﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117023</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f0be0c6-ae73-434d-aedc-30bc4d049cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Yönetiminin Felsefi Temelleri</image:title>
            <image:caption>Eğitim ve Yönetiminin Felsefi Temelleri kitabı iki farklı kısımdan oluşmaktadır. 
Birinci kısımda öncelikle felsefeye ilişkin temel kavramlar, felsefe-bilim benzerlik ve farklılıkları ile genel felsefeler ve eğitim yaklaşımları ele alınmıştır. İkinci kısım ise yönetime ilişkin temel kavramlar ile tarihsel gelişim süreci içindeki yönetim yaklaşımları ve anlayışlarının konu edindiği bölümlerden oluşturulmuştur. 
Kitabın temel amacı öğretmen yetiştiren kurumlarda okuyan öğrencilerin eğitim ve yönetiminin felsefi temellerine ilişkin ders notu gereksinimlerini karşılamaktır. Bu amaçla eğitim felsefesi ve yönetimine ilişkin konular teorik bağlamlarıyla bütüncül bir anlayışla ele alınmış ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Kitap temel olarak öğretmen adayları ve eğitimcilere yönelimli olmakla birlikte konuların işlenmesi ve içeriği açısından eğitimin sosyal, ekonomik ve politik yönlerinin felsefi bütünlük içinde incelenmesi nedeniyle eğitim alanı dışındaki ilgililere de yöneliktir. Kitapta eğitim ve yönetiminin felsefi temellerine ilişkin kavram, kuram ve yaklaşımlar en güncel boyut ve tartışmalarıyla irdelenmeye çalışılmıştır.  Ayrıca eğitim ve yönetiminin; siyaset ve ekonomi boyutları açısından da irdelenmesi amaçlanmıştır. 
Kitabın tek düze olmaktan çıkarılması amacıyla her bölüm okuma parçalarıyla, felsefe ve eğitim alanına emek vermiş öncüllere ilişkin soru bölümleriyle güçlendirilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117024</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eabe8fc-ba31-4730-96fd-c658a2f04982.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Tanıyalım - Koyun</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Tanıyalım Serisi, çocuğunuza aktiviteler ve boyamalar ile eğlenceli zamanlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117025</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/876f80a0-c0c8-4a0d-838b-915dff632c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Tanıyalım - Maymun</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Tanıyalım Serisi, çocuğunuza aktiviteler ve boyamalar ile eğlenceli zamanlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117026</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa594e1-15e6-4046-8926-b78573a618e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Tanıyalım - Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Tanıyalım Serisi, çocuğunuza aktiviteler ve boyamalar ile eğlenceli zamanlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117027</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b9a1c52-ea23-4f52-b88c-51eb19c9077f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Tanıyalım - Panda</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Tanıyalım Serisi, çocuğunuza aktiviteler ve boyamalar ile eğlenceli zamanlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117028</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86fdefc0-e6fc-46eb-8431-c31fd6bd3a19.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Tanıyalım - Su Aygırı</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Tanıyalım Serisi, çocuğunuza aktiviteler ve boyamalar ile eğlenceli zamanlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117029</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173b36ab-e109-463e-9daf-dc90a0a687a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Tanıyalım - Tavşan</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Tanıyalım Serisi, çocuğunuza aktiviteler ve boyamalar ile eğlenceli zamanlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117030</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da8ef651-e1fe-4983-980f-64e36553355f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanları Tanıyalım - Penguen</image:title>
            <image:caption>Hayvanları Tanıyalım Serisi, çocuğunuza aktiviteler ve boyamalar ile eğlenceli zamanlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117031</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363e3225-e087-4d9a-b379-eeabef678cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Öğrenciler - Sayma Zamanı</image:title>
            <image:caption>Öğrenme ve eğlenme zamanı! 
Çocuğunuz Minik Öğrenciler Serisi ile yazı yazmayı, sayı saymayı, çeşitli şekilleri, farklı renkleri ve zıtlıkları tanıyacak. 
Dört farklı kitaptan oluşan bu seri ile çocuğunuz öğrenirken eğlenecek ve yeni bilgileri keşfetmeye başlayacak. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117032</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d1fad96-5825-47ed-8a8e-7cc0097911d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Öğrenciler - Yazma Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Öğrenme ve eğlenme zamanı! 
Çocuğunuz Minik Öğrenciler Serisi ile yazı yazmayı, sayı saymayı, çeşitli şekilleri, farklı renkleri ve zıtlıkları tanıyacak. 
Dört farklı kitaptan oluşan bu seri ile çocuğunuz öğrenirken eğlenecek ve yeni bilgileri keşfetmeye başlayacak. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117033</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f419e23-cdf0-4f9b-bbc0-2066e8e19ce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Öğrenciler - Şekiller Ve Renkler</image:title>
            <image:caption>Öğrenme ve eğlenme zamanı! 
Çocuğunuz Minik Öğrenciler Serisi ile yazı yazmayı, sayı saymayı, çeşitli şekilleri, farklı renkleri ve zıtlıkları tanıyacak. 
Dört farklı kitaptan oluşan bu seri ile çocuğunuz öğrenirken eğlenecek ve yeni bilgileri keşfetmeye başlayacak. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117034</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80ea112-4761-44f8-aedd-bbb726809aa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Öğrenciler - Zıtlıklar</image:title>
            <image:caption>Öğrenme ve eğlenme zamanı! 
Çocuğunuz Minik Öğrenciler Serisi ile yazı yazmayı, sayı saymayı, çeşitli şekilleri, farklı renkleri ve zıtlıkları tanıyacak. 
Dört farklı kitaptan oluşan bu seri ile çocuğunuz öğrenirken eğlenecek ve yeni bilgileri keşfetmeye başlayacak. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117035</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a8aa578-90ef-4cac-b118-1b07f52512e2.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>1984 yılının Londra’sında, adıyla büyük bir ironi içindeki Gerçek Bakanlığı’nda çalışan Winston Smith, Julia adında bir kadına âşık olur. Ne var ki tele-ekranların herkesi izlediği, Büyük Birader’le Parti’nin neredeyse tüm duygu ve davranışlara ket vurduğu, izin verilenin dışına çıkan her söylemin düşünce suçu kapsamında görülüp cezalandırıldığı böylesi bir dünyada aşk, başlı başına bir isyandır. Ve tüm dikta rejimlerinde olduğu gibi isyan, akıl almaz cezaları da beraberinde getirir.
 
George Orwell’ın ölümsüz distopyası 1984, bu kitapta Frédéric Pontarolo’nun çarpıcı çizimleriyle yeniden hayat buluyor.

GÜLÜMSE BÜYÜK BİRADERİN GÖZÜ ÜSTÜNDE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117036</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ffc5b89-de83-46fe-8f22-d747c9f9f22a.jpg</image:loc>
            <image:title>Baloncuklar - Bul ve Say</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun görevi çıkartmaları resimlerdeki uygun yerlere yapıştırmak. Çocuğunuz bu kitabı çok sevecek. Çünkü: 
Yuvarlak olduğu için çıkartmaları çıkarmak ve yapıştırmak kolay. 
Kısa metinler hafıza gelişimini destekler ve tekrar etmesi eğlencelidir. 
Güzel çizimler dikkat çekicidir ve odaklanmaya yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117037</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/667e546a-019e-40ba-9abc-6620e7ea8c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Baloncuklar - Doğru Rengi Bul</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun görevi çıkartmaları resimlerdeki uygun yerlere yapıştırmak. Çocuğunuz bu kitabı çok sevecek. Çünkü: 
Yuvarlak olduğu için çıkartmaları çıkarmak ve yapıştırmak kolay. 
Kısa metinler hafıza gelişimini destekler ve tekrar etmesi eğlencelidir. 
Güzel çizimler dikkat çekicidir ve odaklanmaya yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117038</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2529dada-7e11-4675-8ce2-0193e938fea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Baloncuklar - Doğru Boyutu Bul</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun görevi çıkartmaları resimlerdeki uygun yerlere yapıştırmak. Çocuğunuz bu kitabı çok sevecek. Çünkü: 
Yuvarlak olduğu için çıkartmaları çıkarmak ve yapıştırmak kolay. 
Kısa metinler hafıza gelişimini destekler ve tekrar etmesi eğlencelidir. 
Güzel çizimler dikkat çekicidir ve odaklanmaya yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117039</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcbf6bc4-f608-4216-a6f5-fe4498213236.jpg</image:loc>
            <image:title>Baloncuklar - Doğru Yeri Bul</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun görevi çıkartmaları resimlerdeki uygun yerlere yapıştırmak. Çocuğunuz bu kitabı çok sevecek. Çünkü: 
Yuvarlak olduğu için çıkartmaları çıkarmak ve yapıştırmak kolay. 
Kısa metinler hafıza gelişimini destekle ve tekrar etmesi eğlencelidir. 
Güzel çizimler dikkat çekicidir ve odaklanmaya yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117040</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30b110a-ee52-451e-b03e-80128cc9d781.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı - Çantalı Kolay Boyama - Aslan</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Çantalı Kolay Boyama serisi renkli çıkartmalar eşliğinde çocuğunuzun hem eğlenerek güzel zaman geçirmesini hem de el becerisini geliştirmesini sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117041</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f4250f4-01b4-4a1f-a074-f6d3535038c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı - Çantalı Kolay Boyama - Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Çantalı Kolay Boyama serisi renkli çıkartmalar eşliğinde çocuğunuzun hem eğlenerek güzel zaman geçirmesini hem de el becerisini geliştirmesini sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117042</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a028ef53-ee4b-4f90-903e-ea79a0ff9546.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı - Çantalı Kolay Boyama - Tavşan</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Çantalı Kolay Boyama serisi renkli çıkartmalar eşliğinde çocuğunuzun hem eğlenerek güzel zaman geçirmesini hem de el becerisini geliştirmesini sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117043</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6baadf8-a16a-472c-b93c-ddb9daf40ca1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı - Çantalı Kolay Boyama - Tilki</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Çantalı Kolay Boyama serisi renkli çıkartmalar eşliğinde çocuğunuzun hem eğlenerek güzel zaman geçirmesini hem de el becerisini geliştirmesini sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117044</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92055f3b-b502-40b8-98b5-050da7a93a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlama Düzenine Göre Türkü Notaları ve Repertuvarı (Ciltli Spiralli )</image:title>
            <image:caption>Tüm türküseverler için “eşsiz bir repertuvar” niteliğindeki bu eser, benzersiz olabilmesi açısından ince elenip sık dokunarak hazırlanmıştır. 

Notaları ve sözleri ile birlikte 235 türkü barındırmaktadır. Her türküde tezene yönleri ve parmak numaraları belirtilmiştir. 

Müzisyenlerin enstrümanları ile birlikte nota sehpalarında rahat kullanabilmesi için spiral baskı formatında, uzun ömürlü olabilmesi açısından sert kapak olarak tasarlanmış ve basılmıştır.     

Türkiyemiz’in her yöresinden özenle seçilmiş eşsiz türküleriyle hazırlanan “Bağlama Düzenine Göre Türkü Notaları ve Repertuvarı” her daim elinizin altında bulunacak bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117046</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/290fb902-1d76-4db4-bcbf-7d8a768c3b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Bits and Pieces of Ankara</image:title>
            <image:caption>The Series of Cultural Heritage takes a breath in Ankara with its third book. This time we are going through the worldly-wise city Ankara, the capital of our country which has hosted many Anatolian civilizations. We are getting on our bikes to travel through Ankara, introduced to us by Pelin Güneş with her humorous language. With its unforgettable taste, historical structures and civilizations… 
 
*** 
 
Ali and his family move to one of the old neighbourhoods of Ankara. At first Ali can no way get used to here; however, in time he begins to enjoy this new life that began in a three-storey house with a yard on one of the narrow streets of Kaleiçi. Here is an extraordinary district of Ankara where you can experience the life in a neighbourhood with its historical fortress walls, small craft stores, coffee houses, antiques and even many museums. Ali is now the prince of Ankara Fortress with his grey bicycle and the old streets of the city are all under his command. Then suddenly he comes up with an idea. He decides to establish a business with his friends in his new neighbourhood. However, first they need to mingle with the aged city Ankara, listen to it and search for its chests a bit. 
 
 
Theme: Where we are in place and time 
Concepts and Key Words: INDIVIDUAL AND SOCIETY, friendship, TIME AND SPACE, research, observation, discovery, cultural heritage, city planning, COMMUNICATION, entrepreneurship, OUR NATIONAL CULTURE, museum, personal heritage 
Attitudes and Values: Appreciating the value, cooperation, being eager, curiosity, trust, self-control, respect, love, responsibility 
Profile Features: Inquirer, caring, reflective 
KİTAPTAN 
 
“Where did this move in mid-December come from?” my father grumbled along the way. 
The location of our new house that my mother found made neither my father nor me happy. 
The narrow streets, the shabby, neglected houses we passed, made my father even more angry, he was persistently trying to dissuade my mother: 
“Look darling, I understand you, you are trying to do your best for this place. That’s your job, okay, I agree with that, but we don’t have to live here, do we?” 
“How many times have we talked, Orhan... If I want to do this project right, I have to live here. I have to experience the life here with all its problems, sorrows and joys.” 
I’ve been listening to similar things for months. I am eleven years old. 
I have been living in the same city since I was born, but I had never been to this part of Ankara before. When I looked around and asked my moth­er, “What’s the name of this village, mom?”, my mother’s strange turned first to me and then to my father. Shaking her head, she said, “You see, the child we raised thinks that the heart of the city he lives in is a distant village. Should we go like this?” 
My father shrugged indifferently: 
“He has a lot of time ahead of him, he’ll learn when he gets older.” 
My mother would not be convinced: 
“This project will only take two years, I’ve said it a thousand times. During this time, I have to live here and follow the project. When it’s over, I’m sure you’ll want to stay here. Let’s not argue anymore, the boy is also cold,” she said, tugging the scarf around my neck up to my nose once again. 
*** 
“Don’t you wonder who lived in the city we live in and what they did?” 
“The Hittites, Phrygians, Sumerians etc… I saw the war tools in the museum today. Then there were some household appliances, clay tablets, murals; the girls loved the jewellery. Whim-wham things.” 
My father giggled at my “whim-wham” word. Af­ter the newspaper, of course. 
“The Anatolian Civilizations Museum only exists in Ankara, you know. Artefacts belonging to civili­zations that lived in that region are also exhibited in museums in other cities. Gaziantep, Hatay and Antalya museums are very rich in this respect. Of course, not only museums, but also castles, bridg­es, buildings and even streets from centuries ago tell the history of the city.” 
“What else is there in Ankara?” I said. 
“You say.” 
I thought and thought, I couldn’t find much. 
“Atakule, Parliament, Anıtkabir, errr…” 
“They are today’s buildings, there are many older ones as well. All of them give us information about the history of the city. Ankara is a very special city. The Republic was founded here; Ankara became the model city of the new country. There are many reasons why it was chosen as the capital city. One of them is that it has hosted seventeen civilizations until today. Unfortunately, very little remains of them today. The artefacts that have survived until today are mostly those made in the first period of the republic. For example, the first parliament building is now the Museum of the War of Inde­pendence. State Painting and Sculpture Museum, Opera house, some bank buildings are from this period. There are inns, mansions, mosques and baths from the Seljuk period; you probably remem­ber Çengel Inn and Pirinç Inn. You know the bronze statue called the Sun Course in Sıhhi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117047</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12150e06-0e5c-4a15-be72-ca65bb0190e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pink Witch’s Shop</image:title>
            <image:caption>Hear ye! Hear ye! Abstract things are sold here. You will leave this store with empty hands but full heart. Our colourful cute store does not need any advertisement, yet we want it to be seen and loved. Thus, we should tell you… 
This is such kind of a store that you cannot use money inside. You plant some feelings inside and blow them up into the balloons. Not less, not more… Everybody who gets in are equal. Those who miss their childhood, who seek for a friend, forget themselves, remember themselves and many more run inside with hope… 
Only “happiness” is not offered in the store by the Pinky Witch because happiness does not have a recipe whereas it has plenty of ingredients. However, we should say that you can meet many different forms of happiness within the book. This splendid taste is a treat of our store, we are sure that you won’t forget its taste. 
Theme: Who we are 
Concepts and Key Words: Individual and society, perspective, decision-making, change, health and sports, communication, getting to know oneself, desire, need, cause-effect 
Attitudes and Values: Empathy, tolerance, honesty, self-control, patience, respect, love, responsibility 
Profile Features: Balanced, caring 
 
KİTAPTAN 
 
It was a warm autumn night. The lights in the houses of the small and charming town were going out one by one. The children living in the town had already fallen asleep and had taken a stroll in the dream world. It was difficult for the adults who always slept after the children to let go of their thoughts and fall asleep… Street lamps and the stars in the sky were illuminating the night. 
A tabby cat was sitting on the garden wall. He arched his back and curled his paws. Unmoving, he was staring at the empty lot across the road, as if waiting for something to happen. A big black cat chasing a mouse in the garden stopped chasing when he saw this. He jumped next to the tabby cat and asked why he was staring at this empty lot at this late hour of the night without moving. Tabby said: 
&quot;She&apos;s coming tonight.&quot; 
*** 
&quot;Good evening! Can you give me two hundred grams of mommy cookies with cinnamon?&quot; 
Pink Witch was almost tumbling down from her chair in surprise. Marshgnome and Mallowgnome looked at each other. Pink Witch straightened up, peering intently at the man under her glasses. Al­though the young man looked serious, his gaze was childlike. Pink Witch raised her nose: 
“Where did you get the idea that we were selling mommy cookies?” 
The man looked around in embarrassment. He read the labels on the jars. 
&quot;Excuse me! I am so sorry! I thought you were sell­ing mom cookies. My mother was very precious to me. I miss her and the cookies she made so much. Mine are not that tasty. I got married last year. Unfor­tunately, my wife can&apos;t bake cinnamon cookies like my mom…” 
Pink Witch smiled at the young man. “I see… your poor wife must be doing her best, just like you. I&apos;m sure she bakes you nice cookies. But there is a lot of longing in your heart. The feeling of longing for your mother is very heavy. If you blow us a little &apos;longing&apos;, we&apos;ll give you a little &apos;forgetfulness&apos;… What do you think?” 
The young man was delighted, because he loved his wife. He didn&apos;t want to offend her because of the cookies. The Pink Witch carefully lowered the forgetfulness jar from the shelf. Before opening the cover, he called Mallowgnome: &quot;Can you bring the &apos;longing&apos; balloon?&quot; 
Then he turned to the young man: 
“You have to blow very carefully. If you blow too much... you will forever lose your childhood memo­ries and the sweet longing for many more precious memories. This would not be good.” 
Mallowgnome brought the red balloon from the secret compartment at the back and handed it to the man. “Just four breaths,” he said. The young man blew the balloon four times. With her long fin­gers, Pink Witch carefully opened the &quot;forgetfulness&quot; jar. She took a pinch and sprinkled it on the young man. There was nothing in sight, but the lost child expression in the man&apos;s eyes had vanished…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117048</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67f453aa-b0ed-40b6-b05c-b39922c93c07.jpg</image:loc>
            <image:title>The Peculiar Feet of Princess Ada</image:title>
            <image:caption>According to the story, Alexander the Great arrives at the gates of the city of Halicarnas­sus. Princess Ada, who rules the city, goes to talk to him and prevent him from taking over Halicarnassus. Ada is a very good speaker and politician. Her success is heard all over the world. 
 
Impressed by this story they heard in the museum, Zeynep and Emir examine the stone relief depicting the conversation, and they discover something. The person in the relief who is supposed to be Princess Ada is not her. How could no one notice the strangeness of her feet? 
Zeynep and Emir pursue their suspicions and embark on a historical journey with the hope that maybe the kingdom and the mysterious tomb of King Hekatomnos will be opened. But first, they need to find out where they are because they get lost. And things get complicated… 
 
Theme: Where we are in place and time 
Concepts and Key Words: Friendship, our national culture, cultural heritage, arts, statue, relief, archaeology, historical characters, critical thinking, museology, perceiving the space, decision making, observation, discovery, problem solving 
Attitudes and Values: Curiosity, acting independently, cooperation, being eager, being scientific, self-control, respect, love, responsibility 
Profile Features: Inquirer, risk-taker, reflective 
 
KİTAPTAN 
Summer came early to the town of Milas that year. It’s about 65 km from Muğla, so the winters weren’t too cold, and it looked exceptionally beautiful when the flowery branches arrived. Aside from the new settlements, there was an old center in Milas built long ago, where life still went on. With historic nar­row streets and tumbledown buildings, it was like a fairy tale that spoke of the old times. The steep stairways to Sobacılar Bazaar, and the little roads that crossed over it, would take you to a different world. There were tiny wooden shops, row after row, on either side of these little paths. Some had color­ful hand-woven fabrics and rugs, and others had various healing herbs from the mountains that had been collected and dried. Painted wooden toys from the past were also sold at the bazaar. They kept the children of Milas and the tourists that stopped in for a glass of tea company. 
*** 
Known as Uzunyuva in Milas, there was intense work carried out at the site where Roman Era re­mains were found. The kids went to the area at 3:00 pm after school. For them, it was a magical world. The findings, mosaics, and pillars being cleaned with tiny brushes made them feel like they were inside one of the books they’d been reading with such ex­citement. 
Zeynep and Emir started walking and looking around. A bit further ahead, a woman was working, who they thought was an archeologist. Hastily, they approached her. 
“Hello, are you one of the archeologists that are dig­ging the grave of King Hekatomnos,” asked Zeynep. 
Archeologist Müge raised her head and saw a pair of beautiful, curious children in front of her. She thought they must be the children Fikret had told her about over the phone the day before. 
“Hello kids, you must be Emir and Zeynep. I am Müge. I am a friend of your teacher, Fikret. Bravo to you! Most people have no idea what we’re working on here. How did you find out about Hekatomnos? 
“Our teacher told us. We visited the Milas Muse­um. That place is amazing! We both got curious about Princess Ada, and that’s why our teacher sent us here. 
Emir was speaking rapidly, and his impatience was obvious from every angle. The archeologist no­ticed this, but continued speaking laughingly. 
“Yes, he mentioned that to me over the phone yes­terday, let me not keep you waiting any longer then. Come on now, I’ll tell you a bit about Ada and her family myself.” 
*** 
At last, the two friends, bumping into each oth­er, fell on a giant smelly, moist, bush-like plant. The fall took about ten seconds, but it felt so much longer to them. Thanks to that giant bush at the bottom of the pit, they didn’t break any bones. It was pitch dark with incredible humidity, and the voices from above couldn’t be heard at all anymore. 
“Zeynep, Zeyneeeep where are you? Are you okay, please say something… It’s too dark in here, I can’t see anything!” 
“I’m here, I’m here. It’s okay Emir. I’m good, I only got a scratch on my wrist, I think this plant has spikes. How about you, are you okay? 
“I’m good I think, I don’t know. I don’t feel any­thing! Where are we, what happened?” 
“We were proved right! We found the right order, but the place we thought to be the door didn’t open or let’s say, they made the door on the floor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117049</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15c6cb08-95d0-49d2-9785-07a1bf8b2a93.jpg</image:loc>
            <image:title>Ordesa</image:title>
            <image:caption>“Babam bana beni sevdiğini hiç söylemedi, annem de. Ve ben bunda bir güzellik görüyorum. Annemle babamın beni sevdiğini icat etmek zorunda kaldığım sürece de gördüm.” 
Hayatının ortasında bir yol ayrımında olan bir adam, köklerini, sonunda vardığı yeri ve ailesinin yok oluşunu düşünür. Muazzam bir kargaşa içinde oturup yazmaya başlar. Hayaletlerle dolu anılarının arasından çocuklarıyla olan ilişkisine yön vermeye çalışır. 
Aragon Edebiyat Ödülü sahibi İspanyol yazar Manuel Vilas, Prix Femina Ödülü’nü alan kitabı Ordesa’da dürüst bir anlatımla büyük bir kaybın kimliğini araştırıyor. 
 
“Yürek burkan, görkemli ve cesur bir kitap.” Javier Cercas 
“Etkileyici ve canlı sahnelerle dolu bir roman. Anıları yaşatmaya adanmış bir hayatın bedelleriyle karşı 
karşıya kalan bir adamın silinmez portresi.” The Publishers Weekly “Ebeveynlerin kaybı, söylenmemiş sözlerin acısı ve sevme ve sevilme ihtiyacı hakkında güçlü, samimi, bazen sert bir kitap. Çok da iyi yazılmış.” Fernando Aramburu1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117050</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20b76c0a-572c-41a8-9ec1-a9e5b00d326f.jpg</image:loc>
            <image:title>Segu Toprak Surlar</image:title>
            <image:caption>“Artık yaşamak için herhangi bir neden kalmadığında yeniden yaşamayı öğrenmek. Artık bir gelecek kalmadığında ertesi günden söz etmek. Artık gündüz kalmadığında güneşin doğuşunu görmek.” 
Beyaz adam Coliba Nehri’nin kıyılarına geldiğinde, herkes bir uğursuzluğun bacadan içeri sızdığına kesin gözüyle bakıyordu. Din savaşlarıyla birlikte Segu’nun yüksek toprak surlarının ihtişamına gölge düşmüştü. Soylu Traoré ailesi hiç beklemediği bir anda kendini bu kargaşanın içinde buluverdi. Artık dökülen kanlar, verilen kurbanlar da kaderi değiştirmeye muktedir değildi. Önemli olan tek şey yaşamı sürdürebilmekti. Hıristiyan misyonerlerin vaatlerine dayanarak, İslam bilginlerinin sağladığı toplumsal güvenliğe sığınarak ya da putperestlerin mistik ruhlarından yardım bekleyerek de olsa… 
 
2018 Alternatif Nobel Ödülü sahibi Maryse Condé, LiBeraturpreis Edebiyat Ödülü’nü alan ve geniş yankı uyandıran Segu - Toprak Surlar’da Segu’da köklenip dalları başka diyarlara uzanan Traoré ailesinin görkemli hikâyesi eşliğinde kölecilik, ırkçılık, dinlerin çağrısı ve savaşlar arasında parçalanan bir halkın gerçek tarihini çarpıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor. 
  “Siyahi Afrika’yla ilgili uzun yıllardır yayımlanan en önemli roman.” The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117051</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb04c6de-c71f-4da8-bb7a-5271bafc1af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressam Olmak İsteyen Papağan</image:title>
            <image:caption>Güneş doğdu, ressam koştu atölyesine. 
 
O da ne! Resim kâğıtları, fırçalar yerlerde, boyalar kayboluvermiş bilinmeyen bir yere. 
 
Ağaçları kırmızıya, yaprakları maviye, dereyi mora, güneşi yeşile, atı pembeye boyayanı bulmak kolay mı öyle? 
 
Kimin hayal gücü bu böyle? 
  Çocuk edebiyatının ödüllü kalemi Mavisel Yener&apos;den sanatın yaratıcı sofrasına davet eden bir masal...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117052</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/959510fd-d6a0-4ff4-aa78-1a789a52aca7.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 25 / Ocak - Şubat 2024</image:title>
            <image:caption>Ocak-Şubat 2024 tarihli, 25.sayısı okuyucuyla buluşuyor.
Söğüt, Fuzûli dosyasıyla 25. sayı ile okuyucunun karşısına çıktı. Bu sayıda Rana Senanur Doğan, Ömür Ceylan ile Klasik Türk Şiiri’nin önemli ismi Fuzûli hakkında söyleşi yaparken Bayram Ali Kaya, Fahri Kaplan, Ozan Yılmaz, Aysun Çelik, Murat Kaymaz, Ayşe Kübra Bilgin, Pınar Uçar, Rana Senanur Doğan, Süleyman Yiğit ve Nilüfer Kaya yazıları ile dosyaya katkı sağlayan isimlerden. Dosyasında Fuzûli’nin şiir iklimini, “Fuzûli Bir Kaygısı”nı, ızdıraplarını, aşkını, âşıklarını, “Mehmed”ini görmek, Fuzûli’nin eserlerinde “kendi”ni bulmak ve çocuk edebiyatında Fuzûli’nin Leylâ vü Mecnun mesnevisine bakmak mümkün. Hülasa bu dosyada Murat Kaymaz’ın da dediği gibi “Fuzûli İşimiz Çok”.
​​​​​***
“Klasikten Moderne Hayal Perdesi: Türk Şiirinde Ütopya” adlı tema bölümünde M. Fatih Kanter, M. Tuğrul Çolak ve Ayşe Nur Biçer’in ütopya ve edebiyat ilişkisi, şiirsel imge, rüya nevroz ve şiir yaratımı üzerine yazılarını okumak mümkün.
​​​​​***
Şiir bölümünde ise diğer sayılarda olduğu gibi hem çevirileri hem de Türk edebiyatının güncel isimleri karşımıza çıkıyor. Tamer Gülbek’in Dylan Thomas, Ali Günvar’ın William Shakespeare çevirisi okuyucuyu karşılayan şiirler. Aynı zamanda bu sayıda göreceğiniz diğer isimler: Kürşat Küçük, Hümeyra Yargıcı, Nazım Payam, Uğur Şerbetçi, Muhammed Münzevi, Murat Serdar Çakıroğlu, M. Tuğrul Çolak, Süreyya Altunkara, Cüneyd Ensari, Fatma Aksu, Özkan Kaya, Hasan Enes Gündüz, Serdar Aydın, Ahmet Sefa Yalçın, Samet Şahoğlu, Ayşe Nur Biçer, Aleyna Taran, Alptuğ Topaktaş ve Necip Fazıl Kızılkaya.
​​​​​***
Hikâye bölümünde ise Engin Beksaç’ın José María Arguedas’ın çevirdiği bir hikâye okuyucu karşılamakta. Akabinde “Alacağın Olsun” diyen Ahmet Ergin, “Aynı Duvarlar” diyen Ahsen Dalca Korkutan ve dahası Ali Can, Ali Tuna, Hüseyin Kılıç, Mete Almalı, Nisa Eser, Kader Kömürcü, Taha Yasin Tuncer, Uğurcan Dilber bu bölümdeki diğer isimler.
​​​​​***
Deneme bölümünde ise Orçun Üçer “Eleştiri Günlüğü”ne devam ederken Halit Selim Dönmez “Zelzele”, Cansu Sole “Maverai Bekleyiş” diyerek okuyucuyu karşılıyor. Mustafa Sarı denemelerine bu sayıda da devam ederken Tahir Günay’ı Ziya Paşa ile Yağız Gönüler’i inceliklerle okumak da mümkün.
​​​​​***
İnceleme bölümünde ise A. Samet Atılgan 2022 ve 2023 yıllarında çıkan bazı şiir kitaplarını incelerken Ersin Bayram Ali Nihad Tarlan’ın ve Âmil Çelebioğlu’nun ders notlarını kaleme aldı. Yine bu sayıda Fatih Selvi iki kitabın incelemesini yazdı: Pencereden Kuş Uçtu ve Uzak Tepeler Üzerine. Oğuzhan Oğuzbey ise Düşlerinde Elma Kokusu üzerine yazdığı yazı ile bu sayıda okuyucunun karşısına çıktı.
​​​​​***
Söyleşi bölümünde ise Mustafa Everdi ile Münevver Saral’ın gerçekleştirdiği söyleşisi bulunmakta.
​​​​​***
Ötüken yurdunda gezinip Söğüt gölgesinde dinlenirken keyifli okumalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117053</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad67900-3255-4ccb-92e4-a56fecfdc80e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 232 / Mart-Nisan 2024</image:title>
            <image:caption>Şavkar Altınel ve Wisconsin, 1963 
Yapı Kredi Yayınları’nın edebiyat dergisi kitap-lık’ın yeni sayısı çıktı. 232. sayının kapak konusu Şavkar Altınel ve son kitabı Wisconsin, 1963. Sezen Ergen Breitegger Altınel ile kapsamlı bir söyleşi yaptı. Kaya Genç, Altınel’in kitabını kişisel anlatısı üstünden uzun bir yazıyla yorumladı. 
Engin Soysal’ın “Julio Cortázar ile Bir Günde Seksen Devriâlem” yazısı, Haydar Ergülen’in Şubat ayında yitirdiğimiz Süreyya Berfe üstüne yazısının yanı sıra Serdar Rifat ile yeni anlatısı Bir Gün Düşü üstüne, Ursula K. Le Guin’in Mülksüzler romanının 50. yılı dolayısıyla da yazarın kızı Elisabeth Le Guin ile yapılan söyleşiler bu sayının diğer öne çıkan sayfaları. 
Güven Turan, Tuğrul Tanyol, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Turgay Kantürk, Zafer Şenocak, Enver Topaloğlu, Ömer Erdem, Gürsel Bektaş, Anıl Cihan, Salih Akkaya şiirleri; Feridun Andaç, Batıkan Köse, Sacide Alkar Doster, Adil İzci, Serap Karakuş Besi, Doğu Kaşka öyküleri; Mehmet Ergüven, Gürsel Korat, Emrah Yolcu, Neşe Aksakal yazıları, Erendiz Atasü, Sevin Okyay, Besim F. Dellaloğlu söyleşileriyle kitap-lık dergisinin 232. sayısında. 
kitap-lık 31 yıldır iyi edebiyatın adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117054</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f9ddb0-78e9-4989-aa9c-2dae4175286c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 199 / Mart-Nisan 2024</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız dergisi Mart Nisan sayısında kapağına Orhan Pamuk’un Dresden’de izleyiciyle buluşan ve buradan Münih’e, sonra da Prag’a seyahat edecek olan “Eşyaların Tesellisi” sergisinden “Rilke’nin Melekleri” eserini taşıyor. Dergide bu vesileyle Orhan Pamuk’un Dresden sergisi kataloğunda yayımlanan yazılarından bir seçki yer alıyor. Abdülmecid Efendi Köşkü’nde devam eden “Mâzîden Âtîye Zarâfet, Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminden Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Kadın Kıyâfetleri” sergisine dair Amira Akbıyıkoğlu’nun Sadberk Hanım Müzesi müdürü Hülya Bilgi ile yaptığı kapsamlı söyleşi de dergide.
 Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin monografik sergilerinin devamı olan “Unutulmuş Bir Cumhuriyet Kadını: Bütün Yönleriyle Melek Celâl” sergisi vesilesiyle Ayşe Pelin Şahin Tekinalp dergideki yazısında sanatçının yaşamını ve yapıtlarını odağına alıyor. Zeynep Ayanoğlu, Handan Börüteçene’nin “Üç İç Denizin Ülkesi” sergisini Sappho’nun Kayıp Sözleri, Kır/Gör, Yeryüzünün Belleği ve Çok Sıkıldım işleri üzerinden okuyor. Gözde Cöbek Depo’da açılan Alaca Heyheyler’in “Kadınlar Atlası” sergisinden yola çıkarak kişisel bir anlatı sunuyor. Sevil Enginsoy Ekinci ve Yağmur Yıldırım, Meşher’deki “Göz Alabildiğine İstanbul: Beş Asırdan Manzaralar” ve Pera Müzesi’ndeki “Tam Yerinden: İstanbul’a Panoramik Bakışın Tarihi” başlıklı sergileri İstanbul’u görme, görselleştirme ve göstermenin tarihselliği üzerinden inceliyor. Abdullah Ezik, Selen Ansen’in küratörlüğünde Arter’de süren “Farz Et Ki Sen Yoksun”u özgürlük ve yoksunluk kavramları ekseninden ele alıyor. 
Furkan Öztekin, Taner Ceylan küratörlüğünde Karaköy’de gerçekleşen “Enteriyör” sergisi ve temas ettiği mekânsallık kavramı üzerine bir denemesiyle dergide. Sanat Dünyamız Söyleşileri’nin bu sayıdaki konukları Bursa’da Meteor Balat Kültürevi’nde açılan “Sıradaki Şarkı” sergisiyle Nermin Er ve Hara’da açılan “Bir Yer Var” sergisinin sanatçıları. Süreyyya Evren “Anlam Çerçevesi” serisinde sanat eleştirisinin rolünü tartışıyor. Görsel Notlar’da derginin konuğu Alp İşmen, Ajanda’da ise İhsan Oturmak. Dergide sanatçı Gülçin Aksoy, ani kaybının ardından, 2023’te “Şefkat Nişanı” adıyla açılan son kişisel sergisinin küratörü Nergis Abıyeva’nın sanatını ve dostluklarını kaleme aldığı yazısıyla anılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117055</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ccaf664-b7a3-44c1-a706-cd1cd2d96cb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Teorileri Ve Hilary W. Putnam’ın Anlamsal Dışsalcılık Teorisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler :   
·         BİRİNCİ BÖLÜM :TEORİK HAZIRLIK 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM : HILARY W. PUTNAM’IN ANLAM TEORİSİ: ANLAMSAL DIŞSALCILIK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117056</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b542aa-5256-47b8-833f-37564ff1b40d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Oku: Kitaplarıma Yer Yok</image:title>
            <image:caption>Önüm arkam, sağım solum hep kitap! Aytül Akal&apos;ın kaleme aldığı Kitaplarıma Yer Yok, günümüzün “her şeye sahip” çocuklarını paylaşma ve yardımlaşma duygularıyla tanıştırmayı önceleyen, incelikli bir öykü. Kitapları çok seven bir ufaklığın evdeki dağınıklığından bahis açarak bir kitaplığın nasıl düzenlenmesi gerektiğine dair küçük ama etkili ipuçları sunan yazar, kitapları yayına hazırlayan gizli kahramanları anmayı da ihmal etmiyor.  Burcu Koçer Oruç&apos;un neşeli desenleriyle iyice hareketlenen bu sevimli kitap, sorunları kendi kendilerine çözmeleri ve yapıcı ilişkiler kurmaları için okurları yüreklendiriyor.  
Kerem&apos;in hayatında kitapların yeri bambaşka! Her kitap yeni bir keşif, farklı bir heyecan ve bolca eğlence demek renkli dünyasında. Kerem&apos;in okuması, hayal kurması iyi hoş ama dağınıklığı azıcık fena! Sahi, oyuncakları rafta dururken ne işi var kitaplarının orada burada? Kitap dediğin unutulur mu hiç çamaşır makinesinin üzerinde yahut mutfak tezgâhında? İyisi mi derleyip toplamalı sağa sola dağılmış o kitapları tek bir noktada. Peki ama ya yeterince yer yoksa kitaplığın raflarında? Acaba nasıl en iyi ayrışır ve dizilir onca kitap tek bir toplayışta? Her kafadan alabildiğine bir ses, bir öneri yükseliyor havada. Belki de Kerem&apos;in ihtiyacı olan en harika çözüm hemen yanı başında... 
Paylaşmanın önemine ve güzelliğine dikkat çeken Kitaplarıma Yer Yok SEN de OKU koleksiyonundaki yerini alıyor.  Kitap kurtlarına not: Bu öyküdeki öneriler hayatınızı çok kolaylaştıracak. Bizden söylemesi, sizden uygulaması...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117058</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab5107f-38d2-479e-b7d9-4427aeb5e5f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Rahat Olurdum</image:title>
            <image:caption>Unutabilseydim bütün bildiklerimi yahut öğrenebilseydim bilmediklerimi 
ne rahat olurdum Mimar-ressam-yazar Cihat Burak’ın en az bilinen tarafına ışık tutan Ne Rahat Olurdum sanatçının 1940’lı yıllara ait bir defterinde kalmış, çoğu Osmanlıca kaleme alınmış şiirlerini bir araya getiriyor. 
Özel bir külliyatın önemli bir parçası olarak Ömer Faruk Şerifoğlu tarafından hazırlanan ve ilk kez topluca yayımlanan bu şiirler, 
Burak’ın resimlerine ve öykülerine aşina olanlar kadar, henüz onun evreniyle tanışmamış okurlar için de anlamlı bir keşif niteliğinde: Haydar Ergülen’in deyimiyle, yalnızlığını kalabalıklar arasında gezdirerek kalınlaştıran bir “yalnız çelebi”nin şenlikli hüznü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117059</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7473c6-bcd4-4cda-8c53-396baf9c0623.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailemdeki Herkes Birini Öldürdü</image:title>
            <image:caption>Kara Dil lakaplı bir seri katil,
267.000 dolar dolu bir çanta
ve geçmişi cinayetlerle dolu bir aile…
Ben Ernest Cunningham. Bana Ern ya da Ernie diyebilirsiniz. Size bir gerçeği açıklamak istiyorum. Ailemdeki herkes birini öldürdü… Aramızda daha başarılı olanlar bunu birden fazla kez yaptı.
İnanın dramatik olmaya çalışmıyorum. Bu konuda bazılarımız iyi, bazılarımız kötü, bazılarımız sadece talihsiz. Ancak bir konuya daha dikkat çekmek isterim. Mesele şu ki biz Cunninghamlar pek anlaşamayız. Tek ortak noktamızı da zaten size söylemiştim.
Keşke aile toplantımızın kayak merkezinde olmasına karar veren kişiyi öldürseydim ama durum bundan biraz daha karmaşık. Bu kitapta henüz benim bile bilmediğim bir sırrı açıklayacağım. Ne o, sizin de kafanız karıştı değil mi? En iyisi gelin bu romanı en başından okuyun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117060</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6fb757-2aaf-4d3e-afc9-798cd12841a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaktinden Evvel Bir Zemherir</image:title>
            <image:caption>Vaktinden Evvel Bir Zemherir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117061</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dca82e1-88e9-47f9-801d-05c8715cc995.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekler Ters Çalım Yemez</image:title>
            <image:caption>Melekler Ters Çalım Yemez, hayatları bir şekilde birbirleriyle ve yeşil sahayla keşişen insanlarının hikâyesi… Tuncay Günaydın bu hikâyelerde samimiliği, taşrada yaşanan nahif aşkları, ihtirasları, acıları şiirsel ve içten bir üslûpla ele alıyor. Melekler Ters Çalım Yemez bize meşin yuvarlağın peşinde tükenen ömürleri, bir türlü gerçekleşmeyen hayalleri, kaçırılmasa talih değiştirecek golleri, çoğalıp duran yenilgileri, hülasa taşranın kabuğunu kırmaya çalışan temiz kalpli insanlarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117062</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b7e7890-de7d-4dcd-ab79-c6d265e0204f.jpg</image:loc>
            <image:title>Efeli Hayriye</image:title>
            <image:caption>Bir kokuda, bir desende, bir eşyada yahut bir türküde büyüyen hatıraların kitabıdır bu.
Ata yadigârı hanların önünde bekleşirken gerçekleşen yiğitlik hikâyelerinin serencamına, Anadolu’nun her biri başka anlama gelen motifleriyle Efeli Hayriye&apos;de şahit olacaksınız.
Dili lâl bir kızın sesini kuşlara emanet etmesi, bayramların en gururlu ve en yetim yanı, gaz lambasının ışığında yaşmak bağlayan kadınlar, evlatlarını yitiren anneler, balıkçı barınakları, başkasının hayatında kendini görmenin ne olduğu, iki arada bir derede yapılan zor seçimler, hayatın belki de en ağır yükü olan isimlerin hikâyelerine nakış nakış işlenirken geriye sadece düğümün bir ucundan tutup çözmek kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117063</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/793f1e13-7d90-4be0-abb9-ce927a475ef5.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin&apos;de Gördüklerim</image:title>
            <image:caption>Filistin&apos;de Gördüklerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117064</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad14ea98-579b-46db-b469-0b53f9836c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haviz</image:title>
            <image:caption>Trabzon’un dağ köylerinden İstanbul’un gecekondu semtlerine, Balıkesir’in üçüncü koğuşundan İzmit’in bahçeli evlerine, Konya’nın karla kaplı kış gecelerinden Sakarya’nın nemli akşamlarına, zamanın, mekânın, gurbetin, yalnızlığın öyküsü… 1950’li yıllarda Trabzon’un Çaykara ilçesi Çayırbaşı Köyünde başlayıp 2000’lere kadar uzanan yarım asırlık bir Türkiye sosyolojisi sunuyor bir hafızın anıları. Aynı zamanda Anadolu yaşanan değişimin, dönüşümün, modern Türkiye’nin yarım asırlık portresini de içeren bir göç hikâyesi bu. 
  “İstanbul’a geldim. Yıl 1974. Erbakan-Ecevit koalisyonu vardı hükümette. İstanbul’da iş hayatına atıldım, bir müddet inşaatlarda kalıp ve duvar ustası olarak çalıştım. Ayazağa Köyü, 1. Levent, Ortaköy, Sarıyer, İstinye, Mecidiyeköy, Ulus, çalıştığım yerlerden bazıları. Yedi yıl boyunca İstanbul’un değişik muhitlerinde inşaatlarda çalışırken kızım ve oğlum doğdu. “Falanca bakkalda satılıyor” diye duyum alıp da iki paket sigara için üç saatlik yol gittiğimiz yıllardı. Sadece sigara değil, yağ, şeker, çay bulamadığımız dönemlerdi. Çoğu insan bunun suçlusu olarak Ecevit’i görür ama asıl suçlu bence Demirel’di. Ecevit’i sevmeyip Demirel’i tutan zenginler greve gidip yeteri kadar mal üretmiyorlardı. Bu yüzden en temel ihtiyaçlarımızı karşılayamıyorduk. Tüp kuyruklarında çok vakit geçirdik.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117065</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ead9435f-d148-4c1c-9f35-03ed6dfcc7ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Araştırma Yapma-Yayınlama-Sunum Yol ve Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, bir araştırmanın bilimsel nitelik taşıyabilmesi için gerekli olan unsurlar, bilimsel araştırma süreci ve araştırma sonuçlarının raporlanması/sunulmasına dair temel hususlar üzerinde durulmuştur. Araştırma yöntemleri ile ilgili kitapların çoğunda daha ziyade “veri toplama ve analiz etme” yöntemleri anlatılmaktadır ancak bu bilgiler ilgilenilen bilim alanına bağlı olarak değişmektedir. Bu kitapta, özellikle fen ve mühendislik alanlarında araştırmaya yeni başlayan birinin çok da kullanmayacağı çok teorik ve genel bilgilerden ziyade pratik olarak işine yarayacak hususların ayrıntılı olarak anlatılması yeğlendi. Bu bakımdan kitabın içeriği; bilim ve bilimsel bilgi ile ilgili tanımlamalarla başlamakta, belirlenen araştırma konusuna yönelik literatür taraması bölümü ile devam etmekte ve araştırma sonuçlarının yazılı ve sözlü sunulmasına dair esasların verilmesi ile bitirilmektedir. Makalenin yayınlanmak üzere sunulması sonrasında geçireceği evrelerden en önemlisi olan hakem ve editör denetimine ilişkin ipuçları vermesi bakımından yararlı olacağı düşüncesiyle “Makale Hakemliği Yapma” başlıklı bir kesim ise ek olarak konulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117066</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4bb6c61-60c1-4309-9fd4-d8444914e9b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Şaheserim</image:title>
            <image:caption>Kana bulanacak bir gündü ve güneş bile bunu biliyormuşçasına kıpkızıl doğmuştu. Kütüphanede çalışan ve yazar olmayı delicesine arzulayan bir genç kız… Edebiyatla kafayı bozmuş bir doçent… Basılan kitabını yok etmek isteyen gizemli bir yazar… 
Ve onları bir araya getiren o kitap... Benim Küçük Şaheserim, okuru insan ruhunun derinliklerine, tuzaklarla dolu arzulara, aşk ve cinsellik arasındaki hassas sınırlara doğru bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117067</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96bfb082-3195-4851-8e8a-60deb0eeeea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgesine Tutsak</image:title>
            <image:caption>Ünlü Yapıtlarda Karanlık Yüzler 
Bizi “İçimizdeki Öteki” ile tanıştıran ünlü yapıtlar... 
Gölgesine Tutsak, ünlü edebiyat yapıtları aracılığıyla insanın gerçek yaşamda sakındığı, korktuğu ama bir o kadar da merak ettiği kötülüğün karanlık dünyasına ayna tutuyor. Bu yapıtların yazılmasına ilham vermiş gerçek olaylardan yola çıkarak bizi, ayıplanan, utandıran, küçük düşüren ve bazen de affedilemez yapan karanlık yanımızla tanıştırıyor. “Ebru Çaloğlu ‘Arkabahçe’ adlı kitabında, ünlü yazarların kaleme aldığı klasik eserlerin ilham perilerini tanıttı bizlere… 
Ve biz Arkabahçe’den çıkmak istemedik. Mümeyyiz iyi ile kötüyü ayırt edebilen demektir. Ebru Çaloğlu ikinci kitabı ‘Gölgesine Tutsak’ta bu kez dünya klasiklerinin sayfalarında gezinen bir mümeyyiz olarak çıkıyor karşımıza; iyilik ve kötülük kavramlarını ustalıkla gözler önüne seriyor. Arkabahçe’nin gölge bir yerinde, sayfalarına tutsak olacağımız bir kitap daha!..” SUNAY AKIN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117068</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46ed533e-b938-404a-8d5e-da5ec3de8349.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Evde Eşitlik Var</image:title>
            <image:caption>Evdeki ampulleri hep babalar mı değiştirir? Anneler bozulan eşyaları tamir edemez mi? Kız çocukları futbol oynamaz mı? Erkek çocuklar yemek yapmaya ilgi duyamaz mı? 
Esra ve Murat’ın evinde bunların hepsi mümkün. Çünkü bu evde eşitlik var! Bu evdeki herkes işleri eşit şekilde paylaşıyor. İşte o zaman işler kolaylıkla halloluyor. 
Hatta taşınırken bile… 
Esra ve Murat başka bir eve taşınıyorlar. O gün ailecek, kolilerden çıkan eşyaları yerleştirmek için oradan oraya koşturup duruyorlar. Gül nine ve Hasan dede, onlar taşınırken yardım etmeye karar veriyorlar. Sen de onlara yardım eder misin? Haydi o zaman koliden çıkan eşyaları sahipleriyle buluşturmak için kitaptaki çıkartmaları yerlerine yapıştırmaya başla! 

***

Gül nine ütüyü bana uzatıp “Bunu annene ver” dedi. Abimle birbirimize baktık. “Bizim evde ütüyü babam yapıyor. Ütüyü yerleştirmesi için babama vereyim en iyisi” dediğimde nine öyle şaşırdı ki! 
 
*** 
Hasan dede koliden çıkan tamir çantasını abime uzattı. “Babana ver evladım” dedi. Biz yine abimle birbirimize baktık. “Bizim evde tamirleri annem de yapar, babam da.Ampulleri annem değiştirir, kırıkları babam yapıştırır, duvarları hep beraber boyarız… 
*** 
Hasan dede abime baktı “Oğlum, erkekler ağlar mı hiç?” dedi. 
Babam, Hasan dedenin sözlerini duyunca abimin yanına geldi. “Herkes ağlayabilir elbette. Arkadaşlarımızdan ayrılmak bizi üzebilir. Üzülünce de ağlayabiliriz” dedi. 
 
*** 
Hasan dede, Gül nineye “Masayı da beraber toplarız” dedi. Sonra bize dönüp “Evdeki iş bölümünü öğrenmeye başladık, değil mi?” diye sordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117069</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf83dfb-2df3-48bf-b255-8008b9bed927.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Ablasının kucağında bir bankta uyuyakalan küçük Alice, kendi kendine konuşan bir tavşanın peşine takılır ve bir anda kendini hiç beklemediği bir dünyanın içinde bulur. Bu dünya öylesine büyülü bir yerdir ki küçük Alice ilk başta şaşırsa da, zamanla bu garip ve heyecan verici dünyaya alışır. Bu dünyada tüm canlılar konuşmaktadır, iskambil kağıtları asker olmuştur. Düşes, telaşlı ve kraliçeyi kızdırmaktan ölesiye korkan Beyaz Tavşan, üzülecek hiçbir şeyi olmadığı için ağlayan Sahte Kaplumbağa, filozof Cheshire Kedisi, kaçık Şapkacı ve Mart Tavşanı, ülkedeki herkesin kafasını uçurmak için en az bir kere emir vermiş olan ama kimsenin dinlemediği Kupa Kraliçesi. 
Size fantastik ve büyülü bir dünyanın kapılarını açan bu kitap, hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117070</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ab1e5fa-8838-4a04-9121-e533514f8d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Demiryolu Çocukları</image:title>
            <image:caption>Roberta, Peter ve Phyliss ailesiyle küçük kırmızı evlerinde yaşayan mutlu çocuklardı ama bir gün babalarının hapse düşmesiyle hayatları alt üst oldu. Daha önce hiç bilmedikleri bir kasabaya taşınan üç kardeş, annelerinin yazdığı öykülerle geçimlerini sağlarken, bir yandan da demir yolu ve trenlerin muhteşem dünyasını keşfetmeye başladılar ve edindikleri harika arkadaşlıklar sayesinde hem iyi vakit geçirdiler hem de babalarını hapisten kurtarmanın yolunu buldular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117071</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1adfcc77-b984-49a4-9d39-ac6ad0a9eadd.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidi</image:title>
            <image:caption>Küçük yaşta anne ve babasını kaybettikten sonra teyzesinin yanında kalan Heidi beş yaşına geldiğinde, Alp dağlarında bir kulübede yalnız yaşayan huysuz ve sinirli büyükbabasının yanında yaşamaya başlar. Yaşama sevinciyle dolu olan Heidi&apos;nin gelişiyle hem büyükbabasının hem de orada yaşayan herkesin hayatı değişir. Huysuz büyükbabasını bile sevgisiyle değiştiren Heidi teyzesi tarafından zorla Frankfurt&apos;a gönderilince olaylar bambaşka bir hal alır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117072</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43b34057-df1b-4e28-afee-a6d061cb4c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, herkese ve her şeye meydan okuyarak hayallerinin peşinden giden Tom Sawyer’ın hikâyesidir. 
Tom Sawyer oldukça afacan bir kişiliğe sahip olsa da, hayata dair pek çok şeyi bir yetişkin gibi sorgulayabilen bir çocuktur. Bilinmeyene duyduğu merak, içindeki keşif arzusu ve taşıdığı cesaret onu çeşitli maceralara sürüklemektedir. 
            Bu kitabı okurken kendinizi bu afacan çocuğun büyülü dünyasında bulacaksınız. Tom’un değişken ruh hali benliğinizi saracak, onunla sevinip onunla üzüleceksiniz. Basit şeylerden mutlu olduğunuz zamanları hatırlayacak, dürüstlük, adalet ve sevgi üzerine düşüneceksiniz. Tom’la beraber bazen bir adada, bazen ormanın derinliklerinde bazen de tehlikeli maceraların içinde bulacaksınız kendinizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117073</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0168aefe-ea9d-41f2-8228-03d7400eda6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezop Masalları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap tarihin en eski masalcısı olan Ezop’un her biri ders niteliği taşıyan masallarından seçmeler içermektedir. Ezop, masallarında kurnaz tilkileri, kibirli aslanları, akıllı horozları, saf koyunları ve daha pek çok hayvanı bir araya getirerek, onların yaşadıkları olaylar ve aralarında geçen konuşmalar üzerinden insanlığa ayna tutmakta ve okuyucuları ahlaki değerler konusunda düşünmeye sevk etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117074</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e14ab4b-a75d-4038-8388-ab3d9abab06f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji her geçen gün artan zorlukların üstesinden gelmemize ve toplumlarımızı ve daha geniş anlamda dünyayı daha iyi hale getirmemize nasıl yardımcı olabilir? Bu küçük kitap, toplumların nasıl işlediğini ve dünyada neler olup bittiğini anlamanıza yardımcı olmak için sosyolojinin büyük fikirlerini bir araya getiriyor. 
Bir Solukta Sosyoloji, modern sosyolojinin kökenleri ve gelişimi ile Durkheim, Marx ve Weber gibi önemli figürlerin etkisi; işlevselcilikten feminizme kadar başlıca sosyolojik ekoller; eşitsizlik, sınıf, suç, toplumsal cinsiyet ve ırk dahil olmak üzere sosyolojinin temel konularına ilham verici bir giriş sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117075</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b351327-55de-4019-9b34-c0228d97e0fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Nasıl Mucit?</image:title>
            <image:caption>Bir mucit başka bir mucide harika bir icadım var demiş... Ah, keşke demez olsaymış!

Nuri Kurucu, fantastik fikirlerini kıvrak kalemiyle buluşturduğu Zamangezer Yatak&apos;ın devam serüveni Bu Nasıl Mucit?&apos;te, mizahtaki ustalığını bu kez arkadaş ilişkileri üstüne konuşturuyor; iyiyle kötüyü yanlış yerde ve yanlış zamanda karşı karşıya getiriyor.  
 
Akıllara durgunluk veren bazı çok bilimsel sırların gölgesinde yükselen şaşırtıcı bir rekabet öyküsünü konu edinen kitap, fikir hırsızlığına değinerek taklitler aslını yaşatır görüşünü destekliyor.

Hırsla alınan kararların ve umursamazca atılan adımların sonuçlarının kaçınılmaz olduğunu hatırlatan yazar, iflah olmaz bir kötünün iyi birine dönüşebilme olasılığı hakkında düşündürüyor.









Bayan Hırslı kötü bir mucitti.
​Elinde, sonsuza kadar sürecek bir popülerliğin anahtarını tutuyordu. 
İlk arabayı tasarlayabilir ve hatta Edison&apos;dan bile önce ampulü bulabilirdi! Ne Newton, ne Arşimet ne de Graham Bell artık onunla boy ölçüşebilirdi. Tarih dünyayı değiştiren ve geliştiren icatlarıyla ilelebet onu anacaktı. Tüm gazeteler Bayan Hırslı&apos;nın üstün başarılarını yazacaktı. Nasıl mı? Elbette ki &apos;&apos;Zamangezer Yatak&apos;ın kötü bir kopyası&apos;&apos; sayesinde!

Oysa Bay Sonra nasıl da güveniyordu Bayan Hırslı&apos;ya... Mucitlik Üniversitesi&apos;nde başlayan dostluklarının ebediyen süreceğini düşünüyordu. Şimdilerde yaşadığı şaşkınlık, üzüntü ve hayal kırıklığı aklını başına getirmişti getirmesine ama iş işten geçmişti çoktan. Buna rağmen pes etmeye hiç niyeti yoktu. Müthiş bir planla kaderini yeniden yazmanın yolunu bulacaktı elbet.

Berna Dörtpınar&apos;ın çizgi film tadındaki resimleriyle iyice şenlenen Bu Nasıl Mucit?, bilgi çağı çocuklarının merak duygusunu tetiklemekle kalmıyor aynı zamanda onları kendi icatlarını yapmaya da yüreklendiriyor.

Unutmayın eğer bir mucitseniz, icat fikirleriniz tam olarak olgunlaşana kadar hiç kimseye anlatmamalısınız. Evet, en yakın arkadaşınıza bile!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117076</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce3d044-747a-4044-be36-cc4001f99461.jpg</image:loc>
            <image:title>On The Origin Of Species</image:title>
            <image:caption>An instant bestseller in 1859, few books have had such a revolutionary impact and left such a lasting impression as On the Origin of Species.

Possibly the most important and challenging scientific book ever published, Darwin&apos;s language remains surprisingly modern and direct and is presented here in a faithful facsimile edition.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117077</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a61aeacd-ccfd-4eae-bffe-a2b591772370.jpg</image:loc>
            <image:title>Insectivorous Plants</image:title>
            <image:caption>Insectivorous Plants is a book by British naturalist and evolutionary theory pioneer Charles Darwin, first published on 2 July 1875 in London. Part of a series of works by Darwin related to his theory of natural selection, the book is a study of carnivorous plants with specific attention paid to the adaptations that allow them to live in difficult conditions.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117078</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78c7fba2-d1c3-4ab3-a741-feed4cb1ca04.jpg</image:loc>
            <image:title>Akame Keser 1</image:title>
            <image:caption>AKAME, KESER! 1 
 
TAKAHİRO X TETSUYA TASHİRO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117079</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a45c0521-0b73-4a50-8d7b-85a7950cf9a6.jpg</image:loc>
            <image:title>The Different Froms Of Flowers On Plants Of The Same Species</image:title>
            <image:caption>After the publication of On the Origin of Species in 1859 Darwin became fascinated with the potential for botanical experiments to provide evidence for the process of evolution. First published in 1877, this volume is based on a series of papers concerning heterostylous plants (species which produce different types of flowers) originally published in the Journal of the Proceedings of the Linnaen Society in 1862.
 Linnaeus had divided the sexual relations of flowers into four groups, which Darwin uses as the structure for this volume. Darwin examines in detail plants which produce different flower forms, presenting his conclusions in terms of adaptive evolution and so providing the first functional interpretation of heterostyly. He demonstrates that these plants are adapted for cross-fertilisation, not self-fertilisation as was widely believed. The concepts which Darwin introduces in this volume continue to provide the basis for research into plant reproductive biology.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117080</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb6a5c1c-7f06-4579-9847-1f89798064b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Meseleleri - Invincible 1</image:title>
            <image:caption>Mark Grayson, tam da yaşıtları gibi. Amerika’da sıradan bir lisenin son sınıf öğrencisi. 
Okuldan sonra ve hafta sonları berbat bir yarızamanlı işi var. Kızlara fena halde düşkün ama onları tam olarak anlayamıyor. Arkadaşlarıyla takılmayı, cumartesi geceleri de geç yatmayı seviyor (tabii ki iyi çizgi filmler başlayana kadar). Mark’ı diğerlerinden ayıran tek şey, babasının dünyanın en güçlü süper kahramanı olması ve son zamanlarda onun da babasının güçlerini miras alıyormuş gibi görünmesi. 
 
“Her zaman uzun soluklu, iyi işlenmiş ve bu saatten sonra yeni bir şey üretilemez denilen bir türün merkezinde gayet sağlam bir şekilde duruyor.” 
-Kurt Busiek’in önsözünden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117082</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c119a551-96dd-48b2-84d9-f7f168022550.jpg</image:loc>
            <image:title>The Autobiography Of Charles Darwin</image:title>
            <image:caption>Therefore my success as a man of science, whatever this may have amounted to, has been determined, as far as I can judge, by complex and diversified mental qualities and conditions. Of these, the most important have been—the love of science—unbounded patience in long reflecting over any subject—industry in observing and collecting facts—and a fair share of invention as well as of common sense.
 With such moderate abilities as I possess, it is truly surprising that I should have influenced to a considerable extent the belief of scientific men on some important points.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117083</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c18466e1-a488-4c06-85c6-6dcfaaca92cc.jpg</image:loc>
            <image:title>The Movements And Habits Of Climbing Plants</image:title>
            <image:caption>Delve into Charles Darwin&apos;s pioneering theories of natural selection with his classic botanical book, “The Movements and Habits of Climbing Plants” a must-read for any botanist or lover of Plant Biology.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117084</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e99d20a-3db7-4704-8a3d-7d78297a147b.jpg</image:loc>
            <image:title>Delinin Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran&apos;ın kaleminden çıkan ve edebiyat dünyasında derin izler bırakan &quot;Delinin Günlüğü&quot;, insan ruhunun derinliklerine yolculuk eden sıra dışı bir eserdir. 
Kitapta Cibran kendi iç dünyasının kapılarını sonuna kadar aralar ve okuyucuyu, toplumsal normlar ve beklentilerin ötesinde, gerçek benliğin peşinde bir maceraya davet etmektedir. 
Eşsiz üslubu ve derin felsefesiyle Delinin Günlüğü’nde Cibran, insan olmanın karmaşıklığına dair evrensel konuları okura sorgulamaktadır. 
Bu kitap, Halil Cibran&apos;ın en çarpıcı eserlerinden biri olarak, yalnızca bir okuma deneyimi değil, aynı zamanda bir içsel keşif yolculuğu sunuyor. Halil Cibran&apos;ın bu ölümsüz eseri, hayatın anlamı, aşk, özgürlük ve varoluş üzerine düşünmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117085</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/886e47bc-88f2-4168-ae55-071884a7538e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermişin Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran’nın Ermiş kitabında kendi topraklarına dönmek üzere yola çıkan El Mustafa, Ermiş’in Bahçesi adlı eserde yuvasına ulaşır. Yokluğunda halkı ve müritleri onun bilgeliğine hasret kalmıştır. El Mustafa’nın yuvaya dönüşü, adeta ruhunun kökenlerine kavuşması ve bilgelik aşkıyla çıktığı yolculuğun nihayete erişidir. Müritlerinin; zaman, doğa, yalnızlık, yaşam, ölüm gibi konulardaki sorularını bilgeliğinin verdiği ağırbaşlılıkla ele alır. 
El Mustafa’nın kendi şehrine gelerek anne ve babasının hayattan göçtüğü bahçeye dönmesini konu edinen kitap, Cibra’nın da ölümünden iki yıl sonra yayımlandı. Fakat görülebilir ki El Mustafa’nın sözlerinde ölümün hüznü değil, aksine bilgeliğin özgürlüğü ve yaşamın idrakinin vakurluğu vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117086</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e4a6968-571f-4e6f-ad8f-f1d3decb707c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş</image:title>
            <image:caption>’Ayrılık vakti gelip çatana dek kendi derinliğini bilmez aşk’’ 
Gemisine binip on iki yıldır yaşadığı şehirden ayrılmak üzere olan El Mustafa, vedasında halkın yönettiği sorular karşısında insana ve hayat dair konuşmaya başlar. Konuştukça bilgeliği dökülür sözlerine. Aşkın hakiki doğasına, hayatı paylaşmanın gerçek anlamına, evler, giysiler, işler gibi yaşamın görüntülerine ve çalışmak, cömertlik, akıl, dostluk gibi insan faziletlerine dair derin ve bilgelikle dolu fikirleri,  Orphalese halkı ile buluşturur. 
Halil Cibran’nın ölümsüz eseri Ermiş, basımından bugüne yüzden fazla dile çevrilerek milyonlarca okuyucu ile buluştu. Yazımının üzerinden asır geçmiş olsa da kaleminden akan naif bilgelik bugünün okurların yüreklerine seslenmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117087</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6793a61-f2dc-40e7-980c-69b4313e1f6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürce Koş</image:title>
            <image:caption>AKIP GİDEN HAYATLA BİRLİKTE ÖZGÜRCE KOŞ!
&quot;Hey, sen! Baksana, hava nasıl da güzel!&quot; diye bağırır kız çocuğu telefonunun ekranına gömülmüş bir başka çocuğa… Meraklı çocuk hemen uyar bu çağrıya. Ayakkabılarını ve telefonunu geride bırakarak güneşli bir dünyanın, ıslak çimlerin ve sıcak kumların içine dalıverir. İkili bütün gün maceradan maceraya koşar ve doğanın tadını çıkarır.
Gökyüzünün altında var olmanın keyfiyle dolu bir kitap Özgürce Koş.
Ve çocuklara çok temel bir şeyi hatırlatıyor. Kapıların ve ekranların ötesinde tüm zorluklarına rağmen akıp giden hayatın ne kadar harika olabileceğini…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117088</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f5f46db-d261-4a76-bc20-fc0628e1327a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı</image:title>
            <image:caption>Geceleri güneş nereye gider? Ay neden şekil değiştirir? Yıldızlar neden hareket ediyor? Rüzgâra ve yağmura, gök gürültüsüne ve yıldırıma, sele ve kuraklığa sebep olan şey nedir? Dünya nasıl ortaya çıktı? Ben neden buradayım? Öldükten sonra bana ne olacak? 
Tanrılar, en etkili şekilde binlerce yıldır bu tür doğa olaylarına ve felsefi sorulara yanıtlar getirmektedir. Hayat yolculuğunda tanrıların sembolik ve anıtsal desteğini yanına almak yapayalnız insan için huzur ve güven verici olmuştur. Dünyanın dört bir yanındaki dinler ve mitolojiler insanları Tanrı&apos;nın veya tanrıların yarattığını öğretirken, E. Fuller Torrey bu soruya şaşırtıcı bir yanıt önererek dini inancın evrimin bir yan ürünü olup olmadığını tartışıyor. En son sinirbilim araştırmalarından yararlanarak tanrıların kökenini insan beynine yerleştiriyor. 
Başlangıçta Charles Darwin tarafından önerilen bir fikre dayanarak Torrey, tanrıların ortaya çıkışının çeşitli evrimsel faktörlerin tesadüfi bir sonucu olduğuna dair kanıtları sıralıyor. Antik kafatasları ve eserlerden beyin görüntüleme ve çocuk gelişimi araştırmalarına kadar çeşitli verileri kullanarak yeni bilişsel yeteneklerin nasıl yeni davranışlara yol açtığının izini sürüyor. Torrey giyim, sanat, çiftçilik ve kentleşme gibi arkeolojik bulguları bilişsel gelişmelerle ilişkilendirerek, tanrıların neden ortaya çıktıklarını açıklayan nörobiyolojik diziyi detaylandırıyor. Bu kitap inancı göz ardı etmiyor, aksine dini inancı beyin evriminin kaçınılmaz bir sonucu olarak sunuyor ve evrimsel sinirbilimin ışığında tanrı kavramının en gizemli detaylarına ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117089</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f25a46e-e806-40bc-96e6-b7b18b7bca9a.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Hissetme Sanatı Uygulama Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Özellikle zorlu ve korkutucu zamanlarda asıl farkı yaratan, bakış açınızdaki küçük değişikliklerdir. Bu kitap size hayatınızı bütün zenginliği ve güzelliği ile geri vermek amacıyla bu küçük değişiklikleri sağlayacak yolları sunuyor.”
  Jon Kabat-Zinn

Düşüncelerinize ve duygularınıza tepki vermenin yeni yollarını öğrenerek depresyonun, kaygının ve stresin üstesinden gelmenize yardımcı olacak bu kitap size 8 haftalık bir program sunuyor. Uzman yazarların kanıtlanmış stratejilerle oluşturdukları bu program mindfulness pratiklerini, üzerine derinlemesine düşünebileceğiz ve farkındalık kazanabileceğiniz soruları, programa katılan diğer kişilerin yorumlarını ve hikâyelerini, aynı zamanda ilerlemenizi takip etmenizi sağlayacak araçları içeriyor. Bu yolculukta günden güne, haftadan haftaya ilerlerken farkındalığınızın arttığını, kendinize şefkatle yaklaşmaya başladığınızı ve daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. 
Bu kitabı istediğiniz zaman ve istediğiniz yerde güvenilir bir yol arkadaşı, bir danışman veya bir rehber gibi kullanarak artık size hizmet etmeyen eski zihinsel, duygusal ve davranışsal alışkanlıklarınızı geride bırakacak ve hem zihninizi hem de bedeninizi özgürleştireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117090</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3be4cf9-1a0f-4d11-a4c5-06c15d488ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da Faşizmin Yurttaş Dayanakları</image:title>
            <image:caption>Gramscici bir teorik bakış açısına ve sistemli bir karşılaştırmalı yaklaşımın geliştirilmesine yaslanan Avrupa’da Faşizmin Yurttaş Dayanakları: İtalya, İspanya ve Romanya 1870-1945’te, faşist rejimlerin tıpkı kitle demokrasileri gibi zayıf ve ayrışmış sivil toplumlar yerine iyi örgütlenmiş sivil toplumlara ihtiyaç duydukları ileri sürülerek, otoriterlik hakkında genel kabul gören Tocquevilleci görüş birliğine meydan okunmaktadır. Kitapta bu yöndeki argüman ortaya atılırken, dünya savaşları arasındaki devrin en önemli üç otoriterlik örneğine odaklanılmaktadır: İtalya, İspanya ve Romanya. Bu üç örneğin hepsinde de faşizmin, gönüllü birliklerin hızla gelişmeleriyle hâkim sınıf içindeki politik partilerin zayıf bir şekilde gelişmelerinin çakışması yüzünden ortaya çıktığı ileri sürülmektedir. Kitaba göre bu durum bir hegemonya krizi yaratmıştır. Riley, bundan hareketle krizin 19. yüzyılda sivil toplumun gelişimine bağlı bulunarak aldığı özgül şeklin izini sürmektedir. 
 
“İtalya, İspanya ve Romanya’da faşizmin yükselişinin bu dâhiyane incelemesi, Tocqueville ve Gramsci’yi alışılmamış ve şaşırtıcı bir sohbetin içine sokmaktadır. Bu [kitap] sivil toplum, faşizm ve demokrasi hakkındaki düşünüş şeklinizi değiştirecektir.” 
—William Sewell, Chicago Üniversitesi 
 
“Hiç şüpheniz olmasın, bu [kitap] karşılaştırmalı faşizm [incelemelerinin] kat kat ötesindedir. Dylan Riley, sadece Tocqueville, Arendt ve Gramsci’nin mirasları üzerine yeniden düşünmek ve bunları bağdaştırmakla kalmamaktadır; Kıta Avrupa’sındaki sivil toplumun ve demokratikleşmenin asıl tarihi konusunda aklımızı başımıza getirmektedir. Bu teorik ders bugün dünyanın başka yerleri için hâlâ vahim bir şekilde geçerliymiş gibi görünmektedir.” 
—Georgi M. Derluguian, Bourdieu’s Secret Admirer in the Caucasus: A World-System Biography adlı eserin yazarı 
 
“Politik teoriyle tarihsel araştırma arasında güçlük çekmeden yol alan Dylan Riley’nin faşizmin standart yorumlarının altında [yatan] varsayımları semeresini verecek bir şekilde sorguladığı hayli özgün bir kitap. Tocquevilleci ve Gramscici kavramları yaratıcı bir şekilde kullanması etkileyici, argümanları da ikna edicidir. Faşizm incelemeleri alanında okunması şart bir [eserdir].” 
—Enzo Traverso, Ateş ve Kan Avrupa İç Savaşı: 1914-1945, adlı eserin yazarı. 
 
