﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26b9f6f-71ae-4cf5-bd1a-9855cb05158b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Isınma ve Alınan Önlemler Gıda-Petrol Fiyatları İlişkisini Değiştirdi mi?</image:title>
            <image:caption>Gıda fiyatlarındaki değişkenlik bir yandan ülkelerin enflasyon oranları üzerinde baskı yapmakta, diğer yandan küresel ölçekte açlığı tehdit eden bir unsur olmaktadır. Ekonomik ve sosyal sebeplere bağlı olarak, politika yapıcıları için gıda fiyatlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi fiyat değişikliğinin kontrol alınması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada, öncelikle dünya gıda sektörü, gıda fiyatlarını etkileyen arz ve talep kaynaklı etkenler ile dünya enerji piyasası incelenmiş, ardından gübre, gıda, doğalgaz ve petrol fiyatları arasındaki kısa ve uzun dönem nedensellik ilişkileri araştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fa59936-88b3-4184-9a67-b9b9e5582dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Linear Algebra and Applications</image:title>
            <image:caption>In this chapter, we present the concepts of matrix and determinant, that are required in order to the study the system of algebraic linear differential, integral equations, etc. With the help of these concepst, the existence of a solution of a system of linear equations and uniqueness or properties of this solution can be examined.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4e0194c-21dc-473c-aa71-36992cc9ac57.jpg</image:loc>
            <image:title>Managerial Economics</image:title>
            <image:caption>I first wrote this book in 2000. Due to the changes in the world and in our understandings, I had to re-write the Turkish copy of it in 2009. In 2009 my book “ Wealth Welfare and the Global Free Market-A Social Audit of Capitalist Economics” was published. I would recommend the reader to read that book also. It covers most of the materials of this book in depth. The changes in the world has changed the answers and also created some new questions. Now, the English version of it also needed lots of revisions.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eade2bc-c63b-45f1-999b-2d8941fe7059.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Lineer Cebir ve Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Kitapta ele alınan her bir teorem, özellik, önerme ve sonuç ayrıntılı bir biçimde ispat edilmekte, tüm örnekler en ince detaylara kadar açıklanarak çözülmektedir.&lt;br /&gt;Bu kitap üniversitelerin matematik, fizik gibi temel bilim bölümleri ile tüm mühendislik bölümlerinin öğrencileri, doktora öğrencileri ve öğretim üyeleri için hem bir ders kitabı hem de bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Kitabın hazırlanışı sırasında çeşitli düşünce ve eleştirileri ile bize destek olan meslektaşlarımıza, özellikle Prof. Dr. Elman Hasanov&apos;a öneri ve katkılarından dolayı şükranlarımızı sunarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de469d3b-acef-4499-a462-4b4b0676bab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendisler İçin İstatistik Problemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap istatistiğin mühendislik problemlerine uygulanmasını içermektedir. Her konunun başında italik olarak konunun genel açıklaması ve gerekli denklemleri verilmiştir.
1986 yılında yazdığım İstatistik Problemleri kitabının yıllardır baskısı tükenmiştir. Çok daha kapsamlı açıklama ve problemler içeren bu kitabı Yrd. Doç. Dr. Selim Dündar&apos;la birlikte hazırladık. Öğrencim İnşaat Mühendisi İsmail Hakkı Acar&apos;a verdiği emek için teşekkür ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da55715-25d3-46e2-b9bf-0aae45f81737.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Fiziği-1</image:title>
            <image:caption>Mühendislik Fiziği-1, mühendislik öğrencileri için Newton Mekaniği üzerine hazırlanmış bir eser. Prof. Dr. Tolga Yarman ve Prof. Dr. Metin Arık&apos;ın ders notlarının bir araya getirilmesi ile oluşan ve bu ders ile alakalı başlıkların bir ders kitabı formatında ele alındığı eserde her bölüm çalışma soruları ile desteklenmiş. Dersler sırasındaki öğretim üyelerinin kullandığı konuşma dilinin aynen aktarıldığı eser ile aynı zamanda bu derslerin kayıtları da CD olarak verilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e07300-2949-405c-85f0-9396d11200d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Prof. Dr. Sadık Kırbaş&apos;a Armağan Kitap</image:title>
            <image:caption>“Prof. Dr. Sadık Kırbaş&apos;a Armağan” isimli bu çalışma, Okan Üniversitesi&apos;nin Kurucu Rektörü olan ve bu görevi 2 dönem sürdüren Prof. Dr. Sadık Kırbaş&apos;a hem Okan Üniversitesi hem de diğer üniversitelerin Hukuk ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri akademisyenlerinin yazdıkları makaleleriyle sundukları bilimsel nitelikli bir gönül armağanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20c1e017-bc50-4af1-8a08-055fda6a43e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sektöründe İş Sağlığı Ve Güvenliği Riskleri</image:title>
            <image:caption>Avrupa Birliği&apos;nde çalışanların yaklaşık olarak %10&apos;u sağlık ve sosyal yardım sektöründedir ve bunların birçoğu da hastanelerde çalışmaktadır. Bu çalışanlar çok çeşitli risklere maruz kalabilmektedirler. AB sağlık ve iş mevzuatı bu risklerin birçoğunu kapsamaktadır; ancak aynı anda ortaya çıkabilen bu kadar değişik riskin bir araya gelmesi ve bu sektörün açık bir biçimde yüksek risk içeren bi sektör olması hastane personelinin sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi amacıyla Birlik bünyesinde daha spesifik bir yaklaşım gerekliliği hususunda bir tartışmanın başlamasına neden olmuştur.
Rehberin ana odağı, güncel teknik ve bilimsel bilgileri sağlık sektöründeki en belirgin risklerden, özellikle biyolojik, kas-iskelet, psikososyal ve kimyasal risklerden korunmak ve ilgili Avrupa Birliği direktiflerini uygulatmak için sunulmaktadır. İşverenlere çalışanların iş sağlığı ve güvenliği risklerini belirlemek için pratik göstergeler ve kendi sağlık bakımı bölümlerinde uygulanabilir koruyucu faaliyetleri belirginleştirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53815c2a-565a-427b-8f8c-589bb4a26513.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Yönetim</image:title>
            <image:caption>Kitap, vizyon, misyon ve strateji saptama ve gerekli politikaları oluşturma deneyimi vermeyi amaçlamaktadır. Günümüzde yöneticilerin iş idaresinde stratejik yönetim uygulamaları gerekmektedir. Bu sayede yöneticiler şirketlerine, mal ve hizmetlerine kimlik kazandırabilecekler, tüm çalışanların şirketin hedefleri doğrultusuda şevkle çalışmalarını sağlayabileceklerdir.
Bu kitap “stratejik planlama kılavuzu” değildir. Stratejik planlama konusunda pek çok kılavuz bulunmaktadır. Bu kitapta, yeri geldikçe bu kılavuzlara da atıf yapılmaktadır. Sağlam bir stratejik vizyon bulunmadan bu kılavuzların kullanılması başarılı bir sonuca götürmeyecektir. Fakat, iyi bir stratejik planlama vizyonu geliştirdikten sonra ise, herhangi bir kılavuz kolaylıkla kullanılabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5015d980-f283-46e0-b8c2-a72a575f4770.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey&apos;s Place in Europe and in The Middle East</image:title>
            <image:caption>The International Girne Conferances were held in Girne between 1984 and 1994. Regional and international issues and problems have been discussed by International and Turkish figures in economics and politics.
Most of the papers and discussions were published in a book form after the conferences. In 1988 and 1989 Turkey&apos;s place in Europe and in the Middle East were under discussion.
I am very much pleased to reintroduce the boks of the two conferences which are out of print.
The book contains well known Turkish and regional experts of the international community.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bd25a1-adf9-406c-954f-891f1f98628f.jpg</image:loc>
            <image:title>“Türkiye&apos;de Sürdürülebilir Arazi Yönetimi” Çalıştayı 26-27 Mayıs 2011</image:title>
            <image:caption>Yeme, içme, barınma, yaşamı sürdürme dahil insan faaliyetlerinin üzerinde sürdürüldüğü doğal kaynaki, toprak; erozyon, deniz doldurmaları vb. hariç hep aynı kalmıştır. Hızlı kentleşme, deprem dahil her türlü afet önlemlerinin alınabilmesi, doğal kaynakların dengeli ve etkili kullanımının gerekliliği, temiz bir çevre ihtiyacı toprağın/arazinin planlı kullanımını zorunlu kılmaktadır. Özellikle ülkemizde, kırdan kente tek yönlü ve sürekli göçler kentsel amaçlı arazi kullanım gereksinimini arttırmış; bu durum da arazi ve arsa değerlerini aşırı derecece pahalandırmış, değerli hale getirmiştir. Bu sayılanlar, dünyada olduğu gibi Türkiye&apos;de de arazilerin akılcı kullanılmasını ve yönetilmesini zorunlu hale getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3147c26-a026-4eb1-8460-347763f94cf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Eğitimi – Öğretiminde Kuramsal ve Uygulamalı Çalışmalar - 10</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Türkçenin Eğitimi-Öğretimi Kurultayı (UTEÖK), kesintiye uğramadan her yıl düzenlenmekte ve nitelikten ödün vermeyişiyle Türkçe eğitimi çalışmalarının bilimsel bir zeminde yapılabilirliğine giderek daha çok katkı sağlamaktadır. Her kurultay sonrası hakem değerlendirmeleriyle seçilen tam metinlerin kitap bölümü olarak basılması da 2009 yılından bu yana süregelen bir gelenek olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83304768-ab95-4488-a54e-0b85f5ca5944.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Yönetim ekonomisi, ekonomi biliminin öğretilerinden, yönetimde yararlanmayı amaçlar. Ama çok temel bir zorlukla karşı karşıyadır. Yönetici aldığı kararları gerçek hayatta uygulamak üzere alır. Bilimsel modellerde olduğu gibi, varsayımlar yaparak bazı değişkenleri sabit tutamaz, modelleri basitleştiremez. Ekonomi bilim dalının vardığı sonuçları oldukları gibi değil de, kendi ortamına uydurarak kararlar verir. Ama gene de ekonomi bilim dalının bulgularından yararlanabilir. Bu kitap yöneticilerin ekonomi bilim dalının kavram, model ve bulgularından yararlanmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0417b9d-3a74-40cf-9cfa-0fd6ef68e0fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Mühendisliği El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap İnşaat Mühendisliği eğitimindeki öğrencilere yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır. Son sınıfta okutulan &quot;Su Kaynakları Mühendisliği&quot; dersinin konularını kapsamaktadır. Uygulamada çalışan mühendislere de faydalı olması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ffb4d0-1e9f-4552-9c7f-035963f6e496.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Fiziği - 2</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki metin, değerli yazarlarla sayısız tartışma ve yakınsama gayretleri başta olarak, bu suretle hazırlandı.
Dersler&apos;in sonlarında yer alan sorular, öğrenciye ya ödev olarak, yahut sınav sorusu, ya da işte sınava hazırlık sorusu olarak verilmiş sorulardan derlendi.
Dersler bayağı eğlenceli geçiyor olunca, metne yeri geldikçe, J işareti koymaktan geri durmadık. Kimileri “Böylesi ciddi bir kitaba, bu gülücükler zinhar yakışmaz!”, dese de... Öğrenciler, gülücük işaretlerinin metinden, çıkartılmaması konusunda örgütlü bir direnç gösterdiler. Öyle olunca, gülücük işaretlerine dokunamadık J... Bu kitap onun için “Gülücüklü Kitap”, oldu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7e3003-e694-4803-8dd8-a442c899b42e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sanat Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitaptaki konuşmalar ve sunumlar, öğretim üyesi olarak mensubu olduğum Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından 2012-2014 yılları arasında Beyoğlu&apos;ndaki Akbank Sanat Merkezi&apos;nde gerçekleştirildi. Amacımız çağdaş yaşam sanat alanında yer alan bazı önemli isimleri davet ederek çağdaş sanatın temel meseleleri üzerine konuşmaktı. Davet ettiğimiz konuşmacılar alanın önemli isimleriydi ve konuşmalar da doğal olarak nitelikli oldu. Biz de daha sonra bu konuşmaları kitaplaştırmaya karar verdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3e6e80-78b7-4542-a2d8-71f2771e68e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermaye Piyasası Araçları</image:title>
            <image:caption>Yeni kanun 30 Aralık 2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete&apos;de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kanunun Yürürlüğe girmesiyle beraber Türkiye&apos;de sermaye piyasasının yapısı ve işleyişi tamamen değişmiştir. Bu değişiklik yoğun olarak sermaye piyasası araçlarının sınıflandırılmasında ve yeni sermaye piyasası araçlarının sisteme eklenmesinde görülmüştür.
Elinizde bu kaynak birincil ve ikincil düzenlemeler dikkate alınarak sermaye piyasasında gerçekleşen tüm değişiklikler kapsamında sermaye piyasası araçlarını ayrıntılı bir şekilde ele almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea0b1ce5-1ad8-4169-b487-e4243b605f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>“Türkiye&apos;de Sosyal Problemlerin Çözümünde Sosyal İşletmecilik ve Dünyadaki Örnekler”</image:title>
            <image:caption>2012 yılında üniversitemizde 2006 Nobel Barış Ödülü Sahibi Prof. Dr. Muhammed Yunus&apos;un adını taşıyan Okan Üniversitesi Muhammed Yunus Uluslararası Mikrofinans ve Sosyal Girişimcilik Merkezi&apos;ni kurduk Bu merkez üniversite olarak eğitim, araştırma ve toplumla bunların sonuçlarını paylaşma konusunda taşıdığımız sorumluluğumuzun somut bir sonucu oldu.
Kuruluş aşamasında geçirdiğimiz bu bir yıllık süreçte, Merkez&apos;imizin sürdürdüğü lisans derslerinin bir parçası olarak Prof. Dr. Muhammed Yunus ikinci kez Okan Üniversitesi öğrencilerine yeni bir ders sunmuştur. İkinci kez ağırlamaktan onu duyduğumuz Sayın Muhammed Yunus&apos;un bize girişimcilik ve sosyal girişimcilik arasındaki farktan ve etkileşimden, dünyada liderliğini yürürttüğü mikro kredi ve sosyal işletmecilik kavramlarının dünyadaki diğer örneklerinden bahsettiği bu kapsamlı ve keyifli dersi sizlerle paylaşmak istedik.
Bu doğrultuda hazırladığımız çift dilli bu kitap bir kez daha Prof. Dr. Muhammed Yunus&apos;un bizlerle paylaştıklarını tüm dünyaya sunma fırsatı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f55267e-e302-43ac-995b-86272b298473.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı XML Teknolojileri ve GML</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; daha önce basılan kitaplardan farklı olarak GML, XML ve GML şemaları konusu detaylı olarak incelemekte ve örneklendirmektedir. Ayrıca; gelişen teknolojiye uyması, kullanılan teknolojilerin bütününü açıklaması ve harita mühendisliği ile CBS alanında kullanılma ihtimali az olan konuları sadece özetlemesi yönüyle de daha önce basılmış XML kitaplarından farklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd3ce03e-88c1-4e70-b345-7c970e10677b.jpg</image:loc>
            <image:title>“Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği” Sempozyumu</image:title>
            <image:caption>Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumumuz Üniversitemiz bünyesinde öğrenimi yapılmakta olan yapı sektörü bağlantılı birçok bölümümüzün geleceğe yön verecek öğrencileri açısından önemli bir kaynak niteliğindedir.
Sempozyumumuzun düzenleyicisi olarak üniversitemiz bu çalışma ile tüm Türkiye&apos;de ve özellikle İstanbul&apos;da son yıllarda hız kazanan alt yapı ve üst yapı çalışmalarında, çevresel genişleme ve hali hazırdaki çevresel düzenin yeniden yapılandırılması, gelişen teknolojiye uygun biçimde tasarlanması konularında ülkeye yön veren firmalarla işbirliği geliştirilmesinin ve bu işbirliğinin ürüne dönüşmesinin önemli bir örneği olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36aa877b-1954-4e4b-9638-d1e4dcc2e90c.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 9 Makamsal Ezgi</image:title>
            <image:caption>Kitapta bulunan 9 makamsal ezgiden bazıları, örneğin, “Mukadderat” Milli Eğitim Bakanlığının Güzel Sanatlar Liseleri için yaklaşık 10 yıldır yenilemekte olduğu olduğu ders kitaplarından birinde yer aldı. Türk müziğinin daha geniş ölçekte öğretimi amacıyla girişilen bu çaba önemlidir. Ne var ki bu çabanın doğru yönde ilerlemesi için bakanlığın belirlediği “kitap yazma komisyonları” ehliyet ve liyakat ölçütlerine göre ve ilgili üniversitelerle iletişim halinde oluşturulursa daha iyi sonuçlar alınabilir.
Piyano için 9 makamsal ezgi yalnızca makam, çeşni ya da geleneksel üsluba yönelik kazanımlar değil aynı zamanda motif, cümle yapısı, soru-cevap gibi temel yazı teknikleri ve analize uygun bir armonik yapı ile bütüncül bir anlayış içinde oluşturulmaya çalışıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/610c3866-07c7-4350-9356-ece3dc675687.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişte ve Bugün Nükleer Enerji Tartışması</image:title>
            <image:caption>Nükleer enerji tartışması dün olduğu gibi, bugün de gündemde… Hem pek çok karmaşık ve gizemli olayı, gelişmeyi ve düşünceyi, semantik, upuzun, saçaklı çağrışım yumaklarıyla ortaya seriyor olarak!..Nükleer enerji sadece ülkemizde değil, tüm dünyada tartışılmaktadır. Hem de  Hayır mıdır, şer mi, gibisinden, aşırı uçlarda ele alınarak… Sayın Yarman bu kitabında, konuyu özgün üslubu ve kendi kristal şeffaflığındaki anlatım yeteneği ile ele almış ve kendi perspektifinden ayrınıtılı bir şekilde inceledikten sonra, nükleer enerji konusunda alınacak bir kararın, siyasi nitelik taşıdığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, okuyucuya evet veya hayır türünden hazır bir cevap sunmak yerine, ona kendi kararını oluştururken ihtiyaç duyacağı bilgileri sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94036013-424f-43c0-9d1b-96bd091267cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Araştırmacılar Tartışıyor - Siyasi İlimler Türk Derneği VIII. Lisansüstü Konferansı Bildirileri Seçkisi</image:title>
            <image:caption>SİTD Lisansüstü Konferansları 2003 ve 2004 yıllarında İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi, 2006 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi, 2007 yılında Erciyes Üniversitesi, 2008 ve 2009 yıllarında İstanbul Bilgi Üniversitesi&apos;nde, 2010 ve 2011 yıllarında Okan Üniversite&apos;nde, 2012 ve 2013 yıllarında Ortadoğu Teknik Üniversitesi&apos;nde düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle 10 yıldır, bu konferanslar yoluyla başta siyaset bilimi ve uluslar arası ilişkiler olmak üzere tarih, sosyoloji, felsefe, hukuk ve iktisat gibi çok sayıda bölümde yükseklisans ve doktora yapan öğrenciler araştırmalarını birbirleriyle ve öğretim üyeleriyle paylaşma fırsatı bulmuştur.
 2010 yılında yedincisi düzenlenen konferansın akabinde bildirilerde oluşacak bir seçkiyi basılı hale getirme fikri ortaya çıkmıştır. Bu kitapta sizlerle Türkiye&apos;nin genç araştırmacılarının gündeminin en azından bir kısmını paylaşabilmekten mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56be7464-0f61-4671-b46f-618cfdb84819.jpg</image:loc>
            <image:title>İş&apos;te Başarı</image:title>
            <image:caption>Bekir Okan&apos;la beni hem Gaziantepli olmak, hem de asker arkadaşlığı bir araya getirdi. Sonrasında oluşan dostluk herhalde kuşaklar boyu sürecektir. Onun başarılarını kendimin gibi görüyorum.
Mehmet BARLAS Sabah Gazetesi Başyazarı

Hani Dünyamızdan bahsederken kelebek etkisinden, arıların eksikliğinin doğuracağı zararları konuşuyoruz ya Bekir Okan da işte o arılardan. Keşke ülkemizde sayıları daha fazla olsa.Teşekkürler Bekir Okan.
Murat VARGI İşadamı

İşadamı Okan Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanı değerli dostum Bekir Okan&apos;ın kitabını keyifle okumuştum.Türkiye&apos;nin yakın siyasi tarihi, Okan&apos;ın deneyimleri, anılarıyla harmanlanmıştı. Şimdi de o kitabın devamı...Gene zevkle okuyacaksınız. Bazen gülümseyeceğiniz anılarla, bazen düşündürücü gözlemlerle Bekir Okan yakın siyasi, ekonomik tarihin, Türki Cumhuriyetlerin 2. Perdesini açmakta.
Güneri CİVAOĞLU Milliyet Gazetesi Başyazarı

Bugün bir çok sektörde gerçekleştirdiğiniz kıymetli yatırımlarınıza, ülkemize, insana, eğitime, sağlığa ve istihdama sağladığınız katkılarınıza, bu yolda verdiğiniz ve sürdürdüğünüz büyük emeğinize ve ortaya çıkan haklı başarılarınıza şimdi de böylesi bir kitapla gençlere ışık tutmak, cesaret vermek, hatta yol gösterici olmak misyonunuzu eklediğiniz için sizi yürekten tebrik ediyor, başarılarınızın daim ve herkese örnek olması temennilerimle size ailenizle birlikte sağlıklı ve mutlu daha nice yıllar diliyorum.
Ali KOÇ Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f5682cd-547b-46df-9f87-5f90cb4b268a.jpg</image:loc>
            <image:title>Araftaki Kent</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, bir grup akademisyenin sohbeti sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu grup, kendine kent sorunlarını, özellikle de İstanbul&apos;u dert edinmiş kişilerden oluşuyor. Çalışmalarımızdaki temel ortak paydamızı, “kentte eşitlikçi ve katılımcı” bir planlama anlayışı olarak belirledik. Bu yöndeki diğer çabaların ve çalışmaların yanında teknik, bilimsel ve sosyal bir pakt olarak yer alma fikri de kitabın oluşumunda etkili oldu.

İçinde bulunduğumuz şu eşitsiz dünyada her şey değişip dönüşürken, kentler de sürekli olarak kendi özellerinde hem değişip hem de dönüşmekteler. Bu hareketliliğin bedelini ise yine insanın kendisi ile yaşlı gezegenimiz ödemekte. Karşı konulamaz bu devinimi pozitif bir yöne çevirmek gerçekten zor bir iş olmakla beraber, herkesin bu yöndeki katkıları ve davranışları çok değerlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6800b206-b9a9-45b8-b28b-a741060e3762.jpg</image:loc>
            <image:title>Emarlık-Ekolojik Tasarımı ve Planlama - Eture-Ecological Design &amp; Planning</image:title>
            <image:caption>Eser; Planlama ve Mimarlık alanlarında yarım yüzyılda yapılmış ve halen süregelen çalışmaların, Türkçe ve İngilizce olarak iki dilli-bilingual- bir ansiklopedinin özetini kapsayan bir kitaptır. Günümüze kadar incelediğimiz, bildiğimiz kadarıyla dünyada benzeri yoktur.   
 
‘Emarlık Almanak- Ansiklopedisi’nde çevre, sürdürülebilirlik, enerji, su kullanımı gibi konular ağırlık taşımaktadır. Bununla birlikte çalışmaların bütünü ekoloji düşüncesi ile Mimarlık bileşimini özetleyen ‘Emarlık’ adını verdiğimiz temel bir düşünce dizgesine dayalıdır.  Plancı, Mimar, yöneticilerin, yerleşim ve yapı alanında çalışanların karar alan; erk kullananların el kitabı başucu almanağı olmak üzere hazırlanmıştır. ‘Neufert’in mimarlar, ‘Beton Kalender’in mühendisler, Harrison, ‘Anatomi  Atlası’nın  tıpçılar yaptığı görevlere benzer görev yapmasını umduğumuz bu  almanak- ansiklopedi Dünyanın, kirlenme, küresel ısınma ve hastalıklarla yok oluşunu önlemek isteyen yönetici, para sahipleri ve  uygulamacılar için uygulanabilir bir sistemi; düşünce ve davranış düzenini; tanıtarak, nasıl kullanılacağını anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9666e734-d7eb-4d4b-873a-d3f53b5bb38c.jpg</image:loc>
            <image:title>Engineering Physics - 1</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, evveliyatını saymazsak, İstanbul Okan Üniversitesi’nde 2006’dan bu yana, özellikle Mühendislik Öğrencileri’ne Fizik 1 başlığı altında verilen ders notlarından oluşuyor.
 
Ders, D. Halliday, R. Resnick ve J. Walker’in kaleme aldığı Fundamentals of Physics (John Wiley &amp;amp; Sons), başlıklı kitapta yer almış, bilinen konular arasından, bir konu ve sıra seçimi yapılarak, işlenegeldi. Yeri geldikçe, dersin öğretim üyeleri, dünya bilim yazınına olan katkılarını, öğrencilere aktarmaktan geri durmadılar.
 
Bu husus da dikkate alınarak, “Ders” başlığı altında işlenen her bir konu, toplamda yaklaşık, bir buçuk saat içinde işlenebilecek şekilde düzenlendi. Böyle bir bağlamda hem derslerin kendi içlerinde bütünlüğü hem de konuların haftadan haftaya belli bir bütünsellik içinde akışı sağlandı. O açıdan elinizdeki kitap; her ders, giderek, Ders 1’den Ders 12’ye kadar olan seyri itibariyle; adına kestirmeden “Newton Mekaniği” denebilecek, şu ki, tam anlamıyla sıfırdan başlayarak, bütünsel bir tasavvur inşasını gerçekleştirmeyi, amaçlamaktadır.
 
Kitap metninin hazırlanmasında, Prof. T. Yarman’ın derslerinin iki yıl boyunca, görüntülü olarak kaydedilmiş olması, kolaylık sağladı. Çekimlerden; dersin, birbirinden çalışkan öğrenci asistanları, zahmetli olmakla beraber, özet metinler yanı sıra, şekilleri ve formülleri dökebildiler. Elinizdeki metin, değerli yazarlarla sayısız tartışma ve yakınsama gayretleri başta olarak, bu suretle hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9955cf-e5de-4c40-b2d2-6f90a51394fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akışkanlar Mekaniği</image:title>
            <image:caption>Bu kitap İnşaat Mühendisleri öğrencileri için ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Uygulamadaki mühendislerinde yararlanması düşünülmüştür.
 
Kitabın inceleme konusu durgun ve hareket halindeki su dur. Temel denklemlerin elde edilmesinde su sıkışmaz olarak yani özgül kütlesi (ρ) sabit alınmıştır. Bölüm (1) de temel bilgiler verilmiştir. Bölüm (2) de fiziğin temel yasaları kullanılarak statik (durgun) halde suyun oluşturduğu basınç kuvvetleri elde edilmiştir. Bölüm (3) de rölatif (izafi) denge problemleri incelenmiştir. Bölüm (4) de hareket halindeki suyun kinematik denklemleri yine fiziğin temel yasaları kullanılarak elde edilmiştir. Bölüm (5) de bir boyutlu akım olan sürtünmesiz (ideal akışkanların) boru akımlarının hareketi incelenmiş, temel denklemler elde edilmiştir. Bölüm (6) da bir boyutlu gerçek (sürtünmeli) boru akımları incelenmiştir. Bölüm (7) de genel olarak laminer ve türbülanslı akım problemi ele alınmıştır. Bölüm (8) de ideal akışkanların iki-boyutlu akım problemlerinin temel denklemleri çıkartılmıştır. Bölüm (9) gerçek (sürtünmeli) iki-boyutlu akım denklemleri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1cbb443-7505-4b24-b8c8-5bb676bd7b5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurmacanın Keşfi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Çin edebiyatının son yıllarda öne çıkan isimlerinden Yan Lianke, Kurmacanın Keşfi’nde, gerçekçilik ve nedensellik üzerine yaptığı analizlerle edebiyat eleştirisini yepyeni bir noktaya taşıyor. Tolstoy, Dostoyevski, Franz Kafka, Gabriel García Márquez ve Virginia Woolf gibi çığır açıcı edebi eserler meydana getirmiş isimlerin sundukları yeni perspektifleri ele alıyor ve farklı gerçeklik seviyelerinin dünya edebiyatının şekillenmesine nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor. Lianke, yaratışın kaynağı olarak gördüğü gerçekliğin, Tolstoy’un tam nedenselliğinden Kafka’nın sıfır nedenselliğine, Márquez’in büyülü gerçekçiliği keşfetmesini sağlayan yarı nedenselliğe ve mitorealizme doğru izlediği tarihsel seyrin izini sürüyor. “Yolda yürüyen birinin, nereden geldiği belli olmayan bir kayanın altında ezilerek ölmesinin” yahut “Gregor Samsa[nın] bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak bul[masının]” farklı nedensellik seviyeleri arasındaki yerini tespit ederek gerçekçilik biçimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Franz Kafka Ödülü’nü kazanan ve iki kez Man Booker Uluslararası Ödülü için finalist olan Yan Lianke’nin, dünya edebiyatının ilham veren büyük eserlerinin kurgusal ayrıntılarına ve edebi devlerin yazma teorilerine dair anahtar sunan bu çalışması, okuru şahin gözlü bir edebiyat eleştirmenine dönüştürebilecek ihtişamı taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4daadad1-cb7b-44be-acf1-4dddf8b4e2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Üzerine</image:title>
            <image:caption>İnsan olarak doğal canlı bir varlığız. Aklımızı kullanarak çevremizi etkileyip değiştirme yeteneğine sahibiz. Bedensel olarak diğer canlılardan daha korunmasız olduğumuzdan, yaşamak için çevremizi kendimize uygun duruma getirmemiz gerekiyor. Çevreye zarar vermekten kaçınarak olumlu katkılarda bulunmaya çalışmalıyız. Her zaman böyle mi oluyor? Şimdiye kadar böyle miydi? Olup biteni görüp anlayınca, düşünüp, sorgulayıp, irdeleyip, gözden geçirerek ne kadar yararlı oluyoruz? Şimdiye kadar yeterince sorgulayıcı olduk mu? Olumsuz yönlerimizi ne kadar düzeltebildik? İyi, doğru ve güzele ulaşmaya çabalıyor muyuz? Duyarlılıklarımız gelişmemizi sağlıyor mu? Daha iyi olmayı istiyor muyuz, yoksa tersi davranışlar içinde miyiz? Ulaştığımız bilgi ve buluşlar, yarattığımız teknoloji, sanatsal etkinliklerimiz ve yetkinliğimiz bizi ve tüm insanlığı ne kadar mutlu kılıyor? İnsana ve bilime inancımız tam ise yaptıklarımızın doğadaki tüm canlıların yararına olduğuna güveniyor muyuz? Aklımızı ve sezgimizi kullanarak bilimsel yöntem ve bilgilerin ışığında, teknoloji ve sanatın getirdikleri ile insanlarla uyumlu ve yararlı bir yaşam geçireceğimiz mutlu bir gelecek istiyorum; hepimizin bunu arzuladığına inanıyorum. Yaşamın anlamı da amacı da zaten büyük ölçüde bu değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/232cc1ce-70d3-482a-ba50-b337df389421.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>&quot;Kendimi değiştirmek için kararlar alıyorum ama hep birkaç gün sürüyor. Sanki içimde bana engel olan bir ben daha var.”
&quot;İçimde dolduramadığım bir boşluk var. Hiçbir şey beni tatmin etmiyor, ibadetlerimden zevk alamıyorum.&quot;
“Çocuğum bazen öyle şeyler söylüyor ki nereye doğru savruluyor böyle diyorum. Sağlam bir imanı olması hayatta en çok istediğim şey ama ona nasıl tesir edeceğimi bilemiyorum.”
&quot;Yaşama isteğim yok. Her sabah mutsuz uyanıyorum. Hayat omuzlarımda bir yük sanki. Başkaları yaşama hevesini nereden buluyor?&quot;
Çoğumuz için tanıdık cümleler. Bazen kendi içimizden, bazen sevdiklerimizin dilinden bunlara benzer yakınmalar işitiyor, bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyor ama işin içinden çıkmakta zorlanıyoruz.
Selim bir kalbe ve sağlam bir iradeye sahip olmak, her an ihlas üzere yaşamak, çocuklarımızı riyadan, nifaktan uzak yetiştirmek, vaktimizi ve kendimizi israf etmeden anlamlı hayatlar inşa etmek istiyoruz.
Uzun yıllardır hadis ve tefsir kaynakları üzerine dersler veren, çocuklarda ve yetişkinlerde irade ve ihlas eğitimi, nefis terbiyesi ve ahlaki gelişimle ilgili eğitimleri binlerce kişi tarafından takip edilen Nesibe Küçük Cansever, Kalbin Dönüşümü’nde “Kendini bilen Rabbini bilir” düsturunca bizlere, kendimizi bilmek için neye ihtiyacımız olduğuna dair samimi bir içe bakış denemesi yaptırıyor. Dürüst ve derin bir bakışla kendimizi, davranışlarımıza yön veren saikleri, nefsimizi ve gerçekten neyin peşinde olduğumuzu fark etmeye duyduğumuz ihtiyacı ve bunları nasıl yapabileceğimize dair adımları aktarıyor.
Kendi kişisel dönüşümümüz ve çocuklarımızın kişilik gelişimi için basamaklar halinde sistematize edilmiş bir dönüşüm programı sunan bu kitap, Kur’an ve sünnet bağlamında çözüm arayışında olanlar için zihin açan bir anahtar olma gayesini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cae5ae9-96f0-4e23-bd75-af9f72698203.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sinir Sistemi Romanı</image:title>
            <image:caption>Ella, doktora teziyle mücadele eden bir astrofizikçidir, hem kişisel hem de politik trajedilerle dolu geçmişin yükünü taşır. Kocası El, devlet şiddeti mağdurlarının vakalarını çalışan bir adli tıp uzmanıdır. Yazma tıkanıklığından bunalan Ella, kendini hasta olmayı dilerken bulur; böylece tezinde ilerleme kaydedememesine bir mazeret bulacaktır. Daha sonra doktorlarca teşhis edilemeyen gizemli semptomlar yaşamaya, sinir sistemini etkileyen ağrılar çekmeye başlar.
Ella’nın kaygısı arttıkça geçmiş girdap misali güçlü bir çekim etkisi yaratır ve ailenin diğer üyeleri hikâyenin odak noktasına yerleşir: Dul Baba, Üvey Anne, Üvey İkizler ve Öz Abi. Her birinin kendine has hastalık ve şiddet deneyimleri, onları hem bir arada tutan hem de atomize eden sistemleri açığa çıkarır.
Sinir sistemiyle galaksiler ve yıldızlar arasındaki paralelliği incelikli bir anlatı formunda sunan bu roman, bir ailenin sevgi, kırgınlıklar, sırlarla dolu hikâyesini Şili’nin çalkantılı politik geçmişine yaslanarak anlatan bir eser.
“Meruane, yetkinliğiyle göz dolduran yeni nesil Şilili yazarların en iyilerinden.” -Roberto Bolaño
“Lina Meruane, Bir Sinir Sistemi Romanı’nda edebiyat ve hastalık tartışmalarını kuşatan kalıpları altüst ediyor... Kendi sinir sistemimiz gibi dendritik bir yapıya sahip bu roman, kendi sinirsel bugünümüzü okumamıza olanak sağlıyor.” -Alia Trabucco Zerán
“Burada Meruane’nin yazarlığı vadettiğini gerçekleştiriyor ve cüretkâr metaforik oyunlarla zirveye yerleşiyor. Böylece bir atom bir galaksiye, bir hastane bir devlete, hasarlı bir organ bir ülkeye, bir sıfat bir kansere, bir aile bir kozmosa ve kozmosun entropisi kişisel bir meseleye dönüşüyor.” -El País</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e505d1a5-e408-44f7-a379-e03a01f5a4ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Çocuk</image:title>
            <image:caption>Ebeveynliğin böyle olacağını hiç düşünmemiştiniz. Kolay olmayacağını biliyordunuz tabii ama bu kadar zor olacağını da tahmin etmemiştiniz. En küçük talebinize bile itiraz ediyor; yemek yemeye, yatma saatine, aile içinde geçerli kurallara, ödev yapmaya, bilgisayar oyununu bırakmaya direniyor.
Onu bu kadar çabuk öfkelendiren şeyin ne olduğunu, nasıl bu kadar çabuk tetiklendiğini anlamaya çalışmaktan yorgun; evdeki çatışmalar karşısında bunalmış hissediyorsanız önce derin bir nefes alın ve bu kitaba bir bakın!
Dr. Jeffry Bernstein, yirmi beş yılını karşı gelen çocuklar ve aileleriyle geçiren, üç binden fazla aileye bu konuda rehberlik eden bir uzman olarak size ışığın hiç de uzakta olmadığını gösteriyor. Hazırladığı “10 Günlük Program” ile evdeki çatışmaları adım adım ilerleyerek nasıl çözeceğinizi, çocuğunuzun inatçı ve karşı gelen tavrını birlikte nasıl değiştirebileceğinizi açıklıyor.
Birbirini takip eden 10 adımla her gün biraz daha iyiye gittikçe bu programa duyduğunuz güveni pekiştirecek; sakin, kararlı ama kontrolcü olmayan bir ebeveynlik tutumu geliştirerek evinizde bambaşka hava estireceksiniz.
“Bu kitabı okuma kararı aldığınız için sizi alkışlıyorum. Sayfalar ilerledikçe kitabın çocuğunuzun karşı gelme seviyesini ciddi oranda azaltacak bir sürü güçlü strateji yüklü olduğunu fark edecek ve bunları uygulayıp çocuğunuzla ilişkinizi geliştirdikçe işlerin nasıl yoluna girdiğini göreceksiniz. Kendi davranışlarınızı değerlendirmeniz ve çocuğunuza daha yapıcı bir şekilde yaklaşmanız için size birtakım tüyolar ve egzersizler de vereceğim. Danışanlarımın çoğu bu hedeflere nasıl ulaştıysa sizin de ulaşabileceğinizi biliyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10069252-8a55-43dd-b585-d701cc8f153d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mabeyn-i Hümayun</image:title>
            <image:caption>“İstemem devlet aleyhinde evimde güft ü gû
Sonra bak jurnal ederler, herkesin namusu var;
Askerîden, şeyhten, kıssîsten, küttâbdan 
Hazret-i şâh-ı cihânın it kadar câsûsu var!”
Üsküdarlı Talat
 
Mabeyn-i Hümayun: Osmanlı Saray Teşkilatının Modernleşmesi, Osmanlı tarihi alanında özellikle birinci el kaynakları ustaca kullanarak yaptığı emsalsiz çalışmalarla tanıdığımız Prof. Dr. Ali Akyıldız’ın yıllarca emek verdiği bir çalışmanın ürünü.
Akyıldız bu eserinde, Osmanlı tarihi literatüründe neredeyse hiç çalışılmamış bir alan olan mabeyn-i hümayunun, yani padişahın ülkeyi yönettiği saltanat makamının önemini kaybetmesiyle birlikte iktidarın Saray ve Babıali olarak iki yapıya ayrılması ve bunun sonucu olarak sarayda bir sekretarya ve saltanat bürokrasisinin ortaya çıkışıyla teşekkül ve gelişim sürelerini inceliyor.
·         Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren devlet işlerinin esas mercii neresiydi?
·         Osmanlı sarayının yapısı ve enderun (iç hizmetler) ve bîrun (dış hizmetler) bölümlerinin görevleri nelerdi? 
·         Sultan II. Mahmud’un Osmanlı sarayında gerçekleştirdiği radikal değişimin mahiyeti…
·         Mabeyn-i hümayunun görev ve fonksiyonları ve mabeyinciler…
·         Mabeyn görevlileri, görevleri ve bu görevlerin zaman içindeki değişim ve gelişimi…
·         Sultan II. Abdülhamid zamanında mabeynin genel yapısının değişim süreci…
·         II. Meşrutiyet’in ilanı ve II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesiyle mabeynin aldığı yeni biçim…
·         Geleneksel saray teşkilatı içerisinde tedricî olarak gerçekleşen değişim ve mabeynin teşekkülü ve gelişimi tüm ayrıntılarıyla…
Tamamı renkli resimli, sert kapak ve prestij boy özelliklerine sahip bu eser, imparatorluğun beyni olan Mabeyn-i Hümayun’u, Osmanlı saray teşkilatının modernleşmesi bağlamında ele alarak Osmanlı tarihine şimdiye kadar bakılmayan bir perspektiften bakmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d0038f7-1e13-4db1-ba12-70135e3ee427.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Gelecek Geldi</image:title>
            <image:caption>Aygıtlar artık yalnızca etrafımızda değil; eylemlerimizde, düşüncelerimizde, bilincimizde ve ruhumuzda. Geldiğimiz noktada kendi aleyhimize kullanılma kudreti olan meçhul aygıtları bizzat kendi ellerimizle büyüttüğümüzü ve bunun karşısında gittikçe küçüldüğümüzü fark ediyoruz. Sahiden, fark ediyor muyuz? Peki ya her geçen saniye katlanarak büyüyen ve tümüyle veriden müteşekkil bu aygıtlaşmış kültürün vakti geldiğinde sadece kötülük üretmeyeceğinden emin olabilecek miyiz? Öte yandan teknolojiye öncülük edenlerin “insan iradesine, özgürlüğüne ve mahremiyetine ne olacak” sorusu karşısında sessiz kalmalarına ne demeli? 
Evet, gelecek geldi. 
Fakat hâlâ vakit var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf3ba13-b05a-4c50-bc78-c5b3b5effec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Otağ IV: Gazneli Mahmud</image:title>
            <image:caption>“Ya İlahi! İslâm dinine yardım etmek, İslâm’ın düşmanlarını söküp atmak maksadıyla her yıl gaza için Hindistan’a gitmeyi kendime farz kılıyorum. Beni mansur ve muzaffer eyle. Niyetimi halis eyle!”
Gazneli Mahmud
Türk tarihinde vazgeçilmez bir yere sahip olan, çok uluslu yapısıyla imparatorluk hüviyeti taşıyan, Orta Doğu’da Ehl-i Sünnet inancını tahkim eden Gazne Devleti’nin efsanevi hükümdarı Gazneli Mahmud (971-1030); kazandığı zaferlerle, kişiliğiyle ve dönemindeki sanat anlayışıyla okuyucunun karşısına çıkıyor! Osmanlı Devleti’nin tüm safhalarını KAYI serisi ile yüz binlere ulaştıran Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, şimdi ise İslâm dünyasına yön veren Türk devletlerinin, liderlerinin ve örnek şahsiyetlerinin tarihini anlatmaya OTAĞ serisinin 4. eseri ile devam ediyor.
·         Gazneli Mahmud’un babasından aldığı tarihî miras ve zaferlerine etkisi…
·         17 Hint seferi ve İslâm’ı Hint topraklarında tanıtıp yayması…
·         İran’da Şii Büveyhoğulları ile mücadelesi ve ehl-i sünneti hâkim kılma gayreti…
·         Tarihî ve siyasi yönünün yanı sıra mücadeleci ruhu…
·         Gazneli Mahmud ile Selçuklu taht varisi Arslan Yabgu arasında geçen tarihî diyalog…
·         Horasan’dan Mekke’ye uzanan hac yolunun güvenliği için gösterdiği çaba…
·         Eğitime, şairlere, adalete ve tasavvufa verdiği önem…
·         Devletin ekonomisi için yaptıkları ve imar faaliyetleri…
·         Hayatı ve vefatındaki ibretlik dersler…
OTAĞ IV – Hindistan Fatihi: Gazneli Mahmud, isimli eserde, zorluklarla dolu bir başlangıçtan koca bir imparatorluğa dönüşen Gaznelilerin sürükleyici, merak uyandırıcı, akılda kalıcı tarihi yanında “Seyfüddevle/Devletin kılıcı” lakabını taşıyan bu büyük hakanın soluksuz okuyacağınız destansı hayatı sizleri bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f55ef8-2d52-48b2-aed8-d022f7f66519.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyılın İkinci Yarısında Osmanlı&apos;da Sarraflar ve İlişki Ağları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’da sarraflar, kurdukları finans ağlarıyla, modern bankacılığın gelişimine dek imparatorluğun mali açıdan Avrupa’yla bütünleşmesinde rol oynayan temel aktörlerdi. Bir anlamda sarraflar, paranın patronluğunu yapan, imparatorluğun bankasız bankerleriydi. Özellikle 16. yüzyılın ortalarından itibaren imparatorluğun nakit ihtiyacının giderek artması ve iltizam sisteminin yaygınlaşması, sarrafların hızla yükselmesine yol açtı. 17. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemde sarraflar için adeta bir “altın çağ” yaşandı.
Ancak bu altın çağın bir de öteki yüzü vardı. İmparatorluğun parasal çarkını işletmek gibi bir işlev üstlenen sarraflar zaman zaman yolsuzluk ve ihanet gerekçeleriyle devletin takibine takılarak katle ve müsadereye uğradılar. Kitabın merkezini oluşturan iki aktör; Darbhâne-i Âmire sarrafı Bedros ile Sakızlı sarraf Dimitri’nin yükselişler ve düşüşler barındıran “çarkıfelek hareketliliğindeki” hayatları sarraflık kurumu ve bu kurumun 18. yüzyılda gördüğü işleve dair farklı bir bakış sunuyor.
•             Bu dönemde sarraflar yalnızca finansör olarak mı işlev görmekteydiler? Devlet ve toplum nezdinde başka rolleri de var mıydı?
•             Bağlantıda oldukları kişiler kimlerdi? Kurdukları ilişki ağları bağlamında Osmanlı toplumu ya da kendi cemaatleri üzerinde bir güç unsuru oluşturdular mı?
•             Yönetici elitler arasında yaşanan iktidar savaşı ya da hizipleşmede sarrafların rolleri nelerdi? Bu çatışmalarda taraf mı oldular, yoksa kurban mı gittiler?
•             Bedros’un katlinde Eflak voyvodası Mavroyani’nin dahli var mıydı?
•             Esma Sultan’ın himayesi Dimitri’nin hayatını ve ölümünü nasıl etkiledi?
Dr. Ertan Ünlü devletle çalışmanın bedelini canlarıyla ödeyen Darbhâne-i Âmire sarrafı Bedros ile Sakızlı sarraf Dimitri örnekleri üzerinden bu meslek erbabının Osmanlı iktisadi, siyasi ve sosyal yapısı üzerindeki etkilerini analiz ediyor. Üstelik bunu sosyal bilimlerde yeni yeni kullanılmaya başlanan sosyal ağ analizi ile yaparak sarraflık mevzuuna bambaşka bir kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f60620a-ed1c-4fc6-a628-44ab2519c37c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Yazılar</image:title>
            <image:caption>Ralph Waldo Emersonsuz bir modern dünya tahayyül etmek çok zordur.  Hem erken dönem hem de günümüz siyaset kuramcılarının üzerinde güçlü bir etkisi olan Emerson, kölelik karşıtı hareketin önde gelen temsilcilerinden biri ve transandantalizm akımının kurucularındandır. Doğaya dönüş, doğayla bir olmak temasının yanında bu akım, bilimsel yöntemlere güvenmek yerine, maneviyatı veya sezgisel düşünceyi öne çıkarır. Şu da vardır ki Emerson, disiplin sahibi olmayan bir mistik değil, geçiciliğinin ve kalıcılığının farkında olan ve demokratik bireysellik gibi bir kavramı geliştiren bir düşünürdür.
Emerson’un Henry David Thoreau ile dostluğu da önemlidir. Mahatma Gandhi ve Martin Luther King’in eylemlerine ilham veren sivil itaatsizlik kavramını hukuki ve siyasi bilinç düzeyini yansıtacak biçimde ifade eden ilk düşünür olan Thoreau’nun bu kavramını geliştirmesinde kuşkusuz Emerson’un da payı vardır.
Cambridge Üniversitesi’nin Siyaset Düşüncesi Dizisi edisyonu tercümesiyle oluşan bu kitap Matthew Arnold’un deyimiyle 19. yüzyılın “en önemli düzyazı metinleri”ni bir araya getirmekte ve dönemin entelektüel hayatına dair renkli bir panorama sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecd7ece4-0e39-4218-a47d-c0b4dfc08992.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefsani İsteklerin Kırılması</image:title>
            <image:caption>&quot;Mutedil bir tabiatta en efdal olan, midenin ağırlığını hissetmeyecek ve açlığın elemini duymayacak kadar yemektir. Hatta kişi midesini unutmalı ve açlık kendisine asla tesir etmemelidir. Çünkü yemekten gaye hayatta kalmak ve ibadet için güç kazanmaktır. Midenin ağırlığı ibadetten meneder. Açlık acısı da kalbi meşgul eder ve onu ibadetten men eder. Öyleyse gaye kişinin, meleklere benzemek için kendisinde yiyeceğin tesiri kalmayacak şekilde yemesidir. Çünkü melekler yemeğin ağırlığından ve açlığın eleminden mukaddestirler. İnsanın gayesi meleklere uymaktır. İnsan için açlık ve tokluktan kurtuluş söz konusu olmadığında, bunların ikisinden en uzak durum orta yoldur. Bu da itidaldir.&quot; 
Hüccetü&apos;l-İslâm İmam Gazzâlî Hazretlerinin İhyâ adlı eserinin Mühlikat başlığının üçüncü kısmı olan bu kitap oburluğun ve cinsi şehvetin afetlerinden bahsederek Müslümanlara sırat-ı müstakim ve itidali göstermekte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c30e0f91-8118-41cc-b0dd-704fc04ba3aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Sosyolojisi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Din çağdaş sosyal hayatın anlaşılmasında incelenmesi gereken temel realitelerden biridir. Elinizdeki editasyon metin din denilen realiteyi farklı boyutlarıyla ele alan yirmi sekiz makaleden oluşuyor.
 
Editör Michele Dillon bu yirmi sekiz makaleyi beş ana kısma ayırarak tasnif ediyor: Sosyolojik Bilgi Alanı Olarak Din; Din ve Sosyal Değişme; Din ve Hayatın Seyri; Din ve Sosyal Kimlik; Din, Politik Davranış ve Kamu Kültürü; Din ve Sosyo ekonomik Eşitsizlik. Metnin odaklandığı zaman ve konu çağdaş toplum ve çağdaş toplumda din.
 
Metin ayrıca dine belli başlı temel sosyolojik yaklaşımlar, modernite, sekülerleşme, politika, feminizm, spiritüalite ve inanca dayalı cemaat eylemi gibi çağdaş akademisyenlerin ve öğrencilerin ilgisini çekebilecek konuları da içeriyor. Bu metinde makalesi bulunan akademisyenlerin çoğuna göre modern dönemde çok revaç bulan dine ilişkin sekülerleşme tezi artık savunulamaz; çünkü sosyolojik din incelemeleri dinin günümüz toplumlarında da realite, bir gerçeklik ve belirleyici fenomen olarak varlığını koruduğunu gösteriyor. Aydınlanma Projesinin “optimist” savunucuları, dinin insanın korkularından olduğundan nerdeyse emindiler; onlara göre modernleşme sekülerleşme demekti ve bir gün insanlığın artık dine ihtiyacı kalmayacaktı ve din ortadan kalkacaktı.
 
Elinizdeki bu kitap bu Aydınlanma ütopyasının çöktüğünü gösteren metinleri içeriyor. Türkiye’de dine gelince; kabaca yetmiş yıllık &quot;Seküler Cumhuriyet&quot; rüyası Türkiye’de artık savunulamaz görünüyor; radikal cumhuriyetçilerin ütopyalarının aksine din Türkiye’de hala etkili ve çok etkili.
 
Elinizdeki kitap okurun Türkiye’de dinle ilgili sorunlarına da ışık tutacak; Paradigma Yayıncılık Din Sosyolojisi El Kitabı’nı bu umutla yayınladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a530c7bc-0a38-47b1-919d-819183cec8a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Bu kitap sorunlara ve açıklamalara, yani açıklama ihtiyacı duyan şeylere ve onların açıklanma tarzlarına odaklanarak eğitim sosyolojisine bir giriş, bir başlangıç yapmayı amaçlıyor. Belki de bu kaygıdan hareketle elinizdeki metinde alışılmışın dışında bir yaklaşımı benimseyeceğiz. Bu metnin bakış açısı ilgilerin ve yaklaşımların gelişmesini, doğan ve birbirini izleyen ilgiler ve yaklaşımlar olarak ifade etme anlamında tümüyle tarihsel bir bakış açısı da değildir teorik perspektifler etrafında organize edilmiş formel bir bakış açısı da değildir. Fakat yine de elinizdeki metnin tarihe bir vurgusu vardır; çünkü amacı bu alandaki düşünceyi bütün derinliğiyle takdim etmektir.  Bu kitap sosyolojinin kurucu düşünürlerini mümkün mertebe ayrıntıyla ele alıyor ve bu alanın geçmiş elli yılını geriye ve ileriye doğru kat ediyor. O hem yaklaşımların teorik yaklaşımlar olarak anlaşılma tarzlarına hem de farklı bakış açılarının belirli sorunları ele alma tarzlarına odaklanıyor. Bu noktada farklı türde ilgileri var: ilkin, sorunların tespitinin içerdiği şeyler nelerdir; ikincileyin, sorunların belirli bir şekilde açıklanmasının icap ettirdiği şeyler nelerdir? İlki görünen dünyanın nasıl olduğuyla; ikincisi, eğer belirli bir açıklamasının ikna edici olması icap ediyorsa dünyanın nasıl olması gerektiğiyle alakalıdır. Sözün gelişi, eğer eğitimin ‘kapitalizmin’ ya da ‘endüstriyelizmin’ veya ‘patriyarşinin/pederşahiliğin’ çıkarlarına hizmet ettiğine inanılıyorsa, bunun mümkün olabilmesi için dünyada ne tür şeylerin vuku bulması gerekir? Bizim dünyamız fark edilebilir şekilde gerçekten böyle bir dünya mıdır? Açıklamalarımız böyle olduğunu düşündüğümüz dünyanın ne kadar ve ne ölçüde kabul edilebilir izahlarıdır? Temel soru şudur: ‘Bu dünya nasıl varlığını sürdürmektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42706717-12aa-4436-80dd-96d59edd36b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanser Savaşları - Siyaset Kanser Hakkında Bildiklerimizi ve Bilmediklerimizi Nasıl Şekillendiriyor?</image:title>
            <image:caption>Kanser Savaşları’nı okumak için 80 milyondan fazla neden var! -Susan Yoachum; San Francisco Examiner-Chronicle- Kanser araştırma müessesesi, asıl problemin araştırma fonlarının eksikliği olduğuna inanmanızı ister. Bu bakış açısına göre kanserin temel sebebi cehalettir. Bu yüzden kanser denetiminin anahtarı - uyuşukluğumuzu ortadan kaldıracak büyük bir bilimsel atılımı olan - bilgidir. Fakat kanser hakkında zaten çok şey biliyoruz. Sigaraların ve asbestin kansere sebebiyet verdiğini, fazla yağlı, lif oranı düşük, çok tuzlu gıdaları yemenin çok sağlıklı olmadığını biliyoruz. Cildimizi güneşte yakmanın ya da yiyeceklerimizi pestisit banyosu yaptırmanın tehlikeli olduğunu biliyoruz. İster temizlediğimiz zeminlerden, ister hobilerimizden, isterse çalışmalarımızda kullandığımız malzemelerden gelsin akciğerlerdeki tozun kötü olduğunu biliyoruz. Düzenleme altına alınmamış endüstrinin kansere yol açabileceğini, kanserin kötü alışkanlıkların, kötü yöntemin, kötü ticaretin, hatta belki kötü bilimin ürünü olduğunu biliyoruz. Kanserle ilgili bilgiler az değil. Kanser politikasına yeniden yön vermek için düşünceli ve emin adımlar atılması gerekiyor. Başka bir deyişle sebeplerle ilgili bilgiler, ihtiyaç duyulan şeylerin sadece bir kısmını oluşturuyor. Sormazsanız öğrenemezsiniz, öğrenemezseniz yapamazsınız sözü çoğu zaman doğrudur. Ancak sorulması gereken soru sadece kansere neyin sebep olduğu değil, aynı zamanda kanseri önlemek için neler yapılabileceğidir. Her şeyin her zaman göründüğü gibi olmadığını kabul etmeliyiz. Cehalet üretilebilir, ideolojik boşluklar bizi kör edebilir, iyi haberler çoğu zaman taraflı olabilir, sebepler kültürel olabilir; faturayı bilim adamlarına kesmek, kanserle mücadele etmenin yollarından sadece biridir. Daha fazla araştırma için baskı yapan eylemciler şu soruyu sormalı: Hangi sonuca hizmet eden ne tür bilgi? Bildiklerimizi sormamız gerekiyor. Birinden diğerine giden yolu temizleme çabamıza rağmen sadece cehaletin bilgiyi nasıl davet edebileceğini değil, aynı zamanda bilginin de cehalete nasıl katlanabileceğini anlamamız gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c203af4-4bfc-47ff-80da-84042640da72.jpg</image:loc>
            <image:title>Leibniz</image:title>
            <image:caption>Voltaire’in Candide’inin &quot;Dr. Pangloss&quot;u, Hannover’in &quot;Lövenix&quot;i Leibniz; Newton ile eşzamanlı olarak icat ettiği diferansiyel hesapla matematik alanında çığır açmış bir dahidir. Çağını aşan düşünceleriyle uzayın ve zamanın mutlak değil, izafi olduğu fikrini geliştirmesiyle izafiyet teorisinin ve hissedilir olmayan algılar yaklaşımıyla da modern biliçaltı psikolojisinin temellerini atmıştır. Felsefi yaklaşımıyla ise Frege’den Kripke’ye kadar birçok yirminci asır filozofuna ilham vermiştir. Leibniz’in felsefi sisteminin başlıca hedefi ahenktir. Onun felsefesi yalnızca kainatın kurucu ilkesinin ahenk olduğu fikrinde dayanmakla kalmaz, belli başlı filozofların düşüncelerinin bir ahengini kurmayı da hedefler. Leibniz gerçekten de birtakım kadim düşünce gelenekleriyle çağının en yenilikçi fikirlerinin aynı potada eritildiği bir sistem inşa etmeye çabalamıştır. İlk bakışta birbiriyle çelişik görünen farklı dünya tasavvurlarının tutarlı bir sentezini meydana getirmek, Leibniz’in öncelikli amacı olmuştur. Fransız filozof Emile Boutroux’nun tercümesini sunduğumuz metni, Monadologie’nin 1892 tarihli baskısında yer alan oldukça geniş ve titiz bir Leibniz incelemesidir. Boutroux bu metninde, Leibniz’in felsefesinin aslına uygun bir tasvirini yapmak gibi çetin bir işin üstesinden ustalıkla geliyor; varlık anlayışından bilgi teorisine, Tanrı anlayışından etiğine, Leibniz’in engin düşünce dünyasına giriş için güvenilir bir kroki çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33344b20-afd6-48f0-b563-421e131c3e57.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger/Ontoteoloji - Teknoloji ve Eğitim Politikaları</image:title>
            <image:caption>Türkçedeki çok az kitap Heidegger’in ontoloji ile teoloji arasındaki ilişkisini bu kadar açık ve anlaşılabilir tarzda ortaya koyuyor; Türkçedeki çok az kitap Heidegger’in teknoloji ve üniversite eleştirisini böylesine ikna edici bir tarzda gözler önüne seriyor. Vukuf yüklü, içten, ufuk açıcı ve Heidegger’e empatik. Heidegger’i ve Heidegger etrafında kopan gürültüyü iyi bir anlama fırsatı. Böyle bir kitabı okurunun entelektüel menziline taşımış olmak, Paradigma için bir iftihar vesilesidir.
 
“Heidegger/Ontoteoloji, Heidegger’in felsefi tutumu ile politik tutumu arasındaki ilişkinin şimdiye kadar yapılmış en derin ve en aydınlatıcı yorumu. Thomson, Heidegger’in politikaya angajmanının nasıl felsefenin üniversitedeki rolünü kavrayışından doğduğunu ve Heidegger’in olgunluk dönemi düşüncesindeki en özgün ve önemli şeyin, bu trajik angajmanının sonucu olarak nasıl ortaya çıktığını ikna edici bir tarzda gözler önüne seriyor.”
 
Hubert Dreyfus, University of California, Berkeley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffc46cad-f974-4695-9679-ed2b1e05ea1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Engizisyonlar - Heretik-Avı ve Modern Totaliteryenizmin Entelektüel Kökleri</image:title>
            <image:caption>“Elinizdeki kitap bugünün engizisyonları ile geçmişin engizisyonları arasında dikkat çekici bağlantılar olduğunu ileri sürüyor ve bunu yaparak etkileyici fakat genellikle ihmal edilmiş düşünürlere ışık tutuyor. Ulaştığı sonuçlara ister katılın ister katılmayın, konuyu siz beğeneceksiniz; bu provakatif kitap sizi alıp götürecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffb06b17-0892-4ebd-9987-1574e7885abb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rasyonalite - İktisat Özelinde Bir Tartışma</image:title>
            <image:caption>Grekçede logos ile başlayan bir düşünce yolculuğunun Latince ratio&apos;ya tercümesi ondokuzuncu yüzyılda son radikal atılımını yapmış ve sosyal bilimlerin dilinde teknik hesaplayıcı bir akla, araçsal akla dönüşmüştür. Rasyonalite farklı tanımlamalar altında da olsa sosyal bilimlerde bu araçsal aklın karşılığı olarak kullanılmaktadır. Sosyal bilimler içerisinde kendi sınırlarını en erken belirginleştiren ve kendi iç teorik homojenitesini en erken belirginleştiren bir disiplin olarak iktisat bilimi, rasyonalite kavramının seyri açısından özel bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın temel iddialarından birisi rasyonalite kavramının araçsal karakterinin iktisat biliminde en radikal temsillerinden birini bulduğu yönündedir.
 
İktisatta rasyonalite, batı düşüncesinin aklının araçsallığa doğru seyrinin radikalleşmesini ifade etmektedir. Bu yüzden rasyonel seçim teorisi olarak formüle edilen kavram, iktisadın matamatiksel bir dile çevrilmesinin de öyküsünü kendi içinde barındırır.matematik, iktisat için bir araç değil bizzat iktisat bilminin dili haline gelmiştir.
 
İşte bu, aklın araçsal formunun radikalizasyonudur. Bu kitap logos&apos;un araçsal akla dönüşümünün serüvenini en ileri istasyonuna doğru,iktisada doğru izleme çabasındadır. Rasyanolitenin iktisat içi evrimi, kendi iç eleştirileri ile birlikte ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa27583c-82c8-4f2b-b52f-805da04b64be.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Düşünce Geleneği</image:title>
            <image:caption>Robert Nisbet’in elinizdeki metni genelde bir düşünce tarihi, özelde bir sosyoloji tarihi, yani sosyal düşüncenin tarihi kitabıdır. Sosyolojik Düşünce Geleneği’nde Nisbet, “sosyolojinin altın çağı” diye nitelendirdiği çağı (1830-1900), on dokuzuncu yüzyılın sosyal filozoflarının şu beş büyük temasının ana hatlarını çizerek ele alıyor: cemaat, otorite, statü, kutsal ve yabancılaşma. Bu kitapta, Avrupa’nın sosyoloji mirasını; Tocqueville, Comte, Marx, Durkheim, Weber, Tönnies, Le Play ve Simmel gibi kurucu şahsiyetlerin tezlerini karşılaştırmalı olarak bulacaksınız.
Paradigma Yayınları, Nisbet’in bu kitabını üniversitelerimizdeki sosyoloji müfredatına, öğrencilere, sosyolojiye ve düşünce tarihine ilgi duyan profesyonel okurlara gururla ve entelektüel dünyamızda hak ettiği karşılığı bulacağı inancıyla takdim ediyor. Sosyolojik Düşünce Geleneği “sıradan” bir metin değil, sosyolojinin ya da sosyal düşüncenin köklerinin ve kaynaklarının açık ve derin analizidir. O bir sosyoloji klasiğidir.
Mevcut literatürde, sosyolojinin muhafazakâr gelenekten intikal eden mirasını bize [bu kitaptan] daha iyi izah edecek başka bir kitap bulmak neredeyse ihtimal dışıdır.
Alasdair MacIntyre
Berrak bir üslupla kaleme alınmış bu göz alıcı kitap, sosyolojinin bir türedi disiplin; modern dünyanın büyük entelektüel akımlarıyla alakasız ve onlara yabancı bir disiplin olduğu yolundaki hâlâ egemen fikre saplanıp kalanlara bunun böyle olmadığını gösteriyor.
Lewis A. Coser
Bu derin ve akıcı kılavuz metin, sosyal düşüncenin sosyoloji geleneğindeki köklerini ve sosyolojinin merkezî kavramlarının zamanın sınavından geçme nedenlerini, kendisinden önce bu konuda yazılmış herhangi bir kitaptan çok daha açık şekilde gözler önüne seriyor.
Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b69c45-56f1-4657-bd1a-83a277c94b25.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yazgısı</image:title>
            <image:caption>Bazı eserleri artık klasik statüsü kazanmış olan büyük Rus düşünürü Nikolay Berdyaev (1874-1948) özellikle tarih ve toplum felsefesi, felsefi antropoloji, ontoloji ve etik alanlarında yoğunlaşmış çok yönlü ve interdisipliner bir filozof. İnsanın Yazgısı, Berdyaev’in felsefesini, dünya görüşünü, ilgilerini ve mesajını bir bütün olarak yansıtan zengin ve görkemli bir kitap.
 
Berdyaev, felsefenin asıl konusunun “varlık” ve “insan” olduğunu vurgular. Şu halde hakiki felsefe ontolojiye ulaşmalıdır; doğa bilimlerinin ve hakikati ikiye bölen düalizmin boyunduruğuna girmiş, rasyonalistik, dogmatik veya rölativistik epistemolojiye değil. ‘Geisteswissenschaften’ olarak felsefe “hikmet”tir, hikmet arayışıdır; bilgi için bilgi değil.
 
İnsanın anlamı ve yazgısı, felsefi antropolojinin başlıca meselesidir ve bu da bizi kaçınılmaz olarak ‘etik’e götürür. İnsan, terimin en derin ve en geniş anlamıyla etik bir varlıktır. Bütün büyük düşünürler, doğrudan ya da dolaylı, etikle ve insanın yazgısı problemiyle ilgilenmişlerdir. Bu bağlamda Berdyaev etik sistemleri/anlayışları üç kategoride toplar: Yasa etiği, kuruluş etiği ve yaratıcılık/özgürlük etiği.
 
“Ahlaki bilinç, Tanrı’nın şu sorusuyla başlamıştır: ‘Kabil, kardeşin Habil nerede?’ ve şu soruyla sona erecektir: ‘Habil, kardeşin Kabil nerede?’” (Berdyaev)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96d7e66d-cef1-4694-9405-bc99e3d9b9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Düşüşü</image:title>
            <image:caption>Modernitenin tarihi, ‘söz’ün/‘kelam’ın fiilen düşüşünün/değersizleştirilmesinin de tarihidir. Tekniğin, modern bilimin ve kapitalizmin (para ve iktidarın) çağı ‘imaj’ın/‘göz’ün ‘söz’e/‘kulak’a üstün görüldüğü çağdır; Nietzscheci tabirle nihilistik bir çağ. Bu çağda insani varoluşun anlamı ‘söz’ün/‘anlam’ın düşüşüne paralel olarak indirgenmiş, daraltılmıştır.
Ellul dilin, insani varoluşun temelinde yer aldığını izah ediyor ve çerçeveyi bireyden toplum ve devlete doğru genişleterek modern toplumsal ve politik sorunların kaynağı durumundaki zihinsel kırılmaları da mercek altına alıyor. Dolayısıyla Sözün Düşüşü yalnızca dil, felsefe ve teolojiyle değil, aynı zamanda sosyal bilimlerle de ilgili bir kitap.
Ellul, söz/işitsel ile imaj/görsel arasındaki dikotominin modern dönemde imaj/görsel lehine nasıl yeniden kurulduğunu ifşa ederken benzeri bir hataya düşmüyor ve her birinin yerini ve hakkını teslim edip söz ile imaj arasındaki kaybedilmiş “denge”yi bulmak için soruşturmayı İlk ve Ortaçağ’a kadar genişletiyor; diyalektiği/refleksiyonu sonuna kadar işletiyor. ‘Söz’ün/‘Dil’in yine dil hakkındaki kimi modern teorilerle ve bizatihi konuşma ve yazıyla “tüketilmesini” eleştiriyor; konuşma ve yazının suistimali, konuşma ve yazı “enflasyonu” yoluyla ‘Söz’ün “devaüle” edilmesini.
Ellul’ün düşüncesine hâkim olan, diyalektik “zorunluluk” ile “özgürlük” arasındaki diyalektiktir. Bu durumda “gerçeklik” imaj, “hakikat/inanç” ise söz alanında ikamet eder. Söz, “insanın özgürlüğü”nün gerçekleştiği yegâne alandır. Sözün Düşüşü, ‘Söz’ün/‘Dil’in kurtarılmasına ve nihilizmin aşılmasına adanmış bir kitaptır. ‘Söz’ün kurtuluşu, insanın da kurtuluşudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1751a0-85f1-4ead-ad0e-6e806881e1b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger Moderniteyle Hesaplaşma - Teknoloji-Politika-Sanat</image:title>
            <image:caption>Heidegger: Moderniteyle Hesaplaşma / Teknoloji, Politika, Sanat’a kılavuzluk eden fikir, Martin Heidegger’in teknoloji anlayışı ile Nasyonal Sosyalizm’le ilişkisi ve Nasyonal Sosyalizm anlayışı. Zimmerman, Heidegger’in modern teknoloji yorumunun reaksiyoner politik görüşlerinden doğduğunu ileri sürüyor; Heidegger’e göre modernite ve endüstriyelizm Batı’nın çöküşünün tezahürleridir. Modern teknolojinin özü, teknik bilgi ya da aygıt değil, şeyleri özel bir ifşa tarzı, şeyleri daha fazla güç arayışını takviye için gerekli ham madde olarak ifşa tarzıdır.
Kitabın birinci kısmı, Heidegger’in modern teknoloji eleştirisini Almanya’nın 1920’ler ve 1930’lardaki sosyal, ekonomik, politik ve kültürel kontekstinde temellendiriyor. Heidegger’in prodüksiyonist metafizik anlayışı ile Nasyonal Sosyalizm’le ilişkisi arasındaki bağ olarak Ernst Jünger’in yazılarına özel bir vurgu yapıyor. İkinci kısım, Heidegger’in prodüksiyonist metafiziğin kaynakları, sonuçları ve ona mümkün alternatifler hakkındaki görüşlerinin izini sürüyor. Zimmerman bu kısımda Heidegger’in otantik çalışma/iş ve üretim modunu, işin bir sanat formuna dönüştürülmesi çerçevesinde kavrama girişiminin analizini yapıyor. Kitabın sonuç kısmı, Heidegger’in teknoloji eleştirisinin çağdaş dünya ile ilgisini kuruyor.
Yalnızca teknoloji çağının ön kabullerini, risklerini ve öncüllerini sorgulayarak insanlık bu çağın açtığı tehlikeli ve şaşırtıcı imkânlar içinde yaşamanın otantik tarzlarını keşfetmeyi umabilir.
Heidegger: Moderniteyle Hesaplaşma, Zimmerman’ın açık, akıcı ve kolay anlaşılabilir üslubunu aynı açıklık, akıcılık ve anlaşılabilirlikle okuruna sunuyor. Çok az metin Heidegger’in “çetin” dilini bu kadar anlaşılabilir şekilde takdim edebilir.
“Zimmerman, Heidegger’in teknoloji hakkındaki görüşlerinin ve Nasyonal Sosyalizm’le ilişkisinin reddedilemeyecek ölçüde makul ve sağduyulu bir yorumunu yapıyor. Son zamanlarda Heidegger hakkında kaleme alınmış en önemli kitaplardan biri.”
John D. Caputo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759772c0-0d66-454d-bac1-4058e4afeffc.jpg</image:loc>
            <image:title>İstikrarlaştırıcı Güç Türkiye</image:title>
            <image:caption>ABD’nin Irak ve Afganistan’ı işgali, Suriye başta olmak üzere Arap Baharı sonrası iç savaş sarmalına giren bölge ülkeleri, Doğu Akdeniz’deki mücadele, savaş ve kıtlık gibi nedenlerle yerlerinden ayrılmak zorunda kalan milyonlarca insan ve salgın karşısında aciz kalan büyük güçler…
Yakın tarihte şahit olduğumuz bu olaylar büyük trajedilere yol açtı. Barış ve adalet sağlaması beklenen uluslararası sistem bu ve benzeri krizlere cevap veremedi. Ortaya çıkan sıkıntılar Türkiye’yi de yakından etkiledi.
Bütün bunlara rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tecrübesi ve liderliğiyle Türkiye’nin kapasitesi birleşince sadece bölgesel değil küresel ölçekte de birçok mesele büyük maliyetler ortaya çıkmadan çözüldü. Suriye’de yerlerinden edilen milyonların hayatının kurtarılmasından İran’la nükleer müzakerelere, Rusya-Ukrayna savaşındaki ateşkes çabalarından salgın sırasında yardım ulaştırılan ülkelere kadar pek çok konuda Türkiye’nin attığı adımlar bütün dünyanın takdirini topladı.
Aktörler ve coğrafyalar farklılaşsa da Türkiye’nin barış ve istikrar için gösterdiği gayret değişmiyor. İstikrarlaştırıcı Güç Türkiye yakın dönemde yaşanan krizlerin çözümü için Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f968be-fc8c-439a-be23-f1f1213be77d.jpg</image:loc>
            <image:title>Epistemik Cemaat</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de on dokuzuncu yüzyılın başından bu yana bir entelektüel veya epistemik kirlenme, bu epistemik kirlenmenin yol açtığı bir epistemik kargaşa veya epistemik bunalım yaşanmaktadır. Entelektüel hayatımıza fizyonomisini armağan eden temel fenomen bu epistemik bunalımdır. Kaldı ki en dehşet verici alçalma entelektüel alçalmadır. Bununla birlikte bilim denilen devasa kurumun sosyolojik açıdan nasıl ele alınabileceği, bilime ülkemizden nasıl bakılması gerektiği ve bu bakış açısıyla ele alındığında ülkemizin ve toplumumuzun payına düşenin ne olduğu gibi esaslı sorular üzerinde pek durulduğu söylenemez.
Ülkemizde bilim sosyolojisi disiplininde yapılan ilk çalışma olan Epistemik Cemaat, genelde “bilgi sosyolojisi”, özelde bilgi sosyolojisinin bir alt-dalı olarak doğan “bilim sosyolojisi” veya “bilimsel bilginin sosyolojisi” disiplini çerçevesi içinde bir denemedir. Daha genel bir söyleyişle, bir entelektüeller sosyolojisi incelemesidir. Kitabın satır aralarından, Türkiye’deki egemen bilime bakış açısının veya egemen bilim ideolojisinin ya da daha anlamlı bir söyleyişle “ortodoksi”nin eleştirisi olduğu kolayca anlaşılabilir.
Antipozitivist bir entelektüel tutumu yansıtan Epistemik Cemaat, son kertede bir giriş, bir başlangıç ve bir hazırlıktır. Cevabını vermek istediği temel sorular şunlardır: Bilim ve bilimsel bilgi nedir; bilimsel bilgi nasıl inşa edilmekte ve nasıl meşrulaştırılmaktadır? Kim nerede, ne zaman, hangi epistemik cemaate bağlı? Kitap, entelektüel tarihimizi açıklamakta bize kılavuzluk edebilecek bu soruları bihakkın düşünmek açısından önemli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63822a49-da89-42a1-b265-36bdbb204c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eric Voegelin İnsanlık Draması</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olmasına rağmen çağdaşlarının çoğuna nispetle ülkemizde neredeyse hiç tanınmayan bir Alman filozofun, Eric Voegelin’in (1901-1985) politika teorisini, moderniteye yaptığı eleştiri çerçevesinde ele alıyor.
Geçtiğimiz yüzyılın en tartışmalı filozoflarından biri olan Voegelin, “aşkın tecrübe”yi politik teorinin dışında bırakan yahut hiçe sayan modern politika teorilerini radikal bir tarzda eleştirir. Onun politika teorisi, politik eylemde bulunan insanın, varlığının asli “temeli”yle tekrar buluşmasını, moralite ile politikayı bir arada düşünebilmemizi ve ideoloji ile politikayı birbirinden ayırabilmeyi sağlayacak temel felsefi kriterleri keşfetmemizi mümkün kılar. Hepsinden önemlisi, Voegelin, politika teorisinde, modern dönemde kaybedilmiş olan “ortaklığın”, “politik, moral ve spiritüel ortaklığın” felsefi ve sosyolojik varolma koşullarını gözler önüne serer. Bu ortaklık insanın “temel” tecrübesiyle, “anlam” arayışıyla ilişkilidir; “temel” tecrübesinin kaybı, “ortaklığın” kaybı demektir.
Voegelin üzerine Türkçedeki ilk çalışma olması dolayısıyla bu çalışma öncelikle “Voegelin kimdir ve politika teorisini oluşturan temel düşünceler nelerdir?” sorularından hareketle yazılmıştır. Diğer taraftan, “tarih teorisi/felsefesi” niteliği de taşıyan politika teorisi eksenindeki geniş çaplı felsefi, teolojik ve tarihsel soruşturmasının “genel” bir panoramasını da sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29d1861e-56a9-44e7-a0a9-19168a27c3e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Din, Devlet, Tarih</image:title>
            <image:caption>Büyük idealist filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel, ortaya koyduğu fikir ve eserlerle günümüz dünyasını anlamak için hala vazgeçilmez bir isimdir. Tarih, devlet, uluslararası ilişkiler ve din gibi alanlarda yaptığı önemli çalışmaların kıymetini geçen uzun seneler azaltamamıştır.
Hegel için tarih, devlet ve uluslararası ilişkilerin aslî kurucu unsuru dindir. Din olgusu bilinmeden Hegel felsefesini anlamak mümkün değildir. Din, devlet, tarih ve uluslararası ilişkiler gibi öğeleri bir zincirin halkaları şeklinde görmesi nedeniyle Hegel’in dış siyaset felsefesi birlik merkezlidir. Hegel için birlik olmadan felsefe eksiktir. Ayrıca Hegel felsefesi idealist olmasına rağmen uluslararası ilişkiler teorileri bağlamında ütopist değil, realisttir. Bu yönüyle Hegel’de dış siyaset felsefesi idealizm-realizm bütünlüğüne ulaşır.
Ne düşünsel ve metodik boyutta ne de politik anlamda Hegel asla güncelliğini yitirmemiştir. Bugün dahi felsefe Hegelsiz anlaşılamamaktadır. Adorno, Lukács, Heidegger, Bloch, Sartre, Foucault, Habermas ve daha birçok düşünür Hegel okumuştur ve okumaya devam etmektedir. Hegel’i bilmemek, son dönem siyaset ve siyaset felsefesini tam anlamıyla kavrayamamaktır. Dolayısıyla Hegel’in anlaşılamaması, içinde yaşadığımız modern dünyanın anlaşılamaması demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c0bcbf-c897-4bb1-8b60-d175935775c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Entelektüel Babam Cemil Meriç</image:title>
            <image:caption>Bu Ülke, Umrandan Uygarlığa ve Mağaradakiler gibi kültür hayatımızda kalıcı iz bırakan kitapların müellifi, düşünce tarihimizin en üretken ve özgün kalemlerinden Cemil Meriç hakkında bir kitap…
Hüsamettin Arslan, Entelektüel Babam adlı geniş ufuklu kitabında Cemil Meriç’le ve metinleriyle diyaloğa giriyor. Onun entelektüel serencamından yola çıkarak düşüncelerinin çeşitli boyutlarını Türkiye’nin modernleşme meseleleriyle birlikte ele alıyor. Meriç’le yapılmış kapsamlı bir mülakatla açılan “düşünenlerin düşüncesini düşünmeye” dönük çalışma, üç Cemil Meriç zaviyesinden Türk düşünce hayatındaki epistemolojik bunalımdan Cemil Meriç’in Türkiye’de gördüğü fonksiyona, epistemik cemaatten erken bir “postmodern” olarak Cemil Meriç’e kadar uzanıyor. Hâkim Meriç değerlendirmelerinin dışına çıkarak, farklı bir bakış açısı ve farklı bir çift gözlük kullanarak bir entelektüel olarak Meriç’in kişiliği, düşünceleri ve Türk entelektüel hayatı içindeki yeri konusunda farklı bir yorum yapıyor.
Aynı şekilde Hüsamettin Arslan kendisine Cemil Meriç özelinde yöneltilen eleştirilerle de karşılaşıyor ve bunları cevaplıyor. Bu yönüyle çok boyutlu bir entelektüel dostluk hikâyesi anlatan kitap, Meriç ve Arslan’ın sürekli etrafında dolandığı mefhumlara ve meselelere ilişkin önemli tespit ve aforizmaları da içeriyor. Düşüncenin en ücra köşelerini yoklayan, yalınkat bir bilgi yerine kapsamlı incelikli bir bilginin peşine düşen Entelektüel Babam, Cemil Meriç’in Türk düşünce dünyası üzerindeki dikkat çekici etkisini değerlendirme imkânı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3065a6d-3e08-4320-8769-dbf450313db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Jöntürkler Jönkürtler Muhafazakârlar</image:title>
            <image:caption>Aforizmatik bir üsluba ve metafora başvuran Hüsamettin Arslan, popüler entelektüel kültürümüzün geçer akçeleriyle hesaplaşırken okurlarını her daim sorumlu olmaya, “mesul” olmaya davet eder: bedeninden, ruhundan ve eylemlerinden, dostlarından ve düşmanlarından, sevgisinden ve nefretinden, komşusundan ve başka insanlardan ve her şeyden önemlisi “özgürlüğünden” sorumlu olmaya…
Jöntürkler Jönkürtler Muhafazakârlar kitabı Hüsamettin Arslan’ın iktidar, otantisite, dil, muhafazakârlık, etnisite, elitler, seküler amentüler ve etnik milliyetçilik bağlamında Türkiye’nin sıcak gündemiyle ilgili yazılarını içeriyor. Yazarın entelektüel babalarını da belirgin kılan kitap, Jöntürklerin otantik Türkiyeli halklar için ifade ettiği anlamla Jönkürtlerin ifade ettiğinin aynı olduğunu ustalıkla gözler önüne seriyor. Bu açıdan bakıldığında, Arslan’ın metinleri okurlarını entelektüeller, ideolojiler çerçevesinde Türkiye’nin sorunları ve dönüşüm süreçleri üzerine düşünmeye davet ediyor. Son kertede “Yazmak okura borçlanmak; okumak yazara borçlanmaktır.” Hiç şüphesiz eserin alt başlığındaki “meçhul okur” ifadesi ilhamını “meçhul asker” den alıyor; fakat yine de “militer” bir terim değil; zira kitabın yazarı dâhil, her okur meçhul okurdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624ba6c3-4e4a-41a1-9362-31b6a5f0109b.jpg</image:loc>
            <image:title>Quis Ut Deus</image:title>
            <image:caption>Bir insanın kendine koyabileceği en makul ahlaki hedef “daha iyi bir insan olmak” iken, bunu Tanrı&apos;yı örnek alarak yapmak ne kadar insanidir? Bir insan daha ahlaklı, daha iyi, daha mutlu olabilmek için Tanrı&apos;yı modellemek zorunda mıdır? İnsanın tanrısal ve kutsal kabul ettiği alanla irtibatının her zaman sorulara ve meraklı bakışlara namzet olduğu düşünüldüğünde, bir felsefî düşünce insanın tanrısal olanı model almasını nasıl rasyonelleştirebilir?
Elinizdeki kitap bu sorulara cevap aramak için yola çıkmış, Orta Çağ İslam ve Batı felsefesinde insanın Tanrı&apos;yı model alması fikrinin hangi kavramlar ve metinler etrafında ele alındığının takibini yapan bir kavram arkeolojisidir. Quis ut Deus? (Tanrı gibi olan kimdir?) sorusuna cevap arayan bu çalışma, bir yandan tanrısal ve ulaşılmaz kabul edilen alanın nasıl rasyonalize edildiğini ve insanileştirildiğini araştırırken diğer yandan insani olanın nasıl tanrısallaştığının tarihine ışık tutmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c515a635-33bb-4015-928b-473a7312f00b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ders Üzerine Ders</image:title>
            <image:caption>Pierre Bourdieu şüphesiz 20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden biri. Fikir ve eserleri sosyal bilimler dünyasında birçok çalışmaya ilham olmaya devam ediyor. Bourdieu’nün çalışmaları sosyal sınıf, kültürel sermaye ve toplumsal eşitsizliğin yeniden üretilmesini anlamamız için oldukça önemli.
Bourdieu’nün Collège de France’ta yaptığı etkileyici açılış konuşması hem kendi düşünce dünyasına hem de dönemin tartışmalarına dair kapsamlı bir çerçeve sunuyor. “Ders Üzerine Ders” başlığıyla kitaplaşan ve Türkçede ilk kez yayımlanan bu konuşma, sosyal analizin karmaşıklığını, statükoyu şekillendiren yapıları ve sosyoloğun sorumluluklarını tartışmaya açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddbe8583-dbbd-400f-a607-bc656cf1630e.jpg</image:loc>
            <image:title>Enformasyon Savaşından Dezenformasyon Savaşına</image:title>
            <image:caption>Gelişen teknoloji ve dijitalleşme bilgiye ulaşmayı çok kolaylaştırdı. Ancak bu kolaylık beraberinde başka kavramları hayatımıza soktu: Dezenformasyon, post-truth, manipülasyon, infobezite, mezenformasyon ve infodemi gibi kavramları daha sık duyar olduk.
Gazete, dergi, televizyon ve filmlerin yanında artık sosyal medya ve dijital medya platformları da bizim tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeye, siyasi tercihlerimizi yönlendirmeye kısaca bütün hayatımızı şekillendirmeye çalışıyorlar. Büyük küresel şirketlerin ya da devletlerin kontrolü altındaki bu platformların talepleriyle başa çıkmak her zamankinden daha zor. Geniş kitleleri etkilemek için büyük bir yarış sürerken bu platformaların kendi aralarındaki kıyasıya rekabet ve iktidar mücadelesi de devam ediyor.
Elinizdeki kitap sosyal medyadan Hollywood’a, Netflix’ten Batı medyasına, dijital diplomasiden yapay zekaya kadar maruz kaldığımız bilgi bombardımanını ele alıyor. Analiz ettiği veriler ve gösterdiği örneklerle bizleri uyanık olmaya davet ediyor. Her ne kadar bu, akıntıya kürek çekmeye benzese de...

