﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70e62644-9ab6-4a57-aa08-18e1cabc2ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Sultan Mehmet</image:title>
            <image:caption>YENİ ÇAĞIN GÜNEŞİ Umudun Sultanı… İmkânsızın Fatihi… 
  Küçücük yaşında tuttuğu defterde bile fetih planları vardı Mehmet’in. 8-9 yaşındayken çizdiği haritalar, hayal ürünü ilginç silahlar ve bazı savaş tasvirleri, daha o yaşta neler düşündüğünü gösteriyordu. Defterin ilk sayfasına Fetih suresinin ilk ayetini yazmış, onun altına da meşhur hadisi eklemişti; “Konstantiniyye bir gün mutlaka fetholunacaktır…” 
  “Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik.” diye haykırmıştı her seferinde. “Ya ben bu şehri alırım ya da bu şehir beni.” diyerek son sözünü söylemişti dehşetli harp meydanında. 
  “Fatih” diyeceklerdi artık ona. İmkânsızın fatihi… Kıyamete kadar böyle anılacaktı şanlı ismi. Herkes onu “Müjdelenen Yiğit” diye yâd edecekti asırlar boyu. Peygamber övgüsü almış Türk yiğidi ve askerleri… 
  Ne güzel kumandan ve ne güzel askerler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56c16b30-7f18-42d0-8daf-a5c0847ab734.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Güzel Kelimelerim Kitabım</image:title>
            <image:caption>Zeynep de tıpkı senin gibi konuşmayı çoook seviyor. Evde büyükleriyle, sokakta arkadaşlarıyla ve parktaki hayvanlarla konuştukça konuşuyor.
Amaaaaa….
Konuşurken hep güzel kelimeler kullanıyor.
Özellikle de bazı “özel” güzel kelimeleri...
Merve Gülcemal’in sıcacık kaleminden çıkarak senin için bir araya gelen bu kelimelerin neler olduğunu merak ediyor musun? O hâlde bu hikâye kitabının kapağını usulca aç ve muhteşem kelimelerin kalbine girmesine izin ver.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d80efb8-77d8-4168-9ba9-27b12b02cda4.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Kelimelerimi Seviyorum</image:title>
            <image:caption>“Biliyor musun?
Arkadaşlarım bana ‘Güzel Kelimeler Başkanı’ derler.
Neden mi? Kötü sözleri hiç sevmem de ondan...
Güzel kelimelereyse bayılırım. Özellikle de bazılarına...”
Peki sen de hikâyemizin kahramanı gibi bu güzel kelimeleri öğrenip arkadaşlarına öğretmek ister misin?
Merve Gülcemal’in sıcacık kaleminden çıkarak senin için bir araya gelen bu kelimelerle bambaşka bir maceraya adım atacaksın. Şimdi güzel kelimelerden oluşan hikâye kitabının kapağını usulca aç ve muhteşem kelimelerle maceraya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53267d1-4ccd-4595-91db-8f04c02e47c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertuğrul Gazi</image:title>
            <image:caption>OSMANLI’NIN ATASI 
Dirilişin yol göstericisi Ertuğrul Gazi. 
Kayı Boyu’nu Söğüt’e yerleştiren büyük kumandan. Kayı boyu, küllerinden doğdu Ertuğrul Bey’in izinde. Tüm ömrümü Kayı için feda etti. Kâh er meydanına koştu delice, kâh bey oldu. 
Sadece savaşarak değil diplomasi taktikleriyle de devlet kurulacağını öğretti oğlu Osman’a. 
Vefatından önce Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu oğlu Osman’a vasiyet etti: 
“Beylik, ateşten bir gömlektir oğul! 
Bey olursan sakın ola ki Hak yolundan, 
doğruluk yolundan ayrılma...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69c81107-b288-41bf-b0e4-631dbe1fb3c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Emir Timur</image:title>
            <image:caption>NİZAM GÜNEŞİ CİHANGİR 
Barlas Aşireti denilen o küçücük obayı, 
sınırları Hindistan’dan Anadolu’ya, 
Kafkasya’dan Şam’a kadar uzanan devasa bir imparatorluğa çeviren büyük kumandan Emir Timur. 
35 yıllık saltanatı boyunca nice savaşa at sürdü ve Hak Tealâ’nın izniyle neredeyse hiç yenilgi görmedi. 
Sultan Beyazıt’ı savaş meydanında yenen komutan Emir Timur. 
“Cihangir” dediler ardından. 
Fethettiği yerleri imar ederken ilim adamlarını da baş tacı kıldı. 
Nizam-ı âlem uğruna Çin üzerine at süren 
Emir Timur’un ardından nice eserler de kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc77c83b-6d5a-45d6-ae70-7ecd37dfdcf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşke Horoz Olsam</image:title>
            <image:caption>Kocaman bir gülümseme ve iyilik dolu bir kalp herkesi güzelleştirir.   Küçük kedi Miya, beyaz ve gri tüylerini pek sevmiyordu. Her sabah gür sesiyle öten Horoz Bey’i izliyor, onun renkli tüylerine ve dimdik yürüyüşüne hayran kalıyordu. Bir gün Horoz Bey’in kuyruğundan bir tüy düştü ve Miya, o tüyü buldu. Aklına şahane bir fikir gelmişti!
 
• Farklılıklar        • Aile sevgisi
• Kendine güven        • İyilik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b428b6ea-1495-444b-82f0-0ff61a1de777.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Kaşif İstanbul&apos;un Fethinde</image:title>
            <image:caption>Bahadır, İstanbul&apos;un fetih şenliklerine katılacağı için çok mutludur. Babasının diktirdiği yeniçeri elbisesi ile fetih etkinliklerinde o da sahnede rol alacaktır. Şenliğin olacağı gün babasıyla tören yerine gitmek için evlerinden ayrıldıktan bir süre sonra Bahadır tek başına yola devam etmek durumunda kalır. Babası onu metroya bindirir. Fakat metroda çok tuhaf, gizemli hadiselerle karşılaşır. Tren yavaş yavaş boşalmaya başlar. Kahramanımız az sonra vagonda tek başına kalacaktır. Önce trenin ışıkları söner ve uzunca bir süre karanlıkta yol alır. Durduğu duraksa diğer istasyonlara hiç benzememektedir. Buranın esrarengiz bir havası vardır. Etrafta yardım alabileceği hiç kimse de yoktur. Derin bir kuyuyu andıran duraktan çıktığında onu bir sürpriz beklemektedir. Kahramanımız acaba tekrar evine dönebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0168d932-b832-4fae-acfa-6eb8b4773eb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Elvis Riboldi ve Uzaylı Mörfi</image:title>
            <image:caption>Ben, Elvis Riboldinin en ilginç macerası bu kitabın sayfalarında.
Bir uzay gemisi, kocaman evrende olabilecek en ilginç yere düşer: Elvis Riboldinin evinin bahçesine! Bu da yetmezmiş gibi Elvis ve Boris, uzay gemisinden çıkan kayıp uzaylıya Mörfi adını vererek arkadaş olurlar.
Elvis ve Boris, tüm İkarya sakinleri ile birlikte Mörfinin gezegenine geri dönmesine yardım etmeliler. Ama söz konusu Elvis olunca hiçbir şey bu kadar kolay olmuyor! Acaba referandum kelimesini de biliyor mu? Bilmiyorsa o zaman şimdi öğrenme zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/194d9132-f6f3-43af-b564-4fca26c872ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Elvis Riboldi ve Zaman Makinesi</image:title>
            <image:caption>Elvis, zamanda yolculuğa çıkıyor. Üstelik yanında bilgisayar oyunları ve internet olmadan. Hatta yanında cep telefonu bile yok!
Tavan arasında bulduğu bir mektup Elvisi Borisin zaman makinesi sayesinde 1977 yılına doğru bir zaman yolculuğuna çıkartır. Annesi ve babasının nasıl tanıştığını öğrenmeye çalışırken Profesör Pinkertonun akıl almaz şekilde benzediği babasından kaçmaları ve yaşadıkları yıldakine hiç benzemeyen teknolojiyle başa çıkmaya uğraşmaları arasında macera üstüne macera yaşatıyorlar. Acaba tablet, cep telefonu, CD hatta internetin bile olmadığı 70li yıllarda hayat nasıldı? En önemlisi geçmişi değiştirmeden annesi ve babasını bir araya getirebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26f467fc-2532-46f0-aba5-e1f2939debc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgisayar Oyununda 24 Saat</image:title>
            <image:caption>Terence, günün büyük kısmını çevrimiçi oyunlarda geçiriyordu. Tam oyunu bitirmeye yaklaşmışken hiç hesaba katmadığı bir şey gerçekleşti. Artık oyunu ekranın diğer tarafında tamamlamak zorundaydı. Üstelik bilgisayar oyunlarından anlamayan kız kardeşi ve ailesi ile birlikte!
Skorlar, şifreler ve mücadeleler arasında büyükler, oyun dünyasını öğrenmeye çalışırken küçük ‘gamerlar da gerçek hayatta neleri kaçırdıklarını fark ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d349716b-2588-42ef-9a8e-3e9e9bbadabf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekranlar Olmadan 10 Gün</image:title>
            <image:caption>Tek bir ekran bile olmadan on gün! Öğretmen ve öğrenciler arasında yeni bir iddia: Televizyon yok, tablet yok, bilgisayar yok, cep telefonu yok, oyun konsolu yok, hatta psp bile yok… Peki bu iddiayı kim kazanacak? Ekransız on gün geçirebileceğini kabul edenler mi, yoksa etmeyenler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/857b4e56-5ef4-41db-b463-77bdada131d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Kaşif Göbekli Tepe&apos;de</image:title>
            <image:caption>Bahadır, yaz tatilini geçirmek için ailesiyle beraber Urfaya gider. Gezdiği, dolaştığı tarihi mekânları kameraya alan Bahadır, tesadüfen çektiği bir kaydın, tüm dünya tarihini değiştirecek kayıp bir medeniyetin şifresi olduğunun farkında bile değildir. Çektiği videoları bilgisayarına aktarırken taş bir heykel dikkatini çeker. Önemli olacağını düşünerek müzeye teslim eder. Fakat ne yazık ki o kayıtlar müzeden çalınır. Müzeden çalınan bu kayıtlar tesadüfen bir arkeoloğun eline geçer. O heykelin nerede olduğu çok önemlidir. Arkeolog videoyu çekene ulaşmak için polisten de yardım isterken Bahadırın peşine uluslararası tarihi kaçakçılık çetesi de düşecektir. Bu kovalamanın, dünya tarihine yeni bir sayfa açacağından, kayıp bir medeniyetin bulunmasına sebep olacağından hiç kimsenin haberi yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2737159-e011-457f-b740-f2a62b493269.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Kaşif Süleymaniye&apos;de</image:title>
            <image:caption>Bahadır okumaya meraklı bir çocuktur. Sahaftan aldığı bir kitap onun tüm dünyasını değiştirecektir. Aldığı kitabı incelerken içine gizlenmiş bazı kâğıtlar bulur. Bulduğu o kâğıtların eski yazıyla yazıldığını görür. Kağıtlarda şekiller, çizimler ve krokiler vardır. Araştırdıkça, İstanbul için dile getirilen bazı söylentilerin efsane değil gerçek olduğunu anlar. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman zamanında Süleymaniye Camisinin inşası sırasında caminin duvarlarında kullanılmak üzere kıymetli bir taş gönderilmiştir. Bu taş büyük bir sırrı da içinde saklamaktadır. İstanbula, Süleymaniye Cami için gönderilen bu taş, kaybolmuş ve nerede olduğu da bilinmemektedir. Bahadır ve arkadaşları bu sırrı çözmek, kayıp taşın izini sürmek için Süleymaniye Camisinin temellerine girecekler ve dehlizlerin içinde kaybolacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1789e04e-9f41-402b-942a-a0c1ed5090b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Canavarı</image:title>
            <image:caption>Geleceğin Eğitimcileri Ödülleri 2019
“Yılın Okul Öncesi Çocuk Kitabı Yazarı“
 
Çocuklar için ekran kontrolü hakkında bir öykü…
 
Merhaba, benim adım Mert.
Seni sihirli parmaklarımla tanıştırmak için buradayım.
Biliyor musun, sadece benim değil senin de sihirli parmakların var ve onları zaman zaman dinlendirmen gerekiyor.
Neden mi?
Nedenini öğrenmek istersen hemen sayfaları çevirebilirsin.
Haydi, seni bekliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503182dc-04e9-435c-8a44-21d48acc2285.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kaşifler - 1 Okyanustaki Gizem</image:title>
            <image:caption>“Neler oluyor?” diye mırıldandı Lisbeth, boğazı düğümlenmişti.
“Hiçbir şey bilmiyorum” diye cevap verdi Matt. O da ablası gibi donakalmıştı.
Kıyıya yaklaştılar. Lisbeth suyun üzerindeki kahverengi baloncukları görünce farkında olmadan kendini geri çekti. Suyun rengi sadece çamur gibi değildi, üstelik köpürüyordu da!
Okyanustaki Gizem’de Matt ve Lisbeth, alışılmadık bir renge bürünen ve kokusu oldukça kötüleşen okyanustaki gizemi çözmeye çalışıyorlar. Okyanusu bu hale getiren ne olabilir? Korkunç bir canavar mı, yoksa bir doğa olayı mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2acc628a-0007-42aa-bd5f-d69e0d27f68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kaşifler - 3 Gökyüzündeki Esrarengiz Işık</image:title>
            <image:caption>İşte! Orada!”
“Orası neresi?” Lisbeth sinirlenmişti.
“Tam orada. Dikkatli bak.”
Lisbeth kardeşinin gösterdiği yöne bakmak için eğildi.
“Gördüm.” Hayal kırıklığına uğradığı belli oluyordu.
“Çok küçükmüş! Sıradan bir yıldız olmadığına emin misin?”
“Tabii ki eminim” diye cevapladı Matt. “Biraz daha izle, sen de göreceksin.”
 
Gökyüzündeki Esrarengiz Işık’ta Matt ve Lisbeth, yıldızların arasında tuhaf bir ışık görüyorlar. Bu da yetmezmiş gibi bahçelerinde
gizemli taşlar buluyorlar. Taşların ve ışığın birbiriyle bağlantısı var
mı? Nereden ve nasıl geldiler? Matt ve Lisbeth bu gizemi çözebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c08b24-7e33-4ee8-9ede-6dd2d6c0050d.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kaşifler - 2 Taştaki Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Orman gittikçe derinleşiyor, ölü ağaç dalları yolu tıkıyordu. Matt dalların üzerinden geçerek ilerledi. Artık nereye gittiğini bilmeden yürüyordu. Birden durdu ve başını yukarı kaldırdı. Diğerleri nerede olabilirdi? Ağaçların ötesine bakmak, bu sorusuna cevap veremiyordu. Yeniden yere baktı ve şaşkınlıkla gözlerini kırptı. Tam önünde, derinlere kazınmış ayak izleri duruyordu.
Taştaki Ayak İzleri’nde Matt ve Lisbeth, ailece daha önce hiç gitmedikleri bir yere, evlerinden kilometrelerce uzaklara giderler. Gezileri sakin başlasa da Matt’in ormanın derinliklerinde bulduğu ayak iziyle iki kardeşin tatili adeta bir maceraya dönüşür. Taştaki ayak izleri neye ait olabilir? Korkunç bir canavara mı, nesli tükenen bir hayvana mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c9159a-4c34-49d5-9784-4ff20b29b321.jpg</image:loc>
            <image:title>İnternetsiz 15 Gün</image:title>
            <image:caption>İnternet olmadan bir tatil mi? Bilgisayar, oyun konsolu, cep telefonu da mı yok! Sosyal medya mesajlarını kontrol etmeden bir saat bile geçiremeyen Emilie, çevrimiçi oyunlardan uzak kalamayan Ambroise için sanal yaşamdan uzak bir tatil, adeta kabus demekti. Tweet atmayı, like’lamayı, bir şeyler post etmeyi, snap chat’i bırakmak onlar için en gerekli şeyleri atmak ile aynıydı. Peki internet olmadan 15 gün dayanabilecekler mi? Acaba düşündükleri kadar korkunç bir tatil mi onları bekliyor yoksa bizim bile tahmin edemediğimiz şekilde eğlenceli mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd6e6f6-24e3-4090-9a30-7e2546f7e762.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Elvis Riboldi ve Çin Restoranı</image:title>
            <image:caption>Elvis’in arkadaşı olmak, sıradan bir günün olağanüstü bitmesini kabul etmek demektir. Elvis’e kalsa yeni açılan Çin restoranında yenilen bir akşam yemeğinin tahmin edilemeyecek olaylar yaşatabileceğini kim bilebilirdi! Bu tahmin edilemeyecek olaylar arasında bir dedektiflik macerası, bir ailenin sıradışı hayat hikâyesi ve elbette arkadaşlığın önemini vurgulayan yüksek dozda mizah var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e562fdde-5e23-47e1-b53d-fc8b46f83741.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Elvis Riboldi ve Sen, Emma Foster: Müzikal</image:title>
            <image:caption>Elvis ve arkadaşları bu maceralarında talihsiz bir olay yüzünden kapatılan okullarını kurtarmaya çalışıyorlar. Evet yanlış okumadınız, okulları kapandı. Elbette onlar da eğitimsiz bir hayatın kabul edilemez olduğuna inanıyorlardı. Ve okullarının yeniden açılması için bir araya gelerek hayatta görebileceğiniz en orijinal fikri buldular: bir müzikal hazırlayarak elde edilen geliri okula bağışlamak. Oyuncuların kim olduğunu ya da müzikalin konusunu merak ediyorsanız sizi Ben, Elvis Riboldi ve Sen, Emma Foster: Müzikal kitabının renkli sayfalarına davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac446ebb-2c11-4ffe-b11c-f16e19b19bee.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayrettin Paşa</image:title>
            <image:caption>DENİZLERİN FATİHİ 
Barbaros Hayrettin Paşa… 
Nâm-ı diğer Kızıl Sakal Hızır Reis… 
Denizlerin fatihi Barbaros, mavilikler üzerine bıraktığı izlerle asırlar ötesine mührünü vurmuştu. 
İmkânsız sanılan nice savaşlardan galibiyetle dönen Barbaros, nice Türk bahadırına ilham vermeye devam ediyor. 
Zira Barbaros’un gözü karaydı. Her savaşta korkusuzca haykırırdı: 
“Gün bugündür leventlerim. 
Unutmayın! 
Destanlar sadece karada yazılmaz. 
Bazı destanlar vardır ki; su üzerine yazılsalar da kıyamete kadar unutulmaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b0904c-dacb-4231-982b-2127c669c88b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alparslan</image:title>
            <image:caption>ALP SULTAN, ALPARSLAN… 
Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun şanlı imparatoru. 
Türklere anayurdun, Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt’in komutanı o. 
Malazgirt’te sadece bir savaş kazanmadı. Tarihe geçen dönüm noktasıydı onun uyguladığı Turan taktiği. 
Anadolu’nun kapılarını açtıktan bir yıl sonra Karahanlı topraklarını kuşatmışken savaş meydanında bir hain tarafından hançerlenmişti. Çok değil dört gün sonra ise herkesle helalleşerek ayrıldı dünyadan. Şehit düştü Amuderya Nehri üzerindeki kalede. 
Ardından nice sultanlar onun savaş zekâsıyla büyük zaferlere imza attı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51168d4c-7ed7-4089-933a-4360cd8f1e23.jpg</image:loc>
            <image:title>The Public Library Services in Turkey And Bulgaria in The Transition Process To Information Society</image:title>
            <image:caption>Bilgi toplumuna geçiş süreciyle birlikte dünyamız sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik alanlarda çok hızlı ve büyük bir değişimin içerisine girmiştir. Bu değişim ve dönüşüm süreci bütün toplumsal yapı ve kurumları etkilemektedir. Yaşanan değişim dalgasından etkilenen kurumlardan birisi de halk kütüphaneleridir. Halk kütüphaneleri her kesiminden insana hiçbir ayrım gözetmeksizin kültür, eğitim ve bilgi hizmeti sunan toplumsal kuruluşlardır. Toplumsal kuruluşlar hem içinde bulunduğu toplumda yaşanan değişimden etkilenen hem de bu değişimi etkileyen kurumlardır. Halk kütüphaneleri de bilgi toplumunda yaşanan değişim ve dönüşüm sürecinden hem etkilenmişler hem de bu değişim ve dönüşüm sürecini etkilemişlerdir. Bilgi toplumuna geçiş süreciyle birlikte halk kütüphanelerinin temel hizmetleri olan kullanıcı hizmetleri, teknik hizmetler ve yönetsel hizmetlerde köklü değişimler yaşanmıştır. Aynı süreçte halk kütüphaneleri temel unsurları olan derme, kullanıcı, personel, bina ve bütçelerini de yeni bir bakış açısıyla, bilgi toplumunun ve bilgi teknolojilerinin getirdiği yenilikler doğrultusunda yeniden tanımlanmak, yapılandırmak zorunda kalmışlardır.
Bu çalışmada bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşayan iki ülke olan Türkiye ve Bulgaristan&apos;daki halk kütüphaneleri, bilgi toplumu ekseninde karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmanın temel amacı, Türkiye ve Bulgaristan&apos;daki halk kütüphanelerinin mevcut durumlarını –bilgi toplumu ekseninde- tespit etmek, her iki ülkedeki kütüphane yöneticilerinin ve kütüphanecilerin bu konudaki görüşlerini belirlemek ve elde edilecek veriler ışığında Türkiye ve Bulgaristan&apos;daki halk kütüphanelerine yönelik yönlendirici öneriler sunmaktır. Bu kapsamda çalışmada her iki ülkedeki halk kütüphanelerinin bilgi toplumuna geçiş sürecinde temel unsur ve hizmetlerinde yaşanan değişim ve dönüşüm karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Çalışma da ayrıca bilgi toplumu olgusuyla birlikte genelde kütüphanelerin özelde ise halk kütüphanelerinin gündemine gelen yaşam boyu öğrenme, bilgi okuryazarlığı, bilgi ve iletişim teknolojileri, otomasyon programları, dijitalizasyon vb. olgu ve kavramların iki ülkedeki halk kütüphanelerindeki iş süreçlerindeki etkilerinin belirlenmesi de amaçlanmaktadır. Çalışmanın bir diğer önemli amacı da; Türkiye&apos;deki ve Bulgaristan&apos;daki Halk kütüphanelerinde görev yapan yönetici ve kütüphanecilerin Bilgi toplumu olgusu hakkındaki ve bilgi toplumunun halk kütüphaneleri üzerindeki etkileri hakkındaki görüşlerini belirlemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af15d2b5-a183-4630-97cb-ce3695a0eb37.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoride ve Pratikte İşsizlik</image:title>
            <image:caption>Teknolojik gelişme gün geçtikçe hızlanıyor, ekonomik faaliyetlerde makineleşme kullanımı artıyor, ülkeler arasında ticari ilişkilerde etkileşim geliştikçe olumsuz ekonomik sonuçların boyutu büyüyor, ekonomik krizler bir öncekine göre daha derin ve kapsamlı bir etkiye sahip oluyor. Tecrübe edilen bu ve benzeri ekonomik gelişmelerin doğurduğu belki de en önemli sosyo-ekonomik problem olarak yüksek işsizlik karşımıza çıkıyor. Bugün, gerek bireysel gerekse toplumsal olarak yalnızca gelişmekle olan ülkelerin değil aynı zamanda gelişmiş ülkelerin de ortak sorunu yüksek işsizlik.
Özellikle son yıllarda üzerinde durulan konunun iktisadi açıdan ele alındığı çalışmalardan biri olan bu kitapta;
• İşsizlik türleri nelerdir?
• İşsizliğin oluşumunda hangi ekonomik ve sosyal dinamikler önemli katkıda bulunmaktadır?
• iktisadi görüşlerin işsizliğe bakışı nasıldır?
• İşgücü piyasasındaki düzenlemelerin işsizlik üzerinde etkileri nelerdir?
• Ekonomik dönüşümün başladığı 1980 döneminden beri Türkiye&apos;de işgücü piyasası ve işsizlik nasıl bir gelişme göstermiştir?
• Bu dönemde ortaya çıkan işsizliğin temel dinamikleri ve işsizlik üzerindeki etkileri ne yönde ve ölçüdedir?, sorularına cevap niteliği taşıyacak teorik ve Türkiye ölçeğinde elde edilen ampirik bilgiler okuyucularla paylaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da3ef3b-bf18-42b8-921c-f05a4a2ebc4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Öncesi ve İlk Çağ Mimarlığı</image:title>
            <image:caption>Mimarlık sanatının ilk dönemlerini herkes için anlaşılır bir şekilde okuyucuya sunan bu kitap, mimarlar ve mimarlık adayları için olduğu kadar, sanat tarihçi, arkeolog ve rehberlerin ören yerlerini tanıtırken de yararlanabilecekleri bir başvuru kitabı niteliğinde olması nedeniyle önemli bir boşluğu dolduracaktır.
Kitabın sonunda yer alan değerlendirme bölümünde ise İlk Çağ uygarlık, mimarlık, sanat ve inançları gibi birtakım konular alışılmışın dışında bir yaklaşımla ele alınmış, İlk Çağla ilgili bugüne kadar yapılmış olan değerlendirmelerin oldukça dışına çıkılmıştır. Roman akıcılığında yazılmış olan bu kitapta özellikle Türk okuyucu açısından önemli sayılabilecek bilgiler bulunmaktadır. İlk Çağ uygarlık, mimarlık ve sanatı ile ilgili soru ve sorunlar farklı bir bakış açısıyla göz önüne serilmiş, bu dönem konuları ile ilgili araştırma yapmak isteyen bilim insanlarına aynı zamanda geniş araştırma alanları sunulmuştur. “Tarih Öncesi ve İlk Çağ Mimarlığı” tarih gelecektir düşüncesiyle hazırlanmış, her Türk okuyucu ve araştırmacısının okuması gereken bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/500b0c79-66d8-4f39-839e-bcec51e745e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı, Ziraat Fakültelerinde “Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği” dersini alan lisans öğrencilerine temel bilgiler vermektedir. Bununla birlikte; kitapta tarım ekonomistleri, ziraat mühendisleri, çiftçiler, kısaca ekonomi biliminin temel ilke ve kavramlarını kullanarak tarımsal problemlere çözüm arayanlara yararlı olabilecek bilgiler de bulunmaktadır.
Kitapta yer verilen bilgilerin öğrencilere ve konuya ilgi duyanlara ışık tutacak nitelikte ve uygulamalı olmasına dikkat edilmiştir. Konuları daha iyi anlayabilmek ve kitaptan daha iyi yararlanabilmek için ekonominin temel ilke ve kavramlarını bilmek gerekir. Bu nedenle öğrencilerin bu derste önce “Ekonomi” dersini almaları iyi olur.
Kitapta işlenen başlıca konular; Tarım Ekonomisinin tanımı, kısa tarihi, tarımsal ekonomik problemlere yaklaşım yöntemleri, tarımsal üretim sektörünün özellikleri, tarımın Türkiye ekonomisine katkısı, tarımsal üretim ekonomisi, doğal kaynaklar ekonomisi ve değer biçme, tarım ve uluslar arası tarım politikası, tarımsal üretim faktörleri, tarımsal finansman ve sermaye, tarımsal işletme yönetimi ve analizi, tarımsal pazarlama ve tarımsal kooperatifçiliktir. Bu kitap 13 bölümden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5570e6a4-453b-44ac-91f3-aece5eb05efe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ Tarihi</image:title>
            <image:caption>Toplumları canlı tutan unsurların başında geçmiş ile olan bağları gelir. Bunun için de tarihi süreç içerisinde her toplum nereden geldiğini sürekli sorgulamıştır. Bu sorgulamanın bir sonucu tarih ilmi her zaman ön planda olmuştur. Bu nedenle ele almış olduğumuz bu eser de zaman ve mekân sınırları içerisinde tarihin bir döneminin izlerini bulacaksınız. Okuyucu bu eseri incelediği zaman tarihin bu dönemi hakkında detaylı bilgi sahibi olacaktır.
Aydınlanma felsefesi ile birlikte dünya üzerindeki birçok maddi ve manevi olaylar üzerinde etkili olmaya başlayan Avrupa Medeniyeti, Tarihin tasnifi hususunda da baskın bir rol oynamıştır. Bunun için de tarihin tasnifinde Avrupa&apos;nın çok açık bir tesiri ortaya çıkar. Kaleme aldığımız ve tüm yönleri ile ortaya koymaya çalıştığımız Orta Çağ aslında İslam Kültür ve Medeniyeti ile Türk-islam Kültür ve Medeniyeti açısından tam anlamı ile aydınlık bir dönemi ifade eder. Eğer Orta Çağ, Avrupa Tarihinin geleneksel ve şematik olarak üç bölüme ayrılmasından hareketle ortada kalan çağa verilen isim ise diyecek bir sözümüz yok. Fakat kendi karanlık çağlarını örtmek adına Türk İslam Kültür ve Uygarlığını da kendi çuvallarının içine doldurmak için böyle bir tasnif yapmışlar ise burada yeniden çağları değerlendirmemizde büyük fayda vardır. Bunun için biz de eserimizi iki kısım halinde oluşturarak böyle bir yanlışlığın önüne geçmeye çalıştık.
Orta Çağ Avrupa&apos;nın Rönesans, Reform ve Aydınlanma öncesi karanlıklar içerisinde boğuştuğu dönemi ifade etmektedir. Eser içerisinde kaleme aldığımız Emevi, Abbasi, Memlûk, Selçuklu Medeniyetlerini Avrupa merkezli tasnif edilen Orta Çağ kavramı içerisinde değerlendirmek bu medeniyeti ortaya koyanlara haksızlık olur. Aynı şekilde Roma ve Bizans Medeniyetlerinin belli dönemlerini de Orta Çağ karanlığı içerisine sıkıştıramayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62de7750-3ac2-4a26-9e7c-d0547ad46086.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşteri - Benim Maaşımı Kim Ödüyor ?</image:title>
            <image:caption>Özellikle yaşanan global krizle ne kadar önemli olduğunu bir kez daha işletmelere hatırlatan:
Gerçekten BİZİM MAAŞIMIZI ÖDEYEN:
İstek, gereksinim, deneyimleriyle işletmeye FIRSATLAR PENCERESİ AÇAN:
Kendinin &apos;DEĞERLİ/ÖNEMLİ&apos; olduğunun hatırlanmasını:
VERİLEN SÖZLERİN tutulmasını, kazandırırken kazanmayı isteyen:
GÜCÜN GERÇEK SAHİBİ MÜŞTERİ...
Başarıya giden yolun temel taşı olan müşteriye bakış açısı aslında bir &apos;kültür&apos;dür. Bu kültürün yaratılması ve yaşaması işletmenin ilk günden başlayarak yaratacağı maddi ve manevi değerleri benimsemesi, yaygınlaştırması ve geleceğe taşımasıyla olasıdır. Müşteri Odaklılık/Merkezlilik; Müşterinin Öğrenilmesiyle ortaya konan davranış modelleridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e9cdcfd-435c-40fa-9315-30deac9ab463.jpg</image:loc>
            <image:title>AB Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sistemi</image:title>
            <image:caption>Dünya kaynaklarının artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamada yeterlilik düzeyinin azalması, bireylerin, işletmelerin ve ülkelerin tüm sektörlerde kaynakları daha etkin kullanmalarını zorunlu kılmaktadır. Diğer taraftan dünya genelinde tartışılan liberalleşme politikaları, işletmeleri küresel rekabetle karşı karşıya getirmektedir. İşletmelerin rekabet stratejilerinde 1980&apos;li yıllara kadar ucuz işçilik ve hammadde tedariği öncelikli iken, 1980&apos;li yıllardan sonra Ar-Ge&apos;ye dayalı rekabet stratejileri önem kazanmıştır. Nitekim çağımızın bilgi çağı olarak adlandırılmasının temelinde de bu yaklaşım yatmaktadır. Ar-Ge&apos;nin temelinde ise doğru verilere dayalı karar alma süreçleri yer almaktadır.
Doğru verilere dayalı karar alma modelleri ile işletmecilik kararlarının alınmasının kaynak kullanımında sağladığı etkinlik, bugün gelişmiş ülkelerde gerek işletme düzeyinde ve gerekse ülke düzeyinde veri sağlayacak kurumsal yapıların oluşturulmasını beraberinde getirmiştir. Bunun en önemli örneklerinden birisi AB “Çiftlik Muhasebe Veri Ağı” (ÇMVA)”sistemidir.
AB ortak tarım politikası kapsamında, tarım sektörüne tahsis edilen kaynakların amaçlar doğrultusunda etkin kullanımını sağlamak, uygulanan politikaların sonuçlarını değerlendirmek ve ileriye dönük politikaları belirlemek amacıyla, üye ülkelerde standart şekilde uygulanan muhasebe kayıtları ile elde edilen verilere olan gereksinim, 1965 yılında bu muhasebe sisteminin oluşturulmasını gündeme getirmiştir. 2009 yılından itibaren ülkemizde de pilot uygulamaları başlatılan bu muhasebe sistemi, bugün 54 ilde uygulanmaktadır. Diğer taraftan söz konusu muhasebe sistemi, ülkemizde üniversitelerde ders olarak okutulmaya da başlanmış bulunmaktadır. Ayrıca, ÇMVA muhasebe sistemine göre tarım işletmelerinden kayıt toplama ve veri analizi, yeni bir istihdam alanı olarak da ortaya çıkmış bulunmaktadır. Fakat, farklı kayıt ve veri analiz yöntemine sahip olan bu muhasebe sistemi ile ilgili olarak, yeterli bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu kitabın, başta araştırmacılar olmak üzere, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilgili personeline, öğrencilere, muhasebecilere ve çiftçilere faydalı olacağı kanaatindeyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/902abf6c-b992-43d4-aef4-47edad1de966.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Tasarım</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde sanat alanında öğretim veren fakülte ve yüksek okulların sayısı giderek artmaktadır. Söz konusu bu eğitim kurumlarında temel ders olarak değişik isimler altında temel tasarım bilgilerini vermeye yönelik dersler okutulmaktadır. Bu eğitim kurumlarında dersler uygulamalı olarak verilmekte ve öğrenciye tasarımın temelleri öğretilmeye çalışılmaktadır.
Ancak bu konuda görev yapan öğretim elemanları arkadaşlarımın kaynak sıkıntısı çektikleri de bir gerçektir. Tasarımın temel ilkelerini görselliğe ağırlık vererek, bol örneklerle destekleyerek anlatan yayın konusunda eksiklik bulunduğu da gözlenmektedir. Bu durum bir yandan, bu konuda görev yapan öğretim elemanlarımızın daha verimli olmalarını; diğeryandan ise öğrencilerimizin tasarımın ilkelerini anlayıp uygulamalarını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle öğrencilerimizin tasarımın ilkelerini kolaylıkla anlayıp uygulamalarını sağlamak amacı ile görselliğe ağırlık veren bol görsel örnekler ile konuları açıklayan bir kitabın yazılmasının yararlı olacağı düşüncesinden hareket ile bu kitap kaleme alınmıştır. Böylece üniversitelerimizin ve özellikle meslek yüksek okullarımızın ilgili bölümlerinde değişik isimler ile okutulmakta olan temel tasarım derslerinde yaşanan kaynak sıkıntısının giderilmesine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.
Kitabın yazılış amacına ulaşması en büyük dileğimdir. Elbette kitabın amacına ulaşıp ulaşmadığını siz değerli okuyucuların kitaba olan ilgisi gösterecektir. Siz değerli okuyucuların yapacakları her türlü eleştiri, katkı, değerlendirme, yorum ve görüşler kitabın sonraki baskıları için en iyi yol gösterici ve geliştirici unsur olacak, kitaba değer katacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dde7f513-3fbb-4843-aa51-a4cc34ee1c9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lojistik Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri</image:title>
            <image:caption>Bugün satın aldığımız birçok ürünün tasarımı bir ülkede yapılmakta, üretim çoğunlukla işçilik maliyetlerinin düşük olduğu dünyanın başka bir ucunda gerçekleştirilmekte ve üretilen ürünler tüm dünyaya gönderilmektedir. Günümüzde lojistik faaliyetlerin doğru bir şekilde belirlenmesi ve analiz edilmesi, rekabet gücünün temel bileşeni olan maliyet üstünlüğünü (minimum maliyet) sağlamada önemli bir element haline gelmiştir. Minimum maliyetin sağlanmasında kullanılan efektif araçlardan birisi de lojistik bilgi sistem ve teknolojileridir. Lojistik sektöründe yetişmiş insan gücüne olan talep günden güne artarken, lojistik bilgi sistem ve teknolojileri alanında kendilerini yetiştirmek isteyen araştırmacıların başvurabileceği Türkçe kaynak sayısı kısıtlıdır. Bu boşluğu doldurmak adına; lojistik bilgi sistemleri ile farklı karar seviyelerinde kullanılan lojistik bilgi teknolojilerinin yer aldığı bu kitap kaleme alınmıştır. Eksikliği hissedilen bu alana katkı sağlamak amacıyla hazırlanan bu eserin gerek sektörde çalışan profesyonellere gerekse üniversitelerde eğitim gören öğrencilere faydalı olmasını ümit ediyoruz.
&lt;p class=xmsonormal style=text-align: center;&gt;“Düzen ve düzensizlik arasında yatan ince çizginin adı lojistiktir.”-Sun Tzu.-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e33a18be-40dd-48e4-b0ae-3e7cc5660a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Kontrol ve Kurumsal Risk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Gelişen, değişen ve karmaşıklaşan dünyada faaliyet gösteren her organizasyon için hayati öneme sahip iki kavramdır: Vizyon ve Aksiyon.
Kurumlar, vizyonlarını hayalin ötesine geçirmek istiyorlarsa, hayallerine uygun aksiyonlar planlamalı, doğru hamleleri, doğru zamanda, doğru şekilde yapmalıdırlar. Bununla birlikte planlanmamış ve doğru şekilde organize edilmemiş aksiyonlar daha çok kaynak-sermaye, insan kaynağı, zaman vb.
–karşılığında daha az başarı şansı demektir.
Gerek kamu gerekse özel sektördede faaliyet gösteren tüm kurumların, karar alıcıların ve çalışanların içinde bulunduğu yeni çalışma anlayışı, geleneksel yönetim yaklaşımlarından çok daha fazlasını gerektirmektedir. Başarı artık sadece, iş yapmak, hizmet sunmak, kar elde etmek değildir. Kurumlar için başarı, günümüzde; değer yaratma kapasiteleri, hizmet ve ürün kaliteleri, sürdürebilirlikleri, rekabet güçleri ile ölçülmektedir.
Bununla birlikte, kurumların, yeni nesil başarı kavramları ile mücadele ederken, en önemli güvenceleri; kurumsal varlık ve kaynaklarını korumak, kaynaklarını amaç ve hedefleri doğrultusunda etkin, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanmak, hatta usulsüzlük ve suistimalleri önlemek konusundaki yetkinlikleri olacaktır.
Bu kitapta, kurumsal amaç ve hedeflere ulaşma konusunda kurumlara önemli katkılar sağlayan “İç Kontrol ve Risk Yönetimi” ne ilişkin teorik bilgiler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9fb8bed-16d7-406a-8736-f64cba44447e.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteler İçin Eski Türk Edebiyatı Metin Şerhi (14-16.) Yüzyıllar</image:title>
            <image:caption>Eski Türk Edebiyatı Metin Şerhi (14-16. Yüzyıllar) kitabı üniversitelerin Fen-Edebiyat Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri, Eğitim Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği ve Türkçe Bölümlerinde okutulan Eski Türk Edebiyatı, Klasik Türk Edebiyatı, Metin Şerhi dersleri için ders kitabı olarak düşünülmüştür. Ayrıca bu kitap İlahiyat Fakültelerinde okutulan Türk-İslam Edebiyatı ve DiniEdebi Metinler dersleri için de tavsiye edilebilir niteliktedir. Kitabın Klasik Türk Edebiyatı alanında lisansüstü eğitimlerde de kullanılabileceği öngörülmektedir. Yine kitap Türk Dili ve Edebiyatı ve Türkçe Öğretmenliği adaylarının girdikleri Alan Bilgisi (ÖABT) sınavına yönelik olarak da öğrencilere önemli katkılar sağlayacaktır. 
14, 15 ve 16. yüzyıllardan seçilmiş 30 şair ve onların şiirlerinin konu edildiği kitaptaki bölümlerde; ele alınan şairin hayatı, şiir şerhleri, ödev metinleri yer alırken QR kod ile okuyucuya şairi ve şiiri daha iyi anlaması için görseller sunulmuştur. Her cildin sonuna da metinlerde geçen motifleri içeren motifler sözlüğü hazırlanmıştır. Metin şerhi çalışmalarının bir örneği olan ve alanda bir boşluğu dolduracağı düşünülen bu kitap, altı yazar tarafından iki yıllık yorucu bir çalışmanın sonunda hazırlanmış; kitaptaki yeni yaklaşım ve tekniklerle öğrencilerin kendilerini pek çok konuda yetiştirmeleri hedeflenmiştir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03d74ac3-975d-47c8-8819-9a010a44b4e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Baharzade Feride Hanım</image:title>
            <image:caption>Klasik Türk edebiyatının kışa yüz tutmuş hazânında çiçek açmaya çalışan bir fidan gibi Kastamonu yöresinde boy göstermiş bir kadın şair olan Bahârzâde Ferîde Hanım, Türk Yenilik edebiyatının bütün yayın organlarına sirayet ettiği ve Divan şiirinin son demlerini yaşadığı XIX. yüzyılda Divan şiirinin hemen bütün nazım şekillerinde eser vermeye çalışmış bir şairimizdir. Şiirlerinde Divan şiiri geleneğine sadık kalmaya özen gösterirken zaman zaman kadınsı duygularıyla farklı beyitlerin de mimarı olan Ferîde Hanım’ın pâyitahttan oldukça uzak bir diyarda yaşamış olmasına rağmen şöhretinin tâ Mısır Hidivlerinin saraylarına kadar uzanması, orada Cemîle Fâzıla Hanım’la (ö. 1896) birbirlerine yazdıkları manzum mektuplar, onun şairlik kudretinin bir göstergesidir. Yine bestekâr ve şair Leylâ Saz Hanım’la (ö. 1936) kurdukları samimiyetin can suyuna da bu şairânelikleri kaynaklık etmiştir.
 
Bahârzâde Ferîde Hanım’ın iç sesinin dışa vurumu olan şiirlerini daha iyi tanıma ve daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla hazırlanmış olan bu kitap, “Şairin Hayatı”, “Eseri”, “Edebî Kişiliği”, Şiirlerinden Seçmeler”, Motifler ve Terimler Sözlüğü” ile “Kaynakça” bölümlerinden oluşmaktadır. Ondan bize edebî miras olarak kalan Dîvân’ından seçilmiş ve onun edebî yönünü yansıttığı düşünülen 28 gazel, 1 müstezad, 1 müselles, 1 murabba, 1 tahmis, 1 müseddes, 1 nâ-tamâm gazel ve 11 de seçme beytin dil içi çevirisi yapılmış; Motifler ve Terimler Sözlüğü ile Ferîde Hanım’ın şiir estetiğine yön veren motif ve kavramlar okuyucuya aktarılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c36d3cd1-96af-4ac3-be22-1d5dbba09909.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıtnat Hanım</image:title>
            <image:caption>18. yüzyılda yaşayan Zübeyde Fıtnat Hanım, 212 manzume kaleme alarak bunları Divan’ında bir araya getirmiştir. Fıtnat Hanım duygulu söyleyişi, şiirinde yakaladığı şekil mükemmelliği, pürüzsüz ve akıcı diliyle öne çıkmış; bu sayede klasik Türk edebiyatının en maharetli kadın şairlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Fıtnat Hanım’ın hayatı, edebî kişiliği ve şiirlerinin seçkisini içeren bu eserde onun şiir zevki ve kabiliyeti gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Bu maksatla kitapta kendisinin edebî yönünü yansıttığı düşünülen 1 kaside, 2 tarih manzumesi, 33 gazel, 1 kıta, 1 nazm, 1 lugaz, 1 şarkı ve 10 beytin günümüz Türkçesine aktarılmış şekline yer verilmiştir.
 Eserin sonuna Motifler ve Terimler Sözlüğü eklenerek Fıtnat Hanım’ın şiir estetiğini şekillendiren motif ve kavramlara ilişkin okuyucunun fikir sahibi olması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99348d6f-da53-49d3-bc0e-21e1b3810d75.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla Hanım</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, Türk milletinin geniş bir coğrafya ve uzun bir tarihî süreçte inanç, kültür ve yüksek bir medeniyet tecrübesiyle yoğurarak oluşturduğu klasik Türk edebiyatının güçlü kadın temsilcilerinden 19. yüzyıl şairi Leylâ Hanım tanıtılmaktadır.
 
Elinizdeki bu eseri okuduğunuzda, sıkıntılı ve bir o kadar da heyecanlı hayatı ve yer yer şûhane, bazen merdane, bazen de âşıkane ve ârifane şiirleriyle adını erkekler arasında edebiyat tarihine yazdırmayı başaran mücadeleci bir kadın şair olan Leylâ Hanım’ı tanıyacaksınız.
Leylâ Hanım’ın her çağa hitab edebilen, dönemine göre sade, anlaşılır ve duygu yüklü olan şiirleri hâlâ güzelliğini korumakta ve okuyanlara zevk vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1df9a85-9b40-48e4-bea3-424f58da8ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla Saz Hanım</image:title>
            <image:caption>Leylâ Saz Hanım, şair Mustafa Necati Karaer’in mısralarında dile getirdiği gibi bir kanadında “dün”ü Osmanlının son asrını; bir kanadında “yarın”ı genç Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarını idrak etmiş, saray görgüsü ve terbiyesi ile yetişmiş bestekar kadın şairlerimizdendir. Akdeniz Marşı olarak bilinen Yaslı Gittim Şen Geldim marşı ve sanat müziği parçalarından Mani Oluyor Halimi Takrîre Hicâbım  şarkısı en meşhur bestelerindendir. Harem’in İç Yüzü adıyla basılan saray hatıraları, babasının ve eşinin vazifesi dolayısıyla yaptığı seyahatlare dair notları, yaşadığı döneme birinci ağızdan ışık tutar.
 
Şiir ve musikiyle iç içe bir yaşam süren, ömrünün sonuna kadar “saz”sız bir günü geçmeyen Leylâ Saz Hanım özellikle şarkı formunda yazdığı şiirleriyle divan edebiyatımızda kendisi gibi zarif, içli ve samimi dizelere imza atmıştır.
Elinizdeki bu kitapta Leylâ Saz Hanım’ın hayatı ve eserlerine dair bir değerlendirme yapılmış; Solmuş Çiçekler isimli şiir kitabında bulunan şiirlerinden bir seçki günümüz okuyucusu tarafından daha iyi anlaşılsın diye nesre çevirileriyle birlikte sunulmuştur. Keyifle okumanız dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e283b8d-2cd9-4765-ae17-61baee780f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Mihri Hatun</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, klasik Türk edebiyatının sesini kadınca duyurmayı başaran 15. yüzyılda yetişmiş ilk kadın şairlerimizden Mihrî Hatun tanıtılmaktadır.
 
Elinizdeki bu eseri okuduğunuzda; güzel, kendinden emin, erkeklerden çekinmeyen, onlar arasında rahat hareket edebilen, hoş sohbet, hatta biraz şuh ama bir o kadar da iffetli ve iradeli, Âşık Çelebi’nin “gerçi zendür ammâ ol nâ-merd nice merd-i meydâna çifte-zendür” dediği, Evliya Çelebi’nin ise “aşkla oynayan kadın” olarak tarif ettiği Mihrî Hatun’u tanıyacak; aynı zamanda seven, sevdiğini söylemekten hatta sevdiğinin adını zikretmekten çekinmeyen bir kadın şairin duygu yüklü dünyasında cesurca tavırlarına şahit olacak; genellikle âşıkane, bazen şûhane, yer yer merdane, zaman zaman ârifane şiirleriyle adını edebiyat tarihine yazdırmayı başaran bir kadın şair olarak Mihrî Hatun’u tanıyacaksınız. Böylelikle bir kadın şair olarak erkek kalemiyle neşv ü nemâ bulmuş bir edebiyatın içinde nasıl kalem oynattığını, duygularını nasıl yansıttığını ve erkek şairlere nasıl meydan okuduğunu göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ebf92e-c0e0-45b1-9dcd-d62ca076d103.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakiyye Hanım</image:title>
            <image:caption>Nakiyye Hanım, 19. yüzyılın klasik Türk edebiyatı geleneğini devam ettiren kadın şairlerinden biridir. Tıp ve coğrafya konulu eserler yazan âlimlerden Müneccimbaşı Osman Saib Efendi’nin kızı olan Nakiyye Hanım’ın teyzesi de yüzyılın en önemli kadın şairlerinden olan Şeref Hanım’dır. Aldığı eğitim sonucu Farsça öğretmeni olan şair, eğitimci kimliği ile Lugat-i Fârisiyye adlı bir sözlük ile Divançe olarak addedebileceğimiz şiirlerini topladığı bir mecmua sahibidir. Şairin bu eserinin kendi hattı ile kaleme aldığı nüsha günümüze ulaşmıştır. Bu kitapda Nakiyye Hanım’ın 1 kaside, 27 gazel, 1 müstezad, 1 ninni, 1 tahmis, 2 şarkı ve 5 seçme beytine yer verilmiştir. Şairin şiirlerini genç nesillere tekraren hatırlatmayı amaçlayan çalışmada seçilen manzumelerin şairin edebî şahsiyetini en iyi yansıtacak şiirler olmasına dikkat edilmiş ve bu şiirler günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Kitabın sonuna eklenen “Motifler ve Terimler Sözlüğü” ile şiirde geçen mazmun, ıstılah ve bazı ibarelerin açıklaması yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5032b15-a548-4244-99f9-ed2dd1ec03e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırri Hanım</image:title>
            <image:caption>XV. asırdan itibaren klâsik tarzda şiir söyleyen kadınların varlığı dikkat çekmiş ve bu hususta hem yurt içinde hem de yurt dışında muhtelif çalışmalar yapılmıştır. Elinizdeki bu kitap ile XIX. yüzyılın edebiyat muhitlerinde dikkatleri üzerine çekmiş olan Diyarbekirli Sırrî Hanım’ın günümüz okuruna şiirlerinden seçmelerle tanıtılması amaçlanmıştır. Bu gayeyle şairenin hayatı ve şairlik yönü, mutasavvıf kişiliğinin şiirlerine nasıl yansıdığı anlatılmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte onun bir hanımefendi ve bir anne olmasının da üslup ve edasının şekillenmesinde etkili olduğu vurgulanmak istenmiştir. Sırrî Hanım’ın poetikasında kendisinden önce yetişen şairlerin etkisinin olduğu muhakkaktır. Modern şairlerimizin de Sırrî Hanım ve diğer kadim ozanlarımızdan beslendikleri takdirde daha sağlam ve ayağı yere basan bir edebî dil ve hayal dünyasına sahip olacakları konusunda şüphe duyulmaması gerektiği aşikârdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffe28a5c-c2d0-45d2-99dc-8a5ebb790d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Zarif Kalemleri</image:title>
            <image:caption>Klasik Türk Edebiyatında Kadın Şairler külliyatında, Anadolu sahasında klasik tarzda şiir yazan Türk kadın şairleri ele alınmıştır. 19. yüzyıla gelinceye kadar her yüzyılda bilinen şair sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, imparatorluğun en uzun yüzyılı olarak adlandırılan ve askerî, siyasî, toplumsal sahada birçok değişim rüzgârlarının yaşandığı bu yüzyılda matbaanın yaygınlaşması, gazete ve dergilerin yayın hayatına girmesi, öncü kadın şairlerin çıkması vb. etkenlerle kadın şairlerin sayısında önemli artış görülmüştür. Kadın şairlerimiz bu yüzyılda şiirlerinde divan şiiri geleneğinin klasik konuları yanında aile bağları, çocuk sevgisi ve terbiyesi, vatan ve millet sevgisi, askerlik, milli birlik gibi kavramları işlemişlerdir.
On kitaptan oluşan külliyatın elinizdeki birinci kitabında kadın şairlerin tamamı hakkında genel bir değerlendirme yapılarak, müstakil bir eser olarak değerlendirilemeyen kadın şairlerin tek tek kısa hayat hikâyeleri anlatılmış; açıklamalarıyla şiir örneklerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2052ee07-e9c6-47b4-be4a-6d06fa6559b5.jpg</image:loc>
            <image:title>“Son Söyleşim” Siyonizm Hapishanesinde İsyan</image:title>
            <image:caption>Mevcut dünya sisteminin bir parçası olmak yerine ‘yeni bir dünya’ idealini savunan ve yaptığı hizmetlerle bu idealin somut örneklerini gösteren bir liderdir Necmettin Erbakan. Bu özelliği ile de siyasete atıldığı 70’li yıllardan itibaren Türk siyasetinin sayısız isimleri arasından kalın bir çizgi ile ayrılır.
Kukla ile kuklacıyı ayırabilecek derin bir tarih şuuruna vakıf olan Erbakan’ın asıl düşmanı siyonizmdir. Siyonizmi insanlığın düşmanı olarak gören Erbakan Hoca, ömrünü bu ideolojiyi anlatmaya adamıştır.
Gümüş Motor’u kurduran, ağır sanayi hamlesi ile ülkeyi kısa sürede fabrikalarla donatan, Kıbrıs çıkartmasındaki rolü ile günümüzde bile takdir edilen bu çabanın kaynağı, Milli Görüş ideolojisidir.
İşte bu eserde, siyonizmin verdiği zararlarla siyasi kariyerinde nasıl mücadele ettiğini anlattığı söyleşi yer almaktadır.Erbakan Hoca bir tek cümlede meramını anlatmıştır.
 
“Tam kırk seneden beri size konuşuyorum. Ne olursunuz, bir defacık beni siyonizmden önce anlayın! Tebdirlerinizi alın ve gerçekçi olun!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/014011aa-cfc3-48a1-9529-0b2eece2c2e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben, Elvis Riboldi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elvis Riboldi çok özel bir çocuk. Kimileri onun tam bir haylaz olduğunu söylüyor. Derslerde kahkahalara neden olan felaketleriyle Elvis ilk kitabında en sevdiği küçüklük anılarını hatırlıyor. Üç sayfa süren güzel anılarından sonra en sevmediği anıları başlıyor ve sizi her sayfada daha çok güldürüyor.
Elvis Riboldi karıncayı bile incitemeyen harika bir çocuk. Bu kitapta da hiçbir karıncaya zarar verilmemiştir. Zarar verilen şeyler şunlarla sınırlıdır:
-Bir evin tamamı
-Birkaç yüz araba
-82 motor
-16 pencere
-12 renkli kalem
-Okula ait 8 teçhizat ve makine
-5 yumurta
-1 adet pahalı saat
-1 yol levhası, alarm, gözlük ve doğum günü pastası gibi şeyler.
Abarttığımızı düşünüyorsan, Elvis&apos;i tanımıyorsun demektir.
Daha ne bekliyorsun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01fd80a0-7508-4d8a-b2db-f5cc097aa49b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Akıl İle Savaşı</image:title>
            <image:caption>Aklın Akıl ile Savaşı, otuz yılın üzerinde bir süre ile ülkemiz gündeminden düşmeyen, gerisinde kan ve gözyaşı bırakan teröre farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor. İnsanı merkeze alan bu kitapta, askerlerin ve bölge insanın yaşadıkları zorluklar yaşanmış öykülerle anlatılıyor.
Farklı coğrafyalarda yürütülen ve halen yürütülmeye devam edilen aklın akılla mücadele ettiği bu sürecin duygusal boyutunu da bulabileceksiniz bu kitapta…
“Çalışmamda bölgenin ve bölge insanının ne kadar çaresiz bırakıldığını ve bu boşluğu askerlerin kendi görevleri olmamasına rağmen nasıl büyük bir özveri ile doldurmaya çalıştığını örneklerle gözler önüne sermeye çalıştım. Bölge imkanlarının kısıtlılığı konusunda ‘Ülkemizin diğer kesimlerinde de benzer yetersizlikler vardı, onlar yine bu tür hareketlere de benzer yetersizlikler vardı, onlar niye bu tür hareketlere başvurmadılar ?&apos; şeklinde çok dile getirilen bu tür düşünceler sizlerin de zihinlerinizden geçmiş olabilir. Kitabı okuduktan sonra bu konudaki kararı sizlerin vermesini bekliyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f16c86e-74b0-45de-ad7b-2d6994e827bc.jpg</image:loc>
            <image:title>24 Nisan 1915&apos;te Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>Günümüzde tarihi olaylar, belli bir sebep sonuç ilişkisi içinde değerlendirilmek ve kendi içinde tutarlılığı olan bir bütün olarak ele alınmak yerine, Ermenilerin işlerine gelen argümanları çekip çıkardıkları bir bilgi ambarı olarak kullanılmaktadır. Ermeni iddialarının objektif bilgi ve belgeden yoksun olması sebebiyle olay bilimsel ve tarihi temelden siyasi platformlara kaydırılmış, birçok ülke meclislerinde “Ermeni Soykırımı”nı tanıma kararı almışlardır.
Yapılan propagandalar sonucu bugün dünyada Ermeniler lehine suni bir tarih rüzgârı estirilmektedir. Hâlbuki tarihi konularda verilecek hükümlerin tarihin sessiz tanıkları olan arşivlere dayanılarak ortaya konulması gerekir. Aksi halde tarihin objektif kaynakları olan arşivlere dayanmayan subjektif yaklaşımlar milletler arasında küllenmiş düşmanlıkları canlandırmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Elinizdeki bu eser, Ermeni meselesinin önemli yönlerini aydınlatan ve arşiv belgelerine dayanılarak hazırlanmış makalelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74e256a0-e936-4d62-a8a9-46d2ef82a3bb.jpg</image:loc>
            <image:title>1923 Mürettipler Grevi</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;da Türkçe Yayımlanan gazetelerde çalışan mürettipler İkinci Meşrutiyet ve Milli Mücadele dönemlerinde birçok kez greve gitmiştir. Ancak en çok ses getiren grevlerini 1923 yılında yapmışlardır. Bu grev on beş gün sürmüştür. İstanbul&apos;da Türkçe yayımlanan gazetelerde çalışan mürettipler çalışma saatlerinden ve aldıkları ücretten memnun olmadıkları için gazete sahiplerine başvurmuşlar, taleplerine olumlu cevap alamayınca da 6 Eylül 1923 tarihinde iş bırakmışlardır. Bu durum karşısında İkdam, Akşam, İleri, Tercüman-ı Hakikat, Tevhid-i Efkar, Tanin, Vatan ve Vakit gazetelerinin sahipleri de yeni mürettipler temin ederek birlikte Müşterek Gazete adında bir gazate çıkarmışlardır. Gazete sahiplerinin bu tavrı karşısında Türk Mürettipler Cemiyeti önce el-Adl adlı bir gazeteyi yayımlamış, ancak bu gazeteyi sadece bir nüsha neşretmiştir. Daha sonra Haber adlı bir gazeteyi yayın organı haline getirmiştir. Cemiyet, grev süresince hatta grev sonrasında bu gazeteyi yayımlamıştır. On beş gün süren grev süresince Müşterek Gazete ve Haber kıyasına bir mücadelenin içine girmiştir. Neticede 20 Eylül 1923&apos;te anlaşma sağlanarak Müşterek Gazete&apos;nin yayımına son verilmiş ve yukarıda belirtilen sekiz gazete de yayın hayatlarına kaldıkları yerden devam etmişlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb29cb13-00b0-470e-8114-80d3987b8ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kastamonulu Aşık Kemali ve Divançesi</image:title>
            <image:caption>Yazılı belgelere göre 18. ve 19. yüzyıl, Kastamonu âşıklık geleneğinin en parlak dönemleridir. Kendi yöresine ait eski usta âşıklar ve halk şairleriyle Âşık Dertli ve Erzurumlu Emrah gibi 19. yüzyılın ve âşıklık geleneğinin önemli temsilcilerine ev sahipliği yapan Kastamonu, bu gelenek içerisindeki yerini daha da güçlü hâle getirmiştir. Belirli bir süre Kastamonu&apos;da kalan Erzurumlu Emrah ve Âşık Dertli, burada kendilerine bağlı bir âşık kolu oluşturarak kendi geleneklerine göre âşıklar/çıraklar (Âşık Fevzi, Âşık İhsan Ozanoğlu, Âşık Yorgansız Hakkı Çavuş, Âşık Meydânı, Âşık Celâli vb.) yetiştirmiş ya da yetiştirilmesine vesile olup Kastamonu&apos;da âşıklık geleneğinin önemli ölçüde gelişmesine ve 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar güçlü bir şekilde devam etmesine hizmet etmişlerdir. 19. asırda Erzurumlu Emrah&apos;ın tesirinde kalan Kastamonulu âşıkların başında Âşık Kemâli gelmektedir. Bu eser, 19. yüzyılda yaşamış Kastamonulu Âşık Kemâlî&apos;nin hayatı, sanatı ve dîvânçesi üzerine yapılan bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e61df7-3c62-40e8-b214-e8d1818dc55c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişim Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap eğitim bilimleri kapsamında GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE ilişkin terimler ve öğrenme kuramları kapsamında ele alınan konuları içermektedir. Buna göre kitap olabildiğince akademik içerikten uzak bir şekilde olabildiğince konuların sadeleştirilmesiyle kpss sınavı için temel teşkil edecek konu başlıklarının anlaşılır ve açık bir şekilde sunumuna dönük düzenlenmiştir. Kitabın içeriğinde gelişimin evreleri ve bu bağlamda bu dönemlere ilişkin konu başlıkları kuramsal yönleriyle ele alınmış sonrasında ise gelişimle ilgili temel kavramlar bileşeninde bilişsel, ahlaki, sosyal gelişme gibi kuramlar ışığında ele alınmıştır. Öğrenmenin verimliğiği kaygısıyla soyut konuların birbirine karıştırılmaması için tekrar ve pekiştirme amaçlı konulara kasıtlı olarak mükerrer şekilde yer verilmiştir. Bu şekilde öğrenmede ayırdediciliğe ve farkındalığa vurgu yapılması amaçlanmıştır. Bu nedenle her hangi bir yanlışlık söz konusu değildir. Farklı şekillerde ele alınan aynı başlıkların öğrencilerimizde kalıcılığı artırmak içinönemli bir olumlu transfer aracı olarak görülmüştürtür. Diğer taraftan her konu içerisinde konuyla ilgili daha önceden çıkmış sorulara yer vilerek kpss de nasıl soru tarzı olarak nasıl ele alındığı, ilgili kavramların nasıl soru içerisine yansıdığına vurgu yapılmıştır. Bununla beraber örnek soru tarzları hem konu içerisinde hemde konu sonlarında kendimizi deneyelim şeklinde öğrenmelerimize ilişkin ara değerlendirme düzey çalışmaları ve dönüt sağlanması amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitabımız bir ders aracı olarak bilimsellikten ziyada öğretmen adayı arkadaşlarımıza KPSS mantığında konuları ele alarak hem mevcut başlıklara ilişkin kuramsal yaklaşımları teorik anlamda daha pratikleştirirken, diğer taraftanda öğrenciyi sıkmadan güncel örneklerle disipline dönük konular işlenmiştir. İşte bu nedenle gerek ders içi anlaşılırlığı maksimize etmesi gerekse sınav mantığıyla düzenlenmesinden dolayı bir bilimsel kitap olmayıp, ders içi notların pratik şekilde derlendiği bilgilerin birleştirldiği ders notu niteliğindedir. Kitabın ders içi ve KPSS sınavında başarı getirmesi dilegiyle tüm paylaşımcılara atfolunur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e53e04-cd1c-42d4-bc2a-ec48e74d746a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırka-i Islahiye</image:title>
            <image:caption>Ahmed Cevdet Paşa, Osmanlı Devleti&apos;nin son dönemlerinde yaşamış, önemli görevlerde bulunmuş ve birçok alanda eserler kaleme almıştır. Kendisi, önemli bir devlet adamı ve Osmanlı tarihçisi olarak tanınmaktadır.
Çalışmada, Ahmed Cevdet Paşa&apos;nın, kendisinin de görevli olarak başında bulunduğu Fırka-i Islâhiye&apos;nin 1864 - 1867 tarihleri arasında gerçekleştirdiği faaliyetleri hakkındaki lâyihasının tanıtımı ve değerlendirmesi yapılmıştır. Lâyihada Fırka-i Islâhiye&apos;nin, günümüz Hatay, Gaziantep, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Adana il sınırları içerisinde yer alan, Kozan ve Gâvur Dağları bölgesinde yaptığı faaliyetlere dair bilgiler yer almaktadır. Şimdiye kadar varlığından bahsedilmeyen söz konusu lâyihanın tanıtımının yapılması yanında lâyihaya göre Fırka-i Islâhiye&apos;nin Kozan ve Gâvur Dağları bölgesinde yaptığı faaliyetler de kısaca ele alınmıştır.
Bu çalışma ile lâyihanın müellif nüshası incelenmiş, Ahmed Cevdet Paşa&apos;nın bir eseri ilk kez gün yüzüne çıkarılmış ve birinci elden tarihi bir kaynak bilim dünyasının hizmetine sunulmuştur. Kısacası, bu lâyihanın mahiyeti, tetkîki, tahlîli ve Osmanlı tarihi için önemi çalışmanın konusunu teşkil etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e0e5d65-fd05-4395-b7fe-93f34c35a9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermenilere Yönelik Ermeni Terörü</image:title>
            <image:caption>Komiteci Ermenilerin kendi milletinden olan Ermenileri öldürmeleri 1890&apos;lı yıllardan başlayarak günümüze kadar devam eden bir olgudur. Komiteciler, amaçlarına ulaşmak, kendilerine taraftar ve ekonomik kaynak sağlamak amacıyla, kendi dindaşlarına baskı yapmışlar, komitelere girmek istemeyenleri tehdit etmişler, bu tehditlere boyun eğmeyenleri öldürmüşler veya yaralamışlardır. Komiteciler, suikast yapacakları kişileri, genellikle Ermeni toplumu içinde belirli mevkiler edinmiş, Ermenilere yön verebilen, maddî birikimleri olup, devletle iyi ilişkileri bulunan kişiler arasından seçmişler, Ermeni toplumuna, kendilerinin aleyhine çalışan, konuşan, ihbarda bulunan herkesin cezalandırılacağı mesajını vermişlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/542bd49d-5e6a-4424-9693-e3b6f1e2fe7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetici El Klitabı</image:title>
            <image:caption>Yönetim, örgütleyici eylemleri ve bu eylemleri yürüten araçları adlandırmak için kullanılır. Klasik anlamda yönetimin temel görevi insanları ortak amaç ve değerler etrafında birleştirerek performanslarını yükseltmek ve yeterli hale getirmektir. Yönetimin temel görevi bugünde aynıdır. Ancak bu görevin taşıdığı anlam değişmiştir. Yönetici için en temel sorun, daha önceden yapılanların nasıl daha verimli hale getirilebilceğinin yanı sıra yeni ne yapması gerektiğini bilmemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78aa8ac3-aecd-4c9f-853a-31b88e3aa6d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncü Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Öğretmenlik, her şeyden önce bir hizmet, bir özveri, bir ideal mesleğidir. İdealist bir öğretmen her ortamda ve her şartta idealizmini koruyarak önüne çıkan engeller karşısında yılmamalı, mesleğine olan sevgisini yitirmemeli ve en önemlisi kendine olan güvenini zedelememelidir. Bu nedenle bu yolculuk süresince sadece içindeki dönüştürücü gücün değil mesleğinin sorumluluklarını yerine getirirken karşılaşacağı engellerin de farkında olmalıdır.
Öncü Öğretmen kitabı için yirmi beş yıllık öğretmenlik deneyiminin bir nevi özeti diyebiliriz. Bu özeti sunabilmek adına yazar, bazen öğretmeni, bazen okulları, bazen sistemi, bazen de toplumsal durumu sorgularken aynı zamanda çözüm arayışı içerisinde eğitimsel uygulamaları, yeri geldiğinde de sosyal gelişmeleri ve medyayı irdelemektedir. Eğitim dünyasında hem bugünün hem de geleceğin sorunları hakkında özgün tespitlerin sunulduğu Öncü Öğretmen, bir öğretmenin icra ettiği mesleği eleştirel bakış açısı ile tüm yönleriyle ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6626efc3-11d9-4943-8011-5aef7d12fa2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi-1 (1299-1774)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti altı yüz yıldan fazla bir süre üç kıtada egemen olan resmi yazışmalarda Türkçenin kullanıldığı, egemen kültürün Türk kültürü olduğu çok uluslu, çok kültürlü, çok milletli bir cihan devletiydi. Bunun yanında farklı anlayışlara, düşüncelere, kültürlere, dillere olabildiğince yaşam hakkı sunan bir devletti. Bu çalışma Osmanlı Tarihine toplu bir bakış olmanın yanı sıra Osmanlı Kültür ve Medeniyeti hakkında da bilgi içermektedir. 1299-1774 yıllarını kapsayan Osmanlı Tarihi 1, kuruluş döneminden Küçük Kaynarca Anlaşmasına kadar Osmanlı Devleti&apos;nin siyasi yapısını yedi bölüm halinde incelemektedir. Eserin ikinci kısımda ise yine kendi alanında uzman akademisyenler tarafından Osmanlı Kültür ve Medeniyet tarihi ele alınmıştır. Bu kısımda kuruluş ve yükselme dönemi devlet anlayışı, Osmanlı toplumu, Osmanlı mali yapısı, arazi ve tahrir sistemi, askeri yapısı ve donanma eğitim alanındaki gelişmeler kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb747b2-c3d5-494b-a932-08cce05fc13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi-2 (1774-1922)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti altı yüz yıldan fazla bir süre üç kıtada egemen olan resmi yazışmalarda Türkçenin kullanıldığı, egemen kültürün Türk kültürü olduğu çok uluslu, çok kültürlü, çok milletli bir cihan devletiydi. Bunun yanında farklı anlayışlara, düşüncelere, kültürlere, dillere olabildiğince yaşam hakkı sunan bir devletti. Bu çalışma Osmanlı Tarihine toplu bir bakış olmanın yanı sıra Osmanlı Kültür ve Medeniyeti hakkında da bilgi içermektedir. İki cilt halinde sunulan eserin bu cildinde Küçük Kaynarca&apos;dan Osmanlı Devletinin tarih sahnesinden çekildiği döneme kadarki siyasi olaylar altı bölümde; İkinci kısımda ise Kültür ve Medeniyet ağırlıklı olarak Osmanlı taşra yapısı, Osmanlı&apos;da düşünce ve bilim, Osmanlı dönemi kültürel gelişmeler, mimari, gündelik hayat, sanat ve ıslahatlar olarak altı bölün de ele alınmıştır. Bu özelliği ile eser sadece muhtasar bir Osmanlı siyasi Tarihi ile Osmanlı Kültür ve Medeniyeti Tarihi olma özelliğine de sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3714cc42-c87f-4cbf-b3e5-329f60f23df0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Bilimlerine Giriş</image:title>
            <image:caption>Eğitim, bir yönüyle kişinin kendini tanıma sürecidir. Son çeyrek yüzyılda eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanındaki temel ders kitapları sayısında artış görülmektedir. Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Avcı tarafından hazırlanan bu çalışma, gerek özgün örnekler gerek ise kullanılan dil bakımından benzerlerinden ayrılmaktadır. Zengin kaynakçası, kapsamlı içeriği ile sadece ders kitabı olarak değil akademisyenler için bir referans ve toplumun birçok kesimi tarafından da rahatlıkla istifade edilebilecek bir eser olma özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1429941e-3ea5-4871-afb7-b9895db00d2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Şekillenirken</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, Ortadoğu&apos;nun şekillenmesinde çok önemli bir dönem olan 1911-1918 yılları arasında İngiltere&apos;nin Arap Yarımadası&apos;nda Mekke Emiri Şerif Hüseyin ve Necid Emiri Abdülaziz İbn Suud ile olan ilişkileri temelinde gelişen olayları konu almaktadır.

İngilizler, Birinci Dünya Savaşı&apos;nda bir taraftan Osmanlı Devleti ile cephelerde mücadele ederken, diğer taraftan da Osmanlı Devleti&apos;ni içten çökertmek amacıyla Basra Körfezi ve Arabistan coğrafyasında uzun zamandan beri irtibat içerisinde olduğu Arap kabileleri ile ilişkilerini daha da sıklaştırmıştır. Bu ilişkilerde iki önemli figür ön plana çıkmıştır: Şerif Hüseyin ve İbn Suud. Bu ilişki ağının içerisinde bugüne kadar detaylandırılmamış birçok unsur burada mercek altına alınmıştır.

Basra Körfezi ve Arap Yarımadası, Birinci Dünya Savaşı öncesinden itibaren artan bir ilgiyle İngiltere için neden önemliydi?, Bu bölgedeki yerleşik Arap liderleri ve İngiltere arasında nasıl bir ilişki vardı? Diğer emperyalist devletlerin bölgeye inmemeleri için İngiltere, yerel kabileler üzerinde hangi baskıları kurma gereği duydu? Savaş yıllarında Şerif Hüseyin ve İbn Suud Ortadoğu&apos;nun şekillenmesinde ne derece rol oynadılar? İngiltere; onlara hangi rolü, nereye kadar uygun gördü? Savaş devam ederken, İngiltere birbirleriyle asla anlaşamayan Şerif Hüseyin ve İbn Suud&apos;u çatıştırmamak için nasıl bir diplomasi uyguladı? Siyasi irtibat subaylarını bu diplomaside nasıl kullandı? İngiltere, Arabistan&apos;ın şekillenmesine etki eden bu iki önemli liderin savaştan sonra başlayan amansız çatışmalarını neden engelleyemedi? gibi sorulara bölgede gelişen olaylar temelinde cevaplar aranarak eser, okuyucunun ilgisine sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/758e5cfc-2362-4312-92f3-8f0e15309a58.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpükten Çiçekler</image:title>
            <image:caption>Kızılırmak&apos;ın sularına bakarken gördüler. Uzun, kirli saçları omuzlarını yalıyordu. Geriye köpükten çiçekler kaldı ellerimde. Tutulmayan, koklanmayan... Cılız bir nefesle dağılan...
 
Köpükten Çiçekler, herkesin kendi hayatından izler bulabileceği bir yaşam melodisi. Bu kitapta, ölüm karşısında insanın çaresizliğini, gelip geçen yılların bir türlü eskitemediği çocukluğumuzun arka bahçesini, savaşın vurduğu minik yürekleri, bazen de hiç kavuşulmamış aşklarla tutuşan insanları göreceksiniz.
 
