﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5abcb7e0-c4ad-437b-bd37-5ec35599cb1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hedefi Bulmayan Kurşun</image:title>
            <image:caption>DÖRT SIRA DIŞI ARKADAŞ. 
ORTADA CESET OLMAYAN BİR CİNAYET. 
VE KAPILARINI ÇALAN BELA. 
 
Perşembe Günü Cinayet Kulübü’ne bir kez daha HOŞ GELDİNİZ! 
Dünyada satış rekorları kıran Perşembe Günü Cinayet Kulübü serisinin üçüncü kitabıyla macera devam ediyor. 
 
Sıradan bir perşembe ve her şey sonunda normale dönmüş olmalı. 
Ama söz konusu Perşembe Günü Cinayet Kulübü’yse bela asla uzakta değildir. 
On yıllık faili meçhul bir cinayet çeteyi ünlü bir haber sunucusuna yönlendirir;  bir de ortada ceset ya da cevapların olmadığı bir cinayete. 
Ardından yeni bir düşman Elizabeth’i ziyaret eder. 
Elizabeth’in görevi birini öldürmektir… ya da öldürülmek. 
Faili meçhul vakada gelişmeler olurken Elizabeth vicdanıyla (ve silahıyla) boğuşur. Bu esnada Joyce, Ron ve İbrahim’se eski ve yeni arkadaşların yardımıyla ipuçlarının peşine düşer. Peki çete bu gizemi çözüp katil tekrar ortaya çıkmadan Elizabeth’i kurtarabilecek mi? 
 
Yazarı Richard Osman’a ödüller kazandıran ve sevilen Perşembe Günü Cinayet Kulübü serisinin üçüncü kitabı olan Hedefi Bulmayan Kurşun da büyük ilgi gördü, 2022’de Goodreads Choice Awards’ta En İyi Gizem &amp; Macera dalında aday gösterildi. Bunun yanı sıra Suç ve Macera Romanı dalında British Book Award’a aday gösterildi. 
 
&quot;Zekice, şefkat dolu, etkileyici ve ÇOK komik.&quot; Marian Keyes 
 
“Hedefi Bulmayan Kurşun her yönden hedefleri vuruyor. İkilemleri şaşırtıyor, çözümleri 
heyecanlandırıyor, diyalogları okunmaya değer ve karakterleri takdire şayan bir dostluk örneği 
sergiliyor. Perşembe Günü Cinayet Kulübü’nün bir sonraki kitabının çok geçmeden çıkmasını 
ummaktan başka bir şey gelmiyor elimizden.” Wall Street Journal 
 
“Perşembe Günü Cinayet Kulübü geri döndü ve bu herkesi mutlu etmeli; tabii katiller hariç. Richard 
Osman’ın vakalar çözen bir grup emekliyi konu alan ilgi çekici serisi ilk kitaptan bu yana okurları 
memnun etti. Uluslararası bir çoksatar olan Perşembe Günü Cinayet Kulübü komik, orijinal, şaşırtıcı, 
dokunaklı ve tamamen ilgi çekiciydi. Bu, başlangıç için yüksek bir çıtaydı ancak Osman sonraki 
kitaplarda buraya erişmeyi kolayca başardı... Bu kitap da diğerleri kadar keyifli. Osman’ın bu çok 
yüksek çıtayı rahatlıkla dengelemesi dikkate değer bir başarı.” Minneapolis Star-Tribune 
 
“Çoksatar kitapların yazarı Osman’ın Perşembe Günü Cinayet Kulübü gizemlerinin üçüncüsü (İki Kez 
Ölen Adam’dan sonra) güzelce örülmüş bir olay örgüsüyle birlikte kahkahalar da attırıyor... Temposu 
yüksek, karakterleri zeki ve ilgi alanları ve geçmişleri bakımından oldukça çeşitli. Mizah genellikle 
yaşlanmanın tuhaflıklarını anlayan okurlara hitap ediyor. Osman her zamanki gibi eğlendiriyor.” Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cef876d-4d35-4a36-b100-9e97e472e971.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızda Kalmasın</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar edebiyat dergileri için söyleşiler yaparak, yazılar yazarak, on yıla yakın zamandır Bafra’da çıkardığı Edebiyat Nöbeti dergisiyle Anadolu’daki nitelikli edebiyat damarını besleyerek Türkiye’nin kültür sanat ortamına büyük katkılar sunan Celal Karaca, Aramızda Kalmasın’da okuru karikatür, edebiyat, tiyatro, sinema dünyasının dev isimleriyle buluşturuyor. Attilâ İlhan’dan, Vedat Türkali’ye, Rasih Nuri İleri’den Vüs’at O. Bener’e pek çok isimle yaptığı söyleşilerde hayata, Türkiye’de aydın olmanın sorumluluğuna, sanatın ticarileşmesine dair büyük bir tabloyu farklı fırçalarla resmediyor. 
Kitapta röportajı olan kişiler: Attilâ İlhan, Vedat Türkali, Vedat Günyol, Vüs’at O. Bener, Rasih Nuri İleri, Ahmet Özer, Hasan Kıyafet, Turgut Çeviker, Mahmut Makal, Zerrin Koç, Altan Erkekli,  Tuncer Cücenoğlu, Semih Poroy , Bedri Koraman, Behiç Ak, Zeynep Aliye, Semrin Şahin, Erdoğan Alkan, Emin Nedret İşli, Ozan Telli, Kadir İncesu, Turhan Feyzioğlu, Mustafa Işık, Osman Bozkurt, Salih Aydemir, İhsan Işık, Oktay Güzeloğlu, Akın Ersöz, Hatice T. Doğanay, Meryem Gülbudak, Cemalettin Kavaklıgil, Turhan Gürkan, Ahmet Yıldız, İsmet Lokman, Kadir Doğruer, Mustafa Bilgin, Kürşat Coşgun, Yaşar Yeniceli, Orhan Taylan, Ferdi Akarnur, Hikmet Karagöz, Yekta Keçeli, Sırrı Gültekin, Aziz Sivaslıoğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d4d536-8411-4623-99d3-1f968d486a0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükler ve Küçükler</image:title>
            <image:caption>İç dünyamı sanatla beslediğim güzel günlerden biriydi. Gözüm gönlüm açık, üretken bir halde etrafa ışık saçan görünüşümle dolaşıyordum. Yokuş aşağı inerken ayaklarım havalanıyor, düz yola vardığımda gizemli bir kişiliğe bürünüp halkın arasına karışıyordum. Karşılaştığım her insanın ruhuna ortak oluyor, onunla dünya saati olarak tanımlanamayacak bir hızda ve yetkinlikte yaşıyor, kendi bedenime geçiyor, yaşananları anlamlandırıyor, ruhuma katıp, ardından diğerinin ruhuna girerek orada yolculuğa çıkıyordum. Kendimi helak edilmek üzere olan bir kavimden ayıklanmış gibi hissediyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc333a80-f148-4dbf-b5f6-3ab207641084.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şirin ve Do Majör Şirinfoni</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e91fb24-a88c-4ea7-b45d-7a54252b2f8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven ve İlham Ver Başkalarının İçindeki Mükemmelliği Açığa Çıkarmak İçin</image:title>
            <image:caption>Güven: Her Şeyi Değiştiren Tek Şey adlı etkileyici kitabın yazarı Stephen M. R. Covey, Güven ve İlham Ver’de dünyamızın değiştiğini ama liderlik tarzımızın değişmediğini belirtiyor. Kuruluşların, ekiplerin, okulların ve ailelerinin çoğu bugün hala “Kumanda ve Kontrol”e dayalı bir modelden yola çıkarak mevkiye, hiyerarşilere ve uyuma odaklanıyor. Ancak işgücünün değişen demografisi, işin kendisinin değişen doğası ve nerede nasıl çalışacağımıza dair seçenekler nedeniyle, bu eski yaklaşım artık zaman aşımına uğradı. 
Covey’in çözümüyse basit: Eski Kumanda ve Kontrol modelinden yeni “Güven ve İlham Ver” tarzına geçmek. Güven ve İlham Ver yaklaşımı, insanların yaratıcı, iş birliğine yatkın ve potansiyelle dolu olduğuna inanmakla başlar. Paradigmayı değiştirir ve modeli, başkalarını yönetmekten insanlara liderlik etmeye, konumdan etkiye, denetlemekten güvenmeye, motivasyondan ilhama dönüştürür. Liderler mikro-yönetime başvurmak yerine kendini yönetmenin gücünden yararlanırlar. Daha fazla itaat yerine yürekten bağlılığı ve onunla birlikte gelen tutku ve yaratıcılığı ortaya çıkarırlar. Bunun sonucuysa Kumanda ve Kontrol’ün üretemeyeceği düzeyde bir aidiyet, işbirliği ve performanstır. İnsanlar güvenilmeyi isterler ve güvenen bir liderleri olduğunda ellerinden gelenin en iyisini yapmak ve en iyi şekilde üretmek için ilham alırlar. “Yıllar boyunca insanlara başucu kitabımın ‘Güven’ olduğunu söyledim. ‘Güven ve İlham Ver’i okuduktan sonra, artık iki başucu kitabım olduğunu söylemek zorundayım.” -Zoom’un kurucusu ve CEO’su, Eric Yuan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424732dd-41b6-4826-8653-e87753786aed.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Canavarı - 1</image:title>
            <image:caption>Müzik canavarı 1 kitabımız ; Anaokulu ve ilkokul 1-2-3 öğrencileri içindir.  Milli eğitim müfredatına eş değerde, Milli eğitim ders kitapları blok flüt çalgısını işler ve Türk müziği içeriklidir. Müzik canavarı serisi sadece okulda müzik teorisi değil her türlü çalgı eğitimini verir. Royal Academy müzik sınavlarına hazırlanan öğrenciler için uygundur ve Orff eğitiminden sonra nota bilgisi başlangıcı İçin kolay öğrenim sağlar.
Her müzik öğretmeni öğrencisinin nota bilgisi olmasını ister. Çalgı eğitimi başlangıcı İçin en önemli faktör budur.Fakat notaları öğretirken hikayeleştirme, dikkat çekme, eğlenceli etkinlik önmeli rol oynar, işte bu noktada Müzik canavarı var. Kitabımızı Devlet okullarındaki öğretmenlerimiz ek kaynak, özel kurum öğretmenlerimiz direkt ders kitabı olarak kullanabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0af6a6d-7756-4dda-975e-9e02c1ff1ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kalbi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fırtına yeni başlıyor. 
Peki hayatta kalabilecek misin? 
 
Elisa ve Çınar yollarını ayırsa da yaşanan bir felaket onları yeniden birleştirir. Ancak artık ikisi de eskisi gibi değildir. Özellikle Elisa çok değişmiş, dikenleriyle herkesi tehdit eden bir gül hâline gelmiştir. Öyle ki arkadaşlarına, ona ihanet eden insanların yanına döndüğünde düşündüğü tek şey kırık kalbinin hesabını sormak olacaktır. 
 
Elisa ve Çınar kendi savaşlarının tutsağı olurken işler diğerleri için de hiç yolunda gitmez. İhanet ve ölüm, zehirli bir yılan gibi aralarında kol gezmekte ve benliklerine nüfuz etmektedir. Ancak her yalan, bir gün mutlaka gerçekle yüzleşecek ve taşlar yerine oturacaktır. 
 
Karanlıklar yerini aydınlığa bırakacağı sırada, akıllardaki tüm soruları yanıtlayacak bir adam çıkagelir. Ama artık sorular mı daha tehlikelidir yoksa cevaplar mı? 
 
“Beni kanatlarım olduğuna inandırdın, Çınar. Gökyüzüne yükselmeye teşvik ettin ve tam bulutların üzerine çıkmışken aniden kanatlarımı kesip attın. Bir daha uçabileceğime olan inancımı kaybedeceğimi hiç mi düşünmedin?” 
 
 
Uyarı: Yetişkin Okurlar İçin Uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c8114c-bc16-43cc-b2f8-949d5612bb5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kalbi 2</image:title>
            <image:caption>Fırtına yeni başlıyor. 
Peki hayatta kalabilecek misin? 
 
Elisa ve Çınar yollarını ayırsa da yaşanan bir felaket onları yeniden birleştirir. Ancak artık ikisi de eskisi gibi değildir. Özellikle Elisa çok değişmiş, dikenleriyle herkesi tehdit eden bir gül hâline gelmiştir. Öyle ki arkadaşlarına, ona ihanet eden insanların yanına döndüğünde düşündüğü tek şey kırık kalbinin hesabını sormak olacaktır. 
 
Elisa ve Çınar kendi savaşlarının tutsağı olurken işler diğerleri için de hiç yolunda gitmez. İhanet ve ölüm, zehirli bir yılan gibi aralarında kol gezmekte ve benliklerine nüfuz etmektedir. Ancak her yalan, bir gün mutlaka gerçekle yüzleşecek ve taşlar yerine oturacaktır. 
 
Karanlıklar yerini aydınlığa bırakacağı sırada, akıllardaki tüm soruları yanıtlayacak bir adam çıkagelir. Ama artık sorular mı daha tehlikelidir yoksa cevaplar mı? 
 
“Beni kanatlarım olduğuna inandırdın, Çınar. Gökyüzüne yükselmeye teşvik ettin ve tam bulutların üzerine çıkmışken aniden kanatlarımı kesip attın. Bir daha uçabileceğime olan inancımı kaybedeceğimi hiç mi düşünmedin?” 
 
 
Uyarı: Yetişkin Okurlar İçin Uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7210a061-c8c2-4bf1-9269-b4cdfa628100.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezenti Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Siz hiç Gezenti Çocukları duydunuz mu ? Hasankeyf’in eşsiz güzelliklerinin içinde yaşayan Elif’in tek hayali, bir gün Gezenti Çocukların arasına katılmaktı. Akıllı, meraklı ve bisikletleriyle uçarcasına yol alan bu grubun üyesi olabilmek… 
Hatta bunun için her şeyi yapmaya hazırdı ama bir gün topraklarına «Talih Kuşu» geldi… Dokuz yıl Batman’da öğretmenlik yapan Serap Şahin, bu süre boyunca Hasankeyf’e ve bölge insanına hayran olmuş. Yıllar önce sular altındaki büyük yalnızlığına çekilen bu kadim toprakları, Şerap Şahin’in kaleminden okumak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73f230c-146e-4956-b52e-7c52586ce028.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kaplan, Betsy ve Mavi Ay</image:title>
            <image:caption>Evvel zaman içinde, dünya haritasında olmayan bir adada, BETSY K GLORY adında küçük bir kız yaşarmış. Günün birinde esrarengiz BAY KAPLAN ile tanışan Betsy kendini bir anda mırrrkulade bir maceranın ortasında buluvermiş. Bay Kaplan, Betsy, bir deniz kızı, bir dondurmacı ve bir sirk dolusu akrobat, kurbağa prensese yardım edip Gongalong Adası’nı acımasız dev anasından kurtarmak için kolları sıvamışlar. Bunun için tüm dilekleri gerçekleştiren, sihirli bir dondurma yapmaları gerekiyormuş. Ama bu dondurma sadece mavi Ay ışığında toplanan çileklerle yapılabilirmiş. Ve Ay sadece hiçbir zaman mavi olurmuş… Costa Çocuk Kitabı Ödülü ve Carnegie Madalyası sahibi Sally Gardner’ın kalemini ustaca konuşturduğu; ödüllü çizer Nick Maland’ın çizimleriyle renk ve eğlence kattığı BAY KAPLAN, BETSY ve MAVİ AY her sayfası birbirinden renkli karakterlerle, tuhaflıklarla ve eğlenceyle dolu eşsiz bir macera. Bu kitap, okumayı daha kolay ve eğlenceli hâle getirmek için özel olarak tasarlanmış olan mavi mürekkepli Dyslexie fontu ile basılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f6315b-9224-4385-8d5f-bf77c23d1526.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihrin Kıyısındaki Ev</image:title>
            <image:caption>“Bazen, farkında olmasanız bile, sihirden sadece bir fısıltı kadar uzakta olursunuz.” 
 
Dokuz, Bin Hazine Yuvası’ndaki hayatından kaçmaya kararlı bir yetimdir. Gizemli bir kadının çantasından ev şeklinde bir süs eşyası aldığında, bu tuhaf evin küçük kapısını çalar ve onun kocaman, karmakarışık bir eve dönüşmesine şahit olur. Evde üç yıldır lanetin etkisiyle sıkışıp kalmış olan seksek oyununda fazlasıyla iddialı genç büyücü Flabberghast, toz alma püskülüyle duygusal bir bağ kurmuş, tuhaf bir kâhya olan trol Eric ve simya deneyleri yapan Doktor Kaşık yaşamaktadır. 
Lanet yüzünden kütüphanedeki kitapları asla koyduğunuz sırayla bulamaz, çoraplarınızı birbiriyle eşleştiremez ve asla çay içemezsiniz. Çünkü çay dolabına her dokunduğunuzda lanet sizi etkiler ve farklı bir şeye dönüştürür. Bu ev üç yıl boyunca bir lanetin etkisi altındadır. 
Evden dışarıya çıkamazlar, haftanın her günü farklı bir yaratık kapının dışında nöbet tutmaktadır. Dokuz’un kapıyı çalıp onların hayatına dâhil olmasıyla bu sihirli laneti bozmasını beklemektedirler. Eğer Dokuz bu laneti kaldırmayı başarabilirse onu yeni bir hayatla ödüllendirebilirlerdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bd903d2-9ba8-4f2c-affb-a6f72adb29ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes Rivayetleri</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır aramızda yaşayan, zamanın içerisinde süzülüp giden, imparatorlukların kuruluş ve yıkılışına tanıklık eden bir adam. Göktürk Kağanlığı’nda doğdu, ölümsüzlüğünü keşfeden Kam Ana Kambur adını koydu: Nefes.  
Sayısız yoldaşı oldu ama hiçbiri Gölge kadar iz bırakmadı. Öldükten sonra başka bedenlerde yeniden hayat bulan bu kadınla çağlar boyunca kesişen yolları bazen aşka,
bazen felakete çıktı. 
Hakkındaki rivayetlerin her birinde Nefes’in bambaşka bir yüzü anlatıldı, akla kara birbirine karıştı: Ölümden mahrum bırakılmış alelade biri mi, tarihin akışını değiştiren bir kahraman mı yoksa tabiatın yasalarına başkaldırışıyla dünyamız için bir tehdit mi? Belki de hepsi…  
Nefes Rivayetleri, edebiyatımızın nitelikli yazarları tarafından farklı bakış açılarıyla ele alınan, geçmişten geleceğe uzanırken edebi türler arasında maharetle gezinen bir ölümsüzlük anlatısı, modern bir mit inşası. 
14 yazardan 14 çarpıcı öykü 
Mehmet Berk Yaltırık,  Saygın Ersin, Ozancan Demirışık, İsmail Güzelsoy, Afşin Kum, Meryem Gültabak, Funda Özlem Şeran, Emirhan Burak Aydın, Deniz Erbulak, Ayfer Kafkas, Murat Başekim, Ekin Açıkgöz, Hikmet Hükümenoğlu, Gökcan Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/584fd1f3-182d-440d-9aaa-ed7e15ee7f9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Gezegeni Barbarları</image:title>
            <image:caption>MİLYONLARCA HAYRANA ULAŞAN ULUSLARARASI ÇOK SATAN 
 
ROMANTİK BİLİMKURGUNUN ZİRVESİ 
 
Bir insanla bir uzaylının arasındaki sıra dışı aşkı keşfedin... 
Georgie ile Vektal’in buzlar üzerindeki alevlerine şahit olun... 
 
Uzaylılar tarafından kaçırılmanın başınıza gelebileceken kötü şey olacağını düşünürsünüz değil mi?... 
Ama hayır, daha kötüsü de var. Bu uzaylılar, gemileriyle ilgili bir sorun yaşadılar ve insan kadınlardan oluşan kargolarını –yani bizi– buzdan bir gezegene terk etmeye karar verdiler ve işler daha da beter oldu. Gezegenin vahşi kış ortamında hayatta kalacak donanıma sahip değiliz. Bizi kurtarmak için yardım bulma umuduyla karda ilerlerken, aradığım yardım beni buluyor. Kendisini oldukça… şaşırtıcı bir şekilde sunan, mavi boynuzlu, büyük ve heybetli bir uzaylı bu; Vektal. Karşımda göğsü titriyor ve bunun benim onun eşi, onun seçilmiş kadını olmamdan kaynaklandığını söylüyor. Benim ve halkımın hayatta kalmasına yardım edecek gibi. Peki ya sonra?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e361ab-bc58-438a-bc73-e63a2b42db01.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İnsanlar İçin Büyük Sözler: Sevgi</image:title>
            <image:caption>Sevgi ne demek 
hiç merak ettin mi? 
 
Bu kitap, dünyamızı sevgiyle doldurmak için ihtiyacın olan, gündelik dilimizdeki sözcükleri sana sunarak hislerini anlamana yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265fcd30-5a6f-46ac-a5a9-5d1bf4949d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Televizyona Dair</image:title>
            <image:caption>Televizyona Dair Umberto Eco’nun, 20. yüzyılın kitle iletişim evrenine damgasını vuran, “konuşan o tuhaf kutu”ya ve üretimlerine adadığı yazılarını okurla buluşturuyor. Araştırmacı, yazar, filozof, köşe yazarı, göstergebilimci, yayıncılık dünyasının önemli aktörü olmanın yanı sıra İtalyan radyo televizyonu RAI’nin kamu hizmeti yayıncılığında da görev almış Eco’nun televizyona, televizyon diline, televizyonun devreye soktuğu iletişim biçimlerine ve bu iletişim biçimlerini destekleyen teknolojilere, televizyonun ürettiği hayal gücüne, bunun sonucunda ortaya çıkan kültürel, estetik, etik, eğitsel ve özellikle de politik neticelere yönelik yazıları yaklaşık 60 yıl gibi geniş bir zaman aralığında kaleme alındı: İtalya’da ilk televizyon yayınlarının başladığı 1956 yılından televizyonun toplumsal kültür üretiminde ve dönüşümünde baskın denemeyeceği bir döneme, ekranın internet ve sosyal ağlarla birleştiği 2015 yılına uzanan yazıları kapsayan bu kitap, Umberto Eco külliyatının önemli bir halkasını oluşturuyor. 
 
 
“Eco, kendisini inanılmaz derecede kızdırmasına rağmen yine de bu olağanüstü iletişim aracına tutkundur. Öyle ki röportajların pek çoğunda, günün son saatlerini geçmişin hangi deviyle geçirdiği, akşamları ne yaptığı sorulduğunda neredeyse hep aynı yanıtı vermiştir: Ailece Komiser Columbo ya da Don Matteo izleyerek.” 
 
Gianfranco Marrone</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d9cf4b-a0d9-43cb-ba0c-211635265413.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimciliğin Ustaları</image:title>
            <image:caption>Apple, Netflix, Spotify, Starbucks, Google, Instagram, Nike ve Microsoft gibi dünyanın en ikonik şirketlerinin liderleri, Silikon Vadisi’nin efsane isimleri, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış stratejik sırlarıyla bu kitapta! 
 
Her iyi “fikir” iyi bir girişime dönüşebilir mi? Kazandıracak fikri nasıl bulur ve onu nasıl ölçeklendirebilirsiniz? Bir “hayır”dan neler öğrenebilirsiniz? Müşterilerinizi dinlemeyi ne zaman bırakmalısınız? Hangi yangınları hemen söndürmeli ve hangilerinin büyümesine izin vermelisiniz? Ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirirken gerçekten para kazanabilir misiniz? 
 
LinkedIn’in kurucusu Reid Hoffman, Girişimciliğin Ustaları’nda June Cohen ve Deron Triff’le işbirliği yaparak birçok cesur, ezber bozan start-up’ın daha önce anlatılmamış hikâyelerini paylaşıyor. 
 
Çağımızın en önemli girişimlerine büyüme imkânı sağlayan şaşırtıcı stratejileri, birinci ağızdan öğrenilen fikirler ve bilgileri bir araya getiren bu kitap, size de iş yapma şeklinizi yeniden tasarlamanız için benzersiz bir rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c80b2ca6-23d5-4da5-95c0-a53a95c591a2.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokullar İçin Mandala Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Çek-Kopar şeklinde hazırlanan sayfalarla çocuk boyadığı sayfaları istediği yere asabilir, sevdiklerine hediye edebilir. Detaylı çizimleri ile çocukların odaklanma becerisini geliştirir, görsel hafızalarını güçlendirir, zihin gelişimlerine katkı sağlar. 
 