Fahrettin Altun • İsmail Çağlar • Oğuzhan Bilgin
Mesut Aytekin • Enes Bayraklı • Şeyma Filiz
Oğuz Kuş • Metin Erol • Yunus Emre Ökmen
Derya Gül Ünlü• İsmail Akdoğan • Yusuf Adıgüzel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2126c145-bca7-43b5-9213-b2685845fc8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat ve Yöntem</image:title>
            <image:caption>Hakikat ve Yöntem güçlü bir kitaptır; gerçekten de felsefi hermenoytiğin klasiği hâline gelmiştir – savaş sonrası Alman felsefesinin ihraç edilmeye elverişli ve değerli birkaç başarısından biridir. Hakikat ve Yöntem mütevazı bir başlama noktasından, Geisteswissenschaften’a (anlam bilimleri) uygun epistemoloji sorunundan hareketle sanat, tarih, dil alanlarında ve Batı felsefe geleneğinde dolaşır ve bir evrensel ontolojiye ulaşır. Bu kitabın açtığı uzun yolu katetmek isteyen kişinin derin bir nefes alması ve çok sayıda “engeli” aşması gerekir. O gerçek bir summa/şaheserdir. Hermenoytiğin şaheseri olduğu gibi kontrol edilemez olanın, yani insanın sonluluğunun/sınırlılığının da şaheseridir.
Hakikat ve Yöntem’i provokatif hâle getiren şey argümanıdır: Anlama teorisi asla sonunda “nesnesinin” tam bir kavrayışına ulaşmayı başaramaz. Nedeni temel tezidir: Fiilen anladığımız şeyi tam anlamıyla kavramlaştırmaya ve metodize etmeye çalışırken daima çok geç kalırız. Anlama asla fiilen temellendirilemez; çünkü anlamanın bizatihi kendisi daima üzerinde durduğumuz zemindir.
Hayat ve birbirimizle ilişkiler evrenimiz, dile gelebilen, paylaşılabilen şeyler, sevgilerimiz, sempatilerimiz ve antipatilerimiz, kavramlaştırılamaz hayat faktörleri; bütün bunlar yöntemin kontrolüne tabi alanların dışında kalır. Fakat biz burada da “hakikat”i tecrübe eder, onu paylaşır, iletir ve onunla birlikte yaşarız. Hakikat ve Yöntem’in ilgilendiği hermenoytik hakikat budur.
Jean Grondin, Hans-Georg Gadamer: A Biography</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80fbb7b8-abd7-4cfc-b8e4-44b68b981193.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel İhtilaflar</image:title>
            <image:caption>Senin adın benim sağaltımımdır ey Tanrım,
Seni hatırlamak benim çaremdir.
Sana yakın olmak benim ümidimdir.
Sana duyduğum sevgi benim refakatçimdir.
Merhametin sağaltımımdır ve kurtarıcımdır,
Hem bu dünyada hem öte dünyada.
Senin sanatın gerçekte bütün cömertliktir,
Bütün bilgidir, 
Bütün bilgeliktir.
 
Bahama Duası
 
Bilimsel İhtilaflar: Ziya Özel ve Zakkum Vakası, günümüz dünyasının büyük problemi “kanser” hakkında, kanser ihtilafının sosyolojisi üzerine bir kitap. Bilimin bilimsel ihtilaflara dayandığı ve her ihtilafın “sosyal” bir fenomen olduğu varsayımından yola çıkan bu eser bilim sosyolojisi, bilim felsefesi ve bilim tarihi literatüründen yararlanıyor. Konuyu ise Türkiye’de kamuoyunun aşina olduğu, Ziya Özel’in kansere çözüm olarak önerdiği “zakkum” ekstresinden doğan bilimsel ihtilafa odaklanarak ele alıyor.

Türkiye’de bir bilimsel keşif yapıldığında bu keşfin başına gelen nedir?
Bilimsel keşifler ve dolayısıyla bilimsel ihtilaflar politik, ideolojik, ekonomik fenomenlere nasıl dönüşürler?
Ziya Özel büyük bir kaşif mi yoksa “şarlatan” mı?

Bilimsel İhtilaflar, “zakkum ihtilafı”nın analizinden hareketle bu tür sorulara cevap arıyor. Ulaştığı mütevazı sonucu şu cümleyle özetlemek mümkün:
“Şarlatanlarına, heretiklerine ya da amatörlerine yaşama hakkı tanımayan bir bilimsel komünitede yenilik, gelişme, değişme ve yaratıcılık imkânsızdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b98ef61-37b6-4c88-be95-71567fdb9bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöntemi Aşan Bilim</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı “problemsiz veya sorunsuzmuş” izlenimi veren ve genelde öyle olduğu peşinen kabul edilen “yöntem” ile yöntem düşüncesini, entelektüel açıdan anlamlı bir probleme dönüştürerek tartışmaya açmaktır. Arslan’ın Yöntemi Aşan Bilim çalışması doğa bilimlerinde ve sosyal bilimlerde kullanılan yöntemlerin analizini yapma gayesi taşımaz; hedefi “yöntem”in ve yöntem düşüncesinin entelektüel tarihte aldığı formları belirlemektir. Cevabını aradığı temel sorular ise şunlardır:

Yöntem ya da yöntemler, herhangi bir toplumsal temelden bağımsız mıdır?
Batı dünyasında ve Türkiye’de yöntemin, yöntemlerin ya da yöntem düşüncesinin sosyolojisini yapmak mümkün müdür?
Doğal ve toplumsal dünyayı yöntemleri kullanarak inceleriz. Peki yöntemleri inceleyen yöntemler var mıdır?
Mevcut inceleme-araştırma yöntemlerini, bu yöntemlerin bizzat kendileriyle test ederek doğrulamak ya da yanlışlamak mümkün müdür?
Eğer bu sorulara olumlu cevaplar veremeyeceksek özelde bilimsel faaliyeti, genelde ise entelektüel araştırmayı mevcut yöntemler dışında dayandırabileceğimiz sağlam bir temel var mıdır?
Yönteme bağlılığın, yönteme vurgunun veya yönteme inancın kendisinin yöntemlere dayandığını ve bilimsel olduğunu öne sürebilir miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c255f9d4-c03a-4814-a99c-3318672b66e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşme Teşebbüsleri</image:title>
            <image:caption>Batı dünyasındaki keşifler, sömürgecilik faaliyetleri, merkantilizm, ilmî ve teknolojik ilerleme, zihniyet değişmeleri gibi gelişmeler sanayi inkılabına yol açan şartları oluşturdu. Aynı gelişmeler -ki Osmanlı toplumu aynı süreçlerden geçmedi- Osmanlı İmparatorluğu’nu olumsuz yönde etkiledi. Bu çerçevede Osmanlı ekonomisinin bahsedilen gelişmelere uyum sağlayamamasının sebepleri Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sebepleriyle benzerlik gösteriyor.
Hüsamettin Arslan’ın Osmanlı devletinin toplum yapısını merkeze alan Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşme Teşebbüsleri başlıklı kitabı bugüne kadar tartıştığımız ve tartışmaya devam edeceğimiz Osmanlı devletinin geri kalmasının arkasındaki nedenler, Batı’daki gelişmelerin Osmanlı’ya yansımaları ve Dersaadet’in bu gelişmelere karşı gösterdiği tepki ve de dış güçlerin ekonomik öncelikleri gibi hususları düşünürken dikkate alınması gereken bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e945fc-1225-4589-a3f9-7f4d5967b2f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Bir Biyoetiğin İmkânı</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknolojideki gelişmeler insanın varoluşunu ve toplumsal düzeni tehdit ediyor. Aynı zamanda bu gelişmeler devletlerin beden üzerindeki tahakkümünü tarihte hiç olmadığı kadar güçlendiriyor. Geleneksel yöneten-yönetilen ilişkisi anlayışında radikal bir değişime tekabül eden biyopolitika günümüz ulus devletlerin politika yapma biçimi hâline geldi. Bu süreçte ortaya çıkan etik ikilemler ise klasik kuramlarla çözülemeyecek kadar karmaşıklaştı.
Soner Tauscher Farklı Bir Biyoetiğin İmkânı adlı kitabında bilim ile etik ve yöneten-yönetilen arasında yaşanan gerilimin giderilmesine yönelik alternatif biyoetik ve biyopolitik yaklaşımların imkânını sorguluyor. Tauscher, Batı tarihindeki sarsıntılar sonucunda ortaya çıkan etik gerilimin çözülmesini sağlayacak yeni bir etik/biyoetik anlayışın nüvesini İslam düşünce dünyasının barındırdığından yola çıkıyor. Çalışmada öncelikle Batı ve İslam düşünce tarihinde yöneten-yönetilen ilişkileri, birey-toplum-devlet bağlamında hukuk yapım süreçlerinin dönüşümü ve buna etiğin etkisi sorun odaklı bir tarih okuması üzerinden kapsamlı bir şekilde analiz ediliyor. Embriyonun aşamalı potansiyelliği, vesile ve nasip kavramlaştırmaları ve yeni bir sorumluluk etiği anlayışından oluşan alternatif biyoetik ve biyopolitik yaklaşımlar geliştiriliyor.
Farklı Bir Biyoetiğin İmkânı bilimin, biyopolitikalar aracılığıyla sınırlandırılması düşüncesinin kuramlara hâkim olmasını sağlayan gelişmeler kadar doğa, devlet ve insan kavramlarını anlamaya katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30964392-19d2-46a0-b57f-7e5483e02569.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice ve Harikalar Diyarı</image:title>
            <image:caption>Alice ile yer altındaki Harikalar Diyarı’na fantastik bir yolculuk…
Alice, bankta oturmaktan sıkıldığı sıradan bir günde, yanından hızla geçen ve sürekli saatini kontrol eden ceketli, eldivenli beyaz bir tavşan görür. Onun kendi kendine konuştuğunu fark edince hemen peşine takılır ve ardından bir tavşan deliğine girmesiyle tuhaf bir maceranın içine düşer.
Kendini Harikalar Diyarı’nda bulan Alice’in başına tuhaf, çok tuhaf şeyler gelir. Yiyip içtiği her şeyle büyüyüp küçülen Alice, kendi gözyaşı gölünde boğulmaktan güç bela kurtulur. Sürekli sırıtan ve iki de bir ortadan kaybolan gizemli bir kediyle arkadaş olur. Flamingolarla oynanan garip bir oyuna ve kaçık bir çay partisine katılır...
Felsefe yapan aksi bir Tırtıl… Zamanı durduran bir Şapkacı… Hikâyeler anlatan uykucu bir Fare… Havada uçuşan tabaklar… Kâğıttan askerler ve çılgın bir Kraliçe… Bu fantastik dünyada, çok ilginç tipler ve absürt olaylarla dolu acayip bir serüven onu beklemektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56fb1d97-b2a4-4a33-ac37-05a25147e891.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Kahramanları - Her Şey Vatan İçin</image:title>
            <image:caption>Gerçek kahramanlar kimdir? 
Eğlenceli Tarih dizisi, bu sorunun cevabını arıyor. Bu kitapta pelerinli, kostümlü, süper güçlü sanal kahramanlarla değil, vatan aşkıyla yanıp tutuşan, bağımsızlık mücadelesine katılan, bu ülke için canlarını ortaya koyan, bize güzel bir vatan ve huzur dolu gelecek bırakan kahramanlarla tanışacaksınız. Millî Mücadele sürecinde tarih yazan Kara Fatma, Şerife Bacı, Rahime Hanım, Hasan Tahsin, Yörük Ali Efe ve daha birçok kahramanın ilham verici öykülerini okuyacaksınız. 
Haydi, Millî Mücadele’nin muhteşem kahramanlarıyla tanışma vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a3862df-51f1-4bdc-ab10-d8ef87d583f9.jpg</image:loc>
            <image:title>İkimizin Yıkımı</image:title>
            <image:caption>Ian Parker’dan uzak durmam gerektiğini biliyordum. 
Ama uyuşturucu satıcısı üvey babam beni evden kovduğu için gidecek hiçbir yerim kalmamıştı. Ian’ın büyükbabasının çiftliğindeki kullanılmayan barakaya yerleşmek dışında bir seçeneğim yoktu. 
 
Ian barakada kaldığımı öğrendiğinde evindeki boş odaya taşınmam için ısrar etti. Bu teklifi kabul etmemeliydim ama bir evin ve sıcak bir yatağın cazibesini reddetmek mümkün değildi. Ev arkadaşımın kahverengi gözlerinden ve güçlü kollarından bahsetmiyordum bile. 
 
Birbirimize hiç benzemesek de aramızdaki kıvılcım inkâr edilemezdi. Hayatım sonunda iyiye gitmeye başlamıştı. 
Ian aşktaki tek şansımdı. Umarım gerçekler ortaya çıkmaya başladığında ellerimden kayıp gitmezdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094f6b39-d430-439b-b6a9-8e66e33e9d31.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Cosmo (Ciltli Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Cosmo’nun ailesi parçalanmak üzere ve onları sadece Cosmo bir arada tutabilir. Cosmo, her ne kadar ne yapılması gerektiğini biliyor olsa da ortada bir sorun var: O bir golden retriever.
 
Akıllı, eğlenceli, insanın içini ısıtan eşsiz bir kahraman!
 
“Bu, yıllardır okuduğum en dokunaklı ve iyi hissettiren, sevmekten başka hiçbir şey yapamayacağınız kitap karşısında şapka çıkarmaktan başka bir şey yapamıyorum.”
- Fiona Noble, The Bookseller
 
“Cosmo, bütün iyi köpekler gibi, o kadar komik, can dostu ve sadık bir canlı ki kitabı bitirdiğimde benim en yakın bir arkadaşım oldu. Onun sesini duymayı ve tüylü yüzünü görmeyi çok özledim. Lütfen geri dön Cosmo!” 
- Jim Gorant, The New York Times Çoksatanı The Lost Dogs’un yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ddbd9e-b493-4738-ae6a-7e464a1ccfb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Filippo, Kiraz Ağacı ve Ben (Ciltli Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarca okura ulaşan ve Türkiye’de en çok satan gençlik kitaplarından biri olan Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’nin bu devam romanında Mafalda, karşımıza her zamankinden daha cesur ve daha kararlı bir genç kız olarak çıkıyor.

On yaşından beri görme yetisini günden güne kaybeden Mafalda, şimdi on üç yaşında ve artık tamamen karanlıkta.  Mafalda’nın karanlıkla mücadelesinde ona eşlik eden çok özel iki isim var: Kural tanımaz ama bir o kadar eğlenceli Filippo ile asla yanından ayrılmayan sadık kedisi Ottimo Turcaret. Filippo ve Ottimo Turcaret, her macerasında Mafalda’nın yanındalar. Mafalda, Filippo ve Ottimo Turcaret ile çok iyi zaman geçirse de bir süredir işsiz olan ve depresyonla boğuşan babası ile Filippo’yla arkadaşlıklarını sınayan Debbie yüzünden kendini hiç beklemediği durumlarda buluyor. Tüm olumsuzluklara rağmen Mafalda, hayatın tadını çıkarmayı ve yeni insanlar tanıyıp yeni maceralara atılmayı ihmal etmiyor.  Evsiz hippi Elsa ile üst komşusu Nino dede, Mafalda’nın hayatına yeni renkler katıyorlar. Mafalda, bu dostluklar sayesinde yeni dünyaların kapısını aralıyor ve daha önce sormaya korktuğu soruları sorup keşfetmediği duygularıyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de49837-f6e4-4505-be4b-879c781bf08a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Sırlar Muhafızı</image:title>
            <image:caption>Beyoğlulu bir zabit olan ve ketumluğuyla tanınan Demirbey, Büyükada’da patlatılan saat dükkânı olayını aydınlatmak için Kadı tarafından görevlendirilir. İnceleme yapmak için Kadı ile birlikte yanına Mucit Macit lakaplı, çılgın zaman tüneli projesini hayata geçirmeye çalışan bilim meraklısı arkadaşını da alan Demirbey, Büyükada’ya doğru yol alır. Büyükada sahilinde incelemelerde bulunan ekibin dikkatini, Mizzi Köşkü’nden gelen sesler dağıtır.
 
Köşkün sahibi, kendisine bunu yapan kişiyle dükkânı patlatanın aynı kişi olduğunu söyler. Markiz’e göre, şüpheli, İstanbul’un muhafızlarının peşindedir. Bu muhafızların her birinde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın hazinesinin yerini gösteren haritanın bir parçası mevcuttur. Hazinenin yer altında kalmasının daha iyi olduğunu düşünenler, kimse hazineye ulaşamasın diye bu haritayı dörde bölmüş ve her bir parçayı bir kişiye teslim etmiştir. Şüpheli, belli ki bu haritayı tamamlamak ve hazineye ulaşmak için yola çıkmıştır.


Gençlik polisiyesinin sevilen ismi Kayahan Demir, Kayıp Sırlar Muhafızı ile yeni bir polisiye serisine başlangıç yapıyor. Tarihin en sevilen noktalarını ve kişilerini eserlerine konuk eden Demir’in bu serisindeki başkarakteri Demirbey’e, çırağı Agâh ile bilim meraklısı arkadaşı Macit eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8524cd-bad3-44c7-8e06-64ea5b48e2ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe (Ciltli Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Durup kiraz ağacını selamlıyorum. Babamla birlikte her gün geçtiğimiz sokaktan bakınca onu uzaktan -ama sadece uzaktan- görebiliyorum. Aslında karşımda gördüğüm şey renkli bir leke ama ben onun ağaç olduğunu, yani hayallerimdeki gibi iyi yürekli bir devin saçları olduğunu biliyorum. Tamamen bulanık, ama orada.
 
***
 
Yazarın kendi yaşam hikâyesinden esinlenerek, küçük bir kızın görme yetisini kaybetmesiyle ilgili kaleme alınmış olan bu roman her yaştan okur için Küçük Prens, İçimdeki Müzik gibi kitapların hayranları için çok özel bir yeri olacak…
 
Mafalda, dokuz yaşında bir kız çocuğu ve bildiği bir şey var: Gelecek altı ay içinde, görme yetisini tamamen kaybedecek. Mafalda, görünürdeki bu karanlık gelecekte yolunu bulabilecek, okula gidebilecek, futbol oynayabilecek ve kendisine bakabilecek mi?
Ailesi ve arkadaşlarının yardımıyla Mafalda, kendisi için önemli olan şeyler keşfetmeye çalışır. Görme yetisini kaybetse de yapabileceği şeylerin listesini çıkarır…
İlham veren bir cesaret ve kararlılık hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f952a1c-6aa2-487f-8985-e1e79aa7a66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Parlak Denizin Ardında</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Karga’nın herkesten farklı bir adı, farklı bir geçmişi var.
 
İnsanların ailelerini ve geçmişlerini bildikleri dünyada, Karga yalnızca Osh’a ve Bayan Maggie’ye sahip. Karga’nın geçmişi hakkında bildiği tek şey, doğar doğmaz bir kayığa konup denize bırakıldığı. Ancak yaşadığı adadaki insanlar, Karga’nın, cüzzam hastalarının toplandığı ve tedavi edildiği Penikese’te doğduğundan ve onun da hasta olduğundan şüphe ediyorlar. Bu yüzden herkes Karga’dan uzak duruyor.
 
Kimliğin ve ailenin gerçek anlamlarını, onları bulmak için çıktığı yolda öğrenen Karga, hedefine ulaşabilecek mi?


“Uyarayım, Parlak Denizin Ardında’yı elinize aldınız mı bırakmak istemeyeceksiniz. Lauren Wolk’un her zamanki şiirsel kaleminden Karga’nın içgüdülerini dinleyip geçmişini keşfetme yolculuğunu okurken nefesinizi tutacaksınız.” -NPR Yılın Kitapları Seçkisi


“Uzaktaki bir adada tüten ateş, kimi zaman dokunaklı, kimi zaman korkutucu başka olayların da fitilini ateşliyor ve Lauren Wolk, bunları, görülmemiş güzellikte bir dille sunuyor.” -The Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1de0d21d-8a55-4f9a-b5ff-3208915e15e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Linç Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>Elimde bir saksı tutuyorum. İçindeki... Solgun görünüyor. Zaman ona iyi gelmemiş gibi. Oysa hep derler ya, zaman iyi gelir, diye. Gelmemiş işte. Görebiliyorum. Anlaşılamamış. Yerini sevmediğini anlayamamışlar. Hiç beklemediği bir anda düşmüş belki de. Toprağı dağılmış dört bir yana. Neyi var neyi yoksa... Kökleri de çıkmış meydana. Cılız, birbirine dolanmış, yara bere içinde.Belki de kanamış susuz kaldıkça!
 
&quot;LinÇ Çıkmazı&quot; haksızlığa uğrayanlara, köklerinin cılız olduğunu bildiği hâlde güçlü görünmeye çabalayanlara, en çok duyduğu cümle &quot;Yapamazsın!&quot; olanlara ARTIK UYANMA VAKTİ diye fısıldıyor. 
 
Belki de yeniden ayağa kalkabilmek için önce yıkılmak gerekiyor.
 
#BenPiya #ZorbaOlma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b8d240e-11f8-4a5a-a6f3-926b98d4601c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay İstasyonunda Bir Mahalle</image:title>
            <image:caption>BUZ DAĞININ ARDINI KEŞFETMEYE HAZIR MISINIZ?
 
ÇEVRENİZDE YAŞANANLAR BUZ DAĞININ SADECE GÖRÜNEN TARAFI.
ONLARIN ALTINDA TAHMİN EDEMEYECEĞİNİZ ÖYKÜLER SAKLI.
BAZEN SIR; ÖYKÜLERİN KAPISINI AÇAN BİR BONCUK YA DA BİR İSİM.
O SIRRI BULMAK İÇİN TEK VERMEN GEREKEN İLGİN VE SEVGİN.
 
Efsun, her gece saat 21.00’de üzerlerinden geçen babasının görevli olduğu uzay istasyonuna el sallarken hayali arkadaşları Mercimek Hanım ve Jale de yanında olurdu.
Kendini yalnız hiseder, başka evleri, aileleri gördükçe yaşamını daha da renksiz, daha da soluk bulurdu. Keşke Hale gibi akşam evine gelen bir babaya sahip olsaydı.
Ya Hale? Kendi dünyasını nasıl tanımlardı acaba?
Bazılarına göre şımarık, kimilerine göre mutlu, kimilerine göre ısrarcıydı belki.
Peki ya Furkan?
Sadece çalışkan mıydı yoksa tedbirli mi?
Acaba Onur neden bu kadar mükemmelliyetçiydi?
 
Herkesin mutlu olmaya çalıştığı bu dünya gözümüze çok karışık görünebilir.
O zaman buz dağını hatırla.
Her insan bir buzdağı ve göremediğimiz hikâyeleri, gördüklerimizden çok daha fazla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/679eecfd-f495-4189-b319-a8249e94f802.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tilki, Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Ormanda çıkan yangından sonra yeni bir ev bulma arayışına giren Tilki Volpina’nın öyküsü kalpleri ısıtacak. Zorluklara karşı cesaretle mücadele veren Tilkiciğin hikâyesi tüm miniklere yaşama dair ilham olacak. Volpina ve ailesiyle birlikte bir &quot;büyüme yolculuğuna&quot; çıkacağız. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1523f3a1-9f8c-4a5f-a915-2f5cd6a922ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Benim İşim</image:title>
            <image:caption>Meraklı Minikler Sınıfı okuma yazmayı öğrenmişti. Ne büyük bir mutluluktu bu! Artık farklı dünyaları keşfedebilirlerdi! Şimdi ise meslekler gösterisi yapmanın zamanıydı.
Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz? Hadi, herkes gösteride sergileyeceği mesleği seçsin.
Mimar, çiftçi, pilot, doktor, müzisyen, aşçı…
Daha birçok meslek bu kitapta seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5aaffed-a2fb-4565-ad44-0e848daa8e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Ne Renk?</image:title>
            <image:caption>Bir gün içinde çocuklar da yetişkinler gibi onlarca duyguyu deneyimlerler. Ancak okul öncesi dönemde duyguları anlamlandırmak ve ifade etmek çocuklar için zor olabilir. Bu kitap, renkler aracılığıyla miniklerin duygularını daha rahat ve somut bir şekilde ifade edebilmelerine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d0cc0f3-66a2-4e90-b487-bbe2c1a68fe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Ne Renk? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir gün içinde çocuklar da yetişkinler gibi onlarca duyguyu deneyimlerler. Ancak okul öncesi dönemde duyguları anlamlandırmak ve ifade etmek çocuklar için zor olabilir. Bu kitap, renkler aracılığıyla miniklerin duygularını daha rahat ve somut bir şekilde ifade edebilmelerine yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7f3969b-ff3f-45b0-9236-8d66306a387a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıf Arkadaşım Bir Robot - Haşmet 1.0</image:title>
            <image:caption>Yıl 2085…
Yapay zekâ yasak, akıllı teknolojiler çoktandır terk edilmiş. Bu garip gelecekte Hamdi’nin çok büyük bir problemi var: Robot Haşmet 1.0
 
Hamdi, yeni taşındıkları adada herkesin korktuğu bu robotla yeni okuluna başlamak zorunda. Çünkü babası, yapay zekânın dikkatli kullanıldığında yararlı olabileceğini kanıtlamak istiyor. Bu sevimli Robot Haşmet’in dünyayı ele geçirmek istemediğine insanları inandırabilecekler mi? Zorbalık, ön yargı ve empati hakkında heyecan dolu ve eğlenceli bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e49ed735-8f29-4682-8eb0-beb472426169.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb67d0e-8d1c-4071-8d2c-ed41bf1de155.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Rüyalar Fabrikası</image:title>
            <image:caption>“KÂBUSLARA SON!
TATLI RÜYALAR FABRİKASI’NA GELİN.
PIRILTILI RÜYALARA KAVUŞUN.”
 
 
Her şey Erte&apos;nin, biricik kardeşine rüyasını vermesiyle başladı. Evet, rüyasını vermesiyle. Kardeşi Merin&apos;in kâbus görmesine dayanamayan Erte, ona kendi rüyasını hediye etti. Ardı arkası kesilmeyen olaylar da işte tam böyle başladı. Artık rüya göremeyen, gördüğü rüyayı beğenmeyen kim varsa Erte&apos;nin kapısına koşuyordu. Peki, rüyalarını başkalarına verirsen ve artık rüya görmemeye başlarsan ne olur?
 
Başkalarına iyilik yapayım diye çıkılan yolda her şey tersine dönebilir mi?
 
Erte’nin rüya gibi macerasını okumaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac09fee0-c502-4d12-902c-5fe36148d1d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolunu Kaybeden Çorap</image:title>
            <image:caption>Plüto Parkı’nda o sabah herkesin keyfi yerindeydi! Bahar gelmiş, her yer yemyeşil olmuş, çiçekler açmış, çocukların neşeli sesleri dört bir yana dağılmıştı. Kuşlar keyifle şarkı söylüyor, kelebekler ve arılar sevinç içinde dans ediyordu. Mehmet Alp parkta yürürken yere atılmış, kötü kokan bir çorap gördü. Tertemiz Plüto Parkı’na kim atmıştı bu çorabı böyle? Bekçi Basri Baba, Tırtoli ve Mehmet Alp bu olayın peşini bırakmayacaktı. Yolunu kaybeden bir çoraba yardım edip Çorabin Kardeşleri bir araya getirmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d48a2bed-c7d4-4ce8-9e7e-cc529afee801.jpg</image:loc>
            <image:title>Gagasını Göremeyen Tukan - Fenerle Ara Bul</image:title>
            <image:caption>Hayvanların hepsi çok farklı güzellikte yaratılmış. Ancak Tukan isimli kuş kendisine verilen güzelliği göremeyip bülbüle özenirmiş. İşte komik hikâyemiz de böylece başlamış. Tukan&apos;a ne mi olmuş; al fenerini eline ve düşelim onun peşine. Bak bakalım fener neler gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8bfe2a0-2074-4173-b2f6-95e496ec2746.jpg</image:loc>
            <image:title>Görev: İlk Oruç - Nuriye Ecmel</image:title>
            <image:caption>Yarın benim büyüdüğüm gün!
Artık sadece bir çocuk değilim… Birazcık daha büyük bir çocuğum. 
Ben, yani Nuriye Ecmel… Yarın yedi yıllık hayatımın ilk Ramazan orucunu tutacağım. İlk… 
…
Bazen süper, bazen de daha az süper hayatıma hoş geldiniz! Önceden uyarayım, bazen üzülebilir bazen yorulabilir ama çoğu zaman çok gülersiniz, merak etmeyin. Ayakta kalmayın, buyrun oturun :)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/795140c2-2ad5-4a6c-b26b-246643d23260.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Sesi Duyan Panda - Fenerle Ara Bul</image:title>
            <image:caption>Çok acıkmasına rağmen panda, bir sepet meyve bulursa ne mi yapar tabii kurallara uyar. Haydi, yaptığı maceralı yolculukta pandaya eşlik edelim. Al feneri eline ve düşelim onun peşine. Bak, fener nasıl da yolu aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeee7041-b651-4580-9ad5-443d528a8254.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulun Yeni Kahramanı - Planet Ömer 4</image:title>
            <image:caption>OKULUN YENİ BİR KAHRAMANI VAR VE BU KAHRAMANIN İSMİ
ÖMER!
OKULDA HÂLLEDİLMESİ GEREKEN BİR SORUN VAR VE GÜNÜ YALNIZCA SÜPER ÖMER KURTARABİLİR. PEKİ YA, YARDIMA İHTİYACI OLDUĞUNDA ÖMER’İ KİM KURTARACAK?
Bu zorlu görevde şunlar var:
·         Kükreyen bir aslan
·         Ezilmiş bir muz (iğrenç!)
·         Bir sürü pembe jöle
·         Dünyanın en sert müdürüyle öğle yemeği (HAYIIIIIR)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cdf04b2-c547-4fd3-bf68-490bb9683139.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlar Peygamberimi Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklara küçük yaşlarda Peygamber sevgisi kazandırmak, onların hayatları adına önemli bir adımdır.
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hayatından örnek hatıraların anlatıldığı bu kitapla çocuklar pek çok değerle tanışacak. Bu değerli hatıralar, çocukların çok sevdiği hayvanların dilinden anlatılmaktadır.
Okul öncesi yaş grubunun seviyesine uygun anlatımdaki bu tatlı hikâyeleri daha üst yaştaki çocuklar da tek başına okuyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b10102-f742-4cc1-b11c-47de9697a108.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Doktor Çantam (Cırt Cırtlı)</image:title>
            <image:caption>Giydim doktor önlüğümü, aldım çantamı yanıma.
Stetoskop, otoskop, tansiyon aleti ve daha pek çoğu tanışmayı bekliyor bu kitapta.
Haydi, çıkalım yola. Bakalım kimlerin ihtiyacı varmış yardıma?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a891321-ff49-4f2c-bd27-ce3f2eef7cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Tamirci Çantam (Cırt Cırtlı)</image:title>
            <image:caption>PAT KÜT! ÇAT ÇUT!
Bu sesler de nereden geliyor böyle!
Ah tabii ya, Koala Bob olmalı. Ne çok şey var tamir edilecek…
Ne kadar da çok işi var! Koala Bob hiç durmuyor, herkese yardım etmeyi çok seviyor.
Haydi, sen de gel, birlikte bakalım! Koala Bob’la tanışalım.
Acaba nasıl tamir ediyor, hangi aletleri kullanıyor?
Tamirci Çantam seni bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5235272b-7890-4bb5-bdb5-788fabed1ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunaltı Çağında Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Kaygı, var olmamamızın deneyimidir.” 
– Jacques Lacan 
Çağımız birçok açıdan bunaltı çağı. Yeni ekonomik düzenin getirdiği güvensizlik, geleceğe yönelik belirsizlik, ortalığa saçılmış binlerce seçenekle boğan tüketim kültürü, krizler, savaşlar ve artan adaletsizlik. Bu çağda birkaç sağlam panik atak geçirmeden hayatta kalmak mümkün mü? 
Dünya böyle bir haldeyken kaygı, endişe ve panik atağın bir hastalıktan ziyade, çağımızın biricik duygu durumu haline geldiğini kabul etmek gerek belki de. Öte yandan her kaygı, bunaltı ya da panik atak yalnızca dışımızdaki keşmekeşten beslenmez. Bazıları bize dair, bilinçdışımızda oluşan kaosun, karmaşanın ve yanlış yerleştirmelerin bir sonucu olarak doğar. Bu durumda derinlere dalarak, Lacan’ın dediği gibi, “ötekinin arzusunun (bakışının) sezilmesiyle” doğan böyle bir kaygının bilinçdışı tarihinin ve algılanışının, terapide “yeniden yazılması” gerekir. 
Elinizdeki kitap birinci ağızdan ve gözlemlere dayanarak kaygı, endişe, anksiyete, anksiyete bozukluğu, agorafobi gibi gündelik hayatta sık, ancak çoğu zaman yanlış kullandığımız kavramları, bireysel süreçlerden toplumsal süreçlere, patolojik durumlardan olağan durumlara kadar birçok boyutta ve tek tek ele alıyor. Bunaltı çağında var olmaya çabalayan herkese rehberlik ve yoldaşlık sunmayı umuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4bf2dad-7f55-4a35-88a5-1b5d2034f696.jpg</image:loc>
            <image:title>Milföy ve Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Siz hiç, biri sizi sahiplensin diye beklediniz mi? 
Bu çok fena bir şey. 
Kendinizi beğendirmeye çalışmanız isteniyor. 
Sevimli görünmeniz, derin derin bakmanız, munis davranmanız. 
Oysa ben neysem oyum. Niye farklı görüneyim? 
Biri beni alıp götürsün, asıl huyumu sonra belli edeyim, bu mudur yani? 
Buna sahtekârlık denir, ben yapmam öyle şey. 
Bunları söylemek istedim. Ama nasıl? 
En iyisi hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranmak, küskün küskün, gelene gidene bakmadan öylece yatmak. 
 
Tertemiz kalpli Milföy’ün hikâyesi bu cümlelerle başlıyor. 
 
Feride Çiçekoğlu, otuz yıllık bir aradan sonra yazdığı bu romanda ormana terk edilmiş bir köpeğin, Milföy’ün sesine kulak vermemizi istiyor. Milföy yeniden “sahiplendirilme” hikâyesini ve sonrasını, tanıştığı kedi ve köpek arkadaşlarının hikâyeleriyle birlikte anlatıyor; anlattıkça da hüzünlü mazisine dair hafızasında kapılar aralıyor. 
 
Uçurtmayı Vurmasınlar’ın Barış’ının ruh ikizi Milföy, onun gibi masumca bakıyor dünyaya. Böyle baktığı için de insanın hıncını alamadığı doğaya, hayvanlara, şehirlere ve kendine yaptıklarını bir türlü anlayamıyor. 
 
Senta Urgan’ın birbirinden güzel çizimleriyle zenginleşen Milföy ve Arkadaşları’nı okuyunca etrafımızdaki duvarların çoğunu aslında ellerimizle ördüğümüzü anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a05827d5-7714-4095-bda8-516aea712e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Burjuva ahlakının gereklerini üstünkörü yerine getiren otuz yaşındaki, evli ve iki çocuk annesi Irene Wagner, sekiz yıllık evliliğindeki tekdüzelikten bunalıp kocasını genç bir piyanistle aldatmaya başlar fakat yakalanma korkusu en az yasak arzusu kadar büyüktür. Ne zaman sevgilisinin evinden çıksa, bu korku onun içini yiyip bitirmektedir. Günün birinde, bir kadın tarafından fark edilip şantaja maruz kalınca, üstelik kocası da bu durumdan şüphelenmeye başlayınca, bireysel tutku ile toplumsal normlar arasındaki çatışma, korku ve suçluluk duygusuyla ezilen kadın azap verici bir kabusa sürüklenir ve hayatı büsbütün raydan çıkar. Başta Roberto Rossellini olmak üzere birçok yönetmen tarafından beyazperdeye uyarlanan Korku, Stefan Zweig’ın her zamanki gibi insan ruhunun derinliklerini büyük bir ustalıkla soruşturduğu, nefes kesici bir uzun öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0921b4ea-d424-4382-b60c-6218c63c3b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Macbeth</image:title>
            <image:caption>Bir çayırda karşılaştığı üç tuhaf kız kardeşin kehanetlerine saplantılı şekilde inanan Macbeth’in gözünü karanlık bir iktidar hırsı bürür. Karısının hastalıklı kışkırtmalarının da iyice beslediği bu hırs, Macbeth’e en kötü kâbuslarında bile göremeyeceği şeyler yaptırır. Yeni kral ve kraliçe karanlık geçmişlerinin hatırasıyla günden güne paranoyaklaşırken, elde edilen gücün bedeli de her gün yükselir. Tuhaf olansa, Shakespeare’in diğer kötülerine kıyasla Macbeth’in yaptıklarından her an pişmanlık ve korku duyuyor oluşudur. Shakespeare’in 1606 yılında kaleme aldığı düşünülen Macbeth, yazarın trajedileri arasında en kısa, ancak en çarpıcı olanıdır. Diğer oyunlarında yaptığından farklı olarak Shakespeare’in daha çok iki karaktere, Macbeth ve Lady Macbeth’e yoğunlaştığı oyun iktidar hırsı, manipülasyon, açgözlülük, ahlak, iyilik ve kötülük kavramlarına odaklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eee55505-a0d3-41e7-a2b9-2b6926af6d75.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin Çivisi</image:title>
            <image:caption>Gamze görevinde başarılı bir başkomiserdir. Peş peşe işlenen iki cinayet olmasına rağmen ortada cinayeti çözecek bir delil bulunamamıştır. Tam bir ipucu bulmak üzereyken katil sanki bilgi almış gibi delilleri ortadan kaldırmıştır. İşlenen cinayetler tıpatıp birbirinin aynısıdır. Cinayete kurban giden iki maktulün de eşlerine şiddet uygulayan kişiler olması tesadüf değildir. 
   Araştırmalar ilginç bir şekilde cinayetlerin faili olarak sürpriz birini işaret eder. Sizce kim olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145ac968-61e7-4c7f-aeb0-672af6a3716f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşksın Sen</image:title>
            <image:caption>İlk kitabı okuyanlar, minnet duygusunun aşka dönüştüğünü, şehvetin karşı konulmaz nefsinin nasıl hayvani duygulara büründüğünü okudular. Şimdi okuyarak tanık olacağınız ise hiçbir kötülüğün karşılıksız olmadığı ve ön yargıların insanları nasıl şuursuzca yönettiğidir. İnsan olmak ve insan kalmak zor iş… 
   Selma, zorla tutulduğu evde tüm masum hayallerinin sona geldiğini düşünüyordu. Azra, hayat ve ölüm arasında gidip gelirken tek tesellisi Kadir’in aşkı ve onun kendisine olan güvenini hayatı pahasına da olsa yıkmadığıydı. Azra ve Selma’nın, hayallerindeki peri masalı gerçeğe dönerken unuttukları bir şey vardı. 
“Her peri masalının mükemmel olmadığı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35fcb1e0-a81c-4851-9d12-2fa7ae417e4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deniz Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Alptekin tesadüfen girdiği denizaltı mağarasında nelerle karşılaşacak, Rahmi Hoca ve arkadaşının yardımı, korsanların hazinesini bulmasına yardımcı olabilecek mi? Piri Reis’in haritasındaki şifreler nasıl çözülecek... 
   Elinizden bırakmayacağınız sürükleyici bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c39b94-8ca3-4a88-86a4-9322442a8595.jpg</image:loc>
            <image:title>Jade</image:title>
            <image:caption>Kahramanlarımız, her biri farklı yerlerde saklı olan dört Jade taşının peşindeler. Jade taşlarının birini, ikisini ya da üçünü ele geçirmek bir anlam ifade etmiyor. Güce sahip olmak için taşların dördüne de ele geçirmek gerekiyor. Jade taşlarının hepsini bir araya getiren, bütün dünyaya hükmedecek, büyük bir güce sahip olacak. Taşların her biri gizemli yerlerde saklı ve kötü niyetli bir grubun eline geçerse insanlık büyük bir tehlike altında olacak. 
   Dünyayı bu tehlikeden kurtaracak bir kahraman çıkacak mı? Varsa acaba kim olabilir? 
   Kitabın içerisinde saklı şifreyi çözerek taşların nereye saklandığını bulmak sizin göreviniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f70c97f5-0115-4c2a-8cd6-1186c06d6595.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Penguen</image:title>
            <image:caption>Uzaklardan gelen sevimli bir penguenin yaşadığı sıra dışı macera. 
Hem öğrenip hem eğleneceğiniz etkinlikli bir hikaye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/055f6a6d-3249-4864-b216-673d9d87dd77.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar</image:title>
            <image:caption>Hikâyeli Sayılar Kitabı
Çocuklar, Şerif ve Küpeli’nin macera dolu yolculuğunda sayıların dünyasına ilk adımı atıyor, eğlenceli bir hikâye eşliğinde 1’den 10’a kadar sayıları öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22675e6f-67dc-415c-a4d6-eb9ddea335e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Sessizliği</image:title>
            <image:caption>Ne olduğunu merak eden bakışlarımla ışığın içinde görünen yüze baktım, başımı kaldırıp. 
   Yeryüzü irtibat heyetinin, liderle görüşme sonucunu merakla beklediğini biliyordu. 
   Cengizhan galakside özel bir sıvının içinde yaşıyor muydu? Timuçin ve Cengizhan’ın hayatları nerede kesişiyordu? Tarihle bilim kurgunun iç içe girdiği sıra dışı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ffccc91-f488-4626-b6e9-17e33b51c51e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Kuşları</image:title>
            <image:caption>“Buradaki hiçbir şey ölmeyecekti. Buradaki her şey ölümden önce yaratılmıştı, tıpkı kendisi gibi.”
 
Cennetin düşüşünden binlerce yıl sonra, yaratılıştaki ilk insan olan Âdem hâlâ yeryüzünde dolaşmaktadır. Sonsuz ölüm ve yıkımdan bitkin düşmüş, eski umut ve ihtişamının bir gölgesi hâline gelmiştir. Ve bu durumdaki tek kişi de o değildir. Cennet Bahçesi yıkılmış, parçaları dünyanın dört bir yanına dağılmış ve sakinleri insanlığın nesillerinden saklanarak ölümsüz hayatlar yaşamaya mahkûm edilmiştir.
 
Ama şimdi Cennet Bahçesi’nin parçaları dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkıyor. Yüzyıllar süren yalnızlığın ardından, yaratılışın başlangıcındaki altın zamanın peşini bırakmayan Âdem, uzun zamandır kayıp olan evinin parçalarını kurtarma konusunda kararlıdır. Cennetin ölümsüz sürgünlerinin yardımıyla cennetin insanoğlunun oyuncağı olmasını engellemek zorundadır.
 
Adam, Magpie, Owl ve diğer hayvanlarla birlikte Amerika ve Britanya adaları boyunca yolculuk ederek cennetin dağılmış parçalarını toplamaya kararlıdır. Ülke bir kez daha sular altında kalırken Adam, arkadaşlarını ve evini kurtarmak için her şeyi riske atmalıdır çünkü Cennet Bahçesi’ni yeniden inşa etmek belki de hayatını yeniden inşa etmesi anlamına gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70227b23-d631-4773-8b80-70351b687950.jpg</image:loc>
            <image:title>Pançatantra –Beş Yöntem- (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vishnuşarman (MÖ. 4. Yüzyıl): Yaşamı hakkında pek bilgi bulunmamaktadır. Vishnuşarman’a atfedilen Pançatantra, Hint edebiyatının en eski ve görkemli metinlerinden biridir. Masal formunda üretilmiş bu narin ve bir o kadar da keskin metinde insani varoluşun neredeyse tüm hassas noktalarına temas edilir, doğru bir yaşamın nasıl mümkün olabileceğine dair kararlı ama tartışmaya açık fikirler öne sürülür. Temelde “devlet yönetimi” meselesini eksen alır Pançatantra, fakat bu odak toplumsal ilişkilerden insan ve doğa arasındaki ilişkilere değin genişler: Pançatantra sadece politika sanatıyla ilgili değil, genel anlamıyla “yaşama sanatı” hakkında bir kitaptır. Kadim Hint bilgeliğinin her masalda kendini hissettirdiği Pançatantra, hayvanların alegorik ve sembolik açılardan masallara dahil olması itibariyle de ayrıca hususi bir öneme sahiptir. Pançatantra muazzam diyalogları göz önüne alındığında zengin ve leziz bir edebi-estetik hazinedir de aynı zamanda. Bu hazinenin ışıltıları Sanskrit aslından eksiksiz bir çeviri ile bugünden yarına artık Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9afacfa-9cc5-4c6f-af37-f39a2ae45fae.jpg</image:loc>
            <image:title>Lobotomistin Karısı</image:title>
            <image:caption>Akıl hastalıkları tedavisinde
heyecan verici zamanlar.
Psikiyatride çığır açan bir buluş.
Yapım aşamasında bir kâbus.
Diğer adıyla lobotomi.   Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, kardeşi hayatına son verdiğinden beri Ruth Emeraldine’in tek bir amacı vardır: akıl hastalığından mustarip olanlara yardım etmek.
 
Genç kadın çok geçmeden lobotomiyi savunan Doktor Robert Apter’a âşık olur ve onun mucizevi görünen bu yeni tedavinin dâhi öncüsü olduğunu düşünür. Fakat kocası aldatıcı bir megalomaniye sürüklenirken, genç kadının duyduğu şüpheler giderek artar… Robert hastaları pervasızca ameliyat etmekte ve çoğu zaman korkunç sonuçlar almaktadır. Margaret Baxter ise onun bir sonraki kurbanıdır.
 
Margaret, bırakın bebeğiyle ilgilenmeyi, yatağından bile zar zor kalkabilmektedir. Doktor Apter bu durumu doğum sonrası depresyonuna bağlayıp ona lobotomi yapmayı önerdiğinde, genç kadın bunun tek umudu olduğuna inanır.
 
Onu ve diğer birçok kişiyi, Robert’ın acı verici planlarından kurtarabilecek tek isim Ruth Emeraldine’dir.
 
Kimse kötülüğü, kötülük olarak gördüğü için seçmez.
Onu ya mutlulukla karıştırır ya da peşinde olduğu bir iyilikle.
—Mary Wollstonecraft</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e440fd3-beda-4783-b221-fa808fb8bd95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılgı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1920’li yıllar. Fransa’nın güneyinde, Bask diyarının enfes sahil beldesi Hendaye’da başlayıp Paris’in gri sonbaharına uzanan bir aşk öyküsü. Bir yanda Birinci Dünya Savaşı’ndan döndükten sonra eski refah ve statüsünü yitirmiş Yves Harteloup; diğer yanda başarılı bir girişimciyle evli, alımlı, duyarlı, incelikli bir burjuva kadını olan Denise Jessaint. Duygusal açıdan sakatlanmış Yves ile ömründe sıkıntı görmemiş, tutkulu, romantik Denise’in aşk öyküsü, okura iki savaş arasındaki çalkantılı dönemde duyguların yerine ilişkin derinlikli bir anlatı sunar. Némirovsky henüz 23 yaşında yazdığı bu ilk romanında, duygular üzerine sarsıcı gözlemleri, erkeğin ve kadının bakışları arasında salınabilen esnek üslubu, aşkın merceğine tüm bir sosyal değişimi sığdırabilmesiyle nadir rastlanan bir edebi yetenek olduğunu kanıtlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a50bc36-c676-4847-8347-dd8ab81d2bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Milyon Dolarlık Adam</image:title>
            <image:caption>Para özgürlük müdür, yoksa bir pranga mı? 
Kardeşinin bıraktığı borçları ödeyebilmek için iki işte birden çalışan Kazuo, ailesinden de uzaklaşmaya başlamış ve sonunda tek başına kalmıştır. Ufak kızını bile ayda sadece birkaç gün görebilmekte, yorgun, mutsuz ve yalnız bir hayat sürdürmektedir. 
Aslında sadece biraz paraya ihtiyacı vardır. 
Ya da o öyle zanneder. 
Bir gün piyangodan büyük ikramiye ona çıkınca ne yapacağını şaşırır. Piyango parasını çarçur eden insanlarla aynı kaderi paylaşmamak için yıllardır görüşmediği, zengin bir arkadaşına danışmaya karar verir. Bir anda kendini garip bir kovalamacanın içinde bulurken aklında tek bir soru vardır: 
Para mutluluk mudur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4874bc03-6adc-4333-8e37-8cbc7aa1a511.jpg</image:loc>
            <image:title>Winx Efsanesi Kader - Ateşi Yakmak</image:title>
            <image:caption>Alfea’da eğitim gören Stella, Sky, Riven ve Terra’nın bilmediğiniz dünyalarını keşfedin; Aisha, Musa ve Bloom’un okula başlamadan önceki yaşamlarına tanık olun.   Müdür Dowling, gelecek yıl Alfea’ya katılacak öğrenciler için bir tanıtım günü düzenleyecektir. Stella, yeni öğrencileri karşılamak için komite başkanlığını üstlenip erkek arkadaşı Sky’ın yardımını ister. Ancak Sky, huysuz oda arkadaşı Riven’ın tuhaflıklarıyla uğraşmak zorundadır.   Herkesin hayallerini süsleyen bu okula ilk kez adım atacak olan Aisha, Musa ve Terra, onları neyin beklediği konusunda endişelidir. Su Perisi Aisha, yeteneklerini herkese gösterme niyetindedir. Zihin Perisi Musa, bu kadar çok insanla bir arada olmak isteyip istemediğine karar vermeye çalışırken Terra’nın ise tek bir derdi vardır: Arkadaş bulmak.   Bu arada Müdür Dowling, insanların dünyasında yaşayan bir peri hakkında gizli bir bilgiye ulaşır. Bloom adındaki bu kız periler dünyasından ve kendi yeteneklerinden habersiz olsa da hayatı çok yakında tamamen değişecektir.   Muhteşem NETFLIX dizisi Winx Efsanesi: Kader’in daha önce hiç anlatılmamış hikâyelerini su yüzüne çıkaran bu kitabı çok seveceksiniz! Periler Diyarı’nın gizemli okulu Alfea’nın derinliklerine inmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62e7439e-b2ef-4613-b478-818fec4e266e.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Araştırmalarında Yöntem</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de göç konusuna ilgi toplumun genelinde olduğu gibi araştırmacılar arasında da hızla artmaktadır. Çeşitli disiplinlerde yapılan çalışmaların büyük kısmı nitel araştırma metotlarını kullanmaktadır. Elinizdeki kitap yapılan nitel araştırma deneyimlerini paylaşmakta ve tartışmaktadır. Çoğu metodoloji kitabının aksine, öncelikli amacı nasıl araştırma yapılacağını öğretmek değil araştırma deneyimlerini paylaşmaktır. Bu nedenle farklı ülke ve koşullarda, farklı disiplinlerden ve kuşaklardan araştırmacılar tarafından yapılmış, göçe ilişkin önemli nitel araştırma deneyimlerini içermektedir.
Nitel araştırma topluluk içinde öğrenilir ve hayata geçirilir. O yüzden göç alanındaki deneyimlerin paylaşılması, nitel araştırma bakımından önemli işlevler görebilir.  Paylaşım çabalarının yaygınlaştırılması, süreklileştirilmesi ve işlevli hale getirilmesi, nitel araştırmayı anlamak ve uygulamak açısından vazgeçilmezdir. Elinizdeki “sıradışı kitap” bu çerçevede alçakgönüllü bir katkı ve çağrıdır.
Önsöz SEMA ERDER • Giriş: Bir Paylaşım Süreci Olarak Nitel Araştırma İBRAHİM SOYSÜREN, MUSTAFA POYRAZ  • Türkiye’de Göç Araştırmalarının Gelişimi, Sınırlılıkları ve Sorunları Üzerine DİDEM DANIŞ
NİTEL ARAŞTIRMA DENEYİMLERİ
Türkiye’de “Saha”da Kadın Ticareti Sorunuyla Karşılaşmanın Hikayesi SEMA ERDER, SELMİN KAŞKA • Sosyologdan Beklenen Zanaatkârlık: Fransız Banliyölerinde Yapılan Bir Araştırma Deneyiminin Analizi MUSTAFA POYRAZ • Alişar’ın Vizöründen Gurbet Deryasında Seyrüsefer: Çok-alanlı Etnografik Yöntem BESİM CAN ZIRH • Karşılaştırmalı Bir Araştırmanın Hayata Geçirilmesi Sürecinde Katılımcı Gözlem(ci) İBRAHİM SOYSÜREN • “Hassas” Konularda Araştırma Yapmak: Bir Doktora Araştırması Süreci LÜLÜFER KÖRÜKMEZ • Feminist Bir Araştırmanın İmkanları: Seks Satan Göçmen Kadınlarla Görüşmelere Dair Notlar EMEL COŞKUN • Kısıtlılıkları Aşmak, Ağları Bulmak: Türkiye’de Göç ve İltica Alanında Çalışan Sivil Toplum Aktörleri Üzerine Bir Saha Çalışması CANSU AKBAŞ-DEMİREL • İkinci ve Üçüncü Kuşak Mübadillerle Yapılan Araştırma Deneyimi  AHU PAKÖZ TÜRKELİ • “İçeriden Yazmak” ya da Ülkeye Serpiştirilmiş Dersimli Zorunlu Göçmenlerin İzini İçeriden Sürmek! ŞÜKRÜ ASLAN • Göç Çalışmalarında Katılımcı Eylem Araştırması: Karşılıklı Etkileşim Yoluyla Değişim AYHAN KAYA
METODOLOJİ ÜZERİNE TARTIŞMA KAYITLARI
Sahra Altı Afrikalı Göçmenlerin Dijital Teknoloji Kullanımına İlişkin Saha Araştırması MUSTAFA POYRAZ, İBRAHİM SOYSÜREN, GÜLER CANBULAT, 
M. YASİR BODUR • Göç Araştırmalarının Mutfağından: Etik, Konu ve Soru Seçimi, Dil ve Terminoloji İBRAHİM SOYSÜREN, EMEL COŞKUN, LÜLÜFER KÖRÜKMEZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e9706a-dfff-4835-a79b-b5ed950e82d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Beauty</image:title>
            <image:caption>Anna Sewell is born in Norfolk, England. The daughter of a successful children&apos;s book writer, she helped edit her mother&apos;s manuscripts from an early age but was not published herself until she was 57. Black Beauty, the first significant children&apos;s story in the English language to focus on animal characters, established the precedent for countless other works.
Appalled by the cruel treatment of horses by some masters during her day, Sewell wrote the book &quot;to induce kindness, sympathy, and an understanding treatment of horses. &quot; The story, narrated by the horse, showed Black Beauty&apos;s progression through a series of increasingly cruel owners until the exhausted, ill-treated animal collapses. In the end, the horse is saved by a kind owner. Sewell wrote the book during the last seven years of her life, when she became an invalid confined to her home. The book was published shortly before her death in 1878 and became one of the best-loved children&apos;s classics of all time. The book was made into a movie three times, in 1946, 1971, and 1994.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55b1fefd-ba45-4394-9bdb-f7c144381f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlü Sözler Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Atasözleri, özlü sözler ve deyimler, insanlığın günümüze taşıdığı bilgi birikimleridir. Bu sözler insanları düşündürür, geleceğe hazırlar ve hayatlarına yön verir. Özlü sözlerde insanları insan yapan değer vardır. Bu sözleri öğrenmek, anlamak ve hayata geçirmek, ciltlerce okunan kitaplara bedeldir. 
Eğitim bilimleri ve Davranış Bilimleri Uzmanı Murat Ertan tarafından “Tarihi Sözler Antolojisi” adıyla alfabetik, sıralı bir sözlük şeklinde hazırlanmış çalışmanın, bu sahada ciddi bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Geçmiş ve gelecek arasında, önemli bir bağ oluşmasına vesile olan eser için Murat Ertanı kutlar, başarılı çalışmalarının devamını dilerim. 
                                                                                   Prof. Dr. İlhami DURMUŞ 
                                                                       Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a64daa-ed7d-4bff-8624-e866d1a6c658.jpg</image:loc>
            <image:title>On Yedi Gün</image:title>
            <image:caption>On Yedi Gün bir kitap çalışmasından çok bir sosyal sorumluluk projesi, kanayan bir yara olan bireysel silahlanmaya dur deme çabasıdır.
2012 yılına veda ettiğimiz saatlerde İzmir’de havaya açılan ateş sonrası Arif isminde minicik bir evladımızı kaybettik. Arif’in annesinin acısı ve feryadını izlemek beni böyle bir projeye itti. Kendimde böyle bir mecburiyet hissettim.  Gazetelerde, temelinde insanların şiddete eğilimi ve bireysel silahlanmanın sebep olduğu bir sürü haber okuyoruz.
Kimi erkeklik gösterisi, kimi kendini güvende hissetmek, kimi kendini savunmak, kimi sal-dırmak için silah sahibi oluyor. Her ne sebep ile olursa olsun beline taktığın o silah bir gün patlar. Çıkan o mermi iki hayat söndürür. İlk sönen hayat da seninki olur.
İnsanlar mutsuz, insanlar yarınlarından umutsuz, hayata dair bir beklentileri yok. Bunda yarın-larını, yarın kazanacakları gelirlerini bu günden tüketmeleri ve ekonomik açmazları da büyük rol oynuyor.  Yılmaz Arıkan Beyefendinin “Benim Annem Bir Terörist” isimli kitabındaki tabiriyle “İnsanlar yaşadığı eve geri dönmek istemiyor.” Hal böyle olunca da insanlar şiddete sarılıyor. 
Her ne sebeple olursa olsun silahtan uzak duralım. Silah öldürür.
Yusuf KOŞAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98683f82-61fe-4e90-9082-e8952695a200.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Usta</image:title>
            <image:caption>Su usta, diyalektik yöntemle yaşamın düğümlerinin çözümünü örnekleyen öykülerden oluşuyor.  Varlığın doğasına uygun bir yaşam için zihnin işlevini ortaya seren kitap, akıcı ve duru bir Türkçe ile okuyucuyu zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Su usta’yı çırakları kadar seveceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a739abbc-5ddf-4db1-824f-af578258f6df.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Aşkın Hükümlüsü</image:title>
            <image:caption>bir masalı yaşar insanlar
birbirlerini bulurlar
acı tatlı hayatı paylaşırlar
söyleyebildikleri vardır
söyleyemedikleri
ve gün gelir birisi gider, diğeri kalır
giden masal defterini kapatır
geride kalan ise
Yitik Aşkın Hükümlüsü’dür artık
cezası müebbet
tahliyesi ölüm…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a8b7444-75b5-441d-ab3f-f0d24df3cca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Selâm</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitapta bir araya getirilmiş olan yazılar Devlet gazetesinde çıkmıştır. Devlet, 1969 – 1979 tarihleri arasında çıkmış bulunan, yarım gazete boyutlarında haftalık bir gazetedir. Gazetenin sahibi, başlangıçta Halil Özyıldız’dır. Daha sonra uzun yıllar, İbrahim Metin’in sahipliğinde çıkmıştır.  Gazetenin sürekli yazarları arasında Galip Erdem, Dündar Taşer, Sadi Somuncuoğlu, Emine Işınsu gibi isimler vardır. 
 
Yazılarda Işınsu’nun hayatına dair izler bulmak da mümkündür. Mesela 3. 11. 1969 tarihindeki yazısını yazamadığı belirtilirken onun bir trafik kazası geçirdiğini de öğrenmiş oluyoruz. Bir hafta sonraki yazısında da kaza hakkındaki duygularını okuyoruz. 15. 06. 1970 tarihinden itibaren de Okçu soyadının kalktığını ve yazıların Emine Işınsu adıyla devam ettiğini görüyoruz.
 
Bu kitaptaki yazılar 1969, 1970 ve 1971 yıllarının bir belgesi, bir tarihi gibidir. Edebî tür olarak bunları fıkra sınıfına kaydetsek de muhteva bakımından günlük niteliği taşıdıkları söylenebilir. Bu üç yıl içinde Türkiye’de cereyan eden olayları, Işınsu’nun kaleminden ve onun yorumu vasıtasıyla takip etmek imkânını buluyoruz. Bunlarda Türkiye’nin iç ve dış politikasının eleştirisi yapılmakta, bu politikanın içerdeki ve dışarıdaki Türkleri korumadığı, dış Türklere yeterince değil belki de hiç sahip çıkılmadığı belirtilmektedir. Yazılarda ayrıca gençlerin kültürel boşluklarına işaret ediliyor ve devletin bu konudaki politikası, bilinçsizliği, gafleti, vurdumduymazlığı eleştiriliyor.
 
Elinizdeki kitap, okuyucunun bugünden 50 sene önceki olaylara bakması, bunları Emine Işınsu’nun kaleminden ve penceresinden takip etmesi açısından önemlidir. Eğer o günden bugüne kadar cereyan eden hadiseler üzerinde de düşünülürse, okuyucunun gerçeklere ulaşması kolaylaşacaktır, ümidindeyim.  
 
