﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2cdb386-0a28-437e-b1cc-83936cd556b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ea38a4-5939-441e-94db-8f02bce9c698.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mandala - Yeşil</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mandala serisi; çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri boyarken hayal dünyasına dalacak ve çok eğlenecekler. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed3f0c66-6a69-4fe2-8a7c-98bf9a998810.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Şehirde</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da39ecc1-3fde-49d5-916f-73c398150ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileştirici Sezginin Temelleri</image:title>
            <image:caption>“Biyografiniz, biyolojiniz haline gelir.”
—Caroline Myss   
Sezgilerini uygulamalarında kullanmak isteyen profesyonelleri ve sağlık sorunlarına kendi bedeninde yanıt arayan herkesi ilgilendiren İyileştirici Sezginin Temelleri, beden ve zihin sağlığı için tıbbi sezgiyi kullanma konusunda kapsamlı bir kılavuz.
 
2023 Nautilus Kitap Ödülü’nü kazanan ve en güncel bilimsel araştırmalarla vaka çalışmalarına dayanan bu kitabı okurken bütünleştirici sağlık hizmetlerine devrim niteliğinde yeni bir bakış açısı getiren tıbbi sezginin tam anlamıyla ne olduğunu, optimum refahı engelleyebilecek gizli kaynakları ortaya çıkarıp hayatınızı nasıl değiştirebileceğinizi keşfedeceksiniz.
 
“Hepimizin sahip olduğu, dilin, mantığın ve düşüncenin ötesinde bir bilme alanı vardır. Colter’ın kitabı bu doğal yeteneğin günlük yaşamımızda çiçek açmasına nasıl izin verebileceğimizi anlatıyor.”
—Larry Dossey, MD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a5b29e-d77e-4df3-a268-01c801f03a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mandala - Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mandala serisi; çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri boyarken hayal dünyasına dalacak ve çok eğlenecekler. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd45899-93a3-47b5-bd35-39afac09f301.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mandala - Mavi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mandala serisi; çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri boyarken hayal dünyasına dalacak ve çok eğlenecekler. 
Eğlence başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3020b8c3-b2c1-46a8-8d7f-437f22b5ab9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Desenler</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/216eacc1-5109-4bc2-ab08-721f1a6403b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Moda</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa698347-1d3f-4069-909a-2b6807856b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala - Motifler</image:title>
            <image:caption>Mandala serisi; renklerle keyifli vakit geçirmenizi sağlamak amacıyla hazırlandı. Detaylı çizimleri rengarenk boyarken hayal dünyasına dalacak ve günün yorgunluğundan uzaklaşacaksınız. Genç- yaşlı herkese hitap eden Mandala serisini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89b0a1fb-5995-4ec4-b445-f8f2001289af.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kütüphane</image:title>
            <image:caption>Bu kütüphane, başka türlü bir kütüphane! 
SİHİRLİ! 
Kütüphanedeki kitap kahramanları, 
her gece kitapların içinden dışarı çıkıyor. 
Okuma salonunda rüzgar gibi koşan Hasırşapkalı Kovboy! 
Bütün yemekleri yediği için tayfası tarafından gemiden kovulan Korsan Tahta Bacak! 
Ve onun sadık dostu Gümüş Yele Amigo! 
Haritasını ters tutan Bilge Gezgin! 
Bir araya geldiklerinde her seferinde müthiş bir macera yaşayan bu kahramanların uyması gereken 
önemli iki kural var: 
Kütüphanenin yaşlı bekçisine yakalanmamak! 
Veeee… 
KİTAPLARINI KAYBETMEMEK! Peki, her gece bambaşka bir maceranın yaşandığı bu kütüphanede bu kurallara uymak mümkün mü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a4ee6ec-e83d-4342-aa9b-454df8d27395.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Sarı</image:title>
            <image:caption>Badem, gölün kıyısında, sevdiği 
“Havuçlu Güzel Kekim” 
şarkısını mırıldanırken arkadan 
ince bir ses duydu: 
 
“GÜNAYDIN!..” 
 
Gördüğü şey de neydi! 
O bir tavşan değildi. 
Kısa kuyruklu, noktamsı bir şeydi. 
Yeni tanıştığı bu FARKLI şey, 
onunla arkadaş olmak istiyordu. 
 
Peki Badem de arkadaş olmak istiyor muydu? 
 
 
Psikolojik Danışman Tuğba Baş Akgül’ün 
kaleminden, farklılıklar karşısında 
ne yapacağını bilemeyen bir tavşanın gözünden, empatik ve ışık olacak bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36126d96-de0a-4ef5-b4b9-9afb7879180c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolataya Dönüş</image:title>
            <image:caption>8 Temmuz 2063 
Alin’in anneannesinin 90. yaş günü. 
Gerçek bir çikolatalı pasta, ne güzel olurdu! 
Ama artık kakao diye bir şey kalmamıştı. 
İnsanların, doğayı bilinçsizce tüketmesi yüzünden artık kakao ağaçları yoktu. 
Alin, çikolata ile büyüyen çocukların ne kadar şanslı olduklarını düşündü. 
Acaba yıllar öncesine dönüp bir 
ÇİKOLATA BANKASI 
kurmak mümkün müydü! 
Teknoloji, bu kadar ilerlemişken 
zaman yolculuğu yapılamaz mıydı! 
Bunu, teknolojiden daha güçlü 
bir şey başarabilirdi. 
 
Bir doğum günü dileği, çikolatanın kaderini değiştirebilir miydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e84a242-a02c-4f39-b533-8806cabc4041.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapımın Önü Uzay</image:title>
            <image:caption>“Etrafına bak Akoğlu. Denizde yürüyen, ağaçtan sokak lambaları var ve ben onlara rağmen yeşil bir ağaç; boğulabilen bir insan olarak kalmak istiyorum.” 
Arkadaşının sırtını sıvazladı. Onun kendisini anlayacağını biliyordu çünkü. İçi rahattı, daha doğrusu rahatlatmıştı içini. Gülümsedi son sözlerini söylemeden önce. 
“Çünkü hissediyorum... Hissetmek istiyorum...” 
İki arkadaş yollarına daha hızlı adımlarla devam ettiler. Parkın sonuna geldiklerinde sola döndüler. Akoğlu bilmese de o biliyordu döndükleri yolu. 
“Gidecek yeri olmayanların yolu!” 
 
Hiç düşündünüz mü en mutlu olduğunuz an hangisi? 
Peki o anı tekrar yaşama şansınız olsaydı? 
Tekrar, tekrar, tekrar… 
Gezegenler arası bir yolculuğa hazır olun. 
Tekrar, tekrar ve tekrar... 
  Ve unutmayın, hiçbir şey imkânsız değildir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d99d92-6a96-4815-b889-155180e47efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoçürük</image:title>
            <image:caption>Sosyoçürük: Toplumun çürük parçaları. Toplumun içine karışmış kirli zihniyetli insanlar. Küflenmiş beyinlere sahip, değersiz düşünceler taşıyan kişiler. Gerekli şartlar sağlandığında suç işlemekten kaçınmayacak, toplumun huzurunu bozacak kimseler. Sosyal hayattaki ruhu bozuk, aşağı canlılar. Toplumun içinden çıkan, toplumun bir parçası olan, toplumun unutmak istediği kirli parçalar. Kendi varlığını sürdürmek için her türlü pisliğe başvurabilecek kadar içgüdüsel hareket eden canlılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878fe782-4432-4d4a-8ada-069921b73c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 Çıkartma Hediyeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>İçindeki sihri keşfet! Elsa tek bir parmak hareketiyle suyu buza dönüştürebiliyor. Senin de parmaklarında özel bir sihir gizli: En sevdiğin Karlar Ülkesi II kahramanlarını renklerin sihriyle canlandırabilirsin! Dilediğin gibi boya, renklendir, filmden sahnelerle dolu sayfaları çıkartmalarla süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9330225d-2b8f-455f-ac87-f69fffe3e12b.jpg</image:loc>
            <image:title>I Love Unicorn Eğlenceye Açılan Pencere Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin kahramanlar, rengârenk bir yolculuğa çıktılar. Resim yapmayı ve çıkartmaları seviyorsan sen de eğlenceye katıl! Boya kalemlerini kap, sayfaları renklendir, kitabındaki süper çıkartmaları dilediğin gibi yapıştır ve harika sahneler yarat!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/402ed70b-b531-4dd0-bc88-f1350493b264.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Paralel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın Paralel Tarihi insan deneyiminin canlı bir mozaiğini yaratmak için geçmişin karmaşık ipliklerini tarihin sayfalarında bir araya getiriyor. 
Alf Henrikson, MÖ 2000 yılından başlatıp MS 2000 yılına kadar sürdürdüğü anlatıda, okurları tarihin eşzamanlı bir yolculuğuna çıkarıyor. Küresel dünya tarihine hem daha geniş hem de eşzamanlı bir perspektiften bakmamızı isteyen Henrikson, anlatısında 4000 yıllık tarihi onyıllık periyotlara bölüyor. Her onyıllık periyotta kıtalar ve milletler arasındaki önemli değişimleri anlatıyor; tarihin sayfasında ilk defa ortaya çıkan milletler, tozlu sayfalar arasında kaybolan medeniyetler, dünyanın gidişatını değiştirecek icatlar, savaşlar… Bu anlatılarını zaman çizelgeleriyle de destekliyor ve çizelgelerde o dönemin hükümdarlarına da yer veriyor. 
Alf Henrikson’un “Björn’ün neşeli adamları” olarak tanımladığı Björn Berg’in eşsiz gravürleri de kitap boyunca okurlara eşlik ediyor. 
Alf Henrikson, tarihin tozlu sayfalarını kaleminden dökülen sözcüklerle araladığı Dünyanın Paralel Tarihi’nde okurlarını küresek dünya tarihinin zengin desenlerini keşfetmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61040e25-c5b9-44a8-b022-06149e8c536f.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçı / 25. Yıl Özel Basım</image:title>
            <image:caption>Anlamlı ve coşkulu bir yaşam için 25. yılda özel basım... 
2021 yılında aramızdan ayrılan Doğan Cüceloğlu, yirmiden fazla kitap yazdı, ülke çapında seminerler verdi. Televizyonlarda uyumlu aile yaşamı, bireysel farkındalık ve bütünlük içinde yaşama gibi konularda konuşmalar yaptı. Hayatını her insanın içindeki potansiyele hizmet etmeye adamış olan Cüceloğlu’nun en büyük arzusu, çocukların mutlu, sağlıklı ve bilge yetişkinler olarak gelişmelerine yardımcı olmaktı. Onun en popüler eserlerinden biri olan Savaşçı’nın bu yirmi beşinci yıl özel basımını sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff52e11-bffc-44ef-b482-15af08cc4c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinlemiyorsun</image:title>
            <image:caption>En son ne zaman gerçekten birini dinledin veya biri seni dinledi? 
 
Ofiste en çok konuşan olmak istiyoruz. Sosyal medyada sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sokaklarda, restoranlarda, kafelerde hep bir ağızdan konuşuyoruz. Ama dinlemiyoruz. 
Kimse de bizi dinlemiyor. Teknolojinin dijital iletişime her an izin verdiği bir çağda yaşasak da kimse birbirini dinlemiyor. Ve bu bizi daha yalnız, daha izole ve daha geçimsiz insanlara dönüştürüyor. Mesleği gereği iyi bir dinleyici olan gazeteci Kate Murphy, nasıl bu hale geldiğimizi ve bundan nasıl kurtulabileceğimizi araştırıyor. 
 
Bu aydınlatıcı kitapta Kate Murphy neden dinlemediğimizi, bunun bize olan maliyetini ve nasıl tersine çevirebileceğimizi anlatıyor. Dinlemenin psikolojik, sosyolojik ve nörobilimsel taraflarını aktarırken en iyi dinleyicilerin (bir CIA ajanı, odak grubu moderatörü, barmen ve radyo programcısı) sözlerine kulak veriyor.  Artık susup dinleme ve neler kaçırdığını fark etme zamanı. 
 
“Siz de diğer birçok insan gibiyseniz, yeterince sıklıkla ve dikkatle dinlemiyorsunuz demektir. Bu beceriyi edinmek için yetenekli bir gazeteciden daha iyi bir öğretmen bulamazsınız.” 
― Adam Grant, Orijinaller ve Yeniden Düşün’ün #1 New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/745325c8-6d12-4923-a93b-88369eb5d2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dedektifleri -3 Ekin Ve Metin Pazırık Halısı’nın Gizemi</image:title>
            <image:caption>Sanat Dedektifleri Ekin ve Metin, Pazırık Halısı’nın gizemini çözmek için geçmişe bir yolculuk yapıyor. Dünyanın bilinen ilk halısı, 2500 yıl boyunca çürümeden günümüze nasıl ulaşmış olabilir? Sanat Dedektifleri’nin yeraltı mezarlarını keşfedip gerçek mumyalarla karşılaşacakları, motiflerin dilini öğrenip tarihi değiştirecekleri nefes nefese bir macera bizi bekliyor. 
Afacanlık, gizem ve sanat dolu bu maceralarla hem geleneksel sanatlarımızı öğrenecek hem de tarihe tanıklık edeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0ac2e7-a436-489b-97e1-6b7ceab177a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Harika</image:title>
            <image:caption>Bay Harika</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f8ca6f2-38ec-483a-94d1-330db7879ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Prenses Sihirli Unicorn Ormanı</image:title>
            <image:caption>Aurora, aslında bir prenses olduğunu ve kötü peri Malefiz’in hain büyüsünden korunduğunu bilmeden, ormanda üç peri teyzesiyle yaşıyordu. Bahçeye çiçekler ektiği sıradan bir gün, ansızın olağanüstü bir güne dönüştü! Aurora’nın rengârenk çiçekleri, sihirli bir unicorn ailesini bahçesine çekmişti. Ancak sıra dışı her şeyin düşmanı olan Malefiz yine hain planlar peşindeydi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7032226b-d565-4c2f-8e23-159b0f6cf0cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Ve Olimposlular Labirent Savaşı - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Percy, dokuzuncu sınıflar alıştırma günü gittiğinde, korkunç bir sürprizle karşılaşıyor: Iblis ponpon kızlar ve gizemli, tanıdık bir yüz. Percy’nin tuhaf macerası devam ediyor! Olimposlular ve zalim Titan tanrısı Kronos arasında yaşanacak savaş yaklaşırken zaman daralıyor. Kronos’un ordusu bir zamanlar aşılmaz olan sınırlarını istila etmeye hazırlanırken, Melez Kampı’nın güvenli kolları zayıf düşüyor. Savaş hatları belirlenirken, kimin hangi tarafta yer alacağını seçmesi gerekiyor. Istilayı önleyebilmek için Percy, Annabeth, Kıvırcık ve Tyson, Labirent’te bir göreve çıkmalı ve her köşe başında onları bekleyen şaşırtıcı sürprizlerle dolu uçsuz bucaksız bir yeraltı dünyasına inmeliler. Hepsinin hayatını sonsuza dek değiştirecek bir görev onları bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad6cdc3-724f-4918-aabe-bad2af32535f.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Adına Paralara El Koyuyoruz</image:title>
            <image:caption>1970’ler Ankara… Bir grup öğrenci Basın Yayın Yüksek Okulu’nun stüdyolarının olduğu katı karargâha çevirmiş orada yaşıyor, birbirlerinden hiç ayrılmıyor, adeta birlikte nefes alıyorlardı. Basın Yayın Komünü diyorlardı onlara. Devrime inanıyorlardı, gelecek güzel günlere. Ve devrimi örgütlemek için paraya ihtiyaçları vardı, Deniz Gezmişlerin, Mahir Çayanların olduğu gibi. Komüncüler düşünüp taşınıp banka soymaya karar verdiler. Ve talih yüzlerine güldü. Bir arkadaşları Ziraat Bankası’nda çalışıyordu ve İzmir’den Denizli’ye paraları taşıyacak araçta olacaktı. 20’li yaşlarındaki bir grup genç, bütün memleketin soluğunu tutup izleyeceği bir soygun planladılar. Ziraat Bankası aracında banka görevlilerine silah doğrultup, “Türkiye halkının kurtuluşu adına arabadaki paralara el koyuyoruz” dediler. Artık 4 milyonları vardı ama onlar beş parasızlardı. Soygun parasının tek kuruşuna bile dokunmadılar. Kaçışları, yakalanışları ve sonrasında cezaevinden firar edişleri masum ve ölümüne cesur bir macera olarak tarihe yazıldı. 
 
Gazeteci Sinan Onuş, gerçek bir soygun hikâyesini birinci elden tanıklıklarla, titiz bir araştırmayla sunuyor. Halk Adına Paralara El Koyuyoruz, “en uzun koşu”nun en güzel, en heyecanlı etaplarından birini anlatıyor. Elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/256e7c54-9763-4eb7-941d-3bf49b78e198.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Evreninden Güneş Ve Yıldız</image:title>
            <image:caption>Yarı tanrılar Nico di Angelo ve Will Solace, Percy Jackson ve Olimposlular serilerinin dünyaca ünlü muhteşem yazarı Rick Riordan ve ödüllü yazar Mark Oshiro’nun birlikte kaleme aldığı bu heyecan dolu macerada eski bir dostu kurtarmak için Tartarus’un dehşetine katlanmak zorunda. Percy Jackson hayranları, sevinin! Nico ve Will’in kendilerine ait bir kitapları var! 
 
Hades’in oğlu olan Nico di Angelo, annesi ve kız kardeşinin erken ölümlerinden, isteği dışında ifşa edilmesine kadar çok şey yaşadı. Ancak hayatında kelimenin tam anlamıyla bir güneş ışığı var: Apollo’nun oğlu Will Solace. İki yarı tanrı birlikte her türlü engelin üstesinden gelebilir. En azından şimdiye kadar durum böyleydi… 
 
Şimdi ise Nico, Yeraltı Dünyası’nın en karanlık kısmı Tartarus’un derinlerinden gelen bir ses tarafından rahatsız ediliyor. Nico’ya göre bu sesin sahibi, Titan Bob’dan başkası olamaz. Nico’nun rüyaları ve Rachel Dare’in son kehaneti, Bob’un başının belada olduğuna işaret. Nico bu göreve çıkmak zorunda. Ve tabii ki Will de gelmek için ısrar ediyor. Ama ışıktan yaratılmış bir varlık dünyanın en karanlık yerinde hayatta kalabilir mi? Ve Nico’nun “arkasında eşit değerde bir şey bırakmak” zorunda kalacağı kehaneti ne anlama geliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac19784f-8143-4b04-8f2e-f397b458d175.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kocaburun Ve Sihirli Fasulye</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş… Küçük Bay ve Bayanlar masal kahramanı olmuş! 
 
Kurbağa prensten iyilik perisine, sihirli fasulyeden bezelye tanesine, kötü cadıdan ejderhalara, denizkızlarına ve perilere... Türlü masal kahramanının yolu, Küçük Bay ve Bayanlar ile kesişiyor. 
 
Gıdıklayan Masallar herkesi kıkır kıkır güldürüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4aae66-d447-4674-a1ec-e1ed8640c0b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Geveze Ve Kurbağa Prens</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş… Küçük Bay ve Bayanlar masal kahramanı olmuş! 
 
Kurbağa prensten iyilik perisine, sihirli fasulyeden bezelye tanesine, kötü cadıdan ejderhalara, denizkızlarına ve perilere... Türlü masal kahramanının yolu, Küçük Bay ve Bayanlar ile kesişiyor. 
 
Gıdıklayan Masallar herkesi kıkır kıkır güldürüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df833df2-8727-4d2d-8672-637dcaa245a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig George Nezle Oldu</image:title>
            <image:caption>Peppa ve George yağmur yağarken dışarıda oynamayı seviyor ama George yağmur şapkasını takmaktan hoşlanmıyor. Çamur birikintilerinde hoplayıp zıplarken çok eğlendi... ta ki sonunda nezle oluncaya dek! George’ un iyileşmesi ne kadar sürecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526ce418-8ecd-473a-aff4-64e2b665f1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Ve Olimposlular Son Olimposlu -Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Melezler zafer kazanma şanslarının zayıf olduğunu bilerek Titanlara karşı mücadele etmeye hazırlanırken, savaş giderek yaklaşıyor. Kronos’un ordusu her zamankinden de güçlü. Zalim Titan’ın gücü, tarafına çektiği her tanrı ve melezle birlikte daha da artıyor. Olimpos’un tanrıları her yeri yakıp yıkan Tayfun’la uğraşırken, Kronos neredeyse savunmasız kalan Olimpos’a, New York’a yürüyor. Şimdi bütün iş Percy ve melez ordusuna kalmış durumda. On altıncı yaş günüyle ilgili uzun zamandır beklenen kehanet nihayet açıklığa kavuşurken, Percy’nin vakti daralıyor. Batı medeniyeti, Manhattan sokaklarında büyük bir savaşla karşı karşıya ve Percy belki de kendi kaderine karşı savaşıyor olmanın korkusuyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cb7520-b827-4ce1-88de-e4c0572698ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Güneş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Planlar dâhilinde yaşayan biri, 
atacağı adımları çok önceden hesaplar. 
Fakat hayat, bu planların en büyük düşmanıdır. 
Ela Mercan, elleriyle çizdiği güvenli bir haritanın içinde yaşarken bir kalp kırıklığı bütün planlarını dağıttığında her şeyin tepetaklak olduğunu düşünür. Sorunlarından kaçmaya çalışırken küçük bir köy okuluna öğretmen olarak atanan Ela için yeni bir şehirde, yabancı insanların ve kısıtlı imkânların içinde tutunabileceği tek şey mesleğidir. 
Köy öğretmenliği ona bilmediği yeni bir hayatı deneyimleme fırsatı sunarken çocuklarla kurduğu ilişkiler hayatını 
değiştirecek, aşka karşı ördüğü duvarlar ise beklenmedik biri tarafından yıkılacaktır. 
 
İçimdeki Güneş soğuk bir kış gecesinde çıtırdayan alevleri, sobanın üzerinde kuruyan portakal kabuklarının kokusunu, özlenen bütün sadelikleri hatırlatan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18193ecc-ceb8-4559-9268-9ffe93a7278d.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“ONUN GÖKYÜZÜYDÜM. ONUN SONSUZUYDUM. BU YAŞAMIN TA KENDİSİYDİ ÖZGÜRLÜĞÜN NEFESİYDİ.” 
 
 
Evera Alfen soğuk zindanda gözlerini açtığında işkence dolu günler onu bekliyordu. Düşman topraklarına sığınmakla suçlanırken en sevdikleri tarafından ihanete uğradığını anlamakta geç kalmıştı. 
 
Yuva’nın kanlı tarihindeki yalanlarla yeniden yüzleşirken kırk yıldır süregelen düzene isyan etmenin cezasını biliyordu: İdam edilecekti. 
 
Kardeşinin intikamını almak ve ölümündeki sır perdesini aydınlatmak için ona yardım eden adam, bir Vahşi olan Rans Kalt çok uzaklarda kalmıştı. Mavi gözlerindeki özgürlük umudunu, aşkını ve savaşçı ruhunu yitirmişti. Evera Alfen artık yapayalnızdı. Ya da öyle sanıyordu. Zincirini kıranların, kıvılcımı bir yangına çevirenlerin, İsyancılar’ın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4353a992-d39b-4d9f-bd39-7b3a877aeb31.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanların Şekillendirdiği Bir Dünyada Hayvanları Nasıl Sevmeli?</image:title>
            <image:caption>Hayvanları seviyoruz, fakat eylemlerimiz bu sevgiye sığıyor mu?

Sevgimizi sınavdan geçirsek, hayvan yaşamının değersizliği üzerine kurulmuş mezbahalarımız, bir 
günlükken yavrusundan koparılmış, meme iltihabı ve topallıkla boğuşan süt makinesi ineklerimiz, 
gaddarlığın vücut bulmuş hali olan balıkçılık yöntemlerimiz, hayvanların yapaylığa ve can 
sıkıntısına mahkûm edildiği hayvanat bahçelerimiz ve hatta cins hayvan hevesimiz yüzünden eklem 
sorunlarından ve türlü hastalıklardan mustarip köpeklerimiz, bu sınavdan geçebilir mi?

Henry Mance Hayvanları Nasıl Sevmeli’de, sahne ışıklarını yüz çevirdiğimiz, yok saydığımız, 
görmezden geldiğimiz hoyratlığımıza çeviriyor. Kendi sınavını vermek için bir mezbahada yüz yüze 
geldiği başı kopuk koyunun göğüs kafesine kuş bakışı bakıyor, dondurucu soğukta balık tutmaya, 
puslu ormanda geyik vurmaya çalışıyor. Avcılıktan veganlığa uzanan yelpazede sevgisini tanımlamaya 
çalışırken okuru kendi kültürüne, alışkanlıklarına ve duygularına doğru zorlu bir yolculuğa 
çıkarıyor. Sırça köşkünüzden çıkmaya, dünya üzerinde bıraktığımız ayak izini görmeye, hayvanlara 
adil muamelenin daha iyi yollarını aramaya hazır mısınız? İnsanlar başka hayvanlarla bağlantı 
kurmak için kendi yollarını bulur, diyor Mance. Sizinki ne olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d480dda4-b27e-48da-a356-8ca01d4f3adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilekar Hücre</image:title>
            <image:caption>Kansere neden olan etkenleri düşündüğümüzde evrim ilk aklımıza

gelenler arasında değildir. Oysaki evrim ve kanser yakından ilişkilidir. Dünya’nın uzun tarihi 
içinde yaşamı mümkün kılan süreçler kanserin de yaratıcısıdır. Kanserin evrimsel kökenlerinin 
anlaşılması bize kanser tedavisinde daha etkili, devrim niteliğinde çözümler bulma şansı verebilir.

Hilekâr Hücre’de Athena Aktipis kanser ile evrim arasındaki sıra dışı ilişkiyi anlayabilmek için 
milyarlarca yıl geriye giderek tekhücreli yaşamdan çokhücreliliğe geçişin izlerini sürüyor. 
İşbirliği içindeki hücrelerden bazıları, hilekâr olanlar, kaynakları aşırı kullanmaya, kontrolsüz 
çoğalmaya başlar. Sonuç kanserdir. Kanserin her yerde karşımıza çıkması evrimin bir sonucudur ve 
çokhücreli yaşam devam ettiği müddetçe kanser de varlığını sürdürecektir. Öyleyse kanseri tedavi 
etmekten vazgeçmemiz mi gerekiyor? Aktipis, kansere başka bir mercekten bakmayı öneriyor. Hastalık 
hemen yok edilmesi gereken bir düşman değil, uzun vadede kontrol altında tuttuğumuz bir yoldaş 
olabilir.

Kanserin biyolojik geçmişimizin, bugünümüzün ve geleceğimizin parçası olduğu ve evrime karşı 
vereceğimiz bir savaşı kazanmamızın mümkün olmadığı gerçeğini kabullenirsek, kanser tedavileri daha 
akılcı, daha stratejik ve daha insani olabilir. Hilekâr Hücre kanserin temel doğasını ve kanserle 
olan ilişkimizi yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1befd2d-1d23-4566-9c19-c64f82478086.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre and His Mystical Poetry (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anadolu tasavvuf geleneğini ve Türkçenin bir edebiyat dili olarak gelişimini
derinden etkileyen Yunus Emre’nin şiirleri, Talât Sait Halman’ın derlediği bu
inceleme kitabıyla yeniden uluslararası okuyucu kitlesinin dikkatine sunuluyor.
Türk edebiyatı ve İslam mistisizminin önde gelen uzmanlarınca yazılmış
İngilizce makaleleri bir araya getiren bu eserde; Andreas Tietze, Yunus
Emre’yi kendi döneminin Avrupalı mistik şairleriyle karşılaştırıyor. Annemarie
Schimmel, Yunus’u İslam dünyasının genel tasavvuf kültürü içerisinde
değerlendiriyor. İlhan Başgöz, Yunus’un şiirlerine dayanarak onun yaşamını ve
düşüncelerini mercek altına alıyor. John R. Walsh, Yunus Emre şiirlerini birer
ilahi olarak incelerken, Mehmet Kaplan bu eserleri metafizik açıdan yorumluyor.
Talât Sait Halman ise Yunus’un şiirlerindeki hümanizmi gözler önüne seriyor.
Kitapta Yunus Emre’nin pek çok şiirinin İngilizce çevirisine de yer veriliyor.

One of the first poets in Anatolia to have composed poetry in Turkish, Yunus
Emre (d. ca. 1320) had a profound impact on the development of Turkish as a
literary language and the flourishing of an Anatolian mystical tradition. His work
has indeed retained its ethical and aesthetic relevance to this day.
This volume brings together essays by some of the most well-known scholars
of Islamic mysticism and Turkish language and literature to shed light on the
poetry of Yunus from different perspectives. Andreas Tietze compares Yunus
Emre with the European mystic poets of his time. Annemarie Schimmel
evaluates the poet within the context of Islamic mysticism in general. İlhan
Başgöz examines Yunus Emre’s life and the evolution of his ideas based on
the evidence extracted from his poems. John R. Walsh explores Yunus Emre’s
poems in terms of their function as hymns, while Mehmet Kaplan analyzes the
metaphysical aspects of the poet’s work. Talât Sait Halman’s contribution
surveys the humanistic concepts in the poems composed by this great
Anatolian mystic. The book also offers a wide selection of Yunus Emre’s poems
translated into English.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f81278d-84c1-44ca-b7ad-7c1919ee980b.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Görebiliyorum</image:title>
            <image:caption>Klinik Psikolog Michael Genhart tarafından tasarlanan ve Joanne Lew-Vriethoff’un çizgileriyle biçimlenen Seni Görebiliyorum isimli sessiz kitap küçük bir çocuk dışında, sokaktaki herkes tarafından varlığı yok sayılan evsiz bir kadının günlük yaşamını tasvir ediyor. Bir yıl boyunca küçük çocuk evsiz kadının deneyimlediği pek çok şeye şahit oluyor; insanların kınayıcı bakışlarına, ona yakınlaşmaktan ne denli çekindiklerine, zorlu hava ve yaşam koşulları içerisinde güvenli bir alan bulabilme mücadelesine… Sonunda  çocuk şefkatli bir jest yaparak kadına yaklaşabilir. Böylelikle aralarındaki özel paylaşım sayesinde  çocuk onu görebildiğini kadına hissettirir, kadın ilk kez görüldüğünü hisseder  ve çevrelerindekilerin de tanıklık ettikleri bu  iç ısıtan özel anda,  öteki olarak konumladıkları birinin varlığını hep birlikte kabul ederler.
Evsizlik gibi ele alması zor bir temayı işleyen bu sessiz kitap, eşsiz ve canlı çizimleriyle okuyucuyu düşünsel bir deneyime davet ediyor.  Aynı zamanda çocuk ve evsiz kadın arasında gelişen bağı, sözcüklerin sınırlarının ötesine taşıyarak hem çocuklar hem de yetişkinler için kendi öykü ve deneyimlerini hikayeye yansıtabilmeyi sağlıyor. Böylelikle kitap bir anda okuyucuların yazar olmayı deneyimleyebilecekleri bir oyun alanına dönüşerek çocuğun yakınlaşabildiği ölçüde -adım adım- konu üzerinde derinleşebilmeyi kolaylaştırıyor. 
Yaşamın içinde önemli yer kaplayan ancak bir o kadar da sessiz bir konu olarak kalan evsizlik meselesini, bu sessiz kitabın canlı çizimlerine bakarak kavramaya çalışmak belki de üzerine yazılacak birçok yazıdan veya söylenecek sözden daha dönüştürücü bir etkiye sahip olacaktır. Evsiz bir kadının yaşamından karelerin resmedildiği sayfalar arasında dolaşırken, kalabalık içinde daha önce hiç fark etmediğimiz detayları görebilme ve toplumun gölgesinde yaşayan ötekilerin ihtiyaçlarıyla empati kurabilmek adına -tıpkı hikayedeki insanlar gibi- hepimiz  önemli bir farkındalık yaşayacağız. 
Editörün önsözünden… 

    • First Runner Up in the 2019 Eric Hoffer Kitap Ödülleri. Book Awards 
    • Nautilus Ödülü  Altın madalya.  Award Gold Medal Winner 
    • Gold medal winner in the 2017 Foreword INDIES Ödülleri, Altın madalya.Awards 
    • Gold medal winner in the 2018 IPPY Ödülleri, Altın madalya. Awards</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f9b0c3f-c843-4b9f-a38a-8557258641ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Araştırma Kütüphanelerinde Hizmet Başarısının Tanımlanması</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, kütüphanelerde hizmet başarısı hakkında bilgi verilmekte ve
araştırma kütüphanelerinde hizmet başarısını etkileyen faktörler
irdelenmektedir. Kütüphane hizmetlerinin tespiti, planlanması,
sınıflandırılması, sunulması, duyurulması, kullandırılması, güncellenmesi ve
değerlendirmesine yönelik faaliyetlerin kütüphane hizmet başarısına ne
kadar, nasıl ve ne şekilde etki ettiği sorusuna cevap aranmaktadır. Elde edilen
bulgular ışığında kütüphane hizmetlerinde başarıyı sağlayan faktörler İSAM
Kütüphanesi örneği ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. İSAM kütüphanesi
örneği ile ortaya konan başarı faktörlerinin diğer araştırma kütüphanelerinin
hizmetlerini geliştirmelerine katkı sağlaması, oluşturulan soru ve ifadeler ile
bilimsel çalışmalarda kütüphanelere yönelik nitel değerlendirmelere katkı
sunması beklenmektedir.
Çalışma Türkiye’nin en önemli araştırma kütüphanelerinden biri olan İSAM
Kütüphanesi’nin kuruluşundan günümüze tarihsel gelişimi hakkında birincil
kaynaklara dayanarak kapsamlı bilgiler sunması açısından da önem
taşımaktadır. Bu bağlamda eserin bilgi ve belge yönetimi alanında yapılacak
kurum tarihi çalışmalarına da rehberlik edebileceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb132c7b-f1f7-43d8-adb3-7104032be62a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız - Genişletilmiş Version</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü beyin koçu Jim Kwik, 30 yılı aşkın bir süredir aktörler, sporcular, CEO&apos;lar ve iş dünyasının öncüleri de dâhil olmak üzere birçok üstün başarılı insanın gizli silahı olmaya devam ediyor. Yazar, “Sınırsız” ile kendi kendine öğrenmeyi, iletişimi, hafızayı, odaklanmayı, hatırlamayı ve hızlı okumayı geliştirerek şaşırtıcı sonuçlar elde etmek için bilime dayalı uygulamaları ve sahada test edilmiş ipuçlarını açıklıyor. Bu genişletilmiş baskıda dört yeni bölüm bulunuyor:• İnsan zekâsını arttırmak üzere yapay zekâyı kullanma yöntemleri• Bilişsel performansı arttırmak için nootropikler ve beslenme alanındaki en son keşifler• İş Hayatında Sınırsız bölümünde ister tamamen uzaktan çalışıyor, ister hibrit modeli benimsemiş olun ya da geleneksel ofis ortamında çalışmaya devam edin; değişen iş ortamına uyum sağlamak ve gelişmek için ihtiyacınız olan araçlar• “Hayvan beyin tipinizi” öğrenmek için bir öz değerlendirme 
Jim&apos;in öğretilerini hayatlarına dâhil eden insanların dönüştürücü başarı öyküleriyle güncellenen Sınırsız’ın genişletilmiş versiyonu, insanlara zihniyetlerini, motivasyonlarını ve yöntemlerini değiştirerek ve durdurulamaz bir ivme yaratarak daha fazlasına -daha fazla üretkenliğe, daha fazla dönüşüme, daha fazla kişisel ve işle ilgili başarıya- ulaşma yeteneği kazandırıyor. Bu dört değerli kavram (zihniyet, motivasyon, yöntemler ve ivme), beyninizin süper güçlerini ortaya çıkarıp alışkanlıklarınızı değiştirecek pratik tekniklerle birlikte Sınırsız’ın sayfalarında keşfedilmeyi bekliyor. Sınırsız zihinsel kapasiteye ulaşmanın sırrı, sizi neyin motive ettiğini ortaya çıkarmaktır. Tutkularınızı, amaçlarınızı ve enerjinizin kaynaklarını açığa çıkardığınızda, hedeflerinizi net görerek onlara daha kolay odaklanabilirsiniz. Öğrenme sürecinizi hızlandırın, hafızanızı geliştirin ve beyin performansınızı artırın. Jim Kwik, hızlı okuma yoluyla bir kitabı üç kat daha hızlı bitirebilmeniz (ve hatırlayabilmeniz), rekor sürede yeni bir dil öğrenebilmeniz ve yeni becerilerde kolaylıkla ustalaşabilmeniz için hızlandırılmış öğrenme üzerine en yeni nörobilim yöntemlerini uyguluyor. Sınırsız (Genişletilmiş Versiyon), zihinsel performansınızı yükseltmenize ve hayatınızı dönüştürmenize yardımcı olacak pratik tekniklerle dolu bir başucu beyin eğitimi kitabıdır. &quot;Dâhi hapı diye bir şey hâlâ icat edilmedi ama Jim size, beyninizin en iyi versiyonunu ve en parlak geleceğinizi ortaya çıkaracak süreci sunuyor.&quot; -Dr. Mark Hyman “JIM KWIK: 195 ülkede çevrim içi kurslar veren, açılış konuşmaları 200.000’den fazla kişi tarafından izlenen kişisel gelişim uzmanı”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98b65fd-9138-4b67-bd37-bfde848ba48a.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Adası</image:title>
            <image:caption>“Ölmeyi düşünüyordum. Yılbaşında birileri bana bir top kumaş verdi. Yeni yıl hediyesiymiş. Kimonoluk bu kumaş, ketendi. Gri tonlarında, ince çizgilerle dokunmuştu. Bundan olsa olsa yazlık kimono olur, diye düşündüm. Yaza kadar yaşayacağım demek…” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai’nin farklı türlerdeki yeteneğini ortaya seren beş öykü Maymun Adası’nda bir araya geliyor. 
 
Yolların sürekli aynı yere çıktığı tuhaf bir adaya nasıl düştüklerini anlamaya çalışan maymunlar, ailesinden kaçıp balığa dönüşen bir kız, içsel bir yolculuğa çıkılan sakin bir tren seyahati, ölüme bir adım mesafedeyken hayatı sevmeye çalışan bir adam ve geçmişini hatırlamaya çalışan bir gencin yaşadıkları bu derlemede kendine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5f646f-78fb-454e-93c1-321c35a5adcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Metcezir</image:title>
            <image:caption>Bir erkek eğer sadece acıya alışkınsa mutluluktan ürker, tıpkı karanlığa alışmış yarasaların ışıktan dehşete düşüp kaçması gibi; öyle değil mi? 
Bazen bir erkeği en çok korkutan mutluluktur. Her an bozulabilecek bir mutluluk, her an sona erebilecek bir film gibidir. Bir kadınla öyle bir mutluluk sınırında dolaşırsın ki aniden çıkıp dolaşmak istersin sokaklarda yalnız başına. Bu mutluluk senin ruhunu bile şaşırtır, zira o yaşa kadar hiç o kadar mutlu olmamışsındır. Ne kendi ailende öyle bir sevgi görmüşsündür ne de bir başka kadın sana o mutluluğu yaşatmıştır. Bazı erkeklerin çaresizliği çocukluklarına değil, kendi ruhlarındaki en derin karanlığa kadar gider ve hiçbir kadın o noktaya kadar inmemiştir daha önce. 
Oysa günün birinde doğru kadın o adamın karanlığına uzanır ve oradaki tek ışığı, mutluluk ve huzur ışığını aniden yakıverir. Adamı kendini sakladığı ve ciddi ilişkilerden kaçmasına neden olan o karanlık odadan çıkarır, onun çaresiz ruhunu yeniden mutlu eder: Eğer aşk bir hayat öpücüğü değilse başka nedir ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff94f46-3d29-4504-b3a8-0a2a36d63f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanın Kadın Çemberi</image:title>
            <image:caption>“Davula vuran şaman olan değildir, davula vuran eşiği geçendir.” 
Kadın çemberi, parçalarını bir araya getirmeye niyetlenmiş bir kadının muazzam bir metaforudur. Çemberde yerinizi aldığınız andan itibaren çemberin alanı çalışmaya başlar. Görünmez ilmekler atılır, gizli düğümler çözülür... 
Çemberler, doğumun ve ölümün, başlangıcın ve bitişin, yaralara bakmanın ve dönüşümün, kutsal olanla birleşip onu yüceltmenin yeridir. Orada tüm kadınlar toplanır, birbirini destekler ve en zayıf olanı yüreklendirmek için gücü çağırır. Kutsal öykülerde anlatılan ana tanrıçanın çeşitli formları eşliğinde yürünecek bu gizli yolda amaç kendi potansiyelinizi açığa çıkarmak, uyum yaratmak ve şifadır. 
Dişil enerjinin gücünü keşfedeceğiniz bu kitap, sadece bir kitap olmanın ötesine geçerek, aktif uygulamalar, ritüeller ve meditasyonlar eşliğinde sizleri sevgi, sarsılmaz güç ve besleyici bir sıcaklıkla saracak. Doğanın döngüsünden ilham alacağınız bu çemberde kız kardeşlerinizle birlikte yerinizi alın ve kalbinizi sonsuz şefkate açın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd0eaf2-85f5-455e-9081-975c98a0c702.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Pastacı Lila (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lila, cevabını bulamadığı her soru, hayalini kuramadığı her oyun için, bir yol bulmuş. 
 
Şimdi bu hikâyede hepimiz, derin bir nefes alıp yeni bir maceraya hazırlanıyoruz. Bitmiyor ve daha yeni başlıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30fe00bc-1b69-4108-a5f2-a7a871765c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığında Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Ay ışığı; resimde, edebiyatta, müzikte, kadim hikâye anlatıcılığında, yani sanatın her dalında bilinmezliği ve bilinmezliğin getirdiği gizemi, bilinmezliğe bağlı gelen tedirginliği ve ürkekliği temsil eder. Ay ışığı ayrıca yüzlerce yıl kadınlarla, daha doğrusu cadılarla ilişkilendirilmiş, cadıların büyülerini gecenin karanlığında, ay ışığının kılavuzluğunda yaptığı düşünülmüştür. Ay ışığı kadınlara hem yasak kılınmış, geceleri evlerinden çıkmamaları beklenmiş, hem de sırf bu yasak yüzünden fethedilmesi meşru ve hak halini almıştır. Her sene ay ışığında gece yürüyüşü yapıyorsak ve hâlâ geceleri fethetmenin peşindeysek bir bildiğimiz var demektir… 
Bu kitapta Ezgi Aksoy’un kalemi ve Betül Yılmaz’ın çizgileriyle hayat bulan bütün kadın hikâyeleri; gecenin karanlığında yolunu bulamamaktan çekinen, kaybolmaktan korkan, ancak bütün engellere rağmen yolundan dönmeyen, ay ışığının kısıtlı aydınlığında el yordamıyla ilmek ilmek kendi hikâyesini yaratan, alanında öncü olan, bir devrimin meşalesini tutuşturan ve hepimize ilham olan kadınların hayranlık verici hayatlarına ufak bir fener ışığı daha tutuyor. Ay ışığının hortlakları ve ecinnileri, türlü gece yaratığını ve hayaletleri, perileri ve iblisleri hatırlattığı günler çoktan tarihe karıştı. Artık bilimin ve eşitlik inancının ışığıyla yolunu bulan kadınlar aydınlatıyor gündüzümüzü ve gecemizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f9a68e-6061-4757-bf67-c4aa5d36f3b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Badmintonda Bilgisayar Tabanlı Antrenman Sisteminin Performansa Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
     1. GİRİŞ 
 
     2. GENEL BİLGİLER 
 
     3. MATERYAL VE METOT 
 
     4. BULGULAR 
 
     5. TARTIŞMA 
 
     6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d2a5cf7-172b-46c6-82e4-605ec6887fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaller Orkestrası</image:title>
            <image:caption>Karganın en sevdiği oyun hayal kurmaktı. Bazen bir dal parçasını, bazen bir kuş tüyünü, bazen de bir kurdeleyi gagasıyla sımsıkı tutar, evlerin çatısına konar, hayal kurardı.
Bu neşeli hikâyede karganın heyecan dolu macerasına birbirinden sevimli kahramanlar eşlik ediyor.
Hayal kurmanın pozitif enerjisini şahane çizimleri eşliğinde her sayfada hissettirecek bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31acb4c-8150-48db-a4b7-cc55709762e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kadın</image:title>
            <image:caption>Bir insana güvenmediğinde sadakatin en açık işaretleri bile sadakatsizliğin işaretlerine dönüşür, güvendiğinde ise sadakatsizliğin elle tutulur kanıtları bile yanlış anlaşılan, büyüklerinin haksız yere cezalandırdığı bir çocuk gibi ağlayan sadakate dönüşür.
Musil, 1911’de yayımlanan Birleşmeler’den sonra yine kadın karakterlere odaklandığı Üç Kadın’da farklı toplumsal sınıflardan gelen üç kadının hikâyesini anlatıyor. Öykülere ismini veren ve hayatlarındaki erkeklerin bakışından gördüğümüz bu kadınlar ilk bakışta öykülerin odak noktası değilmiş gibi görünseler de üç erkeğin kaderine hükmeden, olayları belirleyen onlar: Köylü Grigia, aristokrat Portekizli ve tezgâhtar Tonka.
Üç Kadın, edebiyat gezegeninin dâhi münzevisi Musil’in hayatının eseri kabul edilen Niteliksiz Adam’dan önceki son aşama.
“Hiçbir romancı benim için Robert Musil kadar değerli değildir.”
Milan Kundera</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2c6c353-8117-4183-8679-a418c11d9a72.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Romanları Okuyan İhtiyar</image:title>
            <image:caption>Antonio José, yıllarca Amazon’un derinliklerinde Shuar yerlileriyle 
yaşamıştır. Ormana ve yasalarına uyum sağlamayı öğrendiği, avcılıkta ve iz sürmede uzmanlaştığı yıllardan sonra, hayatının son dönemecine girdiğini hissederken Ekvador ormanlarının kıyısında bir nehir kasabasına yerleşir. Yaşlılığın panzehrini burada, az uyumakta, çok okumakta, kitaplardaki aşkın gizemlerine dalıp gitmekte, öykülerin geçtiği yerleri hayalinde canlandırmakta bulur. Ancak altın arayıcıları ve hükümetin temsilcileri ona rahat vermez. Avcılıkta iyi olduğu için tehlikeli bir jaguarın peşine düşmesini isterler: Antonio José jaguarın peşinde, “medeni” insanların yıkıcılığını ve aşk romanlarının önemini kavrayacağı yeni bir yola girer. 
 
İlk olarak 1989 yılında yayımlanan Aşk Romanları Okuyan İhtiyar 
bugün artık hayatın merkezine yerleşmiş olan sorunları çok erkenden görmüş bir eser; Luis Sepúlveda’nın büyüleyici kaleminden iktidar sahipleri, doğanın ve masum insanların sömürülmesi ve edebiyatın gücü üzerine uzun süre hafızalardan çıkmayacak türden bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6c921f1-e71d-46a2-86f4-a09ec69ba8ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi ve Nefret Üzerine Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>İnsan eylemleri için söz verebilir ama duyguları için veremez; çünkü bunlar istem dışıdır. Kim ki birini sonsuza dek seveceğine ya da ondan nefret edeceğine ya da ona sadık kalacağına söz verir, gücünün ötesindeki bir şey için söz vermiş olur... 
 
Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin, Voltaire’in 100. ölüm yıldönümünde yayımlayıp büyük yazara ithaf ettiği İnsanca, Pek İnsanca isimli eserinden derlenen Sevgi ve Nefret Üzerine Aforizmalar, filozofun sevgi, nefret, dostluk, evlilik, intikam, hırs, ahlak, adalet, kibir, minnet ve iyi niyet gibi, insanlığın üstüne kafa yormaktan asla kaçınamayacağı temel meseleler hakkındaki düşüncelerinden oluşuyor. Çelişkilerle dolu insan doğasının bütün iyi ve kötü yanlarını aynı mesafeden gözlemleyen Nietzsche insanca olan şeyler üzerine düşünerek hayatın yükünü hafifletebileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16b84f4c-f42e-4f71-ab4c-939581346f55.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileştiren İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Her terapi seansı eşşizdir ve insanın içi 
çoğu zaman teori kitaplarına sığmaz. 
 
Richard G. Erskine, terapinin son derece karmaşık ve hassas bir karşılaşma olduğunun bilincinde olan, ona saat tamircisi titizliğinde yaklaşan bir psikoterapist. İyileştiren İlişkiler’de yaptığı şey de sağlıklı bir terapötik ilişkiye yönelik çabalarını bir dost mektubu sıcaklığında okuyucusuyla paylaşmak. Adına ilişkisel odaklı terapi denen bu yaklaşımda ne yaptığını, nasıl yaptığını ve neden yaptığını izah ediyor. Üç danışanıyla gerçekleştirdiği terapi seanslarını olduğu gibi ortaya döküyor ve bunları soğukkanlılıkla yorumluyor. Söylenenler kadar söylenmeyenleri de kefeye koymaya murat eden, tüm boşluklara sızmaya çalışan bir ihtimam var satırlarında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/574a3631-c6bc-4226-87e3-86ebb3d1f47f.jpg</image:loc>
            <image:title>Opriçnik&apos;in Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Moskova 2028: Yakın gelecekte kurulan Yeni Rusya’daki çarlık düzeninin en güvenilir mensuplarından, rütbeli Opriçnik Komyaga sefahat, sarhoşluk, şiddet ve terörle dolu yeni bir güne hazırlanıyor. Bu Yeni Rusya&apos;da fütüristik teknoloji, Korkunç İvan&apos;ın acımasız dünyasıyla birleşerek gerçeğe tüyler ürpertici derecede benzeyen bir distopya yaratıyor. 24 saatlik zaman diliminde geçen roman, korktuğu ve taptığı Efendileri adına yağmalayan, işkence yapan, tecavüz eden Komyaga aracılığıyla, Yeni Rusya’nın modern, baskıcı ve bir o kadar da dehşet verici yüzünü ortaya koyuyor. 
 
 
Üzerinde düşünülemeyecek kadar rahatsız edici ve görmezden gelinemeyecek kadar gerçeğe yakın bir gelecek tahayyülüyle Opriçnik’in Bir Günü, sert bir eleştiri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2310391d-fe54-48a3-aafb-be4b24259754.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Sevgili (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil’in ilk novellası olan Eski Sevgili’deki aynı adlı uzun metin 1973-76 tarihlidir. Novella biçimi, hayat kısıtlanır ve olasılıklar teker teker sönerken bile bu olasılıkların titreşiminin hissedilmesine fırsat verir. [Bu ilk novelladaki] modern öznenin etkisiz ve yabancılaşmış zihinselliği, bu zihinsellikten geri çekilerek değil, tersine onu daha da ileriye götürerek eleştirilmekte ve ‘demonte’ edilmektedir. Eleştiriyi yapan, tuzukuru bir tecrübe değil, kendi çelişki ve zaaflarının sürekli farkında olan o genişlemiş, ama etkisiz içselliktir. Özne, kendininkiler de dahil, bütün ruhsal saiklerin farkındadır, hem de o yükü önemsemeyecek kadar ‘aşmıştır’ ve şimdi de bu aşmanın nihai temelsizliğinin farkındadır. ‘Çilekeş’ motifi de Cüce’den çok önce ilk kez burada devreye girer –demonte edilmek üzere. Dünyadan ve arzudan elini eteğini çekmiş çilekeş figürü, herhangi bir somut nesneyle yetinemeyecek kadar azgınlaşmış bir ‘metafizik arzu’nun (Rene Girard) öznesidir aslında. ”                                                                                                                                                             
Orhan Koçak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d06c4a-ec8f-43fb-a9a4-085c27703277.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Canavarları ve Cesur Yürekler</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve ergen psikoterapisti Hayley Graham, yıllar süren klinik çalışmalarından esinlenerek anneler, babalar, çocuklarla çalışan uzmanlar ve çocuk dünyasını keşfetmeye meraklı herkes için hem bilgilendirici hem de kalplere dokunan bir kaynak sunuyor. Gölge Canavarları ve Cesur Yürekler adlı eserinde çeşitli ruhsal zorlukları (travma, yas, fobi vb.) iç ısıtan hikayeler aracılığıyla beş farklı öykü üzerinden ele alıyor. Kitapta psikolojik durumların işlendiği öykülere eşlik eden bir de -yetişkinlerin ve çocukların birlikte okuyabilecekleri ve üzerine düşünebilecekleri-sorular ve açıklayıcı bilgilerle bezenmiş cevapların yer aldığı bir bölüm yer alıyor. Bu metinler aracılığıyla kitapta işlenen temalar hakkında okuyucuda genel bir kavrayışın oluşmasını amaçlıyor ve herkesin biricik olan duygusal yaşantılarına şefkatli ve kapsayıcı bir bakışın nasıl geliştirilebileceği üzerine de model sunuyor. 
Travma, obsesyon, bağlanma, utanç ve yas gibi oldukça önemli psikoloji konularını, bir o kadar naif ve düşsel bir anlatımla beş farklı hikâye üzerinden inceleyen Graham; yaşamlarının dönüm noktalarında yolları kesişen hayvanların, birbirleri üzerinde yarattıkları dönüştürücü ruhsal deneyimleri anlatıyor. Arkadaşlığın, paylaşmanın, dayanışma ve yardımlaşmanın büyüleyici gücünün altını bir kez daha bu eşsiz hikayelerle çizerken, en zor deneyimlerin bile sevgiyle üstesinden gelinebileceğine dair inancımızı pekiştiriyor. Bir zamanlar büyükanne ve büyükbabalarımızın aile buluşmalarında anlattıkları o basit görünen ama yaşam dersleriyle dolu hikayelerindeki kapsayıcılıkla bizleri yeniden buluşturan gölge Canavarları ve Cesur Yürekler, hayvanların maceraları üzerinden okuyucuyu içsel bir yolculuğa çıkarmaya ve iyi oluş hallerini desteklemeye hazırlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e93cb79-4edf-48a1-8b14-b30f1425c4ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Sevgi</image:title>
            <image:caption>Boş Ayna ve Senden Kurtuluş Yok mu? ile Türkiye dahil birçok ülkede geniş bir okuyucu kitlesine erişen Karyl McBride, Çarpık Sevgi ile narsistler tarafından yetiştirilenlerin hikayesine yüzünü dönüyor. Narsist ebeveynlerin kurduğu aile yapılarının oluşumundan, böyle ailelerde yetişmenin yaralarını sarmaya kadar geniş bir kapsamla okuyucusunun karşısına çıkıyor. Lisanslı bir aile terapisti olarak belki de en iyi bildiği şeyi yaparak narsisizmle bozulmuş çarpık sevgilerin anatomisini çıkarıyor, bu acı mirastan kurtuluş yolu vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22d5ac59-2fbd-4bd4-9e35-fa636d4e392c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşenin Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Çağının en etkili hikaye anlatıcılarından Robert A. Johnson’ın trenine bir defa binen okuyucu, mitoloji ve psikolojiyi birbirine bağlayan tünellerden geçerek mitlerin modern insanın anlam arayışına nasıl katkıda bulunduğuna tanıklık eder. Son durağa vardığında artık hayatı ve insan psikolojisini yeni mercekleriyle görecektir. 
 
Neşenin Psikolojisi, bu yolculuklardan biri. Robert A. Johson, Dionysus’ta cisimleşmiş coşkunun doğasını ve Dionysus mitinin çeşitli yönlerini kullanarak neşenin kıymetini idrak etmemize yardımcı oluyor. Modern hayatın tozlu raflara kaldırdığı bu kıymetli hissi kucaklamak düşüyor bizlere de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f51a25ed-e3e0-4cd1-837e-9b1003e35fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pançatantra –Beş Yöntem-</image:title>
            <image:caption>Vishnuşarman (MÖ. 4. Yüzyıl): Yaşamı hakkında pek bilgi bulunmamaktadır. Vishnuşarman’a atfedilen Pançatantra, Hint edebiyatının en eski ve görkemli metinlerinden biridir. Masal formunda üretilmiş bu narin ve bir o kadar da keskin metinde insani varoluşun neredeyse tüm hassas noktalarına temas edilir, doğru bir yaşamın nasıl mümkün olabileceğine dair kararlı ama tartışmaya açık fikirler öne sürülür. Temelde “devlet yönetimi” meselesini eksen alır Pançatantra, fakat bu odak toplumsal ilişkilerden insan ve doğa arasındaki ilişkilere değin genişler: Pançatantra sadece politika sanatıyla ilgili değil, genel anlamıyla “yaşama sanatı” hakkında bir kitaptır. Kadim Hint bilgeliğinin her masalda kendini hissettirdiği Pançatantra, hayvanların alegorik ve sembolik açılardan masallara dahil olması itibariyle de ayrıca hususi bir öneme sahiptir. Pançatantra muazzam diyalogları göz önüne alındığında zengin ve leziz bir edebi-estetik hazinedir de aynı zamanda. Bu hazinenin ışıltıları Sanskrit aslından eksiksiz bir çeviri ile bugünden yarına artık Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/152935fd-3dd7-4073-a73f-6b18f6423cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Darwin</image:title>
            <image:caption>Charles Robert Darwin (1809-1882), Cambridge’deki ilahiyat eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra “ıssızlığın ortasında bir taşra papazı” olarak ömrünü sükûnet içinde geçirme hayalleri kurarken, küçüklüğünden beri doğa bilimlerine olan merakının da etkisiyle, dünyayı dolaşarak ölçümler yapmak, haritalar çıkarmak, bilimsel keşif ve incelemelerde bulunmak amacıyla Beagle gemisiyle düzenlenen keşif seferine katıldı. Avrupalıların fazla aşina olmadığı coğrafyalarda rastladığı bitkiler, hayvanlar, insanlar ve yer şekilleriyle ilgilenip örnekler toplamak ve gözlemler yapmakla geçirdiği bu yıllar, sadece onun kaderini değiştirmekle kalmayacak, dünyayı dönüştürecek bilimsel bir yaklaşımın da temellerini atacaktı. 
Ancak Victoria dönemi İngilteresi aykırı fikirlere izin verecek esnekliğe sahip değildi. Darwin, Kilise ve aristokrasinin başını çektiği müesses nizam tarafından kâfir olarak nitelenmemek için fikirlerini ve bunları şifreyle yazdığı defterleri tam yirmi yıl boyunca sır gibi gizleyerek çalışmalarını sürdürecekti. Hatta erdem güdüsü kadar güçlü bir hakikat duygusuna sahip olmasaydı, “bir cinayeti itiraf etmeye” benzetecek kadar huzursuzlandığı teorisini açıklamayacak, Türlerin Kökeni’ni yayımlamayacaktı, belki de…Evrim teorisinin, hayatın çeşitlilik ve karmaşasını açıklayabilen bir teori olduğu ve Darwin’in dile getirdiği gibi doğanın kendi işini kendi usulünce yaptığı, yıllar süren tartışmaların ardından önce bilim çevreleri, sonra bütün dünya tarafından kabul gördü. 
Doğa tarihinin bu kaba beyaz sakallı bilge devrimcisi ilk ve en büyük tepkiyi Kiliseden görmesine rağmen, ebedi uykusuna, kendi alanlarının kahramanlarıyla birlikte yatmak üzere İngiltere’nin en itibarlı kilisesi Westminister Abbey’e devlet töreniyle gömülerek onurlandırıldı. İnsanoğlunun hayvanlarla aynı süreçler içinde evrildiği düşünülemeyecek kadar yüce bir varlık olduğuna inananlarsa insanı tanrısallığından arındıran evrim teorisine, günümüzde de en az Victoria dönemindeki güçle karşı çıkmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69e81e17-2edc-4342-ab48-ff0738da2122.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Sevgili</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil’in ilk novellası olan Eski Sevgili’deki aynı adlı uzun metin 1973-76 tarihlidir. Novella biçimi, hayat kısıtlanır ve olasılıklar teker teker sönerken bile bu olasılıkların titreşiminin hissedilmesine fırsat verir. [Bu ilk novelladaki] modern öznenin etkisiz ve yabancılaşmış zihinselliği, bu zihinsellikten geri çekilerek değil, tersine onu daha da ileriye götürerek eleştirilmekte ve ‘demonte’ edilmektedir. Eleştiriyi yapan, tuzukuru bir tecrübe değil, kendi çelişki ve zaaflarının sürekli farkında olan o genişlemiş, ama etkisiz içselliktir. Özne, kendininkiler de dahil, bütün ruhsal saiklerin farkındadır, hem de o yükü önemsemeyecek kadar ‘aşmıştır’ ve şimdi de bu aşmanın nihai temelsizliğinin farkındadır. ‘Çilekeş’ motifi de Cüce’den çok önce ilk kez burada devreye girer –demonte edilmek üzere. Dünyadan ve arzudan elini eteğini çekmiş çilekeş figürü, herhangi bir somut nesneyle yetinemeyecek kadar azgınlaşmış bir ‘metafizik arzu’nun (Rene Girard) öznesidir aslında. ”                                                                                                                                                               
Orhan Koçak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8b825df-0638-49c4-95df-05ff4ade6fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Şekiller</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-Şekiller eğitici ve eğlenceli alıştırmalarıyla çocuğun doğal gelişimini destekler, öğretirken eğlendirir ve başarma duygusu tatmasını sağlar. 
Şekiller kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun birbirini destekleyen alıştırmalar *Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme *Eğitici oyunlar için destekleyici fikirler *Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Basit şekilleri tanımayı ve çizmeyi *Aynı şekildeki nesneleri ve objeleri gözlemlemeyi *Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı 
Uzman eğitimcilerin hazırladığı Şekiller, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457812d4-0e89-478a-b915-c7b88604f577.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim ve Ben – Hayati Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Yeni doğan bir bebekle kardeşi arasındaki bağ her zaman çok özel ve çok değerlidir. Ancak bazen kardeşlerin bebeğin isteklerine ve gereksinimlerine uyum sağlaması zor olabilir. 
Aileye yeni bir bebeğin katılması heyecan vericidir, fakat bu olay kardeşlerinin aklını karıştırabilir ve kaygı yaratabilir. Yeni durumlarla ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan duygularla başa çıkmak gereklidir. Bu kitap, kardeşler arasındaki özel ilişkinin başlangıcını ele alıyor. 
Hayatı Öğreniyorum dizisi, çocuklarınızın ilk deneyimlerini daha eğlenceli bir şekilde yaşamasına yardımcı olacaktır. Bu kitaptaki akıcı metinler ve canlı resimler, kitabı okuyacak kişi ile çocuk arasında konu hakkındaki konuşmanın sürmesini sağlamaya yönelik tasarlanmıştır. 
• Kreşte İlk Gün • Bakıcı • Veteriner Hekim • Hastane • Doktor • Spor Zamanı • Dışarıda Büyük Gün • Diş Hekimi • Okul • Kardeşim ve Ben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef87985-9e13-492c-86c4-a0502f6f4154.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz Vikingler</image:title>
            <image:caption>Haylaz İkizler macera peşinde! 
Bir Viking krallığının karlı fiyortlarında yaşayan haylaz ikizler Çat ile Çut, köydeki en iyi Vikingler olmaktan gurur duyuyor. Tekneleri kaçırırken, bir doğum günü partisini yağmalarken, bir trolün izini sürerken ve arkadaşları Yamuk Pantolon ile Pasaklı Ulf’la birlikte Kötü Ada’ya baskın yapmak için yelken açarken onları hiçbir şey durduramaz. 
Eh, neredeyse hiçbir şey. . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be7fab4-5054-47b5-923b-cf6839723a48.jpg</image:loc>
            <image:title>Katre</image:title>
            <image:caption>‘’Ellerini uzat bakalım,” dedi. İki yumruğumu, neden olduğunu anlamasam da, uzattım ona. 
“Her şeyi böyle sıkı sıkı tutmak zorunda mısın sen?” diye sordu. Nasıl yani? 
“Yani her şey senin istediğin gibi mi olacak hayatta? İnsanlar senin istediğin gibi mi davranacak? Gelen bir daha gidemeyecek mi?” 
 
 
İstanbul, Bilecik, İsfahan, Tire, Ankara… 1927, 1982, 2013, 2022… Farklı coğrafyaların, farklı zamanların kadınları… 
Pınar Çelikel, hepsi bir damla olan, ama bir araya gelince ummanları oluşturan o kadınların hikâyelerinde dolaştırıyor bizi. Bazı ortaklıkların şehir, dönem, aile tanımadan bizi buluşturduğunu da hatırlatarak. 
 
Katre, ince ince işlenmiş, hem kırılgan hem güçlü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38a5a5c-d433-4661-b9b2-cc98bfd85d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Metamorfozlar</image:title>
            <image:caption>Emmanuel Coccia türlü çevresel felaketle kuşatıldığımız, muhtemelen daha da fazlasının kapımızda olduğu bir çağda canlı varlıkların ve gezegenin varoluşunu metamorfoz üzerinden okuyarak insan merkezli bir ekoloji fikrine karşı çıkıyor. Hiçbir canlının yaşamının kendi doğumuyla başlamadığını, hikâyenin bundan çok daha eski olduğunu, yeryüzü üzerindeki her varlığın bir ve aynı yaşamı paylaştıklarını anlatıyor. 
Biricik zannettiğimiz yaşamımızı yeryüzündeki canlı cansız her şeyle paylaştığımız gibi, bize ait olduğunu düşündüğümüz bedenimiz de bizlere, bizden öncekiler tarafından bahşedilmiş. Metamorfozun hiçbir zaman sona ermeyeceğini kabul edersek, doğumu bir başlangıç, ölümüyse son gibi görmek imkânsızlaşıyor. 
İnsan ve insan dışı varlıklar arasındaki hayali ve tehlikeli ayrımı ortadan kaldıran Metamorfozlar insanı, kendi kendini yerleştirdiği ayrıcalıklı konumundan indirerek yaşama ve varoluşa dair şaşırtıcı bir perspektif sunuyor. Edebiyattan felsefeye, entomolojiden botaniğe uzanan kitap, disiplinlerarası yaklaşımı ve şiirsel diliyle bizi metamorfoz üzerine düşünmeye, yaşama dair bildiğimiz şeyleri sorgulamaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e55291e-a078-4ac6-a7b9-532a875ee520.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Hasan Ali Yücel – “Gülümser Yücel Kitabı”</image:title>
            <image:caption>Hasan Âli Yücel neye inandı, nasıl mücadele etti? Gazi Mustafa Kemal ile aynı masada hangi konu hakkında görüştü? Nasıl Türkiye’nin en uzun süreli Millî Eğitim Bakanı oldu? Dönemin en önde gelen edebiyatçıları ile nasıl tanıştı? Türkiye’nin en büyük şairlerinden Can Yücel’i nasıl yetiştirdi? 19 Mayıs’ta kendisine suikast girişimi söylentilerini nasıl karşıladı? “Hayatta ben en çok babamı sevdim” diyen Can Yücel, neden babasına Cambridge’den ayrılması gerektiğini söyledi? Köy Enstitülerinin fikir babası kimdi? Hasan Âli Yücel, evde nasıl bir babaydı? İsmet İnönü neden Yücel’i destekledi? Kim İnönü’nün fikrini değiştirdi? Yücel’i istifaya sürükleyen kimlerdi? Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nı nasıl kurdu? 
Ve daha pek çok sorunun yanıtını Hasan Âli Yücel’in kızı Gülümser Yücel, bu keyifli söyleşide Arda Kukul’a anlatıyor. 
Bu kitapta Köy Enstitülerinin kurucusu ve Türkiye’nin en uzun süre görevde kalan Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’i hiç bilinmeyen yönleri ile tanıyacaksınız. 
Sevdiği yemeklerden, aile içi konuşmalarından, çocuklarına verdiği tavsiyelerden politik hayattaki vizyonuna, mücadelesine ve eğitimde gerçekleştirmek istediklerinin detaylarına kadar tüm özel noktalar Gülümser Yücel’in tanıklığında bu kitapta işleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfde0e73-fa57-4d4b-8bb4-c663a1176cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonbaharda Yapilabilecek 50 Etkinlik – Macera Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Sonbaharı sevenler için eğlenceli etkinlikler: Kuru yaprakları alt üst etme, bal kabağı oyma, doğanın değişimini gözlemleme... Daha neler neler! Bu kitabın son derece yaratıcı fikirler ve etkinliklerle dolu, bazıları da size ayrılmış sayfaları arasında dolaşırken sonbaharın güzelliklerini yeniden keşfedeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b61cb40-717b-4dc0-94c1-375f347c9fc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılgı</image:title>
            <image:caption>1920’li yıllar. Fransa’nın güneyinde, Bask diyarının enfes sahil beldesi Hendaye’da başlayıp Paris’in gri sonbaharına uzanan bir aşk öyküsü. Bir yanda Birinci Dünya Savaşı’ndan döndükten sonra eski refah ve statüsünü yitirmiş Yves Harteloup; diğer yanda başarılı bir girişimciyle evli, alımlı, duyarlı, incelikli bir burjuva kadını olan Denise Jessaint. Duygusal açıdan sakatlanmış Yves ile ömründe sıkıntı görmemiş, tutkulu, romantik Denise’in aşk öyküsü, okura iki savaş arasındaki çalkantılı dönemde duyguların yerine ilişkin derinlikli bir anlatı sunar. Némirovsky henüz 23 yaşında yazdığı bu ilk romanında, duygular üzerine sarsıcı gözlemleri, erkeğin ve kadının bakışları arasında salınabilen esnek üslubu, aşkın merceğine tüm bir sosyal değişimi sığdırabilmesiyle nadir rastlanan bir edebi yetenek olduğunu kanıtlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0f8c3cf-56b3-4bab-a2cb-4ad636a37e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kırmızı Kazak</image:title>
            <image:caption>Herkese uygun bir kazak... 
Baba karga soğuk bir kış gününde küçük kırmızı bir kazak buldu. Bu kazak çok işine yarayabilirdi! Anne karga ona karşı çıkınca kazağı oracıkta bıraktı. Şimdi sıra diğer orman hayvanlarında: Bu kırmızı yünlü şey ne için kullanılabilir? Kulakları ısıtabilir mi? Çanta olarak iş görür mü? Etek mi olur, yoksa ev mi? 
Doğanın küçük ve büyük gizemleri bu sıcacık öyküde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4194752-8ef7-487c-8d56-4839e669875f.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Pazartesi /1962-67 Notları</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Yayınları, toplu şiirler ve öyküler ciltlerinde öne çıkan kitapların ayrı basımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Turgut Uyar’ın şiir kitabı Her Pazartesi yeniden bağımsız biçimde okuruna ulaşıyor. 
Turgut Uyar’ın yaşamı açısından keskin dönüşümleri barındıran bir dönemin ürünü olan Her Pazartesi toplumsal konu ve sorunların öne çıktığı bir kitaptır. Uyar, şiir serüveninin gelişim çizgisinde, bireyin çağıyla ilgili sorun ve açmazının hesaplaşmasını bir ölçüde örneklemiş ve tamamlamış, toplumsal sorunları çilesi ve acısıyla ele alarak kapsayıcı bir söyleme ulaşmıştır. 60’lı yılların devrimci ütopyasının yansımalarını şiirine taşımıştır. 
Turgut Uyar’ın bütün şiirlerini kapsayan Büyük Saat kitabı içinde yer alan Her Pazartesi herhangi bir değişiklik olmadan yayına hazırlandı. 
 
Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan 
Ne kadar acı geçmişse yaşayacağız 
Hepsini yeniden, bir bir dünyada 
Dünyadan ve dünyayla sana sığınırım 
Acılardan ve hüzünlerden değil 
Kaçmalardan ve korkulardan değil 
Çünkü bir güçtür sıcaklığın kollarıma 
Çünkü kanları, kanları, kanları hatırlarım 
Çünkü ölülerimiz toplanacaktır 
Ve yüceltilecektir bir mavide.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3943f61-dbb0-4f32-95a5-427690009a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Menem Bir Dünya Bu?</image:title>
            <image:caption>Felsefe genellikle olay yerine polis gibi sonradan gelmekle suçlanır. Judith Butler ise pandemi sırasında COVID-19 salgınının hayatımızda ve dünyamızda yaptığı değişiklikler üstüne düşünerek gününün felsefesini yapıyor. 
Pandeminin üzerinden çok uzun zaman geçmedi ama salgını neredeyse unuttuk ya da anlaşılır sebeplerle unutmak istiyoruz. Bu korkunç dönemin hayatımızda yarattığı tahribat henüz ortadan kalkmış, kimilerimizin bedeninde kimilerimizin ruhunda açtığı yaralar henüz kapanmış değil tam olarak. Başka musibetler gibi bu salgın da insan olarak birbirimize ve doğaya bağımlılığımızın farkına varmamızı, dünyamızın neden bu şekilde kurulduğunu sorgulamamızı sağladı. Bütün insanlığı etkileyen felakette bazılarımızın canının daha az değerli görüldüğüne, “ekonominin sağlığı”nın insan sağlığından öncelikli sayıldığına tanıklık ettik ve bu durumu yaratan sistem daha bir gözümüze batar oldu. Judith Butler felsefi düşüncenin ince çizgileri arasında yol alarak başka bir dünya kurmak için küresel salgından çıkarmamız gereken dersleri tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e47f89f1-75cb-4a20-aeaf-78835358c2a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenin Ötesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki tüm tartışmam şu ikili değerlendirmeye dayanıyor aslında: (1) Bildiğimiz haliyle aile, bizim eleştirilerimizden ve mücadelemizden bağımsız bir biçimde, zaten yapısal olarak çöküyor ve üreme biçimlerimizi, cinselliğimizi ve kardeşliklerimizi örgütlemenin alternatif yollarını aramaya çoktan başladık; (2) Aile, erkek / baba tahakkümünün temel odağıydı ve hâlâ da öyle; bu tahakküm, tüm toplumsal, politik ve kültürel alanları kapsasa da, sadece ailede yenileniyor, sadece orada yeniden hayatiyet kazanıyor. Öte yandan, yeni bir üreme, cinsellik ve kardeşlik rejimi ne kendiliğinden ortaya çıkacak, ne yokluktan zuhur edecek, ne de ütopik hayal gücümüzün, felsefi ve eleştirel mülahazalarımızın bir sonucu olacak. Eskinin yıkıntıları üzerinde, eski, tahrip olmuş ailenin kalıntılarını, yapı taşlarını, hatta bazen köşe ve kilit taşlarını kullanarak inşa edilecek. Ne yazık ki, neyi kullanıp neyi çöpe atacağımıza karar verme, keyfimizce şunu alıp bunu bırakma konusunda da özgür değiliz yeterince. Ancak yine de bu yönde çaba gösterebiliriz, başka bir şey için olmasa bile, gelecek nesiller adına. 
— Bülent Somay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b161934d-ed7c-4e9a-8234-c424e3be86bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaha – Benim Futbol Kahramanım</image:title>
            <image:caption>POSTER, FUTBOLCU KARTI VE AYRAÇ HEDİYELİ! 
#9 
ÇALIM USTASI: WILFRIED ZAHA 
Zaha’nın kaderinde bir efsane olmak vardı… Yeteneklerinin onu, Afrika’nın güneşli sokaklarından İngiltere Premier Ligi’nin parlak ışıklarına ve oradan da Galatasaray’a kadar uzanan inanılmaz bir yolculuğa çıkaracağını tahmin etmek hiç de zor değildi. 
 
2004 yılında henüz 11 yaşındayken, Crystal Palace Futbol Kulübünden bir gözlemci tarafından fark edildiğinde Wilfried’in hayatı sonsuza dek değişecekti. Gözlemci, onun yeteneği ve kararlılığı karşısında anında büyülenmişti. Wilfried, Crystal Palace Gençlik Akademisine davet edildi. Bu onun hayalini kurduğu fırsattı, yeteneklerini geliştirme ve futbol idollerinin izinden gitme şansıydı. Ailesi onunla gurur duyuyordu ve bunun olağanüstü bir yolculuğun sadece başlangıcı olduğunu biliyorlardı. 
 
Wilfried, saha içinde ve dışında başarılı olmanın özveri, kararlılık ve sıkı çalışma gerektirdiğini biliyor. Heyecan verici hızı, büyüleyici top sürme becerileri, rakiplerini peşinden sürükleme yeteneği sayesinde olağanüstü bir oyuncu olarak şüphesiz gençlere ilham olmaya ve adını dünyaya duyurmaya devam edecek. 
 
BENİM FUTBOL KAHRAMANIM SERİSİ HEM EBEVEYNLER HEM DE ÇOCUKLARLA BÜYÜK GOLLER ATIYOR! 
Benim Futbol Kahramanım serisiyle, dünyaca ünlü futbolcuların büyük zaferlerle dolu başarı hikâyelerini çocuğunuzla beraber okuyacaksınız. En önemlisi, futbol kahramanının hayatının derinliklerine dalarken çocuğunuz, okuduğunu anlama becerilerini geliştirecek. Okuma becerisi kazandırmanın en iyi yolu, ona elinden bırakamayacağı kitaplar vermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5078df89-24ef-45de-b3b0-b50763f192b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat-Sonrası Çağda Yalan Yemin ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki çalışma, yalan ve siyaset arasındaki ilişkiyi yemin kavramını merkeze alarak oldukça özgün bir şekilde tartışıyor. Yalan söylemeyi yemin kavramıyla birlikte ele alan Özden, dilin sadece bir konuşma aracı olamayacağının, aynı zamanda dilin etik bir mesele olarak anlaşılması gerektiğinin altını çiziyor. Çağdaş demokrasi kuramlarını Jacques Derrida, Hannah Arendt ve Giorgio Agamben ile tartışan Özden, bizi hakikat sonrası siyasete farklı bir perspektiften bakmaya davet ediyor. Özden’e göre bugün “söz konusu olan, konuşan varlık olarak insanın kendi koşulunu beyan etme kapasitesindeki bir eksiklik olan bu musibet halidir. Bu bakımdan hakikat-sonrasına ilişkin olarak birçok yazara, düşünüre, akademisyene bir şeylerin farklı olduğunu düşündüren, kendi geleneksel rollerini, yani olgulara tanıklık yapmakla ilişkilendirdikleri sorumluluklarını yerine getirmelerine bu musibet hali nedeniyle dilin/konuşmanın engel olmaya başlamasıdır.”