“Riley’nin faşizmin yurttaş dayanakları anlatısı eski sorulara yeni bir ışık tutmakla kalmayıp, aynı zamanda faşizmi anlamak için gerekli teorik parametreleri de yeniden tanımlamaktadır. Faşizm hakkında gelecekteki akıl yürütme şeklinizi değiştirecektir.” 
—Max Whyte, American Journal of Sociology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117091</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/334c8d30-0c18-4afe-8ec6-4110134c1ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nigthbane (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alex Aster’in New York Times, Wall Street Journal ve tüm dünyada çoksatan romanı Lightlark’ın baştan çıkarıcı ve aksiyon dolu serisinin ikinci kitabı. 
  Isla Crown iki güçlü hükümdarın aşkını kazanmış ve altı diyarı yüzyıllardır rahatsız eden lanetleri bozmuştur ancak çok az kişi güçlerinin gerçek kökenini bilmektedir. Ezici bir ihanetin ardından Isla, iki ayrı diyarın yeni taç giymiş lideri olarak görevlerini benimsemek yerine Lightlark’ın baştan çıkarıcı mekânlarına sık sık gitmeyi tercih ederek dikkatini dağıtmaya ihtiyacı olduğunu fark eder. Daha da kötüsü, hükümdar dostları zaferi ona sessiz sakin bir şekilde teslim etmemişlerdir ve Isla’nın çevresinde, hükümdar olmayı hak etmediğine inanan başkaları da vardır. Kesin ölüm Lightlark’a doğru koşarken ve geçmişin sırları çözülmeye başlarken, Isla bir karar vermek zorundadır: Ya halkına karşı sorumluluğunu yerine getirecek ya da en tehlikeli hainin, yani kalbinin arzularına yenik düşecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117092</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20e2736c-b999-428d-91c7-24421bda0ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Kent İmajı</image:title>
            <image:caption>Günümüzde yaşanan küresel rekabetle beraber şehirlerin imaj anlayışları da değişime uğramaktadır. Tüketicilerin istek ve talepleri sürekli değişmektedirler ve teknolojik gelişmelerle birlikte aynı fırsatı sunan şehirler farklılaşma arayışına girmektedirler. Farklılık yaratmak, şehirlerin marka imajını da etkilemektedir. Yerleşim yerleri, geçmiş dönemler boyunca imajlarını akılda kalıcı hale getirme çabası içerisinde olmuşlardır çünkü her daim müşteri, turist, yatırımcı gibi ziyaretçileri çekebilmek istemişlerdir. 
  Bu çalışma, ‘Kent İmajı’ kavramının kent markalaşması ve kent pazarlaması kavramları açısından incelenip ölçülmesi üzerinedir, kentlerin nasıl algılandığını anlamaya yönelik olarak tasarlanmıştır. Ankara’ya ilişkin davranışsal niyet üzerinde etkili olan kent imajı etkenleri belirlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117093</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7951d41b-5d48-451f-9fb5-4e9d2a6b650d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Tiyatro Oyunları</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılık, eleştirel düşünme, kendini ifade etme ve dünyaya başka pencerelerden bakma çocuklarımızın kazanmasını istediğimiz, onları hayata hazırlayan özelliklerdir. Birey olarak yaşamsal konulara dahil olma ve sözünü söyleme becerileri ise çok erken yaşlarda çeşitli yaratıcı yollarla kazandırılır. Bunlardan biri de tiyatro sanatının açtığı sonsuz yaratıcı alandır. 
 Nazlı Başaran’ın toplumsal cinsiyet, iklim değişikliği, farklı olanı kapsama ve değişime ön ayak olma gibi oldukça meydan okuyan konularda kaleme aldığı Çocuklar İçin Tiyatro Oyunları bu alanda metin arayışında olan eğitimciler ve çocuk tiyatrosu çalışmaları yapan herkes için harika bir kaynak. Başaran’ın çocuklarla yürüttüğü drama çalışmalarından doğan bu tiyatro oyunlarının çocukları keyifle ve farkındalıkla sahne ışıklarının altına davet edeceğini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117095</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fc0d019-6e83-4acc-8f1d-9ed02b42889d.jpg</image:loc>
            <image:title>Günce</image:title>
            <image:caption>John Fowles’un Günce’sinin ilk cildi, yazarın hayatına dair dokunaklı bir portre sunan ve edebi evrimini adım adım takip eden özel bir eserdir. Jonathan Cape tarafından İngiltere’de ve Alfred Knopf tarafından ABD’de 2003-2006 yılları arasında yayımlanan bu cilt, Fowles’un Oxford’daki gençlik yıllarından başlayarak 1965 yılına kadar olan dönemi kapsar. 
Fowles’un Günce’si, yazarın yaratıcı gelişimini ve edebi başarısının perde arkasındaki karmaşıklıkları anlamamıza olanak tanır. Kitap, Fowles’un Oxford’daki öğrenciliğinden, Fransa’daki üniversitede öğretim üyeliğine ve Yunan adası Spetsai’de İngilizce öğretmenliği yaparken geçirdiği döneme detaylı bir bakış sunar. Bu süre zarfında, Büyücü adlı eserinin temellerini atmaya başlar ve ilk romanı Koleksiyoncu’nun sinema uyarlaması çekilmeye başlanır. 
Fowles’un düşünce dünyası, aşk, evlilik, yaratıcılık ve başarı gibi temel temalarla derinlemesine meşguldür. Özellikle, günlüklerin sayfalarında Fowles’un kelimelerinden dökülen dürüstlük ve samimiyet, okuru yazarın düşünce dünyasına yaklaştırır. İleride eşi olacak ama tanıştıklarında evli olan Elizabeth ile yaşadığı ilişki ve evliliğe dair notlar, yazarın duygusal zenginliğini yansıtır. 
Fowles’un kendi gözlemleri ve düşünceleri, dönemin sosyal ve kültürel bağlamına ışık tutar. Edebiyat dünyasındaki yerini bulma çabaları, kitabın önemli bir temasını oluşturur. Yazarın yazma süreçlerine, fikirlerine ve içsel çatışmalarına dair bu yaklaşım, güncenin okuma deneyimini zenginleştirir. Eser günce olmasının yanı sıra henüz gelişmekte olan bir yazar ve eleştirmen, kuşbilimci ve bahçıvan, tutkulu doğa bilimci ve gezgin, sinemasever ve eski kitap koleksiyoncusu olan Fowles’u da görünür kılar. 
Bu kitap, yazarın kendi sesinden hayatı ve sanatı anlatan, okuru edebi keşfe davet eden bir eser. Yazarın edebi evrimini derinlemesine anlama fırsatı sunuyor ve Fowles’un dünyasına içten bir yolculuk vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117096</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f26a82d-495c-4289-a908-28b2b4ee7d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaiju No: 8 - 8 No’lu Canavar 3</image:title>
            <image:caption>Kafka, Savunma Birliği’nden İharu Furuhaşi’yi kurtarmak için canavara dönüşür ve insan görünümündeki canavarı yenmek için ezici bir güç kullanır. Tam son darbeyi indirmek üzereyken Savunma Birliği üyeleri tarafından fark edilir ve canavarı elinden kaçırır. Kafka amacına ulaşıp olay yerinden ayrılmak üzereyken, orada Birlik Komutan Yardımcısı Hoşina&apos;yla karşı karşıya kalır! Gürültülü macera tüm hızıyla 3. ciltte devam ediyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117097</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f3bdc4b-3163-4260-9161-59065417fb5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoriden Pratiğe Akıllı Şehirler</image:title>
            <image:caption>Bilgi ve iletişim teknolojilerinin geldiği nokta, kentsel alanda verilen hizmetler ve bireyin gündelik yaşam akışı içinde son derece kritik bir hal almış görünüyor. Akıllı şehirler sadece teknolojiyi değil, insanların huzur ve güven içinde yaşadığı fiziksel formları ve yapıları da belirleyen unsur haline geldi. Sadece teknoloji açısından değil yönetişim, politika, insan ve toplum, ekonomi, altyapı ve doğal çevre gibi kavramlarla birlikte düşünmek gereken akıllı şehir artık bütün boyutlarıyla tartışılan bir konu haline gelmiştir. Bu kadar kapsamlı bir konuyu tek bir kitapta aktarmanın sınırları elbette var, ancak bu çalışmada konu hem teorik hem de pratik açıdan ana hatlarıyla ele alınmaktadır. 
 
Elinizdeki kitapta, akıllı şehirlerin finansmanı, akıllı şehir uygulamalarında yerli üretim, sürdürülebilir kentlerde yeşil alanların önemi, akıllı şehirlerde sürdürülebilir üniversite kampüsleri, akıllı şehirler ile ilgili indeksler, akıllı şehirler ile ilgili standartlar, akıllı şehirler ve atık yönetiminin geleceği, su sektöründe enerji verimliliği, akıllı şehirlerde hava kirliliğine yönelik mobil algılama sistemleri ve sürdürülebilir binalarda iç hava kalitesine genel bakış, kentsel su kaynaklarını yönetmek için akıllı yaklaşımlar, yağmur suyu hasadı ve şehir master planları üzerine yapılmış özgün çalışmalar bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117098</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2db0b96-e024-4206-be1c-15f7e00e6cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>E-MA Çocukları</image:title>
            <image:caption>Kurallar karelere benzer.
Dört kenarı eşittir, değişmez.
Marsel bir kapsülde belli kurallara uyarak yaşamakta; her gün kapsülün içindeki Altdünya&apos;dan asansörle Üstdünya&apos;ya çıkıp macera dolu oyunlar oynamaktadır. Hayatında Üstdünya&apos;daki oyun arkadaşı Jaja&apos;dan ve kapsülün yapay zekâsı E-ma&apos;dan başka kimse yoktur.
Altdünya&apos;nın bahçesindeki çeşitli canlılarla ilgili araştırmalar yapabilen Marsel, kendi türüyle ilgili hiçbir şey bilmemektedir. Ta ki bir gün asansörün hiç açılmayan diğer kapısı açılana ve Marsel yıllardır içinde yaşadığı duvarların ardındaki gerçeği keşfedene dek.
Ödüllü yazar Dilge Güney, E-MA Çocukları&apos;nda okuru sanal gerçekliğin, yapay zekânın ve geleceğin bilinmez dünyasının içinde esrarengiz bir gezintiye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117099</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a0d516f-02d9-4a71-949b-4cbeb6e434c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kentsel Dönüşüm Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Türkiye bağlamı içinde düşündüğümüzde günümüz kentinde en sorunlu alanlardan birine odaklanıyor: Kentsel Dönüşüm. Kitap, kentsel dönüşüm süreçlerinde gerek yönetici pozisyonunda olan kurum ve kuruluşlara, gerekse alan sakinlerine fayda sağlayacak olmanın yanı sıra, toplumsal olarak sürdürülebilir bir dönüşüm için gerekli olan katılımcı yaklaşımı tartışmaya açmayı da hedefliyor. 
 
Kitapta Sarıgöl-Yenidoğan Mahalleleri üzerinden kentsel dönüşüme ilişkin birçok sorun ve toplumsallık katmanına ulaşılmaya çalışılıyor. Birinci nesil gecekondu mahallelerinin özgün niteliklerini taşıyan bu alanda 2005 yılında başlayan ve farklı kanunları dayanak alarak yürütülen süreçteki kırılmalar gözlemleniyor ve okuyucuya aktarılıyor. 
 
Saha bilgisinin yanı sıra kitapta katılımcı kentsel dönüşüme dair önemli bir literatür de sunuluyor. Alan çalışması sürecinde ise mekânsal tespitlerin yanı sıra, sürecin nasıl yönetildiğine, halkın süreçten ne yönde etkilendiğine ve katılım unsuruna ilişkin bilgilerin edinilmesinde farklı yöntemler kullanılıyor, neredeyse bütün aktörlerle görüşmeler yapılıyor. Her biri kendi içinde sorun alanlarını da üreten bu görüşmelerde karşılaşılan bu sorunların da aktarıldığı çalışma “alana dair” önemli ipuçları içeriyor. Kitap kentsel dönüşümün hikayesini alandan yola çıkarak aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117100</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c65d7e11-12dd-4f3d-9871-3ab7589f2505.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Gece III</image:title>
            <image:caption>Zamanın acı çanları onlar için çalarken kader Rozelin’i bu kez sevdiği adamın geçmişine hapseder.
 
Rozelin, sevdiği adamın kalbinden intikam hissinin yakıcı varlığını silmek için ömründen peyderpey feda etmek zorundadır.
 
Kendi zamanında ise onu bekleyen bambaşka bir sürpriz vardır.
 
Hapsolduğu geçmiş, Rozelin’in kendi zamanında yaşadıklarını alaşağı etmiştir.
 
Dostları artık azılı birer düşmana dönüşmüştür ancak aşk, hâlâ bıraktığı gibidir.
 
Beni kollarının arasına aldı ve sıkıca sarıldı.
 
 “Bana döneceğini biliyordum.” Bunu yalnızca bana değil, tüm Safornikon’a söylüyor gibiydi. Bu yüzden sözleri sustu ama gözleriyle yüzlerce kez tekrar etti.      
“Bana geri döneceğini biliyordum, sevgilim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117101</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a686cc96-9ced-4c1d-9e0f-8062da5c0db6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşlik Savaşçıları 9 - Amansız Takip</image:title>
            <image:caption>Balıkçıllar tüm kasaba halkıyla birlikte, yakın arkadaşları İngvar ve Lydia’nın nişan töreninde eğlenirken korsanlar sinsi bir saldırıyla limandaki Skandiya gemilerine zarar verirler.
 Ele geçirdikleri Erak’ın gemisi Kurt Rüzgârı ile denize açılan korsanların amacı, bölgedeki ticaret gemilerini yağmalamaktır. Ancak korsanların dikkatinden kaçan bir gemi vardır: Balıkçıl. Hal ve ekibi, onları yakalamaya yemin ederek Balıkçıl ile yola çıkarlar. Böylece Beyaz Fırtına Denizi’nde amansız bir takip başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117102</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/833d9fa9-4011-44eb-b3c5-a9faa1ff2a12.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Nasrettin Hoca Fıkraları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Tema ve Değerler 
• Değerlerimiz 
• Sabır 
• Mizah 
• Aklını Kullanma 
 Dünyaca ünlü mizah ustası Nasrettin Hoca`mızın en bilinen 
fıkralarından derlenmiştir.Okumaya yeni başlayan çocukların 
heyecanla ve kahkahalarla okuyacağı bu seri, bitişik eğik el 
yazısı ile hazırlanmıştır. 
1-Bana mı İnanıyorsun Eşeğe mi?
2-Ye Kürküm Ye
3-Ördek Çorbası
4-Eski Ayları Ne Yapıyorlar?
5-Ya Tutarsa
6-Dostlar Alışverişte Görsün
7-İpe Un Sermek
8-Çöl Kuşu
9-Uykumu Arıyorum
10-Ben Zaten İnecektim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117103</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0b48be9-49f7-473f-8174-eae8fe6c39a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgelerin Efendisi 17 - Arazan’ın Kurtları</image:title>
            <image:caption>Macera devam ediyor...
Maddie ve Will, ulu kurtların, bölgede yaşayanlara yönelik saldırılarını ve tehlikeli büyücü Arazan’ı araştırmak üzere Keltika’ya giderler.
İki Orman Muhafızı, Keltika’ya yaklaşırken sadece ulu kurtlarla değil, doğaüstü olaylarla ve varlıklarla karşılaşacaklarını anlarlar. Yerli halkın da yardımlarıyla büyücünün gizlendiği yeri bulurlar ancak Arazan, kara büyüyle öteki dünyadan amansız bir yaratığı bu dünyaya geçirmek üzeredir. Eğer Will ve Maddie, büyücüye engel olamazlarsa tüm dünya cehenneme dönüşecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117104</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/232f2087-4e5c-4ba2-852d-8a11578f31d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Quincas Suçığlığı’nın Ölümü ve Ölümü</image:title>
            <image:caption>Saygıdeğer devlet memuru Joaquim Soares de Cunha, huzurlu ve saygın hayatını, onu çok seven ailesini birdenbire terk edip bambaşka bir hayat kurar kendine. Artık dünyevi zevklere gark olmuştur ve tek kelimeyle serseri bir yaşam sürmektedir. En yakın dostları batakhane insanları, ayyaşlar, evsizler ve kaldırım gülleridir. Tek yaşam kaynağı ise elinden düşürmediği içkisi. O artık Quincas Suçığlığı’dır! Gün gelir, pislik içindeki bekâr odasında cansız bedeni bulunur. Terk ettiği “eski” ailesi istemeye istemeye bir cenaze töreni düzenler. Joaquim’in saygın anısını yeniden yaşatmaktır tek arzuları. Ancak Quincas Suçığlığı’nın “ayyaş” dostları cenazeye gelip onu tabutun içinde gülümser halde bulduklarında, ölmediğine kanaat getirip son bir parti için yanlarında sürüklerler. Saygın Joaquim Soares de Cunha ölmüş olsa bile Quincas Suçığlığı’nın bu fani dünyada son bir eğlenceye daha hakkı vardır ve yeniden ölecek olsa bile yeni hayatına layık bir biçimde ölmelidir… 
 
Yayımlandığı ilk günden (1959) beri klasikleşen, tiyatroya ve sinemaya da uyarlanan Quincas Suçığlığı’nın Ölümü ve Ölümü hacmen küçük olsa da insanı sarhoş eden anlatımı, ilk harfinden son noktasına kadar zirveden inmeyen eğlencesiyle Brezilyalı yazar Jorge Amado’nun neden büyük bir usta olduğunu tekrar tekrar gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117105</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb9cdae-03c9-49a6-87b2-8dc4434114f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Pixar Arabalar - Çıkartmalı Boyama Kitabı - Maketini Yap ve Oyna!</image:title>
            <image:caption>En renkli maceralar seni çağırıyor!
Her sayfada Arabalar Dünyası’ndan hızlı dostlarımızın eğlenceli maceraları seni bekliyor. En sevdiğin karakterleri boya, maketini yap ve rengârenk çıkartmalarla göz alıcı sayfalar yarat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117107</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e108fe48-f1a7-4244-a508-8c63d199b8ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Lol Surprise! Çıkartmalı Boyama Kitabı - Maketini Yap ve Oyna!</image:title>
            <image:caption>En renkli maceralar seni çağırıyor!
Her sayfada L.O.L SURPRISE! bebeklerinin eğlenceli maceraları seni bekliyor! En sevdiğin karakterleri boya, maketini yap ve rengârenk çıkartmalarla göz alıcı sayfalar yarat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117108</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9339b457-131a-4b5e-9e07-11709a240dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kupa Kraliçesi</image:title>
            <image:caption>1939 yılı. Paris Konservatuarı’nda öğrenci olan Jun, Çin-Japon Savaşı patlak verince Japonya’ya dönmek zorunda kalır. Sadece Fransa’yı değil, “Kupa Kraliçesi” dediği büyük aşkı Anna’yı da ardında bırakır. Savaşın sonuçları her ikisi için korkunç bir yıkım olacaktır. 
 
Yıllar sonra, Paris’te yaşayan genç viyola sanatçısı Mizuné, hiç görmediği büyük ebeveynleri Jun ile Anna’nın yaşadıklarını hatırlatan bir roman keşfeder. Bu romanda anlatılanlar onu savaşın ve insanların acımasızlığı karşısında müziğin iyileştirici gücüne doğru gizemli bir yolculuğa sürükler. 
 
Akira Mizubayashi Kupa Kraliçesi’nde 20. yüzyıl Japon tarihinin karanlık bir dönemini klasik müziğin inişli çıkışlı notaları eşliğinde resmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117109</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca2e49c9-0b9b-4cb8-ac1a-7892efca3888.jpg</image:loc>
            <image:title>Pjmasks Power Heroes Çıkartmalı Boyama Kitabı - Maketini Yap ve Oyna!</image:title>
            <image:caption>En renkli maceralar seni çağırıyor!
Her sayfada PJMASKS ekibinin heyecan dolu maceraları seni bekliyor! En sevdiğin karakterleri boya, maketini yap ve rengârenk çıkartmalarla göz alıcı sayfalar yarat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117110</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf58b64c-bc49-4d8e-bfbf-e97e6592f3ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimliler Kawaii - Çıkartmalı Boyama Kitabı - Maketini Yap ve Oyna!</image:title>
            <image:caption>En renkli maceralar seni çağırıyor!
Her sayfada Kawaii dünyasından şirin dostlarımızın eşsiz maceraları seni bekliyor! En sevdiğin karakterleri boya, maketini yap ve rengârenk çıkartmalarla göz alıcı sayfalar yarat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117112</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f70c711d-5fa2-48e2-af3c-1d3ed5bf6a0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Etiğe Giriş</image:title>
            <image:caption>Etiğe Giriş kitabı, yalnız etik dersini alan öğrenciler için değil, “Etik Nedir?” sorusuna yanıt arayan, değer ve etik konularında bilgi sahibi olmak isteyen herkes için yazılmış; kitapta günümüz etiğinin öne çıkan teorik ve pratik sorunları ele alınmıştır.   
Günümüz etiğinin görelilik-evrensellik, öznellik-nesnellik, duygu-akıl çatışması gibi bilgisel sorunlarını ele alan birinci bölümden sonra, ikinci bölümde Kant Etiği, Faydacılık, Değerler Etiği, Analitik Etik, Erdem Etiği, Kuçuradi Etiği gibi etik kuramları üzerinde durulmuş; üçüncü bölümde ise  geleneksel etiğin evrenselcilik iddialarını eleştiren ya da onları insanmerkezci bulan kimi etik görüşlere yer verilmiştir. 
Kitabın son bölümünde ise ırkçılık, şiddet, yoksulluk, ekolojik sorunlar, feminizm, mültecilik gibi günümüz pratik etik sorunları ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117113</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dff37bc-8741-4711-97e7-099034507eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Üzerine Diyalog / Emmanuel Laurentin ile Söyleşiler</image:title>
            <image:caption>Tarih Üzerine Diyalog Fransa’da Fernand Braudel ve Marc Bloch’un kurduğu “Annales” okulunun yetiştirdiği, Fransa tarihinin iki önemli ismi olan Jacques Le Goff ile Jean-Pierre Vernant’ın 2004 yılında Emmanuel Laurentin eşliğinde France Culture radyosu için yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Ortaçağ uzmanı Le Goff ile Eski Yunan uz­manı Vernant yetiştikleri dönemi, hocalarını, tarihe olan bakış açılarını anlatıyorlar. 
 
“Söyleşinin hiç kuşkusuz en şaşırtıcı yanı, bu iki tarihçinin içinde yetiştikleri toplum­sal bağlama hissettikleri borcu teslim etme tarzları: Jacques Le Goff ortaya gözü pek varsayımlar atmasına imkân tanıyan 60’lı ve 70’li yılların canlı ve verimli ku­rumlarına şükran duyuyor; Jean-Pierre Vernant ise Yunan kenti üzerine yürüttüğü araştırmaların Komünist Parti’den kopuşuna çok şey borçlu olduğunu kabul ediyor.” 
Emmanuel Laurentin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117114</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39df2e73-92cb-4313-932e-bd081f8eed22.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Eylem: Bir Var Olma Biçimi</image:title>
            <image:caption>YILIN EN İYİ KURGU DIŞI KİTABI ÖDÜLÜ FİNALİSTİ – GOODREADS 
YILIN EN İYİ KİTABI FİNALİSTİ – WATERSTONES ve BARNES&amp;NOBLE 
 
 
&quot;Genel geçer anlamda sanat yapıp yapmadığımıza bakmaksızın hepimiz birer sanatçı olarak yaşıyoruz. Verileri algılıyor, süzgeçten geçiriyor, ardından bu bilgi setinden yola çıkarak kendimiz ve başkaları için bir deneyim oluşturuyoruz. Farkında olalım ya da olmayalım, sadece hayatta olduğumuz için bile süregiden yaratma sürecinin aktif katılımcılarıyız. Sanatçı gibi yaşamak dünyada bir varoluş biçimidir. Bir algılayış ve farkındalık şeklidir.&quot; 
 
Yaratıcı Eylem, yaratıcılığın yaşamımızda kapladığı alanı nasıl genişletebileceğimizi gösteren ışıltılı ve ilham verici bir kitap. 
 
“Rick Rubin dâhi yaratıcı dediğimiz şeyin bire bir karşılığı ve sanırım bu, bugüne kadar yaratıcılık üstüne okuduğum en ilham verici kitap.” –Matt Haig 
 
Rick Rubin müzik dünyasının sınırlarını zorlayan, Time’ın “Dünyanın En Etkili 100 Kişisi” listesine girmiş bir vizyoner. İnsanları yıllarca kendilerini aşmaya teşvik etmiş, Red Hot Chili Peppers, Johnny Cash, Slayer, Jay Z ve Adele gibi pek çok efsanenin, efsanevi müzik yapımcısı. 
 
Çoğu müzik yapımcısı kendine has sounduyla tanınırken Rick Rubin birlikte çalıştığı sanatçılar için kendilerini aşabilecekleri bir alan yaratmasıyla meşhur: Doğuştan gelen özgür ruhlarıyla, beklentilerle ehlileştirilmemiş saf benlikleriyle yeniden temasa geçebilecekleri bir alan. Bu kitap, Rubin&apos;in aynı alanı bizler için oluşturma girişimi. Çünkü ona göre yaratıcılık doğuştan gelen bir hak ve hepimize mahsus. Yeter ki gereken öz farkındalığı geliştirebilelim, dışarıdan nasıl algılandığımızı bir tarafa bırakıp, doğrudan iç dünyamızla uyumlanabilelim. 
 
Yaratıcı Eylem, sanatçının yolunu herkesin izleyebileceği bir rota olarak aydınlatan; yaratıcı sürecin sadece başarı hikâyelerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda zorluklar ve cesur hatalardan geçtiğini gösteren bir rehber. Rubin bir ömür boyu süren çalışmalarından edindiği bilgeliği damıtıp, yaratma gücünü hepimiz için daha erişilebilir kılıyor. 
 
“İster müşterisiyle iletişim kurmakta zorlanan biri olsun ister iş yetiştirmeye çalışan bir sevdiğiniz, Yaratıcı Eylem, teşvik edici o kıvılcıma ihtiyaç duyan herkes için sorunlara yeni bir bakış açısıyla yaklaşmaya yardımcı olacak, güçlü bir kitap.” –Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117115</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a016c62-0857-4ef1-a79d-f44643cbc64c.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Oyun</image:title>
            <image:caption>Hollanda’da yaşayan, Tiyatro Rast’ın kurucusu, burada çok sayıda oyun yazarak, sahnelemiş; yapıtlarıyla Amsterdam sanat çevrelerinin beğenisini kazanmış olan Şaban Ol bu ilk romanında, çizmiş olduğu epik çerçeve içinde hayallerin gerçekle olan ilişkilerini sağlam bir örgüyle işleyerek okuru sürekli yükselen heyecanlı labirentlerde dolaştırıyor. 
 
Bu yolculukta okur/seyirci; ‘bir tiyatro oyununu 157 kez seyretme’ metaforunun peşine takılarak, başlarının üstüne dikilmiş sürrealist olguları ayaklarının üzerine oturtarak -kimi zaman da oturtmayarak- absürd sahnelere dalar. Artık okur/seyircinin gözünde, ucu bucağı belirsiz, her yere uzanan karmaşık, kaotik, alaca renklerin birbirine girdiği, her an değişen, neredeyse iliklerimize kadar işleyen, okurken/seyrederken bizi alıp götüren  Kafkaesk bir tablo vardır.  
 
Yazar bu tabloya vurduğu fırça darbeleriyle Türkiye’nin toplumsal tarihini, sosyo-ekonomik yapısını, sisteminin eleştirisini de ihmal etmez.  Bunu çok katmanlı, hayal ile gerçek arasında dolaşan kahramanlarıyla yaptığında, biçimlendirdiği ‘teatral’ dil, heyecan sarmalını daha da yukarı çekecek, böylelikle okur/seyirci her an tetikte durarak sayfaları çevirecek, sahneleri seyredecektir. 
Şaban Ol’un bu ilk romanı okurları, seyircileri gibi heyecanlandırıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117116</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8a736fc-57bf-4ba2-86d5-1aed374e2fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Adamlar</image:title>
            <image:caption>Wilfred Barclay kariyeri boyunca şöhreti, başarıyı ve serveti tatmış bir İngiliz yazardır. Artık yaşı ilerlemiş, evliliği çökmüş, içkiye düşkünlüğü alkolizmin sınırlarında gezinmeye başlamıştır. Hayatındaki bu krizler yetmiyormuş gibi, bir de biyografisini kaleme almak isteyen Amerikalı akademisyen Rick Tucker’ın tacizleriyle uğraşmak zorunda kalır. Tucker, Barclay’nin kendisini resmi biyografi yazarı tayin etmesi talebinde ısrarlıdır. Üstelik yazarın ölümünden sonra bir kâğıt yığını halinde duran anı ve mektuplarının kontrolünün de kendisinde olmasını talep etmektedir. Tucker kariyerini ve geleceğini bağladığı bu projeyi hayata geçirmek için her yolu denemekten çekinmez. Barclay Avrupa’ya kaçarak izini kaybettirmeye çalışırken, Tucker’ın da peşine düşmesiyle bir kovalamaca oyunu başlar. Golding’in olgun bir yazarla onu saplantı haline getirmiş genç akademisyen arasındaki gerilimli ilişkiyi hicvettiği 1984 tarihli bu romanı, sürprizli finaliyle de dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117117</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5859982-0cf3-4c34-a192-0a8831520cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Sazlık</image:title>
            <image:caption>Hayal gücüne kim sınır koyabilir? 
Bazen sen taşırsın ot demetini, bazen ot demeti uçurur seni. 
Uçan Sazlık Gürsel Korat’ın kelimelerini Eren Caner Polat’ın resimleriyle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117118</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59d9d287-258c-409f-a1a9-9ce74e374b8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Kuşları</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil edebiyatının başlangıcından bugüne, belki de en öne çıkan süreğen özelliği: Meydan okuyuculuk! Dil yapılarına, yerleşik değerlere, kurulup berkitilen sırça dünyalara ve edebiyatın kurumsallaşmasına karşı, yalınkılıç bir meydan okuma. Öne çıkan bu özelliği, Leylâ Erbil’in düşünsel kimliğini de merak ettiriyor okuruna. Bu merakın dolaysız karşılığı, önümüze yeni tartışma ufukları açan düşünce yazılarını bir araya getirdiği Zihin Kuşları’nda bulunacaktır. ‘Zihin kuşları’ nereye uçuyor, nereye konuyor? Bu kitap boyunca onları takip ediyorsunuz, kanat çırpıntılarını duyuyorsunuz; ama bir uçuş programı, bir rota çıkarmak isterseniz yaya kalıyorsunuz. Neden böyle? Çünkü Erbil, denemeleriyle bizi bir şemaya, bir sisteme bağlamayı amaçlamış değil. Tersine, kuşlara serbestçe uçup konsunlar diye ufkumuzda yer açalım istemiş olmalı.” 
                                                                                                                                                                            Füsun Akatlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117119</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e530e18-0157-4b41-8f88-bae68dab6378.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçdışının Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Freud ve psikanaliz öncesi bilinçdışı çok farklı bağlamlarda düşünülmüştür. Özellikle 19. yüzyıl Alman felsefesi içinde bu kavram çok güncel olmakla birlikte Schopenhauer ve Nietzsche gibi filozoflarda isteme, güç istemi, beden ve dürtülerle bağlantılı olarak düşünülür. Bu filozoflar her ne kadar “bilinçdışı” kavramını merkeze alan bir tartışma ortaya koymamış olsa da ele aldıkları birçok konuda bu kavrama göndermede bulunurlar. Örneğin bilinçli düşünmenin otonom bir yapısı olmadığını iddia ettiklerinde, bedensel ve fizyolojik süreçlerin düşünce ve davranışlarımız üzerindeki etkilerine değindiklerinde, sanatsal yaratıcılığın kaynağına ışık tuttuklarında ya da insan davranışlarının kendini kandırma ve manipüle etmeyi de içeren özellikler taşıdığına vurgu yaptıklarında bilinçdışı kavramına işaret ederler. Dolayısıyla bilinçdışı söz konusu filozoflarda hep göz önünde bulundurulan bir kavram olmuştur. 
Bu çalışma iki anlamda bir köprü vazifesi görüyor. Hem bilinç ve bilinçdışı arasında hem de felsefe ve psikoloji arasında geçişi kolaylaştıracak bir materyal sunuyor. Iraz Yaşar bilinçdışı üzerine bir felsefe tarihi çalışması yaparak hem felsefedeki bir boşluğu dolduruyor hem de psikolojinin felsefi derinliğine inmek isteyenler için bir merdiven sağlıyor. Yaşar, felsefe alanında kalarak yazdığı bu eserde günümüze kadar gölgede kalmış bir kavram olan bilinçdışını sistemli bir biçimde ele alıyor. Freud’la parlayan bilinçdışının Freud’a etki eden ve ona ilham kaynağı olan Schopenhauer ve Nietzsche’deki yansımalarını felsefenin anlaşılması zor bir disiplin olduğu mitini yıkarcasına yalın ve berrak bir dille ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117120</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dff34dc8-8c62-40bc-93b8-08815950024d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Teori</image:title>
            <image:caption>Geride bıraktığımız yirminci yüzyıl, bizlere, bütün kurumlarıyla parçalanmış bir miras bıraktı. Bu parçalanmışlık halini insanlığın geleceğe yönelik umutlarını yeşertecek şekilde yeniden toparlamak Eleştirel Teorinin başat ereği olmuştur. Peki bu nasıl mümkün olacaktır? Hölderlin’in “tehlikenin olduğu yerde koruyucu güç de serpilip gelişir” sözünde ipuçlarını bulduğumuz bu sorunun cevabı, kuşatıcı anlamını, eleştirel teorinin toplumsal kurumları kılı kırk yarar biçimde ele alan ve sorgulayan düşünürlerinde kazandı.
 Eleştirel Teori düşünürleri, “mevcut koşullar ve kurumlardan mantıksal çıkarımlar yaparak yıkıcı çatışmaları azaltacak, özgürlük alanının genişlemesini, kaynakların daha ussal ve adil kullanımını/dağılımını sağlayacak ve insani gelişimi daha yüksek bir aşamaya taşıyacak temel kurumsal değişimlerin” neler olabileceği sorusuyla “koruyucu güçler”i açığa çıkarmaya çalıştılar. Okur, bu kitaptaki her bir bölümde bu açığa çıkarma sürecine yönelik çabayı bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117121</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adbf1fe2-9472-4567-afd0-59981f7fc4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Senelerce Senelerce Evveldi</image:title>
            <image:caption>Yazar, Edgar Allan Poe tutkunu bir (kara)kter kurgulamak istiyordu; üç dört sayfa sonra romanın dışına çıkıp diğer karakterleri kukla gibi oynatsın... Oysa o yazarı da yönetmeye kalkışınca bir düello kaçınılmazdı. Romanın anlatıcısı, İstanbul’dan Buenos Aires’e uzanan hüzünlü bir aşk hikâyesini dinlerken sanki spiral biçiminde bir merdivenin basamakları ona doğru yaklaşıyordu. Yol biterken karşısına bir soru çıkacaktı; göz göremeden gönül sever mi ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117123</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14a2ff5-331a-4f62-88d0-d351c314a11c.jpg</image:loc>
            <image:title>Evie ve Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Evie hayvanlarla konuştuğunda hayvanlar Evie’ye yanıt veriyor… 
 
On bir yaşındaki Evie’nin çok özel bir yeteneği var: Süper bir yetenek.Evie hayvanların düşüncelerini duyabiliyor.Evie bu yeteneğini bir sır olarak saklayacağına dair babasına söz verir ama şeytani bir evcil hayvan hırsızı çoktan harekete geçmiştir… 
 
“Kesinlikle muhteşem” CBBC 
“İnanılmaz” Blue Peter 
“Mükemmel bir mutluluk paketi” Olivia Colman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117125</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a464d9c4-d33e-451a-ab59-b70e4bac88be.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal ve Çeviri : Kültürlerarası Köprü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1 GİRİŞ 
 
BÖLÜM 2 MASAL 
 
BÖLÜM 3 CHARLES PERRAULT MASALLARI VE ÇEVİRİLERİ ÜZERİNE 
 
BÖLÜM 4 ÇEVİRİBİLİM 
 
BÖLÜM 5 BULGULAR VE YORUM 
 
BÖLÜM 6 ARAŞTIRMANIN SONUCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117126</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cd10e10-e8a4-452f-bfee-55445f408239.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Basınç Ve Isı Ortamlarında Egzersiz</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM I YÜKSEK İRTİFA 
 
BÖLÜM II SU ALTI DALIŞ FİZYOLOJİSİ 
 
BÖLÜM III SICAK ve SOĞUK ORTAMDA EGZERSİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117127</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f418db4e-b46c-4dee-babf-2a08e2d41e64.jpg</image:loc>
            <image:title>A Reconsideration Of Ottoman Women’s Position In Pious Endowments</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         CHAPTER I INTRODUCTION 
 
·         CHAPTER II WOMEN AND WAQF :STATISTICAL ANALYSIS 
 
·         CHAPTER III WOMEN AND WAQF IN THE TOPHANE COURT 
 
·         CHAPTER IV CASH WAQF IN TOPHANE COURT RECORDS: AN EXPLORATION WITH FOCUS ON WOMEN 
 
·         CHAPTER V WAQF AND WOMEN IN THE COURT: LEGAL PROCEEDINGS 
 
·         CHAPTER VI CONCLUSION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117128</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02698015-573a-4d5a-becb-e302f025fc3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Annenin Anıları</image:title>
            <image:caption>Her gün düşüyor üzerimizden bir yaprak, 
Çekiyor bizi bu toprak, 
Kimbilir kaç günü kaldı ömrümüzün, 
Çok yakındır oraya varmak 
Gideceğin yeri düşün her şeyi bırak, 
Nedir bu ihtiras bunu inat, 
Her şeyi oluruna bırak, 
Durmadan ibadetini yap, 
Bu dünya fanidir, bu dünya geçicidir. 
Dönde bir arkana bak, 
Gidenler ne getirdi beyaz bir çarşaf, 
Oda çürüdü oldu toprak..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117129</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d7ac37c-e07c-4467-8e3c-7f5c80283e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmet Uygulamalarında İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>Hayatta kalabilmek üzere bir arada yaşayan insanlar, farklı sosyal örgütlenme biçimleriyle süreklilik sağlamayı hedeflemişlerdir. Böyle bir süreklilik dizgesinde, yalın toplumdan tarım toplumuna, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişte, farklı gelişim aşamalarını tecrübe eden insanlık, değişim ve dönüşüme uyum sağlarken, tarihe de derin izler bırakmıştır. Eric Hobsbawm’ın “aşırılıklar çağı” olarak nitelendirdiği 20. yüzyıl da işte böyle bir yüzyıldır. Bu yüzyılda insanlık bir taraftan tüm dünyayı yıkıma sürükleyen iki dünya savaşını, emperyalizmi, ırkçılığı tecrübe edip, şiddetin sıradanlığına tanıklık ederken, diğer taraftan değişen sosyal, ekonomik ve politik koşullar pek çok sosyal sorunu da beraberinde getirmiştir. Sanayi Devrimi’yle ivme kazanan ve yeni dünya düzeniyle yelpazesi genişleyen bu sorunlar, bireyin toplumsal hayata sağlıklı katılımını imkânsız hale getirirken, farklı nedenlerle derin bir eşitsizliğe maruz kalmasına da neden olmuştur. Bütün bu olumsuzlukları bertaraf edecek, ideal düzlemde yaşanılır bir toplum yaratacak, bir nevi reçete niteliğindeki kavram ise insan haklarıdır. 
Bugün tüm insanlığın ortak değeri olarak kabul edilen, hak, adalet, eşitlik ve özgürlük kavramlarının ürünü olan insan hakları, insanca yaşamın temelini oluşturmaktadır. Kendisini hak, eşitlik, özgürlük ve adalet kavramları ile tanımlayan sosyal hizmetin insan hakları ile olan ilişkisi de buradan gelmektedir. Özellikle dezavantajlı gruplar başta olmak üzere toplumun tüm bireylerinin iyilik halini hedefleyen sosyal hizmet, insanca yaşam koşullarının oluşturulmasını amaç edinirken, insan haklarının gerçek hayatta uygulanmasını da sağlamaktadır. Buradan hareketle bu kitap sosyal hizmet uzmanlarının farklı çalışma alanlarının insan hakları ile bağlantısını kurarak, sosyal hizmet uygulamalarının insan hakları temelini oluşturmayı hedeflemektedir. 

İnsanı Temel Alan Bir “Meta-Anlatı”: İnsan Hakları  Ferzan Durul • İnsan Hakları Temelli Sosyal Hizmet  Hüseyin Zahid Kara • Hasta Hakları Ve Sosyal Hizmet  Hülya Yıldız  • Çocuk Hakları Ve Sosyal Hizmet Şeyma Karakaya • Çalışan Hakları Ve Sosyal Hizmet Umut Solmaz • Yaşlı Hakları Ve Sosyal Hizmet Taner Artan, Aylin Arıcı, Yelda Yılmaz • Göçmen Hakları Ve Sosyal Hizmet  Eymen Ekmen, Kübra Ekmen • Engelli Hakları Ve Sosyal Hizmet Yusuf Genç, Zeynep Atalay • Kadın Hakları Ve Sosyal Hizmet Hürü Akalın Solmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117130</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/711b544a-666e-42c5-83af-1b861b914d25.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Zabit Makinistler Gedikli Uçmanlar Astsubay Pilotlar</image:title>
            <image:caption>Hava Kuvvetlerinin kuruluş yıllarında ve Cumhuriyet’in ilan edilmesinden sonraki yıllarda Türk Hava Kuvvetlerinde eksikliğini çok hissedilen ve yetiştirilmesi için çok çaba sarf edilen tayyare makinistliği ve pilot açığının kapatılması konusunda büyük girişimler yapılmıştır. Bu çalışmada 1925 yılında ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öngörüsü ve emirleri doğrultusunda kurulan Türk Tayyare Cemiyeti (T.Ta.C.), 1935 yılındaki 6. Büyük Kongresinde adı Türk Hava Kurumu (THK) olarak değiştirilen sivil toplum örgütü statüsündeki derneğin, Tayyare Makinisti ve Pilot yetiştirilmedeki başarılı çalışmalarının gün yüzüne çıkartılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117131</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/657f9907-9f14-433c-878c-bd0fc98780fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Bütün dünyada en çok okunan edebiyat eserleri arasında yer alan Küçük Prens, hem çocuklar hem de yetişkinler için bir başucu kitabı. Uçağı arızalandıktan sonra Sahra Çölü’ne zorunlu iniş yapan pilot, daha önce gördüğü hiç kimseye benzemeyen Küçük Prens’le karşılaşır. Pilotla Küçük Prens arasındaki sohbet bir yandan çocukların gözünden yetişkinlerin dünyasını yansıtırken, öte yandan Küçük Prens’in bir çocuktan beklenmeyecek olgunluktaki karakterini, zekice gözlemlerini ortaya koyar. Çocukların ve yetişkinlerin dünyasına aynı anda hitap edebilmesiyle sıradışı bir edebiyat eseri olan Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry’nin çizimleriyle aynı zamanda görsel bir ziyafet sunuyor. “Küçük Prens, bizi yalnızlığımızdan kurtaran ve dünyanın büyük gizemlerini anlamamıza yol açan büyük bir şairin mesajı.” Martın Heidegger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117133</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d15b077-243c-4270-8bf1-1c3cd90f2987.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşların Anlattığı</image:title>
            <image:caption>Taşların Anlattığı, bir ailenin Fransa’nın ücra bir köyündeki sessiz sakin hayatının ansızın nasıl dönüştüğünü anlatan dokunaklı bir kitap. Tombul yanaklı, kara gözlü, tatlı mı tatlı bir bebeğin doğumu nasıl olur da aile trajedisine dönüşür? Çocuklarının gözlerinin önünden koskocaman bir portakalı geçirip de hiçbir tepki alamayan anne ve babanın, gittikleri doktordan onun hiç gelişmeyeceğini, göremeyeceğini, yürüyemeyeceğini ve muhtemelen birkaç sene içinde öleceğini öğrenmesiyle başlıyor her şey. Ailenin ilk iki çocuğunun hayatı da bu engelli bebeğin gelişiyle sarsılıyor. Ağabey bebeği sahiplenip bağrına basıyor, asla onsuz yapamıyor; kız kardeşin bebeğe karşı hissettiği öfke ve nefretse giderek büyüyor. Bu uyumsuz çocuğun ölümünden sonra dünyaya gelen yeni bir çocuk, yıllar içinde yıpranan aileyi tekrar bir araya getirmeye çalışıyor. Ve evin duvarlarındaki, avlusundaki taşlar tanık oluyor tüm yaşananlara. 
Clara Dupont-Monod’nun yazarlığındaki ustalık, çok trajik durumları hiç romantize etmeden, sakin sakin, duyguları sömürmeden anlatabilmesinde saklı.
“Şiirsel, şefkatli, narin; Taşların Anlattığı hem trajik hem de ışıl ışıl bir kitap. Hayata muhteşem bir övgü.” Le Figaro</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117135</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c84fc1-294c-41cd-bb4c-102e99cd96f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cavit Çağlar Fırtınalı Bir Yaşamöyküsü</image:title>
            <image:caption>Cavit Çağlar, 1950’de henüz 5 yaşındayken, annesi ve babasıyla birlikte hangi ülkedeki çete savaşlarından kaçıp Anavatan Türkiye’ye sığındı? 
 
1958’de ortaokul öğrencisiyken, dönemin Başbakanı Adnan Menderes’e yazdığı mektup, ailesinin hayatına neler kazandırdı? 
 
Çocukluk yıllarında Akhisar’da yaptığı eczane ve benzin istasyonu çıraklığından, 7. Demirel Hükûmeti’nde Devlet Bakanlığı’na nasıl yükseldi? 
 
1997’de kurduğu, Türkiye’nin 24 saat yayın yapan uluslararası ölçekli ilk haber televizyon kanalı NTV, yayınının birinci ayında nasıl izlenme rekoru kırdı? 
 
...Ve 2015 yılında bir Rus askerî uçağının Türkiye-Suriye sınırında düşürülmesi üzerine, ülkemizle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkilerini askıya alan yaklaşık bin yıllık kuzey komşumuz Rusya ile Türkiye’yi nasıl barıştırdı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117136</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ddce1a6-a03f-402f-ab1a-2a50cb4ebb8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu An Saat Kaç?</image:title>
            <image:caption>&quot;Meksika kolasının farkı neydi bilmiyordum ama sordum. Türkiye’deki kolaya en çok benzeyen tat buymuş, diğerleri çok şekerliymiş, o yüzden özellikle onu seviyormuş. Böyle arabanın içinde kolaları içerken birden aklıma geldi, &apos;Namazı kıldıran adamın numarası var mı ki?&apos; diye sordum. Emin Abi’nin âdemelması iniyordu aşağıya, rengi sapsarıydı, kola bazen zor içiliyor hani, zorla yutkundu. &apos;Onlar şirket lan, her camide vardır,&apos; dedi ama sesi kolalı kolalı geğirir gibi çıktı.&quot; Halil Yörükoğlu, Şu An Saat Kaç?’ta, göçmenlerin nedense hep esmer olduğu, Rocky Balboa’nın yaşadığı rivayet edilen o meşhur ülkeye, Amerika’ya göç edenlerin, daha iyi bir hayat kurma umuduyla buradan gidenlerin acı-tatlı hikâyelerini anlatıyor... Beyaz yakalılar, mavi yakalılar, her işi yaparımcılar, oturma izni kovalayanlar, vatandaşlık alanlar, alamayanlar, arafta kalanlar, ne yapacağını bilemeyenler, içindeki özlemi dindiremeyenler, kendini hiçbir yere ait hissetmeyenler; aslında bu öyküler hepimizin öyküleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117137</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/652ca71f-fbda-4bdc-8925-5765cd9bc83b.jpg</image:loc>
            <image:title>2010: İkinci Uzay Destanı</image:title>
            <image:caption>“Galakside cesur bir gezinti ve 2001: Bir Uzay Destanı’na layık bir devam kitabı.” —Carl Sagan 
 
Arthur C. Clarke, bilimi edebiyatla eşsizce birleştiren, bilimkurgunun üç büyük usta­sından biri. İnsanın evrimini, yapay zekânın gelişimini ve uzay yolculuğunu konu edinen 2001: Bir Uzay Destanı’nın büyüleyici de­vam kitabı 2010: İkinci Uzay Destanı ise ga­laksinin derinliklerine gizemli bir yolculuk. 
 
Jüpiter ve monoliti çevreleyen gizemli olay­dan yıllar sonra Sovyet ve Amerikalı astro­notlar insanlığı temelden değiştirebilecek potansiyel cevaplar aramak üzere, Jüpiter’in uydularına ve Discovery’ye doğru yeni bir yolculuğa çıkarlar. Görevleri: monolitlerin bilmecesini çözmek ve HAL’ı mürettebatı öl­dürmeye sürükleyen koşulları anlamak. 
 
Çinli bir keşif ekibi de aynı hedefe yöne­lir ve kurtarma görevini, Discovery’nin Jüpiter’in yörüngesindeki esrarengiz mo­nolit hakkında sahip olabileceği değerli bilgileri ele geçirmek için çılgınca bir yarışa dönüştürür. 
 
Bu arada, bir zamanlar Dave Bowman ola­rak bilinen varlık –monolitin gizemini çözen tek insan– hayati bir görev için Dünya’ya doğru yola çıkar. 
 
2010: İkinci Uzay Destanı, kozmik gizem­lerin ve insanın bitmeyen bilgi arayışının öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117138</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0562963-607d-4f78-b54d-5a5a58a2bd48.jpg</image:loc>
            <image:title>Kars Kalesi ve Kızıl Bayrak</image:title>
            <image:caption>“Komünistler Kars kalesine kızıl bayrak çektiler.” Bu efsane, 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde ve sonrasında, “komünizm tehlikesi”nin ülke çapındaki simgelerinden biri olmuştur. Kars kalesine kızıl bayrak çekildiği yoktu, fakat Kars Türkiye’de devrimci sosyalist hareketin en güçlü olduğu yerlerden biriydi. Buna karşılık, bu Kars deneyiminin hikâyesi hemen hiç anlatılmamıştır.
Emin Karaosmanoğlu, 1970’ler Karsı’nda anti-faşist mücadelenin başını çekenlerden Hasan Alıcı’yla söyleşisinde, bu açığı kapatmaya dönük önemli bir adım atıyor. Kars Kalesi ve Kızıl Bayrak, 1970’ler Karsı’na dair canlı tablolar çizerken, dönemin sol hareketinin cesur bir muhasebesini de yapıyor. Meşruiyet kazanarak kitleselleşmenin etkileyici başarıları yanında, “acemilikleri”, farkındalık eksikliklerini de göz ardı etmiyor. 12 Eylül rejimi altındaki hapishane deneyimi ve bu arada tarih değerde bir işkence belgesi de yer alıyor bu anlatıda.
“İşçi, esnaf, memur, geniş köylü kitlelerinin çıkarlarını koruma ve diğer hak mücadelelerinde şikâyet mekanizmaları bile değişmişti. Yaşamsal sorunlar devlete gitmiyor, çözümler mahkemelerde aranmıyordu. Çoğu esnaf, memur, köylü sorunları için bile derneklere ve sol örgütlere gidiyorlardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117139</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cba9a946-7ec5-409f-a187-01c7d26ce50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalgıcı Kediler</image:title>
            <image:caption>“Hayatın sürprizleri, oluşturdu çalgıcı kedileri…” 
 
İspanya’da yaşayan Prenses, dans etmeye ve şarkı söylemeye bayılan çok mutlu bir kediydi. Bir gün, birlikte İstanbul’a geldiği sahibinden ayrı düşünce, İstiklal Caddesi’nin sokaklarında bambaşka bir hayata adım attı. 
 
Prenses ve sokakta tanışıp arkadaş olduğu Paşa, Cimcime, Şaşkın, Samba; ortak bir hayal için bir araya geldiler. Ünlü bir müzik grubu kuracaklar, şarkılarıyla herkesi hayran bırakacaklar ve müzik yaparak hem kendilerinin hem de diğer sokak hayvanlarının ihtiyaçlarını karşılayacaklardı! Hedefe giden zorlu ve sürprizlerle dolu bu yolda, bakalım çalgıcı kedilerin başlarına neler gelecekti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117140</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b31853e6-b6cc-4db4-9530-853733a01fe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bilgiçlik Taslayan Adamlar</image:title>
            <image:caption>“Kadının adı sessizlik. Erkeğinki iktidar. Kadının adı yoksulluk. Erkeğinki zenginlik. ‘Kadının’ diyoruz da, ona ait olan bir şey var mı gerçekten? Erkek ise her şeyin kendisine ait olduğunu iddia ediyor, kadın da dahil. İzin almadan ve bir bedel ödemek zorunda kalmadan kadına sahip olabileceğine inanıyor. Bu çok eski bir hikâye, yine de son yıllarda hikâyenin sonu değişmeye başladı… Ezber bozuldukça, değişmez sanılan düşünce kalıpları temelden sarsılıyor.” 
 
 
Rebecca Solnit Bana Bilgiçlik Taslayan Adamlar kitabında kadim bir hikâyeyi incelikli ve bir o kadar da öfkesini kuşanmış üslubuyla anlatıyor bizlere. Hayatın birçok alanında kadınların nasıl susturulduğunu, ezildiğini, taciz ve tecavüze uğradığını, öldürüldüğünü gerçek hikâyeler üzerinden aktarırken bu karanlık tabloyu üreten sistem çarklarını gözler önüne seriyor. 
 
Solnit sarsıcı gerçekleri ortaya koymakla yetinmiyor, kadınların güven içinde yaşayabildiği, eşit, özgür bir dünya hayalini gerçek kılma yolunda umut da veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117141</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41365ed3-38cf-4f83-87b3-0e01b38bd0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Around The World in Eighty Days</image:title>
            <image:caption>Embark on a whirlwind adventure with Phileas Fogg and his loyal companion, Passepartout, as they accept a daring challenge: to travel around the world in a mere eighty days. From the opulent streets of London to the mystic temples of India, from the vast expanses of the American frontier to the perilous waters of the Pacific, Fogg and Passepartout encounter a myriad of obstacles, adversaries, and unexpected allies.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117143</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f308c2-268d-4638-9d45-3cc93b336fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>The Extraordinary Adventures of Arsene Lupin</image:title>
            <image:caption>Known for his brilliant intellect and masterful disguises, Arséne Lupin navigates a series of daring heists and ingenious schemes, all while staying one step ahead of the law. As Lupin outwits his adversaries with charm and finesse, the lines between hero and antihero blur, leaving you captivated by the charismatic exploits of one of literature’s most enigmatic characters.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117144</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69e8da89-da01-41dc-a065-e1efe32c5c6b.jpg</image:loc>
            <image:title>A Journey to the Centre of the Earth</image:title>
            <image:caption>Delve into the depths of the Earth on an extraordinary expedition filled with mystery, danger, and discovery alongside Professor Otto Lidenbrock, his adventurous nephew Axel, and their steadfast guide Hans. Fueled by curiosity and a thirst for discovery, they traverse mysterious tunnels, encounter prehistoric creatures, and brave unimaginable dangers. As they delve deeper into the Earth’s layers, they uncover secrets that challenge their perceptions of the world above.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117145</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b76bbb-6e50-4cbe-bdee-eb0c61601515.jpg</image:loc>
            <image:title>Dubliners</image:title>
            <image:caption>“Dubliners” offer a captivating glimpse into the everyday lives of Dublin’s residents in the early 20th century. In this collection of short stories, Joyce skillfully explores the hopes, struggles, and dreams of ordinary people, creating a rich tapestry of human experiences. From the challenges of relationships to the impact of societal expectations, each story provides a nuanced and relatable perspective.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117146</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/187cbe82-4bc2-461b-abf3-a86ad0da8de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ego Contra Mundum - Bir Yüksel Arslan Metaforu</image:title>
            <image:caption>... merkezinde Yüksel Arslan’ın ve “Arture”lerin olduğu, egosantrik 
nitelikli ama Öteki Ben’lerle temas edildiği an geçişim sağlayan plastik- 
ontolojik-görsel kozmosun döngüselliğinde yazılmış bu metin, Yüksel 
Arslan’la aynı güneşin altında olmanın gönenci, sevinci, coşkusu, 
heyecanıyla üretilmiş uzak bir “Merhaba!”nın özetidir. Yazılanlar, 
yazılmış olanlar, ancak ve ancak yazılamayanın kefareti olabilir... 
 
İnsan’ın imkân dairesinde söylenmiş söz’ün yoğunluğu, 
söylenmesi olası söz’den her daim azdır. Yani büyük bir yalandır; 
güneş altında söylenmedik söz’ün kalmadığı! Hele de Yüksel Arslan gibi 
bakan, gören, gördüğünü içselleştiren ve her türlü olanakla yeniden 
ifadelendiren, ifadesini ünik oluşunun göstergesi olarak yepyeni bir 
kavramla adlandıran ve “ressam olmadan” ürettiği “Arture”lerinin 
resme karşı olarak “yeni bir görsel sanat” yarattığını savlayan, belki de 
Dionysos Şenlikleri’nde kendinden geçmiş, haz ile acı arasında gidip 
gelen bir esriğin coşkulu davetiyle karşı karşıyaysanız!.. 
 
Şimdi “görmek”, “algılamak”, algıladığını “betimlemek”, betimlediğini 
“anlamlandırmak”, yürümek, ilerlemek, yola çıkıp yolda olmak ve 
denemek zamanıdır. Pütürlü zemine dönmekten başka da umarımız da yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117147</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1242dce5-d060-47bc-9981-b816ed6309fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Kuma Kuma Bear 6</image:title>
            <image:caption>ON BİN CANAVARA KARŞI TEK BAŞINA KALAN AYININ SIRADAKİ SINAVI PUDİNG YAPMAK!!
 
Paralel Dünya&apos;ya hileli Kuma kıyafetiyle sürüklenen Yuna, Lord Cliff&apos;i başkenti kuşatan on bin canavara karşı tek başına koruyor! Bütün bunlar olurken, canavarları yöneten büyücü sessizce
kralın olduğu odaya giriyor. Ayıları çok seven Fina ve iki arkadaşı, büyük bir sırra ortak oluyor! 
 
Altıncı cilt, şimdiye kadar görülmemiş büyük bir savaş sayesinde aksiyonla dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117148</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6afe4bae-c7ed-4d37-b5b4-d9ac84df69e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekke&apos;ye Giden Bin Yol</image:title>
            <image:caption>Mekke, Müslümanların farz ibadetlerini yerine getirebilmek için bir ömür boyu ulaşmayı hedefledikleri kutsal bir mekândan ibaret değildir. Aynı zamanda tüm Müslümanların kalplerine taht kurmuş kadim bir muhabbet membaıdır. Fas’tan, İngiltere’den, İran’dan, İtalya’dan, ABD’den, kısacası yeryüzünün her yerinden Mekke’ye uzanan ve asırlardır aynı canlılığı, aynı heyecanı koruyan sayısız seyahat bunun bir ispatıdır. Öyle ki Müslümanların hac seyahatleri gayrimüslimlerin de dikkatini çekmiş, bir yolunu bulup Mekke’ye girebilenler tıpkı Müslümanlar gibi, bu eşsiz tecrübeyi yaşarken gözlemlerini kaydetmeden edememişlerdir. Şehirlerin ve tabiatın güzelliklerini, karşılaştıkları insanları, seyahatlerinde kaydettikleri anekdotları daha fazla insana ulaştırmayı ise adeta görev kabul etmişlerdir.
 İbn Battuta’dan İbn Cübeyr’e, Bolognalı Ludovico di Varthema’dan İngiltereli Joseph Pitts’e, Sir Richard Burton’dan Malcolm X’e pek çok ismin hac seyahati hatıralarının derlendiği Mekke’ye Giden Bin Yol, Orta Çağ’dan günümüze kadar uzanan geniş bir zaman aralığında hac seyahatinin değişen dinamiklerini ve bu dinamiklere rağmen seyahatlerdeki lezzetin hep aynı kaldığını vurguluyor. Kimi zaman tehlikelerle dolu yollardan, dağlardan, haydutların pusuda beklediği topraklardan geçen; kimi zaman kervanlardaki deve sürücülerinin mırıldandığı ezgiler eşliğinde çölde ay ışığının aydınlattığı sakin geceler ve kavurucu gündüzler boyu yol alan; ardından aylar sonra Mekke’ye ulaşan hacıların tecrübeleri bu sayfalar arasında yer alıyor. Asırlar evvel bu yolculuğa çıkan hacılar ile Jet Çağı’nda uçak biletini alıp Mekke’ye birkaç saat içinde varan hacıların hissettiği ortak duyguları bir araya getiren bu koleksiyon, tüm insanlığı hayran bırakan ihtişamlı seyahatlerin ne anlama geldiğini birinci elden anlatıyor. 
Michael Wolfe’un derleyip bizzat kendi seyahat deneyimini de aktardığı; Selma Özülkü’nün akıcı bir dille ve titiz uğraşlarıyla Türkçeye tercüme ettiği Mekke’ye Giden Bin Yol, muhteşem bir seyahat edebiyatı. Eser hac ibadetinin ilkelerine ve uygulamalarına dair bilgiler veren, ayrıca seyyahların dönemin siyasi olaylarına ve aktörlerine dair gözlemlerini de paylaştığı 5 farklı çağın ustaca sentezlendiği prestijli bir tarih çalışması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117149</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de1a973-61a1-4c9c-8bf9-9768628829c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçinin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Hamasi veya retçi bir tarih perspektifi yerine sağlam ve gerçekçi bir tarih bilinci hem içinde yaşadığımız toplumu ve kültürü hem bir parçası olduğumuz dünyayı daha iyi anlayıp ona göre bir yol çizmemize yardımcı olur hem de uluslararası meselelerde elimizi güçlendirir. Ama hamasete dayalı bir tarih perspektifi uluslararası problemlerin çözümünde bizi içinden çıkılmaz zor durumlara düşürür çünkü gerçek zeminden mahrumdur. Türkiye yıllardır bu açmazı yaşıyor.” “Tarihçiyim diyenlerin, araştırdıkları konularla ideolojik ve duygusal bağ kurmaktan, konularına ideolojik olarak yaklaşmaktan veya onlarla özdeşleşmekten, belli ideolojik kesimlerin beklentilerine uygun çalışmalar yaparak nüfuz, şöhret ve itibar devşirmeye kalkmaktan kesinlikle ve kesinlikle kaçınmaları gerekir.” 
Ahmet Yaşar Ocak Osmanlı tarihçiliğinin duayen ismi Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak bu çalışmada kaynakların kullanımı, eleştirel bakış açısı, arşiv ve kütüphanelerin işlevi, disiplinler arası çalışmanın önemi, tarihyazımı yöntemi gibi konulara dair öğrencilere, araştırmacılara ve tarih meraklılarına kısa ve özlü reçeteler sunuyor. Kitap ayrıca daima güncelliğini koruyan ”Türklerin İslâmlaşma Serüveni”, “İslâm ve Siyaset”, “İslâmofobi”, “Alevîlik-Bektaşîlik”, “Resmî Tarih-Alternatif Tarih” ikiliği gibi meselelere de ışık tutuyor. Tarihçinin Yolculuğu soğuk bir metodoloji kitabından çok usta bir tarihçinin kendi hayatı ve ilgi alanlarından yola çıkarak tecrübelerini aktardığı bir yol haritası niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117150</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52737ee3-2c8b-4338-83b7-ebd12399b25a.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet</image:title>
            <image:caption>“Devletimizde filozoflar hükümdar olmadıkça ya da şimdi ‘yöneticilerimiz’ dediğimiz kimseler, felsefe işini ciddiyetle ve layıkıyla üstlenmedikçe ve şu iki şey; siyasi güç ve felsefi akıl birleşmedikçe sevgili Glaukon, ne devletlerimiz için ne de sanırım insan soyu için dertlere bir durak olabilir. Özel hayat için de kamusal hayat için de başka bir mutluluk yolu olmadığını görmek kolay değildir ama öyledir.”
Antik Yunan’ın efsane üçlüsünden biri ve Sokrates ile Aristo’yu birbirine bağlayan kişi olan Platon’un Devlet’inde dünya düşünce tarihinde iz bırakmış bütün kavramlar ele alınır. Bazı felsefe tarihçilerine göre bütün bir Avrupa felsefesi, Platon’un geride bıraktığı düşünce mirasına düşülen dipnot hükmündedir.
Platon bu eserde, ilk ipuçlarını Sokrates’in verdiği “bilgelerin yönetimi” düşüncesini temellendirerek canlandırmış ve siyasi düşünce tarihinin ilk yönetim sınıflandırmalarından birini yapmıştır. Adalet kavramının taşıdığı meziyetlerin şimdiye kadar hiç kimse tarafından tatmin edici bir biçimde savunulmadığının söylenmesi üzerine Platon, adaletin ve adaletsizliğin doğasını sorgulamaya başlar. “Adil bir yaşam, adaletsiz yaşamaktan neden daha iyidir?” sorusuyla başlayıp, ideal toplum yapısının nasıl olması gerektiğini tasvir eder.
İdeal devletin kuruluşunu Platon’un dilinden okumak gerçekten heyecan vericidir. Akıcı bir üslupla ilerleyen bu düşünce silsilesi içinde sansürden öjenizme, ortak mülkiyetten anarşizme, demos’un iktidarından seçkinlerin yönetimine kadar, bugün hâlâ karşısında ya da yanında tavır aldığımız birçok olgunun öncüllerini görürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117151</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b6e1da-8565-4122-90fd-8b0811cbb38a.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Kulunu Severse</image:title>
            <image:caption>Sufi Kitap, 15. yüzyılın büyük mutasavvıfı ve Halvetî pirlerinden Cemâl-i Halvetî’nin bugüne kadar ne Arapça ne de Türkçe olarak neşredilmiş olan üç risalesini Türk okuruyla buluşturuyor. Yazma Eserler Kütüphanesi’nden kitapçıların raflarına büyük emekler ve göz nuruyla çıkan bu kitap Cemâl-i Halvetî Kitaplığı’nın üçüncü eseridir. Üç kıymetli mütercim arkadaşımızın titizlikle Arapça’dan çevirerek kisve-i taba bürünen bu üç risale sırasıyla Allah sevgisini, insanın bâtınındaki dört mertebeyi ve İbn Arabî’nin sırlı bir beytini konu ediniyor. Habbetü’l-Mehabbe adlı risale “Allah bir kulu sevdiğinde hiçbir günah ona zarar veremez” mealindeki hadisin sırlarını tevil ediyor. 
Sirâcü’s-Sâlikîn adlı risale ise insanın manevi boyutunda nefs, kalp, ruh ve sır mertebelerini izah ediyor. Hepimizin ilgisini çekecek bir bahis de var bu kısımda: Halvetîlerce çok önem verilen rüyaların engin manalarına odaklanıyor. Bazı rüyalarda görülen nesnelerin, hayvanların ve olayların ne manaya geldikleri açıklanıyor. Son risale ise evliyalar rehberi İbn Arabî’nin “Rab haktır, kul da haktır.” diye başlayan ve adeta bir bilmeceyi andıran esrarlı bir beytini konu ediyor. Yükte hafif ama bahâda ağır bu yakut değerindeki üç risale bize nice manaların kapısını aralamakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117152</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7579e1b2-6bf4-4101-80f5-8f0ab52916c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Altyapı Erkek Voleybolcularda 8 Hafta Uygulanan Terabant Egzersizlerin Motorik Ve Fizyolojik Parametrelere Etkisinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3. GEREÇ ve YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5. TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117153</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c2384c2-4a21-4f53-a54d-12890d27dca2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Ekonomi Bilimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         Ekonomi / İktisat (Economy 
 
·         Ekonomi Bilimi (Economics) 
 
·         Ekonomist / İktisatçı (Economist) 
 
·         Büyük İktisatçılar (Great Economists) 
 
·         Klasik İktisat / Neo-klasik İktisat (Classical Economics / Neoclassical Economics) 
 
·         Mikro İktisat / Makro İktisat (Microeconomics / Macroeconomics) 
 
·         Pozitif İktisat / Normatif İktisat (Positive Economics / Normative Economics)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117154</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b70ed35-1482-493b-abe5-3cdef46f7ce4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizaç ile Obezite, Fiziksel Aktivite Düzeyi ve Yeme Davranışı İlişkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3. YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5. TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117155</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80504aea-0445-4f20-a507-f9c5dbc75d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Estetik</image:title>
            <image:caption>Bir sanat yapıtı nasıl tanımlanır? Edebî bir yapıta, şiire, müziğe, tiyatro oyununa veya mimari bir esere hemen herkesin üzerinde uzlaşabildiği estetik ölçütleri veren değerler nelerdir? Niçin bir çalışmayı değerli görürken diğerini estetiğin dışında sayarız?  
 
20. yüzyılda estetik üzerine yapılan klasik çalışmalardan biri Nicolai Hartmann’a aittir. Hartmann bu son yapıtında kapsamlı bir güzellik kuramı ortaya koyar. Bu kuram aynı zamanda bakmanın, beğenmenin, görmenin, uzun uzadıya seyretmenin ve haz almanın ayrıntılı bilgisini verir. Yaşadığımız dünyada bu bilgi, çevremizde olup biten her şeye karşı bir duyarlılık geliştirme, bir form duygusu kazanma, üzerinde çalışılan alan ne olursa olsun estetiği ilgilendiren tüm ortak ögelerde derinlikli bir sistem kurma idealidir. Hartmann başta Aristoteles, Kant, Schelling, Hegel ve Schopenhauer olmak üzere geçmişin düşünürleriyle sürekli diyalog halindedir. Shakespeare, Rembrandt gibi isimlere ve Antik Çağ sanatına sıklıkla atıfta bulunur, buradan kendi özgün fenomenolojik yaklaşımını geliştirir. Çözümlemelerinde sanattaki hakikati, sanatın değerini ve sanat ile ahlâk ilişkisini ele alır. Hartmann’a göre estetik metafizik bir kavram değil ontolojik bir değer olarak gün yüzüne çıkar, onun kaynağı tinde değil görünümde, gördüğümüz nesnede aranmalıdır. 
 
Hartmann tüm yapıt boyunca estetik nesnelerin tabakalaşma teorisini ortaya koyar ki, bu onun sanat tarihine en özgün katkılarından biri sayılmalıdır. Bir sanat yapıtı birçok tabakadan oluşur. İlk planda kendisini göstermeyen bu tabakaların ulaştığı en son noktada, esasen sanatçının tüm dehası gizlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117157</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eeebaf0-9e67-4535-b152-7628d20d34f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyümeyen Çocuk Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Büyümeyen çocuk Peter Pan ile her çocuğun gitmek isteyeceği, hayallerin ötesindeki ülkeye sıra dışı bir yolculuk…
 
Peter, Neverland’da peri arkadaşı Tinker Bell ve kayıp çocuklarla beraber yaşamaktadır. Bir gün kayıp gölgesinin peşinden bir evin penceresinden içeriye düşer. Böylece bu evde yaşayan üç çocuğun Neverland’a yolculuk serüvenleri, Peter’in onlara uçmayı öğretmesiyle başlar.
 
İçinde birçok ormanın bulunduğu Neverland, kayıp çocukların, Kızılderililerin, korsanların, denizkızlarının, Peter’in düşmanı olan Kaptan Hook ve arkadaşlarının yaşadığı gizemli bir adadır. Peter ile yaşadıkları bir kavganın ardından elini kaybeden ve elinin yerine metal bir kanca takan Kaptan Hook, korsanların lideridir.
 
