﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a82f1cf2-b103-4ee1-b4ed-055fe4ff5b00.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Evren ve Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Tekinsizlik ve yalnızlığı psikanalitik kuram ve uygulamalardan yola çıkarak, pandeminin gölgesinde yeniden düşündüren ve tartıştıran bir kitap. 
 
İstanbul Psikanaliz Eğitim Araştırma ve Geliştirme Derneği (Psike İstanbul) tarafından 6 Aralık 2020 tarihinde “Tekinsiz Evren” ve 11-12 Aralık 2021 tarihinde “Yalnızlık” başlıklarıyla gerçekleştirilen Psikanalitik Bakışlar sempozyumlarındaki sunumların derlemesini içeren bu kitap, tekinsizlik ve yalnızlığı psikanalitik kuram ve uygulamalardan yola çıkarak pandeminin gölgesinde yeniden düşünen ve tartışan yazılardan oluşuyor. 
“Yakalanması ve tespiti zor, her yerde olan ama hiçbir yerde olmayan tekinsiz nesneyle yüz yüze kalmaya uzun süre katlanılamaz. Bu nedenle, bir yere dahil edilmesi ve somutlaştırılması gerekir. Tekinsizliğin yerini (görünüşte) somut, tanıdık bir nesne imgesi alır. Bion&apos;un tuhaf nesneleri gibi, tekinsiz nesne de dışsallaştırılır ve başkalarına yansıtılır ve bu nedenle, örneğin bir komplo teorisine dönüştürülür ve gömülür. Özümseme başarısız olursa, yansıtmacı biçimde, düşman bir gücün ajanı (Çin virüsü) olarak konumlandırılır. Popülizmi çekici kılan da budur: Saçma görünse de tekinsizliği bütünleştirecek bir hikâyeye sahip olmak” – JOACHIM KÜCHENHOFF 
“Yalnızlık veya kendini yalnız hissetme meselesi, esas itibarıyla iki temel boyutla, ayrı veya birlikte olmakla ilişkilidir. Bu meselenin merkezinde, hayatımızı ve ruhsal durumumuzu sürekli şekillendiren bu iki temel nitelik arasında nasıl bir etkileşim olduğu ve bunların birbirlerini nasıl etkiledikleri, tamamladıkları ve birbirleriyle nasıl çeliştikleri sorusu yatar. Hele ki psikanalitik perspektiften (sosyolojik, psikolojik, ampirik ve betimleyici perspektifin tersine) yaklaşıldığında daha da önemli olan soru şudur: Bu ayrıklık veya birliktelik boyutları nasıl deneyimlenir? Ve ruhsallığımızın hangi yönleri bu deneyimi şekillendirir? 
 
Ayrıklık-yapma biçiminde yalnızlık, nesne kaybının, yasın ve nesnenin yeniden bulunmasının tanıdık hatlarında deneyimlenir. Birliktelik-olma biçiminde ise nesnenin yanında bile kopukluk, ölülük ve boşluk olarak deneyimlenir.” - SHMUEL ERLICH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4011040-6465-4db9-8772-f2b2fd88f21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Çocuğu Nasıl Yetiştirilir?</image:title>
            <image:caption>Eğer Allah-u Teâlâ size bir erkek çocuk emanet ettiyse, omuzlarınıza büyük bir sorumluluk yüklendiğini bilmelisiniz. Çünkü bir erkek çocuğunu kendi fıtratına uygun yetiştirmek hem oğlunuzun hem ailenin hem de toplumun kurtuluşu demektir. 
Her çocuk kendi mizacına uygun büyümelidir. Aksi olursa kendi ellerimizle mutsuz nesiller yetiştirmiş oluruz. 
Bu kitabı, anne-babaların erkek çocuklarını yetiştirirken karşılaşmaları muhtemel sorunların üstesinden kolayca gelebilmeleri için kaleme aldım. Çünkü her çocuğun fıtratından gelen farklı yönleri vardır ve belki de karşılaştığımız her bir sorun, onun bazı özelliklerini törpülemek içindir. 
Bir çocuk yetişir, dünya değişir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000f7074-d101-4ec9-bf73-4e2a8db75e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız Çocuğu Nasıl Yetiştirilir?</image:title>
            <image:caption>Eğer bir kız çocuğunuz varsa kendinizi şanslı hissetmelisiniz. Çünkü kız çocuklarının apayrı bir dünyası vardır ve sevgilerini göstermekte oldukça cömerttirler. 
Allah’ın emanet olarak verdiği kız çocuklarınızı fıtratlarını bozmadan, uygun olmayan kalıplara girmeye zorlamadan yetiştirmek artık en büyük amacınız olmalı. Çünkü geleceğimiz, fıtratına uygun yetiştirilen kız çocuklarıyla şekillenecek. Bunu yapabilmek için onu tanımalı, öne çıkan yönlerini desteklemelisiniz. 
Bu kitabı, anne-babaların kız çocuklarını yetiştirirken karşılaşılması muhtemel sorunların üstesinden kolayca gelebilmeleri için kaleme aldım. Çünkü her çocuğun fıtratından gelen farklı yönleri var ve belki de karşılaştığımız her bir sorun, onun bazı özelliklerini törpülemek içindir. 
Bir çocuk yetişir, dünya değişir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1123775-9923-4a68-b3c8-9e9ca23da29e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlantik Köle Ticaretinin Kurbanları Afrikalılar</image:title>
            <image:caption>Afrikalılar köle ticaretinden önce nasıl yaşıyorlardı? Gerçekten ilkel ve vahşi miydiler?
Afrikalıları kimler nasıl köle yaptılar? Topraklarını nasıl istila ettiler? Onları bize nasıl tanıttılar?  
Köle gemilerinde neler yaşandı?
Köle gemisi kaptanlarının seyir defterlerinde hangi itiraflar yazıyordu?
Köle ticaretinde Vatikan’ın rolü neydi?
Abraham Lincoln gerçekten insancıl duygularla köleliği bitirmek isteyen bir halk kahramanı mıydı? Yoksa farklı amaçlara hizmet eden bir sahtekâr mıydı?
Amerikan İç Savaşı’nın altında yatan gerçek sebepler nelerdi?
Altın peşindeki kâşifler ve servet avcıları, din maskesi takmış misyonerler, para hırsıyla yanıp tutuşan tacirler, cehennemin efendisi kaptanlar, acımasız denizciler, vahşi beyazlar, insan hırsızları, palavracılar, korku gemileri, köpek balıkları… 
Okuduklarınıza inanamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f80122-925c-4ced-939f-f71781b6349e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Yedi Rengi</image:title>
            <image:caption>Sevgi, bir duygu ve heyecan türüdür. Duygu ise psikolojide en çok tartışılan fakat kesin bir tanımı yapılamayan konulardan biridir. Çünkü türleri, gelişimleri, derinlik dereceleri, sürekli değişen yapısı itibarıyla duygular son derece karmaşık bir yapıya sahiptir. Kesin tanımı yapılamamasına rağmen anlaşılması imkânsız da değildir. 
Sevgi, insan için doğumla birlikte başlayan ve sağlıklı bir ruh yapısı için gerekli olan temel bir ihtiyaçtır. 
Sevgi; insanın hayatla bağını oluşturan, yaşamın güzelliğinin fark edilmesine aracılık eden fıtrî bir duygudur. 
Sevgi, insanlığın evrensel dilidir. 
“Sevginin Yedi Rengi” ise insanın sevgi ve aşkla ilgili bütün serüvenini ve insanın tekamülüne giden yoldaki renkli yön levhalarını bize göstermeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8845efae-3115-42a2-8273-13fca34c280f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Eri</image:title>
            <image:caption>“Sevgili Ayla Ağabegüm hocamızdan ve bu söyleşilerden bana kalan miras, ‘Susmak ve alışmak yok.’ tavsiyesi… Ve gördüm ki o, yanında rahatlıkla ağlayabildiğimiz güzel bir insan. Abla, anne, kız kardeş, teyze… 
Günlük hayatta sosyal statülerimiz çok çok başkadır ancak Ayla Ağabegüm hepimizi kucaklayabilen engin bir kalp, dingin bir ruh, seçkin bir zihin ve akıldır. ‘Gözünüzü ağlamaya, kafanızı düşünmeye alıştırın.’ der.  
Dik duruş bir hanımefendiye bu kadar mı yakışır? Gönül eri… Sözün eri…” (Yasemin Kuloğlu) 
*** 
“Zamanın elinden tutan insanları, aynı zamanda sesimiz, çığlığımız olan insanları tanımak onların aydınlattığı yolda belki de yürümeyi, hayata karşı dimdik durmayı öğrenmek ne kadar kıymetli. Ve topluma kanat geren insanlar toplumun her bir ferdi için bir hazine değerinde. Onların yazılarını okurken ruhumuz, benliğimiz, belleğimiz nasıl da tazelenir, yenilenir. Hele hele bir de onları yakından tanıma ve dinleme talihine kavuşanlar için ise bu tanışıklık bir nimete dönüşür.”  (İsmail ZORBA)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19c5a817-7290-49b5-b9a5-fd500acc9af1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Böyle Düşünmemiştim</image:title>
            <image:caption>Daha önce bakmadığınız bir açıyı, görmediğiniz bir detayı, hiç aklınıza getirmediğiniz bir noktayı fark ettiğinizde hissettiğiniz duyguyu anımsayın. Nasıl da heyecan verici ve hayret uyandırıcıdır! 
Sanki kapkaranlık bir odada bir ışık yanar ve birden ortalık aydınlanıverir. Aklınız berraklaşır. İçiniz kıpır kıpır olur. Taşlar tek tek yerine oturmaya başlar. İnanamazsınız. 
İşte o an muhteşem bir andır. Eğer kıymeti bilinirse… Çünkü o anda büyülü bir şey olmuş, bir fikir doğmuştur. Bir problem çözülmüştür. Taşlar yerine oturmuş, parçalar birleşmiştir. Ve sizin için yepyeni bir şey ortaya çıkmıştır. 
Yepyeni bir bakış açısı… Yepyeni bir hayat dersi… Yepyeni bir karar... Belki de yepyeni bir başlangıç... 
Çünkü hayat, “Hiç böyle düşünmemiştim!” dediğiniz anlarda anlamlanır. 
Bu kitapta, “Hiç böyle düşünmemiştim!” dedirten yaşanmışlıkların hikâyelerini okuyacaksınız; parçaları birleştiren hikayeleri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b67258-c9a6-4958-b29c-f4f32bf8987c.jpg</image:loc>
            <image:title>Koridor</image:title>
            <image:caption>12 Eylül İhtilali; halkın üzerinden tank gibi geçmiş, gençlerin önemli bir kısmı sağ-sol davaları kapsamında gözaltına alınmış, işkencelerden geçirilmiş ve idam sehpalarına gönderilmişti. İhtilalden sonraki kuşak 12 Eylül’ün getirdiği korku iklimiyle üniversitelerde okumuş ve ailelerinin “Aman dikkat et, hiçbir şeye karışma; seni de içeri alırlar, sadece okumana bak!” gibi tavsiyeleriyle karşılaşmıştı. Buna rağmen gençlerin bir kısmı idealleri uğruna mücadele etmeye devam etmişti. 
Elinizdeki bu kitapta; 80 sonrası kuşağın iç dünyasını, sorgulamalarını, eleştirilerini, sevdalarını, yoklukla mücadelelerini, davaları uğruna yardımlaşma ve dayanışmalarını ve idealleri için birçok şeyden vazgeçişlerini bulacaksınız. 
Bu roman; farklı düşüncelere sahip iki kişinin cezaevinin soğuk hücrelerinde zamanla dost olmalarını ve tahliye olduktan sonra da ülkelerine barış ve kardeşlik ortamı getirmek için verdikleri mücadeleyi gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a96c3c3-d9e1-4270-a7a9-e190895011fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizi Seviyoruz Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Kokarca, Sincap, Tilki, Ayı, Ördek, Kurbağa ve Tavşan öğretmenleri Ceylan’ı çok seviyorlar. Sınıfta hep birlikte öğreniyor, eğleniyor, dans ediyor ve birbirlerine hikâyeler anlatıyorlar. 
Ama bir gün okula geldiklerinde Ceylan Öğretmen’i bulamıyorlar. 
Öğretmenleri nerede acaba? 
 
Okul rutinleri, öğretmen ve kitap okuma sevgisi üzerine sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdc3d59-6d0a-492a-add8-f52c207cd755.jpg</image:loc>
            <image:title>Althusser ve Hukuk</image:title>
            <image:caption>Althusser ve Hukuk, gittikçe önem kazanan bir düşünür olarak Althusser’in hukuk üzerine görüşlerine adanan ilk kitap olarak görülür. Hukuk ve felsefe alanlarında çalışan akademisyenlerin Althusser üzerine makalelerinden, de Sutter editörlüğünde bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Althusser’in “cinayetini” ve hukukla karşı karşıya geldiği bizzat kendi davasını göz önüne aldığımızda bu konu ve bu kişilik arasındaki ilişki de bilhassa ilginç görünmektedir. Ayrıca burada “Devletin İdeolojik Aygıtları” gibi birçok önemli hukuki/politik kavramın aydınlatıldığını, ilginç paraleller üzerinden genişletildiklerini göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04761952-ee02-47fa-bdf6-013ec4b09f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Guerre&apos;in Dönüşü</image:title>
            <image:caption>1540’larda Fransa’nın güneyindeki Languedoc’da yaşayan, Bask kökenli zengin bir köylü olan Martin Guerre, kimseye hiçbir şey söylemeden, karısı Bertrande’ı, çocuğu Sanxi’yi ve malını mülkünü terk edip gider ve izini kaybettirir. Yıllar sonra aniden çıkagelir. Tüm ailesi ve köylüler tarafından sevinçle karşılanır. Evliliği, kaldığı yerden devam eder ve bir çocuğu daha olur. Mülklerini, amcasıyla birlikte yönetir, yaşamın keyfini sürer. Fakat günün birinde karısı ve amcası, onun kimlik hırsızı bir sahtekâr olduğunu ve kandırıldıklarını ileri sürerek aleyhinde bir suç davası açar. Dava, 1560 yılında Toulouse Parlamentosu huzuruna getirilir. Adam, mahkemeyi Martin Guerre olduğuna neredeyse ikna etmiştir ki, son dakikada gerçek Martin Guerre, Parlamento’nun kapısında beliriverir.  
  Bu, o kadar olağandışı bir olay ve davadır ki, haberler, suçun gerçekleştiği Artigat isimli küçük Pirene köyünden tüm ülkeye ve Avrupa’ya yayılır. Davanın sonuçlanmasının hemen ardından yargıçlardan biri olan Coras dava hakkında “Unutulmaz Tutuklama” isimli bir kitap yazar. Yıllar içinde pek çok hukukçu, edebiyatçı ve düşünür, bu dava hakkında yazmaya devam eder. Hatta Montaigne bile bir makalesini bu harikulade davaya ayırır. Artigat’da bugün bile hâlâ hatırlanan bu olay, tiyatro oyunlarına, romanlara, operalara ilham verir. Nihayet Martin Guerre davası bir film olur. Senaristliğini Jean-Claude Carriere’nin, yönetmenliğini Daniel Vigne’in yaptığı, bu kitabın yazarı Natalie Zemon Davis’in de katkı sunduğu ve başrolünde Gérard Depardieu’nun olduğu Le Retour de Martin Guerre 1982’de gösterime girer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/332e89f5-2792-4d25-afab-87cd5932ac18.jpg</image:loc>
            <image:title>Epistemik Adaletsizlik -İktidar ve Bilmenin Etiği</image:title>
            <image:caption>“Çağdaş epistemolojinin deneyimlerimizle ilişkilendirilerek nasıl zenginleştirilebileceğinin, etik, siyaset teorisi ve feminist felsefeden gelen fikirlerin kullanılması yoluyla epistemik meselelere dair anlayışımızın nasıl derinleştirilebileceğinin çarpıcı bir örneği bu kitap.” –Michael Brady 
 
“Düşmanın adını koyabilmek ne büyük bir ilerleme, bu ister cinsel taciz ister epistemik adaletsizlik olsun!” –Rae Langton 
 
“Bilgi ve iktidarın kesişimine dair örnek gösterilecek bir tartışma.” –Kathleen Lennon 
 
“Adalet” felsefe tarihinin en eski ve en merkezî konularından biri, ancak epistemik, yani bilgi temelli uygulamalarımızın etik boyutunu ortaya çıkarmak için odak noktamızı “adaletsizliğe” kaydırmaya ne dersiniz? 
Ortaya koyduğu kavramsal çerçeve ile çığır açan kitap, epistemik adaletsizliğin yaşamın pratik boyutlarında ve toplumsal adaletsizlik modeli içindeki yerini gösteriyor. Fricker’ın yer yer romanlar ve filmler üzerinden ilerlettiği epistemik adaletsizlik tartışması, sadece etik ve epistemoloji ilişkisini değil, etik ve politika ilişkisini de ortaya koyduğu için önem taşıyor. 
 
Bu kitap, etik ve epistemoloji arasındaki yeni alanları keşfederken, toplumsal iktidar, toplumsal cinsiyet normları, hukuk ve bilginin soykütüğü gibi birçok alana ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/002fe855-a814-4876-947b-c1fa89da12fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Peygamber’in Kriz Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (sas.), insanlığın derin bir krize maruz kaldığı bir dönemde dinî, ahlaki, hukuki, siyasi, sosyal, iktisadi, askerî vs. pek çok sorun, kriz ve riskle karşı karşıya kalmış, bire bir yaşamış, yönetmiş ve bunlarla mücadele etmiş bir peygamber ve liderdir. Onun siret ve sünneti krizlere karşı verdiği mücadele ve krizlerden başarıyla çıkmak için gözettiği ilke ve izlediği yöntemlerle doludur. Bütün insanlığa ve tüm zamanlara örnek ve rehber olarak gönderilmiş bir peygamber olarak Hz. Peygamber’in bu konudaki ilke ve yöntemleri insanlık için aktüel bir değeri haizdir.  Eserde İslâm dünyasının ve insanlığın birbirinden farklı sorun ve krizlerden geçtiği bir dönemde, mevcut sorun ve krizlerin çözümüne Nebevi bir katkı sunması ve bakış getirmesi amacıyla Hz. Peygamber’in krizlerle başa çıkmada ve riskleri yönetmede gözettiği ilke, yöntem ve stratejiler, siret-sünnet bütünlüğü gözetilerek risalet hayatından örneklerle ortaya konulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35798d1d-be83-48fc-85f9-cef50c5ac0bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Balon İşleri Müdürü Bay Yoçi</image:title>
            <image:caption>Hadi gözlerini kapat. Evlerin, okulların, taşıtların balon şeklinde olduğu rengârenk neşeli bir kasaba 
hayal et. Ettin mi? 
Bu kasabada Bay Yoçi adında biri yaşıyor. Yeryüzündeki tüm balonlar onu çok yakından tanıyor. 
Çünkü o, yaralı balonları tedavi ediyor, kaçan balonları yakalayıp çocuklara teslim ediyor, sönmek 
üzere olan balonlara hava üflüyor… Dünya’nın en ünlü Balon İşleri Müdürü’yle ve onun renkli kasabasıyla tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd33885b-2c90-41a7-acc6-ee1ddf7e9784.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzede Bir Macera</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen içerik üreticisi Pınar Civan&apos;dan, çocukların renkli dünyasına açılan, sanat ve tarih dolu bir macera... 
 
Berke, bilimi ve araştırmayı çok sever. Robotlar tasarlamaya, deneyler yapmaya, bilim müzelerini gezmeye bayılır. O sene okulda düzenlenecek olan gezinin bir bilim müzesine değil de sanat müzesine yapılacağını öğrendiğinde de hayal kırıklığına uğrar. Oysa bilmediği bir şey vardır... Gidecekleri sanat müzesinde, onu son teknolojiyle donatılmış bir üs ve birbirinden ilginç öyküler beklemektedir. 
Belki de, bilim ve sanat Berke’nin sandığı kadar birbirine uzak değildir? 
  Bilimin ve sanatın iç içe olduğu bu macera dolu geziye sen de biletini al: Sayfayı arala...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/099f58fe-3063-4203-9d08-fae261511aea.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadetlerle Süper Oluyorum</image:title>
            <image:caption>Öyle bakma lütfen.Biliyorum aklına pek çok soru geliyor; gelebilir sorun değil. O sorulardan bazıları da &quot;ibadetlerle&quot; ilgili; onu da biliyorum, o da sorun değil. Benim de aklımı kurcalayan pek çok sorum vardı. Nasıl mı cevapları öğrendim.  En iyisi ben seni kitabın içine davet edeyim de neler yaşadığımı ta en başından anlatayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/347ab3be-facc-4bad-8605-0a5a968a6436.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Çocuklarla Oynadığı Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Büyüklerin “Çok önemli işleri var.”; evet doğru.
Çocukların “Çok önemli oyun ihtiyaçları var.”; bu da doğru.
Gelin ikisini birleştirelim. Bu nasıl mı mümkün olacak? Çözüm yolu Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) hayatında. Zira o (s.a.v.), çocuklarla oyun oynamaya zaman ayırırdı.
Bu kitapta, Peygamberimizin (s.a.v.) çocuklarla neler yaptığını Müezza isimli kedinin dilinden dinleyecek ve ona (s.a.v.) bir kere daha hayran kalacaksınız.
Haydi, çocuklar tutun büyüklerinizin ellerinden ve onları oyuna davet edin. Hem kitabın yanında hediye edilen “ÇIKARTMALAR” onlara da yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf1683c-8c0a-43da-83d1-3f08538aa06b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Hatice’den vefalı olmayı
Hz. Ebubekir’den hasta ziyaretini
Hz. Ali’den ilim sevgisini öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3051f5-f751-40b6-bd35-3f454cd26328.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 10. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Ebu Zer Gıfari’den doğru sözlü olmayı,
Abdullah bin Mesud’dan Allah’ın rahmetini ümit etmeyi,
Esma binti Ebubekir’den kanaatkar olmayı,
Üseyd bin Hudayr’dan yeteneklerini doğru kullanmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051f8642-efad-4799-b179-80f18e07c1cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Ebu Hureyre’den anne baba hakkını,
Abdurrahman bin Avf’tan misafirperverliği,
Bilal-i Habeşi’den sabırlı olmayı öğreneceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1585e0d2-8ca1-4ff2-b967-90a35acd4aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Ebu Ubeyde bin Cerrah’tan insanlara iyiliği tavsiye etmeyi,
Muaz bin Cebel’den güzel söz söylemeyi,
Mus’ab bin Umeyr’den ilim öğretmenin önemini
Hz. Aişe’den alçakgönüllü olmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5379c68-baf2-4f46-81ab-cc8ec0e5b151.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 4. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Ömer’den adaletli olmayı,
Ebu Eyyüb el- Ensari’den davete icabet etmeyi,
Hz. Abbas’dan akraba hakkını gözetmeyi öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec9de79-e485-403a-9abb-5a1e84d36bd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik Greg’in Günlüğü 18 Beyin Bedava!</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan yazar Jeff Kinney’in Saftirik Serisi Beyin Bedava ile devam ediyor… Ortaokula giden Greg okulda yine yeni maceralara atılıyor.
 
Öğrencilik hayatı Greg için eğlenceli geçmemektedir.
Bu yüzden okul kapatılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığında Greg’in buna çok da üzüldüğü söylenemez.
Ta ki hem istemediği okula gönderilecek olmasının hem de en iyi arkadaşı Rowley’le ayrılacağının farkına varana kadar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9098950-5726-44fc-96d0-675c82a294b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 5. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.) arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Talha bin Ubeydullah’tan dostluğu,
Zübeyr bin Avvam’dan sözünde durmayı,
Hz. Vahşi’den yaptığı hatadan pişmanlık duymayı,
Enes bin Malik’ten sır saklamayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c47a77-84a5-4812-b799-b8345a2d84ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 6. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Hamza’dan cesaretli olmayı,
Hz. Osman’dan cömertliği
Hz. Fatıma’dan aile içinde sevginin önemini
Cafer bin Ebu Talip’ten doğru yerde doğru konuşmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e879c7a-125e-47cf-8356-ed11a4b067e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 7. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Said bin Zeyd’den kişinin kendi hakkını korumasını,
Selman-ı Farisi’den tedbirli olmayı,
Ümmü Seleme’den Allah’tan hayırlısını istemeyi,
Halid bin Velid’den akıl ile hareket etmeyi öğreniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a77d288f-2710-4f8c-acac-3e51a10bbf1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 8. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Hz. Hasan’dan fedakarlık yapmayı,
Hz. Hüseyin’den hatayı yüze vurmamayı,
Abdullah bin Ömer’den bilmediği konuyu konuşmamayı,
Amr bin As’dan yanlışa engel olmayı öğreneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/044edec5-0797-4906-8fc7-5c877633edeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri 9. Kitap</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin (s.a.v.)  arkadaşları bir yıldız gibi yolumuzu aydınlatıp bize rehber oluyor.
Bu kitapta;
Zeyd bin Sabit’ten azimli ve çalışkan olmayı,
Üsame bin Zeyd’den sorumluluğu yerine getirmeyi,
Ümmü Eymen’den tevekkül etmeyi,
Ebu Akîl’den küçümsememeyi öğreniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1410cfe-1455-4d76-ae6a-0f7794b0e0c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabe Hikayeleri Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bu kutudaki on kitapta, Peygamberimizin (s.a.v.) yakın arkadaşlarının (yani sahabelerin) hayatlarından örnek hatıralar anlatılmakta. Ayrıca her sahabeyle birlikte bir tane de “erdem” tanıtılmakta.
Bu seride karşınıza çıkan her bir sahabe gibi anlatılmayanlar da çok özel insanlar. Zira onlar Peygamberimizin (s.a.v.) anlattıklarına inanmış ve onunla birlikte “güzel dinimizi yaymak için” çaba göstermişler. Örnek hayatlarıyla günümüze ışık tutmuşlar.
Onların huzur veren hayatlarının anlatıldığı bu kitaplara doğru yolculuğa ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9780c08c-d8e9-471c-aaa6-5f24debc94bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf Semerkand&apos;da - İslam Şehirlerini Geziyorum</image:title>
            <image:caption>Yusuf, turist rehberi babasıyla harika bir yolculuğa çıkıyor! “İslam Şehirleri Turu” kapsamında ilk durak Semerkand! “O da hangi şehir öyle?” diye sorabilirsiniz. Sonuçta Semerkand’ın Madrid, Barcelona, Manchester gibi ünlü bir futbol takımı yok, öyle değil mi? Yusuf da bunu soruyor ve gezi sırasında bu renkli şehre hayran kalıp Semerkand’a dair bir dünya bilgi öğreniyor! Arkadaşı Ramazan içinse bu bilgilerin en güzeli doyurucu olanları: Özbek pilavı ve kavun! Gezileri sırasında çalınan Kaşgar Elması’nın peşine düşen Yusuf ve Ramazan, kendilerini inanılmaz bir maceranın içinde buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/372fb8b8-60c0-404f-9173-9f42db5047f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünizmin Abecesi</image:title>
            <image:caption>Devrimler tarihin en güçlü lokomotifidir, demiş Marx. Çünkü tarih, özellikle hızlanınca gerçek yüzünü gösterir. Ekim 1917 Rus İşçi Devrimi, tıpkı 1789 Fransız Burjuva Devrimi gibi, bu hızlanmanın olağanüstü örneklerinden biri. Devrimden kısa bir süre sonra başlayan iç savaş beş yıl sürmüş, Çarlığın ve burjuvazinin güçlerine ek olarak, on üç yabancı devlet de işçi devrimine karşı savaşmıştır. Dünya savaşının yıkımı üzerine gelen bu ölüm kalım savaşı, açlığa eklenen verem, tifüs gibi kitlesel salgınların birleşmesiyle, Rusya’ya yedi ila on iki milyon ölüme mal olmuştur. 
Komünizmin Abecesi, işte bu olağanüstü kargaşanın ortasında, Ekim 1919’da, Rusya Komünist Partisi’nin ileri gelenlerinden iki genç insan, Buharin (31) ile Preobrajenski (33) tarafından kaleme alınmıştır. Amacı, Rusya Komünist Partisi’nin Mart 1919’da kabul ettiği programı, halkın anlayacağı bir dille açıklamaktır. “Proletarya devrimi günümüzde ancak bir dünya devrimi olarak gerçekleşebilir,” diyor yazarlar. Bunu çok iyi bilenlerden biri de, “Bolşevizm beşikteyken boğulmalıdır,” diyen ve işçi devrimine karşı savaşan büyük devletlerden birinin ünlü politikacısı olan Winston Churchill. 
Komünizmin Abecesi, bugün de bir başvuru kaynağı olmaya devam eden coşkulu, heyecanlı bir sosyalizme giriş kitabıdır. “Bu kitabın yazılışının üzerinden bir yüzyıl geçti. Tanıklık ettiği ateş öylesine yakıcıydı ki, alevleri ister istemez kocaman bir meşaleye dönüştü. Gerçek en büyük öğretmenimizdir. Hele buna böylesine geriden bakma olanağı bulunca. Bu gerçeğin içinde hem olgular hem de hayaller var. Tarih, ancak bu gerçek bütün yönleriyle kavranınca en değerli öğretmen olur.” Cem Eroğul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b472f5-34e5-416a-b0cd-8a24d3798984.jpg</image:loc>
            <image:title>Mafya-Siyaset-Ticaret / Susurluk’tan Pekergate’e</image:title>
            <image:caption>Sedat Peker’in iddialarının odağındaki isimlerin oluşturduğu ağ, Türkiye’de “Mafya-Siyaset-Ticaret” ilişkilerinin nasıl kurumsallaştığını gösteriyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Susurluk’ta adları yer alan bazı isimler Pekergate’te de varlar.  Bu durum, rejimin Susurluk’tan AKP’nin “Yeni Türkiye”sine taşındığını ortaya koyuyor. 
TBMM’de bu iddiaları halk adına sorgulayan milletvekillerinden Ali Mahir Başarır, Pekergate skandalındaki olayları tek tek inceleyerek her birini ayrı dosya haline getirdi. Ortaya iddiaların bile ötesinde bir rejim çıktı: Narkopolitik rejim. 
Yerli ve milli baronlar, Balkan kontları, Kafkasya lordları… 
Türkiye’ye kara para aklamaya gelen finans dükleri… 
Uluslararası bağlantıları olan uyuşturucu şebekeleri… 
İstanbul’u merkez yapan çokuluslu mafyalar… 
Gemiler, TIR’lar, silahlar, suikastlar, cinayetler…  
Servet transferi borsaları… 
Siyaset, yargı, emniyet, istihbarat, ticaret… 
Elinizdeki kitapta tüm bu ilişkileri isim isim, olay olay okuyacaksınız. Türkiye’nin nasıl bir rejime dönüştürüldüğünü tüm çıplaklığıyla göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc613d24-015b-4924-923d-832814dbddb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kölenin Otobiyografisi</image:title>
            <image:caption>“Bütün canlılığım yok oldu, kardeşim beni çok sevdiği için bu durum ona da geçti. Beni teselli etmekten başka bir şey yapmıyordu; ama bu teselli, benimle birlikte ağlamaktan ibaretti.” 
Juan Francisco Manzano’nun otobiyografisi, XIX. yüzyıldaki Küba kültürünü ve kölelik hayatını samimi bir anlatımla yansıtıyor. “Yedi ya da sekiz yaşlarındayken ne iş yaptığımı soran olduğunda her işi yaptığımı söylüyordum. Beni bekleyen günlerimi daha o zamandan biliyormuşum” sözü yazarın hayatını özetler niteliktedir. Hayatı boyunca oradan oraya savrulup birçok alanda hizmet verdi. 1837 yılında, 40 yaşındayken özgürlüğüne kavuşabildi; ancak otobiyografisi nedeniyle kölelik karşıtı olmakla suçlanıp bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yazarın bu yaşadıkları kalemini sonsuza dek susturmak için yeterli oldu. Hayatının son döneminde, köleyken de ilgilendiği pastacılıkla uğraştı ve birkaç zanaat icra etti. 1853 yılında, 56 yaşındayken sefalet içerisinde hayatını kaybetti. Ne de olsa haklıydı: Birçok değişkenliğe maruz kalan insanın talihi ne kadar da kırılgan oluyor. 
&quot;Bir Kölenin Otobiyografisi&quot;, Amerika kıtasındaki İspanyol sömürgeciliğine dair yazılıp günümüze ulaşabilen tek eser olmasıyla önem taşıyor. İkinci kısmının günümüze ulaşamamasıyla aslında yarım kalmış bir kitaptır, tıpkı yazarın hayatı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d99517a-7cae-4a52-9696-b4d141103f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekreter Kim’in Nesi Var 6</image:title>
            <image:caption>Sekreter Kim’in Nesi Var 6</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f13a9d-261b-4b14-ad82-6037e4e5662c.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Uykunun Bekçisidir-Sigmund Freud</image:title>
            <image:caption>“TIPKI FİZİKSEL OLAN GİBİ RUHSAL OLANIN DA GERÇEKTE BİZE GÖRÜNDÜĞÜ ŞEKİLDE OLMASI GEREKMEZ.” 
 
Psikanalizin kurucusu ve bilinçdışının kâşifi Sigmund Freud, insanlık tarihinin gördüğü en etkili entelektüellerden biridir. Bir hekim olarak başlayan kariyeri din, ritüel, mit, masal, düş ve sanat gibi alanlara uzanır. Onun eseri olan psikanaliz, birbirinden alabildiğine farklı görünen bu alanları birbirine bağlayan bir kuramdır. 
 
Sigmund Freud bir taraftan insanın zihin yapısını açıklamayı, diğer taraftan insan uygarlıklarını masum ve gizemli gösteren büyüyü dağıtmayı dener. İnsan zihninin kendisi hakkında yanılabildiğini bize öğreten psikanalizin ortaya çıkışından beri, artık herkes biraz hasta, her bakış açısı biraz şüphelidir, en başta da uygarlıklar. 
 
Sigmund Freud’un kendi çocukluk anıları ve düşleri psikanalizin ilk malzemeleriydi. Bu yüzden psikanalizi anlamanın yolu, onun zor ve sancılı yaşamını incelemekten geçer. Bu kitap sizi, Freud’u yeni ve şaşırtıcı yönleriyle görmeye ve psikanalizi en yalın haliyle anlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35381aea-927a-4db6-b9c2-0e5ec85938cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl İblis’in Dönüşü 3</image:title>
            <image:caption>Canavarlar ve doğaüstü̈ güçlerin yalnızca geçmişte kalmadığından emin olan Kang Jinho, artık hayatının yeni bir evresine geçiyor! 
Askerlik mi?! 
Şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı olaylar ve yepyeni deneyimler! Peki tanıştığı kişilerle anlaşabilecek mi? Acaba aldığı kararlar onu neye götürecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40084b1d-9ebc-4431-a943-93cef26f9105.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarla Konuşma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çocuklarla daha etkili iletişim kurulabilmesi için tecrübelere dayalı yöntemler sunan ve çocukların, çatışması az, neşesi bol, huzurlu ilişkiler geliştirmelerine olanak tanıyan bir rehber. 
Bilim; çocuklarımızın bağımsız, özgüvenli, nazik, empati sahibi ve mutlu olmalarını sağlamanın en iyi yolunun, onlarla konuşmak olduğunu gösterse de çoğu zaman ebeveynler ya da eğitimciler iletişim kurmakta sorun yaşıyor. Konuşmalar değersiz, zoraki ya da çatışmalarla dolu olabiliyor. 
Harvard Üniversitesi öğretim üyesi, konuşma patoloğu ve bir anne olarak Rebecca Rolland Çocuklarla Konuşma Sanatı’nda yetişkinlere, her yaştan çocukla verimli ve faydalı iletişim kurabilmenin ya da gelişme çağındaki çocukları iletişim kurmaya ikna etmenin yollarını sunuyor. Ayrıca nitelikli iletişimin, çocuk gelişiminde ihtiyaç duyulan yetenek ve kapasiteyi geliştirme üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/633628bb-472e-4e4a-937d-61b97dc55d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Moskova</image:title>
            <image:caption>Moskova 14. yüzyıldan başlayarak yavaş yavaş Kremlin’in etrafında büyüdü. Uzun yıllar Çarlık dönemi Rusya’sı ve Sovyetler Birliği’nin başkenti olan bu çekici kent günümüzde de önemli bir siyaset, ekonomi, kültür ve bilim merkezidir. 
Caroline Brooke, Moskova’nın yıllar içinde nasıl kendini yeniden keşfettiğini ve şehri kendilerine yurt edinen birçok sanatçı, yazar ve besteci üzerinde yarattığı büyüyü inceliyor. 
Geçen yüzyıllar içinde çok sayıda isim almıştır: Ortodoks Kilisesi’nin en önemli merkezlerinden biri olması nedeniyle Kutsal Moskova ya da Üçüncü Roma; insanların toplanıp bardak bardak çay, tas tas çorba içtiği ve muazzam miktarlarda börek ve gözleme yediği meyhanelerin Moskova’sı; daha sonraki dönemlerde ise tekstil ticaretindeki üstünlüğü nedeniyle Kaliko Moskova’sı. 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında şehre akın eden köylü göçmenler nedeniyle “büyük bir köy” olarak tanımlanan Moskova, Sovyet döneminde ise Üçüncü Enternasyonel’in merkezi olmasından mütevellit komünizmle eşanlamlı olarak görülmeye başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9eb05a-67ae-4c9b-83ce-d4341b6e2f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 111-112 : Sokrates</image:title>
            <image:caption>Nazile Kalaycı ve Hakan Yücefer’in hazırladığı Sokrates Özel Sayısı, tarihsel “Sokrates problemi”ni, Sokrates’in felsefesini ve felsefe yöntemini, Sokrates’in felsefe tarihi boyunca alımlanışını araştıran ve tartışan özgün makaleler, çeviri metinler ve modern Sokrates okumalarıyla, felsefe tarihinin en ilginç siması Sokrates’le ilgili Türkçe felsefe literatüründeki önemli bir eksikliğin giderilmesine katkı sağlayacak, kapsamlı ve kuşatıcı bir dosya. 
 
“Sokrates’in geride yazılı eserler bırakmamış bir filozof olması ‘tarihsel Sokrates’e ulaşmayı zorlaştırmıştır muhakkak, fakat böylelikle Sokrates her çağda felsefe meraklılarını sınamaya devam edebilmiş, onun tarafından başlatılan diyalog günümüze kadar ‘canlı bir şekilde sürebilmiştir. Sonuç ise oldukça zengin Sokrates portreleridir. Elbette bu durumun tek nedeni Sokrates’in yazmayışı değildir; Sokrates düşüncelerinden dolayı ölüme gönderilirken geçmişine ihanet etmediği, yaşamı boyunca inşa etmiş olduğu kimliğini bütün etkiler ve sarsıntılar karşısında korumayı başardığı, hatta felsefe ile polis arasındaki paradoksal ilişkinin canlı temsili olduğu için de her dönemde büyük bir saygıyla anılmayı hak etmiştir.” 
 
İçindekiler: 
Nazile Kalaycı-Hakan Yücefer • Sunuş 
İoanna Kuçuradi • Sokrates’in Felsefî Araştırma ve Felsefî Eğitim Metodu 
Friedrich Schleiermacher • Sokrates’in Bir Filozof Olarak Değeri Üzerine 
Andreas Arndt • Schleiermacher ve Sokrates 
Erman Gören • Aristophanes’in Gözünden Sokrates: Bir “Mütegafil”in (Eiro - n) Portresi 
Ksenophon • [Jüriye Karşı] Sokrates’in Savunması 
 Ἀπολογία Σωκράτους [πρὸς τοὺς Δικαστάς] 
Leo Strauss • Jüriye Karşı Sokrates’in Savunması 
Ömer Aygün • Platon’suz Sokrates 
Noburu Notomi • Sokrates ve Sofistler: Sofistlere Yönelik Eleştirilerin Tarihini 
Yeniden Düşünmek 
Hakan Yücefer • Bir Yaşam Çürütülebilir mi? İkiye Bölünen Sokrates Problemi 
Richard Kraut • Sorgulanmış Hayat 
Refik Güremen • Sokratesçi Bir Tanım Nedir? 
Nazile Kalaycı • Sokrates’in Son Sözü 
Hikmet Ünlü • Formları Ayırmayan Sokrates 
• Sokrates’ten Mektuplar-Socratis Quae Feruntur Epistolae 
Melike Molacı • Zenon’un Sokratesler Korosu 
Kerem Eksen • Nietzsche ve Sokrates “Vakası” 
Devrim Sezer • Arendt’in Sokratesleri 
Emre Şan • Praglı Sokrates: Avrupa’nın Krizi ve Ruhun Bakımı Sorusu 
Melike Molacı • O Halde Sokrates Ölümlü müdür? Açık Uçlu Bir Sokrates Zamandizini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a505a02-fa59-4064-a5ac-9e81ae01a867.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Meryem - Hayallerime Bilet Var Mı?</image:title>
            <image:caption>Sen hiç başkasının senin için kurduğu hayallerin altında ezildin mi? Ben hayallerime kavuşmak istiyorum. Köyüme geri dönmek ve yediden yetmişe herkesin bayram sevinci olmak istiyorum. Hayatımı, başkalarının benim için kurduğu hayallere kurban vermeyeceğim. Ellerimi, aklındaki köhnemiş bilgileri bana dayatanlara değil, kalbimin kapısını sevgiyle çalan sana uzatıyorum. Uğrunda hayatımı ortaya koyduğum ve azimle şaha kalktığım hayallerime kavuşabilmem için benim elimden tutar mısın? Sende beni hayallerime götürecek bilet var mı? Solmak üzere olan ve senden gelecek eli umutla bekleyen bir çiçek. Meryem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b96fb3-7750-4e85-bed6-42259219809e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstila 2030</image:title>
            <image:caption>“YERİN KULAĞI VARDIR” DEDİKLERİNDE, KİM BİLEBİLİRDİ Kİ GERÇEKTEN DE YER ALTINDAN BİZİ DİNLİYOR OLDUKLARINI?  Binlerce yıl önce, bir yılanın insana duyduğu aşkla başlayan intikam savaşı dünyayı kökünden sarsmaya hazırlanıyor. Bu kadim sırrın anahtarı, akıl hastanesinde ortadan kaybolan babasının izini süren arkeolog Yasin&apos;in elindedir.  Babasının yarım bıraktığı araştırma dosyalarında altın elementinin üzerinde fazlaca durulduğunu fark eden Yasin, bu gizemi çözmeye çalışırken kendini daha da derin bir sırrın eşiğine getirir: Aramızda yaşayan yarı insan yarı yılan varlıkların gerçekliğine! İstanbul&apos;un tarihi sokaklarından Tayland&apos;ın büyülü ormanlarına, Antik Mısır Piramitlerinden Tarsus&apos;un gizemli yer altı mağaralarına uzanan nefes kesici bir macera Yasin&apos;i bekliyordur. Takvim yaprakları 31 Aralık 2029&apos;u gösterdiğinde ise dünyanın dört bir yanındaki metropollerin gökdelenlerinde yer alan dijital panolar, on yıllık büyük geri sayımın son saatlerini işaret ediyordur. &quot;Daha İyi Bir Geleceğe Kalan Süre&quot; sloganıyla başlatılan bu geri sayım, umut ve beklentilerle doludur. Ancak beklenilenin tam aksine, bu anın aslında kaosun korkunç bir başlangıcı olacağını kimse tahmin etmemiştir. 1 Ocak 2030 Salı:  ONLARIN DÖNEMİ BAŞLIYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd7725b3-a8ab-4b79-a7c4-4f4044135bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkaz</image:title>
            <image:caption>Her şey bir gecede yok olup gidince sabah sanki insanlık uyanmıştı. O kadar insanız ki hiçbir şeyimiz yok. O kadar insanız ki hepimiz muhtacız. Hatta yardıma koşanlar bile… O kadar çaresiz bir hâldeyiz ki hayatta kalanlar için sevinç gözyaşları döküyoruz. Oysa hepsi hayattaydı zaten.
Kimisi kolunu, kimisi bacağını kaybetmiş ama biz, hayat onlar için hâlâ devam ediyor diye seviniyoruz. Çocuğunu kaybetmiş anneler, babalar ağlamaya utanıyorlar daha büyük acıları olanları düşünerek. Yas tutmaya utanıyorlar. Dillerini, yumru oturmuş boğazlarını değil de gözlerini tutuyorlar. Bakınca anlıyorum gözlerini tutanları, onların yerine ağlamak istiyorum.
Ah, ben nasıl sarıp sarmalasam onları?
Romanları ve hikâyeleriyle kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, &quot;Enkaz&quot; kitabıyla sizi deprem gerçekleriyle yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a008aa-8243-4c76-bb2d-f68eae976d47.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilikle Değişir Dünya</image:title>
            <image:caption>Bir şeyler yapmalı insanlık için, canlılar için, dünya için… Bir adım atılmalı dünyamızı çepeçevre saran karanlıkları yok etmek için… Bir güzel dokunuş gerek herkese ve her şeye ki aldığımız nefesler anlam bulabilsin… Şu anda insanoğlu olarak o kadar çok ihtiyacımız var ki iyiliklere, iyi düşünmeye ve iyi şeyler yapmaya… O nedenle bir şeyler yapmalı iyilik adına ve insanlık namına… Sen içindeki iyi tarafları ortaya çıkar değişir insanlar Değişir canlılar! Değişir dünya! Lütfen, iyi düşün çünkü iyilikle değişir dünya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c899e42-0a9d-40f3-8695-57a29bbaff4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Şefler</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyi mutfaklarının kalbine yolculuk...

Mutfağın gizli kulislerini keşfe çağıran Büyük Şefler, Fransa&apos;nın beş bölgesinden sekiz büyük şefin gelenekselden moderne uzanan imza yemekleri eşliğinde tüm duyuları harekete geçirecek, olağanüstü bir damak şöleni vadediyor. 

Gastronomiyi, bu alana önyargıyla yaklaşan sıradan bir gencin gözünden anlatarak sofra ve yemek kültürüne dair bakış açılarını çeşitlendiren bu etkileyici grafik roman, dünyanın tadına bakmak için &apos;&apos;gurme&apos;&apos; okurların içinde sonsuz bir iştah doğuruyor.   

Tutkuları, cesaretleri ve hünerli elleriyle Fransız mutfağında devrim yaratan sekiz şefin anıları, tanıklıkları ve çok özel tarifleriyle şekillenen belgesel tadında bir anlatı sunan kitap, şeflerin sadece iyi yemek yapan kişiler değil, aynı zamanda var olmayan tatların izini süren birer lezzet sihirbazı olduklarını da gösteriyor. 
 
Tarhun otuyla biberiye arasındaki farkı ayırt edemeyen Guillaume, ömrünü mutfağa adamış bir yemek eleştirmeni olan büyükbabasının kariyerini küçümser. İleride önemli bir savaş muhabiri olmayı hayal eden genç adam için yemek eleştirmenliği, restoranlara bedava gidip &apos;&apos;Tournedos Rossini&apos;&apos;nin ya da adı havalı bir başka yemeğin tuzu biberi yerinde mi diye düşünüp yazmaktan öte değildir. Bu duruma içerleyen büyükbabası, torununa çalıştığı dergide stajyerlik teklif eder ve onu &apos;&apos;Büyük Şeflerin Sanatı&apos;&apos; konulu bir dosya hazırlaması için Fransa&apos;nın en önemli şeflerinin yanına gönderir.

Guillaume, zoraki çıktığı bu yolculukta öncelikle her şefin bir vizyonu, tarzı ve estetik yaklaşımı olduğunu öğrenir. Ardında büyük emek ve özveri yatan restoranlarda Japon bahçelerini andıran tabaklardan yemek yer, kuşların ötüşü gibi yemek pişiren şeflerin tablo yemeklerini seyre dalar, kimi zaman da sadece kokularla doyar. Şeflerin anlattıklarından değerli hayat dersleri çıkarır, çevreye duyarlılığını artırır. Ama her şeyden öte, enfes yemeklerin kat kat tadına bakıp, yolculuğu cennet katında tamamlar.

Fanny Briant, Emmanuelle Delacomptée ve Christian Regouby&apos;nin ortak imzasını taşıyan Büyük Şefler, &apos;&apos;Yemek sadece yemek için değildir; mutfak bir ruh hâlidir, dünyayla ve hayatla ilişki kurmaktır,&apos;&apos; görüşünü savunarak gastronomi üstüne enikonu düşündürüyor. 

Mutfağın olmazsa olmaz elementleri keşif, uyum, denge ve ustalık kavramlarına ağzı sulanan bir gurme edasıyla dışarıdan bakmamızı sağlayan bu muhteşem kitap, herkesin birbirine benzediği ve aynı şeyi yediği bir dünyanın katlanılmaz olacağını hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/460e410a-7c5c-4fad-99aa-2c7988cb2ad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufak Şeyleri Dert Etmeyin</image:title>
            <image:caption>“Sahip olduğumuz şeylerin değerini unutmuş gibiyiz,” diyor Richard Carlson. “Trafik tıkandığı 
zaman sinirleniyoruz ama o anda konforlu bir otomobilin içinde olduğumuz aklımıza gelmiyor.”
Büyük resmi göremediğimizden hayatı acil bir durum varmış gibi yaşıyoruz. En ufak şeyler bile, büyük birer soruna dönüşüyor. Oysaki sorunlara yaklaşım biçimimiz bunları hızlı ve etkili bir şekilde çözmenin anahtarıdır. 
•    Kendinize “Bir yıl sonra bunun bir önemi kalacak mı?” diye sorun
•    Sorunlarınızı potansiyel öğretmenler olarak görün
•    Başkalarının “haklı” olmasına izin verin
•    Karşınızdakine sevgi elini ilk siz uzatın
•    Kusurlarınızla barışın
Hayatınızı kolaylaştıracak 100 pratik strateji sunan Carlson rehberliğinde, kazanacağınız yeni alışkanlıklarla sorunlarınızı daha kolay aşabileceğinizi göreceksiniz. Artık strese neden olan dertler eskisi kadar dengenizi bozamayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70fa6f46-331e-4a3f-87e6-f87a3bdc6a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk’ü Tanımak ve Anlamak</image:title>
            <image:caption>“…Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir…” 
                                                                                     Mustafa Kemal ATATÜRK 
              Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü tanımak ve anlamak için bir başucu eseri… 
                Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vatanseverliği, bağımsız karakteri ve devrimleri ile sonsuza kadar yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. 
                Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılında bu kaynak eser armağan olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5b7142-b307-4e5b-a95a-e2cf13199ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Papatyam</image:title>
            <image:caption>Sadece onun biricik sarı papatyasıydı. 
       Bir gün sarı papatyadan kan damladı, papatya soldu, kurudu ve sahipsiz kaldı. 
       Sonu hazin biten bir aşk hikâyesiydi onlarınki! 
       İki genç yürek, aşkın karşı konulamaz sarhoşluğunda kaybolmuşken o görkemli büyü birdenbire bozuluverdi. 
       Biri toprak oldu, diğeri eğer buna yaşamak denirse yaşadı. 
       Hayatına sonsuza dek sevdiğinden mahrum kalarak devam etmek, onun kendine verdiği en büyük cezaydı.        
Aslında “O”, sevdiğini değil, aşkı öldürmüştü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07ae1f11-e48f-430d-9000-817a8596ba20.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekin Serisi (10 kitap)</image:title>
            <image:caption>Tekin biraz dağınık, biraz meraklı, biraz kaygılı, çokça bilim seven, çokça hayal kuran, her çocuk gibi bir çocuk. Ama Tekin’in ailesi birazcık farklı. Babası Kağan Bey bir hükümdar ama bildiğimiz hükümdarlara hiç benzemez. Akide adlı aslanına biner, yalnızca yeni ağaçlar dikmek ve yeni kitaplar keşfetmek için sefere çıkar. İki oda, bir salon sarayları ile ilgilenen annesi Toplu Sultan ise iyi futbol oynadığı için bu ismi almıştır. Tekin sevimli ve yer yer komik bu sevimli dünyada sorumluluklarını fark etme, farklılıkları benimseme, önyargılı olmama, israf etmeme, paylaşma ve nazik olma gibi erdemlerle ilgili farkındalık kazanır. Tekin herkesi hayallerine katılmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca66181-7048-4e7e-b6be-b85388201d94.jpg</image:loc>
            <image:title>Sertaç Abi’yle Dijital Dünya Rehberi - Anne-Baba Onaylı Tek YouTuber</image:title>
            <image:caption>“Sertaç Abi” adıyla, sosyal medyada ahlaki hassasiyetleri yüksek bir Müslüman YouTuber olarak çocuklara örnek olmaya gayret eden Sertaç Güngör, oyunlar, videolar, yüz yüze buluşmalarla çocuklara dinî, manevi, kültürel değerlerimizi hatırlatıyor. Bunu da oldukça eğlenceli bir dille, çocukların ilgi ve beklentilerini karşılayarak yapıyor.  Bu kitap, Sertaç Abi’yle farklı zaman dilimlerinde gerçekleştirilen söyleşilerden oluşuyor. Çocuk ve gençleri etkisi altına alan akımlar, anne babaların dijital dünyayla ilgili bilmedikleri detaylar, sosyal medyadaki riskler, bu mecralarda neden daha fazla var olmamız gerektiği ve dijital dünyada ebeveyn olmanın zorlukları üzerine derli toplu ve aydınlatıcı bir yaklaşım arayanlar için kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991589df-6b1c-43a0-909f-37793160fd3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa&apos;nın Aynası</image:title>
            <image:caption>Şifa 15 yaşında bir genç kız. Tam liseye yeni başlamışken Covid-19 salgını nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi o da karantina günlerini evde geçirir. Şifa dedesinin müdahaleleri, annesinin uyarıları arasında geçen karantina günlerinde günlük yazarak kendini bulmaya çalışır, içinde çarpışıp duran her şeyi Defter Cimcimecim ismini verdiği günlüğüne aktarır. Bir gencin günlüğünde neler yer alıyorsa Şifa’nın günlüğünde onların hepsinden bir tutam yer alır.  Ama daha çok çırpınışları, arayışları, sevinçleri ve kendini bulma çabası...  Kimi ürkek kimi cesur soruları, bazen asi bazen munis tavırları... Şifa her genç gibi bir genç.  Bu günlük onun kendini bulma ve “Şifa olma” yolculuğu. Kaderi anlamaya çalışma, Allah-insan ilişkisi, hayattaki matematik, anne-kız, baba-kız ilişkisi, arkadaşlık, sıradan şeylerin değeri, müzik ve kalp çarpıntıları... Şifa’nın günlüğüne yansıyan konulardan sadece bazıları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472a68a3-8970-4424-a225-6c3e61544945.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanburi Cemil Bey’in Örümcek Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Örümceklerle notaların arkadaş olduğunu biliyor muydunuz? Tanbûri Cemil Bey ne zaman tanburuna dokunsa iri gözlü bu minicik örümcek dinleyiciler arasına katılıyor. Ağını bir gevşetiyor bir topluyor. Notalarla çevrelenmiş bu muhteşem hikâye, hepimizi musiki kültürümüzün önemli isimlerinden Tanbûri Cemil Bey’le tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53ef4f7-6936-4cf9-a698-9303482744ce.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Festivali - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. İnci Festivali’ne gidecek olan kahramanlarımız çok heyecanlı. Ama önce “karşılaştığın herkese selam verme” ödevlerini tamamlamaları gerek. Aynı anda iki yerde olmak isteyen küçük balıklar bu problemi nasıl çözdü dersin? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b75195-06a6-463b-b852-994db6b03956.jpg</image:loc>
            <image:title>Denize Atılan Çöpler - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Her şey Yeşil Taş’ın babasının yediği pembe şeyle başladı. Baba kaplumbağa, jöle sanıp bir poşet yemiş meğer. Bizim sevimli balıklar da poşetin peşine düştü. Nereden geldi bu poşet derken bir ne görsünler! Ne mi gördüler? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ed26a8-8a79-4ff1-8394-b0fdba87dd3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumlu Hastalanıyor - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Kumlu hastalanmış, evde yatıyor. Arkadaşları kim bilir ne güzel oyunlara dalmıştır. Canı çok sıkılan Kumlu’yu büyük bir sürpriz bekliyor. Can sıkıntısı yok oluyor, hastalık unutuluyor, morali düzelen Kumlu kendini daha iyi hissetmeye başlıyor. Ne mi oldu? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a3b589-eb86-48e3-a1a5-7a12040ff59a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Pavurya - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Oyun oynamak için dışarı çıkan balık arkadaşlarımız saklambaç oynamaya karar verdi. Pullu saklanmak için kocaman bir kabuğa doğru yaklaşınca bir çift gözle karşılaştı. Kim olabilir? Elbette Mavi Dünya’nın sevimli ihtiyarı Pavurya. Peki nasıl gelmiş buraya? Evine nasıl dönecek? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f0961d-1d1d-48c5-9831-2f3fa6e5c13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Gün Kuralı - Mavi Dünya’dan Masallar</image:title>
            <image:caption>Mavi Dünya’nın eğlenceli, kıpır kıpır, arkadaşlık ve oyun dolu güzel günlerinden birine sen de katılabilirsin. Haydi, gel! Çevir sayfayı, bakalım bugün hangi maceralara tanık oluyoruz. Her şey çok güzel bir oyunla başladı. Küçük balıklar voleybol oynuyor, neşeleri baloncuk baloncuk çevreye yayılıyordu. Ama Kumlu, topları bir türlü karşılayamayınca Pullu biraz kızdı. Kumlu üzüldü tabii, biraz da kalbi kırıldı. Pullu yuvasına döndü, dedesiyle konuşurken birden Kumlu aklına geldi. İşte ne olduysa ondandan sonra oldu. Ne mi oldu? Cevabı bu güzel hikâyede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7525ea1b-09b2-4ffc-a44c-fd849f9bbd47.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci İz Peşinde - Mavi Dünya’dan Etkinlikli Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hikâye okurken etkinlik yapmaya ne dersin? Mavi Dünya’nın yavru balıkları yepyeni bir maceraya atıldı. Evlerinde yani denizin dibinde mevsimlerle tanışıyorlar. Yosunların ve mercanların değişen renklerini fark ediyor, neşeyle değişen mevsimleri sayıyorlar. Neler yaşandığını merak ediyorsan haydi, sen de onlara katıl. Mavi Dünya seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f11c68-99b7-47ad-85bc-80fd0b33416c.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslekler - Mavi Dünya’dan Etkinlikli Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hikâye okurken etkinlik yapmaya ne dersin? Mavi Dünya’nın yavru balıkları yepyeni bir maceraya atıldı. Meslekler Fuarı’nı geziyor, hangi mesleği seçmek istediklerini düşünüyorlar. İnci, Simli, Pullu ve Kumlu hangi meslekleri yapabileceklerini konuşurken stantlar arasında geziyor. Neler yaşandığını merak ediyorsan haydi, sen de onlara katıl. Mavi Dünya seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d5bc1d-b7a1-4037-a3a4-a4d93b07b173.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşım Zamanı - Mavi Dünya’dan Etkinlikli Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hikâye okurken etkinlik yapmaya ne dersin? Mavi Dünya’nın yavru balıkları yepyeni bir maceraya atıldı. Oyuncaklarını ayırıp bir kısmını hediye edeceklerdi ama düşündükleri gibi olmadı. Hangi oyuncağı ellerine alsalar vermekten vazgeçtiler. Sonunda sürekli kullandıkları yemek tabakları onlara muhteşem bir fikir verdi. Neler yaşandığını merak ediyorsan haydi, sen de onlara katıl. Mavi Dünya seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b52e3e3-262b-475d-9aad-34df0954848d.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Yazma Etkinlikleri - Mavi Dünya İle Okula Hazırlık</image:title>
            <image:caption>Okula gideceğin için heyecanlı mısın? Yeni arkadaşlar, okuyacağın birbirinden güzel kitaplar, eğlenceli bilgiler ve daha neler neler… Okula başlamak için sabırsızlanmakta haklısın. Biraz okula hazırlık yapmaya ne dersin?
Şimdi çevir sayfayı “Okuma-Yazma” etkinliklerini birlikte yapalım. Çizgi çalışması, sayma, tamamlama, boyama, sesli harfleri ve rakamları tanıma… Haydi, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985dc5a1-d32b-4d55-ab39-e165696cae92.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Dikkat Etkinlikleri - Mavi Dünya ile Okula Hazırlık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okula gideceğin için heyecanlı mısın? Yeni arkadaşlar, okuyacağın birbirinden güzel kitaplar, eğlenceli bilgiler ve daha neler neler… Okula başlamak için sabırsızlanmakta haklısın. Biraz okula hazırlık yapmaya ne dersin?
Şimdi çevir sayfayı “Görsel Dikkat” etkinliklerini birlikte yapalım. Örüntü, eşleştirme, farkı bulma, parça tamamlama, boyama… Haydi, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3152b690-fd46-413c-910a-2d920263598c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Benim Evim</image:title>
            <image:caption>TRT Çocuk kanalından tanıdığımız Türkçe Benim Evim’in sevimli karakteri Çuçu, yeni arkadaşı Uçuç’la birlikte artık kitap formatında... Her güne yepyeni maceralar sığdıran iki kafadar, güzel dilimiz Türkçeyi en doğru şekilde konuşabilmek için birbirlerine yardım ediyor. Okurları; Çuçu’nun öğrenme isteği, Uçuç’un kocaman kütüphanesi ve unutulmaz eğlenceli vakitler bekliyor. Türkçe Benim Evim, çocuklar için hazırlanan bir diksiyon kitabı olarak alanında ilk. 60 kelimenin doğru telaffuzlarını dinleme ve tekrar etme olanağı veren yapısıyla da oldukça eğlenceli. Türkçe Benim Evim, Türkçenin dil yapısını, telaffuz kurallarını ve zor kelimeleri, çocuklara uygun olarak ele alan bir başucu kitabı. Okuyorum, dinliyorum, tekrar ediyorum: Türkçe Benim Evim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de42396-6be9-4743-8f81-040f5bd44957.jpg</image:loc>
            <image:title>Ellerim Minik Ama</image:title>
            <image:caption>Sare’nin renklerle, çizgilerle oluşturduğu dünyaya yolculuk
Sare, Minnoş’u anneannesinin doğum günü için bir resim yapar. Resmini önce abisine, sonra annesine daha sonra babasına en sonunda da ablasına gösterir. Ama hepsi resmin bir tarafını fazla bulur. Sare bu duruma üzülür. Aslında resminde kullandığı her rengin ve çizdiği her varlığın onun hayatında önemli bir karşılığı vardır. Sare resminde neleri anlatmaya çalışmıştır ve Minnoşu anneannesi, resimde anlatılanları görebilecek midir?
Çocuklar, etraflarındaki büyük-küçük varlıklarla ilişki kurarlar, duygularını fark ederler ve kendi anlam dünyalarını oluştururlar. Bu kitap, çocukların duygu ve anlam dünyalarını anlamaya yarayacak harika bir oyun arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be488ec-b5da-4c9f-a82f-6a872b5088e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutkanlık Diyarı</image:title>
            <image:caption>Amelia ve büyükannesi bir gün akşam yemeği için eve dönmeyi unuttuklarında Unutkanlık Diyarı denilen bir yer keşfederler. Önce Büyükannenin Unutkanlık Evi’ni görürler, bu ev çok büyüktür. İçinde büyükannenin çocukluğundan o güne kadar yaşadığı pek çok anı narin kelebekler gibi uçuşmaktadır: taze ekmek kokusu, takla atmanın verdiği baş dönmesi, mavi elbisesi… Daha sonra Amelia’nın Unutkanlık Evi’ne giderler. Bu ev ise oldukça küçüktür. “Lütfen, teşekkür ederim.” gibi sözler ve ayakkabıların doğru yönleri unutulanlar arasında yer alır.  Eve gitmeleri gerektiğini hatırlarlar ve Amelia’nın aklına büyükannesinin hatırlamasına yardımcı olacak parlak bir fikir gelir. İnsanlar bazı şeyleri unutabilirler ama sevdiklerini sevmeyi asla… Unutkanlık Diyarı, ileri yaşlarda yaşanabilecek hafıza soruna, hassas ve incelikli bir yerden güzel bir bakış açısı sunar.  Kitabın resimleri, hikâyeyi desteklemenin ve zenginleştirmenin ötesinde okuru iki kapak arasında görsel bir yolculuğa çıkarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95107383-fe12-4fda-9dd4-df36f787ced6.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Otelde Gizem</image:title>
            <image:caption>Aşçı Stefan’la Muhteşem Otel kitabıyla tanıştık ve bizim gibi tüm okurlar onu çok sevdi.  Yine muazzam saraydan sola dönüp harikulade köprüyü geçtik ve karşımıza Muhteşem Otel çıktı. Stefan, artık otelin şef aşçısıdır ve insanlar onun meşhur pastalarını tatmak için kilometrelerce uzaktan gelir. Kraliçe bile pasta yemek için her gün oteli ziyaret eder. Otel Müdürü Bay Nişasta, Dünya Pasta Yarışması’nın bu yıl otelde yapılacağını, yarışmaya şehri temsilen Stefan’ın takılacağını duyurur. Üstelik bu yarışmanın baş jürisi herkesin heyecandan nefesini kesen Şef Dilim’dir. Şef Stefan günler, geceler boyu çalışır ve çok gizli bir tarif elde eder. Ne yazık ki yarışma günü Stefan pastayı yapmak için mutfağa gittiğinde çok gizli tarifin kaybolduğunu fark eder.  Çok gizli tarif çalındı mı? Onu nasıl bulabilirler?  Bu kez Muhteşem Otel’de gizemli bir hikâye anlatılmaktadır. Bu olayı kim çözecek? Bu kez kaç farklı başarı hikâyesi okuyacağız? Gizemli hikâyeye eşlik eden harikulade resimler, ilgi çekici tasarımla yine elimizden bırakamayacağımız bir kitaba dönüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f67d29-ee75-4933-bd0e-e8522d80f537.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervaneli Uçak ve Bedriye</image:title>
            <image:caption>Çocukların doğru ve iyi rol modellere ihtiyacı var. Bu anlayışla ülkemizde ve kültürümüzde başarısıyla, kahramanlığıyla, girişimiyle ya da tavır ve duruşuyla öncü olmuş kadın karakterleri çocuklarımıza tanıtmak istedik. Bedriye Tahir Gökmen bu ülkenin öncü kadınlarından biri. Çocukluk hayali pilot olmayı gerçekleştirmek için karşısına çıkan engeller onu yıldırmaz. Her şeye rağmen hayal kurmaya ve onları gerçekleştirmek için azimle çalışmaya devam eder.
Bedriye Tahir Gökmen’in hikâyesini dört yaş ve üzeri çocuklar için hazırladık. Resimler ve hikâye Bedriye’yi öyle güzel, öyle tatlı anlatıyor ki o, tüm çocukların kahramanı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff46442-38d6-44d7-83e7-cf3f164e0409.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphane Keşfi</image:title>
            <image:caption>Bazı çocukların kitaplarla ilişkisi mesafelidir. Kitap okumak yerine başka şeyler yapmayı tercih ederler çünkü onlar henüz kendilerini bir keşif yolculuğuna çıkaran, ellerinden bırakamayacakları bir kitapla karşılaşmamışlardır. Kütüphaneler ise içinde binlerce keşif barındıran hazinelerdir. Çocukların bu büyülü dünyayı keşfetmesi için sessizce beklerler... Kütüphane Keşfi kitabı bize tam da böyle bir keşif yolculuğunu anlatıyor. Gamze, Tolga’ya kütüphanedeki kitaplara bakmasını, sayfalarını karıştırmasını söyler. Tolga kitapları sevmediğini belirtir ısrarla.  Kütüphanede çeşit çeşit kitap vardır: Macera, polisiye, efsane, masal...  Fakat Tolga bu kadar çok çeşitli kitaba rağmen yine de kitap okumak istemez. Gamze kitapların konularından söz eder: dinozor, örümcek, uzay, ejderha... Bu kadar farklı türde, bu kadar farklı içerikte, bu farklı büyüklükte kitabın olduğu bir yerde Tolga, ona okumayı sevdirecek bir kitap bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e88bac5-17bc-42d1-8b3d-df515ea9e670.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Edebiyatı İncelemeleri</image:title>
            <image:caption>Çocuk Edebiyatı İncelemeleri-Çocuk Edebiyatına Disiplinlerarası Akademik Yaklaşımlar kitabı; eğitim, dil, bilgi ve belge yönetimi disiplinleri perspektifinden çocuk ve genç yetişkin edebiyatı alanını araştıran, inceleyen akademisyenler ve alanın uzmanları tarafından kaleme alınmış makalelerin seçkilerinden oluşmaktadır. Çocuk ve genç yetişkin edebiyatına çok disiplinli yaklaşımıyla ilk olma özelliği taşıyan bu rehber kitap, edebiyat okumanın, metinlerin ve bağlamların çeşitli yönlerini tanımlayıp analiz ederek çocuk edebiyatını okuma ve yorumlamanın farklı akademik alanlar içinde ve arasında nasıl değişiklik gösterdiğine ışık tutmaktadır. Üç kısımdan oluşan kitapta; okuryazarlığın değerini sorgulama, kozmopolit entelektüel olarak göçmen öğrenciler; genç yetişkin romanları, resimli kitapları, çizgi romanları ve diğer yanları incelemeye yarayacak analitik çerçeveler; çocuk kitabı çevirisi, kitap incelemeleri, edebiyatın yan ürünleri ve edebiyat müzeleri hakkında yazılmış, keyifle okunacak derinlikli makaleler yer almaktadır. Cenk Pamay tarafından duru bir Türkçe ile çevrilen bu kitap sadece çocuk ve genç yetişkin alanında çalışan akademisyenlerin değil, alanın profesyonellerinin, öğretmenlerin ve hatta bu alana ilgi duyanların da başucu kitabı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8523dc8-8df1-4117-959a-dcc6c1f42fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim? – Bir Mucidin Öyküsü Steve Jobs</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında öne çıkan temel değer etrafında hikâye tadında kaleme alındı.
Her bir kitap; gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılan, keyifle okuyacağınız, etkili ve ilham verici bir hayat sunuyor. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor.
Bu kitapta dünyaca ünlü bilgisayar uzmanı Steve Jobs’ın ilham verici hayat hikâyesini okuyacaksınız.
Dünyanın en büyük şirketlerinden birinin kurucusu olan Steve Jobs da bir zamanlar çocuktur. Babasının garajında, elektronik parçalarıyla ve hurdalarla başlayan merakı, onu daha 12 yaşındayken HP firmasının kurucularından Bill Hewlett’i aramak için cesaretlendirir. Sonrasında hayallerinin peşinde koşan Jobs dünya çapında markaların kurucusu olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395250d7-4d55-4113-8e29-cd1a8ad7b5c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim? - Bir Halk Ozanı Aşık Veysel</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında öne çıkan temel değer etrafında hikâye tadında kaleme alındı. Her bir kitap; gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılan, keyifle okuyacağınız, etkili ve ilham verici bir hayat sunuyor. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor. Bu kitapta ünlü ozanımız Aşık Veysel’in, etkili ve ilham verici hayat hikâyesini okuyacaksınız. Türkiye’nin en önemli halk ozanlarından Aşık Veysel de bir zamanlar çocuktur. Çok küçükken geçirdiği çiçek hastalığı onu görme engelli yapsa da Veysel hiçbir engel tanımayarak parıldar türküleri ve sazıyla. Tüm dünya onu ve türkülerini işitir, karanlıktaki birçok kalp onun müziğiyle aydınlanır. Bir Halk Ozanı Aşık Veysel kitabında umut, şefkat, dostluk, azim ve müzikle dolu ilham verici bir hayat hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6435072f-66cb-4c56-b883-9a77a1ea15d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim? - Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında, ön plana çıkan temel değer etrafında olmak üzere hikâye tadında kaleme alındı.
Her bir kitap; gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılsa da çok fazla bilgi içermiyor, sizlere keyifle okuyacağınız hikâye tadında. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor.
Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş kitabında, halk ozanımız Neşet Ertaş’ın hayat hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9bba3e-503c-4ecb-9b47-9ca76f0ddf2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim?- Hikaye Fabrikatörü Roald Dahl</image:title>
            <image:caption>Ben Kimim setinde edebiyattan spora, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına birçok alanda adını Türk ve dünya tarihine yazdıran isimlerin biyografisi yer alıyor. Biyografiler; her bir ismin hayatında öne çıkan temel değer etrafında hikâye tadında kaleme alındı. Her bir kitap gerçek bilgilerden yola çıkılarak yazılan, keyifle okuyacağınız, etkili ve ilham verici bir hayat sunuyor. Metinler içindeki temel bazı bilgiler sayfalardaki kutucuklar içinde, anlamını merak ettiğiniz kelimeler de kitabın sonunda sizleri bekliyor.
Bu kitapta dünyaca ünlü yazar Roald Dahl’ın ilham verici hayat hikâyesini okuyacaksınız.
Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden olan Roald da bir zamanlar çocuktur. Eğlenceli ve bir o kadar da tuhaf hikâyelerin yazarı Roald, elbette sıradan bir çocukluk geçirmez. Sıradan bir çocukluk geçiren biri olsaydı bu kadar güzel hikâyeler yazamazdı. Hikâye Fabrikatörü Roald Dahl kitabında, tüm yaşamı eğlenceli, fantastik ve bazen de trajikomik olaylarla dolu olan Dahl’ın hayat hikâyesinin yanında çocuklar için yazdığı kitapların gizemini de okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9ebcb5a-db3a-4534-ba2e-c9f2f6007021.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Zihinler Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun (DKB) Tanı ve Tedavi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>DKB yani “Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu” üzerine uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Medaim Yanık, bu kitabında konuyu akademik bir yaklaşımla ele alıyor. “Bölünmüş Zihinler” kavramlaştırmasıyla dikkat çeken Yanık, kitabında kuramlara, tanımlara ve örnek vakalara yer vererek bütünlüklü bir yaklaşım sunuyor. Psikoloji öğrencilerinin, terapistlerin, DKB tedavisi gören veya yakını olanların ellerinden düşürmeyeceği kitap, alanında ilk olma özelliğine sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4896d7f7-c368-404d-8b5b-ec2824a42cf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Parmaklarımızın Ucunda - 2</image:title>
            <image:caption>Matematik hayatımızın her yerinde, kaçma şansımız da yok. Matematiği iyi olan bireyler bizden biraz daha zeki de değiller. Üstün zekalılık, disleksi ya da zihin geriliği ile de mücadele ediyor olabiliriz. Birkaç kişi aynı miktar para ile alışverişe gittiğimizi düşünelim. Hepimizin aynı malzemelerle geri dönme şansımız yoktur. Herkes kendi ihtiyacına göre alışveriş yapmış, eksiklerini tamamlamıştır. Zihin alıştırmaları çalışmalarımızın da her birimize farklı faydası olmaktadır. Ortak hedefimiz zihnimizi daha fazla çalışır hale getirmektir. 
Sayısal başarısızlığı kabullenmişsek, dışarıdan bilgi içeriye giremez, içerideki bilgileri de dışarıya çıkaramayız. Bu duruma zihin kilitlenmiş diyoruz. Nasıl ki kilitli kapıdan giriş çıkış olmazsa kilitli beyinden de giriş çıkış olmuyor. Zihin alıştırmaları yapılarak bu kilitler açılıyor. Öğrenmeye, başarmaya başlayan bireylerde de öğrenme isteği ve mutluluk artıyor. Amacımız matematik sevmeyen öğrencilerimizi matematik ile barıştırmak, başarılı öğrencilerimizi biraz daha ileriye taşımak, çalışmalarımızı yapan herkesin hızlı ve aktif zihnini kullanabilmesine katkı sağlamaktır. 
Temelimiz iyi değilse ömür boyu kâbusumuz oluyor. Okulöncesi dönem öğrenmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu yüzden iki farklı çalışma hazırladık. 
1) 0-6 yaş Zihin Alıştırmaları, 2) 7&apos;den 77&apos;ye Zihin Alıştırmaları 
7&apos;den 77&apos;ye Zihin Alıştırmaları 
* Matematikten korkmak istemiyorum 
* Matematiği sevmiyorum 
* Matematik temelim yok 
* Başarısızlıktan özgüvenimi kaybettim 
* Sınavlarda verilen süre yetmiyor 
* Temelim daha sağlam olsun 
* Dikkatimi toplayamıyorum 
* Okuduğumu anlayamıyorum 
 
* Olaylar arasında bağlantı kurup hızlı kararlar verebilmeliyim 
* Uzun saatler değil, kısa zamanda etkili çalışmalıyım 
* Zihnimi etkili olarak kullanmalıyım 
* Testlerde işlem yaparken zaman kaybetmemeliyim 
* Zihnimi sözel derslerde de hızlı kullanmalıyım 
* Öğrenmeyi öğrenmeliyim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173510d9-7074-4162-9cfd-15667a0036ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Parmaklarımızın Ucunda - 1</image:title>
            <image:caption>Matematik hayatımızın her yerinde, kaçma şansımız da yok. Matematiği iyi olan bireyler bizden biraz daha zeki de değiller. Üstün zekalılık, disleksi ya da zihin geriliği ile de mücadele ediyor olabiliriz. Birkaç kişi aynı miktar para ile alışverişe gittiğimizi düşünelim. Hepimizin aynı malzemelerle geri dönme şansımız yoktur. Herkes kendi ihtiyacına göre alışveriş yapmış, eksiklerini tamamlamıştır. Zihin alıştırmaları çalışmalarımızın da her birimize farklı faydası olmaktadır. Ortak hedefimiz zihnimizi daha fazla çalışır hale getirmektir. 
Sayısal başarısızlığı kabullenmişsek, dışarıdan bilgi içeriye giremez, içerideki bilgileri de dışarıya çıkaramayız. Bu duruma zihin kilitlenmiş diyoruz. Nasıl ki kilitli kapıdan giriş çıkış olmazsa kilitli beyinden de giriş çıkış olmuyor. Zihin alıştırmaları yapılarak bu kilitler açılıyor. Öğrenmeye, başarmaya başlayan bireylerde de öğrenme isteği ve mutluluk artıyor. Amacımız matematik sevmeyen öğrencilerimizi matematik ile barıştırmak, başarılı öğrencilerimizi biraz daha ileriye taşımak, çalışmalarımızı yapan herkesin hızlı ve aktif zihnini kullanabilmesine katkı sağlamaktır. 
Temelimiz iyi değilse ömür boyu kâbusumuz oluyor. Okulöncesi dönem öğrenmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu yüzden iki farklı çalışma hazırladık. 
1) 0-6 yaş Zihin Alıştırmaları, 2) 7&apos;den 77&apos;ye Zihin Alıştırmaları 
Okulöncesi 0-6 yaş Zihin Alıştırmaları 
* Okulöncesi zaman boş geçmesin 
* Beynin en etkili kullanıldığı zaman diliminde mantıksal-matematiksel hafıza ve zekasını geliştirsin 
* İlköğretime hazırlansın 
* Zihinsel gelişsin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e707a29-b5c0-433f-9a67-5a561750ffcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Süreyya Ciliv: Global İş Dünyasında Sıradışı Bir Lider</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında pek çok lider görevini layığıyla yerine getirmek için gayret gösterir ancak kimileri vardır ki yıllar sonra dahi adından ve başarılarından söz ettirir. 
Peki, bu kişilerin farklı yönleri ve onları öne çıkaran özellikleri nelerdir? 
Çalışanlarıyla ekip olmayı bilen, önceliğine “insan”ı koyan bir lider nasıl yetişir? 
Ankara Fen Lisesi yıllarından ODTÜ’ye, Harvard Business School’dan Microsoft Türkiye’ye ve oradan da Turkcell’e uzanan sıradışı bir hikâye Süreyya Ciliv’inki… Göçlerle şekillenen, ülkenin içinde bulunduğu zorlu koşullara rağmen ilime sarılan, nihayetinde hayata ve yeniliklere karşı hiç dinmeyen merakı, geleceği şimdiden görebilen vizyonu ve teknolojiye inancıyla daima ileriyi hedefleyen bir yolculuk… 
Süreyya Ciliv hayatının görünen-görünmeyen, yanlış bilinen taraflarını, Vehbi Koç’tan burs isteyip de neden geri çevirdiğini, ABD’de cebinde 5 centle geçen günleri, girişimciliğe nasıl soyunduğunu, Bill Gates ile çalışmayı nasıl bıraktığını, Turkcell’deki ilk aylarında neden kovulduğunu ama yine de direnip nasıl harika bir takım oluşturduğunu, Turkcell’i nasıl global bir şirket hâline dönüştürdüğünü, en çok da Türkiye’nin teknoloji ve bilgi alanında ilerlemesi için nasıl çabaladığını tek tek anlattı; Fırat Demirel kaleme aldı. 
Türkiye’de mobil geniş bant ve fiber optik çağını başlatarak ülkenin teknolojik ve ekonomik kalkınmasına kalıcı bir iz bırakan, liderliğiyle binlerce kişiye rol model olan, Doğu’ya yatırımın ve sosyal sorumluluk projelerinin önünü açan; özetle bir kıvılcım olarak gittiği yurt dışından Türkiye’nin her köşesine sirayet eden bir alev olarak dönen bir lider... 
Eğer içinizde teknoloji ve bilimin ışığında, insanlara daha fazla değer vererek, gençlere ve öncelikle kendinize güvenerek dünya çapında işler yapma ateşi varsa bu kitap tam size göre...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9958b8de-625d-45cc-b4b3-59732dabb282.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçılık - Doğuş</image:title>
            <image:caption>İTTİHATÇILIK NASIL DOĞDU? 
Bir fikir, bir hareket, bir ruh. 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde ateşle yoğrulan, Avrupa’da esen hürriyet rüzgarları ve ülke içindeki istibdat rejimi arasında kalmış, kutsal saydıkları vatan için canla başla mücadele eden o nesil… 
 
İbrahim Temo, İshâk Sukuti gibi isimlerin başlattıkları mücadeleyi Paris’te devam ettiren, 1908 sonrasında Hürriyetin Babası gibi oldukça iddialı elkaplarla hitap edilen; Ahmed Rıza 
 
Genç yaşında vapura binip Paris’in yolunu tutan, Selanik’te Hoca Mehmed, İzmir’de Tütüncü Yakup Ağa müstearlarıyla İttihatçı mücadelesini sürdüren; Dr. Nâzım 
 
Şehzadelerin doktoru, 1905’te adeta yıkılan İttihatçılığı kurduğu sistemle yeniden ayağa kaldıran, teşkilatçılık denilince akla gelen isim; Dr. Bahaeddin Şakir 
 
Triumvira tamlamasının ilki, İttihatçılığın beyni, bir örgüt ustası, teşkilatın ruhu; Talat 
 
Çetecilerin korkulu rüyası, Manastır Şubesinin kurucusu, Meşrutiyet’in Hürriyet Kahramanı; Enver 
 
İttihatçılıkla özdeşleşen üçlünün; Ekânîm-i Selâse’nin üçüncüsü, İttihatçılığın vücut bulduğu isim; Cemal 
 
Henüz mektep sıralarında başlayan hürriyet mücadelesini Şam’da kurduğu Vatan ve Hürriyet Cemiyeti ile taçlandıran, istikbaldeki Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu; Mustafa Kemal 
 
İttihatçılığın hatibi, ateşli nutukların aranan ismi, yerinde duramayan; konuştuğunda herkesin ağzı açık dinlediği şair ve hatip; Ömer Naci 
 
İttihatçılık: Doğuş’ta tarihçi Süleyman Tekir, İttihatçılık fikri ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin doğuşunu devrin sekiz önemli portresi üzerinden inceliyor. Daha önce gözden kaçırılan pek çok detayı ustalıkla yakalayan Tekir’in akıcı anlatımıyla kendinizi 20. Yüzyılın Osmanlı İmparatorluğu’nda bulacak, fedailerin, çetecilerin, hatiplerin ve hürriyetperverlerin arasına karışacak ve hürriyet rüzgârlarını soluyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b765e9-a5c0-4bac-9e0d-62f98518c836.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorlar Yataklarında Ölmez</image:title>
            <image:caption>Roma devletinde cumhuriyet, Iulius Caesar’ın “ömür boyu diktatör” unvanı almasıyla ilk ciddi darbesini aldı ve üç kıtaya yayılan topraklar üzerinde bir imparatorluk yönetimi kurulmasının tohumları atılmış oldu. Sınırları bilinen dünyanın sınırlarına denk bu devlet çok geçmeden tek kişi tarafından tek elden yönetilecekti. Roma tahtı ışıltılı olmakla birlikte bir o kadar da karanlık bir yön barındırıyordu: Bu makam kendisine sahip olmak isteyenlere adeta dünyanın faniliğini hatırlatacak şekilde sıkıntılı sonlar sunuyordu. 
Pek az Roma imparatoru doğal sebeplerden ölmüştü. Çılgın Caligula tiyatrodan çıkarken, Caracalla da ihtiyacını giderirken suikasta uğramıştı. Caesar en yakınında bulunanlar tarafından yirmi üç kez hançerlenmiş, Otho ise bir et kancasına takılarak Tiber Nehri’ne atılmıştı. İmparatorlar her ne kadar dünya hâkimiyetine talip olabilecek bir kudrete sahip olsalar da tahttan indirilme tehlikesi her an kapıda bekliyordu. 
İmparatorlar Yataklarında Ölmez, MÖ 44’te öldürülen Iulius Caesar’dan MS 476’da tahttan feragat eden Romulus Augustulus’a kadar başa geçmiş bütün Roma imparatorlarının bu dünyadaki son anlarına eğiliyor. Bunu yaparken imparatorların ölüm biçimlerinin hayatlarına dair neler anlattığını da işaret ediyor. Fik Meijer Roma’da imparator olmanın, tehlikelere ve tahtı ele geçirmek için birbiri ardına ortaya çıkan aç gözlü rakiplere rağmen çekiciliğini nasıl koruduğunu gösteriyor. İmparatorlar Yataklarında Ölmez, imparatorların kişisel tarihlerini açık bir şekilde anlatırken, aynı zamanda Roma İmparatorluğu’ndaki siyasi entrikaları ve dramları gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5220024e-f8ac-4658-af33-ef799db2d901.jpg</image:loc>
            <image:title>Mim Mim Grubu</image:title>
            <image:caption>İŞGAL GÜNLERİNDE İSTANBUL’DA BAĞIMSIZLIK İÇİN MÜCADELE EDEN GİZLİ ÖRGÜT: MİM MİM GRUBU 
 
Mondros Mütarekesi sonrasında işgal edilen İstanbul’un genel manzarası işgal güçleri, Türk ahaliye karşı aşırı davranışlarda bulunan azınlıklar, işbirlikçiler, pasif hükümetler, Millî Mücadele karşıtı basın ile şekillenir. Ancak işin aslı tam böyle değildir: İstanbul’un karanlık arka sokakları ve yeraltında bambaşka bir dünya yaşıyor; kalpleri “Vatan” diye atan serdengeçti yürekler sessiz ve derinden istiklal için çalışıyordur. 
 