Nurşah Karaca, öyküleriyle nakış nakış dokuyor hayatı. Şiirsel bir üslup ile hayat bulan öyküleri, aslında bizi birbirimize anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/296b68a8-14d6-480e-84e8-0c55531598c9.jpg</image:loc>
            <image:title>David Lloyd George&apos;un Hatıralarında Sevr Ve Lozan&apos;a Giden Süreç</image:title>
            <image:caption>Bu eser, 1916-1922 yılları arasında İngiltere’de başbakanlık görevini yürüten David Lloyd George’un Birinci Dünya Savaşı sonrası kaleme aldığı hatıralarının Türkiye’ye ait bölümlerini içermektedir.
D. Lloyd George, bu kapsamlı hatıralarının ilgili bölümlerinde Osmanlı Devleti’nin paylaşımına yer vererek Türklerle imzalanacak Sevr Barış Antlaşması sürecinin nasıl ilerlediğine, Lozan Barışı’na nasıl gelindiğine ve bu süreçte İngiltere’nin müttefikleri ile hangi noktalarda anlaşmazlığa düştüğüne değinmektedir. Savaştan sonra Arap topraklarının bölüşümünde Müttefikler hangi hatalara düştüler? Ortadoğu’yu bölen Sykes-Picot Antlaşması’nı neden “rezil bir belge” olarak niteledi? Asla uygulanmaması gereken bir belge olarak kabul ettiği bu antlaşma, savaştan sonra hangi politik ve askeri sıkıntılara sebebiyet verdi? Filistin’de bir İsrail Devleti’nin kurulmasına yönelik faaliyetlerde onun en büyük endişesi neydi? ABD, bu işin neresindeydi? Filistin, neden bölünmemeliydi? gibi sorulara D. Lloyd George, hatıralarında cevaplar vermektedir.
Ayrıca onun Türk Millî Mücadelesine bakış açısını da bu hatıralarda bulacaksınız. Ona göre, Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’da Müttefik planlarını nasıl alt üst etti? Yunanlılar neden bozguna uğradı? Bu bozgun, önlenebilir miydi? Dahası, “Sırtımızdan yediğimiz ilk hançer olarak...” nitelediği Lozan Barış Antlaşması’nı Müttefikler açısından neden bir “felaket ve ihanet belgesi” olarak kabul etmektedir? gibi sorulara da hatıralarının ilgili bölümlerinde D. Lloyd George, detaylı bir şekilde cevaplar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6ab2410-632d-4f91-b1aa-3ab707fa1a45.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyıl Tekirdağ&apos;ında Bir Aile: Şabanzadeler</image:title>
            <image:caption>Şabanoğlu Tekirdağ&apos;da bir sokak adıdır... Bu sokağa varıp da sokakla aynı adı taşıyan bayırı çıktığınızda bir çeşme ile karşılaşırsınız. Şabanoğlu Çeşmesi ve hemen alt kısımda eğer taşınmamış olsaydı Şabanoğlu Mezarlığı, yıkılmamış olsaydı Câmisi ve Zâviyesi sizi karşılayacaktı... Peki, kimdi bu Şabanoğulları? Şabanoğlu Sokağı günümüzde şehrin sakinleri, misafirleri, gelen-geçenler için sıradan bir sokak ismi olabilir, ama gerçekte acaba öyle midir? İlk soru bu olmakla birlikte arkasından gelebilecek başka sorularında cevapları aranmalıydı elbette. Hele arkalarında uzun yıllar kullanılan câmi, zâviye ve çeşme bırakan bu önemli ve güçlü bir aileye mensup olan Mehmet Ağa ve oğlunun 18. yüzyılın ikinci yarısında Tekirdağ&apos;da zahire mübâşirliği yapmış olduğu biliniyorsa.
Bir ailenin geçmişini araştırmak, yaşadığı bölgenin hatta bir devletin tarihini de geçmişini de ortaya çıkarmaktır. Eser, Şabanzâdeler ailesi üzerinden bir dönem tarihi okumak ve anlamak gibi başka noktaları da ele almaktadır. Şabanoğlu&apos;nun bir sokak isminden daha fazlası olduğu ortaya konulmakla beraber iaşe meselesi konusunda kıyıda köşede kalmış zahire mübaşirliği bu iki kimlik üzerinden can bulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14fce203-e225-4d78-8e1b-cc5ba3085946.jpg</image:loc>
            <image:title>Avni</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti&apos;ni sınırlarını genişleterek cihan devleti yapan; Avrupalıların kıyamete kadar kimsenin alamayacağını iddia ettikleri İstanbul&apos;u fetheden; Hz. Peygamber (sav)&apos;in kutlu müjdesine mazhar olan büyük devlet adamı, büyük kumandan Sultan II. Mehmet (1451-1481) aynı zamanda bir şairdir. Avnî mahlasıyla şiirler yazmış ilk divan sahibi sultandır.
Elinizdeki bu kitap bir sultanın düşüncelerini, duygularını, aşkını, sevgisini, nefretini, acılarını, hayalini, ümidini, hedefini... ortaya koymada en önemli verilerden olan şiirlerinin ele alındığı bir çalışmadır. Sunulan çalışmada, Fatih Sultan Mehmet&apos;in yani Avnî&apos;nin Hayatı, Divanı, Edebî Kişiliği, Devrindeki Edebî Hayat ele alınmış ve Şiirlerinden Seçmeler nesre çevirileriyle birlikte verilmiştir. Çalışmanın sonuna “Motifler ve Terimler Sözlüğü” ile “Kaynakça” ilave edilmiştir.
Özellikle birinci el kaynak olan yazmalara dayanarak ve daha önce yapılmış çalışmalardan da istifade edilerek hazırlanan AVNÎ adlı bu kitap, şiirleri üzerinden Fatih Sultan Mehmet&apos;in duygu, düşünce, hayal ve hayat anlayışına ışık tutmakta, onu kendi dilinden tanıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8e75bb-be42-4eb1-b275-620364f4dfe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli</image:title>
            <image:caption>Osmanlı padişah ve şehzadeleri yorucu devlet görevlerinin yanında şiir ve edebiyatla da meşgul olmuştur. Şiir, onların gönül dünyalarına açılan gizli kapılardır. Bu kitapta 58 yıl devlet idareciliği yapmış, pek çok kargaşanın üstesinden gelmiş, 31 yıllık saltanatında birçok düzenleme yapmış dirayetli bir hükümdarın edebî yönünü ortaya koymaya, ceddimizin mirasını okuyucuyla buluşturmaya gayret ettik. Kitabımızın pek çok kesimden okuyucu tarafından anlaşılmasına özen gösterdik.
Elinizdeki kitapta Osmanlının 8. hükümdarı olan II. Bayezit&apos;in hayatı, edebî kişiliği ve şiirlerine yer verilmiştir. Divan tertip eden II. Bayezit, şiirlerinde Adlî mahlasını kullanmış, halk arasında Bayezit-i Velî, Sûfî lakapları ile anılmıştır. Kitapta Adlî&apos;nin 45 şiir ve 10 seçme beytine yer verilmiş, şiirler günümüz Türkçesine aktarılmış, şiirlerin genel değerlendirmesi yapılmıştır. Kitabın sonunda şiirlerin daha iyi anlaşılması için “Motifler ve Terimler Sözlüğü&apos;ne yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06c3f81f-74b5-4582-baa4-aed1f210822b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cem</image:title>
            <image:caption>Cem Sultan, 36 yıllık ömrünün son on üç yılını Rodos&apos;ta ve Avrupa şehirlerinde sürgünde geçirmiş, Osmanlı hanedanının “garip” göçmüş simalarından biridir.
Onun sultanlık burcunda parlamayan yıldızı şiirin semalarında yükselmiş ve o sadece hanedan şairleri içinde değil bir bütün olarak klasik Türk şiirinde de mümtaz bir yere sahip olmuştur.
Elinizdeki kitapta Cem Sultan&apos;ın Türkçe divanından seçilen şiirler bir araya getirilmiş ve Cem&apos;in hayal dünyasının bugünün okuyucusu tarafından daha iyi anlaşılması için şiirlerin bugünün Türkçesiyle nesre çevirisi yapılmıştır. Elinizdeki çalışma, Cem&apos;in bir meşale gibi nesilden nesile devredilerek söz ışığının daima yanmasına bir nebze de olsa katkı sağlarsa amacına ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7abdab-2da0-400a-a97e-5bb1e715e7df.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhibbi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti&apos;nin onuncu ve en uzun süre tahtta kalan padişahı olan Kanûnî Sultan Süleyman, uzun süren saltanat yıllarına zaferleri yanı sıra pek çok trajik olayı da sığdırır.
Şiiri saltanat işlerinin yorucu ve ağır baskısından kurtulmak için huzurlu ve eğlenceli bir sığınak olarak gören Kanûnî, Muhibbî mahlasıyla yazdığı şiirlerle en hacimli Türkçe divanlardan birini ortaya koyar ve ayrıca bir divançe oluşturacak kadar da Farsça şiir yazar. Osmanlı hanedanı içinde en fazla şiir yazan sultandır. Aynı zamanda dönemindeki şair ve sanatkârları da himaye eder.
Muhibbî&apos;nin şiirlerinden seçmeleri içeren ve onun daha çok şair yönünü ortaya çıkaran elinizdeki bu kitap, cihana hükmeden bir padişahın manevi dünyasına ve gönül âlemine ışık tutacak, onun bu kadar güçlü olmasının altında yatan psikolojik huzuru nasıl sağladığının anlaşılmasına vesile olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a91c3c8-62fc-46d6-837a-8323a4ae0482.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı hanedanı, siyasi alanda gösterdiği başarıyı edebiyat meydanına da taşıyabilmiş bir ailedir. Aşk ve bilgelik yüklü mısralara imza atmış padişahlar, aşk ve aşkın hallerinden bahseden şehzade ve hanım sultanlar vardır. İşte onlardan biri de Kanûnî&apos;nin oğullarından, Şâhî mahlasıyla şiirler kaleme almış Şehzade Bayezit&apos;tir. Olmak yahut ölmek arasındaki ince çizgide mücadele eden Şâhî, iç dünyasındaki fırtınaları biraz olsun dindirebilmek için şiiri seçmiştir.
Elinizdeki kitapta Şahî&apos;nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği incelenmiş, 40 şiiri ve 15 beyti günümüz Türkçesine aktarılmış, her şiirin genel değerlendirmesi yapılmıştır. Böylece son derece gözü pek ve bir o kadar da duygusal olan genç bir şehzadenin yaklaşık beş yüz yıl öncesinden seslenişi, bu sese kulak vermek isteyenlerin istifadesine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=115999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79572e60-3188-4a1e-9ca9-0b6a08bd6aa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Muradi</image:title>
            <image:caption>1574-1595 yıllan arasında hüküm süren III. Murat, Osmanlı Devleti&apos;nin en geniş sınırlarına ulaştığı bir dönemde bu muazzam devleti yönetmiştir. Murâd ve Murâdî mahlaslarıyla 1700&apos;den fazla şiir yazarak bunları Divan&apos;ında bir araya getiren Murat Han, Osmanlı gibi bir cihan devletinin sultanı olmasının yanında yazdığı şiirleriyle belagat ülkesinin de sultanı olmayı başarabilmiştir. III. Murat&apos;ın hayatı, edebî kişiliği ve şiirlerinin seçkisini içeren elinizdeki bu kitapla bir nebze olsun onun bu yönü gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Kitapta, onun edebî yönünü yansıttığı düşünülen 45 gazel ve 10 beytin günümüz Türkçesine aktarılmış şekline yer verilmiştir. Eserin sonuna “Motifler ve Terimler Sözlüğü” eklenerek Sultan Murat&apos;ın şiir estetiğini şekillendiren klasik Türk edebiyatının anlam dünyasına küçük bir pencere açmak hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60d5fd38-6249-4415-871b-78e100b15011.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahti</image:title>
            <image:caption>Mülkün ve sözün sultanı olan Osmanlı padişahları, kalemi ve kâğıdı dost bilerek iç dünyalarını mısralara dökmüştür. Savaş meydanlarına ordu sevk eden, kıtalara dört nala atlarını süren sultanlar, kalemleriyle de söz mülkünü fethetmek için şiir meydanında mücadele vermişlerdir. Sultan I. Ahmet, manevî bir fetret devrinin ardından; Fatihler, Yavuzlar, Kanûnîler yetiştiren mübarek Osmanlı soyunun verdiği dedelerine yakışır bir meyvedir. Bu durum şiir vadisinde de kendini göstermiştir.
Elinizdeki kitapta, Osmanlının 14. hükümdarı olan ve 14 sene hüküm süren Sultan I. Ahmet&apos;in hayatı anlatıldıktan sonra edebî kişiliği ele alınmıştır. Divan&apos;ından seçilen 61 şiir günümüz Türkçesine aktarılmış, şiirlerin genel değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca bazı kelimelerin anlamları verilmiş, üzerinde durulması gereken kavramlar da Motifler ve Terimler Sözlüğü&apos;nde açıklanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/663f7edb-61de-4c03-a72e-ac561f42b925.jpg</image:loc>
            <image:title>Farisi</image:title>
            <image:caption>Osmanlıyı diğer hanedanlardan farklı kılan hususlardan biri de padişah ve şehzadelerin sanat ve edebiyata olan ilgileridir. Başta padişahlarla şehzadeler olmak üzere hanedan mensupları hem sanat ehlini desteklemişler hem de kendileri de şiir ve musiki ile alakadar olmuşlardır. Memleket meseleleri ve çekişmelerle yorulan ruhlarını sanatın gücü sayesinde dinçleştirmeyi amaçlamışlardır.
Bu kitapta umutlarla dolu hayatı trajedi ile sonlanan ve kısacık hayatında edebiyatımıza bir Divançe kazandıran II. Osman&apos;ın edebî yönü ele alınmıştır. Atları çok sevdiği için mahir süvari anlamına gelen Fârisî mahlasını kullanan padişahın, kısacık saltanatında hem şairlerin hamisi olduğu hem de kendisinin bu sanatta kalem oynattığının altı çizilmiştir. Sağlam bir gelenekten beslenmeyen sanatın payidar olması mümkün değildir. Bu yüzden çalışmamızda Genç Osman&apos;ın şiirlerinin günümüzün diline çevrilmesi hedeflenmiştir. Böylece talihsiz padişahın aziz hatırasının yaşatılması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a3dd3ed-8987-4f1c-be50-c70d751fcf45.jpg</image:loc>
            <image:title>İlhami</image:title>
            <image:caption>Osmanlı hanedanı mensupları yüzyıllar boyunca Türk milletini yönetmiş bir sülale olarak yorucu devlet işleri yanında şiir ve edebiyatla da meşgul olmuştur. Başta padişahlar olmak üzere hanedan mensuplarının kaleme aldığı şiirler onların idareci kimliklerinden ziyade farklı yönlerinin de olduğunu göstermekte, adeta gönül dünyalarına kapı aralamaktadır.
Elinizdeki kitap Osmanlı Devleti&apos;nin 28. padişahı olarak İlhâmî mahlasıyla şiirler yazan III. Selim&apos;i bu yönüyle ele almaktadır. Divan sahibi bir padişah olarak III. Selim&apos;in hayatı, edebi kişiliği ve şiirlerinden seçkilerin yer aldığı çalışmada sultanın 42 şiir ile 7 seçme beytine yer verilmiş, şiirler günümüz Türkçesine aktarılarak genel değerlendirmeleri yapılmıştır. Çalışmamız özellikle şiir ve şarkılarıyla Türk kültür hayatına büyük katkılar sunmuş padişahımızı yeni nesillere tekraren hatırlatmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3fb73f5-2cd9-46cc-b37d-29606b601c89.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca bütün güç merkezleri için önemli bir hedef olmuştur Ortadoğu. Uzun bir tarihi süreç incelendiğinde Batı medeniyetinin Binbir Gece Masallarıyla tanıdığı Ortadoğu&apos;da kan ve hüznün hiç eksik olmadığı görülmektedir. Atların ve kılıçların hakim olduğu zamanın ardından bu coğrafya, başta enerji kaynakları olmak üzere her alanda mücadele merkezine dönmüştür.
Eser, Ortadoğu tarihini günümüze kadar süreklilik içerisinde bugüne değin bu konuda yazılmış benzer eserlerden farklı yapıdadır. Eserde isimleri yer alan değerli bilim insanı yazarlarımız Ortadoğu&apos;da değişik dönemlerde bulunmuş ve yerel toplumlardan güç merkezlerine kadar planlanan gelişmeleri gözlemleyebilmiş olma özelliklerine sahiptir. Bu nedenle daha önce değinilmemiş bakış açıları ile okuyucuya Ortadoğu&apos;yu yepyeni bir perspektifle değerlendirme şansını sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/984b00bf-17b3-4241-8109-37292f054121.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman Bey&apos;den Sultan Vahdettin&apos;e</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Hanedan Şairleri serisi, elinizdeki Osman Bey&apos;den Vahdettin&apos;e adlı eserle birlikte on kitaptan oluşan bir külliyattır. Külliyatın diğer kitapları Avnî, Adlî, Cem, Muhibbî, Şâhî, Murâdî, Bahtî, Fârisî ve İlhâmî&apos;dir. Bu kitabın Osmanlı hanedan mensuplarının şiirle münasebetini, edebî yönünü kronolojik olarak ortaya koyması bakımından önemli bir kaynak olacağı ümidindeyiz.
Dokuz yazar tarafından hazırlanan bu kitapta, külliyatın dokuz kitabının dışında kalan ve az ya da çok şiirle yolu kesişmiş 29 hanedan mensubu ele alınmıştır. Kitapta sultanların hayatları ve şairliklerinin yanında şiirlerine yer verilmiş, şiirler günümüz Türkçesine aktarılmış ve kitabın sonuna serinin diğer kitaplarında olduğu gibi Motifler ve Terimler Sözlüğü eklenmiştir.
Osmanlı hanedanına ithaf edilen ve sultanların gönül dünyalarına kapılar aralayan bu on kitapla ecdadımıza olan vefa borcumuzu az da olsa ödeyebilmiş olmayı ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/748a46ad-f24c-4188-822c-03203b370bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Meğer Ben Neymişim</image:title>
            <image:caption>“Carl G. Jung&apos;un Bilişsel İşlevleri ve Myers&apos;ın 16 Türüne Farklı Bir Bakış”
Şimdiye kadar kendini anlamak, daha iyi ilişkilere sahip olmak, daha başarılı olmak, daha iyi işler yapmak için birçok yöntem denemiş olabilirsin. Sınırlarını aşmak ve kendini gerçekleştirmek sloganlarından ilham alarak defalarca harekete geçmiş olabilirsin.
Peki ne durdurdu seni?
Neden aşamadın sınırlarını?
Neden gerçekleştiremedin kendini?
Belki de hala kararsızsın, nereden başlaman gerektiğini bulamadın henüz.
Dünya değişiyor, teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Hayata bakış açıları, hayatı anlama biçimleri, iletişim ve iş yapış yöntemleri bambaşka bir hal alıyor. Bu değişim, senden aynı hızla adapte olmanı istiyor. Beklemek, hareketsiz kalmak, yanlış adımlar atmak için yeterli vakte sahip değilsin, hiçbirimiz değiliz. Şimdi başlangıç noktasına dönüp bakma zamanı. Sınırlarını aşmak için önce sınırlarının neler olduğunu bilmelisin, kendini gerçekleştirmek için kendim dediğin kişinin kim olduğunu öğrenmelisin, daha iyi ilişkiler için kendini ve diğer insanları tanımalısın, daha iyi, daha başarılı işler yapmak için yeteneklerinin ve tökezleme alanlarının farkında olmalısın.
Kendinin en iyi versiyonu olmak istiyorsan, buna ihtiyacın var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b32e1abf-2623-467a-aecf-738c2d42f876.jpg</image:loc>
            <image:title>Terörizm ve Göç</image:title>
            <image:caption>Terör, mazisi çok eskilere dayanan, herkes tarafından farklı şekillerde tartışılan fakat tam anlamıyla anlaşılamayan bir olgudur. Hangi ülkede yaşanırsa yaşansın yasal olmayan amaçlara ulaşabilmek adına yapılan terör eylemleri, aslında halka şiddet ve dökülen kan olarak geri dönmektedir. Ancak yaşanan şiddet suyun üzerinde oluşan halka gibi devletin gerek ekonomik gerek sosyolojik düzenini bozan bir diğer unsura neden olur: Göç. Bu nedenle devletler, şiddeti ve beraberinde gelen göçü durdurmak adına terör grupları ile siyasi bir zeminde uzlaşmaya çalışırlar.
Türkiye ve yıllardır eylemlerine devam eden PKK terör örgütü arasındaki müzakere süreci de Arap Baharı ve sonrasında Ortadoğu&apos;da yaşanan olaylar neticesinde sona eren olumsuz bir boyut kazanmıştır. Temmuz 2015 yılında müzakere sürecinin sona ermesi ile Hendek/Barikat eylemleri olarak adlandırılan iç çatışmalar yaşanmıştır.
Bu eser, PKK terör örgütünün ve uzantılarının Güneydoğu Anadolu bölgesinde özyönetim ilanında bulunarak güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmalar nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanların yaşananlara karşı bakış açılarını öğrenmeyi amaçlayan bir araştırmadan yola çıkılarak hazırlanmıştır. Terörün neden olduğu göçün insan hayatına maddi manevi etkisini net biçimde gösteren nadir çalışmalardan biri olma özelliğini de taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4bcee9-2e3a-444f-bf45-48471570fe89.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırat&apos;tan Tuna&apos;ya 1 - Kut</image:title>
            <image:caption>Oğuz Kağan idareyi ele alır almaz bütün kavimlere elçiler göndererek, “Ben artık bütün dünyanın hakanıyım” dediği zaman veziri Uluğ-Türk de “Ey kağanım, Gök-Tanrı bütün dünyayı sana bağışlasın” diye hitap etmişti. Oğuz&apos;un torunu Tuğrul Bey&apos;e Halife, “doğunun ve batının hükümdarı” ünvanını vermişti. Tuğrul Bey&apos;in kardeşi Çağrı Bey&apos;in torunu kendini Melikü&apos;d-dünya ilan etmişti. Alâeddin Keykubat, Fırat&apos;a kadar her yeri zapt ederek Kayılara yol vermişti. Kayılar ise Fırat&apos;tan Tuna ötelerine kadar uzanmıştı. Sadece Tuna mı? Türkistan bozkırlarından başlayan bu yolculuğun şanı ve şöhreti önce Tuna, sonra Nil sınırlarını aşıp Vistül ve Neretva&apos;ya ulaşacaktı.
Fırat&apos;tan Tuna&apos;ya serisinin ilk eseri olan bu romanda, Kayıların Mahan&apos;dan başlayan zorlu, bir o kadar macera dolu bu yolculuğunun, Anadolu bozkırlarında nasıl bir cihan devletine dönüştüğünü okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28e0351e-467a-411b-960d-9e80128e60e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Saatliğine</image:title>
            <image:caption>Emirhan Yeniki, Tatar kültürünün kodlarını gelecek kuşaklara aktarmayı kendisine görev addeden, tanık olduğu olaylar ile gerek insanları gerek yönetim politikalarını açıkça eleştirebilme cesareti gösteren ve üslubu ile kendisinden sonra gelen yazarlara dokuna- bilmeyi başaran modern Tatar edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Titizlik ile işlediği hikayeleri bildiğimiz ama hayatın ritmi içinde farkına varamadığımız insancıl duyguları yeniden canlandırmakla beraber toplumsal sorunları da işler. Satırlar arasında zaman, akrep ve yelkovan arasına sığdırılan bir süreden öte, mevsimler aracılığıyla insanı kimi zaman hüzün kimi zaman mutluluk atmosferine çeken bir güce; mekan ise karakterleri psikolojileriyle sınadığı algısal bir boyuta dönüşür.

Bir özyaşam öykücüsü olan yazarın İkinci Dünya Savaşı sırasında yazmış olduğu hikayeleri ilk kez bu kitapta bir araya getirildi. Top mermilerinin açtığı çukurda solmamaya direnen çiçeğin yanından geçen askere seslenişi, sadece bir saatliğine oğluyla hasret gidermeye çalışan annenin sessiz çığlığı, savaşın en dehşetli anında kayıp bir kız çocuğunu annesine kavuşturmak için çırpınan askerin kalp çarpıntısı Yeniki&apos;nin usta kaleminden savaşın fiziksel dehşetinin insanın ruhsal dünyasındaki tahribatını gösteren insanlığın hikayesi olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36887740-45ce-45ed-a338-2999823faac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaz Dakikalar</image:title>
            <image:caption>Emirhan Yeniki, Tatar milletinin kültürel kodlarını gelecek kuşaklara aktarmayı kendisine görev addeden, tanık olduğu olaylar ile gerek insanları gerek yönetim politikalarını açıkça eleştirebilme cesareti gösteren ve üslubu ile kendisinden sonra gelen yazarlara dokunabilmeyi başaran modern Tatar edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Titizlik ile işlediği hikâyeleri bildiğimiz ama hayatın ritmi içinde farkına varamadığımız insancıl duyguları yeniden canlandırmakla beraber toplumsal sorunları da işler. Satırlar arasında zaman, akrep ve yelkovan arasına sığdırılan bir süreden öte mevsimler aracılığıyla insanı kimi zaman hüzün kimi zaman mutluluk atmosferine çeken bir güce, mekan ise karakterleri psikolojileri ile sınadığı algısal bir boyuta dönüşür.
 
Bir özyaşam öykücüsü olan Emirhan Yeniki&apos;nin gözlemleri dış dünyanın koşullarına göre değişiklik gösterir. Bir Saatliğine ve Sistemin Kölesi kitaplarında yer alan hikâyelerinin aksine, bu kitapta bir araya getirilen hikâyelerinde aşk, sevgi, kıskançlık, yalnızlık, pişmanlık, özlem, korku başta olmak üzere bireysel temalar karşımıza çıkıyor. Aşkın farklı yansımaları, doğrunun arkasına saklanan yanlışı görmenin hissettirdiği hayal kırıklıkları, diyaloglara gizlenmiş sorgulamalar aracılığıyla insana hırsın, düşmanlığın ve bitmek tükenmek bilmeyen arzuların ne kadar boş ve anlamsız olduğunu düşündürtüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea9005d-056c-4d58-8d15-b471f2f7e46f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistemin Kölesi</image:title>
            <image:caption>Emirhan Yeniki, Tatar milletinin kültürel kodlarını gelecek kuşaklara aktarmayı kendisine görev addeden, tanık olduğu olaylar ile gerek insanları gerek yönetim politikalarını açıkça eleştirebilme cesareti gösteren ve üslubu ile kendisinden sonra gelen yazarlara dokunabilmeyi başaran modern Tatar edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Titizlik ile işlediği hikâyeleri bildiğimiz ama hayatın ritmi içinde farkına varamadığımız insancıl duyguları yeniden canlandırmakla beraber toplumsal sorunları da işler. Satırlar arasında zaman, akrep ve yelkovan arasına sığdırılan bir süreden öte mevsimler aracılığıyla insanı kimi zaman hüzün kimi zaman mutluluk atmosferine çeken bir güce, mekan ise karakterleri psikolojileri ile sınadığı algısal bir boyuta dönüşür.

İkinci Dünya Savaşı&apos;ndan sonra yazdığı bu kitapta yer alan hikâyelerinde Emirhan Yeniki, Bir Saatliğine kitabının aksine, savaş konularından uzaklaşarak toplumsal, ekonomik ve dinî hayattaki aksaklıkları gündemine taşır. Kriz anlarını fırsata çevirmeye çalışan ya da yeni yönetimle iyi ilişkiler kurabilmek için olağanüstü gayret gösteren uyanık karakterler aracılığı ile yazar, ilişkilerin çıkar üzerine kurulduğuna işaret ederken öykülerindeki kurgu ve karakter çeşitliliği ile bu yönelişin kangren gibi toplumun kılcal damarlarına kadar yayıldığını da ima ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b99c727d-d91d-4985-b782-09d16477e520.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikrop, Salgın ve Toplum</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi yazılırken; siyasi, coğrafi, dini, sosyal ve ekonomik faktörler hep ön planda olmuş, jeolojik ve meteorolojik afetler ile salgın hastalıkların bu ana faktörleri doğrudan etkilediği hususu, çoğu zaman gerektiği kadar dikkate alınmamıştır. Oysa salgın hastalıklar insanlık tarihinin şekillenmesine belki de en çok tesiri olan faktörlerden birisidir.
Eskiçağlardan 19. yüzyılın sonuna kadar, salgın özelliği gösteren bulaşıcı hastalıklar hep gündemde olmuşlardır. Özellikle veba, sıtma, grip ve kolera salgınlarının dikkate değer sonuçlarının olduğunun altını çizmek gerekir. Savaşların, muhasaraların ve seferlerin kaybedilmesi veya kazanılmasının ağırlıklı sebebi salgın hastalıklar olmuş, Orta ve Yeniçağlarda insanlar korku ve çaresizlik içinde hastalıklara boyun eğmişlerdir. Psikolojileri bozulmuş, bedenen dirençsiz kalmışlar, yaşadıkları yerlerden göç etmişler, ailelerini terk etmişler hatta canlarına dahi kıyabilmişlerdir.
Bu kitap, Türkiye&apos;de bu konuda eser veren ilk akademisyenlerden birisi olan Prof. Dr. Orhan Kılıç&apos;ın yirmi yıla yakın bir süredir oluşturduğu bilgi birikiminin bir ürünüdür. Dünya ve özelde Osmanlı ülkesi ölçekli ele alınan salgınlar; siyasi, askeri, coğrafi, demografik, dini, edebi, kültürel ve sosyal bakımdan bütün yönleri ile değerlendirilmiştir. Tarihe salgın hastalıklar penceresinden bakan bu çalışma, okuyucunun tarihi olayları farklı bir perspektiften değerlendirmesini amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a202824b-a546-48ac-a92a-8b3d1a65dabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkili Eğitimin Önündeki Engeller</image:title>
            <image:caption>Gençlerin, yaşları itibari ile kaygı, endişe vb olumsuz duygulardan uzak ya da bu duygulardan en az etkilenebilecek kesim oldukları düşünülür. Oysa geleceğe karamsarlıkla bakmalarına ve ileride yaşam standartlarını etkileyebilecek kadar yanlış kararlar vermelerine neden olabilecek birçok duygu ile mücadele etmektedirler. Bu çalışma üniversite öğrencileri ile yapılan sohbetler neticesinde ortaya çıkmıştır. Bu sohbetlerin içeriğini, bazen olumsuz şartlara rağmen şartları nasıl zorlayarak üniversite kapısından içeri girdikleri, bazen zor koşullarda eğitimlerine nasıl devam ettikleri ve bu süreçte karşılaştıkları tüm zorluklarla birlikte yaşadıkları korkulardan, endişeler vb konular oluşturmuştur.
İnsan olarak her çağ ve dönemde sorunlarla karşılaşmış olmamıza rağmen kimi zaman yeni paradigmaların oluşumu kimi zaman da sadece değişim ile bu sorunlar bir şekilde aşıldı. Oysa her zaman en önemli şey sorunun aşılmasından öte sorunun tespiti ve kaynağına yönelik çözümler üretebilmektir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinde görülen en yoğun duygular olan korku, öğrenilmiş çaresizlik, umutsuzluk, sinizm, sosyal destek arayışı ve boyun eğici davranışlar üzerinde durulmuş; oluşma nedenleri araştırılarak bu duygular çerçevesinde verilen kararların sonuçları değerlendirilmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a79dd3-f934-4cf7-969e-6243966814a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırdan Şehre</image:title>
            <image:caption>Selçukluların teşkilatlanma ve devletleşme süreçleri aynı zamanda bir var olma mücadelesinin neticesidir. Türkistan bozkırlarında başlayan bu mücadele zamanla İran, Anadolu, Azerbaycan, Irak ve Suriye coğrafyasını kapsayacak kadar büyümüş ve elde edilen başarılar neticesinde Selçuklu devletlerinin kurulması mümkün olmuştur. Büyük Selçuklu Devleti ile başlayan bu süreç daha sonraki tarihlerde Türkiye Selçuklu, Kirman Selçuklu, Suriye Selçuklu ve Irak Selçuklu devletlerinin kuruluşuyla devam etmiştir. Tarihteki diğer büyük devletler gibi Selçuklu devletlerinin kuruluşu da tarihe yön veren önemli kırılma noktalarındandır. Üstelik Selçukluların Türk, İslâm ve dünya tarihi açısından arz ettiği önem göz önüne alındığında bu kuruluş süreçlerinin ehemmiyeti artmaktadır.
Bozkırdan Şehre isimli bu çalışma Selçuklu devletlerinin kuruluşunu, bunlara imkân tanıyan mücadeleleri, devletleşmeye götüren sebepleri ve bunların neticelerini incelemekte ve nihayet Selçuklu devletlerinin köken ve oluşum süreçlerini bütüncül bir anlatıyla okuyucuya sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0608ac39-f170-47e9-b555-62e4522f3f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Yazıları</image:title>
            <image:caption>Dış politika konuları, çoğunlukla son derece karmaşık faktörlerin bir araya geldiği, karar alma süreçlerinde çatışan pek çok farklı mülahazanın birlikte değerlendirildiği, alınan kararların sonuçlarının kısa, orta ve uzun dönemde farklılık gösterebileceği son derece zor bir alan.
Bu çerçevede düşünüldüğünde Yunanistan, Hindistan, Portekiz ve Avusturya gibi dört ayrı ülkede Türkiye&apos;yi büyükelçi olarak temsil eden, en kıdemli büyükelçi olarak 2018&apos;de emekli olan Haşan Göğüş, “Diplomasi Yazıları”nda dış politikadaki gelişme ve sorunları, yarım yüzyıla yakın deneyimi ve kendi tanıklığı üzerinden tartarak, tarihsel bir çerçeveye oturtuyor.
Geniş bir spektrumla ve yalın bir anlatımla kaleme alınan bu eser, okuyucusunu fikir egzersizlerine davet ederek ona yeni pencereler aralıyor.
Diplomasi Yazıları, topluma yansıyan gelişmelerin sağlam bir perspektife oturtulması, tarihsel bağlamı içinde doğru bir açıyla analiz edilmesi açısından da önem arz ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0919a41c-a04a-42ae-b7ab-8d2285dcbbc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cihan Hakimi Kanuni Sultan Süleyman Han</image:title>
            <image:caption>Avrupalıların muhteşem ve büyük sıfatlarıyla andıkları yüce sultan.
Fetvalarıyla beraber gömülmesini vasiyet edecek kadar kanunları ve onlara bizzat kendisinin riayette gösterdiği hassasiyet üzerine Kanuni ünvanıyla yâd edilen koca hükümdar.
46 yıl gibi uzun bir süre Osmanlı tahtında kalan, bu süre zarfında karşısında düşmanlarının dizlerinin çözüldüğü İslam halifesi.
Saltanatında bizzat 13 sefere çıkan, cepheden cepheye koşan, bu seferlerde 10 yıl başşehir İstanbul&apos;dan ayrı kalan, kendine yakışır şekilde savaş meydanında şehiden vefat eden Kanuni Sultan Süleyman Han.
Bir kimseye söylenebilecek her türlü iltifatı yaşam biçimi, zaferleri ve hayratları ile sözden evvel kendisi gösteren Kanuni Sultan Süleyman Han, elinizdeki bu eserle öz bir şekilde tanıtılmaya çalışıldı. Hayatı kısa başlıklar altında sade bir dille anlatılırken, farklı yıllarda ve konulara ilişkin verdiği fermanlardan örneklerle dönemin daha iyi bilinmesi ve Kanuni Sultan Süleyman Han&apos;ın karakterinin ve düşünce tarzının daha iyi anlaşılması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2bd73b2-8ab9-4963-8f4e-65fef5ec3044.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarif Türk</image:title>
            <image:caption>Uzun müddettir içimizde parçalanan bir küheylan yüreği gibi, mesafeleri aşıp şu âlemin can damarına ulaşma isteği var. Bir yandan millî amentümüzü yeniden hatırlamanın mücadelesini veriyor, diğer yandan da, Türklük şuurunun ağır yükünü tahrir ediyoruz.
İşte bu kitap, büyük atamız Oğuz Han’dan günümüze değin Türklüğün ne olduğunu, İslâm ile şerefyab olunduğunda ne gibi terakkiler kaydettiğini, Türkün İslâmsız, İslâm’ın da Türksüz olamayacağını tarihi hakikatler üzerinden anlatmak için kaleme alınmıştır.
Türk milletinin temel zeminini yerinden oynatmak için sürekli yanlış bilgilendirmelere inat, bazı hususlar kitabımızda bilerek ve ısrarla tekrar edilmiştir. Özellikle omurgası kırılmak istenilen Türklüğün muhafazası için İslâm ve törenin ehemmiyeti ile her hususun bu iki mefhuma bağlılık üzerinden yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d84d0581-ac63-4623-9ba5-38a3c7b80a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Şansı</image:title>
            <image:caption>Aklına güvenen insan yanılır mı?Elbette!İnsan kendince planlar çizer ömür denen deftere.Ellerinde bir avuç umut, hep güzel günleri arzular.Oysa akıl bazen tepe taklak eder, harcar insanı.Ne yapsan ne etsen fayda vermez.Zira göklerden gelen bir karar vardır.Akıl; deve bir yere kaçmasın diye ayağa vurulan bağdır. Bu yüzdenbağlar, dizginler insanı. Gün olur yüreğini dağlar.Bir akıllının sakladığı ceset, bir delinin başına talih kuşu diye konar.Akıllı; kalem arar, kâğıt arar, adres sorar da mektup yazmaya, deli;gökteki kuşlarla haber salar. Akıl, kuş olup uçunca dost olur pencereler,kapılar… Ardından yırtılmış bir gömlek, dost olur.En iyisi gönlü akla yoldaş etmek, aşk ile de kardeş etmektir.Bu kitapta delilerle kendini akıllı sananlar, kaderin rüzgârıylasavrulanlar, gönlüne söz geçirip su gibi durulanlar anlatılır. O sudakimler yok ki?Kendi çocukluğuyla karşılaşan bir derviş, kaçıp gitmek isteyen bakırcıYunus, evlat hasretiyle tutuşan Zekeriya…Gönlü aşk ile çarpanlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/461cef4e-0dcf-4952-a2df-5ff5346d51a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişime Hazır Mısın?</image:title>
            <image:caption>Hayatı hazır olanlar kazanır. Sahada olan kazanır. Sahada olabilmeniz için antrenmanlı olmalısınız, işte bu kitap antrenmanlı olmanız için yazılmıştır.
Günümüzde çoğu kişisel gelişim kitapları genellikle okuyucuları istenilen her şeyin elde edilebilmesinin, gerçekleşmesinin mümkün olduğu konusunda yoğunlaşırlar. Oysa herbirimizin hayatındaki gerçeklikler farklıdır. İlerlemek, yaşamı yeniden hissedebilmek için farklı bakış açılarına ihtiyaç duyarız. ‘Değişime Hazır mısın?’, hayatına yeni bir yön vermek isteyen her bireyin kendisini tanıyarak içsel gücünü ortaya koymasına yardımcı oluyor.
Hayatın basit gerçeklerini anlayarak değişimin ve gelişimin heyecanını yakalamanın bu eser ile aslında ne kadar kolay olduğunu fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96c46776-39cf-4e15-aa81-62fd471f1048.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeref Hanım</image:title>
            <image:caption>Şeref Hanım, 19. yüzyılının üç büyük kadın şairinden biridir. Kadın şairler arasında en çok şiir yazan şairdir. Dedesi Halil Nuri Bey ve Babası Mehmet Nebil Bey de şair olan Şeref Hanım’ın şairliği aldığı eğitimin ve kendi kabiliyetinin yanında kalıtsal bir özellik de göstermektedir. Köklü bir aileye mensup olmasına rağmen oldukça mütevazı bir hayat süren şairin bu mütevazı tarzı şiirlerine de sinmiştir. Mütevekkil bir mümin kadın olan Şeref Hanım hacimli bir divan sahibidir. Bu kitaba Şeref Hanım’ın şiirlerinden 1’i na‘t 1’i Kerbela mersiyesi olmak üzere 2 kaside, kıta nazım şekli ile yazılmış 2 tarih manzumesi, 1 muhammes, 2 tahmis, 1 müseddes, 1 mersiye terkip-bent (bir bendi), 27 gazel, 3 şarkı, mesnevi nazım şekliyle yazılmış 1 lugaz ve şairin 12 seçme beytine yer verilmiştir. Şeref Hanım’ın hayatı ve edebi kişiliğinin dışında kitaba alınan şiirler günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Kitabın sonunda “Motifler ve Terimler Sözlüğü” yer almıştır.
 
Şeref Hanım bir şiirinde “Ey Şeref! İnsanın değeri yaşarken bilinmez zaten; senin de bir gün eserlerin (şiirlerin) elden ele gezecektir.” demiştir. Şeref Hanım’ın ruhu şad olsun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76a616d5-195d-4048-8f3e-b60a164b5d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Adile Sultan</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Osmanlı hanedanı içinde mümtaz bir yere sahip olan Âdile Sultan’ın şiirlerinden bazıları seçilerek hazırlanmıştır. 2. Mahmud’un kızı olan Âdile Sultan, manevî hayatının zenginliği ve derinliği ile bilinmektedir. Bu durum şiirlerine de yansımıştır. Gayemiz; Âdile Sultan’ın şiir tarzını ve şairliğini ortaya koyacak bir seçme yapmak, şiirlerini daha anlaşılır kılmak ve her seviyedeki okuyucunun istifadesine sunabilmektir. Kitabın her aşamasında temel kaynaklara başvurulmuş, seçilen şiirler bu külliyatın diğer yazarlarıyla birlikte müzakere edilmiştir. Allah’tan niyazımız, Osmanlı kadın şairleri içinde önemli bir yere sahip olan Âdile Sultan’ın daha geniş okur kitlesine, doğru bir şekilde ulaşmasıdır. Müslümanlığın ve Türklüğün bayraktarlığını yapmış aziz Osmanoğullarının her bir ferdiyle birlikte Âdile Sultan üzerine bugüne kadar çalışma yapan, emek sarf eden herkesi minnet ve şükranla yâd ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c475d10-e240-42ba-9a43-9958f60b4de1.jpg</image:loc>
            <image:title>1835 Tarihli Nüfus Defterlerine Göre Tortum Kazası</image:title>
            <image:caption>Erzurum Vilayetinin ilçelerinden biri olan Tortum, geçmişten günü­müze tarihi öneme sahip olmuş önemli bir yerleşim alanıdır. Eskiçağ­larda Karaz kültür sahası içerisinde bulunmuş ve Bizans döneminde Theodosiopolis Theması&apos;nın kuzey kısmında yer almıştır. Bizans&apos;ın son valisi elinden alınarak sırasıyla Saltuklu, Selçuklu, Gürcülerin eline geçmiş, ardından Timur, Karakoyunlu ve Akkoyunlular yörede hüküm sürmüşlerdir. Evliya Çelebi&apos;nin anlatımına göre Fatih Sultan Mehmed tarafından Osmanlı egemenliğine dâhil edilmiş yörede esas Osmanlı hâkimiyeti ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde tesis edilmiştir. 1549&apos;da fetih sonrası yapılan idari düzenlemede Er­zurum Eyaletinin bir parçası haline gelmiştir. Bu durum imparatorlu­ğun sonuna kadar aynen sürmüştür.
Erzurum ve havalisi, Osmanlı-Rus harplerinin bir neticesi olarak, 1828 yılından itibaren üç defa işgale uğramıştır. Rus işgalleri ve ilhakları bölge halkını geçici veya kalıcı göçe sürüklemiş, ahalisi iç kısımlarda, yokluklar üstüne, yeni hayatlar kurmak için mücadele etmiştir. Bu sü­reçlerde ölüm, hastalık, yokluk gibi acıları yaşamış ve hafızasında bu acı hatıraları muhafaza etmiştir. Pek çok akademik çalışma acı ve kahramanlıklarla dolu geçmişimizi öğrenme gayretinde olan bizlerin yolunu aydınlatmaktadır. Erzurum&apos;da eksikliği en fazla hissedilen kaynaklardan birisi, bize çok kıymetli sosyal, idari ve iktisadi bilgiler sunan nüfus defterleridir. 1835 tarihinde Müslüman ve Gayrimüslim­lerin ayrı ayrı kaydedildiği nüfus defterlerini bir arada sunan bu eserin, Tortum&apos;un sosyo-ekonomik tarihi açısından önemli bir boşlu­ğu dolduracağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8178c0d3-671c-4db9-a789-b059dbe94b5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Avarlar</image:title>
            <image:caption>Anayurt Türkistan’dan başlayan yeni yurtlar, yeni otlaklar bulma gayesi ile birkaç yüzyıl boyunca batıya doğru devam eden göç hareketi, Karadeniz’in kuzeyi ile Orta ve Doğu Avrupa coğrafyasının kaderini derinden etkilemiş, yeniden şekillenmesini sağlamıştır.
IV. yüzyılın son çeyreğinde Hunlar ile başlayan ve tarihin en büyük adımlarından biri olan bu hareket Avrupa’ya doğru devam etmiş ve Avarlar ile zirveye ulaşmıştır. Avarların Avrupa’da bıraktıkları büyük izleri en çok arkeolojik bakiyelerden takip edebiliyoruz. Avarların Avrupa’nın sosyal ve ekonomik çehresinde yarattıkları değişim, buluntuların dilinden anlatıldığında büyük bir anlam kazanmaktadır. Avarların Türkistan’dan getirdikleri kadim kültürleri ve Avrupa coğrafyasındaki farklı kültürlere ait öğeler ile oluşturdukları kendilerine özgü sanat anlayışları, Doğu ve Batı’nın birleştiği muhteşem bir görsel şölenin oluşmasına neden olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a162e37-abc4-4dcf-a4a8-6e11a715a59f.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Roma&apos;yı Titreten Güç - Tuna Bulgar Kağanı Simeon ve Dönemi (863-927)</image:title>
            <image:caption>Türkistan’dan Orta Avrupa’ya kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada varlık gösteren ve tarihi milattan önceki yüzyıllara kadar uzanan Türk milletinin içerisinde kendisine özel bir yer edinen Bulgarlar, kurdukları güçlü Tuna Bulgar Kağanlığı ile dönemlerine damga vurmuşlardır. Nitekim Kafkasların ve Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlardan gelip Balkanlarda Doğu Roma’yı zor durumda bırakacak kadar büyük bir kağanlık kuran Bulgarlar, 450-950 yılları arasında Doğu Avrupa ve Doğu Roma tarihinde “Bulgar Çağı” adı da verilebilecek derecede önemli bir rol oynamışlardır. Bugüne kadar yapılan arkeolojik ve dil araştırmalarının ışığında bilim dünyasının kurucularının Türk oldukları konusunda şüphe duymadığı, Tuna Bulgar Kağanlığı veya Batılı tarihçilerin Birinci Bulgar İmparatorluğu adını verdikleri bu kağanlık, ilk başta sahip olduğu Türk karakterini, yıllar içinde Slavlarla karışarak kaybetmiştir.
Eser, Orta Çağ’da Doğu Avrupa’da büyük bir güç olan Birinci Bulgar Kağanlığı’na altın devrini yaşatan Büyük Kağan Simeon ve onun hükümdarlık dönemini (893-927) ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6bde21-9e3d-426a-9476-2098336e7fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Uzay Gücü ve Hava Hâkimiyeti</image:title>
            <image:caption>1957&apos;de Sovyetler Birliği tarafından Sputnik&apos;in fırlatılmasıyla başlayan Uzay Çağı, uluslararası ilişkiler için farklı bir dönemi başlatmıştır. Dünya savaşlarının enkazından henüz çıkan devletler, bir yandan çöküşün yaralarını sararken diğer yandan içine girdiği yeni düzene uyum sağlamaya çalışmışlardır. Uluslar arasında gerçekleşen uzay yarışında yapılan güç planlamaları, devletleri ileri taşımak için önemli olmakla beraber, göklerde kurulacak olan yeni sistemi anlamak, uzayı doğru tanımlamak ve gelecekte ortaya çıkacak olan çatışmalarda stratejik hamleleri oluşturmak için son derece gereklidir.
21. Yüzyılda Uzay Gücü ve Hava Hâkimiyeti, uzayın sadece askeri kullanımları hakkında cevap aramamakta ülkelerin dış politikada verdiği kararlar üzerindeki rolünü de incelemektedir. Hava ve uzayda konuşlandırılan ve kullanılan silahları sadece askeri olarak değil dış politikadaki kullanımları açısından da analiz etmektedir. Jeopolitik teoriler kapsamında uygulanan hava hâkimiyetlerinin uzaya taşınmasını ve ülkelerin yeni sistemde neler yaptıklarına da odaklanan eserde, &apos;Kara ve deniz savaşlarının kendine özel yöntemleri ile coğrafya şekillenirken, yeni jeopolitik tasarımda uzay, tüm bunları ortadan kaldırabilir mi?&apos;,&apos;Küçük adım, insanlık için büyük bir adım olabildi mi?&apos;, &apos;Büyük güçlerin uzaydaki jeopolitik planlamaları neler?&apos;, &apos;Hangi ülke hava hâkimiyeti konusunda daha önde?&apos;, &apos;Uzay çağında klasik jeopolitiklere ne olacak?&apos; gibi birçok güncel soruya da cevap aranmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da2e5da-3616-4bfd-9990-3ce2317d5027.jpg</image:loc>
            <image:title>Halife ve Sultanlar Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Tuğrul Bey&apos;in 1055 yılında Bağdat&apos;a gelişiyle başlayan Abbâsî-Selçuklu münasebetleri uzun bir dönem İkincilerin baskın olduğu bir siyasî ortamda devam etmiştir. Çünkü Selçuklular muhataplarına hiçbir zaman yönetim erkini vermek niyetinde olmamışlardır. Bahsettiğimiz bu durum onların hilafet makamıyla ilgili en temel hareket tarzını ifade etmektedir. Mamafih Sultan Sencer&apos;in iktidar makamına geçtiği sırada ikili teşkilat anlayışı çerçevesinde devleti ikiye bölüp Irak Selçuklularını kurması Abbâsîler için bağımsızlık yolunda bir umut ışığı olmuştur. Zira yeni kurulan Irak Selçuklularının hikayesi tam anlamıyla bir karmaşanın tarihidir.
Bu süreçte Abbâsîler ise el-Müsterşid Billâh&apos;ın eliyle durumu kendi lehlerine çevirmek adına Selçuklularla mücadeleye girişmişlerdir. Elinizdeki kitap adı geçen halifenin liderliğindeki Abbâsîlerin, Selçuklulara karşı başlattıkları iktidar mücadelesi ile bunun sonuçları üzerine kaleme alınmış olup İslâm tarihinin önemli safhalarından birini teşkil etmektedir. Muhtevası itibarıyla da gerek dönemine gerekse sonrasındaki birçok gelişmeye ışık tutacak niteliktedir.
Prof. Dr. Aydın Usta</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0bc1d17-a6ab-4ec4-b0a7-da49c145f571.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeşitli Boyutları ile Okul Kütüphaneleri</image:title>
            <image:caption>Okul kütüphaneleri, bütçe, mekân, insan kaynakları, basılı ve/ya da dijital materyaller, teknoloji, kullanıcılar gibi bileşenlerinin sağlıklı bir entegrasyonu sağlandığında, okuma ve araştırma kültürünü geliştirmekte; bilgi ve teknoloji okuryazarı; demokrasi, insan hakları ve benzeri pek çok toplumsal değer ile ilkelere karşı duyarlı bireyler yetiştirmekte, söz konusu ve diğer pek çok katkıları ile hem bireysel hem de toplumsal gelişimin mihenk taşı niteliğini kazanmaktadır. Etkin bir okul kütüphanesi, çağın gerektirdiği donanım, teknoloji ve kaynakları ile yaşam boyu öğrenme, öğrenmeyi öğrenme, araştırma, eğlenme ve sosyalleşmenin merkezi olmayı başarabilmektedir.
Dileğimiz, her biri yoğun emek ile hazırlanmış toplam yedi makaleden oluşan bu çalışmanın, ilişkili konular ile sorunlar bağlamında alanımıza katkı sunması ve yeni araştırmalara ışık tutmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94469458-9bd1-44fe-be18-ef0d25617160.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı, özgün Anadolu insanı Mustafa Güzelgöz&apos;ün yaşadığı dönemde bir masal, bir düş sayılabilecek düşüncelerini gerçekleştirme çabaları anılmaya değer niteliktedir. Küçücük çevrede kurulup gelişen büyük bir düşün, devleti yöneten en üst düzeydeki yetkililere nasıl ulaşıp gerçekleştiğini izlemek, Mustafa Güzelgöz&apos;ü biraz olsun tanımak anlamına gelebilir. Üstelik yaşadığı koşulları göz önünde tutarsak, yaptıklarının nedenli görkemli işler olduğunu daha iyi kavrarız.
Kitapta Mustafa Güzelgöz ile yapılan görüşme, çalışmaları, 1990 yılına dek üstüne yazılmış gazete ve dergilerdeki yazılar yer almaktadır. Ayrıca bu genişletilmiş baskıda Mustafa Güzelgöz&apos;ün kısa yaşamöyküsünün yanı sıra çalışmalarının genişçe değerlendirilmesine yer verildi. Bunlarla birlikte Amerika Birleşik Devletleri&apos;nde yayımlanan Library Services on Ass başlıklı İngilizce makale ile yeni fotoğraflar da kitaba eklendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73f063e4-af97-4a26-916f-4c8a63a86929.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşlar Döneminde Anadolu Şehirleri</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın ortaya çıkışından itibaren siyasî, askerî ve idarî yapıların gücü, devletlerin varlığı ve etkinliği ile doğru orantılıdır. Bir devlet ne kadar âdil ve güçlü bir yapılanmaya sahip ise, o kadar etkili ve uzun ömürlü olmuştur. Ancak bu sistem içerisinde yaşanan herhangi bir aksaklığın bütünü de etkilediği dönemler olmuştur. Nitekim XVII. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa devletlerine karşı yapılan uzun savaşlar, Osmanlı Devleti&apos;ni derinden sarsmış ve devletin temel yapısında çok önemli değişikliklere sebep olmuştur.
Geleneksel Osmanlı tarihçiliğinde, XVII. yüzyılın sonları, klasik Osmanlı düzeninin sona erdiği bir dönem olarak adlandırılır. 1683&apos;te Vezir-i Âzam Kara Mustafa Paşa&apos;nın inatçılığı ve jeostratejik hedefler doğrultusunda harekete geçilen İkinci Viyana Kuşatması bu dönemin kırılma noktasıdır. Ardından Kutsal Roma İmparatorluğu liderliğinde Rusya, Lehistan ve Venedik&apos;ten oluşan Kutsal İttifaka karşı yapılan uzun savaşlar, Osmanlı Devleti&apos;ni siyasî, askerî ve iktisadî açılardan oldukça zor durumda bırakmıştır.
Bu kitap, 1683-1718 yılları arasında yapılan uzun savaşların Anadolu&apos;nun farklı bölgelerinde bulunan Ayntab, Kayseri, Manisa ve Trabzon özelinde Osmanlı Devleti&apos;nin sosyal ve ekonomik açıdan nasıl etkilediğini tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır. Kitap boyunca, devletin birçok yerinde aynı anda yaşanan şiddet olayları ve arkasından gelen mali kriz; yaşanan buhran dönemini sonlandırmak için alınan yeni malî yükler ve sosyal düzenlemeler ile ilgili farklı olayların Anadolu şehirlerine olan etkisine dair bir panorama sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f44952-57d6-4611-972c-51069b2a5d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Prof. Dr. Zeki Arıkan Anısına Tarih Tasarımları</image:title>
            <image:caption>Akademi dünyasında Cumhuriyet’in ikinci kuşak tarihçisi olarak anılan Prof. Dr. Zeki Arıkan (1944-2021), klasik dönem Osmanlı tarihinden Cumhuriyet devrimlerine uzanan süreçteki pek çok konuda eser vermiş, önemli ve değerli bir bilim insanıdır. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji ve üretkenlikle Osmanlı, Cumhuriyet ve yerel tarihçilik alanlarında kaleme aldığı eserleri birer başvuru kaynağıdır. Arşiv kaynakları kadar basın kaynaklarını da ustalıkla ve titizlikle kullanan merhum Prof. Dr. Zeki Arıkan Cumhuriyet Dönemi Türk tarihçiliğinin saygın araştırmacılarından biridir. Aydın sorumluluğu bağlamında üniversite öğretim üyeliğindeki titizliği ile tarih araştırmacılığındaki çalışkanlığının yeri doldurulamaz.
Prof. Dr. Zeki Arıkan’ın öne çıkan bir başka özelliği de ustalara gösterdiği saygıdır. O, bu anlamda Muhittin Birgen, Orhan Burian gibi Cumhuriyet’in önemli aydınlarına ait yazı, mektup ve anıları yetkin bir bilim adamı kimliğiyle keşfedip derlemiştir. Böylece onların geniş kitlelerce hatırlanmasını ve tanınmasını sağlamıştır.
2021 yılında ebediyete uğurlanan Prof. Dr. Zeki Arıkan anısına, öğrencileri ve meslektaşları tarafından hazırlanan bu kitap; kendisiyle ilgili anıları, Türk tarihçiliğine yapmış olduğu katkıları ve meslektaşlarının ona ithafen kaleme aldıkları çeşitli araştırma makalelerini içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c811b865-551b-42d1-a1ab-e5fd2e739b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İlhanlı Toga Timur Han ve Varisleri</image:title>
            <image:caption>İlhanlıların son kudretli hükümdarı Sultan Ebû Sa‘îd Bahadır Han’ın 1335 yılında ölümünden sonra başta İran olmak üzere tüm ülke büyük bir kargaşa ortamının içine düştü. Gücü kendinde gören herkes ülkeden pay alma yarışına girişti. Cengiz Han’ın kardeşi Cuci Kasar’ın soyundan gelen ve Mâzenderan’da yaşayan Toga Timur işte bu kargaşa ortamında iki defa İlhanlı hükümdarı olması için çağrıldı ancak her ikisinde de entrikalarla baş edemeyerek geri döndü. Üçüncü defa ise kardeşi Şeyh Ali Kâvûn’u gönderdiyse de o da başarılı olamayarak geri döndü.
İlhanlı başkentinde hükümdar olma mücadelesi devam ederken Horasan’ın doğusunda Serbedârîler bir güç olarak ortaya çıktılar. Şeyh Ali Kâvûn’un Atrek (Etrak) Nehri’nin kıyısında yapılan savaşta yenilerek Serbedârîler tarafından öldürülmesi ile İlhanlı başkentinde Toga Timur Han’ın hükümdarlığı başlar.
Savaşların, karışıklığın hakim olduğu bir dönemde İlhanlılar’ın gücünü korumaya çalışan Toga Timur Han ve varislerinin hayatı, Orta Çağ Anadolu topraklarından Orta Asya’ya uzanan topraklarda yaşananları anlamak bakımından önemlidir. Uzun ve detaylı araştırmalar sonucu hazırlanan Son İlhanlı Toga Timur Han ve Varisleri isimli bu eserde, bir devrin kapanışına tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fedab55-5f88-4016-bbd7-9e90a88030fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzisyenlikten Cellatlığa - Edebiyatta Çingene Meslekleri</image:title>
            <image:caption>“Ayıcı parsayı toplar, koltuğunda sopası, bir elinde tef, ötekinde zincir, ağır ezgi, fıstıkî makamla yürür.”
Hüseyin Rahmi Gürpınar 
“Biz bakırcıyız, diyor, mahalleleri dolaşır, kalaylanacak bakır toplarız. Sonra harman vakti gelir, harmanlarda çalışırız. İlk soğukla beraber geçer gideriz Edirne taraflarına.”
Sait Faik Abasıyanık
Göçebe hayat tarzları, yaşayış biçimleri, bu hayat tarzlarından vazgeçemeyişleri, kimlikleri gibi pek çok farklı yönleriyle Çingeneler edebî eserlerde de kendilerinde yer bulmuşlardır. Müzisyenlikten Cellatlığa, kültür mozaiğimizin en renkli parçasını oluşturan Çingenelerin hayatının edebiyata yansımasını inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/132f7481-8644-4c27-a3ed-85bb758d995f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Palestinian Issue and Regional Actors</image:title>
            <image:caption>This book examines the policies of regional actors towards the Palestinian issue in the Middle East. In the first part of the book, the past and present of the Palestinian issue is subjected to a comprehensive evaluation. In the following sections, the policies of regional actors in this vast region regarding the Palestinian issue are analyzed. Each chapter, written by academics who are experts in their fields, examines how the policies of regional actors towards the Palestinian issue have been shaped, taking in the account the past and current dynamics. Therefore, this book fills an important gap in the literature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42fe5f3-04cd-4432-ad74-8c75a5d2b5df.jpg</image:loc>
            <image:title>İki İmparatorluk Bir Eyalet Osmanlı Mısır&apos;ında İngiliz İdaresi (1882-1923)</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın valiliği döneminde Mısır,Osmanlı Devleti idari sistemi içinde imtiyazlı bir statü elde etti. Mısır’ınimtiyazları zaman içinde fermanlarla daha da genişletildi. Özellikle Hidivİsmail Paşa döneminde bu imtiyazlar Mısır’ın geleceğinde önemli roloynayacak gelişmeleri de beraberinde getirdi. Sömürgecilik yarışınınhızlanmaya başladığı dönemde Mısır, doğu-batı ticaret rotası üzerindekikonumu, Doğu Akdeniz’de üs olabilecek limanları, pamuk mahsulü vekazançlı imtiyazları ile özellikle İngiltere ve Fransa için dikkat çekici birbölge haline geldi. Mısır’a dair Avrupalı ilgisi Hidiv İsmail Paşa’nın 16 yıllıkidaresi döneminde alınan dış borçlar ve modernleşme uğruna yapılan aşırıharcamalar ile daha da derinleşti.1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ve 1878 Berlin Konferansı, Osmanlıidarecilerinin dikkatini imparatorluğun muhafazasına yoğunlaştırdığı bir andaAvrupalı güçleri de çıkarları yönünde hareket etmeye yönlendirdi. İngiltereözelinde Süveyş Kanalı’nın açılmasından sonra Mısır, imparatorluk ticaretrotasında hayatî bir konuma yerleşmişti. Bu nedenle 1876’da malî olarak iflaseden Mısır’da yaşanan milliyetçi gelişmeler göz ardı edilemezdi.Bu çalışmada Mısır’ın Temmuz 1882’de İngiltere tarafından “geçici” işgalininzamanla kalıcılığa evrilmesi, Mısır’da İngiliz dolaylı yönetiminin tesisi, Şubat1922’de Mısır’ın tek taraflı bağımsızlığı ile Lozan Antlaşması’yla birlikteMısır’daki Türk hakimiyetinin sonlandırılması etraflıca ele alınmıştır. Başkabir ifade ile Osmanlı Devleti’nin son döneminde Afrika kıtasındaki varlığınınderin ve kapsamlı olduğu tek yer olan Mısır’da Osmanlı Devleti’nin yaklaşıkdört asırlık hâkimiyetinin 40 yılı aşkın devam eden “geçici” İngiliz işgaldönemiyle sona ermesi bu kitabın ana konusunu teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2b5e7e-6603-44a3-b47e-4ac09f34ff2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arzuhallerin Söyledikleri</image:title>
            <image:caption>Bir devletin çağına ayak uydurması ve bekasını sürdürebilmesi noktasında en önemli şey adalettir. Bir hükümdar, devletteki hiyerarşik düzeni adalet temeline oturttuğu zaman döngüsel olarak devletteki tüm yapının işleyişini de düzenlemiş olmaktadır. Devletteki adalet zincirinin en önemli halkası ise şikâyet etme hakkıdır.
Bu çalışmada 1788-1789 tarihleri arasını kapsayan 11 adet Atik Şikâyet Defteri incelenerek Osmanlı halkının 18. yüzyılın son çeyreği ve 19. yüzyılın ilk çeyreğinde yşadığı problemler tespit edilmeye çalışılmıştır. Böylelikle bu dönem aralığında Osmanlı Devleti’nin sosyo- ekonomik durumu, Osmanlı toplumunun o dönemde karşılaştıkları sorunlar ve yaşanan kargaşanın topluma yansıması ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f815c25-38a1-4547-85d5-9245b8b7ec1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti Tarihi (1299-1792)</image:title>
            <image:caption>Avrupalı tarihçi Herbert Adams Gibbons, Avrupa’da zulüm ve katliamların devam ettiği sırada Türklerin insani davranışını veciz şekilde ifade etmiştir:
“Osmanlıların müsamahaları ister siyaset ister halis insani bir davranıştan dolayı olmuş olsun, itiraz edilemez bir gerçektir ki Osmanlılar yeni zaman içinde milliyetlerini tesis ederken dinî hürriyet ilkesini temel taş olmak üzere kurmuş ilk millettir. Avrupa’da ardı arası kesilmeyen Yahudi zulmü ve engizisyon lekesinin taşındığı devirlerde, Müslümanlar ve Hristiyanlar Osmanlıların idaresi altında ahenk ve kardeşlik içerisinde yaşıyorlardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11858f8f-0329-4f77-bc3a-843256d67420.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin 100. Yılında 100 İnci Kalem</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’ne, Atatürk ilke ve inkılâplarına gönülden bağlıKadın Akademisyenler Derneği (TÜRKKAB), Cumhuriyetimizin 100.Yılında 1933 Üniversite Reformu’ndan sonra sosyal, beşerî, idarî,mühendislik, fen, sağlık, spor ve güzel sanatlar alanlarında gerek yurtdışındagerekse Türkiye’de eğitim alarak yetişen ve büyük çoğunluğu alanında ilkkadın akademisyen ve ilk kadın profesör ünvanını alan 109 bilim kadınımızısizlerle buluşturmak üzere bu eseri hazırlamıştır.Bu eserle sonsuz minnetimizi sunmak istediğimiz kişi hiç şüphesiz kiTürk kadınını tarihte sahip olduğu yerine ve haklarına yeniden kavuşturanCumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.Eserde yer alan yaşam öykülerinde Ata’mızın Cumhuriyetin ilk yıllarındaüniversitelere ve kadın akademisyenlere tanıdığı imkânlar ve bu imkânlarınakademisyenlerimizde yarattığı vefa ve motivasyon duyguları ile ulaştıklarıbaşarılardaki rolleri canlı bir şekilde görülmektedir. Yine bu yaşamöykülerinden hocalarımızın sadece alanlarında ilk olma özelliğitaşımadıklarını; toplumun aydınlanması, bilinçlenmesi için çeşitli sivil toplumkuruluşları kurduklarını, ülkemizde toplumsal duyarlılığı oluşturmak için vargüçleri ile çalıştıklarına da şahit oluyoruz. Nitekim bu özgeçmişlerin bizlerdebıraktığı iz güçlü toplum olabilmenin yolunun güçlü kadınlar yetiştirmektengeçtiğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05096f57-3142-4913-a65a-c910d29d6f73.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlaştırma 101: Kütüphaneler İçin Oyunlaştırma Fikirleri</image:title>
            <image:caption>Kütüphaneler, tarih boyunca bilginin saklandığı, paylaşıldığı ve aktarıldığı yerler olarak karşımıza çıkar. Ancak dijital dönemin getirdiği hızlı değişimle, kütüphaneler de evrim geçirmeye ve kullanıcılarına daha etkileşimli deneyimler sunmaya başlamıştır. Peki bu etkileşimi en üst düzeye taşımanın yolu nedir? Cevap basit: Oyunlaştırma.
Bu eser, oyunlaştırmanın kütüphanecilikte nasıl uygulanabileceğini, kullanıcı deneyimini nasıl zenginleştirebileceğini detaylı bir şekilde ele almaktadır. Oyunlaştırma modellerinden, farklı kütüphane türlerine özgü oyunlaştırma fikirlerine kadar geniş bir yelpazede konulara değinilmektedir. Kütüphanelerin dijital çağın getirdiği yenilikleri nasıl kucaklayabileceğini, kullanıcıları nasıl daha aktif ve motive edebileceğini bu kitapla keşfedin.
Üniversite kütüphanelerinden, halk kütüphanelerine, çocuk kütüphanelerinden yenilikçi teknolojilere kadar birçok farklı alanı ele alan bu kitap, kütüphanecilere oyunlaştırmanın potansiyelini gösteriyor. Pratik örnekler, uygulama rehberleri ve gerçek deneyimlerle zenginleştirilmiş bölümler sayesinde, kütüphanenizde oyunlaştırmayı nasıl başlatacağınıza dair net ve somut bilgilere ulaşabileceksiniz.
Oyunlaştırmanın sadece bir oyun olmadığını, aslında kullanıcı deneyimini ve katılımını artırmanın etkili bir yolu olduğunu bu kitapla anlayacaksınız. Hem kütüphanecilere hem de bilgiye susamış okuyuculara rehberlik etmesi dileğiyle... Kütüphanelerdeki bilgiye erişim deneyimini yeniden şekillendirin ve bu değişimin parçası olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4463e6db-c0b7-459b-a70c-3f5a9b47e4ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Grafik Tasarımda Tipografinin 40 Temel Kuralı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir ihtiyaçtan yola çıkarak, tipografi öğrenmeye çalışan kişiler ve öğrenciler için hazırlanmıştır. Türkçe literatürde var olan grafik tasarım ve tipografi kitaplarının günümüz grafik tasarım öğrencilerinin okuma alışkanlıklarına uyum sağlamaması ve beklentilerini karşılamaması sebebiyle, yeni bir metot içermektedir.
İlk bölümde tipografiye ait temel terimler kısaca açıklanmış ve örnek görseller ile desteklenmiştir.
Kitabın ana yapısını oluşturan ikinci bölümde ise, bir tipografi çalışmasında uyulması gereken kırk adet kural sıralanmıştır. Bu kurallar yap ve yapma şeklinde tasnif edilerek kitapta ardışık bir düzende yer almaktadır. Her kural yine örnek görsellerle desteklenmiştir. Bu örnek görsellerin bir kısmı yabancı literatürde veya internet kaynaklarında var olan görsellerin Türkçeleştirilmiş halleridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfedd5c7-4a26-44d3-9d32-dbdeb6f4535c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Poverty of Disadvantaged Groups in Turkey</image:title>
            <image:caption>Irrespective of their level of development, countries worldwide prioritize poverty in sustainable development strategies and develop inclusive and sustainable programs tailored to the needs and issues of disadvantaged groups in their poverty alleviation strategies. Ensuring disadvantaged groups’ access to basic rights such as quality education and dignified employment by lifting them out of poverty is a priority for the effective use of resources and a productive economy. This work contributes scientifically to the social policy literature concerning seven different disadvantaged groups within the conceptual, theoretical, statistical, policy analysis, and solution proposals axis of poverty. The book is comprised of eight chapters. In this book, a conceptual framework for poverty and each disadvantaged group (children, youth, the elderly, women, immigrants, disabled individuals, single-parent families) is presented. Subsequently, the theoretical section, which reveals the relationship between disadvantaged groups and poverty concerning the topic title, and poverty statistics related to the disadvantaged group, are discussed. Moreover, poverty prevention strategies, policies, programs, and/or action plans specific to the disadvantaged group are evaluated. However, due to limited statistics on poverty rates for migrants among the disadvantaged groups covered in the work, a different method was employed in the section on migrant poverty. An econometric study was conducted, referencing Turkey’s data, to examine the international migration-human poverty relationship.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88f8dfb6-53d7-494f-8cc9-6f3fd9318b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Habere Yansıyan Savaş</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin parçalanma sürecinde kritik bir dönemi teşkil eden XIX. yüzyılda, özellikle Yunan isyanına karşı Avrupa’da olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri kamuoyunda da büyük bir sempati oluşmuş, sonraki dönemde Amerika’da örgütlü bir yapı oluşturan Ermeni ve Rumlar da bu sempatiden fazlasıyla faydalanmıştır. Bu dönemde ABD’deki basın ve yayın organlarında bu unsurlara yönelik çok sayıda haber ve yoruma yer verilmiş, dolayısıyla hükümet ve kamuoyu Türklerin suçlandığı bu tek taraflı yayınların etkisi altında kalmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında okyanus ötesinde basın üzerinden Türklere karşı yürütülen bu örgütlü propagandanın yanında Müttefikler ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye yönelik politikasının ele alındığı bu çalışmada, Amerika’da yayımlanan çok sayıda gazete ve dergi başta olmak üzere arşiv kaynakları, Meclis Zabıtları ve bu dönemi konu alan araştırma eserlerinden yararlanılmıştır.
Bu çalışmanın amacı Mondros Mütarekesi’nin ardından 1918 ve 1922 yılları arasında Türkiye’de cereyan eden gelişmelerin Amerikan basınındaki yansımalarını ortaya çıkarmaktır. Bu süreçte ABD’nin bölgede üstlendiği rolle birlikte, Ermeniler başta olmak üzere Osmanlı coğrafyasındaki azınlık unsurların merkezinde yer aldığı olaylar, Amerikalı misyonerlerin tutumu ve Anadolu’nun işgaliyle Milli harekete yönelik Amerikan basınındaki yaklaşımlar ele alınmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c079040-fa5d-40cc-a176-d9dcb9df1020.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Modern taşıma sistemleri içinde lojistik en önemli unsurlardan biridir. Özellikle son yıllarda teknolojinin ilerlemesi ile birlikte yük ve yolcu taşımacılığının maliyeti, etkinliği ve güvenilirliği de artmaktadır. Son yıllarda lojistik sektöründe yaşanan hızlı büyüme hiç şüphesiz olumsuz etkileri de beraberinde getirmektedir. Bu etkilerin en aza indirilebilmesi için lojistik sektörü ekonomik, çevresel ve sosyal hedeflerini sürdürülebilir yeşil lojistik anlayışı ile dengelemeye çalışmaktadır.

Eser lojistik faaliyetlerin çevreye etkileri, yeşil tedarik zincirinin yönetimi, çevreye duyarlı tedarikçinin seçimi vb. günümüz lojistiğinin elzem konularına odaklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a6e3411-9078-40c0-9609-bdaf56a2b396.jpg</image:loc>
            <image:title>27 Mayıs&apos;tan 12 Mart&apos;a Türkiye&apos;nin Ortadoğu Politikası</image:title>
            <image:caption>1960’lar Türkiye’nin on yılı deviren dış politika anlayışını gözden geçirmesine yol açmıştır. Bağlantısızlar ve BM toplantılarındaki Kıbrıs’la ilgili görüşmelerde Türkiye’nin yalnız bırakılması, Johnson Mektubu’nun ABD’ye yönelik yarattığı hayal kırıklığı gibi gelişmeler Türkiye’nin Batı ittifakı ile ilişkilerini sorgulama dönemini başlatmıştır. Bu sorgulama Türkiye’nin bu ittifaktan kopması neticesini vermemiştir. 1960’lar, özellikle de ortasından itibaren, Türkiye’nin dış politikadaki hatalarını düzeltmeye ve telafi etmeye çabaladığı, Ortadoğu’ya yakın ilgi gösterdiği, bölgede hâkim olan “Batı’nın sözcüsü” imajını silmeye çalıştığı, Asya ve Afrika ülkelerinin bağımsızlık ve emperyalizmle mücadelelerine destek verdiği yıllar olacaktır. Dış politikadaki bütün bu değişimi dönemin hükümet programlarından takip etmek mümkündür.
Türkiye’nin iç siyasetindeki gelişmeler de Ortadoğu’ya açılması ve ilişkilerini tamir etmesini etkilemiş ve kolaylaştırmıştır. 1961 Anayasası’nın sağladığı hürriyet ortamı içinde özellikle sol/sosyalist hareketlerin Ortadoğu meselelerine yönelik ilgisi; 1965’te tek başına iktidara gelen Adalet Partisinin milli çıkarın yanında milli refahı -dolayısıyla dış politikanın ekonomik boyutunu- merkeze alan siyaseti, dinsel/İslamî kimliğin dış politikada dikkate alınmasının iç siyasette kendisine yarar getireceğine inanması bu çerçevede verilebilecek örneklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb148252-48af-4592-a3da-e94e62e602c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öngörülemeyen Krizler Çağında Yönetim</image:title>
            <image:caption>Dünyanın giderek kırılgan bir hale geldiği bir döneme doğru hızlıca yol aldığımız bugünlerde yaşadığımız krizler, örgütlerin acil cevap vermesini gerektiren ancak bu cevap için gerekli olan karar verme süresini kısıtlayan, karar birimlerini şaşırtabilen ve hatta kararsızlığa sürükleyebilen durumlara neden olmaktadır. Örgütler, güçlü yönleri ile kriz dönemlerini daha kolay atlatırken bütünsel düzenin parçası olarak devam ederler. Bazı örgütler olumsuz koşullar karşısında varlığını koruyabilmekte hatta bu olumsuz koşulları fırsata çevirerek daha da güçlenirken, kimi örgütler ise engelleri aşmak için yoğun çaba göstermelerine rağmen varlıklarını sürdürememektedirler.

