsal hayat hedefidir. Bu anlayış, başka bir uygarlığı taklit etme amacı gütmez; bütün birikimiyle, tarihi ve kültürüyle halka odaklanmayı amaç edinmiş ve bu amaca yönelik hizmet edecek aydınlara öncülük etmiştir. Makalelerinde Yeni Hayat fikri hakkında düşündüklerini yazan Gökalp, 1918 yılında hareketiyle aynı ismi taşıyan bu şiir kitabını “Yeni Mecmua” isimli dergide yayınlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa375ed-1ba0-474a-b8dd-00681490f1ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak</image:title>
            <image:caption>Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, Ziya Gökalp’in Balkan Savaşları’ndan sonra çeşitli mecralarda yayımladığı yazılarını içeren 1918’de yayımlanmış bir kitap olmakla birlikte, yazarın 1913-1914 yıllarında Türk Yurdu ve İslam mecmualarında “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” üst başlığı altında yayımladığı yazıları da içermektedir. Kitap 11 bölümden oluşur; her bir bölüm Ziya Gökalp’in ilgili konulardaki görüşlerinin özetlendiği birer makaleden oluşmaktadır. Eser ilk olarak 1918 yılında Evkaf-ı İslamiye Matbaası&apos;nda kitap olarak yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/281f1e56-d8c4-4cba-9bb9-bd5ea0f08ccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Denge</image:title>
            <image:caption>Renkler yaralarımın motiflerini oluşturuyordu sadece. Ayrık otu olarak kapadığım boşlukların değersizliğinin nakşı. Beni bazen gerçeklere yöneltmeyi deneseydin anlardın belki fakat sana büyük bir acıdan başkasını vermezdi. Şikayetçi gibi mi görünüyorum, belki öyleyimdir, tayımın yelesini, nalını, mıhını bir kez daha göremesem bile zahir olmayanı anlattım.  
İnandığın yalanlarım sakladığım doğrularımdı. 
Kendi kendine sırrın kolay bellenen ihtişamını duyurdum benliğime, senin hiçbir şeyi zahiren hissedememen uyuşmuş bacağıma akan kanlarımın resitaliyken. Kıvranma sırasını değiştirdiğimizde kükremen keş zihnimin taşlaşmasıydı. Kaç insan tanıdın başının üstünde taşıdığı tabancayı bedenine zul gören. Fıtratını sorguladığın hangi yaşantı sönüp giderken hülyalarımızdan dikizlenme umuduna ret olup şarjöre mermi sürdü. Ben bilmiyorum hiçbir şeyi, şimdi sen kanıksat bana renklerin kuvvetle muhtemel değerlerini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c0ad828-4353-45fa-9761-883e80691411.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Olur Mu Öyle</image:title>
            <image:caption>Küçük bir çocuksan eğer 
Herkes sorabilir sana: 
“Hiç olur mu öyle?” 
Ama bilmedikleri bir şey var ki 
Her şey mümkün olabilir, 
Bakmayı denersen kalbinle. 
 