Özden&apos;in çalışması, okuru siyaset teorisinin derinliklerine davet ederek hakikat-sonrası siyaset tartışmasına ufuk açıcı bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4193131-098a-4cd4-be8d-46e029d240f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Birleşmiş Milletler Cinsiyet Rejimi</image:title>
            <image:caption>Modern Batı felsefe tarihini baştan sona etkileyen ‘ben/öteki’ ikiliği kolonyal tahayyülde nasıl kurulur ve işler? Muharrem Doğan, ‘dışarıdan gelen ile yerli’ olarak adlandırdığı bu hiyerarşik ilişkiyi Birleşmiş Milletler cinsiyet rejiminin inşası örnek olayı üzerinden ele alıyor ve ‘küresel versus yerli’ ikiliğine dayanan norm hiyerarşisinin postkolonyal ve Kristevacı bir eleştirisini sunuyor. 
Kitabın temel argümanı Birleşmiş Milletler cinsiyet rejiminin inşasında kolonyal geçmişin mirasının hüküm sürdüğüdür. Kitap, dışarıdan gelen ile yerli arasındaki hiyerarşik iktidar ilişkisinin BM’nin hem kurumsal görünümündeki hem de işleyiş mekanizmalarındaki görünümüne odaklanıyor ve örgütün kolonyal geçmiş ile kurduğu bağın cinsiyet rejiminin inşasındaki kurucu rolüne vurgu yapıyor. Doğan’a göre BM egemenlik, iç işlerine karışmama ve kendi kaderini tayin etme gibi birçok evrensel normun uygulanışında olduğu gibi cinsiyet normlarının uygulanışında da eşitsizliklerin yeniden üretilmesinde kilit bir rol oynuyor. Bu nedenle Doğan’a göre, BM’nin çağdaş dünyadaki rolünün kolonyal süreçler olmaksızın anlaşılması mümkün değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac42f6d6-50a2-4751-b208-9362b03884d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga ve Kendini Bulma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Yaşam çözülmesi gereken bir sorun değil, ancak deneyimlenmesi gereken gerçekliktir.” Soren Kierkegaard Yoga, antik metinleriyle birlikte, kişinin kendisinden başlayıp çevresindeki tüm varlıklara doğru bir farkındalık kazanmasını sağlar. Varoluşsal ve yaşamsal zorluklara karşı başlı başına bir çözüm olanağıdır. Kişinin, sezgilerini de kullanarak oluş ile varlık arasındaki ayrımda yerini bulması, mutlağı algılamak için kendisini gerçekleştirmesidir. Kalbi saflaştıracak tüm teknikler bir bütün olarak zihinsel özgürleşme ve mükemmelliğe ulaşma yoludur. İşte bu sebeple yoga, kendini bulma sanatının en değerli araçlarından biridir. Bu kitap, okuyucuları yoga pratiğinin derinliklerine götürürken yoganın bedende, zihinde ve duygularda yaratacağı dönüşümleri de keşfetmenizi sağlıyor ve okura kendini bulma yolculuğunda kılavuzluk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897f600f-26e6-4c57-b6f1-ae62085adb96.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Yalan Söyleme</image:title>
            <image:caption>Yeni evli Tricia ve Ethan çifti, hayallerini süsleyen evi aramaktadır. Dört yıl önce sırra kadem basan ünlü psikiyatrist Dr. Adrienne Hale’in şehir dışındaki malikânesine bakmaya gittiklerinde şiddetli kar fırtınası sebebiyle evde mahsur kalırlar… Tipi dinene kadar da oradan çıkmaları imkânsızdır. Tricia, kar hafifleyene kadar oyalanmak için okuyabileceği bir kitap ararken gizli bir oda bulur. Bu odada, Dr. Hale’in hastalarıyla yaptığı bütün görüşmelerin ses kayıtları bulunmaktadır. Tricia kasetleri dinledikçe Dr. Hale’in esrarengiz biçimde ortadan kaybolmasıyla sonuçlanan korkunç olaylar silsilesinin perde arkasını anlamaya başlar. Tricia gece yarısına kadar bütün kasetleri teker teker dinler. Her birinin ardından bulmacanın bir başka şok edici parçası daha yerine otururken Dr. Adrienne Hale’in yalanları da yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaktadır. Tricia nihayetinde son kasete ulaştığında korkunç gerçekle yüzleşmeye sahiden hazır mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88d97b11-a515-4cbf-8647-bf668c6776df.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>İsrail’in, Filistin topraklarını işgali üzerinden 70 yılı aşkın bir süre geçti. Filistinli kardeşlerimize ve topraklarına sık sık yapılan saldırılar ve Mescidi Aksa’nın kutsiyeti, konuyu gündemimizde sürekli taze tutuyor. Ancak 2023 yılının Ekim ayında başlayan ve 10 binin üzerinde çocuğun da aralarında bulunduğu ağır saldırıların bir soykırıma dönüştüğü şu günlerde 41 çizer ve 16 yazar Filistin hakkında tarihe bir not düşmek için Filistin Hikâyeleri’nde buluştu. Kitapta yer alan hikâyeler, Gazze’de bulunan mekânların ve şehitlerin ağzından olup biteni anlatıyor. Filistin, denizden nehre kadar özgür olana dek gündemini değiştirmeme kararında olan tüm kalplere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bbe9417-6941-4c29-872a-233f562d0894.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemankeş Sırrının Peşinde</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın çok eğlenceli dört kahramanı var: Tuna, Dicle, Sude ve tabii ki Rana. Kardeşlik, arkadaşlık ve okçuluk merakıyla birbirilerine sımsıkı bağlı olan dört kafadar, dedelerinin çoktan unuttuğu şifreli notları çözmeye çalışıyor. Rana, abisini okçuluk taliminde hedef tahtası olarak seçince işler biraz karışsa da Tuna ve Dicle, kemankeşin sırrını çözmekten vazgeçmiyor. Okçuluğun geleceğini, ejderhaya karşı verdikleri mücadeleyle kurtarmaya çalışan kahramanlarımız, sizi unutulmaz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9e689a-039b-4487-80a8-7f042a3fe0c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Daha önce hiç görmediğiniz bir kafede oturmaya hazır mısınız? Kafenin sahibi iki antilop arkadaş Lopev ve Anticik. Peki, bu sıra dışı kafenin müşterileri kimler olacak? Tabii ki birbirinden farklı ve özel davranışlarıyla hayvan dostlarımız...  Orman Kahvesi, gururlu aslan ailesinden doğa fotoğrafçısı penguene, anonim şirket müdürü deve kuşundan yaramaz maymunlara kadar sayısız hayvana hizmet veriyor. Bu kitap hayatın içinde olan birçok konuyu hayvanların diliyle okurların beğenisine sunuyor. Hayvanlar arasında geçen ilginç ve eğlenceli diyaloglara tanık olacağınız Orman Kahvesi, hayvanların birbirinden farklı karakter özellikleriyle, yaşam şekilleriyle ve espri anlayışlarıyla sizi eğlendirirken şaşırtacak. İlgi çekici çizimleri ve sıra dışı kurgusuyla hayal dünyanızı zenginleştirecek Orman Kahvesi’ni okurken daha önce hiç düşünmediğiniz yepyeni dünyaların kapıları aralanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d36490b3-8527-450e-8d68-c07341f09c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Şifresi / Bedenin Kendini İyileştirme Yeteneğini Keşfedin!</image:title>
            <image:caption>Bedenin doğal iyileşme gücünü uyandırmaya dair, çığır açan, güçlü bir yaklaşım! 
 
Beden Şifresi, bütünsel şifa için devrim niteliğinde bir yöntem! Enerji tıbbı alanında dünyaca ünlü bir uzman olan ve uzun yıllardır insanlara çok faydalı şifa yöntemleri öğreten Dr. Bradley Nelson, bedenin kendi kendini iyileştirebildiğini ve daha sağlıklı, daha dengede olmak için neye ihtiyacı olduğunu bildiğini iddia ediyor ve bu yönteme dair tüm detayları ilk kez Beden Şifresi’nde paylaşıyor! 
Beden Şifresi, bedende dengesizlik ve hastalık yaratan ve fiziksel, zihinsel ve duygusal sorunlarımızın temel nedenleri olan altı alana dikkat çekiyor: Enerjiler, Devreler ve Sistemler, Toksisite, Beslenme ve Yaşam Tarzı, Yanlış Hizalanmalar ve Patojenler. Beden Şifresi yöntemi ile binlerce insan, bedenlerindeki ve hayatlarındaki dengesizlikleri tespit edip salıvererek bedenlerinin doğuştan gelen iyileşme gücünü harekete geçirdi. Siz de yapabilirsiniz! 
İyileştirme sanatı, eskiden son derece eğitimli profesyonellerle sınırlıydı ama artık öyle değil. Son yıllarda etkili ve basit doğal şifa yöntemleri ortaya çıktı. Bu yeni iyileştirme ve dönüştürme yollarının kaynağı, Batı tıbbı değil. Bu yenilikçi yöntemler, başka bir kimyasal ilaca veya yeni bir cerrahi yaklaşıma dayanmak yerine kuantum fiziğinin, nörobiyolojinin ve epigenetiğin yeni yaklaşımlarından besleniyor. Sonunda insan bedenini, gerçekte olduğu gibi, oldukça karmaşık bir enerji alanı olarak ele almaya başlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd82c2a-90bf-42d0-9c3a-2a2c21fd5b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatalzeytin ve Karadeniz Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Karadeniz, yöresinde ve yamacında yaşayan insanlarımızın üzerinde önemli bir yere sahip. Gündelik hayatlarında, geçinme telaşları ve hayat kavgalarında, kader çizgilerinde… 
Bir çocuk kadar uysal ve sevecenken birden öfkeleniveren, ne yapacağını kestirmesi zor bu kudretli deniz ile birlikte yaşanmış ne öyküleri, ne maceraları vardır Karadenizliler ’in! 
Bu kitapta Kastamonu’nun cennet kıyı kasabalarından Çatalzeytin’de yaşayan Karadenizliler ‘in devletine, milletine, yerine ve yurduna çok düşkün insanların öyküleri anlatılmaya çalışıldı. 1910’lardaki İlk Belediye Reisi Mehmet Hüsnü Bey’in, 1960’larda “Pütü Emmi” İbrahim Meşe’nin, 1970’lerin başındaki Belediye Elektrikçilerinden Mustafa Korkmaz ile Hilmi Didin Kaptan’ın, 2000’lerin başındaki belediye ile Esnaf Basri Karadeniz’in, bir de 2023’ün sonbaharında Çatalzeytin çarşısına inen Balatlı Tahir’in… 
Umalım ki, Çatalzeytinliler güzelce tarif edilebilmiş, Karadeniz’de yaşanmış binlerce öykünün arasından bu şirin ilçede yaşanmış birkaçı usulünce anlatılabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653c700b-e36e-40dd-aa06-a8322f4923b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Öteki Dünya Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bu elinizde tuttuğunuz kitap, mistik bir roman değildir. Ülkemizin ve dünyamızın kaybettiği değerleri anımsatan yani geride bıraktığımız insanların bir atlasıdır aynı zamanda.
Kitabı okurken dünyada değişik dinlerde inanan insanların ölüme bakışını bulacaksınız. Onların ölülerine uyguladıkları ritüellere tanık olacaksınız. Cennet cehennem gibi ortak noktalar bulacaksınız. Sümerlerden, Mısıra kadar antik inanışları okuyacaksınız. Sonra semavi dinlerindeki inanışların temelini, milattan önce 5000 yıllara dayanan geçmişi, hatta Taş devrindeki Göbeklitepe gözünüz önüne gelecek.
Kitabın kapağını kapatırken, İnandığımız birtakım değerlerin gerçekten bir rüya olup olmadığını sorgulayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f609d5f8-1f50-44b0-9769-2ce70e3eae46.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayurveda ve Kendini Bulma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Yaşam beden, duyular, akıl ve reenkarne olan ruhun bir bileşimidir. Ayurveda en kutsal yaşam bilimidir, insanlara hem bu dünyada hem de ötesinde faydalıdır.” Charaka Samhita 1. 42-34 6000 yıla yakın geçmişiyle kendini onlarca yüzyıla ve milyonlarca insana kanıtlayan kadim disiplin ayurveda, uzun ve sağlıklı bir yaşam arayışının toplamıdır. Yeryüzündeki ilk ve en eski anti-aging tıp olan bu disiplin, kişinin kendisini gözlemlemesi, kendisine yaklaşması ve tanıması için yaratılmış bir fırsat ve insanı her katmanında şifalandıran bir kendini bulma sanatıdır. “Beni özbenliğimden zaman içinde sinsice uzaklaştıran o sabah git akşam gel döngüsü ve hafta sonu denen o iki günde de ne yapacağını bilemeyen, hangi saatine hangi şeyi sığdıracağım diye daha fazla stres üreten sadaka zamanlar silsilesi hiç mi hiç çekmiyordu. Kendimi doğanın kucağına öyle bir atmıştım ki bir daha herhangi bir metropolde hayal edemez olmuştum. İçimdeki his, Seda büyük kentte yaşama miadını doldurdu ve artık başka bir hayata geçmeli diyordu.” Bu kitap, sadece kendi sağlık sorunlarını çözen bir kadının ayurveda ile olan hikâyesini ve ayurvedanın onu nasıl dönüştürdüğünü değil, aynı zamanda tüm yönleriyle insan sağlığını ve manevi hayatı düzenleyen ve kendi içinde bütün olan sistemi de anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e356d6-d07f-48bf-8482-67d718c6cb25.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Acılar</image:title>
            <image:caption>İlk kitap. İlk göz ağrım. Kanat alıştırmalarım.
 Önce Varlık dergisinde bir şiirler (1978), sonra Küçük Acılar’la (1984) dünyaya tuttuğum hayatım. Başlangıçta bilmiyordum, insanın sözle yeniden var olduğunu. “Biçim veremediğimiz şeylerin biçimini almamak” için bulduğum mucize oldu yazmak. 
Şiir giderek sonsuz bir insan hazinesine döndü. Bütün hayatımla öğrendiğim şudur ki, ölümün büyük yalnızlığına bu büyük hazineyle gideceğim. 
Şükrü Erbaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dbe4a43-5a11-4b0b-8226-6639a08665b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ot (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Rüzgârda savrulup üzerine basılsa bile tekrar ayağa kalkan ot... Belki de bacağınızı hafifçe okşar ve size çekinerek bir selam verir.”
 
Ot, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon Ordusu için seks köleliğine zorlanan Lee Okson’un zorlu yaşamını anlatan savaş karşıtı güçlü bir çizgi roman…
 
 Koreli bir kadının gerçek hayat hikâyesine dayanan bu eser, savaşın vahşetinin kadınların hayatlarını nasıl altüst ettiğini belgeliyor ve bu işgalin Kore halkına yaşattığı yoğun acıları da gözler önüne seriyor. Siyah mürekkeple yapılmış çizimler ise tüm duyguları yüreğinizde hissettirmeyi başarıyor.
 
Ot, savaşın korkunç bedelini ve barışın önemini vurgulayan, dönüm noktası niteliğinde bir çizgi roman. Üzerine basılsa dahi daima ayağa kalkmayı başaran, ilerlemeye ve kendi hayatlarını yaşamaya çalışan kadınların hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7d4ee8-ece6-4281-af79-f539a2f5574c.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Patates - Nerede?</image:title>
            <image:caption>Süper Patates, Sebzeler ve Kötü Bezelye nerede gizleniyor? 
 
Bu süper eğlenceli ara ve bul kitabındaki etkinliklerde gözlerini dört aç! 
 
Süpermarketteki saklambaç macerasına katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3360045d-c90a-4b89-bc0e-87757f873f6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Her şey gün geçtikçe pahalanıyor ve çoğumuz çok çalışsak da fakirleşiyoruz. Bu nasıl oluyor? Sorunun yanıtını merak ediyorsanız ve enflasyonun nereden kaynaklandığını, durgunluklara neyin sebep olduğunu, borsanın neden bu kadar öngörülemez olduğunu öğrenmenin zamanı geldi diye düşünüyorsanız, başka yere bakmayın. Bir Solukta Ekonomi, sizi mikro ve makro ekonominin temelleri konusunda bilgilendirecek ve anlaşılması kolay örneklerle vergi, ticaret, yatırım ve finans dünyasının sırlarını çözmenizi sağlayacak. Ekonomi ekonomistlere bırakılamayacak kadar ciddi bir iş olduğundan, sizin de temel ekonomi bilgisine sahip olmanızda fayda var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29570939-376d-4322-8a9b-dd941f668450.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Felsefesinde Aristoteles ve Plotinos</image:title>
            <image:caption>İslam dünyasında Aristoteles, felsefi düşünmenin temellerini belirleyen filozoftur. Aristoteles’in etkilemediği bir alan hemen hemen yok gibidir. Bu etki ya kendi eserleriyle doğrudan ya da Aristoteles’ten etkilenen Grek filozofları aracılığıyla olmuştur. Aristoteles’in etkisi tam anlaşılmadan İslam felsefesi anlaşılamaz. 
Aristotelesçilik, bütün önemine ve saygınlığına rağmen filozoflar, kelamcılar ve bilim adamları tarafından zaman zaman eleştirilmiştir. Fakat bu eleştiriler bile Aristotelesçiliğin felsefi yönteminin ve mantığının popüler olmasına ve felsefenin sınırlarının ötesine geçmesine engel olamamıştır. Aristotelesçilik ile ilgili tartışmalar felsefi olmaktan çok dinî inanç̧ ve kabullerle Aristoteles’in düşüncelerinin uyuşup uyuşmadığı konusundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b570345a-2968-4d5b-95e3-0b735211fc45.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Sosyal Finans</image:title>
            <image:caption>Dünya ekonomisinin mevcut dinamikleri, kredi tedariğinin ve girişimciliğin sosyo-ekonomisinde dikkate değer değişiklikler göstermektedir. Paylaşım ekonomisinin ortaya çıkışı; iş birliğine dayalı temsilcilik, ağ oluşturma ve girişimciliğin yenilikçi modellerini teşvik ederken ekonomik aktörler de kârlılığı ve toplum refahını teşvik edebilecek daha sürdürülebilir bir kalkınma arıyor. Bu kitap, ekonomik verimlilik ile sosyal etki arasındaki dengenin, piyasanın bir mübadeleden topluluk odaklı bir kuruma dönüşmesine katkıda bulunduğu, değişim hâlindeki ekonominin en önemli örneği olarak İslami sosyal finansı araştırıyor. 
Toplanan makaleler, İslami bir perspektiften girişimciliğin sosyal boyutunu analiz ederek “paylaşma”, dağıtım
ve iş birliği anlayışlarının İslam’da piyasanın “refahın paylaşıldığı” yer olarak kavramsallaştırılmasını ne ölçüde etkilediğini vurgulamaktadır. Katkıda bulunan yazarlar, bu paradigmanın kavramsal “köklerinden” onun faal “dallarına” doğru hareket ederek paylaşım ekonomisi, FinTech ve kitle fonlamasından mikrokredi, vakıf, zekât, sukuk ve yeşil yatırımlara kadar finansal piyasadaki en son eğilimleri topluluk refahı adına şer’î temelli stratejilere bağlayarak İslami sosyal finansın uygulamalarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9579f90d-54d8-485b-adfa-d976ff66448a.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’da Çocukluğun Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan çalışmalar, konuya dair karşılaştırmalı bir yaklaşımla zenginleştirilen tarihi-filolojik metodolojiye dayanmaktadır. Bu da Orta Çağ’a ait Arapça metinler incelenirken toplumsal tarihçilerin, özellikle de İslam medeniyetinin alanının dışındaki toplumlardaki aile ve çocukluk tarihçileri ile Orta Doğu toplumları üzerine çalışan antropologların bulgularının göz önünde bulundurulduğu anlamına gelmektedir. 
İslam’da çocukluk tarihinin hâlâ emekleme çağında olması ve bu araştırmanın, alandaki neredeyse ilk adımları atması, kitabı iddialı kılan önemli unsurlardan biridir. Elinizdeki derlemenin, İslam medeniyeti tarihinin anlaşılmasında 
da vazgeçilmez nitelikte olan bu ilgi çekici konunun daha sistematik ve kapsamlı şekilde incelenmesi için bir başlangıç noktası olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff58a1f4-6efd-4a00-9c62-2ce707993dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımızı Şekillendiren 10 Yıl: Yirmili Yaşlarımız Neden Önemlidir ve Bu Yılları En İyi Nasıl Değerlendiririz?</image:title>
            <image:caption>Hayatımızı Şekillendiren On Yıl yirmili yaşlarındaki milyonlarca gencin kendileri hakkındaki düşüncelerini değiştirerek hayatlarına yön verdi. Günümüz gençliği için gözden geçirilip yeniden yayımlanan bu kitap, size de yirmili yaşlarınız için bir yol haritası sunabilir.
 
Yaygın olarak kabul gören “Otuz yeni yirmidir” yaklaşımı bize yirmili yaşların önemli olmadığını söylüyor. Kimileri bu yaşları uzatılmış bir ergenlik dönemi, kimileriyse yeni yetişkinlik dönemi olarak görüyor. Hayatımızı Şekillendiren On Yıl adlı kitabında Meg Jay yirmili yaşların yanlış bilgi ve kabuller sarmalına sıkıştırılarak önemsizleştirildiğini gösteriyor ve hayatımızın en dönüştürücü dönemine sahip çıkmamız gerektiğini savunuyor.
 
Yüzlerce danışanı ve öğrencisiyle yirmi yılı aşkın bir süredir çalışan Jay, yirmili yaşlara ait en son bilimsel verileri, gençlerin kapalı kapılar ardında kendisiyle paylaştığı hikâyelerle bir araya getiriyor. Sonuç, okurlara yirmili yaşlarını en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik araçları sağlayan; iş, ilişkiler, kişilik, kimlik ve hatta beyin gelişimi gibi konularda ufuk açıcı bir okuma vadeden, kılavuz niteliğinde bir metin. 
 
“Eğer üniversite öğrencisiyseniz ya da çocuğunuz üniversite öğrencisiyse lütfen bu kitabı okuyun ve aranızda tartışın.”  — Doğan Cüceloğlu 
 
“İşte yirmili yaşların beklediği kitap. Size hayatınızda ne yapmanız gerektiğini söylemeyecek, ama bunu bulmanız için size ilham verecek ve eğitecek.” — Rachel Simmons</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58889e3a-e215-4abc-82ee-8010cd45b120.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Dünya Savaşı Ve Büyük Doğu Büyük Doğu Dergisi’nin İlk Döneminde II. Dünya Savaşı Hakkındakı Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM : BÜYÜK DOĞU DERGİSİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM : II. DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : II. DÜNYA SAVAŞI, MİHVER VE MÜTTEFİKLER 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : II. DÜNYA SAVAŞI VE BALKANLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b933fbeb-41ea-4ccb-942e-72b2d4abc446.jpg</image:loc>
            <image:title>Beethoven Müziğin Ozanı</image:title>
            <image:caption>Ludwig van Beethoven’ın müzik hayatı 1780’lerde, Almanya’da, 
ailesini geçindirmek için saray orkestrasında viyola çalmasıyla 
başlamıştı. Mutsuz ve öfkeli babasının evde yarattığı kasvetli 
havayı, en çok kardeşi Karl’la, Ren Nehri kıyısında zaman geçirerek 
kırıyordu. Giderek yitirdiği işitme yetisine rağmen, müziğini doğaya 
duyduğu sevgiyle bestelemek ve büyük kitlelere erişilir hale getirmek 
istiyordu. Sarayda ya da birinin emri altında değil, halkın içinde, 
herkes gibi yaşayarak yapacaktı bunu. Çünkü Beethoven’a göre 
müzik, soluduğumuz hava kadar doğaldı ve herkes içindi. 
 
Klasik Batı Müziği’nin önemli bestecilerinin yaşamlarını 2006’dan 
bu yana çocuklar için romanlaştıran yazar, viyola sanatçısı ve 
akademisyen Göknil Özkök, bu kez doğanın sesini, renklerini, 
biçimlerini, kokularını müzikle anlatmayı hayatının 
amacı olarak gören; aksi mizacının ardında yüreği 
merhametle çarpan, çağlara ilham olmuş bir ozanın, 
Ludwig van Beethoven’in yaşamını kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1ca96c0-d5b5-4eaf-8c38-ca3fb5707ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanak Enginar Hasanağa (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gerek büyüklüğü, gerekse lezzetiyle diğer bölgelerde yetiştirilen enginarlardan farklı olan Hasanağa enginarı, Nilüfer Belediyesi öncülüğünde 2020 yılında Coğrafi İşaret aldı. Bursa halk kültürü ve tarihi hakkındaki çalışmalar, enginarın Bursa ili ve Hasanağa Mahallesi için ayrı bir ekonomik anlam taşıdığını gösteriyor. Enginarın Hasanağa&apos;ya gelişinin çok eskilere dayanmadığı düşünülse de Uluabat Gölü çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan, MÖ 350 yılına ait sikkelerde, gölden elde edilen kerevitler ile &quot;enginar&quot; resimleri de bulundu.
Şef Aydan Üstkanat, ikinci enginar kitabı Çanak Enginar Hasanağa&apos;da yıllarca biriktirdiği çanak enginarlı tarif arşivini okurla buluşturuyor. Bu değerli çalışmanın buram buram vatan lezzetleri kokan sayfaları, öncelikle Hasanağa enginarının temellerinin atıldığı yerin ilk sahibini, Hasan Dede&apos;yi konuk ediyor. Ardından bu özel enginarla yapılan birbirinden lezzetli ve ufuk açıcı tariflere yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef3deac4-3ab3-45b8-bb9f-f0e1e9ebed35.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşına Göre Davran, Eve Brown</image:title>
            <image:caption>Talia Hibbert’ın yeni romantik komedisinde, Brown kız kardeşlerin en uçarısı, gergin bir pansiyon sahibinin hayatına giriyor ve onu kelimenin tam anlamıyla fena halde yere seriyor. 
Eve Brown kendini kanıtlamış bir kaos yaratıcısı, çekici, sakar bir bela mıknatısı. Doğru olanı yapmak için ne kadar çabalarsa çabalasın, hayatı her zaman korkunç şekilde ters gidiyor. Bu yüzden de Eve denemekten vazgeçiyor. Ancak geçici hevesleriyle pahalı bir düğünü mahvettiğinde (birinin o zavallı güvercinleri serbest bırakması gerekiyordu), ebeveynleri çizgiyi çekiyor. Artık Eve’in büyüyüp kendini kanıtlama zamanı geldi. 
Her ne kadar bunu nasıl yapacağından tam olarak emin olmasa da... 
Jacob Wayne her şeyi kontrol altında tutuyor. Her zaman. Sahibi olduğu pansiyonun kusursuzluğu en hassas çizgisi. Mor saçlı, güvenilmez bir kadın pansiyondaki şef pozisyonuna başvurduğunda da onu işe almak Jacob’ın hayatta yapacağı en son şey. Tabii kadın ona arabasıyla çarpıp Jacob’ı buna mecbur bırakmadan önce. Çok geçmeden işine, mutfağına ve misafir odasına sızan bu kaotik kadın onun doğuştan düşmanı sanki. Ancak bu iki düşman mecburen vakit geçirmeye başladıkça, onları çevreleyen elektrik başka bir şeye dönüşüyor. Aralarındaki sıcaklık da Eve gibi görmezden gelinmesi imkânsız ve giderek Jacob’ın buzlarını eritiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0a90c3-d824-41a2-8a34-c4473ba2c327.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşına Göre Davran, Eve Brown (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Talia Hibbert’ın yeni romantik komedisinde, Brown kız kardeşlerin en uçarısı, gergin bir pansiyon sahibinin hayatına giriyor ve onu kelimenin tam anlamıyla fena halde yere seriyor. 
Eve Brown kendini kanıtlamış bir kaos yaratıcısı, çekici, sakar bir bela mıknatısı. Doğru olanı yapmak için ne kadar çabalarsa çabalasın, hayatı her zaman korkunç şekilde ters gidiyor. Bu yüzden de Eve denemekten vazgeçiyor. Ancak geçici hevesleriyle pahalı bir düğünü mahvettiğinde (birinin o zavallı güvercinleri serbest bırakması gerekiyordu), ebeveynleri çizgiyi çekiyor. Artık Eve’in büyüyüp kendini kanıtlama zamanı geldi. 
Her ne kadar bunu nasıl yapacağından tam olarak emin olmasa da... 
Jacob Wayne her şeyi kontrol altında tutuyor. Her zaman. Sahibi olduğu pansiyonun kusursuzluğu en hassas çizgisi. Mor saçlı, güvenilmez bir kadın pansiyondaki şef pozisyonuna başvurduğunda da onu işe almak Jacob’ın hayatta yapacağı en son şey. Tabii kadın ona arabasıyla çarpıp Jacob’ı buna mecbur bırakmadan önce. 
Çok geçmeden işine, mutfağına ve misafir odasına sızan bu kaotik kadın onun doğuştan düşmanı sanki. Ancak bu iki düşman mecburen vakit geçirmeye başladıkça, onları çevreleyen elektrik başka bir şeye dönüşüyor. Aralarındaki sıcaklık da Eve gibi görmezden gelinmesi imkânsız ve giderek Jacob’ın buzlarını eritiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d1c731-fa17-4347-9276-ba456b26ccd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hester</image:title>
            <image:caption>NATHANIEL HAWTHORNE’UN KIZIL DAMGA KİTABININ CESUR VE TUTKULU KAHRAMANI HESTER PRYNNE’E İLHAM OLAN KADININ SÜRÜKLEYİCİ HİKÂYESİ 
 
Isobel Gamble, kocası Edward ile 1800’lerin başında İskoçya’dan yola çıktığında nesillerdir süren sırlar taşıyan genç bir terziydi. Eczacı kocasının kötü alışkanlıkları ve bir yığın borcu, onları Yeni Dünya’da yeni bir başlangıç için Glasgow’dan kaçmaya zorladı. Ancak Salem’a vardıktan sadece birkaç gün sonra, Edward doktor olarak bir gemiye katıldı ve Isobel’i yabancı bir ülkede parasız ve yalnız bıraktı. Genç kadın hayatta kalmak için her yolu denemek zorundaydı.  
Nathaniel ile tanıştığında ikisi hemen birbirlerine kapıldılar. Nat, masum kadınları darağacına gönderen atalarının uğursuz gölgesinde yaşayan bir adam, Isobel ise kendi garip yeteneklerinden rahatsız olan bir dikiş ustasıydı. Haftalar geçtikçe ve Edward’ın sağ salim geri dönme ihtimali azaldıkça, Nat ve Isobel giderek yakınlaştı. Biri ilham perisi, biri karanlık bir hikâye anlatıcıydı; biri büyücü, biri büyülenmiş. Ama hangisi hangisiydi?  
Bu duygusal ve hipnotize edici hikâyede genç bir göçmen kadın, yeni ülkesinin karmaşık geçmişiyle boğuşuyor ve Amerika’nın özgürlük düşüncesinin çoğu zaman göründüğü gibi olmadığını öğreniyor. Titizlikle araştırılmış ama aynı zamanda büyüleyici bir hayal gücüyle yazılmış olan Hester, kadınların yaratıcı gücünün ve onu durdurmaya çalışan erkeklerin köklerini inceleyen, zamansız bir sanat, hırs ve tutku hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d84ba5a2-f4a3-4f04-8704-23418c46790f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampir Kanı</image:title>
            <image:caption>Vampir Kanı, 1897 yılında, Bram Stoker’ın Dracula’sıyla aynı yıl yayımlanmıştır. Florence Marryat’ın trajik vampiri Harriet Brandt, Transilvanyalı kontun aksine kurbanlarının kanıyla değil yaşam gücüyle beslenir. Doğup büyüdüğü Jamaika’dan ilk defa ayrılarak Belçika’da bir tatil beldesine gelen Harriet, büyülü bir sese, dokunaklı bir zarafete ve karşı konulamaz bir güzelliğe sahip bir vampirdir. 
Oteldeki diğer ziyaretçilerin merakını cezbeden bu egzotik kadın çok geçmeden ilgiyi de nefreti de üzerinde toplar; kendisi de geçmişindeki karanlık noktaları bu yeni tanışıklıkları sayesinde aydınlatacaktır. Onu trajik kılan ise sevgi gösterdiği her canlının hastalanarak ölmesine yol açtığının farkında olmamasıdır. Victoria Dönemi’nin sonlarında geleneksel kadın rolüne uymayan aykırı niteliklere sahip kahramanıyla okuru sarsan Vampir Kanı, gotik roman geleneğinin nadide bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72450a6-8bad-432b-8813-49fd66bac5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Umutlar</image:title>
            <image:caption>Bir süre sonra dışarıyı unuttu. Mum ışığında kalemi koşturmaya başladı: 
“Annem ölümü bekliyor, sudoku çözerek, apartman bahçesine muntazam 
aralıklarla kurdele çiçeği ektirerek, sırtındaki kamburu günbegün 
büyüterek, ağır yaşlılık kokusunu ve yaşlı adımlarını bir odadan diğerine 
sürükleyerek. Ben birazdan barınaktaki yatakta olacağım ve balıkçı 
denizde. Kulaklarımda geçmişin bestesi: Hayırsız evlat, hayırsız sevgili, 
hayırsız yazar. Ve ortak bir yangın. Memleket.” Leyla defteri kapadı. Tatlı 
bir esinti yüzünü yaladı. Şimdi hatırlama zamanıydı. Yazılamayanı. 
Tophaneli Hasan ekonomik sorunların canına tak etmesiyle yaşamaktan vazgeçmiş, sevdiklerine bırakacağı veda mektubunu yazmanın 
derdine düşmüştür. Hasan bir gün gerçek bir yazarla, Leyla’yla tanışır. 
Bir türlü yazamadığı mektup için Leyla’dan medet umarken birden 
onun kurgusu içindeki evrende yaşadığından şüphelenmeye başlar. 
Yoksa kaderi bu yazarın ellerinde midir? Son romanı yüzünden bir 
sabah baskınıyla gözaltına alınan Leyla’nın ise başka dertleri vardır. 
Gönül Kıvılcım Küçük Umutlar’da gündelik yaşamın dayattıklarına karşılık küçük umutlarına sarılanları anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ddee3ce-66b2-4595-aa41-a7f01e17829b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Kaydı</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız topraklar dünüyle bugünüyle bizlere çok şeyler vadediyor. Eski(mez) insanların 
izini sürmek, onların yazdıklarından ve yaşadıklarından kendimize pratikler çıkarmak, dünü 
bugüne ve bugünü yarına bağlamak, Tanpınar’dan ilhamla söyleyecek olursak “değişerek 
devam etmek ve devam ederek değişmek” her zaman mümkün. Yeter ki birileri “başka 
şeylerle” ilgilensin, “başka şeyler” okusun. Raflarda tozlanmış kitapları yeniden ortaya 
çıkarsın, kimsenin dikkatini çekmeyen asil konuları yeniden yorumlasın, tüm ciddiyetiyle 
“para etmeyen” ama “mana yüklü” işlerle yaşama anlam üstüne anlam katsın. Hem kendine 
hem civarına bahtiyarlık sunsun, huzur aşılasın, şevk versin. Neden olmasın? 
Yağız Gönüler; hayatı, insanları ve kitapları merkeze aldığı denemelerinde bir Hafıza Kaydı 
tutmaya çalışıyor. Dünü bugüne, bugünü yarına bağlamak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03c7863-85a4-40a9-b1b4-f0faa56f37c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgesiz Rüyalar</image:title>
            <image:caption>Bir istanbul yaşantısıdır benim için şiir, üniversite yıllarında başlayan şiire yolculuğum dönem dönem duraksasa da iklim ve şartların müsait olduğu her duygu dünyasında başak vermeye devam etmiştir. Okul yolculuğumda Boğaz’ın sularında süzülen şehir hatları vapurlarında geçen günlerimin en derin hatırasıdır şiir. Kelimelere can ve duygu vermenin sanata dönen hali olan şiiri anlamak, yaşamın ruhuna dokunmak demektir. Şiiri salt duygusal bir çığlık olarak görmek onu edebiyatın dar duvarlarına sıkıştırmak olacaktır. Hayatı somut alanların şartlarında yaşamayı yeterli görmeyen özgür ruhların, kelimelere can veren ikliminde yaşamı resmetmesi olan şiir, benim için kelimelerin rengine sığındığım bir kaçış hikâyesidir. Kimi zaman coşkulu kalabalık içinde bir yalnızlık, kimi zaman yalnızlık içinde coşkulu bir duygu hali ile sürüp giden yaşamların izinde, hayatı anlamlandırma çabası olarak da tarif edebiliriz bunu. Bazen çekilip ıssız bir köşeye kendini seyre dalmanın ve kendinize olan yolculuğunuzun sözdeki terennümü olan şiiri, hayatın gökkuşağı olarak adlandırmak da mümkün.. 
 
İşte bu kitap kimi zaman kendime olan yolculuğumun, kimi zaman coşkulu yalnızlıklarımın, kimi zaman telafisiz kayıplarımın bir izdüşümü olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e454bae-cfff-40ec-87a1-e96132d62eb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zirvesine Göz Koyduğum Dağlar</image:title>
            <image:caption>“Zirvesine Göz Koyduğum Dağlar” her sayfasında okurunu İslam’ın manevi zirvelerine yürüyen büyük 
şahsiyetlerin izinde bir yolculuğa davet ediyor. İskilipli Âtıf Hoca’nın Ankara’da çizdiği manevi harita, 
Sezai Karakoç’un Anadolu coğrafyasına nakşettiği şiirsel sema ile bütünleşiyor. Şeyh Şamil’in ruhu, 
Kassam’ın direnişinde canlanıyor. Kitapta aynı zamanda Anadolu’dan Balkanlara, Orta Asya’dan Orta 
Doğu’ya, Kafkasya’dan Güney Asya’ya kadar geniş bir ölçekte Müslümanların yaşadığı birçok tarihî 
şehrin etkileyici bir portresi çiziliyor. 
İslam’ın tarihsel zirvesine ulaşma arzusunu ve bu uğurda verilen mücadeleyi coşkulu bir anlatımla 
ortaya koyan bu eser, söz konusu büyük mirası üstlenmeye günümüz Müslümanlarını teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d3f6f6c-9590-4570-ade7-53ae38f9a8e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarsılmak</image:title>
            <image:caption>Sarsılmak, derin ve katmanlı bir roman. Gündelik dilin nüanslarını yansıtan akıcı bir dille yazılmış olması da önemli. 
Zafer Köse sadece bir depremi değil, toplumsal ve kişisel hayatta yaşanan sarsıntıları anlatıyor. Romandaki bir kişi şöyle diyor: 
“Sadece evler, binalar değil, insanların inançları, değerleri de sarsıldı. On yıllardır, toplu halde yaşamaya engel olan bencillikler beslendi. Çözümün yalnız rekabette, diğerlerinin payından pay kapmakta aranması sağlandı. Farklı düşünenlere söz hakkı, hatta yaşam hakkı verilmedi. Sonunda her şey yıkıldı işte! 45 saniyede yaşanan bir deprem değil bu. Koskoca bir kültür yıkılıyor.” 
Sarsılmak’ın satır aralarında, her şeye rağmen umut da var. Koca bir moloz yığınının üzerinde açan çiçek gibi, içinde yaşadığı koşullara teslim olmayan insanlar da var. 
Zülfü Livaneli, 10 Ekim 2009 
 
12 Eylül’ü öncesi ve sonrasıyla, hapishanesiyle, tüm sarsıntısıyla yaşadım. 
99 depremini de Yalova’da, tüm dehşetiyle yaşadım. 
Sarsılmak’ı okurken, o günleri bir başka boyutta yeniden algıladım. Sarsıldım. Yaşadıklarımızın, çoğu zaman sanılandan daha korkunç olduğunu düşündüm. Ama her zamankinden daha fazla umut da hissettim. 
Zafer Köse bana, yaşayıp gittiğimiz hayatı anlamak için roman sanatının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşündürdü. 
Ahmet İsvan, Eski İstanbul Belediye Başkanı 
                                                               12 Ekim 2009</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a9e873-2b13-4c0e-8e09-14405a068339.jpg</image:loc>
            <image:title>1984 - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>“Karanlığın olmadığı yerde tekrar buluşacağız.” 
Orada karanlık yok çünkü orada batacak olan bir güneş yok. 
Geçmişin, gerçeğin ve sevginin olmadığı; savaşla barışın, özgürlükle esaretin, cehaletle gücün birbirine karıştığı bir dünya. Evliliklerin Parti iktidarını güçlendirmek için yapıldığı, çocukların bu iktidarı sürekli kılmak adına casus olarak yetiştirildiği bir dünya. Winston Smith, işte böyle bir dünyada, Büyük Birader’in onu izleyen gözleri ardında gördükleriyle dayatılanlar arasında hakikati ararken kendini totaliter rejimin pençelerinde, “karanlığın olmadığı yerde” buluveriyor. “Eğer umut varsa işçidedir” diyen Smith bedenine yapılan tüm işkencelere rağmen dayanabildiği son ana kadar ikiyle ikinin dört ettiğini engizitörlere haykırmaktan geri durmuyor. 
Bağlamından koparılıp sığ bir düşünceyle sosyalizm eleştirisi olarak sunulmaya çalışılsa da 1984 “reel sosyalizm”den Nazi Almanya’sına kadar her türlü totaliter rejime karşı bir başkaldırı niteliğindedir. 
İlk kez 1949’da yayımlanan ve dünya edebiyatının mihenk taşlarından biri olan 1984, bu kez Zülfü Livaneli’nin özel seçkisi içerisinde ve onun önsözüyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/522a85fd-8649-4ed4-8965-1c052045fbd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Harabe ve Labirent</image:title>
            <image:caption>YILANIN ÇATAL DİLİ, 
HERKESİ KANDIRIYORDU! 
KANDIRAMADIĞI İNSANLARA İSE 
KADİM LİSAN’I ÖĞRETİYORDU! 
 
ÇÜNKÜ; RÜYALARI, 
MİTOLOJİLERİ 
VE MASALLARI 
ANLAYABİLMEMİZ İÇİN 
KADİM LİSAN’I 
BİLMEMİZ GEREKİYORDU!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145d1f4a-d8cf-486c-aee5-2ef089bfb3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.” 
Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik uğruna başlatılan bir Ayaklanma’nın oportünist emellerle totaliter bir yönetime evrilen alegorik hikâyesi. 
Politik dehası ve keskin kalemiyle dünyayı sarsan İngiliz yazar George Orwell, 1984’le alt ettiği totaliter rejimlere Hayvan Çiftliği’nde kara mizahıyla meydan okuyor. Asla sadece “reel sosyalizm” eleştirisi olarak görülemeyecek elinizdeki eser, tüm zamanlara hükmeden kurgusuyla her türlü despotik yönetimi ustaca hicvediyor. 
Sömürüsüz bir gelecek umuduyla çiftlik sahibi Bay Jones’a başkaldıran hayvanlar, önderliği sahiplenen domuzların giderek zalimleşen egemenliğinde baltalanmış bir devrimin ağır sonuçlarına tanıklık ediyor. 
İlk kez 1945 yılında yayımlanan ve bugün hâlâ bir yerlerde sürmekte olan adaletsiz yönetimlere gözdağı veren Hayvan Çiftliği, bu kez Zülfü Livaneli’nin özel seçkisi içerisinde ve onun önsözüyle okurla buluşurken bu eşsiz kitaplığa siyasi bir derinlik kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b3985e-6df1-452a-bee7-56bf9d61b0b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk gibi mi bakmalı dünyaya? Büyüdükçe anlamı yitirir mi insan? 
Küçük Prens çiçeğiyle vedalaşıp bir dost bulabilmek için çıkıyor yola. Hayata yüreğiyle bakanlar için kolaydır aradığını bulmak. Öyle yapıyor Küçük Prens de, yüreğiyle bakıyor hayata. Yedi gezegen geziyor ve şu “tuhaf” büyüklerden biriyle karşılaşıyor her durağında. Her seferinde şaşırıyor onların dünyasına. Hayatı rakamlardan ibaret sanan büyüklerin ne kadar da anlamsız şeylere önem verdiklerini düşünüyor, oysa küçükler her şeyin farkında. 
İçinde çiçeğinin özlemi başka diyarları keşfe çıkan Küçük Prens çok şey öğreniyor yolculuk boyunca. Dostlar biriktiriyor arkada ama artık gitmek zorunda. Çünkü onun kalbini bağladığı bir çiçek var, çünkü hayat, o çiçek yaşadıkça güzel, çünkü o çiçek sadece Küçük Prens’in çiçeği. 
Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümsüz eseri Küçük Prens, bu kez Zülfü Livaneli’nin özel seçkisi içinde ve onun önsözüyle okurla buluşuyor ve anlamını yitirmiş bir dünyada bir kez daha umudu uyandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cecfcb45-562e-4968-bf76-18f74cc1f1a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimya Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Element nedir? Bitkilerden plastik nasıl yapılır? Kimyasallar neden reaksiyona girer? Çağlar boyunca bilim insanları ve filozoflar bu ve benzeri sorulara yanıt aramışlardır ve çoğu zaman patlamalarla sonuçlanan deneyler yapmışlardır. 
Sade bir dille yazılmış olan Kimya Kitabı, kolayca anlaşılan kısa ve özlü açıklamaları, 95 temel ilkenin düğümlerini adım adım çözen şemaları, bilimsel keşifleri unutulmaz kılan klasik alıntıları ve esprili çizimleriyle başucu kitabınız olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4a60f85-d799-49d7-8d83-d783c940db4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarlar</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın en büyük yokuşu insanın kendisi...” 
 
Caner Almaz, ilk romanı Yaşamaklar’da, kırılgan bir inançla birbirine tutunan Kenan ve Füsun’un “hayatı atlatma” çabasına ortak etmişti okurunu. Şimdi Duvarlar ile hikâyenin başına, sahnenin gerisine, 1970’li yıllara uzanıyor. Bir kuşak önce, yakın tarihimizin acıları arasında kendi yollarını yürüyüp kendi seçimlerini yapan Halil, Birgül, Aysel ve Oğuz’un omuzlarındaki yüke incelikli ama serinkanlı bir üslupla ses veren Caner Almaz, aşk, dostluk, dayanışma, idealler ve 
ihanetle sınanan yorgun bir kuşağın öyküsünü anlatıyor: “Umutların toplamı geçmişin yükünü sırtlayabilir mi?” 
  Paketten birer sigara daha alıyoruz. Evin kapısına bakıyorum: Boyası, cilası kavlamış. Damı rutubetten kabarmış evi izliyorum. Ev, diyorum, insanın mutlu olduğu yer. Birkaç saat önce evsizdim, şimdi huzurla rutubetli dama bakıyorum. İnsanın evi Halil, mutlu olduğu yer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf595ba4-8503-4cc2-9d74-cbb3d1656a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin Hayaletleri –Çağdaş Düşünürlerle Söyleşiler–</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın üzerinde öteden beri bir hayalet dolaşıyor. Hakkın hak sahibine verilmesinde ısrar eden, haksızlıkları haykıran, insanlığa musallat olmuş, yakasını asla bırakmayan bir hayalet bu: adalet. Gerçek dünyanın acımasızlığında uğranan somut adaletsizliklerin soğuk gerçekliği karşısında bize “doğrusunu” buyuruyor. Kulaklarımızı sözlerine tıkasak da kalbimize ve zihnimize sızmayı, bize yön vermeyi biliyor. Toplama kamplarında gaz odalarına gönderilenlerden, haydut devletlerce kuşatılıp aç bırakılan, evleri bombalanan insanlara kadar, her yerde, her şartta, düşman kardeşler olarak bile onun çağrısına ortak bir tavırla cevap vermeden edemiyoruz. Adaleti seviyoruz, arzu ediyoruz, hayal ediyoruz, onun için dua ediyoruz, onu takip ediyoruz, uğrunda savaşıp ölüyoruz ama adaletin kendisi ortada “yok”. Gelecek diye bekliyoruz, umut ve kaygıyla. 
Bu kitap Sema Cevirici Atilla’nın çağımızın en önemli düşünürlerinden ve felsefecilerinden bazılarıyla adalet üzerine yaptığı felsefi söyleşilerden oluşuyor. Tanrı, etik, hukuk, demokrasi, insan hakları, insan doğası, yapısöküm, hermenötik, göç ve göçmenlik sorunu, anarşizm, postanarşizm gibi temalar ekseninde adaletin varlığı, neliği, geleceği ve insanlığın hâlleri gibi güncel meselelerin söyleşinin rahat ve anlaşılır diliyle tartışıldığı bu masada kimler yok ki: Noam Chomsky, Richard Kearney, Simon Critchley, Seyla Benhabib, John D. Caputo, Samir Haddad, Cristopher Norris, Todd May, Saul Newman, Michel Rosenfeld, Richard J. Bernstein ve Lewis Call. 
Adaletin çehrelerini, adil bir dünyanın anlamını, olanağını, çıkmazlarını ve adaletsizliğin aldığı biçimleri günümüzün önemli düşünürlerinin prizmasından, yepyeni renkleriyle görmek isteyen herkes bu söyleşiye davetlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e72857b3-7200-4269-aaf3-b4f71444b8ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Al Pacino</image:title>
            <image:caption>Al Pacino, otuz yılı aşkın bir zamandır ünlü gazeteci-yazar Lawrence Grobel ile 
çocukluğundan babalığına, oyunculuktan Shakespeare tutkusuna kadar birçok farklı 
konuda içtenlikle ve özgürce konuşuyor. İkilinin tüm sohbetlerinin ilk kez bir araya 
geldiği bu kitap, dünyanın en yetenekli ve özel sanatçılarından birinin samimi bir 
portresini sunuyor. &quot;Baba&quot; üçlemesi ve &quot;Yaralı Yüz&quot; gibi filmlerde başrol oynayarak 
sinema tarihinin en iyi aktörleri arasında yerini alan Pacino, kariyeri boyunca Francis 
Ford Coppola, Sidney Lumet, Brian De Palma, Sydney Pollack, Marlon Brando gibi 
Hollywood’un önemli isimleriyle çalışma şansına sahip oldu. Al Pacino, sanatsal 
gücünün doruğunda olmasına rağmen hâlen öğrenmeye can atan, yaptığı işin 
meyvelerini toplamaktan ziyade sanatını üretme süreciyle ilgilenen yaratıcı bir deha. 
Usta oyuncunun biyografisini kendi yazdığı ön sözle okurlarımıza sunmaktan gurur 
duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41913569-92ae-4cc9-820f-5f69f8a1bc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırdığın Yerden Kırıl</image:title>
            <image:caption>Bazen gitmek gerek, hiç görmediğin yerleri görmek için... Bazen her şeyi

unutmak gerek, en sevdiğin şarkıyı silip ilk defa duyuyormuş gibi dinlemek gerek. Sevmek gerek, 
sanki hiç o acıları tatmamış gibi yeniden tanışmak gerek. Yardım etmek gerek, bazen de yardım 
edilmesine izin vermek gerek. Yaraların derin de olsa dikiş atılmasına izin vermek gerek. İçindeki 
merhamet seni sen yapan şey olsa da, bazen merhameti bir kenara bırakman gerek.

Kalbini bazen kilitleyip saklamak gerek, bazen de gül bahçeleri sunmak gerek. En önemlisi “ah” 
almamak gerek. Gün gelecek, herkes buluşacak ya öbür tarafta. Ben sırf seni öte tarafta görmeyeyim 
diye hakkımı helal ediyorum. Ama sana tek bir cümle edeceksem, yüreğimden geçirerek şunu söylemek 
istiyorum: KIRDIĞIN YERDEN KIRIL! Kırdığın yerden kırıl sevgilim, kırdığın yerden kırıl.

Sence de yeterince üzülmedik mi, yeterince hissetmedik mi acıyı? Son
zerresine kadar tasarladığım her şeyi artık yorumlamayı bıraktım, olduğu yerde
kalsın dedim, peşin peşin söyledim. Olmayacaksa yormayın dedim.
Sevmeyecekseniz beni, rahat bırakın dedim. Bence sen de öyle yapmalısın.
“Sevmeyeceksen git, canım yeterince yandı bir de sen yakma.” Artık bunu
demek zorundayız: Kötü insanların dünyasında yaşamaya hak kazandık. Bir
arkadaşa bakıp çıkacağız diye bir şey yok. Ya gelecekler, bundan sonra bizim
olacaklar ya da hiç hayatımıza girmeyecekler.
Benim çocuk yaşta gülümsememi benden çaldılar. Siz siz olun, hiçbir çocuğun
gülümsemesini çalmayın. Büyüyünce gülmeleri çok zor oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ae72e7-7206-433d-97d4-133e8be5ac07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sil Baştan</image:title>
            <image:caption>Baştan başlamak üzere her şeyi siliyorum. İsimleri, resimleri, anıları, acıları, belleğimin 
kuytularını, içimin izbelerini, kalbimin odalarını, gönlümdeki istifleri, gizli çekmeceleri, 
sandıkları, dolapları her şeyi boşaltıyorum. Birer birer atıyorum içindekileri. Unutuyorum 
olup bitenleri. Zihnimden yok ediyorum. Her şeye yeniden başlayacağım. Sil baştan. 
Yapabilecek miyim? Başka şansım yok. Onlardan kurtulmalıyım. Beynim hurdalık. Bir 
mezbele gibi belleğim, çer çöple, öteberiyle dolu. Kelimeler, vecizeler, şiirler, kitaplar, yüzler, 
sesler, ezgiler, ölüler, düşler, hayal kırıklıkları, ihanetler, mahcubiyetler, sırlar… Tümünden 
kurtulmalıyım. Her şeyi unutmalıyım. Unuta unuta yenileneceğim. Bildiklerimi yok edeceğim. 
Cahilleşmeliyim. Sil baştan başlamalıyım. Başlangıçta korkuyordum. Her şeyi unutmak, ölüm 
gibi geliyordu. Oysa ölüp ölüp dirilmek gerekiyormuş. Bırakmak, terk etmek, atmak… Çekip 
gitmek, ardına bakmadan, geriye dönmeden uzaklaşmak, kendini her şeyden kaybetmek 
gerekiyormuş…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9d198c-763f-472c-9a07-017e878bf427.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Fragmanları</image:title>
            <image:caption>“Bedenİnİzde, en derİn felsefenİzden daha fazla bİlgelİk vardır.” 
– Friedrich Nietzsche 
Bir felsefe metni olarak görünen bu fragmanlar bütünü, felsefe yordamıyla bin yıllardır kutsanmış olan akla ve aklın organize etmiş olduğu tüm kurumsal ve yerleşik kanılara itiraz etmesiyle ve yine felsefe yordamıyla ikincilleştirilmiş, ötekileştirilmiş olan bedeni ve bedendeki bilgeliği savunuşuyla, esasında bir anti-felsefe örgütlüyor. 
Kültürel despotizmin insanlığa dayattığı bilmek, okumak, çok, üniversite, mutluluk, rasyonellik, başarı, sosyallik, konuşkanlık gibi yerleşik kavrayışların kritize edildiği bu parçalarda, bedenin doğal işlevleri ve refleksleri ile bir yaşam bilgeliğinin imkânı savunuluyor. Sessizliğin erdemi, uyumaktaki entelektüellik, yürümenin yaşamsallığı, ısırmak, yalamak ve koklamadaki varlık duyuşu, tutkunun apaçıklığı gibi parçalarla, metin iyiden iyiye felsefeye ve felsefenin ortaya çıkarmış olduğu tüm toplumsal kavrayışlara karşı bir protestoya dönüşüyor. 
Ve nihayet bu anti-felsefi konum, şu önerme ile özetine bürünüyor: “Ben, bir devinimdir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85552d68-f3d5-48c9-8fa3-c9a1a12b7fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Bitki-İlaç Etkileşimleri -2</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda bitkisel ürünlere olan rağbetin artması ve özellikle yaşlıların bitkilerin gücünden 
yararlanırken kendi tedavileri için reçete edilen ilaçları da kullanması, bitki-ilaç 
etkileşmelerini gündeme getirmiştir. Hastaların bu ürünleri kullanırken hekimlerine bilgi 
vermemeleri olası sorunları değerlendirmeyi ve önlem almayı güçleştirmektedir. Sonuç olarak, 
bitki-ilaç etkileşimlerinin gerçek potansiyeli ancak kullanıldıktan sonra fark edilebilir.

Bir dizi bitkisel ürün için potansiyel bitki-ilaç etkileşimleri, klinik olmayan çalışmalardan elde 
edilmiş sonuçlara dayanmaktadır. Ancak bazı etkileşimler de vaka raporları ve insanlar üzerinde 
yapılan çalışmalar ile belgelenmiştir.

Bitkisel ürünler ile özellikle merkezi sinir sistemi ilaçları, kalp-damar sistemi ilaçları, 
bağışıklık sistemine etki eden ilaçlar ve onkolojik ilaçlar arasında sık ve ciddi etkileşimlerin 
olduğu görülmektedir. Bununla beraber bitki-ilaç etkileşimlerinin klinik önemini netleştirmek ve 
belirlemek için daha fazla kontrollü klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.
Yıllardan beri tıbbi bitkiler ve etkileri konularında bilimsel araştırmalar yapan akademisyenler 
olarak, bitki-ilaç etkileşimleri konusunda hem hekimlere hem de topluma bilimsel literatürlere 
dayalı ve sade bir dil kullanarak anlaşılır bir rehber hazırlamak ve toplum sağlığına katkı sunmak 
istedik.

Bu kitap, bitkilerin tedavi edici gücünü ve potansiyel risklerini ele almaktadır. Bu kitabın 
bitkilerin tedavi edici potansiyelini anlamada ve güvenli bir şekilde kullanımda rehberlik eden bir 
kaynak olması hedeflenmektedir.

2 cilt olarak düzenlediğimiz bu rehberin 2’nci kitabında 33 bitkinin genel özellikleri, 
formülleriyle birlikte kimyasal içerikleri, ilaçlarla etkileşim mekanizmaları ve sonuçları yer 
almıştır.

Toplumda bitkisel ürün kullanma alışkanlığı sürdükçe bireylerin karşılaşacakları bitki-ilaç 
etkileşimleri riski de giderek artacaktır. Bu durum özellikle fazla ilaç kullanmak durumunda kalan 
yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişiler için daha büyük bir risk anlamına gelecektir.

Bu rehberin; olası riskleri azaltmada ya da ortadan kaldırmada olumlu etkiler sağlamasını, 
hastaların daha sağlıklı ve bilinçli sağlık kararlar almasına katkıda bulunmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9e0faf6-f589-44cd-a4ea-d969acb75677.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahattin Ali-Bütün Şiirleri-Ses-Hikayeler</image:title>
            <image:caption>«Beni en güzel günümde 
  Sebepsiz bir keder alır. 
  Bütün ömrümün beynimde 
               Acı bir tortusu kalır…» 
 
Sabahattin Ali ismi geçtiğinde, 41 yıllık kısa bir ömür, bu kısa ömre sığdırılmış birbirinden değerli romanlar ve hikayeler ve bir de hâlâ çözülemeyen sır dolu veda belirir zihnimizde. Sonra, Kuyucaklı Yusuf’tan, Kürk Mantolu Madonna’ya gider aklımız, Gramofon Avrat alır sahneyi, ardından Hanende Melek, Arabalar Beş Kuruşa, Ses, Kağnı, Sırça Köşk… uzar gider bu liste, hakkını teslim etmemize bir faydası dokunur zannıyla. 
Ya, “Döndüm daldan kopan kuru yaprağa” türküsünü duyduğumuzda, “Burda çiçekler açmıyor”u, “Başım dağ, saçlarım kardır,” şarkısını, “Başını göğsüme sakla sevgilim,/Güzel saçlarında dolaşsın elim.”i, “Beni en güzel günümde/Sebepsiz bir keder alır.”ı, ya da “Başın öne eğilmesin”i, veya “Seneler sürer her günüm,/Yalnız gitmekten yorgunum.”u, duyduğumuzda, Sabahattin Ali’yi yad etmez miyiz? 
Roman ve hikayeleri ile edebiyatımızda kendine özgü bir tarz oluşturan Sabahattin Ali, bazılarını saydığımız birbirinden duygulu şiirleri ve onlardan yapılan bestelerle de hem gönlümüzde ve hem de dilimizde, bir faniye kolay kolay kısmet olmayacak, nevi şahsına münhasır, müstesna bir yer edinmiş, kendisi her ne kadar, mektuplarının birinde; “… Ben bu şiirleri kitap halinde çıkarmamalı idim…” deyip pişman olsa da. Zaten bu duygusunun neticesi olsa gerek, 1934 yılında çıkan, “Dağlar ve Rüzgâr” adlı kitabından sonra, şiirlerini kitaplaştırmamıştır. 
 Matruşka Kitaplar serimizin bu dördüncü kitabı ile Sabahattin Ali’ye bir saygı duruşunda bulunuyor ve “Terkib-i Bend” hariç, Bütün Şiirleri’ni ve içinde “Döndüm daldan kopan kuru yaprağa” mısraları ile dilimize pelesenk olmuş şiiri de barındıran «Ses» adlı hikayenin de yer aldığı, hikaye kitabını, tek bir kitap olarak okuyucunun beğenisine sunuyor ve yine bir “ilk”e imza atıyoruz. 
Editörlüğünü Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi ve yayınevimiz yazarı Hakan Karcı’nın yaptığı “Matruşka Kitaplar-Bir Kitap, İki Eser” serisi, Sabahattin Ali, “Bütün Şiirleri/Ses-Hikayeler”  kitabıyla, doğru rota ile yeni ufuklara yol almaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e18264a2-c77a-47ca-8589-878e2f6f4bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Ağaç Görmeyen Çocuk!</image:title>
            <image:caption>Hiç ağaçlar konuşur mu? Peki ya, «Hiç Ağaç Görmeyen Çocuk!», olur mu?.. Ya varsa! 
İlkokula giden Gökay, en iyi arkadaşı Yıldız ve diğer arkadaşları ile beraber bir yandan neşeli ve eğlenceli günler geçirirken, bir yandan da meraklı sorularla doluyor belleği. Çevreye ve doğaya karşı bilinci ve duyarlılığı artıyor, arkadaşları ile birlikte. 
Dinozorların içtiği su nereye gitmiş olabilir? Ormanlar neye yarar? Oyun oynamak gerekli mi? Doğa ile tanışmak bir ihtiyaç mı? 
Çocuklarda hiç eksilmeyen merak duygusu ve yaşama heyecanı, kitabın kahramanı olan Gökay ve Yıldız’da da fazlasıyla var elbette. Her çocuğun kendisinden bir şeyler bulabileceği kitap, okumaya olan ilgilerini de artıracak kuşkusuz. 
Resimlerle desteklenen ve yeni okumaya başlayan çocuklarımız da düşünülerek Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen Dik Temel Harfler ile dizgisi yapılan bu kitap, özellikle 6 ila 9 yaş aralığında yer alan, ilkokul çağındaki tüm çocuklarımıza, keyifli ve eğlenceli dakikalar vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f7734f-019e-49e2-a7f0-de464f15be8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Ve Organizasyon Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. BÖLÜM: REKABET STRATEJİLERİ 
 
2. BÖLÜM: KRİZ YÖNETİMİ 
 
3. BÖLÜM: ENTELEKTÜEL SERMAYE 
 
4. BÖLÜM: SİBER ZORBALIK 
 
5. BÖLÜM: KAPSAYICI LİDERLİK 
 
6. BÖLÜM: ALGILANAN ÖRGÜTSEL DESTEK 
 
7. BÖLÜM: TÜKENMİŞLİK 
 
8. BÖLÜM: ÖRGÜTSEL SESSİZLİK 
 
9. BÖLÜM: ÖRGÜTSEL ADALET</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc0b185-b0a6-4ad4-af29-5af9d99365a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Casuslar</image:title>
            <image:caption>Hiçbir casusun kartvizitinde “casus” yazmaz! 
Casusluk dünyanın en eski meslekleri arasındadır. Çok eski dönemlerden beri, savaşlar ve 
toplumlar arasındaki çatışmalar sürdüğünden bu yana varlığını korumuştur ve casusluğa olan 
ihtiyaç hiç tükenmemiştir. Bundan sonra da öyle olacaktır. 
Kendine özgü şartları ve kuralları olan bu meslek, doğası gereği karmaşık ve risklidir. İşler 
“casusluk filmleri”nde süslendiği gibi değildir. Kadınları cezbeden “007 James Bond” imajı 
çoğunlukla geçersizdir. 
İşte elinizdeki kitapta hem bu alanın tarihini, temel kavramlarını, mantığını, çeşitliliğini, 
istihbarat teknolojisini hem de bu yola baş koymuş isimleri ve onların yaşadıkları önemli 
olayları bulacaksınız. 
Hâlihazırda dünyada ve ülkemizde süren “derin savaş”ın türlü maskeler altında kamufle 
olmuş neferlerinin içimizde bir yerlerde yuvalandıklarını unutmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166c897b-0201-47a1-9cc2-707ff6c028e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates’in Savunması</image:title>
            <image:caption>“Sözlerin değil, cüretin ve utanmazlığın yokluğundan ve size duymaktan hoşlanacağınız türden şeyleri söylemeye isteksiz olduğumdan ötürü mahkum edildim – yani ağlayıp sızlamadım ve bana yakışmayan, ama dediğim gibi başkalarından duymaya alışık olduğunuz türden birçok başka şeyi yapıp söylemedim. Hayır, o sırada karşı karşıya olduğum tehlikeden ötürü aşağılık bir şey yapmamam gerektiğini düşündüm ve şimdi kendimi böyle savunmuş olmaktan ötürü pişman değilim. Kendimi o şekilde savunup yaşamaktansa, bu şekilde savunup ölmeyi tercih ederim.” 
 
Batı felsefe tarihinin köşe taşlarından Sokrates&apos;in düşünmeye ve sorgulamaya daveti, müesses nizamın huzurunu kaçırdı; kaçırmaya da devam ediyor.  Bu kitap, sadece bir savunma değil, aynı zamanda adaletin ve sorgulayıcı düşüncenin manifestosudur. &quot;Kendini bilme&quot; felsefesinin esaslarını savunan Sokrates&apos;in düşünceleri bizi derinliklere çeker ve gerçek özgürlüğün ne anlama geldiğini sorgulatır. Platon’un ustaca kaleme aldığı, Özgüç Orhan’ın klasik Yunancadan titizlikle çevirip notlandırdığı ve George Grote’un önsözünün yer aldığı bu eser, erdemli bir yaşamın imkânını da gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b824089b-b55b-4813-9711-f50a18261ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Öykü ve Dilbilimsel Eleştiri</image:title>
            <image:caption>Öykü yazarları çoğunluğun duyamadığını duyan ve okurlarına duyurabilen, çoğunluğun göremediğini gören ve okurlarına gösterebilen bireylerdir. Öyküler yazarların düşlerini, duygularını, düşüncelerini ve gözlemlerini okurlarıyla dil aracılığıyla paylaşmalarını sağlayan sanatsal iletişim ortamlarıdır. Öykü metninin derinliklerinde yazar tarafından tam olarak belirlenmiş ve gizlenmiş olan bilgiler bulunur. Bu bilgilerin anlaşılabilmesi ve yorumlanabilmesi için gerekli olan tüm ipuçları metnin yüzeyine serpiştirilmiştir aslında. 
Kısa öyküler sanatsal metinlerdir. Öykünün başarısı yazılmamış ya da yazılamamış olanların, okuyucuya metnin derin yapısında bulunan simgesel alt yapılarla iletilmesindedir. Bu alt yapıların içinde okuyucu tarafından çözülmesi gereken, onun zihninde bir dizi sorular oluşturan kimi gizler saklıdır. Okuyucu bu soruları yanıtlarken, gizleri çözerken yazarın “yardımcı yaratıcısı” ve öyküdeki anlamların ortaya çıkmasına yardım eden aktif katılımcı konumundadır. Okuyucunun öyküye katılımı ve sezgisel tepkileri okur-merkezli bir eleştiridir aslında. Yazar ise sanatının getirdiği kimi sınırları bilen, sanatının dar sınırları içinde dil kullanma özgürlüğünü dilediğince kullanma hakkına sahip bir sanatçı… 
Kısa Öykü ve Dilbilimsel Eleştiri dilbilimcilere, öykü yazarlarına, edebiyat eleştirmenlerine, üniversitelerin dilbilimi ve edebiyat bölümü öğrencilerine, öğretmenlere, edebiyat ve öykü seven okurlara seslenmektedir. 
“Aysu Erden’in kitabı terim karmaşıklıklarını ortadan kaldırmak için adlama listesi de içeriyor. Kısa öykü alanında uygulanabilecek inceleme yöntemlerini vermesi bakımından kitabı bu konularla ilgilenen herkesin, her öğrencinin, her öğretmenin, her yazarın, her eleştirmenin okuması gerekiyor.” (Prof. Dr. Ünsal Özünlü: “Kısa Öykünün Uzun Eleştirisi Olabilir”, Cumhuriyet Kitap, 15 Temmuz 1999)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26a97e3-905a-42fa-8ccb-8cf1039fa120.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Askerleri &amp; Şeytan Karargahı Ortasındaki Kılıç 3</image:title>
            <image:caption>Kitabımın Güvenlik Uzmanı İlahiyatçıların anlayabileceği Kuranın ve hayatın şifrelerini Güvenlik uzmanlığı ve ilahiyatçı olarak bunun yanı sıra Hz. İbrahim’e dayanan soy ağacımı da analiz ederek yazmışımdır. Allah’ın Kılıcı Mesihin İlahi Analizini de elden geldiğince diğer kitabımın 2. serisinde ele aldım kısa sürede hazırladım. İnsanlığa armağanımdır. 
Kitabımın gelirlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine ait olduğu unutulmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac61496c-ce7e-46fb-b726-98140c0915b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Namaza Çağrı Ve Namazı Hızlı Kılmak</image:title>
            <image:caption>Yakınlarınızdan, tanıdıklarınızdan namaz kılmayanlar mı var? Namaz kılmayanlara neyi nasıl anlatacağınızı mı bilmiyorsunuz? Anlatmaya fırsat mı bulamıyorsunuz? Yoksa siz de mi namaz kılmıyorsunuz? Buyurun... 
NAMAZ KILMAK 
Allah’ın (c.c) Emridir 
Müslüman Olmanın gereğidir 
En Önemli İbadettir. 
İnsan Ruhunun İhtiyacıdır 
Aklın Gereğidir 
Herkes Çoban ve Raiyetinden Mesul 
İnsan Ömründe Az Bir Yer Tutar 
İnsanın Günahlarını Temizler 
Allah’ın (c.c) Verdiği Nimetlere Karşı Şükürdür 
MAZERET YOK 
İşlerin Çokluğu ve Yoğunluğu 
Vakit Darlığı 
İlerde Kılarım 
Namaz Kılmıyorum Ama Kimseye Kötülük de Yapmıyorum 
Bazı Namaz Kılanlardaki Kötü Ahlak 
Hali Hazırda Dünyadaki Müslümanların Perişan Hali 
Namaz İnsanı Kötülüklerden Alıkoyar, Alıkoymuyorsa O Namaz 
“Kılınamıyor” Demektir. 
Benim Kalbim Temiz 
Allah (c.c) Merhametlidir Affeder 
Namaz Kılmamanın Cezası Var 

 
NAMAZI HIZLI KILMAK 
&quot;Kiminle konuştuğunuzu bilseydiniz, namazdan hiç ayrılmazdınız.&quot; 
Hz. Muhammed (a.s) 
Namazı hızlı kılmak diye bir şey yoktur. Namaz kısa kılınabilir, yani namazda bir satırlık kısa sureler veya ayetler okunabilir, ama bunlar hızlı okunmaz. 
Rükü ve secde hızlı yapılamaz. 
Hızlı yapılırsa o “namaz” olmaz: 
Hz. Peygamber namazı hızlı kılan birisine; 
“Dön de namazını yeniden kıl, çünkü sen namaz kılmış olmadın” 
buyurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d12089-8f61-4d28-baec-34ff3bdf9695.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Zarf</image:title>
            <image:caption>“Hayatın haksızlıkları ve zorbaların kurduğu tuzaklar
karşısında asla pes etme, haklı olduğun konularda asla eğilme!”
 
Kendi halinde bir Anadolu kasabasından, Nobel hayalleri ile süslü bir geleceğe uzanır Sezgin’in yolculuğu. Makûs kaderine razı olmak üzereyken çıkıp gelen ve elinden tutan dayısı, önüne açtığı muhteşem yol gibi, her gün birini açması şartıyla yüzlerce zarf bırakır ona giderken. Karabasanların eşlik ettiği macerasında, son zarfa gelinceye kadar aradığı cevabı bilemeyecektir…
 
Ahmet Erol’un samimi kaleminden çıkan bu hikâye, rüyalarla gerçeklerin el ele verip karabasana dönüştüğü bir coğrafyadan çıkıyor ve cevap gibi bir soru ile bitiyor. Asıl yolculuğun başlangıç noktasını işaret ve vaat ederek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/292fd98a-abf3-4bed-b92c-ef0e4a0243be.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuna - Fırat</image:title>
            <image:caption>Yanımda Kara Mustafa Paşa, 
Yüreğimde, 
“Güzellik Dilencisi” Jozsef Atilla... 
Uzaklarda kaldı FIRAT, 
TUNA’YSA yakınımda; 
“Bir yanımda BUDA 
Bir yanımda PEŞTE” 
Şimdi Macar Ovaları’nda 
Memlekette gibiyim işte!... 
 