Peter ile geldiği bu yerde Wendy ve kardeşleri kendilerini fantastik bir maceranın içinde bulurlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117158</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf11fcd-7ce9-4640-84b7-65a95e2332c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizevi Tatlıcılar</image:title>
            <image:caption>Kara Kış Hiç Bu Kadar Tehlikeli Olmamıştı
İkiz kardeşini küçük yaşta kaybeden Thomasina, onu tekrar görebileceğini söyleyen Inigo ile tanışınca başta her şey rüya gibi gelir. Soğuktan donan nehir üzerinde insanlar panayır kurmuşken, bir de insanların üzüntüsünden beslenen Kış Baba’nın panayırı vardır ve Thomasina’nın üzüntüsü, Kış Baba’nın bugüne kadar gördüğü en derin üzüntüdür.
Inigo’nun ona söylediği her şeyi yerine getiren Thomasina, hâlâ kardeşine ulaşamayınca bir şeylerin ters gittiğini anlar. Ve vücudunun her yerini, Kış Baba’nın panayırındaki insanlar gibi kar taneleri kaplamaktadır. Kendisini ve diğer insanları kurtarmak için, arkadaşları Anne ve Henry ile Öteki Buz Panayırı’nın ardındaki gerçeği öğrenmek zorundadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117159</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4435b272-59f9-41bb-bcca-30ef7a11c2eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizevi Tatlıcılar (Ciltli Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Kara Kış Hiç Bu Kadar Tehlikeli Olmamıştı
İkiz kardeşini küçük yaşta kaybeden Thomasina, onu tekrar görebileceğini söyleyen Inigo ile tanışınca başta her şey rüya gibi gelir. Soğuktan donan nehir üzerinde insanlar panayır kurmuşken, bir de insanların üzüntüsünden beslenen Kış Baba’nın panayırı vardır ve Thomasina’nın üzüntüsü, Kış Baba’nın bugüne kadar gördüğü en derin üzüntüdür.
Inigo’nun ona söylediği her şeyi yerine getiren Thomasina, hâlâ kardeşine ulaşamayınca bir şeylerin ters gittiğini anlar. Ve vücudunun her yerini, Kış Baba’nın panayırındaki insanlar gibi kar taneleri kaplamaktadır. Kendisini ve diğer insanları kurtarmak için, arkadaşları Anne ve Henry ile Öteki Buz Panayırı’nın ardındaki gerçeği öğrenmek zorundadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117160</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a8c95e-e8ea-4def-a1ea-d2e7f56860aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Şeyy</image:title>
            <image:caption>Burası Karamürdüm. Burada birbirinden renkli karakterler yaşar. Kimler yok ki mahallemizde… Patavatsızlar Kraliçesi Seçkin Teyze, türlü olaylara sebep olan Bakkal Hilmi Amca, mükemmel adam (!) Görkem Başar, süper stand-uppçı (!) Mert ve tabii ki muhteşem çocuk Muhteşem…
En sevdiklerim ise güzel yürekli öğretmenlerim, kocaman yürekli Süleyman, geleceğin aşçısı Yasemin, bir görünüp bir kaybolan dostum Can…
Ve tabii ki ben! Benim adım, Şeyy… Şeyyy işte… Yavuz Kahraman KOCAGÜLLE!
Ama bazen adımız ya da soyadımız bize hiç benzemez. Varsın benzemesin! Ne olmuş boyum kısaysa? Kocaman olmasam ne çıkar? Ben kendi hikâyemin kahramanıyım! Bu kahramanlık yolunda bana eşlik etmeye var mısın?
Herkesin kendine has özellikleriyle güzel olduğunu anlatırken çarpık güzellik anlayışını 
mizahi bir dille eleştiren Benim Adım Şeyy, zorbalığın gençlerin üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117161</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7440af73-505c-4c01-a30c-671406d19302.jpg</image:loc>
            <image:title>Dindar Suretler Seküler Siretler</image:title>
            <image:caption>İnsan yaşama karşı iki radikal tutum geliştirebilir. Ya hayatı mevcut haliyle kabul eder ya da daha iyiye dönüştürmek ister. İnsan aklı mevcut gerçeği bütün çıplaklığıyla görüp karamsar bir tablo çizmek ve tedbir almak zorundadır. İnsan iradesi ise her zaman daha iyiyi umut eder ve arzular. Umut ve irade/arzu, insanın hayata tutunmasını sağlayan en büyük güçler. Kur’an’ın ‘kesin kararlılar’ (ulu’l-azim) olarak adlandırdığı peygamberleri farklı kılan bu güçlü iradeleridir. 
Bu güçlü iradeler, mevcut şartlar ne kadar ağır olursa olsun, her zaman ‘başka türlüsü de mümkündür’ ilkesine yapıştılar. Tarihin trajedi ve görkem arasında salınan kaderini trajik olandan kurtarıp görkeme dönüştürme bu kesin kararlı, diğergam ve fedakâr ruhlarla mümkün olmuştur. Hikmetten yoksun bencil ruhların, tarihin kolektif nefs-i emmâresi gibi çalışıp yarattıkları insan trajedileri onlar sayesinde önlenebilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117162</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dd85f14-3f88-4133-bdbc-e2327c86a838.jpg</image:loc>
            <image:title>Maturidi Düşüncede Ahlak ve İktidarın Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>Ahlak tartışması, insanın iyi ya da kötüyü vahiyden bağımsız olarak bilip bilemeyeceğinin ötesine geçen ve içinde insanca yaşanan tarihsel-toplumsal şartları var etmeye/adil bir toplum yaratmaya yönelen bir ağırlığa sahiptir. İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel niteliği ahlak olarak tanımlayan insanın hâlâ ahlaklı bir dünya kuramaması hem bir ironi hem de bir trajedidir. 
İster vahiyle bildirilsin isterse insan sezgisel olarak bilsin, iyi ya da kötünün bilgisinin tek başına ahlakî bir dünya kurmaya yetmediği, kötülüğün sıradanlaştığı bir dünyada insanın fail olarak kendisi iyi olmadan iyiyi biliyor olmasının iyiliği hâkim kılmak için yeterli olmadığı açıktır. Bu durumda mesele iyi ya da kötüyü bilmenin ötesine geçmekte, iyi ya da kötüyü bilmenin neyi gerektirdiği meselesine evrilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117163</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e48720f9-73d5-4312-ac72-d55fd341e56d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentte Çocuk Yetiştirmek (Çocuk Dostu Kent)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM: ÇOCUK VE EBEVEYN 
 
İKİNCİ BÖLÜM: ÇOCUKLUK 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ÇOCUĞUN YETİŞMESİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: ÇOCUKLA İLGİLİ SORUN ALANLARI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM: KENT VE ÇOCUK 
 
ALTINCI BÖLÜM: AİLE VE ÇOCUK HUKUKU 
 
YEDİNCİ BÖLÜM: ÇANKIRI HALKININ KENTİN ÇOCUK DOSTU ÖZELLİKLERİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİN ÖLÇÜMÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117164</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028d1985-0357-4647-a5d7-fdb239b3a74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirketler Hukuku Pratik Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ÇÖZÜMLÜ PRATİK ÇALIŞMALAR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ÇÖZÜMSÜZ PRATİK ÇALIŞMALAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ÖRNEK SINAV SORULARI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
YARGITAY KARARLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117165</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31b592fd-81c0-46e2-9c44-3b8ae18a18fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Vücut Geliştirme Sporu Yapan Erkek Sporcuların Kaslı Olma Dürtüsü ve Ergojenik Destek Ürünleri Kullanımı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5. TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇ VE ÖNERİLER 
 
      7. KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117166</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89549150-a64d-4b1b-b67e-53a78cbbefcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily Wilde’ın Periler Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>Cambridge profesörü Emily Wilde, peri bilimi alanında en önemli uzmanlardan biri olduğu gibi, birçok konuda da başarılıdır. Dâhi bir bilim insanı ve dünyanın ilk peri bilgisi ansiklopedisini yazan özenli bir araştırmacıdır. Ancak Emily Wilde’ın insanlarla arası iyi değildir. Bir partide asla havadan sudan konuşamaz, hatta bir partiye davet bile edilmez.     İnsanlar yerine kitapları, köpeği Gölge’yi ve Peri Halkı’nın yanında olmayı tercih eder.
 
Bu nedenle Hrafnsvik köyüne vardığında huysuz kasaba halkıyla arkadaşlık kurma niyetinde değildir. Kasabaya yeni gelen yabancıyla vakit geçirmeyi de hiç istemez. Fakat bu yabancı, kasaba halkını büyülemeyi, Emily’nin araştırmasını kurcalamayı ve onu tamamen şaşırtıp hayal kırıklığına uğratmayı başaran gösterişli, çekilmez derecede yakışıklı akademik rakibi    Wendell Bambleby’dir.
 
Emily, kasabanın dışındaki ormanda pusuda bekleyen ve tüm perilerin en zorlularından Saklı Olanlar’ın sırrını açığa çıkarmaya yaklaştıkça başka bir gizemle karşılaşır: Wendell Bambleby gerçekte kimdir ve asıl isteği nedir? Cevabı bulmak için Emily’nin en büyük gizemi, yani kendi kalbinin kilidini açması gerekecektir.     “Sarah J. Maas ve Erin Morgenstern hayranları için harika bir macera.” —Library Journal (yıldızlı inceleme)   “Işıkları ormana doğru takip edin ve Emily’nin dikkatli rehberliği altında perilerle dans edin. Sadece kendinizi fazla kaptırmadığınızdan emin olun.” —BookPage</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117167</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfc9a8a0-cf47-433a-9f91-fd5add399f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygının Düğümünü Çözün</image:title>
            <image:caption>İyileşmek duyguları yok saymak değildir.
Onları yeni bir şekilde ele almayı öğrenmektir.   Yaşadığınız kaygıyı anlamakta zorlanıyor musunuz? Günleriniz sürekli endişeye kapılarak mı geçiyor? Kendinizi her zamanki gibi hissetmiyor musunuz?
 
Kaygının Düğümünü Çözün, teşhis konulmasının ardından anksiyetenin üstesinden gelen iki isim tarafından size bu konuda yardımcı olmak için yazıldı. Psikoterapist Joshua Fletcher (@anxietyjosh) ile Instagram&apos;ın en büyük anksiyete topluluğunun sahibi Dean Stott (@dlcanxiety) sayesinde benzersiz bir iyileşme deneyimi yaşayacaksınız.
 
Duygular konuşabilseydi…
Üzüntü ağlamaya, yalnızlık bağlantıya,
utanç öz-şefkate, kızgınlık affetmeye, boşluk hissi yaratıcılığa,
öfke sınırları kontrol etmeye, anksiyete nefes almaya,
stres her seferinde bir adım atmaya
ihtiyaç duyduğunuzu söyleyebilirdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117168</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ad8e5c-c372-4790-9ffe-45f5e6d855ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlak Zeka Cemcan - İnternette Başım Dertte (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Bilgisayarın karşısına geçip satış yapabileceğimiz bir site aradık. Bu işi yapan bir sürü yer var. Hangisini seçelim derken, Cancan geldi. O annesinin nereden satış yaptığını biliyormuş. Biz de onun tavsiye ettiğini seçtik. Orada kendimize bir dükkân açtık. Bu işin bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim!
Kendimize bir satıcı ismi seçmemiz gerekiyordu. İsim konusunda kızlarla aramızda fikir ayrılığı çıktı. Biz “Kartal” ismini, kızlar da “Pembiş” ismini seçmek istedi. Böylece ismimiz “Pembiş Kartal” oldu. Yani ne onların ne de bizim istediğimiz, berbat bir ismimiz oldu…
Çok heyecanlandık. Parayı toparlayabilecek miyiz yani?


Toparlayalım lütfen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117169</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/139a23de-5446-4361-8d84-4dcfd5f7b3f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nevrotik Tarzlar</image:title>
            <image:caption>Nevrotik Tarzlar, terapiye ve ruh sağlığına dair varsayımları radikal biçimde değiştiren bir çalışma olarak bilinir. 
David Shapiro bugünlerde hayli aşina olunan obsesif kompulsif kişilik, histerik kişilik, paranoid kişilik ve dürtüsel kişilik gibi kavramları farklı bir kulptan tutmuş, bireyin bu nevrotik tarzları travma ve kaygılarıyla başa çıkma yolunda kişilikleriyle uyumlu biçimde benimsediğini ortaya atmıştı. Kendi deyişiyle nevrotik semptomların karakter içerisinde yer alan bir şey olduğunu ve çoğu zaman böyle gözükmeseler de öznel yaşamın genel niteliğiyle tutarlı olduğunu göstermek niyetindeydi. Bu sayede terapi ve kişilik bozukluklarının teşhisinde yeni bir perspektif sunmuş, bireyin nevrotik davranışlarını derinlemesine kavramanın yanı sıra bu davranışların tedavisine dair yaklaşımları da yeniden şekillendirmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117170</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8861d63-eca2-4c2b-816c-f81a6bda4d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Bisiklet Duası - Güzel Dinim Tatlı Değerlerim</image:title>
            <image:caption>&quot;Güzel Dinim İlk Kavramlarım&quot; serisiyle çocukların güzel bir hikâye okumalarının yanında “ahlaki değerleri” öğrenmeleri amaçlanmaktadır. Kitapta &quot;Dua etmenin önemi&quot; anlatılırken hikâyenin sonuna konulan etkinliklerle de bu anlatım desteklenmektedir.
Haydi şimdi bisiklet için yapılan duanın hikâyesini okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117171</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f1c123f-b674-497f-9021-c8012c582e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Güzellikleri Veren Sensin - İlk Dini Kavramlarım (Şükür)</image:title>
            <image:caption>Yavru ayı gün boyu Allah’ın bize verdiği güzellikleri seyrediyor. Tüm bu güzellikler için Allah’a teşekkür ediyor.
“Şükür” kavramını aile sıcaklığı ve sevgi bağıyla okurlara sunan, iç ısıtan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117172</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4704d8-335b-427a-98a9-fa10ecd0ee3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendim İçin Ne Yapmalıyım? / Görgü Kuralları Serisi / Oyun Hamurlu Kitap Seti</image:title>
            <image:caption>Oyun Hamuru etkinliği eşliğinde hazırlanmış bu kitapta çocuklara &quot;kişinin kendisine nasıl davranması gerektiği&quot; anlatılıyor. Görgü kurallarının bu önemli konusunun anlatıldığı kitapta çocuklara &quot;maddi ve manevi&quot; öz bakım becerisi kazandırılma amaçlanıyor. Oyun hamur etkinliğiyle de çocuklarda ince motor becerisi destekleniyor. Gelin çocuklarla kaliteli vakit değerlendirme materyali olan bu kitabı onlarla birlikte okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117173</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdc858a7-ee49-49bf-b82d-848b35799724.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlara Nasıl Davranmalıyım / Görgü Kuralları Serisi / Oyun Hamurlu Kitap Seti</image:title>
            <image:caption>Oyun Hamuru etkinliği eşliğinde hazırlanmış bu kitapta çocuklara &quot;insanlara nasıl davranması gerektiği&quot; anlatılıyor. Görgü kurallarının bu önemli konusunun anlatıldığı kitapta oyun hamur etkinliğiyle de çocuklarda ince motor becerisi destekleniyor. Gelin çocuklarla kaliteli vakit değerlendirme materyali olan bu kitabı onlarla birlikte okuyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117174</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d675e6e-61f1-4bb0-9bf9-8055d1176330.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Kutu - Hz. Ali&apos;yi (ra) ve Hz. Zeyd&apos;i (ra) Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Affan ve Betül çok heyecanlı. Çünkü özenle hazırlanan dayılarının nereye gideceğini çok merak ediyorlar. O da ne? Dayıları dışarı çıkmak yerine namaz kılmaya başladı. Tüm bu güzel hazırlıklar Allah’a teşekkür etmek için mi?
 
Çocuklar, dayılarından, onlar gibi namaza hayranlık duyan çocuk sahabe Hz. Ali&apos;yi (ra) ve Hz. Zeyd’i (ra) dinliyor. Onların Peygamberimizi nasıl örnek aldığını öğreniyor. Sonra da Meraklı Kutu oyununu oynamak için bir kutu hazırlıyorlar. Bakalım bu kıymetli sahabelerin özelliklerini temsil edecek hangi objeler kutuya girecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117175</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0eca4ca-b0fe-46ef-886e-f6674d410825.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Kutu - Hz Hatice&apos;yi (ra) ve Peygamberimizin Çocuklarını Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Kübra bugün çok heyecanlı. Çünkü ailesine kıymetli mi kıymetli bir kişiyi tanıtacak. Hem de Meraklı Kutu’dan çıkan ipuçlarıyla!
 
Kübra, kutudan farklı neşeneler çıkardıkça ailesinin heyecanı daha da artıyor, her bir obje sevgili Hz. Hatice’nin (ra) ve Peygamberimizin (sav) biricik çocuklarının bir özelliğine işaret ediyor. Bakalım Kübra’nın ailesi Meraklı Kutu’nun tanıttığı kişinin kim olduğunu bilebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117176</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73fc9ec3-0767-495e-81f7-fddf99c8b354.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Bayram</image:title>
            <image:caption>Küçük kız, sabah erkenden kalktı, en yeni kıyafetlerini giydi ve beklemeye başladı. İşte kapı çalıyor! Bütün akrabaları kapıda çünkü bugün bayramın birinci günü!
Kuzenler birlikte oyunlar oynayacak, bayramlık yemeklerden doyasıya yiyecek, kapı kapı şeker toplayacak ve kedileri besleyecekler. Bayramla kurulan özel bağı anlatan sıcacık bir eser...


&quot;Kuzenlerim için, bize verdiğin güzel baklavalar ve çikolatalar için, kedim Minnoş için ve bu mutlu bayram günü için teşekkür ederim Allah’ım!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117177</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e72108-d652-4a71-bdf5-28b4dc6fee30.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Kutu Set (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Meraklı Kutu&apos;dan çıkan ipuçları bize Peygamber Efendimizi ve onun sevgili ailesini anlatıyor. Acaba bu kişinin kim olduğunu bulabilecek misin?
Kutudan çıkan farklı nesneler heyecanı daha da arttırıyor, her bir obje Hz. Muhammed&apos;in (sav) ya da onun ailesinin üyelerinin bir özelliğine işaret ediyor. Hadi Peygamberimizi ve onun biricik ailesini tanıyalım.
·       Meraklı Kutu 1 - Peygamberimi Tanıyorum
·       Meraklı Kutu 2 - Hz. Hatice&apos;yi (ra) ve Peygamberimizin Çocuklarını Tanıyorum
·       Meraklı Kutu 3 - Hz. Fatıma&apos;yı (ra) ve Peygamberimizin Torunlarını Tanıyorum
·       Meraklı Kutu 4 - Hz. Ali&apos;yi (ra) ve Hz. Zeyd&apos;i (ra) Tanıyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117178</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4976296f-fda6-4088-884e-e04d5d97f27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kitap Avcıları 1 - Peter Pan&apos;ın İzinde</image:title>
            <image:caption>Önce herkesin kitapçılarda kuyruk olup beklediği “şimdiye kadar yazılmış en güzel öykü” kimse onu okuyamadan ortadan kayboldu. Sonra, Alba ve Diego kardeşler en sevdikleri kitap Peter Pan’ı okurken aslında öyküde hiç olmaması gereken bir sahneye rastladılar: Kaptan Kanca’nın lazer tabancası kullandığı bir sahneye! 
Bir tarafta kimse okuyamadan ortadan kaybolan yepyeni bir kitap, diğer tarafta içine tuhaf karakterler sızan ünlü bir klasik. Bu ikisi arasında bir ilişki olabilir mi? 
Alba ve Diego hem kayıp kitabı bulmak hem de Peter Pan’ı eski haline döndürmek zorundalar. Ama bunun için önce kendilerinin de bu öyküye sızmaları gerek. Kitapçılardan oluşan çok gizli bir örgüt onların Peter Pan’ın sihirli dünyasına girmelerine yardım edecek. 
Sonra mı? Sonrası hayal edebileceğinizin bile ötesinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117179</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f3266bc-7329-4b51-b705-081061b774cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kitap Avcıları 2 - Dört Buçuk Silahşorlar</image:title>
            <image:caption>Tuhaflıkların sonu gelmiyor. 
Yıllardır severek okuduğumuz hikâyelerin başına garip şeyler gelmeye devam ediyor. Şimdi de Üç Silahşorlar! Kitabın orta yerinde, aslında hikâyede olmaması gereken bir karakter belirdi: esrarengiz Cüce Gumpo! Bu kötü karakterli cüce, bildiğimiz Üç Silahşorlar hikâyesinin altını üstüne getirmekte kararlı. 
Alba ve Diego hikâyeyi onarmak zorundalar. Bunun için önce Paris’e gitmeleri, kitap karakteri kılığında hikâyeye sızmaları, sonra da bir yolunu bulup bu davetsiz misafiri kapı dışarı etmeleri gerekiyor. Peki, sıcak çikolata aşkı Gumpo’yu FINIS kapısına götürmeye yetecek mi? Ve unutmadan: “Şimdiye kadar yazılmış en güzel öykü” hâlâ kayıp...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117180</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dcd6a92-1e4f-4285-8d1b-a769fee01476.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin Bekliyorum - İlk Dini Kavramlarım (Sabır)</image:title>
            <image:caption>Yavru ayı gün boyu sabırla bekliyor. Yapbozunu yaparken öfkelenmiyor, kıyafetlerini sabırla giyiyor ve Allah’ın sabredenleri sevdiğini biliyor.
“Sabır” kavramını aile sıcaklığı ve sevgi bağı duygularıyla okurlara sunan, iç ısıtan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117181</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aac1b7a-f1d0-45bd-93fd-09848884b3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Onun Gibi Yaşamaya Var mısın</image:title>
            <image:caption>Tarık, hem yerinde duramayan bir YouTuber hem de basketbol takımının kaptanı... Ancak günün birinde işler pek de istediği gibi gitmemeye başlar. Neyse ki hayal bile edemeyeceği bir gelişme yaşanır ve hayranı olduğu bir basketbolcu, yaşadığı siteye taşınır.
Kendini, Peygamberimiz gibi yaşamaya davet eden heyecanlı bir challenge içinde bulan Tarık, bakalım bu işin üstesinden nasıl gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117182</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a23fcb6-ebff-4abf-8904-f41cbdc4bdc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınar Ağacının Gizemi</image:title>
            <image:caption>Geçmiş, kimi zaman bir hikâye gibi yanı başımızda durur; kimi zamansa geleceğe ışık tutar. Bizi biz yapan değerlerle anlam kazanır, yolumuzu aydınlatır. İşte “Kutlu Koruyucular” tam da geçmişin ışığıyla geleceğe yol açma fikrinin bir ürünü. Dününü bilen, geleceğe bu ışıkla yürüyen çocuklar, gençler için…
Kutlu Koruyucular serisinin bu macera dolu ilk kitabında hem Dede Korkut’tan hem de okulunuzdan, mahallenizden, arkadaşlarınızdan izler bulacaksınız. Gizemli çınar ağaçları ile başlayan macera sizi kuşatıp bambaşka bir dünyaya götürecek. İstanbul’u saran tehlikeler, çözülmeyi bekleyen gizemler ve daha neler neler…
Çınar Ağacının Gizemi, okuyucularını heyecan dolu bir serüvene davet ediyor. Üstelik bu serüven çözmeniz gereken sırlarla dolu.
Gelin bu sırları beraber çözelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117183</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ddcc350-ca8b-4601-af71-d677d21c77cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kimin Evi?</image:title>
            <image:caption>Hiç merak ettin mi, böceklerin evi nerede? 
Kimisi yaşar bir kovanda, kimi yuva yapar toprağın altına. 
Haydi sen de kitaptaki parçaları tak-çıkar, öğren bahçelerde hangi böcekler yaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117184</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aca92e51-bac2-45de-ab8f-8e879b888ecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Bırakmak Gerekir</image:title>
            <image:caption>“Güvenli bir ilişkinin sınırlarını bildiğimiz kadar güvensiz bir ilişkinin
özelliklerini de bilmeliyiz.”
 
 
Flört şiddeti günümüzün en önemli sorunlarından bir tanesi. Artık çok küçük yaşlarda başlayan bu durum, sadece kadınları değil erkekleri de etkisi altına alan ve erken dönemde çözülmezse ileride aile içi şiddete dönüşebilen ciddi bir olgu. 
 
Bu kitap flört şiddetine karşı farkındalık kazandırmak için yazıldı. Sevgisiz, ilgisiz bir ortamda büyüyen, kendini değersiz, çaresiz ve mutsuz hisseden, aç olduğu sevgiyi küçücük bir sözde veya sahte gülüşte arayıp onu gerçek sanan, bu yüzden çıkmaza sürüklenen, utanan, sıkılan ve ne yapacağını bilemedikçe bataklığa daha çok saplanan çocuklarımıza ve gençlerimize el uzatma, onların hayatlarına dokunma ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olma amacıyla bir rehber niteliğinde hazırlandı.
 
Flört şiddeti nedeniyle anoreksiya nervoza olan bir genç kız, sevgilisinden ayrılmak istemeyen ve onu tehdit eden bir delikanlı, kız arkadaşının kimseyle görüşmesini istemeyen bir sevgili...  İçinde gerçek yaşam öyküleri ve kişilik analizlerinin de yer aldığı bu kitap, duygusal yolculuğunda güçlü kalabilmesi için okura farklı bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117185</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163f42a1-78fc-48a8-bb25-13f09c1e8694.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninja Kedi Toto – Gizemli Mücevher Hırsızı</image:title>
            <image:caption>HAYVANLAR ÂLEMİNİN GÖZ ALICI MÜCEVHERLERİ LONDRA KALESİ’NDE KİLİTLİ TUTULUYOR. 
FAKAT TOTO KALEYİ ZİYARETE GİTTİĞİNDE MÜCEVHERLER BURNUNUN DİBİNDEKİ BİRİ TARAFINDAN ÇALINIYOR. ÜSTELİK SUÇ, TOTO’NUN PATRONU GRİ’NİN ÜSTÜNE ATILIYOR! 
BAKALIM TOTO VE ARKADAŞLARI OLAYIN GİZEMİNİ ÇÖZÜP ASIL HIRSIZI YAKALAYABİLECEK Mİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117186</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dbd372a-abf3-43fb-a6a6-4426d0efdc54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişin Yapılabilecek 50 Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Kış için eğlenceli etkinlikler: El işi yapma, güzellikleri paylaşma, yeni yıl dileklerinde bulunma, hediye paketi yapma, kutlamalar, tatlı uykular... daha neler neler! Bu kitabın son derece yaratıcı fikirler ve etkinliklerle dolu, bazıları da size ayrılmış sayfaları arasında dolaşırken kışın mucizelerine tanık olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117187</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07ba89c3-33c2-4673-a55c-1897fdafef3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Bulmacaları – Çarpım Tabloları</image:title>
            <image:caption>Bu rengârenk ve eğlenceli bulmaca kitabı çarpım tablolarını öğrenmek için yepyeni bir yöntem sunuyor. 
Ormandan geçeceksin, roketin yıldız tozları arasında ilerlemesini sağlayacaksın ve şövalyeyi atına kavuşturacaksın... Hepsini de çarpma ve bölme egzersizleri yaparak gerçekleştireceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117188</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60c18658-14ff-4c1a-810c-4c13cb667e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuk - Hiç Korkmadan Yaşamak Mümkün mü?</image:title>
            <image:caption>Korkulara geçit vermek yok!
Çünkü korku üstüne “düşünmek, çocuk oyuncağı!” Çocuklara felsefeyi sevdiren “Filozof Çocuk” serisi, 24. kitabıyla okurlarını yine hayatı değişik açılardan sorgulamaya davet ediyor.  Fransız düşünür ve yazar Oscar Brenifier bu kez çocuklardaki endişe, kaygı ve korku duygularına dikkat çekiyor.  “Korkmamak mümkün mü? Tehlikesiz bir dünyada yaşayabilir miyiz? Cesur olmayı öğrenmeli misin?” gibi küçüklerin zihinlerini kurcalayan büyük sorular, serinin Hiç Korkmadan Yaşamak Mümkün mü? isimli halkasının omurgasını oluşturuyor. Düşünme eylemini çocuklar için eğlenceli bir serüvene dönüştüren Oscar Brenifier, her “Filozof Çocuk” kitabında üç büyük soruyu, düşüncelerle oynamak ve görünenin arkasına çocuk gözüyle bakmak için masaya yatırıyor.  
Keşiflerle dolu bu rengârenk başvuru kitaplarını benzer çalışmalardan ayıran en önemli fark ise okurlarına karşı sergilediği “sorgulama odaklı” tutum oluyor. Hayatı, uçsuz bucaksız büyük bir oyun alanına benzeten Brenifier, yaşama dair ufuk açıcı sorular aracılığıyla taze beyinleri doğru düşünmeye yönlendiriyor. “Filozof Çocuk” kitapları, kendileriyle ve dünyayla ilgili önemli sorular soran tüm çocuklar için benzersiz bir düşünme pratiği sunarken, kalıplaşmış yanıtlar yerine eleştirel olanları tercih eden yetişkinler için ise değerli bir rehber oluyor.  Çocuklarıyla iletişimini güçlendirmek ve onlarla kaliteli zaman geçirmek isteyen ebeveynler ile sınıf içi etkinliklerine yeni alternatifler katmak isteyen duyarlı öğretmenler için de zengin bir içerik sunan kitaplar, her yaştan okura sorgulamalarla dolu keyifli bir düşünme deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117189</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a1fd715-bc4f-49af-b624-ed36745e192d.jpg</image:loc>
            <image:title>Rengarenk Hayvan Atlasım</image:title>
            <image:caption>Küçük fareyle dünya turuna çıkmaya hazır mısın? Kıtadan kıtaya dolaşırken birbirinden ilginç hayvanlar keşfedebilirsin. Koala neyle beslenir? En hızlı koşan hayvan hangisi? Tembel hayvan neden yavaş hareket eder? Renkli sayfalarda gezinirken 260’tan fazla hayvanı görebilir, küçük farenin keşfettiği hayvanları da gizlendikleri yerden çıkarabilirsin. Küçük fareyi her kıtada bulmayı unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117190</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1532279a-544f-49c2-a358-40d7384ada43.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapabiliriz, Nazik ve Anlayışlı Olabiliriz - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Lara, Mete, Peri ve Emir, anaokulunun Kutup Ayısı sınıfındalar. Dört arkadaş günden güne sevinç, heyecan, üzüntü gibi farklı duygular yaşıyor. Birbirlerine daha nazik ve anlayışlı davranmanın önemini birlikte öğreniyorlar. 
Gündelik hayattan örnekleri barındıran öykümüz, çocukların sosyal-duygusal beceri gelişimlerini desteklerken saygı duyma, paylaşma, anlaşma, empati kurma gibi kavramları çocuğun kolayca anlayacağı biçimde yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117191</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d5ac7b-f372-4426-9256-a698fbf34ff2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Ol!</image:title>
            <image:caption>Büyüdüğünde ne olacaksın? Nasıl biri olacaksın? Minik Ayı da bunları çok merak ediyor ve annesine soruyor. Anne Ayı ile Minik Ayı, birlikte keşfe çıkıyor, düşünüyor ve hayaller kuruyorlar. Onlara eşlik etmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117192</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03634078-b2eb-414a-ac2b-b24667ef49d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Sesi Dinle</image:title>
            <image:caption>“Kâinat eşsiz bir müzikal. Can kulağı ile dinle…” 
 
Dinlerken insana bilgelik yüklenir. 
Susarken öğrenir insan. 
Gök kapılarından dökülen rahmet, ruhun pencerelerinden sessizlikte içeri sızar. 
Ve aydınlanır ufuklar, nurlanır dimağımız. 
Kâinatı bir okul gibi yaratmış Rabbimiz.  
Bu okulun talebeleri dersleri anlamak için devamlı tefekkür eder. 
Ve “can kulağı” ile dinlerler. Dinlerken dini anlarlar. 
Bu kitap, benim tefekkür yolculuklarındaki deneyimlerim… 
Baktıkça gördüklerim, dinledikçe işittiklerim… 
İstersen her gün bir sayfasını tefeyyül aç, nasibine çıkan bölümü tefekkür et. 
Din, Allah´ın (cc) terbiyesine girmektir. 
Dini anlamaya başlar dinleyen. 
Ey Kari, gel beraber dinleyelim, şahit olalım. Marifetullah´a bakarak, Rahmetullah´a talip olalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117193</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ecfe816-b31b-4310-91a7-82804faf6c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Allah’tan İste</image:title>
            <image:caption>Kendini sahipsiz görme. Kaldır başını Allah her yerde.” 
 
Yüreğin mi daraldı? 
Allah de. 
Kalbini yoranlar mı var? 
Allah de. 
Canını mı yaktılar, 
hayatını mı kararttılar? 
Allah de. 
Acımadan gözyaşlarını mı akıttılar? 
Allah de. 
Ruhunda derin yaralar açıp mı kaçtılar? 
Allah de. 
ÇÜNKÜ; 
O, gerçeğin ta kendisi. 
O, varlığımızın habercisi. 
O, on sekiz bin âlemin sahibi. 
O, inananların en güzel dostu. 
O, gizemli kapıların mihmandarı. 
O, kalbimizin zikirle oluşan ritmi. 
O, şah damardan daha yakın sevgili. 
 
O zaman: 
SADECE ALLAH’TAN İSTE…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117194</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0831e0e7-7b47-4e1b-a462-57b89c8d2933.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Minicik bir iribaşın büyüyüp zıp zıp zıplayan, mutlu bir kurbağaya nasıl dönüştüğünü hiç merak ettiniz mi? 
Öyleyse küçük kurbağayla tanışmalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117195</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d0dae3f-d01b-4033-876a-68ef3a4a73f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Havva Aşeka</image:title>
            <image:caption>“Bilmeyenlerin ve rengini kaybedenlerin hikâyesi” 
 
İnsan, aşkla sarılmışken kaderine boyun eğip kalbine söz geçirebilir miydi? 
Yaşarken ölürdü kimileri. Sevmek mevsimsiz olurdu bazen. 
Aşka yenik düşmüş bir gencin çırpınışları, sevdiği kadının felaketine dönüşürken nefes alması kıyametine sebep olacaktı. 
Havva, bataklıkta vakitsiz açan bir çiçek. Ateş, zehirli bir aşeka. 
Onu saran aşk sarmaşığı gibi aşkına nefes aldırmak için kaderini karşısına almak zorundaydı. Ateş ve Havva serisinin ilk kitabı Aşeka, bilmeyenlerin ve rengini kaybedenlerin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117196</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448f71e0-e80f-494d-b5ce-d433e84ced86.jpg</image:loc>
            <image:title>Teselli Arayışı</image:title>
            <image:caption>Burası dünya. Herkesin bir şeylerle sınandığı, bir kısmı gerçekleşmiş, bir kısmı gerçekleşmemiş hayallerin yuvası. Çetin mücadelelerin verildiği, heveslerin yarım kaldığı, söylenemeyenlerin göğüste bir yumru gibi oturduğu bir yer. Bazen onlarca kederin şen kahkahalarla maskelendiği, kırdığımız ve kırıldığımız geçici bir durak. Bambaşka hayaller kurarken başına gelenler karşısında şaşa kaldığın, bazen yıkıldığın bazen yeniden kalktığın inişli çıkışlı bir devran. 
Burası dünya. Hayır zannettiklerinin şerre, şer gördüklerinin hayra döndüğü, dost zannettiklerinin yabancılaştığı, uzak durduklarının yakınlaştığı, doğrularının, savunduklarının bazen alt üst olduğu bir mekân.  
Hiçbir öğreti, bize yolun tamamının mükellef bir güzellikte olacağını vaat edemez. Allah ayetlerinde imtihanlardan, birtakım sınavlardan geçeceğimizi haber etmişken tamamen hazzın ve mutluluğun arayışında olmak, ayağımıza taş değmeden yürümek istemek ve insanın bu arayışına binaen batılı kişisel gelişimcilerin büyük vaatlerinin peşine düşmek insanı en nihayetinde yine sukutuhayale uğratır.  
Bu kitap insanın debdebeli geçişlerine, zaaflarına ışık tutmak ve teselli arayışına, imtihanlarına aklını meşgul eden sorularına ve çıkmazlarına bir reçete sunma gayesiyle yazıldı. Çünkü; yol, kasırgalarıyla da güneşli günleriyle de bakidir ancak insanın yola bakışı, yolculuğunun rengini değiştirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117197</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9498bf29-1600-4a14-949d-fb8d217aea59.jpg</image:loc>
            <image:title>“Kutsal Dil”in Yıkımı</image:title>
            <image:caption>Kur’ân-ı Kerîm’in dili olan Arapça, “vahiy dili” olarak genellikle kutsal bir dil olarak anlaşılagelmiştir. Geleneksel dilbilim, erken dönemden itibaren vahyin dilini anlamaya, farklı yöntemlerle bir gramer inşa etmeye çalışmışsa da Arapçaya atfedilen bu kutsallık zaman zaman onu salt bir dil olarak ele almayı zorlaştırmış, dilbilimsel çalışmalarda farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına yol açmıştır. 
Lafız mı manaya tabidir, mana mı lafza? Yoksa lafızla mana bir madalyonun iki yüzü gibi midir? Soner Gündüzöz, Organon’un Akhilleus’u ve el-Kitâb’ın ve Arap gramerinin Zeyd’ine ithaf ettiği “Kutsal Dil”in Yıkımı’nda, geleneksel Arap dilbilimi ile Aristo’nun mantık teorileri arasında bu gibi sorulara yanıt arıyor. Lafzın kutsanması ve mananın ona tabiiyetinin oluşturduğu kutsal dil ontolojisinin tarihsel süreçte lafzın manaya tabi kılınması şeklindeki serüvenini gözler önüne seriyor. Bu bağlamda İbn-i Sînâ, İbnü’s-Serrâc, Sîbeveyh, Abdülkâhir el-Cürcânî, Ebû Hâşim el-Cübbâî ve Kâdî Abdülcebbâr gibi âlimler ve bunların ortaya koyduğu dil teorileri ve Batı’nın rasyonel mantık teorilerinin dilbilimsel alandaki karşılaşma ve çatışmalarına işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117198</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930ab832-88be-492c-ae16-342d44d01e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Dönüş</image:title>
            <image:caption>Başarılı doktor Connor Daniels için oğulları ve kariyeri hayatının merkezidir. Eski eşiyle sürekli kavga ettikleri ve birbirlerini yıprattıkları boşanma sürecinin ardından hayatına devam eden Connor, kendini flört etmeyi yeniden öğrenirken bulur. Hem işi hem de bekâr bir baba olarak sorumlulukları, hareketli bir aşk hayatına pek vakit bırakmaz.
 
Ancak aşk, yanı başında bekliyordur.
 
Acil servis hemşiresi Violet Robinson, Connor için hissettiği aşkı saklamakta ustalaşmıştır. Ona ne kadar âşık olduğunu ya da o yanındayken kalbinin ne kadar hızlandığını Connor hiçbir zaman öğrenmeyecektir. Genç kadın, arkadaşının bekârlığa veda partisinde bu sırrı ağzından kaçırdığında kader ağlarını örmeye başlar. Violet’ın neşesini, gülümsemesini ve hayata olan tutkusunu gören Connor, ondan hoşlandığını fark eder. Gerçek aşkının sonunda karşısına çıktığını düşünür.
 
Hayat güzel, çılgın ve öngörülmez olabilir. Ancak sizi her şeye rağmen sevmesini istediğiniz o kişiyi bulduğunuzda… Bazen kadere bile meydan okumak gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117199</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f798e4c-8c3a-43f6-a5c9-d3f1eba8bbab.jpg</image:loc>
            <image:title>Galip Erdem Adanmış Bir Ruh</image:title>
            <image:caption>Gösterişsiz bir adamdı. Hâl ehliydi, diğerkâmdı. Kendisi için değil başkaları, ilkeleri ve davası için yaşadı. Hayatının özeti belki de bu idi. Ömrü boyunca inandıklarını yazdı. Kimseye karşı sözünü esirgemeyen bir kalem ve fikir cengâveriydi. 12 Eylül döneminde devlet memurluğu görevinde bulunmasına rağmen büyük bir cesaretle ortaya çıkararak İhtilal Konseyi’nin başkan ve üyelerine hitaben “Adım Galip Erdem. Hâlen Başbakanlık müşaviriyim,” cümleleriyle başlayan hacimli bir rapor yazıp gönderdi. Raporda, “İçeri attığınız ülkücülerin eğitimlerine, yetişmelerine elimden geldiğince yardımcı oldum. Onlar hakkında en sağlıklı bilgiyi benden alabilirsiniz,” diyerek kendisini işaret etmekten imtina etmedi.
Türk milliyetçiliği fikrinin mümtaz şahsiyetlerinden Galip Erdem hakkında hazırlanan bu çalışmada “Türk milliyetçilerinin Galip ağabeyi” birçok açıdan tahlil edilmiştir. Dört bölümden oluşan çalışmanın “Türk Milliyetçiliği ve Galip Erdem” başlıklı ilk bölümünde onun şahsiyeti, hayata bakışı, Türk milliyetçiliği ve Turancılık hakkındaki görüşleri, 12 Eylül 1980 Darbesi’nin akabindeki faaliyetleri, Türk milliyetçiliği fikrinin yayın dünyasındaki önemli temsilcileri olan Devlet gazetesi ile Türk Yurdu, Töre ve Bozkurt dergilerindeki yazıları incelenmiştir. “Hatıralarda Galip Erdem” başlıklı ikinci bölümde Erdem’in yakın çevresinde bulunan isimlerin hatıraları kayıt altına alınmıştır. Üçüncü bölüm, Galip Erdem’in eserleri ile kendisi hakkında yapılan çalışmaların değerlendirildiği yazılardan oluşmaktadır. Dördüncü bölümde ise Galip Erdem’in tüm kitap ve yazılarının -ilk kez- bir araya getirilmesiyle oluşturulan “Galip Erdem Bibliyografyası” yer almaktadır. Geniş bir literatür taraması yapılarak hazırlanan bu çalışma, Galip Erdem hakkında bundan sonra yapılacak çalışmalarda başvurulabilecek bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117200</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52060c69-3da0-4e6d-83a1-10d4284090e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kız Sitesi 2</image:title>
            <image:caption>SİHİRLİ KIZ OLMAYI DENEMEK İSTEMEZ MİSİN?
 
Aya ve Yatsumura, Shioi’yi iyilestirecek güçte bir asa arıyorlar. Shioi’nin geride bıraktığı katliam
defterinde tanıdık bir yüzle, aşırı popüler bir idolle karşılaşıyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117201</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51d2607c-e33f-421f-8062-aa93d6a05774.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Bilmenin Bir Yoludur</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sanatın insan deneyimine katkısını keşfetmek isteyen herkes için! 
Sanat, estetik deneyimin ötesine geçen, derin bir bilgi ve anlayış kaynağıdır. Pat B. Allen, &quot;Sanat Bilmenin Bir Yoludur&quot; kitabında, sanatın öğrenmenin ve gelişmenin güçlü bir aracı olduğunu gösteriyor. 
Bu etkileyici eser, herkesin sanatı kullanarak kendini daha derinden anlama ve ifade etme yolunu bulmasına yardımcı oluyor. Allen, sanatın sadece yaratıcılığa değil, aynı zamanda içsel dönüşüme ve iyileşmeye de hizmet ettiğini özellikle vurguluyor. 
“Sanat Bilmenin Bir Yoludur”, potansiyelinizi ortaya çıkarmak için pratik egzersizler sunarken, aynı zamanda Allen&apos;ın kendi deneyimlerinden ve öğrencileriyle yaptığı çalışmalardan ilham alıyor. Allen&apos;ın anlayışlı ve samimi üslubu, sizi sanatın derinliklerine doğru bir keşif yolculuğuna çıkarırken cesaret ve ilham da veriyor. Allen&apos;ın deneyimli rehberliğiyle, içsel bilgelik ve anlayışın sanat aracılığıyla nasıl açığa çıkarılabileceğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117202</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c48f808-51b5-4751-aed5-d866d9ae13d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başlanır?</image:title>
            <image:caption>Hayatınızda bir şeyleri değiştirmek istiyor ancak nereden başlayacağınızı bilemiyor musunuz? Çoksatan “Koçluk Alışkanlığı” kitabının yazarı Michael Bungay Stanier, size bu sorunu çözmeniz için bir rehber sunuyor. 
Yılların deneyimi ve bilgeliğiyle donanmış Stanier, etkili bir başlangıç yapmanın temel ilkelerini “Nasıl Başlanır?” kitabında ele alıyor. Bu kitap, hayallerinizin peşinden gitmeniz için size ilham verecek ve harekete geçmeniz için gereken motivasyonu sağlayacak. 
&quot;Nasıl Başlanır?&quot; size, adım adım yol gösterirken, hedeflerinizi belirlemeniz, kararlılıkla ilerlemeniz ve engelleri aşmanız için güçlü bir çerçeve sunuyor. Stanier&apos;ın samimi üslubu ve net anlatımı, okuma sürecinizde sizi yönlendirirken aynı zamanda ilham veriyor. 
Bu kitap, hayatında gerçek değişim yaratmak için gereken ilk adımı atmaya cesaret eden herkese hitap ediyor.  
&quot;Nasıl Başlanır?&quot;, potansiyelinizi keşfetmek ve hayallerinizi gerçekleştirmek için eksiksiz bir kılavuz. Hazır mısınız? Başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117203</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d72f79-4375-496a-89a1-bd9d4a21e47f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan&apos;da Neler Yapıyorum?</image:title>
            <image:caption>Her sene Ramazan ayının gelişini heyecan ve sevinç ile bekliyorum. “Ramazan geliyor diye sevinmek imandandır.” diyor Canım Peygamberim.  
Allah, her zaman kullarının iyiliğini ister. Oruç tutmak, bizim sağlığımız için önemlidir. Ramazan’da oruç tutarak hem Allah’ın emrini yerine getiriyorum hem daha sağlıklı oluyorum. 
Daha neler neler yapıyorum Ramazan ayında; haydi birlikte bakalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117204</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d40b7c0-9f92-4015-b940-e29c618de73c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan Geldi Hoş Geldiii!</image:title>
            <image:caption>Denizden çek oltanııı! 
Duvara as baltanııı! 
Hoş geldi sefa geldiii, 
On bir ayın sultanııı! 
Selam olsun sana güzel arkadaşım! Bu Ramazan pek keyifli, pek güzel! Aslı kuzunun evinde neleeer oluyor neler! Immm… Nefis mi nefis dolmalar, sarmalar, börekler, tatlılar… 
Aslı kuzu soruyor, annesi cevaplıyor: Nerdeee o eski Ramazanlar sence? Haydi durma koş; beraber bakalım! 
Ramazan’ın mübarek, oruçların kabul olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117205</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bc46423-79c7-4e6b-b41d-edf6562800dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Mutluluk Kudüs</image:title>
            <image:caption>Filistin’i, Mescid-i Aksa’yı, Ebu Ubeyde’yi ve tüm Müslümanların hayali özgür Kudüs’ü çocuklarımızın kalbine ilmek ilmek işlemek ister misiniz? Hem de eğlenceli, heyecanlı ve onları sonsuz mutluluğa ulaştıracak tatlı bir hikâyeyle… 
“Çile bitti! Şimdi secdeye varma vakti!” 
Annem ve babam neden ağlıyor? Çile derken, ninemin örgüsünü mü kastediyorlar? Daha yataktan yeni kalkmadık mı, nereye varmamızı istiyorlar? 
Yiğit, o sabah güne bu tombul soru işaretleriyle başlamıştı.  Ta ki her şeyi bilen, espri makinesi dedesi gelene kadar… 
Sahi biten çile neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117206</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d829f1d-453f-4fdb-9070-f8ff24966f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimden</image:title>
            <image:caption>Maskelerin ardında kim var? 
Onunla hiç konuşmayı denediniz mi? 
Neden maskelere ihtiyaç duyduğunu sordunuz mu? 
Sizler için taktığı her maskeye kandınız hem de körü körüne. 
Onların arkasındaki kişi merakınıza bile düşmedi. 
Çünkü ihtiyacınız olan şey maskelerin kendisiydi. 
Onları takan, onların ardındaki gerçek sizi ırgalamıyordu. 
Böylesi daha kolayınıza geldi. 
Siz maskelerle mutlu olan, yaşamın kendisinden habersiz sahte suratlara muhtaçsınız. 
Gerçek yaşam, maskelerin ardında gizlidir. 
Gerçeklik yalanların altında yatılıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117207</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e8cc9db-e064-4f3f-8fc3-21ac07fc3964.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Armağan : Korku</image:title>
            <image:caption>“Sokaklarda yürünmez oldu, kimselere güvenilmez oldu” diyenler, sokaklar kadar ev ve işin de bir şiddet membaı olabileceğini bilenler muhtemelen Amerika’nın önde gelen güvenlik uzmanlarından birinin tavsiyelerine kulak vermek isteyecektir.  
 ABD başkanları dahil olmak üzere sayısız önemli kişiliğe danışmanlık yapmış olan Gavin de Becker’a göre korku ortadan kaldırılması gereken bir öcü değil, türlerin binlerce yıllık devamlılığını sağlamış az maliyetli bir hayatta kalma yöntemi. Şiddetin ve zulmün git gide arttığı dünyada bireysel emniyet önlemlerinin kaçınılmazlık, iç ve dış faktörlerin hesaba katıldığı bir güvenlik yaklaşımının ise gereklilik olduğunu öğreniyoruz ondan. 
Her türlü insan şiddetinin önceden tespit edilebileceği teziyle adından çok kereler söz ettirmiş, bugüne kadar 14 farklı dile çevrilmiş bir klasik olan Büyük Armağan: Korku, kişisel güvenlik anlayışınızda devrim yapmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117208</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e925aa-1c78-4988-8e5f-8c5a27dcb2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Sevgili anne-babalar ve değerli eğitimciler… 
Bildiğiniz gibi çocuklarımız, okul öncesi dönemde birbirinden farklı sorular sorar bizlere. Bu soruların en başta gelenleri ise yaşadığımız dünyanın düzenine ait ayrıntılardır. Doğa olayları, mevsimler, hayvanlar, bitkiler ve pek çok şey… 
Bütün bunlar çocukların merakını artırır ve bizleri soru yağmuruna tutarlar. Artık bu kitapla onların sorularını en güzel şekilde cevaplayabileceğiz. Çocuklarımız; mevsimlerin sırası, özellikleri ve mevsim geçişleri ile ilgili pek çok bilgiye daha kolay sahip olacaklar. 
Çocuklarımıza dört mevsim mutluluklar dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117209</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb16a80-3399-430f-bc16-ee55ac3e11c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>Renkleriyle, güzellikleriyle göz kamaştıran ve doğanın en güzel canlılarından olan çiçekleri yakından tanımak ister misin? Nihan’ın, çiçek dükkânındaki rengârenk bitkilerle yaptığı sohbetlere kulak vermeye ne dersin? 
Belki şu an çok yakınında sana göz kırpan bir çiçek vardır. Güzel bir gül kokusu sana ulaşmak için yola çıkmıştır bile.  Kuru dallarda filizlenen bir yaprak seni bekliyor da olabilir. 
O halde keşfe başlayalım mı? Çiçeklerin, bitkilerin güzelliğini fark etmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117210</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71781d84-9849-49bd-82b4-0dfa377d6ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Mi Yapıyorum? Çünkü…</image:title>
            <image:caption>Peygamberimiz’in (sav) her davranışı ve tavsiyesi, binlerce yıldır olduğu gibi bugün de insanlığa ışık tutmaktadır.  Bu kitap; keşif ve merak duyguları ile hayatı anlamlandırmaya çalışan çocukların nasıl, neden ve niçin’li sorularını Peygamberimiz’in davranışları ve tavsiyeleri ışığında cevaplayabilmek amacıyla yazılmıştır.   Gelin hep birlikte O’nun ışığıyla aydınlanalım. Ve çocuklarımızın sorularına O’nun aydınlığıyla cevap bulalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117211</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fba24f5c-e223-4649-aba1-58cf0f2d6987.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkname</image:title>
            <image:caption>Herkesin narsistliğe doğru yöneldiği bu çağda âşık olmak; kendinden başkasına değer verebilme yeteneğinin ta kendisidir. Her satırında aşka bir başka bakacağınız bu kitapta duygularımı paylaştım. Sizlerin de kendinizden bir şeyler bulacağınızdan eminim. İnsan, hayatında “aşk” denilen duyguyu mutlaka yaşamalı. Yoksa bu hayattan geçtim, dememeli.  İnsanlığın kıyameti; insanlar sevgiyi, aşkı, merhameti, şefkati kaybettiği için kopacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117212</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d167f20-518a-4e3d-a83a-78c7993af1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İskender’in Talihi Ve Erdemi Üzerine</image:title>
            <image:caption>&quot;Benim için asla korkmayın! Çünkü benim ölümümden korkarsanız, benim ölümden korkmadığıma inanmazsınız!&quot; Eski Yunan yazınının en üretken isimlerinden olan Plutarkhos, bu metinle beraber bir filozofu filozof yapan şeyin teori mi yoksa pratik mi olduğu sorusunu sorar. Bu soruya cevap aramak için de İskender’in hayatını ve iktidarını kullanır, onu bir kraldan ziyade bir filozof olarak ele alır ve işlerini bu bakış açısıyla değerlendirir. 
Plutarkhos, modası hiç geçmeyen bir tartışmayı da ele alır: İskender talihi sayesinde mi yoksa erdemleri sayesinde mi “büyük” oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117213</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da3e437-dbc6-406e-ad33-b86db8e3ac38.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çağ Düşlüyorum</image:title>
            <image:caption>İlk şiiri Gönül, 1953 yılında yayınlanan 20. Asır Dergisi’nde Behçet Kemal ÇAĞLAR’ın yönettiği “Genç Şairler” sayfasında yayınladı. 
Yalnızlık, umut ayrılık, umutsuzluk, sevgi, özlem ve tasavvuf alanındaki duygularını büyük bir ustalıkla dile getiren İbrahim SAĞIR dilimizdeki kelimelere, cümlelere öyle anlamlar yükledi ki hayran olmamak mümkün değil. 
Bazen bir kıtaya bir kitapta anlatılamayacak acıyı, kederi, sevgiyi yada özlemi sığdırdı. Her sözcüğü büyük bir titizlikle yerli yerine oturttu. Üstelikte bütün bu güzellikleri, Halk Şiiri’nin özellikleri olan belli ölçüler içerisinde, belli kurallara uyarak yaptı. 
 
BİR ÇAĞ DÜŞLÜYORUM 
 
Bir çağ düşlüyorum aç, açığı kalmamış, 
Hudutlarda güven, gönüllerde güven, 
Ne ezilen ne ezen, 
Sevgi taşısın bulutlar, 
Gecesi emin, gündüzü emin, 
Toptan ölümlere paydos, 
Bombalar paydos, füzelere paydos. 
Utanmasın yıldızlar, 
Dönsün dünya, dönsün ay, 
Büyüsün bebeler şen olsun anneler, 
Sevgi dilenmesin kızlar, 
Düşmesin toprağa dal dal yiğitler, 
Umutlar budanmasın, 
Analar yanmasın, 
Bir çağ düşlüyorum mevsimleri hep bahar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117214</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e71c75b9-844f-466e-bdca-a977a64e2949.jpg</image:loc>
            <image:title>En Mutlu Gün</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, cuma gününün özel bir gün olduğuna işaret etmek ve o gün içerisinde yapılması gereken güzel şeyleri çocuklara öğretmek/sevdirmek için hazırlanmıştır.  Çünkü “Cuma, mü’minin bayramıdır.” Bu coşkuyu yaşamak ve yaşatmak gerekir.  Varlıklarıyla bizleri mutlu eden ve kalpleriyle dünyayı güzelleştiren tüm çocuklara armağan olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117215</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4cfb169-9357-4e31-857c-19dbf11738b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kripke ve Adlandırma ve Zorunluluk İçin Bir Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Amerikalı filozof Saul Kripke, yirminci yüzyılın en önemli metafizikçilerinden biridir. Meşhur eseri Adlandırma ve Zorunluluk ise son yıllarda dil felsefesi ve metafizik sahasında kaleme alınmış en önemli metinler arasında yer alır. Kripke’nin felsefesi “İsimler ve şeyler birbiriyle nasıl ilişkilendirilir? Nesnelerin özsel özellikleri var mıdır? Özel isim nedir, doğal tür terimleri nelerdir?” gibi temel fakat zor sorularla ilgilenir.
Özellikle Frege, Wittgenstein ve Russell&apos;da bulunduğunu ileri sürdüğü betimlemeci gönderme anlayışı ve Quine&apos;ın özcülük karşıtı metafiziği başta olmak üzere, hâkim dil kuramlarına ve metafizik anlayışlarına meydan okur. Harold Noonan’ın tüm bu zorlukları gözeterek hazırladığı kılavuz çalışması hem Kripke’nin düşüncesini tanıtıyor hem de bu klasikleşmiş esere nüfuz etmenizi kolaylaştırıyor. Kripke’nin yaşamını ve felsefesinin arka planını anlatarak işe başlayan Noonan, sonrasında Adlandırma ve Zorunluluk’un anahtar bölümlerini ve fikirlerini irdeliyor. Son olarak Kripke’nin dil felsefesi ve metafizik tartışmalarındaki yerini ve önemini tespit ederek okura kapsamlı bir kavrayış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117216</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa948cc7-96b5-43e3-8500-5da8b69cbf1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanma Sanatı: Moneyball</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı kaleme aldım çünkü hikâyeye âşık oldum. Bu, birçoğu MLB için yeterli olmadıkları gerekçesiyle defalarca reddedilmiş, değerleri bilinmeyen bir grup oyuncu ve yöneticinin MLB’nin en başarılı kulüplerinden birini inşa edişlerinin hikâyesiydi... Bu macera çok masumane bir soruyla başladı aslında: En fakir beyzbol takımlarından biri olan Oakland Athletics nasıl oluyor da bu kadar çok maç kazanabiliyordu? 
 
2002 sezonu açılmadan önce Oakland en önemli (ve pahalı) üç oyuncusunu bırakmak zorunda kaldı, hemen hemen herkes tarafından gözden çıkarıldı ama sonra Amerikan Beyzbol Ligi’nin üst üste galibiyet rekorunu kırdı. Lewis işte bunun nasıl olduğunu araştırıyor. Yıllar boyunca yazılım mühendisleri, istatistikçiler, Wall Street analistleri, avukatlar ve fizik profesörlerinden oluşan amatör beyzbol meraklıları tarafından toplanan sayıların gösterdiği, daha doğrusu kanıtladığı bir şey var: Oyuncular ve takımlar için geleneksel başarı kıstaslarının ölümcül derecede kusurlu olduğu. Bu bilgi yıllardır ortalıkta dolaşıyor ve MLB’de kimse buna aldırış etmiyordu. Ta ki Oakland Athletics’in menajeri Billy Beane’e kadar. 
 
Muhteşem karakterler ve beklenmedik bir hikâyeyle Michael Lewis, bize bu bilginin nasıl ve neden işe yaradığını gösteriyor. Kazanma Sanatı zor bir şeyin, paranın satın alamayacağı bir şeyin, başarının sırrının arayışı. 
 
“Derslerle dolu bir kitap.” —Forbes 
 
“Kazanma Sanatı’nın dört kelimesinden sadece birini anladım ve bu hâlâ yıllardır okuduğum en iyi ve en sürükleyici spor kitabı.” —Nick Hornby 
 
“Kazanma Sanatı, Lewis’in yazdığı en iyi iş kitabı. Hatta herhangi birinin yazdığı en iyi iş kitabı olabilir.” —Mark Gerson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117217</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2554099-9b31-45e9-862a-6a34818bd096.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İspanyol Köylüsüne Ağıt</image:title>
            <image:caption>Bir İspanyol Köylüsüne Ağıt, Aragon&apos;un küçük bir köyünde yaşanan iç savaşın dramatik bir kesitidir. Mosén Millán, oğlu gibi sevdiği genç bir adamın ruhu için bir ayin düzenlemeye hazırlanmaktadır. Rahip, ayine katılacakları beklerken olup bitenleri zihninde yeniden kurgular: genç adamı kurtarabileceğini düşünmesine neden olan, ancak onu cellatlarına teslim etmekten başka bir işe yaramayan arabuluculuğunun başarısızlığıyla yüzleşir. 
Savaş sonrası İspanyol edebiyatının ustalarından Ramón J. Sender’ın semboller üzerinden ilerleyen bu son derece sade ve basit anlatısı tam da bu sebeple derin ve etkileyici. Sıkı gerçekçiliği, sembollerinin evrenselliği ve rahibin çağrışımlarıyla birlikte ortaya çıkan vicdan mekanizmalarına dair keskin kavrayışıyla dikkat çeken, başrolünde Antonio Banderas’ın olduğu 1985 yapımı bir filme de konu olan Bir İspanyol Köylüsüne Ağıt ile Sender ilk kez Türkçede. 
 
İşte gidiyor Değirmencinin Paco, 
hüküm giymiş gidiyor, 
giden canına ağlıyor, 
gömülmeye giden yolda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117218</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41e18026-390b-455e-89a6-e57649d77564.jpg</image:loc>
            <image:title>Wittgenstein ve Tractatus Logico-Philosophicus İçin Bir Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Analitik felsefenin öncülerinden Wittgenstein’ın erken dönem başyapıtı ve hayattayken yayımlanan tek eseri Tractatus Logico-Philosophicus, yayımlandığı 1922 yılından günümüze dek felsefe dünyasında radikal bir etki yaratmıştır. Bu son derece zorlu ve ufuk açıcı eser, dile dair güçlü bir anlama çabasının ürünüdür. Önde gelen Wittgenstein uzmanlarından Denis Mcmanus’un hazırladığı bu kılavuz çalışma, Tractatus’teki metafizik, etik, zihin, dil ve mantık konularına ışık tutmayı hedefliyor. McManus, başta mantıksal hakikat, nesneler, isimler, çıkarım, öznellik, solipsizm ve tarif edilemezlik tartışmaları olmak üzere Tractatus’un tüm ana meselelerini ele alıyor. 
Wittgenstein’ın Tractatus’un amacını neden etik olarak ilan ettiğine, kendini saçma ilan eden bir kitabın nasıl olup da hem düşüncelerimizi açıklığa kavuşturup hem de onu okurken akıl yürütme kapasitemizi kullanmamızı gerektirdiğine ve Wittgenstein’ın daha sonra Tractatus’un başarısını nasıl yeniden değerlendirdiğine dair özgün açıklamalar sunuyor. Wittgenstein düşüncesiyle yeni tanışacaklar için ideal bir başlangıç niteliğindeki bu çalışma, tüm felsefe öğrencileri ve meraklıları için bir kılavuz niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117219</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b5f877d-5d47-4c39-aff7-cc779868ba14.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>“Aydınlanma”, sıkça kullanılan ama niteliği üzerinde pek de uzlaşılamayan bir kavramdır. Kimileri onu karanlık çağları bitirdiği için kutsar, kimileriyse yirminci yüzyılın kanlı felaketlerinden sorumlu tutar. Ne getirmiştir bize aydınlanma, hoşgörü mü yoksa riyakârlık mı? İnsanların eşitliğiyle mi sonuçlanmıştır yoksa soykırımla mı? 
Evrensel bir kültür mü inşa etmiştir, yoksa insanları kendi seslerini bastırmak zorunda mı bırakmıştır? İnsanlığı dünyevi kaynaklarımızı geri dönüşsüz bir biçimde yağmalamaya mı yöneltir, yoksa refahımızı en üst seviyeye çıkarmanın yegâne anahtarı mıdır? Kieron O&apos;Hara bu çatışmaları ustalıkla aşarak Aydınlanma&apos;nın tarihini, siyasetini, bilimini, dinini, sanatını ve sosyal yaşamını masaya yatırıyor. Onu kolayca sıralanabilecek basit bir fikir manzumesi olarak değil, radikal Rousseau&apos;dan muhafazakâr Burke&apos;e kadar çok çeşitli düşünürleri ortaya çıkaran, evrim geçiren bir bütün olarak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117221</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ec6a86-93f6-4691-8f18-e16dd3256cee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateizmin Ruhu</image:title>
            <image:caption>“Tanrı olsun olmasın, sayılamayacak kadar vahşet var. Bu, bize din üzerine değil, ne yazık ki insanlık üzerine bir şeyler öğretiyor.” Dinden vazgeçilebilir mi? Tanrı var mıdır? Ateistler maneviyatı reddeder mi? André Comte-Sponville, Ateizmin Ruhu’nda bu soruları açık yüreklilik ve cesaretle yanıtlıyor. İlahiyatçıların ve felsefecilerin Tanrı’nın varlığına dair sunduğu kanıtları ele alıp kendi ateizminin temellerini ortaya koyuyor. 
Laiklik, sevgi ve hoşgörünün insanları birleştirecek asli zemin olduğunu savunuyor, bizi kendi varlığımızda hakikati bulmaya çağırıyor. Düşünür, manevi yaşama da bu dünyaya da açık, sorgulayan, insani değerlere ve sevgiye kök salmış, adaleti ve merhameti temel alan bir ateizmi savunuyor. 
Hem köktenciliğe hem de fanatizme karşı açık bir tavır alan Comte-Sponville, tanrısız ve dogmasız bir maneviyat arayışını ilan ediyor, özgün bir ateizm manifestosu sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117222</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ea097f5-8c30-4e0b-939f-82bfa3678dae.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendis</image:title>
            <image:caption>Sovyet yazar Yuri Krımov 33 yaşında Ukrayna’da Nazilerle savaşırken hayatını kaybettiğinde ardından yalnızca üç uzun öykü bıraktı. Bunlardan son ikisi günümüzde sosyalist gerçekçiliğin klasiklerinden kabul edilmektedir. Mühendis son öyküsüydü... 
 
    Tüm bir Sovyet edebiyatı ama özellikle Stalin dönemi yazarları “sadece proletaryanın kazanımlarını yücelten, günün gerçeklerini değil, hakikati süsleyip püsleyerek olduğundan daha güzel gösteren” metinler yazmakla suçlana geldi. 
1941 yılında yayımlanan Mühendis yukarıdaki iddiaları pek de doğrular gözükmemektedir! Özellikle üst kademede müdür pozisyonundaki bürokrasi ve memur zihniyetini sert bir şekilde eleştiren yazar, Kızıl Emek Bayrağı nişanıyla ödüllendirilmişti. 
 
    Maksim Gorki’nin çizdiği yolda sosyalist gerçekçiliği kendine ilke edinmiş yazarlar, bir yandan klasik Rus edebiyatının edebi geleneğini sürdürürken, diğer yandan sosyalizmin önünde engel olarak gördükleri aksaklıkları yazmaktan hiç çekinmediler. Krımov Mühendis’te fonda gergin bir aşk hikâyesi, kahramanların düşünce akışları, alegoriler, metaforlar ve muazzam tasvirlerle estetikten hiç ödün vermeden sosyalist gerçekçiliğin klasiklerinden birine imza atmayı başarmıştır. 
 
    “Madem konu açıldı, size bir şey anlatmama izin verin. Kocanızdan önce Totski zamanında yine burada toplanmıştık. Milleti toplamışlar, Stahanovcuları da davet etmişler. Bizi alkışlarla karşıladılar, ayrı ayrı masalara oturttular. Yüzümüz kızardı. Stenograflar not tutuyor, fotoğrafçılar fotoğraf çekiyordu, her şey bir bayram havasındaydı. Ertesi gün gazetelerde fotoğraflar çıktı. Ancak bundan öteye gitmedi. Sondaj ekiplerinin çoğu hâlâ sondaj makinelerine takılan aparatlardan faydalanamıyor. Hele atölye çalışmalarındaki işbirliğinden hiç söz etmeyelim. Meğer boşuna toplanmışız... Totski zamanında yapılan bir toplantı değil, gösteriydi. İşte böyle sevgili yoldaş!” 
“Kim bu insanlar? Aptal mı? Düşman mı? Kariyerist mi?” 
“Elbette hayır, onlar bizim mühendis kardeşlerimiz ya da tröst müdürlerimiz, sadece bir kusurları var: Bugün için yaşarlar ve değişimden korkarlar. Şein’den korkarlar ve ona yaltaklanırlar. Sizin gelişinizden korkarlar. Ve hepsinden önemlisi, her şeyi anında kavrarlar ama hiçbir şey yapmazlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117224</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a475b418-64fe-4ac0-9db5-be1e301127c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiske Kuşunun Peşinde</image:title>
            <image:caption>Kiske Kuşunun Peşinde, 93 Harbi’nin ardından 1878 ile 1882 yılları arasında Batum’dan yola çıkıp Ordu’ya göçen, üç kuşak boyunca kaostan düzen ve refah çıkarmaya çalışan Çürüksulu bir Gürcü muhacir ailesinin hikâyesini anlatıyor. Katamize/Özel ailesinin o tarihten bugüne uzanan yüz elli yıllık geçmişini. Ordu şehriyle yakın kırsalı arasında her kuşakta yeniden hareketlenen, bozulan ve tekrar kurulan hayatlar… Savaşların, çatışmaların yaşandığı, gündelik gerilimlerin derinden aktığı ve hiç sonlanmayacak gibi görülen zor koşullarda her seferinde yeni bir başlangıcı mümkün kılan toplumsal ilişkiler ve dayanışma ağları… 
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, oradan bugüne kiske kuşunun peşinde yeni hayat arayışları… Oktay Özel yıllara yayılmış sözlü tarih, arşiv, saha araştırması ve resmî kayıtlarla beslenerek kendi ailesi üzerinden bir Türkiye hikâyesi sunuyor okurlara. “Katamize ailesinin yaklaşık son iki yüz yılının da parçası olduğu, zamanın hızlı ve acımasız aktığı bir döneme denk düşen zorlu ve problemli bir tarih var önümüzde. O halde kolları sıvayalım ve yakından bakalım o tarihe. Tarihimize…” OKTAY ÖZEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117225</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d5b1ab-d336-49b0-a3fe-d47b67c6d42e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlakı Giyinmek</image:title>
            <image:caption>Özçetin&apos;in araştırması hem Kemalist hem İslamcı muhafazakâr söylemin kadınların cinsel bedenlerini gizlemek ve kadınların kamusal alanlardaki görünürlüklerini düzenlemek için nasıl kıyafeti bir beden teknolojisi olarak kullandığını inceliyor. Kadınların kamusal alanlardaki mevcudiyetlerinin ve hareketlerinin kamusal bakışın yargısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ve kıyafetin kamusal bakışın ahlak yargısı için temel ölçütlerden birini oluşturduğunu görüyoruz. 

Türkiye&apos;de toplumsal cinsiyet ve cinsel ahlak üzerine yapılan çalışmalar, genellikle ailenin ya da ulusun namusunu koruma kisvesi altında kadınların bedenleri üzerindeki eril tahakküm iddialarıyla ilgilenir, ama kadınların kamusal alanlardaki hareketliliğini ve etkinliğini sınırlayan patriyarkal cinsel ahlak düzeninin sürekliliğini sağlayan kıyafet kodlarının rolüne gereken önemi vermezler. Özçetin ise kitabında cinsel ahlakın kamusal alanları patriyarkal normlar etrafında hizaya sokmasına bakarken, aynı normların cinsel kadın bedenlerini bu alanlardan silmeye dönük olarak kurulduğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117226</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e746d77-e2bd-43af-9dfa-f0b513339744.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanayisizleşme, Konut Siyaseti, Orta Sınıf</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap sanayisizleşme ve kentsel yeniden yapılanmanın iç içe geçtiği bir Türkiye kentleşme sürecinde bir mahallenin, orta sınıfların tüketim pratikleri üzerinden yaşam tarzı farklılaşması ve statü ayrımıyla şekillenen bir kültürel alan olarak nasıl inşa olduğunu ortaya koyuyor. Bu aynı zamanda 2000 sonrası merkezî iktidarın taşraya sızan konut siyasetinin bir kenti, orta sınıfların algı ve pratikleri üzerinden nasıl yeniden yapılandırdığının öyküsüdür.” Funda Sönmez Öğütle, neoliberalizm deyip geçilen pratiğin kentleri nasıl değiştirdiğini ve kentler üzerinden hayatı nasıl dönüştürdüğünü, titiz bir bakışla inceliyor. Kentler, nasıl bizzat kültürel sermaye ve beğeninin nesnesi haline geldiler? “İyi yaşam arzusu”, nasıl konut ve inşaat “rüyalarına” bağlandı; orta sınıf “ideali” nasıl kabul gördü? 
Toplumsal gruplar, kâh kendi benzerleriyle aynı mekânda bir arada yaşamaya yönelerek, kâh dahil olmak istedikleri gruplara-sınıflara mekânsal olarak yakınlaşmayı özleyerek nasıl ayrıştılar? Kitap, kentleşmenin önemli bir boyutu olarak sanayisizleşmeye de eğiliyor. Hâkim kent ve konut politikasının, sanayisizleşmenin doğurduğu çöküntünün etkilerinin hazmedilmesini, onunla yüzleşilmesini engelleyen bir etkisi var. Kentsel hafızayı tahrip eden, kentsel karakter erozyonuna yol açan bir etki, bu. Çalışmanın sahasını oluşturan Zonguldak, bu bakımdan tipik ve çarpıcı bir örnek. Sanayisizleşme, Konut Siyaseti, Orta Sınıf sadece kentsel manzaralarımızın değil, hayat tarzı manzaralarımızın da bir etüdü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117227</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73ceee1f-bd21-4dd9-8566-7e05fecfeffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Hawthorne Hamlesi</image:title>
            <image:caption>Bu oyunda hayatlar tehlikededir ve hiçbir şey,
bir Hawthorne’u zaferden daha iyi tanımlayamaz.
 
 
Yüklü bir servetin sahibi olmak için Avery Kylie Grambs’ın tek yapması gereken, Hawthorne Malikânesi’nde birkaç hafta daha hayatta kalmaktır. Paparazziler onun her adımını izlemekte, finansal baskılar artmakta, tehlike ise hayatın bir gerçeği olmuş durumdadır. Ama en azından Avery’nin güvenebileceği birileri vardır: Hawthorne kardeşler.
 
Avery tam da dünyanın en zengin genci olmak üzereyken onun yardımına ihtiyacı olan ve Hawthorne Malikânesi’ndeki varlığıyla her şeyi değiştirebilecek bir ziyaretçi ortaya çıkar. Ve tabii ki onunla birlikte çözülmesi gereken son bir bulmaca olduğu anlaşılır. Avery ile Hawthorne kardeşler, bilinmeyen ve güçlü bir oyuncuya karşı tehlikeli bir oyunun içine çekilir.
 
Herkesin dilinde olacak bu oyunda Avery’nin serveti, hayatı ve sevdiği herkes tehlikededir ve Avery’nin son bir hamleye ihtiyacı vardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117229</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/980dc2c3-f064-4015-95fd-724d3fbb1fe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Hanşiçi’nin Tuhaf Vaka Defteri</image:title>
            <image:caption>“‘Vaka Defteri’nin ne olduğunu mu soruyorsun?’ dedi Hanşici konuşmasına başlarken. ‘Biz dedektifler elde ettiğimiz bilgileri Şehir Sulh Mahkemesi’ne iletirdik. Davadan sorumlu başmüfettiş ya da yargıç yardımcısı da bu bilgileri bir deftere kaydederdi. İşte bu deftere Vaka Defteri derdik.’” 
 
Japon dedektiflik hikâyelerinin öncüsü olarak bilinen Kido Okamoto 1917 yılında kendisine büyük ün kazandıracak Dedektif Hanşici karakterini yaratarak aynı zamanda Japon edebiyatında yeni bir türün –tarihsel polisiyenin– de temellerini attı. Japon edebiyatının Sherlock Holmes’u olarak da bilinen Dedektif Hanşici karakteri, büyük bir başarı kazandı ve yirmi yıl boyunca ilgi gören bir seri olarak devam etti. 
 
Bir kasabayı ele geçiren kediler, ortadan kaybolan insanlar ve çözülmesi güç cinayetler… Dedektif Hanşici ilginç ayrıntılarla süslenmiş pek çok girift, sıradışı ve gizemli olayı daha çok içgüdülerine, deneyimlerine ve hatta bazen de şansına güvenerek çözer. Olayları çözerken, yazıldığı dönem olan Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasındaki dönemin perspektifinden feodal Japonya’daki hayatı da yer yer mizah unsurlarını kullanarak irdeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117230</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d38f992d-895a-400d-96b0-979b38af43a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayali Bir Hayat - Sieglinde Geisel ile Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Okumanın Tarihi, Geceleyin Kütüphane, Kelimeler Şehri gibi kitaplarıyla dünya çapında bir okur kitlesine kavuşsa da kendini her şeyden önce bir okur olarak tanımlayan Alberto Manguel, Covid-19 pandemisinin ilk yılında İsviçreli gazeteci Sieglinde Geisel’e verdiği söyleşide hayatında ve okurluğunda rol oynayan her şeyi içtenlikle anlatıyor: Sıra dışı anne ve babasını, ona Alman kültürünü tanıtan dadısı Ellin’in damgasını vurduğu çocukluğunu, anne babasının memleketi Arjantin’le olan ikircikli ilişkisini, hayatı boyunca yoldaşı olmuş yazarlarla kitapları, Mondion’daki artık efsaneleşmiş kütüphanesini nasıl kurduğunu ve nasıl kaybettiğini, geçirdiği felçten sonra konuşma yetisini nasıl yeniden kazandığını, kukla yapma hobisini... 
Hayali Bir Hayat, Alberto Manguel’in kelimelerden inşa edilmiş dünyasına ve bu dünyanın kaynaklarına samimi bir yolculuk. 
 