Prof. Dr. Bilge Ercilasun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef5d834-5c9a-42e2-927a-64dda14c048b.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Kutsal Ayçiçeği</image:title>
            <image:caption>Şairlik bir yaşam biçimi ve şiire bir kez bulaşmışsanız kolay kolay vazgeçemezsiniz. Ancak şiir kitabı yayımlamaktan vazgeçebilirsiniz. Şener Aksu, bu kitapla şiir kitabı yayımlamaktan vazgeçmeyi umuyor… Siz de bu sona tanıklık etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1d0bdf-453a-4835-b0df-ba35979c1e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Dünyam Benim Âlemim</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın ortalarından başlayıp, yirmibirinci yüzyılın ilk çeyreğine kadar yetmiş seneyi aşan hayatımda birçok olayın içinde veya kenarında bulundum. Ömrümün sonbaharında kaleme aldığım bu çalışmamla çocukluğumdan başlayarak tahsil hayatımı, siyasî maceralarımı, sosyal ve kültürel faaliyetlerimi kronolojik bir sıra dâhilinde anlatmaya çalıştım.
Yaşadığım olayların yorumu, ortalama bir Müslüman-Türk insanının değerlendirmeleri olarak kabûl edilmelidir. Başka bir deyişle bu çalışma, bir sosyolojik analiz kitabı olmayıp ancak yaşadığım anları kendi zihin süzgecimden geçirerek yine benim yorumlayıp değerlendiğim ve olaylar zinciri olarak kaleme aldığım yazılarımdan ibarettir.
Ancak naklettiğim olayların okuyucuya, yaşadığım dönemlerin siyasî, sosyolojik ve kültürel özellikleri hakkında bir takım ipuçları verdiği inancını taşımaktayım. Bu hatıratın bana göre en önemli tarafı da bu husustur. Zira bizim nesil, Dünya’nın, Türkiye’nin ve Kayseri’nin köklü kültür değişikliklerine uğradığı, bir zaman dilimini yaşamıştır. Karasabanı da, Ay’a ayak basan insanı da gördük. Gaz ocağında pişen yemeği de yedik, Rusya’dan gelen doğalgazda pişeni de. Toprak damlı evlerden apartman katlarına, yer sofralarından masalara, eşek veya at arabalarından uçaklara, Tommiks çizgi hikâyelerinden, 4-G liplay station serüvenlerine, daktilodan bilgisayara ve internete geçiş dönemlerini safha safha yaşadık.
Yani köprü nesil…
BEN KÖPRÜNÜN GEÇMİŞ YAKASINI ANLATTIM. ŞİMDİKİ ZAMAN YAKASI ZATEN YAŞANIYOR. OKUYUCUYA DÜŞEN, “İKİ YAKAYI MUKAYESE ETMEKTİR” DİYE DÜŞÜNÜYORUM.
Halit ERKİLETLİOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55011fa3-86b6-4c95-bf25-8df17285923b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ Martısı</image:title>
            <image:caption>Dağ Martısı, Artvin’in ve özellikle Ardanuç’un dağlarında, yok olmaya yüz tutmuş yaşamlar ve sözlü kültür üzerine özel bir kurgu. Yarı göçebe yaşantıyla çağın değerleri arasındaki gerilime odaklanan roman, okurun önüne derinlikli insan durumları serimliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/833dbfdb-f269-4fec-8b08-7791832fa2cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmemek Üzere Doğan Bahtiyar: Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Çalışmamız, bahsedilen Yunus’u anlama eksikliğini kapatma iddiasında değildir. Fakat onun kendine, evrene bakışındaki orijinalliği bir nebze olsun gösterme niyetindedir. Türkçe denince akla ilk gelenin Yunus olması boşuna değildir. Onun toprağa yerli duyuş pınarlığı, yaşadıklarına karşı zihnini harekete geçirme isteği düşüncelerini, duyuşlarını, deyişlerine nasıl ektiğini göstererek duyuş ve deyiş kıtlığındaki yaşadığımız dönem insanına “sen de düşün”, sen de söyle”, “sen de yap” teklifidir adeta. İster türkü ile ister resim. İster öykü ile ister felsefe. Yeter ki sen düşün ve bittabi sen söyle. Sen sor. Önce kendine sor. Yol sürüp gidiyor. Çok yol az varış olsa da kendin çık kendi yoluna. Bu yolculukta hakikatin dünyalığa feda edilmeyeceğini anla…
Kuyunun dibindeki göğü bir karış sanırmış. Okuyucunun çalışmamızdaki eksiklikleri Yunus’a değil bu görüş darlığı nedeniyle bana vermesi istirhamı ile.
Dr. Orhan BASAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22f536ce-a036-4c15-8d56-526b3bc4907b.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Enstitülü Bir Şair: Mehmet Başaran&apos;ın Şiir Dünyası</image:title>
            <image:caption>“Kırk bin köyün en yoksullarının birinden geliyordu Başaran. Kendi yağıyla kavrulmuş insanların sabırlı sessizliği hâlâ üzerindeydi.
Başaran şiire dersten kaçıp gelenlerden değildi. Bu tatlı belâyı başına ne zaman sarmıştı bilmem, ama kısa bir zamanda, Almancayı söktürdüğü kadar kısa bir zaman da çıraklık devresini geçirmiş, sorumsuz şairânelikten dumanlı edebiyattan kurtulmuştu. Daha yeni şairleri tanımadan, yeni şiirin aradığı yalın sözü sezinlemişti” Sabahattin Eyuboğlu – Şair Başaran
“Yalın, lirik, toplumcu bir şiir. Konularının köy yaşamından, köyün durumundan alınışları, kırsal görüntüler, bu şiirlerin başlıca özelliklerinden. Mehmet Başaran’ın, konuşma dilinden kaynaklanan tutkulu bir anlatım tonu var. En önemli temalarından biri (Talip Apaydın’ın bazı şiirlerinde olduğu gibi) lirik, yalın bir yaşama sevgisi. Türkülerden yararlanıyor. Giderek daha güncel özellikler taşıyan toplumcu bir şiire yöneldi.” Ataol Behramoğlu – Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi
“Başaran&apos;ı bundan iki sene evvel [1944’te] tanımıştım. O zamanlar şiiri hep eski kalıplar içinde söylüyor, o kalıpların getirdiği hassasiyetin dışına pek çakamıyordu. İki seneden beri bu esaretten oldukça kurtuldu. Vezinle kafiyenin dışında iş sadece şiire kaldı. Hazıra konmak istemeyen şair, yeni söyleyişler, yeni hassasiyetler aramak zorundadır. Bu arayış onu daha çok ustalaştıracak, hassasiyetini daha keskin bir hale getirecektir. Başaran&apos;da da böyle oldu. Şiirle başbaşa kalmak onun hassasiyetini ne kadar bilemiş…” Orhan Veli Kanık – Ülkü, Sayı 111 – 1 Mayıs 1946
Bu kitap Köy Enstitülü bir şair olan Mehmet Başaran’ın şiir dünyasına odaklanmaktadır. Edebiyat tarihlerinde yer bul(a)mayan Başaran, araştırmacılar tarafından tozlu kitap raflarına hapsedilen ve mecmuaların açılmamış sayfalarında hatırlanmayı bekleyen bir şairdir. Aynı zamanda bir köy çocuğu olan Başaran, Köy Enstitüleri ile tanışmasıyla başlayan şiir hayatını Köy Enstitüleri Dergisi, Yücel, Varlık ve Yeni Ufuklar gibi Cumhuriyet devri Türk şiir birikimin önde gelen süreli yayınlarda şiirlerini yayımlayarak devam ettirir. Müstakil olarak 12 farklı şiir kitabı olan Başaran’ın şiirleri köy gerçeğini yazınsal dünyaya taşır.
Bu kitabın en büyük özelliği Başaran’ın şairliği üzerine yapılan ilk çalışma olmasıdır. Kitapta Başaran’ın hayatına dair umumi bilgilerin yanı sıra onun sanat anlayışına odaklanılmakla birlikte Başaran’ın şairliği ve şiirleri detaylı bir şekilde incelenmiş ve şiirlerine analitik bir bakışla yaklaşılmıştır. Ayrıca onun mecmualarda kalan bazı şiirleri de okuyucuyla paylaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ddd56f-4f2e-4d5a-b1b7-4ea3b376d395.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Eğitim Düşünürleri</image:title>
            <image:caption>Bugün ülkemizin en önemli sorunu eğitimdir. Bir toplum, kötü bir eğitimle ya yerin dibine girer ya da iyi bir eğitimle göklere çıkar. İyi bir eğitim ise ancak milletin kökleri mazide olan, değerlerini dikkate alarak evrensel ilkeleri de göz ardı etmeden oluşturacağı bir eğitim modeliyle mümkündür. Bunun için de başvurulacak en önemli kaynak şüphesiz milletimizin tarihidir. Millî ve evrensel eğitime katkıda bulunmuş eğitimcilerimizin tecrübelerine ve görüşlerine başvurmak millî bir eğitim politikası oluşturmak için muhakkak gereklidir. Türk eğitim düşüncesine katkıda bulunmuş yüzlerce aydın bulunmaktadır. Kitapta bu mütefekkirlerimizin 36 tanesinin biyografisine yer verilmiş olup bunlar: Dede Korkut, Yusuf Has Hâcib, Edip Ahmet Yüknekî, Kaşgarlı Mahmud, Fârâbî, İbn Sînâ, Nizâmülmülk, Gazâlî, Hoca Ahmed-i Yesevî, Ahi Evran-ı Velî, Hacı Bektaş-ı Velî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Âşık Paşa, Hacı Bayram-ı Velî, Amasyalı Hüseyin Oğlu Ali, Kınalızâde Ali Efendi, Kâtip Çelebi, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, Selim Sabit Efendi, Gaspıralı İsmail, Emrullah Efendi, Ayşe Sıdıka Hanım, Ziya Gökalp, Prens Sabahaddin, Satı Bey, Ethem Nejat, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Halil Fikret Kanad, İsmail Hakkı Tonguç, Mustafa Necati, Hasan Ali Yücel, Hıfzırrahman Raşit Öymen, Nurettin Topçu ve Seyit Ahmet Arvâsî’dir. Kitabın Türk eğitimine gönül vermiş akademisyen, öğretmen ve öğretmen adaylarına oldukça faydalı olacağını ümit etmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af069108-2307-42ce-b899-3cd731457855.jpg</image:loc>
            <image:title>Takvimden Yapraklar</image:title>
            <image:caption>Mahmut Sadık ateşli bir Meşrutiyet savunucusu olsa da yeni rejim yönetiminin tüm eylemlerini doğru bulmaz ve eleştirmekten çekinmez. Bilhassa yoğunlaştığı husus, geride bırakılan sansür/baskı dönemininkine benzer uygulamaların varlığıdır. II. Abdülhamid ve ricaline yönelttiği oklar kabineye hatta Meclis’teki pek çok vekile de yöneltmekten çekinmez, toplumsal cehaletin, ilgisizlik ve bilgisizliğin, keyfiyetin, bilinçsizliğin, iletişimsizliğin, şekilcilik ve gösterişin, mevkinin getirdiği itibarın, fırsatçı zihniyetin karşısında durur. Özgürleşmenin gerçekleşeceği evrede kısıtlamalara maruz kalmanın Meşrutiyet’in ruhuna uygun düşmediğini, bunun ilerlemeye engel teşkil ettiğini düşünür. Bu doğrultuda çıkartılmak üzere olan Matbuat ve Serseri Nizamnamelerine de eleştirilerde bulunur. Geçirilen son yüz senelik periyotta ilerleme kaydedilemediğinden yakınan Mahmut Sadık, doğruluğu, adaleti, özgürlüğü, birliği, refahı, çalışmayı ister. Hâliyle işini düzgün yapmayan yerel yöneticiler de saldırılarından nasibini alır. Yeniliklerin kalıcı olmasını arzulayıp teklifler sunar, gördüğü aksaklıklara çözüm önerileri getirir, görüş ayrılıklarının kitlesel eylemlere dönüşmesinden endişe duyup asayişin sağlanması için çağrı yapar. Devrin en ciddi hadiselerinden 31 Mart Vakasına dair değerlendirmelerini de paylaşan yazarın dış siyasete değindiği ve karşılaştırmalar yaptığı görülür. Bunların yanında millet ile Millet Meclisi ve milletin vekilleri arasındaki uzaklığa, muhatapsızlığa, liyakatsizliğe, gerçeğin çarpıtılmasına, iltimasa tepki gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d35474f-5bc3-473e-aadb-8448a67815ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Araf&apos;ta Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Bazen gidersin. Keyfiyet, arayış ya da mecburiyettir gitmenin nedeni. Ama mecburiyetten gitmektir en zor olan. Çünkü sormazlar sana gider misin, kalır mısın diye. Mübadele’dir adı. Birçok şey bırakırsın arkanda. Topraktır, sevgilidir, yaşanmışlıktır, mezardır, vatandır geride bıraktığın. Sonra özlersin delicesine. Dönmek istersin, dönemezsin. Birkaç fotoğraf ve sayısız anıdır geldiğin yerden kalan. Alışayım dersin, alışamazsın bir türlü. Bedenin gelmiştir ama ruhunu bırakmışsındır çünkü. Ne oraya aitsindir, ne buraya. Araf’tır yerin. Araf’ta Bir Hayat’tır nasibin. Bitmeyen bir hasrettir yaşadığın ölene dek süren. Demir almak günü geldiğinde hayat limanından götüreceğin tek şey yine özlemdir. Gitmişsindir artık. İki farklı mekân iki farklı hayat yaşasan da hiçbirine ait hissedememişsindir kendini. İki kere yabancısındır. Ne geçmişte kalabilmiş, ne geleceğe ait olabilmişsindir. Ve zaman ilerler. Belki de yüzyıl geçer, yaşadığın göçün üzerinden. Gün gelir bazen çocuğun, bazen torunun bazen hatıra defterini tozlu raflarda bulmuş bir yabancı çıkar, senin arafta’ki hayatını yazar. Herhangi bir romanın yahut bir hikâyenin kahramanı olmuşsundur. Hüzünlenir bu eseri okuyan. Bir damla gözyaşı süzülür yanaklarına. Sensindir o. Mübadele’dir yaşadığın. Mübadil’dir adın. Araf’ta Bir Hayat’tır dünyaya bıraktığın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95b0940-a228-4de0-a29f-058fd74fc94f.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Nokta</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitapta yer alan şiirler, Emine Işınsu’nun edebî hayatının ilk ürünleridir. Kitapta yer alan kırk dokuz şiir; onun gençlik döneminin duygu ve düşüncelerini yansıtan, yer yer “karamsar” bir ruh hâliyle yazılmış metinlerdir. Işınsu, on yedi yaşında bir genç kızın tabiat, eşya ve insan ilişkilerine bakışını yansıtan bu metinleri şiir olarak nitelemenin zor olduğunu ifade eder. Ancak “Her eserim alnımda bir çizgidir.” diyen Emine Işınsu’nun şiir kitabı da bu çizgiler arasındaki yerini alır. Işınsu’nun şiirlerini on yedi yaşın duygu ve heyecanıyla – birçok şair ve yazarda olduğu gibi – yazılmış birer deneme kabul etmek gerekir çünkü kendisi ilerleyen yıllarda roman, hikâye, tiyatro, deneme gibi edebiyatın çeşitli türlerinde başarılı eserler verecektir.
İlk baskısı 67 yıl önce yapılmış elinizdeki kitap, henüz ortaokuldayken yazmaya başlamış, “şiir” yazma cesaretini göstermiş genç bir kızın penceresinden dünyaya, insanlara ve aşka bakışını, gençlik dönemi duygu ve hayallerini yansıtması bakımından önemlidir. Çağdaş Türk edebiyatımızın önemli romancıları arasındaki yerini her daim koruyacak olan Emine Işınsu’nun bu “gençlik” hatırasının okurlarının kalbinde yer edinmesi dileğiyle…
 
Prof. Dr. Aliye USLU ÜSTTEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919b0887-5422-4ba7-924c-aee405f79751.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayf</image:title>
            <image:caption>Ara nesil edebiyatçılarından Mustafa Reşid’in romanları yenileşme döneminin hâkim izlekleri etrafında şekillenir. Alafranga yaşam ve yozlaşmış ilişkiler üzerinde ilerleyen Hayf, Genç bir oyuncu olan Jüli’nin onur kırıcı bir sonla tamamlanan aşk macerasının trajik öyküsüdür. 19. Yüzyıl İstanbul’unda sefahat ve çürümüş ahlak anlayışının Alafranga züppe tipi ile düşkün kadınlar üzerinden verildiği roman, Mustafa Reşid’in karakterlerini şekillendirişi bakımından dönemindeki örneklerinden ayrılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d838797d-618f-40c9-b5ca-07348a36bb75.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Kıyılardan Sevişmek</image:title>
            <image:caption>UZAK KIYILARIN SEVDALILARI
 
Bir denizin uzak kıyılarında
İki farklı kentinde aynı ülkenin,
Gözlerinde en derin endîşe,
Hüzünlü dalgalarına dalıp gittiler.
 
Oynak kucağında fırtınalar denizinin;
Odysseus’un boğuştuğu dalgaların.
Sanki burgaçlarında çırpınıyordular
 
Aynı denizin uzak kıyılarından
Sıradağlarla ayrılmış iki kentinde,
Sağır Poseidon’a yakınıyordular
İki yürekçe, tek ruhun azâbından.
 
Olmadı, kaderlerinin uyuyan yelkenine
Kalplerinin fırtınasını bindirdiler
Ve bildik kıyılara sırtlarını döndüler
Yelkenleri kalkan oldu oklarına güneşin.
Işık oldular zifir gecelerde birbirlerine.
 
Bir denizin uzak kıyılarından,
Suya hasretlerini mırıldanarak yalpa yalpa
Duyarsız dalgaların âhengine öykündüler
Aya ve kararsız yıldızlara küskündüler,
 
Sürüklenip gittiler, bilinmedik diyarlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d88b429-7e29-4d4d-93ad-90fd4e1e6574.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutsak Ruhlar</image:title>
            <image:caption>Ay, kahrından parça parça düşerken biz ayaktakımı olarak alkış tutuyorduk.
Sırtımızda ateşten bir kamçı…
Kaç küheylanı çatlatmış bu yol, kaç çıplak üşüyor yaslı akşamların ürkekliğinde…
Biz, ayaktakımı olarak ağlıyorduk.
Efendilerimiz birer birer ölümün peşine takılıp gidiyordu çünkü.
Biz, ayaktakımı olarak tutsak yaşamayı çok sevmiştik oysa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de72442-1b89-4c57-ae70-b9a2153ad37f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Muannit Sahtegi’nin Notları</image:title>
            <image:caption>Kimileri “ne çok kendinlesin, kendine acıyorsun”u çarptılar suratıma. 
Eğlendirici değilsem, kapkaralığıma dayanamıyorlar. Verdiğim zekât 
yetmiyor mu? Söz bıçkınlığım? “Alsanıza acımı siz de dev dalgalar 
biraz koynunuza?” Soğuksunuz. Buzsunuz, benden beter! 
Bay Muannit Sahtegi, edebiyat tarihimizin en ayrıksı ve merak uyandıran karakterlerinden biri. Onun günlüğündeki satırlarda göz gezdirdikçe “huysuz ve inatçı Bay Muannit” Vüs’at O. Bener’in dili ve 
kurguyu en kıpır kıpır kullandığı dönemin en muğlak, en ironik ve 
canlı kişisi olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın ikinci romanı olan Bay 
Muannit Sahtegi’nin Notları’ndaki çokkatmanlı anlatım, keskin ironi 
ve “icat edilmiş” sözcükler, okura “birlikte uzun zaman geçirilecek 
kısa bir yolculuk” vaat ediyor. 
“Muannit Sahtegi’ye gelindiğinde, kurma, kurmaca, hatta konstrüksiyon çabası bile katlanılmaz bir aldatmaca halini almış gibidir. 
Metin, kurmaca ile otobiyografi türleri arasında, ikisinin de ciddi- 
yetini ve gerçeğimsiliğini askıya alan tekinsiz bir noktada durur.” –Orhan Koçak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21432267-6bc2-4e66-92c8-4dd45fd09681.jpg</image:loc>
            <image:title>Jangada - Olağanüstü Yolculuklar 42</image:title>
            <image:caption>Amazon’un bir kıyısında mutlu mesut yaşayan Garral Ailesi, kızlarının nikâhı için çiftlikten ayrılıp Para’ya gitmeye karar verir. Aile ve refakatçilerin oluşturduğu kalabalık grubu taşımak için muazzam bir jangada inşa edilir. Yol boyunca jangada’ya dahil olan yeni misafirler, tehditler ve 23 yıldır gün yüzüne çıkmayı bekleyen bir sır… Peki, her şeye rağmen Garral ailesi bu sırrı açığa çıkaracak şifreyi çözebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f764378-77ca-4bdf-a2c1-8196ce43b4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim mi? Yöne-itim mi?</image:title>
            <image:caption>Yönetim ve Yöne-itim ikileminde sahadaki sorunlardan yönetimin boyutları, yönetimde kadınların güvenliği, mobbing, liyakat, etik, yetkinlik, etkinlik,  yeterlilik, yönetim sendromları, yönetim oyunları,  yönetimde danışmanlık, yöneticilerin seçimi, liderlik çeşitleri, yönetimde ilahi akış... Konuları varsayımlarla desteklenerek saha analizleri ortaya konularak dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Yöneticilere tavsiye ve çözüm önerileri sunulurken; hem yöneticilere hem yönetilenlere yönetim farkındalığı kazandırılmak istenmiştir. 
 
Bu kitap küçük bir kurum yönetiminden ülke yönetimine, özel bir şirketten kamu kurumuna kadar yönetimin olduğu her alana hitap edebilir ve uyarlanabilir; ana fikirler her yönetim kademesi için geçerlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9257206-af9f-45c6-b383-cd3f9da322ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkmam Lazım Hayat Kaçıyor</image:title>
            <image:caption>Toplumun benimsediği yaşam tarzını sık sık sorguladığı için arkadaşları onu “Aykırı” olarak görüyor. O, hayatından çıkan veya çıkmak zorunda kalan insanlardan sonra kendini bulma yolundaki anlam arayışlarında çıkmazlara giren; eşi, arkadaşları ve kurmaya çalıştığı yepyeni bir hayat arasında sıkışıp kalan aykırı bir karakter.
Çıkmam Lazım Hayat Kaçıyor’da ilişkilere, kimliklere, sıkışmışlık hissine ve hayatın olağan akışında herkesin başına gelebilecek olaylara tanıklık edeceksiniz. Yer yer güldürüp yer yer düşündüren eser, okuru adeta bir psikoterapi seansına alıyor ve yaşamın gerçekleriyle yüzleştiriyor. Benliğimize ayna tutan Çıkmam Lazım Hayat Kaçıyor, sıkıştığı yerde hareketsiz kalan herkesi çekip çıkarabilecek güçte bir ilk roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a8d02d3-bc1f-4001-af4f-239ee2323afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon: Tatile Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Isadora Moon çok özel çünkü herkesten farklı!
 
Annesi peri, babası vampir…
Isadora da yarı peri, yarı vampir!
 
Isadora, ailesiyle gidebileceği harika bir tatil kazanır. Artık güneşe, denize ve kuma hazırdır! Ancak o ve denizkızı arkadaşı Marina, denizin dibinde başı dertte olan bir yavru kaplumbağayla karşılaşırlar. İşte asıl macera o zaman başlar.
 
Acaba yavru kaplumbağanın eve dönüş yolunu bulmasına yardım edebilecekler mi?
 
20’den fazla ülkede yayınlanıyor, çocuklar bayılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb5d538c-1366-468c-bdde-0b7925bdfe82.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin ve Beden Arasındaki Sihir</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü psikiyatrist John J. Ratey’den egzersizin beyin üzerindeki olağanüstü etkilerine dair çığır açan bir araştırma.
 
 
Enerjinin sadece bedeni değil, aynı zamanda zihni de canlandırdığı bir gerçek. Daha fazla egzersiz yaparak stresi alt edebilir, ruh hâlinizi yükseltebilir, unutkanlıkla mücadele edebilir, zihinsel keskinliğinizi artırabilir ve sadece kalp atış hızınızı yükseltip ter dökerek daha iyi bir yaşam sürdürebilirsiniz. İşte bu kitap, sadece beden sağlığına değil, aynı zamanda zihinsel sağlığa da odaklanarak egzersizin beyin üzerindeki devrim niteliğindeki etkilerini gün yüzüne çıkarıyor.
 
Beyninizin nasıl çalıştığını anlamak, egzersizin neden bu kadar önemli olduğunu çözmek ve yaşam kalitenizi artırmak için pratik stratejiler sunan Beyin ve Beden Arasındaki Sihir, okurlara zihinsel ve fiziksel sağlık arasındaki güçlü bağlantıyı keşfetme fırsatı sunuyor. Egzersizin zihinsel sağlığınıza sihir gibi dokunuşunu fark edeceğiniz bu yolculuğa çıkarken hem bedeniniz hem de beyniniz üzerinde çalışacak motivasyonu bulacaksınız.
 
“Nihayet sabahları koştuğumda neden kendimi çok daha iyi hissettiğimi açıklayan bir kitap! Herkese hitap eden diliyle zihin-beden bağlantısının ardındaki bilimi açıklayarak egzersizin sağlıklı, enerjik ve mutlu kalmanın en iyi yolu olduğuna dair muhteşem kanıtlar sunuyor!”
 
-Dr. Susan M. Love, Dr. Susan Love’s Breast Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e2884b-db46-4f73-a92d-ff5742985c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Cariye Yaşamları</image:title>
            <image:caption>Cariye, köle kadın. Sadece Osmanlı toplumunun değil bütün dünyanın gönülsüz esirleri, isimsiz simaları, ailesinden, yurdundan koparılmış hayatları. Esir pazarının taş avlusundan, soğuk duvarlı odalarından ya da cariye yetiştiren satvetli konaklarından, evlerinden bilinmezliğe doğru giden uzun ya da kısa yaşamlar. Kimi altın yolda yürüyüp hünkârın eşsiz saadethanesine, kimi bir paşanın konağına, kimi sıradan birinin evine yeni bir isim, yeni bir hayat. O yeni hayatın bazısı gül bahçesinde, bazısı iktidar yarışında, bazısı mihnet hamamında, bazısı çilenin içinde geçti.   
Bu nedenle kitapta sadece saraya, hareme odaklanılmadı. Toplumun her kademesinden insanın sahip olduğu cariyelere odaklanıldı ve bir insanın bir cariyenin kaderini nasıl belirlediğini göstermeye çalışıldı. Padişahın arkadaşı olan cariyelerden hayatını zor idame ettiren cariyelere kadar hayatın içinden geniş yelpazeden cariye hayatları üzerinde duruldu. Bu kitapta, Osmanlı toplumunun birbirinden farklı diyarlarındaki bilinmeyen hayatları okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e1691d-0eba-490b-8a10-c8547fe2e5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilin Gücü</image:title>
            <image:caption>Günümüzde dil, manipüle etmek, güç ve şiddet uygulamak için kullanılabiliyor. Medya aracılığıyla yayılan yalan haberler belirsizlik yaratıyor. Terörist ya da antisemit olmakla suçlanmak kariyer, hatta yaşam ve ölüm arasında fark yaratabiliyor. Bu kitapta yer alan makaleler, önemli politik kavramların kötüye kullanımını analiz ediyor. Bu kavramları kim, nasıl, ne zaman ve ne amaçla kullanıyor? Birileri birkaç kelimeyle dünyayı iyi ve kötü olarak ikiye böldüğünde, suçu mazur gösterdiğinde, muhalifleri yok ettiğinde ve bizi kendilerinin suç ortağı yapmak istediğinde bu duruma karşı eleştirel uyanıklık gerekir.
Özgürlük, demokrasi ya da elitler. Bu kavramlarla neyin kastedildiği açık mı? Birinin teröristi diğerinin özgürlük savaşçısıdır. Bu ve diğer politik kavramlar, muğlak ve çok anlamlı olabilseler de gerçek bir etkiye ve büyük bir karizmaya sahipler. Bu özellikler de bu kavramları politik mücadelede çekici silahlar haline getiriyor. Toplumu yanıltmaya yönelik girişimler her yerde mevcut. Dilin Gücü, yanıltılmak istemeyenler için temel bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b9cff04-15e5-4684-abd0-1d05771c91da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Okul Bi’ Acayip! 17 Tıka Basa Eğlence</image:title>
            <image:caption>Okulda tuhaflıklar hız kesmeden devam ediyor.
 
A.J.’nin annesi yeni bir işe giriyor. Bu da A.J.’nin okul sonrası programına katılması anlamına geliyor. Ve burayı yöneten Bay Tony ise çok tuhaf biri. Sürekli Guiness Rekorlar Kitabı’ na girmek istiyor. Peki Bay Tony bunu sonunda başarabilecek mi? Ayrıca Bayan Leakey adında sağlık öğretmeni okula yeni başlıyor. O tam bir sağlık delisi! Abur cuburla dolu bir kum torbası yapıyor, brokoli burger satan bir hazır yemek restoranı açıyor, en kötüsü de çocukların asla abur cubur yemesine izin vermiyor.
 
Anlayacağınız A.J. ve arkadaşlarını pek çok acayiplik bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6029d41f-4ae6-441f-89cb-c46d11a72431.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Adrian Rizzo, babasıyla ilk tanıştığında yedi yaşındaydı.
Eğer annesi Lina müdahale etmeseydi, babası onu neredeyse öldürecekti...
 
O korkunç günden kısa bir süre sonra Adrian, Maryland’de yaşayan anneannesi ile dedesinin yanına gider. Küçük kız, orada geçirdiği o unutulmaz yaz boyunca yeni bir arkadaş edinir. Arkadaşının ağabeyine karşı hissettiği duygusal yakınlık ise çocukluğunun en güzel anılarından biri olur.
 
On yıl sonra, henüz lisedeyken, annesinin izinden giderek kendi yoga ve egzersiz videolarını oluşturur. Rekabetten ziyade kendini ispat etme çabasında olan Adrian, yavaş yavaş tanınmaya başlar. Ölümle tehdit edildiği ilk mektubu da tam o sıralar alır. Ülkenin çeşitli yerlerinden her yıl düzenli bir şekilde gönderilen bu mektuplar, evi olarak gördüğü Maryland’e taşındığında ve çocukluk aşkı Raylan ile karşılaştığında da devam eder.
 
O tüyler ürpertici mesajlar hiçbir zaman hayata geçmeyecekmiş gibi görünür.
Ta ki cinayetler başlayana kadar...
 
Miras, başından sonuna kadar okura heyecan, gerilim ve romantizmin azalmadığı bir hikâye vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8f3121-83bc-4293-9da6-1af7cf73ab91.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Gel</image:title>
            <image:caption>Her ne kadar önemsiz görünürse görünsün, bu hayattaki rolünüz dünya için önemlidir.
 
Haberler öfke ve nefreti anlatıp dururken, küçük kız ailesine dünyayı daha iyi bir yer hâline getirebilmek için neler yapabileceğini sorar.
“Benimle gel,” der babası. “ Benimle gel,” der annesi.
 
Böylece küçük kız, her ne kadar ufak gibi görünse de kendi rolünün dünya için ne kadar önemli olduğunu anlamaya başlar.
 
Yazar Holly M. McGhee ve illüstratör Pascal Lemaître, hoşgörüsüzlük ve belirsizlik karşısında iyiliğin, cesaretin ve dostluğun güçlü hikâyesini dile getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca5f64b-00e3-40f3-8dca-ffe709579297.jpg</image:loc>
            <image:title>Adamızda Herkese Yer Var</image:title>
            <image:caption>Şiddetli bir fırtına sonucu üzerinde yaşadıkları kaya sular altında kalan anne ve yavru fok… 
Denizin güvenli başka bir tarafında başka bir kayanın üzerinde yaşayan diğer üç fok, zor durumdaki anne ve yavrusuna yardım edecek mi acaba? 
 
Çocuklara empati, paylaşma ve yardımlaşmanın önemi ve değerini anlatan içinizi ısıtacak bir öykü. 
Adamızda Herkese Yer Var, şefkat, hayal gücü ve merak duygularını uyandırarak çocukların hayatlarını dönüştürme potansiyeline sahip kurgu dalında NCTE Charlotte Huck Ödülü’nü kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8f211c-e0a3-442f-a007-632dc6cdb9f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Hep Yanındayım</image:title>
            <image:caption>Sesimiz kısılana kadar şarkı söylesek veya burnumuzda kocaman çıbanlar çıksa ya da etrafta pijamalarımızla dolaşsak annelerimiz bizi yine de çok sever mi? Cevap tabii ki evet! 
  Annelerin koşulsuz sevgisini muzipçe anlatan sıcacık ve eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd79185-18a6-490b-a800-ecc987b5e585.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Aktör Çin: Çin-ABD Rekabeti</image:title>
            <image:caption>Bugün Uzakdoğu dendiğinde akla gelen ülkelerin başında Çin gelmektedir. Kadim uygarlıkların varislerinden biri olan Çin’in yüzyıllar boyunca bölgesinde ve ötesinde ilgi çektiği ve büyük güçler arasındaki nüfuz mücadelesine sahne olduğu görülmüştür. Günümüz itibarıyla Çin, hem dünya siyasetini etkileyen, hem de uluslararası siyasetten etkilenen küresel bir aktöre dönüşmüş bulunmaktadır. 19. yüzyılda başlayıp, 20. yüzyılın ilk yarısına kadar olan dönem Çin için  “aşağılanma yüzyılı” olarak tanımlanmıştır. 1949’da Mao’nun iktidarı almasıyla birlikte Çin için yeni bir uyanma çağı başlamıştır. 2012’de Xi Jinping’in işbaşına gelmesiyle birlikte Çin’in küresel çapta iddialı proje ve girişimleri sahneye sürdüğü gözlenmektedir. Çin’in dünya siyasetinin hemen her oyuncusu için ilgi odağı haline gelen yükselme çizgisi karşısında ABD’nin Çin’i küresel siyasetinde ana rakip olarak belirlediği görülmektedir. Geldiğimiz aşamada, jeoteknolojik rekabet dahil, hemen her alanda gözlenen ABD-Çin rekabetinin günümüz uluslararası siyasetine damgasını vuran temel inceleme alanlarından biri olduğu yadsınamaz bir gerçekliğe dönüşmüştür.
Bu kitapta, yükselen Çin’in küresel siyasetteki konumu, bu bağlamda küresel siyaseti şekillendiren Çin-ABD rekabeti ve Çin’in Asya-Pasifik ülkeleriyle ilişkilerindeki dinamik ve özellikler geniş bir yelpaze içinde irdelenmektedir. 
Giriş Mehmet Fatih Ceylan • Önsöz / Çin: Uyanan Dev mi? Rafet Akgünay• ABD-Çin Teknoloji Savaşları ve Ötesi Ali Rıza Büyükuslu • Küresel Finansta Yeni Dönem: Çin’in Tek Taraflı ve Çok Taraflı Kalkınma Kredileri Sinan Akgünay • Çin-ABD Rekabeti Altında Hint-Pasifik Bölgesinde Mega-Ticaret Anlaşmaları Burcu Ermeydan • Doğu Asya’da Çin-Japonya Rekabeti ve Türkiye Açısından Etkisi A. Bülent Meriç • Uluslararası Altyapı Finansmanı: ABD-Çin Rekabeti ve Piyasanın Uzun Gölgesi Veysel Tekdal • Kore Yarımadası Üzerinde ABD-Çin Çatışması ve Kuzey Kore Nükleer Tehdidi Hakan Okçal • 2014 Sonrası ABD ve Çin’in Ulusal Güvenlik Stratejileri: Karşılaştırmalı Bir İçerik Analizi Mehmet Fatih Ceylan • Küresel Sistem Reformunun Sınırları: Çin’in Yükselişi, Brics ve “Çin Rüyası” Atahan Ünal &amp; Ece Özben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/decc4ffc-f929-478f-857c-bfe347a7f2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilek Tutalım</image:title>
            <image:caption>Pio ve Mia birbirini o kadar çok seviyordu ki bir an önce, hemen oracıkta büyümek istemişlerdi. Ne var ki büyümeyi dilediklerinde, hiçbir şey umdukları gibi gitmedi… İkisi de birer deve dönüştü! 
 
Tuttukları her yeni dilekte inanılmaz maceralar yaşayan Pio ve Mia bakalım sonunda isteklerine kavuşabilecekler mi? 
  Esas olan sevdiklerimizle birlikte olmaksa, çocuk ya da büyük olmanın ne önemi var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe94c913-0c61-4856-8f36-115f41869209.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Gezgin</image:title>
            <image:caption>(...)
Dağlık coğrafyama kanat geren
Bu umudun isyanını kim silebilir?
Kim bilebilir
Özgür bir düşün değerini
Can verirken hayatın barikatlarında?

Devrim türküleriyle büyüdük
Resimler çizdik, yüzler boyadık
İzimizi bıraktık tarihin yorgun duvarlarına
(...)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e76a9fb7-127e-42aa-b115-db87bcc40b5c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Black Tulip</image:title>
            <image:caption>Alexandre Dumas, born in France in 1802, is one of the most widely read French authors in 
history. His novels of high adventure have been translated into nearly 100 languages and made 
into more than 200 movies. A very prolific author, Dumas’s published works total more than 
100,000 pages. 
He died in 1870 and was buried in his birthplace of Villers-Cotterêts. In 2002, the bicentennial of 
his birth, he was reinterred in the mausoleum of the Panthéon in Paris.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e29392-fd04-4bd7-bafc-2605a96aea19.jpg</image:loc>
            <image:title>The Man In The Iron Mask</image:title>
            <image:caption>Alexandre Dumas, born in France in 1802, is one of the most widely read French authors in 
history. His novels of high adventure have been translated into nearly 100 languages and made 
into more than 200 movies. A very prolific author, Dumas’s published works total more than 
100,000 pages. 
He died in 1870 and was buried in his birthplace of Villers-Cotterêts. In 2002, the bicentennial of 
his birth, he was reinterred in the mausoleum of the Panthéon in Paris.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66077a34-a284-4bbd-bd50-46eb724628bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Kuşu Semiha Berksoy</image:title>
            <image:caption>Semiha Berksoy, güçlü sesi ve yorumuyla eşine az rastlanır bir dramatik soprano. Yönetmeninden eleştirmenine, yazarından izleyicisine onu sahnede gören herkes için derinlikli bir oyuncu. Tiyatroda canlandırdığı her rolü olduğundan daha “cazip” kılan bir yorumcu. Etkileyici bir ressam. Birçok açıdan kendi varlığını, hayatını, çevresini bile bir sanat eserine dönüştürmüş bütüncül bir sanatçı. Ruhuyla, bedeniyle, duygularıyla, aklıyla aykırı bir kadın! 
 
Türkiye’nin opera dünyasında “ilk”lerin, kendi hayatında erken tarihlerden itibaren “mücadele gücü”nün simgesi olan Semiha Berksoy’u, aynı zamanda tiyatro ve görsel sanatlar alanındaki özgün çalışmalarıyla birlikte yaşamöyküsü, kendi yazdıkları, anlattıkları, onun için yazılanlar ve yapıtlarıyla anlatan bir kitap Ateş Kuşu Semiha Berksoy. 
 
Dahil olduğu birbirinden farklı sanat dallarında hep zirvede ve özgün eserlere, icralara imza atan, doğru bildiğinden asla şaşmadığı için karşısına hep zorluklar çıkarılan, sabrıyla ve yeteneğiyle her zorluğun üstesinden gelen, Atatürk cumhuriyetinin “kadınlara” açtığı yolda ilerleyen bir simge kadın Semiha Berksoy! Dostu, akademisyen, eleştirmen Dikmen Gürün yıllara yayılan bir çalışmayla Semiha Berksoy’un doğumundan ölümüne ve ölümünden bugüne hayatını anlatıyor. Onun neden “ölümsüz” olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18eccd53-29e2-4d7e-b838-20ae2b9da021.jpg</image:loc>
            <image:title>Gomaşinen - Hatırlıyorum</image:title>
            <image:caption>“35 yıllık gazeteciyim. Türkçenin dışında, Fransızca ve İngilizceyi anlayabiliyorum, konuşabiliyorum, yazabiliyorum da; ama kendi anadilim olan Lazcayı bilmiyorum. Birkaç kelimeden ibaret bir Lazca bilgim var. Bu da benim hayattaki en büyük ukdelerimden birisi. Bu nedenle, 35 yıllık gazetecilik hayatımdan kesitleri aktarmayı hedeflediğim bu podcast dizisinin başlığını ‘Gomaşinen’ olarak seçtim. Yani: Hatırlıyorum.” 
 
Bu girişi ilk kez 5 Eylül 2020’de kullandım. İlk kez bir podcast dizisi yapıyordum. Hedefim gazetecilik hayatımı anlatmaktı. İlk bölümün başlığı “Çöl çadırında Erbakan Kaddafi görüşmesi”ydi zira bu olay meslek hayatımda bizzat şahit olduğum acayip bir skandaldı. 
 
Belli bir ilgi gören diziyi bir yerde sonlandırmak gerekiyordu. 16 Temmuz 2022’de “Bir ömür gazetecilik” başlıklı 100. bölümle noktayı koydum. 
 
Ama eski kuşak gazeteci olduğum için Gomaşinen’in yazılı olarak da varlığını sürdürmesini istedim ve içinden yaptığımız seçmelerle elinizdeki kitap çıktı. Ve gazetecilikte 40. yılın eşiğindeyim. 
— Ruşen Çakır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ad5d7b0-4e4a-4708-a028-78c563868712.jpg</image:loc>
            <image:title>11. Peron</image:title>
            <image:caption>Sirkeci’den kalkan bir trene bindiler ve son istasyon Münih’teki 11. Peron’da bir yanı memleket bir yanı gurbet olan bir hikâye başladı. 1961’de Almanya’nın Türkiye’den işçi kabul etmeye başlamasının ardından umut yüklü tahta bavullarıyla Anadolu’dan yola çıkan işçilerin hikâyesi bu. Bir yanda memleket türküleri çalarken, bir yanda işçi tulumu boy gösterdi. Gidenler, memleketten gelecek bir selamı, kalanlar onların dönmesini bekledi. Köklü bir değişimin ilk adımları atılırken kendilerine yeni bir dünya kurmayı düşleyen bu işçiler omuzlarındaki yükü taşıyabildi mi? İşçilerin çalışma koşulları; ailelerin uğradığı zorbalıklar; bir erkek, bir kadın ve bir çocuk olarak yaşadıkları; öteki olmanın Almancası. 
Göç hikâyesi anlatılırken, orada büyük sıkıntılara maruz kalan, kimi zaman evi yakılan, kimi zaman baskılara dayanamayıp intihar eden işçilerin aziz hatırasına bir vefa: 11. Peron.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b411bbe-b8e1-409e-82bc-c4974f5162d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Isırgan Otu Ve Kemik</image:title>
            <image:caption>Hugo, Nebula ve Locus ödüllü yazar T. Kingfisher’dan ezber bozan, çarpıcı bir peri masalı! 
Marra’nın kahraman olmak gibi bir niyeti yoktu. Son derece utangaçtı, manastırda büyümüştü ve ailesinin üçüncü kızıydı. Bu sayede prenseslerin alışıldık kaderinden, bir taht uğruna evlenmekten kurtulmuştu. Kız kardeşiyse onun kadar şanslı değildi. Marra, yıllarca süren sessizliğin ardından kardeşinin güçlü ve istismarcı bir prensin elinde acı çekmesine daha fazla seyirci kalmak istemedi. 
Marra kız kardeşini kurtarmak için yardım ararken gereken her şeye kavuşacaktı. Ancak imkânsız görünen üç görevi tamamlaması gerekiyordu: Kemikten bir köpek yapmak, ısırgan otundan bir pelerin dikmek ve ay ışığını bir kavanozda saklamak... Gelgelelim tüm prenses ve cadı masallarında olduğu gibi, imkânsızı başarmak yalnızca bir başlangıçtı. 
 
“Kingfisher bir usta. Bu kitap, karanlık ile tuhaflığın iç içe geçtiği, esprili, acımasız, komik ve pek çok açıdan sahici...” 
– Travis Baldree 
“Komik, korkutucu ve içten; bayıldım.” 
– Alix E. Harrow 
“Bitirdiğimde kendimi bu ürkütücü dünyadan, bu mücadeleci, kusurlu ama harika karakterlerden güçlükle koparabildim.” 
– Catriona Ward</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a33adcd7-f380-423b-94c2-bee82e85b085.jpg</image:loc>
            <image:title>Serpilme: Kendini Bulmak Üzerine Sıradışı Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Hayatımı başka bir şeyin özlemini çekerek mi yaşamak istiyorum? Sürekli olarak ‘Bu gerçekleştiğinde mutlu olacağım’ diye mi düşünüyorum?” 
Anlamlı bir yaşam nedir? Gelişmek ne anlama geliyor? Antonia Case, şehirdeki kurumsal işini bırakıp anlam arayışıyla dünyayı dolaşır. Cevapları bulmak için medyanın sesini kapatır. Teknolojiden uzak durur ve el bagajında kitaplardan başka bir şey olmadan Buenos Aires’ten Paris’e, Barselona’dan Byron Körfezi’ne yolculuk eder. 
Kadim filozoflardan ve günümüz psikologlarından yaşamaya değer bir hayatın nasıl olacağı konusunda rehberlik arayışına girer. Yol boyunca, piyangoyu kazanmanın neden sizi mutlu etmediğini, ‘yapmanın’ sahip olmaktan neden daha iyi olduğunu, sevgi ve aidiyetin benlik duygunuz için nasıl hayati önem taşıdığını keşfeder. 
Hayatın büyük sorularına dair içgörülerle dolu Serpilme, sizi en önemli şeyin peşinde sürükleyici bir yolculuğa çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6e7172-dc51-40cf-b524-f164f994a754.jpg</image:loc>
            <image:title>Eugenie de Franval: Trajik Bir Öykü</image:title>
            <image:caption>“Marquis de Sade büyük bir yazar ve filozoftur; üniversite müfredatından eksikliği, liberal insan bilimlerinin utangaçlığını ve ikiyüzlülüğünü gösterir. Batı geleneğinde hiçbir eğitim Sade olmadan tamamına eremez. Tüm çirkinliğine rağmen karşısına çıkılmalıdır.” —CAMILLE PAGLIA 
 
Sadece romanlarıyla değil felsefesi ve yaşantısıyla da zamanının tepkisini çeken Marquis de Sade, daha sonra Batı dünyasının temellerinden biri olarak yorumlanmaya başlanmıştır. Devrim çağında her türlü sınır aşılırken, filozofun gösterdiği sınırlar fazla bulunmuş olmalı ki bizzat Napoléon Bonaparte tarafından ömrünü gözetim altında geçirmeye mahkûm kılınmıştı. 
 
Eugénie de Franval romanında aşırı uçlara götürülerek felakete sebep olmuş duygusal bir deney söz konusudur: Zengin ve yakışıklı bir aristokrat, felsefi bir inatlaşmayla kızı Eugénie’yi sadece kendisi için, tüm ahlaki ve dini yargılardan azade yetiştirir ve sonunda kendisine âşık eder. Karısını, dostlarını ve toplumun geri kalanını hiçe sayarak kızının özgür iradesini tesir altında tutan Mösyö de Franval, kendi arzuları doğrultusunda her şeyi göze alırken felakete varanların eşsiz bir örneği hâline gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8624cdab-e693-452a-9932-500f372e0754.jpg</image:loc>
            <image:title>Leoparı Kaybeden Kız</image:title>
            <image:caption>Vahşi çocuk. Hayvansever. Kurtarıcı! 
Selvi, Serendib yurdundaki dağlarda özgürce koşmayı çok seviyor. Aynı şey Lokka için de geçerli, o da vahşi ve güzel bir leopar. Ancak dağlarda tehlike de dolaşıyor. Selvi, Lokka&apos;yı güvende tutabilir ve özgürlükleri için savaşabilir mi? Yoksa ikisini de sonsuza kadar mı kaybedecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79342a9f-95d8-4eda-b7e8-3d02ccf65feb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Spartalı’nın Kederi</image:title>
            <image:caption>Bütün cinayetlerin intikamı alınmalı. 
Yunanistan’ın geri kalanı kocalarını ellerinden alan savaşın yasını tutarken, Klitemnestra savaşın kendi kocasını geri getireceği günden korkmaktadır. Kral Agamemnon tanrıları yatıştırmak için en büyük kızları İfigenya’yı bile isteye kurban edince, Klitemnestra kalan çocuklarını korumak için ne gerekiyorsa yapmaya yemin eder. 
 
Ancak bunu yaparken onları tümüyle kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Aşk, kayıp ve ihanetlerin hikâyesi olan Bir Spartalı’nın Kederi, bazen sevdiklerinizi korumak için her şeyi riske atmanız gerektiğini gösteriyor. 
Hannah Lynn, intikamcı tanrıların ve şiddetli aile rekabetlerinin dünyasında, antik Yunanistan’ın en zorlu kraliçesinin destansı hikâyesini yeniden yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab319a2-f918-44ec-8f8b-e2a90f9fa145.jpg</image:loc>
            <image:title>Arlekenlere Bak!</image:title>
            <image:caption>“Bu gezinti sırasında ya da belki daha sonralarında, ama kesinlikle aynı bölgede, aniden kopan bir fırtına o Temmuz gününün tüm ihtişamını silip süpürdü. Gömleklerimiz, şortlarımız ve mokasenlerimiz donuk sisin içinde sanki silinip gitmişti. İlk dolu tanesi bir konserve kutusuna, diğeri tam kelime çarptı. Bir kaya çıkıntısının altındaki kovuğa sığındık. Gök gürültülü fırtınalar ıstıraptır benim için. Körolasıca basınçları mahveder beni, şimşekleri beynimi ve göğsümü delip geçer. Bel de bunu biliyordu; koynuma sokularak (kendisinin değil benim rahatlığım için!) her gök gürüldemesinde şakağıma minik bir öpücük kondurdu, sanki bak, geçti işte, güvendesin, demek ister gibi.” ARLEKENLERE BAK! “Arlekenlere Bak!’ın ana karakteri Vadim, Nabokov’un gerçek hayatına dair ayrıntılarla edebi üslubunun hikâyesini iç içe geçiren özgün bir dünya kurar.” DAVID RAMPTON “Arlekenlere Bak! zaman ve mekâna özel ve stilize bir tarzda odaklanmasıyla nadir bir romandır.” SUSAN ELIZABETH SWEENEY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/087e2046-0f6c-4c9e-a42d-7572a4ae579d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mob Psycho 100 – 1.Cilt</image:title>
            <image:caption>Normal bir gençliğin özlemini çeken ortaokul üçüncü sınıf öğrencisi Şigeo Kageyama’nın (Mob olarak da bilinir) özel güçleri vardır. Bunlar… “doğaüstü güçlerdir!!!” Sahte medyumlar, şüpheli dini tarikatlar ve diğerleri... Gücünü kullanmak için çeşitli insanlar etrafında toplanır. Genç çocuğun –Mob’un– içerisinde bir şeyler kımıldamaya başlar!!
Şoke edici psişik gencin öyküsü başlıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3fee85-a096-46a7-97d4-34c7b83fa464.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Adamın Savaşı</image:title>
            <image:caption>“Savaşta öleceksiniz, değil mi? Nasıl öleceksiniz? Söylesenize. Hangi şekilde öleceksiniz?” 
 
Haruo Umezaki üniversitede öğretmenken İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru kriptograf olarak askere çağrıldı. Kendisini kaybetmekte oldukları bir savaşın ortasında bulan Umezaki 1946 yılında, birçokları tarafından savaş sonrası edebiyatının en önemli ve en gerçekçi eserlerinden biri kabul edilen Bir Adamın Savaşı’nı kaleme aldı. 
 
Pasifik Savaşı’nın son günleri... Bonotsu’da görev yapan astsubay Murakami’ye Sakuracima’ya gitmesi emredilir. Savaşı kaybedeceklerinden emin olan Murakami garnizona vardığında ateşli kamikaze pilotları ve sert komutanları Kira’yla karşılaşır. Yaşam ve ölüm hakkında derin düşüncelere dalan Murakami’ye göre ise tek yapabilecekleri eli kulağında Amerikan işgalini ve ölmeyi beklemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49da9b79-ec14-4dd9-b023-321565fea21b.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun Metodu ve Siyaset Teorisi</image:title>
            <image:caption>“İbn Haldun’un kahr-tagallüb’ün hükm’ü doğurduğunu ve Mülk-Devlet’in hükm ile var olduğunun teorik konumunu gerçekleştirişinden beridir, hele 20. yüzyılda, düşünür, hep, –yukarıda kısaca hatırlattığımız üzere– devrevî gidiş nazariyatçısı olarak, ya da organizmacı nazariyatçı şeklinde, tabiî en koyu biçimde de, devrevî’ci ve organizmacı olarak saptırılmaya çalışılmıştır.” İbn Haldun, 14. yüzyılda modern sosyolojinin ve tarihçiliğin, hatta iktisat biliminin öncülerinden olduğu ileri sürülen, devlet ve siyaset teorisinde Machiavelli’ye “eş koşulan” bir düşünür. Ümit Hassan’ın, İbn Haldun’un büyük klasiği Mukaddime’sinin özütünü çıkardığı bu eseri de, çağdaş literatürde bir klasiktir. Hassan, Mukaddime’yi ve onun kilit kavramlarını, hadariler (yerleşikler)-bedeviler çelişkisini, toplumsal birlik bağını anlatan asabiyye’yi, zevkli üslûbuyla, eleştirel bir analize tabi tutar. Kitabı, bütüncül bir sosyal teori tartışmasına vesile eder. Mukaddime’yi esas olarak, devletin, tahakkümün, sınıfların oluşumunun kadim tarihi açısından ele alır. Orada devletlerin yozlaşma döngüsüne bakarken, zulmün tarihsel kurumlaşmasını izliyoruzdur bir yandan da. “Kitap, İbn Haldun’un özgün metodolojisi ve siyaset bilimine katkıları üzerinde durmakta, ama aynı zamanda bir İbn Haldun kültünün oluşmasına da karşı çıkmakta, 14. yüzyılın düşünürünü sosyal bilimlerin, felsefenin, eleştirel düşüncenin kaynağı ve ufku olarak görmeyi reddetmekteydi.”
HAMİT BOZARSLAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b63a8f22-a353-4a19-94fd-521129ed2562.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Yaşama Merhaba Sözlüğüm (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitaptaki resimler sayesinde eşyaları, hayvanları, meyve ve sebzeleri, renkleri, taşıtları ve sayıları görseller eşliğinde tanıyacak ve hem Türkçe hem İngilizce karşılıklarını öğrenebilecek. Çocuklar Resimli Yaşama Merhaba Sözlüğüm’ü çok sevecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc2b63c-e8f7-475f-acef-157a709b9e4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Kapınız Çalabilir</image:title>
            <image:caption>Atlas sekiz daireli, kalabalık bir apartmanda yaşıyordu. Ona sorsanız, komşularının çoğunu tanıdığını düşünürdü.  Fakat öğretmeninin verdiği bir ödevle, yaşadığı binadaki kapıların ardında saklı hikâyeleri bir bir öğrenecek, komşularının sevinçlerine, heyecanlarına, üzüntülerine ve daha pek çok duygusuna şahit olacaktı. İlk başta biraz sıkıcı görünen bu ödev, onu benzersiz sürprizlerle karşılaştırmak üzereydi. 
 
Nehir Yarar’dan farklı hayatlar ve komşuluk bağları hakkında, samimi ve merak uyandırıcı bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2848e564-1b6a-45bd-b23d-1bcc847c3755.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözlük (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitaptaki resimler sayesinde eşyaları, hayvanları, meyve ve sebzeleri, taşıtları ve meslekleri görseller eşliğinde tanıyacak ve hem Türkçe hem İngilizce karşılıklarını öğrenebilecek. Çocuklar İlk Sözlük’ü çok sevecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a76e01e1-8271-4656-a589-56782a6db1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Mercekten Güzide Bir Arayış</image:title>
            <image:caption>Son dönem Osmanlı ve erken Cumhuriyet devri edebiyatçılarından biri olan Güzide Osman, feminist aktiviteleri ve edebi üretimi dolayısıyla anti-feminist literatürün hedef aldığı isimlerin arasında olmuştur. Zeynep Tek’in “Güzide Hanım”ın kim olduğu sorusunun peşinden giderken Harvard Üniversitesi’nin kütüphanesinde Nezihe Muhittin’in “Güzide Osman Hanımefendiye” imzaladığı kitaba tesadüfen dokunuşu, bu kitabı ören ilk ilmiktir. 1924’te Nezihe Muhittin’in temelini attığı Kadın Birliği’nin kurucularından olan Güzide Osman (1902-1974) sehven Güzide Sabri’nin (1883-1945) müstear adı olarak geçer. Feminist Mercekten Güzide Bir Arayış iki Güzide’nin tarihinin nasıl birleştiğini ve ayrılacağını anlamaya çalışıyor. Bir yandan feminist biyografi ekseninde Güzide Osman’ın izlerini kaynaklarda sürerken Güzide Sabri’nin mükerrer hatalarla yazılan biyografisini tashih ediyor, diğer yandan metinlerini temel alarak Güzide Osman’ın şair, hikâye yazarı ve tiyatro eleştirmeni kimliklerini toplumsal cinsiyet, hastalık, milliyetçilik ve mizah ekseninde anlamlandırıyor. Özellikle romantik şiir ve mensurelerde, divan şiirinde olduğu gibi, toplumsal cinsiyet kimlikleri arasında “salıncak” kuran ne eril ne dişil (hem eril hem dişil) söyleme özel bir önem atfediyor. Feminist bir biyografi ortaya koymanın ötesinde, tarihin unuttuğu ve unutturduğu bir kadın yazar ve şaire iadei itibar, hatta iadei şahsiyet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049a290f-f080-4156-bbec-3a56ee213be9.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Ayı</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb472ca-d5f0-4e64-9e3f-a97afe428981.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Baykuş</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7bd64e2-5761-4990-a9d2-97fc1c66eec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Kaplan</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d383f7a9-e72f-4060-ac15-16600c513808.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyayalım Eğlenelim - Timsah</image:title>
            <image:caption>“Boyayalım Eğlenelim” serisi, çocuğunuzun yaşına uygun çizgilerle çeşit çeşit hayvanları boyayarak eğlenmesi için hazırlandı. 
Haydi eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4aab1d4-9862-46a2-bf46-ba84fe6445e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Siyasi tarihi neden ve nasıl okumalıyız? Büyük teoriler siyaseti anlamak için yeterli midir? Siyaseti değerlendirirken neden tarihi es geçemeyiz? Richard Whatmore, teori ve eylem arasındaki ilişkiyi değerlendirerek siyasi tarihin karşı karşıya kaldığı temel soruları, tartışmaları, ona yöneltilen eleştirileri ve bunların neden önemli olduğunu ele alıyor. Marx’tan Koselleck’e, Strauss’tan Foucault’ya, Skinner’dan Pocock’a birçok teorisyenin yaklaşımını inceliyor, tarih bilgisinin bugünün siyasetini anlamak için ne kadar elzem olduğunu vurguluyor. Siyasi Düşünce Tarihi, siyasi tarihle ilgilenen ve siyaseti anlamak isteyen okurlar için yararlı bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/328bf3c8-3eb8-4da3-b0e5-2055233cfe60.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahraaltı Siyaset ve Yaşam</image:title>
            <image:caption>Sahraaltı’ndaki 49 ülkenin bağımsızlıklarından günümüze kadarki siyasi tarihlerine -dolayısıyla söz konusu ülkelerdeki yaşama da- ana hatlarıyla odaklanan Sahraaltı - Siyaset ve Yaşam daha ziyade kulaktan dolma bilgilerle tanınan Afrika kıtasına ilişkin bambaşka bir pencere açıyor. Tek tek söz konusu ülkelerin bağımsızlıklarını kazandıkları andan günümüze dek yaşadıkları tarihsel gelişimleri aktaran, siyasi temelde bunların sahip oldukları ayırt edici özelliklerinin altını çizen Volkan İpek, zengin bir Sahraaltı panoraması sunuyor: Kolonyalizm-postkolonyalizm tartışmaları, iç savaşlar, süregelen darbeler, sömürülen zenginlikler, yolsuzluklar, ekonomik krizler, trajediyle komedi arasında salınan tek adam rejimleri… Sahraaltı Afrika ülkelerini daha yakından tanımak için kapsamlı bir bakış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90647b76-fd6c-406d-a196-846c3b9ff968.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Bahçe</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a87372-8950-4c4b-aa31-a744b9660c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurgu Hedef Tahtasında</image:title>
            <image:caption>Gregory Jusdanis geçmişten günümüze sanat ve edebiyatın toplum içindeki yerinin, öneminin sorgulandığı fikrinden yola çıkarak çağımızda, gelişen teknolojik imkânları da işin içine katarak, bu sorgunun nasıl şekillendiğini inceliyor. Kurgu Hedef Tahtasında hem her çağın bu sorgu karşısında geliştirdiği savunuyu örnekler üzerinden gösteriyor hem de çağımızın saldırılarına karşı edebiyatın savunusunun ne yönde olabileceğini tartışıyor. Bu tartışmayı da geri kalan her şeyi gözardı eden estetik bir özerklik değil, belki bir yarı özerklik önererek; edebiyatın aynı anda ayrı bir sanat formu ve toplumun bir parçası olabileceği fikri üzerinden temellendiriyor. Tabii, gerçek ile kurgu arasındaki ayrımın tartışılmaz önemine de dikkat çekerek... Edebiyatın, toplum ve çağın içindeki rolüne dair temel tartışmaya ufuk açıcı bir bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ccacd0-cfd2-4702-94aa-da5207df2189.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Çiftlik</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31094b15-572c-4529-817f-ff2a7cfcfca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Orman</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c099187-2d3c-4776-887a-cf27f4880dde.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyna Öğren - Hayvanat Bahçesi</image:title>
            <image:caption>“Oyna &amp; Öğren Kitapları” serisi; çocuğunuzun detayları fark etmesine yardımcı olacak eğlenceli bir seridir. Çeşit çeşit aktiviteler ve boyamalarla çocuklar eğlenceli vakit geçirecekler. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1cd377a-9b7f-4461-be20-970235ed1930.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mozartlar İçin Piyano Metodu 2</image:title>
            <image:caption>Küçük mozartlar serimizin elinizdeki bu ikinci metoduyla eğlenceli kolay ve hızlı bir eğitim sürecini geçirmenizi hedefledik. 
Bu metodla yabancı eserlerin yanı sıra popüler film müziklerinin düznlemelerini ve türk müziği eserlerinin piyano için düzenlenmelerini de çalacaksınız.. Bu sayede farklı müzik zevki olan dinleyicinize de hitap edeceksiniz. Öğrenim sürecinizi kolaylaştırmanıziçin düzenli olarak her gün piyano çalmanızı müzik dinlemenizi ve ünlü piyanistleri izleyerek gözlem yapmanızı tavsiye ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d3e651-8bd8-46b1-be8a-f3f69a242c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Memleket Mevzuları</image:title>
            <image:caption>Oğuzhan Uğur,
 
Memleket Mevzuları’nda bir yandan yüz yıllık Cumhuriyet’in temellerini incelerken bir yandan da tarihimize geniş bir perspektiften bakıyor.
 
Bunun yanı sıra Uğur, eğitime, adalete, sanata, kadınlara, yaptığı programlara ve Türkiye’nin dünü ve bugününe dair önemli konu başlıklarına yer veriyor. Bilim ve teknoloji üzerinden bugünümüzü ve geleceği irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b684e0b8-7bde-428f-a8df-d75f523b7508.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Düşü</image:title>
            <image:caption>Sıcak mı sıcak bir yaz günü, Tepebaşı’nda bir çayevinde oturup amatörce çeviri egzersizleri yapan bir muhasebeci (Mehmet Şadi Tati) ile söz konusu mekânda ansızın boy gösterip, Mehmet Şadi Tati’yi masalarına davet eden redingotlar giyinmiş, şapkalı iki figür: Gustave Flaubert’in tamamlanmamış son romanının kurmaca karakterleri 
(F. Bouvard ve J. Pécuchet)... 
 
Serdar Rifat Bir Gün Düşü adlı anlatısında –gerçeğin düşsel olanla iç içe geçtiği o karmaşık ve şaşırtıcı yazınsal düzlemde– görünüşte matrak bir ticari ilişkiyi konu ederek ilginç ve dokunaklı bir dostluğun katmanlarını tek tek açmaya girişiyor. Bu katmanlar arasında cinsellik de, ulusal kimlik de, kişisel saplantılar da var... Nostaljik olanın çekiciliği bir zamansızlık fonunda eriyip gidiyor; şimdi gelecek, dün bugün oluveriyor. Derin bir arkadaşlık, dostluk özleminin harcı olan ve gerçekte alacaklısının da borçlusunun da bulunmadığı bu çapraşık alışverişten belki de tek kazançlı çıkacak olanlar Bir Gün Düşü’nün okurları olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0d9cda-e1bc-48a0-bf73-de4612c575aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Soru</image:title>
            <image:caption>Christopher Bollas Sonsuz Soru’da gerçek klinik uygulamalara ilişkin ayrıntılı  çalışmalardan yola çıkarak, insanın sorgulama dürtüsüne vurgu yapan bir psikanalitik teori ortaya koyuyor. Kişinin çocukluğunun ilk yıllarından hayatının sonuna kadar bu dürtünün farklı biçimlerinin etkisinde kaldığı gerçeğinden hareketle, Freud’un serbest çağrışım yönteminin hem analizan hem de analiste nasıl yanıtlar sağladığını ve bunun karşılığında sürekli başka soruları tetiklediğini gösteriyor. 
 
Sonsuz Soru’nun merkezinde, pratikteki serbest çağrışım yönteminin temel yönlerini vurgulayan paralel yorumlar eşliğinde gerçek analitik seansların dökümlerine yer veriliyor. Bu dökümler, vakaların daha ayrıntılı tartışılmasına olanak sunmakla birlikte Freud’un silsile mantığı teorisini temel alarak daha geniş bir teorik çerçeve içinde bağlamsallaştırıyor. Böylece Bollas, söz konusu serbest çağrışım mantığına kulak vermekle, Freud’un bastırılmış fikirler teorisinden daha zengin ve daha karmaşık bir bilinçdışı ses keşfedebileceğimizi öne sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a628e16c-fae9-44d3-9b88-d47876d273f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Araştırmaları Dergisi Cilt 11 Sayı -2</image:title>
            <image:caption>Ankara’yı disiplinlerarası araştırmalarla inceleyen Ankara Araştırmaları Dergisi’nin 22. sayısında, kentsel coğrafya, nüfus araştırmaları, kültürel ve sosyal tarih ve arkeoloji alanlarında gerçekleştirilmiş bilimsel çalışmalar okuyucuya sunulmaktadır. 
Sayının ilk makalesinde Ankara’nın Polatlı ilçesinde nüfusun gelişimi araştırılmakta ve mahallelere göre yoğunluk analizi sunulmaktadır. İkinci çalışma, Gordion kazı alanından çıkarılan sırlı seramikleri tanımlayarak Geç Orta Çağ Beylikler Dönemi kent tarihine ışık tutmaktadır. Bir diğer makalede Ankara’da bulunan Papazın Bağı, kentsel doğa parcası olarak incelenmekte ve tarihsel süreç içerisinde dönüşümü ele alınmaktadır. Bir diğer çalışma, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Yeni Konser Salonu alanının inşa sürecine ve bir endüstriyel miras alanının dönüşümüne odaklanmaktadır. Bu sayıda ayrıca Ankara’dan Söz Eden Şarkılarda Yer Bağlılığını bulgular ile ortaya koyan ve edimsel topoğrafya kapsamında Karakusunlar semtinin dönüşümü gibi konuları semtin sakinlerinin deneyimleri üzerinden okuyan çalışmalar da sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae4ebfb-2129-4e99-959e-bcb9d7a58e17.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce İlk 100 Kelimem - Okul</image:title>
            <image:caption>KOÇ ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI İKİ DİLLİ ÇOCUK KİTAPLARI-İLK 100 KELİMEM (İNGİLİZCE-TÜRKÇE) 
 
Çocuğunuz ilk İngilizce kelimelerini kolayca öğrensin. Bu seri, çocukların İngilizceyi günlük yaşamın bir 
parçası haline getirerek öğrenmesi için hazırlanmıştır. Rengârenk ve ilgi çekici çizimlerle hazırlanmış 
bu kitaplarla genç okurlar yeni bir dil öğrenmeye kolay bir başlangıç yapacaklar. 
Öğrenme Rehberi: 
• Dil gelişimine yardımcı olur ve İngilizceye giriş sağlar 
• Kelime dağarcığını zenginleştirir, konu bilgisini geliştirir. 
• Çocuk ile ebeveyn arasında daha fazla etkileşim imkânı sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4e36ef-4413-46ae-926b-085c793c3347.jpg</image:loc>
            <image:title>Animasyon Ve Görsel Etkinlik Kullanımının Değer Eğitimine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İlköğretim çağı, bireyin ileriki hayatını etkileyecek olan ahlaki kimliğin oluştuğu ve değer eğilimlerinin geliştiği önemli bir dönemdir. Bireyin ahlaki gelişimini iyi bir şekilde tamamlayabilmesi, evrensel ve manevi değerleri içselleştirebilmesi için bu dönemde etkili bir değerler eğitimi faaliyetine tabi tutulması gerekmektedir. Değerler bireysel ve toplumsal yönelimlere kaynaklık eden ilkelerdir. Özellikle kişiye nasıl davranması gerektiğini bildirmesi sebebiyle değerlerin, eğitimin başlıca konusunu oluşturduğu söylenebilir. Toplumsal varlığın devamlılığı ise değerlerle kuşatılmış nesiller yetiştirilebilmesine bağlıdır. Bu noktada eğitim kurumları ve okul çatısı altında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi önemli bir işleve sahiptir. Okullarda yer alan DKAB dersi ile dinî ve ahlaki değerlerle birlikte öğrencilere temel insani değerler ve erdemler kazandırılması beklenir. Bu sebeple 4. sınıftan 8. sınıfa kadar her öğretim düzeyinde ahlak konularına yer verilir. Özellikle son ünitelerin ahlak öğrenme alanına ayrılması DKAB dersinin değerler eğitimindeki önemine dikkat çekmektedir. Araştırmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın konusu, problemi, amacı, önemi ve araştırma yöntemi konusunda bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; değer kavramı, DKAB dersinde değerler eğitimi ve materyal olarak değer eğitiminde animasyon kullanımıyla ilgili bilgi verilmiştir. Son bölümde ise araştırma sonucundan elde edilen bulgulara yer verilmiş, yorumlar ve öneriler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1cc103-bccc-473d-af6c-0cf7fc517f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Göz Boyama – Sevimli Canavarlar</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır.
Çocuklar bu kitapta; sevimli canavarları renklendirerek boyayacak.    Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7febcf30-3c63-402b-b151-7aae9a696a24.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Etki</image:title>
            <image:caption>Etkili bilişsel davranışçı terapiyi ve pozitif psikolojiyi temel alan bu canlandırıcı kılavuz, olumsuz düşüncenin üstesinden gelmenize ve stresi azaltmak, güveni artırmak, sakin ve sürdürülebilir mutluluğu bulmak için pozitifliğin gücünden yararlanmanıza yardımcı olacak basit beceriler içermektedir. 
Bu ilham verici yöntemlerle endişelenmeyi bırakmaktan daha fazlasını yapmayı, uzun süreli dinginlik için bakış açınızı tamamen değiştirmeyi öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4e952c9-aa7d-402e-983f-b49b8546b798.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Konuşmuyorduk</image:title>
            <image:caption>Deneyimlediğimiz her ne ise bunu konuşmuyorduk. 
Bizi biz yapan olayları… Bu olaylara verdiğimiz tepkileri, yargılarımızı, yüreğimizden geçenleri... 
Bize kötülük ya da iyilik yapanları... 
O gün için tamamlanmamış, gelişmekte ve hâlâ öğrenmekte olan benliğimizin arzularını, bugün ne yemek, ne giymek, ne izlemek istediğini, endişelerini ve eleştirilerini duyuyorduk. 
Diğer insanların benzer yaşantılarında, deneyimlerinde bize özgü yönlerinin bulunup bulunmadığını bilmiyorduk çünkü en yakınlarımızla bile bunu konuşmuyorduk. 
Yarım yamalak dinliyor ve konuşuyorduk. 
Dinlemekten ve konuşmaktan yoruluyorduk. 
Karşımızdaki her şeyi ya çok biliyor ve küçümsüyordu ya da hiçbir şey bilmiyor ve zihninde büyütüp içinden çıkamayacak diye korkuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b133d11-1b69-4ffa-bb69-2a45ad7044f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Kalp II</image:title>
            <image:caption>Yaşam enerjisi ve motivasyonu Sur&apos;et tarafından tüketilen Çise yeniden yolla düşebilmek için cesaret ve güç arıyor. Küçük kalbinde aşkın sıcaklığını hisseden ve duygularını paylaşamamanın çaresizliği ile ezilen küçük çocuk kalbini kurtarabilmek için ihtiyaç duyduğu köstekli saatin peşinde zamanda yolculuk yaparak zamanın yöneticisi &apos;Efendi Krono&apos; ile geçmişin karanlık köşelerine, yaşam veren nefes olan &apos;Aether&apos;i alabilmek içinse Oyuncak Dünyası&apos;nın renkli ve büyü dolu diyarına yolculuk yapması gerekiyor. Yeniden sevebilmek ve hissedebilmek için kalbindeki laneti kaldırmaktan başka çaresi kalmayan Çise ve iki arkadaşının başka boyutlarda geçen sıra dışı macerası hız kesmeden &apos;Lanetli Kalp: Boyutların Ardında&apos; ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eca82fc-c02c-4c01-8772-f8e8da6a0a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Döngü</image:title>
            <image:caption>Üçüncü Döngü &quot;Anlayış&quot; yetişkinler için bir hayat bilgisi kitabıdır. İçeriğinde insanlar arası ilişkiler, insan içi dinamikler, astronomik, astrolojik, mitolojik, etimolojik, felsefik, psikolojik, psikoterapik, sosyolojik ve metafizik ögeler ve bu ögelerin matematiksel, geometrik ve fiziksel bağlantıları irdelenmektedir. 
Üçüncü Döngü &quot;Anlayış&quot; bir varoluşu anlama ve tanıma rehberi olarak görülebilir. Bu kitabı bitirdiğinde, hayatın boyunca kendine sorduğun soruların birçoğunun cevabını bulman temenni edilmektedir. Üçüncü Döngü &quot;Anlayış&quot; hayata bakışını değiştirebilir, farklı bir hayat vizyonu edinmene vesile olabilir. 
  Faruk Umut Küçüker, Birinci Döngü “Arayış” ve İkinci Döngü “Uyanış” eserleriyle okuyucularının ruhlarına ışık tutarak, içsel ve dışsal yolculuklarında kendi benlik ve toplumsal bilinçlerini anlama ve yaşama noktasında rehber olurken, serinin devam niteliği taşıyan Üçüncü Döngü “Anlayış” eseriyle ruhlarındaki ışığın varoluşsal derinliklerine nüfuz edilmesi noktasında okuyucularının çıktıkları bu yolda birer ışığa evrilmelerini sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44740470-003c-4af3-bcb3-d8a68de4ab38.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet ( Poster + Ayraç Hediyeli )</image:title>
            <image:caption>O benim ilham perim, ben de onun müzik şeytanıyım. Bir yıl önce, tatlı Scarlett Day’in karanlık tarafına tanık oldum. O zamandan beri benim saplantım oldu. Onun sırrı olmaktan memnundum. Onu uzaktan korumaktan memnundum... Ta ki geçmişimden bir düşman gözünü ona dikene kadar. Ailelerimizin derin bir nefret geçmişi var ve Scarlett ortada kaldı. Bu arada zihni ona oyunlar oynamaktadır. Panik atakları korkunç bir şekilde yanlış gittiğinde, onu kurtarmak için gölgelerden ortaya çıkıyorum. Artık benim olduğuna göre, gitmesine izin veremem. Karanlıkta ustalaştım. Işığıyla beni baştan çıkarıyor. Ama maskem gittiğinde, altındaki canavardan korkacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb6df0f-d6a3-48bd-8d9d-5f4433179d3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Niran İle Ziryab</image:title>
            <image:caption>Niran ile Ziryab’ın sıradışı hikâyesi Doğu’nun Batı’ya armağan ettiği en renkli sayfaların başında gelir. Hikâyenin bu denli güzel ve cezbedici olmasının sebebi en başta Niran ile Ziryab’ın tarihsel bir gerçekliğe dayanması, Rönesans’tan çok önce sanatın ve müziğin ilham kapılarını dünyaya açması ve elbette bu iki figürün Doğu’da ve Batı’da büyük ve derin bir aşkı temsil etmesidir. 
 
Ziryab’ın (Ali Nafî), Doğu’da başlayan uzun yolculuğu Kurtuba’da son bulur. Yaşamında baştan sona karşılaştığı güçlükler, rekabetler, kıskançlık ve ayrılıklar hiç eksik olmaz. Ancak o sanatsal dehasıyla tüm zorlukların üstesinden gelmeyi başarır. Zamanın ötesinde bile gerçek sesinin duyulacağının bilincindedir. 
 
Ziryab erken yaşlardan itibaren herkesi büyülemiş, halife ve emirlere doğrudan tesir etmiştir. Müziğe büyük yenilikler getirmiş, teknik ilerlemeler sağlamıştır. Onun kurduğu karma eğitim veren müzik okulları Antik Yunan’dan sonra Avrupa’da bir ilktir. İspanyol müziğinin ve flamenkonun temellerini atmıştır. Ayrıca o kelimenin tam anlamıyla zarafet sahibi bir kültür insanıdır. İnceliği ve duyarlılığıyla yüzyıllar öncesinden örnek bir sanatçı tipi yaratmıştır. Yaşam tarzı, bilgi birikimi ve görgüsüyle Endülüs sarayına zevk ve ihtişam katmıştır. Endülüs’ün parlak sayfalarında hâlâ onun derin izlerini görürüz. 
 
Yücel Feyzioğlu, Türk masallarının büyük ustası, bu sefer uzun ve ayrıntılı bir çalışmanın ardından iki ciltlik bir romanla Niran ile Ziryab’ı tüm dünyaya tanıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530de5d9-e097-4bae-86e8-713e0f8b4575.jpg</image:loc>
            <image:title>Manu Kanunları Manusmriti</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en eski hukuk metinleri arasında sayılan Manu Kanunları Doğudan Batıya aktarılan ilk çeviriler arasında yer alır. İlk çeviriyi yapan kişi olan William Jones eğer Hindistan iyi bilinmek isteniyorsa, özelde İngiltere’nin genelde ise Avrupa’nın bu eseri bir an önce okuması ve öğrenmesi gerektiğine inanmıştır. 
 