Haydi bakalım! Eğlence başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117660</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89482e48-74ce-4f26-8929-474fa1bdd8a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hesaplaşma</image:title>
            <image:caption>Fakir bir ailenin tek çocuğudur kendisi. Çok sonraları olmuş Selim. Anne babası çocuktan umutlarını kestiklerinde dünyaya gelmiş. Zengin bir adamın evinde çalışırken evin kızını ayartmış, kaçırmış kızı. Evde doğum yaparken ölmüş karısı. Kızın ailesi kızlarına öyle kinlenmişler ki cenazesine bile gelmemişler. Tavanın içine yağ koydu, üç tane yumurta kırdı. Yağın ve pişen yumurtanın harika kokusu çadırın içini kapladı. Öbür tarafına dönerek üç günlük ekmeği bıçakla dilimlere ayırdı. Ekmeği dilimlerken ekmek kırıntıları yanlara dökülüyordu. Üç gündür yeni kumanya gelmemişti, elde bulunanlarla idare ediyorduk. Bugün ya da yarın yeni erzakı ulaştırırdı ordugah. Yumurta olmuştu, tereyağı yumurtanın üzerinde cızırdayarak köpürüyordu. Yumurtayı tüpün üzerinden aldı, çaydanlığı tüpün üzerine koydu. “Komutanım hemen mi yemek istersiniz, çayın olmasını beklersiniz?” diye sordu. “Çay olsun biraz sonra yiyelim, biraz uykum açılsın.” dedim. “Tamam, komutanım, nasıl isterseniz…” dedi. 
Yüzüne dikkatle baktım. Yüzüne baktığımı fark etti, başını öne eğdi. “Hikayeni anlatsana bana…” dedim.
“Ne anlatayım komutanım, benim hayatımdan ne olur ki?” 
“Her şeyi, anneni, babanı, karını, çocuğunu anlat bana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15def6d1-eec2-4511-ba18-80c041720df2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Rekreasyonel Etkinliklere Katılan Bireylerin Fiziksel Aktivite ve Genel Öz Yeterlilik İnancı Arasındaki İlişki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GEREÇ VE YÖNTEM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/825a9831-45ef-4bce-87be-86d2877ec9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi O Zaman</image:title>
            <image:caption>Zor zamanlarınızı düşünün! Her sıkıntının sonunda feraha çıkmadınız mı? Gözyaşı dökerken, bir dostunuz aniden kapıda belirmedi mi? İşsiz kaldığınızda, hiç olmadık bir yerden iş teklifi almadınız mı? Zihnimizin derinlerine daldığımızda, parçaları birleştirmek hiç de zor değil. Hem öğretmen, hem de öğrenciyizdir hayatın içinde. Doğduğumuz aile, gittiğimiz okullar, sıra arkadaşlarımız, sevgilimiz, eşimiz, çocuğumuz ve daha birçok insan ve olaylar. Her ilişki, farklı bir yönümüzün aynasıdır ve bizler de birbirimiz için birer aynayızdır aslında. Buradan yola çıkarak, daha güzel yansımalar ve öğretiler için, HAYDİ O ZAMAN!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de716d92-c543-4f61-a216-75e1291b04e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Delisinin Yeryüzü Notları</image:title>
            <image:caption>Bir maruzatım var şehir hakimi 
Gece yarısı saat üçte uyandırılır mı kuşçu 
Hangi kanala girdi toplumsal kurtuluşçu 
Sınıfım nerde kafa kağıdım nerde 
Adalet nerde soy sop kaydım nerde 
 
Ezberimdeydi daha dün dövüşeceklerim 
Unuttum unutacağım varmış ciğerim 
Hal ve gidişten apışıp kaldı mı 
Başkandan saymıyorlar adamı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1987478-9c58-404f-a960-96f27626a909.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerin Spor Hizmetlerinde Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5.TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117665</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1427aa7b-fdbf-4e7c-9e7a-dcc5dcae57df.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Kralı’nın Kalbi</image:title>
            <image:caption>AŞK EN KESKİN HANÇERDEN BİLE DAHA TEHLİKELİYDİ 
 
Her genç kız bir gün kralla evlenmenin hayalini kurardı. 
Ama Peri Kralı’yla değil. 
Çünkü bu, ölümle dans etmek demekti. 
 
Perilerle insanlar arasındaki kanlı savaştan sonra bir anlaşma yapılmıştı. Buna göre her yüzyılda bir Seçilmiş iki insan kız, soylu perilerle evlenmek üzere Periduvarı’nın diğer tarafına gönderiliyordu. Evelyn Fairfield, Hasat sırasında reşit olacağı günün korkusuyla büyümüştü. 
Sonbahar Sarayı Kralı’nın vahşetleri kulaklarına gelse de Evelyn’le ablası güvendeydi çünkü köylerinden iki kız seçilmişti bile. Ancak Seçilmişlerin Kral’a ihanetten idam edilmesi üzerine ablasıyla beraber onların yerini doldurmak zorunda kalacaktı. 
Neyse ki Evelyn’in müstakbel eşi Prens tüm önyargılarının aksine büyüleyiciydi. Ama ablası sırra kadem basınca, Evely’nin anlaşmanın bozulmaması için canavar Peri Kralı’yla evlenmekten başka 
şansı olmayacaktı.  
 
Ablasının kaybının altında yatan entrikaların ve Kral’a duymaya başladığı tutkunun girdabına yakalanan Evely’nin kapıya dayanmış savaşı durdurmak için bu kez mantığından fazlasına ihtiyacı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0218b987-4d99-4dc1-8e81-ca3b7d712d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Dünya Savaşına Davet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, günümüzde yaşanan ve bütün kötülüklerin kaynağı olan savaşlara, açlık çeken ve evsiz barksız ortalıkta perişan bir şekilde dolaşan yüz milyonlarca insanın mevcudiyetine ve insanlığın müşterek serveti olan denizlerin, göllerin, akarsuların, toprağın ve havanın kirlenerek tahribata uğramasına, ormanların da yanarak kül olmasına; suların, doğal kaynakların sorumsuzca israfına; masum yavruların evsiz barksız, anasız babasız ortalıkta kalmalarına, işçi olarak çalıştırılmalarına, ellerine silah verilerek cepheye sürülmelerine, organlarının çalınmasına; Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın etkisiz kalması dolayısıyla dünyamızın kural tanımaz şahıs ve devletlerin pervasızca hüküm sürdüğü bir alan manzarası arz etmesine; komşular açken tok yatılmasına rızası olmayan, silahı bilgi, cephanesi merhamet ve sevgi olan gençlere yeni bir medeniyet anlayışının temellerini atma yolunda nasıl örgütlenebilecekleri, iş birliği ve dayanışmaya girişebilecekleri hususunda bir yol önermektedir. 
 
“3. Dünya Savaşı’nda hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama 4. Dünya Savaşı’nda taş ve sopalar olacağını biliyorum.” Albert Einstein</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1b6dfc-ca6c-49dd-bbdb-4d8b8026b47d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevhid-i Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>Tevhid-i İnanış, Tevhid-i Görüş, Tevhid-i Duruş, Tevhid-i Yaşayış, Tevhid-i Yürüyüş ve Tevhid-i Ölüş, ve Tevhid-i Diriliş düşüncesi çerçevesinde kaleme aldığı şiirlerini şairimiz Ömer Ülger, “Tevhid-i Yürüyüş” adlı kitabında bir araya getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2815995c-8efa-49fb-9dac-12226ce9c734.jpg</image:loc>
            <image:title>Benliğimin Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Benliğimin Şarkısı’nda, Walt Whitman bizi benlikte ve kâinatta Homerik bir yolculuğa çıkarıyor; ben’in (I), göz’ün (eye), sen’in (you), nefesin, bedenin, sözün, imgelemin ve esrimenin sonu gelmez şiirini elli iki bölümlük bir destana sığdırıyor. 
 
Çimen Yaprakları’nın köşe taşı, Amerikan şiirinin Big Bang’i ve modern şiirin öncü şaheseri Benliğimin Şarkısı, Ed Folsom ve Christopher Merrill’in kapsamlı incelemeleri eşliğinde “ölüm döşeği” (1892) versiyonuyla okurların beğenisine sunuluyor. 
 
“Yolumun başkalarından farklı olduğunu gayet iyi biliyorum. Çoğu büyük şair, kişisel olmaktan uzaktır; bense kişiselim. Ötekiler şahsiyetleri, olayları, tutkuları resmederler ama asla kendilerinden bahsetmezler. Benim şiirlerimde her şey kendi etrafımda döner, kendimde yoğunlaşır, kendimden yayılır. Tek bir ana kahraman vardır, o da tüm insanlığın bende suret bulan karakteridir. Ama kitabım, her okurun kendini bu merkezî konuma aktarmasını ve her sayfanın, her arzunun, her dizenin bizzat hayat çeşmesi, öznesi, deneyimleyeni olmasını mutlak surette zorunlu kılar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117669</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73ee4869-124f-4354-8394-c694c35a2c54.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Yanında Olurum Ama Sakın Yükselme</image:title>
            <image:caption>Hayat, tercihlerimiz ve tecrübelerimizle ilerleyen bir yolculuk. Hepimizin yolu da birbirinden farklı. Küçük yaşımdan itibaren kadının istihdama katılımını, üretmesini önemsedim. 
Kadın üretirse, mutlu olur ve Türkiye daha da büyür. Binlerce kadının derdini dinleyince Yeni Dünya İş Kadınları Platformu çatısı altında istihdam seferberliği başlattım. İstihdama katılan her bir kadın ayağa kalktı.  
“Düş, Yanında Olurum Ama Sakın Yükselme” derken neyi kastediyorum, biliyor musunuz? Düşenin yanına herkes gider, belki de onun düşmesinden de mutlu olur çoğu insan. Fakat aynı insan yükseldiğinde ise onun başarısını hazmedemediğinden tebrik bile etmez ya da edemez. Başınıza gelmiştir muhakkak. Siz düştüğünüzde iyi niyetle yanınızda olanlar vardır. Onlara iyi bakın, yükseldiğinizde yanınızda olmayacaklar. 
Kitabın telif geliri, Anadolu’daki kadınlarımızın istihdama katılımı için yeni atölyeler kurulmak üzere kullanılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270bcef8-92c5-44a0-bd3d-c049a409cd72.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrim Dışı Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Bir yanlışlık sizce nelere yol açabilir? 
Ankara&apos;dan Karadeniz&apos;e uzanan bir yolculuk... 
Dijital ekranların ötesinde gelişen &quot;gerçek&quot; bir arkadaşlık... 
Beklenmedik olaylar... Ortaya çıkan sırlar... 
Haydi! Hem dijital teknolojileri akıllı, bilinçli ve güvenli kullanmanın yollarını öğrenelim, hem de sıcacık bir arkadaşlığın nasıl geliştiğine şahit olalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eebd2bba-70d8-47cf-a667-55d50b2b710f.jpg</image:loc>
            <image:title>Diablomachia 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Neve, iyi kalpli ifritlerle birlikte uzun süredir dünya üzerinde mutlu bir şekilde yaşıyor. Görevi de, iyi oldukları için cehennemde işkence gören ifritleri dünyaya çağırmak. 
Ancak cehennem ifritleri onları avlamak için dünyaya gelmeye başlayınca, Neve insanüstü güçlerini keşfedecek ve sevdiklerini korumak adına savaşmak zorunda kalacak. 
Vereceği bu savaşın, tüm değer yargılarını altüst edeceğini henüz bilmese de...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a3dd6b-34ab-4526-b6a1-73c93df9ee58.jpg</image:loc>
            <image:title>Diablomachia 2 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Yeni güçlerini kullanarak devasa ifritlerle savaşan Neve, sığınağa döndüğünde ortalığı harabe hâlde buluyor... Arkadaşları olan iyi ifritler ortadan kaybolmuş durumda. 
Neve, karanlık bir örgütün iki ajanı eşliğinde, Don Verso ve diğerlerini bulmak için ipuçlarını aramaya koyuluyor. 
Yolculuğu sırasında hem gücünün doğası hem kudretinin kapsamı hakkında biraz daha fazla şey keşfedecek. Ayrıca kötü ifritlerin ne kadar acımasız olabileceğini de!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aadab33-c930-40d6-a4d7-d61782111ba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumuş Gül Ağacı</image:title>
            <image:caption>gökyüzü 
yorgun atların 
dinlendiği yer midir 
 
uzun hüzünlerden 
geçerek geldik 
bağ içinde miyiz 
yeşil çimen üstünde mi 
taşta mı 
 
onulmaz yaralar 
tükenir bir gün 
yüzün sararmış kuru otlar gibi 
gövden gökyüzü 
 
yorgun atların 
dinlendiği yer midir şimdi gökyüzü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd7f51b-4dcf-4924-8be9-fbef32a9e7a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ey İnsan</image:title>
            <image:caption>insanın alacakaranlığında kanat çırpıyor 
“minerva’nın baykuşu” 
zirveyle çukur ayrışıyor 
egemenler ve egemen oldukları teknokratların dünyası 
yoksul ve yoksun milyarların dışına çıkıyor 
kapanıyorlar kendi lüks ve konforlu sitelerine 
yüksek duvarlarını da yine yoksul ve yoksun olanlar 
koruyor son model silahlarla 
oralardan silikon vadilerinden yönettikleri 
pek yeni pek modern ve masum algoritmalarıyla 
çoktan ele geçirdiler aklımızı fikrimizi 
bilimcilerse buldukları ve bulacakları ile şaşkın 
kapılıp gittikleri quantum âleminde 
mutludurlar umudumuz onlarda deniyor ya 
ne yöne dönecek rüzgârın gülü bilmiyoruz ki daha 
bildiğimiz parçaların karmaşık dünyasında 
bütüne doğru parçaların parça olmaktan çıktığı 
zamanın uzamın içinde eylemin devinimin 
ta kendisine doğru uçuyoruz 
uçuyoruz çünkü en iyisi hayatın kendisidir 
dönüp dursun o zaman minerva’nın bilge baykuşu da</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e522576b-0c3a-4161-8130-9d6cb98c9e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Selected Articles from Rethinking Critical Pedagogy</image:title>
            <image:caption>Five years ago, the Critical Education Network (CEN) ignited a transformative academic journal known as Rethinking Critical Pedagogy (RCP). Comprising teachers, professors, graduate and undergraduate students, publishers, and website designers, CEN is a voluntary organization committed to fostering emancipatory education, both locally and globally. This initiative was a pivotal response to the prevailing neoliberal culture to foster critical perspectives in education and challenge market-driven, oppressive, and dehumanizing educational policies. 
 
Our collective intention in launching RCP was to create spaces for scholars (especially young scholars and educators), writers, and educators who are deeply committed to emancipatory education. This undertaking remains crucial, given the current academic environment dominated by a neoliberal capitalist culture that often marginalizes works that are critical of market-driven and dehumanizing educational practices. 
 
RCP aimed to broaden the horizon of critical pedagogy, urging educators to engage in domains such as justice and STEM, the potential of digital pedagogy, identity politics, neoliberal hegemony, and race or class as root cause of oppression as well as the realm of critical mathematics education. Unfortunately, these crucial research areas seldom receive the attention they deserve from critical scholars and writers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39620f22-d5fb-434e-aa96-cff1a2362a45.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyaloğa Giden Yol P4C Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma diyalog ve eğitim ilişkisine, zaman zaman bu kavramlardan bir tanesine ağırlık vermekte ama temelde diyalog eğitimi konusuna odaklanmaktadır. Devamı niteliğindeki çalışma olarak diyaloğun çeşitli alanlarda ele alınması ve sosyal kurumlardaki pratiklere ve olanaklara bakılması tamamlayıcı olacaktır. 
 
Kitap bir yandan Milli Eğitim uygulamaları, sınıf dinamikleri, okul iklimi ve ezberci eğitim pratikleri deneyimlerine diğer yandan teorik ve akademik çalışma ve araştırmalara dayanmaktadır. Çalışma bu anlamda hem zorluk hem de avantaj barındırmaktadır. Okuyucu bu taraflardan bir tanesine vakıf olup diğerine uzak olabilir. Bu nedenle kuram ve uygulamanın bir dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6d5618e-b508-460a-9322-3c51bd04c261.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerelden Evrensele Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet döneminde yetişen biri olsa da kadına hiçbir şey gökten zembille sunulmaz. Yaşar Seyman da doğuştan sahip olduğu yeteneklerini, kendini içinde bulduğu koşulların olanakları kadar olanaksızlıkların diyalektiğinden beslemiş bir yazardır. Var olan değerler sisteminden karakterine uygun olanları özümseyerek zenginleşmiştir. Tıpkı 19.yüzyılda yaşamış Fransız tarihçi ve düşünür Hippolyte Taine’nin çevre teorisinde belirttiği gibi, bir sanatçıyı ve sanat eserini belirleyen ögeler “ırk, çevre ve an”dır. O eseri yaratan sanatçının içinde bulunduğu ortamın önemi (milieu/çevre) ve sanatçının bireysel deneyimi (moment/an) esere yansır. Çağdaş bir yaşam, kadın-erkek eşitliği ve çok kültürlü toplum yapısını savunduğundan sosyolojik olarak ataerkil, muhafazakar ve milliyetçi yapıların bariyerleriyle karşılaşan Seyman da onlarla kalemiyle mücadele eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391bf419-43d1-46f9-9c34-69330e35298a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kırıklığı &amp; Ödül</image:title>
            <image:caption>Yanıtlamak kimi soruları, cesaret ister; yanıt bir sorumluluktur aynı zamanda. Soruyu yaşamın her anında yanımızda taşısak da, tıpkı ölülerimizin duyu organlarımız aracılığı ile sızıverdiği zihnimizde kalıcılaşan çürüme kokusunda olduğu gibi, yanıtı gizleme çabası içindeyizdir hep; çünkü “beni intihar paklar” demek kolay, eyleme geçmek zordur. Kim bilir belki de bilinmezliğidir onun; bizi yarı yolda bırakan, her seferinde yolda bırakan. Yaşam da en az ölüm kadar bilinmezdir oysa, yaşadıkça öğrenilen, acı içinde öğrenilen. 
 
Anıların yol göstericiliğinde gördüklerimizden korkmamayı öğrendiğimizde, kuşkusuz pek de kolay değil, göreceklerimize dair içimizde oluşan tedirginliği ve henüz var olmayana ancak olması kaçınılmaza dair tekinsizliğin yarattığı kaygıları atlatırız. Umursamamayı ya da geçmiş, bitmiş saymayı… geride kalana ait olmak üzere. Sonunda kimsesizlik, yalnızlık ve ıssızlık olsa bile. Hep öyle değil miydin; düşünmeye ve “anlamaya” başladığım andan beri aslında? Geride kalan kocaman bir yanılsama sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198a3e00-4e59-4073-87ec-3282fdd11465.jpg</image:loc>
            <image:title>Suş</image:title>
            <image:caption>Volkan Bey&apos;in kızı Merve, rutin bir uçak yolculuğu yapacağını sanıyordu. Bu nedenle uçağa binerken aklında herhangi bir olumsuz düşünce yoktu. Ta ki uçak düşene kadar… 
 
Bilinmez bir yolculuğa atılan ilk adım, herkesi şaşkına çevirecekti. Volkan Bey içinse kızı Merve&apos;nin akıbeti önemliydi. Peki ya diğerleri? 
 
Tarık ve ekip arkadaşları, uçağın düştüğü bölgeye Merve&apos;yi aramaya gideceklerdi. Ama gördükleri manzara, olayın çok daha karmaşık olduğunu düşünmelerine neden olacaktı. 
  Her sayfasında büyük bir gizemin yer aldığı bu kitap, size bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de6f143b-d7d2-4add-9994-c23826d03c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Orman Dolusu Müzik</image:title>
            <image:caption>Tobi, güzel sesli karatavuklarla birlikte şarkı söylemenin hayalini kuruyor. Ama hayali sonunda gerçek olduğunda herkes kaçıp gidiyor çünkü Tobi’nin sesi… Nasıl desek? Biraz kötü!  
 
Tobi hayal kırıklığına uğramış bir şekilde ormana koşar. Çünkü hiçbir zaman iyi müzik yapamayacaktır. Yoksa yapacak mıdır? Müzik yapmanın şarkı söylemekten başka yolları da var mıdır?  
 
Yetenekli olmadığını düşünüyorsan şimdiye kadar hiç farkına varmadığın yeteneklerini keşfetmekle ilgili neşeli bir kitap bu. Ayağını yere vurarak ritim tutan tüm dört yaş ve üzeri çocuklar için…  
 
ANA TEMA: Müzik 
ALT TEMALAR: Yetenek, çalışma, ekip çalışması 
KAZANIMLAR: Çocuklar bu kitapla hayallerine ulaşmak için çalışmanın önemini kavrar; her insanın farklı yetenekleri olduğunu ve farklılığın doğurduğu zenginliği özümser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c5d326f-5bea-4e6c-9c82-7a92ba36a42e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Şefler Savaşı -7</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07560e68-8192-4d15-9a06-8db93847ff1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivas Kayak Tarihi 1917-2021</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         TÜRKİYE’DE KAYAK SPORUNUN BAŞLANGICI 
 
·         TÜRKİYE’DE İLK RESMİ KAYAK OKULU SİVAS SUŞEHRİ BULDUR KÖYÜNDE AÇILDI 
 
·         OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E BİR MİMAR ARİF HİKMET KOYUNOĞLU 
 
·         3.ORDU ERKAN-I HARBİYESİNE BULDUR’DAN YAZI (13 AĞUSTOS 1917 / 1333) 
 
·         ÜLKEMİZDE OSMANLI DÖNEMİNDE ASKERİ AMAÇLI BAŞLAYAN KAYAK SPORUNUN HALK TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLANMASI SÜRECİ 
 
·         HALKEVLERİNİN KURULUŞU VE FAALİYETLERİ 
 
·         SİVAS’TA KAYAK SPORUNUN BAŞLANGICI VE GELİŞİMİ 
 
·         ÜLKEMİZDE YAPILAN İLK RESMİ KAYAK YARIŞMASINDA SİVAS’TAN SPORCULAR 
 
·         SİVAS’TA KAYAK SPORUNUN GELİŞİMİ İÇİN KAYAK EĞİTİMİ….129 YENİ BİR DÖNEM 
 
·         KAYAKLI KOŞU BRANŞINDA ALTIN YILLAR 
 
·         YEREL KAMP PROJESİ 
 
·         SİVAS’TA KAYAK SPORUNA SPORCU, ANTRENÖR, İDARECİ OLARAK HİZMET ETMİŞ ÖNEMLİ ŞAHSİYETLER 
 
·         TARİHTE SİVAS BASINI VE KAYAK 
 
·         YILDIZDAĞI KIŞ SPORLARI VE TURİZM MERKEZİ 
 
·         ÜLKEMİZİN KATILDIĞI KIŞ OLİMPİYAT OYUNLARI 
 
·         TÜRKİYE KAYAK FEDERASYONU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1e20305-cbb5-48e5-98a5-247f11cc4810.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede Trampet Sesleri</image:title>
            <image:caption>Bertolt Brecht’in 1919’da kaleme aldığı, ilk defa 1922’de sahnelenen 
Gecede Trampet Sesleri, 1919 Berlin Spartaküs Ayaklanması’nın gölgesinde yaşanan olayları konu alır. Anna Balicke’nin nişanlısı Andreas Kragler, I. Dünya Savaşı’nda topçu eri olarak görev yapmıştır ama dört yıldır kayıptır. Uzun tereddütlerden sonra Anna, ailesinin isteği 
üzerine savaş vurguncusu Friedrich Murk ile nişanlanmayı kabul eder. 
Nişan günü Andreas aniden ortaya çıkar ve Afrika’da savaş esiri olarak 
tutulduğunu iddia eder. Anna’nın ailesi ve Friedrich, Andreas’a çulsuz 
bir baş belası muamelesi yapar; Friedrich’ten hamile olan Anna da 
Andreas’tan çekip gitmesini ister. Andreas kısa süreliğine isyancılara 
katılır ancak olaylar bu kadarla da kalmaz. Beklenmedik pek çok gelişmeden geriye Andreas’ın şu etkili sorusu kalır: “Fikirleriniz göklere çıkacak diye etim kaldırım taşında çürüyüp gitsin mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfdc7f97-55b5-4fda-b2ec-e635819225d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Türkiye&apos;de Göç ve Suriyeli Sığınmacılar</image:title>
            <image:caption>Anadolu, yüzyıllar boyunca evini yurdunu ardında bırakıp yollara düşen insanların hem geçiş güzergâhı hem de limanı oldu. Bu ülkenin tarihi, toplumu ve kültürü de uzak ve yakın geçmişin göçleriyle şekillendi. 
Bugün de trajik bir savrulmanın Suriye&apos;den Anadolu&apos;ya taşıdığı insanlar, tıpkı son iki yüzyılın muhacirleri gibi tutunmaya, çocukları ve kendileri için güvenli bir gelecek oluşturmaya çalışıyorlar. 
Suriyeli sığınmacılarla ilgili yanlış bilgi ve yargıların yaygınlığını göz önüne alacak olursak doğru bilgiyi ortaya koymaya yönelik her çabanın, akademik değerinin ötesinde ve ondan öncelikli olarak etik değerinden söz edilebilir. 
Bu eserin, sığınmacılara yönelik kamusal söylemin olumlu bir çizgiye doğru evrilmesine, adalet ve barış temelli bir perspektifin yaygınlaşmasına katkıda bulunması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0db3f34-b67e-4a27-9941-78ff3f60f738.jpg</image:loc>
            <image:title>Piaf Serçe - İç Sesler</image:title>
            <image:caption>uzak kentlerin uzak düşlerinden bir piaf göçtü alnında yazgım 
dağ gibi görkemli, sus bakışlı gözlerimin çeperinde aşk 
tomurcuklandı ansızın, düşler düştü gök küreden yüreğimin 
bakir ovalarına, ömrüm kanatlarında katmerlendi ansızın, 
masumiyet göğsümün gökyüzüsü hicran bulutlarını budayan, 
aşkı vuslata bulayan, kalbimin kılcallarına gökkuşağını kuşandı 
kışıma baharı sobeledi piaf hayatıma sızdı ansızın... 
 
yangınların en âlâsını yamaladım özüme, bir tutam köz kattım 
özlemime, sırf dul duygular bahtiyar olsun diye dua döktüm 
sistemin sahibine, sev dedi derinden gelen o kutsi ses, sesinin 
ateşinde yandı gece enkazında kalmış bir deprem yaşamış köy 
gibiydim, kekik kokularıyla örüldü tenimiz, sabahları tandırda 
taze ekmek kokusu sinen ellerimiz, şiir tarlası gibiydi tinimiz, 
gözlerimizin tortusundan aşka çağlayan pınarı çağrıştırıyordu, 
sade yaşamımıza yansıyan içsel sevgimiz ve aşka aşılandık 
uçtukça kanatlarında aşklandık piaf idik hüma olduk ansızın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23164cd0-9e2f-4e37-8933-431d00b208d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık Paşa</image:title>
            <image:caption>“Bu roman Meşrutiyetten evvelki zamanın romanıdır. “Şimdi böyle bir eseri yazmanın ne lüzumu var; o vakit çıkan bu kadar roman yok mu?” denilecek. Öyle değil. O vaktin romanları devrin bin bir kaydı altında yazılmış, sansür tarafından kırpıla kırpıla yarısını gaip etmiş yazılardı. Zülfiyare rüzgârı bile dokunacak, dokunmak ihtimali olacak şeyleri yazmak kimin haddi idi? Biz, boş ve müsait bulduğumuz bu vadide sere serpe dolaşacağız, bildiğimiz gibi kalem oynatacağız. O zaman yazılamayanları yazacağız. Romanın mevzuu hayattan aynen alınmamıştır. Daha doğru tabiriyle, vaka baştan aşağı silsile halinde olmuş bir vaka değildir. Ağızdan ağza yayılmış, işitilmiş, anlatanlar taralından şahit olunmuş ayrı ayrı vakaları birbirine karıştırdım, toplu hale getirdim. Şahıslardaki karakterler, itiyatlar, iptilâlar, noktası noktasına, tabiattan kopya edilmiştir. Bunların sahipleri vardır; bilenler tanıyacaklardır. Romanda izam edilmiş, mübalağalı gibi gösterilmiş hareketler bile aynen hakikatten alınmıştır.”
Sermet Muhtar Alus
 