Eser, günümüzde yöneticilerin örgütsel dayanıklılık kavramına nasıl yaklaştıklarına yönelik bir araştırmadan yola çıkarak yöneticilerin örgütleri krizler karşısında nasıl dayanıklı hale getirmeye çalıştıklarını ve bu dayanıklılığın geliştirilebilmesi için sahip oldukları bakış açılarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df02bd48-bf97-4a2f-9825-ad4067ebf643.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Ordusunda At (1856-1908)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Ordusunda At (1856-1908) kitabının kapsadığı dönemde Osmanlı Devleti&apos;nde bir at sorunundan bahsedilebilir. Atçılık konusunda örnek gösterilebilecek kurumlar teşkil eden; at sayısı ve çeşitliliği bakımından zengin bölgelere sahip Osmanlı Devleti&apos;nde, 19. yüzyılın ortalarından itibaren at varlığı gerek nitelik gerekse nicelik olarak gerilemişti. Atçılığın gerilediği bu süreçte gerilemenin önüne geçilmesi amacıyla bazı tedbirler alınmakla birlikte ordunun at ihtiyacının karşılanması kritik öneme sahipti. Osmanlı ordusunda istihdam edilen süvari ya da koşum atları yerel kaynaklardan temin edilmekteydi ancak artık ithalat kaçınılmazdı.
Osmanlı Devleti 1853-1856 Kırım Savaşı&apos;ndan sonra böylesine stratejik bir alanda ithalatçı, kısmen de dışa bağımlı bir devlet konumuna düşmüştür. Osmanlı ordusunda geçmişte istihdam edilen atik, dayanıklı, çevik Türkmen atların yerini artık Rus ve Macar atları alacaktır. Bu kitapta Osmanlı at varlığında gerilemenin boyutu, ithalat yöntemleri ve kaynakları, ithalatın ortaya çıkardığı zorluklar nedeniyle de değişen atçılık politikaları ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/060f8d51-50dc-4588-893a-b59fc49ebef1.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Doğu Avrupa tarihi, kültürü ve coğrafyası ile ilgili bilimsel literatürün yetersiz olduğu maalesef Rusya-Ukrayna Savaşı ile daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bilindiği üzere Doğu Avrupa’da Anadolu gibi yüzyıllar boyunca Türklere yurtluk yapmış bir coğrafyadır. “Doğu Avrupa Tarihi - Yeni Bulgular ve Yaklaşımlar” adlı eserimiz bu eksikliği gidermek üzere alanın uzmanları tarafından kaleme alınan makalelerden oluşmakta ve son yapılan araştırmaların ışığında elde edilen verileri Türk bilim dünyasının hizmetine sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be055f5-e554-4c55-aa92-c43bab407389.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinop Tarihinden Kesitler</image:title>
            <image:caption>Sinop gibi derinlikli bir maziye sahip kentlerin tarihine dair kitaplar, ancak o uçsuz bucaksız geçmiş içinden kesitler sunabilir. Bu noktadan hareketle elinizdeki kitabın adı Sinop Tarihinden Kesitler olarak tespit edildi. Kitabın adına uygun bir şekilde Sinop kent tarihi ile alakalı on bir makaleden oluşan eser, farklı dönemlere ait yansımalar içeriyor. Mevcut eserin, Sinop’un tarihi, coğrafyası, çevresiyle ilişkileri, nüfusu, kurumsal yapıları ve önemli şahsiyetleri hakkında birincil kaynaklara dayanan bilimsel düzeyi ile Sinop’a ilgi duyan okuyucunun ihtiyacına cevap vereceğini ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81ba4287-a636-40de-aec4-7f23d8c47df0.jpg</image:loc>
            <image:title>Experiences Of Combating Epidemics in The Ottoman Empire</image:title>
            <image:caption>Beginning in the mid-17th century, the Ottoman Empire faced the devastating effects of epidemics originating from both Europe and India. Like in other nations, the Ottoman Empire experienced significant loss of life due to these outbreaks. While the government implemented various measures to combat these epidemics, they were unable to completely prevent them and fatalities persisted. This book offers valuable insights into the epidemics that occurred in the Ottoman Empire throughout different periods, as well as the government&apos;s response to them. By examining these events through a historical lens, the book seeks to provide a comprehensive understanding of the causes, consequences, and government interventions related to epidemics in the Ottoman Empire.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da7a1370-a69d-4d71-bbc6-1232982b7d05.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Miras Zeus Sunağı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı coğrafyasında bulunan eski eserlere Batılı devletlerin ilgisi, 18. yüzyıldan itibaren kurulmaya başlanan müzelerin de etkisiyle, gittikçe artan bir şekilde daha sistematik ve sömürgeci bir girişim haline geldi. 19. yüzyıldan itibaren Batılı ülkelerin hemen tümü, mümkün olduğunca çok eser toplayabilmek için adeta birbirleriyle yarıştılar. Osmanlı Devleti gittikçe artan ve yağmacılığa dönüşen bu faaliyetlere karşı Tanzimat Fermanı&apos;nın ilanından sonra gerekli yasal düzenlemeleri yaparak karşılık vermeye çalıştı. İlk olarak Müze-i Hümâyûn&apos;un işlevsel hale getirilmesi ile başlayan eski eser meselesindeki süreç, 1869, 1874, 1884 ve 1906 yıllarında yürürlüğe giren Âsâr- Atîka Nizamnâmeleri ile hukuki bir zemine, denetime ve yurt dışına çıkarılmasına yasak getirilmesi de dâhil, düzenli bir sisteme oturtulmaya çalışıldı. Ancak, yapılan tüm hukuki düzenlemelere rağmen paha biçilmez değerdeki buluntuların yurt dışına götürülmesi ve kaçakçılık engellenemedi ve Osmanlı Devleti&apos;ne uygulanan siyasi baskı ve şantaj yöntemiyle pek çok değerli eser yabancı müzelerin envanterine girdi.
Elinizdeki eser, Helenistik Dönem sanatının görkemli örneklerinden biri olarak kabul edilen Zeus Sunağı&apos;nın Almanya&apos;ya götürülmesi ile sonuçlanan süreci, arkeolojik ve hukuki yönleri ile ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46163313-a7bf-435a-ac13-894009c78f3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazgı (Uzun Öykü)</image:title>
            <image:caption>“Görüş bitene kadar ben konuştum o dinledi. Yüzündeki belli belirsiz kaygı, sıkıntıdan öldürecek beni. Keşke şu cam, demir parmaklıklar olmasa. Sımsıkı kucaklasam, bedeninin sıcaklığına bıraksam kendimi, saçlarını koklaya koklaya konuşsam, yüzü avuçlarımda gözlerine baksam, öpsem, konuşsam, öpsem...”
Sahici bir hikâyenin peşine düşüyor Özgür Soylu. Sanki annenizden ya da mahallenizdeki devrimci bir ağabeyden dinlediğiniz yarım kalmış bir hikâyenin peşine… Bir solukta sizi de içine alıveriyor. Kelimeler kâğıdın üzerinde akarken aynı hızla görüntüye dönüşüyor. İçerisi ve dışarısı arasındaki mesafe uzadıkça boşluklar çoğalıyor. Soylu, boşlukları mektuplarla ince ince dokuyor ve ustalıkla hikâyeyi nihayete erdiriyor. Ve tamamlanmış bu hikâye araftan kurtulup zamanın ruhunda demirliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd145844-bd15-4683-9c99-8fdb49c6de73.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk-Amerikan İlişkileri (1971-1984)</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşını takip eden süreçte ABD ile kurulan ittifak Türkiye siyasetinde merkezde konumlandırılmıştır. Soğuk Savaş yılları süresince Türkiye ABD&apos;nin yanında kararlı bir müttefik olarak yer almıştır. 1970&apos;li yılların ilk yarısında ABD ve SSCB&apos;nin Soğuk Savaştan “Soğuk Barışa” doğru yönelişi, Türkiye gibi ittifakın kanat ülkeleri tarafından hissedilebilmiştir. Türkiye&apos;de bir askeri muhtıranın başlangıcından bir darbenin sona erişine kadar olan dönemi ele alan bu kitap, Türk-Amerikan ilişkilerinin en iniş çıkışlı olduğu yılları değerlendirmeyi amaçlamıştır. Türkiye&apos;de yükselen Amerikan karşıtlığı, haşhaş sorunu, Kıbrıs krizi, silah ambargosu, Amerikan üslerinin kapatılması gibi ikili ilişkilere damgasını vuran sorunlar Amerikan belgeleri ışığında incelenmiştir. Bu sorunların çözüm sürecine yakından bakıldığında ise Türkiye&apos;de gerçekleşen askeri müdahalelerle Amerikan yönetiminin girift ilişkisi tüm açıklığıyla ortaya çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c1041b-4623-4dec-a846-10e22f7e9cd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Boğazlarında Uluslararası Kontrol (1918-1936)</image:title>
            <image:caption>Mitolojik dönemde yaşanan Truva Savaşları&apos;ndan yakın tarihlerde patlayan Kırım olaylarına değin bölgesel ve uluslararası güçlerin hakimiyet mücadelerine sahne olan “Türk Boğazları” tarihi, coğrafi, siyasi, askeri, hukuki, iktisadi, ticari ve hatta sosyo-kültürel dinamikleri etkilemiş, sürekli ilgi odağı olmuştur. Günümüzde dahi Çanakkale yada İstanbul Boğazları&apos;na yönelik projeler gündeme geldiğinde hegemonik güçler Türkiye&apos;nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini tartışmaya açmak istiyorlar. Peki böyle bir hakkı nereden buluyorlar?
I.Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri, Türk Boğazlarını hangi gerekçelerle işgal etmişlerdi?
TBMM Boğazlarda hakimiyeti geri alabilmek amacıyla neler yaptı?
Lozan Konferası&apos;nda Türk Boğazlarının uluslar arası kontrole tabi tutulmasına neden müsaade edildi?
Türk Boğazlarının uluslar arası kontrol altında kaldığı dönemlerde neler yaşandı?
Montreux Boğazlar Sözleşmesi ile uluslararası kontrole nasıl son verildi?
Bu çalışma yerli ve yabancı arşiv belgelerine dayanarak bu soru ve tartışmalara cevap aramakta, Türk Boğazları ile ilgili spekülasyonları sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86da9ec9-5ab9-4485-8c61-ddd49074758b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sicill-i Ahval Defterlerine Göre Ordulu Devlet Adamları</image:title>
            <image:caption>Devletlerin herhangi bir biriminde hizmet eden devlet adamlarının hayat hikayelerinin kaleme alınması oldukça eskiye dayanmaktadır. Osmanlı Devleti döneminde bu tür kayıtlara tercüme-i hal denilmiştir. Sultan II. Abdulhamid döneminde devlet memurlarının biyografilerinin resmi kayıt altına alınması için şer&apos;i ve askeri sınıflar dışındaki tüm memurlara tercüme-i hal varakası doldurulup ilgili nezarete gönderilme zorunluluğu getirilmiştir. 1879-1909 yılları arasında düzenlenen ve Sicill-i Ahval Defterleri denilen defterlere binlerce memurun biyografileri kaydedilmiştir.
Sicill-i Ahval defterleri, son dönemlerde yerel tarih çalışmalarına da kaynak oluşturmaya başlamıştır. Çalışmada, bu defterlere kayıtlı Ordu ili ve ilçelerinde doğan 95 memurun biyografileri incelenmiştir. Ordu&apos;nun tarihi şahsiyetlerinin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacağını düşündüğümüz bu çalışmanın okuyucuların da ilgisini çekeceği kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee5506d-7355-479c-8c50-70e998297d03.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bir varmııış, bir yokmuş.Evvel zaman içinde,Zaman zaman içinde…Kim bilecek,Kim, hangi zaman içinde…
Eşek aslana akıl verir,Kral devin hazinesini aşırır.Bir de gizemli mağara var köyün az ilerisinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0669c317-a2f9-4bd4-81e3-0dbbf6ff5e80.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Topçuları</image:title>
            <image:caption>Ferik Ahmed Muhtar XIX. Yüzyılda batı tarzı okullarda yetişmiş bir Osmanlı aydınıdır. Yazarın esas mesleği askerliktir. Ancak daha dikkatle bakıldığında; Ferik Ahmed Muhtar&apos;ın iyi bir komutan olmanın yanı sıra, iyi bir eğitimci ve aynı zamanda iyi bir müzeci olduğu görülecektir. Ferik Ahmed Muhtar&apos;ın yazarlığı bunlara bağlı olarak gelişmiştir. Yazar, Osmanlı toplumunun gelişmesi için tarihten coğrafyaya, ilahiyattan sağlığa ve top döküm teknolojisinden askerî lojistiğine kadar çeşitli alanlarda eserler vermiştir. Ferik Ahmed Muhtar&apos;ın Osmanlı Topçuları isimli bu eseri, Osmanlı top dökümü teknolojisinin ve XIX. Yüzyıldaki topçu ocağının İstanbul ve Taşradaki idarî hiyerarşisini ortaya koymaktadır. Bunların dışında Ferik Ahmed Muhtar, ocağın hem asker ve komutan sayılarını hem de mühimmat miktarlarını vermektedir. Son olarak eserinde, Osmanlı topçularının daha başarılı olması için atılması gereken adımları saymaktadır. Eser bu hâliyle, XIX. Yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı topçularının batı tarzı silah ve mühimmatla nasıl şekillendirildiğini ortaya koyduğu gibi, -tavsiye niteliğinde de olsa- daha başka atılması gereken adımları da belirtmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e78a57a6-b75b-416f-aeba-1e4d96e8607f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Sigorta Şirketi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti sigortacılık sistemiyle oldukça geç dönemde tanıştı. Sultan II. Abdülhamid zamanına kadar sigorta işlemleri, Batılı sigorta şirketleri tarafından yapılmaktaydı. Ülke kaynaklarının yurt dışına akışını engellemek için bu dönemde yerli ve milli arayışlar başladı. Nihayetinde 1892&apos;de Osmanlı Sigorta Şirketi adıyla ilk yerli sigorta şirketi kuruldu. Osmanlı kanunlarına bağlı ve hükümet denetimine açık işlem yapmayı taahhüt eden şirketin genel merkezi İstanbul&apos;du. Sağladığı devlet desteğiyle kısa sürede piyasaya egemen oldu. I. Dünya Savaşı sonlarına kadar varlığını sorunsuz sürdürdü. 1918&apos;de işlemlerine son vererek tasfiye sürecine girdi. Aynı yıl Osmanlı Milli Umum Sigorta Şirketi&apos;ne katıldı. İki yıl sonra tüzük değişikliğiyle İstanbul Umum Sigorta Şirketi&apos;ne dönüştü. Elinizdeki kitap, söz konusu şirketin kuruluş serüvenini, teşkilat yapısını ve sigortacılık işlemlerini incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19485f0a-7e8c-4f6e-94bf-e68573139dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti ve Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Henry Kissinger “Diplomasi” isimli eserinde “XX. yüzyılda, uluslararası ilişkileri hiçbir ülke Birleşik Devletler kadar kesin, fakat aynı zamanda kararsız bir şekilde etkilememiştir. Hiçbir toplum, onun kadar başka devletlerin içişlerine karışmama ilkesinde ısrarlı veya kendi değerlerinin bütün dünyaca uygulanması düşüncesine onun kadar ateşli olmamıştır.” ifadelerini kullanır. Bu yaklaşım doğru olabilir veya tartışılabilir. Fakat kesin ve tartışmasız bir şey vardır ki, XV. ve XVI. yüzyılda hatta XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti&apos;nin dünya siyasetini yönlendirdiği kadar hiçbir devlet dünya siyasetine yön verememiştir. Bu yön verme Birleşik Devletlerin yaptığı şekilde kararsız da değildir. Kendi değerlerini diğer devletlere dayatma veya uygulatma konusunda da Birleşik Devletler kadar ısrarcı da olmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91c54f13-3275-4a93-9243-464671f9e29b.jpg</image:loc>
            <image:title>On Sekizinci Asırda Mesele-i Şarkıyye ve Kaynarca Muahedesi</image:title>
            <image:caption>Herşeyden evvel Albert Sorel&apos;in bu çalışmasının bir Avrupa Tarihi eseri olduğunu belirtmek gerekir. Eser, Sorel&apos;in mukaddimesinde yer alan “Türkler Avrupa&apos;ya ayak bastığı günden beri Şark Meselesi zuhûr etti.” ifadesinin dışında günümüz tarihçileri tarafından pek de anılmaz. Hâlbuki Sorel kitabında, Yedi Yıl Savaşları (1756-1763) somasında yaklaşık olarak bir asır boyunca Avrupa&apos;da sürecek olan konjonktürel yapının temel sütunlarının nasıl oluşturulduğunu ve bu yapı içerisinde Şark Meselesi&apos;nin Avıupalı büyük güçlerin çıkar-çatışma paradoksu ekseninde hangi şartlarda doğduğunu izah etmektedir. Müellif, Rusya&apos;nın düvel-i muazzama arasındaki çıkar çatışmalarından nasıl yararlandığını, bu esnada Fransa&apos;yı yalnızlığa mahkûm ederek ve Prusya ile Avusturya&apos;yı kendi yanına çekerek, Kıta Avrupa&apos;sında başat rol üstlenmeye başlamasını anlatır. Eserin en özgün taraflarından birisi, Avrupa politikasına yön veren ülke liderlerinin psikolojik analizlerine girişilmesidir. Öyle ki eser, bir yerde, Avrupalı liderlerin gayr-i ahlaki politik anlayışlarının rasyonalize edilmesinin hikâyesi olarak da görülebilir. Avrupa devletlerinin hem birbirleri hem de Osmanlı İmparatorluğu ile olan ilişkilerinde bir taraftan resmi, diğer taraftan gayr-ı resmi ya da gizli politikalarının ikiyüzlü özelliği, bu arada Voltaire gibi ünlü filozofların siyasetin çarpık ilişkilerinde kendilerine yer edinme çabası etkili ve hayret verici bir şekilde kurgulanmıştır. Eser, Avrupa devletlerinin politik çatışma arenasında Osmanlı İmparatorluğunu nasıl algıladıklarını ve Şark Meselesi&apos;nin Avrupa devletlerinin bir sorunu olarak nasıl ortaya çıktığını anlatır. Sorel&apos;in kurgusu, Avrupalı aktörlerin kendi aralarındaki anlaşmazlıkları giderme adına giriştikleri ahlaktan yoksun, faydacı olmaktan öte hırs ve ihtirasla yoğrulmuş politikalarının aslında yeni ve daha karmaşık bir takım problemleri de beraberinde getirdiğini göstermesi açısından son derece önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/283d9dbd-01dc-4419-a1ca-abac6a498ddd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama-Tabletim Nasıl Çalışır?</image:title>
            <image:caption>Temel Kodlama Eğitimi Serisi kitaplarından biri olan Tabletim Nasıl Çalışır?, 
çocuklara bilgisayarların içinde hangi parçaların bulunduğunu ve nasıl çalıştıklarını göstermek üzerine hazırlandı. 
Öğrenmeyi teşvik eden basit açıklamalar ve eğlenceli Yaz-Sil Alıştırmaları ile çocuğun hemen dikkatini çeken Tabletim Nasıl Çalışır? kitabı, donanım ve yazılım, işlemci ve hafıza,dokunmatik ekran nasıl çalışır? 
gibi başlıklar ile bilgisayar ve parçaları hakkında temel bir bilgi sunuyor. 
Serideki Diğer Başlıklar: 
- Dijital Beceriler 
- Mantık ve Veri 
- Algoritma ve Kodlama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f3cbe9-fde2-4ff0-b2b5-04d011ada841.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un Sırları</image:title>
            <image:caption>Eseri de, hayatı da sırlarla doludur Evliya Çelebi&apos;nin… 17. asra şahitlik yapan ancak eseri için dünya edebiyatının en geniş ve en önemli seyahat kitabı, kendisi için de dünyanın en büyük ve en esrarlı seyyahı demek hiç de yanlış olmaz…
Evliya Çelebi Seyahatname&apos;sinde yer alan sırlarla dolu İstanbul&apos;u okumak, aynı zamanda 400 yıl öncesinin İstanbul&apos;unda ve daha öncesinde yolculuk yapmaktır… O devirlerde tılsımlı ve esrarlı mekânlar, eserler ve hadiselerin birçoğu günümüzde henüz bilinmemekteyken; birçoğu da zamanın acımasız rüzgârında savrulup gitmiştir. Ancak, bu değerler Seyahatname&apos;de yaşamaya hâlâ devam ediyor…
Umarız bu eser, Evliya Çelebi&apos;nin tanınmasında, daha da önemlisi onu anlatma ve tanıtma sevdasında bir adım olur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4805ef8b-fd7e-4031-bdb9-a1f0b2a021c4.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiltere Hariciye Nazırı Lord Palmerston&apos;un Parlemento Nutku (25 Haziran 1850)</image:title>
            <image:caption>Lord Palmerston, İngiltere&apos;nin 19. yüzyıl meşhur politikacılarıdandır. Uzun siyasi kariyeri boyunca takip ettiği politikalarında daima İngiliz İmparatorluk çıkarlarını korumayı temel prensip olarak kabul ettiğini savunmuştur. “Ben bir Roma vatandaşıyım” (Civis Romanus sum) ifadesini kullandığı meşhur söylevini 25 Haziran 1850 senesinde gerçekleştirmiştir. O, Londra&apos;yı Roma gibi dünya çapında önemli bir merkez yapmak, İngiltere&apos;yi Hindistan&apos;da olduğu gibi dünyanın diğer bölgelerine de hâkim kılmak ideali ile büyük hedeflere yönelmiş, dış politikasını bu esaslar üzerine temellen- dirmiştir. Yayımladığımız nutuk, Palmerston&apos;un, Hâriciye Nâzırlığı döneminde takip ettiği dış politikalarına getirilen eleştirilere karşı mecliste yaptığı bir savunudur. Onun bu savunusu kimliğini belirtmeyen bir Osmanlı aydını tarafından Osmanlıcaya tercüme edilmiştir. Polonya&apos;da, Wroclaw Üniversitesi Kütüphanesi&apos;nden temin ettiğimiz Elyazma, genelde 19. yüzyıl İngiltere&apos;sinin dış politikasına, bu bağlamda İngiltere, Fransa, Belçika, İsviçre, Yunanistan ilişkilerine ve özelde aynı yüzyıl Osmanlı-İngiliz münasebetlerine kaynaklık edecek bir muhtevaya sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aed1283-69cf-4721-9984-b9e9e962a56e.jpg</image:loc>
            <image:title>IV. Murad&apos;ın Bağdad Seferi Menzilnamesi</image:title>
            <image:caption>Sultan IV. Murad, 17. yüzyıl Osmanlı padişahlarının en ta- nınmış olanıdır. Onu ön plana çıkaran unsurlar ise fiziki gücü, koyduğu yasaklar, İran üzeine gerçekleştirdiği Revan ve Bağdat sefeiridir. Özellikle Bağdat Seferi Osmanlı tarihinin en ihtişamlı sefelerinden biridir. Bu sefer , bizzat Padişah&apos;ın maiyetinde yer alan fakat kim olduğu bilinmeyen bir şahıs tarafından günbegün, menzil menzil kaydedilmiştir. Çalışmamıza kaynaklık eden ve Berlin Staatsbibliothek (Devlet Kütüphanesi)&apos;ten temin edilen bu anonim elyazmasında IV. Murad, hem şahsi özellikleri hem de askeri yönü ile ayrıntılı bir şekilde yer almaktadir. Müellif Bağdat seferi boyunca Sultan IV. Murad&apos;ı her&apos; haliyle vermeye çalıştığı gibi Haseki Sultan&apos;dan da yer yer bahsetmiştir. Yaptığımız çalışma ile bu anonim elyazmasının 17. yüzyıl Osmanlı tarihine kaynaklık etmesi amaçlanmıştır.
Günümüzde Osmanlı tarihine kaynaklık edecek çok sayıda elyazmasının yurt dışında olduğu bilinmektedir. Olaylara dair tarihi değerlendirmelerin yeni bilgiler ile farklı bir boyut kazanabileceği göz önünde bulundurulacak olursa bu kaynaklarının tespitinin ve araştırılmasının önemi ortaya çıkacaktır. Bu bağlamda Berlin&apos;den temin ettiğimiz IV. Murad dönemine ait bir menzilnâmeyi yayınlamayı dikkate değer bulduk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41df082b-2380-43e2-803f-0a84d36be1fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilsiz ve Ama Mektebi</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Abdülhamid döneminin eğitim alanındaki yeniliklerinden birisi de Dilsiz ve Âmâlar Mektebidir. Dilsiz ve Âmâlar Mektebi de modern eğitimin diğer alanlarında olduğu gibi batı kaynaklıdır. İlk örnekleri XVIII. yüzyılda, Avrupa&apos;da kurulmuş olan sağır-dilsiz ve âmâların eğitimiyle ilgili okullar XIX. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Bu tür okullar, XX. yüzyıl başlarında özellikle Avrupa ve Amerika&apos;da önemli sayılara ulaşmıştır. Dünya ve Avrupa&apos;da ki gelişmelere rağmen bizde sağır-dilsiz ve âmâların eğitimine yönelik ilk okul olan Dilsiz ve Âmâlar Mektebi, ancak XIX yüzyılın sonunda kurulabilmiştir. Dilsiz ve Âmâlar Mektebinin kuruluşu, gelişimi, eğitim faaliyetleri, karşılaştığı problemler, öğrencileri ve onların istihdamı, dersleri ve okulda uygulanan öğretim yöntemleri, ülkemizde sağır-dilsiz ve âmâların eğitimi konusundaki gelişmelerin temellerini oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d6f17d4-aae1-4478-9c47-25b2871eaa5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Claude&apos;un İtirafları</image:title>
            <image:caption>“Biz, şair ve yazarlardan, ahlâk dersi vermemiz bekleniyor. Ben, cana can katmayı bilemem, ama kan ve gözyaşlarıyla dolu bir eserin sahibiydim, bana düşen bilgilendirmek ve teselli etmektir.
“Bu sayfaları topluma kazandırmadan önce uzun süre tereddüt ettim. Bir vücudun ve bir kalbin tüm çıplaklığını gözler önüne sermek gibi bir hak olduğundan emin değildim; bir itirafın gizliliğini açığa çıkarmama izin verilir mi diye kendimi sorguluyordum…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85f6ab6a-1e7e-4746-8a58-9fbd4fd0c013.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Misak-ı Milli Toprağı Menbic ve Tarihi</image:title>
            <image:caption>Coğrafi konumu itibariyle stratejik öneme sahip olan Menbic, Antep-Halep, Urfa-Rakka hattının tam ortasında olup bu şehirlerin buluşma noktasıdır. Tarih boyunca bu bölgeye hâkim olmak isteyen güçlerin ilk ele geçirmek istedikleri ve üs olarak kullandıkları yerlerin başında Menbic gelmiştir. Menbic, Türk-İslam medeniyeti ve idaresi ile bin yılı aşkın süre yönetilmiş bir yer olarak Türkiye ile bağları tarihin derinliklerinden gelen bir şehirdir. Mîsâk-ı Millî topraklarının bir parçası olan Menbic, Milli Mücadele döneminde Anadolu&apos;nun savunulması ve bölgenin düşman işgalinden kurtarılması noktasında üs olarak kullanılan önemli merkezlerden biri olmuştur. Kuvâ-yı Millîye birliklerinin 1920-1921 yılları arasında düşman işgalinden kurtardığı ve Türk idaresinin yeniden tesis edildiği bir şehir olarak Menbic, bu yönüyle Türk idaresinden ayrılıp vatan sınırları dışında kalmış bir toprak parçası olarak da büyük önem taşır. Bu bağlamda günümüzde Fırat Kalkanı Harekâtının icra edilmesinin stratejik altyapısı ve tarihsel arka planı da, dönemin resmi kaynakları ışığında bilimsel olarak bu eserde ele alınmıştır.
Fırat Kalkanı Şehitlerimizin Aziz Hatırasına…
Kitapta Cevaplarını Bulacağınız Bazı Sorular;
Menbic&apos;i Kendi İrademizle Neden ve Nasıl Terk ettik?
Menbic&apos;in Tarihi Önemi Nereden Geliyor?
Hangi Devletler Menbic&apos;i Askeri Üs ve Başkent olarak kullandı?
Menbic Ne Zaman Türkmen Yurdu Olmaya Başladı?
Sultan II. Abdülhamid Menbic&apos;e Neden Özel Önem Verdi?
Kitapta Yer Alan Bazı Olaylar;
Yavuz Sultan Selim, Menbic&apos;i Osmanlı Sınırlarına Katıyor.
Menbic Halkı Osmanlı Devleti&apos;ne Bağlılığını İlan Etmişti.
Mîsâk-ı Millî Toprağı Menbic.
Menbic Ahalisi, Fransız İşgaline Karşı Kuvâ-yı Milliye&apos;nin Emrinde.
Milli Mücadele Döneminde Kuvâ-yı Milliye, Menbic&apos;i Alıyor.
Menbic&apos;de Yeniden Türk İdaresinin Tesisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c2dc8f3-0ca9-45a1-862f-dcf86da3480d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hanedanında Doğum Günü Törenleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı hanedanında doğum günü kutlanır mıydı? sorusunun cevabı, bu kitabın yazılmasına vesile oldu. Cevabı bulmak adına yapılan araştırmaların anahtar kavramı ise taranan yüzlerce arşiv belgesinde rastlanılan ve sürekli tekrar edilen velâdet-i hümâyûn terimiydi. Klasik devirde şehzade ve sultanların dünyaya gelişlerini ifade etmek için kullanılan bu terim, modern dönemde, Batı tesiriyle icat edilen ve kısa sürede gelenekselleşen padişahların doğum günü kutlamalarında da kullanılmıştır. II. Mahmud&apos;un başlattığı yaş günü kutlama geleneği, Sultan Abdülaziz devrinde uluslararası statü kazandı. Sultan II. Abdülhamid devrinde ise yurt içinde birlik ve beraberliğin, yurt dışında ise dostluk ve müttefikliğin araçlarından biri haline getirildi.
Osmanlı Hanedanında Doğum Günü Törenleri isimli bu kitap, hem padişah çocuklarının dünyaya gelişlerinde yapılan törenleri hem de padişahların kendi doğum günü kutlamalarının tarihsel seyriyle bunun ulusal ve uluslararası yansımalarını incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3023cc8a-205a-4acb-9f01-d898b9942bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Germany&apos;s Minority Policy in Romania</image:title>
            <image:caption>This book presents mainly the findings of Germany’s minority policy in Romania. In doing so, the research concentrates on the German minority and considers the extent to which this minority plays a role in German-Romanian relations. Regarding the German minority, the main aspect is on its bridge function between Germany and Romania. In addition, this book looks at which German companies, foundations and educational institutions are active. Furthermore, several concepts in the field of minority studies in international relations are used in this book as a theoretical basis and the concept of diaspora is discussed in detail in order to better understand the bridge function of the German minority in Romania. The outcome of this research shows that through its minority policy in Romania, Germany is able to establish close relations with the Romanian state. In this context, the activities of German foundations and institutions are important tools for Germany’s minority policy in order to build up a large network in Romania. Also, the preservation of German-Romanian culture is strongly supported by Germany from the post-communist period onwards. The political foundations play a particularly critical role in the education of potential politicians and academics who can take important positions in the Romanian politics in the long term.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f218ee70-f451-4e07-a866-e16cf797a0db.jpg</image:loc>
            <image:title>Dengeler Değişirken</image:title>
            <image:caption>Milli Mücadele yılları, tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Bu dönemin en belirgin özelliği, askeri alanda verilen mücadele ile siyasi alanda verilen mücadelenin iç içe geçmiş olmasıdır. Bu bakımdan dış ilişkiler, Milli Mücadele&apos;nin kaderini doğrudan etkilemiştir. İngiltere ile birlikte Osmanlı Devleti&apos;nin paylaşılmasında birincil rol oynayan Fransa, bu dönemin ana öznelerinden biri olmuştur. Bu sebeple Fransa&apos;nın politikalarını anlamak, Milli Mücadele yıllarını anlamak açısından büyük önem taşımaktadır.
Birinci Dünya Savaşı&apos;nda Osmanlı Devleti&apos;nin paylaşılmasına yönelik planlara imza atan Fransa&apos;nın bölgeye yönelik siyaseti İngiltere ile olan rekabet, Anadolu&apos;da ortaya çıkan direniş, İslam dünyasının tutumu, Bolşevizm tehlikesi ve doğuda kaybedilen Fransız nüfuzu gibi etkenler sebebiyle zaman içerisinde değişim geçirmeye başlamıştır. Bölgede değişen dengeleri erken bir tarihte görmeye başlayan Fransız yetkililer, Paris&apos;teki siyasileri Anadolu&apos;daki direniş ile ilgili olarak sıklıkla uyarmışlardır. Fransız basını da sahadaki gerçekliği kısa sürede kavrayarak hükümet üzerinde baskı kurmuştur. Fransız siyasilerin değişen dengeleri gözetmesi ise biraz zaman almıştır. Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki direnişin artık önlemeyecek bir hale gelmesi, Sevr Antlaşması&apos;na imza atan Fransız hükümetini kamuoyunun sesine kulak vermeye ve doğuya yönelik politikalarını gözden geçirmeye itmiştir. Elinizdeki kitap, Milli Mücadele döneminde değişen dengeler üzerinde temellenen Türk-Fransız ilişklerini yeni bilgi ve belgeler ışığında ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/258d654e-0908-4b9e-b5e4-8ed8ed142a97.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoklu Evrenler</image:title>
            <image:caption>Kozmos ve Kuantum kitaplarının ardından bu kitapta insan aklı, bizleri başlangıcın ötesine götürüyor ve çoklu evrenlerle tanıştırıyor.
Oysa bir yüz yıl öncesine kadar yalnızca Güneş Sistemi içindeydik, sonra bir galaksiler havuzunda olduğumuzu öğrendik. Şimdi ise çoklu evrenlerden söz ediyoruz.
Evrenimiz gibi başka evrenler de var mıdır?
Bugün çok daha gelişmiş cihazlarla yeni sırların peşinde sorularımızın yanıtlarını yine gökyüzünde arıyoruz.
Şaşırtıcı kanıtlar olsa da gizemli şeyler çok daha fazla.
İnsan aklının bilinmeyene yolculuğu devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a1026b-62d4-4dce-ba9f-f0adbb4c471a.jpg</image:loc>
            <image:title>Global Energy and Geopolitical Transformation</image:title>
            <image:caption>Humans have been in need of energy sources since they settled down, and the need for more energy has emerged with the industrial revolutions. These needs have brought with them wars and the order of exploitation. When we look at it in a global context, hegemony and energy have a direct connection with each other. States that want to be a global power must have limited energy resources for unlimited production. For this reason, &apos;energy&apos; has been among the main causes of wars throughout history. Meeting the energy needs that started with coal, and followed by oil and natural gas, new energy sources that have changed with the developing technology have emerged. Although a significant part of the world&apos;s electricity production (40%) is still carried out with coal today, convertible energy sources have also been added. Energy types such as water, solar, wind and nuclear (renewable energy resources) have taken their place in this transformation and new policies have been determined in the struggle against climate change. With the title of Global Energy And Geopolitical Transformation this book study aims to examine the transformation of energy and security concerns by focusing on regional and thematic issues within the contemporary world.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce6d57ab-9ca9-4891-81a4-d16d5a88273b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatıcının Sen/Siz Hali</image:title>
            <image:caption>Anlatıda “sen/siz diline dair neler biliyorsunuz?
Günümüzde basılı edebiyat eserlerine ilaveten çeşitli sosyal medya mecraları üzerinden paylaşılan dijital edebî ürünlerle bilgisayar oyunlarının metinleri ve “görsel roman” olarak nitelendirilen filmler sayesinde “sen/siz” dili farklılaşıp genişleyerek daha fazla önem kazanmaktadır. İkinci kişili anlatıcı ve bakış açısı olarak tanımlanan bu anlatı modunu, yenilikçi yazarlar deneysel ve özel bir biçimde kullanırlar. Bu bağlamda akademik çevreler tarafından da dünyanın çeşitli ülkelerinde konuyla ilgili birçok bilimsel çalışma yapılmaktadır. Bazı araştırmacıların “marjinal”, “yapay” ve “karmaşık” bularak küçümsemesine karşın ikinci kişi anlatımının sanat ve bilgi boyutunda 1980’lerin sonundan itibaren sürekli artan bir gelişme söz konusudur.
Türk edebiyatında ikinci kişili anlatıcı ve bakış açısıyla yazılmış hikâye ve romanların sayısı, her geçen gün çoğalmasına rağmen konunun teorik yönünü ele alan yayınlar yok denecek kadar azdır.
Anlatıcının Sen/Siz Hâli isimli bu eser, ikinci kişili anlatıcı ve bakış açısı (sen/siz anlatımı) hakkında teorik bilgiler vermenin yanı sıra Türk ve dünya edebiyatından seçilmiş örnek eserleri tahlil eden ilk bilimsel çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb611a7-aa68-428f-a9f4-6b653927a41e.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalık işlevi</image:title>
            <image:caption>Sezai Halifeoğlu / Baba-nın-Adı
Alper Şahin / Baba Olmanın Ruhsal İşlevleri Üzerine
Funda Akkapulu / Analı Babalı Analiz
Şirin Çiftçi Yılmaz / Beşikten Topluma Baba İşlevi
Eda Yardımcı / Üstbenlik, Otorite ve Baba
Sevim Berrin İnci İzmir / Baba ve Kız İlişkileri
Pelinsu Bulut Özer / Ergenin Özerkleşme Sürecinde Babasal İşlev
Elif Erol / Ölümsü Baba
Bengü Berkmen / Baba Olmak Mı Babalık Etmek mi?
Eşmen Tatlıcalı / İncinmiş Babalar ve İncinmiş Oğullar: Babalık İşlevi
Kübra Koç-Elif Sever / Fibromiyalji Hastalarının Kliniğinde Babalık İşlevi: Ensestüel Söylemler
Neil Yılmaz-Neslihan Zabcı / Babasal İşlev ve Üstbenlik Gelişiminin Davranış Sorunlarına Etkisi
Gülçin Karadeniz / Çocuğun Üstbenlik Gelişiminde Baba ile Oyunun Rolü
Meltem Narter / Kültürel Bağlamda Baba Kavramı Üzerine Bir Değerlendirme
Deniz Aktan / Kültürel Kontekste Babalık Kavramı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4f77f6-9e3b-45fa-93c4-81ed2b5f0216.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolabname</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatına mahsus olan dolabnâme türünün bilinen tek müstakil örneği Fakîrî&apos;nin Dolabnâme adlı mesnevisidir. Sultan II. Bayezid devri şairi olan Fakîrî&apos;nin bu eseri hem çok az bilgimiz olan dolabnâmelerin özelliklerine hem de çağının sosyal ve siyasal hayatına ışık tutmaktadır. Eserde Sultan II. Bayezid ile Cem Sultan arasındaki mücadeleden dolaylı olarak izler vardır. Fakîrî&apos;nin eserindeki kurgusunda sanavber ağacının kesilip türlü eziyetlerle su dolabına dönüşme süreci; Cem Sultan&apos;ın mutlu bir şehzade iken sürgün edilmesi ve nihayet trajik ölümüyle sonuçlanan kaderinin ve insanoğlunun ruhlar âleminden yeryüzüne inerek yaşadığı sergüzeştin temsilidir. Nitelikli ve detaylı bir incelemeye tâbi tutulan Fakîrî&apos;nin Dolabnâme&apos;sinin alegorik edebî tür tartışmalarına da katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03ed6cf-47cf-467e-8b06-86f4e26658a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans&apos;ın Sürgün Yılları</image:title>
            <image:caption>“Bizans ile Haçlılar arasındaki sözde kardeşliğin dramatik bir şekilde sonlandığı 1204 yılı faciasının akabinde Büyük Roma imparatorluğu’nun geride kalan tek ve yaşlı varisinin yaşadığı şok kısa sürede atlatılmıştı. Latin işgalinden bağımsız bir şekilde kurulan Trabzon Komnenosları’nın dışında sürgündeki Epiros ve İznik hükümetleri, imparatorluk mirasını yeniden bütünlemek için Haçlılar ve Bulgarlarla olduğu kadar birbirleriyle de kıyasıya bir mücadeleye girişmişlerdi. Bütün bu varisler arasında iznik’e yerleşen Laskarisler konumları, faaliyetleri ve diplomatik maharetleriyle en şanslı aday olarak göze çarpıyordu. Bu eserde, adı geçen hanedanın, imparatorluk ve patriklik makamlarının restorasyonu başta olmak üzere Haçlıların eline düşen başkentlerini yeniden ele geçirmek adına ortaya koyduğu çabalar dönemin kaynakları ışığında incelenmiştir. Okuyucular burada Bizans’ın yeniden ihyasına giden süreci akıcı ve tafsilatlı şekilde bulacaklardır.”
Prof. Dr. Aydın Usta</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f61063f-2d68-4b72-b3bd-e1a9ea10be12.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Sıkıyönetim</image:title>
            <image:caption>Örfi İdare yönetimi ile Divân-ı Harb-i Örfîlerin uygulanmasında ön plana çıkan 31 Mart Vak&apos;ası, Anadolu ve Rumeli&apos;deki kalkışma ve eşkıyalık eylemleri ile Mahmut Şevket Paşa Suikastı gibi gelişmeler meydana geliş biçimleri ve sonuçları itibarıyla kamu düzenini bozmakla kalmamış, devletin birlik ve bütünlüğünü de tehdit etmiştir. Örfi İdare ile Divân-ı Harb-i Örfîler, bu tür tehditlerin sona erdirilmesinde ve olaylara karışanların cezalandırılmasında, merkezi hükümet tarafından kullanılan en etkili araçlardan biri olmuştur. Bununla birlikte bilhassa İttihatçıların denetimindeki hükümetler, Örfi İdare ile Divân-ı Harb-i Örfîleri hem güvenlik politikasının meşru bir aracı olarak hem de iktidara tutunabilmenin ve muhalif kesimleri susturmanın en kestirme yolu olarak görmüşlerdir.
Bu eserde, Örfi İdare rejiminin bir uzvu olarak kurulan Divân-ı Harb-i Örfîler, bağımsız ve tarafsız mahkemeler miydi?, 31 Mart Vak&apos;ası&apos;nın Örfi İdare ile Divân-ı Harb-i Örfîler açısından önemi neydi?, Örfi İdare ile Divân-ı Harb-i Örfîlerin iç ve dış güvenliğin sağlanmasındaki rolleri neydi?, Örfi İdare ile Divân-ı Harb-i Örfîler iktidar ve muhalefet ilişkilerini ne ölçüde etkilemişti?, İttihat ve Terakki Cemiyeti siyasetin dizayn edilmesinde bu yapıları kullandı mı?, Divân-ı Harb-i Örfîler suç faillerine hangi gerekçelerle ne gibi cezalar verdi?, İsyan, eşkıyalık gibi kamu düzenini bozan eylemlerin önlenmesinde Örfi İdare ile Divân-ı Harb-i Örfîler nasıl bir işlev üstlenmişlerdi? sorularına cevap aranmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba75fc8e-e763-43bb-b5b7-152f00e014bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Geleceğe Kocaeli Müze Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Kocaeli, sanayi kenti oluşunun dışında doğal güzellikleri ve modern kentin derinliklerinde bulunan zengin tarihi ile kadim bir şehir olarak bilinmektedir. Bu zengin coğrafya hakkında son yıllarda yapılan arkeolojik kazılar ve müze çalışmaları sonucu Kocaeli&apos;ne dair birçok yeni bilgiye sahibiz. Kocaeli Arkeolojisi ve Etnografyasının güncel bilgilerini yansıtan bu kitap Kocaeli kültür hayatına farklı bir kesit sunuyor. Bu özel çalışma sayesinde Kocaeli&apos;nde yapılan araştırmaları, Kocaeli müzelerini ve müze koleksiyonlarını yakından tanıyarak geçmişin gelecekle buluştuğuna şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9b86a7a-9d72-4656-97e2-3044c61e5aa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Population Exchange</image:title>
            <image:caption>There is no doubt that the wind of change and freedom brought about by the French Revolution in a process in which empires were destroyed and nation-states were established also spread to the land of Ottoman State, especially the Balkans.
This process also paved the way for the elements living under the identity of Ottoman non-Muslim subjects and the Muslims who remained in the lands lost by the empire to pursue the right to determine their own future in their own ethnic identity and territory, and to fight against the other.
The population change, which came to the fore with the proposal of the League of Nations, caused social and cultural wounds in both societies. The population exchange led to similar pains, longings and social problems in different tones in both sides. People were forced to immigrate from the land they had lived for nearly 500 years and they adopted as their homeland, due to war, security concerns and the policies that were pursued.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab8dc0f-0a8a-44c6-855f-108498b82ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte İz Bırakan Kadınlarımız</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca her millet kendi bakış açıları üzerinden kadına bir değer biçmiştir. Türkler de tarih sahnesine çıktıkları ilk andan itibaren yaşadıkları coğrafyanın zor ve çetin koşullarının şekillendirdiği yaşam biçimlerini töre adı verilen kurallara göre düzenleyip güçlendirmişler; toplumun kadını ve erkeği cinsiyet ayırmadan aynı gören bir anlayışa sahip olmasını sağlamışlardır.
Kadını önce insan sonra erkeğin yoldaşı, âilenin birleştirici gücü ve devletin yapı taşı olarak gören Türk töresi ve anlayışı; geçmişten günümüze hayatın her aşamasında görev alıp sorumluluk üstlenen kadınlarımızın ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Nitekim Tomris Hatun, Boğarık Hatun, Terken Hatun, Raziye Begüm Sultan gibi kadınlarımız yönetimleri ile tarihimize; Ayşe Sultan, Fatma Aliye, Halide Edib Adıvar gibi kadınlarımız kalemleri ile edebiyatımıza; Zeynep Mido Çavuş, Kara Fatma, Şerife Bacı gibi kadınlarımız cesaretli yürekleri ile vatan savunmamıza, Remziye Hisar, Dilhan Eryurt, Asuman Baytop gibi fikirleri ile bilime katkı sunan ve geleceğe yön veren kadınlarımıza tarihimiz her daim şahitlik etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be74dbe7-01a9-40b7-8585-713a4a462621.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Diplomatikasında Mülknameler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı bürokrasisinin üretmiş olduğu belge türleri içerisinde mülknameler önemli bir yer tutmaktadır. Bu belgeler, Osmanlı mülk topraklarının tarihsel süreç içerisinde nasıl bir gelişme gösterdiğini anlamak bakımından oldukça değerli ve önemlidir. Tahrir defterlerine esas teşkil eden kayıtlar olarak mülknameler, mülkiyetin belgelenmesini de sağlayan ispat vasıtalarıdır.
Osmanlı mülknameleri üzerine yapılmış araştırmalar makalelerle sınırlı kalmıştır. Elinizdeki çalışma öncelikle literatürdeki çalışmaları tespit ederek değerlendirmekte ve XIV. yüzyıldan itibaren arşivlerde ve literatürde yer alan belgeleri kronolojik bir düzen içerisinde ele alarak incelemektedir. Dolayısıyla çalışma XIV. yüzyıldan itibaren Osmanlı sultanlarının temlik adını verdiğimiz faaliyetlerinin kronolojik bir dökümünü de yapmaktadır. Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu araştırmanın kitaplaştırılması Osmanlı belge türlerini konu alan bu tür çalışmaların çok sınırlı olması dikkate alındığında alanında önemli bir boşluğu dolduracaktır. Osmanlı diplomatik çalışmalarının son zamanlarda ihmal edildiğini düşündüğümüz zaman bu türden çalışmalara olan ihtiyacın çok daha açık ve net bir şekilde var olduğunu söyleyebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c21edb06-f0d4-4dc2-ae95-a323c054b01c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs&apos;ta Türk Varlığı</image:title>
            <image:caption>Osmanlıların imparatorluk siyaseti içinde Doğu Akdeniz&apos;in önemi büyüktür. Karadeniz gibi Akdeniz&apos;i bütünüyle kontrol altına alma hedef ve düşüncesi özellikle Mısır, Suriye ve Filistin kıyılarının ele geçirilmesinin ardından yeni stratejilerin devreye girmesini icap ettirmiş görünmektedir. Doğu Akdeniz&apos;in neredeyse bütün kıyı hattına hakim olan Osmanlılar için Kıbrıs adasının jeopolitik ehemmiyeti giderek artmaya başlamıştır. Bilhassa Mısır&apos;ın (1517) ve Rodos adasının (1522) fethinden sonra stratejik açıdan önemli bir hedef olma hali daha da açık hale gelen ve Venediklilerin idaresi altında olan Kıbrıs, sonunda Kanuni Sultan Süleyman&apos;ın oğlu II. Selim döneminde 1571&apos;de yılında fethedilmiş, 1878 yılına kadar da Osmanlı idaresinde kalmıştır. Osmanlılar fetihten sonra adanın stratejik ve sosyal özelliklerine dikkat ederek onu kara bağlantılarıyla birlikte düşünüp beylerbeyilik yahut bir eyalet haline getirdiği gibi Anadolu&apos;dan gerçekleştirilen nüfus nakilleriyle yeni bir sosyal nizamı da bugüne ulaşacak derecelerde tesis etmiştir. Bu yeni idare tarzı, Venediklilerin baskısı altındaki yerli Rum halkı için de tam bir rahatlamaya yol açmıştır. Bu dönemde Ada, her bakımdan büyük gelişme göstererek Osmanlı hakimiyeti altında o devrin şartları muvacehesinde en huzurlu dönemini yaşamıştır denilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44e4db95-102d-4698-8fa0-ef4afce178c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Basra Donanması</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti 1534&apos;te Bağdat&apos;ın, 1546 yılında da Basra&apos;nın fethiyle Basra Körfezi&apos;ne hâkim olarak Hint Denizi&apos;nde Portekizlere ve Basra&apos;da ise Safaviler ve Portekiz ile ittifak halinde bulunan asi Arap kabilelerine karşı bölgede gücünü Basra ve Birecik tersanelerinde inşa edilen büyük gemiler ve ince donanma gemileriyle korumaya çalışmıştır. Basra donanması ile XVI. yüzyılın ikinci yarısından XVII. yüzyılın başlarına kadar Portekizlerle mücadelede başarı sağlanırken, XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti&apos;nin Hint Okyanusu&apos;ndan çekilmesiyle donanma daha çok Basra ve çevresini Safaviler ve Arap kabilelerine karşı koruyan Şat donanmasına dönüşmüştür.
XVII. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren Portekiz&apos;in Basra Körfezi&apos;nden çekilmesiyle bölgenin siyasi ve ticari kontrolünü İngilizler sağlamaya çalışmışlardır. Bu çalışmada XVI-XVIII. yüzyıllar arasını kapsayan geniş bir zaman diliminde, Hint Okyanusu&apos;nun başlangıç noktasındaki Basra Körfezi&apos;nde, Portekiz&apos;e karşı verilen mücadele ve sonrasında İngiliz etkisiyle oluşan Safavî yayılmacılığına karşı önemli bir güç unsuru olarak kullanılan Basra donanmasının rol ve fonksiyonu ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e1ab89-3535-497c-926a-b37966d80f30.jpg</image:loc>
            <image:title>The Kemerbaşı in The Ottoman Medreses and The Consiliarius in The Italian Universities</image:title>
            <image:caption>In this book, the concepts of kemerbaşı and consiliarius, both being student organisation/unions, one in the Ottoman medreses and the other one at the Italian universities, will be discussed. Both concepts include an approach to student management in the Ottoman and the Italian higher education. In the study, first of ali, the concepts of kemerbaşı and consiliarius will be discussed and the reasons for their emergence will be emphasized. The qualifications and quantities of each student institution will be pointed out, and their position, authority, and duties in the Ottoman and Italian higher education will be discussed. The result obtained, it is aimed to reveal a position in the Ottoman medrese system that has not been discussed much, and to öpen new subdivisions in the field of the Ottoman education history. In the study, both inductive and deductive methods will be used to discuss the subject, and it can be stated that the study is qualitative. While making these definitions, the use of analogy will also be applied to understand the scales and forms. The sources and data needed for the discussed topic were primarily obtained from Ottoman archival documents. In this respect, Ottoman archive sources were scanned, and the Ottoman chronicles were added to this scan. Secondary sources and research records will then be used to explain each institution and the position of the Ottoman kemerbaşı and the Italian consiliarius.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b86c9aec-b99b-423d-8805-be2bf6d87718.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ara Nesil Portresi Alişanzade İsmail Hakkı</image:title>
            <image:caption>Alişanzâde İsmail Hakkı (Eldem) şiir, biyografi, roman, hikâye, tenkit, inceleme türlerinde eserler vermiş ve poetik metinlerle anlayışını ortaya koymuştur. Şiirlerinde ve poetik metinlerinde Ara Nesil Dönemi’ndeki eğilimlere, elbette Recaizade Ekrem’in poetikasına paralel bir yol takip etmiştir. Bununla birlikte topluluk kurulmadan hemen önce (1891-1894) Servet-i Fünûn sanatçılarına Mektep dergisinde kucak açan Alişanzâde, farklı noktalama işaretlerinin (virgüllü nokta gibi) yazın dünyasında yerleşmesi için de çabalamıştır.
Voltaire, Charles Paul de Kock, Jules Emile Richebour, Paul Bourget ve Jean Lorrain gibi isimlerin mütercimi olarak tanınmış, Sonnet, Triolet gibi yeni nazım şekillerini de Türk edebiyatıyla tanıştırmıştır. Ancak 1927 yılında Charles Baudelaire’den yaptığı Les Fleurs du Mal (Elem Çiçekleri) çevirisi onun edebiyat tarihindeki konumunu ve tercüme konusundaki ustalığını gösteren en mühim çalışmasıdır. Çevirisi bugün de nitelikli Baudelaire çevirileri arasında gösterilmektedir.
Kitap, İsmail Hakkı Eldem’in (Alişanzâde) edebî birikimini ‘ne’liği ve ‘nasıl’lığı ile ortaya çıkarmaya; sanatçı kimliğini, edebiyat tarihindeki konumunu; şair-yazar olarak dönemi içinde bir farklılık yaratıp yaratmadığını; hangi sınırlılıklar çerçevesinde “önemsenmesi” gerektiğini nesnel nedensellik ışığında ortaya koymaya çalışmaktadır.
Macit Balık ve Özge Özbay Kara, bu çalışmayla İsmail Hakkı Eldem hakkında bilinmeyen yönleri, yanlış bilinen bazı küçük noktaları doğrusuyla ortaya çıkarıp onun hayatı, edebi kişiliği üzerine yoğunlaşıyor ve edebiyat tarihindeki konumunu tartışıyorlar. Bir şiir kitabı, iki hikâye, bir tamamlanmamış romanın yanı sıra dergilerde kalmış müstakil şiir ve hikâyelerini de Latin harflerine aktararak Ara Nesil literatürüne yeni bir portre ve güncel okura yönelik eserler kazandırıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3133394-8225-4329-ab52-dd330774bd63.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluk Çözülürken Umuda Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Oğlum, sokakta fıstık satmanız gerekse umurumda değil, kendiniz için çalışıyorsunuz. Başka bir adamı zengin yapmayın.”
James G. Thomas Jr.
Suriye ve Lübnan çevresinden Amerika Birleşik Devletleri veya Amerika kıtasına ilk defa kimin göç ettiği veya göçün hangi tarihte başladığı konusunda elimizde net bir bilgi olmamakla beraber Lübnan&apos;dan ilk göçlerin 1850&apos;lilerin başında başladığı tahmin edilmektedir. ABD göç kayıtlarına göre Doğu Lübnan&apos;daki Salima köyünün bir vatandaşı olan Antonio Bishallany, Amerika Birleşik Devletleri&apos;ne göç eden ilk Marûnî olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 300 $ bir para ile 22 Ağustos 1854 tarihinde Lübnan&apos;dan ayrılan Antonio Bishallany, uzun bir yolculuktan sonra New York&apos;a vardı. Buradan trenle Boston&apos;a geçti. İngilizce bilgisi olmadan sadece elindeki adres bilgileri ile gitmek istediği yere ulaştı. Antonio Bishallany büyük hayaller ile geldiği ABD&apos;ye yerleşmesinden iki yıl sonra 34 yaşında öldü. Antonio Bishallany&apos;nin büyük umutla başlayan yolculuğu böylece büyük bir trajedi ile son bulmuş oldu.
Cebel-i Lübnan ve Suriyelilerin 19. yüzyılın ortalarından itibaren Suriye ve Lübnan&apos;dan başlayan yolculukları kıtalar arası, karmaşık ve riskli bir şekilde bazen Avrupa&apos;da bazen de Amerika kıtasında son buldu. Göçlerin nedenleri kadar nasıl yapıldığı da önemli bir konudur. Göç etmek için neden bulanları yollarda bekleyen birçok tehlike beklemekteydi. Göçe başlayanları kaçakçılar, rüşvetler, göçü engellemek için bekleyen görevli memurlar, konaklama gibi daha birçok bilinmez karşılamaktaydı. Günümüzde sıradan bir olay gibi görünse de göç sonuçları itibari ile son derece zor ve zor olduğu kadar tarihi açıdan karmaşık ve önemli bir olaydır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7efd10bd-a6ea-4e19-ba91-eeacabf353fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Toplumunda Kadının Moda Öyküsü</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda Osmanlı toplumlunda gerçekleşen yenileşme hareketlerinin etkisi ile birlikte, basın-yayın hayatının gelişmesine paralel olarak Avrupa ve dünyadaki moda akımlarından Osmanlı Devleti doğrudan etkilendi. Kısa süre içerisinde moda algısı Osmanlı toplumunu derinden etkiledi. Moda ve değişim yalnızca kıyafetle sınırlı kalmadı. Ayakkabılardan şemsiyelere, yelpazeden mendile, şapkadan eldivene, kumaştan takıya kadar birçok alanda kadınların dönüşümünü mümkün kıldı.
Modadaki bu dönüşümü yakalamak çoğu zaman mümkün olmuyordu. Şüphesiz bu değişim merkezden taşraya doğru gerçekleşmiştir. Dönemin münevverlerinin her biri moda rüzgarına farklı pencereden yaklaştılar. Kimisi bunu israf olarak görürken kimisi de bir gereklilik, milli ekonomiye bir katkı olarak görüyordu.
Osmanlı Toplumunda Kadının Moda Öyküsü, yenileşme hareketleri ile gelişmeye başlayan farklı bir moda anlayışının izlerini sürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a6b3a41-d3d9-466e-9438-26bb62912b2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekinin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Sosyal bir olgu olarak kimlik, her şeyden önce aidiyet bildiren bir ifadedir. Kişinin kendini tanımlama biçiminin yansımasıdır. Bireyler, içinde yer aldıkları kimlikler ile bir yönüyle kim olduklarının yanıtını verirlerken bir yönüyle de ötekini tanımlamış olmaktadırlar.
Buna karşın ötekileştirme, ferdin aidiyet hissettiği ve mensubu bulunduğu kimliği (ben ya da biz) merkeze alarak, yabancı addettiği diğer kimlik ya da kimlikleri yok sayıp dairenin dışında kabul etmesi, bunun neticesinde de kendisini ondan ayrı ve bazen de üstün tutmasıdır; farklı olana olumsuz bir anlam yükleme, onu değersizleştirme çabasıdır.
Unutulmamalıdır ki, her insan içinde bir benlik hissiyatı ile var olur. Ancak toplumsal ilişkilerimizde benmerkezciliği esas kabul etmek daima problemlere yol açacaktır. Çünkü başkasının da içinde taşıdığı ben ile yollar kesiştiğinde çatışma kaçınılmaz bir hal alır. Toplumsal barış için bireylerin sağlıklı bir öz denetim mekanizması geliştirmeleri elzemdir. Bu da ben ile sen arasındaki münasebette ötekileştirici tavrı terk etmekle sağlanacaktır. Böylece insan zamanla, içindeki öz beni yok etmeden de birbirini anlama tecrübesi geliştirecek ve buradan farklılığın zenginlik olduğu bilincine ulaşacaktır. Zira öteki, her zaman kötü veyahut düşman olan demek değildir. Bazen de hakiki beni idrak edebilmenin, biz olabilmenin yegâne yoludur.
Tarihte öteki veya ötekinin tarihi hakkında düşünmek, aynı minval üzere objektif ve duygusallıktan uzak bilimsel çalışmalar ortaya koymak ise yekdiğerini anlamak bakımından önemlidir. Bu kavrama çabası ötekileştirmenin de önüne geçecek ilk adımdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ffdc15c-e45a-44df-a384-ce43b3caeca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nükleer Kabus</image:title>
            <image:caption>Geçtiğimiz yüzyılda atom bombası peşinde koşan bilim insanlarının tümü, yalnızca kendi ülkelerinin bombayı doğru amaçlar doğrultusunda kullanacağına inanıyordu; ancak zaman onlara yanıldıklarını gösterdi.
Bilim tarihinde, bilimin bu denli savaşın hizmetinde olduğu bir başka dönem herhalde yaşanmamıştır.
İlk savaşın ne zaman olduğunu bilmiyor olsak da, tarih bize bu savaşlarla birlikte insan topluluklarının güç peşinde koşmaya başladığını söylüyor.
Şimdi, hiçbir gücü yeterli bulmayan insanların dünyasında yaşıyoruz.
Hastalığın adı güç zehirlenmesi ve bir pandemiye dönüşmüş görünüyor.
Bu kitapta, ilk atom bombası testi Trinity ile Çernobil faciası arası, gücün esareti altında kalmış bir dönemin özet hikayesini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b94460-c3a7-4a64-bb3c-b0079b9f4bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Teorik Çerçevesiyle Değerler ve Değerler Eğitimi</image:title>
            <image:caption>İki şey var ki ruhumu hep yeni,hep artan bir hayranlık ve müthiş bir saygıyla dolduruyor:Üzerimdeki yıldızlı gök, içimdeki ahlâk yasası...
Immanuel Kant
Hepimizde nasıl oluştuğunu ya da nasıl öğrendiğimizi bilmediğimiz bir değeryargısı sistemi var. Önceliklerimiz farklı olsa da değerlerimizi &apos;an&apos;ı geldiğindeeyleme dönüştürebiliyoruz. Ama bu değerleri nasıl kazandık? Değerlerinönceliği ne demek? Bu kavramı gerçekten biliyor muyuz? Peki gelecek neslebu kavramları nasıl taşıyabiliriz? İşte bu soruların ve daha fazlasının cevabınayönelik hazırlanan bu eserde, değerlerin tanımından değerler eğitiminintarihçesine kadar pek çok konuda ayrıntılı bilgiler sunulmakta.
İnanıyoruz ki bu eser, öğretmenlerin dolaylı ya da doğrudan kazandırmasıgereken değerleri hangi bakış açısıyla kazandırmak isteyeceklerine kararvermesine katkı sağlayacak. Öğretmen adaylarına mesleklerinebaşladıklarında ihtiyaç duyacakları bilgileri önceden edinmelerine fırsatoluşturacak. Değerler ve değerler eğitimi üzerine farklı disiplinler üzerineyoğunlaşan araştırmacılara bir başvuru kaynağı olacak. İnanıyoruz kideğerlerin teorik çerçevesini ayrıntılarıyla sunan bu eser, okuyan herkese,değerlerin pratiğe dönüştürülmesinde yol gösterici olacak. Ve yine inanıyoruzki milli ve manevi değerleri içselleştirmiş bir nesil için hep beraber çalışacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/549afc9a-9def-4a7a-8862-0a1dcd2868c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devlet İdaresinde Surre-i Hümayun</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devlet İdaresinde Surre-i Hümâyun isimli bu çalışmada Yavuz SultanSelim&apos;in 1517 yılında Mısır&apos;ı fethinden sonra Osmanlı Devleti idaresine girenHaremeyn bölgesindeki görevli ve ihtiyaç sahibi ahaliye dağıtılmak üzere‘surre&apos; denilen para ve zahirenin devletin kendi oluşturduğu sistemaracılığıyla nasıl temin edildiği incelenmektedir. Osmanlı Devleti, Haremeynahalisinin ihtiyacını gidermeyi başlıca bir vazife olarak gördüğünden 16.yüzyılda kurmuş olduğu düzene, yeni kaynak ve stratejiler eklemek suretiyle17. ve 18. yüzyılda daha işlevsel bir boyut kazandırmıştır.
Haremeyn ahalisinin para ve zahîre ihtiyaçlarının giderilmesi, eldekikaynakların kullanımını ve bu anlamda kurumsal bir yapının oluşmasını daberaberinde getirmiştir. Bu bakımdan eser, surre alayı hazırlıkları, surreakçesinin temini ve hak sahiplerine dağıtılması ile beraber hac yolundaulaşım, güvenlik, bedevi kabilelerle mücadele, güzergah üzerindeki imar vetamir çalışmalarını da inceleyerek bu kurumsal yapının işleyişini bütüncül birbakış açısıyla ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aea14b31-019b-4a1e-b136-920b891b2d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent İçi Metro Tünelciliği</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun son bir asırdır karşı karşıya kaldığı en büyük salgınhastalık, COVID-19 ile kent içinde ulaşım hizmeti veren toplu taşımaaraçları bir anda dünyanın en güvensiz alanı haline geldi. Dünyanınbirçok ülkesinde kent içi toplu taşıma ulaşımı neredeyse hizmetverememe durumuna gelmiş, bunun yanında insanların özel araçlarayönelmesi sonucunda da kent içi trafik sıkışıklığı, hayatı durdurmanoktasına getirmiştir.
Geniş istasyon alanlarına, vagon sayıları arttırılmış hızlı tren taşıtları ileson derece modern ve teknolojik donanımlı kent içi metro ağına sahipülkelerde, bir takım kısıtlamalar olsa bile ulaştırma hizmetinin aralıksızdevam edebilmiş olması kent içi metroların önemini bir kez dahagözler önüne sermiştir.
Metro tünelciliği, mühendislikten mimariye, kültürden sanata birçokbilgi ve tekniği kapsayan bir alandır. Doğru tekniğin seçimindenuygulanmasına, metro hattının oluşturulmasından yolcuyurahatlatacak bir mimari tasarım ile tamamlanmasına uzanan birçoköğeyi barındırır içinde. Gerçekten yerin altında bilinmeyen bir yoldaadım adım ilerlemek macera dolu bir yolculuktur. Tünel yapımısırasında zemin içerisinde boşluk açarak ilerlerken ortaya çıkan, yerinaltında ve yeryüzünde değişkenlik gösteren, birçok durumla karşıkarşıya kalınmaktadır. Bu değişken veriler altında sürekli olarakyenilenen mühendislik tasarımları ve hesaplamaları doğrultusundatünel inşaatına devam edilmesi gerekmektedir.
Eser, her biri adeta yaşayan proje olarak tanımlanabilecek metro tüneliyapımının yer altındaki kazı safhasını dünyadan örneklerleincelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/875eb864-11d7-4ad1-867c-0757f8000fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteler İçin Eski Türk Edebiyatı Metin Şerhi (17-19.) Yüzyıllar</image:title>
            <image:caption>Eski Türk Edebiyatı Metin Şerhi (17-19. yüzyıllar) kitabı, üniversitelerin Fen-Edebiyat Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri, Eğitim Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği ve Türkçe Bölümlerinde okutulan Eski Türk Edebiyatı, Klasik Türk Edebiyatı, Metin Şerhi dersleri için ders kitabı olarak düşünülmüştür. Ayrıca İlahiyat Fakültelerinde okutulan Türk-İslam Edebiyatı ve Dini-Edebi Metinler dersleri için de tavsiye edilebilir niteliktedir. Kitabın Klasik Türk Edebiyatı alanında lisansüstü eğitimlerde de kullanılabileceği öngörülmektedir. Yine kitap Türk Dili ve Edebiyatı ve Türkçe Öğretmenliği adaylarının girdikleri Alan Bilgisi (ÖABT) sınavına yönelik olarak da öğrencilere önemli katkılar sağlayacaktır. 17, 18 ve 19. yüzyıllardan seçilmiş 26 şair ve onların şiirlerine yer verilen kitaptaki bölümlerde; ele alınan şairin hayatı, şiir şerhleri, ödev metinleri yer alırken QR kod ile okuyucuya şairi ve şiiri daha iyi anlaması için görseller sunulmuştur. Her cildin sonuna da metinlerde geçen motifleri içeren motifler sözlüğü hazırlanmıştır. Metin şerhi çalışmalarının bir örneği olan ve alanda bir boşluğu dolduracağı umulan bu kitap, altı yazar tarafından iki yıllık yorucu bir çalışmanın sonunda hazırlanmış; kitaptaki yeni yaklaşım ve tekniklerle öğrencilerin kendilerini pek çok konuda yetiştirmeleri hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3edce926-f659-419a-9519-4654bc55eedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki iktidarında başlayan yerli ve millî sermayedar, burjuva sınıfı oluşturma çabaları geleneksel imalathanelerde üretim yapan esnafın kooperatifleşme yoluyla bir araya gelmesi ve şirketleşmesi üzerinden planlanmıştır. Ancak tarım ve hayvancılığa dayalı bu sanayileşme ve üreticinin girişimciye dönüşme planının en önemli yanı olan finans kısmı eksik kalmıştır. Osmanlı İtibar-i Milli Bankası ile başlayan finans sorununu çözmek ve burjuva sınıfının oluşturma çabası erken Cumhuriyet döneminde Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası ile sürdürülmüştür. Özel sermayenin gelişmesi niyetiyle başlatılan süreç, devlet tarafından işletilen veya ödenemeyen borçlar yüzünden bankaya daha doğrusu devlete devredilen iktisadi kuruluşların doğması ile sonuçlanmıştır. Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası, bankacılık faaliyetleriyle yerli ve milli sermayedar sınıfının oluşması yolunda şirketlere yeterince destek olamamış ise de devletten devraldığı fabrikaları işleterek Kamu İktisadi Teşekküllerinin doğmasında öncü olmuştur. Bu çalışmada, Türk burjuva sınıfının oluşturulma çabasının, İsmet İnönü&apos;nün ...
Biz iktisadiyatta hakikaten mutedil devletçiyiz. Bizi bu istikamete sevk eden bu memleketin ihtiyacı ve bu milletin fıtrî temayülüdür. Memleketin ihtiyaçları için herkes ve her yer hazineden çare arar..... 
sözüyle başka bir yöne savrulan, hikayesi Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası&apos;nın tarihçesi üzerinden değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e39b8af3-34c4-455d-8d3f-61d543b48a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın Yolculuğunda Bir Durak</image:title>
            <image:caption>Köklü bir geçmişe sahip olan Bitlis Kalesi, bölgenin tarihi, kültürü ve sosyo-ekonomik yaşamını yansıtması bakımından oldukça önem arz etmektedir. Kalenin barındırdığı zengin geçmişin açığa çıkarılması için 2004 yılında ilk defa başlayan arkeolojik kazılar günümüze kadar sürdürülmüştür.
2018-2020 yılları arasında yapılan arkeolojik çalışmalarda mimari kalıntıların yanı sıra kemik, cam, metal ve sikke gibi birçok eser de ortaya çıkarılmıştır. Bu eserler tasnif edilip ayrıntılı bir şekilde tanıtılmış ve çevre kültürler ile olan etkileşimleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Ve ortaya Bizans Döneminden başlayıp, Anadolu Selçuklu ile Beylikler Dönemi, Klasik Osmanlı ve Geç Osmanlı Dönemini kapsayan panaromik bir tarihsel kültür kendini göstermiştir. Bu eserleri araştırmacılar ve tarih okuyucularına detaylıca tanıtmakla beraber objelerin ait olduğu dönemlerin siyasi tarihi hakkında da bilgi vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72e13ef9-c180-4453-a55f-726336e93456.jpg</image:loc>
            <image:title>Silah ve İnsan</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi, bireylerin ve toplumların çeşitli unsurlara karşı verdiği mücadelenin bir bileşkesi olarak tanımlanabilir. Bu mücadelenin değişmeyen sabitlerinden biri ise hiç kuşkusuz silahlardır. Bütün toplumlar sahip oldukları teknolojinin en üst merhalesini daha iyi silahlar üretmek için kullanmış, bu silahları kültürlerinin bir parçası hâline getirmişlerdir. Bu sebeple silahlar üzerine yapılan çalışmalar sadece maddî kültür unsurlarının listelendiği, askerî zaferlere ve mağlubiyetlere ilişkin sayısal verilerinin aktarıldığı, sınırlı sayıdaki entelektüelin ilgisine hizmet eden denemeler şeklinde değerlendirilmemelidir. Çünkü bu çalışmalar doğaları gereği çok disiplinli bir bakış açısı ihtiva etmekte; farklı coğrafyalarda yaşamış toplulukların birbirleriyle olan ilişkilerini, fauna ve floranın bu topluluklara olan etkilerini, maddî unsurlar ile kültürel bellek arasındaki bağları, yer altı ve yer üstü zenginliklerin ekonomik parametrelerde nasıl hayat bulduğunu ortaya çıkarmayı hedeflemektedir.
Recep Efe Çoban&apos;ın Silah ve İnsan başlıklı eseri bu bağlamda neşredilmiş bir eser olup savaş, silah, okçuluk çerçevesinde bileşik yayın ortaya çıkışını ele almaktadır. Yazar, çalışmasının ilk iki bölümünde sadece maddî kültür buluntuları ve yazılı kaynaklardaki verileri listelemekle kalmamış; savaş ve silah kavramları üzerine kendinden önceki araştırmacıların görüşlerini felsefî bir bakış açısıyla sorgulayarak insanlık tarihinde mühim bir gelişim olarak tanımlanan okçuluğun ortaya çıkışı ile ilgili hipotezleri ve hipotezlerin dayandığı kanıtların güvenirliğini bir bütün hâlinde sunmaya gayret etmiştir. Eserin üçüncü bölümünde bu çalışmanın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan “Bileşik yay ilk kez hangi coğrafyada ortaya çıkmıştır?” sorusuna cevap aramış, bu husustaki farklı iddiaları ayrıntılı şekilde değerlendirerek öncüllerinden ayrılan bir hipotezi ortaya atmıştır. Kitabın son bölümü, okçuluk araştırmalarında özgün bir yöntem denemesi olarak mühendislik simülasyon yazılımlarının kullanılmasını önermekte, çalışmada yer alan farklı yay tasarımlarının stres analizi sonuçlarını ihtiva etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef0be132-031b-4313-a3cc-a5546324e7b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkin Psikoterapileri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yetişkin psikoterapisinde en yaygın kullanılan terapi yaklaşımları ve terapi tekniklerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Kitapta yaklaşımların kuramsal altyapısı ve uygulama esasları ayrıntılı olarak sunulmakta ve klinik pratikten örnekler verilmektedir. Yetişkin Psikoterapileri Temel Yaklaşımlar ve Teknikler kitabının, yetişkinlerle yürütülen klinik çalışmalarda uygulanan tekniklerin, tarihsel gelişim ve kuramsal çerçevelerinin ötesinde, klinik uygulama örneklerini de içermesi yönünden ruh sağlığı alanına önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bölüm Yazarları:
Adile Uyar
Ayşenur Bay Aytekin
Bahar Köse Karaca
Çiğdem Kudiaki
Deniz Altınay
Deniz Özdemir
Dilek Çavaş Özer
Emre Konuk
Halis Özerk
Kuntay Arcan
Mert Aytaç
Murat Artıran
Neslihan Zabcı
Pelin Buruk
Şencan Çınar
Zümra Atalay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a65e7db-7dfd-45a4-a1c5-1d22fb5b545f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenliğin Terapisi</image:title>
            <image:caption>Ergenlik döneminin özellikleri nelerdir?
Ergenliğin yaşam için anlamı nedir?
Ergenlerle sağlıklı iletişim kurma teknikleri neler olabilir?
Riskli davranışlar ve öfke kontrolü ile nasıl baş edilebilir?
Ergenlik, gencin olduğu kadar ebeveynler ve eğitimciler için de cevapları havada kalan soru işaretleri ile dolu bir dönemdir. Kısa bir süre öncesine kadar oldukça uyumlu bir ilişkiniz olan çocuğunuz bir anda öfke patlamaları, çatışmalar içerisinde bambaşka birine dönüşebilir. Başka bir deyişle çocuğunuz yetişkinliğine doğru ilk adımını atmış ve ‘ergenlik dönemi&apos; sizin de kapınızı çalmıştır.
Asıl mesleği psikolog olan yazarın, 33 yıllık meslek yaşamında danışanlarının dile getirdiği temel sorunlarda ve bir anne olarak karşılaştığı olaylarda deneyerek olumlu sonuçlar aldığı yaklaşımlarından yola çıkarak hazırlanan eserde, ergenlik hakkında her ebeveyn ve eğitimcinin bilmesi gereken detaylar net bir şekilde ele alınıyor.
Eserde ayrıca ebeveyn ve eğitimciler, kendilerine ve ergenlere nasıl destek verebileceklerine ilişkin adeta hazır ve pratik reçetelerin yanı sıra ergenle iletişim içerisinde olan kişilerin izlemeleri gereken doğru psikolojik yaklaşımlara ilişkin çözüm yollarını da bulacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e277112-f2de-4ff1-8f5f-f122eaf0236e.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey&apos;s Middle East Policy</image:title>
            <image:caption>Since the beginning of the Arab Spring, whether or not the Turkish Model will be the best democratic model for the countries in the Middle East has become one of the crucial discussion issues. However, it has caused misperceptions because of the misinterpretation of the model. The study claims that the full application of the “Turkish Model to the Middle Eastern countries is not possible due to cultural and political differences; however, despite these differences, the “Turkish Model is a good alternative for several areas such as the state-religion relations, economic development and advanced democracy.
This book focuses on the global and regional effects of the Arab Spring in Egypt and particularly in Syria examining both advantages and disadvantages of the Arab Spring for Turkey&apos;s Middle East Policy. This book, thus, is an intellectual effort to comprehend Turkish foreign policy in the Middle East in recent times. The events in the Middle East are moving so quickly as usual. It is also quite difficult thinking about a focus that would not be different in a few months in the region. I hope that this book will serve as guide in understanding Turkey&apos;s foreign policy in the Middle East during the Arab Spring.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1f04b6-56cd-488d-9e8b-a6aa81f2256d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Sanayileşme sonrasında Avrupa toplumlarının bunalımlarını anlamak için doğan sosyolojinin bir alt alanı olarak 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan eğitim sosyolojisi, bireyi hemen her bakımdan sarıp sarmalayan toplumsal yapı ve kurumlar ile eğitim sisteminin kesiştiği noktada bireye nerede durduğuna dair bir anlam dünyası sunar. Eğitim sosyolojisinin bu gerçekliği, son yüzyılın önemli pedagojik farkındalıklarından biri olmuş, bu bilim alanı önemli derslerden ve araştırma sahalarından biri haline gelmiştir. Bu bakımdan sadece öğretmen yetişecek kişilerin değil, eğitimle ilgili ayakları yere sağlam basan açıklamalarda bulunacakların ve eğitim politikası üreticilerinin ciddi biçimde eğitim sosyolojisinden faydalanmaları gerekir.
Eğitim Fakültelerindeki Eğitim Sosyolojisi dersi için bir rehber ve kaynak metin olması amacıyla hazırlanan bu eser, mevcut toplumsal sorunları eğitimle ilişkilendirerek, en yeni bilgiler ve canlı örneklerle sunmaktadır. Toplumsal sorunların sonsuzluğu malumdur. Ancak bunlar arasında en belirgin olan başlıklar 24 konu şeklinde Eğitim Sosyolojisi dersinde öğretim yılı boyunca izlenilen programa uygun biçimde ele alınmış, gerekli kavramsal bilgiler verilmiştir. Her konunun girişine derse başlamadan önce araştırma soruları eklenmiş, ders bittikten sonra da konularla ilgili ileri okuma yapmak isteyenler için de kaynak önerilmiştir. Tüm bu özellikler çerçevesinde eğitim Sosyolojisi kitabı başta eğitimciler ve öğretmen adayları olmak üzere tüm okuyuculara hitap eden bir başvuru kaynağı niteliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be991c11-0ac7-4f87-b4fa-51ec9704042f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatı Tarihi (2 Cilt Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihleri, dil vasıtasıyla üretilen sözlü ve yazılı ürünleri temel malzeme olarak yapı, içerik, sanatkâr, devir bağlamında genelde kronolojik olarak sistemli değerlendirmeye tabi tutar. Temelde edebi eser ve sanatkârını değerlendirmek olarak görülen edebiyat tarihinden aslında o milletin veya toplumun kültür ve medeniyet hayatının edebiyat şubesindeki bütün gelişmeleri aydınlatması beklenir. Bir edebiyat tarihinin bu yüksek beklentiyi karşılayabilmesi için edebiyat tarihi yazarı veya yazarları tarafsız olmak zorundadır. Böyle bir mecburiyetle hareket eden bir edebiyat tarihçisi, temel malzemesi olan edebi ürünü objektif bir şekilde incelemeye, edebî kıymetini belirlemeye, o ürünün yazıldığı devir ve sanatkârın hayatının yanında edebî cereyanları etraflıca aktarmaya, döneme damgasını vuran tarihî, siyasî, toplumsal olayları isabetli bir şekilde değerlendirmeye çalışır. Bu çerçevede bir milletin dünya kültür ve medeniyet tarihinde diğer milletlerden edebi ürünler ve sanatkârlar yönünden farklarını ortaya koymak bakımından edebiyat tarihi yazmak yüksek sorumluluk gerektirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7241ea4-d17f-4279-8ccc-2d0aa2363018.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Taşrasının İdari Taksimatı ve Yöneticileri (2 Cilt Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti kuruluşunu tamamladıktan sonraki süreçte askeri başarılarına bağlı olarak sınırlarını üç kıtaya yayacak oranda genişletmiş, bu bağlamda merkez ve taşrada devrin şartlarına bağlı olarak sürekli gelişim ve değişim gösteren bir idari yapılanma içerisinde olmuştur. Devletin taşradaki mülki idari yapılanmasının temel iki unsuru, sancaklar ve kazalardır. Fonksiyonları itibariyle bu iki temel idari ünite birbirinden ayrılmaktadır. Bu bakımdan Osmanlı taşrasını sancak ve kaza idaresi şeklinde iki başlı değerlendirmek gerekir. Bu idari üniteler, vilayet veya eyalet denilen üst idari taksimat ünitelerinin bünyesinde yer alıyorlardı.
Elinizdeki kitap, alanın Türkiye&apos;deki en yetkin isimlerinden olan Prof. Dr. Orhan Kılıç&apos;ın Osmanlı Devleti&apos;nin eyalet ve sancak eksenli olarak taşra idari taksimatı ve yöneticileri ile ilgili yaklaşık yirmi beş yıllık süreçte yaptığı bilimsel çalışmaların yeniden gözden geçirilerek güncelleştirilmiş ve seçilmiş 52 makalesinden oluşmaktadır.
İki cilt halinde hazırlanan eser; Osmanlı Devleti&apos;nin Eyalet/Sancak Taksimatı ve Teşkilatı, Anadolu, Orta ve Doğu Avrupa, Kafkaslar ve Azerbaycan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile Akdeniz ve Adalar Denizi adlı altı bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerde, Osmanlı idari taksimatının nasıl şekillendiği ve yöneticilerinin kimler olduğunu içeren yazılar yer almaktadır.
Makalelerin birçoğunda arşiv kaynaklarından elde edilen bilgiler sistematik bir anlayışla sunulmuş ve Osmanlı taşra idaresinin şifreleri çözülmeye çalışılmıştır. Osmanlı merkezi yönetiminin taşradaki idari tercihlerinin devletin güçlenmesi veya zayıflamasına nasıl etki ettiğinin cevaplarına çeşitli bölgelerdeki farklı uygulamalara bakarak ulaşmak mümkündür. Bu sistematik bilgiler araştırmacılar tarafından farklı bakış açıları ile değerlendirilebilir. Kitap; idari ve mülki tarih, tarihi coğrafya ve ekonomik tarih bakımından da önemli veriler içermektedir. Bu özelliklerinden dolayı Osmanlı taşrası ile ilgili araştırma yapan veya bilgi sahibi olmak isteyen herkesin istifade edebileceği bir başvuru eseri niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b93079a3-0c04-40c9-9e90-d7391b39170d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinle Klinik Görüşmeler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Yetişkinle Klinik Görüşmeler kapsamında ruh sağlığı uzmanlarının pratikte ihtiyaç duydukları bilgiler ele alınmaktadır. Psikoterapide etik ve çerçeve, klinik görüşme tekniklerinin farklı yaklaşımlarda kullanımı ve çeşitli psikolojik değerlendirme uygulamalarının (objektif ve projektif testler, nöropsikolojik testler) yanı sıra klinik değerlendirme raporları ve ruh sağlığı uzmanının süpervizyon sürecinin çerçevesine değinilmektedir. Klinik uygulamadaki tüm bu temel aşamaları bütüncül bir yaklaşımla ele alan kitap, yetişkinlerle klinik alanda çalışan ruh sağlığı uzmanlarına yönelik olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/782e7d15-16e7-4765-83e2-fd50771cd297.jpg</image:loc>
            <image:title>Muş Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yukarı Fırat Havzası’nda yer alan Muş, tarih nehrinin kıyısında yaşamını günümüze ulaştıran bahtiyar kentlerdendir. Muş şehri otantik kimliğini muhafaza edebilmiş ve yağmalanmadan kalabilmiş, saklı güzelliğini asırlar boyunca yalnızca taliplerine sunmuş asude bir yerdir.
Genellikle televizyon ekranlarının altyazılarında geçen kara kış haberleri ile anılan Muş, Türkiye’mizin en güzel şehirlerindendir. Tarihî kaleden ülkemizin üçüncü büyük düzlüğüne, kıvrılan akarsuların etrafını oluşturduğu bereketli Muş Ovası’na doğru baş eğer gibi ağır ağır alçalan Muş’u, kış mevsiminde aylar boyunca bembeyaz kalan bu hülyalar denizini, yazın ise yemyeşil bir bereket okyanusunu andıran bu güzel şehri sevmek, eşsiz bir şiire şiir yazmak gibidir.
Muş’u sevmek biraz da Muş gibi kendi halinde, mahcup ve suskun olmaktır. Dinlemek, kulak vermektir. Aralık ayında zamanı yavaşlatarak insanı dünyanın bütün dağdağasından uzaklaştıran bembeyaz kar deryasının ıssızlığına; Şubat ayında ovaya çökerek insanı kendi içine bakmak zorunda bırakan ve ona acziyetini iliklerine dek hissettirip içini tarifsiz bir huzurla dolduran sis denizine; Mayıs ayında ise yeşilin onlarca tonunu, cennet kisvesi ile dünyada görünür kılınmış güzellikleri doyasıya yaşama fırsatı sunar.
Eski çağlardan günümüze kadar Muş tarihini konu edinen bu kitap, hemen hepsinin yolu bir vakit Muş’a düşen ya da halen Muş’ta olma bahtiyarlığını yaşayan müellifler tarafından kaleme alınan metinlerden oluşturuldu. Kuşkusuz satırlar sadırlarda olanı aktarabilecek kuvvete sahip değildir, fakat bazıları için sadırlara giden yolda satırların edebileceği rehberlik de hafife alınamaz.     
Kitap, sizi Muş’un binlerce yıllık geçmişine götürerek şehrin tarihine iz bırakmış medeniyetleri, kişileri ve yapıları tanımaya davet etmektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d48b5ad-02bb-43e7-8061-dc0979cb07c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Peşinde Hayatın İçinde Selahaddin Önder&apos;e Armağan</image:title>
            <image:caption>Geçmişi konu alan tarih aslında hayatın ta kendisidir. Kişiler, olaylar, kurumlar ve daha birçok unsur üzerinden değerlendirmeler yapılırken bugüne ve geleceğe dair de ipuçlarına ulaşılmaktadır.
Kitapda İlkçağ&apos;dan Cumhuriyet dönemine kadar farklı konularda yazılmış akademik çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmaları bir araya getirmemize vesile olan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tarih Bölümü&apos;nün kurucu başkanı olan kıymetli hocamız Selahaddin Önder&apos;dir. Kendisi birleştirici ve kuşatıcı kişiliği ile bölümün temellerini atarken yüzlerce öğrencinin de hayatına dokunmuştur.
Tarihçiliğinin yanı sıra güzel hasletleriyle &apos;Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol&apos; düsturunu yaşayarak gösteren, emekliliğe uğurladığımız hocamız bizlere &apos;Baki kalan bu kubbede hoş bir sada&apos; bırakmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/533f8ae8-c84c-4b5d-a344-85cadcd64f80.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Diğer Bilimler</image:title>
            <image:caption>Tarihin tanımı, yöntemi ve incelediği konular dünden bugüne bir hayli değişti. Bu minvalde, tarihçinin soruları ve bu soruları cevaplama tarzı da farklılaştı ve zenginleşti. Günümüzde, siyasi hadiseleri büyük yapılar ve kahramanlar etrafında kronolojik bir dizgeye oturtmanın ötesinde bir tarihçilik yapılıyor. Bunu, sosyal bilimlerin genelindeki değişimin bir cüzü olarak görmek yerinde olur. Zira sosyal bilimlerdeki perspektifler, araştırma olanakları ve araçları da büyük ölçüde yenilendi. Bu durum, tarihi amacından yöntemine kadar her konuda diğer bilimlerle işbirliğine sevk etti.
Bu kitap, tüm dünyada ama özellikle de Türkiye’de insan ve toplum çalışmalarının sert disiplin ayrımı yerine disiplinlerin işbirliğiyle daha verimli olacağı inancıyla kaleme alındı.
Kitabı kaleme alırken merak edilen ve cevabı aranan en temel soru tarihle diğer bilimler arasında geçmişten bugüne nasıl bir ilişki ve etkileşim olduğuydu. Tarih ve ilgili bilim dalı arasında disiplinlerarası çalışmanın olanakları ve sınırlılıkları ise bir diğer önemli temaydı. Bu temel sorulara cevap ararken doğal olarak her bir bilim dalının tarihle etkileşimi bağlamında tanımı, kapsamı, tarihsel gelişimi, kaynakları, kavramları ve metodolojisi değerlendirildi.
Tarihin edebiyat, felsefe, sosyoloji, antropoloji, mimarlık, biyoloji, siyaset bilimi, coğrafya, dilbilim, doğa bilimleri ve psikoloji ile etkileşiminin ele alındığı bu çalışmada, özgün sorular, başlıklar ve önerilerle, okuyucuya tarih ve diğer bilimler üzerine yeniden düşünme ve tartışma imkanı veren disiplinlerarası bir perspektif sunuluyor.
Bölüm Yazarları: 
Milay Köktürk, Mehmet Tayfun Amman, Adem Bölükbaşı, Mehmet Yaşar Ertaş, Yılmaz Daşcıoğlu, İbrahim Şirin, Süleyman İnan, Yasemin Beyazıt, Mustafa Beyazıt, Yunus Uğur, Oya Şenyurt, Necmettin Alkan, A. Teyfur Erdoğdu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42f5d73-c7ce-430d-a0bc-503df90d5772.jpg</image:loc>
            <image:title>Medrese Eğitimi</image:title>
            <image:caption>İslâm dünyasında ilim ve eğitim 8-13. asırlarda zirveye çıkmış, İslâmî ilimlerin her alanında birbiri ile sürekli yarışan yüksek nitelikli eserler kaleme alındığı gibi Doğu ve Batı dünyalarından alınan felsefe, tıp, matematik, astronomi gibi tabii ilimler de zirveye taşınmıştır. Müslüman âlimler, Aristo mantığını geliştirmiş ve fersah fersah geçmişlerdir.
Böylece ilmi araştırmalar metodolojisi sağlam bir şekilde oluşturulmuş; Müslüman âlimler tarafından tecrübecilik icat edilerek hem akli hem de nakli ilimler araştırma yöntemleri daha somut veriler üzerine oturtulmuştur.
Medrese, İslâmî eğitim sisteminde temel eğitimden sonraki orta, yüksek ve lisansüstü eğitimi kapsayan bütün eğitim sürecinin genel ismi olarak kullanılmaktadır. Medrese Eğitimi isimli bu çalışmada eğitim kurumu vazifesini gören medrese, iki bölüm ile ele alınmaktadır. Birinci bölümde İslam medeniyetinde medrese eğitiminin ortaya çıkışı ve gelişimi, medrese mekanlarının işlevi, medreselerde okutulan ders ve kadınların eğitimi tüm yönleriyle aktarılırken, ikinci bölümde Osmanlı medrese eğitimi üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad46bdbf-51ce-42af-84d1-2fc5c968d21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Yıllığı 2018</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu&apos;da var olan askeri, siyasi ve insani krizler ve bu krizler bağlamında bölgesel/küresel aktörlerin davranışları hakkında akademik bilinç/hafıza oluşturmak amacıyla kaleme alınan Ortadoğu Yıllığı on beşinci kitabına ulaştı. Bu yıllığı yayımlayarak Ortadoğu alanında başta akademisyen ve araştırmacılar ile konuya ilgi duyan kamuoyuna nitelikli bilgi verme amacımıza büyük ölçüde ulaştığımıza inanıyoruz. Bu amacı gerçekleştirirken kitaptaki ülkeler ve konular üzerine uzmanlaşmış yazarlarımız araştırmalarında hem objektif bir yaklaşım sergilemeye özen göstermekte hem de birincil kaynaklar kullanarak hedeflenen okuyucu kitlesini doğrudan sahayla buluşturmaktadır. Böylece bu yıllık Türkiye&apos;de Ortadoğu&apos;ya dair literatürün gelişmesine katkıda bulunan ve bu bölgeyle ilgili araştırmalar yapacak olan gelecek nesil araştırmacılara yardımcı olacak bir kaynak haline gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df50abfe-cca6-4b15-8ab7-ffbb362c8408.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Yıllığı - 2019</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu bölgesi, her yıl bir öncekinden daha farklı krizlere savrulmaktadır. Bu sebeple bölgeyi doğru okumanın ve analiz etmenin önemi her geçen gün daha çok anlaşılmaktadır. Doğru analizin ilk şartı olan doğru bilgi ise, özellikle bölgesel çalışmalar söz konusu olduğunda, ancak birincil ve anadilde kaynaklardan elde edilebilmektedir. Üstelik doğru bilgi de tek başına yeterli olmamakta, ayrıca bilimsel bilginin sine qua non&apos;u olan teorik yaklaşıma da ihtiyaç duyulmaktadır. Saydığımız bu iki özelliği de bünyesinde barındıran ve ülkemizde bir benzeri olmayan Ortadoğu Yıllığı, diğer almanak türü eserlerden farklı bir noktada konumlanmaktadır. Birbiri ardına sıralanan gelişmelerin anlamlı ve tutarlı bir çerçevede sunulması, eserin temel kaygıları arasında yer almaktadır. 2005 yılından itibaren her yıl kesintisiz olarak yayımlanan yıllık, elinizdeki kopya ile birlikte 15. sayısına ulaşmıştır. Bölgenin ve dünyanın daha iyi anlaşılmasına olan katkısı tartışmasız olan eserin, geçen 15 yıl içerisinde alanının temel referanslarından biri haline geldiği söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1958fdc2-7ef3-4952-86c9-cf546affe818.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Ve Tersine Lojistikte Geri Dönüşüm Davranışı</image:title>
            <image:caption>Doğaya verilen tahribatı yavaşlatmak adına sektörler ve ülkeler bir takım önlemler almaya çalışmaktadırlar. Çevresel kirliliği minimum seviyeye indirmeyi amaçlayan geri dönüşüm politikaları bu kapsamda her ülkenin kendi halkını bu sürece dahil ettiği en önemli uygulamalardandır. Günümüzde, küresel boyuttaki lojistik faaliyetlerin negatif etkilerini ortadan kaldırmak için, ürünler ömrünü tamamladığında tekrardan toplanarak geri kazandırılma sürecinde Tersine Lojistik kavramı karşımıza çıkmaktadır. Bu faaliyetler aynı zamanda Geri Dönüşüm konusunda insan davranışlarının incelenmesi, hassasiyetlerinin geliştirilmesi gibi çalışmaları da gerektirmektedir.
Elinizdeki eserde, ülkemiz tüketicilerinin, geri dönüşüme bakışı, davranışı, yerel yönetimlerin geri dönüşüme sağladıkları katkılarla, konu tam bir bakış açısı ile incelenmiş ve saha çalışmaları ile örneklendirilerek ele alınmıştır. Bu alanda çalışanların başvuru yapabilecekleri yerli kaynak sayısının fazla olmadığı göz önüne alındığında, eserin hem sektör çalışanlarını hem de akademik çalışma yapan araştırmacılar için faydalı bir kaynak olma özelliği taşımasını umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34817abf-9f8a-4a6a-a864-3249bf0da6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Ergen Odaklı Klinik Görüşme</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve Ergen Odaklı Klinik Görüşme, bir terapistin çocukluk ve ergenlik dönemini yaşayan hastasına yaklaşımında ihtiyaç duyabileceği başlıkları bir araya getiriyor. Anne-bebek ilişkilerinin dinamiğini, nörobiyolojisini, doğum, bebeklik, ergenlik gibi kritik dönemlerdeki sancıların ruhsallığa yansımalarını ele alan çalışma, çocukla klinik çalışmalarında kullanılan yöntem ve kuramlar ile en yaygın kullanılan test ve ölçeklere de yer vermektedir. Sade, net ve anlaşılır bir dilin hakim olduğu Çocuk ve Ergen Odaklı Klinik Görüşme kitabı gerek terapist adaylarının gerek ise terapistin alan ile ilgili olarak her daim başvurabileceği bir çalışma olma özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/369c3ebd-dad8-499b-8ad6-9b19dcd51f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyümeden Önce Yapılacaklar Listesi</image:title>
            <image:caption>İyi ki doğdun Gülce! Yarın Gülce&apos;nin büyük bir çocuk olarak ilk günü olacaktı. 
Artık yetişkin biri gibi davranacak, çocukça hareketleri 7 yaşıyla birlikte geride bırakacaktı. 
Bugünü de çocukken sevdiği şeyleri son kez yapma günü ilan etmişti. 
Bunun için “Büyümeden Önce Yapılacaklar Listesi” hazırdı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84761f9a-4af1-4ebf-b6cc-4bfb17c4428c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacılar ve Sultanlar</image:title>
            <image:caption>Mekke&apos;ye yapılan hac ziyareti İslam dininin en önemli unsurlarından biridir, ancak bu ziyaretin tarihine ya da İslam dünyasının uzak bölgelerinden binlerce hacının Arap yarımadasının kalbine hangi koşullar altında seyahat ettiğine dair çok az şey yazılmıştır. Bu öncü kitap, Mekke&apos;nin Osmanlı sultanları tarafından yönetildiği on altıncı ve on yedinci yüzyıllardaki hac yolculuğuna odaklanmaktadır. İnananların çoğunluğu için yolculuğun uzun, zorlu ve tehlikelerle dolu olduğu bir dönemde, hacılara yiyecek, su, barınak ve koruma sağlanması, geniş Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun taşra valileri için büyük bir zorluk teşkil ediyordu. Suraiya Faroqhi, Osmanlı yöneticilerinin bıraktığı zengin belgelere ve hacıların anlatılarına dayanarak, hacca gidenlerin gündelik hayatlarında yaşadıkları zorluklara ve deneyimlere yeni bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bde715a-a224-4627-bf99-6495991ccd4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbinin Rotasındaki Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin ilk dublaj sanatçılarından Adalet Cimcoz, dramını neşesiyle örten Adile Naşit, &quot;Ben modayı taklit etmem, yaratırım,&quot; diyen Alev Ebuzziya, ilk kadın parti genel başkanı Behice Boran, hastaneler kuran Bezm-i Âlem Sultan, rehberi &quot;Küçük Prens&quot; olan filozof İoanna Kuçuradi ve diğerleri… 
Türkiye&apos;nin farklı dönemlerinden, toplumun farklı katmanlarından gelseler de kendilerine dayatılanları 
değil, kalplerinin sesini dinlemeyi tercih eden kırk bir kadının çarpıcı hayat öyküleri ülkenin yakın 
tarihine ışık tutarken kendi yolunda ilerlemek isteyenlere ilham oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2b5be15-9a80-4332-8a3a-da70ad821f0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hesap Günü</image:title>
            <image:caption>Zengin Yunanlılar vergi ödemiyor, yoksul Yunan halkı ise buna ya öfkeleniyor ya da içinde bulundukları durumlardan dolayı umutsuzluğa kapılıyordu. Ancak meçhul bir adam ikisini de yapmayı reddedip harekete geçmişti: devlet adına tehdit mektupları, baldıran zehri ve oklarla. 
Krizle sarsılan Atina’da her şey altüst olmuştu. İşlerin sakin ilerlediği tek yer cinayet masasıydı. Kilometrelerce ötede bile tek bir cinayet vakası yoktu, cinayet masasındakiler sadece sıkıcı evrak işleriyle uğraşıyordu. Antik Kerameikos mezarlığında bir ceset bulunduğunda Komiser Haritos neredeyse rahat bir nefes almıştı. Ancak bu durum kısa sürmüştü. Baskı altındaydı. Patronu onu terfi olasılığı konusunda uyarmıştı, bu yüzden yanlış bir hamle yapmaktan ya da birinin ayağına dolanmaktan kaçınmalıydı. Ancak Haritos ne kadar denese de bazı rahatsız edici sorulardan kaçamıyordu. Ölen adam, ülkenin sağlık sisteminin kötü yönetiminden çıkar sağlayan tanınmış bir cerrahtı. Bunu herkes biliyordu: son zamanlarda vergi kaçıranlara şantaj yapan ve gerekirse eski cinayet yöntemlerine başvuran isimsiz vergi tahsildarı bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d9dd747-83d9-41fc-940d-429f9ec08016.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Köpekler Bile</image:title>
            <image:caption>Edinburgh’da eski kraliyet savcısı evinde ölü bulunur, adamın evi araştırıldığında ölümünden önce kendisine bir not gönderildiği ortaya çıkar: “Yaptığın şey için seni öldüreceğim.” Cinayet bürodan emekli olan Rebus’tan bu davayla ilgili yardım istenince bir dakika bile düşünmez. Ne de olsa polis olmak onun kanında vardır. Rebus’ın ezeli düşmanı Cafferty de bir gece evine saldırılıp aynı notu alınca Rebus’tan yardım ister. İki hafta önce öldürülen bir piyango talihlisine de aynı nottan gelmiştir. Kurbanlar arasındaki bağlantı, Rebus’ı, suça bulaşmış gençlerin kaldığı bir ıslahevine yönlendirir. O evde neler yaşanmıştır? Kim, ne için intikam alma peşindedir? 
“Suç edebiyatı ustasından keyifli, incelikle örülmüş bir roman.” –Daily Mail 
“Ustalıkla anlatılmış, karmaşık, dolambaçlı bir hikâye.” –Evening Standard 
“Rankin olağanüstü bir yazar ... baştan sona sürükleyici.” –Spectator</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b01cd2-5bdf-47d4-aec4-7dcb92145b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Günler Çözüldükçe</image:title>
            <image:caption>Günler Çözüldükçe, açıktan ve açıkça Sezai Karakoç’u Türk şiirinin yaratıcı bağlamı içinde ve modernizmin imkanlarını kullanarak, yüceltme veya hüküm verme amacı taşımadan insan oluşumuzun ve bir hayatın içinden safça geçişimizin içinden görmektir. Bir biyografi olmadığı gibi yazanın hatıralarının bir kısmı da değildir yazdığım. Anekdotlar, konuyu açmak ve genişletmek için seçilmiştir. Pek çok deftere yayılmış, dağınık Karakoç günlükleri belki bir gün gün yüzüne çıkar. Her cümlesi duyularak, düşünülerek yazılmıştır. Öze yaklaşıp zamana kristalize olmuş yorumlar bırakabilmişse aydınlığa bir adım daha varılmış sayılır. 
 