Manu Kanunları (Manusmriti) okunmadan Hindu dinini ve Hindu yaşamını tam olarak anlamak ve çözmek olanaklı değildir. Bu kitap Hindulara rehberlik eden ve onlar tarafından kutsal sayılan bir eserdir. Dinsel törenler, ahlâk, aile reisi, evlilik, günlük törenler, Veda okuma, çileciler, kralın görevleri, kastların görevleri ve birbirlerine karşı durumları, sosyal yaşam, medeni hukuk, ceza hukuku, miras hukuku gibi pek çok konuyu içerir. Āryanların Brahmavarta dedikleri topraklarda (Pencab) yerleşik yaşama geçmeye başlamaları sırasında yavaş yavaş topluma gerekli olan düzeni getirme çabasından doğmuştur. O dönem savaşların azaldığı, eğitimin ve okumanın değer kazandığı, çok sayıda ırkın karıştığı, toplumun sınıfsal olarak ayrışmaya mecbur kaldığı bir dönemdi. Manusmriti’yi on dört Manu’dan birincisi olan Manu Svāyambhū’nun yazdığı kabul edilir. Manu mitolojik bir addır ve hem ilk insan hem de yaşamı tufandan sonra yeniden başlatandır. Eserin ilk bölümünden Hint mitolojisi, kozmogonisi ve eskatolojisine dair bilgiler elde edebiliriz. Son bölümünde ise Ātman düşüncesi, Sāmkhya felsefesi gibi çeşitli konularla ilgili bilgiler bulabiliriz. Eser bitirilirken Rigveda’daki beyitlere benzer bir beyitle bitirilir: “O en yüce tekliğe bazıları Agni der, bazıları Manu, bazıları Pracāpati, bazıları İndra, bazıları en yüce soluk, bazıları da ölümsüz Brahma der.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/215d61d4-254c-4b53-834c-ec2e1afb6a10.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Anne Bak Ay İçimden Dolanıyor</image:title>
            <image:caption>Nehir yedi yaşında. Okulla tanışmasının neredeyse hemen ertesinde söktü okumayı. Yazmayı da. Derken başkanlık seçimine de girdi. Ve… epey bir oy farkla seçildi de. 
Babası, şaşkın, nasıl başardığını sordu. 
“Zor olmadı.” Dedi Nehir. “Okula Havuz yaptıracağım dedim seçtiler.” 
Babası artık “başkanım” diye sesleniyor Nehir’e… 
Nehir’in umurunda mı, gülüp geçiyor. 
Size de tanıdık geldi mi Nehir’in öyküsü? 
Ötekilerin de yabancısı değilsiniz! 
“Çocuklardan çaldığım Öyküler”, 100 yeni öyküyle yeniden çalıyor kapınızı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/078f2d6d-a4bf-499d-a7ac-052b0c78b7c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumluluk</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma Devrimi, zihinsel düşüncenin bireysel gelişimini sağlamış, kişinin kendine özgü ve akla uygun yargılar vermeyi sağlayan bir yeteneğinin gelişmesine neden olmuştur. Bireyin kendi düşünce özgürlüğünü mantıklı ifadelerle yayabilmesini sağlayarak insan kişiliğinin, kendi ahlaki uyumluluğu ile bağdaştığını ortaya koymuştur.  Bu ahlaki uyumluluk kişiye toplum içindeki yaşam kurallarının uygulanmasında ve sağduyulu ilkeler altında zihinsel yetenekle fikirlerin oluşmasındaki güveni vermiş, böylelikle kişinin kendi amaçlarını ahlaki açıdan değerlendirilebilmesini sağlamıştır. 
Kişiyi insan yapan, onur sahibi kılan toplum etiğine bağlayan, fertler arasındaki diyaloğun uyumlu olmasıdır. Bilinçli bir karakterin uygulamaları çağdaş düşüncelerin toplumdaki kurallarını saydamlaştırır, birlikteliği pekiştirir, değer yargılarını belirginleştirir ve uyumluluğu sağlar. 
Prof. Dr. Cihat Karaali, toplumsal yaşamda gereksinim duyulan temel öğenin “uyumluluk” olduğunu belirtiyor, bireyin gelişimi için altın değerinde öğütler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1dc6b5-f2ad-46a8-ab2b-4031c21357c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Çiftlik Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta çiftlik hayvanları ile ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43c8174-7d6f-4214-ac63-499b385558b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Minik Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta minik hayvanlarla ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc67ca3-41f6-4eba-a259-c4db6cc0c056.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Meslekler</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta meslekler ile ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc224b4-58bf-4c52-a5b5-e4f881e7d4fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Şöleni</image:title>
            <image:caption>İçinden çıkayacağınız güzellik: Köy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e863d5-f7b9-4b01-9607-942242c3575a.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Çağdaş Sanat Yazıları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, disiplinlerarasılık kavramının, çağdaş sanatın merkezine yerleştiği bir dönemde, yaşadığımız çağa tanıklık eden bir grup akademisyenin, günümüz sanatı üzerine farklı perspektifler içeren yazılarını bir araya getirme fikirle ortaya çıkmıştır. Sanat, farklı dönemlere, akımlara ve anlayışlara uyum sağlayan değişen ve dönüşen bir kavramdır. Kandinsky’nin herkesçe bilenen “Her çağ kendi sanatını yaratır” sözünden hareketle, çağdaş sanat pratikleri her zaman bu dönüşümün en canlı ve heyecan verici yansımalarından olmuştur. 
Sanatın disiplinlerarası pratiklerle derinleştiği, teknolojinin sanatın sınırlarını zorladığı ve tanımının yeniden oluşturulduğu bir çağın eşiğinde, çağdaş sanat yapıtlarının güncel kavramları nasıl dönüştürüldüğüne dair fikirler içeren yazılardan oluşan kitap, çağdaş sanatın heyecan verici yolculuğunda, okuyuculara rehberlik etmek ve çağdaş sanatın disiplinlerarası dünyasına bir pencere açmak için hazırlanmıştır. 
Kitapta konusunda uzman 12 akademisyen tarafında kaleme alınmış yazılar bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f77da92-0247-4319-814b-76623c2442c3.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART: Myrina Yayınları Sanat Dergisi</image:title>
            <image:caption>MYART: Myrina Yayınları Sanat Dergisi’nin ilk sayısı olan bu dergide aşağıdaki yazılar bulunmaktadır: 
 
Çağının Sınırlarını Aşan Bir Heykeltıraş: Praksiteles (Doç. Dr. Cenker ATİLA); Bronz Çağında Silah ve Sanat (Prof. Dr. Emre OKAN); Bir “Denetimsiz” Eleştiri: Refik Anadol &amp; Jerry Saltz (Alp Doğu ESER); Erciyes’i Resmeden Adam: Halit Doral (Doç. Dr. Cenker BERKANT); Ebedi Bir Cennet Bahçesi: Haseki Hurrem Sultan Türbesi (Şebnem ATILGAN); Bölgesel Bir Sanatın Yansıması: Kapadokya Güvercinlikleri (Selim TUNA); Tanrısal Bakış: Klasik Sanattan Günümüz Sanatına (Doç. Gökhan EKEN); Sabreden Dervişin Kaç Takipçisi Var? (Uğur GÜNEL); Çılgın Düşünceler (Evrensel Barış BERKANT); Sanat Anlayışı Edinmenin Önemi (Prof. Dr. Meysem SAMSUN); Sanatın Gölgesinde Peyzaj Mimarisi (Dr. Umut GÜLER); Sharon Griffin (Elif ZENGİN BIÇAKKIRAN); Biliçaltının Dışavurumu: Sıraltı Rüyalar (Prof. Duygu KAHRAMAN); Mine Sanatı ve Teknikleri (Umut DEMİRGÜÇ THURMAN); Fotoğraf Dünyamızın “İnsan ve Renk” Ustası Yusuf Tuvi (Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR); Tarihsel Bir Belge Olarak Fotoğraf: Cumhuriyet Bayramı (Zafer Gazi TUNALI); Foto Öykü: Düşgördüren (Fotoğraf: Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR-Öykü: Gönül OCAK); Duyusal Hazzın Estetik Fenomenolojisi (Öğr. Gör. Necmi KARKIN); Orkestra Şeflerine Meydan Okuyan Zamansız Bir Şaheser: İgor Stravinski’nin Bahar Ayini (Öğr. Gör. Pia DÜZGİT); Vesikalı Olmak ya da Olmamak (Aylin PEKSERT); Yayımlamak ya da Özgürlüklerden Korunmak (Çağdaş Onur ÖZTÜRK); Çağdaş Onur Öztürk Soruyor (Çağdaş Onur ÖZTÜRK); Tiyatroda Kadın Karakterlerin “Öteki” Öyküsü (Kamer YILDIZ OK); Bir Trajedinin ve Kıyımın Anlatısı Olarak “Frankenstein”, “Frankenstein Bağdat’ta” ve “Küçük Bir Ayrıntı” Adlı Romanlara Dair (Erinç BÜYÜKAŞIK); Romanda Kurmaca: Don Kişot mu Daha Gerçek Yoksa Ben mi? (Kerem KACAR); Sabahattin Ali’nin Raif Efendisi (Elif GÜLER); Seslenilmeyen (Umut ÇETİN); Consciencia/Farkındalık (Alexandra NICOD); Ahmer (Hacer YILMAZ); Sır Kapısı (Selami KARABULUT); Yaşlı Bir Gün (Aydanur SARAÇ); Ressam Ilgın ERDEM (Hazırlayan: Elif ZENGİN BIÇAKKIRAN)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b275ce73-9a1c-4276-b1ce-51201f0b30dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilincin Yeniden İnşası</image:title>
            <image:caption>“Evrenin sırlarını bulmak istiyorsan, enerji, frekans ve titreşimi düşün.” 
- NIkola Tesla 
Neşe, coşku, mutluluk ve yaratım gücü birer mucize değildir. Sağlıklı ilişkiler, gerçek bir aşk, güvende bir hayat ve bereketli bir para akışı, şansla ya da talihle hiç ilgili değildir. Hepsi birer bilinç meselesidir. Spinoza’nın da dediği gibi: “Neşe, en yüksek bilinç seviyesidir.” 
Çok satan Dünya Okulunda Ruhun Devrimi kitabının yazarı 
Anıl Şehirlioğlu’nun kaleme aldığı 
Bilincin Yeniden İnşası, arzulanan hayatı dileyip beklemeyi değil, buna karar verip bilinci baştan programlayarak gerçekleştirmenin 
en kolay, en pratik ve güçlü yollarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f85e2a2-c317-4cd9-a8f9-e142881ce221.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemi Öldürdüğüm Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Annemi Öldürdüğüm Hikâyeler gerçekliğin sınırlarında dolaşan ve uçuruma gözlerini dikenlerin ürkütücü anlarına odaklanan sert bir öykü kitabı. Yurtdışı festivallerinde ses getiren Baskın filmi ile Çıplak dizisinin ödüllü yönetmeni ve yazarı Can Evrenol doksanlar Türkiye’sini arka planına alarak tekinsiz köprü altlarında, boş sahil kasabalarında hatta insan beyninin içinde bile en beklenmedik durumlarla yüzleştiriyor okurunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767a0c1b-6690-4e6e-b005-6e769ec56a54.jpg</image:loc>
            <image:title>Mostro Dişlerini Kaybederse</image:title>
            <image:caption>Mostro, 
en ürkütücü küçük canavar! 
En Korkunç Küçük Canavar Yarışması’nda 
sınıfını temsil etmek üzere seçilir. Fakat Mostro düser 
ve disleri dökülür! Disleri olmadan artık 
eskisi kadar korkutucu görünmüyordur… 
Korkunçluk Derecesi: Korkudan yerinden sıçratmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/399612fa-8e8a-454e-bb9e-415f93d98d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebekler Okulu</image:title>
            <image:caption>Oyuncağımızı yere atıyoruz. Her seferinde düşüyorlar! Yine düşecek mi diye tekrar tekrar atıyoruz. Yine düşüyorlar! Yemekleri avuçluyoruz! Bazen püskürtüyoruz. Meyveleri küçük dişlerimizle ısırıp bırakıyoruz. Pastaları parmaklıyoruz. Dolapları bir çırpıda boşaltıyoruz! Duvarları boyuyoruz. İşimize gelmezse ağlayıp bağırıyoruz. Kimseyi uyutmuyoruz. Burası bebekler okulu. Gittiğimiz her yere çığlıklar, kahkahalar, çıngıraklar, salyalar, tombik parmaklar, her yeri dişlenmiş kitaplar, teki kayıp eldivenler, kocaman bezler, lekeli önlükler, emilmekten sırılsıklam olmuş battaniyeler, her şeye hayretle bakan heyecanlı gözler götürüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fa231a2-4f33-4423-9ebc-74bdf3279aa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonunda Ölecek İlk Kişi</image:title>
            <image:caption>Ölüm-Habercisi’nin ilk gecesine hoş geldiniz.  
 
Orion Pagan yıllarca birinin ona öleceğini söylemesini beklemiştir. Artık Ölüm-Habercisi’ne kaydolduğu için, kalp rahatsızlığı onu sonunda öldürmeden önce yaşamaya hazırdır. Bu nedenle hayatında yalnızca bir kez deneyimleyebileceği etkinliğe katılmaya karar verir: Times Meydanı’ndaki Ölüm-Habercisi prömiyeri.  
Son Gün araması almak Valentino Prince’in aklındaki en son şeydir; sisteme üye olmamıştır bile. Modellik kariyerinde yükselişe geçmiştir ve New York’taki ilk gecesinde Ölüm-Habercisi’nin partisine gitmeyi planlamıştır.  
Orion ve Valentino tanıştığında, aralarındaki bağ su götürmezdir. Fakat Ölüm-Habercisi ilk aramaları yapmaya başladığında ikisinden biri ölmek üzere olduğunu öğrenir ve diğerinin hayatı bu olağanüstü, yürek burkan günün ardından bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır.  
 
 
The New York Times Çoksatanı  
Indiebound Çoksatanı  
USA Today Çoksatanı  
Publishers Weekly 2022 En Çok Satan Genç Yetişkin Kitabı  
Barnes &amp; Noble 2022 En İyi Gençlik ve Genç Yetişkin Romanı  
Goodreads 2023 En İyi Genç Yetişkin Kitabı Adayı  
 
 
 “Olağanüstü ve sürükleyici.”  
* ALA BOOKLIST  
 
 “Yürek burkan bir hikâye. Silvera cevaplanması zor varoluş sorularını ele alırken size umut vermeyi de ihmal etmiyor.”  
* Publishers Weekly  
 
 “Silvera karmaşık şekilde birbirlerine bağlı karakterlerden ve çatışmalarından oluşan bir ağ yaratmış. Duygu yüklü ve merak uyandırıcı.”  
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57405f7d-304d-4f7d-81d6-23273d41c403.jpg</image:loc>
            <image:title>Arthur Yeni Yılı Kutluyor</image:title>
            <image:caption>Bugün çok özel bir gün. 
Arthur arkadaşlarıyla birlikte yeni yılı kutluyor! 
Peki yeni yıl kutlamasında ne yapılır? 
Afacanlar, hep birlikte yeni yıl kutlaması hazırlıyor ve birbirlerine 
yılbaşında yapmaktan en keyif aldıkları şeyi gösteriyorlar. 
Arkadaşlarınızla birlikte neyin gerçekten önemli olduğunu 
keşfetmeye dair neşeli bir kitap. Küçük yaratıklar ve 3 yaşından büyük çocuklar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cadddfbe-97a7-4682-be96-d88f52f14ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlerden Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Bazen bir turnanın kanadına takılır hayat.
 
Akasyalı Meydanın Çocukları&apos;yla sevilen Hatice Demir, dil ustalığını şiirsel bir kısa romanla sergiliyor. Turnaların mesken tuttuğu bir gölün yakınlarındaki köyde, geçmişle bugünü ahenkle harmanlıyor, yitirilenler üzerine düşündürüyor. İçten anlatımıyla kimseyi geride bırakmadan büyümenin sıkıntılarını, küskünlükleri, özlemleri gidermek için dümeni sevgiye ve umuda kırıyor. Doğanın seslerine kulak veren, yaşamın güvenilir döngüsüne göz kırpan bir hikâye anlatıyor.
 
Güneş&apos;in köyde geçen tatilleri farklılaşmıştır. Biricik dedesi, oyun arkadaşı Kâmil Efe&apos;nin beklenmedik şekilde değişen hayatı ve Umut&apos;un küskünlüğü onu altüst eder. Neyse ki, yakınlardaki gölün eşsiz doğasının sundukları, arkadaşları ve Gün adlı turnası yanındadır. Mantar toplayıp yumurta aradığı orman, altında piknik yaptıkları söğüdün gölgesi, anneannesinin nohut mayalı ekmeği, acı tatlı çocukluk anılarıyla mutlu olsa da, gerçeklerle yüzleşmekten kaçamayacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b3f34b-b675-4b71-9cd7-781726cc2f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüme Yazgılı Şehir</image:title>
            <image:caption>“Arkadi ve Boris Strugatski’nin en ünlü kitabı değil ama en iyi kitabı.” –Dmitri Gluhovski 
 
“KİMSENİN KADERİMİZE HÂKİM OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ! KENDİ KADERİMİZİN HÂKİMİ KENDİMİZİZ! MİLLETİN KADERİ MİLLETİN ELLERİNDE! İNSANLARIN KADERİ İNSANLARIN ELLERİNDE!” 
 
Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. 1972’de tamamlanan ama “tehlikeli fikirlerle” dolu olduğu için ancak 80’lerin sonunda yayımlanabilen Ölüme Yazgılı Şehir ise birçokları tarafından yazarların magnum opusu kabul ediliyor. 
 
Sabahları güneşin bir tuşa basılarak açıldığı ve geceleri kapandığı, bir tarafı uçurum, diğer tarafı ise inanılmaz yükseklikte bir duvarla çevrili gizemli bir şehir... Deney adındaki bu şehrin sakinleri farklı tarihlerden ve farklı mekânlarından koparılmış, Deney’de kendi kendilerini yönetmeye bırakılmış insanlardır ve amaçları şüpheli görünen Mentorlar tarafından yönlendirilmektedirler. 
 
1950&apos;lerin Leningrad&apos;ından getirilen genç bir astronom, Andrey Voronin, şehirdeki ilk işi çöp toplayıcılığı olmasına rağmen Deney&apos;e yürekten inanmaktadır. Andrey en yakın arkadaşının intiharından sonra sarsılacak, uzaylı olduklarını düşündüğü Mentorların kökenini ve amaçlarını öğrenmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkacaktır. 
 
Yönetici sınıfın olmadığı bir medeniyet mümkün mü? İnsanlar kendileriyle baş başa kalabilir mi gerçekten?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c1cf30-69a3-4ef5-95af-4bc1e1e44c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Yaban Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta yaban hayvanları ile ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e86e8f6d-88db-4935-943b-acf53c050f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gözler – Sevimli Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz bu kitapta sevimli hayvanlarla ilgili çizimler bulacak. 
Sayfalardaki hareketli gözler ile karakterlerin kendisine baktığını hissedecek ve çizimleri eğlenerek boyayacak. İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95974591-ee60-49d6-94e2-fc43ec6d02aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Leydi Windermere’in Yelpazesi</image:title>
            <image:caption>“Eğer birinci sınıf bir öykücünün keyifli sohbetini arzulasaydım, Oscar Wilde’ı seçerdim.” —GEORGE BERNARD SHAW 
 
Oscar Wilde’ın sanat teorilerine göre, sanatçının dehası yaratıcılıkta değil, uyarlamada yatar. Bu nedenle eleştirmen, özgün yaratıcıdan daha üstün bir sanatçıdır; eleştirmen başkalarının eserlerini yeniden şekillendirip onları kendi yaratıcı hayal gücü için hammadde olarak kullanır. Leydi Windermere’in Yelpazesi’ni yazarken Wilde, bu nedenle hem bir yaratıcı hem de bir eleştirmendir. Popüler ve çağdaş pek çok dramanın olay örgüsünü ve geleneklerini benimsemiş, bu öykülerin ele aldıkları toplumsal ilkeleri eleştirmek için de malzemelerini yeniden şekillendirmiş ve tersyüz etmiştir. 
 
Güzel bir aristokrat, hayranlık duyulan bir eş ve genç bir anne olan Leydi Windermere, katı ahlak kuralları kendisini sosyal intiharın eşiğine getiren büyüleyici bir püritendir. Onu kurtarabilecek tek kişi, Lord Windermere ile skandal sayılabilecek bir ilişkisi olan gizemli Bayan Erlynne’dir. Ve Bayan Erlynne’in bir sırrı vardır – huzurunu korumak istiyorsa Leydi Windermere’in asla öğrenmemesi gereken bir sır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/693f9f95-52d7-4221-a4ca-210406678ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber</image:title>
            <image:caption>Esav ve Yakub.   
Hayatları Yakın Doğu tarihine ve kutsal kitaplara kaydedilen ikizler.   
Aralarındaki rekabetle Tanrı’nın iradesine karşı mı gelmişlerdi?   
Yoksa bu rekabet Tanrı’nın planının bir parçası mıydı?  
 
Okan Çil, dördüncü romanı Peygamber’de, bu iki kardeşin rahimde başlayıp peygamberliğe uzanan iktidar mücadelesini etkili ve gerçekçi bir anlatımla hikâyeleştiriyor. Binlerce yıl önce aile olabilmeye, evlat sevgisindeki eşitliğe, yalana, uçsuz bucaksız öfkeye, affetmeye, dostluğa ve aşk uğruna yapılan fedakârlıklara düşülmüş kayıtları sunuyor okura.   
 
“Her şekilde kaybediyorsan acını diri tut, Esav. Yolda karşılaştığın bütün insanlar sadece suratına bakarak dahi çektiğin zulmü anlasınlar. Her şekilde kaybediyorsan, öyle bir kaybet ki yeryüzünde hiç kimse senin mertebene erişemesin. Serüvenin asırlar sonra bile dilden dile dolaşsın. Her şekilde kaybediyorsan, bırak seni kötüleyen ağıtlar kaplasın ortalığı. Gölgeni dahi görmeyenler sana lanet etsinler. Her şekilde kaybediyorsan, nasıl olsa kaybedeceksen, ömrün boyunca başını yerden kaldırma. Matemin yedi düvele yayılsın. Dünyadaki bütün aldatılanlara, bütün kadersizlere, dünyadaki sevilmeyen bütün çocuklara Esav desinler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee83ce30-78ab-4aaa-aab7-18e04ded77af.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallılar</image:title>
            <image:caption>YORGOS LANTHIMOS’UN 11 DALDA OSCAR ADAYI POOR THINGS FİLMİNİN ROMANI 
 
İskoçya’nın önemli yazar ve sanatçılarından biri ka­bul edilen Alasdair Gray eserlerinde sıradanın öte­sine geçen hayal gücüy­le ve özgün bakış açısıyla dikkat çekti. Viktorya Dönemi ahlakını hicvederek doğaüstü bir dokunuşla ilmek ilmek ördüğü kara komedisi Zavallılar ise ya­zara Whitbread Roman Ödülü ve Guardian Kurgu Ödülü kazandır­dı. Yorgos Lanthimos’un da beyaz perdeye uyarladığı bu kitap, post­modern bir Frankenstein anlatısı. 
 
19. yüzyılın sonlarında yaşa­mış Doktor Archibald McCand­less’ın anılarını okurken uçarı Bella Baxter ile tanışacaksınız. Yeni geldiği dünyayı öğren­meye can atan bu kadının tuhaf hayatı, değişimin eşiğindeki Glasgow’un büyüleyici atmosferinden Paris’in genelevlerine kadar rüzgâra kapılmış gibi sürükle­yecek sizi. 1914 yılında Victoria McCandless’ın yani “gerçek Bel­la”nın kaleme aldığı sonsözde ise karşınıza Archibald’ın anlatısını delik deşik edecek başka bir ger­çeklik sunulacak. 
 
Alasdair Gray’in ürkütücü çi­zimleriyle bezeli bu ilham dolu çılgın eser, sınıf züppeliğinden İn­giliz emperyalizmine, erdem tasla­maktan genel geçer bilgeliğe, eline ne geçirirse yerden yere vuruyor... 
 
 “Sör Walter Scott’tan bu yana en büyük İskoç romancısı.” —ANTHONY BURGESS 
 
“Bir yandan komik bir yandan da dehşet verici olan bu kitap, tehlikeli denecek kadar iflah olmayacak bir metin.” —GUARDIAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8663f3b7-0d5f-47b2-bce3-27f9f13ebc43.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay ve Astronomi Hakkında Muhteşem Ötesi Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Uzay, astronomi ve evren hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısın? 
 
Bu kitapta neler mi var? 
-Uzay hakkında olağanüstü gerçekler 
-Aşırı havalı gök bilimine derin bir bakış 
-Şahane uzay şakaları 
-Uzayla ilgili şeyleri çizme rehberi 
-Gezegenler, süpernovalar, uzay yolculuğu ve uzaylılar hakkında ilginç bilgiler ve çok daha fazlası! 
 
Şimdi uzay ve heyecan verici uzay araştırmalarına dair muhteşem şeyler öğrenmenin tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c03395-6eef-4583-b82a-187f8f3d1771.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi İnsanlar ve Diğer Garip Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Ocak başındakilerden çıt çıkmıyordu. Uykuya hâlâ direnebilenlerin suratlarında ise dinledikleri hikâyenin mahmurluğu ve yanan ateşin sıcaklığının verdiği tatlı bir pembelik vardı. Bunun yalnız hoş bir masal olduğunu düşünüp geceyi geçirmek üzere odalarına çekildiler...” 
 
Beyza Güngör, yalnızca tarihin tozlu sayfalarını havalandırıp ka­dim uygarlıklardan ürpertici hikâyeler anlatmıyor, modern dün­yadaki garipliklerden de dem vuruyor. 
 
Bir yanda çevresindeki sık ağaçların sıkboğaz ettiği köhne kulü­beler ve her yanı gıcırdayan eski ahşap evler, diğer yanda yalnızca dolunay ışığıyla aydınlanan kent sokakları ve ölümün kol gezdiği vapurlar... Deliliğin doladığı kollara karşı koyamamış, sanrıların, kâbusların, acı anıların pençesinden kurtulamamış, dinledikleri ürpertici masalları bir türlü unutamamış bu insanların hikâyeleri­ni okuyanlar da kolay kolay unutamayacak olan bitenleri! 
 
“O, hep vardı. Oradaydı. Türlü kılıklara giriyor, kentten kente gezi­yor, insanların ruhlarıyla çeşitli oyunlar oynuyordu. Bu sefer, üzeri­ne gezici bir sihirbaz kostümü geçirmiş ve masum çocuk ruhlarının peşine düşmüştü. Bu maske ve kostümlerin ardındaki varlık ise hep aynıydı ve bir yüzü yoktu. Salt karanlıktan oluşmuştu. Henüz bunu kimse bilmiyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6930b0bf-b507-4c33-ac84-84c8d6a3d5e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Geri Dönüyor</image:title>
            <image:caption>Simon’ın ölümünün üstünden neredeyse iki yıl geçmişken, yaşananları atlatmak kolay değildi: İlk başta Bayview Dörtlüsü katil olmadığını kanıtlamak zorunda kalmış, ardından intikam almaya yeminli bir taklitçi pek çok kişinin hayatını tehlikeye atmıştı. Şimdi, Bayview Tayfası’nın her bir üyesi bu tekinsiz yuvada, hayatlarına devam etmeye çalışıyordu. 
 
Ancak burası Bayview ve burada hayat asla o kadar basit değil. 
 
Clarendon Sokağı’nın kenarındaki dijital reklam panosu kötü bir şaka gibiydi: YENİ BİR OYUN ZAMANI, BAYVIEW. Bayview Tayfası’nın bir üyesi ortadan kayboluncaya kadar kimse bu “oyunun” ne kadar ciddi olduğunu anlamadı: Kurallarını çözmeye çalıştıkları bu oyunda belki de hiçbir kural yoktu. 
 
Bronwyn, Cooper, Addy, Nate, Maeve, Pheobe, Knox, Luis, Kris: Hepsi birer hedefti. Ve şimdi beklenmedik biri Bayview’a döndüğüne göre işler “eskisi gibi” ölümcül olmaya başlayabilirdi. 
 
Simon sırlar konusunda haklıydı; hepsi er ya da geç ortaya çıkar. Ve Bayview’ın hâlâ sakladığı çok şey var. 
 
“McManus genç yetişkin gerilim türünün kraliçesi olarak saltanatını sürdürüyor.” —Popcrush 
 
“Ustaca bir üçleme.” —Kirkus Reviews 
 
“Kimse McManus kadar iyi gerilim yazamaz.” —Paste 
 
“McManus, türünün önde gelen yazarı.” —Entertaınment Weekly 
 
“Capcanlı, çok eğlenceli.” —Bustle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64762ae3-5de3-4f94-b94b-b8deca2aaabb.jpg</image:loc>
            <image:title>Norby’nin Öteki Sırrı</image:title>
            <image:caption>Bilim insanları, Norby’nin antiçekim yeteneklerinin ardındaki sırları bulmak istiyorlar ancak bunu yapmak için onu parçalarına ayırmak zorundalar! Bunun üzerine şaşkın robot ve genç uzay öğrencisi Jeff Wells, aç ejderhalarla ve öfkeli robotlarla dolu bir gezegen olan Jamya’ya kaçıyorlar. Bakalım Norby’nin yeni keşfedilen özel güçleri, onları tüm tehlikelerden korumaya yetecek mi? 
Norby Günlükleri Serisi’nin ikinci kitabında, gelişmiş uzay çağında geçen heyecan dolu bir kovalamacayla maceranın dozu yükseliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8734ef00-09bd-481c-95a4-7c017c6a903f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tao Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Müthiş bir maceraya hazır mısınız? 
Rotanya ülkesi onları Karanlık Lord&apos;un zulmünden kurtaracak kahramanını bekliyordu. Tao Kura annesinin de ölümünden sorumlu olan Karanlık Lord&apos;dan intikamını almak için tehlikeli bir intikam yolculuğuna çıkar. Tao ve arkadaşlarının bu zorlu ve tehlikeli macerasına tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b997eea-4910-4c42-9f91-1f57e16efc0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderin Kırmızı İpi</image:title>
            <image:caption>Kırmızı ip efsanesi, hayatlarımızın önceden belirlendiğinin kanıtıdır. Her şeyi anlamanın da. Çaprazlama olarak yaşadığımız hikayeler ve rastgele zaferler tesadüfi değil, doğduğumuzda takılı olan görünmez kırmızı iplerin eseridir. O kırmızı ipler kocaman bir halının parçalarıdır ve öleceğimiz gün bile önceden tayin edilmiştir. Bu, antik çağlardan kalma tuhaf bir inanış gibi görünse de hayatımızda olan her küçük şeyin kader ve karma ile bir ilgisi vardır. 
 
O artık bir fısıltının esiriydi. İlk önce zihninde kısık seslerle belirmiş, sonra ağır ağır tüm bedenini ele geçirmişti. Kızının ölümü, kocasının hapishaneye girmesi sürecinde kollarında ve bacaklarında karıncalanma yaratan sinsi bir dürtüden öteye geçmemişti. Uğradığı hakaretlerle beslenip büyüdü. Boğazında bir düğüm haline geldi zamanla. Sabırlıydı. Bekledi, bekledi... Sonunda hayatını onun kollarına teslim etmesini istedi. Bu fısıltının adı; İntikamdı. Merhamet ve vicdanı içinden söküp atarken yeni hayatı başladı. 
 
Öldürmeyi bakireliğe benzeten Büyücü’yü, Carl Justav Jung’un dediği gibi; 
“Depresyon siyahlar giyen bir kadına benzer. Eğer o gelirse, kovmayın. Onu davet edin, oturmasını teklif edin, ona bir misafir gibi davranın ve söylemesi gereken şeyleri dinleyin,” diyerek zihninize misafir edebilir ya da bir tanıdık gibi sahiplenebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b930f7d-73df-4cc8-bf68-db9dffd2609e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Yunan Filozoflarında Tanrı Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Werner Jaeger, Parmenides, Herakleitos, Empedokles gibi karanlık ve zor düşünürlerin metinlerini ayrıntılı bir şekilde yorumlarken,Tanrı düşüncesinin Yunan felsefesinde en başından itibarenoynadığı belirleyici rolün altını çiziyor. 
 
“Burada, Yunan felsefi düşüncesinde teolojinin başlangıcının izini sürmek istiyorum…Tanrı ve tanrısallık meselesinin, erken dönem doğa filozoflarının düşüncesinde, genellikle kabul etmeye hazır olduğumuzdan çok daha geniş bir yer işgal ettiğini göreceğiz… Pozitivizm çağı ve onu temsil eden felsefe tarihçileri, bu ilk dönem düşünürlerinin sırasıyla ampirik ve bilimsel karakterlerini vurguladılar. Sokrates öncesi filozofların modernliğini kanıtlama hevesiyle, bu kitapta doğal teolojinin kökeni perspektifi içinde ilgilendiğimiz yönlerini çoğu zaman önemsizleştirdiler. Halbuki bu, bizzat Antik Çağ düşünürlerinin bu filozofları görme biçimidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b32f5b0-c801-43de-924a-0d519f222a5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bhagavad Gita</image:title>
            <image:caption>Mahabharata kitap olarak ilk ortaya çıktığında neredeyse bütün Güney Asya bu kitabı beşinci Veda olarak kabul etti çünkü içinde Rig, Sama, Atharva ve Yajur-Vedalar ile birlikte Brahmanların ve Upanişatların tamamı vardı. Batı bu destanla ilk karşılaştığında M. Ö. 2700 yılından çok daha önce gelişmiş olan tek tanrılı Brahma dini yerini çoktan Budist etkili çok tanrılı bir dine bırakmıştı. 
 
Yeni din nerdeyse bütün Asya’ya yayıldığında Mahabharata’nın kalbi olarak kabul edilen ve yıllar içinde Vaişnavist ve Smartist inançların kutsal kitabı haline gelen Bhagavat Gita’nın içinde adı geçen Krişna da tanrı haline getirildi. Ancak bu sadece binlerce yıllık tek tanrılı bir dinin günümüze çok tanrılı bir din olarak gelişmesine değil aynı zamanda tüm Veda öğretisinin yanlış anlaşılmasına ve öğretilmesine neden oldu. 
 
Bu nedenle Sanskrit Dilinden Türkçeye çevirmeye devam ettiğim Mahabharata 6. Kitap Bhişma Parva’nın içinde yer alan bir bölüm olan Bhagavat Gita’yı ayrı bir kitap halinde yayınlanması gerekiyordu. Bu sayede yönlendirilmiş, hatalı çevrilmiş sayısız Bhagavat Gita ile noktasına, virgülüne ve hatta biçimine dahi dokunulmadan çevrilmiş gerçek Bhagavat Gita’yı ayırmış olduk. 
 
Sankhya Felsefesinde dediği gibi O zamanı geldiğinde her şeyi kendinde yarattığı gibi yeniden kendinde yok ettiğinde geride kendisinden başka hiçbir şey kalmayacak olan tek yaratıcıdır. O varlığı olmayan olarak kendinden varlığı yaratan Brahma’dır. 
 
Bize özünü vererek maddeden başka bir şey olmayan bu bedeni ayakta tutana şükürler olsun… 
  Ayâsya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25304e9c-eef5-4f56-b9f4-8f45c38a093e.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji ve Diğer Sosyal Bilimler İçin Jamovi ile Temel İstatistik</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; uzun zamandır sahip olduğum, öğrencilerimin istatistik korkularını yıkma hayalimin nihai sonucu, tabiri caizse ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Yıllardır temel ve ileri düzeyde istatistik dersleri veren ve eğitimler açan birisi olarak öğrencilerimin/ kursiyerlerimin korku ve kaygılarına yakinen şahit oldum. Gördüm ki korku ve kaygıların iki temel kaynağı var: Programdaki onlarca sekmeden hangilerine, hangi sıra ile tıklayacağını bilememek ve güç bela elde edilen tabloları nasıl okuyacağını ve yorumlayacağını kestirememek. Kitapta, şimdiye kadar gördüğüm en kullanıcı dostu istatistik programını kullanacağız. Jamovi son derece sade ve şık bir ara yüze sahip. Aynı zamanda açık kaynaklı özgür yazılımlardan biri. Bir diğer yandan analiz çıktıları APA formatına uygun olarak sunuluyor. Yani program en temel korkuları bertaraf ederek ise başlıyor. Size artık sadece bulguları anlamlandırmak ve yorumlamak kalıyor. Bu kitapta, ilk olarak her analizin öncesinde bu analizin temel mantığının ne olduğunu, ne zaman ve hangi amaç doğrultusunda yürütüleceğini ayrıntıları ile bulacaksınız. Hatta her birine ilişkin formülleri de açıklamaları ile birlikte göreceksiniz. Örnek araştırma soruları, hipotezler de konunun anlaşılmasını kolaylaştıracak. Ardından her bir analizin temel varsayımları, bunların nasıl test edileceğine ilişkin bilgiler yer alacak. Nihayetinde ise söz konusu analizin nasıl yürütüleceğini ve nasıl raporlanacağını bulacaksınız. Büyük bir heyecan ve keyifle hazırladığım bu kitabın, size temel istatistiği ve Jamovi&apos;yi sevdirmesini umut ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1346a6b-80e0-45b4-9566-98e5bc8f7217.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Lütuf</image:title>
            <image:caption>Üç nikâh.
Alessa Paladino’ya bahşedilen lanetli lütuf, dokunduğu her talibi öldürür.
Ve üç cenaze.
 
Aç bir iblis sürüsünün Alessa’nın yaşadığı adayı yok etmesine yalnızca haftalar kalmıştır. Genç kız bir ortak bulmak ve ülkesini bu istiladan
korumak zorundadır. Adanın en güçlü rahiplerinden biri, halkı tek kurtuluş umudunun Alessa’yı feda etmek olduğuna ikna eder.
Kendi askerleri ona suikast düzenlemeye çalışır, artık Alessa’nın can güvenliği kalmamıştır.
 
Çaresiz kalan Alessa, kişisel koruması olması için katil olarak mimlenmiş,
alaycı serseri Dante’yi işe alır. İsyan, kapıların dışında patlarken, Dante’nin karanlık sırları en büyük ihanet olmaya adaydır. Alessa’nın hem hayatının hem de kalbinin anahtarına sahip olan Dante, genç kızın yeteneğine hâkim olmasına yardım edebilecek midir?
 
Emily Thiede’in heyecan verici ilk fantastik romanı Lanetli Lütuf, okurlara hem sürükleyici bir macera hem de büyüleyici
bir aşk hikâyesi vadediyor.
 
 *
 
 “Okurlar, Alessa’nın görev, aşk ve ihanetle boğuşurken aynı
zamanda nazik ve bağımsız kalmayı başaran ruhuna hayran kalacak.”
–Booklist
 
“Lanetli Lütuf sürükleyici, tutkulu ve büyük tehlikelerle dolu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70967d5-900a-4773-859d-756561d5b687.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>Bremen Mızıkacıları&apos;na &apos;&apos;SEN de OKU&apos;&apos; dokunuşu...

Mavisel Yener, Grimm Kardeşler&apos;in hayatı, müziği ve dostluğu coşkuyla kutladıkları Bremen Mızıkacıları adlı eşsiz klasiğini ritmik bir dille, şiir formunda yeniden anlatıyor. 

Demet Özdemir&apos;in kartpostalları aratmayan resimleri eşliğinde &apos;&apos;SEN de OKU Klasikler&apos;&apos; koleksiyonundaki yerini alan kitap, mutluluğa giden yolun geçmişi geride bırakmaktan ve yeni başlangıçlara doğru cesurca adım atmaktan geçtiğini hatırlatıyor.

İnsanların &apos;&apos;acımasız&apos;&apos; dünyasına hayvanların gözünden bakmamızı sağlayan bu hiç eskimeyen fabl, ortak akılla ve birlikte çalışarak her engelin aşılabileceğinin altını çiziyor. 









Eşek, köpek, kedi ve horoz...
Ruhları genç, bedenleri yaşlı kader ortakları...
Gözden düşüp de yerlerine yurtlarına sığamayınca, kendi umut masallarının kahramanı olmakta bulurlar çareyi. 

La. Si. Do. Re. 
Kâh gülüp kâh şarkı söyleyerek notaların izinde tutarlar Bremen&apos;in yolunu. Hüzünleri geride bırakıp dostlukla birbirlerine sarılan dört yoldaş, kafa kafaya verip alırlar Bremen Mızıkacıları adını. Ortak hayallerini pusula yapıp dere tepe düz giderler. Yol biter, Bremen görünmez. Yorgun, bitkin uykunun kollarına teslim olacakken, karanlığın kalbinde beliren ince bir ışık seyrini değiştirir maceralarının. Ufukta gizemli bir ev, üstünde hırçın notalarla yükselen şarkı bulutları vardır. Derken büyük bir gümbürtü, görmeye değer bir cümbüş! Sonrasında ise akıllara zarar bir canavar tarafından bozguna uğratılan kötü kalpli hırsızlar...
 
Dört kafadarın ömürleri boyunca sırtladıkları ağır yükün masalını anlatan Bremen Mızıkacıları, hayatın anlamını sevgi ve dostlukta arayarak okurları şiirlerle, şarkılarla dünyaya neşe saçmaya çağırıyor.   

Haydi dostlar! Aaaiii. Hav. Miyav. Ürüüüü. 
Do. Re. Mi. Fa. Sol. La. Si.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/741ffb76-5895-4c59-a6c3-fcb906dc1ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Halifenin Son Günleri</image:title>
            <image:caption>Topraktan yaratılmış ve yine toprağa dönecek ve sonra da haşaratın azığı olacak olan kimse, neyle gururlanır ki?!..
Hz. Ebubekir
Bir adamın şöhretine, görünüşüne aldanmayınız.
Bir adamın namaz ve niyazına bakmayınız. Aklına ve doğruluğuna bakınız.
Hz. Ömer
Hayır, asla… Hiç kimsenin benim için kan dökmesini istemem. Benim yüzümden bir savaş çıkmasına asla izin vermem.
Hz. Osman
Çocuklarınızı istikbale / geleceğe hazırlayınız.
Çünkü onlar, sizin zamanınızda yaşamayacaklar.
Hz. Ali</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d28d8f-c86c-4dee-a6f1-c35da41eb1ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Kulüp ile Rotamız Icardi</image:title>
            <image:caption>O, sıradan bir insan değil. 
O, sıradan bir sporcu da değil. 
O, sıradan bir futbolcu da değil. 
Peki kim bu? 
O, tabiî ki de Mauro Emanuel Icardi! 
Oynadığı takımlarda ortaya koyduğu performansla taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan ender futbolculardan bir tanesi… 
Gittiği bütün takımlarda taraftarın sevgilisi olmuş bir sporcu! 
Şimdilerde ise ülkemizde Galatasaray forması giyen Icardi bu kitapta konuğumuz. Beden eğitimi hocası İsmail hoca ve bizim Meraklı Kulüp üyeleri İç ses Kuzey, Atıştırmacı Sabri, Sessiz Osman ve Profesör Görkem Icardi’ye mikrofon uzattı. Bakalım bizim kulüp üyelerinin sorularına ne cevaplar verdi Icardi? 
Meraklı Kulüp üyeleri hangi davranışlarıyla İsmail hocayı zıvanadan çıkarıp küplere bindirdiler? 
Hepsinin cevabı elindeki kitabın içinde… 
Başlıyoruzzzzzzz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f735af-8b78-4fa5-911a-3279b46119dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Böyle Olsaydı !</image:title>
            <image:caption>Ya hayatımızda renkler olmasaydı, her şey siyah-beyaz olsaydı… 
Ya yerçekimi olmasaydı da hepimiz, her şey uzaydaki gibi boşlukta dursaydı… 
Ya eşyalar konuşabilseydi… 
Kafamızda saç yerine çim çıksaydı… 
Robotların yönettiği bir dünyamız olsaydı… 
Sinirlendiğimiz zamanlar görünmez olsaydık… 
Ya balıklar gibi denizlerin altında yaşasaydık… 
Elektrik olmasaydı… 
Ya da taşıtlar yerine hayvanları kullansaydık… 
Neler olurdu? 
İşte bu ve bunun gibi günlük hayatımızda sıradanlaşan aslında çok değerli olan kazanımlarımızın olmadığı bir yaşam düşünün. 
Karikatürlerle mizahi tarzda anlatılan bu kitapla hem çok eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/743dd9e3-14bf-47d2-a69c-3dea5c7befcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmetik mi Zehir mi?</image:title>
            <image:caption>Kozmetik mi Zehir mi? kitabı güzellik ve gençlik vaatleri altında renklerle, kimyasallarla ve kokularla bizi çevreleyen, bugünkü ve gelecekteki sağlığımızı bozan, büyük çaplı firmaların hegemonyasına bir başkaldırıdır.   Ne yazık ki hâlâ kozmetiklerdeki kimyasallar göz ardı ediliyor. 
Oysa en az gıdalar hatta onlardan bile fazla kozmetiklerin içeriğine dikkat etmemiz gerekiyor. Dr. Didem N. Gülmez’in kaleme aldığı Kozmetik mi Zehir mi? kitabı farkındalığınızı arttırma ve çıktığınız kimyasalsız yaşam yolculuğunda yolunuzu aydınlatma amacını taşıyor. Bedeninizi çöp kutusu misali toksinlerle doldurmanın onlarca hastalığın kapısını araladığını bilmenin artık zamanı geldi de geçiyor.   Bu kitabı alışveriş yaparken elinizde bir rehber olması için kullanabilir, hayatınıza kimyasalsız bir başlangıç için başucu kitabı olarak ekleyebilir ya da yalnızca farkındalık için okuyabilirsiniz. Farkındalığınız arttıkça dünyayı değiştirecek güce sahip olacağınızı da unutmayın.   
Kozmetik mi Zehir mi? kitabını okurken bilginin muhteşem büyüsüne kapılacak, şaşıracak ve uzun yaşam yolculuğunuzda rotanızı yeniden oluşturacaksınız.   Doğal cilt bakım önerileri   Etiket okuma farkındalığı   Kimyasalsız yaşamak mümkün   Doğal cilt bakım önerileri   Etiket okuma farkındalığı   Kimyasalsız yaşamak mümkün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be77db78-bef6-4dbc-83c8-a0f90bb20ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynanın İçi, Aynanın Dışına Karşı</image:title>
            <image:caption>Attilâ İlhan, Türkiye Cumhuriyeti kültür geçmişini, kendisinin de bir ömür yakından tanığı olduğu sınıflar çatışmasının ve sosyal karmaşanın en ince ayrıntılarını, farklı yazın türlerinin parodilerini de katarak, yapıtlarının sayfalarına, hem de rengârenk bir yelpaze içinden farklı bakış açılarını yan yana tutarak aktarmayı başarmış çok önemli bir romancıdır… Bir yandan “aynanın içinde” gördüklerini romanları aracılığıyla duygusal arka planlarda çoğaltıp kültürümüze katarken, bir yandan da “acılar ve anılar” kısmına geçip tanığı olduğu toplumsal olayları, dünyadaki siyasal gelişmeleri geniş okuma birikimi ve içinde olduğu kuramsal tartışmalar ışığında, kendi özgün bakış açısıyla yorumlamaya çalışmıştır. 
Attilâ İlhan’ın bu iki yanı arasında, romancı ile yorumcu ve siyasal eleştirmen Attilâ İlhan arasında önemli bir ayrılık doğmuş gibidir. 
Attilâ İlhan, siyasal ve kuramsal yorumlarında, romanlarındaki o çoğul bakış açısının gerisine düşmüş gibi görünür… Belki de, düşünür ve siyasal eylem insanı Attilâ İlhan, romanlarındaki, kendi deyimiyle “kendi biyografyalarını kendileri yazan” kahramanları kadar geniş bir bakış açısına sahip olamamış, ya da birçok önemli konuda görebildiğinden ötesini görmek istememiş bir başka kişilik olarak çıkar sanki karşımıza. Bu çalışma, onun romancılığıyla düşün insanlığını, kendince ideolojik önermelerini birbirinden ayrı tutmak ve birbirleriyle karşılaştırmak zorunda kaldı… Romana doğru girmişti Attilâ İlhan, hızla yol aldı; kanatlandı, ufuklar açtı; roman dışına çıkıp, kültür tarihimizi kendi bakış açısıyla kuramsal olarak toparlamaya çalışırken de birçok yerde yavanda ve yanlışta kaldı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8835ee-5c34-42de-a0fa-13c81f4f6598.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkasya Günlükleri</image:title>
            <image:caption>“Yüz yılda bir gelen Büyük Arkasya Savaşı” 
Arkasya dünyasında bir savaşçı ve gardiyanın birbirini bulması kader olarak tanımlanabilirdi. Lara için Rafael’in de hayatına dâhil olmasıyla bu dünya farklı şeyler ifade etmeye başlar. 
100 yılda bir gelen büyük Arkasya savaşının merkezinde kendisini bulan Lara, tüm gizemli geçmişi, sırlarla dolu karanlık bir geleceğe doğru yürümek için yola koyulacaktır. 
Lara bu yürüyüşü ve beraberinde gelen aksiyon dolu süreci yaşarken hayatta kalmak için en yakınlarına bile güvenmekte zorlanacaktır. 
Gizemli bir dünya, aksiyon, aşk... 
Hepsi tek bir öyküde, Arkasya’nın kapıları ardında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b94429-0c0d-443b-a37c-3eee90cca4bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerefe Sanat- Sanatçılar ve Bilinmeyen Hayatları Kokteyller ve Tarifleri</image:title>
            <image:caption>Tarihin en bilinen sanatçılarının az bilinen, samimi hikâyeleri ile onları en iyi anlatan, ilham ve 
keyif veren kokteyllerin buluşması… 
 
Bütün bunlara eşlik eden ve âdeta zihnimizdeki atmosferi tamamlayan leziz müzikler… 
 
Şerefe Sanat, titiz araştırmaları, mekânları, çeşitli alkol ve aromaları bir araya getiren; hem göze hem de damağa hitap eden keyifli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1958df29-50e6-4ac7-b5f7-fa702dbe528e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk- Oyuncak Arıyor</image:title>
            <image:caption>Yavrucuk uyumak için hazır ama oyuncak ayısını bir türlü bulamıyor. 
Ama Yavrucuk onsuz uyuyamaz ki! 
Oyuncak ayısı acaba nerede? Bulmasına yardımcı olur musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bb953fb-2cd0-427b-9974-95de45c33014.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavrucuk - Yemek Yiyelim</image:title>
            <image:caption>Yemek zamanı… 
Bugün masayı Yavrucuk hazırlayacak. 
Tabakları, çatalları, kaşıkları ve masa örtüsünü getirmesine yardım et. Hiçbir şeyi unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d486aa-2e5b-4b2e-899f-a5cbfc0ab457.jpg</image:loc>
            <image:title>Gauguin - English</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en ünlü ressamlarıyla tanışmaya hazır mısınız? 
İngilizce olarak yayınlanan bu seriyle çocuklarınız hem İngilizce kelime hazinesini genişleterek anlama becerisini pekiştirecek hem de ünlü ressamları ve eserlerini büyük bir merakla okuyacaklar. 
İngilizce öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli ve sanatsal olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e867592-fdd5-4dda-90a5-908ffd5841b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İnsanlar İçin Büyük Sözler: Cesaret (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kalbimiz 
Burada 
Atıyor 
 
Cesur olmak ne demek 
hiç merak ettin mi? 
Bu kitap, gündelik dilimizdeki seni içten içe güçlendirecek sözcüklerle kendini biraz daha cesur hissetmene yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d77bc946-068b-494b-8bbd-bfe8f7228ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İnsanlar İçin Büyük Sözler: Nezaket (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kalbimiz 
Burada 
Atıyor 
 
Nazik olmak ne demek 
hiç merak ettin mi? 
Bu kitap, dünyamızı nezaketle doldurmak için ihtiyacın olan, gündelik dilimizdeki sözcükleri sana sunarak hislerini anlamana yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ccc587e-19a8-401c-8fc4-d94d1a177fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Alacakaranlığı</image:title>
            <image:caption>Başarılı yönetmen Werner Herzog 1997’de Chushingura adlı operayı sahnelemek için Tokyo’ya gider. 
 
İkinci Dünya Savaşı sırasında Filipinler’deki Lubang Adası’nda görevlendirilen ve imparatorluk ordusu dönene kadar ne pahasına olursa olsun adayı savunmaktan vazgeçmemesi söylenen Japon askeri Onoda, Don Quijote’vari mücadelesinde pes etmek bilmeden aylarca, yıllarca, on yıllarca direnir. Savaşın çoktan bittiğinden ve dünyadaki gelişmelerden tamamen habersiz olan askerin, zamanla dilini çözdüğü ormanda sabırla beklediği tek bir haber vardır: Japonya’nın zaferi. 
 
Görevlendirildiği adada yılmadan 29 yıl geçiren asker Onoda’nın filmlere ve kitaplara birçok kez konu olan gerçek hikâyesini bu kez büyük sinemacı Werner Herzog anlatıyor. 
 
“Muhteşem bir ilk roman.” 
The New Yorker 
 
“Titizlikle yazılmış lirik bir hikâye… Herzog, baş döndürücü gerçeklere yönelik hummalı arayışında, okurlara insanın çılgınlığına, özdisiplinine ve tahakkümüne açılan bir kapı sunuyor – kesinlikle hayatının eseri.” 
The Washington Post 
 
“Alanı dar ama verimli bu türün ustasından, saplantıdan deliliğe varan çarpıcı bir öykü.” 
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b2cd04-1123-4b71-b979-2152411ba567.jpg</image:loc>
            <image:title>Permafrost</image:title>
            <image:caption>İşte huzurunuzda ben, herkesin tanıdığı yabancı; kısa ve sık ot katmanının altında sahte gibi görünen kadın. Dış kaplamam sağlam, tıpkı teknelerinki gibi sugeçirmez, ama sahte değil: Katı buz tabakasının altında yaşama elverişli olsa da uyku halinde bir dünya var. 
 
Her daim donuk haldeki toprak katmanını ifade eden permafrost aynı zamanda bu romanın anlatıcısı kadını mecazi olarak sarmalayan bir katman. Hiçbir yere uyum sağlayamayan, yaşadığı kişisel krizler karşısında cinsellik, edebiyat ve sanata sığınan bu kahraman, ailesindeki kadınların yol açtığı travmaları sevgili olduğu kadınlarla yatıştırmaya çalışıyor. Çocukluğu ve yetişkinliğinde Barselona, Brüksel ve İskoçya’da yaşadıkları, ailesi ve toplumun dayattığı kuralları kırma çabası, hayattaki şüpheleri, kontrolcü bir anne ve aşırı normal bir kız kardeşin yarattığı beklentiler kendi etrafına bir kalkan gibi ördüğü tabakayı her geçen gün sağlamlaştırıyor. 
 
İlk romanı Permafrost’la ülkesinin son yıllarda en çok konuşulan yazarlarından biri haline gelen Katalan yazar ve şair Eva Baltasar’ın isyan ve zarafeti buluşturduğu bu anlatı, gizemli buz katmanının altında hassas ve tutkulu bir varoluş sorgulaması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166454fa-fd03-4fbf-af7e-f4f12209d1dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeye Hakkınız Olabilir Umutsuz Olmaya Asla!</image:title>
            <image:caption>Ülkemin yaşayan en büyük, en saygın ustalarından birinin hayata bakışı, öğretileri ve en önemlisi kendi yolunu bizimle paylaşması bizler için ne büyük onur ve mutluluk… Ölümsüz ustaya, bu ölümsüz eser için sonsuz teşekkürler ediyorum. Kitabı okurken içim ısındı. Şemsiyesiz kalan tüm duygularıma tercüman oldunuz.
Oyunculuğun büyük bir ışık olduğunu ve bu ışığın içimizden geldiğini ben de vurgulamak isterim.
Sevgili okurumuz, bu ışık o kadar büyük ki “Yapamazsın, edemezsin!” diyenlere inat, daha da parlıyor.
Ve şimdi diyorum ki:
Kitabın ışığı sizin de yolunuzu aydınlatacak.
 
Melek Baykal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5456c5cf-7142-4392-84a0-6b6dbe83c47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Solmuş Mürekkep 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BİZE İYİ BAKIN ÇÜNKÜ BİZ SİZİN ŞAHESERİNİZİZ. 
 
Devrim’in sırları ortaya çıkarmasıyla Güneşli Tepe Mahallesi dedikodu kazanına dönüşmüştü. Dönüm noktaları olan bu yeni gerçeklikle eski dostlar bir araya gelerek Nazlı’yı korumak İçin ittifak kurar. Nazlı ise Ahmet’in gerçeğini öğrenince artık kaçmaya karar verir. 
 
Yeni bir başlangıç umuduyla bütün eski defterleri kapatan Nazlı, çıktığı bu yeni yolda hiç beklemediği bir dönemece girer. Her seferinde yeni bir başlangıç yapmak istese de geçmişteki hayaletlerin onu bırakmaya niyeti olmayınca kaçmak yerine geçmişiyle yüzleşmeye karar verir. 
 
“HAYATIM BOYUNCA ARKADAŞLARIMDAN VE ÖĞRETMENLERİMDEN ZORBALIK GÖRDÜM. HER ŞEY YASAKLANDI. ŞİMDİ ANNEM, ‘ONU SEVEMEZSİN’ DİYEREK KALBİME ZORBALIK YAPIYOR. YETMEDİ Mİ, ANNE? DAHA NE KADAR ZORBALIK GÖRECEĞİM BEN?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a498ab74-18d6-4c59-a031-52b3e73283d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarsılan Yaşamlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki tüm karakterler, olaylar, mekanlar, kurum ve kuruluşlar... 
Ne yazık ki gerçektir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1f741d5-ea75-4a10-9345-3252dcf3397a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Çizimler</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d475a29d-8100-4021-9cc1-11f6f9d78cee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mandala - Sarı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mandala serisi; çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri boyarken hayal dünyasına dalacak ve çok eğlenecekler. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28490c29-33e4-4067-874a-35c47a60a454.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Doğada</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2cdb386-0a28-437e-b1cc-83936cd556b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ea38a4-5939-441e-94db-8f02bce9c698.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mandala - Yeşil</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mandala serisi; çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri boyarken hayal dünyasına dalacak ve çok eğlenecekler. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed3f0c66-6a69-4fe2-8a7c-98bf9a998810.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Şehirde</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da39ecc1-3fde-49d5-916f-73c398150ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileştirici Sezginin Temelleri</image:title>
            <image:caption>“Biyografiniz, biyolojiniz haline gelir.”
—Caroline Myss   
Sezgilerini uygulamalarında kullanmak isteyen profesyonelleri ve sağlık sorunlarına kendi bedeninde yanıt arayan herkesi ilgilendiren İyileştirici Sezginin Temelleri, beden ve zihin sağlığı için tıbbi sezgiyi kullanma konusunda kapsamlı bir kılavuz.
 
2023 Nautilus Kitap Ödülü’nü kazanan ve en güncel bilimsel araştırmalarla vaka çalışmalarına dayanan bu kitabı okurken bütünleştirici sağlık hizmetlerine devrim niteliğinde yeni bir bakış açısı getiren tıbbi sezginin tam anlamıyla ne olduğunu, optimum refahı engelleyebilecek gizli kaynakları ortaya çıkarıp hayatınızı nasıl değiştirebileceğinizi keşfedeceksiniz.
 
“Hepimizin sahip olduğu, dilin, mantığın ve düşüncenin ötesinde bir bilme alanı vardır. Colter’ın kitabı bu doğal yeteneğin günlük yaşamımızda çiçek açmasına nasıl izin verebileceğimizi anlatıyor.”
—Larry Dossey, MD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a5b29e-d77e-4df3-a268-01c801f03a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mandala - Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mandala serisi; çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri boyarken hayal dünyasına dalacak ve çok eğlenecekler. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd45899-93a3-47b5-bd35-39afac09f301.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mandala - Mavi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mandala serisi; çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri boyarken hayal dünyasına dalacak ve çok eğlenecekler. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3020b8c3-b2c1-46a8-8d7f-437f22b5ab9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Desenler</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/216eacc1-5109-4bc2-ab08-721f1a6403b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Moda</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa698347-1d3f-4069-909a-2b6807856b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Motifler</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89b0a1fb-5995-4ec4-b445-f8f2001289af.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kütüphane</image:title>
            <image:caption>Bu kütüphane, başka türlü bir kütüphane! 
SİHİRLİ! 
Kütüphanedeki kitap kahramanları, 
her gece kitapların içinden dışarı çıkıyor. 
Okuma salonunda rüzgar gibi koşan Hasırşapkalı Kovboy! 
Bütün yemekleri yediği için tayfası tarafından gemiden kovulan Korsan Tahta Bacak! 
Ve onun sadık dostu Gümüş Yele Amigo! 
Haritasını ters tutan Bilge Gezgin! 
Bir araya geldiklerinde her seferinde müthiş bir macera yaşayan bu kahramanların uyması gereken 
önemli iki kural var: 
Kütüphanenin yaşlı bekçisine yakalanmamak! 
Veeee… 
KİTAPLARINI KAYBETMEMEK! Peki, her gece bambaşka bir maceranın yaşandığı bu kütüphanede bu kurallara uymak mümkün mü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a4ee6ec-e83d-4342-aa9b-454df8d27395.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Sarı</image:title>
            <image:caption>Badem, gölün kıyısında, sevdiği 
“Havuçlu Güzel Kekim” 
şarkısını mırıldanırken arkadan 
ince bir ses duydu: 
 
“GÜNAYDIN!..” 
 
Gördüğü şey de neydi! 
O bir tavşan değildi. 
Kısa kuyruklu, noktamsı bir şeydi. 
Yeni tanıştığı bu FARKLI şey, 
onunla arkadaş olmak istiyordu. 
 
Peki Badem de arkadaş olmak istiyor muydu? 
 
 
Psikolojik Danışman Tuğba Baş Akgül’ün 
kaleminden, farklılıklar karşısında 
ne yapacağını bilemeyen bir tavşanın gözünden, empatik ve ışık olacak bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36126d96-de0a-4ef5-b4b9-9afb7879180c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolataya Dönüş</image:title>
            <image:caption>8 Temmuz 2063 
Alin’in anneannesinin 90. yaş günü. 
Gerçek bir çikolatalı pasta, ne güzel olurdu! 
Ama artık kakao diye bir şey kalmamıştı. 
İnsanların, doğayı bilinçsizce tüketmesi yüzünden artık kakao ağaçları yoktu. 
Alin, çikolata ile büyüyen çocukların ne kadar şanslı olduklarını düşündü. 
Acaba yıllar öncesine dönüp bir 
ÇİKOLATA BANKASI 
kurmak mümkün müydü! 
Teknoloji, bu kadar ilerlemişken 
zaman yolculuğu yapılamaz mıydı! 
Bunu, teknolojiden daha güçlü 
bir şey başarabilirdi. 
 
Bir doğum günü dileği, çikolatanın kaderini değiştirebilir miydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e84a242-a02c-4f39-b533-8806cabc4041.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapımın Önü Uzay</image:title>
            <image:caption>“Etrafına bak Akoğlu. Denizde yürüyen, ağaçtan sokak lambaları var ve ben onlara rağmen yeşil bir ağaç; boğulabilen bir insan olarak kalmak istiyorum.” 
Arkadaşının sırtını sıvazladı. Onun kendisini anlayacağını biliyordu çünkü. İçi rahattı, daha doğrusu rahatlatmıştı içini. Gülümsedi son sözlerini söylemeden önce. 
“Çünkü hissediyorum... Hissetmek istiyorum...” 
İki arkadaş yollarına daha hızlı adımlarla devam ettiler. Parkın sonuna geldiklerinde sola döndüler. Akoğlu bilmese de o biliyordu döndükleri yolu. 
“Gidecek yeri olmayanların yolu!” 
 
Hiç düşündünüz mü en mutlu olduğunuz an hangisi? 
Peki o anı tekrar yaşama şansınız olsaydı? 
Tekrar, tekrar, tekrar… 
Gezegenler arası bir yolculuğa hazır olun. 
Tekrar, tekrar ve tekrar... 
  Ve unutmayın, hiçbir şey imkânsız değildir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d99d92-6a96-4815-b889-155180e47efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoçürük</image:title>
            <image:caption>Sosyoçürük: Toplumun çürük parçaları. Toplumun içine karışmış kirli zihniyetli insanlar. Küflenmiş beyinlere sahip, değersiz düşünceler taşıyan kişiler. Gerekli şartlar sağlandığında suç işlemekten kaçınmayacak, toplumun huzurunu bozacak kimseler. Sosyal hayattaki ruhu bozuk, aşağı canlılar. Toplumun içinden çıkan, toplumun bir parçası olan, toplumun unutmak istediği kirli parçalar. Kendi varlığını sürdürmek için her türlü pisliğe başvurabilecek kadar içgüdüsel hareket eden canlılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878fe782-4432-4d4a-8ada-069921b73c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 Çıkartma Hediyeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>İçindeki sihri keşfet! Elsa tek bir parmak hareketiyle suyu buza dönüştürebiliyor. Senin de parmaklarında özel bir sihir gizli: En sevdiğin Karlar Ülkesi II kahramanlarını renklerin sihriyle canlandırabilirsin! Dilediğin gibi boya, renklendir, filmden sahnelerle dolu sayfaları çıkartmalarla süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9330225d-2b8f-455f-ac87-f69fffe3e12b.jpg</image:loc>
            <image:title>I Love Unicorn Eğlenceye Açılan Pencere Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin kahramanlar, rengârenk bir yolculuğa çıktılar. Resim yapmayı ve çıkartmaları seviyorsan sen de eğlenceye katıl! Boya kalemlerini kap, sayfaları renklendir, kitabındaki süper çıkartmaları dilediğin gibi yapıştır ve harika sahneler yarat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/402ed70b-b531-4dd0-bc88-f1350493b264.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Paralel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın Paralel Tarihi insan deneyiminin canlı bir mozaiğini yaratmak için geçmişin karmaşık ipliklerini tarihin sayfalarında bir araya getiriyor. 
Alf Henrikson, MÖ 2000 yılından başlatıp MS 2000 yılına kadar sürdürdüğü anlatıda, okurları tarihin eşzamanlı bir yolculuğuna çıkarıyor. Küresel dünya tarihine hem daha geniş hem de eşzamanlı bir perspektiften bakmamızı isteyen Henrikson, anlatısında 4000 yıllık tarihi onyıllık periyotlara bölüyor. Her onyıllık periyotta kıtalar ve milletler arasındaki önemli değişimleri anlatıyor; tarihin sayfasında ilk defa ortaya çıkan milletler, tozlu sayfalar arasında kaybolan medeniyetler, dünyanın gidişatını değiştirecek icatlar, savaşlar… Bu anlatılarını zaman çizelgeleriyle de destekliyor ve çizelgelerde o dönemin hükümdarlarına da yer veriyor. 
Alf Henrikson’un “Björn’ün neşeli adamları” olarak tanımladığı Björn Berg’in eşsiz gravürleri de kitap boyunca okurlara eşlik ediyor. 
Alf Henrikson, tarihin tozlu sayfalarını kaleminden dökülen sözcüklerle araladığı Dünyanın Paralel Tarihi’nde okurlarını küresek dünya tarihinin zengin desenlerini keşfetmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61040e25-c5b9-44a8-b022-06149e8c536f.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçı / 25. Yıl Özel Basım</image:title>
            <image:caption>Anlamlı ve coşkulu bir yaşam için 25. yılda özel basım... 
2021 yılında aramızdan ayrılan Doğan Cüceloğlu, yirmiden fazla kitap yazdı, ülke çapında seminerler verdi. Televizyonlarda uyumlu aile yaşamı, bireysel farkındalık ve bütünlük içinde yaşama gibi konularda konuşmalar yaptı. Hayatını her insanın içindeki potansiyele hizmet etmeye adamış olan Cüceloğlu’nun en büyük arzusu, çocukların mutlu, sağlıklı ve bilge yetişkinler olarak gelişmelerine yardımcı olmaktı. Onun en popüler eserlerinden biri olan Savaşçı’nın bu yirmi beşinci yıl özel basımını sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff52e11-bffc-44ef-b482-15af08cc4c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinlemiyorsun</image:title>
            <image:caption>En son ne zaman gerçekten birini dinledin veya biri seni dinledi? 
 
Ofiste en çok konuşan olmak istiyoruz. Sosyal medyada sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sokaklarda, restoranlarda, kafelerde hep bir ağızdan konuşuyoruz. Ama dinlemiyoruz. 
Kimse de bizi dinlemiyor. Teknolojinin dijital iletişime her an izin verdiği bir çağda yaşasak da kimse birbirini dinlemiyor. Ve bu bizi daha yalnız, daha izole ve daha geçimsiz insanlara dönüştürüyor. Mesleği gereği iyi bir dinleyici olan gazeteci Kate Murphy, nasıl bu hale geldiğimizi ve bundan nasıl kurtulabileceğimizi araştırıyor. 
 
Bu aydınlatıcı kitapta Kate Murphy neden dinlemediğimizi, bunun bize olan maliyetini ve nasıl tersine çevirebileceğimizi anlatıyor. Dinlemenin psikolojik, sosyolojik ve nörobilimsel taraflarını aktarırken en iyi dinleyicilerin (bir CIA ajanı, odak grubu moderatörü, barmen ve radyo programcısı) sözlerine kulak veriyor.  Artık susup dinleme ve neler kaçırdığını fark etme zamanı. 
 
“Siz de diğer birçok insan gibiyseniz, yeterince sıklıkla ve dikkatle dinlemiyorsunuz demektir. Bu beceriyi edinmek için yetenekli bir gazeteciden daha iyi bir öğretmen bulamazsınız.” 
― Adam Grant, Orijinaller ve Yeniden Düşün’ün #1 New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/745325c8-6d12-4923-a93b-88369eb5d2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dedektifleri -3 Ekin Ve Metin Pazırık Halısı’nın Gizemi</image:title>
            <image:caption>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin, Pazırık Halısı’nın gizemini çözmek için geçmişe bir yolculuk yapıyor. Dünyanın bilinen ilk halısı, 2500 yıl boyunca çürümeden günümüze nasıl ulaşmış olabilir? Sanat Dedektifleri’nin yeraltı mezarlarını keşfedip gerçek mumyalarla karşılaşacakları, motiflerin dilini öğrenip tarihi değiştirecekleri nefes nefese bir macera bizi bekliyor. 
Afacanlık, gizem ve sanat dolu bu maceralarla hem geleneksel sanatlarımızı öğrenecek hem de tarihe tanıklık edeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0ac2e7-a436-489b-97e1-6b7ceab177a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Harika</image:title>
            <image:caption>Bay Harika</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f8ca6f2-38ec-483a-94d1-330db7879ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Prenses Sihirli Unicorn Ormanı</image:title>
            <image:caption>Aurora, aslında bir prenses olduğunu ve kötü peri Malefiz’in hain büyüsünden korunduğunu bilmeden, ormanda üç peri teyzesiyle yaşıyordu. Bahçeye çiçekler ektiği sıradan bir gün, ansızın olağanüstü bir güne dönüştü! Aurora’nın rengârenk çiçekleri, sihirli bir unicorn ailesini bahçesine çekmişti. Ancak sıra dışı her şeyin düşmanı olan Malefiz yine hain planlar peşindeydi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7032226b-d565-4c2f-8e23-159b0f6cf0cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Ve Olimposlular Labirent Savaşı - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Percy, dokuzuncu sınıflar alıştırma günü gittiğinde, korkunç bir sürprizle karşılaşıyor: Iblis ponpon kızlar ve gizemli, tanıdık bir yüz. Percy’nin tuhaf macerası devam ediyor! Olimposlular ve zalim Titan tanrısı Kronos arasında yaşanacak savaş yaklaşırken zaman daralıyor. Kronos’un ordusu bir zamanlar aşılmaz olan sınırlarını istila etmeye hazırlanırken, Melez Kampı’nın güvenli kolları zayıf düşüyor. Savaş hatları belirlenirken, kimin hangi tarafta yer alacağını seçmesi gerekiyor. Istilayı önleyebilmek için Percy, Annabeth, Kıvırcık ve Tyson, Labirent’te bir göreve çıkmalı ve her köşe başında onları bekleyen şaşırtıcı sürprizlerle dolu uçsuz bucaksız bir yeraltı dünyasına inmeliler. Hepsinin hayatını sonsuza dek değiştirecek bir görev onları bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad6cdc3-724f-4918-aabe-bad2af32535f.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Adına Paralara El Koyuyoruz</image:title>
            <image:caption>1970’ler Ankara… Bir grup öğrenci Basın Yayın Yüksek Okulu’nun stüdyolarının olduğu katı karargâha çevirmiş orada yaşıyor, birbirlerinden hiç ayrılmıyor, adeta birlikte nefes alıyorlardı. Basın Yayın Komünü diyorlardı onlara. Devrime inanıyorlardı, gelecek güzel günlere. Ve devrimi örgütlemek için paraya ihtiyaçları vardı, Deniz Gezmişlerin, Mahir Çayanların olduğu gibi. Komüncüler düşünüp taşınıp banka soymaya karar verdiler. Ve talih yüzlerine güldü. Bir arkadaşları Ziraat Bankası’nda çalışıyordu ve İzmir’den Denizli’ye paraları taşıyacak araçta olacaktı. 20’li yaşlarındaki bir grup genç, bütün memleketin soluğunu tutup izleyeceği bir soygun planladılar. Ziraat Bankası aracında banka görevlilerine silah doğrultup, “Türkiye halkının kurtuluşu adına arabadaki paralara el koyuyoruz” dediler. Artık 4 milyonları vardı ama onlar beş parasızlardı. Soygun parasının tek kuruşuna bile dokunmadılar. Kaçışları, yakalanışları ve sonrasında cezaevinden firar edişleri masum ve ölümüne cesur bir macera olarak tarihe yazıldı. 
 
Gazeteci Sinan Onuş, gerçek bir soygun hikâyesini birinci elden tanıklıklarla, titiz bir araştırmayla sunuyor. Halk Adına Paralara El Koyuyoruz, “en uzun koşu”nun en güzel, en heyecanlı etaplarından birini anlatıyor. Elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/256e7c54-9763-4eb7-941d-3bf49b78e198.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Evreninden Güneş Ve Yıldız</image:title>
            <image:caption>Yarı tanrılar Nico di Angelo ve Will Solace, Percy Jackson ve Olimposlular serilerinin dünyaca ünlü muhteşem yazarı Rick Riordan ve ödüllü yazar Mark Oshiro’nun birlikte kaleme aldığı bu heyecan dolu macerada eski bir dostu kurtarmak için Tartarus’un dehşetine katlanmak zorunda. Percy Jackson hayranları, sevinin! Nico ve Will’in kendilerine ait bir kitapları var! 
 
Hades’in oğlu olan Nico di Angelo, annesi ve kız kardeşinin erken ölümlerinden, isteği dışında ifşa edilmesine kadar çok şey yaşadı. Ancak hayatında kelimenin tam anlamıyla bir güneş ışığı var: Apollo’nun oğlu Will Solace. İki yarı tanrı birlikte her türlü engelin üstesinden gelebilir. En azından şimdiye kadar durum böyleydi… 
 
Şimdi ise Nico, Yeraltı Dünyası’nın en karanlık kısmı Tartarus’un derinlerinden gelen bir ses tarafından rahatsız ediliyor. Nico’ya göre bu sesin sahibi, Titan Bob’dan başkası olamaz. Nico’nun rüyaları ve Rachel Dare’in son kehaneti, Bob’un başının belada olduğuna işaret. Nico bu göreve çıkmak zorunda. Ve tabii ki Will de gelmek için ısrar ediyor. Ama ışıktan yaratılmış bir varlık dünyanın en karanlık yerinde hayatta kalabilir mi? Ve Nico’nun “arkasında eşit değerde bir şey bırakmak” zorunda kalacağı kehaneti ne anlama geliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac19784f-8143-4b04-8f2e-f397b458d175.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kocaburun Ve Sihirli Fasulye</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş… Küçük Bay ve Bayanlar masal kahramanı olmuş! 
 
Kurbağa prensten iyilik perisine, sihirli fasulyeden bezelye tanesine, kötü cadıdan ejderhalara, denizkızlarına ve perilere... Türlü masal kahramanının yolu, Küçük Bay ve Bayanlar ile kesişiyor. 
 
Gıdıklayan Masallar herkesi kıkır kıkır güldürüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4aae66-d447-4674-a1ec-e1ed8640c0b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Geveze Ve Kurbağa Prens</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş… Küçük Bay ve Bayanlar masal kahramanı olmuş! 
 
Kurbağa prensten iyilik perisine, sihirli fasulyeden bezelye tanesine, kötü cadıdan ejderhalara, denizkızlarına ve perilere... Türlü masal kahramanının yolu, Küçük Bay ve Bayanlar ile kesişiyor. 
 
Gıdıklayan Masallar herkesi kıkır kıkır güldürüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df833df2-8727-4d2d-8672-637dcaa245a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig George Nezle Oldu</image:title>
            <image:caption>Peppa ve George yağmur yağarken dışarıda oynamayı seviyor ama George yağmur şapkasını takmaktan hoşlanmıyor. Çamur birikintilerinde hoplayıp zıplarken çok eğlendi... ta ki sonunda nezle oluncaya dek! George’ un iyileşmesi ne kadar sürecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526ce418-8ecd-473a-aff4-64e2b665f1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Ve Olimposlular Son Olimposlu -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Melezler zafer kazanma şanslarının zayıf olduğunu bilerek Titanlara karşı mücadele etmeye hazırlanırken, savaş giderek yaklaşıyor. Kronos’un ordusu her zamankinden de güçlü. Zalim Titan’ın gücü, tarafına çektiği her tanrı ve melezle birlikte daha da artıyor. Olimpos’un tanrıları her yeri yakıp yıkan Tayfun’la uğraşırken, Kronos neredeyse savunmasız kalan Olimpos’a, New York’a yürüyor. Şimdi bütün iş Percy ve melez ordusuna kalmış durumda. On altıncı yaş günüyle ilgili uzun zamandır beklenen kehanet nihayet açıklığa kavuşurken, Percy’nin vakti daralıyor. Batı medeniyeti, Manhattan sokaklarında büyük bir savaşla karşı karşıya ve Percy belki de kendi kaderine karşı savaşıyor olmanın korkusuyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cb7520-b827-4ce1-88de-e4c0572698ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Güneş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Planlar dâhilinde yaşayan biri, 
atacağı adımları çok önceden hesaplar. 
Fakat hayat, bu planların en büyük düşmanıdır. 
Ela Mercan, elleriyle çizdiği güvenli bir haritanın içinde yaşarken bir kalp kırıklığı bütün planlarını dağıttığında her şeyin tepetaklak olduğunu düşünür. Sorunlarından kaçmaya çalışırken küçük bir köy okuluna öğretmen olarak atanan Ela için yeni bir şehirde, yabancı insanların ve kısıtlı imkânların içinde tutunabileceği tek şey mesleğidir. 
Köy öğretmenliği ona bilmediği yeni bir hayatı deneyimleme fırsatı sunarken çocuklarla kurduğu ilişkiler hayatını 
değiştirecek, aşka karşı ördüğü duvarlar ise beklenmedik biri tarafından yıkılacaktır. 
 
İçimdeki Güneş soğuk bir kış gecesinde çıtırdayan alevleri, sobanın üzerinde kuruyan portakal kabuklarının kokusunu, özlenen bütün sadelikleri hatırlatan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18193ecc-ceb8-4559-9268-9ffe93a7278d.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“ONUN GÖKYÜZÜYDÜM. ONUN SONSUZUYDUM. BU YAŞAMIN TA KENDİSİYDİ ÖZGÜRLÜĞÜN NEFESİYDİ.” 
 
 
Evera Alfen soğuk zindanda gözlerini açtığında işkence dolu günler onu bekliyordu. Düşman topraklarına sığınmakla suçlanırken en sevdikleri tarafından ihanete uğradığını anlamakta geç kalmıştı. 
 
Yuva’nın kanlı tarihindeki yalanlarla yeniden yüzleşirken kırk yıldır süregelen düzene isyan etmenin cezasını biliyordu: İdam edilecekti. 
 
Kardeşinin intikamını almak ve ölümündeki sır perdesini aydınlatmak için ona yardım eden adam, bir Vahşi olan Rans Kalt çok uzaklarda kalmıştı. Mavi gözlerindeki özgürlük umudunu, aşkını ve savaşçı ruhunu yitirmişti. Evera Alfen artık yapayalnızdı. Ya da öyle sanıyordu. Zincirini kıranların, kıvılcımı bir yangına çevirenlerin, İsyancılar’ın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4353a992-d39b-4d9f-bd39-7b3a877aeb31.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanların Şekillendirdiği Bir Dünyada Hayvanları Nasıl Sevmeli?</image:title>
            <image:caption>Hayvanları seviyoruz, fakat eylemlerimiz bu sevgiye sığıyor mu?

Sevgimizi sınavdan geçirsek, hayvan yaşamının değersizliği üzerine kurulmuş mezbahalarımız, bir 
günlükken yavrusundan koparılmış, meme iltihabı ve topallıkla boğuşan süt makinesi ineklerimiz, 
gaddarlığın vücut bulmuş hali olan balıkçılık yöntemlerimiz, hayvanların yapaylığa ve can 
sıkıntısına mahkûm edildiği hayvanat bahçelerimiz ve hatta cins hayvan hevesimiz yüzünden eklem 
sorunlarından ve türlü hastalıklardan mustarip köpeklerimiz, bu sınavdan geçebilir mi?

Henry Mance Hayvanları Nasıl Sevmeli’de, sahne ışıklarını yüz çevirdiğimiz, yok saydığımız, 
görmezden geldiğimiz hoyratlığımıza çeviriyor. Kendi sınavını vermek için bir mezbahada yüz yüze 
geldiği başı kopuk koyunun göğüs kafesine kuş bakışı bakıyor, dondurucu soğukta balık tutmaya, 
puslu ormanda geyik vurmaya çalışıyor. Avcılıktan veganlığa uzanan yelpazede sevgisini tanımlamaya 
çalışırken okuru kendi kültürüne, alışkanlıklarına ve duygularına doğru zorlu bir yolculuğa 
çıkarıyor. Sırça köşkünüzden çıkmaya, dünya üzerinde bıraktığımız ayak izini görmeye, hayvanlara 
adil muamelenin daha iyi yollarını aramaya hazır mısınız? İnsanlar başka hayvanlarla bağlantı 
kurmak için kendi yollarını bulur, diyor Mance. Sizinki ne olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d480dda4-b27e-48da-a356-8ca01d4f3adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilekar Hücre</image:title>
            <image:caption>Kansere neden olan etkenleri düşündüğümüzde evrim ilk aklımıza

gelenler arasında değildir. Oysaki evrim ve kanser yakından ilişkilidir. Dünya’nın uzun tarihi 
içinde yaşamı mümkün kılan süreçler kanserin de yaratıcısıdır. Kanserin evrimsel kökenlerinin 
anlaşılması bize kanser tedavisinde daha etkili, devrim niteliğinde çözümler bulma şansı verebilir.