“Manguel’i okumak, bilge, kozmopolit bir dostla şehirde bir gezintiye çıkmaya ya da beraber telaşsız bir yemek yemeye benziyor.” The Economist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117231</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d145f4b6-eef9-4920-a992-8136a6ebf7a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumla Beraber İyileşiyorum</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımıza daha mutlu bir hayat sunmaya çalışırken sıklıkla gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Kendi çocukluğumuz. 
 
Her birimizin, varoluşumuzun temel taşlarını oluşturan bir çocukluk geçmişi var ve bu, her an bizimle birlikte. Ebru Demirhan, Çocuğumla Beraber İyileşiyorum kitabıyla sizi ailece bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor. Anne babaların, iç dünyalarında yapacakları keşiflerle hem çocuklarını hem de kendi anne rahmi, bebeklik ve sonraki gelişim süreçlerinde yaşadıkları zorlukları nasıl iyileştirebileceklerini ve bu iyileşmenin tüm aileye nasıl pozitif bir şekilde yansıyacağını gösteriyor. 
 
Kuantum bilinçaltı danışmanlığı ve meditasyonlarla zenginleştirilmiş bu kitap, ebeveynlik yolculuğunda karşılaşılan zorlukları aşmak için derinlemesine bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117232</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0baa843f-6e68-4bce-871e-e33e171e5c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Air Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Hostes Blythe’ın en büyük korkusu, yükseklikti… 
...Ta ki gizem, tehlike ve büyülü bilimin tuhaf bölgesine çakılana kadar. 
Artık Blythe’ın endişe etmesi gereken büyük şeyler var… Gerçekliğin dokusu gibi. 
Ama yalnız değil: Gizemli aşkının peşine düştüğü umutsuz arayışında Blythe, bizzat Amelia Earhart’ı buldu! 
Amelia, kaybolduktan sonra nasıl hayatta kalmıştı? Yakıt olarak rüyaları kullanarak, bilinen ve bilinmeyen dünyalar arasında seyahat etmesini sağlayan yüzlerce yıllık sır neydi? 
Ve gerçek planı ne? 
Blythe, bunların hepsine cevap olabilir. 
İnsanı içine çeken bu Eisner adayı seri, ikinci cildiyle devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117233</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab388f2-9551-4a87-b608-1924539b54a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambaşka Bir Ülke Amerika&apos;ya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Amerika bugüne dek gezdiğim ülkelerden daha değişik bir ülke... 
Gülten Dayıoğlu ile çok şaşırtıcı, tadına doyulmaz bir Amerika gezisine hazır mısınız? 
Sevimli çizgi film kahramanlarının yaşadığı Disneyland, akıllı yunusların harika gösteriler yaptığı Sea World, geveze bir robotla tanışacağınız, geleceğin dünyası Epcot Center… 
Hollywood, Universal Stüdyoları, Beverly Hills… 
Los Angeles, San Francisco, New York, Miami, Orlando… 
En büyük şehirler, en uzun köprüler, en yüksek gökdelenler… 
Haydi gelin bu bambaşka ülkeyi hep birlikte gezelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117234</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3df616-c0e2-487e-ae8b-576a62fdb22a.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Saçlarım Neden Turuncu?</image:title>
            <image:caption>Orhan’ın saçları turuncuydu. 
Orhan’ın saçları çok turuncuydu... 
Orhan’ın saçları tupturuncuydu! 
 
Eğer Orhan’ın saçları turuncu olmasaydı, 
arkadaşları da onunla dalga geçemezdi... 
Eğer renkler olmasaydı, 
Orhan’ın saçları turuncu olmazdı... 
 
Eğer renkler olmasaydı... 
Sizce ne olurdu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117235</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/841a3aa0-3587-4d9a-a558-d9e3af9d1790.jpg</image:loc>
            <image:title>Benden Önce Trajedim Sizi Selamlayacak</image:title>
            <image:caption>Belki de ülkemizde en çok okuru olan, en sevilen yabancı yazar STEFAN ZWEIG’dır. 
Bu kitapta Stefan Zweig’ın çeşitli eserlerinden özenle seçilmiş kalbe işleyen, beyin tokatlayan, burun direği sızlatan altı çizili cümleler var. 
Büyük ustayı tekrar hatırlamak ve büyülü dünyasına girmek için eşsiz bir fırsat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117236</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c8bb194-dc07-4bc9-811c-6271927f2cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Karnavalın Ortasındaki Adam Ünsal Oskay</image:title>
            <image:caption>Ödüllü romanların yazarı Cengis T. Asiltürk, Karnavalın Ortasındaki Adam Ünsal Oskay ile okuru “aydın onuru”nun cisimleşmiş hali Ünsal Oskay’ın yaşamında, büyülü bir yolculuğa davet ediyor. 
Bu bir biyografik roman değil… Cengis T. Asiltürk, büyülü gerçekçilik tarzındaki şiirsellik dolu yapıtında Ünsal Oskay’ı, hayatının tüm renkli sekanslarıyla başkahraman olarak okurun karşısına çıkarıyor. 
Ünsal Oskay, Türkiye’de iletişim biliminin kurucusu ve sosyoloji alanındaki çalışmalarını farklı disiplinlerle harmanlamış, öncü bir fikir insanı. Onun akademik hayatına koşut olarak ilerleyen entelektüel uğraşı, bugüne kalan en önemli mirası addedilebilir. Murat Belge’nin sözleriyle “kitle kültürünün popüler kültüre dönüşmesini sağlamak” adına kitaplar, makaleler kaleme alan, çeviriler yapan, sıradan televizyon izleyicisini hiç alışık olmadığı tartışmaların içine çeken Oskay’ın hayatının merkezinde merak ve daima okumak olmuştur. Elinizdeki romanla, onun 1939 yılında Şanlıurfa’da başlayan serüvenine eşlik ederken; bilmeye ve anlamaya sevdalı bir bilgenin sevinçlerine, ihtiraslarına, hayal kırıklıklarına tanık olacaksınız. Bu romanı okurken, büyük bir karnavalın ortasına düşmüş başkahraman Oskay’ın kurmacayla iç içe ilerleyen serüvenini yaşayacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117237</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe46998-800e-484b-bb17-8958dff1582e.jpg</image:loc>
            <image:title>Levanten</image:title>
            <image:caption>“Gerçek aşk, insanın yüreğine bir kez düştüğünde, gönül onu yeşertip büyütmek için mutlaka bir yol buluyordu.”  
Hayatı boyunca aşka âşık olmuş ve kendi aşkını merak etmiş genç bir kız, savaşta tüm sevdiklerini yitirmiş bir İngiliz askeri ve onların hayatında hiç unutamayacakları bir iz bırakan, kötülüğün simgesi Mısırlı tüccar Ziyad… 
İmkânsız bir zamanda imkânsız bir aşkın, farklı coğrafyalardan ve farklı inançlardan insanların yollarını kesiştirmesiyle birlikte; arkeoloji tarihi gerçekleri, Levanten yaşam tarzı, kültürü, mimarisi, Anadolu’nun ve Levanten yaşamın en kıymetli şehri İzmir’in güzellikleri bu romanda yeniden hayat buluyor. 
Farklı kurgu karakterlerin dünyasında, gerçek insanların etrafında, gerçek zamanda gelişen olaylar; 1850’li yılların Osmanlı’sında yeşeren bir aşk romanından ziyade, gerilim ve polisiye unsurları ile bezenmiş, ilmek ilmek işlenmiş nefes kesen bir kurgu koyuyor ortaya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117238</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c1fc1a-d5eb-4da4-ba71-dcbe51a11c45.jpg</image:loc>
            <image:title>Pompeius’un Yetkisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>Cicero, Pompeius’un Yetkisi Üzerine adlı söylevinde, VI. Mithridates&apos;e karşı yapılacak olan savaşı yönetme yetkisinin Pompeius’a verilmesine ilişkin yasa önerisini savunmaktadır. Cicero, bu savaşın önemini vurgulayarak, bu yetkinin verilmesinin Roma&apos;nın güvenliği ve çıkarları için gerekliliğine dikkat çeker. 
Cicero&apos;nun bu söylevi, o dönemdeki politik ortamı, Romalıların güvenliği için gerekenleri ve Pompeius’un liderlik yeteneklerini vurgulamaktadır. Pompeius&apos;un daha önceki zaferleri ve deneyimleri üzerine odaklanarak, onun VI. Mithridates&apos;e karşı yapılacak savaşın liderliğini üstlenmesinin Roma için en iyi seçenek olduğunu savunur. Ayrıca, Pompeius&apos;un cesareti, adil yönetimi ve askeri dehasıyla Roma&apos;nın düşmanlarına karşı başarılı olabileceğine dikkat çeker. Cicero, Pompeius&apos;un Roma&apos;nın kurtuluşunu sağlayacak lider olduğunu ve bu görevi başarmak için gerekli yetkiyi alması gerektiğini vurgular. Bu övgülerle, Cicero, Pompeius&apos;a savaş yetkisi verilmesi yönündeki yasa önerisini desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117239</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d755dc81-ddc3-4b6d-ba82-a5e18491d373.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapları Seven Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Ozan ile Elif, kitapları çok seven iki çocuk. İki kardeşin yüzlerce kitabı var. Günün birinde 
Ozan ile Elif kitaplarından vazgeçmek zorunda kalırlar. Fakat onlara hayal bile  edemeyecekleri kadar çok ihtiyaçları vardır. 

Kütüphanelerin değerini vurgulayan, kitapların bizi nasıl bir araya getirdiğine dair sıcacık, dokunaklı bir hikâye. Kitaplara yazılmış bir güzelleme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117240</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e40b559-280d-4037-ba64-8b00c6d9fd8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutsuzluğun Savunması</image:title>
            <image:caption>Mutsuzluk kaçınılmazdır ama hayat her zaman bundan daha fazlasıdır. 
 
Günlük mutluluk üzerine şimdiye dek yapılmış en uzun bilimsel çalışma. Mutluluğu ölçmek imkânsızdır... 
 
Bu cümle size tanıdık gelebilir ancak Kopenhag’daki Mutluluk Araştırma Enstitüsü’nde yaklaşık 20 yıldır yapılan bilimsel bir çalışma mutluluğa dair inançlarınızı altüst edecek. 
 
Veri analisti Alejandro Cencerrado, 18 yaşından itibaren kendi mutluluğunu ölçmeye başladı ve 0’dan 10’a kadar puanlayıp kaydederek gelişmiş istatistiksel cihazlarla analiz etti. Cencerrado, bu zaman diliminde finansal krizlere girip çıktı, üç farklı ülkede yaşadı, Nokia’dan akıllı telefona geçti, Corona virüs salgınına şahitlik etti, evlendi ve hamilelik testinde pozitifi gördü... Peki tüm bunlar olurken mutluluğu nasıl bir seyirde ilerledi? 
 
Mutsuzluğun Savunması, psikoloji, sosyoloji, antropoloji gibi çok yönlü disiplinlerin iç içe geçtiği, bilimsel analizlerle insanlığın en derin özlemine yeni bir bakış açısı kazandıran şaşırtıcı bir kitap. Amaç size bir mutluluk reçetesi sunmak da değil, aksine ele avuca gelmeyen o duygunun aslında nerelerde gizlendiğini göstermek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117241</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc24fd3-59c9-4258-9743-0071c7cd6ce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanlar ve Sefiller</image:title>
            <image:caption>HER ZAMAN KAHRAMANLAR HATIRLANIR, SEFİLLERİN İSE SADECE VARLIĞI BİLİNİR. 
 
Altı yüzyıl aynı coğrafyaya hâkim olan Osmanlı İmparatorluğu’nun mantalitesini zamanın şartlarına uyduramaması, geçmişiyle yaşayıp, bilimsellikten uzak yaklaşım tarzlarını inatla sürdürmesi, bunu eski değerlerini korumak olarak kutsaması kaçınılmaz sonu getirmekteydi. Ülkeler arası iletişim artmıştı. Sömürgeci dış güçler bilimselliklerinin ve ekonomik güçlerinin yardımıyla devletin açık yaralarını kaşıyarak doğru kararlar alınmasını engelliyorlardı. 
 
Yapılan nadir olumlu işlerden biri, yarım asır sonra gerilemeyi durduracak neslin yetiştirilmeye başlanmasıydı. Cemal bu neslin bir temsilcisiydi. Aile ve toplum değerlerine bağlılıkta tam bir Osmanlı, aldığı eğitimlerin etkisiyle her türlü noksanlığı eleştiren, süregelen düzen ile ideallerinin arabuluculuğunu yapmakta olan bir subay. 
 
Evliliğinin ilk yıllarında yaşadığı yıkımlar onu memleketin bir köşesine kirli bir savaşın içine atmıştı. Yaşadıklarını unutmak için tek şansı kendini mesleğine vermekti. “Tüm acılar zamanla küllenir” sözünü doğrularcasına yaşamın boş olduğuna karar veren ruh halinden çıkarak güzeller güzeli bir kadının cazibesine kapılıp hayata yeniden başladı. 
 
1868-1914 arası devlet yönetimi, toplum hayatı, iç dış siyasi ilişkiler ekseninde bir Osmanlı subayının kısacık hayat serüvenini okurken yakın tarihimize yeniden göz atma fırsatını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117242</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409d8f27-90da-4e6e-ae3e-5d8b22936a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Sondan Sonraki Başlangıç 1</image:title>
            <image:caption>BU POPÜLER FANTASTİK ÇİZGİ ROMAN, NİHAYET BASILI HALDE SİZLERLE! 
 
Kral Grey, refah içindeki bir ülkeye hükmetse de yalnızlık hissinden bir türlü kurtulamamaktadır. Fakat önünde onu bekleyen ikinci bir şans vardır. Hayatı birden son bulunca büyü ve canavarlarla dolu bir dünyada Arthur Leywin adıyla reenkarne olur. Önceki hayatına dair anıları ve yeni bulduğu bu sıcacık ortamı koruma arzusuyla tekrar büyük bir savaşçı olmaya ant içer. Art, olabildiğince güçlü olmak için günlerini kılıç eğitimi, mana çekirdeği oluşturma ve büyü çalışmalarıyla geçirir. Peki ama tüm bu çabası, tehlikeli güçleri durdurmak için yeterli olacak mıdır?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117244</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1088045c-fa2e-4108-b88a-861825f05f11.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplandılar</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları, toplu şiirler ve öyküler ciltlerinde öne çıkan kitapların ayrı basımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Turgut Uyar’ın şiir kitabı Toplandılar yeniden, bağımsız biçimde okuruna ulaşıyor. 
Toplandılar kitabı, Turgut Uyar’ın Divan denemesiyle ara verdiği “toplumsal mücadelesi içindeki birey”in şiirine dönüşün ya da Her Pazartesi’yle başlayan sürecin devamı niteliğindedir. Uyar, her zamanki tavrıyla bir yandan yalnızlığı ve açmazıyla öne çıkardığı bireyin sorunlarından hiçbir koşulda vazgeçmeme tutumunu sürdürürken, öte yandan toplumsal hareketlerin vaat ettiği “güzel günler”in şiirini yazarak gündemdeki mücadeleyi destanlaştırır ve filizlenen umutları besler. Toplandılar kitabı şairin İkinci Yeni’ye ve kendisine yapılan politik eleştirilere verdiği bir yanıt olması yanında “direniş edebiyatı”nın güzel bir örneği niteliğindedir. 
Turgut Uyar’ın bütün şiirlerini kapsayan Büyük Saat kitabı içinde yer alan Toplandılar herhangi bir değişiklik olmadan ama ilk baskıyla karşılaştıran birkaç dipnot eklenerek yayına hazırlandı. 
 
artık şaşıyorum gözyaşına 
mutsuzluğun harcını pekiştiren 
çaresizliğin gözyaşına 
binlerce beygir bir ovayı arşınlarken 
yepyeni dişleriyle binlerce tay 
ve sonsuz giyimiyle büyük hayat 
kuşanırken en mavisini 
güvercin toplayarak geldim öteden beriden 
ona şaşıyorum 
ki hepsi hiç değilse bir kere nisan görmüşler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117245</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c051a36-8109-4ed5-bf55-d9ee896572b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Labirent - Batı ve Hasımları</image:title>
            <image:caption>Çok geç değil. Bu “labirent”ten çıkma olanaklarına sahibiz. Yeter ki önce yolumuzu yitirdiğimizi kabul edelim... 
2022 yılında Avrupa’nın göbeğinde geçmişin travmalarını tetikleyen yıkıcı bir savaş patlak verdi. Nükleer felaket senaryolarının gerçeğe dönüşmesine ramak kaldı. Demirden bir el, Batı’yı Rusya ve Çin’le karşı karşıya getirdi adeta. 
Kibirli ve bencil yöneticilerin, aklı küçümseyip eşitsizliği besleyen köhne ideolojilerin hükmü altındaki çağımız, son hızla uçuruma doğru sürüklenmekte. Günümüzde ne Batı ne de hasımları insanlığı hapsolduğu bu labirentten çıkarmaya muktedir. Batı’nın da, Doğu’nun da yaydığı ışık dünyayı aydınlatmakta artık yetersiz ama umutsuzluğa yer yok. 
Amin Maalouf Labirent’te Batı ile hasımları arasında yaşanan yeni çatışmaların ve meydan okumaların kadim kökenlerini dört büyük ulusun tarihi üzerinden anlatıyor: Meiji döneminde büyük bir modernleşme ivmesi kazanarak Asya’nın yükselen gücü olan Japonya; uzun yıllar Batılı uluslar için tehdit oluşturmuş Rusya; 21. yüzyılda ekonomik üstünlüğünü ilan eden Çin ve gezegenin hâlâ kültürel, teknik ve ekonomik anlamda süper gücü sayılan Amerika Birleşik Devletleri. 
Labirent yönünü ve yolunu kaybetmiş insanlık için bir pusula...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117246</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fd9cd73-078f-41ef-9c42-5a1db481efad.jpg</image:loc>
            <image:title>Şımarık Sarmaşık</image:title>
            <image:caption>Selam! Benim adım, Sarmaşık. Arkadaşlarım biraz yaramaz biraz da şımarık olduğumu söylüyorlar ama pek umrumda değil doğrusu. Benimle arkadaşlık kurmaya layık olmadıkları için beni kıskanıyor olabilirler. Yeni bir okula başladım. Benim için eğlenceli olacağı kesin! Bakalım onlar da eğlenecek mi? 
Sarmaşık, yüksek gelirli bir ailenin şımarık ve yaramaz çocuğu. Yaşıtlarıyla iletişim kurmayı reddeden ve kendini onlardan üstün gören Sarmaşık, yeni okulunda harika maceralarla sevgi, dostluk ve arkadaşlığı keşfediyor. Bu harika maceraya ortak olmaya hazırsanız başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117247</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b37113d-377b-4d5d-8c7b-077bb1b60132.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteden Sevgilim</image:title>
            <image:caption>Üniversitede Araştırma Görevlisi olarak çalışan Sinemis aynı zamanda üniversite folklor ekibindedir. Üniversiteler arası folklor yarışmasında birinci oldukları için rektör bir davet vermiştir. Ekip başı oynayan Bülent, Sinemis&apos;i çok çekici bulmaktadır ve çift Venedik&apos;in büyüsüne kapılır. 
 
Janseri Özgüven, Üniversiteden Sevgilim&apos;le Çerkes bir kız olan Sinemis&apos;in Bursa&apos;da geçirdiği üniversite hayatında yaşadığı olayları konu alarak, onun yetişkin bir birey olma yolundaki aşklarını, maceralarını ve hayal kırıklıklarını okuyucularına sunuyor.                                                                        
  Sinemis&apos;in üniversite dönemindeki aşkı Bülent, bakalım hayatının hangi döneminde karşısına çıkacak, bu aşk yeniden alevlenebilecek mi yoksa sonsuza dek ayrı mı kalacaklar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117248</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2729d01-254d-45b3-b624-794b43574e3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zümrüt Gözlü Cadı</image:title>
            <image:caption>“Unutmayın ki en büyük gerçekler, masallar aracılığıyla anlatılır. 
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, insanoğlunun hayal kurma ve sınırsızca sevme ihtiyacı varmış. Korku ya da tereddüt duymadan… Ancak bunu unuttu ve o zamandan beri kendini çoğu zaman üzgün hissediyor. 
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, ruhumuzun en güzel parçasını canlı tutmak için masallar doğmuş. Yetişkin, günlük hayatımızdaki çocukluğumuzu canlı tutabilmek için. Ve onlar ermiş muradına biz de çıkalım kerevetine!” 
Fotini Katsali 
 
  Çocukluğumuzda bizlere anlatılan masalları farklı anlatımıyla okuyucu ile buluşturan Fotini Katsali bize çocukluğumuzdaki o masum hayallerimizi yeniden hatırlatıyor. Masalların büyülü gücüyle aslında günümüzde unutmaya başladığımız sevgi, umut, cesaret ve hayal kurma gibi çocukluğun o saf duygularıyla bizleri buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117249</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abdb9dab-4997-4a43-8ff2-c4eea2e11ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Kalp III</image:title>
            <image:caption>Dağılan arkadaşlıkları, kırılan kalbi ve silinen Yaşam Çizgileri ile Çise&apos;nin macerası &apos;Lanetli Kalp: geçmişin gölgesi&apos; ile birlikte sona eriyor. Çise, Hırsız Kral&apos;dan aldığı haritanın kendini göstermesi ile Kayıp Hayatlar&apos;dan, Ormanın Korucuları&apos;na, dev kemik kurt Bonwolf&apos;tan Fısıltılar Mağarası&apos;na uzanan boyutlar arası yolculuğu sırasında kendi ve kaderi ile yüzleşmeye başlıyor. Lanetini kaldırabileceği yegâne yer olan Cesaret Ormanı&apos;na yaklaştıkça yaşadıkları taşlaşan kalbindeki yükü arttırmaya başlıyor ve Çise&apos;yi gerçekten ne istediği konusunda hayatını sorgulamaya yönlendiriyor. Peki masum ufaklık geçmişin gölgesi ile yüzleşerek lanetini kaldırıp sıradan ve gamsız bir çocuk olduğu günlere dönebilecek mi? “Gerçeklerle gerçekten yüzleşmeye hazır olan, cesaretini topladığı zaman önce elini, sonra da yüreğini korkusuzca o anının üzerine koymalıdır. İşte o zaman görmek anlamlanacak, gerçek kendini gösterecek ve kendisi için bir şeyleri değiştirmesi için şans verecektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117250</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d81826-25b3-4f1a-9c8b-bc9fc0639baa.jpg</image:loc>
            <image:title>Çerkes Bir Antrenör</image:title>
            <image:caption>Çevresinde çok sevilen ve sayılan Çerkes bir sporcu olan Janberk’in antrenörlük yılları, iş yaşamında karşılaştığı zorluklar ve verdiği mücadele anlatılmaktadır. Janberk’in güreş yaptığı yıllara alıntılar vardır. Janberk ve karısı Tijin finansal sorunlarla yılmadan başa çıkmaya çalışmaktadırlar. Çelemet ailesi beş kişilik birbirlerine çok bağlı bir ailedir. Janberk milli bir sporcumuz olarak güreşe katkılarından dolayı üstün hizmet ödülü alır. Yakın arkadaşı ile Kırkpınar güreşlerine gider. Kızını Norveç’te ziyaret eder. Oğulları Berkan ve Tevçej’e destek olur. İyi bir aile reisidir. Antrenörlük işlerine son verildiğinde zor bir döneme girmiştir. Janseri Özgüven, ikinci eseri olan Çerkes Bir Antrenör’de, Bursa’da Çerkes bir antrenör olarak yaşam süren Janberk’in hem antrenörlük yaşamını hem de aile ilişkilerini okuyucularına sunuyor. Birbirleriyle ilişkileri çok kuvvetli olan Janberk ve ailesinin hikayeleri, okuyucuların bir solukta bitirebileceği kadar içten ve doğal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117251</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4641ed58-e912-4d89-9937-c046a7a8fff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru 68</image:title>
            <image:caption>“Kolları olmasa da Akasya, beş yaşında hemen evlerinin yakınındaki okulun yolunu tutar. Bu kez de okul çocukları ona küfreder, yüzüne tükürür, tartaklar. Neden böyle yapıyordur ki bu çocuklar? Oysa o yanlarına dahi yaklaşmıyordur? Neden? Neden? Çocuklar onunla, o sorularla boğuşurken balaban bir çocuk, ‘Senin kolların yok! Git buradan!’ diye avazı çıktığınca haykırır. Akasya, ‘Çıkacak ki benim kollarım. Sizin nasıl çıktı.’ der.” 
Beton denilince aklınıza ne gelir? Deprem? Kentsel dönüşüm? Belki de sevdiklerimizle şenlenmiş bir yuva… Temas ederek izler bıraktıklarımız dile gelselerdi neler anlatırlardı? Anılarımızı, acılarımızı, öfkelerimizi, kayıplarımızı ya da kazandıklarımızı, arzularımızı ve vazgeçtiklerimizi biriktirirken acaba ‘betondaşların’ akıllarından neler geçiyor merak ettiniz mi hiç? İntak (konuşturma) sanatının en özel örneklerinden biri olan bu kitap, okurları bambaşka bir dünyaya davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117252</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76be8175-aae3-4e22-a249-129229291001.jpg</image:loc>
            <image:title>Mali Sosyoloji Yöntem, Tarih, Teori, Yeni Yollar</image:title>
            <image:caption>Kamu maliyesi biliminde disipliner bilgi sorununun aşılmasını ve çağın modern bilimsel tutumlarına ve yönelimlerine bilim dalının açılabilmesini mümkün kılan en güçlü çalışma alanı olarak mali sosyoloji ön plana gelmektedir. Gelişiminin henüz yüz yıllık bir sürecini izlediğimiz maliyeye özgü bu disiplinlerarası alan kamu maliyesi ile sosyolojinin yakın temaslarını içermektedir. Toplumsal değişimin ve örgütlenmenin inceleme alanı olarak sosyolojinin kamu maliyesine sunacağı katkı azımsanmayacak ölçüde ve önemdedir. Kitap mali sosyolojiyi maliyeye özgü bir alt disiplin alanı olarak başlı başına inceliyor, onu bir perspektif olarak kullanıp kamu maliyesine özgü yöntem, tarih ve teori alanını disiplinlerarası perspektifle irdeliyor ve disiplin-ötesi bir konuma uzanan yeni yollar çizmek için arayışlarda ve çabalarda bulunuyor. Mali sosyoloji perspektifinden kitabın sunduğu kapsamlı araştırma gündemi, yöneldiği yöntem tartışmaları, teorik alan incelemeleri ve iki disiplinli basit disiplinlerarası konumu aşmaya dönük yeni yollar arayışı aynı zamanda komşu sosyal bilim disiplinlerine ait geniş bir literatürle kesişmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117253</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/789686aa-8b8b-450b-bb1b-87deb9d44caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitgen</image:title>
            <image:caption>…Kariyerimin 25. yılında çokça eğitim tasarlamış, eğitim sunmuş, dünyanın neresine giderse gitsin karşılaştıklarını “Acaba bunu eğitimde nasıl bir mesajla aktarabilirim,” diye düşünmekten vazgeçemeyen bir eğitmen olarak kendimi “eğitgen” ilan etmeyi hak gördüm. 
…Bu kitap, konusu ne olursa olsun yetişkin eğitimlerinin tasarımından sunumuna, eğitim sonrası raporlama ve ölçümden izleme ve geribildirime kadar tüm aşamaları bulabileceğiniz şekilde yaşanmışlıklara dayanarak hazırlandı. 
Elma Yayınevi, Mehpare Şayan Kileci’nin yeni kitabı Eğitgen ile buluşuyor okurlarıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117254</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c4be820-af65-41fc-8e55-086b1df80554.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Damlayanlar</image:title>
            <image:caption>Bütün saatleri aşk vaktine kur, 
O zaman istekler hep kabul olur, 
Mutluluk arama O seni bulur, 
Kalbinin aşk diye vurduğu zaman. 
          Kaygusuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117255</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b2206f1-d161-4a0e-b5a3-1ac67b996110.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık: Son Çeyrek</image:title>
            <image:caption>Şiirler, hayatınızda oldukça önemli bir yere sahiptir. Size gerçekleri çeşitli duygu durumları ile anlatırlar. Ruhu besleyen en güzel gıda şiirdir. Hiçbir zaman hayatınızdan şiirleri çıkarmayın. Size benden bir parça değil, size sizden bir parça bırakıyorum.


Yalnızlık artık son çeyrek, 
Bitti zaman, 
Korku sardı içimizi iyice, 
Yalnızlıklarla dolu bir ömürde, 
Yaşanmasın istiyoruz her neyse, 
Aranan o mutluluklar, 
Gelmesin kimse ömrümüze, 
Bırakın yalnızlığımı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117256</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80ccb67-6ddb-476a-b61e-ac19f2a51a24.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gencin Kaçış Satırları</image:title>
            <image:caption>“Özlemek mi güç yoksa inatla özleyeni beklemek mi?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117257</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57f3b7e7-428d-4ba9-a457-d3fe35252e5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Tavşan Taku</image:title>
            <image:caption>Fil Bu ormandaki bir yoldan geçmeye korkar. Fil Bu&apos;nun korkusu Tavşan Taku&apos;nun da korkmasına neden olur.Tavşan Taku yolu çok merak eder fakat o yoldan tek başına geçmeye cesaret edemez. 
Öğretmeni Karga Gak Gak &apos;ın öğütlerini dinler. Ailesiyle bu konu hakkında konuşur.            
Haydi Taku&apos;nun bu küçük macerasında ona eşlik edelim. Yolundaki engelleri nasıl aştığına bakalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117258</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a1e58e-3651-4c03-be98-d3a78ea46031.jpg</image:loc>
            <image:title>Gash Bell 1</image:title>
            <image:caption>2003 yılında Shogakukan En İyi Shonen Serisi ödülünü alan muhteşem seri karşınızda! 
Kiyomaro, hayatta ne yapacağını bilemiyor. Okuldan ve etrafındaki herkesten bıkmış haldeki genç dahi, günlerini sadece vakit öldürerek geçiriyor. 
Ta ki babasının çok garip doğum günü hediyesini alana kadar... 
Bu hediye, elinde görünüşte okunamaz yazılarla dolu kırmızı bir kitap taşıyan, Gash Bell adındaki küçük bir çocuk! Bu çocuk ve kitabı nereden geldi? Kitabın sayfalarında nasıl bir güç gizli? Kiyomaro&apos;nun başı neden beladan kurtulmamaya başladı? İnsan bir gecede kahraman olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117259</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f3e7db-c7cc-4e4e-99e9-7dc25e4cd308.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçen - 2 Geride Kalanlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Biz GERİDE KALANLAR, asla tam olmayacak olanlardık. Yarım kalmaya mahkûm olanlardık.&quot; 
 
Geçmiş, geleceği içinde saklayan bir aynadır. Bu aynanın içinde sıkışıp kalan, kalp ve mantık arasında derin bir savaşa giren Murathan ile Gökçen için bütün yollar aynı sokağa çıkmıştır. Aşka... 
 
Kader aralarındaki derin bağa bir düğüm daha atarken geride kalanlar için de yüzleşme vakti gelmiştir. 
 
Önlerinde yine bir yol ayrımı vardır. Ya zaman her şeyi yenecektir ya da hayatlarına bir kördüğüm daha atacaktır. 
 
&quot;GÖKÇEN 1: UNUTULAN ÇİÇEKLER&quot; İLE OKURLARIN SEVGİSİNİ KAZANAN LORESİMA, SERİNİN İKİNCİ KİTABI &quot;GÖKÇEN 2: GERİDE KALANLAR&quot; İLE SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117260</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fbe0c8c-a67b-4314-ab06-b0aa5dd2e887.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Annenin Anıları</image:title>
            <image:caption>Mehmet Meran Pakel, iyi bir dost, kardeşten de öte, aydın, samimi, mütevazı, esprili, yazısı ve çizgileri olağanüstü, çocukluk ve gençlik anılarını çizgileriyle süsleyen, araştırıp paylaşan, ‘Bütün Dünya’ formatında “3 KURUŞ BLOG Hayata Dair” sayfasında bizleri bilgilendiren bir değer. Üç yüze yakın yazı, altı yüzden fazla fotoğrafı paylaştı bizlerle. Ben ancak bir kısmını 
paylaşabildim sizlerle. Umarım ilginizi çeker. Bilesiniz ki bu küçük kitapçığın devamı olacak. Bu kitabı derlememe izin derdiği için kedisine bir teşekkür borçluyum. 60 yıldan daha fazla bir arkadaşlık. Okul yolunda, gidip gelirken yapılan sohbetler, bu gün de devam eden ciddi konular, takılmalar, sulu şakalar, paylaşımlar, sağlık önerileri vs vs… İyi ki varsın Meran kardeşim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117261</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cea9139a-6a51-4e06-8789-92c8ce2b7315.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Dinozorunun Sırrı</image:title>
            <image:caption>Deniz gözlüklerinizi takın. Türkiye&apos;nin denizlerini keşfe çıkıyoruz!
Kaybolmaktan korkmayın sakın çünkü yolculuk boyunca su altında yaşayan dostlarımız bize eşlik edecek.
Marmara Denizi&apos;nde yaşayan lüfer kardeşler, bir yandan göç etmeye hazırlanırken diğer yandan denizlerimize musallat olan müsilaj sorununa çözüm aramaktadır. Çıktıkları yolculuk onları nesli tükenmekte olan deniz canlılarına götürür. Kahramanlarımız, bilmedikleri sularda, inmedikleri derinliklerde Türkiye&apos;nin deniz biyoçeşitliliğini öğrenirken iklim krizi, yasak avcılık ve istilacı türlerle de mücadele etmek zorunda kalır.
İki lüfer kardeş efsanelere konu olan o deniz canlısıyla karşı- laştıklarında kendilerini bekleyen olaylardan habersizdir...
Bir Su Bilimleri Mühendisi olan Ecem Kodak&apos;ın ilk kitabı Deniz Dinozorunun Sırrı.
Ülkemizi çevreleyen denizleri, deniz canlılarını ve biyoçeşitlili- ğini etkileyen çevresel sorunları çocuklar için akıcı bir dille ve heyecan dolu bir öyküyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117262</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5cb1ff4-b344-496b-8f13-a503526464b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Havalimanında Bir Hafta</image:title>
            <image:caption>Gündelik hayatın felsefesini tartıştığı kitaplarıyla dünya çapında büyük bir okur kitlesi edinmiş olan Alain de Botton, bu kez medeniyetimizin vitrini olarak gördüğü havalimanlarını keşfe çıkıyor. Dünyanın en işlek ve modern havalimanlarından birinde bir hafta yaşıyor; elindeki sınırsız giriş izniyle terminalin altını üstüne getiriyor. Bu havalimanı ziyareti, yazarın teknolojiye duyduğumuz sadakatten doğayı nasıl da tahrip ettiğimize, karşılıklı iletişimimizden seyahat etmeyi romantikleştirmemize kadar pek çok konu üzerinde düşünmesine imkân sağlıyor. De Botton, havalimanında uzun uzadıya vakit geçirmenin, tahmin edilenden çok daha aydınlatıcı bir faaliyet olduğunu, akıl dolu ve esprili bir yolla gösteriyor. De Botton’un izlenimleri, ünlü fotoğrafçı Richard Baker’in gözünden karelerle ete kemiğe bürünüyor. 
 
“Merak ediyorum, De Botton hayatında hiç sıkıcı bir cümle yazmış mıdır acaba?” 
–Jan Morris 
 
“De Botton’un bu hediyesi, nasıl yaşadığımızı ve bir şeyleri nasıl değiştirebileceğimizi düşünmeye teşvik ediyor.” 
–The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117263</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dd9508e-ae33-4120-a5d1-49181d1519c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gösta Berling Efsanesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu büyük hikâye anlatıcısının her kitabı bize sanatının şaşırtıcı örneklerini sunmaya devam ediyor... Avrupa’da hiç kimse bu kadar unutulmaz masallar anlatamaz.” 
—Hermann Hesse 
Gösta Berling, içkiye düşkünlüğü ve meslektaşlarından ayrılan davranışlarıyla genç yaşında görevden alınmış etkileyici bir papazdır. Bildiği düzenden uzaklaşmak onu boşluğa düşürmüştür. Yaşamın anlamını 
kaybettiği, yolun sonuna geldiğini düşündüğü bir anda güçlü ve otoriter Margareta’yla karşılaşır ve bir anda tüm dünyası değişir. Demirhaneleriyle nam salan Ekeby’de, Napoléon Savaşları’nın birbirinden tuhaf karakterli gazilerini de barındıran bir malikâne, bu tükenmiş adama yuva olacaktır. Azametli Margareta’nın malikânesinde siyasi entrikalar birbirini izlerken, 1820’lerin İsveç kırsalının muhteşem kış güzelliği fonunda Berling’in ölüme, aşka ve kahramanlıklara meydan okuyan şiirsel ruhu, büyüsüne kapılan bir dizi kadını kendine çeker. 
Selma Lagerlöf 1909’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ilk kadın yazardır. Lagerlöf’ün adını dünya edebiyatının büyük yazarları arasına altın harflerle kazıyan ilk romanı Gösta Berling Efsanesi, 1924’te, 
aynı isimle Mauritz Stiller’in yönettiği, Greta Garbo’nun başrolde olduğu klasik bir filme de konu olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117264</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/845773e1-815e-4f7a-b0c6-6f4a1987be3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa ve Olağanüstü Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Kısa ve Olağanüstü Hikâyeler, Arjantinli iki edebiyat devi Jorge Luis Borges ile Adolfo Bioy Casares’in uzun süren yazınsal işbirliğinin en özel ürünlerinden biri. Çin’den İngiltere’ye, Arabistan’dan 1700’lerde Fransa’ya, 19. yüzyılda Latin Amerika’dan eski Roma’ya olağanüstü olaylardan bahseden çok geniş bir yelpazedeki metinleri içeren kitap ilk bakışta bir derleme izlenimi verebilir; ancak Borges ve Casares’in yaptığı bunun çok ötesindedir: İki yazar çağları ve coğrafyaları kuşbakışı gözden geçirmekle kalmamış, halihazırdaki metinleri kısaltarak, başlık koyarak, montajlayarak yeni metinlere dönüştürmüşlerdir. Dahası, kitapta bizzat kendilerinin yazıp hayali yazarlara atfettikleri metinler de yer alır. 
Olağanüstünün, dolayısıyla olağanın sınırlarına işaret eden anlatılardan oluşan Kısa ve Olağanüstü Hikâyeler, bir bütün olarak Borges ve Casares’in yaratıcılığının bir ürünüdür. Hem olağanüstü masallar okumak hem de edebiyatta özgünlük, yaratıcılık, yeniden yazım üzerine düşünmek isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117265</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30e1aa3e-d677-4aee-99c4-24274f56f5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gösta Berling Efsanesi</image:title>
            <image:caption>“Bu büyük hikâye anlatıcısının her kitabı bize sanatının şaşırtıcı örneklerini sunmaya devam ediyor... Avrupa’da hiç kimse bu kadar unutulmaz masallar anlatamaz.” 
—Hermann Hesse 
Gösta Berling, içkiye düşkünlüğü ve meslektaşlarından ayrılan davranışlarıyla genç yaşında görevden alınmış etkileyici bir papazdır. Bildiği düzenden uzaklaşmak onu boşluğa düşürmüştür. Yaşamın anlamını 
kaybettiği, yolun sonuna geldiğini düşündüğü bir anda güçlü ve otoriter Margareta’yla karşılaşır ve bir anda tüm dünyası değişir. Demirhaneleriyle nam salan Ekeby’de, Napoléon Savaşları’nın birbirinden tuhaf karakterli gazilerini de barındıran bir malikâne, bu tükenmiş adama yuva olacaktır. Azametli Margareta’nın malikânesinde siyasi entrikalar birbirini izlerken, 1820’lerin İsveç kırsalının muhteşem kış güzelliği fonunda Berling’in ölüme, aşka ve kahramanlıklara meydan okuyan şiirsel ruhu, büyüsüne kapılan bir dizi kadını kendine çeker. 
Selma Lagerlöf 1909’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ilk kadın yazardır. Lagerlöf’ün adını dünya edebiyatının büyük yazarları arasına altın harflerle kazıyan ilk romanı Gösta Berling Efsanesi, 1924’te, 
aynı isimle Mauritz Stiller’in yönettiği, Greta Garbo’nun başrolde olduğu klasik bir filme de konu olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117266</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9553455-fdef-4d9d-8281-018926807b9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Hanım’ın Rüyaları</image:title>
            <image:caption>Centil Bellini dedim de... Bu Venedikli ressamı biraz daha anlatsam iyi olacak. Cennetmekân Fâtih Sultan Mehmed Han, şebîh surete pek meraklıydı ve kâfiristanda bu fende hüner sahibi çok musavvir bulunduğunu öğrenmişti. Kostanzo Efendi gibi birçokları gelip gitti, amma hiçbiri bunun kadar hünerbaz değildi. Matruş bir adam, ne sakalı var ne bıyığı. Saçları da dökülmüş, ensesindeki bir tutam kıl olmasa bizim Cevlâkîlere benzeyecek. Baba Nakkaş, huzurda çok itibar gördüğünü söylemişti. Meğerse bunlar ailece musavvirmiş. Babası Yakopo ve bir yaş küçük kardeşi Covanni... 
 
Beşir Ayvazoğlu, birbiriyle ilişkili olmakla beraber bağımsız metinler olarak da okunabilecek sekiz tarihî hikâye ile Fâtih devrinde karşı karşıya gelen iki farklı estetiğin çatışmasını ve Osmanlı tarihinin en can alıcı meselesi olan “kardeş katli”ni birlikte sorguluyor. Üç bölümden oluşan bir üst hikâyenin birbirine bağladığı hikâyelerin odak noktası, Bursa’da, aralarında Cem ve Mustafa’nın da bulunduğu çok sayıda şehzadeyi misafir eden Muradiye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117267</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159f0fa8-99d7-4574-8a0b-c6dd70346e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de ve Dünyada Göç ve Bütünleştirme Politikaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
   1. TARİHSEL SÜREÇTE GÖÇ, GÖÇLERİN NEDENLERİ, TÜRLERİ VE SONUÇLARI 
 
   2. GÖÇÜN BİR SONUCU OLARAK KENTSEL BÜTÜNLEŞME SORUNU 
 
   3. BÜTÜNLEŞMEYİ ZORUNLU KILAN NEDENLER VE BÜTÜNLEŞME BOYUTLARI 
 
   4. YOĞUN GÖÇ ALAN ÜLKELERDEN ÖRNEKLERLE GÖÇ VE BÜTÜNLEŞTİRME               
 
        POLİTİKALARI 
 
   5. TÜRKİYE’NİN GÖÇ VE BÜTÜNLEŞTİRME POLİTİKASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117268</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db34c55e-83a1-462d-ab74-fe089555ad2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezdirim ve Türkçede Sezdirim Bildiren Edimbilimsel Yapılar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM : 
SEZDİRİM LİTERATÜRÜ VE DEĞERLENDİRMESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM : 
SEZDİRİM VE İLGİLİ ANLAMBİLİMSEL/EDİMBİLİMSEL KAVRAMLAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : 
TÜRKÇEDE SEZDİRİM TÜRLERİ VE ÖRNEKLERİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117269</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe6cfc6-5d18-48e4-8c39-43f12b48e97d.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Dans Ediyor</image:title>
            <image:caption>Zaman gemisi kaptanı Kerim, önceki yaşamında hayatının aşkını bulmuştur. Suzan’la 70’lerde yakaladıkları şey öyle değerlidir ki “ölümden sonra yaşam varsa” yine beraber olabilmek için ant içmişlerdir. Kerim farklı bir zamanda yeniden doğduğunda artık tek amacı Suzan’ı bulmaktır. Ne yapıp edip 2015 yılındaki Türkiye’ye 
ulaştığında bilgisayarı Kâhin’in hesaplamalarına göre karşısında Suzan olabilecek iki kadın bulur: Kendini “harbi feminist” diye tanımlayan pavyon çalışanı Ankaralı Ebru ve Kadıköy’de direk dansı stüdyosu işleten, gücünü Hekate’den alan cadı klanının lideri Ayza. 
Sona Ertekin’in gerçek dünyada fantastik adımlar atarak kurduğu Her Şey Dans Ediyor, zaman gemisinde piknik tüpü üzerinde demlenen çayı, hipnotik pavyon dansını, modern zaman cadılarını, hatta Osman Hamdi Bey ve Led Zeppelin’i bir araya getiriyor. 
“Kısacası hayattaki duruşumuz, yerçekimine yaklaşımımızla ilgiliydi. İnsan kendi kafasındaki yerçekimini bir kez aştıktan sonra işinde, sanatında, evliliğinde, her alanda savrulup kaybolmadan uçabilirdi! Velhasıl, en güzeli kendini olabildiğince bırakmak ve kâh bir Mevlevi gibi, kâh saçlarını savurarak kendinden geçmiş bir dansöz gibi, olmadı bir pole dansçı gibi dönüp durmaktı ki kendi hareketin seni merkezle bir kılsın! Kendi merkezinde kendi yerçekimini yarat ki düşmeden havada kalasın...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117270</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662e1f88-82cc-4c26-8c0c-acbb5ba65798.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Göklerin Altında</image:title>
            <image:caption>Selahattin Yusuf… Hayata yoğunlaşırken insanı merkeze alan engin bir duyarlıkla ilerliyor yazılar boyunca. Hikâye ile deneme arasında gidip gelirken çağın levhasına çentikler atıyor. Dünya edebiyatından topladığı ölümsüz cümleleri yaşadıklarıyla harmanlayıp okura taze ufuklar açıyor. 
Acı anlamlıdır; çünkü vardır! Eğer öyle olmasaydı, yazar mıydım onu şimdi ben? Burada pencerenin önünde oturmuş ikide bir kolumdaki diş izlerine bakarak; acemi bir denizcinin, önünü görmek için ara ara pusulasına bakması gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117271</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a012f83c-8e5d-4fd2-84e9-1e4cffe07476.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve Türkmenistan Türkçesinde Temalarınagöre Açıklamalı Alkışlar-Dilekler (İyi/Hayır Dualar)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1.      ALKIŞ, DİLEK, DUA-BEDDUA VB. TERİMLERİN ANLAM VE BİÇİM ÖZELLİKLERİ 
 
2.      ÇAĞDAŞ VE TARİHİ TÜRK LEHÇELERİNDEKİ ÖRNEK METİNLERDE GEÇEN ALKIŞLAR-DİLEKLER 
 
3.      TÜRKMENİSTAN’DA YAYINLANAN ESERLERDE VE IRAK TÜRKMENLERİNİN SÖYLEDİĞİ ALKIŞLAR-DİLEKLER 
 
4.      KONYA, KARAMAN, IĞDIR, KÜTAHYA, ÇORUM YÖRESİNDEN ve DİĞER AĞIZLARDAN DERLENEN ALKIŞLAR-DİLEKLER 
 
5.      TÜRKİYE VE TÜRKMENİSTAN TÜRKÇESİNDE TEMALARINA GÖRE AÇIKLAMALI ALKIŞLAR– DİLEKLER 
 
6.      TÜRKİYE VE TÜRKMENİSTAN TÜRKÇESİNDE GEÇEN ALKIŞ-DİLEKLERİN ALFABETİK SIRAYA GÖRE DİZİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117272</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ddcf1c5-70c4-4a4d-8d24-562e984a9f70.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Seti - 5 Kitap (Ciltli- Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuza temel kavramları öğretmek için hazırlanmış beş kitaptan oluşuyor! Özenle seçilmiş resimler çocuğunuza ilk kelimelerini öğretecek, onun kelime dağarcığını geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117273</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/580ceb3e-ac56-4503-b1b9-3f6b88167fa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Atın Kadar Varsın</image:title>
            <image:caption>PAYLAŞILMAYAN BİLGİ, HİÇ KİMSEYE FAYDASI OLMAYAN BİR HAZİNE GİBİDİR. 
Aristoteles, Metafizik kitabında şöyle der: “İnsan, doğası gereği bilmek ve bulmak ister. Kulakları ve gözleri ile aldığı haz, bunun en büyük kanıtıdır.” Helenistik Çağ’ın mimarlarından olan büyük filozofun önemli tespitinin ışığı altında ben de (!) yarışları sadece maddi kazanç kapısı olma algısından kurtarmak için katıldığınız müşterek bahislerin nihai amacının temelinde ne ya da nelerin yattığını irdeleyerek olabildiğince gün yüzüne çıkarıp sizlere sunmaya çalışacağım. Bu olguların sizleri daha az zarar eden, daha mutlu ve bilinçli bir oyuncu yapacağından zerre kuşkum yok. 
Unutmayınız ki bir iş ya da olgunun sonucunu kestirebilmeyi (at yarışlarında kazanca giden yolu), kantar ile kuyumcu terazisi arasında bir değer kapasitesine ulaşmanız belirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117274</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aabd0db-f5af-4267-9ae1-d8869bc07c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticinin Karanlık Kişilik Özellikleri Ve Nepotizm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM NEPOTİZM 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM YÖNETİCİLERİN KARANLIK KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117275</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c968ce5b-f810-4789-88b0-8069f1a61fcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknolojinin Ötesi</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın en önemli sorularından biri: 
Teknoloji mi insana egemen olacak, insan mı teknolojiye yön verecek? 
Sanayi Devrimi ile birlikte dünya 
hızla değişmeye başladı. 
Makineler, otomobiller, elektrikli 
araç ve gereçler… 
Radyo, televizyon, bilgisayar, 
akıllı telefonlar… 
Değişen ekolojik dengeler, çevre sorunları, gıda meseleleri… 
Ve bütün bunların arasında ve ötesinde insan… Hep insan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117276</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4194bd09-798e-4b13-8e74-8516ce947aa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütsel Etik İklim ve Narsisizmin Schadenfreude Eğilimi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM ÖRGÜTSEL ETİK İKLİM 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM NARSİSİZM 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SCHADENFREUDE 
 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ARAŞTIRMANIN TASARIMI VE YÖNETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117277</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ecc429-c286-48a2-a314-bf6c31e24998.jpg</image:loc>
            <image:title>Vardaesia</image:title>
            <image:caption>Harry Potter ve Narnia Günlükleri serilerini sevenlerin elinden bırakamayacağı Medora Günlükleri serisi, son kitabı Vardaesia ile muhteşem bir final yapıyor. 
“Gündüz ve Gece birleşip ortak düşmana karşı savaştığında, Karanlık ve Aydınlık saldırının ortasında buluşacak ve Esirler serbest kalacak.” 
Kayıp ve yıkımın ardından Alex acısını bir kenara bırakıp, Meyarinleri uzun zaman önce sürgün edenlerden yardım istemek zorundadır. Ancak gururlu Tia Auranlar ölümlülerin acılarını pek umursamazlar ve Alex ile 
dostlarının yaşadıkları dünyanın kurtarılmaya değer olduğunu kanıtlamaları için Sınav Kapılarından geçmelerini talep ederler. 
Eski bir kehanet yaklaşırken, Alex geleceği görebilecek kadar uzun bir süre hayatta kalmak istiyorsa geçmişin sırlarıyla yüzleşmeye mecburdur. Çünkü eğer yanında Tia Auranlar olmadan Medora’ya dönerse bütün umutları sönecektir. 
Medora Günlükleri’nin bu patlayıcı finalinde Alex, Aven’la son kez yüzleşmeye hazırlanırken Medora’nın kaderi de tehlikededir. Kim sağ kalacak, kim düşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117278</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b376a6-a609-4a26-9204-c7774c51de49.jpg</image:loc>
            <image:title>Vardaesia (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Harry Potter ve Narnia Günlükleri serilerini sevenlerin elinden bırakamayacağı Medora Günlükleri serisi, son kitabı Vardaesia ile muhteşem bir final yapıyor. 
“Gündüz ve Gece birleşip ortak düşmana karşı savaştığında, Karanlık ve Aydınlık saldırının ortasında buluşacak ve Esirler serbest kalacak.” 
Kayıp ve yıkımın ardından Alex acısını bir kenara bırakıp, Meyarinleri uzun zaman önce sürgün edenlerden yardım istemek zorundadır. Ancak gururlu Tia Auranlar ölümlülerin acılarını pek umursamazlar ve Alex ile 
dostlarının yaşadıkları dünyanın kurtarılmaya değer olduğunu kanıtlamaları için Sınav Kapılarından geçmelerini talep ederler. 
Eski bir kehanet yaklaşırken, Alex geleceği görebilecek kadar uzun bir süre hayatta kalmak istiyorsa geçmişin sırlarıyla yüzleşmeye mecburdur. Çünkü eğer yanında Tia Auranlar olmadan Medora’ya dönerse bütün umutları sönecektir. 
Medora Günlükleri’nin bu patlayıcı finalinde Alex, Aven’la son kez yüzleşmeye hazırlanırken Medora’nın kaderi de tehlikededir. Kim sağ kalacak, kim düşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117279</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23fae123-6710-46e1-b2d7-ab46cc4dd5b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İstasyonda Vals</image:title>
            <image:caption>İstasyon Meydanı, lunaparkı, pastanesi, berberi, çiçekçisi, sessiz filmler gösteren sineması ve orkestrasıyla birbirinden renkli karakterle dolu bir meydandır. Günün birinde, orkestranın şehir merkezindeki alışveriş merkezinden teklif alması ve meydanı terk etmesiyle işler değişir. 
 
Çağdaş çocuk edebiyatının ödüllü yazarı Burcu Aktaş, hayatımızdaki değerleri, kaybettiklerimizi, 
özlediklerimizi ve korumak için mücadele verdiklerimizi akıcı dili ve özgün kurgusuyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117280</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8ab5ead-d9f1-438e-89c3-3ca375784f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzleşme</image:title>
            <image:caption>Savaşta insan kalabilmek, ölmekten daha zor. 2022 Booker Ödülü adayı Koloni&apos;nin yazarı Audrey Magee&apos;nin kaleminden çıkan Yüzleşme, II. Dünya Savaşı&apos;nın göbeğinde aşka ve aile olma olasılığına tutunan iki yalnız kalbi mektuplarla birbirine mühürleyen epik bir eser. On dilde yayımlanan, ayrıca beyazperdeye de uyarlanmakta olan bu güçlü roman, okuru iktidar-halk kesişiminde ve ilişkisinde süregelen ikiyüzlülüğün altını eşelemeye ve &apos;&apos;Sen olsan ne yapardın?&apos;&apos; sorusunun peşinden dürüst ve sahici yüzleşmelere davet ediyor. İnsan eliyle yaşanan kıyımlara karşı topyekûn sergilenen hissizleşmenin köklerine inmemizi sağlayan kitap, başkasının felaketine susmanın ya da ondan yararlanmanın açtığı onulmaz yaraları deşiyor. 

Dünyadaki en güçlü ülke olacağız. 
Babasız çocuklarla, kocasız karılarla dolu bir dünya. Bu mu büyük plan? İnsanlık tarihinde yıkıcı bir dönüm noktası: II. Dünya Savaşı... Bir yanda Almanya&apos;nın Rusya cephesinde görevli Alman askeri Peter, öteki yanda ailesiyle birlikte Berlin&apos;de yaşayan Katharina. Birbirlerini daha önce hiç görmeyen bu iki insanın kaderi, gıyaben kıyılan bir nikâhla birleşir. Apayrı çıkarlar gözeterek imzaladıkları akit, tanışmalarından sonra verdikleri bağlılık sözüyle bambaşka bir dönemece evrilir. Savaşın zorlu koşulları altında günden güne ezilen Katharina ağır bedeller öderken cephedeki Peter&apos;ı hayata bağlayan yegâne şey bir an önce yeni eşine geri dönmek olur. Mektup satırlarında akıp giden ilişkileri zamanla kök salmaya başladıkça değişimin ve dönüşümün ayak sesleri şiddetlenir. İkili önce adım adım kendi içlerinde, sonra ise birbirleriyle bir yüzleşme yaşayacaktır. Audrey Magee, savaşın sıcak nefesiyle uyutulan ve uyuşturulan bir toplumun bıçak sırtı hikâyesini anlattığı Yüzleşme&apos;de, savaşın acımasız yüzüne sırt çevirenlerin bilinçle ya da bilinçsizce sebep oldukları felaketin izini sürüyor. Attığımız ya da atmaktan çekindiğimiz her adımın bir bedeli olduğu gerçeği üstüne okuru sorgulamaya iten bu çarpıcı roman, zihinlerde bıraktığı duygusal yankıyla etkisini uzun süre hissettirecek bir anlatı sunuyor.   Her şeye tahammül edilmesi gerekiyordu. Ama her şeye tahammül edilemezdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117281</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0259440e-8d10-4ccd-baa1-2fc395f65fa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Serçe Duayı Öğreniyor / Yapbozlu Kitap 4</image:title>
            <image:caption>Yapbozlarla &quot;dua etmeyi ve âmin demenin&quot; öğreten bu kitapta, sevimli serçeler hikâyesiyle çocuklara eşlik ediyor. Yapbozlar çocukların &quot;ince motor becerilerini&quot; geliştirirken hikâye de dil becerilerini geliştirecektir. Dua etmenin neşesini dinlemeye ve yapbozları yapmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117286</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28dcec65-1395-4c8e-8148-7670f9e4ab03.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Köpek Çakıl</image:title>
            <image:caption>O bir Rus finosu! 
Onlara bir yeri emanet edebilirsiniz.  Harika bekçilik yaparlar. 
Tehlike hissettikleri an, havlamaya başlarlar! 
Yerlerini kimseye bırakmak istemezler. 
Çöp tenekesini devirmek, ayakkabıları kemirmek, bahçedeki gülleri yemek, aslında özel zevkleri arasında değil. 
ÇAKIL, sadece kendini anlatmaya çalışıyor! 
“Elif abla! Beni bırakma!” 
İnsanların anladığı ise şu: 
“Hav, hav, hav!” Ya da… “Hır, hır, hır!” 
 
Hayvan dostları için eğlenceli 
ve empati dolu bir hikâye! 
Onların duyulmaya ihtiyacı var. Ve sevilmeye… Herkes gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117287</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0092bcbb-48c5-438d-8be1-3b5912f00ec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Adam ve Çocuk</image:title>
            <image:caption>Yitirdiği sevdiklerinin ardından çıktığı içsel yolculukla yetinmeyerek bu yolculuğu maddi âlemde de gerçekleştirmeye karar veren “Adam,” bir sabah ansızın her şeyini geride bırakarak bir daha dönmemek üzere evinin kapısından çıkar... 
Peki, kimdir bu gizemli “Adam?” İyi olmaktan yorulup zorla kötüye dönüşmeye çalışan biri mi? Yoksa kozasına geciktiği için “Dönüşüm”ü ıskalamış bir tırtıl mı? Belki Tanrı’nın gazabını tatmış bir melek ya da “ilk taş”ı atan o en masum kişi... Kim bilir belki de nereye ve neden gittiğini bilmeyen bir garip yolcu? İşte, “Adam” bunlardan biri olabilir ya da hepsi... 
Bu esrarlı yolculuğunda ona üç kişi eşlik ediyor olacak: 
Aralarında gerilimli bir ilişki olsa da, en derin duygularını anlayabilen Yabancı… 
Kırgınlık ve öfkeyle dolu kalbine şefkat ve merhamet tohumları eken minik dostu Şeytan… 
Ve… Çıkılan bu yolculuğun anlamını keşfetmek için yol boyunca ipuçları toplayan; Adam’ın geçmişine tuttuğu aynadan yansıyan karelerde kendisinden de birer parça bularak kâh tebessüm eden kâh gözyaşı döken sevgili Okuyucu… İşte tam da bu yüzden, bu romanın sayfaları arasında kaybolurken, siz de kendi içsel yolculuğunuza dalacaksınız. Yolunuz açık olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117288</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaa39521-07ac-4d69-9768-0980911d9bf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Mümkündü</image:title>
            <image:caption>Gülünmezdi öyle her acıya 
Ve ağlanmazdı her sevince. 
Her düşman öç almazdı, 
Her dost merhem olmazdı. 
Bildiklerimizin tersi olabilirdi her şey 
Ve yaşadığımız bu koca hayat, 
Bir daha ele geçmezdi. 
Yine de dibine kadar, en derine, 
Son damlasına kadar paylaşırdık herkesle. 
Bugün değilse bile 
Bir gün yalnız kalacağımızı bile bile... 
Ölmezdi öyle her insan, 
Solmazdı benzi, 
Bir göz kapayıp hayalleyince Bir an için bile olsa yitenler unutulabilirdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117289</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95747349-4e86-49d5-acc2-f66b8bfc394e.jpg</image:loc>
            <image:title>Berfu</image:title>
            <image:caption>Berfu uzandığı yataktan güçlükle doğruldu. Komodinin üzerinde duran kar küresine uzandı. Kar küresini bir ters, bir düz çevirip komodinin üzerine bıraktı. Kar küresinin ortasında bir kız çocuğu dans ediyordu. Üzerine kar taneleri yağarken, o, dansına tüm ihtişamıyla devam ediyordu. Berfu için kar, hayattı. Onu hayata bağlayan ve annesini hayattan koparan o gün de kar yağıyordu. İsmine ilham olan kar taneleri, Berfu’nun yaşama sevincini temsil ediyordu. Karlı bir günde hayata tutunan Berfu, yine kar taneleri eşliğinde hayatı son bulsun istiyordu. Tüm bu düşüncelerden sıyrılıp defterine uzandı. Gözyaşlarıyla yazılarının bir kısmı dağılmış olan sayfaya geldiğini fark etti. Berfu bu satırları ne zaman okusa gözyaşlarına hâkim olamıyordu. Hayatının Ebe Hanım’ın temennisi gibi kar gibi beyaz olmayan dönemlerinin üzerini kar taneleriyle süsleyip güzelleştirmek istiyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117290</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cba3ad57-e316-4285-9254-e9d378a7109a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoya Mutlu Hissediyor</image:title>
            <image:caption>ZOYA… 
Dört yaşında bir çocuk… 
Bu kitapta temel duygulardan biri olan “mutluluk”u tanıyor. 
Hangi durumlarda mutlu hissettiğini, bunların nedenlerini, mutlu hissedince nasıl davrandığını anlatıyor. Tüm bunları yaparken çocuklara da interaktif bir okuma alanı açıyor; eğlenirken öğrenmelerini sağlıyor. 
Bu kitabın tek kahramanı ZOYA değil. 
Kitabın okuyucuları da birer kahraman oluyor! 
mutluluk üzerine fikir yürütüyor! 
 
 
Aile Danışmanı ve Sosyolog Dr. Pınar Ezgi Burç, 
uzman olduğu bir alanda çocukların becerilerini geliştirirken, kitabın kahramanı Zoya ile çocuk okurun iş birliği yapmasının ve etkinlik sayfaları ile hem eğlenip hem öğrenmesinin yolunu açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117291</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1dea2dc-b666-48c9-ae31-0cef8cf61139.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Beni Uçurur mu?</image:title>
            <image:caption>Rüzgârın seni uçurmasından hiç korktun mu? 
Defne korkuyor. 
Hatta bunu engellemek için kocaman botlar giyiyor, 
içine kimsenin aklına gelmeyecek ağırlıklar koyuyor. 
Peki gerçekten buna gerek var mı? 
Rüzgâr hiç uçurur mu? 
 
 
Eğitimci yazar Nilgün SÖNMEZ’in kaleminden, çocuk gözünden korkular ve onlarla mücadelede ederken hissedilenler üzerine ilham verici bir hikâye. 
  “Korkuyorum deyip bekleme. Bir şeyler yap. Harekete geç.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e56608-f0c6-4ae0-9b46-28372d0bcc15.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşke Biraz Sen Olabilsem</image:title>
            <image:caption>Hayat bizimle ilgili olanlarla değil, bizim olanları nasıl algıladığımızla ilgilidir. Hayatı nasıl algılarsak duygu ve düşüncelerimiz de o şekilde biçimlenir. Kaygının verdiği mesaj doğru anlaşılırsa olabilecek tehlikelere karşı önlem almamızı sağlar. Hayatı sürdürmemizde son derece etkili ve sağlıklı olan bu duygu, gerçek riskler karşısında bizi korur. Fakat gerçekte olmayan riskler görmemize ya da sürekli bir şekilde riskler üzerine düşünmemize neden olan, kendimizi güvende hissetmemize engel olacak, günlük akışı aksatacak şekilde yoğun bir kaygı hâline dönüşebilir. 
Biz insanların en önemli özelliği olan “kesin olmayan ve bilinmeyen bir geleceği hayal edip zihinsel olarak buna alışma yeteneğimiz” olmasa kaygı da var olmazdı. Eğer zihnimizdeki kaygıyı düşmandan dosta çevirebilirsek ve kaygıyı yönetebilirsek; endişelerimizi, özellikle belirsiz ve sıkıntı verici zamanlarda, kaygıyı doğru şekilde kullanabileceğimizi keşfederiz. Bu kitapta kaygı bozukluğu olan birinin hayatı nasıl algıladığı, hayat akışının nasıl etkilendiği ve kaygıyı normal algıladığı paralel bir evrende hayatının nasıl olacağı anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117293</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9043351-817d-4bc1-b1b5-43f87eaa1f54.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylülün Kızı</image:title>
            <image:caption>Ve evet şimdi, yaşadığın onca zamana rağmen arkana dön bir bak. Yaşın, yaşadıkların ne fark eder ki? Sen, şu an bile onca yolu çoktan kat etmedin mi? Ya da yeni başlıyor olabilirsin yoluna. Nasılsa her eylül bir başlangıç değil mi? 
İşte bu da “Eylülün Kızı” ve onun yolu. Kendini karanlıktan, kendi kendine çıkarmayı nispeten başarmış ama karanlıktan hiç korkmayan o kızın... 
Senin yoluna katkıda bulunmuş olmayı, en azından bir iki taşı yolundan çekebilmen için sana güç verebilmiş olmayı diliyor, tüm kalbiyle. 
Ve unutma; bazı karanlıklar önlenemez ışıklara gebedir. Şafak vakti gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1989d80e-ca19-4024-8013-c950dfaf0bd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoya Kendini Tanıtıyor</image:title>
            <image:caption>ZOYA… 
Dört yaşında bir çocuk… 
Bu kitapta kendini tanıtıyor. 
Adını söylüyor, merhabalaşıyor, yapmaktan hoşlandığı şeylerden bahsedip, sarı renkli nesneleri buluyor. 
Tüm bunları yaparken çocuklara da interaktif bir 
okuma alanı açıyor; eğlenirken öğrenmelerini sağlıyor. 
Bu kitabın tek kahramanı ZOYA değil. 
Kitabın okuyucuları da birer kahraman oluyor! 
Kendini tanıyor ve tanıtıyor! 
 
Aile Danışmanı ve Sosyolog Dr. Pınar Ezgi Burç, 
uzman olduğu bir alanda çocukların becerilerini geliştirirken, kitabın kahramanı Zoya ile çocuk okurun 
iş birliği yapmasının ve etkinlik sayfaları ile hem eğlenip hem öğrenmesinin yolunu açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117295</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff95b6d-e970-4d92-883d-2cfa933e0891.jpg</image:loc>
            <image:title>Dev Portakal Ağacı</image:title>
            <image:caption>Dev bir portakal ağacı… 
Bahçenin en kıymetlisi. 
Çünkü dedesinden kalmış Macit Bey’e… 
Ve Macit Dede’den de torunlarına armağan… 
Parıl, Selin, Melek ve Arda. 
Dededen toruna aktarılan tek şey değil 
bu ağacın gölgesinde anlatılan hikâyeler… 
Her tohum, her torun için yeniden çimlenecek, 
büyüyecek ve mis kokulu yeni bir portakal ağacına dönüşecek. 
Hikâyeler gibi 
portakalların mis kokusu da 
nesilden nesile geçecek. 
 
 
Ekim CANAY’ın kaleminden 
 hem doğanın 
hem de sevginin gücünü 
ortaya koyan, sıcacık ve portakal kokulu bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14ca9c3f-43b1-4305-b3dd-dfcaebe4b9ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Gümüş Hasret’in Evi Nerede</image:title>
            <image:caption>Binlerce tümcem var usumda /sevgiye yazılmaya aday 
Sevgim /küllenmiş sevdalarda / için için kan ağlar 
 
Gönlümün orkestrasında bir konserdi sana sunduğum soloda yalan da olsa bir alkıştı umduğum. Sen şarkıca bilmiyorsun sırma saçlım ve salonu terk ediyorsun. Bu şarkının meyanında ağlayabilirim ama gitmeyi seçersen seni ayakta alkışlayabilirim. Bilesin ki sen bende var oldukça gönlümde bitimsiz ritim, dudaklarımdan dökülen nakaratlı nağme, ömrümün ilk güftesi ve son bestesi olarak kalacaksın... 
 
detone’den /sürtone&apos;ye /bemol’den /diyeze 
tüm notalar senden yana 
 
nasıl olsa 
ben ne denli güfte yazsam/ bestelenmeyecek 
boşuna şarkı beklemek 
 
yüzüne hasret 
dudak kıvrımlarına şarkılar kıvrılmış 
sil&apos;me! 
 
vuslat; çalsınlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b87de4-5979-40d2-88b2-afc2c7139c76.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 161. Sayı Seçim ve Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Bütçe Alarm Veriyor - Mahfi Eğilmez      
Dijital Çağda Seçimler, Botlar ve İnternet Yönetişimi - Altuğ Yalçıntaş, Gizem Yardımcı     
Yerel Yönetim: Seçimler ve Demokrasi Üzerine - Ersin Kalaycıoğlu         
Demokrasilerin Test Yılı: Dünyada ve Türkiye’de 2024 Seçimleri - Arda Tunca 
Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin Bir Özeti: De-İslamizasyon versus Re-İslamizasyon (Kısa Bir Kronoloji Denemesi) - Ergun Türkcan 
İklim Kriziyle Küresel Mücadeledenin Neresindeyiz? - R. Funda Barbaros 
Platformlar ve Dijital Platform Kooperatifleri - Erkan Erdil 
Altına Hücum! - Ayça Tekin-Koru 
Türkiye’nin Dış Borç Stoku - Nur Keyder 
Üniversitelerin Halka Açılması Sorunsalı Üzerine - Hakan Mıhcı 
AKP’li Yıllarda Seçim ve Ekonomi: Toplumsal Rızanın Oluşturulması Kapsamında Sosyal ve Finansal İçerilme Stratejileri – Kaan Eroğuz 
Kırık Zincirler - Mert Can Duman Röportaj: Doç. Dr. Meltem Doğan-Alparslan - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f34616be-0258-4cbd-a756-18e60bdc68a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Bu Konuşan?</image:title>
            <image:caption>Okuduğunuz kitaptaki kahramanlarla konuşursanız ne olur? 
Zeynep, çocuk kitapları yazan dayısının kitap kahramanlarıyla konuştuğunda onların çok farklı yönlerini keşfedecektir. Peki, bunu sevgili dayısına anlatmanın bir yolu var mıdır ki? Kim Bu Konuşan, yazarların bakış açılarını sorgulamaya dönük oyunlu kurgusuyla denizlerin, dinozorların, ejderhaların dünyasında şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor çocukları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d8eb4cc-fd8f-421d-9d94-80b663a82985.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğan&apos;ın Penceresi</image:title>
            <image:caption>İlk şiirimi yazdığım zaman on yaşlarında bir çocuktum. Yaklaşık iki , üç sene yazdığım bir deneme defterim vardı. Her yağmur yağdığında o defteri açıp yazıp kapatırdım. Bir gün o defter sınıfta ki arkadaşlarımın eline geçip alay konusu olmuştu. Babaannem gibi yazmışsın diye çocuklar arası o yaşanan kaosun ortasındaydım. Çok utanmıştım ve ayıp bir şey yaptığımı düşünerek defteri paramparça edip çöpe attım. 
Geçen sürede şiirler kalemimden değil belki de hafızamda bir şekilde şekilleniyordu. Artık mesleğim doğrultusunda emin adımlar ile ilerlerken farkında olmadan her eserin bir hikayesini düşünüyor; o hikayenin yolculuğu ile fırçama ve renklere karışıp bütünleşiyordu. Bir gün eserlerimin hikayelerini anlatırken bunları yazsana diye teşvik eden bir arkadaşım bana geçmişin o yırtık buruşturulup atılmış kağıtları ile çöp kutusunun başında duran utangaç kız çocuğuna götürdü. Kolay olmadı başlangıçta yavaş yavaş kağıtlar düzeldi kalemle kavuştu derken dizelerimde kendimi ve sonrasında özgürce hikayelerini bahsedeceğim muazzam eserler üretmeye başladım. Şimdi ise tam olduğum yerde sizlerleyim. Bu yolculukta bana inanan tüm dostlarıma. Her şiirimi hayranlıkla okuyan başta siz kıymetli okurlarıma teşekkürlerimi sunuyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117301</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f3f455-3657-4ded-b66f-104f3735bde8.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Aristokedicikler Müthiş Yetenek Gösterisi</image:title>
            <image:caption>Aristokediciklerle tanış! Paris&apos;te hayvanlar için gizli bir postane işleten üçüzlerle! 
 
Kedicikler, tavan arasında bazı eski nota kâğıtları bulurlar. Bunun üzerine Marie, pastanede bir yetenek gösterisi düzenlemeye ve o gösteride rol almaya karar verir. Marie&apos;nin tıkır tıkır işleyen bir planı olsa da, bir gösteriyi yönetmek ve hazırlık yapmak sandığından çok daha zordur. Neyse ki Marie&apos;nin yeni kedi arkadaşı Daisy bir oyuncudur ve tiyatro konusunda uzmandır. Daisy&apos;nin tavsiyeleriyle Marie gösterinin büyük bir başarı kazanmasını sağlayabilecek mi, yoksa işler hızla sarpa mı saracak? 
 