Ömer Erdem geçmiş günlerinin en vazgeçilmez ve etkili şahsiyeti olarak nitelendirdiği Sezai Karakoç’un yanında geçen günlerini birer birer çözüyor, çözümlüyor… Şairle olan anılarını, onun şahsiyeti üzerine gözlemlerini ve şiiri  hakkındaki değerlendirmelerini iç içe geçirerek çok katmanlı bir Sezai Karakoç’u gözler önüne seriyor. 
Şiirden hayata açıktan dalışlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2b0100a-ac1c-47e0-af74-7dec886819c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzlukta Sıkılmayacağım</image:title>
            <image:caption>Roma tarihinin en önemli uzmanlarından kabul edilen Paul Veyne, Sonsuzlukta Sıkılmayacağım adlı biyografik eserinde hayatının kah mutlu kah üzücü, kah rahat kah zor anlarını tüm çıplaklığıyla anlatıyor; yirminci yüzyılın siyasi ve sosyal hayatından kesitler sunuyor; yaşam ve yaşamanın tüm yönleri üzerine düşüncelerini paylaşıyor. 
 
Veyne, okuru antikçağ tutkusunun nasıl başladığından kariyerinin tüm basamaklarına uzanan, Komünist Parti üyeliğinden üç kez yaşadığı evlilik hayatına kadar anlatan bir yolculuğa çıkarıyor. Aynı zamanda eşlerine, oğluna, Réne Char ve Michel Foucault gibi sevdiği kişilere bir aşk mektubu yazıyor adeta. Entelektüel açlık duyan, kalbinde yer aldığı akademik dünyadan bir şekilde kendini soyutlamayı başarabilmiş, Ventoux Dağının eteklerinde çılgın kalabalıktan uzakta yaşayan Veyne, geçmiş anılarını mesafe ve ironiyle ele alıyor, asla sıkılmayacağını iddia ettiği sonsuzluğu sabırla beklediğini söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0c2b9c-13eb-4c37-af15-f2d135b4f631.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapan</image:title>
            <image:caption>Anlatabilmeliydim. Şimdi neye yarar. Duyamayacaksın. Senin 
adına söyleyebileceğim: “Yaz. Kalacak mı sorusunu sorma. 
Kalmayacak orası kesin. Kim, ne kalmış ki!” Sağım hâlâ. Kendim 
için öyle mi? Avunamayacakmışım, olsun mu? Okunamayacaksın 
bir gün. Ansiklopedilerde üç beş sözcük ayrılır sana da belki. Yüz 
yılları aşabilen yazın dehaları bile unutulmaya hükümlüdür 
sonuçta. Sen necisin a zevzek dost. Ama yaşanmadı mı? 
Yaşandığına inanarak ölüm beklenebilir, dayanmanın sınırları 
zorlanabilir aldatıcılığı. 
Kapan, Vüs’at O. Bener’in kaleminden öykü, anı ve deneme arasın- 
da kendi bayrağını taşıyan bir biçemin resmigeçidi. Ölümün yak- 
laşmakta olduğunu bilen ve kendini kapana kısılmış hisseden bir 
yazarın, mizahı elden bırakmadan kaleme aldığı son kitap. Bener’in 
aynı dönemde yazdığı, ancak hiçbir kitabında yayımlanmamış son 
öykülerinden biri “Trombosit”i de bu ciltte sunmaktan mutluluk 
duyuyoruz. 
“Vüs’at O. Bener’i okumayı öğrenmek, karanlığa gözü alıştırmalarla 
birdir. (…) Yazma uğraşının en tehlikeli girdaplarına dalmış Vüs’at O. 
Bener’in yapıtı, bize tehlikeli okuma girdapları vaat etmeyi sürdürüyor.” –Enis Batur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71994fda-eb8e-464f-8906-8c8d51040e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mızıkalı Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>Yolcular karşılandı. Boşalan terminalde bir ben tek başınayım. 
Hüzne tutuklandım hemen. Yalnızlığını seçen katlanmalı. 
Seçtiğimi de nereden çıkarıyorum? Öyle, kendiliğinden oluştu. 
 
Mızıkalı Yürüyüş, Vüs’at O. Bener’in gerçeklikle kurmaca arasındaki 
salıncağa özenle yerleştirdiği öyküler toplamı; alabildiğine mütevazı 
bir gövde gösterisi. Yazar, bu kitapta “kendi gibi” bir yazarı anlatıcı 
olarak seçmiştir. Otobiyografik öğeleri özenle işleyen anlatım tek- 
nikleri ve farklı zaman kullanımıyla dikkat çeken öyküler, alaysı bir 
ciddiyetle kaleme alınmış. 
 
“Mızıkalı Yürüyüş, öykü. Yalnız bu öyküler birbirine ilmeklenerek 
bir roman bütünlüğü de kazanıyor. ‘Öykü’ desene o zaman... Ola- 
maz, bir yanı anı... Ama, kişiler ve mekânlar gerçek de olsa, anı diye 
yazılmamış... Mızıkalı Yürüyüş’ü bir roman saymak daha doğru, ki- 
şileri ayrıntılardan yaratılacak bir roman.”  -Sennur Sezer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eac77225-b6f5-4511-a306-3fdd852dd600.jpg</image:loc>
            <image:title>Pip Zilver Amerika’da (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pip ve Zilver kardeşler Americka’ya taşınacaklarını öğrenince sevinçten havaya uçarlar. Fakat gidince bir de ne görseler beğenirsiniz: Americka, hamburgerleri ve film yıldızları ile ünlü olan ülke değil de küçücük bir köy çıkmasın mı! Üstelik tuhaf tuhaf işler dönmektedir burada: Mesela yeni evlerinin bir katı aniden çöküp yok olur. Anneleri toplu taşımada takılıp kalır. Yetmiyormuş gibi bahçelerinde de yabancı bir adam beliriverir. Ayrıca herkes onlara evde tuhaf bir şey bulup bulmadıklarını sorup durmaktadır. Neden? Neler oluyor? Nasıl bir yer bu Americka? 
 
Pip &amp; Zilver Americka’da, ikizler Pip ve Zilver’in maceralarını anlatan yeni serinin şamatalı ilk kitabı. Iris Boter’ın neşeli çizimleriyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd8dd54d-34b6-4760-b6e5-64f15c5d9d30.jpg</image:loc>
            <image:title>Nabokov</image:title>
            <image:caption>Andrea Pitzer, Vladimir Nabokov&apos;un benzersiz yazım tarzının ve özgün bakış açısının zaman içinde nasıl oluştuğunu, aile hikâyesinden başlayarak anlatıyor. Yazarın kitaplarındaki gizemli izleri takip ederek, onun dünya çapında bıraktığı etkiyi ve edebiyat tarihinde edindiği konumu keşfediyoruz. 
 
Bu biyografi sadece bir yazarın yaşamını değil, dönemin kültürel ve tarihsel bağlamını da çarpıcı şekilde yansıtıyor. Nabokov&apos;un yaratıcı dehası, çalkantılı hayatı ve edebi mirası, Pitzer&apos;in ustaca kurgulanmış anlatımıyla aktarılıyor. 
&quot;[Pitzer], birincil kaynaklar üzerinden örnek niteliğinde bir araştırma yapmış. Bu kitap bizi, Lolita’nın ve Solgun Ateş’in sunduğu birtakım büyüleyici açmazlar üzerinde düşünmeye zorluyor.&quot; 
–The New York Review of Books 
&quot;Titiz bir araştırmanın ve akademik çalışmanın ürünü, çığır açıcı bir eser.&quot; 
–Midwest Book Review 
“Şüphesiz ki, 20. yüzyılın dehşetleri her zaman Nabokov&apos;un romanlarının yüzeyinin altında gizliydi.” 
–Minneapolis Star Tribune</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b027c6c7-1658-462e-a925-b996cd99e855.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaşım</image:title>
            <image:caption>Adaşım, Müfide Güzin Anadol’un ilk romanı olup, Vatan gazetesinde tefrika olarak yayımlanmış, daha sonra herhangi bir yerde kitap olarak basılmamıştır. Araştırmacı Yazar İbrahim Tığ tarafından bu kitabın varlığı anlaşıldıktan sonra, İ. Tığ uzun ve yoğun bir araştırma sürecine girmiş ardından kitabın bütün parçaları birleştirilmeyi başarmıştır. Kitap Myrina Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Okumak için Devrek’ten İstanbul’a giden bir kızın, İstanbul gözlemleri, dönemin eğitim hayatı, dedikodular kimi zaman yerel bir dille kimi zaman son derece akıcı, etkileyici, duru bir dille anlatılmıştır. Ülkemizin önemli yazarlarından biri olan M. G. Anadol’un bu ilk romanını herkese tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5ea2bf7-8d81-49ba-8796-bfe08a3a3932.jpg</image:loc>
            <image:title>Zonguldak - Devrek Türküleri</image:title>
            <image:caption>İbrahim Tığ tarafından hazırlanan “Zonguldak-Devrek Türküleri” adlı bu kitapta, daha önce repertuvarda olan türkülerin yanında, Tığ tarafından derlenen yeni türküler de bulunmaktadır. Kitapta, türkülerinin sözleriyle birlikte notaları da yer almaktadır. Kitapta, türküler hakkında konunun uzmanlı tarafında yazılmış makaleler de bulunur.  Türkilere ek olarak, yerel kelimeler, bölgeye özgü adetler kitabı zenginleştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d937c353-45b3-42a6-9936-5ccd6c410a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliği Sürecince Türk Dil Politikası</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca Avrupa kıtasının siyasi ve kültürel bir parçası olan Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkileri, tam üyelik müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde resmî olarak başlatılmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Bu aşamada Türkiye, Avrupa Birliği’ne üyelik yolunda siyasi, hukuki, kültürel ve ekonomik reformların gerçekleştirildiği bir süreç içerisine girmiştir. “Farklılık İçinde Birlik” ilkesini benimseyerek dilsel ve kültürel çeşitliliğe çok önem veren Avrupa Birliği, farklı dilleri ve kimlikleri bir arada yaşatarak ortak bir Avrupa kimliği yaratmayı hedeflemiştir. Avrupa Birliği’nin bu hedefi gerçekleştirme yolunda hayata geçirdiği en önemli politikalar dil ve kültür politikaları olmuştur. Dil politikası olarak çok dillilik politikasını belirleyen Avrupa Birliği’nin bu alanda yapmış olduğu çalışmaları incelemek, Türkiye’nin bütünleşme sürecinde dil konusunda gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmek zorunda olduğu istekleri belirlemek ve Avrupa Birliği sürecinde uygulanması gereken dil politikası konusunda öneriler sunmak çalışmanın temel amacını oluşturmuştur. Çalışma sonucunda, konuyla ilgili yapılan çalışmalara bir halka daha eklemek, konu hakkındaki sınırlı kaynakları çoğaltmak, konu üzerine dikkati çekerek yeni çalışmaların yapılmasını teşvik etmek de hedeflenmiştir.
Çalışmanın giriş bölümünde dilin tanımı yapılmış, ardından dilin; kültür, millet ve düşünceyle ilgili ilişkileri açıklanmıştır. Giriş bölümünden sonra çalışma üç bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde tarihî süreç içerisinde Türk dilinde yaşanan gelişmeler Cumhuriyet’ten önce ve Cumhuriyet’ten sonra alt başlıklarıyla incelenmiştir. İkinci bölümde Avrupa Birliği kısaca tanıtılmış, Avrupa Birliğinin dil politikası ve bu politikayla gerçekleştirmek istediği amaçlar resmî belgeler ışığında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise dünden bugüne Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkileri anlatılmış, Avrupa Birliği’nin Türkiye’den dil ve kültür konularındaki istekleri İlerleme Raporları ve Katılım Ortaklığı Belgeleri doğrultusunda ele alınmış ve bu istekler karşısında Türkiye’nin yaptığı yasal düzenlemeler 2008 yılı ile sınırlı olmak kaydıyla irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmında ise Türkiye’nin Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecinde dil politikası konusunda yapması gerekenler ile ilgili olarak önerilerde bulunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e175d7eb-3633-4f69-99dc-49a5f85ee333.jpg</image:loc>
            <image:title>Rıza Bahçesi (Riyazü’r-Rıza)</image:title>
            <image:caption>Nasihatnâme/pendnâme türünün İslam coğrafyasındaki en bilinen ve tanınan örneği, şüphesiz ki Feridüddin Attar’ın Pendnâme’sidir. Kendi kültür coğrafyasının, Fars edebiyatının yanı sıra Türk edebiyatında da derin izler bırakan bu eserin farklı müellifler tarafından muhtelif zamanlarda birçok kez Türkçeye tercüme edildiği ve şerhlerinin yapıldığı bilinmektedir. Pendnâme-i Attar, Türk edebiyatında en fazla tercümesi ve şerhi yapılan ahlakî eserlerden biridir. Attar’ın eseri, Türk edebiyatında yazılan pendnâmelere de öncülük ederek bir nevi örnek olmuştur. 
Pendnâme-i Attar odağında gerçekleştirilen tercüme ve şerh faaliyetleri, asırlar boyunca devam ederek bir geleneğin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Adet ve hacim itibarıyla büyük bir yekûn oluşturan mevcut tercüme ve şerhlerin her biri, kültür ve edebiyat tarihimiz açısından şüphesiz ki önemli bir yere sahiptir. Bu eser, Attar’ın Pendnâme’sinin XIX. yüzyılda yapılan tercümelerinden biri olan Seyyid Ali Rıza’nın Riyâzü’r-rızâ adlı eserini konu edinmektedir. Pendnâme-i Attar’ın Türkçe manzum tercümelerinin bir halkası olan Seyyid Ali Rızâ’nın Riyâzü’r-rızâ adlı eseri, bu çalışma ile ilim âlemine tanıtılmaya gayret edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc78a073-e34c-4d9e-9cd2-88f3f656843c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınmacı Çocuklar - Küçük Bedenler Büyük Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Suriye iç savaşı küresel ölçekte bir mülteci krizine dönüşerek bir insanlık sınavı haline gelmiştir. Bu krizde Türkiye, milyonlarca Suriyeliye kapısını açmıştır. Suriyeli sığınmacıların yaşadığı trafik durumlar ve karşı karşıya kaldıkları sorunlar durumlarının daha da dezavantajlı bir hale getirmiştir. Özellikle de bu süreçte en kırılgan gruplardan biri olarak sığınmacı çocukların geldikleri nokta konunun ne kadar hassas ve önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan çalışmada Suriyeli çocukların bugünkü durumları, sorunları, gündelik yaşam pratikleri, yaşadıkları değişim ve dönüşümler ile bunların etkilerinin göç ve sığınmacı olma kimliği altında nasıl deneyimlendiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Hem savaşa tanıklık etmenin hem de zorunlu olarak göç etmenin neden olduğu etkiler çocukları birçok açıdan zorlamaktadır. Sığınmacı çocuklar yeni ama yabancı oldukları mekânlarda pek çok sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Bu zorlukların en başında da eğitimden mahrumiyet, dil sorunu, düşük ekonomik koşullar, çocuk işçiliği ve entegrasyon problemi gibi sorunlar gelmektedir. Bu açıdan çalışma kapsamında Suriyeli çocukların zorunlu göç deneyimleri ve sonrasında hayatlarında ne gibi değişim ve dönüşümlerin olduğunun ortaya konulması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4c54a0-2ac4-44b5-a4b8-fa94a1a78814.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Dönemi Çocuklarına Yönelik Stem Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bir çok disiplini bir arada kullanılmasını temel alan STEAM yaklaşımı 21. yy becerilerini temel alan bir yaklaşımdır. Bu alanda yayınlanmış eserler içeresinde erken çocukluk dönemini temel alan ve öğretmenlere yol gösterici nitelikte nadir eserlerden biridir. Kitapta yer alan STEAM ve kodlama eğitimleri siz öğretmenlerimize bu konuda temel bilgileri veren 25 etkinlik içermektedir. Hazırlanan her etkinlik bir yaşam olgusunu temel almaktadır. Bu sayede bu öğrendiğim  gerçek hayatta ne işime yarayacak? sorusuna cevap veren okulöncesi çocuklarının bilimsel düşünme becerileri ve yaratıcılıklarını geliştirici etkinlikler içeren bir eserdir. Kıymetli öğretmenim bu kitap size STEAM ve kodlamayı öğretirken sınıfta eğlenceli ve aktif katılım olduğu bir ortam sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5d1ddd7-0658-4e28-b1d7-d1233740ae92.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Değerler Eğitimi Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Toplumun kültürel yapısını o toplumun sahip olduğu değerler oluşturmaktadır. Bu kitabın evrensel ve toplumsal değerlere yönelik farkındalık oluşturmada önemli bir araç olduğunu düşünmekteyiz. Kıymetli öğretmenim kitap içerisinde yer alan her etkinlik bir değere yönelik hazırlanmıştır.  Size değerler eğitimi konusunda destekleyici bir eser sunulması amaçlanmıştır. Eğitim sürecinizde size faydalı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca4d7941-46cf-427b-8e94-a39bda7d27aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazma Eğitimi Açısından Türkçe Münşeatlar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı klâsik edebiyatının nesir yazılarını oluşturan ve edebî, tarihî, didaktik (bilgi verici) olmak üzere farklı tarzlarda sınıflandırılan münşeatlar; yazışma kuralları, estetik değeri yüksek, kusursuz ve güzel nesir yazma sanatının (inşâ) kaideleri, mükemmel yazarlığın şartları hakkında bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Yazma eğitiminin yazılı kaynakları olarak nitelenebilecek bu eserlerin, kendi dönemleri için yazma eğitimi kitabı işlevinde oldukları söylenebilir. Özellikle Tanzimat’tan sonra yazılanların bir kısmı okullarda ders kitabı olarak okutulmuş, bazıları özellikle ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, günümüz Türkçe yazma eğitiminin, 14-20. yüzyıllar arasında yazma/yazışma kuralları ile ilgili bilgi verme gayesiyle kaleme alınmış münşeatlardaki resmini ortaya koymaktadır.
Bu resim, modern yazma eğitiminin kuramsal temellerinin münşeatlara dayandığını çarpıcı bir şekilde yansıtmaktadır. Zira bugün konuyla ilgili olarak sunulan Batı kaynaklı pek çok temel kavram ve kuramın yüzyıllar öncesinden münşeatlarda vurgulandığı görülmektedir. Bu noktada çalışma; Türkçe öğretiminde, öğrencilerin yazma beceri alanlarının geliştirilmesini sağlamak için kendi kaynaklarımızdan faydalanılarak oluşturulmuş bir literatür hazırlamaya örnek olma, dolayısıyla Türkçe eğitimine yeni bir bakış açısı kazandırma temel gayesini gütmektedir.
Bu maksatla incelenen bilim ve kültür mirası ürünlerinde yazma eğitimi alanındaki çalışmaların, tarih boyunca nasıl bir  yol, yöntem, süreç izlediği ve bu alanın, münşeatlardaki yansımaları ortaya konmuş, genelde yabancı kaynaklardan çeviri yoluyla alınan ana dili öğretimi literatürü dışında, kendi öz kaynaklarımızın da bulunduğu ispatlanmıştır. Bu alanın bir ilim dalı olarak gelişip kuramsallaşması, hatta bu anlamda servet denebilecek bir birikimin ortaya konması; bilimsel, kültürel ve edebî geçmişimizde konuya verilen önemin göstergesi, bir yönüyle de dünya bilim mirasına sunulan katkılar olarak algılanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7aa0414-0834-4cbe-bb55-f5af08d72b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzum Sözlüklerimizden Sübha-i Sıbyan Şerhi Hediyyetü&apos;l-İhvan (2. Cilt Dizin-Tıpkıbasım)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eser, 1652-53 yılında Ebu’l-Fazl Muhammed b. Ahmed er-Rûmî Bosnavî tarafından kaleme alınmış 460 beyit hacmindeki Sübha-i Sıbyân isimli manzum sözlüğe, Mehmed Necîb&apos;in “Hediyyetü’l-İhvân fî Şerhi Sübhati’s-Sıbyân” adını verdiği hacimli şerhidir.
60’tan fazla yazma nüshası bulunan Sübha-i Sıbyân, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 4026 numaralı nüshaya göre 48 bahire ayrılmıştır. Eserin sözlük kısmı 420 beyit civarında olmalıdır, bahir başlıkları çoğu sözlükte olduğu gibi Arapça&apos;dır. Sözlük kısmında 2100 civarında Arapça, 250 civarında Farsça ve bunlara karşılık gelmek üzere de 1150 kadar da Türkçe kelimenin bulunduğunu söyleyebiliriz. Verilen Arapça kelimelerin önemli bir kısmının Kur’ân-ı Kerîm’de geçen isim, sıfat ve bir kısım fiil çekimlerinden oluştuğunu söylemek mümkündür.
Günümüze kadar Sübha-i Sıbyân için yazılmış dört şerh tespit edilebilmiştir. Bunlar Mehmed Necîb tarafından yazılan Hediyyetü’l-İhvân fî Şerhi Sübhati’s-Sıbyân; Seyyid Efendi tarafından yazılan Seheletü’l-Beyân Şerhü Sübhati’s-Sıbyân; Râsim Fodlâcî-zâde Ahmed tarafından yazılan Şerh-i Sübha-i Sıbyân ve Hâcî İsmâ&apos;îl Zühdî b. &apos;Ömer tarafından yazılan Şerh-i Sübha-i Sıbyân’dır.
Hediyyetü’l-İhvân şârihi Mehmed Necîb Efendi hakkında şimdilik elimizde bilgi bulunmamaktadır. Şârihin ismi, şerhin sebeb-i telif kısmında geçmektedir. Eser, 1840-1903 yılları arasında 6 kez basılmıştır. Geleneksel şerhlerde şârih önce metni verir, ardından metinle ilgili gramer bilgilerini sıralar, bu konu ile alâkalı söyleyebileceği başka türlü ne var ise onları ekler. Bir kısım şerhler neredeyse tercüme veya aktarma gibi karşımıza çıkarken, bir kısmında da okuyucuyu fazlasıyla doyuracak mâlûmatla karşılaşırız. Şârih Mehmed Necîb Efendi de doyurucu bir şerh ile karşımıza çıkmaktadır.
Bu çalışmada, ana hatlarıyla önce manzum sözlükler, daha sonra bunların şerhleri hakkında bilgiler özetlenmiş, ardından Hediyyetü&apos;l-İhvân&apos;ın transkripsiyonlu metni verilmiş, son olarak, araştırmacı ve okuyucuların istifâde edebilmesi için etraflı, kapsamlı bir dizin hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6931cb11-4dcd-4c0f-b339-a9157e3aa053.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzum Sözlüklerimizden Sübha-i Sıbyan Şerhi Hediyyetü&apos;l-İhvan (1. Cilt İnceleme-Metin)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eser, 1652-53 yılında Ebu’l-Fazl Muhammed b. Ahmed er-Rûmî Bosnavî tarafından kaleme alınmış 460 beyit hacmindeki Sübha-i Sıbyân isimli manzum sözlüğe, Mehmed Necîb&apos;in “Hediyyetü’l-İhvân fî Şerhi Sübhati’s-Sıbyân” adını verdiği hacimli şerhidir.
60’tan fazla yazma nüshası bulunan Sübha-i Sıbyân, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 4026 numaralı nüshaya göre 48 bahire ayrılmıştır. Eserin sözlük kısmı 420 beyit civarında olmalıdır, bahir başlıkları çoğu sözlükte olduğu gibi Arapça&apos;dır. Sözlük kısmında 2100 civarında Arapça, 250 civarında Farsça ve bunlara karşılık gelmek üzere de 1150 kadar da Türkçe kelimenin bulunduğunu söyleyebiliriz. Verilen Arapça kelimelerin önemli bir kısmının Kur’ân-ı Kerîm’de geçen isim, sıfat ve bir kısım fiil çekimlerinden oluştuğunu söylemek mümkündür.
Günümüze kadar Sübha-i Sıbyân için yazılmış dört şerh tespit edilebilmiştir. Bunlar Mehmed Necîb tarafından yazılan Hediyyetü’l-İhvân fî Şerhi Sübhati’s-Sıbyân; Seyyid Efendi tarafından yazılan Seheletü’l-Beyân Şerhü Sübhati’s-Sıbyân; Râsim Fodlâcî-zâde Ahmed tarafından yazılan Şerh-i Sübha-i Sıbyân ve Hâcî İsmâ&apos;îl Zühdî b. &apos;Ömer tarafından yazılan Şerh-i Sübha-i Sıbyân’dır.
Hediyyetü’l-İhvân şârihi Mehmed Necîb Efendi hakkında şimdilik elimizde bilgi bulunmamaktadır. Şârihin ismi, şerhin sebeb-i telif kısmında geçmektedir. Eser, 1840-1903 yılları arasında 6 kez basılmıştır. Geleneksel şerhlerde şârih önce metni verir, ardından metinle ilgili gramer bilgilerini sıralar, bu konu ile alâkalı söyleyebileceği başka türlü ne var ise onları ekler. Bir kısım şerhler neredeyse tercüme veya aktarma gibi karşımıza çıkarken, bir kısmında da okuyucuyu fazlasıyla doyuracak mâlûmatla karşılaşırız. Şârih Mehmed Necîb Efendi de doyurucu bir şerh ile karşımıza çıkmaktadır.
Bu çalışmada, ana hatlarıyla önce manzum sözlükler, daha sonra bunların şerhleri hakkında bilgiler özetlenmiş, ardından Hediyyetü&apos;l-İhvân&apos;ın transkripsiyonlu metni verilmiş, son olarak, araştırmacı ve okuyucuların istifâde edebilmesi için etraflı, kapsamlı bir dizin hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a0ea908-9771-4920-a0f3-a0549b437b21.jpg</image:loc>
            <image:title>Reşat Feyzi Yüzüncü</image:title>
            <image:caption>Erken Cumhuriyet Döneminin önemli gazetecilerinden ve fıkra yazarlarından olan Reşat Feyzi, pek çok farklı süreli yayında ve edebî türde kalem oynatmasına karşın adı bilinen, anılan bir yazar değildir. Dinçer Apaydın tarafından hazırlanan bu çalışma, yazarın biyografisine önemli katkılar sunmakta, Servet-i Fünûn: Uyanış, Milliyet, Büyük Gazete, Açıksöz, Tan, Son Telgraf gibi süreli yayınlardaki faaliyetlerini bir araya getirerek değerlendirmektedir. Bununla birlikte Reşat Feyzi’nin özellikle geri planda kalmış şairliği, öykücülüğü ve romancılığına odaklanan çalışma, Türk kültür hayatına iz bırakmış bir gazeteciyi edebî kişiliğiyle birlikte unutulmaktan kurtarmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8404e7cb-129e-449e-a96a-574169aa0e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Eşref Tonbuloğlu (2 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>Âşık Eşref Tonbuloğlu (Hayatı, Sanatı ve Eserleri) isimli iki ciltten oluşan bu eserde, halk şiiri geleneğinin yaşayan önemli temsilcilerinden Âşık Eşref Tonbuloğlu (1945- ...) bütün yönleriyle ele alınmıştır. “Başındaki Yazmayı Sarıya mı Boyadın”, “Harmandan Gel Harmandan” gibi şöhreti sınırlar aşmış eserler yanında 150 kadar türkünün, 20 binden fazla şiirin, 21 bin kadar maninin sahibi olan Tonbuloğlu, bu özellikleriyle Türk ve Dünya edebiyatının bilinen en üretken şairlerinden biri olma niteliğini de üzerinde taşımaktadır. Âşık Eşref, hemen her konuda yazılmış binlerce şiiri olmasına rağmen özellikle aşk temalı şiirlerindeki söyleyiş zenginliğinden ötürü “Tokat’ın Karacaoğlan’ı” olarak değerlendirilmektedir. Klasik monografi çalışmalarına göre oldukça hacimli olan ve yenilikçi metotlarla hazırlanan bu kitap, Türk Halk Edebiyatı literatürüne ve Türk kültürüne önemli katkılar sunmakla kalmayacak;  büyük bir kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması bağlamında da etkin rol oynayacaktır. Okuyucu bu eserde, kültür ve sanat adına önemli izler bırakmış bir halk şairini bütün yönleriyle tanıma imkânı bulurken; aynı zamanda Eşref Tonbuloğlu’nun şiir dünyasından hareketle eşsiz bir duygu yolculuğuna çıkacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/255ef455-c715-46eb-8fb8-4279c26667c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Türk Şiiri Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Şiirin Rüyasını Görmek: Çağdaş Türk Şiiri Üzerine Yazılar, Tanzimat’tan günümüze kadar şairlerimizin yazdığı çeşitli şiirler, bazı şairlerimizin şiir anlayışları ve şiirlerindeki temalar hakkındaki yazılardan oluşuyor. Kitapta; Mehmet Akif Ersoy’dan Necip Fazıl Kısakürek’e, Orhan Veli Kanık’tan Cahit Sıtkı Tarancı’ya, Mehmet Emin Yurdakul’dan Faruk Nafiz Çamlıbel’e, Ziya Osman Saba’dan Ömer Faruk Toprak’a, Sabri Altınel’den Ayhan Kırdar’a, Bekir Büyükarkın’dan Nebih Nafile’ye şair ve yazarlarımızın şiirleri ve şiir anlayışları farklı bakış açıları ile değerlendiriliyor. Ayrıca kitabın ilk yazısı olan ‘Türk Şiirinde Redif ve Batı Şiirindeki Karşılığı’ yazısı ile redifin Batı şiirindeki karşılıkları üzerine mukayeseli bir incelemeye yer veriliyor. Kitapta yer alan yazılar ile çağdaş Türk şiirinin önemli şairlerinin şiirleri; zaman, deniz, ütopya, özlem, aşk, kahramanlık, hürriyet, vatan sevgisi, umut, ölüm, yaşama sevinci, yalnızlık vb. izlekler ile kavramlar etrafında ele alınıyor ve şairlerimizin şiir ufuklarına bir yolculuk yapılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5880b2c7-1ca1-4350-aae7-9d4bc272a4d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankırı Halk İnanışları</image:title>
            <image:caption>Çankırı kültürel zenginliklerini geleneksel töre, tören ve uygulamalarla, günümüze kadar taşıyan örnek şehirlerden biridir. Çankırı halkı eski Türk geleneklerinden günümüze gelen bu adet, inanma ve bunlara bağlı pratikleri tüm canlılığıyla korumuş bu inanış biçimlerini âdet adı altında yaşatmıştır. Örneğin halk inanışlarında yer alan alkarası, albastı efsanesi, uzun ömürlü olması için çocuklara Yaşar, Durmuş, Satılmış, Satı vb. isimlerin verilmesi, türbelere ve kutlu ağaçlara, çalılara bez bağlanması, çocuğun ve annenin kırklanması kötü ruhlardan korunma maksadıyla değişik adetlerin yapılması bu düşüncelerdendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6769cc67-ea39-4189-ae4a-b2f2ab565776.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabhane‐i Sudi’nin Edebi Hikayelerinden Genç ve Güzel</image:title>
            <image:caption>Genç ve Güzel Orhan Midhat’ın en beğenilen romanlarından biridir. Altı bölümden ve yüz yirmi beş sayfadan oluşan roman, aşk ve evlilik konusu üzerine kuruludur. Romanın başkişisi Saime Hanım, görücü usulüyle evlendiği Tayyar Bey’i bir türlü sevemez. Saime Hanım’ın yaptığı nazlara katlanamayan Tayyar Bey ise bir gün onu bırakıp gider. Saime Hanım, “genç ve güzel” nitelediği Recai Bey’le ikinci evliliğini yapar. Âşık olduğu kocasından beklediği ilgiyi göremeyen Saime Hanım, çapkın bir erkek olan Recai Bey tarafından da terk edilir.
1918 yılında yazılan Genç ve Güzel romanı ilk defa yeni harflerle okuyucu karşısına çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1273c7-dadb-4fee-a744-fa7f7fb56b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılmaz Gürbüz&apos;ün Romanları ve Romancılığı</image:title>
            <image:caption>Tarihi millî bilincin kaynağı olarak gören Yılmaz Gürbüz, romanlarında Türk tarihinin çeşitli devirlerini konu almıştır. Romanlarının siyasi arka planında II. Göktürk Devleti’nden Büyük Selçuklu Devleti’ne; Anadolu Selçuklu Devleti’nden Eyyûbî Devleti’ne; Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar geniş bir tarih aralığı mevcuttur. Romanlarında ele aldığı tarihî devrin sosyal ve siyasi olaylarını romanlarının arka planına titizlikle yansıtmıştır.
Romanlarının sonuna “Yararlanılan Kaynaklar” bölümünü eklemesi, eserlerini tarihin yazılı kaynaklarını dikkate alarak yazdığını göstermektedir. Ayrıca birçok romanına dâhil ettiği eserini yazma zamanına ilişkin bilgileri okuyucuyla paylaşması da yazdıklarında yazılı kaynaklarca sabit tarihî verilere sıkı sıkıya bağlı olduğunu kanıtlar niteliktedir. Yılmaz Gürbüz’ün bir yazar olarak öne çıkan yönü, yazılı kaynaklara dayanan tarihî veriler ışığında romanlarını kurgulaması ve anlattığı olay zamanından sapmadan olayları tarihî gerçeklere bağlı kalarak kaleme almasıdır. Yılmaz Gürbüz’ün romanlarıbu yorumlar ışığında dikkate değer bir nitelik taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5737b7c4-65f2-4df5-97f1-1dfd34d33250.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Aytmatov&apos;un Eserlerinde Ütopya ve Distopya</image:title>
            <image:caption>Eserlerini, daha iyi bir varoluş biçimine dayalı olarak kaleme alanAytmatov, tarihin ve ütopyanın sonunun ilan edildiği bir çağda, umuda herzamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu anımsatır. Bu bakımdan onuneserleri, düşten kaynaklanan, yarı insan, yarı hayvan ütopik beden tasarılarıile devam eden, umudun ve ütopyacı taleplerin hiç eksilmediği metinlerdir.Aytmatov, eserlerinde, sıradan yaşamın aynasından istek resimlerisunarken bir taraftan da “insanların olmasından korktukları şeyi” dillendirir.Eserlerindeki insanlık hâllerine ait tüm parçaların, ütopik istekgörünümlerinin, eserlerinde işlenen temaların bir şey söylediğini, hepsinin“daha büyük bir hakikatin parçası olduğunu” bilir ve okuruna daha büyükhakikatleri göstermek ister.
Onun eserlerinde ütopya, biraz da onu görmesini bilenler, içinde umutarzusunu taşıyanlar içindir, tıpkı Beyaz Gemi’deki küçük çocuğun bilincinin vekalbinin derinliklerinde kalan Maral Ana’yı istemsizce çağırması, onu düşdünyasının ütopik imgelemi yapması gibi yazarın metinlerindeki çoğumesajda ütopya, onu çağıranlar ve görmesini bilenler içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f9f48f3-b2f3-4651-93b9-1887cf9f82b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şibani-Name’nin Budapeşte Nüshası</image:title>
            <image:caption>Kitabın konusunu Şibanî-nâme’nin Budapeşte nüshası teşkil etmektedir. Şiban Han’ın hayatı ve savaşları etrafında şekillenen bir vekayinâme niteliği taşıyan eser üzerine bugüne kadar yapılmış çalışmalarda, Avusturya Millî Kütüphanesi’ndeki yazmanın tek nüsha olduğu düşünülmekteydi. Ancak tespit edilerek yayıma hazırlanan bu yeni nüsha yalnızca imlâ ve dil özellikleri bakımından değil; işlediği olaylar bakımından da bazı farklı özellikler taşımaktadır. Eserin bu yönleriyle Çağatay Türkçesi ve dönem tarihi araştırmalarına katkı sunmasını umut ediyorum.
Arife Ece EVİRGEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f58cd5ff-e6f8-4d5a-b98d-254ce37adfe5.jpg</image:loc>
            <image:title>S. Sami İlker Armağanı</image:title>
            <image:caption>1956 yılında Manisa’nın Gördes ilçesinde dünyaya gelen Prof. Dr. Süleyman Sami İlker; iş disiplini ve çalışkanlığı ile Tıp camiasında mümtaz bir yere sahip olmuştur.  Hocamız; Türk diline, Türk kültürüne ve Türk tarihine olan içten bağlılığı ile de gönülleri fethetmiştir. Alçak gönüllü, yardımsever, iyi niyetli ve her zaman yapıcı bir karaktere sahip olan İlker, geride silinmez bir iz bırakmıştır. Edebiyata ve güzel sanatların hemen her alanına olan ilgisi onun kalemini güçlendirmiş ve düşünce dünyasını alabildiğine genişletmiştir. Geleneklerine kökten bağlı olan S.Sami İlker, insanı eğit ki toplum düzelsin şiarından hareketle yazılar yazmış, konferanslar vermiş ve kitaplar çıkarmıştır. İnsan sağlığının her şeyden önce geldiğini, çevreye ve doğaya sahip çıkmanın insana sahip çıkmak olduğunu her vesile ile dile getiren İlker, sağlıklı beslenme üzerine orta dereceli okullarda, üniversitelerde ve sivil toplum kuruluşlarında konferanslar vermiş bir modern zaman yol başçısıdır. Türk insanına olan inancı, öğrencilerine olan sevgisi ve dostlarına olan vefası onu bir bakıma modern zaman “aksakalı” mertebesine yükseltmiştir dense yerinde olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58b3226f-1412-436f-8896-ed7713d665d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tekerleği</image:title>
            <image:caption>Dünya Tekerleği, Tatar şair, tercüman, gazeteci, radyo programcısı Elfiya Sitdıykova’nın povest türünde yazdığı ilk eseridir. Daha önce Tatar edebiyatında ele alınmamış KAMAZ (Kama Otomobil Fabrikası) konusu, ilk kez onun ellerinden çıkan bu povestle okurun dikkatine sunulur. Elfiya Sitdıykova’nın Türkiye Türkçesine aktarılan elinizdeki povesti, iş ve çalışma hayatının doğrudan veya dolaylı yoldan bir parçası olan eğitim, insan ilişkileri, yalnızlık, aşk/sevgi, evlilik, kıskançlık ve hastalık temalarını merkezine alır. Tataristan’ın dünya çapında bilinen otomobil fabrikası KAMAZ’da Elfiya Sitdıykova’nın da forklift sürücüsü olarak çalışmış olması, dönemin siyasi ve sosyal koşullarının gerçekçi bir atmosfer içerisinde yansıtılmasını sağlar. Povestte, Elfiya Sitdıykova’nın hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verildikten sonra yapı ve içerik kısmına geçilmiş, kurgu, içerik, kişiler, mekân, zaman ve anlatım teknikleri başlıkları altında eser incelemeye tâbi tutulmuştur. Dünya Tekerleği’nin Türkiye Türkçesine aktarılmış hâli ise incelemenin sonuna eklenmiştir.
Dr. Alp Eren DEMİRKAYA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf6b765-ccd0-4f8f-a696-a71d19ef6d39.jpg</image:loc>
            <image:title>Divançe-i Erşed</image:title>
            <image:caption>Eser, Medine Arif Hikmet Kütüphanesi 117/811 numarada “Dîvân” olarak kayıtlı olmasıyla birlikte Erşed’in bazı şiirlerinde kendi eserini “dîvânçe” olarak nitelemesi sebebiyle, kitabımıza “Dîvânçe-i Erşed” adını vermeyi uygun gördük. Araştırmalarımız neticesinde başka bir nüshası tespit edilemeyen eserin müellif hattı olması kuvvetle muhtemeldir. Şiirlerinden; abisiyle birlikte Hicaz’a gittiği, babasının vefatından sonra çok sıkıntılar çektiği, kendisine düşmanlık besleyen insanların bulunduğu anlaşılan Erşed, eserini 21 yaşında tamamlamış ve 29 yaşında vefat etmiştir. Bu erken ölüme telmihte bulunmak için kitabımızın kapağına kırık gül figürü koymayı tercih ettik. Şair eserinin ön sözünde unutulmak istemediğini bu nedenle birçok şiir yazdığını söylemekte, eserini okuyan kişilerden de kendisine hayır dua etmelerini istemektedir...
Ne diyelim, Allah Erşed’e rahmetler eylesin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02aa828e-9dd7-4110-aeb6-f70d9b24ab2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasan Basri Çantay</image:title>
            <image:caption>Hasan Basri Çantay (doğ. 18 Kasım 1887-öl. 3 Aralık 1964), 20. yy. Türk kültür ve edebiyatında iz bırakmış çok yönlü bir şahsiyettir. Dil, edebiyat, tarih, hukuk vb. sosyal ve kültürel alanlarda önemli sayıda eser ve yazı neşreden Çantay, aynı zamanda bir Kuvâ-yı Milliye kahramanı ve Cumhuriyet Dönemi siyaset adamıdır. Çantay’ın kanaat önderliği ve gazeteciliği şahsiyetinin diğer yönlerini oluşturur.
II. Meşrûtiyet Dönemi’nde başlayan Çantay’ın yazı faaliyeti, hayatının sonuna kadar devam etmiştir. Çantay; Yıldırım, Nasihat, Karesi, Doğru Söz, Ses, İzmir’e Doğru, Zafer-i Millî, Türk Dili, Balıkesir Postası, Balıkesir Adalet gibi Balıkesir’de çıkan gazetelerde gerek yöneticilik gerekse de yazarlık faaliyeti ile Türk kültür ve edebiyatında iz bırakmış bir isimdir. Çantay’ın siyasî hayatını şekillendiren ve onu Kuvâ-yı Milliye kahramanı yapan olaylar Mütâreke Dönemi’nde gerçekleşir. Ayrıca Balıkesir kökenli Irmak, Gençler Yolu, Kaynak gibi dergilerin yanında Sırât-ı Müstakîm, Sebilürreşat, Tanrıdağ, İslâm ve İslâm’ın Nuru gibi mecmualarda da yazı ve şiirler neşretmiştir. Çantay’ın önemli sayıda basılmış ve basılamamış telif ve tercüme eseri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9593b9c-c2f3-45bc-8fb1-3c28579bc023.jpg</image:loc>
            <image:title>İncili Çavuş Fıkralarında Eğitici Değerler</image:title>
            <image:caption>İncili Çavuş fıkralarındaki değer zenginliğini gün yüzüne çıkarmak bu çalışma için önemlidir. Fıkra kahramanı İncili Çavuş vaktiyle Osmanlı sarayında bulunmuş, ince bir nükte ve derin bir mizah ustasıdır. Öyle ki, bazen sayfalarca kelime yüküyle anlatılabilecek eğitsel bir iletiyi İncili Çavuş fıkralarında yalnızca birkaç cümleyle, öz, mizahî ve etkili şekilde bulmak mümkündür.
Çalışmada konu edilen İncili Çavuş fıkralarından bir kısmı, içinden çıkılması zor durumlardan hazırcevaplıkla bir çırpıda kurtulmayı anlatır; bazıları gösteriş düşkünlerinin, kibirli insanların yaşadıkları olaylar neticesinde nasıl pişman olduklarına değinir; bazılarında ise özü sözü bir, merhametli, cesur insanlar övülür, yüceltilir. Kısacası söz konusu fıkralar tek bir konu etrafında şekillenmez. Farklı konular çeşitli bakış açılarıyla ele alınır; sosyal ve dinî birçok değer ilgi çekici küçük kıssalar etrafında âdetâ somutlaştırılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a89f2f59-3569-4e02-87ad-a880c50feeb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Menasik-i Hacc</image:title>
            <image:caption>Düşünme, mantık ve konuşma ile birlikte ve aynı zamanda bu hasletlerin bir sonucu olarak din; yalnızca insana has kılınmış, bu konudaki sorumluluk insanla beraber var olmuştur. Semavî olsun olmasın tüm dinlerde de insana çeşitli sorumluluklar yüklenmiş, ideal insan tipinin çerçevesi dinî hükümlerle sabitlenerek çeşitli kural ve kaidelere bağlanmıştır. Bu kural ve kaidelerdeki maksat, insanı yaratacısına yaklaştırmak, insan ile yaratıcısı arasında bir köprü kurmaktır. Semavî olmayan dinlerde dahi gözlemlenebilen kutsal mekân ziyareti, insanın yaratıcısına yaklaşma vesilesidir. Diğer dinlere kıyasla hac ibadeti, kutsal mekân ziyaretinden ziyade tam tekmil bir ibadet hükmündedir. Bu hükümleri bildiren pek çok eser gerek Arapça ve Farsça gerekse Türkçe kaleme alınmıştır. Türklerin İslâmiyete intibaklarının neticesinde ilk yıllardan itibaren başta satır altı Kur’ân tercümeleri olmak üzere dinî içerikli pek çok eser kaleme alınmış ve hatta din dışı eserlerde dahi dinî referanslar verilmiş, tevhid, na’t gibi bölümler bu eserlerin ilk sayfalarında yer tutmuştur. Çalışmamıza konu olan Menâsik-i Hacc isimli eser, menâsik tarzda kaleme alınmış nadide bir eserdir. Çalışmamızda bu eserin transkirpsiyonlu metnine ve dil incelemesine yer verilmiştir. Bu çalışmanın hac edebiyatı ve Türk dili çalışmalarına ufak da olsa bir katkı sağlayacağı temennisindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77e48f4c-a74c-45f2-a49d-65593143817c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhi Naci Sağdıç</image:title>
            <image:caption>Ruhi Naci Sağdıç (doğ.1895- öl.1958), “Edremitli Ruhi Naci” adıyla edebî faaliyetine başlamış Cumhuriyet dönemi şair ve kültür adamıdır. Şairliği yanında Edremit ve çevresinde Millî Mücadele’deki başarılı hizmetleriyle tanınmış bir Kuvâ-yı Milliyecidir.  Dönemin bölgesel ve ulusal yayın organlarında yazı faaliyetinde bulunan Ruhi Naci’nin, Sadâ-yı Hak gibi İzmir gazetelerinin yanında Karesi, İzmir’e Doğru gibi Balıkesir gazetelerinde de eserleri mevcuttur. Ruhi Naci, Cumhuriyet Dönemi’nden sonra yayına başlayan Balıkesir’in uzun soluklu gazetelerinden Türk Dili’nde neşrettiği şiir ve nesirleri ile dikkati çekmiştir. Edebiyat tarihimizin önemli yayın mecralarından Dilek, Çağlayan, Irmak gibi edebiyat dergilerinin kurucularından olan Ruhi Naci, Sebilürreşat dergisinde de yazmıştır. Vakit ve Yeni Sabah gazetelerinde muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ff73d5-dc1a-4445-85ba-d930c5c31d2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Lilith Gülseli İnal</image:title>
            <image:caption>“Bir süre sonra Gülseli İnal’ın şiirleri yayınlanmaya başladı. Neresinden alırsanız değişik, güzel şiirlerdi bunlar…”
CEMAL SÜREYA
 
“Gülseli İnal’ın şiiri ilginç olmayı sürdürüyor. İlginç çünkü günümüzde yazılan şiirin oldukça dışında seyrediyor… Bereketli bir kaynaktan kalkarak imkânlı bir şiir geliştirmiş İnal. Gelecek kitaplarında bunun daha da güzel örneklerini okuyacağımızı düşünüyorum. Çünkü çok renkli, çarpıcı, şaşırtıcı imgeler ve sonsuz çağrışımların oluşturduğu bu mozaikten yeni sürprizler beklenebilir.”
HAYDAR ERGÜLEN
 
“İnal, sezgiler dünyasında, şiir dilinin olgunluğunda, apayrı bir ince duyarlılıkla gezinen ve bizleri gezdiren yeni bir kişiliğin eşiğine varmış bir şairdir… İnal’ın şiiri yeryüzünden kopup yıldızlara uzanan bir düş gerçeğine sıkı sıkıya bağlıdır…”
VEDAT GÜNYOL
 
“Açın kapağı ve sayfaların rüzgârından sonra korkmadan bırakın kendinizi okyanusun bağrına. Güvenin dibe yaklaşırken hayatta kalacağınıza.”
TARIK GÜNERSEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d17cbd1-6903-420f-9eee-8a681d6d4704.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikati Divanı</image:title>
            <image:caption>Klasik Türk şiirinin en verimli dönemlerinden biri olarak kabul edilen on yedinci yüzyıl Sebk-i Hindi üslubunun etkisini gösterdiği; Nabi, Nefi, Neşatî, Şeyhülislam Yahya, Bahayî gibi kudretli şairlerin şöhret sahibi olduğu bir dönemdir. Tezkirelerde kimi bu dönem edebiyatının gelişimine katkı sağlayan kimi ise özgünlükten uzak, büyük şairleri taklit etmekten öteye gidememiş taklitçi veya bir muakkip olarak değerlendirilmesi gereken şairlerden de bahsedilmiştir. Kanaatimize göre bu ikinci sınıfa dâhil edilebilecek şairlerden biri de on sekizinci yüzyılın başında vefat eden Nikatî’dir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a764e5-9655-42c5-bb39-967bd03406ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Promethe&apos;nin Sesi İskender Fikret Akdora</image:title>
            <image:caption>“İskender Fikret Akdora’nın ilk şiir kitabı ‘Hatıralar Şehri’nde Haşim’le Orhan Veli arasında bir şairi bulmaktayız. Baudelaire telakki ve duyuşundan Souppault telakki ve duyuşuna bir atlayışla artistik başarıyı elde ettiğini görüyoruz.”
Cavit Yamaç 
 
“Ozanların en zengini, zenginlerin en ozanı” 
Vâlâ Nurettin
 
Modern Türk şiirinin yönelimlerini şiirinde yansıtan İskender Fikret Akdora’nın şiir, roman, tiyatro türlerinde eserleri bulunmaktadır. Süreli yayınlarda inceleme ve yazıları olan şair, dergicilik, gazetecilik faaliyetlerinde de aktif olarak yer almıştır. Dönemin edebiyat mahfillerinin aranan simalarından olmasına rağmen, şairin eserleri ve edebî kimliği hakkında günümüze kadar bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma, şairin sanat anlayışını, şiirinin kaynaklarını ve şiirlerinin yapı-içerik unsurları bakımından analizini ele almaktadır. Böylece Türk edebiyatına eserleriyle, yazılarıyla katkıda bulunan şairin tanıtılması amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4799cfe-3e03-4198-a13e-2b017323ebc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Axtıılar (Hatıralar)</image:title>
            <image:caption>“Төлөбүрэ суоx ас үөл арай Саxаҕа баар. Манна Саxа үтүө сүрэҕэ күлүгэ суоx көстөр. Саxа балаҕаныгар киир: кини туоx аhа баарынан эйигин күндүүлүөҕэ; уон да xонукка олор, биир да ый олор: мэлдьи тот буолуоҥ бэйэҥ даҕаны атыҥ даҕаны.”
 
“Tölöbüre suox as üöl aray Saxağa baar. Manna Saxa ütüö süreğe külüge suox köstör. Saxa balağanıgar kiir: kini tuox asa baarınan eyigin kündüülüöğe; uon da xonukka olor, biir da ıy olor: melci tot buoluoñ beyeñ dağanı atıñ dağanı.”
 
“Karşılıksız yiyecek içecek yalnız Sahalarda olur. Sahaların gönül zenginliği burada kendini apaçık gösterir. Bir Saha’nın balağanına (evine) gir: Seni ağırlamak için tüm yemeğini çıkarır; ister on gün kal ister bir ay kal: Hem senin hem de atının karnı her zaman doyar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b40db273-7d33-4ec7-8c4a-29168f5b0cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>15. Yüzyıl Şairlerinden Şemsi’nin Yusuf u Züleyha Mesnevisi 1. Cilt (İnceleme-Metin)</image:title>
            <image:caption>Şemsî’nin Yûsuf u Züleyhâ adlı mesnevîsi, 15. yüzyılın sonlarında Doğu Türkçesi ile kaleme alınmış, Türkçenin değişik evrelerinden dil özellikleri gösteren bir eserdir. Çalışmanın amacı, mesnevî şeklinde kaleme alınmış olan bu eseri araştırmacıların ve ilgilenenlerin dikkatine ve istifadesine sunmaktır.
Çalışmanın ikinci cildi, mesnevînin tenkitli metninin hazırlanmasında esas aldığımız dört nüshanın tıpkıbasımını barındırmaktadır. Tenkitli metin hazırlanırken her dört nüshadan da yararlanılmasından dolayı mevcut nüshaların tamamının yer almasını daha uygun gördük.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ebaa6cb-4b63-48ca-845c-e6ab53bde958.jpg</image:loc>
            <image:title>15. Yüzyıl Şairlerinden Şemsi’nin Yusuf u Züleyha Mesnevisi 2. Cilt (Tıpkıbasım)</image:title>
            <image:caption>Şemsî’nin Yûsuf u Züleyhâ adlı mesnevîsi, 15. yüzyılın sonlarında Doğu Türkçesi ile kaleme alınmış, Türkçenin değişik evrelerinden dil özellikleri gösteren bir eserdir. Çalışmanın amacı, mesnevî şeklinde kaleme alınmış olan bu eseri araştırmacıların ve ilgilenenlerin dikkatine ve istifadesine sunmaktır.
Çalışmanın ikinci cildi, mesnevînin tenkitli metninin hazırlanmasında esas aldığımız dört nüshanın tıpkıbasımını barındırmaktadır. Tenkitli metin hazırlanırken her dört nüshadan da yararlanılmasından dolayı mevcut nüshaların tamamının yer almasını daha uygun gördük.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a649d6-93e9-43ac-9a62-86dfe8fbd41c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiire ve Mücadeleye Adanmış Bir Hayat - Müştak Erenus</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı üzerine değerlendirmeler yapılırken şairler ve yazarlar bağlı bulundukları sanat görüşüne göre sınıflandırılır. Böylece yapılacak incelemelerin kapsamı da baştan belirlenmiş olur. Ancak 1923’ten günümüze çok fazla sanatçının eser vermiş olması bazı isimlerin geri planda kalmasına ve sadece ismen edebiyat tarihlerinde yer almalarına neden olur. Doğru bir değerlendirme yapabilmek adına bu isimlerin çalışmaları gün ışığına çıkarılmalı ve incelenmelidir. Edebiyat tarihlerinde sadece ismi ve biyografik bazı bilgiler verilerek üzerinde durulmayan bu şairlerden biri de Müştak Erenus’tur. 1940’lı yıllardan itibaren edebiyatla meşgul olmasına hatta güzel sanatların pek çok dalına ilgi duymasına rağmen eserleri üzerinde yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f924ff-d4ec-41a3-80ca-424b867ca788.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedr-i Münir</image:title>
            <image:caption>İslam Peygamberinin hayatını bir bütün olarak anlatmak veya O’nun mücadelelerinden, gazâlarından bahsetmek, ilk dönemlerde tarihçilerin ve râvîlerin müslümanları bilgilendirmek amacıyla uğraştıkları bir disiplin şeklinde algılanmıştır. Fakat ilerleyen zamanlarda Hz. Peygamber’in hayatı ve mücadeleleri, sanatsal ve estetik kaygılar da göz önünde bulundurularak edebiyatçıların da üzerinde kalem oynattıkları önemli bir konu haline gelmiştir. XVIII. yüzyıl şairlerinden Hayrî tarafından yazılan “Bedr-i Münîr” adlı eser de bu minvalde kaleme alınmıştır. Muhteva olarak siyer türü başlığı altında değerlendirebileceğimiz Bedr-i Münîr, Bedir Savaşı’nın edebi bir dille anlatıldığı bir mesnevi hüviyetindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9937f587-8ae3-4afc-a671-7c6bc154bd5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gregoryen Kıpçak Türkçesi İle Yazılmış Töre Bitigi&apos;nde Hukuk Terimleri</image:title>
            <image:caption>16-17. yüzyıl Hristiyan Kıpçaklarının toplumsal hayatına şekil veren Töre Bitigi, Ukrayna’da yaşayan Gregoryen Kıpçaklarının bir kanunlar bütünüdür.
Töre Bitigi’nden günümüze ulaşan malzemelerde Gregoryen Kıpçaklarına ait hukukî belgelerin yanı sıra dönemin Kıpçaklarının sosyal, ekonomik, dinî ve aile hayatını yorumlayabilecek düzeyde dil malzemesi sunması bakımından eser Türk dili için oldukça değerlidir.
Özellikle hukuk diliyle ilgili dil malzemesi ülkemizdeki hukuk terminolojisinin Türkçeleşmesine örnek teşkil edebilir. Gregoryen Kıpçaklarının hukuk terimleri Türkçe kökenli; Türkçe ve diğer dillerden oluşmuş birleşik sözcüklerden türetilmiş hukuk terimleri olmak üzere iki biçimde oluşmuştur. Gregoryen Kıpçaklarının hukuk dili incelendiğinde terimlerin çoğunluğunun Türkçe kökenli sözcüklerden oluştuğu görülmektedir.
Günümüz Türk hukuk dili ağırlıklı olarak yabancı kökenli kelimelerin kullanıldığı bir alan konumundadır. Yapılan bu ve benzeri çalışmalar sayesinde geçmişte Gregoryen Kıpçakların başarıyla uyguladıkları gibi hem Töre Bitigi hem de diğer hukuk belgeleri ve mahkeme tutanaklarının incelenmesi ile elde edilen Türkçe hukuk terimleri neticesinde günümüzdeki mevcut/kullanılan Türkçe hukuk terimlerinin sayısının artabileceği ve Türk dilinin zengin bir hukuk sözlüğü oluşturulabileceği düşünülmektedir.
Dr. Emine GÜVEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abc1263f-2350-41fa-aa33-b26beb7fc0f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Emin Bülent Serdaroğlu</image:title>
            <image:caption>Emin Bülend Serdaroğlu’nun Galatasaray Lisesi’nde okuduğu yıllarda başlayan şiir merakı onun hayatının diğer safhalarında da etkisini hissettirir. Fecr-i Âti grubu içerisinde önemli bir yere sahip olan Emin Bülend, bu dönemde ve daha sonraki dönemlerde çeşitli edebiyat mecmualarında şiirler neşreder. Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra futbolcu ve memur kimliği ile karşımıza çıkan Emin Bülend Serdaroğlu, ölümüne kısa bir süre kalıncaya kadar memuriyet hayatına devam eder. Memuriyet yıllarında edebiyat hayatına küserek kendi içine çekilir; fakat şiirden vazgeçmeyerek yayımlamasa da şiirler yazmayı sürdürür.
 
Emin Bülend, millî konuları işleyen şiirler kaleme alır ve bu dönemin kendine has duyuş tarzını ve marazi hassasiyetlerini yansıtan aruz vezni ile şiirler yazar. Bu çalışmanın temelini şairin hayatı, şiirlerindeki ferdî ve sosyal temaların dikkatleri sunulması ve şiirlerinin vezin ve şekil bakımından incelenmesi oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732fedf7-7992-40b6-8b1c-e64f041ee6e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Müellifi Bilinmeyen Manzum Bir Hz. Ali Cenknamesi</image:title>
            <image:caption>İslamiyet’in kabulüyle birlikte Türk edebiyatında görülmeye başlanan dinî-kahramanlık hikâyelerinin önemli bir kısmı da Hz. Ali başkahramanlığında şekillenen cenknâmelerdir. Tercüme, telif veya uyarlama yoluyla edebiyatımıza giren bu eserlerde ana tema İslamiyet’in yayılması, usul ve esaslarının öğretilmesidir. Bununla birlikte ahlakî değerleri haiz, cesaret ve kahramanlık vasıflarıyla donanmış örnek insan tipinin idealize edildiği epik-didaktik nitelikteki eserler olarak sözlü ve yazılı geleneğin içerisinde yüzyıllarca varlık göstermişlerdir. Söz konusu ana eksen etrafında tarihî gerçekliğin ve olağanüstü unsurların yardımıyla zenginleştirilen, çok çeşitli içerik ve başlıklara sahip olan cenknâmelerin pek çoğunun müellifi bilinmemektedir.
 
Elinizdeki kitap başı ve sonu eksik olduğu için içerisinde müellif bilgisi, eser adı veya başlığı gibi bilgileri içermeyen, mesnevi tarzında yazılmış bir Hz. Ali cenknâmesidir. Giriş, Eserin Şekil ve Muhteva Özellikleri, Eserin İmla ve Dil Özellikleri, Sonuç, Metin ve Dizin bölümlerinden oluşan bu çalışmada cenknâmenin çeviri yazılı metni ve gramatikal dizini hazırlanarak, dönem metinlerinde seyrek rastlanılan veya sadece bu metne özgü imla ve dil özellikleri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f930ca09-8b8e-428d-a566-197a5e65e031.jpg</image:loc>
            <image:title>Mensusr Bir Kırk Hadis Kitabı</image:title>
            <image:caption>İslâm’ın temel kaynaklarından biri olan hadisler, peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) sözleri, davranışları ve yaşamı hakkında bilgiler içerir. Kur’ân-ı Kerîm ile birlikte İslam’ın doğru anlaşılmasına rehberlik eden bu metinler, Müslümanlar için ahlâkî, dinî ve hukukî konularda birer kaynak olarak kabul edilir. Bu kaynaklar, İslâm toplumlarının yaşam biçimini düzenlerken aynı zamanda bireylerin kişisel gelişimine ve manevî yolculuğuna rehberlik eder. İslâm medeniyeti içerisinde, kırk hadis tercümelerine en fazla ilgi gösteren toplum kuşkusuz Türkler olmuştur.
 
Bu çalışma da müellifi bilinmeyen mensur bir kırk hadis metnini konu edinmektedir. Çalışmanın giriş kısmında kırk hadislerin yazılış nedenleri, şekil özellikleri, mahiyetleri hakkında bilgi verildikten sonra bu türün ortaya çıkışında en önemli faktörlerden biri olan kırk sayısının Türk kültüründeki yerinden bahsedilmiş ve İslâmî Türk edebiyatında kırk hadis geleneği üzerinde durulmuştur. Daha sonra metnin dil ve üslûp incelemesi yapılmış, eserin mahiyeti hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak çeviri yazılı metnin verildiği çalışmaya gramatikal indeks ve tıpkıbasım eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df603b4-70e6-4996-a5ef-360b981e0318.jpg</image:loc>
            <image:title>Depreme Maruz Kalan Erken Çocukluk Dönemi Çocuklarına Yönelik Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Erken Çocukluk dönemi ve çocukların hızlı gelişimini vurgulayarak, çevre­leriyle etkileşim içinde oldukları, deneyimler ve iletişim yoluyla öğrendikleri üzerinde duruyor. Bu çalışma doğal afetlerin insanlar üzerindeki etkilerini, özellikle çocuklar üzerindeki ruhsal ve fiziksel sonuçlarını ele alıyor. Bu bağ­lamda, afetlerin sık yaşandığı bölgelerde çocuklara afet bilinci oluşturmanın önemi ve okulöncesi dönem çocukları için yapılabilecek bilgilendirici etkin­liklerin etkisi vurgulanıyor. Bu kitabın, afetlere maruz kalmış çocuklarda ruhsal etkileri azaltacak etkinliklerin sunulması ve çocuklarda afet bilincinin oluşturulmasına katkı sağlaması amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/273b9bfe-c3e5-41e6-9494-bea3d74a0028.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhon Murat Arıburnu</image:title>
            <image:caption>Arıburnu, 1940’lardan 1980’lere kadar yazdığı şiirleriyle Türk şiirinde kendi sentezini yapmayı başarmış nadir şairlerdendir. Birbirine zıt olarak düşünülebilecek olan Garip ve Toplumcu Gerçekçi şiir anlayışlarını birleştirme başarısını gösterir. 1940’larda yazdığı şiirlerinde Garip şiirindeki kısa, çarpıcı ve ironisi yüksek şiirleriyle dikkatleri çeker. Daha sonra dikkatini bir başka sanat olan sinemaya yönlendirir. Bu durum onun şiirlerinde değişiklik yapmasına zemin hazırlar. Hayatın içinde yer aldıkça toplumcu düşüncenin izlerini yansıtmak gerektiğine de inanır. 1960’lardan itibaren şiirlerine bu düşünce yön verir. Ancak Arıburnu’nun şiirlerindeki toplumculuk Nâzım Hikmet’le beraber ortaya çıkan ve ideolojinin tesirindeki bir anlayış değildir. O, kuvayimilliye ruhuna ve halkın sahip olduğu sonsuz güce inanır. Halkın yanında olan, kendine en önemli kaynak olarak halkı gören bir yapıya sahiptir. Şiirlerinde ideolojik düşünce yok denecek kadar azdır. Bu nedenle iki farklı şiir anlayışı arasında köprü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Şairin derdi küçük insanların hayatın her alanındaki mücadelesini, varlık ve yoklukla savaşını, zenginliğini ve gücünü anlatabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e7d387e-70a8-4395-9448-f658a3d9ce09.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye’den Roman’a</image:title>
            <image:caption>Hikâye’den Roman’a: Anlatma Esasına Bağlı Metinler Üzerine İnceleme­ler adlı bu kitap, Servet-i Fünûn döneminden günümüze kadar bazı yazarlarımızın roman ve hikâyelerinin incelemelerinden oluşuyor. Çalışmanın ‘Hikâye’den’ adlı ilk bölümünde; Halit Ziya Uşaklıgil’den Halide Edip Adıvar’a, Reşat Nuri Gün­tekin’den Yakup Kadri Karaosmanoğlu’na, Refik Halit Karay’dan Sait Faik Aba­sıyanık’a, Necip Fazıl Kısakürek’ten Sezai Karakoç’a, Yaşar Kemal’den Mustafa Çiftçi’ye kadar birçok ismin hikâyeleri üzerine değerlendirmeler yapılıyor. Ayrıca Osman Zeki Özturanlı ve Necati Güngör’ün hikâyeciliğine de geniş olarak bakı­lıyor. ‘Roman’a’ adını taşıyan ikinci bölümünde ise Peyami Safa’dan Orhan Ke­mal’e, Suat Derviş’ten Oktay Akbal’a, Enver Behnan Şapolyo’dan Burhan Günel’e farklı yazarlarımızın bazı romanları çeşitli bakış açıları ile ele alınıyor. Ayrıca Bekir Büyükarkın’ın romanları genel olarak değerlendirilirken İsmail Bilgin’in romanları da şahıslar kadrosu etrafında inceleniyor. Kitapta yer alan yazılar ile çağdaş Türk edebiyatının önemli yazarlarının roman ve hikâyeleri, farklı unsurlar etrafında ele alınıp yorumlanmakta böylece roman ve hikâye yazarlarımızın anlatım ufuklarına bir yolculuk yapılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf211974-9519-47aa-a0f7-0a0204c79739.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Meşrutiyet Dönemi Türk Romanında Meslekler (1908-1920)</image:title>
            <image:caption>II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Türk edebiyatı hem yayımlanan edebî türler hem de işlenen konular bakımından zenginleşir. Sansür baskısının ortadan kalkma­sı toplumsal meselelerin özellikle roman türünde görünür hâle gelmesine vesile olur. Bir yandan, 20. yüzyıl başlarında tartışılan sosyolojik olgular diğer yandan Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde bulunduğu çözülme süreci, hukukun, art arda girilen savaşların, gündelik hayatın, insan haklarının, toplumsal sınıfların konuşulmasını zorunlu kılar. Bireylerin meslekleriyle tanımlanması ve sınırları belirginleşen sosyal tabakaların gündelik hayatta birbirleriyle karşılaşması ro­mancı için ideal bir çatışma unsuru olarak öne çıkar. Dolayısıyla II. Meşrutiyet döneminde yazılan romanlarda rastlanan meslekler, toplum hayatını yansıtmak bakımından önemli bir gösterge değeri kazanır.
 
Bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminde yazılan ve bibliyografyalara roman türünde kayıtlanan edebî eserler taranarak çalışmanın ölçütlerine uygun olanlar, meslek­lerin kurgudaki işlev ve görünümleri açısından incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd61451f-dac2-4cae-8a5c-b8708cbcac14.jpg</image:loc>
            <image:title>“Manisa Ağızları” Çalışma Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Projenin tamamlanma öncesi, metinlerin sıralanması, numaralandırma, metin kutularının düzenlenmesi, karşıma çıkan meselelerle ilgili görüşlerim; bilgisayar karşısındaki teknik zayıflığım, deşifre sırasındaki yorucu zamanlar; metinlerin fontlarla işaretlenmesi ve kontrol sürecinde ses kayıtlarını defalarca dinlemeler. Ve kitabın ayrıntılı bir gramer olabilmesi için bütün metinleri kelime kelime, satır satır, paragraf paragraf fişlemeye başladığım ve kutsal bir işe başlar gibi giyindiğim azim ve kararlılık giysileri. Tanrıyla konuşmalarım; ona elimi uzatışım…  Bütün bunların o andaki kayıtları ve kısaca pek çok konu üzerinde düşünce ve duygularım var bu günlükte. Kendi gündelik ve özel yaşantım, mesleki çalışmalarım, okul, dersler, evim ve işlerim.
 
Sizi bir bilimsel eserin çalışma günlüğü ile baş başa bırakıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec0bc3f-569d-44b2-aa33-2e35e1ec1a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Şiirinin Ses Bayrağı Arif Nihat Asya</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızda Bayrak şairi olarak anılan Arif Nihat Asya, Bayrak şiiriyle Türk ede­biyatındaki en güzel bayrak şiirlerinden birine imza atar. Asya, ayrıca mazi ile bugü­nü buluşturduğu, Türk tarihinin en önemli olaylarından biri olan İstanbul’un fethini anlattığı Fetih Marşı ve tasavvufun etkisiyle Hz. Muhammed’e duyduğu büyük hay­ranlığın sonucunda kaleme aldığı Naat şiiriyle günümüzde hâlâ adından söz ettiren sanatçılardandır.
 Asya, yalnızca bir şair değildir. O aynı zamanda öğretmen, gazeteci ve milletvekilli­dir. Onun bu çok yönlü tarafı sanatına da yansır. Sanatçı, yazmış olduğu mensur şiir­leriyle, özellikle iç ve dış siyaseti konu alan fıkralarıyla, sosyal tenkitin bolca yer aldığı gazete yazılarıyla, mektupları, vecize, nükte ve hiciv özelliği taşıyan kısa nesirleriyle aynı zamanda bir fikir ve kültür adamıdır. Sanatı, hayatının bir parçası hâline getiren şair, 1920’li yıllardan vefatına kadar geçen elli beş yıllık süreçte şiirden ve nesirden hiç kopmaz. Öyle ki günümüzde de Türk şiirinin ses bayrağını hâlâ aynı ihtişamla dalgalandırmaya devam eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43b6ce11-295b-4463-9355-a748cd37f06d.jpg</image:loc>
            <image:title>Müfide Güzin Anadol: Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Şair ve yazar Müfide Güzin Anadol 12 Ocak 1925 tarihinde Arapsun’da doğdu. Aslen Devreklidir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türkoloji Bölümü’nü bitirdi. Anadol’un ilk şiirleri Kaynak dergisinde yayınlandı. Şiir ve öykülerinde öğretmen olarak görev yaptığı Devrek’in, meyve ağaçları ile dolu bahçeli tahta evleri, yemyeşil dokusu, ünlü ırmağı ile küçük kasaba yaşamından çizgiler bulunur. Öykülerinde, birbirinin sırtına yaslanan tahta evlerden çok, evlerin içindeki haleti ruhiyeyi ve bu evlere tutunarak yaşayan insanları anlatır. Çünkü yazara göre bu evler canlıdır, yaşarlar ve ölürler. Müfide Güzin Anadol, 13 Şubat 2005 günü seksen yaşında aramızdan ayrıldı. 
Bu şiir kitabından daha önce yayımlanmış olan şiirleriyle, Araştırmacı Yazar İbrahim Tığ tarafından tespit edilen yayımlanmış 39 yeni şiiri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2a98a1-ae11-4754-9480-681cc71e86dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkına Varanlar</image:title>
            <image:caption>Yelda Türkoğlu bu romanıyla, bizim hep hayal ettiğimiz ama hiçbir zaman yapamadığımız/yaşayamadığımız bir dünyaya gönderiyor. Burası kentlerde yaşayan, modern insan diye tabir ettiğimiz insanlardan oluşan bir köy. Gerçek Yaşam Köyü. Kent hayatının keşmekeşliğinden, samimiyetsizliğinden, hızından ve mutsuz insan yığınlarından kurtulmak, doğa ile iç içe, huzurlu, kaliteli, bir yaşam kurmak isteyenlerin oluşturduğu yeni bir yaşam tarzı. Mutluluk arayışının son bulduğu yer. 
İnsan değişti mi, özüne döndü mü tüm dünya değişir. Ruhlar huzur bulur, mutluluk arayışı nihayete erer. Bu insan eliyle kirletilmiş doğa bile kendine gelir. Yeter ki biz önce kendimize bakalım, kendimizi görelim ama bir kişi değil, hepimiz, dünyadaki herkes. Yanlışlarımızı görelim ve bu yanlışları düzeltmek için neler yapabileceğimize bakalım. İşte, Gerçek Yaşam Köyü, bunu gerçekleştirebilen insanlar tarafından kurulmuştur. Nasıl mı?…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d48d5f-5ef6-4f30-9663-4da06bff9f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dost</image:title>
            <image:caption>Annem, bugün onu bir temiz dövdü. Tabii döver. Misafir 
odamızdaki güzelim halımızı kesmiş. Deli mi ne? Annem: 
“Kız niye kestin halıyı?” dedi. O: “Kuş var halının içinde,” 
dedi. “Beyaz kuş. Onu çıkartacaktım.” 
Bizi 50 kuşağının öncülerinden ve modern edebiyatımızın kült ya- 
zarlarından Vüs’at O. Bener’le yani “Vüs’atî bir ekol”le tanıştıran 
ilk öyküler Dost’ta. Kardeşi Erhan Bener, arkadaş grubundaki genç 
yazarların haşin eleştirmeni olan ağabeyinin eline kalem tutuşturup 
“Çok eleştirdin, biraz da yaz!” komutuyla onu adeta eve hapseder. 
Oradan elinde “Dost” öyküsüyle çıkar Vüs’at O. Bener. Hemen ar- 
dından yazarın ilk öyküleri Dost adıyla kitaplaşır. Yalın, anlaşılır, akıcı 
diyaloglar ve iç sesler aracılığıyla karakterlerin ruh hallerini yansıtan 
Bener, “Havva” ve “Kömür” gibi en çok ses getiren öykülerinin de 
yer aldığı bu ilk kitabında biçem farkını ortaya koymuş, edebiyatımı- 
zın sıradışı yazarlarından olacağına dair ilk sinyalleri vermiştir. 
“Vüs’at O. Bener’in kendine özgülüğü kuşkusuz yalnızca dilinden 
ötürü değildir; bir de anlatım biçimi, konuları, kişileri, kişileri can- 
landırma biçimi, öyküye öykü olarak kazandırdıkları, olağanüstü ay- 
rıntıcılığı, kılı kırk yararcasına gösterdiği titizlik, sağlam öykü yapısı 
ve bütün bunlardan sonra edindiği etkileyici öykü dünyası var.” –Semih Gümüş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ce50602-f307-4ab0-abe7-0eb25b90560d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar</image:title>
            <image:caption>İbrahim Tığ’ın son öykü kitabı olan “Bahar” adlı eserinde 23 öykü bulunmaktadır. 
İbrahim Tığ’ın öykü karakterleri gerçek hayattan devşirilmiş, yöresel bir tavırla ele alınmış bu da onu öykücülük de başarılı kılmıştır. Öyküde bu otantik ifadeleri ve bakış açıları orijinalinden kopmadan güçlü betimlemelerle bize yansıtan Tığ, tam da burada usta bir yazarın tasvir gücünü hissettirmektedir. Özellikle aşkı dillendiren ifadeler enfes tarif edilmiştir. Öykülerinde Anadolu’daki insanların geri kalmışlığını, cehaletini resmeden Tığ, toplumsal olarak Anadolu insanının beyninde akıl ve bilim dışında gelenek ve hurafelerin ne kadar yer ettiğini güzel bir biçimde ifade etmiştir. Yazar gerçekçi tasvir üslubunun yanı sıra özellikle sosyolojik meseleleri kinayeli bir dilde yerli yerinde kullanarak bizlere mesaj vermektedir. 
Zonguldak’lı olan Tığ, bölgenin kültürel bakış vizyonudur, tıpkı Kırgızların “batıya açılan penceresi” Cengiz Aytmatov gibi Zonguldak’ın “evrensele açılan yüzü” olmuştur ve esasında bu bölge için çok önemli bir kazançtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a020937e-9f01-483e-a23a-430988169569.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Kapaklı Defter</image:title>
            <image:caption>Siyah Kapaklı Defter’de, birbirinden çok ayrı olduğunu düşündüğünüz şeylerin aslında ne kadar aynı olduğunu göreceksiniz “En zayıf taraflarımız belki de en güçlü tarafımızdır.” İnsanı var eden çelişkisini, bir suçmuş gibi sırtımıza yük edişimize, Siyah Kapaklı Defter oyuna çevirdiği arayışıyla farklı bir yerden bakıyor. 
Peki ne yapmalı? Bu çelişkiden bir düşmanmış gibi kaçmak mı? Yoksa onunla dost olup yaşamak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1422dcb6-c46e-4d39-86e5-d5ddf4f6b85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimden Kendime</image:title>
            <image:caption>Kendimden Kendime, Işınsu&apos;nun son yazısı. Bir iç dökme.
Bazı yazarlar “bu son kitabımdır” diye yazmışlardır ve sonrabir daha, bir daha yazmışlardır; fakat bu Emine Işınsu&apos;nunkesinlikle son kitabıdır. Kendisi de bunun farkındaydı. KendimdenKendime, aslında iki genç edebiyatçının, Gökçe NurŞafak ve Nebahat Akbaş&apos;ın Işınsu projesinin teşvikiyle yazıldı.Bundan on yıl önce, bu iki genç, hemen her gün bizegelip Işınsu&apos;ya röportaj sorularını sordular. Konuşmalarıbaştan sona video kamera ile kaydettiler. Hakkında yazılanmakaleleri, köşe yazılarını topladılar. Ben de fotoğraflarımızı.Işınsu da bu kitapta yer alacak diye planlanan KendimdenKendime&apos;yi yazdı.
Başını bana çevirip imdat ister bir bakışla, “Güzel kelimelerimibulamıyorum” deyişi hâlâ gözlerime yaş doldurur.
Bu kitapta onun son güzel kelimeleri var.
İskender ÖKSÜZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de20e6c7-c7f1-4cc8-baa7-f8eea46b370d.jpg</image:loc>
            <image:title>Emine Işınsu Armağanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emine Işınsu Armağanı kitabının tohumları 2018 yılı sonlarında atıldı. Yayın hayatında 12 yılı geride bırakan IHLAMUR dergimizde, yaşayan ustalarımıza saygı ve vefa gayesiyle dosyalar, özel sayılar hazırlamak artık bir gelenek halini aldı. 2019 yılı dosya planlamasını yaparken Mart ayında “Emine Işınsu” dosyası hazırlamaya karar verdik. Daha hazırlık aşamasındayken gördüğümüz ilgiyle dosya; önce özel sayıya şimdi de elinizde tuttuğunuz bu armağan kitaba dönüştü.
Yazarlarımızdan, akademisyenlerimizden, Emine Işınsu&apos;nun dostlarından; arşivlik fotoğraflar, dokümanlar, el yazısı ile yazılmış notlar, mektuplar dergimize ulaştırıldı. Dergimizde yerimiz sınırlı olduğu için pek çok malzemeden yararlanamadık. Bu sebeple gelen tüm kaynakları kitap halinde sunmaya karar kıldık.
Ihlamur, Ayşe, Töre, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu, Ülkü Ocakları, Hisar, Edebdağ, Mecmua vb. dergilerinin; Devlet, Yeni Şafak vb. gazetelerinin Emine Işınsu özel sayılarını, dosyalarını ve edinebildiğimiz sayılarında Işınsu&apos;ya dair yazıları derledik. Emine Işınsu hakkında hazırlanmış tezleri taradık. Dergimiz özel sayısında yer veremediğimiz ve sonrasında bu kitap için yeni yazılan yazıları derledik. Bizden 10 yıl kadar önce Nebahat Akbaş ve Gökçe Nur Şafak bu çalışmaya başlayıp epeyce yol almıştı. Çeşitli sebeplerle kitaplaştırılamayan çalışmalarını bizlerle paylaşıp dört başı mamur bir eser olmasına vesile olan Nebahat Akbaş&apos;a teşekkür ediyoruz.
Bizden sonra Emine Işınsu hakkında çalışma yapacak olanlara kolaylık sağlamak adına kitabımıza katkı sağlayanların kısa biyografilerine ve e-posta adreslerine yer verdik. Ayrıca tadımlık da olsa bir Emine Işınsu Albümü koyarak zamana tanıklık etmiş hatıraları tarihe not düşmüş olduk.
Halide Nusret Zorlutuna&apos;nın Fuzulî, Şeyh Galip, Mehmet Akif şiirleriyle büyüttüğü ve Azap Toprakları, Sancı, Çiçekler Büyür başta olmak üzere onlarca kitabıyla bir nesle yön veren Emine Işınsu&apos;ya karşı vefa borcumuzu ödeyebildiysek mutlu olacağız. Yazarları zihinlerde yaşatalım ki eserleri de yaşasın!
Hakan SARI – Yusuf KOŞAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec2b728-2159-4776-9a08-89766d33d5ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksi 45&apos;lerde Yandık</image:title>
            <image:caption>Kar denizine gittik biz
beyazdır diye...
Temizdik, lekesizdik...
Çok yakışacağına inandık
beyazın beyaza.
Derviş sabrıyla katlandık,
çetin kışa,
fırtınaya,
ayaza...
Eksi 45&apos;lerde yandık!