Kıvırcık Paşa romanının Akşam gazetesinde tefrika edileceğine dair ilk işaret 4 Ekim 1931 tarihinde gazetenin birinci sayfasının sol alt köşesinde, üzerinde sadece Kıvırcık Paşa yazan bir çizimle verilmiştir. Sonraki nüshalarda romanın Sermet Muhtar tarafından kaleme alındığı “İstanbul’un eski hayatına ait bir roman” ifadesiyle duyurulur. Buna “Gayet meraklı ve eğlenceli millî roman” vurgusu da ilave edilir. 101 sayılık tefrika 11 Ekim 1931’de başlar ve 20 Ocak 1932’de sona erer. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra da Akşam Kitaphanesi tefrikayı kitaplaştırır. Gözden geçirilmiş, notlandırılmış elinizdeki baskı için söz konusu kitap esas alınmıştır. Hem tefrikada hem de kitapta yer alan çizimler Sermet Muhtar’a aittir. Kıvırcık Paşa, vaktizamanında popüler bir halk romanı vasfıyla okur karşısına çıkarılsa da bu eser, bir dönemi insanları, hadiseleri ve tabiatıyla aktaran bir kültür romanıdır. Eski kültür içerisinde yetişmiş, sahip olduğu medrese ve bürokrasi dilini, gündelik dilin içerisine taşırken mizaha malzeme olan karakterlerin çatışması Kıvırcık Paşa’nın yüklendiği mesajlardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87084ef7-3288-47e4-8345-72f594de2ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>Amida&apos;nın Ruhu</image:title>
            <image:caption>Ermenice ismi Amida ya da Dikranagerd, Kürtçe ismi Amed olan Diyarbakır’da doğup büyüyen Silva Özyerli, Diyarbakırlı Hıristiyanların yok olmaya yüz tutmuş likör kurma kültürünü zengin bir anlatıyla okurlara sunuyor. Özyerli’nin hafızasında canlanan Diyarbakır hikâyeleri, yazarın uzun yıllara dayanan araştırmalarının ve tecrübelerinin meyvesi olan eşsiz likör tariflerine eşlik ediyor. 
Amida’nın Ruhu: Diyarbakır’dan İstanbul’a Likörlü Hayat, likörün coğrafi ve tarihsel hikâyesine ışık tutarken, Diyarbakır’ın unutulmuş geçmişini ve insanlarını yeniden gün ışığına çıkarıyor. Erkin Ön’ün fotoğraflarıyla zenginleşen, likör yapımı ve likör kültürü üzerine kapsamlı bir çalışma içeren Amida’nın Ruhu, bu literatürün nadir örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf548cc-72dc-40bd-805b-f0760c43280f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Romancılarımızla Mulakatlar</image:title>
            <image:caption>İbrahim Hoyi, Türk kültür hayatının unutulmaya yüz tutmuş simalarından biridir. Çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Hoyi özellikle gazeteci ve çevirmen kimlikleriyle ön plana çıkar. İngilizceye olan hakimiyeti ve mistik konulara olan tutkusu kendisine “Tagore mütercimi” sıfatını kazandıracaktır. Akşam, Cumhuriyet, Hürriyet, Son Posta, Tercüman, Yedigün gibi dönemin önde gelen gazete ve dergilerinin kültür sayfalarında yazılar kaleme alan Hoyi, yaptığı mülakatlarla da tanınırdı.
Elinizdeki çalışmada Hoyi’nin kadın yazarlarla yaptığı söyleşiler yer almaktadır. Yapılan söyleşiler Güzide Sabri, Kerime Nadir, Leman Ahıskal, Mebrure Sami, Muazzez Tahsin, Mükerrem Kamil Su, Nezihe Muhiddin, Cahide Uçuk, Peride Celal gibi Türk edebiyatında kendine yer edinmiş isimlerin biyografilerine yönelik değerli katkılar içermektedir. Bu açıdan elinizdeki eserin kadın edebiyatçılarımızla ilgili çalışmalara değerli katkılar sunacağı inancındayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5529083-db3f-45e5-b95e-e51efb3b20b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş&apos;a Muhalefet</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’na girmiş ve yenilmiştir. Bu yenilginin bedeli, devletin varlığı ve milletin istikbalinin kaybedilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu varlık-yokluk ikileminden var olmaya devam edecek bir çıkış yolu aranması ve gündeme gelen çıkış yolları bakımından farklı kesimler değişik siyasetleri benimsemişlerdir.
Öncelikle İttihat ve Terakki iktidarı ve topyekün İttihatçılar, devleti savaşa sokarak mevcut sorunların yaşanmasına sebep oldukları için muhalifleri tarafından siyasette ve vicdanlarda mahkûm edilmişlerdir. Bu kesimlere göre İttihatçılar cezalandırılarak İtilaf devletlerinin hoşgörüsü kazanılmalı, İngiltere’nin himayesinde yapılabilecek makul bir barış anlaşması ile sınırlı ve zayıf da olsa devletin varlığı korunmalıydı. Kurtuluşun tek yolu bu siyasetti.
Bu yaklaşımın kurtuluşu sağlayamayacağına inananlar, Milletin kaderinin galiplerin merhametine bırakılamayacağını düşünenler ise kurtuluş için başkaca yollara yönelmişler, “Ya istiklal Ya Ölüm” parolasıyla yola çıkmışlardı. Bu grup içinde hatırı sayılır İttihatçı da vardı. Ilımlı siyaset taraftarı mandacı, himayeci, saltanatçı ve hilafetçi kesimler, İstanbul yönetimi önderliğinde, “Ya İstiklal Ya Ölüm” yaklaşımının işgallere sebep olduğunu, kabul edilebilecek şartlarda bir anlaşmanın imzalanmasını engellediğini iddia etmekteydiler. Osmanlı son dönemlerinde gündeme gelen “devleti kurtarma” siyasetindeki Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük gibi siyasi akımlar ve farklı tercihler, Mütareke dönemine aktarılmıştı.
İkinci Meşrutiyet sonrasında devletin kaderine hükmetmiş olan İttihat ve Terakki çevrelerinin Türkçülük siyasetini benimsemeleri, Osmanlıcı ve İslamcı muhalifleri tarafından eleştirilmiştir. Kuvvacılar (İttihatçılar), Türkçülük yaparak imparatorluğun dağılmasına sebep olmakla suçlanmışlar, mevcut durumda devleti ve milleti kurtarma konusundaki faaliyetleri gerçekçi ve samimi bulunmamıştı. Millî Mücadele organizasyonu, İstanbul çevrelerinde Halife Sultan, İttihatçı düşmanlığıyla tanınmış hükümetler ve entelektüel yazar-çizer takımı tarafından “başıbozuk”, “isyancı”, “eşkıya” olarak nitelendirilmişti.
Mevcut badireden çıkmak için Halife Sultan önderliğinde İslam çatısı altında toplanılması tek çıkar yol olarak gösterilmiş, İttihatçılar ve İttihatçılık üzerinden millîlik ve Türkçülük eleştirilmiştir. Fetvalar ve bildirilerle “Bolşevik”, “eşkıya”, “günahkâr” olarak vasıflandırılmışlardı.
Bu eserde, Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesi’ni imzaladığı (30 Ekim 1918) tarihten, Büyük Taarruz Zaferi’nin kazanıldığı (30 Ağustos 1922) tarihe kadarki süreçte, İstanbul-Ankara arasında yaşanan, din olgusunun ağırlıklı olarak kullanıldığı, meşruiyet ve egemenlik (Ümmetçilik-Milliyetçilik) mücadelesi incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a0617d-572e-48ed-a3a1-ebc8e5bc58ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Uykuda</image:title>
            <image:caption>Sermet Muhtar Alus’un Akbaba’daki yazıları onun bütün yazı hayatının bir hulasası gibidir. Eski İstanbul hatıralarıyla örülü fıkralarından, portrelerinden, küçük hikâye, piyes ve röportajlarına kadar meşgul olduğu türlerin hepsiyle bu sayfalarda karşılaşırız. Faruk Nafiz ve Ercüment Ekrem’le yapılmış hayalî mülakatlar, yazarın Galatasaray ve Mekteb-i Hukuk’tan arkadaş ve hocalarına dair portreler, ilk gençliğinin meşhur hekim, dişçi ve tüccarları, kaçgöç ve çapkınlık hikâyeleri, piyesleri burada yer alır. Bu eserlerin tamamında eski İstanbul’un gölgesi hâkimdir. Alus, geçmiş zamanların İstanbul’unu ve insanlarını anlatmak için edebiyatın türleri arasında bir salıncak kurmuş gibidir. Çocukluğunun, gençlik heyecanlarının yansımalarını karanlığa terk etmemek arzusu onu daima tahrik eder. Bundan olsa gerek okuduklarımızın ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu anlamakta zorlanırız. Burada soluksuz bir cümbüşün inip çıkan nağmeleri, bazen gürültüsü arasında ihtişamlı bir dil zevkine, biraz daha üzerinde durulsa orijinal bir roman kahramanına dönecek tiplerin ayrıntı sarhoşu bir üslupla anlatılan dünyalarına yol alırız.
Boğaziçi Uykuda, Alus’un inşa etmek istediği İstanbul’un küçük bir numunesi olarak okur karşısına çıkarılıyor. Hem türler arasındaki renkliliği görmek hem de dil, üslup ve muhteva bakımından Alus’un İstanbul’unu sergilemek için birbirinden farklı yazılar bir araya getiriliyor. Eski hafiyeleri ya da kerime hanfendileri anlattığı yazılar belli ki çocukluk manzaralarının birer tanığı. “Pişkin Misafir”, matbuata mizah dergiciliği ile adım atmış bir sanatçının eğlenceli dünyasını gösteren bir hikâye. Karı-koca arasında yaşanan maceralar, geçimsizlikler, çatışmalar, koklaşmalar, öte yandan çapkınlık hikâyeleri, kaçgöç, “Sıtkı Dayıya Mevlüt”, “Anahtar”, “Yıldızlar Barıştı”, “Kavuşan Sevgililer”, “Yalancı Kolye”, “Köşkteki Kiracıların Esrarı”nda bütün canlılığı ile yaşatılıyor. “34 Yıl Evvel Bir Donanma Gecesi”, II. Abdülhamid’in cülûs yıldönümlerinde varlıklı, nüfuzlu kimselerin köşklerinde, köşk bahçelerinde verdikleri ve donanma diye tarif edilen akşam eğlencelerini anlatıyor. “Otuz Yıl Evvelki Demlerinde” üst başlığıyla yazdıklarında da Galatasaray Sultanîsi ve Mekteb-i Hukuk’taki mektep arkadaşlarının ve bazı hocalarının portrelerini kaleme alıyor. Daha sonraları edebiyatçı, futbolcu, jimnastikçi, hekim olacak arkadaşlarından İzzet Melih’i, Ali Sami’yi, Şevki’yi, Aziz Fikret’i burada tanıyoruz. Pek çok yazısında bahsi geçecek İstanbul’un meşhur simalarından İpekçi Kâni, Dişçi Sami Günzberg, Dr. Mahmud Ata, Ahmet Farukî, Nemseli Anna, Mekteb-i Hukuk hocalarından Zühtü Bey’in portreleri de bu başlık altında yer alıyor.
“Boğaziçi Uykuda” yazısı, Kadıköy, Göztepe, Boğaziçi semtlerini, Sarıyer’in sularını, Bebek koyunun, Kanlıca körfezinin sazlı mehtap safalarını anlatması; yazarın Boğaziçi’ne hayranlığının asıl sebebinin kayık, vapur merakından kaynaklandığını göstermesi bakımından bu kitabın adı oluverdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2feb251e-11de-4472-835d-32998e37f581.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Sırları: Yabancılar</image:title>
            <image:caption>Greystonelar üç kardeşti: Duygusal abi Chess, matematik dehası Emma ve söz dinleyen küçük kardeş Finn. Anneleriyle beraber mutlu bir aileydiler. Ta ki ulusal basına yansıyan bir kaçırma olayına kadar… Kaçırılan üç çocuğun haberini aldıklarında Greystone kardeşler için her şey değişti. Çocuklarla aralarındaki inanılmaz benzerlikler ürkütücüydü. İlk ve ikinci isimleri aynıydı. Aynı yaştaydılar. Hatta doğum günleri bile aynıydı! 
 
Annesinin bir anda ortaya çıkan “iş gezisi” Greystone kardeşlerde şüphe uyandırdı. Peki anneleri ortadan kaybolunca onlara göz kulak olan komşuları Bayan Morales ve kızı Natalie, bir şey biliyorlar mıydı? Bu gezi, kaçırılan çocuklarla ilgili olabilir miydi? Yoksa anneleri onları gizemli bir olaydan mı koruyordu? Sıkıcı odadaki mektup ve bodrum katındaki tehlike… Sır açığa çıktığında Greystone kardeşler kendilerini esrarengiz bir olayın içinde buldular. İpuçlarını yakalamalı, kodları çözmelilerdi… 
 
 
DAHA DA GEÇ OLMADAN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d521ead9-8164-4b48-9495-ea40ab5ca1d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Stratejik Dönüşümler</image:title>
            <image:caption>Yazar Bircihan Diler Dilek bu kitapta, son yıllarda ülkemizde ve dünya gündeminde önemli bir yer tutan S-400 ve F-35 silah sistemlerinin yarattığı stratejik etkilere, F-35 ile ilgili gerçeklere, CAATSA yaptırımlarına, bu silah sistemlerinin ülkelerin envanterlerine girmesiyle oluşan askeri güç dengesindeki değişikliklere değiniyor. Bu sistemlerin sahip olduğu teknolojiler ve konuşlanmalarının yanı sıra küresel stratejik dönüşümlere olan etkilerine çarpıcı yorumlar sunuyor. 
COVID-19 salgınıyla ortaya çıkan çip kıtlığı, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle ABD tarafından uygulanan çip yaptırımları ve bunun karşılığında Çin tarafından uygulanan kritik ham madde yaptırımlarının küresel stratejik dönüşümlere, ülkelerin bu kapsamdaki egemenlik haklarına, savunma sistemlerinin geliştirilmesine, üretilmesine ve idamesine olan etkilerini sorguluyor. 
Ulusal çıkar iddiaları askeri, siyasi veya ekonomik güç yoluyla dünya düzeninde değişiklik talepleri sonucunda farklı coğrafyalarda meydana gelen stratejik dönüşümleri alışılmışın dışında yalın bir anlatımla ortaya koyuyor. Avrupa ve Hint-Pasifik bölgesi ile özellikle ülkemizin çevresindeki coğrafyalarından Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Güney Kafkasya’da meydana gelen stratejik dönüşümler hakkında okuyucular için önemli bir farkındalık oluşturacak yorumlar getiriyor. 
Kitap, 2011 Mart ayında başlayan Suriye İç Savaşı, sonrasında ABD ve Rusya’nın bu ülkede konuşlanmaları, Rusya-Ukrayna Savaşı, 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail-Hamas Savaşı ve Hint-Pasifik bölgesindeki Tayvan krizine yönelik ABD ve Çin arasındaki gerilim hakkında önemli analizler sunuyor. 
Savaş tarihi, savunma stratejileri, jeopolitik, jeostratejik, uluslararası ilişkiler, siyasi tarih, güvenlik ile havacılık ve uzay silah sistem ve teknolojileri alanlarında okuma yapmayı seven herkese hitap eden bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b83f5c8-ef0b-4801-9a32-34cefbdcc836.jpg</image:loc>
            <image:title>Proje - 2417</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞİ BUGÜNDEN AYIRAN TEK ŞEY, İYİ BİR GELECEK İHTİMALİYDİ. 
 
İstanbul&apos;da yaşayan herkes için Ölümsüzlük Deneyleri&apos;ni desteklemek mecburiydi ve sonuç başarılı olduğunda getirileri herkesi etkileyecekti. Sistem, deneylere katkı olarak zenginlerden para talep etmişti; fakirlerin sunabileceği tek şey hayatlarından ibaretti. Bu küçük fedakârlıklar ölümü tamamen bitirecek, gelecek nesillere sonsuz yaşam verecekti. Bu, duyduğum en sahte vaatti ve asla gerçekleşmedi. Ölümsüzlük, bu dünyaya yalnızca ölüm getirdi. 
 
Yüz yıl önce ölmüş olmalıydım. Tarih sayfalarına göre hikâyem böyle bitti. 
Gerçek ise tam tersi. Kayıplara karıştığım gün, bu hikâyenin başladığı yerdi. 
Bugün bitirdiklerini sandıkları savaşı o gün başlattım. 
Yok ettiklerini sandıkları tüm insanları o gün kurtardım. 
O gün, sistemi yükseltecek olan askerdim. Bugün, o sistemi devirecek olan düşmanım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aac6422c-569c-461c-a4fc-bd8343b16736.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzeyir Garih Kitaplığı (8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>50 Yıllık Bilgi, Tecrübe ve Başarı… 
Dr. Üzeyir Garih Fikirleriyle Hayatta… 
“Eğitimli ve çalışkan tüm gençlerimizi kendi çaplarında parlak birer geleceğin beklediğinden eminim. Genç kardeşlerime başarılar dilerim.” 
Dr. Üzeyir Garih 
Okuyunuz, mutlaka okuyunuz. Çağdaş bilgilere hâkim olabilmek için kendi bilgilerinizi devamlı yenileyip geliştiriniz. Bir yandan bilgiyi uygulayan diğer yandan bilim ve teknolojiyi üreten durumlardan birini seçiniz ve o yönde ilerleyiniz. Serbest çalışmayı düşünüyorsanız &apos;&apos;Risk Sermayesi&apos;&apos;nden yararlanmayı deneyiniz. Serbest çalışacaksanız tüm olayları kuşbakışı görebileceğiniz küçük veya orta boy kurumlarda işe başlayıp, gözlerinizi ve kulaklarınızı dört açıp işlerin sürecini kavramaya çalışınız. Bir kurumda yükselmeyi düşünüyorsanız, başlangıçta yüksek gelir yerine yüksek oranda öğrenimi ve iş başında eğitimi tercih ediniz. Sebat edip öğrendiklerinizi iyi uygulayabileceğinizi amirlerinize kanıtlayınız. 
DİKKAT! Sadece Takım Olarak Satılmaktadır- 
1- YÖNETİM İLKELERİ 
2- YÖNETİM TEKNİKLERİ 
3- GLOBALLEŞME SÜRECİNDE TÜRKİYE 
4- İŞ HAYATINDA MOTİVASYON 
5- PAZARLAMA TANITIM HALKLA İLİŞKİLER 
6- EKONOMİK SORUNLARA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 
7- TÜRKİYE SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 
8- İŞ HAYATIMDAN KESİTLER ve GENÇLERE TAVSİYELER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea8d5258-9377-4b55-b101-d15f67c6e747.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaça Bölersin?</image:title>
            <image:caption>Bir portakal en fazla kaça bölünebilir? Güzin Öztürk&apos;ün kaleme aldığı Kaça Bölersin?, dolapta kaderine terk edilmiş son portakalı yemek için birbirleriyle yarışan çekirdek bir ailenin deli dolu hikâyesini anlatıyor.  Tek bir günde ve mekânda geçen bu ağızları sulandıran öykü, renkli karakter tiplemeleri ve komik diyaloglarıyla okuru âdeta bir tiyatro sahnesinin içine çekiyor. 
Adil davranmanın önemi hakkında düşündüren kitap, paylaşma duygusunu bütünleyen hak, ihtiyaç ve istek kavramlarını ise mizahi bir üslupla tartışmaya açıyor.  Portakalı soydum, baş ucuma koydum. Ben bir masal uydurdum... Uydurması kolay. Peki, ya buzdolabında sadece tek bir portakal kaldıysa?  O zaman tadından yenmez. Tabii ki şamatanın! Portakal, bir hazine gibi dolapta öylece duruyordu şimdilik. Oysa evdekilerin hayallerinde denizler gibi dalgalanıyordu. Herkesin gözü de aklı da ondaydı. “Altı üstü bir portakal, bölüşüp yesinler,” demeyin sakın. Paylaşmak kolay mı eşsiz görüntüsü ve parlaklığıyla göz kamaştıran o canım portakalı? Hem hangisinin ne kadar ihtiyacı var? Nasıl paylaşılırsa adil olur? Kim bilecek? Gelin de çıkın işin içinden! Eh, yoksa siz de Ozi ve çekirdek ailesi gibi C vitaminsizliğinden mi muzdaripsiniz?  Öyleyse çıkarın dolaptan şöyle sulu sulu bir portakal da bir an önce çözelim şu durumu.  
Ansızın kapıda beliriveren itfaiyeciler, televizyoncular, komşular gibi bilumum “davetsiz” misafirle cümbüşün katlandığı bu matrak öykü, çizer Sultan Yardım&apos;ın cıvıl cıvıl resimleriyle kıpır kıpır bir anlatıya dönüşüyor.  Koskoca bir fileden geriye kalmış son bir portakalın nelere kadir olabileceğini kahkahalar eşliğinde gösteren Kaça Bölersin?, adil olmanın ailede öğrenileceğini bir kez daha hafızalarımıza kazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f85b0e78-770f-40de-a43d-4688b0f20d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezop Masalları (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Ezop’un eşsiz masallarıyla dolu bu seri, çocuklar için önemli değerler ve öğretilerle doludur. Her bir kitap, çocukların hem eğlenmesini hem de düşünmesini sağlayacak birbirinden özel masalları içermektedir. Bu masallar hayat dersleriyle dolu birer maceradır. Eğlenceli karakterler ve bilgelik dolu öykülerle dolu bu seride, Ezop masalları modern bir yorumla yeniden canlanıyor. Çocuklarımızı, doğanın gizemlerini keşfetmeye ve kalplerine dokunacak hayat dersleriyle dolu öyküler okumaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7335f5c8-a924-4744-92ef-7757ed52c3f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Sanat</image:title>
            <image:caption>Bir romanın hacmine ve ritmine sahip Küçük Bir Sanat, edebiyat 
çevirisi pratiğine dair büyüleyici ve incelikli bir deneme. Kendisi 
de çevirmen olan Kate Briggs, başkalarının eserlerini okumak, yazmak ve yaşamak üzerine taptaze, capcanlı fikirler sunuyor. Yazar, 
Roland Barthes’ın ders notlarını çevirme deneyiminden hareketle, 
zorlayıcı, karmaşık ve ilişkisel bir faaliyet olan çeviriyi farklı öykülerle aynı potada eritiyor: Helen Lowe-Porter’ın Thomas Mann çevirilerini ve ölümünden sonra bu çevirilerin karalanmasını anlatıyor; André Gide ile çevirmeni Dorothy Bussy arasındaki sevgi dolu ilişkiyi yazıyor; Robinson Crusoe’nun ıssız bir adada kendisi için nasıl binbir zahmetle bir masa ürettiğinden bahsediyor. 
Briggs’e göre bir çeviriyi okumak inançsızlığı askıya almayı gerektirir: “Okuduğunuz kelimelerin aslen başka bir dilde ortaya çıktığını bilirsiniz ancak aracıyı unutmaya ve onları yeniden özümsemeye çalışmak zorundasınızdır.” Briggs, öznel bir çeviri deneyiminin çokkatmanlı dışavurumu olan Küçük Bir Sanat ile özgün, bilge, komik ve dikkate değer bir yazar olarak boy gösteriyor. 
“Kate Briggs’in Küçük Bir Sanat’ı, Barthes’ın kendi çalışmalarıyla 
bazı şahane nitelikleri paylaşıyor - nükte, incelik, söyleşiye davet 
ve özellikle titizlikle incelenmiş kuramsal ve bilimsel sorular bağ- 
lamında sıradan ve gündelik olana gösterilen ilgi. Bu, son derece 
keyifli bir okuma: Çeviri, yazı, dil ve ifade ile ilgilenen herkes için 
eğitici ve ufuk açıcı.” 
Lydia Davis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/846c9e3d-befc-49ad-a117-53e3393a84e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Darwin Olmasaydı</image:title>
            <image:caption>Evrim kuramı Darwinizm midir? Darwin olmasaydı evrim kuramı olmaz mıydı? Darwin’in evrim kuramı ile modern evrim kuramının farkı nedir? Darwin’in fikirleri ve terminolojisi bugünlerde o kadar yaygın ki, onlarsız bir dünya hayal etmek bir yana, onlardan kaçınmak bile imkansız görünüyor. Ancak Peter J. Bowler çalışmasında şunu soruyor: Ya Charles Darwin Beagle yolculuğundan dönmemiş ve dolayısıyla Türlerin Kökeni’ni yazmamış olsaydı? Alfred Russel Wallace gibi bir başkası seçilim teorisini yayımlayıp benzer bir dönüşümü başlatabilir miydi? Ya da Darwin’in kitabının yokluğu, biyolojinin evrimciliğin etkisi hakkında büyük bir tartışma başlatmayan bir yolda geliştiği farklı bir olaylar dizisine yol açar mıydı? Bowler’in tezi, Darwin’in çağdaşları için olanaklı olmayacak özel bir evrim kuramı biçimi geliştirmesini sağlayan eşsiz içgörüleri olduğu iddiasına dayanıyor. Darwin’in hâlâ biyologların saygısını görmesinin nedeni, çağdaş evrimciliğin temelini oluşturan fikirlere kendi zamanındaki öteki doğabilimcilerin hepsinden daha yakın olmasıydı. Başka bir deyişle, Darwin “kendi zamanının ötesindeydi.” 
 