Hilekâr Hücre’de Athena Aktipis kanser ile evrim arasındaki sıra dışı ilişkiyi anlayabilmek için 
milyarlarca yıl geriye giderek tekhücreli yaşamdan çokhücreliliğe geçişin izlerini sürüyor. 
İşbirliği içindeki hücrelerden bazıları, hilekâr olanlar, kaynakları aşırı kullanmaya, kontrolsüz 
çoğalmaya başlar. Sonuç kanserdir. Kanserin her yerde karşımıza çıkması evrimin bir sonucudur ve 
çokhücreli yaşam devam ettiği müddetçe kanser de varlığını sürdürecektir. Öyleyse kanseri tedavi 
etmekten vazgeçmemiz mi gerekiyor? Aktipis, kansere başka bir mercekten bakmayı öneriyor. Hastalık 
hemen yok edilmesi gereken bir düşman değil, uzun vadede kontrol altında tuttuğumuz bir yoldaş 
olabilir.

Kanserin biyolojik geçmişimizin, bugünümüzün ve geleceğimizin parçası olduğu ve evrime karşı 
vereceğimiz bir savaşı kazanmamızın mümkün olmadığı gerçeğini kabullenirsek, kanser tedavileri daha 
akılcı, daha stratejik ve daha insani olabilir. Hilekâr Hücre kanserin temel doğasını ve kanserle 
olan ilişkimizi yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1befd2d-1d23-4566-9c19-c64f82478086.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre and His Mystical Poetry (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anadolu tasavvuf geleneğini ve Türkçenin bir edebiyat dili olarak gelişimini
derinden etkileyen Yunus Emre’nin şiirleri, Talât Sait Halman’ın derlediği bu
inceleme kitabıyla yeniden uluslararası okuyucu kitlesinin dikkatine sunuluyor.
Türk edebiyatı ve İslam mistisizminin önde gelen uzmanlarınca yazılmış
İngilizce makaleleri bir araya getiren bu eserde; Andreas Tietze, Yunus
Emre’yi kendi döneminin Avrupalı mistik şairleriyle karşılaştırıyor. Annemarie
Schimmel, Yunus’u İslam dünyasının genel tasavvuf kültürü içerisinde
değerlendiriyor. İlhan Başgöz, Yunus’un şiirlerine dayanarak onun yaşamını ve
düşüncelerini mercek altına alıyor. John R. Walsh, Yunus Emre şiirlerini birer
ilahi olarak incelerken, Mehmet Kaplan bu eserleri metafizik açıdan yorumluyor.
Talât Sait Halman ise Yunus’un şiirlerindeki hümanizmi gözler önüne seriyor.
Kitapta Yunus Emre’nin pek çok şiirinin İngilizce çevirisine de yer veriliyor.

One of the first poets in Anatolia to have composed poetry in Turkish, Yunus
Emre (d. ca. 1320) had a profound impact on the development of Turkish as a
literary language and the flourishing of an Anatolian mystical tradition. His work
has indeed retained its ethical and aesthetic relevance to this day.
This volume brings together essays by some of the most well-known scholars
of Islamic mysticism and Turkish language and literature to shed light on the
poetry of Yunus from different perspectives. Andreas Tietze compares Yunus
Emre with the European mystic poets of his time. Annemarie Schimmel
evaluates the poet within the context of Islamic mysticism in general. İlhan
Başgöz examines Yunus Emre’s life and the evolution of his ideas based on
the evidence extracted from his poems. John R. Walsh explores Yunus Emre’s
poems in terms of their function as hymns, while Mehmet Kaplan analyzes the
metaphysical aspects of the poet’s work. Talât Sait Halman’s contribution
surveys the humanistic concepts in the poems composed by this great
Anatolian mystic. The book also offers a wide selection of Yunus Emre’s poems
translated into English.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f81278d-84c1-44ca-b7ad-7c1919ee980b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Görebiliyorum</image:title>
            <image:caption>Klinik Psikolog Michael Genhart tarafından tasarlanan ve Joanne Lew-Vriethoff’un çizgileriyle biçimlenen Seni Görebiliyorum isimli sessiz kitap küçük bir çocuk dışında, sokaktaki herkes tarafından varlığı yok sayılan evsiz bir kadının günlük yaşamını tasvir ediyor. Bir yıl boyunca küçük çocuk evsiz kadının deneyimlediği pek çok şeye şahit oluyor; insanların kınayıcı bakışlarına, ona yakınlaşmaktan ne denli çekindiklerine, zorlu hava ve yaşam koşulları içerisinde güvenli bir alan bulabilme mücadelesine… Sonunda  çocuk şefkatli bir jest yaparak kadına yaklaşabilir. Böylelikle aralarındaki özel paylaşım sayesinde  çocuk onu görebildiğini kadına hissettirir, kadın ilk kez görüldüğünü hisseder  ve çevrelerindekilerin de tanıklık ettikleri bu  iç ısıtan özel anda,  öteki olarak konumladıkları birinin varlığını hep birlikte kabul ederler.
Evsizlik gibi ele alması zor bir temayı işleyen bu sessiz kitap, eşsiz ve canlı çizimleriyle okuyucuyu düşünsel bir deneyime davet ediyor.  Aynı zamanda çocuk ve evsiz kadın arasında gelişen bağı, sözcüklerin sınırlarının ötesine taşıyarak hem çocuklar hem de yetişkinler için kendi öykü ve deneyimlerini hikayeye yansıtabilmeyi sağlıyor. Böylelikle kitap bir anda okuyucuların yazar olmayı deneyimleyebilecekleri bir oyun alanına dönüşerek çocuğun yakınlaşabildiği ölçüde -adım adım- konu üzerinde derinleşebilmeyi kolaylaştırıyor. 
Yaşamın içinde önemli yer kaplayan ancak bir o kadar da sessiz bir konu olarak kalan evsizlik meselesini, bu sessiz kitabın canlı çizimlerine bakarak kavramaya çalışmak belki de üzerine yazılacak birçok yazıdan veya söylenecek sözden daha dönüştürücü bir etkiye sahip olacaktır. Evsiz bir kadının yaşamından karelerin resmedildiği sayfalar arasında dolaşırken, kalabalık içinde daha önce hiç fark etmediğimiz detayları görebilme ve toplumun gölgesinde yaşayan ötekilerin ihtiyaçlarıyla empati kurabilmek adına -tıpkı hikayedeki insanlar gibi- hepimiz  önemli bir farkındalık yaşayacağız. 
Editörün önsözünden… 

    • First Runner Up in the 2019 Eric Hoffer Kitap Ödülleri. Book Awards 
    • Nautilus Ödülü  Altın madalya.  Award Gold Medal Winner 
    • Gold medal winner in the 2017 Foreword INDIES Ödülleri, Altın madalya.Awards 
    • Gold medal winner in the 2018 IPPY Ödülleri, Altın madalya. Awards</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f9b0c3f-c843-4b9f-a38a-8557258641ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Araştırma Kütüphanelerinde Hizmet Başarısının Tanımlanması</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, kütüphanelerde hizmet başarısı hakkında bilgi verilmekte ve
araştırma kütüphanelerinde hizmet başarısını etkileyen faktörler
irdelenmektedir. Kütüphane hizmetlerinin tespiti, planlanması,
sınıflandırılması, sunulması, duyurulması, kullandırılması, güncellenmesi ve
değerlendirmesine yönelik faaliyetlerin kütüphane hizmet başarısına ne
kadar, nasıl ve ne şekilde etki ettiği sorusuna cevap aranmaktadır. Elde edilen
bulgular ışığında kütüphane hizmetlerinde başarıyı sağlayan faktörler İSAM
Kütüphanesi örneği ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. İSAM kütüphanesi
örneği ile ortaya konan başarı faktörlerinin diğer araştırma kütüphanelerinin
hizmetlerini geliştirmelerine katkı sağlaması, oluşturulan soru ve ifadeler ile
bilimsel çalışmalarda kütüphanelere yönelik nitel değerlendirmelere katkı
sunması beklenmektedir.
Çalışma Türkiye’nin en önemli araştırma kütüphanelerinden biri olan İSAM
Kütüphanesi’nin kuruluşundan günümüze tarihsel gelişimi hakkında birincil
kaynaklara dayanarak kapsamlı bilgiler sunması açısından da önem
taşımaktadır. Bu bağlamda eserin bilgi ve belge yönetimi alanında yapılacak
kurum tarihi çalışmalarına da rehberlik edebileceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb132c7b-f1f7-43d8-adb3-7104032be62a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız - Genişletilmiş Version</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü beyin koçu Jim Kwik, 30 yılı aşkın bir süredir aktörler, sporcular, CEO&apos;lar ve iş dünyasının öncüleri de dâhil olmak üzere birçok üstün başarılı insanın gizli silahı olmaya devam ediyor. Yazar, “Sınırsız” ile kendi kendine öğrenmeyi, iletişimi, hafızayı, odaklanmayı, hatırlamayı ve hızlı okumayı geliştirerek şaşırtıcı sonuçlar elde etmek için bilime dayalı uygulamaları ve sahada test edilmiş ipuçlarını açıklıyor. Bu genişletilmiş baskıda dört yeni bölüm bulunuyor:• İnsan zekâsını arttırmak üzere yapay zekâyı kullanma yöntemleri• Bilişsel performansı arttırmak için nootropikler ve beslenme alanındaki en son keşifler• İş Hayatında Sınırsız bölümünde ister tamamen uzaktan çalışıyor, ister hibrit modeli benimsemiş olun ya da geleneksel ofis ortamında çalışmaya devam edin; değişen iş ortamına uyum sağlamak ve gelişmek için ihtiyacınız olan araçlar• “Hayvan beyin tipinizi” öğrenmek için bir öz değerlendirme 
Jim&apos;in öğretilerini hayatlarına dâhil eden insanların dönüştürücü başarı öyküleriyle güncellenen Sınırsız’ın genişletilmiş versiyonu, insanlara zihniyetlerini, motivasyonlarını ve yöntemlerini değiştirerek ve durdurulamaz bir ivme yaratarak daha fazlasına -daha fazla üretkenliğe, daha fazla dönüşüme, daha fazla kişisel ve işle ilgili başarıya- ulaşma yeteneği kazandırıyor. Bu dört değerli kavram (zihniyet, motivasyon, yöntemler ve ivme), beyninizin süper güçlerini ortaya çıkarıp alışkanlıklarınızı değiştirecek pratik tekniklerle birlikte Sınırsız’ın sayfalarında keşfedilmeyi bekliyor. Sınırsız zihinsel kapasiteye ulaşmanın sırrı, sizi neyin motive ettiğini ortaya çıkarmaktır. Tutkularınızı, amaçlarınızı ve enerjinizin kaynaklarını açığa çıkardığınızda, hedeflerinizi net görerek onlara daha kolay odaklanabilirsiniz. Öğrenme sürecinizi hızlandırın, hafızanızı geliştirin ve beyin performansınızı artırın. Jim Kwik, hızlı okuma yoluyla bir kitabı üç kat daha hızlı bitirebilmeniz (ve hatırlayabilmeniz), rekor sürede yeni bir dil öğrenebilmeniz ve yeni becerilerde kolaylıkla ustalaşabilmeniz için hızlandırılmış öğrenme üzerine en yeni nörobilim yöntemlerini uyguluyor. Sınırsız (Genişletilmiş Versiyon), zihinsel performansınızı yükseltmenize ve hayatınızı dönüştürmenize yardımcı olacak pratik tekniklerle dolu bir başucu beyin eğitimi kitabıdır. &quot;Dâhi hapı diye bir şey hâlâ icat edilmedi ama Jim size, beyninizin en iyi versiyonunu ve en parlak geleceğinizi ortaya çıkaracak süreci sunuyor.&quot; -Dr. Mark Hyman “JIM KWIK: 195 ülkede çevrim içi kurslar veren, açılış konuşmaları 200.000’den fazla kişi tarafından izlenen kişisel gelişim uzmanı”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98b65fd-9138-4b67-bd37-bfde848ba48a.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Adası</image:title>
            <image:caption>“Ölmeyi düşünüyordum. Yılbaşında birileri bana bir top kumaş verdi. Yeni yıl hediyesiymiş. Kimonoluk bu kumaş, ketendi. Gri tonlarında, ince çizgilerle dokunmuştu. Bundan olsa olsa yazlık kimono olur, diye düşündüm. Yaza kadar yaşayacağım demek…” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai’nin farklı türlerdeki yeteneğini ortaya seren beş öykü Maymun Adası’nda bir araya geliyor. 
 
Yolların sürekli aynı yere çıktığı tuhaf bir adaya nasıl düştüklerini anlamaya çalışan maymunlar, ailesinden kaçıp balığa dönüşen bir kız, içsel bir yolculuğa çıkılan sakin bir tren seyahati, ölüme bir adım mesafedeyken hayatı sevmeye çalışan bir adam ve geçmişini hatırlamaya çalışan bir gencin yaşadıkları bu derlemede kendine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5f646f-78fb-454e-93c1-321c35a5adcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Metcezir</image:title>
            <image:caption>Bir erkek eğer sadece acıya alışkınsa mutluluktan ürker, tıpkı karanlığa alışmış yarasaların ışıktan dehşete düşüp kaçması gibi; öyle değil mi? 
Bazen bir erkeği en çok korkutan mutluluktur. Her an bozulabilecek bir mutluluk, her an sona erebilecek bir film gibidir. Bir kadınla öyle bir mutluluk sınırında dolaşırsın ki aniden çıkıp dolaşmak istersin sokaklarda yalnız başına. Bu mutluluk senin ruhunu bile şaşırtır, zira o yaşa kadar hiç o kadar mutlu olmamışsındır. Ne kendi ailende öyle bir sevgi görmüşsündür ne de bir başka kadın sana o mutluluğu yaşatmıştır. Bazı erkeklerin çaresizliği çocukluklarına değil, kendi ruhlarındaki en derin karanlığa kadar gider ve hiçbir kadın o noktaya kadar inmemiştir daha önce. 
Oysa günün birinde doğru kadın o adamın karanlığına uzanır ve oradaki tek ışığı, mutluluk ve huzur ışığını aniden yakıverir. Adamı kendini sakladığı ve ciddi ilişkilerden kaçmasına neden olan o karanlık odadan çıkarır, onun çaresiz ruhunu yeniden mutlu eder: Eğer aşk bir hayat öpücüğü değilse başka nedir ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff94f46-3d29-4504-b3a8-0a2a36d63f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanın Kadın Çemberi</image:title>
            <image:caption>“Davula vuran şaman olan değildir, davula vuran eşiği geçendir.” 
Kadın çemberi, parçalarını bir araya getirmeye niyetlenmiş bir kadının muazzam bir metaforudur. Çemberde yerinizi aldığınız andan itibaren çemberin alanı çalışmaya başlar. Görünmez ilmekler atılır, gizli düğümler çözülür... 
Çemberler, doğumun ve ölümün, başlangıcın ve bitişin, yaralara bakmanın ve dönüşümün, kutsal olanla birleşip onu yüceltmenin yeridir. Orada tüm kadınlar toplanır, birbirini destekler ve en zayıf olanı yüreklendirmek için gücü çağırır. Kutsal öykülerde anlatılan ana tanrıçanın çeşitli formları eşliğinde yürünecek bu gizli yolda amaç kendi potansiyelinizi açığa çıkarmak, uyum yaratmak ve şifadır. 
Dişil enerjinin gücünü keşfedeceğiniz bu kitap, sadece bir kitap olmanın ötesine geçerek, aktif uygulamalar, ritüeller ve meditasyonlar eşliğinde sizleri sevgi, sarsılmaz güç ve besleyici bir sıcaklıkla saracak. Doğanın döngüsünden ilham alacağınız bu çemberde kız kardeşlerinizle birlikte yerinizi alın ve kalbinizi sonsuz şefkate açın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd0eaf2-85f5-455e-9081-975c98a0c702.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Pastacı Lila (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lila, cevabını bulamadığı her soru, hayalini kuramadığı her oyun için, bir yol bulmuş. 
 
Şimdi bu hikâyede hepimiz, derin bir nefes alıp yeni bir maceraya hazırlanıyoruz. Bitmiyor ve daha yeni başlıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30fe00bc-1b69-4108-a5f2-a7a871765c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığında Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Ay ışığı; resimde, edebiyatta, müzikte, kadim hikâye anlatıcılığında, yani sanatın her dalında bilinmezliği ve bilinmezliğin getirdiği gizemi, bilinmezliğe bağlı gelen tedirginliği ve ürkekliği temsil eder. Ay ışığı ayrıca yüzlerce yıl kadınlarla, daha doğrusu cadılarla ilişkilendirilmiş, cadıların büyülerini gecenin karanlığında, ay ışığının kılavuzluğunda yaptığı düşünülmüştür. Ay ışığı kadınlara hem yasak kılınmış, geceleri evlerinden çıkmamaları beklenmiş, hem de sırf bu yasak yüzünden fethedilmesi meşru ve hak halini almıştır. Her sene ay ışığında gece yürüyüşü yapıyorsak ve hâlâ geceleri fethetmenin peşindeysek bir bildiğimiz var demektir… 
Bu kitapta Ezgi Aksoy’un kalemi ve Betül Yılmaz’ın çizgileriyle hayat bulan bütün kadın hikâyeleri; gecenin karanlığında yolunu bulamamaktan çekinen, kaybolmaktan korkan, ancak bütün engellere rağmen yolundan dönmeyen, ay ışığının kısıtlı aydınlığında el yordamıyla ilmek ilmek kendi hikâyesini yaratan, alanında öncü olan, bir devrimin meşalesini tutuşturan ve hepimize ilham olan kadınların hayranlık verici hayatlarına ufak bir fener ışığı daha tutuyor. Ay ışığının hortlakları ve ecinnileri, türlü gece yaratığını ve hayaletleri, perileri ve iblisleri hatırlattığı günler çoktan tarihe karıştı. Artık bilimin ve eşitlik inancının ışığıyla yolunu bulan kadınlar aydınlatıyor gündüzümüzü ve gecemizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f9a68e-6061-4757-bf67-c4aa5d36f3b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Badmintonda Bilgisayar Tabanlı Antrenman Sisteminin Performansa Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
     1. GİRİŞ 
 
     2. GENEL BİLGİLER 
 
     3. MATERYAL VE METOT 
 
     4. BULGULAR 
 
     5. TARTIŞMA 
 
     6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d2a5cf7-172b-46c6-82e4-605ec6887fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaller Orkestrası</image:title>
            <image:caption>Karganın en sevdiği oyun hayal kurmaktı. Bazen bir dal parçasını, bazen bir kuş tüyünü, bazen de bir kurdeleyi gagasıyla sımsıkı tutar, evlerin çatısına konar, hayal kurardı.
Bu neşeli hikâyede karganın heyecan dolu macerasına birbirinden sevimli kahramanlar eşlik ediyor.
Hayal kurmanın pozitif enerjisini şahane çizimleri eşliğinde her sayfada hissettirecek bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31acb4c-8150-48db-a4b7-cc55709762e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kadın</image:title>
            <image:caption>Bir insana güvenmediğinde sadakatin en açık işaretleri bile sadakatsizliğin işaretlerine dönüşür, güvendiğinde ise sadakatsizliğin elle tutulur kanıtları bile yanlış anlaşılan, büyüklerinin haksız yere cezalandırdığı bir çocuk gibi ağlayan sadakate dönüşür.
Musil, 1911’de yayımlanan Birleşmeler’den sonra yine kadın karakterlere odaklandığı Üç Kadın’da farklı toplumsal sınıflardan gelen üç kadının hikâyesini anlatıyor. Öykülere ismini veren ve hayatlarındaki erkeklerin bakışından gördüğümüz bu kadınlar ilk bakışta öykülerin odak noktası değilmiş gibi görünseler de üç erkeğin kaderine hükmeden, olayları belirleyen onlar: Köylü Grigia, aristokrat Portekizli ve tezgâhtar Tonka.
Üç Kadın, edebiyat gezegeninin dâhi münzevisi Musil’in hayatının eseri kabul edilen Niteliksiz Adam’dan önceki son aşama.
“Hiçbir romancı benim için Robert Musil kadar değerli değildir.”
Milan Kundera</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2c6c353-8117-4183-8679-a418c11d9a72.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Romanları Okuyan İhtiyar</image:title>
            <image:caption>Antonio José, yıllarca Amazon’un derinliklerinde Shuar yerlileriyle 
yaşamıştır. Ormana ve yasalarına uyum sağlamayı öğrendiği, avcılıkta ve iz sürmede uzmanlaştığı yıllardan sonra, hayatının son dönemecine girdiğini hissederken Ekvador ormanlarının kıyısında bir nehir kasabasına yerleşir. Yaşlılığın panzehrini burada, az uyumakta, çok okumakta, kitaplardaki aşkın gizemlerine dalıp gitmekte, öykülerin geçtiği yerleri hayalinde canlandırmakta bulur. Ancak altın arayıcıları ve hükümetin temsilcileri ona rahat vermez. Avcılıkta iyi olduğu için tehlikeli bir jaguarın peşine düşmesini isterler: Antonio José jaguarın peşinde, “medeni” insanların yıkıcılığını ve aşk romanlarının önemini kavrayacağı yeni bir yola girer. 
 
İlk olarak 1989 yılında yayımlanan Aşk Romanları Okuyan İhtiyar 
bugün artık hayatın merkezine yerleşmiş olan sorunları çok erkenden görmüş bir eser; Luis Sepúlveda’nın büyüleyici kaleminden iktidar sahipleri, doğanın ve masum insanların sömürülmesi ve edebiyatın gücü üzerine uzun süre hafızalardan çıkmayacak türden bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6c921f1-e71d-46a2-86f4-a09ec69ba8ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi ve Nefret Üzerine Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>İnsan eylemleri için söz verebilir ama duyguları için veremez; çünkü bunlar istem dışıdır. Kim ki birini sonsuza dek seveceğine ya da ondan nefret edeceğine ya da ona sadık kalacağına söz verir, gücünün ötesindeki bir şey için söz vermiş olur... 
 
Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin, Voltaire’in 100. ölüm yıldönümünde yayımlayıp büyük yazara ithaf ettiği İnsanca, Pek İnsanca isimli eserinden derlenen Sevgi ve Nefret Üzerine Aforizmalar, filozofun sevgi, nefret, dostluk, evlilik, intikam, hırs, ahlak, adalet, kibir, minnet ve iyi niyet gibi, insanlığın üstüne kafa yormaktan asla kaçınamayacağı temel meseleler hakkındaki düşüncelerinden oluşuyor. Çelişkilerle dolu insan doğasının bütün iyi ve kötü yanlarını aynı mesafeden gözlemleyen Nietzsche insanca olan şeyler üzerine düşünerek hayatın yükünü hafifletebileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16b84f4c-f42e-4f71-ab4c-939581346f55.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileştiren İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Her terapi seansı eşşizdir ve insanın içi 
çoğu zaman teori kitaplarına sığmaz. 
 
Richard G. Erskine, terapinin son derece karmaşık ve hassas bir karşılaşma olduğunun bilincinde olan, ona saat tamircisi titizliğinde yaklaşan bir psikoterapist. İyileştiren İlişkiler’de yaptığı şey de sağlıklı bir terapötik ilişkiye yönelik çabalarını bir dost mektubu sıcaklığında okuyucusuyla paylaşmak. Adına ilişkisel odaklı terapi denen bu yaklaşımda ne yaptığını, nasıl yaptığını ve neden yaptığını izah ediyor. Üç danışanıyla gerçekleştirdiği terapi seanslarını olduğu gibi ortaya döküyor ve bunları soğukkanlılıkla yorumluyor. Söylenenler kadar söylenmeyenleri de kefeye koymaya murat eden, tüm boşluklara sızmaya çalışan bir ihtimam var satırlarında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/574a3631-c6bc-4226-87e3-86ebb3d1f47f.jpg</image:loc>
            <image:title>Opriçnik&apos;in Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Moskova 2028: Yakın gelecekte kurulan Yeni Rusya’daki çarlık düzeninin en güvenilir mensuplarından, rütbeli Opriçnik Komyaga sefahat, sarhoşluk, şiddet ve terörle dolu yeni bir güne hazırlanıyor. Bu Yeni Rusya&apos;da fütüristik teknoloji, Korkunç İvan&apos;ın acımasız dünyasıyla birleşerek gerçeğe tüyler ürpertici derecede benzeyen bir distopya yaratıyor. 24 saatlik zaman diliminde geçen roman, korktuğu ve taptığı Efendileri adına yağmalayan, işkence yapan, tecavüz eden Komyaga aracılığıyla, Yeni Rusya’nın modern, baskıcı ve bir o kadar da dehşet verici yüzünü ortaya koyuyor. 
 
 
Üzerinde düşünülemeyecek kadar rahatsız edici ve görmezden gelinemeyecek kadar gerçeğe yakın bir gelecek tahayyülüyle Opriçnik’in Bir Günü, sert bir eleştiri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2310391d-fe54-48a3-aafb-be4b24259754.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Sevgili (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil’in ilk novellası olan Eski Sevgili’deki aynı adlı uzun metin 1973-76 tarihlidir. Novella biçimi, hayat kısıtlanır ve olasılıklar teker teker sönerken bile bu olasılıkların titreşiminin hissedilmesine fırsat verir. [Bu ilk novelladaki] modern öznenin etkisiz ve yabancılaşmış zihinselliği, bu zihinsellikten geri çekilerek değil, tersine onu daha da ileriye götürerek eleştirilmekte ve ‘demonte’ edilmektedir. Eleştiriyi yapan, tuzukuru bir tecrübe değil, kendi çelişki ve zaaflarının sürekli farkında olan o genişlemiş, ama etkisiz içselliktir. Özne, kendininkiler de dahil, bütün ruhsal saiklerin farkındadır, hem de o yükü önemsemeyecek kadar ‘aşmıştır’ ve şimdi de bu aşmanın nihai temelsizliğinin farkındadır. ‘Çilekeş’ motifi de Cüce’den çok önce ilk kez burada devreye girer –demonte edilmek üzere. Dünyadan ve arzudan elini eteğini çekmiş çilekeş figürü, herhangi bir somut nesneyle yetinemeyecek kadar azgınlaşmış bir ‘metafizik arzu’nun (Rene Girard) öznesidir aslında. ”                                                                                                                                                             
Orhan Koçak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d06c4a-ec8f-43fb-a9a4-085c27703277.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Canavarları ve Cesur Yürekler</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve ergen psikoterapisti Hayley Graham, yıllar süren klinik çalışmalarından esinlenerek anneler, babalar, çocuklarla çalışan uzmanlar ve çocuk dünyasını keşfetmeye meraklı herkes için hem bilgilendirici hem de kalplere dokunan bir kaynak sunuyor. Gölge Canavarları ve Cesur Yürekler adlı eserinde çeşitli ruhsal zorlukları (travma, yas, fobi vb.) iç ısıtan hikayeler aracılığıyla beş farklı öykü üzerinden ele alıyor. Kitapta psikolojik durumların işlendiği öykülere eşlik eden bir de -yetişkinlerin ve çocukların birlikte okuyabilecekleri ve üzerine düşünebilecekleri-sorular ve açıklayıcı bilgilerle bezenmiş cevapların yer aldığı bir bölüm yer alıyor. Bu metinler aracılığıyla kitapta işlenen temalar hakkında okuyucuda genel bir kavrayışın oluşmasını amaçlıyor ve herkesin biricik olan duygusal yaşantılarına şefkatli ve kapsayıcı bir bakışın nasıl geliştirilebileceği üzerine de model sunuyor. 
Travma, obsesyon, bağlanma, utanç ve yas gibi oldukça önemli psikoloji konularını, bir o kadar naif ve düşsel bir anlatımla beş farklı hikâye üzerinden inceleyen Graham; yaşamlarının dönüm noktalarında yolları kesişen hayvanların, birbirleri üzerinde yarattıkları dönüştürücü ruhsal deneyimleri anlatıyor. Arkadaşlığın, paylaşmanın, dayanışma ve yardımlaşmanın büyüleyici gücünün altını bir kez daha bu eşsiz hikayelerle çizerken, en zor deneyimlerin bile sevgiyle üstesinden gelinebileceğine dair inancımızı pekiştiriyor. Bir zamanlar büyükanne ve büyükbabalarımızın aile buluşmalarında anlattıkları o basit görünen ama yaşam dersleriyle dolu hikayelerindeki kapsayıcılıkla bizleri yeniden buluşturan gölge Canavarları ve Cesur Yürekler, hayvanların maceraları üzerinden okuyucuyu içsel bir yolculuğa çıkarmaya ve iyi oluş hallerini desteklemeye hazırlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e93cb79-4edf-48a1-8b14-b30f1425c4ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Sevgi</image:title>
            <image:caption>Boş Ayna ve Senden Kurtuluş Yok mu? ile Türkiye dahil birçok ülkede geniş bir okuyucu kitlesine erişen Karyl McBride, Çarpık Sevgi ile narsistler tarafından yetiştirilenlerin hikayesine yüzünü dönüyor. Narsist ebeveynlerin kurduğu aile yapılarının oluşumundan, böyle ailelerde yetişmenin yaralarını sarmaya kadar geniş bir kapsamla okuyucusunun karşısına çıkıyor. Lisanslı bir aile terapisti olarak belki de en iyi bildiği şeyi yaparak narsisizmle bozulmuş çarpık sevgilerin anatomisini çıkarıyor, bu acı mirastan kurtuluş yolu vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22d5ac59-2fbd-4bd4-9e35-fa636d4e392c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşenin Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Çağının en etkili hikaye anlatıcılarından Robert A. Johnson’ın trenine bir defa binen okuyucu, mitoloji ve psikolojiyi birbirine bağlayan tünellerden geçerek mitlerin modern insanın anlam arayışına nasıl katkıda bulunduğuna tanıklık eder. Son durağa vardığında artık hayatı ve insan psikolojisini yeni mercekleriyle görecektir. 
 
Neşenin Psikolojisi, bu yolculuklardan biri. Robert A. Johson, Dionysus’ta cisimleşmiş coşkunun doğasını ve Dionysus mitinin çeşitli yönlerini kullanarak neşenin kıymetini idrak etmemize yardımcı oluyor. Modern hayatın tozlu raflara kaldırdığı bu kıymetli hissi kucaklamak düşüyor bizlere de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f51a25ed-e3e0-4cd1-837e-9b1003e35fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pançatantra –Beş Yöntem-</image:title>
            <image:caption>Vishnuşarman (MÖ. 4. Yüzyıl): Yaşamı hakkında pek bilgi bulunmamaktadır. Vishnuşarman’a atfedilen Pançatantra, Hint edebiyatının en eski ve görkemli metinlerinden biridir. Masal formunda üretilmiş bu narin ve bir o kadar da keskin metinde insani varoluşun neredeyse tüm hassas noktalarına temas edilir, doğru bir yaşamın nasıl mümkün olabileceğine dair kararlı ama tartışmaya açık fikirler öne sürülür. Temelde “devlet yönetimi” meselesini eksen alır Pançatantra, fakat bu odak toplumsal ilişkilerden insan ve doğa arasındaki ilişkilere değin genişler: Pançatantra sadece politika sanatıyla ilgili değil, genel anlamıyla “yaşama sanatı” hakkında bir kitaptır. Kadim Hint bilgeliğinin her masalda kendini hissettirdiği Pançatantra, hayvanların alegorik ve sembolik açılardan masallara dahil olması itibariyle de ayrıca hususi bir öneme sahiptir. Pançatantra muazzam diyalogları göz önüne alındığında zengin ve leziz bir edebi-estetik hazinedir de aynı zamanda. Bu hazinenin ışıltıları Sanskrit aslından eksiksiz bir çeviri ile bugünden yarına artık Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/152935fd-3dd7-4073-a73f-6b18f6423cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Darwin</image:title>
            <image:caption>Charles Robert Darwin (1809-1882), Cambridge’deki ilahiyat eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra “ıssızlığın ortasında bir taşra papazı” olarak ömrünü sükûnet içinde geçirme hayalleri kurarken, küçüklüğünden beri doğa bilimlerine olan merakının da etkisiyle, dünyayı dolaşarak ölçümler yapmak, haritalar çıkarmak, bilimsel keşif ve incelemelerde bulunmak amacıyla Beagle gemisiyle düzenlenen keşif seferine katıldı. Avrupalıların fazla aşina olmadığı coğrafyalarda rastladığı bitkiler, hayvanlar, insanlar ve yer şekilleriyle ilgilenip örnekler toplamak ve gözlemler yapmakla geçirdiği bu yıllar, sadece onun kaderini değiştirmekle kalmayacak, dünyayı dönüştürecek bilimsel bir yaklaşımın da temellerini atacaktı. 
Ancak Victoria dönemi İngilteresi aykırı fikirlere izin verecek esnekliğe sahip değildi. Darwin, Kilise ve aristokrasinin başını çektiği müesses nizam tarafından kâfir olarak nitelenmemek için fikirlerini ve bunları şifreyle yazdığı defterleri tam yirmi yıl boyunca sır gibi gizleyerek çalışmalarını sürdürecekti. Hatta erdem güdüsü kadar güçlü bir hakikat duygusuna sahip olmasaydı, “bir cinayeti itiraf etmeye” benzetecek kadar huzursuzlandığı teorisini açıklamayacak, Türlerin Kökeni’ni yayımlamayacaktı, belki de…Evrim teorisinin, hayatın çeşitlilik ve karmaşasını açıklayabilen bir teori olduğu ve Darwin’in dile getirdiği gibi doğanın kendi işini kendi usulünce yaptığı, yıllar süren tartışmaların ardından önce bilim çevreleri, sonra bütün dünya tarafından kabul gördü. 
Doğa tarihinin bu kaba beyaz sakallı bilge devrimcisi ilk ve en büyük tepkiyi Kiliseden görmesine rağmen, ebedi uykusuna, kendi alanlarının kahramanlarıyla birlikte yatmak üzere İngiltere’nin en itibarlı kilisesi Westminister Abbey’e devlet töreniyle gömülerek onurlandırıldı. İnsanoğlunun hayvanlarla aynı süreçler içinde evrildiği düşünülemeyecek kadar yüce bir varlık olduğuna inananlarsa insanı tanrısallığından arındıran evrim teorisine, günümüzde de en az Victoria dönemindeki güçle karşı çıkmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69e81e17-2edc-4342-ab48-ff0738da2122.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Sevgili</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil’in ilk novellası olan Eski Sevgili’deki aynı adlı uzun metin 1973-76 tarihlidir. Novella biçimi, hayat kısıtlanır ve olasılıklar teker teker sönerken bile bu olasılıkların titreşiminin hissedilmesine fırsat verir. [Bu ilk novelladaki] modern öznenin etkisiz ve yabancılaşmış zihinselliği, bu zihinsellikten geri çekilerek değil, tersine onu daha da ileriye götürerek eleştirilmekte ve ‘demonte’ edilmektedir. Eleştiriyi yapan, tuzukuru bir tecrübe değil, kendi çelişki ve zaaflarının sürekli farkında olan o genişlemiş, ama etkisiz içselliktir. Özne, kendininkiler de dahil, bütün ruhsal saiklerin farkındadır, hem de o yükü önemsemeyecek kadar ‘aşmıştır’ ve şimdi de bu aşmanın nihai temelsizliğinin farkındadır. ‘Çilekeş’ motifi de Cüce’den çok önce ilk kez burada devreye girer –demonte edilmek üzere. Dünyadan ve arzudan elini eteğini çekmiş çilekeş figürü, herhangi bir somut nesneyle yetinemeyecek kadar azgınlaşmış bir ‘metafizik arzu’nun (Rene Girard) öznesidir aslında. ”                                                                                                                                                               
Orhan Koçak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8b825df-0638-49c4-95df-05ff4ade6fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Şekiller</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-Şekiller eğitici ve eğlenceli alıştırmalarıyla çocuğun doğal gelişimini destekler, öğretirken eğlendirir ve başarma duygusu tatmasını sağlar. 
Şekiller kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun birbirini destekleyen alıştırmalar *Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme *Eğitici oyunlar için destekleyici fikirler *Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Basit şekilleri tanımayı ve çizmeyi *Aynı şekildeki nesneleri ve objeleri gözlemlemeyi *Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı 
Uzman eğitimcilerin hazırladığı Şekiller, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457812d4-0e89-478a-b915-c7b88604f577.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim ve Ben – Hayati Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Yeni doğan bir bebekle kardeşi arasındaki bağ her zaman çok özel ve çok değerlidir. Ancak bazen kardeşlerin bebeğin isteklerine ve gereksinimlerine uyum sağlaması zor olabilir. 
Aileye yeni bir bebeğin katılması heyecan vericidir, fakat bu olay kardeşlerinin aklını karıştırabilir ve kaygı yaratabilir. Yeni durumlarla ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan duygularla başa çıkmak gereklidir. Bu kitap, kardeşler arasındaki özel ilişkinin başlangıcını ele alıyor. 
Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın ilk deneyimlerini daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır. 
• Kreşte İlk Gün • Bakıcı • Veteriner Hekim • Hastane • Doktor • Spor Zamanı • Dışarıda Büyük Gün • Diş Hekimi • Okul • Kardeşim ve Ben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef87985-9e13-492c-86c4-a0502f6f4154.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz Vikingler</image:title>
            <image:caption>Haylaz İkizler macera peşinde! 
Bir Viking krallığının karlı fiyortlarında yaşayan haylaz ikizler Çat ile Çut, köydeki en iyi Vikingler olmaktan gurur duyuyor. Tekneleri kaçırırken, bir doğum günü partisini yağmalarken, bir trolün izini sürerken ve arkadaşları Yamuk Pantolon ile Pasaklı Ulf’la birlikte Kötü Ada’ya baskın yapmak için yelken açarken onları hiçbir şey durduramaz. 
Eh, neredeyse hiçbir şey. . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be7fab4-5054-47b5-923b-cf6839723a48.jpg</image:loc>
            <image:title>Katre</image:title>
            <image:caption>‘’Ellerini uzat bakalım,” dedi. İki yumruğumu, neden olduğunu anlamasam da, uzattım ona. 
“Her şeyi böyle sıkı sıkı tutmak zorunda mısın sen?” diye sordu. Nasıl yani? 
“Yani her şey senin istediğin gibi mi olacak hayatta? İnsanlar senin istediğin gibi mi davranacak? Gelen bir daha gidemeyecek mi?” 
 
 
İstanbul, Bilecik, İsfahan, Tire, Ankara… 1927, 1982, 2013, 2022… Farklı coğrafyaların, farklı zamanların kadınları… 
Pınar Çelikel, hepsi bir damla olan, ama bir araya gelince ummanları oluşturan o kadınların hikâyelerinde dolaştırıyor bizi. Bazı ortaklıkların şehir, dönem, aile tanımadan bizi buluşturduğunu da hatırlatarak. 
 
Katre, ince ince işlenmiş, hem kırılgan hem güçlü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38a5a5c-d433-4661-b9b2-cc98bfd85d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Metamorfozlar</image:title>
            <image:caption>Emmanuel Coccia türlü çevresel felaketle kuşatıldığımız, muhtemelen daha da fazlasının kapımızda olduğu bir çağda canlı varlıkların ve gezegenin varoluşunu metamorfoz üzerinden okuyarak insan merkezli bir ekoloji fikrine karşı çıkıyor. Hiçbir canlının yaşamının kendi doğumuyla başlamadığını, hikâyenin bundan çok daha eski olduğunu, yeryüzü üzerindeki her varlığın bir ve aynı yaşamı paylaştıklarını anlatıyor. 
Biricik zannettiğimiz yaşamımızı yeryüzündeki canlı cansız her şeyle paylaştığımız gibi, bize ait olduğunu düşündüğümüz bedenimiz de bizlere, bizden öncekiler tarafından bahşedilmiş. Metamorfozun hiçbir zaman sona ermeyeceğini kabul edersek, doğumu bir başlangıç, ölümüyse son gibi görmek imkânsızlaşıyor. 
İnsan ve insan dışı varlıklar arasındaki hayali ve tehlikeli ayrımı ortadan kaldıran Metamorfozlar insanı, kendi kendini yerleştirdiği ayrıcalıklı konumundan indirerek yaşama ve varoluşa dair şaşırtıcı bir perspektif sunuyor. Edebiyattan felsefeye, entomolojiden botaniğe uzanan kitap, disiplinlerarası yaklaşımı ve şiirsel diliyle bizi metamorfoz üzerine düşünmeye, yaşama dair bildiğimiz şeyleri sorgulamaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e55291e-a078-4ac6-a7b9-532a875ee520.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Hasan Ali Yücel – “Gülümser Yücel Kitabı”</image:title>
            <image:caption>Hasan Âli Yücel neye inandı, nasıl mücadele etti? Gazi Mustafa Kemal ile aynı masada hangi konu hakkında görüştü? Nasıl Türkiye’nin en uzun süreli Millî Eğitim Bakanı oldu? Dönemin en önde gelen edebiyatçıları ile nasıl tanıştı? Türkiye’nin en büyük şairlerinden Can Yücel’i nasıl yetiştirdi? 19 Mayıs’ta kendisine suikast girişimi söylentilerini nasıl karşıladı? “Hayatta ben en çok babamı sevdim” diyen Can Yücel, neden babasına Cambridge’den ayrılması gerektiğini söyledi? Köy Enstitülerinin fikir babası kimdi? Hasan Âli Yücel, evde nasıl bir babaydı? İsmet İnönü neden Yücel’i destekledi? Kim İnönü’nün fikrini değiştirdi? Yücel’i istifaya sürükleyen kimlerdi? Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nı nasıl kurdu? 
Ve daha pek çok sorunun yanıtını Hasan Âli Yücel’in kızı Gülümser Yücel, bu keyifli söyleşide Arda Kukul’a anlatıyor. 
Bu kitapta Köy Enstitülerinin kurucusu ve Türkiye’nin en uzun süre görevde kalan Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’i hiç bilinmeyen yönleri ile tanıyacaksınız. 
Sevdiği yemeklerden, aile içi konuşmalarından, çocuklarına verdiği tavsiyelerden politik hayattaki vizyonuna, mücadelesine ve eğitimde gerçekleştirmek istediklerinin detaylarına kadar tüm özel noktalar Gülümser Yücel’in tanıklığında bu kitapta işleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfde0e73-fa57-4d4b-8bb4-c663a1176cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonbaharda Yapilabilecek 50 Etkinlik – Macera Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Sonbaharı sevenler için eğlenceli etkinlikler: Kuru yaprakları alt üst etme, bal kabağı oyma, doğanın değişimini gözlemleme... Daha neler neler! Bu kitabın son derece yaratıcı fikirler ve etkinliklerle dolu, bazıları da size ayrılmış sayfaları arasında dolaşırken sonbaharın güzelliklerini yeniden keşfedeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b61cb40-717b-4dc0-94c1-375f347c9fc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılgı</image:title>
            <image:caption>1920’li yıllar. Fransa’nın güneyinde, Bask diyarının enfes sahil beldesi Hendaye’da başlayıp Paris’in gri sonbaharına uzanan bir aşk öyküsü. Bir yanda Birinci Dünya Savaşı’ndan döndükten sonra eski refah ve statüsünü yitirmiş Yves Harteloup; diğer yanda başarılı bir girişimciyle evli, alımlı, duyarlı, incelikli bir burjuva kadını olan Denise Jessaint. Duygusal açıdan sakatlanmış Yves ile ömründe sıkıntı görmemiş, tutkulu, romantik Denise’in aşk öyküsü, okura iki savaş arasındaki çalkantılı dönemde duyguların yerine ilişkin derinlikli bir anlatı sunar. Némirovsky henüz 23 yaşında yazdığı bu ilk romanında, duygular üzerine sarsıcı gözlemleri, erkeğin ve kadının bakışları arasında salınabilen esnek üslubu, aşkın merceğine tüm bir sosyal değişimi sığdırabilmesiyle nadir rastlanan bir edebi yetenek olduğunu kanıtlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0f8c3cf-56b3-4bab-a2cb-4ad636a37e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kırmızı Kazak</image:title>
            <image:caption>Herkese uygun bir kazak... 
Baba karga soğuk bir kış gününde küçük kırmızı bir kazak buldu. Bu kazak çok işine yarayabilirdi! Anne karga ona karşı çıkınca kazağı oracıkta bıraktı. Şimdi sıra diğer orman hayvanlarında: Bu kırmızı yünlü şey ne için kullanılabilir? Kulakları ısıtabilir mi? Çanta olarak iş görür mü? Etek mi olur, yoksa ev mi? 
Doğanın küçük ve büyük gizemleri bu sıcacık öyküde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4194752-8ef7-487c-8d56-4839e669875f.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Pazartesi /1962-67 Notları</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları, toplu şiirler ve öyküler ciltlerinde öne çıkan kitapların ayrı basımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Turgut Uyar’ın şiir kitabı Her Pazartesi yeniden bağımsız biçimde okuruna ulaşıyor. 
Turgut Uyar’ın yaşamı açısından keskin dönüşümleri barındıran bir dönemin ürünü olan Her Pazartesi toplumsal konu ve sorunların öne çıktığı bir kitaptır. Uyar, şiir serüveninin gelişim çizgisinde, bireyin çağıyla ilgili sorun ve açmazının hesaplaşmasını bir ölçüde örneklemiş ve tamamlamış, toplumsal sorunları çilesi ve acısıyla ele alarak kapsayıcı bir söyleme ulaşmıştır. 60’lı yılların devrimci ütopyasının yansımalarını şiirine taşımıştır. 
Turgut Uyar’ın bütün şiirlerini kapsayan Büyük Saat kitabı içinde yer alan Her Pazartesi herhangi bir değişiklik olmadan yayına hazırlandı. 
 
Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan 
Ne kadar acı geçmişse yaşayacağız 
Hepsini yeniden, bir bir dünyada 
Dünyadan ve dünyayla sana sığınırım 
Acılardan ve hüzünlerden değil 
Kaçmalardan ve korkulardan değil 
Çünkü bir güçtür sıcaklığın kollarıma 
Çünkü kanları, kanları, kanları hatırlarım 
Çünkü ölülerimiz toplanacaktır 
Ve yüceltilecektir bir mavide.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e47f89f1-75cb-4a20-aeaf-78835358c2a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenin Ötesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki tüm tartışmam şu ikili değerlendirmeye dayanıyor aslında: (1) Bildiğimiz haliyle aile, bizim eleştirilerimizden ve mücadelemizden bağımsız bir biçimde, zaten yapısal olarak çöküyor ve üreme biçimlerimizi, cinselliğimizi ve kardeşliklerimizi örgütlemenin alternatif yollarını aramaya çoktan başladık; (2) Aile, erkek / baba tahakkümünün temel odağıydı ve hâlâ da öyle; bu tahakküm, tüm toplumsal, politik ve kültürel alanları kapsasa da, sadece ailede yenileniyor, sadece orada yeniden hayatiyet kazanıyor. Öte yandan, yeni bir üreme, cinsellik ve kardeşlik rejimi ne kendiliğinden ortaya çıkacak, ne yokluktan zuhur edecek, ne de ütopik hayal gücümüzün, felsefi ve eleştirel mülahazalarımızın bir sonucu olacak. Eskinin yıkıntıları üzerinde, eski, tahrip olmuş ailenin kalıntılarını, yapı taşlarını, hatta bazen köşe ve kilit taşlarını kullanarak inşa edilecek. Ne yazık ki, neyi kullanıp neyi çöpe atacağımıza karar verme, keyfimizce şunu alıp bunu bırakma konusunda da özgür değiliz yeterince. Ancak yine de bu yönde çaba gösterebiliriz, başka bir şey için olmasa bile, gelecek nesiller adına. 
— Bülent Somay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b161934d-ed7c-4e9a-8234-c424e3be86bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaha – Benim Futbol Kahramanım</image:title>
            <image:caption>POSTER, FUTBOLCU KARTI VE AYRAÇ HEDİYELİ! 
#9 
ÇALIM USTASI: WILFRIED ZAHA 
Zaha’nın kaderinde bir efsane olmak vardı… Yeteneklerinin onu, Afrika’nın güneşli sokaklarından İngiltere Premier Ligi’nin parlak ışıklarına ve oradan da Galatasaray’a kadar uzanan inanılmaz bir yolculuğa çıkaracağını tahmin etmek hiç de zor değildi. 
 
2004 yılında henüz 11 yaşındayken, Crystal Palace Futbol Kulübünden bir gözlemci tarafından fark edildiğinde Wilfried’in hayatı sonsuza dek değişecekti. Gözlemci, onun yeteneği ve kararlılığı karşısında anında büyülenmişti. Wilfried, Crystal Palace Gençlik Akademisine davet edildi. Bu onun hayalini kurduğu fırsattı, yeteneklerini geliştirme ve futbol idollerinin izinden gitme şansıydı. Ailesi onunla gurur duyuyordu ve bunun olağanüstü bir yolculuğun sadece başlangıcı olduğunu biliyorlardı. 
 
Wilfried, saha içinde ve dışında başarılı olmanın özveri, kararlılık ve sıkı çalışma gerektirdiğini biliyor. Heyecan verici hızı, büyüleyici top sürme becerileri, rakiplerini peşinden sürükleme yeteneği sayesinde olağanüstü bir oyuncu olarak şüphesiz gençlere ilham olmaya ve adını dünyaya duyurmaya devam edecek. 
 
BENİM FUTBOL KAHRAMANIM SERİSİ HEM EBEVEYNLER HEM DE ÇOCUKLARLA BÜYÜK GOLLER ATIYOR! 
Benim Futbol Kahramanım serisiyle, dünyaca ünlü futbolcuların büyük zaferlerle dolu başarı hikâyelerini çocuğunuzla beraber okuyacaksınız. En önemlisi, futbol kahramanının hayatının derinliklerine dalarken çocuğunuz, okuduğunu anlama becerilerini geliştirecek. Okuma becerisi kazandırmanın en iyi yolu, ona elinden bırakamayacağı kitaplar vermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5078df89-24ef-45de-b3b0-b50763f192b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat-Sonrası Çağda Yalan Yemin ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki çalışma, yalan ve siyaset arasındaki ilişkiyi yemin kavramını merkeze alarak oldukça özgün bir şekilde tartışıyor. Yalan söylemeyi yemin kavramıyla birlikte ele alan Özden, dilin sadece bir konuşma aracı olamayacağının, aynı zamanda dilin etik bir mesele olarak anlaşılması gerektiğinin altını çiziyor. Çağdaş demokrasi kuramlarını Jacques Derrida, Hannah Arendt ve Giorgio Agamben ile tartışan Özden, bizi hakikat sonrası siyasete farklı bir perspektiften bakmaya davet ediyor. Özden’e göre bugün “söz konusu olan, konuşan varlık olarak insanın kendi koşulunu beyan etme kapasitesindeki bir eksiklik olan bu musibet halidir. Bu bakımdan hakikat-sonrasına ilişkin olarak birçok yazara, düşünüre, akademisyene bir şeylerin farklı olduğunu düşündüren, kendi geleneksel rollerini, yani olgulara tanıklık yapmakla ilişkilendirdikleri sorumluluklarını yerine getirmelerine bu musibet hali nedeniyle dilin/konuşmanın engel olmaya başlamasıdır.”

Özden&apos;in çalışması, okuru siyaset teorisinin derinliklerine davet ederek hakikat-sonrası siyaset tartışmasına ufuk açıcı bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4193131-098a-4cd4-be8d-46e029d240f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Birleşmiş Milletler Cinsiyet Rejimi</image:title>
            <image:caption>Modern Batı felsefe tarihini baştan sona etkileyen ‘ben/öteki’ ikiliği kolonyal tahayyülde nasıl kurulur ve işler? Muharrem Doğan, ‘dışarıdan gelen ile yerli’ olarak adlandırdığı bu hiyerarşik ilişkiyi Birleşmiş Milletler cinsiyet rejiminin inşası örnek olayı üzerinden ele alıyor ve ‘küresel versus yerli’ ikiliğine dayanan norm hiyerarşisinin postkolonyal ve Kristevacı bir eleştirisini sunuyor. 
Kitabın temel argümanı Birleşmiş Milletler cinsiyet rejiminin inşasında kolonyal geçmişin mirasının hüküm sürdüğüdür. Kitap, dışarıdan gelen ile yerli arasındaki hiyerarşik iktidar ilişkisinin BM’nin hem kurumsal görünümündeki hem de işleyiş mekanizmalarındaki görünümüne odaklanıyor ve örgütün kolonyal geçmiş ile kurduğu bağın cinsiyet rejiminin inşasındaki kurucu rolüne vurgu yapıyor. Doğan’a göre BM egemenlik, iç işlerine karışmama ve kendi kaderini tayin etme gibi birçok evrensel normun uygulanışında olduğu gibi cinsiyet normlarının uygulanışında da eşitsizliklerin yeniden üretilmesinde kilit bir rol oynuyor. Bu nedenle Doğan’a göre, BM’nin çağdaş dünyadaki rolünün kolonyal süreçler olmaksızın anlaşılması mümkün değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac42f6d6-50a2-4751-b208-9362b03884d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga ve Kendini Bulma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Yaşam çözülmesi gereken bir sorun değil, ancak deneyimlenmesi gereken gerçekliktir.” Soren Kierkegaard Yoga, antik metinleriyle birlikte, kişinin kendisinden başlayıp çevresindeki tüm varlıklara doğru bir farkındalık kazanmasını sağlar. Varoluşsal ve yaşamsal zorluklara karşı başlı başına bir çözüm olanağıdır. Kişinin, sezgilerini de kullanarak oluş ile varlık arasındaki ayrımda yerini bulması, mutlağı algılamak için kendisini gerçekleştirmesidir. Kalbi saflaştıracak tüm teknikler bir bütün olarak zihinsel özgürleşme ve mükemmelliğe ulaşma yoludur. İşte bu sebeple yoga, kendini bulma sanatının en değerli araçlarından biridir. Bu kitap, okuyucuları yoga pratiğinin derinliklerine götürürken yoganın bedende, zihinde ve duygularda yaratacağı dönüşümleri de keşfetmenizi sağlıyor ve okura kendini bulma yolculuğunda kılavuzluk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88d97b11-a515-4cbf-8647-bf668c6776df.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>İsrail’in, Filistin topraklarını işgali üzerinden 70 yılı aşkın bir süre geçti. Filistinli kardeşlerimize ve topraklarına sık sık yapılan saldırılar ve Mescidi Aksa’nın kutsiyeti, konuyu gündemimizde sürekli taze tutuyor. Ancak 2023 yılının Ekim ayında başlayan ve 10 binin üzerinde çocuğun da aralarında bulunduğu ağır saldırıların bir soykırıma dönüştüğü şu günlerde 41 çizer ve 16 yazar Filistin hakkında tarihe bir not düşmek için Filistin Hikâyeleri’nde buluştu. Kitapta yer alan hikâyeler, Gazze’de bulunan mekânların ve şehitlerin ağzından olup biteni anlatıyor. Filistin, denizden nehre kadar özgür olana dek gündemini değiştirmeme kararında olan tüm kalplere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bbe9417-6941-4c29-872a-233f562d0894.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemankeş Sırrının Peşinde</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın çok eğlenceli dört kahramanı var: Tuna, Dicle, Sude ve tabii ki Rana. Kardeşlik, arkadaşlık ve okçuluk merakıyla birbirilerine sımsıkı bağlı olan dört kafadar, dedelerinin çoktan unuttuğu şifreli notları çözmeye çalışıyor. Rana, abisini okçuluk taliminde hedef tahtası olarak seçince işler biraz karışsa da Tuna ve Dicle, kemankeşin sırrını çözmekten vazgeçmiyor. Okçuluğun geleceğini, ejderhaya karşı verdikleri mücadeleyle kurtarmaya çalışan kahramanlarımız, sizi unutulmaz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9e689a-039b-4487-80a8-7f042a3fe0c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Daha önce hiç görmediğiniz bir kafede oturmaya hazır mısınız? Kafenin sahibi iki antilop arkadaş Lopev ve Anticik. Peki, bu sıra dışı kafenin müşterileri kimler olacak? Tabii ki birbirinden farklı ve özel davranışlarıyla hayvan dostlarımız...  Orman Kahvesi, gururlu aslan ailesinden doğa fotoğrafçısı penguene, anonim şirket müdürü deve kuşundan yaramaz maymunlara kadar sayısız hayvana hizmet veriyor. Bu kitap hayatın içinde olan birçok konuyu hayvanların diliyle okurların beğenisine sunuyor. Hayvanlar arasında geçen ilginç ve eğlenceli diyaloglara tanık olacağınız Orman Kahvesi, hayvanların birbirinden farklı karakter özellikleriyle, yaşam şekilleriyle ve espri anlayışlarıyla sizi eğlendirirken şaşırtacak. İlgi çekici çizimleri ve sıra dışı kurgusuyla hayal dünyanızı zenginleştirecek Orman Kahvesi’ni okurken daha önce hiç düşünmediğiniz yepyeni dünyaların kapıları aralanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d36490b3-8527-450e-8d68-c07341f09c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Şifresi / Bedenin Kendini İyileştirme Yeteneğini Keşfedin!</image:title>
            <image:caption>Bedenin doğal iyileşme gücünü uyandırmaya dair, çığır açan, güçlü bir yaklaşım! 
 
Beden Şifresi, bütünsel şifa için devrim niteliğinde bir yöntem! Enerji tıbbı alanında dünyaca ünlü bir uzman olan ve uzun yıllardır insanlara çok faydalı şifa yöntemleri öğreten Dr. Bradley Nelson, bedenin kendi kendini iyileştirebildiğini ve daha sağlıklı, daha dengede olmak için neye ihtiyacı olduğunu bildiğini iddia ediyor ve bu yönteme dair tüm detayları ilk kez Beden Şifresi’nde paylaşıyor! 
Beden Şifresi, bedende dengesizlik ve hastalık yaratan ve fiziksel, zihinsel ve duygusal sorunlarımızın temel nedenleri olan altı alana dikkat çekiyor: Enerjiler, Devreler ve Sistemler, Toksisite, Beslenme ve Yaşam Tarzı, Yanlış Hizalanmalar ve Patojenler. Beden Şifresi yöntemi ile binlerce insan, bedenlerindeki ve hayatlarındaki dengesizlikleri tespit edip salıvererek bedenlerinin doğuştan gelen iyileşme gücünü harekete geçirdi. Siz de yapabilirsiniz! 
İyileştirme sanatı, eskiden son derece eğitimli profesyonellerle sınırlıydı ama artık öyle değil. Son yıllarda etkili ve basit doğal şifa yöntemleri ortaya çıktı. Bu yeni iyileştirme ve dönüştürme yollarının kaynağı, Batı tıbbı değil. Bu yenilikçi yöntemler, başka bir kimyasal ilaca veya yeni bir cerrahi yaklaşıma dayanmak yerine kuantum fiziğinin, nörobiyolojinin ve epigenetiğin yeni yaklaşımlarından besleniyor. Sonunda insan bedenini, gerçekte olduğu gibi, oldukça karmaşık bir enerji alanı olarak ele almaya başlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd82c2a-90bf-42d0-9c3a-2a2c21fd5b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatalzeytin ve Karadeniz Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Karadeniz, yöresinde ve yamacında yaşayan insanlarımızın üzerinde önemli bir yere sahip. Gündelik hayatlarında, geçinme telaşları ve hayat kavgalarında, kader çizgilerinde… 
Bir çocuk kadar uysal ve sevecenken birden öfkeleniveren, ne yapacağını kestirmesi zor bu kudretli deniz ile birlikte yaşanmış ne öyküleri, ne maceraları vardır Karadenizliler ’in! 
Bu kitapta Kastamonu’nun cennet kıyı kasabalarından Çatalzeytin’de yaşayan Karadenizliler ‘in devletine, milletine, yerine ve yurduna çok düşkün insanların öyküleri anlatılmaya çalışıldı. 1910’lardaki İlk Belediye Reisi Mehmet Hüsnü Bey’in, 1960’larda “Pütü Emmi” İbrahim Meşe’nin, 1970’lerin başındaki Belediye Elektrikçilerinden Mustafa Korkmaz ile Hilmi Didin Kaptan’ın, 2000’lerin başındaki belediye ile Esnaf Basri Karadeniz’in, bir de 2023’ün sonbaharında Çatalzeytin çarşısına inen Balatlı Tahir’in… 
Umalım ki, Çatalzeytinliler güzelce tarif edilebilmiş, Karadeniz’de yaşanmış binlerce öykünün arasından bu şirin ilçede yaşanmış birkaçı usulünce anlatılabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653c700b-e36e-40dd-aa06-a8322f4923b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Öteki Dünya Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bu elinizde tuttuğunuz kitap, mistik bir roman değildir. Ülkemizin ve dünyamızın kaybettiği değerleri anımsatan yani geride bıraktığımız insanların bir atlasıdır aynı zamanda.
Kitabı okurken dünyada değişik dinlerde inanan insanların ölüme bakışını bulacaksınız. Onların ölülerine uyguladıkları ritüellere tanık olacaksınız. Cennet cehennem gibi ortak noktalar bulacaksınız. Sümerlerden, Mısıra kadar antik inanışları okuyacaksınız. Sonra semavi dinlerindeki inanışların temelini, milattan önce 5000 yıllara dayanan geçmişi, hatta Taş devrindeki Göbeklitepe gözünüz önüne gelecek.
Kitabın kapağını kapatırken, İnandığımız birtakım değerlerin gerçekten bir rüya olup olmadığını sorgulayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f609d5f8-1f50-44b0-9769-2ce70e3eae46.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayurveda ve Kendini Bulma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Yaşam beden, duyular, akıl ve reenkarne olan ruhun bir bileşimidir. Ayurveda en kutsal yaşam bilimidir, insanlara hem bu dünyada hem de ötesinde faydalıdır.” Charaka Samhita 1. 42-34 6000 yıla yakın geçmişiyle kendini onlarca yüzyıla ve milyonlarca insana kanıtlayan kadim disiplin ayurveda, uzun ve sağlıklı bir yaşam arayışının toplamıdır. Yeryüzündeki ilk ve en eski anti-aging tıp olan bu disiplin, kişinin kendisini gözlemlemesi, kendisine yaklaşması ve tanıması için yaratılmış bir fırsat ve insanı her katmanında şifalandıran bir kendini bulma sanatıdır. “Beni özbenliğimden zaman içinde sinsice uzaklaştıran o sabah git akşam gel döngüsü ve hafta sonu denen o iki günde de ne yapacağını bilemeyen, hangi saatine hangi şeyi sığdıracağım diye daha fazla stres üreten sadaka zamanlar silsilesi hiç mi hiç çekmiyordu. Kendimi doğanın kucağına öyle bir atmıştım ki bir daha herhangi bir metropolde hayal edemez olmuştum. İçimdeki his, Seda büyük kentte yaşama miadını doldurdu ve artık başka bir hayata geçmeli diyordu.” Bu kitap, sadece kendi sağlık sorunlarını çözen bir kadının ayurveda ile olan hikâyesini ve ayurvedanın onu nasıl dönüştürdüğünü değil, aynı zamanda tüm yönleriyle insan sağlığını ve manevi hayatı düzenleyen ve kendi içinde bütün olan sistemi de anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e356d6-d07f-48bf-8482-67d718c6cb25.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Acılar</image:title>
            <image:caption>İlk kitap. İlk göz ağrım. Kanat alıştırmalarım.
 Önce Varlık dergisinde bir şiirler (1978), sonra Küçük Acılar’la (1984) dünyaya tuttuğum hayatım. Başlangıçta bilmiyordum, insanın sözle yeniden var olduğunu. “Biçim veremediğimiz şeylerin biçimini almamak” için bulduğum mucize oldu yazmak. 
Şiir giderek sonsuz bir insan hazinesine döndü. Bütün hayatımla öğrendiğim şudur ki, ölümün büyük yalnızlığına bu büyük hazineyle gideceğim. 
Şükrü Erbaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dbe4a43-5a11-4b0b-8226-6639a08665b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ot (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Rüzgârda savrulup üzerine basılsa bile tekrar ayağa kalkan ot... Belki de bacağınızı hafifçe okşar ve size çekinerek bir selam verir.”
 
Ot, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon Ordusu için seks köleliğine zorlanan Lee Okson’un zorlu yaşamını anlatan savaş karşıtı güçlü bir çizgi roman…
 
 Koreli bir kadının gerçek hayat hikâyesine dayanan bu eser, savaşın vahşetinin kadınların hayatlarını nasıl altüst ettiğini belgeliyor ve bu işgalin Kore halkına yaşattığı yoğun acıları da gözler önüne seriyor. Siyah mürekkeple yapılmış çizimler ise tüm duyguları yüreğinizde hissettirmeyi başarıyor.
 
Ot, savaşın korkunç bedelini ve barışın önemini vurgulayan, dönüm noktası niteliğinde bir çizgi roman. Üzerine basılsa dahi daima ayağa kalkmayı başaran, ilerlemeye ve kendi hayatlarını yaşamaya çalışan kadınların hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7d4ee8-ece6-4281-af79-f539a2f5574c.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Patates - Nerede?</image:title>
            <image:caption>Süper Patates, Sebzeler ve Kötü Bezelye nerede gizleniyor? 
 
Bu süper eğlenceli ara ve bul kitabındaki etkinliklerde gözlerini dört aç! 
 
Süpermarketteki saklambaç macerasına katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3360045d-c90a-4b89-bc0e-87757f873f6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Her şey gün geçtikçe pahalanıyor ve çoğumuz çok çalışsak da fakirleşiyoruz. Bu nasıl oluyor? Sorunun yanıtını merak ediyorsanız ve enflasyonun nereden kaynaklandığını, durgunluklara neyin sebep olduğunu, borsanın neden bu kadar öngörülemez olduğunu öğrenmenin zamanı geldi diye düşünüyorsanız, başka yere bakmayın. Bir Solukta Ekonomi, sizi mikro ve makro ekonominin temelleri konusunda bilgilendirecek ve anlaşılması kolay örneklerle vergi, ticaret, yatırım ve finans dünyasının sırlarını çözmenizi sağlayacak. Ekonomi ekonomistlere bırakılamayacak kadar ciddi bir iş olduğundan, sizin de temel ekonomi bilgisine sahip olmanızda fayda var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29570939-376d-4322-8a9b-dd941f668450.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Felsefesinde Aristoteles ve Plotinos</image:title>
            <image:caption>İslam dünyasında Aristoteles, felsefi düşünmenin temellerini belirleyen filozoftur. Aristoteles’in etkilemediği bir alan hemen hemen yok gibidir. Bu etki ya kendi eserleriyle doğrudan ya da Aristoteles’ten etkilenen Grek filozofları aracılığıyla olmuştur. Aristoteles’in etkisi tam anlaşılmadan İslam felsefesi anlaşılamaz. 
Aristotelesçilik, bütün önemine ve saygınlığına rağmen filozoflar, kelamcılar ve bilim adamları tarafından zaman zaman eleştirilmiştir. Fakat bu eleştiriler bile Aristotelesçiliğin felsefi yönteminin ve mantığının popüler olmasına ve felsefenin sınırlarının ötesine geçmesine engel olamamıştır. Aristotelesçilik ile ilgili tartışmalar felsefi olmaktan çok dinî inanç̧ ve kabullerle Aristoteles’in düşüncelerinin uyuşup uyuşmadığı konusundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b570345a-2968-4d5b-95e3-0b735211fc45.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Sosyal Finans</image:title>
            <image:caption>Dünya ekonomisinin mevcut dinamikleri, kredi tedariğinin ve girişimciliğin sosyo-ekonomisinde dikkate değer değişiklikler göstermektedir. Paylaşım ekonomisinin ortaya çıkışı; iş birliğine dayalı temsilcilik, ağ oluşturma ve girişimciliğin yenilikçi modellerini teşvik ederken ekonomik aktörler de kârlılığı ve toplum refahını teşvik edebilecek daha sürdürülebilir bir kalkınma arıyor. Bu kitap, ekonomik verimlilik ile sosyal etki arasındaki dengenin, piyasanın bir mübadeleden topluluk odaklı bir kuruma dönüşmesine katkıda bulunduğu, değişim hâlindeki ekonominin en önemli örneği olarak İslami sosyal finansı araştırıyor. 
Toplanan makaleler, İslami bir perspektiften girişimciliğin sosyal boyutunu analiz ederek “paylaşma”, dağıtım
ve iş birliği anlayışlarının İslam’da piyasanın “refahın paylaşıldığı” yer olarak kavramsallaştırılmasını ne ölçüde etkilediğini vurgulamaktadır. Katkıda bulunan yazarlar, bu paradigmanın kavramsal “köklerinden” onun faal “dallarına” doğru hareket ederek paylaşım ekonomisi, FinTech ve kitle fonlamasından mikrokredi, vakıf, zekât, sukuk ve yeşil yatırımlara kadar finansal piyasadaki en son eğilimleri topluluk refahı adına şer’î temelli stratejilere bağlayarak İslami sosyal finansın uygulamalarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9579f90d-54d8-485b-adfa-d976ff66448a.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’da Çocukluğun Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan çalışmalar, konuya dair karşılaştırmalı bir yaklaşımla zenginleştirilen tarihi-filolojik metodolojiye dayanmaktadır. Bu da Orta Çağ’a ait Arapça metinler incelenirken toplumsal tarihçilerin, özellikle de İslam medeniyetinin alanının dışındaki toplumlardaki aile ve çocukluk tarihçileri ile Orta Doğu toplumları üzerine çalışan antropologların bulgularının göz önünde bulundurulduğu anlamına gelmektedir. 
İslam’da çocukluk tarihinin hâlâ emekleme çağında olması ve bu araştırmanın, alandaki neredeyse ilk adımları atması, kitabı iddialı kılan önemli unsurlardan biridir. Elinizdeki derlemenin, İslam medeniyeti tarihinin anlaşılmasında 
da vazgeçilmez nitelikte olan bu ilgi çekici konunun daha sistematik ve kapsamlı şekilde incelenmesi için bir başlangıç noktası olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff58a1f4-6efd-4a00-9c62-2ce707993dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımızı Şekillendiren 10 Yıl: Yirmili Yaşlarımız Neden Önemlidir ve Bu Yılları En İyi Nasıl Değerlendiririz?</image:title>
            <image:caption>Hayatımızı Şekillendiren On Yıl yirmili yaşlarındaki milyonlarca gencin kendileri hakkındaki düşüncelerini değiştirerek hayatlarına yön verdi. Günümüz gençliği için gözden geçirilip yeniden yayımlanan bu kitap, size de yirmili yaşlarınız için bir yol haritası sunabilir.
 
Yaygın olarak kabul gören “Otuz yeni yirmidir” yaklaşımı bize yirmili yaşların önemli olmadığını söylüyor. Kimileri bu yaşları uzatılmış bir ergenlik dönemi, kimileriyse yeni yetişkinlik dönemi olarak görüyor. Hayatımızı Şekillendiren On Yıl adlı kitabında Meg Jay yirmili yaşların yanlış bilgi ve kabuller sarmalına sıkıştırılarak önemsizleştirildiğini gösteriyor ve hayatımızın en dönüştürücü dönemine sahip çıkmamız gerektiğini savunuyor.
 
Yüzlerce danışanı ve öğrencisiyle yirmi yılı aşkın bir süredir çalışan Jay, yirmili yaşlara ait en son bilimsel verileri, gençlerin kapalı kapılar ardında kendisiyle paylaştığı hikâyelerle bir araya getiriyor. Sonuç, okurlara yirmili yaşlarını en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik araçları sağlayan; iş, ilişkiler, kişilik, kimlik ve hatta beyin gelişimi gibi konularda ufuk açıcı bir okuma vadeden, kılavuz niteliğinde bir metin. 
 
“Eğer üniversite öğrencisiyseniz ya da çocuğunuz üniversite öğrencisiyse lütfen bu kitabı okuyun ve aranızda tartışın.”  — Doğan Cüceloğlu 
 
“İşte yirmili yaşların beklediği kitap. Size hayatınızda ne yapmanız gerektiğini söylemeyecek, ama bunu bulmanız için size ilham verecek ve eğitecek.” — Rachel Simmons</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58889e3a-e215-4abc-82ee-8010cd45b120.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Dünya Savaşı Ve Büyük Doğu Büyük Doğu Dergisi’nin İlk Döneminde II. Dünya Savaşı Hakkındakı Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM : BÜYÜK DOĞU DERGİSİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM : II. DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : II. DÜNYA SAVAŞI, MİHVER VE MÜTTEFİKLER 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : II. DÜNYA SAVAŞI VE BALKANLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b933fbeb-41ea-4ccb-942e-72b2d4abc446.jpg</image:loc>
            <image:title>Beethoven Müziğin Ozanı</image:title>
            <image:caption>Ludwig van Beethoven’ın müzik hayatı 1780’lerde, Almanya’da, 
ailesini geçindirmek için saray orkestrasında viyola çalmasıyla 
başlamıştı. Mutsuz ve öfkeli babasının evde yarattığı kasvetli 
havayı, en çok kardeşi Karl’la, Ren Nehri kıyısında zaman geçirerek 
kırıyordu. Giderek yitirdiği işitme yetisine rağmen, müziğini doğaya 
duyduğu sevgiyle bestelemek ve büyük kitlelere erişilir hale getirmek 
istiyordu. Sarayda ya da birinin emri altında değil, halkın içinde, 
herkes gibi yaşayarak yapacaktı bunu. Çünkü Beethoven’a göre 
müzik, soluduğumuz hava kadar doğaldı ve herkes içindi. 
 