Kan toplayan ellerimiz yumruklarken ayazı;
Kaynadı kar denizi, buhar bastı beyazı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb8afb27-61b7-4f9a-83ab-77eb3bcdc07d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hal Durakları 1</image:title>
            <image:caption>“Hâl Durakları” serisine “Hissediliş” kitabımızla başlıyoruz. Kitapta yer alan yazılarda daha çok yazarın hislerini bulacaksınız. Günümüz insanının her dem özlem duyduğu, arzuladığı dünyadan kesitler sunan yazar okuyucuyu yeni bir ruh iklimine çağırıyor. Sayfalar boyunca kendinizi bulacağınız satırlardan bir kesit…
“Sokaklarda başı önde giden ve geceleri yavaş yavaş yürüyen dalgın insanlar, sabah alacasında seferden dönen balıkçılar, kayıklarda yapılan sohbetler, bir varilin içinde yanan ateşin etrafında ellerindeki yiyeceği birbirleriyle bölüşenler, sıcakta ve soğukta sokaklarda kuytuları mesken edinip kimi zaman onu dahî paylaşanlar, tarihî olduğu her hâlinden belli fakat kenarda köşede saklanır gibi kalmış ıssız ibadethâneler, lâleler ve karanfiller, açılınca leylâklar kapanınca akşamsefaları, sadaka misali verilen mangırlara göz ucuyla dahî bakmayan ve almayan gönlü tok, ancak kendi aç onurlu insanlar, Kanuni, Neyzen ve mızraplı tambur üstatları… Merkez Efendi Kabristanı, Beyazıt, Çemberlitaş, Salacak, Üsküdar ve Adalar, günün son seferini yapan tren ve vapurlardaki yorgun sessizlik, sokaklarda yalnız dolaşırken, ışıkları pencerelerden yansıyan kapalı perdelerin arkasında hayâl ettiği aile hayatları ve kâmil gönüllerin kâmil dillerinde hayat bulan olgun sohbetler ve belki aklıma getiremediğim niceleri…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a268eb-77cc-4e6a-8f75-2c1f125ed795.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre&apos;nin İzinde</image:title>
            <image:caption>Türkiye, Azerbaycan, Kafkaslar, Türkistan, Balkanlar ve Suriye coğrafyalarına kadar etkileri görülen Yunus Emre düşüncesinin izini süren Naci YENGİN Yunus Emre&apos;nin yaşadığı dönemde Selçuklu Moğol mücadelesi, Moğolların Anadolu&apos;ya doğru sürdüğü Türk beylik ve boylarının Anadolu&apos;daki durumu, Horasan Erenlerinin Batı Anadolu&apos;daki faaliyetlerinin yanında Tapduk Emre ve Yunus Emre&apos;nin yaşadığı dönem, bölge, mezar, makam ve türbelerinin bulunduğu mekânlar üzerine yoğunlaşıyor.
“XIII ve XIV. Yüzyılda Anadolu
Tapduk Emre ve Yunus Emre İlişkisi
Tapduk Emre&apos;nin Eşiğinde Yatan Yunus Emre
Tapduk Emre ve Yunus Emre Türbesi
Tapduk Emre ve Yunus Emre&apos;nin Mezarı Nerede?
Yunus Emre&apos;nin Kula Emre Köyü&apos;ndeki Mezarı İle İlgili Değerlendirmeler ve Belgeler...”
“Yunus Emre&apos;nin İzinde” kitabı Yunus Emre&apos;nin izini sürmekte ve Tapduk Emre&apos;nin dizinin dibine gömülmeyi vasiyet ettiği türbede sona ermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e44c6845-6c65-4878-9e89-4a7b8accc9ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre (I-II Cilt Kutulu Set) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yunus Emre 700. Yılı Armağanı kitabında onun bütün yönlerinin ve eserlerinin farklı yönleriyle ve layıkıyla günümüzün bilimsel birikimi ve bilgi sistematiği içinde yeniden ele alınması önemli bir 700. yıl etkinliğidir. Yunus Emre&apos;nin felsefesinin, Türk diline katkıları, edebî değeri, tasavvuf bakışı, eğitim anlayışı gibi pek çok hususun yeniden ele alınıp yorumlanması memnuniyet vericidir.
UNESCO&apos;nun 2019 yılında aldığı kararla 2021 yılını Yunus Emre&apos;nin Vefatının 700. Yıl Dönümü olarak Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programına alması, Cumhurbaşkanlığı kararıyla 2021 yılının “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilan edilmesi ve bu ilanı Türk Konseyi üyesi ülkelerce de benimsenmesi gibi bir sürecin içinde bu eserin ortaya konması son derece önemli bir inisiyatif olmuştur. Emeği geçenlere, katkı verenlere, değerli görüşlerini bizlerle paylaşanlara UNESCO Türkiye Millî Komisyonu adına teşekkürlerimi sunuyorum.
Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ
UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81583157-7ded-4918-b7d4-8af42e0ccc1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Malazgirt Destanı</image:title>
            <image:caption>Malazgirt ve Anadolu&apos;nun fethi, Türk Destanı içindeki asıl yerini, ileride elbette alacaktır. Ancak, büyük zaferin 900. yıldönümü münasebetiyle, bu konuda yazdığım parçaları biraraya getirerek yayınlamayı gerekli buldum.
Bu kitabı meydana getiren parçalar, daha çok, kahramanlar tarafından veya kahramanlar için söylenmiş tiratlardır. Bu bakımdan, bütün olarak bir destan niteliği göstermezler. Fakat, yukarıda da belirttiğim gibi, ileride, olayların ve olayları yaratanların zamanımıza kadar gelen yankılarını değerlendirerek bir destan yapmak ve Türk Destanı&apos;ndaki yerine koymak mümkün olabilecektir.
N.Y.G.
Destan, insanın bir anlık duygulanması ile yazılabilecek bir şiir türü değildir. Geçmişe ait oldukları için araştırma gerektirir. Geniş bir dil ve tarih kültürü icap ettirir. Sabırlı ve çileli bir çalışma gerektirir. Bunlar Destan yazmayı zor bir hale getiriyor. Bu yüzden, şairlerimiz, başlangıçta şiir yazmaya hevesleniyor fakat işin zorluğunu anlayınca bırakıyorlar.” diyen Gençosmanoğlu, büyük bir zorluğu başararak tarihe kalmış ve Türk okurlarını kendi tarihlerine katmıştır. Bu bakımdan Malazgirt Zaferi&apos;nin 950. yılında destan şairinin Malazgirt Destanı adlı bu kitabının (ilk yayınlanışından 50 yıl sonra) yeniden Türk okurları ile buluşturulması son derece önemli ve tarihi bir iş olarak değerlendirilmelidir. Anadolu topraklarını yurt tutmamızı sağlayan Sultan Alp Arslan&apos;ın ve tarihî tüm ervahın ruhlarını tebcil eden Malazgirt Destanı&apos;nın yeniden yayınlanması, Türk okurlarının tarihsel varlık alanları ile estetik düzeyde temas kurmasına katkı sunacaktır.
Mehmet Akif Ersoy&apos;un yazıp milletine armağan ettiği İstiklal Marşı olmadan nasıl bayrak töreni yapılmazsa, N. Y. Gençosmanoğlu&apos;nun Malazgirt Destanı kitabında yer alan Malazgirt Marşı adlı şiiri olmadan da Malazgirt Zaferi töreni yapılamaz. Malazgirt, bir yer adı olmaktan daha çok tarihsel Türk ruhunun somutlanmasıdır. Türk ruhunun şiir metinleri aracılığı ile gelecek kuşaklara aktarılmasına öncülük eden Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu başta olmak üzere, kitabın yeniden yayınlanmasında gayretlerini gördüğüm Hakan Sarı Beyefendi ve tüm Ihlamur Yayınları çalışanlarına soylu selam ve saygılar ile şahsım ve ulusum adına teşekkür ediyorum.
Prof. Dr. Mitat DURMUŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87fb4ea-0dca-449a-b635-ac964761c51d.jpg</image:loc>
            <image:title>Malazgirt Zaferi ve Sultan Alp Arslan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Malazgirt Savaşı ve etkilerini farklı bilim dalları bünyesinde incelemeyi hedeflemiştir. Bu çerçevede tarih alanında sekiz makale yer almış, Malazgirt Savaşı farklı boyutlarıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Savaşa taraf olan devletler, her iki taraftaki komutanlar, savaşın gelişimi, Haçlı Seferlerine, ekonomiye ve Anadolu&apos;nun Türkleşme sürecine etkisi gibi konular, çalışmaya dâhil edilerek okuyucuya farklı bakış açıları sunmak hedeflenmiştir. Diğer bir ifadeyle savaşın sadece mücadele kısmı değil, her alandaki etkileriyle de ele alınmıştır. Bu kitap konu hakkındaki bildiklerinizi yeniden gözden geçirmenize, bazı ezber bilgilerinizi de düzeltmenize yardımcı olacak türden bir çalışmadır.
Edebiyat dergisi mahiyetinde olan Ihlamur Dergisi&apos;nin Malazgirt Zaferi ile ilgili bir hatıra yayını yapıyor olması da bir diğer farklılıktır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi farklı ana bilim dallarındaki makalelerin bir araya getirilmiş olması kitabı daha renkli ve kapsamlı kılar mahiyettedir. Çalışmanın renkli ve kapsamlı oluşu, hem biz yazarlar hem de okuyucuları farklı bilgilere ulaştıracağı için önemini daha artırmaktadır. Bu vesileyle Malazgirt Zaferi&apos;nin 950. yıldönümündeki anlamlı çalışmamıza katkı veren herkese şükranlarımı sunar, özelde Malazgirt Savaşı genelde de Büyük Selçuklular tarihine katkı sağlamasını temenni ederim.
Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44551754-5447-495e-8a79-7679051e2811.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası Edebiyatı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2021 yılı Türkiye&apos;de Yunus Emre ve Türkçe, Kazakistan&apos;da da Jambıl Jabayulı yılı ilan edildi. İçinde bulunduğumuz ve sonlarına yaklaştığımız bu yıl aynı zamanda Sovyet Birliği&apos;nin 1991&apos;de dağılmasının ardından bağımsızlığına kavuşan beş Türk cumhuriyetinin bağımsızlıklarının da 30. yılıdır. Bu vesileyle “Ses Bayrağımız Türkçe&apos;nin” medeniyet dili kimliğini dünyaya duyurmak amacıyla Türk Dünyası Edebiyatı Kitabı, Türkiye Dışındaki Modern Türk Edebiyatı adıyla bir armağan kitap hazırlandı ve bağımsızlıklarının 30. Yılını kutlayan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Cumhuriyetlerinin bağımsız birer devlet olmalarının 30. yılına armağan edildi.
Elinizdeki bu çalışmada Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları alanının duayen ismi Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun ile yapılan söyleşiden en genç araştırmacıların kaleminden çıkan incelemelere kadar pek çok yazıyı bulacak, pek çok yazar, şair ve dram yazarı ile tanışacaksınız. Türk dünyası edebiyatının son 150 yılı ile sınırlı bu çalışma ile sadece 1991&apos;de bağımsız olan beş Türk cumhuriyetinin değil tüm sahaları ile Türkiye dışındaki Türk edebiyatının tamamı ile ilgili çalışmaların kitabın kapsamına dâhil edildiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0a85f67-bcf9-419a-8f08-b737c74d649c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Bektaş-ı Veli (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşından sonra dünya barışını tesis etmek ve korumak için kurulan UNESCO, sevgi ve barışı anlatabilmenin yolunu Hacı Bektaş-ı Velî&apos;nin bu ve bunun gibi menkıbelerini insanlığa aktarma gayretiyle Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programı&apos;na Hacı Bektaş-ı Velî&apos;yi almakla isabetli bir iş yapmıştır. Hacı Bektaş-ı Velî&apos;nin bu programa alınması için gayretlerinden dolayı UNESCO Türkiye Millî Komisyonu adına Prof. Dr. Öcal Oğuz&apos;a, kitabımıza katkı sunan 36 akademisyen ve yazarımıza, çalışmamızda bizi destekleyen danışma kurulumuzdaki hocalarımız sayın Prof. Dr. Atabey Kılıç, Prof. Dr. Gıyasettin Aytaş, Prof. Dr. Hayrettin İvgin ve Prof. Dr. İsmail Erdoğan&apos;a teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ayrıca başta Hacı Bektaş-ı Velî olmak üzere erenlerin ruhuna değecek “Gülbang”ı terennüm eden üstat Hüseyin Dedekargınoğlu&apos;na şükranlarımızı sunarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e561ed-4b4f-47ef-9fa8-4c2e9b37c09f.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Hikaye Külliyatlarımızdan el-Ferec Ba&apos;de&apos;ş-Şidde Tıpkıbasım Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Yüzyılların dil, kültür mirası olan klasik yazma eserlerimizin ilgililerin istifadesine sunulması herkesin faydalanabileceği şekilde yayımlanabilmesinin önemi dil, edebiyat ve tarih alanında çalışan araştırmacıların malumudur.
Kültürel mirasımızın paylaşılması genç nesillere, araştırmacılara tanıtılması düşüncesinden hareketle birinci cildini iki nüshayı esas alarak karşılaştırmalı çeviriyazı olarak yayımladığımız Klasik Hikâye Külliyatlarımızdan El-Ferec Ba&apos;de&apos;ş-Şidde&apos;nin bu ikinci cildinde metnin tıpkıbasımını verdik.
Bu ciltte, çeviriyazı metnimizde esas aldığımız ve H rumuzuyla kısaltmasını verdiğimiz nüsha, Süleymaniye Kütüphanesi, Hamidiye Kitaplığı 1173 numarada kayıtlı olan yazmadır. 898/1492 yılında istinsah edilen kitabın, Sultan Mustafa Han oğlu Sultan Mahmud Han tarafından vakfedildiği 1a varağında talik hattıyla yazılmış bir Arapça kayıttan anlaşılmaktadır. 42 hikâyeyi içeren eser 400 sayfadan ibarettir. Eser harekeli ve okunaklı bir nesihle yazılmıştır. Her sayfada bulunan satır sayısı 23&apos;tür. Bildiğimiz mevcut nüshaların en eskisi ve en güzel yazıya sahip olanıdır.
Bu nüshayı akademik çalışmalara esas olmak üzere konunun uzmanlarının istifadesine sunmayı lüzumlu bulduk. İstifadeye medar olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e3729a-e4d4-4886-8d5d-8e9fc12965ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Hikaye Külliyatlarımızdan el-Ferec Ba&apos;de&apos;ş-Şidde Karşılaştırmalı Çeviriyazı Metin Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Eserin çeviriyazısını hazırlarken Süleymaniye-Hamidiye 1173 (H) ile Süleymaniye-Fatih 3719 (F) nüshalarını, en eski istinsah tarihli, imlâsı ve harekeleriyle en güvenilir oluşları itibariyle esas aldık. Nüsha karşılaştırması yapılırken sayfa ve satır düzeni bakımından H nüshası dikkate alınmış, metin H nüshasının varak düzenine göre bölümlere ayrılarak varak numaraları bu bölümlerin başında verilmiştir. F nüshasının varak numaralarını ise satır içinde vermeyi uygun gördük. Satır numaralarını her satırın başında verdik. Nüsha farkları için ayrı rakamlar vererek farklılıkları dipnotta belirttik. Nüsha farkları verilirken bir nüshaya bağlı kalınmamış, yazıldığı dönem ve muhteva dikkate alınarak tercih edilen ifadeler esas metne, diğer farklılıklar dipnota çekilmiştir.
Bu çalışmanın ikinci cildi, eserin çeviriyazısında esas aldığımız Süleymaniye-Hamidiye 1173 numaralı (H) nüshasının tıpkıbasımını ihtiva etmektedir. Tıpkıbasımın hazırlanmasında değerli katkıları olan Prof. Dr. Ahmet İÇLİ&apos;ye teşekkürü bir borç biliriz.
Metnin çeviriyazısında yeterince titizlik gösterildiyse de gözden kaçan birtakım eksikliklerin ve yanlışlıkların olabileceği kaçınılmazdır. Hoşgörüyle karşılanması ve çalışmamızdaki hikâyelerin, film, çizgi film ve animasyon senaryosuna dönüştürülerek gelecek kuşakların kültürel teşekkülüne, edebiyat, sanat ve kültür dünyamıza küçük de olsa bir katkı sağlaması, en büyük temennimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d86aa7-5336-48a1-b37d-971dfbf37626.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal Tahir (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Edebi eserlerini bir mesele etrafında kaleme alan yazar, bu meseleyi analiz etmeye çalışmakta böylece de doğal olarak öğretici olmaktadır. Onun metinleri Picasso&apos;nun balık resmi gibi gerçekliğin sanata, edebi esere yansımasıdır. Dolayısıyla onun eserlerine bakarken bir taraftan bütünüyle gerçekliği aramamak diğer taraftan eserleri gerçekliğin bir yansıması olarak görmek gerekmektedir. Onun da belirttiği gibi “kitap olmayınca aktan kara, eğriden doğru ayrılmaz.” Kemal Tahir&apos;in yazdıkları bu bağlamda tarihsel ve toplumsal gerçeklerimizi anlayabilmek için her kesim tarafından, bunların edebi metin olduğu unutulmadan, okunması gereken önemli eserler olarak Türk edebiyatındaki yerini almaktadır.
Değerliliği ve kalıcılığı sağlayan temel unsur şahsiyetin kendisi olmakla birlikte bu şahsiyetler üzerine yapılan çalışmalar belirtilen hususların daim olmasına katkıda bulunur. Bu doğrultuda Kemal Tahir için Ihlamur Kitap Anma ve Armağan Kitaplar Dizisi içerisinde yayınlanan eserde yer alan değerli araştırmacıların 32 farklı çalışması önemlidir. Başta Kemal Tahir&apos;in romancılığının ön plana çıktığı bu yazılarda bunun yanında hikâyeciliği, şairliği, mektupları, katkıda bulunduğu kişiler, dil özellikleri, edebi çevresi; hayata, topluma ve Batı&apos;ya bakışı gibi farklı hususlarda değerlendirmeler mevcuttur. Bu yazıların okurunun bol olması; Kemal Tahir üzerine yapılan çalışmalara katkı sağlaması, yol göstermesi dileğiyle…
Prof. Dr. Hasan YÜREK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abfccbca-7185-44bc-9ba9-6f1c238a15eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Ütopya/Distopya</image:title>
            <image:caption>Aydınlama çağı ile başlayan akılcılık ve aklın gelişim aşamalarını ütopya ve karşı-ütopya kurgularında görmek mümkündür. Aklın yüceltilmesi ve bireyin yükselişi ile başlayan süreç aklın karşı konulamaz bir noktaya gelmesi ve öznenin yitimi noktasına ulaşmıştır. Bu süreç, ütopyadan karşı-ütopyaya uzanan uzun bir maceranın anlatımı ile karşımıza çıkmaktadır.
Dolayısıyla Ihlamur Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi’nin Edebiyatta Ütopya ve Distopya kitabını tüm olarak takip eden bir okur iki şeye şahit olacaktır. İlk olarak, bir tür ve felsefî bir düşünce biçimi olan ütopya ve karşı-ütopya kurgularının Türk ve Dünya edebiyatlarındaki gelişimine; ikinci olarak insan aklının ve bireyin, aydınlanma felsefesinden başlayarak postmodern evreye kadarki gelişimine.
Prof. Dr. S. Dilek YALÇIN ÇELİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2895b667-cfc7-4ffa-a6df-1dcef89e895d.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Milli Mücadele Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>2022 yılı Millî Mücadele’nin başarıya ulaşmasının 100. yılıdır. Elinizdeki kitap, Türk milletinin tarih sahnesinden çekilmemek adına Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde topyekûn verdiği silahlı mücadelenin şiir, roman, hikâye, tiyatro, anı, hitabet, mektup, süreli yayın gibi farklı türlerdeki edebî eserlere nasıl yansıdığını, Millî Mücadele ile ilgili birinci derecedeki bazı tarihî belgelerin edebiyattaki yerlerini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Estetik kaygıyı önceleyen edebiyatın, milletin tarihî hafızasını oluşturma görevini de yerine getirmek adına Türk milleti için hayatî bir dönemeç olan Millî Mücadele’yi hangi açılardan işlediğini tespit etmek üzere hazırlanan bu kapsamlı çalışma Prof. Dr. Bilge Ercilasun, Prof. Dr. İnci Enginün, Prof. Dr. Recep Duymaz, Prof. Dr. Zeynep Kerman gibi Yeni Türk Edebiyatı sahasının kıdemli hocalarının da yer aldığı otuz dört akademisyenin katkılarıyla meydana gelmiştir.
 
Prof. Dr. Alev SINAR UĞURLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6189dde-04ca-4b55-ac7c-1514259239f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Emine Işınsu</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın pek çok türünde eserler veren Emine Işınsu, insanoğlunun yaşamı anlamlandırma arzusunu sözün büyülü ikliminde yarınlara bırakarak fizikî varlığını 5 Mayıs 2021’de tamamlayıp aramızdan ayrılmıştır. Ancak, o, insanlık hâllerimizi, dün ile kurduğumuz irtibatı, içinde yaşanılan zamanı anlama uğraşımızı, toplumsal ve kültürel varlığımızın temellendiği değerleri, insan olarak kalabilme imkânlarımızı söze dönüştürerek sürekli hayatın içinde kalmaya devam edecektir.
Işınsu’nun ölümünden bir yıl önce Hakan Sarı ve Yusuf Koşar tarafından hazırlanan ve Ihlamur Yayınlarınca okurlarına ulaştırılan Emine Işınsu Armağanı’nın üzerinden henüz iki yıl geçmeden yine Ihlamur Yayınlarınca -hatıralara duyulan bir saygı örneği olarak- yayınlanan elinizdeki bu kitap, Işınsu’nun her dem hayatımızın içinde olmaya devam edeceğini gösteren güzel bir örnektir.
Prof. Dr. Mitat Durmuş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68cfb301-0071-457b-8501-0fd90de7efa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Geniş Kayseri Tarihi (2 Cilt Takım) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kayseri tarihi başlığı ile bir tarih yazılırken dikkate alınması gereken husus, binlerce yıldan beri bu topraklardan gelip geçen kavimlerin tarihi mi anlatılmalı, yoksa sadece Malazgirt’ten başlatılan Türk- İslâm hâkimiyetinin bu bölgedeki hikâyesi mi sunulmalıydı?
Biz her ikisinin de önemli olduğu kanaati ile önce tarihin ilk dönemlerinden îtîbâren bu topraklardaki yaşanan ve bilinen süreçleri kronolojik bir sıra içinde kaleme aldık ve “Kappadokia Krallığı, Roma ve Bizans Dönemleri” adıyla kitaplaştırdık.
Elinizde tuttuğunuz iki cilt hacmindeki bu eserimizle de Kayseri ve civarının Türk- İslâm dönemlerindeki tarihini dile getirmeye çalıştık.
Bu çalışmamızda Anadolu yerine Kayseri coğrafyasını koyarak bu bölgenin siyâsî ve sosyolojik tarihini kronolojik bir plân dâhilinde sunmaya çalıştık. Türk-İslâm hâkimiyetinden önceki dönemler başka bir çalışmamızla kitaplaştırıldığı için elinizdeki bu kitapla bölgemizdeki siyâsî hareketliliği, hânedân hâkimiyetleri olarak kabul edip, Selçuklular Dönemi, Dânişmendliler Dönemi, Beylikler Dönemi, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi veya Cumhuriyet Dönemi gibi isimlerle Türk-İslâm döneminin cüzleri olarak inceleme altına aldık.
Yakın çağ anlatımlarını fotoğraflarla desteklemeye çalıştık. Son elli-altmış yılda olan olaylara ve yer verdiğimiz önemli kişilere ait fazla yorumda bulunmamaya gayret gösterdik. Uzun yılların birikim ve çalışması olan bu eserimizin daha önceki baskılarına yapılan tenkit ve teşvikleri dikkate alarak amacına ulaştığını büyük bir memnuniyetle gördük.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a42551e5-adfd-4b3e-9ea8-80177408963c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşar Kemal</image:title>
            <image:caption>Şair, hikâyeci, romancı, derlemeci, denemeci, araştırmacı, röportajcı gibi farklı yönleri olan sanatçı aynı zamanda siyasetle de uğraşmış, kendi fikirleri çerçevesinde ülkesinin daha iyi bir konuma gelmesi için gayret göstermiştir.
Bu çalışmada Yaşar Kemal üzerine yazılmış 35 yazı bulunmaktadır. Dileğimiz buradaki yazıların Yaşar Kemal’i değerlendirmede ve yeni eserler ortaya koymada bir katkısı olmasıdır. Çalışmayı hazırlarken kapsayıcı olması açısından sanatçının hayatından sanatçılığına, romancılığından şairliğine, hikâyecili­ğinden denemeci ve röportajcılığına kadar farklı yönlerini içermesine gayret ettik. Öncelikle eserleriyle bu çalışmayı hazırlamamıza vesile olan usta yazar Yaşar Kemal’e minnettarlığımı belirtmek isterim. Nurlar içinde uyusun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf3bbd6-d7aa-434d-b5e6-884f1a856947.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Mübadele (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızda doksanlı yıllardan sonra mübadele konulu romanların ve öykülerin sayısının arttığı görülmektedir. Aile büyüklerinden bu göç hikâyelerini dinleyen evlatlar ve torunlar bu hatıralardan yola çıkarak romanlar ve hikâyeler yazmışlardır. Bu yıllardan sonra ülkemizdeki mübadil vakıflarının sayısının artması, son dönemlerde göç ve edebiyat olgusunun daha önem kazanması, bu konularda yapılan akademik tezlerin ve bilimsel çalışmaların çoğalması, kitapların neşredilmesi, sempozyum ve panellerin düzenlenmesi gibi olguların mübadele konulu eserlerin sayısının artışında bir rolünün olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Toplumlar geçmişlerine yüz çevirdiklerinde geleceklerine yön veremezler. İşte bu bilinçle yola çıkılarak hazırlanan kitap, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olmasının yanında mübadelenin de yüzüncü olması sebebiyle neşredilmiştir. Mübadelenin tarihî, psikolojik, sosyolojik bir olgu olmasının yanında edebî metinlere yansıyan yönleri kitaptaki incelemeler vasıtasıyla aktarılarak mübadillerin bu süreçte ve sonrasında neler yaşadıkları gösterilmeye çalışılmıştır. Birçok akademisyenin yazılarının yer aldığı bu kitapta tarihimize ve zorunlu bir göçü yaşamak zorunda kalan insanımıza sahip çıkma ve onları anlayabilme bilinci ile hareket edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f38f501a-4f94-4a35-a64b-4438a823bab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Veysel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Âşık Veysel, 1894’te dağların arasında Sivas’ın Emlek yöresinde sakin bir köy olan Sivrialan’da, bir sonbahar gününde Gülizar ana koyun sağmadan dönerken dünyaya gelmiştir. Çocukluğu çiçek salgını yüzünden trajik geçmiş; bir gözünü çiçek hastalığından, diğerini ahırda kaza sonucu kaybetmiştir. Bu trajik hadiseden sonra babası Karaca Ahmet’in teşvikiyle istidadı ortaya çıkmıştır. Babasının tekkeden getirdiği saz ömür boyu yol arkadaşı olmuştur. Çevre köylerde tanınan Veysel’in ülke çapında tanınmaya başlaması ise ta ki 37 yaşında katıldığı âşıklar bayramından sonra olmuştur.
Âşık Veysel Şatıroğlu, 20. yüzyılın bilge ozanıdır. İrfan sahibi, sözü dinlenen bir ozandır. Bu yönüyle Dede Korkut’a; Türkçeyi ilmek ilmek dokumasıyla Yunus Emre’ye; tekkelerde şiirinin olgunlaşmasıyla Abdalân-ı Rum’a; köy köy, şehir şehir gezmesiyle Karacaoğlan’a benzer. Yani Türk âşıklık geleneğini besleyen çoğu kanallar, Veysel’i de beslemiş; ortaya cumhuriyet terkibi yeni bir şahsiyet çıkmıştır ve bu şahsiyet Türk şiirini, müziğini ve âşıklık geleneğini yeni yüzyıla taşımıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b63e435-3f87-451a-b1af-ee34bbf060e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Necip Fazıl Kısakürek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Necip Fazıl Kısakürek bütün yönleriyle ala alınmaya çalışıldı. Bu çerçevede Kısakürek’in hayatı, dil ve üslûbu, şiirleri, hikâyeleri, tiyatroları, romanı, poetikası, polemikçi yapısı, fikir dünyası irdelendi. Bu yazılarda Kısakürek’in varlığa ve zamana genel olarak metafizik boyuttan yaklaştığı tespit edildi. Bu bağlamda şairdeki trajik ve ıstıraplı bir ruh hâlinin, onun “fikir çilesi” bağlamında örüldüğü ifade edildi. Necip Fazıl’ın mânâ-madde tezadında mânânın tarafında olduğu, Allah’ın varlığını ve kâinatın gizemini algılamada aklın yetersiz kaldığını algılamasıyla madde ile büyük bir mücadeleye girdiği tespit edildi.
Necip Fazıl Kısakürek’in vefatının 40. yılı dolayısıyla hazırlanan bu kitapta otuz araştırmacının özgün yazısı mevcuttur. Hakkında birçok çalışma yazılmış olsa da hâlâ yeni ve orijinal yazıların kaleme alınabilmesi, onun ne kadar önemli bir sanatçı olduğunu gösterir. Necip Fazıl’ı bu kitap vesilesiyle yeniden hatırlamak ve hatırlatmaktan büyük kıvanç duyuyoruz. Ruhu şad olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da17c695-8c30-4fbb-a352-9761dd6494ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüşler Kasabası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Doğup büyüdüğüm eşsiz, şirin ve Niğde’nin en güzel beldelerinden biri olan Gümüşler’in yazılıp araştırılması ve insanlara tanıtılması gereken tarihi ve kültürel yaşamın ve birikimin olduğunu gösterdi. Gümüşler beldesini büyüdükçe meraklı, ilgili, bilinçli ve anlamlı bir gözle görmeye başladım. Var olan birikimimle ve sosyolog olmamın verdiği donanımla bu süreci daha da etkin kılmak için yola çıktım. Çocukluğumun elma bahçelerinde geçtiği, her akşam manastırın efsaneli öykülerini dinleyerek büyüdüğüm, bahar mevsiminde yeşilin benzersiz tonlarının göz kamaştırdığı, çiçeklerin birer renk cümbüşüne benzediği bu mekânı, Gümüşler beldesini, araştırıp yazmayı ve insanlara tanıtmayı kendime borç bildim. Bunların yanında yaşadığım yerin farkına vararak buranın dinamiklerini, geçmişini, şimdisini bilerek yaşamanın daha anlamlı olduğunu görmeye başladım. Şehir ve beldelerin dinamiklerinin hızla değişip geliştiği günümüzde bu araştırmalarımın ve derlemelerimin benim gibi tüm meraklı okurların bilmesi ve en önemlisi gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini düşünüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b0245ea-593c-41a0-a114-23ca20479b43.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Canım Dünya!</image:title>
            <image:caption>Dünyayı ve insanı coşkun bir “Merhaba!” ile kucaklayan Suat Taşer’in şiirlerinde geniş bir gözlem gücü ve insan perspektifi dikkat çeker. Attilâ İlhan’ın Fedailer Mangası tanımıyla şiirlerinin reaksiyoner yönünü vurguladığı 1940 kuşağı içerisinde yer alan Suat Taşer, şiirlerinde bireyden hareket ederek canlı bir toplum panoraması sunarken barış, özgürlük ve yaşama sevgisini önceler. İdeolojik söyleme mesafeli duran dizelerinde toplumu ve toplumsal sorunları gerçekçi bir üslupla aktarmayı amaçlar.
 
Bu çalışma, çok yönlü bir sanatkâr olan Suat Taşer’in şiir dünyasının kapılarını aralayarak disiplinlerarası bakış açısıyla Taşer’in şiirlerini irdelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edf4e99-c9be-4fee-9fc8-de0f10f4c0be.jpg</image:loc>
            <image:title>“2. Yerel Yönetim Anlayışında Yeni Yaklaşımlar” Sempozyumu 11 Nisan 2013</image:title>
            <image:caption>Sempozyum öncesinde çalışmalarına başlayan atölye grupları, Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri, Akedemisyenler, Teknik Başkan Yardımcıları, Sivil Toplum Örgütleri ve Meslek Odaları temsilcilerinden oluşmuştur. Amaç; kentle ilgili sorunları farklı aktörlerin bakış açıları ile tartışmak ve yeni fikirlerin üretilmesini sağlamak olmuştur. Bu konuların güncel ve öncelikli olanları; kentsel dönüşüm, katılımcılık, sosyal belediyecilik, alt yapı ve ulaşım sorunları ile kent estetiğidir. Deprem riski altındaki Ülkemizde İstanbul başta olmak üzere kentlerimizde yeniden yapılanırken, eski kaçak yapı ve gecekondulaşmanın yerine daha modern araçlarla fakat yine sağlıksız ve kontrolsüz “Modern Gecekondu” ekseninde bir yapılaşmaya gidildiği dikkate alındığında, kentsel dönüşüm uygulama sürecinin kritik olarak incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8588f831-6d34-484c-a579-5d27505e31c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Muhasebe</image:title>
            <image:caption>Adli Muhasebe kitabı, dünyada önemli bir yere sahip olan ancak ülkemizde henüz gerekli değeri ve önemi kazanamamış olan adli muhasebenin ekonomik ve teknolojik gelişmeler ışığında ayrıntılı olarak inceleyerek konunun ilgili makamlar için daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmaktır.
Ekonomik gelişmelerin ülke sınırlarını aşan ticaret, serbest dolaşım bölgeleri işletme yapılarını önemli ölçüde etkileeyerek değiştirmesi beraberinde
firmaların denetimini zorlaştırmıştır. Alınan önlemlere rağmen, dolandırıcılık ve hile sorunları nedeni ile dünya çapında üretimin önemli bir bölümü kaybolmaktadır. Dolayısıyla birçok bağımsız kurum bu kayıpları önlemek için yeni denetim teknikleri kullanmaktadır.
Adli Muhasebe kitabı adli muhasebe mesleğini tanıtmak ile beraber bu mesleğin kapsamına giren hileli işlemlerin tespiti ve sonrasında uygulanan prosedürü aktarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/702e6d8b-233d-448b-ae1c-cb28c6b97897.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Ulaştırma Teknolojileri Çalıştayı</image:title>
            <image:caption>Ulaşım Teknolojileri ve Akıllı Otomotiv Sistemleri çok geniş bir araştırma alanını kapsamaktadır. UTAS ilgili alanlara yönelik stratejik plan ve teknoloji yol haritası çalışmalarının her iki yılda bir tekrarlıcak ve en önemli gelişim potansiyelini ve sanayimizin ve ülkemizin ihtiyaçlarını tespit ederek araştırmalarını bu konular üzerinde yoğunlaştıracaktır. Bu amaca yönelik ilk çalıştay, 9 Aralık 2011 Günü Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım&apos;ın da katılımıyla Okan Üniversitesi&apos;nde gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74101cd7-3448-48b4-bd59-60730e5d1916.jpg</image:loc>
            <image:title>Amasya Tamimi ve Protokolü</image:title>
            <image:caption>Asırlardır zamanın şahitliğini yapmış, medeniyetlerin geçiş sahnesi olmuş Amasya, geçmişinden aldığı bilim, sanat ve kültür mirasının doğal güzelliklerle kucaklaştığı bir şehir olarak her devirde yazarlara, şair ve sanatçılara ilham kaynağı olurken, Milli mücadelede de tarihten getirdiği inanç, azim ve şuurla çok önemli bir vazife üstlenmiştir. Kurtuluş Savaşı&apos;na giden yolda Erzurum ve Sivas Kongreleri için atılan ilk adım olan &apos;Amasya Tamimi&quot; tüm dünyaya buradan ilan edilmiştir.
Amasya Tamimi, ulusal egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması yolundaki ilkyazdı, hukuki metindir. Vatan ve milletin içinde bulunduğu ağır şartların yazılı olarak ilk defa bu metinde dile getirilmesi, Türk milletini &quot;Ya istiklâl, ya ölüm&quot; sloganında birleştirmiştir.
Vatanın bütünlüğünün, milletin istiklâlinin tehlikede olduğu bir ortamda Amasya Tamimi&apos;nde ifade edilen &quot;Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. &quot; düsturu, milletin kurtuluş reçetesi olarak ulusumuza ve bütün dünyaya Amasya’dan duyurulmuş; bu parola, kurtuluş mücadelesinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilanıyla sonuçlanan sürecin çıkış noktası olmuştur.
Amasya Protokolü&apos;nde geçen &quot;Türk vilayetleri düşmana terk olunmayacak, hiç bir biçimde manda ve himaye kabul edilmeyecek, Türk vatanının bütünlüğü ve bağımsızlığı korunacak.&quot; maddesi, milletin, özgür bir ülkede bağımsız yaşama ülküsünün Amasya’dan haykırılmasıdır.
Bu toprakların vatan haline geliş sürecinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması ve milli iradenin gerçekleşmesi yolunda önemli bir rol üstlenmiş olan Amasya &apos;nın, milli mücadele tarihindeki yerinin genç kuşaklara tanıtılması, aktarılması ve o dönemin yüksek mücadele ruhunun aşılanması, geleceğimiz için bir görev, geçmişimiz için vefa ve minnet borcudur. Türkiye Büyük Millet Meclisi&apos;nin &quot;Milli Egemenliğe Doğru 90. Yıl Kutlamaları&quot; vesilesiyle, bu vefa ve minnet borcumuzu dile getirirken, &quot;Amasya Tamimi ve Protokolü &quot; adlı eseri halkımıza ve öğrencilerin istifadesine sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a509e9de-39e9-4e4f-9018-c9678bfac739.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet&apos;in Kuruluşu ve Bir Milletin Aydınlanması</image:title>
            <image:caption>Hazırlanan bu kitap ile Türk Ulusu&apos;nun 1919-1938 yılları arasıdaki yaşamı içerinde Atatürkçü düşünceyi olaylara bağlı olarak değerlendirip, ondan sonuçlar çıkarmak ve gençliği, yaşanılan yüzyılda, dünyada meydana gelen gelişim ve değişimlere karşı tarih şuuru ile bilinçli kılmak hedeflenmiştir.
Bugün üzülerek söylemek gerekirse, toplumumuz tarihi konulara yeterince ilgi duymamaktadır. Bunu nedeni, Mustafa Kemal Paşa&apos;nın Samsum&apos;dan Anadolu&apos;ya ayak bastığı andan ölümüne kadar, o inanılması güç ve büyük işleri gerçekleştirirken, önüne çıkan bütün engelleri çok rahat geçtiği, her şeyin üstesinden kolayca geldiği, destansı ve kronolojik olarak sunulduğu içindir. Halkbuki cumhuriyete giden yol, çok sayıda ve çok çeşitli engellerin ve keskin virajların birer birer olanaksızlıklara rağmen yok edilmesiyle kat edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af7947b8-e534-47e0-9b98-8e1a87e41267.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta işlediğim yaklaşımın, yıllar sonra yeni bir yerçekimi kuramıma temel teşkil edebileceği, doğrusu, aklıma hiç gelmemişti. Bu çerçevede, kitabın sırf, daha sonra, geliştirdiğim özgün yaklaşımın ilk filizlerini taşıyor olması dolayısıyla, tekrar ele alınmasının, uygun olacağı, düşüncesi, çağrıştı.
Kitaptaki yaklaşım, esas itibariyle Massachusetts Institute of Technology&apos;nin (Cambridge, ABD), Nükleer Mühendislik Bölümü &apos;nde doktoramı yaptığım yıllarda (1968-1972) geliştirmeye başladığım düşünce üzerine, oturuyor. Bu düşünceden, işte ne güzel ki, yeni bir yer çekimi kuramı doğmuş bulunuyor. Düşünce gerçekte, atoma ve gökyüzüne bakışımızı, ilk kez, aynı bir kavramlar demeti ve aynı bir matematiksel kurgu zemini üzerine, inşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/519797de-7b30-47de-a3e3-7b7e27a15de5.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkla İlişkiler: Pazarlama Yönlü Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Günümüzde, televizyonlar radyolar ve diğer basın araçlarının gücü, özellikle, reklam aracılığı ile kitleleri etkileme hızı iyi bilinmektedir. Bununla beraber, piyasalarda rekabet avantajı sağlamak için reklama ek olarak yeni bir takım müşterilere ulaşma yöntemleri ön plana çıkmaya başlamıştır.
Bazılarına göre, halkla ilişkiler sanki ucuz yollu böyle bir tanıtım ek gücüdür. Yani tanıtımdan arda kalan parasal olanaklarla yapılan, eğlenceli bir iş gibi.
Bir çok kişi ve kurum tarafından sanki reklamın ve tanıtımın yardımcı elemanları olarak düşünülen halkla ilişkilerciler, akademik yaşamda ise daha çok iletişimle ilişkilendirilerek, sadece o kapsamda ele alınan bir faaliyet alanı çalışanlarıdır.
Bir çok kitap ve benzeri yayında, halkla ilişkiler; medya kanalı doğru olarak seçildikten sonra, hedef kitlenin düşüncelerini ve tercihini etkilemek için kullanılan bir iletişim ve etkileme yönü güçlü kişilerce yapılan bir çalışma tarzı olarak ele alınmıştır.
Genellikle iş dünyasında halkla ilişkiler ise, sadece etkili ve sevimli bir iletişim yeteneği olan veya şirketleri tanıtan bir veya birkaç kişini yapabileceği, güler yüzlü tatlı dilli olmakla başarılabilen, şirin ve moda bir uğraşı alanıdır. Daha çok yakışıklı erkek ve güzel kadınların doğal olarak tercih edildiği sanılan; gösterişli, zevkli, bir meslek olarak, insanlar tarafından konuşulan ve hakkında hemen herkesin bir fikri olduğu işin adıdır halkla ilişkiler.
Bu çalışmamızda halkla ilişkiler; onun evrensel gelişimi ve günümüzdeki yansımalarıyla beraber; iletişim, hedef Pazar, pazarlama iletişimi ve sürekli müşteri tatmini gibi unsurlarla bütünleştirilerek ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23ff0904-a9a3-47a4-9d5e-5e2f575681f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hidroelektrik Santrallerin Tasarım ve Hesap Esasları</image:title>
            <image:caption>Hidroelektrik Santraller risk taşımayan, hava kirliliği oluşturmayan, iklim değişikliğine neden olmayan ve doğal çevreyi bozmayan güç üreticileridir. Aynı zamanda çevreyle uyumlu, temiz, yenilenebilir, yakıt gideri olmayan, uzun ömürlü (200 yıl), yatırımı geri dönme süresi kısa, (5-10 yıl) işletme gideri (0,2 cent/kWh), dışa bağımlı olmayan elektrik üreticileridir.
Ülkemiz hızla kalkınmaya başladığı için enerji gereksinmesi de aynı hızla artmaktadır. 2020 yılına kadar 550 milyar kWh (% 22 si hidroelektrik) enerji gereksinmesi olacağı hesaplanmaktadır. Ülkemizin DSİ verilerine göre teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilen 140 milyar Kwh hidrolektrik potansiyeli vardır. 2023 yılına kadar bu kapasitenin kullanıma sunulması için 1738 adet HES projesinin devreye sokulması planlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0eea8d2-7a6a-4565-8e1e-100adfc78c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Irditech 2018 Uluslararası Ar-Ge İnovasyon Ve Teknoloji Yönetimi Kongresi Bildiriler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Ar-Ge, İnovasyon ve Teknoloji Yönetimi kongresinin ilki, 18 Mayıs 2018 tarihinde Okan Üniversitesinde gerçekleşmiştir. Bu kongre ile ülkemizde Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını desteklemek amacıyla açılmış, Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinin ve üniversitelerin akademik çalışmalarının ortak bir platfomda toplanması hedeflenmiştir. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge ve tasarım merkezlerimiz, yüksek teknoloji ürün gamımızın arttırılabilmesi için hayati misyonlar üstlenmişlerdir. Küresel rekabette avantajlı olabilmek ve ihracat hacimlerimizi kalıcı bir şekilde arttırabilmemiz Ar-Ge tabanlı yapısal dönüşüm ile mümkün gözükmektedir. Bu bağlamda atılan yerinde ve hızlı adımlar Ar-Ge potansiyelimizi ciddi bir şekilde arttırmış arttırmaya devam edecektir diye değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26b9f6f-71ae-4cf5-bd1a-9855cb05158b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Isınma ve Alınan Önlemler Gıda-Petrol Fiyatları İlişkisini Değiştirdi mi?</image:title>
            <image:caption>Gıda fiyatlarındaki değişkenlik bir yandan ülkelerin enflasyon oranları üzerinde baskı yapmakta, diğer yandan küresel ölçekte açlığı tehdit eden bir unsur olmaktadır. Ekonomik ve sosyal sebeplere bağlı olarak, politika yapıcıları için gıda fiyatlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi fiyat değişikliğinin kontrol alınması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada, öncelikle dünya gıda sektörü, gıda fiyatlarını etkileyen arz ve talep kaynaklı etkenler ile dünya enerji piyasası incelenmiş, ardından gübre, gıda, doğalgaz ve petrol fiyatları arasındaki kısa ve uzun dönem nedensellik ilişkileri araştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fa59936-88b3-4184-9a67-b9b9e5582dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Linear Algebra and Applications</image:title>
            <image:caption>In this chapter, we present the concepts of matrix and determinant, that are required in order to the study the system of algebraic linear differential, integral equations, etc. With the help of these concepst, the existence of a solution of a system of linear equations and uniqueness or properties of this solution can be examined.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4e0194c-21dc-473c-aa71-36992cc9ac57.jpg</image:loc>
            <image:title>Managerial Economics</image:title>
            <image:caption>I first wrote this book in 2000. Due to the changes in the world and in our understandings, I had to re-write the Turkish copy of it in 2009. In 2009 my book “ Wealth Welfare and the Global Free Market-A Social Audit of Capitalist Economics” was published. I would recommend the reader to read that book also. It covers most of the materials of this book in depth. The changes in the world has changed the answers and also created some new questions. Now, the English version of it also needed lots of revisions.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eade2bc-c63b-45f1-999b-2d8941fe7059.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Lineer Cebir ve Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Kitapta ele alınan her bir teorem, özellik, önerme ve sonuç ayrıntılı bir biçimde ispat edilmekte, tüm örnekler en ince detaylara kadar açıklanarak çözülmektedir.&lt;br /&gt;Bu kitap üniversitelerin matematik, fizik gibi temel bilim bölümleri ile tüm mühendislik bölümlerinin öğrencileri, doktora öğrencileri ve öğretim üyeleri için hem bir ders kitabı hem de bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Kitabın hazırlanışı sırasında çeşitli düşünce ve eleştirileri ile bize destek olan meslektaşlarımıza, özellikle Prof. Dr. Elman Hasanov&apos;a öneri ve katkılarından dolayı şükranlarımızı sunarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de469d3b-acef-4499-a462-4b4b0676bab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendisler İçin İstatistik Problemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap istatistiğin mühendislik problemlerine uygulanmasını içermektedir. Her konunun başında italik olarak konunun genel açıklaması ve gerekli denklemleri verilmiştir.
1986 yılında yazdığım İstatistik Problemleri kitabının yıllardır baskısı tükenmiştir. Çok daha kapsamlı açıklama ve problemler içeren bu kitabı Yrd. Doç. Dr. Selim Dündar&apos;la birlikte hazırladık. Öğrencim İnşaat Mühendisi İsmail Hakkı Acar&apos;a verdiği emek için teşekkür ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da55715-25d3-46e2-b9bf-0aae45f81737.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Fiziği-1</image:title>
            <image:caption>Mühendislik Fiziği-1, mühendislik öğrencileri için Newton Mekaniği üzerine hazırlanmış bir eser. Prof. Dr. Tolga Yarman ve Prof. Dr. Metin Arık&apos;ın ders notlarının bir araya getirilmesi ile oluşan ve bu ders ile alakalı başlıkların bir ders kitabı formatında ele alındığı eserde her bölüm çalışma soruları ile desteklenmiş. Dersler sırasındaki öğretim üyelerinin kullandığı konuşma dilinin aynen aktarıldığı eser ile aynı zamanda bu derslerin kayıtları da CD olarak verilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e07300-2949-405c-85f0-9396d11200d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Prof. Dr. Sadık Kırbaş&apos;a Armağan Kitap</image:title>
            <image:caption>“Prof. Dr. Sadık Kırbaş&apos;a Armağan” isimli bu çalışma, Okan Üniversitesi&apos;nin Kurucu Rektörü olan ve bu görevi 2 dönem sürdüren Prof. Dr. Sadık Kırbaş&apos;a hem Okan Üniversitesi hem de diğer üniversitelerin Hukuk ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri akademisyenlerinin yazdıkları makaleleriyle sundukları bilimsel nitelikli bir gönül armağanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20c1e017-bc50-4af1-8a08-055fda6a43e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sektöründe İş Sağlığı Ve Güvenliği Riskleri</image:title>
            <image:caption>Avrupa Birliği&apos;nde çalışanların yaklaşık olarak %10&apos;u sağlık ve sosyal yardım sektöründedir ve bunların birçoğu da hastanelerde çalışmaktadır. Bu çalışanlar çok çeşitli risklere maruz kalabilmektedirler. AB sağlık ve iş mevzuatı bu risklerin birçoğunu kapsamaktadır; ancak aynı anda ortaya çıkabilen bu kadar değişik riskin bir araya gelmesi ve bu sektörün açık bir biçimde yüksek risk içeren bi sektör olması hastane personelinin sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi amacıyla Birlik bünyesinde daha spesifik bir yaklaşım gerekliliği hususunda bir tartışmanın başlamasına neden olmuştur.
Rehberin ana odağı, güncel teknik ve bilimsel bilgileri sağlık sektöründeki en belirgin risklerden, özellikle biyolojik, kas-iskelet, psikososyal ve kimyasal risklerden korunmak ve ilgili Avrupa Birliği direktiflerini uygulatmak için sunulmaktadır. İşverenlere çalışanların iş sağlığı ve güvenliği risklerini belirlemek için pratik göstergeler ve kendi sağlık bakımı bölümlerinde uygulanabilir koruyucu faaliyetleri belirginleştirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53815c2a-565a-427b-8f8c-589bb4a26513.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Yönetim</image:title>
            <image:caption>Kitap, vizyon, misyon ve strateji saptama ve gerekli politikaları oluşturma deneyimi vermeyi amaçlamaktadır. Günümüzde yöneticilerin iş idaresinde stratejik yönetim uygulamaları gerekmektedir. Bu sayede yöneticiler şirketlerine, mal ve hizmetlerine kimlik kazandırabilecekler, tüm çalışanların şirketin hedefleri doğrultusuda şevkle çalışmalarını sağlayabileceklerdir.
Bu kitap “stratejik planlama kılavuzu” değildir. Stratejik planlama konusunda pek çok kılavuz bulunmaktadır. Bu kitapta, yeri geldikçe bu kılavuzlara da atıf yapılmaktadır. Sağlam bir stratejik vizyon bulunmadan bu kılavuzların kullanılması başarılı bir sonuca götürmeyecektir. Fakat, iyi bir stratejik planlama vizyonu geliştirdikten sonra ise, herhangi bir kılavuz kolaylıkla kullanılabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5015d980-f283-46e0-b8c2-a72a575f4770.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey&apos;s Place in Europe and in The Middle East</image:title>
            <image:caption>The International Girne Conferances were held in Girne between 1984 and 1994. Regional and international issues and problems have been discussed by International and Turkish figures in economics and politics.
Most of the papers and discussions were published in a book form after the conferences. In 1988 and 1989 Turkey&apos;s place in Europe and in the Middle East were under discussion.
I am very much pleased to reintroduce the boks of the two conferences which are out of print.
The book contains well known Turkish and regional experts of the international community.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bd25a1-adf9-406c-954f-891f1f98628f.jpg</image:loc>
            <image:title>“Türkiye&apos;de Sürdürülebilir Arazi Yönetimi” Çalıştayı 26-27 Mayıs 2011</image:title>
            <image:caption>Yeme, içme, barınma, yaşamı sürdürme dahil insan faaliyetlerinin üzerinde sürdürüldüğü doğal kaynaki, toprak; erozyon, deniz doldurmaları vb. hariç hep aynı kalmıştır. Hızlı kentleşme, deprem dahil her türlü afet önlemlerinin alınabilmesi, doğal kaynakların dengeli ve etkili kullanımının gerekliliği, temiz bir çevre ihtiyacı toprağın/arazinin planlı kullanımını zorunlu kılmaktadır. Özellikle ülkemizde, kırdan kente tek yönlü ve sürekli göçler kentsel amaçlı arazi kullanım gereksinimini arttırmış; bu durum da arazi ve arsa değerlerini aşırı derecece pahalandırmış, değerli hale getirmiştir. Bu sayılanlar, dünyada olduğu gibi Türkiye&apos;de de arazilerin akılcı kullanılmasını ve yönetilmesini zorunlu hale getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3147c26-a026-4eb1-8460-347763f94cf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Eğitimi – Öğretiminde Kuramsal ve Uygulamalı Çalışmalar - 10</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Türkçenin Eğitimi-Öğretimi Kurultayı (UTEÖK), kesintiye uğramadan her yıl düzenlenmekte ve nitelikten ödün vermeyişiyle Türkçe eğitimi çalışmalarının bilimsel bir zeminde yapılabilirliğine giderek daha çok katkı sağlamaktadır. Her kurultay sonrası hakem değerlendirmeleriyle seçilen tam metinlerin kitap bölümü olarak basılması da 2009 yılından bu yana süregelen bir gelenek olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83304768-ab95-4488-a54e-0b85f5ca5944.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Yönetim ekonomisi, ekonomi biliminin öğretilerinden, yönetimde yararlanmayı amaçlar. Ama çok temel bir zorlukla karşı karşıyadır. Yönetici aldığı kararları gerçek hayatta uygulamak üzere alır. Bilimsel modellerde olduğu gibi, varsayımlar yaparak bazı değişkenleri sabit tutamaz, modelleri basitleştiremez. Ekonomi bilim dalının vardığı sonuçları oldukları gibi değil de, kendi ortamına uydurarak kararlar verir. Ama gene de ekonomi bilim dalının bulgularından yararlanabilir. Bu kitap yöneticilerin ekonomi bilim dalının kavram, model ve bulgularından yararlanmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0417b9d-3a74-40cf-9cfa-0fd6ef68e0fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Mühendisliği El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap İnşaat Mühendisliği eğitimindeki öğrencilere yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır. Son sınıfta okutulan &quot;Su Kaynakları Mühendisliği&quot; dersinin konularını kapsamaktadır. Uygulamada çalışan mühendislere de faydalı olması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ffb4d0-1e9f-4552-9c7f-035963f6e496.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Fiziği - 2</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki metin, değerli yazarlarla sayısız tartışma ve yakınsama gayretleri başta olarak, bu suretle hazırlandı.
Dersler&apos;in sonlarında yer alan sorular, öğrenciye ya ödev olarak, yahut sınav sorusu, ya da işte sınava hazırlık sorusu olarak verilmiş sorulardan derlendi.
Dersler bayağı eğlenceli geçiyor olunca, metne yeri geldikçe, J işareti koymaktan geri durmadık. Kimileri “Böylesi ciddi bir kitaba, bu gülücükler zinhar yakışmaz!”, dese de... Öğrenciler, gülücük işaretlerinin metinden, çıkartılmaması konusunda örgütlü bir direnç gösterdiler. Öyle olunca, gülücük işaretlerine dokunamadık J... Bu kitap onun için “Gülücüklü Kitap”, oldu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7e3003-e694-4803-8dd8-a442c899b42e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sanat Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitaptaki konuşmalar ve sunumlar, öğretim üyesi olarak mensubu olduğum Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından 2012-2014 yılları arasında Beyoğlu&apos;ndaki Akbank Sanat Merkezi&apos;nde gerçekleştirildi. Amacımız çağdaş yaşam sanat alanında yer alan bazı önemli isimleri davet ederek çağdaş sanatın temel meseleleri üzerine konuşmaktı. Davet ettiğimiz konuşmacılar alanın önemli isimleriydi ve konuşmalar da doğal olarak nitelikli oldu. Biz de daha sonra bu konuşmaları kitaplaştırmaya karar verdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3e6e80-78b7-4542-a2d8-71f2771e68e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermaye Piyasası Araçları</image:title>
            <image:caption>Yeni kanun 30 Aralık 2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete&apos;de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kanunun Yürürlüğe girmesiyle beraber Türkiye&apos;de sermaye piyasasının yapısı ve işleyişi tamamen değişmiştir. Bu değişiklik yoğun olarak sermaye piyasası araçlarının sınıflandırılmasında ve yeni sermaye piyasası araçlarının sisteme eklenmesinde görülmüştür.
Elinizde bu kaynak birincil ve ikincil düzenlemeler dikkate alınarak sermaye piyasasında gerçekleşen tüm değişiklikler kapsamında sermaye piyasası araçlarını ayrıntılı bir şekilde ele almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea0b1ce5-1ad8-4169-b487-e4243b605f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>“Türkiye&apos;de Sosyal Problemlerin Çözümünde Sosyal İşletmecilik ve Dünyadaki Örnekler”</image:title>
            <image:caption>2012 yılında üniversitemizde 2006 Nobel Barış Ödülü Sahibi Prof. Dr. Muhammed Yunus&apos;un adını taşıyan Okan Üniversitesi Muhammed Yunus Uluslararası Mikrofinans ve Sosyal Girişimcilik Merkezi&apos;ni kurduk Bu merkez üniversite olarak eğitim, araştırma ve toplumla bunların sonuçlarını paylaşma konusunda taşıdığımız sorumluluğumuzun somut bir sonucu oldu.
Kuruluş aşamasında geçirdiğimiz bu bir yıllık süreçte, Merkez&apos;imizin sürdürdüğü lisans derslerinin bir parçası olarak Prof. Dr. Muhammed Yunus ikinci kez Okan Üniversitesi öğrencilerine yeni bir ders sunmuştur. İkinci kez ağırlamaktan onu duyduğumuz Sayın Muhammed Yunus&apos;un bize girişimcilik ve sosyal girişimcilik arasındaki farktan ve etkileşimden, dünyada liderliğini yürürttüğü mikro kredi ve sosyal işletmecilik kavramlarının dünyadaki diğer örneklerinden bahsettiği bu kapsamlı ve keyifli dersi sizlerle paylaşmak istedik.
Bu doğrultuda hazırladığımız çift dilli bu kitap bir kez daha Prof. Dr. Muhammed Yunus&apos;un bizlerle paylaştıklarını tüm dünyaya sunma fırsatı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f55267e-e302-43ac-995b-86272b298473.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı XML Teknolojileri ve GML</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; daha önce basılan kitaplardan farklı olarak GML, XML ve GML şemaları konusu detaylı olarak incelemekte ve örneklendirmektedir. Ayrıca; gelişen teknolojiye uyması, kullanılan teknolojilerin bütününü açıklaması ve harita mühendisliği ile CBS alanında kullanılma ihtimali az olan konuları sadece özetlemesi yönüyle de daha önce basılmış XML kitaplarından farklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd3ce03e-88c1-4e70-b345-7c970e10677b.jpg</image:loc>
            <image:title>“Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği” Sempozyumu</image:title>
            <image:caption>Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumumuz Üniversitemiz bünyesinde öğrenimi yapılmakta olan yapı sektörü bağlantılı birçok bölümümüzün geleceğe yön verecek öğrencileri açısından önemli bir kaynak niteliğindedir.
Sempozyumumuzun düzenleyicisi olarak üniversitemiz bu çalışma ile tüm Türkiye&apos;de ve özellikle İstanbul&apos;da son yıllarda hız kazanan alt yapı ve üst yapı çalışmalarında, çevresel genişleme ve hali hazırdaki çevresel düzenin yeniden yapılandırılması, gelişen teknolojiye uygun biçimde tasarlanması konularında ülkeye yön veren firmalarla işbirliği geliştirilmesinin ve bu işbirliğinin ürüne dönüşmesinin önemli bir örneği olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36aa877b-1954-4e4b-9638-d1e4dcc2e90c.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 9 Makamsal Ezgi</image:title>
            <image:caption>Kitapta bulunan 9 makamsal ezgiden bazıları, örneğin, “Mukadderat” Milli Eğitim Bakanlığının Güzel Sanatlar Liseleri için yaklaşık 10 yıldır yenilemekte olduğu olduğu ders kitaplarından birinde yer aldı. Türk müziğinin daha geniş ölçekte öğretimi amacıyla girişilen bu çaba önemlidir. Ne var ki bu çabanın doğru yönde ilerlemesi için bakanlığın belirlediği “kitap yazma komisyonları” ehliyet ve liyakat ölçütlerine göre ve ilgili üniversitelerle iletişim halinde oluşturulursa daha iyi sonuçlar alınabilir.
Piyano için 9 makamsal ezgi yalnızca makam, çeşni ya da geleneksel üsluba yönelik kazanımlar değil aynı zamanda motif, cümle yapısı, soru-cevap gibi temel yazı teknikleri ve analize uygun bir armonik yapı ile bütüncül bir anlayış içinde oluşturulmaya çalışıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/610c3866-07c7-4350-9356-ece3dc675687.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişte ve Bugün Nükleer Enerji Tartışması</image:title>
            <image:caption>Nükleer enerji tartışması dün olduğu gibi, bugün de gündemde… Hem pek çok karmaşık ve gizemli olayı, gelişmeyi ve düşünceyi, semantik, upuzun, saçaklı çağrışım yumaklarıyla ortaya seriyor olarak!..Nükleer enerji sadece ülkemizde değil, tüm dünyada tartışılmaktadır. Hem de  Hayır mıdır, şer mi, gibisinden, aşırı uçlarda ele alınarak… Sayın Yarman bu kitabında, konuyu özgün üslubu ve kendi kristal şeffaflığındaki anlatım yeteneği ile ele almış ve kendi perspektifinden ayrınıtılı bir şekilde inceledikten sonra, nükleer enerji konusunda alınacak bir kararın, siyasi nitelik taşıdığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, okuyucuya evet veya hayır türünden hazır bir cevap sunmak yerine, ona kendi kararını oluştururken ihtiyaç duyacağı bilgileri sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94036013-424f-43c0-9d1b-96bd091267cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Araştırmacılar Tartışıyor - Siyasi İlimler Türk Derneği VIII. Lisansüstü Konferansı Bildirileri Seçkisi</image:title>
            <image:caption>SİTD Lisansüstü Konferansları 2003 ve 2004 yıllarında İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi, 2006 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi, 2007 yılında Erciyes Üniversitesi, 2008 ve 2009 yıllarında İstanbul Bilgi Üniversitesi&apos;nde, 2010 ve 2011 yıllarında Okan Üniversite&apos;nde, 2012 ve 2013 yıllarında Ortadoğu Teknik Üniversitesi&apos;nde düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle 10 yıldır, bu konferanslar yoluyla başta siyaset bilimi ve uluslar arası ilişkiler olmak üzere tarih, sosyoloji, felsefe, hukuk ve iktisat gibi çok sayıda bölümde yükseklisans ve doktora yapan öğrenciler araştırmalarını birbirleriyle ve öğretim üyeleriyle paylaşma fırsatı bulmuştur.
 2010 yılında yedincisi düzenlenen konferansın akabinde bildirilerde oluşacak bir seçkiyi basılı hale getirme fikri ortaya çıkmıştır. Bu kitapta sizlerle Türkiye&apos;nin genç araştırmacılarının gündeminin en azından bir kısmını paylaşabilmekten mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56be7464-0f61-4671-b46f-618cfdb84819.jpg</image:loc>
            <image:title>İş&apos;te Başarı</image:title>
            <image:caption>Bekir Okan&apos;la beni hem Gaziantepli olmak, hem de asker arkadaşlığı bir araya getirdi. Sonrasında oluşan dostluk herhalde kuşaklar boyu sürecektir. Onun başarılarını kendimin gibi görüyorum.
Mehmet BARLAS Sabah Gazetesi Başyazarı

Hani Dünyamızdan bahsederken kelebek etkisinden, arıların eksikliğinin doğuracağı zararları konuşuyoruz ya Bekir Okan da işte o arılardan. Keşke ülkemizde sayıları daha fazla olsa.Teşekkürler Bekir Okan.
Murat VARGI İşadamı

İşadamı Okan Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanı değerli dostum Bekir Okan&apos;ın kitabını keyifle okumuştum.Türkiye&apos;nin yakın siyasi tarihi, Okan&apos;ın deneyimleri, anılarıyla harmanlanmıştı. Şimdi de o kitabın devamı...Gene zevkle okuyacaksınız. Bazen gülümseyeceğiniz anılarla, bazen düşündürücü gözlemlerle Bekir Okan yakın siyasi, ekonomik tarihin, Türki Cumhuriyetlerin 2. Perdesini açmakta.
Güneri CİVAOĞLU Milliyet Gazetesi Başyazarı

Bugün bir çok sektörde gerçekleştirdiğiniz kıymetli yatırımlarınıza, ülkemize, insana, eğitime, sağlığa ve istihdama sağladığınız katkılarınıza, bu yolda verdiğiniz ve sürdürdüğünüz büyük emeğinize ve ortaya çıkan haklı başarılarınıza şimdi de böylesi bir kitapla gençlere ışık tutmak, cesaret vermek, hatta yol gösterici olmak misyonunuzu eklediğiniz için sizi yürekten tebrik ediyor, başarılarınızın daim ve herkese örnek olması temennilerimle size ailenizle birlikte sağlıklı ve mutlu daha nice yıllar diliyorum.
Ali KOÇ Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f5682cd-547b-46df-9f87-5f90cb4b268a.jpg</image:loc>
            <image:title>Araftaki Kent</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, bir grup akademisyenin sohbeti sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu grup, kendine kent sorunlarını, özellikle de İstanbul&apos;u dert edinmiş kişilerden oluşuyor. Çalışmalarımızdaki temel ortak paydamızı, “kentte eşitlikçi ve katılımcı” bir planlama anlayışı olarak belirledik. Bu yöndeki diğer çabaların ve çalışmaların yanında teknik, bilimsel ve sosyal bir pakt olarak yer alma fikri de kitabın oluşumunda etkili oldu.

İçinde bulunduğumuz şu eşitsiz dünyada her şey değişip dönüşürken, kentler de sürekli olarak kendi özellerinde hem değişip hem de dönüşmekteler. Bu hareketliliğin bedelini ise yine insanın kendisi ile yaşlı gezegenimiz ödemekte. Karşı konulamaz bu devinimi pozitif bir yöne çevirmek gerçekten zor bir iş olmakla beraber, herkesin bu yöndeki katkıları ve davranışları çok değerlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6800b206-b9a9-45b8-b28b-a741060e3762.jpg</image:loc>
            <image:title>Emarlık-Ekolojik Tasarımı ve Planlama - Eture-Ecological Design &amp; Planning</image:title>
            <image:caption>Eser; Planlama ve Mimarlık alanlarında yarım yüzyılda yapılmış ve halen süregelen çalışmaların, Türkçe ve İngilizce olarak iki dilli-bilingual- bir ansiklopedinin özetini kapsayan bir kitaptır. Günümüze kadar incelediğimiz, bildiğimiz kadarıyla dünyada benzeri yoktur.   
 
‘Emarlık Almanak- Ansiklopedisi’nde çevre, sürdürülebilirlik, enerji, su kullanımı gibi konular ağırlık taşımaktadır. Bununla birlikte çalışmaların bütünü ekoloji düşüncesi ile Mimarlık bileşimini özetleyen ‘Emarlık’ adını verdiğimiz temel bir düşünce dizgesine dayalıdır.  Plancı, Mimar, yöneticilerin, yerleşim ve yapı alanında çalışanların karar alan; erk kullananların el kitabı başucu almanağı olmak üzere hazırlanmıştır. ‘Neufert’in mimarlar, ‘Beton Kalender’in mühendisler, Harrison, ‘Anatomi  Atlası’nın  tıpçılar yaptığı görevlere benzer görev yapmasını umduğumuz bu  almanak- ansiklopedi Dünyanın, kirlenme, küresel ısınma ve hastalıklarla yok oluşunu önlemek isteyen yönetici, para sahipleri ve  uygulamacılar için uygulanabilir bir sistemi; düşünce ve davranış düzenini; tanıtarak, nasıl kullanılacağını anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9666e734-d7eb-4d4b-873a-d3f53b5bb38c.jpg</image:loc>
            <image:title>Engineering Physics - 1</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, evveliyatını saymazsak, İstanbul Okan Üniversitesi’nde 2006’dan bu yana, özellikle Mühendislik Öğrencileri’ne Fizik 1 başlığı altında verilen ders notlarından oluşuyor.
 
Ders, D. Halliday, R. Resnick ve J. Walker’in kaleme aldığı Fundamentals of Physics (John Wiley &amp;amp; Sons), başlıklı kitapta yer almış, bilinen konular arasından, bir konu ve sıra seçimi yapılarak, işlenegeldi. Yeri geldikçe, dersin öğretim üyeleri, dünya bilim yazınına olan katkılarını, öğrencilere aktarmaktan geri durmadılar.
 
Bu husus da dikkate alınarak, “Ders” başlığı altında işlenen her bir konu, toplamda yaklaşık, bir buçuk saat içinde işlenebilecek şekilde düzenlendi. Böyle bir bağlamda hem derslerin kendi içlerinde bütünlüğü hem de konuların haftadan haftaya belli bir bütünsellik içinde akışı sağlandı. O açıdan elinizdeki kitap; her ders, giderek, Ders 1’den Ders 12’ye kadar olan seyri itibariyle; adına kestirmeden “Newton Mekaniği” denebilecek, şu ki, tam anlamıyla sıfırdan başlayarak, bütünsel bir tasavvur inşasını gerçekleştirmeyi, amaçlamaktadır.
 
Kitap metninin hazırlanmasında, Prof. T. Yarman’ın derslerinin iki yıl boyunca, görüntülü olarak kaydedilmiş olması, kolaylık sağladı. Çekimlerden; dersin, birbirinden çalışkan öğrenci asistanları, zahmetli olmakla beraber, özet metinler yanı sıra, şekilleri ve formülleri dökebildiler. Elinizdeki metin, değerli yazarlarla sayısız tartışma ve yakınsama gayretleri başta olarak, bu suretle hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9955cf-e5de-4c40-b2d2-6f90a51394fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akışkanlar Mekaniği</image:title>
            <image:caption>Bu kitap İnşaat Mühendisleri öğrencileri için ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Uygulamadaki mühendislerinde yararlanması düşünülmüştür.
 