Budapeşte. 25 Nisan 1982</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a039167-ad05-41df-ba2a-397f162c6dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 160. Sayı Gelir Dağılımı ve Eşitsizlik</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Gelir Dağılımı Eşitsizliği ve Türkiye - Mahfi Eğilmez             
Ekonomik ve Felsefi Manifesto Üzerine - Örsan K. Öymen             
2024 Demokrasinin En Zor Yıllarından Biri Olabilir mi? - Ersin Kalaycıoğlu               
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Öner Günçavdı              
Her Yerde ve Her Düzeyde Aşırı Eşitsizlik - R. Funda Barbaros               
Gelir Dağılımı Sorununa Bakış - İzzettin Önder            
“Liberal Sosyalizm” ve Eşitlikçilik: John Stuart Mill ve John Rawls - Ercan Eren, Emre Örün          
Gelir Eşitsizliğinin Cinsiyet Boyutu: Türkiye İçin Bir Değerlendirme - Burcu Türkcan, Fatma Aktaş                 
Kurumsal Sektör Hesapları ve Bölüşüm - Alper Duman         
Akademide Bir Koltuk ve Maaş Bordrosu - M. Aykut Attar             
Küresel Eşitsizliklerdeki Genel Eğilim - Leyla Firuze Arda             
Neoklasik Modelde İçbükey Üretim Olanakları Sınırının Eleştirisi (4) - Samuelson (2) - Turan Subaşat             
Darülfünun’dan Üniversiteye İktisat Muallim ve Müderrisleri - Alaaddin Tok, Ercan Eren             
Ücret Artışları mı Enflasyonu Yükseltiyor, Enflasyondaki Yükseliş mi Ücretleri Arttırıyor? - Arda Tunca                  
“Değil, bu anılacak şey değil…” - Yaşar Taşkın Koç             
 Sanattan Yansımalar: Röportaj: Doç. Dr. Bilen Işıktaş - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b220e185-2864-46f1-b942-4f5a8ac476b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekreasyon Bilimi 3</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. BÖLÜM: Robert Stebbins’in ‘The Serious Leisure Perspective: A Synthesis’ Kitabı Üzerine Değerlendirmeler 
 
2. BÖLÜM: Sapkın Boş Zaman 
 
3. BÖLÜM: Bisiklet ve Rekreasyon 
 
4. BÖLÜM: Motosiklet ve Rekreasyon 
 
5. BÖLÜM: Karavan ve Kamp Alanları 
 
6. BÖLÜM: Spor Turizmi 
 
7. BÖLÜM: Rekreasyon Okuryazarlığı 
 
8. BÖLÜM: Dijital Oyunlar 
 
9. BÖLÜM: Teknolojinin Rekreasyona Etkisi: Sanal Rekreasyon 
 
10. BÖLÜM: Spor ve Rekreasyon Alanında Devrim: Yapay Zekâ (AI) Uygulamaları ve Robotik Teknolojiler 
 
11. BÖLÜM: Rekreasyon ve Kendini Gerçekleştirme 
 
12. BÖLÜM: Rekreasyon Alanında Kriz 
 
13. BÖLÜM: Rekreasyon Politikaları ve Uygulamaları 
 
14. BÖLÜM: Bir Boş Zaman Kültür Değeri: Halk Oyunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d70d371-bd03-4fef-973f-6d07f39f6ad4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin 100. Yılında Yükseköğretimde Mesleki Eğitim: Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Çözüm Önerileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
MESLEKİ EĞİTİME İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MESLEKİ EĞİTİM VE İSTİHDAM İLİŞKİSİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM: MESLEK YÜKSEKOKULLARINA BAKIŞ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE MESLEKİ EĞİTİMİN HUKUKİ ALT YAPISI VE MESLEKİ EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİLERİN SOSYAL GÜVENLİĞİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
MESLEKİ EĞİTİMDE ÇAĞIN GEREKTİRDİKLERİ 
 
ALTINCI BÖLÜM 
MESLEKİ YÜKSEKÖĞRETİM’E KAYNAK OLUŞTURMASI BAĞLAMINDA MESLEKİ ORTAÖĞRETİMİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE KALKINMA PLANLARINDA MESLEKİ YÜKSEKÖĞRETİM POLİTİKALARI 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
MESLEK YÜKSEKOKULLARININ BÖLGELERİNE EKONOMİK VE SOSYAL KATKILARI: HONAZ MESLEK YÜKSEKOKULU ÖRNEĞİ 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM İŞLETMELERİN İŞLETMEDE MESLEKİ EĞİTİM ALACAK ÖĞRENCİLERDEN BİLGİ VE BECERİ BEKLENTİLERİ 
 
ONUNCU BÖLÜM 3+1 İŞYERİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENCİLERİN İŞ TEKLİFLERİNE ETKİSİ: NİCEL BİR ANALİZ 
 
ON BİRİNCİ BÖLÜM MESLEK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN İŞSİZLİK KAYGI DÜZEYLERİNİN SOSYO DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ: HONAZ MYO ÖRNEĞİ 
 
ON İKİNCİ BÖLÜM BANKACILIK SEKTÖRÜNDE MESLEKİ EĞİTİMİN GELİŞİMİ VE MEVCUT SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE OLAN KATKISI 
 
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM CEZA İNFAZ KORUMA MEMURUNUN HAKLARININ KORUNMASINDA VE İŞE YERLEŞTİRİLMESINDE UYGULAMALI MESLEKİ EĞİTİMİN ÖNEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3d28209-ec4e-47c4-9050-aeab3f5ccc9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs’ta Demokrasi Bunalımları ve Vretçalı Hoca Özker Özgür</image:title>
            <image:caption>Özker Özgür, 2005 yılının Kasım ayında yaşama veda etti. Ömrünü, sosyalizmin ideallerine ve değerlerine, demokrasi ve emek mücadelesine, Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırum, tüm Kıbrıs halkının barış içinde bir arada yaşamına ve ortak vatana adadı. Son anına kadar mücadeleden kopmadı. 
Bu kitap, yaşamı boyunca zorlu adalet yolculuğunu kararlı adımlarla kat eden Vretçalı Özker Özgür’ü okurla buluşturuyor; onun, yaşamı anlamlı ve yaşanabilir kılma arayışını, Kıbrıs siyasi yaşamındaki radikal, dönüştürücü etkisini, yaşadığı adaletsizlikleri ve ardında bıraktığı mücadele mirasını anlatıyor. 
Belgeler, günlükler ve tanıklıklarla kapsamlı bir Özker Özgür portresi sunan kitap, Kıbrıs&apos;ta yaşanan demokrasi bunalımlarının yanı sıra Kıbrıslıtürk toplumundaki üçüncü kuşak sol mücadelenin oluşum sürecini ve kısa tarihini de kapsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d8dd82e-9ff9-4cdd-baaf-6e29b3c1f878.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Bilgi ve İletişim Teknolojilerine Yönelik Tutumları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
GİRİŞ 
 
GEREÇ VE YÖNTEM 
 
BULGULAR 
 
TARTIŞMA 
 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1443282-8f93-4b1a-b639-ed5306434f3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşüncede Devlet ve Birey</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 2: SİYASİ İDEOLOJİLERDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 3: İLK ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 4: ORTA ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 5: MODERN ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY 
 
BÖLÜM 6: YAKIN ÇAĞ SİYASAL DÜŞÜNCESİNDE DEVLET VE BİREY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316c0784-be24-49e5-ad0f-9ed9e625efcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde Sportif Ve Rekreatif Hizmet Alan Bireylerin Hizmet Kalitesi Değerlendirme, Boş Zaman Tutum Ve Kişilik Özellikleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: GİRİŞ 
 
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMANIN KURAMSAL ÇERÇEVESİ VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
 
BÖLÜM 3: MATERYAL VE YÖNTEM 
 
BÖLÜM 4: ARAŞTIRMA BULGULARI 
 
BÖLÜM 5: TARTIŞMA, SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e910611-a9f0-4377-b3b4-7f23fa0ce04d.jpg</image:loc>
            <image:title>Theoretical And Empirical Perspective Of Macroeconomic, Money, Banking And Foreign Trade Issues</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
CHAPTER 1 
BIBLIOMETRIC ANALYSIS OF GRADUATE THESES ON THE CENTRAL BANK 
 
CHAPTER 2 
THE LONG-RUN IMPACT OF HUMAN CAPITAL ENDOWMENT ON PRODUCTIVITY IN TURKEY 
 
CHAPTER 3 
NEW REGIONALIST TRANSFORMATION IN REGIONAL DEVELOPMENT POLICIES AND TURKEY 
 
CHAPTER 4 
THE IMPACT OF HEALTH EXPENDITURES ON ECONOMIC GROWTH IN TURKEY 
 
CHAPTER 5 
TESTING THE VALIDITY OF FISHER HYPOTHESIS FOR THE TURKISH ECONOMY 
 
CHAPTER 6 
FINANCIAL MARKET WITHIN THE FRAMEWORK OF CHAOS THEORY 
 
CHAPTER 7 
FOREIGN DIRECT INVESTMENT - TRADE NEXUS IN TURKIYE 
 
CHAPTER 8 
COMPETITIVENESS OF THE OLIVE OIL SECTOR AND TURKEY‟S POSITION WITH THE BALASSA INDEX 
 
CHAPTER 9 
THE EFFECT OF HEALTH CARE ON THE ECONOMY 
 
CHAPTER 10 
DETERMINING FACTORS OF INTER REGIONAL INTERNAL MIGRATION IN TURKEY 
 
CHAPTER 11 
THE IMPORTANCE OF THE PARTICIPATION FINANCE SYSTEM IN SUSTAINABLE DEVELOPMENT 
 
CHAPTER 12 
PUBLIC SIZE AND FISCAL POLICY RESPONSES DURING COVID-19 PANDEMIC 
 
CHAPTER 13 
INFLATION AND ECONOMIC GROWTH IN TURKEY: ARE THEY RELATED IN THE LONG-RUN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3620893-d4bf-4f32-8ce7-fd539459d2cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Yönetimi Ekseninde Akademik Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
 
·         MEVZUATIN GÜNCELLİĞİ: SAĞLIK MEVZUATI AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRME 
 
·         SAĞLIK KURUMLARINDA TEDARİK YÖNETİMİ SÜRECİNİN KAMU İHALE MEVZUATI PERSPEKTİFİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         DİJİTAL ÇAĞDA SAĞLIK HİZMETLERİ PAZARLAMASI YAKLAŞIMLARI 
 
·         SAĞLIK HİZMETLERİ PAZARLAMASINDA YAPAY ZEKANIN ÖNEMİ 
 
·         SAĞLIK KURUMLARINDA AKREDİTASYON VE ÖNEMİ 
 
·         COVID-19 DÖNEMİ VE SONRASI AB ÜYESİ ÜLKELERDE SAĞLIK ENDEKSLERİ İLİŞKİSİ 
 
·         SAĞLIK SEKTÖRÜNDE MOBBİNG: BİBLİYOGRAFİK BİR DEĞERLENDİRME 
 
·         SALGIN TEMALI YAYINLANMIŞ MAKALELER ÜZERİNE BİR İNCELEME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081728c7-de31-4db5-b2d6-2908aac4fe04.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenli Yüzme Egzersizi Yapan Bireylerin Reaksiyon Zamanı, Zihinsel Dayanıklılık ve Bazı Zeka Alanlarının Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
     1. GİRİŞ 
 
     2. GENEL BİLGİLER 
 
     3. GEREÇ ve YÖNTEM 
 
     4. BULGULAR 
 
     5. TARTIŞMA 
 
     6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b929b93d-1a78-44c3-b9cd-9acf053ac216.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahkaha Kasabası</image:title>
            <image:caption>Gülümseyince dünya çiçek açar!

Altay Öktem, hayata gülen gözlerle bakmamızı sağladığı Kahkaha Kasabası ile gökyüzünü saran kara bulutları güneşin güleç yüzüyle dağıtıyor; içimizi yaşama sevinciyle dolduruyor. 

Kötüyle iyiyi, korkakla cesuru karşı karşıya getirip &apos;&apos;büyülü&apos;&apos; bir serüvende buluşturan bu neşeli masal, el ele verip gönül çokluğuyla tüm sorunların üstesinden gelinebileceğini gösteriyor. 

Berna Dörtpınar&apos;ın kıpır kıpır resimleri eşliğinde binbir çeşit bitkiye ve hayvana kucak açan kitap, insanın doğayla arasındaki ilişkiye fantastik bir pencereden bakıyor. 









Tüm sakinlerinin günün yirmi dört saati gülümsediği, üstüne üstlük günde en az sekiz kere de kahkaha attığı bir kasaba düşünün. Küslüğün, dargınlığın ve kırgınlığın kıyısından bile geçmediği; sadece dostluğun, kardeşliğin ve dayanışmanın hüküm sürdüğü bir sevgi ortamı... Oysa eteklerine kurulduğu dağın hemen ardında kimselerin yüzünün gül(e)mediği bir başka yaşam alanı, Somurtuk Köyü uzanıyor. Üzüntüden tavukların yumurtlamadığı, ineklerin süt vermediği bu köyde herkesin yüzü asık, içi buruk. 

Peki nasıl olur da aynı dağın iki yamacında birbirine bu denli zıt iki ayrı hayat yaşanabilir?

Kahkaha Kasabası&apos;nın neşeli çocuğu ile muzır tavşanı Şaşa, meraklarına yenilip gizlice Somurtuk Köyü&apos;ne doğru yol aldıklarında kendilerini neyin beklediğinden habersizdir. Suyu akmayan bir çeşme, dalları olmayan bir ağaç, hatta içinde köpek olmayan bir köpek kulübesi... Bir şeyler yapıp karşılarındaki esrar perdesini aralamalı ve köyü şen kahkahaların yeri göğü inlettiği bir yere dönüştürmelidirler. Ama nasıl?

Tabii ki sevginin ve dayanışmanın gücüyle! Eğer kalben istersek ve bunun için mücadele edersek en çorak araziler yeşerir, kurumuş sular çağıldar, adı Somurtuk olan bir köy bile aniden Kahkaha Köyü&apos;ne dönüşebilir. 

Hüznün yerine sevinci, gözyaşının yerine kahkahayı koyan bu içten masal, doğanın renklerinden ve güzelliklerinden mahrum kalanların hayatlarını güzelleştirmek için okurları harekete geçmeye çağırıyor. 

Çünkü dünya, gülünce çok daha güzel...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a3bfa2-8d0a-4e25-9c09-e48243052cd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyeti Terk Etme</image:title>
            <image:caption>çinde bulunduğumuz çağ öncekilere hiç benzemiyor, çünkü çocuklarımız, medya güdümlü bir dünyada yetiştirilen ilk nesil. Bu da hiç olmadığı kadar çok dış baskıyla karşılaştıkları anlamına geliyor. Çocuk büyütmek bugün Nobel Ödülü kazanmaktan daha zor ve daha kıymetli. Çocuklarımız yol gösterme konusunda popüler kültüre güveniyorlar. Youtube videoları, filmler, oyunlar, WhatsApp grupları ve diğer kaynaklardan pompalanan sürekli bir mesaj yağmuruna maruz kalıyorlar. Bu mesajlardan her biri onlara kim olmaları, nasıl davranmaları, nasıl giyinmeleri, hangi müziği sevmeleri, kaç kilo olmaları gerektiğini söylüyor. “Cinsel kimlik karmaşası” veya “cinsiyetsizlik” gibi önemli bir psikososyal kaos giderek yaygınlaşıyor. CİNSİYETİ TERK ETME Davranış ve sosyal bilimci Dr. Şöhret Karaduman, her evin, her ailenin, her bireyin kapısını çalan sorunların arka planını anlamamızı ve önlem almamızı sağlayacak önerilerini paylaşıyor. Okuyacağınız her sayfa farkındalığınızı güçlendirecek bir anahtar olacak. 
Çocuklarımızın psikolojik olgunluğunu sağlamak 
Medyayı sağlıklı ve bilinçli kullanmayı öğrenmek 
Akran etkisi ve sosyal bulaşıcılık karşısında yapılabilecekler 
Çocuğunuza rol model olmak 
Fazla ilgi ve kolaylığın bedelleri Limit koymak ve uygun sınırlar oluşturmak 
Sağlıklı cinsel kimlikli çocuklar yetiştirmek 
Çocukluktan yetişkinliğe geçişi kolaylaştırmak 
Z kuşağı ve Alfa kuşağına özgü tavsiyeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa49d30e-a702-4c16-bc97-54959b4e137b.jpg</image:loc>
            <image:title>Paramioa Sa Romeika - Ünlü Masallar Romeikada (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>(Tonya Ağzı) 
* i Tirkiciôes ti Bremenf (Bremen Mızıkacıları) 
* O Hansel&apos;s ke i Gretel (Hansel ve Gretel) 
* i Kokinitsa (Kırmızı Başlıklı Kız) 
* O Pinokyos (Pinokyo)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26bd7eb3-407a-4f74-bb4d-710da3dfc119.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayı ve Sayılar</image:title>
            <image:caption>Sayı her yerde: Badiou’nun dediği gibi, siyaset, anketler, Big Data, bilimler, bilgi-işlem ve tıp dahil her şeyde. Her şeyi belirleyen bir güce sahip sayı, o konuşunca hepimiz susuyoruz, ama elimizde sayıya dair doğru düzgün bir kavram yok. Geometri için aksiyomatiğimiz Euclid ile birlikte kurulmuşken, sayı ve aritmetik uzun zaman üvey evlat olarak görülmüş, aritmetiğin aksiyomatiği için 19. yüzyıl sonuna kadar beklememiz gerekmişti; üstelik, “her sayıyı saymayan” bir aksiyomatik. 
Badiou’nun bu enfes kitabı, bir “her sayıyı sayma” girişimi. Ama öte yandan bununla kısıtlı da değil: Öncelikle, sayma eylemini nasıl gördüğümüz, aslında Kozmos, Doğa, Tanrı gibi büyük harflerle yazabileceğimiz “Bir” varlık olup olmadığını da belirliyor. Sonra, “Her yerde sayı var,” demek, Badiou’nun daha genel felsefesini anlamak açısından da önemli. Sonuçta matematik ve ontoloji birbirine eşitse, bu, var olmanın çokluk olmayı gerektirmesinden kaynaklanır. Kaçış yolu yok! Ayrıca fizik ile matematik arasındaki gizemli uyumu çözmek gibi bir marifeti de vardır bu denkliğin. 
Sayıyı düşünmek bizi hayli ilgilendiren bir soruya da yanıt sunar. Siyasette, yani birlikte yaşama sanatımızda, “1”i, yani bireyi dayanak alan bir düşünce (bir kümenin elemanlarının sayısı, bireycilik, egemen kapitalist yapı) ile parçayı, topluluğu (bir kümenin parçaları, matematikteki “kuvvet kümesi”, komünizm) dayanak alan bir düşüncenin ürettikleri ne kadar farklıdır? Matematik, Cantor’un ispatı üzerinden, topluluklara dayanan bir kümenin, sonsuza giderken sonsuzca daha fazla olanak sunacağını gösterir bize (elemanlarının sayısı s ise, parçalarının sayısı 2 üzeri s; bu teoremin sonlu ve sonsuzda ispatını okumanızı şiddetle tavsiye ederim). 
Sanılanın aksine, bireyler ancak bir sürü oluşturabilirler. Takım halinde oynamayan, bireyci oynayan bir futbol 11’ini düşünmeniz yeterli. Kaçırılan sayısız olanak karşısında nasıl küfredersiniz ekran başında? Tuhaf bir şekilde, oyuncunun bireyselliği kaybolsa bile öznelliğine hiçbir şey olmaz, bilakis serpilir. Matematiğin söylediği de tam bu; “1”i verili bir şey değil, bizzat katıldığınız bir yaratım olarak görün. Bir öznelleşme süreci. 
Umarım kitap size de heyecan verir. Hayatımızda eksik kalan matematik düşüncesinin estetiğini tatmanıza vesile olur. 
A. Nüvit Bingöl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be97e8b-d920-47e9-acb9-dd7fbae152f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekniklerde İcat</image:title>
            <image:caption>Canguilhem ve Deleuze gibi isimler için önemli olduğu, hatta onları etkilediği bilinen Gilbert Simondon&apos;un düşüncesi son yıllarda dünya çapında yeniden ilgi görmeye başladı. Bu derlemede, onu tamamlayan diğer derslerle birlikte yayımladığımız 1968 tarihli meşhur “Tekniklerin İcadı ve Gelişimi” isimli ders, 1958 tarihli “Teknik Nesnelerin Varoluş Modalitesi” isimli incelemeyi, çizimler ve engin bir tarihsel bakış sunarak epeyce zenginleştiriyor. Teknik nesneyi hem yapısı ve işlevi hem de jenezi ve icadı bakımından inceliyor. 
Bu bakış açısı, insanlığın gelişiminde ve tarihinde teknolojinin yerini belirlememizi ve teknolojinin kendi “dışsal” sosyo-ekonomik nedenlerinden ilkesel özerkliğini, hatta belli dönemlerde bilimden bağımsız oluşunu açığa çıkarmamızı sağlar: teknoloji salt bilimin uygulanması değildir. Teknik nesnenin özerkliğini temin eden icattır: “Teknik yaratımlar icat sayesinde ortaya çıkar,” (1971).  Bu ifadeyi güçlü bir tez olarak ele almak gerekir, ki icadın yaratıcılık veya keşif ile karıştırılmaması ve sorun-çözme süreci olarak incelenmesi gerektiğini öne sürer. “Yeninin işlevine” dair bu inceleme, tekniklerin gelişimini ve tarihini anlamak açısından elzemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae0f22d-111c-40f9-b22d-7a010f79a0e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Duyu</image:title>
            <image:caption>“Silinip gitmiş ve en kötü muameleye maruz kalmış olan bu duyumuzun nasıl ve hangi nedenle aynı zamanda en mahrem ve en vahşi duyu olduğunu anlamak için burnumuz ve koku zekâmızın yeteneklerini kateden keşif dolu bir yolculuk yapmayı öneriyorum size. Amaç, örneğin bir koku aldığımızda neler olduğuna dair genel bir bakış açısı sunmak ve son yapılan bilimsel araştırmalar ışığında günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz birtakım gerçekleri basit şekilde açıklamaktır.” 

Koku alma, diğer duyularımızın yanında “üvey” evlat muamelesi görür. Gündelik rutinler açısından düşünürsek, örneğin görmemenin daha büyük engeller çıkaracağı açıktır kuşkusuz, fakat pandemi zamanlarından hatırlanacağı gibi koku duyusunun kaybı diğer pek çok problemin yanında ciddi bir sorundu ama o kadar da önemsenmedi. 

Anna D’Errico’nun Mükemmel Duyu’su bir yandan burnun üvey evlatlık statüsünü fiziksel yapısını titizlikle ortaya koyarak tartışıyor. Öte yandan burnun hatıralarla iç içeliğine, tat ile bağına, sözgelimi kızarmış ekmek kokusunun kişiyi anılarda çıkardığı yolculuğa, o kokuyu bir mekân veya olayla eşleştirmeye değiniyor. Kokunun toplumsal rolünü de hesaba katıyor. 

Kötü ve hoş kokulara ilgi duyan, kokuları neden duyduğumuzu merak eden, koku bilimiyle ilk defa karşılaşan, belki de bir tutku ya da bir heves nedeniyle öncesinde bu bilimle tanışmış ve daha fazlasını öğrenmek isteyen herkese hitap eden bir inceleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee8c1fa-1096-48d5-8749-46f0a209baec.jpg</image:loc>
            <image:title>Afetin Sosyal İnşası: Türkiye’nin Deprem Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Depremin […] nedenleri ve sonuçları ile birlikte etraflı bir şekilde ele alınmasının yerbilimin kapsamına sığmayacağı, depremin anlaşılmasında insan faktörünü merkeze almayan her türden yaklaşımın güdük kalacağı aşikârdır. Depremi anlamak için elbette yeri anlamak, ama daha önemlisi üstündeki binayı anlamak gerekir. Binayı anlamaksa, insanı anlamakla mümkün. Binayı yapan insan, o yerdeki o ölçümleri yapan da insan, imar iznini veren de insan, binanın içinde yaşayan da insan. Deprem olunca enkazın altında kalan da insan. İlk yardıma giden de, diğerkâmlığıyla öne çıkan da bencilliğiyle göze batan da… Yeri sallayan o olmasa da depremi felakete dönüştüren faildir insan. Depremde, failliği nedeniyle mercek altına almamız gereken bu beşeri boyutu, ancak toplumbilim ile kavrayabilir ve yerli yerine oturtabiliriz.” 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından sosyologlar yanlarında şehir plancılar, mimarlar, inşaat mühendisleri, siyaset bilimciler, kamu yönetimcileri, sivil toplumcular, haberciler, arama-kurtarmacılar gibi farklı disiplinlinlerden uzmanlar ile toplumsal fayda için kolektif bir akademik üretimde bir araya geldiler. Deprem Sosyolojisi Açık Dersi’nden ortaya çıkan afet sosyolojisi alanındaki bu kaynak eser; depremi kültür, siyaset, afet-felaket ilişkisi, risk, tehlike, zarargörebilirlik /kırılganlık, mekan, kent, planlama, göç, bina-imar ilişkisi, gönüllük ve dayanışma kavramlarıyla okurken Türkiye’de depremin sosyal (fay) hatlarını ortaya koyuyor. 
Kültür, Siyaset Derken Sosyoloji
Deprem Sosyolojisine Giriş Ulaş Sunata • Deprem Kültürü ve Politikası Şükrü Aslan • Depreme Karşı Siyasal Refleksler Murat Arpacı
Risk, Tehlike, Zarargörebilirlik
Afet Risk Yönetiminin Önemi ve Deprem Tehlikelerine Karşı Zarargörebilirlik Mehmet Baki Bilik • Afet Risk Yönetiminde Yerel Yönetimlerin Sorumlulukları Nazan Cömert Baechler • Deprem Riski ve Ekonomik Faaliyetlerin Yer Değiştirmesi G. Pelin Olcay • Afet ve Toplumsal Cinsiyete Sosyolojik Bir Bakış F. Umut Beşpınar &amp; Zeynep Beşpınar
Kırılganlıklar ve Mekân
Deprem Çalışmalarında Sosyal Kırılganlık Ölçümü ve Mekânda Temsili  Kezban Çelik • Depremin Nüfus Değişimine ve Mekâna Etkisi Alanur Çavlin Bircan • Türkiye’de Deprem ve Göç Seda Yurtcanlı Duymaz • Mekânda Adalet ve Deprem Bahar Bayhan
Afet, Kent, Planlama
Afette Eşgüdüm ve Koordinasyon Açısından Kurumlar İlknur Öner • Deprem, Planlama ve Kentsel Dönüşüm  Pelin Pınar Giritlioğlu • Depremde İşçi, Halk ve Çevre Sağlığı: Enkazın Molozlaştırılması  Aslı Odman
Binanın Sosyal İnşası
“Şantiye”de Sosyal İlişki Ağı Taylan Ulaş Evcimen • Depreme Dayanıklı Yapılarda Mimari Tasarım ve Mimarın Rolü  Meltem Vatan • Turgut Cansever, Depreme Bir Çözüm Önerisi Olarak Ufkî Şehir Şevket Ercan Kızılay
Gönüllülük ve Dayanışma
Afet Yönetiminde Gönüllü Katılımı ve Topluluk-Temelli Yerel Yapılanma Elvan Cantekin • Depremde Sivil Toplum Cengiz Çiftçi • Deprem ve Habercilik: Kamu Faydası İçin Yayıncılığın Olanak ve Sınırları Can Ertuna • Son Söz Helga RIttersberger-Tılıç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afaf58ef-7e54-4fa1-ba85-37e5f0461079.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Feminizm, günümüzün sözde postmodern dünyasında eski moda bir kelime gibi görünmektedir. Batı medyası kendilerinden emin bir şekilde, post-feminist bir döneme girdiğimizi iddia ederek, feminizmin artık modasının geçmiş olduğunu ileri sürmektedir. Benim gibi kadınlar için bu garip bir çelişkidir. Kadınlar; yoksulluğun kadınsılaşmasını, artan cinsel şiddet düzeylerini, yakın geçmişte yaşadıkları devlet yardımları kaybını deneyimledikçe feminist iddiaların gerçekleştiği, kadınların ve kızların enerjilerini artık bu konuyla tüketmemesi gerektiği fikrine hayret ediyorum.
Sanayileşmekte olan ya da düşük gelirli ülkelerdeki kadınlar için günlük hayatın gerçekleri düşünüldüğünde, bu ülkelerde yoksulluk yaygındır ve birçok çocuk, kadın ve erkek, yiyecek, su ve barınma gibi yaşamın temel ihtiyaçlarını güvence altına almak için mücadele etmektedir. Sanayileşmiş ülkelerde çok sayıda topluluk, üretim merkezlerini kaybetmiştir. Bunlarla birlikte, genç kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları ve kendi yollarına gitmeleri için istihdam fırsatları da ortadan kalkmıştır.
Feministler eşitlikçi sosyal ilişkilerin kurulmasını öngörürler. Aynı zamanda feministler, kadınların yaşadıkları koşulları kendi bakış açılarından iyileştirmeye çalışan kadınlar olarak, yüzyıllardır kadınlara eziyet eden adaletsiz toplumsal ilişkilere dünyanın her yerinde farklı şekillerde meydan okumuşlardır.
Feminist sosyal hizmet, kendi topluluklarında kadınlarla çalışan kadınların yürüttüğü feminist sosyal eylemden doğmuştur. Bu kadınların amacı, kadınların bireysel ve özel olarak nitelendirilen sorunları ile onların toplumdaki sosyal konum ve durumlarını ilişkilendirerek kadınların refahını arttırmaktır. Bu, bireysel sorunların kamuyu ilgilendiren konular olarak yeniden tanımlanması anlamına gelmektedir. 
Feminist Sosyal Hizmet, uygulamanın merkezine kadınları ve yapısal cinsiyet eşitsizliklerinin ortadan kaldırılmasını koyarak bu sorunları ele almayı amaçlamaktadır.  Kadınların özel ihtiyaçlarını bütüncül bir şekilde karşılamak ve -onları etkileyen sayısız gerilim ve baskı biçimleri de dahil olmak üzere- yaşamlarının karmaşıklığıyla uğraşmak, feminist sosyal hizmetin ayrılmaz bir parçasıdır. Sosyal ilişkilerin birbirine bağımlı doğasına odaklanılması, kadınların etkileşimde bulunduğu erkeklerin, çocukların ve diğer kadınların ihtiyaçlarının da ele alınmasını sağlamaktadır.
Lena Dominelli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/440e5e11-cf90-4f21-8fb2-6986d157b9c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Drakula</image:title>
            <image:caption>Murat Başekim çevirisi,
Franco Moretti’nin önsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle.
Drakula, vampirlerin ve vampir avcılarının dehşetli bir rüyayı andıran dünyasını her detayıyla resmeden bir korku edebiyatı başyapıtı.
Hukuk müşaviri olan Jonathan Harker, Transilvanya’ya yaptığı bir iş seyahatinin ardından hem kendisini hem çevresindekileri korku dolu bir olaylar zincirinin içinde bulur. Drakula Kalesi’nde geçirdiği gerilimli günlerde doğaüstü güçleri olan kadınlarla ve geceleri iyice tuhaflaşan Kont Drakula’yla baş etmeye çalışır. Oradan kaçıp İngiltere’ye döndüğündeyse akıl almaz olaylar dalga dalga büyür. Harker’ın ve arkadaşlarının, bir vampir sarmalının içinde sıkıştığı fark edilir ve bu küçük grup, Dr. Van Helsing önderliğinde amansız bir mücadeleye girişir.
Bram Stoker vampir edebiyatının mucidi değil elbette fakat Drakula’yla birlikte bu türde büyük bir dönüşüm yarattığı ve onu adeta yeniden tanımladığı tartışmasız bir gerçek.
“Stoker bize fevkalade korku sahneleri sunuyor; unutulmaz sahneler bunlar ve hiçbir film bunların hakkını tam anlamıyla veremedi.”
STEPHEN KING
Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde!İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizimlerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor.Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli biredisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b110d839-e89a-4a84-a5bf-f832f2b3ac69.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Uyuşmazlıklarından Vergi Uyumuna: Türkiye Üzerine Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM I: 
VERGİ UYUŞMAZLIKLARI VE ÇÖZÜMÜ 
 
BÖLÜM II: 
VERGİ UYUMUNUN TEORİK ÇERÇEVESİ VE LİTERATÜR 
 
BÖLÜM III: 
TÜRKİYE’DE VERGİ UYUŞMAZLIKLARI ÇÖZÜM SÜRECİNİN VERGİ UYUMU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59dd41d1-7430-4eb5-9254-dc8525c19666.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Hakkında Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Senin Hakkında Bir Hikâye, duygusal bir yolculuk sunmaktan öte, aşkın farklı yüzlerini, insanların bu duyguyu sosyal medya ve arkadaşlık uygulamalarında arayışını ve en önemlisi, içedönük bir yolculuğu anlatıyor. 
Arda Erel, roman boyunca karakteri aracılığıyla okuyucuyla konuşurken, aşkın karmaşıklığını, ihmalin yarattığı kırgınlığı ve bu duygulardan özgürleşme isteğini derinlemesine hissettiriyor. Roman, sadece bir ayrılığın hikâyesi değil, herkesin gizli ya da açık, hayal kırıklıklarının yasını tuttuğu bir dünyada, ayrılığın yarattığı acıyı özgürleşme fırsatı olarak gören bir kadının ustaca işlenmiş hikâyesi. 
Arda Erel, son romanı ile okurlarını ayrılık ve kayıp üzerine düşündürmeye ve kaybın yarattığı duygularla yüzleşmeye davet ediyor.

***

“Bütün bu yaşadıklarımın ardından, beni ihmal eden sadece o değildi, kendimdim, diye düşünüyorum. İhmal etmek kendini, eğer bunu ezberlemişsen bir de, değişmesi öyle zor ki. Ezberlerini bozmak, asla kolay değil. İhmal edilmişlik, bir ezberse senin için, hep tetikte yaşaman gerekiyor, gözün hep kendine karşı açık. Oysa aşk, gözlerini kapamanı bekler. Teslimiyeti…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f279a0-4006-4eca-a135-70e931871458.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarsıntı</image:title>
            <image:caption>Sarsıntı, tıpkı bir kelebeğin kanat çırpışının, dünyanın öbür tarafındaki hayatları etkilemesi 
gibi, aradığı aşkı bulması ile yıllardır kaçtığı geçmişiyle çarpışan psikolog Derin’in hikâyesini 
anlatıyor.

“Ben Derin. Takvime göre 28 yıl önce dünyaya geldim, ama sadece anne karnından çıkmakla doğmuyor 
insan. Hayatta bir acının içinden geçince de doğabiliyorsun, kendi içinde başka bir ‘sen’le 
tanıştığında da. Ve belki de en önemlisi, aşk denen mu- cize kapını çalıp karşına oturduğunda da 
yeniden doğmuş gibi hissedebiliyorsun. İşte bu yüzden sana anlatmam gereken bir hikâyem var. Çünkü 
ben ilk kez âşık oldum ve aşkla yeniden doğmanın bu kadar büyük bir sarsıntı olacağını 
bilmiyordum...”

Peki etrafındaki herkese dokunmak, yaralarını iyileştirmek için mücadele veren bir kadın, kendi 
yaralarını sarmadan, dünden kaçarak bugünü yaşayabilir, aşkla dönüşebilir mi? Üstelik geçmiş, 
şimdiye bu kadar yakınken.

Sevilen yazar Arda Erel, Sarsıntı romanıyla haklı olmak değil sadece mutlu olmak isteyen ve bu 
yüzden de en çok söy- leyemediklerinde saklanan bir kadının görünmeyen yüklerini aşk üzerinden 
anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d402423-ae3a-434e-8fe5-3d10f3319fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Enflasyon Hedeflemesi Rejimi: Tüfe Ve Çekirdek Enflasyon Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ENFLASYON KAVRAMININ TEORİK ÇERÇEVESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ENFLASYONLA MÜCADELE STRATEJİLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE ENFLASYON HEDEFLEMESİ STRATEJİSİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
AMPİRİK ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0241e134-f855-45ab-8883-480cef7c5226.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Afetlerle Mücadelede Kamu Politikaları Sosyal, Ekonomik Ve Mali Etkiler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BÖLÜM I 
DOĞAL AFETLERİN MALİ ETKİLERİ VE YÖNETİMİ: TEORİ VE UYGULAMALAR ÜZERİNE BİR İNCELEME 
 
BÖLÜM II 
DOĞAL AFETLERLE MÜCADELEDE HUKUKİ VE İDARİ DÜZENLEMELERİN KAPSAMI VE ÖNEMİ 
 
BÖLÜM III 
DOĞAL AFETLER VE KAMU EKONOMİSİ ÜZERİNE ETKİLERİ 
 
BÖLÜM IV 
KRİZ YÖNETİMĠ VE ARTAN AFET RİSKLERİ 
 
BÖLÜM V 
AFETLERE HAZIRLIK VE MÜCADELEDE YEREL YÖNETİMLERİN ÖNEMİ, YETKİ VE SORUMLULUKLARI 
 
BÖLÜM VI 
AFET YÖNETİMİ SÜRECİNDE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM VII 
DOĞAL AFETLERİN EKONOMİK YAPI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: TEORİK DEĞERLENDİRME VE LİTERATÜR ĠNCELEMESİ 
 
BÖLÜM VIII 
TÜRKİYE&apos;NİN DOĞAL AFET GEÇMİŞİ VE BEKLENEN OLASI DOĞAL AFETLER 
 
BÖLÜM IX 
6 ŞUBAT DEPREMLERİ SONRASINDA AFET BÖLGESİ BELEDİYELERİNDE ÇEVRİMİÇİ HESAPVERİLEBİLİRLİK VE AFET YÖNETİMİ BAĞLAMINDA BİR DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/441d4f34-c8a7-4b18-b9e0-214e0c755d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşrutiyet&apos;ten Cumhuriyet&apos;e Tarih, Toplum ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Erik Jan Zürcher’in Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e kitabı, modern Türkiye’nin neredeyse her tartışma başlığı için derin bir kavrayışa temel teşkil edebilecek makalelerden oluşuyor. Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan dönemi karşılaştırmalı ve detaycı bir biçimde ele alıp özgüllükleri, süreklilik ve kopuşları anlamaya imkân tanıyor, tarihyazımına dair tartışmaları zenginleştiriyor.

Meslekten tarihçiler ve öğrenciler kadar Türkiye’nin güncel meseleleriyle meşgul olan her okura hitap eden bir çalışma.

“Osmanlı ve Türkiye tarihini, Birinci Dünya Savaşı’ndan önce yaşanan devrimler tarihinin ya da imparatorlukların çöküşünün ve anti-emperyalist mücadele tarihinin bir parçası olarak gördüğümüzde, yaşanan olaylar anlam kazanır ve bunca zamandır Türk tarihyazımına egemen olan istisnacılıktan kurtulmuş oluruz.”
ERIK JAN ZÜRCHER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b045473-4365-4c81-b597-b8fdedd2bf6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi Olabilirdi</image:title>
            <image:caption>“Şimdi böyle gevşek gevşek anlattığıma bakma, yine de rahmetli neneciğimin her bayram kestirdiği koçların sırtında Sırat Köprüsü’nü adım adım katederken içim şöyle bir ürpermedi değil. Çocukluktan hatırımda kaldığı kadarıyla gayri ihtiyari üç Kulhu bir Elham’ı hemen çabuk çabuk okuyuverdim ama karşı tarafa ulaşıp da kendimi cennete kabul alanında bulunca şöyle derin bir oh çektim.”

Cennette işler akıl alır gibi değildir. Kimsenin sırrına eremediği ama herkesin farkında olduğu adaletsiz bir durum vardır ortada…

Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi Olabilirdi, günümüz Türkiyesi’nde orta sınıf sinizmi üzerine zekice yazılmış bir taşlama.

Sezen Ünlüönen, yeni-gençliğin dilini üslubunun bir parçası haline getirerek, absürt-komik bir hikâye anlatıyor. Zamanın ruhuna, alegorik bir anlatı ile mercek tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0033f5e1-b8ba-41c5-96a8-fdbb8d6275d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Köhne</image:title>
            <image:caption>“İnsanlık böyle belli olur kardeşim. İnsanlık küçük şeylerin altına saklanır. Sen başka yerde ararsın. Gözünün önündedir, görmezsin. Bakmasını bilmezsen görmezsin tabii. İnsanlığı nerede arayacağını bileceksin. Kim insan, kim değil bileceksin.” 

Küçüklerin büyüklerinin yanında sigara içemediği, önüne gelenden dayak yediği, yeniyetmeyse azar işittiği bir Orta Anadolu köyünde iç içe geçmiş yaşamlar. Ankara, önünde sonunda gidilmesi gereken bir yer… 

Gecekondu evler, yoksulluğun geçit vermediği hayaller, karnı doymayan bebekler, babalarının kopyası oğullar, kardeşlerini Keloğlan masallarıyla eğleyen çocuk anneler… Bir ağacın kökleri gibi birbirine dolanmış aileler, akrabalar, komşular… 

Köhne, Ethem Baran’ın anlatımda ne denli mahir olduğunu her satırında hatırlatan, yaşamın dolambaçlı yollarında gezinen, canlı ve sahici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc1057ba-56fe-4e89-a557-3c109f8f166e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyofobi</image:title>
            <image:caption>“Aslında dijital iletişim araçlarının yarattığı toplumsal coşku asılsızdır, dekoratiftir. Ortak varoluşumuzun teşvik etmesi gereken şeyi, yani birbirimize gösterdiğimiz ilgiyi teşvik etmeye faydası yoktur. Aynı şey eşitlikçilik 2.0, yani toplumsal farkın Ağ’da en aza indiği duygusu için de geçerli. Radikal demokrasi evrensel bir müşteri-hizmet hattı değildir. Eğer durup düşünürseniz bunun biraz saçma olduğu anlaşılacaktır.”

İletişim teknolojileri, moderniteden arta kalan sorunları aşacak bir araç mı, yoksa sermayenin tahakkümünün yeni araçlarla sürdürülmesinin farklı biçimi mi? İletişim teknolojisindeki yenilikler, uzun zaman boyunca toplumsal hayatı olumlu yönde değiştirebilecek ütopik bir unsur olarak görüldü. Bilhassa Avrupa solu, genel olarak teknolojinin, özel olaraksa internetin ekonomik ve siyasi koşulların eşitlikçi bir yeniden inşasına zemin hazırladığı fikrinde ısrarcı oldu.

César Rendueles, beklentilerin aksine iletişim teknolojilerinin sosyal gerçekliği ve işbirliğini artırmak yerine sınırlandırdığını ileri sürüyor. Dayanışmanın ve geleneksel topluluk ilişkilerinin gereksiz olduğu konusundaki yaygın inanca karşı çıkan Sosyofobi, neoliberalizmin yarattığı sosyal tahribattan yola çıkarak teknolojinin çözüme dönük iddialarının gerçekliğini sorguluyor. Öte yandan, teknolojideki gelişmelerle eşitlikçi bir gelecek perspektifini yan yana getiren siber ütopyacı yaklaşıma şüpheyle yaklaşan yazar, kemer sıkma politikaları karşıtı İspanyol 15-M hareketi örneği üzerinden yeni toplumsal olanakları sorgularken, siber fetişizme yönelik toplumsal tepkinin boyutlarını inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b635346f-204f-42a7-bef9-159aefc6529a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çastara’nın Bilmecesi</image:title>
            <image:caption>Çastara ve Ece, tarif defterinden bir kek yapmak istiyorlar. Ancak hangi tarifi açarlarsa açsınlar, karşılarına gizemli iki malzeme çıkıyor. Bu iki malzemeyi nasıl bulacaklarını bilemeyince de tarif denemekten vazgeçiyorlar. Bu sırada, Çastara’nın kedisi Tigra farkında olmadan onlara yol gösteriyor ve bilmecenin cevabını bulmalarını sağlıyor. 
Senem Dicle Özler tarafından yazılan Çastara öykülerinin üçüncüsü olan Çastara’nın Bilmecesi, akıcı dili ve uyaklı satırlarıyla kolay okunan bir kitap. Bu güzel öyküyü, Nazlı Tunalı sevimli çizimleriyle renklendirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72776693-9ec6-4589-a2c0-31ee95a1b3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahur</image:title>
            <image:caption>Sanki biri yanıma ilişip hüzünlüce sarılsa, haykıra haykıra ağlamak geliyordu içimden. Yoktu öyle biri… Yutkundum, sustum işime baktım. Yorulduğumun, koşuştururken sallandığımın, susadığımın, farkında olmadan acayip düşünceler içimden gelip geçiyor, saatler su misali akıp gidiyordu. Deprem anından beri hiçbir vaktim faydasız geçmedi. Benliğimle her yere yetişmeye, gönüllüce ve insanlığımla gurur duyarak elimden geleni yapmaya çalıştım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16988b52-e270-4b18-b8da-4e6fc71b47cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Hatırladın mı?</image:title>
            <image:caption>Okumadan düşünmeye çalışanlar, doğru eylemler ortaya koyamazlar; çünkü okumak eylemin aracıdır. Araçsız iş yapılamadığı gibi okumadan da düşünce üretilemez. İyi okumak iyi düşünmek, iyi düşünmek iyi işler ortaya çıkarmak demektir. Çünkü eylemin atası düşünmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6694d6d9-8fa9-4d30-acd4-ebd1452edb42.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Aynası</image:title>
            <image:caption>Kime olacak isyanım kinim Ne edersem 
Kendime ederim kendim Aynaya baktığında 
Yine kendini görmez misin kendin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a032ac-0575-4083-b1b3-fd99021bc0ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Dergahı</image:title>
            <image:caption>Sevda yükünü almış, baharı beklemeden tomurcuklanmış, çiçeğe durmuştu ağaçlar. Umutlar sanki güneş, sevda sanki toprak, kadın sanki suydu. Sanki ayağının ucunu değdirse denizin üzerinden yürüyerek gidecekti sevdaya. Öylesine açmıştı yüreği, öylesine bahar, öylesine mutluluğa durmuş, öylesine ateşliydi… Bir adam, bir kadın, bir bebek… Sevdaya tutkundu, adı AŞKtı kadının… Yüreği TAŞtı adamın… Önce sevmiş, sonra öldürmüştü kadının yüreğini… Ve bir kadın öldü burada… Dün, sessiz sedasız, kendi kendine öldü. AŞK öldü… Umutlar öldü… 
AŞK, öldü burada… AŞK öldü. Çünkü sığınabildiğin, güvenebildiğin yerdedir aşk. Bazen âlemlere bile sığamazken, kanatlarının altında sonsuzluğu yaşamak istediğin ve yaşayabildiğin yerdedir… Aşka doğru ne zaman kanat açsa kırıldıysa kanatları, nereye sığar, nereye sığınır insan? Sonra yeniden nereye doğar? Ne zaman çiçeğe dursa tomurcukları, koparılıp atıldıysa açamadan, nasıl hâllenir de güneşe, hangi cesaretle tomurcuklanır bir daha?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a62e31d-cbb4-4764-ab0c-ab886d40c145.jpg</image:loc>
            <image:title>Ding Dong! Kapıda Biri Mi Var? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>apıdaki koca cüsseli misafir de kim? Olivier Dupin&apos;in yazıp Laurent Simon&apos;un resimlediği Ding Dong! Kapıda Biri mi Var?, çocuklardaki hayal gücü zenginliğine şapka çıkartan deli dolu bir öykü.   Fantastik filmlerden kopup gelen envaiçeşit karakterle kurgusunu hareketlendiren bu neşeli macera, etrafındakilerin dikkatini çekmek için çılgınca hikâyelere sarılan “fıldırfış” bir ufaklığın sıradan bir gününü anlatıyor.   Ebeveynlerin, günlük işlerle ve kendi “küçük” mutluluklarıyla meşgulken çocuklarını nasıl ihmal ettiklerinden dem vuran kitap, modern çekirdek aile yaşantısını gerçekçi diyaloglar eşliğinde, usul usul eleştiriyor.
Ela, hikâye anlatmayı çok seviyor. Hatta anlatmakla da kalmıyor, uydurduğu hikâyeleri âdeta yaşıyor! Kimi zaman dev bir gorilin omuzlarında şehri boydan boya gezmeye çıkıyor, kimi zamansa bahçede bulduğu gizemli bir kemikle, yırtıcı bir “tireksin” peşine düşüyor. Hikâyeler birbirini kovalıyor ama Ela&apos;nın anlattıklarına kimseler kulak vermiyor. Çünkü evdekiler pek meşgul! Herkesin dinlememek için bahanesi var. Peki, Ela&apos;nın anlattıkları ya gerçekse? Geçiştirici yanıtlarla küçükleri başından savuşturan yahut onları dinliyormuş gibi yapıp aslında hiç dinlemeyen büyüklerin dünyasını incelikle yansıtan Ding Dong! Kapıda Biri mi Var?, hayallerine sımsıkı sarılan çocuklar ile işi başından aşkın yetişkinler arasındaki iletişim kopukluğuna vurgu yapan, sevimli mi sevimli bir öykü.   
Ding Dong! Yoksa birini mi bekliyordunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cadef62-63f0-4778-a8a4-509a1691ce44.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MSÜ Yeni Nesil Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 MSÜ Yeni Nesil Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dbc71bb-3535-4c82-a225-a95d42d9f1c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Neşe</image:title>
            <image:caption>Küçük, kapı dürbününden baktı. 
Kapıda duruyordu bir yabancı! 
“Kim o?” diye sordu önce. 
Tavuk cevap verdi sevinçle: 
“Merhaba, ben Neşe!” 
 
Bir sincap, adı Küçük. Evde işlerle uğraşırken pek sevinçli ve mutlu. Üstelik bir meşe palamudu beliriveriyor ayağının ucunda. Küçük tam meşe palamudunu ağzına atacakken kapı çalıyor. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir tavuk! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın neşe duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05d955ec-5a1d-4379-b66e-b47abafb164a.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Öfke</image:title>
            <image:caption>Küçük, düşündü, taşındı. 
Hayır, gergedanı çağırmamıştı. 
Gergedan tanıttı kendini: 
“Öfke diye çağırırlar beni.” 
 
Bir sincap, adı Küçük. Herkes ona “Küçük” dediği için spor yapıp güçlenmeye karar veriyor. Ama hemen boyu uzamadığı ve güçlenemediği için de çok ama çok öfkeleniyor. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir gergedan! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın öfke duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6318801-1282-40e9-a9d4-434ba1b5a7bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Hayret</image:title>
            <image:caption>“Buyurun, kimi aradınız?” 
“Beni siz çağırdınız.” 
“Adınızı bile bilmiyorum.” 
“Adım Hayret, içeri giriyorum.” dedi koala. 
 
Bir sincap, adı Küçük. Televizyonda robotlarla ilgili çizgi film izlemeye karar veriyor. Küçük “Acaba ormanda da her şey böyle olsa nasıl olur?” diye hayal ederken uykuya dalıyor. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir koala! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın hayret duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/902cccbc-f6a7-440f-9718-8fa052b4107c.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Dehşet</image:title>
            <image:caption>Tam o sırada kapı çaldı: “Tık tık tık!” 
Kirlenmişti Küçük, toz içindeydi. 
Yine de açtı kapıyı. 
Baykuş kendini tanıttı: 
“Merhaba benim adım Dehşet!” 
 
Bir sincap, adı Küçük. Soğuk bir kış gününde karnı çok acıktığı için sakladığı yiyecekleri aramaya başlıyor. Küçük, yiyeceklerini bulamadığı için dehşet içinde. Ve tam o sırada bilin bakalım hangi davetsiz misafir ziyaretine geliyor: Bir baykuş! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın dehşet duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0ad5a9-274f-4e15-a4c8-b9282953a57f.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Hüzün</image:title>
            <image:caption>“Oo, sonunda gelebildin!” dedi küskünce. 
“Sen de kimsin?” diye sordu Küçük hayretle. 
“Benim adım Hüzün.” dedi fil sakince. 
 
Bir sincap, adı Küçük. Fındıktan fırıldağıyla dışarı oynamaya çıkan Küçük, fırıldağını yaramaz köstebeğe kaptırıyor. Üzgün bir şekilde eve döndüğünde bilin bakalım hangi davetsiz misafir onu karşılıyor: Bir fil! 
 
Firdevs Kapusızoğlu’nun kaleminden küçük okurlarımızın hüzün duygusunu keşfetmelerini sağlayacak sıcacık bir öykü. Haydi şimdi kitabın kapağını usulca aç ve güzel cümlelerle kendini keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ced3869-c167-405b-97c2-52cd8e2e61cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçların Diyalektiği</image:title>
            <image:caption>Belki de bir salkımsöğüttüm, bir çığlık hiçbir dile sığmayan 
Yahut her sabah doğan güneşe yepyeni bir kamaşma 
Göğ mavisi gözüm göğsüm saçlarım düz yeşil deniz Eminim beni buradan gelip geçerken hiç ama hiç görmediniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd68ee4f-b9ed-48d2-bf05-1f7e2b8ecbec.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin - Bana Damdan Düşeni Getirin</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca çağları aşıp günümüze gelir, bir zamane mizah yazarına rehberlik eder, elinden tutar ve ruhani tekamülüne vesile olursa… 
 
İşte böyle bir roman NasReddin. İçimizden birinin, modern zamanların ruhani ve toplumsal yaralarıyla mâlûl, yolunu kaybetmiş, kaybolmuş bir insanın kendini tanıma ve bulma yolculuğu. Bu yolculukta Nasreddin Hoca, bilgeliğin ve irfanının temsilcisi olarak tıpkı bir kimyager/simyacı gibi kahramanımızın olgunlaşma yolundaki büyük arayışında yol arkadaşı oluyor, onun ölüp tekrar dirilmesine şahitlik ediyor. 
 
Bu kitabın içinde İstanbul’un sosyolojik dönüşümü de var, tasavvuf bilgeleri de var, felsefe de var, yüksek dozda psikoloji ilmi de var, mizahın en karası da… 
 
Yeni bir tabirle söyleyecek olursak bir  nevi &apos;İlim-Kurgu’ romanı! Büyülü bir gerçekçilik. 
Şehrin tehlikeli çatlaklarına sıkışmış bir mizahçının dibe vura vura kendi ruhunu kurtarma macerası… 
  Ezcümle; NasReddin okuyucuyu, şehrin ve insan kalmaya çalışmanın jiletli mengenesinden kurtarıp, ferahfeza bir âleme çıkarıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc990a9c-04de-4f7f-9a14-15bb517423b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Oksijen ve Rüyalar</image:title>
            <image:caption>Madem her şey rüya 
Eteklerimde kızıl çanlar 
Oksijen ve die world 
Riskli bir mızrağı kavrıyor ellerim 
Birazdan mutlaka incinir bir şeyler 
Neredeysem, hangi okyanusta 
Hiçbir yere ait değil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b932e1-b720-4cd5-93be-11c0c5ffdc56.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır</image:title>
            <image:caption>“Bundan sonra ayrılamayız,  
birbirimizin avucunun içindeyiz artık.” 
 
Pietro ve Teresa birbirine âşıklar. 
Bir tartışmadan sonra akıllarına bir fikir gelir:  
Birbirleriyle kimseye söylemedikleri bir sırrı paylaşma kararı alırlar. 
Böylece sonsuza kadar birlikte kalabileceklerdir. 
 
Tabii, işler hiç de düşünüldüğü gibi gitmez.  
Kısa bir süre sonra ayrılırlar. Ama bitmiş bir ilişki, sonrakinin fitilidir. 
 
Pietro bir başkasına âşık olur. 
Ancak Teresa’yla paylaştığı sırrın gölgesi peşini bırakmaz. 
Bu sır, “dikkatli ol” diye seslenen bir uyarıdır adeta. 
Çünkü… 
 
İtalya’nın en büyük hikâye anlatıcılarından Domenico Starnone, insanları ve ilişkileri irdelemeye devam ediyor.  
S›r, en savunmasız olduğumuz anların  
en tehlikede olduğumuz anlar olduğunu söyleyen;  
duygusal ilişkileri yürütmenin zorluğuna, birine karşılıksız güvenmenin mümkünatına dair kışkırtıcı bir roman. 
 
Sahi Kitap İtalya’nın yaşayan en büyük yazarlarından Domenico Starnone’yi Türk okuruyla buluşturmaya devam ediyor. 
 
 
“Gerçekten onun kadar iyi, onun kadar ilginç, onun kadar güzel,  
onun kadar güçlü kurmaca yazan kimse yok.”   
– Jhumpa Lahiri 
 
Anahtar kelimeler : Roman, aşk romanı, gizem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2438e5b9-9867-4b44-9e33-0c1cddd94330.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Bir Zamandır</image:title>
            <image:caption>Tesadüfler çabuk geçiyor 
Biraz burada kalmalıyım 
Güle güle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b789bc-1a5d-4faa-b0b7-5f96f359d5ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji ve Antropoloji - 1</image:title>
            <image:caption>Büyü, tanımı gereği, bir inanç konusudur. Kendi ögelerinden daha gerçek olduğu gibi, genellikle büyüye olan inanç da onun ögelerine olan inançtan daha köklüdür. Genellikle bu inanç, tüm toplumda mekanik biçimde yayılmış durumdadır; doğumdan başlayarak paylaşılmaktadır. Burada büyüye olan inanç, bilimsel inançlardan farklı değildir. Bu alanda araştırma yapan çoğu kuramcı yazarlar, özel konulardaki görüş ayrımları bir yana, büyünün bir tür “bilim öncesi bilim” olduğunda görüş birliği içindedirler. Büyünün önce arı bir durumda var olduğu, insanın başlangıçta yalnız büyüsel terimlerle düşünebilmekte olduğu varsayılmaktadır. İlkellerin tapınmalarında ve halk kültüründe büyüsel törenlerin başat yer tutması, bu varsayımı doğrulayıcı önemli bir kanıt sayılmaktadır. Ayrıca totem törenlerinin tümden büyüsel nitelik taşıdığı söylenen kimi Orta Avusturalya oymaklarından büyünün hâlâ bu durumunu sürdürmekte olduğu belirtiliyor. Büyü, böylece ilkel insanın hem tüm gizemsel yaşamını, hem de tüm bilimsel yaşamını oluşturmaktadır. Örneğin; kimi halkbilimciler, Malezyalıların eski tarımsal törenlerini büyü olarak görmektedir. Dinin, düşünsel ögeleri aracılığıyla, doğa öteselliğe yönelmesine karşın, somut gerçekliğe daha düşkün olarak betimlenen büyü, doğayı tanımaya önem verir. Bilimlerin bir bölümünün, özellikle ilkel toplumlarda büyücüler tarafından geliştirildiği kesindir. Eski Yunan’da simyacı büyücüler, yıldız falcısı büyücüler, Hindistan ve başka yerlerde de olduğu gibi, gök bilimin, fiziğin, kimyanın, doğa tarihinin kurucuları ve çalışanları olmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/640800fd-03b5-4fab-adbd-5a1357cb1178.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Tuhaflığı</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeyi UFO’larla, kara deliklerle, katil robotlarla ve pek kötü kokan uzaylılarla dolu, galaksiler arası bir macera sanıyor olabilirsiniz.
Haklısınız da.

Ama hikâyenin büyük bir bölümü Jake adlı bir çocuk, onu sürekli utandıran babası ve akıl almaz bir soruyla ilgili…

Evrende gerçekten yalnız mıyız?
 
Çok sevilen Albie Brıhgt&apos;ın Sayısız Dünyası kitabının yazarı, pozitif bilimlerle çocuk edebiyatını ustaca birleştiren Christopher Edge bu kez adını David Bowie&apos;nin Space Oddity parçasından alan, ilginç bilgilerle dolu heyecanlı bir macerayla karşımızda.
 
Övgüler:

&quot;Parlak, zekice yazılmış bir kitap... bir tutam mizah ve bolca duygusal zeka ile süslenmiş.&quot;
                                                                    The Times, Children&apos;s Book of the Week
 
&quot;Bilimin yanında gülmeyi de seviyorsanız, bu eğlenceli uzay macerası tam size göre.&quot;
                                                                                                          The Week Junior

&quot;Edge&apos;in son derece orijinal kitapları bilim ve heyecanı bir araya getiriyor; bu sefer bir uzay
macerasında işin içine komediyi de katıyor.&quot;
                                                                                                             The Bookseller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09513280-6f33-4a3a-8fb2-8dd304d1aaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gandhi’nin Sağlık Rehberi</image:title>
            <image:caption>Gandhi, yaşamının bir döneminde sağlık sorununa ayrı bir önem vermiştir. İngiltere’de bulunduğu sırada, yeme içme konusunda kendi düzenini yaratmak zorundan kaldığından, edindiği deneyimlerinin oldukça güvenilir olduğunu söyler. Bu deneyimlerden ulaştığı kimi kesin sonuçları okuyucularının yararına sunmak için yazıya dökmüştür. “Tedbir tedaviden iyidir” düşüncesiyle, hastalığı sağlık yasalarına uyarak önlemenin, diğer yöntemlerden çok daha kolay ve güvenli olduğunu savunur. Milton’ın dediği gibi, zihin bir cenneti ya da cehennemi yaratabilir. Hastalık yalnızca eylemlerimizin değil, düşüncelerimizin de sonucudur.  Ünlü bir doktorun söylediği gibi, çiçek hastalığı, kolera ve veba gibi hastalıkların korkusundan ölenlerin sayısı, bu hastalıklardan ölenlerden daha fazladır. Gandhi’nin Sağlık Rehberi, bu ve buna benzer görüşler çerçevesinde Gandhi’nin yaşadığı çağın ve kültürün özelliklerini günümüz insanına aktarması açısından sıra dışı ve özgün bir eser olarak kendine özel bir yer bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf33f84-e0fc-42d5-8b9f-a5d4d95fc7a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Basketbolcularda Modifiye Edilmiş Nba Draft Testlerinin Türkiye Normatif Değerleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
     1.GİRİŞ 
 
     2.AMAÇ 
 
     3. YÖNTEM 
 
     4. BULGULAR 
 
     5.TARTIŞMA 
 
     6. SONUÇLAR ve ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe376b1-924e-4c59-81f8-bdb01ac904d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Ve İletişim Bilimlerinde Yenilikçi Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
SPORDA ŞİDDET 
 
DİJİTAL YAYIN PLATFORMLARI ÖZELİNDE TÜRK DİZİ SEKTÖRÜNÜN YAPISAL 
 
DÖNÜŞÜMÜ: EXXEN VE NETFLİX ÖRNEĞİ 
 
ÖĞRETMEN ADAYLARININ DUYGUSAL İLETİŞİM BECERİ DÜZEYLERİNİN SPORTİF 
AKTİVİTE VE FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
GAZETECİLERİN PERSPEKTİFİNDEN GELENEKSEL VE İNTERNET GAZETELERİ 
ARASINDAKİ HABER AKTARIM FARKLARI 
 
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ KAMPÜSÜNDE REKREATİF VE SPORTİF AMAÇLI 
ORYANTİRİNG PARKUR KAZANIMI (ABDEP) 
 
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN SIKINTIYA DAYANMA TÜRLERİ İLE ÖFKE İFADE TARZLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
SPOR YAPAN VE YAPMAYAN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN SALDIRGANLIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
KASSAL HİPERTROFİDE HORMONEL ADAPTASYON 
 
SPORUN KÜRESEL DÖNÜŞÜMÜ 
 
TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN EGZERSİZ REÇETESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f37ea3b1-34f3-4c39-a8df-66b9affd224c.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz</image:title>
            <image:caption>HAYATIMIN EN KÖTÜ DOĞUM GÜNÜNÜ YAŞIYORDUM VE GÜN HENÜZ BİTMEMİŞTİ. EVE GELDİĞİMDE ERKEK ARKADAŞIMI BAŞKA BİR KADINLA BİRLİKTE BULDUM.
 
Birkaç saat içinde tüm hayatım altüst olmuştu; sarhoş, evsiz ve sonsuza kadar bekâr kalmaya yeminliydim. Tam o sırada tehlikeli derecede çekici Seelie Kralı benim gibi perileri aramak için şehre gelmişti. Seelie Kralı Torin, eski bir geleneği devam ettirip kraliçesini seçmek için bir yarışma düzenlemişti. Fakat açıklamadığı sebeplerden dolayı Torin gerçek bir evlilik değil, göstermelik bir tören peşindeydi. Sarhoşken ona hakaretler savurduğumda kralın dikkatini hemen üzerime çektim. Torin bana turnuvaya katılmam için çok iyi bir teklif sunduğunda “Kaybedecek neyim var ki?” diye düşünmüştüm. Kısa süre sonra cevabın “hayatım” olduğunu öğrendim. Rakiplerim taç için öldürmeyi bile göze almışlardı.
 
Ayrıca, Torin ve karşı konulamaz cazibesiyle ne kadar çok zaman geçirirsem, her şeyin sahte olduğunu hatırlamak o kadar güçleşiyordu. Şimdi, hayatım –ve kalbim– tehlikedeydi.
 
“Ava&apos;yı sarhoş olup Peri Kral’a hakaret ettiği anda sevmeye başladım ve o andan itibaren Peri Ülkesi’nde beni içine çeken tonlarca cinsel gerilimle dolu, vahşi bir yolculuğa çıktım.”
-Washington Post çoksatan yazarı, K.F. Breene
 
“Gurur ve Önyargı&apos;nın Peri Ülkesi’nde geçmesi durumunda neler olacağını düşündüren birkaç sahne de içeren, tutkulu ve eğlenceli bir hikâye.”
-Washington Post çoksatan yazarı, Shannon Mayer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b474eabe-a594-42b8-86bd-3de9de6f4094.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Çocuk ve Onursuz Kahramanlar (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>BÜTÜN KAHRAMANLARIN SÜPER GÜÇLERİ YOKTUR.   İnanmıyor musunuz yoksa? Murph Cooper bunun kanlı canlı örneği.
 
Murph Cooper, Normal Çocuk olduğundan beri Süper Hiçler’le birlikte kötü adamları yakalayıp duruyor. Ancak kahraman olmak hiç kolay değil; özellikle de destansı maceralarınızı kimseye anlatamıyorsanız.
 
Ancak kahraman olmak gitgide zorlaşıyor. Çok gizli, uzak bir hapishanede, dünyanın en çok korkulan süper kötüsü otuz yıllık sessizliğini bozuyor.
 
İlk kelimeleri ise:
“Normal Çocuk’u bana getirin!”        
Radyo programcısı GREG JAMES ve CHRIS SMITH tarafından yazılan eğlenceli serinin ikinci kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2675a41-49bb-4cc8-8312-6dc2479088a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Napolyon</image:title>
            <image:caption>III. Napolyon 1848’de cumhurbaşkanı seçildi ve anayasaya bağlılık yemini etti, 1851’de yeminine ihanet ederek bir darbeyle meclisi feshetti, ülkede baş gösteren ayaklanmayı kanla bastırdı, bu kanlı hareketin ardından gelen baskı ortamında plebisit yaparak kendini on yıllığına cumhurbaşkanı seçtirdi, askeri ve mülki görevlere adamlarını yerleştirerek kendine biat edenlere servet dağıttı, ardından kendini imparator ilan etti. İktidarı döneminde basın özgürlüğünü ve bağımsız yargıyı yok etti, cumhuriyetçi hocaları üniversiteden attırdı, grevlere yasak getirdi. Dış politikanın da tek karar vericisi olarak Rusya, İtalya, Meksika ve Prusya’ya savaş açtı. Bu son savaşta Prusya’ya esir düştü. İmparatorluktan azledildi, 1870’te Fransa’da Üçüncü Cumhuriyet kuruldu. III. Napolyon sürgün hayatı yaşadığı İngiltere’de öldü. 
III. Napolyon’un darbesine şiddetle karşı duran, sonrasında Fransa’dan kaçmak zorunda kalan ve Üçüncü Cumhuriyet’in ilanına kadar sürgünde yaşayan Victor Hugo’nun 1852’de yayınladığı ve bir haykırış olarak nitelediği bu kitap, matbuat tarihinin en keskin siyasi yergilerden biri, despot bir lider karşısında cesur bir isyan, cumhuriyetçilik ruhunun ders kitabıdır. 
“Adalet Sarayı’nda kim oturuyor? Vazifeyi suiistimal. Peki ya hapishanelerde, hisarlarda, hücrelerde, sığınaklarda, zindanlarda, Lambessa’da, Cayenne’de, sürgündekiler kim? Yasa, şeref, akıl, özgürlük, hak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779fd8cd-2aad-4dbb-9b62-cf39b244b033.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabırsız Yürek</image:title>
            <image:caption>Sabırsız Yürek, Stefan Zweig’ın “tamamlanmış” tek romanı. Yeni bir savaşın başlamasına kısa bir süre kala, Avusturya ve Macaristan sınır bölgesinde bir garnizon kasabası. Genç Teğmen Hofmiller, zengin Macar Lajos von Kekesfalva’nın şatosundaki davette tanıştığı Kekesfalva’nın yeğeni İlona ile dans ettikten sonra, kızı Edith’i de dansa kaldırmak ister. O anda yapmış olduğu “gaf” kaderlerini belirleyecektir. Çünkü Edith felçlidir ve tekerlekli sandalyeye mahkûmdur. Hofmiller içine düştüğü vicdan azabıyla Edith’i sık sık ziyaret etmeye başlar. Ziyaretler çoğaldıkça kız teğmene âşık olur. Her ne kadar Edith’e duygusal bir yakınlık hissetmese de, içine düştüğü girdabın etkisiyle kızla nişanlanmayı kabul eden Hofmiller, yakın çevresine tam aksini söyler. Büyük bir trajediye varacak yolun taşları böylece döşenmeye başlayacaktır. Vicdan azabı, minnettarlık, başkalarını memnun etme ve beğenilme hissi, zengin sosyal çevrenin cazibesi gibi kader çizgisini belirleyen insani haller ve bunların ne kadar önemsiz olduğunu ortaya koyacak savaşın dehşeti... Zweig’ın elinde muazzam bir romana dönüşecek tüm unsurların bir arada olduğu bir eser. 
“Ah, Tanrım. Edith sizin sırf onun için geldiğinizi düşündü hep... Sırf o nedenle bize geldiğinizi. Ben... ben hiç inanmadım buna, çünkü siz öyle... öyle rahat, öyle doğaldınız... çok içtendiniz. Ta başından beri ona olan ilginizin nedeninin merhamet olmasından korktum. Fakat zavallı kızı nasıl uyarabilirdim, onu mutlu eden bu düşüncenin bir çılgınlık olduğunu ona nasıl söyleyebilirdim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79930148-2a33-4f29-b1c7-969190235af6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Nefsimi Temize Çıkarmam</image:title>
            <image:caption>“Çok yemek, Allah’tan gafil olmanın ve haddi aşmanın kaynağı ve başlangıcıdır. Bu bakımdan nefis, açlıkla uysallaşıp kırıldığı kadar başka hiçbir şeyle uysallaşıp kırılmaz. Aç kalan nefis, sahibine karşı sakinleşir ve ondan korkar. Âcizliğini ve zelilliğini anlar. Zira kuvveti zayıflamış, elinden kaçan birkaç lokma yüzünden hileleri oldukça daralmış, içemediği bir yudum sudan dolayı da dünya kendisine zindan kesilmiştir. İnsanoğlu nefsinin zelilliğini ve âcizliğini anlamadıkça mevlasının izzet ve kahrını göremez. İnsanoğlunun saadeti ancak daimi olarak nefsinin zillet ve âcziyetini anlayıp, mevlasının izzet, kudret ve kahrını bilmesindedir. Bu bakımdan insanoğlu daima aç, mevlasına muhtaç ve mecbur olduğunu bilmeli ve bundan zevk almalıdır.” 
*** Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “nefs, gurur, kibir, şükür” kelimelerini merkeze alıyor. Bu kelimelerin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5022acee-dcf1-42df-aceb-69da87d6c986.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Hatıralarla Necip Fazıl</image:title>
            <image:caption>Onu birçok kişi yazdı. Ama onların çoğu görmeden, dinlemeden, tanımadan, okumadan yazdı. Çoğu zaman bir yanıyla yazıldı. Hatta gizli, açık karşıtlık duyguları ya da kıskançlık hasedi ile yazıldı. Bu yüzden de anlaşılması zorlaştı. 
Bu eser, yaşanmışlıklardan hareket etti. Teoriden, tahminden, yorumdan çok, hatıralara dayandı. Ondan geriye kalanlar unutulmasın, manevi cihadın basın dünyasındaki mühim bir unsuru ve edebiyat tarihinin şanlı Üstadı geleceğe taşınsın diye yazıldı… Fırtınalı bir arayış macerasından sonra sımsıkı inanıp bağlandığı Allah (c.c.), taksiratını affetsin ve onu rahmetine gark etsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032ccb30-9a78-4047-b6e1-a006e082b848.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Örgütlerinde Sosyal Sermaye ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Eğitim ve öğretimde başarının sırrı, bilgiyi sunanla alan arasındaki sevgi, saygı, anlayış ve güvenin derecesindedir. Bunlar ne kadar kuvvetli olursa sonuç o kadar memnuniyet verici olur.
-Prof. Dr. Mümtaz Turhan
Eğitim Örgütleri ve Sosyal Sermaye bağlamında aşağıdaki sorulara yanıt aramak düşüncesiyle yola çıkılmıştır.
- Okulların sahip oldukları Sosyal Sermaye nedir?
- Okullar Sosyal Sermayenin üretimi ve devam ettirilmesini nasıl sağlayabilirler?
- Okullar Sosyal Sermayenin lokal, milli ve uluslararası anlamda zenginleştirilmesine nasıl katkıda bulunur?
- Geleceğin okul liderlerinin ihtiyaç duyacakları Sosyal Sermaye liderliği nasıl geliştirilebilir?
- Okul liderleri Sosyal Sermayeyi üretecek okul örgütlerini nasıl kurabilirler?
Eğitim örgütleri insan unsurunun en baskın olarak hissedildiği örgütlerin başnda gelmektedir. insanın olduğu yerde estetik, sevgi, saygı, anlayış ve güven gibi bir takım kavramların eksikliği, orada verimsizliğin, üretim yetersizliğinin ve tükenmişliğin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Teknolojinin ve insan unsurunun tek başna karşlayamayacağı bu yetersizliklerin ancak Sosyal Sermaye unsuruyla giderilebileceği öngörülmektedir. Eğitim örgütlerimizin son yıllardaki görüntüsü bize Sosyal Sermaye unsurunun ele alınması gerektiği düşüncesini kazandırdı. Bu düşünceden hareketle insanla işi olanların, estetik değerlerle donanması, sevgi, saygı ve güvene değer vermesi gerektiğini kabul ederek; eğitim örgütlerinin başarıya ulaşmada oynayacakları rolü irdelemeye çalıştık.
Takdir edilecektir ki, konu oldukca geniş ve farklı boyutlarda kendini göstermektedir. Bu çalışma böyle bir konuyu çalışma alanına çekmeyi hedeflemek gibi bir vizyonu barındırmaktadır. Bu konudaki başarı, eğitim örgütlerinde varlığı çok az hissedilen Sosyal Sermaye konusunun varlığını kısmen de olsa gündeme getirme çabasıyla ölçülecektir. Kitabın okuyanlara ve eğitim alanında uygulayıcılara yeni ufuklar kazandırmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77162cc1-d1d1-4d61-b7c5-669480cecb53.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan 1. Ahmed İçin Tertip Edilen Şiir Mecmuası: Medh‐i Sultan Ahmed</image:title>
            <image:caption>Sanatın  ve  sanatçının  hükümdar  tarafından  desteklendiği  bir  toplumda şairleri padişahlara kasîde sunmaya teşvik eden âmillerin başında çoğunlukla kendilerine  hami  arama,  himaye  edilme  ya  da  şöhret  bulma  isteği gelir. Şairlerin  hükümdarlara  övgü  maksadıyla  yazdıkları  bu  çerçevedeki  şiirler genel  bir  adlandırma  ile kasîde  olarak  tanımlanır.  Yayıma  hazırladığımız  bu mecmûa  da  böyle  bir  zeminde  üretilen  şiirleri  ihtiva eden  ve  Sultan  I. Ahmed′in  emriyle  sekbanbaşı  görevini  yürüten  Ömer  Ağa  tarafından  tertip edilmiş bir kasîde mecmûasıdır. Mecmûada Sultan I. Ahmed’in himaye ettiği, çoğu  saray  görevlisi  yahut  bürokraside devlet hizmeti  gören  38  şair tarafından  yazılmış  217  şiir  bulunmaktadır.  Mecmûanın  muhtevası  genel olarak Sultan I. Ahmed′in  şair çevresinin ona övgü içeren şiirlerinden oluşsa da,  padişahın  seyahatleri,  şehir  ziyaretleri, avlanması,  imar  faaliyetleri şairlerin  tanıklığında  anlatılmaktadır.  Bu  yönüyle  mecmûa  Sultan  I.  Ahmed dönemine çeşitli yönlerden ışık tutan bir belge niteliği de taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164f16c5-b738-4b0f-b2ae-72d215f39cab.jpg</image:loc>
            <image:title>Tercüme‐i Gülistan‐ı Sa&apos;di: Gülistan Tercümesi</image:title>
            <image:caption>Fars  edebiyatının  önde  gelen  şair  ve  nâsirlerinden  Sa‛dî‐i  Şîrâzî’nin  en kıymetli eserlerinden biri olanGülistan, dünya edebiyatını olduğu kadar Türk edebiyatını da tesiri altına almış ve 14. yüzyıldan bu yana eserin Türkçeye pek çok  tercüme  ve  şerhi  yapılmıştır.  Çalışmamızın  konusunu  teşkil  eden Tercüme‐i  Gülistân‐ı  Sa‛dî  de eserin  kayda  değer  tercümelerinden  biridir. Ahmed  Sâʼib‐‛İzzet  tarafından  hazırlanan  ve  Sultan  Abdülazîz’e takdim edilmek üzere kaleme alınan tercüme; 1292/1875’te İstanbul&apos;da Yahya Efendi Matbaasında Arap harfleriyle neşredilmiştir. Gülistân’ın manzum kısımlarının nazmen, mensur  kısımlarınınsa  nesren  tercüme edildiği  bu eser; eksiksiz  ve ilavesiz  bir  çeviri  olmasının  yanında,  eserin  orijinal  metnine sadık  kalınarak yapılan  bir  tercüme olması  bakımından  da  kıymetli  bulunmuştur.  Bugüne kadar  Latin  harfleriyle  neşri  hazırlanmayan  Tercüme‐i Gülistân‐ı  Sa‛dî,  bu çalışma vasıtasıyla bilim dünyasının ve okuyucunun dikkatine sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c509661-11b2-4861-83a6-b7308604d3bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankırı İli Şabanözü İlçesi Kamış Köyü Monografisi</image:title>
            <image:caption>Orta Asya’dan getirilen kültür birikimini Anadolu kültürüyle harmanlayarak kendine özgü bir kültür ortaya koyabilen Kamış köyü Anadolu’nun renkli coğrafyalarından biridir. Kamış köyü uzun yıllar dışa kapalı toplum olarak kültürel değerlerini korumuş ancak değişen yaşam biçimleri, teknolojik ge­lişmeler, iç ve dış göçler gibi sebeplerle kültürel değişimden etkilenir olmuş­tur. Köy kültürünün şekillenmesinde İslâmî inanç ve düşünce yapısı belirgin olmakla birlikte düğünlerde yakılan Sinsin ateşi, su, ateş, ağaç ve türbeler etrafında gelişen halk inanışları, doğum, evlilik ve ölüm gibi geçiş dönemi uygulama ve pratikleri, çocuklara verilen isimler, kurşun dökme, nazar, gele­neksel oyunlar ve daha birçok kültürel unsur Orta Asya Şamanizm inanç ve düşünce sisteminden izler taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a3021db-967b-4e19-9133-33457a3a0319.jpg</image:loc>
            <image:title>Anketler / Soruşturmalar Işığında Türk Edebiyatı’nın İç 100’ü (5 Cilt Takım) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele’nin başladığı yıllardan 1980’li yılların başına kadar olan anketleri/soruşturmaları; Türk edebiyatının Cumhuriyet yıllarındaki gelişimini, sorunlarını/edebî eserlerin bir yönüyle dışarıda kalmış yönlerini, sanatkârlarının da edebî eserlerde görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran anketlerin başlığı bu sebeple “Türk Edebiyatının İç 100’ü” olarak belirlendi. “Yüz” sözcüğünün yazıyla değil rakamla yazılması ise anlaşılabileceği gibi Cumhuriyet’in yüzüncü yılını, fakat diğer taraftan kitapta bulunan 100 anketi ifade etmesi için tercih edildi.
 