“Darwin Olmasaydı, evrim kuramının tarihinde çıkmaya değer bir yolculuk sunuyor. Bowler, Türlerin Kökeni’in hiç ortaya çıkmadığı senaryosuyla, çağdaş tartışmaların altında yatan varsayımlar hakkında düşünme yeteneğimizi geliştiriyor.” –Science 
 
“Peter J. Bowler evrimsel biyolojinin gelişimini son derece eğlenceli ayrıntılarla anlatıyor.‘’ –Times Higher Education                                                                                                          “Bu kitap bilim tarihine önemli bir katkıdır ve biyolojik bilimler ve evrimsel düşünceyle ilgilenen öğrenciler ve akademisyenler için temel bir okuma kitabıdır. Ancak daha da önemlisi, evrim ile din arasındaki ilişki hakkında bir görüşe sahip olmak isteyen herkes tarafından okunması gereken bir kitap.” –Quarterly Review of Biology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a623c4fc-fe8d-4670-94ec-e9a08b155836.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılık Zanaatı - Aynalar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Duyum, duygu, sezgi, rüyalar; düşünce, yönelim ve davranışlarımızı hatta hayatın içinde kendimizi nasıl hissettiğimizi ve nasıl konumlandırdığımızı ne kadar etkiler? 
Biz Öz’ümüzle ilişki kurduğumuzda, “bütün” olmaya doğru bir adım daha yaklaştığımızda hayat daha üretken, zevkli ve kolay olur mu? 
Cadılık Zanaatı kitabını yazarak alana ilgi duyan okur kitlesinin hayranlığını kazanan Dırahşan Akınözü, bu sefer yukarıdaki iki sorunun cevaplarını vermeyi amaçlamış Aynalar Kitabı’nda. 
Meditasyonlar, olumlamalar, ritüeller, rüyalar ve ototelkin uygulamalarını eklektik olarak bir araya getirerek, yeni kitabını heyecanla bekleyen okurlarına, konuya bütün olarak bakma fırsatı sunuyor. 
Alanında Türkçede bir ilk olan Cadılık Zanaatı kitabının yazarı bu sefer çıtayı daha yukarı taşıyor. 
İçeriğindeki uygulamalarla gerek konuyu ele alış biçimi gerekse geniş yelpazesiyle zenginleştirilmiş bu kitabı meraklılarının ellerinden düşüremeyeceklerinden eminim. 
Akınözü’nün dediği gibi: 
“Beynimiz gerçekte olanı ne düzeyde algılayabilir? Hepimiz aynı gerçekliği mi deneyimliyoruz?” 
Soru varsa cevap, öğrenmek isteyen varsa öğretmen gelir. 
 
Uygulamalı Psikoloji Bilim Uzmanı Ayla Akbuar “Aile Dizimi” kitabı yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a76729-d0db-41f1-a6b2-13e2612db0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaten</image:title>
            <image:caption>Asla başımıza gelmeyeceğini düşündüğümüz, belki çoğu zaman yargıladığımız fakat hiç de yabancısı olmadığımız gerçekler vardır. Bu gerçekler bazen kendimizle bile yüzleşemediğimiz en derin sırlarımızın kapılarını aralar. Güneş ve Nil’in dünyası da işte bu gerçekler üzerine kuruludur. 
Güneş ve Nil mahpusluklarında arafta kalmış iki evli kadındır. Derken kendilerini planlamadıkları bir dünyaya adım atarken bulurlar ve hayatlarını altüst etmekten kendilerini alamazlar. Kalpten başlayıp tüm hayatlarına yayılan değişimler yaşarken akıllarında ise tek bir soru vardır: &quot;Haklı mı olmak istiyorsun, mutlu mu?&quot; 
Evrim Gürler okurlarını şaşırtıcı ve bir o kadar da merak uyandırıcı bir yolculuğa davet ediyor. Zaten&apos;in roman karakterleriyle duygusal bir bağ kurarken akıcı ve samimi diliyle de sıra dışı bir serüvene dahil olacaksınız. İki kadının aşk yolundaki çarpıcı hikâyesinin en büyük sırdaşı olurken azın yetmediğini ve yetenin de mutlu etmediğini görüp, geleceğinizi yeniden inşa etmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a326456-67f5-4b72-9347-835dd4a15740.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılık Zanaatı - Gölgeler Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;Bana göre cadı, sezgilerinin eylemlerini yönlendirmesine izin veren, çevresiyle bütünleşebilen, zorluklarla yüzleşmekten korkmayan bir kadındır.&quot; 
-Paulo Coelho 
 
&quot;İlk kez kendimi &apos;Cadı&apos; olarak adlandırdığım an, hayatımın en büyülü anıydı.&quot; 
-Margot Adler 
 
&quot;Popüler kültürde Ortaçağ&apos;dan itibaren sürekli olarak olumsuz imgelerle yüklenen Cadı figürü, merkezileşen otoritenin dayattığı tek tip ‘itaat ve biat’ anlayışını reddedip, eski inanç ve ritüel pratiğini kararlılıkla sürdüren kadınlardan başkası değildi aslında. Doğayla ve çevresiyle bütünleşmeyi bilen, evrenin işleyişindeki ihtişama hayranlık ve saygı duyan, gökyüzünü ve yıldızları dikkatle izleyip kozmik müziği/şiiri anlamaya çalışan, evrendeki yaratıcı dişil gücün bilincinde olup onu sürekli onurlandıran, bitkileri tanıyıp onlardan ilaç ve sağlıklı içecekler üretmeyi bilen, şifacı kadınlar... Bilinen Eski Dünya&apos;nın hemen her coğrafyasında, giderek sertleşen baskı ve ‘cadı avları’na rağmen, doğru bildikleri ilkeler doğrultusunda pastoral yaşamlarını ve inançlarını sürdüren bu kadınlar, anneden kızına aktarılan bilgilerle bin yıllardır bu kadim kültür ve geleneğin taşıyıcısı oldular. Bu kitapta Dırahşan Akınözü, günümüz dünyasında kendisine dek ulaşan bu kapsamlı bilgi birikiminin ana hatlarını, tüm yönleriyle okurlarına aktarıp onlarla paylaşıyor. Gezegenler ve göksel sembollerden, Samhain ve Beltane gibi kadim festivallere ait ritüellere; şifalı bitkilerden üretilmiş merhem, yağ ve içeceklerin tariflerinden, taşların ve kristallerin gizemli dünyasına; mitolojinin görkemli Tanrıça ve Tanrılarından, yazı ve kutsal gliflere; simyanın büyüsünden Feng-shui&apos;nin elementler dünyasına dek çok geniş bir yelpazeyi içeren bu &apos;Gölgeler Kitabı&apos;, cadılık ve cadılarla ilgili merak ettiğiniz her ayrıntıyı bulacağınız bir başvuru kaynağı niteliğinde.&quot; -Burak Eldem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261c9a20-b69b-439c-b665-000d82cae696.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey’s Contribution To Un Peacekeeping Operations (1990-2017)</image:title>
            <image:caption>It is argued in recent literature that Turkey’s contribution to peacekeeping operations, especially UN peacekeeping operations has risen between 2003 and 2017, compared to 1990 and 2002. Thanks to collected data, this book aims to find whether Turkey’s contribution to peacekeeping operations, especially UN peacekeeping operations really increased, and if there is such an increase, what the reasons for it could be. In the light of collected data, this book advocates there is an increase in Turkey’s participation in UN peacekeeping operations between 2003 and 2017, compared to 1990 and 2002.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ffa20be-e72b-488a-ae2d-a75ad19c902e.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fontaine Masalları (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Jean de La Fontaine’in eşsiz kaleminden çıkan bu masal dünyası, binlerce yıldır severek ve hayranlıkla okunmuştur. Kurbağa, karga, tilki ve daha nice hayvan karakterleriyle örülü bu masallar, çocuklar için önemli değerler içeriyor. Zeki bir mizahla işlenen masallar, çocuklara eğlenceli anlar yaşatırken onların seviyesinde hayata dair bilgiler de veriyor. Bu seri, çocukların keyifle okuyacağı, sürükleyici ve düşündürücü bir serüven. Masalların içindeki bilgelikleri keşfedin ve unutulmaz bir maceraya atılın! 
 
AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA 
AT, TİLKİ VE KURT 
EV FARESİ İLE KIR FARESİ 
KAPLUMBAĞA VE İKİ ÖRDEK 
KURBAĞA İLE FARE 
KURT OLMUŞ ÇOBAN 
LEYLEK İLE TİLKİ 
SALYANGOZ VE EVİ 
TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA 
TİLKİNİN KURNAZLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f658d21-e293-4c8f-abb7-c3ac857ce3db.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Sokakta İsyan</image:title>
            <image:caption>“İnsan, geçmişe sığınarak çıkış yapmak istiyor. Geçmişin verimliliğini yanına alıp o büyük deneyimle ayakta kalmaya, sağlam durmaya çalışıyor. Öte yandan ‘geçmiş’ asude gibi görünse de, bazen yaralı bir ırmak gibi büyük acılara coşarak ilerliyor. Söylesem şimdi nasıl da kızardınız bana… ‘Umudu nereye sakladın, a be çocuğum’ diye…” 
Ankara’nın kan ve is kokmadığı zamanlarda büyümüş, Türk Dil Kurumu oyun bahçesi olan, edebiyatımızın önde gelen yazar ve şairlerinin sohbetleriyle derin uykulara dalan bir kız çocuğunun gözünden edebiyatımız, cumhuriyetimiz, insanlığımız ve elimizden alınan umudumuzun anlatımı… 
İlk olarak Hangi Zamandı Unuttum adıyla yayımlanan ve yeni yazılarla zenginleştirilmiş olarak okuyucusuyla yeniden buluşan Arka Sokakta İsyan’da Eren Aysan; Vüs’at O. Bener’den Ulus Baker’e, refik Durbaş’tan Şükran Kurdakul’a, Gülten Akın’dan Nezihe Meriç’e kadar kültür ve sanat yaşamımızda iz bırakmış pek çok isme ilişkin anılarını ve gözlemlerini, tanıklıklarını paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f678444-2fc0-4c8d-a116-2236067cb718.jpg</image:loc>
            <image:title>Dipteki Zaman</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce yaşadığımız, iyi ya da kötü, bir olayı hatırlamak, varlığımızı hatırlamak gibidir. Gelmemiş bir geleceğin bilinmezliği, tuhaf bir tedirginlik yaratır insanda. Hatırları zararsız kılan şey, geçmiş zamanı asla geri getiremeyecek olmamızdır. Geri getiremeyeceğimiz bir şeyi hatırlamakla sadece özlem duygumuzu değil, hayata tutunma güdümüzü de harekete geçiririz. Yaşadıkça yaşlanmak, yaşlandıkça hatırlara; özellikle çocukluk hatıralarına sığınmak, yetişkinliğimiz boyunca maruz kaldığımız her türlü yabancılaşmaya karşı çaresizce gösterilmiş bir tepki olarak yorumlanabilir. Çaresizliğimiz, belleğimizin yüzeye çıkardığı tortuların eski biçimlerini hâlâ korumalarından; ama yeni biçimleriyle zıtlık teşkil etmelerinden kaynaklanır. Aynılık ile değişim arasındaki bu zıtlıktan doğan her sanatsal yaratım. 
Okuyacağınız metinler, çocukluk anılarımdan oluşmuştur. Onları katıksız bir gerçeklikten yola çıkarak kaleme aldım. Doğup büyüdüğüm evde, evimizin karşısındaki Menekşe Sokağı’nda ve dereleri yukarı akan güzelim Ordu kentinin diğer sokaklarında tadına vardığım yaşam dilimleri. Evler, sokaklar, kentler geçicidir; aldığımız kokular, dokunduğumuz nesneler, yakaladığımız bakışlar da… 
Kalıcı olan anılardır; o anıların içimizde bıraktığı kıpırtılı bir sevinç ya da hüzündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2ad66cf-e997-46ce-bae1-d5b1b9b8d335.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşıdevrime Direnirken</image:title>
            <image:caption>Kan Denizindeki Mercek ve Yurt Kemiricileri kitaplarından oluşan “Karşıdevrim Üçlemesi”nin son halkası olan Karşıdevrime Direnirken’de son çeyrek yüzyılda ülkemizde yaşanan karşıdevrim sürecinin en önemli dönemeçleri, araştırmacı bir gazetecinin elli yıllık birikimi ve geleceği aydınlatan gözlemleriyle gözler önüne seriliyor. Türkiye’yi bir örümcek ağı gibi saran cemaatler, tarikatlar, hilafet özlemcileri, kutsal duyguları ve inançları sömürenler bu ortamda gidilen 2023 seçimleri… 
Karşıdevrim süreci, Cumhuriyet Devrimi ve onun getirdiği aydınlanmanın gücüyle aşılmalıydı. Bu zorlu kıskaçtan kurtulmak için Cumhuriyetçi, devrimci, bağımsızlığı içselleştirmiş örgütlenmelerle, çağdaş uygarlık hedefinden ayrılmadan toplumsal direnci sürdürmek bir zorunluluktu. Çünkü halkın soluk alması ve Türkiye’nin geleceği için bu yaşamsal bir görevdi. 
“Kısırdöngüyü kırmak için halka büyük görev düşüyordu. O görev, yeni siyaset anlayışını egemen kılmaktı… Sağ politikaların yarattığı kirlilik, yine sağcılıkla yunmazdı. Bu düzen, iktidarından muhalefetine mutlaka, toptan değişmeliydi… Siyaset profesyonellerinin değişimden anladığı, halkın kavradığı  ve algıladığından çok ayrıydı….”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bcfaa04-ec07-4f16-845c-16714d46358a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Yalnızlığında</image:title>
            <image:caption>Vurulmuş yerlerimde 
Eylül gibi bakan gözleri 
Ona bakarak büyüdü, çiçekleri vadilerimin 
Göğü ekip, üşüterek yağmuru 
 
Sarıldı dört yanı bağımın, gülleri amansız 
Zengin dert ve fakir bir düş 
Bilmem ne eyler yüreğimde çocuk atlarım 
Sanki vadi görmeyen, kanatları çekilmiş kuş 
 
Eğildi, vadiye nergis dalı 
Elbet kanatları uzayacak kuşun 
Ve uçacağım bir gün sevdiğim 
Bir eylül sabanı, gözlerine konmak için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b23b10-49da-4bdd-bd46-a6cd71253410.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Sınıflar ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Sınıf yönetimi, öğretmenlerin sınıf ortamında öğrencilerin uygun davranışlarını oluşturduğu ve sürdürdüğü süreçtir. Bu sürecin etkili bir şekilde sürdürülmesi için öğretmenlerin uygulamaları gereken bazı yaklaşım ve stratejiler bulunmaktadır. Söz konusu yaklaşım ve stratejileri başarılı bir şekilde uygulayabilmek için öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Ancak son zamanlarda özellikle yaşamak zorunda kaldığımız pandemi, geleneksel sınıfların teknoloji aracılı ya da sanal sınıflara dönüşümünün hızlanmasına neden olmuş ve bu sınıf yönetiminde yeni nesil yaklaşımların kullanılmasını zorunlu hale getirmiştir. 
Geleneksel sınıflarda dersler, fiziksel olarak aynı ortamda yüz yüze yürütülürken, teknoloji destekli sınıflarda teknolojik araçlardan destek alınmakta, sanal sınıflarda ise farklı ortamlarda eş zamanlı (senkron) ve eş zamansız (asenkron) teknolojik araçlar ve yazılımlar aracılığıyla yürütülmeye çalışılmaktadır. Sınıf ortamlarında meydana gelen değişimler, sınıf yönetimine de farklı bir bakış açısı getirilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu anlamda Yeni Nesil Sınıflar ve Yönetimleri kitabı öğretmenlerin bu süreçte ve gelecekte karşılaşacakları farklı sınıfların yönetimi bağlamında sınıf yönetimi disiplinine farklı bir pencereden bakmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e9e982-be05-4d3d-b50c-1e1590dcb903.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylı Dostum - Küçük Yıldızlar Okuma Seviyesi 2</image:title>
            <image:caption>Bulutların arasından el sallayan şu “davetsiz” misafir de kim? Michael Petrowitz&apos;in yazıp Patrick Wirbeleit&apos;in resimlediği Uzaylı Dostum, 13 milyar ışık yılı uzaktan Dünya&apos;ya uzanan bir yolculuğu türlü çeşit oyunla hareketlendiren, gezegenler arası bir macera! Arkadaşlığın ve yardımlaşmanın gücüyle her sorunun üstesinden gelinebileceğini gösteren bu kovalamacası bol öykü, farklılıkların zenginliğine vurgu yaparak ister Dünyalı ister uzaylı olsun “Çocuk her yerde çocuktur” görüşünü destekliyor. Sürekli homurdanıp duran “şapşal” bir köpek, şaşkın bir dondurmacı ve bineni tepetaklak eden süper ötesi bir salıncakla renklenen kitap; eğlenceli anlatısının arka planında bilim, teknoloji, uzay gibi merak uyandırıcı konulara da değiniyor.  
Tatil gelip çatmıştı. Sapsarı parlayan güneşe ve masmavi ışıldayan gökyüzüne rağmen Fiko&apos;nun canı çok sıkılıyordu. Tüm arkadaşları bir yerlere gittiği için etrafta oynayacak kimsecikler yoktu. Hem zaten hiç sevmiyordu tatilleri. Derken... gözüne tuhaf bir bulut ilişti. Giderek alçalan bulut sanki üzerine üzerine geliyordu. Hemen sonra, bulut sandığı şeyin çimenlere iniş yaptığını fark etti. Gözlerine inanamadı önce. Yoksa karşısında gördüğü şey gerçek bir UFO muydu? Amanın, o da nesi?! Uzay gemisinin kapısından çıkan o çocuk da kimdi öyle? Yoksa uzaylı mıydı? Nasıl düşmüştü yolu Fikoların yaşadığı şehrin parkına? Ama her şeyden önce ne işi vardı Dünya&apos;da? Çocukları farklı heyecanlar keşfetmeleri için yüreklendiren bu neşeli öykü; tatillerin dostlukla, oyunla ve kahkahayla geçirildiğinde ömür boyu unutulmayacağını hatırlatıyor.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan Uzaylı Dostum, içerdiği bulmaca ve oyunlarla, öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve pekiştirmelerini olanaklı kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee5684c-a0e9-4e97-9d7c-ae6d54cb0971.jpg</image:loc>
            <image:title>Octomom</image:title>
            <image:caption>Dennis’ mother took care of everything. She was cooking, talking on the phone, watering flowers, typing on the computer, cleaning, preparing lemonade and playing football with Dennis all at the same time. His mother was not just a mother. She was an Octomom! Anyone watching her for a bit could easily have noticed that she has eight arms, just like an octopus. 
 
One day Dennis and his mom set out on a journey and everything began to change slowly. 
 
Octomom is a story with lots of surprises and cheeriness that proves the saying, “It takes a village to raise a child.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff326253-f3d9-4b91-91fe-1eb363f5c170.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanca Gramer: A1 Seviyesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Almanca A1 dil seviyesi için gerekli olan bütün konular ve dilbilgisi kuralları bol örneklerle detaylı bir biçimde ele alınmaktadır. Konular tamamen yeni sınav sistemine ve Goethe Enstitüsü’ndeki kurs ve sınavlara göre hazırlanmıştır. Dolayısıyla adaylar elinizdeki kitapla sınava hazırlandıklarında, konulara hakim olacaklardır. Ayrıca Almanca kursunda dil eğitimi alanlar, aynı konuları bu kitapta da işleyecekleri için, kitap yardımıyla daha kolay ve çabuk ilerleyeceklerdir. Bu kitaptan, başta Aile Birleşimi Kursları olmak üzere Almancayı yeni öğrenen herkes yararlanabilir.  Kısaca, elinizdeki kitapta A1 seviyesinde Almanca öğrenmek isteyenler için gerekli olan bütün konular yer almaktadır. 
Konu ve içerikler belli bir sıraya göre düzenlenmiş ve öncelik, sonralık sırasına göre basitten zora doğru bir biçim almıştır. Temel kurallar, açıklayıcı çok sayıda örnekle, kısa ve öz bir biçimde ele alınmıştır. Bütün kavram, sözcük, ifade ve cümlelerin hem Almancalar hem de Türkçeleri verilmektedir. Ayrıca mümkün olan her yerde konulara ilişkin tablolar yer almaktadır. Örneğin çekimler, zamanlar, Präposition’lar, bağlaçlar vs. Bununla birlikte kitabın sonunda bütün fiiller, fiil ve sözcüklerle ilgili çekim tabloları yer almaktadır. Kuşkusuz bütün bu özellikler öğrenmeyi oldukça kolaylaştırmakta ve öğrenme sürecini hızlandırmaktadır. 
Elinizdeki kitap, yıllardır verdiğim dersler sırasında edindiğim bilgi ve deneyimlerimin bir ürünüdür ve aynı zamanda Almancanın yeni yazım kurallarına göre hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed2e4b4-3c32-4ee6-9204-7103e2e6bb5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılıkta İyileşme</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, canlı, gülümseyen ve sizi okumaya davet eden bir bilim kitabıdır. Bu kitapta içine girdiğinizde anlamlı ve etkileyici bir yolculuğa eşlik edebileceğiniz, öğrenebileceğiniz, çok çeşitli duygular ve düşüncelerle sizde izler bırakacak, sonrasında da zihninizde yaşamaya devam edecek bir araştırma süreci ve sonuçları yer almaktadır.
Dr. Kübra Doğancı’nın Doç.Dr. Gonca Polat’ın danışmanlığında yürüttüğü doktora tezinin ürünü olan bu kitap, bağımlılık sorunu yaşayan ancak çoğu konularda olduğu gibi, iyileşme konusunda da hakları ihmal edilmiş olan kadınların deneyimlerini, toplumsal cinsiyet, bağımlılık, iyileşme, akran desteği kavramları çerçevesinde incelemektedir. Kitabın giriş bölümü bu incelemeyi sağlayacak temel kavramları ve ilgili litaratür bilgilerini titizlikle ve kapsamlı biçimde açıklamaktadır. Yöntem bölümü ise, bu araştırmanın öznesi olan kadınların deneyimlerini anlamak üzere bir bilimsel araştırmanın nasıl bir metodolojiye sahip olması gerektiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Yazar bu amaçla, “bilinçli taraflılık, “karşılıklı bilinçlenme” ve katılımcıların “aktif katılımı” ilkelerini içeren feminist araştırma metodolojisini ve anlayışını içselleştirerek ustalıkla kurgulamış ve kendisini de bu kurgu içinde konumlandırmıştır. Bu kurgulamada katılımcı kadınların safir, lapis, mercan gibi doğanın değerli görülen taş adları olarak kodlanması bir tesadüf değildir. Araştırma süreci gibi sonuçlar da olağanüstü bir duyarlılıkla ele alınmış, güncel literatür ışığında ve eleştirel düşünme yoluyla objektif bir biçimde araştırmanın konusu olan kadınların deneyimlerindeki anlamı ortaya çıkarmayı sağlamıştır.
Bu kitap olağanüstü içeriğinin yanı sıra, bilginin ortaya çıkarılış sürecinde çok cazip bir süreç örneği ve akademik yazım biçimi sunmaktadır. Bir bilim insanı, çalışma yaparken nereden nasıl, hangi motivasyonla yola çıkar, bir bilimsel çalışma nasıl kurgulanır, nasıl gerçekleştirilir ve nasıl yazılır sorularının cevabını verirken akla gelebilecek etik, felsefi, metodolojik ve literatüre ilişkin çok çeşitli boyutlar hakkında fikir veren bu kitabı, insanı anlamayı hedefleyen her bilim alanında çalışan meslek üyelerinin ya da bu konulara merak salan herkesin yararlanabileceği bir eser olarak görüyorum.”
Prof.Dr. Gülsüm ANÇEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22d2a47c-69e6-484d-8437-86c7a73d7aa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya Afrika’da</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatının sevilen yazarlarından Elif Özmenek Çarmıklı yeni romanında okurlarını gizem, macera ve eğlence dolu bir kurguyla yaban hayatı üzerine düşünmeye, araştırmaya ve öğrenmeye davet ediyor.
Asya’nın en büyük hayali Afrika’ya gitmek ve Büyük Beşli’yle tanışmak. Doğum günü hediyesi olarak Afrika’ya gideceğini öğrendiğinde havalara uçuyor. Ailesi ve kuzeniyle çıktığı bu yolculuk ona bambaşka dünyaların kapılarını açıyor.
Asya hem hayvanların özgürce dolaşabildiği milli parkta hem de çıktıkları safarilerde Büyük Beşli’yi ve daha pek çok hayvanı görme şansını yakalıyor.
Benjamin, William ve Mishak’ın anlattığı yaban hayatına dair gerçekler, anılar ve hikâyeler Asya’yı derinden etkiliyor ve geleceğini şekillendirecek hayaller kurmasını sağlıyor.
Asya yaşadığı hiçbir şeyi unutmak istemediği için bir günlük tutuyor. Kardeşi ve kuzeniyle yaşadığı birbirinden ilginç, eğlenceli ve yer yer gerilim dolu maceralarla öğrendiklerini ve araştırdıklarını günlüğüne yazıyor.
İnsanların yaban hayatı üzerindeki etkisi, soyu tükenen ve tükenme tehlikesi altında olan hayvanlar hakkında bilgi sahibi olma, çevremizdeki yaban hayatını tanıma ve koruma, bu konuda bireysel olarak sorumluluk alma ile meslek seçimi ve meslek seçiminde cinsiyet konularının işlendiği macera dolu bu keşif hikâyesi, 8 yaş ve üstü okurlara keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.
‘‘Nerede olursam olayım, dünyayı korumak için belki bir kâşif, belki bir primatolog, belki bir belgeselci, belki bir korucu ya da sadece Asya olarak elimden geleni yapmaya hazırım! Sana Asya sözü!’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8efa182b-892e-4d68-8275-d89652a48164.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik, önce girişimci olmayı düşünmekle başlar. Hangi alanda girişimci olunacağı, nasıl bir gelecek öngörüldüğü, ne kadarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulacağı düşünmenin devamında gelecek olan eylemlerdir. 
 