Kitabın inceleme konusu durgun ve hareket halindeki su dur. Temel denklemlerin elde edilmesinde su sıkışmaz olarak yani özgül kütlesi (ρ) sabit alınmıştır. Bölüm (1) de temel bilgiler verilmiştir. Bölüm (2) de fiziğin temel yasaları kullanılarak statik (durgun) halde suyun oluşturduğu basınç kuvvetleri elde edilmiştir. Bölüm (3) de rölatif (izafi) denge problemleri incelenmiştir. Bölüm (4) de hareket halindeki suyun kinematik denklemleri yine fiziğin temel yasaları kullanılarak elde edilmiştir. Bölüm (5) de bir boyutlu akım olan sürtünmesiz (ideal akışkanların) boru akımlarının hareketi incelenmiş, temel denklemler elde edilmiştir. Bölüm (6) da bir boyutlu gerçek (sürtünmeli) boru akımları incelenmiştir. Bölüm (7) de genel olarak laminer ve türbülanslı akım problemi ele alınmıştır. Bölüm (8) de ideal akışkanların iki-boyutlu akım problemlerinin temel denklemleri çıkartılmıştır. Bölüm (9) gerçek (sürtünmeli) iki-boyutlu akım denklemleri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1cbb443-7505-4b24-b8c8-5bb676bd7b5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurmacanın Keşfi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Çin edebiyatının son yıllarda öne çıkan isimlerinden Yan Lianke, Kurmacanın Keşfi’nde, gerçekçilik ve nedensellik üzerine yaptığı analizlerle edebiyat eleştirisini yepyeni bir noktaya taşıyor. Tolstoy, Dostoyevski, Franz Kafka, Gabriel García Márquez ve Virginia Woolf gibi çığır açıcı edebi eserler meydana getirmiş isimlerin sundukları yeni perspektifleri ele alıyor ve farklı gerçeklik seviyelerinin dünya edebiyatının şekillenmesine nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor. Lianke, yaratışın kaynağı olarak gördüğü gerçekliğin, Tolstoy’un tam nedenselliğinden Kafka’nın sıfır nedenselliğine, Márquez’in büyülü gerçekçiliği keşfetmesini sağlayan yarı nedenselliğe ve mitorealizme doğru izlediği tarihsel seyrin izini sürüyor. “Yolda yürüyen birinin, nereden geldiği belli olmayan bir kayanın altında ezilerek ölmesinin” yahut “Gregor Samsa[nın] bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak bul[masının]” farklı nedensellik seviyeleri arasındaki yerini tespit ederek gerçekçilik biçimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Franz Kafka Ödülü’nü kazanan ve iki kez Man Booker Uluslararası Ödülü için finalist olan Yan Lianke’nin, dünya edebiyatının ilham veren büyük eserlerinin kurgusal ayrıntılarına ve edebi devlerin yazma teorilerine dair anahtar sunan bu çalışması, okuru şahin gözlü bir edebiyat eleştirmenine dönüştürebilecek ihtişamı taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4daadad1-cb7b-44be-acf1-4dddf8b4e2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Üzerine</image:title>
            <image:caption>İnsan olarak doğal canlı bir varlığız. Aklımızı kullanarak çevremizi etkileyip değiştirme yeteneğine sahibiz. Bedensel olarak diğer canlılardan daha korunmasız olduğumuzdan, yaşamak için çevremizi kendimize uygun duruma getirmemiz gerekiyor. Çevreye zarar vermekten kaçınarak olumlu katkılarda bulunmaya çalışmalıyız. Her zaman böyle mi oluyor? Şimdiye kadar böyle miydi? Olup biteni görüp anlayınca, düşünüp, sorgulayıp, irdeleyip, gözden geçirerek ne kadar yararlı oluyoruz? Şimdiye kadar yeterince sorgulayıcı olduk mu? Olumsuz yönlerimizi ne kadar düzeltebildik? İyi, doğru ve güzele ulaşmaya çabalıyor muyuz? Duyarlılıklarımız gelişmemizi sağlıyor mu? Daha iyi olmayı istiyor muyuz, yoksa tersi davranışlar içinde miyiz? Ulaştığımız bilgi ve buluşlar, yarattığımız teknoloji, sanatsal etkinliklerimiz ve yetkinliğimiz bizi ve tüm insanlığı ne kadar mutlu kılıyor? İnsana ve bilime inancımız tam ise yaptıklarımızın doğadaki tüm canlıların yararına olduğuna güveniyor muyuz? Aklımızı ve sezgimizi kullanarak bilimsel yöntem ve bilgilerin ışığında, teknoloji ve sanatın getirdikleri ile insanlarla uyumlu ve yararlı bir yaşam geçireceğimiz mutlu bir gelecek istiyorum; hepimizin bunu arzuladığına inanıyorum. Yaşamın anlamı da amacı da zaten büyük ölçüde bu değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/232cc1ce-70d3-482a-ba50-b337df389421.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>&quot;Kendimi değiştirmek için kararlar alıyorum ama hep birkaç gün sürüyor. Sanki içimde bana engel olan bir ben daha var.”
&quot;İçimde dolduramadığım bir boşluk var. Hiçbir şey beni tatmin etmiyor, ibadetlerimden zevk alamıyorum.&quot;
“Çocuğum bazen öyle şeyler söylüyor ki nereye doğru savruluyor böyle diyorum. Sağlam bir imanı olması hayatta en çok istediğim şey ama ona nasıl tesir edeceğimi bilemiyorum.”
&quot;Yaşama isteğim yok. Her sabah mutsuz uyanıyorum. Hayat omuzlarımda bir yük sanki. Başkaları yaşama hevesini nereden buluyor?&quot;
Çoğumuz için tanıdık cümleler. Bazen kendi içimizden, bazen sevdiklerimizin dilinden bunlara benzer yakınmalar işitiyor, bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyor ama işin içinden çıkmakta zorlanıyoruz.
Selim bir kalbe ve sağlam bir iradeye sahip olmak, her an ihlas üzere yaşamak, çocuklarımızı riyadan, nifaktan uzak yetiştirmek, vaktimizi ve kendimizi israf etmeden anlamlı hayatlar inşa etmek istiyoruz.
Uzun yıllardır hadis ve tefsir kaynakları üzerine dersler veren, çocuklarda ve yetişkinlerde irade ve ihlas eğitimi, nefis terbiyesi ve ahlaki gelişimle ilgili eğitimleri binlerce kişi tarafından takip edilen Nesibe Küçük Cansever, Kalbin Dönüşümü’nde “Kendini bilen Rabbini bilir” düsturunca bizlere, kendimizi bilmek için neye ihtiyacımız olduğuna dair samimi bir içe bakış denemesi yaptırıyor. Dürüst ve derin bir bakışla kendimizi, davranışlarımıza yön veren saikleri, nefsimizi ve gerçekten neyin peşinde olduğumuzu fark etmeye duyduğumuz ihtiyacı ve bunları nasıl yapabileceğimize dair adımları aktarıyor.
Kendi kişisel dönüşümümüz ve çocuklarımızın kişilik gelişimi için basamaklar halinde sistematize edilmiş bir dönüşüm programı sunan bu kitap, Kur’an ve sünnet bağlamında çözüm arayışında olanlar için zihin açan bir anahtar olma gayesini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cae5ae9-96f0-4e23-bd75-af9f72698203.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sinir Sistemi Romanı</image:title>
            <image:caption>Ella, doktora teziyle mücadele eden bir astrofizikçidir, hem kişisel hem de politik trajedilerle dolu geçmişin yükünü taşır. Kocası El, devlet şiddeti mağdurlarının vakalarını çalışan bir adli tıp uzmanıdır. Yazma tıkanıklığından bunalan Ella, kendini hasta olmayı dilerken bulur; böylece tezinde ilerleme kaydedememesine bir mazeret bulacaktır. Daha sonra doktorlarca teşhis edilemeyen gizemli semptomlar yaşamaya, sinir sistemini etkileyen ağrılar çekmeye başlar.
Ella’nın kaygısı arttıkça geçmiş girdap misali güçlü bir çekim etkisi yaratır ve ailenin diğer üyeleri hikâyenin odak noktasına yerleşir: Dul Baba, Üvey Anne, Üvey İkizler ve Öz Abi. Her birinin kendine has hastalık ve şiddet deneyimleri, onları hem bir arada tutan hem de atomize eden sistemleri açığa çıkarır.
Sinir sistemiyle galaksiler ve yıldızlar arasındaki paralelliği incelikli bir anlatı formunda sunan bu roman, bir ailenin sevgi, kırgınlıklar, sırlarla dolu hikâyesini Şili’nin çalkantılı politik geçmişine yaslanarak anlatan bir eser.
“Meruane, yetkinliğiyle göz dolduran yeni nesil Şilili yazarların en iyilerinden.” -Roberto Bolaño
“Lina Meruane, Bir Sinir Sistemi Romanı’nda edebiyat ve hastalık tartışmalarını kuşatan kalıpları altüst ediyor... Kendi sinir sistemimiz gibi dendritik bir yapıya sahip bu roman, kendi sinirsel bugünümüzü okumamıza olanak sağlıyor.” -Alia Trabucco Zerán
“Burada Meruane’nin yazarlığı vadettiğini gerçekleştiriyor ve cüretkâr metaforik oyunlarla zirveye yerleşiyor. Böylece bir atom bir galaksiye, bir hastane bir devlete, hasarlı bir organ bir ülkeye, bir sıfat bir kansere, bir aile bir kozmosa ve kozmosun entropisi kişisel bir meseleye dönüşüyor.” -El País</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e505d1a5-e408-44f7-a379-e03a01f5a4ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Çocuk</image:title>
            <image:caption>Ebeveynliğin böyle olacağını hiç düşünmemiştiniz. Kolay olmayacağını biliyordunuz tabii ama bu kadar zor olacağını da tahmin etmemiştiniz. En küçük talebinize bile itiraz ediyor; yemek yemeye, yatma saatine, aile içinde geçerli kurallara, ödev yapmaya, bilgisayar oyununu bırakmaya direniyor.
Onu bu kadar çabuk öfkelendiren şeyin ne olduğunu, nasıl bu kadar çabuk tetiklendiğini anlamaya çalışmaktan yorgun; evdeki çatışmalar karşısında bunalmış hissediyorsanız önce derin bir nefes alın ve bu kitaba bir bakın!
Dr. Jeffry Bernstein, yirmi beş yılını karşı gelen çocuklar ve aileleriyle geçiren, üç binden fazla aileye bu konuda rehberlik eden bir uzman olarak size ışığın hiç de uzakta olmadığını gösteriyor. Hazırladığı “10 Günlük Program” ile evdeki çatışmaları adım adım ilerleyerek nasıl çözeceğinizi, çocuğunuzun inatçı ve karşı gelen tavrını birlikte nasıl değiştirebileceğinizi açıklıyor.
Birbirini takip eden 10 adımla her gün biraz daha iyiye gittikçe bu programa duyduğunuz güveni pekiştirecek; sakin, kararlı ama kontrolcü olmayan bir ebeveynlik tutumu geliştirerek evinizde bambaşka hava estireceksiniz.
“Bu kitabı okuma kararı aldığınız için sizi alkışlıyorum. Sayfalar ilerledikçe kitabın çocuğunuzun karşı gelme seviyesini ciddi oranda azaltacak bir sürü güçlü strateji yüklü olduğunu fark edecek ve bunları uygulayıp çocuğunuzla ilişkinizi geliştirdikçe işlerin nasıl yoluna girdiğini göreceksiniz. Kendi davranışlarınızı değerlendirmeniz ve çocuğunuza daha yapıcı bir şekilde yaklaşmanız için size birtakım tüyolar ve egzersizler de vereceğim. Danışanlarımın çoğu bu hedeflere nasıl ulaştıysa sizin de ulaşabileceğinizi biliyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10069252-8a55-43dd-b585-d701cc8f153d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mabeyn-i Hümayun</image:title>
            <image:caption>“İstemem devlet aleyhinde evimde güft ü gû
Sonra bak jurnal ederler, herkesin namusu var;
Askerîden, şeyhten, kıssîsten, küttâbdan 
Hazret-i şâh-ı cihânın it kadar câsûsu var!”
Üsküdarlı Talat
 
Mabeyn-i Hümayun: Osmanlı Saray Teşkilatının Modernleşmesi, Osmanlı tarihi alanında özellikle birinci el kaynakları ustaca kullanarak yaptığı emsalsiz çalışmalarla tanıdığımız Prof. Dr. Ali Akyıldız’ın yıllarca emek verdiği bir çalışmanın ürünü.
Akyıldız bu eserinde, Osmanlı tarihi literatüründe neredeyse hiç çalışılmamış bir alan olan mabeyn-i hümayunun, yani padişahın ülkeyi yönettiği saltanat makamının önemini kaybetmesiyle birlikte iktidarın Saray ve Babıali olarak iki yapıya ayrılması ve bunun sonucu olarak sarayda bir sekretarya ve saltanat bürokrasisinin ortaya çıkışıyla teşekkül ve gelişim sürelerini inceliyor.
·         Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren devlet işlerinin esas mercii neresiydi?
·         Osmanlı sarayının yapısı ve enderun (iç hizmetler) ve bîrun (dış hizmetler) bölümlerinin görevleri nelerdi? 
·         Sultan II. Mahmud’un Osmanlı sarayında gerçekleştirdiği radikal değişimin mahiyeti…
·         Mabeyn-i hümayunun görev ve fonksiyonları ve mabeyinciler…
·         Mabeyn görevlileri, görevleri ve bu görevlerin zaman içindeki değişim ve gelişimi…
·         Sultan II. Abdülhamid zamanında mabeynin genel yapısının değişim süreci…
·         II. Meşrutiyet’in ilanı ve II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesiyle mabeynin aldığı yeni biçim…
·         Geleneksel saray teşkilatı içerisinde tedricî olarak gerçekleşen değişim ve mabeynin teşekkülü ve gelişimi tüm ayrıntılarıyla…
Tamamı renkli resimli, sert kapak ve prestij boy özelliklerine sahip bu eser, imparatorluğun beyni olan Mabeyn-i Hümayun’u, Osmanlı saray teşkilatının modernleşmesi bağlamında ele alarak Osmanlı tarihine şimdiye kadar bakılmayan bir perspektiften bakmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d0038f7-1e13-4db1-ba12-70135e3ee427.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Gelecek Geldi</image:title>
            <image:caption>Aygıtlar artık yalnızca etrafımızda değil; eylemlerimizde, düşüncelerimizde, bilincimizde ve ruhumuzda. Geldiğimiz noktada kendi aleyhimize kullanılma kudreti olan meçhul aygıtları bizzat kendi ellerimizle büyüttüğümüzü ve bunun karşısında gittikçe küçüldüğümüzü fark ediyoruz. Sahiden, fark ediyor muyuz? Peki ya her geçen saniye katlanarak büyüyen ve tümüyle veriden müteşekkil bu aygıtlaşmış kültürün vakti geldiğinde sadece kötülük üretmeyeceğinden emin olabilecek miyiz? Öte yandan teknolojiye öncülük edenlerin “insan iradesine, özgürlüğüne ve mahremiyetine ne olacak” sorusu karşısında sessiz kalmalarına ne demeli? 
Evet, gelecek geldi. 
Fakat hâlâ vakit var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf3ba13-b05a-4c50-bc78-c5b3b5effec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Otağ IV: Gazneli Mahmud</image:title>
            <image:caption>“Ya İlahi! İslâm dinine yardım etmek, İslâm’ın düşmanlarını söküp atmak maksadıyla her yıl gaza için Hindistan’a gitmeyi kendime farz kılıyorum. Beni mansur ve muzaffer eyle. Niyetimi halis eyle!”
Gazneli Mahmud
Türk tarihinde vazgeçilmez bir yere sahip olan, çok uluslu yapısıyla imparatorluk hüviyeti taşıyan, Orta Doğu’da Ehl-i Sünnet inancını tahkim eden Gazne Devleti’nin efsanevi hükümdarı Gazneli Mahmud (971-1030); kazandığı zaferlerle, kişiliğiyle ve dönemindeki sanat anlayışıyla okuyucunun karşısına çıkıyor! Osmanlı Devleti’nin tüm safhalarını KAYI serisi ile yüz binlere ulaştıran Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, şimdi ise İslâm dünyasına yön veren Türk devletlerinin, liderlerinin ve örnek şahsiyetlerinin tarihini anlatmaya OTAĞ serisinin 4. eseri ile devam ediyor.
·         Gazneli Mahmud’un babasından aldığı tarihî miras ve zaferlerine etkisi…
·         17 Hint seferi ve İslâm’ı Hint topraklarında tanıtıp yayması…
·         İran’da Şii Büveyhoğulları ile mücadelesi ve ehl-i sünneti hâkim kılma gayreti…
·         Tarihî ve siyasi yönünün yanı sıra mücadeleci ruhu…
·         Gazneli Mahmud ile Selçuklu taht varisi Arslan Yabgu arasında geçen tarihî diyalog…
·         Horasan’dan Mekke’ye uzanan hac yolunun güvenliği için gösterdiği çaba…
·         Eğitime, şairlere, adalete ve tasavvufa verdiği önem…
·         Devletin ekonomisi için yaptıkları ve imar faaliyetleri…
·         Hayatı ve vefatındaki ibretlik dersler…
OTAĞ IV – Hindistan Fatihi: Gazneli Mahmud, isimli eserde, zorluklarla dolu bir başlangıçtan koca bir imparatorluğa dönüşen Gaznelilerin sürükleyici, merak uyandırıcı, akılda kalıcı tarihi yanında “Seyfüddevle/Devletin kılıcı” lakabını taşıyan bu büyük hakanın soluksuz okuyacağınız destansı hayatı sizleri bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f55ef8-2d52-48b2-aed8-d022f7f66519.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyılın İkinci Yarısında Osmanlı&apos;da Sarraflar ve İlişki Ağları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’da sarraflar, kurdukları finans ağlarıyla, modern bankacılığın gelişimine dek imparatorluğun mali açıdan Avrupa’yla bütünleşmesinde rol oynayan temel aktörlerdi. Bir anlamda sarraflar, paranın patronluğunu yapan, imparatorluğun bankasız bankerleriydi. Özellikle 16. yüzyılın ortalarından itibaren imparatorluğun nakit ihtiyacının giderek artması ve iltizam sisteminin yaygınlaşması, sarrafların hızla yükselmesine yol açtı. 17. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemde sarraflar için adeta bir “altın çağ” yaşandı.
Ancak bu altın çağın bir de öteki yüzü vardı. İmparatorluğun parasal çarkını işletmek gibi bir işlev üstlenen sarraflar zaman zaman yolsuzluk ve ihanet gerekçeleriyle devletin takibine takılarak katle ve müsadereye uğradılar. Kitabın merkezini oluşturan iki aktör; Darbhâne-i Âmire sarrafı Bedros ile Sakızlı sarraf Dimitri’nin yükselişler ve düşüşler barındıran “çarkıfelek hareketliliğindeki” hayatları sarraflık kurumu ve bu kurumun 18. yüzyılda gördüğü işleve dair farklı bir bakış sunuyor.
•             Bu dönemde sarraflar yalnızca finansör olarak mı işlev görmekteydiler? Devlet ve toplum nezdinde başka rolleri de var mıydı?
•             Bağlantıda oldukları kişiler kimlerdi? Kurdukları ilişki ağları bağlamında Osmanlı toplumu ya da kendi cemaatleri üzerinde bir güç unsuru oluşturdular mı?
•             Yönetici elitler arasında yaşanan iktidar savaşı ya da hizipleşmede sarrafların rolleri nelerdi? Bu çatışmalarda taraf mı oldular, yoksa kurban mı gittiler?
•             Bedros’un katlinde Eflak voyvodası Mavroyani’nin dahli var mıydı?
•             Esma Sultan’ın himayesi Dimitri’nin hayatını ve ölümünü nasıl etkiledi?
Dr. Ertan Ünlü devletle çalışmanın bedelini canlarıyla ödeyen Darbhâne-i Âmire sarrafı Bedros ile Sakızlı sarraf Dimitri örnekleri üzerinden bu meslek erbabının Osmanlı iktisadi, siyasi ve sosyal yapısı üzerindeki etkilerini analiz ediyor. Üstelik bunu sosyal bilimlerde yeni yeni kullanılmaya başlanan sosyal ağ analizi ile yaparak sarraflık mevzuuna bambaşka bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f60620a-ed1c-4fc6-a628-44ab2519c37c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Yazılar</image:title>
            <image:caption>Ralph Waldo Emersonsuz bir modern dünya tahayyül etmek çok zordur.  Hem erken dönem hem de günümüz siyaset kuramcılarının üzerinde güçlü bir etkisi olan Emerson, kölelik karşıtı hareketin önde gelen temsilcilerinden biri ve transandantalizm akımının kurucularındandır. Doğaya dönüş, doğayla bir olmak temasının yanında bu akım, bilimsel yöntemlere güvenmek yerine, maneviyatı veya sezgisel düşünceyi öne çıkarır. Şu da vardır ki Emerson, disiplin sahibi olmayan bir mistik değil, geçiciliğinin ve kalıcılığının farkında olan ve demokratik bireysellik gibi bir kavramı geliştiren bir düşünürdür.
Emerson’un Henry David Thoreau ile dostluğu da önemlidir. Mahatma Gandhi ve Martin Luther King’in eylemlerine ilham veren sivil itaatsizlik kavramını hukuki ve siyasi bilinç düzeyini yansıtacak biçimde ifade eden ilk düşünür olan Thoreau’nun bu kavramını geliştirmesinde kuşkusuz Emerson’un da payı vardır.
Cambridge Üniversitesi’nin Siyaset Düşüncesi Dizisi edisyonu tercümesiyle oluşan bu kitap Matthew Arnold’un deyimiyle 19. yüzyılın “en önemli düzyazı metinleri”ni bir araya getirmekte ve dönemin entelektüel hayatına dair renkli bir panorama sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecd7ece4-0e39-4218-a47d-c0b4dfc08992.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefsani İsteklerin Kırılması</image:title>
            <image:caption>&quot;Mutedil bir tabiatta en efdal olan, midenin ağırlığını hissetmeyecek ve açlığın elemini duymayacak kadar yemektir. Hatta kişi midesini unutmalı ve açlık kendisine asla tesir etmemelidir. Çünkü yemekten gaye hayatta kalmak ve ibadet için güç kazanmaktır. Midenin ağırlığı ibadetten meneder. Açlık acısı da kalbi meşgul eder ve onu ibadetten men eder. Öyleyse gaye kişinin, meleklere benzemek için kendisinde yiyeceğin tesiri kalmayacak şekilde yemesidir. Çünkü melekler yemeğin ağırlığından ve açlığın eleminden mukaddestirler. İnsanın gayesi meleklere uymaktır. İnsan için açlık ve tokluktan kurtuluş söz konusu olmadığında, bunların ikisinden en uzak durum orta yoldur. Bu da itidaldir.&quot; 
Hüccetü&apos;l-İslâm İmam Gazzâlî Hazretlerinin İhyâ adlı eserinin Mühlikat başlığının üçüncü kısmı olan bu kitap oburluğun ve cinsi şehvetin afetlerinden bahsederek Müslümanlara sırat-ı müstakim ve itidali göstermekte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c30e0f91-8118-41cc-b0dd-704fc04ba3aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Sosyolojisi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Din çağdaş sosyal hayatın anlaşılmasında incelenmesi gereken temel realitelerden biridir. Elinizdeki editasyon metin din denilen realiteyi farklı boyutlarıyla ele alan yirmi sekiz makaleden oluşuyor.
 
Editör Michele Dillon bu yirmi sekiz makaleyi beş ana kısma ayırarak tasnif ediyor: Sosyolojik Bilgi Alanı Olarak Din; Din ve Sosyal Değişme; Din ve Hayatın Seyri; Din ve Sosyal Kimlik; Din, Politik Davranış ve Kamu Kültürü; Din ve Sosyo ekonomik Eşitsizlik. Metnin odaklandığı zaman ve konu çağdaş toplum ve çağdaş toplumda din.
 
Metin ayrıca dine belli başlı temel sosyolojik yaklaşımlar, modernite, sekülerleşme, politika, feminizm, spiritüalite ve inanca dayalı cemaat eylemi gibi çağdaş akademisyenlerin ve öğrencilerin ilgisini çekebilecek konuları da içeriyor. Bu metinde makalesi bulunan akademisyenlerin çoğuna göre modern dönemde çok revaç bulan dine ilişkin sekülerleşme tezi artık savunulamaz; çünkü sosyolojik din incelemeleri dinin günümüz toplumlarında da realite, bir gerçeklik ve belirleyici fenomen olarak varlığını koruduğunu gösteriyor. Aydınlanma Projesinin “optimist” savunucuları, dinin insanın korkularından olduğundan nerdeyse emindiler; onlara göre modernleşme sekülerleşme demekti ve bir gün insanlığın artık dine ihtiyacı kalmayacaktı ve din ortadan kalkacaktı.
 
Elinizdeki bu kitap bu Aydınlanma ütopyasının çöktüğünü gösteren metinleri içeriyor. Türkiye’de dine gelince; kabaca yetmiş yıllık &quot;Seküler Cumhuriyet&quot; rüyası Türkiye’de artık savunulamaz görünüyor; radikal cumhuriyetçilerin ütopyalarının aksine din Türkiye’de hala etkili ve çok etkili.
 
Elinizdeki kitap okurun Türkiye’de dinle ilgili sorunlarına da ışık tutacak; Paradigma Yayıncılık Din Sosyolojisi El Kitabı’nı bu umutla yayınladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a530c7bc-0a38-47b1-919d-819183cec8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Bu kitap sorunlara ve açıklamalara, yani açıklama ihtiyacı duyan şeylere ve onların açıklanma tarzlarına odaklanarak eğitim sosyolojisine bir giriş, bir başlangıç yapmayı amaçlıyor. Belki de bu kaygıdan hareketle elinizdeki metinde alışılmışın dışında bir yaklaşımı benimseyeceğiz. Bu metnin bakış açısı ilgilerin ve yaklaşımların gelişmesini, doğan ve birbirini izleyen ilgiler ve yaklaşımlar olarak ifade etme anlamında tümüyle tarihsel bir bakış açısı da değildir teorik perspektifler etrafında organize edilmiş formel bir bakış açısı da değildir. Fakat yine de elinizdeki metnin tarihe bir vurgusu vardır; çünkü amacı bu alandaki düşünceyi bütün derinliğiyle takdim etmektir.  Bu kitap sosyolojinin kurucu düşünürlerini mümkün mertebe ayrıntıyla ele alıyor ve bu alanın geçmiş elli yılını geriye ve ileriye doğru kat ediyor. O hem yaklaşımların teorik yaklaşımlar olarak anlaşılma tarzlarına hem de farklı bakış açılarının belirli sorunları ele alma tarzlarına odaklanıyor. Bu noktada farklı türde ilgileri var: ilkin, sorunların tespitinin içerdiği şeyler nelerdir; ikincileyin, sorunların belirli bir şekilde açıklanmasının icap ettirdiği şeyler nelerdir? İlki görünen dünyanın nasıl olduğuyla; ikincisi, eğer belirli bir açıklamasının ikna edici olması icap ediyorsa dünyanın nasıl olması gerektiğiyle alakalıdır. Sözün gelişi, eğer eğitimin ‘kapitalizmin’ ya da ‘endüstriyelizmin’ veya ‘patriyarşinin/pederşahiliğin’ çıkarlarına hizmet ettiğine inanılıyorsa, bunun mümkün olabilmesi için dünyada ne tür şeylerin vuku bulması gerekir? Bizim dünyamız fark edilebilir şekilde gerçekten böyle bir dünya mıdır? Açıklamalarımız böyle olduğunu düşündüğümüz dünyanın ne kadar ve ne ölçüde kabul edilebilir izahlarıdır? Temel soru şudur: ‘Bu dünya nasıl varlığını sürdürmektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42706717-12aa-4436-80dd-96d59edd36b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanser Savaşları - Siyaset Kanser Hakkında Bildiklerimizi ve Bilmediklerimizi Nasıl Şekillendiriyor?</image:title>
            <image:caption>Kanser Savaşları’nı okumak için 80 milyondan fazla neden var! -Susan Yoachum; San Francisco Examiner-Chronicle- Kanser araştırma müessesesi, asıl problemin araştırma fonlarının eksikliği olduğuna inanmanızı ister. Bu bakış açısına göre kanserin temel sebebi cehalettir. Bu yüzden kanser denetiminin anahtarı - uyuşukluğumuzu ortadan kaldıracak büyük bir bilimsel atılımı olan - bilgidir. Fakat kanser hakkında zaten çok şey biliyoruz. Sigaraların ve asbestin kansere sebebiyet verdiğini, fazla yağlı, lif oranı düşük, çok tuzlu gıdaları yemenin çok sağlıklı olmadığını biliyoruz. Cildimizi güneşte yakmanın ya da yiyeceklerimizi pestisit banyosu yaptırmanın tehlikeli olduğunu biliyoruz. İster temizlediğimiz zeminlerden, ister hobilerimizden, isterse çalışmalarımızda kullandığımız malzemelerden gelsin akciğerlerdeki tozun kötü olduğunu biliyoruz. Düzenleme altına alınmamış endüstrinin kansere yol açabileceğini, kanserin kötü alışkanlıkların, kötü yöntemin, kötü ticaretin, hatta belki kötü bilimin ürünü olduğunu biliyoruz. Kanserle ilgili bilgiler az değil. Kanser politikasına yeniden yön vermek için düşünceli ve emin adımlar atılması gerekiyor. Başka bir deyişle sebeplerle ilgili bilgiler, ihtiyaç duyulan şeylerin sadece bir kısmını oluşturuyor. Sormazsanız öğrenemezsiniz, öğrenemezseniz yapamazsınız sözü çoğu zaman doğrudur. Ancak sorulması gereken soru sadece kansere neyin sebep olduğu değil, aynı zamanda kanseri önlemek için neler yapılabileceğidir. Her şeyin her zaman göründüğü gibi olmadığını kabul etmeliyiz. Cehalet üretilebilir, ideolojik boşluklar bizi kör edebilir, iyi haberler çoğu zaman taraflı olabilir, sebepler kültürel olabilir; faturayı bilim adamlarına kesmek, kanserle mücadele etmenin yollarından sadece biridir. Daha fazla araştırma için baskı yapan eylemciler şu soruyu sormalı: Hangi sonuca hizmet eden ne tür bilgi? Bildiklerimizi sormamız gerekiyor. Birinden diğerine giden yolu temizleme çabamıza rağmen sadece cehaletin bilgiyi nasıl davet edebileceğini değil, aynı zamanda bilginin de cehalete nasıl katlanabileceğini anlamamız gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c203af4-4bfc-47ff-80da-84042640da72.jpg</image:loc>
            <image:title>Leibniz</image:title>
            <image:caption>Voltaire’in Candide’inin &quot;Dr. Pangloss&quot;u, Hannover’in &quot;Lövenix&quot;i Leibniz; Newton ile eşzamanlı olarak icat ettiği diferansiyel hesapla matematik alanında çığır açmış bir dahidir. Çağını aşan düşünceleriyle uzayın ve zamanın mutlak değil, izafi olduğu fikrini geliştirmesiyle izafiyet teorisinin ve hissedilir olmayan algılar yaklaşımıyla da modern biliçaltı psikolojisinin temellerini atmıştır. Felsefi yaklaşımıyla ise Frege’den Kripke’ye kadar birçok yirminci asır filozofuna ilham vermiştir. Leibniz’in felsefi sisteminin başlıca hedefi ahenktir. Onun felsefesi yalnızca kainatın kurucu ilkesinin ahenk olduğu fikrinde dayanmakla kalmaz, belli başlı filozofların düşüncelerinin bir ahengini kurmayı da hedefler. Leibniz gerçekten de birtakım kadim düşünce gelenekleriyle çağının en yenilikçi fikirlerinin aynı potada eritildiği bir sistem inşa etmeye çabalamıştır. İlk bakışta birbiriyle çelişik görünen farklı dünya tasavvurlarının tutarlı bir sentezini meydana getirmek, Leibniz’in öncelikli amacı olmuştur. Fransız filozof Emile Boutroux’nun tercümesini sunduğumuz metni, Monadologie’nin 1892 tarihli baskısında yer alan oldukça geniş ve titiz bir Leibniz incelemesidir. Boutroux bu metninde, Leibniz’in felsefesinin aslına uygun bir tasvirini yapmak gibi çetin bir işin üstesinden ustalıkla geliyor; varlık anlayışından bilgi teorisine, Tanrı anlayışından etiğine, Leibniz’in engin düşünce dünyasına giriş için güvenilir bir kroki çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33344b20-afd6-48f0-b563-421e131c3e57.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger/Ontoteoloji - Teknoloji ve Eğitim Politikaları</image:title>
            <image:caption>Türkçedeki çok az kitap Heidegger’in ontoloji ile teoloji arasındaki ilişkisini bu kadar açık ve anlaşılabilir tarzda ortaya koyuyor; Türkçedeki çok az kitap Heidegger’in teknoloji ve üniversite eleştirisini böylesine ikna edici bir tarzda gözler önüne seriyor. Vukuf yüklü, içten, ufuk açıcı ve Heidegger’e empatik. Heidegger’i ve Heidegger etrafında kopan gürültüyü iyi bir anlama fırsatı. Böyle bir kitabı okurunun entelektüel menziline taşımış olmak, Paradigma için bir iftihar vesilesidir.
 
“Heidegger/Ontoteoloji, Heidegger’in felsefi tutumu ile politik tutumu arasındaki ilişkinin şimdiye kadar yapılmış en derin ve en aydınlatıcı yorumu. Thomson, Heidegger’in politikaya angajmanının nasıl felsefenin üniversitedeki rolünü kavrayışından doğduğunu ve Heidegger’in olgunluk dönemi düşüncesindeki en özgün ve önemli şeyin, bu trajik angajmanının sonucu olarak nasıl ortaya çıktığını ikna edici bir tarzda gözler önüne seriyor.”
 
Hubert Dreyfus, University of California, Berkeley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffc46cad-f974-4695-9679-ed2b1e05ea1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Engizisyonlar - Heretik-Avı ve Modern Totaliteryenizmin Entelektüel Kökleri</image:title>
            <image:caption>“Elinizdeki kitap bugünün engizisyonları ile geçmişin engizisyonları arasında dikkat çekici bağlantılar olduğunu ileri sürüyor ve bunu yaparak etkileyici fakat genellikle ihmal edilmiş düşünürlere ışık tutuyor. Ulaştığı sonuçlara ister katılın ister katılmayın, konuyu siz beğeneceksiniz; bu provakatif kitap sizi alıp götürecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffb06b17-0892-4ebd-9987-1574e7885abb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rasyonalite - İktisat Özelinde Bir Tartışma</image:title>
            <image:caption>Grekçede logos ile başlayan bir düşünce yolculuğunun Latince ratio&apos;ya tercümesi ondokuzuncu yüzyılda son radikal atılımını yapmış ve sosyal bilimlerin dilinde teknik hesaplayıcı bir akla, araçsal akla dönüşmüştür. Rasyonalite farklı tanımlamalar altında da olsa sosyal bilimlerde bu araçsal aklın karşılığı olarak kullanılmaktadır. Sosyal bilimler içerisinde kendi sınırlarını en erken belirginleştiren ve kendi iç teorik homojenitesini en erken belirginleştiren bir disiplin olarak iktisat bilimi, rasyonalite kavramının seyri açısından özel bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın temel iddialarından birisi rasyonalite kavramının araçsal karakterinin iktisat biliminde en radikal temsillerinden birini bulduğu yönündedir.
 
İktisatta rasyonalite, batı düşüncesinin aklının araçsallığa doğru seyrinin radikalleşmesini ifade etmektedir. Bu yüzden rasyonel seçim teorisi olarak formüle edilen kavram, iktisadın matamatiksel bir dile çevrilmesinin de öyküsünü kendi içinde barındırır.matematik, iktisat için bir araç değil bizzat iktisat bilminin dili haline gelmiştir.
 
İşte bu, aklın araçsal formunun radikalizasyonudur. Bu kitap logos&apos;un araçsal akla dönüşümünün serüvenini en ileri istasyonuna doğru,iktisada doğru izleme çabasındadır. Rasyanolitenin iktisat içi evrimi, kendi iç eleştirileri ile birlikte ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa27583c-82c8-4f2b-b52f-805da04b64be.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Düşünce Geleneği</image:title>
            <image:caption>Robert Nisbet’in elinizdeki metni genelde bir düşünce tarihi, özelde bir sosyoloji tarihi, yani sosyal düşüncenin tarihi kitabıdır. Sosyolojik Düşünce Geleneği’nde Nisbet, “sosyolojinin altın çağı” diye nitelendirdiği çağı (1830-1900), on dokuzuncu yüzyılın sosyal filozoflarının şu beş büyük temasının ana hatlarını çizerek ele alıyor: cemaat, otorite, statü, kutsal ve yabancılaşma. Bu kitapta, Avrupa’nın sosyoloji mirasını; Tocqueville, Comte, Marx, Durkheim, Weber, Tönnies, Le Play ve Simmel gibi kurucu şahsiyetlerin tezlerini karşılaştırmalı olarak bulacaksınız.
Paradigma Yayınları, Nisbet’in bu kitabını üniversitelerimizdeki sosyoloji müfredatına, öğrencilere, sosyolojiye ve düşünce tarihine ilgi duyan profesyonel okurlara gururla ve entelektüel dünyamızda hak ettiği karşılığı bulacağı inancıyla takdim ediyor. Sosyolojik Düşünce Geleneği “sıradan” bir metin değil, sosyolojinin ya da sosyal düşüncenin köklerinin ve kaynaklarının açık ve derin analizidir. O bir sosyoloji klasiğidir.
Mevcut literatürde, sosyolojinin muhafazakâr gelenekten intikal eden mirasını bize [bu kitaptan] daha iyi izah edecek başka bir kitap bulmak neredeyse ihtimal dışıdır.
Alasdair MacIntyre
Berrak bir üslupla kaleme alınmış bu göz alıcı kitap, sosyolojinin bir türedi disiplin; modern dünyanın büyük entelektüel akımlarıyla alakasız ve onlara yabancı bir disiplin olduğu yolundaki hâlâ egemen fikre saplanıp kalanlara bunun böyle olmadığını gösteriyor.
Lewis A. Coser
Bu derin ve akıcı kılavuz metin, sosyal düşüncenin sosyoloji geleneğindeki köklerini ve sosyolojinin merkezî kavramlarının zamanın sınavından geçme nedenlerini, kendisinden önce bu konuda yazılmış herhangi bir kitaptan çok daha açık şekilde gözler önüne seriyor.
Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b69c45-56f1-4657-bd1a-83a277c94b25.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yazgısı</image:title>
            <image:caption>Bazı eserleri artık klasik statüsü kazanmış olan büyük Rus düşünürü Nikolay Berdyaev (1874-1948) özellikle tarih ve toplum felsefesi, felsefi antropoloji, ontoloji ve etik alanlarında yoğunlaşmış çok yönlü ve interdisipliner bir filozof. İnsanın Yazgısı, Berdyaev’in felsefesini, dünya görüşünü, ilgilerini ve mesajını bir bütün olarak yansıtan zengin ve görkemli bir kitap.
 
Berdyaev, felsefenin asıl konusunun “varlık” ve “insan” olduğunu vurgular. Şu halde hakiki felsefe ontolojiye ulaşmalıdır; doğa bilimlerinin ve hakikati ikiye bölen düalizmin boyunduruğuna girmiş, rasyonalistik, dogmatik veya rölativistik epistemolojiye değil. ‘Geisteswissenschaften’ olarak felsefe “hikmet”tir, hikmet arayışıdır; bilgi için bilgi değil.
 
İnsanın anlamı ve yazgısı, felsefi antropolojinin başlıca meselesidir ve bu da bizi kaçınılmaz olarak ‘etik’e götürür. İnsan, terimin en derin ve en geniş anlamıyla etik bir varlıktır. Bütün büyük düşünürler, doğrudan ya da dolaylı, etikle ve insanın yazgısı problemiyle ilgilenmişlerdir. Bu bağlamda Berdyaev etik sistemleri/anlayışları üç kategoride toplar: Yasa etiği, kuruluş etiği ve yaratıcılık/özgürlük etiği.
 
“Ahlaki bilinç, Tanrı’nın şu sorusuyla başlamıştır: ‘Kabil, kardeşin Habil nerede?’ ve şu soruyla sona erecektir: ‘Habil, kardeşin Kabil nerede?’” (Berdyaev)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96d7e66d-cef1-4694-9405-bc99e3d9b9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Düşüşü</image:title>
            <image:caption>Modernitenin tarihi, ‘söz’ün/‘kelam’ın fiilen düşüşünün/değersizleştirilmesinin de tarihidir. Tekniğin, modern bilimin ve kapitalizmin (para ve iktidarın) çağı ‘imaj’ın/‘göz’ün ‘söz’e/‘kulak’a üstün görüldüğü çağdır; Nietzscheci tabirle nihilistik bir çağ. Bu çağda insani varoluşun anlamı ‘söz’ün/‘anlam’ın düşüşüne paralel olarak indirgenmiş, daraltılmıştır.
Ellul dilin, insani varoluşun temelinde yer aldığını izah ediyor ve çerçeveyi bireyden toplum ve devlete doğru genişleterek modern toplumsal ve politik sorunların kaynağı durumundaki zihinsel kırılmaları da mercek altına alıyor. Dolayısıyla Sözün Düşüşü yalnızca dil, felsefe ve teolojiyle değil, aynı zamanda sosyal bilimlerle de ilgili bir kitap.
Ellul, söz/işitsel ile imaj/görsel arasındaki dikotominin modern dönemde imaj/görsel lehine nasıl yeniden kurulduğunu ifşa ederken benzeri bir hataya düşmüyor ve her birinin yerini ve hakkını teslim edip söz ile imaj arasındaki kaybedilmiş “denge”yi bulmak için soruşturmayı İlk ve Ortaçağ’a kadar genişletiyor; diyalektiği/refleksiyonu sonuna kadar işletiyor. ‘Söz’ün/‘Dil’in yine dil hakkındaki kimi modern teorilerle ve bizatihi konuşma ve yazıyla “tüketilmesini” eleştiriyor; konuşma ve yazının suistimali, konuşma ve yazı “enflasyonu” yoluyla ‘Söz’ün “devaüle” edilmesini.
Ellul’ün düşüncesine hâkim olan, diyalektik “zorunluluk” ile “özgürlük” arasındaki diyalektiktir. Bu durumda “gerçeklik” imaj, “hakikat/inanç” ise söz alanında ikamet eder. Söz, “insanın özgürlüğü”nün gerçekleştiği yegâne alandır. Sözün Düşüşü, ‘Söz’ün/‘Dil’in kurtarılmasına ve nihilizmin aşılmasına adanmış bir kitaptır. ‘Söz’ün kurtuluşu, insanın da kurtuluşudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1751a0-85f1-4ead-ad0e-6e806881e1b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger Moderniteyle Hesaplaşma - Teknoloji-Politika-Sanat</image:title>
            <image:caption>Heidegger: Moderniteyle Hesaplaşma / Teknoloji, Politika, Sanat’a kılavuzluk eden fikir, Martin Heidegger’in teknoloji anlayışı ile Nasyonal Sosyalizm’le ilişkisi ve Nasyonal Sosyalizm anlayışı. Zimmerman, Heidegger’in modern teknoloji yorumunun reaksiyoner politik görüşlerinden doğduğunu ileri sürüyor; Heidegger’e göre modernite ve endüstriyelizm Batı’nın çöküşünün tezahürleridir. Modern teknolojinin özü, teknik bilgi ya da aygıt değil, şeyleri özel bir ifşa tarzı, şeyleri daha fazla güç arayışını takviye için gerekli ham madde olarak ifşa tarzıdır.
Kitabın birinci kısmı, Heidegger’in modern teknoloji eleştirisini Almanya’nın 1920’ler ve 1930’lardaki sosyal, ekonomik, politik ve kültürel kontekstinde temellendiriyor. Heidegger’in prodüksiyonist metafizik anlayışı ile Nasyonal Sosyalizm’le ilişkisi arasındaki bağ olarak Ernst Jünger’in yazılarına özel bir vurgu yapıyor. İkinci kısım, Heidegger’in prodüksiyonist metafiziğin kaynakları, sonuçları ve ona mümkün alternatifler hakkındaki görüşlerinin izini sürüyor. Zimmerman bu kısımda Heidegger’in otantik çalışma/iş ve üretim modunu, işin bir sanat formuna dönüştürülmesi çerçevesinde kavrama girişiminin analizini yapıyor. Kitabın sonuç kısmı, Heidegger’in teknoloji eleştirisinin çağdaş dünya ile ilgisini kuruyor.
Yalnızca teknoloji çağının ön kabullerini, risklerini ve öncüllerini sorgulayarak insanlık bu çağın açtığı tehlikeli ve şaşırtıcı imkânlar içinde yaşamanın otantik tarzlarını keşfetmeyi umabilir.
Heidegger: Moderniteyle Hesaplaşma, Zimmerman’ın açık, akıcı ve kolay anlaşılabilir üslubunu aynı açıklık, akıcılık ve anlaşılabilirlikle okuruna sunuyor. Çok az metin Heidegger’in “çetin” dilini bu kadar anlaşılabilir şekilde takdim edebilir.
“Zimmerman, Heidegger’in teknoloji hakkındaki görüşlerinin ve Nasyonal Sosyalizm’le ilişkisinin reddedilemeyecek ölçüde makul ve sağduyulu bir yorumunu yapıyor. Son zamanlarda Heidegger hakkında kaleme alınmış en önemli kitaplardan biri.”
John D. Caputo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759772c0-0d66-454d-bac1-4058e4afeffc.jpg</image:loc>
            <image:title>İstikrarlaştırıcı Güç Türkiye</image:title>
            <image:caption>ABD’nin Irak ve Afganistan’ı işgali, Suriye başta olmak üzere Arap Baharı sonrası iç savaş sarmalına giren bölge ülkeleri, Doğu Akdeniz’deki mücadele, savaş ve kıtlık gibi nedenlerle yerlerinden ayrılmak zorunda kalan milyonlarca insan ve salgın karşısında aciz kalan büyük güçler…
Yakın tarihte şahit olduğumuz bu olaylar büyük trajedilere yol açtı. Barış ve adalet sağlaması beklenen uluslararası sistem bu ve benzeri krizlere cevap veremedi. Ortaya çıkan sıkıntılar Türkiye’yi de yakından etkiledi.
Bütün bunlara rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tecrübesi ve liderliğiyle Türkiye’nin kapasitesi birleşince sadece bölgesel değil küresel ölçekte de birçok mesele büyük maliyetler ortaya çıkmadan çözüldü. Suriye’de yerlerinden edilen milyonların hayatının kurtarılmasından İran’la nükleer müzakerelere, Rusya-Ukrayna savaşındaki ateşkes çabalarından salgın sırasında yardım ulaştırılan ülkelere kadar pek çok konuda Türkiye’nin attığı adımlar bütün dünyanın takdirini topladı.
Aktörler ve coğrafyalar farklılaşsa da Türkiye’nin barış ve istikrar için gösterdiği gayret değişmiyor. İstikrarlaştırıcı Güç Türkiye yakın dönemde yaşanan krizlerin çözümü için Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f968be-fc8c-439a-be23-f1f1213be77d.jpg</image:loc>
            <image:title>Epistemik Cemaat</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de on dokuzuncu yüzyılın başından bu yana bir entelektüel veya epistemik kirlenme, bu epistemik kirlenmenin yol açtığı bir epistemik kargaşa veya epistemik bunalım yaşanmaktadır. Entelektüel hayatımıza fizyonomisini armağan eden temel fenomen bu epistemik bunalımdır. Kaldı ki en dehşet verici alçalma entelektüel alçalmadır. Bununla birlikte bilim denilen devasa kurumun sosyolojik açıdan nasıl ele alınabileceği, bilime ülkemizden nasıl bakılması gerektiği ve bu bakış açısıyla ele alındığında ülkemizin ve toplumumuzun payına düşenin ne olduğu gibi esaslı sorular üzerinde pek durulduğu söylenemez.
Ülkemizde bilim sosyolojisi disiplininde yapılan ilk çalışma olan Epistemik Cemaat, genelde “bilgi sosyolojisi”, özelde bilgi sosyolojisinin bir alt-dalı olarak doğan “bilim sosyolojisi” veya “bilimsel bilginin sosyolojisi” disiplini çerçevesi içinde bir denemedir. Daha genel bir söyleyişle, bir entelektüeller sosyolojisi incelemesidir. Kitabın satır aralarından, Türkiye’deki egemen bilime bakış açısının veya egemen bilim ideolojisinin ya da daha anlamlı bir söyleyişle “ortodoksi”nin eleştirisi olduğu kolayca anlaşılabilir.
Antipozitivist bir entelektüel tutumu yansıtan Epistemik Cemaat, son kertede bir giriş, bir başlangıç ve bir hazırlıktır. Cevabını vermek istediği temel sorular şunlardır: Bilim ve bilimsel bilgi nedir; bilimsel bilgi nasıl inşa edilmekte ve nasıl meşrulaştırılmaktadır? Kim nerede, ne zaman, hangi epistemik cemaate bağlı? Kitap, entelektüel tarihimizi açıklamakta bize kılavuzluk edebilecek bu soruları bihakkın düşünmek açısından önemli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63822a49-da89-42a1-b265-36bdbb204c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eric Voegelin İnsanlık Draması</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olmasına rağmen çağdaşlarının çoğuna nispetle ülkemizde neredeyse hiç tanınmayan bir Alman filozofun, Eric Voegelin’in (1901-1985) politika teorisini, moderniteye yaptığı eleştiri çerçevesinde ele alıyor.
Geçtiğimiz yüzyılın en tartışmalı filozoflarından biri olan Voegelin, “aşkın tecrübe”yi politik teorinin dışında bırakan yahut hiçe sayan modern politika teorilerini radikal bir tarzda eleştirir. Onun politika teorisi, politik eylemde bulunan insanın, varlığının asli “temeli”yle tekrar buluşmasını, moralite ile politikayı bir arada düşünebilmemizi ve ideoloji ile politikayı birbirinden ayırabilmeyi sağlayacak temel felsefi kriterleri keşfetmemizi mümkün kılar. Hepsinden önemlisi, Voegelin, politika teorisinde, modern dönemde kaybedilmiş olan “ortaklığın”, “politik, moral ve spiritüel ortaklığın” felsefi ve sosyolojik varolma koşullarını gözler önüne serer. Bu ortaklık insanın “temel” tecrübesiyle, “anlam” arayışıyla ilişkilidir; “temel” tecrübesinin kaybı, “ortaklığın” kaybı demektir.
Voegelin üzerine Türkçedeki ilk çalışma olması dolayısıyla bu çalışma öncelikle “Voegelin kimdir ve politika teorisini oluşturan temel düşünceler nelerdir?” sorularından hareketle yazılmıştır. Diğer taraftan, “tarih teorisi/felsefesi” niteliği de taşıyan politika teorisi eksenindeki geniş çaplı felsefi, teolojik ve tarihsel soruşturmasının “genel” bir panoramasını da sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29d1861e-56a9-44e7-a0a9-19168a27c3e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Din, Devlet, Tarih</image:title>
            <image:caption>Büyük idealist filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel, ortaya koyduğu fikir ve eserlerle günümüz dünyasını anlamak için hala vazgeçilmez bir isimdir. Tarih, devlet, uluslararası ilişkiler ve din gibi alanlarda yaptığı önemli çalışmaların kıymetini geçen uzun seneler azaltamamıştır.
Hegel için tarih, devlet ve uluslararası ilişkilerin aslî kurucu unsuru dindir. Din olgusu bilinmeden Hegel felsefesini anlamak mümkün değildir. Din, devlet, tarih ve uluslararası ilişkiler gibi öğeleri bir zincirin halkaları şeklinde görmesi nedeniyle Hegel’in dış siyaset felsefesi birlik merkezlidir. Hegel için birlik olmadan felsefe eksiktir. Ayrıca Hegel felsefesi idealist olmasına rağmen uluslararası ilişkiler teorileri bağlamında ütopist değil, realisttir. Bu yönüyle Hegel’de dış siyaset felsefesi idealizm-realizm bütünlüğüne ulaşır.
Ne düşünsel ve metodik boyutta ne de politik anlamda Hegel asla güncelliğini yitirmemiştir. Bugün dahi felsefe Hegelsiz anlaşılamamaktadır. Adorno, Lukács, Heidegger, Bloch, Sartre, Foucault, Habermas ve daha birçok düşünür Hegel okumuştur ve okumaya devam etmektedir. Hegel’i bilmemek, son dönem siyaset ve siyaset felsefesini tam anlamıyla kavrayamamaktır. Dolayısıyla Hegel’in anlaşılamaması, içinde yaşadığımız modern dünyanın anlaşılamaması demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c0bcbf-c897-4bb1-8b60-d175935775c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Entelektüel Babam Cemil Meriç</image:title>
            <image:caption>Bu Ülke, Umrandan Uygarlığa ve Mağaradakiler gibi kültür hayatımızda kalıcı iz bırakan kitapların müellifi, düşünce tarihimizin en üretken ve özgün kalemlerinden Cemil Meriç hakkında bir kitap…
Hüsamettin Arslan, Entelektüel Babam adlı geniş ufuklu kitabında Cemil Meriç’le ve metinleriyle diyaloğa giriyor. Onun entelektüel serencamından yola çıkarak düşüncelerinin çeşitli boyutlarını Türkiye’nin modernleşme meseleleriyle birlikte ele alıyor. Meriç’le yapılmış kapsamlı bir mülakatla açılan “düşünenlerin düşüncesini düşünmeye” dönük çalışma, üç Cemil Meriç zaviyesinden Türk düşünce hayatındaki epistemolojik bunalımdan Cemil Meriç’in Türkiye’de gördüğü fonksiyona, epistemik cemaatten erken bir “postmodern” olarak Cemil Meriç’e kadar uzanıyor. Hâkim Meriç değerlendirmelerinin dışına çıkarak, farklı bir bakış açısı ve farklı bir çift gözlük kullanarak bir entelektüel olarak Meriç’in kişiliği, düşünceleri ve Türk entelektüel hayatı içindeki yeri konusunda farklı bir yorum yapıyor.
Aynı şekilde Hüsamettin Arslan kendisine Cemil Meriç özelinde yöneltilen eleştirilerle de karşılaşıyor ve bunları cevaplıyor. Bu yönüyle çok boyutlu bir entelektüel dostluk hikâyesi anlatan kitap, Meriç ve Arslan’ın sürekli etrafında dolandığı mefhumlara ve meselelere ilişkin önemli tespit ve aforizmaları da içeriyor. Düşüncenin en ücra köşelerini yoklayan, yalınkat bir bilgi yerine kapsamlı incelikli bir bilginin peşine düşen Entelektüel Babam, Cemil Meriç’in Türk düşünce dünyası üzerindeki dikkat çekici etkisini değerlendirme imkânı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3065a6d-3e08-4320-8769-dbf450313db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Jöntürkler Jönkürtler Muhafazakârlar</image:title>
            <image:caption>Aforizmatik bir üsluba ve metafora başvuran Hüsamettin Arslan, popüler entelektüel kültürümüzün geçer akçeleriyle hesaplaşırken okurlarını her daim sorumlu olmaya, “mesul” olmaya davet eder: bedeninden, ruhundan ve eylemlerinden, dostlarından ve düşmanlarından, sevgisinden ve nefretinden, komşusundan ve başka insanlardan ve her şeyden önemlisi “özgürlüğünden” sorumlu olmaya…
Jöntürkler Jönkürtler Muhafazakârlar kitabı Hüsamettin Arslan’ın iktidar, otantisite, dil, muhafazakârlık, etnisite, elitler, seküler amentüler ve etnik milliyetçilik bağlamında Türkiye’nin sıcak gündemiyle ilgili yazılarını içeriyor. Yazarın entelektüel babalarını da belirgin kılan kitap, Jöntürklerin otantik Türkiyeli halklar için ifade ettiği anlamla Jönkürtlerin ifade ettiğinin aynı olduğunu ustalıkla gözler önüne seriyor. Bu açıdan bakıldığında, Arslan’ın metinleri okurlarını entelektüeller, ideolojiler çerçevesinde Türkiye’nin sorunları ve dönüşüm süreçleri üzerine düşünmeye davet ediyor. Son kertede “Yazmak okura borçlanmak; okumak yazara borçlanmaktır.” Hiç şüphesiz eserin alt başlığındaki “meçhul okur” ifadesi ilhamını “meçhul asker” den alıyor; fakat yine de “militer” bir terim değil; zira kitabın yazarı dâhil, her okur meçhul okurdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624ba6c3-4e4a-41a1-9362-31b6a5f0109b.jpg</image:loc>
            <image:title>Quis Ut Deus</image:title>
            <image:caption>Bir insanın kendine koyabileceği en makul ahlaki hedef “daha iyi bir insan olmak” iken, bunu Tanrı&apos;yı örnek alarak yapmak ne kadar insanidir? Bir insan daha ahlaklı, daha iyi, daha mutlu olabilmek için Tanrı&apos;yı modellemek zorunda mıdır? İnsanın tanrısal ve kutsal kabul ettiği alanla irtibatının her zaman sorulara ve meraklı bakışlara namzet olduğu düşünüldüğünde, bir felsefî düşünce insanın tanrısal olanı model almasını nasıl rasyonelleştirebilir?
Elinizdeki kitap bu sorulara cevap aramak için yola çıkmış, Orta Çağ İslam ve Batı felsefesinde insanın Tanrı&apos;yı model alması fikrinin hangi kavramlar ve metinler etrafında ele alındığının takibini yapan bir kavram arkeolojisidir. Quis ut Deus? (Tanrı gibi olan kimdir?) sorusuna cevap arayan bu çalışma, bir yandan tanrısal ve ulaşılmaz kabul edilen alanın nasıl rasyonalize edildiğini ve insanileştirildiğini araştırırken diğer yandan insani olanın nasıl tanrısallaştığının tarihine ışık tutmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c515a635-33bb-4015-928b-473a7312f00b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ders Üzerine Ders</image:title>
            <image:caption>Pierre Bourdieu şüphesiz 20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden biri. Fikir ve eserleri sosyal bilimler dünyasında birçok çalışmaya ilham olmaya devam ediyor. Bourdieu’nün çalışmaları sosyal sınıf, kültürel sermaye ve toplumsal eşitsizliğin yeniden üretilmesini anlamamız için oldukça önemli.
Bourdieu’nün Collège de France’ta yaptığı etkileyici açılış konuşması hem kendi düşünce dünyasına hem de dönemin tartışmalarına dair kapsamlı bir çerçeve sunuyor. “Ders Üzerine Ders” başlığıyla kitaplaşan ve Türkçede ilk kez yayımlanan bu konuşma, sosyal analizin karmaşıklığını, statükoyu şekillendiren yapıları ve sosyoloğun sorumluluklarını tartışmaya açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddbe8583-dbbd-400f-a607-bc656cf1630e.jpg</image:loc>
            <image:title>Enformasyon Savaşından Dezenformasyon Savaşına</image:title>
            <image:caption>Gelişen teknoloji ve dijitalleşme bilgiye ulaşmayı çok kolaylaştırdı. Ancak bu kolaylık beraberinde başka kavramları hayatımıza soktu: Dezenformasyon, post-truth, manipülasyon, infobezite, mezenformasyon ve infodemi gibi kavramları daha sık duyar olduk.
Gazete, dergi, televizyon ve filmlerin yanında artık sosyal medya ve dijital medya platformları da bizim tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeye, siyasi tercihlerimizi yönlendirmeye kısaca bütün hayatımızı şekillendirmeye çalışıyorlar. Büyük küresel şirketlerin ya da devletlerin kontrolü altındaki bu platformların talepleriyle başa çıkmak her zamankinden daha zor. Geniş kitleleri etkilemek için büyük bir yarış sürerken bu platformaların kendi aralarındaki kıyasıya rekabet ve iktidar mücadelesi de devam ediyor.
Elinizdeki kitap sosyal medyadan Hollywood’a, Netflix’ten Batı medyasına, dijital diplomasiden yapay zekaya kadar maruz kaldığımız bilgi bombardımanını ele alıyor. Analiz ettiği veriler ve gösterdiği örneklerle bizleri uyanık olmaya davet ediyor. Her ne kadar bu, akıntıya kürek çekmeye benzese de...

Fahrettin Altun • İsmail Çağlar • Oğuzhan Bilgin
Mesut Aytekin • Enes Bayraklı • Şeyma Filiz
Oğuz Kuş • Metin Erol • Yunus Emre Ökmen
Derya Gül Ünlü• İsmail Akdoğan • Yusuf Adıgüzel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80fbb7b8-abd7-4cfc-b8e4-44b68b981193.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel İhtilaflar</image:title>
            <image:caption>Senin adın benim sağaltımımdır ey Tanrım,
Seni hatırlamak benim çaremdir.
Sana yakın olmak benim ümidimdir.
Sana duyduğum sevgi benim refakatçimdir.
Merhametin sağaltımımdır ve kurtarıcımdır,
Hem bu dünyada hem öte dünyada.
Senin sanatın gerçekte bütün cömertliktir,
Bütün bilgidir, 
Bütün bilgeliktir.
 
Bahama Duası
 
Bilimsel İhtilaflar: Ziya Özel ve Zakkum Vakası, günümüz dünyasının büyük problemi “kanser” hakkında, kanser ihtilafının sosyolojisi üzerine bir kitap. Bilimin bilimsel ihtilaflara dayandığı ve her ihtilafın “sosyal” bir fenomen olduğu varsayımından yola çıkan bu eser bilim sosyolojisi, bilim felsefesi ve bilim tarihi literatüründen yararlanıyor. Konuyu ise Türkiye’de kamuoyunun aşina olduğu, Ziya Özel’in kansere çözüm olarak önerdiği “zakkum” ekstresinden doğan bilimsel ihtilafa odaklanarak ele alıyor.

Türkiye’de bir bilimsel keşif yapıldığında bu keşfin başına gelen nedir?
Bilimsel keşifler ve dolayısıyla bilimsel ihtilaflar politik, ideolojik, ekonomik fenomenlere nasıl dönüşürler?
Ziya Özel büyük bir kaşif mi yoksa “şarlatan” mı?

Bilimsel İhtilaflar, “zakkum ihtilafı”nın analizinden hareketle bu tür sorulara cevap arıyor. Ulaştığı mütevazı sonucu şu cümleyle özetlemek mümkün:
“Şarlatanlarına, heretiklerine ya da amatörlerine yaşama hakkı tanımayan bir bilimsel komünitede yenilik, gelişme, değişme ve yaratıcılık imkânsızdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b98ef61-37b6-4c88-be95-71567fdb9bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöntemi Aşan Bilim</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı “problemsiz veya sorunsuzmuş” izlenimi veren ve genelde öyle olduğu peşinen kabul edilen “yöntem” ile yöntem düşüncesini, entelektüel açıdan anlamlı bir probleme dönüştürerek tartışmaya açmaktır. Arslan’ın Yöntemi Aşan Bilim çalışması doğa bilimlerinde ve sosyal bilimlerde kullanılan yöntemlerin analizini yapma gayesi taşımaz; hedefi “yöntem”in ve yöntem düşüncesinin entelektüel tarihte aldığı formları belirlemektir. Cevabını aradığı temel sorular ise şunlardır:

Yöntem ya da yöntemler, herhangi bir toplumsal temelden bağımsız mıdır?
Batı dünyasında ve Türkiye’de yöntemin, yöntemlerin ya da yöntem düşüncesinin sosyolojisini yapmak mümkün müdür?
Doğal ve toplumsal dünyayı yöntemleri kullanarak inceleriz. Peki yöntemleri inceleyen yöntemler var mıdır?
Mevcut inceleme-araştırma yöntemlerini, bu yöntemlerin bizzat kendileriyle test ederek doğrulamak ya da yanlışlamak mümkün müdür?
Eğer bu sorulara olumlu cevaplar veremeyeceksek özelde bilimsel faaliyeti, genelde ise entelektüel araştırmayı mevcut yöntemler dışında dayandırabileceğimiz sağlam bir temel var mıdır?
Yönteme bağlılığın, yönteme vurgunun veya yönteme inancın kendisinin yöntemlere dayandığını ve bilimsel olduğunu öne sürebilir miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c255f9d4-c03a-4814-a99c-3318672b66e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşme Teşebbüsleri</image:title>
            <image:caption>Batı dünyasındaki keşifler, sömürgecilik faaliyetleri, merkantilizm, ilmî ve teknolojik ilerleme, zihniyet değişmeleri gibi gelişmeler sanayi inkılabına yol açan şartları oluşturdu. Aynı gelişmeler -ki Osmanlı toplumu aynı süreçlerden geçmedi- Osmanlı İmparatorluğu’nu olumsuz yönde etkiledi. Bu çerçevede Osmanlı ekonomisinin bahsedilen gelişmelere uyum sağlayamamasının sebepleri Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sebepleriyle benzerlik gösteriyor.
Hüsamettin Arslan’ın Osmanlı devletinin toplum yapısını merkeze alan Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşme Teşebbüsleri başlıklı kitabı bugüne kadar tartıştığımız ve tartışmaya devam edeceğimiz Osmanlı devletinin geri kalmasının arkasındaki nedenler, Batı’daki gelişmelerin Osmanlı’ya yansımaları ve Dersaadet’in bu gelişmelere karşı gösterdiği tepki ve de dış güçlerin ekonomik öncelikleri gibi hususları düşünürken dikkate alınması gereken bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e945fc-1225-4589-a3f9-7f4d5967b2f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Bir Biyoetiğin İmkânı</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknolojideki gelişmeler insanın varoluşunu ve toplumsal düzeni tehdit ediyor. Aynı zamanda bu gelişmeler devletlerin beden üzerindeki tahakkümünü tarihte hiç olmadığı kadar güçlendiriyor. Geleneksel yöneten-yönetilen ilişkisi anlayışında radikal bir değişime tekabül eden biyopolitika günümüz ulus devletlerin politika yapma biçimi hâline geldi. Bu süreçte ortaya çıkan etik ikilemler ise klasik kuramlarla çözülemeyecek kadar karmaşıklaştı.
Soner Tauscher Farklı Bir Biyoetiğin İmkânı adlı kitabında bilim ile etik ve yöneten-yönetilen arasında yaşanan gerilimin giderilmesine yönelik alternatif biyoetik ve biyopolitik yaklaşımların imkânını sorguluyor. Tauscher, Batı tarihindeki sarsıntılar sonucunda ortaya çıkan etik gerilimin çözülmesini sağlayacak yeni bir etik/biyoetik anlayışın nüvesini İslam düşünce dünyasının barındırdığından yola çıkıyor. Çalışmada öncelikle Batı ve İslam düşünce tarihinde yöneten-yönetilen ilişkileri, birey-toplum-devlet bağlamında hukuk yapım süreçlerinin dönüşümü ve buna etiğin etkisi sorun odaklı bir tarih okuması üzerinden kapsamlı bir şekilde analiz ediliyor. Embriyonun aşamalı potansiyelliği, vesile ve nasip kavramlaştırmaları ve yeni bir sorumluluk etiği anlayışından oluşan alternatif biyoetik ve biyopolitik yaklaşımlar geliştiriliyor.
Farklı Bir Biyoetiğin İmkânı bilimin, biyopolitikalar aracılığıyla sınırlandırılması düşüncesinin kuramlara hâkim olmasını sağlayan gelişmeler kadar doğa, devlet ve insan kavramlarını anlamaya katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30964392-19d2-46a0-b57f-7e5483e02569.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice ve Harikalar Diyarı</image:title>
            <image:caption>Alice ile yer altındaki Harikalar Diyarı’na fantastik bir yolculuk…
Alice, bankta oturmaktan sıkıldığı sıradan bir günde, yanından hızla geçen ve sürekli saatini kontrol eden ceketli, eldivenli beyaz bir tavşan görür. Onun kendi kendine konuştuğunu fark edince hemen peşine takılır ve ardından bir tavşan deliğine girmesiyle tuhaf bir maceranın içine düşer.
Kendini Harikalar Diyarı’nda bulan Alice’in başına tuhaf, çok tuhaf şeyler gelir. Yiyip içtiği her şeyle büyüyüp küçülen Alice, kendi gözyaşı gölünde boğulmaktan güç bela kurtulur. Sürekli sırıtan ve iki de bir ortadan kaybolan gizemli bir kediyle arkadaş olur. Flamingolarla oynanan garip bir oyuna ve kaçık bir çay partisine katılır...
Felsefe yapan aksi bir Tırtıl… Zamanı durduran bir Şapkacı… Hikâyeler anlatan uykucu bir Fare… Havada uçuşan tabaklar… Kâğıttan askerler ve çılgın bir Kraliçe… Bu fantastik dünyada, çok ilginç tipler ve absürt olaylarla dolu acayip bir serüven onu beklemektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56fb1d97-b2a4-4a33-ac37-05a25147e891.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Kahramanları - Her Şey Vatan İçin</image:title>
            <image:caption>Gerçek kahramanlar kimdir? 
Eğlenceli Tarih dizisi, bu sorunun cevabını arıyor. Bu kitapta pelerinli, kostümlü, süper güçlü sanal kahramanlarla değil, vatan aşkıyla yanıp tutuşan, bağımsızlık mücadelesine katılan, bu ülke için canlarını ortaya koyan, bize güzel bir vatan ve huzur dolu gelecek bırakan kahramanlarla tanışacaksınız. Millî Mücadele sürecinde tarih yazan Kara Fatma, Şerife Bacı, Rahime Hanım, Hasan Tahsin, Yörük Ali Efe ve daha birçok kahramanın ilham verici öykülerini okuyacaksınız. 
Haydi, Millî Mücadele’nin muhteşem kahramanlarıyla tanışma vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a3862df-51f1-4bdc-ab10-d8ef87d583f9.jpg</image:loc>
            <image:title>İkimizin Yıkımı</image:title>
            <image:caption>Ian Parker’dan uzak durmam gerektiğini biliyordum. 
Ama uyuşturucu satıcısı üvey babam beni evden kovduğu için gidecek hiçbir yerim kalmamıştı. Ian’ın büyükbabasının çiftliğindeki kullanılmayan barakaya yerleşmek dışında bir seçeneğim yoktu. 
 
Ian barakada kaldığımı öğrendiğinde evindeki boş odaya taşınmam için ısrar etti. Bu teklifi kabul etmemeliydim ama bir evin ve sıcak bir yatağın cazibesini reddetmek mümkün değildi. Ev arkadaşımın kahverengi gözlerinden ve güçlü kollarından bahsetmiyordum bile. 
 
Birbirimize hiç benzemesek de aramızdaki kıvılcım inkâr edilemezdi. Hayatım sonunda iyiye gitmeye başlamıştı. 
Ian aşktaki tek şansımdı. Umarım gerçekler ortaya çıkmaya başladığında ellerimden kayıp gitmezdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094f6b39-d430-439b-b6a9-8e66e33e9d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Cosmo (Ciltli Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Cosmo’nun ailesi parçalanmak üzere ve onları sadece Cosmo bir arada tutabilir. Cosmo, her ne kadar ne yapılması gerektiğini biliyor olsa da ortada bir sorun var: O bir golden retriever.
 
Akıllı, eğlenceli, insanın içini ısıtan eşsiz bir kahraman!
 
“Bu, yıllardır okuduğum en dokunaklı ve iyi hissettiren, sevmekten başka hiçbir şey yapamayacağınız kitap karşısında şapka çıkarmaktan başka bir şey yapamıyorum.”
- Fiona Noble, The Bookseller
 
“Cosmo, bütün iyi köpekler gibi, o kadar komik, can dostu ve sadık bir canlı ki kitabı bitirdiğimde benim en yakın bir arkadaşım oldu. Onun sesini duymayı ve tüylü yüzünü görmeyi çok özledim. Lütfen geri dön Cosmo!” 
- Jim Gorant, The New York Times Çoksatanı The Lost Dogs’un yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ddbd9e-b493-4738-ae6a-7e464a1ccfb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Filippo, Kiraz Ağacı ve Ben (Ciltli Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarca okura ulaşan ve Türkiye’de en çok satan gençlik kitaplarından biri olan Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’nin bu devam romanında Mafalda, karşımıza her zamankinden daha cesur ve daha kararlı bir genç kız olarak çıkıyor.

On yaşından beri görme yetisini günden güne kaybeden Mafalda, şimdi on üç yaşında ve artık tamamen karanlıkta.  Mafalda’nın karanlıkla mücadelesinde ona eşlik eden çok özel iki isim var: Kural tanımaz ama bir o kadar eğlenceli Filippo ile asla yanından ayrılmayan sadık kedisi Ottimo Turcaret. Filippo ve Ottimo Turcaret, her macerasında Mafalda’nın yanındalar. Mafalda, Filippo ve Ottimo Turcaret ile çok iyi zaman geçirse de bir süredir işsiz olan ve depresyonla boğuşan babası ile Filippo’yla arkadaşlıklarını sınayan Debbie yüzünden kendini hiç beklemediği durumlarda buluyor. Tüm olumsuzluklara rağmen Mafalda, hayatın tadını çıkarmayı ve yeni insanlar tanıyıp yeni maceralara atılmayı ihmal etmiyor.  Evsiz hippi Elsa ile üst komşusu Nino dede, Mafalda’nın hayatına yeni renkler katıyorlar. Mafalda, bu dostluklar sayesinde yeni dünyaların kapısını aralıyor ve daha önce sormaya korktuğu soruları sorup keşfetmediği duygularıyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de49837-f6e4-4505-be4b-879c781bf08a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Sırlar Muhafızı</image:title>
            <image:caption>Beyoğlulu bir zabit olan ve ketumluğuyla tanınan Demirbey, Büyükada’da patlatılan saat dükkânı olayını aydınlatmak için Kadı tarafından görevlendirilir. İnceleme yapmak için Kadı ile birlikte yanına Mucit Macit lakaplı, çılgın zaman tüneli projesini hayata geçirmeye çalışan bilim meraklısı arkadaşını da alan Demirbey, Büyükada’ya doğru yol alır. Büyükada sahilinde incelemelerde bulunan ekibin dikkatini, Mizzi Köşkü’nden gelen sesler dağıtır.
 
Köşkün sahibi, kendisine bunu yapan kişiyle dükkânı patlatanın aynı kişi olduğunu söyler. Markiz’e göre, şüpheli, İstanbul’un muhafızlarının peşindedir. Bu muhafızların her birinde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın hazinesinin yerini gösteren haritanın bir parçası mevcuttur. Hazinenin yer altında kalmasının daha iyi olduğunu düşünenler, kimse hazineye ulaşamasın diye bu haritayı dörde bölmüş ve her bir parçayı bir kişiye teslim etmiştir. Şüpheli, belli ki bu haritayı tamamlamak ve hazineye ulaşmak için yola çıkmıştır.


Gençlik polisiyesinin sevilen ismi Kayahan Demir, Kayıp Sırlar Muhafızı ile yeni bir polisiye serisine başlangıç yapıyor. Tarihin en sevilen noktalarını ve kişilerini eserlerine konuk eden Demir’in bu serisindeki başkarakteri Demirbey’e, çırağı Agâh ile bilim meraklısı arkadaşı Macit eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8524cd-bad3-44c7-8e06-64ea5b48e2ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe (Ciltli Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Durup kiraz ağacını selamlıyorum. Babamla birlikte her gün geçtiğimiz sokaktan bakınca onu uzaktan -ama sadece uzaktan- görebiliyorum. Aslında karşımda gördüğüm şey renkli bir leke ama ben onun ağaç olduğunu, yani hayallerimdeki gibi iyi yürekli bir devin saçları olduğunu biliyorum. Tamamen bulanık, ama orada.
 
***
 
Yazarın kendi yaşam hikâyesinden esinlenerek, küçük bir kızın görme yetisini kaybetmesiyle ilgili kaleme alınmış olan bu roman her yaştan okur için Küçük Prens, İçimdeki Müzik gibi kitapların hayranları için çok özel bir yeri olacak…
 
Mafalda, dokuz yaşında bir kız çocuğu ve bildiği bir şey var: Gelecek altı ay içinde, görme yetisini tamamen kaybedecek. Mafalda, görünürdeki bu karanlık gelecekte yolunu bulabilecek, okula gidebilecek, futbol oynayabilecek ve kendisine bakabilecek mi?
Ailesi ve arkadaşlarının yardımıyla Mafalda, kendisi için önemli olan şeyler keşfetmeye çalışır. Görme yetisini kaybetse de yapabileceği şeylerin listesini çıkarır…
İlham veren bir cesaret ve kararlılık hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f952a1c-6aa2-487f-8985-e1e79aa7a66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Parlak Denizin Ardında</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Karga’nın herkesten farklı bir adı, farklı bir geçmişi var.
 
İnsanların ailelerini ve geçmişlerini bildikleri dünyada, Karga yalnızca Osh’a ve Bayan Maggie’ye sahip. Karga’nın geçmişi hakkında bildiği tek şey, doğar doğmaz bir kayığa konup denize bırakıldığı. Ancak yaşadığı adadaki insanlar, Karga’nın, cüzzam hastalarının toplandığı ve tedavi edildiği Penikese’te doğduğundan ve onun da hasta olduğundan şüphe ediyorlar. Bu yüzden herkes Karga’dan uzak duruyor.
 
Kimliğin ve ailenin gerçek anlamlarını, onları bulmak için çıktığı yolda öğrenen Karga, hedefine ulaşabilecek mi?


“Uyarayım, Parlak Denizin Ardında’yı elinize aldınız mı bırakmak istemeyeceksiniz. Lauren Wolk’un her zamanki şiirsel kaleminden Karga’nın içgüdülerini dinleyip geçmişini keşfetme yolculuğunu okurken nefesinizi tutacaksınız.” -NPR Yılın Kitapları Seçkisi


“Uzaktaki bir adada tüten ateş, kimi zaman dokunaklı, kimi zaman korkutucu başka olayların da fitilini ateşliyor ve Lauren Wolk, bunları, görülmemiş güzellikte bir dille sunuyor.” -The Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1de0d21d-8a55-4f9a-b5ff-3208915e15e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Linç Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>Elimde bir saksı tutuyorum. İçindeki... Solgun görünüyor. Zaman ona iyi gelmemiş gibi. Oysa hep derler ya, zaman iyi gelir, diye. Gelmemiş işte. Görebiliyorum. Anlaşılamamış. Yerini sevmediğini anlayamamışlar. Hiç beklemediği bir anda düşmüş belki de. Toprağı dağılmış dört bir yana. Neyi var neyi yoksa... Kökleri de çıkmış meydana. Cılız, birbirine dolanmış, yara bere içinde.Belki de kanamış susuz kaldıkça!
 
&quot;LinÇ Çıkmazı&quot; haksızlığa uğrayanlara, köklerinin cılız olduğunu bildiği hâlde güçlü görünmeye çabalayanlara, en çok duyduğu cümle &quot;Yapamazsın!&quot; olanlara ARTIK UYANMA VAKTİ diye fısıldıyor. 
 
Belki de yeniden ayağa kalkabilmek için önce yıkılmak gerekiyor.
 
#BenPiya #ZorbaOlma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b8d240e-11f8-4a5a-a6f3-926b98d4601c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay İstasyonunda Bir Mahalle</image:title>
            <image:caption>BUZ DAĞININ ARDINI KEŞFETMEYE HAZIR MISINIZ?
 
ÇEVRENİZDE YAŞANANLAR BUZ DAĞININ SADECE GÖRÜNEN TARAFI.
ONLARIN ALTINDA TAHMİN EDEMEYECEĞİNİZ ÖYKÜLER SAKLI.
BAZEN SIR; ÖYKÜLERİN KAPISINI AÇAN BİR BONCUK YA DA BİR İSİM.
O SIRRI BULMAK İÇİN TEK VERMEN GEREKEN İLGİN VE SEVGİN.
 
Efsun, her gece saat 21.00’de üzerlerinden geçen babasının görevli olduğu uzay istasyonuna el sallarken hayali arkadaşları Mercimek Hanım ve Jale de yanında olurdu.
Kendini yalnız hiseder, başka evleri, aileleri gördükçe yaşamını daha da renksiz, daha da soluk bulurdu. Keşke Hale gibi akşam evine gelen bir babaya sahip olsaydı.
Ya Hale? Kendi dünyasını nasıl tanımlardı acaba?
Bazılarına göre şımarık, kimilerine göre mutlu, kimilerine göre ısrarcıydı belki.
Peki ya Furkan?
Sadece çalışkan mıydı yoksa tedbirli mi?
Acaba Onur neden bu kadar mükemmelliyetçiydi?
 
Herkesin mutlu olmaya çalıştığı bu dünya gözümüze çok karışık görünebilir.
O zaman buz dağını hatırla.
Her insan bir buzdağı ve göremediğimiz hikâyeleri, gördüklerimizden çok daha fazla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/679eecfd-f495-4189-b319-a8249e94f802.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tilki, Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Ormanda çıkan yangından sonra yeni bir ev bulma arayışına giren Tilki Volpina’nın öyküsü kalpleri ısıtacak. Zorluklara karşı cesaretle mücadele veren Tilkiciğin hikâyesi tüm miniklere yaşama dair ilham olacak. Volpina ve ailesiyle birlikte bir &quot;büyüme yolculuğuna&quot; çıkacağız. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1523f3a1-9f8c-4a5f-a915-2f5cd6a922ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Benim İşim</image:title>
            <image:caption>Meraklı Minikler Sınıfı okuma yazmayı öğrenmişti. Ne büyük bir mutluluktu bu! Artık farklı dünyaları keşfedebilirlerdi! Şimdi ise meslekler gösterisi yapmanın zamanıydı.
Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz? Hadi, herkes gösteride sergileyeceği mesleği seçsin.
Mimar, çiftçi, pilot, doktor, müzisyen, aşçı…
Daha birçok meslek bu kitapta seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5aaffed-a2fb-4565-ad44-0e848daa8e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Ne Renk?</image:title>
            <image:caption>Bir gün içinde çocuklar da yetişkinler gibi onlarca duyguyu deneyimlerler. Ancak okul öncesi dönemde duyguları anlamlandırmak ve ifade etmek çocuklar için zor olabilir. Bu kitap, renkler aracılığıyla miniklerin duygularını daha rahat ve somut bir şekilde ifade edebilmelerine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d0cc0f3-66a2-4e90-b487-bbe2c1a68fe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Ne Renk? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir gün içinde çocuklar da yetişkinler gibi onlarca duyguyu deneyimlerler. Ancak okul öncesi dönemde duyguları anlamlandırmak ve ifade etmek çocuklar için zor olabilir. Bu kitap, renkler aracılığıyla miniklerin duygularını daha rahat ve somut bir şekilde ifade edebilmelerine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7f3969b-ff3f-45b0-9236-8d66306a387a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıf Arkadaşım Bir Robot - Haşmet 1.0</image:title>
            <image:caption>Yıl 2085…
Yapay zekâ yasak, akıllı teknolojiler çoktandır terk edilmiş. Bu garip gelecekte Hamdi’nin çok büyük bir problemi var: Robot Haşmet 1.0
 
Hamdi, yeni taşındıkları adada herkesin korktuğu bu robotla yeni okuluna başlamak zorunda. Çünkü babası, yapay zekânın dikkatli kullanıldığında yararlı olabileceğini kanıtlamak istiyor. Bu sevimli Robot Haşmet’in dünyayı ele geçirmek istemediğine insanları inandırabilecekler mi? Zorbalık, ön yargı ve empati hakkında heyecan dolu ve eğlenceli bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e49ed735-8f29-4682-8eb0-beb472426169.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb67d0e-8d1c-4071-8d2c-ed41bf1de155.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Rüyalar Fabrikası</image:title>
            <image:caption>“KÂBUSLARA SON!
TATLI RÜYALAR FABRİKASI’NA GELİN.
PIRILTILI RÜYALARA KAVUŞUN.”
 
 
Her şey Erte&apos;nin, biricik kardeşine rüyasını vermesiyle başladı. Evet, rüyasını vermesiyle. Kardeşi Merin&apos;in kâbus görmesine dayanamayan Erte, ona kendi rüyasını hediye etti. Ardı arkası kesilmeyen olaylar da işte tam böyle başladı. Artık rüya göremeyen, gördüğü rüyayı beğenmeyen kim varsa Erte&apos;nin kapısına koşuyordu. Peki, rüyalarını başkalarına verirsen ve artık rüya görmemeye başlarsan ne olur?
 
Başkalarına iyilik yapayım diye çıkılan yolda her şey tersine dönebilir mi?
 
Erte’nin rüya gibi macerasını okumaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac09fee0-c502-4d12-902c-5fe36148d1d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolunu Kaybeden Çorap</image:title>
            <image:caption>Plüto Parkı’nda o sabah herkesin keyfi yerindeydi! Bahar gelmiş, her yer yemyeşil olmuş, çiçekler açmış, çocukların neşeli sesleri dört bir yana dağılmıştı. Kuşlar keyifle şarkı söylüyor, kelebekler ve arılar sevinç içinde dans ediyordu. Mehmet Alp parkta yürürken yere atılmış, kötü kokan bir çorap gördü. Tertemiz Plüto Parkı’na kim atmıştı bu çorabı böyle? Bekçi Basri Baba, Tırtoli ve Mehmet Alp bu olayın peşini bırakmayacaktı. Yolunu kaybeden bir çoraba yardım edip Çorabin Kardeşleri bir araya getirmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d48a2bed-c7d4-4ce8-9e7e-cc529afee801.jpg</image:loc>
            <image:title>Gagasını Göremeyen Tukan - Fenerle Ara Bul</image:title>
            <image:caption>Hayvanların hepsi çok farklı güzellikte yaratılmış. Ancak Tukan isimli kuş kendisine verilen güzelliği göremeyip bülbüle özenirmiş. İşte komik hikâyemiz de böylece başlamış. Tukan&apos;a ne mi olmuş; al fenerini eline ve düşelim onun peşine. Bak bakalım fener neler gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8bfe2a0-2074-4173-b2f6-95e496ec2746.jpg</image:loc>
            <image:title>Görev: İlk Oruç - Nuriye Ecmel</image:title>
            <image:caption>Yarın benim büyüdüğüm gün!
Artık sadece bir çocuk değilim… Birazcık daha büyük bir çocuğum. 
Ben, yani Nuriye Ecmel… Yarın yedi yıllık hayatımın ilk Ramazan orucunu tutacağım. İlk… 
…
Bazen süper, bazen de daha az süper hayatıma hoş geldiniz! Önceden uyarayım, bazen üzülebilir bazen yorulabilir ama çoğu zaman çok gülersiniz, merak etmeyin. Ayakta kalmayın, buyrun oturun :)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/795140c2-2ad5-4a6c-b26b-246643d23260.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Sesi Duyan Panda - Fenerle Ara Bul</image:title>
            <image:caption>Çok acıkmasına rağmen panda, bir sepet meyve bulursa ne mi yapar tabii kurallara uyar. Haydi, yaptığı maceralı yolculukta pandaya eşlik edelim. Al feneri eline ve düşelim onun peşine. Bak, fener nasıl da yolu aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeee7041-b651-4580-9ad5-443d528a8254.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulun Yeni Kahramanı - Planet Ömer 4</image:title>
            <image:caption>OKULUN YENİ BİR KAHRAMANI VAR VE BU KAHRAMANIN İSMİ
ÖMER!
OKULDA HÂLLEDİLMESİ GEREKEN BİR SORUN VAR VE GÜNÜ YALNIZCA SÜPER ÖMER KURTARABİLİR. PEKİ YA, YARDIMA İHTİYACI OLDUĞUNDA ÖMER’İ KİM KURTARACAK?
Bu zorlu görevde şunlar var:
·         Kükreyen bir aslan
·         Ezilmiş bir muz (iğrenç!)
·         Bir sürü pembe jöle
·         Dünyanın en sert müdürüyle öğle yemeği (HAYIIIIIR)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cdf04b2-c547-4fd3-bf68-490bb9683139.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlar Peygamberimi Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklara küçük yaşlarda Peygamber sevgisi kazandırmak, onların hayatları adına önemli bir adımdır.
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hayatından örnek hatıraların anlatıldığı bu kitapla çocuklar pek çok değerle tanışacak. Bu değerli hatıralar, çocukların çok sevdiği hayvanların dilinden anlatılmaktadır.
Okul öncesi yaş grubunun seviyesine uygun anlatımdaki bu tatlı hikâyeleri daha üst yaştaki çocuklar da tek başına okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b10102-f742-4cc1-b11c-47de9697a108.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Doktor Çantam (Cırt Cırtlı)</image:title>
            <image:caption>Giydim doktor önlüğümü, aldım çantamı yanıma.
Stetoskop, otoskop, tansiyon aleti ve daha pek çoğu tanışmayı bekliyor bu kitapta.
Haydi, çıkalım yola. Bakalım kimlerin ihtiyacı varmış yardıma?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a891321-ff49-4f2c-bd27-ce3f2eef7cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Tamirci Çantam (Cırt Cırtlı)</image:title>
            <image:caption>PAT KÜT! ÇAT ÇUT!
Bu sesler de nereden geliyor böyle!
Ah tabii ya, Koala Bob olmalı. Ne çok şey var tamir edilecek…
Ne kadar da çok işi var! Koala Bob hiç durmuyor, herkese yardım etmeyi çok seviyor.
Haydi, sen de gel, birlikte bakalım! Koala Bob’la tanışalım.
Acaba nasıl tamir ediyor, hangi aletleri kullanıyor?
Tamirci Çantam seni bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5235272b-7890-4bb5-bdb5-788fabed1ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunaltı Çağında Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Kaygı, var olmamamızın deneyimidir.” 
– Jacques Lacan 
Çağımız birçok açıdan bunaltı çağı. Yeni ekonomik düzenin getirdiği güvensizlik, geleceğe yönelik belirsizlik, ortalığa saçılmış binlerce seçenekle boğan tüketim kültürü, krizler, savaşlar ve artan adaletsizlik. Bu çağda birkaç sağlam panik atak geçirmeden hayatta kalmak mümkün mü? 
Dünya böyle bir haldeyken kaygı, endişe ve panik atağın bir hastalıktan ziyade, çağımızın biricik duygu durumu haline geldiğini kabul etmek gerek belki de. Öte yandan her kaygı, bunaltı ya da panik atak yalnızca dışımızdaki keşmekeşten beslenmez. Bazıları bize dair, bilinçdışımızda oluşan kaosun, karmaşanın ve yanlış yerleştirmelerin bir sonucu olarak doğar. Bu durumda derinlere dalarak, Lacan’ın dediği gibi, “ötekinin arzusunun (bakışının) sezilmesiyle” doğan böyle bir kaygının bilinçdışı tarihinin ve algılanışının, terapide “yeniden yazılması” gerekir. 
Elinizdeki kitap birinci ağızdan ve gözlemlere dayanarak kaygı, endişe, anksiyete, anksiyete bozukluğu, agorafobi gibi gündelik hayatta sık, ancak çoğu zaman yanlış kullandığımız kavramları, bireysel süreçlerden toplumsal süreçlere, patolojik durumlardan olağan durumlara kadar birçok boyutta ve tek tek ele alıyor. Bunaltı çağında var olmaya çabalayan herkese rehberlik ve yoldaşlık sunmayı umuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4bf2dad-7f55-4a35-88a5-1b5d2034f696.jpg</image:loc>
            <image:title>Milföy ve Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Siz hiç, biri sizi sahiplensin diye beklediniz mi? 
Bu çok fena bir şey. 
Kendinizi beğendirmeye çalışmanız isteniyor. 
Sevimli görünmeniz, derin derin bakmanız, munis davranmanız. 
Oysa ben neysem oyum. Niye farklı görüneyim? 
Biri beni alıp götürsün, asıl huyumu sonra belli edeyim, bu mudur yani? 
Buna sahtekârlık denir, ben yapmam öyle şey. 
Bunları söylemek istedim. Ama nasıl? 
En iyisi hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranmak, küskün küskün, gelene gidene bakmadan öylece yatmak. 
 