Sayfaları çevirip katıl bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b5a264-d64d-4463-9228-5edf5f46497f.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Bir Kurmay Subay</image:title>
            <image:caption>“Askerler arasında “emir komuta zinciri” de tabudur. 27 Mayıs Devrimi’nin bu zincirin kurallarına uygun olarak yapılmaması, Milli Birlik Komitesi’nde yüzbaşı, dahası üsteğmen rütbesindekilerle general rütbesindekilerin eşit oya sahip olması, Silahlı Kuvvetler tarafından hiç affedilmemişti, bunun acısı on yıl sonra 12 Mart faşizmi döneminde eski Milli Birlik Komitesi’nin iki genç üyesinin bir bahaneyle sıkıyönetimce içeri alınarak falakaya çekilmesiyle çıkarılmıştır. Emekli Kurmay Yarbay Talat Turhan da o dönemde işkence görmüştür. Üst rütbeliler emir ve komuta zincirini bozanlara karşı çok acımasızdır. Çünkü bu zincir onlar için ‘Tabu’dur…” 
Hıfzı Veldet Velidedeoğlu
Cumhuriyet, 2 Aralık 1990 
“Sevgili Talat Turhan, karanlık ve kirli bir döneme ışık tutup o dönemin çirkin yüzünü gözler önüne seren savunmanızı yararlanarak, öğrenerek okudum. Sağolun! Ellerinize sağlık… Dostlukla.” 
Aziz Nesin
18 Şubat 1978 
“… Bir gün çirkin oyunların sis perdeleri aralanarak, gerçek suçlulardan hesap sorulmaya başlanırsa, bu hesaplaşmada Talat Turhan’ın yapıtı, en güçlü tanıklardan biri olacaktır…” Faik Akçay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a72012b8-9852-4709-89e2-f404b5988476.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’da Bellek Fuad</image:title>
            <image:caption>Aklını selimleştirmeyen, aklıselim olmayan kişi insanlaşamaz, uygarlaşamaz, çağdaş olamaz. Bellek olmadan akıl selimleştirilemez. O halde “BELLEK” nedir ? 
Bu kitapta Yaratan Allah’a, yani Kur’an verilerine ve pozitif bilimlerin bulgularına göre bu soruyu yanıtlıyoruz. 
Yüce Allah, kadın erkek her kişiyi işitme, görme duyuları ile bellek ve selim akıl sahibi olarak yaratması, insanların Allah ile iletişim kurabilmesi içindir. Bu duyularını, belleğini ve selim aklını kullanmayanlar Allah ile iletişim kuramazlar. Allah, indirdiği Kur’an’la insanlar/insanlık ile iletişim kuruyor. Bu iletişimin sonucu aklı işletme, selimleştirme, aklıselim sahibi olarak düşünme şeklinde olmalıdır. 
Allah ile iletişimde işitme, görme duyuları, bellek, işletilen selim akıl ve Kur’an’ın yeri ve önemi büyüktür. Bunlardan biri eksik ya da sağlıksız olursa kişi, Allah ile iletişim kuramaz. 
Bellek/Hafıza, bilginin depolandığı yerdir. 
Bilgi öğrenmek, hafızayı değiştirir. 
Mevcut bilgiyi bilmek, yeni bir ürün vermez. 
*Yeni ürün, aklın, zihni kullanmasıyla mevcut bilgileri işleyerek üretilir. 
-Bilgileri boşuna ezberlemenin hiçbir önemi yoktur. 
-Hafızanın gelişmesi, aklı ve zihni geliştirmez. 
*Öğrenilen bilgilerin üzerine düşünmek, aklı ve zihni geliştirir. İşte insana lazım olan da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a49a29-784b-48ac-bbe8-291ffdb78f09.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Kozasından Çıkınca</image:title>
            <image:caption>Yaralı kuştur insan, her daim yeniden yarasından doğan. Aşk, kalbin kara deliği olarak sevda, insanın yüreğini hem çizen hem de yaşam sevincini dirilten… Hüseyin Ozan Uyumlu’nun “Kelebek Kozasından Çıkınca” kitabı, “yaralı sevda şiirleri” olarak Myrina Yayınları’ndan çıktı. Son dönemde yürünebilir şehirlerin sınırına dayandığımız kapitalist dünyanın yarattığı insanın uyku haline sallanmış bir bıçaktır bu kitaptaki kırk sekiz şiir… 
Üç bölümden oluşan şiirinde; “bir adım/ geçmişe ve geleceğe/ her şiire bir adım/ gelir çocukluğum/ dizinde iyileşmiş yaraları/ dilinde kuş cıvıltılarıyla” diyen Uyumlu, dize-imge bütünlüğü içinde şiirle yaşam kozasını, onun içinden özgürlüğe sürekli kelebek uçurmak için ördüğünü her an hissettirir özenli şiir okuruna…  Şiirlerin tümünde çocuk, su, rüzgâr, şehir, yalnızlık ve umut güçlü imgelerle örülür ve kelebeğin kozadan çıkış halleri dizelere dökülür… “Cümbüş” şiirindeki “ve salkım saçaktı evler/ uzun bir çocuktu umudumuz/ yola koyulduk/ çocuğun ellerinden tutarak” dize örgüsü, bunlardan sadece biridir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c3bca76-392d-4c33-a510-17334635a011.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Maden Sanatında Anikonik Tasvirler</image:title>
            <image:caption>Uzman Sanat Tarihçisi Ayşe Nur Yücetaş, büyük bir titizlikle yürüttüğü bu çalışmasında, Bizans dünyası maden sanatındaki anikonik tasvirleri incelemiş ve bu örnekler ile Amasya Müzesindeki örnekleri karşılaştırmıştır. Kitapta, Bizans dünyasında yaygın olarak kullanılan semboller, kökenleri ve alt gurupları ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Kitap bol resim ve zengin bir kaynakça ile konuya ilgi duyanlar için bir başucu kaynak niteliğindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b74d3f8-74ed-430f-bc1c-016a685894f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Bir Yazgı</image:title>
            <image:caption>Mutsuz bir evliliğin ardından oğlu Robert’la baş başa kalan heykeltıraş Alice, maddi zorluklara ve hayal kırıklıklarıyla dolu aşk hayatına rağmen oğlunu ve kendisini özel bir yazgının beklediğine içtenlikle inanır: Oğlu üniversite okuyup parlak bir geleceğe sahip olacak, kendisiyse tek kişilik sergisini nihayet açıp hak ettiği başarıya kavuşacaktır. Ama Alice beş parasız kalınca on sekiz yaşındaki Robert hem ikisini geçindirebilmek hem de annesinin boğucu olabilen sevgisinden kaçmak için orduya yazılır ve İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken Avrupa’ya gönderilir. Özel Bir Yazgı, savaşta korkularıyla yüzleşen Robert’ı takip ederken buna paralel olarak Robert’ın çocukluk yıllarını ve annesinin ayakta kalma mücadelesini Alice’in bakış açısından aktarıyor. 
 