1920’li yıllardan itibaren yayımlanmış Akşam, Anadolu, Bugün, Cumhuriyet, Haber, İkdam, Kurun, Milliyet, Son Posta, Ulus, Tan gibi onlarca gazetenin gün gün macerasını; diğer tarafta Akbaba, Büyük Doğu, Dost, Edebiyat Dünyası, Kaynak, Muhit, Papirüs, Pazar Postası, Servet-i Fünûn, Türk Dili, Varlık, Yeditepe, Yeni Adam, Yeni Edebiyat, Yücel gibi yüzlerce derginin milyonlarca sayfa tutan tüm sayılarını gözden geçirerek hazırlanmış olan elinizdeki çalışma ile Türk edebiyatının bilindik simalarının yanı sıra, devrinde hayli ün yapmış ama bugün unutulmuş pek çok sanatkârın da yaşadığını göreceksiniz. Hatta Bülent Ecevit’ten, Zeki Müren’e ve Münir Özkul’a değin pek çok ismin edebiyata ilişkin fikirlerini okuma fırsatı bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1039870e-6164-4a89-adc3-0afbeb7bd824.jpg</image:loc>
            <image:title>Kök Değerler Bağlamında Tûtî-Nâme</image:title>
            <image:caption>Masal ve hikâye türünün sentezlendiği mensur bir halk ürünü olan Tûtî-nâme’de yer alan kök değerler (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik) ile bu değerlere bağlı alt değerlerin tespiti, bunların okuyucuya nasıl aktarıldığının incelenmesi, değer eğitiminin etkili bir dil ve sosyal bir yöntemle kazandırılmasında Tûtî-nâme’nin bir materyal olarak kullanılmasının uygunluğunun ortaya konması bu çalışmanın temel amacıdır.

Değerlerin edebî eserler aracılığıyla nasıl aktarıldığını tespit etmek amacıyla hazırlanan bu çalışmanın Türkçe alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Özellikle değerlerin hangi yöntemlerle okuyucuya iletildiğinis göstermesi bakımından bir boşluğu dolduracağını düşündüğümüz bu çalışmanın, alana yeni bir bakış açısı kazandıracağını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae23315e-9ee6-45e9-b123-1e9814a462cb.jpg</image:loc>
            <image:title>ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı - Eski Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 20 deneme ve çözümleri ile Denemeler Sözlüğü, ikinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; yer almaktadır.
12x20 şeklinde toplam 240 soru ve bunların detaylı çözümlerini içeren bu kitap, KPSS&apos;nin Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine girecek Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri için hazırlanmıştır.
İlk bölümde 20 deneme ve her denemenin ardında ilgili denemenin detaylı çözümüne yer verilmiştir. Soru çözümlerinde mümkün oldukça açıklayıcı bir tutum izlenmiş, cevap olmayan seçeneklere dair bilgiler de paylaşılmıştır. Böylece bu kitaptaki açıklamalarla soruyu çözenin bir başka kaynağa bakmadan cevabını kontrol etmesine imkân sağlanmaya çalışılmıştır. Denemelerin sonuna kitaptaki metinlerde en çok kullanılan kelime ve terimleri içeren bir sözlük hazırlanmıştır. Burada da tekrarlarla kelime bilgisine katkı sağlamak amaçlanmıştır.
İkinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; başlığı altında bu sınavlarda en çok karşılaşılan konuların özetlerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33fb89e2-31ba-483b-8029-8d429e1d560d.jpg</image:loc>
            <image:title>ÖABT Türkçe - Eski Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 20 deneme ve çözümleri ile Denemeler Sözlüğü, ikinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; yer almaktadır.
8x20 şeklinde toplam 160 soru ve bunların detaylı çözümlerini içeren bu kitap, KPSS&apos;nin Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine girecek Türkçe Öğretmenleri için hazırlanmıştır.
İlk bölümde 20 deneme ve her denemenin ardında ilgili denemenin detaylı çözümüne yer verilmiştir. Soru çözümlerinde mümkün oldukça açıklayıcı bir tutum izlenmiş, cevap olmayan seçeneklere dair bilgiler de paylaşılmıştır. Böylece bu kitaptaki açıklamalarla soruyu çözenin bir başka kaynağa bakmadan cevabını kontrol etmesine imkân sağlanmaya çalışılmıştır. Denemelerin sonuna kitaptaki metinlerde en çok kullanılan kelime ve terimleri içeren bir sözlük hazırlanmıştır. Burada da tekrarlarla kelime bilgisine katkı sağlamak amaçlanmıştır.
İkinci bölümde &quot;Tekrar Kampı Konu Özetleri&quot; başlığı altında bu sınavlarda en çok karşılaşılan konuların özetlerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c1a2d01-ff4d-436a-ab72-3ebb7aa5bced.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Uyanış</image:title>
            <image:caption>Triea-51 adlı gezegende devam etmekte olan iklimsel felaketi kontrol altına almak için yapılan deneyler, insanlığın sonsuz bir uykuya dalmasına yol açacak türden bir kelebek etkisine sebep olmuştu. Artık boş bir kabuktan ibaret olan insanlar, saykodelik bir rüya döngüsüne hapsedilmişti. 
İçinde bulundukları durumdan bihaber insanlığın kaderiyse üç kişiye bağlıydı: Ceyda, Agnes ve Scott. Bu üçlü, kimsenin tanık olamayacağı güçlerle savaşıp Dünya’yı kurtarabilecek mi? 
  Görkem Uyanık, sizi rüya ile gerçeklik arasında sürükleyici bir romanın içine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d94d30dd-e4c8-4b8c-a919-cc226678904e.jpg</image:loc>
            <image:title>Diferansiyel Denklemler Ders Notu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, geçmiş yıllarda ve günümüzde, başta GebzeTeknik Üniversitesi, Okan Üniversitesi, Gedik Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Işık Üniversitesi olmak üzere birçok kurumda yararlandığımız ders notlarımız ve sınav sorularının derlenmesinden oluşmuştur. Kitabın üniversitelerimiz mühendislik ve fen fakülteleri öğrencilerine yararlı olacağını umar, kitabın daha sonraki baskıları için yapılacak uyarı ve önerilere teşekkürü bir borç biliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dc0531b-5c75-43bd-befd-7dbf715d4c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Handbook Of Water Engineering</image:title>
            <image:caption>The inition of this book began when I vas lecturing at University of Kwazulu-Natal, Republic of South Afrika. I worked 3 years in South Afrika as a full professor between 2003-2005. It was a dream country for every Northern Hemisphere people during my youth with beautiful White sand beaches and tropical mild climate. One of the reasons could be the apartheid government in which every white people had a privileged position. This was racism of white people. I would not know what imperialism is if I had not lived in South Afrika. 
One could not believe without living there what poverty they are suffering in. The city I was living in was Durban with 4 million inhabitans on the East Coast facing Indian Ocean. 
There are Indian origin, Blacks, Boers and White people trying tol ive together with 16 languages in their constitution. They had suffered a lot during apartheid regime. Most of them are still in poverty living in shacks made of cartoon or tin of 10m² houses with no power or runnig water. That is my I decided to dedicate this book to the Blacks and Indians of Republic of South Afrika.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad57cf9-2b64-42d4-8e17-3722dcea5079.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk İnanılmazı Başaran Lider</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde çeşitli siyasal ve sosyal çalkantılara, ekonomik güçsüzlüklere, dışta işgalcilere; içeride isyancılara, işbirlikçilere, zararlı cemiyetlere, ayrıca dış destekli İstanbul Hükümeti’ne karşı uygulanan diplomasi, politika ve eylemlere karşı başlatılan mücadele, olumsuzluklar ve imkânsızlıklara rağmen, büyük fedakârlık ve özveriyle aşılarak vatan işgalden, ulus esaretten kurtarılmıştır.

Türk milleti, milli benliğine canı gibi sahip çıkıp, birlik ve beraberlik içinde yürüyerek “Kurtuluş Savaşı”nı kazanmasını bilmiştir. Yürütülen bu ölüm- kalım mücadelesinde Mustafa Kemal Paşa tarafından Türk milletinde var olan ve kullanılması akıl edilemeyen yeteneklerinin güce dönüştürülmesi başarıyı önemli ölçüde etkilemiştir. Bu nedenle gerek fert, gerek toplum olarak geçmişimizi özellikle de yakın tarihimizi bilmek bizleri zamanımızın olumsuzluklarından kurtarması ve koruması için uyanıklık oluşturacaktır.

Türk ulusu, bağımsız yaşamayı vazgeçilmezlik kabul ederek, yıllar süren harplerin ortaya koyduğu ekonomik yıkıntıya, savaş makinesinin genç ve dinamik nüfusu yok eden insan gücü kaybına rağmen, kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın her yaştaki insanıyla Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde olanaksızlıklara rağmen inanılmazı başarmış ve Cumhuriyete yani özgür yaşama kavuşmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc1942fb-564b-4576-958a-33a38d2c7f80.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Tasarım ve Teknik Sunu İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Mühendisler bilimsel bulguları mühendislik tasarımı ile pratik kullanıma dönüştürürler. Bu konuda yeni başlayanlara kaynak olabilecek başarılı mühendislerin ortaya çıkardığı bazı kurallar vardır. Mühendislik eğitimi sırasında öğrencilerin gerçek hayattaki mühendislik sorunlarının çözümüne benzeyen bir tasarım projesini gerçekleştirmeleri de zorunluluktur. Bu tip projelere kilit taşı (capstone) tasarım projeleri denir ve lisans eğitiminin son yılında yapılır. Dr. Karagözoğlu 1987 yılında Kral Abdulaziz Üniversitesi, Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği (EBM) Bölümü bitirme öğrencilerini projelerine rehberlik etmek için “Mühendislik Tasarım Yöntemleri Ve Teknik Tanıtım İlkeleri” konulu ders/seminer çalışmaları başlattı. Bu çalışma sürecinde genç mühendis adaylarına tasarım projelerinde yardımcı ve gerçek uygulamalarında da kendilerine kaynak olabilecek malzemeyi bir araya getirerek elinizdeki kitabı yazdı. Her biri örnekler ve alıştırmalarla desteklenmiş 12 bölümden meydana gelen bu kitapta verilen bilgiler çok amaçlı olup tüm mühendislik dallarında rehber olarak kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c72697-37fc-4e1f-b5b4-3decc17f8f4e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Bankacılık ve Finansman</image:title>
            <image:caption>Toplumsal temelli bir finansman hizmeti sunan ve faizsiz çalışan bir kurum, bir şirket veya teşekkülün yahut da bir bankanın nasıl kurulabileceğini kararlaştırmak en büyük güçlük ve mücâdele alanını teşkil ediyordu. Özellikle Ribâ (faiz) esasına dayalı olarak çalışan bir dünyada bu nasıl mümkün olabilecekti... ve bu faiz temelli Batılı Sistem... en az 600 yıllık bir geçmişte pek gelişmiş ve kendi standartlarını, sistem ve mahsullerini ortaya çıkarmış bulunuyordu.
Modern uygulamalı bir İslami bankacılık hareketi, 1960&apos;lı yılların başlarında Mısır&apos;da Nil deltasındaki mütevazi bir köyde... Almanya&apos;da öğrenimini tamamlamış Dr. Ahmed en-Neccâr... tarafından başlatılmıştır... Banka çalışanlarının İslam Bankacılığında eğitilip yetiştirilmelerinde Dr. Ahmed en-Neccâr&apos;ın büyük yarar ve yardımları olmuştur.
...İşte böylece 1987 yılında (ABD&apos;de) &quot;American Finance House LARIBA”yı başlatmış olduk... Bazı kimselere &quot;LARIBA&quot; deyiminin, &quot;Los Angeles Reliable Investment Bankers Associates&quot;in bir kısaltmasından ibâret olduğunu açıklıyorduk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119c0348-91b6-4bd9-a27b-d0cb07c57584.jpg</image:loc>
            <image:title>Lisansüstü Tez Yazım Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Her metnin kendine göre bir yazım kuralı ve kaidesi vardır. Sosyal bilimler alanında yüksek lisans ve doktora düzeyinde hazırlanan tezlerin yazımında da uyulması gereken temel kriterler mevcuttur. Sosyal bilimler alanında tezler, gelişi güzel yazılan serbest metinler değildir. Tezlerde ele alınan konular, sıkı bir yöntemsel disiplin içinde ele alınır ve analitik bir yaklaşımla işlenirler. Her tez, “içerik”, “yöntem” ve “estetik” gibi üç boyut üzerine bina edilir. Doktora tezlerinde ayrıca bunlara ilave olarak özgün bir tezin, teorik bir yaklaşımın, kavramsal bir çerçevenin geliştirilerek bilime, alana ya da yöntemden en az birisine katkı sağlanması gerekir. Üniversitemiz, lisansüstü programlar alanında oldukça iddialıdır. Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde 2017 yılı itibariyle 50 civarında yüksek lisans ve doktora programıyla öğrencilerimize hizmet vermekteyiz. Bu programlarda hazırlanan bitirme projelerinin, yüksek lisans ve doktora tezlerinin bilimsel araştırma yöntemlerine uygun olarak yazılması için bu Tez Yazım Kılavuzu hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d17552-b961-4861-89d6-db123fa0c8bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyetler Güzergahı İpek Yolu</image:title>
            <image:caption>İsmini Çinlilerin üretip kullandıkları, ihracata konu ettikleri ve dünyada ilgi uyandıran ipekten alan tarihi İpek Yolu, yüz yıllar boyunca Doğu Dünyası ile Orta Asya, Güney Asya, Batı Asya (modern zamanlardaki Ortadoğu) Kuzey Afrika ve Akdeniz üzerinden Avrupa&apos;nın Atlantik kıyılarına uzanan geniş coğrafyada kültür, medeniyet, barış ve refah yolu olma işlevini yerine getirmiştir. İpekyolu, dünyanın bu havzaları arasında mal, bilgi, teknoloji ve kültürel değerlerin akışını sağlamış; bu yol üzerinde mamur kültür ve ticaret merkezleri olan şehirlerin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. İpek yolu Çin&apos;in doğusundaki en uç noktasından başlayıp Kaşgar, Semerkant, Buhara, Rey, Hamedan, Tebriz, Bağdat gibi önemli medeniyet merkezlerinden ve Anadolu&apos;nun önemli ticaret ve kültür merkezleri olan şehirlerinden geçerek İstanbul&apos;da birleşen ve oradan da Avrupa&apos;nın Atlantik kıyılarına ulaşan bu yol boyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil, Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de sağlamıştır. Avrupa&apos;dan yola çıkanlar Yahudiliği, Hıristiyanlığı, Müslümanlığı, Şamanizmi, Zerdüştlüğü, kısacası tüm inançların izini sürebilir. Büyük İskender&apos;in Avrupa&apos;dan Asya&apos;ya taşıdıkları ve izlediği yollar, kurduğu şehirler de ipek yolu güzergahındadır. Hz. Yusuf (AS)&apos;ın atıldığı kuyu, O&apos;nu kuyudan çıkaran kervan ve topluluğun izi de ipek ve baharat yolu güzergahında bulunabilir. İpek yolunun baharat yoluyla kesişen güzergahları dikkate alındığında karasal alandaki Asya, Afrika ve Avrupa kıtaları arasındaki bu uzun güzergahla birlikte Büyük Okyanus, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusunu birleştiren kadim yol olarak da değerlendirilebilir. Tarih boyunca karadan ve denizden izi sürülen bu doğu-batı güzergahı 2013 yılının Ekim ayı sonunda tarih boyunca dünyanın en önemli medeniyetlerine başkentlik yapmış olan İstanbul&apos;da devreye giren Marmaray ile demiryolu bağlantısının en önemli altyapısı gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu kitapta İpek Yolu&apos;nun ilk çağlarda deve kervanlarından başlayan ve yaşadığımız dönemde Asya ile Avrupa kıtaları arasında sağlanan demiryolu (tren) bağlantısıyla taçlanan serüveni değişik boyutları ile uzmanları tarafından değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54be68d-d95e-4b89-bd3e-17d5b12b54d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan 2. Abdülhamid Dönemi</image:title>
            <image:caption>Devlet ve toplum hayatında zor zamanlar vardır. Osmanlı Devletinin en zor dönemlerinden biri de Sultan 2. Abdülhamid dönemidir. Sultan 2.Abdülhamid, devletin başında bulunduğu 33 yıllık dönemde birçok dâhili ve hârici tazyik, saldırı ve komplonun hedefi olmuştur. Buna rağmen onun hükümdarlık yaptığı dönem, Osmanlı modernleşme ve sanayileşme vetiresinin en başarılı dönemlerinden birine tekabül etmektedir. 2. Abdülhamid dönemi sadece İslam coğrafyası ve milletleri açısından değil dünya tarihi açısından da sistemik ve yapısal dönüşümlerin yaşandığı oldukça önemli bir değişim dönemidir. Siyaset, İktisat, Dış Politika, Kültür ve Eğitim tarihi açısından böylesine önemli ve hassas bir dönemi ele almak. Sultan 2. Abdülhamid’in şahsında düğümlü kalmış birçok meseleye ilmi bir metot ve yaklaşımla ışık tutma çabası bu gün bizler için olduğu gibi gelecek nesiller için de son derece önemlidir. Bu eserin temel amacı; hakikatlerin daha belirgin olarak ortaya konması ve Sultan II. Abdülhamid dönemine ilgi duyan araştırmacıların ve meraklı tarih okurlarının sorularına alanın önemli uzmanlan kanalıyla tatmin edici cevaplar sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/808f5b2e-1aa1-4265-a8e5-3cdf9a13a9c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Resilkroad</image:title>
            <image:caption>Silk Road was a network of interlinking trade routes across the Afro-Eurasian landmass. Since second century B.C., China exported silk to different countries in the west as far as the countries on the Mediterranean Coast along different routes. Turkey officially launched an undersea commuter train (the Marmaray) connecting the Asian and European sides of Istanbul on Tuesday, 29 October 2013. It seems that the Marmaray is more than just a Turkish project to improve public transportation in Istanbul, but part of the Silk Road, which has served humanity for centuries, connecting Asia and Europe. Moreover, this project will revive historical silk road. That road was not only caravan road but a road that links Western and Eastern civilisations. Nowadays China is also planning to make serious investment to revive “the New Silk Road” that will run through Central Asia and continue into Europe facilitating improved transport and trade. Globalisation generally refers to the increased interdependence of the world&apos;s economies signified by the circulation of information, money, people and goods across national boundaries. It has of late, given rise to the domination of world&apos;s market by a selected number of transnational corporations. However, since time immemorial, different countries were related to one another through geographical spread of ideas, social norms and trading commodities. This pre-modern phase of globalisation is known as “archaic globalization”. In the following years we will see that the new projects realised by the countries on the historical Silk Road will play a key role on the new integration process between the east and west as well as the north and the south. The papers in this book invite us to rethink and focus on Silkroad.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc8cd0b-8f62-427f-b377-c226614291d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Al-Ghazali</image:title>
            <image:caption>As is suggested by its title the main purpose of this study is a presentation, analysis and evaluation of al-Ghazâlî&apos;s ideas on justice and social justice. However, in the meantime we shall have an opportunity to shed some light on an aspect of his intellectual legacy that has remained almost unnoticed: prioritization of what is social, or giving priority to what is social in human behaviour, and in its religious, legal and moral evaluation. This can very briefly be summarised as considering transitive virtues more valuable or praiseworthy than the intransitive ones, and considering transitive vices more vicious or blameworthy than the intransitive ones. We shall try also to put two of al-Ghazâlî&apos;s significant approaches to religion, law and ethics in the perspective of social justice, or vice versa. One of these is his remarkable but not duly and properly appreciated approach to fardh1 kifâya. The other is his well-known approach to Maqâsid al-Sharî&apos;a and Masâlih. What is important about them here is that they are going to be treated as references for an idea of social responsibility or collective obligation/duty.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76409b86-7588-4966-9d9e-eb378a496f8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da İslam Politikaları</image:title>
            <image:caption>Avrupa geneline baktığımızda İslam’ın kurumsal temsili her ülkede farklı şartlarda ve farklı biçimlerde şekillenmektedir. Bu şekillenmede tarih, kültür, siyaset ve konjonktür kadar kurumsal düzenlemeler, Müslümanların tutumları ve kendi aralarındaki ilişkiler de etkili olmaktadır.
Eser, yedi Avrupa ülkesinde İslam’ın kurumsal temsil sorununu ve bu sorunu çözmek üzere geliştirilen İslam politikalarını ele almaktadır. Her ülkeyi inceleyen yazar hem ilgili ülkedeki Müslümanların yapısı ve bileşimi hem de ülkenin politik süreçleri hakkında bilgiler vererek konuyu etraflıca ele almaktadır. Bu ülkeler grubunun beşini; Almanya, Avusturya, Fransa, Belçika ve Hollanda olmak üzere Batı Avrupa ülkesi, ikisini ise (İsveç ve Danimarka) Kuzey Avrupa ülkesi oluşturmaktadır.
Her bir ülkeyi, bu ülkelerde bulunmuş ve yakından tanıyan uzman kişiler yazmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dedbce4-5d21-424e-bdd1-90c809d9d134.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilecik Gölpazarı Kırsal Mimari Mirası</image:title>
            <image:caption>Kırsal yerleşim bölgeleri bulundukları coğrafyadaki iklim şartlarına göre planlama gerekliliğini, yerel yapı malzemelerini kullanma geleneğini, yerli halkın günlük yaşamındaki kültürünü, sosyal ilişkilerini ve alışkanlıklarını, yapı sahibinin ve ustasının beğenilerini, inançlarını ve yaşam önceliklerini birleştiren çok zengin bir yapı çeşitliliğine sahiptir. Kırsal alanlardaki yapılar kendi özgün kimliğiyle var olmasıyla birlikte; içinde bulunduğu çevre ve toplum ile bütünleşmekte ve geçmişin izlerini taşıyan yerleşik kültürün mimarlıkla buluşmasıyla kırsal dokunun en temel öğesini oluşturmaktadır.
Kırsal mimari miras, yüzyıllar boyunca deneyimlenmiş ve yaşamın içinde şekil bulmuş oldukça fazla bilgi birikimini günümüze taşımaktadır. Geleneksel yapılarda gördüğümüz birçok çözümün bugün çağdaş olarak nitelendirdiğimiz yapılarda bulunmamasının sebeplerinden biri ise endüstri devriminden sonra mimarlık alanında yaşanan hızlı gelişmedir. Yüzyıllarca süre gelen bu bilgi birikimini, günümüzde her bilimsel alanda olduğu gibi mimarlık alanında da yeniden keşfetmeye ve tanımlamaya çalışmaktayız.
Bu çalışmaya konu olan Bilecik ilinin Gölpazarı ilçesi tarih öncesi devirlerden itibaren bir yerleşim yeri olmuştur ve bu dönemlere ilişkin Höyükler ilçede hâlâ mevcuttur. Osmanlı Beyliği’nin kurulduğu Söğüt ilçesine de yakın olan ilçe bu dönemde «Göl» adı ile anılmış ve bölge için önemli bir pazar yeri olmuştur; ayrıca İpekyolu ticaret aksında da bir uğrak yeri haline gelmiştir. Osmanlı Devleti’nin kurulması ve merkezinin İstanbul’a taşınması, İpekyolu ticaret aksının da Anadolu’da yön değiştirmesi ile pazar yeri önemini kaybetmiş; ancak ilçe Gölpazarı adıyla anılmaya devam etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/563a09a0-2943-482c-8af9-6746857f37a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Epidemik Toplum</image:title>
            <image:caption>2019 yılının sonunda Çin&apos;in Wuhan Eyaleti&apos;nde ortaya çıkan ve tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılan Covid-19 virüsü kısa bir zamanda tüm insanları adeta eşitledi ve eşit bir hayata mecbur etti. Hiç şüphesiz küreselleşmede ve iletişimde gelinen aşamanın da etkisiyle daha önceki salgınlarda tüm dünyanın aynı gündeme bu düzeyde kilitlendiği başka bir salgın hatta olay bu şekilde belki de dünya tarihinde ilk defa yaşanmaktadır.
Dünyanın bir çok yerindeki gibi ülkemizde de adeta her şey yeniden gözden geçirildi ve şekillendi. Eğitimden ticarete, turizmden siyasete kadar her alanla ilgili insanlar ve toplumlar bu süreçten etkilendi ve hala etkilenmeye devam ediyor. Dünya, önceleri de çeşitli salgın hastalıklarla mücadele etmiştir. Bunları zamanla aşmıştır. Umuyoruz ki, kısa bir zaman sonra bunu da aşacaktır. “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözü sanki bir geçekliğe dönüştü.
Covid-19 süreciyle birlikte sosyal alanda ortaya çıkan gerçekliklerin daha iyi anlaşılmasına önemli katkılar sunacağına inandığımız bu çalışma ile aile ilişkileri, izolasyon döneminde nasıl vakit geçirildiği, bu sürecin doğuracağı sosyal ve ekonomik problemleri toplumun nasıl değerlendirdiği gibi konular başta olmak üzere gündemde konuşulan birçok konu katılımcılara sorularak cevaplar alındı ve Türkiye&apos;de verilere dayalı olarak konu analiz edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a662e2d-97d0-4baa-86e7-b6425a6bea91.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam İktisadi Düşünce Tarihi (2 Cilt Takım) Ciltli</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız çağın hakim olan Ortodoks iktisat anlayışındaki iktisadi düşünce literatüründe on beş asırlık İslam dünyasının alim ve mütefekkirlerinin birikiminin yok varsayıldığını söylemek abartı olmaz. Bu konudaki bakış açısı sadece iktisadi düşünceyle de sınırlı değildir. Bu meseleyi önemseyip ciddiye alan herhangi bir kişi benzer durumun sosyal bilimlerin diğer alanları için de geçerli olduğunu kolaylıkla fark edebilir. Acaba bu doğru, tutarlı ve kabul edilebilir bir yaklaşım mıdır? Bu yaklaşımın temeli nereye dayanmaktadır? En azından batı dışındaki coğrafyalarda omuzları üzerinde sorumlu bir baş taşıyan her sosyal bilimcinin sorgulaması gereken bir yaklaşım değil midir? Bu gibi soruların sorulmasında geç kalmanın temel nedenleri nelerdir? Bu soruların hem niteliği hem niceliği arttırılabilir. Mesele gerçekten önemlidir. O zaman başta İslam dünyasındakiler olmak üzere Batı dışındaki coğrafyalarda yaşayan sosyal bilimciler olmak üzere sorumluluk sahibi her düşünen beyin bir özeleştiri yaparak kadim medeniyet havzalarındaki insanlık mirasının günümüzde yaşayan nesillere doğru ve tutarlı bir bütünlük içinde ortaya çıkarılması için yola koyulmalı ve gayretini artırmalıdır. Bu kitap bu kaygılarla ortaya çıkmıştır ve İslam dünyasındaki on beş asırlık düşünce mirasının iktisadi alandaki tezahürünü belli başlı öncü alim ve düşünürler üzerinden yansıtmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc79284-ba0e-4a18-be89-164d8779b4ef.jpg</image:loc>
            <image:title>El-Cevanib’ul-Atıfiyye Fi Hayatü’l-Enbiya: Keşf ve Taamulaat Nafsiyah</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Peygamberlerin psikolojik yaşamı üzerine bir tefekkürdür. Küçük yaşlardan itibaren Nebilerin fiziksel, psikolojik ve ruhsal gelişmelerine uygun olarak verilen nübüvvet imtihanlarının İlahi hikmetlerini inceler.
Bu kitap, psikoloji ilmini doğru bir kavrayışla Kurani görüş ve ölçüler ışığında incelemektedir. Bu incelemede Peygamberler alemine nasıl bir perspektiften bakılması gerektiğini, ilmi yönünün yanında duygusal yönüyle de bütünleştiren akademik bir çalışmadır. Batı psikolojisinin materyalist teorileri insan ilişkilerinde tamamen insan tabiatına aykırı algıları bu kitapta incelenmektedir.
Farklı olaylar karşısında insan davranışlarının yeniden gözden geçirilmesiyle Müslüman akademisyenler tarafından nadiren incelenen önemli bir fikir ele alınmaktadır. Bu inceleme insanı ataletten kurtarıp harekete geçirerek derin bir etki bırakacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f658a70e-7a95-4bf5-bbe2-3df82f46f78e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Meselesini Birlikte Konuşmak</image:title>
            <image:caption>Bu kitap neden okunmalıdır?
Türkiye’de, Ermeni sorunu konusunda pek çok çalışma yapılmaktadır. Özellikle son yirmi yılda bu konuda önemli yol kat edilmiş durumdadır. Bu çalışma, Ermeni sorunu konusunda Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarının ve uluslararası alandaki bilim insanlarının görüşlerini içerdiği için diğer çalışmalardan farklıdır. Türkiye’de Ermeni sorunu konusunda uzun yıllar çalışmalar yürütülmüş, bu alanda önemli eserler ortaya koymuş bilim insanlarının hazırladığı bölümlerin, Ermeni sorunu konusunda okuyucuda ufuk açıcı olacağına inanılmaktadır.
 
Bu kitapta;
Ermeni sorunu nedir?
Bu sorun nasıl ortaya çıkmıştır?
Sorun uluslararası boyuta nasıl dönüşmüştür?
Ermeni sorunu konusunda doğru ve yanlış bilinen şeyler nelerdir?
Ermeni sorununda olası çözüm yolları neler olabilir?
Ermeni sorunu konusunda nasıl çalışılmalıdır?
Bu konudaki gelecek perspektifi nasıl olmalıdır?
Gibi soruların cevaplarına, alanında uzman bilim insanlarının hazırladığı bölümlerde cevaplar bulabileceğiniz için bu kitap okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e5b96f-2211-4fcd-a90f-cbc050d88098.jpg</image:loc>
            <image:title>Towards a New Theory of Finance: Can Islamic Finance Be It?</image:title>
            <image:caption>This book is an attempt to discover a new theory ıf financial intermediation that restores to the financial sector and financial institutions their original function, and prevents them from causing crises in the real market. The suggested reform in financial intermediation would propose making financial intermediaries support the real sector of production and exchance instead of trading financial assets and derivatives.
The proposed reform is inspired from the principles of Islamic finance, which require finance to utilize sale, lease, and sharing contracts, and avoid playing with debts’ trading and virtual financing. If all the financial activities are rechanneled throught such contracts, the whole economy’s saving and credit creation would only be available to increase the amount of added value created in the production and Exchange sectors. It would also maket he banking activities the main focus and the only task performed by the financial institutions and financial sector.
The adoption of the Islamic finance methodology would make financial activities socially and environmentally friendly, in addition to being devolopmentally-oriented. It will also re-ad-dress the allocation of human and financial resources from derivaties and trading of debt to the real market in the form of finance and human talent availability for research and actual increase in the output of the real sector.
We present this book with the hope that it will make a real difference in changing the direction of finance and economies around the world.
All the 21 chapters are contributed by a selected team of my Ph.D. students.
Monzer Kahf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af5084c6-9f6a-4a01-9bae-d3d1e2727976.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapı Taşıyıcı Malzemelerinin Mukavemeti</image:title>
            <image:caption>Profesör Kırgız’ın bu kitabı yazarken amacı, Mukavemeti, Yapı Taşıyıcı Malzemeleri özelinde öğretmek, sevdirmek ve başlıca mukavemet kavram ve teorilerinin yapı taşıyıcı malzemelerinde geçerliliğini göstermektir. Bu amaç doğrultusunda, okuyucularım, sade bir dille yazılmış olan bu kitap içeriğinde, Mukavemetin kavram ve teorilerinin yanısıra Yapı Malzemelerinin özellikleri ve mukavemet konularının önem derecelerine göre çözülmüş sorular ve çalışma soruları bulacaklardır.
Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.
Mevlana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f614b3ea-edfb-4fa1-82f6-4aceb6823ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evkaf&apos;ul-Nukud fi&apos;l-Balkan ibbani&apos;l-ahdi&apos;l-Osmani = أوقاف النُقُودأوقاف النُقُود</image:title>
            <image:caption>Açıklama yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3406bba8-6649-4476-944f-2536f1531831.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Gıda El Kitabı ( Halal Food Handbook)</image:title>
            <image:caption>Yurtdışında özellikle gayrimüslim ülkelerde helal gıda erişimine karşı yaşadığımız sorunlar herkes tarafından bilinmektedir. Bu sorunlardan hareketle yurtdışı seyahati yapan ya da yurtdışında yaşayan ve helal gıda hassasiyeti olan bütün insanlara yönelik bir rehber oluşturmak için Helal Gıda El Kitabı hazırlanmıştır.
İslam dininin belirlediği helal gıda kurallarına uygun bilgilerin, kitap içerisinde Türkçe, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Rusça gibi farklı dillere çevirileri yapılarak helal gıdanın daha iyi anlaşılması ve karşı tarafa daha iyi anlatılması hedeflenmiştir.
Bunun yanında Türkiye içerisinde de helal sertifikalı gıda üretimi yapan firmaların sayısının artırılması ve vatandaşlarımızda da helal gıda konusunda bir farkındalık oluşturulması da amaçlanmıştır.
Helal Gıdaya Erişim, Herkesin İnsanlık Hakkıdır.
Lütfen Helal Gıda Sertifikalı ürünleri talep ediniz!!!
Doç. Dr. Aydoğan SOYGÜDEN
Prof. Dr. Hasan YETİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b17a3f-6639-4db3-9737-a01cadbe0f5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Medrese Nedir?</image:title>
            <image:caption>Günümüzün önde gelen İslam düşüncesi uzmanlarından biri olan Ebrahim Moosa, bu kitapla, İslam dünyasının en temel müesseselerinden biri olan medreseleri anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak sağlıyor. Akademik yaşamını ABD’nin Notre Dame Üniversitesi’nde sürdüren Moosa, medreseleri anlamak adına bilhassa Hindistan-Pakistan alt-kıtasında lise sonrasında hizmet veren dini öğretim kurumlarına odaklanıyor. Yazar kitap boyunca 11 Eylül saldırıları sonrasında Batı dünyasının rahatsızlık duyduğu hem de İslami bilginin nesilden nesle aktarılması dolayısıyla kritik bir toplumsal görev üstlenen bu yapıları olağanüstü detaylar eşliğinde analiz edip okurları için gizemli olmaktan çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5bde241-4acc-48ea-a330-33e78e0eed72.jpg</image:loc>
            <image:title>Orchestrator Role of Third Party</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda uluslararası ticaretin artmasıyla daha da karmaşıklaşan lojistik faaliyetler, tedarik zincirinde iş birliğinin önemini ortaya koymuştur. Zincire katılan tüm halkaların, başta tedarikçiler, üreticiler ve lojistik hizmet verenler olmak üzere, birbirleriyle ortak hedefler doğrultusunda, kazan-kazan felsefesini ilke edinerek, koordineli ve etkin bir iletişimle şeffaf bir ilişki içerisinde olma gereklilikleri başarıya ulaşma ve sürekliliği koruma adına gün geçtikçe art- maktadır. Ancak ne yazık ki, genele bakıldığında hala üçüncü parti lojistik hizmet sağlayıcıların tedarik zincirinin doğal bir öğesi olarak kabul edilmediğini görüyoruz. Oysaki, Türkiye&apos;de lojistik işletmelerinin son yıllarda edindikleri deneyimleri, sundukları hizmet çeşitliliği, göstermiş oldukları performans ve büyüme stratejileri göz önüne alınırsa tedarik zincirinde artık gelişmiş bir rol edindiklerini söyleyebiliriz. Bu olumlu değişim sonucunda lojistikçilerin tedarik zincirinde iş birliğine daha fazla dahil edilmeleri gerçeğinin altını çizmek gerekir. 
 
Türkiye büyüyen bir pazar. Sahip olduğu stratejik konum ve nitelikli işgücü nedeniyle komşu ülkelerle karşılaştırıldığında lojistik merkez olmaya oldukça müsait bir aday. Türkiye&apos;de lojistik alanında faaliyet gösteren işletmeler bu gerçekliğin farkında ve tedarik zincirinde görev alan her bir halka ile kucaklaşmaya hazır. Bu nedenle tedarik zincirinin temel tarafları olarak görülen tedarikçiler ve üreticilerin yanı sıra artık lojistik hizmet verenlerin de zincire çok önemli katkılar sağladığını ve değer kazandırdığını anlamak ve mevcut düzende iş birliğine dahil etmek gerekir. 
 
İşte bu nedenle, tedarik zincirinde iş birliğinde üçüncü parti lojistik hizmet sağlayanların önemini vurgulamak ve sektörümüzde yaşanan sıkıntılara ışık tutmak amacıyla, Yönetim ve Organizasyon Bölümü Lojistik Programı hocamız Yard. Doç. Dr. Ezgi Uzel&apos;in doktora tezinden oluşan bu çalışmayı Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olarak bu eserle yayınlıyoruz. Bu eser sadece akademik bir çalışma olarak yazına katkı sağlamakla kalmıyor aynı zamanda tedarik zinciri ve lojistik sektörünün uygulamacılarına da farklı bakış açıları sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/419712de-7310-4877-b9d4-76b7ef08e66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Lojistik Sektöründe İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Ekonomik dönüşümleri İnsan kaynakları alanını geliştirdiği gibi bilgi yoğun hizmet sektörlerinden lojistik sektörünün gelişmesine ve büyümesine de neden olmuştur. Bu büyümeyle beraber lojistik sektöründe yetişmiş insan kaynağına ihtiyaç da giderek artmaktadır. Uluslararası bir boyutu olan lojistik faaliyetlerde nitelikli insan kaynağı ihtiyacı bulunduğu gibi var olan insan kaynağını işletmelerde etkin kullanabilmek ve sürekliliğini sağlayabilmek oldukça önemli olmaktadır. Sektördeki bu gelişmeler gerek ortaöğretim gerekse yükseköğretim seviyesinde karşılığını bulmuştur. Son 10 yılda lojistik sektörüne hizmet verebilecek nitelikli eleman yetiştiren çok sayıda program açılmıştır. &quot;Lojistik Sektöründe İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları&quot; adıyla hazırlanan bu kitap gerek yukarıda bahsi geçen eğitim kurumlarında kaynak kitap, gerekse sektörde ilgili departmanların insan kaynaklar uygulamalarını çağdaş İşletmecilik anlayışıyla değerlendirebilmelerinde yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır. Kitapta 9 adet makale ve sektörde kurumsallaşmış işletmelerde uygulanan bazı insan kaynakları fonksiyonları yer almaktadır. Yararlanıcılara faydalı olması dileklerimizle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7d53c7-bd1d-4e6b-8087-3acf52148140.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslek Yüksek Okulları İçin Deniz İşletmeciliğinde Gemi Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Deniz taşımacılığı hacim olarak dünya ticaretinin yaklaşık %80&apos;inin gerçekleştirildiği dinamik bir taşımacılık şeklidir. UNCTAD (United Nations Conference On Trade and Development) 2013 raporunda yayınlanan verilere göre global deniz ticareti 2013 yılında %4,3 artarak 9 milyar doları aşmıştır. Deniz ticaretinin birincil bileşeni olan gemilerin yönetimi ve işletilmesi aşamaları ise deniz ticaretinin kesintiye uğramaksızın devamlılığının sağlanması açısından önem taşımaktadır. 
 
Denizcilik Meslek Yüksekokullarının ana amacı, deniz ticaretinin çeşitli bileşenlerine hizmet veren kurumlar ile gemi yönetim firmaları ve bu firmalara destek veren diğer kurum ve kuruluşlara uygun çalışanların yetiştirilmesine yönelik eğitim vermektir. Eğitimli personel ihtiyacı; ülkemizde faaliyet gösteren denizcilik firmalarının en önemli ihtiyaçları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle de denizcilik meslek yüksekokullarından mezun olan öğrencilerin önemli çalışma alanlarından biri olan gemi yönetimi temelli sektör firmalarının ihtiyacını karşılayacak donanıma sahip öğrenciler mezun edebilmek ilk önceliğimizdir. 
 
Bu kitabın ana amacı, sektörün bu ihtiyacının giderilmesine yönelik olarak eğitim veren denizcilik meslek yüksekokulları için kullanılabilir olacak bir kitap oluşturabilmekti. Bu vesile ile de denizcilik meslek yüksekokullarının bu ihtiyacını karşılayacak bir kaynak yaratıldığını düşünüyorum. 
 
Elinizde tuttuğunuz kitap, ülkemizde denizcilik eğitimi veren önemli meslek yüksekokullarının değerli öğretim görevlileri tarafından, öğrencileri sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirebilmek gayesi ile hazırlanmış ve bu amacıyla Türkiye&apos;de ilk olma özelliği taşıyan bir kitaptır. Amacımız, bu eserin denizcilik eğitimi veren tüm meslek yüksekokulları öğrencileri ve öğretim görevlileri için kullanılabilir olmasının sağlanmasıdır. Ve bu amacın gerçekleşeceğine olan inancım tamdır. 
 
Bu çalışmanın ortaya çıkmasında emeği geçen tüm değerli meslek yüksekokullarımız ve öğretim görevlileri başta olmak üzere, kitabın editörlüğünü üstlenen okulumuz Deniz ve Liman İşletmeciliği Program Başkanı, Öğretim Görevlisi Nesli Çankırı Kolbaşı&apos;na, ortaya çıkan bu fikri destekleyen ve geliştiren okul Müdürümüz Prof. Dr. Okan Tuna&apos;ya ve emeği geçen herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20b91949-b492-4eef-ad2e-acd17c37696c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema Yazıları: Filmler, Yönetmenler, İzleri</image:title>
            <image:caption>Sinema üzerine yaptığım akademik araştırmalar birikimi arasından toplam 19 metni Sinema Yazıları: Filmler, Yönetmenler, İzleri başlıklı projeye dönüştürdüm. Bu projenin Beykoz Üniversitesi Yayınları tarafından kitap olarak basılabilmesi için desteğini esirgemeyen Beykoz Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sn. R. Engin Özmen&apos;e, Rektörümüz Sn. Prof. Dr. Mehmet Durman&apos;a, yazıların kitap haline gelmesi için yüreklendirmekle kalmayıp metinleri tek tek okuyan ve onlara ilişkin çok değerli görüşlerini benimle paylaşan Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Sn. Prof. Dr. Nüket Güz&apos;e, Dekan Yardımcısı Sn. Doç. Dr. Pınar Sedan Meral&apos;e ve basımda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 
 
Kitabın, sanat ve sinema üzerine yapılmış akademik çalışmalara katkıda bulunabilmesini dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5a69b53-a060-40fd-a765-4216d6c415fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Masa Başında Çalışanların Sağlığı</image:title>
            <image:caption>Doktora tezimden derlemiş olduğum &quot;Çalışan Sağlığını Geliştirici Hizmetlerin Bilişim Sektöründe Masa Başında Çalışan Sağlığına Etkilerinin Değerlemesi&quot; başlıklı kitabımda son yıllarda çalışma koşullarının değişimi ile birlikte sayıları giderek artan masa başında çalışanların, değişen özellikleri ve karşılaştıkları yeni sağlık sorunları ele alınmıştır. Bu sorunlar verimsizlik, iş tatminsizliği, örgütsel bağlılık gibi uzun sürede ortaya çıkabilecek pek çok önemli örgütsel sorunlardır. 
 
Kitap örgütlerin yaşadığı bu sorunlara karşılık çalışan sağlığını geliştirici hizmetler başlığı altında fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme hizmetlerinin çalışan sağlığı üzerinde bir etkisi olup olmadığını incelemekte ve bu konuda ileride yapılacak olan çalışmalara bir temel oluşturmayı hedeflemektedir. Kitabın hazırlanmasında emeği olan herkese ve özellikle Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu&apos;na kitabın basımında ki değerli katkılarında dolayı teşekkür ederim. Kitabın Yönetim Organizasyon ve İnsan Kaynakları alanlarında çalışanlara ve bu konularda akademik çalışma yapanlara değerli katkılar sunmasını temenni ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c339a48-ceaa-4020-bbc6-7a57136d78de.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslek Yüksekokulları İçin Lojistik</image:title>
            <image:caption>Lojistik yönetimi aslında bir kriz yönetimidir. Ekonomik krizler, gerçek profesyoneller ile amatörleri birbirinden ayırır ve profesyonellere fırsat sunar. Lojistik sektöründe birçok fırsat bulunmakta ancak bu fırsatlardan yararlanmak, yetişmiş iş gücüne bağlı bulunmaktadır. Sadece sektöre iş gücü sağlamanın yanında istihdamdaki iş gücünün sürdürülebilir olarak eğitilmesi gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında Meslek Yüksekokullarına önemli bir görev düşmektedir. Meslek Yüksekokulu&apos;nun ana amacı, lojistik sektörüne ve lojistik sektörüne destek veren diğer sektörlere uygun çalışanların yetiştirilmesine yönelik eğitim ve öğretim vermektir. 
 
Elinizde tuttuğunuz kitap, Meslek Yüksekokulu eğitim tecrübesi olan öğretim elemanları tarafından, öğrencileri sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirebilmek amacıyla hazırlanmıştır. Amacımız, bu eserin lojistik eğitimi veren tüm meslek yüksekokulları öğrencileri ve öğretim elemanları için kullanılabilir olmasının sağlanmasıdır. 
 
Bu çalışmanın ortaya çıkmasında emeği geçen öğretim görevlilerimiz başta olmak üzere, kitabın editörlüğünü üstlenen yüksekokulumuz Lojistik Programı Öğretim Görevlisi Aslıhan Bekaroğlu&apos;na, bu fikri geliştiren ve destekleyen Prof. Dr. Okan Tuna&apos;ya ve emeği geçen herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990ae0ba-c3f7-40df-b0f3-9521a43899d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketicilerin Helal Sertifikalı Ürünlere Karşı Tutumlarını Etkileyen Faktörler Ve Risk Algısı</image:title>
            <image:caption>Tüketicilerin satın aldıkları ürünler hakkında tercihlerini etkileyen çok sayıda faktör bulunmaktadır. Zaman içerisinde tüketicilerin ihtiyaçları çeşitlendiği gibi kendilerine sunulan alternatiflerin sayısı da artmıştır. Artan alternatifler tüketiciler için bilgi ihtiyacının önemini ortaya çıkarmıştır. Tüketiciler seçenekler hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olurlarsa kendilerini o kadar rahat hissetmekte ve risk algılamaları azalmaktadır. İhtiyaç duyulan ürünün özelliği kadar tüketicilerin özellikleri de ihtiyaç duyulan bilginin türü ve niteliğini belirleyici bir role sahiptir. 
 
Tüketicilerin dini inançları satın alma faaliyetleri üzerine etkili olan bir faktördür. Her din çeşitli konularda insanlara kısıtlamalar getirmektedir. Bu durum tüketicilerin bilgi ihtiyacını artıran bir diğer etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Çeşitli dinlere mensup tüketicilerin bilgi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için çeşitli denetim ve sertifikalandırma sistemleri kurulmuştur. Koşer, Yahudi inancına uygunluğu temsil ederken, &quot;Helâl Gıda&quot; İslamî kurallara uygunluğun bir göstergesidir. Dünyada iki milyara yaklaşan nüfusları ile Müslümanlar önemli bir pazar oluşturmaktadır ve işletmeler için bu pazar göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b52f25-db30-4f19-afc7-87594f176583.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa Sensin</image:title>
            <image:caption>Var  mısınız yaşam yolcuğuna? 
Nefes nefese hayata tutunmanın öz sözüdür: Yaşam. 
Yaşam nadasa bırakılamaz ve evrende hiçbir şey tesadüf değildir. 
“Hastalığın nedenleri iç ve dış etkenlerden kaynaklanabilir, ancak derde deva insanın kendi içindedir.” 
Bu kitap, yaşadığımız hayatı cennete çevirmek, korkularınızdan arınmak; sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam için yazıldı. Kendinizi dinleyin, şifa kendinizsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6276658-c621-40fc-81b6-7f9efa6be878.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Türkçe Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Türkçe Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227e04a4-5036-47b3-9b70-0bb9274ab81a.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Matematik Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Matematik Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/794c3d1d-1657-49c8-9218-263c4d5a13ee.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası İngilizce Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS İngilizce Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77ad2b29-07e6-4f67-bab8-cdf51e1b0229.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası İnkılap Tarihi Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daaa0e3-0127-45b2-afc7-89d6b748f483.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf04bfa4-1423-4456-9cf4-a70de598dff6.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Yabancı</image:title>
            <image:caption>Yabancı düşmanlığı, kendine düşmanlıktır. Kökenleri çocuklukta aranmalıdır. Yabancılara duyulan nefretin, daima, insanın kendisine karşı duyduğu nefretle bir ilişkisi vardır. Eğer insanların, başka insanlara neden acı çektirip, onları neden aşağıladıklarını anlamak istiyorsak, önce kendi içimizde yer alan, tiksindiğimiz şeylerle uğraşmalıyız. İçimizdeki bu parçayı, bize onu hatırlatan yabancıyı yok ederek susturmak isteriz. Ama, eğer insanın kendisine özgü olan ve birey oluşunu 
belirleyen her şey yabancı kılınırsa, geriye, insanın gelişimini sağlayacak ne kalır? 
 
Yabancı düşmanlığının ve neo-milliyetçiliğin hızla yeniden yükselmeye başladığı günümüzde Gruen, “üçüncü bir kulakla dinleyip anlayarak” ve Hitler ile diğer Nazi subaylarına ilişkin örnekler vererek, bizlere bu durumun nedenlerini anlama fırsatı sunuyor. İnsanlar, uygarlık ve kültürlerle, barbarlık ve vahşet arasındaki ince, ama bariz tabakanın yırtılıp yok olmasına neden bu kadar çabuk izin veriyor? Gruen, duygularımızın hiç bilmediğimiz, yabancı yönlerini keşfetmemizi sağlayarak, bireysel olarak insanlığın geleceğine katkıda bulunacak bir pozisyona gelmemiz için uğraşıyor. 
 
“Arno Gruen’den, çığır açacak bir kitap daha.” 
Die Presse 
 
“İnce, ama ağır... Gizlisi saklısı olmayan, politik bir kitap... Her cümlede bir düşünce saklı, ama bu 
düşünceler ifade edilirken tek bir sözcük bile fazladan kullanılmamış.” 
Der Spiegel 
 
“Eric Fromm’dan beri yazılmış en iyi sosyal-psikoloji incelemesi.” Aargauer Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c170ed7-dc57-43fa-96a6-f667570a8ec4.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 LGS Odak Noktası Fen Bilimleri Özet Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Fen Bilimleri Özet Konu Anlatımlı Ders Notları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84e3bf52-89c3-4f12-8091-0ad55293ddee.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Boyuttayız</image:title>
            <image:caption>Başka Boyuttayız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69163d16-a144-4a40-90fc-0d106ff7a384.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Güzellik Yarışmasında</image:title>
            <image:caption>Kuşlar Güzellik Yarışmasında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfaa847a-4fd7-4fe4-945f-6052ee806c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylek Ailesi</image:title>
            <image:caption>Leylek Ailesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d5f21b6-0114-4f1d-873a-7bd35295e345.jpg</image:loc>
            <image:title>Laf Ebesi’nin Ödemiş’i</image:title>
            <image:caption>“Ödemiş &apos;i derinlikleriyle, güzellikleriyle, efeleriyle, sıcak insanlarıyla, Kuvayı Milliye ruhu ile anlatan Serra Menekay&apos;a teşekkür ederiz.” 
                                                                                                                                       Alev Çoşkun 
 
     Bir insan neyi, neden, nasıl yapar? Bu soruların yanıtları hep çocukluğumuzda saklı. Sorunların da, başarıların da temelinde köklenmiş anılar yatıyor. Bu durum kişiler için geçerli olduğu kadar şehirler için de geçerli. 
Anıları ve geçmişi analiz edebilmek ve anlamlandırmak kendini bilmeyi sağlarken, kendini bilmek; neyi, neden, nasıl yaptığını ve yapacağını bilmeyi getiriyor. 
      Bu kitapta hekim ve yazar Serra Menekay’ın çocukluk anılarındaki Ödemiş’i ve Ödemiş’in tarihini bulacaksınız. Serra Menekay’ın sıcak, eğlenceli ve akıcı dilinden 70&apos;li ve 80&apos;li yıllarda çocuk olmanın tadına varacaksınız… 
      İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6efd3c32-697d-4389-aa1a-aea344466431.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirden Köye Göç Hikayemiz</image:title>
            <image:caption>Her insanın içinde yetmişlik, bıkkınlık duygusu vardır. Bizimkinde bıçak kemiğe dayanmıştı doğrusu. 
Paramız da yoktu arkamızda bir desteğimiz de. Tek desteğimiz kendi benliğimizdi. Bu dünyaya bir daha gelmeyeceğiz inancıydı bizi ateşleyen. 
Yaşlanınca ah dememekti. Bir daha dünyaya gelsem yapardım dememekti. Pişman olmamaktı. Gözümüzü karartmak zorundaydık ya da vazgeçecektik. 
Ama hayat cesurları severdi. 
İşte bu kitapta hayallerinizin peşinden gitmeye bir adım daha yaklaşacak, cesur davranmanın nelere mâl olduğunu, neleri kazandığınızı öğrenecek ve mucizelere tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b8c59c-b67f-4162-b318-c5ce5e6fd637.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Vergileri Ve Emisyon Permilerinin Karşılaştırmalı Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 1. ÇEVRE KİRLİLİĞİ OLARAK İKLİM KRİZİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 2. ÇEVRE POLİTİKASININ ARAÇLARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3. ÇEVRE VERGİLERİ VE EMİSYON PERMİLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77fdd00-53ef-4d27-a21a-6f21029e8be5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik, Kent Ve Doğa</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         İNSANA YAKIŞIR İŞ VE EKONOMİK BÜYÜME 
 
·         SORUMLU ÜRETİM VE TÜKETİM 
 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR KENT VİZYONU YARATILMASINDA KAR AMACI GÜTMEYEN ÖRGÜTLERİN ROLÜ: OSMANİYE ÖRNEĞİ 
 
·         TÜRKİYE’DEKİ KADIN KOOPERATİFLERİNE İLİŞKİN ÇALIŞMALARIN EŞİTLİK BAĞLAMINDA İNCELENMESİ: SİSTEMATİK DERLEME 
 
·         ANKARA İKLİMİ; DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞİ 
 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİ KAPSAMINDA HAVA KİRLİLİĞİ KONTROLÜ 
 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL SU YÖNETİMİ: ANKARA İLİ SU AYAK İZİ YAKLAŞIMI 
 
·         SIFIR ATIK UYGULAMALARI KAPSAMINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR KATI ATIK YÖNETİMİ 
 
·         AZERBAYCAN’DA SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİR YAKLAŞIMI: BAŞKENT BAKÜ VE KARABAĞ’DA SAĞLAM ŞEHİR 
 
·         TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE TEMEL KATKILARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06e6321-2320-4229-be02-a43b4fd6d7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Ve Ekosistemi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: Futbolun Tarihi Gelişimi 
 
BÖLÜM 2: Futbol Oyununun Paydaşları 
 
BÖLÜM 3: Futbol Takımında Oyuncu Pozisyonları 
 
BÖLÜM 4: Futbolda Performans 
 
BÖLÜM 5: Futbolda Dinlenme (Toparlanma) 
 
BÖLÜM 6: Futbolda Teknik ve Taktik 
 
BÖLÜM 7: Futbolda Oyun Sistemleri 
 
BÖLÜM 8: Futbolda Antrenman Planlaması 
 
BÖLÜM 9: Motorik Özellikler 
 
BÖLÜM 10: Futbol Altyapısı 
 
BÖLÜM 11: Futbol ve Çocuk Gelişim Dönemleri 
 
BÖLÜM 12: Farklı Bileşenleriyle Futbol 
 
BÖLÜM 13: Futbolda Dijitalleşme ve Müsabaka Analizleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6adbe0f4-a29e-4d2a-a7e4-f7ffeafaf8da.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Gittikten Sonra</image:title>
            <image:caption>Müslim Coşkun, yazıyı yazgı olarak görenlerden. Kendisini tanıdığımdan beri yazmaktan hiç kopmadı. 
Bu da otuz beş yıl demek oluyor. Bir insanın bunca zaman kalemi elden bırakmaması, elbette bir derdinin, meselesinin ve kuvvetli bir yazma gerekçesinin olduğunu gösterir. Herkes Gittikten Sonra kitabını oluşturan yazılar, bizi daha iyi bir insan olmaya davet ediyor. Böyle bir davete icabet etmek gerekmez mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4fb1c3-a979-4c6f-b93b-47e1336a695d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fuşya</image:title>
            <image:caption>“…Hiçbir şey göründüğü gibi değildi… 
        Sırt üstü yatıyordu ve çırılçıplaktı. 
        Ortalama boyundan daha çok şişmanca göbeği dikkat çekiyordu. 
        Kırlaşmış at kuyruğu saçları ve top sakalı vardı. 
       Alnında fuşya rengi bir şerit bağlıydı. 
       Göğsüne kanla yazılmış 4 ve 5 rakamı dehşet verici bir görüntü oluşturuyordu. 
       Herhangi bir darp izi, kurşun deliği ya da bıçak yarası yoktu. 
        Şah damarı kesilmiş gibi kan gölü içinde yatıyordu. 
        … Çözdükçe karışıyordu her şey…” 
 
        Bir heyecan kasırgasına hoş geldiniz. 
        İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca52a38-d6eb-4f9f-916d-07d21e8e5293.jpg</image:loc>
            <image:title>Ata&apos;nın Konyası</image:title>
            <image:caption>“Konya benim dedelerimin öz vatanıdır. Onlar, Rumeli’ye Anadolu’dan göçmüşlerdir. Bunun Konya 
 olduğu söylenir.’’                                                                             M. Kemal ATATÜRK 
Cumhuriyet döneminin ilk Konya milletvekillerinden Naim Hazım Onat, dil çalışmaları esnasında Atatürk’ün, kendisine yukarıdaki sözleri söylediğini anılarında belirtir. Atatürk’ün bu güzel sözleri, Konya’ya ve Konyalılara karşı içten bir yakınlık, bir sevgi, bir iltifat olarak sayılmakla birlikte, bunun gerçeklik payı taşıdığı da araştırmacıların çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır… 
Konya’yı  “Ata’nın Konya’sı” yapan bu derin sevginin kökenlerine inilen bu eserde, aşağıdaki soruların ve günümüze değin süregelen tartışmaların da tanıklara ve belgelere dayalı yanıtlarını bulacaksınız; 
·         Anadolu’daki ilk Atatürk Anıtı’nın gerçek hikayesi nedir? Bu konuda doğru bilinen yanlışlar nelerdir? 
·         Milli Mücadele esnasında Bozkır ve Konya‘nın adlarıyla anılan isyanlarda, yöre halkının rolü ne olmuştur? İsyanların katılımcıları mı yoksa mağdurları mıdırlar? 
·          Bu isyanların öncesi ve sonrası, günümüz mülki amirler için ne gibi dersler içermektedir? 
·         Atatürk’ün Konya ziyaretlerinde verdiği mesajlar, günümüze yönelik hangi sonuçları ortaya koymaktadır? 
Sizleri Konya ve çevresine ilişkin birçok bilinmeyene, belge ve kaynaklarıyla ulaştıracak, kahramanlar kadar hainleri de gözler önüne serecek, bir bilgi şölenine hoş geldiniz!.. 
İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f2ce93-37d8-45ea-a8fe-9dc412d83b51.jpg</image:loc>
            <image:title>Pişmanlıklar Koleksiyonu</image:title>
            <image:caption>GÜZEL BİR ÖLÜMÜN SIRRI, GÜZEL BİR HAYAT YAŞAMAKTIR. KALBİNİ AÇ. KIRILMASINA İZİN VER. RİSK AL. HATA YAP.
 
Clover Brooks, anaokulu öğretmeninin beklenmedik ölümüne tanık olduğu günden beri bu dünyadan göçmeye hazırlananlara karşı derin bir bağ hisseder. New York’ta bir profesör olan büyükbabasıyla alışılmadık ama sevgi dolu bir çocukluk geçiren Clover, çıktığı bir seyahat sırasında biricik büyükbabasını da kaybedince dünyası yıkılır. Bu trajik olayın ardından hayattaki amacını “ölüm ebesi” olarak çalışmakta bulur; çünkü kimse tek başına ölmemelidir. Böylece kendini, insanların ölümü huzurla karşılamalarına ve o anlara rehberlik etmeye adar.
 
Sakin ve şefkatli yapısıyla Clover, alanının en iyisidir ancak danışanlarıyla o kadar çok zaman geçirir ki kendi hayatını unutur.  Ta ki cesur, yaşlı bir kadının son dileği onu unutulmuş bir aşk hikâyesi yolculuğuna çıkarana kadar… Clover, aşkın ve dostluğun bilinmeyen kılavuzluğunda ilerlerken hayattan gerçekten ne istediğini düşünmek zorunda kalır. Peki, Clover, bu yolu yürüme riskini göze alacak mıdır?
 
Mikki Bramer’ın kaleminden dökülen Pişmanlıklar Koleksiyonu dokunaklı ve umut dolu anlatımıyla sizi sıcacık kucaklayan bir kendini keşfetme hikâyesi.
 
 
“Güzel, dokunaklı ve hayatın biraz durağanlaştığı anların edebi panzehiri.”
–New York Times çoksatan yazarı Jessica George</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d532a5-49e8-47b8-8033-cf782ed9a476.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Ulaşım Dünyası</image:title>
            <image:caption>&quot;Geleceğin Ulaşım Dünyası Akıllı Ulaşım Sistemleri, Veri Bilimi ve Sürdürülebilirlik&quot; adlı bu kitap, akıllı ulaşım sistemleri alanında uzmanlaşmış bir grup yazarın bilgi ve deneyimleri ile yazılmakla beraber kentsel mobiliteye şekil veren, ulaşım sistemlerindeki dönüşümü anlamamıza yardımcı olan, büyük veri analitiği, yapay zekâ, makine öğrenimi gibi çağın teknolojilerini kullanarak geleceğin ulaşımını tasarlamaya yönelik kapsamlı bir bakış sunmaktadır. 
 
Akıllı Ulaşım Sistemlerinin geniş bir yelpazesini kapsayan zengin içeriğiyle, okurlara hem güncel bilgiler sunmayı hem de gelecekteki ulaşımın nasıl evrilebileceğine dair bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2938e84e-ed92-4a8f-a59c-1dd32ae261f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kundakçı</image:title>
            <image:caption>Ben Renata Convida’yım.
 
Yüzlerce çalıntı hayat yaşadım.
 
Artık kendiminkini yaşıyorum.
 
       Renata, yeteneği yüzünden henüz küçük bir çocukken Kralın Adaleti tarafından kaçırılır ve Andalucia’nın görkemli sarayına getirilir. O, Moria ırkının en korkulanlarından biridir. Kraliyet düşmanlarından anıları çalabilme yeteneği, binlerce Moria’nın ölümüne yol açan Kralın Gazabı’na neden olur.
 
       Zaman geçtikçe isyancı bir casusa dönüşür ve halkını kurtarmak için Fısıldayanlar’la beraber hareket etmeye karar verir. Artık krallık aleyhine çalışacaktır. Fısıldayanlar onu yıllar önce saraydan kurtarmış olsalar da Renata orada geçirdiği süre boyunca “boş” hâle getirdiği yüzlerce ruhun ezici anılarından kaçamayacaktır.
 
       Komutanları Dez, korkunç Kanlı Prens tarafından esir alındığında Renata, büyük aşkını kurtarmak uğruna her şeyi yapacaktır. Hem kendi hayatı hem de Moria ırkının kaderi buna bağlıdır. Renata, acımasız prense karşı intikam ateşiyle yanıp tutuşurken bile, krallığı onlara sadık olduğuna ikna edebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baad405f-da79-46e0-bd4d-61711135a951.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Hikâyeler bize kim olduğumuzu söyler, peki ya biri o hikâyeyi çaldıysa?
Jake ilk kitabıyla dikkate değer bir çıkış yapmış, ancak ikinci kitabının fiyaskosunun ardından yazar tıkanıklığına girmiştir. Üçüncü ve dördüncü romanının taslağı ise tam bir hayal kırıklığıdır. Bir yandan da geçimini sağlamak için bir yaratıcı yazarlık atölyesinde ders vermektedir. Ancak Jake için asla umut vaat etmeyen yeni ders döneminde onu bir sürpriz beklemektedir: iddialı yeni öğrencisi Evan Parker&apos;ın muhteşem roman fikri.
Yıllar sonra Evan&apos;ın bu olağanüstü hikâyesinin hâlâ bir romana dönüşüp raflarda yerini almadığını gören Jake, merak edip biraz araştırınca bu parlak öğrencisinin öldüğünü öğrenir. Ve her yazarın yapacağı gibi hikâyenin ziyan olmasından korkarak (!) onu kendi yazmaya karar verir. Zira T.S. Eliot&apos;ın da dediği ya da daha doğrusu büyük olasılıkla Oscar Wilde&apos;dan &quot;alıntıladığı&quot; gibi: İyi yazarlar ödünç alır, büyük yazarlar çalar.
Jake&apos;in hayatı yazdığı bu yeni romanla baştan sona değişirken Evan&apos;ın fikrinin ardındaki sırlar da bir bir ortaya dökülür. Peki bu roman konusunun ardındaki korkunç gerçek nedir? Esas hırsız kimdir ve kimin hikâyesini ya da daha doğrusu kimin hayatını çalmıştır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1c0744-034c-484c-a422-fd2ecbc1fa14.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü, Sıradışı ve Mükemmel</image:title>
            <image:caption>Kanıksadığımız distopyanın yok saydığımız dertleri 
bir ütopya ihtimaline yol açarsa ne olur? 
Kariyerinin tekdüzeliğinden sıkılıp hayatının filmini çekmek için herkesten kaçan ünlü dizi yönetmeni kendini Akdeniz kıyısında, üzerine yazlık site inşa edilmiş bir antik kentte bulur. 
Yavaş yavaş tanıştığı ahalinin yıllanmış sırlarını karşı konulmaz bir merakla açığa çıkarma peşine düştükçe 
doğanın akılalmaz mucizeleri eşliğinde kendinden bile sakladığı yakıcı sırlarla yüzleşir. 
Nükleer savaş ve dünyanın son şafağı. Adı sanı bilinmez bir çiçeğin insanların yüzüne yerleştirdiği o tekinsiz tebessüm. 
Geçmişin bir günlükten seslenen hayaletleri. Kadim zamanlardan beri insanları avlayan şu delilik. 
Sanki hepsi ortaya çıkmak için Mert’in Harabeler Sitesi’ne gelmesini bekliyor. Çıldırtıcı aşkın gölgesinde, atom bombası patlasa umursamayacak sakinlerle, kan gölünün ortasında dans etmek için ondan geriye sayılıyor. James Hakan Dedeoğlu muzip ve iddialı kalemiyle insanlıktan çıkmamak için köşe bucak kaçanların korktuklarının başlarına gelmesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac4ee69-b724-4f70-bbc6-3e43630e74a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Para Ve Maliye Politikaları Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM: İKTİSAT OKULLARININ PARA POLİTİKASI YAKLAŞIMLARI 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 1923-1939 DÖNEMİNDE UYGULANAN PARA POLİTİKALARI VE BANKACILIK ALANINDA YAŞANAN GELİŞMELER 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE İHRACATA DAYALI SANAYİLEŞME MODELİ DÖNEMİNDE PARA POLİTİKALARI (1980-1989) 
 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 1990’LI YILLARDA PARA POLİTİKALARI 
 
·         BEŞİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 2000-2023 YILLARINDA UYGULANAN PARA POLİTİKALARI 
 
·         ALTINCI BÖLÜM: TÜRKİYE’DE EKONOMİK KRİZ DÖNEMLERİNDE PARA POLİTİKALARI 
 
 
 
·         YEDİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE 2002-2023 DÖNEMİ PARA POLİTİKALARI UYGULAMALARININ EKONOMETRİK ANALİZİ 
 
·         SEKİZİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE UYGULANAN PARA POLİTİKALARININ TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         DOKUZUNCU BÖLÜM: TÜRKİYE’DE DÖVİZ KURU POLİTİKALARININ MAKROEKONOMİK DEĞİŞKENLER ÜZERİNE ETKİLERİ 
 
·         ONUNCU BÖLÜM: MALİYE POLİTİKALARINA KAVRAMSAL YAKLAŞIM 
 
·         ON BİRİNCİ BÖLÜM: İKTİSAT OKULLARININ MALİYE POLİTİKASI YAKLAŞIMLARI 
 
·         ON İKİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE LİBERAL EKONOMİ POLİTİKALARI DÖNEMİNDE MALİYE POLİTİKALARI (1950-1960) 
 
·         ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE PLANLI KALKINMA DÖNEMİNDE MALİYE POLİTİKALARI (1960-1980) 
 
·         ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: GÜÇLÜ EKONOMİYE GEÇİŞ PROGRAMINDAN CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA KADAR TÜRKİYE’DE UYGULANAN KIRSAL KALKINMA VE KOOPERATİFLEŞME ÇALIŞMALARI 
 
·         ON BEŞİNCİ BÖLÜM: TÜRKİYE’DE KAMU SAĞLIK HİZMETLERİNİN YÜZ YILLIK SERENCAMI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64a6ebd-c6ff-4354-88f5-2f5f056da1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın En Büyük Deprem Sınaması Ve Türkiye’de Afet Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
     1. BÖLÜM: Âfet Yönetimi 
 
     2. BÖLÜM: Kentsel Dönüşüm 
 
     3. BÖLÜM: Doğal Âfetler ve Deprem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a393cc-3941-44f5-af3b-a52fa53950e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hakimiyetinde Balkanlar</image:title>
            <image:caption>Her biri sahasında uzman akademisyenler tarafından gerçekleştirilen araştırmaların sonucu ile ortaya çıkan Osmanlı Hâkimiyetinde Balkanlar isimli bu eser, sunduğu geniş persfektifi ile Balkan tarihine ışık tutmaktadır.
 Osmanlı Balkanı’nın tarihi, coğrafyası, nüfusu, kurumsal yapıları hakkında birincil kaynaklara dayanan, Osmanlı arşiv serilerinin münferit belge ve defter türlerinin tüm alanlarına azami ölçüde müracaat edildiği bilimsel düzeyi ile, Balkanlara ilgi duyan okuyucunun ve araştırmacıların ihtiyacına cevap verecek bir eser niteliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b759e60-d904-4824-bcb0-27baeed3cf80.jpg</image:loc>
            <image:title>Mir Hamza Nigari – Nigarname</image:title>
            <image:caption>Şükr eylerem ol Hüdâya her dem 
Tevfîḳ-i Hüdâ ile dem-â-dem 
Erbâb-ı dilân olsun âgâh 
Güftârımı eylesin naẓar-gâh 
Güftâr-ı şirînime inansın 
Bî-şübhe sözümü doġru ṣansın 
Başdan ayaġa Nigârnâme 
Şâyestedi cümle iḥtirâma 
Ol nâme-i ‘aşḳda ne kim var 
Taḥdîsi çü ḳand ü şehd-i eş‘âr 
...Başda geze ol Nigâr-nâme 
Baş indire aƞa Şâh-nâme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a18b3a75-b733-4416-802c-d329dc5a1d23.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerle Piyano Öğretimi</image:title>
            <image:caption>PİYANO ÇALMA! 
Çocukken öğrenilmesi gereken on şeyden birinin “çalgı çalma” olduğunu düşünüyorum. Evet, ama hangi çalgı? 
 
Çalgılar bir bakıma çiçeklere benzer. Nasıl ki her çiçeğin ayrı rengi, ayrı deseni ve ayrı kokusu varsa ve nasıl ki görsel dünyamızı bezeyen, zenginleştiren anlamlar içerirse, çalgılar da tınılarıyla işitsel dünyamızı süsler, zenginleştirir. Örneğin; bağlama dağ başında açan bir çiğdem, ut saksıda lâle, gitar hercai menekşe, keman vazoda masamızı süsleyen güldür. Piyano asil ve zarif bir orkide, arp fantastik imgeler çağrıştıran begonvil… 
 
Ne çiğdemden vazgeçebiliriz ne lâleden ne gülden. Hiçbiri diğerinin seçeneği değildir. Çiğdem baharın müjdecisi güzel bir kır çiçeğidir, ancak kente taşındığında boynu bükülür, solar. Lâlenin karizması tartışılamaz, ne yazık ki ömrü kısadır. Gül, kokusu ve görselliğiyle eşsiz bir çiçektir, ancak dikenleri vardır yırtar, kanatır. Begonvil nazlıdır, orkide pahalı… 
 
RENKLERLE PİYANO ÖĞRETİMİ son derece yalın bir yöntemdir. Ses ve notaları renkli grafikle gösteren bu yöntem dünyada bir ilktir. Bu yöntem org öğretiminde on yıllar boyunca, binlerce çocukla denenmiş, başarısı test edilmiştir. Böylelikle okul öncesi dönemi çocukları da müziğin büyülü dünyasıyla tanışacaklardır. Çocukların piyanonun kapağına “açıl susam açıl” demeleri yeterli olacaktır. 
 
RENKLERLE PİYANO ÖĞRETİMİ orkide metaforu üzerinden, hayatımızın en özel dönemi olan çocukluğumuzu, renklerin cümbüşü ve seslerin armonisiyle zenginleştirecek! 
Salih Aydoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b689efe-3358-4bf6-91d2-93c9ec3dd693.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak Bir Sanattır</image:title>
            <image:caption>Erich Fromm, dünya çapında birçok okurun Sevme Sanatı ile tanıdığı bir yazar. Ancak daha az bilinen bir gerçek, Fromm’un, hümanist bir insan ve toplum kavramı etrafında geliştirdiği psikanalitik kuramları pek çok alan ve disiplin üzerinde derin etkiler bırakmış bir sosyal psikanalist olmasıdır. 
 