30 Ekim 1918’deki mütareke sonrasında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) liderleri yurt dışına çıkmış, İTC’nin resmi teşkilatı direnmeye çalışsa da dağılmak zorunda kalmıştı. Ancak İttihatçılar ülkenin en örgütlü gücü olmayı sürdürdü. Çok geçmeden gerek İstanbul’daki gerekse Anadolu’daki işgallere karşı sessiz kalmayacaklarını gösterdiler. 
İTC’nin gayrinizami harp örgütü Teşkilat-ı Mahsusa kadroları harekete geçerek İstanbul merkezli Karakol Cemiyeti’ni kurmuşlardı. Bu cemiyet bir taraftan semt ve mahallelerde örgütlenirken bir taraftan da askerî depolardaki silah ve cephaneyi, İstanbul’da sıkışıp kalmış İstiklal sevdalılarını ve edindikleri önemli istihbari bilgileri Anadolu’da başlayacak direniş hareketine sevk edecek zemini hazırlamıştı. 
16 Mart 1920’de İstanbul’un resmen işgaliyle etkinliği zayıflatılan Karakol Cemiyeti’nin görevini kaldığı yerden sürdürmek üzere Ankara hükümetinin emriyle Mim Mim Grubu hızlıca kuruldu. Grubun esas görevi Anadolu’ya silah ve cephane göndermek; İstanbul Hükümetleri, İstanbul’daki Millî Mücadele karşıtı cemiyetler, fırkalar ve işgal güçleri hakkında istihbarat faaliyetleri yürütmekti. İşgal altındaki şehirde Ankara’nın siyasi, sosyal, ekonomik hedeflerini gerçekleştirmek ve ihtiyaç halinde Türk ahaliyi silahla savunmak grubun diğer asli görevlerindendi. 
Asaf Özkan, birincil ve ikincil kaynaklardan beslenerek kaleme aldığı Mim Mim Grubu: İstanbul’un İşgalinde İstiklal İçin Çalışan Gizli Örgüt ile istihbarat ve gayrinizami harp tarihimizden bilinmeyen bir sayfayı titizlikle ele alıyor. Mim Mim Grubu İstanbul’un en kasvetli günlerine ferahlık getirmek adına kendilerini adayanların gizli kalmış hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c493a6f3-7409-4c19-81dc-cfddb9cb9fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Vatanseverlik Savaşı</image:title>
            <image:caption>SOVYET GÖZÜNDEN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI… 
 
80 milyon civarı insanın hayatını kaybetmesine yol açan, tarihin en ölümcül askerî mücadelesi olan ve bu zamana kadar genellikle Batılı Müttefiklerin gözünden okuduğumuz İkinci Dünya Savaşı, Türkçede ilk kez cephenin diğer tarafından, Sovyetler Birliği’nin gözünden okurlarla buluşuyor. 
 
Rusya’nın önde gelen tarihçileri Aleksey İsayev ve Artyom Drabkin tarafından kaleme alınan Büyük Vatanseverlik Savaşı, 20. Yüzyıl titanlarının girdikleri amansız mücadelenin kalbine iniyor ve savaşı çok yabancı olduğumuz bir pencereden takip etme şansı sunuyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra gizliliği kaldırılan arşiv belgeleri ve dönemin tanıklarıyla yapılan mülakatlar neticesinde ortaya çıkan bu kitap, dört yıl süren dehşetengiz mücadeleyi tüm çıplaklığıyla anlatıyor. 
 
-          Molotov-Ribbentrop Paktı nasıl ortaya çıktı? 
-          Sovyetler Birliği, Alman işgaline gerçekten hazırlıksız mı yakalandı? 
-          22 Haziran 1941’de Stalin nasıl bir güne uyandı? 
-          Kızıl Ordu’nun durumu nasıldı? 
-          Almanlar Moskova önlerinde nasıl durduruldu? 
-          Stalin, Churchill ve Roosevelt’le nasıl anlaştı? 
-          İngiliz ve Amerikan yardımları Sovyet savaş çabasına nasıl etki etti? 
-          Kızıl Ordu Mançurya’da Japonları nasıl mağlup etti? 
Bu ve benzer pek çok soruyu ustalıkla yanıtlayan Büyük Vatanseverlik Savaşı, okurları Doğu Polonya’dan Kiev’e, Leningrad’dan Barents Denizi’ne, Kırım’dan Stalingrad’a ve Berlin’den Mançurya’ya götürürken dünyanın dört bir yanına sıçrayan savaş alevlerini yerinde görme şansı sunuyor. Büyük Vatanseverlik Savaşı, İkinci Dünya Savaşı’na bambaşka bir pencereden bakmak isteyenler için önemli bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ad72f3d-7fbf-4186-a67f-0cb85f642791.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde İnsan Vücudu</image:title>
            <image:caption>İNSAN VÜCUDU HAKKINDA
BENZERSİZ BİLGİLER!

Doğumdan itibaren insan vücudu nasıl oluşur? Hareket etmemizi sağlayan kemikler ve kaslar nasıl çalışır? Yediğimiz besinler bizi nasıl hayatta tutar? Sinirlerimiz vücudumuzun farklı yerlerine hangi yöntemlerle elektrik sinyalleri gönderir? İnsan neden hıçkırır? Akıl, bilinç ve hafıza nedir, nasıl çalışır? İnsan hangi sebeplerden dolayı hasta olur ve hangi yollarla iyileşir? Yaşlanmak bir zorunluluk mudur? Böbreküstü bezleri vücudu hangi tehlikelere karşı hazırlar? Gözyaşının kaynağı nedir? İnsan vücudunun hayvanlarla ortak noktaları nelerdir? Sonsuza dek yaşayabilecek bir vücut bir gün mümkün olacak mıdır?

Sıradan gibi görünen vücudumuz aslında inanılmaz özelliklere sahiptir. Doğum anından ölüm anına kadar bir vücut incelendiğinde, mükemmel biçimde çalışan bir makine görmek mümkündür. Her makine gibi bu makine de zaman zaman bakıma ihtiyaç duyar, bazı aksamalar yapabilir ve nihayet çalışmaz hâle gelebilir. Tüm bu süreçler arasında insan vücudunu incelemek ise dünyanın en büyüleyici işlerinden biridir.

Dakikalar İçinde İnsan Vücudu; 200 temel kavramı açıklarken, sindirimden bağışıklığa, sinirden üremeye kadar vücudun bütün sistemlerini kolay anlaşılır görseller eşliğinde inceliyor. Hem hızla okunabiliyor hem de unutulmaz bir öğrenme zevki veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11437ad6-7822-4573-868d-2f303250417a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün Türk’le Savaşı</image:title>
            <image:caption>TÜRKLERİN KENDİ SOYDAŞLARIYLA
ASIRLIK MÜCADELELERİ 

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu, Prof. Dr. Saadettin Yağmur Gömeç, Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç, Dr. Başak Kuzakçı, Prof. Dr. Osman Karatay, Prof. Dr. Muallâ Uydu Yücel, Prof. Dr. Ergin Ayan, Prof. Dr. Erkan Göksu, Prof. Dr. Altay Tayfun Özcan, Prof. Dr. Hayrunnisa Alan, Prof. Dr. Feridun M. Emecen, Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu, Prof. Dr. Mehmet Alpargu, Prof. Dr. Sadullah Gülten, Prof. Dr. M. Bilal Çelik 

Tarih boyunca pek çok Türk devletlerini kuran ve yıkan aktör, yine bir başka Türk unsurudur. Göktürklerin yıkılıp Uygur Kağanlığı’nın kurulması, Büyük Selçuklu Devleti’ni yıkılışa götüren Oğuz İsyanı, Osmanlıyı derinden sarsan Timur istilası ve diğer pek çok örnekte kurucu güç ile yıkıcı gücün aynı olduğu görülür. Türkler; konar-göçer, özgürlükçü ve teşkilatçı özelliklerine sahip çıkarak devletler kurmuşlar, bu devletler yine aynı özellikler nedeniyle yıkılmışlardır. Böylece ortaya tarihçiler ve araştırmacılar açısından peşine düşülmesi gereken son derece zengin konular çıkmaktadır.

Türkler, yayıldıkları geniş alanlarda nasıl hâkimiyet kuruyorlardı? Türk tarihinde ilk bölünme nasıl gerçekleşti? Türk iktidarlarında hep benzer mücadeleler mi görülüyordu? I. Kılıçarslan ile Danişmend Gazi, Yıldırım Bayezid ile Emir Timur, Şah İsmail ile Sultan Selim arasındaki mücadeleler nasıl değerlendirilmeli? Osmanlıların fetret dönemindeki taht yarışından nasıl dersler çıkarılabilir? 

Her biri kendi alanında uzman olan tarihçileri bir araya getiren Türk’ün Türk’le Savaşı, Türklerin uzun asırlara yayılan kendi soydaşları ile mücadelelerini incelemesi açısından bir ilk özelliği taşıyor. Mevcut tarih çalışmalarından yöntem ve içerik yönüyle ayrılan bu çalışma, Türk tarihinin bütünlüğü içerisindeki ayrışmaları, yol ayrımlarını ve yeniden doğuşları tarihsel hakikat çerçevesinde ortaya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ec21817-d684-4dba-b3ff-c9d8f9a50006.jpg</image:loc>
            <image:title>Montessori Potansiyeli</image:title>
            <image:caption>HER BİR ÇOCUK
NEDEN MONTESSORİ EĞİTİMİNİ HAK EDER? 
 
Son yıllarda pek çok psikolog ve çocuk gelişimi uzmanı, ebeveynlere çocuklarının bağımsızlık geliştirmelerine izin vermeleri için âdeta yalvarıyor. Ancak çocuklarını yönlendirmeden, kontrol etmeden ya da çocuklarının performansları hakkında yorum yapmadan kendi başlarına hareket etmelerine izin vermek ebeveynler için her zaman kolay olmuyor. 
Daha da kötüsü, yaşına uygun makul sorumluluklar vermek yerine, çocuklar devamlı aktiviteden aktiviteye koşturmaya, daha fazla ödev yapmaya ya da kendilerine dijital dünyada eğlence bulmaya teşvik ediliyor. Ezberlemeye, notlara ve testlere ağırlık veren geleneksel eğitim metodu ise çocukları hayata hazırlayan temel becerileri geliştirmekte başarısız kalıyor. Oysa bu tür temel becerilerin doğal gelişimini etkili şekilde destekleyen bir eğitim sistemi var: Montessori. 
Dr. Montessori, insanlar büyürken içlerinde onları harekete geçiren bir kılavuz olduğu görüşündeydi ve yetişkinlere çocukların sağlıklı gelişimini teşvik etmek için bu içsel rehberlere karşı çıkmamalarını, aksine onlarla çalışmalarını öneriyordu. 
Peki, Montessori pratikte nasıl çalışıyor ve neden önemli?
Geleneksel eğitim modelinden hangi yönlerde ayrışıyor? 
Montessori Potansiyeli, Montessori sınıflarına açılan bir pencere olup yaklaşımın tarihini, çerçevesini ve gücünü okurlara aktarıyor. Yıllarını Montessori’ye adamış Paula Polk Lillard’ın kızı, Montessori eğitim uzmanı Paula Lillard Preschlack bir yandan deneyimlerini paylaşıyor, bir yandan gerçek yaşam hikâyeleri üzerinden Montessori’yi herkese anlaşılır kılıyor. 
Montessori yaklaşımının evde ya da okulda her yaştan çocuğa nasıl uygulandığını, Montessori’yi herkes için nasıl erişilir hâle getirebileceğimizi ve Montessori ile çocukların birer yetişkin olduklarında ihtiyaç duyacakları becerileri güçlendirmeleri arasındaki sıkı ilişkiyi gösteren kapsamlı bir kitap... 
 
Ebeveynler, öğretmenler, eğitime gönül verenler… Çocukların mutlu, uyumlu bir eğitim almasını ve kendilerini bekleyen her türlü zorlukla yüzleşebilecek yetişkinlere dönüşmelerini istiyorsanız bu kitap sizin için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db182ea8-f65f-49fa-b993-775f1487fe05.jpg</image:loc>
            <image:title>Rob ile Çiziyorum</image:title>
            <image:caption>Rob Biddulph’un 3 kitaplık Rob ile Çiziyorum serisi, Esra Kökkılıç çevirisiyle küçük sanatçılarla buluşuyor. 
 
Kronik Çocuk, rengârenk bir seriyle yola devam ediyor: Rob ile Çiziyorum. Youtube’da yayınladığı videolarla çocukların ve ebeveynlerin birlikte eğlenceli vakit geçirmesini sağlayan Rob Biddulph kısa sürede fenomen oldu. Herkesin çizim yapabileceğine inanan Biddulph, oldukça basit ve anlaşılır yönlendirmelerle seni içindeki sanatçıyı keşfetmeye çağırıyor! 
 
Birbirinden eğlenceli karakterlerden oluşan tayfayla farklı dünyalara açılmaya hazır mısın? Bu macerada sana korsan penguenler, ormandaki en iyi ayılar, mini dinozorlar, başka evrenlerden yaratıklar eşlik edecek. Üstelik kitabın sonunda seni bekleyen bir sürpriz var. 

***
Kronik Çocuk’tan yepyeni bir seri: Rob ile Çiziyorum. 
 
Ödüllü yazar ve çizer Rob Biddulph ile tayfası, herkesin çizim yapabileceğine inanıyor ve küçük sanatçılara büyük eğlence vadediyor. 
 
YouTube kanalındaki videolarıyla fenomen hâline gelen Rob Biddulph, kolay alıştırmalar ve anlaşılır yönlendirmelerle büyük küçük herkesin çizim yapmasına yardımcı oluyor. Eğitimler almanıza, doğuştan yetenekli olmanıza gerek yok! Yalnızca bir kaleme, silgiye, kalemtıraşa ve bolca renge ihtiyacınız var. 
 
Rob ile Çiziyorum sizi gizli yeteneklerinizi keşfetmeye çağırıyor! Bu macerada yalnız da değilsiniz üstelik: dinozorlar, penguenler, ayılar, korsanlar, köpekler… Rob Biddulph ve tayfası sizleri bekliyor! Hadi iş başına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a06dfc-cd1c-4969-8a73-e29024d82463.jpg</image:loc>
            <image:title>Vladimir</image:title>
            <image:caption>Şudur tek dileğim:
Bırakın, bildiğim gibi delireyim.
–Sophokles, Elektra
Ellili yaşlarının sonlarında bir kadın; küçük bir üniversitede ders veren, sevilen bir edebiyat profesörü. Aynı üniversitede öğretmenlik yapan John ile kuralları baştan konmuş, ziyadesiyle özgür bir evlilikleri var. Otuz yıldır işlemiş bu açık evlilik, eski öğrencilerin John’u uygunsuz ilişki ile suçlaması ve hakkında soruşturma başlatılmasıyla arıza veriyor. Kızı ve öğrencileri ondan kocasını terk etmesini bekliyor. O ise sadece evliliğini değil, görünüşünü, kariyerini, kendine dair her şeyi sorguluyor. Tüm bu çalkantılar ve dinmeyen kampüs dedikoduları yetmezcesine, isimsiz anlatıcımızın kampüse misafir öğretmen olarak gelen genç, şöhretli ve evli roman yazarı Vladimir’e karşı saplantısı her geçen gün büyüyor.
Julia May Jonas birçok dile çevrilen cesur ve sarsıcı ilk romanı Vladimir’de bizi ahlaki koşullanmaların insan kalbinin dürtüleriyle çarpıştığı bir bölgeye götürüyor. Karanlık mizahla yoğrulmuş bu kışkırtıcı roman, mahrem dünyalarımızı kaplayan mayın tarlasının haritasını ustalıkla çıkarırken iktidar ile arzunun arasındaki gri bölgeyi gözler önüne seriyor.
“Nefes kesen bir ilk roman: gösterişli, sert ve über kışkırtıcı.” –Lily King
“Yılın En İyi Kitabı” seçkilerinde
Washington Post, Guardian, Time, NPR, Kirkus ve Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e6f7aa-a49b-4e43-b11c-6cdfb3e99fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şakir Paşa Ailesi</image:title>
            <image:caption>Fahrünnisa Zeyd, Füreya Koral, Aliye Berger, Nejad Devrim gibi tanınmış sanatçılar, Halikarnas Balıkçısı-Cevat Şakir gibi İzzet Melih Devrim gibi yazarlar, Suat Şakir ve Şirin Devrim gibi tiyatrocular...
Hepsi de tek bir ailenin fertleri. II. Abdülhamid döneminde önemli görevlerde bulunmuş Şakir Paşa’nın çocukları, akrabaları.  
 
Türkiye tarihinin belki de en ilginç ailelerinden biri olan Şakir Paşa ailesinin hikâyesini bizzat içlerinden biri, Şirin Devrim anlatıyor. Büyükada’daki köşkte geçen çocukluğu Osmanlı’nın yıkıldığı, Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı ve Cumhuriyet’in kurulduğu günleri kapsıyor. Şirin Devrim ‘şahane çılgınlar’ diye hatırladığı aile bireylerinin hikâyelerini yakın tanıklardan biri olarak anlatıyor bize. Annesi Fahrünissa Zeyd, dayısı Cevat Şakir, kardeşi Melih Devrim… Çanakkale kahramanı Osmanlı subayları, zamanının tanınmış gazetecileri günümüzün unutulmayan sanatçıları. Onlar Şirin Devrim’in anılarında babacan aile büyükleri, tutkularının peşinde bir anne, başına buyruk bir kardeş olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797764fe-e4d8-4cc1-bb82-49995d5d5d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Elbow Sokağı’na Hoş Geldiniz, 
burası büyülü, ürkütücü ve ölümcül şeylerin gizli yuvası. 
 
Pip her zaman uyum sağlama konusunda endişeli bir çocuktur ve komşuları vampirler, periler ve hayaletler olunca durum daha kötü hâle gelir. Bunlar yetmezmiş gibi bir de nereden geldiği belli olmayan ve insanların ruhlarını çalan gizemli bir ruh hırsızı vardır. Ruh hırsızı Pip’in ailesine saldırır ve onları kurtarmanın tek bir yolu ruh hırsızını yok etmektir. Ama önce Pip’in hırsızı bulması gerekmektedir. 
  Yeni arkadaşları Fliss ve onun köpeği Benekli ile bu ölümcül gizemi çözmek için yola çıkar ve bu yolda hortlaklar, kurt adamlar ve inanılmaz derecede küflü peynir gibi şeylerle karşı karşıya gelir. Çünkü Pip ve Fliss on üçüncü doğum günlerinden önce ruh hırsızını durduramazlarsa onların da ruhu çalınacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8be04a-1425-4d1a-9125-e28ad7049925.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Şeker Fabrikası</image:title>
            <image:caption>Serinin ikinci kitabı olan Geveze Kedi’de Rose ailesine ait Büyülü Tarif Kitabı’nı uluslararası bir yarışmada geri almıştı. Rose artık ünlü biridir hatta öyle ünlüdür ki Mostess Holding’in sahibi Bay Butter, şirketinin atıştırmalık kekleri için yeni ve büyülü tarifler geliştirmesi adına Rose’u kaçırır. Bay Butter’ın planı büyülü mini kekler ve ay sandviçleriyle dünyayı ele geçirmektir. 
Kardeşleri, konuşan kedisi ve faresiyle ve inanılmaz fırıncılar takımı ile Rose, Bay Butter tek bir büyülü kekle tüm medeniyeti yok etmeden önce onu durdurmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c0e2ff-6c06-402f-8e0c-cc72d23b638a.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Hatıra Mülakatları</image:title>
            <image:caption>“Asrımızın büyük adamı Türk’tür; ve bu Türk de Mustafa Kemal Paşa’dır…” 
İtalyan şair, devlet adamı, gazeteci, oyun yazarı Gabriele D&apos;Annunzio’nun sözleri bunlar.  
Atatürk’ün Hayatı’nı Cumhuriyet tarihimiz ile birlikte okumak esasen yadsınamaz bir zorunluluk olarak değerlendirilebilir. Onun hayatına ilişkin ana kaynaklardan biri ise şüphesiz kendi anlattıkları ve yazdıklarıdır. 
Ruşen Eşref’in (Ünaydın) ,  1918 yılında, henüz genç bir gazeteci iken, Atatürk ile Çanakkale Savaşları hakkında yapmış olduğu mülakat ve 1926 yılında, Siirt Mebusu Mahmut ve Falih Rıfkı’nın (Atay), Ankara&apos;da çıkan &quot;Hâkimiyeti Milliye&quot; ile İstanbul&apos;daki &quot;Milliyet&quot; gazeteleri için Atatürk’ün hatıraları ile ilgili yapmış oldukları mülakat da bu niteliktedir şüphesiz. 
1918 yılında, Ruşen Eşref’in Atatürk ile yaptığı mülakat, Yeni Mecmua’nın Çanakkale Özel Sayısı’nda “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat” adı ile yayımlanmıştır. Bu mülakat daha sonra,  “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat” adıyla, İstanbul Hamit Matbaası tarafından 1930 yılında yayımlanmış olup, müteakiben çeşitli baskıları da yapılmıştır. 
1926&apos;da, Siirt Mebusu Mahmut ve Falih Rıfkı’nın, Ankara&apos;da çıkan &quot;Hâkimiyeti Milliye&quot; ile İstanbul&apos;daki &quot;Milliyet&quot; gazetesi için yaptıkları mülakatın  ilk bölümü 13 Mart 1926’da yayınlanmıştır. Daha sonra, Falih Rıfkı, 19 Mayıs’ın 25. Yıldönümü olan 1944 yılında bu mülakatın bir bölümünü “19 Mayıs” adı altında kitap olarak yayınlamış olup, sonraki yıllarda çeşitli adlar altında tekrar baskıları yapılmıştır bu hatıraların: “Atatürk’ün Bana Anlattıkları”,”Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri”, “Atatürk’ün Bana Anlattıkları”, “Mustafa Kemal’in Ağzından Vahdettin”, “Atatürk’ün Hatıraları”. 
İşte bu iki önemli mülakatın ilk kez bir arada yer aldığı bu kitabımızda da, gerek Atatürk’ün hayatına ve gerekse Kurtuluş’a ve Cumhuriyet’e giden sürece ilişkin ilişkin önemli detaylar ve bilgiler yine Atatürk’ün anlatımıyla okuyucunun istifadesine sunuluyor. 
Daha önce yayınevimiz tarafından, “Matruşka Kitaplar: Bir Kitap İki Eser” serisinin ilk kitabı olarak yayımlanan, “Atatürk’ün Hatıra Defterleri-Birinci Dünya Savaşı’ndaki Hatıra Defteri-Karlsbad Hatıraları” ile bu konudaki kaynaklara okuyucunun bir arada ve daha kolay ulaşması için ilk adımı atmıştık. 
Cumhuriyetimiz’in 100.Yılı’nı coşkuyla kutladığımız bu günlerde, yine aynı serinin üçüncü kitabı olarak yayımladığımız bu kitap ile de okuyucu için iki kaynağı daha kolay erişilir kılıyoruz. “Atatürk’ün Hatıra Mülakatları-Çanakkale Savaşı Hatıraları-19 Mayıs’a Doğru” adını verdiğimiz bu kitap ile doğru rotada yeni ufuklara, okuyucularımızla birlikte çıktığımız  yolculuğumuz,  devam ediyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d01e0b05-2206-43c1-b925-80eef48053b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Çağ 2</image:title>
            <image:caption>Uzay istasyonunun o kocaman camları arasından dünyaya hem acıyarak hem de pişmanlıkla bakıyordu. İnsanlık yıllar önce bıraktığı noktaya tekrar adım adım varıyordu. Karanlık yeryüzünün çatlaklarından sinmiş, güce tapanların kibri yüce dağları aşmıştı. Artık dönüşü yoktu, dünya bin yıllar sonra yine aynı elim hastalığa yakalanmıştı. Adı insan olan bu maraz güçle beslenmiş, kibirle bilenmiş, hırsın çığırtkanlığı ile dört bir yana yayılmıştı. Dünya başına gelecekleri biliyordu, bu ne ilk ne de sondu. Kahredici bir tanıklıktı bu yaptığı, her seferinde daha derinden acıtan. 
  Derin bir iç çekti, belki de son kez bu kadar masum, belki de son kez bu kadar sakindi dünya. Ataları yıllardır insanlığın barışı için yitiriyordu ömrünü. Ama artık yitecek bir ömür savaşacak bir takat kalmamıştı. Yenik ruhlar esir olmuştu bir hainin elinde. Ne kadar acıydı yıllarca bir haini barındırmak ne kadar acıydı tüm emellerinin gözünün önünden bir yıldız gibi kayıp gitmesi. Ama biliyordu, acıdığı yerden kalbinin, yıldığı yerden ruhunun doğacaktı umut, bitti denilen yerden, sınarken zayıf yürekleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a9804c1-881c-4c8c-be65-071fd3da9736.jpg</image:loc>
            <image:title>Fa’nın Gözünden Bak</image:title>
            <image:caption>Neyi, neden yaptın, yapıyorsun, yapacaksın? 
İyi veya çok iyi bir insan olmak sağlıklı bir durum mudur? 
Kalp kırmak ile ego kırmak aynı mıdır? 
Bilinçaltının çalışma prensibini yeterince biliyor musun? 
Yaratıcı ile bilinçaltı arasındaki ilişki nedir? 
Neden dualarda emir kipi kullanılır? 
Dünyadaki tüm sorunların ana kaynağı nedir? 
Doğrularının tam tersinin doğru olabilme ihtimaline açık biri misin? 
Öz sevgi ve egoistlik kavramları aynı mıdır? 
Düşüncelerini kısmen de olsa kontrol edebiliyor musun? 
Ergen bir egoya mı sahipsin yoksa olgun bir egoya mı? 
Herkes hak ettiği gibi mi yaşıyor? 
Herkesin başını yastığa koyup gözlerini kapadığı dünya aynı dünya mı? 
Hem çokluktan hem teklikten bakabilenlerden misin? 
Herkes sihirli bir değneğe sahip ve sadece bazıları bunun farkında olabilirler mi? 
Sorular burada cevaplar içinde. 
Kitabın mı içinde, senin mi içinde?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e73118d-47df-4e75-9f8d-8495462d0591.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Fino</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla vakit geçirmek isteyen Fil Fino, onlardan iri göründüğü için oynanan bütün oyunları kaybediyor bu da onun mutsuz olmasına sebep oluyordu. Acaba ormandaki diğer arkadaşlarından farklı görünmesi kötü bir şey miydi, yoksa tüm bu farklılıklar ormanı güzelleştiriyor muydu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3344c456-05b7-4473-ad14-98365b9e62ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kali</image:title>
            <image:caption>“Saddhu bu sözlerin ne olduğunu Brajlal&apos;a orada, Ganj&apos;ın kıyısında söylemedi. Çünkü bazı kelimeler karanlığa daha çok yakışırdı.” 
  Evladını kaybetmiş birinin intikamı çok acı olabilir ancak kadim mitlerin satır aralarında kalmış bir ruhu geri döndürmenin bedeli bundan daha ağır olabilir. Demir Barlas ikinci kitabı Kali&apos;de bizi, mitolojik bir anlatının peşinden giderek gerçek acılarla yüzleştiriyor. Kali’yi okurken acıları ve hatta korkuları zihninizde hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/310c12d3-52e7-4491-84d5-8226d6a39535.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevler Kenti</image:title>
            <image:caption>Sadakat, ihanet ve onur gibi klasik temaları işleyen Alevler Kenti, Jon Land’e göre Amerika’nın yaşayan en büyük suç yazarı” Don Winslow’dan Baba, Kumarhane ve Sıkı Dostlar gibi büyük romanların geleneğini sürdüren çağdaş bir başyapıt, heyecan verici bir destan. 
 
İki suç imparatorluğu birlikte tüm New England’ı kontrol etmektedir. Ta ki güzel bir kadın İrlandalılarla İtalyanların arasına girip birbirlerini öldürecekleri, bir ittifakı yok edecekleri ve kenti alevler içinde bırakacakları savaşı başlatana kadar. 
 
Danny Ryan daha “yasal” bir hayatın ve gün ışığı altındaki bir yerin özlemini duymakta. Kanlı çatışmalar, ceset üstüne ceset yığıp kardeşi kardeşe düşman ederken Danny kendi sınırlarını aşmak zorunda. Korumaya yemin ettiği ailesini ve ailesi gibi sevdiği arkadaşlarını kurtarmak için hem lider hem acımasız bir stratejist hem de kazananların hayatta kalıp kaybedenlerin öldüğü hain bir oyunun ustası olur. 
 
Providence’ın cesur sokaklarından Hollywood’un ışıltılı ekranlarına ve Las Vegas’ın altın kumarhanelerine, iki rakip suç ailesi yalnızca birinin ayakta kalacağı bir savaşı tetikler. Kazanan hanedanlık kuracaktır. 
 
“Mükemmel. Son derece kıvrak bir zekânın ürünü bir üslup. Alevler Kenti bir çırpıda coşkuyla okunacak bir yapıt.” 
–Stephen KING 
 
“Alevler Kenti, Baba’dan (Puzo) bu yana yazılmış en iyi gangster romanı.” 
–Steve CAVANAGH, Eddie Flynn serisinin çok satan yazarı 
 
“Don Winslow suç romanların en iyileriyle boy ölçüşebilir: Mario Puzo, George Higgins, Elmore Leonard. Kötü adamlar konusunda çok başarılı ve Alevler Kenti onun şimdiye kadarki en acımasız kitabı. Mutlaka okumalısınız.” 
–Joe HILL, New York Times çok satan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b77d4e0-3305-4ec6-b423-03c4cdb6d2d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolun Süper Yıldızları - Van Dijk Gerçekler, Hikayeler, İstatistikler</image:title>
            <image:caption>Surinam asıllı Hollandalı Virgil van Dijk, bir restoranda bulaşıkçılık yaparken dünyanın en iyi savunma oyuncularından biri hâline geldi. Onun, Celtic ve Liverpool’da oynamasını sağlayan en önemli özellikleri nelerdi ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dddf929-cbb0-414f-a3fb-7d96532e01ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruffles ve Kırmızı Montu</image:title>
            <image:caption>Ruffles yeni montunu hiç sevmiyor. 
Hiç... 
belki biraz… 
şu kadarcık. 
Hayır. 
Hayır. 
Hayır. (Punto giderek büyüyecek.) 
 
Fakat Ruffles, arkadaşı Ruby ile dışarıda oynamak istiyor. Belki montunu giymesi hiç de kötü bir fikir olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4921cdc-a0a5-4f97-b7be-264a34f56972.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruffles ve Yavru Kediler</image:title>
            <image:caption>Ruffles yavru kedileri sevmiyor ve hiçbir şeyini onlarla paylaşmak istemiyor. 
 
Ne yemeğini… 
ne minderini… 
ne kemiğini… 
ne topunu… 
ne değneğini… 
ne de büyük mavi battaniyesini! 
 
Belki yavru kediler Ruffles’a paylaşmanın güzelliğini öğretebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/487a91e2-a1f7-4ee8-9fcf-4fccbb0b63f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz</image:title>
            <image:caption>İnsanların tek tip giyindiği, isim yerine numaralarla anıldığı, çalışmaktan ibaret hayatlarında tutkularını bile belli bir zaman çizelgesine göre yaşamak zorunda olduğu Tek Devlet iktidarı diğer gezegenlere ulaşmak için bir uzay aracı inşa etmektedir. İntegral adlı bu uzay aracının başmühendisi D-503, bu proje sürecinde bazı notlar alıp kayıt tutarak bir günlük yazmaya başlar. İlerideki meçhul okurları için tuttuğu bu günlüğe yazdıkça Tek Devlet’in düzenlemelerinde bazı terslikler olduğunu fark eder fakat bunu kabullenmekte güçlük çeker ve rüya hastalığına yakalandığı sonucuna varır. Bu sırada yaşanan tuhaflıklarsa, bir yandan İntegral için çalışmaya devam edip diğer yandan sözde hastalığıyla başa çıkmaya çalışan D-503’ün düşüncelerinin iyice bulanmasına neden olacaktır. 
 
Biz, yazarının ülkesinde uzun yıllar yayımlanamazken dünyadaki pek çok bilimkurgu yazarına ilham veren, distopya edebiyatının mihenk taşına dönüşen romanlardan biri.  
 
“Bugüne dek yazılmış en iyi bilimkurgu eseri.” 
 
Ursula K. Le Guin 
 
“Bu, aslında Makine üzerine, insanın düşüncesizce şişesinden çıkardığı ve bir daha yerine sokamadığı cin üzerine bir çalışma.” 
 George Orwell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138eb53a-902e-417e-8f03-5bc1e2a808d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Evaristo Carriego</image:title>
            <image:caption>“Evaristo Carriego adının bundan böyle Arjantin yazınının ecclesia visibilis’inde yerini alacağına ve yazınımızın tüm saygın kurumlarının –retorik dersleri, antolojiler, ulusal yazın tarihi– bu adı anmadan edemeyeceklerine inanıyorum. Ayrıca inanıyorum ki Carriego, en doğru ve seçkin ecclesia invisibilis’in parçası ve dört bir yana yayılmış şiire iman edenler cemaatinin üyesi olacaktır. Ve şuna da inanıyorum, bu değerli üyeliği ona kazandıracak yapıtındaki hüzünlü çığlıklar olmayacaktır. Burada işte bu savları temellendirmeyi amaçladım.” 
 
Borges, Buenos Aires banliyölerinin aykırı düşünürü, Latin argosunun uzmanı, kütüphanecilerin sonsuz toplamı, Ön Asya ve Palermo’nun nadir harmanı, Chesterton ve Carriego, Kafka ve Martín Fierro. Borges, her şeyden önce büyük bir şair. 
 
Ernesto Sabato</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed0a07d-900d-4838-b0d0-28131a72ee38.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriye’de Bir Türk Basketbolcu</image:title>
            <image:caption>Kemal Canbolat… 
Suriye’nin Al Wahda takımında ve Suriye milli takımında forma giyen Türk basketbolcu… 
“Suriye milli takımında oynamak ister misiniz” sorusuyla başlayan yolculuğu, ona sadece bir ülkenin spor kapısını değil, iç savaşın yaşandığı bir toplumu tarihiyle, sosyo-ekonomik karakteriyle, kültürüyle tanıma fırsatını da sağladı. 
Sporcu olmanın ötesinde, meraklı bir gezgin, uygarlık tarihine duyarlı bir Ortadoğulu, “komşularla barış” isteyen bir Türk olarak Canbolat’ın öyküsü, Suriye iç savaşının sancılarını olanca ağırlığıyla yaşayan Türk toplumu için de çok öğretici bir deneyim niteliğinde… 
Yaşadığı Suriye ile anlatılan Suriye arasında derin bir uçurum gören Canbolat’ın dini yaşamdan siyasete, sosyo-ekonomik durumdan kültür ve sanata uzanan gözlemleri; hele de Türkiye’de sayısı tam olarak bilinemeyen milyonlarca Suriyelinin varlığıyla birlikte daha da önemli hale geliyor. Neden burada olduklarını ve neden gönderilmek istenmediklerini, Canbolat’ın Suriye deneyimiyle daha iyi anlıyorsunuz… 
Dahası, bu siyasi sürecin kimi aktörlerinin “Suriye’de Bir Türk Basketbolcu” olarak Canbolat’ı neden hedef aldıklarına da şaşırmıyorsunuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ee9742c-4ed9-47c3-88fa-e70af98c2e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Eserler 1</image:title>
            <image:caption>Türk müziğimiz kullanmış olduğu nota sistemleriyle, repertuvarının 
zenginliği, melodilerinin ve sözlerinin özgünlüğü ile ülkemizin en önemli 
kültür hazinelerinden biri olmaktadır. Bu hazineyi korumak, yeni 
nesillere öğretmek, sevdirmek, onu tanıtmak, geliştirmek ve uluslararası 
platformlara taşımak en önemli kültür vazifelerinden biridir. 
Türk sanat müziğimiz, Türk halk müziğimizin yanında; ülkemizde her 
kesimden insanın severek dinlediği, eşlik etmekten hoşlandığı bir müzik 
türümüzdür. Türk sanat müziği sözlü eserleri, ülkemizin zengin müzik 
kültürünün bir parçası olmakta; aynı zamanda repertuvarın önemli 
bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu eserlerde bestekârların kullandığı 
zengin melodiler ve güftekârların eserin manasını daha da güzelleştiren 
güfteleriyle, dinleyiciler eşsiz bir müzik yolculuğuna çıkar. Bestekârlar 
sözlü eserleri ortaya çıkarırken genellikle bir güfte şairinin şiirinden ya da 
kendi yazmış oldukları bir şiirden ilham alırlar. Bunun sonucu olarak şiir; 
bestekârın elinde musiki nağmeleriyle uyumlu bir şekilde adeta bir nakış 
gibi işlenerek sözlü eser haline gelir. 
Türk sanat müziğindeki sözlü eser formları Din Dışı Musiki ve Dini Musiki 
formları olarak ikiye ayrılmakta; bu iki formun ise kendi içerisinde küçük 
ve büyük formlar olmak üzere iki ayrı bölümü bulunmaktadır. Ayrıca sözlü 
musiki içerisinde mehter musikimizde önemli bir yere sahip olmaktadır. 
Bu eserler arasında toplum tarafından en çok dinlenen sözlü eserlerden 
biri şarkı formudur. Türk sanat müziğinde yer alan küçük formdaki 
eserler arasında önemli bir yere sahip olan şarkı formunun 19. yüzyıl 
bestekârlarından Hacı Arif bey ve Şevki bey ile geliştiği bilinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e812ca-6a32-4f30-9c51-517c73db6b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Çocuk 1 - Çizgi Roman Kulübü</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam ve Kaptan Düşükdon serilerinin uluslararası çok satan yazarı ve çizeri Dav Pilkey&apos;den yine aşırı komik bir çizgi roman serisi! Naomi, Melvin, Pedro ve Poppy, Kedi Çocuk Çizgi Roman Kulübü&apos;nün yirmi bir şamatacı, komik ve yetenekli yavru kurbağadan sadece birkaçıdır. Küçük Petey, Molly ve Flippy öğrencilerin kendilerini çizgi roman yoluyla kendilerini ifade etmelerini isterler. Fakat yavru kurbağalar hata yapıp geliştikçe sınıfta ve kâğıt üzerinde yaşanan çeşitli aksilikler onlar için bir maceraya dönüşür ve kendilerini hiç beklenmedik şekilde garip ve komik olayların içinde bulurlar. Dav Pilkey’den garip fikirlerin ve komik olayların havada uçtuğu yeni bir seri daha Kedi Çocuk Çizgi Roman Kulubü’ne katılmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b59ab8-3c06-429b-b128-51ab45670a49.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovuk</image:title>
            <image:caption>Alya ve Arda başlarına geleceklerden habersiz gittikleri okul pikniğinde merakla çevrelerini incelerken ahtapota benzeyen dallarıyla ulu bir ağaç görürler. Beklenmedik gelişmeyse Nil ve Doruk’un aralarına katılmasıyla başlar. Bu kez karşılarında dev kovuklu başka bir ağaç vardır ve onlara hayal dahi edilemeyecek sürprizler hazırlamıştır. Hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyime ortak olan bu dört arkadaş acaba okul otobüsüne yetişecek ve ailelerine kavuşabilecekler midir?
Seda Öğretir, Kovuk ile okurlarını nefes nefese bir serüvene davet ediyor.
Sadece heyecan dolu bir serüven mi hayal ediyorsunuz? Hayır! İstanbul kucak açmış tüm sırlarıyla sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0878b7-79f3-422c-a867-92a3bae8001d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Mutlu Sarca</image:title>
            <image:caption>İnsanlar benim gibileri hiçbir zaman kabullenmeyecek, insanlar benden kaçacak, ben de hislerimden.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee882a8-b303-4af4-8934-6c91908c7fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Işık Sarca</image:title>
            <image:caption>“Kalbin ve aklın birbirine bağlı olduğuna inanan birisiyim. Kalbinle onları tanırsın. Aklınla onları yönetirsin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44dc299d-c1cf-4005-8ef1-0ebb442f230a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Bartu Sarca</image:title>
            <image:caption>&quot;Kapanmış kalmışım çocukluğuma, ilerlemiyor yaşım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804ee202-ea43-48ed-ada0-3f2b530583cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Helin Aktan</image:title>
            <image:caption>&quot;Yarattığın gerçek adalet, kalbinin sesinden ibarettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed57d675-c2ba-4b52-b5f7-6827c1b44745.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Koza Sarca</image:title>
            <image:caption>&quot;Yarattığın gerçek adalet sadece korkularından ibarettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819ed436-a12d-4c2c-8c04-c69c7faf3d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri: Lal Sarca</image:title>
            <image:caption>“Elime bir fotoğraf makinesi verdi, dedi ki, senin sesin fotoğrafların olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2358c5-7832-4a6d-b659-3c4a8e26bc70.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Fransız Edebiyatında Bellek</image:title>
            <image:caption>Bellek nedir? Edebiyat ve bellek arasında nasıl bir bağ vardır? Tüm bu 
sorular insanlığın zihnini yüzyıllardır meşgul etmekle birlikte günümüzde 
bellek; kimliğin oluşumu ve dünyanın kavranışıyla ilgili bir dizi başka soruları 
da gündeme getirmiştir. Bellek, çağdaş Fransız edebiyatında özellikle 
özyaşamöyküleri ve özkurmaca anlatılarda güçlü bir etkiye sahiptir. Belleğe 
ilişkin bu anlatılar bireyin dünyasını biçimlendirirken aynı zamanda kişiliğini, 
kimliğini ve iç dünyasını anlamlandırmada da önemli bir işlev üstlenir. 
Çağdaş Fransız edebiyatında bellek izleğini irdelediğimiz bu kitapta; 
edebiyatın düşünme biçimi ve söylem oluşumunda belleğin nasıl ayrıcalıklı 
bir işleve sahip olduğu gösterilmeye çalışılmış ve Fransız anı edebiyatından 
çeşitli örnekler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81d1705-0669-476c-8148-fd18f046f573.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişlerine İyi Bak!</image:title>
            <image:caption>Ağız ve diş sağlığını korumak için çocukların küçük yaşlardan başlayarak bu konu hakkında bilgi sahibi olmaları ve doğru alışkanlıklar kazanmaları gerekir. Doğru alışkanlıkların başında düzenli olarak diş fırçalamak ve diş hekimi kontrolüne gitmek yer alır. Diş sağlığı için yararlı besinlerle beslenmek ve zararlı besinlerden uzak durmak da konunun bir başka yönü. Bunlara dikkat edilmesi çocukların sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bireyler olarak yaşamlarını sürdürmelerine önemli katkı sağlar. 
 
Dişlerine İyi Bak!, Prof. Dr. Ateş Kara önderliğinde, çok değerli bilim uzmanlarının bilimsel içerik hazırlığı ve danışmanlığı eşliğinde, Takımyıldız’ın özenli ellerinde hayat buldu ve sizinle buluşmayı bekliyor. 
 
*** 
 
Diş sağlığını korumak neden önemlidir? 
Şekerli yiyecek ve içeceklerin dişlere zararı nedir? Dişler için yararlı besinler nelerdir? 
Süt dişleri ne zaman düşer? 
Kalıcı dişler ne zaman tamamlanır? 
Diş çürüğü nasıl oluşur? 
Çürük oluşumunu önlemek için neler yapmak gerekir? 
Diş sağlığıyla ilgili bilgiler, farkındalık artırmaya yönelik etkinlikler ve de eğlenceli bir oyun... 
Hepsi bu kitapta. 


***


Süt Dişlerinden Kalıcı Dişlere 
Dişlerimiz anne karnındayken oluşmaya başlar. Yeni doğduğumuzda dişlerimiz, alt ve üst çenemizin içindedir, dışarıdan görünmezler. Altı aylık olunca süt dişleri de denilen ilk dişlerimiz çıkmaya başlar. 
Genellikle üç yaşına geldiğimizde süt dişlerimizin tamamı çıkmış olur. Süt dişlerimiz yirmi tanedir. 
Altı yaşından itibaren süt dişlerimiz aşamalı olarak düşmeye başlar ve yerlerine kalıcı dişler gelir. Bir süt dişi düşmeden önce kökü erir. Sonra diş sallanmaya başlar ve düşer. Düşen süt dişlerinin yerine yine çenemizin içinde bulunan kalıcı dişler çıkar. Bu yaşlarda birinci büyük azı dişleri adı verilen kalıcı dişler de çıkmaya başlar. Bunlar, herhangi bir süt dişinin yerine gelmeden doğrudan çıkar. Dişlerimiz çıkarken diş etimiz hassaslaşabilir. Bu hassasiyet bir süre sonra geçer. Süt dişlerinin tümünün düşüp yerlerine kalıcı dişlerin çıkma süreci genellikle on iki yaşına kadar devam eder. 
*** 
Sözcük Avı 
Aşağıdaki sözcükleri tabloda bul. 
DİŞ MİNESİ - DENTİN - PULPA - SEMENT - DİŞ KÖKÜ - DİŞ ETİ - KRON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d8bd324-9eb3-43fa-9cc7-007dd6b1962d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bir Tatbikat Değildir</image:title>
            <image:caption>HER ŞEY YOK OLDUĞUNDA, NEYE TUTUNURSUNUZ?
Dünyanın sonu gelmişti. Hayatta kalmayı başaran altı öğrenci Cortege Lisesi’ne sığınmıştı ancak dışarıdaki ölüler kapıları yumruklayıp dururken orada da rahat etmelerine imkân yoktu. Her şey tek bir ısırığa bakıyordu. Bir insanı öldürmek ve eski hâlinin korkunç ve ölüm saçan bir versiyonu olarak geri getirmek için tek bir ısırık.
Altı ay önce hayatı altüst olan ve o günden beri yaşamaya devam etmek için bir neden bulamayan Sloane Price için kulağa o kadar da kötü gelmiyordu bu. Sabırsızlıkla barikatların yıkılmasını beklerken ya da kendini dışarıda kol gezen ölümün kollarına atmanın bir yolunu bulmaya çalışırken, gerçekten yaşamak isteyen beş kişinin gözünden kıyamete tanıklık etmek zorunda kalacaktı.
Ancak günler geçtikçe, hepsinin hayatta kalma motivasyonları şaşırtıcı şekillerde değişecek ve çok geçmeden grubun kaderini dışarıda olup bitenler değil, içerideki öngörülemez ve şiddetli yaşam –ve ölüm– mücadeleleri belirlemeye başlayacaktı. Sloane, ölümün bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldığı bir dünyada, yaşama bambaşka bir açıdan bakmayı öğrenebilir miydi?
“Kahvaltı Kulübü, George Romero’nun tarzıyla birleşirse...” ―Publishers Weekly, starred review
“Bu Bir Tatbikat Değildir hem çekici hem de fena hâlde üzücü. Kalbinizi paramparça edecek ama bir şekilde onu tekrar birleştirmeyi de başaracak.” ―Daisy Whitney
“Courtney Summers genç yetişkin kitapları alanında müthiş bir yetenek. Bu Bir Tatbikat Değildir beni gözyaşlarına boğdu, insanların ortasında şaşkınlık tepkileri vermek zorunda kaldım. Soluk soluğa okudum, neredeyse kalbimi durduracaktı. Summers’ın sesi duygu yüklü ve yaklaşan zombi kıyameti için son derece gerçeğe uygun bir kurgu.” ―Nova Ren Suma
“Courtney Summers’ın anlatımını tanımlayan yetkinlik ve sadeliğe bu kez paranormal unsurlar da eklenmiş. Tüm bunlar bir araya gelince elimden bırakamadığım hızlı, heyecanlı bir hikâye çıkmış ortaya. Kitabı bitirdiğinizde siz de benim gibi meselenin hayatta kalmaktan çok daha fazlası olduğunu fark edeceksiniz.” ―Julie Cross
“Merak uyandırıcı... Saldırgan zombilerin arasında intihara meyilli bir gencin portresini çizmek sanatsal cesaret ister ama Summers’ın riskli seçimler konusunda sağlam bir geçmişi var... Sıradışı ve sürükleyici.” ―Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4201954c-6343-447e-89c9-833afa14f67b.jpg</image:loc>
            <image:title>Weyward</image:title>
            <image:caption>Weyward
 
Emilia Hart
 
BEN BİR WEYWARD&apos;IM
VE BENİM YARADILIŞIM VAHŞİ.

2019: Karanlığın örtüsü altında Kate, büyük halasından miras kalan Weyward Kulübesi’ne gitmek için Londra&apos;dan kaçar. Tüm duvarları kaplayan sarmaşıkları ve bakımsız bahçesiyle bu yıkık dökük kır evi, Kate&apos;in istismarcı erkek arkadaşından oldukça uzaktadır. Ancak zamanla halasının bir sırrı olduğundan şüphelenmeye başlar. 17. yüzyıldaki cadı avlarından bu yana kulübenin ve bahçenin içinde gizlenen bir bilgi vardır.

1619: Altha, inek sürüsü tarafından ezilerek öldürülen yerel bir çiftçi nedeniyle yargılanmayı beklemektedir. Altha&apos;nın annesi, küçük bir kızken ona doğal dünyaya dair pek çok kadim şifa yöntemi öğretmiştir. Ancak sıradışı kadınların her zaman tehlikeli olduğu düşünülmüştür. Altha&apos;ya karşı büyücülük kanıtları sunulmuştur; genç kadın, özgürlüğünü yeniden elde etmek için tüm güçlerini kullanması gerektiğini bilmektedir.

1942: İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken Violet, ailesinin büyük ve harap malikânesinde adeta mahsur kalır. Toplum gelenekleri tarafından deli gömleğine bürünmüş bir halde, erkek kardeşinin aldığı çağdaş eğitimi ve ölmeden önce delirdiği söylenen annesini özlemektedir. Violet&apos;in annesine dair sahip olduğu tek iz,  üzerinde W harfi olan bir madalyon ve yatak odasının zeminine kazınan kelimedir.

17. yüzyıldan günümüze kadar üç olağanüstü kadının hikâyesini bir araya getiren Emilia Hart&apos;ın Weyward&apos;ı, kadınların dayanıklılığını ve doğal dünyanın dönüştürücü gücünü konu alan büyüleyici bir roman. Ataerkilliğin tarih boyunca kadınları sınırlamaya çalıştığı yolları ve kadınların kendi özgürlükleri için buldukları çözümleri yakalayan, tarihsel kurgu ile modern feminizmin başarılı bir karışımı.
 
 
“BELKİ BİR GÜN, DAHA GÜVENLİ BİR ZAMAN GELİR ÇATAR. KADINLARIN YERYÜZÜNDE YÜRÜYEBİLDİĞİ, GÜÇLE PARLADIĞI VE YİNE DE YAŞAYABİLDİĞİ ZAMANLAR…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39671102-1016-4607-992e-dde6e14bc389.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Benlik</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ahlak ve kişilik teorisi için kaçınılmaz bir gereklilik olan benlik kavramı, George Herbert Mead perspektif inden ele alınmaktadır. Düalist kuramların ruh-beden ayrımını nakzeden bütüncül, tekçi bir benlik kuramını savunan Mead, benliği zaman, eylem, bilinç, birey, toplum vb. kavramların kilit rol oynadığı bir bütünlük içerisinde temellendirir. Benlik, dış dünyadan, zamansallıktan ve eylemsellikten soyutlanarak açıklanabilecek bir hususu değil, insanın süreç içerisinde eylemsellik yoluyla kendi türünden ötekinin tutumunu ve perspektifini almak suretiyle öğrenebildiği dinamik, inşa edilebilen ve uyarlanabilen bir hususu ifade eder. Analitik ayrımlar olarak özne ve nesne benliklerin hem kendi içinde hem de doğa ile bütünleşik oluşunu ifade eden sosyal benlik, aynı zamanda ahlakiliğin de koşulu olarak kabul edilir. 
Bu kitapta neler var? 
• Düşünce tarihinde benlik sorunu ve benlik teorileri 
• George Herbert Mead’in felsefesinde gerçeklik anlayışı 
• George Herbert Mead’in zaman kuramı 
• Sosyal benliğin temellendirilmesi 
• Sosyal benliğin oluşumu ve gelişimi 
• Benliğin bütünlüğü 
• Benlik ve toplum ilişkisi • Benlik ve ahlak ilişkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39561800-f36b-4e58-bc6c-81ff5ae78660.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormandaki Sır</image:title>
            <image:caption>Onlar bir seri katili hapishaneye gönderdiklerinde on bir yaşındalardı. Kahramandılar… Ama yalancıydılar.
 
Chester kasabasında üç yakın arkadaş; Naomi, Olivia ve Cassidy yaz boyunca ormanda dolaşıp Tanrıça Oyunu adını verdikleri ritüellerin peşinden gider. Ama yaz, içlerinden biri saldırıya uğrayıp on yedi yerinden bıçaklanınca aniden sona erer. Mucizevi bir şekilde hayatta kalan Naomi, ona zarar veren adamı teşhis eder ve kızların tanıklıkları, altı kadını öldürmekle suçlanan Alan Michael Stahl’ı hapishaneye gönderir.
 
Seneler sonra Stahl hapishanede ölünce üç kız, Olivia’nın isteği üzerine tekrar kasabada bir araya gelir. Olay gününden beri kimseye söyleyemedikleri bir sırları vardır. Olivia, her şeyi anlatmak için harekete geçmek üzeredir ve ne kadar tehlikeli olursa olsun, Naomi de o gün ormanda tam olarak neler yaşandığını öğrenmeye kararlıdır.
 
Yirmi iki yıldır sakladıkları bu sır, bütün gerçekleri ortaya çıkarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4a739c-9bcb-4d82-80ae-78ee8246c342.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar küçük bir tahta kurdunun kalbini kırmıştı. 
Hatta sadece kalbi kırılmamıştı tahta kurdu Parlak’ın. 
Yuvasından da ayrılmak zorunda kalmıştı. 
Rüya Ormanı’ndaki evine dönmek istiyordu, ama umudu iyice azalmıştı. 
Ta ki Nisan, bu davetsiz misafirin sesini duyana kadar… 
 
 
Nisan, Rüya Ormanı’na doğru yürüdü. 
Parlak’a “İstersen dışarıyı izleyebilirsin. 
Küçük şeyleri genelde kimse fark etmez,” dedi. 
“Ama sen fark ettin Nisan,” dedi Parlak. “Hem fark ettin hem de sesimi duydun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00832785-4ab4-4c67-939f-4538d0afd851.jpg</image:loc>
            <image:title>El Sensin Alem Senin İçinde</image:title>
            <image:caption>Siz henüz kendi gücünüzün, kendi yolunuzun ve yolculuğunuzun farkında değilseniz, gerçekten içinize ayna tutamıyor ve gördüğünüzle yüzleşemiyorsanız, varlığınızı tüm benliğinizle kabullenip sonra düzeltmeye geçemiyorsanız, hep arada, aralıkta kalmaya devam edersiniz. Neye inanırım biliyor musunuz? İnsan kusursuz değil, kusurludur. İnsan olmak farkında olmakla ölçülüdür. İnsan değişmek, dönüşmek, gelişmek zorundadır. O zaman insan olabilir, o zaman ehlileşir. 
  Yarış her daim kendinle, varış her dem kendinedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82b4cb84-e10e-4635-93ab-523ddd146302.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlara Kafesten Bakan Kuşlar Vardı</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir özlemi vardı. 
Mevsimleri, belki uçsuz bucaksız kırları, 
O kırlara kafesten bakan kuşlar vardı. 
Anne dizinde başını özleyen vardı. 
Gençliğini özlerdi bazıları. 
Özlenecek bir de insanlar vardı, Toprak vardı, belki eski bir mezar taşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59a4126d-e2f4-4d54-b896-ecc1a6d40cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür</image:title>
            <image:caption>“Biz ne yapıyoruz Bahar? Ben bununla nasıl baş edeceğim?” 
“Yapmazsak ne olur, onu sana söyleyeyim istersen… Hayatının bir gününde uyanıp cesur davranmadığını, bu fırsatı reddettiğini ve korkularınla yüzleşmediğini fark edeceksin. Asıl bununla baş edebilir misin? Ölene dek bu pişmanlığı yaşayabilir misin? Emin ol, şimdi geri adım atarsan, şimdi pes edersen bunu yapmamış olmanın pişmanlığı geri kalan tüm günlerini dolduracak… Ve tabii ki bir kurban olarak ölmenin acısı!” 
  Özgür, baştan sona sizi sorgulamaya âdeta mecbur kılan; nedenlerin ve sonuçların, hatta sonuçlara maruz kalan kahramanların birbirinde eridiği bir roman. Özlem Nafile Paltacı, psikiyatrist kimliği ile romancı kimliğini harmanlayıp, okura istismarın anatomisini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0810103-4afc-4544-88c9-978f16ee51dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Öyküler: Pencere Filozofu</image:title>
            <image:caption>Pencereden ayrılıp kendi kendine konuşarak mutfağın kapısına gelmişti. Kapıya tuhaf tuhaf baktı. Bu bakışından kendisi de korktu, yoksa deliriyor muydu? Konuşmaya başladı: “Kapı ne demekti? Kapı; eşikti, sınırdı, başka bir yere veya bir şeye geçişti. Ne oluyor bana? Niye böyle konuşuyorum? Evet buldum!” Gülmeye başladı ama suratını gören birisi olsaydı eğer, ağladığını söylerdi. “Yalnızlık deliliğin kapısıdır…” 
  Pencere Filozofu, dokuz öykü ile varlık felsefesinden sanat felsefesine, ahlak felsefesinden bilgi felsefesine kadar birçok konuyu öykülerin içine sığdırarak, sorgulama kavramını somutlaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea302da1-d168-442f-8f38-f42ae3afe621.jpg</image:loc>
            <image:title>Ülkü’nün Dönüşü</image:title>
            <image:caption>İki kadın da sahneye itilivermiş ve repliklerini unutmuş oyuncular gibiydi… Ya da savaş alanındaki iki acemi er… Ne yapmaları gerektiğini bilemiyorlardı. Birbirini çok özlemiş eski iki arkadaş gibi de davranabilirlerdi; biri haklı diğeri haksız iki rakip gibi de. Ülkü kendini tartmaya çalışırken içinden de “Böyle düşünmemiştim,” diyordu. Ama hiçbir şekilde düşünmemişti zaten. Öngörüsü olacak bir durum değildi bu, tek bildiği kapının zilini çalmaktı. Sonrasında yaşanacaklar doğaçlama olmak zorundaydı ve bunu bilerek gelmişti. 
 
Yüzleşmeler, yüzleşememeler, açığa çıkan gerçekler, kırgınlıklar... Ülkü, hayatının çizgisini değiştiren iki kişiden çok kendisiyle, geçmişiyle, seçimleriyle yüzleşiyor. Nuray Şenol nahif diliyle bir kadının intikamına yeni bir boyut kazandırarak kurbanların ve faillerin birbirinde erimesini sağlıyor. 
  Ülkü’nün Dönüşü, okuru, mazinin derinliklerinde birer hayalet gibi dolaşan anıların peşinden koşmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6203fa-470d-4d66-9458-405311b4eba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İmparatoks</image:title>
            <image:caption>BAĞLILIK SERİSİNİN HEYECAN DOLU SON CİLDİ: SON İMPARATOKS 
Akım keşfedilene kadar ışık hızından daha hızlı yolculuk etmek, fizik kurallarına göre mümkün değildi. Akım’dan sonra ise insanlık onu kullanarak birbirlerine milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki farklı yıldız sistemlerine yerleşmeye başladı ve artık bin yıllık olan imparatorlukları Bağlılık’ı kurdu. İmparatorluğun ayakta kalabilmesi için de bağlantıyı sağlayan Akım nehirleri şarttı; bu sayede hem birbirlerine ihtiyaç duyuyor hem sistemlerarası savaş engelleniyor hem de imparatorun tek güç sahibi olarak kalması sağlanıyordu. 
 
Şimdi Akım nehirlerinin, yani İmparatorluk gezegenlerini birbirine bağlayan yıldızlararası yolun çöküşü iyice hız kazanmıştı. Tüm yıldız sistemleri ve milyarlarca insan, medeniyetin geri kalanından kopmaktaydı. Bu çöküş her ne kadar bilimsel açıdan öngörülmüşse de, birçok kişi hâlâ insanlığın en büyük imparatorluğundan çıkar sağlamaktan başka bir şey düşünmüyordu. İmparatoks II. Grayland insanları yoksulluk ve izolasyondan kurtarmak için çabalarken onu tahtından etmeye çalışanlar ise tüm güçleriyle saldırıyordu. Grayland ve onun sayısı giderek azalan müttefikleri, tüm insanlığı kurtarmak için elde avuçta ne varsa kullanmak zorundaydı. Ama bu yeterli olacak mıydı? 
 
Grayland medeniyetinin kurtarıcısı mı... yoksa taç takan son imparatoks mu olacak? 
 
“Bilim, tarih ve politikanın eğlenceli karakterler ve heyecan verici entri­kalarla buluştuğu enfes bir bilimkurgu!” 
—LIBRARY JOURNAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e04f6d-e5ad-4794-8d2a-604ef297405d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bataklık</image:title>
            <image:caption>“Merak ediyordum, acaba bu adamın kalbinde tutku denen bir şey var mıydı? Diğer insanlar gibi bu adam da hiç ağlamış, öfkelenmiş ve şaşırmış mıydı? Kocamın soğuk kişiliği karşısında sadece avutulamaz bir yalnızlık hissetmekle kalmayıp farkına bile varmadan içimde şeytanî bir merak duygusu uyanmıştı. Bu duygu, benim önceki aşk ilişkimin, Mitsuko-san’la yaşadıklarımın ve sonrasındaki olayların kaynağı olmuştu.” 
 
20. yüzyıl Japon edebiyatının devlerinden, büyük eserlerin yaratıcısı Cuniçiro Tanizaki, kariyeri boyunca ülkesinde döneminin en büyük yazarı olarak kabul gördü, daha sonra ise Haruki Murakami, Yasunari Kavabata ve Yukio Mişima’yla birlikte savaş sonrası Japon edebiyatının “büyük dörtlü”sünden biri olarak anıldı. Eserlerinde kadın erkek ilişkilerini, erotizmi ve saplantıları cesurca işleyen Tanizaki, Bataklık’ta kıskançlık ve aldatma üzerine gerilim dolu bir hikâye anlatıyor. 
 
Sonoko, heyecansız bir evliliği olan kültürlü bir Osaka kadınıdır. Şehirde bir sanat kursuna gitmeye karar verdiğinde, zeki olduğu kadar güzel ve karizmatik bir kadın olan olağanüstü Mitsuko’yla tanışır. Sonoko, Mitsuko’ya âşık olur ve ikili tutkulu bir ilişkiye başlar. Başta her şey güzel giderken Sonoko kısa süre içinde kendisini seks, aşağılama ve aldatmacadan oluşan bir bataklığın içinde bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e663e4-8aa6-46b5-93d3-e14796120e19.jpg</image:loc>
            <image:title>Nobelli Yazarlar Seti</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü yazarların en sevilen kitapları bir arada
 
Albert Camus’nün bir 20. yüzyıl klasiğine dönüşen eseri Yabancı,
 
Annie Ernaux’nun nadir görülecek türden bir yüzleşme deneyimi sunan metni Yalın Tutku,
 
Gabriel García Márquez’in toplumsal bir ruh çözümlemesi yapan ölümsüz yapıtı Kırmızı Pazartesi, 

Hermann Hesse’nin aydınlanma ve özbenlik arayışını anlatan romanı Siddharta, 

Knut Hamsun’un “insan ruhunun keşfedilmemiş çatlakları”nı açığa çıkaran kitabı Açlık şimdi tek bir sette.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7369157c-7876-4344-81ce-7617c5cfc7ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Portakalı Üçlemesi Seti</image:title>
            <image:caption>Vasconcelos’un biricik kahramanı Zézé’nin maceraları şimdi tek bir sette 
Küçük Zézé’nin kalpleri ısıtan unutulmaz hikâyesinin başlangıcı Şeker Portakalı, 
hüzün ve umudu rengârenk bir serüvene dönüştüren Güneşi Uyandıralım 
ve gençliğe, özgürlüğe dair akıllardan çıkmayacak bir hayat dersi veren Delifişek özel kutusunda okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9111281c-f2a7-45b1-ae6c-b514795bed0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siber Güvenlik Yönetimi Tehditler ve Önlemler</image:title>
            <image:caption>HERKES İÇİN SİBER GÜVENLİK 
                                             Geleceğin güçlü ülkeleri, bilişimde kendisini geliştiren ve veriyi yönetebilenlerin yanı sıra siber uzaydan gelecek saldırılara karşı bilişim altyapılarını ve verilerini en iyi koruyabilen ülkeler olacak. Siber güvenlikte en zayıf halkalardan biri siber güvenlik bilinci gelişmemiş bireyler. Bu kitapta siber uzayda kolaylıkla alınabilecek önlemler sayesinde bireylerin siber güvenliğe ilişkin nasıl etkili bir korunma ortamı oluşturabileceğini ve bunun da ülke güvenliği açısından ne denli önemli olduğunu okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82aff8e3-5499-4974-ba79-ffd1c0608b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yaprağım</image:title>
            <image:caption>Her gün, farklı ruh hâlleri, farklı duygular yaşarız. Bazı günler her şey yolunda gider ama bazı günler hiç de öyle değildir. 
 
Hepimiz dönen ve savrulan, düşen ve uçan yapraklar gibiyiz ama hepimizin bir dala, kucaklandığımız ve sevildiğimiz bir yere ihtiyacı var. 
 
2021 yılında İtalya’nın en önemli çocuk ve gençlik edebiyatı dergisi Andersen tarafından verilen Andersen Ödülü’nü 0-6 yaş grubu en iyi kitap dalında kazanan bu kitap okurunu sımsıkı kucaklıyor. Çocukları edebiyat, resim, fotoğraf, tasarım gibi sanat dallarının dünyasında muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e38898b4-3fe3-4c3b-b7c7-e7063541f6ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatında Ekonomik Kaynaklı Göç Konulu Eserler Üzerine İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Göç, tüm insanlığı ilgilendiren evrensel bir olgudur. Çeşitli sebeplere dayalı olan göç konusu farklı bilim dallarında olduğu kadar edebi eserlerde de ele alınmıştır. Destanlarda, türkülerde, halk hikâyelerinde olduğu gibi göç konusu Batı’dan edebiyatımıza girmiş olan modern türlerde de sanatçıların ilgisini çekmiştir. Farklı sebeplerle yaşanan göç olgusunun temel sebeplerinden biri de kuşkusuz ekonomik kaynaklı göçlerdir. Ülkemizde özellikle 1950’li yıllardan itibaren köyden kente ya da yabancı ülkelere göçün en güçlü motivasyonu elbette ki ekonomik sebeplerdir. Artan nüfusa paralel olarak ortaya çıkan işsizlik, ülke içinde çarpık kentleşmeye sebep olurken yurt dışına göçün de farklı sonuçları olmuştur. Bu kolektif çalışmada ekonomik kaynaklı göçlere değinen edebi eserler üzerine yazılmış on sekiz ayrı makale bulunmaktadır. Seçilen eserler, sanatçıların göç meselesine bakışını ortaya koyduğu gibi Türk edebiyatına da zengin bir kaynak oluşturmaktadır. Ağırlıklı olarak Almanya’ya göçe temas eden eserler ile köyden kente göçe dikkat çeken eserler üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bu tarz çalışmaların savaş, sürgün vb. çeşitli sebeplerle özellikle Anadolu’ya gerçekleşen göçlerle ilgili de yapılabileceği düşüncesindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/751f9df9-5098-4fcc-bccb-c29a189a7569.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafız</image:title>
            <image:caption>Hassas bir adam... Çiçekçi... 
Bağlanamıyor kimseye. 
Kendi kalabalığından bile korkuyor. 
Düşünceleri daldan dala uçuyor, şarkılar eşliğinde...  
Adı Talip... 
 
Dünyası sadece kendisinin hissettiği bir depremle altüst oluyor... 
Sarsıntının muradı belli: İçinden dışına çıkmaya zorluyor onu... 
Bunu da dedesinin vasiyeti aracılığıyla yapıyor:
Hafız ol! 
 
Bir de Damla var tabii... Her gördüğünde ona bin soru, bin bir duygu bırakan liseli kız. 
Aşk kokusu yayılıyor havaya. 
Ne yana dönse o koku kaybolmuyor.  
 