Bir yandan sert, sürükleyici bir savaş romanı, öbür yandan kayıtsız bir 
toplumun ortasındaki yalnız bir kadının hikâyesi: Richard Yates her zamanki gibi Amerikan rüyasının dışında bırakılanlara odaklanıyor. 
 
 
Tiffany’de Kahvaltı ile Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok bir araya gelmiş sanki. Bu romanı kısaca tarif etmek imkânsız, okumaksa muhteşem. 
Zadie Smith 
 
Yates yarattığı karakterlerin hayatlarına çaba harcamadan ve eksik bir şey bırakmadan nüfuz ediyor. 
The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93300dd-d74d-4909-9526-d16bc3526761.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvar</image:title>
            <image:caption>Orta yaşlı bir kadın, kuzini Luise ve kocası Hugo’yla birlikte dağda, onların av köşkünde birkaç gün geçirmek ister. Varışlarının ardından çift komşu köye yürüyüşe çıkar ama geri dönmez. Ertesi sabah kadın aşılamaz, görünmez, saydam bir duvara çarpar: Duvarın arkasında ölü katılığı hâkimdir. Kadın dünyanın geri kalanından tecrit edilmiş, dar ve sınırlandırılmış doğa parçasının ortasında, çevresinde kendisine yanaşan bir köpek, bir inek ve bir kediyle birlikte hayatta kalabilmek için bir düzen kurmaya, “yeni hayat”ına yön vermeye çalışır.  
1963 Arthur Schnitzler Ödülü’ne değer görülen, Marlen Haushofer’in en sevilen romanı DUVAR kendi içinde sıkışıp kalmış modern insanın varoluşsal yalnızlığını betimlerken, insanın hüküm sürdüğü dünyada ancak bir metafor olmaktan kurtarıldığında saydamlaşan “duvar”ın arkasındaki yalnızlığı biraz olsun dindirecek bir beceriye de işaret ediyor: Sevgi. 
 
DUVAR: Nefes kesici bir hayatta kalma öyküsü, Soğuk Savaş dönemini anıştıran distopik bir macera, akıldan çıkmayacak bir feminist bilimkurgu başyapıtı. 
*Klaus Antes’in sonsözüyle 
 