Aristokediciklerin diğer maceralarını kaçırma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc86227-5ad2-4009-8cb0-8a9c62d3d7e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Aristokedicikler Büyük Tavşan Yarışı</image:title>
            <image:caption>Aristokediciklerle tanış! Paris&apos;te hayvanlar için gizli bir pastane işleten üçüzlerle! 
 
Kediciklerin pastanesi her yıl düzenlenen Büyük Tavşan Yarışı için dünyanın dört bir yanından gelen sporcularla ve yeni müşterilerle dolup taşıyor. Berlioz, yarışa ilk kez katılacak olan Angeligue ile hemen arkadaş olur, ama onun diğer yarışmacı arkadaşlarına uyum sağlayamadığını fark eder Etkileyici ve gizemli bir kişilik olan Skip Hopper&apos;ın son anda yarışa katılmasıyla Berlioz etrafta tuhaf bir şeylerin döndüğünden şüphelenir. Yarışçılar bitiş çizgisini geçmeden önce, kardeşleri ile birlikte olan biteni ortaya çıkarmayı başarabilecek mi? 
 
Aristokediciklerin diğer maceralarını kaçırma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5540a1-020e-433c-906b-efd0cd9df41e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinocchio and Friends – Boyama Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>Pinocchio and Friends – Boyama Kitabı 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33580026-8ac2-4bd5-abad-fc863d7bed2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinocchio and Friends – Boyama Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>Pinocchio and Friends – Boyama Kitabı 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117305</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b102659d-f550-41f2-8d84-f67899a62928.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinocchio and Friends – Boyama Kitabı 3</image:title>
            <image:caption>Pinocchio and Friends – Boyama Kitabı 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a8c53e7-7af4-499a-9204-dcf4f13e4a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Devler Uyandı Anadolu Serüveni</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Devler Uyandı Anadolu Serüveni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117307</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c00c08f-7208-4819-bf36-7dd6d4e14ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 08: Muhafızlar! Muhafızlar!</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyanın onca kentinde o kadar bataklık dururken, o ejderha benimkine uçtu… Ankh-Morpork! Yüz bin ruhtan oluşan kargaşa dolu bir şehir! Ve o sayının on katı kadar da bir nüfus…”
 
Yakın geçmişte, sonsuzluğun büyülü evrenine uğurladığımız Sir Terry Pratchett’ın, dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan 41 kitaplık, kültleşmiş &quot;DiskDünya” serisi, Büyünün Rengi, Fantastik Işık,Eşit Haklar, Mort, Hasbüyü, Ucube Kocakarılar ve Piramitler’ın ardından Muhafızlar! Muhafızlar! ile devam ediyor.

Niran Elçi’nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu’nun özenli baskısıyla okurlarının beğenisine sunulan efsane dizinin sekizinci kitabı, envai çeşit ejderhanın, cücenin ve bakire kurbanın cirit attığı eski usul ama dâhice kurgulanmış klasik bir kara polisiyeye dönüşüyor.

Sarhoşların, hırsızların, sihirbazların, âşıkların, düşmanların, iyilerin ve kötülerin buluşma yeri olarak nam salan, DiskDünya’nın en büyük, en kalabalık ve en pis şehri Ankh-Morpork’a şimdi de davetsiz misafirler musallat oluyor.
 
Nereden geldiği belli olmayan ve kenti kendine hedef alan devasa ve ölümcül bir ejderhaya karşı tek umut; itibarı ancak büyüteç ile görülebilen muhafız teşkilatının, yani Bekçilerin komutanı, Yüzbaşı Sam Vimes&apos;a bağlanıyor. Vimes, zımba gibi bir Bekçi. Tabii sadece ayık olduğu ve Lady Sybil Ramkin’le birlikte olmadığı zamanlarda…
 
Terry Pratchett, Muhafızlar! Muhafızlar!&apos;da mizahın ve ironinin dozunu iyice yükselterek, &quot;uyuşuk” ejderhaların Ankh-Morpork’un labirentvari ve tehlikeli sokaklarını nasıl birbirine kattıklarını gözler önüne sererken önemli bir noktaya değinmeyi de ihmal etmiyor. Kudretli bir ejderhayı çağırmak büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir. 

DiskDünya serisi, hayal gücünün sınırlarını zorlayan kurgusunun yanı sıra kuantum fiziğinden sanayi devrimine, popüler kültür klişelerinden edebiyat ve sinema klasiklerine uzanan değişik kültür unsurlarına saygı duruşunda bulunarak gerçek dünyadaki pek çok konuyla dalga geçmesini bilen göz kamaştırıcı bir edebiyat harikası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d748c9d1-f80d-428c-874f-b9b7b6c22ce2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Devler Uyandı Dürümümüz Tehlike</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Devler Uyandı Dürümümüz Tehlike</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2bbdd5-fc2b-4645-8a00-22f923cd5d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Devler Uyandı Görevimiz Boyama</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Devler Uyandı Görevimiz Boyama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/450ad168-842c-4bf4-906a-8d5ee17aedbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Devler Uyandı Nemrut Yolcusu</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Devler Uyandı Nemrut Yolcusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a6d2f32-6ebc-4394-b25d-a7272ec4ec3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Yıldızın Altında</image:title>
            <image:caption>“Istırabın, sıkıntının yürekte yeri sevinçten daha uzun ve unutulmazdır. Mutluluk, bolluk bize normal geliyordu. Oysa her canlı yaratık, ne kadar uzun sürerse sürsün, sıkıntı ve zorluğa isyan eder.  Bunları hep içime attım ben. Kendime yaptığım yanlışın cezasını kestim. Aslında bizim gibi insanlar çok zorlukla karşılaştıktan sonra daha olgun bir ruha kavuşuyormuş. Tıpkı şimdi içinde olduğumuz halimiz gibi…” 
 
Aynı Yıldızın Altında, Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun çalkantılı son dönemleri, üç farklı kadının gözünden anlatılır. Geleneksel normlarla mücadele ederken modernleşme rüzgârlarına kapılan, birbirinden farklı ama bir o kadar da iç içe geçmiş yaşamlarıyla okuyucuyu etkiler. Roman, dönemin toplumsal değişimlerini, savaşın yarattığı zorlukları ve kadınların bu karmaşada buldukları güçlü duruşu ele alarak, tarihi bir perspektif sunar. Aynı zamanda, aşkın, dostluğun ve direncin güçlü temsillerini içerir. 
 
Yazar, üç kadının hikâyesini anlatırken, onların içsel dünyalarına ve duygusal gelişimlerine odaklanarak, karakterlerin derinliğini ve karmaşıklığını ortaya koyar. Böylece, sadece tarihî bir dönemi değil, aynı zamanda insanın evrensel duygularını da keşfetme fırsatı verir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117312</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00c16d9e-e588-4cc0-a119-cc0533814638.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektup Ağacı</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar bu ağacı önemsiyorlardı; ağacın yanına gelip onu suluyorlar ve benim şu anda kelimeler ve gözyaşlarıyla yaptığım gibi onunla konuşuyorlardı. Bunun dışında dünya tozdan ibaretti.” 
Nyx, kuraklık ve orman yangınlarından fazlasıyla payını almış 2093’ün Tasmanya’sında yaşıyor. Ada, son zamanlarda deniz seviyesinin de yükselmesiyle birlikte kaderine terk edilmek üzere… Nyx’in babası vakit varken burayı terk etmek ister fakat Nyx için West Hobart bildiği tek yerdir. Teselliyi, evinin yakınındaki tozlu arazide toprağa tutunup yaşamaya devam eden tek şeyde; bir ağaçta bulur. 
Şimdiki zamanda, eşsiz güzelliklerle dolu Tasmanya’da yaşayan Bea ise ailesiyle birlikte çok sevdiği bu yerden taşınmak üzeredir. Bir gün tırmandığı ağacın gövdesindeki kovuğa bir not bırakır; içindekileri çaresizce döktüğü̈ bir kâğıt parçasını… Bu not, zamanın sınırlarını aşarak Nyx’in eline geçer ve Nyx hemen ona cevap yazar. Kızlar iki farklı zaman diliminde yazışmaya başlar ve böylelikle zamanın mantığına meydan okuyan bir dostluk kurarlar. Nyx önce yangın, ardından da sel felaketiyle karşı karşıya kalınca, geleceği değiştirmek için arkadaşı Bea’dan yardım ister. Mektup Ağacı, zamanın sınırlarını zorlamaya ve geleceği birlikte inşa etmeye cesaret edenler için… İklim değişimi hakkında hassas ve nihayetinde umut verici bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ec9cf1-d773-4bf1-aedf-f333a86810ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Gufi ile Yaşam Dersleri</image:title>
            <image:caption>“Çocukluğumdan beri hayvanların iç dünyasında neler olduğunu merak ettim. Hayatıma giren Gufi ile birlikte onların konuştuklarını hayal ettim ve böyle bir kitaba vesile oldu.” 
Gufi, insanlarla olan hayatlarına yeni başlayacak köpeklere, onların işlerini kolaylaştırmak için kendi deneyimlerini aktarıyor. Kendi ailesinin hayatına renk katan deneyimli Gufi henüz aileleriyle tanışmamış köpek arkadaşlarına rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7848dd55-abce-492d-86f7-0eeaa9482cee.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru Boyama Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>Duru Boyama Kitabı 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c607b7d-79bc-4c78-87f3-b8b11e136abb.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru Boyama Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>Duru Boyama Kitabı 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4733372a-b147-4f51-b02e-60c2628a2623.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru Boyama Kitabı 3</image:title>
            <image:caption>Duru Boyama Kitabı 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b924cf-08a9-46c1-af65-edf38ed65d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru Boyama Kitabı 4</image:title>
            <image:caption>Duru Boyama Kitabı 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117318</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db712d19-9d85-4868-99f0-943f0a11db50.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişen Düzen</image:title>
            <image:caption>Zafer Toprak – İktisat tarihinin dar bir alana sokulmaması gerekir. Dal budak salan bir çalışma alanıdır. Çok değişik disiplinlerle birlikte varlığını sürdürür. Bu durum onu daha güçlü hale getirmiştir… 
1920 ve 1930’larla ilgili ele alabileceğimiz o kadar çok değişik konular var ki kolay kolay tüketebileceğimiz bir alan değildir. Zaten kitabınızda arkadaşlarınızın işlediği konular bunu gösteriyor. Çok farklı alanlarda ilginç temalar bulmuşlar. Bu aslında alanın ne kadar verimli olduğunu da gösterir… 
Bizim iktisat tarihinin en güçlü olduğu evre aslında iki dünya savaşı arasındaki dönemdir… 
İktisat tarihi çalışmaları önü son derece açık bir alan. Umarım gençleri bu alanlara sevk edebiliriz. Gençler bu alanlarda somut ve özgün çalışmalar ortaya koyabilirler. İktisat tarihimiz de her geçen gün biraz daha zenginleşir daha geniş kitlelere ulaşır… 
Şevket Pamuk – Tarihin büyük çoğunluğunda hem süreklilik hem de kopuş vardır. Ama tarihçiler olaylara incelerken kendi yorumlarını yapmak isterler. Onun için somut olaylara baktıklarında bazen süreklilik, bazen de kopuşları vurgularlar… 
Osmanlıca kaynakları okuyabilenler imparatorluğun daha erken dönemlerini inceliyorlardı. Bu yüzden 19. yüzyılı çalışan iktisat tarihçilerinin sayıları sınırlı kaldı. Yeni kuşakta son otuz yıl içinde bu durum değişti. Osmanlı kaynaklarını, verilerini, sayılarını kullanan iktisat tarihçilerinin sayıları artmakta… İktisat tarihi alanında tekrar bir canlanma başladı. Genç nesiller; hem tarihçilikten, hem sosyal bilimlerden gelenler Türkiye›de iktisat tarihçiliğine daha çok veri kullanarak, dünya literatürünü daha yakından izleyerek yeni bir canlanma getiriyorlar. Bu yüzden son dönemdeki çalışmaları oldukça önemsiyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d551e30-c4ed-4911-9828-468e9cca200e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçsel Mühendislik</image:title>
            <image:caption>YAŞAYAN BİR USTADAN
GERÇEK MUTLULUĞA ULAŞMANIN YOLLARI
Yoga, içsel enerjileri, bedeninizi ve zihninizi ideal kapasitede çalıştırarak harekete geçirebilen sofistike bir kendini güçlendirme sistemidir. İç dünyanızı tam olarak istediğiniz gibi yönetmenizin, kendi mutluluğunuzu inşa edebilmenizin yolunu açar. Bir yogi hayatını böyle bir genişlemeyle yaşar.
Vizyoner yogi Sadhguru da bu çığır açan kitapta, doğaya benzersiz bir yakınlığı olan bir çocuktan Hindistan&apos;ı motosikletiyle dolaşan gözü pek bir gence evrilmesinin hikâyesinden yola çıkarak yoganın temellerini anlatıyor. Güney Hindistan&apos;daki bir dağın tepesinde zamanın durduğu ve kökten değişmiş olarak yeniden doğduğu o özel aydınlanma anını bizlerle paylaşıyor. Bugün kendini insani amaçlara adamış bir kuruluş olan Isha&apos;nın kurucusu Sadhguru, milyonlarca kişinin yolunu aydınlatıyor. Çünkü ona göre guru, &quot;karanlığı dağıtan, sizin için kapıyı açan kişi&quot; anlamına geliyor: &quot;Bir guru olarak, öğretecek bir doktrinim, aktaracak bir felsefem, yayacak bir inancım yok. İnsanlığın başına bela olan tüm kötülüklerin çözümü kişisel dönüşümden geçiyor. Kendini dönüştürmek, geçmişi geride bırakmaktır, hayatı algılama ve deneyimleme şeklinizin değişmesidir.&quot; Bu derin ve ilgi çekici kitaptaki saf bilgelik, okuyuculara kanıtlanmış, taze, canlı ve yeni araçlar sunuyor. İçsel Mühendislik, devrim niteliğinde bir düşünme biçimi geliştirerek mutlu bir hayata ulaşma fırsatıyla tanışmanızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117320</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa4400b-e34b-405e-90d1-ea5cf085ea3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga Nefesinin Gücü</image:title>
            <image:caption>Nefes, canlılığımızı sürdürmek için temel ihtiyaçlarımızdan biri ancak onun öneminin farkında olan çok az insan var. Oysa ki bedenimize dolan bu sihirli yaşam gücünün kıymetinin farkında olarak nefes almak, hayatımızı dönüştürecek güce sahip. 
Ünlü yoga eğitmeni Swami Saradananda, Yoga Nefesinin Gücü kitabında nefes sanatının inceliklerini, nefesin zihinsel ve fiziksel dengesizliklerle başa çıkma sürecinde bize nasıl destek olabileceğini tüm detaylarıyla aktarıyor. Kitabında onlarca nefes egzersizine ve onların hangi durumları dengelemek, hangi konuları şifalandırmak için kullanılacağına dair pratik bilgiler de paylaşan Saradananda, okurlarını, nefes egzersizlerinin şifa gücünü keşfetmeye davet ediyor.  
Nefesinizi dikkatlice kontrol etmek, vücudunuzu atıklardan arındırarak ve oksijen alımını en üst düzeye çıkararak dolu dolu bir yaşam sürmenize yardımcı olur. Ayrıca, çatık kaşlar, gergin omuzlar, mide krampları gibi anksiyete semptomlarını da hafifletir. Zihninizi sakinleştirmeye ve ruh hâlinizi iyileştirmeye yardımcı olur. Bu kitaptaki nefes egzersizlerini uygularken, daha net düşündüğünüzü, daha kararlı davrandığınızı ve duygularınızın tesirine daha az kapıldığınızı fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6423c71a-3932-433e-af6a-784d981be35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bünyo - Çılgın Mikro Evren</image:title>
            <image:caption>Bir kedin var mı?
Dilara’nın var. Hem de sıradan bir kedi değil. Konuşabilen bir kedi. Peki, senin kedin konuşabilseydi sence söylediği ilk şey ne olurdu?
Dilara ve kedisi Bünyo, insan vücudunda yaşayan mikroorganizmaları keşfederler. Dilara, mikroorganizmaların aslında çok da korkutucu olmadığını hatta bizim için çok faydalı olduklarını kendi gözleriyle görür. Peki her şey tıkırında mı ilerler? Meraklı bir çocuksan ve yanında senden daha meraklı bir kedi varsa, elbette, hayır!

Bir kediyle yolculuğa çıkmaktan daha eğlenceli tek şey, bir kediyle mikro âleme yolculuğa çıkmak. Dilara ve Bünyo&apos;ya katıl, vücudundaki minik misafirleri daha yakından tanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13244366-7e26-4ec9-b629-7d1405083330.jpg</image:loc>
            <image:title>Heyecan Aşısı</image:title>
            <image:caption>Etkili konuşma ve sahne korkusunu aşmaya dair eğlenceli bir macera!
Öğretmenleri hitabet ödevi için sınıfa bir kürsü yaptırdığında Duru çok endişelendi. Çünkü sahneye çıkıp bir şeyler anlatmak ona çok zor geliyordu. &quot;Ya heyecanlanırsam?&quot; &quot;Ya bana gülerlerse?&quot; &quot;Ya sesim kötü çıkarsa?&quot;
Emekli bir öğretmen olan dedesinin ise bir fikri vardı: Ona heyecan aşıları yapmak! Duru, dedesinin verdiği sıra dışı ve tuhaf görevleri yaşayacaktı. Tüm bu pratiklerin sonunda sunum için heyecanını yenip kendisini hazır hissedebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4289a00a-1ce2-4012-a6b1-5ad1f0d1c231.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Dünya Tarihi - Dünyaya Yön Veren Olaylar</image:title>
            <image:caption>Müjde! Muhteşem dünya turu eline geldi!
 
Dünyayı derinden etkileyen olaylar bu kitapta! Maceradolu bu yolculukta insanlık tarihinin başlangıcından ateşin bulunmasına, tarihin sıfır noktasından paranın ilk kez kullanılmasına, Perslerden Romalılara, İslamiyet’in doğuşundan ilk Türk devletlerine, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Rönesans’a, elektriğin buluşundan dünya savaşlarına kadar muhteşem bir gezi seni bekliyor.

Haydi, düş peşime; yolculuk başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117324</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4b4c560-bd3f-47e8-9fbe-a71c25fd8cbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulaklarını Kocaman Aç - Duyularla Rabbimi Tanıyorum 1 (Pencereli Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hadi, kulaklarını kocaman aç! Etrafındaki seslere kulak ver, bütün sesleri yaratan Yüce Rabbimizi daha iyi tanı. “Sürpriz pencereler” ve “İzli yollar” sayesinde oyunun bir parçacı olmaya ve tabiatı keşfetmeye var mısın?
 
Allah’ın bize vermiş olduğu duyma kabiliyeti hakkında eğlenceli bir tefekkür eğitimi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28805990-7611-4108-b6d4-a6813e49df38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Sarılmak Nasıldı?</image:title>
            <image:caption>Öz şefkati keşfetmenin, kendini sevmenin ve kendine değer vermenin bir yolunu bulursan hayatı bambaşka renklerle göreceksin. Hadi, o yolu Simla ve arkadaşlarıyla birlikte bulalım! &quot;İyi olduğum şeyleri düşünmek; büyük küçük demeden, başarılarım için kendimi takdir etmek, asla yapmadığım şeylerdi. Sadece başarısızlıklarıma, hatalarıma odaklanıyor, kendimi acımasızca eleştiriyordum. Oysa o başarısızlıklardan, hatalardan, kusurlardan, eksiklerden ibaret değildim ki ben.
Çevremdeki insanlar başarılı olduğumu söylediklerinde onlara inanmıyordum. Çünkü kendimi onların beni gördüğü gibi görmüyordum. Meğer, kendi değerimi bilmediğim içinmiş. Artık biliyorum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab330c8e-96e4-4d61-85f4-e9b83c4ab2b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabbimi Biliyorum Şekilleri Öğreniyorum (Tak-Çıkar Kitap)</image:title>
            <image:caption>Haydi geometrik şekilleri tanıyalım!
Etrafımızdaki her seyi yaratanın Allah oldugunu biliyor ve sekilleri ögreniyoruz. Tak-çıkar yapboz parçalarıyla kitap bir oyuna dönüsüyor. El ve göz koordinasyon becerilerini gelistiren nitelikte eğlenceli ve renkli bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c713851-97cd-41a3-b1a1-51022ed4c521.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumi Elhamdülillah&apos;ı Öğreniyor / Yapbozlu Kitap 3</image:title>
            <image:caption>Yapbozlarla &quot;Elhamdülillah&quot; demeyi öğreten bu kitapta, Yumi hikâyesiyle çocuklara eşlik ediyor. Yapbozlar çocukların &quot;ince motor becerilerini&quot; geliştirirken hikâye de dil becerilerini geliştirecektir. Şükretmenin mutluluğunu dinlemeye ve yapbozları yapmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ae46783-d88c-4bbd-8ed0-a57639ea6406.jpg</image:loc>
            <image:title>Burnunu Kocaman Aç - Duyularla Rabbimi Tanıyorum 2 (Pencereli Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hadi, burnunu kocaman aç! Etrafındaki kokulara dikkat ver, bütün kokuları yaratan Yüce Rabbimizi daha iyi tanı. “Sürpriz pencereler” ve “İzli yollar” sayesinde oyunun bir parçacı olmaya ve çevreni keşfetmeye var mısın?
 
Allah’ın bize vermiş olduğu güzel kokular hakkında eğlenceli bir tefekkür eğitimi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6a96f3-1ff5-451a-8bef-2faf676eed03.jpg</image:loc>
            <image:title>Maria Montessori - Haydi Kurtaralım Dünyayı 3</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı dönemde kız çocukları için uygun görülen meslek öğretmenlikti. Biyolojiye olan ilgisi onu tıp okumaya götürdü ve 1896’da İtalya’nın ilk kadın doktoru oldu. Aynı zamanda üniversitede pedagoji derslerine katıldı. 
Eğitim felsefesi, sağlık, antropoloji üzerine çalıştı ve eğitim yöntemleri geliştirmeyi hedefledi. Çocuk Evi’ni kurdu. Yazdığı kitap dünya çapında ilgi gördü ve yirmiden fazla dile çevrildi. Üç kez Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. Çalışmaktan ve araştırmaktan asla vazgeçmeyen, hayatını çocuklara adayan, onlarca kadına güç veren bir eğitimci, Maria Montessori.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c9a7593-a26f-4776-bda7-bb7cf9da5930.jpg</image:loc>
            <image:title>Eudemos’a Etik</image:title>
            <image:caption>Aristoteles, Antikçağ felsefesinin en önde gelen filozofudur. Benzer düzeyde bir felsefeye İlkçağda sadece Platon’un erişebildiği kabul edilir. Antikçağa damgasını vurmuş olan Aristoteles, pek çoklarına göre tüm çağların en büyük birkaç filozofundan biridir. Bilim ve felsefede onun başarmış olduklarıyla rekabet etme ümidi besleyebilen insan sayısının bir elin parmaklarını geçmediği hemen herkes tarafından kabul edilir. 
 
Aristoteles, mantık, doğabilimleri, metafizik, psikoloji, etik ve siyaset felsefesi gibi pek çok alanda eser vermiştir. “Aristoteles külliyatı” olarak geçen, özgün haliyle Grekçe 1462 sayfadan oluşan eserler bütünü, derslerinin, kendisi ya da öğrencileri tarafından tutulmuş notlarından oluşur. 
 
Aristoteles ahlak felsefesi üzerine önemli bir incelemesi olan Eudemos’a Etik’te hem hayatı yaşanmaya değer kılan faktörleri araştırıyor hem de bir yandan mutluluğun rolünü, nelerden oluştuğunu ve ona katkıda bulunan çeşitli yönleri analiz ederken bir yandan da insan yaşamında dostluğun ve hazzın rollerini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add1ef87-43fc-4279-9a75-cf9175a0be82.jpg</image:loc>
            <image:title>Saatçilerin Tehlikeli Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Gizem dolu saatler, yabanıl yaratıklar ve zamanın derinliklerinde saklı eski sırlar... 

Anno, zamanın tüm boyutlarına hükmeden gizemli Saatçiler Köyü&apos;nde yaşamaktadır. Bu benzersiz köydeki sakinler, zamanın en ince ayrıntısına kadar ustalaşmışlardır. Köy sakinleri istediklerinde bir dakikayı dünyadan silebilir, böylece o dakikada yaşanan her şeyi yok edebilirler; ya da yeni bir dakika ekleyerek, zamanda beklenmedik felaketlere yol açabilirler.
 
Anno ise köydeki diğerlerinden ayrılır. O, hiçbir saate ihtiyaç duymadan, zamanı saniyesi saniyesine doğru tahmin edebilen nadir bir sezgisel güce sahiptir. Bir gün, zamanın akışı tehlikeli bir şekilde bozulur ve bu durum köydeki herkesi korkuyla sarsar. Usta saatçi Kadime Hanım ve diğer Saatçiler zamanın akışını düzeltmek için bir araya gelirler. Anno ve arkadaşları, Zamansızlar&apos;ın tehditleri arasında, kurtuluşun anahtarı olan Hayat Saati&apos;ni arama yolculuğuna çıkarlar. Bu zorlu yolculuk, onları sadece zamansal fırtınalarla değil, aynı zamanda içsel karanlıklarıyla da yüzleşmeye itecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e423e1-31c9-4359-a050-05b2ee9d1db6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerini Kocaman Aç - Duyularla Rabbimi Tanıyorum 3 (Pencereli Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hadi, gözlerini kocaman aç! Etrafındakilere dikkatle bak, gördüğün her şeyi yaratan Yüce Rabbimizi daha iyi tanı. “Sürpriz pencereler” ve “İzli yollar” sayesinde oyunun bir parçacı olmaya ve tabiatı keşfetmeye var mısın?
 
Allah’ın bize vermiş olduğu güzellikler hakkında eğlenceli bir tefekkür eğitimi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0ff8f69-d154-49d7-97ae-1e50943aed94.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche</image:title>
            <image:caption>Hem bir dâhi hem de çok yönlü bir düşünür olan Nietzsche, kuşkusuz, felsefe tarihinin en önemli –ve tartışmalı– filozoflarından biridir. Tartışmaların bir kısmı haklıdır zira fikirlerinin büyük çoğunluğu oldukça sıra dışı ve kendine has bir sistem üzerinden geliştirilmiştir. Nietzsche, düşünce sistemini inşa ederken çoğulu, çokluğu, değişimi, dinamizmi ve kaosu kutlar. O, kendi zamanındaki ve hatta bizim zamanımızdaki felsefenin kutsallarını zekice eleştirmeye kararlıdır zira onun sistemi, yapıcı olmaktan ziyade eleştireldir. 
Öte yandan, yaygın bir biçimde yanlış da anlaşılmıştır; onu destekleyenler zaman zaman sahte nedenlerle kutlarken, aleyhtarları haksız nedenlerden ötürü onu kınamıştır. Richard Schacht’ın bu berrak ve kapsamlı çalışması, Nietzsche’nin tüm düşünce sistemini ve felsefesini titizlikle ve dikkatle incelemekte ve onu, sadece geleneksel ve sıradan düşünme biçimlerinin radikal bir eleştirmeni olarak değil; aynı zamanda bunları geliştiren ve genişleten bir “gelecek felsefesi” başlatmaya çalışan biri olarak niçin ciddiye almamız gerektiğine dair ikna edici bir yol da çizmekte. 
Metafizikten ahlaka, bilgi felsefesinden sanat ve sanatçılara ilişkin görüşlerine kadar; Nietzsche’nin felsefi düşüncesine dair tüm incelikli değerlendirmeleri bu kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117334</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b230d3-a882-4ac4-aa61-a5d4b9c7d968.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizenin Adı Umut</image:title>
            <image:caption>Hayalleri ve hayatı basketboldan ibaret olan Umut, geçirdiği kaza sonrasında sahalardan uzak kalır. Ancak bu bile onu basketboldan uzak tutamaz. Arkadaşı Cansu ve kedisi Miskin’le basketbol macerası devam eder.
Umut’un kartonlardan yaptığı mini basketbol oyunu bir anda dilden dile dolaşmaya başlar ve çocuklar için basketbol yeni bir soluk kazanır.
Öğretmen Baba’dan pes etmeme, geri dönüşüm ve zorluklarla mücadele konularında muhteşem bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ec283e-f421-42a5-a9f8-5d5f4b22c161.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağzını Kocaman Aç - Duyularla Rabbimi Tanıyorum 4 (Pencereli Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hadi, ağzını kocaman aç! Yiyeceklerdeki tatlara dikkat et, bütün nimetleri yaratan Yüce Rabbimizi daha iyi tanı. “Sürpriz pencereler” ve “İzli yollar” sayesinde oyunun bir parçacı olmaya ve tatları keşfetmeye var mısın?
 
Allah’ın bize vermiş olduğu nimetler hakkında eğlenceli bir tefekkür eğitimi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117336</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c965120b-8bea-4613-95bb-7c0008bb00ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedek Kaleci</image:title>
            <image:caption>“Hayatta her zaman yedekler vardır. Maçta, oyunda, sınavda… Bazen hepimiz yedek olmuşuzdur. Bu durum bizi üzmüştür. Bu kitabı okuduktan sonra yedekliğin bir başarısızlık değil hedefe giden bir yol olduğunu mutlulukla fark edeceksiniz.  İnanmak, hayallerimizin peşinden gitmek ve başarmak için asla vazgeçmemek üzerine ilham verici harika bir hikâye… Hepimizin hikâyesi…”
-Eğitimci Yazar Metin Özdamarlar Tahsin Kerem&apos;in çok büyük hayalleri var! En çok istediği şey, hayranı olduğu dünyaca ünlü kaleciden imzalı forma almak ve tabii ki mahallede kurulan futbol takımının kalecisi olmak. Fakat evdeki hesap çarşıya uymayacak ve işler istediği gibi gitmeyecek. Tüm bunlara rağmen Tahsin Kerem hayallerinin peşinden koşmaya devam edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117337</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3b3c5a2-8d18-4553-8bfb-195c2cf167f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Korkak Hayvanı</image:title>
            <image:caption>Vombat dünyanın en korkak hayvanı! Hatta korkudan anında bayılıveriyor. Ancak bilime olan merakı ve araştırma hevesi onu cesaretlendiriyor.
Vombat’ın bitmek bilmeyen soruları vardır. Bu soruların peşine düşerek “Bilim Vombatı” olmanın hayallerini kurmaktadır. Böylece çılgın bir keşif yolculuğuna atılır.
Ancak dikkat, yer altından başlayıp yeryüzüne ulaşan bu yolculuk beklenenden çok daha macera dolu!
Caner Sarıoğlu&apos;nun kaleminden, okumayı sevdiren, ilham veren bir hikâye...
Yavru Vombat ile birlikte, bilimin ve eğlencenin sınırlarını zorlamaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117338</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9d1d0b6-95c9-446d-be7f-4a970181d703.jpg</image:loc>
            <image:title>Malma İstasyonu</image:title>
            <image:caption>Bir tren, enfes bir yaz manzarasında hızla ilerliyor. Yolcular arasında evliliklerinde kriz yaşayan bir çift, bekâr bir baba ve küçük kızı ile annesinin geride bıraktığı gizemin cevabını arayan bir kadın var. Hepsi Malma İstasyonu’na gidiyorlar ve ne onlar ne de okur kaderlerinin nasıl iç içe geçtiğini, nasıl görünmez ağlarla birbirlerine düğümlendiklerini biliyor. Esrarengiz Harriet, kontrol tutkunu Oskar ve arayış içindeki Yana –her biri, noktaları birleştirmeye çalışırken bir önceki zamanın izlerini taşıyor. Kuşaklar üzerinden yalnızlıklar, travmalar ve psikolojik bagajlarıyla tamir edilemez ilişkilerin dağıttığı bir ailenin hikâyesi Malma İstasyonu. Kendine özgü kurgusuyla zamanda hızla ilerleyen bir tren Malma İstasyonu; her bölümü bir sonrakine eklemlenen bir kompartıman. Alex Schulman, miras geçmişin izini sürerek ebeveyninin hatasını yüklenmek zorunda kalan çocukların hikâyesinin peşinde yine…
“Alex Schulman ikinci romanı Malma İstasyonu’nda yine çocukluğunun travmalarına dönüyor: Güvensiz babalar, yok anneler, yabancılaşmış çocuklar. Her şey iktidarsızlık, ulaşılamazlık ve kayıp soluyor. [...] Schulman kendini yürek parçalayıcı bir şekilde, sürekli babasını gözlemleyen ve onun için her şeyi ‘daha iyi’ yapmak isteyen küçük, melankolik Harriet’ın yerine koyuyor.” –Parool
“Çok az erkek yazar kadınları, Schulman’ın erkekleri tasvir ettiği kadar iyi tasvir etmeyi başarabilir. Çok azı onun Malma İstasyonu’nda yaptığı gibi karmaşık bir ağ örebilir, ipleri doğru sırada ve doğru hızda çözerek okurun duygularını başından sonuna kadar dinamik tutabilir. Kalbim hızla çarpıyor, nefesim kesiliyor ve tüylerim diken diken oluyor. [...] Bugüne kadar okuduğum en can yakıcı hikâyelerden biri.” –Dagbladet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba4b490-13bd-401b-83b0-abb3c40936b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Türk Tarihi 1 / Büyük Selçuklu Devleti</image:title>
            <image:caption>Kitapları, televizyon programları ve gezileriyle binlerce insana tarihi sevdiren Talha Uğurluel, sürükleyici üslubuyla, seyahatleriyle, fotoğraflarla ve zengin görsel kaynaklarla süslediği bu çalışmasında Büyük Selçukluları anlatıyor! 
* Türkler tarih sahnesine ne zaman çıktı? 
* Orta Asya’daki Türkler, İslamiyet’i, kimlerden ve nasıl öğrendi? 
* Çinliler ve Abbasiler arasındaki mücadelede Türklerin rolü neydi? 
* Türk tarihinde yaygın olarak kullandığımız “Türkmen” tabirinin Oğuzlarla bir ilgisi var mıydı? 
* Selçuklular kendilerinden önceki diğer Türk devletleri gibi neden Asya’da kalmadılar? 
* Selçukluları tam bağımsız hâle getiren Dandanakan Savaşı ve tarihçilerin “Dünyanın Gelini” dediği Rey hakkında bilinmeyenler... 
* Yıllardır aranan Malazgirt Savaşı alanı ve şehitlerin mezarları… 
* Bütün bilinmeyenleriyle Türklerin Romalıları ilk kez yendiği Pasinler Savaşı alanı... 
* Sultan Alparslan’ın kabrinin nerede olduğuna dair son bilgiler ve değerlendirmeler... 
* Unutulan Türkler: Suriye ve Irak Selçukluları... 
* Şam ve Kudüs tarihinde Selçukluların rolü... 
* Selçukluların Altın Çağı: Sultan Melikşah dönemi... 
* Nizamiye Medreseleri ile başlayan dillere destan eğitim seferberliği... Anadolu Türk Tarihi: Büyük Selçuklu Devleti, tarihseverleri şehir şehir gezdiren yepyeni bir kitap… Eseri okurken Cend’den yola çıkacak, Nişabur’dan Merv’e, İsfahan’dan Rey’e, Ani’den Ahlat’a, Antakya’dan Halep’e, Kudüs’ten Kahire’ye seyahat edeceksiniz. Büyük Selçuklu medeniyetin izini sürerken bir devrin sanatına ve tarihine şahit olacaksınız. Selçuklu’nun sanatına, insanına, ilmine-irfanına, günümüzde bile karanlıkta kalmış hayranlık uyandıran yönlerine çok şaşıracaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691891f1-ea23-486f-91f4-15f3b7b9a808.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an Atlası</image:title>
            <image:caption>Kur’an-ı Kerim, dünyanın kullanım kılavuzu. Yani, bir bakıma, bizim bu dünyada uymamız gereken ve bizi mutluluğa ulaştıran kuralları anlatır.
Kur’an Atlası, bize bu önemli kılavuzu anlamakta yardımcı olacak.
Peki bu kitapta neler var?
Başta Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed olmak üzere Kur’an’da adı geçen peygamberlerin hayatları…
Hz. Muhammed’in yol göstericiliği… İlk peygamber Hz. Âdem’in hayatı… Kâbe’nin inşası… Nuh Tufanı… Hz. Yunus’un, balığın karnındaki yolculuğu… Ashabı Kehf’in sırlarla dolu uykusu… Hz. İlyas’ın Hz. Elyesa’yla tanışması…  Hz. İbrahim’in yüce imanı… Hz. Musa’nın yürüdüğü yolu… Hz. Eyüp’ün sabrı… Hz. Yusuf’un kardeşlerini bağışlaması… Hz. Meryem’in edebi...
Ve daha nicesini bu kitapta okuyacaksınız.
Sen hazırsan sayfaların arasındaki yolculuğa başlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117341</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e927acd9-c826-44fb-bbb7-589c5e9792c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>&quot;Klinik Psikolog Oya Doğan’ın kitapları çocukların gündelik hayatta karşılaşabilecekleri durumlara çözüm becerileri geliştiriyor. Her çocuğun bu kitapları okuması gerektiğine inanıyorum. Bu kitap, akran zorbalığı konusunda çocukların her zaman faydalanabilecekleri bir başucu kitabı.&quot;
- Mert Arık


Zorba birini nasıl tanırız? 
Bir zorbadan kendimizi  nasıl koruruz? 
Hangi tür davranışlar zorbalık tanımına girer? 
Bizim de bir zorba olup olmadığımızı  nasıl anlarız?
 
Bu soruların cevabını merak ediyorsan, şu an doğru kitabı eline aldın. Zorbalıkla ilgili aklındaki soruların hepsinin cevabını günlüğümde bulacaksın.
 
 
Ben, Mira. Birlikte yazacağımız hikâyemize hoşgeldin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68159cb-6daa-4211-a633-e2f2617aadac.jpg</image:loc>
            <image:title>“Ben Yazar Suat Derviş”</image:title>
            <image:caption>Onlarca roman, yüzlerce öykü, binlerce yazı...  
Mücadeleyle ve durmadan yazarak geçirdiği ömründe hak ettiği ilgiyi görememiş bir aydın, devrimci bir kadın. Türk edebiyatının, Türk basın tarihinin en etkili, en üretken kalemlerinden biri.   
 
Yazar Suat Derviş.  
 
Son yıllarda kendisi ve eserleri üzerine yapılan çalışmalarla âdeta “keşfedilen bir yazar” oldu Derviş. Bıraktığı uçsuz bucaksız külliyat, tespit edilen müstear adları ve bu adlarla yayımladığı eserleri sayesinde her yıl genişleyip yeniden ele alınıyor. Kâşifler, yirminci yüzyılın hafızasına, kadınlığa, erkekliğe ve topluma; aşka, ölüme, çaresizliğe ve yalnızlığa dair anlattığı eşsiz hikâyelerle onun dünü bugüne denk kılabilen bir “yıldız” olduğunu belgeliyor. Bu kitap, 2022’de gerçekleşen Ölümünün 50. Yılında Suat Derviş etkinliklerinin coşkulu birikimiyle hazırlandı. Akademisyenler ve araştırmacılar tarafından Derviş’in yazar kimliğiyle eserleri farklı, yenilikçi temellerde değerlendirilerek onun Almanya dönemine, bilinmeyen yapıtlarına ve müstear adlarına dair yeni bulgular paylaşıldı.   
 
Işığı hiç sönmeyecek, keşfi uzun yıllar sürecek Suat Derviş’in aziz hatırasına...  
 
“Acaba bana verilen hangi unvana acıyorlar? Ben ne kontesim, ne düşes, ne kraliçe, ne profesör, ne meclisi idare azası ne de saylavım.  
Ben muharririm.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ce0b06-82f4-42c5-9a27-242763821e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleneğin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç bu kitabında başta Müslümanlar olmak üzere düşünen ve gerçeği arayan tüm insanlara dört boyutlu bir yapıya sahip olan dinin/İslam’ın aslî ve nihaî amacını hatırlatıyor. Kaybolmaya yüz tutmuş bulunan Geleneğe sarılmanın ne kadar elzem olduğu konusunda son derece hayati bir ikazda bulunuyor ve şöyle sesleniyor:
 “Din çok boyutlu bir yapıdır. Dinin Hakikat boyutu onun esas ve kurucu yönüdür. Ancak toplumların geneline bakıldığında dinin bu metafizik yönünün ihmal edildiğini görüyoruz. (…) Dinimiz son yıllarda yaygın bir şekilde sosyo-politik bir olguya, bir protest slogana, siyasal ütopyalara, devlet yönetimi şeklinde telakki edilerek ideolojik bir fikre indirgenmiştir. (…) Dinin ve onun metafizik boyutu olan tasavvufun aslî ve nihai gayesi onu kendi hakikatine yani Allah’a ulaştırmaktır. Bir başka deyişle onu gerçek insan haline getirmektir. Din ve tasavvuf denilen şeyin ana gayesi Allah ile insan arasında daima mevcut bulunan irtibatı tesis etmektir. (…) Bunun da bir yolu, yöntemi vardır. Rabb ile kulu arasındaki irtibatı gösteren ve talim eden yolun adı tasavvuftur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117344</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173d7d95-04cf-49e6-97ed-bf7c62a5706e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İmtihandır Dünya</image:title>
            <image:caption>Bir imtihandır dünya… Tekrarı ve telafisi olmayan bir imtihan. Bu imtihanda kazanan sonsuz bir mutluluğu elde edecek, kaybedenlerin kimileri bir süreliğine, kimileriyse sonsuza kadar bir bedbahtlığa mahkûm olacak.
Dünya imtihanımızda nelerle sınanmıyoruz ki… Kimi zaman canımızla, en sevdiklerimizin canlarıyla sınanırken kimi zaman da sağlığımızla, aklımızla, malımızla, servetimizle sınanıyoruz.
İnsan için en önemli mesele bu dünyanın bir imtihan olduğunu bilmek. Bunu bilen ve bu imtihanın gereğine uygun davrananlara ne mutlu! Dünya hayatının bir imtihan olduğunu inkâr ya da ihmal edenlere ne yazık!
Her imtihanda başarılı olmanın bir yolu, yordamı, kuralı vardır. Sonsuz saadet ya da sonsuz bedbahtlığa giden bu imtihanda başarılı olmanın yolları nelerdir? Bu imtihanda nelere dikkat etmeli? Neleri yapmalı, nelerden uzak durmalı?
Prof. Dr. Soner Duman Bir İmtihandır Dünya’da, öncelikle bize dünyanın imtihan yönünü ortaya koyuyor, sonrasında da bu yolun gerekliliklerini Kur’an ve sünnet ışığında açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2aede5e-95e8-4457-84a6-1c0bf8b3362d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanı Tanıma Sanatı</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitap, Bireysel Psikoloji’nin temellerini okuyuculara anlatmayı amaçlayan niteliktedir. Aynı zamanda bu prensiplerin kişinin sadece dünyayla ve çevresiyle olan ilişkilerini değil, kişisel yaşamını düzenleme konusundaki günlük ilişkilerini nasıl etkilediğini pratiğe dökme amacını taşır.
Kitap, Viyana&apos;daki Halk Enstitüsü&apos;nde bir yıl boyunca, her yaş ve meslekten yüzlerce kadın ve erkeğe verilen derslerden esinlenerek hazırlanmıştır. Kitabın amacı, bireyin hatalı davranışlarının toplumsal yaşamın uyumuna nasıl etki ettiğini vurgulamaktır.
Aynı zamanda bireyin kendi hatalarını öğrenmesine yardımcı olmak ve son olarak da toplumsal yaşama uyum sağlamak için nasıl daha bilinçli bir şekilde ilerleyebileceğini göstermektir. İş hayatında veya bilimde yapılan hatalar pahalıya mal olabilir ve çok üzücüdür. Ancak yaşamın yönetilmesiyle ilgili hatalar genellikle yaşamın kendisi için tehlikeli olabilir.
Bu kitap, kendi doğasını daha iyi anlama yolundaki insanın yolculuğuna ışık tutma amacını taşır.&quot;
Alfred Adler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117346</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a377f5e0-4178-4de4-be61-73518ac9229f.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzedeki Sandalye</image:title>
            <image:caption>2024 Klaus Flugge Ödülü Adayı


Diyelim ki bir gün sınıfça müzeye gittiniz (ki sen o gün aslında deniz kenarına gitmek istiyordun), eriyen saatlerin, gözü yanlış yere çizilmiş bir kadının ve otuz iki adet çorba konservesinin resmedildiği tuhaf tabloların önünden geçtin ve karşına tam ortasına bir sandalye konmuş bomboş bir oda çıktı. Duvarda da şöyle bir soru yazılı: &quot;BU BİR SANDALYE Mİ?&quot;


SANA BİR SORU: O SANDALYEYE OTURUR MUYDUN?


Hayri yorgundu, biraz da meraklı. Dayanamayıp o sandalyeye oturdu... VE SONRA OLANLAR OLDU!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117347</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8d68f34-ce73-42c7-aea2-2c58dc49ad3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiracı</image:title>
            <image:caption>İthaki’den yeni bir dizi: POLİSİYE KLASİKLERİ 
 
“Yazılmış en iyi gerilim romanlarından biri.” –THE NEW YORK TIMES 
 
Marie Belloc Lowndes, gerçek hayattaki suçlardan esinlenerek kaleme aldığı gerilim ve polisiye eserleriyle ünlenen, kendisinden sonraki bir­çok polisiye yazarını derinden etkileyen bir yazar. Dönemin en önemli olaylarından olan Whitechapel cinayetlerinden etkilenerek kaleme al­dığı ve 1927’de Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan Kiracı, bu­güne kadar yazılmış en önemli Karındeşen Jack temelli eserlerden biri. 
 
Zor günler geçiren Ellen ve Robert Bunting iflasın eşiğine gelmişler­di. Evlerindeki bir odayı kiralamaya karar verdiklerinde kendisini Bay Sleuth olarak tanıtan gizemli bir yabancı kapılarında belirecekti. 
 
Buntingler kiracının odasına kapanıp yaptığı gizemli deneyleri ve çok defa gece geç saatlerde eve gelmesini önemsemiyorlardı. Fakat Bay Sleuth’un gelişiyle aynı zamanda Londra sokaklarında kadınları hedef alan seri cinayetler işlenmeye başlamıştı. Bay Sleuth’un bu cinayetlerle bir ilgisi olabilir miydi? Toparlanmaya başlayan ekonomilerine en bü­yük katkıyı yapan bu nazik adamdan şüphelenmemek en doğal hakları mıydı yoksa? 
 
Alper Kaya’nın sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117348</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/298a3a64-608a-450e-9a69-1418958fd9bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Burnu</image:title>
            <image:caption>İthaki’den yeni bir dizi: POLİSİYE KLASİKLERİ 
 
“John D. MacDonald 20. yüzyılın en büyük polisiye yazarlarından biri. Her eseri heyecan dolu.”  –STEPHEN KING 
 
John D. MacDonald, 50’ler ve 60’lar polisiye edebiyatına damgasını vuran, neredeyse yazdığı her kitap çoksatan olmuş bir yazar. Martin Scorsese tarafından 1991’de beyazperdeye uyarlanan sert intikam öy­küsü Korku Burnu ise yazarın en ünlü romanı. 
 
Sam Bowden başarılı bir hukukçu, iyi bir babaydı ve mutlu bir ailesi vardı... Ta ki Max Cady hapisten çıkana kadar. On dört yıl önce asker­deyken aleyhine tanıklık yaparak hapse girmesini sağladığı bir suçlu olan Cady yıllar boyunca intikam planları yapmıştı ve beklediği gün sonunda gelmişti. 
 
Eşi ve çocuklarıyla birlikte kanunun onları bu kararlı psikopata karşı koruyacağına güvenen Bowden kısa süre sonra güveninin boşa çıktığı­nı görecekti. Max Cady yıllarca yaptığı sinsi planları uygulamaya baş­ladığında o güne değin hukukun üstünlüğüne ve medeni dünyanın onlara sunduğu güvenli alana inanan Sam ve eşi Carol kendilerini ve çocuklarını korumak için sınırı ne kadar aşabileceklerdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117349</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b8cf641-2c3c-435b-a03b-22d082ef5ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklını Kullanan Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Aklını kullan! Genellikle uyarı amacıyla kullanılan bu sözü bir yerlerde mutlaka duymuşsundur. Sen şimdi, &quot;Nedir bu aklını kullanmak?” diye sorabilirsin. Çözüm aklı kullanmaksa acaba akıl nedir? Aklımızı kullanmak nasıl bir şeydir? Aklı doğru kullanmamıza engel olan faktörler nelerdir? Peki, aklını en iyi kullananlar kimlerdir? Aklına bunlar ve daha birçok soru gelmiş olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117350</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d49669-e4ba-4ffc-8af0-11e09caa9b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Çiftçinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Seni bitkilerin topraktaki gizemli dünyasından sofralarımıza uzanan büyülü bir yolculuğa davet ediyoruz. 
 
Evet, doğru tahmin ettin; konumuz tarım ve çiftçilik! Tarım, ekinlerin yetiştirilmesinden hayvanların sevgiyle bakımına kadar uzanan rengârenk bir dünya. Bizlere doğayla uyum içinde bir yaşam biçimini sunuyor. Çiftçilerse toprakla sıkı bir bağ kuran, dünyayı besleyen ve yaşomın temelini oluşturan bu büyük hikâyenin vazgeçilmez kahramanları! * 
 
Ancak, bu büyülü dünyanın karşılaştığı gerçek zorluklar var. Dünya genelinde artan insan sayısı, yetersiz gıda, iklim değişikliği ve doğal kaynakların azalması gibi sorunlarla başa çıkmak için tarımın önemi giderek artıyor. Tarımın geleceği, toplumların, dünyanın ve insanlığın geleceğini belirliyor. Bu geleceği şekillendirmekse ancak bizlerin tarıma olan ilgisiyle mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117351</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a87f30b2-cb78-4817-8d1c-403e873eb573.jpg</image:loc>
            <image:title>Suzette - Annem İçin Bir Hediye</image:title>
            <image:caption>Suzette, annesi için güzel bir hediye hazırlar ama kuvvetli esen rüzgâr yüzünden hediyesi paramparça olur. Arkadaşlarının yardımıyla başka bir hediye fikri ararken Suzette, en güzel hediyenin aslında, tüm gücü ve kalbiyle bir şeyler yaratmak olduğunu anlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117355</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e096366-6d71-4571-878b-7bd6cd438315.jpg</image:loc>
            <image:title>Suzette</image:title>
            <image:caption>Doğada kaybolan ve çok sevdiği annesine kavuşmaya çalışan Suzette adındaki küçük, sanatçı uğurböceğinin dokunaklı macerası. Suzette yol boyunca çeşitli hayvanlarla karşılaşır; bir karınca, yaban arısı, yusufçuk, kurbağa ve hatta bir su samuru. Suzette onlara annesinin sevimli resmi gösterir. Ancak kimse onu hiçbir yerde görmemiştir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117356</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d8a0103-c69a-4828-8959-72f68609f375.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Dostluk Sevgi - Mila ve Sarp’ın Matematik Öyküleri - 9</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Serinin bu kitabında, Sarp Mila’ya kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışıyor. Sarp, örüntülerden yola çıkarak bunu başarabilecek mi acaba? Serinin 9. kitabında Mila ve Sarp, örüntüleri günlük hayatın pek çok alanında kullanarak pekiştiriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117357</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ea5c3a-85ea-476a-af5a-206659797878.jpg</image:loc>
            <image:title>Biruni</image:title>
            <image:caption>Büyük keşifleriyle bilim dünyasına ışık tutan; matematik, trigonometri, astronomi, fizik, tıp, tarih, coğrafya, jeodezi, din, filoloji gibi alanlarda onlarca eser veren ve “evrensel deha” olarak anılan Biruni, Türk İslam coğrafyasının yetiştirdiği en kıymetli âlimlerden biridir. 
Çağdaş Özbek edebiyatının öne çıkan isimlerinden İsacan Sultan, Ebü’r-Reyhân el-Biruni’nin buluşlar, kaybedişler, seferler, göçler, yükseliş ve yıkılışlar arasında, ilim peşinde geçen hayatını; usta bir hikâye anlatıcısının kalemiyle anlatıyor. Biruni’nin tecrübelerinden taşıp zafer ve seferlerle zaman ve mekân bakımından genişleyen, Sultan Gazneli Mahmut ile yeni katmanlar kazanan, 10. ve 11. yüzyıllarda yaşamış, Biruni ile yolu kesişmiş ünlü âlimlere uzanan, Harezm’den Cürcan’a, Rey’e, Horasan’a ve Hindistan’ın ücralarına varan anlatı, şehirler, şairler ve savaşlar aşıp uçsuz bucaksız bir masal-ülkeye dönüşüyor. “Âlime hürmet eden âdem, peygambere de hürmet etmiş gibi olur.” hadisişerifini şiar edinerek ilmin, âlimin, ulemanın kıymetini gözler önüne seren bu göz alıcı zenginlikteki roman, bugüne sesleniyor ve şöyle soruyor: Yolumuzu aydınlatacak ilim sahibi rehberlere ne zaman kulak kesileceğiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117358</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6661dc57-ec99-4bfa-aa75-7e6802fd7711.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte İyileşeceğiz</image:title>
            <image:caption>Sık sık hastalanıyor musunuz?  
Geçmeyen ağrılarınız ve kronik yorgunluğunuz mu var? 
Sürekli mide ve bağırsak problemleri mi yaşıyorsunuz? 
Kilo vermekte zorlanıyor musunuz? 
Yaşam kalitenizi altüst eden alerjilerden kurtulamıyor musunuz? 
 
Bu sorunlardan herhangi birinden muzdaripseniz diyetisyen Yeşim Temel Özcan, sizi hayatınızı değiştirecek bir iyileşme yolculuğuna davet ediyor. Yeşim Temel Özcan, bu kitapta kronik hastalıkların ardında yatan nedene odaklanıyor ve fonksiyonel beslenmeyle gerçek iyileşmenin gücünü ortaya koyuyor. Sağlığınızı iyileştirmek ve yaşam kalitenizi artırmak için siz de Yeşim Temel Özcan’ın çağrısına kulak verin: “Birlikte iyileşelim.” 
 
“Yeşim Temel Özcan, sizi sizden fazla düşünen, ruh eviniz olan bedeninize nasıl iyi bakacağınızı size anlatacak eşsiz bir rehber…” 
 
Doç. Dr. Gökhan Özışık 
İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117359</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4795f4-06d1-4bd2-84c3-71a8f0953226.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Ölüm</image:title>
            <image:caption>Hayatı ve düşünceleri hem Doğu’da hem de Batı’da her kesimden pek çok kişiyi etkileyen büyük sufi İbnü’l-Arabî, 12. yüzyılda Endülüs’te doğdu. Binlerce kilometre yol katederek Azerbaycan, Fas, Mısır, Hicaz, Suriye, Irak ve Türkiye’den geçerek hem fiziksel hem de ruhsal bir keşif yolculuğuna çıktı. Zira mümin her zaman seyahat eder, bütün varoluş bir yolculuktur. Çağının güzelliklerine ve zalimliklerine tanıklık etti, dört imparatorluğun siyasi yönetimine maruz kaldı. İçsel çalkantılarla mücadele etti, nihayetinde “ben”ine karşı hiçbir arzusu kalmadı. 
 
Muhammed Hasan Alvân’ın ödüllü romanı Küçük Bir Ölüm, ete kemiğe bürünmüş bir insan olarak İbnü’l-Arabî’nin hayatının izini sürüyor. Onu ana rahminden çekip alan elin, kalbini işaret ederek, “Bunu temizle,” öğüdünün peşinde bir hayat… Kitabın adı ise ilahi emrin kutbu, zamanın gavsı, Hakk’ın aynası, feyzin kıstası İbnü’l-Arabî’nin bir sözüne atıf yapıyor: 
 
Aşk, küçük bir ölümdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117360</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc2f6e1-da88-439d-9673-1ad7088a0728.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Hatalı Kodlama</image:title>
            <image:caption>NE MODLADIĞINA DİKKAT ET, BAKARSIN GERÇEK OLUR! 
 
Ekibin yeni üyesi Theo, Minecraft’ın gizemli dünyasında maceralara atılmak için doğru modlama becerilerine sahip. Fakat oyunu kurcalayarak yeni ve korkunç bir tehdit yaratmış olabilir. Artık arkadaşları ona güvenmese de düşman yaratıkları alt etmek ve koddaki hatanın neden olduğu değişikliklerle yüzleşmek için şimdi hep birlikte çalışmaları gerekiyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117362</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/415f3e4e-62f2-42dd-8e51-a39bd3255959.jpg</image:loc>
            <image:title>Sade’ın Kayıp Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“1803’te tekrar Sade hızla son tutukevinden Charenton Akıl Hastanesi’ne aktarıldı. Durumuna ‘cinsel demans’ olarak tanı kondu, ruhsal sağlık açısından o zaman da bugün de şüpheli bir tanı. Gündelik yaşam açısından kimse onu deli görmüyordu; yine de toplumun korunması için uzak tutulmalıydı...” —ANGELA CARTER 
 
Yatak Odasında Felsefe, Justine: Erdemin Felaketleri ve Sodom’un 120 Günü gibi yapıtlarıyla insanın içgüdüleriyle iktidarın tahakkümü üzerine Sade’ın belki de insanlık henüz hazır değilken geliştirdiği ahlaktan azade felsefesi, ölümünden iki yüzyıl sonra edebiyatından daha parlak hâlde. 
 
Tutkularının peşinden giderken rast geldiği herkesi er ya da geç kendi isteklerine razı etmiş ama yine de otoritelerin normlarına uymadığı için başı beladan kurtulmamış Sade, ömrünün son yıllarını geçirdiği Charenton Bakımevi’nde, şaşaadan oldukça uzak ve hatta sefalet içinde olmasına rağmen, şeytan tüyünü yitirmemiştir: Ömrünün son baharında bile kadınları ayartabilen, idarecileri kandırabilen, sayılara ve cinsel deneyimlere merakını asla yitirmeyen Marquis de Sade, gizli gizli tuttuğu günlüğünün idarecilerin ve oğullarının imhasından kurtulmuş kısmında, neredeyse şifreli yazmasına rağmen özünü gözler önüne sermekten geri duramaz. 
 
Fransa’nın önde gelen Sade uzmanlarından Georges Daumas’nın açıklayıcı önsözü ve sadece Charenton değil dönemin akıl sağlığı ve kapatılma enstitüleri hakkında da detaylı bilgiler sunan bir raporla desteklenen Sade’ın Kayıp Günlüğü, “yataktaki filozof”un iç dünyasına ve gündelik yaşantısına bir bakış fırsatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117363</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ac9dc2-dc64-4589-aa04-63b53e61e5d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Alçaktan Uçan Güvercin</image:title>
            <image:caption>“Yumulu gözlerinin içinde bir gazel kaçıyordu. Köpekler, ağızları açık ama hiç havlamadan –belki havlıyorlardı da sesleri kulağına kadar gelmiyordu– gazelin ardında koşuyorlardı. Atlı avcılar da vardı, hepsi de tüfekliydiler. Gazel ordan oraya atıyordu kendini. Bir kurtuluş aranıyordu; bulurum, sığınırım umudunu yitirmemişti. (…) Avcılar geliyorlardı, köpeklerini çağırıyorlardı; köpekler, yaltaklanarak, dillerini yerlere kadar kıpkırmızı sarkıtarak sahiplerinin ayakları dibine koşuyorlar, yüzlerini gazele dönüp yırtıcı, yabanlık gözlerle bakıyorlardı.” 
 
Alçaktan Uçan Güvercin, son yılların en çok konuşulan filmlerinden Kurak Günler ve Karanlık Gece’nin bir anlamda öncülü sayılabilir. Eser, yayınlanmasından hemen sonra, 1981’de senaryolaştırılmış, üç bölümlük bir dizi olarak TRT’de gösterilmiştir. 
 
On yedi yaşındaki Menekşe Çalık, ailesinin, Kemaliye’nin Haydarbey köyü yakınlarındaki çadırından kaçırılır. Birkaç gün içinde yirmiye yakın erkeğin tecavüzüne uğrar. Oradan oraya sürüklenir, şiddet görür ve randevuevine satılmak üzere, otobüsle İstanbul’a götürülürken durumunu şüpheli bulan başka bir yolcu tarafından kurtarılır. 
 
Tarık Dursun K., Alçaktan Uçan Güvercin’de kimlikleri tek tek saptanan tecavüz ve şiddet faillerinin yargılanma sürecini anlatır. Geri dönüşlerle Menekşe’nin yaşadığı kan dondurucu olaylara da şahit oluruz. Roman, faillerin siyasi ve ekonomik güçlerini kullanarak kendilerini aklamaya çalışmalarını, toplumsal çürümeyi tüm iğrençliğiyle gözler önüne serer. Menekşe’den ve adaletten yana olan Cumhuriyet Savcısı Fahri Ergün ise bu vicdanlı, taviz vermez duruşunun bedelini, dava sürecinde geçmişinin ve özel yaşamının gözler önüne serilmesiyle çok ağır ödeyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117364</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed59bbb-932f-49bb-85e4-2bb17ef46795.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Bilinçaltı</image:title>
            <image:caption>Carl Gustav Jung, bilinçaltını bir kara kutuya benzetir. Burası hem bir kayıt hem de depolama alanıdır. Kişinin hayatı süresince yaşadığı travmalar ve kendisinden bile sakladığı gizli arzular bu bölümde yer alır. Kişi, hayatta ancak bilinçaltının izin verdiği ve yönlendirdiği sonuçlara ulaşabilir. 
Çoksatan Olumlamalarla Bilinçaltını Kodla kitabının yazarı Ebru Karakan, “Sorularla” serisinin ikinci kitabı olan Sorularla Bilinçaltı ile bilinçaltına dair merak edilenleri yanıtlıyor; bilinçaltının derinliklerine inerek bilinçaltı temizliği yapmak, bilinçaltını kodlayarak dönüştürmek ve yeniden programlamak isteyenler için etkili NLP teknikleri, meditasyonlar ve olumlamalarla zenginleştirilmiş bir rehber sunuyor. 
&quot;Bilinçaltınızı dönüştürürseniz hayatınız değişir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117368</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab3645f8-6604-4d64-9670-31eb886abbc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarın Arkasında Ne Var? (Organik Kitap) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İki ülke arasında yüksek bir duvar varmış. Duvar hep oradaymış. Duvarın doğru tarafında iyiler yaşarmış, öteki tarafında ise kötüler. Duvarın her iki tarafındakiler de böyle söylüyormuş. Derken bir gün bir çocuk duvarda bir delik görmüş. Ve duvarın arkasını görebilmek için deliği büyütmeye başlamış. Yavaş yavaş. Sessizce. Duvarın arkasında ne varmış acaba? Bunu nihayet kendi gözleriyle görebilecekmiş. 
 
Duvarın Arkasında Ne Var? bilinmeyene duyulan korku, başkalarını kabul etmenin ve hoşgörünün hayatımıza kattığı zenginlikler üzerine evrensel bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117369</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98dcacd-7e53-4a81-b3ee-80218787a56a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşkün Masalcısı: Kemalettin Tuğcu&apos;nun Yaşamöyküsü</image:title>
            <image:caption>Sırça Köşkün Masalcısı, hayata tutunabilmesinin tek nedeni yazmak olan Kemalettin Tuğcu’nun yaşamöyküsü. Engelli olduğu için dış dünyayla ilişki kuramayan, içine kapanarak kendi yarattığı bir dünyada yaşayan Tuğcu, okuma yazmayı da yabancı dili de evinde, kendi başına öğrenmişti. Yazarak doldurduğu yüzlerce sayfayı evinin bahçesinde yakmaya karar verecek kadar kendi dünyasına çekilmişti. İstanbul dışına neredeyse hiç çıkmayan, bir-iki görüşme dışında hiç röportaj vermeyen Tuğcu, kitaplarında kimsesizlerin, yetimlerin, sokak çocuklarının buruk, acıklı, hüzünlü öykülerini anlatmıştır. Yoksulluk ve zenginlik, iyilik ve kötülük Tuğcu’nun kitaplarının ana eksenini oluştururken, yazar, çocukların dünyasında yer etmeyi, onları etkilemeyi ve okuma alışkanlığı edindirmeyi başarmıştır. 1940’lardan 1980’lere kadar onu tanımayan, kitaplarını okumayan çocuk neredeyse yok gibidir. Kemalettin Tuğcu’nun yeğeni Nemika Tuğcu, güçlükleri, yalnızlığı ve acıları yazarak göğüslemeye çalışan bir yazarın yaşamındaki bilinmeyen yönleri roman tadında bir yapıtla sunuyor okura.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117371</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6bc03f-9f19-4840-bbbf-896e20b5d216.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Sarılma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ayı sarılmalarından koala kucaklamalarına, mors kuşatmasından 
suaygırı sokulmasına dek bir sürü sarılma seçeneği var! 
Ama bazen EN İYİ sarılma evimizde olandır. . . 
 
Çoksatan ekip Smriti Halls ve Alison Brown’un yarattığı, komik, sarılası hayvanlarla dolu bu karşı konulmaz hikâye, paylaşmak ve yüksek sesle okumak için eşsiz bir hediye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117373</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2d53d73-9266-4b43-9fad-ccd049abadd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurmaca, Yanılsama Oyunculuk, Deneyim, Hakikat Arasında</image:title>
            <image:caption>Metin, kurmaca ve yanılsama kavramlarının ince ayrımlarının peşine düşerek, oyunculuk eyleminde hakikiliği, yaratıcılığı ele alıyor; konuya çeşitli oyunculuk ve sahneleme yöntemleri, Taoculuk ve İbn Arabî felsefeleri, tiyatro ve performans üzerine yürütülen, estetikle, komünizmle ilişkilendirilen tartışmalar eşliğinde yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117375</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fac2368e-1235-45b2-b169-573328b707e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Çağdaşlaşmasından Günümüze Türkiye’nin Değişimi</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana yaşanan ekonomik ve siyasal gelişmeler... Bu kitapta, Cumhuriyet çağdaşlaşması atılımıyla başlayan, Soğuk Savaş’ın ağır sarsıntılarından ve 1961 Anayasası’yla gelen özgürlük yıllarından sonra 12 Mart ve 12 Eylül faşizmlerinden geçerek aşırı sağcılaşmaya uzanan yüzyıllık yolculuk, ekonomi ve siyasetin belirleyici özellikleriyle değerlendiriliyor. 
“Nasıl bir yarının Türkiye’si?” sorusuyla tamamlanan çalışmanın dayandığı ana anlayış, insanlığın ancak özgürleşerek gelişebileceğidir. Bu gelişme bilimsel bilginin yol göstericiliğinde gerçekleştirildiği ölçüde başarılı ve kalıcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117376</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fff8537-aa2e-4db7-a651-f754f6e1365e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Dehalarını yazdıkları eserlere yansıtmış üç büyük yazardan yıkıcı, tahrip edici, göz açıcı, kışkırtıcı, tekinsiz, hesaplı ciddiyete metelik vermeyen düşünceler… 
Okuyanı kimileyin bıyık altından gülümseten, kimileyin yumruk yemişçesine sersemleten…


Hepsi de ince zekânın imbiğinden süzülmüş, bazen paradoksal gibi gözükse de birey ve toplum yaşamının kuytu karanlık köşelerini apaçık gözler önüne seren… Özcesi, aforizma olmanın hakkını veren sözler…


Elinizdeki kitap bu üç usta yazarın yıllar öncesinden günümüze yaydığı ışığın ne denli göz kamaştırıcı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Çoğu insan, başkasıdır. Düşünceleri bir diğerinin fikirleridir, yaşamları taklitten ibarettir, tutkularıysa aktarma. -O. Wilde


Hayatta iki tragedya vardır. İlki, gönlünüzün arzuladığını yitirmek. Diğeri, kazanmak. 
-B. Shaw

İnsan, yüzü kızaran tek hayvandır, ya da kızarması gereken.-M. Twain</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117377</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25368075-9733-4005-9d0e-82fa19e3f50e.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik DNA</image:title>
            <image:caption>Hiç merak etmediniz mi insanlığın geçmişini? Bizden önceki insanlar kimdi? 
Nasıl yaşarlardı? Neyle beslenirlerdi? 
Nerelerde ve hangi koşullarda barınırlardı? 
Bizler, bu konuları merak eden araştırmacılar olarak yukarıdaki sorulara yanıtlar bulmaya çalıştık. Her biri alanında uzman olan bilim insanlarının bir araya gelmesiyle, elinizdeki kitabı imece usulüyle ortaya çıkarttık. 
Günümüzde bilimin ve özellikle temel bilimin karşılaştığı en büyük sorunlardan birisi, araştırılan konunun &quot;neye yaradığı&quot; şeklindeki sorudur. Bizler, bu kitabın yazarları olarak, bu soruya yanıt vermektense sadece meraklarımızın peşinden koştuk. 
İnsan nasıl insan oldu? Kitabın sayfaları arasında gezerken, bu sorunun tatmin edici bir yanıtını bulabileceksiniz. 
Bilimi kendisine rehber edinmiş tüm okurların, yazılanları okuduktan sonra kendi akıl süzgecinden geçirip, eleştirel bir perspektifle yazılanları değerlendirmesi, bizlerin en büyük kazancı olacaktır. 
Cumhuriyetimizin bir asrını geride bırakmışken önümüzdeki yüzyılın, bilimin ışığından yararlanan, sürekli merak eden, araştıran ve okuyan nesillerce şekillendirileceğinin farkında olarak, elinizdeki kitabı sizlere sunuyoruz. 
Kitap, yazıldıktan sonra artık yazanın değil okuyanındır. 
Kitabınızı okurken yukarıda yazılanları aklınızda tutmanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117378</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0373542-250c-49c5-9fe5-0275e0328184.jpg</image:loc>
            <image:title>Maksillofasiyal Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Maksillofasiyal Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117379</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72970178-201e-4758-a11e-2f4c09afedf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinagogda Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Polat’ın AKP iktidarı dönemindeki kitapları, bu partinin emperyalizmin bir imalatı ve bir durum tespiti olarak ifade edersek küresel Yahudi sermayesinin projesi olduğunu somut verilerle ortaya koyar. Polat’ın elinizdeki “Sinagogda Diplomasi/ABD-İsrail Hattında Erdoğan” adlı kitabı, bu serinin son çalışmasıdır. 
(...) 
Bu kitapta Yılmaz Polat, tarihsel bir dönemecin hikâyesini anlatıyor. Asıl mekânı ABD ve İsrail olan yeni diplomasi macerasını, içine düşülen siyasal zavallılığı yetkin bir gazetecilik çalışmasıyla ortaya koyuyor. Tarihe ve tarihçilere not düşen, “Sinagogda Diplomasi/ABD-İsrail Hattında Erdoğan” adlı bu kitabı okuduğunuzda çok şey öğreneceksiniz. 
Merdan Yanardağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117380</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b5b889c-aaaf-4d16-9d0d-8a699130d2be.jpg</image:loc>
            <image:title>Gabriel Tarde’ın Mikrososyolojisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>Durkheim kazandı. Böyle demişti Deleuze. Hep böyle olmadı mı? Tıpkı felsefe gibi sosyoloji de “despotun gölgesinde” çalışmadı mı? Felsefede “gösteren”, sosyolojide ise “toplum”... Birer kapma pratiği… Felsefede Nietzsche, en büyük saldırısını yapmıştı bu kapma pratiğine. İçerinin, içerdenleştirmenin pratiğine karşı, dışarının düşüncesinin politik pratiği… İşte bizim için Tarde da benzer bir gücü ifade ediyordu. Sosyolojiyi göçebeleştirmek… Durkheimcı bütününün karşısına yeni bir kuvvet diyagramıyla çıkılarak yapılabilirdi bu ancak. Nietzsche’nin despotun gölgesini kovmak için bir karşı-felsefeden, bir felsefe-olmayandan yola çıkması gibi biz de Tarde’ı bir karşı-sosyoloji olarak düşündük. Bir mikrososyoloji… Daha önce de denenmişti. Bruno Latour denedi belki de bunu. Ama her nedense onu göçebeleştirmek yerine edimsele/aktüele bağladı. Latour ile “despotun gölgesi” yine gösterdi kendini. Bütünü açarak, ilişkileri çoğaltarak heterojenliği kurabileceğini sandı. Tarde ise başka bir dünyaya çağırıyordu bizi. O yüzden Tarde’ı Deleuze’le birlikte okuduk. Artık heterojenlik, çeşitlilik anlamına gelmediği gibi farklı nesnelerle çoğaltılan ilişki anlamına da gelmiyordu. Heterojen, virtüel bir farklanma-farklılaşma eşiği olarak “üretimden/yaratımdan” başka bir şey değildi. Bütün, dışarısıydı. Bir azınlık-oluştu. Sosyolojiyi göçebeleştirmek, onu dışarının düşüncesi aracılığıyla çalıştırmak demekti. Durkheim’ı politik olarak okuduğumuz gibi Tarde’ı da politik olarak okuduk ve Tarde’a “otonom düşünceyi” aşıladık. Bu toprakların çok iyi bildiği bir eylemdi bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117381</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885adb48-e006-4d31-9d25-efa664dc064a.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik “Yaramaz”dır</image:title>
            <image:caption>“Matematik ne işe yarar?” 
Bu kitabın yazarının en çok sinirlendiği soru bu. Ama matematik öğretmeni olarak en fazla karşılaştığı soru da, aynı zamanda. Peki kusur, yüzlerce formülle karşı karşıya kalıp bunalan öğrencide mi? Matematik bilgisinin ve yönteminin kendisine açacağı ufukları kavrayamayan (ya da yaşayamayan) öğrencilerin, ister istemez bu formüller yığınının gelecekte ne işlerine yarayacağını sorgulaması doğal değil mi? O halde bütün “mesele”, matematiğin nasıl öğretileceği, sevdirileceği ve nasıl korkulur olmaktan çıkarılacağında... 
Ahmet Doğan, bu “meseleyi”, 40 yıllık öğretmenlik yaşamı boyunca kendisine dert edenlerden. Bu kitabı üretmesinin nedeni de bu: Matematiği “öcü” olmaktan çıkarmak. Akıl yürütmenin güzelliği, estetiği, keyfi ile öğrencileri tanıştırmak. Bu nedenle, matematik öğretimi alanındaki deneyimlerini örneklerle bezeyerek sayfalara aktardığı bu kitabının başlığında da, en sık maruz kaldığı soruya yanıt veriyor. 
Her iki anlamıyla da: “Matematik ‘yaramaz’dır!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117382</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/973866fd-e0e6-43da-9f58-b9b5287c6179.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Türk Edebiyatında Ezan Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Ezan, Türk kültüründe olduğu gibi  Türk edebiyatında da roman, hikaye, şiir gibi pek çok edebi türe konu olmuştur.  Eski edebiyatta ezanla ilgili unsurlar sadece bazı beyitlere girebilmiştir. Ezan ancak dini duyguların zayıfladığı, sorgulandığı, edebiyatımızın Batılılaşma sürecinde çeşitli yazı, roman ve şiirlere konu olmuştur. Ezan bilhassa Tanzimat sonrası edebiyatımızın en önemli ilham kaynaklarından biridir.  Ezan Batılılaşma döneminden sonra çeşitli şiir ve yazılara konu teşkil etmiş, dini ve milli yönleriyle işlenmiştir. Ezan ayrıca günün başlangıcını ve sona erişini anlatan tabiat tasvirlerinin içinde ümit, ürperti, melal ve hüzün gibi duyguların yoğunlaştığı şiirlerde bir motif olarak ortaya çıkmaktadır.  Bu çalışmada Tanzimat Edebiyatı&apos;ndan günümüze kadar yazılan Ezan şiirlerinden örnekler ele alınarak işlenmiş ve genel değerlendirmeler yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117383</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/201f63ad-9635-457e-abd9-aa2f274e888d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanın Gazabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O, bir ejderhaydı. O, bir prensti. O, bir kadındı. 
Büyük savaşların, heyecan verici kararların sonuna gelen Lada, kazanmak için tüm varlığını ortaya koyacak... 
Kim yaşayacak? Kim ölecek? Kim galip gelecek? TAHTTA HAK İDDİA ET. TACI TALEP ET. DÜNYAYI YÖNET.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117384</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6e2a87a-b8d4-4c51-a611-7821afb94db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Filistinliyiz</image:title>
            <image:caption>Filistin, dünyanın en çok konuşulan ülkelerinden biri. Sayısız topluma ev sahibi olmuş köklü tarihi, bereketli toprakları, vatanlarını çok seven halkı ve kutsal mabedimiz Mescidi Aksa’yla hep gündemimizde. Renkler, desenler, kültürel simgeler, mücadele, günlük hayat, ünlü lezzetler, şairler, ressamlar, sanatçılar... 
Bu kitapta Filistin’i, bize bir Filistinli anlatıyor. Filistinli yazar Reem Kassis’in nahif dili, Filistinli ressam Noha Eilouti’nin muhteşem renkleriyle gezimiz başlıyor. Kudüs sokaklarında kol kola geziyor, Gazze’de balık tutuyor, zeytin ağaçlarıyla tanışıyoruz. Filistin hakkında sağlam bir bilgi temeli veren kitap, rahat okunan ilgi çekici üslubuyla 9 yaş ve üzeri okurlara hitap ediyor. Biz Filistinliyiz, alanında büyük bir boşluğu dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117385</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f66dd249-efc2-43ed-ab67-5a083bbda6f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılarım 2010&apos;lu Yıllar</image:title>
            <image:caption>Yazılarım 2010&apos;lu Yıllar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117386</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2949b8-cde1-4a6f-851d-1d89ea8bb1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Eğitimde Oyun</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta oyun, oyunların özellikleri, oyunun tarihsel gelişim aşamaları, oyun teorileri, oyunlara yönelik görüşler, oyun kuramları, oyun türleri, oyun gelişimi üzerine ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Bilişsel, sosyal-duygusal, fiziksel ve motor gelişim becerilerinin oyun yoluyla nasıl desteklenebileceği detaylandırılmıştır. 
  Çocukların oyun alanlarında ve öğrenme merkezlerindeki oyunlarına odaklanılarak oyun materyalleri, oyuncaklar, oyun türlerinde oyun materyalleri sunulmuştur. Erken çocukluk eğitim programlarında yer alan bazı yaklaşımlar açıklanmıştır. Oyun temelli öğrenme, oyun terapisi ve son zamanlarda çok fazla tartışılan dijital oyuna yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117387</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b313243-5ede-4b02-866b-36d8b3fa733e.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Aile Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Aile hepimizin tanımını ezbere bildiğimiz anne baba ve çocuklardan oluşan en küçük insan topluluğudur. Aile, gelişen bireyin en çok etkileşime uğradığı ortamdır. Aile hem toplumun en küçük sosyal yapısı hem de toplumun yapı taşıdır. Herkesin yine ezbere bildiği söylem “aile yapısı ne kadar sağlam olursa, toplumda o kadar güçlü olur” ifadesidir. İnsan, doğumdan itibaren hayatta kalabilmesi için başkalarına gereksinim duyan bir canlıdır. 
Özellikle dünyaya getiren annesine doğumla birlikte bağımlılığı sonradan bağlılığa dönüşen etkileşimi yadsınamaz düzeydedir. Baba ise bu etkileşimin sağlamlaştıran temel güçtür. İnsanın öğrenmesi doğumla başlayan bir serüvendir ve aileden aldığı destekle öğrenmesi ve uyum sağlaması artarak devam eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117388</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2059c03-5cda-42bb-8de4-f08687f60549.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Kırılan Yumurta</image:title>
            <image:caption>“15 Temmuz öncesindeki hafta ‘cemaat’ içerisinde evvelinde olmadığı kadar büyük bir gerilim vardı. Dünya çapında ‘Hacet namazı’ seferberliği ilan edilmiş, ortak dua edilmesi emredilmişti. Hz. Peygamber Ankara’yı teşrif etmiş, Hz Hamza İslam ordusuyla Ankara ovasına gelmişti, Hz. Ali de zülfikârıyla oradaydı. Bu şekilde ‘cemaat tabanı’ psikolojik olarak darbeye hazır hale getirilmişti.” 
Ahmet Dönmez 
(Fetullahçı örgüt üyesi olmaktan firari gazeteci) 
 
* Akar’dan Gülen’e gönderildiği iddia edilen mektupta neler yazıyordu? 
* Gülen’e gönderilen Orgeneral üniforması kime aitti? 
* 15 Temmuz’da Akıncılar’dan Face-Time üzerinden Gülen ile kim görüştü? 
* Öcalan, İmralı’da Demirtaş’a Gülen ile ilgili ne dedi? 
* Bir er, bir komando tugayının darbeye kalkışmasını nasıl önledi? 
* Aksakallı Paşa o gece kimler için vur emri verdi? 
* Mahrem yapının beyni Mustafa Özcan, 15 Temmuz gecesi kimi aradı, ne dedi? 
* TSK’daki FETÖ yapılanmasını anlatan subaya dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ne dedi? 
 