Talip’in önünde yollar çatallanıyor; hangisine girecek belirsiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aecc023-e1cb-4fd8-83be-6bf1c3cc0af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Toplum, Şehir ve Ticaret 1</image:title>
            <image:caption>14. yüzyılın başlarında kurulan Osmanlı Beyliği, çok kısa sürede beylikten 
devlete ve yaklaşık iki buçuk asır sonra da cihan devleti hüviyetine 
bürünmüştür. Takdire şayan bu başarının sırrını bu süreçteki 
sultanların uygulamaya koydukları siyasi, askeri ve iktisadi politikalarında 
aramak yanlış olmasa gerektir. Türk ve Avrupa tarihinde 
müstesna bir safhayı teşkil eden bu başarılar, yalnızca devletin 
mukadderatını tayin etmekle kalmamış aynı zamanda kendisinden 
sonraki dönemlere de tevarüs etmiş neticelere kapı aralamıştır. 
Siyasi ve askeri başarılarla geniş bir sahada çok kültürlü muazzam 
bir medeniyet inşa eden Osmanlı Devleti’nin şehirlerinin, toplum 
yapısının, iktisadî ve idarî yapısının, siyasi ve askeri faaliyetlerinin, 
dönemsel gelişim ve dönüşüm süreçlerinin iyi tespit ve analiz edilmesi 
zaruriyeti bulunmaktadır. Hatta Türklerin ve Osmanlı hâkimiyeti 
altında yaşayan diğer toplulukların tarihini iyi anlamak arzusu 
bu zaruriyetin derecesini daha da arttırmaktadır. Gerçi Osmanlı 
arşivlerinden istifade etmenin önceki dönemlere nispeten daha 
kolaylaşması, literatür taramasında teknolojik imkanların artması, 
akademik çalışmalarda dikkate değer artışın yaşanması Osmanlı 
tarihi araştırmaları adına önemli ve güzel gelişmeler olarak dikkat 
çekmektedir. Bununla birlikte siyasi ve askerî tarih araştırmalarından 
sosyal ve kültürel tarih araştırmalarına yönelik eğilimin yaşanması 
da Osmanlı tarihini daha iyi anlamak ve analiz etmek adına önemli 
bir gelişme olarak kabul edilebilir. 
Son dönemlerde Osmanlı Devleti&apos;nin toplum, şehir ve ticari 
hayatına dair çalışmalar niceliksel ve niteliksel bakımdan önemli 
bir aşama kaydetmiş olmakla birlikte bu konularla ilgili çalışmaların 
devam etmesi gerekliliği ortadadır. Bu maksatla Osmanlı’da toplum, 
şehir ve ticari hayatına dair hazırlanan bu eser, nacizane, bu amaca 
bir katkı sunmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539b2df0-ddb8-4cbc-9afd-b88a1a892b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Toplum, Şehir ve Ticaret 3</image:title>
            <image:caption>Siyasi ve askeri konuların sıklıkla ele alındığı Osmanlı tarihinde günümüzde yeni bir ekolün yaklaşımı olarak sosyo-iktisadi alana eğilim artış göstermiştir. Son yıllarda arşiv kayıtlarının araştırmacılara daha düzenli ve ulaşılabilir bir duruma getirilmesi ilgili alanda yapılan çalışmaların artmasına vesile olmuştur. Ayrıca siyasi ve 
askeri meselelerin izahının yanında Osmanlı’nın sosyal ve iktisadi yaşantısının irdelenmesi gerektiği zarureti bu artışı tetiklemiştir. Bugün ilgili alanda ortaya konulmuş çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Ne var ki bunların yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Hatta sosyo-iktisadi araştırmaların oldukça dağınık bir vaziyette 
olduğu söylenebilir. Bu düşünceden hareketle hem ilgili alana katkı sağlamak hem de Osmanlı sosyal-iktisadi tarihiyle ilgili güncel çalışmaları bir arada tutmak maksadıyla böyle bir kitap projesine başvurulmuştur. Bu kapsamda Osmanlı’da Toplum, Şehir ve Ticaret I başlığı adı altında 2021 yılında ilk nüshası, 2022 yılında da ikinci nüshası yayın hayatına kazandırılmıştır. Bu vesileyle ilgili çalışmalarda emeği geçen araştırmacılara 
tekrardan şükranlarımızı arz ederiz. Bununla birlikte Osmanlı’da Toplum, Şehir ve Ticaret III çalışmasına teveccüh gösteren ve alanda özgün çalışmalarıyla katkı sunan yazarlara teşekkürü bir borç biliriz. Son olarak bu kitap çalışmasının amacına ulaşmasını temenni eder, Osmanlı sosyo-iktisadi tarihine katkı sunmasını ümit 
ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c20ec444-2f72-44b1-86c1-2ce9c14f88e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadan Kaybolan Fil</image:title>
            <image:caption>“Sana yardım etmeme izin verirsen bir şeyler değişebilir” diye fısıldadı cüce. 
“Nasıl bir yardım bu?” diye merakla sordum hemen. 
“Dans etmek. O kız dansı seviyor. Bu yüzden o kızın önünde iyi bir şekilde dans edersen o kız senin olur… Bir yolu var. Eğer o kızı gerçekten istiyorsan. İstiyor musun?” 
“Evet, istiyorum” dedim. 
“Zor bir şey değil. Ben senin içine gireceğim. Senin bedenini ödünç alarak dans edeceğim.”  
“Ama bu dediğin gerçekten yapılabilir mi?” 
“Yapılabilir. Bunu yaparsam o kız kesinlikle senin olur. Sana garanti ederim. Sadece o kız değil. İstediğin her kız senin olabilir. Ama bir şartım var. Öyle zor bir şart değil ama yine de bir şart…” 
“Nasıl bir şart bu?” 
“Önce bedenine gireceğim, sonra dans salonuna gidip o kızı dansa kaldıracağım. Sonra senin için o kızı elde edeceğim. Bu sırada sen tek kelime bile etmeyeceksin… Hiç ses çıkarmayacaksın. Şartım bu.” 
 
Haruki Murakami’nin 1980-1991 yılları arasında yazdığı, 17 öyküden oluşan Ortadan Kaybolan Fil, kitap olarak önce İngilizce yayımlandı. Kitap haline gelmeden önce öykülerin bazıları The New Yorker, Playboy gibi dergilerde yer aldı. Ortadan Kaybolan Fil Haruki Murakami edebiyatının kaynaklarına dair çok önemli ipuçları veren, yazarın 1Q84, Zemberekkuşu’nun Güncesi gibi kült eserlerinin çıkış noktası olan öykülerin yanı sıra Şüphe adıyla filme uyarlanan “Ambar Yakmak”ın yer aldığı, Murakami hayranlarının uzun zamandır beklediği bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46748efe-5a3f-4066-b833-29e1b90431f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi Öldüğünde: Kalıcı Lozan Barışı</image:title>
            <image:caption>Temmuz 1923&apos;te İsviçre&apos;de imzalanan Lozan Antlaşması, Türkiye’nin modern ulus devlet olmasını resmîleştirdi ve düvel-i muazzama bunu kabul ettirdi. Bu kurucu anlaşma Türkiye açısından kuşkusuz çok başarılıydı ve avantajları büyüktü ancak o ölçüde başka gruplar için bedelleri olan da bir anlaşmaydı. Antlaşma, modern Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin sınırlarını belirmenin yanı sıra Osmanlı sonrası oluşan ulus devletlerin sınırlarını, siyasi sistemlerini ve vatandaşlık anlayışlarını da tanımlamıştı. Kieser, bu Antlaşma’yla “kendi kaderini tayin hakkı”nın nasıl yalnızca muzafferler için, onlar ihtiyaç duyduğu müddetçe geçerli olacağını bizlere derinlikli bir biçimde anlatıyor. Aynı zamanda Lozan ile birlikte demokrasiye, çokkültürlülüğe ve çoğulculuğa doğru giden yolların nasıl tamamen kapanıp mühürlendiğinin de tarihsel bir panoramasını ortaya koyuyor. 
Bu çalışma, Lozan Antlaşması’nın özgün bir yorumunu sunuyor. Büyük Savaş sonrası dönemde iki yeni rejiminin ortaya çıkışını anlamamızı sağlıyor: Bolşevik Sovyetler Birliği ile birlikte kendilerini gelecek antidemokratik çağın temel direkleri olarak gören İtalya&apos;da faşizm ve Türkiye&apos;de Kemalizm. 
Hamit Bozarslan - EHESS, Sosyal Bilimler İleri Araştırmalar Okulu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9387fc35-adc3-49cc-9e99-5c6575cb4c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Etik Nedir?</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinde, ahlaki yönden doğru eylemleri doğru olmayanlardan ayırt etmeyi sağlama iddiasıyla onlarca teori öne sürülmüştür. Bunların hepsi yol gösterici olmakla birlikte hiçbiri ahlaki doğruluk konusunda henüz kesin ve yanılmaz bir ilke ortaya koymuş değil. Elinizdeki kitap ise bu klasik ve çağdaş etik teorilerinden başlıcalarını konu ediyor, her birinin argümanlarını incelikle değerlendiriyor, olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendiriyor ve en önemlisi de ahlak felsefesiyle neden ilgilenmek gerektiği sorusunu yanıtlamaya çalışıyor: Doğru eylemin nasıl olması gerektiğine karar vermeye çalışırken başvurduğumuz ilkelerin tutarsızlıklarını gösteriyor ve bu ilkelerin yol açtığı beklenmedik sonuçlara dikkat çekiyor. Bu sırada da eylem faydacılığı, Kant etiği, biçimcilik, sözleşmecilik, görecilik gibi normatif etik teorilerini ve doğalcılık, gayridoğalcılık ve duyguculuk gibi metaetik teorilerini okurlara tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77be5955-fe10-4c4b-91f3-45a8a2d86a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet</image:title>
            <image:caption>— 2010 Murasaki Shikibu Ödülü — 
— 2022 Booker Ödülü kısa liste — 
“Hep acı çektiğimiz için, başkasını incitmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz.” 
 
14 yaşında ortaokul öğrencisi sürekli olarak sınıftaki bir grubun ağır zorbalığına uğrar ama yardım istemeyip sessizce acı çeker. Onu anlayan tek kişi Kojima adlı bir kızdır çünkü Kojima da kötü muamele görür. Aralarında başlayan arkadaşlıkta teselli bulup yakınlaşırlar. Ancak ortak noktanın korku olduğu bir arkadaşlığın doğası nihayetinde nedir?  
 
Japonya’da ilk kez 2009 yılında yayımlanan, 2010’da kadın edebiyatçılara verilen Murasaki Shikibu Ödülü’nü alan, İngilizce çevirisiyle 2022’de Uluslararası Booker Ödülü kısa listesine giren Cennet, arkadaşlık, aile ilişkileri, şiddet ve güç üzerine sarsıcı bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21852794-443d-4bac-add2-082cad48cbe0.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’u Kaybetmek</image:title>
            <image:caption>Mostafa Minawi, ödüllü bu çalışmasında bir zamanlar çokkültürlü bir yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesiyle imparatorluk başkentindeki evlerinden hatta kimliklerinden vazgeçmek zorunda kalanların tarihini anlatıyor. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun son yıllarının alternatif bir tarihini sunan İstanbul&apos;u Kaybetmek, imparatorluk düzeninin yıkılış tarihinin bireylerin tarihiyle nasıl kesiştiğini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. 
 
Mostafa Minawi, Arap-Osmanlı imparatorluk deneyiminin kayıp gelecekleri ve gözden kaçan mirasları hakkında ustaca ve büyüleyici bir anlatım sunuyor. İstanbul&apos;u Kaybetmek bize geç dönem Osmanlı tarihini Türk milliyetçi anlatılarından nasıl kurtaracağımızı ve emperyalizmin yüksek çağının küresel entelektüel ve siyasi tarihine dair çok daha zengin bir anlayış kazanmayı öğretiyor. 
Cemil Aydın, Kuzey Carolina Üniversitesi 
 
Ortadoğu ve Afrika&apos;nın gerçekten rahatsız edici bir döneminin kısmen biyografisi, kısmen siyasi coğrafyası ve kısmen tarihi olan İstanbul&apos;u Kaybetmek, Osmanlı İmparatorluğu&apos;ndan yeni Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne kadar hayatta kalamayan hayatları ve yakın ilişkileri ortaya koyuyor. Mostafa Minawi harika bir kitap yazmış —özenli, zengin ve benzersiz. 
Eve Troutt-Powell, Pensilvanya Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f0aefc-ec86-4790-b756-02194199292a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızıyı Görmek</image:title>
            <image:caption>Kırmızı bir perde görmek insana dünyaya dair bir şey söyler. Ama zihinde yeni bir olguya da yol açar: zihnimizdeki bir duyuma, kırmızılık hissine. Geleneksel bilim bilinç duyumların nelerden oluştuğunu, bunları nasıl elde ettiğimizi veya bunlara nasıl sahip olduğumuzu bize henüz söylemedi. İşte bu kitap da bilincin amacını evrimsel bir perspektiften değerlendirmeyi amaçlıyor. Felsefe, psikoloji, biyoloji ve bilişsel bilim arasındaki sınırları zorlayan bu kitapta okurlar, bilinç hakkındaki yerleşik bilimsel kabullere meydan okuyan bir bakış açısıyla tanışacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3923aa2c-f8c0-4189-b466-2d0f202161db.jpg</image:loc>
            <image:title>L.O.L. Surprise! Glam Diary</image:title>
            <image:caption>L.O.L. Surprise! Glam Diary</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e59cf6d-4000-45fd-b70d-30e80dada7be.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütlü Vahşetin Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Doğumun fiziksel ve zihinsel sarsıntısıyla dünyaya geliyor, bedenimize ve zihnimize işleyen ölüm deneyiminin şiddetiyle dünyayı terk ediyoruz. Arada kalan “ömür” dediğimiz kısa süre zarfındaysa şiddetin bin bir yüzüyle karşılaşıyoruz: Bazen ona maruz kalıyor, bazen bizzat uyguluyor, bazen de sadece haberdar oluyoruz. Yine de birçok uzman bize insanlık tarihinin muhtemelen en barışçıl ve iyimser döneminde yaşadığımızı, hâl ve gidişatımızın pekiyi olduğunu telkin ediyor. Uygarlaşma sürecinin şiddeti azalttığı, Aydınlanma ilkeleri üzerine bina edilen karmaşık modern kurum ve örgütlerin çatışmaları yönetmeyi kolaylaştırdığı, insanın esenliğini artırdığı söyleniyor. 20. yüzyılın başından itibaren yaşanan İki dünya savaşı, etnik çatışmalar, soykırımlar, katliamlara rağmen istatistikler ve sayılar da onları doğruluyor. Eski çağların vahşi cinayetleri, ürkütücü tarihsel anlatıları ve mitleştirilen işkence usulleri karşısında şiddet azalıyor görünüyor. Peki, görünenle gerçek örtüşüyor mu? 
Bu kitapta, şiddetin azaldığı iddiasına meydan okuyan Malešević, şiddetin modern çağda azalmak şöyle dursun, aslında yükselişte olduğunu gösteren derinlemesine bir sosyolojik çözümleme sunuyor. Eldeki tarihsel, arkeolojik, antropolojik ve sosyolojik kanıtlardan ve vakalardan hareketle savaşlar, devrimler, soykırımlar ve terörizm gibi örgütlü şiddet eylemlerinin doğası ve şiddetin tanımı ve kapsamı hakkında bir tartışma açıyor. Weber, Elias, Foucault, Mann, Bourdieu, Collins, Pinker, Gat,  Skocpol, Shaw gibi alanın önde gelen isimleriyle hesaplaşarak modern toplumsal örgütlerin kitlesel şiddet eylemlerine halk desteğini seferber etmek amacıyla ideolojiyi ve dayanışma ağlarını nasıl kullandığını gösteriyor. Uzun vadede şiddeti, insanın mizacını ve toplumu şekillendiren süreçlerin ve yapıların net ve bütünlüklü bir manzarasını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8706b5d-f6c4-4066-b75d-92f252e47aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Ahlak Buhranı</image:title>
            <image:caption>Çok çeşitli orijinal kaynaklara dayanan bu çalışma, bize Birinci Dünya Savaşı sırasında bir İslam İmparatorluğu olarak Osmanlı’nın meşruiyeti açısından çok önemli olan genel ahlak meselesine ilişkin tartışmaların ve bu konudaki gerçeklerin tam ve çok katmanlı bir resmini sunuyor. 
Erik Jan Zürcher, Leiden Üniversitesi 
 
Az araştırılmış bir konu hakkında muhteşem bir sosyal ve kültürel tarih kitabı. Ahlaki gerileme ve Müslüman kimliği tartışmalarına odaklanan, cinsiyet ve aileye ilişkin politikaları araştıran Oğuz, bize Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Osmanlı iç cephesi ve bunun yol açtığı sosyokültürel dönüşüm hakkında özgün ve uzun zamandır beklenen bir analiz sunuyor. 
Daniela L. Caglioti, Naples Feredico II Üniversitesi 
 
Bu kitabın, Osmanlı&apos;nın Birinci Dünya Savaşı yıllarına ait sağlam empirik verilerini kullanarak, birbiriyle yarışan ahlak vizyonlarının ve ahlaki kriz üzerine artan söylemin kriz, çürüme, kargaşa ve dönüşüm içindeki bir toplumun durumunu nasıl ve neden yansıttığını anlamak için büyük bir katkı sunduğuna inanıyorum. 
M. Asım Karaömerlioğlu, Boğaziçi Üniversitesi 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yaşanan siyasi ve toplumsal krizin nedenlerini ve çözümlerini arayan ve bugünkü Türkiye&apos;ye miras kalan birçok fikrî cereyan ortaya çıktı. Her kesim kendi reçetesinde önce toplumun ahlak buhranına çare aradı. Çiğdem Oğuz, ideolojilerin uğrak noktası hâline gelen bu tarihsel olguya geç dönem Osmanlı siyasi düşünce tarihinden günümüz Türkiyesi’ne derinlikli bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b968217a-5ddf-4d95-bb4e-9bcb1fdd220c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı Varis</image:title>
            <image:caption>Kaçak bir kraliçe. Gönülsüz bir prens. Yıkıcı bir arayış. 
 
Yılan Savaşı’nın üzerinden sekiz yıl geçti. Ancak kuzeyde, Dişler Sarayı’ndan Leydi Nore, Buz İğnesi Kalesi’ni geri aldı. Orada, emirlerini yerine getirecek ve intikamını alacak canavarlar yaratıyor. 
Dişler Sarayı’nın küçük kraliçesi ve annesi üzerinde gücü olan tek kişi Suren, acımasız işkencelerden bıkıp insanların dünyasına kaçtı. Ormanda vahşi bir şekilde, tek başına yaşıyor ve unutulduğuna inanıyordu. Ta ki Fırtına cadısı Bogdana Suren’i bir gece sokakta kovalayana kadar. Şimdi Suren’i, bir zamanlar evlenme sözü verdiği Elfhame’in vârisi Prens Oak’tan başkası kurtaramaz. 
On yedi yaşına gelen Oak büyüleyici bir güzelliğe erişti. Onu kuzeye götürecek bir görevde ve Suren’den yardım istiyor. Ama Suren bu teklifi kabul ederse, bu, bir zamanlar tanıdığı çocuğa ve güvenemeyeceği bir prense karşı kalbini korumak ve arkasında bıraktığını düşündüğü tüm dehşetlerle yüzleşmek anlamına gelecek. 
Fantastik edebiyatın en sevilen ve en çok okunan yazarlarından Holly Black’in iki kitaptan oluşan yeni serisinin ilkiyle entrika, ihanet ve tehlikeli arzularla dolu Elfhame’in büyüleyici dünyasına geri dönün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/961f0f2f-ceb4-4174-8856-299eab1603d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün Bıyıklı Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Bıyık erkeğin süsüdür”, denir. Bu süs toplumsal ve ideolojik yükü ağır bir süstür. Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze değişen çehrelerin, âdeta toplumsal ve siyasi tarihin bir aynası olduğunu Doğan Gürpınar harika üslubuyla anlatıyor. 
Kitapta ele alınan tarih uzun 19. yüzyılın pos bıyıklarından ulus devlete geçişte kırpılan, gürleşen, sarkan ve tarihin sonunda kesilen bıyıklara kadar uzanıyor. 90’larda “şehirli erkek” tanımını her gün yeniden şekillendiren popüler kültür, bıyığı farklı kelime setleriyle karşılıyor: maço, kıro, erkeksi, köylü... Bugünlerde anlamı yalnız geçmişte bulan varoluş krizini ve nostalji hissini sermayeleştiren sağ ideolojilerle bıyık yeniden gündemde. Usturayı tutan el, görmek istediği toplumu önce erkeklerin yüzünde nakşediyor. 
Geç dönem Osmanlı’dan günümüz Cumhuriyeti’ne siyasi ve toplumsal tarihin alternatif okumasını sunan bu kitap, zengin yazılı ve görsel malzemesiyle tarihi bedeninde taşıyanların, yani bireylerin tarihine de yeni bir bakış getiriyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f6e12fc-2eb5-4be4-b019-78b239f291d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Geç</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan listesinin bir numaralı yazarı Colleen Hoover’dan takıntılı ve tehlikeli bir aşk hakkında nefes kesici bir psikolojik gerilim!
 
  Kırık insanlar bazen geçmişleri yüzünden önlerini göremezler.
Kırılmış olmak onlar için zayıflıktır, dolayısıyla da öfkelerine
sığınırlar. Bazıları da geçmişte onları kıran şeylerden uzaklaşmaya
çalışırken daha çok kendilerini geçmişte bulurlar.
 
Sloan’un hayatı doğduğundan beri kolay olmamıştı. Kendini bildi
bileli otizimli kardeşini uyuşturucu bağımlı annesinden korumaya
çalışıyordu. Erkek arkadaşı Asa, kardeşinin bakım masraflarını
üstlenmişti fakat Sloan, onun kirli parasının nereden geldiğinin
farkındaydı. Ama kardeşi için bu adama katlanmaya mecburdu.
Asa’nın da kendince onu sevdiğine inanmak zorundaydı ve o
da Asa’yı sevmek zorundaydı. Çünkü Asa’nın tehlikeli çevresinden onu koruyabilecek tek kişi yine Asa’ydı. Ta ki Carter gelene
kadar...
 
Hayatı boyunca sürekli mücadele etmiş, rol yapmaya alışmış Sloan,
Carter’ın aşkına güvenebilir miydi? Güvense bile bu aşkı yaşatabilir miydi? Asa gitgide kontrol edilemez bir hâl alırken acaba bu
cehennemden kurtulabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb8838b-a2b1-4e53-9ee8-de32f5317293.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Putlar</image:title>
            <image:caption>“Yazarımız Mehmet Ali Bulazar, ülkenin sıradan insanlarının yaşam koşullarını, o koşulların nedenlerini, sonuçlarını ç ok derinden algılamış, çözümlemiş, gözlemlemiş ve bu birikim ve açılımla öykülemiş, Erkeği de iyi biliyor kadını da, her iki tarafın da duygularına, özlemlerine, arayışlarına egemen. 
Bulazar’ın dili aydınlık, üslubu akıcı, kurgulaması yetkin, Türk Edebiyatına verecekleri olan bir yazar bana göre… Yazma azmi ve istenci onu çook yukarılara taşıyacaktır.” 
                                                                                                          Cazim Gürbüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c9cddf9-00b8-4e30-be12-283852e1a25a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikenli Teller Arasında Parmaklıklar Arkasında</image:title>
            <image:caption>Bu kitapçık, Berlin “Kızıl Bayrak” gazetesinin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda Almanya Komünist Partisi önderlerinden biri olan Werner Hirsch tarafından yazıldı ve 1934 yılında yayımlandı. 
Hirsc, “İllegal Anti-Faşist Savaşçılara Bir Söz” diye başlıyor sözlerine ve sonra devam ediyor: “Hitler Almanya’sının faşist cehennemlerinde 1,5 senelik tutukluluktan ve bu yolun bir istasyonundan diğerine 20 kere nakledildikten sonra bazı tecrübeleri derlemek ve göstermek istiyorum. Bunlar Almanya’da benim ve zindana atılmış başka anti-faşistlerin tecrübelerinin sonuçlarıdır. Belki böyle bir tasvir, faşist ülkelerde anti-faşistlere uygulanan teröre karşı mücadeleyi kolaylaştırmaya katkıda bulunabilir. Belki de bu deneyimler, tutuklanma şansızlığına uğramış devrimci işçilerin teröre karşı direncini kolaylaştırabilir.” 
Burada anlatılan, Hitler faşizminin ve faşist Alman burjuvazisinin sınırsız vahşeti karşısında binlerce üye ve yönetici yoldaşını kaybetmiş ama onurluca direnmiş ve düşmanının yenmiş bir partinin, Almanya Komünist Partisi (KPD)’nin tecrübelerinin sadece bir kesitidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e327b3-50b0-4ec5-9a93-b3dec303e3da.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yaşanmış Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>“Onun yüzyıllık bilgeliği bilim, tıp ve ruhla beslenmiştir.” -Dr. Robert Waldinger, New York Times çoksatan yazarı 
￼Dr. Gladys, 102 yaşında hâlâ mesleğini sürdüren bir hekim. O, bu kitapta, asırlık ömründen çıkardığı dersleri ve insan yaşamının nasıl daha iyi olacağına dair kendisine ilham kaynağı olan binlerce hastasının hikâyelerini bizlera anlatıyor. Altmış yılı aşkın hekimlik hayatının ardından Dr. Gladys, bu kitapta uzun, mutlu ve dolu dolu bir yaşamın tadını çıkarmak için altı uygulanabilir sırrını şöyle paylaşıyor: 
-Enerjinizi çılgınca harcayın 
-Tüm yaşam hareket üzerine kuruludur 
-Burada olmanızın bir sebebi var 
-Asla yalnız değilsiniz 
-Her şey sizin öğretmeninizdir 
-Sevgi en güçlü ilaçtır 
Dr. Gladys’in, kendi sıra dışı yaşamından paylaştığı mucizevi iyileşme öyküleri de oldukça büyüleyici. O, sadece sağlık ve şifa hakkında değil, aynı zamanda neşe içinde ve tatmin duyulan bir yaşam için neler yapılması gerektiği konusunda düşüncelerinizi etkileyip bakış açınızı değiştirecek. Kitap boyunca, sizlere sevgi dolu ve bilge bir büyükanne gibi eşlik edecek. 
 
“Etkileyici olduğu kadar öğretici de olan eşsiz bir eser.” -Dr. Edith Eger, New York Times çoksatan yazarı 
 
Etkileyici olduğu kadar aydınlatıcı da... Tıbbi bilgi ve yaşanmış deneyimleri bir araya getirmesi, pek çok kişi için oldukça faydalı bir rehber olacak. -Dr. Sara Gottfried, New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fb95687-4939-4e61-877e-68333cd105c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Dinleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kutsal metinler, insanoğlunun inşa etmiş olduğu eserler, resimler ve mimari aracılığıyla büyük dinlerin tarihini ve en önemli öğretilerini keşfedin. 
Farklı ibadet tarzlarının ve dinsel ilkelerin izini sürün; günümüzde varlığını sürdüren eski inançların benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyin. 
Büyük bir açıklık ve duyarlılıkla yazılmış olan bu resimli ve büyüleyici rehber, Klasik Dünyanın kadim mitolojilerinden Zerdüştçülüğe, Hıristiyanlıktan 
İslama kadar başlıca inanç sistemleri hakkında 
ayrıntılı bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d544abd0-3066-495d-b5af-6113a68399c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa : Arkeoloji</image:title>
            <image:caption>İnsanlar ne zamandan bu yana geçmişi merak ediyorlar ve neden merak ediyorlar? Arkeoloji kelimesi ilk ne zaman kullanıldı? İlk kazı ne zaman yapıldı? Arkeologlar nasıl çalışıyorlar? Bir arkeolojik eserin nerede ne zaman üretildiği nasıl anlaşılıyor? Neden birileri kendi topraklarında olmayan eserleri istiyor, başka bir deyişle tarihî eser kaçakçılığı neden var? Antik kentler batık şehirler midir? Tapınaklardan tiyatrolara, arenalardan agoralara, hamamlardan mahkemelere, okullardan mezarlıklara antikçağda nasıl bir yaşam vardı? Peki bu soruya yanıtlar bulan arkeoloji, yalnızca geçmişin bilimi midir?   
İsmail Gezgin bu kez de bizleri yazın gittiği kıyı kasabasının yakınındaki kazıda büyük bir hevesle öğrenci-işçi olarak görev alan arkeoloji meraklısı Ayça’nın eşliğinde bir antik kentte dolaştırıyor. Bu gezi sırasında hem bir arkeolojik kazıda kimlerin nasıl çalıştığına tanık oluyor hem de antikçağların içinde yaşadığımız kültürü şekillendiren dünyasına daha yakından bakıyoruz.   
Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, bugünün dünde kurulduğunu kavrayarak geleceğe bakmak isteyen her yaştan okur için değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e6001d5-1319-4499-87a9-d3461f221a7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Yaşamından 24 Saat</image:title>
            <image:caption>Savaştan on yıl önce, Riviera’da  küçük  bir pansiyonda kalıyordum. Masada oturduğum sırada, hiç beklenmedik bir şekilde çok büyük bir kavgaya, belki karşılıklı nefret ve hakarete varmasına ramak kalan sert bir tartışma çıktı. İnsanların çoğunun muhakeme gücü körleşmiştir. Kendilerine doğrudan dokunmayan, sivri ucu ısrarla sert bir şekilde duyularına kadar etki etmeyen şey, onları neredeyse hiç harekete geçirmez ancak gözlerinin önünde cereyan eden, duygularına dokunacak en ufak şey bile içlerinde ölçüsüz bir tutkuyu ateşler. İşte o zaman duyarsızlıklarının yerini gereksiz ve aşırı öfke alır. İşte zaman zaman yemekte  bir araya gelen, kendi hâlinde sıradan insanların oluşturduğu, çoğu zaman havadan sudan konuşan, pek derin konulara girmeyen, önemsiz şakalar yapan, yemekten sonra ise dağılıveren grubumuzda da böyle oldu. Alman evli çift dolaşmaya ve amatörce fotoğraf çekmeye, keyfine düşkün Danimarkalı adam o sıkıcı balık avına, kibar İngiliz bayan kitaplarının başına, İtalyan evli çift Monte Carlo’ya kaçamak yapmaya giderlerdi. Ben ise ya bahçedeki koltuğa kurulur, tembellik ederdim ya da çalışırdım. Ancak bu kez hepimiz bu sert tartışmayla yerimizde donup kaldık...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6166c3-e807-4053-b618-dec1293d234a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Tanınmış roman yazarı R., kısa dağ gezisinden dönmüştü. Sabahın erken saatlerinde Viyana’ya ulaştı, istasyondan bir gazete aldı, tarihe göz attığındaysa doğum günü olduğunu hatırladı. “Kırk bir” diye geçirdi hemen aklından ve bu düşünceden ne memnun oldu ne de üzüntü duydu. Bir taksi çevirdi ve evine giderken gazeteye şöyle bir baktı. Yardımcısı, o yokken gelen birkaç ziyaretçinin ve bir yada iki telefon mesajının olduğunu ev sahibine bildirdi. Bir yığın mektup onu bekliyordu. Kayıtsız bir şekilde mektuplara baktı, birkaç tanesini gönderenler ilgisini çektiği için açtı; adresleri yabancı el yazısı ile yazılmış büyük paketleri ise bir kenara yığdı. Bu arada koltuğunda rahatlayıp sabah çayını içerken gazetesini bitirmiş, makale okuyordu. Sonra bir puro yaktı ve ayırmış olduğu mektuba uzandı. Bir kadının el yazısıyla alelacele kaleme alınmış, birkaç düzine mektuptan oluşan sıradan bir mektup gibi müsveddeydi. İstemsizce, bir kere daha, acaba gözden kaçırdığı bir şey var mı diye zarfı yokladı. Fakat zarf boştu, ne bir imza ne bir gönderici adresi ne bir kağıt ne de bir çift söz… “Tuhaf” diye düşündü ve müsveddeyi okumaya başladı. “Beni hiç tanımamış sana,” diye başlıyordu. Kafası karışmıştı. Bu, ona mı yazılmıştı yoksa hayali bir kişiye mi? Birden merakı uyanmıştı ve mektubun geri kalanını okumaya başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd569a34-327a-45d6-9825-34ac3837c406.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>1912 yılının Mart ayında Napoli limanında, büyük bir transatlantiğin boşaltılması sırasında ilginç bir olay yaşandı. Gazeteler bu olay hakkında ayrıntılı ama oldukça abartılmış haberler yayımladılar. Ben de “Oceania”nın bir yolcusuydum ancak ne ben ne de diğer yolcular o tuhaf olayın tanığı olamadık çünkü olay gece, transatlantiğe kömür yüklenip yük boşaltılırken meydana gelmişti. Biz yolcular da gürültüden uzak kalmak için karaya çıkmıştık, kafelerde ya da tiyatrolarda vakit öldürüyorduk. Yine de şahsi görüşüm, o sıralarda açıkça dile getirmediğim bazı tahminlerimin, o heyecan verici sahnenin, gerçek açıklaması olduğudur. Aradan bunca yıl geçtiğine göre artık o tuhaf olaydan hemen önce gerçekleşmiş bir konuşmayı açıklamamda bir sakınca yoktur diye düşünüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcb78897-95cf-4243-af59-6a736ec66ad7.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Gece yarısı New York’tan kalkıp Buenos Aires’e gidecek olan büyük yolcu vapurunda, son saatin alışılmış telaşı ve koşuşturması yaşanıyordu. Karadakiler arkadaşlarını geçirmek için itişip kakışıyor, eğik kasketli telgrafçı çocuklar birtakım adlar bağırarak yolcu salonlarında oradan oraya koşturuyor, bavullar ve çiçekler sürüklenerek vapura yükleniyor, orkestra güvertede durup dinlenmeden çalarken çocuklar merdivenlerde merakla bir aşağı bir yukarı koşuşuyorlardı. Bu kargaşanın biraz ötesinde, gezinti güvertesinde bir tanıdıkla laflıyordum ki yanı başımızda iki ya da üç kez keskin bir flaş patladı; kalkıştan hemen önce gazeteciler ünlü birini soru yağmuruna tutuyor ve fotoğralarını çekiyordu anlaşılan. Arkadaşım o tarafa bakıp gülümsedi. “Ender bulunan bir kuş düşmüş ağlarına: Czentovic.” Bu açıklamanın üzerine ona anlamaz gözlerle bakmış olmalıyım ki sözlerine devam etti: “Mirko Czentovic, dünya satranç şampiyonu. Turnuva oyunlarıyla doğudan batıya bütün Amerika’yı bucak bucak dolaştı, şimdi de yeni zaferler kazanmak için Arjantin’e gidiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a0a384-4106-4fbb-8151-451d636c0018.jpg</image:loc>
            <image:title>Brutal 4</image:title>
            <image:caption>AŞAĞILIKLARIN MERHAMETE İHTİYACI YOKTUR. 
 
KARISINA ŞİDDET UYGULAYAN VE ONU DEFALARCA ALDATAN SAHTE BİR İDOL. 
 
GÜCÜNÜ KÖTÜLÜK YAPMAK İÇİN KULLANAN BİR PATRON. 
 
KANUNLARLA HAK ETTİĞİNİ BULAMAYAN KÖTÜ İNSANLARA TOKYO BÜYÜKŞEHİR POLİS DEPARTMANI BİRİNCİ SORUŞTURMA BÖLÜMÜ’NDEN DAN HİROKİ’NİN CEZA KAYDIDIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07e69d21-ad12-4bdb-819f-aadd2f034979.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Arayan Destan</image:title>
            <image:caption>“Kitaplar insanları birbirine bağlar. Tıpkı Ulu Hayat Ağacı’nın farklı dünyaları birbirine bağlaması gibi… Ne de olsa kitaplar da ağaçtan yapılmıştır.” 
Funda Özlem Şeran bu kitabıyla çocukları Türk mitolojisinden beslenen, gizem, korku ve heyecanla dolu bir maceraya davet ediyor. 
Geceleri uyuyan insanların üzerine çöken karaçoralar… 
Kara büyü yaparak kurt kılığına giren erbörüler… 
Her canı ayrı bir yerde saklı yedi başlı yelbegen… 
Ölen kötü insanların ruhlarını yeraltına sürükleyen körmösler… 
İnsanların özünü çalarak onları hasta eden, benliklerini silip unutturan harsalar… 
Ve nice diğer yeraltı-yerüstü yaratıkları… 
Şaman Aybüke ve yanındaki çocuklar, deniz kenarında baygın halde yatan bir çocuk bulurlar. Çocuk konuşamıyor ve geçmişine dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Gruptaki dört çocuğun Orta Asya mitolojisinde yer alan varlıklarla mücadele etmesi ve Dede Korkut Hikayeleri’nde olduğu gibi bir ada kavuşmaları gerekmektedir. Şaman Aybüke, bütün güçlerini harekete geçirerek onların yanında olacaktır. Peki, deniz kıyısında bulunan Deniz’in gizemi nedir? Onun belleğine kavuşması için nelerin üstesinden gelmesi gerekmektedir? Adını Arayan Destan’ı ürpererek, insanın yeryüzünü anlamlandırmaktaki olağanüstü düşgücünün yaratıcılığı karşısında bir kez daha hayretler içinde kalarak okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6af564-2e6a-4df4-a68b-afc4b9d49a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalini Hayata Katma Okulu</image:title>
            <image:caption>En son ne zaman kattın hayalini hayatına? 
Biliyorum, kaybolduğunu düşündüğün anlar var. Tıpkı Hayat Kerimzade gibi. O, bittiğini sandığı noktadan yeni bir yol çizdi kendine ve hayat ustalığı yolculuğuna çıktı. Kendi hayatının bir yönetim kurulu olduğunu ve kararları başkalarının verdiğini fark etti. Sorunların bataklıklarını ve onları kurutan okaliptüsleri tanıdı; kişilerin değil, fikirlerin liderlik ettiği bir dünyanın daha yaşanası olduğunu gördü. Tüm bunlar, koca bir belirsizliğin içinde bilgeliği taşıdı ona ve zafere giderken seferden de keyif almayı öğretti. 
Yani sevgili okur, cesaret etmeden bilemezsin yeni yolların seni nereye ulaştıracağını. Hele bir çık bakalım yolculuğuna, yerinde sayma. Yaşanmış, gözlemlenmiş vakalarda senin de kendinden parçalar bulacağın bu kitapla bulmacayı birlikte çözüyoruz. 
Hadi, vakit kaybetme! Hayallerini hayatına katmaya davet ediyorum seni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd5bb3ec-f440-47b1-9341-fb87e9f9344f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun İlişkilerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>“Beni olduğum gibi sev, olmamı istediğin gibi değil!” 
İlişkiler, insanın kendiyle yüzleşme alanlarıdır. Hepimiz her insanda bambaşka insanlar olur, başka yönlerimizi, başka yüzlerimizi görürüz. 
İlişkiler, yaşam yolculuğu boyunca tecrübe ettiğimiz gelişim sürecinin en kıymetli parçalarıdır. İlişkiler, sınavımız değildir. Bir başarı ya da başarısızlık hikâyesine de dönüştürülmemelidir. İlişkiler dönüşüm alanlarımızdır, kendimizi bir başkasında görmek, kendimizi bir başkasında sevebilmek, hatta çoğu zaman kendimizle ilk kez tanışmaktır. 
Uzun bir ilişkinin sırrı sevmek ama kırmadan, dökmeden sevebilmek. Bugünlerde insanların sevilmeye ama kırmadan dökmeden sevilmeye ihtiyacı var. Güvenebilmeye ihtiyacı var, çünkü güvenin olmadığı yerde sevgi de olamaz. Sabra ihtiyacı var, hemen ilk kavgada ayrılmaya değil, mücadele etmeye. Çünkü sevmek için yürek ama sürdürmek için emek gerek. İnsanların, kendilerini olduğu gibi seven kişilere ihtiyacı var, onları değiştirmeye çalışanlara değil. Ve tabii ki ilgiye... Çünkü ilgi görmeyen her şey ölür, çiçekler bile. 
Bu kitap uzun ilişkilerin sırlarını samimiyetle ve açık yüreklilikle paylaşmayı hedefliyor. 
Hakan Mengüç, eserleri 13 farklı dile çevrilen ve uluslararası alanda tanınmış bir yazar ve akademisyendir. Aynı zamanda, kendi bestelerinden oluşan müzikleri, dünya genelinde geniş bir dinleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e67beb71-8323-49f5-b0a1-969f86e5a269.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca’nın Köyüne Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Busem bir sabah uyanır ve kendini Nasrettin Hoca’nın yaşadığı çağda, onun köyünde bulur. Burası aşina olduğu yerden öyle farklıdır ki: alışkanlıklar, yaşam, oynanan oyunlar... Üstelik bırakın teknolojik aletleri elektrik bile yoktur! Busem bir yandan köyün sokaklarında gezip bu çağı keşfederken, bir yandan da oradakilere kendi yaşamını anlatmaya çalışır. En önemlisi de Nasrettin Hoca’yla tanışır. Peki Nasrettin Hoca fıkralardan bildiği kişi midir, yoksa kendi kütüphanesini zorlukla kuran, çağının ötesinde genç bir düşünür mü? 2022 yılında Gülten Dayıoğlu İlk Gençlik Romanı Ödülü’nü alan Nasrettin Hoca’nın Köyüne Yolculuk, sizi geçmişin gizemlerinde kaybolmaya ve Nasrettin Hoca’yı daha iyi tanımaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add89d12-a4b1-44f9-9932-fa336d81b716.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kuş Kardeş</image:title>
            <image:caption>Yeni başlangıçlar yapmak veya bir şeylere en başından başlamak nasıl da heyecanlar yaşatıyor insana değil mi? Ne o? Hiç yaşamadınız mı bunu? Korkuyor musunuz yoksa? İyi de bir düşünün, ne olabilir ki? Hiç bilmediğiniz, sonuçlarını kestiremediğiniz bir şeylere başlamaktan mı korkuyorsunuz? Yok yok, iyice düşünün derim. Belki de beklediğinizden kolay olacak. Belki de birileri size destek olacak ve böylece aklınızdan geçmeyen çözümler bulup yeni serüvenlere atılacaksınız. Korkmayın, deneyin, yardım isteyin... Tıpkı uçmaya yeni başlayan küçük kuş gibi. Şeyma Ayık, Üç Kuş Kardeş&apos;te başlangıçların zorluklarına vurgu yapıyor. Ve her engeli aşmanın bir yolu olduğunu söylüyor. Yeter ki cesaret edin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1919e9a6-57db-4708-8261-0bbc7a2c9e28.jpg</image:loc>
            <image:title>Eril, Dişil ve Ötekiler</image:title>
            <image:caption>İnsan bedeni tarih boyunca kimin hizmetinde olmuştur? 
İnsanlık tarihi boyunca bedenler, günahkâr ve kutsal olarak farklı muameleler görmüştür. Öyle ki bunun izleri mitolojiden sanata, dinlerden tarihe dek her alana sızmıştır. Cinsellik adı altında toplanan bu izler, içinde erilin gücünü, yüceltilmesini, dişilin dışlanmasını, baskılanmasını, metalaştırılmasını ve nihayetinde şeytanlaştırılmasını, ötekilerin yok sayılmasını ve lanetlenmesini taşır ve aslında bunlar tümüyle iktidarın tutumunu yansıtır. 
Tarihin üstü örtülen, konuşulmayan ama bu sessizliğiyle dahi çığlık çığlığa bağıran karanlık kuytusunda neler gizlenmiştir? Bastırılmaya ve yok sayılmaya çalışılan aslında nedir? 
Arkeolog ve Eskiçağ Tarihçisi Baha Batıkan mağaraların karanlığından sarayların has odalarına dek örtülüp saklanan bedenin, cinselliğin, günah ilan edilenin tarihinde derin ve meydan okuyucu bir kazıya götürüyor bizleri. Günah, kutsal ve tabu olanın içinde çıktığı bu “tehlikeli” yolculukta, bugün içine hapsolduğumuz zihniyetin ilmek ilmek nasıl dokunduğunu, cinselliğe bakışın tarihimizi ve bugünümüzü nasıl şekillendirdiğini, nefes kesici, titiz ve sansürsüz bir anlatımla gün ışığına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f153386e-329e-4914-82c0-50acbe24e572.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Dokuz</image:title>
            <image:caption>Geçmişin kırık aynalarından inanması güç hikâyeler yansıyor bugüne. 
Zeynep Yavuz, gerçek bir hikâyeden esinlenerek; bir dönemin toplumsal hafızaya kazınan olaylarını gözler önüne sererken, gerdek gecelerinde ayrılmak zorunda kalan Mahperi ve Alaz ile buluşturuyor okurlarını. Aşkı yıllarca ilmek ilmek ruhuna işleyen bir Anadolu kadınının kırk dokuz yıl umudunu yitirmeden, inancını kaybetmeden bekleyişini bir solukta okuyacaksınız. 
Alaz sessizce arkadan takip etmiş, izliyordu sevdiğini. Kadın kaskatı kesilmiş ruhsuzca yürüyordu. “Gel baştan yazalım bu aşkın kaderini” diyemeyecek kadar gecikmişti. Yaşadığı bu acı, çocukluk sevdası gibi usul usul kanatıyordu yüreğini. Bir yumruk vurdu tam da kalbinin üzerine. Kızdı ve “Kendine gel!” diye bağırdı içinden defalarca. Sessizce yere oturan sevdiği kadını izlemeye devam etti. Elleriyle yeri kazıyordu kadın. Bir süre sonra elinde parlayan bir şey olduğunu gördü ve kendine zarar verecek endişesiyle biraz daha yaklaştı Alaz. Bir ipe dizili altın penezleri gördü. İşte o an dünyası başına yıkıldı. Nefesi kesildi, dizleri titredi aniden. Hatırladı o kolyeyi. Hayatının en mutlu ve en kötü o gününü çok iyi hatırlıyordu. Yaşadıkları bu hayatı, uzun süredir birbirlerinden uzak olmalarının sebebini anlatmalıydı ve daha fazlasını…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc05404d-ccc9-4e91-bc90-df6235a81e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Hür Tractatus</image:title>
            <image:caption>Varlık ile anlam arasındaki kadim perde, modern insanın şafağıyla birlikte aşılmaz bir duvara dönüştü. Nicedir bir fin-de-siècle figürü olarak modern şair, kehanetin gücüne sığınarak ortalığa saçıyor ilencini. Estetiğin müsekkin etkisiyle mistik şiir idealinden basit kelime simyacılığına değin bir yığın eda, “şiir/sel” adlı sarkacın umursuz salınımı içinde sürgit genişliyor. Ve şimdilerde “hâl”den kesik, fiyakalı bir hologram suretinde boy gösteren şair, kontrolsüz ışık ve sesin bulanık sularında, giderek seyr‘in künhünden uzaklaşıyor… 
 
Hür Tractatus, modern şiire ilişkin tartışmaların yörüngesinden kopmadan, Batı dillerindeki “image” kavramını “hayal” sözcüğüyle ikame ederek yeni bir şiir ontolojisi öneriyor. Şiirin asl’ına ilişkin cem’ edici bir tasavvura açılan kitap, özel bir imkân ve bir kıstak olarak hayal ile rüyayı seyr‘ederken; dilin hayale bağlandığı görsel boyutu sesle izleyip ona üçüncü bir boyut ekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb82813-68b8-4dc3-b10c-bcbf615c4ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Quantum Manifesting</image:title>
            <image:caption>Geleceğe gittiğinizi ve kendinizi 80 yaşındayken gördüğünüzü hayal edin. İsteklerinizi gerçekleştirmişsiniz. Başarılı olmuşsunuz. 
Gelecekten bugünkü size mesajınız ne olurdu? 
 
Hepimiz hayatımızda bazı şeyleri istiyor ve arzu ediyoruz ama kaçımız bu istekleri gerçekleştiriyoruz? Gelecekten beklentilerimize dair zihnimizde net bir tablo oluşturamadığımızda bazı sıkıntılar başlıyor. Böyle olduğunda isteğimizi gerçekleştirmek için içimizde bir tutku oluşturamıyoruz ve 
daha yolun başında takılıp ileriye gidemiyoruz. 
 
Burada sizleri geride tutan sınırlayıcı inançlarınızdan kurtulup hedeflerinize nasıl odaklanacağınızı, hayalini kurduğunuz şeyleri detaylıca vizyonlayıp onlara ulaşmak için oto-motivasyonunuzu nasıl koruyacağınızı “Quantum Manifesting” sistemiyle birlikte öğreneceksiniz. Ben de bu sistemi uygulayarak maddi ve manevi isteklerime sahip oldum. Yani bunu bizzat deneyimledim. Şimdi ise sıra sizde. 
Hazırsanız başlayabiliriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce6fdf9-88de-4b27-b30b-77fbc3537319.jpg</image:loc>
            <image:title>Hotel İstanbul</image:title>
            <image:caption>İnsanlar kavgalıydı kendileriyle, diğerleriyle, trafikle, şehirle ve bu şehrin bitmeyen kaosuyla. Kavga ettikçe daha fazla kaos çıkıyordu, kaos büyüdükçe daha fazla kavga ediyorlardı. Değişik bir ruhu vardı bu şehrin, kendine has, anlatılamaz bir duyguydu burada yaşamak. Bir yerden sonra teslim olduğunuz bir bilinmezlik, yitirdiğiniz bir soluktu akşam olunca ilk hissettiğiniz şey. İnsan evine girdikten sonra, nerede yaşadığının bir önemi yoktur! Onun için evlerine ulaşmaya çalışıyorlardı biteviye, kendi kabuğunu arayan bir salyangoza benziyorlardı bu hâlleriyle. Peki neydi onları burada tutan? Zihinlerine bir kurt girmiş ve bütün reflekslerini esir almıştı sanki. Şikâyet ediyor, isyan ediyor ama gidemiyorlardı bir türlü, insanın bir yerden sonra gidecek yeri kalmıyor olabilir miydi? Suç Mahalli Üçlemesi’nin ikinci kitabı Hotel İstanbul, kimi gün Salih, kimi gün Halis olarak kimi gün ikisi de olamayıp sadece kim olduğunu hatırlamaya çalışarak gezinen bir adamın “öteki” ile kesişen hikâyesini anlatıyor. Birden fazla olayı merkeze alan giriftli yapısıyla Hotel İstanbul, toplumu yansıtan eleştirel bir polisiye girişimi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af5586f0-2968-444b-9c60-1f4b8613187c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Denizin İçinde</image:title>
            <image:caption>“Hayatında bir şeyleri değiştirmek istiyorsan önce geçmişini bir kenara bırakman gerekir. Çünkü bunu yapmadığın sürece geçmiş yakanı bırakmayacak ve hareket etmeni engelleyen bir pranga gibi hep peşinde olacak. Ancak onu kırdığın zaman yoluna devam edebilirsin.” 
 
Orta yaşlarındaki bir kadın, arkadaşıyla çıkacağı tatile aniden tek başına gitmek zorunda kalır. Kendi kendine yapacağı bu tatil ona bazı şeyleri fark etmesi ve değiştirmesi için bir fırsat sunar. Gittiği yerde oranın yerlilerinden biriyle tanışır: Deniz İğdesi Lene. Onun sayesinde o zamana kadar kendine yaptığı haksızlıkları, yaşadığı olaylardan ona kalan izleri denize bırakmayı ve kendini, arzularını yeniden keşfetmeyi öğrenir. 
 
Bu kitap değişimden korkan ve artık kendini önemsiz hisseden bir kadının bakış açısını değiştirmesiyle mutluluğunu yeniden şekillendirdiği ve kendi şansını yarattığı kişisel bir yolculuğu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02431db4-977a-465f-b003-6a48a307378b.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzur</image:title>
            <image:caption>Huzur, bir günün bin yıl gibi yaşandığı ihtişamlı bir aşkın anlatısı mı? Artık çoktan göçmüş, ihtişamlı bir medeniyetin ardında bıraktığı huzursuzluğun anlatısı mı? 1948 tarihli tefrika duyurusundaki ifadeyle, “Harbin başladığı günün hudutlardan, siyasi muhitlerden, muharebe meydanlarından uzak hikayesi” mi?
Bütün bu soruların birbirlerinin yerine geçerek bütünleştiği, bir olduğu; aynı anda hepsinden uzak, aynı anda hepsine yakın müphem bir içselliğin, müstesna bir varoluş sembolizmiyle İstanbul’un hafızası ve müziğin yükselip alçalan ritmi içinde; aşkı ve medeniyeti, sanatla hayatın yan yana aktığı zarif bir dille soylulaştıran Huzur, gerçekte bizim iç hikâyemizdir
Huzur, Türk romanının ihtişamıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668db617-3cfa-4f15-81f6-2cd2503d22e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Sözler Kurulu Büyük Başkanı</image:title>
            <image:caption>Meryem büyüklerle konuşmayı çok seviyordu. Onlarla konuşmaya çalıştığında bazen Meryem’e garip davranabiliyorlardı. 
Bu da Meryem’i üzdü, onun cesaretini kırdı. 
Büyük bir suskunluğa büründü. 
Neyse ki annesi olanları görmüştü. 
Meryem’e güzel bir sürpriz ile yardımcı olacaktı. 
Sürprizin ne olduğunu siz de merak ediyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f4ff4f-6a52-4a4c-81c9-52fe9caca982.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümran: İki Yabancı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O sabah tüm yerel gazetelerde aynı haber yazıyordu: Savaş Kıratlı, dün gece saatlerinde hayatını kaybetti.  
 
Katili, on yedi yaşında genç bir kızdı fakat bu gerçeği Savaş’ın kardeşi Aybars dışında hiç kimse bilmeyecekti. Ailesi dahil herkes, Savaş’ın kendi yaşamına son verdiğini zannedecekti çünkü ölümünün perde arkasında karanlık bir sır gizliydi.  
 
Savaş’ın öldüğü gece, ölümüyle ilgisi olan iki adam sırra kadem basmıştı. Geride yalnızca Savaş’ın katili, kendini doktor olmaya adayan fakat bileklerine takılan kelepçelerle demir parmaklıkların ardına hapsolan Berzâh Duman ve Savaş’ın Aybars’a yazdığı bilmece gibi bir mektup kalmıştı… 
 
Hayatı darmadağın olan Berzâh, yaşananları geride bırakma kararı almıştı ama o mektubun gizemini çözebilecek tek kişi olduğunun farkında değildi. İçeriden çıkacağı güne dek Aybars’ın onu bekleyeceğinin de…  
 
Karşı karşıya geldikleri gün tehlikeli bir tuzağa düşeceklerdi ama asıl tuzağı kader kuracaktı.  
 
Çünkü onlar asla bir araya gelmemesi gereken iki yabancıydı ama öyle kalamayacaklardı. 
 
“Ellerimin ödemesi gereken bir bedel vardı,” dedi gözlerimin içine bakarak. “Sızısı hâlâ yanağımda demiştin, ben de bu saatten sonra derim ki yarası hâlâ avuçlarımda.” 
 
O, acıyı hissetmeyen bir adamdı.  
Bense acının ta kendisiydim. 
Ruhum ona fazlasıyla yabancıydı.  
Ne kadar kaçmak istesem de bazı geceler kalbim ona sığınırdı. 
Farkına varmazdım... 
O gecelerin sonumuz olacağını bilemezdim. 
Savaşmak istediğimde ise geç kaldım. 
Geçmiş bir girdap gibi çekecekti bizi içine, 
Yaşananların ağırlığı bir çığ gibi çökecekti üzerimize... 
Kaçamayacaktık. 
Başlangıçta iki yabancıydık 
Ama öyle kalamayacaktık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32cfdb3a-f009-4e71-a4d9-320fa59680a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümran: İki Yabancı</image:title>
            <image:caption>O sabah tüm yerel gazetelerde aynı haber yazıyordu: Savaş Kıratlı, dün gece saatlerinde hayatını kaybetti.  
 
Katili, on yedi yaşında genç bir kızdı fakat bu gerçeği Savaş’ın kardeşi Aybars dışında hiç kimse bilmeyecekti. Ailesi dahil herkes, Savaş’ın kendi yaşamına son verdiğini zannedecekti çünkü ölümünün perde arkasında karanlık bir sır gizliydi.  
 
Savaş’ın öldüğü gece, ölümüyle ilgisi olan iki adam sırra kadem basmıştı. Geride yalnızca Savaş’ın katili, kendini doktor olmaya adayan fakat bileklerine takılan kelepçelerle demir parmaklıkların ardına hapsolan Berzâh Duman ve Savaş’ın Aybars’a yazdığı bilmece gibi bir mektup kalmıştı… 
 
Hayatı darmadağın olan Berzâh, yaşananları geride bırakma kararı almıştı ama o mektubun gizemini çözebilecek tek kişi olduğunun farkında değildi. İçeriden çıkacağı güne dek Aybars’ın onu bekleyeceğinin de…  
 
Karşı karşıya geldikleri gün tehlikeli bir tuzağa düşeceklerdi ama asıl tuzağı kader kuracaktı.  
 
Çünkü onlar asla bir araya gelmemesi gereken iki yabancıydı ama öyle kalamayacaklardı. 
 
“Ellerimin ödemesi gereken bir bedel vardı,” dedi gözlerimin içine bakarak. “Sızısı hâlâ yanağımda demiştin, ben de bu saatten sonra derim ki yarası hâlâ avuçlarımda.” 
 
O, acıyı hissetmeyen bir adamdı.  
Bense acının ta kendisiydim. 
Ruhum ona fazlasıyla yabancıydı.  
Ne kadar kaçmak istesem de bazı geceler kalbim ona sığınırdı. 
Farkına varmazdım... 
O gecelerin sonumuz olacağını bilemezdim. 
Savaşmak istediğimde ise geç kaldım. 
Geçmiş bir girdap gibi çekecekti bizi içine, 
Yaşananların ağırlığı bir çığ gibi çökecekti üzerimize... 
Kaçamayacaktık. 
Başlangıçta iki yabancıydık 
Ama öyle kalamayacaktık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b05072c1-95b8-45ee-8a59-f56df7f6f325.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağlı Boya Tablo Takvimi 2024 Duvar Takvimi</image:title>
            <image:caption>2024 Yağlı Boya Tablo Duvar Takvimi sayesinde yeni seneye eşsiz resimler eşliğinde merhaba diyeceksiniz. 
Yerli ve yabancı pek çok ünlü ressamın birbirinden güzel resimlerini içeren bu takvim duvarlarınızı süsleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6055207d-cb03-40d8-922c-c01c0e271d81.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyo-Ontolojik Yazılar</image:title>
            <image:caption>Varlık ve hayatın en temel özelliği, sürekli ve sonsuz güzelliğe doğru evrimleşmesidir. Bu evrim ve gelişme sürecinin ana karakteri yazılımdır. 14 Milyar yıl önce bugünkü kâinatı netice verecek tarzda yazılım ve plan vardı. Önce madde çorba halinde idi. Sonra Fizik doğdu, sonra Kimya doğdu, sonra fizik ve metafizik ortası demek olan Biyoloji doğdu. Tevrat Tekvin, 2. bap, Fizik ve Kimya boyutunu cennetin normal ağaçları olarak anlatır. Ve cennetin ortasın da Allah (fizik ve metafizik ortasında) hayat ağacını (Biyolojiyi) yarattı diyor. Fakat bu hayat ağacından Âdemin: Soyutu bilen insanın yemesini yasak etti. Onun seks ve beden olarak değil de ruhani olarak yaşamasını istedi. Ama insan hep o ağaçtan yiyor. Sonra sorumluluk dünyasına atılıyor, yine ruhani bir varlık oluyor. 
 
Ey hurafeleşmiş, denge ve ahlak ilkelerini bırakmış, dolayısıyla Kürtler gibi mazlum milletlere zulmeden dindarlara kızan ve gerçek manasında tam bir cennet olan varlık ve hayat alemini absürt ve anlamsız görmeye başlayan ve sonuçta hayatı kendilerine karanlık bir cehenneme dönüştüren aydın hemşehrilerim!... Üç şeyle bu hayat ve bilgi cennetini kazanabiliriz. A) Dilbilgisi, B) Fen Bilgisi, C) Özgür Düşünce. 
 
Hayat sade ve basit olduğu gibi dinler de öyle binlerce hurafe değiller. Temel beş-on ilkeden oluşuyorlar. Ve dinler geçmişten daha çok geleceğe bakıyorlar. Mesela Musa, hukuk ve devlet demektir. Sosyal hayatın nehir gibi akması manasına gelir. İsa, ruhaniyet ve üst hukuk demek olan ahlak demektir. Bu olursa şeriata hiç gerek kalmıyor. Muhammed, İslam demektir. İslam başta iman ve bilim, kadın ve erkek, zengin ve fakir olmak üzere bütün zıtlıkları barıştırıp hayatı anlamlandırmak demektir. Fakat M. İkbal’in deyimiyle fiili materyalist ve cebriyeci olan Emeviler, karşı devrim yaptılar. Ali’nin İslam’ı tam yaşanmadı. (Ali Şeriati)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/191eeda4-31a2-40a4-99d4-a910df4b60ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Politika</image:title>
            <image:caption>Yeni dünya düzeni, başta beslenme ve barınma sorunları olmak üzere, yoksulluk, göç, kölelik, işsizlik, güvencesizlik, örgütsüzlük ve toplumsal cinsiyet konularında yeni sorunları, yeni çalışma biçimleri ile yeni işleri, yetersiz sağlık ve eğitim uygulamalarını getirmiştir. Sosyal politikanın finansallaşması nedeniyle bulunan çözümler de beklenen faydayı sağlamamaktadır. Genç akademisyenlerin bu tür çok boyutlu ve kapsamlı bir çalışmayı yapmış olmalarını takdirle karşılamak gerekir. Bugünün sosyal politika alanındaki yeni yaklaşımların, uygulamaların ve bunların işe yararlığının tartışıldığı bu kitabın, alana önemli katkıda bulunan güncel bir çalışma olmasını diliyorum.
Prof. Dr. İlkay Savcı
Sosyal politika alanında çalışan genç akademisyenlerin katkıda bulunduğu bu derleme kitap, son yıllarda çalışma yaşamını derinden etkileyen ve şekillendiren güncel gelişmeleri emek perspektifi ile ele almakta ve tartışmaya açmaktadır. Bundan birkaç on yıl önce akıllara bile gelmeyen yeni, hızlı ve çalışma yaşamını yeniden biçimlendiren gelişmeler, ulusal ve uluslararası sosyal politikanın önemini bir kez daha öne çıkarmaktadır. Klasik sosyal politika konularının ötesine geçen bu kitap, çalışma yaşamını ve gündelik yaşamı etkileyen değişim ve dönüşüm sürecini sınıf perspektifi ile eleştirel bir yaklaşımla ele almakta, okuyucunun kafasındaki bazı sorulara cevap bulmasına yardımcı olurken aynı zamanda yeni sorular sormasına neden olmaktadır. 
Prof. Dr. Banu Uçkan Hekimler
“Yeşil dijital dönüşümü” yaşamlarımızın her alanında yoğun bir şekilde deneyimlediğimiz bir dönemdeyiz. Hepimiz ne olacağının belirsizliğiyle yaşamaya çalışma çabası içerisindeyiz. Elinizdeki bu çalışma böylesi bir dönemde toplumların refahını bir bütün olarak sağlamaya yönelik sosyal politikaların nasıl bir anlayışla ele alınması gerektiğine ilişkin geçmişten alınan dersler ışığında yakın gelecekte çok daha yoğun bir biçimde gündemimizde olacak nasıl bir sosyal politika tartışmaları için önemli bir çıkış noktası sunuyor.
Prof. Dr. Şenay Gökbayrak
Elinizdeki kitap, çalışma sosyolojisi ve sosyal politika alanında tartışılan sıcak konuların bir kesişimini veriyor. Yazarlar, bu kesişimi görmek isteyebilecek eleştirel düşünmeye eğilimli ve meraklı öğrencilere ve araştırmacılara hitap ederek çok önemli bir katkı sağlıyor.
Prof. Dr. Sadık Kılıç
Dijitalleşme ve Sosyal Politika: Kuramsal Bir Değerlendirme MEHMET ATİLLA GÜLER • Toplumsaldan Bireysele: Sürekli Vasıflandırma Söyleminin Eleştirel Tahlili GÜVEN SAVUL • Dijitalleşen Dünyanın Yeni Eşitsizlikleri: Dijital Uçurum ÖZGE KAHRAMAN ERSÖZ • Emek-Ekoloji Kıskacında İşgücü Piyasası: Kahverengi İşlerden Yeşil İşlere NURAY ŞAHİN • Toplumsal Cinsiyet ve Feminist Teoriler Ekseninde Yeşil İşlere Bakış FATMA YEŞİLKAYA • Dijitalleşme, Adil Geçiş Yeşil İşler Ekseninde İş Hukukunun Geleceği GAYE BURCU YILDIZ • Kuramsal, Tarihsel ve Olgusal Dayanaklarıyla Uzaktan Çalışma ve Erişilememe Hakkı ORKUN SAİP DURMAZ • 21. Yüzyılda Alternatif Ekonomik Yaklaşımların Refah Araçları ONUR METİN • Sınıfsal Görünümü Baskılama Aracı Olarak Yoksulluk Anlatısı ÖZTEKİN DÜZGÜN • Bir Sınıfsal Tahakküm Biçimi Olarak Sosyal Politikanın Finansallaşması: Dünya Bankası’nın Evrensel Sağlık Koruması Gündemi AYLİN GÜLER ÜNLÜ • İklim Göçü ve İşçi Sınıfının Değişen Dinamikleri İLAYDA ERTURUN • Teoride ve Pratikte Kooperatifçilik: Üretim İlişkileri Perspektifinden Bir Analiz ÖZAL ÇİÇEK-ÇAĞATAY EDGÜCAN ŞAHİN • Hakikatler, Masallar ve Âlimler: Kafa Emeği-Kol Emeği Ayrımı Arasında Akademik Özne EMEK ÖNDER ÜNLÜ • Taşeron İşçiden Toplum Yararına Program “Katılımcısına”: Kamuda Güvencesizliğin Dönüşümü CÜNEYT EREN • İşçi Sağlığı ve Sendikalar: Türkiye’ye Uzanan Hatırlatmalar, Belirlemeler, Sorgulamalar DENİZCAN KUTLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dac5f440-5319-46fe-993d-7e2b0bda45c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çığlık - Köy Enstitüsünden Huzurevine Uzanan Yol</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızın birinci basımı aile ortamı için hazırlanmıştı. Onu kızım Meltem Koşar yaptırdı. İkinci baskısı bin adet kitap 72 tarafından basıldı. Ancak beni mutlu etmedi ve bu yeni baskıyı DİĞER İKİ KİTABIMIN BASIMINI YAPAN GÜLNAR YAYINLARINA BIRAKTIM. Ancak ilk basımlarda kitap içine koyduğum şiirleri “HER MEVSİM BAHAR...” Gülnar yayınları basmıştı. Şiirleri bu kitabın üçüncü yani bu basımından çıkardım. Ayrıca bu kitabın içindeki masalları da çıkarıp aldım. Masallar ayrı bir kitap olarak yine GÜLNAR YAYINLARINDAN ileride basılacaktır. İyi okumalar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0614c087-877e-482b-b9ea-818d9c142044.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga Pranayama</image:title>
            <image:caption>Pranayama nefes sanatıdır. Yoga’nın sekiz kolundan biridir. Pek çok kaynağa göre aslında Pranayama, bir yoginin hedeflediği sonuca ulaşabilmesi için, Yoga’nın en önemli koludur. Yoga’nın diğer kollarını, karar verdiğiniz anda, istediğniz zaman, beraber veya ayrı ayrı uygulamak mümkündür. Ancak Pranayama uygulamalarından gerçek manada faydalanmak için, ciddi anlamda tecrübe ve bilgi birikimine sahip olmanız gerekir. Bu nedenle pek çok Yoga dalında Pranayama uygulamalarına baş-lamadan önce insanların belli bir bilgi ve uygulama düzeyine erişmiş olması beklenir. Elbette bedenimiz ve solunum sistemi ile ilgili olmakla beraber, gerçek manada Pranayama aslında enerji ve bu enerjinin kullanılabilmesi, yönlendirilebilmesi ile ilgilidir. 
 
Pranayama sözcüğünü prana ve ayama olarak iki ayrı kelimenin bir araya gelmesi oluşturur. Anlamlarına ayrı ayrı bakacak olursak prana enerji demektir. Ben hayat enerjisi demeyi tercih ediyorum. Bildiğiniz gibi enerji kaynakları ve enerji türleri çok çeşitlidir. Dolayısıyla belli bir tanıma sıkıştırarak prana kelimesinin içerdiği anlamı daraltmak doğru olmaz. Şimdilik prana ile kastedilen enerjinin, tüm bu enerji çeşitlerini kapsayacak kadar geniş bir anlam ifade ettiğini söylemekle yetinelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef246fe-33f5-43ea-b105-eaa4e3f8c3fd.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga Surya Namaskar A</image:title>
            <image:caption>Surya Namaskar yani Güneşe Selam. Benim çok kullandığım bir laf vardır; genelde çalışırken ya da okurken çok uzun zamanımı alan bir bilimsel çalışmayı, bir başkasına tavsiye edeceğim zaman kullanırım. Samimi olduğum arkadaşlarıma ya da yakın çevreme özellikle de ayıracak zamanı olmayan yoğun çalışan akademik dostlarıma, adeta özet çıkarırcasına, ‘sen sadece şu kısmı okusan yeter, çünkü burası bu kitabın kalbi’ derim. Gerçekten de bunu söylediğim kişi örneğin kendisine verdiğim otuz sayfayı okuduğu zaman, benim yüzlerce sayfa okuyarak ve belki de günlerce hatta haftalarca çalışıp, araştırarak elde ettiğim sonuçların tamamına hakim olacak kadar bilgi sahibi olur. Bunu neden anlattığıma gelince çünkü size diyorum ki Surya Namaskar Yoga’nın kalbidir. Güneşe Selam serileri, fazla vaktinizi almayan, kendi içerisinde Asana’ları, Pranayama ve Meditasyon tekniklerini barındıran, eşi benzeri olmayan bir egzersiz tekniğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b9c9e1-3470-4a69-8f2d-606d6c92b088.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga Surya Namaskar B</image:title>
            <image:caption>İnternette ya da ulaşabileceğiniz pek çok farklı kaynakta klasik Güneşe Selam B serisini bulabilirsiniz. On dokuz hareketten oluşur. Güneşe Selam A serisini akıcı bir şekilde, nefes ile koordineli olarak yapabilenler ve daha fazlasını isteyenler için harika bir seridir. Elbette tüm hareketlerde ve serilerde olduğu gibi buradaki hareketlerin de alternatifleri ve hatta sadece hareketlerin değil serinin kendisinin bile alternatifleri mevcuttur. Ben de sizlerle burada bu serinin kendim de her gün uyguladığım bir varyasyonunu paylaşmak ve ayrıntılarıyla anlatmak istiyorum. 
 
Her ne kadar hareketlerin bir kısmı Yoga serisinin diğer kitaplarında da anlatılmış olsa da hem kitabın kendi içinde diğer kaynaklardan bağımsızlığını sağlamak, hem de sadece bu kitabı almış olan insanların bu hareketleri ilk defa görüp, okuyacağını varsayarak her hareket olması gerektiği gibi ayrıntılarıyla anlatılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f86458-062c-4e52-86d5-088347674ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga Surya Namaskar C</image:title>
            <image:caption>Burada anlatılan Güneşe Selam C serisi varyasyonu A ve B serilerini yaparak daha fazlasını isteyenler için tasarlanmış harika bir seridir. İçerisinde özellikle dikkat, denge ve nefesin doğru kullanımını şart hale getirecek hareketler barındırır. Elbette tüm hareketlerde ve serilerde olduğu gibi buradaki hareketlerin de alternatifleri ve hatta sadece hareketlerin değil serinin kendisinin bile alternatifleri mevcuttur. Bende sizlerle burada bu serinin kendim de her gün uyguladığım bir varyasyonunu paylaşmak ve ayrıntılarıyla anlatmak istiyorum. 
 
Her ne kadar hareketlerin bir kısmı Yoga serisinin diğer kitaplarında da anlatılmış olsa da hem kitabın kendi içinde diğer kaynaklardan bağımsızlığını sağlamak, hem de sadece bu kitabı almış olan insanların bu hareketleri ilk defa görüp, okuyacağını varsayarak her hareket olması gerektiği gibi ayrıntılarıyla anlatılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdfab1c3-7014-43e2-bd0e-86c78eeae01d.jpg</image:loc>
            <image:title>MGA Yoga</image:title>
            <image:caption>Bu kitap içerisinde anlatılan hareketler, herkesin kolaylıkla anlayabileceği sade bir dille anlatılmıştır. Yaralanmaları ve sakatlanmaları engelleyebilmek amacıyla da adım adım anlatılmış ve her harekette kendine has uyarılarda bulunulmuştur. Uygulama yaparken lütfen bu uyarıları dikkate alınız. Çalışmalarınızda tecrübe kazanarak, belli bir düzeye gelinceye kadar sizlere, tüm bu hareketleri kendi başınıza yapmak yerine bu işin eğitimini almış yetkin bir kişinin gözetiminde yapmanız tavsiye edilir. 
 
Bazı hareketlerin ve uygulamaların kimler tarafından yapılamayacağı ve nelerden kaçınılması gerektiği anlatılmıştır. Yine de her uygulama için ayrı ayrı belirtilmiş olmasa da buradaki anlatımların tamamı herhangi bir fiziksel ve zihinsel engeli olmayan kişilere uygun şekilde yapılmıştır. Bu uygulamaları yapacak olan kişilerin fiziksel, zihinsel ya da akla gelebilecek herhangi bir konu da engellerinin olmadığından emin olmak, kişilerin kendi sorumluluğundadır. Hastalık, rahatsızlık, sakatlık vb. durumları olan kişiler, öncelikle bu durumlarının geçici veya kalıcı şekilde bu uygulamaları yapmaya engel teşkil edip etmeyeceğini açığa kavuşturmalıdırlar. 
Lütfen böyle bir durumunuz var ise, yaralanma ve sakatlıkları önlemek için, takiplerinizi yapan yetkili kişi, kurum, doktor veya sağlık hizmeti sunucuları tarafından değerlendirilip, onay verilmeden kesinlikle bu uygulamaları yapmayınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58056ccc-35fb-4323-8eb8-94fefa1bc38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev</image:title>
            <image:caption>Ev, fiziksel bir mekân olmanın ötesinde, özel alanın, mahrem olanın, güvenlik ve ait olma hislerinin, dört duvarı yuvaya dönüştüren yaratıcı eylemin yöneldiği, bazen ayrılmak bazense geri dönmek istenen bir yer; gerçek ve metaforik anlamlarıyla kişisel olanın, ailenin ya da kolektif düzeyde toplumsal ve siyasal kimliklerin bir ifadesi; coğrafi bir konum ya da mimari bir form olarak hayatlarımızın geçtiği bir yer olarak düşünülebilir. Hayatlarımızın merkezinde evle ilişkili kavrayışlar ve tanımlar hep var olmuşsa da ev tarihsel ve toplumsal olarak neredeyse her zaman değişme göstermiştir.  
Tarihsel ve toplumsal açıdan Türkiye’de ev ve evin değişen/dönüşen anlamını ele almayı amaçlayan bu çalışma, evin çok boyutlu niteliği nedeniyle disiplinler arası bir yaklaşımı benimsiyor. Coğrafya, mimarlık, siyaset bilimi, tarih, sosyoloji, edebiyat, iletişim bilimleri gibi alanlardan beslenen ancak bunlarla sınırlı olmayan şekilde evi düşünme, hatırlama, deneyimleme tarzlarını anlamaya ve açıklamaya yönelik araştırmalar yapan ve yazan akademisyenlerin çalışmalarını bir araya getiriyor. Evi sosyal bilimlerin disiplinler arası bir konusu olarak yeniden düşünmek, yeni sorular sormak ve yeni araştırmalar yapmak için bir davet niteliği taşıyor.
Mahallenin Evleri: Fiziki, Dinî, Hukuki ve Ahlaki Teamüller Çerçevesinde Trabzon’da Evler  Aslı Özcan • Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Bir Kültürel Üretim Mekânı Olarak Salon Nora Tataryan Aslan • Savaşta Ev, Evde İş: Ev-iş Dergisi (1939-1945) Tuğrul Çelik • Evsellikte “Servis”in Tasviri: 1950-1980 Yeşilçam Sinemasında Konut İçi “Hizmet” Mekanlarında Misafir Ağırlama  Deniz Avcı Hosanlı • Evler Görücüye Çıkınca: “Daire” YouTube Kanalı ve Kültürel Sınırların Teşhiri  Z. Selen Artan • Çocukluğun Mekânları: Çocukluktan Yetişkinliğe Evin Değişen Anlamları Ayşe Yılmaz ve Seran Demiral • Kokluca’da Bir Ev  Turgay Gülpınar • Travmatik Bellek ve Mekân: Eve Ait Olmanın Zorlukları  Çimen Günay Erkol • Yer ve Yurt Arasında Bir Kimlik ve Hafıza: Süryanilerin “Ev”e Dönüş Göçü Şilan Çelebioğlu • Bellek ve Mekân İlişkisinde Kiracı Olmak  Şule Tepe • Kapanmanın Ardından: Ev-Konut Diyalektiği Bağlamında “İç”in Yeniden İnşası  Ali Devrim Işıkkaya • Cinsiyet Perspektifinden Yuva Kurma/Kurmama: Covid-19 Pandemisi Döneminde Ev Odaklı Deneyimler Pınar Melis Yelsalı Parmaksız • Covid-19 Pandemisi Sonrası Evden Çalışan Babalar, Dönüşen Mekânsal İlişkiler ve Babalık Pratikleri Atilla Barutçu • “Ben Hep Zaten Yardım Ederdim!”: Ev İçi Erkekliğin Pandemik Hali  Mislina Akşeker ve Duygu Altınoluk • “Hayat Eve Sığar” Söylemi ve Gençlik Kültüründeki Kodlara Dair Göstergebilimsel Bir Analiz Sinan Aşçı ve Gül Şener</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14ca70e-329a-40c0-b6f0-9df65a396ecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet Çocuk</image:title>
            <image:caption>Artık yana devrilmekte olan güneşin ışıkları, suya yansıyan bizi eğri büğrü gösteriyor. Bir an korkuyorum. Buraya ilk geldiğimdeki o çingene çocuğu gibi değil de, şimdiki gibi temiz, başka giysiler içinde ve arkamdaki kadınla beraber olduğumu kabullenene kadar bekliyorum. Tası suya daldırıp dudaklarıma götürüyorum. Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı. Tası yeniden daldırıp güneşin suda yansıdığı yere kadar kaldırıyorum. Altı yudum içip, utancın ve sırların barınmadığı bu yerin, şimdilik, yuvam olmasını diliyorum. 
1980’lerin başında, İrlanda kırsalındayız. Küçük, isimsiz bir kız çocuğu, kendi ailesi tarafından daha önce hiç tanışmadığı çocuksuz Kinsella çiftine bırakılır. “Emanet çocuk”, yeni ve geçici evindeki ilk günlerinden itibaren kendi iç dünyası ve duygularını tanımanın yanı sıra, “aile” ve “ev” denilen şeylerin daha önce hiç tecrübe etmediği olanaklarını, özellikle de dalgalı yaşam denizindeki yol göstericiliğini ve iyileştirici yanlarını da keşfetmeye başlar. 
Çağdaş İrlanda edebiyatının en parlak isimlerinden Claire Keegan Emanet Çocuk’ta, bir kız çocuğunun gözünden İrlanda’nın yemyeşil vadileri ve parlak gökyüzüyle bezeli pastoral yaşamını, hırçın rüzgâr ve dalgalarla falezler misali yontulmuş taşra insanlarını son derece dokunaklı ve yalın bir dille anlatıyor.
“Emanet Çocuk’ta görkemli bir dizi biçimsel güzellik, derin ve verimli bir yetenek tarafından resmediliyor. Claire Keegan, okuyucuya basit hikâye diye bir şey olmadığını ve sanatın insan yaşamı için ne kadar elzem olduğunu hiç unutturmuyor. Keegan doğru kelimeleri seçme konusunda heyecan verici bir içgüdüye sahip; yaşamın sonsuz ihtimallerine ve kesinliğine karşı sabırlı bir özen göstermekte ise son derece mahir.” Richard Ford</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f714cd-c783-4327-9e90-69b20b9d2daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Nisan</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81ac64f-0efa-4433-b34c-6c923685fe70.jpg</image:loc>
            <image:title>Göremediğimiz Tüm Işıklar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>45 DİLDE, 15 MİLYON OKUYUCUYA ULAŞAN PULITZER ÖDÜLLÜ ROMAN
“Gözlerinizi açın ve sonsuza kadar kapanmadan önce ne kadar çok şey görebilirseniz görün.”
Marie-Laure, bir müzede kilit ustası olan babasıyla birlikte Paris’te yaşamaktadır. Gözleri gün geçtikçe daha az görmeye başlayan Marie-Laure, altı yaşına geldiğinde görme yetisini tamamen kaybeder. Babası ona yaşadıkları mahallenin mükemmel bir minyatürünü yapar, böylece her yeri parmaklarıyla ezberler ve artık dışarı çıktığında evinin yolunu bulabilecektir. On iki yaşındayken, bir sabah savaşın kara bulutları şehrin üzerine çökünce, yanlarına müzeye ait içi sırlarla dolu bir taşı da alarak Fransa&apos;da deniz kenarında bir evde yaşayan ve yirmi yıldır dışarı adım atmamış olan amcalarının yanına gitmek zorunda kalırlar.
Almanya’da bir maden kasabasında kız kardeşiyle birlikte bir yetimhanede büyüyen Werner’in önündeki tek seçenek, on beş yaşına geldiğinde babasının öldüğü madende çalışmaktır. Işık kadar beyaz saçları ve sonsuz merak içinde yüzen zihni ile Werner özel bir çocuktur. Bir gün şans eseri eski bir radyo bulur ve bunu çalışır hale getirir. Karşılaştığı her elektronik aleti hızlıca tamir etmeye başlayınca bir subay tarafından keşfedilir ve özel bir okula gitme fırsatı elde eder. Orada dâhi olmasının bedelini ödeyip, hayatın acı taraflarına tanıklık ederken kendisini Marie-Laure ile kaderlerinin kesişeceği Saint-Malo’da bulur.
Göremediğimiz Tüm Işıklar yayınlandığından beri milyonlarca sattı ve son yılların tüm dünyada en çok konuşulan romanlarından biri oldu.
Pulitzer - Yılın romanı ödülü
New York Times - Yılın en iyi on kitabından biri
Goodreads ve Wall Street Journal – Okuyucu tercihleriyle yılın en iyi tarihi romanı
Amazon - Yılınen iyi üç kitabından biri
Apple – Yılın kitabı
The Guardian –Yılın en iyi kitaplarından biri
Kirkus – Yılın en iyi romanı
Library Reads, Hudson Bookseller, Kobo, Bookpage, Washington Post, audible.com ve Indigo – Yılın en iyi kitabı
National Book Award finalisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185f0a49-224f-4061-8880-46ca729dbfcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Han</image:title>
            <image:caption>Türk Devrimi’nin önde gelen düşünür ve eylemcilerinden Yusuf Akçura&apos;nın 1911 yılında vermiş olduğu &quot;Cengiz Han&quot; konulu konferansıyla birlikte &quot;Türk ve Tatarlar Birdir, Türkler Medeniyete Hizmet Etmiştir&quot; başlıklı konferansı ve yazarın Ahmed Zeki Velîdî&apos;nin Türk ve Tatar Tarihi kitabı üzerine eleştirisi bir araya getirildi: “Tarihçi Leon Cahun ve Muallim Barthold’a Göre Cengiz Han”. 
 