ROBINSON CRUSOE kadar sürükleyici. 
Doris Lessing 
 
DUVAR, anlatıcı yeni bir topluluk oluşturdukça yavaş yavaş ütopya romanına dönüşen bir distopya romanı. Haushofer’in hayvan doğasını yurt edinme biçimi son derece sevgi dolu ve özgeci... Yabansı ve olağanüstü. 
James Wood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb31caf-3a32-4bd5-809c-97be671131bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabiha / Hanedandan Bir Sultan</image:title>
            <image:caption>Latife Hanım, Halide Edib ve Atatürk biyografilerinin yazarı İpek Çalışlar, Hanedandan Bir Sultan: Sabiha kitabında, İşgal İstanbulu’nu ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını sarayın penceresinden ele alarak anlatıyor. 
Kuvvetli şahsiyeti, boyun eğmez tabiatı, güzelliği ve sadeliği ile ünlüydü. İyi bir eğitim almıştı. Babasının yaveri olan Mustafa Kemal Paşa’nın evlilik talebini kabul etmedi, âdetlere ve hanedanın özel hayatını düzenleyen kurallara da isyan ederek kendisinden dört yaş küçük kuzeni Şehzade Ömer Faruk ile aşk evliliği yaptı. 
İstanbul işgal altındaydı. Milli Mücadele’ye katılmak için Mustafa Kemal Paşa’ya karı koca birlikte başvurdular.Ankara’ya gitmek istediler, kabul edilmedi. 
Cumhuriyet ilan edildikten sonra hanedan sürgüne gönderildi. Onları bekleyen vatansız, unvansız ve maddi sıkıntılarla dolu bir hayat oldu.Fransa’da ve Mısır’da yaşadılar. Güzellikleri ve zarafetleriyle dünyaya nam salacak üç kızları oldu,beş de torunları. 
Sürgünden yirmi yedi yıl sonra Sabiha, boşanmış bir kadın olarak ülkesine döndü. Babasına ait belgeleri ömrü boyunca bir çanta ile yanında taşıdı. Israrlara rağmen babası, Mustafa Kemal Paşa ve Cumhuriyet hakkında konuşmamaya büyük özen gösterdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22194e15-dbd0-40fa-b0e0-c68ac87c3182.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Şubat Notları Sana Dair</image:title>
            <image:caption>Çok “ah!” dedim, çok “ah!” işittim bu süreçte. 
Havada kalmasın, kendine bir yer bulsun istedim hepimizin “Ah”ı… 
Hüznümüz isyan olsun. Şimdilik bir kitabın sayfalarında, günü gelince olması gereken yerde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adfc4e68-a76f-4f94-b7ad-5364ade9b41d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alerte 5</image:title>
            <image:caption>Terör tehdidi uzay ajanslarını üst düzey alarm seviyesine geçirmeye mahkûm bıraktığında, görevdeki astronotlar zor bir durumla karşı karşıya kalır. Tüm iletişimin kesildiği Mars keşif üssündeyse gerilim artmakta, herkes siper almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6850eb5e-4fd5-4868-91a9-0844cfcdbb41.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 4</image:title>
            <image:caption>MANO “KÜÇÜK BİR İHTİMAL DAHİ OLSA TÜM MATERYALLERİ İNCELEYECEĞİZ. İŞTE O KADAR!” DİYOR VE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR. 
 
PEKİ YAKALANAN ADAM GERÇEKTEN SUÇLU MU? 
 
YOKSA İFTİRA MAĞDURU MU? 
 
ŞÜPHELİNİN DERİSİNDEN BİR PARÇA, MAĞDURUN DNA’SI VE OLAY YERİNDE GERİDE KALAN ASIL GERÇEĞE GİDEN İPUÇLARI... 
 
TRENDEKİ İĞRENÇ TACİZ VAKASI... 
 
MUTLAK GERÇEĞİ ARAYAN MANO REİJİ’YE YENİ DEĞERLENDİRME MATERYALLERİ GELDİ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d8194c5-64b8-416f-8a16-84a5d520fcff.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredeyse Sıradan Bir Aile</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar “biz” olanın çatlaklarına huzursuzluk ve sessizlik dolmuştu. 
Ortak tek konumuz verdiğimiz savaştı. 
 
 
On sekiz yaşındaki Stella Sandell kendisinden neredeyse on beş yaş büyük bir adamın vahşice öldürülmesinden sorumlu tutulur. Saygın bir ailenin sıradan kızıdır. Karanlık işler peşindeki bir iş adamını bırakın öldürmeyi, tanıması için bile nedeni yok gibidir. 
 
Baba, ortaya konan onca kanıta rağmen, kızının masum olduğuna inanıyor. Anne ise kimsenin doğruyu söylemediğini düşünüyor. Ve geleceğe dair hayalleri konusunda umutsuzluğa kapılan genç kız, ne kadar ileri gidebileceğini kimsenin anlamadığına inanıyor… 
 