Erich Fromm’un son asistanı ve tek edebi varisi olan Rainer Funk, Fromm’un yaşamı ve düşünceleri hakkındaki sağlam bilgi birikimine dayanarak 6.000 mektubu içeren arşivinden yola çıkıyor ve Fromm’un temel kavramlarını Fromm’un yaşadığı deneyimlerle ve yaşamın kendisinin bir sanat olduğu fikriyle ilişkili olarak inceliyor. Yaşamak Bir Sanattır Fromm’un sosyal psikanalizdeki özgün katkılarını daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyan kapsamlı bir yaklaşım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27abb303-2397-41b6-918c-3e01b434d6d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür</image:title>
            <image:caption>Kültür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4b9f91c-45c1-4228-821d-34dda4f3a4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Детство (Çocukluğum) (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“В полутёмной тесной комнате, на полу, под окном, лежит мой отец, одетый в белое и необыкновенно длинный; пальцы его босых ног странно растопырены, пальцы ласковых рук, смирно положенных на грудь, тоже кривые; его весёлые глаза плотно прикрыты чёрными кружками медных монет, доброе лицо темно и пугает меня нехорошо оскаленными зубами.” 
Бессмертное произведение Максим Горькийt, 
Детство на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa16e55-676b-49f4-a9d9-5f544e9845c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Записки сумасшедшего (Bir Delinin Hatıra Defteri) (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“Сегодняшнего дня случилось необыкновенное приключение. Я встал поутру довольно поздно, и когда Мавра принесла мне вычищенные сапоги, я спросил, который час. Услышавши, что уже давно било десять, я поспешил поскорее одеться. Признаюсь, я бы совсем не пошел в департамент, зная заранее, какую кислую мину сделает наш начальник отделения.” 
Бессмертное произведение Гоголь, 
Записки сумасшедшего на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3aae65-7b10-423d-a7b7-f0dcdc932bf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Кроткая (Uysal Bir Kız) (Rusça)</image:title>
            <image:caption>“…Вот пока она здесь — еще всё хорошо: подхожу и смотрю поминутно; а унесут завтра и — как же я останусь один? Она теперь в зале на столе, составили два ломберных, а гроб будет завтра, белый, белый гроденапль, а впрочем, не про то… Я всё хожу и хочу себе уяснить это. Вот уже шесть часов, как я хочу уяснить и всё не соберу в точку мыслей. Дело в том, что я всё хожу, хожу, хожу… Это вот как было. Я просто расскажу по порядку. (Порядок!) Господ а, я далеко не литератор, и вы это видите, да и пусть, а расскажу, как сам понимаю.” 
Бессмертное произведение Достоевского 
Кроткая написано на языке оригинала.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8424008c-9e58-4f63-be4b-ed38e2cc10e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Memo ve Ay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Memo ufacık tefecik bir çocuk. 
Tüm isteği, annesine onun kadar güzel bir hediye verebilmek: 
Gökteki Ay’ı... 
Ama Ay öyle yüksekte ki... 
O halde bizim Memo birilerinden yardım isteyecek. 
Üstelik karşılığında hepsine Ay’dan bir parça verecek... 
Ama ya annesine kalmazsa, küçük Memo ne yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/510d76e0-7687-47a2-8c81-ab9de8b49de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Öğretiminde Sözsüz İletişim Becerileri</image:title>
            <image:caption>Sözsüz iletişim, günlük yaşamda üzerinde çok durulup, düşünülen bir kavram olmamakla beraber yaşamımızın tam da merkezinde yer alır. Hayatımızı devam ettirirken sıklıkla faydalandığımız, kullandığımız bir beceridir. Bu yönüyle hak ettiği ilgiyi ve değeri tam olarak gördüğü söylenemez. Kitabımızın hedeflerinden biri de okuyucunun gündemine ve dikkatine sözsüz iletişim kavramını yeniden değerlendirmek üzere sunmaktır. Dil öğretiminde sözlü iletişim bağlamında birçok çalışmaya rastlamak mümkün iken sözsüz iletişim bağlamında çok fazla çalışmaya rastlanmamış olması bizi bu çalışmayı yapmaya teşvik etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb2d4ecb-5455-4291-a93e-2efa70aba8d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Koşullama ve Öğrenmenin Temelleri</image:title>
            <image:caption>Michael Domjan&apos;ın klasik ders kitabı, en etkili araştırma bulgularını ve kuramsal perspektifleri tanımlayan öğrenme ve koşullamaya kapsamlı bir giriş sunuyor. Domjan hem insan hem de hayvan örneklerini kullanarak temel öğrenme ve koşullama ilkelerini özetlemekle kalmıyor, aynı zamanda bu alandaki en son keşiflerin sağlıkla ilgili bazı ciddi sorunların üstesinden gelmek için nasıl uygulandığını da anlatıyor. Bu baskıda, Domjan Pavlovian koşullamanın yeni uygulamalarına ek olarak, edimsel koşullama alanında, tepki tahsisi ve davranışsal ekonomi üzerine yeni bulguları açıklıyor. Psikoloji ve sinirbilim öğrencileri, koşullama ve öğrenmeden sorumlu süreç ve mekanizmalara ilişkin bu bakışı oldukça değerli bulacak. 
— AMERICAN PSYCHOLOGICAL ASSOCIATION 
 
“Bu mükemmel kitap, okuyucuları hem klasik hem de edimsel bir davranışsal psikolojide gezdiriyor. Temel kavramlar tam olarak açıklanarak kitabı davranışsal psikolojide başlangıç ve ileri sınıflar için uygun hale getiriyor.” 
— Doody&apos;s Review Service 
 
“Son derece ilgi çekici olan bu metin, öğrenme psikolojisi araştırmalarındaki en önemli keşifleri gözden geçiriyor. Temel öğrenme süreçleri anlayışımızı yönlendiren anahtar kavramlar ve görüngüler hakkında bilgi edinmek isteyen ilgili disiplinlerdeki psikoloji öğrencileri ve araştırmacılar bu kitaptan büyük ölçüde faydalanacaktır.” 
— Andrew R. Delamater, PhD , Psikoloji Profesörü, 
Brooklyn College and Graduate Center of the City University of New York, New York 
 
“Dikkatli bir şekilde gözden geçirilmiş bu baskıda, Domjan, jargon açısından zengin bir alanda olabildiğince gereksiz jargondan kaçınacak biçimde konuları dikkatle kaleme almış. Öğrenme ve koşullama süreçleri, belirli bir uzmanlığa sahip olmayan okuyucuların da takip edebilecekleri biçimde ilişkili bağlamlarında ele alınmış.” 
— Rick Bevins, PhD, 
Department of Psychology, University of Nebraska, Lincoln 
 
“Domjan, kitabın başlığının vaat ettiklerini ustalıkla yerine getiriyor. Her bölüm, öğrenmenin temellerini evrimsel süreçlerle, açık tartışmalar, diyagramlar ve şekiller aracılığıyla, bütünleştiriyor. 
— Christopher A. Podlesnik, PhD, BCBA-D 
Associate Professor, Schools of Psychology and Behavior Analysis, Florida Institute of Technology, Melbourn</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa143a6d-df9b-4136-b116-2ad0b65e7c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Christie Malry&apos;nin Dünyayla Hesabı</image:title>
            <image:caption>Christie Malry, büyük çoğunluğu türlü makinelere kâğıt parçaları sokuşturmakla geçen uzun bir günün sonunda Çift Kayıt’ın olağanüstü simetrisi üzerine düşüncelere dalmış bir halde Tapper’s ofisinden evine doğru yol alıyordu. Sonraki kısımlar için Christie’nin zihninde bir gezinti yapmanın iyi olacağını düşünüyorum; tabii olayların aslında kimin zihninde yaşandığını hepiniz gayet iyi bildiğinden, buna daha ziyade bir gezinti illüzyonu diyelim. 
 
Christie Malry düz biridir. Para kazanması gerektiği için on yedi yaşındayken büyük bir bankada işe girer. Kasvetli iş ortamı ve işyerindeki ilişkiler Christie’yi huysuzlaştırır. Zaman geçtikçe, yıllarını aynı bankada, konfor alanında geçirip emeklilik yaşı gelene kadar beklemek yerine akşam sınıflarına katılıp muhasebe öğrenmeye ve iş değiştirmeye karar verir. Muhasebe derslerinde öğrendiği çift kayıtlı hesap yöntemini kişisel hayatında dünyayla hesaplaşmak için kullanmaya başlar. Bundan sonra gündelik hayatında canını sıkan, onu zora sokan ne varsa çift kayıt yöntemiyle –yani alacak verecek hesabı tutarak– belirleyecektir. Ancak yeni işyeri, yeni arkadaşlar ve intikam planlarıyla birlikte hesaplar karışır. 
 
 
“Roman türünün geleceği, B.S. Johnson gibi insanlara bağlı.”                                                                               
Anthony Burgess 
 
“En yetenekli yazarlardan biri.” 
Samuel Beckett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb0bdff-a3ee-4f54-a3a6-fdf4eaf8ea5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Gizemleri</image:title>
            <image:caption>Zaman ve hafıza, birbirine bağlı iki karmaşık kavramdır. 
 
Annelerinin geçirdiği ciddi bir kazanın ardından, ikizler Léo ve Polina olaya taban tabana zıt tepkiler verirler. 
Léo birden, geçmiş yıllardaki en küçük, önemsiz olayları bile hatırlamaya başlar. Polina ise her şeyi unutur. Kısa süreli ve uzun süreli hafızası silinir. Bunun üzerine, Léo kız kardeşine yardım etmek için kolları sıvar ve ona küçüklüklerini anlattığı mektuplar yazmaya başlar. 
 
Annelerinin komadan çıkması geciktikçe çocuklar ellerini taşın altına koymaya karar verirler. 
 
Zaman kavramının tuhaflıklarına ve bilinmeyenlerine dair, jeologların, fizikçilerin ve nöropsikologların bakış açılarıyla bezeli büyüleyici bir keşif. 
 
Fizikçi ve France Culture köşe yazarı Étienne Klein’ın önsözüyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a289b93-bebc-419b-a483-fa8ec583f68e.jpg</image:loc>
            <image:title>CHP’de Sağ Sapma</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’yle yaşıt, 100 yıllık bir kurum Cumhuriyet Halk Partisi. 1950 seçimlerinden beri tek başına iktidar olamamış, 12 Eylül Darbesi’yle kapatılmış CHP bugün “sağa sapmak”la, hatalı ittifaklar yapmakla, yanlış kesimlerle “helalleşmek”le eleştiriliyor. 
Deneyimli gazeteci Fikret Bilâ, CHP’de Sağ Sapma kitabında CHP’yi masaya yatırıyor. Kuruluşundan itibaren geçirdiği kırılmalardan yaşanan tartışmalara, “laiklik” konusuna özel önem verilen Deniz Baykal döneminden yeni açılımlar deneyen Kemal Kılıçdaroğlu dönemine kadar CHP’nin 100 yılının analizini yapıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “sağ sapma” ve “helalleşme” eleştirileri üzerine yorum ve cevaplarıyla  belge niteliği daha da kuvvetlenen kitabında Bilâ, geleceğin CHP’si için çağdaş siyaset kriterlerine dayanarak önerilerde de bulunuyor. 
CHP’de Sağ Sapma sadece 100 yıllık bir siyasi partinin değil, yaşadığımız bütün sorunların ve ülkenin siyasi tarihinin de hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65706e89-ea66-44a3-a76b-985a769cd914.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılığını Keşfet</image:title>
            <image:caption>Sürekli meşgul olmayı bırakın; işinizi en yaratıcı şekilde yapmaya başlayın. 
Yapacak çok şeyiniz var ve bunları yapmak için yeterli zamanınız yok mu?  İş ve yaşam dengeniz tamamen kontrolden çıkmış durumda mı? Dikkatiniz dağılmış ve işlerden bunalmış bir hâlde misiniz? Bütün gün yüksek bir tempoda çalışıyor ancak bir türlü verimli çalışamadığınızı, yapılacaklar listenizin asla azalmadığını mı fark ediyorsunuz? Ve zihniniz, sürekli yapılacakları sıralayarak gevezelik edip sizi ele geçirmiş gibi mi hissediyorsunuz? 
Korkmayın, yalnız değilsiniz! Sadece, değişen dünya düzenini, eski alışkanlıklarla sürdürmeye çalıştığınız için zorlanıyorsunuz. Sistem değişti ve çalışma şekliniz de artık değişmek zorunda. Önde gelen 20 yaratıcı zihnin bilgeliğiyle hazırlanan Yaratıcılığını Keşfet, “sürekli meşgul” modundan, “yaratıcı ve verimli” moduna geçmeniz için size harika öneriler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cab6a22-0fc0-44ea-b1b5-15ddd0307f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Nevroz ve İnsan Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Freud’un ardından gelen en özgün psikanalistlerden biri olan Karen Horney, yabancılaşma, kendini gerçekleştirme ve idealize edilmiş imge gibi kavramlara öncülük etmiş, kültür ve çevrenin önemine dair psikanalize yeni bir anlayış getirmiştir. 
Bu kitapta Dr. Horney nevrotik süreci, sağlıklı gelişimin antitezi olan insan gelişiminin özel bir biçimi olarak tartışmaktadır. Bu durumun farklı aşamalarını ortaya koymuş, nevrotik talepler, içsel buyrukların zorbalığı, kendinden nefret etme, hastalıklı bağımlılık ya da boyun eğme ve insan ilişkilerinde nevrotik rahatsızlıklar gibi duygusal tutumlardaki çatışma gerilimlerini hafifletmek için bulduğu çözümleri tanımlamıştır. Nevroz ve İnsan Gelişimi, baştan sona, kişinin potansiyelini hem olumlu hem olumsuz yönde etkileyen güçleri çarpıcı bir anlayışla özetleyen bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c63de22a-2162-475c-a811-f4245abba895.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bilgisi</image:title>
            <image:caption>“Kitabıma Hayat Bilgisi gibi iddialı bir isim koymak, elbette benim narsist olduğumu göstermemeli. Gelgelelim şimdi yapacağım açıklamanın narsist olmadığımı kanıtladığını da söyleyemeyeceğim. Yaşı sanırım kırkın üzerinde olanlar anımsayacaklardır, ilkokulda Hayat Bilgisi adında bir dersimiz vardı. Bu kadar güzel bir adı olan ders maalesef o kadar da güzel değildi. Karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakmamızı, yerli malı kullanmamız gerektiğini, büyükleri saymamızı, küçükleriyse sevmemizi filan öğütlüyordu Hayat Bilgisi kitabı. Oysa neler neler öğrenebilirdik o derste. Elbette o derste öğrenemediğimiz şeyleri yazdığımı iddia edemeyeceğim. O kadar da iddialı olmayayım yani. Şimdiki aklımla bana öğretilse fena da olmazdı diye düşündüğüm kimi şeyleri aklım erdiğince kaleme aldım,” diyor Alper Hasanoğlu. Hayattan ve ilişkilerden umudunu hâlâ kesmediğini ve insanları olmasa da ‘bir hayvan türü olan the insan’ı hâlâ sevdiğini söylüyor. Hâlâ terapi yapıyor, hâlâ aşka, şiire, erdeme ve şaraba inanıyor. “Her şeye inat, işte hayat!” diyor. Artık 56 yaşında. 
 
-Alper Hasanoğlu 
 
İnsan 
 
 
Bu kitabın kâğıt ve kartondan daha fazlası olmasını istiyoruz. Hatta içeriği ve niyeti gereği böyle olmasından kaçamayacağız da. Kitabımıza dinamik bir yaşam vermek için yazarımızla beraber belli projeler tasarladık. Projelerimizin ilkiyse kitaba -ve yazarımıza- mahsus bir web sitesi oluşturmaktı. Web sitemiz bir toplaşma, tartışma, akıl yürütme alanı olacak. Hayat Bilgisi’nin forum sayfasına tüm okuyucularımızı bekliyoruz. HATTA ERİŞİMİNİZİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN KİTABIMIZIN ARKA KAPAĞININ ALT KISMINA TARATMANIZ ÜZERE QR KODUNU EKLEDİK. Web sitesine isterseniz kitaba fiziken eriştiğinizde QR kodu taratarak, isterseniz hemen şimdi ulaşabilirsiniz. 
https://hayatbilgisiforum.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d3ac8d-6c74-4c8d-afb0-fc84f82002a4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Customer Always Wants Experience</image:title>
            <image:caption>The Customer Always Wants Experience, Gökhan Kara 
Nowadays, customers prefer companies that they feel close to, that appeal to their emotions, understand them and offer them special solutions. 
In this book, we will open the door to creating unique experiences for customers by learning the management principles of customer experience, best practices and how it can be implemented. 
About the Author 
He is Turkey&apos;s first and only customer experience professional with an international customer experience certificate (CCXP). He is a global board member of CXPA, a customer experience community with more than 4000 members in 70 countries, and is the founder of the Turkish community. He has approximately 10 years of corporate life experience in companies such as Turkcell, Vodafone, Fibabanka and Enerjisa. He has been working as a Customer Experience Consultant at Pisano since February 2020. 
Gökhan Kara has been a writer at Harvard Business Review Blog since 2017. He also shares posts in international blogs such as Customer Experience Magazine and CX Network, and has been providing training and consultancy to institutions in the field of customer experience since 2015.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6849dbeb-2d52-44e3-94e2-76b2facd6be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Mafya Günlükleri #1: Onur</image:title>
            <image:caption>Modern bir mafya masalı     Chicago&apos;nun önde gelen mafya ailelerinden birinde doğan Aria Scuderi, güzelliğiyle tanınan bir mafya prensesidir. Pek çok kişinin büyük bir ödül olarak gördüğü genç kadın, aileleri arasında barışı sağlamak için Luca Vitiello ile evlenmek zorunda kalır. Bu evlilik, onun sonu olabilir; çünkü Luca, yani New York mafyasının gelecekteki lideri, gaddarlığı ve acımasızlığıyla bilinir.   Luca yakışıklı ve zengindir, ayrıca karşı konulmaz karizması sayesinde New York&apos;un gözde bekârlarından biridir. Aria, onun gibi bir canavarla evlenmekten yine de korkar... 
Çünkü bu kötü çocuk havasının sadece bir oyun olmadığını anlamıştır. Luca&apos;nın çarpıcı gri gözlerinin ve kibirli gülümsemesinin altında kan ve ölüm gizlenmektedir.   Onların dünyasında güzel bir dış görünüş çoğu zaman içlerindeki canavarı gizler. Kurulan bağdan kaçış yoktur. Luca, Aria&apos;yı dünyanın sonuna kadar takip edecektir.     
Genç kadının bu evlilikte hayatta kalmak için tek şansı Luca&apos;nın sevgisini kazanmak ve kalbine girmektir.   Asıl sorun, Luca&apos;nın bir kalbi olup olmadığını bilmemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/452ffc5b-5c73-4582-afa5-6d7e1ac41ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Longevity Planı</image:title>
            <image:caption>BİLİMSEL YÖNTEMLER IŞIĞINDA
YAŞLANMAYA SON! 
 
·         Gerçekten yaşlanmak zorunda mıyız? Yaşlanmak kaderimiz mi? 
·         Peki, neden yaşlanırız? 
·         Yaşlanmak aslında bir hastalık mı? Yaşlanmanın önüne geçilebilir mi? 
·         Peki, hangi özelliklere sahip bir hücre yaşlıdır, hangisi gençtir? 
·         Gençlik dönemini uzatmak mümkün mü? 140 yıl yaşamak ister miydiniz? 
 
Tüm insanlar Gılgamış Destanı’ndan bu yana ölümsüzlüğü kovalamış, güç sahibi kişiler bu amaca ulaşmak için çaba sarf etmişler. Mumyalanmış firavunlar bu arzunun en güzel antik örneklerinden... 
Elbette kimse yüz yaşına kadar yaşayıp da son yirmi yılını ah’layıp vah’layarak geçirmek istemez. Size bir haberim var; şu andan itibaren aşina olduğumuz dedelik-nineliğin modası geçti. Bizler öyle yaşlanmayacağız. 
Aslında sıkı durun, bu kitabı okuyan hiç kimse eski usul yaşlanmayacağını öğrenecek. 
Bir haberim daha var; bilim insanları geriye doğru gençleşmenin de mümkün olabileceğini söylüyorlar. 
İşte Longevity Planı, o zamana en az zararla, en sağlıklı hâlinizle ulaşmak, o güne olabilen en genç hücrelerle varabilmek için rehberiniz olacak. Biyolojik olarak yerinde saymaya başladığınızda şu anki durumunuzdan daha iyi bir hâlde olmanın yollarını gösterecek. 

Longevity adı verilen bu yeni tıbbın hedefi, sizi hastalıklarınızın henüz başlamadığı gençlikteki sağlığınıza döndürmektir.  
Unutmayın; yaşlanma bir hastalıktır, tedavi edilebilir, durdurulabilir. 
Bu kitap sizi yaşlanma hastalığından kurtaracak. Yaşam sürenizi uzatma rehberiniz olacak. 

Yıllarını bu alana vermiş Dr. Ayşegül Çoruhlu, uzun zamandır beklenen bu kitabıyla, bilimsel yöntemlerin ışığında sizlere uzun sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu ve bunun için yapmanız gerekenleri, yaş alma ile yaşlanma arasındaki farkı, üstelik bu kitapta öğreneceğiniz yöntemler sayesinde zamana karşı bir savaşla yaşlanmak yerine gençleşebileceğinizi anlatıyor. 
Longevity Planı, gençleşmek isteyenlerin el kitabı… 

Hazırlanın, filmi geri sarıyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b9e29b-2239-427f-9a84-de7b01019de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu II (2 Cilt Kutulu)</image:title>
            <image:caption>OSMANLI İMPARATORLUĞU&apos;NUN GERÇEK TARİHİNİ 
HALİL İNALCIK&apos;IN KALEMİNDEN OKUYUN 
 
“Selçuklu-Bizans sınırındaki küçük bir uç beyliğinin nasıl olup da yeniçağların en güçlü imparatorluklarından biri haline geldiği tarihçileri hâlâ şaşırtmaktadır. İki imparatorluk mirasını, İslam ve Bizans miraslarını bünyesinde toplayan bu devlet, nasıl olup da Küçük Asya ve Balkanlar’da uzun ömürlü bir imparatorluk kurmuştur?”
- Halil İnalcık

Ömrünü Osmanlı tarihine vakfetmiş “tarihçilerin kutbu” Halil İnalcık’ın çalışmaları hem ülkemizdeki hem de dünyadaki tarihçilere rehber olmaya devam ediyor. Daha önce “Toplum ve Ekonomi” ile “Sultan ve Siyaset” adı altında iki cilt olarak sunduğumuz Osmanlı İmparatorluğu Serisi, “Fetih ve Teşkilat” ile “Devlet ve İdare” ciltleriyle tamamlanıyor. Böylece tarihseverler için eşsiz bir koleksiyon ortaya çıkmış oluyor.

Okuyucularımız ilk ciltte Osmanlı İmparatorluğu’nun fetih yöntemlerini, yeni fethedilen bölgelerdeki teşkilatlanma siyasetini, toprak meselelerini, ticaretin yaygınlaşmasını, sermaye oluşumunu yakından tanıyacaklar. Modern Avrupa’nın gelişmesinde Türklerin etkilerini, Osmanlı vergilendirme sistemini, toplum yapısının dönüşümünü, Osmanlı iktisadi zihniyetini, ateşli silahların sosyo-politik etkisini ve Tanzimat’ın uyandırdığı sosyal tepkileri görecekler. Edirne’nin fethi, Bursa’nın Doğu Akdeniz ticaretindeki konumu, İnebahtı Savaşı ve Sultan Süleyman’a “Kanuni” ûnvanını kazandıran yasa koyucu faaliyetleri bu cildin diğer meseleleri. 

İkinci ciltte ise modern tarihçiliğin hâlâ büyük bir meselesi olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ortaya çıkışı ve 17. yüzyılda bu imparatorluğun geçirdiği askerî ve malî dönüşümlere dair büyük bir tarihçinin bakış açısıyla tanışacaklar. İnalcık’ın çalışmalarının temelini oluşturan toprak meselelerine dair kaynak niteliği taşıyan diğer makalelerde ise imparatorluktaki pirinç üretimi, devlet kademelerinden el sanatlarına kadar pek çok alanda rolü olan köle emeği, büyük çiftliklerin ortaya çıkış süreci, İstanbul’un ticari yapısının kalbi olan ve şehrin uluslararası bir ticaret merkezi olmasında büyük önemi bulunan bedestenleri yakından tanıyacaklar. Ayrıca bu ciltte modern tarihçiliğin başat çevrelerinden olan Annales Okulu’nun Osmanlı araştırmalarına etkisi ve ağırlık ile ölçü birimlerinin tartışıldığı Osmanlı metrolojisi çalışmaları da yer alıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan itibaren nasıl bir sosyal ve ekonomik dönüşüm geçirdiğine tanık olmak için Halil İnalcık’ın eserleri daimî bir başvuru kaynağıdır. Kronik Kitap olarak bu kaynakları bir araya getirmekten ve tarih tutkunları için kolay ulaşılabilir bir noktaya taşımaktan büyük mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2c55b46-6387-4feb-8ca8-7b93dcee8591.jpg</image:loc>
            <image:title>Stalin (2 Cilt Kutulu)</image:title>
            <image:caption>STALİN 
DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN LİDERİN FIRTINALI HAYATI 
 
“Stalin hakkında yeni bir şeyler öğrenebileceğimi düşünmüyordum fakat yanılmışım. İnanılmaz bir performans.” – Henry Kissinger 
“[Montefiore] Bu büyüleyici kitabında her iyi tarihçinin yapması gerektiği gibi, konuya dair bilgimizin sınırlarını zorlamaya odaklanıyor; insani değerlerin tersyüz edildiği bir dünyada günlük yaşam ve aile ilişkilerine dair zengin detaylar sunuyor. … [Montefiore] Stalin’in karizması, jeopolitik meseleleri esrarengiz bir şekilde kavraması, yabancı devlet adamlarını zekice idare etmesi ve edebiyata olan gerçek tutkusu gibi niteliklerini anlatırken de titizlikle adil davranıyor.” – Antony Beevor 
Kimilerine göre kurtarıcı, kimilerine göre fatih, kimilerine göreyse acımasız bir katil. Yalnızca kendi çağını değil, gelecek çağları da etkilemeyi başaran, ardında güçlü bir miras bırakan bu gizemli adam, ölümünün ardından geçen onlarca yıla rağmen hâlâ üzerinde uzlaşılamamış biri. Ünlü İngiliz tarihçi Simon Sebag Montefiore ise Gürcistan’ın mütevazı bir kasabasında dünyaya gelen bu efsanevi adamın hayatındaki sır perdesini aralamayı hedefliyor. Simon Sebag Montefiore’nin 20’den fazla dile çevrilen ve uluslararası çok satanlar listelerine giren Genç Stalin ve Kızıl Çar’ın Sarayı kitapları, Kronik Kitap etiketiyle özel kutu ve tasarımıyla okurlarla buluşuyor. 
Okurlarımız Stalin setinin ilk cildi olan Genç Stalin’de, adından da anlaşılacağı üzere Stalin’in içine doğduğu dünyayı, ailesini, gelişmesini ve delifişek çağlarını okuyacaklar. Stalin Çar’ın ajanı mıydı yoksa Lenin’in haydudu mu? Karizmatik bir ayakkabıcının oğlunun adım adım nasıl romantik bir şair, üretken bir aşık, dahi bir gangster ve cani bir devrimci haline gelişini soluk soluğa okuyacağınız Genç Stalin, Yosif Visariyonoviç Cugaşvili’nin nasıl Stalin olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İkinci cilt olan Kızıl Çar’ın Sarayı ise iktidarı ele geçiren bu dev adamın siyasi manevralarını, korkularını, yaşadığı ihanetleri, aile hayatını, ölümcül acımasızlığını ve baş düşmanı Hitler’i nasıl alt ettiğini büyüleyici detaylarla anlatıyor. Dönemin en korkulan liderlerinden birinin karanlıkta kalan yönlerini aydınlatmayı hedefleyen bu cesur çalışma, titiz araştırmalar ve ustaca anlatıyla hedefine ulaşarak kendisini modern tarihyazımının klasiklerinden biri haline getirdi. Ünlü tarihçi Montefiore’nin kaleminden Stalin, dünyaya kalıcı damga vurmuş bir liderin Türkiye’de yayımlanan en kapsamlı biyografisi olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/478b379f-0ff9-487b-9821-65b428fc3ed4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Fizik</image:title>
            <image:caption>HEYECAN VERİCİ BİR FİZİK YOLCULUĞU

Kökeni Antik Yunan’a kadar uzanan klasik mekanikten nasıl yararlanılıyor? Teleskop ve mikroskop nasıl çalışıyor? Sıcaklık ilk defa nasıl ölçüldü? Evren hakkında bilgi edinmemizin en önemli yollarından elektromanyetizma nedir? Kızılötesi ve ultraviyole radyasyon nasıl keşfedildi? X ışınları bize ne söyler? Aydınlatma sistemlerinden ameliyatlara kadar pek çok alanda yararlanılan lazer aslında nedir? 

Dakikalar İçinde serisinden Fizik; çok hızlı okunabilen, okundukça hayret ettiren, oldukça zevkli bir bilim kitabı. Sadece yukarıdaki soruları cevaplamakla kalmıyor, evrenimizin nasıl işlediğine kadar sayısız konuda detay veriyor. 

Madde, maddenin halleri, atomun yapısı, elektrik motoru, jeneratör, analog ve dijital elektronik, nükleer silahlar, kuantum fiziği, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, kozmoloji, ışık hızı, zaman makineleri, büyük patlama, karanlık madde, evren ve daha pek çok fizik kavramı; çizimler, fotoğraflar ve 200 görsel eşliğinde tüm meraklılara en kolay biçimde anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18fc9f0c-200f-4b74-bfb3-c66a27ff103b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zenci Kalınız!</image:title>
            <image:caption>“Gördüğüm şeylere inanmasalar bile anlatmaktan zevk duyuyorum” 
Mimar-ressam Cihat Burak’ın ölümünün ardından kitaplaştırılan ve çoğu ilk kez yayımlanan öyküleri bir araya getiren Zenci Kalınız!, “Hayat yürüyor, her şey değişip akıyor; bu hal beni hayran bırakıyordu” diyen yazarın kült eserlerinden biri... Cardonlar ve Yakutiler’de olduğu gibi, gündelik yaşamdan sahneleri, anılarında yer etmiş mekânları ve karakterleri, hatta tarihi kahramanları öykülerinin odağına taşıyan Cihat Burak, gerçek ve kurgu arasındaki oynak zemini eleştirel-ironik üslubuyla adımlıyor: Eski konaklar, karanlık bahçeler, sürüngenler, akbabalar, kâbuslar, deli kızlar... 
Kendi “canavarlarını” yaratan bir dünyadan çok yönlü bir sanatçının evrenine yansıyanlar. Bugün artık silik bir hayal gibi yıllarca orada burada dolaştığımı, panayırlarda parayla gösterildiğimi, hamam külhanlarında, köprü altlarında serserilerle beraber yattığımı, yatırıldığımı hatırlıyorum!.. Şimdi rahatım artık, bir hastahane müzesinin şu gördüğünüz rafında, ispirto dolu şişeler içindeki hilkat acubeleri arasında eski günlerimi anımsatan bir vakarla mumyalanmış durumda oturmaktayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c244a371-9513-4fbf-b9a4-cce136848fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Almanya Tarihi</image:title>
            <image:caption>BATI AVRUPA’NIN HIRÇIN KARTALI 
 
“Temiz, öz ve yetkin. Hâlen Alman tarihini en iyi anlatan kısa tarih kitabı.” – Neil Gregor, Southampton Üniversitesi 
 
 
Dünyayı değiştiren fikirlerin doğduğu ülke, Almanya… 
 
Hayranlık bırakan Bavyera Alplerinden Kuzey Denizi’ne, verimli Ren Vadisi’nden Yukarı Pomeranya’ya uzanan topraklarıyla Almanya, dünya tarihini derinden etkilemeyi başardı. İhtişamlı geçmişine zaman zaman vuran kara lekelerle Almanya, bilim, teknik, felsefe ve sanayide dünyaya damga vurdu. 
 
Kutsal Roma İmparatorluğu’nun temellerini atan Charlemagne, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun en güçlü lideri Frederick Barbarossa, zekâsı ve siyasi manevralarıyla Alman prensliklerini birleştirmeyi başaran Otto von Bismarck, Kilise’nin etkisi kırarak yepyeni bir mezhep ortaya çıkaran Martin Luther, fikirleriyle hem siyaseti hem de felsefeyi derinden etkileyen Marx, Nietzsche, Hegel ve Schopenhauer gibi çağları aşan isimler, tarihçi Mary Fulbrook’un usta kalemiyle tekrardan hayat buluyor. 
 
Binlerce yıllık tarihi titizlikle inceleyen Fulbrook, Almanya’nın geçmişindeki ve bugünündeki karmaşık konuları da mahirane şekilde aktarıyor. Roma’ya kök söktüren Germen kabilelerini, Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, Hohenstaufen ve Hohenzollern Hanedanlarını, Alman İmparatorluğu ve Prusya’yı, Weimar Cumhuriyeti, Nazi İmparatorluğu ve Almanya Federal Cumhuriyeti’ni yakından tanıma şansı yakalayacağınız bu kısa tarih, dünyaya damga vurmuş bu millete dair geniş ve kapsamlı bir anlatı sunuyor. 
  Cambridge University Press tarafından yayımlanan ve Kronik Kitap Kısa Tarih Dizisi’nin yeni üyesi olan Kısa Almanya Tarihi, Avrupa ve Almanya’nın tarihi ve kültürünü anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir giriş kitabı. Mary Fulbrook’un uzmanlığı ve Sabri Gürses’in yetkin çevirisi, bu kitabı paha biçilmez bir kaynak ve Almanya’nın zengin tarihini keşfetmek için bir atlas haline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb4e55b6-01ca-4e7c-8296-7817ac8221ef.jpg</image:loc>
            <image:title>The Empire’s Longest Century</image:title>
            <image:caption>Throughout history, the Ottoman territories were linked with Europe both politically and economically. The Ottoman Empire was a mosaic of languages and religions, and its dramatic modernisation process influenced not just the Turkish part of the Empire but Muslim societies elsewhere too.  Indeed, the history of the Ottoman Empire in the 19th century was decisive for all the nations within the Empire. Every one of them underwent change and embarked on building their own future. In this sense, the 19th century was a tragic period for the Ottomans: while the Empire as a whole was trying to catch up with its contemporaries, its constituent nations were endeavouring to modernise in their own right. 
This book is an attempt to understand how a classic Mediterranean empire faced up to the conditions of the modern world. Translated into several languages, it also points to the benefit of collaborative historiography for arriving at an accurate assessment of the history of an empire. At the same time, it reminds us how the Tanzimat period, and the years before and after it, contributed to the emergence of the Republic of Turkey, a subject that still needs to be explored and discussed more thoroughly. The history of the Tanzimat Era is the history of a key region of the world and of the various peoples who inhabited what was a vast territory. Since the mentality of the Tanzimat has not died out, the history of the Tanzimat lives on, sometimes giving rise to dramatic developments. Written by the internationally-renowned doyen of Turkish historiography, Professor İlber Ortaylı, The Empire’s Longest Century considers the transformation of the Ottoman Empire from numerous perspectives, including government, politics, education, law, culture, and historical and social awareness, resulting in a truly remarkable work.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a97d83a4-c10b-4dab-b58a-638ae3e69686.jpg</image:loc>
            <image:title>Berzem</image:title>
            <image:caption>BERZEM, ISFAHAN VE BAĞDAT ÜÇGENİNDE GÖLGE VE IŞIĞIN SAVAŞI 
 
Selçuklulara dair nitelikli çalışmalarıyla tanıdığımız Erkan Göksu’nun kaleminden Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nda geçen bir roman: Berzem. Sultan Melikşah devrinde Bağdat ikliminde zemin bulan bu romanda Türk tarihinin büyük isimleri Türk seciyesinin abidevi birer şahidi olarak kendilerine yer buluyor. Melikşah, Nizamülmülk, Alp Arslan, Kaşgarlı Mahmud… 
Berzem, Isfahan-Bağdat çekişmesinin gölgesinde Türk’ün adalet hassasiyetini abartısız biçimde gözler önüne seriyor. Türklerin hakimiyetindeki Halife’nin Türk gulâmlarını, yani bir yerde varlığını borçlu olduğu Selçuklu askerlerini sarayından sürmesi, Sultan Melikşah’ın adaleti sağlamak için askerî seferini erteleyerek Bağdat’a doğru yola çıkmasına neden olur. 
Bağdat’ta işleri yoluna koyduktan Isfahan’a dönmek üzere hareket etmişken bu sefer de gulâmların, babası Sultan Alp Arslan’ın kadim hizmetkârlarından Ferraş Câmi’nin oğlunu öldürdüklerini öğrenir. Bunun üzerine Bağdat’tan ayrılmaz ve adaletin sağlanması için çabalar. Zira Câmi, Sultan Alp Arslan’ın Berzem gününün en vefalı ve sadık adamıdır. Sultan Alp Arslan’ın Uhud’u sayılabilecek Berzem gününde ona sadık, kaç adam kalmıştı? 
Berzem, tarihî olayların ışığında Melikşah’ın kararlılığından, Nizamülmülk’ün sağduyusundan, Gevherâyin’in cesaretinden, Kaşgarlı Mahmud mağrurluğundan, Türk töresinden örnekler verirken okurlarını şimdilerde kurmaca görünecek ancak aslında tarihi hakikatlerin tam ortasına götürüyor. 
Bu romanda gerçek olayları okuyacak, gerçek insanlarla tanışacaksınız… Gerçek mekânlarda dolaşacak, gerçek hayaller kuracaksınız... 
Tarihin romana değil, romanın tarihe malzeme olduğu “gerçek” bir tarihî roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09fbfa92-a115-4807-b88e-e8a78e9a2b30.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı ve Diğer Zihinler</image:title>
            <image:caption>“1950’li yıllarda dönemin büyük felsefecileri arasında dinsel inancı savunan bir kişi bile yoktu. 1990’lı yıllarda Yale’den UCLA’ya, Oxford’dan Heidelberg’e kadar birçok yerde insanın manevi yanını savunan ve geliştiren yüzlerce kitap yazılacak, sel olup akacaktı. Aradaki 40 yıllık süre zarfındaysa sadece ve sadece Alvin Plantinga vardı.” 
Kelly James Clark 
 
Tanrı’nın veya tanrıların varlığı sorusu felsefenin ezeli sorularından biri olagelmişse de Nietzsche’nin Tanrı’nın ölümünü ilan ettiği günden bu yana onu doğrularcasına yaşanan acılar, savaşlar, kötülükler bu konudaki tartışmaların sesini uzun süre bastırdı. Ama özellikle yüzyılın ikinci yarısından sonra palazlanan analitik felsefede meydana gelen “metafiziğe dönüş”, dine yakınlık duyan, en azından dinle ilgilenen filozofların tekrar Yahudi-Hıristiyan ve İslam geleneklerinde anlaşıldığı şekliyle Tanrı’nın varlığına duyulan inancın gerekçelerini yeniden değerlendirmelerine, konuya yeni bir bakış ve araçlarla bakmalarına vesile oldu. Alvin Plantinga’nın bu kitabı, yayımlandığı tarihten itibaren “analitik din felsefesi” alanının da en önemli ve sarsıcı eserlerinden biri hâline geldi ve Tanrı’nın ölmediğini ilan etti. 
Anselmus’tan Hume’a, Kant ve pozitivistlerden John Mackie gibi modern ateologlara kadar felsefe geleneğiyle hesaplaşan Plantinga, bu abidevi çalışmasında ontolojik, kozmolojik ve teleolojik tanrı kanıtlamalarının eski ve yeni biçimlerinin çıkmazlarını, meziyetlerini ve sunduğu imkânları değerlendiriyor. Tanrı’nın varlığına duyulan inanç ile diğer insanların varlığına ve zihinlerine duyulan inanç arasındaki şaşırtıcı ve sarsıcı bağlantıyı ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c3edaa-2cfd-4022-8150-39956f5fcced.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Daniel Woolf&apos;un Tarihin Kısa Tarihi kitabı, hem mekân hem de zaman açısından geniş kapsamlı olmasının yanı sıra açık, dengeli ve erişilebilir bir yapıya sahiptir. Bu kitap, insanların çeşitli yaklaşımlarını keşfetmek isteyen herkes tarafından keyifle okunabilir. 
Peter Burke 
 
Daniel Woolf, Batı geleneğinin zenginliğini aktarırken gerçekten küresel bir tarihyazımı incelemesi ortaya koymuştur. Bütün bunları bu kadar açık ve özlü bir çalışmada iletmek kayda değer bir başarıdır. 
John Tosh 
 
Bugüne dek her coğrafyayı, mekânı, insanı, kısaca gökyüzünün altındaki her şeyi konu edinen tarihi okuma biçimlerinin bir iktidar mücadelesi olduğu gün gibi aşikâr. Muzafferin kavram setleriyle toplumların tarihini kesip biçen anlatılar yerine her toplumun kendi entelektüel hayatını dünyayla birlikte okuma gerekliliği, bugünün mücadele alanları için de önem taşıyor. 
Sabit gibi görünen geçmişin aslında nasıl her bakışta yeniden üretildiğini gözler önüne seren bu kitap, Antikiteden günümüze tarihe sorulan soruların çeşitliliğini bizlere aktarıyor. Üstelik her bölümün sonunda yer alan kronoloji çizelgesinin yanı sıra konuları anlamayı ve üzerine düşünmeyi sağlayan sorularla hem tarihin mahiyetini hem de tarihî olayları öğrenmenin yollarını sunuyor. Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika’daki tarihsel olaylar ile tarihin geçirdiği dönüşümleri bir arada düşünme fırsatı sağlayan bu kitap, tarihçilik zanaatında kültürlerarası temasın önemini de vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fdef155-22e3-44d8-a5c2-6e4e404c88f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sartre Yarım Kalan Hikaye</image:title>
            <image:caption>Çağdaş felsefenin mihenk taşlarından Jean-Paul Sartre’ın felsefesinin politik arka planını ortaya koyan Paige Arthur’un bu eseri, filozofun onlarca yıl süren sömürgecilik karşıtlığı ile varoluşçu felsefesi arasındaki ilişkiyi takip ediyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası sömürgecilik karşıtı hareketleri yakından izleyen ve ardından Cezayir’in bağımsızlık savaşını destekleyen Sartre, sömürgecilik hakkında etkileyici bir bakış geliştirmiştir. Sömürgeleştirilen özneyi “aşağı insan” olarak gören Batılı tavır karşısında tavizsiz bir duruş sergilemiş, siyasi şiddetin sömürgeci düzenin sistematik bir sonucu olduğunu savunmuştur. Arthur’un bu eseri, yalnızca Sartre’ın felsefesinin tarihsel arka planını okuyucuya sunmakla kalmıyor, aynı zamanda “yarım kalan hikâye” olarak resmettiği Sartre’ın sömürgecilik karşıtı siyaset felsefesinin sömürgeciliğin yeni türleri karşısındaki direniş olanaklarına da ışık tuttuğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14903d70-08dd-4b2a-8a32-0aeab85a55a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İmgelenen, İmgesel ve Simgesel</image:title>
            <image:caption>Hiç kuşku yok ki mitlerde ve dinlerde imgelenen şey, buna inananlar tarafından asla salt bir imgelem olarak düşünülmez, tersine, gündelik yaşamda deneyimlenen gerçeklikten bazen daha gerçek olarak algılanır. Eğer böyleyse, gerçek olandan daha gerçek olan bu imgesel nedir? Ve elbette bu durumda, gerçek nedir? Lévi-Strauss “gerçek”, “simgesel” ve “imgesel” olanın “üç ayrı düzen” olduğunu ileri sürse de Maurice Godelier bu çalışmasında, gerçek olanın simgesel ve imgesel düzlemlerden ayrılamayacağını maharetle gösteriyor. Kutsal törenler, nesneler ve mekânlar, insanlığın bir kısmı için Tanrı’nın, tanrıların ya da ruhların varlığının gerçekliğine ve dolayısıyla da hakikative tanıklık etmiyor mu? Simgesel; düşüncenin ötesine geçerek tüm bedeni, bakışları, jestleri ve bir o kadar da tapınakları, sarayları, araç-gereci, yiyecekleri, dağları, denizi, gökyüzünü, yeryüzünü istila eder ve harekete geçirir: Simgesel gerçektir. 
Bu çalışma hiç şüphesiz bizi sosyal bilimlerin kalbine götürüyor. Çünkü imgeselin ve simgeselin doğası ve rolünü sorgulamak, toplumsal yaşamın başlıca bileşenlerini ve insani varoluşun temel veçhelerini de sorgulamaktır. İnsanlar gerçeği nasıl üretir? İmgesel olan hangi yollarla gerçek statüsü kazanır? Gerçeği simgeselden ya da imgeseli simgeselden ayırt etmek mümkün müdür? Simgeler simgeledikleri şeylerden daha mı gerçektir? Son dönem Fransız antropolojisinin en üretken ve en tanınmış isimlerinden Maurice Godelier, sadece kendi disiplini antropoloji içerisinden değil, felsefe ve tarih gibi alanlarda da sorgulamayı sürdürerek bu türden çetrefilli sorulara yanıt arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6c677fe-ff25-4cc2-a8cb-1eb0c44672f4.jpg</image:loc>
            <image:title>On Küçük Ördekçik</image:title>
            <image:caption>Güneş doğdu, yepyeni bir gün başlıyor. 
On küçük ördekçik biraz oyun istiyor. 
Kapa gözlerini, sakın söyleme sonunu. 
Haydi beraber oynayalım, bir saklambaç oyunu! 
 
On küçük ördekçik büyük bir maceraya çıkıyor. Her sayfada saklanan küçük ördeği bulabilir misin? 
 
 
Keşfedecek ayrıntılarla dolu, eğlenceli bir ara-bul kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e4ee54-8825-425b-9138-df78e750680a.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretimde Hikayeleştirme</image:title>
            <image:caption>Hepimiz birer hikâye anlatıcısıyız!
Hayatımız hikâyelerle çevrili. İnsanlarla iletişime geçtiğimiz her anda bir hikâye başlıyor. Bu hikâyeleri içimizde taşıyoruz. Başkalarına anlatıyor, çoğaltıyoruz.
Hikâyeleştirme aynı zamanda en eski ve en etkili öğretim aracı. Öğretimde Hikâyeleştirme bu metodun derslerde nasıl etkili bir biçimde kullanılabileceğini mercek altına alıyor. Başka bir deyişle, hikâyeleri insanları harekete geçirecek şekilde anlatmanın ve uygulamanın yollarını araştırıyor. Bu yaklaşımı bir performans sanatçısı gözüyle ele alarak hikâyenin ve hikâye anlatıcılığının doğasına daha yakından bakıyor. Dersler için çeşitli örnek uygulamalar sunarak hikâye anlatımı pratiklerinin nasıl çalıştığını analiz ediyor.
Öğretimde Hikâyeleştirme; günlük yaşamda etrafımızı çevreleyen hikâyeleri kullanarak derslerde de iyi birer uygulayıcıya dönüşürken size rehberlik edecek. Öğretmenler, öğrenciler, veliler ve hikâyelere ilgi duyan herkes için benzersiz bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/995dc67a-dc03-46f7-9ccb-beaa842e5050.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebedi Şafak</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı öncesinde dünyayı kasıp kavuran gerilim ve belirsizliklerin ortasında, Türkiye Cumhuriyeti, modern çağda bir devletin nasıl reforme edileceği ve yönetileceği konusunda birçok kişiye benzersiz ve yapıcı bir model olarak göründü. Birçok savaş arası gözlemciye göre Türkiye, kendisini kökten birleşmiş, güçlü ve ilerici, geçmişinin yükünden arınmış bir ulusa dönüştürmüş bir ülkeydi. Bu başarının baş mimarı ve mühendisinin Türkiye&apos;nin kurucu cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk olduğu konusunda genel bir fikir birliği vardı ve bu inanç onu dünya tarihindeki en büyük reformcu devlet adamları arasına yerleştirmişti. Atatürk ve onun devrimci yönetimine ilişkin bu genel algı günümüze kadar büyük ölçüde varlığını sürdürmüştür. Büyük ölçüde kullanılmamış arşiv ve bilimsel kaynaklara dayanan bir çalışma olan Ebedi Şafak, Atatürk Türkiye&apos;sinin gelişimine ve evrimine kapsamlı bir bakış sunuyor. Akademisyen Ryan Gingeras, ülkenin kuruluşunu ve dönüşümünü Türkiye&apos;nin ilk yıllarını, geçmişi geç Osmanlı İmparatorluğu&apos;na kadar uzanan çeşitli toplumsal ve siyasi güçlerin zirvesi olarak sunuyor. Gingeras, başkentin yanı sıra Türkiye&apos;nin çeşitli illerindeki yaşamı tanımlayan sosyal ve politik koşulları ayrıntılı bir şekilde inceleyerek, cumhuriyetin kuruluşu ve dönüşümü sonucunda ortaya çıkan birçok sert gerçekleri ve acı mirasları açığa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d20c0c-451f-44b6-872e-4aeef97bc546.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıların Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yarınlarımızın umudu
sarı-siyah kanatlarda saklı...

Norveçli yazar Maja Lunde&apos;nin, 40&apos;tan fazla ülkede 4 milyonu aşkın okura ulaşan çoksatanı Arıların Tarihi, küresel bir ekolojik felaketi odağına alırken dünya ve insanlık tarihine üç ayrı zaman diliminden, bambaşka kıtalarda yaşayan üç insanın gözünden bakan, tedirgin edici bir bilimkurgu romanı.

Dünü, bugünü ve yarını bal peteği kadar muazzam ve bir kadar da lezzetli bir kurguda kesiştiren bu çarpıcı distopya, doğaya hükmetme inancından asırlardır vazgeçmeyen insanlığın önlenemeyen kibrine vakur bir duruşla yaklaşıyor.

Sarı-siyah kanatların altına sığınıp aile kavramının çöküşünü irdeleyen kitap, seçimleriyle kaderlerine boyun eğen (yahut kafa tutan) ebeveynler ile çocuklarının kırılgan duygularını kusursuz bir yetkinlikle yansıtıyor. 









1852. Hertfordshire, İngiltere. İnsanlar arıların davranış biçimlerini anlamaya çalışıyor, arıları çok daha büyük randımanla çoğaltmaya, elde edecekleri ürünleri artırmaya uğraşıyor.
2007. Ohio, ABD. İnsanlar arı ölümlerinin nedenlerini araştırıyor. Ansızın başlayan koloni çöküşleri önce tarımı, sonra dünya çapında besin zincirini, sonra da diğer hayvanları etkiliyor.
2098. Siçuan, Çin. İnsanların artık tek bir gayesi, tek bir hedefi var: Bir gün daha hayatta kalıp, boğazlarından tek bir lokma daha geçebilmesini sağlamak. Çünkü arısız bir dünya, yaşayamıyor.
William, George ve Tao; insanın doğadan üstün olduğu yanılgısıyla arı kovanına çomak sokmaktan çekinmeyen üç kırılgan ruh, geçmişten geleceğe uzanan bir hikâyenin başkahramanlarına dönüşüyorlar...

Arılar olmasa hayatımız nasıl olurdu? İnsanlar neden arıları rahat bırakmıyor? Arıların kendi yavrularını beslemek için salgıladıkları o altın renkli hazineye, insanlar niçin hücum ediyor? Peki, doğa bu kısır döngüye bir son vermek için daha neyi bekliyor?

250 yıllık bir yok oluşun anatomisini çizen Arıların Tarihi, okurlara çağrısal bir metin sunarken belleklerden hiç çıkmayacak bir iz bırakmayı da ihmal etmiyor: &apos;&apos;Bizim böceklere ihtiyacımız var, ancak onların bize ihtiyacı yok.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3896c83-0b6f-4e4a-bab7-4c08d6381db5.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Başyapıtta Sanat</image:title>
            <image:caption>Michelangelo neden kendini Sistine Şapeli’nin tavanını süslemek gibi karmaşık bir işe adadı ya da Rembrandt neden kendi resmini yapmakta bu kadar ısrarcıydı? Terracotta Askerleri’nin yaratılışının ardında hangi esrarengiz hikâye yatıyor ve Andy Warhol’a sıradan çorba kutularını ikonik sanat eserlerine dönüştürmesi için ilham veren şey neydi? 100 Başyapıtta Sanat, bu gibi 100 büyüleyici soruyu çevreleyen gizemleri açığa çıkarıyor, anlaşılır ve tatmin edici açıklamalar sunuyor. Eğer hayranlıkla baktığınız sanat eserlerinin ne anlama geldiğini merak ediyorsanız, işte rehberiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c517e2b5-c492-4dba-957f-edc9786b996b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Moreau’nun Adası (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Tarih 1887. Lady Vain gemisi Güney Pasifik açıklarında sırra kadem basar. Gemiden sağ kurtulan tek kişi olan Edward Prendick ancak bir yıl sonra bulunur. 


Doğa bilimleri eğitimi almış İngiliz beyefendisi Edward Prendick kayıplara karıştığı bir yılı nerede olduğu saptanamayan esrarengiz bir adada geçirmiştir. Burası Dr. Moreau adlı deli dâhi bir bilimcinin tuhaf deneyler yaptığı tekinsiz bir yerdir. 


Prendick mahsur kaldığı adanın gizemlerini anlamaya çalışırken dehşet verici gerçeklerle karşılaşacak, insanlar ve hayvanlarla ilgili bildiği her şeyi sorgulamaya başlayacaktır...


İngiliz bilimkurgu yazarı H. G. Wells’in doğa ve kültür arasındaki çatışmalara ve dönüşümlere dair çarpıcı temalarıyla çok tartışma yaratmış önemli romanlarından Dr. Moreau’nun Adası’nı Deniz Keskin’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebeece14-2ecf-4400-bcaa-ad1a62795546.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Gezgini (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ziraat profesörü Darrel Standing meslektaşını öldürmekten ABD’nin en gaddar hapishanesi San Quentin’de müebbet cezaya çarptırılır. İçerideki bir grup mahkûmla firar girişimi akamete uğrayınca tecrite alınıp “deli gömleği işkencesi”ne maruz bırakılır...
Gelgelelim bu trajik durum hücre duvarları arasında geçen karanlık bir hapishane anlatısına evrilmez. Fiziki varlığı zaptedilen Standing özgürlüğü ruhani varlığında ve hayal gücünde bulur; astral seyahatler yoluyla geçmiş benlikleriyle temas kurar, insanlık tarihindeki binlerce hayattan ve binlerce deneyimden geçer. Böylece zamanda sıçramalarla akıp giden yaşamlar ve tecrübeler geçidinde insanın hayatta kalma mücadelelerine, iyiliğine ve kötülüğüne, kararlılığına ve kibrine, tutkularına ve zaaflarına tanık oluruz.
Jack London’ın 1915 yılında yayımlanan, bilimkurgu unsurlarıyla felsefi, psikolojik ve mistik temaları işleyen bu sıradışı romanını Ramazan Güngör’ün özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f7f1416-a7aa-4ab7-aeab-8df8b7c93c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgenin Güneşi 2 - Vatan Uğruna</image:title>
            <image:caption>Hayatımın tam da en güzel zamanlarını yaşayacağım sırada, sevdiğim adamla mesleğim arasında sıkışıp kalmış çırpınıyordum. Benim için bu araf, zindandan başka bir şey değildi. İkisi de vazgeçemeyeceğim, sırtımı dönemeyeceğim şeylerdi. 
Ben, Gölge’nin Güneş’i. 
İlk defa Pala’nın Güneş’i olmak isterken kâbusları olmuştum. Onu hastane odasında yaralı hâlde bırakıp gittiğimde, aslında kalbimi de orada bıraktığımı biliyordum. 
Şimdi ise sonumun meçhul olduğu bu yerde, onca düşmanın arasında tek düşündüğüm, olur da geri dönebilirsem karşılaşacağım o kara gözlerdi... 
 
“Aldın intikamını. Beni it gibi arkanda yaralı hâlde bırakıp gittin. Nasıl bıraktın Bahar? Hiç mi üzülmedin? Aklına gelmedi mi çekeceğim acı?” 
  “Beni anla istedim. Beni, bu mesleğe olan aşkımı anla istedim. Hiç yoktan ben senin gibi arkandan iş çevirmedim. Görev aldım ve göreve gittim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acfb1af1-7e3d-463c-938e-961f1e962a84.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöbet Başında Aşk -2</image:title>
            <image:caption>Hayatının aşkıyla karşılaştığını sanarken aslında hayatının hatasını yaptığını fark ettiği an Üsteğmen Mihrem Çelik, intikam uğruna ne kadar ileri gidebilirdi? 
 
Mesleğinden, aşkından, evinden, dost bildiği insanlardan vazgeçebilecek miydi? Ve en önemlisi bu aşkın sonunda alacağı intikam sadece sevdiği adamımı yoksa kendisini de mi dibe sürükleyecekti? 
 
Mihrem bir yol ayrımında hayatını altüst edecek kararı verdi. 
 
... 
 
Her şeyden çok sevdiği kadını, kaybetmenin eşiğinde olduğunu bile fark etmeyen Semih Karaaslan tüm hayatı boyunca yaşadığı en mutlu zaman dilimindeydi. Sakladığı sırrın bir gün ortaya çıkacağını asla tahmin etmemişti. Yasak olduğunu bile bile yürüdüğü yoldan dönmemiş, pişman olmamıştı. 
 
  Peki, önce kim pes edecekti? Sevdiği adam tarafından aldatılan Mihrem mi yoksa sevdiği kadın tarafından yaralanan Semih mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac315ea9-0aed-4401-b69a-5c55938a496c.jpg</image:loc>
            <image:title>Triptikler</image:title>
            <image:caption>“O dönemki rüyalarımda sürekli kovalanıyordum, o güne kadar verilmiş savaşlar arasında ölüme meydan okuyan en akıl almaz savaşlara atılıyordum.” 
 
1972’de yayımlanan dördüncü ve son romanı Triptikler’de Ann Quin, önceki romanlarındaki deneysel üslubu daha da uçlara taşır. Distopik bir ortamda, bir araba kovalamacasının tam ortasında, anlatıcının “Bir sürü ismim var. Bir sürü yüzüm,” diyerek kendini tanıtmasıyla başlayan roman kimi zaman kovalayan ile kovalananın yer değiştirdiği, kimi zaman gerçekliğin tamamen yitip fiziki ve edebi sınırların ortadan kalktığı bir anlatı. 
 
Triptikler, okurun, kitabın kahramanıyla birlikte içinde kaybolacağı ve ancak kitabın bitişiyle uyandığında sona erecek bir düş. 
“Quin’in nesri hiç bocalamıyor. Fevkalâde!” 
Paris Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab2491ff-9c86-44bb-8d40-e5da6e350efe.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehdilik ve Şahkulu Ayaklanması</image:title>
            <image:caption>...Toplumların zor durumda olduğu dönemlerde, refah, zenginlik vaat eden ve çoğu kez de doğaüstü alandan güç aldığını söyleyen birtakım liderler ortaya çıkmıştır. Bu liderler geleceğe dair umutları olan kişilerin sesi olmuş ve bunların etrafına büyük kitleler toplanmıştır. Tarihsel süreç içerisinde bu minvalde gelişen “kurtarıcı tasavvuru” kültürden kültüre 
intikal etmiş ve kendine has birtakım mistik karakterlerle şekillenmiştir. 
-Mihriban Artan Ok 
 
Mehdilik ve Şahkulu Ayaklanması kitabı özellikle Osmanlı&apos;da Şahkulu Ayaklanması örneğinde dönem kronikleri, arşiv vesikaları, yabancı seyyah notları, hadis kitapları ve tasavvuf kaynaklarından yararlanarak mehdiliğin anlaşılmasına katkı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5aee3e-1b21-48c1-8d2b-48f8383e2a98.jpg</image:loc>
            <image:title>Haberler Bir Kullanma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyanın, günlük hayatın altındaki felsefi mekanizmaları anlaşılır bir dille çözümlediği kitaplarıyla tanıyıp sevdiği Alain de Botton, bu kez haberleri mercek altına alıyor. Politika, Dünyadan Haberler, Ekonomi, Ünlüler, Felaket, Tüketim gibi başlıklar altında haberlerin nasıl okunabileceğine dair bir kılavuz sunuyor. Her gün maruz bırakıldığımız bu bilgi yığınının gerçeklik algımızı nasıl şekillendirdiğine ve nasıl analiz edilmesi gerektiğine işaret ediyor. 
 
“Gelin görün ki garip bir şekilde, haberlerin saat başı önümüze koyduğu sözcükler ve imgeler hakkında bize eğitim vermeye kimse pek yeltenmez. Othello’nun konusundan ne anlam çıkarılacağını bilmenin, New York Post’un ön sayfasının nasıl çözümleneceğini bilmekten daha önemli olduğu düşünülür. (…) Verilen haberlerin gerçeklik algımızı etkilemekte ve ruh halimizi (burada ruh kelimesi herhangi bir doğaüstü çağrışım içermez) şekillendirmekte nasıl şiddetli bir etkisi olduğu bize asla sistematik olarak anlatılmaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/305dcddb-e571-494d-9c08-562ca3a6856b.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Bir Parça</image:title>
            <image:caption>Hiç sekmezdi. İnsanlar bana baktıklarında sadece 
devlet yardımı alan genç ve hamile bir kadın görüyordu. 
Kollarımdaki Lucy&apos;ye baktıklarında, 
gördükleri bir hataydı. 
Çok yanılıyorlardı. 
O, benim yaşadığım apartmanın yanındaki eve 
taşınana dek bu yargılayıcı bakışların beni yıkmasına 
izin veren türden bir kadın değildim. 
Beni tanımasa da zihninde nasıl biri olduğuma 
dair bir imaj çizmeye başlamıştı. Yuvarlak karnımı, 
Lucy&apos;nin yalnız kalamamasını, göz altlarımdaki torbaları ve nasıl göründüğüme aldırmamamı yargılıyordu. 
Kabaydı, aylarca da böyle kalmaya devam edecekti. Sonra bir şey oldu, ne olduğunu tam olarak 
bilmiyordum. Yargılayıcı Adam, Lucy ve benim 
–ayrıca bebek Eli de dahil– 
dostluğunu hak ettiğimize karar vermişti. 
Beklenmedik bir dostluk kurmuştuk, 
böylece benim ve çocuklarımın etrafında 
gülümsemeye başlamak zorundaydı. 
Yine yanılmıştım, Elijah kaba değildi. Korkutucuydu. Onun tuhaf nazik hareketleri beni sarıp sarmalıyordu. 
Elijah sadece arkadaşımdı. 
Değil mi? 
Hay sektireyim. Yanılmıştım. Yine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1475d53f-4852-4d90-97fc-bd5e93fd9841.jpg</image:loc>
            <image:title>Affetmek</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllar boyunca, kültürel ve spiritüel kurallar bize öfkeyi yok etmeyi ve affediciliği benimsemeyi öğretmiş, birini diğeriyle kolayca değiştirebileceğimizi varsaymıştır, fakat hiçbir şey gerçeğe bu kadar aykırı olamaz. 
Spiritüel Usta Osho, Affetmek adlı kitabında bu konunun detaylarına iniyor, kökenlerini araştırıyor ve affetme konusunda –günah, suçluluk, utanç ve tövbe gibi ilgili fikirlerin yanı sıra– Doğu ve Batı perspektiflerinin bir araya geldiği noktalara ışık tutuyor. Çok okunan Yeni Bir Yaşam Tarzı İçin İçgörüler serisi, siz okuyucuları yaşamın zenginliğini deneyimlemenize engel olan kökleşmiş inanç sistemlerini ve ön yargıları sorgulamaya ve bunları bırakmaya teşvik ediyor. Bu kitaplar, gerçek benliğiniz olmanın önüne geçen inanç ve tutumlara ışık tutmaktadır. Tüm metin şefkat ve mizahın ustaca bir karışımıdır ve okuyucular en çok kaçınmak istedikleri şeylerle yüzleşmeye teşvik edilmektedir, ki bu da gerçek içgörü ve gücün anahtarını sağlayan şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c891904-3e41-47ef-9931-35b58e7e466b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelik Arayışı</image:title>
            <image:caption>Yazar Julia Cameron, Sanatçının Yolu: Yaratıcılığı Artırmak İçin Spiritüel Bir Yol kitabını otuz yıl önce ilk yayımladığında dünyanın yaratıcılıkla ilgili düşünme biçimini değiştirdi. Beş milyondan fazla basılmasının ardından Cameron şimdi de dikkatini yaratıcı yaşamın önemli bir yönü olduğunu düşündüğü yaratıcı duaya çeviriyor. 6 haftalık bir Sanatçının Yolu Programı olan Bilgelik Arayışı’nda okuyucular da dua etmeyi öğrenecek. 
 
Kendi yaratıcı yolculuğunun izini süren Cameron, kişisel bir kriz ânında duanın onu ileriye götürdüğünü ortaya koyuyor. Dua, hiç beklenmedik bir şekilde onun sanat yaşamının vazgeçilmez bir desteği haline geliyor. En karanlık ânında kendini kurtarmak için yarattığı araçlar, Sanatçının Yolu aracılığıyla dünyayla paylaşacağı araçlara dönüştü. Bilgelik Arayışı bu araçların kökenini ayrıntılarıyla anlatıyor ve duanın bir sanatçı olarak yaşamı sürdürmede oynadığı merkezi rolü örnek olarak Cameron üzerinden anlatıyor. 
 
Bu kitapta Cameron, yaratıcı ruhlarımızı açan farkındalıklı dua uygulamaları koleksiyonunu paylaşıyor. Bu yol bizi geleneksel dini ritüellerin ötesine taşıyor, inançları ve geçmişleri ne olursa olsun tüm okuyuculara kucak açıyor. Programın her haftasında yolculuk yaparken rica, şükran, yaratıcılık ve daha fazlasını içeren duaları keşfedeceksiniz. Bu arada, Sanatçının Yolu’nun üç sevilen aracı -Sabah Sayfaları, Sanatçı Buluşmaları ve Yürüyüşler- büyüme ve gelişme için kanıtlanmış, sağlam temellere dayanan bir çerçeve sağlamak üzere yenileniyor ve yeniden tanıtılıyor. Cameron ayrıca bizi dördüncü bir araçla daha tanıştırıyor: Rehberliği Yazmak. Bu güçlü uygulamanın gelecek vaat eden sanatçılara büyük yardımı olacağına inanıyor. 
 
Bilgelik Arayışı sizi heyecan verici yaratıcı uygulamalara bir adım daha atmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0d26e44-e27a-45a6-bf70-ae4e5b6ecf60.jpg</image:loc>
            <image:title>Dramasız Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>Sınır Koymak, Huzur Bulmak adlı ünlü kitabın yazarından, işte size aile mücadelelerini anlamanız, aşmanız ve böylece kendi hayatınızı yaşamanız için harika bir yol haritası. 
 
Her ailenin bir hikâyesi vardır. Bazılarımız için köken ailemiz, özgüvenimizi besleyen ve hayatın zorluklarını aşmamıza yardımcı olan sağlam bir temel iken, diğerleri içinse yasam boyu sürebilecek bir acı, incinme ve çatışma kaynağıdır. 
Bu aydınlatıcı rehberde, lisanslı terapist ve ilişkiler uzmanı Nedra Glover Tawwab, işlevsiz aile kalıplarını tanımlamanıza ve döngüyü kırarak geleceğe dogru ilerlemenize yardımcı olacak son derece açık ve net tavsiyeler sunuyor. 
 
Duygusal ihmalin yarattığı travmadan tutun da, bağımlı veya ilgisiz ebeveynlerin bıraktığı olumsuz etkilere, kardeşler ve diğer akrabalar arasında yaşanan ruh sağlığı sorunlarına ve daha fazlasına kadar çesitli konuları kapsayan bu açık ve samimi rehber, kendi hayatınızın kontrolünü ele almanıza ve gerçekte olduğunuz kişiyi onurlandırmanıza yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d047e8bf-aaea-47b6-9f82-c24f44f9733a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, Osho’nun çok satan Yeni Bir Yaşam Tarzı İçin İçgörüler serisinin on ikinci kitabı ve 2017’den bu yana serinin ilk yeni kitabıdır. 
Bu eserde Osho her zamankinden daha güçlü bir şekilde geri dönüyor ve zamanın sorunlarını ele alıyor. Değişimin getirdiği kaosun hüküm sürdüğü bir dönemde dengemizi korumaya çalışırken, çoğu zaman artık dayanacak gücümüz kalmamış gibi hissediyoruz. Küresel bir salgını atlattık, hastalık ve ölümle yüzleştik, toplumsal soyutlanmaya sürüklendik, ekonomik belirsizlikler yaşadık ve “Bana, hayatıma, mutluluğuma ne olacak?” gibi sorular sorduk. Tüm insan kalpleri aynıdır ve nihai arzuları da aynıdır: mutluluk. Herkes mükemmel ve saf mutluluk ister, çünkü ancak o zaman bu korku ve güvensizlik hissi sona erecektir. 
 
Osho doğrudan meselenin özüne iniyor: “Maddi şeylerle mi mutlu oluyorsun yoksa bilincini mi geliştirmek istiyorsun bilmek isterim. Sadece dış dünyadan doyum sağlayan kişi temelde daima mutsuz olacaktır. Bu tür bir yaşam sadece rahatlığa (kolaylığa) hitap eder. Rahatlık yalnızca sıkıntıların yokluğu demektir, oysa gerçek tatmin mutluluğun elde edilmesinden gelir. Sürekli olarak hazzı mutlulukla karıştırıyoruz. Haz yalnızca bir gölge, mutluluğun yalnızca bir yansımasıdır. Oysa çoğu insan hayatın bu mutluluk hayaletinden ibaret olduğu yanılsaması içinde yaşıyor.” 
 
Mutluluğa erişmek ancak özgün benliğinizle karşılaşma korkusuyla yüzleşmekle, kendinizi olduğunuz gibi kabul etme riskini almakla mümkündür. Osho’nun dediği gibi, kendi başınıza durmak ve şu sözleri ilan etmek cesaret ister: “Ben kendimden başka hiç kimse olmayacağım. İyi ya da kötü, kabul edilebilir ya da edilemez, prestijli ya da prestijsiz, kesin olan bir şey var ki o da sadece kendim olabilirim, başka hiç kimse olamam!” Bu duruş, yaşama karşı devrimci bir yaklaşım gerektirir. Yaşamın sefalet kısır döngüsünden kurtulmak isteyen her bireyin ihtiyaç duyduğu dayanak işte budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/211b326a-61ea-47f2-9b6d-1a22f8f0f60a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neandertal</image:title>
            <image:caption>Keşfedildikleri günden bu yana insan türünün en kötü şöhretli üyeleri sayılan Neandertaller, artık geçmişin önyargılarından arınmış, bilimsel teknolojilerin desteğiyle şekillenen yepyeni bir bakış açısıyla tekrar inceleniyor. Fakat tüm bu araştırmalara rağmen hikâyelerinin tamamını öğrenebiliyor muyuz? 
 
İngiliz araştırmacı, arkeolog ve yazar Rebecca Wragg Sykes işte bu hikâyeyi enine boyuna anlatabilmek için yola çıkıyor; Neandertallerin, üstlerindeki yırtık pırtık post parçalarıyla bizden çok çorak buzlu arazilerde yaşayan kuyruksuz maymunlara benzetildiği eski imajını rafa kaldırıyor ve türlü koşullara sahip geniş Avrasya coğrafyasında yüz binlerce yıl boyunca hayatta kalmayı başaran, büyük iklim değişikliklerine göğüs geren bu insanların, aslında her açıdan ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor. 
 
Neandertal: Soydaşlarımızda Hayat, Sevgi, Ölüm ve Sanat bu yakın akrabalarımızın nerede, nasıl yaşadığından neler yediğine, neler giyip nasıl süslendiğinden ölülerine nasıl davrandığına ve cinsel partnerlerini nasıl seçip bebeklerini nasıl büyüttüğüne dek çok geniş bir inceleme alnında, Neandertal kültürüne yepyeni bir pencere aralıyor.  Sykes hem konunun uzmanları hem de Neandertalleri merak eden amatör okurların keyifle okuyabileceği bilgi dolu bu kitabında, öncü Paleolitik araştırmaların ve teorilerin ortaya koyduğu bulguları temel alarak Neandertaller hakkında yazılan en kapsamlı araştırmayı sunuyor. 
 
‘‘Neandertaller hakkında yepyeni bir hikâye… İnsanlığa ilgi duyan herkes için önemli bir okuma.’’ 
 
Yuval Noah Harari, The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db4fecd-5af1-4f0f-bba4-3e1f4a269466.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Defteri</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir Filistin defteri vardır. Filistin defteri olduğunu bilmese bile bir Filistin defteri vardır. 
Kalpte yazılmaya başlar ve sonrasında bazen satırlara dökülür. 
 
Filistin, insanlığın en büyük defteri. Bu defterde eksik olmaması gereken sayfalar var: Azim, 
kararlılık, gayret, fedakârlık, sevgi, paylaşma, şefkat sayfaları… Bu sayfaları ekledikçe Filistin bize 
benzeyecek biz de Filistin’e… 
 
Filistin defterimiz bize kim olduğumuzu hatırlatacak bir hafıza kartı, kendimizle mesafemizi 
ayarlamamızı sağlayacak, kimi neden sevdiğimizi kimden neden uzak durmamız gerektiğini gösteren 
bir pusula olacaktır. Hayatımız boyunca ona bakarak istikametimizi hatırlayacak, insanlık hikâyesinde 
durduğumuz safı belirleyecek ve hatırlatacak bir defter. 
 
Bu defter ne kadar sık açılırsa hür Kudüs’e ulaşmamız o kadar kolay olacaktır. Siyonit saldırıların 
olduğu her dönemde bu defteri açtığımı fark ettim. Demek ki yeterli değil, demek ki bu deftere her gün 
başka bir cümle eklememiz gerekiyor. Hayatımızı Filistinleştirmeden, Filistin’e ulaşmak mümkün 
olmayacak. O nedenle Filistin defterimizi kendi Filistinimizi, hür Filistinimizi kurmak için bir fırsat 
olarak görebiliriz. Tertemiz bir sayfa açıp başlayalım yazmaya…Hazırlanan bu seçki, Niyazi’nin ilgi çekici hayatına dair çarpıcı sahneleri aktardığı gibi dillerde ve gönüllerde yer etmiş sözlerinin pek çok inceliklerini de yansıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed6a870-c33e-414d-b483-bc47b6a61013.jpg</image:loc>
            <image:title>Tipografik</image:title>
            <image:caption>Tipografi, yazı karakterlerinin düzenlenmesi ve kullanımını içerir. Doğru tipografi seçimi, metnin anlamını vurgulayabilir ve izleyicinin dikkatini çekebilir. Kitap, tipografinin temel kurallarını anlatarak, metinlerin daha etkili ve estetik bir biçimde sunulmasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu kitap, hem grafik tasarım hem de tipografi konularında temel kavramları kavramak isteyen öğrenciler, profesyoneller ve meraklılar için bir kaynak olarak tasarlandı. İleri düzeydeki konuları basit ve anlaşılır bir şekilde açıklamayı hedefleyerek, okuyucuların kendi yaratıcı potansiyellerini geliştirmelerine olanak tanımayı amaçlıyoruz. Bu kitap, grafik tasarım ve tipografi dünyasına yeni bir perspektif kazandırmanıza ve yaratıcı projelerinizde daha güvenli adımlar atmanıza yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8a1f17-80e2-404c-8f7d-3896bc3de2ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Nezaket Benim Süper Gücüm</image:title>
            <image:caption>Alicia Ortega&apos;nın kaleme aldığı “Nezaket Benim Süper Gücüm”, çocuklara nezaketin gerçekten bir tür süper güç olduğunu keşfetmelerini sağlayacak sımsıcak bir hikâye sunuyor. Renkli ve canlı görseller eşliğinde çocuklar, küçük kahramanımız Levent’le nezaketin dünyayı nasıl değiştirebileceğini öğrenecekler. Empati, hoşgörü, yardımseverlik ve cömertlik gibi değerleri de aşılayacak bu hikâye, her yaştan çocuğun kalbini ısıtacak eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
&quot;Nezaket herkesin öğrenebileceği bir şeydir, 
Başkalarına nazik davranıp karşılık beklememektir. 
Başkalarına yardım etmek yapılabilecek en iyi şey gerçekten, 
Nezaket de seni bulur, nazik olursan eğer.&quot; 
Süper Güç Değerlerim kitapları: Nezaket ve sabır’ı beslemek için iç ısıtıcı hikayelerden oluşan bir koleksiyon! Süper Güç Değerlerim, çocuklara duyguları ve bunları erken yaşlardan itibaren nasıl yöneteceklerini öğrenmenin ardındaki süper gücü öğretmek için geliştirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd78aca2-ce4d-4d9a-9502-be059e7c6d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnettarlık Benim Süper Gücüm</image:title>
            <image:caption>Alicia Ortega’nın kaleme aldığı “Minnettarlık Benim Süper Gücüm”, çocuklara hayatlarında sahip oldukları şeylere minnettar olmayı öğretecek etkileyici bir hikâye sunuyor. Renkli ve canlı görseller eşliğinde çocuklar, küçük kahramanımız Beste’yle minnettarlık duygusunun aslında her zaman içlerinde olan bir güç olduğunu öğrenecekler. Minnet duyma ve pozitif düşünme alışkanlığı kazandıracak bu hikâye, her yaştan çocuğa ilham verecek bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
&quot;Minnet duygusu hepimizin içinde, 
Yapmamız gereken tek şey ise, 
Sahip olduğumuz şeyleri düşünmektir, 
Mutsuz hissetmek yerine.&quot; 
 
Süper Güç Değerlerim kitapları: Nezaket ve sabır’ı beslemek için iç ısıtıcı hikayelerden oluşan bir koleksiyon! Süper Güç Değerlerim, çocuklara duyguları ve bunları erken yaşlardan itibaren nasıl yöneteceklerini öğrenmenin ardındaki süper gücü öğretmek için geliştirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59bc93a5-7f7d-415d-ab8c-ff8d40658c80.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafanın Bildiği</image:title>
            <image:caption>“Ama sen ormanı hiç görmedin ki. 
Sen hep buradaydın. Kafesi getirip senin üstüne koydular.” 
 
Orhan Kemal Öykü Ödülü (2013) sahibi Gamze Güller, dört duvar arasına sıkışmış ya da sıkıştırılmış gibi görünenlerin, akıp giden hayatın bir parçası olmaktan çok gözlemcisi konumunda bulunanların, 
ancak kendi evreninin siperleri gerisinde soluklanabilenlerin öykülerini anlatıyor: Bir plazanın yirmi beşinci katındaki çay ocağında, son nefesi bekleyen bir hastane odasında, otoparkın karanlığına sığınmış bir arabanın içinde ya da uzak bir ülkenin metro istasyonunda karşımıza çıkan ama daima “dünyanın kenarında” duran karakterler var Zürafanın Bildiği’nde. 
 
Bilip de susar hayvanlar. Her yerde gözleri var, her yerde kulakları. Dünden bugüne, bugünden yarına evrenin zamansız bilgisi var onlarda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9618ade5-fcb2-440f-91c8-0ae5ec1e1c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans&apos;ın Kayıp Dünyası</image:title>
            <image:caption>Hayatını Bizans’a vakfetmiş olan Jonathan Harris, bu yeni çalışmasında ne doğuyla ne batıyla kalıcı bir ittifak kurabilmiş, hem doğudan hem batıdan sıkıştırılmış, her şeye rağmen bin yıldan uzun bir süre ayakta kalabilmiş bu benzersiz imparatorluğun “kayıp tarihini” gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor. İmparatorları ve savaşları odağına alıp tarihsel bir özetle yetinen çalışmaların aksine bu çalışmada imparatorluğun toplumsal, siyasal, dinsel, kültürel ve sanatsal gelişimine tanıklık ediyor, o büyük miras karşısında hayrete düşüyoruz. Bizans’ın Kayıp Dünyası’nda okur her yeni bölümle beraber tehlikeli simalara rastlıyor, komplolara dahil oluyor, tekinsiz yerlere dalıyor ve nihayet bu kayıp tarihin seyri değişiyor. 
 