“Osmanlı Devleti&apos;ne pek çok zararı dokunmuş Napolyon&apos;a, en ziyade şöhretini Osmanlı Türklerine galebeleriyle kazanmış Katerina&apos;ya, tarihlerimizde, hiç çekinmeden, hiç sıkılmadan ‘Büyük’ diyoruz da, Timur&apos;dan, Cengiz&apos;den bahsedecek olunca, isimlerini aşağılayıcı bir sıfatla çiftleştirmeden bir türlü telaffuz edemiyoruz!.. Cengiz&apos;e Farsların taktığı ‘fitne-engîz’ [fitne koparan], Timur&apos;a bilmem kimlerin uydurduğu ‘pür-şûr’ [çok kavgacı] vasıfları, lisanımızda, o büyük isimlerin tamamlayıcısı gibi gelir!.. Cengiz&apos;in kopardığı fitne, mesela İskender-i ‘Kebîr’inkinden daha ziyade midir? Timur&apos;un döktüğü kan, faraza ‘Büyük’ Ramses&apos;inkinden daha fazla mıdır? Öteden beri ‘büyük’, ‘kebîr’ övünçlü unvanlarını kazanan fatihlerin ayırıcı karakterleri geniş ülkeler zapt etmek ve bunun için de çok muharebeler edip çok kan dökmek olduğu halde, Cengiz ve Timur&apos;a büyüklük isnat ettirtmeyen, onları devamlı kendi millettaşlarının hakaretlerine maruz kılan illet acaba nedir?.. 
Kendi büyüklerimizi devamlı tahkir ve tel&apos;în edegelmemizin sebebi, onların hakikaten tahkir ve tel&apos;îne müstahak olmalarından değil, asla değil, ancak onları başkalarının gözüyle görmemizden, başkalarının beyniyle anlamamızdandır. 
Biz kendimize, kavmimize, ırkımıza, yabancıların gözümüze taktığı gözlükle bakıyoruz. Eğer Türkleri, Türklerin mazisini olduğu gibi görmek istersek, yabancıların taktığı gözlüğü kırıp atarak, vakalara öz Türk gözümüzle bakmalıyız; yani babalarımızın bıraktığı eser ve vesikaları bizzat inceleyerek ona göre bir hüküm vermeye çalışmalıyız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e28b9de-7997-4538-8c50-8e1eb9a7351b.jpg</image:loc>
            <image:title>Timur&apos;un İkinci Fili</image:title>
            <image:caption>Timur&apos;un birinci filini Nasreddin Hoca fıkralarından birinde tanımıştım. İkinci fili ise tanıma şansım olma- mıştı çünkü fıkra tam da orada bitmişti. İşte bu kitabı, o ikinci fille tanışmak için yazmaya başlamıştım fakat karşıma sürpriz karakterler de çıktı. Lemide işte onlardan en önemlisiydi. 
Kitaplar böyledir, bizi umulmadık kişilerle tanıştırma gücüne sahiptir. Geçmiştekilerle de gelecektekilerle de, fillerle de ve elbette cesur çocuklarla da... 
Lemide bana nasıl yol gösterdiyse size de gösterecektir. On dördüncü yüzyıla ışınlanmaya hazır mısınız? Merak etmeyin, eskisinden daha sağlam geri döneceksiniz. 
Miyase Sertbarut tarihe mizahi bir bakış atıyor. Çocuk merakıyla, çocuk gözüyle, çocuk özgürlüğüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07dd5c56-e6cf-43b2-befe-c5213549ba7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gufi</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/415215a4-4019-4380-8f0e-faac6ec0e71d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykum Cebimde</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9deb227d-8115-4f99-be77-054cece55643.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Milyon Pati</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ca4829-2f33-4ae0-be0f-3daa0cd90716.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamba Yollarda</image:title>
            <image:caption>Nehir Yarar, yılların deneyimine dayanan, masalsı bir anlatımla, şiir tadında öykülerle bu kez küçük okurlarımızla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cc70202-5cd3-4aa6-acc4-099261189f4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kahramanlar Dizisi (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Pinokyo – Carlo Collodi
Dünyanın en ünlü çocuğu kim?  Tabii ki Pinokyo.
Hani önceleri bir kukla-çocuk olarak yaşayan...
Yalan söyleyince burnu uzayan...
Gerçek bir çocuk olana dek başına gelmedik kalmayan...
Onunla çok iyi arkadaş olacaksınız.
Robin Hood – Howard Pyle
Aklı, becerisi ve haksızlığa karşı duruşuyla tüm çaresizlerin sığınağı olan Robin Hood ile ünlü çetesi “Neşeli Adamlar”, Sherwood Ormanlarında sizi bekliyor.
Tom Sawyer – Mark Twain
Tom Sawyer, Amerikalı yazar Mark Twain&apos;ın unutulmaz başyapıtıdır. 1876 yılında yazılan ve o yıldan beri pek çok dile çevrilen Tom Sawyer, bütün dünya çocukları için vazgeçilmez bir kitap olmuştur. Mark Twain, Mississippi ırmağı kıyısında yer alan bir kasabada yaşayan Tom Sawyer ve arkadaşı Huckleberry Finn&apos;in başından geçenleri alabildiğine eğlenceli ve akıcı bir dille anlatıyor. Sağduyulu, akıllı, cesur ama başı da bir türlü dertten kurtulmayan Tom Sawyer&apos;ın maceralarında, her çocuk biraz kendini buluyor. Sanırız bu nedenle uzun yıllardır keyifle okunuyor.
Peter Pan - James Matthew Barrie
Dünyada en çok satan klasiklerden… Peter Pan ve sinir bozucu peri arkadaşı Tinker Bell, Darlinglerin çocuk odasının penceresinden içeri girdikten sonra bir daha hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. Darlinglerin üç çocuğu, Wendy, John ve Michael, Peter Pan&apos;ın peşine takılıp Düşler Ülkesinin yolunu tutarlar. Burada Kayıp Çocuklarla tanışır, masmavi denizde oyun oynayan utangaç denizkızlarını izler, Kaptan Kanca&apos;nın acımasız korsan çetesiyle ve sonradan dost olacakları Kızılderililerle karşılaşırlar.
Heidi – Johanna Spyri
Yüzyılı aşkın zamandır dünyanın birçok ülkesinde çocukların severek okuduğu ve çizgi filme de uyarlanan Heidi&apos;yi, Almanca orijinalinden Leyla Uslu çevirisi ve Maria L. Kirk&apos;in özgün çizimleriyle çocuklarımıza sunuyoruz.
Roman İsviçre&apos;nin sevimli bir dağ köyünde başlar. Teyzesi Heidi&apos;yi Alp Dede&apos;ye götürüp bırakır. Bir süre sonra Heidi huysuz olan dedesiyle, doğayla ve arkadaşı Peter&apos;le kaynaşır. 8 yaşına geldiğinde okula gitmesi gereken Heidi&apos;yi dedesi göndermek istemez. Bir gün teyzesi çıkagelir. Heidi&apos;yi Frankfurt&apos;a götürür. Heidi dağları çok özleyecek, ayakları tutmayan Clara ile dostluk kuracak, çevresine sevgi ve umut dağıtarak güzellikler yaratacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f76f05-35b4-4f75-9aaf-22fd6be19192.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorlu Yol</image:title>
            <image:caption>Çift terapileri ve bireysel terapilerle yıllardır birçok insanın
yaşamını iyileştiren Klinik Psikolog Daphne de Marneffe, uzun,
meşakkatli ve zorlu bir yol olan birlikte yaşama sanatının inceliklerine davet ediyor sizi.
 
Artık insanlar hem çocuklarının hem de kendilerinin huzuru
ve sağlığı için boşanmaktan kaçınıyor ve evliliklerini olabildiğince uzun tutmaya gayret ediyorlar. Ancak evlilik zorlu bir yoldur
ve evli kalmak her zaman çok da kolay olmayabilir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, bu zorlu yolda kendini aramaya, bulmaya çalı
şanlara, yolunu kaybedenlere, duygularına ve evliliğine yabancılaşanlara bir yol haritası çiziyor.
 
İçten ve cüretkâr yaklaşımıyla kendinizi ve ilişkinizi farklı açılardan ele almanıza yardımcı olacak olan Zorlu Yol, başka çiftlerin hikâyeleriyle size yalnız olmadığınızı hatırlatacak ve bu yolda en
az zaiyatla ne kadar ilerleyebileceğinizin ipuçlarını verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37454e3e-ea97-4e2c-941c-81df93c36068.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga</image:title>
            <image:caption>“Öylesine gri ve yitirmiş ümidini, çelik gibi güçlü ama içeriden çöküp gitmiş, kahkahalarla gülüyor karga bir sokak lambasının altında, yaşamış, ölmüş ve hâlâ yaşayan birinin vudu gülüşüyle...”
Kız arkadaşıyla birlikte bir sokak çetesi tarafından öldürülen Eric Draven bir karganın yardımıyla ölümden geri döner ve karanlık sokaklarda intikam peşine düşer.
1994’te beyaz perdeye uyarlanan ve Brandon Lee’nin setteki trajik ölümünden sonra James O’Barr tarafından ona ithaf edilen kült çizgi roman KARGA Türkçede ilk kez yayımlanıyor. 2011 yılında yazarın orijinal niyetini yansıtan otuz sayfalık ek çizimler ve sanatçının orijinal tekniği kullanılarak restore edilen kayıp sekanslar da bu genişletilmiş özel edisyonda yer buluyor.
“KARGA olmasaydı bağımsız çizgi roman dünyası çorak bir yer olurdu.” —Steve Niles</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d443e82-b7f0-4f20-a0cc-b4cc81bba5de.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Gelin</image:title>
            <image:caption>Güzelliğiyle çevresindeki tüm erkeklerin başını döndüren
Buttercup, hayattaki tek gerçek aşkı olduğuna inandığı Westley&apos;i
Amerika yolculuğu sırasında kaybeder. Bundan sonra bir daha
hiç kimseyi sevemeyeceğine inanan Buttercup, sırf kendisine
ileride tahta geçecek bir oğlan çocuğu versin diye eş arayan Prens
Humperdinck&apos;in evlenme teklifini kabul eder. Ancak bir süre
sonra, dev Fezzik, kambur Vizzini ve İspanyol Inigo&apos;dan oluşan
azılı bir çete tarafından kaçırılır. Yolları gizemli ve tehlikeli bir
korsanla kesiştiğindeyse her şey değişir...
 
Yıllara meydan okuyan bir aşk, bitmez bilmez maceralar,
korsanlar, prensesler, devler, mucizeler, korku, heyecan...
 
Fantastik kurguda bir klasik hâline gelen
Prenses Gelin, masal tadında, sürükleyici bir gençlik romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b8a1b04-53f4-4f63-b57b-23809e6932ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol İşaretleri</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın konsepti mükemmel. Tüm tarih boyunca ve hatta alternatif zaman çizgilerine uzanan, sürekli büyüyen, sürekli değişen, nasıl bulacağınızı bilirseniz sizi her yere götürecek bir yol.” –George R. R. Martin
“YOL, ZAMAN BOYUNCA İLERLİYOR. GEÇMİŞ ZAMAN. GELECEK ZAMAN. GEÇMİŞTE YAŞANMIŞ OLABİLECEK ZAMAN.”
Roger Zelazny, farklı mitolojileri bilimkurgu romanlarına uyarlamasıyla pek çok yazarın yalnızca hayal edebildiği bir şeyi alışkanlık hâline getirmiş eşsiz bir yazar. Yol İşaretleri ise kısmen fantastik öğeler içeren deneysel bir bilimkurgu romanı.
Red Dorakeen, kendisinin de bir başkasının da hatırlayamayacağı kadar uzun zamandır Yol’daydı. Çok uzun zaman önce yaşlı bir adam olarak Yol’da yürümüştü. Şimdi ise çok daha gençti. Mavi renkli hurda Dodge pikabıyla antik dönem Maraton’unda istilacı Perslerle savaşan Yunanlara silah taşıyor, yolda Hitler’le ve de Sade’la tartışmalara giriyor, zamanda bir ileri bir geri durmaksızın yolculuk ediyordu.
Şimdiyse biri Red’i öldürmek için on girişimin düzenleneceğine dair Yol’u yöneten yasalara göre resmi bir beyanda bulunmuştu. Gizli düşmanı, (çok tehlikeli bir keşişten bir Tiranozor’a kadar uzanan çeşitlilikte, insan veya diğer türlerde) suikastçılar tutmak için geçmişi ve geleceği tarıyordu. Red’in peşini bırakmayacaklardı, Yol onu nereye götürürse götürsün.
Yol İşaretleri, zamanlar arası bir kendini keşif yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192a5bf8-729d-4435-b375-43a04d991c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Aykırı Beyanlar</image:title>
            <image:caption>Sosyal medyaya bomba gibi düşen haberin ilk kaynağı, hale sebze taşıyan bir kamyon şoförüydü. Adamcağız kasabaya sabaha karşı girdiğini, meydandaki kavun heykelinin dibinde bir karaltı fark edince durduğunu, uykusuzluktan hayal gördüğünü sandığını, kamyondan inip karaltının yanına gidince ödünün patladığını ve derhal karakolu aradığını anlatıyordu hararetle. Görüntüsü sosyal medyada yayıldıktan az sonra polis telsizinden tuhaf bir anons yükseldi.
“Burada yatan kuyruklu bir şey var!”
Hiçbir şey göründüğü gibi değil ya da her şey tam da olması gerektiği gibi... Aslıhan Kocabal’ın öykülerini okurken, hangisinin akla daha yatkın olduğunu kestirmek güç. Hatta öncelikle, akla yatkınlık meselesini bir çözüme kavuşturmak gerekiyor. Üzerinde durduğumuz zemin stabil değil!
Gerçeğe Aykırı Beyanlar’daki öyküler, Türkiye’de örneğine sık rastlamadığımız şekilde grotesk unsurlar da barındıran dikenli bir demet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f52bb9a8-93a8-4e76-872e-cac5c9fcb8a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulunamadı</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8a96a7a-7c56-4a06-bfaa-f9de07c83b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Canavarı</image:title>
            <image:caption>“Üç gün içinde üç cinayet işleniyor; biri Etlik’te, biri Keçiören ve biri de Telsizler’de. Her üçü de aynı elle, aynı şekilde, bir silah ile yapılıyor. Maktullerin üçü de ayrı ayrı sosyal seviyeleri olan kimseler. Ankara’da müthiş bir cani yaşıyor. Esrarengiz bir cani. Güzel, küçük, sevimli ve temiz şehrimizin içinde henüz ele geçmemiş olan müthiş bir katil var ki, kurbanlarının karşısına onları ürkütmeyen bir yüzle çıkıyor. Ve onlar arkalarını dönünce vahşi bir hamle ile üzerlerine saldırıp bir hançer darbesiyle onları hemen öldürüyor.”
Suat Derviş, eşi Reşat Fuat Baraner’in hapse girmesi üzerine Ankara’ya daha sık gidip gelmeye, hatta uzun sürelerle orada yaşamaya başlar. Bu dönemde, daha sonra Ankara Mahpusu adını vereceği Zeynep İçin romanından başlayarak kurmaca evrenine Ankara’yı da katar. Ankara Canavarı bu süreçte kaleme aldığı eserlerden biridir ve 1948’de Kudret gazetesinde tefrika edilmiştir. Derviş, tamamen Ankara’da geçen bu polisiyesinde, bir Ankara gazetesinde zabıta muhabiri olarak çalışan Hikmet Altıntaş’ın bir dizi cinayetin izini sürmesini, bir seri katilin peşine düşmesini anlatıyor. Ankara Canavarı’nın, 1952’de, Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen resimli romanını da bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f1dfd2-705b-4a0e-ba12-4b67ab358c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eeen Güzel Şey</image:title>
            <image:caption>Gizli itirafların dili demek Türkçe
söylendikten sonra da söylenmemiş sayılacak şeylerin,
Bakire Meryem’in doğurma anında
mağaraya hapsolmuş yankının
ve rüyalarda uğuldayan sessizliğin
ve bıçak çeken âşığ’nı terkedemeyen kadının...
Benim de bir dilim var böyle, hayatta konuşamadığım
αλλά μιλάει η καρδιά μου.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a7a153-bb77-477d-b864-45190094a8c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Popülizm Yüzyılı</image:title>
            <image:caption>Fikir partileri yerine tek bir kişiliğe bağlı partiler, negatif propaganda, yüksek mahkemelerin yetkilerinin azaltılması ve yürütme erkinin yetkilerinin fazlasıyla artırılması, basın özgürlüğünün dolaylı yollarla kısıtlanması, hakaretlerle dolu saldırgan bir dil, “hem kurum karşıtı hem seçim yanlısı”, demokrasiyle diktatörlük arası “demokratör” rejimler... 
Çağımızın en dikkat çekici siyaset bilimcilerinden Pierre Rosanvallon dünya siyasetinde giderek daha belirleyici hale gelmeye başlayan popülizmi bütün cepheleriyle ve “Tarih, Teori, Eleştiri” düzlemlerinde masaya yatırıyor. Popülizm esas olarak 1960’larda kullanıma girmiş bir kavram olsa da çok daha uzak bir geçmişe uzanan tarihsel kökenleri var. Fransa’da III. Napoléon döneminin ya da Kolombiyalı Jorge Eliécer Gaitán ile Arjantinli Juan Péron’un mirasının, 19. yüzyıl sonlarındaki kısa süren Rus ve Amerikan popülizminin analizi, günümüzün Venezuela’dan Hindistan’a uzanan popülist rejimlerine ışık tutuyor. Üstelik Rosanvallon çok da fazla sözü edilmeyen sol popülizm üzerinde de uzun uzun duruyor. Popülizm Yüzyılı, “Çağdaş demokrasinin büyüsünün bozulduğu” bir dönemde popülizmi anlamak ve “nasıl bir alternatif ortaya konmalı?” sorusu üzerinde düşünmek için çok katmanlı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d399a284-c78a-4834-be0c-996939d42d35.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kral</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Çin edebiyatının yaşayan ustalarından A Cheng’in “Satranç Kralı”, “Ağaç Kralı” ve “Çocuk Kralı” başlıklı üç uzun öyküsünden oluşuyor Üç Kral. Nobel ödüllü yazar Mo Yan’in açıkça “o benim idolüm” sözleriyle selamladığı Cheng bu üç öyküsünde okuru devrim yıllarına götürüyor. 
 
Mao’nun gerçekleştirdiği büyük devrimden kısa süre sonra, Çin’de de tıpkı başka ülkelerdekine benzer “mektepten memlekete” hareketi gerçekleştirilmiş ve Çinlilerin “Eğitimli Gençler” adını verdikleri lise seviyesine kadar eğitim almış gençler, yeni idealleri gerçekleştirmek ve çağdaş Çin’i inşa etmek üzere kırsal bölgelere giderler. Görevleri bellidir, köylülerle beraber dağda veya tarlada çalışan Eğitimli Gençler aynı zamanda onlara yeni Çin devletinin ideallerini öğretecekler ve bulundukları bölgeleri bayındır hale getireceklerdir. Tabii kadim kültürle yetişmiş halk da Eğitimli Gençler’e yeni şeyleri öğretmekten geri durmayacaktır… 
 
Bizzat kendisi de Eğitimli Gençler arasında bulunan ve Çin’in farklı kırsal bölgelerinde görev alan A Cheng, Üç Kral isimli kitabında birinci elden tanıklıklarını üç olağanüstü öyküyle aktarıyor. Çağdaş ile gelenekselin, mistik ile bilimselin, hayal ile rasyonelin bir araya geldiğinde yaratacağı kamaşmayı tüm çıplaklığıyla yazıya dökerken, Çinli yazarların ona neden “usta” dediklerini gözler önüne seriyor. 
 
“Hiçbir eserim A Cheng’in ‘Satranç Kralı’ adlı öyküsüyle kıyaslanamaz bile.” 
Mo Yan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55be7432-4adb-49e8-8959-a9f7b15829b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Olmak İsteyen Fare Mimi</image:title>
            <image:caption>Mimi ile Mişi iki fare kardeşti. Yaşadıkları evi çok severlerdi. Ama Mimi’nin bir hayali vardı ki hiç aklından çıkmıyordu. Mimi, bir insan olmak istiyordu!
Bir gün kardeşi Mişi’nin başı belaya girince, Fare Mimi bir çözüm aramaya başladı. İnsan olursa kardeşini kurtarabilirdi. Hemen işe koyuldu. Ama acaba bir insan, nasıl olurdu?
Sevilen yazar Ceylan Işın Koryürek bu kitabında insani değerleri ve insan olma konusunu minik bir farenin gözünden ele alıyor. Ve ortaya, tam da minik insanlara göre, keyifli ve düşündürücü bir hikâye çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3324081b-ff8d-43ce-a123-abb7a4e074b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bütün çocuklar büyür, biri hariç.” 
-J. M. Barrie, Peter Pan 
 
Her yaşa hitap eden, zamansız ve tarz sahibi İthaki Çocuk defterleri; hayallerinizi, listelerinizi, fikirlerinizi, programınızı ya da öykülerinizi rahatça yazabilmeniz için tasarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85ac2999-b632-43f1-8a66-d01bfbaf3727.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfler ve Kelebekler</image:title>
            <image:caption>Yazıları uçuşan kelebeklere benzetilen Kazasker Mustafa İzzet Efendi, hâlen görenleri hayran bırakan, Ayasofya’daki büyük levhalar, Bursa Ulu Cami ve başka birçok camide kitabeler ve levhaları bulunan önemli bir hattattır. Ayrıca günümüzde hâlâ sevilerek okunan besteleri olan büyük bir bestekâr, usta bir neyzendir. 
19. Yüzyıl’da yaşamış olan Mustafa İzzet Efendi için söylenen, “Hattatlar arasında Kazasker ayarında bir musikişinas olmadığı gibi, musikişinaslar arasında onun ayarında bir hattat yoktur.” sözü, sanatkârlığını veciz bir şekilde ifade eder. 
Sanatkârlığının yanında üst düzey devlet görevlerinde bulunmuş bir yönetici olan, Tosya doğumlu Kazasker Mustafa İzzet Efendi hakkında yazılmış yazılar oldukça fazla olmakla birlikte, derli toplu bir biyografi eseri daha önce yayınlanmamıştır. 
Yayınevimizce alanında önemli bir boşluğu dolduracağı düşünülen bu kitapta, bir âlim ve sanatkârın yetişme şartları, döneme ilişkin bilgilerle birlikte verilerek, hayatı ve eserleri tanıtılmış ve Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin biyografisinin sonraki kuşaklara ulaştırılarak, geçmişle gelecek arasında kurulması zorunlu köprüler için küçük de olsa bir adım atılması  amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6560b301-6f8b-411a-b773-1667770b6d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenin Şifa Kapıları</image:title>
            <image:caption>“... doğduğumuzda kimse bize ‘şifa’ olduğumuzu söylemedi.  Biz şifayı bilen ama unutmuş çocuklardık, bizim çocuklarımız da şimdi öyle oldu…” 
Doğanın bize sınırlar çizdiği zamanlardan geçerken doğayla uyumlanması ve onunla bir atması gereken kalplerimizin doğanın yanında değil de onun karşısında duruşu, bizi şifadan da uzaklaştırdı. İşte Bedenin Şifa Kapıları, kendimizi tanımamız ve bedenin şifa kapılarını aralamamız için yazıldı.


     BEN ŞİFAYIM. BEN SEVGİYİM.


Bu kitap seni organlarınla tanıştırıyor. Beden her bir noktadan ulaşılabilen çok kapalı bir bina gibidir. Önce kendimizi tanımamız gerekir. Örneğin avuç içlerimizin şifalı olması, her şeyi dokunarak hisseden varlıklar olmamızdan ileri gelir. Doğası gereği şifayı sol elle alır, sağ elle veririz. Ayak altları da eller gibi şifanın temasla toplandığı ve yayıldığı alanlardır. Ayaklarımızla dünyaya ve mekanlara temas ederiz. Söz konusu enerji olduğunda mekanın ve zamanın önemi yoktur. Akla gelen herkes, her şey ve her durum şifanın konusudur. Şifa var olan, olmuş olan ve olacak olan her şeyi iyileştirmek için insana verilmiş bir armağandır. Tüm bedenimizi şifaya odakladığımızda, her an ve her konuda mucizelere açılırız. 
Ebru Demirhan rehberliğinde çıkacağın bu yolculuk, seni toz bulutundan alıp bulunduğun noktaya getirecek ve geleceğin şifasını içinde  bulmana, kendini keşfetmene vesile olacak. El, göz, ses ve ayak şifasını kullanarak hem dengede  hem de uyumda kalmaktan daha verimli ne olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f5de525-6d00-4db1-b409-6bce15111580.jpg</image:loc>
            <image:title>Evcil Hayvanlar Tatilde</image:title>
            <image:caption>Evi hayvan oteline çevirme fikri, çık aklımdan!

Sabine Stehr&apos;in yazıp Stefanie Reich&apos;in resimlediği Evcil Hayvanlar Tatilde, beklenmedik tıkırtılar, önlenemez çıtırtılar ve ortalığı birbirine katan ötüşlerle hareketlenen şamatası bol bir macera!
 
Birkaç gürültücü misafiri “gizlice” evinde konuk eden cin fikirli bir ufaklığın başından geçen eğlenceli olayları konu alan kitap, hayvan sevgisi aşılamanın yanı sıra komşuluk, arkadaşlık, fedakârlık, özveri gibi değerlerin önemini de vurguluyor.

İster bir tavşan isterse bir kertenkele olsun, bir hayvanın bakımını üstlenmenin gerektirdiği sorumluluk bilinci üstüne renkli bir anlatı sunan bu sevimli öykü, zamane çocuklarının karşılaştıkları sorunlara karşı geliştirdikleri çözüm önerileriyle şaşırtıyor.   

Kerem&apos;in arkadaşları birer birer tatile çıktıkça, Keremlerin evi kalabalıklaşıyor. Hipi, Geko, Fuji derken evdeki curcuna alıp başını gidiyor.
Sabah kahvaltısı servisi, bakım saati yetmezmiş gibi her yer her yerde olunca ortalık adeta bir lunaparka dönüşüyor. Haberi alan kapıda beliriyor. Yoksa mahallelilerin fısıltı gazetesiyle yaydıkları haber doğru mu? Kerem evinde hayvanlara tatil mi yaptırıyor? 
Bu arada, ev sahipleri İsmail Bey evde hayvan bakılmasını kesinlikle istemiyor. Amanın, Kerem&apos;in hiç açık vermemesi gerek! Yoksa?..

Önünü ardını hiç düşünmeden bir karar almanın her zaman hüsranla sonuçlanmayacağını gösteren bu sürprizli öykü hayvanların bakımıyla ilgili küçük ipuçları da paylaşıyor.  

“Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 1” olarak sınıflandırılan Evcil Hayvanlar Tatilde, içerdiği bulmaca ve oyunlarla, öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve pekiştirmelerini olanaklı kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8d25f3b-8171-4487-b2f9-9b9a3eee2d47.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sevdalar Ezeldendi</image:title>
            <image:caption>İki eski okul arkadaşının yıllar sonra Ankara Garı’nda karşılaşmaları, onları taşrada yaşanmış temiz aşklar zamanına geri götürür. Karlı, fırtınalı gecede, gazeteci olan İstanbul’a yolcudur, duygusal güfteleriyle tanınan şair ise, platonik bir tutkuyla bağlandığı kadını, uzaktan da olsa görmek için oradadır. Sevilen kadın, trende gazeteciye üniversite yıllarında başlayıp, Doğu’ya uzanan başka bir buruk sevdanın hikâyesini anlatacak ve politik kimliği olan yitik kişinin izlerini bulması için yardım isteyecektir. Gazeteci, yolculuk boyunca arkadaşının yoksul yaşantısını, geçmiş bir tren yolculuğunda yaşananlarla alevlenen tutkusunu, bu tutkunun esinlendirdiği şiirin bestelenme sürecini, Anadolu’dan, Ankara’dan, İstanbul’dan, şairler ve müzisyenler dünyasından renkli kesitler eşliğinde anlatan romanını okur. Sonradan ulaşacağı yitik kişinin anlatacakları ise daha farklıdır. O sevdalar ezelde kalmıştır.
Tahir Abacı’nın, yirmili yaşlarda, ezel sevdalar zamanında bir “ilk roman” olarak birkaç kez başlangıç yaptığı roman, elli yıl sonra tamamlandı ve onun dokuzuncu romanı olarak yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d6dbe4-7fee-43c6-be08-5b4124242928.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens Kitaplığı – 9 Kitaplık Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Çocukları Küçük Prens ile tanıştıracak değerli bir koleksiyon…. 
 
 
Küçük Prens Kitaplığı’nda bulunan kitaplar: 
 
Küçük Prens (Tam metin) 
Küçük Prens Boyama Kitabı 
Küçük Prens Etkinlik Kitabı 
Küçük Prens ile Görgü Kurallarını Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Renkleri Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Karşıtlıkları Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Sayıları Öğreniyorum 
Küçük Prens ile Hayvanları Tanıyorum 
Küçük Prens ile Bir Gün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75dfad7d-df0f-419d-8164-adeb9628c01c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratılış Öyküleriyle Dünya Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Babil, Yunan, İnuit, Maya, Hindu, Navajo, Polinezya, Afrika ve daha çok sayıda farklı yaratılış mitini konu alan bu kitap evreni açıklama girişimlerimizdeki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyuyor. 
Antropoloji ve astronomi profesörü, ödüllü yazar Anthony Aveni dünyadaki çeşitli kültürlerin kökenlerimizi nasıl açıkladığını incelerken aynı zamanda doğal çevrenin bu anlatıları şekillendirmede oynadığı rolü de gözler önüne seriyor. 
“Yaratılış Öyküleriyle Dünya Mitolojisi … insanlığın doğal dünyanın ritmine duyduğu evrensel ve daimî hayranlığı ortaya koyarken, geçmişten günümüze çeşitli kültürlere ait yaratılış anlatılarını merkeze alarak, mit ile bilimin buluştuğu zemini inceliyor. Göreceğimiz gibi, çağdaş bilimin hikâyesi diğerlerinden farklı görülebilir ama kendine has tarihiyle şekillenen Batı medeniyeti de diğer yaratılış hikâyeleriyle benzer motifler taşır. Birbiriyle örtüşen bu fikirler bize, hepimizi birleştiren ortak bir payda olduğunu, çevremizdeki dünyada bir düzen, bir örüntü bulmayı arzuladığımızı anımsatır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c73c947d-27eb-4c9b-885a-7d83e5f303b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Alfabesi Piyano - 1. Bölüm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler bölümünde ilk defa tanıtılan konular listelenmiştir. Bazı sözlü çalışmalar dahil deilmiştir. Öğrenci başarılı bir şekilde bu sorulara cevap verdiğinde tik atarak işaretleyin çalışma sayfaları eklenmiştir. Yeni konuların tanıtımı yapılır , öğrencinin gelişimi kontrol edilir., öğretilen konular özetlenir . 37. Ve 56. Sayfalarda öğrenci şarkıyı dil bariyerinden dolayı adlandıramazsa parçanın bulunduğu sayfaya yönlendirme yapması yeterli olacaktır. Çalışmanın amacı bir şekilde resim tanıma aktivitesi sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0a73b95-0bb4-4f1d-9a06-f2174164b699.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Saltanatı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti her yönden renkli ve ilginç olaylara sahne olmuştu. 
Özellikle duraklama ve gerileme dönemlerinde kadınlar, belirleyici birer aktör olarak öne çıktılar. 
Padişahlar başta olmak üzere, bürokrasiyi ve günlük hayatı etkilediler. 
 Valide sultanlar; vezirleri, şeyhülislamları, veziriazamları, kazaskerleri, defterdarları göreve getirdiler. Yaptıkları hayır işleri yanında ekonomik hayatın canlanmasına da katkıda bulundular. 
Entrikalar entrikaları izledi. 
Peki kimdi bu kadınlar? Nasıl bir dünyaları vardı? Etkilerinin ne tür sosyal ve kültürel sonuçları oldu? Onları tanımak, Osmanlı’nın bir evren genişliğindeki ihtişamını da anlamaya imkân verecektir. 
Ahmet Refik, bilgisi kadar kurgulama yeteneği, daha da önemlisi son derece sürükleyici üslubuyla unutulmaz sahneler koyuyor önümüze.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd8b6c4b-084b-4526-ac4f-05bdc3b46a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıçtan Bugüne Sanatın Öyküsü (Renkli baskı)</image:title>
            <image:caption>İnsanlar neden sanat eserleri yaratır? 40.000 yıl önce yaşamış insanların mağara duvarlarına resim yapmasını sağlayan içgüdüyü nasıl açıklayabiliriz? Peki günümüzdeki çağdaş sanat galerilerinde sergilenen eserlerde aynı ilhamın etkisi olduğunu söyleyebilir miyiz? 
Dünyadaki tüm coğrafyalarda, tarihin her anında imge yaratmanın ardında müthiş bir kaynak vardır, o da insanın doğayla karşılaşmasıdır. İşte Başlangıçtan Bugüne Sanatın Öyküsü, nasıl düşündüğümüzü ve doğayla nasıl bir ilişki kurduğumuzu gösteren sanat eserlerinden yola çıkarak dünya sanatına kapsamlı bir yaklaşım getiriyor. 
Sanat eleştirmeni, tarihçi ve küratör John-Paul Stonard’ın titiz bir araştırmasının ürünü olan bu kitap, Paleolitik Çağ’ın en eski kaya resimlerinden günümüzün kavramsal sanatına kadar önemli sanat eserlerini ve onların öyküsünü yeni bir yolda keşfetmeye çağıran heyecan verici bir çalışma. 
 
“Ernst Gombrich’in efsanevi eseri Sanatın Öyküsü’nün yerini alacak kıymetli bir kitap.” 
—Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c96c0fb-b1fd-4dd0-8a7a-8b42e903e930.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Allah’ım (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>“Benim Güzel Allah’ım” seti, çocuk dostlarımıza Yüce Allah’ı tanıtmak ve sevdirmek için hazırlandı. 
Kitaplarda, Allah’a iman konusunun çocukların dünyasında temel oluşturmasına yönelik bir anlatım tarzı benimsenmiştir. 
On kitaptan oluşan bu setin her bir hikâyesinde Allah’ın varlığı, birliği, büyüklüğü, merhameti ve diğer iman esaslarına dair önemli mesajlar yer alıyor. 
Çocuklar hayatı yaşarken her adımda yürekten gelen bir sesle, “Benim Güzel Allah’ım” desinler diye bu set kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c07f95-3562-45a0-a6b1-ba4643c704e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Yunan Mitolojisi (Renkli Baskı)</image:title>
            <image:caption>Hestia, Dionysos ve Poseidon. Herakles, Perseus ve İason. Scylla, Sphinx ve Medusa. Bu isimler hep karşınıza çıkıyor ama karakterlerin özelliklerini, başlarından hangi olayların geçtiğini, kimlerin birbiriyle iyi geçindiğini, kimlerin birbiriyle kavgalı olduğunu, kimin hangi sembolü taşıdığını hatırlayamıyorsunuz. Kısa Yunan Mitolojisi Yunan mitlerinde adı geçen tanrılar, tanrıçalar, kahramanlar ve canavarlar hakkında size kolayca aklınızda tutabileceğiniz bilgiler veriyor. Kitabı süsleyen renkli resimler de her karakterin başrolü oynadığı en önemli Yunan mitlerini okurken olayları zihninizde canlandırmanıza yardımcı oluyor. Yunan mitolojisinde kim kimdir, artık bu konuya tam olarak vâkıf olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677fdbfe-e6f7-4f90-96b0-d20f695960fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Anlaşılma</image:title>
            <image:caption>Bir kadın kaç parçaya bölünür? Kaç farklı imajda var olur?
Hayat onu ne kadar kendinden uzağa savurabilir?
 
 
Bir avukat, mahkeme salonunda savunmasına hazırlanıyor. Cübbesini giyiyor, yakasını düzeltiyor. Sesini kontrol ediyor, içinden savunmasını tekrarlıyor. O, hâkimin ve jürinin karşısında sesi bile titremeyen kadınlardan. Son derece başarılı, öz güvenli, korkusuz.
 
Bir kadın, hastane yatağında yatıyor. Vücudunda çoklu kırıklar, darp izleri, kafa derisinde kesikler. Kocası sehpanın üzerine düştüğünü iddia ediyor. O ise olanlara hâlâ inanamıyor. Utanıyor, kabullenemiyor, korkuyor.
 
Aile içi şiddet sarmalına yakalanmış, inkâr, korku ve sıkıntı arasında gidip gelen kadın; kocasının üzerinde kurduğu baskı ve şiddetten kurtulmaya çalışacak. Ona yardım edecek olan, polisin dinlemediği zamanlarda onu dinleyen bir yabancı veya iş dolayısıyla tanıştığı bir adam olabilir mi? Ya da aslında çok yakından tanıdığı başarılı bir avukat?
 
Bu roman istismarcıların, kurbanlarını iyi ve güzel olan her şeyden kopararak onları aşağılamayı; işe yaramaz, çirkin olduklarına ve kendileri olmadan hiçbir şeyin üstesinden gelemeyeceklerine inandırmayı nasıl sinsice ve ustalıkla başardıklarını gösteriyor. Yazar, özellikle her kadının bu tür psikolojik ve fiziksel şiddet karşısında farkındalığa sahip olması için gerçeği tüm boyutlarıyla ortaya seriyor. Ve kadınlara, tüm olan o “yanlış anlaşılmalar” adına, “Asla yalnız değilsiniz,” diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a0b13c-db88-4c70-a29f-841ad4315d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 Astroşifa Ajandası</image:title>
            <image:caption>Hayatın bazen ne kadar da karmaşık olduğunu biliyoruz. Ancak, bazı şeyleri değiştiremeyeceğimizi kabul etmek ve enerjimizi onlara harcamak yerine, daha mutlu bir gelecek için adım atmak daha mantıklı değil mi? 
Öncelikle, karanlıkta kaybolup gitmek yerine ışığa sarılmanın önemini bu ajanda ile anlatmak istiyorum. Işığın sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyoruz, ancak bu demek değil ki ondan zevk almayalım! Kendimize ve çevremizdeki güzelliklere odaklanarak hayatın tadını çıkarabiliriz. 2024 senesi Kader Düğümleri Koç ve Terazi burcunda olacak. Bu yıl bize farklı mesajlar verecek. Mesela en önemlisi Güney Ay Düğümü’nün Terazi burcunda ilerleyecek olması sana, “Seni yoran ve mutsuz eden insanların davranışlarına sürekli bir kılıf arama çabasını bir kenara bırakmalısın,” derken, Kuzey Ay Düğümü’nün Koç burcunda olması sana “Kurban rolünü seçmek yerine kontrolü elinde tutmak için cesur adımlar atmalısın,” mesajını veriyor. 
2024 senesi ilişkilerimizi yeniden gözden geçirdiğimiz ve artık kiminle yola devam edeceğimizi çok net göreceğimiz bir sene olacak. Kendine değer veren insanların etrafında olmayı tercih et ve hayatını daha pozitif bir şekilde şekillendir. 
Hayatta zorluklar olabilir, ancak onları aşabilecek gücün de senin içinde olduğunu unutma. Işığını söndürmeye çalışan karanlıklara karşı dur ve kendi ışığını parlat! Ajandanı asla yanından ayırma! Bil ki en zor ve en mutlu anında mesajlarını ondan alacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca3b6ae-7b24-4570-9582-5885ad23b7fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahur Beste</image:title>
            <image:caption>Mahur Beste, kahramanı Behçet Bey’i bir yerde bırakıp bambaşka ilişkilerin ağına açılan hikâyesiyle, Tanpınar’ın, tamamlanmamışlık üzerine kurduğu evreninin ilk romanıdır. Osmanlı toplumunun çözülüş yıllarının krizlerini, katmanlı arka planlarla birbirine bağlayan özelliğiyle, Tanpınar’ın bütün romanlarının yapısına ilişkin işaretler verir. Babalar ve oğullar mitosundan hiç de uzak düşmeyen bürokrasi çatışmalarının ortasında, kırık bir aşkın ardından bestelenen Mahur Beste vardır. Tanpınar, bu bestenin ardındaki trajik hikâyenin talihini daha sonra Huzur ve Sahnenin Dışındakiler romanlarının kahramanları üzerinde bir hayalet gibi dolaştıracaktır. Böylelikle, ne kahramanların hikâyesi orada son bulacaktır ne de içine doğdukları medeniyetin nihayete ermeyen açmazları…
Mahur Beste, bitmiştir; bitmeyen bütün hikâyeler gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d90fe892-c111-4c76-a7f3-e756a9ba37be.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası’nın İlk Siyeri - Kitab-ı Siretün&apos;n - Nebi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>13. yüzyılda doğup bu yüzyılın sonlarında da doğduğu bölgede vefat ederek İsferayin’de defnedilen ve Hasanoğlu mahlası ile şiirler yazan İzzeddin İsferâyinî /Asfarâyinî Bölgede yaşayan Türkler buraya “İsferayin”, Farslar ise “Esferayin” demektedir çağının meşhur şairlerinden biri olmuştur. Çalışma konusu olan bu eserin yazıldığı tarihten takriben 500 yıl sonra istinsah edilmesi, kendi döneminde ve daha sonralar bazı şiirlerine nazireler yazılması Hasanoğlu’nun büyük bir şair olduğunu onaylamaktadır. Hasanoğlu’nun “Kitâb-ı Sîretü’n-Nebî” adlı bu eseri adından da anlaşılacağı üzere Hz. Muhammed’e ithaf edilmiştir. Eser, üzerinde dört yılı aşkın zaman çalışılarak yayına hazır hâle getirilmiştir. Eserin dil özelliği, üslubu, konusu, gramer yapısı, burada kullanılan atasözleri, deyimler, ayetler, hadisler, dile getirilen tarihî olaylar ve daha birçok konuyla ilgili olarak araştırmalar yapılacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68df661-e391-4a2e-a701-5e673c880c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitlerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>İkinci dünya savaşı; 60 milyon insanın trajik bir şekilde yaşamını yitirdiği, sebepleri ve sonuçları itibariyle 20. Yüzyılın en büyük travması… 
Adolf Hitler; bu büyük travmadan sorumlu baş aktör… Savaşın alt yapısını oluşturan, planlayan, başlatan, sürdüren ve yöneten kişi… 
Peki hiç düşündük mü, bu trajik savaşın planlayıcısı olan Hitler, kendi toplumunu nasıl ikna etti de büyük ve güçlü bir halk desteğini arkasına alarak böyle bir savaşı nasıl başlattı? 
“Bir toplumu savaşa inandırmak” teması üzerine inşa edilen çalışmamız yukarıdaki soruya mistik ve ezoterik boyuttan uzak, bilimsel bir düzlemde cevaplar arıyor. Bu nedenle eserde, insan psikolojisinin savaş olgusuna karşı travmatik bir vaka olarak geliştirdiği bakış açısını nasıl olup da kabul edilebilir hatta istekli hale getirildiğiyle ilgili önemli soruların da cevaplarını bulacağını düşünmekteyiz. 
·         Tamamen insana özgü ve sosyal birlik ve bir arada yaşamaya dair bir kavram olan iletişim, bir savaşın nedeni ya da savaşın özendiricisi hâline dönüşebilir mi? 
·         Ya da iletişim, içinde yalanlarla dolu bir retoriğe dönüşünce toplumlar daha mı kolay ikna edilir? 
·         Rasyonel akılla vicdan, korku ve sevgi gibi temel vasıflara sahip olması gereken insan, nasıl olur da kendi türüne karşı nefret ve öldürme hissi ile canavarlaşabilir? 
·         İnsanı ve toplumu korumak, güvende tutmak için yaratılan bir organizasyon olan “Devlet” neden bir toplumu top yekûn feda eder? 
·         Yunan Tragedya ve Komedyası ile başlayan günümüz kitle iletişim araçları ne kadar masum? 
·         Savaş kutsal bir ritüel mi? Lanetli bir kirletilmişlik mi? 
·         Bir toplum nasıl bir kitlesel nefretin odağına dönüşür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d90112a6-4a6d-494f-9ab3-c1d83f58af85.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Said İsyanı ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Şeyh Said İsyanı yakın dönem siyasi tarih yazıcıları tarafından her zaman gündemde tutulan tartışmalı bir konu olmuştur. İsyanla ilgili mutabakat sağlanamayan hususların başında ayaklanmanın temelinde dinî kaygıların mı, yoksa etnik unsurların mı yer aldığı konusu gelmektedir. 
 
• Şeyh Said şeriat için mi, yoksa bağımsız bir Kürt devleti kurmak için mi isyan etti? 
• Musul meselesini etkileyen önemli bir kilometre taşı olan bu isyan uzun süren bir hazırlık aşamasından sonra planlı şekilde mi başladı, yoksa dönemin siyasi gelişmelerine karşı oluşan halk tepkisiyle birdenbire mi ortaya çıktı? 
• Musul müzakerelerinin devam ettiği süreçte ortaya çılan bu isyanda İngiltere’nin parmağı var mıdır? 
• Şeyh Said bu isyanın neresindeydi? Başından beri isyanın planlayıcısı mı, yoksa diğer asiler gibi hâlihazırda başlamış olan isyana sonradan mı dâhil oldu? 
• “Azadi” adıyla bilinen Kürt İstiklal Komitesinin isyanla bir ilgisi var mıydı? 
 
Kamuoyunda bunlara benzer soruların yol açtığı tartışmalar maalesef ki çoğu zaman hamasetten öteye geçememiştir. Hâlbuki tarihî olayların gerçekliğini tarafsız şekilde ortaya koymanın en net yolu iddia sahiplerine belge ve kaynak sunmaktır. 
İşte bu kitap, Şeyh Said İsyanı sonrasında gerçekleşen yargılama sürecine dair, isyanın elebaşlarının Şark İstiklal Mahkemesindeki ifadelerini, yüzleştirme tutanaklarını, isyana müdahil olan tüm sanıkların mahkemede yaptıkları savunmaları, bu savunmalardaki itirafları, pişmanlıkları ve af taleplerini günümüz Türkçesiyle ve herhangi bir yorum katmaksızın okura sunmaktadır. Gerek metin içinde gerekse kitabın ekler kısmında konuyla ilgili pek çok belgenin görüntüsüne de ayrıca yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba438da-cc8d-497c-b0dc-54ba64ec6adb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Yeni Hayat, kitabıyla Ziya Gökalp, halkı edebiyata yönlendirme amacı taşıyan genç edebiyatçılara bu fikirlerinin arkasında olduğunu hissettirmiş ve Yeni Hayat hareketini benimseyen bir kitle oluşturmuştur. Yeni Hayat Hareketi, adından da anlaşılacağı üzere yeni bir toplumsal hayat hedefidir. Bu anlayış, başka bir uygarlığı taklit etme amacı gütmez; bütün birikimiyle, tarihi ve kültürüyle halka odaklanmayı amaç edinmiş ve bu amaca yönelik hizmet edecek aydınlara öncülük etmiştir. Makalelerinde Yeni Hayat fikri hakkında düşündüklerini yazan Gökalp, 1918 yılında hareketiyle aynı ismi taşıyan bu şiir kitabını “Yeni Mecmua” isimli dergide yayınlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa375ed-1ba0-474a-b8dd-00681490f1ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak</image:title>
            <image:caption>Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, Ziya Gökalp’in Balkan Savaşları’ndan sonra çeşitli mecralarda yayımladığı yazılarını içeren 1918’de yayımlanmış bir kitap olmakla birlikte, yazarın 1913-1914 yıllarında Türk Yurdu ve İslam mecmualarında “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” üst başlığı altında yayımladığı yazıları da içermektedir. Kitap 11 bölümden oluşur; her bir bölüm Ziya Gökalp’in ilgili konulardaki görüşlerinin özetlendiği birer makaleden oluşmaktadır. Eser ilk olarak 1918 yılında Evkaf-ı İslamiye Matbaası&apos;nda kitap olarak yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/281f1e56-d8c4-4cba-9bb9-bd5ea0f08ccd.jpg</image:loc>
            <image:title>Denge</image:title>
            <image:caption>Renkler yaralarımın motiflerini oluşturuyordu sadece. Ayrık otu olarak kapadığım boşlukların değersizliğinin nakşı. Beni bazen gerçeklere yöneltmeyi deneseydin anlardın belki fakat sana büyük bir acıdan başkasını vermezdi. Şikayetçi gibi mi görünüyorum, belki öyleyimdir, tayımın yelesini, nalını, mıhını bir kez daha göremesem bile zahir olmayanı anlattım.  
İnandığın yalanlarım sakladığım doğrularımdı. 
Kendi kendine sırrın kolay bellenen ihtişamını duyurdum benliğime, senin hiçbir şeyi zahiren hissedememen uyuşmuş bacağıma akan kanlarımın resitaliyken. Kıvranma sırasını değiştirdiğimizde kükremen keş zihnimin taşlaşmasıydı. Kaç insan tanıdın başının üstünde taşıdığı tabancayı bedenine zul gören. Fıtratını sorguladığın hangi yaşantı sönüp giderken hülyalarımızdan dikizlenme umuduna ret olup şarjöre mermi sürdü. Ben bilmiyorum hiçbir şeyi, şimdi sen kanıksat bana renklerin kuvvetle muhtemel değerlerini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c0ad828-4353-45fa-9761-883e80691411.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Olur Mu Öyle</image:title>
            <image:caption>Küçük bir çocuksan eğer 
Herkes sorabilir sana: 
“Hiç olur mu öyle?” 
Ama bilmedikleri bir şey var ki 
Her şey mümkün olabilir, 
Bakmayı denersen kalbinle. 
 
Sayfaları çevirip katıl bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b5a264-d64d-4463-9228-5edf5f46497f.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Bir Kurmay Subay</image:title>
            <image:caption>“Askerler arasında “emir komuta zinciri” de tabudur. 27 Mayıs Devrimi’nin bu zincirin kurallarına uygun olarak yapılmaması, Milli Birlik Komitesi’nde yüzbaşı, dahası üsteğmen rütbesindekilerle general rütbesindekilerin eşit oya sahip olması, Silahlı Kuvvetler tarafından hiç affedilmemişti, bunun acısı on yıl sonra 12 Mart faşizmi döneminde eski Milli Birlik Komitesi’nin iki genç üyesinin bir bahaneyle sıkıyönetimce içeri alınarak falakaya çekilmesiyle çıkarılmıştır. Emekli Kurmay Yarbay Talat Turhan da o dönemde işkence görmüştür. Üst rütbeliler emir ve komuta zincirini bozanlara karşı çok acımasızdır. Çünkü bu zincir onlar için ‘Tabu’dur…” 
Hıfzı Veldet Velidedeoğlu
Cumhuriyet, 2 Aralık 1990 
“Sevgili Talat Turhan, karanlık ve kirli bir döneme ışık tutup o dönemin çirkin yüzünü gözler önüne seren savunmanızı yararlanarak, öğrenerek okudum. Sağolun! Ellerinize sağlık… Dostlukla.” 
Aziz Nesin
18 Şubat 1978 
“… Bir gün çirkin oyunların sis perdeleri aralanarak, gerçek suçlulardan hesap sorulmaya başlanırsa, bu hesaplaşmada Talat Turhan’ın yapıtı, en güçlü tanıklardan biri olacaktır…” Faik Akçay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a72012b8-9852-4709-89e2-f404b5988476.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’da Bellek Fuad</image:title>
            <image:caption>Aklını selimleştirmeyen, aklıselim olmayan kişi insanlaşamaz, uygarlaşamaz, çağdaş olamaz. Bellek olmadan akıl selimleştirilemez. O halde “BELLEK” nedir ? 
Bu kitapta Yaratan Allah’a, yani Kur’an verilerine ve pozitif bilimlerin bulgularına göre bu soruyu yanıtlıyoruz. 
Yüce Allah, kadın erkek her kişiyi işitme, görme duyuları ile bellek ve selim akıl sahibi olarak yaratması, insanların Allah ile iletişim kurabilmesi içindir. Bu duyularını, belleğini ve selim aklını kullanmayanlar Allah ile iletişim kuramazlar. Allah, indirdiği Kur’an’la insanlar/insanlık ile iletişim kuruyor. Bu iletişimin sonucu aklı işletme, selimleştirme, aklıselim sahibi olarak düşünme şeklinde olmalıdır. 
Allah ile iletişimde işitme, görme duyuları, bellek, işletilen selim akıl ve Kur’an’ın yeri ve önemi büyüktür. Bunlardan biri eksik ya da sağlıksız olursa kişi, Allah ile iletişim kuramaz. 
Bellek/Hafıza, bilginin depolandığı yerdir. 
Bilgi öğrenmek, hafızayı değiştirir. 
Mevcut bilgiyi bilmek, yeni bir ürün vermez. 
*Yeni ürün, aklın, zihni kullanmasıyla mevcut bilgileri işleyerek üretilir. 
-Bilgileri boşuna ezberlemenin hiçbir önemi yoktur. 
-Hafızanın gelişmesi, aklı ve zihni geliştirmez. 
*Öğrenilen bilgilerin üzerine düşünmek, aklı ve zihni geliştirir. İşte insana lazım olan da budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a49a29-784b-48ac-bbe8-291ffdb78f09.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Kozasından Çıkınca</image:title>
            <image:caption>Yaralı kuştur insan, her daim yeniden yarasından doğan. Aşk, kalbin kara deliği olarak sevda, insanın yüreğini hem çizen hem de yaşam sevincini dirilten… Hüseyin Ozan Uyumlu’nun “Kelebek Kozasından Çıkınca” kitabı, “yaralı sevda şiirleri” olarak Myrina Yayınları’ndan çıktı. Son dönemde yürünebilir şehirlerin sınırına dayandığımız kapitalist dünyanın yarattığı insanın uyku haline sallanmış bir bıçaktır bu kitaptaki kırk sekiz şiir… 
Üç bölümden oluşan şiirinde; “bir adım/ geçmişe ve geleceğe/ her şiire bir adım/ gelir çocukluğum/ dizinde iyileşmiş yaraları/ dilinde kuş cıvıltılarıyla” diyen Uyumlu, dize-imge bütünlüğü içinde şiirle yaşam kozasını, onun içinden özgürlüğe sürekli kelebek uçurmak için ördüğünü her an hissettirir özenli şiir okuruna…  Şiirlerin tümünde çocuk, su, rüzgâr, şehir, yalnızlık ve umut güçlü imgelerle örülür ve kelebeğin kozadan çıkış halleri dizelere dökülür… “Cümbüş” şiirindeki “ve salkım saçaktı evler/ uzun bir çocuktu umudumuz/ yola koyulduk/ çocuğun ellerinden tutarak” dize örgüsü, bunlardan sadece biridir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c3bca76-392d-4c33-a510-17334635a011.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Maden Sanatında Anikonik Tasvirler</image:title>
            <image:caption>Uzman Sanat Tarihçisi Ayşe Nur Yücetaş, büyük bir titizlikle yürüttüğü bu çalışmasında, Bizans dünyası maden sanatındaki anikonik tasvirleri incelemiş ve bu örnekler ile Amasya Müzesindeki örnekleri karşılaştırmıştır. Kitapta, Bizans dünyasında yaygın olarak kullanılan semboller, kökenleri ve alt gurupları ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Kitap bol resim ve zengin bir kaynakça ile konuya ilgi duyanlar için bir başucu kaynak niteliğindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b74d3f8-74ed-430f-bc1c-016a685894f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Bir Yazgı</image:title>
            <image:caption>Mutsuz bir evliliğin ardından oğlu Robert’la baş başa kalan heykeltıraş Alice, maddi zorluklara ve hayal kırıklıklarıyla dolu aşk hayatına rağmen oğlunu ve kendisini özel bir yazgının beklediğine içtenlikle inanır: Oğlu üniversite okuyup parlak bir geleceğe sahip olacak, kendisiyse tek kişilik sergisini nihayet açıp hak ettiği başarıya kavuşacaktır. Ama Alice beş parasız kalınca on sekiz yaşındaki Robert hem ikisini geçindirebilmek hem de annesinin boğucu olabilen sevgisinden kaçmak için orduya yazılır ve İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken Avrupa’ya gönderilir. Özel Bir Yazgı, savaşta korkularıyla yüzleşen Robert’ı takip ederken buna paralel olarak Robert’ın çocukluk yıllarını ve annesinin ayakta kalma mücadelesini Alice’in bakış açısından aktarıyor. 
 
Bir yandan sert, sürükleyici bir savaş romanı, öbür yandan kayıtsız bir 
toplumun ortasındaki yalnız bir kadının hikâyesi: Richard Yates her zamanki gibi Amerikan rüyasının dışında bırakılanlara odaklanıyor. 
 
 
Tiffany’de Kahvaltı ile Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok bir araya gelmiş sanki. Bu romanı kısaca tarif etmek imkânsız, okumaksa muhteşem. 
Zadie Smith 
 
Yates yarattığı karakterlerin hayatlarına çaba harcamadan ve eksik bir şey bırakmadan nüfuz ediyor. 
The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93300dd-d74d-4909-9526-d16bc3526761.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvar</image:title>
            <image:caption>Orta yaşlı bir kadın, kuzini Luise ve kocası Hugo’yla birlikte dağda, onların av köşkünde birkaç gün geçirmek ister. Varışlarının ardından çift komşu köye yürüyüşe çıkar ama geri dönmez. Ertesi sabah kadın aşılamaz, görünmez, saydam bir duvara çarpar: Duvarın arkasında ölü katılığı hâkimdir. Kadın dünyanın geri kalanından tecrit edilmiş, dar ve sınırlandırılmış doğa parçasının ortasında, çevresinde kendisine yanaşan bir köpek, bir inek ve bir kediyle birlikte hayatta kalabilmek için bir düzen kurmaya, “yeni hayat”ına yön vermeye çalışır.  
1963 Arthur Schnitzler Ödülü’ne değer görülen, Marlen Haushofer’in en sevilen romanı DUVAR kendi içinde sıkışıp kalmış modern insanın varoluşsal yalnızlığını betimlerken, insanın hüküm sürdüğü dünyada ancak bir metafor olmaktan kurtarıldığında saydamlaşan “duvar”ın arkasındaki yalnızlığı biraz olsun dindirecek bir beceriye de işaret ediyor: Sevgi. 
 
DUVAR: Nefes kesici bir hayatta kalma öyküsü, Soğuk Savaş dönemini anıştıran distopik bir macera, akıldan çıkmayacak bir feminist bilimkurgu başyapıtı. 
*Klaus Antes’in sonsözüyle 
 
ROBINSON CRUSOE kadar sürükleyici. 
Doris Lessing 
 
DUVAR, anlatıcı yeni bir topluluk oluşturdukça yavaş yavaş ütopya romanına dönüşen bir distopya romanı. Haushofer’in hayvan doğasını yurt edinme biçimi son derece sevgi dolu ve özgeci... Yabansı ve olağanüstü. 
James Wood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb31caf-3a32-4bd5-809c-97be671131bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabiha / Hanedandan Bir Sultan</image:title>
            <image:caption>Latife Hanım, Halide Edib ve Atatürk biyografilerinin yazarı İpek Çalışlar, Hanedandan Bir Sultan: Sabiha kitabında, İşgal İstanbulu’nu ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını sarayın penceresinden ele alarak anlatıyor. 
Kuvvetli şahsiyeti, boyun eğmez tabiatı, güzelliği ve sadeliği ile ünlüydü. İyi bir eğitim almıştı. Babasının yaveri olan Mustafa Kemal Paşa’nın evlilik talebini kabul etmedi, âdetlere ve hanedanın özel hayatını düzenleyen kurallara da isyan ederek kendisinden dört yaş küçük kuzeni Şehzade Ömer Faruk ile aşk evliliği yaptı. 
İstanbul işgal altındaydı. Milli Mücadele’ye katılmak için Mustafa Kemal Paşa’ya karı koca birlikte başvurdular.Ankara’ya gitmek istediler, kabul edilmedi. 
Cumhuriyet ilan edildikten sonra hanedan sürgüne gönderildi. Onları bekleyen vatansız, unvansız ve maddi sıkıntılarla dolu bir hayat oldu.Fransa’da ve Mısır’da yaşadılar. Güzellikleri ve zarafetleriyle dünyaya nam salacak üç kızları oldu,beş de torunları. 
Sürgünden yirmi yedi yıl sonra Sabiha, boşanmış bir kadın olarak ülkesine döndü. Babasına ait belgeleri ömrü boyunca bir çanta ile yanında taşıdı. Israrlara rağmen babası, Mustafa Kemal Paşa ve Cumhuriyet hakkında konuşmamaya büyük özen gösterdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22194e15-dbd0-40fa-b0e0-c68ac87c3182.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Şubat Notları Sana Dair</image:title>
            <image:caption>Çok “ah!” dedim, çok “ah!” işittim bu süreçte. 
Havada kalmasın, kendine bir yer bulsun istedim hepimizin “Ah”ı… 
Hüznümüz isyan olsun. Şimdilik bir kitabın sayfalarında, günü gelince olması gereken yerde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adfc4e68-a76f-4f94-b7ad-5364ade9b41d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alerte 5</image:title>
            <image:caption>Terör tehdidi uzay ajanslarını üst düzey alarm seviyesine geçirmeye mahkûm bıraktığında, görevdeki astronotlar zor bir durumla karşı karşıya kalır. Tüm iletişimin kesildiği Mars keşif üssündeyse gerilim artmakta, herkes siper almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6850eb5e-4fd5-4868-91a9-0844cfcdbb41.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 4</image:title>
            <image:caption>MANO “KÜÇÜK BİR İHTİMAL DAHİ OLSA TÜM MATERYALLERİ İNCELEYECEĞİZ. İŞTE O KADAR!” DİYOR VE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR. 
 
PEKİ YAKALANAN ADAM GERÇEKTEN SUÇLU MU? 
 
YOKSA İFTİRA MAĞDURU MU? 
 
ŞÜPHELİNİN DERİSİNDEN BİR PARÇA, MAĞDURUN DNA’SI VE OLAY YERİNDE GERİDE KALAN ASIL GERÇEĞE GİDEN İPUÇLARI... 
 
TRENDEKİ İĞRENÇ TACİZ VAKASI... 
 
MUTLAK GERÇEĞİ ARAYAN MANO REİJİ’YE YENİ DEĞERLENDİRME MATERYALLERİ GELDİ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d8194c5-64b8-416f-8a16-84a5d520fcff.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredeyse Sıradan Bir Aile</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar “biz” olanın çatlaklarına huzursuzluk ve sessizlik dolmuştu. 
Ortak tek konumuz verdiğimiz savaştı. 
 
 
On sekiz yaşındaki Stella Sandell kendisinden neredeyse on beş yaş büyük bir adamın vahşice öldürülmesinden sorumlu tutulur. Saygın bir ailenin sıradan kızıdır. Karanlık işler peşindeki bir iş adamını bırakın öldürmeyi, tanıması için bile nedeni yok gibidir. 
 
Baba, ortaya konan onca kanıta rağmen, kızının masum olduğuna inanıyor. Anne ise kimsenin doğruyu söylemediğini düşünüyor. Ve geleceğe dair hayalleri konusunda umutsuzluğa kapılan genç kız, ne kadar ileri gidebileceğini kimsenin anlamadığına inanıyor… 
 
Sürükleyici hikâyesiyle baştan sona heyecanlı bir okuma sunan Neredeyse Sıradan Bir Aile, bizleri bir arada tutan şeyin sevgi mi yoksa yalanlar mı olduğuna, alıştığımız hayatlarımızı korumak için neleri gözden çıkarabileceğimize dair ailedeki sadakat ve ahlaki değerler üzerine önemli bir okuma sunuyor. 
“M. T. Edvardsson aldatıcı ve sürükleyici bir roman yazdı. NEREDEYSE SIRADAN BİR AİLE size en yakınlarınız hakkında bildiğiniz her şeyi sorgulatacaktır.” ―Karin Slaughter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e583a64d-516d-430c-bf5e-fb9a6856b95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizmde Ücret Sorunu</image:title>
            <image:caption>Uluslararası komünist hareketin sosyalizmde ücret konusunda veya genel anlamda Marksist-Leninist politik ekonomiyi geliştirme diye bir derdi olmadı. Lenin ve Stalin&apos;in bu konuda ürettikleri neyse onunla adeta idare ettik. 
Sosyalizmde ücret sorunu da devlet sorunu gibi aynı kaderi paylaşıyor. Bolşevikler, &quot;Elimizde hiçbir tecrübe yok, iyisi mi biz bu devrimden vazgeçelim:&apos; demediler. Pratikte karşılaşılan ve öngörülemeyen her sorunu çözmek için uğraştılar. Sosyalizmde ücretlendirme veya ücret bu türden en tipik sorundur. 
Bu sorun ele alınırken bir noktaya dikkat etmek gerekir. Sosyalizmde ücret sorununda Marks ile Lenin değil, Marx ile Stalin arasında bir düşünce birliği bağı vardır. Lenin, SSCB&apos;de ücret konusunda başlangıç aşamasındaki gelişmelerin bizzat şahidi olmuştur. 
SSCB&apos;de ücret sorununun çözümü esas itibariyle Stalin döneminde gerçekleşmiştir. O halde burada Marx ve Stalin&apos;i ücret konusunda nasıl anlamalıyız sorusuna cevap aranmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f88c2dd-6379-43a4-99e3-58c2caca9608.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Sorunu ve İsrail Üzerine</image:title>
            <image:caption>Siyonistler Yahudiliği, sınıfsallığı içinde ele almıyorlar, tam tersine Yahudiliği, homojen bir bütün olarak topraksız, sınırlar aşırı bir dünya ulusu olarak kavrıyorlardı: sınıflara ayrışmamış homojen bir yapıyı ifade eden dünya ulusu! Bu anlayışın mantıksal sonucu şuydu: Yahudi, yaşadığı ülkede sınıf mücadelesine katılmamalı, geleceğini orada aramamalıdır. Yahudi, geleceğini Filistin&apos;de aramalıdır. 
Siyonist ideoloji, Yahudi sorununu Filistin&apos;e göç ve göç eden Yahudilerden oluşan bir Yahudi toplumu oluşturmak ile çözmeyi amaçlamıştır. Ama Siyonizm, bütün Yahudiler tarafından kabul edilmemiştir, benimsenmemiştir; evet Siyonizm Yahudi insanını iki kampa bölmüştür. Siyonizm&apos;in en keskin karşıtları Talmud-Yahudileriydi. Bunlar, Yahudiliği din olarak görüyorlardı. Hitler&apos;in iktidara gelmesinden sonra da Avrupalı Yahudilerin önemli bir kısmı Siyonizm&apos;e karşıydı. Siyonistlerin ilk kongreleri de (Basel) farklı akımların şiddetli mücadelesine sahne olmuştu. 
Bu kongrede Batı ve Doğu Avrupa Yahudi&apos;leri arasındaki fark görülmüştü. 
Siyonizm şunu diyordu: Nüfusunun ezici çoğunluğu Yahudi olmayan toplumlarda Yahudiler, yabancı vücudu; yabancılığı ifade ediyorlar. Bundan dolayı kurtuluşu, Filistin&apos;de Yahudi devletinin kurulmasında aramalıdırlar. Ama Filistin&apos;e göç, ülkenin işgali ve bağımsız bir Yahudi toplumunun kurulması; bu anlamda Siyonizm iki olmazsa olmazla karşı karşıyaydı: 
Birincisi: Yerli Arap nüfusun ülkeyi terk etmeye zorlanması; Filistin&apos;in Arapsızlaştırılması. 
İkincisi: Emperyalizmle devamlılığı olan ittifak; Siyonist amaca ulaşılması için güçlü bir dış gücün/emperyalizmin siyasi, askeri ve ekonomik desteği kaçınılmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89703772-52ab-487f-865a-de7572de900a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizmde Meta Üretimi ve Değer Yasası</image:title>
            <image:caption>Emeğe göre ilkesi, ücret makası sorunu/yasası+ değer yasası + fonların kullanımı, meta üretimi, sosyalist ülkede kapitalist mülkiyetin düzeyi, oranı, sınırları vb. konular, tarihsel gelişmeleri içinde ele alınması gereken konulardır. Bu nedenle, kapitalizmde ve sosyalizmde bu konuların nasıl ele alındığının açıklanması gerekir. Aksi taktirde revizyonist sistemde durumun ne olduğu açıklanamaz. 
Bunların hiçbiri tek başına ele alınacak konular değil. Emeğe göre ilkesi + ücret makas sorunu + değer yasası + fonların kullanımı + meta üretimi vb. birtakım tanımlamalarla açıklanamaz. Örneğin, tek başına ücret sorunu/sosyalizmde ücret politikası, sosyalizmin inşa sürecinin ele alınmasını kaçınılmaz kılar. Bunun ötesinde kimin ne dediği ele alınmaksızın ücret politikasının gelişme seyri açıklanamaz. 
Bu konularda belli bir sonuca varabilmek için veya bu konulara belli bir açıklık getirebilmek için: 
a) Sosyalizmin inşa sürecindeki görüşler ve uygulama, 
b) Revizyonist dönemdeki görüşler ve uygulama anlatılmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc0cd0b-cdb8-4f7b-b3ab-80e3ffdc58c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrını Surlarına Fısıldayan Şehir: Diyarbakır</image:title>
            <image:caption>Sanmayın ki dili yok, 
Elbette var 
Taşlarının diliyle konuşur 
Sırlarını surlarına, 
Fısıldayan memleket 
  Her taşının altından sonsuz hikâyeler çıkan şehir: Diyarbakır. Surlarıyla, Dicle’siyle, sinemalarıyla ve asırlara uzanan kültürüyle benzersiz bir dünya. Şeyhmus Diken, Sırrını Surlarına Fısıldayan Şehir: Diyarbakır’da, Diyarbakır surlarının tarihini, Dicle ve Fırat nehirlerinin şehirle olan bağlantısını, surların mevcut politikalar yüzünden harap olmasını ve şehrin tarihi dokusunun bozulmasını anlatıyor. Diyarbakır’ın geçmişten bugüne karşı karşıya kaldığı dertleri, surların hikâyelerini ve şehrin sırlarını taşların diliyle konuşan bir araştırmacı gibi bize fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c5dc78-7b43-4c48-b0fb-69565aefd8ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yas Yüzükleri</image:title>
            <image:caption>artık buruşuk bir çarşaf gibi dağılan 
yüzüne bakınca duydum ancak: 
anneler erken, 
ölümlerine yakın sevilir babalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322e21e0-16ed-4bc3-a8a2-1cc98724bcab.jpg</image:loc>
            <image:title>Volkandan Kaçmak - Gizemli Haritalar 4</image:title>
            <image:caption>Macerada son perde: Issız adadan kaçış!
 
Efsane dizi &quot;Gizemli Haritalar&quot; dördüncü
kitapla noktalanıyor!
 
Vladimir Tumanov&apos;un dünyada ilk kez Türkçe yayımlanan &quot;Gizemli Haritalar&quot; dizisinin kapanış kitabında, maceranın ateşi son kez yükseliyor. Alt Kardeşler, Mariana ve kardeşi, volkanik bir adada mahsur kaldıklarında bu kez sadece kendilerini değil, diğer canlıları da kurtarmak için çabalarlar. Doğada hayatta kalabilmek için bilimsel düşüncenin, aklını kullanmanın ve dayanışmanın değerini hatırlatan roman, heyecan ve keşiflerle dolu yeni bir serüvene davet ediyor.
 
Alt Kardeşler, Mariana ve küçük kardeşi Jack, amca hediyesi tekne gezisinde Bermuda&apos;da dalış yapmanın hayalini kurarlar. Ancak, dört kafadar teknede yalnızken büyük bir fırtına patlar ve önce açık denize, sonra da ıssız bir adaya sürüklenirler. Adadaki yaban hayatının zor koşulları, volkanın varlığı, yaklaşan daha beter bir tehlikenin habercisidir. Çocuklar hayatta kalabilmek için, hava rulosundaki bilmeceleri hızla çözmek zorundadır...
 