Sürükleyici hikâyesiyle baştan sona heyecanlı bir okuma sunan Neredeyse Sıradan Bir Aile, bizleri bir arada tutan şeyin sevgi mi yoksa yalanlar mı olduğuna, alıştığımız hayatlarımızı korumak için neleri gözden çıkarabileceğimize dair ailedeki sadakat ve ahlaki değerler üzerine önemli bir okuma sunuyor. 
“M. T. Edvardsson aldatıcı ve sürükleyici bir roman yazdı. NEREDEYSE SIRADAN BİR AİLE size en yakınlarınız hakkında bildiğiniz her şeyi sorgulatacaktır.” ―Karin Slaughter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e583a64d-516d-430c-bf5e-fb9a6856b95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizmde Ücret Sorunu</image:title>
            <image:caption>Uluslararası komünist hareketin sosyalizmde ücret konusunda veya genel anlamda Marksist-Leninist politik ekonomiyi geliştirme diye bir derdi olmadı. Lenin ve Stalin&apos;in bu konuda ürettikleri neyse onunla adeta idare ettik. 
Sosyalizmde ücret sorunu da devlet sorunu gibi aynı kaderi paylaşıyor. Bolşevikler, &quot;Elimizde hiçbir tecrübe yok, iyisi mi biz bu devrimden vazgeçelim:&apos; demediler. Pratikte karşılaşılan ve öngörülemeyen her sorunu çözmek için uğraştılar. Sosyalizmde ücretlendirme veya ücret bu türden en tipik sorundur. 
Bu sorun ele alınırken bir noktaya dikkat etmek gerekir. Sosyalizmde ücret sorununda Marks ile Lenin değil, Marx ile Stalin arasında bir düşünce birliği bağı vardır. Lenin, SSCB&apos;de ücret konusunda başlangıç aşamasındaki gelişmelerin bizzat şahidi olmuştur. 
SSCB&apos;de ücret sorununun çözümü esas itibariyle Stalin döneminde gerçekleşmiştir. O halde burada Marx ve Stalin&apos;i ücret konusunda nasıl anlamalıyız sorusuna cevap aranmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f88c2dd-6379-43a4-99e3-58c2caca9608.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Sorunu ve İsrail Üzerine</image:title>
            <image:caption>Siyonistler Yahudiliği, sınıfsallığı içinde ele almıyorlar, tam tersine Yahudiliği, homojen bir bütün olarak topraksız, sınırlar aşırı bir dünya ulusu olarak kavrıyorlardı: sınıflara ayrışmamış homojen bir yapıyı ifade eden dünya ulusu! Bu anlayışın mantıksal sonucu şuydu: Yahudi, yaşadığı ülkede sınıf mücadelesine katılmamalı, geleceğini orada aramamalıdır. Yahudi, geleceğini Filistin&apos;de aramalıdır. 
Siyonist ideoloji, Yahudi sorununu Filistin&apos;e göç ve göç eden Yahudilerden oluşan bir Yahudi toplumu oluşturmak ile çözmeyi amaçlamıştır. Ama Siyonizm, bütün Yahudiler tarafından kabul edilmemiştir, benimsenmemiştir; evet Siyonizm Yahudi insanını iki kampa bölmüştür. Siyonizm&apos;in en keskin karşıtları Talmud-Yahudileriydi. Bunlar, Yahudiliği din olarak görüyorlardı. Hitler&apos;in iktidara gelmesinden sonra da Avrupalı Yahudilerin önemli bir kısmı Siyonizm&apos;e karşıydı. Siyonistlerin ilk kongreleri de (Basel) farklı akımların şiddetli mücadelesine sahne olmuştu. 
Bu kongrede Batı ve Doğu Avrupa Yahudi&apos;leri arasındaki fark görülmüştü. 
Siyonizm şunu diyordu: Nüfusunun ezici çoğunluğu Yahudi olmayan toplumlarda Yahudiler, yabancı vücudu; yabancılığı ifade ediyorlar. Bundan dolayı kurtuluşu, Filistin&apos;de Yahudi devletinin kurulmasında aramalıdırlar. Ama Filistin&apos;e göç, ülkenin işgali ve bağımsız bir Yahudi toplumunun kurulması; bu anlamda Siyonizm iki olmazsa olmazla karşı karşıyaydı: 
Birincisi: Yerli Arap nüfusun ülkeyi terk etmeye zorlanması; Filistin&apos;in Arapsızlaştırılması. 
İkincisi: Emperyalizmle devamlılığı olan ittifak; Siyonist amaca ulaşılması için güçlü bir dış gücün/emperyalizmin siyasi, askeri ve ekonomik desteği kaçınılmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89703772-52ab-487f-865a-de7572de900a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizmde Meta Üretimi ve Değer Yasası</image:title>
            <image:caption>Emeğe göre ilkesi, ücret makası sorunu/yasası+ değer yasası + fonların kullanımı, meta üretimi, sosyalist ülkede kapitalist mülkiyetin düzeyi, oranı, sınırları vb. konular, tarihsel gelişmeleri içinde ele alınması gereken konulardır. Bu nedenle, kapitalizmde ve sosyalizmde bu konuların nasıl ele alındığının açıklanması gerekir. Aksi taktirde revizyonist sistemde durumun ne olduğu açıklanamaz. 
Bunların hiçbiri tek başına ele alınacak konular değil. Emeğe göre ilkesi + ücret makas sorunu + değer yasası + fonların kullanımı + meta üretimi vb. birtakım tanımlamalarla açıklanamaz. Örneğin, tek başına ücret sorunu/sosyalizmde ücret politikası, sosyalizmin inşa sürecinin ele alınmasını kaçınılmaz kılar. Bunun ötesinde kimin ne dediği ele alınmaksızın ücret politikasının gelişme seyri açıklanamaz. 
Bu konularda belli bir sonuca varabilmek için veya bu konulara belli bir açıklık getirebilmek için: 
a) Sosyalizmin inşa sürecindeki görüşler ve uygulama, 
b) Revizyonist dönemdeki görüşler ve uygulama anlatılmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc0cd0b-cdb8-4f7b-b3ab-80e3ffdc58c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrını Surlarına Fısıldayan Şehir: Diyarbakır</image:title>
            <image:caption>Sanmayın ki dili yok, 
Elbette var 
Taşlarının diliyle konuşur 
Sırlarını surlarına, 
Fısıldayan memleket 
  Her taşının altından sonsuz hikâyeler çıkan şehir: Diyarbakır. Surlarıyla, Dicle’siyle, sinemalarıyla ve asırlara uzanan kültürüyle benzersiz bir dünya. Şeyhmus Diken, Sırrını Surlarına Fısıldayan Şehir: Diyarbakır’da, Diyarbakır surlarının tarihini, Dicle ve Fırat nehirlerinin şehirle olan bağlantısını, surların mevcut politikalar yüzünden harap olmasını ve şehrin tarihi dokusunun bozulmasını anlatıyor. Diyarbakır’ın geçmişten bugüne karşı karşıya kaldığı dertleri, surların hikâyelerini ve şehrin sırlarını taşların diliyle konuşan bir araştırmacı gibi bize fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c5dc78-7b43-4c48-b0fb-69565aefd8ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yas Yüzükleri</image:title>
            <image:caption>artık buruşuk bir çarşaf gibi dağılan 
yüzüne bakınca duydum ancak: 
anneler erken, 
ölümlerine yakın sevilir babalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322e21e0-16ed-4bc3-a8a2-1cc98724bcab.jpg</image:loc>
            <image:title>Volkandan Kaçmak - Gizemli Haritalar 4</image:title>
            <image:caption>Macerada son perde: Issız adadan kaçış!
 