Daha önce yayımlanan kitaplarında FETÖ tehlikesinin hangi boyutta olduğunu, &quot;15 Temmuz 2016 Kalkışması&quot;ndan çok önce kamuoyu ile paylaşan Mustafa Önsel, Erken Kırılan Yumurta - Aşil&apos;in Topuğu adlı kitabında, &quot;O Gece&quot;yi ve sonrasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117389</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10943081-3537-4d3d-ac20-703469fe5105.jpg</image:loc>
            <image:title>R. U. R. – Rossum’un Evrensel Robotları</image:title>
            <image:caption>“İnsan olmak harikaydı. İnsan olmakta muazzam bir şeyler vardı.” Yeryüzünde kalan son insana bu nostaljik ifadeleri yakıştıran Çek yazar Karel Çapek’in yirminci yüzyıla kehanetleri ile damgasını vurmuş yapıtı Rossum’un Evrensel Robotları, bir Frankenstein öyküsü sayılabilir. Karel Çapek 1921 yılında yayımlanan ve tiyatro klasikleri arasında yer alan yapıtını yazarken Slav dillerindeki eski bir sözcükten yararlanmıştır: “Robota.” “Çalışan, hizmetli, işçi” anlamlarına geldiği gibi “zorla çalıştırılan, angarya işlere koşturan kişi” yan anlamları da taşıyan bu terim, yapıtta insanları üretimin zahmetinden kurtaracak, insan-taklidi makineler için ileri sürüldükten sonra dünya dillerine ve edebiyatlarına yayılmıştır. Mühendis Rossum’un dehasıyla üretilen robotların efendilerine başkaldırısıyla gelişen olaylar, insanın yaratma hırsının yeni bir insan yaratma boyutuna vardığı devrimler çağının da bir alegorisini sunar. Rossum’un Evrensel Robotları yapay zekânın belirlediği çağımızın yakıcı sorunlarına yazılışından yüzyıl sonra yanıtlar sunabilen bir klasiktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117390</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab9c23b7-84d9-4279-984d-1990e8e2963a.jpg</image:loc>
            <image:title>R. U. R. – Rossum’un Evrensel Robotları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsan olmak harikaydı. İnsan olmakta muazzam bir şeyler vardı.” Yeryüzünde kalan son insana bu nostaljik ifadeleri yakıştıran Çek yazar Karel Çapek’in yirminci yüzyıla kehanetleri ile damgasını vurmuş yapıtı Rossum’un Evrensel Robotları, bir Frankenstein öyküsü sayılabilir. Karel Çapek 1921 yılında yayımlanan ve tiyatro klasikleri arasında yer alan yapıtını yazarken Slav dillerindeki eski bir sözcükten yararlanmıştır: “Robota.” “Çalışan, hizmetli, işçi” anlamlarına geldiği gibi “zorla çalıştırılan, angarya işlere koşturan kişi” yan anlamları da taşıyan bu terim, yapıtta insanları üretimin zahmetinden kurtaracak, insan-taklidi makineler için ileri sürüldükten sonra dünya dillerine ve edebiyatlarına yayılmıştır. Mühendis Rossum’un dehasıyla üretilen robotların efendilerine başkaldırısıyla gelişen olaylar, insanın yaratma hırsının yeni bir insan yaratma boyutuna vardığı devrimler çağının da bir alegorisini sunar. Rossum’un Evrensel Robotları yapay zekânın belirlediği çağımızın yakıcı sorunlarına yazılışından yüzyıl sonra yanıtlar sunabilen bir klasiktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117391</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30bc5523-3df3-4378-aa2a-062ccd81e0bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazkafanın Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Bir yarım portakalla bir başka yarım portakal birleşse bir tam portakal etmez. İşte benim hikâyemin başladığı yer burası. Kendini bıçağa layık görmeyen bir portakal ve kendini bıçağa dönüştürmeyi asla hayal etmemiş bir portakal. Kesmek ve kesilmek; o zamanlar ikisi de ilgilendirmezdi beni.” 
Ekim 1952. Fabienne ve Agnès, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yorgun düşmüş Fransız taşrasında yaşayan iki arkadaştır. Ele avuca sığmaz, gözü kara Fabienne dağlarda çobanlık yapmakta, sevimli ve uysal görünen Agnès ise okula devam etmektedir. Ama ikilinin görünenin aksine kendilerine has oyunlarla ve pek de ciddiye almadıkları planlarla dolu bir dünyası vardır. Bir gün Fabienne, bu planlardan birini hayata geçirmeye karar verir: Birlikte bir kitap yazacak ve bu kitabı Agnès’in adıyla yayımlatacaklardır. 
Kusursuz bir hikâye anlatıcısı olan Yiyun Li’ye 2023 yılında Amerika’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden PEN/Faulkner’ı kazandıran bu eşsiz roman, masalsı ve gizemli bir atmosfer kurmanın yanı sıra bir dönemin panoramasını da gözler önüne seriyor. Kazkafanın Kitabı iki arkadaş, yaşayanlar ile ölüler ve gerçek ile kurmaca arasındaki bağlar üzerine düşündüren, uzun süre akıllardan çıkmayacak bir roman. 
                                         “En büyük romancılarımızdan biri.” 
                                                                                 Salman Rushdie 
                                         “Yiyun Li kendine has bir dehayla yazıyor.”     
                                                                                  Paul Harding 
                                         “Kazkafanın Kitabı, hikâyeler yazmamızın ardındaki 
                                           sebep ve dürtülere ışık tutan varoluşsal bir masal.” 
                                                                                     The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117392</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2f1d7e-b102-4f36-b4d9-1b6d364edba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Süveyş Kanalı Ve Osmanlı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Süveyş Kanalı 17 Kasım 1869’da Fransa İmparatoriçesi Eugénie’nin de katıldığı büyük törenlerle açıldı. 1859’da başlayan ve yaklaşık on yıl süren yapımı hem Büyük Britanya, Fransa ve Osmanlı İmparatorluğu arasında hem de doğrudan Mısır Hıdivliği ile Babıâli arasında çeşitli ihtilaflar, müzakereler ve uzlaşmalarla şekillenen uzun bir süreç olmuştu. 
Prof. Dr. Faruk Bilici’nin bu çalışmasını aynı konuda yazılmış çok sayıda eserden ayıran, yazarın bugüne kadar ihmal edilmiş Osmanlı kaynakları ve dönemin Osmanlı basınında yaptığı titiz arşiv çalışmasıdır. Süveyş Kanalı ve Osmanlı İmparatorluğu eksik kalmış bu yönü tamamlamakta, Süveyş Kanalı projesinin ve inşa sürecinin İstanbul’dan ve Kahire’den nasıl görüldüğünü gözler önüne sermektedir. 
Bilici, “Avrupalı alacaklıların Mısır ve Osmanlı maliyesine tamamen hâkim olmalarına karşı Osmanlı İmparatorluğu’nun gösterdiği son direnişi” temsil ettiğini belirttiği Süveyş Kanalı sürecini, Babıâli, Britanya ve Fransa hükümetleri, Avrupa’daki Osmanlı sefirleri, proje sahibi ve Süveyş Kanalı Şirketi’nin kurucusu Ferdinand de Lesseps ile Mısır Hıdivi İsmail Paşa arasındaki yazışmalar ve Osmanlı kaynaklarındaki çeşitli belgeler üzerinden takip ederken, dönemin Osmanlı basınına da yer veriyor. 
Süveyş meselesiyle Tanzimat döneminde karşı karşıya kalan Osmanlı Devleti’nin tavrını, öncelikle hükümranlık haklarıyla ilgili kaygılar belirlemişti. Kanal’ın deniz ticaretine ve seyrüsefere açılmasıyla dünya ekonomik sistemiyle bütünleşecek Mısır’ın İstanbul ile olan bağlarının gevşeyeceğinden endişe ediliyordu. İki deniz arasında seyredilebilecek yeni bir yolun açılmasının Batılı güçlere er geç Mısır’a müdahale imkânı tanıyacağını düşünen Babıâli, bunun da Mısır’daki hükümranlığını kaybetmesine neden olacağına inanıyordu. 
Tarih bu endişelerin yerinde olduğunu kanıtladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117393</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdd514f0-de19-49ca-ae02-cf9502eada51.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar ve Yetişkinler İçin Yoga Oyunları</image:title>
            <image:caption>Yoga İhtiyacımız Olanı Bize Verir 
 
Bu kitapta hareketi, nefesi, sesi, beş duyuyu kapsayan, her yaştan çocuklar ve yetişkinler için özel olarak oyunlaştırılmış zevkli, basit yoga alıştırmaları bulacaksınız. 
Yoga sadece popüler haliyle hareketlerden oluşmaz. Yoga bilgisi yaratıcılığımızı harekete geçiren müthiş bir açık büfe gibidir. Mantığını kavradığınızda hayatın her alanında kullanabilirsiniz. Yemek yeme alışkanlıklarımızdan hareket etmeye, doğru nefes almaktan çocuklarla kurduğumuz iletişime ve çocukların gelişimlerine katkıda bulunacak pek çok alıştırmaya kadar yoga, ihtiyacımız olanı bize verir. 
 
Sevgili çocuklar, bu oyunları hem arkadaşlarınızla hem de ailenizdeki büyüklerinizle oynayabilirsiniz… 
 
Değerli yetişkinler, elinizdeki kitabı çocuklarla birlikte bir rehber olarak kolaylıkla kullanabilir, yoganın fiziksel ve zihinsel gelişimi destekleyen eğlenceli dünyasında güvenli bir şekilde zaman geçirebilirsiniz. Bir akıllı telefonu düşünmeden defalarca elimize alıp belki saatler harcıyoruz. Bu kitabı ise farkındalıkla elinize alın, karıştırın, çocuğunuzun elinin altında olmasını sağlayın ve olumlu yönde değişimi gözlemleyin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e410e46e-66d3-405e-a624-51e9644623c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet 2</image:title>
            <image:caption>Haberler internete düşer. Kurbanın bu kez bir canlı yayında dövülmüş halde görünmesi kaos yaratır. Bu sırada suçlunun etrafındaki çember daralmaktadır. 
 
Teğmen Yoshino’nun ekibi, gazete maskesinin ardına birçok kişinin sığındığını keşfeder! Üstelik aralarından biri gittiği internet kafenin güvenlik kamerasına yakalanmıştır. Soruşturmaya esrarengiz bir isim dahil olur: Nelsin Kato Ricarte. 
 
Tetsuya Tsutsui, en sevdiği üç temayı birleştirdiği muhteşem bir seriyle dönüyor: sosyal adaletsizlik, intikam ve yeni teknolojiler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117395</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972b6432-2a41-48f5-9d8e-127f65a6d5e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Hareket Engellenemez</image:title>
            <image:caption>Romantik hareket niçin engellenemez? 
Dünyanın en büyük eylemidir de ondan! 
 
Bütün dünya büyük savaşlar içinde kırılsa, insanlar açlık, sefalet ve yokluk içinde kalsa da her zaman bir kadın ve bir erkek bir araya geldiğinde romantik hareket başlar. 
Aşk eğer dengeye oturduysan sana koşulsuz sevgiyi öğretmiştir. Koşulsuz, sınırsız sevgi, kendine giden yolu en kuvvetli aydınlatandır. Tüm hatalarınla, tüm kusurlarınla ne kadar güzel olduğunu fark edersin ve kendini koşulsuz sevmeye başlarsın. Kendiyle barışan hayatla barışır, aynı koşulsuz sevgiyi çevresine duymaya başlar. 
Ve gerçeğe ulaşır. 
Mecnun Leyla’sını ararken Mevla’sını bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94fba1a3-472d-419a-9c88-0b195bc98418.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine mi Cin Filmi?</image:title>
            <image:caption>KORKU NEREDE BAŞLAR, GERİLİM NEREDE BİTER? 
 
56 yılda sekiz yerli korku filminin vizyona girdiği dönemlerden, bir yılda 62 yerli korkunun vizyona girdiği dönemlere nasıl geldik? 
Gerilim nerede biter, korku nerede başlar? 
Vizyona girmeyen korku filmlerinin unutulmaz yönetmeni kim? 
Ve tabii ki o meşhur soru: Yine mi cin filmi? 
 
Gazeteci-yazar Alper Kaya ile “kayıp film” statüsündeki 1949 yapımı Çığlık hariç Türkiye’de vizyona girmiş bütün yerli korku filmlerini izlemiş tek kişi olan akademisyen, yazar ve film eleştirmeni Dr. Gizem Şimşek Kaya; ilk örneklerinden son örneklerine kadar yerli korku ve gerilim sinemasına dair bütün merak edilenleri ve sormaya çekinilenleri bu kitapta bir araya getirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df09a1be-0c3a-45b7-a7ad-ed1073764dbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Elifin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>elif, alif, alaph, aleph 
 
Tüm harflerin başlangıcı 
Allah’ın Zatı 
Birlik 
Teklik 
İnsan-ı Kâmil 
Âdem 
Ateş 
 
Tüm harfler elif &apos;in şekil almış halidir... 
O, tüm söylemlere anlamını verir. 
Tüm yaratılış, elif &apos;in şekil almış halidir... 
O, tüm evrene anlamını verir. 
 
İnsan elbisesine 
üflenen ruhun 
elif &apos;in yolculuğudur 
kâinata vesile olan...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f7cebd-3f0d-4695-9a7b-0e09fe45216e.jpg</image:loc>
            <image:title>Valeria Bunu Anlayamaz</image:title>
            <image:caption>Dilek Yılmaz ilk öykü kitabında ahenksiz bir koro içindeki farklı seslere kulak kabartıyor. Okurun karakterler arasında gezinirken yakınında duyabileceği, yükselip alçalarak dalgalanan bir ses bu. 
  Kentten kasabaya kendini bulmaya çalışan kişilerin yaşadığı ağrıların, ritmi bozuk ilişkilerin, evden fabrikaya kuşatılanların, gidenlerin ve kalanların hikâyeleri. Yalın ama düşünerek, hiçbir konuşma cümlesinin atlanmadan okunması gerektiği, hikâyenin yazınsal bir metne katacağı değeri çarpıcı biçimde gösteren öyküler. Yeniden okuma isteği uyandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a971265-c616-46c6-a354-5fc6a9d607af.jpg</image:loc>
            <image:title>Mephisto: Bir Kariyerin Romanı</image:title>
            <image:caption>“Bu ülkede kirli bir yalan hüküm sürüyor. Toplantı salonlarından, mikrofonlardan, gazete köşelerinden, beyazperdeden haykırıyor. Koca ağzını açıyor, boğazından irin ve veba kokusu geliyor: Bu koku birçok insanı ülkeden kaçırıyor, kalmak zorunda kalanlar içinse ülke bir hapishaneye dönüşüyor – leş gibi kokan bir zindana.” 
 
Thomas Mann’ın oğlu Klaus Mann, Mephisto’yu İkinci Dünya Savaşı Almanya’sında, sürgünde yaşarken yazdı. Romanın başkişisi, Klaus’un kız kardeşi Erika’yla evlenen Gustaf Gründgens’in örtük bir karikatürü niteliğindeki Hendrik Höfgen’dir. Höfgen görünürde bir devrimcidir ama içten içe saplantılı bir güç ve şöhret arzusuyla yanıp tutuşan bir aktördür. Faust’taki Mephisto rolüyle elde ettiği parlak başarı ona Führer’in başbakanının desteğini kazandırır, bu sayede devlet tiyatrosunun başına atanır. Bir zamanlar inandığı değerlere ihanet ederek şeytanla bir anlaşma yapan Höfgen’in hayalleri nihayet gerçekleşirken ihanetinin ahlaki sonuçları onu rahatsız etmeye başlar. 
 
İlk kez 1936’da Amsterdam’da yayımlanan ve günümüzde kült bir esere dönüşen Mephisto, direniş, kariyer ve sanatsal ahlak üzerine büyüleyici bir çöküş ve kötülük romanı. 
 
 
“Giderek acımasızlaşan otoriter bir rejimin sadece yargıyı, çevreyi ve posta idaresini değil, tüm medyayı, tüm eğitim ve sanat kurumlarını ele geçirdiği bir Amerika hayal edin. Sonra da böyle bir atmosferde bir sanatçı olarak çalıştığınızı hayal edin. İşte [Mephisto] böyle bir dünyada geziniyor.” 
 
Margaret Atwood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117400</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dae883c-26e6-4f6c-8d01-0f19520ee69d.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler Üzerine Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Ludwig Wittgenstein’ın ölümünden bir yıl önce, 1950’de Oxford’da yazdığı, son eserlerinden olan Renkler Üzerine Düşünceler yazarın tek bir felsefi konuya odaklandığı birkaç metinden biri. Renklerle ilgili felsefi sorunların ancak ilgili dil oyunlarına dikkat edilerek çözülebileceğine inanan Wittgenstein, renklerin dildeki kullanımını açıklığa kavuşturmak için Goethe’nin Renk Öğretisi’ni ve Philipp Otto Runge’ın gözlemlerini de ele alıyor. 
Renklerin açıklığı ve koyuluğu, renk körlüğü, renklerin göreceliği, farklı dil ve kültürlerdeki karşılıklarının birbiriyle ilişkisi ve renklerle ilgili dil oyunları gibi bağlamlarda renkler üzerine düşünen Wittgenstein kendi renk kuramını oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d125275-b88d-4ca0-9470-09372c673c55.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöropazarlamayla Duygulara Fısılda</image:title>
            <image:caption>Kararlarımızın asıl kaynağı ne? Neden satın alıyoruz? Duygularımız seçimlerimizde ne kadar etkili? Nasıl oluyor da bazı insanlar etrafındakileri çok kolay ikna ediyor? Niye bazı reklamlar seneler geçse bile aklımızdan çıkmıyor? 
 
İnsan beyninin algılama, öğrenme ve hatırlama mekanizmaları şüphesiz ki pazarlama alanında üzerine bolca araştırma yapılan, kafa yorulan meseleler. Fakat bu mekanizmalar yalnızca pazarlamacılar için değil, gündelik hayat içerisinde yemek yiyen, işine gidip gelen, ne sebeple olursa olsun başkalarıyla iletişime geçen, reklamları gören, alışveriş yapan herkes için, yani hepimiz için çalışıyor. Çünkü yaşadığımız her gün, irili ufaklı binlerce karar alıyoruz. Peki bu esnada neyi, niye, nasıl seçtiğimizin ne kadar farkındayız? 
 
Uzun yıllardır bu alanda danışmanlık veren Eda Ocak, gerçek beyin ölçümü sonuçlarına dayanan araştırmalarından elde ettiği bilgileri ve nöropazarlama tecrübesini Nöropazarlamayla Duygulara Fısılda’da bir araya getiriyor. İster pazarlamacı olun ister psikoloji meraklısı, ister çocuklarını anlamak isteyen bir anne olun ister müdürünü etkilemek isteyen bir beyaz yakalı, bu kitapta, “Keşke daha önce bilseydim!” dediğiniz bilinçdışı dinamiklere dair yepyeni bilgilerle karşılaşacaksınız. 
 
“Size kendiniz hakkında bilmediğiniz bir bilgi vereyim: Bu kita­bı okuyan hiç kimse matkap satın almamıştır. Evet, evlerinde mat­kap olan sizler ve az önce ratatataaaaa sesleriyle duvarı deldiği için içinizden iyi niyetli olmayan sözler geçirmenize sebep olan komşu­nuz da dahil. Kimse matkap satın almaz. Çünkü matkap satın al­mak istemez. İstediğimiz matkap değil, çeyrek santimlik bir deliktir! … Alanlar, matkabın teknik özelliklerini değil, sunduğu faydayı satın alırlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95046b55-1b14-4bcc-9ef2-58c253fee164.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Şeylere Övgüler</image:title>
            <image:caption>O müşfik yüreğiyle 
bir savaşçı gibi 
giyinmiştir enginar, 
dimdik, 
alçacık bir kubbe de 
inşa etmiştir, 
yapraklarının altında 
içine bir şey işlemeden 
durur öylece 
 
 “Yirminci yüzyılın her dilde en büyük şairi.” 
Gabriel García Márquez 
 
Doğaüstüne karşı doğa; metafiziğe karşı fizik; yıldızlara karşı taşlar… Şilili büyük şairin, gerçekçi bir fotoğrafçıdan farksız bir şekilde, cenneti yeryüzüne yerleştirmek istercesine, yaşamın tüm yönlerini satır aralarında yakalamayı amaçladığı Sıradan Şeylere Övgüler gündelik olana eşsiz bir saygı duruşu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117403</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1f842c0-d69f-4954-af88-1649e28f8e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihnimi Aç</image:title>
            <image:caption>NeuroZihin uygulamalarına hoş geldiniz! 
 
Zeki ama çalışmıyor! Bir türlü derslere kafasını veremiyor! Tableti hiç elinden düşürmüyor! Neden derslerini aklında tutamıyor? Bir türlü istediğim seviyeye gelmiyor! 
 
NeuroFormat’ı duymuşsunuzdur. Hani travmatik olayların beyindeki etkisini temizleyerek muazzam psikolojik ve hatta fizyolojik iyileşmelere yol açan sistem. Biz NeuroFormat’ın travmatik olayları çözmesindeki etkisi ve birçok başka sistemi bir araya getirerek bu sefer çocuklarınızın başarısının önündeki engelleri kaldırıyoruz. Ve şimdi yepyeni bir programla karşınızdayız: NeuroZihin! 
 
Ben de bir kız babası olarak görüyorum ki çocuklarımızın işi bizimkinden çok daha zor. 
Başarılarının önünde engel olabilecek sayısız ayartmayla, ekran ve oyun bağımlılıklarıyla, öğrenme güçlüğü, özgüven, motivasyon ve hafıza sorunlarıyla uğraşıyorlar. Üstüne üstlük başarının tanımı, çerçevesi, yöntemi de hızla değişiyor. Ve rotayı adeta her gün yeniden oluşturmak gerekiyor. Peki bu zorlu koşullar altında çocuklarının başarısını isteyen anne-babalar olarak ne yapabiliriz? Ne yapmalıyız? 
 
Bugüne dek psikoloji ve sağlık konusunda NeuroFormat ile binlerce kez ezberleri bozduk. 
Şimdi sırada çocuklarımızın başarısı var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f0b815d-b706-4633-905e-d97454e93ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilikia Arkeolojisi : Yeni Buluntular ve Yorumlar</image:title>
            <image:caption>Korakesion (Alanya)’dan Aleksandria kat Isson’a (İskenderun) kadar uzanan geniş coğrafya, antik 
dönem coğrafyası içerisinde Kilikia Bölgesidir. Kilikia Bölgesi, Doğu Akdeniz’deki coğrafi konumu 
sayesinde ulaşılan stratejik önemi, topografik özellikleri ve geçitleri bünyesinde barındırması 
vesilesiyle sürekli iskan gören bir bölge olmuştur. Bu durum bölge kentlerinde ve yerleşimlerinde ele 
geçen buluntunun içeriğini ve anlamını zengin kılmaktadır. Mersin Üniversitesi Kilikia Arkeolojisini 
Araştırma Merkezi (KAAM), kurulduğu tarihten itibaren Kilikia Bölgesi Arkeolojisi üzerine yayınlar ve 
sempozyumlar gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda KAAM tarafından 2022 yılında V. Kilikia Arkeolojisi 
Sempozyumu gerçekleştirilmiştir. Bu sempozyumda, bölgede araştırma gerçekleştiren bilim 
insanlarının son dönem incelemeleri ışığında ulaştıkları yeni buluntular ve sonuçları bilim dünyası ile 
paylaşılmıştır. Kilikia Arkeolojisi. Yeni Buluntular ve Sonuçlar başlıklı bu kitap, V. Kilikia Arkeolojisi 
Sempozyumunda sunulan bildirilerin makalelerinden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117405</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9337bb78-606f-4570-972a-774d075bb282.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlı Bahçenin Gizli Aşkları</image:title>
            <image:caption>HASRET çok güzel bir kızdır, 
Fikir etmez aklı azdır. 
Mor sümbüllü sarı çiğdemli dağlarda yaşar. Bir köylünün misafiri olur yemeden içmeden, oturup kalmadan doğru bir söze darılır. Terki helâl eyler çeker gider yaylasına. Gerçekler acıdır yakar canını hoşgörüden uzak, mengeneye sıkışmış gibi aklı serbest geniş olgun düşünemiyor. HASRET canımlı cicimli yılışık yalanlara esir olmuş, özlem taht kurmuş sol yana, hayal kuruyor geleceğine. Meşe ağaçları altında mor menekşeler sümbüller içinde! O hayal kuradursun evin delikanlısı alır sazı eline, tel tel dökülür nağmeler telden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cef1597-e6db-443b-a2b1-bd2b429adadf.jpg</image:loc>
            <image:title>Solo Tanbur İçin Egzersizler Etüdler ve Eserler</image:title>
            <image:caption>Tanbur icra tekniklerini geliştirmek isteyenlere imkan sağlama amacı taşıyan bu kitap tanbur için sağ ve sol el (mızrap ve parmaklar için) egzersizleri, gelişmiş etüdler ve eserlerden meydana gelmektedir. 
Egzersizler, etüdler eserlerin içeriğini oluşturan beceriler açıklamalarla da desteklenmiş, tanburun tını, ifade imkanları ve icra kapasitesi vurgulanmaya ve bu anlamda bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır. 
Bu kitabın aynı zamanda, tanbur repertuarına da katkı sağlayacağını ümit ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117407</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d8a229-8dd4-41a7-ae25-e26032b40ed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Onur Sağlam Klarnet Metodu-1</image:title>
            <image:caption>Klasik Batı müziğinden Hint müziğine kadar farklı kültürlerin müziklerinde kullanılan, kendi topraklarımızda da icra edilmekte olan klarnet, şüphesiz ki Anadolu kültüründe ve Türk müziğinde de önemli bir yere sahiptir. 
Her enstrümanda olduğu gibi elbette klarnet eğitimi de çeşitli zorlukları içermektedir. Klarnet eğitimi sürecinde temel çalışmalara ağırlık verilmemesi, icracının entonasyon problemleri ile karşılaşmasına, parmaklarının yeterli aceliteye ulaşamamasına ve enstrümanından kaliteli bir ses rengi elde edememesine neden olmaktadır. 
Si bemol ve sol klarnet için metodolojik bir yaklaşım ile hazırlanmış olan bu kitabın diğer klarnet metotlarından farkı, öğrenci ve öğretmenlerin klarnet eğitimi sırasında yaşadığı öğrenme ve öğretmeye dair sorunları ele alması ve hemen hemen tüm öğrencilerin deneyimlediği teknik problemlerin giderilmesi için yüzlerce etüde yer verilmiş olmasıdır. 
Klarnetin tarihçesinden başlayarak klarnet tuşe sistemleri, bölüm ve parçaları, klarnet ailesi, nefes tekniği incelenmiş ve temel öğretilere yönelik etüt çalışmaları, nota bilgisine sahip olmayan öğrencilerde gözetilerek en ince ayrıntısına kadar ele alınmıştır. 
“Onur Sağlam Klarnet Metodu 1 Temel Çalışmalar” kitabımızın yeni başlayanlara ve orta seviye icracılara faydalı olması ümidiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117408</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34bb82da-9349-4286-a829-ff46f01aab18.jpg</image:loc>
            <image:title>Onur Sağlam Klarnet Metodu-2</image:title>
            <image:caption>Klasik Batı müziğinden Hint müziğine kadar farklı kültürlerin müziklerinde kullanılan, kendi topraklarımızda da icra edilmekte olan klarnet, şüphesiz ki Anadolu kültüründe ve Türk müziğinde de önemli bir yere sahiptir. Fakat her enstrümanda olduğu gibi elbette klarnet eğitiminin de çeşitli zorlukları mevcuttur. 
 
Bu zorlukların aşılması için temel çalışmaların devamı niteliğinde hazırlanmış olan dizi ve arpej çalışmalarının günlük, rutin ve bilinçli olarak yapılması, klarnet icrasında sağ ve sol el tekniğinin birbiriyle uyumlu kullanılması, temiz bir entonasyon ve enstrümanda serilik açısından çok önemlidir. 
 
Klarnette dizi ve arpej çalışmaları sürekli olarak yapıldığında bilekler ve parmaklar, zaman içerisinde daha fazla kıvraklık ve esneklik kazanacaktır. Ayrıca bu çalışmalar, enstrümanın ses renginin kalitesine, artikülasyon netliğine, icracının ifadeli çalma yeteneğinin gelişimine büyük katkı sağlamaktadır. 
 
“Onur Sağlam Klarnet Metodu-2 Diziler ve Arpejler” kitabımızın yeni başlayanlara ve orta seviye icracılara faydalı olması ümidiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bdad3df-721a-4edc-8604-5194d87b75c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Marvin Redpost: Sümük Meselesi</image:title>
            <image:caption>Bir küçük sümük meselesi... Dünya çocuklarının yere göğe sığdıramadığı &apos;&apos;Yamuk Okul&apos;&apos; efsanesinin yaratıcısı Louis Sachar&apos;ın küçük okurları maceradan maceraya koşturduğu ünlü serisi &apos;&apos;Marvin Redpost&apos;&apos; mizah dozunu artırarak yoluna devam ediyor. Onlarca dilde yayımlanan serinin Türkçedeki yeni kitabı Sümük Meselesi; kızıl saçlı, cin bakışlı Marvin&apos;in okulda kendisine yakıştırılan sıfattan kurtulma çabasını sayfalarına taşıyor.  Yazar, akran zorbalığını empati duygusu ile birlikte işlediği bu öyküsünde, karşılaştığımız sorunları onlardan kaçarak değil, bilakis üstlerine giderek çözüme ulaştırabileceğimizi hatırlatıyor. Marvin kendisini berbat hissediyor. Neden mi? Elli yıl sonraki &apos;&apos;olası&apos;&apos; başkanlık hayali suya düşmek üzere de ondan.  Çünkü, kim burnunu karıştıran bir başkan ister ki?.. &apos;&apos;Aman, boş verin. Elli yıl çok uzun süre, herkes unutur,&apos;&apos; dediğinizi duyar gibiyiz. Haklısınız. Tabii birileri bu sırrı bir zaman kapsülüne ekleyip gömmediyse! Durun bir dakika! Ne burun karıştırması, ne sümüğü, ne kapsülü, ne başkanı? Marvin burnunu karıştıracak çocuk mu hiç!?  Ne? &apos;&apos;Okuldaki en büyük tatakçı&apos;&apos; diye mi bahsediyorlar ondan? Olamaz!  Yoksa olabilir mi? Başı şansızlıktan kurtulmayan Marvin, bu kez büyük bir yanlış anlaşılmanın kurbanı oluyor. Oysa sadece &apos;&apos;Topu çizgiyi geçmişti,&apos;&apos; ve burnunu karıştırmıyordu. Gerçi karıştırsa ne olurdu ki? Sonuçta hepimiz insanız, değil mi? Sınıf içi iletişim ile öğrencilerin okul başarısı arasındaki ilişki üstüne kısa ama öz bir hikâye anlatan Sümük Meselesi, aile desteğinin çocukların sorun çözme becerileri üzerindeki önemine de vurgu yapıyor.   Hadi bakalım, anket başladı: Kimler burnunu karıştırıyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca2fb12-ae4e-4762-9574-f1914c44a178.jpg</image:loc>
            <image:title>Önasya Arkeolojisi Toplantıları 1</image:title>
            <image:caption>Önasya Arkeolojisi Toplantıları” grubu Türkiye’de araştırma yapan bilim insanları tarafından 
2019 yılı Kasım ayında oluşturulmuştur. Grubun kuruluş amacı, Türkiye’de Önasya Arkeolojisi 
üzerine çalışmakta olan arkeoloji, antropoloji ve filoloji gibi farklı disiplinlerdeki bilim 
insanlarını bir araya getirerek bilgi paylaşımı ve dağılımını sağlamaktır. Sempozyum şeklinde 
düzenlenen toplantıların üç yıl aralıkla düzenli olarak yapılması planlanmıştır. Önasya 
Arkeolojisi Toplantılarının ilkinin konusunu savaş ve şiddet oluşturmuştur. Savaş ve şiddet 
insanlık tarihine yön veren önemli meselelerden biridir. Şiddet hem insanlarda hem de 
hayvanlarda görülmekle beraber, zamanla insan tarafından bireysel şiddetten organize 
şiddete ve savaşa dönüşmüştür. Savaş ve Şiddet, toplumlardaki demokratikleşme süreciyle 
bağlantılı olarak sayısal anlamda azalmıştır. Ancak yeni teknolojilerle birlikte savaş ve 
şiddetin etki alanı genişlemiş ve sonuçları küreselleşmiştir. Bu sempozyumda; Doğu Akdeniz 
toplumlarında örgütlü şiddetin ne zaman başlayıp ne ölçüde yaygınlaştığını araştırmak; 
şiddetin ve savaşın nedenleri, etkileri ve sonuçlarını tarihsel süreçteki örnekler üzerinden 
değerlendirmek; örgütlü şiddet, devlet oluşum süreci ve bölgedeki sosyo-politik istikrarsızlık 
arasındaki bağlantıyı incelemek amaçlanmıştır. Neolitik Çağ’dan Demir Çağı’na kadar uzanan 
zaman diliminde Doğu Akdeniz Bölgesini kapsayan sempozyum konuları savaş-şiddet türleri, 
savaş-şiddet ile siyasallaşma arasındaki ilişkiler, savaşın ve şiddetin arkeolojik, filolojik ve 
antropolojik kanıtları, savaşın ideolojisi, savaşta uzmanlaşma: profesyonel askerlerin ve daimi 
orduların ortaya çıkışı, savaş-şiddet ve toplumsal hafıza, savaş ve şiddet sonrası yaşanan 
süreçler ve etkileri, savaş araçları ve gereçlerini içermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57819e39-cc4e-4956-8aa7-70c114c5730d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şairane Muammalara Şarihane Çözümler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM
MUAMMA VE TÜRK EDEBİYATINDA MUAMMA ŞERHLERİ 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM
MUAMMÂYÎ AHMED ÇELEBİ, ŞERH-İ MUAMMEYÂT-I EMRÎ’SİNİN
İNCELEMESİ VE ŞERH TEKNİĞİ 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ŞERH-İ MUAMMEYÂT-I EMRÎ’NİN TRANSKRİPSİYONLU METNİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46db3b0-371c-46d9-a420-88ff732f5466.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz Ruh İçimizde</image:title>
            <image:caption>İnsan hayatında, toplumda, evrende hicbir şey yeni değildir. Öyleyse düşünürlerin her birinin yeni şeyler söyledikleri iddiası nereden güç alıyor? Eski dünyaya icat çıkaranlar kimlerdir? İnsan rahatını ne zaman kaybetmeye başladı? İhtiyaçları artıran kimlerdir? İmkanların artmamasını isteyenler kimlerdir? İnsanın en önemli varlığı niçin aklı ile düşünebilmesidir. İnsanın asli görevi nedir? Dünyayı süslemesinin hikmeti ve sebebi ne olabilir? Diğer varlıklar insana nispeten nasıl bir görevi üstlenmişlerdir. Çevre dediğimiz dünya ve evren canlıların gözünde nedir? Dünyanın ve evrenin varlığı ile insanın varlığı arasındaki bağlantıları ve sebep sonuç münasebetini nasıl düşünürsek gerçeği çağrıştırabiliriz? 
Gerçeği gerçek yapan bizim duyularımız mıdır? Yani gerçek demek, neye göre gerçektir? İnsan bir gerçektir diyorsak, onun varlığını kabul etmek yeterli midir? Yoksa insan da varlığını ve düşünen canlı ve mükemmel bir yaratık olduğunu yaptıklarıyla, hayatı, sözleri ve teklifleriyle, gerçekleştirdikleriyle bize göstermesi gerekmez mi? Gözlerimizle görmemiz mi gerek bir gerçeği ispat etmek için, başka delile ihtiyaç duyulmamalı mıdır? Gözlerimizle göremiyor, ellerimizle dokunamıyorsak yok mu sayacağız? Kusursuz bir değerlendirmenin unsurları bizi nereye doğru sevk etmektedir? Her şeyi bilmenin mümkün olmadığı dünyamızda mekan ve zaman değiştiği halde, değişmeyen hakikati bulmanın yollarını gösteren gayret ve eserleri bilim yolunda atılmış isabetli adımlar olarak görmeyi de hakikatin yol arkadaşı olarak kabul etmemiz gerekmez mi? Öğrenmek ve onun temelindeki merak hangi sebeplerin insan gönlüne düşürdüğü meyvelerdir? Öğrenmek merakı bilimsel düşünceyi zaruri hale mi getiriyor? İnsan bu yola girince, önüne çıkan zorlukları yenmenin imkanlarını hazırlayan, bulan bir mekanizmayı kuramadıkça, bilim beklenen yükselişini ve gelişmesini sürdürebilir mi?Bilinmeyenlerin artması hatta bir yerde düğümlenmesi, gözlerimizin önündeki gri tablonun daha da kararmasına sebep olmayacak mıdır? Aydınlık bir dünyanın kurulmasına katkı sunan insanlar ne bahtiyar insanlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117413</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13d4eb24-6c18-4ac9-8bd5-2ab04146bd0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lazarus</image:title>
            <image:caption>Canan, olduğu yerde doğruldu ve yüzümü ellerinin arasına aldı. 
“Sen kimsin?” diye sordu. 
Gözlerimi Canan’dan kaçırdım. Bir şeyler gevelemeye çalıştım ama mantıklı bir cümle kuramadım. 
Elleriyle yüzümü tekrardan ona çevirdi ve gözlerinin içine bakmamı sağladı. “Daha doğrusu ben kim olduğunu biliyorum. Öğrenmek istediğim asıl şey… Sana ne oldu?” 
Nefesim kesildi. Ne diyeceğimi bilemedim. Ne desem zırvalıyormuşum gibi gözükecekti. Bundan yalan söyleyerek bir çıkış yolum olmadığına karar verdim. 
“Ben öldüm,” diyebildim. Kelimeler ağzımdan ağır çakıl taşları gibi dökülüyordu. “Ben öldüm ve hayata geri döndürüldüm. Bana bir şans daha verildi.” 
 
Derviş Dertlioğlu’nun, bağımlılık-ölüm-yaşam arasında gidip gelen, Müslüm Gürses ve David Bowie şarkılarının notalarının birbirine karıştığı hayat hikâyesinde, her şey, cevap verilmesi gereken tek bir soruya bağlanacak: 
  “Sevdiklerimiz için her şeyi yapmayacaksak yaşamanın ne anlamı var ki?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c11c2b-5bde-46de-954e-1f85e7ac9dab.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Rönesansı Aşk Şiirleri Derlemesi</image:title>
            <image:caption>Günümüzden uzak bir sanat anlayışının elçisi olan bu derleme; Thomas Wyatt, Edmund Spenser ve Samuel Daniel başta olmak üzere İngiliz edebiyatına yön vermiş şairlerden sonelerin Türkçeye ilk çevirilerinin yanında, William Shakespeare ve Philip Sidney’nin mevcut çevirilerine farklı bir perspektif kazandırarak döneme daha geniş bir bakış açısı sunuyor. İlk bakışta birbirine zıt duran kültürlerin derinine inildiğinde duyguların zaman ve coğrafyadan nasıl taştığına tanıklık ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b4b81c-4fea-4735-84c3-b90c88c9df32.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları Işığında Gazetecinin İşi</image:title>
            <image:caption>Hemen her meslek gibi gazetecilik mesleği de sorunlarla doludur. Bugün gerek dünyada gerekse Türkiye’de medyanın içinde bulunduğu durumu gözönüne aldığımızda, gazetecilik mesleğini ve gazetecinin işinin ne olduğunu yeniden sorgulamak bir zorunluluk olarak görünüyor. Bu sorgulamayı yaparken de gazeteciliğe insan hakları açısından bakmak, gazetecinin başat sorumluluğunu yeniden düşünmek ve bu sorumluluğun ne olduğunu ortaya koymak gerekir. 
 
Bu kitapta Elif N. Hamidi, “kişi olarak gazeteci”ye yakından bakmaya çalışıyor, gazetecinin işinin ne olduğunu sorguluyor ve insan haklarıyla bağını ortaya koyuyor. 
 
“İlk okuyanlardan biri olduğum için biliyorum ki, yalnızca işi, mesleği gazetecilik olanların değil, herkesin okuması gereken bir kitap...” 
Doç. Dr. Hakan Savaş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da00d3c7-f3bd-46f1-bafd-653776970b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultanın Yurtluk-Ocaklık ve Hükümet Sancakları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin siyasi ve askeri başarılarının ardından hâkimiyeti altındaki toprakların genişlemesi ve sahip olunan bu geniş coğrafyada devrin ulaşım, iletişim, lojistik ve güvenlik şartları çerçevesinde merkezi otoritesini zaafa uğratmayacak şekilde yerel unsurları da bir ölçüde idarede kullandığı bilinmektedir. Merkeze uzak olan ve Osmanlıların çok da tanımadıkları Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Çukurova, Kafkasya ve kısmen Kuzey Irak coğrafyasındaki aşiret sahibi etkin yerel aktörler, ocaklık sancaklar ihdas edilerek idarenin içine çekilmişlerdir. Ocaklık sisteminin, bu kitapta ayrıntılarını bulacağınız, kendi içinde birtakım farklı şekilleri bulunmaktadır. Esere esas olan ocaklık çeşidi ise taşra idari taksimatında klasik sancaklardan farklı olarak bir diğer unsur olarak karşımıza çıkan yurtluk ocaklık ve hükümet sancaklardır. 
 
Yurtluk-ocaklık ve hükümet sancaklar üzerine sistemi bütünüyle veya bir bölümü ile ortaya koyan kıymetli araştırmalar yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışma, şimdiye kadar konu ile ilgili çok kıymetli eserler veren ve her biri kendi alanlarında temayüz etmiş kıymetli bilim adamlarının elde ettikleri yeni bilgi ve belgelerin ışığında kaleme aldıkları yazılardan oluşmaktadır. Kitaptaki konular, ocaklık sancakların bütünüyle anlaşılmasına katkı sağlayacak bir anlayışla, uygulamanın yapıldığı bütün bölgeler dikkate alınarak tespit edilmiş olmakla beraber komple bir bakış açısıyla ocaklık sancak panoraması çizilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428ebf6f-540e-455c-9be2-c6d5138e3628.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramsal Spor Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BADMİNTON, MASA TENİSİ VE TENİS SPORLARININ FİZYOLOJİK TEMELLERİ FİZİKSEL AKTİVİTE 
 
·         ALT VE ÜST EKSTREMİTE PLİOMETRİK ANTRENMANLARIN GÜÇ ÇIKTILARI ÜZERİNE ETKİLERİ 
 
·         CORE ANTRENMAN FİZYOLOJİSİ VE EGZERSİZ ÖRNEKLERİ 
 
·         SPORDA DİJİTAL MEDYA 
 
·         EĞİTSEL OYUN VE ÇOCUK 
 
·         KUVVET BAND ANTRENMANLARI 
 
·         SPOR SPONSORLUĞU 
 
 
·         BESLENME PROGRAMINDAKİ YAĞ ASİDİ TÜRÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİNİN SPORCU SAĞLIĞI VE PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ 
 
·         DANS SPORLARI VE TÜRLERİ 
 
·         NEFES EGZERSİZLERİNİN TERAPÖTİK ETKİLERİ 
 
·         TEKRARLI SPRİNT YETENEĞİ: FİZYOLOJİK TEMELİ VE ANTRENMANA BAĞLI GELİŞİMİ 
 
·         TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ VE SPOR HİZMETLERİNDEKİ YERİ 
 
·         SERBEST ZAMAN VE KADIN 
 
·         SPOR, TEKNOLOJİ VE KAVRAMSAL GELİŞMELER 
 
·         METABOLİK ADAPTASYON PERSPEKTİFİNDEN VÜCUT AĞIRLIĞI KONTROLÜNDE EGZERSİZİN YERİ VE ÖNEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa88023-8a4e-4d5f-9e22-c54dddf815b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eviews Programı İle Temel Ekonometri Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1.      BÖLÜM
EVİEWS PROGRAMINA GİRİŞ 
 
2.      BÖLÜM
EN KÜÇÜK KARELER YÖNTEMİ MODEL TAHMİNİ 
 
3.      BÖLÜM
EN KÜÇÜK KARELER YÖNTEMİNİN TEMEL
VARSAYIMLARININ ARAŞTIRILMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/983025c8-cba9-4a0a-b2ba-788a1b743188.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Ağı (Dijital Çağda Doğanın Yeri)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde gitgide teknolojik araçların esiri olan insanlar, dijital çağın stresinden kaçmak, yenilenmek ve yeniden dengelenmek için doğaya kaçıyor. Bu bağlamda, doğayı çare olarak, teknolojiyi ise hastalık olarak görmek kolay bir yol gibi görünüyor. Ancak bu kitapta Richard Coyne, doğanın yararlarına ilişkin bu eskimiş anlatıya meydan okuyor; doğal ve yapay gibi tanımları yeniden değerlendiriyor. Doğanın günümüzde bizim için değişen anlamı üzerine etkileyici bir inceleme olan Doğanın Ağı, sosyal medya teknolojisi ile doğa arasında kurduğumuz mitsel ilişkiye bambaşka bir açıdan bakarak gündelik anlayışımızı sarsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33a1a2f9-4df7-4388-b9e3-0dc040334a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Talat - Arzu Romanının Devamı</image:title>
            <image:caption>Her şey, 1918 yılının soğuk bir kış gününde, Akif Efendiyle oğulları Haydar ve Talat’ın elleri 
bağlı bir şekilde evlerinden alınıp Erzurum Ulu Camii’ne götürülmesiyle başlar. 
Savaş, muhacirlik, mücadele ve kader... 
Erzurum’dan Maraş’a uzanan gerçek bir yaşam öyküsü… 
Kardeşlerini bulma umuduyla trenle Ankara’dan Maraş’a gelen Arzu’yu nasıl bir akıbet 
bekliyor? 
Aynı hikâyede buluşan Arzu ile Talat’a kader, ağlarını nasıl ördü? 
Adı Gülter olmayan Arzu ile adı Talat olan ama bu ismi kimsenin bilmediği Ahmet’in 
yaşadıkları bir dönem Türkiye’sine de ışık tutmakta… 
Arzu romanının devamı olan ve yine Murat Yarım kaleminden ikinci roman “Talat.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65e4d1f4-ce2f-4758-9bb9-e3754b7bdfd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lona: Çakıl Taşları</image:title>
            <image:caption>Lona, yeni koleksiyonu için sahile vuran rengârenk çakıl taşlarını toplamaya başlar. Ancak bir süre sonra beklenmedik bir şey olur…
 
Buzullara kadar ulaşan sıcacık bir yardımlaşma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117423</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915b8684-466a-4b5f-85d5-8a48147f4fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneylerle Bilim Dünyası: Ses, Elektrik, Işık (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Ses, elektrik ve ışık hakkında merak ettiğiniz her şey…
  Ses nasıl oluşur ve nasıl duyarız?
 
Suyla müzik yapmak mümkün mü?
 
Elektrik nedir ve nasıl çalışır?
 
Rüzgâr, su ve güneşten nasıl enerji elde ediyoruz?
 
Işık nedir ve nasıl yansır?
 
Gökyüzü neden mavidir?
 
Bu kitap elektrik, ışık ve ses hakkında birçok soruya cevap verirken çocuklara bilimsel deneyler yapma şansı da sunuyor.
Basit pratik araştırmalar ve testlerle öğrendiklerini pekiştiriyor; gözlemler, ölçümler, bilimsel ekipmanlarla onları düşündürürken eğlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117424</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c32dd7b1-9897-4c5c-bf74-6dcb8d4bedf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Emerald ve Okyanus Şöleni (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Emerald çok özel
çünkü herkesten farklı!  
 
Emerald artık bir denizkızı prensesidir. Ama kendini hiç öyle hissetmez. Üstelik gösterişli kraliyet taçları da ona göre değildir çünkü saçları hem çok gür hem de biraz dağınıktır.
Emerald’ın kıpır kıpır ahtapotu Inkibelle de yeni hayatından pek hoşlanmaz.
 
 
Her yıl düzenlenen Okyanus Şöleni’ne çok az kalmıştır.
Emerald ilk defa denizkızı prensesi olarak halkın karşısına çıkacağı için çok heyecanlıdır. Acaba kraliyet kurallarına rağmen kendi olmayı başarabilecek mi?
 
  Emerald ve küçük ahtapotu Inkibelle ile 
benzersiz bir maceraya katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/156f1a05-3fef-4ded-abdc-d5a82ee883c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Alkestis</image:title>
            <image:caption>“Sen bizim gibi değilsin. Biz de senin gibi değiliz. Kraliyet soyundan gelen bir kız keşfedilmemiş bir ada gibi olmalı; sessiz ve boş, teni ilk ayak izini, geminin gövdesinin ilk kez kuma vuruşunu, yeni bir keşfin ilk işaretiyle lekelenmeyi bekleyen, kilometrelerce uzayıp giden bir sahil kadar berrak ve saf olmalı.”
 
Deniz tanrısı Poseidon’un torunu, İolkos Kralı Pelias’ın güzeller güzeli kızı Alkestis’in doğumundan başlayan hayat hikâyesi, benzersiz fedakârlığı sonucundaki ölümü ve yeraltı dünyasına sürgün edilişiyle yeniden başlıyor. Kocası Kral Admetos’u o kadar çok seviyordu ki onun yerine ölmeyi kabul etti ve sonunda kendini, en sevdiği kız kardeşi Hippothoe’yu kaybettikten sonra düşünmeye başladığı yeraltı dünyasında buldu.
 
Yunan mitolojisini yeniden yorumlayan Katharine Beutner, ideal eşin arkasındaki kadını seslendiriyor ve bu cüretkâr hikâyenin daha önce anlatılmayan kısmını ortaya çıkarıyor: Evlenmeden önce Alkestis kimdi? Admetos’a olan sevgisinden başka hangi koşullar onu bu Fedakârlığı yapmaya itti? Yeraltı dünyasında geçirdiği üç günde neler yaşadı? Peki ya kocası Admetos’a ne oldu?
 
Alkestis’in prenseslikten gerçek bir kurtarıcı rolüne büründüğü,  fedakârlıklarla ve yasak arzularla bezenen hikâyesinde ölümün gerçek dehşetine ve güzelliğine tanık olacak, yeraltı dünyasının bilinmeyen dehlizlerinde kaybolacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117426</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad2e49c-4cd4-4650-a4b0-0124d44d655b.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Tuzağı</image:title>
            <image:caption>Geleceğin kapılarını aralarken, geçmişin izinden sapmadan ilerlemek mümkün mü? Carl Benedikt Frey, kitabında bu soruya derinlemesine bir bakış sunarken Sanayi Devrimi’nden günümüze, teknolojik ilerlemenin getirdiği değişimlerin yankılarını inceliyor ve geleceğin tarihini yazıyor.
 
Yapay zekâ, robotik, makine görüsü, sensör teknolojisi... Bu alanlardaki ilerlemeler, bilgisayarların insanlar tarafından yapılan görevleri üstlenmesine olanak tanıdı. Frey, geçmişin tecrübelerinde ders çıkararak, şu an yaşadığımız otomasyon çağının, Sanayi Devrimi’nde yaşanan değişimlere benzer etkiler yarattığını savunuyor.
 
Kitap, geçmişteki Ludditelerden günümüzdeki teknolojiyle mücadele edenlerin hikâyesine uzanıyor. Eskiye özlem duyanlar, gelecekteki belirsizliklerle baş etmeye çalışanlar ve teknolojinin gücü karşısında direnmeye kararlı olanlar... Frey, bu karmaşık dokuda insanlık tarihini ve geleceğini anlamaya çalışıyor.
 
Ünlü ekonomist, teknolojinin toplumları nasıl şekillendirdiğini, gelir eşitsizliği ve işsizlik gibi zorlukların nasıl ortaya çıktığını incelerken teknoloji tuzağına düşmemek için geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarmamız gerektiğini vurguluyor. Ancak bu kez, kararların nasıl alındığına ve teknolojinin kimin lehine işlediğine dair bir bilinçle.
 
Teknoloji Tuzağı: Otomasyon Çağında Sermaye, İşgücü ve İktidar, tarihsel bir perspektifle bugünün sorunlarına ışık tutan, geleceği şekillendirecek olan kararlarımızı sorgulatan bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fade7f3-2b02-48d5-84d3-32db2cd7a792.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 5</image:title>
            <image:caption>OLAY YERİ İNCELEME ADLİ TİP ARAŞTIRMACILARINDAN MANO REİJİ, GERÇEKLERLE HERKESTEN DAHA ÇOK YÜZLEŞİYOR. 
 
ÇÜRÜDÜĞÜ İÇİN KİMLİĞİ BELİRLENEMEYEN BİR CESEDİN BULUNMASIYLA BİRLİKTE PEK ÇOK SIR AÇIĞA ÇIKIYOR. HER ŞEY BİRBİRİNE BAĞLI… 
 
BİRBİRİNE KARIŞMIŞ İKİ DNA, ORMANLIK ALANDA BULUNAN KÜÇÜK BİR KIZ ÇOCUĞUNA AİT CESET, KANITLARIN ÜZERİNDEKİ KAN İZLERİ... 
 
BÜTÜN BU DELİLLER GİZEMLİ BİR ÖLÜMÜN ARDINDAKİ ASIL GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARIYOR. 
 
24 YIL ÖNCE MANO’NUN AİLESİNİ ELİNDEN ALAN “NERİMA CİNAYETİ DAVASI”NA AİT YENİ GERÇEKLER GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f9c1fee-e056-482c-b21a-4b7e3c85c6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Adaleti</image:title>
            <image:caption>HİÇ KİMSE ADALETTEN ÜSTÜN DEĞİLDİR. 
 
 
“Muhteşem detaylı bir dünyada, çok farklı bir bakış açısından, düşündürücü bir macera.” 
 
—K. LLOSO, OREN-YARO’NUN KURDU’NUN YAZARI 
 
“Bir yazarın muazzam çıkışı.” 
 
—PETER McLEAN, KEMİKLERİN RAHİBİ’NİN YAZARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117429</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a3e6a9b-ffd6-4854-8d6a-6b0b8e699bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Adam</image:title>
            <image:caption>Yaşadıklarımı yazmazsam yaşananlar tamamlanmamış olur, yaşandığıyla kalır. 
 
Genç Adam, Annie Ernaux’nun 1990’ların sonunda, ellili yaşlarındayken kendisinden otuz yaş kadar küçük bir üniversite öğrencisiyle, gelecek beklentisi olmaksızın, kısa sürede gelişen tutkulu aşk ilişkisini anlatıyor. Bu ilişki onu gençlik anılarına geri götürüp kendisini yaşlanmamış, zamanın dışında ve hayatını geriye doğru yaşıyormuş gibi hissettirirken aynı zamanda kararlılıkla geride bıraktığı sınıfsal geçmişinin de bir aynasına dönüşüyor. 
 
Genç Adam, Ernaux’nun zaman, bellek ve yazıyla kurduğu ilişkinin keskin ve aydınlatıcı bir özeti. 
 
“Annie Ernaux’nun metni, otobiyografinin ne kadar ustalıkla yazılabileceğinin kanıtı niteliğinde... Genç Adam yazarın dürüstlüğünün, zekâsının ve anlatılarının aldatıcı sadeliğinin benzersiz ve şaşırtıcı yanlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.”                                                                                       
The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfd34b8a-f15d-4bc3-ab4c-fc7fe40388e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylenmemiş Son Söz</image:title>
            <image:caption>YALNIZLIK, AYNI ZAMANDA ÖZGÜRLÜĞÜN DE OLDUĞU YERDİR. BAŞKA BİR DEYİŞLE, ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİDİR. 
Dişilik ve onun yakıcı enerjisi; güzelliği, gücü, ışığı... Ve bu güçle kendi cenaze törenlerinde söz alarak, tutkuyla ve tarihin onları marjinalleştirmesine duydukları öfkeyle, suçlama niteliği taşıyan bir veda konuşması yapan kadınlar... 
Concita De Gregorio’nun Dora Maar gibi çocukken ya da Amelia Rosselli gibi ergenken yüz yüze geldiği veya büyüdüğünde tanımadan tanıştığı ve daha sonra eserlerinde aradığı kadınlar: Carol Rama, Nise da Silveira, Vivian Maier, Silvina Ocampo, Maria Lai, Lisetta Carmi ve daha birçokları. 
Hepsi böyle tanınmış değiller, hatta çoğu zaman çıkmaz sokaklarda kaldılar, yasaklandılar, dışlandılar, geride bırakıldılar. Zamana, geleneklere, topluma göre önde oldukları için, erkek egemen dünyanın gözünde bir kara leke haline geldiler. Ve şimdi her biri bize veda ederken gerçeği iletmek için ayağa kalkıyor. Herhangi bir erkeğin “bir şeyi”, bir niteliği olmaya mahkûm edilen kadınlar bu sayfalarda saklandıkları gölgelerden ışığa çıkıp seslerini geri kazanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117431</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed198730-597c-4b5c-a6f1-80d7579a1fa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Erkekler: Çılgın, Sersem ve Tutkulu</image:title>
            <image:caption>ÂŞIK ERKEKLER KİTAP KULÜBÜ YENİ GÖREVE HAZIR!   
Alexis Carlisle ve kedilere özel açtığı kafesi, büyük bir skandalın ardından şöhrete kavuşur. Yeni müşterisiyle tanışan Alexis’in beklediği son şey, bu müşterinin onunla kardeş olduklarını iddia etmesidir. Ne yapacağını bilemeyen genç kadın, güvendiği tek adamdan, yani en yakın arkadaşı Noah Logan’dan yardım ister.  
Bilgisayar dehası Noah, yazılım güvenliği uzmanı olmak için asi hacker geçmişini geride bırakmıştır. Eski becerilerini yalnızca doğru amaçlar ve doğru insanlar için kullanan Noah’nın bir sırrı vardır: Alexis’e delicesine âşıktır. Genç kadın ondan yardım istediğinde heyecanlanır ve aşkını itiraf etmek için zamanlamanın doğru olup olmayacağını merak eder.   Kitap kulübündeki arkadaşları da onun aşk yolculuğuna eşlik etmeye ve en sevdikleri “kılavuzları” paylaşmaya fazlasıyla isteklidir. Sadece Noah’nın bir karar vermesi ve aşkının karşılıksız olma ihtimaline hazırlanması gerekir.   
BU İTİRAF, ŞİMDİYE KADAR SAHİP OLDUĞU EN İYİ ARKADAŞLIĞI RİSKE ATMAYA DEĞECEK MİDİR?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117432</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed624479-58f9-4791-8649-c8dd9fd0f737.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizliğe Sahip Bireyler İçin Özel Sportif Eğitsel Oyunlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
OYUNLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117433</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3212dd7-c614-4b6b-b1f5-5da49a240acf.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Ekonometrik Analiz</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BÖLÜM 1  
          1. EViews 10.0&apos;a Giriş 
 
·         BÖLÜM 2   
          2. Temel İstatistiksel Analizler 

·         BÖLÜM 3   
          3. Regresyon Analizi 

·         BÖLÜM 4 
          4. Tek Değişkenli Zaman Serileri: Doğrusal Modeller 
 
·         BÖLÜM 5  
          5. Durağanlığın Araştırılması 

·         BÖLÜM 6  
          6. Tek Değişkenli Zaman Serileri: Volatilite Modelleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117434</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4280056f-16c4-4ba5-9a00-8884bc74125c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Lausanne Legacy: A Century Of Peace And Pathways To Tomorrow</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1.THE CONTEMPORARY IMPORTANCE OF THE LAUSANNEPEACE TREATY FOR THE INTERNATIONAL AND REGIONAL SECURITY ORDER IN ITS CENTENNIAL / LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NIN YÜZÜNCÜ YILINDA ULUSLARARASI VE BÖLGESEL GÜVENLİK DÜZENİ AÇISINDAN ÇAĞDAŞ ÖNEMİ

2.THE IMPACT OF THE TREATY OF LAUSANNE ON THE GEOSTRATEGIC LANDSCAPE OF THE BLACK SEA: AN EXAMINATION OF THE TREATY’S EFFECT ON THE GEOPOLITICAL AND SECURITY DYNAMICS IN THE BLACK SEA REGION / LOZAN ANTLAŞMASININ KARADENİZ’İN COĞRAFİ STRATEJİK YAPISINA ETKİSİ: ANTLAŞMANIN KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ JEOPOLİTİK VE GÜVENLİK DİNAMİKLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ

3. LOZAN ANTLAŞMASININ EGE DENİZİ’NDEKİ GÜVENLİK DİNAMİKLERİNİ ŞEKİLLENDİRMEDEKİ ROLÜ / THE ROLE OF THE LAUSANNE TREATY IN SHAPING THE SECURITY DYNAMICS OF THE AEGEAN SEA



 
4.IS LAUSANNE REGIME BASE FOR TÜRKİYE’S “GRAND STRATEGY”? / LOZAN REJİMİ TÜRKİYE’NİN ‘BÜYÜK STRATEJİSİ’ İÇİN BİR TEMEL Mİ?

5. LOZAN ANTLAŞMASININ İKİNCİ YÜZYILI / THE SECOND CENTURY OF THE LAUSANNE TREATY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ed639f3-2cff-408a-960c-182bb7685e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Mars’a Gidiyoruz – Kızıl Gezegene Yolculuğun İlk Seyir Defteri</image:title>
            <image:caption>Bir sınıf dolusu öğrenci düşünün. İleride Mars’a gidecek ekibin parçası olmayı düşleyen öğrenciler. Peki ya onları Mars’ta bekleyen tehlikeler, zorluklar, sorunlar karşısında ne yapacaklar? İşte Yarın Mars’a Gidiyoruz bu ve daha fazla soruya yanıt veriyor. Kısacası Mars hakkında bilmek isteyeceğiniz her şey hakkında olağanüstü bir kitap bu.
Mars’a giderken bavulumuza neler koymalıyız?
Orada yaşayacağımız evleri nereye ve nasıl yapmalıyız?
Neler yetiştirip yiyeceğiz?
Dünya ile iletişimimiz nasıl olacak?
Peki ya Mars’ta hava durumu nasıl?
Ve daha pek çok eğlenceli bilgi meraklı genç okurları bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92272873-223c-4612-846e-2cc47f6b7c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Yolculuk her zaman yeni bir başlangıç, bir keşif, bir maceradır. Durup kitap okurken bile yolculuk hep harekettir. Başlangıç ile bitiş arasında, kalkış ile varış arasında, tek başına ya da birlikte, hep bir yolculuk vardır. Güzel bir yolculuk bir yetenek ya da bir armağan da olabilir; tıpkı sözleri ve resimleriyle iki muhteşem sanatçının ortaya koyduğu bu kıymetli kitap gibi. 
Güzel Bir Yolculuk herkese ama özellikle de şairler ve ressamlar gibi imgelerle düşünen çocuklara seslenen bir kitap. Hem okumak hem de bir parçası olmak için çok özel bir çalışma. 
Beatrice Masini’nin yazdığı Güzel Bir Yolculuk 2017’de aramızdan ayrılan ünlü illüstratör Gianni De Conno’nun resimlediği son eseri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117437</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fc79850-d96f-46ff-b14a-582f19f47f86.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Varis</image:title>
            <image:caption>Aşk, çalamayacağın tek şeydir.
 
Nessa Griffin ailenin gözbebeğidir. İçinde büyüdüğü mafya dünyasına göre fazla şefkatli ve nazik olan Nessa, bu mafya imparatorluğunda hiçbir rol üstlenmez. Hem evde hem de son derece rekabetçi bale topluluğunda kendini kanıtlamak adına çabalar.
 
Mikolaj Wilk, Chicago’nun en gaddar suçlularından biridir ve intikam peşindedir. Onu Varşova sokaklarından kurtaran üvey babasına yapılanların hesabını mutlaka soracaktır. Mikolaj, intikam planının bir parçası olarak Nessa’yı kaçırır ve onu çürüyen, eski malikânesinde esir tutar. Genç kadın, ailesinin suçlarının bedelini ödemeyi hak etmez; ne yazık ki bu dünyada kurt, ne kadar nazik ve masum olursa olsun kuzuyu yer.
 
Ancak Mikolaj, Griffin ailesinin değer verdiği her şeyi yok etme planları yaparken, kendisini esirine kapılmış halde bulur. Bu balerinin danslarının sadece ona özel olmasını istemeye başlar. Nessa ise kendisini kaçıran adamla yaşadığı tutkulu gerilimin içinde kaybolmuştur. Bu sırada, aralarındaki çarpık ilişki yeni, korkutucu şekillerde gelişir.
 
Nessa, aşka yenik düşmeden önce Mikolaj’ın canavar etiketinin altındaki kalbi bulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd7ebbc6-5bd7-42fd-b587-2fbfbaa307a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuva</image:title>
            <image:caption>Psikolog Tonya Lippert tarafından kaleme alınan Yuva, Duru ve Ali isimli iki kardeşin bir gün ve bir sebeple yuva olarak gördükleri evlerinden ayrılmak zorunda kaldıklarında başlarından geçen zorlu deneyimleri konu ediniyor. Ailecek bir süre konaklamak için bir yer aradıktan sonra bir sığınma evinde kalmaya başlıyorlar. Ancak burası daha önce bildikleri yerlere benzememektedir. Bu yabancı duygularla baş ederken ise barınacak hiçbir yer olmamasındansa güvenli bir yere sahip olmanın kıymetini ise çok derinden hissedebilmektedirler. Zamanla uyum sağlamaya çalıştıkları bu yer geçici bir yuva olsa bile okuldaki arkadaşlarının durumlarına dair meraklı soruları Duru ve Ali’nin endişelerini daha da pekiştirecektir….
 
Bir eve sahip olunamadığında hissedilen endişeleri Duru ve Ali isimli iki küçük kardeşin bakış açısından ele alan Yuva, okuyucuları onların yuva sözcüğünün anlamını keşfetme yolculuklarına ve sığınabilecekleri bir yuva arayışlarına davet ederken üzerinde düşünmesi zor bir konuyu bir çocuk kitabının canlılığı ve sıcaklığı içinde yakınlaşabilir kılıyor. Aynı zamanda hepimize ev sözcüğünün bizler için önemini sorgulatırken, bir evin ancak sevgi ve güvenle dolu olduğunda gerçek bir yuvaya dönüşebileceğinin de mesajını veriyor. İkamet ettiğimiz yer bir göz oda, barınak, güvenlikli bir site veya minicik bir daire bile olsa; kendi yaptığımız resimlerle, süslemelerle ve hikayelerimizi anlatan anılarla donatıldığında, aidiyet duygusunun nasıl pekiştiğini ve umudun tüm zorlukların üstesinden gelmek için vazgeçilmez bir duygu olduğunun da altını çiziyor.
 