GİZEMLİ HARİTALAR dizisi
Haritada Kaybolmak
Suda Kaybolmak
Ateşten Kaçmak
Volkandan Kaçmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03662e95-d32d-44bb-a8b7-804e3db73111.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Anadolu‘nun Öze Dönüş Çağrısı - Antik Çağ Tedavi Merkezlerindeki (Asklepion) Diyet Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Kitap, Antik Çağın ilk şifahaneleri sayılan Asklepionlarda doğan sağlıklı beslenme kavramının izlerini sürerek Hippokrates ve Galenos’un beslenme öğretileri üzerinden günümüz beslenme anlayışına kadar ki değişim ve gelişim sürecini açıklamaktadır. Kitap da aynı zamanda Antik Anadolu’da doğan ve bugüne fonksiyonel beslenme olarak yansıyan konuya ilişkin tüm kavramlar, Antik Akdeniz beslenmesinde tüketilen gıdalar, Osmanlı İmparatorluğu’nun mutfağı üzerinde etkili olan Hıltlar dengesi ve günümüzün antioksidan etkili sağlık bileşenleri gibi konulara da yer verilmiştir. 
Arkeoloji, biyoloji, gastronomi ve gıda bilimleri temelli hazırlanan bu kitap geçmiş ile bugün arasında bağ kurmanın yanında gelecekte, gastronomide sağlıklı beslenme kavramı üzerine yapılacak çalışmalara ve mutfak uygulamalarına temel oluşturması amacıyla kaleme alınmıştır. Aynı zamanda akademisyenler ve gastronomi alanında öğrenim gören öğrencilere kaynak olmasının yanında, akademik çalışma yapmayan ancak sağlıklı beslenmeyi kendisine rehber edinmiş, Antik Anadolu’nun sesini bilimsel olarak duymak isteyen kişilere de hitap edebilecek şekilde hazırlanmıştır. 
Bu kitap, QGIS&apos;in kullanımı hakkında iyi bir anlayış kazanmak isteyen herkes için faydalı olacaktır. Kitap, QGIS teknolojisini öğrenmek isteyen öğrenciler, araştırmacılar, öğretmenler, haritalama uzmanları ve coğrafi bilgi sistemleri profesyonelleri için özellikle yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbe6edcf-9015-4781-83b5-511c06b9b766.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köşkünüz Var mı?</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının öncü yazarlarından Tarık Buğra; uzun ve derinlikli romanlarıyla, hikâye, tiyatro, fıkra ve deneme gibi edebî alanlarda dikkat çeken eserleriyle tanınmıştır. Bunun yanında, genç okurlarına daha fazla hitap edebilecek romanlar da kaleme almıştır. 
1978 yılında Bir Köşkünüz Var mı? romanını yazan Tarık Buğra, bu kitapla âdeta döneminin kuşaklar arası ilişki biçimlerine ışık tutmuştur. Yazar, eserde aynı zamanda “aile”, “hayvan sevgisi”, “birliktelik” ve “değer” gibi kavramlara da sıklıkla değinir. 
Hikâye, “Feneryolu ile Göztepe arasında kocaman bir ahşap köşk” çevresinde geçmektedir. Kitabın temel meselesi, bu köşkün akrabalar arasında bir tartışma konusu hâline gelmesidir. Köşkün sahibi dedenin oğlu, kitabın temel anlatıcısı; küçük torun Ümit de dinleyicisidir. Köşkün asıl sahibi dedenin, torununa anlattığı anılar ve yaşadığı maceralar ise zihinlerde ve sayfalarda resmedilmesini kolaylaştıran keyifli anlatılardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d20c46-524e-406c-9df0-44491041b462.jpg</image:loc>
            <image:title>Katılım Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Katılım Bankacılığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a38fa5e9-f9f9-4edb-bc84-6cb53b155aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Bilbaşar Eğitime ve Sanata Adanmış Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Sait Faik, Kemal Tahir ve Orhan Kemal’le aynı kuşaktan olan Kemal Bilbaşar hakkında yapılmış ilk ciddi biyografi çalışmasıdır. Ansiklopedi ve edebiyat tarihi gibi kaynaklarda hayatı ve edebi faaliyeti birkaç paragrafla verilen yazarın bu yönü, uzun süren araştırma ve incelemeler sonrasında alabildiğine geniş bir çerçevede ortaya konmuştur. Yazarın hayatı ve edebî faaliyetinin hikayesi, İstanbul, Ankara ve İzmir kütüphane ve arşivlerinde uzun süre yapılan taramaların yanı sıra aile çevresinden gelen otantik ve değerli bilgilerle de zenginleştirilmiştir. Bilindiği gibi bir yazarın hayatı ile edebî eserleri arasında her zaman muayyen ölçülerde görülen bir ilişki bulunduğundan bu hayat hikayesi, yazarın edebî eserlerinin anlamlandırılması ve değerlendirilmesine elbetteki çok yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f55a19-e032-4655-b217-69d480d4b125.jpg</image:loc>
            <image:title>Makamsal Çocuk Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Türk müziği, dünyadaki diğer müzik türleri ile etkileşen, güçlü ve köklü bir kavramdır. 
Genel kültürü şekillendiren ve yönlendiren bir olgu olarak müzik, nesiller arası aktarım 
bakımından önemli görülmektedir. Türk kültür ve müziğinin değerlerimize bağlı kalarak 
geleceğe aktarılması amacıyla gelecek neslin temeli olarak bugünü yaşamakta olanların; 
pedagojik uygunlukla kendilerine sunulan, dağara yeni ezgiler ekleyen bu tür çalışmaları 
edinmesi beklenmektedir. Zira “Söz uçar yazı kalır” ve kültür unsurları, yazılı kaynaklarla 
gerçekliğini koruyarak aktarım sağlar. 
Bu kitapla; yazıya geçme fırsatı bulan, içeriğinde on adet makamsal çocuk şarkısı ve 
şarkıların makamlarını tanıtma amacıyla bestelenmiş özgün beş adet saz eseri 
bulunmaktadır. Şarkıların sözleri, gelecek nesillere aktarımını önemsediğimiz değerlerimiz 
olan anne sevgisi, baba sevgisi, vatan sevgisi, Atatürk sevgisi, öğretmen sevgisi gibi 
bağlamlar taşımaktadır. 
Burada, çocukların ses aralığı dikkate alınarak basit ve birleşik makamlardan (Hicaz, Rast, 
Acemâşîran, Nihavend, Segâh) oluşan ikişer adet eser bulunmaktadır. Yazarlar olarak 
okuyucuya; eser öncesinde kavramsal olarak destekleyici olacak makam bilgilerini 
önermekteyiz. Basit bir dille yazmaya çalıştığımız bu bilgiler ile, ilgili makama yönelik 
bilgileri hatırlayarak ilerleyeceksiniz. Ardından gelen örnek eserler de kolaylıkla icra 
edebilecek başlangıç düzeyinde tanıtıcı saz eserleridir. 
Kitaba “takdim” yazısıyla katkıda bulunan sayın Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar’a, işitsel 
kaynağı oluşturmak üzere kayıtları gerçekleştiren sayın Murat Kadakoğlu’na ve şarkıları 
güzel sesiyle seslendiren sevgili Ada Kadakoğlu’na, saz eserlerini seslendiren ve kayıtlarını 
gerçekleştiren sayın Emre Pınarbaşı’na, görsel içerikler için sayın Bahadır Koç’a, ayrıca 
eserlerin seslendirilmesinde emek veren Kültür Bakanlığı saz sanatçıları, sayın Kamuran 
Umuzdaş, sayın Fatih Alaskan, sayın Mert Yavuz ve sayın Metin Aksu’ya teşekkürü bir borç 
biliriz. 
Yararlı olması dileğiyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/408aeefd-6447-4aa6-888e-3db35ccda9aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Can Dostu</image:title>
            <image:caption>Yaz tatilinde Osman ve ablası Göcek’teki dayılarının evinde kalacaklar. Planlar yapılmış, heyecan dorukta. Belki de dalgıç dayıları onları sualtı dünyasıyla tanıştırır. 
Keşke denizlerle ilgili her şey harika olsa... Osman doğaya verilen zararın farkına varıyor, üstelik yaralı bir denizkaplumbağasıyla karşılaşıyor. Bundan böyle denizlerin can dostu olmaya söz veriyor! 
 
Tırtıl Osman’ın Bir Günü kitabıyla tanıyıp sevdiğimiz Osman’ın bu yeni macerası, deniz kirliliği, canlıların yaşam hakkına saygı gibi konular barındırıyor. Çocuk edebiyatı üzerine uzmanlaşmış olan akademisyen yazar Ayfer Gürdal Ünal, eğlenceli bir macera eşliğinde, doğal yaşamın nasıl zarar gördüğüne dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dbbb018-77a4-4e16-9a7c-e5c32ae68ed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Dergisi Sayı 34 / Eylül - Ekim 2023</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
MİLLÎ MÜCADELE YILLARINDA MİLLET İNŞA SÜRECİNE DAİR BİR DEĞERLENDİRME / İSMET TÜRKMEN
TÜRKÇÜLÜK&apos;TEN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ&apos;NE -TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN FARKLI HALLERİ / MEHMET KARAKAŞ
AHMET ARVASİ&apos;NİN MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI VE NEOPERENNİALİZM / MUSTAFA ŞAHİN
TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN EKONOMİ POLİTİK BİR DÜNYA TASAVVURU VAR MI? / MEHMET AKINCI
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE SOLDAN BİR BAKIŞ: GALİYEVİZM / BARIŞ KIZILYAR
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE HUKUK VİZYONU / VASIF İNANÇ DUYGULU
ZİYA GÖKALP VE SÂTI BEY MUKAYESESİ / ABDESSAMED TAIBI
SALDIRGAN KÜRESELLEŞME ÇAĞI VE ‘‘YENİ MİLLİYETÇİLİK&apos;&apos; / DURMUŞ HOCAOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b273100e-e2a5-4406-957c-afeb0b938a34.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaguya-Sama – Aşk Savaştır 1</image:title>
            <image:caption>AŞKINI İLK İTİRAF EDEN KAYBEDER! 
 
İki gururlu dâhi kendilerine has stratejileriyle savaşa kilitlendi. İlk yanlış adımı kim atacak ve bunu yaparken aşkını itiraf edecek mi? 
 
Ülkenin geleceği olan zekâların bir araya toplandığı Şuçiin Akademisi’nin öğrenci kurulunda tanışan, Başkan Yardımcısı Kaguya Şinomiya ve Başkan Miyuki Şirogane birbirlerinden hoşlanmalarına rağmen hiçbir gelişme olmadan yarım dönem geçer! Duygularını ilk itiraf eden taraf olamayacak kadar gururlu olan bu ikili, karşı tarafa aşkını itiraf ettirebilmek için her yolu dener! 
 
Son zamanların en sansasyonel romantik komedisindeki “âşık dâhilerin savaşı” başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97d46c8-95e1-4542-91c0-56b6250dc618.jpg</image:loc>
            <image:title>Ajanda 2024 Etimoloji</image:title>
            <image:caption>İnsan kelimeden ibarettir. 
Bu cümlenin peşinden giden Opera Kitap 2024 Etimoloji Ajandası hayatı, tarihi, toplumu kısacası insana dair her şeyi, kelimelerin izini sürerek keşfediyor. Sofraya konan çorbadan ağdaki balığa temmuz sıcağından kardeşliğe uzanan onlarca kelimeyle coğrafyaları ve dahası tüm kadim kültürlerin kapısını aralıyor. Bizi bir yapan kelimelerin tarihine ve insanın özündeki sırra duyulan saygıyla hazırlanan Etimoloji Ajandası, anlam havuzumuza yeni değerler kazandırmayı ve yeni yılda kötülüğü ortadan kaldıracağımız güzel sözcüklerle karşılaşmanızın ümidini taşıyor. Kelimeler bizi eşitler. 
Zamanın akışını durdurmak mümkün değil. Peki ya zamana not düşmek gelir mi insanın elinden? Opera Kitap zamana not düşeceğiniz, güzelliklerin tohumlarını ekebileceğiniz yeni bir yıl diler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd9a9dcd-a383-4fb1-87da-83b421fe27d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Evin Kuralları - Mila ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri - 8</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Serinin bu kitabında, Mila ve Sarp’ın araba yolculukları sırasındaki keşiflerine ortak oluyoruz. Sen trafik levhalarındaki geometrik şekilleri hiç fark ettin mi? Mila ve Sarp’la birlikte keşfetmeye ne dersin? Serinin 8. kitabında Mila ve Sarp, öğrendikleri geometrik şekilleri pekiştiriyorlar.
***
Bizler, çocukların eğlenceli etkinlikler yoluyla düşünerek ve üreterek matematiği öğrenebileceklerine ve öğrendikçe de seveceklerine inanan matematik eğitimcileriyiz. Bu kitap serisinde, günlük yaşamlarında matematiği kullanan Mila ve Sarp’ın serüvenlerine sizleri de dâhil etmek istedik. Bu öykülerde, çocukların kişisel bakım, doğayı koruma, dengeli beslenme gibi temel yaşam becerileri kazanırken matematikten yararlanmalarını ve matematiğin günlük hayatın bir parçası olduğunu fark etmelerini amaçladık. Ayrıca, çocukların öyküleri okurken ve öykülerin sonundaki etkinlikleri yaparken, matematiksel düşünme ve problem çözme becerilerini de destekleyeceğimize inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4291978b-b306-4548-a3d7-3fe93ddb71ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Labirenti</image:title>
            <image:caption>&quot;Satış dünyası çoğu zaman karmaşık bir labirenttir. Yanlış bir adım, fırsatların kaybolmasına neden olabilir. Bu kitap, karmaşık labirentte satışçılara rehberlik edebilmesi için kaleme alındı.
Satış Labirenti,
-Müşteri ve yönetici itirazlarıyla nasıl başa çıkılacağını,
-Müşterinin ve yöneticinin güvenini nasıl kazanılacağını,
-Satış sürecinde hangi stratejilerin izlenilmesi gerektiğini,
 -Beklenmeyen senaryolara karşı hazır olmayı,
 -Yenilgilere rağmen kararlı bir meydan okumayı ve zafer kazanmayı...
Eşsiz bir roman kurgusuyla anlatıyor...Üstelik farklı maceralara sürükleyerek.
Bu kitap alanında ilk ve tek &quot;Maceranı seç&quot; kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c409f9-a46d-4d05-af2d-42a0e9974f09.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda Sanat Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Çocuklarda Sanat Eğitimi, sanatın çocuklar için önemini vurgulayan ve okuru bu alanda aydınlatan eşsiz bir rehber. Çocuğun bir yaşından okula başlayana kadar yaptığı sanat çalışmaları, onun okuldaki öğrenme başarısını etkiler ve gerek duygusal gerekse zihinsel gelişiminde sayısız fayda sağlar. Okulöncesi dönemde sanatla ilgilenmek çocuğun kendini ifade etmesine yardım ettiği gibi, karalamalar ve serbestçe yapılan çizimler, ileride yapacağı okuma ve yazma çalışmalarına da temel oluşturur. Bu kitapta çocukların yaşları gözetilerek belirlenmiş çalışmalar ve bu çalışmaların güvenli bir şekilde yapılmasını sağlayacak öneriler yer alıyor. Aileler, kitaptaki bilgiler ışığında çocuklarının sanatsal gelişimini izleyebilir, onlarla yapıtları hakkında nasıl konuşacaklarını ve ne tür gerçekçi beklentiler içinde bulunabileceklerini öğrenebilirler. “Çocukları boyama kitaplarıyla sınırlamayın. Bir çocuğun başka birinin yarattığı bir şeyi tamamlamasının hiçbir değeri yoktur.” –Susan Striker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034dce07-6f2b-47b1-80bf-d9f857e4bb7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Flüt İçin Türk Müziği</image:title>
            <image:caption>Türk müziği, dünyadaki diğer müzik türleri ile etkileşen, güçlü ve köklü bir kavramdır. 
Genel kültürü şekillendiren ve yönlendiren bir olgu olarak müzik, nesiller arası aktarım 
bakımından önemli görülmektedir. Türk kültür ve müziğinin değerlerimize bağlı kalarak 
geleceğe aktarılması amacıyla gelecek neslin temeli olarak bugünü yaşamakta olanların; 
pedagojik uygunlukla kendilerine sunulan, dağara yeni ezgiler ekleyen bu tür çalışmaları 
edinmesi beklenmektedir. Zira “Söz uçar yazı kalır” ve kültür unsurları, yazılı kaynaklarla 
gerçekliğini koruyarak aktarım sağlar. 
Bu kitapla; yazıya geçme fırsatı bulan, içeriğinde on adet makamsal çocuk şarkısı ve 
şarkıların makamlarını tanıtma amacıyla bestelenmiş özgün beş adet saz eseri 
bulunmaktadır. Şarkıların sözleri, gelecek nesillere aktarımını önemsediğimiz değerlerimiz 
olan anne sevgisi, baba sevgisi, vatan sevgisi, Atatürk sevgisi, öğretmen sevgisi gibi 
bağlamlar taşımaktadır. 
Burada, çocukların ses aralığı dikkate alınarak basit ve birleşik makamlardan (Hicaz, Rast, 
Acemâşîran, Nihavend, Segâh) oluşan ikişer adet eser bulunmaktadır. Yazarlar olarak 
okuyucuya; eser öncesinde kavramsal olarak destekleyici olacak makam bilgilerini 
önermekteyiz. Basit bir dille yazmaya çalıştığımız bu bilgiler ile, ilgili makama yönelik 
bilgileri hatırlayarak ilerleyeceksiniz. Ardından gelen örnek eserler de kolaylıkla icra 
edebilecek başlangıç düzeyinde tanıtıcı saz eserleridir. 
Kitaba “takdim” yazısıyla katkıda bulunan sayın Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar’a, işitsel 
kaynağı oluşturmak üzere kayıtları gerçekleştiren sayın Murat Kadakoğlu’na ve şarkıları 
güzel sesiyle seslendiren sevgili Ada Kadakoğlu’na, saz eserlerini seslendiren ve kayıtlarını 
gerçekleştiren sayın Emre Pınarbaşı’na, görsel içerikler için sayın Bahadır Koç’a, ayrıca 
eserlerin seslendirilmesinde emek veren Kültür Bakanlığı saz sanatçıları, sayın Kamuran 
Umuzdaş, sayın Fatih Alaskan, sayın Mert Yavuz ve sayın Metin Aksu’ya teşekkürü bir borç 
biliriz. 
Yararlı olması dileğiyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6064c66a-ed4a-4afc-802d-75c6566558e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğe Övgü</image:title>
            <image:caption>Yanlış yerde ve yanlış zamanda ortaya çıkan bilgelikten daha delice bir şey olmadığı gibi, orantısız ve dolayısıyla yanlış zekâdan daha ahmakça bir şey de yoktur. 
 
Hümanizmin en önemli temsilcilerinden Erasmus, taslağını 1509 yazında İtalya’dan İngiltere’ye yaptığı yolculuk sırasında hazırladığı, daha sonra dostu Thomas More’un evinde tamamlayıp ona ithaf ettiği başyapıtı Deliliğe Övgü’de “Beni benden daha iyi kim temsil edebilir?” diyen delilik tanrıçasının ağzından tüm insanlığa seslenir. 
 
Zalim hükümdarların, açgözlü din adamlarının, hırslı tüccarların, kaypak entelektüellerin ve müridi olarak gördüğü herkesin deliliğindeki bilgeliği açıkça ortaya sererken bilgeliğin ahmaklığını ispatlamaktan da geri durmaz. Tanrıçanın hiciv olarak anılmasını istemediği bu methiye, aynı anda hem hicvin hem de methiyenin en delice ve bilgece örneklerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457f391c-6adb-4012-a1e2-ddb18530ba4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Battığımız Bataklar</image:title>
            <image:caption>Çok uzakta bir yerlerde birtakım adamlar iriyarı kel ve yalnız bir adama kurşun yağdırıyordu, birkaç kötü adam ise bir kızın hayatına son vermek üzereydi. Sevil yerde, ben sandalyemde, ellerimiz çaresizce yanımıza düşmüş, öylece oturuyorduk. Ekrana baktım. Kandan kıpkırmızıydı. Sonra bir adamın yere düştüğü görüldü, ince bir inleme duyuldu ve ekranda bir yazı belirdi: “Yeniden Oyna.” 
“Yeniden oynayalım mı Sevil?” diye fısıldadım. 
 
Ahmet Erkam Saraç, içerisinde hayatın nefes alıp verdiği öyküler yazıyor. Yanı başımızdaki kırgın ailelerin, toksik ilişkilerin, yalnız bırakılmış çocukların, yeri doldurulamaz kayıpların bataklarını anlatıyor. Bazılarının çıkmak için çabalarken daha da gömüldüğü, bazılarının dibe vardığını bile fark etmediği bataklar bunlar. 
 
Battığımız Bataklar, acının farklı yüzlerini, hiçbir filtreden geçirmeden, saklamadan, olabildiğince somut halleriyle karşımıza çıkaran, cesur bir ilk kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd523ebb-3912-41db-a6a4-3b06aec535e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol ve İz</image:title>
            <image:caption>İnsanımızın ve toplumumuzun gerçekleri görmesi, Allah&apos;ın yolunda ve Peygamberimizin izinde gitmeleri, 
İslâmiyet&apos;in ilk yıllarını ve İslâm toplumunun samimi inançlarını görerek, BENCİLLİĞE, RİYAYA-GIYBETE VE HASEDE sapmadan yaşamalarını sağlamak, 
Cömertliğin, alçak gönüllülüğün ve hoşgörünün İslâmiyet&apos;in gerçekleri olduğunu. Davranışların, sözlerden daha etkili olduğunu kavrayarak, 
Körü körüne inanmak yerine yaşayışlarıyla örnek olmuş sahabenin izinden gitmeleri, 
Bunların da Allah&apos;ın yolu ve Peygamberimizin izi olduğunu bilmeleri için yazılmıştır. Mehmet Yılmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c5e4a41-54fe-40e9-8387-60b12610c804.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Eğitim Araştırma 50 Makale Bir Kitap</image:title>
            <image:caption>Elli makale bir kitap, yazarın üç yüz yetmiş makalesinden seçme elli makalesinden oluşmaktadır. Makalelerin güncel sosyal-psikolojik konular ile eğitim-öğretim, bilimsel araştırmalar, en güncel sağlık ve hastalık konuları ile bilişsel gelişim konuları alanında çok farklı akademik araştırmaları da içine alan makalelerin birleştirilmesiyle oluşturulan kitabın yazılması beş yılı bulmuştur. 
Kitap, birçok eğitim, sosyal ve sağlık konularını bilimsel dayanaklar ile kaynakça gösterilerek oluşturulmuş ve her kesime hitap edebilecek eğitim amaçlı akademik, sağlık ve sosyal-psikolojik alt temellerini göre hazırlanmıştır. 
Elli makalenin oluşturduğu kitabımızın üniversite ve liselere kaynak olması ayrıca anne ve babaların, sağlık çalışanlarının, araştırmacıların bir başucu kitabı olması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7ef23c7-4e8e-4c77-b6ac-942dbf47b85d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Laçın Can Laçın</image:title>
            <image:caption>İçimizde otuz yılın hasreti, 
Aramızda yıllar kaldı, ay Laçın. 
Alçak düşmanların hain niyeti, 
Bizi senden ayrı saldı, ay Laçın. 
Can Laçın... 
Uzak bakışlarla soldun gözümde, 
Boy verdin dilimde, bittin sözümde, 
Zulmete çevrildi her gündüzüm de, 
Hasret saçlarımı yoldu, ay Laçın. 
Can Laçın... 
Şehit kanlarıyla yeşeren taşın, 
Bir günde, kederden ağaran başın, 
Her yamaçta her kayanda gözyaşın, 
Yüreğimde feryat oldu, ay Laçın. 
Can Laçın... 
Ata yurdum sende kaldı, kocaldı, 
Sanki dünya bu ömrümden öç aldı... 
Şükür gam-kederim geride kaldı, 
Gözlerim sevinçten doldu, ay Laçın. 
Can Laçın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd08c40-4d87-4d06-90df-3be364bb3fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;dan Damlalar Gönülden Dualar</image:title>
            <image:caption>De ki: “Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin! 
Furkân Suresi 77 
 
&quot;Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği 
vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime 
uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.&quot; 
Bakara Suresi 186 
 
Allah&apos;ım! Senin bize çok yakın olduğunu, dualarımıza icabet edeceğini biliyor ve 
Sana dualar ediyoruz, dualarımızı ve ibadetlerimizi kabul eyle. Allah&apos;ım! Bizi ve neslimizi Sana lâyık kul, habibin Hz. Muhammed&apos;e (sav) lâyık ümmet eyle. Bizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından koru. Allah&apos;ım! Bizi Kur&apos;an&apos;ı rehber, Hz. Muhammed&apos;i (sav) önder edinen salih, takva sahibi kullarından eyle, bizi bağışla, müslüman olarak yaşat, müslüman olarak öldür ve vaad ettiğin nimetlere eriştir. Allah&apos;ım! Semavi ve dünyevi her türlü hastalıklardan, belalardan, felaket ve afetlerden muhafaza eyle. Âmin. Yâ Muîn ve Yâ Mucibe&apos;d-deavat, Yâ Ze&apos;l-Celali ve&apos;l-ikram.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2cfa41-3eef-4c69-99b9-24d13e4774a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Kelamın Müstesna Grameri</image:title>
            <image:caption>Kur’ân araştırmacılarının istifadesine sunulan bu eser, Kur’ân-ı Kerim’deki yerleşik Arap gramerine muhalif olan ayet­lerin ele alınıp gerekçelerinin açıklandığı bir çalışmadan iba­rettir.
İçeriğini doğru ifade edebilmesi için elinizdeki kitabın adı “İlâhî Kelâmın Müstesna Grameri” koyuldu. Bu isimlendirmede “kuraldışı, benzeri az bulunan, benzerlerinden ayrı, üstün olan, seçkin” gibi anlamlara gelen “müstesna” kelimesinin tüm anlamlarından istifade etmek hedeflendi. Kitapta ele alınan ayetler bilinen kuralların dışında olduklarından bir yönüyle kuraldışıdırlar. Ama manayı en doğru şekilde aktarmak ve yanlış anlamaların önünü kesmek yönünden de benzerlerinden ayrı, üstün ve seçkindirler. 
Kur’ân grameri müstesnadır. Bir yandan bilinen kuralların dışındadır ve kendisini bu kurallarla ilzam etmez, kuraldışı olmakla müstesnadır. Diğer yandan hiçkimse onun kadar kendisini doğru ifade edemez, benzeri olmayan üstün bir dil yapısına sahip olmakla müstesnadır. Zira o, dillerin Yaratıcısının sözüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666e1f69-a9b0-4685-a19d-273b29005153.jpg</image:loc>
            <image:title>İmajınızı Parlatan Etkili İletişim Stratejileri - Konuş Benimle</image:title>
            <image:caption>“İletişim; öğrenebileceğiniz bir beceridir; bisiklete binmek ya da yazmak gibi. 
Üzerinde çalışmaya istekliysen, hayatının her kısmının kalitesini hızla artırabilirsin.” 
 
İletişim neden önemlidir? İletişimin ana unsurları ve konuşma teknikleri nelerdir? Topluluk önünde konuşurken jest ve mimiklerimizi nasıl kullanmalıyız? Beden dilimiz neleri ifade eder? Eğer siz de, mesleğiniz ne olursa olsun, bu soruların cevaplarını merak ediyorsanız, elinizdeki kitap tam size göre! 
 
Konuş Benimle, zengin örnekler, açıklayıcı fotoğraflar, pratik ipuçları ve interaktif egzersizleriyle her seviyeden konuşmacıya rehberlik ederek hem profesyonel hem de kişisel yaşamda başarıya giden yolun önünü açacaktır. Unutmayın, “Diliniz, düşüncelerinizin penceresidir; ne kadar açık ve netse, o kadar anlaşılırsınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76c776c-957a-479d-8d69-9a0199f23ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Ebeveyn</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta sık sık NORMAL kelimesine denk geleceksin. 
Neden biliyor musun? Çünkü bu kelimeyi duymaya ihtiyacın var. 
Çocuğuna zaman zaman sesini yükseltebilirsin, çocuğunla oyun oynayamadığın günler olabilir, evi bir kreşe çevirip sürekli etkinlik yapmak zorunda değilsin, senin de yalnız kalmaya, bir kahve içmeye, arkadaşların ile sohbet etmeye ihtiyacın var, çocuğunla sarmaşık gibi yaşamak zorunda değilsin. 
İşte bunların hepsi NORMAL… 
Sen de bunların farkındasın ama kendini hep biraz eksik biraz yetersiz hissediyorsun. Sanki sürekli hata yapıyormuşsun gibi bir his var içinde ve o his seni içten içe kemirip duruyor. 
Bunu kendine yapma lütfen. 
Omuzlarında taşıdığın “mükemmel ebeveyn” tuğlasını yere bırakmanın vakti geldi. Mükemmel olmak zorunda değilsin. İnan bana çocuğun da senden mükemmel olmanı beklemiyor. İçinde bulunduğun koşullar çerçevesinde mümkün olan ebeveynliği gerçekleştirmen yeterli. 
Kendini tokatlamayı bırak ve NORMAL EBEVEYN olma yolunda ilk adımı at. 
Bu, sana ve çocuğuna çok iyi gelecek. 
Sevgiler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3216d1ce-df35-4aee-842d-ef97717454ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalist Gelecekten Manzaralar</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın Alman liberallerinden Eugene Richter&apos;ın 1893 yılında yazdığı bu kitap, sosyalizm altındaki yaşamın bir anlatısıdır. 
 
Richter, herhangi bir ülke sosyalizmi bir sistem olarak benimsemeden çok önce olacakları öngörmüştür. Ekonomi çökecekti. Aileler yok olacaktı. Nüfus her geçen gün daha da fakirleşecekti. Devlet, siyasî muhalefeti ezmek ve herkesi ulusal bir hapishaneye kilitlemek için zincilerinden kurtulacaktı. 
 
Romanın anlatıcı sesi, davaya ideolojik sadakatle körleşmiş durumdadır. Felaketi anlatırken, her şeyi ilerleme, eşitlik ve herkes için adalet adına meşrulaştırır. Ancak okuyucu, olayların dehşetini ve ardından bazı insanların bu felaketin mümkün olduğunca uzun süre devam etmesi için girişecekleri entelektüel kıvırmaları görecektir. 
 
Bu kitap, şimdiye kadar yazılanlar kadar açık bir şekilde haykırıyor: UYARILMIŞTIK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018a2bf9-b27a-4532-b4cf-22edc3532e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Melceü&apos;t-Tabbahin-Aşçıların Sığınağı</image:title>
            <image:caption>“Basılan ilk Türkçe yemek kitabı hangisidir?” Aşina olduğumuz yarışma programlarından birinde bu soru sorulsa, birçoğumuz cevabı vermek için heyecanla butona basmayı bekleriz ve sıra bize gelirse yapıştırırız cevabı:MELCEÜ’T-TABBAHÎN. 
İşte, 1844 yılında Mehmed Kamil tarafından kaleme alınan ve basılan ilk Türkçe yemek kitabı olarak bilinen Melceü’t-Tabbâhîn (Aşçıların Sığınağı) adlı kitabı, Günümüz Türkçesi’ne ve günümüzde kullanılan ölçü birimlerine uyarlanmış haliyle okuyucularımızın istifadesine sunmakla mutluyuz. Gerek Osmanlı Mutfağı’na ilgi duyan, gerek o döneme ait yemek tariflerinden yararlanmak isteyen ve gerekse lezzetli yemekler deneyimlemek isteyen herkesin, başlı başına bir hazine olan bu kaynak kitapta aradığını  muhakkak bulacağını düşünüyoruz. 
Çorbalardan, köftelere, külbastılara, kebaplara, salatalardan, turşulara, hoşaflara, helvalardan, baklava çeşitlerine, sütlü tatlılara kadar 300’e yakın tarifi içinde barındıran bu kitabı yayınevimiz yazarlarından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi Hakan Karcı, titiz bir çalışma sonucu günümüz Türkçesi’ne ve günümüz ölçü birimlerine çevirdi. 
Mehmed Kâmil, her ne kadar önsözde, bu kitabın; «Ancak yazılan yemekler zevk ehlinin hakkı olup, yoksa, yemeğin hayırlısı hazır bulunandır, diyerek bir iki çiroz balığıyla meyhane köşelerinde neşe kayığına süvari» olanlar ve  
                  «Yahni, kebap, bozcaaş  gelmez önüme asla, 
                  Ey kem talih bahtıma, hep çorba hep çorba!» 
nağmesini tutturanların bu kitaptan muaf olduğunu söylese de, biz, kitabın, yemek pişiren ve yemeği bir keyif olarak gören herkesin ilgisini çekeceğine eminiz. 
Şanına yakışır bir şekilde, özenle yayına hazırlanan ve kalın kuşe kâğıda basılarak okuyucunun istifadesine sunulan kitabımız, yayınevimizle birlikte, doğru rota ile yeni ufuklara giden bir yolculuğa çıkan okurlarımızın ihtiyaç duyacağı enerjiyi lezzetle ve mükemmel yemeklerle elde etmesini sağlayacak kuşkusuz. 
Mehmed Kâmil’in deyimini biraz değiştirerek söyleyecek olursak, “latifüt kıraat vel manzar” (okuması ve görünüşü hoş) bir kitap sunuyoruz sizlere, buyurun afiyetle okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ad662d3-acb6-4305-b349-5554983b7f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzisyenlerde Liderlik</image:title>
            <image:caption>Müzisyenin kendisine liderlik etme yolculuğu, kendisini iyi tanıması ve onu dinleyenler ile samimi bir ilişki kurabilmesi ile başlıyor. Öz motivasyonu, başkalarıyla uyumlu çalışabilmesi ve istikrarla yola devam edebilmesi bu yolda ona büyük bir avantaj sağlıyor. Aynı zamanda esnek düşünebilmesi, kriz zamanlarında hızlı aksiyon alabilmesi, değişime karşı adaptasyon becerisi geliştirmesi ve sınırları kaldırmak konusunda hevesli olması da değerli. Bu özellikler liderlik biliminin en önemli konuları arasında ve uzun yıllardır farklı sektörlerde çalışan kişilerin çalışma şartlarını iyileştirmek ve sosyal hayatlarındaki tatmini artırmak için uygulanıyor. 
Böyle bakınca bu kitap, müzik özelinde sanatı sahiplenenlere bir yol haritası sunuyor gibi gözükebilir. Ancak her kim hayatında nasıl bir meşguliyet içinde olursa olsun, liderliğin temelini ve ona kazandıracaklarını anladığında kendi yolunu ve ardından başkalarının yolunu aydınlatma şansına erişebilir.  
Kitapta yer alan liderlikle ilgili tüm başlıkları hayatınızın farklı alanlarına uygulayabilirsiniz. Önemli olan kendi seçtiğiniz yolun lideri olabilmeniz; her ne seçerseniz seçin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce4a60f3-67a2-4076-ba29-7164c985d1b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hortum Akıllı</image:title>
            <image:caption>On üç yaşındaki Frankie için işler hiçbir zaman kız kardeşi Tess için olduğu kadar iyi gitmemiştir. Tess&apos;in aksine Frankie nörolojik açıdan farklıdır. Frankie başkalarının ona dokunmasına dayanamaz, yüksek seslerden rahatsız olur, dikkati kolayca dağılır, gündelik hayatında değişikliklerden hoşlanmaz ve diğer çocuklar kumsalda eğlenirken terapiste gitmek zorundadır. Frankie arkadaş edinmekte de zorlanır. Yalnızca bir arkadaşı vardır: Colette. Ama arkadaşlıkları bitmiştir artık. 
Derken, yedinci sınıfın bitimine haftalar kala, Colette beklenmedik bir biçimde Frankie&apos;nin odasının kapısında belirir. Ve ertesi sabah da ortadan kaybolur. Tek arkadaşını bir kez daha kaybettikten sonra Frankie, Colette&apos;in ardında yalnızca kendisinin çözebileceği ipuçları bıraktığını keşfeder ve kendisine yardım etmesi için kız kardeşi Tess&apos;i ikna eder. 
Hortum Akıllı, arkadaşlığa, kız kardeşliğe ve affetmeye dair güçlü ve içten bir hikâye olduğu kadar, kendine alan açmaya çalışan bir genç kızın dürüst ve yürek burkan portresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defa17db-8fe8-43c6-a25d-154ded158cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Çocuk Ka-Ya Sıcak Diyarlara Göç 3</image:title>
            <image:caption>Buz Çocuk Ka-ya öyküsünün bu bölümünde; Ka-ya, ailesi ve komşularının göç etme düşüncesi ile tanışır. Herkes Buzul Çağı’nın öldürücü soğuğundan kaçıp, sıcak diyarlara göç etmek ister. Bunu başarabilecekler midir? Bu uzun ve tehlikeli yürüyüş sürecini, kahramanımız Ka-ya günümüz akranlarına anlatıyor. 
 
Ka-Ya’nın buzul bölgeden ılıman bölgelere doğru göç serüveni, 6-9 yaş arası çocuklarımız için hem merak uyandırıcı hem de insanlık tarihi hakkında öğretici bir öyküdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a308f5-1cf8-4108-a412-d08a44d1c658.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Çocuk Ka-Ya Yeni Bir Yuva 4</image:title>
            <image:caption>Buz Çocuk Ka-ya öyküsünün bu bölümünde; Ka-ya, ailesi ve komşuları kışı geçirmek için ılıman bir bölgede konaklarlar. Avlanmak, kışlık erzak depolamak, taş alet yapmak gibi tüm işleri el birliği ile yaparlar. Ancak bir tehlike vardır. Bulundukları bölgede başka insanlar yaşamaktadır ve onları kendi av bölgelerinde istememektedirler. Aniden bir kaçış süreci başlar. Yeni bir yuva kurmak için göze aldıkları bu yolculuğu, kahramanımız Ka-ya günümüz akranlarına anlatıyor. 
 
Ka-ya’nın sıcak diyarlarda güvenli bir yuvaya kavuşma serüveni, 6-9 yaş arası çocuklarımız için hem merak uyandırıcı hem de insanlık tarihi hakkında öğretici bir öyküdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01912b4a-3612-4844-8989-07e3826f118c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Damlası İle Başak Tanesinin Arkadaşlığı - Küçük Çocuklar İçin Uygarlık Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yağmur damlası ile başak tanesinin arkadaşlığı binlerce yıllık bir öyküdür. Öyküde; başak tanesi ile yağmur damlası arasında geçen diyaloglarla hem günümüzün iklim sorunları hem binlerce yıl süren avcı-toplayıcı yaşam biçiminin bitki ve hayvanların evcilleştirilmesi ile nasıl tarım toplumlarına dönüştüğü anlatılır. Buğdayın evcilleştirilmesinde kadının rolüne yapılan vurgu önemlidir. 
 
Yağmur damlası ile başak tanesinin arkadaşlığı, 6-9 yaş arası çocuklarımıza insanlık tarihini öğretici bir öyküdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1feb519b-138f-4eca-8a80-029421d415f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Asya</image:title>
            <image:caption>Orta Asya’da yüzyıllar boyunca Buhara, Semerkant, Lasa ve daha birçok yerde birbiri ardına büyük medeniyetler ortaya çıktı. Serinde örneğinin de gösterdiği gibi Türk ve Moğol atlılarından çok da uzak olmayan bir yerde incelikli bir sanat gelişti. Bütün büyük evrensel dinler Orta Asya’da hep birlikte var oldular. Cengiz Han, Uluğ Bey, İbn-i Sina, Firdevsî gibi isimler burada dünyaya geldi. 
Orta Asya hakkında çok sayıda eseri bulunan Jean-Paul Roux bu kitabında Türklerin, Moğolların, Tibetlilerin, Arapların, Çinlilerin hep birlikte oluşturdukları Orta Asya’nın tarihini anlatıyor. 
Bugün uluslararası ticarete çözüm olarak hâlâ eski İpek Yolu’yla aynı çizgide ilerleyen projelerin ileri sürülmesi çok ilginçtir. Eskiden İpek Yolu Orta Asya’nın servetiydi: Bu yolun kapanışıyla bölgede felaket çanları çalmış ve bu yolla birlikte kültürü de yok olmuştur. Bu yolların yeniden açılışı, insanoğlunun yaratıcılığının doruğa çıktığı, Zerdüştlerin, İbn-i Sinaların, tapınaklarda ve mağaralarda ölümsüz resimler ve heykeller yaratan seçkin sanatçıların dünyaya gözünü açtığı bu binlerce yıllık toprakların yeniden doğuşunu getirecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/005c1bef-f9d9-4aa1-96e2-a4ccdfb64910.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Arısı Vız Vız (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Masallarla Karakter Eğitimi dizisine bir kitap daha katılıyor: “Masal Arısı Vızvız”
Rengârenk 20 masaldan oluşan Masal Arısı Vızvız, çocuklarınızın &quot;özür dilemek, fedakârlık, kıymet bilmek, dostluk, paylaşmak...&quot; gibi birçok değer kazanmalarına ve uygun davranışlar geliştirmelerine yardımcı olacak.
Masal kahramanlarının seçiminden olayların anlatımına kadar kurgunun incelikle işlendiği bu kitapla çocuklar çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bce603c-2cb9-4255-bdfa-25f983a04668.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Ejderha</image:title>
            <image:caption>Zetta’nın gözüne odanın uzak köşesindeki bir şey ilişti; boyu neredeyse kendi beline kadar gelen büyük bir yumurtaydı bu. Kopkoyu, güzel bir siyah renkteydi ve her yerinde mor benekler vardı. Bir şarkı gibi onu çağırıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb18567-ecef-4839-9b65-552ce3ebb4fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar ve Bethany - Canavarın Savaşı</image:title>
            <image:caption>Sayfaları çevirirken dikkatli olun. 
 
BU KİTAP SİZİ ISIRABİLİR 
 
Ebenezer Tweezer’i 511 yıl boyunca sömüren ve Bethany’yi iki kez yemeye çalışan canavar, nihayet hapsedilmişti. Ama çok geçmeden dünyanın en içten pazarlıklı canavarı kafesinden çıkıp Ebenezer’in tavan arasına geri dönmenin bir yolunu buldu. Fakat canavarda bir tuhaflık vardı. Herkese “kanka”sı gibi davranıyor ve mahalledekilere harika hediyeler kusup duruyordu. Bu, aşırı derecede şüphe uyandırıcı ve dahası mide bulandırıcıydı. Herhangi bir yaratığın bu kadar değişmesi mümkün olabilir miydi? Yani bir canavarın iyi ve nazik olması?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fde9221e-6ec5-4836-a1f2-8436ecd6be33.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannem İlk Marslı</image:title>
            <image:caption>Mars’ın Simud kolonisinde ailesiyle birlikte yaşayan Maya’nın hayatı pek sıradandı. Okul, sınavlar, sürekli meşgul olan anne ve babasıyla hayat, evrenin neresinde olursan ol aynıydı. En yakın arkadaşı robot Bo vardı neyse ki… Bir de Mars’ta doğan ilk bebek olarak ünlenmiş büyükannesi… 
 
Maya bir gün coğrafya ödevi için kayaç örnekleri toplamak üzere Mars yüzeyine çıktı. Tabii o gün, büyükannesiyle birlikte atılacağı çılgın bir maceranın başlayacağından habersizdi. Mars’ın, hatta insanlığın geleceği büyük tehlikedeydi ve bunu çözebilecek sadece bir kişi vardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646e67fa-9e50-490a-93ad-1841a1d779c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Çocuk Klasikleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Güçlü kurgularıyla ve karakterleriyle zamana meydan okuyan dünya klasikleri, çocuklar için özel bir seçkiyle bir araya geliyor! Define Adası’ndan Oliver Twist’e, Beyaz Diş’ten Üç Silahşorlar’a dünya klasikleri, çocukların hayal gücünü beslerken evrensel değerleri tanımalarını sağlıyor. Her bir sayfası macera, dostluk ve cesaret dolu öyküler, kuşaklar boyunca sevgiyle okunmaya ve hafızalarda yer edinmeye devam ediyor. Dünya klasiklerinin en sevilen on eserinden oluşan bu koleksiyonla, büyülü bir dünyanın kapısını aralayın. 
 
Define Adası 
Oliver Twist 
Robinson Crusoe 
Beyaz Diş 
Denizler Altında 20.000 Fersah 
Gizli Bahçe 
Kayıp Dünya 
Üç Silahşorlar 
Gulliver’in Gezileri 
Siyah İnci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96d426e4-218e-4a12-a281-624fe7489bc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kederi Anlamak</image:title>
            <image:caption>Güvensizlik, Kıskançlık, Sevgisizlik, Utanmazlık, Pişmanlık ve Umutsuzluk
 
SALMAN AKHTAR
 
 
“İnsana umut veren, elindeki malzemeden en iyisini çıkarmasını sağlayan bir çalışma” 
—Julian Stern
 
Psikiyatrist Salman Akhtar bu eserinde adına keder denen ruh halini güvensizlik ve kıskançlık gibi dışsal tetikleyicilerden, pişmanlık ve umutsuzluk gibi içsel kaynaklara kadar detaylı bir şekilde analiz ediyor. Soğuk ve mesafeli bir keder atlası oluşturmakla yetinmeyip umut ve iyimserlik dolu yaklaşımını da işin içine katıyor. Herkesin tanıdığı bu içsel vaziyeti bir tür iyi hissetme seansına çevirmeden, bilimsel ihtimamından ödün vermeden ele almayı başarıyor.
 
Kederi Anlamak, bir ruh halinin karmaşık mekanizmalarına dair derinlemesine bir kavrayışın ifadesi. İnsan olma deneyiminin en kasvetli yüzlerinden birine dair çok boyutlu ve iyimser bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f6ac4c4-9217-48bf-af74-cda5108cda19.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Çöktüğünde</image:title>
            <image:caption>İnsanlar Neden İntihar Eder ve Bunu Önlemek İçin Ne Yapabiliriz?
 
RORY O’CONNOR  
 
Kendini trenin önüne atan insanların düşüncesizlikle suçlandığı, biri canına kıydığında “ne gerek vardı”ların havada uçuştuğu bir dünyada intiharın ne olduğunu ve ne olmadığını kavramak hayati önem taşıyor.
 
Karanlık Çöktüğünde, yıllar süren araştırmaların ve klinik tecrübelerin toplamı niteliğinde bir eser. Psikolog Rory O’Connor, intiharın etrafında örülü gizem kabuğunu kırarak, bir insanı bu trajik sona iten tüm faktörleri çarpıcı bir dürüstlük ve içtenlikle masaya yatırıyor. Yakınlarını intihara kurban vermiş insanlara el uzatarak onlara şefkat ve içtenlik dolu bir yol haritası öneriyor.
 
Yıllarını intiharı soruşturarak geçirmiş, onunla kişisel olarak da sınanmış birinden, anlayışlı, ustalıklı, ümit dolu bir eser. İnsanın olduğu yerde umudun asla tükenmeyeceğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36904320-6a56-4089-8b8c-b6192d9cd7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeklik Bilincinin Üç Aşaması</image:title>
            <image:caption>Bir erkek nasıl oluşur?   
Böyle büyük soruların cevabını edebiyatta aramayı seven Robert A. Johnson, bu defa yüzünü Don Quixote, Hamlet ve Faust’a çeviriyor. Erkeklik bilincinin oluşumunu safhalara ayırıyor ve her birini ayrı bir karakter üzerinden inceliyor.
 
Kültürden, gelenekten, psikoloji literatüründen ve kişisel gözlemlerinden damıttığı bilgelikle adına erkeklik denen şeyin doğum sancılarına kulak veriyor, bir keşif serüvenine çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea0abb99-b1b4-47d6-8fb2-1e23d4e846d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeter Artık!</image:title>
            <image:caption>Uykum Zaten Kaçtı!, Seni Zaten Seviyorum! 
 ve 
Eve Dön Artık! kitaplarının yaratıcılarından... 
 
Ördek karda oynamak istiyor. 
Ama Ayı aşırı soğuk olduğunu düşünüyor. 
Ördek karda kiminle yürüyüş yapacak? 
Ayı karda dışarı çıkacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c27f0e55-f532-42e3-8cbe-a2dc5858f711.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dön Artık!</image:title>
            <image:caption>Uykum Zaten Kaçtı! ve Seni Zaten Seviyorum! kitaplarının yaratıcılarından... Ördek, Ayı’yla zaman geçirmek istiyor. Ancak Ayı bir haftalığına balığa gitti. Ayı uzaklardayken Ördek ne yapacak? En iyi arkadaşı olmadan hayatta kalabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf85007-607f-47d0-9637-6aa1c4c6c450.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadıların Cenneti 1</image:title>
            <image:caption>Doğa tarafından terk edilmiş bir dünyada, insanlığın tek umudu cadılardır! 
 
Eskiden, bitkiler ve diğer canlılar uyum içinde yaşıyorlardı. Ta ki insan ortaya çıkana kadar… İnsanlar, diğer canlılarla barış içinde yaşayamadı ve acımasızca onları yok etti. Bunun üzerine Fauna ve Flora kaçıp saklanmaya karar verdi… Dünya yıllar boyu ıssızlığa ve kuraklığa mahkûm oldu. Son kalan ve nadir rastlanan yeşillikler ise bitkilere duyarlı cadıların sığınaklarıydı. Fakat her şeyi yok etmeye çalışan insan, bitkilerin yeryüzünden çekilmesinden cadıları sorumlu 
tutuyordu. 
 
Pilly, bu sığınaklardan birinde yetişti. Güçlü̈ Tula ona rehberlik etti. Pilly, iyi bir cadı olmak için çok özveri gösteriyor ama bir türlü bitkilerin sesini duyamıyordu. Bilge cadı Tula, Pilly’yi kutsanmış yurt “Cennet’e gitmesi için teşvik ediyordu. Ama Pilly, sığınaktan ve rehber Tula’nın yanından ayrılmak istemiyordu. Fakat yazgısı Pilly’yi yolculuğa mecbur bıraktı. Sığınağı işgal eden insanlarla karşı karşıya geldi. İş böyleyken bilge cadı Tula’nın, Pilly’ye hediye ettiği tohumlardan bitkilerle bezeli bir kurt çıktı. Peki ya Pilly, yolculuğunun sonunda “Cennet’e varabilecek miydi? 
 
İnce ve narin çizgisiyle, Yumeji kara fantastik dünyasına şiirsel bir imza atıyor! Felakete uğramış bir dünyada Pilly, insanlar ve bitkiler arasındaki mücadelenin tam ortasında bir maceraya atılıyor. Peki ya Pilly, kutsanmış yurt “Cennet’i bulabilecek mi? Kayıp “Cennet ”in keşfi başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ecd284-4973-40fe-a5b7-8554070d52c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadıların Cenneti 2</image:title>
            <image:caption>Doğanın terk ettiği bir dünyada insanlığın tek umudu canlılardır! 
 
Bitkiler ve diğer canlılar hep uyum içindeydi. Ta ki insan ortaya çıkana kadar... İnsanlar diğer canlılarla yaşayamayıp onları acımasızca yok ettiler. Bunun üzerine Fauna ve Flora kaçıp saklanmaya karar verdi. Dünya yıllar süren ıssızlığa ve kuraklığa mahkûm oldu. Geriye kalan son yeşillikler ise bitkilere duyarlı cadıların sığınağıydı. Fakat insanlar, bitkilerin yeryüzünü̈ terk etmesinden cadıları sorumlu tutuyordu. 
 
İnce ve narin çizgisiyle, Yumeji kara fantastik dünyasına şiirsel bir imza atıyor! Felakete uğramış bir dünyada Pilly, insanlar ve bitkiler arasındaki mücadelenin tam ortasında bir maceraya atılıyor. Peki ya Pilly, kutsanmış yurt “Cennet’i bulabilecek mi? Kayıp “Cennet” in keşfi başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/279df08c-741b-4f9b-8e5f-6b77e287264c.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Ritüeller</image:title>
            <image:caption>Günümüzün en önemli spor dalı olan futbolun ilk çağlardan itibaren her kültürde ayrı ayrı benimsendiği, toplumları etkisi altına aldığı ve öneminin her daim arttığı bilinmektedir. Eski çağlarda çeşitli ayak topu oyunları ile futbola göz kırpılmış ve bir sonraki çağlara kültürler aracılığıyla aktarılarak bir spor dalı haline gelmiştir. Bir spor dalından fazlası olan futbol, zaman içerisinde hayatımızın her anına kazınmış ve tartışmasız hayatımızın en önemli figürlerinden olmuştur. 
 
Murat Terlemez, kitap, makale, tez ve elektronik yayınlardan tarayarak oluşturduğu bu kitabında, Antik Çağ medeniyetleri, Antik Çin medeniyeti, erken dönem Orta Asya Türkleri, Mezoamerika medeniyetleri (Maya, Aztek, Eskimo, Aborjin, Maori), Antik Grek, Antik Roma, Antik Japonya ve Arap Yarımadası ile Orta Çağ medeniyetleri; Keltler, Galler, İrlanda ve İtalya&apos;da futbolun doğuşu ve kültürünü konu edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae828a8a-5da8-4453-9130-aca7487e394b.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Nodier ve Fantastik Evreni</image:title>
            <image:caption>Romantizm&apos;in karanlık ve gizemli dünyasında dolaşan Fransız yazar Charles Nodier, eserlerinde okurlarını akıl hastalığı ve rüyaların ardındaki sırları keşfetmeye davet eder. Nodier, &quot;delilik&quot; ve “rüya” kavramlarını sorgular. Aslında toplumun “deli”, “kaçık”, “meczup” olarak tanımladığı kişilerin daha yüksek bir bilinç seviyesine sahip olduğuna ve “sıradan” insanların göremediği öte gerçeklikleri algılayabildiklerine inanır. “Rüyalar” ise sanatsal üretim için bir sanatçının en önemli kaynağıdır. Onun gözünden, “delilik” ve “rüyalar” fantastik edebiyatın kapılarını açan anahtarlar gibidir. 
  Bu kitapta 18. yüzyılın ikinci yarısında yükselişe geçen ve 19. yüzyılın başında oldukça popüler olan korku ve gotik edebiyatın tarihine, bu türün Fransız edebiyatındaki yansımasına ve nasıl fantastik edebiyat ismini aldığına şahitlik edeceksiniz. Dönemin Romantizm akımının en önemli temsilcilerinden Charles Nodier&apos;nin Frenetik Romantizm eğilimine isim babası olmasını ve fantastik edebiyat evrenine getirdiği büyülü dokunuşları bulacaksınız. Nodier&apos;nin eserlerinde fantastik evrenlerin nasıl yaratıldığını görecek ve onun bilinçaltının derinliklerinde saklanan deliliği ve rüyaları nasıl kullandığını anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/877a9334-3c26-40bf-8447-4fb56a33449a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört 4&apos;lük Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir hikâyesi var.. 
 
Bazıları çoktan yaşandı ve bitti.. 
 
Bazılarıysa nice umutlara gebe.. 
 
Peki sen hiç okuduğun bir hikâyenin içinde kendinle karşılaştın mı? 
 
Ya da farkında bile olmadan kendini bir hikâyenin 
baş kahramanı olarak buldun mu? 
 
Belki inanması zor ama hepimiz her gün binlerce yeni hikâye yazıyoruz.. 
 
Bazen bizzat kendimiz oynuyor, bazen de sadece karşıdan izliyoruz.. 
 
Hadi şimdi kendine bir şans ver.. 
 
En derinlerdeki o kahraman, bırak özgürce gezip dolaşsın.. 
 
Hayaller kurdursun bize yeniden.. 
 
Hem kim bilir.. 
  Belki de bu, senin hikâyen..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b54925-e888-4261-821e-e988190a6c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutatio</image:title>
            <image:caption>DEVASA BİR DÖNÜŞÜM UFUKTAN YAKLAŞIYOR... 
Dünya gezegeni –tıpkı sonsuz evreni paylaştığımız diğer gezegenler gibi– bir tekâmül okuludur ve evrendeki tüm varlık sistemleri, kendilerinden altta olanları elinden tutarak yukarıya çekmekle yükümlüdürler. 
Dünya dışı varlık sistemleri, adına Ruhsal İdare Mekanizması (RİM) dediğimiz o kudretin birer uzantısı gibi hareket ederek, on binlerce insanla, kapalı, sınırlı, bireysel temas içindeler. Bu temaslar devasa bir bilinç dönüşümüne işaret ediyor. 
Evrensel yasaları ve varlıksal ilkeleri bilmeksizin, yaşananları kavrayabilmemiz olası değildir. 
Ülkemiz bu anlamda büyük bilgi akışlarına sahne olmuş, 1959 yılında nakledilen ve Bedri Ruhselman tarafından derlenen İlahi Nizam ve Kâinat bilgileriyle başlayan süreç içinde, ruhsal/evrensel ilkeler ile varoluş dinamiklerine dair çok yüksek düzeyli bilgiler insanlığa hediye edilmiştir. 
Bu kitap, “Dünya Dışı Temas Araştırması Oluşumu” tarafından gerçekleştirilen “Türkiye Dünya Dışı Temas Kamuoyu Araştırması” verilerinden yararlanarak hazırlanmış ve bu veriler ruhsal ilkeler ışığında açıklanarak sizlere sunulmuştur. 
Mutatio, insanlık ailesi olarak deneyimlediğimiz büyük değişimin Dünya dışı temaslarla bağlantılı boyutunun, temasçı ifadeleri ve yüksek ruhsal bilgiler penceresinden, geniş bir raporudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29464e02-3ac8-4f90-ba38-b9d9d02e3c67.jpg</image:loc>
            <image:title>Frau Troffea</image:title>
            <image:caption>31 Ekim 1517 günü, Wittenberg&apos; de bir kilisenin kapısına doksan beş maddelik bir protesto metni asılarak Hristiyanlıkta yeni bir mezhep olan Protestan Reform Hareketi başlamış ve Protestanlık, bu tarihten sonra Katoliklik ve Ortodoksluk mezhebine kardeş olarak katılmıştı. Protestanlık, daha çok Katolik Kilisesi&apos;nin fazlasıyla zenginleşmesi, yozlaşması ve siyasetle iç içe olmasından dolayı reform hareketi olarak Hristiyanlığa adım atıyordu. Papaların haksız biçimde, zevk ve lüks içinde yaşaması, büyü ve cadılığa olan inançları sonucunda, halkına zulüm uyguladığı düşüncesine karşı çıkan bir mezhepti. Protestanlıkla bilime ve sanata verilecek olan değer artacak, kilise ile devlet ilişkileri zayıflayacak, karanlık çağ aydınlığa kavuşacaktı. Bu yenilik hareketi henüz Strasbourg&apos; a gelemeden, olağanüstü bir olayla sarsılıyordu Orta Çağ Fransa&apos;sı ... 
 
1518 14 Temmuz günü, Kutsal Roma İmparatorluğu topraklarında yer alan Strasbourg&apos; da Frau Troffea, evinden aniden çıkarak dans etmeye başladı. Frau günlerce ayakları patlarcasına acılar içerisinde dans etmeye devam etti. Onunla birlikte insanlar da bir süre sonra bu dans vebasına yakalanıyordu. Halk, Aziz Vitus&apos;un gazabından şüpheleniyor ve günah işleyen insanların ruhlarının ele geçirildiğini ve bu güce karşı koya­ madıklarını iddia ediyorlardı. Frau Troffea&apos;nın kocası da dahil olmak üzere birçok insan kanayan ayaklarına ve sekteye uğrayan kalplerine aldırmadan sonsuzluğa doğru ruhlarını koşturuyorlardı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ced0f741-4e05-4f22-a9ed-1d8de3c8723f.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin Yabancısı</image:title>
            <image:caption>Bugünü yaşayabilmek ne güzeldir kim bilir. Bu en çok da geçmişi yaşamaktan kurtulamayanların derin bir &apos;&apos;ah&apos;&apos; çekişidir. Başkalarının çocukluk anıları daha bir anlamlı gelir benim gibilere. Onların giydiği gömlek daha ütülü, içtiği çorba daha lezzetli, sürdüğü bisiklet daha havalıdır sanki. Bizimkilerse, boşlukların arasına serpiştirilen öylesine bir şeylerle doludur. Peki, o boşlukları da doldurabilmek mümkün müdür? Sanırım bunun en kestirme yolu, geçmişime yabancı olmaktı. Anılarımda gezinirken, bazı yaşanmışlıklara biraz da yaşanmamışlık katmaktı. Bu yüzden bu kitap &apos;&apos;keşke&apos;&apos;lerin değil, &apos;&apos;neden olmasın ki&apos;&apos;lerin kitabı. 
  Gizem Bingöl, Geçmişin Yabancısı&apos;nda, yalnız olma hissine rağmen hayata sımsıkı tutunmak isteyen kahramanından beslenerek, sizleri alışık olmadığınız sürükleyici bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23301ff3-3411-4aa1-a09c-980fbe8c1682.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İstersen Değil Neysen Onu Çekersin</image:title>
            <image:caption>Gördüğümde inanırım inandığımda görürüm. 
 
Artık bir dönüm noktasındayız. Kuantum fiziği, evrenin görünenden ibaret olmadığını kanıtlayarak, kendi yaşamlarımızın yaratıcıları, hatta sanatçıları olduğumuzu da ortaya koyuyor. Tezahür etmek, var etmek, sadece irade meselesi değildir, aynı zamanda bir sanattır. 
Bu kitap sayesinde, Kuantum Tezahür Ustalığı yolunda edineceğiniz bilgilerle zamanın ötesinde bir deneyim yaşayacaksınız, hem de saniyeler içinde. 
 
İçdünyanızda başlatacağınız devrimsel dönüşümleri, içinde yaşadığınız dünyada tezahür ettirmeye başladığınızda, hayatın olasılıklarla dolu bir sahne olduğunu anlayacaksınız. Tezahür bir “İste ve olsun!” süreci değildir, “İste ve gerçekleştir!” deneyimidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a6afdbf-c68f-4499-9efb-5803c91f16ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Topu</image:title>
            <image:caption>Duraklar hayatın evreleri gibi geliyordu Sema&apos;ya. Her duraktan birilerini alıyor bir şeyler bırakıyordu tramvay. Tıpkı insanlar gibi. Onlar da her evrede kendilerinden bir şeyler bırakıyor, yeni şeyler ediniyorlardı. Hep bir dolup boşalma yaşanan bir süreçti hayat. Yükleri doğru zamanda bırakmak rahatlatıyordu insanları. Çok doldurup, hiç boşaltmadan geçen yaşamlar yükü arttırıyordu. Artık oturacak yer kalmayan vasıta gibi kalplerde yükten başka bir şey kalmıyordu… 
  Çünkü insan hep en yakınındakini suçlamakta oldukça mahirdir. İlk kaybedilen, ilk feda edilen nedense hep en yakındaki, hep bize en değer veren oluyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eacd2a92-a640-44ae-945e-396df36baabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasr-ı Dil-Küşa</image:title>
            <image:caption>1900/İstanbul 
Vapurdan, bir sevinç yumağı biçiminde atlıyor, Moda’ya doğru havalarda uçuyorduk… Sayıları fazlasıyla belirgin olan, yakın zamanda kurulan Türk takımı “Black Stocking” taraftarı âdeta limanı inletiyordu. Onların arasından güç bela kurtuluyor, Papazın Çayırı’na varıyorduk. Öyle kalabalık bir şenlikti ki çayırın etrafı hıncahınç doluydu. Yumurta taşıma, çuval ve halat çekme yarışları düzenleniyor, seyyar satıcılar yerlerini alıyordu. Zenci bacıların dolma ile susam tatlıları, mırracıların güğümlerindeki mırralar, sucuların ellerindeki testi testi Hamidiye suları, diğer şenlik satıcılarının ellerindeki simit, macun ve üzümler sahiplerini bekliyordu.  
 
Bisikletlerimizle her hafta sonu kitap turu gerçekleştiriyoruz. Hiç şaşmaz bu turumuz. Sahil boyu sepetimizi kitaplarla dolduruyoruz! Nasıl mı dediğini duydum sanki! Evet dolduruyoruz! Aklımıza bir fikir geldi ve tüm yalılara kendimizi tanıttık. Kütüphanelerinde fazla olan, başkalarının da faydalanmasını istedikleri kitaplara talip olduğumuzu dile getirdik. Bizleri anlayışla karşılayan yalı sakinleri, posta kutularını memnuniyetle bize açtı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05378051-bf94-4991-b7cc-c309124e069d.jpg</image:loc>
            <image:title>Smyrna’dan Konstantiniyye’ye İşgal Pasları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı zamanında ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizlerin futbolu ülkemize sokup, yaygınlaştırdığı ortaya çıkmıştır. Futbolun oynandığı şehirlerin İstanbul, Selanik ve İzmir olduğu görülmektedir. Bu şehirlerde futbolu İngilizler oynarken Rumlar da futbolun yaygın hale gelmesine katkı sunmuşlardır. İstanbul’da kurulan ilk futbol kulübünün 1875 yılında “Hermes Athletic and Cultural Association” olduğu, İzmir’deki ilk futbol kulübünün ise 1885 yılında İngilizler tarafından kurulan “Football Club Smyrna” olduğu saptanmıştır. Futbol, İstanbul’da ilk olarak Kadıköy ve Moda’da oynanmıştır. 
 
Yazar Murat Terlemez, makale, tez ve elektronik yayınlardan tarayarak oluşturduğu bu kitapta, topraklarımıza ilk olarak futbolun nereden geldiği, ilk futbol kulüplerimiz, ilk müsabakalar, ilk futbol ligleri ve sahaları, dönemin hükümdarlarının futbola bakışları, işgal kuvvetleri ile olan karşılaşmalar, kulüplerimizin şampiyonlukları ve Atatürk’ün Türk futboluna katkılarını derinlikli bir şekilde ele alırken okuyucuyu spor tarihimizde bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d135f27c-2345-416d-a52d-c4cc0e1f8d20.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütlenin Gizli Çekiciliği</image:title>
            <image:caption>Modern fiziğin en ilginç konularından biri olan kütleçekimin etkilerini her an hissediyoruz ama üzerinde pek durmuyoruz. Onu daha ziyade –Newton’ın kütleçekim kuramının açıkladığı gibi– havaya atılan bir cismin yere düşmesine neden olan bir “kuvvet” olarak hayal ediyoruz, oysa Einstein’ın genel görelilik kuramı bambaşka bir evren modeli sunarak gerçeğin öyle olmadığını gösterdi. 
 
Peki kütleçekim tam olarak ne ve genel görelilik kuramının doğru söylediğini nereden biliyoruz? Ron Cowen bu soruların cevabını verirken bizi bilimin en heyecan verici dönemlerinden birinde kısa bir yolculuğa çıkarıyor. Einstein’ın genel görelilik kuramını geliştirme süreciyle başlayıp 1919 yılındaki güneş tutulmasında kütleçekimin ışığı büktüğünün teyit edilmesiyle ivme kazanan, yakın geçmişte de kütleçekim dalgalarının ilk defa tespit edilmesi ve bir kara deliğin ilk defa görüntülenmesi gibi çarpıcı gelişmeleri kapsayan bir dönem bu. 
 
Cowen kütleçekim hakkındaki mevcut bilgimize varma sürecimizi anlatırken, uzay-zamanın eğilip bükülebilen ya da kısalıp uzayabilen esnek dokusunu; içlerine düşen hiçbir şeyin –ışığın bile– kaçamayacağı kozmik obruklar olan kara delikleri; devasa kütleli cisimlerin hareketleriyle oluşan ve uzay-zamanı gerip sıkıştırarak titreşimler oluşturan kütleçekim dalgalarını; kütleçekimi kuantum mekaniği temelinde anlama çabalarını ve tüm bunların araştırılmasını mümkün kılan teknolojiyi yalın bir dille açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e25250-e2d7-4bab-b525-cce77ecb5aed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Perdeleri İnmesin Kedi Gözünün</image:title>
            <image:caption>Özgüvenine sarıl, 
Duy kendi sesini. 
 
Unutma, 
Sesine iliştirdiğin herkes 
Senin adına karar verir. 
  Murat Terlemez, kedilerin bakış açısından yola çıkarak gündelik yaşamlarımızı mercek altına alıyor. Hayallere, kendine ve yaşama güvenmenin sonsuz olasılıkları da beraberinde getirdiğini bizlere duru bir dille anlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afa716a-b12e-4d9a-8484-fca92b21d2b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılıkta Sosyal Hizmet Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bağımlılık, bireylerin hayatlarını derinden etkileyen karmaşık ve çok boyutlu bir sorundur. Alkol, madde, tütün bağımlılığı gibi bağımlılık türleri her dönem çalışılan bir konu olmuştur. Ancak son zamanlarda bu bağımlılık türlerine, dijitalleşmenin hızlı etkisiyle davranışsal bağımlılıklar da eklenmiştir. Bu kitap, bağımlılığın tanımından sosyal hizmetin bu alandaki kritik rolüne kadar her bir bağımlılık türünü içeren geniş bir perspektif sunmaktadır. 

12 yazarın bir araya gelerek bağımlılık olgusunu kendi teorik ve pratik alt yapısıyla değerlendirdiği bu eserde, her bir bağımlılık türü detaylı bir şekilde ele alınmış ve vaka örnekleriyle zenginleştirilmiştir. Vaka temelli yaklaşım, teorik bilgilerin pratiğe nasıl döküldüğünü göstererek, sosyal hizmet uygulamalarının gerçek hayatta nasıl bir etki yarattığını okuyucuya aktarmaktadır. 

Bu eserin, bağımlılık kavramının farklı türlerinin ele alınması, pek çok değişken ile değerlendirilmesi ve bağımlılığın ortaya çıkardığı sorunlara yönelik vaka temelli çözüm önerileri geliştirilmesi açısından, disiplinler arası tüm alanlara kaynak oluşturacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda bu çalışma, bağımlılıkla mücadelede sosyal hizmetin önemini, bireylerin ve toplumun bağımlılıkla nasıl başa çıkabileceğini ve meslek elemanlarının bu sürece nasıl rehber olabileceklerini öğrenmek isteyen herkes için bir başvuru kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a972939-484b-4d8d-b137-916ddc356ef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoklu Krizler Çağında Yoksulluk</image:title>
            <image:caption>Ekolojik felaketler, ekonomik eşitsizlikler, politik baskılar gibi çoklu krizlerin yaşandığı bir zamanda yoksulluk bildiğimiz formların dışına çıkarak hem yaygınlaşıyor hem derinleşiyor. Yoksulluğu tanımlama, anlama biçimleri, yoksullukla mücadelenin yol haritasına ilişkin ipuçları sunuyor. Bu meseleleri dünyanın farklı bölgelerinden örnekler çerçevesinde karşılaştırmalı olarak ele alan bu kitap, odağını sosyal politika ve sosyal hizmet alanına çevirerek, sosyal hizmet uzmanlarının yoksulluğu “idare etmeye” odaklanan yardım politikalarının bürokratik uygulayıcıları olmanın ötesinde, yoksulluk deneyimleriyle temas eden, yoksulluğun nedenlerini bütüncül ve eleştirel bir perspektiften anlamaya çalışan, toplumsal hareketlerle bağ kuran politika yapıcıları ve uygulayıcıları olma potansiyellerini tartışmaya açıyor. 
 
YOKSULLUĞU YÖNETMEDE FARKLI YAKLAŞIMLAR
Küresel Kapitalizm, Refah Devletleri ve Siyaset Erdem Yörük • Türkiye’nin Pandemi Kapitalizmi ve Sosyal Yardımları Üzerine Eleştirel Bir Tartışma  Denizcan Kutlu • Latin Amerika’daki Tabakalı Sosyal Koruma Kurumları  Armando Barrıentos • Krizler Çağında Çocuk Yoksulluğu: Çocuğun İyi Olma Hali “Ekosistemi” Üzerine Düşünceler  Başak Akkan 
 
ÇOKLU KRİZLERLE MÜCADELEDE SOSYAL HİZMETİN ÖNEMİ
‘Karanlık Çökmedi Daha Ama Eli Kulağında’: Küresel Krizler, Sosyal Hizmet ve Direniş IaIn Ferguson ve MIchael Lavalette • Türkiye’de Radikal Sosyal Hizmet Neden Gelişmedi? Reyhan Atasü Topcuoğlu • Afet Yardımı Olarak Sosyal Hizmet: Küresel Eşitsizliklere İlişkin Kesişen Yaklaşımlar Carolıne SchmItt • Afetlerin Önlenmesi ve Afet Yönetimi Olarak Yeşil Sosyal Hizmet Andrea Schmelz 
 
YOKSULLUĞUN SURETLERİ VE YOKSULLUKLA MÜCADELEYİ YENİDEN DÜŞÜNMEK
Dünden Bugüne Çalışan Yoksulluğu Seyhan Erdoğdu • Göçmenden Yurttaşa: “Kullan-At” Emeğin Yaygınlaşması Sibel Karadağ • Neoliberal Öznellik ve İşsizliğin Şahsileştirilmesi Esra Kaya Erdoğan • Günümüz Türkiye’sinde İşçi Sınıfının Hak Arama Mücadelesinin Çapı ve Sınırları Alpkan Birelma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f604170-1c7a-4bff-aa64-cf8f1dceb3ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzü Öpülesi Aydınlık</image:title>
            <image:caption>Pırıltısızdı acı duman, 
ve çıtırdayan dallar kükreyen alev topu gibi 
sarmıştı Ulucanlar’ı 
ANKARA’nın ayazında 
“Uzakta aramayın beni Ana 
Nazi kampı burada!” 
Ölü canlar kuşatmış başkenti 
sabahın sıfır üçünde. 
Acı çığlıklar içinde 
Eylül ayının yirmi altısında 
on yürek, tek beden sarındılar 
kızılyıldızlı bayrağa 
Gün ışığının ağırlığı altında 
emsalsiz ve 
Önder’diler On’lar 
ULUCANLARDA 
mevsimlerden habersiz 
kireç kuyusunda yaktılar “bizi” 
diri diri toprağın derinliklerinde 
ay ışığı vuruyor gecenin karanlık yüzüne.. 
Hükmü çoktan verilmiş 
vurdular “bizi” öbek öbek kır çiçeklerini 
o kadar çokturlar ki  kum kadar çok.. 
Kemiklerimizden KALE-KOLLAR yaptılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/286e18cd-68dc-4535-8067-007dc969af66.jpg</image:loc>
            <image:title>Göz Kapaklarımın Arasına Sıkışmış Bir Kadın</image:title>
            <image:caption>Çırılçıplak olmuş bedenim üstünde.. 
Çocuklar gibi şen 
kuşlar gibi özgür.. 
Gül kokuyor 
yanağında da şarap.. 
Ve sonra fısıldayan bir ses 
“giysilerimden soy beni..!” 
İçim unutulmuş anılarla sızlandı 
Sözcükler dilde sevişir 
kelimeler doğurmak için.. 
Bir resim düşün 
geniş bir yelpazede tuval üstünde 
sarılmaların ve sevişmelerin sıcaklığı vardı 
tenimizde.! 
Aşk senden geçmeden, 
sen kendini 
aşkın kollarında yatıya bırak.. 
Aşkın da bir kullanma süresi, 
miladı vardır. 
Onun bütün amacı 
kendine sığınacak bir liman 
yatacak bir yer bulmaktır. 
Sen şimdi 
ellerin benden uzakta 
ağzın başka dudaklarda 
ödünç mü, değil mi bilmeden 
beyaz kumlar üzerine öpücükler bırakıyorsun 
esmer bir buğday tanesi gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee953268-3dcc-43bc-9eb4-cf24301b9e19.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Gözyaşları</image:title>
            <image:caption>Havasını soluduğumuz.. 
Gölgesine sığındığımız.. 
Meyvesini yediğimiz.. 
Suyunu yudum yudum içtiğimiz 
doğamız, tabiatımız. Bazen 
rüzgârlarla dans ediyor yaprak yaprak 
tel tel düğünde halay çeker gibi 
selvi boylu kavaklar… 
Oyuncakları alınmasın ellerinden 
Bırakın oynasınlar, bağırıp çağırsınlar 
Sokak aralarında, dağda, bayırda 
Hiç bitmesin ağız dolusu gülüşleri 
İncinmesin, kırılmasın serçe yürekleri 
Nasır tutmasın küçücük elleri 
Doyasıya yaşayıp varmadan hayatın tadına 
Göçüp gitmesinler… 
Çıldırıyorum yaşanan/yaşatılan bunca vahşete 
Kinimi kusuyorum halkımın ezilmişliğine 
Öfkem ise sarmalıyor benliğimi 
Tüm tutsaklığımla 
Yıkıyorum benliğimi hapseden duvarları 
Aşıyorum bütün engelleri 
Karışıyorum çocukların çile yüklü yaşamına 
Umudu sevdaya taşıyorum 
Onlarla özgür yarınlara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a6ee4d1-f43c-45e6-941a-7f3d717d6a38.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa ve Azerbaycan Bestecilerinden Piyano Eserleri ve Teknik Alıştırmalar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap; repertuvarını genişletmek isteyen piyanistler için hazırlanmıştır. Avrupa&apos;dan bestecilerin eserlerinin yanı sıra çeşitli alıştırmalar içeren bu kitapta Azerbaycanlı bestecilerin eserlerine de ayrı bir yer verilmiştir. 
 