Efsane dizi &quot;Gizemli Haritalar&quot; dördüncü
kitapla noktalanıyor!
 
Vladimir Tumanov&apos;un dünyada ilk kez Türkçe yayımlanan &quot;Gizemli Haritalar&quot; dizisinin kapanış kitabında, maceranın ateşi son kez yükseliyor. Alt Kardeşler, Mariana ve kardeşi, volkanik bir adada mahsur kaldıklarında bu kez sadece kendilerini değil, diğer canlıları da kurtarmak için çabalarlar. Doğada hayatta kalabilmek için bilimsel düşüncenin, aklını kullanmanın ve dayanışmanın değerini hatırlatan roman, heyecan ve keşiflerle dolu yeni bir serüvene davet ediyor.
 
Alt Kardeşler, Mariana ve küçük kardeşi Jack, amca hediyesi tekne gezisinde Bermuda&apos;da dalış yapmanın hayalini kurarlar. Ancak, dört kafadar teknede yalnızken büyük bir fırtına patlar ve önce açık denize, sonra da ıssız bir adaya sürüklenirler. Adadaki yaban hayatının zor koşulları, volkanın varlığı, yaklaşan daha beter bir tehlikenin habercisidir. Çocuklar hayatta kalabilmek için, hava rulosundaki bilmeceleri hızla çözmek zorundadır...
 