Tertemiz kalpli Milföy’ün hikâyesi bu cümlelerle başlıyor. 
 
Feride Çiçekoğlu, otuz yıllık bir aradan sonra yazdığı bu romanda ormana terk edilmiş bir köpeğin, Milföy’ün sesine kulak vermemizi istiyor. Milföy yeniden “sahiplendirilme” hikâyesini ve sonrasını, tanıştığı kedi ve köpek arkadaşlarının hikâyeleriyle birlikte anlatıyor; anlattıkça da hüzünlü mazisine dair hafızasında kapılar aralıyor. 
 
Uçurtmayı Vurmasınlar’ın Barış’ının ruh ikizi Milföy, onun gibi masumca bakıyor dünyaya. Böyle baktığı için de insanın hıncını alamadığı doğaya, hayvanlara, şehirlere ve kendine yaptıklarını bir türlü anlayamıyor. 
 
Senta Urgan’ın birbirinden güzel çizimleriyle zenginleşen Milföy ve Arkadaşları’nı okuyunca etrafımızdaki duvarların çoğunu aslında ellerimizle ördüğümüzü anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a05827d5-7714-4095-bda8-516aea712e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Burjuva ahlakının gereklerini üstünkörü yerine getiren otuz yaşındaki, evli ve iki çocuk annesi Irene Wagner, sekiz yıllık evliliğindeki tekdüzelikten bunalıp kocasını genç bir piyanistle aldatmaya başlar fakat yakalanma korkusu en az yasak arzusu kadar büyüktür. Ne zaman sevgilisinin evinden çıksa, bu korku onun içini yiyip bitirmektedir. Günün birinde, bir kadın tarafından fark edilip şantaja maruz kalınca, üstelik kocası da bu durumdan şüphelenmeye başlayınca, bireysel tutku ile toplumsal normlar arasındaki çatışma, korku ve suçluluk duygusuyla ezilen kadın azap verici bir kabusa sürüklenir ve hayatı büsbütün raydan çıkar. Başta Roberto Rossellini olmak üzere birçok yönetmen tarafından beyazperdeye uyarlanan Korku, Stefan Zweig’ın her zamanki gibi insan ruhunun derinliklerini büyük bir ustalıkla soruşturduğu, nefes kesici bir uzun öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0921b4ea-d424-4382-b60c-6218c63c3b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Macbeth</image:title>
            <image:caption>Bir çayırda karşılaştığı üç tuhaf kız kardeşin kehanetlerine saplantılı şekilde inanan Macbeth’in gözünü karanlık bir iktidar hırsı bürür. Karısının hastalıklı kışkırtmalarının da iyice beslediği bu hırs, Macbeth’e en kötü kâbuslarında bile göremeyeceği şeyler yaptırır. Yeni kral ve kraliçe karanlık geçmişlerinin hatırasıyla günden güne paranoyaklaşırken, elde edilen gücün bedeli de her gün yükselir. Tuhaf olansa, Shakespeare’in diğer kötülerine kıyasla Macbeth’in yaptıklarından her an pişmanlık ve korku duyuyor oluşudur. Shakespeare’in 1606 yılında kaleme aldığı düşünülen Macbeth, yazarın trajedileri arasında en kısa, ancak en çarpıcı olanıdır. Diğer oyunlarında yaptığından farklı olarak Shakespeare’in daha çok iki karaktere, Macbeth ve Lady Macbeth’e yoğunlaştığı oyun iktidar hırsı, manipülasyon, açgözlülük, ahlak, iyilik ve kötülük kavramlarına odaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eee55505-a0d3-41e7-a2b9-2b6926af6d75.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin Çivisi</image:title>
            <image:caption>Gamze görevinde başarılı bir başkomiserdir. Peş peşe işlenen iki cinayet olmasına rağmen ortada cinayeti çözecek bir delil bulunamamıştır. Tam bir ipucu bulmak üzereyken katil sanki bilgi almış gibi delilleri ortadan kaldırmıştır. İşlenen cinayetler tıpatıp birbirinin aynısıdır. Cinayete kurban giden iki maktulün de eşlerine şiddet uygulayan kişiler olması tesadüf değildir. 
   Araştırmalar ilginç bir şekilde cinayetlerin faili olarak sürpriz birini işaret eder. Sizce kim olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145ac968-61e7-4c7f-aeb0-672af6a3716f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşksın Sen</image:title>
            <image:caption>İlk kitabı okuyanlar, minnet duygusunun aşka dönüştüğünü, şehvetin karşı konulmaz nefsinin nasıl hayvani duygulara büründüğünü okudular. Şimdi okuyarak tanık olacağınız ise hiçbir kötülüğün karşılıksız olmadığı ve ön yargıların insanları nasıl şuursuzca yönettiğidir. İnsan olmak ve insan kalmak zor iş… 
   Selma, zorla tutulduğu evde tüm masum hayallerinin sona geldiğini düşünüyordu. Azra, hayat ve ölüm arasında gidip gelirken tek tesellisi Kadir’in aşkı ve onun kendisine olan güvenini hayatı pahasına da olsa yıkmadığıydı. Azra ve Selma’nın, hayallerindeki peri masalı gerçeğe dönerken unuttukları bir şey vardı. 
“Her peri masalının mükemmel olmadığı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35fcb1e0-a81c-4851-9d12-2fa7ae417e4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deniz Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Alptekin tesadüfen girdiği denizaltı mağarasında nelerle karşılaşacak, Rahmi Hoca ve arkadaşının yardımı, korsanların hazinesini bulmasına yardımcı olabilecek mi? Piri Reis’in haritasındaki şifreler nasıl çözülecek... 
   Elinizden bırakmayacağınız sürükleyici bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c39b94-8ca3-4a88-86a4-9322442a8595.jpg</image:loc>
            <image:title>Jade</image:title>
            <image:caption>Kahramanlarımız, her biri farklı yerlerde saklı olan dört Jade taşının peşindeler. Jade taşlarının birini, ikisini ya da üçünü ele geçirmek bir anlam ifade etmiyor. Güce sahip olmak için taşların dördüne de ele geçirmek gerekiyor. Jade taşlarının hepsini bir araya getiren, bütün dünyaya hükmedecek, büyük bir güce sahip olacak. Taşların her biri gizemli yerlerde saklı ve kötü niyetli bir grubun eline geçerse insanlık büyük bir tehlike altında olacak. 
   Dünyayı bu tehlikeden kurtaracak bir kahraman çıkacak mı? Varsa acaba kim olabilir? 
   Kitabın içerisinde saklı şifreyi çözerek taşların nereye saklandığını bulmak sizin göreviniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f70c97f5-0115-4c2a-8cd6-1186c06d6595.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Penguen</image:title>
            <image:caption>Uzaklardan gelen sevimli bir penguenin yaşadığı sıra dışı macera. 
Hem öğrenip hem eğleneceğiniz etkinlikli bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/055f6a6d-3249-4864-b216-673d9d87dd77.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar</image:title>
            <image:caption>Hikâyeli Sayılar Kitabı
Çocuklar, Şerif ve Küpeli’nin macera dolu yolculuğunda sayıların dünyasına ilk adımı atıyor, eğlenceli bir hikâye eşliğinde 1’den 10’a kadar sayıları öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22675e6f-67dc-415c-a4d6-eb9ddea335e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Sessizliği</image:title>
            <image:caption>Ne olduğunu merak eden bakışlarımla ışığın içinde görünen yüze baktım, başımı kaldırıp. 
   Yeryüzü irtibat heyetinin, liderle görüşme sonucunu merakla beklediğini biliyordu. 
   Cengizhan galakside özel bir sıvının içinde yaşıyor muydu? Timuçin ve Cengizhan’ın hayatları nerede kesişiyordu? Tarihle bilim kurgunun iç içe girdiği sıra dışı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffccc91-f488-4626-b6e9-17e33b51c51e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Kuşları</image:title>
            <image:caption>“Buradaki hiçbir şey ölmeyecekti. Buradaki her şey ölümden önce yaratılmıştı, tıpkı kendisi gibi.”
 
Cennetin düşüşünden binlerce yıl sonra, yaratılıştaki ilk insan olan Âdem hâlâ yeryüzünde dolaşmaktadır. Sonsuz ölüm ve yıkımdan bitkin düşmüş, eski umut ve ihtişamının bir gölgesi hâline gelmiştir. Ve bu durumdaki tek kişi de o değildir. Cennet Bahçesi yıkılmış, parçaları dünyanın dört bir yanına dağılmış ve sakinleri insanlığın nesillerinden saklanarak ölümsüz hayatlar yaşamaya mahkûm edilmiştir.
 
Ama şimdi Cennet Bahçesi’nin parçaları dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkıyor. Yüzyıllar süren yalnızlığın ardından, yaratılışın başlangıcındaki altın zamanın peşini bırakmayan Âdem, uzun zamandır kayıp olan evinin parçalarını kurtarma konusunda kararlıdır. Cennetin ölümsüz sürgünlerinin yardımıyla cennetin insanoğlunun oyuncağı olmasını engellemek zorundadır.
 
Adam, Magpie, Owl ve diğer hayvanlarla birlikte Amerika ve Britanya adaları boyunca yolculuk ederek cennetin dağılmış parçalarını toplamaya kararlıdır. Ülke bir kez daha sular altında kalırken Adam, arkadaşlarını ve evini kurtarmak için her şeyi riske atmalıdır çünkü Cennet Bahçesi’ni yeniden inşa etmek belki de hayatını yeniden inşa etmesi anlamına gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70227b23-d631-4773-8b80-70351b687950.jpg</image:loc>
            <image:title>Pançatantra –Beş Yöntem- (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vishnuşarman (MÖ. 4. Yüzyıl): Yaşamı hakkında pek bilgi bulunmamaktadır. Vishnuşarman’a atfedilen Pançatantra, Hint edebiyatının en eski ve görkemli metinlerinden biridir. Masal formunda üretilmiş bu narin ve bir o kadar da keskin metinde insani varoluşun neredeyse tüm hassas noktalarına temas edilir, doğru bir yaşamın nasıl mümkün olabileceğine dair kararlı ama tartışmaya açık fikirler öne sürülür. Temelde “devlet yönetimi” meselesini eksen alır Pançatantra, fakat bu odak toplumsal ilişkilerden insan ve doğa arasındaki ilişkilere değin genişler: Pançatantra sadece politika sanatıyla ilgili değil, genel anlamıyla “yaşama sanatı” hakkında bir kitaptır. Kadim Hint bilgeliğinin her masalda kendini hissettirdiği Pançatantra, hayvanların alegorik ve sembolik açılardan masallara dahil olması itibariyle de ayrıca hususi bir öneme sahiptir. Pançatantra muazzam diyalogları göz önüne alındığında zengin ve leziz bir edebi-estetik hazinedir de aynı zamanda. Bu hazinenin ışıltıları Sanskrit aslından eksiksiz bir çeviri ile bugünden yarına artık Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9afacfa-9cc5-4c6f-af37-f39a2ae45fae.jpg</image:loc>
            <image:title>Lobotomistin Karısı</image:title>
            <image:caption>Akıl hastalıkları tedavisinde
heyecan verici zamanlar.
Psikiyatride çığır açan bir buluş.
Yapım aşamasında bir kâbus.
Diğer adıyla lobotomi.   Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, kardeşi hayatına son verdiğinden beri Ruth Emeraldine’in tek bir amacı vardır: akıl hastalığından mustarip olanlara yardım etmek.
 
Genç kadın çok geçmeden lobotomiyi savunan Doktor Robert Apter’a âşık olur ve onun mucizevi görünen bu yeni tedavinin dâhi öncüsü olduğunu düşünür. Fakat kocası aldatıcı bir megalomaniye sürüklenirken, genç kadının duyduğu şüpheler giderek artar… Robert hastaları pervasızca ameliyat etmekte ve çoğu zaman korkunç sonuçlar almaktadır. Margaret Baxter ise onun bir sonraki kurbanıdır.
 
Margaret, bırakın bebeğiyle ilgilenmeyi, yatağından bile zar zor kalkabilmektedir. Doktor Apter bu durumu doğum sonrası depresyonuna bağlayıp ona lobotomi yapmayı önerdiğinde, genç kadın bunun tek umudu olduğuna inanır.
 
Onu ve diğer birçok kişiyi, Robert’ın acı verici planlarından kurtarabilecek tek isim Ruth Emeraldine’dir.
 
Kimse kötülüğü, kötülük olarak gördüğü için seçmez.
Onu ya mutlulukla karıştırır ya da peşinde olduğu bir iyilikle.
—Mary Wollstonecraft</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e440fd3-beda-4783-b221-fa808fb8bd95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılgı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1920’li yıllar. Fransa’nın güneyinde, Bask diyarının enfes sahil beldesi Hendaye’da başlayıp Paris’in gri sonbaharına uzanan bir aşk öyküsü. Bir yanda Birinci Dünya Savaşı’ndan döndükten sonra eski refah ve statüsünü yitirmiş Yves Harteloup; diğer yanda başarılı bir girişimciyle evli, alımlı, duyarlı, incelikli bir burjuva kadını olan Denise Jessaint. Duygusal açıdan sakatlanmış Yves ile ömründe sıkıntı görmemiş, tutkulu, romantik Denise’in aşk öyküsü, okura iki savaş arasındaki çalkantılı dönemde duyguların yerine ilişkin derinlikli bir anlatı sunar. Némirovsky henüz 23 yaşında yazdığı bu ilk romanında, duygular üzerine sarsıcı gözlemleri, erkeğin ve kadının bakışları arasında salınabilen esnek üslubu, aşkın merceğine tüm bir sosyal değişimi sığdırabilmesiyle nadir rastlanan bir edebi yetenek olduğunu kanıtlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a50bc36-c676-4847-8347-dd8ab81d2bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Milyon Dolarlık Adam</image:title>
            <image:caption>Para özgürlük müdür, yoksa bir pranga mı? 
Kardeşinin bıraktığı borçları ödeyebilmek için iki işte birden çalışan Kazuo, ailesinden de uzaklaşmaya başlamış ve sonunda tek başına kalmıştır. Ufak kızını bile ayda sadece birkaç gün görebilmekte, yorgun, mutsuz ve yalnız bir hayat sürdürmektedir. 
Aslında sadece biraz paraya ihtiyacı vardır. 
Ya da o öyle zanneder. 
Bir gün piyangodan büyük ikramiye ona çıkınca ne yapacağını şaşırır. Piyango parasını çarçur eden insanlarla aynı kaderi paylaşmamak için yıllardır görüşmediği, zengin bir arkadaşına danışmaya karar verir. Bir anda kendini garip bir kovalamacanın içinde bulurken aklında tek bir soru vardır: 
Para mutluluk mudur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4874bc03-6adc-4333-8e37-8cbc7aa1a511.jpg</image:loc>
            <image:title>Winx Efsanesi Kader - Ateşi Yakmak</image:title>
            <image:caption>Alfea’da eğitim gören Stella, Sky, Riven ve Terra’nın bilmediğiniz dünyalarını keşfedin; Aisha, Musa ve Bloom’un okula başlamadan önceki yaşamlarına tanık olun.   Müdür Dowling, gelecek yıl Alfea’ya katılacak öğrenciler için bir tanıtım günü düzenleyecektir. Stella, yeni öğrencileri karşılamak için komite başkanlığını üstlenip erkek arkadaşı Sky’ın yardımını ister. Ancak Sky, huysuz oda arkadaşı Riven’ın tuhaflıklarıyla uğraşmak zorundadır.   Herkesin hayallerini süsleyen bu okula ilk kez adım atacak olan Aisha, Musa ve Terra, onları neyin beklediği konusunda endişelidir. Su Perisi Aisha, yeteneklerini herkese gösterme niyetindedir. Zihin Perisi Musa, bu kadar çok insanla bir arada olmak isteyip istemediğine karar vermeye çalışırken Terra’nın ise tek bir derdi vardır: Arkadaş bulmak.   Bu arada Müdür Dowling, insanların dünyasında yaşayan bir peri hakkında gizli bir bilgiye ulaşır. Bloom adındaki bu kız periler dünyasından ve kendi yeteneklerinden habersiz olsa da hayatı çok yakında tamamen değişecektir.   Muhteşem NETFLIX dizisi Winx Efsanesi: Kader’in daha önce hiç anlatılmamış hikâyelerini su yüzüne çıkaran bu kitabı çok seveceksiniz! Periler Diyarı’nın gizemli okulu Alfea’nın derinliklerine inmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62e7439e-b2ef-4613-b478-818fec4e266e.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Araştırmalarında Yöntem</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de göç konusuna ilgi toplumun genelinde olduğu gibi araştırmacılar arasında da hızla artmaktadır. Çeşitli disiplinlerde yapılan çalışmaların büyük kısmı nitel araştırma metotlarını kullanmaktadır. Elinizdeki kitap yapılan nitel araştırma deneyimlerini paylaşmakta ve tartışmaktadır. Çoğu metodoloji kitabının aksine, öncelikli amacı nasıl araştırma yapılacağını öğretmek değil araştırma deneyimlerini paylaşmaktır. Bu nedenle farklı ülke ve koşullarda, farklı disiplinlerden ve kuşaklardan araştırmacılar tarafından yapılmış, göçe ilişkin önemli nitel araştırma deneyimlerini içermektedir.
Nitel araştırma topluluk içinde öğrenilir ve hayata geçirilir. O yüzden göç alanındaki deneyimlerin paylaşılması, nitel araştırma bakımından önemli işlevler görebilir.  Paylaşım çabalarının yaygınlaştırılması, süreklileştirilmesi ve işlevli hale getirilmesi, nitel araştırmayı anlamak ve uygulamak açısından vazgeçilmezdir. Elinizdeki “sıradışı kitap” bu çerçevede alçakgönüllü bir katkı ve çağrıdır.
Önsöz SEMA ERDER • Giriş: Bir Paylaşım Süreci Olarak Nitel Araştırma İBRAHİM SOYSÜREN, MUSTAFA POYRAZ  • Türkiye’de Göç Araştırmalarının Gelişimi, Sınırlılıkları ve Sorunları Üzerine DİDEM DANIŞ
NİTEL ARAŞTIRMA DENEYİMLERİ
Türkiye’de “Saha”da Kadın Ticareti Sorunuyla Karşılaşmanın Hikayesi SEMA ERDER, SELMİN KAŞKA • Sosyologdan Beklenen Zanaatkârlık: Fransız Banliyölerinde Yapılan Bir Araştırma Deneyiminin Analizi MUSTAFA POYRAZ • Alişar’ın Vizöründen Gurbet Deryasında Seyrüsefer: Çok-alanlı Etnografik Yöntem BESİM CAN ZIRH • Karşılaştırmalı Bir Araştırmanın Hayata Geçirilmesi Sürecinde Katılımcı Gözlem(ci) İBRAHİM SOYSÜREN • “Hassas” Konularda Araştırma Yapmak: Bir Doktora Araştırması Süreci LÜLÜFER KÖRÜKMEZ • Feminist Bir Araştırmanın İmkanları: Seks Satan Göçmen Kadınlarla Görüşmelere Dair Notlar EMEL COŞKUN • Kısıtlılıkları Aşmak, Ağları Bulmak: Türkiye’de Göç ve İltica Alanında Çalışan Sivil Toplum Aktörleri Üzerine Bir Saha Çalışması CANSU AKBAŞ-DEMİREL • İkinci ve Üçüncü Kuşak Mübadillerle Yapılan Araştırma Deneyimi  AHU PAKÖZ TÜRKELİ • “İçeriden Yazmak” ya da Ülkeye Serpiştirilmiş Dersimli Zorunlu Göçmenlerin İzini İçeriden Sürmek! ŞÜKRÜ ASLAN • Göç Çalışmalarında Katılımcı Eylem Araştırması: Karşılıklı Etkileşim Yoluyla Değişim AYHAN KAYA
METODOLOJİ ÜZERİNE TARTIŞMA KAYITLARI
Sahra Altı Afrikalı Göçmenlerin Dijital Teknoloji Kullanımına İlişkin Saha Araştırması MUSTAFA POYRAZ, İBRAHİM SOYSÜREN, GÜLER CANBULAT, 
M. YASİR BODUR • Göç Araştırmalarının Mutfağından: Etik, Konu ve Soru Seçimi, Dil ve Terminoloji İBRAHİM SOYSÜREN, EMEL COŞKUN, LÜLÜFER KÖRÜKMEZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e9706a-dfff-4835-a79b-b5ed950e82d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Beauty</image:title>
            <image:caption>Anna Sewell is born in Norfolk, England. The daughter of a successful children&apos;s book writer, she helped edit her mother&apos;s manuscripts from an early age but was not published herself until she was 57. Black Beauty, the first significant children&apos;s story in the English language to focus on animal characters, established the precedent for countless other works.
Appalled by the cruel treatment of horses by some masters during her day, Sewell wrote the book &quot;to induce kindness, sympathy, and an understanding treatment of horses. &quot; The story, narrated by the horse, showed Black Beauty&apos;s progression through a series of increasingly cruel owners until the exhausted, ill-treated animal collapses. In the end, the horse is saved by a kind owner. Sewell wrote the book during the last seven years of her life, when she became an invalid confined to her home. The book was published shortly before her death in 1878 and became one of the best-loved children&apos;s classics of all time. The book was made into a movie three times, in 1946, 1971, and 1994.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55b1fefd-ba45-4394-9bdb-f7c144381f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlü Sözler Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Atasözleri, özlü sözler ve deyimler, insanlığın günümüze taşıdığı bilgi birikimleridir. Bu sözler insanları düşündürür, geleceğe hazırlar ve hayatlarına yön verir. Özlü sözlerde insanları insan yapan değer vardır. Bu sözleri öğrenmek, anlamak ve hayata geçirmek, ciltlerce okunan kitaplara bedeldir. 
Eğitim bilimleri ve Davranış Bilimleri Uzmanı Murat Ertan tarafından “Tarihi Sözler Antolojisi” adıyla alfabetik, sıralı bir sözlük şeklinde hazırlanmış çalışmanın, bu sahada ciddi bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Geçmiş ve gelecek arasında, önemli bir bağ oluşmasına vesile olan eser için Murat Ertanı kutlar, başarılı çalışmalarının devamını dilerim. 
                                                                                   Prof. Dr. İlhami DURMUŞ 
                                                                       Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a64daa-ed7d-4bff-8624-e866d1a6c658.jpg</image:loc>
            <image:title>On Yedi Gün</image:title>
            <image:caption>On Yedi Gün bir kitap çalışmasından çok bir sosyal sorumluluk projesi, kanayan bir yara olan bireysel silahlanmaya dur deme çabasıdır.
2012 yılına veda ettiğimiz saatlerde İzmir’de havaya açılan ateş sonrası Arif isminde minicik bir evladımızı kaybettik. Arif’in annesinin acısı ve feryadını izlemek beni böyle bir projeye itti. Kendimde böyle bir mecburiyet hissettim.  Gazetelerde, temelinde insanların şiddete eğilimi ve bireysel silahlanmanın sebep olduğu bir sürü haber okuyoruz.
Kimi erkeklik gösterisi, kimi kendini güvende hissetmek, kimi kendini savunmak, kimi sal-dırmak için silah sahibi oluyor. Her ne sebep ile olursa olsun beline taktığın o silah bir gün patlar. Çıkan o mermi iki hayat söndürür. İlk sönen hayat da seninki olur.
İnsanlar mutsuz, insanlar yarınlarından umutsuz, hayata dair bir beklentileri yok. Bunda yarın-larını, yarın kazanacakları gelirlerini bu günden tüketmeleri ve ekonomik açmazları da büyük rol oynuyor.  Yılmaz Arıkan Beyefendinin “Benim Annem Bir Terörist” isimli kitabındaki tabiriyle “İnsanlar yaşadığı eve geri dönmek istemiyor.” Hal böyle olunca da insanlar şiddete sarılıyor. 
Her ne sebeple olursa olsun silahtan uzak duralım. Silah öldürür.
Yusuf KOŞAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98683f82-61fe-4e90-9082-e8952695a200.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Usta</image:title>
            <image:caption>Su usta, diyalektik yöntemle yaşamın düğümlerinin çözümünü örnekleyen öykülerden oluşuyor.  Varlığın doğasına uygun bir yaşam için zihnin işlevini ortaya seren kitap, akıcı ve duru bir Türkçe ile okuyucuyu zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Su usta’yı çırakları kadar seveceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a739abbc-5ddf-4db1-824f-af578258f6df.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Aşkın Hükümlüsü</image:title>
            <image:caption>bir masalı yaşar insanlar
birbirlerini bulurlar
acı tatlı hayatı paylaşırlar
söyleyebildikleri vardır
söyleyemedikleri
ve gün gelir birisi gider, diğeri kalır
giden masal defterini kapatır
geride kalan ise
Yitik Aşkın Hükümlüsü’dür artık
cezası müebbet
tahliyesi ölüm…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a8b7444-75b5-441d-ab3f-f0d24df3cca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Selâm</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitapta bir araya getirilmiş olan yazılar Devlet gazetesinde çıkmıştır. Devlet, 1969 – 1979 tarihleri arasında çıkmış bulunan, yarım gazete boyutlarında haftalık bir gazetedir. Gazetenin sahibi, başlangıçta Halil Özyıldız’dır. Daha sonra uzun yıllar, İbrahim Metin’in sahipliğinde çıkmıştır.  Gazetenin sürekli yazarları arasında Galip Erdem, Dündar Taşer, Sadi Somuncuoğlu, Emine Işınsu gibi isimler vardır. 
 
Yazılarda Işınsu’nun hayatına dair izler bulmak da mümkündür. Mesela 3. 11. 1969 tarihindeki yazısını yazamadığı belirtilirken onun bir trafik kazası geçirdiğini de öğrenmiş oluyoruz. Bir hafta sonraki yazısında da kaza hakkındaki duygularını okuyoruz. 15. 06. 1970 tarihinden itibaren de Okçu soyadının kalktığını ve yazıların Emine Işınsu adıyla devam ettiğini görüyoruz.
 
Bu kitaptaki yazılar 1969, 1970 ve 1971 yıllarının bir belgesi, bir tarihi gibidir. Edebî tür olarak bunları fıkra sınıfına kaydetsek de muhteva bakımından günlük niteliği taşıdıkları söylenebilir. Bu üç yıl içinde Türkiye’de cereyan eden olayları, Işınsu’nun kaleminden ve onun yorumu vasıtasıyla takip etmek imkânını buluyoruz. Bunlarda Türkiye’nin iç ve dış politikasının eleştirisi yapılmakta, bu politikanın içerdeki ve dışarıdaki Türkleri korumadığı, dış Türklere yeterince değil belki de hiç sahip çıkılmadığı belirtilmektedir. Yazılarda ayrıca gençlerin kültürel boşluklarına işaret ediliyor ve devletin bu konudaki politikası, bilinçsizliği, gafleti, vurdumduymazlığı eleştiriliyor.
 
Elinizdeki kitap, okuyucunun bugünden 50 sene önceki olaylara bakması, bunları Emine Işınsu’nun kaleminden ve penceresinden takip etmesi açısından önemlidir. Eğer o günden bugüne kadar cereyan eden hadiseler üzerinde de düşünülürse, okuyucunun gerçeklere ulaşması kolaylaşacaktır, ümidindeyim.  
 
Prof. Dr. Bilge Ercilasun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef5d834-5c9a-42e2-927a-64dda14c048b.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Kutsal Ayçiçeği</image:title>
            <image:caption>Şairlik bir yaşam biçimi ve şiire bir kez bulaşmışsanız kolay kolay vazgeçemezsiniz. Ancak şiir kitabı yayımlamaktan vazgeçebilirsiniz. Şener Aksu, bu kitapla şiir kitabı yayımlamaktan vazgeçmeyi umuyor… Siz de bu sona tanıklık etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1d0bdf-453a-4835-b0df-ba35979c1e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Dünyam Benim Âlemim</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın ortalarından başlayıp, yirmibirinci yüzyılın ilk çeyreğine kadar yetmiş seneyi aşan hayatımda birçok olayın içinde veya kenarında bulundum. Ömrümün sonbaharında kaleme aldığım bu çalışmamla çocukluğumdan başlayarak tahsil hayatımı, siyasî maceralarımı, sosyal ve kültürel faaliyetlerimi kronolojik bir sıra dâhilinde anlatmaya çalıştım.
Yaşadığım olayların yorumu, ortalama bir Müslüman-Türk insanının değerlendirmeleri olarak kabûl edilmelidir. Başka bir deyişle bu çalışma, bir sosyolojik analiz kitabı olmayıp ancak yaşadığım anları kendi zihin süzgecimden geçirerek yine benim yorumlayıp değerlendiğim ve olaylar zinciri olarak kaleme aldığım yazılarımdan ibarettir.
Ancak naklettiğim olayların okuyucuya, yaşadığım dönemlerin siyasî, sosyolojik ve kültürel özellikleri hakkında bir takım ipuçları verdiği inancını taşımaktayım. Bu hatıratın bana göre en önemli tarafı da bu husustur. Zira bizim nesil, Dünya’nın, Türkiye’nin ve Kayseri’nin köklü kültür değişikliklerine uğradığı, bir zaman dilimini yaşamıştır. Karasabanı da, Ay’a ayak basan insanı da gördük. Gaz ocağında pişen yemeği de yedik, Rusya’dan gelen doğalgazda pişeni de. Toprak damlı evlerden apartman katlarına, yer sofralarından masalara, eşek veya at arabalarından uçaklara, Tommiks çizgi hikâyelerinden, 4-G liplay station serüvenlerine, daktilodan bilgisayara ve internete geçiş dönemlerini safha safha yaşadık.
Yani köprü nesil…
BEN KÖPRÜNÜN GEÇMİŞ YAKASINI ANLATTIM. ŞİMDİKİ ZAMAN YAKASI ZATEN YAŞANIYOR. OKUYUCUYA DÜŞEN, “İKİ YAKAYI MUKAYESE ETMEKTİR” DİYE DÜŞÜNÜYORUM.
Halit ERKİLETLİOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55011fa3-86b6-4c95-bf25-8df17285923b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ Martısı</image:title>
            <image:caption>Dağ Martısı, Artvin’in ve özellikle Ardanuç’un dağlarında, yok olmaya yüz tutmuş yaşamlar ve sözlü kültür üzerine özel bir kurgu. Yarı göçebe yaşantıyla çağın değerleri arasındaki gerilime odaklanan roman, okurun önüne derinlikli insan durumları serimliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/833dbfdb-f269-4fec-8b08-7791832fa2cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmemek Üzere Doğan Bahtiyar: Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Çalışmamız, bahsedilen Yunus’u anlama eksikliğini kapatma iddiasında değildir. Fakat onun kendine, evrene bakışındaki orijinalliği bir nebze olsun gösterme niyetindedir. Türkçe denince akla ilk gelenin Yunus olması boşuna değildir. Onun toprağa yerli duyuş pınarlığı, yaşadıklarına karşı zihnini harekete geçirme isteği düşüncelerini, duyuşlarını, deyişlerine nasıl ektiğini göstererek duyuş ve deyiş kıtlığındaki yaşadığımız dönem insanına “sen de düşün”, sen de söyle”, “sen de yap” teklifidir adeta. İster türkü ile ister resim. İster öykü ile ister felsefe. Yeter ki sen düşün ve bittabi sen söyle. Sen sor. Önce kendine sor. Yol sürüp gidiyor. Çok yol az varış olsa da kendin çık kendi yoluna. Bu yolculukta hakikatin dünyalığa feda edilmeyeceğini anla…
Kuyunun dibindeki göğü bir karış sanırmış. Okuyucunun çalışmamızdaki eksiklikleri Yunus’a değil bu görüş darlığı nedeniyle bana vermesi istirhamı ile.
Dr. Orhan BASAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22f536ce-a036-4c15-8d56-526b3bc4907b.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Enstitülü Bir Şair: Mehmet Başaran&apos;ın Şiir Dünyası</image:title>
            <image:caption>“Kırk bin köyün en yoksullarının birinden geliyordu Başaran. Kendi yağıyla kavrulmuş insanların sabırlı sessizliği hâlâ üzerindeydi.
Başaran şiire dersten kaçıp gelenlerden değildi. Bu tatlı belâyı başına ne zaman sarmıştı bilmem, ama kısa bir zamanda, Almancayı söktürdüğü kadar kısa bir zaman da çıraklık devresini geçirmiş, sorumsuz şairânelikten dumanlı edebiyattan kurtulmuştu. Daha yeni şairleri tanımadan, yeni şiirin aradığı yalın sözü sezinlemişti” Sabahattin Eyuboğlu – Şair Başaran
“Yalın, lirik, toplumcu bir şiir. Konularının köy yaşamından, köyün durumundan alınışları, kırsal görüntüler, bu şiirlerin başlıca özelliklerinden. Mehmet Başaran’ın, konuşma dilinden kaynaklanan tutkulu bir anlatım tonu var. En önemli temalarından biri (Talip Apaydın’ın bazı şiirlerinde olduğu gibi) lirik, yalın bir yaşama sevgisi. Türkülerden yararlanıyor. Giderek daha güncel özellikler taşıyan toplumcu bir şiire yöneldi.” Ataol Behramoğlu – Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi
“Başaran&apos;ı bundan iki sene evvel [1944’te] tanımıştım. O zamanlar şiiri hep eski kalıplar içinde söylüyor, o kalıpların getirdiği hassasiyetin dışına pek çakamıyordu. İki seneden beri bu esaretten oldukça kurtuldu. Vezinle kafiyenin dışında iş sadece şiire kaldı. Hazıra konmak istemeyen şair, yeni söyleyişler, yeni hassasiyetler aramak zorundadır. Bu arayış onu daha çok ustalaştıracak, hassasiyetini daha keskin bir hale getirecektir. Başaran&apos;da da böyle oldu. Şiirle başbaşa kalmak onun hassasiyetini ne kadar bilemiş…” Orhan Veli Kanık – Ülkü, Sayı 111 – 1 Mayıs 1946
Bu kitap Köy Enstitülü bir şair olan Mehmet Başaran’ın şiir dünyasına odaklanmaktadır. Edebiyat tarihlerinde yer bul(a)mayan Başaran, araştırmacılar tarafından tozlu kitap raflarına hapsedilen ve mecmuaların açılmamış sayfalarında hatırlanmayı bekleyen bir şairdir. Aynı zamanda bir köy çocuğu olan Başaran, Köy Enstitüleri ile tanışmasıyla başlayan şiir hayatını Köy Enstitüleri Dergisi, Yücel, Varlık ve Yeni Ufuklar gibi Cumhuriyet devri Türk şiir birikimin önde gelen süreli yayınlarda şiirlerini yayımlayarak devam ettirir. Müstakil olarak 12 farklı şiir kitabı olan Başaran’ın şiirleri köy gerçeğini yazınsal dünyaya taşır.
Bu kitabın en büyük özelliği Başaran’ın şairliği üzerine yapılan ilk çalışma olmasıdır. Kitapta Başaran’ın hayatına dair umumi bilgilerin yanı sıra onun sanat anlayışına odaklanılmakla birlikte Başaran’ın şairliği ve şiirleri detaylı bir şekilde incelenmiş ve şiirlerine analitik bir bakışla yaklaşılmıştır. Ayrıca onun mecmualarda kalan bazı şiirleri de okuyucuyla paylaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ddd56f-4f2e-4d5a-b1b7-4ea3b376d395.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Eğitim Düşünürleri</image:title>
            <image:caption>Bugün ülkemizin en önemli sorunu eğitimdir. Bir toplum, kötü bir eğitimle ya yerin dibine girer ya da iyi bir eğitimle göklere çıkar. İyi bir eğitim ise ancak milletin kökleri mazide olan, değerlerini dikkate alarak evrensel ilkeleri de göz ardı etmeden oluşturacağı bir eğitim modeliyle mümkündür. Bunun için de başvurulacak en önemli kaynak şüphesiz milletimizin tarihidir. Millî ve evrensel eğitime katkıda bulunmuş eğitimcilerimizin tecrübelerine ve görüşlerine başvurmak millî bir eğitim politikası oluşturmak için muhakkak gereklidir. Türk eğitim düşüncesine katkıda bulunmuş yüzlerce aydın bulunmaktadır. Kitapta bu mütefekkirlerimizin 36 tanesinin biyografisine yer verilmiş olup bunlar: Dede Korkut, Yusuf Has Hâcib, Edip Ahmet Yüknekî, Kaşgarlı Mahmud, Fârâbî, İbn Sînâ, Nizâmülmülk, Gazâlî, Hoca Ahmed-i Yesevî, Ahi Evran-ı Velî, Hacı Bektaş-ı Velî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Âşık Paşa, Hacı Bayram-ı Velî, Amasyalı Hüseyin Oğlu Ali, Kınalızâde Ali Efendi, Kâtip Çelebi, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, Selim Sabit Efendi, Gaspıralı İsmail, Emrullah Efendi, Ayşe Sıdıka Hanım, Ziya Gökalp, Prens Sabahaddin, Satı Bey, Ethem Nejat, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Halil Fikret Kanad, İsmail Hakkı Tonguç, Mustafa Necati, Hasan Ali Yücel, Hıfzırrahman Raşit Öymen, Nurettin Topçu ve Seyit Ahmet Arvâsî’dir. Kitabın Türk eğitimine gönül vermiş akademisyen, öğretmen ve öğretmen adaylarına oldukça faydalı olacağını ümit etmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af069108-2307-42ce-b899-3cd731457855.jpg</image:loc>
            <image:title>Takvimden Yapraklar</image:title>
            <image:caption>Mahmut Sadık ateşli bir Meşrutiyet savunucusu olsa da yeni rejim yönetiminin tüm eylemlerini doğru bulmaz ve eleştirmekten çekinmez. Bilhassa yoğunlaştığı husus, geride bırakılan sansür/baskı dönemininkine benzer uygulamaların varlığıdır. II. Abdülhamid ve ricaline yönelttiği oklar kabineye hatta Meclis’teki pek çok vekile de yöneltmekten çekinmez, toplumsal cehaletin, ilgisizlik ve bilgisizliğin, keyfiyetin, bilinçsizliğin, iletişimsizliğin, şekilcilik ve gösterişin, mevkinin getirdiği itibarın, fırsatçı zihniyetin karşısında durur. Özgürleşmenin gerçekleşeceği evrede kısıtlamalara maruz kalmanın Meşrutiyet’in ruhuna uygun düşmediğini, bunun ilerlemeye engel teşkil ettiğini düşünür. Bu doğrultuda çıkartılmak üzere olan Matbuat ve Serseri Nizamnamelerine de eleştirilerde bulunur. Geçirilen son yüz senelik periyotta ilerleme kaydedilemediğinden yakınan Mahmut Sadık, doğruluğu, adaleti, özgürlüğü, birliği, refahı, çalışmayı ister. Hâliyle işini düzgün yapmayan yerel yöneticiler de saldırılarından nasibini alır. Yeniliklerin kalıcı olmasını arzulayıp teklifler sunar, gördüğü aksaklıklara çözüm önerileri getirir, görüş ayrılıklarının kitlesel eylemlere dönüşmesinden endişe duyup asayişin sağlanması için çağrı yapar. Devrin en ciddi hadiselerinden 31 Mart Vakasına dair değerlendirmelerini de paylaşan yazarın dış siyasete değindiği ve karşılaştırmalar yaptığı görülür. Bunların yanında millet ile Millet Meclisi ve milletin vekilleri arasındaki uzaklığa, muhatapsızlığa, liyakatsizliğe, gerçeğin çarpıtılmasına, iltimasa tepki gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d35474f-5bc3-473e-aadb-8448a67815ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf&apos;ta Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Bazen gidersin. Keyfiyet, arayış ya da mecburiyettir gitmenin nedeni. Ama mecburiyetten gitmektir en zor olan. Çünkü sormazlar sana gider misin, kalır mısın diye. Mübadele’dir adı. Birçok şey bırakırsın arkanda. Topraktır, sevgilidir, yaşanmışlıktır, mezardır, vatandır geride bıraktığın. Sonra özlersin delicesine. Dönmek istersin, dönemezsin. Birkaç fotoğraf ve sayısız anıdır geldiğin yerden kalan. Alışayım dersin, alışamazsın bir türlü. Bedenin gelmiştir ama ruhunu bırakmışsındır çünkü. Ne oraya aitsindir, ne buraya. Araf’tır yerin. Araf’ta Bir Hayat’tır nasibin. Bitmeyen bir hasrettir yaşadığın ölene dek süren. Demir almak günü geldiğinde hayat limanından götüreceğin tek şey yine özlemdir. Gitmişsindir artık. İki farklı mekân iki farklı hayat yaşasan da hiçbirine ait hissedememişsindir kendini. İki kere yabancısındır. Ne geçmişte kalabilmiş, ne geleceğe ait olabilmişsindir. Ve zaman ilerler. Belki de yüzyıl geçer, yaşadığın göçün üzerinden. Gün gelir bazen çocuğun, bazen torunun bazen hatıra defterini tozlu raflarda bulmuş bir yabancı çıkar, senin arafta’ki hayatını yazar. Herhangi bir romanın yahut bir hikâyenin kahramanı olmuşsundur. Hüzünlenir bu eseri okuyan. Bir damla gözyaşı süzülür yanaklarına. Sensindir o. Mübadele’dir yaşadığın. Mübadil’dir adın. Araf’ta Bir Hayat’tır dünyaya bıraktığın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95b0940-a228-4de0-a29f-058fd74fc94f.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Nokta</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitapta yer alan şiirler, Emine Işınsu’nun edebî hayatının ilk ürünleridir. Kitapta yer alan kırk dokuz şiir; onun gençlik döneminin duygu ve düşüncelerini yansıtan, yer yer “karamsar” bir ruh hâliyle yazılmış metinlerdir. Işınsu, on yedi yaşında bir genç kızın tabiat, eşya ve insan ilişkilerine bakışını yansıtan bu metinleri şiir olarak nitelemenin zor olduğunu ifade eder. Ancak “Her eserim alnımda bir çizgidir.” diyen Emine Işınsu’nun şiir kitabı da bu çizgiler arasındaki yerini alır. Işınsu’nun şiirlerini on yedi yaşın duygu ve heyecanıyla – birçok şair ve yazarda olduğu gibi – yazılmış birer deneme kabul etmek gerekir çünkü kendisi ilerleyen yıllarda roman, hikâye, tiyatro, deneme gibi edebiyatın çeşitli türlerinde başarılı eserler verecektir.
İlk baskısı 67 yıl önce yapılmış elinizdeki kitap, henüz ortaokuldayken yazmaya başlamış, “şiir” yazma cesaretini göstermiş genç bir kızın penceresinden dünyaya, insanlara ve aşka bakışını, gençlik dönemi duygu ve hayallerini yansıtması bakımından önemlidir. Çağdaş Türk edebiyatımızın önemli romancıları arasındaki yerini her daim koruyacak olan Emine Işınsu’nun bu “gençlik” hatırasının okurlarının kalbinde yer edinmesi dileğiyle…
 
Prof. Dr. Aliye USLU ÜSTTEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919b0887-5422-4ba7-924c-aee405f79751.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayf</image:title>
            <image:caption>Ara nesil edebiyatçılarından Mustafa Reşid’in romanları yenileşme döneminin hâkim izlekleri etrafında şekillenir. Alafranga yaşam ve yozlaşmış ilişkiler üzerinde ilerleyen Hayf, Genç bir oyuncu olan Jüli’nin onur kırıcı bir sonla tamamlanan aşk macerasının trajik öyküsüdür. 19. Yüzyıl İstanbul’unda sefahat ve çürümüş ahlak anlayışının Alafranga züppe tipi ile düşkün kadınlar üzerinden verildiği roman, Mustafa Reşid’in karakterlerini şekillendirişi bakımından dönemindeki örneklerinden ayrılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d838797d-618f-40c9-b5ca-07348a36bb75.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Kıyılardan Sevişmek</image:title>
            <image:caption>UZAK KIYILARIN SEVDALILARI
 
Bir denizin uzak kıyılarında
İki farklı kentinde aynı ülkenin,
Gözlerinde en derin endîşe,
Hüzünlü dalgalarına dalıp gittiler.
 
Oynak kucağında fırtınalar denizinin;
Odysseus’un boğuştuğu dalgaların.
Sanki burgaçlarında çırpınıyordular
 
Aynı denizin uzak kıyılarından
Sıradağlarla ayrılmış iki kentinde,
Sağır Poseidon’a yakınıyordular
İki yürekçe, tek ruhun azâbından.
 
Olmadı, kaderlerinin uyuyan yelkenine
Kalplerinin fırtınasını bindirdiler
Ve bildik kıyılara sırtlarını döndüler
Yelkenleri kalkan oldu oklarına güneşin.
Işık oldular zifir gecelerde birbirlerine.
 
Bir denizin uzak kıyılarından,
Suya hasretlerini mırıldanarak yalpa yalpa
Duyarsız dalgaların âhengine öykündüler
Aya ve kararsız yıldızlara küskündüler,
 
Sürüklenip gittiler, bilinmedik diyarlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d88b429-7e29-4d4d-93ad-90fd4e1e6574.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutsak Ruhlar</image:title>
            <image:caption>Ay, kahrından parça parça düşerken biz ayaktakımı olarak alkış tutuyorduk.
Sırtımızda ateşten bir kamçı…
Kaç küheylanı çatlatmış bu yol, kaç çıplak üşüyor yaslı akşamların ürkekliğinde…
Biz, ayaktakımı olarak ağlıyorduk.
Efendilerimiz birer birer ölümün peşine takılıp gidiyordu çünkü.
Biz, ayaktakımı olarak tutsak yaşamayı çok sevmiştik oysa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de72442-1b89-4c57-ae70-b9a2153ad37f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Muannit Sahtegi’nin Notları</image:title>
            <image:caption>Kimileri “ne çok kendinlesin, kendine acıyorsun”u çarptılar suratıma. 
Eğlendirici değilsem, kapkaralığıma dayanamıyorlar. Verdiğim zekât 
yetmiyor mu? Söz bıçkınlığım? “Alsanıza acımı siz de dev dalgalar 
biraz koynunuza?” Soğuksunuz. Buzsunuz, benden beter! 
Bay Muannit Sahtegi, edebiyat tarihimizin en ayrıksı ve merak uyandıran karakterlerinden biri. Onun günlüğündeki satırlarda göz gezdirdikçe “huysuz ve inatçı Bay Muannit” Vüs’at O. Bener’in dili ve 
kurguyu en kıpır kıpır kullandığı dönemin en muğlak, en ironik ve 
canlı kişisi olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın ikinci romanı olan Bay 
Muannit Sahtegi’nin Notları’ndaki çokkatmanlı anlatım, keskin ironi 
ve “icat edilmiş” sözcükler, okura “birlikte uzun zaman geçirilecek 
kısa bir yolculuk” vaat ediyor. 
“Muannit Sahtegi’ye gelindiğinde, kurma, kurmaca, hatta konstrüksiyon çabası bile katlanılmaz bir aldatmaca halini almış gibidir. 
Metin, kurmaca ile otobiyografi türleri arasında, ikisinin de ciddi- 
yetini ve gerçeğimsiliğini askıya alan tekinsiz bir noktada durur.” –Orhan Koçak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21432267-6bc2-4e66-92c8-4dd45fd09681.jpg</image:loc>
            <image:title>Jangada - Olağanüstü Yolculuklar 42</image:title>
            <image:caption>Amazon’un bir kıyısında mutlu mesut yaşayan Garral Ailesi, kızlarının nikâhı için çiftlikten ayrılıp Para’ya gitmeye karar verir. Aile ve refakatçilerin oluşturduğu kalabalık grubu taşımak için muazzam bir jangada inşa edilir. Yol boyunca jangada’ya dahil olan yeni misafirler, tehditler ve 23 yıldır gün yüzüne çıkmayı bekleyen bir sır… Peki, her şeye rağmen Garral ailesi bu sırrı açığa çıkaracak şifreyi çözebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f764378-77ca-4bdf-a2c1-8196ce43b4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim mi? Yöne-itim mi?</image:title>
            <image:caption>Yönetim ve Yöne-itim ikileminde sahadaki sorunlardan yönetimin boyutları, yönetimde kadınların güvenliği, mobbing, liyakat, etik, yetkinlik, etkinlik,  yeterlilik, yönetim sendromları, yönetim oyunları,  yönetimde danışmanlık, yöneticilerin seçimi, liderlik çeşitleri, yönetimde ilahi akış... Konuları varsayımlarla desteklenerek saha analizleri ortaya konularak dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Yöneticilere tavsiye ve çözüm önerileri sunulurken; hem yöneticilere hem yönetilenlere yönetim farkındalığı kazandırılmak istenmiştir. 
 
Bu kitap küçük bir kurum yönetiminden ülke yönetimine, özel bir şirketten kamu kurumuna kadar yönetimin olduğu her alana hitap edebilir ve uyarlanabilir; ana fikirler her yönetim kademesi için geçerlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9257206-af9f-45c6-b383-cd3f9da322ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkmam Lazım Hayat Kaçıyor</image:title>
            <image:caption>Toplumun benimsediği yaşam tarzını sık sık sorguladığı için arkadaşları onu “Aykırı” olarak görüyor. O, hayatından çıkan veya çıkmak zorunda kalan insanlardan sonra kendini bulma yolundaki anlam arayışlarında çıkmazlara giren; eşi, arkadaşları ve kurmaya çalıştığı yepyeni bir hayat arasında sıkışıp kalan aykırı bir karakter.
Çıkmam Lazım Hayat Kaçıyor’da ilişkilere, kimliklere, sıkışmışlık hissine ve hayatın olağan akışında herkesin başına gelebilecek olaylara tanıklık edeceksiniz. Yer yer güldürüp yer yer düşündüren eser, okuru adeta bir psikoterapi seansına alıyor ve yaşamın gerçekleriyle yüzleştiriyor. Benliğimize ayna tutan Çıkmam Lazım Hayat Kaçıyor, sıkıştığı yerde hareketsiz kalan herkesi çekip çıkarabilecek güçte bir ilk roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a8d02d3-bc1f-4001-af4f-239ee2323afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon: Tatile Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Isadora Moon çok özel çünkü herkesten farklı!
 
Annesi peri, babası vampir…
Isadora da yarı peri, yarı vampir!
 
Isadora, ailesiyle gidebileceği harika bir tatil kazanır. Artık güneşe, denize ve kuma hazırdır! Ancak o ve denizkızı arkadaşı Marina, denizin dibinde başı dertte olan bir yavru kaplumbağayla karşılaşırlar. İşte asıl macera o zaman başlar.
 
Acaba yavru kaplumbağanın eve dönüş yolunu bulmasına yardım edebilecekler mi?
 
20’den fazla ülkede yayınlanıyor, çocuklar bayılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb5d538c-1366-468c-bdde-0b7925bdfe82.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin ve Beden Arasındaki Sihir</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü psikiyatrist John J. Ratey’den egzersizin beyin üzerindeki olağanüstü etkilerine dair çığır açan bir araştırma.
 
 
Enerjinin sadece bedeni değil, aynı zamanda zihni de canlandırdığı bir gerçek. Daha fazla egzersiz yaparak stresi alt edebilir, ruh hâlinizi yükseltebilir, unutkanlıkla mücadele edebilir, zihinsel keskinliğinizi artırabilir ve sadece kalp atış hızınızı yükseltip ter dökerek daha iyi bir yaşam sürdürebilirsiniz. İşte bu kitap, sadece beden sağlığına değil, aynı zamanda zihinsel sağlığa da odaklanarak egzersizin beyin üzerindeki devrim niteliğindeki etkilerini gün yüzüne çıkarıyor.
 
Beyninizin nasıl çalıştığını anlamak, egzersizin neden bu kadar önemli olduğunu çözmek ve yaşam kalitenizi artırmak için pratik stratejiler sunan Beyin ve Beden Arasındaki Sihir, okurlara zihinsel ve fiziksel sağlık arasındaki güçlü bağlantıyı keşfetme fırsatı sunuyor. Egzersizin zihinsel sağlığınıza sihir gibi dokunuşunu fark edeceğiniz bu yolculuğa çıkarken hem bedeniniz hem de beyniniz üzerinde çalışacak motivasyonu bulacaksınız.
 
“Nihayet sabahları koştuğumda neden kendimi çok daha iyi hissettiğimi açıklayan bir kitap! Herkese hitap eden diliyle zihin-beden bağlantısının ardındaki bilimi açıklayarak egzersizin sağlıklı, enerjik ve mutlu kalmanın en iyi yolu olduğuna dair muhteşem kanıtlar sunuyor!”
 
-Dr. Susan M. Love, Dr. Susan Love’s Breast Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e2884b-db46-4f73-a92d-ff5742985c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Cariye Yaşamları</image:title>
            <image:caption>Cariye, köle kadın. Sadece Osmanlı toplumunun değil bütün dünyanın gönülsüz esirleri, isimsiz simaları, ailesinden, yurdundan koparılmış hayatları. Esir pazarının taş avlusundan, soğuk duvarlı odalarından ya da cariye yetiştiren satvetli konaklarından, evlerinden bilinmezliğe doğru giden uzun ya da kısa yaşamlar. Kimi altın yolda yürüyüp hünkârın eşsiz saadethanesine, kimi bir paşanın konağına, kimi sıradan birinin evine yeni bir isim, yeni bir hayat. O yeni hayatın bazısı gül bahçesinde, bazısı iktidar yarışında, bazısı mihnet hamamında, bazısı çilenin içinde geçti.   
Bu nedenle kitapta sadece saraya, hareme odaklanılmadı. Toplumun her kademesinden insanın sahip olduğu cariyelere odaklanıldı ve bir insanın bir cariyenin kaderini nasıl belirlediğini göstermeye çalışıldı. Padişahın arkadaşı olan cariyelerden hayatını zor idame ettiren cariyelere kadar hayatın içinden geniş yelpazeden cariye hayatları üzerinde duruldu. Bu kitapta, Osmanlı toplumunun birbirinden farklı diyarlarındaki bilinmeyen hayatları okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e1691d-0eba-490b-8a10-c8547fe2e5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilin Gücü</image:title>
            <image:caption>Günümüzde dil, manipüle etmek, güç ve şiddet uygulamak için kullanılabiliyor. Medya aracılığıyla yayılan yalan haberler belirsizlik yaratıyor. Terörist ya da antisemit olmakla suçlanmak kariyer, hatta yaşam ve ölüm arasında fark yaratabiliyor. Bu kitapta yer alan makaleler, önemli politik kavramların kötüye kullanımını analiz ediyor. Bu kavramları kim, nasıl, ne zaman ve ne amaçla kullanıyor? Birileri birkaç kelimeyle dünyayı iyi ve kötü olarak ikiye böldüğünde, suçu mazur gösterdiğinde, muhalifleri yok ettiğinde ve bizi kendilerinin suç ortağı yapmak istediğinde bu duruma karşı eleştirel uyanıklık gerekir.
Özgürlük, demokrasi ya da elitler. Bu kavramlarla neyin kastedildiği açık mı? Birinin teröristi diğerinin özgürlük savaşçısıdır. Bu ve diğer politik kavramlar, muğlak ve çok anlamlı olabilseler de gerçek bir etkiye ve büyük bir karizmaya sahipler. Bu özellikler de bu kavramları politik mücadelede çekici silahlar haline getiriyor. Toplumu yanıltmaya yönelik girişimler her yerde mevcut. Dilin Gücü, yanıltılmak istemeyenler için temel bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b853c83-ec91-435b-a227-9f2511680d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentsel Morfoloji</image:title>
            <image:caption>Kentlerin biçimini, fiziksel dokuyu oluşturan biçimsel ve yapısal öğeleri, bu öğelerin bir araya gelme koşullarını, kent biçiminde oluşum, değişim ve dönüşüme neden olan süreçleri ve aktörleri inceleyen bir uzmanlık alanı olan kentsel morfoloji, kentin farklı katmanlarının tarihsel perspektifte analizi kadar, bugünün anlaşılmasıyla da ilgilenmekte ve geleceğe dönük öngörülerin geliştirilmesini desteklemektedir. 
Yüz yıldan uzun bir süre önce kurulan kentsel morfoloji alanında son on yıllarda önemli gelişmeler oldu. Mimarlık, planlama ve coğrafya alanlarının yaygın faaliyetinin görüldüğü alan, 1994 yılında International Seminar on Urban Form’un (ISUF) kurulması ve 1997 yılında uluslararası hakemli dergi Urban Morphology’nin yayınlanmaya başlamasıyla kurumsallaştı, daha sistematik ve bilimsel birikimin izlenmesine olanak sağlayan bir disiplin hâlini aldı. Kentsel morfoloji çalışmalarının uluslararası ölçekte yaygınlaşması, farklı ülkelerde ISUF’la ilişkili olarak kurulan bölgesel ağlar ile mümkün oldu. Bu çerçevede Türkiye Kentsel Morfoloji Ağı (TNUM), 2014 yılında kuruldu. 
Vitor Oliveira’nın 2016 yılında, kendi sözleriyle “kentlerin fiziksel biçimleri üzerine yapılan çalışmalarda, kentsel morfoloji üzerine bir el kitabı” olmadığını fark etmesi üzerine yazmış olduğu Kentsel Morfololoji: Kentlerin Fiziksel Biçim Çalışmalarına Giriş kitabı, kentsel morfoloji alanının temel kitaplarından biri oldu. Oliveira’nın vurguladığı “İngilizce dil bariyeri”, ülkemizde kentsel morfoloji alanında araştırma yapanların uluslararası literatürle ilişkilenme olanaklarını sınırlayan bir unsur oluşturdu. Bu durum tespitinden hareketle bu temel kitabın Tuğçe Tezer tarafından Türkçeye çevrilmesi süreci, ülkemizde kentsel morfolojinin gelişmesinde büyük bir emeği olan Tolga Ünlü’nün büyük bir özenle gerçekleştirdiği son okumayla tamamlandı. Kentsel Morfoloji kitabı, Türkiye’de başta kentsel morfoloji, mimarlık, şehir planlama ve kent-çevre yönetimi alanlarında çalışan akademisyenler ve öğrenciler olmak üzere araştırma, eğitim ve uygulama süreçlerine dâhil olan tüm okuyucular için faydalı olacak bir başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b9cff04-15e5-4684-abd0-1d05771c91da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Okul Bi’ Acayip! 17 Tıka Basa Eğlence</image:title>
            <image:caption>Okulda tuhaflıklar hız kesmeden devam ediyor.
 
A.J.’nin annesi yeni bir işe giriyor. Bu da A.J.’nin okul sonrası programına katılması anlamına geliyor. Ve burayı yöneten Bay Tony ise çok tuhaf biri. Sürekli Guiness Rekorlar Kitabı’ na girmek istiyor. Peki Bay Tony bunu sonunda başarabilecek mi? Ayrıca Bayan Leakey adında sağlık öğretmeni okula yeni başlıyor. O tam bir sağlık delisi! Abur cuburla dolu bir kum torbası yapıyor, brokoli burger satan bir hazır yemek restoranı açıyor, en kötüsü de çocukların asla abur cubur yemesine izin vermiyor.
 
Anlayacağınız A.J. ve arkadaşlarını pek çok acayiplik bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6029d41f-4ae6-441f-89cb-c46d11a72431.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Adrian Rizzo, babasıyla ilk tanıştığında yedi yaşındaydı.
Eğer annesi Lina müdahale etmeseydi, babası onu neredeyse öldürecekti...
 
O korkunç günden kısa bir süre sonra Adrian, Maryland’de yaşayan anneannesi ile dedesinin yanına gider. Küçük kız, orada geçirdiği o unutulmaz yaz boyunca yeni bir arkadaş edinir. Arkadaşının ağabeyine karşı hissettiği duygusal yakınlık ise çocukluğunun en güzel anılarından biri olur.
 
On yıl sonra, henüz lisedeyken, annesinin izinden giderek kendi yoga ve egzersiz videolarını oluşturur. Rekabetten ziyade kendini ispat etme çabasında olan Adrian, yavaş yavaş tanınmaya başlar. Ölümle tehdit edildiği ilk mektubu da tam o sıralar alır. Ülkenin çeşitli yerlerinden her yıl düzenli bir şekilde gönderilen bu mektuplar, evi olarak gördüğü Maryland’e taşındığında ve çocukluk aşkı Raylan ile karşılaştığında da devam eder.
 
O tüyler ürpertici mesajlar hiçbir zaman hayata geçmeyecekmiş gibi görünür.
Ta ki cinayetler başlayana kadar...
 
Miras, başından sonuna kadar okura heyecan, gerilim ve romantizmin azalmadığı bir hikâye vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8f3121-83bc-4293-9da6-1af7cf73ab91.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Gel</image:title>
            <image:caption>Her ne kadar önemsiz görünürse görünsün, bu hayattaki rolünüz dünya için önemlidir.
 
Haberler öfke ve nefreti anlatıp dururken, küçük kız ailesine dünyayı daha iyi bir yer hâline getirebilmek için neler yapabileceğini sorar.
“Benimle gel,” der babası. “ Benimle gel,” der annesi.
 
Böylece küçük kız, her ne kadar ufak gibi görünse de kendi rolünün dünya için ne kadar önemli olduğunu anlamaya başlar.
 
Yazar Holly M. McGhee ve illüstratör Pascal Lemaître, hoşgörüsüzlük ve belirsizlik karşısında iyiliğin, cesaretin ve dostluğun güçlü hikâyesini dile getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca5f64b-00e3-40f3-8dca-ffe709579297.jpg</image:loc>
            <image:title>Adamızda Herkese Yer Var</image:title>
            <image:caption>Şiddetli bir fırtına sonucu üzerinde yaşadıkları kaya sular altında kalan anne ve yavru fok… 
Denizin güvenli başka bir tarafında başka bir kayanın üzerinde yaşayan diğer üç fok, zor durumdaki anne ve yavrusuna yardım edecek mi acaba? 
 
Çocuklara empati, paylaşma ve yardımlaşmanın önemi ve değerini anlatan içinizi ısıtacak bir öykü. 
Adamızda Herkese Yer Var, şefkat, hayal gücü ve merak duygularını uyandırarak çocukların hayatlarını dönüştürme potansiyeline sahip kurgu dalında NCTE Charlotte Huck Ödülü’nü kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8f211c-e0a3-442f-a007-632dc6cdb9f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Hep Yanındayım</image:title>
            <image:caption>Sesimiz kısılana kadar şarkı söylesek veya burnumuzda kocaman çıbanlar çıksa ya da etrafta pijamalarımızla dolaşsak annelerimiz bizi yine de çok sever mi? Cevap tabii ki evet! 
  Annelerin koşulsuz sevgisini muzipçe anlatan sıcacık ve eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd79185-18a6-490b-a800-ecc987b5e585.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Aktör Çin: Çin-ABD Rekabeti</image:title>
            <image:caption>Bugün Uzakdoğu dendiğinde akla gelen ülkelerin başında Çin gelmektedir. Kadim uygarlıkların varislerinden biri olan Çin’in yüzyıllar boyunca bölgesinde ve ötesinde ilgi çektiği ve büyük güçler arasındaki nüfuz mücadelesine sahne olduğu görülmüştür. Günümüz itibarıyla Çin, hem dünya siyasetini etkileyen, hem de uluslararası siyasetten etkilenen küresel bir aktöre dönüşmüş bulunmaktadır. 19. yüzyılda başlayıp, 20. yüzyılın ilk yarısına kadar olan dönem Çin için  “aşağılanma yüzyılı” olarak tanımlanmıştır. 1949’da Mao’nun iktidarı almasıyla birlikte Çin için yeni bir uyanma çağı başlamıştır. 2012’de Xi Jinping’in işbaşına gelmesiyle birlikte Çin’in küresel çapta iddialı proje ve girişimleri sahneye sürdüğü gözlenmektedir. Çin’in dünya siyasetinin hemen her oyuncusu için ilgi odağı haline gelen yükselme çizgisi karşısında ABD’nin Çin’i küresel siyasetinde ana rakip olarak belirlediği görülmektedir. Geldiğimiz aşamada, jeoteknolojik rekabet dahil, hemen her alanda gözlenen ABD-Çin rekabetinin günümüz uluslararası siyasetine damgasını vuran temel inceleme alanlarından biri olduğu yadsınamaz bir gerçekliğe dönüşmüştür.
Bu kitapta, yükselen Çin’in küresel siyasetteki konumu, bu bağlamda küresel siyaseti şekillendiren Çin-ABD rekabeti ve Çin’in Asya-Pasifik ülkeleriyle ilişkilerindeki dinamik ve özellikler geniş bir yelpaze içinde irdelenmektedir. 
Giriş Mehmet Fatih Ceylan • Önsöz / Çin: Uyanan Dev mi? Rafet Akgünay• ABD-Çin Teknoloji Savaşları ve Ötesi Ali Rıza Büyükuslu • Küresel Finansta Yeni Dönem: Çin’in Tek Taraflı ve Çok Taraflı Kalkınma Kredileri Sinan Akgünay • Çin-ABD Rekabeti Altında Hint-Pasifik Bölgesinde Mega-Ticaret Anlaşmaları Burcu Ermeydan • Doğu Asya’da Çin-Japonya Rekabeti ve Türkiye Açısından Etkisi A. Bülent Meriç • Uluslararası Altyapı Finansmanı: ABD-Çin Rekabeti ve Piyasanın Uzun Gölgesi Veysel Tekdal • Kore Yarımadası Üzerinde ABD-Çin Çatışması ve Kuzey Kore Nükleer Tehdidi Hakan Okçal • 2014 Sonrası ABD ve Çin’in Ulusal Güvenlik Stratejileri: Karşılaştırmalı Bir İçerik Analizi Mehmet Fatih Ceylan • Küresel Sistem Reformunun Sınırları: Çin’in Yükselişi, Brics ve “Çin Rüyası” Atahan Ünal &amp; Ece Özben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/decc4ffc-f929-478f-857c-bfe347a7f2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilek Tutalım</image:title>
            <image:caption>Pio ve Mia birbirini o kadar çok seviyordu ki bir an önce, hemen oracıkta büyümek istemişlerdi. Ne var ki büyümeyi dilediklerinde, hiçbir şey umdukları gibi gitmedi… İkisi de birer deve dönüştü! 
 
Tuttukları her yeni dilekte inanılmaz maceralar yaşayan Pio ve Mia bakalım sonunda isteklerine kavuşabilecekler mi? 
  Esas olan sevdiklerimizle birlikte olmaksa, çocuk ya da büyük olmanın ne önemi var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe94c913-0c61-4856-8f36-115f41869209.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Gezgin</image:title>
            <image:caption>(...)
Dağlık coğrafyama kanat geren
Bu umudun isyanını kim silebilir?
Kim bilebilir
Özgür bir düşün değerini
Can verirken hayatın barikatlarında?

Devrim türküleriyle büyüdük
Resimler çizdik, yüzler boyadık
İzimizi bıraktık tarihin yorgun duvarlarına
(...)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e76a9fb7-127e-42aa-b115-db87bcc40b5c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Black Tulip</image:title>
            <image:caption>Alexandre Dumas, born in France in 1802, is one of the most widely read French authors in 
history. His novels of high adventure have been translated into nearly 100 languages and made 
into more than 200 movies. A very prolific author, Dumas’s published works total more than 
100,000 pages. 
He died in 1870 and was buried in his birthplace of Villers-Cotterêts. In 2002, the bicentennial of 
his birth, he was reinterred in the mausoleum of the Panthéon in Paris.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e29392-fd04-4bd7-bafc-2605a96aea19.jpg</image:loc>
            <image:title>The Man In The Iron Mask</image:title>
            <image:caption>Alexandre Dumas, born in France in 1802, is one of the most widely read French authors in 
history. His novels of high adventure have been translated into nearly 100 languages and made 
into more than 200 movies. A very prolific author, Dumas’s published works total more than 
100,000 pages. 
He died in 1870 and was buried in his birthplace of Villers-Cotterêts. In 2002, the bicentennial of 
his birth, he was reinterred in the mausoleum of the Panthéon in Paris.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66077a34-a284-4bbd-bd50-46eb724628bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Kuşu Semiha Berksoy</image:title>
            <image:caption>Semiha Berksoy, güçlü sesi ve yorumuyla eşine az rastlanır bir dramatik soprano. Yönetmeninden eleştirmenine, yazarından izleyicisine onu sahnede gören herkes için derinlikli bir oyuncu. Tiyatroda canlandırdığı her rolü olduğundan daha “cazip” kılan bir yorumcu. Etkileyici bir ressam. Birçok açıdan kendi varlığını, hayatını, çevresini bile bir sanat eserine dönüştürmüş bütüncül bir sanatçı. Ruhuyla, bedeniyle, duygularıyla, aklıyla aykırı bir kadın! 
 
Türkiye’nin opera dünyasında “ilk”lerin, kendi hayatında erken tarihlerden itibaren “mücadele gücü”nün simgesi olan Semiha Berksoy’u, aynı zamanda tiyatro ve görsel sanatlar alanındaki özgün çalışmalarıyla birlikte yaşamöyküsü, kendi yazdıkları, anlattıkları, onun için yazılanlar ve yapıtlarıyla anlatan bir kitap Ateş Kuşu Semiha Berksoy. 
 
Dahil olduğu birbirinden farklı sanat dallarında hep zirvede ve özgün eserlere, icralara imza atan, doğru bildiğinden asla şaşmadığı için karşısına hep zorluklar çıkarılan, sabrıyla ve yeteneğiyle her zorluğun üstesinden gelen, Atatürk cumhuriyetinin “kadınlara” açtığı yolda ilerleyen bir simge kadın Semiha Berksoy! Dostu, akademisyen, eleştirmen Dikmen Gürün yıllara yayılan bir çalışmayla Semiha Berksoy’un doğumundan ölümüne ve ölümünden bugüne hayatını anlatıyor. Onun neden “ölümsüz” olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18eccd53-29e2-4d7e-b838-20ae2b9da021.jpg</image:loc>
            <image:title>Gomaşinen - Hatırlıyorum</image:title>
            <image:caption>“35 yıllık gazeteciyim. Türkçenin dışında, Fransızca ve İngilizceyi anlayabiliyorum, konuşabiliyorum, yazabiliyorum da; ama kendi anadilim olan Lazcayı bilmiyorum. Birkaç kelimeden ibaret bir Lazca bilgim var. Bu da benim hayattaki en büyük ukdelerimden birisi. Bu nedenle, 35 yıllık gazetecilik hayatımdan kesitleri aktarmayı hedeflediğim bu podcast dizisinin başlığını ‘Gomaşinen’ olarak seçtim. Yani: Hatırlıyorum.” 
 
Bu girişi ilk kez 5 Eylül 2020’de kullandım. İlk kez bir podcast dizisi yapıyordum. Hedefim gazetecilik hayatımı anlatmaktı. İlk bölümün başlığı “Çöl çadırında Erbakan Kaddafi görüşmesi”ydi zira bu olay meslek hayatımda bizzat şahit olduğum acayip bir skandaldı. 
 
Belli bir ilgi gören diziyi bir yerde sonlandırmak gerekiyordu. 16 Temmuz 2022’de “Bir ömür gazetecilik” başlıklı 100. bölümle noktayı koydum. 
 
Ama eski kuşak gazeteci olduğum için Gomaşinen’in yazılı olarak da varlığını sürdürmesini istedim ve içinden yaptığımız seçmelerle elinizdeki kitap çıktı. Ve gazetecilikte 40. yılın eşiğindeyim. 
— Ruşen Çakır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ad5d7b0-4e4a-4708-a028-78c563868712.jpg</image:loc>
            <image:title>11. Peron</image:title>
            <image:caption>Sirkeci’den kalkan bir trene bindiler ve son istasyon Münih’teki 11. Peron’da bir yanı memleket bir yanı gurbet olan bir hikâye başladı. 1961’de Almanya’nın Türkiye’den işçi kabul etmeye başlamasının ardından umut yüklü tahta bavullarıyla Anadolu’dan yola çıkan işçilerin hikâyesi bu. Bir yanda memleket türküleri çalarken, bir yanda işçi tulumu boy gösterdi. Gidenler, memleketten gelecek bir selamı, kalanlar onların dönmesini bekledi. Köklü bir değişimin ilk adımları atılırken kendilerine yeni bir dünya kurmayı düşleyen bu işçiler omuzlarındaki yükü taşıyabildi mi? İşçilerin çalışma koşulları; ailelerin uğradığı zorbalıklar; bir erkek, bir kadın ve bir çocuk olarak yaşadıkları; öteki olmanın Almancası. 
Göç hikâyesi anlatılırken, orada büyük sıkıntılara maruz kalan, kimi zaman evi yakılan, kimi zaman baskılara dayanamayıp intihar eden işçilerin aziz hatırasına bir vefa: 11. Peron.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b411bbe-b8e1-409e-82bc-c4974f5162d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Isırgan Otu Ve Kemik</image:title>
            <image:caption>Hugo, Nebula ve Locus ödüllü yazar T. Kingfisher’dan ezber bozan, çarpıcı bir peri masalı! 
Marra’nın kahraman olmak gibi bir niyeti yoktu. Son derece utangaçtı, manastırda büyümüştü ve ailesinin üçüncü kızıydı. Bu sayede prenseslerin alışıldık kaderinden, bir taht uğruna evlenmekten kurtulmuştu. Kız kardeşiyse onun kadar şanslı değildi. Marra, yıllarca süren sessizliğin ardından kardeşinin güçlü ve istismarcı bir prensin elinde acı çekmesine daha fazla seyirci kalmak istemedi. 
Marra kız kardeşini kurtarmak için yardım ararken gereken her şeye kavuşacaktı. Ancak imkânsız görünen üç görevi tamamlaması gerekiyordu: Kemikten bir köpek yapmak, ısırgan otundan bir pelerin dikmek ve ay ışığını bir kavanozda saklamak... Gelgelelim tüm prenses ve cadı masallarında olduğu gibi, imkânsızı başarmak yalnızca bir başlangıçtı. 
 
“Kingfisher bir usta. Bu kitap, karanlık ile tuhaflığın iç içe geçtiği, esprili, acımasız, komik ve pek çok açıdan sahici...” 
– Travis Baldree 
“Komik, korkutucu ve içten; bayıldım.” 
– Alix E. Harrow 
“Bitirdiğimde kendimi bu ürkütücü dünyadan, bu mücadeleci, kusurlu ama harika karakterlerden güçlükle koparabildim.” 
– Catriona Ward</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a33adcd7-f380-423b-94c2-bee82e85b085.jpg</image:loc>
            <image:title>Serpilme: Kendini Bulmak Üzerine Sıradışı Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Hayatımı başka bir şeyin özlemini çekerek mi yaşamak istiyorum? Sürekli olarak ‘Bu gerçekleştiğinde mutlu olacağım’ diye mi düşünüyorum?” 
Anlamlı bir yaşam nedir? Gelişmek ne anlama geliyor? Antonia Case, şehirdeki kurumsal işini bırakıp anlam arayışıyla dünyayı dolaşır. Cevapları bulmak için medyanın sesini kapatır. Teknolojiden uzak durur ve el bagajında kitaplardan başka bir şey olmadan Buenos Aires’ten Paris’e, Barselona’dan Byron Körfezi’ne yolculuk eder. 
Kadim filozoflardan ve günümüz psikologlarından yaşamaya değer bir hayatın nasıl olacağı konusunda rehberlik arayışına girer. Yol boyunca, piyangoyu kazanmanın neden sizi mutlu etmediğini, ‘yapmanın’ sahip olmaktan neden daha iyi olduğunu, sevgi ve aidiyetin benlik duygunuz için nasıl hayati önem taşıdığını keşfeder. 
Hayatın büyük sorularına dair içgörülerle dolu Serpilme, sizi en önemli şeyin peşinde sürükleyici bir yolculuğa çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6e7172-dc51-40cf-b524-f164f994a754.jpg</image:loc>
            <image:title>Eugenie de Franval: Trajik Bir Öykü</image:title>
            <image:caption>“Marquis de Sade büyük bir yazar ve filozoftur; üniversite müfredatından eksikliği, liberal insan bilimlerinin utangaçlığını ve ikiyüzlülüğünü gösterir. Batı geleneğinde hiçbir eğitim Sade olmadan tamamına eremez. Tüm çirkinliğine rağmen karşısına çıkılmalıdır.” —CAMILLE PAGLIA 
 
Sadece romanlarıyla değil felsefesi ve yaşantısıyla da zamanının tepkisini çeken Marquis de Sade, daha sonra Batı dünyasının temellerinden biri olarak yorumlanmaya başlanmıştır. Devrim çağında her türlü sınır aşılırken, filozofun gösterdiği sınırlar fazla bulunmuş olmalı ki bizzat Napoléon Bonaparte tarafından ömrünü gözetim altında geçirmeye mahkûm kılınmıştı. 
 
Eugénie de Franval romanında aşırı uçlara götürülerek felakete sebep olmuş duygusal bir deney söz konusudur: Zengin ve yakışıklı bir aristokrat, felsefi bir inatlaşmayla kızı Eugénie’yi sadece kendisi için, tüm ahlaki ve dini yargılardan azade yetiştirir ve sonunda kendisine âşık eder. Karısını, dostlarını ve toplumun geri kalanını hiçe sayarak kızının özgür iradesini tesir altında tutan Mösyö de Franval, kendi arzuları doğrultusunda her şeyi göze alırken felakete varanların eşsiz bir örneği hâline gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8624cdab-e693-452a-9932-500f372e0754.jpg</image:loc>
            <image:title>Leoparı Kaybeden Kız</image:title>
            <image:caption>Vahşi çocuk. Hayvansever. Kurtarıcı! 
Selvi, Serendib yurdundaki dağlarda özgürce koşmayı çok seviyor. Aynı şey Lokka için de geçerli, o da vahşi ve güzel bir leopar. Ancak dağlarda tehlike de dolaşıyor. Selvi, Lokka&apos;yı güvende tutabilir ve özgürlükleri için savaşabilir mi? Yoksa ikisini de sonsuza kadar mı kaybedecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79342a9f-95d8-4eda-b7e8-3d02ccf65feb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Spartalı’nın Kederi</image:title>
            <image:caption>Bütün cinayetlerin intikamı alınmalı. 
Yunanistan’ın geri kalanı kocalarını ellerinden alan savaşın yasını tutarken, Klitemnestra savaşın kendi kocasını geri getireceği günden korkmaktadır. Kral Agamemnon tanrıları yatıştırmak için en büyük kızları İfigenya’yı bile isteye kurban edince, Klitemnestra kalan çocuklarını korumak için ne gerekiyorsa yapmaya yemin eder. 
 
Ancak bunu yaparken onları tümüyle kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Aşk, kayıp ve ihanetlerin hikâyesi olan Bir Spartalı’nın Kederi, bazen sevdiklerinizi korumak için her şeyi riske atmanız gerektiğini gösteriyor. 
Hannah Lynn, intikamcı tanrıların ve şiddetli aile rekabetlerinin dünyasında, antik Yunanistan’ın en zorlu kraliçesinin destansı hikâyesini yeniden yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab319a2-f918-44ec-8f8b-e2a90f9fa145.jpg</image:loc>
            <image:title>Arlekenlere Bak!</image:title>
            <image:caption>“Bu gezinti sırasında ya da belki daha sonralarında, ama kesinlikle aynı bölgede, aniden kopan bir fırtına o Temmuz gününün tüm ihtişamını silip süpürdü. Gömleklerimiz, şortlarımız ve mokasenlerimiz donuk sisin içinde sanki silinip gitmişti. İlk dolu tanesi bir konserve kutusuna, diğeri tam kelime çarptı. Bir kaya çıkıntısının altındaki kovuğa sığındık. Gök gürültülü fırtınalar ıstıraptır benim için. Körolasıca basınçları mahveder beni, şimşekleri beynimi ve göğsümü delip geçer. Bel de bunu biliyordu; koynuma sokularak (kendisinin değil benim rahatlığım için!) her gök gürüldemesinde şakağıma minik bir öpücük kondurdu, sanki bak, geçti işte, güvendesin, demek ister gibi.” ARLEKENLERE BAK! “Arlekenlere Bak!’ın ana karakteri Vadim, Nabokov’un gerçek hayatına dair ayrıntılarla edebi üslubunun hikâyesini iç içe geçiren özgün bir dünya kurar.” DAVID RAMPTON “Arlekenlere Bak! zaman ve mekâna özel ve stilize bir tarzda odaklanmasıyla nadir bir romandır.” SUSAN ELIZABETH SWEENEY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/087e2046-0f6c-4c9e-a42d-7572a4ae579d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mob Psycho 100 – 1.Cilt</image:title>
            <image:caption>Normal bir gençliğin özlemini çeken ortaokul üçüncü sınıf öğrencisi Şigeo Kageyama’nın (Mob olarak da bilinir) özel güçleri vardır. Bunlar… “doğaüstü güçlerdir!!!” Sahte medyumlar, şüpheli dini tarikatlar ve diğerleri... Gücünü kullanmak için çeşitli insanlar etrafında toplanır. Genç çocuğun –Mob’un– içerisinde bir şeyler kımıldamaya başlar!!
Şoke edici psişik gencin öyküsü başlıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3fee85-a096-46a7-97d4-34c7b83fa464.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Adamın Savaşı</image:title>
            <image:caption>“Savaşta öleceksiniz, değil mi? Nasıl öleceksiniz? Söylesenize. Hangi şekilde öleceksiniz?” 
 
Haruo Umezaki üniversitede öğretmenken İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru kriptograf olarak askere çağrıldı. Kendisini kaybetmekte oldukları bir savaşın ortasında bulan Umezaki 1946 yılında, birçokları tarafından savaş sonrası edebiyatının en önemli ve en gerçekçi eserlerinden biri kabul edilen Bir Adamın Savaşı’nı kaleme aldı. 
 