Girişimcinin El Kitabı, girişimcilere, girişimci olmak isteyenlere, girişimlerini geleceğe taşımak isteyenlere bir rehber olması amacıyla hazırlanmıştır. Girişimcilik kavramından, girişimcilik adımlarına, yasal süreçlerden uygulama adımlarına kadar önemli başlıklarla derlenmiş bir başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31324bb8-3a03-4d82-bffe-4ae9654cac0f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar Tarihlerini Kendileri Yazar</image:title>
            <image:caption>Radikal politik iktisatçı Samir Amin (1931-2018), ardında Marksist yazılardan oluşan değerli bir külliyat bıraktı. Amin’in iktisattan kültüre uzanan entelektüel yelpazesi takdire şayandı ve verdiği dersler hâlâ önemini korumaktadır. Bu kitap, Monthly Review Press tarafından Samir Amin’in yirmi birinci yüzyılda yazdığı en önemli on makalesinin Monthly Review dergisinden derlenerek yayımlanmasıyla oluşmuştur. Koleksiyonun “Giriş” kısmı, Amin’in arkadaşı ve yoldaşı olan Marksist filozof Aijaz Ahmad tarafından yazılmıştır ve Amin’in yaşamı ile çığır açan çalışmaları hakkında kapsamlı bir inceleme sunmaktadır. Ahmad ayrıca “Devrim mi Çöküş mü?” ve “Çağdaş Emperyalizm” gibi çarpıcı ve zekice yazılmış makaleleri okumak için bağlamsal bir odak noktası sunmaktadır. 
“Amin’in yazılarında muhteşem olan şey …ifadesinin berraklığı, yaklaşımının açık tutarlılığı ve hepsinden önemlisi, sermayenin ve burjuva ideolojisinin tüm biçimlerinin verdiği hasarı tereddütsüz bir şekilde kınamasıdır. …Amin, temel bir referans noktası ve bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.” —Bill Bowring, Marx &amp; Philosophy Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5440c38-5fc7-4915-9a48-764837bcb15a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezar Kent</image:title>
            <image:caption>Hafif bir esinti ağaçların ay ışığıyla parlayan yapraklarının arasında hışırdayarak dolaşıyor, yeşil çayırlara vuran gölgelerini dalgalandırıyordu. Dönüp arkasındaki demir karyolada yüzükoyun yatan Alek&apos;e baktı. Beyaz çarşaf bacaklarından birisini örtmüş, dolgun kalçalarının arasındaki kıvrımdan beline doğru uzanıyordu. Ayın pencereden yansıyan parlak ışığı, rüzgâr ağaçların arasında dolaştıkça değişip kıpraşıyor, kadının açıkta kalan kalçasına ve düzgün sırtına alacalı desenler şeklinde vuruyordu. Bir süre bu manzarayı seyretti Sezar, ardından kadını uyandırmamaya çalışarak yerdeki kıyafetlerini aldı, sessizce giyindi. Karyolada yatan kadına son defa göz attıktan sonra, önce odadan, daha sonra saz damlı evden çıktı. Kasabanın içinde bulunduğu derin sessizliği erken öten bir horozun sesi bozuyordu. Önce derin bir nefes alarak temiz havayı içine çekti, kemerini düzeltti, koltuğunun altındaki silahı yokladı, ardında bıraktığı kadını aklına getirmemeye çalışarak yürümeye başladı. Sezar Kent bir paralı askerdi. Kanlı iç savaşların hüküm sürdüğü Afrika&apos;nın derinliklerinde, acımasız liderlerin sömürüp köleleştirdiği insanların dünyasında amaçsızca oradan oraya savrulan, kim daha çok para verirse ona hizmet eden bir paralı asker. Kendini içinde yaşamaya mahkûm hissettiği bu dünya, yeni tanıştığı bir kadınla birlikte değişir ve Sezar&apos;a aşkın, sevilmenin kapılarını açar. Ne var ki yine para için kabul ettiği bir iş yüzünden bu kez kendisini bilmecelerle dolu bir dünyanın içinde bulur, burada hiç ummadığı tehlikeli olayların içine sürüklenir. Nefret, şiddet ve ölümün kol gezdiği bu kanlı dünyada yok olmamak için yaptığı büyük mücadele sırasında hiç aklından çıkaramadığı Alek&apos;in hayali, ona en büyük dayanma gücünü verir. Şekip Altunkan&apos;ın, son derece heyecan verici bir serüvenin anlatıldığı bu eşsiz romanı okuyanların zihninde derin bir iz bırakacak, uzun süre hafızalardan silinmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5b365b-7ee6-47f6-bb06-77f1902c63fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümbül Kokulu Parfüm</image:title>
            <image:caption>Genç kadının duyduğu büyük üzüntüden dolayı yüzü allak bullak olmuş, gözleri nemlenmişti; birkaç adım ilerledi, Renan&apos;ın önüne geldi. Başını kaldırdı, derinliklerinde büyük bir keder okunan gözleriyle Renan&apos;ın gözlerinin içine baktı, yumruk yaptığı elleriyle genç adamın göğsüne küçük darbeler vurmaya başladı, &quot;Aptal adam, niye hayatıma girdin? Niye? Niye?&quot; dedi titrek bir sesle, bir yandan da ağlıyordu. 
 
Gazetede gördüğü bir ilanla değişmişti kaderi Melda&apos;nın, kendisini bir hastanenin içinde bulmuş, tekdüze giden hayatında yeni bir sayfa açılmıştı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, bu hastanede en büyük aşkına rastlayacak, ama olaylar onu bambaşka bir hayatın içine sürükleyecekti. 
  Şekip Altunkan&apos;ın ikinci romanı olan Sümbül Kokulu Parfüm&apos;de, bir zincirin halkaları gibi ardı ardına gelişen olaylar, derin bir aşk ilişkisi çerçevesinde anlatılmaktadır. İlk sayfalarından itibaren okuyucuyu saran kurgusu, Anadolu&apos;dan, Avrupa, Amerika ve Afrika&apos;ya kadar uzanmaktadır. Bu kıtalarda yaşanan toplumsal gerçekliğin ışığı altında, suç örgütlerinin, modern hayatın, yoksulluğun insan üzerinde yarattığı etkiye yakından şahit olacaksınız. Bu kitabı okurken resim sanatının içinde dolaşacak, yaban hayata saygının önemini göreceksiniz. Temposu hiç düşmeyen olaylar sizi heyecandan heyecana sürükleyecek, kitabı bitirdiğinizde etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ee00f80-142b-4adf-a882-70e381894a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağdaki Ateş</image:title>
            <image:caption>1980 darbesinden sonra çıkarılan zorunlu hizmet yasasıyla Torosların eteklerinde bir ilçeye tayini çıkan Doktor Handan, bilinmezlerle dolu bir dünyaya adım atmanın tedirginliğini yaşıyordu. Anadolu’nun bu küçük ilçesinde toplumsal yaşam çelişkilerle doluydu ve bambaşka bir hayat bekliyordu onu. Hastanede çalışırken hekimliğin hazzını yaşayacak olan genç doktor, aynı zamanda hayatının en büyük aşkına rastlayacaktı. Ama ilçedeki çelişkiler yumağının içinde önemli bir tehlike, bir kötülük dolaşıyordu. Gelişen olaylar, sevdikleriyle beraber Doktor Handan’ı da içine alacak, bu kötülükten kurtulmak için amansız bir mücadele başlayacaktı. 
 
Dağdaki Ateş, heyecanlı bir yolculuk gibi okuyucuyu sarıyor. Bu romanda Anadolu’nun gerçeğini görmenin yanında, saf bir aşkı, dostluğu, yardımlaşmayı ve mücadeleden asla vazgeçmemenin önemini bulacaksınız. Akıcı bir dille yazılan Dağdaki Ateş, salam kurgusuyla akıllarda uzun süre iz bırakacak, Türk edebiyatında önemli bir yer edinecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e54643-907c-4a16-a9e7-54a7e95f46e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yeşil</image:title>
            <image:caption>Büyük Yeşil. O, değerli bir taşın ötesinde bir inanışı temsil ediyordu. Yüzyıllardan beri barış içinde yaşamanın güvencesiydi. Sihirli bir güç atfedilerek hastalıklardan koruduğuna, uzun bir yaşam sağladığına inanılan bu taşı elde etmek için gözünü kırpmadan bir insanı öldürmek de dâhil olmak üzere, her türlü kötülüğü yapabilecek çok sayıda insan vardı dünya üzerinde. 
 
Yerel halktan iki kişinin ihaneti sonucunda Afrika&apos;dan çalınan bu taş, Ankara&apos;da ortaya çıkacak, onu elde etmek için acımasız bir mücadele başlayacaktı. Diğer yanda Amerika&apos;da başlayan aşkları mutlu bir evlilikle sonlanan Manolya ve Diren, Türkiye&apos;ye dönmüşler ve kendilerine yeni bir yaşam kurmuşlardı. Ancak zengin bir iş adamı olan babasının işleriyle meşgul olmaya başlayan Manolya, kendini içinde bulduğu zenginlikten, şaşaadan ve gösterişten etkilenerek kocasından uzaklaşmaya başlamıştı. Aslında tüm problemlerin kaynağı, babasının Manolya&apos;nın adına yaptırdığı alışveriş merkeziydi. 
  Ne var ki sorunlu giden evliliklerinde beklenmedik bir olay, onları birbirine yeniden yakınlaştıracaktı. Kendilerini bir anda, Büyük Yeşil&apos;i elde etmek için uluslararası düzeyde tasarlanan bir kumpasın içinde bulan genç çift, tesadüflerin bir araya getirdiği birçok masum insanın da hayatının tehlikede olduğu bir ölüm kalım mücadelesi içine girerler. Büyük Yeşil, soluğunuzu tutarak okuyacağınız yeni bir Şekip Altunkan romanı. İncelikle işlenmiş detayları, merak ve gerilim duygularının kitap boyunca hiç eksik olmadığı sürükleyici kurgusu ile sizi heyecanlı bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea8c7af-f1ee-4f71-836c-f52fb331b74f.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Asla Tükenmez</image:title>
            <image:caption>Bir telin iki ucundaki iki hayat; tüm yaşamları boyunca kaybedenler kulübünün üyeleri olan Dilek ve Doktor Nebi, geç yaşta buldukları aşk sayesinde gerçek mutluluğa erişebilecekler mi? Yoksa yine kaybedenler kulübünün sadık birer üyesi olarak mı yaşamlarına devam edecekler? 
 
Yaşamın acı hakikatleriyle sürekli olarak yüz yüze kalan insanlar, gerçek aşkı buldukları anda mutluluğa erişeceklerine inanırlar. Ne var ki hayat, onların bu beklentilerini her zaman gerçeğe dönüştürmez. İşte kaderlerinin kesiştiğini düşündükleri bir anda, hiç beklemedikleri bir yerden karşılarına çıkan bir engel, bir tehdit, bu iki insanı sonsuza kadar birbirinden ayırabilir. 
 
Dokunaklı olduğu kadar, sürükleyici bir dille kaleme alınan Umut Asla Tükenmez, çarpıcı kurgusuyla okuyucuyu kucaklıyor. Orta yaşın üzerindeki bir kadın ile bir erkeğin tutkulu aşklarının çevresinde gelişen olaylar, okuyucuyu anında etkisi altına alarak heyecandan heyecana sürüklüyor. Karakterlerin karşı karşıya kaldıkları acı gerçekler ve umutsuzluklar içinde dahi umudun ışığı kendini daima gösteriyor. 
  Şekip Altunkan&apos;ın bu romanında dile getirdiği gibi, umut her zaman kıymetli bir yol göstericidir. Bu kitap, en kötüsünü düşündüğünüz anda bile, &quot;Umut Asla Tükenmez!&quot; diye haykırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93df314c-beda-4909-84bf-85160ac9d2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurye</image:title>
            <image:caption>Yazar&apos;ın öksürük nöbeti geçmişti, dikkatlice baktı delikanlıya. &quot;Ne demiştim konuşmamın başında? Acıyı ve olumsuz durumları önleyecek biricik kuvvet iyiliktir. Onu da destekleyen tek duygu sevgidir. Bu ikisi sende fazlasıyla var. Biliyorum, tüm yaşamın boyunca adil olmayan birçok durumla karşılaşmışsındır. Seni aşağıladılar, itip kaktılar, toplumun içine girmekte zorlandığın durumlar oldu. Neden oldu bütün bunlar biliyor musun? Çünkü bazı insanlarda sevgi yoktur, toplumda da bu sevgi giderek kayboluyor, her şey çıkar ilişkilerine dayanıyor. Bunu fazlasıyla görüyorsundur.&quot; 
 
Motor kurye Cumali ya da herkesin bildiği lakabıyla Kambur, Mavi Apartman&apos;da yaşayanlar için bir umut ışığı olmanın ötesinde, ön yargısız ve sevecen yaklaşımıyla onların yaşamlarındaki en büyük eksikliği, dost ihtiyacını da fazlasıyla karşılıyordu. Onu sadece bu apartmanda yaşayanlar değil, İstanbul&apos;da edindiği arkadaşları, karakoldaki polisler de seviyor, genç kurye bu durumdan büyük mutluluk duyuyordu. 
  Şekip Altunkan Kurye&apos;de, fiziksel bir anormalliği olan, yüreği sevgiyle dolu bir motor kuryenin yaşamla mücadelesini ve bir apartmanda yaşayan kişilerle ilişkilerini anlatmaktadır. Bu apartmanın altı dairesinde farklı kişilikte olan, hayatta kaybeden olarak tanımlanabilecek insanlar yaşamaktadır. Romanda, Mavi Apartman&apos;ın sakinleriyle, genç kuryenin ilişkileri, insan psikolojisinin derinliklerine inilerek, günümüzün sorunlarına da atıfta bulunularak, ilgi çekici bir kurguyla anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbdba03c-bf10-446d-ac3b-c745b8091996.jpg</image:loc>
            <image:title>Adanın İnsanları</image:title>
            <image:caption>VASİLİKİ KSİDA  / BÜYÜKADA RUM İLKOKULU ÖĞRETMENİ 
Büyükada’da bütün esnaf Rum’du… Ekmek fırını Yamalakini’ndi. Büyükada fırını Niko Mundis’indi. Bakkalımız Barba Thoma idi. Başka bir bakkal Grigoris Usulcuoğlu’ydu. Balıkçı olarak Bekiaris ve Mavilas vardı. Adanın kasabı Barba Kapetanakis idi. Nikos Nikolaidis adanın mimarıydı. Yaptığı binalar adanın en güzel binaları olarak anılırlar hâlâ. Barba Yorgo Yapitzioğlu adanın manavıydı. İsimleri ve soyisimleri ile hatırlamamın sebebi, ben bunların aynı zamanda öğretmenleriydim. Ad ve soyad olarak ezberimde kalmış… 
 
YALIM ERALP / EMEKLİ BÜYÜKELÇİ 
Rumlar gittikten sonra, yeme içme dışında eğlence bitti. Buradaki Rumlar buraya bambaşka bir hava veriyorlardı. Bugün, ada daha fakir, daha az mozaiği olan, eğlence ve yemek kültürü daha zayıf, balık kültüründen çok kebap kültürü olan bir yer. Kalite düştü. Adalar kültür düzeyi yüksek, yemek yeme düzeyi, müzikli tavernaları ile balık lokantaları ile çok daha şıktı. İnşallah dönerler. Tabii ki keşke kriz olmasaydı. Ama döneceklerse de kalabalıklar halinde dönsünler. Adalara dönerlerse kalite yükselir… 
 
ADİL BALİ / ARAŞTIRMACI YAZAR 
Eskiden bunlar konuşulmaz ve anlatılmazdı. Mesela sen şimdi kitaplarında birçok şey aktarıyorsun ya bunları okuyarak ben de birçok yeni bilgi öğrendim. Pandeli hakkında, Tarabya’daki Filiz, Garaj hakkında… Bunlar çok önemli şeyler. Bu bilgiler aktarılmalı. Anneler babalar bunları anlatmıyorlardı. Niçin kalkıp Kosova’dan buraya geldiğimizi anlatmazlardı. Kitaplar da yoktu çok fazla… Bu anlamda bu yaptığın işlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2c12671-bbf4-416a-a35f-9497618151e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Gözyaşı</image:title>
            <image:caption>Başını kuma gömüp yaklaşan fırtınayı görmezden gelerek yok olmak ya da ayağa kalkıp gerçeğin peşinde ilerleyerek var olmak arasında seçim yapacak olan sensin. Bugünün dünyasında, yaşadıklarının gölgesinde nereye gidiyorsun? İnsanı, dünyayı yok sayarak insanlığı kaosa sürükleyen sistemin yöneticisi Mayer... İnsanlığa bir çıkış yolu yaratmak için kendinden vazgeçen Hermes... Sistemin yaşattıklarıyla bir tetikçiye dönüşen İris... Ailesinin eleştirilerine kulak asmayıp bilgisayar başında kurulu düzeni sarsan liseli Mert... Kadını yok sayan bir toplumda tüm yüreğini ailesine açan Demet... Olanaksız bir aşkın enkazıyla geleceğinden vazgeçen Ayşe... Geçirdiği ölümcül sınavların ardından karanlığa ışık olan Selim... Dünyayı kadınların değiştireceğinin sembolüne dönüşen Zümrüt... 
Yaradan’ın yarattığını kabullenmeyen şeytan... Şeytanın bilinmeyen oğlu Lucifer... Her şeyin kaynağı Yaradan...  Gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki amansız savaşta dünyevi ile ilahi olan arasında sıkışıp kalan kadim bilgeliğin beşiği Anadolu’dan doğan kusursuz bir plan... 
Türkiye ve dünyada milyonlarca insana ulaşan Aret Vartanyan’ın son romanı Siyah Gözyaşı yaşamı anlamaktan vazgeçmeyen, gösterilen dünyayla yetinmeyen ve geleceği öngörmek isteyenler için bir anahtar, hayatın tüm zorluklarına, yanılsamalarına ve varoluşun tüm ağırlığına rağmen dimdik yürüyenler için  yeni bir umut...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4403a81e-39d5-49cd-a975-73bf8244df65.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanız Ayıbı Yok</image:title>
            <image:caption>Hepimiz hata yapıyoruz, her birimizin eksikleri var, zaman zaman hepimiz kayboluyoruz. Ancak insan olmak, yaşamak bu demek değil mi? Bırak artık kendini suçlamayı, geçmişi kurcalamayı, bugüne duvarlar örmeyi ve cesaretle aç yüreğini. Sen zaten olduğu gibi değerli olan, yüreğindekileri yaşamayı hak edensin. Kimse kimseyi aldatmaz, insan sadece kendini aldatır. Yalanı en kolay kendine söyler, inanır kendi yalanına. Ardından ruhu parçalanır. Huzursuz anlar, mutlu olamama sancısı, özgürlük arayışı... Hayallerine giden yol, her şeyden önce kendinle barışarak, ayağa kalkmanla başlayacak. 
Ne yaparsam yapayım yargılandım, kimseyi memnun edemedim. Aşk ve mutlulukla dolu, huzurlu, başarılı, daha iyi bir yaşam masalından kâbuslarla uyandırıldım. Bana gösterilen dünyanın, yaşadığım korkuların gerçek olmadığını anladığım gün bu geceye hazırlandım. Kendi filmimin son perdesinde kâğıttan evleri yıkmaya, kafeslerin kapılarını açmaya, korkunun yerine sevgiyi, gözyaşının yerine tebessümü, sahtelerin yerine gerçekleri koymaya geldim. Yalnız olmadığımı biliyorum. Sana inandığım, sana güvendiğim için cümlelerimi sana emanet ediyorum. Sessizlik seni yanıltmasın. Aynı gökyüzünün altında farklı yerlerde birlikte nefes alıyoruz. Çoğunluğun sesi yükseldiğinde ne demek istediğimi anlayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60ad986f-254b-4042-a2f2-d143a23ad0b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergen ve Ayrılık</image:title>
            <image:caption>Isée Bernateau Ergen ve Ayrılık adlı çalışmasında bizzat dahil olduğu klinik uygula­malardan yola çıkarak, erginlikte yaşanan yas, ayrılık, nesnenin kaybolması, ölüm kor­kusu gibi deneyimlere odaklanıyor. Bernateau’nun bu çalışması, konuya hâkim olsun ya da olmasın, herkesi etkileyecek güce sahip. 
“Ergen ve Ayrılık yalnızca ergen klinisyenleri için değil, ergenlerle çalışan öğret­menler, eğitmenler, sosyal hizmet uzmanları gibi meslek insanları kadar ergenlik sürecinden geçen bireylerle ilişki ve iletişim içinde olanlar (Anne babalar mı? Elbet­te) için de hayli yol gösterici sorgulamalar içermektedir. Kitabın ister klinisyen olsun ister öğretmen, eğitmen, sosyal hizmet uzmanı ya da annebaba, tüm erişkinlere ver­diği en önemli mesaj, ergenlik sürecindeki bireyin ayrılık bağlamında ortaya çıkmış olsa da, temel sorununun Bernateau’nun kitabın son satırlarında da dediği gibi, bir ‘kendine doğuş alanı ve zamanı yaratmak’ olduğudur.” 
Talat Parman 
“Ayrılık olumlu ve olumsuz olmak üzere bir çifte değere sahiptir: Özne için hem son derece gerekli hem de son derece dayanılmazdır. Beşikten mezara kadar, özne ile nesne arasındaki tüm ilişkilere ayrılık ve birleşmenin diyalektik mantığı hükmeder. Ancak ayrılığın tipik görüntüsü, göbek bağının kesilmesi olarak kalır. Bu görüntü, kaybedilmesi ergenlikte sonsuz bir nostaljiye yol açan ve mükemmelliğin simgesi olan bir teklik/bütünlük mitinin sürmesini sağlar.” 
         Isée Bernateau 
Isée Bernateau Paris Üniversitesi Klinik Psikoloji ve Psikopatoloji Bölümü’nde profesör. Fransa Psikanaliz Derneği (APF) üyesi psikanalist.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36da592f-5f64-4857-a9df-03f013b3ddf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Yüz Bir İnsan</image:title>
            <image:caption>Birkaç kitabın arkasını çevirip bakıyorsun ve yine kendini arıyorsun. Yaşamında yapmak isteyip de yapmadığın ya da yapamadığın ne kadar çok şey var. Oysa istemediğin birçok şeyi yaşadın ve yaşamaya devam ediyorsun. Peki ya sen kimsin? 
Gerçekten ne istiyorsun? 
Seni tanıyorum. Kırgınlıklarını, hayal kırıklıklarını, hayallerini, yaşadıklarını ve yaşayacaklarını biliyorum. Çünkü elinde tuttuğun bu kitabı sen yazdın. 
Her gün onlarca role girerken, kendi kuklalarımızı yaratıyoruz. Kendimizden yarattığımız, günlük hayatta oynattığımız onlarca kukla. Her rolün bir kuklası var. 
Bir insanın, bin farklı yansıması… 
Bir bedende kaç kişisin? 
Bu kez benim yaşadıklarımda seni anlattım. 
Seni, bugüne kadar yaşamadığın bir yolculuğa davet ediyorum. 
Bittiğinde dünya bambaşka olacak. 
Bu sefer kendin için bir şey yap. 
Hiç değilse bir kez bu kadar düşünme… 
Eğer istersen benimle gel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fbf7b5d-b442-46df-8fed-385d90821cc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’nın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Rusya’nın Öyküsü’nde Orlando Figes, Rusya’nın bin yıllık tarihine yeni bir yaklaşım getiriyor; Rusların geçmişe bakışlarını şekillendiren fikirler kadar, bu geçmişi oluştu­ran olaylar ve şahsiyetlerle de ilgileniyor. 
Coğrafyasında hüküm süren egemen ideolojilerin değişimlerine ayak uydurmaya çaba harcayarak kendi öyküsü üzerine tekrar tekrar düşünen, tarih sahnesindeki en­der uluslardandır Ruslar. Figes, bu olgunun hakkını vererek, Kiev Rus Knezliği’nin 1. binyıldaki kuruluşundan Putin’in Ukrayna’yla savaşına kadar, Rusya’nın yaşadığı uzun tarihsel sürecin arkasındaki anlatıları araştırıyor. Rusya’nın Öyküsü Korkunç İvan’ın mum ışığıyla aydınlatılan bir katedraldeki taç giyme töreninden köylü dev­riminin dramatik çalkantılarına, Rusya Ana’nın dünyaya yönelik kutsal misyonu hakkındaki Ortaçağ efsanesinden Batı tarafından haksız muamele gördüğüne iliş­kin milliyetçi nutuklara varıncaya dek Rusya’nın geçmişini           ve siyasetini şekillendiren ulusal mitleri ve bunların ideolojilere olan etkisini    anlamak için kapsamlı ve yetkin bir çalışma. 
“Modern Rusya’yı ve onun Ukrayna’yla, komşularıyla, Amerika’yla ve Batı’yla savaşlarını anlamak istiyorsanız, ihtiyacınız olan en temel arka plan hikâyesini içeren tarih kitabı.” 
Anne Applebaum, Twilight of Democracy ve Red Famine kitaplarının yazarı 
 
                                                   “Orlando Figes, Rus tarihinin büyük anlatıcısı...” 
Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0356a0-78b8-44e4-be16-ae12036db487.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 113: Kadın Felsefeciler Ahlak ve Siyaset Felsefesi Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Cogito’nun Bahar sayısında Türkiye Kadın Felsefeciler Topluluğu’nun (SWIP-TR) 6. Konferansında sunulan ahlak ve siyaset felsefesi üzerine makalelerden oluşan bir seçki var. Seniye Tilev ve Tuğba Sevinç’in hazırladığı Kadın Felsefeciler dosyasına, psikanalist ve tiyatro uzmanı Maria G. Turri’nin çalışmaları üzerinden tiyatro ve psikanaliz arasındaki ilişkiyi irdeleyen bir Odak dosyası eşlik ediyor. “Tiyatroyu Psikanalizle Düşünmek” başlıklı dosyayı Özgül Akıncı ve Hazal Hamarat hazırladı. 
 
Bu sayıda 2024 başında hayatını kaybeden eleştirel teorisyen ve sosyolog       Oskar Negt’i, Frankfurt Okulu üzerine bir söyleşi ve Alexander Kluge’yle birlikte yazdığı Tarih ve İnatçılık kitabına dair bir incelemeyle uğurluyoruz. 
 