GİZEMLİ HARİTALAR dizisi
Haritada Kaybolmak
Suda Kaybolmak
Ateşten Kaçmak
Volkandan Kaçmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03662e95-d32d-44bb-a8b7-804e3db73111.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Anadolu‘nun Öze Dönüş Çağrısı - Antik Çağ Tedavi Merkezlerindeki (Asklepion) Diyet Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Kitap, Antik Çağın ilk şifahaneleri sayılan Asklepionlarda doğan sağlıklı beslenme kavramının izlerini sürerek Hippokrates ve Galenos’un beslenme öğretileri üzerinden günümüz beslenme anlayışına kadar ki değişim ve gelişim sürecini açıklamaktadır. Kitap da aynı zamanda Antik Anadolu’da doğan ve bugüne fonksiyonel beslenme olarak yansıyan konuya ilişkin tüm kavramlar, Antik Akdeniz beslenmesinde tüketilen gıdalar, Osmanlı İmparatorluğu’nun mutfağı üzerinde etkili olan Hıltlar dengesi ve günümüzün antioksidan etkili sağlık bileşenleri gibi konulara da yer verilmiştir. 
Arkeoloji, biyoloji, gastronomi ve gıda bilimleri temelli hazırlanan bu kitap geçmiş ile bugün arasında bağ kurmanın yanında gelecekte, gastronomide sağlıklı beslenme kavramı üzerine yapılacak çalışmalara ve mutfak uygulamalarına temel oluşturması amacıyla kaleme alınmıştır. Aynı zamanda akademisyenler ve gastronomi alanında öğrenim gören öğrencilere kaynak olmasının yanında, akademik çalışma yapmayan ancak sağlıklı beslenmeyi kendisine rehber edinmiş, Antik Anadolu’nun sesini bilimsel olarak duymak isteyen kişilere de hitap edebilecek şekilde hazırlanmıştır. 
Bu kitap, QGIS&apos;in kullanımı hakkında iyi bir anlayış kazanmak isteyen herkes için faydalı olacaktır. Kitap, QGIS teknolojisini öğrenmek isteyen öğrenciler, araştırmacılar, öğretmenler, haritalama uzmanları ve coğrafi bilgi sistemleri profesyonelleri için özellikle yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbe6edcf-9015-4781-83b5-511c06b9b766.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köşkünüz Var mı?</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının öncü yazarlarından Tarık Buğra; uzun ve derinlikli romanlarıyla, hikâye, tiyatro, fıkra ve deneme gibi edebî alanlarda dikkat çeken eserleriyle tanınmıştır. Bunun yanında, genç okurlarına daha fazla hitap edebilecek romanlar da kaleme almıştır. 
1978 yılında Bir Köşkünüz Var mı? romanını yazan Tarık Buğra, bu kitapla âdeta döneminin kuşaklar arası ilişki biçimlerine ışık tutmuştur. Yazar, eserde aynı zamanda “aile”, “hayvan sevgisi”, “birliktelik” ve “değer” gibi kavramlara da sıklıkla değinir. 
Hikâye, “Feneryolu ile Göztepe arasında kocaman bir ahşap köşk” çevresinde geçmektedir. Kitabın temel meselesi, bu köşkün akrabalar arasında bir tartışma konusu hâline gelmesidir. Köşkün sahibi dedenin oğlu, kitabın temel anlatıcısı; küçük torun Ümit de dinleyicisidir. Köşkün asıl sahibi dedenin, torununa anlattığı anılar ve yaşadığı maceralar ise zihinlerde ve sayfalarda resmedilmesini kolaylaştıran keyifli anlatılardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d20c46-524e-406c-9df0-44491041b462.jpg</image:loc>
            <image:title>Katılım Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Katılım Bankacılığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a38fa5e9-f9f9-4edb-bc84-6cb53b155aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Bilbaşar Eğitime ve Sanata Adanmış Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Sait Faik, Kemal Tahir ve Orhan Kemal’le aynı kuşaktan olan Kemal Bilbaşar hakkında yapılmış ilk ciddi biyografi çalışmasıdır. Ansiklopedi ve edebiyat tarihi gibi kaynaklarda hayatı ve edebi faaliyeti birkaç paragrafla verilen yazarın bu yönü, uzun süren araştırma ve incelemeler sonrasında alabildiğine geniş bir çerçevede ortaya konmuştur. Yazarın hayatı ve edebî faaliyetinin hikayesi, İstanbul, Ankara ve İzmir kütüphane ve arşivlerinde uzun süre yapılan taramaların yanı sıra aile çevresinden gelen otantik ve değerli bilgilerle de zenginleştirilmiştir. Bilindiği gibi bir yazarın hayatı ile edebî eserleri arasında her zaman muayyen ölçülerde görülen bir ilişki bulunduğundan bu hayat hikayesi, yazarın edebî eserlerinin anlamlandırılması ve değerlendirilmesine elbetteki çok yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f55a19-e032-4655-b217-69d480d4b125.jpg</image:loc>
            <image:title>Makamsal Çocuk Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Türk müziği, dünyadaki diğer müzik türleri ile etkileşen, güçlü ve köklü bir kavramdır. 
Genel kültürü şekillendiren ve yönlendiren bir olgu olarak müzik, nesiller arası aktarım 
bakımından önemli görülmektedir. Türk kültür ve müziğinin değerlerimize bağlı kalarak 
geleceğe aktarılması amacıyla gelecek neslin temeli olarak bugünü yaşamakta olanların; 
pedagojik uygunlukla kendilerine sunulan, dağara yeni ezgiler ekleyen bu tür çalışmaları 
edinmesi beklenmektedir. Zira “Söz uçar yazı kalır” ve kültür unsurları, yazılı kaynaklarla 
gerçekliğini koruyarak aktarım sağlar. 
Bu kitapla; yazıya geçme fırsatı bulan, içeriğinde on adet makamsal çocuk şarkısı ve 
şarkıların makamlarını tanıtma amacıyla bestelenmiş özgün beş adet saz eseri 
bulunmaktadır. Şarkıların sözleri, gelecek nesillere aktarımını önemsediğimiz değerlerimiz 
olan anne sevgisi, baba sevgisi, vatan sevgisi, Atatürk sevgisi, öğretmen sevgisi gibi 
bağlamlar taşımaktadır. 
Burada, çocukların ses aralığı dikkate alınarak basit ve birleşik makamlardan (Hicaz, Rast, 
Acemâşîran, Nihavend, Segâh) oluşan ikişer adet eser bulunmaktadır. Yazarlar olarak 
okuyucuya; eser öncesinde kavramsal olarak destekleyici olacak makam bilgilerini 
önermekteyiz. Basit bir dille yazmaya çalıştığımız bu bilgiler ile, ilgili makama yönelik 
bilgileri hatırlayarak ilerleyeceksiniz. Ardından gelen örnek eserler de kolaylıkla icra 
edebilecek başlangıç düzeyinde tanıtıcı saz eserleridir. 
Kitaba “takdim” yazısıyla katkıda bulunan sayın Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar’a, işitsel 
kaynağı oluşturmak üzere kayıtları gerçekleştiren sayın Murat Kadakoğlu’na ve şarkıları 
güzel sesiyle seslendiren sevgili Ada Kadakoğlu’na, saz eserlerini seslendiren ve kayıtlarını 
gerçekleştiren sayın Emre Pınarbaşı’na, görsel içerikler için sayın Bahadır Koç’a, ayrıca 
eserlerin seslendirilmesinde emek veren Kültür Bakanlığı saz sanatçıları, sayın Kamuran 
Umuzdaş, sayın Fatih Alaskan, sayın Mert Yavuz ve sayın Metin Aksu’ya teşekkürü bir borç 
biliriz. 
Yararlı olması dileğiyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/408aeefd-6447-4aa6-888e-3db35ccda9aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Can Dostu</image:title>
            <image:caption>Yaz tatilinde Osman ve ablası Göcek’teki dayılarının evinde kalacaklar. Planlar yapılmış, heyecan dorukta. Belki de dalgıç dayıları onları sualtı dünyasıyla tanıştırır. 
Keşke denizlerle ilgili her şey harika olsa... Osman doğaya verilen zararın farkına varıyor, üstelik yaralı bir denizkaplumbağasıyla karşılaşıyor. Bundan böyle denizlerin can dostu olmaya söz veriyor! 
 