Klasik Batı Müziği’nin önemli bestecilerinin yaşamlarını 2006’dan 
bu yana çocuklar için romanlaştıran yazar, viyola sanatçısı ve 
akademisyen Göknil Özkök, bu kez doğanın sesini, renklerini, 
biçimlerini, kokularını müzikle anlatmayı hayatının 
amacı olarak gören; aksi mizacının ardında yüreği 
merhametle çarpan, çağlara ilham olmuş bir ozanın, 
Ludwig van Beethoven’in yaşamını kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1ca96c0-d5b5-4eaf-8c38-ca3fb5707ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanak Enginar Hasanağa (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gerek büyüklüğü, gerekse lezzetiyle diğer bölgelerde yetiştirilen enginarlardan farklı olan Hasanağa enginarı, Nilüfer Belediyesi öncülüğünde 2020 yılında Coğrafi İşaret aldı. Bursa halk kültürü ve tarihi hakkındaki çalışmalar, enginarın Bursa ili ve Hasanağa Mahallesi için ayrı bir ekonomik anlam taşıdığını gösteriyor. Enginarın Hasanağa&apos;ya gelişinin çok eskilere dayanmadığı düşünülse de Uluabat Gölü çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan, MÖ 350 yılına ait sikkelerde, gölden elde edilen kerevitler ile &quot;enginar&quot; resimleri de bulundu.
Şef Aydan Üstkanat, ikinci enginar kitabı Çanak Enginar Hasanağa&apos;da yıllarca biriktirdiği çanak enginarlı tarif arşivini okurla buluşturuyor. Bu değerli çalışmanın buram buram vatan lezzetleri kokan sayfaları, öncelikle Hasanağa enginarının temellerinin atıldığı yerin ilk sahibini, Hasan Dede&apos;yi konuk ediyor. Ardından bu özel enginarla yapılan birbirinden lezzetli ve ufuk açıcı tariflere yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef3deac4-3ab3-45b8-bb9f-f0e1e9ebed35.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşına Göre Davran, Eve Brown</image:title>
            <image:caption>Talia Hibbert’ın yeni romantik komedisinde, Brown kız kardeşlerin en uçarısı, gergin bir pansiyon sahibinin hayatına giriyor ve onu kelimenin tam anlamıyla fena halde yere seriyor. 
Eve Brown kendini kanıtlamış bir kaos yaratıcısı, çekici, sakar bir bela mıknatısı. Doğru olanı yapmak için ne kadar çabalarsa çabalasın, hayatı her zaman korkunç şekilde ters gidiyor. Bu yüzden de Eve denemekten vazgeçiyor. Ancak geçici hevesleriyle pahalı bir düğünü mahvettiğinde (birinin o zavallı güvercinleri serbest bırakması gerekiyordu), ebeveynleri çizgiyi çekiyor. Artık Eve’in büyüyüp kendini kanıtlama zamanı geldi. 
Her ne kadar bunu nasıl yapacağından tam olarak emin olmasa da... 
Jacob Wayne her şeyi kontrol altında tutuyor. Her zaman. Sahibi olduğu pansiyonun kusursuzluğu en hassas çizgisi. Mor saçlı, güvenilmez bir kadın pansiyondaki şef pozisyonuna başvurduğunda da onu işe almak Jacob’ın hayatta yapacağı en son şey. Tabii kadın ona arabasıyla çarpıp Jacob’ı buna mecbur bırakmadan önce. Çok geçmeden işine, mutfağına ve misafir odasına sızan bu kaotik kadın onun doğuştan düşmanı sanki. Ancak bu iki düşman mecburen vakit geçirmeye başladıkça, onları çevreleyen elektrik başka bir şeye dönüşüyor. Aralarındaki sıcaklık da Eve gibi görmezden gelinmesi imkânsız ve giderek Jacob’ın buzlarını eritiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0a90c3-d824-41a2-8a34-c4473ba2c327.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşına Göre Davran, Eve Brown (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Talia Hibbert’ın yeni romantik komedisinde, Brown kız kardeşlerin en uçarısı, gergin bir pansiyon sahibinin hayatına giriyor ve onu kelimenin tam anlamıyla fena halde yere seriyor. 
Eve Brown kendini kanıtlamış bir kaos yaratıcısı, çekici, sakar bir bela mıknatısı. Doğru olanı yapmak için ne kadar çabalarsa çabalasın, hayatı her zaman korkunç şekilde ters gidiyor. Bu yüzden de Eve denemekten vazgeçiyor. Ancak geçici hevesleriyle pahalı bir düğünü mahvettiğinde (birinin o zavallı güvercinleri serbest bırakması gerekiyordu), ebeveynleri çizgiyi çekiyor. Artık Eve’in büyüyüp kendini kanıtlama zamanı geldi. 
Her ne kadar bunu nasıl yapacağından tam olarak emin olmasa da... 
Jacob Wayne her şeyi kontrol altında tutuyor. Her zaman. Sahibi olduğu pansiyonun kusursuzluğu en hassas çizgisi. Mor saçlı, güvenilmez bir kadın pansiyondaki şef pozisyonuna başvurduğunda da onu işe almak Jacob’ın hayatta yapacağı en son şey. Tabii kadın ona arabasıyla çarpıp Jacob’ı buna mecbur bırakmadan önce. 
Çok geçmeden işine, mutfağına ve misafir odasına sızan bu kaotik kadın onun doğuştan düşmanı sanki. Ancak bu iki düşman mecburen vakit geçirmeye başladıkça, onları çevreleyen elektrik başka bir şeye dönüşüyor. Aralarındaki sıcaklık da Eve gibi görmezden gelinmesi imkânsız ve giderek Jacob’ın buzlarını eritiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d1c731-fa17-4347-9276-ba456b26ccd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hester</image:title>
            <image:caption>NATHANIEL HAWTHORNE’UN KIZIL DAMGA KİTABININ CESUR VE TUTKULU KAHRAMANI HESTER PRYNNE’E İLHAM OLAN KADININ SÜRÜKLEYİCİ HİKÂYESİ 
 
Isobel Gamble, kocası Edward ile 1800’lerin başında İskoçya’dan yola çıktığında nesillerdir süren sırlar taşıyan genç bir terziydi. Eczacı kocasının kötü alışkanlıkları ve bir yığın borcu, onları Yeni Dünya’da yeni bir başlangıç için Glasgow’dan kaçmaya zorladı. Ancak Salem’a vardıktan sadece birkaç gün sonra, Edward doktor olarak bir gemiye katıldı ve Isobel’i yabancı bir ülkede parasız ve yalnız bıraktı. Genç kadın hayatta kalmak için her yolu denemek zorundaydı.  
Nathaniel ile tanıştığında ikisi hemen birbirlerine kapıldılar. Nat, masum kadınları darağacına gönderen atalarının uğursuz gölgesinde yaşayan bir adam, Isobel ise kendi garip yeteneklerinden rahatsız olan bir dikiş ustasıydı. Haftalar geçtikçe ve Edward’ın sağ salim geri dönme ihtimali azaldıkça, Nat ve Isobel giderek yakınlaştı. Biri ilham perisi, biri karanlık bir hikâye anlatıcıydı; biri büyücü, biri büyülenmiş. Ama hangisi hangisiydi?  
Bu duygusal ve hipnotize edici hikâyede genç bir göçmen kadın, yeni ülkesinin karmaşık geçmişiyle boğuşuyor ve Amerika’nın özgürlük düşüncesinin çoğu zaman göründüğü gibi olmadığını öğreniyor. Titizlikle araştırılmış ama aynı zamanda büyüleyici bir hayal gücüyle yazılmış olan Hester, kadınların yaratıcı gücünün ve onu durdurmaya çalışan erkeklerin köklerini inceleyen, zamansız bir sanat, hırs ve tutku hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d84ba5a2-f4a3-4f04-8704-23418c46790f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampir Kanı</image:title>
            <image:caption>Vampir Kanı, 1897 yılında, Bram Stoker’ın Dracula’sıyla aynı yıl yayımlanmıştır. Florence Marryat’ın trajik vampiri Harriet Brandt, Transilvanyalı kontun aksine kurbanlarının kanıyla değil yaşam gücüyle beslenir. Doğup büyüdüğü Jamaika’dan ilk defa ayrılarak Belçika’da bir tatil beldesine gelen Harriet, büyülü bir sese, dokunaklı bir zarafete ve karşı konulamaz bir güzelliğe sahip bir vampirdir. 
Oteldeki diğer ziyaretçilerin merakını cezbeden bu egzotik kadın çok geçmeden ilgiyi de nefreti de üzerinde toplar; kendisi de geçmişindeki karanlık noktaları bu yeni tanışıklıkları sayesinde aydınlatacaktır. Onu trajik kılan ise sevgi gösterdiği her canlının hastalanarak ölmesine yol açtığının farkında olmamasıdır. Victoria Dönemi’nin sonlarında geleneksel kadın rolüne uymayan aykırı niteliklere sahip kahramanıyla okuru sarsan Vampir Kanı, gotik roman geleneğinin nadide bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72450a6-8bad-432b-8813-49fd66bac5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Umutlar</image:title>
            <image:caption>Bir süre sonra dışarıyı unuttu. Mum ışığında kalemi koşturmaya başladı: 
“Annem ölümü bekliyor, sudoku çözerek, apartman bahçesine muntazam 
aralıklarla kurdele çiçeği ektirerek, sırtındaki kamburu günbegün 
büyüterek, ağır yaşlılık kokusunu ve yaşlı adımlarını bir odadan diğerine 
sürükleyerek. Ben birazdan barınaktaki yatakta olacağım ve balıkçı 
denizde. Kulaklarımda geçmişin bestesi: Hayırsız evlat, hayırsız sevgili, 
hayırsız yazar. Ve ortak bir yangın. Memleket.” Leyla defteri kapadı. Tatlı 
bir esinti yüzünü yaladı. Şimdi hatırlama zamanıydı. Yazılamayanı. 
Tophaneli Hasan ekonomik sorunların canına tak etmesiyle yaşamaktan vazgeçmiş, sevdiklerine bırakacağı veda mektubunu yazmanın 
derdine düşmüştür. Hasan bir gün gerçek bir yazarla, Leyla’yla tanışır. 
Bir türlü yazamadığı mektup için Leyla’dan medet umarken birden 
onun kurgusu içindeki evrende yaşadığından şüphelenmeye başlar. 
Yoksa kaderi bu yazarın ellerinde midir? Son romanı yüzünden bir 
sabah baskınıyla gözaltına alınan Leyla’nın ise başka dertleri vardır. 
Gönül Kıvılcım Küçük Umutlar’da gündelik yaşamın dayattıklarına karşılık küçük umutlarına sarılanları anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ddee3ce-66b2-4595-aa41-a7f01e17829b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Kaydı</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız topraklar dünüyle bugünüyle bizlere çok şeyler vadediyor. Eski(mez) insanların 
izini sürmek, onların yazdıklarından ve yaşadıklarından kendimize pratikler çıkarmak, dünü 
bugüne ve bugünü yarına bağlamak, Tanpınar’dan ilhamla söyleyecek olursak “değişerek 
devam etmek ve devam ederek değişmek” her zaman mümkün. Yeter ki birileri “başka 
şeylerle” ilgilensin, “başka şeyler” okusun. Raflarda tozlanmış kitapları yeniden ortaya 
çıkarsın, kimsenin dikkatini çekmeyen asil konuları yeniden yorumlasın, tüm ciddiyetiyle 
“para etmeyen” ama “mana yüklü” işlerle yaşama anlam üstüne anlam katsın. Hem kendine 
hem civarına bahtiyarlık sunsun, huzur aşılasın, şevk versin. Neden olmasın? 
Yağız Gönüler; hayatı, insanları ve kitapları merkeze aldığı denemelerinde bir Hafıza Kaydı 
tutmaya çalışıyor. Dünü bugüne, bugünü yarına bağlamak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03c7863-85a4-40a9-b1b4-f0faa56f37c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgesiz Rüyalar</image:title>
            <image:caption>Bir istanbul yaşantısıdır benim için şiir, üniversite yıllarında başlayan şiire yolculuğum dönem dönem duraksasa da iklim ve şartların müsait olduğu her duygu dünyasında başak vermeye devam etmiştir. Okul yolculuğumda Boğaz’ın sularında süzülen şehir hatları vapurlarında geçen günlerimin en derin hatırasıdır şiir. Kelimelere can ve duygu vermenin sanata dönen hali olan şiiri anlamak, yaşamın ruhuna dokunmak demektir. Şiiri salt duygusal bir çığlık olarak görmek onu edebiyatın dar duvarlarına sıkıştırmak olacaktır. Hayatı somut alanların şartlarında yaşamayı yeterli görmeyen özgür ruhların, kelimelere can veren ikliminde yaşamı resmetmesi olan şiir, benim için kelimelerin rengine sığındığım bir kaçış hikâyesidir. Kimi zaman coşkulu kalabalık içinde bir yalnızlık, kimi zaman yalnızlık içinde coşkulu bir duygu hali ile sürüp giden yaşamların izinde, hayatı anlamlandırma çabası olarak da tarif edebiliriz bunu. Bazen çekilip ıssız bir köşeye kendini seyre dalmanın ve kendinize olan yolculuğunuzun sözdeki terennümü olan şiiri, hayatın gökkuşağı olarak adlandırmak da mümkün.. 
 
İşte bu kitap kimi zaman kendime olan yolculuğumun, kimi zaman coşkulu yalnızlıklarımın, kimi zaman telafisiz kayıplarımın bir izdüşümü olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e454bae-cfff-40ec-87a1-e96132d62eb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zirvesine Göz Koyduğum Dağlar</image:title>
            <image:caption>“Zirvesine Göz Koyduğum Dağlar” her sayfasında okurunu İslam’ın manevi zirvelerine yürüyen büyük 
şahsiyetlerin izinde bir yolculuğa davet ediyor. İskilipli Âtıf Hoca’nın Ankara’da çizdiği manevi harita, 
Sezai Karakoç’un Anadolu coğrafyasına nakşettiği şiirsel sema ile bütünleşiyor. Şeyh Şamil’in ruhu, 
Kassam’ın direnişinde canlanıyor. Kitapta aynı zamanda Anadolu’dan Balkanlara, Orta Asya’dan Orta 
Doğu’ya, Kafkasya’dan Güney Asya’ya kadar geniş bir ölçekte Müslümanların yaşadığı birçok tarihî 
şehrin etkileyici bir portresi çiziliyor. 
İslam’ın tarihsel zirvesine ulaşma arzusunu ve bu uğurda verilen mücadeleyi coşkulu bir anlatımla 
ortaya koyan bu eser, söz konusu büyük mirası üstlenmeye günümüz Müslümanlarını teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d3f6f6c-9590-4570-ade7-53ae38f9a8e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarsılmak</image:title>
            <image:caption>Sarsılmak, derin ve katmanlı bir roman. Gündelik dilin nüanslarını yansıtan akıcı bir dille yazılmış olması da önemli. 
Zafer Köse sadece bir depremi değil, toplumsal ve kişisel hayatta yaşanan sarsıntıları anlatıyor. Romandaki bir kişi şöyle diyor: 
“Sadece evler, binalar değil, insanların inançları, değerleri de sarsıldı. On yıllardır, toplu halde yaşamaya engel olan bencillikler beslendi. Çözümün yalnız rekabette, diğerlerinin payından pay kapmakta aranması sağlandı. Farklı düşünenlere söz hakkı, hatta yaşam hakkı verilmedi. Sonunda her şey yıkıldı işte! 45 saniyede yaşanan bir deprem değil bu. Koskoca bir kültür yıkılıyor.” 
Sarsılmak’ın satır aralarında, her şeye rağmen umut da var. Koca bir moloz yığınının üzerinde açan çiçek gibi, içinde yaşadığı koşullara teslim olmayan insanlar da var. 
Zülfü Livaneli, 10 Ekim 2009 
 
12 Eylül’ü öncesi ve sonrasıyla, hapishanesiyle, tüm sarsıntısıyla yaşadım. 
99 depremini de Yalova’da, tüm dehşetiyle yaşadım. 
Sarsılmak’ı okurken, o günleri bir başka boyutta yeniden algıladım. Sarsıldım. Yaşadıklarımızın, çoğu zaman sanılandan daha korkunç olduğunu düşündüm. Ama her zamankinden daha fazla umut da hissettim. 
Zafer Köse bana, yaşayıp gittiğimiz hayatı anlamak için roman sanatının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşündürdü. 
Ahmet İsvan, Eski İstanbul Belediye Başkanı 
                                                               12 Ekim 2009</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a9e873-2b13-4c0e-8e09-14405a068339.jpg</image:loc>
            <image:title>1984 - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>“Karanlığın olmadığı yerde tekrar buluşacağız.” 
Orada karanlık yok çünkü orada batacak olan bir güneş yok. 
Geçmişin, gerçeğin ve sevginin olmadığı; savaşla barışın, özgürlükle esaretin, cehaletle gücün birbirine karıştığı bir dünya. Evliliklerin Parti iktidarını güçlendirmek için yapıldığı, çocukların bu iktidarı sürekli kılmak adına casus olarak yetiştirildiği bir dünya. Winston Smith, işte böyle bir dünyada, Büyük Birader’in onu izleyen gözleri ardında gördükleriyle dayatılanlar arasında hakikati ararken kendini totaliter rejimin pençelerinde, “karanlığın olmadığı yerde” buluveriyor. “Eğer umut varsa işçidedir” diyen Smith bedenine yapılan tüm işkencelere rağmen dayanabildiği son ana kadar ikiyle ikinin dört ettiğini engizitörlere haykırmaktan geri durmuyor. 
Bağlamından koparılıp sığ bir düşünceyle sosyalizm eleştirisi olarak sunulmaya çalışılsa da 1984 “reel sosyalizm”den Nazi Almanya’sına kadar her türlü totaliter rejime karşı bir başkaldırı niteliğindedir. 
İlk kez 1949’da yayımlanan ve dünya edebiyatının mihenk taşlarından biri olan 1984, bu kez Zülfü Livaneli’nin özel seçkisi içerisinde ve onun önsözüyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/522a85fd-8649-4ed4-8965-1c052045fbd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Harabe ve Labirent</image:title>
            <image:caption>YILANIN ÇATAL DİLİ, 
HERKESİ KANDIRIYORDU! 
KANDIRAMADIĞI İNSANLARA İSE 
KADİM LİSAN’I ÖĞRETİYORDU! 
 
ÇÜNKÜ; RÜYALARI, 
MİTOLOJİLERİ 
VE MASALLARI 
ANLAYABİLMEMİZ İÇİN 
KADİM LİSAN’I 
BİLMEMİZ GEREKİYORDU!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145d1f4a-d8cf-486c-aee5-2ef089bfb3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.” 
Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik uğruna başlatılan bir Ayaklanma’nın oportünist emellerle totaliter bir yönetime evrilen alegorik hikâyesi. 
Politik dehası ve keskin kalemiyle dünyayı sarsan İngiliz yazar George Orwell, 1984’le alt ettiği totaliter rejimlere Hayvan Çiftliği’nde kara mizahıyla meydan okuyor. Asla sadece “reel sosyalizm” eleştirisi olarak görülemeyecek elinizdeki eser, tüm zamanlara hükmeden kurgusuyla her türlü despotik yönetimi ustaca hicvediyor. 
Sömürüsüz bir gelecek umuduyla çiftlik sahibi Bay Jones’a başkaldıran hayvanlar, önderliği sahiplenen domuzların giderek zalimleşen egemenliğinde baltalanmış bir devrimin ağır sonuçlarına tanıklık ediyor. 
İlk kez 1945 yılında yayımlanan ve bugün hâlâ bir yerlerde sürmekte olan adaletsiz yönetimlere gözdağı veren Hayvan Çiftliği, bu kez Zülfü Livaneli’nin özel seçkisi içerisinde ve onun önsözüyle okurla buluşurken bu eşsiz kitaplığa siyasi bir derinlik kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b3985e-6df1-452a-bee7-56bf9d61b0b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk gibi mi bakmalı dünyaya? Büyüdükçe anlamı yitirir mi insan? 
Küçük Prens çiçeğiyle vedalaşıp bir dost bulabilmek için çıkıyor yola. Hayata yüreğiyle bakanlar için kolaydır aradığını bulmak. Öyle yapıyor Küçük Prens de, yüreğiyle bakıyor hayata. Yedi gezegen geziyor ve şu “tuhaf” büyüklerden biriyle karşılaşıyor her durağında. Her seferinde şaşırıyor onların dünyasına. Hayatı rakamlardan ibaret sanan büyüklerin ne kadar da anlamsız şeylere önem verdiklerini düşünüyor, oysa küçükler her şeyin farkında. 
İçinde çiçeğinin özlemi başka diyarları keşfe çıkan Küçük Prens çok şey öğreniyor yolculuk boyunca. Dostlar biriktiriyor arkada ama artık gitmek zorunda. Çünkü onun kalbini bağladığı bir çiçek var, çünkü hayat, o çiçek yaşadıkça güzel, çünkü o çiçek sadece Küçük Prens’in çiçeği. 
Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümsüz eseri Küçük Prens, bu kez Zülfü Livaneli’nin özel seçkisi içinde ve onun önsözüyle okurla buluşuyor ve anlamını yitirmiş bir dünyada bir kez daha umudu uyandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4a60f85-d799-49d7-8d83-d783c940db4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarlar</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın en büyük yokuşu insanın kendisi...” 
 
Caner Almaz, ilk romanı Yaşamaklar’da, kırılgan bir inançla birbirine tutunan Kenan ve Füsun’un “hayatı atlatma” çabasına ortak etmişti okurunu. Şimdi Duvarlar ile hikâyenin başına, sahnenin gerisine, 1970’li yıllara uzanıyor. Bir kuşak önce, yakın tarihimizin acıları arasında kendi yollarını yürüyüp kendi seçimlerini yapan Halil, Birgül, Aysel ve Oğuz’un omuzlarındaki yüke incelikli ama serinkanlı bir üslupla ses veren Caner Almaz, aşk, dostluk, dayanışma, idealler ve 
ihanetle sınanan yorgun bir kuşağın öyküsünü anlatıyor: “Umutların toplamı geçmişin yükünü sırtlayabilir mi?” 
  Paketten birer sigara daha alıyoruz. Evin kapısına bakıyorum: Boyası, cilası kavlamış. Damı rutubetten kabarmış evi izliyorum. Ev, diyorum, insanın mutlu olduğu yer. Birkaç saat önce evsizdim, şimdi huzurla rutubetli dama bakıyorum. İnsanın evi Halil, mutlu olduğu yer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf595ba4-8503-4cc2-9d74-cbb3d1656a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin Hayaletleri –Çağdaş Düşünürlerle Söyleşiler–</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın üzerinde öteden beri bir hayalet dolaşıyor. Hakkın hak sahibine verilmesinde ısrar eden, haksızlıkları haykıran, insanlığa musallat olmuş, yakasını asla bırakmayan bir hayalet bu: adalet. Gerçek dünyanın acımasızlığında uğranan somut adaletsizliklerin soğuk gerçekliği karşısında bize “doğrusunu” buyuruyor. Kulaklarımızı sözlerine tıkasak da kalbimize ve zihnimize sızmayı, bize yön vermeyi biliyor. Toplama kamplarında gaz odalarına gönderilenlerden, haydut devletlerce kuşatılıp aç bırakılan, evleri bombalanan insanlara kadar, her yerde, her şartta, düşman kardeşler olarak bile onun çağrısına ortak bir tavırla cevap vermeden edemiyoruz. Adaleti seviyoruz, arzu ediyoruz, hayal ediyoruz, onun için dua ediyoruz, onu takip ediyoruz, uğrunda savaşıp ölüyoruz ama adaletin kendisi ortada “yok”. Gelecek diye bekliyoruz, umut ve kaygıyla. 
Bu kitap Sema Cevirici Atilla’nın çağımızın en önemli düşünürlerinden ve felsefecilerinden bazılarıyla adalet üzerine yaptığı felsefi söyleşilerden oluşuyor. Tanrı, etik, hukuk, demokrasi, insan hakları, insan doğası, yapısöküm, hermenötik, göç ve göçmenlik sorunu, anarşizm, postanarşizm gibi temalar ekseninde adaletin varlığı, neliği, geleceği ve insanlığın hâlleri gibi güncel meselelerin söyleşinin rahat ve anlaşılır diliyle tartışıldığı bu masada kimler yok ki: Noam Chomsky, Richard Kearney, Simon Critchley, Seyla Benhabib, John D. Caputo, Samir Haddad, Cristopher Norris, Todd May, Saul Newman, Michel Rosenfeld, Richard J. Bernstein ve Lewis Call. 
Adaletin çehrelerini, adil bir dünyanın anlamını, olanağını, çıkmazlarını ve adaletsizliğin aldığı biçimleri günümüzün önemli düşünürlerinin prizmasından, yepyeni renkleriyle görmek isteyen herkes bu söyleşiye davetlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38341e5c-3d45-40d7-9aba-2bfb7f892806.jpg</image:loc>
            <image:title>Aç Niyazi</image:title>
            <image:caption>Oruç tutmanın önemini eğlenceli bir şekilde keşfetmek ister misiniz? 
O zaman “Aç Niyazi” tam da aradığınız çizgi roman! 
Bu eşsiz eser, herkesin içinde devam eden nefis ve vicdan savaşını eğlenceli bir dille okuruna sunuyor. Kahramanımız Niyazi, bir yandan karnı gurul gurul guruldarken bir yandan da Ramazan ikliminin güzelliğini keşfetmeye çalışıyor. Bu sırada iki kişi yanından hiç ayrılmıyor: Nefsi ve Vicdanı! Bakalım Niyazi kimin sözünü dinleyecek ve kıyamete kadar devam edecek bu savaşın galibi kim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e72857b3-7200-4269-aaf3-b4f71444b8ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Al Pacino</image:title>
            <image:caption>Al Pacino, otuz yılı aşkın bir zamandır ünlü gazeteci-yazar Lawrence Grobel ile 
çocukluğundan babalığına, oyunculuktan Shakespeare tutkusuna kadar birçok farklı 
konuda içtenlikle ve özgürce konuşuyor. İkilinin tüm sohbetlerinin ilk kez bir araya 
geldiği bu kitap, dünyanın en yetenekli ve özel sanatçılarından birinin samimi bir 
portresini sunuyor. &quot;Baba&quot; üçlemesi ve &quot;Yaralı Yüz&quot; gibi filmlerde başrol oynayarak 
sinema tarihinin en iyi aktörleri arasında yerini alan Pacino, kariyeri boyunca Francis 
Ford Coppola, Sidney Lumet, Brian De Palma, Sydney Pollack, Marlon Brando gibi 
Hollywood’un önemli isimleriyle çalışma şansına sahip oldu. Al Pacino, sanatsal 
gücünün doruğunda olmasına rağmen hâlen öğrenmeye can atan, yaptığı işin 
meyvelerini toplamaktan ziyade sanatını üretme süreciyle ilgilenen yaratıcı bir deha. 
Usta oyuncunun biyografisini kendi yazdığı ön sözle okurlarımıza sunmaktan gurur 
duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41913569-92ae-4cc9-820f-5f69f8a1bc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırdığın Yerden Kırıl</image:title>
            <image:caption>Bazen gitmek gerek, hiç görmediğin yerleri görmek için... Bazen her şeyi

unutmak gerek, en sevdiğin şarkıyı silip ilk defa duyuyormuş gibi dinlemek gerek. Sevmek gerek, 
sanki hiç o acıları tatmamış gibi yeniden tanışmak gerek. Yardım etmek gerek, bazen de yardım 
edilmesine izin vermek gerek. Yaraların derin de olsa dikiş atılmasına izin vermek gerek. İçindeki 
merhamet seni sen yapan şey olsa da, bazen merhameti bir kenara bırakman gerek.

Kalbini bazen kilitleyip saklamak gerek, bazen de gül bahçeleri sunmak gerek. En önemlisi “ah” 
almamak gerek. Gün gelecek, herkes buluşacak ya öbür tarafta. Ben sırf seni öte tarafta görmeyeyim 
diye hakkımı helal ediyorum. Ama sana tek bir cümle edeceksem, yüreğimden geçirerek şunu söylemek 
istiyorum: KIRDIĞIN YERDEN KIRIL! Kırdığın yerden kırıl sevgilim, kırdığın yerden kırıl.

Sence de yeterince üzülmedik mi, yeterince hissetmedik mi acıyı? Son
zerresine kadar tasarladığım her şeyi artık yorumlamayı bıraktım, olduğu yerde
kalsın dedim, peşin peşin söyledim. Olmayacaksa yormayın dedim.
Sevmeyecekseniz beni, rahat bırakın dedim. Bence sen de öyle yapmalısın.
“Sevmeyeceksen git, canım yeterince yandı bir de sen yakma.” Artık bunu
demek zorundayız: Kötü insanların dünyasında yaşamaya hak kazandık. Bir
arkadaşa bakıp çıkacağız diye bir şey yok. Ya gelecekler, bundan sonra bizim
olacaklar ya da hiç hayatımıza girmeyecekler.
Benim çocuk yaşta gülümsememi benden çaldılar. Siz siz olun, hiçbir çocuğun
gülümsemesini çalmayın. Büyüyünce gülmeleri çok zor oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ae72e7-7206-433d-97d4-133e8be5ac07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sil Baştan</image:title>
            <image:caption>Baştan başlamak üzere her şeyi siliyorum. İsimleri, resimleri, anıları, acıları, belleğimin 
kuytularını, içimin izbelerini, kalbimin odalarını, gönlümdeki istifleri, gizli çekmeceleri, 
sandıkları, dolapları her şeyi boşaltıyorum. Birer birer atıyorum içindekileri. Unutuyorum 
olup bitenleri. Zihnimden yok ediyorum. Her şeye yeniden başlayacağım. Sil baştan. 
Yapabilecek miyim? Başka şansım yok. Onlardan kurtulmalıyım. Beynim hurdalık. Bir 
mezbele gibi belleğim, çer çöple, öteberiyle dolu. Kelimeler, vecizeler, şiirler, kitaplar, yüzler, 
sesler, ezgiler, ölüler, düşler, hayal kırıklıkları, ihanetler, mahcubiyetler, sırlar… Tümünden 
kurtulmalıyım. Her şeyi unutmalıyım. Unuta unuta yenileneceğim. Bildiklerimi yok edeceğim. 
Cahilleşmeliyim. Sil baştan başlamalıyım. Başlangıçta korkuyordum. Her şeyi unutmak, ölüm 
gibi geliyordu. Oysa ölüp ölüp dirilmek gerekiyormuş. Bırakmak, terk etmek, atmak… Çekip 
gitmek, ardına bakmadan, geriye dönmeden uzaklaşmak, kendini her şeyden kaybetmek 
gerekiyormuş…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9d198c-763f-472c-9a07-017e878bf427.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Fragmanları</image:title>
            <image:caption>“Bedenİnİzde, en derİn felsefenİzden daha fazla bİlgelİk vardır.” 
– Friedrich Nietzsche 
Bir felsefe metni olarak görünen bu fragmanlar bütünü, felsefe yordamıyla bin yıllardır kutsanmış olan akla ve aklın organize etmiş olduğu tüm kurumsal ve yerleşik kanılara itiraz etmesiyle ve yine felsefe yordamıyla ikincilleştirilmiş, ötekileştirilmiş olan bedeni ve bedendeki bilgeliği savunuşuyla, esasında bir anti-felsefe örgütlüyor. 
Kültürel despotizmin insanlığa dayattığı bilmek, okumak, çok, üniversite, mutluluk, rasyonellik, başarı, sosyallik, konuşkanlık gibi yerleşik kavrayışların kritize edildiği bu parçalarda, bedenin doğal işlevleri ve refleksleri ile bir yaşam bilgeliğinin imkânı savunuluyor. Sessizliğin erdemi, uyumaktaki entelektüellik, yürümenin yaşamsallığı, ısırmak, yalamak ve koklamadaki varlık duyuşu, tutkunun apaçıklığı gibi parçalarla, metin iyiden iyiye felsefeye ve felsefenin ortaya çıkarmış olduğu tüm toplumsal kavrayışlara karşı bir protestoya dönüşüyor. 
Ve nihayet bu anti-felsefi konum, şu önerme ile özetine bürünüyor: “Ben, bir devinimdir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85552d68-f3d5-48c9-8fa3-c9a1a12b7fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Bitki-İlaç Etkileşimleri -2</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda bitkisel ürünlere olan rağbetin artması ve özellikle yaşlıların bitkilerin gücünden 
yararlanırken kendi tedavileri için reçete edilen ilaçları da kullanması, bitki-ilaç 
etkileşmelerini gündeme getirmiştir. Hastaların bu ürünleri kullanırken hekimlerine bilgi 
vermemeleri olası sorunları değerlendirmeyi ve önlem almayı güçleştirmektedir. Sonuç olarak, 
bitki-ilaç etkileşimlerinin gerçek potansiyeli ancak kullanıldıktan sonra fark edilebilir.

Bir dizi bitkisel ürün için potansiyel bitki-ilaç etkileşimleri, klinik olmayan çalışmalardan elde 
edilmiş sonuçlara dayanmaktadır. Ancak bazı etkileşimler de vaka raporları ve insanlar üzerinde 
yapılan çalışmalar ile belgelenmiştir.

Bitkisel ürünler ile özellikle merkezi sinir sistemi ilaçları, kalp-damar sistemi ilaçları, 
bağışıklık sistemine etki eden ilaçlar ve onkolojik ilaçlar arasında sık ve ciddi etkileşimlerin 
olduğu görülmektedir. Bununla beraber bitki-ilaç etkileşimlerinin klinik önemini netleştirmek ve 
belirlemek için daha fazla kontrollü klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.
Yıllardan beri tıbbi bitkiler ve etkileri konularında bilimsel araştırmalar yapan akademisyenler 
olarak, bitki-ilaç etkileşimleri konusunda hem hekimlere hem de topluma bilimsel literatürlere 
dayalı ve sade bir dil kullanarak anlaşılır bir rehber hazırlamak ve toplum sağlığına katkı sunmak 
istedik.

Bu kitap, bitkilerin tedavi edici gücünü ve potansiyel risklerini ele almaktadır. Bu kitabın 
bitkilerin tedavi edici potansiyelini anlamada ve güvenli bir şekilde kullanımda rehberlik eden bir 
kaynak olması hedeflenmektedir.

2 cilt olarak düzenlediğimiz bu rehberin 2’nci kitabında 33 bitkinin genel özellikleri, 
formülleriyle birlikte kimyasal içerikleri, ilaçlarla etkileşim mekanizmaları ve sonuçları yer 
almıştır.

Toplumda bitkisel ürün kullanma alışkanlığı sürdükçe bireylerin karşılaşacakları bitki-ilaç 
etkileşimleri riski de giderek artacaktır. Bu durum özellikle fazla ilaç kullanmak durumunda kalan 
yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişiler için daha büyük bir risk anlamına gelecektir.

Bu rehberin; olası riskleri azaltmada ya da ortadan kaldırmada olumlu etkiler sağlamasını, 
hastaların daha sağlıklı ve bilinçli sağlık kararlar almasına katkıda bulunmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9e0faf6-f589-44cd-a4ea-d969acb75677.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahattin Ali-Bütün Şiirleri-Ses-Hikayeler</image:title>
            <image:caption>«Beni en güzel günümde 
  Sebepsiz bir keder alır. 
  Bütün ömrümün beynimde 
               Acı bir tortusu kalır…» 
 
Sabahattin Ali ismi geçtiğinde, 41 yıllık kısa bir ömür, bu kısa ömre sığdırılmış birbirinden değerli romanlar ve hikayeler ve bir de hâlâ çözülemeyen sır dolu veda belirir zihnimizde. Sonra, Kuyucaklı Yusuf’tan, Kürk Mantolu Madonna’ya gider aklımız, Gramofon Avrat alır sahneyi, ardından Hanende Melek, Arabalar Beş Kuruşa, Ses, Kağnı, Sırça Köşk… uzar gider bu liste, hakkını teslim etmemize bir faydası dokunur zannıyla. 
Ya, “Döndüm daldan kopan kuru yaprağa” türküsünü duyduğumuzda, “Burda çiçekler açmıyor”u, “Başım dağ, saçlarım kardır,” şarkısını, “Başını göğsüme sakla sevgilim,/Güzel saçlarında dolaşsın elim.”i, “Beni en güzel günümde/Sebepsiz bir keder alır.”ı, ya da “Başın öne eğilmesin”i, veya “Seneler sürer her günüm,/Yalnız gitmekten yorgunum.”u, duyduğumuzda, Sabahattin Ali’yi yad etmez miyiz? 
Roman ve hikayeleri ile edebiyatımızda kendine özgü bir tarz oluşturan Sabahattin Ali, bazılarını saydığımız birbirinden duygulu şiirleri ve onlardan yapılan bestelerle de hem gönlümüzde ve hem de dilimizde, bir faniye kolay kolay kısmet olmayacak, nevi şahsına münhasır, müstesna bir yer edinmiş, kendisi her ne kadar, mektuplarının birinde; “… Ben bu şiirleri kitap halinde çıkarmamalı idim…” deyip pişman olsa da. Zaten bu duygusunun neticesi olsa gerek, 1934 yılında çıkan, “Dağlar ve Rüzgâr” adlı kitabından sonra, şiirlerini kitaplaştırmamıştır. 
 Matruşka Kitaplar serimizin bu dördüncü kitabı ile Sabahattin Ali’ye bir saygı duruşunda bulunuyor ve “Terkib-i Bend” hariç, Bütün Şiirleri’ni ve içinde “Döndüm daldan kopan kuru yaprağa” mısraları ile dilimize pelesenk olmuş şiiri de barındıran «Ses» adlı hikayenin de yer aldığı, hikaye kitabını, tek bir kitap olarak okuyucunun beğenisine sunuyor ve yine bir “ilk”e imza atıyoruz. 
Editörlüğünü Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi ve yayınevimiz yazarı Hakan Karcı’nın yaptığı “Matruşka Kitaplar-Bir Kitap, İki Eser” serisi, Sabahattin Ali, “Bütün Şiirleri/Ses-Hikayeler”  kitabıyla, doğru rota ile yeni ufuklara yol almaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e18264a2-c77a-47ca-8589-878e2f6f4bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Ağaç Görmeyen Çocuk!</image:title>
            <image:caption>Hiç ağaçlar konuşur mu? Peki ya, «Hiç Ağaç Görmeyen Çocuk!», olur mu?.. Ya varsa! 
İlkokula giden Gökay, en iyi arkadaşı Yıldız ve diğer arkadaşları ile beraber bir yandan neşeli ve eğlenceli günler geçirirken, bir yandan da meraklı sorularla doluyor belleği. Çevreye ve doğaya karşı bilinci ve duyarlılığı artıyor, arkadaşları ile birlikte. 
Dinozorların içtiği su nereye gitmiş olabilir? Ormanlar neye yarar? Oyun oynamak gerekli mi? Doğa ile tanışmak bir ihtiyaç mı? 
Çocuklarda hiç eksilmeyen merak duygusu ve yaşama heyecanı, kitabın kahramanı olan Gökay ve Yıldız’da da fazlasıyla var elbette. Her çocuğun kendisinden bir şeyler bulabileceği kitap, okumaya olan ilgilerini de artıracak kuşkusuz. 
Resimlerle desteklenen ve yeni okumaya başlayan çocuklarımız da düşünülerek Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen Dik Temel Harfler ile dizgisi yapılan bu kitap, özellikle 6 ila 9 yaş aralığında yer alan, ilkokul çağındaki tüm çocuklarımıza, keyifli ve eğlenceli dakikalar vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f7734f-019e-49e2-a7f0-de464f15be8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Ve Organizasyon Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. BÖLÜM: REKABET STRATEJİLERİ 
 
2. BÖLÜM: KRİZ YÖNETİMİ 
 
3. BÖLÜM: ENTELEKTÜEL SERMAYE 
 
4. BÖLÜM: SİBER ZORBALIK 
 
5. BÖLÜM: KAPSAYICI LİDERLİK 
 
6. BÖLÜM: ALGILANAN ÖRGÜTSEL DESTEK 
 
7. BÖLÜM: TÜKENMİŞLİK 
 
8. BÖLÜM: ÖRGÜTSEL SESSİZLİK 
 
9. BÖLÜM: ÖRGÜTSEL ADALET</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc0b185-b0a6-4ad4-af29-5af9d99365a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Casuslar</image:title>
            <image:caption>Hiçbir casusun kartvizitinde “casus” yazmaz! 
Casusluk dünyanın en eski meslekleri arasındadır. Çok eski dönemlerden beri, savaşlar ve 
toplumlar arasındaki çatışmalar sürdüğünden bu yana varlığını korumuştur ve casusluğa olan 
ihtiyaç hiç tükenmemiştir. Bundan sonra da öyle olacaktır. 
Kendine özgü şartları ve kuralları olan bu meslek, doğası gereği karmaşık ve risklidir. İşler 
“casusluk filmleri”nde süslendiği gibi değildir. Kadınları cezbeden “007 James Bond” imajı 
çoğunlukla geçersizdir. 
İşte elinizdeki kitapta hem bu alanın tarihini, temel kavramlarını, mantığını, çeşitliliğini, 
istihbarat teknolojisini hem de bu yola baş koymuş isimleri ve onların yaşadıkları önemli 
olayları bulacaksınız. 
Hâlihazırda dünyada ve ülkemizde süren “derin savaş”ın türlü maskeler altında kamufle 
olmuş neferlerinin içimizde bir yerlerde yuvalandıklarını unutmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166c897b-0201-47a1-9cc2-707ff6c028e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates’in Savunması</image:title>
            <image:caption>“Sözlerin değil, cüretin ve utanmazlığın yokluğundan ve size duymaktan hoşlanacağınız türden şeyleri söylemeye isteksiz olduğumdan ötürü mahkum edildim – yani ağlayıp sızlamadım ve bana yakışmayan, ama dediğim gibi başkalarından duymaya alışık olduğunuz türden birçok başka şeyi yapıp söylemedim. Hayır, o sırada karşı karşıya olduğum tehlikeden ötürü aşağılık bir şey yapmamam gerektiğini düşündüm ve şimdi kendimi böyle savunmuş olmaktan ötürü pişman değilim. Kendimi o şekilde savunup yaşamaktansa, bu şekilde savunup ölmeyi tercih ederim.” 
 
Batı felsefe tarihinin köşe taşlarından Sokrates&apos;in düşünmeye ve sorgulamaya daveti, müesses nizamın huzurunu kaçırdı; kaçırmaya da devam ediyor.  Bu kitap, sadece bir savunma değil, aynı zamanda adaletin ve sorgulayıcı düşüncenin manifestosudur. &quot;Kendini bilme&quot; felsefesinin esaslarını savunan Sokrates&apos;in düşünceleri bizi derinliklere çeker ve gerçek özgürlüğün ne anlama geldiğini sorgulatır. Platon’un ustaca kaleme aldığı, Özgüç Orhan’ın klasik Yunancadan titizlikle çevirip notlandırdığı ve George Grote’un önsözünün yer aldığı bu eser, erdemli bir yaşamın imkânını da gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b824089b-b55b-4813-9711-f50a18261ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Öykü ve Dilbilimsel Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Öykü yazarları çoğunluğun duyamadığını duyan ve okurlarına duyurabilen, çoğunluğun göremediğini gören ve okurlarına gösterebilen bireylerdir. Öyküler yazarların düşlerini, duygularını, düşüncelerini ve gözlemlerini okurlarıyla dil aracılığıyla paylaşmalarını sağlayan sanatsal iletişim ortamlarıdır. Öykü metninin derinliklerinde yazar tarafından tam olarak belirlenmiş ve gizlenmiş olan bilgiler bulunur. Bu bilgilerin anlaşılabilmesi ve yorumlanabilmesi için gerekli olan tüm ipuçları metnin yüzeyine serpiştirilmiştir aslında. 
Kısa öyküler sanatsal metinlerdir. Öykünün başarısı yazılmamış ya da yazılamamış olanların, okuyucuya metnin derin yapısında bulunan simgesel alt yapılarla iletilmesindedir. Bu alt yapıların içinde okuyucu tarafından çözülmesi gereken, onun zihninde bir dizi sorular oluşturan kimi gizler saklıdır. Okuyucu bu soruları yanıtlarken, gizleri çözerken yazarın “yardımcı yaratıcısı” ve öyküdeki anlamların ortaya çıkmasına yardım eden aktif katılımcı konumundadır. Okuyucunun öyküye katılımı ve sezgisel tepkileri okur-merkezli bir eleştiridir aslında. Yazar ise sanatının getirdiği kimi sınırları bilen, sanatının dar sınırları içinde dil kullanma özgürlüğünü dilediğince kullanma hakkına sahip bir sanatçı… 
Kısa Öykü ve Dilbilimsel Eleştiri dilbilimcilere, öykü yazarlarına, edebiyat eleştirmenlerine, üniversitelerin dilbilimi ve edebiyat bölümü öğrencilerine, öğretmenlere, edebiyat ve öykü seven okurlara seslenmektedir. 
“Aysu Erden’in kitabı terim karmaşıklıklarını ortadan kaldırmak için adlama listesi de içeriyor. Kısa öykü alanında uygulanabilecek inceleme yöntemlerini vermesi bakımından kitabı bu konularla ilgilenen herkesin, her öğrencinin, her öğretmenin, her yazarın, her eleştirmenin okuması gerekiyor.” (Prof. Dr. Ünsal Özünlü: “Kısa Öykünün Uzun Eleştirisi Olabilir”, Cumhuriyet Kitap, 15 Temmuz 1999)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26a97e3-905a-42fa-8ccb-8cf1039fa120.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Askerleri &amp; Şeytan Karargahı Ortasındaki Kılıç 3</image:title>
            <image:caption>Kitabımın Güvenlik Uzmanı İlahiyatçıların anlayabileceği Kuranın ve hayatın şifrelerini Güvenlik uzmanlığı ve ilahiyatçı olarak bunun yanı sıra Hz. İbrahim’e dayanan soy ağacımı da analiz ederek yazmışımdır. Allah’ın Kılıcı Mesihin İlahi Analizini de elden geldiğince diğer kitabımın 2. serisinde ele aldım kısa sürede hazırladım. İnsanlığa armağanımdır. 
Kitabımın gelirlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine ait olduğu unutulmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac61496c-ce7e-46fb-b726-98140c0915b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Namaza Çağrı Ve Namazı Hızlı Kılmak</image:title>
            <image:caption>Yakınlarınızdan, tanıdıklarınızdan namaz kılmayanlar mı var? Namaz kılmayanlara neyi nasıl anlatacağınızı mı bilmiyorsunuz? Anlatmaya fırsat mı bulamıyorsunuz? Yoksa siz de mi namaz kılmıyorsunuz? Buyurun... 
NAMAZ KILMAK 
Allah’ın (c.c) Emridir 
Müslüman Olmanın gereğidir 
En Önemli İbadettir. 
İnsan Ruhunun İhtiyacıdır 
Aklın Gereğidir 
Herkes Çoban ve Raiyetinden Mesul 
İnsan Ömründe Az Bir Yer Tutar 
İnsanın Günahlarını Temizler 
Allah’ın (c.c) Verdiği Nimetlere Karşı Şükürdür 
MAZERET YOK 
İşlerin Çokluğu ve Yoğunluğu 
Vakit Darlığı 
İlerde Kılarım 
Namaz Kılmıyorum Ama Kimseye Kötülük de Yapmıyorum 
Bazı Namaz Kılanlardaki Kötü Ahlak 
Hali Hazırda Dünyadaki Müslümanların Perişan Hali 
Namaz İnsanı Kötülüklerden Alıkoyar, Alıkoymuyorsa O Namaz 
“Kılınamıyor” Demektir. 
Benim Kalbim Temiz 
Allah (c.c) Merhametlidir Affeder 
Namaz Kılmamanın Cezası Var 

 
NAMAZI HIZLI KILMAK 
&quot;Kiminle konuştuğunuzu bilseydiniz, namazdan hiç ayrılmazdınız.&quot; 
Hz. Muhammed (a.s) 
Namazı hızlı kılmak diye bir şey yoktur. Namaz kısa kılınabilir, yani namazda bir satırlık kısa sureler veya ayetler okunabilir, ama bunlar hızlı okunmaz. 
Rükü ve secde hızlı yapılamaz. 
Hızlı yapılırsa o “namaz” olmaz: 
Hz. Peygamber namazı hızlı kılan birisine; 
“Dön de namazını yeniden kıl, çünkü sen namaz kılmış olmadın” 
buyurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d12089-8f61-4d28-baec-34ff3bdf9695.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Zarf</image:title>
            <image:caption>“Hayatın haksızlıkları ve zorbaların kurduğu tuzaklar
karşısında asla pes etme, haklı olduğun konularda asla eğilme!”
 
Kendi halinde bir Anadolu kasabasından, Nobel hayalleri ile süslü bir geleceğe uzanır Sezgin’in yolculuğu. Makûs kaderine razı olmak üzereyken çıkıp gelen ve elinden tutan dayısı, önüne açtığı muhteşem yol gibi, her gün birini açması şartıyla yüzlerce zarf bırakır ona giderken. Karabasanların eşlik ettiği macerasında, son zarfa gelinceye kadar aradığı cevabı bilemeyecektir…
 
Ahmet Erol’un samimi kaleminden çıkan bu hikâye, rüyalarla gerçeklerin el ele verip karabasana dönüştüğü bir coğrafyadan çıkıyor ve cevap gibi bir soru ile bitiyor. Asıl yolculuğun başlangıç noktasını işaret ve vaat ederek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/292fd98a-abf3-4bed-b92c-ef0e4a0243be.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuna - Fırat</image:title>
            <image:caption>Yanımda Kara Mustafa Paşa, 
Yüreğimde, 
“Güzellik Dilencisi” Jozsef Atilla... 
Uzaklarda kaldı FIRAT, 
TUNA’YSA yakınımda; 
“Bir yanımda BUDA 
Bir yanımda PEŞTE” 
Şimdi Macar Ovaları’nda 
Memlekette gibiyim işte!... 
 
Budapeşte. 25 Nisan 1982</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a039167-ad05-41df-ba2a-397f162c6dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 160. Sayı Gelir Dağılımı ve Eşitsizlik</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Gelir Dağılımı Eşitsizliği ve Türkiye - Mahfi Eğilmez             
Ekonomik ve Felsefi Manifesto Üzerine - Örsan K. Öymen             
2024 Demokrasinin En Zor Yıllarından Biri Olabilir mi? - Ersin Kalaycıoğlu               
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Öner Günçavdı              
Her Yerde ve Her Düzeyde Aşırı Eşitsizlik - R. Funda Barbaros               
Gelir Dağılımı Sorununa Bakış - İzzettin Önder            
“Liberal Sosyalizm” ve Eşitlikçilik: John Stuart Mill ve John Rawls - Ercan Eren, Emre Örün          
Gelir Eşitsizliğinin Cinsiyet Boyutu: Türkiye İçin Bir Değerlendirme - Burcu Türkcan, Fatma Aktaş                 
Kurumsal Sektör Hesapları ve Bölüşüm - Alper Duman         
Akademide Bir Koltuk ve Maaş Bordrosu - M. Aykut Attar             
Küresel Eşitsizliklerdeki Genel Eğilim - Leyla Firuze Arda             
Neoklasik Modelde İçbükey Üretim Olanakları Sınırının Eleştirisi (4) - Samuelson (2) - Turan Subaşat             
Darülfünun’dan Üniversiteye İktisat Muallim ve Müderrisleri - Alaaddin Tok, Ercan Eren             
Ücret Artışları mı Enflasyonu Yükseltiyor, Enflasyondaki Yükseliş mi Ücretleri Arttırıyor? - Arda Tunca                  
“Değil, bu anılacak şey değil…” - Yaşar Taşkın Koç             
 Sanattan Yansımalar: Röportaj: Doç. Dr. Bilen Işıktaş - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b220e185-2864-46f1-b942-4f5a8ac476b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekreasyon Bilimi 3</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. BÖLÜM: Robert Stebbins’in ‘The Serious Leisure Perspective: A Synthesis’ Kitabı Üzerine Değerlendirmeler 
 
2. BÖLÜM: Sapkın Boş Zaman 
 
3. BÖLÜM: Bisiklet ve Rekreasyon 
 
4. BÖLÜM: Motosiklet ve Rekreasyon 
 
5. BÖLÜM: Karavan ve Kamp Alanları 
 
6. BÖLÜM: Spor Turizmi 
 
7. BÖLÜM: Rekreasyon Okuryazarlığı 
 
8. BÖLÜM: Dijital Oyunlar 
 
9. BÖLÜM: Teknolojinin Rekreasyona Etkisi: Sanal Rekreasyon 
 
10. BÖLÜM: Spor ve Rekreasyon Alanında Devrim: Yapay Zekâ (AI) Uygulamaları ve Robotik Teknolojiler 
 
11. BÖLÜM: Rekreasyon ve Kendini Gerçekleştirme 
 
12. BÖLÜM: Rekreasyon Alanında Kriz 
 
13. BÖLÜM: Rekreasyon Politikaları ve Uygulamaları 
 
14. BÖLÜM: Bir Boş Zaman Kültür Değeri: Halk Oyunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d70d371-bd03-4fef-973f-6d07f39f6ad4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin 100. Yılında Yükseköğretimde Mesleki Eğitim: Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Çözüm Önerileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
MESLEKİ EĞİTİME İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MESLEKİ EĞİTİM VE İSTİHDAM İLİŞKİSİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM: MESLEK YÜKSEKOKULLARINA BAKIŞ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE MESLEKİ EĞİTİMİN HUKUKİ ALT YAPISI VE MESLEKİ EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİLERİN SOSYAL GÜVENLİĞİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
MESLEKİ EĞİTİMDE ÇAĞIN GEREKTİRDİKLERİ 
 
ALTINCI BÖLÜM 
MESLEKİ YÜKSEKÖĞRETİM’E KAYNAK OLUŞTURMASI BAĞLAMINDA MESLEKİ ORTAÖĞRETİMİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE KALKINMA PLANLARINDA MESLEKİ YÜKSEKÖĞRETİM POLİTİKALARI 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
MESLEK YÜKSEKOKULLARININ BÖLGELERİNE EKONOMİK VE SOSYAL KATKILARI: HONAZ MESLEK YÜKSEKOKULU ÖRNEĞİ 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM İŞLETMELERİN İŞLETMEDE MESLEKİ EĞİTİM ALACAK ÖĞRENCİLERDEN BİLGİ VE BECERİ BEKLENTİLERİ 
 
ONUNCU BÖLÜM 3+1 İŞYERİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENCİLERİN İŞ TEKLİFLERİNE ETKİSİ: NİCEL BİR ANALİZ 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM MESLEK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN İŞSİZLİK KAYGI DÜZEYLERİNİN SOSYO DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ: HONAZ MYO ÖRNEĞİ 
 
ON İKİNCİ BÖLÜM BANKACILIK SEKTÖRÜNDE MESLEKİ EĞİTİMİN GELİŞİMİ VE MEVCUT SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE OLAN KATKISI 
 
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM CEZA İNFAZ KORUMA MEMURUNUN HAKLARININ KORUNMASINDA VE İŞE YERLEŞTİRİLMESINDE UYGULAMALI MESLEKİ EĞİTİMİN ÖNEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3d28209-ec4e-47c4-9050-aeab3f5ccc9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs’ta Demokrasi Bunalımları ve Vretçalı Hoca Özker Özgür</image:title>
            <image:caption>Özker Özgür, 2005 yılının Kasım ayında yaşama veda etti. Ömrünü, sosyalizmin ideallerine ve değerlerine, demokrasi ve emek mücadelesine, Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırum, tüm Kıbrıs halkının barış içinde bir arada yaşamına ve ortak vatana adadı. Son anına kadar mücadeleden kopmadı. 
Bu kitap, yaşamı boyunca zorlu adalet yolculuğunu kararlı adımlarla kat eden Vretçalı Özker Özgür’ü okurla buluşturuyor; onun, yaşamı anlamlı ve yaşanabilir kılma arayışını, Kıbrıs siyasi yaşamındaki radikal, dönüştürücü etkisini, yaşadığı adaletsizlikleri ve ardında bıraktığı mücadele mirasını anlatıyor. 
Belgeler, günlükler ve tanıklıklarla kapsamlı bir Özker Özgür portresi sunan kitap, Kıbrıs&apos;ta yaşanan demokrasi bunalımlarının yanı sıra Kıbrıslıtürk toplumundaki üçüncü kuşak sol mücadelenin oluşum sürecini ve kısa tarihini de kapsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d8dd82e-9ff9-4cdd-baaf-6e29b3c1f878.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Bilgi ve İletişim Teknolojilerine Yönelik Tutumları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
GİRİŞ 
 
GEREÇ VE YÖNTEM 
 
BULGULAR 
 
TARTIŞMA 
 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1443282-8f93-4b1a-b639-ed5306434f3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşüncede Devlet ve Birey</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 2: SİYASİ İDEOLOJİLERDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 3: İLK ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 4: ORTA ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 5: MODERN ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 6: YAKIN ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316c0784-be24-49e5-ad0f-9ed9e625efcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde Sportif Ve Rekreatif Hizmet Alan Bireylerin Hizmet Kalitesi Değerlendirme, Boş Zaman Tutum Ve Kişilik Özellikleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: GİRİŞ 
 
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMANIN KURAMSAL ÇERÇEVESİ VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
 
BÖLÜM 3: MATERYAL VE YÖNTEM 
 
BÖLÜM 4: ARAŞTIRMA BULGULARI 
 
BÖLÜM 5: TARTIŞMA, SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e910611-a9f0-4377-b3b4-7f23fa0ce04d.jpg</image:loc>
            <image:title>Theoretical And Empirical Perspective Of Macroeconomic, Money, Banking And Foreign Trade Issues</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
CHAPTER 1 
BIBLIOMETRIC ANALYSIS OF GRADUATE THESES ON THE CENTRAL BANK 
 
CHAPTER 2 
THE LONG-RUN IMPACT OF HUMAN CAPITAL ENDOWMENT ON PRODUCTIVITY IN TURKEY 
 
CHAPTER 3 
NEW REGIONALIST TRANSFORMATION IN REGIONAL DEVELOPMENT POLICIES AND TURKEY 
 
CHAPTER 4 
THE IMPACT OF HEALTH EXPENDITURES ON ECONOMIC GROWTH IN TURKEY 
 
CHAPTER 5 
TESTING THE VALIDITY OF FISHER HYPOTHESIS FOR THE TURKISH ECONOMY 
 
CHAPTER 6 
FINANCIAL MARKET WITHIN THE FRAMEWORK OF CHAOS THEORY 
 
CHAPTER 7 
FOREIGN DIRECT INVESTMENT - TRADE NEXUS IN TURKIYE 
 
CHAPTER 8 
COMPETITIVENESS OF THE OLIVE OIL SECTOR AND TURKEY‟S POSITION WITH THE BALASSA INDEX 
 
CHAPTER 9 
THE EFFECT OF HEALTH CARE ON THE ECONOMY 
 
CHAPTER 10 
DETERMINING FACTORS OF INTER REGIONAL INTERNAL MIGRATION IN TURKEY 
 
CHAPTER 11 
THE IMPORTANCE OF THE PARTICIPATION FINANCE SYSTEM IN SUSTAINABLE DEVELOPMENT 
 
CHAPTER 12 
PUBLIC SIZE AND FISCAL POLICY RESPONSES DURING COVID-19 PANDEMIC 
 
CHAPTER 13 
INFLATION AND ECONOMIC GROWTH IN TURKEY: ARE THEY RELATED IN THE LONG-RUN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3620893-d4bf-4f32-8ce7-fd539459d2cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Yönetimi Ekseninde Akademik Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
 
·         MEVZUATIN GÜNCELLİĞİ: SAĞLIK MEVZUATI AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRME 
 
·         SAĞLIK KURUMLARINDA TEDARİK YÖNETİMİ SÜRECİNİN KAMU İHALE MEVZUATI PERSPEKTİFİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         DİJİTAL ÇAĞDA SAĞLIK HİZMETLERİ PAZARLAMASI YAKLAŞIMLARI 
 
·         SAĞLIK HİZMETLERİ PAZARLAMASINDA YAPAY ZEKANIN ÖNEMİ 
 
·         SAĞLIK KURUMLARINDA AKREDİTASYON VE ÖNEMİ 
 
·         COVID-19 DÖNEMİ VE SONRASI AB ÜYESİ ÜLKELERDE SAĞLIK ENDEKSLERİ İLİŞKİSİ 
 
·         SAĞLIK SEKTÖRÜNDE MOBBİNG: BİBLİYOGRAFİK BİR DEĞERLENDİRME 
 
·         SALGIN TEMALI YAYINLANMIŞ MAKALELER ÜZERİNE BİR İNCELEME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081728c7-de31-4db5-b2d6-2908aac4fe04.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenli Yüzme Egzersizi Yapan Bireylerin Reaksiyon Zamanı, Zihinsel Dayanıklılık ve Bazı Zeka Alanlarının Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
     1. GİRİŞ 
 
     2. GENEL BİLGİLER 
 
     3. GEREÇ ve YÖNTEM 
 
     4. BULGULAR 
 
     5. TARTIŞMA 
 
     6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b929b93d-1a78-44c3-b9cd-9acf053ac216.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahkaha Kasabası</image:title>
            <image:caption>Gülümseyince dünya çiçek açar!

Altay Öktem, hayata gülen gözlerle bakmamızı sağladığı Kahkaha Kasabası ile gökyüzünü saran kara bulutları güneşin güleç yüzüyle dağıtıyor; içimizi yaşama sevinciyle dolduruyor. 

Kötüyle iyiyi, korkakla cesuru karşı karşıya getirip &apos;&apos;büyülü&apos;&apos; bir serüvende buluşturan bu neşeli masal, el ele verip gönül çokluğuyla tüm sorunların üstesinden gelinebileceğini gösteriyor. 

Berna Dörtpınar&apos;ın kıpır kıpır resimleri eşliğinde binbir çeşit bitkiye ve hayvana kucak açan kitap, insanın doğayla arasındaki ilişkiye fantastik bir pencereden bakıyor. 









Tüm sakinlerinin günün yirmi dört saati gülümsediği, üstüne üstlük günde en az sekiz kere de kahkaha attığı bir kasaba düşünün. Küslüğün, dargınlığın ve kırgınlığın kıyısından bile geçmediği; sadece dostluğun, kardeşliğin ve dayanışmanın hüküm sürdüğü bir sevgi ortamı... Oysa eteklerine kurulduğu dağın hemen ardında kimselerin yüzünün gül(e)mediği bir başka yaşam alanı, Somurtuk Köyü uzanıyor. Üzüntüden tavukların yumurtlamadığı, ineklerin süt vermediği bu köyde herkesin yüzü asık, içi buruk. 

Peki nasıl olur da aynı dağın iki yamacında birbirine bu denli zıt iki ayrı hayat yaşanabilir?

Kahkaha Kasabası&apos;nın neşeli çocuğu ile muzır tavşanı Şaşa, meraklarına yenilip gizlice Somurtuk Köyü&apos;ne doğru yol aldıklarında kendilerini neyin beklediğinden habersizdir. Suyu akmayan bir çeşme, dalları olmayan bir ağaç, hatta içinde köpek olmayan bir köpek kulübesi... Bir şeyler yapıp karşılarındaki esrar perdesini aralamalı ve köyü şen kahkahaların yeri göğü inlettiği bir yere dönüştürmelidirler. Ama nasıl?

Tabii ki sevginin ve dayanışmanın gücüyle! Eğer kalben istersek ve bunun için mücadele edersek en çorak araziler yeşerir, kurumuş sular çağıldar, adı Somurtuk olan bir köy bile aniden Kahkaha Köyü&apos;ne dönüşebilir. 

Hüznün yerine sevinci, gözyaşının yerine kahkahayı koyan bu içten masal, doğanın renklerinden ve güzelliklerinden mahrum kalanların hayatlarını güzelleştirmek için okurları harekete geçmeye çağırıyor. 

Çünkü dünya, gülünce çok daha güzel...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a3bfa2-8d0a-4e25-9c09-e48243052cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyeti Terk Etme</image:title>
            <image:caption>çinde bulunduğumuz çağ öncekilere hiç benzemiyor, çünkü çocuklarımız, medya güdümlü bir dünyada yetiştirilen ilk nesil. Bu da hiç olmadığı kadar çok dış baskıyla karşılaştıkları anlamına geliyor. Çocuk büyütmek bugün Nobel Ödülü kazanmaktan daha zor ve daha kıymetli. Çocuklarımız yol gösterme konusunda popüler kültüre güveniyorlar. Youtube videoları, filmler, oyunlar, WhatsApp grupları ve diğer kaynaklardan pompalanan sürekli bir mesaj yağmuruna maruz kalıyorlar. Bu mesajlardan her biri onlara kim olmaları, nasıl davranmaları, nasıl giyinmeleri, hangi müziği sevmeleri, kaç kilo olmaları gerektiğini söylüyor. “Cinsel kimlik karmaşası” veya “cinsiyetsizlik” gibi önemli bir psikososyal kaos giderek yaygınlaşıyor. CİNSİYETİ TERK ETME Davranış ve sosyal bilimci Dr. Şöhret Karaduman, her evin, her ailenin, her bireyin kapısını çalan sorunların arka planını anlamamızı ve önlem almamızı sağlayacak önerilerini paylaşıyor. Okuyacağınız her sayfa farkındalığınızı güçlendirecek bir anahtar olacak. 
Çocuklarımızın psikolojik olgunluğunu sağlamak 
Medyayı sağlıklı ve bilinçli kullanmayı öğrenmek 
Akran etkisi ve sosyal bulaşıcılık karşısında yapılabilecekler 
Çocuğunuza rol model olmak 
Fazla ilgi ve kolaylığın bedelleri Limit koymak ve uygun sınırlar oluşturmak 
Sağlıklı cinsel kimlikli çocuklar yetiştirmek 
Çocukluktan yetişkinliğe geçişi kolaylaştırmak 
Z kuşağı ve Alfa kuşağına özgü tavsiyeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa49d30e-a702-4c16-bc97-54959b4e137b.jpg</image:loc>
            <image:title>Paramioa Sa Romeika - Ünlü Masallar Romeikada (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>(Tonya Ağzı) 
* i Tirkiciôes ti Bremenf (Bremen Mızıkacıları) 
* O Hansel&apos;s ke i Gretel (Hansel ve Gretel) 
* i Kokinitsa (Kırmızı Başlıklı Kız) 
* O Pinokyos (Pinokyo)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26bd7eb3-407a-4f74-bb4d-710da3dfc119.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayı ve Sayılar</image:title>
            <image:caption>Sayı her yerde: Badiou’nun dediği gibi, siyaset, anketler, Big Data, bilimler, bilgi-işlem ve tıp dahil her şeyde. Her şeyi belirleyen bir güce sahip sayı, o konuşunca hepimiz susuyoruz, ama elimizde sayıya dair doğru düzgün bir kavram yok. Geometri için aksiyomatiğimiz Euclid ile birlikte kurulmuşken, sayı ve aritmetik uzun zaman üvey evlat olarak görülmüş, aritmetiğin aksiyomatiği için 19. yüzyıl sonuna kadar beklememiz gerekmişti; üstelik, “her sayıyı saymayan” bir aksiyomatik. 
Badiou’nun bu enfes kitabı, bir “her sayıyı sayma” girişimi. Ama öte yandan bununla kısıtlı da değil: Öncelikle, sayma eylemini nasıl gördüğümüz, aslında Kozmos, Doğa, Tanrı gibi büyük harflerle yazabileceğimiz “Bir” varlık olup olmadığını da belirliyor. Sonra, “Her yerde sayı var,” demek, Badiou’nun daha genel felsefesini anlamak açısından da önemli. Sonuçta matematik ve ontoloji birbirine eşitse, bu, var olmanın çokluk olmayı gerektirmesinden kaynaklanır. Kaçış yolu yok! Ayrıca fizik ile matematik arasındaki gizemli uyumu çözmek gibi bir marifeti de vardır bu denkliğin. 
Sayıyı düşünmek bizi hayli ilgilendiren bir soruya da yanıt sunar. Siyasette, yani birlikte yaşama sanatımızda, “1”i, yani bireyi dayanak alan bir düşünce (bir kümenin elemanlarının sayısı, bireycilik, egemen kapitalist yapı) ile parçayı, topluluğu (bir kümenin parçaları, matematikteki “kuvvet kümesi”, komünizm) dayanak alan bir düşüncenin ürettikleri ne kadar farklıdır? Matematik, Cantor’un ispatı üzerinden, topluluklara dayanan bir kümenin, sonsuza giderken sonsuzca daha fazla olanak sunacağını gösterir bize (elemanlarının sayısı s ise, parçalarının sayısı 2 üzeri s; bu teoremin sonlu ve sonsuzda ispatını okumanızı şiddetle tavsiye ederim). 
Sanılanın aksine, bireyler ancak bir sürü oluşturabilirler. Takım halinde oynamayan, bireyci oynayan bir futbol 11’ini düşünmeniz yeterli. Kaçırılan sayısız olanak karşısında nasıl küfredersiniz ekran başında? Tuhaf bir şekilde, oyuncunun bireyselliği kaybolsa bile öznelliğine hiçbir şey olmaz, bilakis serpilir. Matematiğin söylediği de tam bu; “1”i verili bir şey değil, bizzat katıldığınız bir yaratım olarak görün. Bir öznelleşme süreci. 
Umarım kitap size de heyecan verir. Hayatımızda eksik kalan matematik düşüncesinin estetiğini tatmanıza vesile olur. 
A. Nüvit Bingöl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be97e8b-d920-47e9-acb9-dd7fbae152f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekniklerde İcat</image:title>
            <image:caption>Canguilhem ve Deleuze gibi isimler için önemli olduğu, hatta onları etkilediği bilinen Gilbert Simondon&apos;un düşüncesi son yıllarda dünya çapında yeniden ilgi görmeye başladı. Bu derlemede, onu tamamlayan diğer derslerle birlikte yayımladığımız 1968 tarihli meşhur “Tekniklerin İcadı ve Gelişimi” isimli ders, 1958 tarihli “Teknik Nesnelerin Varoluş Modalitesi” isimli incelemeyi, çizimler ve engin bir tarihsel bakış sunarak epeyce zenginleştiriyor. Teknik nesneyi hem yapısı ve işlevi hem de jenezi ve icadı bakımından inceliyor. 
Bu bakış açısı, insanlığın gelişiminde ve tarihinde teknolojinin yerini belirlememizi ve teknolojinin kendi “dışsal” sosyo-ekonomik nedenlerinden ilkesel özerkliğini, hatta belli dönemlerde bilimden bağımsız oluşunu açığa çıkarmamızı sağlar: teknoloji salt bilimin uygulanması değildir. Teknik nesnenin özerkliğini temin eden icattır: “Teknik yaratımlar icat sayesinde ortaya çıkar,” (1971).  Bu ifadeyi güçlü bir tez olarak ele almak gerekir, ki icadın yaratıcılık veya keşif ile karıştırılmaması ve sorun-çözme süreci olarak incelenmesi gerektiğini öne sürer. “Yeninin işlevine” dair bu inceleme, tekniklerin gelişimini ve tarihini anlamak açısından elzemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae0f22d-111c-40f9-b22d-7a010f79a0e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Duyu</image:title>
            <image:caption>“Silinip gitmiş ve en kötü muameleye maruz kalmış olan bu duyumuzun nasıl ve hangi nedenle aynı zamanda en mahrem ve en vahşi duyu olduğunu anlamak için burnumuz ve koku zekâmızın yeteneklerini kateden keşif dolu bir yolculuk yapmayı öneriyorum size. Amaç, örneğin bir koku aldığımızda neler olduğuna dair genel bir bakış açısı sunmak ve son yapılan bilimsel araştırmalar ışığında günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz birtakım gerçekleri basit şekilde açıklamaktır.” 

Koku alma, diğer duyularımızın yanında “üvey” evlat muamelesi görür. Gündelik rutinler açısından düşünürsek, örneğin görmemenin daha büyük engeller çıkaracağı açıktır kuşkusuz, fakat pandemi zamanlarından hatırlanacağı gibi koku duyusunun kaybı diğer pek çok problemin yanında ciddi bir sorundu ama o kadar da önemsenmedi. 

Anna D’Errico’nun Mükemmel Duyu’su bir yandan burnun üvey evlatlık statüsünü fiziksel yapısını titizlikle ortaya koyarak tartışıyor. Öte yandan burnun hatıralarla iç içeliğine, tat ile bağına, sözgelimi kızarmış ekmek kokusunun kişiyi anılarda çıkardığı yolculuğa, o kokuyu bir mekân veya olayla eşleştirmeye değiniyor. Kokunun toplumsal rolünü de hesaba katıyor. 

Kötü ve hoş kokulara ilgi duyan, kokuları neden duyduğumuzu merak eden, koku bilimiyle ilk defa karşılaşan, belki de bir tutku ya da bir heves nedeniyle öncesinde bu bilimle tanışmış ve daha fazlasını öğrenmek isteyen herkese hitap eden bir inceleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee8c1fa-1096-48d5-8749-46f0a209baec.jpg</image:loc>
            <image:title>Afetin Sosyal İnşası: Türkiye’nin Deprem Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Depremin […] nedenleri ve sonuçları ile birlikte etraflı bir şekilde ele alınmasının yerbilimin kapsamına sığmayacağı, depremin anlaşılmasında insan faktörünü merkeze almayan her türden yaklaşımın güdük kalacağı aşikârdır. Depremi anlamak için elbette yeri anlamak, ama daha önemlisi üstündeki binayı anlamak gerekir. Binayı anlamaksa, insanı anlamakla mümkün. Binayı yapan insan, o yerdeki o ölçümleri yapan da insan, imar iznini veren de insan, binanın içinde yaşayan da insan. Deprem olunca enkazın altında kalan da insan. İlk yardıma giden de, diğerkâmlığıyla öne çıkan da bencilliğiyle göze batan da… Yeri sallayan o olmasa da depremi felakete dönüştüren faildir insan. Depremde, failliği nedeniyle mercek altına almamız gereken bu beşeri boyutu, ancak toplumbilim ile kavrayabilir ve yerli yerine oturtabiliriz.” 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından sosyologlar yanlarında şehir plancılar, mimarlar, inşaat mühendisleri, siyaset bilimciler, kamu yönetimcileri, sivil toplumcular, haberciler, arama-kurtarmacılar gibi farklı disiplinlinlerden uzmanlar ile toplumsal fayda için kolektif bir akademik üretimde bir araya geldiler. Deprem Sosyolojisi Açık Dersi’nden ortaya çıkan afet sosyolojisi alanındaki bu kaynak eser; depremi kültür, siyaset, afet-felaket ilişkisi, risk, tehlike, zarargörebilirlik /kırılganlık, mekan, kent, planlama, göç, bina-imar ilişkisi, gönüllük ve dayanışma kavramlarıyla okurken Türkiye’de depremin sosyal (fay) hatlarını ortaya koyuyor. 
Kültür, Siyaset Derken Sosyoloji
Deprem Sosyolojisine Giriş Ulaş Sunata • Deprem Kültürü ve Politikası Şükrü Aslan • Depreme Karşı Siyasal Refleksler Murat Arpacı
Risk, Tehlike, Zarargörebilirlik
Afet Risk Yönetiminin Önemi ve Deprem Tehlikelerine Karşı Zarargörebilirlik Mehmet Baki Bilik • Afet Risk Yönetiminde Yerel Yönetimlerin Sorumlulukları Nazan Cömert Baechler • Deprem Riski ve Ekonomik Faaliyetlerin Yer Değiştirmesi G. Pelin Olcay • Afet ve Toplumsal Cinsiyete Sosyolojik Bir Bakış F. Umut Beşpınar &amp; Zeynep Beşpınar
Kırılganlıklar ve Mekân
Deprem Çalışmalarında Sosyal Kırılganlık Ölçümü ve Mekânda Temsili  Kezban Çelik • Depremin Nüfus Değişimine ve Mekâna Etkisi Alanur Çavlin Bircan • Türkiye’de Deprem ve Göç Seda Yurtcanlı Duymaz • Mekânda Adalet ve Deprem Bahar Bayhan
Afet, Kent, Planlama
Afette Eşgüdüm ve Koordinasyon Açısından Kurumlar İlknur Öner • Deprem, Planlama ve Kentsel Dönüşüm  Pelin Pınar Giritlioğlu • Depremde İşçi, Halk ve Çevre Sağlığı: Enkazın Molozlaştırılması  Aslı Odman
Binanın Sosyal İnşası
“Şantiye”de Sosyal İlişki Ağı Taylan Ulaş Evcimen • Depreme Dayanıklı Yapılarda Mimari Tasarım ve Mimarın Rolü  Meltem Vatan • Turgut Cansever, Depreme Bir Çözüm Önerisi Olarak Ufkî Şehir Şevket Ercan Kızılay
Gönüllülük ve Dayanışma
Afet Yönetiminde Gönüllü Katılımı ve Topluluk-Temelli Yerel Yapılanma Elvan Cantekin • Depremde Sivil Toplum Cengiz Çiftçi • Deprem ve Habercilik: Kamu Faydası İçin Yayıncılığın Olanak ve Sınırları Can Ertuna • Son Söz Helga RIttersberger-Tılıç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afaf58ef-7e54-4fa1-ba85-37e5f0461079.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Feminizm, günümüzün sözde postmodern dünyasında eski moda bir kelime gibi görünmektedir. Batı medyası kendilerinden emin bir şekilde, post-feminist bir döneme girdiğimizi iddia ederek, feminizmin artık modasının geçmiş olduğunu ileri sürmektedir. Benim gibi kadınlar için bu garip bir çelişkidir. Kadınlar; yoksulluğun kadınsılaşmasını, artan cinsel şiddet düzeylerini, yakın geçmişte yaşadıkları devlet yardımları kaybını deneyimledikçe feminist iddiaların gerçekleştiği, kadınların ve kızların enerjilerini artık bu konuyla tüketmemesi gerektiği fikrine hayret ediyorum.
Sanayileşmekte olan ya da düşük gelirli ülkelerdeki kadınlar için günlük hayatın gerçekleri düşünüldüğünde, bu ülkelerde yoksulluk yaygındır ve birçok çocuk, kadın ve erkek, yiyecek, su ve barınma gibi yaşamın temel ihtiyaçlarını güvence altına almak için mücadele etmektedir. Sanayileşmiş ülkelerde çok sayıda topluluk, üretim merkezlerini kaybetmiştir. Bunlarla birlikte, genç kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları ve kendi yollarına gitmeleri için istihdam fırsatları da ortadan kalkmıştır.
Feministler eşitlikçi sosyal ilişkilerin kurulmasını öngörürler. Aynı zamanda feministler, kadınların yaşadıkları koşulları kendi bakış açılarından iyileştirmeye çalışan kadınlar olarak, yüzyıllardır kadınlara eziyet eden adaletsiz toplumsal ilişkilere dünyanın her yerinde farklı şekillerde meydan okumuşlardır.
Feminist sosyal hizmet, kendi topluluklarında kadınlarla çalışan kadınların yürüttüğü feminist sosyal eylemden doğmuştur. Bu kadınların amacı, kadınların bireysel ve özel olarak nitelendirilen sorunları ile onların toplumdaki sosyal konum ve durumlarını ilişkilendirerek kadınların refahını arttırmaktır. Bu, bireysel sorunların kamuyu ilgilendiren konular olarak yeniden tanımlanması anlamına gelmektedir. 
Feminist Sosyal Hizmet, uygulamanın merkezine kadınları ve yapısal cinsiyet eşitsizliklerinin ortadan kaldırılmasını koyarak bu sorunları ele almayı amaçlamaktadır.  Kadınların özel ihtiyaçlarını bütüncül bir şekilde karşılamak ve -onları etkileyen sayısız gerilim ve baskı biçimleri de dahil olmak üzere- yaşamlarının karmaşıklığıyla uğraşmak, feminist sosyal hizmetin ayrılmaz bir parçasıdır. Sosyal ilişkilerin birbirine bağımlı doğasına odaklanılması, kadınların etkileşimde bulunduğu erkeklerin, çocukların ve diğer kadınların ihtiyaçlarının da ele alınmasını sağlamaktadır.
Lena Dominelli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/440e5e11-cf90-4f21-8fb2-6986d157b9c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Drakula</image:title>
            <image:caption>Murat Başekim çevirisi,
Franco Moretti’nin önsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle.
Drakula, vampirlerin ve vampir avcılarının dehşetli bir rüyayı andıran dünyasını her detayıyla resmeden bir korku edebiyatı başyapıtı.
Hukuk müşaviri olan Jonathan Harker, Transilvanya’ya yaptığı bir iş seyahatinin ardından hem kendisini hem çevresindekileri korku dolu bir olaylar zincirinin içinde bulur. Drakula Kalesi’nde geçirdiği gerilimli günlerde doğaüstü güçleri olan kadınlarla ve geceleri iyice tuhaflaşan Kont Drakula’yla baş etmeye çalışır. Oradan kaçıp İngiltere’ye döndüğündeyse akıl almaz olaylar dalga dalga büyür. Harker’ın ve arkadaşlarının, bir vampir sarmalının içinde sıkıştığı fark edilir ve bu küçük grup, Dr. Van Helsing önderliğinde amansız bir mücadeleye girişir.
Bram Stoker vampir edebiyatının mucidi değil elbette fakat Drakula’yla birlikte bu türde büyük bir dönüşüm yarattığı ve onu adeta yeniden tanımladığı tartışmasız bir gerçek.
“Stoker bize fevkalade korku sahneleri sunuyor; unutulmaz sahneler bunlar ve hiçbir film bunların hakkını tam anlamıyla veremedi.”
STEPHEN KING
Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde!İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizimlerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor.Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli biredisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b110d839-e89a-4a84-a5bf-f832f2b3ac69.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Uyuşmazlıklarından Vergi Uyumuna: Türkiye Üzerine Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM I: 
VERGİ UYUŞMAZLIKLARI VE ÇÖZÜMÜ 
 
BÖLÜM II: 
VERGİ UYUMUNUN TEORİK ÇERÇEVESİ VE LİTERATÜR 
 
BÖLÜM III: 
TÜRKİYE’DE VERGİ UYUŞMAZLIKLARI ÇÖZÜM SÜRECİNİN VERGİ UYUMU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59dd41d1-7430-4eb5-9254-dc8525c19666.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Hakkında Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Senin Hakkında Bir Hikâye, duygusal bir yolculuk sunmaktan öte, aşkın farklı yüzlerini, insanların bu duyguyu sosyal medya ve arkadaşlık uygulamalarında arayışını ve en önemlisi, içedönük bir yolculuğu anlatıyor. 
Arda Erel, roman boyunca karakteri aracılığıyla okuyucuyla konuşurken, aşkın karmaşıklığını, ihmalin yarattığı kırgınlığı ve bu duygulardan özgürleşme isteğini derinlemesine hissettiriyor. Roman, sadece bir ayrılığın hikâyesi değil, herkesin gizli ya da açık, hayal kırıklıklarının yasını tuttuğu bir dünyada, ayrılığın yarattığı acıyı özgürleşme fırsatı olarak gören bir kadının ustaca işlenmiş hikâyesi. 
Arda Erel, son romanı ile okurlarını ayrılık ve kayıp üzerine düşündürmeye ve kaybın yarattığı duygularla yüzleşmeye davet ediyor.