 
İçindekiler: 
 
Cogito’dan •  Ahlak ve Siyaset Felsefesi, Tiyatro ve Psikanaliz, 
Deneyim ve Karşı-Kamusallıklar Yeni Pespektifler 
Loïc Wacquant • Irk Meselesinin Çözümü 
Haldun Gülalp • Laiklik Bir İnsan Hakkı mıdır? 
Arif Çamoğlu • Gönül Ferman Dinlerse: İktidarın Aşk Edebiyatı 
Dosya: Ahlak ve Siyaset Felsefesi Üzerine Yazılar 
Seniye Tilev &amp; Tuğba Sevinç • Kadın Felsefeciler 
Ahlak ve Siyaset Felsefesi Üzerine Yazılar 
Sandrine Bergès •  Kadınların Ev İçi Gücüne Gerilemesi: 
Margaret Cavendish’ten Laura Ingalls Wilder’a 
              Chryssi Sidiropoulou • Wittgenstein, Etik ve Değerin İndirgenemezliği                                                    
Zeynep Esenyel • Simone de Beauvoir’da Politik Şiddetin Etik İçerimi: 
Başkalarının Kanı 
Asiye Rana Eraslan • Geleneksel Felsefenin Tefekkürü ve Saf Düşünmenin    Karşısında Arendt’çi Düşünme 
Karun Çekem • Empatinin ve Duyguların Feminist Hayvan Etiğindeki  Tartışmalı Rolü Üzerine Odak: Tiyatroyu Psikanalizle Düşünmek 
Maria Grazia Turri • Psikanaliz ve Tiyatroyu Yeniden Düşünmek: İzleyicide Bilinçdışı İşlemleme Dolayımında Karakterin İşlevi 
Maria Grazia Turri • Aktarım ve Katharsis, Freud’dan Aristoteles’e 
Özgül Akıncı &amp; Hazal Hamarat • Tiyatrodan Psikanalize Bilinçdışını         Esnetmek: Maria G. Turri ile Söyleşi 
Oskar Negt’in Ardından 
Stewart Martin • Yaşamın Ekonomi Politiği: Negt ve Kluge’nin Tarih ve      İnatçılık’ı 
Johan F. Hartle &amp; Oskar Negt • Eleştirel Teori İçinde Ortak Çalışmalar 
Taşkın Toprak İpek • Kapitalizm ve Demokrasi: Perde Arkasındaki           Oksimoron</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117733</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afebf3ba-5e84-4de2-893f-d643311618e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlama Küçük Kamyoncu</image:title>
            <image:caption>Ağlama küçük kamyoncu, 
şanslısın bak. 
Anneciğin kaybolan 
oyuncak kamyonunu bulacak… 
 
Küçük çocuk oyuncak kamyonunu kaybettiğinde annesiyle      birlikte kamyonu aramaya koyulurlar. Annesi arabadan kepçeye, 
damperli kamyondan vince kadar 
çeşit çeşit taşıtı anlatarak oğlunu yatıştırır. 
Taşıtları çok seven meraklı okurlar için 
Kim Norman’ın yazdığı bu sevimli hikâyeyi Toshiki Nakamura resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97bae807-100e-4817-a587-8fa2b33670a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşanın Yuvası</image:title>
            <image:caption>Tavşan kendisine bir yuva arıyor. Bu yuva bir kayanın altında, bir taşın altında, bir kütüğün altında ya da 
toprağın altında olabilir. Tavşan yuvasını nerede 
bulacak acaba? 
 
Gelin, biz de bu sevimli tavşanın peşinden gidelim! 
Çağdaş çocuk edebiyatı klasiklerinden İyi Geceler Ay’ın yazarı Margaret Wise Brown’ın yazdığı Tavşanın Yuvası 1956’dan beri pek çok nesli uykuya hazırlıyor, bu sevimli tavşan hikâyesine Garth Williams olağanüstü resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203a3999-b58f-4af9-b24f-076c0c93aa3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Kitaplar da okuruna kavuşmayı bekler… 
 
Tomris heyecanla kitabına kavuşmayı beklemektedir. 
Arjantin’den yola çıkan kitabın başına yolda neler gelecektir neler! 
 
Ezgi Berk’in yazdığı Kitabın Yolculuğu’nu Zülal Öztürk resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f4ecd5-97c3-4335-8a18-c46299c3924b.jpg</image:loc>
            <image:title>Baron Bagge (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alexander Lernet-Holenia, modern Avusturya edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Ölüm ve yaşam, gerçeklik ve fantezi arasındaki çizgide ustalıkla gezindiği, gerçekdışı deneyimlerin gerçekliğe müdahale ettiği yapıtlarında yarattığı büyülü “öbür dünya” atmosferi, ona edebiyatın “büyücüsü” olarak haklı bir ün kazandırmıştır. Jorge Luis Borges ve Stefan Zweig gibi yazarların da hayranlığını kazanan Lernet-Holenia, 1936 yılında yayımlanan Baron Bagge adlı novellasında, Birinci Dünya Savaşı’nda orduda süvari subayı olarak görev yapan Avusturyalı genç bir aristokratın akıl sır ermez deneyimini anlatır. Baron Bagge’nin de mensubu olduğu bölük, ruhsal dengesi bozuk komutanından bir köprüye saldırma talimatı alır. Bu saldırının onları Ruslarla burun buruna getireceğine dair hiçbir kuşku yoktur. Ancak sonrasında her şey esrarengiz bir havaya bürünür. Bu kitapta Lernet-Holenia ile Stefan Zweig’ın birbirlerine yazdıkları mektupların yanı sıra yazarın yaşamını ve aile geçmişini kendi sözcükleriyle anlattığı kısa otobiyografisini de bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c29532-322f-438c-bd24-a3cf671e7d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Mısır&apos;ında Doğa ve İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>Alan Mikhail, Osmanlı İmparatorluğu ile onun en kârlı eyaleti Mısır arasındaki ilişkileri incelediği bu çalışmasında Mısır kırsalındaki kanallardan İstanbul&apos;daki Saraya, Anadolu ormanlarından Kızıldeniz kıyılarına ve veba piresinin ısırığından dünyanın en güçlü devletlerinden birinin servetine uzanan bağlantıların hikâyesini anlatıyor. 
1675-1820 arası döneme, kendi deyimiyle “uzun 18. yüzyıla” odaklanan yazar, imparatorluk içinde değişen güç ilişkilerinin bölgeler arasındaki kaynak akışını nasıl etkilediğini anlatıyor ve bunun çevresel bozulmaya yol açtığını öne sürüyor. 19. yüzyılda Mısır’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun bir vilayeti olmaktan çıkıp Mısır bürokrasisi tarafından kontrol edilen güçlü, merkezi ve otoriter bir yönetime dönüşmesinin sulamayı, emek gücünün yapısını, hastalıkları ve bayındırlık işlerini nasıl etkilediğini gösterirken yüzlerce mahkeme davasına ve resmi yazışmaya başvuruyor. 
Çevre tarihi alanında öncü çalışmalardan biri sayılabilecek bu kitap iyi araştırılmış ve sunulmuş bir inceleme olmanın yanı sıra, Osmanlı tarihi araştırmalarındaki merkez-çevre paradigmasına, milliyetçi ve şehir merkezli tarihyazımlarına etkili bir eleştiri yöneltiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2bedee-c18e-4c53-b452-ef712d9c5e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa ve Yetiştirme</image:title>
            <image:caption>Çocukların duygusal gelişimi hakkındaki en son bilimsel verilerin eşsiz bir sentezini sunan Doğa ve Yetiştirme alanın çoksatarlarından biri. Bağlanma teorisi, nörobilim, gelişim psikolojisi ve kültürlerarası çalışmalar gibi alanlardan çok sayıda güncel ve klasik çalışmayı bir araya getiriyor. Anne karnındaki yaşamdan okul öncesi yıllara ve ergenlik dönemine uzanan temel gelişim aşamalarını ele alırken genler ve çevre, travma, ihmal ya da psikolojik dayanıklılık gibi önemli konulara değiniyor. Doğa ve Yetiştirme, bilimsel açıdan güvenilir ve kolay okunabilir bir kaynak sunmak amacıyla farklı disiplinlerden geniş araştırma yelpazesini kullanan deneyimli bir çocuk terapisti tarafından yazılmıştır. İnsanın ana rahmine düştüğü andan yetişkinliğe uzanan yolculuğuna dair merak edilen soruların çoğuna yanıt veren kitap, çocuk bakımı öğrencileri, öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları, çocuk danışmanlığı, psikiyatri ve psikoterapi alanlarında eğitim gören ya da çalışanlar için temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d69121ac-d9d3-4169-b105-6e87d2a365ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Simon Bolivar</image:title>
            <image:caption>Amerika kıtasının siyasi coğrafyasını değiştiren devrimlerin önderi Simon Bolivar, adını taşıyan bir ülke (Bolivya) bulunan nadir kahramanlardandır. Henüz hayattayken Güney ve Orta Amerikalılar tarafından Kurtarıcı olarak tanımlanmıştır. Önde gelen tarihçi John Lynch, 19 ve 20. yüzyıldaki devrimci liderleri etkileyen Bolivar&apos;ı, kendi döneminin içine oturtarak mitleştirilmekten kurtarıyor ve çağımıza kadar süren etkisinin dinamiklerini keşfediyor. 
“Simon Bolivar kısa ama dopdolu bir yaşam sürdü. Altı ülkeyi özgürleştiren bir devrimci, ulusal kurtuluşun ilkelerini ortaya atan bir entelektüel, amansız bir sömürge savaşını yöneten bir generaldi. En aşırı bağlılık ve nefret duygularını uyandırdı. Birçok lspanyol Amerikalı ondan bir diktatör, bir kral olmasını isterken kimileri vatana ihanetle suçladı, hatta bazıları öldürmeye çalıştı. Bolivar&apos;ın anısı hem sonraki nesiller için bir ilham kaynağı, hem de sürekli bir çekişme alanı oldu. Liberal tarihçilere göre o tiranlığa karşı savaşıyordu. Muhafazakarlar onu kültleştirdiler. Marksistler onu burjuva devriminin lideri sayıp reddettiler. Bolivar hala halkın arzularına tercüman oluyor ve polemiklere konu ediliyor. Partizanlar tarafından sahiplenildi, hükümetlerce asimile edildi. Günümüzde Venezuela&apos;da otoriter popülizmin timsali olarak yeniden diriltilişi, onun önderliğinin bir başka yorumunu yansıttığı gibi, tarihçiyi de tarihin kaydını doğru tutma göreviyle karşı karşıya bırakıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a119ef9b-c27c-43bc-ac2f-dc03a66af2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Perikles</image:title>
            <image:caption>Perikles (MÖ 490’ların ortaları – 429), gücünün, refahının ve etkisinin zirvede olduğu altın çağında Atina’yı yöneten kişidir. Pers Savaşları ile Peloponnesos Savaşları arasındaki bu dönemde kentinin, bilim, felsefe, heykelcilik, mimarlık ve tiyatro başta olmak üzere, coğrafyada ve zamanda çok uzak mesafelere ulaşacak kültürel gelişmelerin merkezi olmasını sağlamıştır. Günümüzde bile hayranlıkla gezilen Parthenon’u yaptırmıştır. Şehrinin ikinci sınıf uluslararası konumunu değiştirip bölgenin en zengin ve kuvvetli devleti haline gelmesini sağlamıştır. 
Dönemin en aydın kişileri olan sofistlerin liderlerinden Anaksagoras, ünlü düşünür Sokrates gibi bilgelerden eğitim görerek bilgiye dayalı akıl yürütme becerisini edinen Perikles, bu kapasitesini kitleleri ikna etmek için kullanarak siyasette yükselmiştir. İnsanlarla her türlü ilişkisinde ağırbaşlı ve ölçülü davranarak kendisini zora sokabilecek durumlardan kaçınma konusundaki eşsiz başarısı da siyasi konumuna büyük katkıda bulunmuştur. 
Mensup olduğu sınıfın çıkarlarına karşı gelme pahasına yoksul halk kesimlerinin de kentin kamusal görev mekanizmasına ve karar alma sürecine katılmasını sağlayacak siyasi, mali ve idari önlemleri destekleyerek şehrin demokrasisini derinleştirmiştir. Ancak aynı demokratik yaklaşımı diğer Yunan kentlerine göstermemiştir. Pers Savaşlarından kalma Attika-Delos Birliği’ni, bir tür imparatorluk aşamasına yükselen Atina’nın emperyal deniz gücü vizyonunun aracı haline getirmiş, buna isyan eden birlik üyesi kentleri acımasızca ezmiştir. 
Siyasetteki en önemli düsturlarından biri Sparta’ya asla güvenmemektir. Başka Yunanlarla çatışmak istemeyen yurttaşlarını ikna ederek otuz yıla yakın süren Peloponnesos Savaşının başlamasının birincil etkeni olmuştur. Ancak kendisi bu savaş sırasında ölmüş, kenti de yenilip önce görkemini, sonra bağımsızlığını yitirmiştir. 
Antik Atina’nın Batılı düşünürler tarafından tekrar keşfedilip bir hayranlık nesnesi haline getirilmesi için aradan iki binyılın geçmesi gerekmiştir. Bu tavrın günümüzdeki temsilcilerinden antik Yunan uzmanı akademisyen Thomas R. Martin elinizdeki kitapta, şehre altın çağını yaşatan adamın hayatını anlatarak tutumunun gerekçelerini hakkıyla ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00dbbd0a-03cb-4a51-a8bd-ebd990b782c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Tatlı</image:title>
            <image:caption>Işılboynuz LUCKY AY IŞIĞINDA parlayan özel boynuzuyla çok gurur duyuyor. Bu seneki tatlılık yarışmasında onu sergilemek için sabırsızlanıyor. Ama patronluk taslayan, tütü giymiş bir ŞİVAVA ile rakip olduğunu fark ettiğinde, önemli olanın iç güzellik olduğunu kanıtlamak zorunda kalacak… 
Hepimizin farklılıklarını kutlayan, kahkahalar attıran, kalpleri ısıtacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1bf4edd-d5e7-474f-b611-44cd5626ec88.jpg</image:loc>
            <image:title>Evin Nerede Minik Arı?</image:title>
            <image:caption>Ormanın kenarındaki çayırda arkadaşlarıyla yaşayan Tatlıkanat, günlerden bir gün ormana iş makinelerinin gelmesiyle birlikte yuvasını bırakmak zorunda kalır. Kendine yeni bir yuva bulmak isteyen minik arı, macera dolu bir yolculuğa çıkar. 
Doğa sevgisi ve dayanışma üzerine etkileyici bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2455d93a-73e3-43bc-a5b2-11d8be8245e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tırtıl</image:title>
            <image:caption>Bir tırtılın, rengârenk kanatlarıyla pır pır uçuşan bir kelebeğe nasıl dönüştüğünü hiç merak ettiniz mi? 
Öyleyse küçük tırtılla tanışmalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a46d693b-a026-447f-b1be-e35278c8405e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Atasözleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Duyduk duymadık demeyin, bu nasıl söz diye söylenmeyiiin! 
Emek olmadan yemek olmaz! E birazcık da kafa patlatın. 
Şaka şaka, biz sizin için kafamızı patlattık ve atalarımızın ne demek istediğini sonunda bulduk!
Ne demişler “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”, “Sap döner, keser döner, gün gelir hesap döner.”, “İşleyen demir pas tutmaz...” Ayy, ne diyorum ben yahuu! Bunların hepsini kitabı okuyunca öğreneceksin zaten.
Hadi daha ne duruyorsun, atalarımızı anlamının yolu bu kitaptan geçer!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d0f79d-5524-48f8-9fd5-54d77a1f9c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan’dan Skolastiklere Hukuk Felsefesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Genel editörlüğünü Enrico Pattaro’nun yaptığı, şu an için on sekizinci cilde ulaşan A Treatise of Legal Philosophy and General Jurisprudence – Hukuk Felsefesi ve Genel Hukukbilim Külliyatı başlıklı dizinin altıncı cildi olan Antik Yunan’dan Skolastiklere Hukuk Felsefesi Tarihi, erken dönem Yunan düşüncesinden başlayıp geç dönem Skolastik felsefeye kadar olan dönemde Batı’daki ve Batı’nın yakın çevresindeki düşünce geleneklerinde hukuk düşüncesinin izlerini sürüyor. Antik Yunan, Roma ve Kilise Hukuku döneminde hukuk anlayışının yanısıra Ortaçağ Hıristiyan, Yahudi ve İslam düşüncesinde hukuka ilişkin tartışmalar müstakil bölümlerde ele alınıyor. Hukuk düşüncesi tarihinin en önemli isim, okul ve gelenekleri alanın uzmanlarınca tarihsel perspektifle sunuluyor. Kitapta ele alınan isimlerin bir kısmının hukukla ilgili görüşleri Türkçede ilk defa okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5203dd2-4954-44ea-993f-e1c01a95ee35.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksizm ve Zaman - Köylülük ve Ulusal Sorun</image:title>
            <image:caption>İngiltere, Almanya, Rusya gibi farklı ülkelerin kendi iç dinamikleri ve devinimleri gereği kapitalistleşme süreçleri de farklı gelişmiştir. Bilime ve sosyalizme bireysel, sınıfsal ve toplumsal yakınlık derecelerini anlama çabası, artı-değerin öğelerinin farklılığına içkindir. Farklı gelişmişlik derecelerinde gerçekleşen emeğin örgütlenmesi, teknolojinin gelişimi ve kullanımı, yani gündelik hayatın toplumsal örgütlenmesi, insanın hayal dünyası ile devrimciliğinin de oluştuğu ham maddedir.
              Bu çalışma, emek ve zamanın sömürüsü karşısında, insan ve kültürün; insanın ‘öz’ü ve estetiğinin, iyi yaşam beklentisinin, Marx, Marksizm ve Marksistler açısından farklı düşünülmüş üretim biçimlerinin, köylülük ve ulusal sorunla karşılaşmasında dönemlere göre incelenmesi, hayal ve devrim odağında bilinebilmesi ve yansıtılması çabasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc43577e-420d-4eeb-bb27-499c8d8e00b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Refleksif Tarihsel Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Adından da anlaşılacağı gibi bu kitap, toplumsal kuram ile tarihsel sosyolojinin kesiştiği noktada durmaktadır. Amacı: çalışmaları tarih odaklı bir grup toplumsal düşünürü bir araya getirmek ve birlikte tartışmaktır. Çağdaş sağduyuya dayalı akılcı bakış açısına göre, toplumsal kuram ile tarihsel sosyolojiyi eşleştirmek hiç de apaçık değildir. Sosyoloji, çoğu zaman çağdaş toplumun karşılaştığı sorunları ele alan mükemmel bir modern sosyal bilim gibi düşünülür. Bu açıdan bakıldığında, tarihsel sosyoloji çağdaş süreçlerin arka planı hakkında geçmişten bazı bilgiler sağlayabilir. Marx ve Weber, Foucault ve Elias gibi hem klasik hem de çağdaş dönemin çok önemli ve etkili toplumsal kuramcılardan bazıları o ya da bu şekilde kesinlikle tarihsel sosyologdur.
Refleksif Tarihsel Sosyoloji, kurucu isimlerin kişisel yaşamları ve kuramları arasında bir bağ kurmakta ve bu yöntem sayesinde düşüncede yeni ufuklar açmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96377713-0155-4349-8833-527bf20289ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Firdevsi İskendername (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kahramanlar sadece büyük savaşçılar oldukları için ölümsüzleşmezler. 
Şairler onları dile döktükçe büyürler, asırlar boyunca coğrafyadan coğrafyaya yol alırlar. 
Büyük İskender, İskender-i Zülkarneyn veya Makedonyalı İskender... 
Farklı kültürlerde değişik renklere bürünür 
böylece İskender adı. 
Firdevsî ise ona bambaşka bir kişilik kazandırır. Büyük şiirin ırmağında yüzdürür. Doğu’nun ışığıyla sonsuza dek yıkar. 
Ve böylece bir kez daha ve sonsuza dek 
İskender, Büyük İskender olur. 
Şiirle, şairin sayesinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e0044a-f64e-46d0-8f8f-5c95f01b5cea.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Üzerine Dokuz Düşünce</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk bilimkurgunun çok kullanılan bir temasıdır, ama gerçekten mümkün müdür? Şaşırtıcı bir şekilde, zaman yolculuğu fizik yasaları tarafından yasaklanmamıştır ve John Gribbin, eğer imkânsız değilse o zaman mümkün olması gerektiğini savunmaktadır. Zaman Üzerine Dokuz Düşünce, Einstein&apos;ın görelilik teorileri, kara delikler, kuantum fiziği ve çoklu evrenler gibi bilimkurgudan tanıdık temaları gerçek dünyadaki bilimsel karşılıklarıyla karşılaştırarak, Robert Heinlein, Larry Niven, Carl Sagan ve diğerlerinin hikayelerinden örneklerle aydınlatarak zaman yolculuğunun olasılıklarını zekice gösteriyor. Sonuç olarak bu kitap, zamanın gerçekten geçip geçmediğini ve eğer geçiyorsa, ileri mi yoksa geri mi hareket ettiğimizi merak etmenize neden olabilecek, Evrenin bazı derin gizemlerine eğlenceli bir rehberdir. Bilimkurgu hayranları ve derin bilimle ilgilenen herkes için okunması gereken bir kitap. 
 
“Zamanın hikâyesi John Gribbin&apos;in ustalıklı ellerinde hem bilim hem de spekülasyon açısından zengin bir dokuya dönüşüyor.” 
–David Brin, Hugo Ödüllü bilimkurgu yazarı, Postacı’nın yazarı 
 
“Gribbin popüler bilim yazılarıyla nesillere ilham verdi.” 
– Jim Al-Khalili 
 
&quot;Popüler bilimin en iyi ve en üretken yazarlarından biri.&quot; 
–Spectator</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340f01c0-2899-47e2-8f52-9a5a007ad043.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Seyirlik Oyunlarında İnsan, Doğa ve Topluluk</image:title>
            <image:caption>Köy Seyirlik Oyunlarında İnsan, Doğa ve Topluluk, insanın kendisiyle, doğa ve birlikte yaşadığı insanlarla kurduğu bağda, oyunun işlevi ve konumu üzerine odaklanıyor. Doğanın zamanını oyunla bedenleştiren köy seyirlik oyunlarında, kırsal yaşam biçimi, kültür ve doğa etkileşimi ve kültürel pratiklerin süreçlerini izlemek mümkündür. Halk takvimini takip eden bu oyunlarda farklı kuşaklar bir araya gelerek kültürel bir bilgi aktarımını deneyimlemektedirler. 
Köy seyirlik oyunları bu özelliklerinin yanı sıra damları, tarlaları, çeşme başlarını kısacası köyün tüm alanlarını hem seyir yerine hem de sahneye dönüştürür. İnsan bedeninin hayvanlara ve nesnelere dönüşümü, bedenin sınırlarını zorlayarak oyunculara yaratıcı bir alan açar. Bir bellek tiyatrosu özelliği gösteren köy seyirlik oyunları, geleneksel Türk tiyatrosu için zengin bir arşiv ve deneysel çalışma alanı oluştururlar. Oyunların yaşam alanlarına yakından bakan bu kitap, Türk tiyatrosunun kendi kavramlarını ve kuramlarını oluşturabilmesine, oyunların yenilenmesine ve sanatsal bir üretime dönüşmelerine katkı vereceği umudu taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7033e743-77f2-4b45-bd6e-c10fdd43d4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Matbaayı İcat Eden Johannes Gutenberg - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 9</image:title>
            <image:caption>Modern Matbaayı İcat Eden Johannes Gutenberg - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 9</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9103c6-fdfd-41fe-a9a5-8cc91cf6be52.jpg</image:loc>
            <image:title>Yön Bulmaya Yardımcı Pusulanın İcadı - Çocuklar İçin Kâşifler ve Mucitler Serisi 10</image:title>
            <image:caption>Yön Bulmaya Yardımcı Pusulanın İcadı - Çocuklar İçin Kâşifler ve Mucitler Serisi 10</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a3b0beb-d394-4896-9d24-706de202c1bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Hazinesi Bilgisayarın İcadı - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 11</image:title>
            <image:caption>Bilgi Hazinesi Bilgisayarın İcadı - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 11</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18051d32-487b-4d11-ba0b-007d06020dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekortmen Başkan</image:title>
            <image:caption>Dr. Hasan Akgün... 
Yaptıklarıyla, yapacaklarıyla, önüne geçilemeyen, ucu bucağı olmayan hayalleriyle tam bir uzun yol kaptanı. 
Yaşam enerjisini Büyükçekmece’den alıyor, 24 saatini adadığı bu semte çok daha fazlasını veriyor. Bunu o kadar uzun zamandır yapıyor ki, en uzun süre belediye başkanlığı rekorunun da sahibi. 
Belediyecilikte 47 yıl... Başkanlıkta 31 yıl… 
Dile kolay, 47 yıl süren belediyeciliği boyunca, 14 başbakan, 7 cumhurbaşkanı gördü. 
Bitmek tükenmek bilmeyen hayaller, her gün bir yenisi hayata geçirilen projeler, planlar, programlar... Yeri geldiğinde en sevdiği varlıklarını; çocuklarını, ailesini ikinci plana atacak kadar işine bağlı bir belediyeci, bir hizmet üstadı… 
Avrupa’ya her çıktığında, “Kendi belediyeme ne katabilirim” diye düşünen bir araştırmacı, bir meraklı… 
Hayalleri gerçekleştirmek üzere, bazen 100 metrede hız rekoru, bazen sabırla, dikkatle, her bir adımın kıymetini bilerek koşulan bir maratondur onunki. 
Büyükçekmece’yle bütünleşir, özdeşleşir, daha da hızlanır; başkaları için çoktan “bitiş çizgisi” olabilecek kilometreleri, yılları, engelleri aşar. Hep aynı heyecanla, hep ufuktaki bir sonraki mükemmele, daha iyisine, daha da iyisine koşarak… 
Yerel yönetimin sadece gündelik sorun çözmek değil, sanat ve kültürle de beslenen, mutlaka eğitim diyen yeni hayallerin, yepyeni ufukların peşinde koşmak, halkın hem hizmetkârı hem öncüsü kalmak olduğunun bilinciyle. 
Kısaca; mutlu etmek için hizmet, mutlu olmak için hizmettir, bu yolculuğun özü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fac7ee1-ee6e-4b7d-97e3-b4e44592d692.jpg</image:loc>
            <image:title>Grandpa’s Grocery - Dedemin Bakkalı (Fleksi)</image:title>
            <image:caption>Şermin Yaşar&apos;s international bestseller book Dedemin Bakkalı is now in English! 
 