“Bu kuşağın en heyecan verici Bizans tarihçisinden son derece muteber bir okuma.” 
–Colin Wells, Sailing From Byzantium’un yazarı 
 
“Büyük bir şevkle yazan Harris, örnek olay ve anekdotlardan yola çıkıp mükemmel sonuçlara varıyor.” Shaun Tougher, The Reign of Leo VI kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c512497-4fed-4838-b234-0a7c0f903096.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’nın Huzur Bahşettiği Shantaram (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Biri bana bu kitabın ne ile ilgili olduğunu sorarsa, ona dünyadaki her şeyle ilgili, diye cevap veririm. Gregory David Roberts, Bombay için tıpkı Lawrence Durrell&apos;ın İskenderiye, Melville&apos;in Büyük Okyanus, Thoreau&apos;nun Walden Gölü için yaptığını yapmış. Bombay’ı dünya edebiyatının sonsuza dek anılacak yerlerinden biri kılmış.” -Pat Conroy 
 
“Aşk, kader ve yaptığımız seçimler hakkında bildiklerimi öğrenmem çok uzun sürdü, dünyanın pek çok yerini dolaşmam gerekti ama hepsinin özünü bir anda, bir duvara zincirlenmiş halde işkence görürken kavradım.” 
“Eşsiz, kesinlikle çok cesur ve inanılmaz vahşi. Shantaram en zengin hayal güçlerini bile hazırlıksız yakalayacak.” -Elle 
 
“Shantaram ilk cümlesiyle tavlıyor. Heyecan verici, dokunaklı ve korkutucu... Muhteşem bir roman.” 
-Detroit Free Press 
“Çok zekice... Canlı karakterlerle dolu. Ama Shantaram&apos;daki en güçlü karakter şehrin ta kendisi, Bombay. Roberts&apos;ın Hindistan&apos;a, orada yaşayan insanlara duyduğu içten sevgi, kitabı okumayı daha da zevkli kılıyor. Roberts bizi Bombay’ın gecekondularına, uyuşturucu satılan mekanlarına, batakhanelerine, barlarına götürüyor ve, siz de gelin, diyor.  Biz de gidiyoruz.” -The Washington Post 
 
“Nefes kesici... Yürekten hissedilen, film gibi izlenen bir yapıt. Heyecanla okunuyor.” -Publisher&apos;s Weekly 
 
“Nefis yazılmış, sayfalarını çevirmekten kendinizi alamayacağınız bir başyapıt. Kişi ve yer adlarının gizlendiği romanlara bir yanıt. Az sayıda yabancının bildiği Hindistan&apos;ın öteki yüzünün enfes bir anlatımı.” -Kirkus Reviews 
“Yaratıcı bir anlatım.” -People 
“Canlı ve eğlenceli. Duygusal ve sinematik güzellikteki dili çok etkileyici.” -USA Today 
“Engin bir düşünce gücü, sıradışı bir vizyon.” - Time Out</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/789ae8cf-253f-444c-acb3-be79c93ae7f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuromi - Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Şirin, neşeli ve eğlenceli! Kuromi’nin muhteşem resimlerini boya kalemlerinle renklendir, sayfaları çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4222628-e0c2-4b61-9440-686d187369ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Filozof Gibi Düşün</image:title>
            <image:caption>Hayatımıza anlam katan şeyler nelerdir? Gerçeklik, bize nasıl yaşamamız gerektiğini söyler mi? 
Gerçek aslında nedir ve görünenle arasındaki farkı nasıl anlayabiliriz? 
 
Peter Cave, insanlık tarihinin en büyük filozoflarının yaşam biçimlerini, düşünme tarzlarını ve ilgilendikleri konuları kısaca ele alırken felsefi yaklaşımların günlük hayatlarımızı nasıl değiştirebileceğini keyifli bir şekilde bizlere sunuyor. 
 
İyimserlerden kötümserlere, inançlılardan ateistlere, ifade özgürlüğünden kürtaja, hayvanlara yapılan muameleden liderlerde olması gereken ahlaki özelliklere kadar güncel pek çok konuya dair bilgiler içeren kitapta Cave, filozofların dünyayla başa çıkma yöntemlerini ve bu yöntemlerin kendi zamanlarında nasıl türediğini, bugün bu fikirlerden nasıl yararlanabileceğimizi gösteriyor. 
 
Kitapta yer alan Sokrates, Platon, Aristo, Lao Tzu, İbn-i Sina, Spinoza, Schopenhauer, Karl Marx, Kierkegaard, Nietzsche, Wittgenstein, Iris Murdoch, Hannah Arendt, Jean Paul Sartre, Samuel Beckett ve Simone de Beauvoir gibi büyük düşünürler hayatınıza ışık tutacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64af5cd-708a-4271-95a6-3d48588ca7a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Anime Unicornlar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Anime Unıcornlar Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a27650e0-fe6e-4a60-9fd2-1f118afb0db1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Boya! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı-Yaratıklar</image:title>
            <image:caption>Ejderhalar, Samuray Ve Ninjalar, Korsanlar, Mitolojik Canavarlar! 
 
Hayal Gücü Ve Sihir Dolu Ne Varsa Bu Kitapta! Macera Dünyasına Kendi Rengini Kat. Sayfaları İstediğin Gibi Renklendir Ve Çıkartmalarla Süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c418940-97d9-4394-ab1c-9379aff2c67c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzeyin Efendileri / Son Krallık Serisi 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Davam bunu gerektiriyordu. Kan davası beş yıl önce Kjartan ve adamlarının gece vakti Kont Ragnar’ın salonuna gelmesiyle başlamıştı. Salonu yakmışlar ve alevlerden kaçmaya çalışan halkı öldürmüşlerdi. Beni Ragnar yetiştirmişti. Onu bir baba gibi sevmiştim ve öldürülmesinin intikamı alınmamıştı. Bir oğlu vardı, onun da adı Ragnar’dı ama Genç Ragnar intikam alamazdı çünkü artık Wessex’te rehineydi. Bu yüzden kuzeye gidecek, Kjartan’ı bulacak ve onu öldürecektim.” 
Yıl 878 ve Wessex artık Vikinglerin hükmünde değil. Büyük Alfred’in bu savaşı kazanması için onun yanında olan Uhtred, artık kralın bağnazlığından ve cömert olmayan davranışlarından bunalmıştır. Bunun üzerine Uhtred, en azılı düşmanı Danimarkalı Lord Kjartan tarafından öldürülen üvey babasının intikamını almak ve kız kardeşini kurtarmak için bir grup adamla birlikte kuzeye yolculuk etmek için Wessex’ten kaçar. 
Ancak kuzey kaos, isyan ve kanla doludur. İntikamını planlayan Uhtred, bu yolda ihanete uğrar. Dostları ve müttefikleri onu kurtarmak için birleşmeli ve İngiltere için bir kez daha savaşmalıdır. Serinin üçüncü kitabı olan 
Kuzeyin Efendileri güçlü bir ihanet, romantizm ve mücadele hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b4219a1-72a6-4ecc-9c97-99546bd749eb.jpg</image:loc>
            <image:title>51. Bölge</image:title>
            <image:caption>muktedir billâh gibi sevgili 
geldi ve yüzdü gitti derimizi 
kalk ya hallac! 
tenimiz ki ibrahim ocağı 
gül bizde sönsün artık hiçbir şey giydiremez bizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5240a3f1-4684-4bec-8b8f-d3a89234eb8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anime Ejderhalar - Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Anime Ejderhalar - Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac72e71a-d70d-4f3f-924c-093cac023308.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Boya! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı-Sihir</image:title>
            <image:caption>Unıcornlar, Cadılar, Denizkızları, Prensesler Ve Periler! 
 
Hayal Gücü Ve Sihir Dolu Ne Varsa Bu Kitapta! Macera Dünyasına Kendi Rengini Kat. Sayfaları İstediğin Gibi Renklendir Ve Çıkartmalarla Süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3552bd82-83bd-402a-b8ab-930171c79d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektepli Cellat</image:title>
            <image:caption>Bireyler mi daha hızlı yozlaşır, kurumlar mı? Hangisi hangisine hizmet eder, hangisi hangisini kollar bu yolda? 
Pavel Kohout, bu ezeli ve ebedi soruları acı bir gülümsemeyle, dozu düşmeyen kara mizah ve ironiyle, çekinmeden dile getiriyor:  Cellatlık eğitimi veren özel okulun tek kız öğrencisi Lizínka&apos;nın öğretim yılını ve bir dizi çarpıklığı anlatırken geniş yelpazede erkekliği tefe koyuyor. 
&quot;Tüyler ürpertici ama aynı zamanda şahane kurgulanmış roman, Prag menşeli oluşunu her anlamda belli ediyor. Bir yanıyla Kafka, Hašek, Meyrink gibi isimlerin şekillendirdiği edebiyat geleneğinin çizgisinde yerini alıyor; diğer yandan ancak baskıcı bir devlette işlerin nasıl döndüğünü yakından bilen bir yazarın yansıtabileceği ayrıntılarla bezenmiş. Somut deneyimle dört dörtlük düş gücünün birleşimi, Lichtenberg&apos;in tümcesini resmeden dehşet dolu bir hiciv çıkarmış ortaya:  &quot; 
–Neue Zürcher Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbfdf03f-1634-4c9c-9e43-e3751283e66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Serisi 2: Gecenin Gölgesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sınırlarda yaşayan korkusuz bir adam... 
Tutkuyu hiç tatmamış hayat dolu bir kadın... 
Ve iki zıt insanı bir araya getiren ölümcül bir serüven! 
 
Her zorluğa rağmen gecenin en koyu gölgesini bile aydınlatan engellenemez güçte özel bir aşk! 
 
Hızlı temposuyla başınızı döndürecek, her ortamda aşkın filizlenebileceğini hissettirecek bir FMArsal romanı daha! 
 
Serinin ilk kitabı Yalanın Gölgesinde ile kalplere dokunan FATİH MURAT ARSAL, yeni romanı Gecenin Gölgesinde ile gönülleri yeniden fethedecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28cf15a-d109-4b72-95a4-2de8ae563b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Hissederek Yaşa</image:title>
            <image:caption>Robin yerinde duramıyor. Sürekli bir şeylerle uğraşıyor, gömleğinin kollarını çiğniyor, masadan kalkıyor. 
 
Max zeki ve öğrenmeye meraklı ama sınıf rutinlerine uymayı reddediyor ve bazen koridorlarda ve teneffüslerde sınıf arkadaşlarına karşı agresif davranıyor. 
 
James oyuncakları sıraya dizmeye bayılıyor, sürekli mırıldanıyor ve rutininde beklenmedik bir değişiklik olduğunda sinir krizi geçiriyor. 
 
Peki gerçekten neler oluyor? Birlikte çalıştığımız çocuklar fevkalade karmaşık ve bazen de şaşırtıcılar. Bunun nedeni dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB) mu yoksa başka bir şey mi? Bu çocuklar neden böyle davranıyorlar? 
 
Lindsey Biel, bu kitabında özellikle klinisyenlere duyusal işleme zorluklarını anlamaları için pratik, takip etmesi kolay bir yol haritası sunuyor ve farkındalıklarını artırmak için onlara bilmeleri gereken her şeyi aktarıyor. Klinik görüşler, gerçek yaşam örnekleri, çözüm önerileri ve aydınlatıcı vaka analizleriyle dolu bu kitap, çocuk davranışının kritik bir yönüne -duyusal deneyimlere- ışık tutan son derece değerli bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fafb3695-0406-41ab-94bf-d1c2c95cbc83.jpg</image:loc>
            <image:title>Film Koptu</image:title>
            <image:caption>Bu eser bir romandır. 
Toplumsal olaylar, insan ilişkileri ve bireyin iç dünyası üzerine kurgulanmış bir hikâye anlatır.
 Yazar, sade ve akıcı bir dille hayatın içinden karakterler üzerinden sosyal eleştiriler yapar. 
Roman; umut, hayal kırıklığı, mücadele ve yaşamın dönüm noktaları gibi temaları işler. 
Okuyucuya hem düşündüren hem de duygusal yönü güçlü bir anlatım sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad0c5a51-faf6-421c-b454-370a152d1a4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Diye Bir Şey Yoktur!</image:title>
            <image:caption>Bayan Güneş, dünyanın dört bir yanını ışığa boğarken bir şeyden o kadar emin ki: &quot;Gece diye bir şey yoktur!&quot; 
Bayan Güneş&apos;e eşlik ederken belki siz onu Bay Gece&apos;nin varlığına ikna edebilirsiniz. 
Bakalım gündüzleri Bay Gece’nin nerelerde saklandığını bulabilecek misiniz? Çocuklar Nuri Kurucu’nun kalemiyle Bayan Güneş ile gündüzleri saklanan Bay Gece’nin eğlenceli hikâyesini ve Burcu Karacalar’ın sıcak desenlerini çok sevecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f076dcd-3ed7-4b01-a406-d83dfb49ac27.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklenme Günü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sınıfta çocukların boyama saatiydi 
Öğretmenleri onlara 
Çeşit çeşit tavukların olduğu kâğıtlar verdi 
Masaların üstündeki kalemler de 
Rengârenkti 
 
Başlıyor renklenmeler. Sarı, mor, pembe, mavi… 
Hatta gökkuşağı renginde tavuklardan biri. 
 
Canı boyama yapmak istemeyip de 
Son dakikalarda acele edince Selin 
Eyvah! Talihsiz tavuk! 
Keçeli bir kalemle karalanıverdi tüylerin… 
 
Dur, üzülme! 
Çözümü vardır her şeyin 
Sevgili Çocuklar, 
Görmek için bu çözümü sayfaları çeviriverin! 
 
Nuri Kurucu’nun yazıp resimlediği renklerle dolu eğlenceli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d57defe-32a3-4653-8b97-82eae06ae2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Bir Renk Değildir</image:title>
            <image:caption>Pembe, oyuncak dinazorundan filamingosu Phil&apos;e kadar pembe pespembe dünyasını çok sevmektedir. Ama ana ve ara renklerin Gökkuşağı Partisi&apos;ne hazırlandığını görünce kendinin neden gökkuşağında yer almadığını merak eder ya da gerçekten bir renk olup olmadığını. 
Sonra renk tonlarıyla tanışır ve kafası iyice karışır.  
Neyse ki bir arkadaşı ona dünyaya ne kadar neşe saçtığını gösterir, gerçekten eşsiz olduğunu anımsatır. 
Gökkuşağında olsa da olmasa da... 
Bu Kitap Gri kitabının yazarından yine çocukları düşünmeye ve sorgulamaya yönlendiren, renklerle ilgili temel bilgileri işleyen sevimli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eec3ea16-e3fc-4302-883d-0395a2f7d796.jpg</image:loc>
            <image:title>İnşirah</image:title>
            <image:caption>GÖĞSÜNÜN DARALDIĞINI BİLİYORUZ 
HİCR/97 
 
Pablo Picasso’nun tablosuna hurdacılar çarşısında kaç para verirlerdi?  
Uzaya roket gönderme teknolojisinin yazılımlarını, mahalledeki kasaba uzatsan acaba seni ne diyerek dükkândan kovardı? İnsan olarak senin de değerinin bilindiği ve bilinmediği yerler var. Değerinden anlayan, sana anlayış gösteren insanlar var. Ancak şunu unutma, değerini bilen insanları bulup onlarla yakınlık kursan da o insanlar senin ve benim gibi aciz insanlar. Yani değerini bilseler de devamlı 
değer vermeye kudretleri yok. Ölümü öldüremezler. Seni sırat köprüsünden geçiremezler. Ebedi bir hayatı vaat edemezler. 
 
O halde kıymetini bilecek olan kimsenin, kudreti de olmalı. Kıymet verenlerin kıyamet ile dümdüz olduğu bir gelecekte, yok olmayan ve ebedi âlemleri yaratmaya muktedir olan bir Allah var.  
 
Senin değerin O’nun yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0f0a32-06ed-4923-9421-b44f83405b20.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Hayalleri Gerçekleştirme Kartları</image:title>
            <image:caption>“Kendiniz için yaratabileceklerinizin sınırı yoktur, çünkü düşünme yeteneğiniz sınırsızdır. 
-Rhonda Byrne 
Dünya üzerindeki her birey doğuştan gelen yaratıcı bir güce sahiptir; bu güç, ölçeği ne olursa olsun hayallerinizi gerçeğe dönüştürmenizi sağlayan bir güçtür. Bu olağanüstü yetenek, arzu ettiğiniz her şeyi elde etmenizi, kazanmanızı ya da olmanızı sağlar. Bu olağanüstü potansiyel, Sır olarak bilinmektedir. 
The Secret Hayalleri Gerçekleştirme Kartları hayatınızı değiştirecek bu bilgiyi kendi yaşamınıza uygularken ilham almanızı, zorlu anlarda moral bulmanızı ve yolunuzdan şaşmamanızı sağlamak için özenle tasarlanmıştır. Altmış beş kart, Sır’ın, hayalleri gerçeğe dönüştürmeye yönelik en önemli öğretileriyle donatılmış olup, hayatta istediğiniz her şeyi –mutluluk, sağlık, zenginlik ya da hayal edebileceğiniz herhangi bir şey– yaratmanızı sağlayacak bazı basit ama güçlü yöntemleri de içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d5aa135-544b-4d8d-8a0e-3fda12e02f84.jpg</image:loc>
            <image:title>Namazdaki Huzur</image:title>
            <image:caption>İnsanın düşüncesini davranışları belirler. Davranışların merkezi kalp olduğu için herkes, kalbindekini yaşar. Kimse; “Ben, Allah’ı çok seviyorum ama namaz kılamıyorum.” diye kendini aklamaya çalışmasın. Böyle bir aklama girişiminde bulunman halinde, içindeki rahmanî ses bunun doğru olmadığını haykıracaktır. Lâkin insan, bu sesi bastırarak hâlâ kendini kandırmaya devam edecektir. 
Gelin, kendimizi kandırmayı bırakıp Rabbimizin emrine râm olalım. Namazla buluşalım, namazda buluşalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632c4187-0d68-4f6a-a474-865003ad32d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Travmayı İyileştirmek</image:title>
            <image:caption>Travma hayatın bir gerçeği ama müebbetlik bir cezaya dönüşmek zorunda değil! 
 
Travma insan ıstırabının en çok kaçınılan, görmezden gelinen, inkâr edilen, yanlış anlaşılan ve tedavi edilmeyen sebebi. İlginçtir, pek çok kişi yaşadığı semptomların altında yatan nedenin bir travma olabileceği bilgisine sahip değil. Oysa biz unutsak da, unuttuğumuzu sansak da bedenimiz travmanın mührünü taşımaya devam ediyor. 
Araştırmalar kazalardan, felaketlerden kurtulanların, çocukluk travması olanların kaygı ve depresyondan açıklanamayan fiziksel ağrılara, yorgunluğa, hastalıklara uzanan, hayat boyu süren semptomlardan mustarip olduğunu gösteriyor. 
Ama iyileşmek mümkün… 
Tüm dünya Peter Levine’i travma üzerine kült kitabı Kaplanı Uyandırmak ile tanıdı. Ve tüm coğrafyalardan insanlar, psikoterapötik alanlardaki profesyoneller, bu zorlukların üstesinden etkin bir şekilde gelebilmek için Levine’in çığır açan Somatik Deneyimleme® yöntemlerine yöneliyor. 
Travmayı İyileştirmek’te Dr. Levine, geniş kitleler tarafından beğenilen eseri Kaplanı Uyandırmak’ta ilk kez ortaya attığı teoriyi en kolay biçimde kullanmanız için bir el kılavuzuna dönüştürüyor. On İki Aşamalı Travmayı İyileştirme Programı’yla hepimizin iyileşme yolculuğuna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e945c7d0-0f85-49cb-a96d-6841a6590ab8.jpg</image:loc>
            <image:title>Emek Varsa Kıymet de Olmalı!</image:title>
            <image:caption>Emek ve kıymet söz konusu olduğunda bu coğrafyanın insanlarının iki konuda ciddi eksiği/ihmali var: İlki, bir şeyin/kişinin varlığının kıymetini onu kaybettikten sonra anlamak… İkincisi ise sorunun çözümünü, emeğin hakkının teslimini hep ötelemek… 
Oysa insana, topluma, devlete dair kaybedişlerin telafisi yok. Kaybedilenler bir daha geri gelmez, getirilemez. Çünkü hem kişi hem toplum hem de devlet olarak bu yaşanmışlıklar ve deneyimler biricik ve özel; dolayısıyla tekrar edilemez, tekrar yaşanamaz. 
Konuya getirdiği farklı yaklaşımlar ve cesur eleştiriler ile infaz hizmetleri personelinin hak ettiği değeri görmesi gayesine matuf yapılan bu söyleşi; yazarının kırk yıllık kamu hizmeti ve yöneticiliği deneyimi ile kurumsal ilişkilere, yönetim/karar verme süreçlerine ve kurum kültürüne önemli katkılar verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae29cd99-f744-4ab8-9629-82df706cb29e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuruluş Gök Kubbenin Altında</image:title>
            <image:caption>Kaderin çetin yüzünü gösterdiği ancak yazgısına boyun eğmeyen kahramanlar... 
Çöken bir imparatorluğun ardından kurulan genç cumhuriyet ve onun kuruluş yıllarında yaşanan sorunlar ve yoksulluklar...  İstanbul’da bir Rum kızına duyulan masumane bir aşkın 6-7 Eylül Olayları’na kurban oluşu... 
60 İhtilali’nin Anadolu insanındaki yansımaları ve seven bir kadının, bir erkeği yeniden inşa edişi... 
Nihayet 12 Eylül öncesi Türkiye’sinde yazgısına direnen bir ülke ve iki gencin birbirine olan derin ve gerçek aşkı... 
Kuruluş-Gök Kubbenin Altında, 1925-1980 yılları arasında kesişen hayatların romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f14ba671-6c7b-4ce3-9caf-ac004e079780.jpg</image:loc>
            <image:title>Spiritüel Yol</image:title>
            <image:caption>“Hakikat seni kuşatır. Havada hakikat vardır, çiçeklerin kokusunda hakikat vardır. Nehrin akışındadır hakikat. Yeşil yapraklarda, yıldızlarda ve tozdadır… 
Senin içindedir hakikat.” 
 
“İnsanlığın karşısındaki en önemli sorulardan biri bilginin doğasına dair olmuştur. Doğmuş doğacak her insanı karşılayan soru da budur: Gerçek anlamda bilmek nedir? İnsan sadece bilmek yoluyla özgürlüğe ulaşabilir, sadece bu yolla kişi kendini bilebilir. Sadece bilerek hakikat or taya çıkar.” OSHO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13132621-4618-4c07-a42c-3df8ede24710.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektronik Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu</image:title>
            <image:caption>Sigarayı bırakayım derken kendinizi elektronik sigaraya veya başka bir nikotin ürününe bağımlı mı buldunuz? Bar ve restoranların dışında elektronik sigara içmek için soğukta beklemek zorunda mı kalıyorsunuz? Arkadaşlarınızı, ailenizi ve hatta yabancıları elektronik sigaranızın dumanıyla rahatsız mı ediyorsunuz? 
Allen Carr’ın Easyway yöntemi, irade gücü gerektirmeden sizi elektronik sigara veya herhangi bir nikotin ürününün pençesinden kurtarabilir. 
Üstelik hiçbir tatsız yoksunluk ya da aşerme yaşamanıza gerek kalmadan! 
 
JUUL, IQOS, tek kullanımlık ürünler, kartuşlar veya diğer nikotin ürünlerinden nasıl kurtulacağınızı gösteren bu olağanüstü başarılı yöntemde: 
 
• Sizi içmeye iten psikolojik ihtiyacınızı bu kitapla bitirmeyi öğrenene kadar, 
kitabı okurken elektronik sigarayı içmeye devam edebileceksiniz. 
Ancak psikolojik ihtiyacınız tamamen ortadan kalkacak 
• Anksiyete, depresyon veya diğer nahoş yoksunluk belirtileri yaşamadan bırakacaksınız • Nikotin bagımlılığından kilo almadan kurtulacaksınız • Son nikotin dozunuzu bitirdiğiniz andan itibaren kendinizi özgür ve cesur hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8c76cce-24f4-4947-a818-f02a6251b7de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli VIP Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Sen iyi bir ebeveynsin!
“Ebeveynlik” dediğimiz bu yolculukta kendimizden şüphe etmek kolaydır. Geleneksel ebeveynlik yaklaşımları işe
yaramadığında, hem kendimizi hem de çocuklarımızı yüzüstü
bırakıyormuşuz gibi hissedebiliriz. Ebeveynlik koçu Destini Ann Davis, güçlü bir ebeveyn olmak için mükemmel olmanıza
gerek olmadığını, yalnızca çocuğunuzun yanında olmanız
gerektiğini bilmenizi istiyor. Bilinçli VIP Ebeveynlik’te Destini Ann, hepimizin içindeki o huzurlu ebeveyni bulmanıza ve
çocuğunuzla daha işbirlikçi, güven dolu ve karşılıklı saygıya
dayalı bir ilişki geliştirmenize yardımcı olacak.
Bu kitapta keşfedecekleriniz:
· Kişisel çocukluk deneyimlerinize ve bu deneyimlerin kendi ebeveynlik tarzınız üzerinde nasıl önemli bir etkiye
sahip olabileceğine dair kişisel bir keşif. Destini Ann, daha şefkatli ve ilgili bir ebeveyn olabilmeniz için
inandığınız şeyleri yeniden değerlendirmenize yetecek kadar derine inmenize yardımcı olacak.
· İlişkinizde hem sizin oynadığınız rol hem de çocuğunuzun rolü hakkında düşünme şeklinizi değiştirmenizi
sağlayacak pratik bir yönlendirme.
· Ebeveynliğe bakışınızı değiştirecek niyetli ebeveynliğin dört temel ilkesi. Ebeveyn olarak üstlendiğiniz birçok
rolde hayatta kalmaktan başarılı olmaya uzanacaksınız.
· Çatışmaları barışçıl bir şekilde çözmek, çocuğunuzun daha güvenli hissetmesine ve kendi duygularını sakince
yönetebilmesi için beceri geliştirmesine yardımcı olmak adına niyetli ebeveynliğin altı aracı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab69af4-bf4d-4aa2-afa2-ff44217ca343.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben</image:title>
            <image:caption>Ben kitabı, kritik insan anlayışında uzun zamandır öngörülen büyük bir ilerlemenin sunumunu tamamlıyor. Eser, bilincin alt katmanlarını ve özünü açıklamaktadır; bilinç dünya üzerinde yaşam olarak ilk ortaya çıkışından itibaren insan egosu olarak evrimleşmiştir, ancak sonuçta bu katmanı da aşarak Aydınlanmanın Spiritüel Gerçekliğine ve Tanrısallığın Varoluşuna tanık olacaktır. Hakikat seviyelerini 1&apos;den 1,000&apos;e kadar kalibre eden Bilinç Seviyeleri Ölçeği&apos;ne göre; Güce Karşı Kuvvet kitabı 850, Ben&apos;in Gözü 980 ve üçlemenin son cildi olan Ben ise 999.8 olarak kalibre edilmiştir. Bu kitapta ileri düzeydeki konuların dikkat çekici bir açıklık ve berraklıkla sunulması, okuyucunun bunları kavrama ve anlama yeteneğini büyük ölçüde artırmaktadır. 
 
Tıpkı Güce Karşı Kuvvet veya Ben&apos;in Gözü&apos;nü okurken olduğu gibi, bu eserdeki içeriğe tanıklık etmek okuyucunun bilinç düzeyini önemli ölçüde yükseltmektedir. İçerik, bilinçte ölçülebilir artışlara yol açan katalitik ve güçlü bir bağlamsal çerçeve içinde sunulmaktadır. Çatışmanın çözümü, ikilemi etkili bir şekilde ele alan yeniden-bağlamsallaştırma yoluyla gerçekleşir. İnsanın acı çekmesinin altında yatan ego konumsallıklarının tanımlanması, öğrencinin zihnindeki tartışmaların ve olumsuzlukların çözülmesini sağlar. 
 
David R. Hawkins, M.D., Ph.D., İleri Spiritüel Araştırmalar Enstitüsü Direktörü olarak görev yapmaktadır. Bilinç araştırmaları ve spiritüellik alanlarında önemli bir itibara sahiptir. Dr. Hawkins, klinisyen, bilim insanı ve mistik olarak edindiği kapsamlı deneyimlerinden yararlanarak benzersiz bir bakış açısı sunmaktadır. &quot;Aydınlanmanın En Önde Gelen Öğretmeni&quot; ve &quot;Bodhisattva&quot; gibi ünvanlar da dâhil olmak üzere dünya çapında tanınmış ve takdir edilmiştir. Kapsamlı özgeçmişi Who&apos;s Who in the World&apos;de belgelenmiştir. Dr. Hawkins, Westminster Abbey&apos;den Katolik, Protestan ve Budist manastırlarına kadar çok sayıda üniversite, kurum ve spiritüel etkinlikte konferanslar vermiştir. Hayatını insanlığın spiritüel evrimini ilerletmeye adamıştır. Kişisel spiritüel yolculuğu daha önceki çalışmalarında incelenmiş ve bu kitabın sonundaki &quot;Yazar Hakkında&quot; bölümünde kısaca özetlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b0cd444-93e8-4535-b7cb-30487a52b815.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Cadı</image:title>
            <image:caption>Tamamen Doğal Sihir! 
Yeşil Cadı bir doğa bilimci, bir bitki uzmanı, bir bilge kadın ve bir şifacıdır. Doğanın gücünü benimser ve enerjisini topraktan ve evrenden alır. Toprakla iletişim kurmak için taşlar ve mücevherler gibi doğal nesnelere başvurur. Şifa çalışmaları için bitkiler, çiçekler, yağlar ve otlar kullanır. Rehberlik için doğayı çağırır ve ne kadar küçük olursa olsun yaşayan her varlığa saygı duyar. 
 
Bu kitap size Yeşil Cadı’nın yolunda rehberlik edecek... Otları, bitkileri ve çiçekleri günlük şifa için iksir ve yağ yapımında nasıl kullanacağınızı öğreneceksiniz. Ayrıca kristal, mücevher ve taşların ve hatta dalların içinizdeki dengeyi bulmanıza nasıl yardımcı olabileceğini öğreneceksiniz. Dünyanın harika elementlerinde nasıl uyum bulacağınızı keşfedecek ve böylece ruhunuzu yaşayan her canlıya bağlayabileceksiniz. Elinizdeki bu kılavuz aynı zamanda bitkisel karışımların ve iksirlerin nasıl hazırlandığına dair talimatlar da içeriyor. Sihirli ritüeller ve 
kutsal gıdalar için tarifler hakkında öneriler alacaksınız. Doğayı nasıl dinleyeceğinizi ve böylece onunla nasıl iletişim kuracağınızı öğreneceksiniz. Yeşil Cadı dünyasını kucaklayın ve doğanın gücünün sizin için neler sakladığını keşfedin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c909705-b9ba-43ab-8492-0feee282d393.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Hakkında Size Öğretilmeyen Şeyler</image:title>
            <image:caption>&quot;Bütün param nereye gitti anlamadım!&quot; 
Siz de bu cümleyi sık kuranlardan mısınız? Öyleyse kulübe hoş geldiniz! 
Ay sonunda ekstrelerinize bakmak kalbinizi mi sıkıştırıyor. Yalnız değilsiniz… Kendinizi sık sık “şimdi al sonra öde” kampanyalarının oltasında mı buluyorsunuz? Demek ki doğru yerdesiniz… Dünyanın en karmaşık ilişkilerinden biri parayla olan ilişkimiz. Cebimizdeki parayı ustalıkla alan tüketim sistemi ise bu durumu hiç de kolaylaştırmıyor. Bu kitabı elinize aldığınıza göre sizin de artık parayla ilişkinizi sağlam bir zemine oturtmanızın zamanı gelmiş demektir. 
Para Hakkında Size Öğretilmeyen Şeyler gücünüzü geri kazanmak ve paranızın sizin için çalışmasını sağlamak için bir silahlanma çağrısı! 
Mali tablonuzla ilgili durum ne olursa olsun önce parayla olan duygusal ilişkinizin haritasını çıkaracak, ardından sizi paranızı daha iyi yönetmeye götürecek bir yol haritası. İngiltere’de televizyondaki finans programlarının Uzman Teyzesi ve Financial Times köşe yazarı Claer Barrett, cehaletimizden büyük kazanç sağlayan dev şirketler tarafından sürdürülen para mitlerini tek tek çürütüyor. 
Bizi daha fazla harcamaya yönlendiren hileleri ortaya çıkarıyor. 
Kriptodan kolayca para kazanabileceğimiz yalanını deşifre ediyor. 
Yani para hakkında bize öğretilmeyen şeyleri büyük bir cesaretle ama aynı zamanda en eğlenceli biçimde anlatıyor. Yapmanız gereken ilk şey önce finansal kişiliğinizi bulmak. Acaba sizin finansal kişiliğiniz hangisi? 
Parayla ilişkinizde nasıl bir insansınız? 
· Devekuşu · Savurgan · Risksever · İstifçi 
· Hesap Tablosu Kölesi · Tedirgin Yatırımcı… 
İkinci adım ise finansal özgürlüğe giden yolda en büyük rehberiniz olacak 
YEDİ ALIŞKANLIĞI benimsemek. 
Ödülünüz, göz korkutan ekstreler yerine kartopu gibi büyüyen birikimler, 
kendinizi daha güçlü, daha mutlu ve endişesiz hissetmek olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee6fb03-fd7e-40a5-a11b-2d98d7020211.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmarubi</image:title>
            <image:caption>Bir ikindi vakti kıyıya vuran denizineği, şehirdeki bütün hayvanların kaderini değiştirecek, halk, başına geleceklerden habersiz yepyeni bir düzene geçecektir.
Hikâyelerinin kurgularıyla kedi fare oyunu oynayan Fatih Selvi, Ferit’in ordusuyla birlikte Eşek Köy’den aldığı büyük intikamı anlatıyor. Akdeniz’in dalgaları arasında ölüm kalım mücadelesi veren göçmen kız Ahmarubi’yle, söylenmemiş sözlerin yorgunu Nihat’la, Ağzıyla Çivi Çakan Adam’la bizi tanıştırırken manevra kabiliyeti yüksek cümleleriyle bir kelime sihirbazı olduğunu kanıtlıyor. Sizi Pazardaki Zaman Makinesi’ne bindirip Hakkâri’ye götürüyor, Sümbül’e yaslı bir pencerede büyüyen yalnızlıkları günlüklere geçiriyor.
Tekdüzeliğe itirazı olan bu metinler toplumsal sorunlara da bireysel acılara da eşit düzeyde duyarlı bir zihnin ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3062e75a-7869-497f-8e22-189f9b552775.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıça Bilgeliği</image:title>
            <image:caption>Kadim medeniyetler bir zamanlar dişi tanrısal varlıklara taparlardı ve kadınlar, topluluklarının liderleri, danışmanları ve şifacılarıydılar. Ancak çağlar geçtikçe Tanrıça’nın bilgeliği unutuldu ve tüm dünyada insanlar kadim dişil bilgelikle olan bağlantılarını kaybettiler. Önde gelen bir öğretmen ve kadınların bilgelik gelenekleri hakkında kitaplar yazan Tanishka bu pratik rehberde, başlıca Tanrıça kültürlerini tanıtıyor ve onların öğreti ve pratiklerinin bugün yaşamınızı nasıl güçlendirebileceğini ve dönüştürebileceğini öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a1b5dcc-1503-4774-b7f5-76e24f97ec5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Acıların Hükümdarı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Wisteria Diyarı, İmparatoriçe Irithel Asano ve İmparator Drystan Asano tarafından barış içinde yönetiliyordur ancak ortaya çıkan bir kâhin tüm diyarın huzurunu bozmaya kararlıdır. İmparatorluk ise kâhinin ortaya çıktığı Ocreya Krallığı’nı yakından izlemeye başlar. 
 
Ocreya Krallığı, Vaseva ailesi tarafından yönetiliyordur. Krallığın vârislerinden biri olan Euria Vaseva, annesini ve küçük kız kardeşini kaybettikten sonra onların intikamını almak üzere yıllar boyunca en usta dövüşçüler tarafından eğitilmiş, kendini bir suikastçı haline getirerek on sekiz yaşında Ocreya Krallığı’nın 
en ünlü suikastçısı olan Gümüş Firari kimliğine bürünmüştür. 
 
Hedefine çok yaklaştığı sırada babası Kral Halrod, Gümüş Firari denen suikastçının yakalanmasını emredince Euria kendini intikamı ile tahtı arasında son derece zor bir durumun ortasında bulur. Bir seçim yapması şarttır. Ya suikastçı kimliğini terk edip tahta geçecektir ya da intikam peşinde koşarken tacından olacaktır. 
 
Etrafımdaki herkes benden bir adım önde olduğunu zannediyordu. Ancak beni hafife almaları aptallıktı. Düşmanından bir adım önde olmak tehlikeli hissettirebilirdi ama tüm yolları bilmek ölümcüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0bf2076-693f-4d36-befd-bbe2d6be2d84.jpg</image:loc>
            <image:title>AO Kırık Tedavisinin Prensipleri Cilt 1-2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>AO Kırık Tedavisinin Prensipleri Cilt 1-2 (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/743c2db6-0cc4-4dcb-94d4-927b755ee1cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatların var Ruhunda</image:title>
            <image:caption>kaygılar, korkular, kuruntular hep k’yla başlar 
ardından yürür ve sürekli sana bir şey fısıldarlar 
nereye gitsen fare gibi peşindedirler ve yoktur susacakları 
anneni ararsın içinde, saçını okşasın, ben buradayım desin 
telaşla çarpan kalbinde, el yordamıyla bir sükûnet ararsın 
lokomotifleri vardır trenlerin ritmi şaşmaz, hayat kırmızıda durmaz 
aaa! diye bağırırsın bazen, duyanın da olmaz çoğu zaman 
rock’n roll günlerini özlersin, hiçbir şey sana çarpamıyordu 
ısıtmaya ihtiyacın var içini, ellerin hep soğuk, tenin hep soluk 
niyet etmen yeter derler ama niyetini de hatırlamazsın 
 
var olmanın yok olmakla yakınlığına şaşarsın bazı günler 
aşk istersin, meşk istersin, güç ve neşe ve biraz da boş vermişlik 
rollerin arasından en sıkıcısını oynamaya karar vermişsindir 
 
rahat edemediğin odalarda, rahatça söylemediğin repliklerle 
uzun düşünmeye de vaktin olmaz, bir akşamüstüne yayılamazsın 
hayat dediğin, hep kronometresi elinde, hep tepende… 
uyanma zamanın geldi demektir tüm bunlar oluyorsa! 
nasıl fark etmedin sırtındaki kocaman kollara benzer uzantıları? 
düşmeyeceksin, karanlıklarda yanıp, boşluklarda uçacaksın… 
anladığında: … kanatların var ruhunda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34fe585c-284b-4897-913d-8022b5bd8f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Acıların Hükümdarı</image:title>
            <image:caption>Wisteria Diyarı, İmparatoriçe Irithel Asano ve İmparator Drystan Asano tarafından barış içinde yönetiliyordur ancak ortaya çıkan bir kâhin tüm diyarın huzurunu bozmaya kararlıdır. İmparatorluk ise kâhinin ortaya çıktığı Ocreya Krallığı’nı yakından izlemeye başlar. 
 
Ocreya Krallığı, Vaseva ailesi tarafından yönetiliyordur. Krallığın vârislerinden biri olan Euria Vaseva, annesini ve küçük kız kardeşini kaybettikten sonra onların intikamını almak üzere yıllar boyunca en usta dövüşçüler tarafından eğitilmiş, kendini bir suikastçı haline getirerek on sekiz yaşında Ocreya Krallığı’nın 
en ünlü suikastçısı olan Gümüş Firari kimliğine bürünmüştür. 
 
Hedefine çok yaklaştığı sırada babası Kral Halrod, Gümüş Firari denen suikastçının yakalanmasını emredince Euria kendini intikamı ile tahtı arasında son derece zor bir durumun ortasında bulur. Bir seçim yapması şarttır. Ya suikastçı kimliğini terk edip tahta geçecektir ya da intikam peşinde koşarken tacından olacaktır. 
 
Etrafımdaki herkes benden bir adım önde olduğunu zannediyordu. Ancak beni hafife almaları aptallıktı. Düşmanından bir adım önde olmak tehlikeli hissettirebilirdi ama tüm yolları bilmek ölümcüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53d3c040-dd5d-4a35-b842-10ae91ce9ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Akan Nehir</image:title>
            <image:caption>Herkesin kişisel tarihinde bir hicret hikâyesi vardır. 
Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nda Campbell buna evden ayrılış der. 
Bazen Mekke’yi terk ediştir bu, bazen Mısır’dan çöllere uzanan çileli bir yoldur, bazen Hacer’in Yesrib’idir. Bazen de eşten, evden, şehirden ayrılmayla başlayan çetin bir yolculuktur. 
Miladı hicret olan bu yolculukta; terk edişle birlikte bitti, son denen yerde, küllerinden doğup kendini yeniden var etmenin hikâyesini okuyacaksınız. Zaman bir döngüdür, bitiş noktası da başlangıç. Hayat döngüsünde bitişlerin başlangıçlara nasıl evrildiğini anlatan bu romanda “öl”menin kabul edildiği noktada “ol”manın sevincini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340d75dd-251a-46c9-9fdb-86bf68187d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekliğin Bütününe Ancak Sezgi Yoluyla Ulaşırız</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaratılış bir gizem değildir, özgür eylemlerimiz sırasında duyumsadığımız şeydir.&quot; 
Analiz ederek kavrayan zekânın dışında bir bilme biçimi mümkün müdür? İçinde yaşadığımız kesintisiz değişimi, kavramlarla hareketsiz hale getirmeden, parçası olduğumuz bütünsel yaratımı kucaklayan bir bilme biçimi... Hatta kolumuzdaki saatlerle ölçtüğümüz anların, aslında bir ezginin notaları kadar bütünsel olduğunu fark eden ve zamanı mekâna dönüştürmeyen bütünsel bir kavrayış... Öyle bir kavrayış ki tabiatı gereği geriye doğru bakmaya zorlanmış aklın tersine, yönü yaşama doğru olan bir düşünme biçimi... 
20. yüzyılın en önemli filozoflarından Henri Bergson’a göre, dünyayı gerçekten olduğu gibi kavramak ancak “sezgi” sayesinde mümkündür. Sezgi, analiz eden aklın tersine, kendini nesnesinin yerine koyarak, onu içeriden ve bütünsel olarak kavrayan bilgidir. Sizleri zamana, mekâna, harekete, belleğe, dile, bildiğiniz tüm metafizik kavramlara yeniden bakmaya davet eden Bergson’la kendinizi bambaşka bir gerçekliğin içinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c49b754d-7d17-405c-bf3c-8c3b2309d294.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarı’daki Kız 1</image:title>
            <image:caption>BİR ZAMANLAR UZAK BİR DİYARDA... 
 
İki ülke varmış: Dokunursanız sizi lanetleyebilecek tuhaf yaratıkların yaşadığı Dışarısı ve insanların yaşadığı İçerisi. Bir araya gelmemesi gereken iki kişi karşılaştığında bir masal gerçeğe dönüşmeye başlamış. 
 
Bu, gece ve gündüzü̈ birbirinden ayıran o belirsiz anda ortaya çıkan ikilinin destansı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da927595-79ed-476c-ba76-27c8a18ad3df.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadıların Cenneti 3</image:title>
            <image:caption>Doğanın terk ettiği bir dünyada insanlığın tüm umudu cadılardır! 
 
Amurların seslerini takip eden Pilly ve Oak, dağlarda cadıların saklı bir yerini bulmuştur. Ancak orada yaşayan kadınlar, “Cennet” hakkında bilgiye sahip değillerdir. Pilly ve Oak, yola çıkmaya hazırlanırken babasını arayan Hina, onları takip etmek ister. Ama korkunç bir gerçeği öğrenir. 
 
O esnada Oak, uzaktan ayak sesleri duyar. Askerler sığınağa doğru geliyordur. Fakat Pilly’nin bir planı vardır. Herkes kaçana kadar kendini bir yem gibi sunacaktır. Acaba buradan sağ çıkabilecek midir? 
 
İnce ve narin çizgisiyle Yumeji, kara fantastik dünyasına şiirsel bir imza atıyor! Felakete uğramış bir dünyada Pilly, insanlar ve bitkiler arasındaki mücadelenin tam ortasında bir maceraya atılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9669bf48-7e24-4938-878b-df4fdb5a116c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Savaş Hikayesi İçin Notlar</image:title>
            <image:caption>Bir Savaş Hikayesi İçin Notlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94835032-1b88-4d5e-9e37-fda29146cc01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Kaldı Bizden Geriye</image:title>
            <image:caption>“Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü, ölürsem kurtuluştan önce yani, alıp götürün Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni.” 
– Nâzım Hikmet 
 
Nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın verilen tüm mücadelelerden geriye kalanlar umutlara dokunan bir iz bırakır. Bazen günü, bazen toplumu, bazen de dünyayı daha iyiye götürebilme umudunun izidir bu. 
Ne Kaldı Bizden Geriye, toplumsal hareketlerin etkisiyle, Askeri Hava Lisesi’nde şekillenen antiemperyalist mücadele düşüncesinin yolculuğu. Ordudaki farklı cuntalar ve baskılar karşısında vatanı ve ulusu uğruna inandığı değerleri savunan Mehmet Alkaya’nın tanıklığı, Türkiye tarihinin darbelerle kuşatılmış, 27 Mayıs’tan 12 Eylül’e kadar olan sürecini anlatıyor. 
 
Üstelik bu tanıklık, yalnızca onun hikâyesi değil, aynı zamanda toplumun ve dönemin de portresi. Toplumsal hareketlerin içinde yer almış bir eski askerin gözünden, ideallerin, umutların ve hayal kırıklıklarının karışımını sunuyor. Geçmişin izleriyle toplumsal değişimin nasıl şekillendiğine ışık tutuyor ve toplumsal hafızamıza katkı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55d777cd-2326-4ddf-905e-4a06473126f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Sarayının İçki Defteri</image:title>
            <image:caption>“OL MAHİLER Kİ DERYA İÇREDÜR DERYAYI BİLMEZLER.” – HAYALÎ 
 
Alkollü içeceklerin yapımı ve tüketilmesinin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Alkollü içeceklerin pek çok hükümdarın sofrasında ve işret meclisi denilen eğlence toplantılarında önemli bir yere sahip olduğu kaynaklarda görülmektedir. 
 
Alkollü içecekler arasında şüphesiz ki en çok tercih edilen, şarap olmuştur. Şarap, Türk-İslam devletlerinin saraylarında epey ilgi görmüştür. 
 
Gazneli Devleti’nden başlayarak Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine kadar Türk saraylarında içkinin yerini ve önemini kaynaklarla anlatan bu kitapta, Sultan Abdülhamid’in içki içip içmediği konusundaki tartışmalara, Yıldız Sarayı’na sipariş edilen içkilerin kayıt defterine ve defterin yeni harflere çevrilmiş tam metnine de yer verilmiştir. 
 
Osmanlı Arşivi Yıldız Evrakı’nda bulunan “Saraya Alınan İçkilerin Kayıt Defteri” Sultan II. Abdülhamid döneminde Yıldız Sarayı’na alkollü içeceklerin girip girmediği veya sultanın kendisinin içki içip içmediği konusunda bugüne kadar yapılan tartışmalara nokta koyacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66273727-54e6-4cb9-998a-cfe19be0ce22.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtiyatsız Adam</image:title>
            <image:caption>Gırgır, Dıgıl, Pişmiş Kelle, Limon ve Leman gibi Türkiye’nin en önemli mizah dergilerinde yer almış, kendinden sonraki nesle ilham olmuş bir çizer Kemal Aratan. İhtiyatsız Adam ise yıllara meydan okuyan bir albüm. İnce detaylar ve imalarla dolu çizimlerde zeki İhtiyatsız, Teflon Parmakyiyen’den Nezleli Müzmin’e, haydutların hepsine kan kusturup maceradan maceraya koşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c13a6527-50c0-4f10-ba76-72a9a79b2792.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune (Film Kapağı)</image:title>
            <image:caption>“Yüzüklerin Efendisi dışında bu kitapla kıyaslanacak başka bir kitap yok.” —Arthur C. Clarke 
 
Dune adıyla bilinen Arrakis gezegeni, evrende baharat adı verilen uyuşturucu maddenin çıkarıldığı tek gezegendi. Bir çöl gezegeni olan Dune’u, Padişah İmparator’un isteği üzerine Harkonnen Hanedanı yerine Atreides Hanedanı’nın yönetmeye başlayacak olması ise tüm değişimlerin miladıydı. 
 
Baharatın sağladığı geleceği görme gücüne herkesten daha çok ihti­yaç duyan Uzay Loncası’nın sözünden çıkamayan Padişah’ın, güç de­lisi Harkonnenların ve öngörü gücüne rağmen Lonca’nın bile gelişini fark edemediği bir değişken vardı: Atreides Hanedanı’nın genç varisi Paul Atreides. 
 
O, hem yıllardır beklenen kurtarıcıydı hem de yapılan tüm planların düğüm olduğu yegâne insan. Uzun yıllar üzerinde çalışılan genetik deneylerin sonucu da olabilirdi, Fremen denen çöl kavminin mesihi de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8804f7e8-aa43-434a-911d-a512f5a423d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalemlere Sor</image:title>
            <image:caption>Ben turabım savrulmaya geldim 
Aşk oduna yanmaya geldim 
Ayaklar altında ezilmeye geldim 
Ben aşkın uğruna serden geçtim 
Verdiğin bu canı sana vermeye geldim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8ce43e-f87a-44b1-84a8-69c5d8864c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Her Parçası</image:title>
            <image:caption>Bu büyük bir yalandı. Şimdiye kadar söylediği en büyük yalan. Sözlerinin tüyler ürpertici tınısı zihninde titreşirken gözlerinin ardındaki kızın –gerçeği bilen kızın– çığlıkları yalanının yankısına karıştı. 
 
“Noah’ya âşık mısın, Mercedes?” diye sordu Cora. “Demek istediğim… Onu sevdiğini biliyorum. Yıllardır arkadaşsınız. Hepimiz arkadaşız. Ama ona âşık mısın?” 
 
Karşısındaki başka biri olsaydı –herhangi biri– göğsünü şişirir, kollarını kavuşturur ve duygularını açık açık söylerdi. Noah’yı sahiplenirdi. Ama karşısındaki Cora’ydı. Cesur, güzel, yaralı Cora. Ve Cora da Noah’ya âşıktı. 
 
Bu yüzden Mercedes yalan söyledi. 
Ve bu yalanla birlikte onu kaybetti. Bu yalanla birlikte kaderini mühürledi. 
 
En iyi arkadaş, nedime, vaftiz anne, her şeyi bir arada tutan tutkaldı o. İyi günde ve kötü günde, inişlerde ve çıkışlarda, en önemli anlarda ve en küçük şeylerde hep oradaydı. Her şey paramparça olduğunda da oradaydı. 
 
Bu, adamı kapamayan kızın hikâyesi. 
 
 
“Amy Harmon’a ve insanın kalbini kıran, kalbini sarıp iyileştiren, çarpıcı, düşündüren sözcüklerine lanet olsun! Kitabı elimden bırakamadığım için uykusuz kaldığım gecelere lanet olsun! Kalbimi, ruhumu çalan bu karakterlere lanet olsun!” —Donna, The Romance Cover 
 
“Bu sadece bir aşk romanı değil. Arkadaşlığa ve aileye dair sağlam bir hikâye ama tahmin edilemez ters köşelerle, bomba gibi keşiflerle, insanı büyüleyen karakterler ve insanın ruhunu sızlatan duygusal bir belirsizlikle örülmüş.” —Jessica Sotelo, Angie and Jessica’s Dreamy Reads 
 
“Kalbimin Her Parçası her fırsata tutunmak, risk almak ve kalbinizi aşka açarak hayatı en iyi şekilde yaşamak istemenize neden olacak UNUTULMAZ 
ve DUYGUSAL bir hikâye.” —Karen McVino, Bookalicious Babes Blog 
 
“5 üzerinden 6 yıldız! Kesinlikle olağanüstü. Açık ara bu yıl okuduğum EN İYİ kitap. Öyle pişmanlıklarla ve cesaret örnekleriyle dolu bir hikâye ki düşüncelerimi doğru düzgün toplayamıyorum bile. İçinde her şey var!” —Angie McKeon, Angie’s Dreamy Reads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed059df-5f50-480d-8804-081000e7424f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çocuk Kitabı Nasıl Yapılır? Ve Bunun Çevresel Etkileri Nelerdir?</image:title>
            <image:caption>Bir kitap nasıl yapılır? 
Kâğıt ve mürekkep nasıl üretilir? Yayınevi nedir ve ne iş yapar? 
Bir yazarın metni ve bir çizerin resimleri nasıl kitap haline getirilir? 
Editör ve grafiker hangi işleri yapar? 
Matbaalarda işler nasıl yürür? 
Ve kitap üretimi çevreyi nasıl etkiler? 
 
Elinizdeki kitapta bir değil, iki metin var! 
-Çok küçük okurlar ve meşgul yetişkinler kısa hikâyeyi okuyabilirler. 
-Bir kitabın nasıl üretildiği hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyenler de uzun ve detaylı metni okuyabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fe09e7d-3cd1-4c34-8c91-ffb95ab915f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitirme Gücün Var</image:title>
            <image:caption>En kolayıdır insanın kendini kandırması… 
Bir ilişkinin içinde hiçbir şey yolunda gitmezken “düzelecek” diye. 
Diğeri destek almaya dahi yanaşmazken “iyileşecek” diye. 
İşaretler her şeyi gözler önüne sererken “yapmamıştır” diye. 
Kulağını, gözünü, hislerini kapatıp “bir şey yok” diye. 
Ama bir şey vardır! 
Bağıra bağıra oradadır. 
Duymak ve görmek an meselesidir. 
Yeter ki bitirme gücümüzü hatırlayalım. 
 
Bu kitap, toksik bir ilişkiyi evliliğe götürme hayali kuran Derya’nın aylar boyu yaşadığı manipülasyondan nasıl uyandığının ve bitirme gücünü nasıl kazandığının hikayesi. 
Kitap içinde kitap formatında tasarlanan bu eserde Derya’nın sesini, hem ilişkinin içindeyken hem de özgürleştikten sonra duyacak; bir kadının kendi gücünü ve öz değerini hatırlamasına, çocukluktan itibaren aldığı yaraları şifalandırmasına şahit olacaksınız. 
Psikoloji ve İletişim Uzmanı, Aile Konstelasyonu Kolaylaştırıcısı Hande Akın’ın dördüncü kitabı Bitirme Gücün Var, yazarın şahit olduğu gerçek ilişki hikâyelerinden yola çıkılarak yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60ac941-a77d-443c-a9b6-dd9e54d51503.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Batımı</image:title>
            <image:caption>Dolunay Karaca dostlarından biri olan Can&apos;ın tavsiyesiyle yeni bir başlangıç yapmaya karar verir ve New York&apos;a taşınır. Ailesini ve dostlarını geride bırakmak her ne kadar zor olsa da yaşanmışlıklarına yeni bir sayfa açmaya ve yeni bir şehirde kendisinin başka bir versiyonunu denemeye hazırdır. New York&apos;taki yeni başlangıç ona Aras Akay&apos;ı getirir. 
 
Belki de Dolunay, Aras&apos;a yeni bir başlangıç getirecektir. 
Birbirlerinin hayatlarına dokundukları andan itibaren yeni mücadeleler doğuran bu iki kişi önce birbirlerini tanımak için emek vermek zorundadırlar. 
 
Her şey sırayla… 
  Aralarında kurdukları bağ aşka dönüşene kadar çok defa sınanacak, yıpranacak ve yapılanacaktır. Kurulan bağ derin, eşsiz ve güçlü olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c20756c0-3a43-4c06-86bd-47e43525a5df.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Ahdi</image:title>
            <image:caption>Çoktan yaşanmış bir zamanda, olmuş olanda olacak olan için olmakta olana tüm iradelerin üzerinde bir hükümle oyun kurulmuş ve Unutulmuş olan Kan Ahdi&apos;nin vaatleri gerçekleşmiş bedel için geliyordu. 
Ahdedilmiş olan Kaderin Seçtiği kanlı yoldan sona doğru ilerlerken Sonsuzluktan Doğan ile İnyadorva&apos;daki yaşamın sonu ve Korak&apos;ın yok oluşunu getirecek olan bir mücadelenin içerisine girmek üzere. Kibirleri altında ezilen insanlar sonsuzluğun yozlaşmış şehvetine doğru ilerlerken Kaderin Seçtiği, kaderi sona taşıyacak olan yolda, aydınlığın ve karanlığın arasında üçüncü bir yol arayışında. 
Asla var olmamış ve var olmayacak tek yolda ilerlerken Korak, Ahdedildiği üzere kan kusacak. 
 
Mutluluk gözyaşları dökeceğiz gözlerimiz kuruyana kadar! 
Karanlıkların içerisinde yaşayacağız benliğimiz solana kadar! 
Bekleyeceğiz gören gözlere gece çökene kadar! 
Güneş doğunca savaşıp öleceğiz nehirler kuruyana kadar! 
Kaderin Seçtiği bizi sona taşırken, ateş, kül ve toprakta 
Koruyacağız onu, kaderi sona taşıyana kadar! 
 
Brollhal ve oğulları 
Kör Muhafızların doğuşu ve yeminleri 
Dünyanın Çöküşünden Sonra II. Eramsar Çağı – Zamanın Olmadığı Tarihler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a21ce87-05cb-4580-a775-9cdbae2daabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Zambaklar Çiçek Açtığında</image:title>
            <image:caption>Bir platonik aşktan özgürlüğe uzanan yolun hikâyesi… 
“Her gün kitabım için kendimce sonlar yazıyordum ama hiçbiri tam olarak içime sinmiyordu. Belirlediğim sonlarda baş karakter âşık olduğu erkekle birlikte olamıyordu. Bu yüzden olsa gerek her gün planlar yapmama rağmen bir türlü bilgisayarın başına geçip yazamıyordum kitabın sonunu.       
Bu yüzden şuna karar vermiştim ben de: 
Bekleyecektim. Ama içimden bir ses diyordu ki 
&apos;Zambaklar açana kadar beklemem yeterliydi.&apos; 
O zaman bir şeyler kesinliğe kavuşacak ve ben rahatlayacakmışım gibi hissediyordum. 
Bu yüzden bekleyecektim, Zambaklar çiçek açana kadar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d94b6f73-e104-40d2-a7d9-4ff7c2cc8e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Penceremizden</image:title>
            <image:caption>Bunalımın her çeşidini yaşayan günümüz insanına bu stresli yaşamdan kurtulması için bir çıkış yolu kendi penceremizden gösterilmeyecekse, şu evrende birlikte soluk alıp vermemizin ne anlamı ve ne değeri olabilir? Dışarı açılan her pencere umuda, sevgiye, güzelliğe ve hayata açılıyorsa o pencerenin bir anlamı ve mesajı olur... Değilse yaraya merhem olmayan, umuda kanat aralamayan, sevgiyle, huzurla dolu bir yaşamı muştulamayan pencere, kapansın gitsin! Gönül ve ruh pencereleri birbirine açık olan insanların varlığıyla ancak bir toplum içine düştüğü stres, bunalım ve kaostan çıkabilir... İnsanın huzuru ve mutluluğu için başka da bir çıkış yolu gözükmemektedir bu hayatta… Bütün bu iç karartıcı gerçekliğe karşın, edebiyat ve sanat dünyasına bakmayı ihmal etmemek gerekiyor. 
Biliyoruz ve inanıyoruz ki, kültür ve edebiyat dünyası, sanat dünyası özgün bir biçimde gelişip insan ruhunda yer ettiği oranda hayat, bir anlam, bir güzellik ve bir tat kazanır. İnsana, gerçek manada değer veren bir zihniyetten doğan, bir sanatın, bir yazının, bir etkinliğin ancak toplumu sarıp sarmalayıp kucaklaması mümkün olabilir... Bu ruh ve ideal, dünyadaki tüm mühterislerin sahip olma hırsıyla yaptıkları plan ve projeleri deşifre edecek ve insanlığa ışığın penceresini açacaktır. 
Yeter ki o mühterislere teslim olmasınlar ve taşıdıkları değerlere sahip çıksınlar. Güzele, iyiliğe, kültüre, sanata ve edebiyata ulaşmak için sarf edilen bir gayreti okuyacaksınız bu çalışmada. İnsana verilen değere, onu yüceltmeye ve hak ettiği yerde görmeye yönelik bu gayret, umarım güzel insanların ilgisini çeker ve onlara fayda sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92463d51-bbbb-4a8b-a9d1-19b4ad3a5718.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece ve Sonra</image:title>
            <image:caption>Will ile Rosie&apos;nin yolları henüz ergenlik yıllarındayken kesişir. Her anlamda birbirlerinin zıddı iki genç. Herkesin gözünde mükemmel, geleceği parlak, planları hazır Rosie ve onun ikiz kardeşinin öngörülemez ve asi arkadaşı Will. Bir gece bir kâse mısır gevreğiyle başlayan, paylaşılan müzikler, birlikte çıkılan gizli yürüyüşler ve gece yarısı yapılan telefon konuşmalarıyla ilerleyen arkadaşlıkları önce kaçınılmaz sonra da –yaşadıkları bir trajedi sonucu– imkânsız bir ilişkiye dönüşür.


Yıllar içinde yolları tekrar tekrar kesiştikçe Will ile Rosie, kendilerini birbirlerine geri dönmenin yolunu bulmaktan alamazlar. Ancak bazen doğru yerde olsanız da zaman yanlıştır.  
Gece ve Sonra, ilişkilerin bizi götürdüğü kusurlu ve karmaşık yolların hikâyesi. Dostluk ve sadakatin, ikinci şansların ve kaçırılan fırsatların, söylenen ve söylenmeyen sözlerin, hayatın araya girmesinin.  
 
&quot;İz bırakacak karakterlerle kurulmuş gerçekçi, şefkatli ve bitmesini istemeyeceğiniz bir hikâye.&quot; –Jojo Moyes 


&quot;Çarpıcı, acı verecek kadar güzel ve umut dolu. Aklımdan çıkmayacak.&quot; –Chris Whitaker


&quot;Bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası. Şiddetle tavsiye ediyorum.&quot; –Ann Napolitano</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee5ad8a-0792-4722-bb31-fd3b588bf95e.jpg</image:loc>
            <image:title>Principium Sapientiae</image:title>
            <image:caption>Cornford’un öldüğü sırada yürütmekte olduğu çalışma, kendisinin de çok önemli olduğuna inandığı bir çalışmaydı. Nispeten genç bir adamken bile, From Religion to Philosophy (Dinden Felsefeye) adlı eserinde, antik Yunanlılarda felsefenin felsefe-öncesi kökenlerini bütün açıklığıyla gözler önüne sermeye çalışmıştı. Bu kitap hâlâ değerli birçok malzeme içerir, fakat yapılan keşiflerdeki ilerleme, zihninin gittikçe olgunlaşması, okuma ve derin düşünme dağarcığının zenginleşmesi onun yeni bir yaklaşımın gerekli olduğunun iyiden iyiye farkına varmasını sağlamıştı. Bu problem aslında, gençliğinde olduğu kadar yaşlılığında da onu hepsinden çok kendisine çeken problemdi; elimizdeki bu çalışma son araştırmalarını ve bunlar üzerindeki tefekkürünü temsil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4a39869-7cdc-4016-82c8-f289cbc990d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin 1921-1923 Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ulus olarak en büyük eksiğimizin bilgisizlik olduğunu düşünüyorum. 
Biz böyle değildik ama giderek böyle olduk. 
Bilgisizliğimizin yanı sıra buna ilişkin bir de yanlışımız var: 
Bilgi edinmenin yöntemini ezberlemek sanıyoruz. 
Oysa bilgi edinmek bir sevinçtir. 
Öğrenmek mutluluktur. 
Öğretmenlerinin, anne babalarının, büyüklerinin çocuklara öncelikle kazandırmaları gereken bilinç budur: 
Araştırarak, irdeleyerek, soru sorarak öğrenmenin, bilgi edinmenin, akıl yürütmenin can sıkıcı zorunluluk ya da ezbercilik değil, bir mutluluk bir sevinç olduğu… 
İlk iki kitapta olduğu gibi yüzüncü yılında 29 Ekim 1923 derslerini hazırlarken de uygulamaya çalıştığım yöntem bu oldu. 
Umarım başarılı olmuşumdur. 
Ataol Behramoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1a1bd2-5763-4bf5-86ad-30273be2d1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Kamusal Ekonomi Politikası</image:title>
            <image:caption>Açıklama: 
“Kılıç ile zafer kazananlar, sabanla zafer kazananlara yenilmeye mahkûmdurlar. Kılıç kullanan kol yorulur, sonunda kılıcı kınına koyar ve belki o kılıç o kında küflenmeye, paslanmaya mahkûm olur. Ancak saban kullanan kol gün geçtikçe daha çok güçlenir ve daha çok güçlendikçe daha çok toprağa sahip olur… Siyasi ve askeri zaferler, ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kazanılacak başarılar yaşayamaz.” 
Cumhuriyet henüz kurulmadan toplanan Türkiye İktisat Kongresi’nde Atatürk’ün söylediği bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni politikası için yol gösteriyordu. Genç Cumhuriyet üretime dayalı büyümeyi hedefleyen, kendi kendine yetebilen, dışa bağımlılıktan kurtulmuş bir kalkınma hamlesiyle gelişecekti. Devletçilik, kamuculuk, karma ekonomi gibi ilkeler eşliğinde hızlı bir atılım yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin bu başarısının temelindeki yaklaşımlar önemlidir. 
Mehmet Alev Coşkun, bu büyük atılımı Türkiye ekonomisinin tarihsel gelişimi çerçevesinde, bilimsel belge ve verilere dayanarak inceliyor. Daha sonra Türkiye’de “özelleştirme” adı altında yapılan KİT satışlarını ve haksız elde edilen rantı merceğe alıyor ve ulusalcı ekonomi modeline ilişkin gerçekleri ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af736555-7fa3-449c-856e-5c9d0f73aefe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sexual Selection In Relation To Man and Conclusion Part 3</image:title>
            <image:caption>Charles Darwin, 12 February 1809 – 19 April 1882, was an English naturalist, geologist and biologist, best known for his contributions to the science of evolution. 
He established that all species of life have descended over time from common ancestors and, in a joint publication with Alfred Russel Wallace, introduced his scientific theory that this branching pattern of evolution resulted from a process that he called natural selection, in which the struggle for existence has a similar effect to the artificial selection involved in selective breeding.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d87ad9-a86e-43e4-8afb-e82dadffb59c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sexual Selection Part 2</image:title>
            <image:caption>Charles Darwin, 12 February 1809 – 19 April 1882, was an English naturalist, geologist and biologist, best known for his contributions to the science of evolution.
 He established that all species of life have descended over time from common ancestors and, in a joint publication with Alfred Russel Wallace, introduced his scientific theory that this branching pattern of evolution resulted from a process that he called natural selection, in which the struggle for existence has a similar effect to the artificial selection involved in selective breeding.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b99b748-e953-428b-b75f-670079114a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Irkçı Solculuk K-urdıstan</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de “Kürt Çatışma” kavramına bütüncül yaklaşılmalıdır. Türkiye&apos;de çatışma dönüşümü tüm siyasi aktörler, ulusal ve uluslararası ekonomik güçler, siyasi aktörler ve tüm toplumsal katmanlarla birlikte oluşturulmalıdır. Bu sürece öncelikle yapılandırmacılıkla başlamak gerekir. 
 
Bu çatışma dönüşümünün gerçekleşmesi için haklarını savunan Kürtlerin liderlikleri, yönetimleri, örgütleri, siyasi partileri, sivil toplum oluşumları, iş çevreleri ve tüm toplumsal katmanları birlikte hareket etmelidir. Şiddet sarmalındaki tüm uygulamaların Çatışma Dönüşüm aşamalarına bağlı kalarak kalıcı olarak sonlandırılması zorunludur. 
Kürtlerin hak ve hukuklarının, Cumhuriyetin yeni Yüzyılında, anayasal olarak ve uygulamalarda teminat altına alınması ülkemiz Türkiye’nin Yeni Yüzyıl’daki varoluşunu belirleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b14fc84-14e9-472c-b2f8-7fe344ca2c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Leviathan 2</image:title>
            <image:caption>KARANLIĞIN KALBİNDE YATAN NEDİR? 
 
İNSAN MI, CANAVAR MI? 
 
Leviathan’daki tüm yetişkinler öldü̈! İki öğrenci ise yardıma kimsenin gelmeyeceğini biliyor. Ortak bir çözüm bulmak adına arkadaşlarına haber verecekler mi? Yoksa yaşamlarını sürdürmek için tek umutları olan hibernasyon cihazını mı bulmaya çalışacaklar? 
 
Futaba, Kazuma’yı sessiz kalmaya ikna ediyor. Ancak Kazuma’nın bir gafı yüzünden, herkes üzücü̈ gerçeği öğreniyor! 
 
Artık hiçbir şey hayatta kalanların birbirini öldürmesini engelleyemez! 
 
Uzay boşluğu her şeyi sarmışken ölüm ve yaşam arasındaki girdapta insanlığımızı nasıl koruyabiliriz? 
 
Leviathan bizi dehşetin kol gezdiği bu ortamda cehennemin sonuna doğru bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc880e42-39fe-4cb6-9f34-602a4fdfd67b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinosaurium - Dinozor Müzesine Hoş Geldiniz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dinozor Müzesine Hoşgeldiniz: Dinosaurium 
Her zaman her yaştan okuyucuya açık olan “Müzeye Hoş Geldiniz” serisinin en yenisi bu kez okuyucularını; bir zamanlar dünyaya hükmeden dinozorları, daha önce hiç bilmedikleri yönleri ile keşfetmeye davet ediyor.
Etkileyici bir sergi deneyimi sunmak için ustalıkla hazırlanmış dinozor görsellerini ve küçücük Troodon’dan devasa Brachiosaurus’a kadar Mezozoik canavarların olağanüstü koleksiyonunu incelemek için harika bir ansiklopedik kaynak olan DINOSAURIUM, her evin “kapağı en sık açılan” kitabı olmaya aday!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a883ad0a-81e0-4edc-8b8a-98fd710d3f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood - 3 Boyutlu Masallar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocukların en sevdiği karakterleri ve hem gençleri hem de genç kalanları eğlendirecek olayları içeren bu üç boyutlu kitaplarla hikâye zamanını interaktif bir hale getirin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65cc6981-becd-43df-a4f7-a2fe273baebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaokulu Kedisi Hayat</image:title>
            <image:caption>Hayat’ın öyküsü, engelleri aşmada sevginin ve dayanışmanın gücünü özgün bir şekilde yansıtıyor. 
Meraklı bir yavru kedinin yaşadığı bu macera, çocuklar için değerli bir öğrenme deneyimi sunuyor. Sadece kendi yeteneklerini ve sınırlarını bilmenin değil, aynı zamanda arkadaşlarla iş birliği içinde olmanın, farklı olanı kucaklamanın değerini de öğrenecekleri bir serüvene dönüşüyor. 
Anaokulu Kedisi Hayat’ın dünyasına katılın ve her yaştan okurun kalbini ısıtacak bu dokunaklı öykünün tadını çıkarın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03aae419-55f5-45f3-8317-a5a76b71672d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Postacının Gizli Planı</image:title>
            <image:caption>Bu postacı başka postacı...

İngiliz çocuk edebiyatının haşarı yazarı Ben Davis Kahraman Postacının Gizli Planı kitabında, okuru kaleme kâğıda sarılıp sevdiklerine mektup yazmaya özendiriyor.

Düzen tutkunu bir çocuğun dağılan ailesini yeniden bir araya getirebilmek umuduyla geliştirdiği &apos;&apos;kusursuz&apos;&apos; planı sayfalarına taşıyan bu yüreklendirici roman, dokunaklı hikâyesini katıksız mizahla harmanlayarak bisiklet sırtında bir maceraya direksiyon kırıyor. 

Akan zamanın getirdiklerinden ve götürdüklerinden dem vuran kitap, hayatın sürekli hayal ettiğimiz gibi ilerlemeyebileceğini ama asıl erdemin onu mevcut hâliyle kabul etmek olduğunu vurguluyor.   

12 yaşındaki Alex&apos;in aklı biraz (itiraf edelim, epeyce) karışık!
Bir yanda ilk gençlik sancıları, öteki yanda annesi ve babası...
Önünde uzanan yaz tatili kırık kalpleri onarmak ve ertelenmiş düşleri gerçeğe dönüştürebilmek için şahane bir fırsat! Tabii eğer karşısındaki karmaşık denklemi çözüme ulaştırabilirse...
Öncelikle, babasını yıllardır hayalini kurduğu kitabı yazmaya ikna etmeli. Hadi etti diyelim, onun yerine postanede çalışacak birini bulmalı. Eh buldu bakalım, bu sefer de gizli planını kimseye çaktırmamak için bisiklet selesinde amuda kalkmalı! Peşini hiç bırakmayan aksaklıklardan, yoluna itinayla taş koyanlardan ve düzelmesi gereken her şeyin günden güne kördüğüm olmasından hiç bahis açmıyoruz elbette. Neyse ki yeni tanıştığı, teknede yaşayan gizemli arkadaşı Willow var... 

Ben Davis kendi anılarından yola çıkarak kaleme aldığı Kahraman Postacının Gizli Planı&apos;nda, çocukların duygu dünyasını sarsabilecek hassas konuları yine iyileştirici bir üslupla, gizem ve heyecan dolu bir kurguyla ele alıyor.

Kaderin büklüm büklüm yollarını düzlüğe çıkarabilmenin geçmişe takılmadan geleceğe bakmaktan geçtiğini ifade eden bu umut tazeleyici roman, hayatı ıskalamaması için okurun kalbine cesaret tohumları serpiştiriyor.  

Evet, toz pembe düşlerimiz bazen kaçınılmaz gerçeklere toslayabilir. Ama tünelin ucunda daima bir ışık vardır. Yeter ki gören gözlerle bakmayı bilelim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d51acb-9f87-4ab6-9b1a-9491284ebab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mira ve İzcimikler</image:title>
            <image:caption>Mira, keşfetmeyi ve hayal etmeyi çok seven bir kızdı. Bazıları onun biraz sakar biraz da dağınık olduğunu söylerdi. Ama alakası bile yoktu. Sadece biraz fazlaca meraklıydı. 
O etrafındaki her şeyi merak ediyor, ilginç bir şeyler bulmak için her yeri didik didik karıştırıyordu. O sabah yine her zamanki saatlerde uyanmıştı. Aşağı yukarı 06.45’te… 
“Bugün keşfetmem gereken çoook şey var.” diyerek kikirdedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090efe4b-dbac-4084-86ef-d2dddf1b9174.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz&apos;ın Akıllı Kumbaraları</image:title>
            <image:caption>Yumurta, et, balık ve tavuk… 
Çesit çesit sebzeler… 
Birbirinden güzel meyveler… 
Mis gibi süt, leziz mi leziz peynirler… 
Çıtır çıtır kuruyemişler... 
Kiraz ve akıllı kumbaraları ile tanışmaya, onlardan sağlıklı beslenme önerileri almaya hazır mısınız? 
*** 
Sevgili anneler/babalar… Uzman diyetisyen kontrolünde hazırlanan bu kitap, çocuklarımıza sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c622dbb-3e9d-4575-a72b-3a97c3e3dca2.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ın Yeryüzündeki Aynaları-2</image:title>
            <image:caption>Yediğimiz sağlıklı yiyecekleri, göremediğimiz minicik canlıları veeee kocaman kocaman dağları yaratan, bizi sevgisiyle sarıp sarmalayan Allah’ın (cc) isimlerini öğrenmek ister misin? 
Bu kitap, Esma-ül Hüsnâ’yı en güzel ve en kolay şekilde öğrenmen ve anlaman için yazıldı. 
Sayfaları çevirmeye ve kainattaki güzelliklerde Allah’ı (cc) görmeye başla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/057db749-353a-4df5-80e4-d7f5efcd76a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Sofya&apos;nın Gezi Listesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; çocukları azarlayan, onları yaramaz, huysuz, şımarık diye etiketleyen şikâyetçi yetişkinler ile çocuklarını çok seven, kalbi mutlulukla atsın isteyen annelerin hikâyesidir. 
Anne Sofya, obur bir gezi severdi. Çocuklarıyla beraber sürekli yeni yerler keşfetmek isterdi. Okyanusun altında, çölün üstünde, gökyüzünün şeffaflığında ya da yeryüzünün betonları arasında… Bu kez gezi listesinde bir orman vardı. Ormanda ise çok tuhaf şeyler oluyordu. 
Bakalım, bu maceranın sonu nasıl bitecekti? 
Merak ediyorsan sayfaları çevir. 
Haydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a62ad7-913b-4689-a214-037065ac0e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Çığlıkları</image:title>
            <image:caption>Sonra tenha bir yer aradım 
Bütün tenhalar kederliydi 
Bir liman kente sığındım 
Eski bir mahzen kokusunu andırıyordu 
Kabahatli bir çocuk gibiydim 
 
Kaç şiir kaç kere düştü gözlerimden 
Kitapları aşkı mısraları 
Kaç poyraza savurmuştu zaman 
Bütün vakitlerin 
Sevdasızlığıyla yoğrulmuştum 
Çok vakit geçmişti 
Çocukluğumun gülüşünde kalmıştı hasretliğim 
 
Harcanıp uzun senelere 
Puslu alıngan yüreklerin 
Sınavından süzülmüştüm 
Issız kıyalara sığınmış gözyaşım 
Görünmekten korkarcasına 
Meğer ben ne çok özlemişim seni 
Annem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5afb0145-1ff7-4631-86d1-61cdaaf04a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihilizmde Sen</image:title>
            <image:caption>Zemheriyi soluyor müptela anılarım 
Buza kesmiş illegal hayallerim eşliğinde 
Raks ediyor ruhumda hasret ve aşk göz göze 
Çoğaldıksa çoğalıyor özlem içimdeki boşlukta 
Gönül hücremde hüküm giymiş mahpusluk sevdam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a260d7d-19d0-4762-951b-9c4616a3b827.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılarla Tanışma Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu bak ve adını söyle kitabı, küçük çocukların rakamları tanımasına ve saymayı öğretmesine rehberlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfc964e2-db1c-4df1-a42b-c50e8c795810.jpg</image:loc>
            <image:title>Baştankara</image:title>
            <image:caption>Sine Ergün’ün “2017, Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü”ne değer görülen Baştankara’daki öykülerinde yalnızlıklar, hüsranlar, kalakalmışlıklar, kayıplar, kıskançlıklar, parçalanmışlıklar var. Bununla beraber yeni ufuklara, fırsatlara, kesişmelere ve başlangıçlara da kapı aralıyorlar. İnsanın kendi karanlığı ve ışığını; kentle, çevreyle, kendiyle çatışmasını ele alan bu öyküler kimi zaman dümdüz gerçekliğe dönüyor yüzünü. Kimi zaman da özlü bir meselin mesafesinden bakıyor. Ve anlattıkları kadar susmasıyla da ifadesine güç katıyorlar. 
 