***

“Bütün bu yaşadıklarımın ardından, beni ihmal eden sadece o değildi, kendimdim, diye düşünüyorum. İhmal etmek kendini, eğer bunu ezberlemişsen bir de, değişmesi öyle zor ki. Ezberlerini bozmak, asla kolay değil. İhmal edilmişlik, bir ezberse senin için, hep tetikte yaşaman gerekiyor, gözün hep kendine karşı açık. Oysa aşk, gözlerini kapamanı bekler. Teslimiyeti…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f279a0-4006-4eca-a135-70e931871458.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarsıntı</image:title>
            <image:caption>Sarsıntı, tıpkı bir kelebeğin kanat çırpışının, dünyanın öbür tarafındaki hayatları etkilemesi 
gibi, aradığı aşkı bulması ile yıllardır kaçtığı geçmişiyle çarpışan psikolog Derin’in hikâyesini 
anlatıyor.

“Ben Derin. Takvime göre 28 yıl önce dünyaya geldim, ama sadece anne karnından çıkmakla doğmuyor 
insan. Hayatta bir acının içinden geçince de doğabiliyorsun, kendi içinde başka bir ‘sen’le 
tanıştığında da. Ve belki de en önemlisi, aşk denen mu- cize kapını çalıp karşına oturduğunda da 
yeniden doğmuş gibi hissedebiliyorsun. İşte bu yüzden sana anlatmam gereken bir hikâyem var. Çünkü 
ben ilk kez âşık oldum ve aşkla yeniden doğmanın bu kadar büyük bir sarsıntı olacağını 
bilmiyordum...”

Peki etrafındaki herkese dokunmak, yaralarını iyileştirmek için mücadele veren bir kadın, kendi 
yaralarını sarmadan, dünden kaçarak bugünü yaşayabilir, aşkla dönüşebilir mi? Üstelik geçmiş, 
şimdiye bu kadar yakınken.

Sevilen yazar Arda Erel, Sarsıntı romanıyla haklı olmak değil sadece mutlu olmak isteyen ve bu 
yüzden de en çok söy- leyemediklerinde saklanan bir kadının görünmeyen yüklerini aşk üzerinden 
anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d402423-ae3a-434e-8fe5-3d10f3319fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Enflasyon Hedeflemesi Rejimi: Tüfe Ve Çekirdek Enflasyon Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ENFLASYON KAVRAMININ TEORİK ÇERÇEVESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ENFLASYONLA MÜCADELE STRATEJİLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE ENFLASYON HEDEFLEMESİ STRATEJİSİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
AMPİRİK ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0241e134-f855-45ab-8883-480cef7c5226.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Afetlerle Mücadelede Kamu Politikaları Sosyal, Ekonomik Ve Mali Etkiler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BÖLÜM I 
DOĞAL AFETLERİN MALİ ETKİLERİ VE YÖNETİMİ: TEORİ VE UYGULAMALAR ÜZERİNE BİR İNCELEME 
 
BÖLÜM II 
DOĞAL AFETLERLE MÜCADELEDE HUKUKİ VE İDARİ DÜZENLEMELERİN KAPSAMI VE ÖNEMİ 
 
BÖLÜM III 
DOĞAL AFETLER VE KAMU EKONOMİSİ ÜZERİNE ETKİLERİ 
 
BÖLÜM IV 
KRİZ YÖNETİMĠ VE ARTAN AFET RİSKLERİ 
 
BÖLÜM V 
AFETLERE HAZIRLIK VE MÜCADELEDE YEREL YÖNETİMLERİN ÖNEMİ, YETKİ VE SORUMLULUKLARI 
 
BÖLÜM VI 
AFET YÖNETİMİ SÜRECİNDE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM VII 
DOĞAL AFETLERİN EKONOMİK YAPI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: TEORİK DEĞERLENDİRME VE LİTERATÜR ĠNCELEMESİ 
 
BÖLÜM VIII 
TÜRKİYE&apos;NİN DOĞAL AFET GEÇMİŞİ VE BEKLENEN OLASI DOĞAL AFETLER 
 
BÖLÜM IX 
6 ŞUBAT DEPREMLERİ SONRASINDA AFET BÖLGESİ BELEDİYELERİNDE ÇEVRİMİÇİ HESAPVERİLEBİLİRLİK VE AFET YÖNETİMİ BAĞLAMINDA BİR DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441d4f34-c8a7-4b18-b9e0-214e0c755d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşrutiyet&apos;ten Cumhuriyet&apos;e Tarih, Toplum ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Erik Jan Zürcher’in Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e kitabı, modern Türkiye’nin neredeyse her tartışma başlığı için derin bir kavrayışa temel teşkil edebilecek makalelerden oluşuyor. Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan dönemi karşılaştırmalı ve detaycı bir biçimde ele alıp özgüllükleri, süreklilik ve kopuşları anlamaya imkân tanıyor, tarihyazımına dair tartışmaları zenginleştiriyor.

Meslekten tarihçiler ve öğrenciler kadar Türkiye’nin güncel meseleleriyle meşgul olan her okura hitap eden bir çalışma.

“Osmanlı ve Türkiye tarihini, Birinci Dünya Savaşı’ndan önce yaşanan devrimler tarihinin ya da imparatorlukların çöküşünün ve anti-emperyalist mücadele tarihinin bir parçası olarak gördüğümüzde, yaşanan olaylar anlam kazanır ve bunca zamandır Türk tarihyazımına egemen olan istisnacılıktan kurtulmuş oluruz.”
ERIK JAN ZÜRCHER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b045473-4365-4c81-b597-b8fdedd2bf6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi Olabilirdi</image:title>
            <image:caption>“Şimdi böyle gevşek gevşek anlattığıma bakma, yine de rahmetli neneciğimin her bayram kestirdiği koçların sırtında Sırat Köprüsü’nü adım adım katederken içim şöyle bir ürpermedi değil. Çocukluktan hatırımda kaldığı kadarıyla gayri ihtiyari üç Kulhu bir Elham’ı hemen çabuk çabuk okuyuverdim ama karşı tarafa ulaşıp da kendimi cennete kabul alanında bulunca şöyle derin bir oh çektim.”

Cennette işler akıl alır gibi değildir. Kimsenin sırrına eremediği ama herkesin farkında olduğu adaletsiz bir durum vardır ortada…

Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi Olabilirdi, günümüz Türkiyesi’nde orta sınıf sinizmi üzerine zekice yazılmış bir taşlama.

Sezen Ünlüönen, yeni-gençliğin dilini üslubunun bir parçası haline getirerek, absürt-komik bir hikâye anlatıyor. Zamanın ruhuna, alegorik bir anlatı ile mercek tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc1057ba-56fe-4e89-a557-3c109f8f166e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyofobi</image:title>
            <image:caption>“Aslında dijital iletişim araçlarının yarattığı toplumsal coşku asılsızdır, dekoratiftir. Ortak varoluşumuzun teşvik etmesi gereken şeyi, yani birbirimize gösterdiğimiz ilgiyi teşvik etmeye faydası yoktur. Aynı şey eşitlikçilik 2.0, yani toplumsal farkın Ağ’da en aza indiği duygusu için de geçerli. Radikal demokrasi evrensel bir müşteri-hizmet hattı değildir. Eğer durup düşünürseniz bunun biraz saçma olduğu anlaşılacaktır.”

İletişim teknolojileri, moderniteden arta kalan sorunları aşacak bir araç mı, yoksa sermayenin tahakkümünün yeni araçlarla sürdürülmesinin farklı biçimi mi? İletişim teknolojisindeki yenilikler, uzun zaman boyunca toplumsal hayatı olumlu yönde değiştirebilecek ütopik bir unsur olarak görüldü. Bilhassa Avrupa solu, genel olarak teknolojinin, özel olaraksa internetin ekonomik ve siyasi koşulların eşitlikçi bir yeniden inşasına zemin hazırladığı fikrinde ısrarcı oldu.

César Rendueles, beklentilerin aksine iletişim teknolojilerinin sosyal gerçekliği ve işbirliğini artırmak yerine sınırlandırdığını ileri sürüyor. Dayanışmanın ve geleneksel topluluk ilişkilerinin gereksiz olduğu konusundaki yaygın inanca karşı çıkan Sosyofobi, neoliberalizmin yarattığı sosyal tahribattan yola çıkarak teknolojinin çözüme dönük iddialarının gerçekliğini sorguluyor. Öte yandan, teknolojideki gelişmelerle eşitlikçi bir gelecek perspektifini yan yana getiren siber ütopyacı yaklaşıma şüpheyle yaklaşan yazar, kemer sıkma politikaları karşıtı İspanyol 15-M hareketi örneği üzerinden yeni toplumsal olanakları sorgularken, siber fetişizme yönelik toplumsal tepkinin boyutlarını inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b635346f-204f-42a7-bef9-159aefc6529a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çastara’nın Bilmecesi</image:title>
            <image:caption>Çastara ve Ece, tarif defterinden bir kek yapmak istiyorlar. Ancak hangi tarifi açarlarsa açsınlar, karşılarına gizemli iki malzeme çıkıyor. Bu iki malzemeyi nasıl bulacaklarını bilemeyince de tarif denemekten vazgeçiyorlar. Bu sırada, Çastara’nın kedisi Tigra farkında olmadan onlara yol gösteriyor ve bilmecenin cevabını bulmalarını sağlıyor. 
Senem Dicle Özler tarafından yazılan Çastara öykülerinin üçüncüsü olan Çastara’nın Bilmecesi, akıcı dili ve uyaklı satırlarıyla kolay okunan bir kitap. Bu güzel öyküyü, Nazlı Tunalı sevimli çizimleriyle renklendirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72776693-9ec6-4589-a2c0-31ee95a1b3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahur</image:title>
            <image:caption>Sanki biri yanıma ilişip hüzünlüce sarılsa, haykıra haykıra ağlamak geliyordu içimden. Yoktu öyle biri… Yutkundum, sustum işime baktım. Yorulduğumun, koşuştururken sallandığımın, susadığımın, farkında olmadan acayip düşünceler içimden gelip geçiyor, saatler su misali akıp gidiyordu. Deprem anından beri hiçbir vaktim faydasız geçmedi. Benliğimle her yere yetişmeye, gönüllüce ve insanlığımla gurur duyarak elimden geleni yapmaya çalıştım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebaabc93-5392-4f08-9d8d-c7963ccf4af0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayıp Şeyler</image:title>
            <image:caption>“Bilincimize çıkaramadığımız şey, karşımıza yazgı olarak çıkar.” 
– Carl G. Jung 
• Kaç yaşında cinsel ilişkiye başlanmalı? 
• İlk gece korkusu nasıl yenilir? 
• Seks süresi 60 dakika uzatılabilir mi? 
• Cinsel uyumsuzluk ilişkinin kaderini nasıl etkiler? 
• Porno bağımlılığı nedir ve neye mal olur? 
• Cinsel narsisizm bir aldatma nedeni midir? 
Cinsellik üzerine daha birçok sorunun cevabını en kolay ve en anlaşılır şekilde cevaplayan Klinik Psikolog Dr. Mehmet Başkak, sorunların çözümü üzerine de son derece pratik ve güçlü tavsiyeler sunuyor. Cinsel sorunlar yaşanan ilişkileri kurtarmanın yanı sıra sağlıklı ilişkileri de renklendirecek olan bu kitap, cesur ve bilimsel bir kılavuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16988b52-e270-4b18-b8da-4e6fc71b47cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Hatırladın mı?</image:title>
            <image:caption>Okumadan düşünmeye çalışanlar, doğru eylemler ortaya koyamazlar; çünkü okumak eylemin aracıdır. Araçsız iş yapılamadığı gibi okumadan da düşünce üretilemez. İyi okumak iyi düşünmek, iyi düşünmek iyi işler ortaya çıkarmak demektir. Çünkü eylemin atası düşünmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6694d6d9-8fa9-4d30-acd4-ebd1452edb42.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Aynası</image:title>
            <image:caption>Kime olacak isyanım kinim Ne edersem 
Kendime ederim kendim Aynaya baktığında 
Yine kendini görmez misin kendin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a032ac-0575-4083-b1b3-fd99021bc0ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Dergahı</image:title>
            <image:caption>Sevda yükünü almış, baharı beklemeden tomurcuklanmış, çiçeğe durmuştu ağaçlar. Umutlar sanki güneş, sevda sanki toprak, kadın sanki suydu. Sanki ayağının ucunu değdirse denizin üzerinden yürüyerek gidecekti sevdaya. Öylesine açmıştı yüreği, öylesine bahar, öylesine mutluluğa durmuş, öylesine ateşliydi… Bir adam, bir kadın, bir bebek… Sevdaya tutkundu, adı AŞKtı kadının… Yüreği TAŞtı adamın… Önce sevmiş, sonra öldürmüştü kadının yüreğini… Ve bir kadın öldü burada… Dün, sessiz sedasız, kendi kendine öldü. AŞK öldü… Umutlar öldü… 
AŞK, öldü burada… AŞK öldü. Çünkü sığınabildiğin, güvenebildiğin yerdedir aşk. Bazen âlemlere bile sığamazken, kanatlarının altında sonsuzluğu yaşamak istediğin ve yaşayabildiğin yerdedir… Aşka doğru ne zaman kanat açsa kırıldıysa kanatları, nereye sığar, nereye sığınır insan? Sonra yeniden nereye doğar? Ne zaman çiçeğe dursa tomurcukları, koparılıp atıldıysa açamadan, nasıl hâllenir de güneşe, hangi cesaretle tomurcuklanır bir daha?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a62e31d-cbb4-4764-ab0c-ab886d40c145.jpg</image:loc>
            <image:title>Ding Dong! Kapıda Biri Mi Var? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>apıdaki koca cüsseli misafir de kim? Olivier Dupin&apos;in yazıp Laurent Simon&apos;un resimlediği Ding Dong! Kapıda Biri mi Var?, çocuklardaki hayal gücü zenginliğine şapka çıkartan deli dolu bir öykü.   Fantastik filmlerden kopup gelen envaiçeşit karakterle kurgusunu hareketlendiren bu neşeli macera, etrafındakilerin dikkatini çekmek için çılgınca hikâyelere sarılan “fıldırfış” bir ufaklığın sıradan bir gününü anlatıyor.   Ebeveynlerin, günlük işlerle ve kendi “küçük” mutluluklarıyla meşgulken çocuklarını nasıl ihmal ettiklerinden dem vuran kitap, modern çekirdek aile yaşantısını gerçekçi diyaloglar eşliğinde, usul usul eleştiriyor.
Ela, hikâye anlatmayı çok seviyor. Hatta anlatmakla da kalmıyor, uydurduğu hikâyeleri âdeta yaşıyor! Kimi zaman dev bir gorilin omuzlarında şehri boydan boya gezmeye çıkıyor, kimi zamansa bahçede bulduğu gizemli bir kemikle, yırtıcı bir “tireksin” peşine düşüyor. Hikâyeler birbirini kovalıyor ama Ela&apos;nın anlattıklarına kimseler kulak vermiyor. Çünkü evdekiler pek meşgul! Herkesin dinlememek için bahanesi var. Peki, Ela&apos;nın anlattıkları ya gerçekse? Geçiştirici yanıtlarla küçükleri başından savuşturan yahut onları dinliyormuş gibi yapıp aslında hiç dinlemeyen büyüklerin dünyasını incelikle yansıtan Ding Dong! Kapıda Biri mi Var?, hayallerine sımsıkı sarılan çocuklar ile işi başından aşkın yetişkinler arasındaki iletişim kopukluğuna vurgu yapan, sevimli mi sevimli bir öykü.   
Ding Dong! Yoksa birini mi bekliyordunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cadef62-63f0-4778-a8a4-509a1691ce44.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MSÜ Yeni Nesil Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 MSÜ Yeni Nesil Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dbc71bb-3535-4c82-a225-a95d42d9f1c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Neşe</image:title>
            <image:caption>Küçük, kapı dürbününden baktı. 
Kapıda duruyordu bir yabancı! 
“Kim o?” diye sordu önce. 
Tavuk cevap verdi sevinçle: 
“Merhaba, ben Neşe!” 
 
Bir sincap, adı Küçük. Evde işlerle uğraşırken pek sevinçli ve mutlu. Üstelik bir meşe palamudu beliriveriyor ayağının ucunda. Küçük tam meşe palamudunu ağzına atacakken kapı çalıyor. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir tavuk! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın neşe duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05d955ec-5a1d-4379-b66e-b47abafb164a.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Öfke</image:title>
            <image:caption>Küçük, düşündü, taşındı. 
Hayır, gergedanı çağırmamıştı. 
Gergedan tanıttı kendini: 
“Öfke diye çağırırlar beni.” 
 
Bir sincap, adı Küçük. Herkes ona “Küçük” dediği için spor yapıp güçlenmeye karar veriyor. Ama hemen boyu uzamadığı ve güçlenemediği için de çok ama çok öfkeleniyor. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir gergedan! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın öfke duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6318801-1282-40e9-a9d4-434ba1b5a7bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Hayret</image:title>
            <image:caption>“Buyurun, kimi aradınız?” 
“Beni siz çağırdınız.” 
“Adınızı bile bilmiyorum.” 
“Adım Hayret, içeri giriyorum.” dedi koala. 
 
Bir sincap, adı Küçük. Televizyonda robotlarla ilgili çizgi film izlemeye karar veriyor. Küçük “Acaba ormanda da her şey böyle olsa nasıl olur?” diye hayal ederken uykuya dalıyor. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir koala! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın hayret duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/902cccbc-f6a7-440f-9718-8fa052b4107c.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Dehşet</image:title>
            <image:caption>Tam o sırada kapı çaldı: “Tık tık tık!” 
Kirlenmişti Küçük, toz içindeydi. 
Yine de açtı kapıyı. 
Baykuş kendini tanıttı: 
“Merhaba benim adım Dehşet!” 
 
Bir sincap, adı Küçük. Soğuk bir kış gününde karnı çok acıktığı için sakladığı yiyecekleri aramaya başlıyor. Küçük, yiyeceklerini bulamadığı için dehşet içinde. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir baykuş! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın dehşet duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0ad5a9-274f-4e15-a4c8-b9282953a57f.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Hüzün</image:title>
            <image:caption>“Oo, sonunda gelebildin!” dedi küskünce. 
“Sen de kimsin?” diye sordu Küçük hayretle. 
“Benim adım Hüzün.” dedi fil sakince. 
 
Bir sincap, adı Küçük. Fındıktan fırıldağıyla dışarı oynamaya çıkan Küçük, fırıldağını yaramaz köstebeğe kaptırıyor. Üzgün bir şekilde eve döndüğünde bilin bakalım hangi davetsiz misafir onu karşılıyor: Bir fil! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın hüzün duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ced3869-c167-405b-97c2-52cd8e2e61cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçların Diyalektiği</image:title>
            <image:caption>Belki de bir salkımsöğüttüm, bir çığlık hiçbir dile sığmayan 
Yahut her sabah doğan güneşe yepyeni bir kamaşma 
Göğ mavisi gözüm göğsüm saçlarım düz yeşil deniz Eminim beni buradan gelip geçerken hiç ama hiç görmediniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd68ee4f-b9ed-48d2-bf05-1f7e2b8ecbec.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin - Bana Damdan Düşeni Getirin</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca çağları aşıp günümüze gelir, bir zamane mizah yazarına rehberlik eder, elinden tutar ve ruhani tekamülüne vesile olursa… 
 
İşte böyle bir roman NasReddin. İçimizden birinin, modern zamanların ruhani ve toplumsal yaralarıyla mâlûl, yolunu kaybetmiş, kaybolmuş bir insanın kendini tanıma ve bulma yolculuğu. Bu yolculukta Nasreddin Hoca, bilgeliğin ve irfanının temsilcisi olarak tıpkı bir kimyager/simyacı gibi kahramanımızın olgunlaşma yolundaki büyük arayışında yol arkadaşı oluyor, onun ölüp tekrar dirilmesine şahitlik ediyor. 
 
Bu kitabın içinde İstanbul’un sosyolojik dönüşümü de var, tasavvuf bilgeleri de var, felsefe de var, yüksek dozda psikoloji ilmi de var, mizahın en karası da… 
 
Yeni bir tabirle söyleyecek olursak bir  nevi &apos;İlim-Kurgu’ romanı! Büyülü bir gerçekçilik. 
Şehrin tehlikeli çatlaklarına sıkışmış bir mizahçının dibe vura vura kendi ruhunu kurtarma macerası… 
  Ezcümle; NasReddin okuyucuyu, şehrin ve insan kalmaya çalışmanın jiletli mengenesinden kurtarıp, ferahfeza bir âleme çıkarıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc990a9c-04de-4f7f-9a14-15bb517423b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Oksijen ve Rüyalar</image:title>
            <image:caption>Madem her şey rüya 
Eteklerimde kızıl çanlar 
Oksijen ve die world 
Riskli bir mızrağı kavrıyor ellerim 
Birazdan mutlaka incinir bir şeyler 
Neredeysem, hangi okyanusta 
Hiçbir yere ait değil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b932e1-b720-4cd5-93be-11c0c5ffdc56.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır</image:title>
            <image:caption>“Bundan sonra ayrılamayız,  
birbirimizin avucunun içindeyiz artık.” 
 
Pietro ve Teresa birbirine âşıklar. 
Bir tartışmadan sonra akıllarına bir fikir gelir:  
Birbirleriyle kimseye söylemedikleri bir sırrı paylaşma kararı alırlar. 
Böylece sonsuza kadar birlikte kalabileceklerdir. 
 
Tabii, işler hiç de düşünüldüğü gibi gitmez.  
Kısa bir süre sonra ayrılırlar. Ama bitmiş bir ilişki, sonrakinin fitilidir. 
 
Pietro bir başkasına âşık olur. 
Ancak Teresa’yla paylaştığı sırrın gölgesi peşini bırakmaz. 
Bu sır, “dikkatli ol” diye seslenen bir uyarıdır adeta. 
Çünkü… 
 
İtalya’nın en büyük hikâye anlatıcılarından Domenico Starnone, insanları ve ilişkileri irdelemeye devam ediyor.  
S›r, en savunmasız olduğumuz anların  
en tehlikede olduğumuz anlar olduğunu söyleyen;  
duygusal ilişkileri yürütmenin zorluğuna, birine karşılıksız güvenmenin mümkünatına dair kışkırtıcı bir roman. 
 
Sahi Kitap İtalya’nın yaşayan en büyük yazarlarından Domenico Starnone’yi Türk okuruyla buluşturmaya devam ediyor. 
 
 
“Gerçekten onun kadar iyi, onun kadar ilginç, onun kadar güzel,  
onun kadar güçlü kurmaca yazan kimse yok.”   
– Jhumpa Lahiri 
 
Anahtar kelimeler : Roman, aşk romanı, gizem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2438e5b9-9867-4b44-9e33-0c1cddd94330.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Bir Zamandır</image:title>
            <image:caption>Tesadüfler çabuk geçiyor 
Biraz burada kalmalıyım 
Güle güle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b789bc-1a5d-4faa-b0b7-5f96f359d5ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji ve Antropoloji - 1</image:title>
            <image:caption>Büyü, tanımı gereği, bir inanç konusudur. Kendi ögelerinden daha gerçek olduğu gibi, genellikle büyüye olan inanç da onun ögelerine olan inançtan daha köklüdür. Genellikle bu inanç, tüm toplumda mekanik biçimde yayılmış durumdadır; doğumdan başlayarak paylaşılmaktadır. Burada büyüye olan inanç, bilimsel inançlardan farklı değildir. Bu alanda araştırma yapan çoğu kuramcı yazarlar, özel konulardaki görüş ayrımları bir yana, büyünün bir tür “bilim öncesi bilim” olduğunda görüş birliği içindedirler. Büyünün önce arı bir durumda var olduğu, insanın başlangıçta yalnız büyüsel terimlerle düşünebilmekte olduğu varsayılmaktadır. İlkellerin tapınmalarında ve halk kültüründe büyüsel törenlerin başat yer tutması, bu varsayımı doğrulayıcı önemli bir kanıt sayılmaktadır. Ayrıca totem törenlerinin tümden büyüsel nitelik taşıdığı söylenen kimi Orta Avusturalya oymaklarından büyünün hâlâ bu durumunu sürdürmekte olduğu belirtiliyor. Büyü, böylece ilkel insanın hem tüm gizemsel yaşamını, hem de tüm bilimsel yaşamını oluşturmaktadır. Örneğin; kimi halkbilimciler, Malezyalıların eski tarımsal törenlerini büyü olarak görmektedir. Dinin, düşünsel ögeleri aracılığıyla, doğa öteselliğe yönelmesine karşın, somut gerçekliğe daha düşkün olarak betimlenen büyü, doğayı tanımaya önem verir. Bilimlerin bir bölümünün, özellikle ilkel toplumlarda büyücüler tarafından geliştirildiği kesindir. Eski Yunan’da simyacı büyücüler, yıldız falcısı büyücüler, Hindistan ve başka yerlerde de olduğu gibi, gök bilimin, fiziğin, kimyanın, doğa tarihinin kurucuları ve çalışanları olmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/640800fd-03b5-4fab-adbd-5a1357cb1178.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Tuhaflığı</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeyi UFO’larla, kara deliklerle, katil robotlarla ve pek kötü kokan uzaylılarla dolu, galaksiler arası bir macera sanıyor olabilirsiniz.
Haklısınız da.

Ama hikâyenin büyük bir bölümü Jake adlı bir çocuk, onu sürekli utandıran babası ve akıl almaz bir soruyla ilgili…

Evrende gerçekten yalnız mıyız?
 
Çok sevilen Albie Brıhgt&apos;ın Sayısız Dünyası kitabının yazarı, pozitif bilimlerle çocuk edebiyatını ustaca birleştiren Christopher Edge bu kez adını David Bowie&apos;nin Space Oddity parçasından alan, ilginç bilgilerle dolu heyecanlı bir macerayla karşımızda.
 
Övgüler:

&quot;Parlak, zekice yazılmış bir kitap... bir tutam mizah ve bolca duygusal zeka ile süslenmiş.&quot;
                                                                    The Times, Children&apos;s Book of the Week
 
&quot;Bilimin yanında gülmeyi de seviyorsanız, bu eğlenceli uzay macerası tam size göre.&quot;
                                                                                                          The Week Junior

&quot;Edge&apos;in son derece orijinal kitapları bilim ve heyecanı bir araya getiriyor; bu sefer bir uzay
macerasında işin içine komediyi de katıyor.&quot;
                                                                                                             The Bookseller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09513280-6f33-4a3a-8fb2-8dd304d1aaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gandhi’nin Sağlık Rehberi</image:title>
            <image:caption>Gandhi, yaşamının bir döneminde sağlık sorununa ayrı bir önem vermiştir. İngiltere’de bulunduğu sırada, yeme içme konusunda kendi düzenini yaratmak zorundan kaldığından, edindiği deneyimlerinin oldukça güvenilir olduğunu söyler. Bu deneyimlerden ulaştığı kimi kesin sonuçları okuyucularının yararına sunmak için yazıya dökmüştür. “Tedbir tedaviden iyidir” düşüncesiyle, hastalığı sağlık yasalarına uyarak önlemenin, diğer yöntemlerden çok daha kolay ve güvenli olduğunu savunur. Milton’ın dediği gibi, zihin bir cenneti ya da cehennemi yaratabilir. Hastalık yalnızca eylemlerimizin değil, düşüncelerimizin de sonucudur.  Ünlü bir doktorun söylediği gibi, çiçek hastalığı, kolera ve veba gibi hastalıkların korkusundan ölenlerin sayısı, bu hastalıklardan ölenlerden daha fazladır. Gandhi’nin Sağlık Rehberi, bu ve buna benzer görüşler çerçevesinde Gandhi’nin yaşadığı çağın ve kültürün özelliklerini günümüz insanına aktarması açısından sıra dışı ve özgün bir eser olarak kendine özel bir yer bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf33f84-e0fc-42d5-8b9f-a5d4d95fc7a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Basketbolcularda Modifiye Edilmiş Nba Draft Testlerinin Türkiye Normatif Değerleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
     1.GİRİŞ 
 
     2.AMAÇ 
 
     3. YÖNTEM 
 
     4. BULGULAR 
 
     5.TARTIŞMA 
 
     6. SONUÇLAR ve ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe376b1-924e-4c59-81f8-bdb01ac904d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Ve İletişim Bilimlerinde Yenilikçi Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
SPORDA ŞİDDET 
 
DİJİTAL YAYIN PLATFORMLARI ÖZELİNDE TÜRK DİZİ SEKTÖRÜNÜN YAPISAL 
 
DÖNÜŞÜMÜ: EXXEN VE NETFLİX ÖRNEĞİ 
 
ÖĞRETMEN ADAYLARININ DUYGUSAL İLETİŞİM BECERİ DÜZEYLERİNİN SPORTİF 
AKTİVİTE VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
GAZETECİLERİN PERSPEKTİFİNDEN GELENEKSEL VE İNTERNET GAZETELERİ 
ARASINDAKİ HABER AKTARIM FARKLARI 
 
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ KAMPÜSÜNDE REKREATİF VE SPORTİF AMAÇLI 
ORYANTİRİNG PARKUR KAZANIMI (ABDEP) 
 
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN SIKINTIYA DAYANMA TÜRLERİ İLE ÖFKE İFADE TARZLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
SPOR YAPAN VE YAPMAYAN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN SALDIRGANLIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
KASSAL HİPERTROFİDE HORMONEL ADAPTASYON 
 
SPORUN KÜRESEL DÖNÜŞÜMÜ 
 
TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN EGZERSİZ REÇETESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f37ea3b1-34f3-4c39-a8df-66b9affd224c.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz</image:title>
            <image:caption>HAYATIMIN EN KÖTÜ DOĞUM GÜNÜNÜ YAŞIYORDUM VE GÜN HENÜZ BİTMEMİŞTİ. EVE GELDİĞİMDE ERKEK ARKADAŞIMI BAŞKA BİR KADINLA BİRLİKTE BULDUM.
 
Birkaç saat içinde tüm hayatım altüst olmuştu; sarhoş, evsiz ve sonsuza kadar bekâr kalmaya yeminliydim. Tam o sırada tehlikeli derecede çekici Seelie Kralı benim gibi perileri aramak için şehre gelmişti. Seelie Kralı Torin, eski bir geleneği devam ettirip kraliçesini seçmek için bir yarışma düzenlemişti. Fakat açıklamadığı sebeplerden dolayı Torin gerçek bir evlilik değil, göstermelik bir tören peşindeydi. Sarhoşken ona hakaretler savurduğumda kralın dikkatini hemen üzerime çektim. Torin bana turnuvaya katılmam için çok iyi bir teklif sunduğunda “Kaybedecek neyim var ki?” diye düşünmüştüm. Kısa süre sonra cevabın “hayatım” olduğunu öğrendim. Rakiplerim taç için öldürmeyi bile göze almışlardı.
 
Ayrıca, Torin ve karşı konulamaz cazibesiyle ne kadar çok zaman geçirirsem, her şeyin sahte olduğunu hatırlamak o kadar güçleşiyordu. Şimdi, hayatım –ve kalbim– tehlikedeydi.
 
“Ava&apos;yı sarhoş olup Peri Kral’a hakaret ettiği anda sevmeye başladım ve o andan itibaren Peri Ülkesi’nde beni içine çeken tonlarca cinsel gerilimle dolu, vahşi bir yolculuğa çıktım.”
-Washington Post çoksatan yazarı, K.F. Breene
 
“Gurur ve Önyargı&apos;nın Peri Ülkesi’nde geçmesi durumunda neler olacağını düşündüren birkaç sahne de içeren, tutkulu ve eğlenceli bir hikâye.”
-Washington Post çoksatan yazarı, Shannon Mayer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b474eabe-a594-42b8-86bd-3de9de6f4094.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Çocuk ve Onursuz Kahramanlar (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>BÜTÜN KAHRAMANLARIN SÜPER GÜÇLERİ YOKTUR.   İnanmıyor musunuz yoksa? Murph Cooper bunun kanlı canlı örneği.
 
Murph Cooper, Normal Çocuk olduğundan beri Süper Hiçler’le birlikte kötü adamları yakalayıp duruyor. Ancak kahraman olmak hiç kolay değil; özellikle de destansı maceralarınızı kimseye anlatamıyorsanız.
 
Ancak kahraman olmak gitgide zorlaşıyor. Çok gizli, uzak bir hapishanede, dünyanın en çok korkulan süper kötüsü otuz yıllık sessizliğini bozuyor.
 
İlk kelimeleri ise:
“Normal Çocuk’u bana getirin!”        
Radyo programcısı GREG JAMES ve CHRIS SMITH tarafından yazılan eğlenceli serinin ikinci kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2675a41-49bb-4cc8-8312-6dc2479088a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Napolyon</image:title>
            <image:caption>III. Napolyon 1848’de cumhurbaşkanı seçildi ve anayasaya bağlılık yemini etti, 1851’de yeminine ihanet ederek bir darbeyle meclisi feshetti, ülkede baş gösteren ayaklanmayı kanla bastırdı, bu kanlı hareketin ardından gelen baskı ortamında plebisit yaparak kendini on yıllığına cumhurbaşkanı seçtirdi, askeri ve mülki görevlere adamlarını yerleştirerek kendine biat edenlere servet dağıttı, ardından kendini imparator ilan etti. İktidarı döneminde basın özgürlüğünü ve bağımsız yargıyı yok etti, cumhuriyetçi hocaları üniversiteden attırdı, grevlere yasak getirdi. Dış politikanın da tek karar vericisi olarak Rusya, İtalya, Meksika ve Prusya’ya savaş açtı. Bu son savaşta Prusya’ya esir düştü. İmparatorluktan azledildi, 1870’te Fransa’da Üçüncü Cumhuriyet kuruldu. III. Napolyon sürgün hayatı yaşadığı İngiltere’de öldü. 
III. Napolyon’un darbesine şiddetle karşı duran, sonrasında Fransa’dan kaçmak zorunda kalan ve Üçüncü Cumhuriyet’in ilanına kadar sürgünde yaşayan Victor Hugo’nun 1852’de yayınladığı ve bir haykırış olarak nitelediği bu kitap, matbuat tarihinin en keskin siyasi yergilerden biri, despot bir lider karşısında cesur bir isyan, cumhuriyetçilik ruhunun ders kitabıdır. 
“Adalet Sarayı’nda kim oturuyor? Vazifeyi suiistimal. Peki ya hapishanelerde, hisarlarda, hücrelerde, sığınaklarda, zindanlarda, Lambessa’da, Cayenne’de, sürgündekiler kim? Yasa, şeref, akıl, özgürlük, hak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779fd8cd-2aad-4dbb-9b62-cf39b244b033.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabırsız Yürek</image:title>
            <image:caption>Sabırsız Yürek, Stefan Zweig’ın “tamamlanmış” tek romanı. Yeni bir savaşın başlamasına kısa bir süre kala, Avusturya ve Macaristan sınır bölgesinde bir garnizon kasabası. Genç Teğmen Hofmiller, zengin Macar Lajos von Kekesfalva’nın şatosundaki davette tanıştığı Kekesfalva’nın yeğeni İlona ile dans ettikten sonra, kızı Edith’i de dansa kaldırmak ister. O anda yapmış olduğu “gaf” kaderlerini belirleyecektir. Çünkü Edith felçlidir ve tekerlekli sandalyeye mahkûmdur. Hofmiller içine düştüğü vicdan azabıyla Edith’i sık sık ziyaret etmeye başlar. Ziyaretler çoğaldıkça kız teğmene âşık olur. Her ne kadar Edith’e duygusal bir yakınlık hissetmese de, içine düştüğü girdabın etkisiyle kızla nişanlanmayı kabul eden Hofmiller, yakın çevresine tam aksini söyler. Büyük bir trajediye varacak yolun taşları böylece döşenmeye başlayacaktır. Vicdan azabı, minnettarlık, başkalarını memnun etme ve beğenilme hissi, zengin sosyal çevrenin cazibesi gibi kader çizgisini belirleyen insani haller ve bunların ne kadar önemsiz olduğunu ortaya koyacak savaşın dehşeti... Zweig’ın elinde muazzam bir romana dönüşecek tüm unsurların bir arada olduğu bir eser. 
“Ah, Tanrım. Edith sizin sırf onun için geldiğinizi düşündü hep... Sırf o nedenle bize geldiğinizi. Ben... ben hiç inanmadım buna, çünkü siz öyle... öyle rahat, öyle doğaldınız... çok içtendiniz. Ta başından beri ona olan ilginizin nedeninin merhamet olmasından korktum. Fakat zavallı kızı nasıl uyarabilirdim, onu mutlu eden bu düşüncenin bir çılgınlık olduğunu ona nasıl söyleyebilirdim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79930148-2a33-4f29-b1c7-969190235af6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Nefsimi Temize Çıkarmam</image:title>
            <image:caption>“Çok yemek, Allah’tan gafil olmanın ve haddi aşmanın kaynağı ve başlangıcıdır. Bu bakımdan nefis, açlıkla uysallaşıp kırıldığı kadar başka hiçbir şeyle uysallaşıp kırılmaz. Aç kalan nefis, sahibine karşı sakinleşir ve ondan korkar. Âcizliğini ve zelilliğini anlar. Zira kuvveti zayıflamış, elinden kaçan birkaç lokma yüzünden hileleri oldukça daralmış, içemediği bir yudum sudan dolayı da dünya kendisine zindan kesilmiştir. İnsanoğlu nefsinin zelilliğini ve âcizliğini anlamadıkça mevlasının izzet ve kahrını göremez. İnsanoğlunun saadeti ancak daimi olarak nefsinin zillet ve âcziyetini anlayıp, mevlasının izzet, kudret ve kahrını bilmesindedir. Bu bakımdan insanoğlu daima aç, mevlasına muhtaç ve mecbur olduğunu bilmeli ve bundan zevk almalıdır.” 
*** Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “nefs, gurur, kibir, şükür” kelimelerini merkeze alıyor. Bu kelimelerin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5022acee-dcf1-42df-aceb-69da87d6c986.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Hatıralarla Necip Fazıl</image:title>
            <image:caption>Onu birçok kişi yazdı. Ama onların çoğu görmeden, dinlemeden, tanımadan, okumadan yazdı. Çoğu zaman bir yanıyla yazıldı. Hatta gizli, açık karşıtlık duyguları ya da kıskançlık hasedi ile yazıldı. Bu yüzden de anlaşılması zorlaştı. 
Bu eser, yaşanmışlıklardan hareket etti. Teoriden, tahminden, yorumdan çok, hatıralara dayandı. Ondan geriye kalanlar unutulmasın, manevi cihadın basın dünyasındaki mühim bir unsuru ve edebiyat tarihinin şanlı Üstadı geleceğe taşınsın diye yazıldı… Fırtınalı bir arayış macerasından sonra sımsıkı inanıp bağlandığı Allah (c.c.), taksiratını affetsin ve onu rahmetine gark etsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032ccb30-9a78-4047-b6e1-a006e082b848.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Örgütlerinde Sosyal Sermaye ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Eğitim ve öğretimde başarının sırrı, bilgiyi sunanla alan arasındaki sevgi, saygı, anlayış ve güvenin derecesindedir. Bunlar ne kadar kuvvetli olursa sonuç o kadar memnuniyet verici olur.
-Prof. Dr. Mümtaz Turhan
Eğitim Örgütleri ve Sosyal Sermaye bağlamında aşağıdaki sorulara yanıt aramak düşüncesiyle yola çıkılmıştır.
- Okulların sahip oldukları Sosyal Sermaye nedir?
- Okullar Sosyal Sermayenin üretimi ve devam ettirilmesini nasıl sağlayabilirler?
- Okullar Sosyal Sermayenin lokal, milli ve uluslararası anlamda zenginleştirilmesine nasıl katkıda bulunur?
- Geleceğin okul liderlerinin ihtiyaç duyacakları Sosyal Sermaye liderliği nasıl geliştirilebilir?
- Okul liderleri Sosyal Sermayeyi üretecek okul örgütlerini nasıl kurabilirler?
Eğitim örgütleri insan unsurunun en baskın olarak hissedildiği örgütlerin başnda gelmektedir. insanın olduğu yerde estetik, sevgi, saygı, anlayış ve güven gibi bir takım kavramların eksikliği, orada verimsizliğin, üretim yetersizliğinin ve tükenmişliğin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Teknolojinin ve insan unsurunun tek başna karşlayamayacağı bu yetersizliklerin ancak Sosyal Sermaye unsuruyla giderilebileceği öngörülmektedir. Eğitim örgütlerimizin son yıllardaki görüntüsü bize Sosyal Sermaye unsurunun ele alınması gerektiği düşüncesini kazandırdı. Bu düşünceden hareketle insanla işi olanların, estetik değerlerle donanması, sevgi, saygı ve güvene değer vermesi gerektiğini kabul ederek; eğitim örgütlerinin başarıya ulaşmada oynayacakları rolü irdelemeye çalıştık.
Takdir edilecektir ki, konu oldukca geniş ve farklı boyutlarda kendini göstermektedir. Bu çalışma böyle bir konuyu çalışma alanına çekmeyi hedeflemek gibi bir vizyonu barındırmaktadır. Bu konudaki başarı, eğitim örgütlerinde varlığı çok az hissedilen Sosyal Sermaye konusunun varlığını kısmen de olsa gündeme getirme çabasıyla ölçülecektir. Kitabın okuyanlara ve eğitim alanında uygulayıcılara yeni ufuklar kazandırmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77162cc1-d1d1-4d61-b7c5-669480cecb53.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan 1. Ahmed İçin Tertip Edilen Şiir Mecmuası: Medh‐i Sultan Ahmed</image:title>
            <image:caption>Sanatın  ve  sanatçının  hükümdar  tarafından  desteklendiği  bir  toplumda şairleri padişahlara kasîde sunmaya teşvik eden âmillerin başında çoğunlukla kendilerine  hami  arama,  himaye  edilme  ya  da  şöhret  bulma  isteği gelir. Şairlerin  hükümdarlara  övgü  maksadıyla  yazdıkları  bu  çerçevedeki  şiirler genel  bir  adlandırma  ile kasîde  olarak  tanımlanır.  Yayıma  hazırladığımız  bu mecmûa  da  böyle  bir  zeminde  üretilen  şiirleri  ihtiva eden  ve  Sultan  I. Ahmed′in  emriyle  sekbanbaşı  görevini  yürüten  Ömer  Ağa  tarafından  tertip edilmiş bir kasîde mecmûasıdır. Mecmûada Sultan I. Ahmed’in himaye ettiği, çoğu  saray  görevlisi  yahut  bürokraside devlet hizmeti  gören  38  şair tarafından  yazılmış  217  şiir  bulunmaktadır.  Mecmûanın  muhtevası  genel olarak Sultan I. Ahmed′in  şair çevresinin ona övgü içeren şiirlerinden oluşsa da,  padişahın  seyahatleri,  şehir  ziyaretleri, avlanması,  imar  faaliyetleri şairlerin  tanıklığında  anlatılmaktadır.  Bu  yönüyle  mecmûa  Sultan  I.  Ahmed dönemine çeşitli yönlerden ışık tutan bir belge niteliği de taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164f16c5-b738-4b0f-b2ae-72d215f39cab.jpg</image:loc>
            <image:title>Tercüme‐i Gülistan‐ı Sa&apos;di: Gülistan Tercümesi</image:title>
            <image:caption>Fars  edebiyatının  önde  gelen  şair  ve  nâsirlerinden  Sa‛dî‐i  Şîrâzî’nin  en kıymetli eserlerinden biri olanGülistan, dünya edebiyatını olduğu kadar Türk edebiyatını da tesiri altına almış ve 14. yüzyıldan bu yana eserin Türkçeye pek çok  tercüme  ve  şerhi  yapılmıştır.  Çalışmamızın  konusunu  teşkil  eden Tercüme‐i  Gülistân‐ı  Sa‛dî  de eserin  kayda  değer  tercümelerinden  biridir. Ahmed  Sâʼib‐‛İzzet  tarafından  hazırlanan  ve  Sultan  Abdülazîz’e takdim edilmek üzere kaleme alınan tercüme; 1292/1875’te İstanbul&apos;da Yahya Efendi Matbaasında Arap harfleriyle neşredilmiştir. Gülistân’ın manzum kısımlarının nazmen, mensur  kısımlarınınsa  nesren  tercüme edildiği  bu eser; eksiksiz  ve ilavesiz  bir  çeviri  olmasının  yanında,  eserin  orijinal  metnine sadık  kalınarak yapılan  bir  tercüme olması  bakımından  da  kıymetli  bulunmuştur.  Bugüne kadar  Latin  harfleriyle  neşri  hazırlanmayan  Tercüme‐i Gülistân‐ı  Sa‛dî,  bu çalışma vasıtasıyla bilim dünyasının ve okuyucunun dikkatine sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c509661-11b2-4861-83a6-b7308604d3bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankırı İli Şabanözü İlçesi Kamış Köyü Monografisi</image:title>
            <image:caption>Orta Asya’dan getirilen kültür birikimini Anadolu kültürüyle harmanlayarak kendine özgü bir kültür ortaya koyabilen Kamış köyü Anadolu’nun renkli coğrafyalarından biridir. Kamış köyü uzun yıllar dışa kapalı toplum olarak kültürel değerlerini korumuş ancak değişen yaşam biçimleri, teknolojik ge­lişmeler, iç ve dış göçler gibi sebeplerle kültürel değişimden etkilenir olmuş­tur. Köy kültürünün şekillenmesinde İslâmî inanç ve düşünce yapısı belirgin olmakla birlikte düğünlerde yakılan Sinsin ateşi, su, ateş, ağaç ve türbeler etrafında gelişen halk inanışları, doğum, evlilik ve ölüm gibi geçiş dönemi uygulama ve pratikleri, çocuklara verilen isimler, kurşun dökme, nazar, gele­neksel oyunlar ve daha birçok kültürel unsur Orta Asya Şamanizm inanç ve düşünce sisteminden izler taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a3021db-967b-4e19-9133-33457a3a0319.jpg</image:loc>
            <image:title>Anketler / Soruşturmalar Işığında Türk Edebiyatı’nın İç 100’ü (5 Cilt Takım) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele’nin başladığı yıllardan 1980’li yılların başına kadar olan anketleri/soruşturmaları; Türk edebiyatının Cumhuriyet yıllarındaki gelişimini, sorunlarını/edebî eserlerin bir yönüyle dışarıda kalmış yönlerini, sanatkârlarının da edebî eserlerde görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran anketlerin başlığı bu sebeple “Türk Edebiyatının İç 100’ü” olarak belirlendi. “Yüz” sözcüğünün yazıyla değil rakamla yazılması ise anlaşılabileceği gibi Cumhuriyet’in yüzüncü yılını, fakat diğer taraftan kitapta bulunan 100 anketi ifade etmesi için tercih edildi.
 
1920’li yıllardan itibaren yayımlanmış Akşam, Anadolu, Bugün, Cumhuriyet, Haber, İkdam, Kurun, Milliyet, Son Posta, Ulus, Tan gibi onlarca gazetenin gün gün macerasını; diğer tarafta Akbaba, Büyük Doğu, Dost, Edebiyat Dünyası, Kaynak, Muhit, Papirüs, Pazar Postası, Servet-i Fünûn, Türk Dili, Varlık, Yeditepe, Yeni Adam, Yeni Edebiyat, Yücel gibi yüzlerce derginin milyonlarca sayfa tutan tüm sayılarını gözden geçirerek hazırlanmış olan elinizdeki çalışma ile Türk edebiyatının bilindik simalarının yanı sıra, devrinde hayli ün yapmış ama bugün unutulmuş pek çok sanatkârın da yaşadığını göreceksiniz. Hatta Bülent Ecevit’ten, Zeki Müren’e ve Münir Özkul’a değin pek çok ismin edebiyata ilişkin fikirlerini okuma fırsatı bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1039870e-6164-4a89-adc3-0afbeb7bd824.jpg</image:loc>
            <image:title>Kök Değerler Bağlamında Tûtî-Nâme</image:title>
            <image:caption>Masal ve hikâye türünün sentezlendiği mensur bir halk ürünü olan Tûtî-nâme’de yer alan kök değerler (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik) ile bu değerlere bağlı alt değerlerin tespiti, bunların okuyucuya nasıl aktarıldığının incelenmesi, değer eğitiminin etkili bir dil ve sosyal bir yöntemle kazandırılmasında Tûtî-nâme’nin bir materyal olarak kullanılmasının uygunluğunun ortaya konması bu çalışmanın temel amacıdır.

Değerlerin edebî eserler aracılığıyla nasıl aktarıldığını tespit etmek amacıyla hazırlanan bu çalışmanın Türkçe alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Özellikle değerlerin hangi yöntemlerle okuyucuya iletildiğinis göstermesi bakımından bir boşluğu dolduracağını düşündüğümüz bu çalışmanın, alana yeni bir bakış açısı kazandıracağını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae23315e-9ee6-45e9-b123-1e9814a462cb.jpg</image:loc>
            <image:title>ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı - Eski Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 20 deneme ve çözümleri ile Denemeler Sözlüğü, ikinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; yer almaktadır.
12x20 şeklinde toplam 240 soru ve bunların detaylı çözümlerini içeren bu kitap, KPSS&apos;nin Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine girecek Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri için hazırlanmıştır.
İlk bölümde 20 deneme ve her denemenin ardında ilgili denemenin detaylı çözümüne yer verilmiştir. Soru çözümlerinde mümkün oldukça açıklayıcı bir tutum izlenmiş, cevap olmayan seçeneklere dair bilgiler de paylaşılmıştır. Böylece bu kitaptaki açıklamalarla soruyu çözenin bir başka kaynağa bakmadan cevabını kontrol etmesine imkân sağlanmaya çalışılmıştır. Denemelerin sonuna kitaptaki metinlerde en çok kullanılan kelime ve terimleri içeren bir sözlük hazırlanmıştır. Burada da tekrarlarla kelime bilgisine katkı sağlamak amaçlanmıştır.
İkinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; başlığı altında bu sınavlarda en çok karşılaşılan konuların özetlerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33fb89e2-31ba-483b-8029-8d429e1d560d.jpg</image:loc>
            <image:title>ÖABT Türkçe - Eski Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 20 deneme ve çözümleri ile Denemeler Sözlüğü, ikinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; yer almaktadır.
8x20 şeklinde toplam 160 soru ve bunların detaylı çözümlerini içeren bu kitap, KPSS&apos;nin Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine girecek Türkçe Öğretmenleri için hazırlanmıştır.
İlk bölümde 20 deneme ve her denemenin ardında ilgili denemenin detaylı çözümüne yer verilmiştir. Soru çözümlerinde mümkün oldukça açıklayıcı bir tutum izlenmiş, cevap olmayan seçeneklere dair bilgiler de paylaşılmıştır. Böylece bu kitaptaki açıklamalarla soruyu çözenin bir başka kaynağa bakmadan cevabını kontrol etmesine imkân sağlanmaya çalışılmıştır. Denemelerin sonuna kitaptaki metinlerde en çok kullanılan kelime ve terimleri içeren bir sözlük hazırlanmıştır. Burada da tekrarlarla kelime bilgisine katkı sağlamak amaçlanmıştır.
İkinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; başlığı altında bu sınavlarda en çok karşılaşılan konuların özetlerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c1a2d01-ff4d-436a-ab72-3ebb7aa5bced.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Uyanış</image:title>
            <image:caption>Triea-51 adlı gezegende devam etmekte olan iklimsel felaketi kontrol altına almak için yapılan deneyler, insanlığın sonsuz bir uykuya dalmasına yol açacak türden bir kelebek etkisine sebep olmuştu. Artık boş bir kabuktan ibaret olan insanlar, saykodelik bir rüya döngüsüne hapsedilmişti. 
İçinde bulundukları durumdan bihaber insanlığın kaderiyse üç kişiye bağlıydı: Ceyda, Agnes ve Scott. Bu üçlü, kimsenin tanık olamayacağı güçlerle savaşıp Dünya’yı kurtarabilecek mi? 
  Görkem Uyanık, sizi rüya ile gerçeklik arasında sürükleyici bir romanın içine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d94d30dd-e4c8-4b8c-a919-cc226678904e.jpg</image:loc>
            <image:title>Diferansiyel Denklemler Ders Notu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, geçmiş yıllarda ve günümüzde, başta GebzeTeknik Üniversitesi, Okan Üniversitesi, Gedik Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Işık Üniversitesi olmak üzere birçok kurumda yararlandığımız ders notlarımız ve sınav sorularının derlenmesinden oluşmuştur. Kitabın üniversitelerimiz mühendislik ve fen fakülteleri öğrencilerine yararlı olacağını umar, kitabın daha sonraki baskıları için yapılacak uyarı ve önerilere teşekkürü bir borç biliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dc0531b-5c75-43bd-befd-7dbf715d4c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Handbook Of Water Engineering</image:title>
            <image:caption>The inition of this book began when I vas lecturing at University of Kwazulu-Natal, Republic of South Afrika. I worked 3 years in South Afrika as a full professor between 2003-2005. It was a dream country for every Northern Hemisphere people during my youth with beautiful White sand beaches and tropical mild climate. One of the reasons could be the apartheid government in which every white people had a privileged position. This was racism of white people. I would not know what imperialism is if I had not lived in South Afrika. 
One could not believe without living there what poverty they are suffering in. The city I was living in was Durban with 4 million inhabitans on the East Coast facing Indian Ocean. 
There are Indian origin, Blacks, Boers and White people trying tol ive together with 16 languages in their constitution. They had suffered a lot during apartheid regime. Most of them are still in poverty living in shacks made of cartoon or tin of 10m² houses with no power or runnig water. That is my I decided to dedicate this book to the Blacks and Indians of Republic of South Afrika.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad57cf9-2b64-42d4-8e17-3722dcea5079.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk İnanılmazı Başaran Lider</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde çeşitli siyasal ve sosyal çalkantılara, ekonomik güçsüzlüklere, dışta işgalcilere; içeride isyancılara, işbirlikçilere, zararlı cemiyetlere, ayrıca dış destekli İstanbul Hükümeti’ne karşı uygulanan diplomasi, politika ve eylemlere karşı başlatılan mücadele, olumsuzluklar ve imkânsızlıklara rağmen, büyük fedakârlık ve özveriyle aşılarak vatan işgalden, ulus esaretten kurtarılmıştır.

Türk milleti, milli benliğine canı gibi sahip çıkıp, birlik ve beraberlik içinde yürüyerek “Kurtuluş Savaşı”nı kazanmasını bilmiştir. Yürütülen bu ölüm- kalım mücadelesinde Mustafa Kemal Paşa tarafından Türk milletinde var olan ve kullanılması akıl edilemeyen yeteneklerinin güce dönüştürülmesi başarıyı önemli ölçüde etkilemiştir. Bu nedenle gerek fert, gerek toplum olarak geçmişimizi özellikle de yakın tarihimizi bilmek bizleri zamanımızın olumsuzluklarından kurtarması ve koruması için uyanıklık oluşturacaktır.

Türk ulusu, bağımsız yaşamayı vazgeçilmezlik kabul ederek, yıllar süren harplerin ortaya koyduğu ekonomik yıkıntıya, savaş makinesinin genç ve dinamik nüfusu yok eden insan gücü kaybına rağmen, kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın her yaştaki insanıyla Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde olanaksızlıklara rağmen inanılmazı başarmış ve Cumhuriyete yani özgür yaşama kavuşmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc1942fb-564b-4576-958a-33a38d2c7f80.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Tasarım ve Teknik Sunu İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Mühendisler bilimsel bulguları mühendislik tasarımı ile pratik kullanıma dönüştürürler. Bu konuda yeni başlayanlara kaynak olabilecek başarılı mühendislerin ortaya çıkardığı bazı kurallar vardır. Mühendislik eğitimi sırasında öğrencilerin gerçek hayattaki mühendislik sorunlarının çözümüne benzeyen bir tasarım projesini gerçekleştirmeleri de zorunluluktur. Bu tip projelere kilit taşı (capstone) tasarım projeleri denir ve lisans eğitiminin son yılında yapılır. Dr. Karagözoğlu 1987 yılında Kral Abdulaziz Üniversitesi, Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği (EBM) Bölümü bitirme öğrencilerini projelerine rehberlik etmek için “Mühendislik Tasarım Yöntemleri Ve Teknik Tanıtım İlkeleri” konulu ders/seminer çalışmaları başlattı. Bu çalışma sürecinde genç mühendis adaylarına tasarım projelerinde yardımcı ve gerçek uygulamalarında da kendilerine kaynak olabilecek malzemeyi bir araya getirerek elinizdeki kitabı yazdı. Her biri örnekler ve alıştırmalarla desteklenmiş 12 bölümden meydana gelen bu kitapta verilen bilgiler çok amaçlı olup tüm mühendislik dallarında rehber olarak kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c72697-37fc-4e1f-b5b4-3decc17f8f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Bankacılık ve Finansman</image:title>
            <image:caption>Toplumsal temelli bir finansman hizmeti sunan ve faizsiz çalışan bir kurum, bir şirket veya teşekkülün yahut da bir bankanın nasıl kurulabileceğini kararlaştırmak en büyük güçlük ve mücâdele alanını teşkil ediyordu. Özellikle Ribâ (faiz) esasına dayalı olarak çalışan bir dünyada bu nasıl mümkün olabilecekti... ve bu faiz temelli Batılı Sistem... en az 600 yıllık bir geçmişte pek gelişmiş ve kendi standartlarını, sistem ve mahsullerini ortaya çıkarmış bulunuyordu.
Modern uygulamalı bir İslami bankacılık hareketi, 1960&apos;lı yılların başlarında Mısır&apos;da Nil deltasındaki mütevazi bir köyde... Almanya&apos;da öğrenimini tamamlamış Dr. Ahmed en-Neccâr... tarafından başlatılmıştır... Banka çalışanlarının İslam Bankacılığında eğitilip yetiştirilmelerinde Dr. Ahmed en-Neccâr&apos;ın büyük yarar ve yardımları olmuştur.
...İşte böylece 1987 yılında (ABD&apos;de) &quot;American Finance House LARIBA”yı başlatmış olduk... Bazı kimselere &quot;LARIBA&quot; deyiminin, &quot;Los Angeles Reliable Investment Bankers Associates&quot;in bir kısaltmasından ibâret olduğunu açıklıyorduk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119c0348-91b6-4bd9-a27b-d0cb07c57584.jpg</image:loc>
            <image:title>Lisansüstü Tez Yazım Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Her metnin kendine göre bir yazım kuralı ve kaidesi vardır. Sosyal bilimler alanında yüksek lisans ve doktora düzeyinde hazırlanan tezlerin yazımında da uyulması gereken temel kriterler mevcuttur. Sosyal bilimler alanında tezler, gelişi güzel yazılan serbest metinler değildir. Tezlerde ele alınan konular, sıkı bir yöntemsel disiplin içinde ele alınır ve analitik bir yaklaşımla işlenirler. Her tez, “içerik”, “yöntem” ve “estetik” gibi üç boyut üzerine bina edilir. Doktora tezlerinde ayrıca bunlara ilave olarak özgün bir tezin, teorik bir yaklaşımın, kavramsal bir çerçevenin geliştirilerek bilime, alana ya da yöntemden en az birisine katkı sağlanması gerekir. Üniversitemiz, lisansüstü programlar alanında oldukça iddialıdır. Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde 2017 yılı itibariyle 50 civarında yüksek lisans ve doktora programıyla öğrencilerimize hizmet vermekteyiz. Bu programlarda hazırlanan bitirme projelerinin, yüksek lisans ve doktora tezlerinin bilimsel araştırma yöntemlerine uygun olarak yazılması için bu Tez Yazım Kılavuzu hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d17552-b961-4861-89d6-db123fa0c8bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyetler Güzergahı İpek Yolu</image:title>
            <image:caption>İsmini Çinlilerin üretip kullandıkları, ihracata konu ettikleri ve dünyada ilgi uyandıran ipekten alan tarihi İpek Yolu, yüz yıllar boyunca Doğu Dünyası ile Orta Asya, Güney Asya, Batı Asya (modern zamanlardaki Ortadoğu) Kuzey Afrika ve Akdeniz üzerinden Avrupa&apos;nın Atlantik kıyılarına uzanan geniş coğrafyada kültür, medeniyet, barış ve refah yolu olma işlevini yerine getirmiştir. İpekyolu, dünyanın bu havzaları arasında mal, bilgi, teknoloji ve kültürel değerlerin akışını sağlamış; bu yol üzerinde mamur kültür ve ticaret merkezleri olan şehirlerin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. İpek yolu Çin&apos;in doğusundaki en uç noktasından başlayıp Kaşgar, Semerkant, Buhara, Rey, Hamedan, Tebriz, Bağdat gibi önemli medeniyet merkezlerinden ve Anadolu&apos;nun önemli ticaret ve kültür merkezleri olan şehirlerinden geçerek İstanbul&apos;da birleşen ve oradan da Avrupa&apos;nın Atlantik kıyılarına ulaşan bu yol boyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil, Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de sağlamıştır. Avrupa&apos;dan yola çıkanlar Yahudiliği, Hıristiyanlığı, Müslümanlığı, Şamanizmi, Zerdüştlüğü, kısacası tüm inançların izini sürebilir. Büyük İskender&apos;in Avrupa&apos;dan Asya&apos;ya taşıdıkları ve izlediği yollar, kurduğu şehirler de ipek yolu güzergahındadır. Hz. Yusuf (AS)&apos;ın atıldığı kuyu, O&apos;nu kuyudan çıkaran kervan ve topluluğun izi de ipek ve baharat yolu güzergahında bulunabilir. İpek yolunun baharat yoluyla kesişen güzergahları dikkate alındığında karasal alandaki Asya, Afrika ve Avrupa kıtaları arasındaki bu uzun güzergahla birlikte Büyük Okyanus, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusunu birleştiren kadim yol olarak da değerlendirilebilir. Tarih boyunca karadan ve denizden izi sürülen bu doğu-batı güzergahı 2013 yılının Ekim ayı sonunda tarih boyunca dünyanın en önemli medeniyetlerine başkentlik yapmış olan İstanbul&apos;da devreye giren Marmaray ile demiryolu bağlantısının en önemli altyapısı gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu kitapta İpek Yolu&apos;nun ilk çağlarda deve kervanlarından başlayan ve yaşadığımız dönemde Asya ile Avrupa kıtaları arasında sağlanan demiryolu (tren) bağlantısıyla taçlanan serüveni değişik boyutları ile uzmanları tarafından değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54be68d-d95e-4b89-bd3e-17d5b12b54d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan 2. Abdülhamid Dönemi</image:title>
            <image:caption>Devlet ve toplum hayatında zor zamanlar vardır. Osmanlı Devletinin en zor dönemlerinden biri de Sultan 2. Abdülhamid dönemidir. Sultan 2.Abdülhamid, devletin başında bulunduğu 33 yıllık dönemde birçok dâhili ve hârici tazyik, saldırı ve komplonun hedefi olmuştur. Buna rağmen onun hükümdarlık yaptığı dönem, Osmanlı modernleşme ve sanayileşme vetiresinin en başarılı dönemlerinden birine tekabül etmektedir. 2. Abdülhamid dönemi sadece İslam coğrafyası ve milletleri açısından değil dünya tarihi açısından da sistemik ve yapısal dönüşümlerin yaşandığı oldukça önemli bir değişim dönemidir. Siyaset, İktisat, Dış Politika, Kültür ve Eğitim tarihi açısından böylesine önemli ve hassas bir dönemi ele almak. Sultan 2. Abdülhamid’in şahsında düğümlü kalmış birçok meseleye ilmi bir metot ve yaklaşımla ışık tutma çabası bu gün bizler için olduğu gibi gelecek nesiller için de son derece önemlidir. Bu eserin temel amacı; hakikatlerin daha belirgin olarak ortaya konması ve Sultan II. Abdülhamid dönemine ilgi duyan araştırmacıların ve meraklı tarih okurlarının sorularına alanın önemli uzmanlan kanalıyla tatmin edici cevaplar sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/808f5b2e-1aa1-4265-a8e5-3cdf9a13a9c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Resilkroad</image:title>
            <image:caption>Silk Road was a network of interlinking trade routes across the Afro-Eurasian landmass. Since second century B.C., China exported silk to different countries in the west as far as the countries on the Mediterranean Coast along different routes. Turkey officially launched an undersea commuter train (the Marmaray) connecting the Asian and European sides of Istanbul on Tuesday, 29 October 2013. It seems that the Marmaray is more than just a Turkish project to improve public transportation in Istanbul, but part of the Silk Road, which has served humanity for centuries, connecting Asia and Europe. Moreover, this project will revive historical silk road. That road was not only caravan road but a road that links Western and Eastern civilisations. Nowadays China is also planning to make serious investment to revive “the New Silk Road” that will run through Central Asia and continue into Europe facilitating improved transport and trade. Globalisation generally refers to the increased interdependence of the world&apos;s economies signified by the circulation of information, money, people and goods across national boundaries. It has of late, given rise to the domination of world&apos;s market by a selected number of transnational corporations. However, since time immemorial, different countries were related to one another through geographical spread of ideas, social norms and trading commodities. This pre-modern phase of globalisation is known as “archaic globalization”. In the following years we will see that the new projects realised by the countries on the historical Silk Road will play a key role on the new integration process between the east and west as well as the north and the south. The papers in this book invite us to rethink and focus on Silkroad.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc8cd0b-8f62-427f-b377-c226614291d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Al-Ghazali</image:title>
            <image:caption>As is suggested by its title the main purpose of this study is a presentation, analysis and evaluation of al-Ghazâlî&apos;s ideas on justice and social justice. However, in the meantime we shall have an opportunity to shed some light on an aspect of his intellectual legacy that has remained almost unnoticed: prioritization of what is social, or giving priority to what is social in human behaviour, and in its religious, legal and moral evaluation. This can very briefly be summarised as considering transitive virtues more valuable or praiseworthy than the intransitive ones, and considering transitive vices more vicious or blameworthy than the intransitive ones. We shall try also to put two of al-Ghazâlî&apos;s significant approaches to religion, law and ethics in the perspective of social justice, or vice versa. One of these is his remarkable but not duly and properly appreciated approach to fardh1 kifâya. The other is his well-known approach to Maqâsid al-Sharî&apos;a and Masâlih. What is important about them here is that they are going to be treated as references for an idea of social responsibility or collective obligation/duty.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76409b86-7588-4966-9d9e-eb378a496f8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da İslam Politikaları</image:title>
            <image:caption>Avrupa geneline baktığımızda İslam’ın kurumsal temsili her ülkede farklı şartlarda ve farklı biçimlerde şekillenmektedir. Bu şekillenmede tarih, kültür, siyaset ve konjonktür kadar kurumsal düzenlemeler, Müslümanların tutumları ve kendi aralarındaki ilişkiler de etkili olmaktadır.
Eser, yedi Avrupa ülkesinde İslam’ın kurumsal temsil sorununu ve bu sorunu çözmek üzere geliştirilen İslam politikalarını ele almaktadır. Her ülkeyi inceleyen yazar hem ilgili ülkedeki Müslümanların yapısı ve bileşimi hem de ülkenin politik süreçleri hakkında bilgiler vererek konuyu etraflıca ele almaktadır. Bu ülkeler grubunun beşini; Almanya, Avusturya, Fransa, Belçika ve Hollanda olmak üzere Batı Avrupa ülkesi, ikisini ise (İsveç ve Danimarka) Kuzey Avrupa ülkesi oluşturmaktadır.
Her bir ülkeyi, bu ülkelerde bulunmuş ve yakından tanıyan uzman kişiler yazmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dedbce4-5d21-424e-bdd1-90c809d9d134.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilecik Gölpazarı Kırsal Mimari Mirası</image:title>
            <image:caption>Kırsal yerleşim bölgeleri bulundukları coğrafyadaki iklim şartlarına göre planlama gerekliliğini, yerel yapı malzemelerini kullanma geleneğini, yerli halkın günlük yaşamındaki kültürünü, sosyal ilişkilerini ve alışkanlıklarını, yapı sahibinin ve ustasının beğenilerini, inançlarını ve yaşam önceliklerini birleştiren çok zengin bir yapı çeşitliliğine sahiptir. Kırsal alanlardaki yapılar kendi özgün kimliğiyle var olmasıyla birlikte; içinde bulunduğu çevre ve toplum ile bütünleşmekte ve geçmişin izlerini taşıyan yerleşik kültürün mimarlıkla buluşmasıyla kırsal dokunun en temel öğesini oluşturmaktadır.
Kırsal mimari miras, yüzyıllar boyunca deneyimlenmiş ve yaşamın içinde şekil bulmuş oldukça fazla bilgi birikimini günümüze taşımaktadır. Geleneksel yapılarda gördüğümüz birçok çözümün bugün çağdaş olarak nitelendirdiğimiz yapılarda bulunmamasının sebeplerinden biri ise endüstri devriminden sonra mimarlık alanında yaşanan hızlı gelişmedir. Yüzyıllarca süre gelen bu bilgi birikimini, günümüzde her bilimsel alanda olduğu gibi mimarlık alanında da yeniden keşfetmeye ve tanımlamaya çalışmaktayız.
Bu çalışmaya konu olan Bilecik ilinin Gölpazarı ilçesi tarih öncesi devirlerden itibaren bir yerleşim yeri olmuştur ve bu dönemlere ilişkin Höyükler ilçede hâlâ mevcuttur. Osmanlı Beyliği’nin kurulduğu Söğüt ilçesine de yakın olan ilçe bu dönemde «Göl» adı ile anılmış ve bölge için önemli bir pazar yeri olmuştur; ayrıca İpekyolu ticaret aksında da bir uğrak yeri haline gelmiştir. Osmanlı Devleti’nin kurulması ve merkezinin İstanbul’a taşınması, İpekyolu ticaret aksının da Anadolu’da yön değiştirmesi ile pazar yeri önemini kaybetmiş; ancak ilçe Gölpazarı adıyla anılmaya devam etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/563a09a0-2943-482c-8af9-6746857f37a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Epidemik Toplum</image:title>
            <image:caption>2019 yılının sonunda Çin&apos;in Wuhan Eyaleti&apos;nde ortaya çıkan ve tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılan Covid-19 virüsü kısa bir zamanda tüm insanları adeta eşitledi ve eşit bir hayata mecbur etti. Hiç şüphesiz küreselleşmede ve iletişimde gelinen aşamanın da etkisiyle daha önceki salgınlarda tüm dünyanın aynı gündeme bu düzeyde kilitlendiği başka bir salgın hatta olay bu şekilde belki de dünya tarihinde ilk defa yaşanmaktadır.
Dünyanın bir çok yerindeki gibi ülkemizde de adeta her şey yeniden gözden geçirildi ve şekillendi. Eğitimden ticarete, turizmden siyasete kadar her alanla ilgili insanlar ve toplumlar bu süreçten etkilendi ve hala etkilenmeye devam ediyor. Dünya, önceleri de çeşitli salgın hastalıklarla mücadele etmiştir. Bunları zamanla aşmıştır. Umuyoruz ki, kısa bir zaman sonra bunu da aşacaktır. “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözü sanki bir geçekliğe dönüştü.
Covid-19 süreciyle birlikte sosyal alanda ortaya çıkan gerçekliklerin daha iyi anlaşılmasına önemli katkılar sunacağına inandığımız bu çalışma ile aile ilişkileri, izolasyon döneminde nasıl vakit geçirildiği, bu sürecin doğuracağı sosyal ve ekonomik problemleri toplumun nasıl değerlendirdiği gibi konular başta olmak üzere gündemde konuşulan birçok konu katılımcılara sorularak cevaplar alındı ve Türkiye&apos;de verilere dayalı olarak konu analiz edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a662e2d-97d0-4baa-86e7-b6425a6bea91.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam İktisadi Düşünce Tarihi (2 Cilt Takım) Ciltli</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız çağın hakim olan Ortodoks iktisat anlayışındaki iktisadi düşünce literatüründe on beş asırlık İslam dünyasının alim ve mütefekkirlerinin birikiminin yok varsayıldığını söylemek abartı olmaz. Bu konudaki bakış açısı sadece iktisadi düşünceyle de sınırlı değildir. Bu meseleyi önemseyip ciddiye alan herhangi bir kişi benzer durumun sosyal bilimlerin diğer alanları için de geçerli olduğunu kolaylıkla fark edebilir. Acaba bu doğru, tutarlı ve kabul edilebilir bir yaklaşım mıdır? Bu yaklaşımın temeli nereye dayanmaktadır? En azından batı dışındaki coğrafyalarda omuzları üzerinde sorumlu bir baş taşıyan her sosyal bilimcinin sorgulaması gereken bir yaklaşım değil midir? Bu gibi soruların sorulmasında geç kalmanın temel nedenleri nelerdir? Bu soruların hem niteliği hem niceliği arttırılabilir. Mesele gerçekten önemlidir. O zaman başta İslam dünyasındakiler olmak üzere Batı dışındaki coğrafyalarda yaşayan sosyal bilimciler olmak üzere sorumluluk sahibi her düşünen beyin bir özeleştiri yaparak kadim medeniyet havzalarındaki insanlık mirasının günümüzde yaşayan nesillere doğru ve tutarlı bir bütünlük içinde ortaya çıkarılması için yola koyulmalı ve gayretini artırmalıdır. Bu kitap bu kaygılarla ortaya çıkmıştır ve İslam dünyasındaki on beş asırlık düşünce mirasının iktisadi alandaki tezahürünü belli başlı öncü alim ve düşünürler üzerinden yansıtmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc79284-ba0e-4a18-be89-164d8779b4ef.jpg</image:loc>
            <image:title>El-Cevanib’ul-Atıfiyye Fi Hayatü’l-Enbiya: Keşf ve Taamulaat Nafsiyah</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Peygamberlerin psikolojik yaşamı üzerine bir tefekkürdür. Küçük yaşlardan itibaren Nebilerin fiziksel, psikolojik ve ruhsal gelişmelerine uygun olarak verilen nübüvvet imtihanlarının İlahi hikmetlerini inceler.
Bu kitap, psikoloji ilmini doğru bir kavrayışla Kurani görüş ve ölçüler ışığında incelemektedir. Bu incelemede Peygamberler alemine nasıl bir perspektiften bakılması gerektiğini, ilmi yönünün yanında duygusal yönüyle de bütünleştiren akademik bir çalışmadır. Batı psikolojisinin materyalist teorileri insan ilişkilerinde tamamen insan tabiatına aykırı algıları bu kitapta incelenmektedir.
Farklı olaylar karşısında insan davranışlarının yeniden gözden geçirilmesiyle Müslüman akademisyenler tarafından nadiren incelenen önemli bir fikir ele alınmaktadır. Bu inceleme insanı ataletten kurtarıp harekete geçirerek derin bir etki bırakacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f658a70e-7a95-4bf5-bbe2-3df82f46f78e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Meselesini Birlikte Konuşmak</image:title>
            <image:caption>Bu kitap neden okunmalıdır?
Türkiye’de, Ermeni sorunu konusunda pek çok çalışma yapılmaktadır. Özellikle son yirmi yılda bu konuda önemli yol kat edilmiş durumdadır. Bu çalışma, Ermeni sorunu konusunda Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarının ve uluslararası alandaki bilim insanlarının görüşlerini içerdiği için diğer çalışmalardan farklıdır. Türkiye’de Ermeni sorunu konusunda uzun yıllar çalışmalar yürütülmüş, bu alanda önemli eserler ortaya koymuş bilim insanlarının hazırladığı bölümlerin, Ermeni sorunu konusunda okuyucuda ufuk açıcı olacağına inanılmaktadır.
 