She is a hero who gives free products to poor customers and charges them to the accounts of the rich… 
 
A sharp mind that mixes beverages behind the counter to make something even better to offer  her customers… 
 
A philanthropist who collects holiday treats from her friends to send to kids in Africa... 
 
She is an apprentice grocer who can’t help but stir change with every step; a super fun, wickedly clever innovator... 
 
She made into the business world with full of dreams, but kept bumping into the  
world of adults. She ran into countless woes and obstacles, all because of them... 
So, with all that experience, she prepared a wonderful guidebook for you. 
 
“Delicate Issues Children Should Consider in Dealing with Adults” is right here in this book. Ten full items. Read and pay attention...  
 
Meanwhile, let me give you a secret:   
Adults… 
They’re everywhere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117756</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d2e97d-cc41-4f88-b9ce-ed25cb192df4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Gray Man - Sierra Altı</image:title>
            <image:caption>GRAY MAN’İN İLK GÖREVİNİN ÜZERİNDEN YILLAR GEÇMİŞTİR AMA NEW YORK TIMES’IN EN ÇOK SATAN 1 NUMARALI SERİSİNİN BU SON KİTABINDA SORUNLAR DAHA YENİ BAŞLIYOR… 
 
Court Gentry, Gray Man olmadan önce Sierra Altı kod adıyla bir CIA Saha Birimi ekibinin en genç üyesidir. İlk görevlerinde korkunç bir bedel karşılığında bir terörist liderini ortadan kaldırırlar. Aradan yıllar geçer ve Gray Man basit bir görevdeyken bir hayalet görür: On iki yıl önce öldüğünü düşündükleri bu adam kanlı canlı karşısındadır ve yeni saldırılar peşindedir. 
 
Cezayir’de Türk Büyükelçiliği’nde başlayan kovalamaca, Hindistan’ın el kalabalık şehri Mumbai’ye kadar devam eder. Gray Man yeniden Sierra Altı olmuştur ve yarım kalan işini bitirmek ve on iki yıl sonra da olsa intikamını almak için yine imkânsız işlere girişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9021a6d-9ffe-4156-85d2-73ebbc686193.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Sonundaki Kule</image:title>
            <image:caption>Büyülü bir yarışma. 
Göz kamaştırıcı bir ödül. 
Korkunç bir hıçkırık vakası. 
 
Zamanın Sonundaki Kule en büyük ödülü elinde tutuyor: her türlü sorunun cevabı. 
Oraya ulaşmak için Dokuz ve arkadaşlarının Büyülü Seksek Şampiyonası’nı kazanması gerekiyor. 
Sadece tek bir sorun var: Ev seyahat etme konusunda biraz endişeli ve sürekli hıçkırıyor! Her “hıçkırıkta” dünyadan dünyaya sıçrarken sonuna şampiyonaya varabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/725dedca-8bb6-4634-84fa-0daa079eb615.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids – Alexander Graham Bell</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır.
     2.Seviye; Okuma kitapları, daha zengin içeriği ve daha ileri kelime bilgileriyle 1. ve 2. Sınıfa giden çocuklar için hazırlanmıştır. Fazla detaya girmeden anlatılan konular, çocuklara uygun bir dille yazılmıştır. Her konuyu desteklemek için National Geographic imzasını taşıyan fotoğraflar kullanılmıştır. Aileleriyle okumaktan zevk alan çocukların yanı sıra, artık kendi başına okuyabilen çocuklara hitap eder. İlgi çekici konular çocuklara uygun bir araştırma ortamı sunar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f3eb3a2-2567-4785-b023-e89ea320bc26.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids – Amazon Hayvanları</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

      3.Seviye; Okuma kitapları, kendi başlarına akıcı olarak okuyan ve yeni sözcüklere uzun cümlelere hazır olan çocuklar içindir. Kapsamlı içeriği ve ileri seviye kelime bilgisiyle çocukların öğrenimlerini destekler. Okuma serisinin her kitabında oluğu gibi, bu kitapların sonunda da çocukların katılımını sağlayan kompozisyon ve boşluk doldurma gibi farklı bölümler bulunur. Çocukların aktif katılımıyla konuya olan hakimiyetlerini artıran bu seri, içerikleri hakkında sunum hazırlamak için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46289352-21ab-420f-9d31-f077fd92bb4f.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Filler</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

      3.Seviye; Okuma kitapları, kendi başlarına akıcı olarak okuyan ve yeni sözcüklere uzun cümlelere hazır olan çocuklar içindir. Kapsamlı içeriği ve ileri seviye kelime bilgisiyle çocukların öğrenimlerini destekler. Okuma serisinin her kitabında oluğu gibi, bu kitapların sonunda da çocukların katılımını sağlayan kompozisyon ve boşluk doldurma gibi farklı bölümler bulunur. Çocukların aktif katılımıyla konuya olan hakimiyetlerini artıran bu seri, içerikleri hakkında sunum hazırlamak için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f45b9a-7dac-4da9-8e1c-c0d6b1fdc384.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Kutup Porsukları</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır.
      3.Seviye; Okuma kitapları, kendi başlarına akıcı olarak okuyan ve yeni sözcüklere uzun cümlelere hazır olan çocuklar içindir. Kapsamlı içeriği ve ileri seviye kelime bilgisiyle çocukların öğrenimlerini destekler. Okuma serisinin her kitabında oluğu gibi, bu kitapların sonunda da çocukların katılımını sağlayan kompozisyon ve boşluk doldurma gibi farklı bölümler bulunur. Çocukların aktif katılımıyla konuya olan hakimiyetlerini artıran bu seri, içerikleri hakkında sunum hazırlamak için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec66f2e3-e15d-489c-9981-9da5946612bd.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - T.Rex</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

       1.Seviye Okuma kitapları, görsel ağırlığı sayesinde çocukların konudan kopmamalarını sağlar ve yeni kelimelerin anlamlarını açıklayarak onları tek başlarına okumaya teşvik eder. Bu seviyeler okul öncesi dönemdeki ve yeni okumaya başlamış çocukların aileleriyle birlikte okumaları için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc2273da-1e9a-46a1-9a76-da8d69b593cc.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Thomas Edison</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır.
     2.Seviye; Okuma kitapları, daha zengin içeriği ve daha ileri kelime bilgileriyle 1. ve 2. Sınıfa giden çocuklar için hazırlanmıştır. Fazla detaya girmeden anlatılan konular, çocuklara uygun bir dille yazılmıştır. Her konuyu desteklemek için National Geographic imzasını taşıyan fotoğraflar kullanılmıştır. Aileleriyle okumaktan zevk alan çocukların yanı sıra, artık kendi başına okuyabilen çocuklara hitap eder. İlgi çekici konular çocuklara uygun bir araştırma ortamı sunar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b790352-250e-4bb7-87f5-056b030689e7.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Zırhlı Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

       1.Seviye Okuma kitapları, görsel ağırlığı sayesinde çocukların konudan kopmamalarını sağlar ve yeni kelimelerin anlamlarını açıklayarak onları tek başlarına okumaya teşvik eder. Bu seviyeler okul öncesi dönemdeki ve yeni okumaya başlamış çocukların aileleriyle birlikte okumaları için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028b7f96-2abe-4647-9f19-d4330fb28fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Abdülhamid ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Abdülhamid Han 19. Yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı tahtına geçmiş, 33 yıl gibi uzunca bir süre Padişahlık yapmış ve bu döneme damgasını vurmuştur. 
II. Abdülhamid dönemiyle ilgili yazılan tarihi kaynaklarda tam bir mutabakat sağlanamamış ve bu dönem tarihçiler açısından büyük tartışmalara neden olmuştur. II. Abdülhamid dönemi değerlendirmelerinin müelliflerin dünya görüşüne göre farklılaşarak aşırı övgü veya yergi içerebileceğini unutmamak gerekir. Nitekim II. Abdülhamid dönemini çalışan araştırmacılar içinde Sultan’ı şiddetle eleştiren ve baskıcı bir yönetim kurmakla suçlayanlar olduğu gibi, hemen her kararını başarılı bir siyasi hamle olarak yorumlayıp kayıtsız şartsız alkışlayanlar olduğu da görülmektedir. II. Abdülhamid, tahttan indirildiği tarihten 1940’lı yılların sonuna kadar olumsuz bir şahsiyet olarak değerlendirilirken, bu tarihten sonra durum tersine dönmüş ve Sultan bir devlet adamının ötesinde fevkalade bir şahsiyet olarak sunulmuştur. Abdülhamid döneminde yaşamış şahsiyetlerin hatıratlarında da Sultan’dan farklı farklı şekillerde bahsettikleri görülmektedir. Hakkında onlarca araştırma yapılmasına rağmen Sultan II. Abdülhamid dönemi üzerindeki tartışmalar devam etmekte, bu gizemli Sultan tarihin derinliklerindeki yerini korumaktadır. Bu kitap, II. Abdülhamid ve dönemi üzerindeki tartışmalara farklı bir boyut kazandırma amacı gütmemekle beraber, dönemin kaynakları detaylıca incelenerek büyük bir titizlikle hazırlanmıştır. Kitapta; Abdülhamid döneminde gelişen önemli ve tartışmalı olaylara yer verilerek bu olaylar objektif bir şekilde yansıtılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/609235d8-cd89-442b-aa95-6177ea82cd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlara Yoldaş Olmak</image:title>
            <image:caption>“Muhammed Allah’ın resulüdür. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, çiftçilerin hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan iman edip salih ameller işleyenlere mağfiret ve büyük mükâfat vadetmiştir.” (El-Fetih 48/29) 
 
“Yıldızlar semanın emniyetidir. Yıldızlar gitti mi, vadedilen şey semaya gelir. Ben de Ashabım için bir emniyetim. Ben gittim mi, onlara vadedilen şey gelecektir. Ashabım da ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gitti mi ümmetime vadedilen şey gelir.” (Müslim, Fedailu’s-Sahabe 207)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a5ce6e-6a47-4241-83cd-07ea0c7f6715.jpg</image:loc>
            <image:title>Menderesler Yazmak</image:title>
            <image:caption>Menderes: Bir ırmağın çizdiği düzenli dolambaç, az eğimli koyak ve düzlüklerde oluşturduğu S benzeri kıvrım, döngü.
Yazmak: Kişinin elini kullanmak durumunda olduğu fiil (edim) – elişi.
Enis Batur, Gülmekten Ölmek ve Denemek Sapmak&apos;ın ardından Çekmeceler Kitabı&apos;nın üçüncüsü Menderesler Yazmak ile yazı merdivenine yeni basamaklar ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29c0539-1142-4f3f-a2a1-f8911e8eb3f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız</image:title>
            <image:caption>Burcu Pelvanoğlu, Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız: Türkiye&apos;de Modernleşme ve Sanat başlıklı bu çalışmasında modernleşmenin sanata etkilerini Osmanlı&apos;da Batılılaşma eğilimleri ile Cumhuriyet ideolojisi olmak üzere iki kesit üzerinden irdeleyerek sanatın modernleşme tarihini sosyopolitik gelişmeler ekseninde okuyor.


Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e evrilen dönemde sanat hayatı, kadına bakış, fotografik gerçekliğin kuruluşu, Paris etkileri gibi başlıklar doğrultusunda 1970&apos;lere dek uzanan kronolojinin izleğini sürerken; kurucu ideolojinin sanatla ilişkisine odaklandığı ikinci izlekte eski/yeni, yerel/evrensel sanat tartışmalarını milli sanat kavramı çerçevesinde ele alarak, köycü söylemle ortaya konan Cumhuriyet ideolojisinin, bugün etkisini çok daha yoğun biçimde hissettiren neo-Osmanlıcıl tandansa dönüşümünün gerekçelerine iniyor ve tüm bu evrelerin Türkiye&apos;de modern sanat tarihi yazımını değerlendiren kanonun oluşamamasındaki etkisini sorguluyor.


Okuru Türkiye&apos;deki modern sanatı, grupların tarihi yerine zihin dünyasının dönüşüm tarihi olarak görmeye ve okumaya davet eden bir kılavuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e566f94-4916-48ff-b812-66759fd746b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İnsanın cennetten dünyaya gelişini, dünyanın amacını, kabir hayatını, kıyameti, öteki dünyadaki sorgulanmayı ve muhteşem cennet hayatını anlatıyor Sonsuzluk Yolculuğu... Sonsuz hayatımızın büyük aşamalarını tutarlı bir bütünlükle ifade ediyor. 
İnsan soyları nasıl yaratıldı ve ilk insanlar yeryüzüne ne zaman, neden ve nasıl geldi? Ecel nasıl belirleniyor; ölüm anı ve kabir hayatı nasıl yaşanıyor? 
    Kıyamet nasıl kopacak ve belirtileri nelerdir? Mahşerde dirilip toplanma, kul hakkı hesaplaşması, sorgu, mizan, sırat köprüsü ve cehennem nasıl olacak? Cennetin büyüklüğü, yaşama biçimi, hızı, ailesi, evliliği, lezzetleri ve orada Rabbimizin görülmesi hakkında neler biliyoruz? 
Tahminen yüz yedi milyar aynı genetikten Âdem insanı yaşayıp yeryüzünden gitti. Kabir hayatlarında, kimi cenneti ve kimi cehennemi izlerken, hepsi kıyameti ve dirilişi bekliyor. Bizim de o tarafa gidişimiz çok yakın. Nereye gideceğimizi biliyor muyuz? Giden büyüklerimiz bizden ne bekliyor, haberimiz var mı? Ahirete hazırlanıyor muyuz? Ne götüreceğiz? Bu kitapta, kabrin, kıyametin, dirilişin, sorgunun, sıratın, cehennemin ve cennetin sahnelerini şaşırtıcı tasvirlerle okurken yüreğiniz titreyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/638ad2fc-b73f-447f-9ad8-5de108cfc8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sanatı</image:title>
            <image:caption>Türk Sanatı, Orta Asya bozkırlarında yaşamını sürdüren Türklerin doğayla, Şamanizm’le, göçebe kültürleriyle, savaşçı yapılarıyla, Gök Tanrı diniyle paralel hayatlarının bir yansımasıdır. 
 
Avrasya Hayvan Üslubu nasıl oluştu? 
Kurganlardan neler çıkarıldı? 
Türk heykel sanatının ilk örnekleri hangileriydi? 
Türklüğü tüm dünyaya tanıtan Türk epigrafisi, duvar yazıları ve anıtlarıyla günümüz modern Türk sanatının ilk tohumları Orta Asya’da nasıl atıldı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26be0d1-7df5-4007-a47c-7a6ca2b77444.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarımdan ve Çizerimden Nefret Ediyorum 1</image:title>
            <image:caption>O bir kuş değil, bir uçak da değil, hele ki Superman hiç değil! Ama bunlar, onun diğer tüm insanlardan farklı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Neden mi? Çünkü kendisi bir çöp adam! Birbirinden güzel ve yakışıklı insanlarla dolu bir dünyadaki tek derdi kaslarının, düzgün bir vücudunun ya da bakım yapacağı bir yüzünün olmaması olsa keşke. Üstüne bir de yazarı ile çizerinin onu soktuğu bin bir rezilliğe ve tuhaflığa katlanması gerekiyor. Bu yüzden o her zaman yazarından ve çizerinden nefret edecek! 
 
Athica, yerli Manhwa işiyle bir ilke daha imza atıyor! &quot;Yazarımdan ve Çizerimden Nefret Ediyorum!&quot; yenilenmiş çizimleri ve ekleme yapılmış içeriğiyle ilk kez basılı olarak sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d476f2b-d299-4d00-8da8-3138791768c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerin Efendisi - Tolkien</image:title>
            <image:caption>“Yaşamın bu kadar kısa olmamasını dilerdim, dil öğrenmek zaman alıyor.” 
– J.R.R. TOLKIEN 
Tolkien’in dünyası yuvarlak değil düzdür ve tam merkezinde yarattığı bir “Orta Dünya” vardır. 
O dünyada her bir ırk kendine ait dil, tarih ve mit taşır. Tam da bu güçlü derinliği sayesinde 
Tolkien’in eserleri hayal dünyasında gerçeklik bulmuştur. Hayalperest dilbilim profesörü, Oxford Sözlüğü’ne katkısı dışında, Yüzüklerin Efendisi eserine atıfla ona benzer kitapların tasviri için kullanılan “Tolkienesque” kelimesini de literatüre kazandırmıştır. Peki bu büyük dâhi, gelenekselci dindar adam eserlerinde ne anlatır, yarattığı dünya neleri sembolize eder, onca uydurma dili ve lehçelerini nasıl tasarlamıştır? Fantastik dünya onun için bir kurgu mudur yoksa gerçekliğin sorgusu mudur? Koyu bir Katolik olması, her daim kalabalıklar içinde olma arzusuna karşın içinde taşıdığı büyük yalnızlık kederi yazarlık hayatını nasıl etkilemiştir? 
Tolkien’in yaşamına ve eserlerinin yaratımına dair bunca sorunun, aklınıza gelmemiş daha pek çoklarının yanıtını bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a3b175-73ff-4d01-b5d5-5712177fefdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Karikatüristin Hatıra Defteri</image:title>
            <image:caption>“Abidin Dino,ya önüne gelen, ‘Sen mutluluğun resmini yapabildin mi Abidin?’ diye sorup duruyordu. Son söyleşilerinden birinde, ‘Yapmadım, yapamam elbet. Fakat resim yapabilmek, çizebilmek ne büyük mutluluk!’ diye yanıt vermişti büyük üstat.” “Son onalar, ‘Çizmek, bana ayrılan boyutu çizmek...’ diye de eklemiş. 
 
Evet, çiziyor çizebiliyor olmak, başlı başına bir mutluluk. Sanırım sen de bunu hissediyorsun çizerken. işlerindeki coşku görünüyor. Kitabını şimdiden kutluyorum.” 
 
Selçuk Demirel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3621a1f-cd27-48bc-acb2-fd6676e6bd43.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle İçtiğim Sigara 1</image:title>
            <image:caption>Her gün şirketinde ter döken, yorgun ve yaşlı bir adam olan Sasaki’nin kafasını dağıtmak için tek yolu, sigara ve düzenli gittiği marketteki kasiyer Yamada-San’ın gülümsemesidir. 
 
Bir gece işten sonra yine kafasını dağıtmak için markete giden Sasaki, bu kez Yamada-San’ın orada olmadığını fark eder. Sigara içmek için uygun bir yer de yoktur. Alışılmışın dışında kıyafetleriyle Tayama isimli bir kadın “Burada içebilirsin” diye seslenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf57fae-4df9-45b2-9aa6-f1d9879e5899.jpg</image:loc>
            <image:title>Assassin&apos;s Creed Shao Jun&apos;un Kılıcı</image:title>
            <image:caption>Sene 1526. Büyük Ming İmparatorluğu tarafından yönetilen
Çin&apos;de siyasi hamleler, ülkeyi kasıp kavuruyor. İmparatorluk gücüne güç katsa da ülkede bir kargaşa, kaos havası hüküm sürüyor. Shao Jun, yoldaşları katledilince Çin&apos;in son suikastçısı hâline geldiği için Avrupa&apos;ya kaçmıştı. Ancak şimdi dönüş vakti. Aklında ise tek bir şey var: İntikam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22e04e9e-0ded-435b-8212-481abd167abf.jpg</image:loc>
            <image:title>Akame Keser 2</image:title>
            <image:caption>GECE AKINCILARI’NA KATILDIKTAN SONRA, TATSUMİ’NİN KARŞISINDA İMPARATORLUK SİLAHI KULLANAN BİR DÜŞMAN BELİRİR. İMPARATORLUK SİLAHI KULLANAN DÜŞMANLAR KOL GEZİYOR! ANTİK ÇAĞLARDAN KALAN İMPARATORLUK SİLAHLARI’NIN GÜÇLERİNDEN DOLAYI, İKİ KULLANICI ÇARPIŞIRSA MUTLAKA BİRİ ÖLMEK ZORUNDA! GECE AKINCILARI’NIN ÖLÜM KALIM SAVAŞI BAŞLIYOR! “TSUYOKİSS” VE “MAJİ DE WATASHİ Nİ KOİ WOSHİNASAİ!” YAPIMCISI TAKAHİRO’DAN ACIMASIZ, KARANLIKLARLA DOLU AKSİYON SERİSİNİN İKİNCİ CİLDİ KARŞINIZDA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378af26a-a86b-42a4-aff9-7fff55b028cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Akşam Yemeği</image:title>
            <image:caption>LEONARDO DA VINCI&apos;NİN EN ÜNLÜ ESERLERİNDEN
BİRİ OLAN SON AKŞAM YEMEĞİ&apos;NDE SAKLI OLAN
SIRLAR, JAVIER SIERRA’NIN GÜÇLÜ KALEMİYLE
AÇIĞA ÇIKIYOR!   Milano, 1497… Leonardo, Santa Maria delle Grazie Manastırı’nda Son Akşam Yemeği adlı freskini tamamlamak için çalışmaktayken Papa VI. Alexander’a eserin heretik mesajlar içerdiğine dair mektuplar gelmeye başlar. Ressamı idam ettirmeyi aklına koyan Papa’nın tek ihtiyacıysa su götürmez kanıtlardır. Tam da bu sebeple Roma Engizitörü Agostino Leyre’yi görevlendirir ve esere gizlenen sapkın mesajları çözmesini ister. Masada Kutsal Kâse ve Evharistiya Ekmeği’nin olmadığını gören Leyre’nin araştırması, oldukça çarpıcı bazı sorulara yanıt aramakla başlayacaktır: Havarilere o dönem anlayışına göre sapkın kabul edilen düşünürlerin portresinin çizildiği doğru mudur? Da Vinci, eserde sırtı İsa’ya dönük olan tek havariye neden kendi suretini çizmiştir? Manastır civarında ardı ardına işlenen cinayetlerde cesetlere bağlanan, bir kadın papanın bulunduğu iskambil kâğıdının gizemi nedir? Ve Son Akşam Yemeği’ne gizlenmiş büyük mesaj nasıl deşifre edilebilir?
 
Leonardo&apos;nun en büyük bulmacasının ipuçları, kitap boyunca gözlerinizin önünde dursa da son sayfaya gelene dek çözülmemiş bir gizem olarak kalacak…
 
Roza Hakmen’in muhteşem çevirisiyle Gizli Akşam Yemeği, hem Leonardo da Vinci&apos;nin dehasına hem de bir daha asla aynı gözle bakamayacağınız başyapıtına dair eşsiz bir tarihi gerilim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c079e99-3e2b-4713-b6dc-56dc82a98ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>En Uzun Yol</image:title>
            <image:caption>Bu dünyaya ayrılmaya mı geldik? Bu dünyaya ayrılıp da mı geldik? Ana babalar kendi ana babalarından doğamadan mı bizim ana babalarımız oldular? Sahi bu dünyada kim kimdik? Sınır neredeydi? Ben nerede bitiyordum da öteki başlıyordu? Fay bu yüzden mi vardı? Mevsimler neden böyle çabuk dönmüş ve yine yaz gelmişti?  Yoksa en uzun yol yaz mıydı?   Her şeyi baştan anlatmalı… Karşı yakadan bakınca mavi göründüğünden bihaber olduğum kentte doğdum. Yıllar geçti. Büyümeye çalıştım. Soluk alıp verdim. Annem mutfaktan, buna hayat denir, diye seslendi. Olmadı. Babam bütün hiddetine sığınıp, gözlerini kendinden ve bizden esirgeyerek, buna hayat denir, diye bağırdı.  Odalarımıza kaçıştık. Yine olmadı. Belki de onlar ağızlarından çıkana inanmadıklarından bir türlü olamadı, bilemiyorum. Yıllar böyle geçti. Soluk alıp verişimizin hayat manasına geldiğine inanmaya ve diğerlerini buna inandırmaya çalışarak. 
Bozguna uğrayışımızın aşikâr olduğu noktada, annem bütün gücünü rahminde toplayıp gebe kalmayı başardı.     Hayatları altüst eden yıkıcı bir sarsıntının ardından seyri değişen çocukluk, bambaşka bir şehirde büyümeye doğru yeniden kuruluyor. Kabuk değiştiren hayatın içinde yeşeren dostluk önce bir kayıp, sonraysa uzun bir yolculuğa, bitimsiz bir arayışa dönüşüyor. Gerçek, ağaçların sesi, denizin kokusu, şehirlerin ve yolların büyüsü, kardeşlik ve dostluğun emniyeti arasından kendine yol açıyor.   Edebiyatın perdesini öyküleriyle aralayan Işıl Aydın, ilk romanı En Uzun Yol’da kulağını yere dayayıp yeryüzünün nabzını dinliyor, ağaçların gölgelerini tarayarak uzun yollara düşüyor, uzaktan mavi görünen şehrin içine kendi rengini katıyor. En Uzun Yol, bir arayışın öyküsü ve Aydın, gözünü budaktan sakınmadan, usta işi bu ilk romanla perdenin üzerine hiç kapanmayacağının teminatını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ade1d78-14f6-454a-ad4e-b17558c96a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Charlotte</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Julia Quinn ve televizyon dünyasının öncü ismi Shonda Rhimes, Bridgerton’ın Kraliçesi Charlotte ile Kral III. George’un büyük aşk hikâyesini ve bu hikâyenin toplumsal bir değişimi nasıl tetiklediğini anlatıyor. Netflix için Shondaland tarafından yakın zamanda diziye uyarlanan Kraliçe Charlotte, Bridgerton efsanesinin unutulmaz karakterini yeniden ekranlara taşıyor.
 
----------------------------
 
 Mecklenburg-Strelitz Prensesi Charlotte güzel, zeki ve hepsinden önemlisi inatçıydı. George’un ise gizlemesi gereken sırları vardı; hem de monarşinin temellerini sarsma potansiyeli olan sırlar… Eylül 1761’de Kral George ve Prenses Charlotte ilk kez tanıştı ve birkaç saat içinde de evlendiler.
 