 
Sevgili müzikseverler, 
Psikologlar ve nörologlar tarafından yapılan çeşitli araştırmalara göre müzik öğrenmek ve bir müzik aleti çalmak, bireyin zihinsel yeteneklerini geliştirmenin olağanüstü bir yoludur. Bunun her insanın kültürel ve manevi açıdan zenginleşmesi bakımından da elzem olduğuna inanıyorum. 
Maestro Naile Ahmedova tarafından hazırlanan elinizdeki yeni piyano metodu, işte böyle bir düşünce tarzını yansıtıyor. Hem geleneksel piyano repertuarından hem Avrupalı, Türk ve Azerbaycanlı bestecilerin eserlerinden, bilgelikle derlenmiş, öğrenci becerilerinin kademeli olarak gelişmesini sağlayan bir koleksiyondur. 
Yazarın uzun yıllara dayanan mesleki deneyimi ve etkin pedagojik nitelikleri sayesinde, birçok öğrenciye ve müziksevere hizmet edecek bir eserdir. 
Aldo Ragone D.M.A. 
Piyanist, Scriabinist, Pedagog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cace421b-ef86-41d8-92b2-659f60a79fc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Takipçili Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hazar’ın günde sadece iki saat ekran hakkı var. Ancak bu hakkı verimli değerlendirme konusunda şanslı olduğu pek söylenemez. Bir gün babaannesinin şifreli yorumlarını çözmeye çalışıp internet fenomeni Yıldız ninenin günlük hayatına göz atarken, hiç takipçisi olmayan ve gizemli paylaşımlar yapan bir hesaba rastlar. Peki bu hesap kimin? Birilerinin sosyal medya deneyi mi? Zor durumdaki birinin yardım çığlığı mı? Yoksa sadece kendi kendine eğlenen bir çocuğun hesabı mı? Hazar, kimseyi takip etmeyen ve hiç takipçisi olmayan bu hesabın paylaşımlarından yola çıkarak ardındaki gizemi çözmeye çalışırken kendini komik ve duygusal bir maceranın içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e497cafb-2e6e-4128-a5c7-6fb63d1d54dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet ve Farklılık Politikası</image:title>
            <image:caption>Iris Young’ın Adalet ve Farklılık Politikası’ndaki argümanı, bu kitabın ilk kez basıldığı zamanlarda da anlaşıldığı üzere, felsefi açıdan zengin olmasının yanı sıra ileri görüşlü olarak da nitelenebilir. 
Danielle Allen 
Adalet, farklılıkları desteklemeli mi yoksa tek düze insan yaratmaya mı çalışmalı? 
·         Farklılıkları destekleyen bir adalet tüm vatandaşlarına eşitliği nasıl getirmeli? 
·         Feminizm, Siyah özgürleşmesi, Amerikan Yerlileri hareketi ve gey ve lezbiyen özgürleşmesi gibi sol siyasetle ilişkili yeni grup temelli toplumsal hareketlerin iddialarının adalet ve siyaset felsefesi açısından sonuçları neler olmalıdır? 
·         Postmodern felsefenin Batılı adalet sistemine meydan okumasının adalet ve siyaset felsefesi üzerindeki etkileri nelerdir? 
·         Eşitlik ve demokrasiye yönelik geleneksel sosyalist çağrılar adalet sistemine nasıl eklenebilir? 
·         Yeni toplumsal hareketler dolaylı olarak hangi sosyal adalet anlayışlarına hitap eder ve geleneksel adalet anlayışlarıyla nasıl yüzleşir veya onları nasıl değiştirir? 
İşte bu kitap daha önceki adalet teorilerinde ele alınmayan ancak günümüzde eksikliği hissedilen bu yeni soru ve sorunlara cevap arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8d4383-a4d3-4b73-961d-56f6e7f29b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsel Fark Etiği</image:title>
            <image:caption>Cinsel Fark Etiği felsefeyle feminizmin geleneksel sınırlarını zorlayan, çığır açıcı bir keşif yolculuğu. Bu kışkırtıcı eserinde Luce Irigaray cinsel farkın karmaşık dünyasına dalıyor, etik söylemin temellerini yeniden tanımlıyor. Dile, kültüre ve arzunun dinamiklerine dair derinlikli kavrayışlarından hareketle, kadınları tarihsel olarak marjinalleştirmiş patriyarkal yapıları çözümlüyor. 
Irigaray, temeline cinsel farkın tanınmasını alan ve geleneksel ahlaki çerçevelerin sınırlarını aşmaya çalışan yeni bir etik paradigma öneriyor. Okuyucuyu felsefenin de sınırlarını aşan sorular sormaya sevk ediyor ve daha kapsayıcı, eşitlikçi bir dünyanın nasıl kurulabileceği hakkında düşünmeye zorluyor. Ayrıca dil ve düşünceyi somutlaştıran çeşitli yolları izleyerek çağımızın en önemli felsefi problemlerinden biri olan cinsel fark meselesini pek çok yönüyle soruşturmayı deniyor. Bu bağlamda felsefe tarihinin bazı önemli metinleri hakkındaki ilgi çekici okumalarıyla sevginin çeşitli deneyimleri hakkındaki sorgulamalarını da bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a2cc7a-c5d7-402a-8809-5448e33bbbc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalenin Bakır Kalbi</image:title>
            <image:caption>Evet olur! Ben o kalbin &quot;tak tak tak&apos;&apos; diyen sesini duydum. Sadece ben de değil… Benimle birlikte dedem, arkadaşlarım Zeynep ve İbo da duydu. Hepimiz gözlerimizi kapatıp kalenin kalbinin nasıl attığını dinledik. Bizimle birlikte o sokakta bulunan bir sürü insan da duydu. Ama bizim gibi o kalbi hissettiler mi, bilmiyorum. 
Zeynep&apos;in kalbinde o günlerde patenler vardı. Mavi yeşil renkli patenler… İbo&apos;nun kalbinde kendi ailesi… benim kalbimde ise kedim Pamuk! Neden mi? O günlerde kedim kaybolmuştu. Aslında bütün olaylar onun kaybolmasıyla başladı. Onu günlerce aradım. Tanıdığım herkese sordum. Yoktu, yoktu… Onu bulamadığım için çok üzüldüm çünkü onu bulursam annemle babamı da bulacaktım. Biliyordum. Annemle babam kayıp mı sandınız? Hayır, o da ayrı bir hikâye. 
En iyisi bu kitabı okuyun. Böylece bir gün neden kuş gibi, kanatlarım olmasa da masmavi gökyüzüne ve bembeyaz bulutlara havalandığımı, gökyüzüne gülümsediğimi, etrafımdaki herkesin kahkahalarla bana eşlik ettiğini… Hepsini anlarsınız. 
Sonra kalbiniz &quot;tak tak tak&quot; diye atmaya başlar.
Gökyüzüne bakıp siz de benim için gülümsersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b85174f8-83f9-4c6d-9e77-f348de801c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletler ve Toplumsal Devrimler</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinde toplumsal devrimler ender görülen olaylardır. Belki de bu yüzden olsa gerek, tarihin yaklaşık son üç yüzyıllık dönemine insan dünyasının çehresini değiştirmiş Fransız, Rus ve Çin Devrimleri gibi üç geniş çaplı devrimin sığdırılabilmiş olması bugün tarihçilerin ve sosyal bilimcilerin hâlâ kafasını karıştırıyor. Hatta kimi uzmanlara kalırsa modern çağın kısa tarihini toplumsal devrimlerin “geçit alayı” olarak okumak da mümkün. Başarılı olmuş bu büyük devrimlerin yanı sıra onların gölgesinde kalmış sayısız devrimci hareket de uluslararası siyaset ve sosyolojiye uzun yıllar üzerinde çalışabileceği malzemeler vermeye devam ediyor. 
Theda Skocpol’ün kısa süre içinde devrimler tarihi, tarihsel sosyoloji ve siyaset bilimi alanlarının klasiklerinden biri hâline gelmiş bu abidevi eseri, toplumsal devrimlerin anlaşılmasında temel kaynaklardan biri olarak önemini ve güncelliğini hâlâ koruyor. Büyük çaplı toplumsal değişimlerin dinamiklerini kendi dönemlerinin yapısal koşullarıyla ilişkilendiren Skocpol, modern devletler ile devrimler arasındaki sıkı bağlantıyı ve bunların uluslararası modern devletler sistemiyle ilgisini üç büyük devrim ve onların gölgesinde kalmış İngiltere, Japonya ve Prusya devrimleri gibi örnekler üzerinden çözümlüyor. Ayaklanmaların, isyanların, çatışmaların ve uluslararası gerginliklerin ortasında, sınıflar, zümreler ve tabakaların değişen çıkarlarının ve ittifaklarının modern çağın örgütlenme biçimleriyle nasıl doğrudan ilgili olduğunu ortaya koyuyor. Küçük kıvılcımların büyük halk hareketlerini ve onların öngörülemez sonuçlarını nasıl doğurduğunu etkileyici bir berraklıkla sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b586ba6-42ed-42bf-b5d8-12bf44ee7fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalem Ormanı&apos;nın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Kalem Ormanı&apos;nın Şarkısı&apos;nı sadece kalem dostları duyabilir. Haydi kulak kesilin, belki siz de duyabilirsiniz! 
Simay okulunu, okumayı, arkadaşlarını ve derslerini seven bir çocuktu. Her gün okula gitmek onu inanılmaz mutlu ediyordu. Ancak Simay&apos;ın anlatamadığı ve sebebini çözemediği bir sorunu vardı. Üstelik ne kadar paylaşmaya, anlatmaya çalışsa da bir yerlerde tıkanıp kalıyordu. Bu pek çok insanın yaşadığı sorunlardan biriydi aslında; kendini, duygularını, düşüncelerini kaleme dökemiyordu Simay. Onu tutan, yazmasına engel olan içindeki o &quot;ya yapamazsam&quot; duygusuyla başa çıkmak imkânsız gibi görünüyordu. Ta ki Kalem Ormanı&apos;na ve kendi içine doğru yaptığı yolculuğa kadar... 
Sultan Serdar Doksöz kitapları, okumanın, duygu ve düşüncelerini yazarak ifade etmenin değerini ve güzelliğini anlattığı Kalem Ormanı&apos;nın Şarkısı öyküsüyle çocukları derin ve anlamlı bir yolculuğa çıkarıyor. 
Kalem Ormanı&apos;nın Şarkısı&apos;na kitapları seven her çocuğun tanık olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c63e6a-44d5-407c-bdf8-9072a382d681.jpg</image:loc>
            <image:title>En Değerli Hazinem</image:title>
            <image:caption>En Değerli Hazinem, çocukların sürprizlerle dolu olduğunu, hayal güçlerini serbest bırakmanın önemini, birlikte keşfetmenin eğlenceli hâllerini, arkadaşlığın gerçekte ne kadar güçlü ve paha biçilemez olduğunu anlatan sıcacık bir dostluk hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f294c9d-516d-4992-a512-d3e7cb577d20.jpg</image:loc>
            <image:title>Dizde Yara Yerde Bere</image:title>
            <image:caption>Dizde Yara Yerde Bere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb9a3d1-9caf-4170-8676-fa6d5d049261.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninja Çocuk 2 - Uçan Ninja!</image:title>
            <image:caption>Nelson bir ninjadır. Ancak dünyanın en havalı ninjası değildir. En cesur ninjası da değildir. Ama dünyanın en ahmak ninjası olabilir! Şimdi ise her şeye rağmen hayvan saldırılarını ve şehrin dört bir yanında çıldırmaya başlayan makineleri durdurması gerekmektedir! Bunun için bir sırt roketine ve birtakım ninja güçlerine ihtiyacı vardır! Yüksekten korkarken Nelson uçmayı nasıl öğrenecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1e0be3-f3ad-41ca-a3a0-079db54a4ce3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninja Çocuk 1 - Sakar Çocuktan Ninja Çocuğa</image:title>
            <image:caption>Nelson tam bir sakar! 
Sıska ve ezik de denebilir. Kısacası oldukça tuhaf bir çocuktur! Ama onuncu yaş günü sabahında, bir Ninja olduğunu öğrenir! Hem de dünyadaki son ninja! Peki... Daha kıyafetlerini bile düzgün giyemezken dünyayı nasıl kurtaracaktır? Tabii ki kendine güvenerek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb167d5c-0cbb-44d8-a460-69e97332bb30.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Kahrımın efkârıyla dolaşırım gece yarıları 
Gözlerimde yalnızlık, içimde bir hüzün var 
Bu koca şehirde kaybolmuşum, 
Unutulmuş bir şarkıyım dillerden düşen. 
Kopmuşum geçmişten, 
Umarsızca yürüyorum dikenli yollarda 
Ruhumun derinliklerinde hüzün çırpınır kanatlarıyla 
Yıldızlar ürkek ürkek bakar yeryüzüne 
Bir umutsuz aşkın hikâyesi yazılmış hayatın satırlarına 
Kim bilir? 
Belki bir gün 
Döner diye beklerim kanatlarından vurulmuş kuşlar 
Beklenmedik bir zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/101e7f3f-8525-4dbf-8f8a-90745b4ccf67.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif ve Vav (Ev) Onur ve Huzur</image:title>
            <image:caption>Hâlimi tercüme edecek olursam ya da hayat hikâyemi kısaca belirtecek olursam, aklıma şunlar geliyor: 1965 yılında doğdum. Doğduğum yeri soracak olursanız hemen söyleyeyim: Pazarcık. Kahramanmaraş’ın şirin bir ilçesi. Pazarcık’a, Kahramanmaraş’tan gelmişiz. Aslımız Kahramanmaraş’lıdır. Sandalzade olarak bilinen bir aileye mensubum. Annem Besni’lidir. 9 kardeşin beşincisiyim. Annemin ismi Meryem, Babamın ismi Mehmet. Kardeşlerimin isimleri Hasan, Ali, Ayşe, Osman, Hayriye, Hacı, Kadriye ve Rabia. Ben 14 yaşında iken doğan Rabia Bacıma ismini ben verdim. Canım Babam geçimini Marangozlukla sağlardı. Elinden emektar bir kişiydi. Hayatı boyunca hep çalışarak yaşadı. Canım Annem ev hanımıydı. Birçok Anadolu kadını gibi çileli bir hayat yaşadı. Annem 2007 yılında, Babam 2022 yılında vefat etti. Allah (cc) cümlesine rahmet eylesin. Babam gibi Ben de el zanaatlarıyla ilgilenmeyi ve marangozluk mesleğinde ürünler üretmeyi çok isterdim. Ancak, elim el zanaatkârlığına yatkın değil. Zanaatkâr olamadığımız için okuduk. Pazarcık Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim. Şiire 13 yaşında başladım. Ortaokul, lise, üniversite yıllarında çok şiir yazdım. 1987 yılında memuriyete başlayınca biraz mola vereyim dedim. Bu mola uzun sürdü. Yazmaya tekrar 2000’li yıllardan sonra başladım. Bu tarihten sonra edebiyat alanındaki çaba ve çalışmalarımı artırdım. 2006 yılından bu güne 20’den fazla kitap yayınlamak kısmet oldu. Elhamdülillah. Ayrıca, fertlerde içsel gelişim ve ruhi olgunluk sağlayacak görüş ve düşüncelerimi de çeşitli yayın vasıtalarıyla topluma aktardım. Kamu yönetiminin geliştirilmesi, adil idare, ahlaklı nesil meydana getirme, ailenin güçlendirilmesi, temiz ve güzel çevrede yaşamak için gerekli olan şartlar hususunda da eserler, çalışmalar gerçekleştirdim. Elhamdülillah, bu doğrultuda birçok kitap yayınladığım gibi, makale ve köşe yazısı da yazdım. Onlarca seminer ve konferans sundum. Yukarıda da belirttim. Edebiyat ve şiir konusunda, ta çocukluk yıllarıma giden ilgi ve sevgim vardır. En son “Bir Garip Sesleniş” isimli şiir kitabımı yayınladığı hatırlıyorum. O kitaptan sonra elinizdeki bu kitap da bir şiir kitabıdır. 
Bu kitaptan sonra yakın vakitte (belki de hemen bunun peşi sıra) “Özümüz Anadolu / Sözümüz Mana Dolu” isimli bir kitap yayınlayacağım. 
Evliyim. Mehmet, Ebru Nur ve Abdurrahman Taha isminde üç çocuk babasıyım. Ahmed Fuad ve Zeynep Ebrar isminde iki torunum var. Maşallah. 
Yüreğimden kaynaklanan duyguları, aklımdan yayılan düşünceleri sizlere bu kitapta sunmaktaki maksadım, sizin de yüreklerinizde hoşluk ve akıllarınızda aydınlık meydana getirebilmektir. Kendi yüreğim ile aklımı da hoş duygulara ve aydınlık fikirlere her daim muhtaç bilirim. “Niyetimiz hayır, iyilik ve doğruluk. Akıbetimiz olsun hayır, iyilik ve doğruluk.” Vesselam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bec5b44-8e9c-4e2d-9c18-855a9ac12a9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Az Kaldı</image:title>
            <image:caption>Kış tünemiş talihimize 
Sıcak bir bahar bekler yüreğimizdeki ayaz 
Ağlama 
Ağlama ey gün görmemiş 
İçimde yetim büyüyen çocuk 
Güneşe az kaldı 
Dayan, dayan biraz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/249331b5-cf75-4281-9ddd-fca4e2f75e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Özümüz Anadolu / Sözümüz Mana Dolu</image:title>
            <image:caption>Hâlimi tercüme edecek olursam ya da hayat hikâyemi kısaca belirtecek olursam, aklıma şunlar geliyor: 1965 yılında doğdum. Doğduğum yeri soracak olursanız hemen söyleyeyim: Pazarcık. Kahramanmaraş’ın şirin bir ilçesi. Pazarcık’a, Kahra-manmaraş’tan gelmişiz. Aslımız Kahramanmaraş’lıdır. Sandalzade olarak bilinen bir aileye mensubum. Annem Besni’lidir. 9 kardeşin beşincisiyim. Annemin ismi
Meryem, Babamın ismi Mehmet. Kardeşlerimin isimleri Hasan, Ali, Ayşe, Osman,
Hayriye, Hacı, Kadriye ve Rabia. Ben 14 yaşında iken doğan Rabia Bacıma ismini ben verdim. Canım Babam geçimini Marangozlukla sağlardı. Elinden emektar bir kişiydi. Hayatı boyunca hep çalışarak yaşadı. Canım Annem ev hanımıydı. Birçok Anadolu kadını gibi çileli bir hayat yaşadı. Annem 2007 yılında, Babam 2022 yılında vefat etti. Allah (cc) cümlesine rahmet eylesin. Babam gibi Ben de el zanaatlarıyla ilgilenmeyi ve marangozluk mesleğinde ürünler üretmeyi çok isterdim. Ancak, elim el zanaatkârlığına yatkın değil. Zanaatkâr olamadığımız için okuduk. Pazarcık Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim. Şiire 13 yaşında başladım. Ortaokul, lise, üniversite yıllarında çok şiir yazdım. 1987 yılında memuriyete başlayınca biraz mola vereyim dedim. Bu mola uzun sürdü. Yazmaya tekrar 2000’li yıllardan sonra başladım. Bu tarihten sonra edebiyat alanındaki çaba ve çalışmalarımı artırdım. 2006 yılından bu güne 20’den fazla kitap yayınlamak kısmet oldu. Elhamdülillah. Ayrıca, fertlerde içsel gelişim ve ruhi olgunluk sağlayacak görüş ve düşüncelerimi de çeşitli yayın vasıtalarıyla topluma aktardım. Kamu yönetiminin geliştirilmesi, adil idare, ahlaklı nesil meydana getirme, ailenin güçlendirilmesi, temiz ve güzel çevrede yaşamak için gerekli olan şartlar hususunda da eserler, çalışmalar gerçekleştirdim. Elhamdülillah, bu doğrultuda birçok kitap yayınladığım gibi, makale ve köşe yazısı da yazdım. Onlarca seminer ve konferans sundum. Yukarıda da belirttim. Edebiyat ve şiir konusunda, ta çocukluk yıllarıma giden ilgi ve sevgim vardır. Bu kitabımdan önce “Elif ve Vav (Ev) Onur ve Huzur” isimli şiir kitabımı çıkartmış ve yayınlamıştım. Şimdi de elinizdeki “Özümüz Anadolu / Sözümüz Mâna Dolu” isimli kitabımı yayınladım. Bu kitap ismiyle
müsemma denilen (ismi ile bütünlük gösteren) bir mahiyettedir. Okuyucularımız yani Anadolu insanı, elbette bu kitapta kendilerinden birçok özellik bulacaklar ve ta çocukluk yıllarına kadar gidecekleri söz ve deyim okuyacaklardır Haydi hayırlısı.
Evliyim. Mehmet, Ebru Nur ve Abdurrahman Taha isminde üç çocuk babasıyım. Ahmed Fuad ve Zeynep Ebrar isminde iki torunum var. Maşallah. Yüreğimden kaynaklanan duyguları, aklımdan yayılan düşünceleri sizlere bu kitapta sunmaktaki maksadım, sizin de yüreklerinizde hoşluk ve akıllarınızda aydınlık meydana getirebilmektir. Kendi yüreğim ile aklımı da hoş duygulara ve aydınlık fikirlere her daim muhtaç bilirim. “Niyetimiz hayır, iyilik ve doğruluk. Akıbetimiz olsun hayır, iyilik ve doğruluk.” Vesselam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8f5562-fb7a-4b7c-92f2-8bc828f1b8e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özümden Öz Sözler - 2 - Bin Beyit</image:title>
            <image:caption>İşi ehline verin, canınız sıkılmasın
Adaletle hükmedin, adalet yıkılmasın
Hepimiz şu dünyadan gelip geçen yolcuyuz
Ne bıraktık geride, hakikatte biz oyuz
Karşılıksız sevgide, duygunun hası vardır
Sevmeyen bir yürekte, öfkenin pası vardır
Faydası nispetinde insanlar büyük olur
Miskinliği yol tutan başkasına yük olur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcfaad33-7c97-4ad2-b7c7-260ddd3387f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Diliyle Yüce Allah&apos;ın En Güzel İsimleri ve Kur&apos;an&apos;dan Yansımalar</image:title>
            <image:caption>Elbette yazmanın güzelliği ile birlikte ciddi bir sorumluluğu da vardır. Bu çalışmamda bilerek ve isteyerek daha fazla sorumluluk gerektiren bir faaliyeti icra etmeye çalıştım. Çünkü niyetim halis, çalışmam halisane, yaptığım işin isabetli olması durumunda, manevi değerinin çok yüksek olduğunun bilincindeyim.
Kaynağı ve muhtevası itibariyle son kutsal ve yüce kitap hiç şüphesiz Kur’an’ı Kerîmdir. Bu hususta, samimi bir Müslüman olarak zerrece şüphe taşımayan bir bakış, inanış ve görüşe sahibim. Ve şüpheden vareste bir iman benim onurumdur, şerefimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b75c9323-c668-443b-a306-64264872124a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökte Açılan Kapı Alfa</image:title>
            <image:caption>Fiziksel hiçbir şey yoktu etrafımızda. Ancak ben olan biteni olduğu gibi ya da izin verildiği ölçüde algılayabiliyordum. Yanımda bulunan kişileri göremiyordum ama hissedebiliyordum. Yolculuk esnasında yıldız gibi tarif ettiğim ışıkların dünyaya gelen ve dünyada yaşamı sonlanan insanlar olduğunu hissedebiliyordum. Bu yolculuğa çıktığımız andan itibaren bilinmezliğin gizemi beni kuşatmıştı. Bilmediğim bir yere doğru gitmeme rağmen içimde hiç korku yoktu. Kendimi tamamen güvende hissediyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54c5e771-11c5-494a-980b-25616693677b.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Aşk Yok</image:title>
            <image:caption>“Çok uzun vadilerden geçtin. Nefs vadisinden geçerken gözün hiçbir güzelliğe bakmadığı gibi gönlün de hiçbir güzele takılmadı. Aşk vadisinden geçerken gözün kör olmadı; viraneler cennete, kuru dallar ormana dönüşmedi. Cehalet vadisinde, işin kolayına kaçarak, düşünmeyi reddetmedin; oysaki bu seni hafifletecekti, sen bilgeliği seçip yükünün ağırlığına dayandın. İnançsızlık vadisini geçerken sevgiye olan inancını yitirmedin; ufku görünceye kadar yürümeye devam ettin. Yalnızlık vadisinde yaptığın hata şimdi bile seni yok edecek durumda. Her işi kendin becerebileceğini sanıyorsun, oysa yoldaşınla da iş birliği yapmalıydın. Şimdi o yolu yeniden yürümen imkânsız, ancak fırsat da yok değil. Dedikodu vadisinden geçerken, sırrını seni yolundan alıkoyacak kişilerle paylaşmadın. Ben vadisinden geçerken neredeyse kayboluyordun, yoldaşınla yolunu ayırmak kaybolmaktır, bunu anladın ve benlikten vazgeçmeyi bildin. Etrafını ipek kozasıyla örüp, can sularıyla sıvadın. Yandın, kavruldun. Şimdi yeniden küllerinden var olmayı hak ettin. Ben seni mutlulukların var olduğu gerçek dünyaya taşıyacağım ama iki şartım var. Ben seni Kaf Dağı’ndan aşırırken “gak” dedikçe sevgi, “guk” dedikçe şefkat vereceksin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf89c17-f5b7-468e-af84-47ca31663304.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası Kültür Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bilmek isteyen yola çıkar!” sözünden hareketle bizi “biz” yapan kültürel birikimin köklerine ulaşmak amacıyla, Türk Dünyası&apos;nda kilometrelerce yolculuk yapmaya hazır mısınız? 
Sonsuzluk hissi uyandıran bozkırlardan doruğu bulutlarla kaplı mavi dağlara, kızıl ve siyah renklerle yoğrulmuş İpek Yolu çöllerinden derin ve karanlık taygalara, en soğuk tundralara, coşkun bir sel gibi akan yeşil ırmaklara sayısız yolculuk… 
Bu atlasla çocuklar; Türk Dünyası&apos;na dair pek çok ayrıntıyı okuyup öğrenecek, merak ettiklerini araştıracak. Yetişkinler ise sahip olduğumuz kültür mirasıyla bir kez daha gurur duyacak. Haydi, şimdi yolculuk zamanı!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de38229-7aaf-4a87-beb0-051c3df0c951.jpg</image:loc>
            <image:title>Metehan&apos;dan Erdoğan&apos;a</image:title>
            <image:caption>Cesareti Mete Han&apos;dan, intikamı Atilla&apos;dan, gücü Alper Tunga&apos;dan, umudu Kürşad&apos;dan, inancı Alparslan&apos;dan, kararlılığı Yavuzdan, büyümeyi Kanuni&apos;den, fethetmeyi Fatih&apos;ten, mücadeleyi Atatürk&apos;ten öğrendik.
Ve binlerce yıllık serüvenimizin bugününde, Akif&apos;in diliyle &quot;Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım&quot; diyen milletimizin karakterini bütün dünyaya kabul ettiren Recep Tayyip Erdoğan&apos;ın  liderliğine şahitlik ediyoruz. Nasıl binlerce yıl önce dikenler ve çilelerle doluysa yol, bugün de öyle.
Fakat biz Türkler, ön ödemeli rıza-yı Bari&apos;yi kazananlardanız. Bu dünyada öbür dünyaya hazırlık için önce bedel öder, sonra elde ederiz. Öyle ya, mektebinde şehadet olan bir milletin kaderinde esaret yoktur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b2d9ec-34cd-4f7b-b3d1-60f1d69eaafb.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Mezun Oldum!</image:title>
            <image:caption>&quot;Yeni bir söz söylediğini zanneden sözlerin en eskisini tekrarlamış olur&quot;
Mahmut Çelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3f796ce-1737-4a85-978b-b64a27ddb334.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanından Biraz</image:title>
            <image:caption>“İyi bir bilimkurgu yazarının kaleme aldığı şahane bir korku romanı.” —Alfred Bester
Hugo ve Nebula ödüllü Theodore Sturgeon kaleme aldığı eserlerle bilimkurgu, fantazi ve korku türlerini derinden etkileyen, sıradışı bir yazar. Korku Yazarları Derneği’nin “Tüm Zamanların En İyi 40 Korku Kitabı” listesine dahil ettiği Kanından Biraz ise vampir edebiyatının dönüm noktalarından biri.
İsimsiz bir savaş sürerken ordu psikiyatristi Philip Outerbridge’e bir hasta getirilir, gizemli bir geçmişi ve şoke edici bir sırrı olan bu genç adamın adı George Smith’tir. Doktor Outerbridge bu askerle yaptığı terapilerin yanında onun mektuplarını, notlarını ve belgelerini toplayarak dosyasını hazırladıkça George’un travmatik çocukluğu, Anna adında kendinden yaşça büyük bir kadınla yaşadığı çarpık aşk ve herkesten sakladığı korkunç saplantısı hakkındaki gerçekleri keşfedecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13edfc66-0a6b-465b-b26f-560d19bcfc08.jpg</image:loc>
            <image:title>Zenon</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda, Reform hareketiyle Katolik Kilisesi’nin karşı karşıya geldiği, engizisyon mahkemelerinin bütün acımasızlığıyla devam ettiği, siyasi çekişmelerin ve savaşların sürdüğü, bankerlerin büyük bir toplumsal güce ulaştığı Avrupa’nın ortasında, kendi özgür iradesinin peşinde bir adam Zenon; hekim, filozof ve simyacı. Marguerite Yourcenar’ın büyük romanı, Giordano Bruno, Paracelsus, Campanella, Leonardo da Vinci gibi gerçek tarihi kişiliklerden izler taşıyan Zenon karakteri üzerinden çalkantılarla dolu bir dönemi, insanın özgürlük ve aydınlanma arayışını olağanüstü zengin bir üslupla anlatıyor. 
Yazarının kendi sözleriyle; “Zenon, varlığını inkâr etmediğimizde içimizde yavaş yavaş gelişen ve bize birtakım zorbalıklardan yakayı sıyırmak ve koşullar ne olursa olsun kendimiz olmak imkânı sunan ancak gelenek ve zorunluluk tarafından zedelenmiş, deforme edilmiş, neredeyse tanınmaz hale sokulmuş bu tuhaf özgürlüğü gözler önüne serme girişimidir.” 
1968’de ilk defa oybirliğiyle Femina Ödülü’nü almış olan kitabı, Yourcenar’ın, eserin yazılma sürecindeki not defterleri ve kitaba ilişkin notuyla birlikte sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c5d240-110a-4795-ac4d-ddec8a318e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Notları</image:title>
            <image:caption>“Bu öyküler keskin, parlak bir neşter gibi... En önemli modern Rus yazarı olan Bulgakov’un bu insani derlemesinde cesaret her açıdan insanın gözlerini alıyor.” —SUNDAY TIMES 
 
Yirmi beş yaşındaki Doktor Mihail Bulgakov, ne arabanın ne de elektriğin olduğu dondurucu Rus kırsalına çalışmak için gittiğinde ve modern çağın gerisinde kalmış, batıl inanışlarına sıkı sıkı sarılmış bölge insanını gördüğünde, ülkesinin pek çok sorunuyla tanıştı. Tıpkı Genç Bir Doktorun Notları kitabının kahramanı gibi sorumluluklarıyla yüzleştiği ve kendi yeterliliğini sorguladığı bu dönemde, yazarın ileriki yıllarda edineceği çarpıcı gerçekçiliğin de ilk tohumları atıldı. Bulgakov’un benzersiz mizahi üslubuyla kaleme alınmış bu öykü derlemesi yazarın gözlemlerinden yola çıkarken gençliğe, yalnızlığa ve değişimin eşiğindeki bir topluma dair de çok şey anlatıyor. 
 
Sovyet Devrimi’nin ilk zamanlarında, şehirler gergin bir politik atmosferin etkisindeyken, diplomasındaki mürekkep henüz kurumamış genç bir doktor Rusya’nın ücra bir bölgesine atanmıştır. Her hastalık, her ameliyat dizlerini korkudan titretse de karşılaştığı her zorluktan alnının akıyla çıkacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0eddbe0-4754-4050-9647-732f3cac0f89.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Ebabil Gümüş Ok Serisi 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>İKİ SİHİRLİ TREN, GİZLİ GÖREVDEKİ DÖRT ÇOCUK, KAYIP BİR KİŞİ VE DÜNYANIN ÇEŞİTLİ YERLERİNDEN GELEN ZOR DURUMDAKİ HAYVANLAR…  
NEFES KESİCİ BİR ÇEVRECİ DEDEKTİFLİK ÖYKÜSÜNE HAZIR OLUN! 
 
Son bir yılda Kate’in hayatında çok şey değişmişti. O ve Tom artık buharla çalışan ve hayvanları kurtaran büyülü bir trenin kondüktörleriydiler. Ancak gizli bir kimliğe sahip olmak her zaman göründüğü kadar kolay değildi. Herbert dayı kayıptı ve iklim krizi günden güne kötüleşiyordu. Giderek daha fazla hayvan yardıma ihtiyaç duyuyordu. 
Böylece Kate kuralları bir kenara bıraktı ve hem Herbert dayısını bulmak hem de dünyaya yeniden denge getirmek için Gümüş Ok’la birlikte onaylanmamış bir göreve çıktı. Ancak bu yolculukta yalnız olmadığını çok geçmeden fark etti. Altın Ebabil adlı gizemli bir tren de kendi meselesiyle raylarda ilerliyordu. Acaba bu tren ve içindekiler, dost mu yoksa düşman mıydı? 
Gümüş Ok’un bu heyecan verici devam kitabında Kate, Tom ve hayvan dostlarını; Kuzey İskoçya’dan Avustralya’nın taşralarına, Bering Denizi’nin derinliklerinden Çok Gizli Kıtalar Arası Demiryolları’nın arkasındaki gizemli güçlere varıncaya dek soluk soluğa bir macera bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/911b5c41-a673-44a2-9866-061364048916.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx Döndü - Emma (2 Oyun Bir Arada)</image:title>
            <image:caption>Marx Döndü
İnsanlara ihtiyaçları olan ne varsa verin; yiyecek, ilaç, temiz hava, saf su, ağaçlar, çimenler, yaşanılacak güzel evler, çalışmak için biraz, boş vakit için daha fazla zaman... Tüm bunları kim hak ediyor diye sormayın. Her insan bunu hak ediyor.
Emma
Biz iş istiyoruz onlar beklememizi söylüyor. Biz hastalar için ilaç istiyoruz onlar dua etmemizi söylüyor. Biz yemek istiyoruz, onlar oy vermemizi istiyor. Biz kira ödemek için zaman isterken onlar üzerimize polis sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68825027-f6d5-4d4d-8757-a7a0e5f26ed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefesine Sahip Çık</image:title>
            <image:caption>Çok mu büyük dertleriniz var? Hiçbir şey geçmez gibi mi geliyor? Dünya telaşlarına yetişemiyor musunuz? Aslında hepsi bir nefes kadar. Her an onu solurken önemini unuttuğumuz bir nefes... 
 
A nefesi, B nefesi, C nefesi… Hepsi akciğer tarafından alınan ve diyaframın çalıştırıldığı aynı nefestir. Nefesi yönetmemiz mümkündür, ancak bunu sadece o nefesi alan kişi yapabilir. En iyi nefes, kişinin kendi solunum kaslarını güçlü çalıştırdığı nefestir. Mucizevi etkiler bu çalışmaların birikimi sonucunda ortaya çıkar. 
Durmadan kıyılara vuran dalgalar kıtaları ve coğrafyaları değiştirir. Sizin de gayretiniz ile güçlenen nefesiniz, bedeninizi şifalandırsın diye yazıldı bu kitap. İlk ve öncelikli olarak yapmanız gereken şeyin nefesinizin farkında olmak olduğunu hatırlayın diye. 
 
 
BEDENLERE ŞİFA OLSUN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c41b2f-3cf0-4394-b661-5b9d34201670.jpg</image:loc>
            <image:title>Erwin Motor - Suzy Storck (2 Oyun Bir Arada)</image:title>
            <image:caption>Erwin Motor
Sizin gibi iyi bir işçiyi gerçekten ödüllendirmem gerekiyor diye düşünüyorum bazen.Bunu yapabilirdim, fakat, her küçük şeyi ödüllendirmenin de peşine düşemem.
Suzy Storck
Ve Suzy Storck anımsar. Çamaşırları asarken kalkan kolunu; üç çocuktan birine bir tane yapıştırmak için kalkan kolunu; yere düşen emziği bebeğin ağzına tekrar sokmak için kalkan kolunu; boş sepeti kapıp evin duvarına fırlatıp atmak için kalkan kolunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3dc7e4c-54db-4f0f-8f76-90af8829127c.jpg</image:loc>
            <image:title>Telekız</image:title>
            <image:caption>Telekız patriyarkanın ve politik bir gücün karşısında, “rıza” denen şeyin nasıl aşınabileceğini anlatan cesur bir roman. Fransa’da küçük bir kent ve burada oluşan tuhaf bir üçgen: en tepede Laura, yirmi yaşında, terk ettiği memleketine dönmüş, evsiz ve parasız; bir yanda babası Max Le Corre, ünlü boksör ve ringde olmadığı zamanlarda belediye başkanının şoförü; karşı köşede parlak siyasetçi, deneyimli belediye başkanı Quentin Le Bars… Bir gün Max, kendince masumane, kızı için belediye başkanından yardım ister: Laura’nın kalacak bir yere ihtiyacı vardır. İşte o andan sonra işler çığırından çıkar. Şimdi Laura, iki polis memurunun önünde, onların ikna olmaz ve şüpheci tavırlarının karşında yılmayarak, bir şikâyet dilekçesi yazdırmaktadır. Tanguy Viel karanlık ve gerilimli atmosferler yaratmadaki maharetini bir kez daha gösteriyor. “Temel gücünü üslubundan alan bir romanı övmek zor iştir. ‘İşte Tanguy Viel, mükemmel!’ demek istersiniz. Çünkü Viel üslubu diye bir şey var, tüm büyük yazarlar gibi.” Mohammed Aïssaoui</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9bb600-0909-4172-b10a-b7948390ed50.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpiyat</image:title>
            <image:caption>Nazi rejiminin bütün dünyaya hem gösteriş yapıp hem kendini meşrulaştırmak için muazzam bir sahne olarak kurduğu 1936 Berlin Olimpiyatları sırasında, Başkomiser Gereon Rath baş döndürücü entrikalarla boğuşuyor. Volker Kutscher’in tarihî siyasi polisiye dizisinin sekizinci romanı, Nazi rejiminin Almanya toplumuna iyice yerleştiği bir atmosferde geçiyor. Öyle ki, siyasi açıdan güvenilir bulunmayan Başkomiser’le eşinin elinden alınan evlatlığı da artık iyice Nazileşmiştir. Başkomiser, Olimpiyat organizasyonunda görev alan evlatlığıyla tesadüfen karşılaştığında, sadece ilişkileri yeni bir boyut kazanmayacak, Olimpiyat Köyü’nde işlenen cinayet, bir dizi entrikanın perdesini aralayacaktır. Başta Jesse Owens, siyah atletlerin başarılarının Nazi ileri gelenlerini ifrit ettiği Olimpiyat atmosferinde, Nazi rejiminin karanlık dehlizlerinde bir kovalamaca… “Başkomiser Rath’ın yeni romanını okumak, okuru ürperterek birkaç saatliğine bizzat diktatörlük altında yaşadığı duygusuna kaptırıyor.” Deutschlandfunk “Volker Kutscher’in yeni romanı, zehrin ağır ağır Alman toplumuna nüfuz edişini odağına alıyor.” Frankfurter Allgemeıne Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8652f8e-ffce-4a62-83a3-7a87a59a123d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz</image:title>
            <image:caption>Yüz, 100 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca gerek yapıp ettikleriyle gerek düşünceleriyle ülkenin gidişatına etki etmiş, siyasal ve toplumsal bir iz bırakmış 100 kişinin portresi… Yüz, 2023’te 40. yılını kutlayan İletişim Yayınları’nın yayınevi içinde ve dışında kolektif biçimde iş yapma anlayışının parlak örneklerinden: Tanıl Bora ve Kıvanç Koçak’ın derlediği, 38 farklı yazarın katkı koyduğu, her yazarın kendi üslubunu/bakış açısını içeren kitap 100 özgün ve kısa portre üzerinden 100 yıllık Cumhuriyet’in seyrine bir bakış sunuyor. Hem bilgilerini tazelemek isteyenler için hem özgürlüklerin hâkim olduğu demokratik bir Cumhuriyet’e ulaşmanın yolları üzerine düşünmek isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f3cf25b-1611-4ee2-adcc-293da871b3c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnkılabı Nakşedecek Resimler</image:title>
            <image:caption>“Yönetimin yönlendirme, denetleme ve kimi zaman da tevkifat yoluyla sanat alanının aktörleri üzerinde göreli bir baskı kurmuş olduğunu gösterse de bu durum sanatçıların bu dönemde kendilerini kıymetli hissetmelerine engel olamamış, bu nedenle sanat hamiliği mekanizmalarından yararlanmak isteyenlerin bunu sadece maddi destek için değil aynı zamanda Parti tarafından kabul ve tanınma için yaptıkları da ortaya konmuştur. Bu kitabın iç içe geçen iki boyutu var; biri söylemi, düşünsel-ideolojik temelleri inceliyor, diğeri patronaja bakıyor. Hem sosyal hem de ekonomik sermaye ile ilgileniyor.” Bengü Aydın Dikmen, İnkılabı Nakşedecek Resimler’de, Cumhuriyet’in kuruluş ve inşa dönemindeki resim politikasına eğiliyor. Bu vesileyle, dönemin farklı estetik anlayışlarının bir resmi geçidini de koyuyor ortaya. Arka planda, Türkiye’de modern resmin “ağabey” ve genç kuşakları arasındaki rekabeti de görüyoruz. Erken Cumhuriyet, resimde zevki yaymayı ve “yükseltmeyi” hedeflemişti. Bunu yaparken “popüler zevklere” kapılmak istemediği gibi, “estetik modernizme” ve kübizm gibi avangart akımlara da mesafeliydi. Kişi kültünü destekleyen lider portreleri, inkılabı temsil eden modern yapılar, ulusal mitleri besleyen kahramanlık temsillerini ortaya çıkaran İnkılap Resimleri ve Sergileri’nden başka, ressamların “inkılabı nakşetmek” üzere seferber edildiği Yurt Gezileri projesi, başlı başına ilginç bir deneyimdir. Bu projeden beklenen, vatan imgesini canlandıran manzara resimleri, yerel âdetler, figürler, tarihî yapılar üzerinden vatanın görsel envanterinin oluşturulmasıydı. Sadece ideolojik temsillerin değil, bizzat resmin ve estetik deneyimin tarihine, meraklı ve dikkatli bir bakış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c678d8b-7f55-453f-bbd4-901e1705098f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Soyadı Alınmamış ise...</image:title>
            <image:caption>“Toplumsal ve kişisel kimlik göstergeleri olan isimler imparatorlukların ve ulus-devletlerin –şekil ve dillerini kontrol ederek– kanunlarla müdahale ettikleri unsurlar olmuşlardır. (…) Ulus-devletler, ideolojik değişimlere bağlı olarak soyadlarının dilini çeşitli şekillerde kontrol etmişlerdir. Teresa Scassa, devletlerin isimleri kontrol ettiği üç yol olarak ‘ayrıştırma, asimilasyon ve ulus inşasına’ işaret etmektedir.” Soyadı “siyaseti”, milli kimlik inşasının bir aracı. Meltem Türköz, kitabında öncelikle “soyadlandırmanın” bu yönüne odaklanıyor. Türk kimliğinin inşasında ve asimilasyon stratejilerinde Soyadı Kanunu’nun işlevini inceliyor. Gayrimüslim ve “yabancı” sayılan isim-soyadların durumuna ve Kürtçe isim meselesine değiniyor. Soyadı anlatıları ve tartışmaları üzerinden inceleme derinleşiyor. Nüfus memurlarının etkisine; sülale bağlarını, lakapları, etnik ve dinî kimlikleri sürdürme -veya gizleme- gayretlerini; “herkesin fantezisine göre bir isim uydurduğu” şikâyetlerini; soyadlarının muhakkak “-oğlu” ekiyle oluşturulmasını savunan muhafazakâr itirazları; soyadı değiştirme girişimlerini öğreniyoruz. Dil Devrimi’nden sonra unutulan bazı sözcüklerin ve öneklerin, soneklerin soyadlarında yaşamaya devam etmesi de, soyadı “folklorunun” ilginç bir ayrıntısıdır. “Bu soyadı alınmamış ise...”, Türkiye’nin milli kimlik inşası ve modernleşme tarihinin ilginç bir faslına ışık tutuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8749801-bdc2-4fd1-b364-4647f7aabe30.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürün İktidarı</image:title>
            <image:caption>İslâm siyaset teolojisinde kültürün ve kültürel iktidarın hakkıyla yorumlanması bize bugünkü pek çok güncel tartışmanın izlerini geriye doğru takip edebilme imkânı sunar.
Ali Fuat Bilkan, Kültürün İktidarı’nda ehvenişer bir karamsarlıkla İslâm siyaset teolojisinde iktidarın meşruluk kaynağına dair tartışmaların “nass” üzerinden kadirimutlak kanun koyucuyla belirleyici bir nitelik kazandığı sürecin tahliline girişiyor.
Bir yönüyle kültürel iktidarın iktidar mücadelesinde nasıl tarih-dışılaştırıldığını ortaya koyuyor.
Kitap bugün “kültürel iktidar” diye adlandırılan mücadelenin İslâmî toplum tasarımında nereye ve nasıl konumlandırıldığını çeşitli kaynaklardan ve disiplinlerden faydalanarak gösterirken, İslâm coğrafyasındaki düşünsel durgunluğun sebeplerine dair bir tartışma da yürütüyor.
“Birçoğu kendi döneminin siyasî ve kültürel şartları içerisinde kaleme alınmış İslâm siyaset düşüncesiyle ilgili metinlerin ait oldukları dönemin şartlarına göre değil de, bütün zamanlar için geçerli birer nass gibi kabul edilerek pek çok olguda müracaat kaynağı olarak görülmesi, İslâm coğrafyasındaki düşünce durgunluğunun önemli sebeplerinden biridir.”
ALİ FUAT BİLKAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b7239c-67e8-41b4-8faa-656aaec01809.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Yaşam Döngüsü ve Aile İçi İlişkliler</image:title>
            <image:caption>Aile Yaşam Döngüsü ve Aile İçi İlişkiler, aile yaşamını etkileyen geçiş olaylarını ve yaşam sürecini, ailelerin yaşam döngüsü boyunca sahip oldukları güçlü yönleri, karşılaştıkları zorlukları, ailede iletişim ve ilişkileri, aile sistemindeki bireyleri tanımlayan gelişim aşamalarını göz önünde bulundurarak kuramlar ve araştırmalar yörüngesinde inceleyen bir çalışmadır. Ailede ilişkiler ve dinamikler yaşam döngüsüne göre doğallığında değişmekte ve gelişmektedir. Bu tür gelişmelerin doğasında, değişim ve bağlılıkları anlamak önemlidir. Aile, öğrenme, gelişme, özveriyi teşvik etme eşler, eşler ve çocuklar, çocuklar ile çocuklar arasındaki birlik için bir merkezdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb3f312-0d0d-4348-bbbf-750e1129f910.jpg</image:loc>
            <image:title>Pamuk Dede’mden Efsaneler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir çocuk, bir de dedesi hakkında… 
Dedenin dilinden çocuğun gözünden her biri ayrı kültürel zenginliklerimizi anlatan büyülü gerçekçi on beş efsane içerir. 
Gözü kara, maceracı fakat aynı zamanda gerçekçi ve özgürce bir dünyaya sürükler çocukları… 
“Hiçbir şeyden korkmazdık, acıkmazdık, susamazdık. Mesela uçardık gökyüzünde süzüle süzüle. Efsanelerdeki kahramanlar rehberimiz olur onları takip eder aydınlığa doğru yol alırdık…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4014086a-b231-4298-9c05-6f88238db80a.jpg</image:loc>
            <image:title>Budak Münşi Kazvini Safeviler Cevahirü’l -Ahbar</image:title>
            <image:caption>Safevî tarihine dair eserlerin bir dizi hâlinde okuyucu ile buluşturulması Türk tarihçiliği açısından çok önemli bir boşluğun doldurulmaya çalışıldığını göstermektedir. 
Safevî tarihi dizisinden yayınlanan bu eser, Kazvinli tarihçi Budak Münşî’nin Farsça yazılmış Cevâhirü’l-Ahbâr’ıdır. Budak, Şah Tahmasb dönemi bürokrat-tarihçilerindendir. Şah İsmail’in oğlu Behram Mirza’nın ayak ucunda kırk gün boyunca uyuyacak kadar hanedanın yakınında ve Şah Tahmasb’ın tüm seferlerine katılacak kadar olayların içindedir. Tekelü oymağının büyük bir kırıma uğratıldığı süreçte Bağdat’ta Şerefeddinoğlu Muhammed Han Tekelü’nün yakınındaki birkaç isimden biridir. Budak, kariyer basamaklarında sürekli yükselmeye odaklı, hedefine ulaşamadığında gayrimeşru yollara sapacak kadar muhteris, ancak yaptıklarını itiraf edecek kadar da cesur ve ilginç bir karakterdir. 
Cevâhirü’l-Ahbâr aslında insanlığın ortaya çıkışından müellifin kendi yaşadığı dönemi de (Ağustos 1576) kapsayacak şekilde yazılmış genel tarih niteliğinde bir eserdir. Eserin en kıymetli kısmı Şah İsmail ve Şah Tahmasb’ın anlatıldığı yerlerdir, çünkü Budak Münşî onlarla çağdaştır. İşte bu sebeple Cevâhirü’l-Ahbâr’ın sadece Safevî hanedanı kısımlarının tercümesi tercih edilmiş. Anlatımın merkezinde Safevî hanedanı olmakla birlikte Akkoyunlular, Şirvanşahlar, Osmanlılar, Şibânîler ve Babürlülerle ilgili bahislerin geçtiği yerler de fevkalade kıymetlidir. Müellif anlattığı pek çok olayın görgü tanığıdır. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman’ın Irakeyn seferi ile Bağdat’ı fethi aşamasında orada bulunuyordu. Safevî kaynakları içinde Bağdat’ın terk edilme sürecinin bu kadar ayrıntılı anlatıldığı başka bir eser yoktur. Bu eserin yayınlanmasıyla Türkiye’de Safevî tarihi ile ilgili önemli bir boşluk daha doldurulmuş olacaktır. 
                                                                                                                      Dr. Hasan Asadi / Mohaghegh Ardabili Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce257a55-c840-43f7-b5b7-eabda7aa5ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlik Temelli Çevre Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık 4,6 milyar yaşında olan Dünyada, jeolojik ve antropolojik araştırmalar sonucunda insanoğlunun 200.000 yıldır var olduğu tespit edilmiştir. İlk zamanlarda insanlar sadece beslenme, barınma ve korunma amacıyla temel ihtiyaçları için doğayla etkileşim içinde bulunmuşlardır. Zamanla insan popülasyonunun artışıyla beraber daha fazla besin, su, barınma gibi ihtiyaçları da artmıştır. Özellikle Endüstri Devriminden itibaren 20. yüzyılın ikinci yarısında modern insan türü (Homo sapiens) hırsı, bencilliği, tükenmek bilmeyen istekleri nedeniyle doğal kaynakları hızla tüketmeye ve diğer canlılara da daha fazla zarar vermeye başlamıştır. 
 
Sanayileşmenin ve hızlı nüfus artışının sonucu; plansız çarpık kentleşme, atmosferdeki karbondioksit oranının artması, asit yağmurlarındaki artış, toprağın, suyun ve havanın kirlenmesi, ozon tabakasının delinmesi, iklim değişikliği, sıcaklık artışı gibi çevre sorunları etkilerini küresel boyutta daha fazla göstermeye başlamıştır. Bu sorunların temel nedeni, insanoğlunun ekonomik kalkınma adına doğal kaynakları hızla tüketmesi ve biyosferdeki tüm canlıların yaşamını tehdit etmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99ecf5b8-8f06-483d-b038-885d74bf9986.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleneksel Çocuk Oyunları</image:title>
            <image:caption>Oyun, insanlık var olduğundan beri süregelen bir olgudur. Tarih boyunca insanların eğlenmesi, boş vakitlerini değerlendirmesi, sorunlara yeni çözüm yolları geliştirmesi gibi görevler üstlenmiştir. Aynı zamanda oyunlar, içinde yaşanılan kültürün vazgeçilmez bir parçası olmuş ve kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli bir rol oynamıştır. Oyunlar da diğer folklorik ögeler gibi değerlerin aktarılmasında, sosyal beceri kazanılmasında, sürdürülebilir bir çevrenin nasıl yaşatılacağı konularında bizlere rehber olmuşlardır. Bu oyunlar bize saygıyı, paylaşmayı, yardımlaşmayı ve işbirliğini öğretirken bir taraftan da doğadaki taş, kozalak, yaprak gibi her bir unsuru yeniden değerlendirmeyi ve çevrenin nasıl sürdürülebilir olacağını uygulamalı ve en önemlisi eğlenceli bir biçimde öğretmiştir. Kuşaklar arası bu aktarım; oyuna yeni bir isim, yeni bir sınıflama getirmiş ve geleneksel çocuk oyunları kavramı böylelikle karşımıza çıkmıştır. 
  Günümüz değişen yaşam koşulları, hızla gelişen teknoloji her ne kadar geleneksel çocuk oyunlarını yavaş yavaş bize unutturmaya başlasa da amacımız bu kültür aktarımını devam ettirmek olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ebca05a-3607-4398-8b69-4e4eea3c6f29.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Üç Günü</image:title>
            <image:caption>Gecesi birkaç defa yatağından fırlayıp uyanarak ve sabah gün ağarıncaya kadar kâbuslar görerek geçti. Sabah daha gün ağarmadan yatağından çıktı. 
Başı çatlarcasına ağrıyordu. Evden sessizce çıktığında eşi hala derin bir şekilde uyuyordu. Sokakta kendisinden başka hiç kimse yoktu. Bu saatte niye evden çıktığını kendisi de bilmiyordu. Bir an önce gidip onunla hesaplaşmak istiyordu.  Sabahın ayazı yüzüne vurunca biraz kendine gelir gibi oldu. 
Arkasından gelen birinin ayak seslerini duyar gibi olduğunda istemsiz bir şekilde ürperdi. Ayak sesleri kendisi ile aynı tempoda yürüyor gibiydi. Kendisi hızlanınca hızlanıyor, yavaşlayınca o da yavaşlıyordu. 
Kalbi hızla çarpmaya başladı. Dönüp bakmaya cesaret edemiyordu. Ya yine o İblis peşindeyse? 
Dönüp arkasına bakmayarak ondan korkmadığını göstermek istiyor ama peşinden gelen ayak sesleri de gittikçe kendisini panikletiyordu. Oradan bir an önce uzaklaşmak için adımlarını hızlandırıp adeta koşar adım yürümeye başladı. Nefesinin iyice daraldığı anda mecburen arkasından gelen sese dönmek zorunda kaldı. Evet. Tahmin ettiği gibi kendisini adım adım takip eden ondan başkası değildi. 
Alaycı bir ifadeyle tek gözünü dikmiş kendisine bakıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/766c2a77-04e7-45df-b399-b11bbcf97c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Yan Masaldaki Kız</image:title>
            <image:caption>Bir romanın sayfalarına sıkışıp kalmış 
Devrik cümleler gibiydi aşkımız 
Yüklemsizdi belki özlemler 
Öznesine âşık bir tümleç 
Oysaki sen zarfın içine bile bakmadın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8638c3f0-a158-4f51-8b30-b808248fd9ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Çağında Sağlık Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. BÖLÜM ENDÜSTRİ 4.0 IŞIĞINDA SAĞLIK 4.0 VE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KALİTE 4.0 
2. BÖLÜM SAĞLIK HİZMETLERİNDE DİJİTALLEŞME 
3. BÖLÜM MIKNATIS HASTANE 
4. BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA FİNANSAL BAŞARISIZLIK 
5. BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA DİJİTAL PAZARLAMA 
6. BÖLÜM SAĞLIK YÖNETİMİNDE KANTİTATİF YÖNTEM VE TEKNİKLER 
7. BÖLÜM KENDİ KENDİNE İLAÇ KULLANIMI (SELF MEDİKASYON) 
8. BÖLÜM SAĞLIK HİZMETLERİNDE KANITA DAYALI SEÇİM: SAĞLIK TEKNOLOJİSİ DEĞERLENDİRME 
9. BÖLÜM SAĞLIK SEKTÖRÜ VE İKTİSADİ PLANLAMA 
10. BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA HASTA VE ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ 
11. BÖLÜM SAĞLIK KURUMLARINDA AFET YÖNETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d07c7f2-82f1-4768-8167-7aae22eef852.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokratikleşme Sürecine Kurumsal Yaklaşım: Macaristan Örneği 1990 – 2022</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
Giriş 
 
Bölüm:1 Demokrasi, Demokratikleşme Süreci Ve Macaristan’da Demokratikleşme Süreci 
Bölüm 2: Macaristan Parlemento Seçiminde: Seçim Sistemi ve Sistemdeki Değişiklikler 
(1990-2022) 
Bölüm 3: Demokratikleşme Sürecinde Macaristan Parti Sistemi Ve parlamento Seçimleri 
Bölüm 4 Sonuç: Genel Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c181854a-11ae-4519-a0e7-bf5111aa8d49.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükseköğretim Kurumlarında Çalışan İdari Personelin Etik Değerler Algısı Üzerine Bir Çalışma: Atatürk Üniversitesi Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
 
ÖN SÖZ 
TABLOLAR LİSTESİ 
GRAFİKLER LİSTESİ 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
İDARİ PERSONELİN ETİK BİLİNCİ ÖRNEKLEMİ ÖZELLİKLERİ 
 
SONUÇ 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c685b1de-9fc5-41ec-b043-3374eae5a91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Destek Algıları İle Boş Zaman Katılımını Engelleyen Faktörlerin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
     GİRİŞ 
 
     BİRİNCİ BÖLÜM 
     PROBLEM DURUMU 
 
     İKİNCİ BÖLÜM 
     ARAŞTIRMANIN KURAMSAL ÇERÇEVESİ VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
 
     ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
     YÖNTEM VE BULGULAR 
 
     SONUÇ, TARTIŞMA VE ÖNERİLER 
 
     KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fdbbebf-169c-47e9-82e8-c49606fec433.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyasına Ekonomik Bakış</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
ÖNSÖZ 
İÇİNDEKİLER 
BÖLÜM 1 Türk Dünyasında Siyasi ve Ekonomik Görünüm 
BÖLÜM 2 Türkistan Ülkelerinin Çevresel Kuznets Eğrisi Çerçevesinde İncelenmesi 
BÖLÜM 3 Türk Dünyası Ülkelerinde Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve Ekonomik Büyüme Etkileşimi 
BÖLÜM 4 Yenilenebilir Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme Arasındaki ĠliĢki: Türk Cumhuriyetleri Ġçin Panel Veri Analizi 
BÖLÜM 5 Türkiye – Özbekistan Dış Ticaretini Etkileyen Faktörler (1990-2022 Dönemi) 
BÖLÜM 6 Türkiye ve Kazakistan&apos;da Askeri Harcamaların Dış Ticarete Etkileri: Karşılaştırmalı Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47190fa8-f9e0-4cd3-9f61-1b091394ad2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanperest Takımı</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap elinde olduğuna göre
sen de zamanda yolculuk yapmayı
merak edenlerden olmalısın.”   Zeynep, Emre, Dilara ve Mustafa’nın gizli
projelerini tamamlamak için yardıma ihtiyacı
var. Bir zaman makinesi icat etmek için bir
araya gelen bu ekibi zorlu ama eğlenceli
oyunlar bekliyor. Makineyi tamamlamak
için gereken malzemeleri toplamakta sana
da görev düşüyor. Zamanperest Takımı’na
katılıp harika bir zaman makinesi icat
etmeye hazır mısın?
 
Oyunlar ve bulmacalar
Takım çalışması
Zaman yolculuğu
Bilim ve teknoloji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e448bd1-7d47-4006-af44-3057283e05a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Issız Koy</image:title>
            <image:caption>Jeannette… Annesinin ani kaybına duyduğu üzüntü, annesini aslında hiç tanımadığını fark edişiyle boğulan bir kadın. Bulduğu her ipucunun peşine düşüyor, annesine sarılır gibi geride bıraktığı kelimelere sarılıyor.  
Victor… Büyük aşkından sonra en yakın arkadaşını da kaybeden bir adam. Bir yandan dostunun sırlarını, mahremiyetini korumaya çalışırken, bir yandan da Jeannette’i varmak istediği yere ulaştırmaya çalışıyor.  
 
Ve Grace… Artık ölümün rengine teslim olmuş güzel Grace. Şimdi kızıyla birlikte başka bir dünyadan geziyor gençliğinin satırları arasında.  
Geçmişten kaçmak mı daha kolaydır, yoksa onunla yüzleşmek mi?  
Tüm anıları silip yeni bir yaşam inşa etmek mi cesaret ister, yoksa bütün acıları bağrına basıp yola devam etmek mi?  
 
Aylin İşcan Yener, Ahmet ve Acı Çekirdek kitaplarından sonra Issız Koy romanında, bu defa tanıdık bir geçmişin izlerini sürüyor ve her sayfasında başka bir duyguyla hemhâl olacağınız, farklı hayatların derin acılarıyla karşı karşıya kalacağınız hüzünlü bir hikâyeyi incelikle işliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d384ecf-be5f-489f-98c5-24015d5678d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cardonlar</image:title>
            <image:caption>“Akşamın gelişini içimin ezilmesinden anlardım...” 
Ferit Edgü’nün, “Ben onun kişiliğini resimde bulduğuna ve kendisini resimde başarıyla ifade ettiğine inanan biriyim. Oysa okuduklarım, nasıl söyleyeyim, sanki resimlerine bir eklemeydi” diye değerlendirdiği 
Cardonlar’da, mimar-ressam Cihat Burak’ın 1940-1976 yılları arasında kaleme aldığı öyküler bir araya geliyor. Cihat Burak’ın resimlerindeki fantastik dünyadan çıkıp sokakların, hayatların damarlarına yerleşen Cardonlar, geldikleri yeraltının havasını “delice bir neş’e içinde cızık cızık bağırarak” konaklara, nar ağaçlı bahçelere, meyhanelere taşıyorlar. Cihat Burak’ın zengin evreninden benzersiz öyküler. 
 
Cardonlar eski zamanlarda yaşamış insanların mirasçıları gibi! Onlar ortadan kalktıkça bıraktıkları mallarına, ortada kalan geniş divanhâneli köşklere, yalılara, konaklara kim sahip çıkacak onlar olmasa?.. 
Üç oda bir hol nesli anlar mı sekiz metroya on beş metroluk sofradan?.. Onlar konaklarının yerine kendilerine birer yahut ikişer daire verilen betebe kaplı apartmanlar yapılması için yaşıyorlar, cardonları düşünen kim kaldı ki!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/176b653e-1d97-4922-8472-88758ca0eb2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuklarda İnformal Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>“Özel Gereksinimli Çocuklarda İnformal Değerlendirme” kitabı gelişimsel gecikmeleri olan ve gelişimsel gecikmeler veya zorluklar yaşama riski olduğu düşünülen çocukların becerilerini değerlendirmeye yardımcı olacaktır. 
  Kitabın amacı çocuk gelişimi ve ilerlemesinin karmaşıklığı, bunların informal yöntemlerle değerlendirilmesi, ailelerin bu sürece dahil edilmesi ve değerlendirme sonuçlarının raporlanmasının özel gereksinimli çocukların yaşamlarındaki güçlü etkiyi belirtmektir. Bölümlerde özel gereksinimli çocukların değerlendirilmesinde kullanılan informal yöntem ve tekniklere (gözlem, görüşme, derecelendirme ölçekleri, sosyometri vb.) ait araçlara yer verilmiştir. Açık ve öz bir rehber olan bu kitap, çocukla çalışan uzmanlar, okullarda çalışanlar, bu alanda yetişen üniversite öğrencileri ve informal değerlendirme becerilerini geliştirmek isteyenler için değerli bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd38ec11-129c-4ef7-a556-7fe3a103bb7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Angora&apos;dan Ankara&apos;ya</image:title>
            <image:caption>Angora’dan Ankara’ya, kendi içinde uzanan bir yolculuk… Hem zaman hem mekân bakımından başkentin hikâyesi bir bütünlük ve tutarlılık teşkil ediyor. Ankara’nın inşası, imarı ve şehirleşme süreci yüzüncü yılını geride bırakmış bir ülkeye dair çok fazla şey söylüyor. Ankara’yı okumak, onun başlangıç ve oluşumuna nüfuz etmek bir bakıma Türkiye’yi somut koşulları içinde anlamak demektir. Şehir tarihi açısından Ankara ile ilgili ideolojik tespitler, birtakım genelgeçer kıyaslama ve betimlemeler son derece kısıtlayıcı kalmaktadır. Oysa kitabın yazarı Jean-François Pérouse burada zor olanı başarıyor, gerçekliğin yükünü üstlenerek tek kelime ile bir şehrin envanterini tutuyor. Yerleşim yerlerini, yapıları, meydanları, sokak ve caddeleri, ilçeleri adım adım tespit etme ve tanımlama çabasını üstleniyor. Pérouse, ele aldığı dönem içinde, başkent olmaya giden bir süreci neredeyse gün gün takip ediyor. İncelenen zaman dilimi içinde olup biten olaylar yalnızca siyasal bir kadronun ufkuna hapsedilmiyor, kurucu isimlerle birlikte tüm toplumsal ilişkiler, çıkar ağları, her türlü imkân ve yoksunluklar, yaşam tarzları, idealler, nüfus, konut ve barınma ihtiyacı gibi gündelik ihtiyaçların bir şehre nasıl kimlik kazandırdığı gösteriliyor, tüm bu oluşumlar bir toplumun zihniyetini de yansıtıyor. Pérouse, imparatorluk bakiyesi bir ülkenin başkenti olma yolunda, özellikle imar ve şehirleşme sürecine odaklanıyor. Bu koşulları yaratan tüm karar vericilerin, yöneticilerin şehir planlamacıların ve mimarların yanısıra planlar, haritalar, bütçeler, kronolojiler, en zengin verileriyle birlikte, Ankara’yı, bir ulusun başkentini anlamlı bir çerçeveye yerleştiriyor. 
 
Angora’dan Ankara’ya aynı zamanda Ankara’yı çeyrek yüzyıl mesken edinmiş bir yayınevinin Cumhuriyet’in yüzüncü yılına armağanı olarak okuruyla buluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13938769-cc38-4945-838e-feb4fe103597.jpg</image:loc>
            <image:title>Müfettiş Numeroni 3 - Paris Treninde Hırsızlık</image:title>
            <image:caption>1 hırsızlık olayı, 6 şüpheli ve tek suçlu! 
İlkokul öğrencilerinin sayısal zekâ becerilerini geliştirmek için hazırlanmış etkinlikli ve çıkartmalı dedektiflik çizgi romanı. 
Müfettiş Numeroni ile yardımcıları Kenar Mahalle Fareleri, gecenin karanlığında hızla ilerleyen trendeki gizemli olayı aydınlatmaya çalışıyorlar. Sevimli dostlarımızla birlikte ipuçlarını ortaya çıkarmaya ve suçluyu bulmaya hazır mısın? 
Müfettiş Numeroni’ye yardım etmek için önce merak uyandıran mantık oyunlarını çözmemiz gerek. Bunu yaparken aşağıdaki bilgi ve becerileri kullanacağız: 
• 1000’e kadar sayılar 
• dört işlem 
• ölçüler 
• kesirler ve ondalık sayılar 
• şekiller ve alanları 
• veri toplama ve örüntü bulma 
• problem çözme 
 
Bulmacalardan ve oyun temelli öğrenmeden ilham alan Müfettiş Numeroni serisi, merak uyandırıcı bir hikâye aracılığıyla, ilkokul öğrencilerinin matematik öğrenimine yardımcı olacak zihinsel süreçleri harekete geçirmeyi, ıraksak ve yaratıcı düşünme biçimini geliştirmeyi amaçlıyor. Serinin üçüncü kitabı ise ağırlıklı olarak 3. ve 4. sınıf konularına odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792a21a8-e675-4b0d-a566-ee619968c0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Radyolu Yıllar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Radyolu Yıllar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e00ed669-c223-4745-b6b4-286bae44baba.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Oda Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>“Bazen romanın konusu bile okur için önemli değildir. Okur, daha önce tanıma şansına sahip olduğu yazarın anlatım, ifade gücü, kelime dağarcığının zenginliği, tasvir yeteneğinin mükemmelliği, romanında yarattığı kişilerin her zaman çevresinde görmeye alışık olduğu karakterler oluşu, onları kendine yakın görüp benimsemesi, bir anda okuru romanın içine çeker ve kendini o dünyada bulur. Ayşe Erbulak bu yeteneklere sahip bir yazar. Kaleme aldığı roman veya hikâyelerini okurken hep kendimi o dünyanın içinde bulurum. Türk polisiye edebiyatında bu değerlere ulaşmış müelliflerin sayısı maalesef henüz az. Yazar bu romanında da başarılı kurgusu, olay zenginliği, yarattığı heyecan ve gerilimle anlatımın doruklarına varmış. Mutlaka okunması gereken bir roman… Türk okuru ve yazarı olarak sana teşekkür ederiz Sayın Erbulak.” 
Osman Aysu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e12d444-63bd-4299-9756-660dd752d8ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Fikri</image:title>
            <image:caption>Düşüncenin özgürlüğüyle birlikte o düşüncenin canlılığı ve sürekliliği esastır. Özgürlük, eşitlik ve adaletin önce düşüncede soyut olarak ortaya koyulması, sonrasında dayanışma, kardeşlik ve ortaklıkta somut bir belirlenim alması, devrim fikrinde ve bunun bir tezahürü olan cumhuriyette yankısını bulmuş, geri döndürülemez bir fikrin tarih-üstülüğü, tarihsel belirlenimler kazanmasıyla kendi bedenini oluşturmuştur. Cumhuriyet’in 100. yıl dönümünde farklı veçheleriyle ve eleştirel anlamda bu sürekliliğe ve kopuşa tanıklık etmek istiyor, düşünceyi bir adım ileriye götürmek suretiyle gerçekliği şekillendir-meye çabalıyoruz. 
 
“Gerçek cumhuriyetin özgürlüğünün ne olması gerektiği, sermaye egemenliğinin özgürlüğü yıkıcı, yanılsatıcı, yabancılaştırıcı gücünü alt etmek gerektiği bilinciyle zihinlerde yaşıyor ve kavga konusu olmayı sürdürüyor.” 
Arif Çağlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16023c87-bdee-45b5-adab-150ab6ee2eb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceza Kolonisinde Tüm Hikayeler 1</image:title>
            <image:caption>“Akşamı kafamızla delip geçtik. Gün ve gece vakti yoktu. Çok geçmeden yeleklerimizin düğmeleri birer diş gibi birbirine sürtünmeye başladı, tropikal hayvanlar gibi ağzımızdan alevler saçarak ve birbirimize olan mesafeyi koruyarak koşuyorduk.”*** 
 
Kafka’nın sağlığında yayımlanan bu kitaptaki öyküler modern insanın açmazlarına, kendisinin dahi farkında olmadığı karanlık ve sisli noktalarına soğukkanlı bir şekilde eğilmekte: tek tek parçalardan çıkarılabilecek bir sonuç varsa şayet, o da kapitalist dünyanın mülkiyet, otorite hırsı, ceza pratikleri, suçluluk hissi, haset ve nefret ekseninde işleyen ilişkileri arasında sıkışıp kalmıştır insan. Hayvanla insan arasındaki gri bölgelerde türlü acılar çeken, kendini ifade edemeyen, kurumsal kafeslere kapatılmış modern insanın kölelik koşullarından herhangi bir çıkış ihtimali vardır, ama bunun için esas itibariyle bir çıkış düşüncesinin imkânsız olduğunun bilincine varılması gerekir. Kaçışı kaçışsızlık, çıkışı çıkışsızlık düşüncesinde sorunsallaştıran Kafka, yavan ve temelsiz bir umuttansa çok daha verimli ve radikal bir negatif-estetik duyuşu kuşanarak insanın komik de olan dramını irdeler, muntazam bir ustalık ve sevecenlikle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47e9dc31-beb1-4728-afe1-a53284b15ead.jpg</image:loc>
            <image:title>Ku&apos;yu</image:title>
            <image:caption>Ahmet Bozkurt, Ku’yu’da okuru şiirin ve felsefenin, imgenin ve kavramların iç içe geçtiği düşsel bir yolculuğa çıkarıyor. “Kalbe düşen şiir” nice çöllerden geçip, kurumuş “nice kuyular”dan çekilerek gün yüzüne çıkıyor: Gönderilmemiş mektuplar; zamansız yüzler; puslu hatıralar... Kendi kuyusunun çağrılısı olarak şair, sessiz bir ıstırabı büyütür koynunda. En dehşetlisi mürekkep sessizliğidir çünkü orada ak kâğıt üzerinde “varlıktan oyma bir bengi ırmak” olan dil akmaz hâle gelmiştir. Hiçbir rüzgâr erişemez susuzluğuna. Yusuf ’a kuyuyu yurt eden efsun, sevgilinin kalbindeki mührü söken aşktır. Ve aşk, kıyısında bütün kelimelerin biriktirildiği ve derinine varıldıkça kendinden dışarı taşan, taşınandır. Varlığımız kanadığında yalnızlık sökün eder; şiir, suskun bir kız olarak belirir kuyunun aynasında. Düşgezerlerin geçmiş ve geleceğinden ayrışmış bir şimdinin içerisinde kaybolduğu, masalın sonlanıp rüyaların doğduğu, zamanın ve mekânın hükmünün geçmediği bir başka alemin şiiri Ku’yu: Cam kırıklarının çoğaltıp unutuşun girdabına hapsettiği “gölgeyazı’lara” inat yağmura, yağmurun biriktirdiği sulara yazılmış şiirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a296daf7-6d2d-49d0-862a-52837523a506.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>New York’ta bir arabuluculuk firmasında çalışan Vincent kendisiyle alay etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan iş arkadaşlarından zerre kadar haz etmeyen, yalnız yaşayan sıradan bir gençtir. 
Bir gün adını dahi hatırlamadığı babasının bıraktığı tuhaf mirasla baş başa kalan Vincent’ın hayatı, Baccarat adlı bir striptizciyle tanışması sonrası o zamana kadarki monotonluğu mumla aratacak bir hal alır. Hiç de tesadüf olmadığını anlayacağı bu tanışma Vincent’a konfor alanlarını, annesiyle zorlu ilişkisini, geçmişini, özel mülkiyet kavramını, önem verdiği şeyleri sorgulatacak; kişisel gibi görünen meselelerin aslında hiç de öyle olmadığını gösterecektir. Yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü’nün yazarı Chuck Palahniuk ölümsüzlüğü dert edinerek kaleme aldığı bu muzır novellasında da tüketim kültürüne, durup düşünmeden yaşayanlara, büyük resmi göremeyenlere lafını esirgemiyor. Basit bir ağaç üzerinden fantastik bir olay örgüsü kuran Palahniuk, çizimleri renklendirmeyi de okurunun hayal gücüne bırakıyor. Miras aynı zamanda Palahniuk’in bir yazar olarak okurlarına mirası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3ceff7a-74f2-4de0-89a2-fa2cbdd73a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Hareketler (Bazen) Nasıl Fark Yaratabilir?</image:title>
            <image:caption>Dünyayı değiştirmek için protestolara katılırız, değişimde bir katkımız olabileceğini, bir fark yaratabileceğimizi düşündüğümüzden. Bazen bu hedefe ulaşırız ve bir şeyleri değiştirmeyi başarırız. Ama kimse bu noktaya kendi kendisine gelemez ve çoğu kez değişim tam istenen şekilde, istenen anda gelmez. 
Bu kısa ve öz çalışma, sıradan insanların dünyayı nasıl ve hangi şartlarda etkileyebileceğini, bazen işlerin neden plana göre gitmediğini açıklıyor. David S. Meyer, toplumsal hareketler külliyatını derinlemesine inceleyerek toplumsal hareketlerin ortaya çıkışını, devrim hareketleriyle arasındaki farkı ve aktivistlerin içine bulunduğu dönemde siyaseti, politikaları, kültürü ve yaşam biçimini nasıl etkilediğini irdeliyor. Aktivistlerin oluşturduğu siyasi değişim anlatılarının ve bu anlatıların yaratabileceği etkinin üzerinde durarak son noktayı koyuyor. Çok sayıda toplumsal hareket örneğini masaya yatırarak protesto siyasetinin yapısı ile muhtemel sonuçlarına ışık tutuyor. 
 