Bu kitapta;
Ermeni sorunu nedir?
Bu sorun nasıl ortaya çıkmıştır?
Sorun uluslararası boyuta nasıl dönüşmüştür?
Ermeni sorunu konusunda doğru ve yanlış bilinen şeyler nelerdir?
Ermeni sorununda olası çözüm yolları neler olabilir?
Ermeni sorunu konusunda nasıl çalışılmalıdır?
Bu konudaki gelecek perspektifi nasıl olmalıdır?
Gibi soruların cevaplarına, alanında uzman bilim insanlarının hazırladığı bölümlerde cevaplar bulabileceğiniz için bu kitap okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e5b96f-2211-4fcd-a90f-cbc050d88098.jpg</image:loc>
            <image:title>Towards a New Theory of Finance: Can Islamic Finance Be It?</image:title>
            <image:caption>This book is an attempt to discover a new theory ıf financial intermediation that restores to the financial sector and financial institutions their original function, and prevents them from causing crises in the real market. The suggested reform in financial intermediation would propose making financial intermediaries support the real sector of production and exchance instead of trading financial assets and derivatives.
The proposed reform is inspired from the principles of Islamic finance, which require finance to utilize sale, lease, and sharing contracts, and avoid playing with debts’ trading and virtual financing. If all the financial activities are rechanneled throught such contracts, the whole economy’s saving and credit creation would only be available to increase the amount of added value created in the production and Exchange sectors. It would also maket he banking activities the main focus and the only task performed by the financial institutions and financial sector.
The adoption of the Islamic finance methodology would make financial activities socially and environmentally friendly, in addition to being devolopmentally-oriented. It will also re-ad-dress the allocation of human and financial resources from derivaties and trading of debt to the real market in the form of finance and human talent availability for research and actual increase in the output of the real sector.
We present this book with the hope that it will make a real difference in changing the direction of finance and economies around the world.
All the 21 chapters are contributed by a selected team of my Ph.D. students.
Monzer Kahf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af5084c6-9f6a-4a01-9bae-d3d1e2727976.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapı Taşıyıcı Malzemelerinin Mukavemeti</image:title>
            <image:caption>Profesör Kırgız’ın bu kitabı yazarken amacı, Mukavemeti, Yapı Taşıyıcı Malzemeleri özelinde öğretmek, sevdirmek ve başlıca mukavemet kavram ve teorilerinin yapı taşıyıcı malzemelerinde geçerliliğini göstermektir. Bu amaç doğrultusunda, okuyucularım, sade bir dille yazılmış olan bu kitap içeriğinde, Mukavemetin kavram ve teorilerinin yanısıra Yapı Malzemelerinin özellikleri ve mukavemet konularının önem derecelerine göre çözülmüş sorular ve çalışma soruları bulacaklardır.
Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.
Mevlana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f614b3ea-edfb-4fa1-82f6-4aceb6823ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evkaf&apos;ul-Nukud fi&apos;l-Balkan ibbani&apos;l-ahdi&apos;l-Osmani = أوقاف النُقُودأوقاف النُقُود</image:title>
            <image:caption>Açıklama yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3406bba8-6649-4476-944f-2536f1531831.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Gıda El Kitabı ( Halal Food Handbook)</image:title>
            <image:caption>Yurtdışında özellikle gayrimüslim ülkelerde helal gıda erişimine karşı yaşadığımız sorunlar herkes tarafından bilinmektedir. Bu sorunlardan hareketle yurtdışı seyahati yapan ya da yurtdışında yaşayan ve helal gıda hassasiyeti olan bütün insanlara yönelik bir rehber oluşturmak için Helal Gıda El Kitabı hazırlanmıştır.
İslam dininin belirlediği helal gıda kurallarına uygun bilgilerin, kitap içerisinde Türkçe, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Rusça gibi farklı dillere çevirileri yapılarak helal gıdanın daha iyi anlaşılması ve karşı tarafa daha iyi anlatılması hedeflenmiştir.
Bunun yanında Türkiye içerisinde de helal sertifikalı gıda üretimi yapan firmaların sayısının artırılması ve vatandaşlarımızda da helal gıda konusunda bir farkındalık oluşturulması da amaçlanmıştır.
Helal Gıdaya Erişim, Herkesin İnsanlık Hakkıdır.
Lütfen Helal Gıda Sertifikalı ürünleri talep ediniz!!!
Doç. Dr. Aydoğan SOYGÜDEN
Prof. Dr. Hasan YETİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b17a3f-6639-4db3-9737-a01cadbe0f5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Medrese Nedir?</image:title>
            <image:caption>Günümüzün önde gelen İslam düşüncesi uzmanlarından biri olan Ebrahim Moosa, bu kitapla, İslam dünyasının en temel müesseselerinden biri olan medreseleri anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak sağlıyor. Akademik yaşamını ABD’nin Notre Dame Üniversitesi’nde sürdüren Moosa, medreseleri anlamak adına bilhassa Hindistan-Pakistan alt-kıtasında lise sonrasında hizmet veren dini öğretim kurumlarına odaklanıyor. Yazar kitap boyunca 11 Eylül saldırıları sonrasında Batı dünyasının rahatsızlık duyduğu hem de İslami bilginin nesilden nesle aktarılması dolayısıyla kritik bir toplumsal görev üstlenen bu yapıları olağanüstü detaylar eşliğinde analiz edip okurları için gizemli olmaktan çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5bde241-4acc-48ea-a330-33e78e0eed72.jpg</image:loc>
            <image:title>Orchestrator Role of Third Party</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda uluslararası ticaretin artmasıyla daha da karmaşıklaşan lojistik faaliyetler, tedarik zincirinde iş birliğinin önemini ortaya koymuştur. Zincire katılan tüm halkaların, başta tedarikçiler, üreticiler ve lojistik hizmet verenler olmak üzere, birbirleriyle ortak hedefler doğrultusunda, kazan-kazan felsefesini ilke edinerek, koordineli ve etkin bir iletişimle şeffaf bir ilişki içerisinde olma gereklilikleri başarıya ulaşma ve sürekliliği koruma adına gün geçtikçe art- maktadır. Ancak ne yazık ki, genele bakıldığında hala üçüncü parti lojistik hizmet sağlayıcıların tedarik zincirinin doğal bir öğesi olarak kabul edilmediğini görüyoruz. Oysaki, Türkiye&apos;de lojistik işletmelerinin son yıllarda edindikleri deneyimleri, sundukları hizmet çeşitliliği, göstermiş oldukları performans ve büyüme stratejileri göz önüne alınırsa tedarik zincirinde artık gelişmiş bir rol edindiklerini söyleyebiliriz. Bu olumlu değişim sonucunda lojistikçilerin tedarik zincirinde iş birliğine daha fazla dahil edilmeleri gerçeğinin altını çizmek gerekir. 
 
Türkiye büyüyen bir pazar. Sahip olduğu stratejik konum ve nitelikli işgücü nedeniyle komşu ülkelerle karşılaştırıldığında lojistik merkez olmaya oldukça müsait bir aday. Türkiye&apos;de lojistik alanında faaliyet gösteren işletmeler bu gerçekliğin farkında ve tedarik zincirinde görev alan her bir halka ile kucaklaşmaya hazır. Bu nedenle tedarik zincirinin temel tarafları olarak görülen tedarikçiler ve üreticilerin yanı sıra artık lojistik hizmet verenlerin de zincire çok önemli katkılar sağladığını ve değer kazandırdığını anlamak ve mevcut düzende iş birliğine dahil etmek gerekir. 
 
İşte bu nedenle, tedarik zincirinde iş birliğinde üçüncü parti lojistik hizmet sağlayanların önemini vurgulamak ve sektörümüzde yaşanan sıkıntılara ışık tutmak amacıyla, Yönetim ve Organizasyon Bölümü Lojistik Programı hocamız Yard. Doç. Dr. Ezgi Uzel&apos;in doktora tezinden oluşan bu çalışmayı Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olarak bu eserle yayınlıyoruz. Bu eser sadece akademik bir çalışma olarak yazına katkı sağlamakla kalmıyor aynı zamanda tedarik zinciri ve lojistik sektörünün uygulamacılarına da farklı bakış açıları sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/419712de-7310-4877-b9d4-76b7ef08e66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Lojistik Sektöründe İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Ekonomik dönüşümleri İnsan kaynakları alanını geliştirdiği gibi bilgi yoğun hizmet sektörlerinden lojistik sektörünün gelişmesine ve büyümesine de neden olmuştur. Bu büyümeyle beraber lojistik sektöründe yetişmiş insan kaynağına ihtiyaç da giderek artmaktadır. Uluslararası bir boyutu olan lojistik faaliyetlerde nitelikli insan kaynağı ihtiyacı bulunduğu gibi var olan insan kaynağını işletmelerde etkin kullanabilmek ve sürekliliğini sağlayabilmek oldukça önemli olmaktadır. Sektördeki bu gelişmeler gerek ortaöğretim gerekse yükseköğretim seviyesinde karşılığını bulmuştur. Son 10 yılda lojistik sektörüne hizmet verebilecek nitelikli eleman yetiştiren çok sayıda program açılmıştır. &quot;Lojistik Sektöründe İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları&quot; adıyla hazırlanan bu kitap gerek yukarıda bahsi geçen eğitim kurumlarında kaynak kitap, gerekse sektörde ilgili departmanların insan kaynaklar uygulamalarını çağdaş İşletmecilik anlayışıyla değerlendirebilmelerinde yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır. Kitapta 9 adet makale ve sektörde kurumsallaşmış işletmelerde uygulanan bazı insan kaynakları fonksiyonları yer almaktadır. Yararlanıcılara faydalı olması dileklerimizle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7d53c7-bd1d-4e6b-8087-3acf52148140.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslek Yüksek Okulları İçin Deniz İşletmeciliğinde Gemi Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Deniz taşımacılığı hacim olarak dünya ticaretinin yaklaşık %80&apos;inin gerçekleştirildiği dinamik bir taşımacılık şeklidir. UNCTAD (United Nations Conference On Trade and Development) 2013 raporunda yayınlanan verilere göre global deniz ticareti 2013 yılında %4,3 artarak 9 milyar doları aşmıştır. Deniz ticaretinin birincil bileşeni olan gemilerin yönetimi ve işletilmesi aşamaları ise deniz ticaretinin kesintiye uğramaksızın devamlılığının sağlanması açısından önem taşımaktadır. 
 
Denizcilik Meslek Yüksekokullarının ana amacı, deniz ticaretinin çeşitli bileşenlerine hizmet veren kurumlar ile gemi yönetim firmaları ve bu firmalara destek veren diğer kurum ve kuruluşlara uygun çalışanların yetiştirilmesine yönelik eğitim vermektir. Eğitimli personel ihtiyacı; ülkemizde faaliyet gösteren denizcilik firmalarının en önemli ihtiyaçları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle de denizcilik meslek yüksekokullarından mezun olan öğrencilerin önemli çalışma alanlarından biri olan gemi yönetimi temelli sektör firmalarının ihtiyacını karşılayacak donanıma sahip öğrenciler mezun edebilmek ilk önceliğimizdir. 
 
Bu kitabın ana amacı, sektörün bu ihtiyacının giderilmesine yönelik olarak eğitim veren denizcilik meslek yüksekokulları için kullanılabilir olacak bir kitap oluşturabilmekti. Bu vesile ile de denizcilik meslek yüksekokullarının bu ihtiyacını karşılayacak bir kaynak yaratıldığını düşünüyorum. 
 
Elinizde tuttuğunuz kitap, ülkemizde denizcilik eğitimi veren önemli meslek yüksekokullarının değerli öğretim görevlileri tarafından, öğrencileri sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirebilmek gayesi ile hazırlanmış ve bu amacıyla Türkiye&apos;de ilk olma özelliği taşıyan bir kitaptır. Amacımız, bu eserin denizcilik eğitimi veren tüm meslek yüksekokulları öğrencileri ve öğretim görevlileri için kullanılabilir olmasının sağlanmasıdır. Ve bu amacın gerçekleşeceğine olan inancım tamdır. 
 
Bu çalışmanın ortaya çıkmasında emeği geçen tüm değerli meslek yüksekokullarımız ve öğretim görevlileri başta olmak üzere, kitabın editörlüğünü üstlenen okulumuz Deniz ve Liman İşletmeciliği Program Başkanı, Öğretim Görevlisi Nesli Çankırı Kolbaşı&apos;na, ortaya çıkan bu fikri destekleyen ve geliştiren okul Müdürümüz Prof. Dr. Okan Tuna&apos;ya ve emeği geçen herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20b91949-b492-4eef-ad2e-acd17c37696c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema Yazıları: Filmler, Yönetmenler, İzleri</image:title>
            <image:caption>Sinema üzerine yaptığım akademik araştırmalar birikimi arasından toplam 19 metni Sinema Yazıları: Filmler, Yönetmenler, İzleri başlıklı projeye dönüştürdüm. Bu projenin Beykoz Üniversitesi Yayınları tarafından kitap olarak basılabilmesi için desteğini esirgemeyen Beykoz Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sn. R. Engin Özmen&apos;e, Rektörümüz Sn. Prof. Dr. Mehmet Durman&apos;a, yazıların kitap haline gelmesi için yüreklendirmekle kalmayıp metinleri tek tek okuyan ve onlara ilişkin çok değerli görüşlerini benimle paylaşan Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Sn. Prof. Dr. Nüket Güz&apos;e, Dekan Yardımcısı Sn. Doç. Dr. Pınar Sedan Meral&apos;e ve basımda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 
 
Kitabın, sanat ve sinema üzerine yapılmış akademik çalışmalara katkıda bulunabilmesini dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5a69b53-a060-40fd-a765-4216d6c415fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Masa Başında Çalışanların Sağlığı</image:title>
            <image:caption>Doktora tezimden derlemiş olduğum &quot;Çalışan Sağlığını Geliştirici Hizmetlerin Bilişim Sektöründe Masa Başında Çalışan Sağlığına Etkilerinin Değerlemesi&quot; başlıklı kitabımda son yıllarda çalışma koşullarının değişimi ile birlikte sayıları giderek artan masa başında çalışanların, değişen özellikleri ve karşılaştıkları yeni sağlık sorunları ele alınmıştır. Bu sorunlar verimsizlik, iş tatminsizliği, örgütsel bağlılık gibi uzun sürede ortaya çıkabilecek pek çok önemli örgütsel sorunlardır. 
 
Kitap örgütlerin yaşadığı bu sorunlara karşılık çalışan sağlığını geliştirici hizmetler başlığı altında fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme hizmetlerinin çalışan sağlığı üzerinde bir etkisi olup olmadığını incelemekte ve bu konuda ileride yapılacak olan çalışmalara bir temel oluşturmayı hedeflemektedir. Kitabın hazırlanmasında emeği olan herkese ve özellikle Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu&apos;na kitabın basımında ki değerli katkılarında dolayı teşekkür ederim. Kitabın Yönetim Organizasyon ve İnsan Kaynakları alanlarında çalışanlara ve bu konularda akademik çalışma yapanlara değerli katkılar sunmasını temenni ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c339a48-ceaa-4020-bbc6-7a57136d78de.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslek Yüksekokulları İçin Lojistik</image:title>
            <image:caption>Lojistik yönetimi aslında bir kriz yönetimidir. Ekonomik krizler, gerçek profesyoneller ile amatörleri birbirinden ayırır ve profesyonellere fırsat sunar. Lojistik sektöründe birçok fırsat bulunmakta ancak bu fırsatlardan yararlanmak, yetişmiş iş gücüne bağlı bulunmaktadır. Sadece sektöre iş gücü sağlamanın yanında istihdamdaki iş gücünün sürdürülebilir olarak eğitilmesi gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında Meslek Yüksekokullarına önemli bir görev düşmektedir. Meslek Yüksekokulu&apos;nun ana amacı, lojistik sektörüne ve lojistik sektörüne destek veren diğer sektörlere uygun çalışanların yetiştirilmesine yönelik eğitim ve öğretim vermektir. 
 
Elinizde tuttuğunuz kitap, Meslek Yüksekokulu eğitim tecrübesi olan öğretim elemanları tarafından, öğrencileri sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirebilmek amacıyla hazırlanmıştır. Amacımız, bu eserin lojistik eğitimi veren tüm meslek yüksekokulları öğrencileri ve öğretim elemanları için kullanılabilir olmasının sağlanmasıdır. 
 
Bu çalışmanın ortaya çıkmasında emeği geçen öğretim görevlilerimiz başta olmak üzere, kitabın editörlüğünü üstlenen yüksekokulumuz Lojistik Programı Öğretim Görevlisi Aslıhan Bekaroğlu&apos;na, bu fikri geliştiren ve destekleyen Prof. Dr. Okan Tuna&apos;ya ve emeği geçen herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990ae0ba-c3f7-40df-b0f3-9521a43899d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketicilerin Helal Sertifikalı Ürünlere Karşı Tutumlarını Etkileyen Faktörler Ve Risk Algısı</image:title>
            <image:caption>Tüketicilerin satın aldıkları ürünler hakkında tercihlerini etkileyen çok sayıda faktör bulunmaktadır. Zaman içerisinde tüketicilerin ihtiyaçları çeşitlendiği gibi kendilerine sunulan alternatiflerin sayısı da artmıştır. Artan alternatifler tüketiciler için bilgi ihtiyacının önemini ortaya çıkarmıştır. Tüketiciler seçenekler hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olurlarsa kendilerini o kadar rahat hissetmekte ve risk algılamaları azalmaktadır. İhtiyaç duyulan ürünün özelliği kadar tüketicilerin özellikleri de ihtiyaç duyulan bilginin türü ve niteliğini belirleyici bir role sahiptir. 
 
Tüketicilerin dini inançları satın alma faaliyetleri üzerine etkili olan bir faktördür. Her din çeşitli konularda insanlara kısıtlamalar getirmektedir. Bu durum tüketicilerin bilgi ihtiyacını artıran bir diğer etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Çeşitli dinlere mensup tüketicilerin bilgi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için çeşitli denetim ve sertifikalandırma sistemleri kurulmuştur. Koşer, Yahudi inancına uygunluğu temsil ederken, &quot;Helâl Gıda&quot; İslamî kurallara uygunluğun bir göstergesidir. Dünyada iki milyara yaklaşan nüfusları ile Müslümanlar önemli bir pazar oluşturmaktadır ve işletmeler için bu pazar göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b52f25-db30-4f19-afc7-87594f176583.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa Sensin</image:title>
            <image:caption>Var  mısınız yaşam yolcuğuna? 
Nefes nefese hayata tutunmanın öz sözüdür: Yaşam. 
Yaşam nadasa bırakılamaz ve evrende hiçbir şey tesadüf değildir. 
“Hastalığın nedenleri iç ve dış etkenlerden kaynaklanabilir, ancak derde deva insanın kendi içindedir.” 
Bu kitap, yaşadığımız hayatı cennete çevirmek, korkularınızdan arınmak; sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam için yazıldı. Kendinizi dinleyin, şifa kendinizsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6276658-c621-40fc-81b6-7f9efa6be878.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Türkçe Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Türkçe Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227e04a4-5036-47b3-9b70-0bb9274ab81a.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Matematik Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Matematik Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/794c3d1d-1657-49c8-9218-263c4d5a13ee.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası İngilizce Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS İngilizce Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77ad2b29-07e6-4f67-bab8-cdf51e1b0229.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası İnkılap Tarihi Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daaa0e3-0127-45b2-afc7-89d6b748f483.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf04bfa4-1423-4456-9cf4-a70de598dff6.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Yabancı</image:title>
            <image:caption>Yabancı düşmanlığı, kendine düşmanlıktır. Kökenleri çocuklukta aranmalıdır. Yabancılara duyulan nefretin, daima, insanın kendisine karşı duyduğu nefretle bir ilişkisi vardır. Eğer insanların, başka insanlara neden acı çektirip, onları neden aşağıladıklarını anlamak istiyorsak, önce kendi içimizde yer alan, tiksindiğimiz şeylerle uğraşmalıyız. İçimizdeki bu parçayı, bize onu hatırlatan yabancıyı yok ederek susturmak isteriz. Ama, eğer insanın kendisine özgü olan ve birey oluşunu 
belirleyen her şey yabancı kılınırsa, geriye, insanın gelişimini sağlayacak ne kalır? 
 
Yabancı düşmanlığının ve neo-milliyetçiliğin hızla yeniden yükselmeye başladığı günümüzde Gruen, “üçüncü bir kulakla dinleyip anlayarak” ve Hitler ile diğer Nazi subaylarına ilişkin örnekler vererek, bizlere bu durumun nedenlerini anlama fırsatı sunuyor. İnsanlar, uygarlık ve kültürlerle, barbarlık ve vahşet arasındaki ince, ama bariz tabakanın yırtılıp yok olmasına neden bu kadar çabuk izin veriyor? Gruen, duygularımızın hiç bilmediğimiz, yabancı yönlerini keşfetmemizi sağlayarak, bireysel olarak insanlığın geleceğine katkıda bulunacak bir pozisyona gelmemiz için uğraşıyor. 
 
“Arno Gruen’den, çığır açacak bir kitap daha.” 
Die Presse 
 
“İnce, ama ağır... Gizlisi saklısı olmayan, politik bir kitap... Her cümlede bir düşünce saklı, ama bu 
düşünceler ifade edilirken tek bir sözcük bile fazladan kullanılmamış.” 
Der Spiegel 
 
“Eric Fromm’dan beri yazılmış en iyi sosyal-psikoloji incelemesi.” Aargauer Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c170ed7-dc57-43fa-96a6-f667570a8ec4.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Fen Bilimleri Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Fen Bilimleri Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84e3bf52-89c3-4f12-8091-0ad55293ddee.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Boyuttayız</image:title>
            <image:caption>Başka Boyuttayız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69163d16-a144-4a40-90fc-0d106ff7a384.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Güzellik Yarışmasında</image:title>
            <image:caption>Kuşlar Güzellik Yarışmasında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfaa847a-4fd7-4fe4-945f-6052ee806c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylek Ailesi</image:title>
            <image:caption>Leylek Ailesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d5f21b6-0114-4f1d-873a-7bd35295e345.jpg</image:loc>
            <image:title>Laf Ebesi’nin Ödemiş’i</image:title>
            <image:caption>“Ödemiş &apos;i derinlikleriyle, güzellikleriyle, efeleriyle, sıcak insanlarıyla, Kuvayı Milliye ruhu ile anlatan Serra Menekay&apos;a teşekkür ederiz.” 
                                                                                                                                       Alev Çoşkun 
 
     Bir insan neyi, neden, nasıl yapar? Bu soruların yanıtları hep çocukluğumuzda saklı. Sorunların da, başarıların da temelinde köklenmiş anılar yatıyor. Bu durum kişiler için geçerli olduğu kadar şehirler için de geçerli. 
Anıları ve geçmişi analiz edebilmek ve anlamlandırmak kendini bilmeyi sağlarken, kendini bilmek; neyi, neden, nasıl yaptığını ve yapacağını bilmeyi getiriyor. 
      Bu kitapta hekim ve yazar Serra Menekay’ın çocukluk anılarındaki Ödemiş’i ve Ödemiş’in tarihini bulacaksınız. Serra Menekay’ın sıcak, eğlenceli ve akıcı dilinden 70&apos;li ve 80&apos;li yıllarda çocuk olmanın tadına varacaksınız… 
      İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6efd3c32-697d-4389-aa1a-aea344466431.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirden Köye Göç Hikayemiz</image:title>
            <image:caption>Her insanın içinde yetmişlik, bıkkınlık duygusu vardır. Bizimkinde bıçak kemiğe dayanmıştı doğrusu. 
Paramız da yoktu arkamızda bir desteğimiz de. Tek desteğimiz kendi benliğimizdi. Bu dünyaya bir daha gelmeyeceğiz inancıydı bizi ateşleyen. 
Yaşlanınca ah dememekti. Bir daha dünyaya gelsem yapardım dememekti. Pişman olmamaktı. Gözümüzü karartmak zorundaydık ya da vazgeçecektik. 
Ama hayat cesurları severdi. 
İşte bu kitapta hayallerinizin peşinden gitmeye bir adım daha yaklaşacak, cesur davranmanın nelere mâl olduğunu, neleri kazandığınızı öğrenecek ve mucizelere tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b8c59c-b67f-4162-b318-c5ce5e6fd637.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Vergileri Ve Emisyon Permilerinin Karşılaştırmalı Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 1. ÇEVRE KİRLİLİĞİ OLARAK İKLİM KRİZİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 2. ÇEVRE POLİTİKASININ ARAÇLARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3. ÇEVRE VERGİLERİ VE EMİSYON PERMİLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77fdd00-53ef-4d27-a21a-6f21029e8be5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik, Kent Ve Doğa</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         İNSANA YAKIŞIR İŞ VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
·         SORUMLU ÜRETİM VE TÜKETİM 
 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR KENT VİZYONU YARATILMASINDA KAR AMACI GÜTMEYEN ÖRGÜTLERİN ROLÜ: OSMANİYE ÖRNEĞİ 
 
·         TÜRKİYE’DEKİ KADIN KOOPERATİFLERİNE İLİŞKİN ÇALIŞMALARIN EŞİTLİK BAĞLAMINDA İNCELENMESİ: SİSTEMATİK DERLEME 
 
·         ANKARA İKLİMİ; DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞİ 
 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİ KAPSAMINDA HAVA KİRLİLİĞİ KONTROLÜ 
 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL SU YÖNETİMİ: ANKARA İLİ SU AYAK İZİ YAKLAŞIMI 
 
·         SIFIR ATIK UYGULAMALARI KAPSAMINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR KATI ATIK YÖNETİMİ 
 
·         AZERBAYCAN’DA SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİR YAKLAŞIMI: BAŞKENT BAKÜ VE KARABAĞ’DA SAĞLAM ŞEHİR 
 
·         TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE TEMEL KATKILARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06e6321-2320-4229-be02-a43b4fd6d7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Ve Ekosistemi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: Futbolun Tarihi Gelişimi 
 
BÖLÜM 2: Futbol Oyununun Paydaşları 
 
BÖLÜM 3: Futbol Takımında Oyuncu Pozisyonları 
 
BÖLÜM 4: Futbolda Performans 
 
BÖLÜM 5: Futbolda Dinlenme (Toparlanma) 
 
BÖLÜM 6: Futbolda Teknik ve Taktik 
 
BÖLÜM 7: Futbolda Oyun Sistemleri 
 
BÖLÜM 8: Futbolda Antrenman Planlaması 
 
BÖLÜM 9: Motorik Özellikler 
 
BÖLÜM 10: Futbol Altyapısı 
 
BÖLÜM 11: Futbol ve Çocuk Gelişim Dönemleri 
 
BÖLÜM 12: Farklı Bileşenleriyle Futbol 
 
BÖLÜM 13: Futbolda Dijitalleşme ve Müsabaka Analizleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6adbe0f4-a29e-4d2a-a7e4-f7ffeafaf8da.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Gittikten Sonra</image:title>
            <image:caption>Müslim Coşkun, yazıyı yazgı olarak görenlerden. Kendisini tanıdığımdan beri yazmaktan hiç kopmadı. 
Bu da otuz beş yıl demek oluyor. Bir insanın bunca zaman kalemi elden bırakmaması, elbette bir derdinin, meselesinin ve kuvvetli bir yazma gerekçesinin olduğunu gösterir. Herkes Gittikten Sonra kitabını oluşturan yazılar, bizi daha iyi bir insan olmaya davet ediyor. Böyle bir davete icabet etmek gerekmez mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4fb1c3-a979-4c6f-b93b-47e1336a695d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fuşya</image:title>
            <image:caption>“…Hiçbir şey göründüğü gibi değildi… 
        Sırt üstü yatıyordu ve çırılçıplaktı. 
        Ortalama boyundan daha çok şişmanca göbeği dikkat çekiyordu. 
        Kırlaşmış at kuyruğu saçları ve top sakalı vardı. 
       Alnında fuşya rengi bir şerit bağlıydı. 
       Göğsüne kanla yazılmış 4 ve 5 rakamı dehşet verici bir görüntü oluşturuyordu. 
       Herhangi bir darp izi, kurşun deliği ya da bıçak yarası yoktu. 
        Şah damarı kesilmiş gibi kan gölü içinde yatıyordu. 
        … Çözdükçe karışıyordu her şey…” 
 
        Bir heyecan kasırgasına hoş geldiniz. 
        İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca52a38-d6eb-4f9f-916d-07d21e8e5293.jpg</image:loc>
            <image:title>Ata&apos;nın Konyası</image:title>
            <image:caption>“Konya benim dedelerimin öz vatanıdır. Onlar, Rumeli’ye Anadolu’dan göçmüşlerdir. Bunun Konya 
 olduğu söylenir.’’                                                                             M. Kemal ATATÜRK 
Cumhuriyet döneminin ilk Konya milletvekillerinden Naim Hazım Onat, dil çalışmaları esnasında Atatürk’ün, kendisine yukarıdaki sözleri söylediğini anılarında belirtir. Atatürk’ün bu güzel sözleri, Konya’ya ve Konyalılara karşı içten bir yakınlık, bir sevgi, bir iltifat olarak sayılmakla birlikte, bunun gerçeklik payı taşıdığı da araştırmacıların çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır… 
Konya’yı  “Ata’nın Konya’sı” yapan bu derin sevginin kökenlerine inilen bu eserde, aşağıdaki soruların ve günümüze değin süregelen tartışmaların da tanıklara ve belgelere dayalı yanıtlarını bulacaksınız; 
·         Anadolu’daki ilk Atatürk Anıtı’nın gerçek hikayesi nedir? Bu konuda doğru bilinen yanlışlar nelerdir? 
·         Milli Mücadele esnasında Bozkır ve Konya‘nın adlarıyla anılan isyanlarda, yöre halkının rolü ne olmuştur? İsyanların katılımcıları mı yoksa mağdurları mıdırlar? 
·          Bu isyanların öncesi ve sonrası, günümüz mülki amirler için ne gibi dersler içermektedir? 
·         Atatürk’ün Konya ziyaretlerinde verdiği mesajlar, günümüze yönelik hangi sonuçları ortaya koymaktadır? 
Sizleri Konya ve çevresine ilişkin birçok bilinmeyene, belge ve kaynaklarıyla ulaştıracak, kahramanlar kadar hainleri de gözler önüne serecek, bir bilgi şölenine hoş geldiniz!.. 
İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f2ce93-37d8-45ea-a8fe-9dc412d83b51.jpg</image:loc>
            <image:title>Pişmanlıklar Koleksiyonu</image:title>
            <image:caption>GÜZEL BİR ÖLÜMÜN SIRRI, GÜZEL BİR HAYAT YAŞAMAKTIR. KALBİNİ AÇ. KIRILMASINA İZİN VER. RİSK AL. HATA YAP.
 
Clover Brooks, anaokulu öğretmeninin beklenmedik ölümüne tanık olduğu günden beri bu dünyadan göçmeye hazırlananlara karşı derin bir bağ hisseder. New York’ta bir profesör olan büyükbabasıyla alışılmadık ama sevgi dolu bir çocukluk geçiren Clover, çıktığı bir seyahat sırasında biricik büyükbabasını da kaybedince dünyası yıkılır. Bu trajik olayın ardından hayattaki amacını “ölüm ebesi” olarak çalışmakta bulur; çünkü kimse tek başına ölmemelidir. Böylece kendini, insanların ölümü huzurla karşılamalarına ve o anlara rehberlik etmeye adar.
 
Sakin ve şefkatli yapısıyla Clover, alanının en iyisidir ancak danışanlarıyla o kadar çok zaman geçirir ki kendi hayatını unutur.  Ta ki cesur, yaşlı bir kadının son dileği onu unutulmuş bir aşk hikâyesi yolculuğuna çıkarana kadar… Clover, aşkın ve dostluğun bilinmeyen kılavuzluğunda ilerlerken hayattan gerçekten ne istediğini düşünmek zorunda kalır. Peki, Clover, bu yolu yürüme riskini göze alacak mıdır?
 
Mikki Bramer’ın kaleminden dökülen Pişmanlıklar Koleksiyonu dokunaklı ve umut dolu anlatımıyla sizi sıcacık kucaklayan bir kendini keşfetme hikâyesi.
 
 
“Güzel, dokunaklı ve hayatın biraz durağanlaştığı anların edebi panzehiri.”
–New York Times çoksatan yazarı Jessica George</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d532a5-49e8-47b8-8033-cf782ed9a476.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Ulaşım Dünyası</image:title>
            <image:caption>&quot;Geleceğin Ulaşım Dünyası Akıllı Ulaşım Sistemleri, Veri Bilimi ve Sürdürülebilirlik&quot; adlı bu kitap, akıllı ulaşım sistemleri alanında uzmanlaşmış bir grup yazarın bilgi ve deneyimleri ile yazılmakla beraber kentsel mobiliteye şekil veren, ulaşım sistemlerindeki dönüşümü anlamamıza yardımcı olan, büyük veri analitiği, yapay zekâ, makine öğrenimi gibi çağın teknolojilerini kullanarak geleceğin ulaşımını tasarlamaya yönelik kapsamlı bir bakış sunmaktadır. 
 
Akıllı Ulaşım Sistemlerinin geniş bir yelpazesini kapsayan zengin içeriğiyle, okurlara hem güncel bilgiler sunmayı hem de gelecekteki ulaşımın nasıl evrilebileceğine dair bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2938e84e-ed92-4a8f-a59c-1dd32ae261f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kundakçı</image:title>
            <image:caption>Ben Renata Convida’yım.
 
Yüzlerce çalıntı hayat yaşadım.
 
Artık kendiminkini yaşıyorum.
 
       Renata, yeteneği yüzünden henüz küçük bir çocukken Kralın Adaleti tarafından kaçırılır ve Andalucia’nın görkemli sarayına getirilir. O, Moria ırkının en korkulanlarından biridir. Kraliyet düşmanlarından anıları çalabilme yeteneği, binlerce Moria’nın ölümüne yol açan Kralın Gazabı’na neden olur.
 
       Zaman geçtikçe isyancı bir casusa dönüşür ve halkını kurtarmak için Fısıldayanlar’la beraber hareket etmeye karar verir. Artık krallık aleyhine çalışacaktır. Fısıldayanlar onu yıllar önce saraydan kurtarmış olsalar da Renata orada geçirdiği süre boyunca “boş” hâle getirdiği yüzlerce ruhun ezici anılarından kaçamayacaktır.
 
       Komutanları Dez, korkunç Kanlı Prens tarafından esir alındığında Renata, büyük aşkını kurtarmak uğruna her şeyi yapacaktır. Hem kendi hayatı hem de Moria ırkının kaderi buna bağlıdır. Renata, acımasız prense karşı intikam ateşiyle yanıp tutuşurken bile, krallığı onlara sadık olduğuna ikna edebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baad405f-da79-46e0-bd4d-61711135a951.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Hikâyeler bize kim olduğumuzu söyler, peki ya biri o hikâyeyi çaldıysa?
Jake ilk kitabıyla dikkate değer bir çıkış yapmış, ancak ikinci kitabının fiyaskosunun ardından yazar tıkanıklığına girmiştir. Üçüncü ve dördüncü romanının taslağı ise tam bir hayal kırıklığıdır. Bir yandan da geçimini sağlamak için bir yaratıcı yazarlık atölyesinde ders vermektedir. Ancak Jake için asla umut vaat etmeyen yeni ders döneminde onu bir sürpriz beklemektedir: iddialı yeni öğrencisi Evan Parker&apos;ın muhteşem roman fikri.
Yıllar sonra Evan&apos;ın bu olağanüstü hikâyesinin hâlâ bir romana dönüşüp raflarda yerini almadığını gören Jake, merak edip biraz araştırınca bu parlak öğrencisinin öldüğünü öğrenir. Ve her yazarın yapacağı gibi hikâyenin ziyan olmasından korkarak (!) onu kendi yazmaya karar verir. Zira T.S. Eliot&apos;ın da dediği ya da daha doğrusu büyük olasılıkla Oscar Wilde&apos;dan &quot;alıntıladığı&quot; gibi: İyi yazarlar ödünç alır, büyük yazarlar çalar.
Jake&apos;in hayatı yazdığı bu yeni romanla baştan sona değişirken Evan&apos;ın fikrinin ardındaki sırlar da bir bir ortaya dökülür. Peki bu roman konusunun ardındaki korkunç gerçek nedir? Esas hırsız kimdir ve kimin hikâyesini ya da daha doğrusu kimin hayatını çalmıştır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1c0744-034c-484c-a422-fd2ecbc1fa14.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü, Sıradışı ve Mükemmel</image:title>
            <image:caption>Kanıksadığımız distopyanın yok saydığımız dertleri 
bir ütopya ihtimaline yol açarsa ne olur? 
Kariyerinin tekdüzeliğinden sıkılıp hayatının filmini çekmek için herkesten kaçan ünlü dizi yönetmeni kendini Akdeniz kıyısında, üzerine yazlık site inşa edilmiş bir antik kentte bulur. 
Yavaş yavaş tanıştığı ahalinin yıllanmış sırlarını karşı konulmaz bir merakla açığa çıkarma peşine düştükçe 
doğanın akılalmaz mucizeleri eşliğinde kendinden bile sakladığı yakıcı sırlarla yüzleşir. 
Nükleer savaş ve dünyanın son şafağı. Adı sanı bilinmez bir çiçeğin insanların yüzüne yerleştirdiği o tekinsiz tebessüm. 
Geçmişin bir günlükten seslenen hayaletleri. Kadim zamanlardan beri insanları avlayan şu delilik. 
Sanki hepsi ortaya çıkmak için Mert’in Harabeler Sitesi’ne gelmesini bekliyor. Çıldırtıcı aşkın gölgesinde, atom bombası patlasa umursamayacak sakinlerle, kan gölünün ortasında dans etmek için ondan geriye sayılıyor. James Hakan Dedeoğlu muzip ve iddialı kalemiyle insanlıktan çıkmamak için köşe bucak kaçanların korktuklarının başlarına gelmesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac4ee69-b724-4f70-bbc6-3e43630e74a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Para Ve Maliye Politikaları Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM: İKTİSAT OKULLARININ PARA POLİTİKASI YAKLAŞIMLARI 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 1923-1939 DÖNEMİNDE UYGULANAN PARA POLİTİKALARI VE BANKACILIK ALANINDA YAŞANAN GELİŞMELER 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE İHRACATA DAYALI SANAYİLEŞME MODELİ DÖNEMİNDE PARA POLİTİKALARI (1980-1989) 
 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 1990’LI YILLARDA PARA POLİTİKALARI 
 
·         BEŞİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 2000-2023 YILLARINDA UYGULANAN PARA POLİTİKALARI 
 
·         ALTINCI BÖLÜM: TÜRKİYE’DE EKONOMİK KRİZ DÖNEMLERİNDE PARA POLİTİKALARI 
 
 
 
·         YEDİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 2002-2023 DÖNEMİ PARA POLİTİKALARI UYGULAMALARININ EKONOMETRİK ANALİZİ 
 
·         SEKİZİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE UYGULANAN PARA POLİTİKALARININ TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         DOKUZUNCU BÖLÜM: TÜRKİYE’DE DÖVİZ KURU POLİTİKALARININ MAKROEKONOMİK DEĞİŞKENLER ÜZERİNE ETKİLERİ 
 
·         ONUNCU BÖLÜM: MALİYE POLİTİKALARINA KAVRAMSAL YAKLAŞIM 
 
·         ON BİRİNCİ BÖLÜM: İKTİSAT OKULLARININ MALİYE POLİTİKASI YAKLAŞIMLARI 
 
·         ON İKİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE LİBERAL EKONOMİ POLİTİKALARI DÖNEMİNDE MALİYE POLİTİKALARI (1950-1960) 
 
·         ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE PLANLI KALKINMA DÖNEMİNDE MALİYE POLİTİKALARI (1960-1980) 
 
·         ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: GÜÇLÜ EKONOMİYE GEÇİŞ PROGRAMINDAN CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA KADAR TÜRKİYE’DE UYGULANAN KIRSAL KALKINMA VE KOOPERATİFLEŞME ÇALIŞMALARI 
 
·         ON BEŞİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE KAMU SAĞLIK HİZMETLERİNİN YÜZ YILLIK SERENCAMI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64a6ebd-c6ff-4354-88f5-2f5f056da1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın En Büyük Deprem Sınaması Ve Türkiye’de Afet Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
     1. BÖLÜM: Âfet Yönetimi 
 
     2. BÖLÜM: Kentsel Dönüşüm 
 
     3. BÖLÜM: Doğal Âfetler ve Deprem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a393cc-3941-44f5-af3b-a52fa53950e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hakimiyetinde Balkanlar</image:title>
            <image:caption>Her biri sahasında uzman akademisyenler tarafından gerçekleştirilen araştırmaların sonucu ile ortaya çıkan Osmanlı Hâkimiyetinde Balkanlar isimli bu eser, sunduğu geniş persfektifi ile Balkan tarihine ışık tutmaktadır.
 Osmanlı Balkanı’nın tarihi, coğrafyası, nüfusu, kurumsal yapıları hakkında birincil kaynaklara dayanan, Osmanlı arşiv serilerinin münferit belge ve defter türlerinin tüm alanlarına azami ölçüde müracaat edildiği bilimsel düzeyi ile, Balkanlara ilgi duyan okuyucunun ve araştırmacıların ihtiyacına cevap verecek bir eser niteliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b759e60-d904-4824-bcb0-27baeed3cf80.jpg</image:loc>
            <image:title>Mir Hamza Nigari – Nigarname</image:title>
            <image:caption>Şükr eylerem ol Hüdâya her dem 
Tevfîḳ-i Hüdâ ile dem-â-dem 
Erbâb-ı dilân olsun âgâh 
Güftârımı eylesin naẓar-gâh 
Güftâr-ı şirînime inansın 
Bî-şübhe sözümü doġru ṣansın 
Başdan ayaġa Nigârnâme 
Şâyestedi cümle iḥtirâma 
Ol nâme-i ‘aşḳda ne kim var 
Taḥdîsi çü ḳand ü şehd-i eş‘âr 
...Başda geze ol Nigâr-nâme 
Baş indire aƞa Şâh-nâme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a18b3a75-b733-4416-802c-d329dc5a1d23.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerle Piyano Öğretimi</image:title>
            <image:caption>PİYANO ÇALMA! 
Çocukken öğrenilmesi gereken on şeyden birinin “çalgı çalma” olduğunu düşünüyorum. Evet, ama hangi çalgı? 
 
Çalgılar bir bakıma çiçeklere benzer. Nasıl ki her çiçeğin ayrı rengi, ayrı deseni ve ayrı kokusu varsa ve nasıl ki görsel dünyamızı bezeyen, zenginleştiren anlamlar içerirse, çalgılar da tınılarıyla işitsel dünyamızı süsler, zenginleştirir. Örneğin; bağlama dağ başında açan bir çiğdem, ut saksıda lâle, gitar hercai menekşe, keman vazoda masamızı süsleyen güldür. Piyano asil ve zarif bir orkide, arp fantastik imgeler çağrıştıran begonvil… 
 
Ne çiğdemden vazgeçebiliriz ne lâleden ne gülden. Hiçbiri diğerinin seçeneği değildir. Çiğdem baharın müjdecisi güzel bir kır çiçeğidir, ancak kente taşındığında boynu bükülür, solar. Lâlenin karizması tartışılamaz, ne yazık ki ömrü kısadır. Gül, kokusu ve görselliğiyle eşsiz bir çiçektir, ancak dikenleri vardır yırtar, kanatır. Begonvil nazlıdır, orkide pahalı… 
 
RENKLERLE PİYANO ÖĞRETİMİ son derece yalın bir yöntemdir. Ses ve notaları renkli grafikle gösteren bu yöntem dünyada bir ilktir. Bu yöntem org öğretiminde on yıllar boyunca, binlerce çocukla denenmiş, başarısı test edilmiştir. Böylelikle okul öncesi dönemi çocukları da müziğin büyülü dünyasıyla tanışacaklardır. Çocukların piyanonun kapağına “açıl susam açıl” demeleri yeterli olacaktır. 
 
RENKLERLE PİYANO ÖĞRETİMİ orkide metaforu üzerinden, hayatımızın en özel dönemi olan çocukluğumuzu, renklerin cümbüşü ve seslerin armonisiyle zenginleştirecek! 
Salih Aydoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b689efe-3358-4bf6-91d2-93c9ec3dd693.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak Bir Sanattır</image:title>
            <image:caption>Erich Fromm, dünya çapında birçok okurun Sevme Sanatı ile tanıdığı bir yazar. Ancak daha az bilinen bir gerçek, Fromm’un, hümanist bir insan ve toplum kavramı etrafında geliştirdiği psikanalitik kuramları pek çok alan ve disiplin üzerinde derin etkiler bırakmış bir sosyal psikanalist olmasıdır. 
 
Erich Fromm’un son asistanı ve tek edebi varisi olan Rainer Funk, Fromm’un yaşamı ve düşünceleri hakkındaki sağlam bilgi birikimine dayanarak 6.000 mektubu içeren arşivinden yola çıkıyor ve Fromm’un temel kavramlarını Fromm’un yaşadığı deneyimlerle ve yaşamın kendisinin bir sanat olduğu fikriyle ilişkili olarak inceliyor. Yaşamak Bir Sanattır Fromm’un sosyal psikanalizdeki özgün katkılarını daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyan kapsamlı bir yaklaşım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27abb303-2397-41b6-918c-3e01b434d6d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür</image:title>
            <image:caption>Kültür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4b9f91c-45c1-4228-821d-34dda4f3a4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Детство (Çocukluğum) (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“В полутёмной тесной комнате, на полу, под окном, лежит мой отец, одетый в белое и необыкновенно длинный; пальцы его босых ног странно растопырены, пальцы ласковых рук, смирно положенных на грудь, тоже кривые; его весёлые глаза плотно прикрыты чёрными кружками медных монет, доброе лицо темно и пугает меня нехорошо оскаленными зубами.” 
Бессмертное произведение Максим Горькийt, 
Детство на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa16e55-676b-49f4-a9d9-5f544e9845c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Записки сумасшедшего (Bir Delinin Hatıra Defteri) (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Сегодняшнего дня случилось необыкновенное приключение. Я встал поутру довольно поздно, и когда Мавра принесла мне вычищенные сапоги, я спросил, который час. Услышавши, что уже давно било десять, я поспешил поскорее одеться. Признаюсь, я бы совсем не пошел в департамент, зная заранее, какую кислую мину сделает наш начальник отделения.” 
Бессмертное произведение Гоголь, 
Записки сумасшедшего на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3aae65-7b10-423d-a7b7-f0dcdc932bf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Кроткая (Uysal Bir Kız) (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“…Вот пока она здесь — еще всё хорошо: подхожу и смотрю поминутно; а унесут завтра и — как же я останусь один? Она теперь в зале на столе, составили два ломберных, а гроб будет завтра, белый, белый гроденапль, а впрочем, не про то… Я всё хожу и хочу себе уяснить это. Вот уже шесть часов, как я хочу уяснить и всё не соберу в точку мыслей. Дело в том, что я всё хожу, хожу, хожу… Это вот как было. Я просто расскажу по порядку. (Порядок!) Господ а, я далеко не литератор, и вы это видите, да и пусть, а расскажу, как сам понимаю.” 
Бессмертное произведение Достоевского 
Кроткая написано на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8424008c-9e58-4f63-be4b-ed38e2cc10e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Memo ve Ay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Memo ufacık tefecik bir çocuk. 
Tüm isteği, annesine onun kadar güzel bir hediye verebilmek: 
Gökteki Ay’ı... 
Ama Ay öyle yüksekte ki... 
O halde bizim Memo birilerinden yardım isteyecek. 
Üstelik karşılığında hepsine Ay’dan bir parça verecek... 
Ama ya annesine kalmazsa, küçük Memo ne yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/510d76e0-7687-47a2-8c81-ab9de8b49de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Öğretiminde Sözsüz İletişim Becerileri</image:title>
            <image:caption>Sözsüz iletişim, günlük yaşamda üzerinde çok durulup, düşünülen bir kavram olmamakla beraber yaşamımızın tam da merkezinde yer alır. Hayatımızı devam ettirirken sıklıkla faydalandığımız, kullandığımız bir beceridir. Bu yönüyle hak ettiği ilgiyi ve değeri tam olarak gördüğü söylenemez. Kitabımızın hedeflerinden biri de okuyucunun gündemine ve dikkatine sözsüz iletişim kavramını yeniden değerlendirmek üzere sunmaktır. Dil öğretiminde sözlü iletişim bağlamında birçok çalışmaya rastlamak mümkün iken sözsüz iletişim bağlamında çok fazla çalışmaya rastlanmamış olması bizi bu çalışmayı yapmaya teşvik etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb2d4ecb-5455-4291-a93e-2efa70aba8d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Koşullama ve Öğrenmenin Temelleri</image:title>
            <image:caption>Michael Domjan&apos;ın klasik ders kitabı, en etkili araştırma bulgularını ve kuramsal perspektifleri tanımlayan öğrenme ve koşullamaya kapsamlı bir giriş sunuyor. Domjan hem insan hem de hayvan örneklerini kullanarak temel öğrenme ve koşullama ilkelerini özetlemekle kalmıyor, aynı zamanda bu alandaki en son keşiflerin sağlıkla ilgili bazı ciddi sorunların üstesinden gelmek için nasıl uygulandığını da anlatıyor. Bu baskıda, Domjan Pavlovian koşullamanın yeni uygulamalarına ek olarak, edimsel koşullama alanında, tepki tahsisi ve davranışsal ekonomi üzerine yeni bulguları açıklıyor. Psikoloji ve sinirbilim öğrencileri, koşullama ve öğrenmeden sorumlu süreç ve mekanizmalara ilişkin bu bakışı oldukça değerli bulacak. 
— AMERICAN PSYCHOLOGICAL ASSOCIATION 
 
“Bu mükemmel kitap, okuyucuları hem klasik hem de edimsel bir davranışsal psikolojide gezdiriyor. Temel kavramlar tam olarak açıklanarak kitabı davranışsal psikolojide başlangıç ve ileri sınıflar için uygun hale getiriyor.” 
— Doody&apos;s Review Service 
 
“Son derece ilgi çekici olan bu metin, öğrenme psikolojisi araştırmalarındaki en önemli keşifleri gözden geçiriyor. Temel öğrenme süreçleri anlayışımızı yönlendiren anahtar kavramlar ve görüngüler hakkında bilgi edinmek isteyen ilgili disiplinlerdeki psikoloji öğrencileri ve araştırmacılar bu kitaptan büyük ölçüde faydalanacaktır.” 
— Andrew R. Delamater, PhD , Psikoloji Profesörü, 
Brooklyn College and Graduate Center of the City University of New York, New York 
 
“Dikkatli bir şekilde gözden geçirilmiş bu baskıda, Domjan, jargon açısından zengin bir alanda olabildiğince gereksiz jargondan kaçınacak biçimde konuları dikkatle kaleme almış. Öğrenme ve koşullama süreçleri, belirli bir uzmanlığa sahip olmayan okuyucuların da takip edebilecekleri biçimde ilişkili bağlamlarında ele alınmış.” 
— Rick Bevins, PhD, 
Department of Psychology, University of Nebraska, Lincoln 
 
“Domjan, kitabın başlığının vaat ettiklerini ustalıkla yerine getiriyor. Her bölüm, öğrenmenin temellerini evrimsel süreçlerle, açık tartışmalar, diyagramlar ve şekiller aracılığıyla, bütünleştiriyor. 
— Christopher A. Podlesnik, PhD, BCBA-D 
Associate Professor, Schools of Psychology and Behavior Analysis, Florida Institute of Technology, Melbourn</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa143a6d-df9b-4136-b116-2ad0b65e7c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Christie Malry&apos;nin Dünyayla Hesabı</image:title>
            <image:caption>Christie Malry, büyük çoğunluğu türlü makinelere kâğıt parçaları sokuşturmakla geçen uzun bir günün sonunda Çift Kayıt’ın olağanüstü simetrisi üzerine düşüncelere dalmış bir halde Tapper’s ofisinden evine doğru yol alıyordu. Sonraki kısımlar için Christie’nin zihninde bir gezinti yapmanın iyi olacağını düşünüyorum; tabii olayların aslında kimin zihninde yaşandığını hepiniz gayet iyi bildiğinden, buna daha ziyade bir gezinti illüzyonu diyelim. 
 
Christie Malry düz biridir. Para kazanması gerektiği için on yedi yaşındayken büyük bir bankada işe girer. Kasvetli iş ortamı ve işyerindeki ilişkiler Christie’yi huysuzlaştırır. Zaman geçtikçe, yıllarını aynı bankada, konfor alanında geçirip emeklilik yaşı gelene kadar beklemek yerine akşam sınıflarına katılıp muhasebe öğrenmeye ve iş değiştirmeye karar verir. Muhasebe derslerinde öğrendiği çift kayıtlı hesap yöntemini kişisel hayatında dünyayla hesaplaşmak için kullanmaya başlar. Bundan sonra gündelik hayatında canını sıkan, onu zora sokan ne varsa çift kayıt yöntemiyle –yani alacak verecek hesabı tutarak– belirleyecektir. Ancak yeni işyeri, yeni arkadaşlar ve intikam planlarıyla birlikte hesaplar karışır. 
 
 
“Roman türünün geleceği, B.S. Johnson gibi insanlara bağlı.”                                                                               
Anthony Burgess 
 
“En yetenekli yazarlardan biri.” 
Samuel Beckett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb0bdff-a3ee-4f54-a3a6-fdf4eaf8ea5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Gizemleri</image:title>
            <image:caption>Zaman ve hafıza, birbirine bağlı iki karmaşık kavramdır. 
 
Annelerinin geçirdiği ciddi bir kazanın ardından, ikizler Léo ve Polina olaya taban tabana zıt tepkiler verirler. 
Léo birden, geçmiş yıllardaki en küçük, önemsiz olayları bile hatırlamaya başlar. Polina ise her şeyi unutur. Kısa süreli ve uzun süreli hafızası silinir. Bunun üzerine, Léo kız kardeşine yardım etmek için kolları sıvar ve ona küçüklüklerini anlattığı mektuplar yazmaya başlar. 
 
Annelerinin komadan çıkması geciktikçe çocuklar ellerini taşın altına koymaya karar verirler. 
 
Zaman kavramının tuhaflıklarına ve bilinmeyenlerine dair, jeologların, fizikçilerin ve nöropsikologların bakış açılarıyla bezeli büyüleyici bir keşif. 
 
Fizikçi ve France Culture köşe yazarı Étienne Klein’ın önsözüyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a289b93-bebc-419b-a483-fa8ec583f68e.jpg</image:loc>
            <image:title>CHP’de Sağ Sapma</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’yle yaşıt, 100 yıllık bir kurum Cumhuriyet Halk Partisi. 1950 seçimlerinden beri tek başına iktidar olamamış, 12 Eylül Darbesi’yle kapatılmış CHP bugün “sağa sapmak”la, hatalı ittifaklar yapmakla, yanlış kesimlerle “helalleşmek”le eleştiriliyor. 
Deneyimli gazeteci Fikret Bilâ, CHP’de Sağ Sapma kitabında CHP’yi masaya yatırıyor. Kuruluşundan itibaren geçirdiği kırılmalardan yaşanan tartışmalara, “laiklik” konusuna özel önem verilen Deniz Baykal döneminden yeni açılımlar deneyen Kemal Kılıçdaroğlu dönemine kadar CHP’nin 100 yılının analizini yapıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “sağ sapma” ve “helalleşme” eleştirileri üzerine yorum ve cevaplarıyla  belge niteliği daha da kuvvetlenen kitabında Bilâ, geleceğin CHP’si için çağdaş siyaset kriterlerine dayanarak önerilerde de bulunuyor. 
CHP’de Sağ Sapma sadece 100 yıllık bir siyasi partinin değil, yaşadığımız bütün sorunların ve ülkenin siyasi tarihinin de hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65706e89-ea66-44a3-a76b-985a769cd914.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılığını Keşfet</image:title>
            <image:caption>Sürekli meşgul olmayı bırakın; işinizi en yaratıcı şekilde yapmaya başlayın. 
Yapacak çok şeyiniz var ve bunları yapmak için yeterli zamanınız yok mu?  İş ve yaşam dengeniz tamamen kontrolden çıkmış durumda mı? Dikkatiniz dağılmış ve işlerden bunalmış bir hâlde misiniz? Bütün gün yüksek bir tempoda çalışıyor ancak bir türlü verimli çalışamadığınızı, yapılacaklar listenizin asla azalmadığını mı fark ediyorsunuz? Ve zihniniz, sürekli yapılacakları sıralayarak gevezelik edip sizi ele geçirmiş gibi mi hissediyorsunuz? 
Korkmayın, yalnız değilsiniz! Sadece, değişen dünya düzenini, eski alışkanlıklarla sürdürmeye çalıştığınız için zorlanıyorsunuz. Sistem değişti ve çalışma şekliniz de artık değişmek zorunda. Önde gelen 20 yaratıcı zihnin bilgeliğiyle hazırlanan Yaratıcılığını Keşfet, “sürekli meşgul” modundan, “yaratıcı ve verimli” moduna geçmeniz için size harika öneriler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cab6a22-0fc0-44ea-b1b5-15ddd0307f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Nevroz ve İnsan Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Freud’un ardından gelen en özgün psikanalistlerden biri olan Karen Horney, yabancılaşma, kendini gerçekleştirme ve idealize edilmiş imge gibi kavramlara öncülük etmiş, kültür ve çevrenin önemine dair psikanalize yeni bir anlayış getirmiştir. 
Bu kitapta Dr. Horney nevrotik süreci, sağlıklı gelişimin antitezi olan insan gelişiminin özel bir biçimi olarak tartışmaktadır. Bu durumun farklı aşamalarını ortaya koymuş, nevrotik talepler, içsel buyrukların zorbalığı, kendinden nefret etme, hastalıklı bağımlılık ya da boyun eğme ve insan ilişkilerinde nevrotik rahatsızlıklar gibi duygusal tutumlardaki çatışma gerilimlerini hafifletmek için bulduğu çözümleri tanımlamıştır. Nevroz ve İnsan Gelişimi, baştan sona, kişinin potansiyelini hem olumlu hem olumsuz yönde etkileyen güçleri çarpıcı bir anlayışla özetleyen bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c63de22a-2162-475c-a811-f4245abba895.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bilgisi</image:title>
            <image:caption>“Kitabıma Hayat Bilgisi gibi iddialı bir isim koymak, elbette benim narsist olduğumu göstermemeli. Gelgelelim şimdi yapacağım açıklamanın narsist olmadığımı kanıtladığını da söyleyemeyeceğim. Yaşı sanırım kırkın üzerinde olanlar anımsayacaklardır, ilkokulda Hayat Bilgisi adında bir dersimiz vardı. Bu kadar güzel bir adı olan ders maalesef o kadar da güzel değildi. Karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakmamızı, yerli malı kullanmamız gerektiğini, büyükleri saymamızı, küçükleriyse sevmemizi filan öğütlüyordu Hayat Bilgisi kitabı. Oysa neler neler öğrenebilirdik o derste. Elbette o derste öğrenemediğimiz şeyleri yazdığımı iddia edemeyeceğim. O kadar da iddialı olmayayım yani. Şimdiki aklımla bana öğretilse fena da olmazdı diye düşündüğüm kimi şeyleri aklım erdiğince kaleme aldım,” diyor Alper Hasanoğlu. Hayattan ve ilişkilerden umudunu hâlâ kesmediğini ve insanları olmasa da ‘bir hayvan türü olan the insan’ı hâlâ sevdiğini söylüyor. Hâlâ terapi yapıyor, hâlâ aşka, şiire, erdeme ve şaraba inanıyor. “Her şeye inat, işte hayat!” diyor. Artık 56 yaşında. 
 
-Alper Hasanoğlu 
 
İnsan 
 
 
Bu kitabın kâğıt ve kartondan daha fazlası olmasını istiyoruz. Hatta içeriği ve niyeti gereği böyle olmasından kaçamayacağız da. Kitabımıza dinamik bir yaşam vermek için yazarımızla beraber belli projeler tasarladık. Projelerimizin ilkiyse kitaba -ve yazarımıza- mahsus bir web sitesi oluşturmaktı. Web sitemiz bir toplaşma, tartışma, akıl yürütme alanı olacak. Hayat Bilgisi’nin forum sayfasına tüm okuyucularımızı bekliyoruz. HATTA ERİŞİMİNİZİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN KİTABIMIZIN ARKA KAPAĞININ ALT KISMINA TARATMANIZ ÜZERE QR KODUNU EKLEDİK. Web sitesine isterseniz kitaba fiziken eriştiğinizde QR kodu taratarak, isterseniz hemen şimdi ulaşabilirsiniz. 
https://hayatbilgisiforum.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d3ac8d-6c74-4c8d-afb0-fc84f82002a4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Customer Always Wants Experience</image:title>
            <image:caption>The Customer Always Wants Experience, Gökhan Kara 
Nowadays, customers prefer companies that they feel close to, that appeal to their emotions, understand them and offer them special solutions. 
In this book, we will open the door to creating unique experiences for customers by learning the management principles of customer experience, best practices and how it can be implemented. 
About the Author 
He is Turkey&apos;s first and only customer experience professional with an international customer experience certificate (CCXP). He is a global board member of CXPA, a customer experience community with more than 4000 members in 70 countries, and is the founder of the Turkish community. He has approximately 10 years of corporate life experience in companies such as Turkcell, Vodafone, Fibabanka and Enerjisa. He has been working as a Customer Experience Consultant at Pisano since February 2020. 
Gökhan Kara has been a writer at Harvard Business Review Blog since 2017. He also shares posts in international blogs such as Customer Experience Magazine and CX Network, and has been providing training and consultancy to institutions in the field of customer experience since 2015.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6849dbeb-2d52-44e3-94e2-76b2facd6be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Mafya Günlükleri #1: Onur</image:title>
            <image:caption>Modern bir mafya masalı     Chicago&apos;nun önde gelen mafya ailelerinden birinde doğan Aria Scuderi, güzelliğiyle tanınan bir mafya prensesidir. Pek çok kişinin büyük bir ödül olarak gördüğü genç kadın, aileleri arasında barışı sağlamak için Luca Vitiello ile evlenmek zorunda kalır. Bu evlilik, onun sonu olabilir; çünkü Luca, yani New York mafyasının gelecekteki lideri, gaddarlığı ve acımasızlığıyla bilinir.   Luca yakışıklı ve zengindir, ayrıca karşı konulmaz karizması sayesinde New York&apos;un gözde bekârlarından biridir. Aria, onun gibi bir canavarla evlenmekten yine de korkar... 
Çünkü bu kötü çocuk havasının sadece bir oyun olmadığını anlamıştır. Luca&apos;nın çarpıcı gri gözlerinin ve kibirli gülümsemesinin altında kan ve ölüm gizlenmektedir.   Onların dünyasında güzel bir dış görünüş çoğu zaman içlerindeki canavarı gizler. Kurulan bağdan kaçış yoktur. Luca, Aria&apos;yı dünyanın sonuna kadar takip edecektir.     
Genç kadının bu evlilikte hayatta kalmak için tek şansı Luca&apos;nın sevgisini kazanmak ve kalbine girmektir.   Asıl sorun, Luca&apos;nın bir kalbi olup olmadığını bilmemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/452ffc5b-5c73-4582-afa5-6d7e1ac41ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Longevity Planı</image:title>
            <image:caption>BİLİMSEL YÖNTEMLER IŞIĞINDA
YAŞLANMAYA SON! 
 
·         Gerçekten yaşlanmak zorunda mıyız? Yaşlanmak kaderimiz mi? 
·         Peki, neden yaşlanırız? 
·         Yaşlanmak aslında bir hastalık mı? Yaşlanmanın önüne geçilebilir mi? 
·         Peki, hangi özelliklere sahip bir hücre yaşlıdır, hangisi gençtir? 
·         Gençlik dönemini uzatmak mümkün mü? 140 yıl yaşamak ister miydiniz? 
 
Tüm insanlar Gılgamış Destanı’ndan bu yana ölümsüzlüğü kovalamış, güç sahibi kişiler bu amaca ulaşmak için çaba sarf etmişler. Mumyalanmış firavunlar bu arzunun en güzel antik örneklerinden... 
Elbette kimse yüz yaşına kadar yaşayıp da son yirmi yılını ah’layıp vah’layarak geçirmek istemez. Size bir haberim var; şu andan itibaren aşina olduğumuz dedelik-nineliğin modası geçti. Bizler öyle yaşlanmayacağız. 
Aslında sıkı durun, bu kitabı okuyan hiç kimse eski usul yaşlanmayacağını öğrenecek. 
Bir haberim daha var; bilim insanları geriye doğru gençleşmenin de mümkün olabileceğini söylüyorlar. 
İşte Longevity Planı, o zamana en az zararla, en sağlıklı hâlinizle ulaşmak, o güne olabilen en genç hücrelerle varabilmek için rehberiniz olacak. Biyolojik olarak yerinde saymaya başladığınızda şu anki durumunuzdan daha iyi bir hâlde olmanın yollarını gösterecek. 

Longevity adı verilen bu yeni tıbbın hedefi, sizi hastalıklarınızın henüz başlamadığı gençlikteki sağlığınıza döndürmektir.  
Unutmayın; yaşlanma bir hastalıktır, tedavi edilebilir, durdurulabilir. 
Bu kitap sizi yaşlanma hastalığından kurtaracak. Yaşam sürenizi uzatma rehberiniz olacak. 

Yıllarını bu alana vermiş Dr. Ayşegül Çoruhlu, uzun zamandır beklenen bu kitabıyla, bilimsel yöntemlerin ışığında sizlere uzun sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu ve bunun için yapmanız gerekenleri, yaş alma ile yaşlanma arasındaki farkı, üstelik bu kitapta öğreneceğiniz yöntemler sayesinde zamana karşı bir savaşla yaşlanmak yerine gençleşebileceğinizi anlatıyor. 
Longevity Planı, gençleşmek isteyenlerin el kitabı… 

Hazırlanın, filmi geri sarıyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b9e29b-2239-427f-9a84-de7b01019de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu II (2 Cilt Kutulu)</image:title>
            <image:caption>OSMANLI İMPARATORLUĞU&apos;NUN GERÇEK TARİHİNİ 
HALİL İNALCIK&apos;IN KALEMİNDEN OKUYUN 
 
“Selçuklu-Bizans sınırındaki küçük bir uç beyliğinin nasıl olup da yeniçağların en güçlü imparatorluklarından biri haline geldiği tarihçileri hâlâ şaşırtmaktadır. İki imparatorluk mirasını, İslam ve Bizans miraslarını bünyesinde toplayan bu devlet, nasıl olup da Küçük Asya ve Balkanlar’da uzun ömürlü bir imparatorluk kurmuştur?”
- Halil İnalcık

Ömrünü Osmanlı tarihine vakfetmiş “tarihçilerin kutbu” Halil İnalcık’ın çalışmaları hem ülkemizdeki hem de dünyadaki tarihçilere rehber olmaya devam ediyor. Daha önce “Toplum ve Ekonomi” ile “Sultan ve Siyaset” adı altında iki cilt olarak sunduğumuz Osmanlı İmparatorluğu Serisi, “Fetih ve Teşkilat” ile “Devlet ve İdare” ciltleriyle tamamlanıyor. Böylece tarihseverler için eşsiz bir koleksiyon ortaya çıkmış oluyor.

Okuyucularımız ilk ciltte Osmanlı İmparatorluğu’nun fetih yöntemlerini, yeni fethedilen bölgelerdeki teşkilatlanma siyasetini, toprak meselelerini, ticaretin yaygınlaşmasını, sermaye oluşumunu yakından tanıyacaklar. Modern Avrupa’nın gelişmesinde Türklerin etkilerini, Osmanlı vergilendirme sistemini, toplum yapısının dönüşümünü, Osmanlı iktisadi zihniyetini, ateşli silahların sosyo-politik etkisini ve Tanzimat’ın uyandırdığı sosyal tepkileri görecekler. Edirne’nin fethi, Bursa’nın Doğu Akdeniz ticaretindeki konumu, İnebahtı Savaşı ve Sultan Süleyman’a “Kanuni” ûnvanını kazandıran yasa koyucu faaliyetleri bu cildin diğer meseleleri. 

İkinci ciltte ise modern tarihçiliğin hâlâ büyük bir meselesi olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ortaya çıkışı ve 17. yüzyılda bu imparatorluğun geçirdiği askerî ve malî dönüşümlere dair büyük bir tarihçinin bakış açısıyla tanışacaklar. İnalcık’ın çalışmalarının temelini oluşturan toprak meselelerine dair kaynak niteliği taşıyan diğer makalelerde ise imparatorluktaki pirinç üretimi, devlet kademelerinden el sanatlarına kadar pek çok alanda rolü olan köle emeği, büyük çiftliklerin ortaya çıkış süreci, İstanbul’un ticari yapısının kalbi olan ve şehrin uluslararası bir ticaret merkezi olmasında büyük önemi bulunan bedestenleri yakından tanıyacaklar. Ayrıca bu ciltte modern tarihçiliğin başat çevrelerinden olan Annales Okulu’nun Osmanlı araştırmalarına etkisi ve ağırlık ile ölçü birimlerinin tartışıldığı Osmanlı metrolojisi çalışmaları da yer alıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan itibaren nasıl bir sosyal ve ekonomik dönüşüm geçirdiğine tanık olmak için Halil İnalcık’ın eserleri daimî bir başvuru kaynağıdır. Kronik Kitap olarak bu kaynakları bir araya getirmekten ve tarih tutkunları için kolay ulaşılabilir bir noktaya taşımaktan büyük mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2c55b46-6387-4feb-8ca8-7b93dcee8591.jpg</image:loc>
            <image:title>Stalin (2 Cilt Kutulu)</image:title>
            <image:caption>STALİN 
DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN LİDERİN FIRTINALI HAYATI 
 
“Stalin hakkında yeni bir şeyler öğrenebileceğimi düşünmüyordum fakat yanılmışım. İnanılmaz bir performans.” – Henry Kissinger 
“[Montefiore] Bu büyüleyici kitabında her iyi tarihçinin yapması gerektiği gibi, konuya dair bilgimizin sınırlarını zorlamaya odaklanıyor; insani değerlerin tersyüz edildiği bir dünyada günlük yaşam ve aile ilişkilerine dair zengin detaylar sunuyor. … [Montefiore] Stalin’in karizması, jeopolitik meseleleri esrarengiz bir şekilde kavraması, yabancı devlet adamlarını zekice idare etmesi ve edebiyata olan gerçek tutkusu gibi niteliklerini anlatırken de titizlikle adil davranıyor.” – Antony Beevor 
Kimilerine göre kurtarıcı, kimilerine göre fatih, kimilerine göreyse acımasız bir katil. Yalnızca kendi çağını değil, gelecek çağları da etkilemeyi başaran, ardında güçlü bir miras bırakan bu gizemli adam, ölümünün ardından geçen onlarca yıla rağmen hâlâ üzerinde uzlaşılamamış biri. Ünlü İngiliz tarihçi Simon Sebag Montefiore ise Gürcistan’ın mütevazı bir kasabasında dünyaya gelen bu efsanevi adamın hayatındaki sır perdesini aralamayı hedefliyor. Simon Sebag Montefiore’nin 20’den fazla dile çevrilen ve uluslararası çok satanlar listelerine giren Genç Stalin ve Kızıl Çar’ın Sarayı kitapları, Kronik Kitap etiketiyle özel kutu ve tasarımıyla okurlarla buluşuyor. 
Okurlarımız Stalin setinin ilk cildi olan Genç Stalin’de, adından da anlaşılacağı üzere Stalin’in içine doğduğu dünyayı, ailesini, gelişmesini ve delifişek çağlarını okuyacaklar. Stalin Çar’ın ajanı mıydı yoksa Lenin’in haydudu mu? Karizmatik bir ayakkabıcının oğlunun adım adım nasıl romantik bir şair, üretken bir aşık, dahi bir gangster ve cani bir devrimci haline gelişini soluk soluğa okuyacağınız Genç Stalin, Yosif Visariyonoviç Cugaşvili’nin nasıl Stalin olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İkinci cilt olan Kızıl Çar’ın Sarayı ise iktidarı ele geçiren bu dev adamın siyasi manevralarını, korkularını, yaşadığı ihanetleri, aile hayatını, ölümcül acımasızlığını ve baş düşmanı Hitler’i nasıl alt ettiğini büyüleyici detaylarla anlatıyor. Dönemin en korkulan liderlerinden birinin karanlıkta kalan yönlerini aydınlatmayı hedefleyen bu cesur çalışma, titiz araştırmalar ve ustaca anlatıyla hedefine ulaşarak kendisini modern tarihyazımının klasiklerinden biri haline getirdi. Ünlü tarihçi Montefiore’nin kaleminden Stalin, dünyaya kalıcı damga vurmuş bir liderin Türkiye’de yayımlanan en kapsamlı biyografisi olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/478b379f-0ff9-487b-9821-65b428fc3ed4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Fizik</image:title>
            <image:caption>HEYECAN VERİCİ BİR FİZİK YOLCULUĞU

Kökeni Antik Yunan’a kadar uzanan klasik mekanikten nasıl yararlanılıyor? Teleskop ve mikroskop nasıl çalışıyor? Sıcaklık ilk defa nasıl ölçüldü? Evren hakkında bilgi edinmemizin en önemli yollarından elektromanyetizma nedir? Kızılötesi ve ultraviyole radyasyon nasıl keşfedildi? X ışınları bize ne söyler? Aydınlatma sistemlerinden ameliyatlara kadar pek çok alanda yararlanılan lazer aslında nedir? 

Dakikalar İçinde serisinden Fizik; çok hızlı okunabilen, okundukça hayret ettiren, oldukça zevkli bir bilim kitabı. Sadece yukarıdaki soruları cevaplamakla kalmıyor, evrenimizin nasıl işlediğine kadar sayısız konuda detay veriyor. 

Madde, maddenin halleri, atomun yapısı, elektrik motoru, jeneratör, analog ve dijital elektronik, nükleer silahlar, kuantum fiziği, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, kozmoloji, ışık hızı, zaman makineleri, büyük patlama, karanlık madde, evren ve daha pek çok fizik kavramı; çizimler, fotoğraflar ve 200 görsel eşliğinde tüm meraklılara en kolay biçimde anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c244a371-9513-4fbf-b9a4-cce136848fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Almanya Tarihi</image:title>
            <image:caption>BATI AVRUPA’NIN HIRÇIN KARTALI 
 
“Temiz, öz ve yetkin. Hâlen Alman tarihini en iyi anlatan kısa tarih kitabı.” – Neil Gregor, Southampton Üniversitesi 
 
 
Dünyayı değiştiren fikirlerin doğduğu ülke, Almanya… 
 
Hayranlık bırakan Bavyera Alplerinden Kuzey Denizi’ne, verimli Ren Vadisi’nden Yukarı Pomeranya’ya uzanan topraklarıyla Almanya, dünya tarihini derinden etkilemeyi başardı. İhtişamlı geçmişine zaman zaman vuran kara lekelerle Almanya, bilim, teknik, felsefe ve sanayide dünyaya damga vurdu. 
 
Kutsal Roma İmparatorluğu’nun temellerini atan Charlemagne, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun en güçlü lideri Frederick Barbarossa, zekâsı ve siyasi manevralarıyla Alman prensliklerini birleştirmeyi başaran Otto von Bismarck, Kilise’nin etkisi kırarak yepyeni bir mezhep ortaya çıkaran Martin Luther, fikirleriyle hem siyaseti hem de felsefeyi derinden etkileyen Marx, Nietzsche, Hegel ve Schopenhauer gibi çağları aşan isimler, tarihçi Mary Fulbrook’un usta kalemiyle tekrardan hayat buluyor. 
 
Binlerce yıllık tarihi titizlikle inceleyen Fulbrook, Almanya’nın geçmişindeki ve bugünündeki karmaşık konuları da mahirane şekilde aktarıyor. Roma’ya kök söktüren Germen kabilelerini, Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, Hohenstaufen ve Hohenzollern Hanedanlarını, Alman İmparatorluğu ve Prusya’yı, Weimar Cumhuriyeti, Nazi İmparatorluğu ve Almanya Federal Cumhuriyeti’ni yakından tanıma şansı yakalayacağınız bu kısa tarih, dünyaya damga vurmuş bu millete dair geniş ve kapsamlı bir anlatı sunuyor. 
  Cambridge University Press tarafından yayımlanan ve Kronik Kitap Kısa Tarih Dizisi’nin yeni üyesi olan Kısa Almanya Tarihi, Avrupa ve Almanya’nın tarihi ve kültürünü anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir giriş kitabı. Mary Fulbrook’un uzmanlığı ve Sabri Gürses’in yetkin çevirisi, bu kitabı paha biçilmez bir kaynak ve Almanya’nın zengin tarihini keşfetmek için bir atlas haline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>