Tırtıl Osman’ın Bir Günü kitabıyla tanıyıp sevdiğimiz Osman’ın bu yeni macerası, deniz kirliliği, canlıların yaşam hakkına saygı gibi konular barındırıyor. Çocuk edebiyatı üzerine uzmanlaşmış olan akademisyen yazar Ayfer Gürdal Ünal, eğlenceli bir macera eşliğinde, doğal yaşamın nasıl zarar gördüğüne dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dbbb018-77a4-4e16-9a7c-e5c32ae68ed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Dergisi Sayı 34 / Eylül - Ekim 2023</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
MİLLÎ MÜCADELE YILLARINDA MİLLET İNŞA SÜRECİNE DAİR BİR DEĞERLENDİRME / İSMET TÜRKMEN
TÜRKÇÜLÜK&apos;TEN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ&apos;NE -TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN FARKLI HALLERİ / MEHMET KARAKAŞ
AHMET ARVASİ&apos;NİN MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI VE NEOPERENNİALİZM / MUSTAFA ŞAHİN
TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN EKONOMİ POLİTİK BİR DÜNYA TASAVVURU VAR MI? / MEHMET AKINCI
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE SOLDAN BİR BAKIŞ: GALİYEVİZM / BARIŞ KIZILYAR
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE HUKUK VİZYONU / VASIF İNANÇ DUYGULU
ZİYA GÖKALP VE SÂTI BEY MUKAYESESİ / ABDESSAMED TAIBI
SALDIRGAN KÜRESELLEŞME ÇAĞI VE ‘‘YENİ MİLLİYETÇİLİK&apos;&apos; / DURMUŞ HOCAOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>