 Gezginlerin niçin Baştankaralarla tanıştıktan sonra burada kaldıklarının, bir daha yola çıkmadıklarının sırrını çözmüştüm bana göre. Böyle sakin, iç huzuruyla dolu bir yeri bırakmak istememiş, yolculuklarının amacının zaten buraya varmak olduğuna kanaat getirmiş olmalılardı. Doğrusu da buydu. En azından ilk günlerde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfd9a895-544d-4055-a366-664121743387.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığın Kaynaklarına Doğru</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1995’te aramızdan ayrılan yazar, şair, eleştirmen ve gazeteci Onat Kutlar ile fotoğraf sanatçısı Yavuz Onar’ın 1983 yılında Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı “Uygarlığın Kaynaklarına Doğru” başlıklı röportaj dizisindeki metinlerin tamamını içeriyor. Dizi, Atatürk Barajı’nın suları altında kalmadan hemen önce kurtarma kazılarının başlatıldığı Kurban Höyük, Lidar Höyük ve Samsat Höyük’teki çalışmaları, çevredeki yaşamı, doğal ve kültürel varlıkları belgelemesi açısından büyük önem taşıyor. Uygarlıkların kaynağını tanımak üzere çıkılan yolculuk, usta bir edebiyatçı ve bir fotoğraf sanatçısının bakışıyla şiirsel bir anlatıya dönüşüyor. 
 
 
 Biz Batı Anadolu’da yaşayanlar için Güneydoğu Anadolu, doğunun gizemli havasından izler taşır her zaman. Bu yüzden ne zaman Fırat Nehri’ni sallar ya da köprülerle doğuya doğru geçecek olsam kendimi alışılmadık görüntülere, duygulara hazırlarım. (...) Ama bu kez durum bambaşkaydı. Yapmaya karar verdiğimiz yolculuk, büyük ırmağın, Fırat’ın kaynaklarına doğru değil, Anadolu uygarlıklarının binlerce yıllık kaynağına doğru olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d099414-416d-4785-b0db-b4d12555a3d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Saat On Beş Dakikada Felsefe Dersleri</image:title>
            <image:caption>Altı Saat On Beş Dakikada Felsefe Dersleri Leh edebiyatının aykırı ismi Witold Gombrowicz’in felsefeye karşı duyduğu traji-komik aşkın bir eseri. 
Ferdydurke, Trans-Atlantik ve Pornografi gibi unutulmaz kitapların yazarı Gomb­rowicz, Kant’tan Hegel’e, Schopenhauer’dan Kierkegaard’a, Sartre’dan Heidegger ve Marx’a, varoluşçuluktan Marksizme varıncaya dek felsefe tarihine ilişkin deği­nilerde bulunuyor ve bu düşünce sistemlerinin ana hatlarını, kaçış çizgilerini be­lirliyor. 
 
“Ekim 1966’da, Günlük’ün sağlığında yayımlanmış son sayfalarından birinde, Gombrowicz çok alaycı ve acı bir ifadeyle, Yapısalcılıkla ilgili dersini hazırlarken ölüm araya girmese, büyük olasılıkla Felsefe Dersleri’nin sonunu oluşturacak sözleri dile getirir: ‘Bütün Batı episteme’sine hâkim olan, zamanımızın en temel sorununu formüle etmem gerek […] akıllandıkça aptallaşmak.’” 
Francesco M. Cataluccio</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcc15ce9-b1e4-4fe8-9e23-9998aa210652.jpg</image:loc>
            <image:title>Ubıhların Masalları ve Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Ubıhlar, 1864 Büyük Çerkes Sürgünü ile Kafkasya’dan Anadolu topraklarına sürgün edilmiş bir Çerkes halkıdır. Ubıhça dili, son konuşanı Tevfik Esenç’in 1992 yılındaki vefatıyla yok olmuştur. Tevfik Esenç, farklı ülkelerden gelen bilim insanlarıyla yapmış olduğu birçok kaynak çalışmayı miras olarak dünyamıza bırakmış, bu dile ait bildiği her şeyi dilbilimcilerle ve hikâye avcılarıyla paylaşmıştır. Tabii ki Ubıhların masalları, hikâyeleri ve efsaneleri de bu kültürel mirasın önemli konularındandır. 
  Torunu Burak Esenç, elinizde tuttuğunuz bu kitapla sizlere Ubıhların fantastik dünyasının kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/859bc668-4120-492d-9290-7a0519f69270.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kurabiyem</image:title>
            <image:caption>İpek, öyle bir rüya gördü ki, 
kokusu bile güzeldi. 
Rüyasında ilk kurabiyesini yapıyordu. 
Üstelik mis gibi kokuyordu. 
Bu harika rüya, gerçek olamaz mıydı? 
Neden olmasın? 
Biraz yağ, biraz da şeker… 
Biraz sevgi, biraz da emek… 
 
 
Ve sonuç… 
Evi saran vanilya kokusu… 
Lezzetli bir ısırık, tatlı bir öpücük… 
 
İpek, ilk kurabiyesini yaparken, 
siz de hikâyesine ortak olabilirsiniz. 
Evinize tatlı bir huzur ve             
unutulmaz anılar dolar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/655f82c8-15c8-4342-b36f-de1a98a55db0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneler Çocuklarını Çok Sever</image:title>
            <image:caption>Minik Kalpler Ülkesi’ne gitmeye hazır mısınız? 
Ama unutmayın! 
Yolunuza taşlar çıkabilir, ayaklarınıza takılabilir! Peki, sizler o zaman ne yapacaksınız? Geri mi döneceksiniz? Yoksa... Tıpkı anneler gibi yolunuza devam mı edeceksiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d10a59c8-8b9f-4bd1-b6ee-aa27c712616b.jpg</image:loc>
            <image:title>Maviden Sonrası Sensin</image:title>
            <image:caption>Hancı, 
İçimde bir sancı 
Sen sor, ben anlatayım 
Bu eski bir acı… 
Bilir misin çöldeki yağmur damlasının hikâyesini? 
Çölde kendine deli gibi âşık güneşin 
Sıcaklığında, kavrulsa da kum. 
Hayatı, bir damla suya hasret bir hâlde geçti. 
Bunu bilse de güneş, hiç küsmedi 
Ama yağmur da hiç yağmadı 
Olan, kuma oldu 
Kavrulsa da sıcaktan, hep üşüdü… 
Hancı, 
Nerede o yancı? 
Aşka yabancı 
İnancı olan gitsin, 
Gelsin kemancı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a30c57-3447-4534-bd33-7f3efd481655.jpg</image:loc>
            <image:title>O! Şiirsi Öyküler</image:title>
            <image:caption>Yayıldı zamana 
demet demet toplanıp 
sesinin çiçekleri. 
Sesinin çiçeklerini 
kuruttum 
koydum kitap aralarına. 
Ne de güzel kokardı raflarım 
her kitap aralanışında 
tazelenirdim. 
 
“Varlığının 
varlığımın kanıtıydı bu.” 
 
“Kitap kapaklarına düşülen 
kısa ve öz notlar vardır. 
Düştüm 
kalbimin ağır çekimini.” 
Kısa ve öz hayatımın özeti tek hece: “O!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779780ec-48ee-46ef-bf4c-ca66e56a186c.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış Üzerine Küçük Bir Kitap</image:title>
            <image:caption>Barış gibi çok önemli değerler üzerine özel olarak hazırlanmış bu küçük kitabı elinizden bırakamayacaksınız. 
Bir gün yeğenim Benjamin bana “Barış ne demek?” diye sordu.Ben de ona dünyada farklı kültür ve geleneklere sahip pek çok insanın yaşadığını ve hiçbir insanın bir diğerinden daha üstün olmadığını anlattım. Farklı kültür ve geleneklere saygı duymanın önemli olduğunu çünkü ancak birbirimizi anlayıp iletişim kurduğumuzda anlaşmazlıkları çözebileceğimizi ona açıklamaya çalıştım. Dünya barışını korumanın ilk adımı gezegenimizi paylaştığımız insanlara saygı duymakla başlıyor. Gelin bu maceraya siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d651c899-9c37-4574-947f-993959573c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Holistik Şifa ve Doğal Taşlar</image:title>
            <image:caption>Bu tahmin ettiğiniz klasik bir doğal taş kitabı değil. Hangi taşın ne işe yaradığının daha ötesinde. Yaşamımızda tıkanan alanların derinde yatan sebeplerini anlayarak kalıcı sonuçlar yaratabilmek ve bu doğrultuda taşları kullanmak amacımız. 
Sonuçtan ziyade sebepler üzerinden yola çıkacağız. Devayı bulmak için Yaradan’ın bıraktığı şifa izlerini takip edeceğiz. 
Her birimiz kendi yaşamımızın orkestra şefiyiz ve doğada birçok şifa enstrümanı mevcut. Bu enstrümanları doğru şekilde kullanarak hayatı muhteşem bir konsere çevirmek bizim elimizde. Geçmiş kadim şifa yöntemleri ile ilimden bilime her alanda hakikati anlayarak, iç dünyamıza ışık tutacağız. Bu kendimize, derinlere bir yolculuk. Bu yolculukta bizim en büyük destekçimiz, yaratıma şahitlik ve şehadet etmiş taşlar olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beb80edb-a26c-490e-b6c2-64c861ef56c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Antranik’ten Foto Rıdvan’a, Mugamyanlar’dan Gökçeatam’a Ankara’da Fotoğrafçılık Ve Posta Kartları (1890-1960)</image:title>
            <image:caption>Ankara ve Ankaralıların fotoğrafla tanışıklığı 1860’lı yıllara dayanmakla birlikte, bu olgunun yoğunluk kazandığı 1890’lı yıllar başlangıç kabul edilecek olursa, bu çalışma Osmanlı Dönemi’nin son otuz yılını, Cumhuriyet Dönemi’nin ilk kırk yılını kapsayan yetmiş yıllık bir süreçte Ankara fotoğrafçılığının ve Ankara posta kartlarının öyküsünü aktarmaktadır.
Kitapta, Ankaralıların fotoğrafla ilişkisindeki dönemsel değişimler, her bir dönemde öne çıkan fotoğrafçıların yaşam öyküleri, sanat ve meslek anlayışları, fotoğrafhanelerin süreç içindeki sayısal artış seyri ve semtler itibarıyla dağılımları gibi konular ele alınmaktadır. Ayrıca posta kartlarına ilişkin olarak da fotoğrafçılar ve editörler hakkında bilgiler verilmekte, kart grupları karakteristik özellikleriyle tanımlanırken bunlardan seri oluşturan belli başlıları tasnifli olarak sunulmaktadır.
Kapsam ve içeriğiyle konusundaki ilk eser olan bu kitap, konuya ilişkin çeşitli belgeler, fotoğraf arka yüzleri ve büyütülmüş ayrıntılar gibi görseller hariç, 400’ü aşkın sayıda siyah-beyaz fotoğrafı, 300’ü aşkın siyah-beyaz posta kartını ve 70’i aşkın renkli posta kartını içermekte; yeni araştırmalar için ufuk açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bea9b239-f14a-4169-8985-e9ae1e1af5fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Özletmeyin - Türkan Saylan Destanı</image:title>
            <image:caption>O nisan ayında, hukuk tarihimizin en kara sabahlarından biri yaşanır. Türkan Saylan o gün Arnavutköy Beyazgül Sokak’taki evinde tahliller için kan vermektedir. O esnada kapı çalar, kapıda kimin olduğunu biliyordur: Polisler.
Kapıdaki polisler, o güne dek hiç durmadan çalışarak binlerce insanın hayatına dokunan, Türkiye’deki cüzzam hastalarının kaderini değiştiren, sosyal proje ve burslarla binlerce kız çocuğunun okumasını sağlayan, artık sağlığı pek de yerinde olmayan Türkan Saylan’ın evini aramakla görevlidir.
Türkan Saylan hiç panik yapmaz ve polisleri gülerek karşılar. Evi aramalarına engel çıkarmaz, zaten çıkaracak gücü de yoktur. Kardelenlerden gelen mektuplardan, kitaplardan ve çalışma dosyalarından başka hiçbir belgenin bulunamayacağı ev, didik didik aranır. Nasıl bir belge ya da delil aradıklarını bilmediği polislere çay ikramı yaptıran Türkan Saylan’ın içi çok rahattır. Çünkü onun Cumhuriyet’ten başka silahı yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61236c33-47f8-4318-8c5a-9f9ece8fad4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adanmışlık</image:title>
            <image:caption>Bazı hikâyeler, sadece anlatılmakla kalmaz, aynı zamanda okuyucuyu içsel bir yolculuğa çıkarır. Adanmışlık; aşkın, fedakârlığın ve kutsallığın hikâyesidir. 
 
Aşkın daha derin ve evrensel boyutunu keşfetmeye davet eden Adanmışlık, hayatın karmaşıklığı içinde aşkın yeri üzerine derinlemesine düşünmeye çağıran bir davettir. 
 
Aşkın felsefi bir bakış açısıyla ele alındığı, şiirsel bir üslupla yazılan bu eser, sevginin salt romantize bir duygu olmasından öte, evrenin temel bir gücü olduğunu hatırlatıyor. 
 
Aşkın derinliklerine dalmak, kendi adanmışlık hikayenizi keşfetmek ve içsel bir dönüşün kapısını aralamak istiyorsanız bu kitap, yolculuğunuzda size eşlik edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/214537be-5fb7-4dfa-94f0-4742e4264075.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Gözüm Türkçe</image:title>
            <image:caption>Türkçe, evde, sokakta, okulda konuşulan hâliyle, canlı ve güçlü edebiyatıyla, her bakımdan işlenmişliğiyle bir büyük dünya dilidir. Yeni zamanların bütün gelişmelerini anlamaya, anlatmaya, yorumlamaya yeten bir dünya dilidir. İlim ve sanat dili hâline gelmiş, yüksek kültür yaratmış, büyük bir tarihin içinde parlayan, büyük bir milletin dilidir. Unutulmamalıdır ki kimlik bir kültür işidir ve dil ekseninde oluşur. 
Sağlam bir dil edinmeyen nesillerde millî kimliğin edinilmesi ve savunulması mümkün değildir. Dile dikkatsizlik milletin varlığına kayıtsızlıktır. 
Bu kitabın anlatmak istediği budur. Yeni zamanların tabiriyle “farkındalık” yaratmak mecburiyetinde bulunduğumuz en köklü meselemizin Türkçe olduğunu düşündürmektir. 
 
    “Dil, ek ve kökten, kelime ve cümle çözümlemelerinden ibaret değildir. Dil hayatın içindedir ve dil üzerinde dururken onun bu tarafını unutmamak gerekir. İşte Yağmur Tunalı da bunu yapıyor ve dili, hayatın içinden gözlüyor. 
  (...) 
    Konuşulan Türkçenin ses akışına, musikisine kulak veriyor Tunalı, kulağını tırmalayan ne varsa ortaya döküyor. Vurgular, tonlamalar, duraklar veya durmamak gereken yerler onun ilgi alanındadır. Kulağı bunları hemen kapar ve burada durulmayacak, burada vurgu olmayacak, burada hece uzatılmayacak, diye sizi uyarır.” 
‒ Ahmet Bican Ercilasu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9096c393-7418-4ce2-93b6-e979dfe03910.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Eriyince</image:title>
            <image:caption>Cinayet… Sistemli hâle getirilen cinayetlerin adlarını değiştirip servis etmek insanın yüzlerce yıllık alışkanlığı. 
Yurdunu terk etmek zorunda kalanlar hatıralarının, saçlarında esen rüzgârın, kendi diliyle sulanan ağaçların gölgesinin öldürülüşünün yükünü taşır. 
Bu roman, karlar erimeye başlayınca donmuş hâlde bulunan Afrikalıların gerçek haberi üzerinden yola çıkılarak kaleme alındı: Altı çocuk, iki kadın ve beş erkek, bir de uyuşturucu kaçakçısı Doktor Sıçan… 
Kendi toprağından neden göçer insan ve neden başka bir diyarda çiçekleneceğine inanır? Cevabı bulan olmadı. En iyisi roman kahramanlarının sözlerine kulak vermek: 
“Bilmek istediğin niyetim… Ve sen ezel sırlarına talip olmak niyetindesin. Bu sırrı bizden önce çözebilen oldu mu? Perdenin arkasında mıyız, önünde miyiz?..” Doktor Sıçan, Makaful’u süzdü. Alnındaki terleri gördü, dudakları titriyor, nefesi kesik ve düzensiz çıkıyordu. Derin bir nefes aldı: “Senin gözlerinde eceli gördüm. Vücudunu saran alevlerin aklına oynayacağı oyunlar korkunç olacak. Senin tuhaf sayıklamaların arasında benim anlattıklarım kaybolup gidecek. Sır vermek için ölen birinden daha iyisini bulamazsın. Ecelle pazarlığa oturan yargısız dinler. Perde arkası yakında sana apaçık gösterilecek. Gölgelerin senin için sırlı kalmasına pek gerek yok.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e461fa8-86dd-4cc2-a680-503bcf0678ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceviz Yaprakları</image:title>
            <image:caption>İnsan mutluyken kötü bir olayı konduramaz hayatına, unutur sevincin ve acının dengesini, oysa hareket etmiştir kapı kapanmaya doğru, ne göz görür ne de kalp anlar ve kapanır kapı. Kapanan sadece kapı değildir; ışık söner, renk uçar, ne dilde tat kalır ne de kulakta ses. Geri dönülecek ne yol kalır ne insan, bir boşluk kalır, dolmayacak, doldurulamayacak büyük bir boşluk. Eray o büyük boşluğu hiç dolduramadı. Artık ne açılacak ne de çalınacak bir kapısı vardı. 
Eray, bembeyaz bir çölde yürümeye çalışıyordu. Gökyüzünde onlarca güneş vardı. Sanki devasa bir film platosundaydı. Gözlerini açamıyor; açtığında kumun, gökyüzünün beyazlığı gözlerine hücum ediyordu. En ufak bir esinti dahi yoktu. Eray hangi zamanda, günün hangi saatinde olduğunu bilmiyordu. Akşamın olmadığı, günün batmadığı, zamanın önemsizleştiği bir yerdeydi. 
Kaleminden dökülen kelimeler, mısralar hasretini daha da artırıyor; çaresizliğin, yalnızlık duygusunun tüm benliğini sardığını hissediyordu. Mucize beklentisine giriyor; bir telefon, bir anons ile acılarının, özleminin biteceğini, Sedef’e kavuşacağını hayal ediyordu. Mısralarında bazen bir ağaca, bir yaprağa, bir martıya, esen rüzgâra, yağan yağmura, geçip giden buluta, İstanbul’a, Boğaz’a, gemilere, yakamoza, maviye, yeşile, Sedef’e aşkını aktarmasını diliyor; bazen gül kokusunda, parlayan güneşte, tan kızıllığında, sabah serinliğinde, bahar tazeliğinde Sedef’i arıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aecf9e72-df33-438f-b392-b72e5eb34ef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yevakitü’l-Harameyn (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Müceddîd-i Elf-i Sânî” nâmı ile meşhûr olan İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Serhendî’nin kurucusu kabul edildiği Müceddidîlik, 17. yüzyılda Nakşibendîlikten neş’et etmiş, günümüze dek itibarını ve etkinliğini korumuştur. İmâm-ı Rabbânî, örnek yaşantısıyla insanları etkilemiş, pek çok halife yetiştirerek bu halifeleri farklı bölgeleri irşatla görevlendirmiştir. Oğullarından Hâce Muhammed Mâsum da bu halifelerinden biridir. Henüz küçük yaşlarda kendisinden fevkalâde hâller zuhur etmiş, istidadındaki gizli sırlar açığa çıkmaya başlamış; sonraları Müceddidîliğin Hint alt kıtası, Hicaz ve Anadolu’da yayılmasını sağlamıştır. 
İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Serhendî’nin öğretileriyle şekillenen Nakşibendî Müceddidîlik geleneğinin önemli temsilcilerinden Hâce Muhammed Mâsum, Hicaz’a yaptığı Hac seferinde manevi derinliklere dair pek çok keşif ve keramet yaşar. Yevâkîtü’l-Harameyn’de bu söz konusu kerametleri birer yakut suretinde okuyoruz. İlk kez Müstakîmzâde Süleyman Sadeddin Efendi’nin Türkçeye tercüme ettiği, Ensar Karagöz’ün ise günümüz Türkçesine aktararak yayıma hazırladığı bu eser aynı zamanda, Hâce Muhammed Mâsum’un hayatına ve eserlerine dair kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66eb21ee-e977-4206-bbd1-a8afa1c0ffd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti’nin Diplomasi Tarihi Makaleler-2</image:title>
            <image:caption>Osmanlı diplomasisi Babıâli’nin diğer devletlerle olan münasebetlerini ayrıntılarını inceleyen ve dış politikasındaki siyasal ve yapısal değişimlere göre şekillenen bir görünüm arz etmektedir. Günümüzde Türkiye’de ve dünyada Osmanlı Devleti’nin diplomasi anlayışı ve buna bağlı faaliyetleri ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmaktadır. Elinizdeki kitapta, bu alanda kaleme alınan mevcut literatüre mütevazi bir katkı sağlamak amaçlanmıştır. “Osmanlı Devleti’nin Diplomasi Tarihi Makaleler-2 ” isimli eser, 
Osmanlı diplomasisi alanında çalışmalar yapan akademisyenlerin katkılarıyla oluşturulan yedi adet makaleden oluşmaktadır. Kronolojik bir seyir takip eden makaleler, XVII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar uzanan geniş bir zaman aralığını kapsamaktadır. Kitapta devletlerarası ilişkilerin yürütülmesinde baş aktör olan çeşitli elçilerin sefaret misyonları ve faaliyetleri ile sınır tespit ve tahdit işlemleri ve diplomatik bir araç olan hediyeleşmeler gibi Osmanlı diplomasinin farklı konularıyla ilgili ayrıntılı bilgiler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026c9ee0-8916-4530-9c86-6223f6790a58.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Karma</image:title>
            <image:caption>Mayıs 1968’de Paris adeta yangın yeriyken, genç bir kadının bir yoga pozisyonunda, çıplak ve parçalanmış cesedi bulunur. Polis Jean-Louis Mersch, cinayeti soruşturmaya başlar. Maktulün arkadaşları Hervé ile Nicole de ona yardımcı olurlar. Bir başka kadın arkadaşları daha cinayete kurban gittiğinde, ölümün kendi çevrelerinde kol gezdiğini düşünmeye başlarlar. 
Mersch, Hervé ve Nicole bu cinayetlerin Hindistan’la bağlantılı olduğunu anladıklarında Kalküta’dan Varanasi’ye uzanan bir maceraya atılır ve korkunç gerçeği Ganj Nehri’nin kıyılarında keşfederler. Ama karma sonlanmamış, kötülüğün son halkasıyla yüzleşmek için gidilecek son bir durak kalmıştır... 
 
Jean-Christophe Grangé, cinayetlerin peşinde koşarken kendi kaderlerini de değiştiren üç çarpıcı karakter ve hiç düşmeyen bir tempoyla, bir kez daha kötülüğün sınırlarını araştırıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/629a8049-6a1f-4db9-801e-eb20ad0fc289.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Ruhlar</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran’ın kısa hikâyelerinin bulunduğu bu eser, olanları aslında oldukları gibi görmediğimizi hissettiriyor. Asi Ruhlar, en derin meseleye bile yumuşacık ve sevgiyle yaklaşımı görmek ve tevekkulle kabülü yaşamak duygusu veren bir havaya sahip..Bazen gördüğümüz duyduğumuz şeylerin aslında öyle olmadığını her olaya kendine özgü bir bakış açıcı ile bakmak gerektiğini önyargılardan genellemelerden sıyrılmak gerektiğini bir kez daha gösteren bir eser. 
       “İnsanı yaşamında mahveden bütün inanç ve öğretiler batıldır. İnsanı ümitsizlik, üzüntü ve azgınlığa sevk eden bütün duygular yalancıdır. Çünkü insanın vazifesi, yeryüzünde mutlu olmak, saadet yollarını bilmek ve nerede olursa olsun mutluluk adına nasihatte bulunmaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd83b70-92a0-4c9b-b092-825f660d548e.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli</image:title>
            <image:caption>Dostum, beni göründüğümden başka bir şey zannetme.Görüntüm sadece elbisemdir. Bu giysi beni senin merakından beni ise kendi düşüncesizliğimden muhafaza eder. Kumaşı da dikkatle örülmüştür. 
Ve dostum, içimde bir “ben” vardır. Bu “ben”, sükunet dünyasında yaşar. Orada her zaman gizli, sakin, sessiz ve uzak kalacaktır, herkesten. 
Senden arzum, söyleyeceklerime de yaptıklarıma da inanmandır. Çünkü kelimelerim senin kendi düşüncelerinin bir aksi, bir yankılanması olduğu gibi, davranışlarım da senin arzularının hayata geçirilmesinden başka bir şey değildir doğrusu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa1ac2d-03ee-4cca-a9b6-b2ec0a9ffbae.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>Siz çoksunuz, oysa ben tekim. Bana dilediğinizi söyleyin ve yapın. Dişi koyun gecenin karanlığında kurtların avı olabilir… Fakat kanı, vadinin taşlarında tan ağarıp da güneş yükselene değin duracak! 
Hem sonsuz ölçüde büyük olan ve hem de sonsuz ölçüde küçük olan biziz ve biz aynı zamanda ikisi arasındaki yoluz. 
        Sen iki kişisin: Birincisi karanlıkta uyanık, ikincisi aydınlıkta gafil. 
        Sen körsün bense sağır ve dilsiz; o halde elini ver ki, birbirimizin farkına varalım. 
İnsanlık, insanlarına hitap eder, ama onlar dinlemez. Biri dinleyecek ve bir anneyi gözyaşlarını silerek teselli edecek olsa, diğerleri “O zayıf, fazla duygusal,” der.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/445f88dc-7cf5-4908-ba57-2586c09521fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Benim sevgili, güzel Selmam öldü. Ondan geriye benim kırık kalbim ve onun mezarını çevreleyen servi ağaçlarından başka bir şey kalmadı. O mezar ve bu kalp Selma’dan geriye kalan, ona tanık olan iki şeydir. Ah bugün Beyrut’a dağılmış olan çocukluk arkadaşlarım, çam ormanının yanındaki mezarlığa yolunuz düşerse ölüleri rahatsız etmeden sessizce içeri girin ki, ayak sesleriniz orada yatanların huzurunu bozmasın. 
        Ardından derin bir iç çekerek ismimi zikredin ve kendi kendinize, “Uçsuz bucaksız denizlerin ötesinde aşk mahkûmu olarak yaşayan Cibran’ın tüm umutları burada gömülü. O burada mutluluğunu yitirdi, göz yaşları tükendi ve gülümsemesi kayboldu. Bu mezarın önünde Cibran’ın sevdası servi ağaçları ile büyür ve Selma’nın gidişinin yasını tutar” deyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d595af1a-3cfd-47f5-b4b2-30fcdf990743.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin</image:title>
            <image:caption>Dostuma, “O adamın koluna nasıl yaslandığını görüyor musun? Daha dün benim koluma böyle yaslanıyordu.” dedim. 
Dostum, “Ve yarın benimkine yaslanacak” dedi. 
“Bak, nasıl yanına sokuluyor. Daha dün benim yanıma sokulurdu.” 
“Yarın, benim yanıma sokulacak.” 
“Bak, bak sarılıyor ona. Daha dün bana sarılıyordu.” 
“Yarın da bana sarılacak.” 
“Ne kadar tuhaf bir kadın değil mi?.” 
“Tıpkı hayat gibi,” dedi dostum. “Bütün insanların uhdesinde ve tıpkı ölüm gibi, tüm insanları fethediyor ve tıpkı sonsuzluk gibi, tüm insanları sarıp sarmalıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf7d59c-c59f-4481-85be-5dad45269a9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş&apos;in Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Cibran’ın en sevilen eseri Ermiş’in devamı olan Ermişin Bahçesi, yazarın ölümünden sonra, 1933’te yayımlandı. Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiş, onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder. 
     “Tüm insanları bilge kabul etmiyorsan bana bilge deme. Ben hala dalımda asılı duran taze bir meyveyim ve daha sadece dün bir çiçektim. Ve kimseye budala deme çünkü gerçekte biz ne akıllıyız, ne de budala. Biz hayat ağacında yeşil yapraklarız ve hayat aklın ötesinde ve tabii ki budalalığın da ötesinde.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da845290-3531-40d2-8880-eefe762c8b46.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum ve Köpük</image:title>
            <image:caption>Evim bana dedi ki: “Beni bırakıp gitme, çünkü senin geçmişin bende yaşıyor.” Ve yol, “Hadi düş peşime, çünkü ben senin geleceğinim,” dedi. 
Bense evime ve yola diyorum ki: “Benim ne geçmişim var, ne de geleceğim. Eğer burada kalırsam, bir gidiş vardır kalışımda; yok, oraya gidersem eğer, gidişimde de bir kalış olacak. Çünkü, her şeyi değiştirebilen sevgi ve ölümdür yalnızca.” 
       Sen körsün, bense sağır ve dilsiz; o halde elini ver ki, birbirimizin farkına varalım. 
       İnsanın değeri ulaştıklarıyla değil, ulaşmayı arzu ettiği şeylerle bilinir. 
       Hadi gel bir saklambaç oyunu oynayalım ve birbirimizi arayalım. Eğer kalbime saklanırsan, seni bulmak benim için zor olmaz. Ama kendi benliğinin ardına saklanırsan, hiç kimse ulaşamaz sana.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa8d3cbe-bd42-4ed9-83a0-f0695067ea37.jpg</image:loc>
            <image:title>Milena&apos;ya Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“  Milena’ya Mektuplar” Franz Kafka’nın karmaşık ve yoğun bir ilişki yaşadığı evli bir Çek gazeteci ve çevirmen olan Milena Jesenská’ya yazdığı mektupların bir derlemesidir. Mektuplar 1920 ile 1923 yılları arasında yazılmıştır ve orijinal dilleri Almancadır. 
 
     Kitap, Kafka’nın Milena ile arasındaki aşk, tutku ve entelektüel yoldaşlığın bir karışımı olan derin ve karmaşık duygusal bağı inceliyor. Kafka, mektuplar aracılığıyla edebiyat, yazı ve insanlık durumu hakkındaki en içten düşünce ve duygularını da açığa vuruyor. 
 
     Mektuplar Kafka’nın alametifarikası olan iç gözlem, endişe ve kendinden şüphe duymanın yanı sıra etrafındaki dünyaya dair keskin gözlemleriyle doludur. Mektuplar, 20. yüzyılın en etkili ve ünlü yazarlarından birinin zihnine nadir bir bakış sunuyor. 
 
     Genel olarak, “Milena’ya Mektuplar” iki olağanüstü birey arasındaki ilişkinin dokunaklı ve samimi bir tasviri olmasının yanı sıra modern çağın en büyük edebi zihinlerinden birinin zihnine büyüleyici bir bakış sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13519a54-d03b-4694-b011-35793692b40a.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık Sanatçısı</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın Açlık Sanatçısı” adlı hikayesi, yazarın ölmeden önce yayınlanan son eseri olarak ta bilinmektedir. Yazar, bu hikayesinde, bir kafeste günlerce aç kalarak şehrin göbeğinde gösteri yapan bir adamın öyküsünü anlatmaktadır. Hayatını yalnızca bu yolla idame ettiren bir sanatçının öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eada89e6-9409-43c5-851c-c200e3d2a72b.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Rüyalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Ayı ve Küçük Ayı uzun kış uykusuna hazırlanıyorlar. 
Ama Küçük Ayı endişeli. 
Ya Büyük Uyku sırasında rüyaları biterse? 
 
Böylece küçük bir ayı, kocaman bir dünyanın içinde rüyaları bulmak için büyük bir maceraya atılıyor. 
Sevilen yazar Michael Rosen ile Carnegie Madalyası adayı çizer Daniel Egnéus’tan umut, dayanıklılık ve bize güç veren rüyalara dair büyüleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/700a8849-81a3-4fda-823f-2717e4cc20c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>Dava, Korku Çağı diye adlandırılan XX. yüzyılda, insanoğlunun kuşatılmışlığının yazgıya dönüşünün öyküsüdür. Bu çağa korku egemendir; çünkü insan, hemcinsleriyle insanca bir dil aracılığıyla iletişim kurabilme, böyle bir dille insanca tepkiler uyandırabilme olanağından yoksun kalmıştır. 
       Bir sabah ansızın tutuklandığını; ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenen Josef K., neyle suçlandığı bildirilmediği için önce bunu bir şaka sansa da, kısa sürede durumun ciddiyetini kavrar. Ancak ne mahkemeye çıkarılır ne de savcılarla görüşebilir. Çalıştığı bankada, kaldığı pansiyonda, gittiği yerlerde herkes, anlaşılmaz bir biçimde bu davadan haberdardır. Kaderin bir tür oyunuyla sürüklenir durur, savunma gücü yoktur, bir hiçtir o.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65aa4ad8-0fc1-4189-bf91-984ea6920adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Pazarlamacılık yaparak geçinen Gregor Samsa’nın bir sabah uyandığında böceğe dönüşmesini ve hayatının geri kalanında da bu haline alışmaya çalışmasını anlatır. Gregor Samsa yeni hayatına alışırken, ailesi de Gregor Samsa’nın yeni haline ve Gregor’un çalışmadığı bir hayata alışmak zorundadır. 
       Öyküde; yalnızlık, dışlanmışlık ve yabancılaşma temaları işlenmektedir. Eser üzerinden “kapitalist düzene ayak uydurmayıp sistemin istediği gibi olmayan insanlar, yakın çevresindekiler ve toplum tarafından dışlanıp otoritesini kaybeder” tezi aktarılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fb86156-4200-4ce4-8419-5eb5e828adc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Babaya Mektup Franz Kafka&apos;nın Kasım 1919&apos;da babası Hermann&apos;a yazdığı mektuptur. Kafka bu yapıtta babasının kendisini psikolojik yönden istismar ettiğini öne sürmektedir. Kafka 64 sayfalık mektubu babasına ulaştırması için annesine teslim etmiş, ancak annesi mektubu oğluna geri vermiştir. 
        Aslında Kafka’nın ruh halini daha iyi anlamak için diğer eserleriyle birlikte değerlendirdiğimizde; aile kurumu, aile içindeki suçluluk duygusu, toplum içinde yabancılaşma, kendine olan güven kaygısı gibi faktörlerin hangi durum ve duygulardan kaynakladığını çok rahat görebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b61af174-cbf0-4dc3-9413-a0565f77c378.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mücadelenin Tasviri</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünün sınırları ulaşılmaz bir yazar olan Kafka, Bir Savaşın Tasviri kitabı ile hayal gücünde ürettiklerini yapıtlarına işlerken de oldukça sıradan, olağan şeylermiş havasında sunarak okuyucularını şaşkınlığa da uğratan bir eser kaleme almış.
        Kendisine özgü üslubuyla ele aldığı ilk hikayesi olan Bir Savaşın Tasviri adlı eserinde de birbirinden kopuk görünen birkaç farklı hikaye bulunuyor.
        Bir şiirle başlayan kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm ve son bölümde Tanış ile olan olaylar üzerinden düşüncelerini aktarırken ikinci bölümde kısa hikayeciklerden oluşan ve çok farklı konuları işleyen yazılar bulunuyor.
       “Ve giysiler içinde insanlar
        Gezerler sallanarak çakıl yolda
        Üzerlerinde gökyüzü kocaman
        Uzaktaki tepelerden
        Uzak tepelere”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9074cfe7-bd8c-4eb4-8653-272261c4e214.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>Bu civarda kendilerine &quot;Aptal&quot; denilen Türkmenlerden iki davulcu, bembeyaz ve uzun şalvarlarını uçurup davullarını havada savurarak, toprak damlardan birinin üzerinde oynuyordu. Biri yaşlı, biri gençti. Baba oğul oldukları ilk bakışta anlaşılacak kadar birbirlerine benziyorlardı. 
Yaşlısı, esmer yüzlü, kırçıl sakallı, orta boylu bir adamdı. Halinden umulmadık bir çeviklikle sıçrıyor, dönüyor, davulunu fırlatıp yeniden tutuyor, tokmağını havada çeviriyor, bu sırada hiç aralık vermeden boyuna çalıyordu. 
Genci biraz daha uzun boylu, zayıf ve adamakıllı güzeldi. Babasına göre daha ağır davranıyor, arada sırada dönüp hoplasa bile, daha çok olduğu yerde davuluyla beraber eğilip doğrularak ve başını ikide birde geriye fırlatıp, kasketinin altından yüzüne dökülen simsiyah saçlarını yana atarak, babasını aşka getirmek ister gibi, bütün kuvvetiyle çalıyordu. 
Köy bir sırtın üzerine set set sıralanmış evlerden ibaretti ve alt taraftaki evin damı üst taraftakinin önünden geçen sokaktı. Bütün bu damların üstü genç, ihtiyar kadınlarla dolmuştu. Bir kısmı öbek öbek olmuş konuşuyor, bir kısmı kucağındaki yahut yanındaki bebeklerle uğraşıyor, onları emziriyor, bir kısmı da, aşağıda davulcuların etrafında itişip kakışan biraz daha büyükçe çocuklara bağırıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0595776-172d-4bde-bff0-3d311ef47f95.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali&apos;nin 1940 yılında yayımladığı bir roman. Macide ve Ömer isimli iki önemli karakter. Eserde kişilerin iç konuşmaları ve kendileri ile hesaplaşmaları yaygın olarak kullanılmış, bu yolla duygu ve hisler anlatılmıştır. Bu romanında, Sabahattin Ali toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın &quot;kapana kısılmışlığını&quot; gösteriyor. 
 
“Evet, evet onun korkusu… İçimde bu ürkek dünyayı yaratan onun korkusu… Ben bu değilim… Ben başka bir şeyler olacağım… Yalnız bu korku olmasa… Hiçbir şeyi bana tam ve iyi yaptırmayacağına emin olduğum bu şeytandan korkmasam…” 
Emin Kamil başını sallayıp gözlerini sinirli sinirli kırpıştırarak: 
“Neden kızıyorsun? Neden şikayet ediyorsun?” dedi. “İçinde şeytan dediğin o şeyin en kıymetli tarafın olmadığını nereden biliyorsun? Sizin gibi beş hissinden başka duygu vasıtası olmayanlar bu daimi korkudan kurtulamazlar. Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır. Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır. Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad583457-bc8b-4e0d-994c-c756140e05f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gömülü Şamdan</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig, bu öyküsünü tarihsel ve dinsel bilgileri temel alarak, Yedi Kollu Şamdan’ın Roma’dan önce Kartaca’ya, daha sonra Bizans’a (İstanbul’a) ve en son Kudüs’e kadar uzanan yolculuğunun yaklaşık 80 yıllık sürecini tarih ve mitolojiyi harmanlayarak kurgulamıştır. 
 
      Öyküdeki Yahudilerin şamdanı arayışı Hristiyanların Kutsal Kâse arayışına benzemektedir. Yahudiler, kayıp olan şamdanın bulunması ve tekrar kutsal topraklara götürülmesi ile binlerce yıldır devam eden sürgün hayatlarının sona ereceğine inanmaktadırlar. Zweig, İkinci Dünya Savaşı’nda Avrupa’daki yahudilerin yaşadığı sıkıntıların bir gün geçeceği, kayıp şamdanın belki bir gün yeniden bulunacağı ve tekrar güzel günler geleceği yönünde umut mesajı ve direnme gücü vermeye çalışmaktadır. Ancak kendisi bu umudunu kaybedip bunalıma sürüklenecek ve göç ettikleri Brezilya’da eşiyle birlikte zehir içerek intihar edecektir. 
 
      Bu kitabı Nazi Almanya’sında yasaklanan eserlerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e53ca2c8-d9b9-49b8-8214-4255939b6c33.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığı Sokağı</image:title>
            <image:caption>Geminin gecikmesi nedeniyle Almanya&apos;ya kalkan gece trenini kaçırdığı için tesadüfen, ay ışığının aydınlattığı bir sokaktaki bir mekana giren adam, hiç hesaba katmadığı bir olayın içinde bulur kendini. 
        Zengin ama cimri bir adam ile durumu iyi olmayan bir kadının evliliği, zamanla kadının kocasına düşman olmasına dönüşmüştür.Adam karısına çok aşık olmasına rağmen, karısı bir şey istediğinde sırf gururu okşansın diye her seferinde yalvartarak aldırır. Bir gün kadın bir not bırakıp adamı terk eder. Derin pişmanlık ve üzüntü duyan adam onu geri döndürmek için varını yoğunu ortaya döker. Ancak kadın, kocasını sadece aşağılar ve kovar. 
       Treni kaçıran adam, artık hayat kadınlığı yapan kadınla, aşağılanan adamın durumunu görünce ürperir ve oradan çıkar. Onun peşinden gelen koca, adama karısıyla konuşması için yalvarır. Yoksa ya kendisini, ya karısını öldürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a48afcb1-bb47-4069-9e9d-1bdb357764ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>Amok Koşucusu, Stefan Zweig’ın başyapıtlarından biridir. Ülkesine gitmek üzere Kalküta’dan gemiye binen bir Avrupalı, gemide herkesten saklanan bir doktor ile tanışır. İsimsiz doktorun Avrupalı yolcuya anlattıkları ise inanılması güç bir gizemdir. 
Güneydoğu Asya kültürlerinde “cinnet” hâlini ifade etmek için kullanılan “amok”, gözü kararan, hiddetle saldıran ve muhatabını ölüme götürebilen bir hastalıktır. 
      Malezya ormanlarında kimsenin uğramadığı ücra bir noktada doktorun tanıştığı cazibeli, mağrur, onu çılgına çeviren, kariyerini bitiren, hayatını altüst eden İngiliz kadınla ilgili bir gizem onu bu hale getirmiştir. Tutkunun esiri olan, pişmanlıklar içinde kıvranan, vicdanını rahatlatmak, kendini affettirebilmek için delicesine koşan bir adamın öyküsü… 
     “Ben de kendi yok oluşuma doğru gittim. O bir hanımefendiydi! Bense bir Amok Koşucusu!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5044d6d6-96c0-408a-bebb-77ddb20059fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Ünlü roman yazarı R., kırk birinci yaş gününde imzasız bir mektup alır. Yaklaşık iki düzine görünen, yazı biçiminden acele kaleme alınmış olduğu anlaşılan mektup, bilinmeyen bir kadın tarafından gönderilmiştir. Gönderenin kim olduğunu bilmese de, mektup hemen ilgisini çeker. “Beni hiç tanımamış olan sana…” diye başlayan bu mektup ile tek taraflı yaşadığı aşkı yirmi sayfaya sığdıran, uçurumun eşiğindeki bir kadının iç dünyasına yolculuk başlar. 
      Okudukça merakı sabırsızlığa dönüştüren bu mektup, bir karşılıksız aşk hikayesidir. 
“Sen beni asla tanımayan, bir çamurlu su birikintisinin yanından geçer gibi yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep yoluna devam eden ve her zaman beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?” 
Bir yanda sayısız gönül macerası olan, ama sevgiyi, bağlılığı yaşama şansı belki de hiç gerçekleşmeyecek bir adam, diğer yanda sevdiği kişi uğruna kendi hayatından bile vazgeçen bir kadın… 
      Stefan Zweig, bir kadının yaşadığı platonik aşkı derin bir psikolojik çözümlemeyle ele alıyor. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, “Böylesine bir aşk gerçek olabilir mi?” sorusunu akıllara getiren ilginç bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d1635b5-0e7f-4663-b5ad-34560cae38ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının 24 Saati</image:title>
            <image:caption>Riviera’da bir otelde eşi ve iki kızıyla tatil yapan Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Mutlu bir evliliği olduğu bilinen genç kadının, birden kayboluşu dedikodulara neden olur. Kadının, her şeyini bırakıp genç bir erkekle kaçtığı anlaşılınca; herkes bu olayı eleştirir. 
       Yalnızca bir kişi bu durumu normal karşılar: 
“Başkalarını mahkûm etmektense onları anlamak için çaba harcamaktır tercihim.” 
Bu tarafsız, soğukkanlı yaklaşıma hayran kalan Bayan C., yıllardır içini kemiren bir hikâye anlatmaya karar verir kahramanımıza:        
Yaşamından yirmi dört saat götüren, yirmi dört yıldır hiç aklından çıkmayan bir azaptır ayrıca. 
Usta yazar Stefan Zweig bir kadının yaşadığı mutluluğu, tutkuyu, umudu, acıyı ve saplantıyı yalnızca 24 saatine ışık tutarak anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30eb7e13-92d2-4fbc-8078-372d485b88aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıcı Sır</image:title>
            <image:caption>Genç, yakışıklı ve havai bir adam olan Baron, tatil için gittiği bir otelde gönül eğlendireceği bir kadın arayışındadır.  Kısa süre içerisinde yan masada bir kadın ve onun oğluna rastlar. İlk başta kadın adamın bakışlarına ve belli olan ilgisine karşılık vermez görünür. Baron kadınla iletişim kurmanın yollarını ararken, şans eseri onun on iki yaşındaki oğluyla ahbaplık kurmaya başlar ve çocuk bundan memnun olur. Baron bu vesileyle kadının gönlünü çeler ve yakınlaşmaya başlarlar. 
      Ancak küçük oğlan Edgar, Baron’un arkadaşlığına alışıp kendisini kaptırdıktan sonra, bu arkadaşlığı annesine verme korkusuyla yüz yüze gelir.      Çok geçmeden yetişkin arkadaşının gerçek niyetini anlayan Edgar, annesinin içine sürüklendiği fakat kendisinin bir türlü anlayamadığı macerada, çocukluğun verdiği saf içgüdüyle annesini korumaya çalışmanın mücadelesine girer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcd37546-833b-4130-a30d-b1be5a171153.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig&apos;ın intiharından birkaç önce yazılan Satranç, yazarın aynı zamanda en çok okunan eseridir. New York&apos;dan Buenos Aires&apos;e gitmekte olan bir yolcu gemisinde rastlantı sonucu karşılaşan üç kişinin ilginç öyküsüdür. 
     Gemide bulunan dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, cahil birisi olmasına rağmen bir satranç dâhisidir. Bu iletişimden yoksun, özgüveni yüksek, küstah dâhinin karşısına, eline geçirdiği bir kitapla satrancın inceliklerini öğrenerek tutkuya dönüştüren Dr. B. çıkar. Anlatıcının heyecanla yansıttığı karşılaşma, okuyanları soluksuz bırakır. 
     Romanda anlatılan görünüşte Satranç olmasına rağmen aslında anlatılan bir Nazi kurbanı Dr. B’nin olağanüstü yaşam öyküsüdür. 
Satranç şampiyonu Czentovic&apos;te cehaletin içindeki gizli deha; Dr. B.&apos;de ise sessizce katlanılan bir çaresizliği hissederiz. 
Stefan Zweig’ın, 1942 yılında, Hitler iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı Buenos Aires’te yayımladığı Satranç adlı romanı, hem yazarın son veda eseri, hem de Nazizm’i hedef alan tek kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2fdace3-05d1-4754-96ab-fb19e7a3fd41.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çöküşün Hikayesi</image:title>
            <image:caption>XV. Louis döneminde Fransız sarayının gözdelerinden birisiyken birdenbire gözden düşen Madame de Prie’nin psikolojik olarak çöküş hikâyesini ele alan bu eser gerçek bir yaşamdan ilham alınarak yazılmış. 
      Madame de Prie, Kral tarafından Normandiya’ya sürgüne gönderilir ve orada Paris hayatının şaşaalı günlerini düşleyerek yaşama tutunmaya çalışır. Paris eğlencelerini, emrindeki uşakları ve saraydaki ihtişamlı günlerini hasretle özler ve sürgün hayatını bir türlü kabul etmek istemez. Fakat gerçek budur ve alt tabaka insanların arasında yaşamak zorundadır. Üstelik sürgünün ne kadar süreceği belli değildir. Çaresizlik içinde yeniden hatırlanacağı ve herkesi etkisi altına alacağı bir günü planlamaya başlayan Prie, kendisi için hazırladığı bir çarpıcı sona hazırlık yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97427f27-2df2-46cc-b813-364eaeceb87a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Mucizeleri</image:title>
            <image:caption>Anvers’de geçen ve yolları tesadüfen kesişen Yahudi bir genç kızla, yaşlı bir Hıristiyan ressam arasındaki dostluk, ressamın yapacağı dini resme model aramasıyla başlar. Çocukken Hıristiyanların şiddet eylemlerine hedef olan ve iyi yürekli bir asker tarafından kurtarılan Esther adlı ürkek Yahudi kız, bir Katolik kilisesine asılacak dini bir tabloya modellik etmeye ikna olur. 
        Hikâye, aynı zamanda 16. yüzyılda Hollanda’nın İspanyol yönetimine karşı isyanını ele alır. İnançla inançsızlık arasındaki ince çizgide gezinen ruhların yol arayışları, bir anlık zaafının kurbanı olanların farkında olmadan yaşadığı karanlık ve aşkın çalkantılarla dolu bir ruhta yarattığı hazin son eserin başlıca konusudur. 
        Bir yandan yolları tesadüfen kesişen bir genç kızla, yaşlı bir ressam arasındaki dostluğu insan ruhunun dipsiz derinliklerine varıncaya kadar yansıtılırken, bir yandan ayaklanmanın ve kiliseler dahil her yerin yakılıp yıkılması bütün dehşetiyle aktarılır. 
        Ressamın yaptığı tablo, isyancıların yakıp yıktığı Kilise’de yer alırken, Yahudi kız da şans eseri hayatında ilk kez Kilise’ye gitmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d17059d6-679e-42de-af19-78052f560d14.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Varlıklı ve aylak genç bir adam olaylara ve kişilere karşı gittikçe duyarsızlaştığını hissetmeye başlar. Pazar günlerini at yarışlarında geçiren ve oraya gelen insanları gözlemlemeyi seven, heyecan duygusunu kaybetmiş burjuva sınıfından olan bir adam, o Pazar günü de at yarışlarını izlemeye gelir. Ancak bu kez olağanın dışında bir gün yaşayacaktır. 
Bu kez burjuva ahlakından saparak, düşürülen bir bileti alarak ve ondan para kazanarak &quot;suç&quot; işler. Böylece yeniden &quot;hissetmeye&quot; başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. 
      İçindeki haz dolu başarı, aynı günün akşamında onu gece âleminin en sefillerinin arasına, hayatın en dibindeki hayatlara sürükleyecek, ancak bu gece ona ruhani bir aydınlanma yaşatarak hayatını sonsuza dek değişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd1820d-4654-4fd1-93b0-d46f3c6f0bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye</image:title>
            <image:caption>Mürebbiye, çocukların gözünden yetişkinlerin sorunlarının nasıl gözüktüğünü ele alan ilginç bir hikâye. Stefan Zweig bir çocuğun olaylar karşısında neler hissettiğini öyle ustalıkla ele almış ki, okuyanı çocukluğuna ve o dönemin birtakım sorunlarına götürüyor. 
 
       Psikolojik tahlillerin yanı sıra çocukluktaki hal ve hareketler her insanın kendini bulacağı kadar etkili. Büyüklerin yalanlarını keşfetmek, küçük ajanliklar, gözlemler, meraklı bakışlar ve ev içinde buldukları ilginç keşifler gülümsetecek türden. 
 
      Ama bir yandan da çocukluk masumiyetinin, yetişkin dramına dönüşmesi hüzünlendici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa5ceec-cc28-43fc-93f7-5fd3a1ff57e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Irene Wagner kentin en ünlü avukatlarından biriyle sekiz yıllık evli, iki çocuğuyla huzurlu, mutlu, sakin bir hayat yaşıyordu. Ancak bu mutlu hayat bir yandan sıkıcı gelmeye başlamıştır. Bir akşam tesadüfen tanıştığı genç piyanistle başlayan gönül ilişkisiyle, kendini maceranın içinde bambaşka bir dünyada bulur. Fakat bu yasak aşkı, aynı zamanda tehlike ve derin bir korku getirecektir. 
 
       Çünkü birden ortaya çıkan bir kadın onun yasak aşkını öğrenmiş, şantaj yapmaya başlamıştır. Hiç beklemediği bir şantajla karşılaşan Irene’nin hayatı artık sadece bir korkudur, dahası şantajın arkası kesilmemektedir. Kendini savunmasız, çaresiz ve yakıcı korkularının içinde bulan, sahip olduklarını aslında pek de sevmediği piyanist uğruna kaybetmenin endişesiyle yaşamak dehşet vericidir. Üstelik duyduğu suçluluk, kocasına karşı hissettiği ruhsal eziklik ayrı bir travmadır. Kocasının sanki biliyormuş gibi bazı imaları da, ayrı bir işkencedir ve Irene cezasını çekmeye razıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49d85b68-74db-4875-8c89-4cb09947989f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyet</image:title>
            <image:caption>Ressam Ferdinand savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre’ye kaçmıştır. Bir gün askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluğa davet edildiğinde, karısı Paula’nın şiddet karşıtı duruşuna ihanet etmemesi yolundaki telkinlerine karşın kendini gitmek zorunda hisseder. Görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmıştır. 
 
      Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Stefan Zweig, askerlik görevini yerine getirmeyi reddedip 1918 yılında Avusturya&apos;nın izniyle İsviçre&apos;ye gitmiş, 9 Marttan itibaren bir yıl boyunca Zürih Gölü tepelerindeki Rüschlikon köyünde, Hotel Belvoir&apos;da yaşamıştı. Eser bu yönüyle yazarın hayatından bir kesittir. 
 
      Stefan Zweig bu eserine Firari adını koyacakken son anda vazgeçip Mecburiyet koymuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/605e8892-57c9-442d-93f9-7d6629499d14.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Çocuk Kalbi İtalyan yazar Edmondo De Amicis tarafından yazılmış, çocuklara vatan sevgisini, fedakârlığı aşılayan, otoriteye itaat etmeyi öğütleyen, yazıldığı dönemin yoğun milliyetçilik ve vatanseverlik duygularını yansıtan bir çocuk klasiğidir. 
 
      Torino şehrinde yaşayan, ilkokul 3. sınıf öğrencisi olan başkahraman Enriko Bottini’nin bir ders yılında yaşadıkları günlük formatında yazılmıştır. Yazar, eseri kendi oğlunun günlüklerinden esinlenerek meydana getirmiştir. 
 
      Kitapta Enriko&apos;nun günlük yazıları dışında ona annesi, babası ve ablasının yazdığı öğüt niteliğinde mektuplar ile anlatının içine “ayın öyküsü” başlığı ile serpiştirilmiş dokuz kısa öyküyü de yer alır. Ayın öyküsü başlıklı öykülerde vatanı için ya da bir başkasını kurtarmak için ölen 11-13 yaş arası erkek çocukların olağanüstü kahramanlıkları ve acıklı olaylar anlatılır. 
 
     Eser, dünyanın birçok diline çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6e170e-5ee5-4033-abca-ebfb9f4fa55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyucaklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali’nin tüm öykü ve romanları gibi, Kuyucaklı Yusuf da gerçek yaşamdan kurgulanmıştır. Sabahattin Ali’nin cezaevinden koğuş arkadaşlarından biridir Kuyucaklı Yusuf. 
Roman, Aydın’ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyünde 10 yaşlarındaki Yusuf’un anne ve babasının katledilişi ile başlıyor. Yusuf, olay sırasında evdedir ve tüm olanlara tanık olur, hatta eşkıyalarla boğuşurken sağ elinin başparmağından olur. Zorbalığın ve adaletsizliğin karşısında çaresizliğin ilk deneyimidir Yusuf’un yaşadığı. Devamı da gelecektir. 
Edremit’te romanın baş karakterleri olan Yusuf ile Muazzez&apos;in aşkı etrafında gelişen eser, romantik felsefeden kaynaklanan zengin ve fakir, zalim ve mazlum, köy ve kent, medeniyet ve tabiat arasındaki karşıtlıklardan beslenir. 
Romanın sonunda Yusuf&apos;un kasabadaki eşraf ve bürokrat temsilcilerini öldürerek atını dağlara doğru sürmesi nedeniyle eser, Türk edebiyatındaki başkaldırı ve eşkıya romanlarının öncüsü kabul edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d8b1105-f41e-43a5-91d5-75c6516ee66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Dinle adaşım, sana bir çingenenin aşkını anlatayım... Bütün çergilerde onun cesareti, onun güzelliği, onun algısı söylenirdi. 
Başka çingeneler gibi çalmazdı o, bir kere nota bilirdi. Şehir mektebini okumuş, bitirmişti: sonra içliydi... Sanırdın ki klarneti çalarken havayı ciğerlerinden değil doğrudan doğruya yüreğinden veriyor. 
Geceleri tek başına bir ağacın dibine çekilirdi. Biz de çadırların önüne çıkıp yüzü koyun yatar, çenemizi toprağa dayayarak onu dinlerdik. 
Acaba birisini sevdiği için mi, yoksa hiç kimseyi sevemediği için mi, bu kadar yanık, bu kadar derinden çalıyordu? 
Hiçbir sevgilisi yoktu. Ne geçtiğimiz Türkmen köylerindeki al yanaklı güzeller, ne de ince dudaklı çingene kızları onun bakışlarını bir andan fazla üzerlerinde alıkoyabilirlerdi... 
Bir gün Değirmenci’nin kolsuz kızına aşık oldu ve ona olan aşkı için kendi kolunu feda etti..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07030ce4-315b-4fac-bf67-c15d34ff033e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Bürosu Cilt 2 - Tepedeki Şehir</image:title>
            <image:caption>Amerika hükümetinin tehlikeli komploların gerçekliği bükmesine engel olmaktan sorumlu çok gizli bir kolu olan HAKİKAT BÜROSU’nun yeni dedektifi COLE TURNER, toplu inançların dünyayı
şekillendirmek için kullandığı korkunç yöntemleri bizzat deneyimledi. Ancak tavizsiz yeni akıl hocası HAWK HARRISON’dan LEE HARVEY OSWALD’ın yönetiminde geçen dönemle ilgili
öğrendiği her yeni bilgi, Hakikat Bürosu’nun gerçeklerle kurgunun arasındaki savaşta doğru tarafta olduğuna dair inancını giderek azaltıyor. Diğer yandan saf inancın maddeleştirdiği kurgular, diğer adıyla TULPALAR gerçek dünyadaki köklerini giderek sağlamlaştırırken Cole’un taraf seçmek için kalan süresi tükenmek üzere.
 
Eisner ödüllü yazar JAMES TYNION IV (Batman, Something is Killing the Children) ve harika bir çıkış yakalayan çizer MARTIN SIMMONS (Dying is Easy), perdenin arkasına yaptıkları düşünmeye
teşvik edici yolculuklarına Hakikat Bürosu hakkında bildiğinizi sandığınız her şeyi alt üst edecek yeni bilgileri gözler önüne sererek devam ediyor.
 
Bu cilt, THE DEPARTMENT OF TRUTH #8-13 sayılarını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29c62878-825c-4ed1-a2a3-6b0a261ad231.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>Sırça Köşk, Sabahattin Ali’nin öldürülmeden önce yayımlanan son kitabıdır. 
Halk, beyinsiz, dilsiz, gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken, aralarında canından bezmiş biri: 
“Böyle başın da bana lüzumu yok!” diyerek, boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş. İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş; hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada “Şangır!..” diye koskocaman bir gedik açmış. 
Halk her şeyden sağlam, hiçbir zaman yıkılmaz, kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce, elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış, göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş, yıkılmış, içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş, kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş... 
“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e3edd0c-e341-4693-81ae-adf2435b56c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vardı Bir Yoktu</image:title>
            <image:caption>Bir Vardı Bir Yoktu adlı bu kitabında yazarın kısa masallarını bulacaksınız. Samed Behrengi&apos;yi okuyunca, gerçek arkadaşlığın, dostluğun ne olduğunu daha çabuk öğrenecek, çevrenizde olup bitenleri daha çabuk kavrayacaksınız. Tam yere ayak basacaktım ki...Orada eli sopalı bir çocuk duruyordu.Köpeğin birine saldırıyordu.Köpek ise acı acı inleyip duruyordu.O çocuktan korktum bir an.Onun bulunduğu yere inmek istemedim.Çok üzülmüştüm.Rüzgardan beni başka bir yere indirmesini diledim. Rüzgar dileğimi yerine getirdi.Beni bu pencereye doğru üfürdü.Senin elini görünce bana uzanmış bir dost eli olduğunu anladım (ah ın masalı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c39dc9-f649-406f-ace4-6388b4ab44bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Püsküllü Deve</image:title>
            <image:caption>Böyle yerlerden her geçişimde kendimi sinemada oturmuş film seyrediyor sanırdım. Şunu hiçbir zaman anlayamazdım: Bu güzel evlerde oturanlar neler yer, nasıl yatar, ne konuşur, giyimleri nasıldır?     Püsküllü Deve adlı bu masal, yazarın en sevilen masallarından birisi. Bu masalda, babasıyla büyük kente gelen küçük yoksul bir çocuğun, büyük bir oyuncak mağazasının vitrininde duran kocaman bir oyuncak deve ile olan dostluğu anlatılmış. Hiçbir zaman o deveye sahip olamayacak olan küçük çocukla, oyuncak püsküllü deve arasında geçen bu güzel serüveni severek okuyacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8560338c-a72f-404d-8d2e-ffedbf7d89d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulduz Kız Ve Konuşan Bebek</image:title>
            <image:caption>Ulduz Kız, yine yalnızlıktan yakındığı bir gün, oyuncak bebeğinin canlanıverdiğini ve konuşmaya başladığını görüp şaşırır. Aralarındaki dostluk kısa sürede öylesine güçlenir ki Konuşan Bebek, Ulduz Kız ve arkadaşı Yaşar&apos;ı hiç bilmedikleri diyarlarda rengârenk yolculuklara çıkarır..        
      Aradan günler geçti. Yaşar&apos;ın babası bütün yazı hasta yatağında ilaç alarak geçirdi. Çocuklar birbirleriyle sık görüşemediler. Bebekleri için üzülüyor, tek başlarına çile dolduruyorlardı. Hele Konuşan Bebeğin üzüntüsü.. Ulduz, üvey anasının yanında bebe sözcüğünü bile ağzına alamıyordu ama Konuşan Bebeği düşünmeden durabilir miydi hiç? O görkemli geceyi, o orman gecesini, o gizlerle dolu ormanı unutabilir miydi? Cemre gecesini unutabilir miydi? Cemre gecesi olunca tüm bebekler yine ormanda toplanacaktı. Ama Ulduz&apos;la Yaşar&apos;ı ormana götürecek bir bebekleri yoktu artık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c234996-51bf-43f8-ad54-0f4fc509ef0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Masalı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, ülkenin birinde bir padişahın altı yedi yaşlarında bir kızı vardı. Kızın, bir sürü hizmetçisi varken, bir 
de özel uşağı her zaman hizmetindeydi. Koç Ali derlerdi bu uşağın adına. Padişahın kızından azıcık büyüktü Koç Ali. 
 Samed Behrengi Bu masalında , yeryüzünde kimsenin kendisiyle konuşmaya layık olmadığını düşünen Padişah kızı ile ona âşık olduğu için saraydan kovulan Koç Ali&apos;nin hikâyesini anlatır. Ne ki kimseleri beğenmeyen padişah kızı, sonunda en dipsiz kuyu olan yalnızlığa düşer ve hastalanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13044d93-9938-4bb4-ae39-5335cf0bbe6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulduz Kız ve Kargalar</image:title>
            <image:caption>Benim adım, Ulduz. Bu sene on yaşıma girdim. Okuyacağınız hikaye, hayatımın bir parçasıdır. Bu hikayeyi ben anlattım, Behrengi öğretmenimiz kaleme aldı. 
     Bir zamanlar köyümüzün öğretmeniydi Behrengi öğret[1]men. Bizim evde otururdu. Bir gün başımdan geçenleri ona anlatınca çok ilgilendi. 
    “Ulduz İzin verirsen, senin ve kargaların başından geçen[1]leri yazayım. Anlattıkların bir hikaye kitabı olsun. Ne dersin?”  dedi.. 
Bir kaç şartla bu teklifini kabul ettim. 
     Önce, bu hikayeyi yalnız çocuklar için yazacak. Çünkü büyükler öyle dağıtmışlar kendilerini ki, benim hikayemi  anlamazlar, zevk almazlar. Sonra, bu hikayeyi yalnız fakir ve akıllı, uslu, yaramazlık yapmayan çocuklar için yazacak. 
     Ben, yedi yaşıma kadar üvey annemin yanında yaşadım. Bu hikaye de o günleri anlatır. Öz annem köydeydi. Babam, boşadıktan sonra onu köye, babasının yanına göndermiş, başka bir kadınla evlenmişti. Babam resmi bir dairede çalışıyordu. O zamanlar biz küçük bir kasabada oturuyorduk. Yalnız bir tek caddesi vardı. Birkaç yıl sonra ben de köye gittim. 
Behrengi Öğretmen şartımı kabul etti, bana söz verdi. Bu hikayeden sonra, benim konuşan bebeğimin hikayesini de 
yazacak. Başımdan geçenleri okuyunca birçok şey öğreneceğinize inanıyorum. 
        Arkadaşınız Ulduz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e69716af-f285-4395-bd7c-3910ddb92c80.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Dumrul</image:title>
            <image:caption>Eski zaman içinde, Oğuz kavminde Deli Dumrul adlı bir yiğit vardı. Çocukken dokuz vahşi boğayı öldürdüğü ve daha başka büyük işler yaptığı için, deli derlerdi ona. Şimdi de kuru bir nehir yatağına bir köprü kurmuş, tüm kervanları ve yolcuları bu köprüden geçmeye zorlardı. Her geçenden otuz akçe alıyordu. Kim parayı vermeyip başka bir yerden geçmek istese, adamakıllı dövüyor ve kırk akçesini de alıyordu.Azraile bile kafa tutuyordu.Çünkü deliydi 
      İslamiyet&apos;in Türkler arasında yeni yeni benimsendiği  dönemde Allah&apos;ın yeryüzüne gönderdiği Azrail ile Deli Dumrul&apos;un mücadelesini konu alan hikâyede, ilahî güce itaat ve yaşamın gerçeklerini kabullenme kınusu işlenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74c86593-981b-45bd-94ed-75003d7584f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Küçük Kara Balık, Sebepsizce yüzmekten sıkılan bir balık. Bir gün özgür denizlere açılmak istediğini söyler. Ancak bu fikrine kimse sıcak bakmaz ve herkes onu bu fifrinden vazgeçirmeye çalışır. Küçük Kara Balık bunların hiçbirini  dikkate almaz ve macera ile dolu bir yolculuğa çıkar. Küçük Kara Balık&apos;ın hayallerini gerçekleştirmek için çıktığı bu yolculuk herkezin içinde derin izler bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d03be515-9d43-4a0e-afbe-fa2055430f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biri olan eserde, bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü&apos;ne düşen bir pilotun Küçük Prens ile karşılaşması ile başlayan kitap, yirmi yedi bölümden oluşur. Özellikle Küçük Prens&apos;in yurdundan ayrılıp altı ayrı gezegene yaptığı gezileri anlatan bölümlerde bazı tipik yetişkin yaşam biçimlerinin eleştirisi yapılır. 
      Bu geziler arasında kralın gezegeni, otorite tutkusunu; sanatçının gezegeni, kendini beğenmişliği ve sanatçının toplumla yitirmiş olduğu iletişimsizliği; sarhoşun gezegeni, umutsuzluk ve buna dayanan unutma isteğini; iş adamının yaşadığı gezegen, amaçsız sahip olma tutkusunu; fenercinin gezegeni anlamsız ve sorgulamaksızın yerine getirilen görev duygusunu; coğrafyacının yaşadığı gezegen ise bilimi kimin için yaptığını unutan bilim adamını ve bilim anlayışını sembolize eder. 
       Yazar, New York&apos;ta bir otel odasında kaleme aldığı bu hikâyenin çizimlerini de yapmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a456035d-3c38-4581-97c5-5f4bf8e75988.jpg</image:loc>
            <image:title>AquaPoetry (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce şiirlerle su altı fotoğraflarının ortak noktasını bulduğumuzu düşündük. Farklı bir ortamda, farklı duygularla yazılmış şiirlerle “Aquagraf”ların bir araya geldiklerinde her ikisinin de bağlamından kopup bambaşka bir yapıya büründüğünü fark ettik. Öyle ki, adeta insanlaşıyorlar. Olmayanı gördürüyor, hissedilmeyeni hissettiriyor, akla gelmeyeni çağrıştırıyor gibi. AquaPoetry, fotoğraf ve şiir gibi iki farklı alanı imgesel bir bağ ile buluşturmayı deneyen özgün bir çalışma. Amacımız sualtındaki dünyayı şiirsel dizelerle kaynaştırarak hayata dair yeni yorumlamalara aracı olabilmek. Fotoğraftaki şiiri, şiirdeki fotoğrafla buluşturmaya çalıştığımız sayfalarda sanat, bir bakıma kelimelerin ifade etmekte yetersiz kaldığı duygu ve düşüncelere aracı oluyor. 

AquaPoetry ile sizleri bambaşka bağlamların evsahipliğinde ortaya çıkan sualtındaki “an”larla satır aralarındaki anlamların eşliğinde farkı bir düşünsel yolculuğa devet ediyoruz.
 
Biz hazırlarken çok keyif aldık, umarız sizlerde çok keyif alırsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/404ce810-7269-4186-b267-4017af620ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürekçay Anlaşmasından Şuşa Beyanamesine - Karabağ</image:title>
            <image:caption>Türk dünyasında kanayan bir yara, Kafkasya’da tipik bir &quot;ayrılıkçılık&quot; görünümlü işgal sorunu, Avrasya’da bir düğüm, diplomasi sahasında hiç bitmeyecek sanılan bir müzakere mevzusu... 
1990’lardan günümüze uzanan, ardında ise daha köklü hesapların yattığı bir meselenin adıyken, Karabağ artık istikrarın, gelişmenin ve yeniden yapılanmanın adı hâline gelmektedir. 
Bu kitap, her ikisi de konuya ilişkin yetkin çalışmalarıyla tanınan iki akademisyenin, üzerine pek çok akademik çalışma yapılmış olan Karabağ konusunu, toplumun her kesimine anlatma gayretiyle yazıldı. 
Çalışmanın arka planında, yazarların 30 yılı aşan konu ve saha tecrübeleriyle Türkçe, Rusça, İngilizce, Farsça, Ermenice kaynaklara esaslanan özgün birikimleri vardır. 
Eşsiz coğrafi güzelliklere ve nadide stratejik değere sahip Karabağ’ın bir “sorun” hâline getirilmesinden başlayan tarihî serüven, İkinci Karabağ Savaşı, Şuşa Beyannamesi ve 2023 yılındaki gelişmelere kadar anlatılmaktadır. 
Emperyal politikaların hedefindeki bu bölgenin adı nereden gelir? Nereleri kapsar? Neden önemlidir? İlk defa nasıl sorun hâline gelmiştir? Nüfus yapısı nasıl değiştirilmiştir? 
Birinci Savaş nasıl hazırlanmıştır? Neden işgalle sonuçlanmıştır? Bu işgal nasıl 30 yıl kadar sürebilmiştir? Arabuluculuklar, müzakereler neden sonuç getirmemiştir? 
İkinci Savaş nasıl başlamış, nasıl gelişmiş ve zafer nasıl kazanılmıştır? Tüm bu soruların cevabını bu kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ab99ce3-4659-4e02-bd62-6382318b9d06.jpg</image:loc>
            <image:title>İskoç Kaçamağı</image:title>
            <image:caption>Hayattaki amacını arayan bir Amerikalı, çareyi İskoçya’nın bir kasabasına kaçmakta bulmuştu. Gelgelelim burada huysuz ama elinden her iş gelen bir yakışıklı bir tamirciyle tanıştığında cevaplardan çok sorularla karşı karşıya kalacaktı. 
 
Üçüncü işinden de kovulmuş olan Bonnie St. James, yolunu tamamen kaybetmişti. Böylelikle en yakın arkadaşıyla İskoçya Dağları’nda bir “yardımcı aranıyor” ilanına denk geldiklerinde hevesle başvurmuşlardı. Kim bilir, belki de yeni bir yere gitmek bir sonraki adımının ne olduğunu bulması için tam da ihtiyacı olan şeydi. 
 
Küçük, cennet gibi olan Corsekelly kasabasına ulaştıklarında göz kamaştırıcı Kuzey İskoçya’ya ve arkadaş canlısı kasaba halkına bayılmışlardı. Fakat kasabanın tamircisi olan kaba Rowan MacGregor, Bonnie’yi pek de sıcak karşılamayacaktı. Kendi iblisleriyle boğuşan Rowan, hiç de tuhaf Amerikalıyla uğraşacak hâlde değildi, sevimli bir küçük hanım olsa bile. 
Bonnie ve Rowan’ın yolları kaçınılmaz bir şekilde kesiştiği zaman hakaretler -ve kıvılcımlar- havada uçuşmuştu. Bu çift, kendi benzerliklerini kullanarak birbirlerine yönlerini ve amaçlarını (belki de aşkı) bulmak üzere yardım edebilecek miydi yoksa tutkulu öfkeleri onları birbirinden uzaklaştıracak mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c3e3d8-9b79-43c3-bb78-b3019bd5a5e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilit ve Anahtarın Hasbihali</image:title>
            <image:caption>Aşk, küllerinden yeniden ve yeniden doğuruyordu pervaneyi. 
Nefessiz kaldığınız oldu mu? 
El yordamıyla çıkışa varmak istediğiniz ne var ki karanlığın kuytusunda kaybolduğunuz. Umarsızca çırpınırken hazinenin tanığı olduğunuzu hatırlarsınız. Tezahürler gelir ve geçerken tanık olmanın kadim bilgisi korkularınızı eritecek, şimdinin sonsuzluğuna taşıyacaktır sizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57f57264-49f3-498b-a09f-b279fdad06a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kızlı Üç Baba</image:title>
            <image:caption>- Abi ben bugünkü çaylarımızı söylüyorum, siz yavaşça başlayın. 
- Tamam Ersin. Bugün de Baki ne derse ona uyalım. 
- Fark etmez Recep Abi. Zaten biz üç arkadaş &apos;Üç Kızlı Üç Baba&apos; romanıyla anılacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/875107a3-c831-460b-8375-fc353eb301d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramayana Aranya Kanda (3. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Destanlar tarihe düşülen notlardır. 
 
Türkçeye tam metin çevirisi olmadığı için hakkında bildiklerimiz bu zamana kadar yabancı kaynaklarda yazılı olanla sınırlı kalan Ramayana Destanı da, günümüzde pek çok alanda yaşanan bilgi kirliliğinden yeterince nasibini almış bir destandır. 
 
Hepimiz bu destanın Rama ile karısı Sita arasında yaşanan bir aşkın, olağanüstü öğelerle süslenmiş bir epik şiir olduğunu bilsek de bu destanın aslında Hindistan yarımadasının daha kuzeyinde yaşayan kavimlerle karşılaşan Rama’nın daha sonra bir zamanlar bir kıta olan günümüz Sri Lanka adasını nasıl yerle bir ettiğini bilmeyiz. Eğer destanı kendi dilinden okuma fırsatını yakalamış olsaydık o zaman Maymun Kral Valmiki’nin ya da Hanuman’nın belki de Asya’nın kuzeyinden gelen güneyli yerel halka göre daha daha güçlü ve görünümü kendilerine göre daha farklı bir halkı anlatıp anlatmadığını sormaya cesaretimiz olurdu. İklim farklılığının insanlarda hem bedensel hem de bilişsel farklılıklar yarattığı gerçeğinden yola çıkarak bu karşılaşılan ve maymun olarak adlandırılan topluluğun farklı bir kültür ve dolayısıyla bir dile sahip olup olmadığını düşünürdü. 
 
O zaman Sanskrit dilini ya da daha doğru bir deyişle Devangari dilini gündelik hayatında kullanan, bir halkın olduğu gerçeğini kabul etmede çok büyük bir adım atmış olurduk. “Sanskrit Dili mi yoksa Sanskritçe mi?” gibi kısır döngü tartışmalardan kurtularak MÖ 2700 yılından çok daha önce kurulan, günümüz Hindistan kültürünün temellerini atan, Ramayana destanına ait sahneleri altın plakalar üzerine işleyerek ve onun üzerine de henüz çözülememiş bir yazı ekleyen Mohenjo Daro ve Harrapa medeniyetlerinin sırrını çözebilirdik. 
 