 
David S. Meyer: Hampshire College’da edebiyat ve sosyal teori alanlarında lisans, Boston University’de siyaset bilimi alanında yüksek lisans ve doktora eğitimi aldı. Toplumsal hareketler, siyasi sosyoloji ve kamu politikası alanlarıyla ilgilenmekte ve toplumsal hareketler ile ortaya çıktıkları siyasi bağlamlar üzerine çalışmalar yürütmektedir. University of California-Irvine’da sosyoloji, siyaset bilimi, kamu politikaları alanlarında dersler vermeye devam ediyor. Eserleri arasında bizzat kaleme aldığı The Politics of Protest: Social Movements in America, A Winter of Discontent: The Nuclear Freeze and American Politics; Valerie Jenness ve Helen Ingram ile birlikte editörlüğünü yaptığı Routing the Opposition: Social Movements, Public Policy, and Democracy in America bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81f0dce-da89-4c93-b6fe-65b758d33000.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Psikolog Erol Güngör</image:title>
            <image:caption>Erol Güngör, kısa ömründe Türk düşünce hayatını zenginleştirmek amacıyla büyük uğraşlar göstermiştir. Bir sosyal psikolog olarak Güngör, kendi alanından yola çıkarak kültür, milliyetçilik, din, tarih, modernleşme gibi oldukça çeşitli konularda fikir üretmiştir. Ortaya koyduğu fikirlerin kesişim noktası ise ‘Türk milletinin temel değerlerinden taviz vermeden nasıl gelişebileceği’ hususu olmuştur. Elinizdeki kitap, Güngör’ün biyografisini, eserlerini ve hakkında ifade edilenleri değerlendirerek Güngör’ün fikir dünyasının izdüşümünü sunmaktadır. Kitabın, ilgi duyanlara katkı sağlaması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0178908-c513-4a38-8f2d-135ade2d27a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Boarık</image:title>
            <image:caption>“Ahhh babam ahhh!” Gözyaşlarıyla ıslanan yüzünü elinin tersiyle sildi, mırıldanmaya devam etti. “Alabildiğine boş, kurak ve susuz bozkırlarda başlayan hayallerim keşke gerçekleşseydi ve kendimi Tengri Dağları’nın güllük gülistanlık yamaçlarında bulabilseydim…” dedi. Babasının anlattığı anavatanını düşündükçe kendini yetim hissediyordu. Çıkacağı yolculukta, anaya hasret dolu yüreğiyle, bilinmeyen topraklarda belki de Tengri Dağlarını arayacaktı. Gördüğü ilk bozkırı yurt edinmek isteyecekti. Özlemini gidereceği bozkırları bulduğunda bedeninden ziyade ruhundaki, kanındaki Türk canlanacak ve ona “Dur!” diyecekti. “Artık dur Boarık, burada kal.” Ama hayır, durmayacak, devam edecekti. Ta ki her bozkır Türk olana, Türk’e kalkan her el kırılana dek. Ant içmişti. Ya başaracaktı ya da bu uğurda dedesi gibi, babası gibi belki eşi Balak Han gibi son ulaşabileceği vatanına, uçmağa varacaktı. Tengri’nın Türk’e vaat ettiği en güzel yurda otağını kuracaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9983f3dd-c3f1-4afa-82d9-edf542470fa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Komiser Selma</image:title>
            <image:caption>Komiser Selma Türkiye’nin yakıcı ve güncel polisiye sorunlarına el atıyor. Kitap içindeki hikayeler: 
Altın Kaçakçılığı 
Mobilyacı Cinayetleri 
FETÖ 
Hapishane 
Bankacı 
Hacker 
Casus 
Uyuşturucu 
Gaffar Müdür 
Süleyman Şah Türbesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297088f3-0e59-4245-ad43-d66a830ee953.jpg</image:loc>
            <image:title>Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>Thales (MÖ y. 650/639-548/544): Yunan matematikçi, filozof, astronom. Batı Anadolu’daki Miletos’ta yaşamış olan Thales, her şeyin kaynağının su olduğunu söylemiş, var oluşu mitolojiye değil, doğadaki bir unsura dayandırmasıyla sadece felsefenin değil, doğa araştırmalarının ve bilimin de öncüsü olmuştur. Antikçağ felsefe ve düşünce tarihinin önemli figürleri sayılan Yedi Bilge’den biridir. Gökbilim ve mühendislik alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Thales, yaşadığı dönemin kanaat önderleri arasında da gösterilir. Diğer Presokratik filozoflar gibi, Thales’in eserleri de günümüze ulaşmamıştır. Kendisiyle ve düşünceleriyle ilgili bilgiler sonraki yazar ve filozofların eserlerinde bulunur. Fragmanlar çalışması filolojik ve akademik açıdan saygın fragman derlemelerinin rehberliğinde Thales’in biyografisi, doktrini ve alımlanmasıyla ilgili fragmanların çevirisini ve kapsamlı açıklamalarını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51d10b04-32fe-4dde-a493-961ac1af3b5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fragmanlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Thales (MÖ y. 650/639-548/544): Yunan matematikçi, filozof, astronom. Batı Anadolu’daki Miletos’ta yaşamış olan Thales, her şeyin kaynağının su olduğunu söylemiş, var oluşu mitolojiye değil, doğadaki bir unsura dayandırmasıyla sadece felsefenin değil, doğa araştırmalarının ve bilimin de öncüsü olmuştur. Antikçağ felsefe ve düşünce tarihinin önemli figürleri sayılan Yedi Bilge’den biridir. Gökbilim ve mühendislik alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Thales, yaşadığı dönemin kanaat önderleri arasında da gösterilir. Diğer Presokratik filozoflar gibi, Thales’in eserleri de günümüze ulaşmamıştır. Kendisiyle ve düşünceleriyle ilgili bilgiler sonraki yazar ve filozofların eserlerinde bulunur. Fragmanlar çalışması filolojik ve akademik açıdan saygın fragman derlemelerinin rehberliğinde Thales’in biyografisi, doktrini ve alımlanmasıyla ilgili fragmanların çevirisini ve kapsamlı açıklamalarını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/276e8241-135a-44fe-a44d-cb4943551a97.jpg</image:loc>
            <image:title>Mara ile Dann</image:title>
            <image:caption>Buzul çağı ile kuraklık arasında bölünmüş bir dünya. İnsanlar topluluklar halinde güneyden kuzeye, ılıman topraklara ulaşma umuduyla göçüyorlar. Bu uygarlık çöküşünün ortasında, ailelerinden koparılmış, masalların öksüz çocuklarını andıran iki kardeş, Mara ile küçük kardeşi Dann, tehlikelere karşı ücra bir köyde, yeni adlarla yeni yaşamlarına başlıyor, kuzeye yolculuğa katılıyorlar. Tekinsiz topraklar, ölümcül iklim değişmeleri, savaşan kabileler ve kurtuluş umudu arasında iki çocuğun serüveni insanlığın unutuş ve keşif tarihini ince ayrıntılarla sergiliyor. Doris Lessing’in 1998 yılında kaleme aldığı bu kıyamet-sonrası motiflerle örülmüş yapıt, günümüzün iklim ve göç krizi eşiğinde özellikle önem kazanan bir uygarlık sorgulaması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24488d52-0b66-4b6c-a813-b388c6807bdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecelerim</image:title>
            <image:caption>Bu kitap küçüktür fakat mazimin sönmeye yüz tutmuş hatıralarından bence en kıymetlilerini içerdiği için benim gözümde yeri ayrıdır. Hayatta dönüp geçmişe bakmanın ne derece kıymetli olduğunu bilenler ifademi onaylar. Gecelerim, fikir mahsulü değildir, yaşanmıştır. Zaten içeriği bunu açıkça ispat edecektir. Şu kitap hayatımdaki gecelerin en masum parçalarını içerir. Onun için diğerlerinden ayırdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/723d8ce7-2357-424c-83df-e48948fb333e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecelerim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap küçüktür fakat mazimin sönmeye yüz tutmuş hatıralarından bence en kıymetlilerini içerdiği için benim gözümde yeri ayrıdır. Hayatta dönüp geçmişe bakmanın ne derece kıymetli olduğunu bilenler ifademi onaylar. Gecelerim, fikir mahsulü değildir, yaşanmıştır. Zaten içeriği bunu açıkça ispat edecektir. Şu kitap hayatımdaki gecelerin en masum parçalarını içerir. Onun için diğerlerinden ayırdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d323d69-bce5-498f-9e19-b9b40cf8c676.jpg</image:loc>
            <image:title>Immanuel Kant</image:title>
            <image:caption>Immanuel Kant (1724-1804) Prusya’nın Königsberg şehrinde doğmuş, aynı şehirde üniversiteye girmiş, üniversitede göreve başlamış, rektörlüğe kadar yükselmiş, tipik bir üniversite profesörü gibi son derece kapalı, sade ve alışkanlıklarına bağlı bir hayat sürmüş ve yine Königsberg’de ölmüştür. Sadakat, cömertlik, adalet ve nezaket erdemlerine sahip olduğu için çevresi tarafından çok sevilmiş ve şehrin sevgilisi haline gelmiştir. Ancak bu kapalı hayatı içinde bile döneminin önemli düşünsel, siyasi ve bilimsel gelişmelerini yakından izlemiş, zamanının kültürel iklimiyle Amerikan ve Fransız Devrimlerinden etkilenerek görüşlerini şekillendirmiştir. Dolayısıyla felsefesi hem küresel hem de yerel dayanaklardan beslenmiştir. Günlük tutmamış, hayatına dair ayrıntıların sızmasına izin vermemiş, yaşamıyla eserleri arasına sağlam bir duvar örerek “kendimizden söz etmiyoruz” düsturundan ayrılmamıştır. “Görevimiz kitap yaratmak değil, kişilik yaratmaktır. En büyük şaheserimiz gereğine uygun bir hayat sürmektir” görüşünü benimseyen bir düşünürdür. Kişiliği, bizzat kendisinin bilinçli bir yaratısıdır. Son derece ayrıntılı araştırmaların sonucu olarak ortaya çıkan elinizdeki kitap, varolan bütün Kant biyografilerini eleştirel bir süzgeçten geçirip Kant’ın hayatı hakkındaki birçok miti yıkarak bu bilinçli yaratıyı çözümlemekte ve onun yaşamıyla felsefi eserlerinin anlamlı ve detaylı bir sentezini yapmaktadır. Kant felsefesi, Rönesans’tan sonraki Avrupa felsefesi için bir kavşak noktasıdır. Bu felsefe hem Rönesans sonrası tüm gelişmelerin ana çizgilerini bir derleyici edasıyla kendinde taşır, hem de kendisinden sonraki Avrupa felsefesi için kaynak işlevi görür. Getirdiği yeni çözümsel denemelerle, 19.yüzyılın ilk yarısında özellikle Fichte, Schelling, Hegel ve kısmen Schopenhauer ile bütünlük kazanan Alman idealizminin sarsılmaz bir sistem yaratma tutkusunun kurucusudur. Felsefesinin bilgi yönünü, “duyarlık olmadan hiçbir nesne bize verili olamaz, anlak olmadan da hiçbir nesne düşünülemez. İçeriksiz düşünceler boş, kavramsız sezgiler ise kördür” diyerek formüle eden, aklı temel alan ahlak öğretisini ise hukuk, devlet ve tarih anlayışına taşıyan bu bilge, sakin yaşamı ancak çalışkan ve disiplinli kişiliği ve başta Saf Aklın Eleştirisi’yle düşünce tarihinin en devrimci tasarımcılarındandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e98fb8fd-7741-4f81-8b28-293b6f16173d.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlüklerde Bir Ömür VII - İki Genç Cumhuriyet: Türkiye ve Sovyetler Birliği (1926-1928)</image:title>
            <image:caption>Günlüklerde Bir Ömür dizisinin bundan önceki kitabı Cumhuriyet Yürüyor!, Eyüp Durukan’ın Sovyetler Birliği’ne yaptığı ilk tetkik seyahatinin ayrıntılarını içerir. Eyüp Bey, iki aydan fazla süren (22 Kasım 1925-30 Ocak 1926) bu tetkik seyahati sırasında Moskova ve Leningrad civarındaki askeri depo ve fabrikalardan Türk ordusunun acil ihtiyaçlarını karşılayabilecek silah ve mühimmatı seçer. Bu seyahat neticesinde hazırladığı rapor çok olumlu karşılanır ve Eyüp Bey’in belirlediği silah ve mühimmatın hemen memlekete getirilmesine karar verilir. Bu konuda dönemin başbakanı ve Eyüp Durukan’ın sınıf arkadaşı İsmet Paşa’nın “Bu işi yine sen bitirmelisin. Gider halledersin” sözleri üzerine ikinci seyahat 2 Temmuz 1927-16 Haziran 1928 tarihleri arasında gerçekleşir. Eyüp Bey’in başkanlığında beş kişilik bir heyet Sovyetler Birliği’ne gönderilir ve satın alınması kararlaştırılan sekiz milyon küsur lira tutarındaki silah ve mühimmat beş vapurla Türkiye’ye getirilir. İki savaş arası dönemde “iki genç cumhuriyetin” büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirdiği silah alışverişinin ve Türk-Sovyet dostluğu çerçevesinde Komünist Partisi’nin önde gelen yöneticileri ile Eyüp Durukan’ın kurduğu ilişkilerin ayrıntılarıyla anlatıldığı Günlüklerde Bir Ömür dizisinin bu VII. kitabı, dönemin değerlendirilmesinde yol gösterici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c4b7b2-0f00-4e1d-a984-40ac1ccbbc6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçemdeki Kurbağalar</image:title>
            <image:caption>Dicle ve evleri­nin yakınındaki bir gölette yaşayan kurbağalar çok iyi arkadaşlar. 
Ancak bir gün göletin yakınında beklenmedik bir inşaat başlayınca olanlar oluyor; kurbağalar sesten ürkünce yaşadıkları göletten kaçıp mahalleyi basıyorlar. 
Dicle ve arkadaşları ise kurbağaların rahat etmesi için ellerinden geleni yapıyor. Evleri­nin bahçelerine bir su çukuru kazıp kurbağaları misafir ediyorlar. Ancak kurbağaların tek isteği kendi yuvalarına geri dönebilmek... Peki, bunu başarabilecekler mi? 
Yazar Elçin Kuzucu hayvan sevgisiyle örülü bu eğlenceli macerada, okurlarını dostluğun her şeyi mümkün kılan gücünü keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6937030-17b8-42e7-acdc-e3b12672cf80.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada ile Yeni Arkadaşı - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Ada’nın sınıfına yeni bir öğrenci katıldı. İpek biraz utangaçtı ve sınıfın bir köşesinde tek başına oynuyordu. Ada cesaretini toplayıp, “Birlikte oynayalım mı?” diye sordu. İpek bu teklifi sevinçle kabul etti. Böylece güzel bir arkadaşlık başlamış oldu. Ada’nın öyküsü, çocukların gündelik hayatta karşılaşabilecekleri olay, duygu ve deneyimleri ele alarak çocukları desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c50ca51b-265a-440a-845a-02d882e916ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Üzgün - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Hepimiz zaman zaman üzgün veya hüzünlü olabiliriz. Elif de böyle bir gün yaşıyordu. Sabah babasının en sevdiği fincanını yere düşürdü, öğleden sonra futbol oynarken dizini acıttı. Ve talihsizlikler gün boyu devam etti. Neyse ki Elif’in ailesi ona her zamanki gibi destek oldu. Elif üzülmenin de hayatın bir parçası olduğunu öğrendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43cad803-bef1-4e62-8aaa-06addda434ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay - Eğlenceli Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Uzayda geçen birbirinden eğlenceli etkinlikler bu kitapta! Problem çözme becerilerini geliştiren, uzay hakkında ilginç bilgiler veren bu kitap, çocukların zihinlerini meşgul edecek yaratıcı ve eğlenceli etkinliklerle dolu! *Kod Çözme *Labirentler *Farkları Bul *Kelime Avı *Hazine Avı *İlginç Bilgiler *Boyama *Dikkat *Odaklanma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d11feeba-8c2d-4fb9-8d57-88ea3cb7dab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Altı - Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Hazineler, yunuslar, balinalar! 
Su altında boyanacak ne çok şey var! 
Birbirinden eğlenceli resimleri boyayarak keyifle vakit geçirmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/460b0878-423e-4629-a525-2cc53810cdb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman - Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Ağaçlar, böcekler, hayvanlar! 
Ormanda boyanacak ne çok şey var! 
Birbirinden eğlenceli resimleri boyayarak keyifle vakit geçirmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1038ca-9582-4bc6-95da-f1338a5786a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay - Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Uzaylılar, gezegenler, meteorlar! 
Uzayda boyanacak ne çok şey var! 
Birbirinden eğlenceli resimleri boyayarak keyifle vakit geçirmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca8ad4d-03d5-4b49-9ad3-c2f9b2ab0ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Eril Dişil Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Kadınlarda Celal, erkeklerde Cemal isimler tecelli etmeye başladığında savaşlar çıkar, nesiller bozulur, tüketim çoğalır, sevgi ve şefkat unutulur. Celal ve Cemal dengesinin bozulması, yeryüzünün felaketi ve sonudur. 
Kâinattaki dengeyi korumak için sana verilen cinsiyeti muhafaza sorumluluğunu almayacak mısın? 
Eril dişil dengeni bulduğunda, seni mutlu edecek dengini bulacaksın. 
Bir erkek kadınını, bir kadın erkeğini tamamladığında mükâfatı dünyada ve cennette ebedi mutluluktur. Eril dişil dengen, çocuklarına bırakabileceğin en değerli mirasındır. 
Şimdi, yapbozun tamamlanmış büyük resminde yerini almak için, kadın veya erkek olmakla ilgili ne kadar negatif inancın, endişelerin, korkuların varsa, yanlış öğrendiğin ne kadar bilgi varsa, hepsini usulca bırak! 
Sen, yapbozun kendine ait parçasını doldurduğunda, çocuklarının ve tüm sevdiklerinin yaşam amaçlarına ulaşmaları, kâinatta kendilerine ayrılmış yerleri doldurmaları için onlara yardım etmiş olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67619352-b4fd-40af-a7f1-4530279dd7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Defterleri 11 : Korkular Ve Takıntılar</image:title>
            <image:caption>Korkular ve takıntılar klinikte, çocuk ve ergenlerin başvuru nedenlerinin başında gelir. Şüphesiz, bir hayvandan, nesneden veya karanlıktan korkmayan bir çocuk düşünülemez. Ama korkular ve çoğu zaman bu korkuları denetim altında tutma çabası olan takıntılar ruhsal işleyişi etkileyerek kişiyi zora sokabilir, uyumu bozabilirler. İşte bu sayıda gerek olağan gerekse patolojik korkuların bilinçdışı dinamiklerini gelişimsel ve klinik açıdan ele alan yazılar yer alıyor.
11. sayı editörü: Neslihan Zabcı
Korkular, Fobiler ve Duyusal Takıntılara Dair
Funda Akkapulu
Olağan Gelişimde Kaygının Akıbeti
Şeyda Postacı
Çocuk Odasındaki Canavarlar: Gece Korkuları
Özen Alemdar
Ergen ve Korkuların Kavşağındaki Bedeni
Nergis Güleç
Seans Odasında Korkuların İki Ucu: Ergen ve Analist
Bianca Lechevalier
Korkmamak İçin Unutmak
Talat Parman
Sigmund Freud’un Yapıtında Takıntı Nevrozu
Christos Zervis
Obsesif-Kompulsif Nevrozda Manik Narsisistik Hazzın Ruhsal İşleyişi
Maurice Corcos, Philippe Jeammet
Ergenlik Döneminde Fobik-Nevrotik ve Takıntılı Yapılanmanın
Metapsikolojisi
Giuseppe Civitarese, Chiara Berrini
Bion’un Nokta, Çizgi ve Bağ Kavramlarının 6 Yaşındaki Bir Çocuğun
Analizinde Kullanılması
İshak Sayğılı
Dönüş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb86fe28-24b4-4b3f-8650-3bed88966677.jpg</image:loc>
            <image:title>Oidipus Psikomitoloji 2: Sosyokültürel Açılımlar</image:title>
            <image:caption>Psikomitoloji neyi, nasıl yordar? Psikanaliz nedir, nasıl çalışır? Tragedya nedir, neyi irdeler? Sophokles’in Oidipus odaklı tragedyaları bu sorulara yanıt vermek için başvurulacak örnek metinlerdir. Sigmund Freud’un “Oidipus Karmaşası” kavramsallaştırması Oidipus’u modern bireyin ruhsallığına dair yorumların merkezi imgelerinden biri haline getirmiş, çeşitli disiplinlerden katkılarla Oidipus figürü çok boyutlu bir imge ve simgeye dönüşmüştür. 
 
Oidipus - Psikomitoloji: Sosyokültürel Açılımlar modern bireyin psikososyal gelişim sürecine ilişkin çalışmaların merkezi imgelerinden Oidipus’un sosyokültürel yansımalarını ele alan metinlerden oluşuyor. 
 
Mehmet Bilgin Saydam’ın hazırladığı iki kitaplık çalışmanın bu ikinci cildi, psikanalitik ve klinik yorumların ağırlıkta olduğu birinci ciltle birlikte Oidipus kavramsallaştırmasına dair değerli bir başvuru kaynağı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15d6abbd-efb7-4df4-848a-cefbe19e930a.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Pragmatizmin, sembolik mantığın ve göstergebilimin kurucusu, Amerikalı filozof Charles Sanders Peirce’ün Felsefenin İlkeleri kitabı, filozofun bilim ve felsefe tarihini yarattığı yeni kavramlarla derinlikli ve özgün yaklaşımıyla ele aldığı dört kitaptan oluşuyor: felsefe tarihi, bilim tarihi ve bilimsel felsefe hakkındaki görüşlerini içeren “Genel Tarihi Yönlendirme”; “Bilimlerin Sınıflandırılması”; “Fenomenoloji” ve “Normatif Bilimler”. Nazlı İnönü’nün hazırladığı “Çevirmenin Sunuşu”, metinde geçen sınıflandırmaların şemalarını içeren özel ekler ve İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce Peirce terimleri sözlükleriyle, etraflı bir Peirce’ün felsefesine giriş kitabı bu. 
 
“Birçok felsefecinin en büyük Amerikalı filozof olduğunu düşündüğü Peirce çok geniş bir ilgi alanına sahiptir. Bu alan felsefenin her çeşidiyle birlikte birçok bilim disiplinini de kapsar. Bilimdeki bu kapsamlı çalışmasına rağmen o, kendini her şeyden önce bir mantıkçı olarak görür. Zamanının ders kitaplarında hüküm süren verimsiz skolastik mantığı eleştirerek dikkatini bilimde ve matematikte kullanılan yöntemlere yönlendirir. Peirce’ün bilimsel bakış açısı felsefi görüşlerini de şekillendirdiğinden pragmatizmi aslında bilimde kullanılan yöntemlerin doğal bir sonucudur. Mantıksal pozitivistler gibi metafiziği tamamen reddetmek yerine, onu bilimsel kılmaya çalışır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2162d9e-826d-4bd3-8bba-8a4ad67769df.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Potter Sihirli Nesneler Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Uçan süpürgelerden ısıran ders kitaplarına, hatta şarkı söyleyen şapkalara, Harry Potter dünyası sihirli nesnelerle doludur. Harry Potter filmlerindeki nefes kesen sahnelerden ilham alarak tasarlanmış süslü illüstrasyonlar ve karmaşık desenler içeren bu boyama kitabı sayesinde Harry Potter hayranları Çığırtkanlar’ı, Hortkuluklar’ı ve daha pek çok sihirli nesneyi renklendirebilecekler. Harry Potter Sihirli Nesneler Boyama Kitabı’nda yaratıcılığınızı harekete geçirmek için Harry Potter filmlerinden sahneler ve nesne tasarımları içeren sayfalar da var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5b16ecd-e1b3-41b2-b4bf-f812bf8ee426.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Kaçan Çorapların Daha Da Şaşırtıcı Maceraları</image:title>
            <image:caption>Çamaşır makinesinde kaybolan çorapların yepyeni maceralarını keşfetmeye hazır mısınız? 
 
Evden kaçan çorapların şaşırtıcı maceraları arkadaşlık, sevgi, yardımseverlik, şefkat ve cesaret üzerine yepyeni hikâyelerle devam ediyor. 
 
Justyna Bednarek yine sınır tanımayan hayal gücüyle ahududu rengi çorabın üç kulaklı bir pelüş ayıya nasıl yardımcı olduğunu, ünlü bir yazarın esin perisi olan mavi sağ çorabın ilginç hikâyesini, pembe sol çorabın bir köpeği nasıl teselli ettiğini ve çorapların daha pek çok macerasını samimiyetle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc5fc10c-e75b-4c9d-addb-21239c8c1968.jpg</image:loc>
            <image:title>Kem Küm</image:title>
            <image:caption>“Bu Benim Bedenim” kitabıyla çocuklarda mahremiyet bilinci oluşturan Hatice Kübra Tongar, şimdi gençlerin cinsellikle ilgili sorularını cevaplandıran bir eserle karşımızda. Çocuklar büyüdükçe, cinsellikle ilgili merakları artıyor ve bu konuda sorular soruyorlar. Ne yazık ki yetişkinler bazen bu konularda doğru bir dille yanıtlar vermek yerine “kem küm” demekle yetiniyor. 
Cinsellik ne demek? Üremek nedir? Cinsiyet ne demektir? Bebek annesinin karnına nasıl girer? Peki, zamanı gelince karnından nasıl çıkar? Bebekler nasıl oluşur? Bebekler anne karnında nasıl yaşar? Büluğa nasıl erilir? Bedenimi nasıl korurum? 
İşte bu kitapta gençlerin aklına takılan bütün bu soruların cevabını bulacaksınız. Ve sizi temin ederiz ki hiçbir cevapta “kem küm” etmeyeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae7ce14-0ada-40e0-ae95-38caf2730ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplığım 2 Yaş Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2 yaşındaki çocukların günlük alışkanlıklarına dair 6 minik kitaptan oluşan bu sevimli kitaplık her an her yerde yanınızda! 
2 yaş grubu için özel tasarlanan bu taşınabilir kitap seti Tuvalet Zamanı, Oyun Zamanı, Yemek Zamanı, Gezinti Zamanı, Banyo Zamanı, Uyku Zamanı adlı 6 kitaptan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d05fc235-eb90-4e7a-9a9c-7e6209369556.jpg</image:loc>
            <image:title>Muavenet - Muavenet’i Milliye ve TCG Muavenet</image:title>
            <image:caption>“… Savaşta avcılar ve avlar, barışta arkadan vuranlar vardır...”       1915’de Çanakkale Savaşında dev HMS GOLIAT’ı batıran “avcı” Muavenet-i Milliye ile 1992’de barış zamanında, tatbikatta Amerikan uçak gemisi USS Saratoga tarafından haince vurulan TCG Muavenet’in ve tarihimiz boyunca onurla görev yapmış denizcilerimizin hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf09655-c2f0-4e89-b3a2-6cf874500925.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Sarmal 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>İki çocuk...  
İki farklı ülke...  
Bir kış günü aynı anda dünyaya geldiklerinde, ciğerlerine ilk nefesi de aynı anda çektiler.  Birbirlerinden çok uzakta olsalar da yaşayacakları acıları bilir gibi yine aynı anda ilk çığlıkları duyuldu. 
İstanbul’da zamanın adı; 22:23 idi. 
Bosna’da zamanın adı; 21:23 idi. 
Zamanların ismi farklı olsa da o gün farklı yerlerde iki çocuk aynı anda dünyaya geldi. İlk feryatları aynı anda çıktı. İlk solukları ciğerlerine aynı anda çektiler. Her şeyden habersizdiler. Dünyaya geldikleri anda, muktedir olabildikleri tek şey o cılız seslerle ağlamak ve içgüdüsel bir can havliyle nefes almaktı. 
Birbirlerinin varlığını dahi bilmeden yıllar geçireceklerdi.  
Karşılaştıklarında ise; henüz farkında bile olmadıkları bir sarmalın içindelerdi. 
Biri, ışığın yokluğuna mahkum doğmuştu. 
Diğeri, onun mahrum olduğu ışığın varlığına tutunmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae56cfc-2479-49d4-a088-cbb79d892e4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dedektif 2</image:title>
            <image:caption>“Çok yakında başrollerinde Haluk Bilginer ve Yasemin Kay Allen’in yer aldığı sürükleyici bir TV dizisi.” 
 
&quot;İstanbul&apos;un Donna Leon&apos;u... İstanbul&apos;un Michael Dibdin&apos;i...
- Headline 

&quot;Barbara Nadel&apos;in İstanbul polisiyesi kadar kışkırtıcı bir romana rastlamak bugünlerde çok zor.&quot;
-The Times 
 

CWA Silver Dagger ödüllü yazar Barbara Nadel, ikinci romanı ile okuyucularını Komiser Çetin İkmen ile İstanbul’un azınlık, kültürel ve dinsel zenginlikleri arasında bir gezintiye çıkartıyor. Çocukluk arkadaşları olan polis müfettişi Çetin İkmen ve Adli Tıp&apos;tan Dr. Arto Sarkisyan, dinleri ve maddi olanakları emniyetindeki işbirlikleriyle dostluklarını da pekiştirmiş örnek bir ikiliydiler. Ta ki, Topkapı Sarayı müzesi yakınlarındaki bir dairede yirmi yaşında bir delikanlı cesedi bulununcaya kadar. 

Ancak olay da çok tuhaftır: Ölmüş delikanlının eve girip çıktığını asla kimse görmemiştir. Hatta bu dairenin tek ziyaretçisi, Ermeni olduğu söylenen iyi giyimli, yalnız bir adamdır. Ceset, sürekli eroin aldığını gösteren iğne delikleriyle doludur. Dairenin pencereleri içerden kilitlenmiştir... Her şey, genç delikanlının &quot;yaldızlı bir kafes&quot;te tutulduğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac48fdd-879b-47cc-baf4-b3741283b72d.jpg</image:loc>
            <image:title>XIX. Yüzyıl İstanbul&apos;unda Rumlar</image:title>
            <image:caption>Meropi Anastassiadou bu kitabında Pera Rumları özelinde İstanbul’un toplumsal, ekonomik, kültürel ve kentsel değişiminin izlerini sürüyor. 19. yüzyıl başında henüz bir mahalle olan Pera’nın yarım yüzyıl içinde Osmanlı modernleşmesinin vitrini ve yüzünü Avrupa’ya çevirmiş bir başkentin kalbi haline gelişini anlatıyor. Kiliseleri, okulları, hastaneleri, hayır kurumları ve görkemli mimari eserleriyle İstanbul’daki Rum varlığını, İstanbul Rum toplumunun zengin mirasını aktarıyor. Aynı zamanda Rumların gündelik yaşamından kesitler sunuyor. Milliyetçiliğin yükseldiği bir çağda kozmopolit bir kentin dönüşümünü, Tanzimat döneminde yapılan reformların Rum kurumları üzerindeki etkisini gösteriyor. Siyasal çalkantılar, rakip ideolojiler, savaşlar ve göç ekseninde cemaat içi dinamikleri, tartışmaları, gerilimleri ve uzlaşmaları yorumluyor. 19. yüzyıl dönümünde bir semtin, bir cemaatin, bir idealin parlayışı ve sönüşünün hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caceb1d1-445b-4688-bb39-bd8e8f8d96a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsalı Yeniden Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>Cansız madde nasıl olur da kendiliğinden canlılığa yol açar? Zihin dediğimiz şey nerden çıktı? Peki ya ahlâk? Bütün bunlar tanrısal bir müdahale olmadan çıkar mı? Bilim bu soruya evet olarak cevap verdiği için kutsallığı kaldırmakla suçlanıyor. Oysa 3,8 milyar yıllık evrimden sonra canlı bir hücrenin örülmüş tümleşik karmaşıklığını düşünün: Hücrenin bir çırpıda biçimlendirildiğini varsaymak mı, yoksa canlı organizmanın gelişen biyosfer tarafından 
yaratıldığı gerçeğini kabul etmek mi daha harikadır? 
Öndegelen karmaşıklık kuramcısı Stuart Kauffman, ortaya çıkmakta olan bilimsel temelli bir dünya görüşüne dayanan yeni bir doğal tanrısallık anlayışı önermektedir. O soğuk, cansız bir evrene “tanrı” sokmaya çalışmamakta; bunun yerine, kutsal saydığı tanrısal niteliklerin ‒yaratıcılık, anlam, amaçlı eylem– aslında evrenin bilimsel olarak araştırılabilecek özellikleri olduğunu savunmaktadır. Kauffman’ın tanrısallık yorumu, okurların fikirlerine bilimsel düşüncenin her düzeyinde meydan okuyacaktır. 
 
“[Kauffman’ın] farklı bir Tanrı anlayışı için kışkırtıcı savı çok güçlü ve ikna edici.” ‒ Scientific American 
“Stuart Kauffman yeni Spinoza’dır; Kutsalı Yeniden Keşfetmek ise 21. yüzyıl için hem pedagojik bir güç gösterisidir hem de metafiziği yüceltmektedir.” 
‒Owen Flanagan 
“Stuart Kauffman olağanüstü bir kitap yazmış, kışkırtıcı olduğu kadar iyimser de. Yalnızca indirgemecilik eleştirisiyle kalmayıp onun ötesine geçerek, anlaşılabilen ve saygı duyulabilen, ancak her zaman tahmin edilemeyen, kendi kendini inşa eden ve sürekli yaratıcı bir evren vizyonuna giden yeni bir 
bilimsel dünya görüşü öneriyor. ” 
‒ Lee Smolin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc07a1b5-a439-4fa6-9465-2828a0f8c8a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Aşkla başlıyordu hayat. Sancılı süreçlerden geçip, sabırla yoğruluyordu yaşam.  Bir bahar çiçeğinin açması, bir bebeğin doğması, bir meyvenin olgunlaşması, tuvalde buluşan renklerin resme dönüşmesi, kelimelerin sıralanıp şiire,nesire, notaların art arda gelip bir besteye ruh katması… 
Her biri birbirinden ayrı heyecanla oluşuyordu. Emek emek, ter ter… 
Özlemler ağır basıyordu an gelince ve yer yer sitemler, serzenişler. Gitmeler de vardı hayatın içinde, sürpriz gelişler de. 
Bazen kahve kokusunda uçuşuyordu sohbetler bazen yeni demlenmiş çayın fokurtusunda buluşuyordu gülen gözler. 
Acıyı da tattırıyordu beklenmedik anda, sevinci de yaşatıyordu hayat belki de vaz geçtiğin zamanda. 
Her ayın her mevsimin kendine özgü duygusu oluyordu ve her yaşın kendine göre güzelliği. 
“Keşke” ile başlayacaksan cümleye boş ver hiç söyleme. “İyi ki” ler varsa elinde ne mutlu onlar yeter işte. 
Bir tutam şiir, biraz da nesir sunuyor bu kitap sana. Hayatın içinden tam da hissettiğin duygularla… İki yarım her zaman bir tam etmese de, “B’aşka Bir Gün” e merhaba. Aşkla, heyecanla, umutla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6084f71b-f297-41d7-bbcc-17a51af90432.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Tozu</image:title>
            <image:caption>BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
MERHABALAR;
KOALA: Benim adım koala. Avustralya’da yaşarım. Okaliptus ağaçlarına bayılırım ve günde 20 saat uyurum.
SLOTH: Benim adım sloth. Tembel hayvanda derler.Çünkü dakikada en fazla yarım metre hareket ederim ve günde 18 saat uyurum.
LEMUR: Tohum dağıtıcısı olarak bilinen biz Lemurlar ekosistemin çeşitliliğini koruruz. Günde 17 saat uyuyabiliriz.
SU AYGIRI: Ben nam-ı değer hipopotam. Günde ortalama 20 saat uyuduğum için uykuyu en çok seven hayvanlardan biriyim.
ZÜRAFA: Daha önce hiç uyuyan bir zürafa görmemiş olabilirsin. Çünkü biz günde en fazla yarım saat, beşer dakikalık şekerlemeler yaparız.
FİL: Günde 300 kilogram yemek yediğimizden uyumaya pek zamanımız olmaz. Günde en fazla 2 saat uyuruz. Hatta sürülerin reisi olan dişi filler birkaç gün uyanık kalabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/663a685c-8ee2-4a0e-8abd-52b486283c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ece&apos;nin Uzay Macerası</image:title>
            <image:caption>Kırtasiyeden alınan, sıradan, pembe bir saç tokası seni nasıl bir maceraya taşır? Bu soruyu ancak sizin yaşlarınızda bir arkadaşınızın kurguladığı macera dolu bu kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/300f54aa-c888-428f-b6f2-7a30473cff39.jpg</image:loc>
            <image:title>Genesis - Başlangıç</image:title>
            <image:caption>Metafizik ve bilimin harmanlandığı, kitlesel manipülasyonun tüm acımasızlığı ile gözler önüne serildiği bir macera başlamak üzere. Malatya&apos;nın bir köyünden İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi&apos;nin tozlu koridorlarına uzanan hayallerin, kirli bilimi kullanarak toplulukları yönlendiren güçlere karşı küresel çapta bir mücadeleye dönüşümüne tanıklık edin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8770d9-17b4-46e6-be7c-4650371e2c3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizler Sokağı</image:title>
            <image:caption>Geçmiş ile bugün arasında fantastik bir yolculuğa çıkmak, kendini sorgulamak, düşünmek istiyorsan, kendine özgü anlatımla yazılmış bir kitaba dokunuyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2722cc6-720a-4a50-b7ac-0e686f7a66b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oketa</image:title>
            <image:caption>“Dr. Oketa, yarın sabah gidiyorsunuz.” 
“Evet, 492 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegene, kozmostaki yuvamıza dönüyoruz.” 
“Beraberinde kimsesiz 44 çocuğu da götürüyorsun; Dünya doğumlu çocukları. Gizli düşman dediğin onların genlerinde saklı, sanma ki aslını unuturlar; lüksü, parayı, şöhreti sevmeyi genlerinde taşıyorlar. Onlar burçların çocukları.” 
“Hayır, onlar şimdiden kendilerine ‘Oketa Çocukları’ diyorlar. Evlerine döndüklerini, kozmik bütünlüğün bir parçası olduklarını anlamaya başladılar. Eğitimin amacı da bu değil mi? Biz onları erdeme, doğaya ve onura saygıyı öğreterek büyüteceğiz. ‘Misyonumuz, insan soyunun bekası için kozmosun derinliklerinde insan hırslarının erdemi ele geçiremeyeceği bir insan rezervi oluşturmak.’ İçerdeki ve dışardaki düşmanlarımızı öldürmeyi iyi öğrendik, sizden korkmuyoruz. 
“Bizim bilgi birikimimiz sizde yok. Yıllardır buna uğraşıyoruz. Neden oraya biz gitmeyelim ki?” 
Eğer siz gitseydiniz, haftasına kalmadan tüm gezegeni dominyonunuz sayar, altın için toprağını siyanürle zehirler, üç beş elmas uğruna kara renginden dolayı kaderi de kara dediğiniz insanlara yaptıklarınızı başkalarına da yapardınız. Petrolü bu dünyaya bela ettiniz. Endüstriyel kirlilikle Dünyayı kirletmekte, okyanusları bile çöplüğe çevirmekte üstünüze yok. Ekolojik dengeyi bozmanız çok sürmezdi... Ölümcül silahları, savaşları, doğanın can düşmanı kimyasalları, GDO’lu ürünleri daha saymadım. Bu güne kadar yaptığınız sömürüleri, insanlara verdiğiniz zararları, yok ettiğiniz hayatları düşünün. Ne pahasına olursa olsun size geçit vermeyeceğiz. Yeni bir dünya kurulur, şövalye ruhlu idealist insanlar yerini alır. ”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ceb8ec9-acf0-4eb2-b4e6-7f42a7351c1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Kültürü - En Eski Çağlardan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Batı’da 19. Yüzyılın düşünsel devrimi sonucunda “dünyayı cennete çevirme” vaadiyle ortaya çıkan hümanizm, Doğu’yu da etkilemiştir.  Zamanla, bilim ve teknolojinin her şeye gücünün yeteceği fikri doğaya hükmetme mücadelesine dönüşmüş, insanı maddenin kulu hâline getirmiştir. 
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları da insan merkezli hümanizmin sorgulanmasına neden olmuştur. İşte tam bu noktada Profesör Lou Yulie, Çin kültürünün zaten özünde olan dengeli hümanizmiyle, Batı’nın insan merkezli hümanizmini karşılaştırarak tartışmaya açar. Ona göre Batı’nın birebir kopyası hâline gelerek uluslararası sahnede özgünlüğünü kaybetmeye yüz tutan Çin kültürü içerisinde, madde karşısında yabancılaşan insana manevi çözümler mevcuttur. Bunun, Yulie’nin sıklıkla vurguladığı “kültürel özne bilinci”nin, Çin’in temel öğretileri olan Konfüçyanizm, Budizm ve Daoizm’in modern insana uyarlanarak yeniden inşa edilmesiyle olacağını düşünürken okura, gündelik yaşantıdaki problemlerden varoluş sorunlarına kadar yanıtlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf2bee9-6f5b-4339-8cde-bbc028f4aa8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Ordusu Sınır Ötesi Harekatlar - Kore&apos;den Suriye&apos;ye</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın yazılmasının temel nedeni, kamuoyunun sınır ötesi harekât kavramıyla yoğun olarak meşgul olduğu bir dönemde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi harekâtlarını bütüncül bir çerçevede ele alan bir çalışmanın olmamasıdır. Yurt içinde teröre karşı elde ettiği başarıları kalıcı hale getirmek ve sorunu kaynağında çözmek isteyen Türkiye’nin, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde başta DAEŞ, PKK ve uzantıları olmak üzere terör odaklarını etkisiz hale getirmek maksadıyla icra ettiği harekâtlar bu bütüncül bakış açısı ile daha iyi anlaşılacaktır. 
Türkiye bu harekâtlarla kendi güvenliğinin ötesinde bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasını amaçlasa da farklı çevrelerce eleştirilmekte ve uluslararası hukukun taraflı yorumlarına maruz kalmaktadır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti ve Ordusu kuruldukları günden beri uluslararası sistemin etkin bir aktörü olarak dünya barışının sağlanması maksadıyla icra edilen tüm kolektif çabalara katılım sağlamış ve gerek meşruiyet gerekse insani güvenlik anlamında köklü bir geleneği temsil ettiğini göstermiştir. 
Bu çalışmada Kore ile başlayıp Kıbrıs’la devam eden ve uluslararası barış harekâtları ile pekişen Türkiye’nin uluslararası meşruiyet ve insani güvenlik anlayışı tarihsel bir perspektiften incelenmekte ve bu anlayışın Irak ve Suriye’deki harekâtlarda da esas teşkil ettiği vurgulanmaktır. Cumhuriyet’in yüzüncü yıldönümünde geriye dönüp tarihi sürece baktığımızda Türkiye’nin gerçekleştirdiği sınır ötesi harekâtlarla uluslararası alanda ne derece önemli bir ülke olduğu net bir şekilde görülecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6738f210-7b51-4757-9ef0-88c853e9d050.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türk Toplumunda Kadın</image:title>
            <image:caption>Türk kadınının gelişim evrelerini görmek için tarihe bakmak gerekiyor. Elimizdeki metinler sınırlı olsa da Türk toplumunun yarısını meydana getiren kadınların sadece nüfus gücünü besleyen belirsiz kimlikler olmadığı ortada. Bilge Kağan annesi İlbilge Hatun’u anarken Dede Korkut, Banı Çiçek’i, Boyu Uzun Burla Hatun’u dillendiriyor. Türk kadını çoğu zaman anne ama bazen bir destanın ana karakteri, özlenilen bir sevgili ya da yeri geldiğinde savaşçı, bazen de devletin kurucu lideri olarak karşımıza çıkıyor.  
Elinizdeki kitap Türklerin İslamiyet’e geçiş döneminde kaleme alınmış kaynaklara odaklanıyor. Böylece hem İslâm öncesi durumu hem de İslamiyet’e girilirken kadının sosyal statüsünü ve toplumdaki kadın algısını belirginleştirmeye gayret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539e508a-0769-44ec-a0ea-1313e099039b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Mehmet Ağa</image:title>
            <image:caption>Orhan Şaik Gökyay’ın bu çalışması Sultanahmet Camii mimarı, Mimar Mehmet Ağa hakkında Cafer Efendi adlı bir zât tarafından kaleme alınmış olan Risâle-i Mi‘mariyye adlı menâkıbnâme üzerinedir. Türk mimarlık tarihinde Mimar Koca Sinan’dan sonra en önemli mimarlar arasında sayılan Mimar Mehmet Ağa, Sultanahmet Camii gibi çeşitli mimari eserlerin yanı sıra devrinde bazı kısımları oldukça eskimiş olan Ka‘be’nin onarımını da yapan mimardır. Cafer Efendi adlı bir zât da mimara duyduğu derin sevgi ve saygı neticesinde onun hayat hikayesinden kimi kesitler ile eserleri üzerine bir menâkıb yazmıştır ki bu eser, Mimar Sinan hakkında yazılmış olan Tezkiretü’l-Bünyân’dan sonra bu soydan bilinen ikinci metindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca773463-b446-47f7-8dcb-72d95b84a7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Değer Yaratma Tutkusu / Düşünceleri ve Girişimleriyle Nejat Eczacıbaşı</image:title>
            <image:caption>Dr. Nejat F. Eczacıbaşı’nın aramızdan ayrılışının 30. yıldönümü için hazırlanan Değer Yaratma Tutkusu adlı kitap Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. 
Değer Yaratma Tutkusu Eczacıbaşı Topluluğu’nun kurucusu Dr. Nejat F. Eczacıbaşı’nın düşünce dünyasını, yaşamını ve ülkemize kazandırdığı değerleri kendi anlatımıyla aktarıyor. Onun bugün için hâlâ anlamlı, özgün fikirlerinin yanı sıra hayat verdiği markaların ve kurumların kuruluş öykülerini içeriyor. Eczacıbaşı Topluluğu arşivinden görsellerle zenginleştirilen derleme kitapta Nejat Eczacıbaşı’nı yakından tanıma fırsatı bulan kişilerin görüşleri ve anıları da yer alıyor. 
100. yıldönümünü gururla kutladığımız Cumhuriyetimizin ilk kuşak öncü iş insanlarından Nejat Eczacıbaşı’nın düşünce ve girişimleri bugüne ve gelecek kuşaklara esin kaynağı olacak özellikler taşıyor. 
Değer Yaratma Tutkusu, geçmişi anlama, daha iyi bir gelecek kurma tutkusuna sahip herkesin yararlanabileceği büyük bir deneyim hazinesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b9f0e96-b76f-457c-a28f-516313dda1b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanılmaz Türk</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk hakkında birbirinden kıymetli onlarca eser bulunuyor fakat bu eserlerden çok azı yabancı devletlerin gözünden yapılmış araştırmaları içeriyor. Sayıları her ne kadar az olsa da bu eserler, Atatürk’ün sınırları aşan bir ünü olduğunu göstermekle birlikte daha iyi anlaşılmasını da sağlıyor. Bu kitap, Atatürk’ü ABD’nin gözünden ele alırken aynı zamanda Erken Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sini ve uluslararası arenada hâkim güç olma yolundaki ABD ile ilişkilerini anlamak açısından da önemli bilgiler içeriyor.  
Millî Mücadele’nin başarısı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu yalnızca ulusal ölçekte bir yankı uyandırmamıştır; Amerikan kamuoyunda da büyük bir etkiye neden olmuş, Mustafa Kemal Atatürk merak edilmeye başlanmıştır. Hatta öyle ki “Atatürk imajı” ABD nezdinde farklı dönemlerde farklı şekillerde ele alınmıştır. Millî Mücadele’nin hemen başında Asi portrede çizilen Atatürk, sonrasında Milliyetçi olarak yansıtılmış, ölümü sonrasında ise İnanılmaz Türk olarak anılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8edb7a6c-97bf-47cd-b3ca-067449030bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Gates - Çılgın Macera (Gibi Bir Şey) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tom&apos;la DİSKOTEŞEM bir macera! İngiliz yazar-çizer Liz Pichon&apos;ın, 43 ayrı dile çevrilen ve milyonlarca satan “Tom Gates” serisinin 13. halkası Çılgın Macera (Gibi Bir Şey), içerdiği yüksek dozda şamata ve eğlence ile gününüzü şenlendirmeyi garantileyen gerçek bir kahkaha deposu.   Şaşırtıcı yetenekleriyle herkesi kendine hayran bırakan Tom, yeni günlüğünde bu kez afili saçları, mööleyen saati ve vuvuzelasıyla dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda gerçekleşmesini dört gözle beklediği şeylerin ucundaki acı-tatlı sürprizlerle duyguları yönetmenin önemini de keşfediyor.  Başta “Roald Dahl En Komik Kitap Ödülü” olmak üzere pek çok ‘gülücüklü’ ödülle yıldızı devamlı parlayan “Tom Gates”; kendine has esprileri, matrak tiplemeleri, çizim etkinlikleri ve oyun sayfalarıyla çocukları kitapların dünyasına yaklaştırıyor.  Tom geri döndü! Hem de HAİKU şiirleri tadında DİSKOTEŞEM bir macerayla. Eski dostumuzun keyfi tıkırında görünüyor. Zaten hayatında ne ters gidebilir ki?.. Yoksa HER ŞEY mi? Olaaamaaz dediğinizi duyar gibiyiz. O zaman Tom&apos;un yeni günlüğünde bizleri neler bekliyor, hep birlikte bakalım: Tom&apos;a bir süredir hediye yağıyor. Dünyayı gezmeyi bırakıp geri dönen Pet ninesi ve Joe dedesinin ona getirdikleri ile Tom&apos;un çılgın maceralara dalması an meselesi. Günler jet hızıyla akarken, Meşelik Okulu&apos;nda curcuna tam gaz sürüyor. Julia Morton&apos;un partisine davet edilmediğini düşünen Gatesçik&apos;in tadı azıcık kaçsa da sınıfta elden ele dolaşan casus kalemlerle yazılan gizli mesajlar neşesini geri getiriyor. Bu arada, Tom&apos;un saçları ne kadar uzamış öyle! Uzaktan aynı zombiyi andırıyor. İstikamet doğru Saçtastik! Kahramanımızın kucağında top şeklinde kıvrılarak mışıl mışıl uyuyan tuhaf kokulu hayvan da nesi? Off, dedesinin “şerbeti” Tom&apos;un aklını birazcık karıştırdı yine galiba. İyi ki maaile tarihî bir kale gezisi yapacaklar da kafasını biraz toparlama fırsatı bulacak. Amanın, planladıkları gezi tam da okuldaki Tropikal Disko etkinliğiyle çakışıyor! Tom her ikisine birden katılmayı nasıl başaracak şimdi?  Yaratıcı etkinlik sayfalarıyla okurlarını kitapla daha da bütünleştiren Tom Gates, bu serüveninde yine akıllara durgunluk verecek buluşlar geliştirmekten geri kalmıyor.   Okuma güçlüğü çeken çocukları kitapların renkli dünyasıyla buluşturan “Tom Gates” serisi, hayatı göründüğünden çok daha eğlenceli, okumayı ise tahmin edildiğinden çok daha kolay kılarak önemli bir sorumluluk üstleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8887f7f8-2530-4aa4-8c5e-e6ad98c87d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Güncel Konular</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         BÖLÜM 1 SPOR VE BEYİN ARASINDAKİ İLİŞKİYE EVRİMSEL BAKIŞ AÇISI 
·         BÖLÜM 2 SPORCULARDA OKLÜZYON ANTRENMANININ ALT EKSTREMİTE KAS      HİPERTROFİSİNE ETKİSİ: LİTERATÜR TARAMA 
·         BÖLÜM 3 FUTBOLDA SINIRLI ALAN OYUNLARI 
·         BÖLÜM 4 VİDEO OYUNLARI, EGZERSİZ VE ENSTRÜMAN KULLANIMININ POSTÜR VE KOGNİTİF YETENEK İLE İLİŞKİSİ 
·         BÖLÜM 5 DEHİDRASYON VE PERFORMANS 
·         BÖLÜM 6 SPORCULARDA ERGOJENİK DESTEK: KAFEİN SAKIZI 
·         BÖLÜM 7 İSKEMİK ÖNKOŞULLANMA VE SPORTİF PERFORMANS 
·         BÖLÜM 8 EGZERSİZ SONRASI PROTEİN ALIMI: NEDEN? NE ZAMAN? NE KADAR? 
·         BÖLÜM 9 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KAS HİPERTROFİSİ VE SETLER ARASI DİNLENME 
·         BÖLÜM 10 MODERN BİR ANTRENMAN PROGRAMI: LİFE KİNETİK 
·         BÖLÜM 11 SPOR KULÜPLERİ AÇISINDAN SPORDA ÇOCUK KORUMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e06326e-8c47-4f0d-b365-6fd2f50fa84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Ve Finans İncelemeleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
 
1-SOSYAL SORUMLU YATIRIM: KAVRAMSAL BİR İNCELEME 
2-MUHASEBE SKANDALLARINA KARŞI BLOCKCHAİN TEKNOLOJİSİ VE ADLİ MUHASEBE 
3-ALGORİTMİK İŞLEMLERİN BORSA İSTANBUL’DAKİ YERİ VE PİYASA KIRILGANLIĞINA OLAN ETKİSİ 
4-İMALAT İŞLETMELERİNİN İHRAÇ KAYITLI TESLİM VE DOĞRUDAN İHRACATLARINDA KDV İADESİ: FARKLILIKLAR VE BENZERLİKLER DOĞRULTUSUNDA MUHASEBE KAYIT ÖRNEKLERİ 
5-COMPARISON OF THE EFFECT OF CRYPTO VIX INDEX ON CRYPTOCURRENCY RETURN VOLATILITY BY EGARGH MODEL 
6-DENETÇİLERİN FİNANSAL TABLOLARIN DENETİMİNDE HİLEYE İLİŞKİN SORUMLULUKLARI: TÜRKİYE’DE DENETÇİLERE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA 
7-THE IMPACT OF REGULATORY CAPITAL ON THE FINANCIAL PERFORMANCE OF DEPOSIT BANKS LISTED IN BIST: A CASE STUDY AFTER THE GLOBAL FINACIAL CRISIS 
8-MUHASEBE VE VERGİ UYGULAMALARI PROGRAMLARINA YERLEŞEN SON KİŞİLERİN FARKLILIKLARININ YÖK ÖNLİSANS ATLASI 2022 VERİLERİ TEMELİNDE İNCELENMESİ 
9-ÜÇÜNCÜ DERECEDEN STOKASTİK BASKINLIK İLE PORTFÖY SEÇİMİ 
10-ACFE RAPORLARINDA YER ALAN FİNANSAL HİLELERİN GELİŞİM SÜRECİ 
11-WHAT IS A HEDGE FUND? 
12-ENDÜSTRİ 4.0 ÇAĞINDA MUHASEBE ETİĞİ 
13-BANKACILIK SİSTEMİNDE ALTERNATİF DAĞITIM KANALLARI 
14-THE IMPACT OF FINANCIAL DISTRESS ON ACCOUNTING CONSERVATISM 
15-BİST-100 ENDEKSİ VE KAOS VERİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN YİNELEME HARİTALARI ANALİZİ (RQA) İLE TEST EDİLMESİ 
16-FİNANSAL YÖNETİMDE DEVRİM: DİJİTAL MUHASEBE ÇÖZÜMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe56c0cb-cc54-498b-82f2-12936d94de76.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Kadın Türkiye’de Kadın ve Sivil Toplum</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr.Ömer Çaha’nın otuz yıla yakın bir çalışmanın ve emeğin sonucunda ortaya koyduğu Sivil Kadın, Batı’daki kadın hareketinin yanı sıra, Osmanlı’dan günümüze kadar gelişen kadın hareketlerini analiz ediyor. Bu çalışma, 1996 yılında yayınlanan Sivil Kadın: Türkiye’de Sivil Toplum ve Kadın adlı çalışmamın son yirmi beş yıldaki gelişmeleri de içeren yeni bir versiyonudur. 2023 yılında çalışmanın beşinci baskısı önceki baskılara göre, genişletilmiş ve geliştirilmiştir. Sivil Kadın’ın eski baskılarında yer alan bölümler önemli ölçüde yeniden ele alınmış ve bu revizyonu yapılırken, çalışmanın üzerinden geçen 30 yılı aşkın süre içindeki gelişmeler dikkate alınmıştır. Eser, kapsadığı konular ve tezler itibariyle kadın hareketlerinin bugünkü resmini büyük ölçüde yansıtmaktadır. Kitap, kadın hareketleri üzerinden, Türkiye’deki tek-tipleştirici ve homojen kamusal alanın dönüşerek “sivil” ve “çoğulcu” bir karakter kazandığını çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Sivil Kadın, ayrıca kadın hareketlerinin gerek Türkiye’de gerekse Batı’da “eril” sivil toplum anlayışına nasıl “feminen” bir karakter kazandırdıklarını resmediyor. Kadınlar, eşitlik, farklılık, otonomi ve kamusal alana açılma siyasetleri üzerinden demokrasiyi sivil bir kamusal alana doğru dönüştürdüler. Sivil Kadın, kadınların, Türkiye’de kültürel değerler alanındaki kodlarda meydana getirdiği değişimle “pembe devrime” öncülük ettiklerinin hikâyesini anlatıyor bir yandan da. Sivil Kadın kitabı, Women and Civil Society in Turkey: Women’s Move-ments in a Muslim Society başlığıyla İngilizce olarak da yayınlandı. İngilizce baskısının, takip edebildiğim kadarıyla on civarında saygın uluslararası dergilerde tanıtımı ve analizi yapıldı. Bu da kitabın bir Müslüman toplumdaki kadın hareketleriyle ilgili olarak uluslararası camiada ilgi uyandırdığını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed8c7aa2-4474-4e1b-a3ba-30b686e92a4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Perileri ve Kara Yaratıklar – Kara Orman Serisi Birinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Ve işte 
 
Ay perisi Aya’nın gittiği o günden 
Sonra da ninem, 
Ne zaman beşiğimi tıngır mıngır sallasa, 
Bana hep bu masalı anlatırmış. 
O günden sonra da ben, 
Ne zaman Kara Orman masalını dinlesem, 
Kalbim hep heyecanla dolarmış. 
 
 
Böyle böyle ninem sallamış beşiğimi her gün, 
Ben de büyümüşüm günbegün. 
Derken günlerden bir gün, 
Önemi yok olduğunun hangi gün, 
Elime kağıdı, kalemi almışım. 
Ve aldığım gibi de Kara Orman masalını yazmaya başlamışım….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0bae345-2f38-4a69-b04e-96fc6be87a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Baumgartner</image:title>
            <image:caption>Neden bazı anıları hatırlar, bazılarını unuturuz? 
 
Baumgartner, sevgili eşi Anna’nın ölümü sonrasında büyük üzüntü yaşayan yetmiş bir yaşındaki felsefe profesörü Baumgartner’ın emekliliğe ve dünyadan elini eteğini çekmeye hazırlanışını konu ediyor. 
 
Roman, Baumgartner ile Anna’nın 1968’deki parasız öğrencilik yıllarında New York’ta bir yandan çalışarak diğer yandan yazarak geçirdikleri günlerin anılarıyla başlıyor, sonraki kırk yılı aşkın sürede yaşadıkları mutlu evliliklerini anlatıyor ve geriye dönüşlerle Baumgartner’ın Newark’taki ilkgençlik günlerini ve kökenlerini tanıtarak dolambaçlı bir şekilde hafıza ve anı sarmalları arasında ilerliyor. 
 
Paul Auster’ın sıradan bir yaşamın en küçük, en geçici anlarındaki güzelliğe dair keskin bakışını yansıtan ve birçok yaşamı yakalayan Baumgartner, yazarın son başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fb761b3-cf48-4396-b282-437e8a629c12.jpg</image:loc>
            <image:title>Billur Örüntüler</image:title>
            <image:caption>“Sence önce tren mi gelir kar mı yağar?” 
“Bilmem, önce kar yağmaya başlarsa daha güzel olur sanki.” 
“Evet… Önce kar yağsa sonra kar tanelerinin arasından tren geçse.” 
Rüzgârı, billur örüntüleri yüzümüze savursa 
Gözlerimizi kıssak 
Düdüğü çalsa 
Eve dönsek. 
 
Rıdvan Hatun, ilk kitabı Billur Örüntüler’de karanlıkta el yordamıyla ışığın düğmesine ulaşmaya çalışan insanları anlatıyor. 
Hayatta kalmaya çabalayan insanlar, başkalarının hayatta kalması için çabalayan insanlar, aile denen taşıması zor yükü sırtlanan insanlar. 
Birbirinden farklı dünyaların küçük sahnelerinden; büyük, tedirgin edici anlatılar var bu öykülerde. Yumruğun nereden geleceğini kestiremiyorsunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae414b85-2e63-49ee-a2a8-c08ef732fdcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kalbi - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli bir tatil ne kadar ölümcül olabilir?
Elisa Yıldırım, erkek arkadaşı ve dostlarıyla birlikte dağ evinde yapacağı tatil için heyecan içindedir. Issız ve telefonun çekmediği bir ormanda birkaç gün kalma düşüncesi kulağa ne kadar ürkütücü gelse de sevdikleriyle vakit geçirmeyi iple çeker.
Ancak şiddetle yağan kar geri dönüş yollarını tıkadığında ve birbirlerini çok seven bu insanların arasında ihanet kol gezmeye başladığında işler içinden çıkılmaz bir hâl alır. Ardından Elisa evden uzaklaşmak zorunda kaldığı soğuk bir kış gecesi korkunç bir cinayete tanıklık eder.
Katil tarafından fark edilip tutsak alındığındaysa kendini bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulur. Gölgelerin arasına gizlenen gerçekse görünenden çok daha zalim olacaktır.
DİLARA KESKİN, YENİ ROMANI PANDORA’NIN KALBİ İLE OKURLARI BU KEZ GİZEM VE MACERANIN HÜKÜM SÜRDÜĞÜ NEFES KESİCİ BİR BİLİM KURGUYA DAVET EDİYOR. ÖLÜLER KONUŞAMAZ, UMUT BAHÇESİ, KAYBOLMUŞ RUHLAR SARAYI, BENİM KÜÇÜK SIRRIM KİTAPLARINDAN SONRA OKURLARI YİNE SÜRÜKLEYİCİ VE ŞAŞIRTICI BİR KURGU BEKLİYOR!
Uyarı: 16 yaş ve üzeri için geçerlidir. Cinsel sahneler içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35258605-05c8-4ac8-b8a3-3986bd00375f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kalbi -1</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli bir tatil ne kadar ölümcül olabilir?
Elisa Yıldırım, erkek arkadaşı ve dostlarıyla birlikte dağ evinde yapacağı tatil için heyecan içindedir. Issız ve telefonun çekmediği bir ormanda birkaç gün kalma düşüncesi kulağa ne kadar ürkütücü gelse de sevdikleriyle vakit geçirmeyi iple çeker.
Ancak şiddetle yağan kar geri dönüş yollarını tıkadığında ve birbirlerini çok seven bu insanların arasında ihanet kol gezmeye başladığında işler içinden çıkılmaz bir hâl alır. Ardından Elisa evden uzaklaşmak zorunda kaldığı soğuk bir kış gecesi korkunç bir cinayete tanıklık eder.
Katil tarafından fark edilip tutsak alındığındaysa kendini bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulur. Gölgelerin arasına gizlenen gerçekse görünenden çok daha zalim olacaktır.
DİLARA KESKİN, YENİ ROMANI PANDORA’NIN KALBİ İLE OKURLARI BU KEZ GİZEM VE MACERANIN HÜKÜM SÜRDÜĞÜ NEFES KESİCİ BİR BİLİM KURGUYA DAVET EDİYOR. ÖLÜLER KONUŞAMAZ, UMUT BAHÇESİ, KAYBOLMUŞ RUHLAR SARAYI, BENİM KÜÇÜK SIRRIM KİTAPLARINDAN SONRA OKURLARI YİNE SÜRÜKLEYİCİ VE ŞAŞIRTICI BİR KURGU BEKLİYOR!
Uyarı: 16 yaş ve üzeri için geçerlidir. Cinsel sahneler içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb97d9b6-9cd8-432d-99ba-da58b13f7f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Neymar &amp; Mbappe</image:title>
            <image:caption>İnsanın umutsuzluğu, hayallerinin bittiği yerdedir. 
Başarı ile hayallerin tam ortasında! 
Sen de hayatında başarmak istediğin şeyleri bir düşün. İyi bir futbolcu olmak mı istiyorsun? Yahut çok iyi bir cerrah? İdealist bir öğretmen mi? Yoksa çok iyi bir koşucu mu olmak istersin? 
Hayat sana milyonlarca seçenek ve fırsat sunar. 
Sen ise sadece kendine inandığın zaman bunları görebilir ve değerlendirebilirsin. 
Hedeflerinden asla vazgeçme! 
Başarıya giden yollarda yorulmaktan hiç korkma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/715f973c-33e8-4234-9be0-7b639233761f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Resim Çiziyorum: Hayvanat Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Adım adım ilerleyen yönergeleri takip ederek birçok hayvan resmini kolayca çizebileceksin! Üstelik yaptığın resimlerle yeteneğini sergileyebilmen için sana yeterince boş yer de bıraktık. Zamanla kendi tekniğini geliştirecek, kendi tarzını ortaya koyarak çevrendekileri büyüleyeceksin. 
 
O halde kâğıt, kalem ve boyalarını hazırla! Resim yaparak eğlenme fırsatını kaçırma. Aman dikkat! Kitabına gözün gibi bakıp elinin altından asla ayırma çünkü onu büyüklerle paylaşmak zorunda kalabilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f56862-2d57-462d-bac4-f81446a916da.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Resim Çiziyorum: Atlar ve Poniler</image:title>
            <image:caption>Adım adım ilerleyen yönergeleri takip ederek pek çok farklı at ve poni resmini kolayca çizebileceksin! Üstelik yaptığın resimlerle yeteneğini sergileyebilmen için sana yeterince boş yer de bıraktık. Zamanla kendi tekniğini geliştirecek, kendi tarzını ortaya koyarak çevrendekileri büyüleyeceksin. 
 
O halde kâğıt, kalem ve boyalarını hazırla! Resim yaparak eğlenme fırsatını kaçırma. Aman dikkat! Kitabına gözün gibi bakıp elinin altından asla ayırma çünkü onu büyüklerle paylaşmak zorunda kalabilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7650b8dc-1333-4d2d-aaa6-06e4d6cb952c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekaton’la Son Tango</image:title>
            <image:caption>Hekatonkheires (Hekaton), Yunan mitolojisindeki titanlardan Gaia ile Uranüs’ün elli başlı, yüz
kollu oğulları olan Kottos, Briareus ve Gyes’in bir temsilidir. Uranüs, Hekatonkheires’ten hem
iğrenir hem de iktidarını ona kaptırmaktan korkar. Hâlbuki bu figür, çok başlı ve stabil olmayan
yapısıyla hem katildir hem de maktuldür.
“Son tango”nun Hekaton’u ise küresel çapta sürdürülen çeşitli propaganda ve eşik altı mesaj
uygulamalarıyla “Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Proje Savaşı”nın
bir temsilidir. Günümüzün Web 2.0 ve yeni medya dünyasında kadim terbiye sisteminin
çökertilmesi, kadın hakları adı altında bir “erkek kadın” figürü yaratılması, baba otoritesinin
kasıtlı olarak yıktırılması, her türlü cinsel sapkınlığın eş zamanlı olarak arttırılması ve “toplumsal
cinsiyet” adı altında kadın ve erkek farkının ortadan kaldırılması gibi beş ana cephede süren bu
savaşa ulusal ve global anlamda, ayağı yere basan çözüm önerileriyle dur demenin vakti
gelmiştir.
Dokuz Yüz Katlı İnsan ve Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili kitaplarıyla günümüz psikiyatri ve
psikoloji ekollerine gelenek merkezli yeni bir anlayış getiren Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter,
Hekaton’la Son Tango: Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Projesi’nin
Bir Meta-Analizi’nde, küresel boyutta ilerleyen ailenin ifsadı ve yeni bir insanlık inşası
çalışmalarını akademisyenler, filozoflar, psikoloji-psikiyatri uzmanları ve sosyologlar üzerinden verileriyle inceleyip hem dünya hem de ülkemiz adına geniş çaplı bir araştırmanın sonuçlarını aktarırken meseleye devlet ve toplum bazlı çözüm önerileri getiriyor. Bunu yaparken dört başı mamur bir “Yüksek Sosyal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü”nün gerekliliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Ketebe Yayınları olarak, yeni materyalizm, cinsel kimlik, nefret söylemi, akademik objektiflik ve insan hakları gibi içi boş/boşaltılan terimlere ve söylemlere dair, alanında yetkin bir psikiyarist tarafından, bu zamana kadar yapılmış en kapsamlı bilimsel araştırmalardan biri olan bu çalışmayı okurumuza sunmakla iftihar ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4fb428b-6f4c-4a60-bfe8-4fcfc78eb4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynin Yol Haritası</image:title>
            <image:caption>Her ebeveyn mutlu, sağlıklı ve duygusal açıdan güçlü çocuklar yetiştirebilir. Ancak bu yolculukta zorluk çeken ve sonuçta maalesef başarısız olan çok… Hemen her dönem ebeveynler çocuklarının geleceğinden endişe ediyorlardı ama bugün artık endişeden de öte korkuyorlar ve sonuçta çocuklarından beklentilerini çok yükseltiyorlar. Mükemmel olmaları için baskı altında kalan çocuklar da çeşitli sorunların içine sürükleniyor ve ebeveyn-çocuk ilişkisi daha da kötü hale geliyor.
Çocuklar ebeveynlerinin küçük versiyonları değildir. Onlar da ebeveynleri gibi insandır, bu doğru, ama benzerlik burada sona eriyor. Ebeveynler ve çocuklar her yönden farklıdır. Ebeveynler bu farklılıkları kavrayacak ve baş edecek bir bilinç ve farkındalık kazanmazlarsa sonuçlar hiç de iyi olmuyor.
Bilinçli ebeveynlik konusunda “devrim niteliğinde” diye değerlendirilen kitaplar yazan Dr. Shefali Tsabary elinizdeki kitabı için şöyle diyor: “Önceki kitaplarım, bilinçli ebeveynliğe dair ne ve neden sorularını cevaplamaya odaklanıyordu. Bu kitap ise nasıl sorusuna cevap veriyor. Benden tekrar tekrar istenen şey, ebeveynlere çocuklarıyla olan ilişkilerini dönüştürmek üzere adım adım uygulayabilecekleri bir harita vermem oluyordu. Bu kitap işte bunu sunuyor.”
Bu kitap, her ebeveynin aradığı bir rehberdir. Bilgelikle kaleme alınmış, somut örneklerle, aydınlatıcı hikayelerle zenginleştirilmiş ve ayrıntılı uygulamalarla tamamlanmış bu rehber ebeveynlere kendilerini dönüştürürken çocuklarıyla en iyi ilişkiyi kurmanın ve güçlendirmenin yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c1eb384-c171-4cd7-8909-64da68dc5710.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Düşün Sayı:21 Cumhuriyet ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetimizin 100. Yılı için akademik alanda sayısız çalışmaya imza atıldı. Dergiler, cumhuriyet temalı sayılar çıkardı. Seminerler, toplantılar, kongreler organize edildi. Akademik dünyamız, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılını coşkuyla ve çalışkanlıkla karşıladı, bu en büyük erdemimizi onurlandırmaya, elinden geldiğince taçlandırmaya çalıştı. Felsefi Düşün’ün 21. Sayısında biz de bu muhteşem kadroya dahil olduk ve Cumhuriyet özel sayımızı hazırladık. 
Bu sayı aynı zamanda Felsefi Düşün’ün de 21. Sayısıyla birlikte 10. yayın yılını kutladığımız güzel bir tesadüfe denk geldi. Böylece bu muhteşem yüz yılın son on yılına dergimiz aracılığıyla zengin ve kapsayıcı tanıklıklarda bulunduğumuz için ayrıca mutlu ve gururluyuz. Bu sayıda yer alan birbirinden değerli çalışmalar, bir ideal olarak cumhuriyet fikrini, demokrasiyle, modernleşmeyle, ideolojiyle ve dinle karşılıklı ilişkisi bağlamında hem felsefi hem de tarihsel olarak çözümlemeye girişiyor. 
Eylem YOLSAL MURTEZA 
SUNUŞ 
MAKALELER 
M. Ertan KARDEŞ 
Cumhuriyet Teorileri Karşısında Carl Schmitt&apos;in Konumu 
* 
Işıl ÇEŞMELİ 
Montesquieu&apos;de Bir Yönetim Şekli Olarak Erdemli Cumhuriyet Yerine Ilımlı Monarşi 
* 
Zeynep SAVAŞÇIN 
Çağdaş Demokrasi Teorilerinden Cumhuriyete Bakmak: 
Çatışma ve Uzlaşma Geriliminde Kamusallık 
* 
Zeki AKTAŞ 
Machiavelli&apos;nin &apos;Cumhuriyet&apos;inde Din 
* 
Rabia CAN PAMUK 
Jean-Jacques Rousseau&apos;nun Siyaset Teorisinin Cumhuriyet Modernleşme Sürecine Etkisi 
* 
Abdullah BAŞARAN 
Türkçe Felsefede ‘Mekân’ Kavramının Yerini Belirlemek 
* 
Aysel DEMİR 
Kemalizmin Yapılandırılması Üzerine Kısa Bir Değerlendirme 
* 
Tuğba Gökçe BALCI 
Çin&apos;de İmparatorluktan Cumhuriyete Geçişte Sun Yatsen ve Devrim Düşüncesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02d4c7f5-1207-4323-b55c-822975c7b4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç Kampı</image:title>
            <image:caption>Gülay Can, çocuk eğitiminde empati, yardımlaşma, sorumluluk, iletişim kurma becerisi kazandırma gibi değerlerin ihmal edildiğini fark ederek, bu doğrultuda eserler yazmaya başladı. Çalışmalarını çoğunlukla çocuklar için yazdığından, eserlerinin eğitici ve eğlenceli olmasına özen gösterdi. 
Satranç Kampı adlı bu eserinde, değersiz gibi görünen bir piyonun, aslında “potansiyel bir vezir olduğu” ana düşüncesinden yola çıkarak, çevremizde sessiz sedasız etkisiz duran bir çocuğun iyi yönlendirme ile büyük bir potansiyele dönüşebileceğine vurgu yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d1371d-8e5f-4bfc-b876-acdc173365ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Notanın Ervahı 1: İlk Ritim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Parmak uçlarımla kendi dünyamı kurdum, önce notalarıma sonra aşka hapsoldum.” 
 
Leyla Neva sokakta şarkı söyleyerek hayalleri uğruna çaba harcayan idealist bir genç kızdır. En büyük hedefi konservatuvar okuyarak iyi bir müzisyen olmaktır. Bu uğurda birçok kişiyle savaşacak fakat asla pes etmeyecektir. 
 
İlk ritim önce ellerine ardından da kalbine düşecek, hayatındaki insanların darbelerine inat hayatına yeni girecek olanların desteğini görecektir. En çok da Seyit Ali’nin... Çünkü büyülü notalar çıkarmayı ruhundan, o notalarla sevmeyi de ondan öğrenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5aa3dba-b32b-484a-a448-111deaa5beb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>When an orphaned Pollyanna moves in with her maiden aunt, she transforms the lives of everyone she meets with her optimism. She uses the &quot;glad game&quot; her father taught her to appreciate what she has - until one day something so terrible happens that even Pollyanna doesn&apos;t know how to feel glad about it.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7dafaf9-f932-40ac-88ba-590aea5c837b.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>Ignoring prophecies of doom, the seafarer Ishmael joins the crew of a whaling expedition that is an obsession for the ship’s captain, Ahab. Once maimed by the White Whale, Moby Dick, Ahab has set out on a voyage of revenge. With godlike ferocity, he surges into dangerous waters - immune to the madness of his vision, refusing to be bested by the forces of nature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72643b4-7355-4e1c-86b6-78264e3f6764.jpg</image:loc>
            <image:title>The Jungle Book</image:title>
            <image:caption>Saved from the jaws of the evil tiger Shere Khan, young Mowgli is adopted by a wolf pack and taught the law of the jungle by lovable old Baloo the bear and Bagheera the panther. The adventures of Rikki-Tikki-Tavi the snake-fighting mongoose, little Toomai and the elephant&apos;s secret dance, and Kotick the white seal are all part of Mowgli&apos;s extraordinary journey with his animal friends.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d022862-b158-4c20-a526-f9df79205f62.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidi</image:title>
            <image:caption>Orphaned Heidi lives with her gruff but caring grandfather on the side of Swiss mountain, where she befriends young Peter the goat-herd. She leads an idyllic life, until she is forced to leave the mountain she has always known to go and live with a sickly girl in the city. Will Heidi ever see her grandfather again?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebd76cd0-3c93-45ac-9509-4734d9daf2d1.jpg</image:loc>
            <image:title>The Coral Island</image:title>
            <image:caption>Fifteen year old Ralph, mischievous young Peterkin and clever, brave Jack are shipwrecked on a coral reef with only a telescope and a broken pocketknife between them. At first the island seems a paradise, with its plentiful foods and wealth of natural wonders. But then a party of cannibals arrives, and after that a pirate ship...what is to become of them?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41a6d310-5dd6-4f00-92f9-e63887c13416.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Beauty</image:title>
            <image:caption>From the meadow of his youth to the crowded, frosty streets of London, Black Beauty tells the story of his life under many masters in Victorian England, among them the kind Squire Gordon, the principled Jeremiah Barker, and the exploitive Nicholas Skinner. No matter the circumstance, Beauty bears joy and hardship with grace, heeding his mother’s advice to be good, gentle, and hardworking.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69edea24-86e8-490a-965d-c657644170d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Adventures of Huckleberry Finn</image:title>
            <image:caption>Huck Finn escapes from his alcoholic father by faking his own death and so begins his journey through the Deep South, seeking independence and freedom. On his travels, Huck meets an escaped slave, Jim, who is a wanted man, and together they journey down the Mississippi River.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07939c85-2c06-4a51-a4f5-737ca142acd9.jpg</image:loc>
            <image:title>White Fang</image:title>
            <image:caption>Wronged by human and beast alike, White Fang has endured through brazen ferocity. An enemy of his kind, he is sold to a dogfighter who pits him against other canines to the death - until a Yukon gold hunter comes to his rescue and provides an opportunity for a new life. As the wolf in White Fang sleeps, kindness and compassion allow him to understand what it means to be in the confidence of man.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f25e863-0e7f-45a0-846f-ca31c10d54c8.jpg</image:loc>
            <image:title>The Railway Children</image:title>
            <image:caption>Roberta, Peter and Phyllis don&apos;t realize how happy their life in London is until their beloved Father goes away unexpectedly. They move to a simple country cottage with Mother, and befriend the local railway porter, who goes by the name of Perks. But even though they have many exciting adventures, the mystery remains: where is Father, and will he ever return?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e6638c-34bf-4ced-8b63-15f2af78a753.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeklik Yeniden</image:title>
            <image:caption>“Gerçek aşkın sırrı nedir? Gerçekte renksiz olan gök bize neden mavi görünür? Bir şok yaşadığımızda gerçekliğimizin sarsılması ne anlama gelir? İyimser olmakla gerçekçi olmak arasında nasıl bir ilişki vardır? Gerçekten istediğiniz bir şey için her zorluğa katlanır mısınız? Planların gerçekleşmesi için hangi adımları atmalıyız? Bu sorularda, gerçek, gerçeklik, gerçekte, gerçekçi, gerçekten, gerçekleş­tirmek gibi pek çok kelimeyi rahatlıkla kullansak da, gerçek ile ne kastettiğimiz çoğunlukla bulanıktır. Ancak yine de sorulsa, gerçek kavramından az veya çok ne anladığımızı söyleyebiliriz. Gerçek, bir yanıyla çok bilindik, hakkında şüphe edilemez bir kavram gibi gelirken, biraz üzerine gidildiğinde kastımızdaki bulanıklık açığa çıkmaya başlar. […] Zaman zaman unutsak da bir yolunu bulup gerçeklik yeniden kendini hatırlatır.”
Yasin Ramazan, gerçeklik kavramını tartışmaya açıyor; antik çağdaki köklere göz atıp Platon ve Aristoteles’in sistematik felsefelerinden Ortaçağ’ın hararetli tartışmalarına, Kartezyen şüphecilik etrafında şekillenen çalışmalardan Kant’ın günümüze kadar süren etkilerine, Alman idealizminden Wittgenstein’ın ve Nietzsche’nin metafiziğe yönelttiği eleştirilere kadar gerçeklikle ilgili yaklaşımları değerlendiriyor. Metafizikle işimizin bittiğini düşünen filozofların ve bilim insanlarının aksine metafiziğin kaçınılmazlığını dolayısıyla gerçeklik hakkında felsefi sorunun hiçbir yere kaybolmadığını, bugün de canlı bir şekilde her düşüncenin içinde bulunduğunu savunuyor.
Kitap gerçeklik üzerinden okurun zihin dünyasını doyurucu bir yolculuğa çıkarırken aynı zamanda felsefeyi öğrenmek için giriş kitabı olma özelliğini taşıyor. 
Gerçeklik Yeniden, zengin literatürü ve güncel örnekleriyle entelektüel kültüre ve felsefe tartışmalarına katkıda bulunacak ufuk açıcı bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9957067-f34f-4d24-8711-33a90bcf3c6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumda Saklanan Oyun</image:title>
            <image:caption>Kuzey, okul çıkışı elinde tuhaf bir ödevle eve gelir. Ailece yapmaları gereken bu ödev daha önce verilenlerden biraz farklıdır çünkü ödevde annesi, babası, ablası ve evin kedisiyle birlikte &quot;oyun oynamaları&quot; istenmektedir. Daha önce birlikte hiç oyun oynamadıkları için şaşırıp bir süre düşü- nürler ama sonra evin dışında gördükleri bir şey onları oyuna çağırır.
&quot;Bitmeyen Oyun&quot; serisinin ilk kitabı Kumda Saklı Oyun, eğlenceli bir aileyle tanışmamızı sağlarken oyun oynamak için her anı, her yeri ve her şeyi kullanabileceğimizi de anlatıyor bize. &quot;Oyun hiç bitmesin!&quot; diyenleri satırları aracılığıyla el ele tutuşturuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3172098f-08ff-4b29-b307-7d89c4380ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşan Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Sürekli bir yere yetişmeye çalışan kalabalıkların eksik olmadığı, sakinleri hayvanlardan oluşan bir şehir… Burada lemurlar espresso hazırlıyor, kuşlar posta taşıyor. Ayılar Wall Street’i mesken tutmuş, belediye başkanıysa milyarder bir yarış atı. Deniz canlılarına korku ve tiksintiyle bakılıyor; onları dışarıda tutmak için şehre bir duvar inşa edilmesi konuşuluyor. Burası New York; refahın ve sefaletin, yalnızlığın ve curcunanın, dayanışmanın ve ötekileştirmenin başkenti.
New York Belediyesi’nin izbe kayıt bölümünde tek başına çalışan Alfonzo, kaygı bozukluğu ve depresyondan mustarip bir alpaka. Alfonzo’yu evinin konforunda girdiği trajikomik bunalımlardan çekip alabilen tek kişiyse lama dostu Mitchell. İkili şehrin altını oyan yozlaşmış sistemi ifşa etme ihtimaliyle karşı karşıya kalınca Alfonzo hayatının kararını vermek zorunda kalacak: Tüm gördüklerini sineye çekip ıssız yaşamına mı dönecek, yoksa bu düzeni değiştirmek için elini taşın altına mı koyacak? 
Joni Murphy’nin kıvrak zekâsı ve renkli hayal gücünün eseri Konuşan Hayvanlar modern zamana dair muzip bir fabl, gözü kara bir hiciv...