Kitap Amerikan Psikoloji Derneği onaylı kitaplardan oluşan Psikolojik Hikayeler Serisi’nde yer alan tüm kitaplar gibi bir okuyucu notunu da içeriyor. Bu metinde ise evsizlik ve bu deneyimin içinden geçen çocuklara nasıl yardım edilebileceği hakkında önemli uzman görüşlerini okuyucularla buluşturuyor.
Psk. Dr. Petek Halman Kara
 
Kitabın temaları:
- Evsizlik
- Sosyal adalet/eşitlik- toplumsal eşitlik
- Toplumsal meseleler üzerine farkındalık
- Farklılıklara saygı ve hoşgörü
- Yardımlaşma
- Maddi güçlükler
- Barınma ihtiyacı
 
Önemli Bilgiler: Yuva 2023  White Ravens listesine seçilmiştir. White Ravens Uluslararası Gençlik Kütüphanecileri Birliği (International Youth Library) tarafından seçilen ve çocuk ve genç yetişkinler için - çocuk edebiyatını tanıtmak ve farklı kültürlerden hikayeleri yaymak amacıyla- önerilen uluslararası çocuk kitaplarının bir kataloğudur. 
 
Yuva, evini kaybetmiş çocukların gizli kalmış sorunlarına ışık tutuyor… Metin ve çizimlerde çocukların renkli ancak etraflarındaki her şeyin siyah ve gri renkte resmedilmesi; onların korkularını ve kaybolmuşluklarını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Kitabın sonunda yeni bir eve taşınan aile üyeleri evi ev yapanın sevgi ve birliktelik olduğunu anlıyorlar. Şefkatle harekete geçiren, farkındalık dolu bir kitap.&quot;
—Booklist Starred Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8823cd1-ffdc-4cb6-8f78-0ed4592d0764.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayda da Oyun Oynanır</image:title>
            <image:caption>Oyun oynamayı sever misin?
 
Peki, uzayda oyun oynamaya ne dersin? Bu kitapta sana Res ve tatlı köpeği Bella eşlik edecek. Bir gezegenden diğerine yolculuk yaparken birbirinden eğlenceli oyunlarla renkleri, sayıları öğrenecek, bolca hareket edeceksin.
 
Hazırsan hemen başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8353305-f3c0-4d1c-8478-7eabdd09d4e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Burada Bitsin</image:title>
            <image:caption>eğilip içtiğim su bana ne verdi 
kılıçlar ve mahrem bilgisi 
kınımda eğleşir hidrojen 
keskin göze oturur sebatlı geyik 
linki burada tıklayın açılsın 
benim evcil kitabımda her şey çok komik 
 
kitabım kalındır ve nabzı puldan 
kitabım gerilmiş azarlı bir yaydan 
 
dağ kazansın 
ben bu oku atamam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117441</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f56c623f-9742-4ded-ae10-367751e2eadc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı</image:title>
            <image:caption>Göğsünüzde bir böcek var! (…) Gördünüz mü? İç güdülerinize ne kadar bağlısınız? Görünmez bir böcektir o. Beyhude aranıyorsunuz Bedia Hanım. Ona Ego derler. Ego! (Hırçın) 
“Bu ne küstahlıktır çılgın körler! Sizin iç güdünüz gurur; bu görmediğiniz kaypak yollarda siz mi bize yol göstereceksiniz?” 
Yabancı, Vüs’at O. Bener’in yazdığı ilk oyun. Daktilodan çıktıktan tam yetmiş üç yıl sonra okuruyla buluşmuş bir “ilk” kitap. Kardeşi Erhan Bener’in henüz on sekizindeyken 1948’de yazıp ağabeyine ithaf ettiği ilk romanı Loş Ayna’yı alıp 1949’da tiyatroya uyarlayan yirmi beş yaşındaki Vüs’at O. Bener’in daktilosundaki ilk tıkırtılar. 
Dost’tan bile önce verilmiş ilk işaretler, üslupta sezilen ilk olmaklıklar. 
Daha önce Loş Ayna’yla aynı ciltte bastığımız Yabancı’yı ilk kez tek 
başına yayımlamaktan ayrı bir mutluluk duyuyoruz. 
“Yabancı’yı babamın arşivinde buldum. Amcam, 1949 tarihli bu ilk eserinden hiç söz etmemişti. Ola ki varlığını kendi bile unutmuştu. Gönlünde yatan gerçek aslanın tiyatro olduğunu bildiğim için, edebiyat yolculuğuna bir oyun yazarak başladığını öğrenmek beni hiç şaşırtmadı aslında. Bu oyunu sonradan elden geçirip yayımlamayı denemek yerine, acaba neden elindeki kopyaları yok etmeyi yeğledi? 
Kimbilir? Bunda, diğer iki oyununun –ödül aldıkları halde– sağlığında sahnelenmemesinin yarattığı küskünlüğün bir rolü olabilir mi dersiniz? Ya da olmaması mümkün mü? Olmasa mıydı?”  –Yiğit Bener</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/482731fa-0d93-47d6-b993-ba9c79420046.jpg</image:loc>
            <image:title>Buralar Bıraktığın Gibi</image:title>
            <image:caption>“Melih uyan, geldik...” diyor annem. Başımı kaldırıp camdan dışarıya bakıyorum. Palmiyelerin devasa yaprakları otoparkın üzerine dökülmüş. Az ileride –hemen solda– portakal ve şeftali bahçelerine giden patika görünüyor. Derken rüzgârın taşıdığı deniz kokusu geliyor burnuma. 
Tuz ve hayal. Hafiflik ve telaşsızlık. Tek katlı, memur işi barakaların arasından tıpkı eski ve güzel bir hatıranın içinden geçer gibi yürüyüp geçiyoruz. Böyle hissetmem sebepsiz değil elbet. Çünkü ilk defa burada âşık oldum ben. Ömrümde ilk kez sahici bir güzelliği keşfedip ona dokunamamanın acısını burada yaşadım. Ah Emekli Sandığı Tatil Kampı... 
Dile gelsen de anlatsan çocukluğumu, gençliğimi... Hoş bulduk! Bir satranç kulübündeki genç adam, tatil kampında, “o yaz” ansızın büyüyen bir memur çocuğu, birlikte olmaması gereken iki insan veya belgesel sevdalısı bir kafes ustası… Hiçbiri de hiçbir yere ait değil. Hepsi de biraz sonra henüz söylenmemişleri söyleyecek gibi. 
Dışlanmışlık, tedirginlik, hayal kırıklığı... Murat Uğurlu, farklı sebeplerle aynı yalnızlığı yaşayanların öyküleriyle hepimizin bildiği hisleri sade ama keskin bir tarzla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f20c6a5a-c536-40f2-9f7b-6121b38cc21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Seks Yapma Hakkı</image:title>
            <image:caption>Seks yapmak bir “hak” mı? Herkesin seks yapma hakkı var mı? 
Ya da herkesin sevişme “imkân”ı mevcut mudur? 
Kim kimle sevişebilir, kimle sevişemez? 
Seks için rıza yeterli midir? Üretilen rıza ile içten gelen istek aynı kefeye konabilir mi? 
 
Seks üzerine düşünmek gerekli ama zor; seks hakkında konuşmaksa daha da zor… İşin bir yanı hayatın tuzu biberi sayılabilecek cinsten: cinsel çekim, içgüdüler, arzu, tutku ve istek… Madalyonun diğer yüzü ise güç ilişkileri, tahakküm, istismar gibi hem kişisel hem de toplumsal meselelere işaret ediyor. Üstelik seksin nasıl algılandığı çağdan çağa, toplumdan topluma değişiyor, haliyle mesele iyice karmaşıklaşıyor! 
 
Amia Srinivasan, Seks Yapma Hakkı’nda seksi tüm karmaşıklığıyla, toplumsal cinsiyet, sınıf, ırk ve güçle olan ilişkisi içinde ele alıyor. Hem artık kendimizi seks üzerinden tanımlayabildiğimiz, kimi sevip kimle sevişebileceğimiz hakkında daha çok düşündüğümüz hem de cinsel suçlara karşı #MeToo hareketi gibi kitlesel hareketler oluşturabildiğimiz dünyamızda seksin bugünkü anlamının izini sürüyor; ayrımcılık ve tercih, pornografi ve özgürlük, tecavüz ve ırksal adaletsizlik, ceza ve sorumluluk, öğrenciler ve öğretmenler, zevk ve güç arasındaki endişe verici ilişkileri tartışıyor. 
 
Oxford Üniversitesi’nde 1870 yılında Henry Chichele onuruna oluşturulan Chichele Profesörlük Kürsüsü’nün ilk kadın ve ilk beyaz olmayan toplumsal ve siyasi teori akademisyeni Amia Srinivasan, seks politikalarını tartışma tarzımızı da, bu alandaki sorunları tartışmaktan kaçınma şeklimizi de altüst ediyor. 
 
Seks Yapma Hakkı, özgür olmanın ne anlama gelebileceğini sorgulayan bir provokasyon ve bir vaat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af3f345a-2514-4250-96cf-8bea9c047c39.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingene Hocanın Rüyası</image:title>
            <image:caption>Mimar-ressam-yazar Cihat Burak’ın yazı arşivinde bulunan ve 
1960’lı yıllarda Paris’te yazıldığı anlaşılan Çingene Hocanın Rüyası, 
sanatçı tarafından, 1990’ların başında bir yarışma vesilesiyle yeniden 
ele alınmış tek perdelik bir oyun, külliyatının en özel metinlerinden 
biri... “Aydın geçinen yarı münevver” Çingene Hoca ile “hayatta işi 
gücü, dini imanı para olan, para burjuvası cahil işadamı” Gani’yi 
bir araya getiren oyun, öykülerinde parıldayan kendine özgü ironik 
üslubu geleneğin yansımalarıyla harmanlayarak yepyeni karakterler 
yaratan, bu karakterleri resimleyerek daha da görünür kılan Cihat 
Burak’tan “temaşa sanatımız”a bir armağan... 
“Hiç işim olmadığı halde bu gerilemenin her alanda olduğu gibi tiyatro 
alanında da olduğunu düşündüm, geleneğe bağlı olmanın bir gerilik 
olmadığı kanaatine vardıktan sonra göreneğe bağlı olmanın da bir ileri 
düşünce sayılamayacağı kanaatine vardım ve Paris’te, küçük odamda oturup bu denemeyi yazdım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46bb248-42a2-4446-8ba0-22b14751d315.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenilenme Nedir?</image:title>
            <image:caption>Yunan tanrıları, ateşi çaldığı için Prometheus’u bir kayaya zincirledi; bir kartal her gün ciğerini didikliyor ve ciğeri her gece yenileniyordu. Prometheus mitolojik bir kahraman olsa da, bilim insanları bugün antik Yunanların insan ciğerinin gerçekten de özel bir yenilenme yetisi olduğunu bilip bilmediklerini sorguluyor. Kimi organlar ve dokular yenilenebilirken kimileri yenilenmez; yersolucanını ikiye keserseniz karşınıza kıpır kıpır iki solucan çıkabilir. Hidranın başını keserseniz, yeni bir baş çıkarabilir. İnsanın kolu kesildiğindeyse kolsuz kalır. Arada neden böyle bir fark vardır? Yenilenme nasıl, ne zaman, neden gerçekleşir ve sınırları nelerdir? 
Jane Maienschein ile Kate MacCord bu kitapta yenileyici tıp, gelişimsel biyoloji ile nörobiyolojinin yeni araçlarının ve iklim değişikliğinin ekosistemlerde yarattığı hasarı ivedilikle onarma gereksinimi ışığında bir dizi derin ve kışkırtıcı soru ortaya atıyor: Kimi mikrobiyomların yenilenmesini olanaklı kılarken başkalarını kılmayan koşullar nelerdir? Ormanlar neden yangınların ardından zaman zaman yenilenirken bazen de yenilenmez? Gezegenimiz, İnsan Çağı olarak adlandırılan dönemdeki iklim değişikliğinde yenilenip sağlığına bir kez daha kavuşabilir mi, yoksa küresel ekosistemimizin sonu mu geldi? 
“Konuya hem bilim tarihi ve felsefesi hem de pratik biyoloji açısından 
yaklaşan ve mikro düzeyden makro düzeye kadar açıklama getiren yazarlar, yenilenmenin ‘temellerini’ ortaya koyuyor.” 
–The Well-Read Naturalist 
“Yeniden büyüme sürecini ne belirler ve neden sadece bazı dokularda, bazı türlerde ve sadece bazı zamanlarda gerçekleşir? Maienschein ve MacCord bunu tam olarak anlamak için yenilenmeyi genel olarak biyoloji dünyasına ve neyin nerede ve ne zaman büyüyeceğine, bölüneceğine ve öleceğine karar veren karmaşık geri bildirim döngülerine açılan bir pencere olarak görmemiz gerektiğini savunuyor.” 
–Simon Ings, New Scientist 
“Sadece öğrenciler ve bilim insanları için değil, aynı zamanda politikacılar ve meslekten olmayanlar için de gerçekten düşündürücü bir kitap.” –Eric Röttinger, Kanser ve Yaşlanma Araştırma Enstitüsü, Université Côte d’Azur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117446</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93e4c81-91e9-453f-98b6-b3007c256e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük Kokusu</image:title>
            <image:caption>“Ayrım yok, yıldızken kayarak dünyaya gelmekle öldükten sonra yıldız olmak arasında...” 
Dopdolu bir ömrü şenlendiren gerçek bir sevda, o sevdaya selam du- 
ran derin bir yas... Bilge Bener, bağ kurmak üzerine incelikli bir mo- 
nolog sunan Günlük Kokusu’nda, ilk günden son güne, merhaba’dan 
hoça kal’a uzanan o tanıdık ama biricik hikâyeyi, kahramanının ru- 
hundan-belleğinden yansıyanlarla tekrar kurguluyor: Çift katman- 
lı anlatı, bir yandan ilişkilerin temelindeki çatışmalara-uzlaşmalara 
odaklanırken, bir yandan da 60’lardan 90’lara, toplumumuza ışık 
tutan değerlere ve kemikleşmiş yargılara bakıyor. Bener ailesinin de- 
ğerli külliyatının önemli bir parçası daha günışığına çıkıyor... 
Saat: 00:53. Yalvaran bakışlarında su özlemi. Ama ben sana o çok 
sevdiğin suyu veremiyorum. Başıdumanlı Ilgaz Dağları’na yaslı kentin bekâr odasından çıkıp gece yarısı uykulu gözlerle bir sızıntının peşinde suyu arayan adam! Sana su veremiyorum. Yalnızca ıslak pamuklar gezdirebiliyorum çatlayan dudaklarında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117447</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7c52e56-c4e2-4242-b07f-c4a81118e4d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Klasik Ütopya</image:title>
            <image:caption>Yaşlı bir denizci thomas more&apos;a, son seyahati sırasında tesadüfen keşfettiği utopia adasını anlatır. Ona göre utopia, bütün avrupa devletlerinin yapılanmasına örnek oluşturacak ideal devletin ta kendisidir. Emeğin ortak kullanımının esas alındığı bu toplumda yiyecek sıkıntısı diye bir şey yoktur, hiç kimse dara düşmez, hiçbir yurttaş ailesinin geleceğinden endişe duymaz. Çünkü ütopya adaletin yeryüzündeki simgesidir. 
 
Bacon, yeni atlantis&apos;i yazarken platon&apos;un devlet, timaeus ve critias&apos;ı ile thomas more&apos;un ütopya&apos;sından esinlenmiştir. Yeni atlantıs, bacon&apos;ın toplumların bilimle gelişeceğine olan inancının aynasıdır. Eski utopyaların içeriğindekı sosyal yaşama, dinsel reformlar ve bılginin dagılımına kendi utopyasında bilimin iktidarını katmıştır. Bacon, ideal devletın doğayı insanoğlunun yararına nasıl kullanabılecegını somut olarak göstermeye çalışmıştır. 
 
Campanella&apos;ya gore doğa &quot;sonsuz bilgelik&quot; üzerine yazılmış bir kitaptır. Güneş ülkesi yazarın özgürlük arayışınının ütopyasıdır. Ekvatorun altındaki taprobana adasında yurttaşların bir tur komün hayatı sürdürdüğü guneş ülkesi&apos;ni görür. Kendini begenmişliğe, dolayısıyla kötülüğe yol açtıgından özel mülkiyet yasaktır; bu ülkede her şey herkese aittir. Güneş ülkesi, thomas more&apos;un ütopya geleneğinin parlak bir örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bca8b17-1650-4f80-bdaa-fbf39218a769.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Tilki</image:title>
            <image:caption>Beyaz bir tilkiydi gelen, şehirde bir başınaydı, kaybolmuştu. Tıpkı onun gibi. 
Aslen bir Alaska yerlisi olan on iki yaşındaki Sol memleketinden binlerce kilometre uzaktaki bir liman şehrinde yaşamaktadır. Günlerini çoğunlukla okuldaki zorbalardan saklanarak ve sokaklarda tek başına dolaşarak geçirir. Derken bir gün babasının limanda başıboş gezinen beyaz bir tilkiden bahsetmesiyle her şey değişir. 
Sol’un artık bir amacı vardır: O beyaz tilkiyi bulacak ve onu ait olduğu yere, evine, Alaska’ya geri götürecektir. Beyaz Tilki, ödüllü yazar ve çizer Jackie Morris’ten hayvanlarla ve doğayla olan manevi bağımıza dair etkileyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab11d5f4-bda8-49de-bf2f-1d8d26edcb85.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimizin Yarasında</image:title>
            <image:caption>Yılın en kısa gününde, yolları Ankara’daki bir köşkte habersizce kesişen Emsile ve Heval’in öyküsünün peşine düşen Hepimizin Yarasında, yersiz yurtsuzluğa, dilsizliğe, vatansızlığa, ırkçılığa, toplum baskısına içten bir tanıklık. Attilâ Şenkon, tüm parçaları zamanla yerine oturan bir yapboz misali kurguladığı anlatıda, hangi evde, mahallede, coğrafyada geçtiği fark etmeksizin ortak yaralara sahip olduğumuzu bize anımsatırken, herkesi usulca kendi yarasını düşünmeye çağırıyor. 
 
“Meknuze Dersim’de başıma gelen olay için 
Emsile’yi itham ediyor hâlâ. 
Hâlbuki o yaradan benim kadar kendi de mesul. 
Zira dizimde bir nişan gibi taşıdığım yara 
yalnız benim değil hepimizin yarası.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/077dd2bc-b88b-4360-941a-a9728512c944.jpg</image:loc>
            <image:title>Organik Kitap - Dedemin Bahçesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lin çok heyecanlı çünkü bacağı kırılan dedesi hastanede dinlenirken bahçesiyle o ilgilenecek! Lin ilk gün minik köpeği Flori ile birlikte dedesinin bahçesine gidip bütün bitkileri bir güzel sular. Ama ertesi gün bahçede onu tatsız bir sürpriz beklemektedir... 
Ödüllü çizer Sonja Danowski‘nin yine göz kamaştıran çizimleriyle hayat verdiği Dedemin Bahçesi bize sevgi, sabır ve anlayışla bütün bahçelerin yeşerip çiçekleneceğini hatırlatan sımsıcak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e53b742-2aa7-471c-b188-3a8febe34447.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve Komşu Ülkeler Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve komşu ülkeleri, coğrafi açıdan büyük önem taşıyan ülkelerdir. Bu önem hem doğal hem de beşeri ve ekonomik özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Coğrafi konum olarak ülkemiz büyük avantajlara sahiptir. Bu coğrafya doğal yapısı itibariyle insan yaşamı için en elverişli topraklara sahiptir. Topraklarının büyük bir bölümünü çöllerin teşkil ettiği Ortadoğu bölgesinde çölü olmayan tek ülkedir. Öte yandan yine bölgede çoğu ülkeler su sıkıntısı çekerken, Türkiye; büyük su rezervlerini elinde bulundurmaktadır. Türkiye; şehirleri, köyleri ve insanları ile de komşularından oldukça farklıdır. Ülkemizin eksikliklerine rağmen, dünya platformunda yine de önemli bir yere sahip olmasının sebebi, coğrafi ve jeopolitik öneminden ileri gelmektedir. 
 
Türkiye ve Komşu Ülkeler Coğrafyası isimli bu eserde ülkemiz ile beraber komşusu olduğu Bulgaristan, Yunanistan, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, İran, Irak ve Suriye’nin doğal, beşerî ve ekonomik durumu Türkiye ile karşılaştırmalı olarak, oldukça ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18f0d74d-7410-42ff-aca2-be9e61182e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuz Kokulu Öyküler</image:title>
            <image:caption>Denizin kokusunu, rengini, gerçeğini duygulu/duyarlı bir bakışla yansıtan Ömer Koray; Tuz Kokulu Öyküler’de, okuru insana, insanın denizle öyküsüne doğru yolculuklara çıkarıyor. Deniz, o insanların hayatının nefesi, yaşama sebebidir. Yaşanan, uğraş edinilen denizin doğası görkemli bir anlatımla karşımıza çıkıyor Koray’ın öykülerinde. Yazılmış en güzel bu deniz öykülerini, usta yazarımız Yaman Koray’ın anlatılarıyla yan yana görmek ise edebiyatımız için yepyeni bir zenginlik. Ömer Koray, gelecekte iz bırakan bir anlatıcı olarak bildiği/tanıklık ettiği bir coğrafyayı anlatacağını bu öyküleriyle bize muştuluyor. Denize, deniz insanlarına, yaşamlarını bu uğraşa adamışlara adanış öyküleri de diyebiliriz Tuz Kokulu Öyküler’e. Uzunca süre belleklerinizde iz bırakacak öyküler bir dil şenliğiyle karşılıyor okurunu. 
Feridun Andaç 
 
“Bu insanlar için, nasıl ve ne zaman biteceği bilinmez, umarsız bir kavga hiç durmamacasına sürüyor, sürüyordu. Arada pes eden ekiplerden vardiya alıp, direnmeye çalışanlar çıksa da, bir vardiyayı çıkaramadan, yıkılıyorlardı. Onca insandan arta kalan sayılı denizci yürütüyordu gemiyi. Tükenmeye karşı çıkan o bedenlerde, o beyinlerde direnmek ve savaşmaktan başkaca hiçbir düşünce, kaygı yoktu. Vardiya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efcbad83-d13d-4f24-865d-0ae904bfe2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yaparsın Yalnızca Kuru Bir Dalla?</image:title>
            <image:caption>Parka gelince oturduk bir banka. 
Derken annem kuru bir dal uzattı bana. 
“Bak, ne güzel bir oyuncak olur bu aslında!” 
Tam atacaktım ki elimden, sanki bir kıpırdanma oldu dalda! 
Meğer neler yapılırmış yalnızca kuru bir dalla! 
Ayşe Aydemir’in kaleminden hayal gücünü geliştirecek tatlı bir öykü seni bekliyor. 
Sadece bir dalla neler yapılabileceğini keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91262d64-868b-4c45-abbd-5a2e0e7d4219.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphaneci Teo</image:title>
            <image:caption>Soğuk kış günlerini ısıtan bir hikâye... 
Teo, Binyaprak Ormanı’ndaki en obur ayı. 
 
O kadar obur ki kış uykusuna yatıp aylarca sıcak çikolata içmeden vakit geçirmeyi aklının ucundan bile geçirmiyor. Ancak kış boyu sıkılmamak için yapacak bir şeyler bulmalı. 
 
Bu yüzden Bay Tavşan’ın kütüphanesinde işe girmek en iyisi. Teo kısa sürede kütüphaneyi ormandaki tüm hayvanlar için “obur” bir buluşma noktasına dönüştürüveriyor. Böylelikle Binyaprak Ormanı sakinleri, kitapların en soğuk kış günlerini bile ısıtabileceğini keşfediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6489d590-a0a2-4eea-b604-fe7ec3c4bc44.jpg</image:loc>
            <image:title>Dayanıklılık Sporcuları Özelinde Sporcu Beslenmesi ve Glikojen Rezervleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.BÖLÜM: EGZERSİZ 
 
2.BÖLÜM: BESİN KAYNAKLARI 
 
3. BÖLÜM: OPTİMAL DİYETİN BİLEŞENLERİ 
 
4. BÖLÜM: EGZERSİZ, ANTRENMAN VE YARIŞMALAR İÇİN DİYET ALIMI 
 
5.BÖLÜM: TAKVIYELER (SUPPLEMENTS ) VE PERFORMANS ARTTIRICILAR 
 
6. BÖLÜM: EGZERSİZ VE ANTRENMANA FARKLI DİYET UYGULAMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57431084-7054-4f6c-9671-db1327a486a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze - Çankırı Askeri Tarihi (1837-1997)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
     1. REDİF KIŞLASI VE REDİF BİRLİKLERİ 
 
     2. 38’İNCİ PİYADE ALAY KOMUTANLIĞI 
 
     3. ÇANKIRI’DA ESİR KAMPLARI 
 
     4. İSTİKLAL HARBİ DÖNEMİNDE İSTİKLAL YOLU 
 
     5. 8’İNCİ TOPÇU ALAYI 
 
     6. PİYADE ATIŞ OKULU 
 
     7. NÜKLEER, BİYOLOJİ VE KİMYA OKULU 
 
     8. 4’ÜNCÜ YURT İÇİ BÖLGE KOMUTANLIĞI 
 
     9. ORTA MENZİL KOMUTANLIĞI 
 
 
     10. ASKERÎ ORDUEVİ/GAZİNO MÜDÜRLÜĞÜ 
 
     11. ÇANKIRI ASTSUBAY HAZIRLAMA OKULU 
 
     12. 9’UNCU ZIRHLI TUGAY KOMUTANLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117457</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0216624b-0d54-4abb-886d-0eb3dbf14e80.jpg</image:loc>
            <image:title>Kainat Gezgini Efecan (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Efecan, annesi ve babasıyla birlikte köylerine doğru yola çıkar. Her şey Efecan’ın yolda uyuya kalmasıyla başlar ve köyde kaldıkları süre boyunca Efecan bir kâinat gezginine dönüşür. 
Yıldızları, dağları, denizleri,  ağaçları, rüzgârı, havayı, yağmuru kısacası kâinatı keşfe çıkan Efecan’ın hikâyesini çok seveceksin.  
Sen de kâinatı keşfetmek istersen bu yolculuğa katılmalısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fb9c233-d95f-4bc8-9889-7e37e0ae84d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Felika</image:title>
            <image:caption>Loş ışık Artemis’in yüzüne vurunca Deccal şaşırmıştı. Artemis’in sol gözü, tıpkı Deccal gibi kördü. 
— Ben hayatımda ilk defa kör biriyle konuşuyorum, deyip gülümsedi Deccal. 
— Ben hayatımda ilk defa biriyle konuşuyorum, deyip gülümsedi Artemis. 
— Ee, kaç yaşındasın? Okuyor musun? 
— Grafik tasarımı kazandım bu yıl açık öğretimden. Peki ya sen? — Ben hiçbir boku kazanamadım bu hayatta, biliyor musun? Ne sınavda ne başka bir şeyde, asla başarılı olamadım. Şimdi otelde çalışıyorum, çamaşırhanede. En pis insanların bile istemeyeceği bir yerde çalışıyorum. Paraya köpek gibi muhtaç olan bir evsizin bile istemeyeceği bir işte çalışıyorum. Ben hiçbir bok kazanamadım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/113f955f-723a-4955-ae93-be50dee49cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Glendor</image:title>
            <image:caption>Gün sarıya, soluk sarı bir akşama dönmüştü. Yanmış saman, hafif çiseleyen yağmurun toprağa bıraktığı kokuyla karışınca insan mutlu dahi olabilirdi. Latif bir elin, Yaradan&apos;ın, yeryüzüne dokunuşuna minnet duyulabilir, hayranlıkla izlenebilirdi kuşkusuz. Ne var ki sürmekte olan kötülüğün, saf kötülüğün insana kim olduğunu unutturabileceği bir andı. Ateş eti kavurdu, yürekleri yaktı, kalem yazmaya çekindi ve dil olanları anmak istemedi ama ölenler oldu, çok ölenler oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c9957b-1fef-4565-8a5d-0c004bd73d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Roza Dorea ve Toh Kuşu Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Her canlı özündeki gerçekliğe kavuştuğunda nefes almaya başlar. 
İstediğin kadar kaç, inkâr et, kuytularda saklan. Özündeki gerçeklik sen ne yaparsan yap peşini bırakmayacak. O, engel tanımaz; doğduğunda damarlarından akmaya başlar ve zaman durana kadar seninle gelmeye devam eder. 
 
Bu roman özündeki gerçeklik için savaşanların romanıdır, derin uykularından bir sıçrayışta uyananların serüvenidir. Farklılıklarıyla var olmaya çalışanların, kanatlarını özgürlüğe açanların bitip tükenmeyen hikayesidir... 
  &quot;Mitolojik kanatlılardan olan Harpy&apos;lerin özgürlük mücadelelerini konu alan bu kitap, fantastik kitap okuyucularını soluksuz bir maceraya davet ediyor...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117462</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5df8d47-48f8-4be7-a1c7-00d84b1f84cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Taşın Laneti - Kader ve Alev 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ULUSLARARASI ÇOKSATAN YAZAR K.A. TUCKER, OLAĞANÜSTÜ “KADER VE ALEV” EVRENININ IKINCI ROMANINDA YINE SOLUKSUZ BIR MACERA VADEDIYOR. 
 
“Hem seni sevmek hem de halkıma iyi bir kral olmak… 
İkisini aynı anda nasıl yapacağımı bilmiyorum.” 
 
Mücevher hırsızından istenmeyen kraliçeye dönüşen Romeria herkesin gözünde hain olarak Cirilea’dan kaçtı. Ancak Zander’la arasındaki büyüyen mesafe, onu başına konan ödülden daha fazla rahatsız ediyor. 
Zander onunla birlikte kaçmış olsa da tahtını yeniden kazanmanın yollarını arıyor. Hiçbir ölümsüzün Romeria’yı Islor’un kraliçesi olarak kabul etmeyeceğinin ikisi de farkında. Romeria sevdiği herkes gibi Zander’ın da onu terk etmesinden korkuyor. Zander ise onun varlığının kendi krallığının geleceği açısından ne anlama geldiğinden. Ybaris’in Islor’u yok etme planı ortaya çıktıkça, rakip kaderlerin planladığı daha sinsi bir tehditle karşı karşıya kalıyorlar. Kehanetin izinde Venhorn Dağları’na doğru çıktıkları yolda Romeria, krallık parçalanmadan önce yeni keşfettiği yeteneklerini kullanmayı öğrenmek zorunda. Ancak Ybaris’in armağanı olan zehir sayesinde güç kazanan ölümlü isyanıyla birlikte, her şey için geç kalmış olabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5129fb0-6aa8-4efb-a02f-8fa130069737.jpg</image:loc>
            <image:title>İstihbarat Örgütleri</image:title>
            <image:caption>İstihbarat çalışmaları alanındaki temel araştırma konularının başında, etraflarındaki sis perdesi ve haklarında üretilen komplo teorileri nedeniyle istihbarat örgütleri gelmektedir. İstihbarat örgütleriyle ilgili alan yazının büyük bölümünde teşkilatların tarihsel süreçteki başarıları, başarısızlıkları veya karıştıkları olaylar yer almaktadır. Örgütlerin geçmişi üzerine vaka analizi temelinde yapılan çalışmalar çok önemli olmakla beraber istihbarat teşkilatlarının farklı yönlerinin de ele alınması bu alanın gelişimi açısından son derece elzemdir. 
Bu çalışmada, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin, İsrail, İran, 


Suriye ve Yunanistan istihbarat örgütleri: 
·Tarihsel gelişim, 
·Kurumsal yapı, 
·Ülke içinde ve dışında kullandıkları istihbarat yetkileri, 
·İstihbaratın denetimi ve gözetimi ile güncel gelişmeler bakımından mercek altına alınmıştır. 
İstihbarat örgütleri üzerine başvuru niteliğindeki bu eserde, Türkçe ve İngilizce haricinde diğer dillerdeki çalışmalardan da faydalanılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117464</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6a8c912-deca-45a9-94c6-003fff804978.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolların Harp Taktikleri</image:title>
            <image:caption>XIII. Yüzyılda Moğollar, Cengiz Han liderliğinde askerî tarihin en büyük ve en hızlı yayılma hareketlerinden birini başlattılar. Moğol orduları, kendilerinden önceki bozkır göçebelerinden devraldıkları askerî mirası geliştirerek üst düzey bir başarıyla tatbik ettiler. Tarihsel deneyime dayanan harp taktikleri, sağlam teşkilat yapısı, silah-teçhizat nitelikleri, eğitim ve disiplin, lojistik unsurlar, istihbarat faaliyetleri ve stratejik planlama gibi ana bileşenler sayesinde etkinliğini artırdı. 
Moğol ordusu, Cengiz Han’ın yüksek teşkilatçılık ve liderlik yeteneği sayesinde adeta bir savaş makinesi haline geldi.  
Moğol ordusunda ortak sorumluluk ilkesiyle birimler arası dayanışma ve taktik uyum en üst seviyeye çıkarıldı. Savaş durumuna bağlı olarak birlikler en uygun şekilde konuşlandırılır ve taktik hareketler etkili bir komuta-kontrol mekanizmasıyla sağlanırdı. Kale ve şehir kuşatmalarında sabit tahkimatları aşmak amacıyla teknik bir uzman kadronun desteğiyle pek çok strateji ve taktik geliştirildi. Moğollar, harp taktiklerini farklı coğrafya ve düşmanlar karşısında icra ederek büyük zaferler kazandılar. Moğol askerî etkinliği kısa süre içinde Uzak Doğu’ya ve Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir sahaya yayıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117465</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2d0ddc-047c-4783-8058-5c3cca36b08e.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Avrupa’da Osmanlılar Macarlar ve Habsburglar</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda Orta Avrupa’da büyük bir hakimiyet mücadelesi vardı. Macar topraklarında Osmanlılar ile Habsburglar arasında süren hakimiyet mücadelesinin askeri ve siyasi yönü Geza David-Pal Fodor’un editörlüğündeki bu eserde teferruatlı olarak ele alınmıştır. Bu kitap, Macar ve Osmanlı savunma hatları ve sınır boylarıyla ilgili önemli çalışmaların bir araya getirildiği ve Askeri Devrim’in Orta Avrupa’daki mücadeleye etkisini inceleyen bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd3d37db-a80b-4a6e-948d-e9a5d5c56a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar</image:title>
            <image:caption>Develerin hörgüçlerinde su depolanır hatta saksağanlar da parlak nesneleri çalmaya bayılırlar. Ya da biz hep böyle sandık. Peki ya gerçekten böyle değilse? Yazar Matt Brown, Doğru Bildiğiniz Yanlışlar serisinin bu kitabında, kendine özgü üslubuyla hayvanlar hakkındaki çeşitli efsaneleri inceliyor ve arkasındaki gerçekleri bir bir ortaya çıkarıyor. 
Lemminglerin intihar etmek için kendilerini uçurumlardan attıkları efsanesinden yarasaların kör olduğu efsanesine, kafasını kuma sokan devekuşlarından hep dört ayak üzerine düşen kedilere, evcil hayvanlarımız hakkındaki zengin bilgilerden ürpertici sürüngenlere ve büyük memelilere kadar bu kitap hayvan kavramına ait çok sayıda gerçeği gözler önüne seriyor. Ayrıca alışılmadık beslenme şekillerine ve filmlerde başrolü kapmış bazı hayvanların ne kadar yanlış formlarda gösterildiklerine dair ek bilgiler de var. Eğlenceli yaklaşımıyla bu kitap, hayvanlar hakkında çocukluğumuzdan beri süregelen efsane ve hikâyeleri neşeyle çürütüyor ve sizlere keyifli ve bilgilendirici bir okuma sunuyor. Şaşırmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117467</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fceca7ca-89ee-40d0-9974-232d177b0132.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehre Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Mekânlar şehirleri, şehirler medeniyetleri ortaya çıkarır. Mekânlar medeniyetlerin kundağı; şehirler, büyüyüp serpildiği beşikleridir. Bir şehri, bir mahalleyi, bir sokağı, bir evi tanıyabilmek, sevebilmek ve onunla temas edebilmek için duyularımızın devreye girmesi gerekir.  
Şehre dokunmak, insanın bedeninin ve uzuvlarının tıpkı yasak elmaya dokunması gibi asla kendini frenleyemeyeceği bir duygudur. Medeniyet eserleri ile dolu olan geleneksel şehir mimarisinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapan şehirler, kendisine dokunulmasına müsaade eden şehirlerdir. Şehirler dokunma hissi oluşturabiliyorsa güven veren ve sevilen bir şehir olur.  
Yazar, sahip olduğu beş duyu üzerine inşa ettiği dizisinde “Şehir Kokusu” ve “Şehrin Sesi” eserlerine bir yenisini daha ekliyor. “Şehre Dokunmak” kitabı ile Mehmet Mazak, insan ve şehir arasındaki dokunma duyusunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117468</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd154687-97b7-457c-99e6-6f03bd2b4420.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenlerin Gizli Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Güneş sisteminin genellikle bir saat veya planetaryum gibi mükemmel bir düzen ve uyum içinde olduğunu düşünürüz. Evet, doğrudur ama sadece çok kısa zaman aralıklarında böyledir. Daha geniş bir zaman penceresinden baktığımızda gezegenler ve uyduların hiç de öyle olmadığını, bir sürü düzensizliğin yaşandığını ve verici bir yaşamları olduğunu görürüz. Örneğin, Satürn&apos;ün uydusu Titan’da, tıpkı Dünya&apos;da yaşam ortaya çıkmadan önceki gibi sıvı metan dolu göller ve tepelerle vadiler bulunduğunu pek çoğumuz bilmeyiz ya da Merkür&apos;ün en utangaç gezegen olduğunu; Mars&apos;ın en büyük volkanının Dünya&apos;nınkinden 100 kat daha büyük olduğunu; en derin kanyonunun Arizona eyaletindeki Grand Canyon&apos;dan 10 kat daha derin ve kırmızı değil de mavi renkte olduğunu bilmeyiz. Ve daha pek çok şeyi... 
 
Yaşamını astronomi çalışmalarına adayan ve sınırsız bir merakla beslenen Paul Murdin&apos;in bu büyüleyici yeni kitabı; gezegenler, uydular ve güneş sistemindeki konumumuz hakkında ayrıntılı bir keşif sunuyor ve gezegenlerle ilgili tüm sorularınıza yanıt veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39fca59e-a0d6-4c19-9f65-80502f13df64.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Klasik ekonomik yaklaşımlara farklı bakış ve krizlere karşı yeni çözümler... 
Küreselleşme ve ardından gelen Küresel Kriz, mevcut ekonomik bakışın dünyada olan biteni açıklamakta yetersiz kaldığını âdeta gözümüzün içine soktu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında giderek belirginleşen farklılıkları kavrayamayan ve bu nedenle de duruma özel yaklaşımlar sunamayan ekonomi politikaları, özellikle gelişme yolundaki ülkelerin yaşadığı sorunlara çözüm getiremez oldu. Bu kitap, her ülkenin, popülist dürtülere kapılmadan, bilimin ışığında kendi koşullarına uygun ekonomi politikaları geliştirmesi gereğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7663b62a-8657-45cf-ada0-0d6a88f00443.jpg</image:loc>
            <image:title>Semboller ve Anlamlarıyla Tarot Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Tarot’un gizemli kapılarını aralamak ve bu kadim bilgelik sisteminin derinliklerine 
dalmak ister misiniz? 
Kitapta yer alan kartları özenle boyarken, Tarot’un sembolleri ve imgeleriyle derin bir 
bağ kuracaksınız. Renklerin enerjisiyle sezgisel yönünüzü güçlendirecek ve Tarot’un 
mesajlarını daha iyi kavrayacaksınız. 
Bu kitapta sadece boyama sayfaları değil, her kart için temel açıklamalar ve yorumlar 
da bulacaksınız. Tarot sembollerinin anlamları hakkında bilgi edinecek ve kendi 
yorumlarınızı oluşturmak için ipuçları alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f46ae88-b181-4a04-9b39-5cf53862492a.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Verenler-4 Mahatma Gandi</image:title>
            <image:caption>HİNT TOPLUMUNDA bir lidere dönüşen, adalet ve eşitliğin savunucusu olan Mahatma Gandi, Hindistan’ın bağımsızlık hareketinin öncüsü oldu ve tarihin seyrini değiştirerek bütün ezberleri bozdu. 
Albert Einstein onun hakkında, “Gelecek nesiller Gandi gibi bir insanın dünya üzerinde yürümüş olduğuna inanmakta zorlanacaktır.” dedi. Çünkü o, mücadelesini şiddet kullanmadan, sadece sevgi dili ile gerçekleştirdi. 
Evet, bu kitap haksızlığın, adaletsizliğin, ayrımcılığın ve her türlü kötü muamelenin karşısında barışçıl yollarla direnen, birliği, yardımlaşmayı, iyiliği ve güzelliği ömrü boyunca tavsiye eden, sevenleri tarafından “Yüce Ruh” anlamına gelen “Mahatma” adı ile anılan, ilham dolu “MAHATMA GANDİ”nin hayatına ayna tutmaya çalışacak. 
Bakalım bizim payımıza bu güzel hikâyeden hangi ışıltılar düşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117472</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd1d52c-8fac-46d4-ad38-3d57ec2c6e11.jpg</image:loc>
            <image:title>Abus</image:title>
            <image:caption>Abus...
Merhametin hor görüldüğü, iyiliğin suç olduğu, vicdanı kara şehir...
Ve öyle bir şehir ki; iklimi yumuşak, toprağı verimli, havası temiz, suyu berrak, kaynakları bol… Denizin kokusu üzerinde… Baharda açan pembe beyaz çiçeklerin kokusuyla birlikte…
Var mıdır dünyada böyle bir şehir?
Hayal ürünü müdür Abus yoksa gerçek midir?
Orasını okur kestirecek...
 
 
“Lakin dünya karanlığı da sever, yapamaz onsuz da neticede. Şarttır hatta… Ağlayan da gülen de daha samimidir gecede. Gizlenmek, gizlemek kolaylaşır. İnsan saklanmaya da ihtiyaç duyar, nihayetinde. Gözyaşlarını, çılgın kahkahalarını, dışarıya fışkıran hasedini, şerrini, yumuşaklığını, zavallılıklarını, şehvetini, tutkusunu… Muhafazalı bir kutuda sakladığı her hissini, tabiatının göstermek istemediği taraflarını isterse karanlıkta açığa çıkarır. Kutuyu karıştırıp ortaya dökmek daha kolaydır gecede. Karanlık, yalnızlığın da süsüdür. Günahlar içine gömülmeye ve unutulmaya bırakılır. Belki de o yüzden kararmıştır gece. Kim bilir? Her ne ise… Gündüzün ışığı ne kadar gerekliyse gecenin karası da ihtiyaçtır.
Abus şehrinin insanları da birazdan gecenin kollarına bırakacaklar kendilerini. Bazıları gevşeyerek, bazılarının iç sıkıntısı artmış bir hâlde, bazılarının ise içleri kıpır kıpır… Kimileri de bütün gün kendilerini sıkıp, her ne sebeple olduğunu onlar bilir, içlerinde tuttukları nefesi bırakmak için…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117473</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d96249-b743-4114-90ad-5300db073ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudak Yarası</image:title>
            <image:caption>yağmur kokusunda 
pas tutmuş 
çoğul yalnızlıklarımdan 
kalmış gebe sözcüklerim 
uzunca bir yolun teri düştü yorgunluğuma 
emeksiz sevdaların zenginlikleri içersindeyiz 
yeni bir çağın geçmiş çıraklığında yanıyoruz 
soyunmak mı istersin acımasız dünyanın kibrine 
 
geldik ve gidiyoruz 
 
üç günlük uykumuzun ölüm sersemliğinde 
yağmur kokusundaki toprak 
 
binlerce insanın anılarını saklamışçasına geliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117474</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af97185-9ad8-46cb-a362-e538919302b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Galib Divanı’nda Tipler ve Şahsiyetler</image:title>
            <image:caption>Çalışmada XVIII. yüzyıl klasik Türk şiirinin zirve şairlerinden olan Şeyh Gâlib Divanı’nda yer alan kişiler ve tipler tespit edilmeye çalışılmıştır. Şeyh Gâlib’in asıl adı Es’ad olup 1757 yılında İstanbul’da doğmuştur. Gâlib, Mevlevîlik ve şiir çevresi içinde doğmuş ve yetişmiştir. Gâlib’in yetişmesinde dönemin önemli kişiliklerinden Hoca 
Neş’et Efendi’nin önemli katkıları olmuştur. Gâlib Dede, 1791 yılında Galata Mevlevîhânesi’nin şeyhi olmuştur. Gâlib’in hem tarikat hem sanat yaşamının en parlak dönemi Galata Mevlevîhânesi’ndeki şeyhlik yıllarıdır. Şair, hayatın baharında henüz 42 yaşındayken 1799’da ansızın rahatsızlanarak vefat etmiştir. Devrin padişahı III. Selim ile iyi ilişkiler içerisinde bulunan şair, yazdığı birçok kasidede Sultan III. Selim’i övmüştür. Gâlib, XVIII. yüzyıl divan şiirinin son büyük şairi kabul edilmektedir. Yazdığı Hüsn ü Aşk adlı eseriyle büyük bir üne kavuşmuştur. Şairin diğer önemli eseri Divan’ı dır. Gâlib, aynı zamanda Sebk-i Hindî ekolünün XVIII. yüzyıldaki önemli temsilcilerindendir. Bu çalışmada Şeyh Galip Divanı’nda yer alan tipler ve kişilikler ile ilgili tespit edilen örnekler iki bölüm halinde incelenmiştir. Her bölümde tespit edilen tip ya da kişilik olarak verilen isim hakkında bilgi 
verilmiş ve bu tip ve kişiliklerin Divan’da geçtiği yer belirtilmiştir. Çalışmanın ilk bölümde tipler, ikinci bölümde ise kişilikler incelenmiştir. Tipler, Tahayyülî/Tasavvurî Tipler (Hikâye-Destan- Masal Kahramanları, Karakterler), Meslek Tipleri, Temsilî Tipler, Dinî-Tasavvufî Tipler ve Toplumsal Tipler olmak üzere beş ana grupta incelenmiştir. Kişilikler ise Dinî Kişilikler, Tarihî-Efsanevî (Destani- Mitolojik) Kişilikler, Edebî Kişilikler, Mutasavvıf Kişilikler ve Bilgin Kişilikler olmak üzere beş ana başlık altında ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117475</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b15c7c2-23ca-4f94-8a9f-86f2bf05137e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın ve Tasavvuf</image:title>
            <image:caption>İslâmî gelenek, Allah’ın Âdem’e şöyle seslendiğini bildirir: “Ben rahmetimi kulum Havvâ’nın şahsında senin için topladım” ve “Ey Âdem, mümine bir kadından daha hayırlı bir rahmet olamaz.” Tasavvufî bakış açısı bu sözleri şöyle yorumlar: Allah, rahmetiyle insanın nefsini var etmiştir. Eğer o nefis mutmain mertebesine ulaşıp mümin olursa beşeri insan makamına yükseltir ve Allah’ın ondaki tecellîsiyle mükâfatlandırır ki bu da en hayırlı rahmettir. Dolayısıyla tasavvufta dişi nefsi, erkek ise aklı temsil eder. Ve nefis, şikâyet edilmesi değil, bilakis şükredilmesi gereken bir tekâmül fırsatıdır. Aklın nefse, nefsin de akla ihtiyacı vardır. Bu gerçek, Kur’an’da şöyle bildirilir: “Siz kadınlarınız için bir elbisesiniz, kadınlarınız da sizin için bir elbisedir.” 
 
Hz. Peygamber (s.a.s) “Kadın ve erkek birbirlerinin iki yarısıdır.” derken Hucurât Sûresi’nde buyurulan “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık.” âyetinin yorumunu yapmıştır. Ve O’nun (s.a.s) “Kadınlar, akıl ve gönül sahibi erkeklere hükmederler.” sözü de kadının Allah’ın zâtından bir nur olduğunu açıklamaktadır. 
 
Nihayet diyebiliriz ki: “Ey Allah’ın Cemâli olan kadın, sen ki Allah’ın Rahmet ve Rahîm tecellîlerinin kaynağısın. Eğer Yaradan, erkek ve kadın kutuplarda görünüp kendinden kendine âşık olmasaydı O’nu nasıl tanıyıp idrak edebilirdik.” 
 
*** 
 
Elinizdeki bu kitapta; Cemâlnur Sargut, Dr. Karim D. Crow, Dr. Anna Bigelow, Prof. Dr. Azîzan Baharuddin, Rabia Brodbeck Uzun, Prof. Dr. Suad el-Hakîm, Prof. Dr. Mehmet Demirci, Prof. Dr. Carl W. Ernst, Dr. F. Cangüzel Güner Zülfikar, Sadık Yalsızuçanlar gibi kıymetli isimlerin “Kadın ve Tasavvuf” üzerine kaleme aldıkları yazıları okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117476</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f4b2acc-76d0-49b7-934b-fb9b7abe31c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat En Çok İyileri Kırar</image:title>
            <image:caption>“Olumsuz bir olay karşısında kendini suçlamak, başkasını suçlamak, koşulları suçlamak koza örmek gibidir. Kişi bu sorulara takıldıkça kozasını kalınlaştırır, içine hapsolur ve kurban olduğuna inanır. Buna karşılık, ‘Şu anda iyi olan ne?’ sorusunu kendisine sorduğunda kozayı deler ve sorunu çözmek için sahip olduğu öz kaynakları fark edip odağını fırsatlara çevirir. Çünkü enerjimizi nereye koyarsak hayat orada gelişir.”¾ACAR BALTAŞ 
Günümüzde dünyanın kötüye gittiği ve her şeyin bozulduğu yönünde genel bir kanı var. Hemen herkes dünyadaki olumsuzluklardan ve hayatında eksik gördüklerinden şikâyet ediyor. Hepimiz bir yandan günlük rutinler içinde yaşam mücadelesi verirken bir yandan da kendimizi gerçekleştirmek ve anlamlı bir hayat yaşamak istiyoruz. 
İşte böylesi dönemlerde nereden başlayacağımızı, nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemiyor ve anlamı, farkındalığı, özdisiplin ve sağlam iradeyi bize hatırlatacak “bir bilgeye” ihtiyaç duyuyoruz. 
Yarım asırlık mesleki kariyeri, yetmiş yılı aşkın yaşam tecrübesiyle psikolojiyi bilimsel temelinden uzaklaşmadan geniş kitleler için anlaşılır kılan Acar Baltaş, tam da bu noktada yeniden ayağa kalkmak için enerjimizi doğru yere koymamız, gücümüzün ve yetkinliklerimizin farkında olmamız için bize kapı aralıyor. 
Enerjimizi nasıl doğru yere koyabiliriz?
Değişim her yaşta mümkün müdür?
İşyerinde huzurlu bir ortamı nasıl yaratabiliriz?
Başarılı bir iş liderini, sevilmeyen bir yöneticiden ayıran farklar nelerdir?
Aşk, evlilik ve cinsellik konusunda bilmemiz gerekenler nelerdir?
Anne-baba olarak değişen dünyada hangi konularda sıkışıyoruz?
Türkiye’nin mutlu insanlar ülkesi olması nasıl gerçekleşecek?
Hayat neden en çok iyileri kırar?
Peki, kırıldığımız yerden nasıl güçleniriz? 
Mert İnan sordu, Acar Baltaş yanıtladı; Hayat En Çok İyileri Kırar, hayat üzerine düşünmek ve farklı yolları denemek isteyenler için bir başucu kaynağı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117477</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7819a22-aa84-405e-8eda-e278b19f3801.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İmparatorluk Osmanlı</image:title>
            <image:caption>İlber Ortaylı Devlet-i Âliyye’yi 
yeniden keşfetmeye davet ediyor... 
“Osmanlı İmparatorluğu tarihin gerçek anlamdaki son üniversal, yani beynelmilel, cihanşümul imparatorluğudur. 
Akdeniz havzasındaki üç tarihî imparatorluktan birini kuranların torunları ve çocuklarıyız. Osmanlı’nın tarihini, kimliğini bilmek ve anlamak kolay değil; bütün etrafımızı, yani yeryüzünün en esaslı uygarlıklarını tanımamız, incelememiz, Osmanlı’nın kurumlarını, anlayışını, olaylara bakışını bilmemiz lazım. Osmanlı’yı tanıdıkça, araştırdıkça, okudukça kendimizi daha çok sevecek ve tarihimize daha çok ısınacağız. 
Şüphesiz elinizdeki bu kitap da bu konuda okura yardımcı olma ve Osmanlı’ya dair yeni ufuklar açma iddiasındadır.” 
İlber Ortaylı 
 
Geçmişten geleceğe tarihi gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı sizleri Osmanlı dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Ortaylı, bu kitabında okuru Osmanlı&apos;yı son imparatorluk yapan yönetim şekli, devletlerle olan ilişkileri, farklı kültürlere, dinlere yaklaşımı ve kurumlarıyla kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117478</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705229c4-d671-4be4-be08-3252b4e70c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutsuz Karakterler</image:title>
            <image:caption>“Hayatımız değişecek ama sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar.” 
“Hayatınız değişmeyecek,” dedi Mike, biraz tahammülsüz. “Belki planlarınız değişir ama hayatınız değişmeyecek.” 
 
Otto ve Sophie Bentwood, Brooklyn’in dönüşüme uğrayan bir mahallesinde yaşayan 15 yıllık evli bir çifttir. Otto avukatlık yapar, Sophie ise Fransızcadan kitaplar çevirir. Güzel mobilyalarla döşedikleri evlerinde mahallenin eski sakinlerinden farklı olarak varlıklı bir hayat süren bu çift, diğer insanları kendilerine bir tehdit olarak görürler fakat dostlarının ev partisine davetli oldukları bir akşam, Sophie’nin beslediği bir sokak kedisi tarafından ısırılması başlarına gelecek uğursuzlukların başlangıcı gibidir. Bu ısırığın ardından gelişen olaylar Bentwood’ların, bilhassa da Sophie’nin, krize giren ilişkilerini ve yaşam tarzlarını sorgulamasına yol açacaktır. 
 
 “1991’de ilk kez okuduğumda Umutsuz Karakterler’e vurulmuştum. 
Bana Fox’un çağdaşları John Updike, Philip Roth ve 
Saul Bellow&apos;un romanlarından açıkça daha üstün geldi. 
Tartışılmaz bir biçimde muhteşem görünüyordu.” 
Jonathan Franzen 
 
“Fox’un romanı, özellikle de zekice kurgulanmış diyaloglarıyla, samimi görünen ilişkilerin kırılganlığını ortaya çıkararak benzersiz bir his uyandırıyor.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117479</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c193cdbe-2f25-46b8-91ae-235359095e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat ve Siyaset Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Sanat ve Siyaset Konuşmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117480</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ed043ce-a2c3-4701-8ac1-538ee99ae602.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazuka</image:title>
            <image:caption>İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezar taşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetişkinler zombilere benziyor. 
 
 
Murat Uyurkulak, ilk öykü kitabı Bazuka’da okurlarına birbirinden acayip dokuz öyküyle sesleniyor. Hayatla arasına bir çizgi, bir katman koymaya gerek duyulmamış öyküler bunlar. Hınzır bir gülümsemeyle yazılmış çoğu ve yazarının murat ettiği gibi, çoğu zaman hınzır bir gülümsemeyle okunuyor. 
 
Edebiyatımızın kayıp isimlerini selamlayarak başlıyor, hayatımızın her ânına dokunup kaybolan figürlerle, hayatımızın her ânına dokunan ama çoğumuzun görmezden geldiğimiz toplumsal yüzleşme hikâyeleriyle devam ediyor. 
 
Bazuka, usta bir romancının, derdini, neşesini bu defa öyküye kattığı keyifli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117481</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aca4e28-9f16-41ce-8ab8-84507dd5ccfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Başarısızlıkları</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihleri, felsefenin tarihini bugüne kadar genellikle bir başarı öyküsü olarak anlattılar: Bilimlerin belki de en uzun süre tahtında kalan kraliçesi, ihtirası ve kararlılığıyla son 2.500 yılda Batı kültürünün şekillenmesinde büyük bir rol oynadı. Görünenin ardına geçip gerçeğe ulaşmayı, evrensel hakikatleri kavramayı, insanlığın değişmez sorularına bir yanıt vermeyi vaat etti. İyi yaşamın sırrını, kendini ve dünyayı tanımanın anahtarını sunduğu iddiasıyla hareket etti. Zamanı geldiğinde vakur bir tavırla tahtının vârislerine, bilimlere bıraktı, onlara tavsiyeler vermekle yetindi. En azından bu öykü çoğu zaman bu şekilde anlatıldı. Peki, gerçekten de felsefenin öyküsü bir başarı öyküsü mü?  Felsefe gerçekten de değişmez sorulara farklı yanıtlar veren bir ve aynı gelenek mi? Felsefeciler tarih boyunca aynı etkinliği mi gerçekleştirdiler? Soruları ve sorunları, amaçları ve yöntemleri birbirinin devamı mıydı? Farklılıklar sadece farklı dönemlerin şartlarının bir yan ürünü müydü? Terk edilenler sadece sistemler veya anlayışlar mıydı? Tanınmış felsefe tarihçisi Stephen Gaukroger bu kışkırtıcı kitabında felsefe tarihinin pek anlatılmayan, çoğu zaman sessizlikle geçiştirilen öyküsünü anlatıyor ve bu gibi sorulara bir yanıt veriyor. Felsefe tarihinden zengin örneklerle tarihte sadece tek tek felsefi sistemlerin, okulların ve görüşlerin değil felsefenin ta kendisinin defalarca başarısız olup çöktüğünü, bazen yüzyıllarca terk edildiğini, yerini başka etkinliklerin aldığını gösteriyor. Felsefeyi felsefe olarak anlamanın yolunun onun başarısızlıklarını da denkleme katmaktan geçtiğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117482</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021fff05-1bd9-4ac6-822d-03853e1e2e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargalar</image:title>
            <image:caption>Şöhret yalnızca şeytan için bir tehdittir- 
Çünkü o yalnızlığı sever, 
Yine de her gece beni ziyaret eder- 
Ve bana hediyeler getirir- ay ışığından.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117483</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66066855-f2c6-48b6-848e-6fd04db140a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Ruh Çağırma</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl pek çok savaş ve devrimin getirdiği bunalımların yanı sıra teknolojide muazzam ilerleyişin sahnesi de oldu. Telgrafın ve telefonun icadıyla bir arada olmak için aynı mekânda olma gerekliliğini dahi yıkan iletişim teknolojisinin insana her şeyi yapabilme kudreti verdiği zannına düşüldü. 
Öte yandan, uzakları yakın eden iletişim ve ulaşım devrimlerine rağmen muktedir insanın ölüm karşısında çaresizliği daha derinleşti. İnsanın ölüm ve varlık üzerine anlam arayışı, telgraf telinin öte dünyaya uzanma ihtimalinde tezahür etti. Yakınlarını kaybedenler, şeytanını arayan Faust’lar ve bazen de tahttan indirilen V. Murad gibi ruhi bunalımlar yaşayanlar ruhlarla iletişime geçme vaadinde bulunan ispiritizmacılar ve manyetizmacılarla yan yana geldi. Ruh çağırma seanslarında ruhlar vasıtasıyla masaları hareket ettirenler, resim çizenler, Platon’un Eski Yunanca metinlerini aktaranlar mistik ile bilimselin, materyalist ile maneviyatçının arasında bir yolda telsiz iletişim aygıtlarının icat edilmesine öncülük eden  pek çok deneyle varoluşun sınırlarını zorladılar. Avrupa ve Amerika’dan gelen bu arayış, Osmanlı entelektüeli için de geleneksel inanç ve kavramlarla harmanlanmış cevaplar manzumesi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117484</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a41d44-9b94-4a5e-b7e2-e4f152c1bb44.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşegül Işınla Bizi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap dünya çapındaki başarılar ya da bir yaşamöyküsünün dökümünden ibaret değil. Bu kitap, küresel bir teknoloji liderinin, Ayşegül İldeniz’in İzmir’de başlayıp yüzü aşkın ülkeden geçerek Silikon Vadisi’ne uzanan kariyerinin ilham verici hikâyesini anlatıyor.   
 
Afrika’dan Amerika’ya gittiği ülkelerde, tanık olduğu hikâyelerde, dokunduğu insanlarda dünya ve toplum için ürettiği teknolojik dönüşümlerin izini süren Ayşegül İldeniz, global akıllı teknolojilerin mimarlarından biridir. Doymak bilmeyen merakıyla hayatın hakkını vermeye inanan bir teknoloji lideri Ayşegül İldeniz. Arkeolojiden sinemaya, kitapların dünyasından büyücü dükkânına uzanan bu anlatıyı okurken “seksen günde devriâlem” yaşayacak, başarının ve geleceği yaratmanın sonsuz heyecanına ortak olacaksınız. 
 
Ayşegül Işınla Bizi, hem ilham verici bir portre, hem de kışkırtıcı bir yaşam hikâyesi. 
 
“Julio Cortázar kadar cool, Tenten kadar maceracı, Marguerite Duras kadar zamanüstü, Pippi Uzunçorap kadar cesur, Michel Foucault kadar muhalif olmak istiyordum... Tabii ki yapabilirsiniz, hem de şahane şeyler yapabilirsiniz, hatta hemen yapmalısınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117486</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b6b52a-fbef-440a-9cf8-8fd7e10615f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Butleryan Cihadı</image:title>
            <image:caption>Paul Atreides’in cihadına kadar süren binlerce yıllık yolculuğun başlangıcını anlatan Dune: Butleryan Cihadı’yla Dune Efsaneleri üçlemesi başlıyor! 
 
Paul Atreides, Dune olarak bilinen çöl gezegenindeki Fremenlerin lideri Muad&apos;Dib olmadan, şeytani Baron Harkonnen, Atreides Hanedanı&apos;nı yok etmeden ve baharat ile kumsolucanlarının sırrı keşfedilmeden çok uzun zaman önce destansı bir hikâye vardı. Mentatların, Zensünni Gezginlerinin ve Bene Gesseritlerin doğuşunu içeren bir hikâye... 
 
“Politik ve ticari evrenimizin başlangıcı, düşünen makinelere karşı girişilen bu korkunç savaştı. Robotların, bilgisayarların ve simeklerin hâkimiyetine karşı isyan eden özgür insanların hikâyesini anlatırken beni dinleyin. Atreides ve Harkonnen Hanedanlarını ölümcül düşmanlar hâline getiren büyük ihanetin, bugüne kadar süren şiddetli kan davasının nedenini anlayın. Bene Gesserit Rahibeler Birliği’nin, Uzay Loncası’nın ve onların Yönbulucularının, Ginazlı Kılıçustalarının, Suk Tıp Okulu’nun, mentatların köklerini öğrenin. Zulüm altındaki Zensünni Gezginlerinin çöl dünyası Arrakis’e kaçışlarına ve orada, en büyük askerlerimiz olan Fremenler hâline gelişlerine tanık olun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117487</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e80718-bcbc-44a2-9682-537dbb9d8eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Nişanlıları</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce, “Kırılma” adı verilen bir felaketin ardından, dünya birçok göksel adaya bölünmüştü. Kemer olarak bilinen bu adaların her biri farklı şekillerde gelişmişti ve zamanla kendine özgü bir ilişkisi var gibi görünmekteydi, öyle ki günümüzde birbirine hiç benzemeyen dünyalar bir arada ama ayrı ayrı var olabiliyordu. Ve Kemerlerin her birinde, her şeye gücü yeten bir atanın ruhu yaşıyordu. 
 
Anima Kemeri’nde yaşayan bir kız, eski püskü eşarbı ve miyop gözlükleriyle Ophélie, eşsiz yeteneklere sahipti: Nesnelerin geçmişlerini okuyabilir ve aynalardan geçebilirdi. Onu, güçlü Ejderha klanından Thorn’la nişanladıkları sırada dünyasında dertsizce yaşamaktaydı. Oysa artık ailesinden ayrılması ve Kuzey’in uçan başkenti Gökşehir’e, Thorn’a gitmesi gerekmekteydi. Peki hangi amaçla seçilmişti? Gerçek kimliğini neden saklaması istenmişti? Ophélie farkında olmadan ölümcül bir komplonun oyuncağı hâline gelecekti. 
 
“Dabos nadiren bir araya gelen karmaşık dünya inşası, incelikli karakter gelişimi ve sürükleyici olay örgüsü üçlüsünü kolaymış gibi göstermeyi bile başarmış.” –KIRKUS REVIEWS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117488</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a09d0aa-5048-4756-81dd-038451f50b55.jpg</image:loc>
            <image:title>Esnek ile Geniş</image:title>
            <image:caption>Modern zamanların ideal çifti Esnek ile Geniş. Beş parasız da olsalar, makarnaya da talim etseler kaygısızlığın manifestosunu yazmış, altına imzasını atmış bir çift karşımızdaki. Yeri geldiğinde seslerini çıkarmaktan çekinmeyecek kadar cesur, yeri geldiğinde bir o kadar vurdumduymaz. Kemik, Lombak ve Uykusuz dergilerinde yayımlanan Esnek ile Geniş her sayfasında okuru özdeşleşebileceği, bazen de imrenebileceği bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117489</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48488d07-a4ef-41c3-a8f2-616ac79376dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarasa Çıkmazı 2 - Gizemli Kara Kediler</image:title>
            <image:caption>Cadı çırağı Ayfin, örümcek ağı bağlamış bilmecelere, karanlığın içinde gizlenen bulmacalara bayılıyor. 
Keşfetmek, yeni şeyler öğrenmek tam ona göre. Bu yüzden Cadıizi Diyarı’nın beş cadısından biri olan 
Kiethra Küllükadeh’in yanında çırak olduğu için çok mutlu. Ancak eğitimine başlayacağı malikâneye adımını atar atmaz gizemli olaylarla karşılaşmak hiç beklemediği bir şey. Yani önce biraz tılsımlı söz filan öğrense iyi olurdu ama başka çare yok. 
Malikânedeki gizemli canavarın sırrını çözmek, Bayan Küllükadeh’in kayıp kocası Kaptan Kabakaş’ın başına gelenleri öğrenmek Ayfin’e düşüyor. 
Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Göktuğ Canbaba’nın kaleminden yepyeni ve soluk kesici bir seri: Yarasa Çıkmazı! 
 
DiKKAT: ÜRPERTi, GiZEM VE KAHKAHA iÇERiR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117490</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c17a8816-00f7-4b5b-8397-49bb98f0ee79.jpg</image:loc>
            <image:title>Alacagöl Efsanesi</image:title>
            <image:caption>“Gece yarısı düşen çığ, mezra ile bütün iletişimi kesmişti. Jandarmalar, karın kapadığı kıyı yolunu açtıklarında, mahsur kalan köylülerin hepsi­nin katledilmiş olduğunu gördüler. Sadece insanlar değil, hayvanlar da yok edilmişti.” 
 
Alacagöl Efsanesi’nde Levent Şenyürek, 90’lı yılların Güneydo­ğu’sunda geçen dört günün hikâyesini anlatıyor; Jandarma Asteğmen Haluk Güner’in, Alacagöl kıyısında gerçekleşen esrarengiz ölümleri araştırdığı gizemli ve bir o kadar da gerilimli dört gün... 
 
“Gölde bir şey vardı sanki. Bir şekilde ortaya çıkıyor ve bekliyordu. Ra­hatsız edilmediği sürece balıklar dışında kimseye zararı dokunmuyordu. Ancak rahatsız edilirse hemen harekete geçiyor, gölden çıkarak çevrede ya­şayan ne varsa boğduktan sonra geldiği yere geri dönüyordu.” 
 
Merak unsurunu sürekli diri tutan temposuyla Alacagöl Efsanesi, fan­tastiğin çoğu zaman hayatın ta kendisi olduğunu yeniden hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117491</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d9926b-df94-497c-99b7-c4e9fdd82cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dadanık</image:title>
            <image:caption>DADANIK ORTAYA ÇIKMADAN HEMEN ÖNCE: 
Yazarın gülmekten karnına ağrılar girdi. Çizerin gözlerinden gelen yaşlar boyaları akıttı. 
Editör hep aynı rüyayı görüyor: Dadanık, elmasından bir ısırık alıyor. Çevirmene henüz dadanılmadı. Ama yakındır! 
Kütüphaneci, birbirine yapışan kitapları ayırmaya çalışıyor. 
Okur... Şimdi sıra onda. Dadanık’la tanışmanın tam zamanı! 
Anıl Basılı, Dadanık ile bizleri karanlıkta el feneriyle kitap okuduğumuz ve gülüşmelerimizle evdekileri uyutmadığımız günlere götürüyor. 
#DadanıkAramızda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117492</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0062a89-0e29-4495-9910-8f007d4f85da.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Kulağı</image:title>
            <image:caption>Doğukan İşler’den tüm kalem yontanlara, yonttuktan sonra kalemlerini tutup öpenlere ve yazmasa deli olacaklara ithaf edilmiş yeni bir öykü toplamı: Dervişin Kulağı. 
 
Çocuklar, kediler, dervişler, mezarından kalkıp gelenler, uçarken yağmura yakalananlar... İşler, düşlemini ustaca kâğıda dökmeye devam ediyor Dervişin Kulağı’nda. Rüyalardan, hayallerden, kendi yazı evreninden; fantezi ve gerçekliğin katışıp ayrıştığı bir âlemden sesleniyor okura. Kanın doğru damarlarda aktığı, sulayacağı yeri kimselere danışmadan bulduğu; inleyen, sayıklayan, görünür görünmez hikâyeler anlatıyor. 
 
“Ben hızlandıkça ses yakınlaşıyor. Demek ki doğru yoldayım, diyorum kendime. Şeyhimin sesi bu duyduğum, amenna, ama ne diyor, ne anlatıyor, kime sesleniyor, ne söylüyor, onu anlamıyorum. Sese doğru yaklaştıkça da bir karaltının peyda olduğunu görüyorum az ilerimde. Bir taraftan koştur koştur ilerlerken, diğer taraftan da gözlerimi kısarak bakıyorum ki karaltıya, emin olayım, kimdir, hakikaten de şeyhim midir bu duyduğum, canım sultanım mıdır bu gördüğüm. 
(...) 
Tut kulaklarını, bırakma. 
Tut kulaklarını, bırakma. 
Tut kulaklarını...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117493</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648f9f66-9029-4256-b70a-bec963a6d1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>LOL Surprise ÇOK BOYA! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>LOL Surprise ÇOK BOYA! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117494</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a91f127-948a-4a8c-8ac0-1189d98bd386.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Olumlama</image:title>
            <image:caption>Terapist Whitney Goodman’dan olumlu olma baskısı karşısında, duygularımıza –baş etmesi güç olanlara bile– sahip çıkmak için nitelikli bir rehber.
İnsanlar her yeni gün pozitif olma baskısıyla karşı karşıya. “Güzel enerji eşittir güzel hayat” mottoları, “iyi tarafından bak” tavsiyeleri havada uçuşurken olumsuz kişileri tek mutluluk formülüyle susturmak mümkün: Gülümse geç! Hastalık, kayıp, ayrılık ve diğer zorluklarla karşı karşıya kalındığında bile gerçek duygular hakkında konuşmak, onları sindirerek zamanla daha iyi hissetmek için çok az fırsat var.
Peki olumlu olmak tüm sorunların çözümüyse neden çoğumuz endişeli, depresif ve tükenmiş hâldeyiz?
Elinizdeki bu kitap, toksik olumlamanın kendimize ve ilişkilerimize ne kadar zarar verdiğini ortaya koyarken araştırmalardan ve danışan hikâyelerinden besleniyor. Terapist Whitney Goodman’ın kaleme aldığı bu dürüst rehber, olumsuz duyguları deneyimlemenin ve onlarla başa çıkmanın etkili yollarını şefkatle sunuyor.
“Bu kitap, şükran defterinizi olabilecek en iyi şekilde doldurmanızı sağlayacak.” —Stylist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117495</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c487a060-841c-4d7d-a9e2-5f874b4ce9c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gastronotlar</image:title>
            <image:caption>Dünya genelinde on iki yaşından küçük mucitler arasında en iyisi olan Sally Tinker, yine müthiş bir icatla karşımızda: İnsanın en güçlü organına yerleşip onu süper zeki yapan bir AkıllıÇip! Ancak Sally’nin küçük kardeşi Joe bu çipi yutunca, felaket boyutunda bazı gazlı sonuçlar ortaya çıkar. Sally ve arkadaşı Charli, kendilerini küçültüp Joe’nin bağırsaklarına girmek ve bir an önce bu icadı devre dışı bırakmak zorundadır. Sonuçta, en kötü ne olabilir ki?.. 
Bol kokulu ve heyecanlı bir Sally Tinker macerasına daha hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117496</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4128e5e-2e0f-4833-9efe-24577b5640fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Alacakaranlikta Gazetecilik Türkiye’de Neoliberal Medya Düzeninin Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>1980’lerin ikinci yarısından başlayarak Türkiye’yi etkisi altına alan neoliberal dalga ve dışa açık büyüme politikası, başlarda epey dirençle karşılaşmıştı. Ancak 1990’lı yıllar, birbiri ardına gelen ekonomik krizler ve politik çalkantılarla Türkiye’yi 2000’lerde son sürat gireceği bir kavşağa doğru hızla itmekteydi. 1990’lardaki bu büyük yol ayrımı, Türkiye’nin hem siyasi hayatını hem de medya düzenini geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirdi. Alacakaranlıkta Gazetecilik: Türkiye’de Neoliberal Medya Düzeninin Kuruluşu, işte bu değişim yıllarını açıklama çabası güdüyor. 
Kitabın ilk bölümünde, liberalizmin “Bırakınız yapsınlar” ilkesinden, neoliberalizmin “Neyin nasıl yapılacağına biz karar veririz” şiarına geçişinin, nasıl ve hangi şartlarda gerçekleştiği tartışılıyor. İkinci bölümde, dünyada ve Türkiye’de medya endüstrisinin neoliberal norm ekseninde nasıl yeniden yapılandırıldığının tarihsel arkaplanı sunuluyor. Üçüncü ve son bölümde ise neoliberal medya düzeninin inşası sırasında gazetecilerin yaşadıkları; haberin, gazeteciliğin ve çalışma koşullarının nasıl değiştiği gazetecilerin gözünden aktarılıyor. Güventürk Görgülü’nün titiz bir çalışmayla kaleme aldığı bu kitap, medya tarihinin bir dönemine ışık tutarken, bağımsız habercilik üzerine bugünlerde zihinleri meşgul eden meselelerin kökenlerini anlamak için de başvurulacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f89c84-e2c8-46a8-a9bb-62bf3d3133a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanna Segal’i Dinlemek Hanna Segal’in Psikanalize Katkıları</image:title>
            <image:caption>Jean-Michel Quinodoz, Hanna Segal’in kendisiyle ve Segal’i çeşitli bağlamlarda dinlemiş meslektaşlarla yapılmış biyografik ve kavramsal söyleşileri bir araya getirerek, okurlara, Segal’in hayatı, klinik ve kuramsal çalışmaları ve son altmış yıldaki psikanalize katkısı hakkında kapsamlı bir genel bakış sunuyor. Hanna Segal’i Dinlemek, hem Segal’in kişisel ve mesleki geçmişini hem de bunların arasındaki etkileşimi inceliyor. Kitap, Segal’in Polonya’daki doğumundan, Britanya Psikanaliz Cemiyeti’nin en genç üyesi olduğu, Londra’da Melanie Klein’la analizine kadar olan hayatının otobiyografik bir anlatımıyla başlıyor. Quinodoz, Segal’in psikanalizin çeşitli alanlarına katkılarını açıklayarak devam ediyor: 
• psikotik hastaların psikanalitik tedavisi 
• “simgesel denklem” kavramının öne sürülmesi 
• estetik ve yaratıcı itki 
• yaşlı hastaların analizi 
• Melanie Klein’ın çalışmasının tanıtımı 
Quinodoz, Segal’in psikanalize en son katkısı olan nükleer dehşet, psikotik kaygılar ve grup görüngülerine dair incelemesini ele alarak kitabı sonlandırıyor. Segal’in, söyleşiler boyunca, Klein, Rosenfeld ve Bion gibi önemli meslektaşlarla yakın ilişkilerinden söz etmesi bu kitabı hem psikanaliz tarihine değerli bir katkı hem de psikanalitik düşüncelerin son altmış yılda gelişiminin bir göstergesi hâline getiriyor. Hanna Segal’in hayatı ve psikanalize katkılarının bu net özeti, Segal’i ve çağdaşlarını inceleyen herkes için temel bir rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117498</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ef87ebf-a5a7-4f97-9809-516deefaf78e.jpg</image:loc>
            <image:title>Simülasyonlarla Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi</image:title>
            <image:caption>Simülasyonlar, öğrencilerin pasif bir şekilde bilgiyi tüketmelerinden ziyade, etkileşimli öğrenme deneyimleri aracılığıyla konuları daha derinlemesine anlamalarını sağlar. Simülasyonlar, uluslararası ilişkilerin karmaşıklığını ve gerçek dünya sorunlarına karşı karar verme süreçlerini anlama konusunda öğrencilere benzersiz bir fırsat sunarken aktif öğrenme yöntemi olarak öğrencilerin katılımı ve etkileşimi üzerinden öğrenme deneyimlerini zenginleştirir. 
Simülasyonlarla Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi, Türkiye’de yükseköğretim seviyesinde uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi öğretiminde simülasyonların etkili kullanımına dair özgün bir bakış açısı sunuyor. Uluslararası ilişkiler teorileri, uyuşmazlık analizi, uluslararası örgütlerin işleyişi, siyasi tarih uygulamaları ve karşılaştırmalı siyaset gibi konuları içeren geniş bir yelpazede simülasyon uygulamış akademisyenlerin katkılarıyla şekillenen kitap, öğrenci merkezli öğretim yöntemlerinin, bilgiyi gerçek dünya bağlamında kavrama ve uygulama becerisi kazandırma konusundaki kritik önemini vurguluyor. Kitapta yer verilen örnekler, farklı akademisyenlerin gözünden simülasyonların hazırlık, uygulama ve değerlendirme aşamalarına dair bir seçki sunarken kitap, uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi öğretiminde simülasyonların uygulanmasına dair bir kılavuz niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962966bd-01e8-4fdb-8ddb-707bf4f3cb1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecmen Takımı</image:title>
            <image:caption>Polisiye tadında kurguları mizahla renklendiren ödüllü yazar Gülsevin Kıral, bilim projesi için karışan sınıftaki öğrencilerin tatlı rekabetini anlatıyor. Ödüle kilitlenen öğrencilerin, takım kurma telaşı içinde gözden kaçırdığı akılcı ve bilimsel düşünme yollarını örnekliyor. Aralarından üç arkadaşın kişisel öyküleriyle zenginleşen roman, geleceği yaşanır kılacak yaratıcı buluşları düşündürüyor, teknoloji sayesinde ulaşılabilecek olumlu gelişmeleri işaret ediyor.
 