Pasifik Savaşı’nın son günleri... Bonotsu’da görev yapan astsubay Murakami’ye Sakuracima’ya gitmesi emredilir. Savaşı kaybedeceklerinden emin olan Murakami garnizona vardığında ateşli kamikaze pilotları ve sert komutanları Kira’yla karşılaşır. Yaşam ve ölüm hakkında derin düşüncelere dalan Murakami’ye göre ise tek yapabilecekleri eli kulağında Amerikan işgalini ve ölmeyi beklemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49da9b79-ec14-4dd9-b023-321565fea21b.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun Metodu ve Siyaset Teorisi</image:title>
            <image:caption>“İbn Haldun’un kahr-tagallüb’ün hükm’ü doğurduğunu ve Mülk-Devlet’in hükm ile var olduğunun teorik konumunu gerçekleştirişinden beridir, hele 20. yüzyılda, düşünür, hep, –yukarıda kısaca hatırlattığımız üzere– devrevî gidiş nazariyatçısı olarak, ya da organizmacı nazariyatçı şeklinde, tabiî en koyu biçimde de, devrevî’ci ve organizmacı olarak saptırılmaya çalışılmıştır.” İbn Haldun, 14. yüzyılda modern sosyolojinin ve tarihçiliğin, hatta iktisat biliminin öncülerinden olduğu ileri sürülen, devlet ve siyaset teorisinde Machiavelli’ye “eş koşulan” bir düşünür. Ümit Hassan’ın, İbn Haldun’un büyük klasiği Mukaddime’sinin özütünü çıkardığı bu eseri de, çağdaş literatürde bir klasiktir. Hassan, Mukaddime’yi ve onun kilit kavramlarını, hadariler (yerleşikler)-bedeviler çelişkisini, toplumsal birlik bağını anlatan asabiyye’yi, zevkli üslûbuyla, eleştirel bir analize tabi tutar. Kitabı, bütüncül bir sosyal teori tartışmasına vesile eder. Mukaddime’yi esas olarak, devletin, tahakkümün, sınıfların oluşumunun kadim tarihi açısından ele alır. Orada devletlerin yozlaşma döngüsüne bakarken, zulmün tarihsel kurumlaşmasını izliyoruzdur bir yandan da. “Kitap, İbn Haldun’un özgün metodolojisi ve siyaset bilimine katkıları üzerinde durmakta, ama aynı zamanda bir İbn Haldun kültünün oluşmasına da karşı çıkmakta, 14. yüzyılın düşünürünü sosyal bilimlerin, felsefenin, eleştirel düşüncenin kaynağı ve ufku olarak görmeyi reddetmekteydi.”
HAMİT BOZARSLAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b63a8f22-a353-4a19-94fd-521129ed2562.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Yaşama Merhaba Sözlüğüm (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitaptaki resimler sayesinde eşyaları, hayvanları, meyve ve sebzeleri, renkleri, taşıtları ve sayıları görseller eşliğinde tanıyacak ve hem Türkçe hem İngilizce karşılıklarını öğrenebilecek. Çocuklar Resimli Yaşama Merhaba Sözlüğüm’ü çok sevecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc2b63c-e8f7-475f-acef-157a709b9e4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Kapınız Çalabilir</image:title>
            <image:caption>Atlas sekiz daireli, kalabalık bir apartmanda yaşıyordu. Ona sorsanız, komşularının çoğunu tanıdığını düşünürdü.  Fakat öğretmeninin verdiği bir ödevle, yaşadığı binadaki kapıların ardında saklı hikâyeleri bir bir öğrenecek, komşularının sevinçlerine, heyecanlarına, üzüntülerine ve daha pek çok duygusuna şahit olacaktı. İlk başta biraz sıkıcı görünen bu ödev, onu benzersiz sürprizlerle karşılaştırmak üzereydi. 
 
Nehir Yarar’dan farklı hayatlar ve komşuluk bağları hakkında, samimi ve merak uyandırıcı bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2848e564-1b6a-45bd-b23d-1bcc847c3755.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlük (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitaptaki resimler sayesinde eşyaları, hayvanları, meyve ve sebzeleri, taşıtları ve meslekleri görseller eşliğinde tanıyacak ve hem Türkçe hem İngilizce karşılıklarını öğrenebilecek. Çocuklar İlk Sözlük’ü çok sevecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a76e01e1-8271-4656-a589-56782a6db1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Mercekten Güzide Bir Arayış</image:title>
            <image:caption>Son dönem Osmanlı ve erken Cumhuriyet devri edebiyatçılarından biri olan Güzide Osman, feminist aktiviteleri ve edebi üretimi dolayısıyla anti-feminist literatürün hedef aldığı isimlerin arasında olmuştur. Zeynep Tek’in “Güzide Hanım”ın kim olduğu sorusunun peşinden giderken Harvard Üniversitesi’nin kütüphanesinde Nezihe Muhittin’in “Güzide Osman Hanımefendiye” imzaladığı kitaba tesadüfen dokunuşu, bu kitabı ören ilk ilmiktir. 1924’te Nezihe Muhittin’in temelini attığı Kadın Birliği’nin kurucularından olan Güzide Osman (1902-1974) sehven Güzide Sabri’nin (1883-1945) müstear adı olarak geçer. Feminist Mercekten Güzide Bir Arayış iki Güzide’nin tarihinin nasıl birleştiğini ve ayrılacağını anlamaya çalışıyor. Bir yandan feminist biyografi ekseninde Güzide Osman’ın izlerini kaynaklarda sürerken Güzide Sabri’nin mükerrer hatalarla yazılan biyografisini tashih ediyor, diğer yandan metinlerini temel alarak Güzide Osman’ın şair, hikâye yazarı ve tiyatro eleştirmeni kimliklerini toplumsal cinsiyet, hastalık, milliyetçilik ve mizah ekseninde anlamlandırıyor. Özellikle romantik şiir ve mensurelerde, divan şiirinde olduğu gibi, toplumsal cinsiyet kimlikleri arasında “salıncak” kuran ne eril ne dişil (hem eril hem dişil) söyleme özel bir önem atfediyor. Feminist bir biyografi ortaya koymanın ötesinde, tarihin unuttuğu ve unutturduğu bir kadın yazar ve şaire iadei itibar, hatta iadei şahsiyet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049a290f-f080-4156-bbec-3a56ee213be9.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Ayı</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb472ca-d5f0-4e64-9e3f-a97afe428981.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Baykuş</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7bd64e2-5761-4990-a9d2-97fc1c66eec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Kaplan</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d383f7a9-e72f-4060-ac15-16600c513808.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Timsah</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4aab1d4-9862-46a2-bf46-ba84fe6445e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Siyasi tarihi neden ve nasıl okumalıyız? Büyük teoriler siyaseti anlamak için yeterli midir? Siyaseti değerlendirirken neden tarihi es geçemeyiz? Richard Whatmore, teori ve eylem arasındaki ilişkiyi değerlendirerek siyasi tarihin karşı karşıya kaldığı temel soruları, tartışmaları, ona yöneltilen eleştirileri ve bunların neden önemli olduğunu ele alıyor. Marx’tan Koselleck’e, Strauss’tan Foucault’ya, Skinner’dan Pocock’a birçok teorisyenin yaklaşımını inceliyor, tarih bilgisinin bugünün siyasetini anlamak için ne kadar elzem olduğunu vurguluyor. Siyasi Düşünce Tarihi, siyasi tarihle ilgilenen ve siyaseti anlamak isteyen okurlar için yararlı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/328bf3c8-3eb8-4da3-b0e5-2055233cfe60.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahraaltı Siyaset ve Yaşam</image:title>
            <image:caption>Sahraaltı’ndaki 49 ülkenin bağımsızlıklarından günümüze kadarki siyasi tarihlerine -dolayısıyla söz konusu ülkelerdeki yaşama da- ana hatlarıyla odaklanan Sahraaltı - Siyaset ve Yaşam daha ziyade kulaktan dolma bilgilerle tanınan Afrika kıtasına ilişkin bambaşka bir pencere açıyor. Tek tek söz konusu ülkelerin bağımsızlıklarını kazandıkları andan günümüze dek yaşadıkları tarihsel gelişimleri aktaran, siyasi temelde bunların sahip oldukları ayırt edici özelliklerinin altını çizen Volkan İpek, zengin bir Sahraaltı panoraması sunuyor: Kolonyalizm-postkolonyalizm tartışmaları, iç savaşlar, süregelen darbeler, sömürülen zenginlikler, yolsuzluklar, ekonomik krizler, trajediyle komedi arasında salınan tek adam rejimleri… Sahraaltı Afrika ülkelerini daha yakından tanımak için kapsamlı bir bakış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90647b76-fd6c-406d-a196-846c3b9ff968.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Bahçe</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a87372-8950-4c4b-aa31-a744b9660c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurgu Hedef Tahtasında</image:title>
            <image:caption>Gregory Jusdanis geçmişten günümüze sanat ve edebiyatın toplum içindeki yerinin, öneminin sorgulandığı fikrinden yola çıkarak çağımızda, gelişen teknolojik imkânları da işin içine katarak, bu sorgunun nasıl şekillendiğini inceliyor. Kurgu Hedef Tahtasında hem her çağın bu sorgu karşısında geliştirdiği savunuyu örnekler üzerinden gösteriyor hem de çağımızın saldırılarına karşı edebiyatın savunusunun ne yönde olabileceğini tartışıyor. Bu tartışmayı da geri kalan her şeyi gözardı eden estetik bir özerklik değil, belki bir yarı özerklik önererek; edebiyatın aynı anda ayrı bir sanat formu ve toplumun bir parçası olabileceği fikri üzerinden temellendiriyor. Tabii, gerçek ile kurgu arasındaki ayrımın tartışılmaz önemine de dikkat çekerek... Edebiyatın, toplum ve çağın içindeki rolüne dair temel tartışmaya ufuk açıcı bir bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ccacd0-cfd2-4702-94aa-da5207df2189.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Çiftlik</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31094b15-572c-4529-817f-ff2a7cfcfca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Orman</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c099187-2d3c-4776-887a-cf27f4880dde.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Hayvanat Bahçesi</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1cd377a-9b7f-4461-be20-970235ed1930.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mozartlar İçin Piyano Metodu 2</image:title>
            <image:caption>Küçük mozartlar serimizin elinizdeki bu ikinci metoduyla eğlenceli kolay ve hızlı bir eğitim sürecini geçirmenizi hedefledik. 
Bu metodla yabancı eserlerin yanı sıra popüler film müziklerinin düznlemelerini ve türk müziği eserlerinin piyano için düzenlenmelerini de çalacaksınız.. Bu sayede farklı müzik zevki olan dinleyicinize de hitap edeceksiniz. Öğrenim sürecinizi kolaylaştırmanıziçin düzenli olarak her gün piyano çalmanızı müzik dinlemenizi ve ünlü piyanistleri izleyerek gözlem yapmanızı tavsiye ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d3e651-8bd8-46b1-be8a-f3f69a242c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Memleket Mevzuları</image:title>
            <image:caption>Oğuzhan Uğur,
 
Memleket Mevzuları’nda bir yandan yüz yıllık Cumhuriyet’in temellerini incelerken bir yandan da tarihimize geniş bir perspektiften bakıyor.
 
Bunun yanı sıra Uğur, eğitime, adalete, sanata, kadınlara, yaptığı programlara ve Türkiye’nin dünü ve bugününe dair önemli konu başlıklarına yer veriyor. Bilim ve teknoloji üzerinden bugünümüzü ve geleceği irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b684e0b8-7bde-428f-a8df-d75f523b7508.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Düşü</image:title>
            <image:caption>Sıcak mı sıcak bir yaz günü, Tepebaşı’nda bir çayevinde oturup amatörce çeviri egzersizleri yapan bir muhasebeci (Mehmet Şadi Tati) ile söz konusu mekânda ansızın boy gösterip, Mehmet Şadi Tati’yi masalarına davet eden redingotlar giyinmiş, şapkalı iki figür: Gustave Flaubert’in tamamlanmamış son romanının kurmaca karakterleri 
(F. Bouvard ve J. Pécuchet)... 
 
Serdar Rifat Bir Gün Düşü adlı anlatısında –gerçeğin düşsel olanla iç içe geçtiği o karmaşık ve şaşırtıcı yazınsal düzlemde– görünüşte matrak bir ticari ilişkiyi konu ederek ilginç ve dokunaklı bir dostluğun katmanlarını tek tek açmaya girişiyor. Bu katmanlar arasında cinsellik de, ulusal kimlik de, kişisel saplantılar da var... Nostaljik olanın çekiciliği bir zamansızlık fonunda eriyip gidiyor; şimdi gelecek, dün bugün oluveriyor. Derin bir arkadaşlık, dostluk özleminin harcı olan ve gerçekte alacaklısının da borçlusunun da bulunmadığı bu çapraşık alışverişten belki de tek kazançlı çıkacak olanlar Bir Gün Düşü’nün okurları olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0d9cda-e1bc-48a0-bf73-de4612c575aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Soru</image:title>
            <image:caption>Christopher Bollas Sonsuz Soru’da gerçek klinik uygulamalara ilişkin ayrıntılı  çalışmalardan yola çıkarak, insanın sorgulama dürtüsüne vurgu yapan bir psikanalitik teori ortaya koyuyor. Kişinin çocukluğunun ilk yıllarından hayatının sonuna kadar bu dürtünün farklı biçimlerinin etkisinde kaldığı gerçeğinden hareketle, Freud’un serbest çağrışım yönteminin hem analizan hem de analiste nasıl yanıtlar sağladığını ve bunun karşılığında sürekli başka soruları tetiklediğini gösteriyor. 
 
Sonsuz Soru’nun merkezinde, pratikteki serbest çağrışım yönteminin temel yönlerini vurgulayan paralel yorumlar eşliğinde gerçek analitik seansların dökümlerine yer veriliyor. Bu dökümler, vakaların daha ayrıntılı tartışılmasına olanak sunmakla birlikte Freud’un silsile mantığı teorisini temel alarak daha geniş bir teorik çerçeve içinde bağlamsallaştırıyor. Böylece Bollas, söz konusu serbest çağrışım mantığına kulak vermekle, Freud’un bastırılmış fikirler teorisinden daha zengin ve daha karmaşık bir bilinçdışı ses keşfedebileceğimizi öne sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a628e16c-fae9-44d3-9b88-d47876d273f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Araştırmaları Dergisi Cilt 11 Sayı -2</image:title>
            <image:caption>Ankara’yı disiplinlerarası araştırmalarla inceleyen Ankara Araştırmaları Dergisi’nin 22. sayısında, kentsel coğrafya, nüfus araştırmaları, kültürel ve sosyal tarih ve arkeoloji alanlarında gerçekleştirilmiş bilimsel çalışmalar okuyucuya sunulmaktadır. 
Sayının ilk makalesinde Ankara’nın Polatlı ilçesinde nüfusun gelişimi araştırılmakta ve mahallelere göre yoğunluk analizi sunulmaktadır. İkinci çalışma, Gordion kazı alanından çıkarılan sırlı seramikleri tanımlayarak Geç Orta Çağ Beylikler Dönemi kent tarihine ışık tutmaktadır. Bir diğer makalede Ankara’da bulunan Papazın Bağı, kentsel doğa parcası olarak incelenmekte ve tarihsel süreç içerisinde dönüşümü ele alınmaktadır. Bir diğer çalışma, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Yeni Konser Salonu alanının inşa sürecine ve bir endüstriyel miras alanının dönüşümüne odaklanmaktadır. Bu sayıda ayrıca Ankara’dan Söz Eden Şarkılarda Yer Bağlılığını bulgular ile ortaya koyan ve edimsel topoğrafya kapsamında Karakusunlar semtinin dönüşümü gibi konuları semtin sakinlerinin deneyimleri üzerinden okuyan çalışmalar da sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae4ebfb-2129-4e99-959e-bcb9d7a58e17.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce İlk 100 Kelimem - Okul</image:title>
            <image:caption>KOÇ ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI İKİ DİLLİ ÇOCUK KİTAPLARI-İLK 100 KELİMEM (İNGİLİZCE-TÜRKÇE) 
 
Çocuğunuz ilk İngilizce kelimelerini kolayca öğrensin. Bu seri, çocukların İngilizceyi günlük yaşamın bir 
parçası haline getirerek öğrenmesi için hazırlanmıştır. Rengârenk ve ilgi çekici çizimlerle hazırlanmış 
bu kitaplarla genç okurlar yeni bir dil öğrenmeye kolay bir başlangıç yapacaklar. 
Öğrenme Rehberi: 
• Dil gelişimine yardımcı olur ve İngilizceye giriş sağlar 
• Kelime dağarcığını zenginleştirir, konu bilgisini geliştirir. 
• Çocuk ile ebeveyn arasında daha fazla etkileşim imkânı sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4e36ef-4413-46ae-926b-085c793c3347.jpg</image:loc>
            <image:title>Animasyon Ve Görsel Etkinlik Kullanımının Değer Eğitimine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İlköğretim çağı, bireyin ileriki hayatını etkileyecek olan ahlaki kimliğin oluştuğu ve değer eğilimlerinin geliştiği önemli bir dönemdir. Bireyin ahlaki gelişimini iyi bir şekilde tamamlayabilmesi, evrensel ve manevi değerleri içselleştirebilmesi için bu dönemde etkili bir değerler eğitimi faaliyetine tabi tutulması gerekmektedir. Değerler bireysel ve toplumsal yönelimlere kaynaklık eden ilkelerdir. Özellikle kişiye nasıl davranması gerektiğini bildirmesi sebebiyle değerlerin, eğitimin başlıca konusunu oluşturduğu söylenebilir. Toplumsal varlığın devamlılığı ise değerlerle kuşatılmış nesiller yetiştirilebilmesine bağlıdır. Bu noktada eğitim kurumları ve okul çatısı altında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi önemli bir işleve sahiptir. Okullarda yer alan DKAB dersi ile dinî ve ahlaki değerlerle birlikte öğrencilere temel insani değerler ve erdemler kazandırılması beklenir. Bu sebeple 4. sınıftan 8. sınıfa kadar her öğretim düzeyinde ahlak konularına yer verilir. Özellikle son ünitelerin ahlak öğrenme alanına ayrılması DKAB dersinin değerler eğitimindeki önemine dikkat çekmektedir. Araştırmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın konusu, problemi, amacı, önemi ve araştırma yöntemi konusunda bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; değer kavramı, DKAB dersinde değerler eğitimi ve materyal olarak değer eğitiminde animasyon kullanımıyla ilgili bilgi verilmiştir. Son bölümde ise araştırma sonucundan elde edilen bulgulara yer verilmiş, yorumlar ve öneriler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1cc103-bccc-473d-af6c-0cf7fc517f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama – Sevimli Canavarlar</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır.
Çocuklar bu kitapta; sevimli canavarları renklendirerek boyayacak.    Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7febcf30-3c63-402b-b151-7aae9a696a24.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Etki</image:title>
            <image:caption>Etkili bilişsel davranışçı terapiyi ve pozitif psikolojiyi temel alan bu canlandırıcı kılavuz, olumsuz düşüncenin üstesinden gelmenize ve stresi azaltmak, güveni artırmak, sakin ve sürdürülebilir mutluluğu bulmak için pozitifliğin gücünden yararlanmanıza yardımcı olacak basit beceriler içermektedir. 
Bu ilham verici yöntemlerle endişelenmeyi bırakmaktan daha fazlasını yapmayı, uzun süreli dinginlik için bakış açınızı tamamen değiştirmeyi öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4e952c9-aa7d-402e-983f-b49b8546b798.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Konuşmuyorduk</image:title>
            <image:caption>Deneyimlediğimiz her ne ise bunu konuşmuyorduk. 
Bizi biz yapan olayları… Bu olaylara verdiğimiz tepkileri, yargılarımızı, yüreğimizden geçenleri... 
Bize kötülük ya da iyilik yapanları... 
O gün için tamamlanmamış, gelişmekte ve hâlâ öğrenmekte olan benliğimizin arzularını, bugün ne yemek, ne giymek, ne izlemek istediğini, endişelerini ve eleştirilerini duyuyorduk. 
Diğer insanların benzer yaşantılarında, deneyimlerinde bize özgü yönlerinin bulunup bulunmadığını bilmiyorduk çünkü en yakınlarımızla bile bunu konuşmuyorduk. 
Yarım yamalak dinliyor ve konuşuyorduk. 
Dinlemekten ve konuşmaktan yoruluyorduk. 
Karşımızdaki her şeyi ya çok biliyor ve küçümsüyordu ya da hiçbir şey bilmiyor ve zihninde büyütüp içinden çıkamayacak diye korkuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b133d11-1b69-4ffa-bb69-2a45ad7044f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Kalp II</image:title>
            <image:caption>Yaşam enerjisi ve motivasyonu Sur&apos;et tarafından tüketilen Çise yeniden yolla düşebilmek için cesaret ve güç arıyor. Küçük kalbinde aşkın sıcaklığını hisseden ve duygularını paylaşamamanın çaresizliği ile ezilen küçük çocuk kalbini kurtarabilmek için ihtiyaç duyduğu köstekli saatin peşinde zamanda yolculuk yaparak zamanın yöneticisi &apos;Efendi Krono&apos; ile geçmişin karanlık köşelerine, yaşam veren nefes olan &apos;Aether&apos;i alabilmek içinse Oyuncak Dünyası&apos;nın renkli ve büyü dolu diyarına yolculuk yapması gerekiyor. Yeniden sevebilmek ve hissedebilmek için kalbindeki laneti kaldırmaktan başka çaresi kalmayan Çise ve iki arkadaşının başka boyutlarda geçen sıra dışı macerası hız kesmeden &apos;Lanetli Kalp: Boyutların Ardında&apos; ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eca82fc-c02c-4c01-8772-f8e8da6a0a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Döngü</image:title>
            <image:caption>Üçüncü Döngü &quot;Anlayış&quot; yetişkinler için bir hayat bilgisi kitabıdır. İçeriğinde insanlar arası ilişkiler, insan içi dinamikler, astronomik, astrolojik, mitolojik, etimolojik, felsefik, psikolojik, psikoterapik, sosyolojik ve metafizik ögeler ve bu ögelerin matematiksel, geometrik ve fiziksel bağlantıları irdelenmektedir. 
Üçüncü Döngü &quot;Anlayış&quot; bir varoluşu anlama ve tanıma rehberi olarak görülebilir. Bu kitabı bitirdiğinde, hayatın boyunca kendine sorduğun soruların birçoğunun cevabını bulman temenni edilmektedir. Üçüncü Döngü &quot;Anlayış&quot; hayata bakışını değiştirebilir, farklı bir hayat vizyonu edinmene vesile olabilir. 
  Faruk Umut Küçüker, Birinci Döngü “Arayış” ve İkinci Döngü “Uyanış” eserleriyle okuyucularının ruhlarına ışık tutarak, içsel ve dışsal yolculuklarında kendi benlik ve toplumsal bilinçlerini anlama ve yaşama noktasında rehber olurken, serinin devam niteliği taşıyan Üçüncü Döngü “Anlayış” eseriyle ruhlarındaki ışığın varoluşsal derinliklerine nüfuz edilmesi noktasında okuyucularının çıktıkları bu yolda birer ışığa evrilmelerini sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44740470-003c-4af3-bcb3-d8a68de4ab38.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet ( Poster + Ayraç Hediyeli )</image:title>
            <image:caption>O benim ilham perim, ben de onun müzik şeytanıyım. Bir yıl önce, tatlı Scarlett Day’in karanlık tarafına tanık oldum. O zamandan beri benim saplantım oldu. Onun sırrı olmaktan memnundum. Onu uzaktan korumaktan memnundum... Ta ki geçmişimden bir düşman gözünü ona dikene kadar. Ailelerimizin derin bir nefret geçmişi var ve Scarlett ortada kaldı. Bu arada zihni ona oyunlar oynamaktadır. Panik atakları korkunç bir şekilde yanlış gittiğinde, onu kurtarmak için gölgelerden ortaya çıkıyorum. Artık benim olduğuna göre, gitmesine izin veremem. Karanlıkta ustalaştım. Işığıyla beni baştan çıkarıyor. Ama maskem gittiğinde, altındaki canavardan korkacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb6df0f-d6a3-48bd-8d9d-5f4433179d3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Niran İle Ziryab</image:title>
            <image:caption>Niran ile Ziryab’ın sıradışı hikâyesi Doğu’nun Batı’ya armağan ettiği en renkli sayfaların başında gelir. Hikâyenin bu denli güzel ve cezbedici olmasının sebebi en başta Niran ile Ziryab’ın tarihsel bir gerçekliğe dayanması, Rönesans’tan çok önce sanatın ve müziğin ilham kapılarını dünyaya açması ve elbette bu iki figürün Doğu’da ve Batı’da büyük ve derin bir aşkı temsil etmesidir. 
 
Ziryab’ın (Ali Nafî), Doğu’da başlayan uzun yolculuğu Kurtuba’da son bulur. Yaşamında baştan sona karşılaştığı güçlükler, rekabetler, kıskançlık ve ayrılıklar hiç eksik olmaz. Ancak o sanatsal dehasıyla tüm zorlukların üstesinden gelmeyi başarır. Zamanın ötesinde bile gerçek sesinin duyulacağının bilincindedir. 
 
Ziryab erken yaşlardan itibaren herkesi büyülemiş, halife ve emirlere doğrudan tesir etmiştir. Müziğe büyük yenilikler getirmiş, teknik ilerlemeler sağlamıştır. Onun kurduğu karma eğitim veren müzik okulları Antik Yunan’dan sonra Avrupa’da bir ilktir. İspanyol müziğinin ve flamenkonun temellerini atmıştır. Ayrıca o kelimenin tam anlamıyla zarafet sahibi bir kültür insanıdır. İnceliği ve duyarlılığıyla yüzyıllar öncesinden örnek bir sanatçı tipi yaratmıştır. Yaşam tarzı, bilgi birikimi ve görgüsüyle Endülüs sarayına zevk ve ihtişam katmıştır. Endülüs’ün parlak sayfalarında hâlâ onun derin izlerini görürüz. 
 
Yücel Feyzioğlu, Türk masallarının büyük ustası, bu sefer uzun ve ayrıntılı bir çalışmanın ardından iki ciltlik bir romanla Niran ile Ziryab’ı tüm dünyaya tanıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530de5d9-e097-4bae-86e8-713e0f8b4575.jpg</image:loc>
            <image:title>Manu Kanunları Manusmriti</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en eski hukuk metinleri arasında sayılan Manu Kanunları Doğudan Batıya aktarılan ilk çeviriler arasında yer alır. İlk çeviriyi yapan kişi olan William Jones eğer Hindistan iyi bilinmek isteniyorsa, özelde İngiltere’nin genelde ise Avrupa’nın bu eseri bir an önce okuması ve öğrenmesi gerektiğine inanmıştır. 
 
Manu Kanunları (Manusmriti) okunmadan Hindu dinini ve Hindu yaşamını tam olarak anlamak ve çözmek olanaklı değildir. Bu kitap Hindulara rehberlik eden ve onlar tarafından kutsal sayılan bir eserdir. Dinsel törenler, ahlâk, aile reisi, evlilik, günlük törenler, Veda okuma, çileciler, kralın görevleri, kastların görevleri ve birbirlerine karşı durumları, sosyal yaşam, medeni hukuk, ceza hukuku, miras hukuku gibi pek çok konuyu içerir. Āryanların Brahmavarta dedikleri topraklarda (Pencab) yerleşik yaşama geçmeye başlamaları sırasında yavaş yavaş topluma gerekli olan düzeni getirme çabasından doğmuştur. O dönem savaşların azaldığı, eğitimin ve okumanın değer kazandığı, çok sayıda ırkın karıştığı, toplumun sınıfsal olarak ayrışmaya mecbur kaldığı bir dönemdi. Manusmriti’yi on dört Manu’dan birincisi olan Manu Svāyambhū’nun yazdığı kabul edilir. Manu mitolojik bir addır ve hem ilk insan hem de yaşamı tufandan sonra yeniden başlatandır. Eserin ilk bölümünden Hint mitolojisi, kozmogonisi ve eskatolojisine dair bilgiler elde edebiliriz. Son bölümünde ise Ātman düşüncesi, Sāmkhya felsefesi gibi çeşitli konularla ilgili bilgiler bulabiliriz. Eser bitirilirken Rigveda’daki beyitlere benzer bir beyitle bitirilir: “O en yüce tekliğe bazıları Agni der, bazıları Manu, bazıları Pracāpati, bazıları İndra, bazıları en yüce soluk, bazıları da ölümsüz Brahma der.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/215d61d4-254c-4b53-834c-ec2e1afb6a10.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Anne Bak Ay İçimden Dolanıyor</image:title>
            <image:caption>Nehir yedi yaşında. Okulla tanışmasının neredeyse hemen ertesinde söktü okumayı. Yazmayı da. Derken başkanlık seçimine de girdi. Ve… epey bir oy farkla seçildi de. 
Babası, şaşkın, nasıl başardığını sordu. 
“Zor olmadı.” Dedi Nehir. “Okula Havuz yaptıracağım dedim seçtiler.” 
Babası artık “başkanım” diye sesleniyor Nehir’e… 
Nehir’in umurunda mı, gülüp geçiyor. 
Size de tanıdık geldi mi Nehir’in öyküsü? 
Ötekilerin de yabancısı değilsiniz! 
“Çocuklardan çaldığım Öyküler”, 100 yeni öyküyle yeniden çalıyor kapınızı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/078f2d6d-a4bf-499d-a7ac-052b0c78b7c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumluluk</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma Devrimi, zihinsel düşüncenin bireysel gelişimini sağlamış, kişinin kendine özgü ve akla uygun yargılar vermeyi sağlayan bir yeteneğinin gelişmesine neden olmuştur. Bireyin kendi düşünce özgürlüğünü mantıklı ifadelerle yayabilmesini sağlayarak insan kişiliğinin, kendi ahlaki uyumluluğu ile bağdaştığını ortaya koymuştur.  Bu ahlaki uyumluluk kişiye toplum içindeki yaşam kurallarının uygulanmasında ve sağduyulu ilkeler altında zihinsel yetenekle fikirlerin oluşmasındaki güveni vermiş, böylelikle kişinin kendi amaçlarını ahlaki açıdan değerlendirilebilmesini sağlamıştır. 
Kişiyi insan yapan, onur sahibi kılan toplum etiğine bağlayan, fertler arasındaki diyaloğun uyumlu olmasıdır. Bilinçli bir karakterin uygulamaları çağdaş düşüncelerin toplumdaki kurallarını saydamlaştırır, birlikteliği pekiştirir, değer yargılarını belirginleştirir ve uyumluluğu sağlar. 
Prof. Dr. Cihat Karaali, toplumsal yaşamda gereksinim duyulan temel öğenin “uyumluluk” olduğunu belirtiyor, bireyin gelişimi için altın değerinde öğütler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1dc6b5-f2ad-46a8-ab2b-4031c21357c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Çiftlik Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta çiftlik hayvanları ile ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43c8174-7d6f-4214-ac63-499b385558b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Minik Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta minik hayvanlarla ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc67ca3-41f6-4eba-a259-c4db6cc0c056.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Meslekler</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta meslekler ile ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc224b4-58bf-4c52-a5b5-e4f881e7d4fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Şöleni</image:title>
            <image:caption>İçinden çıkayacağınız güzellik: Köy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e863d5-f7b9-4b01-9607-942242c3575a.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Çağdaş Sanat Yazıları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, disiplinlerarasılık kavramının, çağdaş sanatın merkezine yerleştiği bir dönemde, yaşadığımız çağa tanıklık eden bir grup akademisyenin, günümüz sanatı üzerine farklı perspektifler içeren yazılarını bir araya getirme fikirle ortaya çıkmıştır. Sanat, farklı dönemlere, akımlara ve anlayışlara uyum sağlayan değişen ve dönüşen bir kavramdır. Kandinsky’nin herkesçe bilenen “Her çağ kendi sanatını yaratır” sözünden hareketle, çağdaş sanat pratikleri her zaman bu dönüşümün en canlı ve heyecan verici yansımalarından olmuştur. 
Sanatın disiplinlerarası pratiklerle derinleştiği, teknolojinin sanatın sınırlarını zorladığı ve tanımının yeniden oluşturulduğu bir çağın eşiğinde, çağdaş sanat yapıtlarının güncel kavramları nasıl dönüştürüldüğüne dair fikirler içeren yazılardan oluşan kitap, çağdaş sanatın heyecan verici yolculuğunda, okuyuculara rehberlik etmek ve çağdaş sanatın disiplinlerarası dünyasına bir pencere açmak için hazırlanmıştır. 
Kitapta konusunda uzman 12 akademisyen tarafında kaleme alınmış yazılar bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f77da92-0247-4319-814b-76623c2442c3.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART: Myrina Yayınları Sanat Dergisi</image:title>
            <image:caption>MYART: Myrina Yayınları Sanat Dergisi’nin ilk sayısı olan bu dergide aşağıdaki yazılar bulunmaktadır: 
 
Çağının Sınırlarını Aşan Bir Heykeltıraş: Praksiteles (Doç. Dr. Cenker ATİLA); Bronz Çağında Silah ve Sanat (Prof. Dr. Emre OKAN); Bir “Denetimsiz” Eleştiri: Refik Anadol &amp; Jerry Saltz (Alp Doğu ESER); Erciyes’i Resmeden Adam: Halit Doral (Doç. Dr. Cenker BERKANT); Ebedi Bir Cennet Bahçesi: Haseki Hurrem Sultan Türbesi (Şebnem ATILGAN); Bölgesel Bir Sanatın Yansıması: Kapadokya Güvercinlikleri (Selim TUNA); Tanrısal Bakış: Klasik Sanattan Günümüz Sanatına (Doç. Gökhan EKEN); Sabreden Dervişin Kaç Takipçisi Var? (Uğur GÜNEL); Çılgın Düşünceler (Evrensel Barış BERKANT); Sanat Anlayışı Edinmenin Önemi (Prof. Dr. Meysem SAMSUN); Sanatın Gölgesinde Peyzaj Mimarisi (Dr. Umut GÜLER); Sharon Griffin (Elif ZENGİN BIÇAKKIRAN); Biliçaltının Dışavurumu: Sıraltı Rüyalar (Prof. Duygu KAHRAMAN); Mine Sanatı ve Teknikleri (Umut DEMİRGÜÇ THURMAN); Fotoğraf Dünyamızın “İnsan ve Renk” Ustası Yusuf Tuvi (Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR); Tarihsel Bir Belge Olarak Fotoğraf: Cumhuriyet Bayramı (Zafer Gazi TUNALI); Foto Öykü: Düşgördüren (Fotoğraf: Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR-Öykü: Gönül OCAK); Duyusal Hazzın Estetik Fenomenolojisi (Öğr. Gör. Necmi KARKIN); Orkestra Şeflerine Meydan Okuyan Zamansız Bir Şaheser: İgor Stravinski’nin Bahar Ayini (Öğr. Gör. Pia DÜZGİT); Vesikalı Olmak ya da Olmamak (Aylin PEKSERT); Yayımlamak ya da Özgürlüklerden Korunmak (Çağdaş Onur ÖZTÜRK); Çağdaş Onur Öztürk Soruyor (Çağdaş Onur ÖZTÜRK); Tiyatroda Kadın Karakterlerin “Öteki” Öyküsü (Kamer YILDIZ OK); Bir Trajedinin ve Kıyımın Anlatısı Olarak “Frankenstein”, “Frankenstein Bağdat’ta” ve “Küçük Bir Ayrıntı” Adlı Romanlara Dair (Erinç BÜYÜKAŞIK); Romanda Kurmaca: Don Kişot mu Daha Gerçek Yoksa Ben mi? (Kerem KACAR); Sabahattin Ali’nin Raif Efendisi (Elif GÜLER); Seslenilmeyen (Umut ÇETİN); Consciencia/Farkındalık (Alexandra NICOD); Ahmer (Hacer YILMAZ); Sır Kapısı (Selami KARABULUT); Yaşlı Bir Gün (Aydanur SARAÇ); Ressam Ilgın ERDEM (Hazırlayan: Elif ZENGİN BIÇAKKIRAN)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b275ce73-9a1c-4276-b1ce-51201f0b30dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilincin Yeniden İnşası</image:title>
            <image:caption>“Evrenin sırlarını bulmak istiyorsan, enerji, frekans ve titreşimi düşün.” 
- NIkola Tesla 
Neşe, coşku, mutluluk ve yaratım gücü birer mucize değildir. Sağlıklı ilişkiler, gerçek bir aşk, güvende bir hayat ve bereketli bir para akışı, şansla ya da talihle hiç ilgili değildir. Hepsi birer bilinç meselesidir. Spinoza’nın da dediği gibi: “Neşe, en yüksek bilinç seviyesidir.” 
Çok satan Dünya Okulunda Ruhun Devrimi kitabının yazarı 
Anıl Şehirlioğlu’nun kaleme aldığı 
Bilincin Yeniden İnşası, arzulanan hayatı dileyip beklemeyi değil, buna karar verip bilinci baştan programlayarak gerçekleştirmenin 
en kolay, en pratik ve güçlü yollarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f85e2a2-c317-4cd9-a8f9-e142881ce221.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemi Öldürdüğüm Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Annemi Öldürdüğüm Hikâyeler gerçekliğin sınırlarında dolaşan ve uçuruma gözlerini dikenlerin ürkütücü anlarına odaklanan sert bir öykü kitabı. Yurtdışı festivallerinde ses getiren Baskın filmi ile Çıplak dizisinin ödüllü yönetmeni ve yazarı Can Evrenol doksanlar Türkiye’sini arka planına alarak tekinsiz köprü altlarında, boş sahil kasabalarında hatta insan beyninin içinde bile en beklenmedik durumlarla yüzleştiriyor okurunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767a0c1b-6690-4e6e-b005-6e769ec56a54.jpg</image:loc>
            <image:title>Mostro Dişlerini Kaybederse</image:title>
            <image:caption>Mostro, 
en ürkütücü küçük canavar! 
En Korkunç Küçük Canavar Yarışması’nda 
sınıfını temsil etmek üzere seçilir. Fakat Mostro düser 
ve disleri dökülür! Disleri olmadan artık 
eskisi kadar korkutucu görünmüyordur… 
Korkunçluk Derecesi: Korkudan yerinden sıçratmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/399612fa-8e8a-454e-bb9e-415f93d98d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler Okulu</image:title>
            <image:caption>Oyuncağımızı yere atıyoruz. Her seferinde düşüyorlar! Yine düşecek mi diye tekrar tekrar atıyoruz. Yine düşüyorlar! Yemekleri avuçluyoruz! Bazen püskürtüyoruz. Meyveleri küçük dişlerimizle ısırıp bırakıyoruz. Pastaları parmaklıyoruz. Dolapları bir çırpıda boşaltıyoruz! Duvarları boyuyoruz. İşimize gelmezse ağlayıp bağırıyoruz. Kimseyi uyutmuyoruz. Burası bebekler okulu. Gittiğimiz her yere çığlıklar, kahkahalar, çıngıraklar, salyalar, tombik parmaklar, her yeri dişlenmiş kitaplar, teki kayıp eldivenler, kocaman bezler, lekeli önlükler, emilmekten sırılsıklam olmuş battaniyeler, her şeye hayretle bakan heyecanlı gözler götürüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fa231a2-4f33-4423-9ebc-74bdf3279aa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonunda Ölecek İlk Kişi</image:title>
            <image:caption>Ölüm-Habercisi’nin ilk gecesine hoş geldiniz.  
 
Orion Pagan yıllarca birinin ona öleceğini söylemesini beklemiştir. Artık Ölüm-Habercisi’ne kaydolduğu için, kalp rahatsızlığı onu sonunda öldürmeden önce yaşamaya hazırdır. Bu nedenle hayatında yalnızca bir kez deneyimleyebileceği etkinliğe katılmaya karar verir: Times Meydanı’ndaki Ölüm-Habercisi prömiyeri.  
Son Gün araması almak Valentino Prince’in aklındaki en son şeydir; sisteme üye olmamıştır bile. Modellik kariyerinde yükselişe geçmiştir ve New York’taki ilk gecesinde Ölüm-Habercisi’nin partisine gitmeyi planlamıştır.  
Orion ve Valentino tanıştığında, aralarındaki bağ su götürmezdir. Fakat Ölüm-Habercisi ilk aramaları yapmaya başladığında ikisinden biri ölmek üzere olduğunu öğrenir ve diğerinin hayatı bu olağanüstü, yürek burkan günün ardından bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır.  
 
 
The New York Times Çoksatanı  
Indiebound Çoksatanı  
USA Today Çoksatanı  
Publishers Weekly 2022 En Çok Satan Genç Yetişkin Kitabı  
Barnes &amp; Noble 2022 En İyi Gençlik ve Genç Yetişkin Romanı  
Goodreads 2023 En İyi Genç Yetişkin Kitabı Adayı  
 
 
 “Olağanüstü ve sürükleyici.”  
* ALA BOOKLIST  
 
 “Yürek burkan bir hikâye. Silvera cevaplanması zor varoluş sorularını ele alırken size umut vermeyi de ihmal etmiyor.”  
* Publishers Weekly  
 
 “Silvera karmaşık şekilde birbirlerine bağlı karakterlerden ve çatışmalarından oluşan bir ağ yaratmış. Duygu yüklü ve merak uyandırıcı.”  
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57405f7d-304d-4f7d-81d6-23273d41c403.jpg</image:loc>
            <image:title>Arthur Yeni Yılı Kutluyor</image:title>
            <image:caption>Bugün çok özel bir gün. 
Arthur arkadaşlarıyla birlikte yeni yılı kutluyor! 
Peki yeni yıl kutlamasında ne yapılır? 
Afacanlar, hep birlikte yeni yıl kutlaması hazırlıyor ve birbirlerine 
yılbaşında yapmaktan en keyif aldıkları şeyi gösteriyorlar. 
Arkadaşlarınızla birlikte neyin gerçekten önemli olduğunu 
keşfetmeye dair neşeli bir kitap. Küçük yaratıklar ve 3 yaşından büyük çocuklar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cadddfbe-97a7-4682-be96-d88f52f14ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlerden Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Bazen bir turnanın kanadına takılır hayat.
 
Akasyalı Meydanın Çocukları&apos;yla sevilen Hatice Demir, dil ustalığını şiirsel bir kısa romanla sergiliyor. Turnaların mesken tuttuğu bir gölün yakınlarındaki köyde, geçmişle bugünü ahenkle harmanlıyor, yitirilenler üzerine düşündürüyor. İçten anlatımıyla kimseyi geride bırakmadan büyümenin sıkıntılarını, küskünlükleri, özlemleri gidermek için dümeni sevgiye ve umuda kırıyor. Doğanın seslerine kulak veren, yaşamın güvenilir döngüsüne göz kırpan bir hikâye anlatıyor.
 
Güneş&apos;in köyde geçen tatilleri farklılaşmıştır. Biricik dedesi, oyun arkadaşı Kâmil Efe&apos;nin beklenmedik şekilde değişen hayatı ve Umut&apos;un küskünlüğü onu altüst eder. Neyse ki, yakınlardaki gölün eşsiz doğasının sundukları, arkadaşları ve Gün adlı turnası yanındadır. Mantar toplayıp yumurta aradığı orman, altında piknik yaptıkları söğüdün gölgesi, anneannesinin nohut mayalı ekmeği, acı tatlı çocukluk anılarıyla mutlu olsa da, gerçeklerle yüzleşmekten kaçamayacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b3f34b-b675-4b71-9cd7-781726cc2f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüme Yazgılı Şehir</image:title>
            <image:caption>“Arkadi ve Boris Strugatski’nin en ünlü kitabı değil ama en iyi kitabı.” –Dmitri Gluhovski 
 
“KİMSENİN KADERİMİZE HÂKİM OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ! KENDİ KADERİMİZİN HÂKİMİ KENDİMİZİZ! MİLLETİN KADERİ MİLLETİN ELLERİNDE! İNSANLARIN KADERİ İNSANLARIN ELLERİNDE!” 
 
Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. 1972’de tamamlanan ama “tehlikeli fikirlerle” dolu olduğu için ancak 80’lerin sonunda yayımlanabilen Ölüme Yazgılı Şehir ise birçokları tarafından yazarların magnum opusu kabul ediliyor. 
 
Sabahları güneşin bir tuşa basılarak açıldığı ve geceleri kapandığı, bir tarafı uçurum, diğer tarafı ise inanılmaz yükseklikte bir duvarla çevrili gizemli bir şehir... Deney adındaki bu şehrin sakinleri farklı tarihlerden ve farklı mekânlarından koparılmış, Deney’de kendi kendilerini yönetmeye bırakılmış insanlardır ve amaçları şüpheli görünen Mentorlar tarafından yönlendirilmektedirler. 
 
1950&apos;lerin Leningrad&apos;ından getirilen genç bir astronom, Andrey Voronin, şehirdeki ilk işi çöp toplayıcılığı olmasına rağmen Deney&apos;e yürekten inanmaktadır. Andrey en yakın arkadaşının intiharından sonra sarsılacak, uzaylı olduklarını düşündüğü Mentorların kökenini ve amaçlarını öğrenmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkacaktır. 
 
Yönetici sınıfın olmadığı bir medeniyet mümkün mü? İnsanlar kendileriyle baş başa kalabilir mi gerçekten?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c1cf30-69a3-4ef5-95af-4bc1e1e44c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Yaban Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta yaban hayvanları ile ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e86e8f6d-88db-4935-943b-acf53c050f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Sevimli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta sevimli hayvanlarla ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95974591-ee60-49d6-94e2-fc43ec6d02aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Leydi Windermere’in Yelpazesi</image:title>
            <image:caption>“Eğer birinci sınıf bir öykücünün keyifli sohbetini arzulasaydım, Oscar Wilde’ı seçerdim.” —GEORGE BERNARD SHAW 
 
Oscar Wilde’ın sanat teorilerine göre, sanatçının dehası yaratıcılıkta değil, uyarlamada yatar. Bu nedenle eleştirmen, özgün yaratıcıdan daha üstün bir sanatçıdır; eleştirmen başkalarının eserlerini yeniden şekillendirip onları kendi yaratıcı hayal gücü için hammadde olarak kullanır. Leydi Windermere’in Yelpazesi’ni yazarken Wilde, bu nedenle hem bir yaratıcı hem de bir eleştirmendir. Popüler ve çağdaş pek çok dramanın olay örgüsünü ve geleneklerini benimsemiş, bu öykülerin ele aldıkları toplumsal ilkeleri eleştirmek için de malzemelerini yeniden şekillendirmiş ve tersyüz etmiştir. 
 
Güzel bir aristokrat, hayranlık duyulan bir eş ve genç bir anne olan Leydi Windermere, katı ahlak kuralları kendisini sosyal intiharın eşiğine getiren büyüleyici bir püritendir. Onu kurtarabilecek tek kişi, Lord Windermere ile skandal sayılabilecek bir ilişkisi olan gizemli Bayan Erlynne’dir. Ve Bayan Erlynne’in bir sırrı vardır – huzurunu korumak istiyorsa Leydi Windermere’in asla öğrenmemesi gereken bir sır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/693f9f95-52d7-4221-a4ca-210406678ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber</image:title>
            <image:caption>Esav ve Yakub.   
Hayatları Yakın Doğu tarihine ve kutsal kitaplara kaydedilen ikizler.   
Aralarındaki rekabetle Tanrı’nın iradesine karşı mı gelmişlerdi?   
Yoksa bu rekabet Tanrı’nın planının bir parçası mıydı?  
 
Okan Çil, dördüncü romanı Peygamber’de, bu iki kardeşin rahimde başlayıp peygamberliğe uzanan iktidar mücadelesini etkili ve gerçekçi bir anlatımla hikâyeleştiriyor. Binlerce yıl önce aile olabilmeye, evlat sevgisindeki eşitliğe, yalana, uçsuz bucaksız öfkeye, affetmeye, dostluğa ve aşk uğruna yapılan fedakârlıklara düşülmüş kayıtları sunuyor okura.   
 
“Her şekilde kaybediyorsan acını diri tut, Esav. Yolda karşılaştığın bütün insanlar sadece suratına bakarak dahi çektiğin zulmü anlasınlar. Her şekilde kaybediyorsan, öyle bir kaybet ki yeryüzünde hiç kimse senin mertebene erişemesin. Serüvenin asırlar sonra bile dilden dile dolaşsın. Her şekilde kaybediyorsan, bırak seni kötüleyen ağıtlar kaplasın ortalığı. Gölgeni dahi görmeyenler sana lanet etsinler. Her şekilde kaybediyorsan, nasıl olsa kaybedeceksen, ömrün boyunca başını yerden kaldırma. Matemin yedi düvele yayılsın. Dünyadaki bütün aldatılanlara, bütün kadersizlere, dünyadaki sevilmeyen bütün çocuklara Esav desinler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee83ce30-78ab-4aaa-aab7-18e04ded77af.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallılar</image:title>
            <image:caption>YORGOS LANTHIMOS’UN 11 DALDA OSCAR ADAYI POOR THINGS FİLMİNİN ROMANI 
 
İskoçya’nın önemli yazar ve sanatçılarından biri ka­bul edilen Alasdair Gray eserlerinde sıradanın öte­sine geçen hayal gücüy­le ve özgün bakış açısıyla dikkat çekti. Viktorya Dönemi ahlakını hicvederek doğaüstü bir dokunuşla ilmek ilmek ördüğü kara komedisi Zavallılar ise ya­zara Whitbread Roman Ödülü ve Guardian Kurgu Ödülü kazandır­dı. Yorgos Lanthimos’un da beyaz perdeye uyarladığı bu kitap, post­modern bir Frankenstein anlatısı. 
 
19. yüzyılın sonlarında yaşa­mış Doktor Archibald McCand­less’ın anılarını okurken uçarı Bella Baxter ile tanışacaksınız. Yeni geldiği dünyayı öğren­meye can atan bu kadının tuhaf hayatı, değişimin eşiğindeki Glasgow’un büyüleyici atmosferinden Paris’in genelevlerine kadar rüzgâra kapılmış gibi sürükle­yecek sizi. 1914 yılında Victoria McCandless’ın yani “gerçek Bel­la”nın kaleme aldığı sonsözde ise karşınıza Archibald’ın anlatısını delik deşik edecek başka bir ger­çeklik sunulacak. 
 
Alasdair Gray’in ürkütücü çi­zimleriyle bezeli bu ilham dolu çılgın eser, sınıf züppeliğinden İn­giliz emperyalizmine, erdem tasla­maktan genel geçer bilgeliğe, eline ne geçirirse yerden yere vuruyor... 
 
 “Sör Walter Scott’tan bu yana en büyük İskoç romancısı.” —ANTHONY BURGESS 
 
“Bir yandan komik bir yandan da dehşet verici olan bu kitap, tehlikeli denecek kadar iflah olmayacak bir metin.” —GUARDIAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8663f3b7-0d5f-47b2-bce3-27f9f13ebc43.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay ve Astronomi Hakkında Muhteşem Ötesi Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Uzay, astronomi ve evren hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısın? 
 
Bu kitapta neler mi var? 
-Uzay hakkında olağanüstü gerçekler 
-Aşırı havalı gök bilimine derin bir bakış 
-Şahane uzay şakaları 
-Uzayla ilgili şeyleri çizme rehberi 
-Gezegenler, süpernovalar, uzay yolculuğu ve uzaylılar hakkında ilginç bilgiler ve çok daha fazlası! 
 
Şimdi uzay ve heyecan verici uzay araştırmalarına dair muhteşem şeyler öğrenmenin tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c03395-6eef-4583-b82a-187f8f3d1771.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi İnsanlar ve Diğer Garip Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Ocak başındakilerden çıt çıkmıyordu. Uykuya hâlâ direnebilenlerin suratlarında ise dinledikleri hikâyenin mahmurluğu ve yanan ateşin sıcaklığının verdiği tatlı bir pembelik vardı. Bunun yalnız hoş bir masal olduğunu düşünüp geceyi geçirmek üzere odalarına çekildiler...” 
 
Beyza Güngör, yalnızca tarihin tozlu sayfalarını havalandırıp ka­dim uygarlıklardan ürpertici hikâyeler anlatmıyor, modern dün­yadaki garipliklerden de dem vuruyor. 
 
Bir yanda çevresindeki sık ağaçların sıkboğaz ettiği köhne kulü­beler ve her yanı gıcırdayan eski ahşap evler, diğer yanda yalnızca dolunay ışığıyla aydınlanan kent sokakları ve ölümün kol gezdiği vapurlar... Deliliğin doladığı kollara karşı koyamamış, sanrıların, kâbusların, acı anıların pençesinden kurtulamamış, dinledikleri ürpertici masalları bir türlü unutamamış bu insanların hikâyeleri­ni okuyanlar da kolay kolay unutamayacak olan bitenleri! 
 
“O, hep vardı. Oradaydı. Türlü kılıklara giriyor, kentten kente gezi­yor, insanların ruhlarıyla çeşitli oyunlar oynuyordu. Bu sefer, üzeri­ne gezici bir sihirbaz kostümü geçirmiş ve masum çocuk ruhlarının peşine düşmüştü. Bu maske ve kostümlerin ardındaki varlık ise hep aynıydı ve bir yüzü yoktu. Salt karanlıktan oluşmuştu. Henüz bunu kimse bilmiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6930b0bf-b507-4c33-ac84-84c8d6a3d5e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Geri Dönüyor</image:title>
            <image:caption>Simon’ın ölümünün üstünden neredeyse iki yıl geçmişken, yaşananları atlatmak kolay değildi: İlk başta Bayview Dörtlüsü katil olmadığını kanıtlamak zorunda kalmış, ardından intikam almaya yeminli bir taklitçi pek çok kişinin hayatını tehlikeye atmıştı. Şimdi, Bayview Tayfası’nın her bir üyesi bu tekinsiz yuvada, hayatlarına devam etmeye çalışıyordu. 
 
Ancak burası Bayview ve burada hayat asla o kadar basit değil. 
 
Clarendon Sokağı’nın kenarındaki dijital reklam panosu kötü bir şaka gibiydi: YENİ BİR OYUN ZAMANI, BAYVIEW. Bayview Tayfası’nın bir üyesi ortadan kayboluncaya kadar kimse bu “oyunun” ne kadar ciddi olduğunu anlamadı: Kurallarını çözmeye çalıştıkları bu oyunda belki de hiçbir kural yoktu. 
 
Bronwyn, Cooper, Addy, Nate, Maeve, Pheobe, Knox, Luis, Kris: Hepsi birer hedefti. Ve şimdi beklenmedik biri Bayview’a döndüğüne göre işler “eskisi gibi” ölümcül olmaya başlayabilirdi. 
 
Simon sırlar konusunda haklıydı; hepsi er ya da geç ortaya çıkar. Ve Bayview’ın hâlâ sakladığı çok şey var. 
 
“McManus genç yetişkin gerilim türünün kraliçesi olarak saltanatını sürdürüyor.” —Popcrush 
 
“Ustaca bir üçleme.” —Kirkus Reviews 
 
“Kimse McManus kadar iyi gerilim yazamaz.” —Paste 
 
“McManus, türünün önde gelen yazarı.” —Entertaınment Weekly 
 
“Capcanlı, çok eğlenceli.” —Bustle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64762ae3-5de3-4f94-b94b-b8deca2aaabb.jpg</image:loc>
            <image:title>Norby’nin Öteki Sırrı</image:title>
            <image:caption>Bilim insanları, Norby’nin antiçekim yeteneklerinin ardındaki sırları bulmak istiyorlar ancak bunu yapmak için onu parçalarına ayırmak zorundalar! Bunun üzerine şaşkın robot ve genç uzay öğrencisi Jeff Wells, aç ejderhalarla ve öfkeli robotlarla dolu bir gezegen olan Jamya’ya kaçıyorlar. Bakalım Norby’nin yeni keşfedilen özel güçleri, onları tüm tehlikelerden korumaya yetecek mi? 
Norby Günlükleri Serisi’nin ikinci kitabında, gelişmiş uzay çağında geçen heyecan dolu bir kovalamacayla maceranın dozu yükseliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8734ef00-09bd-481c-95a4-7c017c6a903f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tao Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Müthiş bir maceraya hazır mısınız? 
Rotanya ülkesi onları Karanlık Lord&apos;un zulmünden kurtaracak kahramanını bekliyordu. Tao Kura annesinin de ölümünden sorumlu olan Karanlık Lord&apos;dan intikamını almak için tehlikeli bir intikam yolculuğuna çıkar. Tao ve arkadaşlarının bu zorlu ve tehlikeli macerasına tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b997eea-4910-4c42-9f91-1f57e16efc0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderin Kırmızı İpi</image:title>
            <image:caption>Kırmızı ip efsanesi, hayatlarımızın önceden belirlendiğinin kanıtıdır. Her şeyi anlamanın da. Çaprazlama olarak yaşadığımız hikayeler ve rastgele zaferler tesadüfi değil, doğduğumuzda takılı olan görünmez kırmızı iplerin eseridir. O kırmızı ipler kocaman bir halının parçalarıdır ve öleceğimiz gün bile önceden tayin edilmiştir. Bu, antik çağlardan kalma tuhaf bir inanış gibi görünse de hayatımızda olan her küçük şeyin kader ve karma ile bir ilgisi vardır. 
 
O artık bir fısıltının esiriydi. İlk önce zihninde kısık seslerle belirmiş, sonra ağır ağır tüm bedenini ele geçirmişti. Kızının ölümü, kocasının hapishaneye girmesi sürecinde kollarında ve bacaklarında karıncalanma yaratan sinsi bir dürtüden öteye geçmemişti. Uğradığı hakaretlerle beslenip büyüdü. Boğazında bir düğüm haline geldi zamanla. Sabırlıydı. Bekledi, bekledi... Sonunda hayatını onun kollarına teslim etmesini istedi. Bu fısıltının adı; İntikamdı. Merhamet ve vicdanı içinden söküp atarken yeni hayatı başladı. 
 
Öldürmeyi bakireliğe benzeten Büyücü’yü, Carl Justav Jung’un dediği gibi; 
“Depresyon siyahlar giyen bir kadına benzer. Eğer o gelirse, kovmayın. Onu davet edin, oturmasını teklif edin, ona bir misafir gibi davranın ve söylemesi gereken şeyleri dinleyin,” diyerek zihninize misafir edebilir ya da bir tanıdık gibi sahiplenebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a954ca08-761b-4bb1-ae76-c919c662ccfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Sıradışı Olunur? - İnsanları Olağanüstü Kılan Alışkanlıklar</image:title>
            <image:caption>BU ALIŞKANLIKLAR SİZİ SIRADIŞI BİRİ YAPACAK! 
 
Yirmi yıl önce yazar Brendon Burchard, üç soruyu yanıtlamayı takıntı haline getirdi: 
 
• Neden bazı bireyler ve ekipler diğerlerinden daha hızlı başarılı oluyor ve bu başarıyı uzun vadede devam ettiriyor? 
• Neden bazı başarılı insanlar mutsuzken diğerleri başarıya henüz ulaşamadığı bu yolda her daim mutlu? 
• İnsanları henüz yolun başında en yüksek başarı seviyeleri için teşvik eden nedir 
ve bu yolda ne tür uygulamalar gelişimlerine katkıda bulunur? 
 
Burchard, performans koçu olarak geçirdiği başarılı bir on yılın ve yürüttüğü özgün çalışmaların ardından, bu soruların yanıtlarını bir araya getiriyor. 
 
Hangi alışkanlıklar yaşınız, kariyeriniz, güçlü yönleriniz veya kişiliğiniz ne olursa olsun uzun vadeli başarı elde etmenize yardımcı olabilir? Her daim yüksek performans gösteren biri olmak için net, enerjik, cesur olmalı ve üretkenliği artırmalısınız: Peki bunu nasıl başaracaksınız? 
 
Burchard’ın altını çizdiği, edinilmesi gereken altı alışkanlığın her birine şemalar, zihin egzersizleri ve hemen şimdi uygulayabileceğiniz günlük hayat alıştırmaları eşlik ediyor. İster daha fazla iş yapmak, ister daha iyi bir lider olmak, ister becerilerinizi daha hızlı geliştirmek ya da özgüveninizi önemli ölçüde artırmak isteyin; bu kitapta çizilen rota, bunları daha hızlı başarmanıza yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b930f7d-73df-4cc8-bf68-db9dffd2609e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Yunan Filozoflarında Tanrı Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Werner Jaeger, Parmenides, Herakleitos, Empedokles gibi karanlık ve zor düşünürlerin metinlerini ayrıntılı bir şekilde yorumlarken,Tanrı düşüncesinin Yunan felsefesinde en başından itibarenoynadığı belirleyici rolün altını çiziyor. 
 
“Burada, Yunan felsefi düşüncesinde teolojinin başlangıcının izini sürmek istiyorum…Tanrı ve tanrısallık meselesinin, erken dönem doğa filozoflarının düşüncesinde, genellikle kabul etmeye hazır olduğumuzdan çok daha geniş bir yer işgal ettiğini göreceğiz… Pozitivizm çağı ve onu temsil eden felsefe tarihçileri, bu ilk dönem düşünürlerinin sırasıyla ampirik ve bilimsel karakterlerini vurguladılar. Sokrates öncesi filozofların modernliğini kanıtlama hevesiyle, bu kitapta doğal teolojinin kökeni perspektifi içinde ilgilendiğimiz yönlerini çoğu zaman önemsizleştirdiler. Halbuki bu, bizzat Antik Çağ düşünürlerinin bu filozofları görme biçimidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25304e9c-eef5-4f56-b9f4-8f45c38a093e.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji ve Diğer Sosyal Bilimler İçin Jamovi ile Temel İstatistik</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; uzun zamandır sahip olduğum, öğrencilerimin istatistik korkularını yıkma hayalimin nihai sonucu, tabiri caizse ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Yıllardır temel ve ileri düzeyde istatistik dersleri veren ve eğitimler açan birisi olarak öğrencilerimin/ kursiyerlerimin korku ve kaygılarına yakinen şahit oldum. Gördüm ki korku ve kaygıların iki temel kaynağı var: Programdaki onlarca sekmeden hangilerine, hangi sıra ile tıklayacağını bilememek ve güç bela elde edilen tabloları nasıl okuyacağını ve yorumlayacağını kestirememek. Kitapta, şimdiye kadar gördüğüm en kullanıcı dostu istatistik programını kullanacağız. Jamovi son derece sade ve şık bir ara yüze sahip. Aynı zamanda açık kaynaklı özgür yazılımlardan biri. Bir diğer yandan analiz çıktıları APA formatına uygun olarak sunuluyor. Yani program en temel korkuları bertaraf ederek ise başlıyor. Size artık sadece bulguları anlamlandırmak ve yorumlamak kalıyor. Bu kitapta, ilk olarak her analizin öncesinde bu analizin temel mantığının ne olduğunu, ne zaman ve hangi amaç doğrultusunda yürütüleceğini ayrıntıları ile bulacaksınız. Hatta her birine ilişkin formülleri de açıklamaları ile birlikte göreceksiniz. Örnek araştırma soruları, hipotezler de konunun anlaşılmasını kolaylaştıracak. Ardından her bir analizin temel varsayımları, bunların nasıl test edileceğine ilişkin bilgiler yer alacak. Nihayetinde ise söz konusu analizin nasıl yürütüleceğini ve nasıl raporlanacağını bulacaksınız. Büyük bir heyecan ve keyifle hazırladığım bu kitabın, size temel istatistiği ve Jamovi&apos;yi sevdirmesini umut ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1346a6b-80e0-45b4-9566-98e5bc8f7217.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Lütuf</image:title>
            <image:caption>Üç nikâh.
Alessa Paladino’ya bahşedilen lanetli lütuf, dokunduğu her talibi öldürür.
Ve üç cenaze.
 
Aç bir iblis sürüsünün Alessa’nın yaşadığı adayı yok etmesine yalnızca haftalar kalmıştır. Genç kız bir ortak bulmak ve ülkesini bu istiladan
korumak zorundadır. Adanın en güçlü rahiplerinden biri, halkı tek kurtuluş umudunun Alessa’yı feda etmek olduğuna ikna eder.
Kendi askerleri ona suikast düzenlemeye çalışır, artık Alessa’nın can güvenliği kalmamıştır.
 
Çaresiz kalan Alessa, kişisel koruması olması için katil olarak mimlenmiş,
alaycı serseri Dante’yi işe alır. İsyan, kapıların dışında patlarken, Dante’nin karanlık sırları en büyük ihanet olmaya adaydır. Alessa’nın hem hayatının hem de kalbinin anahtarına sahip olan Dante, genç kızın yeteneğine hâkim olmasına yardım edebilecek midir?
 
Emily Thiede’in heyecan verici ilk fantastik romanı Lanetli Lütuf, okurlara hem sürükleyici bir macera hem de büyüleyici
bir aşk hikâyesi vadediyor.
 
 *
 
 “Okurlar, Alessa’nın görev, aşk ve ihanetle boğuşurken aynı
zamanda nazik ve bağımsız kalmayı başaran ruhuna hayran kalacak.”
–Booklist
 
“Lanetli Lütuf sürükleyici, tutkulu ve büyük tehlikelerle dolu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70967d5-900a-4773-859d-756561d5b687.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>Bremen Mızıkacıları&apos;na &apos;&apos;SEN de OKU&apos;&apos; dokunuşu...

Mavisel Yener, Grimm Kardeşler&apos;in hayatı, müziği ve dostluğu coşkuyla kutladıkları Bremen Mızıkacıları adlı eşsiz klasiğini ritmik bir dille, şiir formunda yeniden anlatıyor. 

Demet Özdemir&apos;in kartpostalları aratmayan resimleri eşliğinde &apos;&apos;SEN de OKU Klasikler&apos;&apos; koleksiyonundaki yerini alan kitap, mutluluğa giden yolun geçmişi geride bırakmaktan ve yeni başlangıçlara doğru cesurca adım atmaktan geçtiğini hatırlatıyor.

İnsanların &apos;&apos;acımasız&apos;&apos; dünyasına hayvanların gözünden bakmamızı sağlayan bu hiç eskimeyen fabl, ortak akılla ve birlikte çalışarak her engelin aşılabileceğinin altını çiziyor. 









Eşek, köpek, kedi ve horoz...
Ruhları genç, bedenleri yaşlı kader ortakları...
Gözden düşüp de yerlerine yurtlarına sığamayınca, kendi umut masallarının kahramanı olmakta bulurlar çareyi. 

La. Si. Do. Re. 
Kâh gülüp kâh şarkı söyleyerek notaların izinde tutarlar Bremen&apos;in yolunu. Hüzünleri geride bırakıp dostlukla birbirlerine sarılan dört yoldaş, kafa kafaya verip alırlar Bremen Mızıkacıları adını. Ortak hayallerini pusula yapıp dere tepe düz giderler. Yol biter, Bremen görünmez. Yorgun, bitkin uykunun kollarına teslim olacakken, karanlığın kalbinde beliren ince bir ışık seyrini değiştirir maceralarının. Ufukta gizemli bir ev, üstünde hırçın notalarla yükselen şarkı bulutları vardır. Derken büyük bir gümbürtü, görmeye değer bir cümbüş! Sonrasında ise akıllara zarar bir canavar tarafından bozguna uğratılan kötü kalpli hırsızlar...
 
Dört kafadarın ömürleri boyunca sırtladıkları ağır yükün masalını anlatan Bremen Mızıkacıları, hayatın anlamını sevgi ve dostlukta arayarak okurları şiirlerle, şarkılarla dünyaya neşe saçmaya çağırıyor.   

Haydi dostlar! Aaaiii. Hav. Miyav. Ürüüüü. 
Do. Re. Mi. Fa. Sol. La. Si.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/741ffb76-5895-4c59-a6c3-fcb906dc1ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Halifenin Son Günleri</image:title>
            <image:caption>Topraktan yaratılmış ve yine toprağa dönecek ve sonra da haşaratın azığı olacak olan kimse, neyle gururlanır ki?!..
Hz. Ebubekir
Bir adamın şöhretine, görünüşüne aldanmayınız.
Bir adamın namaz ve niyazına bakmayınız. Aklına ve doğruluğuna bakınız.
Hz. Ömer
Hayır, asla… Hiç kimsenin benim için kan dökmesini istemem. Benim yüzümden bir savaş çıkmasına asla izin vermem.
Hz. Osman
Çocuklarınızı istikbale / geleceğe hazırlayınız.
Çünkü onlar, sizin zamanınızda yaşamayacaklar.
Hz. Ali</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d28d8f-c86c-4dee-a6f1-c35da41eb1ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Kulüp ile Rotamız Icardi</image:title>
            <image:caption>O, sıradan bir insan değil. 
O, sıradan bir sporcu da değil. 
O, sıradan bir futbolcu da değil. 
Peki kim bu? 
O, tabiî ki de Mauro Emanuel Icardi! 
Oynadığı takımlarda ortaya koyduğu performansla taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan ender futbolculardan bir tanesi… 
Gittiği bütün takımlarda taraftarın sevgilisi olmuş bir sporcu! 
Şimdilerde ise ülkemizde Galatasaray forması giyen Icardi bu kitapta konuğumuz. Beden eğitimi hocası İsmail hoca ve bizim Meraklı Kulüp üyeleri İç ses Kuzey, Atıştırmacı Sabri, Sessiz Osman ve Profesör Görkem Icardi’ye mikrofon uzattı. Bakalım bizim kulüp üyelerinin sorularına ne cevaplar verdi Icardi? 
Meraklı Kulüp üyeleri hangi davranışlarıyla İsmail hocayı zıvanadan çıkarıp küplere bindirdiler? 
Hepsinin cevabı elindeki kitabın içinde… 
Başlıyoruzzzzzzz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f735af-8b78-4fa5-911a-3279b46119dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Böyle Olsaydı !</image:title>
            <image:caption>Ya hayatımızda renkler olmasaydı, her şey siyah-beyaz olsaydı… 
Ya yerçekimi olmasaydı da hepimiz, her şey uzaydaki gibi boşlukta dursaydı… 
Ya eşyalar konuşabilseydi… 
Kafamızda saç yerine çim çıksaydı… 
Robotların yönettiği bir dünyamız olsaydı… 
Sinirlendiğimiz zamanlar görünmez olsaydık… 
Ya balıklar gibi denizlerin altında yaşasaydık… 
Elektrik olmasaydı… 
Ya da taşıtlar yerine hayvanları kullansaydık… 
Neler olurdu? 
İşte bu ve bunun gibi günlük hayatımızda sıradanlaşan aslında çok değerli olan kazanımlarımızın olmadığı bir yaşam düşünün. 
Karikatürlerle mizahi tarzda anlatılan bu kitapla hem çok eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/743dd9e3-14bf-47d2-a69c-3dea5c7befcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmetik mi Zehir mi?</image:title>
            <image:caption>Kozmetik mi Zehir mi? kitabı güzellik ve gençlik vaatleri altında renklerle, kimyasallarla ve kokularla bizi çevreleyen, bugünkü ve gelecekteki sağlığımızı bozan, büyük çaplı firmaların hegemonyasına bir başkaldırıdır.   Ne yazık ki hâlâ kozmetiklerdeki kimyasallar göz ardı ediliyor. 
Oysa en az gıdalar hatta onlardan bile fazla kozmetiklerin içeriğine dikkat etmemiz gerekiyor. Dr. Didem N. Gülmez’in kaleme aldığı Kozmetik mi Zehir mi? kitabı farkındalığınızı arttırma ve çıktığınız kimyasalsız yaşam yolculuğunda yolunuzu aydınlatma amacını taşıyor. Bedeninizi çöp kutusu misali toksinlerle doldurmanın onlarca hastalığın kapısını araladığını bilmenin artık zamanı geldi de geçiyor.   Bu kitabı alışveriş yaparken elinizde bir rehber olması için kullanabilir, hayatınıza kimyasalsız bir başlangıç için başucu kitabı olarak ekleyebilir ya da yalnızca farkındalık için okuyabilirsiniz. Farkındalığınız arttıkça dünyayı değiştirecek güce sahip olacağınızı da unutmayın.   
Kozmetik mi Zehir mi? kitabını okurken bilginin muhteşem büyüsüne kapılacak, şaşıracak ve uzun yaşam yolculuğunuzda rotanızı yeniden oluşturacaksınız.   Doğal cilt bakım önerileri   Etiket okuma farkındalığı   Kimyasalsız yaşamak mümkün   Doğal cilt bakım önerileri   Etiket okuma farkındalığı   Kimyasalsız yaşamak mümkün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be77db78-bef6-4dbc-83c8-a0f90bb20ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynanın İçi, Aynanın Dışına Karşı</image:title>
            <image:caption>Attilâ İlhan, Türkiye Cumhuriyeti kültür geçmişini, kendisinin de bir ömür yakından tanığı olduğu sınıflar çatışmasının ve sosyal karmaşanın en ince ayrıntılarını, farklı yazın türlerinin parodilerini de katarak, yapıtlarının sayfalarına, hem de rengârenk bir yelpaze içinden farklı bakış açılarını yan yana tutarak aktarmayı başarmış çok önemli bir romancıdır… Bir yandan “aynanın içinde” gördüklerini romanları aracılığıyla duygusal arka planlarda çoğaltıp kültürümüze katarken, bir yandan da “acılar ve anılar” kısmına geçip tanığı olduğu toplumsal olayları, dünyadaki siyasal gelişmeleri geniş okuma birikimi ve içinde olduğu kuramsal tartışmalar ışığında, kendi özgün bakış açısıyla yorumlamaya çalışmıştır. 
Attilâ İlhan’ın bu iki yanı arasında, romancı ile yorumcu ve siyasal eleştirmen Attilâ İlhan arasında önemli bir ayrılık doğmuş gibidir. 
Attilâ İlhan, siyasal ve kuramsal yorumlarında, romanlarındaki o çoğul bakış açısının gerisine düşmüş gibi görünür… Belki de, düşünür ve siyasal eylem insanı Attilâ İlhan, romanlarındaki, kendi deyimiyle “kendi biyografyalarını kendileri yazan” kahramanları kadar geniş bir bakış açısına sahip olamamış, ya da birçok önemli konuda görebildiğinden ötesini görmek istememiş bir başka kişilik olarak çıkar sanki karşımıza. Bu çalışma, onun romancılığıyla düşün insanlığını, kendince ideolojik önermelerini birbirinden ayrı tutmak ve birbirleriyle karşılaştırmak zorunda kaldı… Romana doğru girmişti Attilâ İlhan, hızla yol aldı; kanatlandı, ufuklar açtı; roman dışına çıkıp, kültür tarihimizi kendi bakış açısıyla kuramsal olarak toparlamaya çalışırken de birçok yerde yavanda ve yanlışta kaldı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8835ee-5c34-42de-a0fa-13c81f4f6598.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkasya Günlükleri</image:title>
            <image:caption>“Yüz yılda bir gelen Büyük Arkasya Savaşı” 
Arkasya dünyasında bir savaşçı ve gardiyanın birbirini bulması kader olarak tanımlanabilirdi. Lara için Rafael’in de hayatına dâhil olmasıyla bu dünya farklı şeyler ifade etmeye başlar. 
100 yılda bir gelen büyük Arkasya savaşının merkezinde kendisini bulan Lara, tüm gizemli geçmişi, sırlarla dolu karanlık bir geleceğe doğru yürümek için yola koyulacaktır. 
Lara bu yürüyüşü ve beraberinde gelen aksiyon dolu süreci yaşarken hayatta kalmak için en yakınlarına bile güvenmekte zorlanacaktır. 
Gizemli bir dünya, aksiyon, aşk... 
Hepsi tek bir öyküde, Arkasya’nın kapıları ardında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b94429-0c0d-443b-a37c-3eee90cca4bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerefe Sanat- Sanatçılar ve Bilinmeyen Hayatları Kokteyller ve Tarifleri</image:title>
            <image:caption>Tarihin en bilinen sanatçılarının az bilinen, samimi hikâyeleri ile onları en iyi anlatan, ilham ve 
keyif veren kokteyllerin buluşması… 
 
Bütün bunlara eşlik eden ve âdeta zihnimizdeki atmosferi tamamlayan leziz müzikler… 
 
Şerefe Sanat, titiz araştırmaları, mekânları, çeşitli alkol ve aromaları bir araya getiren; hem göze hem de damağa hitap eden keyifli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1958df29-50e6-4ac7-b5f7-fa702dbe528e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk- Oyuncak Arıyor</image:title>
            <image:caption>Yavrucuk uyumak için hazır ama oyuncak ayısını bir türlü bulamıyor. 
Ama Yavrucuk onsuz uyuyamaz ki! 
Oyuncak ayısı acaba nerede? Bulmasına yardımcı olur musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bb953fb-2cd0-427b-9974-95de45c33014.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk - Yemek Yiyelim</image:title>
            <image:caption>Yemek zamanı… 
Bugün masayı Yavrucuk hazırlayacak. 
Tabakları, çatalları, kaşıkları ve masa örtüsünü getirmesine yardım et. Hiçbir şeyi unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d486aa-2e5b-4b2e-899f-a5cbfc0ab457.jpg</image:loc>
            <image:title>Gauguin - English</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en ünlü ressamlarıyla tanışmaya hazır mısınız? 
İngilizce olarak yayınlanan bu seriyle çocuklarınız hem İngilizce kelime hazinesini genişleterek anlama becerisini pekiştirecek hem de ünlü ressamları ve eserlerini büyük bir merakla okuyacaklar. 
İngilizce öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli ve sanatsal olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e867592-fdd5-4dda-90a5-908ffd5841b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İnsanlar İçin Büyük Sözler: Cesaret (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kalbimiz 
Burada 
Atıyor 
 
Cesur olmak ne demek 
hiç merak ettin mi? 
Bu kitap, gündelik dilimizdeki seni içten içe güçlendirecek sözcüklerle kendini biraz daha cesur hissetmene yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d77bc946-068b-494b-8bbd-bfe8f7228ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İnsanlar İçin Büyük Sözler: Nezaket (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kalbimiz 
Burada 
Atıyor 
 
Nazik olmak ne demek 
hiç merak ettin mi? 
Bu kitap, dünyamızı nezaketle doldurmak için ihtiyacın olan, gündelik dilimizdeki sözcükleri sana sunarak hislerini anlamana yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ccc587e-19a8-401c-8fc4-d94d1a177fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Alacakaranlığı</image:title>
            <image:caption>Başarılı yönetmen Werner Herzog 1997’de Chushingura adlı operayı sahnelemek için Tokyo’ya gider. 
 
İkinci Dünya Savaşı sırasında Filipinler’deki Lubang Adası’nda görevlendirilen ve imparatorluk ordusu dönene kadar ne pahasına olursa olsun adayı savunmaktan vazgeçmemesi söylenen Japon askeri Onoda, Don Quijote’vari mücadelesinde pes etmek bilmeden aylarca, yıllarca, on yıllarca direnir. Savaşın çoktan bittiğinden ve dünyadaki gelişmelerden tamamen habersiz olan askerin, zamanla dilini çözdüğü ormanda sabırla beklediği tek bir haber vardır: Japonya’nın zaferi. 
 
Görevlendirildiği adada yılmadan 29 yıl geçiren asker Onoda’nın filmlere ve kitaplara birçok kez konu olan gerçek hikâyesini bu kez büyük sinemacı Werner Herzog anlatıyor. 
 
“Muhteşem bir ilk roman.” 
The New Yorker 
 
“Titizlikle yazılmış lirik bir hikâye… Herzog, baş döndürücü gerçeklere yönelik hummalı arayışında, okurlara insanın çılgınlığına, özdisiplinine ve tahakkümüne açılan bir kapı sunuyor – kesinlikle hayatının eseri.” 
The Washington Post 
 
“Alanı dar ama verimli bu türün ustasından, saplantıdan deliliğe varan çarpıcı bir öykü.” 
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b2cd04-1123-4b71-b979-2152411ba567.jpg</image:loc>
            <image:title>Permafrost</image:title>
            <image:caption>İşte huzurunuzda ben, herkesin tanıdığı yabancı; kısa ve sık ot katmanının altında sahte gibi görünen kadın. Dış kaplamam sağlam, tıpkı teknelerinki gibi sugeçirmez, ama sahte değil: Katı buz tabakasının altında yaşama elverişli olsa da uyku halinde bir dünya var. 
 
Her daim donuk haldeki toprak katmanını ifade eden permafrost aynı zamanda bu romanın anlatıcısı kadını mecazi olarak sarmalayan bir katman. Hiçbir yere uyum sağlayamayan, yaşadığı kişisel krizler karşısında cinsellik, edebiyat ve sanata sığınan bu kahraman, ailesindeki kadınların yol açtığı travmaları sevgili olduğu kadınlarla yatıştırmaya çalışıyor. Çocukluğu ve yetişkinliğinde Barselona, Brüksel ve İskoçya’da yaşadıkları, ailesi ve toplumun dayattığı kuralları kırma çabası, hayattaki şüpheleri, kontrolcü bir anne ve aşırı normal bir kız kardeşin yarattığı beklentiler kendi etrafına bir kalkan gibi ördüğü tabakayı her geçen gün sağlamlaştırıyor. 
 
İlk romanı Permafrost’la ülkesinin son yıllarda en çok konuşulan yazarlarından biri haline gelen Katalan yazar ve şair Eva Baltasar’ın isyan ve zarafeti buluşturduğu bu anlatı, gizemli buz katmanının altında hassas ve tutkulu bir varoluş sorgulaması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166454fa-fd03-4fbf-af7e-f4f12209d1dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeye Hakkınız Olabilir Umutsuz Olmaya Asla!</image:title>
            <image:caption>Ülkemin yaşayan en büyük, en saygın ustalarından birinin hayata bakışı, öğretileri ve en önemlisi kendi yolunu bizimle paylaşması bizler için ne büyük onur ve mutluluk… Ölümsüz ustaya, bu ölümsüz eser için sonsuz teşekkürler ediyorum. Kitabı okurken içim ısındı. Şemsiyesiz kalan tüm duygularıma tercüman oldunuz.
Oyunculuğun büyük bir ışık olduğunu ve bu ışığın içimizden geldiğini ben de vurgulamak isterim.
Sevgili okurumuz, bu ışık o kadar büyük ki “Yapamazsın, edemezsin!” diyenlere inat, daha da parlıyor.
Ve şimdi diyorum ki:
Kitabın ışığı sizin de yolunuzu aydınlatacak.
 
Melek Baykal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5456c5cf-7142-4392-84a0-6b6dbe83c47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Solmuş Mürekkep 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BİZE İYİ BAKIN ÇÜNKÜ BİZ SİZİN ŞAHESERİNİZİZ. 
 
Devrim’in sırları ortaya çıkarmasıyla Güneşli Tepe Mahallesi dedikodu kazanına dönüşmüştü. Dönüm noktaları olan bu yeni gerçeklikle eski dostlar bir araya gelerek Nazlı’yı korumak İçin ittifak kurar. Nazlı ise Ahmet’in gerçeğini öğrenince artık kaçmaya karar verir. 
 
Yeni bir başlangıç umuduyla bütün eski defterleri kapatan Nazlı, çıktığı bu yeni yolda hiç beklemediği bir dönemece girer. Her seferinde yeni bir başlangıç yapmak istese de geçmişteki hayaletlerin onu bırakmaya niyeti olmayınca kaçmak yerine geçmişiyle yüzleşmeye karar verir. 
 
“HAYATIM BOYUNCA ARKADAŞLARIMDAN VE ÖĞRETMENLERİMDEN ZORBALIK GÖRDÜM. HER ŞEY YASAKLANDI. ŞİMDİ ANNEM, ‘ONU SEVEMEZSİN’ DİYEREK KALBİME ZORBALIK YAPIYOR. YETMEDİ Mİ, ANNE? DAHA NE KADAR ZORBALIK GÖRECEĞİM BEN?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a498ab74-18d6-4c59-a031-52b3e73283d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarsılan Yaşamlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki tüm karakterler, olaylar, mekanlar, kurum ve kuruluşlar... 
Ne yazık ki gerçektir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1f741d5-ea75-4a10-9345-3252dcf3397a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Çizimler</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>