“Kafka’nın hayvanlar âleminin vârisi Joni Murphy hepimizin adına konuşuyor.” –Patty Yumi Cottrell
“Konuşan Hayvanlar, çoktan altüst olmuş bir dünyayı tasvir eden muhteşem bir kapitalizm eleştirisi.” –Kate Elizabeth Russell
“Hayvan Çiftliği ve Ezop Masalları’nın yirmi birinci yüzyıl kombinasyonu... Murphy sınıf, iklim değişikliği, vejetaryenlik ve çok daha fazlasını görevini kötüye kullanmaya dair bir hikâye üzerinden işliyor. Şiirsel düşüncelerini ve söylevlerini muzip kelime oyunlarıyla harmanlıyor. Tuhaf, sürükleyici ve unutulması zor bir roman.” –Kirkus Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df187166-92f3-4b71-92b6-df67994bee8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Permakültür Bir Orman Yeniden Doğuyor</image:title>
            <image:caption>Kafadenkler grubuyla kamp yapmaya, cesur bilim insanlarıyla tanışıp permakültürün ne olduğunu öğrenmeye ve ormanları kurtarmaya hazır mısınız? Okulda onlara Kafadenkler adını takmışlardı. Gerçekten de öyleydi, yapıları farklıydı ama her zaman aynı duygu ve düşüncede buluşup birlikte hareket ederlerdi. Yaz tatili geldiğinde artık hepsi farklı okullarda devam edeceklerdi eğitimlerine. “O hâlde ne duruyoruz?” dediler ve yeni bir kamp hazırlığına giriştiler. Marmaris&apos;in yangınlarla yaralanan ormanlarında kamp yapmaya giden cesur Kafadenkler, umudun ve yeşilin izini sürmeye karar verdiler. Sevgi dolu kalpleri ve birbirlerine olan bağları, onları hayatlarının en unutulmaz serüvenine çıkardı… Permakültür-Bir Orman Yeniden Doğuyor, genç okurlara doğanın gücüne, sürdürülebilirliğe ve arkadaşlığa dair eşsiz bir yolculuk sunuyor. Bu unutulmaz macerada Kafadenkler, ormanın yeniden doğuşuna tanık olurken attıkları küçük adımların kendi hayatlarına ve dünyaya olan katkılarının değerini anlayacaklar. Belki de bu küçük adımlar, büyük bir değişimin başlangıcı olacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bddeb79-7f9d-48c5-b272-847822385e0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Yükselirken</image:title>
            <image:caption>1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesi’nin maddelerini dayanak kabul eden Batılı devletler, Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını işgal etmişlerdir. “Mütareke Dönemi” olarak adlandırılan 1918-1922 yılları arası, Türkiye tarihindeki en kritik ve en önemli dönemlerden biri olarak kaydedilmiştir. İtilaf Devletleri’nin işgallerine ve ayrıca ülke içindeki siyasi kargaşaya rağmen bu dönemin sonunda Türk milleti, giriştiği varoluş mücadelesinden zaferle çıkmayı başarmıştır. Ancak bu süreç hiç de kolay olmamıştır.
Elinizdeki çalışma, siyasi karmaşalarla dolu Mütareke Dönemi’nde yaşanan gelişmeleri “1919 milletvekili seçimleri” çerçevesinde değerlendiriyor. Yirmiye yakın dönem gazetesini ve diğer tüm arşiv belgelerini inceleyip değerlendiren Taha Niyazi Karaca, Milli Mücadele hareketinin perde arkasını ve işgal günlerinde yükselen milli egemenlik mücadelesini bütün detaylarıyla okuyucusuna aktarıyor.
Büyük Millet Meclisi’nin açılışına giden yolda 1919 seçimleri ile Osmanlı parlamentosunun toplanmasının nasıl bir rolü vardı? Milli Mücadele hareketi nasıl doğdu ve lider kadronun talepleri nelerdi? Osmanlı hükümetleri, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile hangi alanlarda uzlaştı, hangi alanlarda çatıştı? Milli Mücadele Yükselirken: İşgal Dönemi Politikaları ve 1919 Seçimleri adlı bu eser, tüm bu soruların cevaplarını; Mütareke Dönemi’ne damga vurmuş olan girift ilişkileri; İtilaf Devletleri’nin, siyasi teşekküllerin ve Heyet-i Temsiliye’nin bir çatışıp bir uzlaşan karşılıklı beklentilerini en ince ayrıntısına kadar inceleyen nitelikli ve bilimsel bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1095455-6392-41e9-85c0-5b074b22de18.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkistan Sınırında Volga Almanları</image:title>
            <image:caption>“Göç” ve “Almanya” kavramları birlikte kullanıldığında genellikle zihnimizde, ülkemizden Almanya’ya yapılan işçi göçlerini uyandırsa da bu defa göçün öznesi Almanlar, adresi ise Rusya.
II. Yekaterina’nın Osmanlı Devleti’nden elde edilen toprakları tarıma açarak ülke ekonomisine katkı sağlama düşüncesi Alman topraklarından Rusya’ya göç fikrini doğurdu. İlk aşamada Almanların, dönemin ilerisinde olan tarım tekniklerinin başta Ruslar olmak üzere diğer etnik gruplara tanıtılması hedeflense de Rus topraklarındaki Alman etkisi düşünülenden fazla oldu. Rusya’nın askerî modernizasyonunda öncü rol oynayan Almanlar, bir bakıma Türk tarihini de etkiledi. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’nda, 1856 Kırım Harbi’nde, 93 Harbi ve Birinci Dünya Savaşı’nın Kafkas Cephesi’nde görev aldılar. Ordunun ilerleyişi sırasında tahrip edilen Türk şehirlerinde altyapının restorasyonunu üstlendiler.
 Almanların Volga çevresindeki varlıkları Ekim Devrimi’nden sonra da sürdü. 1924 yılında Volga Almanları Otonomisi kuruldu, 1941’e gelindiğinde ise İkinci Dünya Savaşı’nın etkisiyle Volga Almanları Sibirya ve Kazakistan’a sürüldüler.
Volga Almanları Bolşevik Devrimi&apos;nde hangi tarafı desteklediler?
Devrim sonrası iç savaş döneminde nasıl bir politika izlediler?
Kamulaştırma politikaları Alman sermayesi üzerinde ne tür etkiler bıraktı?
Alman koloni nüfusunun üçte ikisinin kaybına yol açan 1921 yılındaki dehşetli kıtlık günlerinde neler yaşandı?

Stalin’in meşhur göç dalgasından Volga Almanları da etkilendi mi?
Siyasi özerklikleri sağlanabildi mi?
Kendilerine özgü bir kültür ve sanat iklimi oluşturabildiler mi?
Dr. Mehmet Önder Duran, Almanca ve Rusça birincil kaynaklara dayanarak hazırladığı bu çalışmada Rusya topraklarında azınlık olarak yaşayan Almanların siyasi, dini, sosyal, kültürel ve ekonomik konumlarını inceliyor. II. Yekaterina’nın 1763 Manifestosu’ndan 1941 Büyük Sürgünü’ne uzanan dönemde Volga Almanlarının tarihini mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13db0ee4-e917-4b88-a98e-420842643d9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjdelerle Gelen Elçi</image:title>
            <image:caption>Bu güzide kitap; Celvetî şeyhi, âlim, şârih, müfessir, şair gibi vasıflarıyla “hezârfen” lakabını hak eden İsmail Hakkı Bursevî hazretlerinin yazmış olduğu tasavvuf ve özellikle vâridât türü eserlerinden biridir. “Bir deste gül” kabilinden seçilerek “İsmail Hakkı Bursevî Kitaplığı” başlığı ile arz-ı endam edecek serinin ilk eseri, yayınevimizin ikinci kitabıdır. Saff sûresi altıncı âyetinin işârî olarak tefsir edildiği Mecîü’l-Beşîr adlı bu yazma eser, Bursevî hazretlerinin göz nurunu akıttığı ve bereketli kaleminin mürekkep izlerinin bulunduğu müellif hattı nüshasından ilk kez Türkçeye tercüme edildi ve matbu hâle getirildi. Son peygamberin geleceğini muştulayan rivayetlerin zâhir ve bâtın manalarını ihtiva eden bu kıymetli kitap, İbn-i Arabî’nin bazı tespitlerini de mükemmel bir tarzda şerh ve tevil etmektedir. Kütüphanenize değer ve şeref katacak bu hazinenin neşrinden Sufi Kitap olarak büyük bir sevinç duyuyoruz.
“Hani, Meryem oğlu İsa, &quot;Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah&apos;ın size, benden önce gelen Tevrat&apos;ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim&quot; demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, &quot;Bu, apaçık bir sihirdir&quot; dediler.” Saff 61/6.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f37d5555-7fb8-4402-ac30-a009f16dfc43.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekleşen Rüya - Mavinin Kızı Emily</image:title>
            <image:caption>Artık yetişkin bir genç olan Emily, yazarlık kariyeri için hayatını New Moon’da geçirmeyi tercih eder. Giderek güçlenen kalemiyle, dergi ve gazetelerde yazılar kaleme almaya başlar. Gerçek ve tanınan bir yazar olmak onun en büyük hayalidir. “Alp Dağları’nın zirvesi”ni hedefleyen Emily, bu ideallerini gerçekleştirebilecek mi? Çocukluk yıllarındaki arkadaşlıklarının özlemini çektiği sırada, küçükken hep aradıkları Kayıp Elmas’ı bulur. Kalbindeki sevgiyle ne yapacağını bilemeyen Emily, duygularıyla sınandığı bir sürece girecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e02aaf0a-eecc-4eb1-b594-cb36c61ffac7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihnimin Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Ders çalışmayı hiç olmadığı kadar renkli ve eğlenceli hâle getirecek benzersiz bir öykü!
Bitmek bilmeyen ödevler, sınavlar, projeler; yetişmeye çalıştığı- nız kurslar, etkinlikler… Siz de bazen yoruluyorsunuz hatta bıkıp ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz değil mi? Oyuna, spora, ailenize, arkadaşlarınıza, kendinize daha fazla zaman ayırmak istiyorsunuz ama olmuyor mu? Daha az ders çalışıp daha yüksek not almak istemez misiniz?
Ödevlerinizi, projelerinizi kısa zamanda hazırlayabilirsiniz. Ailenizle, arkadaşlarınızla daha uzun süre bir arada olabilirsiniz. Oyuna, spora zaman kalabilir. En önemlisi de daha az çalışıp kolay öğrenebilir ve yüksek notlar alabilirsiniz. Zihin haritalarıyla hepsi mümkün!
Zihin haritalarınızı çizmenin şifreleri, Zihnimin Şifreleri&apos;nde!
Arzu Savaş öğrenciler, öğretmenler, anneler, babalar ve ihtiyacı olan herkes için zihin haritalarının rehberliğinde, gerçek bir öyküyle karşınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c87574c-e055-4229-97a0-56a2b666e8e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardan Kız</image:title>
            <image:caption>“Kardan kızın canlanmasını diliyorum. Böylece bir arkadaşım, güvenebileceğim gerçek bir arkadaşım olacak ve kendimi o kadar da yalnız hissetmeyeceğim.”
Tasha dedesiyle bir kardan kız yaptığında tek istediği onun gerçek olmasıdır. Ancak bu dileğin gerçekleşebilmesi karların hiç erimemesi kadar imkânsız… Ta ki Tasha dileklerden, yıldızlardan, kar tanelerinden ve sihirden yapılmış bir arkadaş olan Alyana ile tanışana dek. Eğer en iyi arkadaşınız kıştan yapılmışsa, bahar geldiğinde arkadaşınıza ne olacak?
Tavuk Bacaklı Ev ve Ayıyla Konuşan Kız’ın ödüllü ve çok satan yazarı Sophie Anderson’dan soğuk kış günlerinde yorganınızın altına çekilip okuyabileceğiniz masalsı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/581eb8e0-3612-4790-932b-76a32a000e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardan Kız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Kardan kızın canlanmasını diliyorum. Böylece bir arkadaşım, güvenebileceğim gerçek bir arkadaşım olacak ve kendimi o kadar da yalnız hissetmeyeceğim.”
Tasha dedesiyle bir kardan kız yaptığında tek istediği onun gerçek olmasıdır. Ancak bu dileğin gerçekleşebilmesi karların hiç erimemesi kadar imkânsız… Ta ki Tasha dileklerden, yıldızlardan, kar tanelerinden ve sihirden yapılmış bir arkadaş olan Alyana ile tanışana dek. Eğer en iyi arkadaşınız kıştan yapılmışsa, bahar geldiğinde arkadaşınıza ne olacak?
Tavuk Bacaklı Ev ve Ayıyla Konuşan Kız’ın ödüllü ve çok satan yazarı Sophie Anderson’dan soğuk kış günlerinde yorganınızın altına çekilip okuyabileceğiniz masalsı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc80ea8e-2008-430f-a70b-93c901fbda88.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Derlenen Mizahi Hikayelerin Tahlili</image:title>
            <image:caption>Türkçe öğretimi, dilin öğrenilmesinde sadece bir araç olmanın ötesine geçerek 
kültürel bağlamı ve mizahın rolünü de içine almaktadır. Türkçeyi yabancı dil 
olarak öğrenmek isteyen bireyler göç, eğitim, evlilik, kişisel merak, akademik başarı 
gibi nedenlerle Türkiye’ye gelerek eğitim görmektedir. Türkçeyi öğrenme ve öğretme 
sürecinde çeşitli mizahi olaylar yaşanmaktadır. Bu olayların derlenerek yazılı kültüre 
aktarılması ve orada yaşatılması, mizahi belleğin zenginleşmesine yardımcı olur. 
“Söz uçar, yazı kalır.” kaidesi gereği yaşanan bu olayların yazıya geçirilmesi onların 
unutulmasına engel olur. Aynı zamanda sözlü olarak doğan mizah başkalarına 
aktarıldığı zaman bir anlam kazanır. 
Bu eserde yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yaşanmış mizahi hikâyeler 
derlenerek kayıt altına alınmıştır. Söz konusu hikâyeler, mizah ve mizah kuramları 
bağlamında analiz edilmiştir. Eserde mizah-dil ilişkisi, dilsel yanlışlar, iletişim 
çatışmaları ve bunların nedenleri üzerine anlam okumaları yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a5c1324-cf91-40db-b7fa-a380ae5e4955.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşe Kalka Büyümek</image:title>
            <image:caption>Çocukların dünyasına akıl erdirmek istiyorsak, beyin ile ruhsal dünyanın gelişimi arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamak gerekir. Bu da yetmez, başkalarıyla kurulan uzak-yakın her türlü ilişkinin ve toplumsal hayatın çocukların gelişimine etkilerini de göz önüne almalıyız. Bu karmaşık gelişim hiç kimsede dümdüz bir çizgi izlemez. 
Çocukların hayatındaki geliştirici rolümüz nedir ve bu rolü en iyi şekilde nasıl oynayabiliriz? 
Düşe Kalka Büyümek, bu soruları soran okurlara düşünme fırsatı ve harekete geçme cesareti veriyor. 
Kitapta ele alınan konular arasında neler var? 
·         Bebeklikteki ilk ilişki nasıl kurulur? Annemizin bizi sevdiği kadar kimi severiz? 
·         Babaların çocuklarıyla ilişkisinin oturması için ne kadar beklemek gerekir? Üç babalık türünden hangisine yakınız? 
·         Genler beynimizi nasıl biçimlendirir? Anne-baba ile çocuğun ilişkisi, genlerin çalışmasını nasıl etkiler? 
·         Çocukken beynimiz nasıl işler? 
·         Televizyon, bilgisayar, reklamlar ve kitaplar çocukların hayatında istediğimiz ve istemediğimiz ne tür sonuçlar yaratırlar? 
·         Özgüven şart mı? Kendini iyi tanıyan, kendiyle barışık çocuklar yetiştirmek mümkün mü? 
·         Dikkat nedir? Dağılır mı, eksilir mi? 
·         Okullarda ne olur? Ne olmaz? Öğrenmeyi kolaylaştıran ve zorlaştıran etkenler. 
·         İşler yolunda gitmediğinde, çocukların ruh sağlığını nasıl koruyabiliriz? Nelerden koruyabiliriz? 
·         İletişim ve empatiyi kolaylaştıran ve zorlaştıran etkenler nelerdir? 
·         Çocuklukta ruhsal sorun ne demektir? Sorunlar niçin ele alınmalıdır? Sorunları çözümlemek için hangi olanaklar vardır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5091fc-dfc3-40df-b63f-f7318221e103.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalini Kuruyorum Peygamberimi Tanıyorum - Birinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Kitabın başında bir bebeğin doğum haberini alacaksın. Sonra bazı ilginç gelişmelerle birlikte bebek, büyümeye başlayacak. Ardından çocuk daha da sonra genç olacak. İş adamı olacak, evlenecek, çocukları olacak... Bir hayat hikayesinin içinde bulacaksın kendini.
 
Sen de onun yaşadığı olayların tam ortasındasındır artık... Henüz bebekken üzerini örtmek, çocukken onunla oyun oynamak, gençken arkadaşlık etmek, iş adamıyken kervana katılmak, evlenip baba olduğunda bu aileden olmak isteyeceksin. Bir hayalin olacak artık.
 
Sonra hikâye boyunca parlayan gözler de bir hüzün belirecek, tebessüm eksik olmayan yüzüne bir gölge düşecek. Neden? Aslında her şey yeni başlıyor. Seni bekleyen sürprizle karşılaşmana az kaldı. Öyle bir şey olacak ki! Hayatlarımızın en önemli insanıyla tanıştığımızı fark edeceğiz. Bu bir tanışıp sevme hikayesi...
 
Hazır mısın? Bir gece vakti Mekke uykudayken tüm Dünya’yı uyandıracak olaylar başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cb1196f-0e5d-4e77-b9df-701a4f5a0258.jpg</image:loc>
            <image:title>Şapkacılar</image:title>
            <image:caption>Cordelia, şapkalara sihir yapabilen bir ailenin soyundan gelir. Cordelia&apos;nın dünyasında, sihirli malzemelerden şapka, pelerin, saat, bot ve eldiven gibi eşyalar yapmak oldukça nadir ve eski bir beceridir. Ve geriye sadece birkaç özel Zanaatkâr aile kalmıştır. 
 
Cordelia’nın babası kraliyet için önemli bir sihirli şapkanın yapımında kullanılacak malzemeleri toplamaya gittiği bir görev sırasında denizde kaybolur. Cordelia onu bulmak için maceraya atılmaya karar verir. Ancak Tiberius Amca ve Ariadne Hala&apos;nın ailenin en küçük Şapkacı&apos;sına yardım edecek zamanları yoktur, çünkü Zanaatkâr aileler arasındaki eski bir rekabet su yüzüne çıkma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Daha da kötüsü, birileri Zanaatkar büyüsünü savaş başlatmak için kullanıyor gibi görünmektedir.
 
Kim ve neden olduğunu bulmak ise Cordelia&apos;ya kalmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72556ff8-9848-457c-8249-92029580103f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Yeraltı Kütüphanesi 4 - Kayıp Hazine</image:title>
            <image:caption>Görkemli bir köşkte…
Dik kayalıkların en yüksek tepesinde…
Eski zamanlardan kalma bir taşın altında…
Yerin altına açılan bir kapağın ardında…
Büyük bir sır yatıyor.
 
Gizli kütüphaneyi ve içindeki sırlı kitapları bilen tek bir kişi var: Küçük hizmetçi Tally.
Köşkün değerli eşyaları birer birer kaybolduğunda, Tally bu gizemi çözmeye karar verir. Kütüphanenin
sırları hırsızları alt edebilecek kadar güçlü mü? Yoksa Tally kendini çok daha zorlu ve fazlasıyla
yapışkan bir görevin içinde mi bulacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c82d21e-fb2d-4244-b080-b939e521bb5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Yüksek Sesle Çağırma</image:title>
            <image:caption>Bir gün Sami hayvanlarla ilgili bir kitap getirdi ve onların isimlerini tahmin etmeye başladı. Fakat o da ne? Odada bir tuhaflık var. Çünkü Sami yüksek sesle konuşuyor. Gerçekten çoook yüksek!  
Kafan mı karıştı? Hadi, olanlara daha yakından bak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5455ab27-763a-45f8-8a95-56d173a213c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıfta Deney Var! - Bilim Dolu Maceralar</image:title>
            <image:caption>Fen bilimleri dersine artık sınıf öğretmenleri girmeyecekti. Bu yüzden İnci’nin aklına takılan sorular vardı: Acaba yeni öğretmen nasıl birisiydi?
Beyaz önlüğü var mıydı?
Saçları Einstein gibi dağınık mıydı?
Öfkeli miydi yoksa sakin miydi?
Derste deney yapacaklar mıydı?
Onları bekleyen macera hangi dünyalara açılıyordu?
İnci ve arkadaşları, bilim dolu bir yolculuğa çıkıyor! Fen bilimleri dersi artık çok daha eğlenceli! Sen de eğlenceye ortak olmak istiyorsan sınıfın kapısını çal!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa3e534-9359-4030-a39f-a5cbb04fa8a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Fısıltılı Taşlar Diyarı Göbeklitepe</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin yeniden yazıldığı kadim topraklarda gizemlerle dolu bir döngü her şeyi değiştirebilir…
Gökyüzüne baktığımızda gözümüze çarpan gezegenler, galaksiler ve kuyruklu yıldızlar binlerce yıl öncesinin insanları tarafından kızdırılmaması gereken ilahi güçler olarak görülürdü. İnsanoğlu onları kızdırırsa felaketler yaşanır, sonra her şey yeniden başlardı. Bu, sanki dünyanın döngüsü hâline gelmişti ve bu döngüde, iki türlü felaket vardı. Biri tufanlarla gelen su kaynaklı, diğeri de kuyruklu yıldızlarla gelen ateş kaynaklı…
Alman Arkeolog Bay Klauss&apos;un Babil&apos;de bulduğu antik parşömenlere göre bu döngüde sırada, kuyruklu yıldızlarla gelecek olan bir felaket vardı. Yörüngelerine göre bu felaketin en büyük şüphelileri ise 1997 Hale-Bopp ya da 2013 Panstars ve Lemmon kuyruklu yıldızlarıydı... Şanlıurfa&apos;da yapılan kazılar sırasında bir heykel bulunur. Heykelin bulunuşu, o gece yaşanan garip olaylar ve o gece dünyaya gelen bir çocuk, bütün bu kadim gerçeklerin odak noktasıdır…
Asaf Ekin Yeşil, dünyanın bilinmezlerle dolu geçmişinden günü- müze uzanan sırlara ışık tutan bir romanla genç okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f1e3183-6590-4f9b-9519-8d69e52cec9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Kardeşimi Sevmezsem?</image:title>
            <image:caption>Kardeşler arasında kıskançlıkla başlayan hisler sevgiye dönüşebilir mi? &quot;Ya kardeşimi sevmezsem?&quot; diyen bir çocuk, kardeşini bir gün sevebilir mi? Hikâyemizin kahramanı da bu soruların cevaplarının peşinde... Kitabın her bir sayfasında, Bengisu&apos;nun kardeşinin gelişiyle yaşadığı duygusal yolculuğu izlerken, minik okurlar da kendi duygularını keşfedecekler. İki kardeş arasında kurulan bağı ilgi çekici görselleriyle anlatan bu güzel eserde, gerçek bir hikâyeden esinlenilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d3dc355-8c6a-49e5-aed0-863338cfb1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>365 Günde Sevgili Kitabım Kuran (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Hayat maceralı bir yarışma gibi karşımızda duruyor. Her etapta ayrı bir engel ve zorluk bizleri bekliyor. Bu uzun maratonda hayal kırıklıkları da var sevinçler de. Kimimiz başarılı olup huzura eriyor bu yolculukta kimimiz yolda kalıp yenilgiyi kabul ediyor. Başarılı olanların olmayanlardan farkı ne? Yolun haritasına sahip olmaları olabilir mi?
Bu hayatın da bir haritası var elbette. Engelleri, engebeleri, zorlukları ve düzlükleri gösteren bir kılavuz bu. Hem de çok yakınında! Evinin duvarında asılı belki, belki de kitaplığının üst rafında. Evet, o kılavuzun adı Kur’an. Allah’ın kullarına yollarını bulabilmeleri, hayatın zorluklarıyla üzülüp yıkılmamaları için gönderdiği ayetler. Bu ayetler Allah’ın sana gönderdiği bir pusula aslında. Dünyada ve ahirette mutluluk yolunu sana gösteren yanılmaz bir pusula. İşte bu pusulayı anlayabilme yolculuğuna katkı sunacak bir kitap elindeki.
365 Günde Sevgili Kitabım Kur’an bu pusulanın rehberliğinde senin için hazırlandı. Allah’ın sana gönderdiği kılavuzu bir nebze de olsa anlayabilmen için. Her günün Kur’an’la geçsin diye. Seni dünya ve ahirette mutluluğa ulaştıracak bu macerada yolda kaybolma diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed6f9694-6eb6-4282-894b-ef95f40d603b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayetlerle Dini Değerler Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Haydi karşılaştığımız problemlere, ayetlerle çözüm bulalım!
Bu kitapların her birinde ayrı bir tema, ayrı bir mini hikâye bulacaksın. Sorunlarla baş etme yollarını öğreten, ahlaki değerleri benimseten, duygusal yönden güçlendiren farklı temaları Allah&apos;ın bizim için Kur&apos;an-ı Kerim&apos;de söyledikleriyle pekiştiriyoruz. Bu sevimli hikâyelere sen de dahil ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20361f58-d429-4688-8164-3fcfd37e01d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sembol Avcıları</image:title>
            <image:caption>Yaz tatili gelip de ülkenin dört bir yanına dağılmadan önce son oyunlarını oynamak isteyen beş çocuğun hayatı, depoya kaçan sarı bir top ile tamamen değişir.
Depoda gördükleri antika telefon, sadece sıradan bir telefon mudur?
Ya o ağır, üzerinde birbirinden farklı semboller olan kasa?..
Acaba beş arkadaş içinde ne olduğunu öğrenebilmek için şifreyi çözüp gerekli sembollere ulaşabilecekler midir?
Cesaretlerinin sınandığı sürprizlerle karşılaşan beşli, kendilerini bekleyen tehlikelerden kurtulmanın yollarını ararken akıllarına dahi gelmeyen nefes nefese serüvenler yaşarlar.
Peki, sen de şimdi bu serüvenlere ortak olmaya hazır mısın?
Şimdi mi dedik? Belki de yanılıyoruz. Belki de pek çok şey zamanın ötesinde veya gerisinde ya da şimdi yaşanabiliyordur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5815779b-386f-496a-ad95-1b9248dbc17d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Edebiyat Matineleri</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllarla beraber şairinden hikâyecisine pek çok edebiyatçı okuyucularının yanı sıra izleyicilerin karşısına çıkmaya başlar. Okulların tiyatro ya da konser salonlarında hatta spor salonlarında bir şarkıcı ya da tiyatrocu gibi sahne alır; hayranlarına şiirlerini, hikâyelerini okurlardı. 
1950’li yıllarla beraber iyice yaygınlaşan ve okurlardan büyük talep ve rağbet gören, –sinema gösterimlerinden esinle– &quot;Edebiyat Matineleri&quot; olarak adlandırılan bu etkinliklere, dönemlerinde gözde olan neredeyse tüm edebiyatçılar katılırdı. 
Erol Gökşen bu çalışmasıyla Türkiye&apos;deki edebiyat matinelerinin tarihine, arşivler ve tanıklıklar eşliğinde yönelerek bu kültürel dönemi sadece gün ışığına çıkarmıyor, hatırlanmasını da sağlıyor. Hatırlanması, edebiyat matinelerinin yapıldığı yerlerin artık kültürümüzün birer hafıza mekânına dönüştüğünü de hatırlatıyor. Böylelikle toplumsal hafızamızın sığası genişliyor. 
Edebiyat matineleri kültürümüzün unutulmuş bir parçasıdır; hatırlamak, kültürel hafızamızı yenileyecek, hafıza mekânlarımızın tek tek yitiriliyor oluşuna son verilmesi umudunu yeşertecektir. 
Hepsinden önemlisi edebiyat matinelerini başlatanları, bunları kuşaklar boyu yaşatanları anımsatacak ve minnetle anmamızı sağlayacaktır. 
Kimdi bunlar, neler yaptılar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d464b0-d720-45ce-a6f5-4506798907d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Anda Burada mıyız?</image:title>
            <image:caption>…Suzan diye ne kaldıysa kendinde serbest bırakıyor, tarihin başka bir cildinde ölmüş sualtı canlıları kadim bir denizin tabanında sıkışarak taşa dönmüş, aralarından aşağı akıyor, çok yavaş ama bilmediği başka bir hızla süzülüyor, milyonlarca yıl önce birbiriyle çarpışmış plakalar okyanusların ve karaların yeni düzenini oluştururken gezegenin dış yüzünden kaçmak isteyenler için böyle çatlaklar bırakmış, o kadar dar ki bu aralıklar, üst dünyanın yavaşça öldüren yapıştırıcılarla kabuğuna eklediği parçalar sığmıyor, onlar geride kalıyor, bu basınç miktarıyla mutlu mikroorganizmalar var etrafında, belki annesi sesleniyor şu anda, Suzan yok, telefonu çalıyor, başvurunuz için çok teşekkürler, başka bir adayla devam etmeye karar verdik, Suzan uzayın diğer ucunda, geçmişi ve geleceği buluşturan bir kavuşma anında, indikçe magmayla aynı kıvama geliyor, Suzan gibi ama değil gibi, yıldızların devrini tamamlayan çemberin, derin zamanın, belki ilk kez dünyanın parçası oluyor Suzan, merkezin kendine has akıntılarına kapılıyor, o ivmeye bırakıyor kendini, dönüyor, kaldırım taşlarının yüzlerce kilometre altında dans ediyor... 
 
Bir gece, sekiz kişi, genleşen zamanda derinlere, yabancılaşmanın ve yalnızlaşmanın çekirdeğine doğru bir yolculuk. Etrafında konuşulanlar ve konuşulmayanlarla kendi dilini yaratan bir masa. Her şey fazlasıyla gerçek, kendiliğinden gerçeküstü. Taşlar, sığırcıklar, kırılan CV’ler, içimizdeki fosiller, derimizden geçen nötrinolar, hiç geçmeyen günler; kendini dünyanın tüm haritalarında kaybolmuş hissedenlerin dünden ve yarından koparak âna sıkışan hikâyeleri... Pınar Öğünç ilk romanı Şu Anda Burada mıyız?’da bu çağın insanlarının zihninde, kalbinde, damarlarında dolaşıyor; prekarya kozmosunu kendine özgü bir bakış ve ustalıklı bir üslupla yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a6544fa-d53f-49b0-8cc6-3e30755e2ed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doymayan Tırnak Kurdu</image:title>
            <image:caption>Ceren bir gece, henüz hava aydınlanmamışken uyandı. Evde tek başına olduğu düşüncesiyle yorganın altına girdi. O anda odada bir ses duyuldu.
&quot;Kırt, kırt, kırt, kırt!&quot;
Okula geç kalacağından endişelendiğinde, servisinde yerine oturan iri yarı çocuğu gördüğünde ve babasını özlediğinde eli hep ağzındaydı. Akşam olduğunda tırnak dibi vanilyalı dondurma topu gibi şişmişti.
Ceren doymak bilmeyen tırnak kurduyla baş edebilecek miydi acaba?
Doymayan Tırnak Kurdu stresle baş etmenin yöntemlerini çocuğa özgü hatalar ve doğrularla anlatan sevgi dolu bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35edbf15-0408-4f41-822e-b1439ec01abc.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçebilmenin Işığında 365 Gün</image:title>
            <image:caption>Çok satan kitaplarıyla milyonlarca okurun hayatına dokunan Guy Finley, Vazgeçebilmenin Işığında 365 Gün kitabında Mevsimler Yasası’nın mucizelerine ışık tutuyor. 
Her biri yılın mevsimlerine ayrılmış dört bölümde size Kış, İlkbahar, Yaz ve Sonbahar’ın görünmez ruhunu oluşturan muazzam güçleri keşfetmeyi ve hayatınızı yepyeni bir seviyeye çıkarmak için onları kullanmayı öğretmeyi amaçlıyor. 
Her yeni günün size kazandırabileceklerini özümsedikçe zihninizin keskinleştiğini, günlerinizin ışıldamaya başladığını, yaratıcılığınızın yepyeni bir ruh kazandığını ve kalbinizdeki tamamlanmayı hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e10d4234-e62a-488d-9bde-e38b129bf5b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İncinmişsin</image:title>
            <image:caption>BELKİ DE SORUN BENDE DEĞİL SENDEDİR 
Sevgiyi bilmeyen ellere kalbini emanet ettiğin için herkesi aynı sanma. 
İncinmekten korkup yeni kararlar almaktan, yeni başlangıçlar yapmaktan ve yeni bir düzen kurmaktan korkma. Kötü kalpli insanlara iyi davrandığın için kendini suçlama. İsteklerini, hedeflerini, kararlarını ve hayallerini önceliğin yaptığın için kendine kızma. Sevgini, enerjini ve zamanını sadece buna değeceğine emin olduğun insanlara sunduğun için kendini soğuk, kibirli ya da asosyal sanma. Kendinle vakit geçirmeyi tercih ettiğin ve bundan keyif aldığın için yalnız kaldığını düşünme. 
Kontrolün sende olduğunu unutma. Hikâyeler birbirine benziyor olsa da bu kez sonu farklı olacak. Çünkü bu kez incinmeyeceksin, güven bana...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9508da7-0aba-4829-8a49-7dbfc59fceed.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Fare</image:title>
            <image:caption>Minik Balık ile Değnek Adam’ın yazar ve çizerinden harika bir öykü daha... “Çıkar bakalım börekleri çörekleri Dök bakalım çikolataları, kekleri! Bana derler Maskeli Fare  Bu yol benden sorulur Yolcuların hepsi itinayla soyulur!” Maskeli Fare’nin öyküsü sizi çok eğlendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2751826d-9d10-4576-b4af-95a83220977b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Üfle</image:title>
            <image:caption>Hoopp ve Güümm iki balon ve uçmak istiyorlar. Gökyüzüne yükseldiklerinde onları neler bekliyor acaba? Melike Demir tarafından Emine Ergün’ün pedagojik danışmanlığında yazılan ve Cansu Dinç tarafından resimlenen bu kitap, canlı resimleri ve küçük yaştaki çocuklara hitap eden olay örgüsüyle, çocukların dil ve konuşma gelişimine katkıda bulunacak. Ayrıca, çocukları küçük yaşlardan itibaren eğlenceli bir şekilde kitaplarla tanıştıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46ec0a09-79eb-4136-9fd2-0f3b9deac7e8.jpg</image:loc>
            <image:title>3 Kaçıyor Harfler Uçuyor</image:title>
            <image:caption>Umut çok hızlı işlem yapabiliyor ve harika resim çiziyordu. Ancak ne zaman 3 yazmak istese rakam hızla aklından kaçıp E oluyor, harfleri okurken satırlara darmada- ğın yerleşiyordu. Hele bir gün resim dersinde çizdiği çürük dişli köpek balığı bardağı taşıran son damla oldu. Umut artık matematikçi olmaktan da ressam olmaktan da vazgeçti. Oysa arkadaşları onun kocaman ve renkli hayal dünyasından habersizdiler. Fakat ertesi gün öyle bir şey oldu ki bütün çocuklar şaşkınlıkla bakakaldılar…
3 Kaçıyor Harfler Uçuyor aslında herkese kendinin özel olduğunu, insanları olduğu gibi kucaklayabilmenin değerini ve önemini anlatan sıcacık bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75ac72d-e0a4-4fd4-bd68-4612798ae6dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Palas’ın Merdivenleri</image:title>
            <image:caption>Ankara Palas’ın Merdivenleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36892c79-7d81-4726-844c-aea0029cf088.jpg</image:loc>
            <image:title>Opera’nın Hayaleti</image:title>
            <image:caption>Opera’nın Hayaleti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa94812b-9194-4039-bd73-ff6c313951b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireyle Psikolojik Danışma</image:title>
            <image:caption>Neden böyle bir kitap yazma ihtiyacı hissettik? Aslında bu kitap sadece profesyoneller için yazılmadı. Sosyal ilişkilerimizde söylemek istediklerimizi nasıl ifade edebileceğimizi göstermek ve ayrıca insanı anlamak ve anlatmak için yazıldı. Modernitenin önemli bir handikabı olan kompleks insan ilişkilerinin problem kaynağı hâline gelmemesi neredeyse imkânsız. Bu problem kaynağının psikolojik, fizyolojik ve sosyal yaşantımızı olumsuz bir şekilde etkilememesi için ne tür yöntemler üretiyoruz? Yapılan araştırmalar, genel itibarıyla problemden kaçınmanın, en yaygın kullanılan yöntemlerden biri olduğunu gösteriyor. Ya size problemi daha içinden çıkılmaz bir hâle getirenin de aslında problemlerden kaçınma olduğunu söylersek! O hâlde bireylerle iletişim kurarken nelere dikkat etmemiz gerektiği ile ilgili kapsayıcı bir bakış ile ele aldığımız “Bireyle Psikolojik Danışma Temel Düzey” kitabını okumaya davet ediyoruz. Kitap, temel düzeyde bireyle psikolojik danışmanın pratik ve teorik yönleriyle bütüncül bir bakış açısıyla ele alındığı uzun süren bir çalışmanın sonucudur. Gündelik yaşamdan kesitler göreceğiniz, belki de yaşadığınız problemlerin bir benzerini ve çözümünü bulacağınız kitabımızın faydalı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba3320c1-1bb6-470d-a53f-fea498afb821.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin&apos;in Fısıltıları</image:title>
            <image:caption>Derin’in sözleri fısıltı halinde çıkıyordu.
Duymak için çok küçüklerdi.   Derin’in bir sır gibi yumuşak ve utangaç olan sesi okuldakiler tarafından duyulmuyor ve başına olmadık dertler açıyor. (Atıştırmalık saatinde çok nazik bir şekilde elma suyu istemişken, portakal suyu içmek zorunda kalmak sadece bir hayal kırıklığıdır.)
 
Daha yüksek sesle konuşmanın bir yolunu bulmak için dilek dilediği, düşündüğü ve plan yaptığı bir gecenin ardından, Derin ertesi sabah mükemmel bir fikirle uyanır: Sihirli bir mikrofon! Ancak en sağlam geri dönüştürülebilir malzemelerden yapmasına rağmen, bu uyduruk icadı okulun son saatine kadar dayanamaz. Derin, sesini duyurmak için başka bir yol bulabilecek mi?
Büyüleyici bir şekilde anlatılan ve resimlenen Derin’in Fısıltıları, okurların neşeyle okuyacakları bir hikaye!
 
“Mecazi anlamda bile olsa sesini duyurmak için mücadele veren her okuyucu için bir zafer.” — Kirkus Reviews
“Kısa bir metin ve basit cümleler, kendi sorunlarını çözen güçlü bir karakterle birleşince ortaya başarılı bir seçim çıkıyor.”  — School Library Journal
“Anlaşılır ve eğlenceli anlatımına eşlik eden basit, parlak ve renkli çizimler; bu kitabın tatlılığı konusunda şüphe uyandıran hiçbir şey olmadığını okuyuculara ispatlıyor.” — The Globe and Mail
“Derin’in küçük zaferleri, utangaç, sessiz çocukların kalbini fethedecek.” — Quill &amp; Quire   

DERİN’İN FISILTILARI’NIN ALDIĞI ÖDÜLLER 2011 - Best Books for Kids &amp; Teens, Canadian Children’s Book Centre, Winner
2011 - Best Children&apos;s Books of the Year, Bank Street Children&apos;s Book Committee, Winner
2011 - Blue Spruce Award, Ontario Library Association, Commended
2011 - Shining Willow Award, Saskatchewan Young Readers&apos; Choice Award, Commended
2010 - Outstanding Books for Young People with Disabilities, IBBY, Winner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/293662ab-b357-4b43-9190-3dc26d8ea6e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsellik ve Başarısız Mutlak</image:title>
            <image:caption>Slavoj Žižek, felsefi sisteminin bugüne kadarki en titiz çalışmasında, diyalektik materyalizmin yeni bir tanımını sunuyor. 
 
Bu kitabında, Alain Badiou, Robert Brandom, Joan Copjec, Quentin Meillassoux ve Julia Kristeva gibi isimlerin eserlerini yorumlamakla sınırlı kalmıyor; popüler bilimden kuantum mekaniğine, cinsel farktan analitik felsefeye uzanan bir macera vadediyor. Žižek Möbius şeridini, çapraz-kapağı ve Klein şişesini gözümüzde canlandırarak varlık, öz ve kavramdan oluşan Hegel mantığının temel üçlüsüne hareket kazandırıyor. Yeni Hegel ve Kant okumaları ise film, politika ve kültür üzerine yorumlarla birlikte sahneleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b328c08b-b129-4497-985b-715510a545ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Zamanın Ruhu</image:title>
            <image:caption>Tenkidin ilk sebebi sevgi ve ilgidir. Sevilmeyen, varlığı ile mutlu olunmayanlar, genel gidişattan daha çok kendi kişisel çıkarlarını ön planda tutabilir. Onun dünyası kendi fanusu ile sınırlıdır. Bu tür anlayışlar gerçeği araştırma ve öğrenme ihtiyacı duymayan çevrelerin mahsulüdür ve devlet organlarının, bu tür anlayışlara tedavi amaçlı çözümler üretmesi, zorunlu eğitimde bazı düzeltmeler yapmaya kadar işi götürmesi gereken belirtilerdir. 
 
Büyük koşuya katılan sadece devletler değildir, yurt içinde de ben merkezli öyle büyük koşular vardır ki, dışarıdan seyredenler her an kaza yapması muhtemel bir oto yarışını seyreder gibi heyecanla takip ederler. Yarışı düzenleyen kuralları seyircilerin değiştirmesi ancak uzun mücadeleler sonucu belki mümkün olabilir, seyrederken duyduğu korkulu heyecanın, gidişatın içinde sakladığı bilinmezliklerin bir araya gelmemesi icin duadan başka yapacağı bir şey kalmadığına hükmeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0866ae7f-b830-4b2c-9dfc-30aa5c528fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeytin Çocuk</image:title>
            <image:caption>Mis gibi zeytin ağaçlarının kokusuyla, rengiyle, tozuyla toprağıyla bir yaz daha geçiriyordu Zeytin. Dedesinin köydeki evinde geçirdiği günler nasıl da şenlikli nasıl da eğlenceli oluyordu her yaz. O yaz da cümbür cemaat zeytin toplama işine girişmişlerdi. Her şey yolunda giderken Zeytin’in anlayamadığı bir şeyler olmaya başladı. Kime sorsa yanıt alamadı. Herkes biraz üzgün, biraz da öfkeliydi. Yoksa birileri bu güzelim zeytin ağaçlarına göz mü koymuştu?Ama neyse ki dedesi, köydeki amcaları ve teyzeleri her şeye rağmen umutlarını koruyup bütün yaraları sarmayı biliyordu. Zeytin ne şanslı bir çocuktu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f9f676-8c27-4295-815d-b68c340c1a00.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Ekspresinde Cinayet - Agatha Christie Defteri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>100&apos;den fazla dile çevrilen kitapları tüm dünyada 2 milyarın üzerinde satan Agatha Christie, yarattığı karakterler ve romanlarında oluşturduğu atmosfer hâlâ pek çok diziye ve filme ilham kaynağı oluyor. Meraklı ve maceracı kişiliği tüm dünyada birçok kadına yol gösteriyor, öncülük ediyor.
Elinizde tuttuğunuz Agatha Christie temalı defterin tıpkı ona ilham verdiği gibi yaratıcı tüm beyinlere ilham vermesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee967aa1-aa81-48d0-9b09-410a98b647de.jpg</image:loc>
            <image:title>Laboratuvar Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Laboratuvar Günlükleri yazarın 1975 yılı ilkbaharında lise 2. sınıftayken Felsefenin Başlangıç İlkeleri adlı bir kitabın ilgisini çekmesiyle başlayıp ulusal, toplumsal ve bireysel kurtuluşun gerçekleşeceği düşünülen ‘Dünya Sosyalist Sistemi’nin 1990’ların başında iflas ederek çökmesiyle sona eren bir döneme ait kişisel tanıklıkları ve deneyimleri içeriyor. Gerek dünya gerekse Türkiye için önem taşıyan bu tarihsel dönemece yazar bu şekilde farklı bir açıdan ışık tutarken, aynı zamanda hayaller ile acı gerçeklerin çatışmasından doğan hayal kırıklıklarının, ütopya ile distopyanın yer aldığı zihinsel yolculuğunu aktarıyor. 
 
____________________________________________ 
 
Moskova Üniversitesi’nde bir öğretim üyesi, öğrencilere Marksizmin fen bilimlerindeki son gelişmelerden yararlanarak sosyalist düşünce akımının ‘ütopik sosyalizm’ evresinden ‘bilimsel sosyalizm’ evresine geçmesini nasıl sağladığını ve dolayısıyla Marksizmin ‘bilimsel sosyalizm’ olduğunu anlatırken öğrencilerden biri elini kaldırıp sorar: 
 
– Hocam, madem Marksizme ‘bilimsel sosyalizm’ deniyor, öyleyse neden önce hayvanlar üzerinde test edilmedi???</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef46d1af-0eb0-48ae-8607-3fe2cf17612a.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmecilik Ve Muhasebe Eğitiminde İşletme Ziyaretleri Ve Vak’a Etüdleri 2022-2023</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. BÖLÜM 
İŞLETME ZİYARETLERİNİN ÖNEMİ VE VAK’A ETÜDLERİ 
2. BÖLÜM 
SİVAS İŞLETME ZİYARETLERİ VE VAK’ALARI 
3. BÖLÜM 
MARDİN İŞLETME ZİYARETLERİ VE VAK’ALARI 
4. BÖLÜM 
MUDEP VAK’A PLATFORMU İÇİN HAZIRLANAN VAK’ALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b7b146-12ba-4a33-af8a-5874380abe14.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahve İçerek Statü Kazanmak</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
1. BÖLÜM LİTERATÜR TARAMASI 
 
2. BÖLÜM YÖNTEM 
 
3. BÖLÜM BULGULAR VE YORUM 
 
SONUÇ 
 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9ec3f17-3eb7-416f-a5dd-66d68b44c182.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimleri Alanında Güncel Araştırmalar -V</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 
SPOR BİLİMLERİ ÖĞRENCİLERİNİN İLETİŞİM BECERİSİ DÜZEYLERİNİN DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 2 
TÜRKİYE VE IRAK&apos;TAKİ SPOR YÖNETİMİ: BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR 
 
BÖLÜM 3 
TÜRK FUTBOL KULÜPLERİNİN BORÇ SORUNUNUN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 4 
ANTRENMAN MONİTÖRİZASYONUNDA İÇ YÜKLENMENİN PERFORMANS TAKİBİ AÇISINDAN İNCELENMESİ: SUBJEKTİF ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ 
 
BÖLÜM 5 
ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN BEDEN EĞİTİMİ DERSİNE İLİŞKİN TUTUMLARININ İNCELENMESİ 
 
 
BÖLÜM 6 
PROFESYONEL FUTBOLCULARDA MÜSABAKA ÖNCESİ KAYGI DÜZEYLERİ İLE ÖFKE İFADE TARZLARININ İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 7 
KADIN VE ERKEK RAGBİ SPORCULARININ TAKIMA AİDİYET VE DUYGUSAL BAĞLILIK DÜZEYLERİ 
 
BÖLÜM 8 
EMS (ELEKTROMYOSTİMÜLASYON) ANTRENMANLARI VE ETKİSİ 
 
BÖLÜM 9 
SPORCULARIN HAYAL ETME VE KAYGI DÜZEYLERİ 
 
BÖLÜM 10 
YÜZÜCÜLERDE CORE ANTRENMANLARI 
 
BÖLÜM 11 
TÜRKİYE SÜPER LİGİNDE MÜCADELE EDEN 10 FUTBOL KULÜBÜNÜN LOGOLARININ TARİHSEL VE KÜLTÜREL AÇIDAN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 12 
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENİ OLAN VE OLMAYAN OKULLARDA, ÖĞRENCİLERİN FİZİKSEL UYGUNLUK DÜZEYLERİ ARASINDAKİ FARKLARIN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 13 
FUTBOLDA ŞİDDETİN KAYNAĞINA İLİŞKİN TARAFTAR GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 14 
SPORCULARDA SOSYAL GÜVENLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88df03a8-ec14-4d38-8bad-c24c21df0368.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Garden</image:title>
            <image:caption>After losing her parents, young Mary Lennox is sent from India to live in her uncle&apos;s gloomy mansion on the wild English moors. She is lonely and has no one to play with, but one day she learns of a secret garden somewhere in the grounds that no one is allowed to enter. Then Mary uncovers an old key in a flowerbed - and a gust of magic leads her to the hidden door. Slowly she turns the key and enters a world she could never have imagined.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae9db6ae-1370-42c7-91ac-d5a1fdd32265.jpg</image:loc>
            <image:title>Veresiye Defterinden Zirveye</image:title>
            <image:caption>Bir veresiye defterine her sabah yazılan acıların, gün gelip milyonların umudu oluşunun gerçek öyküsü... 
Yolun sonuna geldiysen, elini neye atsan kaybediyorsan, dibe vurduysan, cebinde paran kalmadıysa: TAM ARADIĞIM KİŞİSİN...  
Allah’ın bereketi üzerine olsun. 
• Para ve bilinçaltı ilişkisi 
• Parayı mıknatıs gibi çeken ritüeller 
• En güçlü para ve bolluk duaları 
• Esmaü’l-Hüsna etkisi ile bereketi artırma yolları 
• Manevi derinlikle paranın gizli bağları 
• Para alanında köklü dönüşüm metotları 
• Güçlü PARA TILSIMLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04aeb729-a360-4095-8aff-73df7e50d2e8.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi – Hepimiz Robot Mu Olacağız ?</image:title>
            <image:caption>Akıllı telefon en iyi arkadaşın mı? Teknoloji gezegenimize yardım edebilir mi? Peki, hâlâ icat edilecek bir şeyler var mı? Ne zaman ağa yakalandık? Robotlar robot olduklarını bilirler mi? 
Hem eğlen hem de 15 soruda süper bir teknoloji uzmanı ol! 
 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi
 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar.
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler Akıllı telefon en iyi arkadaşın mı? Teknoloji gezegenimize yardım edebilir mi? Peki, hâlâ icat edilecek bir şeyler var mı? Ne zaman ağa yakalandık? Robotlar robot olduklarını bilirler mi? Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler!
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün!
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bb12988-f7b9-4069-a279-b7818dffbdb8.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Soru Serisi - Dünyanın Keyfi Yerinde mi?</image:title>
            <image:caption>Dünya ısınıyor mu? İklim değişikliğini önlemek için bir şeyler yapabilir miyim? İklim her zaman aynı mıydı? Greta neden bu kadar ünlü oldu? 
Hem eğlen hem de 15 soruda süper bir iklim uzmanı ol! 
 
15 soru, 15 cevap, 15 Kitap
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi
 
En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar.
10 yaş ve üzeri için uygun olan bu serimiz sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmandan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. Dünya ısınıyor mu? İklim değişikliğini önlemek için bir şeyler yapabilir miyim? İklim her zaman aynı mıydı? Greta neden bu kadar ünlü oldu? Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler!
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün!
Alanında uzman kişilerin yardımlarıyla yazılan bu kitaplar sayesinde çocuklar, hem farklı konulara ilişkin derinlemesine bilgiye sahip olacak hem de bu sayede kendi ilgi alanlarını keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2053c398-a917-4f25-9085-c4d5407a1dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimdeki Taşlar</image:title>
            <image:caption>Hangimizin hayatında kutup yıldızımız olan bir öğretmen olmamıştır... 
Hangimiz bir öğretmenin ışığıyla yolumuzu aydınlatmamışızdır... 
Öğretmen... Rehber... Toplumsal dönüştürücü... Bilgi ışığının taşıyıcısı.... 
Necla Öngüç, Cebimdeki Tailar adlı öykü kitabında öğretmenlerin dünyasını anlatırken, okuyucularının kendi okul yıllarına gitmesini 
sağlıyor. Bu kitapta, coşkulu bayram kutlamalarının arka planını, en zor anlarda bir can simidi gibi aranan öğretmenleri, yıllar sonra; ama &quot;yüreği sızlatarak&quot;; ama &quot;iyi ki&quot; dedirterek hatırlanan öğretmenleri, öğrencisi okula gelmediğinde şehrin kenar mahallelerinde onun izini sürenleri, KPSS duvarını aşamadığından içlerindeki öğretmenlik tutkusuyla başka işlerde çalışanları, kendi hayalinin peşinden gidebilenleri 
ve daha nicelerini bulacaksınız. Kendisi de bir öğretmen olan Necla Öngüç&apos;ün öykülerinde, fedakârca görevlerini yapan, öğrencilerine ışık olmaya çalışan o özel insanların derin dünyasında dolaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b00f2bf-8a20-42ae-b32f-d665cdebbe22.jpg</image:loc>
            <image:title>Voleybolcu Tavşanlar</image:title>
            <image:caption>Pamuk, Şeker, Kıtır, Çiko ve Fıstık… 
Birbirinden hiç ayrılmayan sıkı dostlar… 
Ama her gün aynı oyunları oynamaktan da sıkılmış durumlar. 
Yeni bir oyun bulma vakti! 
Daha önce hiç denemedikleri bir oyun… 
Çok eğlenecekleri bir oyun… 
Spor da yapabilecekleri bir oyun… 
Saklambaç, körebe, sek sek, yakantop… 
Hayır, hiçbiri değil! 
  Bir oyun arayışı ile başlayan, beden eğitimi öğretmenleri Bayan Gelo’nun da katkısıyla şampiyonluğa kadar uzanan voleybolcu tavşanların hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/504ce8af-ba4b-4feb-bab5-9e80e3c22c70.jpg</image:loc>
            <image:title>İntertom Nasıl Bir Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Tofi’nin hiç ama hiç yanından ayırmadığı bir arkadaşı vardı. 
Yemek yerken, oynarken, uyurken hatta tuvalette bile birlikteydi bu arkadaşıyla. 
Tofi, onunlayken çevresindekileri çok iyi duymuyor; 
arkadaşları ile oyun oynamıyor olabilirdi. 
Ne fark ederdi ki! 
İNTERTOM harika bir arkadaştı! 
 
Bir Ormanya gezisinde Tofi, bu soruyu yeniden düşünmek istedi: 
İNTERTOM harika bir arkadaş mıydı? 
 
Eğitimci Yazar Nurdan ŞEN ve Uzman Psikolog Hilal ŞAHİN’in birlikte kaleme 
aldıkları bu kitap “Sorunlu İnternet Kullanımı” üzerine çocuklarda 
farkındalık yaratmayı amaçlarken, son sayfada 
ebeveynlere ayrılan kısım ile onlara bu konuda yaşadıkları 
sorunlarla ilgili çözüm önerileri sunuyor. 
 
Eğitirken eğlendiren, düşündürücü bir hikâye! 
  İntertom gerçekten de harika arkadaş mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60e432d2-8cc6-45fe-b47e-2fb49affd831.jpg</image:loc>
            <image:title>Anthony Quinn</image:title>
            <image:caption>Meksika kökenli Amerikalı aktör Anthony Quinn, 1950&apos;li ve 1960&apos;lı yıllarda, dünyanın en önemli uluslararası karakter oyuncularındandı. En çok da başrolünde oynadığı &quot;La Strada&quot; (Sonsuz Sokaklar), &quot;Alexis Zorbas” (Zorba) ve Oscar Ödülü kazandığı &quot;VivaZapata&quot; filmleri ile tanınır. Meksika devrimi ateşinde doğan, açlıkla terbiye edilen, Hollywood’un çamur deryası kenar mahallelerinde büyüyen ve daima hayallerinin peşinden koşan küçük Antonio’yu, Anthony Quinn yapan olaylar, kişiler ve tesadüfler, bu kitabın konusu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c1c08a-84e3-43cc-9e47-2fe08a1b6166.jpg</image:loc>
            <image:title>Akvaryumda Bir Kuş Öldü</image:title>
            <image:caption>Yolun karşısında bir kadın duruyordu. 
Ne kadar güzeldi saçlarını savururken, 
Delikanlılar da onu seyrediyordu, 
Öğlen güneşi yüzlerini kavururken. 
 
Ahını aldı bütün delikanlıların, 
Ecesiydi dik başıyla tüm ceylanların. 
Bir sevda rüzgârı esti, delirdi gençler, 
Yandı tutuştu, kor oldu taze yürekler. 
 
Bir bakış fırlattı arabasına binerken, 
Bir kurşun hızıyla vuruldu karşısındaki gençler. 
Bitirdi işini, dört kalp, dört can, dört ceset... 
Ambulansa konuldu, üst üste ve tek tek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a52005-cbd4-41fd-95a4-b0ca16978029.jpg</image:loc>
            <image:title>Entel Ektüel</image:title>
            <image:caption>Böyle yaşamayı, yaşamak sanan bu insanlar, acaba bazı kitapları okusaydı böyle kalabilirler miydi? O kitapları okumuş olsalardı, bugün böyle davranabilirler miydi? Yine ümit besleyen iç sesi bu cümleleri tekrarlıyordu. “Kes sesini, kes, sen bir aptalsın…” diye usulca mırıldandı. Bu sözleri, düşündüğü kadar sessiz değildi. Bu usulca mırıldanma bile, bu kadar kalabalık bir ortamda herkes tarafından duyulmuştu. Bu basit şeye bile tepki verme fırsatını kaçırmamaya alışan toplum, defalarca yüzüne tuhaf bakışlar atarak tepkilerini göstermişti. 
İç sesi ile konuşmasına devam etti: 
“Ne yapabilirsin ki? Farkında bile değiller…” 
 
Entelektüel, beyefendi bir yazar; bir şehir içi otobüsü ile evine varabilme savaşı verdiği sıradan bir akşamda, hiç de sıradan olmayan bir kriz ile hayatının değişeceğinden habersizdi. 
Hastalarını müşteri olarak gören profesyonel bir psikiyatrist, evinde verdiği partisini bölmemek için kahramanımızı aldığı bekleme odasında işler çığrından çıkınca, özel bir hastanenin acil servisine kaldırılır. Nobel ödüllü bir doktor haberdar olur olmaz, özel uçağına atlayıp bu krize neden olan hastalığı incelemek için Amerika’dan gelince olaylar hızlanır. 
Helikopter yolculukları, gökdelenlerdeki hastanelerde ileri teknolojiye sahip medikal cihazlar ve akademik ödüllere sahip profesörlerin yeni ilaç formülleri geliştirme çabası da tedavi sürecine katılır. Ne olacağını tahmin etmenin imkânsız olduğu, olayların düşmeyen bir tempo ile aktığı “Entel Ektüel” kitabını elinizden bırakamayacaksınız. Mizah ile yoğrulmuş, macera dolu özgün kurgusu ile unutamadığınız kült romanlarınız arasına girmeye aday, iddialı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5a3871-4513-4182-9bb6-0231b7685bb5.jpg</image:loc>
            <image:title>İdam İpinden Tasma</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili okur! 
Yazar Bulut Yiğittepe’nin bu kitabını 
binlik bir puzzle gibi düşünün. 
Evinize alıp götürdüğünüz vakit 
200  300 parçasını birleştirirseniz, 
size güzel bir sonuç verir mi? Vermez. 
 
İşte bu kitabı edindiğiniz vakit 200  300 sayfasını okursanız hiçbir sonuç elde edemezsiniz. Lütfen tüm puzzleları birleştiriniz, 
yani tüm sayfaları okuyunuz. Ve büyük resmi görünüz. 
Bir gecede insan hayatı ne kadar değişebilir? Bir insan bir geceye ömrünü nasıl sığdırabilir? Verilen bir karar kaç hayatı 
etkileyebilir? Kaç can, verilen kararla yitip gidebilir? 
Hangi hayat hangi hayatlara dokunabilir? 
 
Karakterlerin hepsinin birbirinin hayatlarına nasıl 
dokunacağına, nasıl bir örümcek ağı ya da sarmaşık gibi  sarıp sarmalayacağına şahit olacaksınız.  
Birbirine ilmek ilmek işlenmiş hayatları okurken 
tahmin parçalarınızı doğru yerleştirebileceğinize inanıyor musunuz? 
 
Cevabınız evet ise içeride sizi bekleyen büyük bir bulmaca var. 
  Bakalım çözebilecek misiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8598c6e-04a7-4c56-b204-2b04db03e7ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne! Sesimi Dinle - Lunapark Serisi-Hız Treni</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz çocuk kitabı olur mu hiç! 
Cevabı, bu kitapta! 
Seni, ışıl ışıl bir lunaparkta “HIZ TRENİ”ne davet ediyorum. 
Gel, renklerin boşluğunu rengârenk bir hayal gücü ile birlikte dolduralım! 
*** 
Lunaparkta bir çocuk. 
Üstelik hız treninde. 
Sırtına yapışıyor kalbi, yukarı çıkarken. 
Ve inerken bulutların arasından aşağıya doğru, 
elinden geldiğince yüksek sesle bağırıyor. 
Diğer çocuklar gibi. 
“Nefes al-ver!” diyor annesi. 
“Nefes al-ver iyi gelecek.” 
Çocuk ise sadece annesinin onun sesini 
duyup duymadığını merak ediyor. 
Her çocuk gibi… 
*** 
Yasemen EKMEKCİ, çocukların iç dünyalarının sesi olmaya devam ediyor bu kitabında da. Bir çocuğun, hız trenine bindiği sırada hissettiklerini, heyecanını, mutluluğunu ama en çok da annesine nasıl ihtiyaç duyduğunu, empatik bir üslupla anlatıyor. Gülümseten ve düşündüren rengârenk ve siyah beyaz bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab83f85-c6f9-4c57-abd0-21dd06d66b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hayalim Benim Masalım</image:title>
            <image:caption>Çocukluğumuzdan kalan masalsı tadı, bugünün çocukları da yaşasın diye yola çıkan Gökhan Ayaz; çocukları kimi zaman Nasrettin Hoca ile tanışmaya, kimi zaman ormanda bir seçime, davet ediyor. Kimi zaman ise her şeyden sıkılıp bir doğa ile baş başa yaşamak isteyen padişahın peşine takıyor. 
İyilerin kazandığı, rekabetin dostça yaşandığı, hak edene hakkının teslim edildiği birbirinden sıcak hikâyelerin sonunda, bir de çocuklara bırakıyor sözü. Daha ne olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71c5436e-48be-41d3-bb50-ad970c31ef70.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Yıldızlar Var - Lunapark Serisi-Atlı Karınca</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz çocuk kitabı olur mu hiç! 
Cevabı, bu kitapta! 
Seni, ışıl ışıl bir lunaparkta 
“ATLI KARINCA”ya davet ediyorum. 
Gel, renklerin boşluğunu 
rengârenk bir hayal gücü ile birlikte dolduralım! 
*** 
Atlı Karınca Dumi ve arkadaşları, 
geceleri gökyüzünden yıldız toplardı. 
Ne kadar çok yıldız toplayabilirlerse, 
o gece lunaparkta o kadar çok çocuğu eğlendirebilirlerdi. 
Ama o gece, topladıkları yıldızlar, çocuklara yetmemişti. 
Şimdi ne yapacaklardı! 
*** 
Özlem HÜNER, sevgi, dostluk ve yardımlaşmanın 
bir arada tutan mucizevi gücünü gözler önüne sererken, 
yıldızlar toplatıyor kahramanlarına. 
İyiliğin, daha çok çocuğu mutlu ettiği rengârenk ve siyah beyaz bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ad9ea2-d1ab-4aed-8ac4-931c26ff9b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Nasıl?</image:title>
            <image:caption>Dört küçük sincap, bir ağaç kovuğunda sıkışırsa ne olur? 
Elbette kurtulmaya çalışırlar. 
AMA NASIL? 
 
Kübra FARSAK AKINCI, herkesin bireysel olarak kendini düşünmesi yerine, iş birliği içinde hareket etmek, plan yapmak 
ve sonuca ilişkin somut çözümler üretebilmek adına harika bir hikâye ile karşınızda. Üstelik eğlenceli bir dille… 
 
“Bazen 
BİRLİKTE HAREKET ETMEK en güzel yoldur!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4802edbc-84c8-4b88-8ced-c75fb32c82e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pofpof ve Ada - Lunapark Serisi-Çarpışan Arabalar</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz çocuk kitabı olur mu hiç! 
Cevabı, bu kitapta! 
Seni, ışıl ışıl bir lunaparkta “ÇARPIŞAN ARABALAR”a davet ediyorum. 
Gel, renklerin boşluğunu rengârenk bir hayal gücü ile birlikte dolduralım! 
*** 
Sevimli, Pofuduk Bulut Pofpof, istedikleri olmadığında bile 
gülümsemeye devam eden çocuklarla sihirli bir oyun oynardı. 
Pofpof, çocukları hayal ettikleri yere götürürdü. 
Bu sefer Ada’yı ziyarete gelmişti. 
Ada, bu sefer Pofpof’un isteklerinin gerçek olmasını istiyordu. 
Ona ne istediğini sordu. 
İlk kez biri Pofpof’a ne istediğini sormuştu. 
Pofpof’un hayalindeki gibi bir çarpışan arabaya dönüşmesi 
gerçekten mümkün müydü! 
*** 
Rengin KIZILDOĞU, hepimizin çevresindeki, âdeta sihirli güçleri varmışçasına yanımızda olan insanları fark etmeye çağırıyor bizi. 
Bazen istemek kadar, karşımızdakinin de ne istediğini sormak 
çok büyük bir mutluluk değil mi? Empatik, paylaşımcı, düşünceli ve kibar olmak üzerine rengârenk ve siyah beyaz bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6436d160-69a9-4706-a522-93cfb8455ac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürce Dans Edebilenler Kulübü - Lunapark Serisi-Balerin</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz çocuk kitabı olur mu hiç! 
Cevabı, bu kitapta! 
Seni, ışıl ışıl bir lunaparkta “BALERİN”e davet ediyorum. 
Gel, renklerin boşluğunu rengârenk bir hayal gücü ile birlikte dolduralım! 
*** 
Lunaparkta, olduğu yerde sadece dönüp duran bir balerin… 
Gözü hep gökyüzünde… 
Kuşlarda… 
Özgürce dans edebilenlerde… 
Keşke o da özgürce dans edebilse… 
Ama bu mümkün değil. 
Çünkü balerinin ayakları lunaparka bağlı. 
Daha önce hiç ayrılmamış ki oradan. Biraz da korkuyor. 
Kuşların, balerine bir teklifi var. 
Bakalım, balerinin özgürce dans edebilmeye cesareti var mı? 
*** 
Mustafa ŞİMŞEK, potansiyelini görmezden gelip, bulunduğu yerden ayrılmaya cesaret edemeyen bir balerinin, memnun olmadığı bir hayatı sürdürmek ile özgürleşmeye cesaret etmek arasındaki ikilemini, çocukların anlayabileceği bir dille ele alıyor. İlham verici, rengârenk ve siyah beyaz bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b85dd2a2-2644-4859-b15b-5ea48e34a202.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Ben Dönme Dolabım - Lunapark Serisi-Dönme Dolap</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz çocuk kitabı olur mu hiç! 
Cevabı, bu kitapta! 
Seni, ışıl ışıl bir lunaparkta “DÖNME DOLAP”a davet ediyorum. 
Gel, renklerin boşluğunu rengârenk bir hayal gücü ile birlikte dolduralım! 
*** 
Kafası bazen bir kıvırcık gibi karışıyor dönme dolabın. 
Dönüyor… Dönüyor… 
Bazen bulutlarla buluşturuyor çocukları, 
Bazen de çiçeklerle… 
Kendi ışığını kendi üretiyor dönme dolap. 
Ama bunun için önce biraz karanlıkta kalması gerekiyor. 
Daha çok parlamak için… 
*** 
Elvan KARADENİZ, kendi ışığını kendi üreten, 
büyüdükçe küçülen bir dönme dolap ile karşımızda bu sefer. 
Kibir, birey olmak, kendi ışığını bulmak… 
Son derece soyut olan kavramlar, çocuksu fikirler ile birleşince 
defalarca okunacak bir kitaba dönüşüyor. Eğlenceli olduğu kadar derin, rengârenk ve siyah beyaz bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209a2274-f433-43e2-ad64-4f420caeeb14.jpg</image:loc>
            <image:title>The Moon and Her Grace</image:title>
            <image:caption>THE MOON 
 
Your voice makes me weak 
It makes me think of you all week 
 
Intoxicated by your smile 
Yet you are far away by a mile 
 
Beautiful and bright as the Moon 
With your love I am now immune 
 
Bound to be alone in this life 
Surrounded by people who only lie 
Only real one is you You, who make me feel alive</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87ad7200-5a1f-44fb-9ff6-037a8d91cb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Anlarlar mı? - Lunapark Serisi-Sihirli Aynalar</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz çocuk kitabı olur mu hiç! 
Cevabı, bu kitapta! 
Seni, ışıl ışıl bir lunaparkta “SİHİRLİ AYNALAR”a davet ediyorum. 
Gel, renklerin boşluğunu rengârenk bir hayal gücü ile birlikte dolduralım! 
*** 
Sıra tam Ayşe’ye gelmişti ki, öğretmeninin sesi duyuldu: 
“Zaman bitti çocuklar! Haydi sıraya!” 
Ayşe, haksızlığa uğramasına rağmen hiç sesini çıkaramamıştı. 
Sihirli aynalar, bir şeyler yapmalıydı! 
“Pişt! Pişt! Ayşe!” 
*** 
Mine CİVAN, haksızlığa uğramasına rağmen itiraz edemeyen, 
sesini duyuramayan Ayşe’nin hikâyesini konu alıyor. 
Kendini ifade edebilmek, hak ve sorumluluklarımızı bilmek ve sahip çıkmak üzerine rengârenk ve siyah beyaz bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30236688-4f13-4290-9bca-16b49f87d45d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsız Kim? - Lunapark Serisi-Salıncak</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz çocuk kitabı olur mu hiç! 
Cevabı, bu kitapta! 
Seni, ışıl ışıl bir lunaparkta “SALINCAK”a davet ediyorum. 
Gel, renklerin boşluğunu rengârenk bir hayal gücü ile birlikte dolduralım! 
*** 
Bir gün bir hırsız, lunaparktaki salıncakları çalmaya karar verdi. 
Kimseden korkusu yoktu. 
Hırsızın ilk aklına gelen “SESSİZ KALANLAR LUNAPARKI” oldu. 
Çizgili, Benekli ve Kalpli salıncakları teker teker çantasına koyup götürürken, her salıncak sadece kendi arkadaşı için sesini yükseltti. 
Peki, KARAR VERİCİLER buna ne diyecekti? 
HIRSIZ KİMDİ? 
*** 
İlknur ERGUN, eylemlerin olduğu kadar eylemsizliğin de kötücül yanını gözler önüne seriyor kitabında. Herkesin bireysel olarak sadece kendisini, kendisinden olanı koruması hâlinde, kimsenin kimseye faydalı olamayacağını, çocukların da anlayabileceği, somutlaştırılmış bir öyküyle anlatıyor. Kendinden olanlar için çıkan sesin, kendinden olmayanlar için de çıkmadığı sürece oluşacak anlamsızlığı ortaya koyuyor. Sorgulatıcı, rengârenk ve siyah beyaz bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ba7c61-c444-4c83-a990-0b04484c81f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bronz 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BU RESİTALDE 
KUKLA MISIN YOKSA KUKLACI MI? 
 
Annesinin günlüğünü almak için yola çıkan His Alatav, 
kendini büyük bir oyunun içinde bulmuştu. 
İmparator’un olmayan merhametine kalan His, 
Kanlı Kukla Resitali’nden sağ çıkabilecek miydi? 
Sağ çıkması gereken tek şey bu resital de değildi. Hayatı bir 
mumun alevine bağlı olan Alatav’ı önemli bir görev bekliyordu. 
“El bebek konusunda haklısın. 
Ama hiç gül bebek olmadım. Hep öl bebektim.” 
“Öl bebektim diyorsun ama ölümü unutmuşsun, kızım. 
Ne diyordum sana hep?” 
“Memento mori.” 
“Evet, memento mori. Ölümü hatırla, güzel kızım. 
Ölümü hatırla; çünkü her şeyin sonu sen olacaksın.” 
Her şeyin sonu olacağım. 
Hayır, sil. 
Yalnızca senin sonun olacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c7c61de-2ede-4410-b01a-66f242cc5df9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bronz 2</image:title>
            <image:caption>BU RESİTALDE 
KUKLA MISIN YOKSA KUKLACI MI? 
 
Annesinin günlüğünü almak için yola çıkan His Alatav, 
kendini büyük bir oyunun içinde bulmuştu. 
İmparator’un olmayan merhametine kalan His, 
Kanlı Kukla Resitali’nden sağ çıkabilecek miydi? 
Sağ çıkması gereken tek şey bu resital de değildi. Hayatı bir 
mumun alevine bağlı olan Alatav’ı önemli bir görev bekliyordu. 
“El bebek konusunda haklısın. 
Ama hiç gül bebek olmadım. Hep öl bebektim.” 
“Öl bebektim diyorsun ama ölümü unutmuşsun, kızım. 
Ne diyordum sana hep?” 
“Memento mori.” 
“Evet, memento mori. Ölümü hatırla, güzel kızım. 
Ölümü hatırla; çünkü her şeyin sonu sen olacaksın.” 
Her şeyin sonu olacağım. 
Hayır, sil. 
Yalnızca senin sonun olacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df0acb63-7cc8-42b8-a7bd-69d825940784.jpg</image:loc>
            <image:title>Şapkalı Solucan</image:title>
            <image:caption>&quot;Çalan kapıyı 
Koltuğundan kalkmadan 
Nasıl açmalı? 
 
Ne yaparsınız, tembellerin şahı, 
Üşengeç mi üşengeç bir solucan 
Bu öykünün kahramanı 
 
Çareyi boyunu uzatmakta bulur 
Pasaklı Kırkayak, Huysuz Kunduz, Tıfıl Böcek 
Görün bakın ona nasıl yardımcı olur 
 
Ya Bilge Karınca 
Belki de derdinin asıl dermanı odur!&quot; 
  Bir an önce büyümek isteyen küçük bir solucanın eğlenceli hikâyesine katılmak ister misiniz? Bu hikâyede Efecan Sezer’in birbirinden güzel renkli resimleri de sizlere eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bbc66be-7ad3-474b-a4e6-2d2567078dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ati&apos;nin Deprem Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ati&apos;nin Deprem Kitabı’nı çocukları deprem konusunda bilinçlendirmek için özel olarak hazırladık. 
Madalyon Psikiyatri Merkezi tarafından onaylanan kitap, öğretmenler ve ebeveynler için de çocukları deprem konusunda eğitirken yararlanabilecekleri bir başvuru kaynağı olarak tasarlandı. 
 
Çocuklar bu kitapla, okulda ve evde depreme hazırlık için neler yapabileceklerini, olası bir deprem durumunda nasıl davranmaları gerektiğini görseller eşliğinde öğreniyorlar. 
 
Kitapta önce kahramanımız Ati&apos;nin okulda arkadaşları ve öğretmeniyle, evde ailesiyle deprem için nasıl hazırlıklar yaptıklarını gösteren bir hikâye, sonunda da çocuklar, anne-babalar ve öğretmenler için deprem öncesinde, deprem sırasında ve deprem sonrasında yapılacaklar için detaylı öneriler yer alıyor. Yağmur Artukmaç ile uzman psikolog Ayşenur Güngör&apos;ün birlikte yazdığı bu kitapta, depremle ilgili teknik bilgiler için Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Gülüm Tanırcan destek verdi. Efecan Sezer resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8423baf1-96ce-4e6b-87ad-d292356705c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Patiköy</image:title>
            <image:caption>Patiköy, evsiz köpeklerin yaşadığı bir barınak. 
 
Burada aklınıza gelebilecek her köpeği bulabilirsiniz. Çoban köpekleri, kanişler, süs köpekleri, golden’lar, teriyerler ve benim gibi kırmalar... 
 
Hatta tamamen metalden yapılmış oldukları için köpek olmayan köpekler bile var. Siz hiç 
bir zımbayı okşadınız mı? Peki ekmek kızartma makinesine sarıldınız mı? Ya bir çanta dolusu kapı koluyla kucaklaştınız mı? Robot bir köpeğe sahip olmanın hiç de eğlenceli olmadığını tahmin edersiniz. 
 
Öyleyse metal köpeklerin Patiköy’de ne işleri var? İşte, cevabını bulmamız gereken soru bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2508674-9762-4ffb-a4a3-7e871822d3d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Günlük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Günlük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6138e26e-2eaa-4ac6-aa76-2d6dd0dc03aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yönetimi Ve Rekreasyon Uygulamalari</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 
SPOR YÖNETİMİNDE REKREASYON POLİTİKALARI VE UYGULAMALARI 
BÖLÜM 2 
REKREASYON VE DOĞAL ÇEVRE : BİR ARADA YAŞAMIN HARMONİSİ 
BÖLÜM 3 
REKREASYON VE PAZARLAMA 
BÖLÜM 4 
SPOR ORTAMINDA ÖRGÜTSEL SOSYAL SERMAYE 
BÖLÜM 5 
DESTİNASYON TERCİHLERİNDE SPORTİF REKREATİF ETKİNLİKLERİN ÖNEMİ 
BÖLÜM 6 
REKREASYONDA DİJİTALLEŞME : SÜREÇ VE UYGULAMALAR 
BÖLÜM 7 
AÇIK ALAN REKREASYON UYGULAMALARINDA EKONOMİ (ARZ VE TALEP UYGULAMALARI)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515ba755-9507-46c9-990e-78656c07d319.jpg</image:loc>
            <image:title>Portföy Çeşitlendirmesinde Alternatif Bir Yatırım Aracı: Sanat Eserleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM 
     PORTFÖY YÖNETİMİ 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM 
     SANAT PİYASASI VE SANAT ESERİ YATIRIMLARI 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
     SANAT ESERİ YATIRIMLARI ÜZERİNE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ ÇALIŞMALAR 
 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
      PORTFÖY ÇEŞİTLENDİRMESİNDE SANAT ESERLERİNİN KULLANIMI 
 
·         SONUÇ VE ÖNERİLER 
 
·         KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e59006-c8ea-4553-9424-43882e6f9091.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapsayıcı Örgütler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KAPSAYICI ÖRGÜTLER 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KAPSAYICI ÖRGÜTLER: ENGELLİ KAMU ÇALIŞANLARININ BAKIŞ AÇISIYLA ÖRGÜTLERDE KAPSAYICILIK ÜZERİNE NİTEL BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3047a96-ca8f-4c42-8615-d339090788e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Politikanın Serüveni Plastik Poşet Vergisi Dünya Ve Türkiye Uygulamaları: Sorunlar Ve Çözümler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
 
GİRİŞ 
 
1.      PLASTİK POŞETLER ve YOL AÇTIKLARI ÇEVRE SORUNLARI 
2.      PLASTİK POŞETLERİN AZALTILMASINA YÖNELİK POLİTİKALAR ve DÜNYA UYGULAMALARI 
3.      TÜRKİYE’DE PLASTİK TÜKETİMİ ve PLASTİK POŞET VERGİSİ UYGULAMASI 
4.      LİTERATÜR İNCELEMESİ 
5.      TÜRKİYE’DEKİ PLASTİK POŞET VERGİSİ UYGULAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ: ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 
6.      TÜRKİYE’DEKİ PLASTİK POŞET VERGİSİ UYGULAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ: ARAŞTIRMA BULGULARININ RAPORLANMASI 
7.      BULGULARIN, SINIRLAMALARIN VE POLİTİKA SONUÇLARININ TARTIŞILMASI 
 
KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=113886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:30:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9bf74fb-1f82-4441-9a9e-cc00d34f77aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Ev</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı kıskançlığı yönetemeyen Nur, onu anlayan bir anne sıcaklığında içindeki dalgalı denizi dindirdi. Çocukluğa dair kokular, arkadaşlıklar ve duygular var bu kitapta… 
Hepsi bir çocuğun kalbine iyi gelsin diye yazıldı. Çünkü iyi bir kalp bir başkasının hikâyesine dokunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>