Fen öğretmeni, okulun ilk günü, takımlar kurup projeler hazırlamalarını ve seçilecek on öğrencinin İtalya&apos;ya gideceğini duyurur. Projenin konusu, geleceğe dair buluşlar hayal etmektir. Sınıfta kıran kırana bir takım kurma mücadelesi başlar, teklifler havada uçuşur, dostluklar sınanır. Ege, Defne ve Esin, ailelerine destek olmaya çalışırken, yazdıkları öykülerle de projeyi kurgularlar. Ege&apos;nin fikri, Defne&apos;nin yöntemi ve Esin&apos;in çabası işe yarayacak gibidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d097ce-0c18-4fae-9bab-5352e7adb86a.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiller 2</image:title>
            <image:caption>Bu sefer avlarının kaçmasına izin vermeyecekler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00378e43-5585-4424-a60c-48c423d163f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarı’daki Kız 2</image:title>
            <image:caption>KİMSEYE DOKUNMAMALARI GEREKİYORDU. 
 
Doktor’a ait olmayan soğuk ve siyah bir el Shiva’nın yanağına dokundu. Bu dokunuş lanetlenip Dışarılı biri olmak demekti. Kafası karışan bu küçük, kırılgan kıza şimdi ne olacak? Peki ya ona dokunan tuhaf yabancının uğursuz bir fısıltıyla söylediği “anne” kelimesi ne anlama geliyor? 
 
Bu, gece ve gündüzü birbirinden ayıran o belirsiz anda ortaya çıkan ikilinin destansı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0eb3fad-fa69-4579-a449-75630c377fda.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SENİ DAHA İYİ OKUYABİLMEK İÇİN 
 
Bir damla kan, elmadan alınan bir ısırık, bir çift kem göz, bir nişan yüzüğü veya bir çift kırmızı ayakkabı... Lanet her şekilde karşınıza çıkabilir. Yalnızca kötü kalpli bir üvey anne ve babaya sahip olanlarınızın değil, hepinizin başına gelebilir. 
 
Bu kitapta klasik masallardan modern dünyadaki yeni uğursuzluklara kadar pek çok lanetin, benzersiz ve sürprizlerle dolu anlatılarına rastlayacaksınız. Bilinen masalların farklı yorumlarının yanı sıra yeni canavarlarla, mitlerle tanışacaksınız. 
 
Şaşırtıcı öykülere, öğretici ayrıntılara, canavar hikâyelerine ve büyü masallarına hazır olun. 
 
ZAMANSIZ Y İRMİ HALK ÖYKÜSÜ 
NeIl GaIman Jane Yolen Karen Joy Fowler 
M.R. Carey ChrIstIna Henry ChrIstopher Golden 
TIm Lebbon MIchael Marshall SmIth 
CharlIe Jane Anders Jen WIllIams 
CatrIona Ward James Bro gden 
Jane Yolen &amp; Adam Stemple 
Maura McHugh Angela Slatter 
LIlIth SaIntcrow 
ChrIstopher Fowler 
AlIson LIttlewood 
Margo Lanagan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117503</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08bb0542-06e0-488b-93cb-4d80f9bfc8d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahim Karakoç Şair&apos;in Haberci Olarak Portresi</image:title>
            <image:caption>İmzası tek ağaç olan Mihriban’ın şairi Abdurrahim Karakoç benim can dostumdu. O yüzyılımızın Karacaoğlan’ı, Aşk Ömer’i Seyrani’siydi. 35 yıl köyünde şiir yazdı. Sonraki 35 yıl da ısrarımla Ankara’da geçirdiği yıllar…
Aşk, memleket, dava ve tasavvuf şiirleri yazdı. Fakat hepsinde ortak bir özellik göze çarpıyordu: Mihriban’ın şairi aynı zamanda suyun ve dağların şairiydi. O kadar mr? Küçük köyünden “global köy’e iletiler yayan bir haberciydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117504</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/471b6308-f887-4153-abf7-172b9311641d.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrin Güncesi &amp; Zeytin Dalı Harekatı Kronolojisi</image:title>
            <image:caption>Suriye, Türkiye’nin komşularından biri… 
2011 yılında Suriye’deki halk ayaklanması iç savaşa dönüştü…

Türk Silahlı Kuvvetleri terör örgütü IŞİD ve PKK-YPG’nin tehditlerini önlemek amacıyla Zeytin Dalı Harekatı’nı başlatmıştır.

Afrin Güncesi’nde Suriye’ye yapılan Zeytin Dalı askeri harekât-larını kronolojik olarak ele aldık. 

İnternetle başlayan bilgi kirliliği, bütünü görmeyi engellemektedir. Bütünü görebilmek için kronoloji işlevsel bir yöntemdir. Kronoloji, bir olguyu kavramsallaştırmak için temel bir zemin oluşturmaktadır.

Çalışmamızın okurlarımıza yararlı olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117505</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1e98ae-d3dd-4093-a8f4-380d41279c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nın üretken kalemi Lütfü Şahsuvaroğlu, Hika-yeler adlı yeni kitabıyla okuyucularının karşısına çıkıyor.

Eser birbirinden ilginç altı öyküden oluşuyor…

Okuyucu eser içindeki hikayelerle bazen Mihriban ile Şair’i, bazen Sarıkamış’ta Enver Paşa’yı anlamaya çalışacak, bazen de günümüz insanın çelişkilerini, acılarını, mutluluklarını yaşayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117506</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c42c94-1b77-4d17-8620-0c28b8feb967.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızır Bey ve Kaside-İ Nuniyesi</image:title>
            <image:caption>Biz bu kitapta Fatih Sultan Mehmed&apos;in ilk İstanbul Kadısı ve Belediye Başkanı Hızır Bey&apos;i bütün yönleri ile tanıtmayı hedef aldık. İstanbul Kadılığı gibi zor bir görevi nasıl başardığını tes-bite çalıştık. 
 
Aynı zamanda âlim bir kişi olan Hızır Bey, gerek çocukları gerekse yetiştirdiği birbirinden ünlü talebeleri ile, kendinden sonra çok etkili olmuş, devrine olduğu gibi sonraki dönemlere de damgasını vurmuştur. 
 
Hızır Bey&apos;in elimizde mevcut tek eseri olan Nuniye Kaside-si&apos;nin tercümesidir. Nuniye Kasidesi&apos;nin temel özelliği, Maturidi kelamının ana temalarını ele almasıdır. Biz bu çalışmada Nuniye Kasidesi&apos;nin olabildiğince sadeleştirerek ve aslına uygun olarak vermeye çalıştık. 
 
Böylece ünlü bir Türk büyüğünü genç kuşaklara tanıtmaya gayret ettik. Başarabildikse ne mutlu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117507</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ed4dbf5-c02f-4c0a-b004-98d8cd83c36d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşe yarayan adam &amp; içinde insan olan hikayeler</image:title>
            <image:caption>Başka bir varlığa dönüşüyoruz


“Evden insan olarak çıkıp, şirkete geldiğimizde başka bir varlığa dönüşüyoruz.”

Diyordu
İstanbul’da yaşayan bir iş adamı.

Dünyanın nereye doğru yol aldığını gösteren en çarpıcı cümle budur.
**

Yaşar Süngü İşe yarayan adam kitabında, şimdiki zamanın yapay güncelliklerinde kaybolan içinde insan olan hikayeler’e çağırıyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117508</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f19001a9-bac1-4d29-8b3b-0026d71b6a49.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümden Sonra Yaşam</image:title>
            <image:caption>“Ölüm deneyimi, doğum deneyimiyle neredeyse aynıdır. Bu, oldukça basit bir şekilde  kanıtlanabilecek farklı bir varoluşa gözlerini açmaktır. Binlerce yıl boyunca öbür dünya ile ilgili şeylere “inan”dırıldınız. Fakat benim için bu artık bir inanç meselesi değil, daha çok bir bilme meselesi. Ve gerçekten bilmek istemeniz kaydıyla, size bu bilgiyi nasıl edinebileceğinizi anlatmaya da hazırım.” 
 
                                                                                                                                     Elisabeth Kübler-Ross 
 
Ölümden Sonra Yaşam, ünlü psikiyatr Elisabeth Kübler-Ross’un uzun yıllar boyunca ölüme  yakın deneyim yaşayan yirmi binden fazla kişiyle yaptığı çalışmalara dayanan bulguları bir araya getiriyor. İnsanoğlunun varoluşundan beri cevap aradığı ölüme ve sonrasına dair soruları aydınlatırken ölüm anının evrelerini açıklıyor. Elisabeth Kübler-Ross bu kitapta, ölmek üzere olan insanlara, sevilen birinin ölümünü anlamaya ve bu acıyla başa çıkmaya yardımcı olabilecek şekilde ölüme dair bilinmezliğe ışık tutarak okuru ölüme korkuyla değil daha anlayışlı ve şefkatli bir sevgiyle yaklaşmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c70ac25-7a24-42a4-b888-bf271b9476df.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktaki Ateşler</image:title>
            <image:caption>“Durulmayan Bir Kafa” ve “Erken Çöken Karanlık” kitaplarının övgüyle anılan yazarı Kay  Redfield Jamison bu eserinde, huzursuz aklı iyileştirme arayışının binlerce yıllık hikâyesini ele alıyor. 
 
Kay Jamison; Antik Çağ’dan başlatıp yirmi birinci yüzyıla kadar devam ettirdiği örneklerle,zihinsel acının iyileştirilmesinde tıbbi tedavilerin yanı sıra dinin, ritüellerin ve efsanelerin önemini de ortaya koyuyor. 
Psikiyatri ve psikoterapinin kökenlerine ve gelişimine ışık tutarken hem psikoterapiyi hem de bir şifacıyı iyi yapan şeyin ne olduğunu ve zihnin yenilenmesinde hayal gücü ile hafızanın rolünü yazıyor. Sanatçıların, yazarların, öncü şahsiyetlerin hatta kurgusal karakterlerin bizi bir toplum olarak iyileştirmeye nasıl yardımcı olduğunu açıklıyor. 
 
Travma sonrası stres bozukluğundan mustarip askerlerden; yas tutan, kederli, depresyonlu veya başka türlü huzursuz akıllara sahip kişilere ve bipolar bozuklukla kendi mücadelesine kadar muhtelif birçok deneyimi okuruna aktaran Jamison, iyi uygulandığında psikoterapi ve diğer tedavilerin ne kadar dikkate değer olabileceğini gösteriyor. 
 
Okurunu derin bir düşünsel yolculuğa çıkaran bu kitap, karanlığın çöktüğü zihnin labirentlerinde ışığa ulaşmaya çalışanlar için ilham verici bir rehber…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc65d1da-e2e4-4b38-9e61-4bdce63833ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhsin Yazıcıoğlu &amp; Ashab-ı Kehfin Delikanlısı</image:title>
            <image:caption>İmam Maturidi, yeryüzünde tevhid’den daha güzel ve onu canı gönülden benimsemekten daha değerli bir şey yoktur buyurur.

Ashab-ı Kehf tevhid yolunda pazarlıksız yürüyen seçilmişlerdir…
Lütfü Şahsuvaroğlu, &quot;Ashab-ı Kehf&apos;in Delikanlısı&quot; adlı bir şiir yazar… Şiiri, &quot;gülüşü en güzel olana&quot; ithaf eder. Ashab-ı Kehf&apos;in Delikanlısı, gülüşü en güzel olan Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Çünkü o tıpkı Ashab-ı Kehf gibi tevhid yolunda karşılıksız yürüyen bir can dostudur.

Muhsin Başkanım, güzel başkanım 
Sohbeti sohbetlerin en güzeli 
Kime derdimizi anlatacağız şimdi 
Kiminle sırdaş olacağız bundan sonrası.

Şahsuvaroğlu, Ashab-ı Kehf&apos;in delikanlısı Muhsin Yazıcıoğlu’nın ardından mateme düşmez. Ashab-ı Kehf&apos;in delikanlısı’na umutla sorar diriliş vaktini ;

Ey Ashab-ı Kehf&apos;in delikanlısı 
Söyle diriliş hangi çağlara 
Söyle bir dahaki gülüşün 
Acaba hangi zamana…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117511</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d859a1-b1e1-4885-b86d-e83d60e253c4.jpg</image:loc>
            <image:title>İlla Yaşamak İlla Yazmak</image:title>
            <image:caption>Sevgili okur;

Hacı Bayram Veli; Hakikat yolculuğunda ilk durağımız, toprak olacağımızı bilmektir der.

Bu elbette hikmetli bir söz.

Yaşadığımız çağ, kendimize gerekçeler bularak giderek insanlıktan uzaklaştığımız bir çağ. Adnan Ocak duyarlıklarını bulmuş ama kaybetmeyen bir yazar şair… Oportünizmin insana her türlü meşruiyeti sağlayan sorumsuzluğunu tepeleyen bir irade var karşımızda.

Belki de Adnan Ocak’ın bu tutarlılığını hikmetin peşinde olması sağlıyor. İmam Maturidi adalet ve hikmet güzel, zulüm ve hikmetsizlik kötüdür buyurur. Adnan Ocak, düşünce ufkumuzun uç beylerinin hikmetli bakışlarına yaslanarak, yeni yorumlar, yeni söyleyişler kazandırıyor bütün insanlığa.

Evet bütün insanlığa hitap ediyor şair-yazarımız…

Adnan Ocak’ın satırlarında ve dizelerindeki olgunlaşma, yeni bir roman yazarının inşa gücünü bize hissettiriyor.

Elinize, emeğinize sağlık Adnan Ocak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d80a2afd-0da2-4dcf-9d8d-b6841bd8cabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumurta Yazıları</image:title>
            <image:caption>Bir veteriner hekim olarak Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (Yum-Bir)Bir Genel Sekreterliği görevini üstlendiğim 2006-2020 yılları arasında yumurta sektörünün dünyadaki ve ülkemizdeki gelişimini yakından takip etmeye çalıştım. Çünkü yumurta hem anne sütünden sonra en değerli bir besin hem de kolay ulaşılabilir ve ucuz bir protein kaynağı. Türkiye ise dünya yumurta üretiminde ve yumurta ticaretinde önemli bir konuma sahip. 
Yumurta sektörü bazen üreticilerin sıkıntıları, çoğu zaman da yumurta fiyatları ile her zaman gündem olmuştur. Hatta kolesterol nedeniyle suçlu ilan edildiği dönemler olmuştur. Geldiğimiz noktada herkes yumurtanın besleyici değerini anlamış yumurta sever olmuştur. Kimimiz menemenin soğanlısını, kimimiz soğansızını sevdik, bazen gezen tavuk yumurtası aradık, bazen de çiftlik yumurtası ile yetindik. Ama yumurta sofralarımızda vazgeçilmezimiz oldu. 
Yumurtanın üretimden tüketime yolculuğunu gözlemleme fırsatı buldum. Son yirmi yılda yumurta sektöründe önemli gelişmeler oldu. Türkiye’de üretim ve tüketim arttı. İhracat süreklilik kazandı. Öte yandan tüketici dav-ranışları farklılaştı, üretim modelleri buna göre şekillenmeye başladı. Hasta-lıklar ile mücadelede zorlaştı. Hayvan refahı ve çevre duyarlılığı önem kazandı, onlarca mevzuat uygulamaya girdi. Yumurta fiyatları bir indi, bir çıktı. Ama üreticiler üretim yapmaya devam ettiler, ekonomik zorluklara direndiler. Bütün bunlar olurken Yum-Bir bir taraftan üreticilerin güncel sorunlarını çözmeye çalışırken, diğer yandan da sektördeki değişim ve dönüşümlere öncülük etmeye çalıştı. Olup bitene ve olacaklara dair ışık tuttu. Bu çalışmaların içinde bulunmuş biri olarak ben de görüşlerimi ve değerlendirmelerimi iki ayda bir yayınladığımız yumurta bülteninde ve diğer sektör dergilerinde yazdım. Düşündüm ki bu yazılar bir araya getirilirse yumurtanın yolculuğunu yakından öğrenmek isteyenlere küçük bir katkı sunabilir. 
Dr. Hüseyin Sungur /Veteriner Hekim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117513</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/757bf24a-e14d-4620-b024-6ce620a10f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma: Hatırlamamak Neden Bir Lütuftur?</image:title>
            <image:caption>Dr. Scott A. Small&apos;un kaleminden unutmanın önemi yeni bir bakış açısıyla ele alınıyor. Unutmanın nasıl olup da belleğimizin hayati bir parçası olduğunu ve yaratıcılığımıza ve duygusal refahımıza nasıl katkıda bulunduğunu keşfedin. Bu kitap, unutmanın günlük yaşamımızdaki değerini ve ilişkilerimizi nasıl derinleştirdiğini gözler önüne sererken hafızanın nadiren irdelenen yönünü ortaya çıkarıyor ve zihinsel süreçlerimizin bu doğal ve sağlıklı işlevini açıklıyor. Small, unutmanın geçmiş tecrübelerden öğrenmek ve geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemek için bize nasıl yardımcı olduğunu anlatıyor. Bu çalışma, unutmanın sıradanlıktan sıyrılıp bilimsel bir mucizeye dönüşümünü kutluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117514</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db4eb4d-88dd-4b72-8efe-f243ea49b04c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aura</image:title>
            <image:caption>Kendi iç dünyamız ve ilişkiler okyanusunda ne kadar çaba gösterirsek gösterelim yine de en büyük engel kendimiziz. Yaşanmışlıklarda pişmanlık, gelecekte kaygı, şimdide ise büyük bir boşluk var. Eğer kendi oluşturduğunuz engelleri geçemezseniz olduğunuz yerde kalırsınız. Elinizdeki bu kitapta Hakan Özkan’ın ilişki, öz benlik, kaygı, yalnızlık gibi insanların hiçbir zaman kaçamayacağı temel problemler için hazırladığı çalışmaları ve yazılarını bulacaksınız. Kitap bittiğinde kaçmaktan yorulduğunuz problemlerle daha cesurca ve kendinize güvenerek yüzleşeceksiniz. Ardından hayatınıza yeni bir sayfa açıp kendinizden emin bir şekilde yeni hayatınıza “Hoş geldin!” diyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117515</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222e94e6-26ce-4345-a07d-248f6361ca1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Arkeoloji</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu topraklarında, dünyada eşi benzeri görülmemiş, çok büyük bir tarihi miras yatıyordu. Bilhassa arkeolojik kalıntı açısından dünyanın en zengin topraklarına sahiptik. En eski dört nehir uygarlığından Mezopotamya ve Mısır, Helen uygarlığının merkezleri Suriye, Küçük Asya ve tek başına bir arkeolojik cennet sayılabilecek Filistin, Osmanlı egemenliğindeydi. Bunun herkes farkındaydı; İngiliz arkeologlar, Alman arkeologlar, Amerikalı arkeologlar... Peki Osmanlı hükümeti? Onlar farkında mıydı?
 
Arkeolog Dr. Ulaş Töre Sivrioğlu, Atatürk ve Arkeoloji adlı eserinde bizi önce Osmanlı topraklarında tarihi bir gezintiye çıkarıyor, sonra elimiz kolumuz bağlı bir şekilde, kültürel mirasımızın önemli bir kısmının dünyanın seçkin müzelerine olan yolculuklarını izliyoruz. Batı ülkeleri için nasıl bir “açık büfeye” dönüştüğümüzü okuyoruz satır satır… Sonra cumhuriyet kuruluyor, Mustafa Kemal Atatürk geliyor ve tüm mirasımızın izini yeniden sürmeye başlıyor.
 
 Elinizdeki kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün kültürel mirasımızı nasıl koruma altına alıp yücelttiğinin ve Türkiye’de arkeoloji biliminin temellerinin nasıl atıldığının hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117516</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdab4e13-130f-4573-858f-eb2008475795.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Sorular Tam Benlik</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Bu sorular tam benlik&apos;&apos; diyenler el kaldırsın!

Matematik sorularının çözüldükçe bağımlılık yapabileceğini ileri süren Sümeyra Balıkçı&apos;nın kaleme aldığı Bu Sorular Tam Benlik, ilkokul matematik dersi kazanımlarını heyecan verici bir roman kurgusuyla ve eğlenceli oyunlar eşliğinde sunan bir başvuru kitabı. 

Üç yakın arkadaşın yolunu şifrelenmiş kapılarla örülü bir bodrum katına çıkaran yazar, &apos;&apos;meraklı&apos;&apos; okurları araştırma yapmaya ve karşılaştıkları gizemli durumları matematiğin yardımıyla aydınlatmaya çağırıyor.

Gökçe Yavaş Önal&apos;ın ele avuca sığmaz desenleriyle bütünlenen bu renkli serüven, çözüme kavuşan her matematik sorusunun insana başarı ile elde edilen içsel bir mutluluk ve kendine güven hissi verdiğini gösteriyor. 









Geçmişten günümüze uzanan tarihî bir okul binası ve gizem dolu bodrum katı...
Bodrumun labirenti andıran odalarında gün yüzüne çıkmayı bekleyen sırlar... 
Üç gözlü bir dev, belki de kocaman bir kuş!

Zeynep, Sıla ve Arda bir gün saklambaç oynamak için okullarının girilmesi yasak olan bodrum katına inerler. Orada esrarengiz bir kapı ile karşılaşan kafadarlar, kendilerini aniden soluksuz bir maceranın içinde bulurlar. Art arda önlerine çıkan kapıların her biri ilginç mekanizmalarla kilitlenmiştir. Karşılaştıkları manzara ile önce köşeye sıkıştıklarını düşünen çocuklar kısa süre sonra sayıların rehberliğinde yaşadıkları akıl tutulmasından hızlıca kurtulurlar. Ne de olsa matematik tüm kilitleri açmaya ve kapıların ardında yatan gizleri açıklığa kavuşturmaya muktedirdir.

Bu Sorular Tam Benlik, matematik dersine karşı refleks olarak geliştirilebilecek endişe ve önyargıların önüne geçmeyi hedefliyor.

Matematiği sevin ya da sevmeyin, bu kitabın içindeki soruların tıkır tıkır çözüme ulaştığına tanıklık ettikçe sayıların gücüne kayıtsız kalamayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76ae6b0d-e81c-494c-bd0a-033492177e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostum Gogol</image:title>
            <image:caption>“Gogol’ün benim açımdan her zaman bilmece olarak kalmış tuhaflıkları olduğunu da söylemeliyim. Onun davranışlarını çok kere başkalarına açıklamaya çalıştığım gibi, kendime de açıklamak zorunda kaldım. Bizimkinden belki yüz kat daha ince olduğundan, onun sinirleri bizim hissedemediklerimizi hissediyor, bizim algılayamadığımız şeylerden etkileniyordu.” 
 Edebiyat eleştirileri, çevirileri ve doğa tasvirleriyle 19. yüzyıl Rus kültür hayatının önde gelen figürlerinden biri olan Sergey Aksakov’un Gogol’le yirmi yıllık dostluğunu anlattığı bu kitapta edebiyat tarihinde kalıcı izler bırakmış iki büyük yazarın sevinçleri ve üzüntüleri, ümitleri ve hayal kırıklıklarını okurken büyük yazar Nikolay Gogol’ün hem edebiyat ve hayatla ilgili görüşlerine hem de ruhsal dünyasına derinlemesine nüfuz edeceksiniz. Büyük bir yazarın hayatına mektuplar ve kişisel anlatımlarla ışık tutan Dostum Gogol edebî tanıklık ve hatırat türüne yapılmış eşsiz bir katkı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117518</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d405d06-950b-4333-bb87-c9ee7c7c800f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adres Defteri</image:title>
            <image:caption>Sokak adresleri düşünüldüğünde, çoğu insan bunları postaların teslim edilmesini veya yolcuların kaybolmamasını sağlayan bir araç olarak değerlendirir. Ancak sokak adresleri bu amaçla oluşturulmamıştır; bireylerin yerlerini tespit etmek için tasarlanmışlardır. Dünyanın çeşitli yerlerinde adresiniz ırkınızı ve sosyal statünüzü açığa çıkarabilir. 
Deirdre Mask, kitabında Martin Luther King Jr. adını taşıyan sokakların akıbeti, antik Romalıların yol bulma yöntemleri ve modern Almanya’da Nazilerin süregelen varlığı gibi çeşitli konuları inceliyor. Kitap ayrıca, Kalküta’nın gecekondu mahallelerinde ve Londra sokaklarında yaşayanlar da dahil olmak üzere günümüzde milyonlarca insanı etkileyen bir adrese sahip olmama sorununun etkisini de araştırıyor. 
Büyüleyici insanlar ve tarihlerle dolu Adres Defteri, sokak isimlerinin ardındaki karmaşık ve bazen de gizli hikâyeleri ve bu isimlerin isim verme, gizleme, kimin sayılacağına, kimin sayılmayacağına ve neden sayılacağına karar verme gücünü aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117519</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9274bf36-7492-4e23-9a06-23658376c5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedbirat-ı İlahiyye</image:title>
            <image:caption>Tedbîrât-ı İlâhiyye veya Siyaset ve Ahlâk, İbnü’l-Arabî’nin ahlâk teorisi hakkında yazdığı en anlaşılır ve takip edilebilir eserdir. Kitap Aristoteles’e ait sayılan siyaset kitabının tamamlanması gayesiyle yazılmıştır. 
Kadim dünyada ahlâk üç alanda ele alınırdı: Birinci alanda ahlâk, az sayıdaki seçkinin yaşadığı şehrin yönetimi ve kurallarıydı. Buna şehir siyaseti denilirdi. Ahlâkın ikinci alanı ise ev kuralları, ev hukuku diyebileceğimiz tedbîr-i menzildir. Buradaki kurallar ile siyaset alanındaki kurallar birbirini ikmal eder, birbirine açılır. İbnü’l-Arabî’nin eseri ise bu iki alandan daha çok bireysel ahlâkı, nefsin terbiye edilmesini, nefsin varoluş amacını dikkate alarak o istikamette kemale erdirilmesini amaçlar. Bu da ahlâkın üçüncü kısmını teşkil eder. Fakat sûfîler için bu kısım, ahlâkın ve varoluşun amacıdır. Çünkü ahlâk, insanın varoluş amacına ulaşma yolunda zihinsel ve ahlâkî yönden terbiye edilmesi demektir. Bu sayede insan gerçek insan, bütün varlıkla ilişkili bir kevn-i câmi haline gelerek ‘evrensel’ insan olur. 
Elinizdeki kitapta, İbnü’l-Arabî’nin insan ve ahlâk teorisi ile birlikte Ekrem Demirli’nin açıklama ve notları yer almaktadır. Tedbîrât-ı İlâhiyye, çağdaş düşüncede en çok tartışılan konulara uzak olmayan bir geçmişten bakmak isteyen okur için bir başvuru kitabıdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b77f0b0-4e30-4a34-9063-bc2986e0f855.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin Oyuncak Ayı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şirinler’in en sevimlisi BEBEK ŞİRİN oyun oynamaya bayılıyor. Kaybettiği oyuncak ayısını bulmasına yardım eder misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117521</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a55ba7e-6cc7-4e57-b9c4-6af52ac4d885.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin Güzel Bir Gün (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şirinler’in en sevimlisi BEBEK ŞİRİN bir gün boyunca neler yapıyor? Banyo Yaparken, yemek yerken, oyun oynarken ve masal dinlerken ona katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7b5a93e-c5eb-45df-9d40-f3c7a09c2ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Atlası (Ciltli- Dünya Haritası ve Çikartma Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>Meyveleri gövdesinde büyüyen jabuticaba, dinozorları görmüş ginkgo, suyun içinde büyüyen mangrov, dalları bulutlara değen sedir, gövdesinden darbe alınca kanayan ejderha kanı ağacı, masallardan fırlamış gibi görünen dev baobap, 4 bin yıldır meyvesini yediğimiz zeytin, hükümdarlara gölgelik etmiş uzun ömürlü çınar, meyvesi neredeyse 10 kilo olan sosis ağacı, rengârenk gövdesiyle gökkuşağı okaliptusu, dünyanın en büyük meyvesine sahip jak ağacı, mis kokulu yapraklarıyla defne, dünyanın en uzun ağaçlarından biri olan sekoya… 
52 ülkeden 52 güzel ağaç bu atlasta! 
 
Dr. Fatih Dikmen’in kaleme aldığı, Sümeyye Eroğlu İskit&apos;in capcanlı çizimleriyle süslediği Ağaç Atlası; dünyanın dört bir yanındaki ağaçları yakından tanımak isteyen macerasever ve meraklı çocuklar için yazıldı. Atlasın içinden çıkan dev dünya haritası ve ağaç çıkartmalarıyla kitap boyunca anlatılan bilgileri oyuna dönüştürmek de bu neşeli ansiklopedinin en eğlenceli kısmı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117523</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e29ab34-795a-49b0-9f91-0206a637d854.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’in Gezileri</image:title>
            <image:caption>“Sırtı üstü yerdeydim ve kollarım ve bacaklarımın sıkıca yere sabitlendiğini fark ettim, hatta saçlarımı bile sabitlemişlerdi yere. Bu arada bir sürü ufak tefek bir şeylerin üzerimde dolaştığını hissediyordum. Sadece yukarı bakabiliyordum, sıcaklık artmıştı ve güneş ışıkları beni rahatsız ediyordu. Bir bağırış çağırış oldu ama yattığım pozisyon yüzünden sadece gökyüzünü görebiliyordum. Birden bir şeyin sol bacağımın üzerinde yürüdüğünü hissettim ve o şey çeneme kadar geldi. Aşağıya bakınca on beş santim uzunluğunda, elinde ok ve yay tutan ve sırtında da sadağı olan bir insan gördüm. Onun peşinden kırk tanesinin daha geldiğini hissettim. Öyle şaşırdım ve bağırdım ki hepsi korkuyla kaçıştı. Ancak içlerinden biri yeniden göründü ve ellerini havaya kaldırıp tiz bir sesle Hekinah degul diye bağırdı, diğerleri de aynı şeyi defalarca söyledi ama ne demek istediklerini anlamıyordum.” 
Doğu Antiller’e giderken fırtınada batan gemiden tek kurtulan Gulliver, öyle bir yere düşer ki bundan sonra da başına gelmeyen kalmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117525</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d90f7fb4-bb71-4a61-b792-0dfc50d36cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Dadılarının bir anlık ihmalkârlığı sonucunda bebek arabalarından düşen çocuklara ne olur? Eğer bulunamazlarsa onları Peter Pan alır ve Var Olmayan Ülke&apos;ye götürür. Bu adada tüm çocukların hayal ettiği her şey vardır; Kızılderililer, korsanlar, periler, deniz- kızları ve daha neler neler. Kayıp Alanların lideri ve koruyucusu olan Peter Pan, adada kalan her çocuğun istediği her şeyi sağlar ama tek bir eksiklikleri vardır, anneleri yoktur ve çocukların en büyük hayali onlara annelik yapacak bir kızın adaya gelmesidir. Bir aksam Peter Pan, Wendy ve kardeşleri John ve Michael&apos;ın kaldığı odaya gelir ve hiçbir zaman büyümeyen ve büyümek istemeyen Peter, üç kardeşi alıp Var Olmayan Ülke&apos;ye uçarak gideceklerini söyler ve tüm macera işte bundan sonra başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/059e5cf8-d108-43d6-8cce-f2d1a8e7846c.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynadım, Oynattım, Oynatalım Erman Toroğlu Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Elinizdeki bu kitabı yazmaya mecburdum. Çünkü yıllarca spor hayatım, yani futbolculuğum, sonra hakemliğim, sonra kabzımallığım ve sonra gazete ve televizyon hayatımdaki yaşadığım olaylardan dolayı yazılı, görsel ve sosyal medyada çok yorumlar yapıldı. Doğru olanlar vardı, hatalı olanlar vardı. Bazılarına yorumculuk yaptığım televizyonlarda, bazılarına da yazdığım gazetelerde cevap vermeye çalışıyordum. Ama biliyordum ki hepsi kopuk kopuktu. Televizyonları seyretmeyenler, gazeteleri okumayanlar var. Ben bunların hepsini kafamda birleştirip kendimi tatmin ediyordum ama kamuoyunun bütün bunları toplayıp da keşfetmeye ne zamanı ne de böyle bir hakkı vardı. Onun için de bu kitabı yazmaya karar verdim. 
Hayatımda sevmediğim cümleler var. ‘Ben doğru bir adamım.’ ‘Ben dürüst bir insanım.’ ‘Ben yalan söylemem.’ Bunların hiçbirini ne yazılarımda, ne söylemlerimde ne de özel hayatımda kullandım. Siz neyseniz onun kararını kamuoyu verir, siz veremezsiniz; öyle bir hakkınız da yok. Artısıyla eksisiyle bu kitabı yazdım. İkinci bir kitap yazar mıyım? Şu anda çok zor gözüküyor. Kitabın son sözünü bu arka kapakta yazıyorum. Bu kitap hem benim kitabım hem de ‘BENİM’.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4405c85-bb44-404f-b3b7-11ea823c8947.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Yaşlı ve yalnız bir marangoz olan Gepetto, bir odundan kukla yapar ve ona Pinokyo ismini verir. Pinokyo, etten kemikten olmasa da tahtadan bir çocuk haline gelir. Gepetto onu çocuğu gibi benimser ve okula gönderir. Yaramaz bir çocuk olan Pinokyo, babasının sözünü dinlemez, okuldan kaçıp başıboş dolaşır, çevresinin etkisi ile birçok hata yapar, emek vermeden kazanmak ister ve başına bir sürü felaket gelir. Pinokyo verdiği sözleri tutmayan ve yalan söyleyen bir çocuktur, yaşadığı olaylar Pinokyo´yu çalışkan ve uslu bir çocuk yapmaya yetecek mi? Hep birlikte görelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624203a2-075e-4129-94b4-5b51981788ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Frege ve Anlam ve Gönderim Üzerine İçin Bir Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Analitik felsefenin kurucularından ve modern mantığın öncülerinden Gottlob Frege, her şeyden önce bir matematikçidir, ancak dil felsefesine de önemli katkılarda bulunmuştur. Wittgenstein, Carnap, Russell gibi filozoflar üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Frege’nin teknik ve soyut kavramlarla ilerleyen metinleri okur açısından başlangıçta oldukça zorlayıcıdır ve Mark Textor’un bu çalışması, öğrencilerin ve felsefe meraklılarının bahsi geçen zorluğu aşıp Frege düşüncesine nüfuz etmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Frege’nin felsefi çalışmalarının arka planını aktararak işe başlayan Textor, sonrasında Frege’nin ana makalelerine ve argümanlarına odaklanıyor. Devamında anlam ve gönderim arasındaki ayrımı açımlayan Textor, son olarak Frege’nin çalışmalarının mantık ve dil felsefesi için süregelen önemini ve konumunu tespit ediyor. Frege ile ilk kez karşılaşanlar için ideal nitelikteki bu çalışma; dil felsefesi, felsefi mantık ve analitik felsefe tarihine ilgi duyanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e0369b0-9d8d-4950-b6fd-738800d67bec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin Banyo Yapıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şirinler’in en sevimlisi BEBEK ŞİRİN’in banyo zamanı. Tertemiz olup sevdiklerine sarılmayı sabırsızlıkla bekliyor. Sen de ona eşlik eder misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dddec3bd-1674-4684-baf4-cfe9625dcdf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurdan Sonra</image:title>
            <image:caption>Yağmurdan Sonra sarsıcı, düşündürücü bir aşk hikâyesi 
çerçevesinde “hayatımızı” ele alıyor. 28 Şubat sürecinin eksen 
alındığı roman aynı zamanda “iç süreçlerin” sorgulandığı bir 
özeleştiri ve muhasebe girişimi... Roman, sarsıcı sosyal ve siyasal 
gelişmelerin yanı sıra, toplumsal hafızamıza da ayna tutuyor. 
Aile içi çatışmalardan, yasak aşk açmazına düşen ve sıradan 
insanlar ile marjinaller arasında savrulan roman kahramanının 
serüveninde, Türkiye’nin yakın tarihinden canlı kesitler bulacaksınız. Bir solukta okuyacağınız başarılı ve cesur bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117531</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77f9c981-ebb7-4386-90f5-b54c8b0f6b76.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Hırsızları</image:title>
            <image:caption>Zamanı çalabilecekken neden onun kurallarına göre yaşayasın? 
 
BU KAPILAR ARDINDA GEÇMİŞ TAMAMEN SENİN. 
 
Natasha Clarke’ın bugünlerdeki en büyük başarısı insanları hayal kırıklığına uğratmaktı. Ancak bir hırsızlık suçlamasıyla tutuklandığında şansı dönecekti. Yıllardır kayıp olan bir teknoloji lideri, yönettiği gizli yatılı okula katılması şartıyla onu hapisten çıkarmıştı. Üstelik annesine de iyi bakılacaktı. 
 
Bu teklifi ayağına getiren Braxton yakışıklı olduğu kadar sırlarla da doluydu. Ve Natasha ona asla güvenemeyeceğini bilse de kendini cazibesine kapılmaktan alıkoyamıyordu. Ancak çok geçmeden, Gray Wolf Akademisi’ndeki tek gizemin Braxton olmadığını anlayacaktı. Okul zaman yolcularını eğitiyordu ve Natasha’nın çok nadir bir yeteneği vardı. 
 
Bunu ne için kullanması gerekeceği ise belki de gizemlerin en büyüğüydü. 
 
“Bol bol macera, yasak aşk ve imkânsız seçimlerden oluşan bu ateşli hikâyeyi okumaya ara vermek seçenek dahilinde bile değil.”  
–NYT Çoksatan Yazarı Kristin Harmel  
 
“Kesinlikle muhteşem! 
Daha ilk cümlesinden büyülendim.”   
–Shelf Indulgence 
 
“Alyson Noël gizemli fantastik romans kitaplarının kraliçesi ve bu türün okurlarının Zaman Hırsızları’nı asla kaçırmaması gerekiyor – Da Vinci’nin Şifresi ve Riverdale karışımı bu kitabın sayfalarını çevirmeden edemeyeceksiniz!”  
–New York Times Çoksatan Yazarı Melissa de la Cruz 
 
“Zaman Hırsızları her köşede karşınıza bir şaşırtmaca çıkaran, ustalıkla yazılmış bir zaman yolculuğu macerası. İçindeki romantizm bende bağımlılık yarattı. Kesinlikle okunmalı!”  
–Alexandra Monir 
 
“Zaman Hırsızları daha ilk sayfadan beni içine çekti. Zaman yolculuğu yapan Oliver Twist-vari hikâyesi asla dur durak bilmiyor ve çok sürükleyici.” 
 –Super Mommy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117532</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3dba9e6-e194-44f8-84da-bb1145089499.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Işıksın. 
Kırılmışsın. 
Hüznün yağmur. 
Gülüşün gökkuşağı. 
Biraz daha gülümsesen bana, olmaz mı Lina?” 
 
Lina, hakkında yeni gerçekler öğrendiği babasının aslında kim olduğunu bulmak için ipuçlarını takip ederken güvendiği dağ olan Aral, üzeri kar tutmasın diye bir çözüm yolu arar. Örgüt Lina’nın peşine düşer ve bazı emirler demiri kesmek istediğinde demir direnç gösterir.  
 
Susulanlar konuşulmak, hatıralar hatırlanmak isterken sırlar kulaktan kulağa yayılır. Kalp, aklın yoluna çıktığında akıl yolunu şaşırır. Geçmişin sırrı ortaya çıkmak için zaman kollarken Lina’nın sırtında sandığı bıçak aslında elindedir ve hedefi hiç ummadığı biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34cc1e84-69f4-4213-9a91-012f9db1dc99.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 2</image:title>
            <image:caption>“Işıksın. 
Kırılmışsın. 
Hüznün yağmur. 
Gülüşün gökkuşağı. 
Biraz daha gülümsesen bana, olmaz mı Lina?” 
 
Lina, hakkında yeni gerçekler öğrendiği babasının aslında kim olduğunu bulmak için ipuçlarını takip ederken güvendiği dağ olan Aral, üzeri kar tutmasın diye bir çözüm yolu arar. Örgüt Lina’nın peşine düşer ve bazı emirler demiri kesmek istediğinde demir direnç gösterir.  
 
Susulanlar konuşulmak, hatıralar hatırlanmak isterken sırlar kulaktan kulağa yayılır. Kalp, aklın yoluna çıktığında akıl yolunu şaşırır. Geçmişin sırrı ortaya çıkmak için zaman kollarken Lina’nın sırtında sandığı bıçak aslında elindedir ve hedefi hiç ummadığı biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117534</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4aef600-a2f8-4b56-88ae-c27f5df6f75b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Portresi</image:title>
            <image:caption>“Ben sığ denizleri bilmem, boğulmayacağım sulara dalmam. 
Göğsünü yakmıyorsa sevgiyi aşktan saymam.” 
 
“Onunla aynı masaya otururduk. Aynı sofrada yemek yerdik. Aynı evde dolaşırdık. Aynı şehirde, aynı semtte yaşardık. Fakat hiçbir zaman aynı dünyaya ait olamamıştık. 
Karşısına oturup bakışlarımı üzerinde arsızca gezdirdiğimde bile gözleri gözlerime değmezdi. Sanki içinde boğulacağım o mavi gözlerine bir kere daha bakarsam kaybolurmuşum gibi kaçırırdı benden. 
Yine de onu severdim. 
Her şeye rağmen. 
Çünkü kalbimdeki karadeliğin içinde yok olduğunu hissetmediğim tek duygu buydu. Atlas Katrivas’a duyduğum çekim bana yaşadığımı ve hâlâ var olduğumu hissettirirdi. 
Ben onun açtığı yaraya bile sadıktım. Göğsümde hissettiğim öfkeye, onun için aldığım nefese, kalbime sığmayan nefrete bile sıkı sıkı bağlıydım. 
O ise... 
Atlas’tı işte.” 
 
“Şimdi sen arkandaki kalabalığa aldanıyorsun. 
Biz ikimiz, o kalabalığın içinde yapayalnız kaldık, kabullenmiyorsun. 
Gün geçtikçe eksiliyor yüreğin, fark etmiyorsun. 
İnsana yalnızlık da öğretilir sevgilim, sen acıyı hiç tanımıyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a245aded-3197-434a-b171-591700f26016.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık ve Tatlı Zehir (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Umudunu yitirmeyenler büyük mucizeler yaratır. 
 
Dàxi imparatorluğuna kadim bir kötülük musallat olmuştur. Halka korku salan toplu zehirlenmelerin yarattığı kargaşa ortamında Sürgün Prens gücü ele geçirip ejderha tahta çıkmak için geri dönmüştür. Kang saraydan ve entrikalarından hoşlanmasa da babasının yanında durup övgülerini toplamak tek arzusudur. 
 
Çay yapma sanatının güçlü büyücülerinden olan Ning ise sürgüne gönderilen Prenses Zhen ve sadık muhafızıyla bir yolculuğa atılır. Zhen’in tahtını geri alması için imparatorluğu boydan boya aşacak ve müttefikler bulacaklardır. Bu esnada Altın Yılan hâlâ Ning’in kâbuslarını rahat bırakmıyordur. İnsanların basit savaşlarından çok daha fazlasının kapıda olduğu ortaya çıktığında Ning kendini kanıtlamak, Kang ise şüphelerine kulak vermek zorunda kalacaktır. 
 
Yolları sürekli karşı taraflarda kesişen bu ikilinin beraber çalışması dünyanın yıkımının önündeki tek engeldir. 
 
“Heyecan uyandırıcı… Çay Kitabı ikilemesine müthiş tatmin edici bir son… Okurlar daha fazlası için yaygarayı koparacak.” 
 –School Library Journal 
 
“Lin’in kalemi canlı betimlemeleriyle okuru doğrudan büyülü ve tehlikeli bir dünyanın içine çekiyor. Karanlık ve Tatlı Zehir’de büyü, mitoloji ve halk masaları kurguya kusursuzca yedirilmiş.”  
–One Book More</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c27d2f89-10ab-4cdd-9d3a-aba484867c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Portresi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ben sığ denizleri bilmem, boğulmayacağım sulara dalmam. 
Göğsünü yakmıyorsa sevgiyi aşktan saymam.” 
 
“Onunla aynı masaya otururduk. Aynı sofrada yemek yerdik. Aynı evde dolaşırdık. Aynı şehirde, aynı semtte yaşardık. Fakat hiçbir zaman aynı dünyaya ait olamamıştık. 
Karşısına oturup bakışlarımı üzerinde arsızca gezdirdiğimde bile gözleri gözlerime değmezdi. Sanki içinde boğulacağım o mavi gözlerine bir kere daha bakarsam kaybolurmuşum gibi kaçırırdı benden. 
Yine de onu severdim. 
Her şeye rağmen. 
Çünkü kalbimdeki karadeliğin içinde yok olduğunu hissetmediğim tek duygu buydu. Atlas Katrivas’a duyduğum çekim bana yaşadığımı ve hâlâ var olduğumu hissettirirdi. 
Ben onun açtığı yaraya bile sadıktım. Göğsümde hissettiğim öfkeye, onun için aldığım nefese, kalbime sığmayan nefrete bile sıkı sıkı bağlıydım. 
O ise... 
Atlas’tı işte.” 
 
“Şimdi sen arkandaki kalabalığa aldanıyorsun. 
Biz ikimiz, o kalabalığın içinde yapayalnız kaldık, kabullenmiyorsun. 
Gün geçtikçe eksiliyor yüreğin, fark etmiyorsun. 
İnsana yalnızlık da öğretilir sevgilim, sen acıyı hiç tanımıyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5733c6e-4295-4ea6-8d76-ddf58bb91b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahın Sessizliği Ülkesi</image:title>
            <image:caption>“...Yol parası veremedim diye 
Bu dağları bana deldirdiler 
Bu yolları bana açtırdılar 
Hacizlere gitti 
Suna gibi geçimine oy 
Meri kekliğim 
Oy meri kekliğim 
Nedir çektiğim 
Kore Dağlarında 
Tabakam kaldı 
Mahpus damlarında özgürlüğüm 
Oy meri kekliğim 
Dut kurusu süpürge tohumu yediğimiz 
Ve bir godik arpa için 
Sivas kapılarından geri döndüğümüz 
Günleri defledik hey 
Meri kekliğim 
Oy meri kekliğim 
Nedir çektiğim...” 
 
Mitoloji ve sembolizmde keklik için St. Ambrose “Adını perdendo (kendini kaybetmek) kelimesinden alan ve İbranice adı kore (çağırmak ve duyurmak) olan keklik; sesiyle kalabalıkları baştan çıkartan Şeytan’dır” der. 
O yüzdendir ki yüzyıllar boyunca avcılar, meri (dişi) kekliklerle tuzak kurarlar. Dişi keklik o kadar güzel şakır ki çevredeki erkek keklikler onun etrafına toplanır, kapana yakalanırlar. Bu sebepten kekliğin kendi soyuna ihanet ettiği söylenir. Oysa avcıdır kekliğin düşmanı. Dişi kekliğin sesini yem eder; belki de kurtulmak için bağırır güzel sesiyle keklik... Kore Dağları’nda iki halkı birbirine düşman eden de, yem eden de avcıdır, avcılardır aslında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a105456-a693-4814-8807-1454c0df7b5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın 1919 yılında babasına yazdığı ve hiçbir zaman gönderilmeyen bir mektuptur Babaya Mektup. Kafka’nın ölümünden sonra, ilk kez 1952’de yayımlanır ve kısa süre sonra, Kafka’nın psikanalitik ve biyografik çalışmaları için en çok müracaat edilen metin halini alır. 
Franz Kafka, Ocak 1919’da Schelesen’de (Bohemya) bir kaplıca ziyareti sırasında Julie Wohryzeck ile tanışıp birkaç ay sonra onunla nişanlanır. Babası Hermann Kafka, oğlunun bu “uygunsuz” evlilik planına öfkeyle tepki gösterir. Bunun üzerine Franz Kafka babasına, 103 sayfa uzunluğunda ve ikisi arasında biraz olsun sulh sağlayacağına inanarak nokta koyduğu bir mektup yazar. Sonrasında, genç çiftin kasım ayında planladıkları düğün gerçekleşmez. Ancak geriye, yazarın hem sosyal hayatında hem de edebi hayatında birçok konuyu açığa çıkarmayı sağlayacak anahtar niteliğinde bir metin kalır. 
“Geçenlerde niçin sürekli senden korktuğumu iddia ettiğimi sormuştun. Ben de her zamanki gibi sana ne cevap vereceğimi bilememiştim, çünkü hem senden korkuyordum hem de bu korkunun nedenleri o kadar çok, o kadar ayrıntılı ki anlatmaya kalksam, hepsini aklımda tutamaz, toparlayamazdım. Şimdi sana yazarak anlatmaya çalışırken bile hepsini aktaramayacağım, çünkü yazarken de sana karşı hissettiğim korku ve onun etkileri, bütün düşünce ve duygularımı sana açıklamamı engelliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa2fa81-7f78-4b41-a59e-2b5a22ef072d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri</image:title>
            <image:caption>Harpagon adı cimrilikle özdeşleşmiştir adeta. Ama Molière bize sadece cimri değil, bencil, despot, düşüncesiz, para için çocuklarının mutluluğunu bile göz ardı eden, paraya esir bir burjuva karakter çizer ve her zamanki gibi genciyle de yaşlısıyla da, uşağıyla da asiliyle de dalgasını geçer. İnsanlığın gülünç ve zavallı panoramasını beş perdeye sığdırır. Aradan geçen yüzyıllara rağmen hiç değişmeyen bir gerçeği dönüp dönüp yüzümüze vurur; paranın insanın kişiliğini nasıl zehirleyip köle ettiğini… 
“Nah şuraya yazıyorum, bu adamın canını alırsın parasını alamazsın. Paranın lafını açtın mı damarı tutar, hem de öyle bir tutar ki adamı canından bezdirir. Gebersen de kılını kıpırdatmaz, acıması yoktur. Diyeceğim o ki şanmış, şöhretmiş, şerefmiş vız gelir tırıs gider bu herife. Onun derdi günü paradır. Biri karşısına dikilip para istedi mi inmeler iner yüreğine. Para dedin mi, kalbini deşersin, ciğerini sökersin, canevinden vurursun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e59f5a-0744-4f28-a481-58ae70f0bde2.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Anlatıyor - Biz Türk Milliyetçisiyiz</image:title>
            <image:caption>Anayasa’nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri şöyle tanımlanmaktadır: 
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. 
Bu kitabın amacı, Türkiye Cumhuriyeti’nin “bağlı” olduğu “Atatürk milliyetçiliği”nin, daha doğru bir tercihle Atatürk’ün kendi ifadesi ile “Türk milliyetçiliği”nin ne olduğunu anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktır. 
O, Türk milliyetçiliğini şöyle tanımlamıştı: 
“Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve uluslararası temaslarda ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla dengeli bir şekilde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterlerini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe0090bc-c832-46c3-a706-16c8fce3e300.jpg</image:loc>
            <image:title>Rafadan Tayfa - Hayrimatör (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her şey bilim merkezine kayıt olmamla başlamıştı. Dev bir robot yapmıştım ve adını Hayrimatör koymuştum. 
Robotumla uğraşmaktan arkadaşlarıma vakit ayıramıyordum. Rafadan Tayfa olarak eski birlikteliğimiz ve neşemiz kalmamıştı. 
Zobi’nin de yardımıyla nihayet uğraşlarım sonuç verdi ve robotum bilim fuarında sergilendi. Ama mutluluğum kısa sürdü… Hayrimatör’üm, Zobi’nin yüzüğü ve Galata Kulesi kötülerin elinde kayıplara karıştı. 
İşte şimdi arkadaşlarıma çok ihtiyacım vardı. Rafadan Tayfa eski günlerdeki gibi bir araya gelebilecek mi? Kaybolan Galata Kulesi yerine konabilecek mi? Zobi, yüzüğü bulunup ailesine kavuşabilecek mi? Siz de bu soruların cevabını merak ediyorsanız, dev bir macera sizleri bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117542</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d69be37-d252-45b5-8d28-77789384691b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rafadan Tayfa - Veri Muhafızları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Öğretmen, Rafadan Tayfa’ya bir ödev vermiş ve şu soruların yanıtlanmasını istemişti: “Kişisel veri nedir? Kişisel veri nasıl paylaşılmalıdır? Kişisel veri güvenliği nasıl sağlanmalıdır?” 
Hayri ve Kamil; Kuşçu baba, Sadettin Usta ve Basri amcanın yardımlarıyla ayrıca Fatma ninenin desteğiyle kişisel verinin ne olduğunu öğrendi. Doğum tarihleri, adres bilgileri, telefon numaraları, e-posta adresleri, şifreleri gibi daha birçok bilgi kişisel veriydi ve uluorta kimseyle paylaşılmamalıydı. 
Peki bu kişisel verilerin güvenliği nasıl korunacaktı? Bir kasaya koyup toprağa gömmek işe yarayabilir miydi? Rafadan Tayfa’nın kişisel verileri korumak için yaşadığı eğlenceli ve heyecanlı macera sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117543</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb0668c-f1dd-44a1-8061-4cb1e75b211b.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>İngiliz yazar Charles Dickens tarafından 1838 yılında yazılan ve en sevilen dünya klasikleri arasında yer alan Oliver Twist, hemen hemen tüm dillere çevrilmiş ve sinema imlerine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccdc15d-6bc8-47dc-8b9b-b385870f851c.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbocular - Koca Göz Boyama</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır.
Çocuklar bu kitapta; sevimli canavarları renklendirerek boyayacak. Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117545</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4439ca-9600-4dfb-9a99-e339ccb1a001.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Oyun 365 Akıl ve Zeka Oyunu</image:title>
            <image:caption>Maceraya hazır mısın ? Bu kitap , beynimizin her bölümünü test edebileceğimiz şekilde tasarlanmış 365 farklı ve zeka oyunu içermektedir. 
Her bir oyun birbirinden farklıdır. Eğlence başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/422835e7-62b1-48f2-b61f-bdd048c1c8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Milaslı Asil</image:title>
            <image:caption>Asil&apos;in doğumundan; kendi başına ev yapacak kıvama geliş anlatısı, öyküyü okunur kılıyor. O nedenle yazarı kutlarım. 
                                                                  Dr. Serdar Şahinkaya 
* * * 
Zekâsıyla kendisini tehlikelere atan, yine bu tehlikelerden zekâsıyla kurtulan 3 yaşındaki çocuk Asil&apos;den, istediği gibi minimal, sıradan, ama özgür bir hayat kurmaya çalışan azimli yetişkin Asil&apos;i anlatıyor Milaslı Asil. 
Onun serüvenini bir nefeste okuduğumuzda aslında henüz 3 yaşındayken motorlu araçlarla dolu şehrin işlek caddelerinden geçerek komşu evine tek başına gitmeyi başaran Asil&apos;i, bir kahraman olarak görmeye başlıyor ve onun daha neler yapabileceğini hayal ediyoruz. Ve merak ediyoruz. Acaba Asil, nasıl biri olacak? Neler yapacak, neler başaracak? Arzuladığı sükûnetli yaşamı kurabilecek mi? Evini bitirebilecek ve içine girebilecek mi? 
Asil&apos;in inşa etmeye çalıştığı  zamanın esiri değil, tanığı olmayı amaçlayan, doğayla barışık ve özgür yaşamı inşa etme çabası ne kadar tanıdık, &quot;sıradan&quot; ve doğal ise, bu serüveninde karşılaştığı sorunlar da bir o kadar tanıdık, &quot;sıradan&quot; ve doğal. Tam da bu nedenle Asil&apos;in öyküsünü, pastoral bir yaşam anlatısı olduğu kadar, her an doğa, ekonomik ve de güncel bir tehlike ile bölünme riski taşıyan bir macera anlatısı olarak da okuyoruz. 
Beste Naiboğlu, bu yaşam anlatısı tarzı kitabında Asil&apos;i zeki, çalışkan, azimli, zorluklara göğüs geren, özgürlüğüne düşkün, ne istediğini bilen, bir başka deyişle kendi hayatını yazan bir kahraman olarak çiziyor.  Onu, giderek kaotikleşen ve insanı &quot;modern&quot; kölelik sistemine teslim olmamak için yel değirmenlerine savaş açmış modern bir Don Kişot olarak görmek de mümkün. Çarpıcı ve su gibi akan diliyle Naiboğlu, okuru kısa, ama etkili bir serüvene tanıklık etmeye çağırırken, aslında günümüz modern insanına da ayna tutuyor. Böylece kitap, bu aynada kendini görmek, kendi yaşamını kurmak ve yazmak isteyenler için de bir çağrı niteliği taşıyor. 
                                                          Prof. Dr. Hasan Akbulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d67f81-b0bc-4f51-807a-54ba8496b30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Mark Twain tarafından 1876 yılında yazılan bu ölümsüz eser, hemen hemen tüm dillere çevrilmiş ve sinema flimlerine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117548</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70aa0d93-2f41-40de-84fd-aec76c81abdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tüy Kadınca Hayat</image:title>
            <image:caption>Ömür bir soluk, varsa varsın, yoksa yoksun. Bu kadar basit, sade, tüm anlam bir soluk! Bir de solumaktan vazgeçenler var. Dursun, bitsin, tüm sesler susun, en çok da içten gelen çığlık susun. 
Elinizdeki kitapta, çığlığı duyulmayan ya da sesi çıkmayan kadınların hikayeleri var. Birbirine benzeyen ruhları, birbirine benzemeyen hayatları ile nahif, içli kadınların duru hikayeleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117549</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88888de9-043f-4f61-a71c-5f39c098d5f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tılsım - Dokuzuncu Kitap Dalgaların Hakimi</image:title>
            <image:caption>Tılsım efsanesinde büyük final! Kazu Kibuishi&apos;nin, 21 dilde yayımlanan “Tılsım” serisinin dokuzuncu ve son halkası Dalgaların Hâkimi Emily, Navin ve arkadaşlarını epik bir yolculuğa çıkararak hafızlara kazınacak bir hikâyeyle okurlarına veda ediyor.  7 yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan kitap, gizemli şehirlerden okyanusun derinliklerine uzanan tehlikelerle dolu bir maceraya açılıyor. Hayao Miyazaki&apos;nin eserleriyle yarışacak nitelikteki çizimleriyle eşine az rastlanır bir fantastik evren sunan “Tılsım” serisi, aylar boyunca New York Times çoksatanlar listesinin zirvesinde yer almış ve pek çok ödüle değer görülmüştü. Serinin son serüveninde; Ikol&apos;le yüzleşmesinin ardından Emily nihayet taşın gücünü ve Alledia&apos;yı gölgelerden korumak için ne yapması gerektiğini anlamıştır. Annesi ve Navin&apos;e yardım etmek için Typhon&apos;a giderken, Prens Trellis de vatandaşlarını kurtarmak ve kralın yokluğunda gücü ele geçiren sahtekârla yüzleşmek için Elf Krallığı&apos;na geri dönmektedir. Karanlığın tehdidi tüm Taşmuhafızlarını yakından takip ederken onu yenmek ve hayatta kalmak için hem yeni dostların hem de eski düşmanların gücü gerekecektir. Özgün tiplemeleri, sinematografik çizimleri ve sürükleyici temposuyla hem çocuk hem de yetişkin çizgi severlerin hayranlığını kazanan “Tılsım” kitapları büyülü ormanlar, sıradışı yaratıklar, konuşan bilge ağaçlarla çevrelenmiş büyülü hikâyesinin satır aralarında iktidar, bilinç ve mücadele ile ilgili önemli söylemlerde de bulunuyor. Tılsım serüvenine muhteşem bir finalle son noktayı koyan Kazu Kibusihi serinin ilk kitabının yayımlandığı 2008&apos;den günümüze kendi okurunu yetiştirmeyi başararak çizgi roman dünyasındaki varlığını da efsaneleştirmiş oluyor. “Aksiyon dolu macera serisi, heyecan verici bir hızla ilerliyor... Biraz fantezi ve biraz manga. Bu kitap okura çok şey vadediyor.” Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfc24b8-de28-4f21-92e0-9fe3a396ebca.jpg</image:loc>
            <image:title>Seksen Günde Devrialem</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar Jules Verne tarafından 1872 yılında yazılan Seksen Günde Devrialem, dünyada en çok okunan kitaplar arasında yer almaktadır. Pek çok kez sinemaya aktarılmış ve birçok televizyon dizisine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81523bfe-e2ba-4c9d-8c71-4520bd9d527d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anka (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Food Online Aydan dergisi ekibi olarak yaptığımız en iyi şey sanırım arkamızda estetik ve bir o kadar da gerçekçi tabaklar bırakmak. Yemek hikâyesinde bizleri birleştiren tam olarak estetik bakış açılarımız.
6 Şubat... 7,8’lik depremin vurduğu iller göçük altında kalırken hepimizin ruhu da o taş yığınlarının altında kaldı. 6 Şubat 2023 sabahı her şey değişti.
Depremin vurduğu 10 ilimizin tatları, kökleri derinlere uzanan yemek hikâyeleri, bölgenin tarımsal üretiminin Türkiye ekonomisine katkıları, etkileri üzerine bir kitap projelendirme fikriyle başladığımız araştırmalar bizi bambaşka yerlere götürdü.
Birbirinden ilginç ve birbirinden değerli sonuçlar elde ettiğimiz bu araştırmalar sırasında önemli bir ayrıntıda takılıp kaldık. Zira deneyim ve hikâyelere sahip yemeklerin birbirinden farklı pek çok versiyonuyla karşılaştık.
En doğruyu bulmak, o zengin ve derin yemek kültürünü sonsuza dek yaşatmak adına bölgenin uzman şefleriyle elinizdeki kitabı hazırladık.
10 ilimizin acı tatlı yemek zevkinden süzülüp gelen tarifleri size ulaştırmamızı sağlayan pek çok isme buradan en derin teşekkürlerimizle.
Keyifli sofralarda, lezzetini ala ala, huzurla..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8868f49-a1b4-4ae4-9764-b6317a4551a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yıldız&apos;ın Büyük Ay Pastası</image:title>
            <image:caption>Küçük Yıldız, annesiyle beraber pişirdikleri leziz Ay Pastası’na bayılıyor. Ama pastayı hemen yememesi gerekiyor!
Küçük Yıldız parmak ucunda yürüyerek Büyük Ay Pastası’nın yanına gidiyor.
Pıtı pıtı pıtı…
Peki, küçücük bir lokmacık almadan duramazsa ne olur?
Gökyüzündeki yıldızlar kadar parlak olan bu kitapta Newbery ödüllü yazar Grace Lin, ayın evrelerini öğreten sıcacık bir öyküyle karşımızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07258082-362f-4fef-8fee-f83d2bf0a703.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide ve Cahit Arf&apos;ın Almanya Mektupları</image:title>
            <image:caption>Türk matematik tarihinin en önemli simalarından biri olan Cahit Arf ve tarih öğretmeni eşi Halide Arf ile cebir ve sayılar teorisi alanlarında şöhreti dünyaya yayılmış olan Alman matematikçi Helmut Hasse’nin biyografilerini ve Arf çiftinin Hasse ile mektuplaşmalarını konu edinen bu çalışma, ilim dünyasına katkıda bulunmuş ve sayısız öğrenci yetiştirmiş üç kişi arasındaki meslekî ve kültürel bilgi paylaşımını ortaya koymaktadır.
Cahit Arf, Selânik Posta Telgraf İdaresi memuru ve İttihat ve Terakki Cemiyeti Selânik Şubesi üyelerinden Yusuf Bey’in oğlu olup, 11 Ekim 1910 tarihinde o dönemler bir Osmanlı şehri olan Selânik’te’ki Islahhane mahallesinde dünyaya gelmiştir. Ailesi, Osmanlı Devleti’nin Balkanlara yayıldığı dönemde Konya bölgesinden getirilen Türk boylarındandır. 1912’de Balkanlarda başlayan savaş sebebiyle tüm aile İstanbul’a göç etmiştir. Kandilli Kız Lisesi’nden emekli olan tarih öğretmeni Halide Arf ise Millî Mücadele Dönemi’nde şehit edilen Eşme Kaymakamı Ahmet Şevki Bey’in kızıdır.
Farklı millet ve kültürlere mensup Hasse ile Arf çiftinin, bu üç güzide ilim insanının otuz altı yıl süren mektuplaşmaları kimi zaman basit bir hatır sormaktan ibaretken kimi zaman da ciddi konuların tartışıldığı bir platforma dönüşmüştür. Mektuplarda akademi camiasındaki faaliyet ve gözlemlerin yanı sıra, yıllar boyu tarih, edebiyat, sanat ve muhtelif sosyal konularda Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe olarak hayli ilgi çekici bilgiler paylaşılmıştır. Özellikle Halide Arf’ın bir tarih öğretmeni olarak Türk tarihi ve kültürünü tanıtmaya başlamasıyla Hasse cephesinde ilginç bir değişiklik görülmektedir. Hasse gibi alanında dünyaca tanınmış bir Alman matematikçinin Türk kültürünü tanıması ile Türkçe öğrenip mektuplarını Türkçe kaleme almaya başlaması, ilerleyen yıllarda Türkiye’de misafir profesör olarak bulunması ve vefatından önce son bir kez daha Türkiye’yi görmek istemesi gibi detaylar mühimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff50b0c-3832-444c-8c47-4a9554c94f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köklerden Göklere Türk Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze kadar insan, evrene ve kendine dair büyük sorulara yanıt aramıştır. Köklerden Göklere Türk Mitolojisi de bu arayışın ürünüdür. Bizi atalarımıza, tarihimize, kültürel değerlerimize, kadim inançlarımıza götüren bir kaynak niteliğindedir. Türk mitolojisinin renkli öğeleriyle hem hayal gücünüzü açığa çıkarır hem de kadim kültür tarihimize ilişkin ipuçları verir.
Başka kültürlerin varlığına da vurgu yaparak bu hikayelerin kültürden kültüre hatta aynı kültürde zaman içeresindeki değişimine vurgu yapar.
Köklerden Göklere Türk Mitolojisi eğitici, öğretici ve eğlenceli sorularla, notlarla, etkinliklerle sizleri düşünmeye, sorgulamaya ve bu hikâyenin bir parçası olmaya davet eder.
Bir öğretmen ve iki öğrencisi tarafından ortaya konulan bu kitap, yoğun bir emeğin meyvesidir. Yalnızca belli bir yaş grubuna hitap etmez; yediden yetmişe tüm bireyler için Türk mitolojisini tanıtmayı, sevdirmeyi ve eğlendirmeyi amaçlar.
Dilekleri, okurlarının her zaman köklerden göklere ışık olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117555</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47d1f804-2541-405c-899b-1e5777118e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Sanatında Mistik Etkileşimler</image:title>
            <image:caption>Sanatçı; hisseden, beş duyu organının, zekasının  ve zihninin ötesinde, kalbi, ruhu ve öz benliğiyle hareket eden, onlardan aldığı duyumlar, önsezi ve kıpırtılarla yaratan kişidir. Onun başlıca hedefi kendi içselliğini açığa çıkarmak, onu görünür hale getirmek ve ondan özgürleşmektir. Yaratma anında yaşananlar, dünya gerçekliği dışında, tıpkı ruhani bir çalışma sırasında  yaşananlar gibi, insanı farklı bir boyuta; zamanın ve benliğin olmadığı bir kendinden geçme haline getiren, onu arındıran, iyileştiren ve yükselten deneyimlerdir. Algının ve bilincin sanat üretme esnasında uğradığı böylesine etkileyici bu değişim, sadece sanatçı tarafında kalmayıp, sunulan eserle birlikte izleyiciye ulaşarak onu da değiştirmekte ve uyandırmaktadır. İşte bu uyanış, insana var oluş sebebini, evrim ve mükemmelleşme yolundaki düzeyini hatırlatan ve gösteren yüce farkındalık halidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41f0b1cb-645a-455a-92c6-e7118b5d60fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Höt Höt Efendi</image:title>
            <image:caption>Apartmana yeni taşınan komşuya nazik bir karşılama planlayan kahramanımız, bu amcayla bir türlü tanışamaz. Her zaman çatık kaşlı ve sinirli görünen amcaya yaklaşabilmek için ne yardımlar ne sürprizler hazırlar… Fakat kahramanımız her defasında azar işitir. Höt Höt Efendi’yi memnun etmek için türlü uğraşlara giren kahramanımız sonunda Höt Höt Efendi’yi mutlu etmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117557</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b20b2c-ee02-4597-b412-e3b1e279b7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 7 Vedalar Artık Kalp Kırmasın</image:title>
            <image:caption>Tüüühhhhh!..
Çilli Çirpi’nin saçları bitlendi. Hem de muhteşem köy tatilinin sonuna geldiği için çok üzgün ama biliyor musun bütün olumsuzlukla başa çıkmayı başaracak! Yeni doğan kardeşiyle tanışma zamanı da geldi. Köydeyse üzüm hasadı yarışması yapılacak. Sence kim üzüm güzeli seçilir? Muammalar, Deliyontu, erzak dedesi derken püsküllü davul dövüldü, boncuklu zurna üflendi, hımbıl tefin zilleri şıngırdadı ve köy düğünü başladı.
Veda zamanı geldi.
Üzülme, birbirini çok seven insanlar kavuşmak için her fırsatı değerlendirir nasılsa!
Çilli Çirpi son sayfalarına yaklaşmışken “Hayvan Pusulası”na böcekleri yazdı. Böceklerden korkuyorsan o küçücük canlıların dünyasına bir de bu kitaptan bak. Ağustos böceği neresinden ses çıkarır? Kene nasıl koku alır? Dünyanın en eski zamanlarından beri var olan böcek hangisi? Mantar yetiştirip tırtılların sırtına binen karıncaları hiç duydun mu? Ya da ateş böceğinin bir sokak lambası büyüklüğünde olması hâlinde koca mahalleyi aydınlatacağını söylesem, ne dersin? Hadi okumaya başla, ama Çilli Çirpi’yle vedalaşma; o, sen ne zaman istersen hemen yanı başında!</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>