Kayıp bir halk, kayıp bir medeniyet, kayıp bir kültür bizi bir köprü gibi en fazla MÖ 1200 yılına kadar izlerini sürebildiğimiz atalarımıza ulaştırabilir. Yeter ki yapamadığını yapanı, göremediğini göreni ve konuşamadığını konuşanı susturmak, durdurmak, karalamak yerine birlikte yıkık dökük olan dünya tarihini sil baştan ama bu sefer doğru bir biçimde birlikte inşa edelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/060814d3-4e13-437c-8ff3-278cf375af86.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>Oliver Twist, yetim ve öksüz bir çocuk. Hayatı, keskin ve acımasız kuralları olan bir yetimhanede başlıyor. Kader, yetimhanede hiç merhamet göremeyen bu saf çocuğu Londra’nın suç dolu çetin sokaklarına sürüklüyor. Kötü kalpli Fagin ve onun hırsız çetesiyle tanışıyor, bu tehlikeli dünyada hayatta kalma mücadelesi veriyor. 
 
Charles Dickens’ın unutulmaz eseri Oliver Twist, sınıf farkları, insan doğası, adaletsizlik ve umut konularını dokunaklı bir şekilde işlerken, okurlarını hem zengin bir maceraya davet ediyor hem de derin düşüncelere sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea7faca-8be6-4ff0-a620-5e5c71a13742.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>Her zaman olayların iyi tarafını arayan &quot;mutluluk oyunu&quot;yla herkese kendini sevdiren, umutsuzlara umut aşılayan ve kendince dünyanın yanlışlarını düzelten genç bir kızın dokunaklı hikâyesi Pollyanna. Okurlarına erdemlerin ve neşeli iyimserliğin hâlâ var olduğuna dair güven tazeleme olanağı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bf9f60a-1bb1-4bb8-8ed5-c3f9ba23e9a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Şiirler</image:title>
            <image:caption>Chatterton’ın bilinen ilk şiiri, on yaşındayken yazdığı “On the 
Last Epiphany” adlı Milton’a özgü bilimsel bir eserdi. Bu şiirler, 
Chatterton tarafından yaratılan hayali bir karakter olan XV. yüzyıl 
Bristol keşişi Thomas Rowley tarafından yazılmıştı. 
 
… 
Chatterton, Byron’dan Keith’lere ve Van Gogh’a uzanacak uzun 
bir romantik kahramanlar sıralamasının en başında yer almaktadır. 
Hatta Jim Morrison ve Amy Winehouse’a kadar. 
 
Romantizmin yükselişiyle birlikte, Chatterton dalgın, melankolik, 
kırılgan ve yıkılmaya eğilimli romantik bir deha olarak bayraklaşır. 
İngiliz romantik şairleri Wordsworth, Coleridge, Shelley, Byron 
ve Keats için Chatterton önemli bir model ve semboldür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a9f198-26dc-4c28-bb2d-f769bbca9045.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpli Elma Butonu</image:title>
            <image:caption>Genişliği içinde, zahmetsizce gökyüzünü sınayan bir kırlangıç 
olmak isterdim ya da yağmur kuşu. Bir çocuğun düşleriyle geçmişi 
unuttuğu bir vadide, batan günün yapraklara bıraktığı geceydim. 
Bütün kötülükleri yuvasından uzak tutan bir köstebektim. Kuru 
deriyi göğsümden ayıklayan, kalbimi de oradan alsın isterdim. 
Dünya bilgisiyle üşür, etin mahcubiyetiyle ağlardım. Olsun burası 
fırdöndüydü. Balığı kandıran, ruhumu nasılsa emerdi, aklımı 
emerdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a71a574-b774-45cf-97a7-5601b2211a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Asker ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Samuel P. Huntington&apos;un bu çalışmada gündeme getirdiği birçok tespit, bugün ülkemizde yaşadığımız sivil-asker ilişkilerine dair çoğu sorunun 50 yıl önce farklı şekillerde ABD&apos;de de yaşandığını göstermektedir. Askeri bütçe, askerlerin siyasi faaliyetleri, diplomasi ve iç siyasete etkileri, toplumla ve siyasi erkle ilişkileri, askeri kurum ve kuruluşların yapısı ve işlevleri gibi Huntington tarafından bu kitapta ABD bağlamında tartışılan sorunlar, günümüz Türkiyesi&apos;nde de hararetle tartışılmaktadır. 
Dolayısıyla, Asker ve Devlet, sivil-asker ilişkilerinin Türkiye gündemine oturduğu ve ülkenin geleceğini şekillendirecek unsurlardan biri haline geldiği bu dönemde, tartışmalara rehberlik edebilecek klasik bir referans kaynağı olarak düşünülebilir. Kitap, hem getirdiği teorik yaklaşım, hem işlediği konular, hem de sunduğu yöntemle Türkiye&apos;de sivil-asker ilişkilerinin incelenmesi ve tartışılmasına farklı bir yaklaşım kazandırmaktadır. Huntington&apos;un genel bir sivil-asker ilişkileri kuramı geliştirip, bu kuramı kapsamlı bir tarih analiziyle test ettiği, Asker ve Devlet, modern bir devlette, profesyonel askerliğin anlamı, askerlik kurumunun kamu idaresindeki konumu ve silahlı kuvvetlerin denetimi konusunda ideal modeller ve uygulamadaki durumları göstererek, Türkiye&apos;deki tartışmalara da ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9546130b-f794-40e2-bc98-53e0d866852a.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yanlış Bir Doğru</image:title>
            <image:caption>Shakespeare&apos;in sevilen komedisi Kuru Gürültü’nün bu yeniden hayal edilmiş, baş döndürücü versiyonunda, 
birbirine olabilecek en zıt iki kişi, çöpçatan arkadaşlarını kandırmak için işbirliği yapıyor. 
Jamie Westenberg ve Bea Wilmot’un hiçbir ortak yanı yok. Tanışmalarının korkunç olduğuna ve birbirleri 
için daha yanlış olamayacaklarına dair ortak görüşlerini saymazsak. Ancak en yakınları, Aşk Tanrısı rolüne 
soyunup onları randevuya çıkmaları için kandırdığında, Jamie ve Bea, başka bir ortak noktalarının daha 
olduğunu fark ederler -karşı konulmaz bir intikam arzusu. 
Çok geçmeden planlarını uygulamaya başlarlar: Fütursuzca sahte bir flört numarası yapacak ve herkesi 
delice âşık olduklarına inandıracaklar. Ardından muazzam bir şekilde ayrılıp herkesin hayallerini yıkacak ve 
çöpçatanlık çılgınlığına kesin olarak son verecekler. 
Jamie ve Bea, herkesi aşklarına ikna etmek için hayatlarının performansını sergilemek zorunda. Ancak son 
perde yaklaştıkça ve âşık rolünü oynamak fazla kolay hale geldikçe merak etmeye başlarlar: Ya Aşk 
Tanrısı’nın oku hedefini çok da şaşırmadıysa? Ya iki yanlış bir doğru ederse? 
“Şampanya ve çikolatanın kitap hali. Ayaklarınızın yerden kesilmesine hazır olun.”— HELEN HOANG</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b2ff041-0bb2-4e7a-b9bf-fe944b764916.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yanlış Bir Doğru (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Shakespeare&apos;in sevilen komedisi Kuru Gürültü’nün bu yeniden hayal edilmiş, baş döndürücü versiyonunda, 
birbirine olabilecek en zıt iki kişi, çöpçatan arkadaşlarını kandırmak için işbirliği yapıyor. 
Jamie Westenberg ve Bea Wilmot’un hiçbir ortak yanı yok. Tanışmalarının korkunç olduğuna ve birbirleri 
için daha yanlış olamayacaklarına dair ortak görüşlerini saymazsak. Ancak en yakınları, Aşk Tanrısı rolüne 
soyunup onları randevuya çıkmaları için kandırdığında, Jamie ve Bea, başka bir ortak noktalarının daha 
olduğunu fark ederler -karşı konulmaz bir intikam arzusu. 
Çok geçmeden planlarını uygulamaya başlarlar: Fütursuzca sahte bir flört numarası yapacak ve herkesi 
delice âşık olduklarına inandıracaklar. Ardından muazzam bir şekilde ayrılıp herkesin hayallerini yıkacak ve 
çöpçatanlık çılgınlığına kesin olarak son verecekler. 
Jamie ve Bea, herkesi aşklarına ikna etmek için hayatlarının performansını sergilemek zorunda. Ancak son 
perde yaklaştıkça ve âşık rolünü oynamak fazla kolay hale geldikçe merak etmeye başlarlar: Ya Aşk 
Tanrısı’nın oku hedefini çok da şaşırmadıysa? Ya iki yanlış bir doğru ederse? 
“Şampanya ve çikolatanın kitap hali. Ayaklarınızın yerden kesilmesine hazır olun.”— HELEN HOANG</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b175be5-1384-4707-9794-d7d97921c076.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Suç Bulmacaları</image:title>
            <image:caption>Bir soygun planlayabilir misiniz? Kaçış rotanızı çizebilir misiniz? Bilgisayar korsanını hackleyecek kadar akıllı mısınız? Suçluların şifresini çözüp onları suçüstü yakalayacak mısınız? 
 
Çözmeniz gereken 90&apos;dan fazla kafa karıştırıcı vakada, dâhi bir dedektifin yerini almaya veya karanlık tarafa geçip bir suç dehası olmaya hazır mısınız? 
 
Uluslararası alanda en çok satan bulmaca ustası Dr. Gareth Moore’dan gerçek suç ve polisiye meraklıları için mükemmel bir bulmaca kitabı. Bilmeceler, şifreler, kriptogramlar, labirentler, sudoku, mantık bulmacaları ve çok daha fazlasıyla dolu bu kitapta iki seçeneğiniz olacak: Bazen çıkarım güçlerinizi test edip vakayı çözeceksiniz, bazen de suçlunun yerine geçip kusursuz bir suç planlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/813569d0-a4f4-4e69-b681-097390004882.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Dikkat Geliştiren Mandala</image:title>
            <image:caption>Mandala boyama, 
  çocuklar için dinlendirici ve dikkat 
  geliştirici bir faaliyet, etkili bir gelişim 
  aracıdır. Mandala boyamayla çocuğunuz, 
  eğlenerek öğrenecek, motor ve bilişsel 
  gelişimine uygun becerileri kazanmak için 
  ilk adımı atmış olacaktır. Mandala çalışması 
  dıştan içe veya içten dışa boyanır. Önemli olan 
  sırayı bozmamaktır. Şimdi kalemlerinizi elinize alın, 
  çocuğunuzla birlikte mandala boyamaya başlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29fdd604-d566-46db-b37e-650c48b537be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs Özgür Olunca</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın içinde göreceğiniz her şey siyah beyaz. Çünkü “Kudüs Özgür Olunca” bütün resimler renklenecek. Ellerinde renk renk balonlarla şenlikler yapacak çocuklar. 
Şimdi bu kitabı hem okuyup hem boyayarak bu dünyayı sen renklendir ve hazırlan. 
Çünkü yakında şenlik var…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a8b485-d18b-466d-92ee-8a26d40e9d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklardan İlhamla Kolayca Elif-Ba</image:title>
            <image:caption>Çocuklar sadedir, tekrarı sever, hevesle ve severek öğrenmek ister. Elif-bâ ve Kur’an-ı Kerim’i çocukların kalbine nakşederek öğretmek isterseniz, onlara kolaylaştıralım, sevdirelim ve güzel anılar bırakalım. 
Bu Elif-bâ kitabı, çocukların göz seviyesine inerek, diz dize oturarak onlarca çocukla güzel anılar barındıran derslerden ilhamla yazılmıştır. Ümmetin en hayırlısı olmakla müjdelenen öğrenenler ve öğretenlerden olup, Kur’an-ı Kerim’i okuyup anlayan ve yaşayan evlatlar yetiştirebilmek duasıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8403aeb0-c7cb-495f-b488-d35745fdd519.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Zihin Geliştiren Mandala</image:title>
            <image:caption>Mandala boyama, 
  çocuklar için dinlendirici ve dikkat 
  geliştirici bir faaliyet, etkili bir gelişim 
  aracıdır. Mandala boyamayla çocuğunuz, 
  eğlenerek öğrenecek, motor ve bilişsel 
  gelişimine uygun becerileri kazanmak için 
  ilk adımı atmış olacaktır. Mandala çalışması 
  dıştan içe veya içten dışa boyanır. Önemli olan 
  sırayı bozmamaktır. Şimdi kalemlerinizi elinize alın, 
  çocuğunuzla birlikte mandala boyamaya başlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8786cf4-7aa2-49fd-89ec-ab0eedef526f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltının Gücü İle Zengin Ol</image:title>
            <image:caption>Joseph Murphy’nin zenginliğe ulaşma konusuyla ilgili en etkili yazılarının, bilinçaltının düşünce ve eylem üstündeki etkisiyle ilgili öğretilerinin ve modern hayata ilişkin örneklerin de yer aldığı Bilinçaltının Gücü ile Zengin Ol adlı kitabında Murphy, “beş duyu dünyası” olarak adlandırdığı, etrafımızdaki belirsiz, sürekli değişen dünyayı aşabileceğimize ve içimizde huzur, bolluk ve iyiliğin hüküm sürdüğü bir yaşama sahip olabileceğimize işaret ediyor. 
Joseph Murphy zamansız felsefesi ve uygulamaları ile okurlara, bilhassa zenginliğe ve arzu edilen diğer şeylere sahip olmak için çok fazla çaba sarf etmemeleri tavsiyesinde bulunuyor. Gerekli olan tek şeyin “zahmetsiz bir çaba” olduğunun altını çiziyor. Zenginliğe ulaşmak ve hayallerimizdeki hayatı yaşamak için dikkatimizi ve inançlarımızı odaklamamızın basit ama güçlü yollarına odaklanıyor.
Murphy’nin öğretilerini uygulamaya başlarken, zenginlik, mutluluk ve kendinizi gerçekleştirmekle ilgili yaklaşımınızda köklü değişiklikler yapmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1ce558f-6d47-4aea-866e-d5f3003f9027.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozok Yaylasinda Kurulmuş Dulkadirli Türkmen Şehri Budak Özü</image:title>
            <image:caption>Bozok Yaylasinda Kurulmuş Dulkadirli Türkmen Şehri Budak Özü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/085a453e-37c3-4ea2-a198-3c3634b85ef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Montaigne’le Bir Yaz</image:title>
            <image:caption>Antoine Compagnon&apos;un 2012 yılında France Inter için hazırladığı radyo konuşmalarını bir araya getiren Montaigne&apos;le Bir Yaz, farklı temalara odaklanan 40 metin üzerinden Montaigne&apos;in Denemeler&apos;ini mercek altına alıyor. Şişmanlıktan dostluğa, kokulardan kitaplara, Montaigne&apos;in sık sık değindiği başlıkları ele alan bu nükteli ve incelikli okuma, Denemeler&apos;in tarihsel derinliği kadar güncel anlamını da gözler önüne seriyor.  
 
&quot;Montaigne&apos;i bu kadar insani, bize bu kadar yakın kılan şey, şüphe duyuyor olmasıdır, hatta kendinden bile şüphe duyuyor olmasıdır. Montaigne daima tereddüt eder, kahkaha ve 
hüzün arasında kararsız kalır. Denemeler&apos;in 
sonunda, hayatının en güzel kısmını onlara adamış bu adam, zamanını boşa harcayıp harcamadığını merak ediyordur hâlâ.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecaf8257-abd1-4d8b-a604-048562990495.jpg</image:loc>
            <image:title>Solal</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Avrupa edebiyatının en özgün yazarlarından Albert Cohen, çağdaşları tarafından bir “dahi” olarak anılmasına neden olacak tüm unsurları ilk romanı Solal ile ortaya koyar: Karakterlerin geçmişlerini ve kimliklerini borçlu olduğu tarihi ve ailevi bağlar, miraslarını reddetmekle sahiplenmek arasında gidip gelen ama sonuçta tüm bunların dışında, bireysel görkem ve sefaletleriyle can bulan çok güçlü karakterler. Bunların başında gelen Solal sülalesinden Solal, Kefalonya hahamının torunudur. Genç yaşta Fransa konsolosunun karısı Adrienne’e âşık olur ve birlikte Floransa’ya kaçarlar. Ancak bundan sonrası Paris ve Cenevre’ye taşınan, terk etme, bir araya gelme ve bıkkınlıkla örülü, karmaşık bir yolculuğa dönüşür. 
Nihayet Solal başka bir âşık bulur kendine: Bu kez ona siyasi hayatın kapılarını da açan bir kadın, Fransa başbakanının kızı Aude de Maussane. Albert Cohen, Yahudilikle Hristiyanlık, kibirle tutku arasında gidip gelen Solal’in ve ailesinin hikâyesini yazmaya fonda Avrupa’nın farklı siyasi ve kültürel manzaralarının bulunduğu başka kitaplarında da devam etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d030f89-ca7a-4a61-8bf0-40f69d9a3b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Solal (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Avrupa edebiyatının en özgün yazarlarından Albert Cohen, çağdaşları tarafından bir “dahi” olarak anılmasına neden olacak tüm unsurları ilk romanı Solal ile ortaya koyar: Karakterlerin geçmişlerini ve kimliklerini borçlu olduğu tarihi ve ailevi bağlar, miraslarını reddetmekle sahiplenmek arasında gidip gelen ama sonuçta tüm bunların dışında, bireysel görkem ve sefaletleriyle can bulan çok güçlü karakterler. Bunların başında gelen Solal sülalesinden Solal, Kefalonya hahamının torunudur. Genç yaşta Fransa konsolosunun karısı Adrienne’e âşık olur ve birlikte Floransa’ya kaçarlar. Ancak bundan sonrası Paris ve Cenevre’ye taşınan, terk etme, bir araya gelme ve bıkkınlıkla örülü, karmaşık bir yolculuğa dönüşür.
Nihayet Solal başka bir âşık bulur kendine: Bu kez ona siyasi hayatın kapılarını da açan bir kadın, Fransa başbakanının kızı Aude de Maussane. Albert Cohen, Yahudilikle Hristiyanlık, kibirle tutku arasında gidip gelen Solal’in ve ailesinin hikâyesini yazmaya fonda Avrupa’nın farklı siyasi ve kültürel manzaralarının bulunduğu başka kitaplarında da devam etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89527e93-feda-4ef4-b255-6e06dccad892.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Aşka Sustu</image:title>
            <image:caption>İşte o an ikisinin de kalplerine cennet yağmurları yağmaya başladı. Kurak çöle dönen gözleri yeniden par- ladı. İçlerindeki çocuklar kendilerini çığlık çığlığa yüreklerinin sokaklarına haylazca bıraktı. Damarlarında akan kanları yüzyıllarca boyunduruk altında tutulan atların haranın kapılarını darmadağın ederek kırlara koşması gibi yüzlerine doğru hücum etti. Dudakları uyuştu, saçları elektriklendi, elleri titredi, ayakları ka- rıncalandı. Yüzlerce metrelik gökdelenden aşağıya umarsızca düşerken dünyadaki son saniyelerini bir tek kelime düşünemeden geçirircesine başları döndü.
İlkokul müsameresinde şiir okurken aklındakileri yarıda unutup kürsüde katatoniye tutulan bir öğrenci misali bedensiz ve dilsiz gibi öylece kalakaldılar. Gözlerinin siyahı ve kahvesi yanaklarından aşağıya akarak, koridorun ortasında, yetimhaneden sahiplenilen bir çocu- ğun yeni ailesine sarılması gibi birbirlerini sahiplenerek kavuştular. Nefesleri, darağacında yağlı ilmeğin ucunda sallanan iki günahsız aşığın son nefesleri gibi azaldı. Bunların hepsini bir masum bakışla ikisine de sadece saniyeler içinde yaşatan ve hissettiren tek şey vardı. Onun adı da aşktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e22c4d24-9ee2-4d5c-8dde-f5e454cbf6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçen 2: Geride Kalanlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Biz GERİDE KALANLAR, asla tam olmayacak olanlardık. Yarım kalmaya mahkûm olanlardık.&quot; 
 
Geçmiş, geleceği içinde saklayan bir aynadır. Bu aynanın içinde sıkışıp kalan, kalp ve mantık arasında derin bir savaşa giren Murathan ile Gökçen için bütün yollar aynı sokağa çıkmıştır. Aşka... 
 
Kader aralarındaki derin bağa bir düğüm daha atarken geride kalanlar için de yüzleşme vakti gelmiştir. 
 
Önlerinde yine bir yol ayrımı vardır. Ya zaman her şeyi yenecektir ya da hayatlarına bir kördüğüm daha atacaktır. 
 
&quot;GÖKÇEN 1: UNUTULAN ÇİÇEKLER&quot; İLE OKURLARIN SEVGİSİNİ KAZANAN LORESİMA, SERİNİN İKİNCİ KİTABI &quot;GÖKÇEN 2: GERİDE KALANLAR&quot; İLE SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7099ec2-ed59-46a7-80b9-862b921398f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Parlayanlar</image:title>
            <image:caption>En derin korkularınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Öyleyse Karanlıkta Parlayanlar tam size göre…
Stephen King haber sitesi Lilja&apos;s Library&apos;nin 20. yılını kutlamak için korku edebiyatının 13 usta yazarından tüyler ürpertici 12 hikâye bu kitapta toplandı...
Korku edebiyatının en yetenekli yüzlerini bir araya getiren ve sizleri unutulmaz bir yolculuğa çıkaran antolojide her sayfada yeni bir sürprizle karşılaşacaksınız. Bazen korkacak, bazen rahatsız olacak, bazen de sinirleneceksiniz.
Her yazar kendi benzersiz sesiyle kâbuslarınıza yeni bir boyut katacak. King&apos;in klasik karanlık atmosferi Edgar Allan Poe, Clive Barker, Jack Ketchum, John Ajvide Lindqvist ve diğer yazarların eserleriyle birleşerek okuyucuyu adeta büyüleyici bir labirente çekecek.
Zihninizin karanlık köşelerinde saklanan korkulara dokunacak bu öykülerle gerçek ve hayal arasında ince bir çizgide yürüyeceksiniz.
Karanlıkta parlayan öyküler sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9666d2-29b2-414a-8d66-43d9402b1720.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Çocuk - 2 Çizgi Roman Kulübü Perspektif</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam ve Kaptan Düşükdon
serilerinin uluslararası çok satan
yazarı ve çizeri Dav Pilkey&apos;den
yine aşırı komik bir çizgi roman serisi!
Flippy, Molly, Küçük Petey ve yirmi bir kurbağa yavrusunun söyleyecek mutlaka bir şeyleri var. Fakat Naomi ve Melvin onlarla aynı fikirde değiller ve Poppy dünyayı kardeşlerinden farklı algılıyor... Yani hepsinin bakış açısı farklı. Bütün bu zorluklara rağmen yavru kurbağalar birlikte nasıl çalışacakları- nı hem sınıf içinde hem de sınıf dışında birbirlerinin bakış açılarına nasıl saygı duymaları gerektiğini öğrenebilecekler mi? Minik yaramazlar çizgi romanlarını yazmaya devam ederken bizleri de bol kahkahalı ve bol maceralı bir öykünün içine çekiyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf4a8e3-fc1e-4dca-9497-f2a3a25b28a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Muhammed&apos;in Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>Dedesi Muhammed’i çok severdi oyun  oynarken düşüp bir yerinin yaralanmasını hiç istemezdi. Ama onu da hiç kıramazdı. Çünkü Muhammed daha doğmadan babasını kaybetmiş 6 yaşına geldiğinde de annesini kaybetmişti. Zaten annesinin ölümünün üzerinden az zaman geçmişti. Buna rağmen o daha bir çocuktu oyun oynaması gülmesi eğlenmesi de gerekiyordu. 
Dedesi Abdulmuttalip torununun iyi yetişmesi ve mutlu olması için elinden geleni yapıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f771f67c-c805-48cd-aa76-842d21f9fc1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Yılın Depremi</image:title>
            <image:caption>…Baba kız binanın merdivenlerden inerlerken binanın değişik yerlerinden yıkıntı sesleri geliyordu. Ayaz’ın babası ve ablası apartman kapısından yeni çıkmışlardı ki apartman onların üzerlerine yıkıldı. Baba ve kızı yıkılan binalarının altında kaldılar. Bunu gören Ayaz ve annesinin çığlıkları dört bir yanı inletti, yürekleri dağladı. Sadiye Hanımın gözü önünde biricik eşi ve biricik kızı onlarca ton betonların altında kalmıştı. Ayaz ve annesi çaresizlik içindeydi… 
…Üzerlerinde akşam yatmadan önce giydikleri pijamalardan başka kıyafetleri yoktu. Ayaklarında ne çorapları ne de ayakkabıları vardı. Mevsim kış, vakit geceydi. Soğuk ve karanlığın ortasında çaresizce beklerlerken üzerlerine yağan yağmurla sırılsıklam olmuşlardı. Çınar ve ailesi kendilerince güvenli buldukları kuytu yerlere sığınmaya çalışıyorlardı. Sokaklar kendileri gibi felakete maruz kalmış insanlarla doluydu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d886036f-1563-4a4e-86f9-22046d44209b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozbar Efsanesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Geride bıraktığım günler şimdi günü uğurlayan bulutlar gibi beni çağırır ve uzaklaşırlar. Gonya sicimine pogu çekirdekleri bağlar gibi yan yana bağlayıp anacağım onları. Dilimden döküldükçe Kutsal Sames&apos;in sularına karışacaklar. Kaybolan neşenin son izleri de Mor Vadi boyunca akıp uzaklaşacak...” 
Uzak topraklarda, bir efsanenin izinden anlatılan bir hikâye... Bu kitap sizi kendine has diliyle uçsuz bucaksız diyarlara sürükleyecek. Tanzişi&apos;ye ayak bastığınızda efsanenin sesine kulak verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b932145d-5d20-4c32-8561-015b42e0dbea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Başına</image:title>
            <image:caption>“Yanlış anlama Ela, iyi ki varsın. Bence, önce çocuk annenin hayatı, sonra da anne çocuğun hayatı oluyor. Öyle de geçip gidiyor ömürler…” 
Nurgül işinde başarılıydı. Hayatı boyunca disiplini elden bırakmamıştı. Mantıklı bir evlilik de çocuk da yapmıştı. Tek isteği bir seneliğine yurtdışında eğitim alıp onca emek verdiği mesleğinde ilerlemekti. 
Yedi yaşında yalnız kalan Ela, seneler sonra, annesinin kariyerinde yükselme isteğini, kadınlığını ve anneliğini anlayabilecek mi? Annesine kestiği hesabı kapatabilecek mi? 
 
*** 
Annesiyle arasındaki mesafelerin giderek büyüdüğü bir çocukluk geçiren Ela&apos;nın, enkazına kendi başına sahip çıkarak yetişkin bir kadın olma hikayesi, anne olacağı haberiyle ve annesinin son günlerini yaşadığını öğrenmesiyle bambaşka bir boyuta ulaşıyor. Nilüfer Yağcıoğlu, Kendi Başına&apos;da, sadece ülkemizde değil tüm modern dünyadaki kadınların var olma çabasından beslenerek kendinizden mutlaka bir şeyler bulabileceğiniz bu anne kız hikayesini sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62021cbc-31aa-4b3f-b9a4-9d493fa91d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Zorla Sağma, Bırak Ben Emzireyim Seni</image:title>
            <image:caption>Yazdığı ilk satırlardan bugüne çoksatan listelerini altüst eden; İyi Aile Yoktur, İyi Toplum Yoktur ve Bütün Çocuklar İyidir’in yazarı Nihan Kaya yeni ve eski tüm kitaplarıyla Okuyan Us’ta!
 
Beni Zorla Sağma, Bırak Ben Emzireyim Seni türler arasındaki farkı sorgulayan bir kitap. Ama aynı zamanda yeni bir türün ilk örneği.
Bu bir roman değil. Ama bu bir roman. Aynı zamanda bir psikoloji kitabı. Winnicott’ın “tutunma” kavramının Türkçedeki en kapsamlı, ama en anlaşılır yorumu. Psikoterapi nedir ve ne değildir sorusuna bir cevap. Bu bir günlük. Bu bir otobiyografi. Bu bir kurmaca. Bu bir çağrı. Bu bir edebiyat eleştirisi. Tutunamayanlar’ın, çeşitli edebiyat ve sanat eserlerinin, ayrıca perde arkasındaki yayın dünyasının analizi. Otizme, aşırı duyarlılığa, bunların travmayla ilişkisine dair alternatif bir metin. Bu alternatif bir metin. Bu kişisel bir başkaldırı. Hesap sorma. Ama toplumsal bir başkaldırı biçimi. Nazik ama dik. Dikkatli ama çıplak. Acılı ama tutkulu, dobra, muzip, oyunbaz, kışkırtıcı ve eğlenceli. Gücünü okura dayatmayan ama okurla paylaşan tok, dürüst bir seslenme biçimi.
Nihan Kaya, okurlarıyla arasındaki bağı daha da kuvvetlendirecek bu kitapta, ilk satırlarını yazdığı günden bugüne kadar yaşadıklarını tüm içtenliğiyle gözler önüne seriyor ve okuruna şu satırlarla sesleniyor: “Cildim bembeyaz. Sana kalbimi vermedim. Onun yerine bu satırları veriyorum sana. İndiğin yerden çık ve gözlerime bak. Çıktığın yerden in ve gözlerime. Savaşma, sevişelim; bu işe bir son verelim.”
Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra psikanalitik çalışmalara yönelen ve yüksek eğitimine Londra’da devam eden Nihan Kaya, edebiyat, psikoloji, yaratıcılık gibi alanlarda atölye ve seminerler yürütüyor; University College London (UCL) Psikanalitik Çalışmalar bölümünde, biri çocuk travması uzmanı bir çocuk psikiyatristi, diğeri çocuk psikoterapisti iki psikanalist süpervizörlüğünde Winnicott üzerine yeni bir doktora tezi hazırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ee7494f-0c59-434b-817b-bc4ea9010ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan Güzeli Uyandırma</image:title>
            <image:caption>“Bir masal anlatmak istiyorsam öncelikle karşımdakinin sonsuza dek mutlu yaşadığını bilmesi gerekiyor. O yüzden benim masalım sondan başlayacak.” 
 
Aynadaki alımlı aksine baktı uyuyan güzel. Rüyasında capcanlı renklere bürünmüş bir ada vardı karşısında. Güvenli yanıydı dört bir etrafını çeviren deniz. Sakin ve huzur doluydu yemyeşil ormanın ortasında. Kayalıkların zirvesine ulaşan heybetli görüntüsüyle saçları şelale olup dökülmeye başladı. Tam elini kendine doğru uzatmıştı  ki bir bomba sesiyle kırıldı ayna. Parmağının ucundan tüm vücuduna yayıldı kan. Toprak yollardan, vadilerden yol bulup önce nehre oradan denize ulaşarak aynadaki aksini kırmızıya boyadı. 
 
Kara perinin laneti geçmişti siyah duman ve moloz yığınlarının arasından. Bu işte bir terslik var diye düşündü. Zaten hem acı hem de belirsizlik masallardaki sonsuza dek mutlulukla sonlanan cümlenin sınırlarını ihlal etmeye pek meraklıdır. 
Ve uyandı uyuyan güzel. Kendisini kabusla öpen çirkin bir dünyaya... 
Aslıhan Savaş, &apos;Dişital Ada&apos; serisinin devamı niteliğinde yazdığı &apos;Uyuyan Güzeli Uyandırma&apos; eseriyle okurlarına nefes kesici distopik bir hikayenin yeniden kapılarını açıyor. Eski dünyadan uzak yeni hayat misyonu yüklenen ada halkının sorunları bambaşka boyutlara ulaşırken, savaştan kaçıp sığındıkları ada onları korumaya gerçekten de yetebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094ab7dd-1499-43ab-8896-f5b0767fb74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pofuduk Rakun</image:title>
            <image:caption>Minik Pofuduğun her sabah uğraştığı ve hiç sevmediği bir özelliği var.
Acaba hangi özelliği onu mutsuz ediyor?
Belki de bu özelliği Pofuduğun düşündüğü gibi kötü bir durum değildir?
Pofuduk bu sorununa bir çözüm bulabilecek mi?
Acaba Pofuduğu hangi maceralar bekliyor?
Sanırım merak ettin?
O zaman sen de Pofuduk Rakun’un yanına gidip neler olduğunu öğrenmek ister misin?
Hadi!
Okuyalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4252c8e9-887c-4bc0-a55d-113dcccb4b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Elo ve Moni ile Finansal Okuryazarlık</image:title>
            <image:caption>Elo ve Moni ile finansal okuryazarlık macerasına katılmak ister misin? 
Para yönetimi, tasarruf ve bütçeleme gibi finansal konuları günlük hayattan örneklerle anlatan bu macerada hem çok eğleneceksiniz hem de birçok şey öğreneceksiniz. 
Haydi başlayalım! 
 
Bu Kitap Ne Anlatıyor: 
Bu kitapla paranın tarihini öğrenecek, akıllı alışveriş, bütçe yönetimi gibi finansal okuryazarlık konularında eğlenceli bir şekilde bilgileneceksiniz. 
·         Bütçe yönetimi 
·         Bilinçli tüketici 
·         Matematiksel düşünme 
·         Tarihsel düşünme 
·         Finansal Okuryazarlık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9702377-41e1-46e7-bacd-1a7bfa2647ac.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Elçileri “Kadınlar”</image:title>
            <image:caption>Kadın çevre hareketi eylemsel olarak ilk, 1972 yılında Hindistan’da Vandana Siva öncülüğünde “sarılma” anlamına gelen “Chipko Hareketi” ile başlamıştır. Ticari amaçlı ağaç kesilmesinin önüne geçebilmek için kadınlar ağaçlara sarılarak sessiz eylem gerçekleştirmişlerdir. 1977 yılında ise Prof. Dr. Wangari Maathai öncülüğünde kurulan “Yeşil Kuşak Hareketi” orman alanlarının tarıma açılmasını önlemiş ve Afrika’da 20 milyondan fazla ağacın dikilmesini sağlamıştır. 
Bundan sonra ki süreçte Rachel Carson, Vandana Siva ve Wangari Maathai kadın çevre hareketinin simgesel ilham kaynağı olmuş ve günümüze kadar pek çok alanda çevreci kadın figürlerin ortaya çıkmasına yol açmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383b86b2-6dad-4c29-a411-887d23270754.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Formül</image:title>
            <image:caption>Gerçekte kim olduğunuzu keşfetmeye ve hayatınızı kökten değiştirmeye hazır mısınız?

İnsanın en büyük gereksinimi, kendine inanmasıdır. Kendimize olan inancımız tek değilse bile en ilkel, en temel ve en umut verici ihtiyacımızdır.

 Sağlıklı bir şekilde kendine inanç, başarının en büyük belirleyicisidir ama çoğumuz bundan yoksunuz.
Joseph Murphy, Gizli Formül&apos;de benlik duygunuzu güçlendirmenin gizli anahtarını ortaya koyuyor. Basit, ikna edici ve baştan çıkarıcı adımlarla, düşüncelerinizin metafizik gücünü ve zihninizin evrenin en yüksek yaratıcı ilkesiyle bağlantısını keşfedeceksiniz. Bu gerçeği keşfettiğinizde, yolunuzda bolluk ve bereketle, güvenle, neşeyle, hâkimiyetle ilerlemek için gerekli bilgeliği de elde edeceksiniz. &quot;Bilinçaltınız büyük ölçüde kaderinizdir ve kaderiniz şekillendirilebilir. Gizli Formül&apos;deki yöntemler size bunun nasıl yapılacağını gösteriyor.”
-Mitch Horowitz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc687abe-0289-4613-9ff1-e7a5113a128b.jpg</image:loc>
            <image:title>Medhal İla’t-Terceme Mine’l-Luğati’t-Turkiyye İla’l-Luğati’l-Arabiyye</image:title>
            <image:caption>Medhal İla’t-Terceme Mine’l-Luğati’t-Turkiyye İla’l-Luğati’l-Arabiyye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353f4aa0-d5fe-465e-a8ac-5328ba9c234c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Kuşları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil edebiyatının başlangıcından bugüne, belki de en öne çıkan süreğen özelliği: Meydan okuyuculuk! Dil yapılarına, yerleşik değerlere, kurulup berkitilen sırça dünyalara ve edebiyatın kurumsallaşmasına karşı, yalınkılıç bir meydan okuma. Öne çıkan bu özelliği, Leylâ Erbil’in düşünsel kimliğini de merak ettiriyor okuruna. Bu merakın dolaysız karşılığı, önümüze yeni tartışma ufukları açan düşünce yazılarını bir araya getirdiği Zihin Kuşları’nda bulunacaktır. ‘Zihin kuşları’ nereye uçuyor, nereye konuyor? Bu kitap boyunca onları takip ediyorsunuz, kanat çırpıntılarını duyuyorsunuz; ama bir uçuş programı, bir rota çıkarmak isterseniz yaya kalıyorsunuz. Neden böyle? Çünkü Erbil, denemeleriyle bizi bir şemaya, bir sisteme bağlamayı amaçlamış değil. Tersine, kuşlara serbestçe uçup konsunlar diye ufkumuzda yer açalım istemiş olmalı.” 
                                                                                                                                                                            Füsun Akatlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45410bee-ff9a-4710-84a8-2b95776aa7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlığın Tarihi – Uzayan Ömrümüz Ve Geleceğimiz</image:title>
            <image:caption>“Bir ülkenin sağlığını düzeltmek zaman alır, ancak bir ülkenin sağlığının bozulması da yine zaman alır, hatta bunun görünür hale gelmesi için daha da fazla zaman gerekir. Ortalama yaşam süresi düştüğünde zaten iş işten geçmiştir. Sağlık bir kez bozulmuştur ve zararın kısa vadede telafisi olanaksızdır.” 
Çağlar boyunca insanların sağlığı genel olarak çok kötüydü. Yetersiz beslenme, savaşlar ve mikroplar başlıca ölüm nedenleriydi. Bebek ölüm oranları çok yüksekti ve yeni doğan çocuklarda beklenen yaşam süresi ortalama otuz yıl civarındaydı. Aydınlanma ve Fransız Devrimi sonrası başlayan değişim, devletlerin sağlık politikası oluşturmasıyla beraber sağlığımızda çok çarpıcı bir düzelmeye yol açtı. Tıp çağına girilmesiyle birlikte ömrümüz uzadı. 
Bugün sıkça kapıldığımız muhakeme yanlılığının etkisiyle, beklenen yaşam süresinde yaşanmış sürekli artışın hiç durmayacağına inanma eğilimindeyiz. Oysa eldeki veriler bu eğilimin artık belirsizleştiğini gösteriyor. Kronik hastalıklarla yüz yüze olduğumuz 21. yüzyılda pandemiler çağının başlangıcına dehşetle tanık oluyoruz. 
Jean-David Zeitoun kitabında insan sağlığını belirleyen etmenlerin zaman içindeki değişimini sistemli bir analize tâbi tutarak sanayi toplumlarının sağlık kadar sağlıksızlık da ürettiğini gözler önüne seriyor. Yazar, sanayileşme ve kentleşmenin genel sağlığı bozmadığı, sanayi ekonomisinin insan sağlığının önüne geçmediği bir geleceğin yaratılmasının torunlarımıza daha iyi sağlık koşulları bırakmanın önkoşulu olduğunu bizlere hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c577130e-315d-45c2-86f2-810fc1147c20.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahfaza</image:title>
            <image:caption>Haşmet, kimse ağzını açamadan “Hoş geldiniz çocuklar, geçin oturun” dedi. Yusuf da diğerleri gibi sessizce kendine bir yer bakınıp en yakın koltuğa yerleşti… Aydın, Ayla, Celil ve Zeki şaşkınlıkla karşılarında duran bu iki gizemli adamı izliyorlardı. Haşmet nihayet konuşmaya başladı: “Biliyorum, çok sorunuz var” dedi sakin bir sesle ve devam etti. “Hiç eveleyip gevelemeden konuya gireceğim. Yıllardır Arkan’la beraber üstlendiğimiz gizli bir görevimiz var. Bu görevi derin devlet de biliyor ve destekliyor. İstanbul’un yeraltı şehrinde saklanan altınları korumakla görevliyiz. Herkesin şehir efsanesi gibi kulaktan kulağa fısıldadığı altınlar gerçekten var. Ve bu hazine, kitapçının altındaki gizli bir tünel odasında… Altınlar; geçitler, labirentler, tılsımlar, büyüler ve cinler tarafından korunuyor. Yakın bir gelecekte çıkacak dünya savaşı ve kıtlık döneminde bu altınlar Türkiye’nin kaderini değiştirmek için kullanılacak.” Aslı Sertdemir bir labirent gibi ördüğü ilk romanı Mahfaza’da, İstanbul’un gizemli mekânlarında soluk kesen bir maceraya davet ediyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdb5305d-0766-4a3b-b036-a37bfb0d6994.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar – Müthiş Eğlenceli! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk kavramlar müthiş eğlenceli olabilir, özellikle de işin içine hayvanlar girdiğinde! 
Küçük çocuklar eğlenerek öğrendiğinde bilgiyi daha etkili bir şekilde kavrar ve hafızasında tutar. 
Canlı resimlerle dolu bu eğlenceli kitap, miniklere sayıları eğlendirerek öğretecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf86b6c-8960-4cfe-850a-00770cd3e64a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan’da Okuyan İlk Türk Öğrencinin Mektuplari – Delhi’den Yazip Postalamam Şart!</image:title>
            <image:caption>“Tac Mahal benim tarif etmekten aciz olduğum bir güzellikte. Adeta akıllara durgunluk veriyor. Daha sonra Agra kalesini gezdik. Delhi’deki Red Fort’a çok benziyor. Son olarak da İtimadu’d Devle’nin mezarını gördük. Hepsi mimari şaheser olan bu eserler nasıl heybetli nasıl haşmetli bir bilseniz! Dünyanın hayranlıkla seyrettiği bu şaheserleri bizim atalarımızın yaratmış olması ayrıca heyecan veriyor insana. Tac Mahal şimdi müze olarak teşhir ediliyor. İnsanoğlunun bu kadar muktedir olabileceğini düşünmek bile aklımın alamayacağı bir şeyken, bunları görmeyi düşünün bir de.” 1963-65 yılları arasında yüksek lisans eğitimi için Hindistan’da bulunan ilk Türk öğrenci Saime İnal, ailesine yazmış olduğu mektuplarda, Agra şehrine yaptığı gezide gördüğü Babür İmparatorluğu dönemi eserlerini böyle anlatıyor. Saime İnal’ın mektupları, 1947’de bağımsızlığını kazanmasının hemen ardından Güney Asya’nın bu büyük ülkesinin siyasi dönüşümü, ekonomisi, kültürü ve sosyal hayatı hakkında tanıklıklarla dolu. Yaşamının sonraki döneminde Fars Dili ve Edebiyatı’nda Türkiye’deki en önemli akademisyenlerden biri olacak Saime İnal’ın yazdığı satırlar, Aligarh İslam Üniversitesi’ndeki öğrencilik günlerinin yanı sıra Bangalore’dan Agra’ya, Keşmir’den Madras’a yaptığı gezileri ve Delhi’deki Türk Büyükelçiliği bünyesinde düzenlenen toplantı ve etkinliklerden izlenimleri içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2956afef-feec-473a-98af-823e9578bbe8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Ormanlarındaki Hayvanlar – Hadi Keşfedelim!</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi kolaylaştırıcı resimler, kolay okunan eğlenceli tasarım ve temel bilgileri aktaran kısa metinlerle bilim çok daha eğlenceli. 
Çocukların fen bilimlerine ilk adımlarını kolaylaştırmak ve okulda öğrendiklerini pekiştirmelerine yardım etmek amacıyla hazırlanan bu kitap, birinci ve ikinci sınıf konularını içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a73a27d3-bee1-40b5-a205-4c7c6fa87131.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Sayısal Mantık Etkinlikleri – Bir Varmış Bir Yokmuş</image:title>
            <image:caption>Masallarla Sayısal Mantık Etkinlikleri kitabı, çocuklara dört işlem, örüntü, görsel zekâ, yorumlama ve dikkat geliştirme gibi kazanımlar edinmeleri için yardımcı oluyor. 
Çocuklar bu kitapta masallardan yola çıkan alıştırmalarla eğlenirken sayısal mantık gelişimini destekleyen, müfredata uygun pek çok etkinlik bulacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fa1edc1-4770-4447-b876-0129a8149f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyamız – Eğlenceli Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Dünyamızda geçen birbirinden eğlenceli etkinlikler bu kitapta! 
Problem çözme becerilerini geliştiren, Dünya hakkında ilginç bilgiler veren bu kitap, çocukların zihinlerini meşgul edecek yaratıcı ve eğlenceli etkinliklerle dolu! 
*Kod Çözme *Labirentler *Farkları Bul *Kelime Avı *İlginç Bilgiler *Boyama *Dikkat *Odaklanma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46989629-6a68-4898-b836-705bb2c5bbbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Esteticus – Demokrasi Çağında Beğeninin İcadı</image:title>
            <image:caption>Luc Ferry Homo Esteticus’ta, modern felsefenin doğuşunu estetik tarihi çerçevesinde anlatıyor. Ferry’ye göre modern çağ, estetik alanda öznel beğeninin ortaya çıkması, siyasal alanda ise toplumsal sözleşme modellerinin ve akılcı siyaset felsefesinin doğuşuyla birlikte tanımlanır. 20. yüzyıl sanatçılarının özerklikten ziyade bireyselliği ön plana çıkardığı “postmodern uğrak” ise avangart akımları beraberinde getirir. 
Aydınlanma ile birlikte, kaynağı ilahi otorite olan ve değişmez bir değerler düzenini yansıtan sanat ve dünya görüşüne ağır bir darbe indirildi. Otonomiye dayanan akılcı bir etik kurma girişimlerine sahne olan bu dönemde, estetik ve kişisel zevk öne çıktı. Hemen ardından, 20. yüzyılda bireyselliğin otonominin önüne geçtiği yeni bir hareket başladı. Evrensel bir aklın bağlarından sıyrılmanın gerekli olduğunun vurgulandığı bu akımın başını Nietzsche çekti. 
Luc Ferry işte tam bu noktada postmodernizmin sivri uçlarına karşı çıkarak akli standartlar ve sanatsal özgürlük arasında bir denge kurulması gereğinin altını çiziyor. 
Özellikle Kant ve Hegel estetiğini derinlikli ve karşılaştırmalı bir şekilde ele alan Homo Esteticus, estetik alanında önemli bir boşluğu dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f101625f-1e34-4570-b04b-8afa389db72c.jpg</image:loc>
            <image:title>Parlak Kahraman ve Hasta Orman</image:title>
            <image:caption>Sevgili Kitapseverler, 
Size HERKESİN bildiği birkaç şey anlatayım… Orman HASTA! Su AZALDI! Hayvanlar ORTADAN KAYBOLUYOR!. 
Şimdi de cevabını KİMSENİN bilmediği bazı şeylere gelelim: 
Kahramanımız Pippin bu GİZEMİ NASIL ÇÖZECEK? Mungo ve Cupcop KİMDİR? 
Ve neden ormanda dolaşan sinsi gagalı, kötü bir penguen var? Hı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcc591e5-547b-4c59-84bc-05df2df696e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaibü’l-Mahlükat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Acâibü’l-Mahlûkat… Zekeriya bin Mahmud el-Kazvinî tarafından yazılan klasik eser… Bir âlemler ve varlıklar şehrayini. Hatta başlı başına bir kâinat tasavvuru. Tercüme yoluyla Türk diline kazandırılan eser İslâmiyet’in bezediği bir kozmoloji içerisinde gözün, yukarıdan aşağıya -en geniş manasıyla gökyüzünden yeryüzüne veya görünmeyenden görülene- doğru bakışıyla örülü. “Kitap, en zayıf mahlûklarla tamamlandı. Nitekim ilk önce en büyük mahlûklar ile başlamıştı. Arş Allah’ındır.” Cümleleriyle biterken varlıklara ve âleme bakışın hiyerarşisini de özetler. On farklı bölüm içine yayılmış kozmolojik unsurlar, canlılar âlemi, hayali varlıklar ve tüm bunların başlıca nitelikleri, ibretamiz hikâyeler eşliğinde okura sunulur. Kitabı değerli kılan, üzerine inşa edildiği dilin ve tercümenin kuvvetidir. Dil ile göz neredeyse bütün âlemleri ve canlılar kadar hayal evrenini dolaşır. Eski dünyadan yeni zamanlara tam bir okuma dürbünü. İnsanın hikâyesine Doğu’dan yönelmiş çok renkli ve çok açılı bir nazar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d5203c5-d9fa-4572-bae7-6dcc159bb4b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Begonvil</image:title>
            <image:caption>Kendi yolumda ilerlerken; yasanışlıkların tecrübesiyle sanki hayatımın portre sergisinde ilerliyormuşum gibi, hayatımda olmaması gereken; beni yoran uzak ve yakın, bencil, çok bencil yargılayıcı ve yıpratıcı herkesin portresini çıkarıp çıkarıp atıyorum. Duvarımda sadece olduğum gibi, koşulsuz şartsız bana kollarını açan ne malik ne de Halik’in bilmemesi gereken iyilikleri yüze vurmayanları hayatımda tutuyorum. Üstümden inen yükün hafifliğini sözcüklerle anlatamam. Herkes kendi yolunda giderken, kendi dağlarıyla taşlarıyla ilgilensin. Bugüne kadar ne direkt müdahale ile ne de uzaktan kimseye acımasız yargı, eleştiri suçlamalarda bulunmayan biri olarak (İnanmasi güç değil mi? Gerçekten!) iznim olmadan hiç kimsenin kişisel alanıma girmesine artık asla izin vermiyorum. Herkes kendi ayağının çamurunu temizlesin. Kalbimin temiz sesi, kuşlarım, çiçeklerim, böceklerim, dünyanın sessiz varlıklarının sevgisi ile öyle meşgulüm ki, her sabah uyandığımda gökyüzüne bakıp havayı kucaklıyorum ve kendimi koşulsuz sevebildiğim için şükrediyorum. Kendi yolunda giderken önüne bakanlara Selam Olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e94b74e-8591-4ce7-afa6-615cc7ddbcd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Orbi’nin Maceraları – Küçük Robotun Kaçışı</image:title>
            <image:caption>Sonsuz uzayda uçarak yabancı gezegenleri keşfetmesi için üretilen Orbi, uzay üssüne götürülmeden önce bir kez daha kontrol edilecekti. Son testten önceki gece şiddetli bir fırtına koptu! Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, gökyüzünü aydınlatan şimşekler ve elektrik santraline çarpan bir yıldırım... Bir anda şehrin elektriği kesildi ve hayat durdu. Bir dakika sonra devreye giren acil durum jeneratörüyle her şey eski haline döndü. Orbi hariç.. 
Kısa devre yapan Orbi, uzaya gitmekten vazgeçip kaçmaya karar verdi ve macerası başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f93649ab-7e15-4922-badc-bf041f5630ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Öğrenme – Kendini Yetiştirme</image:title>
            <image:caption>Aşkın Öğrenme büyüleyici ve ilham verici bir kitap. Scott’ın yöntemi işe yarıyor. Bu kitapta ortaya koyduğu teknikleri izleyerek bir yazarlık kariyeri inşa ettim, başarılı bir iş kurdum ve nihayetinde New York Times’ın çok satanlarına giren bir kitap yazdım. 
                                    James Clear , Atomik Alışkanlıklar kitabının yazarı 
Elinizdeki kitabıyla Wall Street Journal’ın çoksatanlar listesine girmiş yazar Scott H. Young, podcast sunuculuğu da yapan, bilgisayar programcısı bir kitap düşkünü. Manitoba Üniversitesi ve Montpellier İşletme Fakültesi mezunu Young, 2006 yılından bu yana her hafta kişisel blogunda yayınladığı makalelerle daha iyi düşünmeye ve öğrenmeye arzulu kişilere yardımcı olmaya çalışıyor. 
Scott H. Young 2012 yılında hayata geçirdiği aşkın öğrenme projesinde, MIT bilgisayar bilimleri mezunlarının dört yıllık eğitimleri sonunda geçmeleri gereken sınavları sadece 12 ay içerisinde geçmeyi başardı. Bu projesini MIT’nin lisans müfredatında öğretilen materyali, ücretsiz olarak sağlanan ders notları ve kitaplarını kullanarak kendi özgün yöntemiyle hayata geçirdi. Yaptığı çalışmalar The New York Times, BBC, Pocket, Business Insider ve daha pek çok mecrada gündem oldu. Öğrenme yaklaşımını açıkladığı TEDx konuşmasını yarım milyondan fazla kişi izledi. Ardından öğrenme yöntemini yetkinleştirmek amacıyla bu kez 12 ayda 4 dil öğrenme projesine başladı. Tüm bir yıl boyunca hiç İngilizce konuşmadan seyahat ettiği dört ülkede İspanyolca, Portekizce, Mandarin ve Korece öğrendi. 
Bu kitabıyla sizlere kendi kendinizi yetiştirmede bir başlangıç noktası sunmayı amaçlayan yazar Scott H. Young, kendini yetiştirmenin en etkili yöntemlerinden biri olan aşkın öğrenmenin temel ilkelerini açıklıyor. Bu çığır açıcı öğrenme yaklaşımının ilkelerini uygulayarak başarıya ulaşmış aşkın öğrenicilerin öğrenme tarzlarına ışık tutuyor. Fransızca konuşamamasına karşın Fransızcada Dünya Scrabble Şampiyonu olan Nigel Richards, daha önce hiçbir deneyimi olmamasına rağmen sadece yedi ayda Dünya Hitabet Şampiyonası finalisti olmayı başaran Tristan de Montebello, istediği dili yalnızca üç ayda akıcı şekilde konuşabilen Benny Lewis gibi güncel örnekler okurla tanıştırılıyor. Ayrıca büyük matematikçi Srinivasa Ramanujan, büyük fizikçi Richard Feynman, büyük ressam Vincent van Gogh ve nihayet satranç büyükustası Judit Polgár’ın yaşam öykülerine bakarak bu tarihi şahsiyetlerin öğrenme yöntemleri ile aşkın öğrenme ilkeleri arasında bağ kuruluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ce7431-3d38-4f03-a452-05c9f781bd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Seviye -Sihirli Dikkat Zeka Oyunları 3 (İlkokul)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma ile öğrencinin gördüğü bütün derslere (anlaması ve kavraması konusunda) katkı sağlanacaktır. 
Eğlenerek öğreneceksiniz. Bu kitapla kendinizi aşıp geleceğinize yön vereceksiniz. Bu kitap; Talim ve Terbiye Kurulu’nun hazırlamış olduğu örüntü ve simetri kazanımları dikkate alınarak müfredata uygun olarak 1 , 2 , 3 ,4, ve 5. sınıflar için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Bırakın kendinizi kitaba! Bırakın kendiliğinizden oluşsun 
her şey. Oynayın, eğlenin , öğrenin ... 
Alanında iddialı olan bu kitap 5 seviyede hazırlanmış 
olduğundan, her seviyeden sonra bir sonrakine 
Ulaştığında; dikkatiniz, konsantrasyonunuz ve işlem 
algılama becereniz artmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00959cc-e2f3-428b-ae05-ab0497c6e3c8.jpg</image:loc>
            <image:title>English Pratice Book 3</image:title>
            <image:caption>English Pratice Book 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929e27b4-465b-4b2f-a528-4fa128618375.jpg</image:loc>
            <image:title>English 4 Pratice Book</image:title>
            <image:caption>English 4 Pratice Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/599840aa-78a8-4650-963f-74ae38098e96.jpg</image:loc>
            <image:title>2.Seviye - Sihirli Dikkat Zeka Oyunları 2 (İlkokul)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma ile öğrencinin gördüğü bütün derslere (anlaması ve kavraması konusunda) katkı sağlanacaktır. 
Eğlenerek öğreneceksiniz. Bu kitapla kendinizi aşıp geleceğinize yön vereceksiniz. Bu kitap; Talim ve Terbiye Kurulu’nun hazırlamış olduğu örüntü ve simetri kazanımları dikkate alınarak müfredata uygun olarak 1 , 2 , 3 ,4, ve 5. sınıflar için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Bırakın kendinizi kitaba! Bırakın kendiliğinizden oluşsun 
her şey. Oynayın, eğlenin , öğrenin ... 
Alanında iddialı olan bu kitap 5 seviyede hazırlanmış 
olduğundan, her seviyeden sonra bir sonrakine 
Ulaştığında; dikkatiniz, konsantrasyonunuz ve işlem 
algılama becereniz artmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96b1613d-2572-4507-a6af-dea0baaccee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar İçin Aralıklı Oruç</image:title>
            <image:caption>Hızlı çözümler vadederek sonunda hayal kırıklığı yaratan ve belki de sağlığınıza mâl olan diyetlerden yorulduysanız, elinizdeki kitap tam size göre. Birlikte çalıştığı ve oruç tutarak sağlığına kavuşan binlerce kadından ilham alan Dr. Pelz bu kitabı tüm kadınlar için yazdı. Çünkü “bir kadın kendi döngüsüne göre oruç tutmayı öğrendiğinde onu hiçbir şey durduramaz!” 
 
Hormonlarınızın ve âdet döngünüzün kilo verme yolculuğunuzu büyük ölçüde etkilediğini biliyor muydunuz? Özellikle kadınlar hormonal döngülerine göre beslenmediklerinde kilo vermekte zorlanırlar. Bu, menopoz sonrası dönem için de geçerlidir. 
Dr. Mindy Pelz bu gerçeği odak noktasına alıyor ve her yaştan kadın için kendilerine özgü döngülerini takip ederek bir beslenme programı yapmalarını sağlayacak bilgileri sunuyor. Diyetler ve aralıklı oruç tavsiyeleri genellikle tek boyutlu bir yaklaşımla kadınların ihtiyaçlarına cevap verme konusunda eksik kalsa da Dr. Pelz kanıtlanmış stratejileri, bir rahatsızlığın üstesinden gelmeye çalışıyorsanız kullanabileceğiniz özel protokolleri ve oruç tüyolarını birleştirerek kişiye özel bir yöntem oluşturmaya giden tüm yolları paylaşıyor. Aynı zamanda hormonal döngülere göre hazırlanmış 30 günlük bir aralıklı oruç programını da tüm detaylarıyla anlatıyor. Bu süreçte yolculuğunuzu kolaylaştıracak lezzetli ve sağlıklı onlarca yemek tarifi de size eşlik ediyor. Bu rehber sayesinde sağlıklı bir şekilde kilo vermek, hiç olmadığı kadar kolay olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45fec9f9-1c79-4774-9eda-147f5b437737.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilsem İlkokul 1. Sınıf (Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci seçme Sınavı)</image:title>
            <image:caption>Sayın Veliler; Her öğrenci farklı yetenek ve farklı özelliklere sahiptir. Hazırlanan BİLSEM DENEME ‘de özellikle bunu gözettik. Amacımız görsel ve zihinsel zekâların harekete geçirilmesi yoluyla dikkati geliştirmek hafızayı güçlendirmektir. 
BİLSEM&apos;e uygun olarak hazırladığımız bu kitapla öğrencimiz aynı zamanda hafızasını kullanmayı öğrenecek mantık yürütme becerisi kazanacaktır. 
Hayal gücünü kullanarak somut kavramların yanında soyut düşünme yeteneğine ulaşacaktır. Böylece öğrencimiz BİLSEM&apos;e hazırlanacaktır. 
Kitabımız dört fasikülden oluşmaktadır. Fasiküllerin sonunda yanıt anahtarı mevcuttur. Şimdiden öğrencilerimize başarılar dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f910e1-c381-420d-89e9-79c5725d6fa8.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Seviye - Sihirli Dikkat Zeka Oyunları 4 (İlkokul)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma ile öğrencinin gördüğü bütün derslere (anlaması ve kavraması konusunda) katkı sağlanacaktır. 
Eğlenerek öğreneceksiniz. Bu kitapla kendinizi aşıp geleceğinize yön vereceksiniz. Bu kitap; Talim ve Terbiye Kurulu’nun hazırlamış olduğu örüntü ve simetri kazanımları dikkate alınarak müfredata uygun olarak 1 , 2 , 3 ,4, ve 5. sınıflar için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Bırakın kendinizi kitaba! Bırakın kendiliğinizden oluşsun 
her şey. Oynayın, eğlenin , öğrenin ... 
Alanında iddialı olan bu kitap 5 seviyede hazırlanmış 
olduğundan, her seviyeden sonra bir sonrakine 
Ulaştığında; dikkatiniz, konsantrasyonunuz ve işlem 
algılama becereniz artmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2768b170-4570-4f91-a75d-7ba5678ed7b1.jpg</image:loc>
            <image:title>1.Seviye - Sihirli Dikkat Zeka Oyunları 1 (İlkokul)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma ile öğrencinin gördüğü bütün derslere (anlaması ve kavraması konusunda) katkı sağlanacaktır. 
Eğlenerek öğreneceksiniz. Bu kitapla kendinizi aşıp geleceğinize yön vereceksiniz. Bu kitap; Talim ve Terbiye Kurulu’nun hazırlamış olduğu örüntü ve simetri kazanımları dikkate alınarak müfredata uygun olarak 1 , 2 , 3 ,4, ve 5. sınıflar için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Bırakın kendinizi kitaba! Bırakın kendiliğinizden oluşsun 
her şey. Oynayın, eğlenin , öğrenin ... 
Alanında iddialı olan bu kitap 5 seviyede hazırlanmış 
olduğundan, her seviyeden sonra bir sonrakine 
Ulaştığında; dikkatiniz, konsantrasyonunuz ve işlem 
algılama becereniz artmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68519aa5-0bed-419b-a065-c7d1da3fe3a3.jpg</image:loc>
            <image:title>5.Seviye - Sihirli Dikkat Zeka Oyunları 5 (İlkokul)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma ile öğrencinin gördüğü bütün derslere (anlaması ve kavraması konusunda) katkı sağlanacaktır. 
Eğlenerek öğreneceksiniz. Bu kitapla kendinizi aşıp geleceğinize yön vereceksiniz. Bu kitap; Talim ve Terbiye Kurulu’nun hazırlamış olduğu örüntü ve simetri kazanımları dikkate alınarak müfredata uygun olarak 1 , 2 , 3 ,4, ve 5. sınıflar için ayrı ayrı hazırlanmıştır. Bırakın kendinizi kitaba! Bırakın kendiliğinizden oluşsun 
her şey. Oynayın, eğlenin , öğrenin ... 
Alanında iddialı olan bu kitap 5 seviyede hazırlanmış 
olduğundan, her seviyeden sonra bir sonrakine 
Ulaştığında; dikkatiniz, konsantrasyonunuz ve işlem 
algılama becereniz artmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff988523-ac47-43b4-8df1-2691750f504f.jpg</image:loc>
            <image:title>English 2 Pratice Book</image:title>
            <image:caption>English 2 Pratice Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99f002f0-4371-494d-beb4-45e4d4eefe9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hiç Suçum Yok</image:title>
            <image:caption>“Dünya kurulalı beri düşmanlık, öç, kin, kötülük, savaş ve kıyım, anneler çocuklarını yeterince sevmediğinden oluyordu; neden olmasın?” 
Aynı kadına, Behice Hanım’a, “Ne yazık ki beni doğurdunuz anneciğim,” diyen hovarda Cihan Nedim’in, “Unutmayasın ki oğlunu çoktan doğurdun, rahmini kapat artık,” diyen hayat kadını Mercan’ın, “Çekeceğim bütün acıları nefretinize tercih ederim,” diyen bir evin bir kızı Kadriye’nin ve “Yazısında varsa mani olamazsın,” diye cevap veren sağır ve sessiz Hikmet Efendi’nin hikâyesi bu. Onları ve daha fazlasını bir araya getirense Tanrı’nın yazgısı değil, Behice Hanım’ın kaderi değiştirmeye ant içmiş eli. Belki de kefareti. 
Yazar Sabâ Altınsay, İkinci Dünya Savaşı’nın yoklukla, zorlukla, hastalıkla yoğrulmuş atmosferinin tüm gerçekleriyle karşılıyor okuru. Bunu, karakterlerin farklı sesleriyle, anıların yardımıyla bize ulaştırıyor ve sözcüklerle imgeler yaratma becerisini eşşiz bir üslupla birleştiriyor. Dönemin dilini ustaca yansıtırken okurla beraber acının, nefretin, cezanın, iyiliğin, kötülüğün, adaletin, doğrunun, yanlışın ve suçun anlamlarını sorguluyor. 
Benim Hiç Suçum Yok, dağılan bir ailenin ve değiştirilen yazgının trajedisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07ad9724-d392-4eba-89ce-699e606601b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mumi Kışı</image:title>
            <image:caption>Mumi Vadisi’nde kış. Her şey sessiz ve hareketsiz çünkü Mumiler kasım ve nisan ayları arasında kış uykusuna yatıyor. Ancak aniden beklenmedik bir şey olur: Ocak ayının soğuk bir gününde Mumiş uyanır ve bir daha uyuyamaz. Mumiş ilk başta, oldukça korkar ve yalnızlık çeker, ancak yavaş yavaş harika yaratıklarla dolu yeni ve soğuk bir kış dünyasını keşfeder. 
Başını yukarı çevirdi, kendine doğru nasıl alçaldıklarını izledi, gittikçe daha fazla, daha yumuşak, tüyden daha hafif. “Demek böyle oluyor,” diye düşündü Mumiş. “Ben de topraktan çıkıyor sanıyordum.” Hava yumuşamıştı. Yağan kardan başka bir şey görünmüyordu etrafta. Mumiş, aynı yazları deniz kenarında, suda yürürken hissettiği coşkuya kapıldı. Bornozunu çıkardı, bir kar yığınının üstüne attı kendini. “Kış!” diye düşündü. “Sevilebilir bir şey.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3fbaf1-1efe-446b-97bb-47feae306148.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Başına</image:title>
            <image:caption>“Kendi işinin patronu olanların dörtte üçü, geleneksel çalışma şartlarına dönmek istemiyor. Pandemi süresince evden çalışanların çoğu da yine aynı düşünceleri taşıyor. 
Haliyle bu kitap yıllar içinde daha da kıymetlenecek bilgilerle dolu.” 
Alastair Mabbott 
 
Koronavirüs pandemisinin kökten değiştirdiği dünyamızda iş arayanların ilanlarda belki de maaştan bile daha çok odaklandığı bir madde var artık: uzaktan çalışma. Patronların hoşuna gitsin ya da gitmesin, haftanın beş (çoğu işyerinde altı!) günü ofise gitmek istememek çalışma hayatının yeni normallerinden biri. Siz de tercihini bu yönde kullanan hatta kendi kendinin CEO’su olup ofis ortamına elveda diyenlerdenseniz tam kitabına geldiniz. 
 
Ancak baştan söyleyelim; bu kitapta “Nasıl sıfırdan iş kurarım?”, “Nasıl oturduğum yerden döviz kazanırım?” ya da “Hobimi nasıl işe dönüştürürüm?” gibi soruların yanıtı yok. 
 
Yıllar önce geleneksel tam zamanlı çalışma hayatına son verip kendi kendinin patronu olan gazeteci ve editör Rebecca Seal, bu kitapta çok daha insana dair meselelerin peşine düşüyor: Düzenli gelirden vazgeçip kurduğumuz iş, hayalimizdeki iş olmak zorunda mı?, Anlamlı iş diye bir şey var mı?, Evden çalışırken yalnızlık duygusuyla nasıl başa çıkılır?, Bizi denetleyen kimse yokken mesai saatlerimizi, yemek aralarımızı neye göre belirleyeceğiz?, Gece gündüz e-posta kutusunu kontrol etmek normal mi?, Her an ulaşılabilir olmak zorunda mıyız?, Erteleme sorunuyla nasıl başa çıkarız?, Çok çalışmak maharet mi? 
Evden çalışırken tek başına olabilirsiniz ama yalnız değilsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e24ea7-b6c7-49a4-862e-42d62e24a00a.jpg</image:loc>
            <image:title>Döngü</image:title>
            <image:caption>Güneşin insanın içini mutlulukla dolduran sadece hatıralarımızda kalan sıcak yaz günleri, yerini kavurucu ve çekilemeyecek bir işkenceye dönüştürdüğünde insanların artık tek sevdiği mevsimdi kış. Giyilen kıyafetler insanları 
en azından soğuktan koruyabiliyordu. İnsanın kalbini ısıtan, dinginliğin ve romantizmin mevsimi kış da artık eskisi gibi değildi. Yağmur damlaları insana huzur değil acı vermeye başlamıştı. İnsanlık, bu döngü çıkmazında kaybolmuştu. Bedenlerinden acılar içinde çıkmaya çalışan ruhlarını kontrol etmeye çalışırken etrafa bakınıyor ve pişmanlıkları dışında hiçbir şey göremiyorlardı. İnsanlığın gözleri kapanırken duydukları tek şey rüzgâra karışmış yağmur sesi ve kargaların acı acı ötüşleriydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02751b7c-d717-4873-ba36-60738cf595d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağustosta Görüşürüz</image:title>
            <image:caption>Lagünün durgun mavi sularının yanında tek başına oturan Ana Magdalena Bach, otelin barındaki adamları seyrediyor. Yirmi yedi yıldır mutlu bir evliliği var, kocası ve çocuklarıyla kurduğu hayattan kaçmak için hiçbir nedeni yok. Yine de her ağustos ayında feribotla annesinin gömülü olduğu adaya geliyor ve bir geceliğine yeni bir sevgili buluyor. Salsa, bolero, lothario ve dolandırıcılarla dolu boğucu Karayip akşamlarında Ana, her yıl arzusunun ve kalbinde saklı korkunun iç bölgelerine doğru yolculuğa çıkıyor. 
 Ağustos&apos;ta Görüşürüz özgürlük, pişmanlık, kişisel dönüşüm ve aşkın gizemleri üzerine derin bir çözümleme ve dünyanın tanıdığı en büyük yazarlardan Marquez’in okurlarına beklenmedik hediyesi. 
 
#kolombiyaedebiyatı #yolculuk #aşk #özgürlük #dönüşüm #mutluluk 
 
 
“Roman türünün geleceği, B.S. Johnson gibi insanlara bağlı.”                                                                               
Anthony Burgess 
 
“En yetenekli yazarlardan biri.” 
Samuel Beckett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed8cd686-7414-4a1e-99b7-e27522f78315.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Varmış Hep Varmış</image:title>
            <image:caption>Ben Berrak, 
Çalkantılı ruhum her zaman ismimi yansıtmasa da fırtınaları dinince sakin limanlara varmayı öğreniyorum. Çocukluğumun masallarıyla beslenen masum hayallerim düş kırıklığına dönüşse de ben o sayede savaşçı ruhumu tanımaya başlıyorum. 
O kırık hayalleri atıp yeni sayfalar açmayı öğreniyorum. Hikâyeme, “bir varmış bir yokmuş” diye başlasam da masallardaki gibi “sonsuza dek mutlu yaşadılar” diye bitmeyeceğini biliyorum. Çünkü “sonsuz” yerine bana “onsuz” yaşamak ve sonsuzluğu sorgulamak düştü. 
Onsuz da dimdik yaşamayı zor yoldan öğrenmek düştü. Trafik kazasında hayat arkadaşını, çocuğunun babasını kaybeden Berrak Koyuncu Demirci’den hem bir isyan çığlığı hem de bir kabulleniş; Bir Varmış Hep Varmış. 
Yas döneminden geçen ve hayat yolculuğunda yolunu kaybedenlere ışık olması için yazıldı... 
Unutmayın: HİÇBİR ŞEY ÖLMEZ HER ŞEY YAŞAR...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77dd48bf-8969-453a-846d-53380a110bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya</image:title>
            <image:caption>Ağlıyordu… Mehmet ağlıyordu… Her gözyaşında bir esrar ve bir korku… Bir “pıt” dese birisi, oracıkta ağlamaktan ölecek gibiydi… Vicdanı onu öldürüyordu… Yavaş yavaş… Ama o, bunun farkında bile değildi. Tek düşündüğü hayatıydı. Değer miydi? Yaparsa bir şey kaybeder miydi ya da bir şey kazanır mıydı? Nasıl kazandığını bırak, kullanılıp kullanılmadığını pek de önemsemediği paralar nereye giderdi? Onun içtiği, o cam şişelerde özenle sunulan sular… Çeşit çeşit, adını dâhi bilmediği yemekler… Tüm bunlar ona verilmemeliydi o zaman… Şu an korsanlık ya da hırsızlık yapmak zorunda kalan insanlar ve çocuklar bunlara sahip olsaydı belki de o kötü şeyleri yapmak zorunda kalmazlardı… 
 
Mehmet kimdi? 
Denizin ortasındaki fırtınada canavarlarla 
mücadele eden bir çocuk muydu? 
Karısı ve kızı ile birlikte yaşayan 
başarılı bir psikolog muydu? 
“A16Q” isimli bir robot muydu? 
Halit miydi? İnsan mıydı? Değil miydi? 
Yoksa… 
 Hiç var olmamış mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e52e194c-8f30-4366-9884-c253eee4d617.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafacanlar 5-Bir Dakika Dinler misin?</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda KAFACANLAR! 
Kalabalık bir mahallede, türlü maceralar yaşıyorlar. Bazen konuşup bazen dinliyor, bazen düşünüp bazen kaşınıyorlar; sonuçta hep eğleniyorlar. Birbirlerinden çok farklı olsalar da uzlaşmanın bir yolunu mutlaka buluyorlar. Fincan son günlerde çok mutsuz. Egecan’ın aklına Fincan’ı neşelendirmek için harika bir fikir geliyor: Ona bir kulübe almak. Arkadaşları bu fikre katılmıyorlar ama Egecan kimseyi dinlemiyor. Peki Fincan eski neşesine nasıl kavuşacak? 
KAFACANLAR serisi yeni kitaplarla devam edecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1018fffb-7765-478f-9724-989efbf66fd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Havalı</image:title>
            <image:caption>Bay Havalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ff82816-a3fe-4258-a441-684c3c79cc27.jpg</image:loc>
            <image:title>Yelekler Arası</image:title>
            <image:caption>Afacan bir çocuk, onun kendini tüm katkı maddeleriyle mücadeleye adamış annesi ve evinin her köşesinden lavanta ve kurabiye çıkan anneannesi. Yaz tatilinin ardından yeniden erken kalkmaya, annesiyle babasının “hadi”lerine ve atıştırmalık niyetine çantasına koyulan hurma toplarına alışmaya çalışan Nefes, günümüzün hızla tüketilen dünyasından anneannesinin sımsıcak simit kokulu geçmişine yolculuğa çıkıyor. 
Sosyal medyada “Akademisyen Anne” hesabı ile yüzbinlerce anne babaya gelişim destek önerileri veren, çocuk gelişimi alanında ülkemizin en üretken ve değerli isimlerinden Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’dan yepyeni bir seri:  
Hayat Dediğin… 
Ne de olsa hayat dediğimiz, iki yelek arası mesafe kadar! 
 
*** 
 
Bu seriyle hayatın inişli çıkışlı yollarında birlikte ilerleyecek, nesiller arası iletişimden arkadaşlığa, okul hayatından maceraya, iyisiyle kötüsüyle her türlü duyguya ve duruma şahitlik edeceğiz. Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın eğlenceli ve içten kalemi bu kez okul çocuğu Nefes karakteriyle vücut buluyor; bir çocuğun gözünden hayatın karşımıza neler çıkarabileceğini her kitapta farklı bir temayla irdeliyor. 
 
 
Müfredat temaları:  
NESİLLER ARASI İLETİŞİM, DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, ZAMAN VE MEKÂN, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=116952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T05:51:26+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75862f7c-9a3c-4573-8092-6c518de8d69a.jpg</image:loc>
            <image:title>Baron İstilası</image:title>
            <image:caption>Türkiye nasıl dünya mafyasının üssüne dönüştü? 
Düşmanlarını öldürüp kıyma makinesinden geçiren ve kebap yapan Sırp mafya babası İstanbul’a neden geldi? 
Balkan mafyasının işkence ve cinayet villası neredeydi? 
Ded Hasan, Rövşan Caniyev ve Lotu Quli arasında Rusya’da başlayan savaş, Türkiye’ye nasıl sıçradı? 
“Kanuni Hırsız”ları kimler koruyordu? 
Avrupa’nın en çok aranan Hollandalı uyuşturucu baronuna oturum iznini kimler verdi? 
Sırp asıllı İsveç vatandaşı uyuşturucu kaçakçısı, Bulgaristan pasaportuyla nasıl Türk vatandaşı yapıldı? 
Avustralya’daki motosiklet çetesinin liderleri, Türkiye’den dünya uyuşturucu trafiğini nasıl yönetti? 
Yeni Zelandalı ve Avustralyalı uyuşturucu baronları, Türk vatandaşlığını nasıl pazarladı? 
İsveçli çetelerin Türk vatandaşlığı alan liderleri İstanbul’da kiminle ve neden çatıştı? 
Kırmızı Bülten’le aranan uyuşturucu baronlarına, çete liderlerine, silah kaçakçılarına vatandaşlığı kimler satıyor? 
Tonlarca kokain yüklü gemiler, keskin nişancılar, silikon maskeli tetikçiler, zehirli planlar, mıknatıslı bombalarla suikastlar, cani mafya babaları, kravatlı çeteler, yeraltı dünyası ile yerüstünün kardeşliği... 
Hepsi Baron İstilası’nda...</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>