Kraliçe olarak yeni rolünün içine itilen Charlotte, sarayın karmaşık siyasetini yönlendirmeyi öğrenmek zorundadır... Bir yandan da kendini korumalıdır çünkü kral, sakladığı sırlar yüzünden onu kendinden uzaklaştırmaya çalışsa da ikisi de birbirlerine âşık olmaya başlamıştır. Ama her şeyden önce yönetmeyi öğrenmeli ve kendisine toplumu yeniden şekillendirme gücü verildiğini anlamalıdır. Kendisi için, kocası için ve ondan beklentisi olan halkı için savaşmalıdır. Çünkü bir daha asla Charlotte olamayacaktır. Çünkü bir kraliçe olarak yerine getirmesi gereken görevleri vardır ve kaderini baştan yazmalıdır...
 
Ateşli duygular, saray sırları ve aşkları için savaşan bir kral ve kraliçe… Kraliçe Charlotte, tarihin akışını değiştiren genç bir kraliçenin hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2f37e15-6698-47bb-839f-402d69170fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadakatsizler</image:title>
            <image:caption>Günlük hayatın rutin akışı içinde bir kıvılcım gibi çakan, nedenleri tartışmalı, sonuçları 
öngörülemez anların arka planına odaklanmak kolay değildir. Yazar, böylesine zorlu bir 
temayı cesaretle, geniş bir bakış açısıyla, tüm yönleriyle ele alma iddiasının altından layığıyla 
kalkmayı başarmış. 
İlginç ve tahmin edilemez nitelikteki renkli karakterler, sıra dışı bir kurgunun çatısında bir 
araya gelerek iddialı bir roman vücuda getiriyor. İnsan ruhunun derinliğini yansıtan çarpıcı 
psikolojik çözümlemeleri, sürükleyici bir olay örgüsü içinde, geniş bir zaman dilimi 
perspektifinde harmanlama başarısını da ayrıca anmak lazım. 
“Sadakatsizler” kolay okunan, akıcı, ama çokça da düşündürücü, hatta sarsıcı bir eser… 
Polat Onat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117782</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9abeeb-21e0-471b-bd71-5b3755eb6b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra İle Zuzu</image:title>
            <image:caption>En büyük hayali bir gezgin olmak olan Zehra’nın kuşu Zuzu ile maceralarına eşlik etmek ister misiniz? 
Zehra ile Zuzu’nun maceralarını okurken çok kitap okuyarak dünyayı gezmenin nasıl mümkün olabileceğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/165bd2b6-4b30-46ea-ae99-c766ac6e84d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bordeks Adası Macerası</image:title>
            <image:caption>Kuşadası’nda yaşayan dört kafadar arkadaş, yaz tatillerini bir maceraya dönüştürmek ister ve plan yaparlar. Onları sinsice takip eden bir arkadaşları daha vardır, okulun kötü çocuğu. Bu macera planladıkları gibi gitmez ve ıssız bir adaya düşerler. Artık birbirlerinden başka kimseleri yoktur. Hayatta kalmak için yiyecek bulma, barınma ve bu adadan kurtulma en önemlisi umutlarını canlı tutmak için çaba harcamaları gerekmektedir. Ancak adada bilmedikleri birçok tehlike de onları beklemektedir. 

Hayatta kalmak ve evlerine dönebilmek için doğayla, kendi iç dünyalarıyla ve diğer tehlikelerle mücadelelerini anlatan sürükleyici bu maceraya siz de katılmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d243f8b-0366-4732-906f-988ead39558e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimde Rabbim</image:title>
            <image:caption>Yüce Allah, hakkıyla iman edip iyilikle yaşayanlara cennetini vadetmiştir. Bu yolda samimi imanı yüreğimizde yerleştirip Allah’a doğrudan bağlanmayı anlatıyor Yüreğimde Rabbim... ortaklardan, aracılardan ve batıl inanışlardan arınmış, saf ve derin bir imanla Rabbimize sığınmanın inceliklerini işliyor. 
Ne tür batıl inanışlar iman nurumuzu zayıflatıyor? Uğur nesnelerini veya şifreli duaları Allah’a nasıl ortak koşuyoruz? Ne tür büyük sözler ve düşünceler başımıza bela getiriyor? Hırslı sevgilerin sonu neden ıstırap oluyor? Kısmetimizi hoca açıp kapatabilir mi? Kur’an’dan beslenmeyen ilim, neden hikmetsiz ve basiretsizdir? Allah neden aksilikler yaratır? Şeytan kimlere iniyor ve insana ne tür tuzaklar kuruyor? Torpilin, düzenbazlığın başarma gücü var mı? Rabbimize nasıl yükselip yakınlaşabilir ve hâkimiyetini yüreğimizde nasıl inşa edebiliriz? 
Tek gerçek dost ve daimi koruyucu Allah’tır. Uyutup uyandıran, yedirip içiren, güldürüp ağlatan Allah’tır. Bizi dünyaya sevgiyle gönderdiği gibi sonsuz saadete de sevgiyle kavuşmamızı istiyor. Kalpler ancak Allah’ı anarak, Allah’ın Kitabına çalışarak Allah’ı hissederek ve Allah’ın emrettiği ahlaka uyarak huzura kavuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4042d037-0bfd-4a4e-801d-f567b9cd3b54.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan ile Bilgin - Kurtarma Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Afacan ile Bilgin birbirine hiç benzemeyen iki çok iyi dost. 
Biri heyecanlı mı heyecanlı, diğeri ise biraz çekingen. Birlikte geçirdikleri her an ise birbirinden eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b12e842f-a877-4d03-aa74-4ed0c1ba5010.jpg</image:loc>
            <image:title>Avusturya’da Aleviler</image:title>
            <image:caption>Bir Ülke Düşünün Ki... 
 
O ülkede yaşayan Alevi inancına mensup canların inançları yasal statüde tanınıyor olsun! 
Alevi inancı da diğer yasal tanınan inanç toplumlarıyla eşit haklara sahip olsun! 
Cemevleri de kilise, sinagog ve camiler gibi ibadethane niteliği kazansın! 
Alevi Dedeleri, Anaları, Babaları yasada “İnanç Önderi” olarak tanınsın! 
Alevi inancına mensup canların resmî evraklarının inanç hanesinde “Alevi” yazsın! 
Kurban Bayramı, Aşure Günü, Hızır, Nevruz ve Gadir Hum Günleri “dini günler” olarak kabul edilip resmî tatil ilan edilsin! 
Alevi Dedeleri tarafından askeriye, hastane ve hapishanede Alevilik inançsal destek (rehberlik) hizmeti sunulsun! 
Alevilerin yoğun yaşadıkları şehirlerin kent mezarlıklarında “Alevi Mezarlığı” bölümü olsun! 
Alevi inancına mensup öğrencilerin karnelerinin inanç hanesinde “Alevi” yazsın! 
Alevilik dersleri için gerekli ders müfredatları yine Aleviler tarafından hazırlansın! 
Okullarda Alevi inancına mensup öğretmenler tarafından Alevilik dersleri sunulsun! 
Ülkenin en saygın üniversitesinde dünyada bir ilk olarak “Alevilik Teoloji Anabilim Dalı” açılsın! 
Eğitim Bilimleri Akademisi bünyesindeki Alevi Enstitüsünde “Alevilik Dersleri Öğretmenliği Bölümü” var olsun… 
Ne dersiniz? 
Türkiye’den bakınca hayali bile güç, değil mi? 
Oysa Aleviler bir Avrupa ülkesi olan Avusturya’da tüm bu haklara kavuştular. 
İşte elinizdeki bu çalışma, dünyada bir ilk olarak Avusturya’da, ulusal ölçekte ve yasal düzlemde diğer inanç toplumlarıyla aynı göz hizasında tanıttırılan inancımız Aleviliğin tanınma yolculuğunu kısaca paylaşmak amacıyla kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b10045b-2814-4ba8-a791-308845cd9d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Tecelliname</image:title>
            <image:caption>Hakikat tektir. Gel gör ki bin türlü yoldan varılabilir hakikate. Fakat sadece yolda yolcu olanlar içindir tüm varışlar. Yolcu, yoluna sadık ise yolun eriştiği konak da yerinde durmakta ve yolcularını beklemektedir. Sorun şudur ki hemen her yol, kendini en olgun ve doğru yol olarak gösterir. Dolayısıyla her yolun kendine has söylemleri mevcuttur. İlmî olarak ifade edilen her konu, kişileri çeşitli felsefi, dinî ve ideolojik yollara, yorumlara doğru götürür. Her yol, kendinin en doğru olduğunu ispat edebilmek için evrensel ve toplumsal ahlaka, barışa en uygun söylemleri kullanır. Söylemler o kadar doğrudur ki herkes hakikat tanıklığını sorgulamadan, söylemlere aldanıp bir yol tutar gider. Söylem ve eylem arasında bir mantık aranmaz. Aklı ve vicdanı olanlar ise ilmin mutlak doğrularını sadece ezberlenmiş sözlerde aramaz. Kendilerine söylenen sözleri delil edip dilde olanı değil hâldeki, yani tanıklıklardaki hakikati yine kendinde arar. Söz ve eylem mantığı böylece tamam olur. 
 
“Tecelliname” bütün tasavvuf, mezhep, felsefe ve din yollarının dahi incelemesi gereken önemli bir eserdir. İçinde bütün manevi âlemlerin şehadetlerini barındırmaktadır. Ruhun yükselme makamlarındaki şehadetinin anlatılması, kendini tanımak isteyenlere önemli ibretler sunmaktadır. Bu tanıklıkların sadece birini ya da birkaçını madde ya da mana âleminde yaşayanlar dahi hakikat sırlarına vakıf olduklarını düşünürken, “Tecelliname” ruhun hem madde hem de mana âleminde derece derece makamlarını hangi ispatlarla yaşayacaklarını dile getirmektedir. Arayan için akıl ve vicdan meselesidir anlatılanlar. “Esfeli safilin” denilen, en aşağı mertebeden başlayan hakikati arayışın insanı kâmil/kulluk makamı arasındaki müthiş ve mucizevi seyrine ispatlarıyla hazır olun. 
 
“Tecelliname” bütün evrenin diline tercümandır… Bütün ruhların aradığı define haritasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038350bd-19e7-4d07-8b56-1f9294ca7d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Yırtıcı</image:title>
            <image:caption>Tristan Caine mafyanın karanlık yeraltı dünyasında her zaman bir istisnaydı. Tenebrae Outfit’in yüksek mevkisindekilerle hiçbir kan bağı bulunmayan tek üye oydu. Benzersiz yetenekleri, tartışmaya açık ahlakı ve onu bu hayata sürükleyen bilinmeyen sebepler yüzünden kimse onu tam olarak anlayamıyordu. .lümcüldü. Ayrıca bunun farkındaydı. 
Rakip ailenin olağanüstü derecede zeki olan kızı Morana Vitalio’ya benziyordu. Caine’in silahlarla yaptığı şeyi, Morana bilgisayarları aracılığıyla yapıyordu. Yirmi yıllık bir gizem yeniden ortaya çıktığında, genç kadın düşmanın evine sızmaya karar verdi. Caine’i .ldürmeye niyetliydi. Ancak onları birbirine bağlayan şeyden tamamen habersizdi. Nefret, ateş ve geçmiş beklenmedik kıvılcımlarla birbirine karışmıştı. Bu sırada onların dünyasında çok daha büyük ve kötü bir şey yaşanıyordu. Aralarındaki düşmanlığa rağmen yalnızca onlar bununla mücadele edebilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aff0c01-1025-485d-952c-fbc2bb7b8965.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Sırlar Dedektifi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bülent Bilgin! Siz ölümlüler ne kadar duygusalsınız. Ne çabuk heyecana kapılıyorsunuz. Şehri bir canavardan kurtarmak istiyordun. Oysa canavarın sakin sakin konuştuğunu görünce tereddüde düştün. Ve senin vicdanına kalsaydı bu durumun devam etmesine belki de izin verirdin. İnan bana Bülent Bilgin, ben haklıyım.” 
*** 
Ölümcül Sırlar Dedektifi Bülent Bilgin’in gizem, merak ve aksiyon dolu macerasını okumalısınız. Yoksa nasıl bir hikâyeyi kaçırdığınızı asla bilemeyeceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ef8aec5-5902-4777-a281-f6fa8196ade2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Kimseye Söyleme</image:title>
            <image:caption>Knotek kardeşlerin travma sonrası stres bozukluğu yaşamalarının tek sebebi anneleriydi. Ve ne yazık ki bu yaşananlar kurgu değil, gerçek. 
Shelly Knotek, Washington’ın küçük bir kasabasındaki çiftlik evlerinin kapalı kapıları ardında kızlarına yıllarca dayanılmaz fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladı. Ancak yaşanan tüm bu zulme rağmen üç kız kardeş Nikki, Sami ve Tori, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kalarak mücadele etmeyi öğrendiler. Annelerinin tuzağına düşen diğer kurbanlardan farklı olarak, kız kardeşler giderek kötüleşen bir kâbustan kaçacak gücü ve cesareti buldular. 
Tüyler ürpertici gerçek bir suç öyküsü olan Sakın Kimseye Söyleme, mutlak kötülüğün ve Nikki, Sami ve Tori’nin uğruna hayatlarını tehlikeye attıkları özgürlük ve adaletin hikâyesidir. Onlar artık kurban değiller, karanlıkta bir ışık buldular ve bu ışık onları bugün oldukları gibi dirençli kadınlar haline getirdi; sevdiler, sevildiler ve iyiliğin gücüyle yollarını buldular. 
Bu sürükleyici hikâye, okuyucuların tanıdıkları tüm tuhaf 
akrabalarını sorgulamalarına neden olacak. 
—PublishersWeekly 
 
Kardeşlik bağı, cesaret ve dayanıklılık üzerine sarsıcı bir eser. 
—People Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4760de39-dab6-416c-96c4-991b39db0f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Unicorn ve Işıltılı Dünyası</image:title>
            <image:caption>Dokuz yaşındaki Merle, hayatı boyunca hep çok yakın bir arkadaşa sahip olmak istemiştir. Bu yüzden, küçük Luhna ve ailesi bitişik eve taşınınca çok sevinir. Ancak Luhna yalnızca çok tatlı, havalı ve pamuk şekere bayılan bir kız değildir. Merle’nin, arkadaşı hakkında bilmediği ve hiç şüphelenmediği, büyük bir sırrı vardır! Luhna, her dolunay gecesi bir unicorna dönüşür ve başı dertte olan diğer büyülü yaratıklara yardım eder! Elbette Luhna’nın bundan sonraki maceralarında, Merle de yanında olacaktır ve iki arkadaş birbirlerine hep yardım edeceklerdir. Çünkü kesin olan tek bir şey vardır: En iyi arkadaşlar, tıpkı parıltı ve unicorn tozu gibi, birbirlerinden asla ayrılamazlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc0ee5a-561a-4a1a-b1c5-5ef879b96fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Beraber Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Beraber Mevsimler, Ceyhun Atuf Kansu’nun eşi Muzaffer Kansu’ya adadığı ve 67 yıl sonra ilk kez gün ışığına çıkan aşk, sevgi şiirlerinden oluşuyor. 
Şiirler, ölümünden sonra çocukları tarafından Ceyhun Atıf Kansu’nun el yazılarını ve günlüklerini özenle koruduğu ahşap dolabında bulundu. Eskilerin “Anı Defteri” dediği, her sayfasının kenarları süslü, gri kaplı bir alçakgönüllü deftere mürekkepli kalem be el yazısıyla yazılmış şiirleri, dizilmiş hallerinin yanı sıra tıpkı basım tekniği ile yayımlanan yazın tarihi açısından değerli olacağını öngördük. 
Okurlarımızın böyle sunuş ile Ceyhun Atıf Kansu şiirlerinden ayrı coşkunluk duyacaklarına inanıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2f9843-3daa-4956-99a5-c606bc8446b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Gözlü Benek Sultan</image:title>
            <image:caption>“Biliyorum kötülüğüne sormadığını. Çoluğun çocuğun var mı, demenin neresi kötü? Fakat derdimi deştin. Ciğerime hançer sapladın. Kabahat sende değil, soruda. Bu soru, bana zor gelir. Kim sorarsa sorsun zor gelir. İnsanlar da inadına bu soruyu sorarlar bana. Kimseye anlatmam. Çoluğum çocuğum, ailem, yuvam, her şeyim vardı. Mutluydum, demem. Sonra yavaş yavaş hepsini kaybettim. Taş olsam erirdim, insandım, dayandım, yaşıyorum demem. Çatlak bilirler beni. Meczup bilirler, deli bilirler. ‘Deli Zülküf’ derler bana.” 
“Zülküf amca bana anlatırsan seni dikkatle dinlerim.” 
“Ağlamadan anlatamam ki…” 
“Seninle ağlarım.” 
“Niye?” 
“Benim de babam kayıp.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1aee77-4e0d-4a08-9aaa-6e73be6a9238.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Delinin Hatıra Defteri</image:title>
            <image:caption>Aksentiy İvanoviç Poprişçin gerçekten de deli miydi? 
Bir devlet dairesinde kâtiplik yaptığına göre ona doğuştan deli denilemez, değil mi? 
Peki, onu sonradan delirten neydi? Ya Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün devlet memurları ve delilere olan ilgisi nereden gelmekteydi? Sorular, sorular, sorular… 
 
Bu eseri okurken hikâyenin yazılıp basıldığı yıl olan 1834’te Çarlık Rusya’sında toprak köleliğinin resmi olarak kaldırılmasına daha 27 yıl olduğunu bilinmelidir. O yıllarda modern anlamda sosyal sınıflar henüz oluşmamıştır, tüm Avrasya coğrafyasında olduğu gibi merkezi devlet çok güçlüdür ve toprağa bağlı köylüler, toprak beyleri, zanaatkârlar ve işçiler dışında sayısal olarak bu kesimlere nispetle önemsiz görünse de toplum içinde devlet memurları çok önemli bir konumdadır. 
İşte Rus edebiyatının altın ve gümüş döneminde resmî olarak orduda, hükûmette ve sarayda görev ve rütbeleri Büyük Pyotr tarafından 1722 yılında belirlenerek 14 sınıfa ayrılmış olan ve aynı zamanda soylu sayılan bu devlet memurlarının hikâyesi anlatılır çoğunlukla. 
XIX. yüzyılın başından itibaren kahramanları unvan ve rütbe sahibi devlet memurları olan yüzlerce eser yazılmıştır Rus yazarlar tarafından. XIX. yüzyılın başında dünyaya gelen Gogol’ün hikâyelerinde başlayıp aynı yüzyılın ikinci yarısında dünyaya gelen Çehov’un hikâyelerinde yaygın olarak rastladığımız küçük devlet memurlarının yaşadığı sıkıntılar çoğunlukla trajikomik bir dille aktarılmıştır. 
 
Okuyucu Bir Delinin Hatıra Defteri’nde insan psikolojisini etkileyen unsurların salt genetik ve bireysel olmadığının bilincine varır ve aynadaki o aklını yitirmiş adamın görüntüsünün arkasında toplumsal yapının aksaklıklarının gölgesini hisseder. Zaten eseri okuyan psikologlara ve psikiyatrlara göre de Gogol eserinde bir devlet memurunun deliliğini tarif etmeyi hedeflememiş esas olarak toplumsal ortamın ahlaki ve manevi sefaletini anlatmıştır. 
 
43 yıllık kısacık ömrünün sonuna doğru kendisi de akıl ve ruh sağlığını yitirmeye başlayan yazarımızın delilere yönelik ciddi bir ilgisi olduğu, eserini meydana getirmeden önce ruh ve sinir hastalıkları hastanelerini ziyaret ettiği ve bu alandaki doktorlarla görüştüğü de bilinmektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ced8282-5f68-4c93-afdc-1f2e77bcbb43.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingeneler</image:title>
            <image:caption>“Bilimkurgu öyküler ‘barok’tur çünkü onlar, ampirizmin entelektüel çocuklarıdır. Yani açıklama yapmaya ve sınırlı malzeme repertuarlarını bitirip tüketmeye eğilimlidirler.” 
 
Bu kitap yazarın 2002’de yayımlanan “Radiance” üçlemesinden sonraki ilk büyük işidir. Yıldızlararası bir macera olan Çingeneler’in, geleneksel bilimkurgu atmosferini aşan hikâyesiyle kalp kırıklığı ve umudun çarpışmasına şahitlik ediyoruz. 
 
“Aklıma Calvino, DeLillo ve David Foster Wallace geliyor… Scholz analitik, gerçekçi, edebi, hayali ve duygusal olanı birlikte dokuyor.” Boston Globe “Scholz’un yazını enerji, zekâ ve kara mizahla bezenmiş.” Publishers Weekly 
“Ülkede Scholz’un yazım tarzıyla eşleşebilecek başka bir yazar daha olduğundan şüpheliyim.” Karen Joy Fowler 
 
“Yalnızca entelektüel açıdan kışkırtıcı değil, aynı zamanda duygusal olarak zengin, hatta doygun.” Washington Post Book World “Ağırbaşlı, sürükleyici.” New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b684c4f-5aa4-4a3d-a891-9dca1f9e688d.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim</image:title>
            <image:caption>Bu kitap on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl devrimlerinin tarihini, başka birçoğunun yanı sıra Marx’ın “tarihin lokomotiflerini”, Aleksandra Kollontay’ın cinsel açıdan özgürleşmiş bedenlerini, Lenin’in mumyalanmış bedenini, Auguste Blanqui’nin barikatlarını ve kızıl bayraklarını, Paris Komününün Vendôme Sütununu yıkışını da içeren bir “diyalektik imgeler” takımyıldızı oluşturarak yeniden yorumluyor. Marx ve Bakunin’den Luxemburg ve Bolşeviklere, Mao ve Ho Şi Minh’ten José Carlos Mariátegui, C.L.R. James ve Güney’in diğer isyankâr ruhlarına, dışlanmışlar ve paryalar olarak çeşitli devrimci entelektüel profilleri çizerek teorileri, onları ayrıntılandıran düşünürlerin varoluşsal güzergâhlarıyla bağlantılandırıyor. Ve son olarak, devrim ile komünizmin yirminci yüzyılın tarihini bu denli derinden biçimlendirmiş olan iç içe geçişini çözümlüyor. 
“Parlak ve güzel. Artık bu kitap var, onsuz nasıl yapabilmişiz bilmek zor.” China Miéville 
“Anıtsal bir başarı ve günümüz solu için bir mihenk taşı olmalı. Karşısına çıkan zorlu tarihle yüzleşmeden kapitalizmin ötesinde bir gelecek inşa edemeyiz.” 
Neil Vallelly, Jacobin 
“Capcanlı bir üslupla yazılmış, çarpıcı ayrıntılarla ve keskin teorik içgörülerle dolu…” Hannah Proctor, Radical Philosophy 
“Yazar ile konunun mükemmel bir ortaklığı! Enzo Traverso siyasi tahayyülde devrimlerin kavramlarının ve imgelerinin zihin bulandıran varlığının ustalıkla ifade edilmiş bir değerlendirmesini bize sunmakla en yetenekli Marksist akademisyendir. Şaşırtıcı akademik uzmanlığı, çok sayıda son derece ilginç aktörün ve düşünürün yanı sıra on dokuzuncu ve yirminci yüzyıldan zengin bir malzeme dokusunu açığa çıkarmak üzere çarpıcı bir zarafetle sergileniyor. Devrim sofistike ve esnek yorumlarıyla anıtsal bir ilerlemedir; kitap aynı zamanda bir romancının anlatım gücü ve dramatik coşku konusundaki yeteneğiyle tamamlanan, ferahlatıcı derecede kesin, titizce derli toplu bir anlatım sanatında ustaca bir performanstır.” Alan Wald, H. Chandler Davis Collegiate Professor Emeritus, University of Michigan “Devrimlerin imgeleri üzerine bu parlak deneme, bu konudaki geniş tarihyazımsal yazında eşdeğeri olmayan biricik bir deneydir. Marx’tan, Troçki’den ve Walter Benjamin’den esinlenerek, geçmişi aydınlatan lambalar işlevi gören bir diyalektik imgeler montajı olarak inşa edilmiştir. Kendi kuşağının muhtemelen en yetenekli tarihçisi olan Enzo Traverso “evrensel meta şeyleşmesi ahtapotu” olarak adlandırdığı şeye karşı düşmanlığını gizlemiyor; geçmiş devrimleri idealize etmeden, bu büyüleyici ve heterodoks araştırma eserinde tarihsel deneyimin belleğini muhafaza etmek istiyor. Benjamin’i alıntılayarak: Geçmişin üzerimizde sahip olduğu iddiayı görmezden gelemeyiz…” Michael Löwy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ed1b51-51fb-4a21-b552-f21ade201771.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Politikası</image:title>
            <image:caption>Tıp alanı yüzyıllar boyunca anormallikleri tedavi etmeyi amaçladı. Bugün gelinen noktada ise normalliğin kendisi tıbbi değişikliklere açılmış durumda. Bedenlerle ve zihinlerle ilgili yeni bir moleküler anlayışla, temel yaşam süreçlerini moleküller, hücreler ve genler düzeyinde manipüle etmek için yeni tekniklerle donatılmış olan tıp, şimdi gözünü insanın tüm yaşam süreçlerini değiştirmeye dikmiş görünüyor. Elinizdeki eser de tıbbın, insan yaşamının ve biyo-teknolojinin yaygın bir biçimde politikleşmesine yol açan yaşam bilimleri ve biyo-tıptaki son gelişmeleri masaya yatırıyor. 
Popüler bilimin abartılı sözlerinden ve sosyal bilimin karamsar çıkarımlarından kaçınan Nikolas Rose, genom bilimi, sinir bilimi, farmakoloji ve psiko-farmakolojideki gelişmeleri ve bunların ırksal politikaları, suçun denetlenme biçimlerini ve psikiyatriyi nasıl etkilediğini inceleyerek çağdaş moleküler biyopolitikayı tüm ayrıntılarıyla analiz ediyor. Rose, biyotıbbın bir iyileştirme pratiğinden hayatın yönetimine nasıl dönüştüğünü, nasıl hastalıklardan çok hastalıklara yatkınlıkları tedavi etmeyi vurgular hale geldiğini, hasta anlayışımızdaki değişimi, yeni tıbbi aktivizm biçimlerinin ortaya çıkışını, biyo-sermayenin yükselişini ve biyo-iktidardaki dönüşümleri ele alıyor. Bu gelişmelerin her biri olduğumuzu sandığımız ve olmak istediğimiz kişiler için hayati sonuçlar barındırdığından, elinizdeki okuma zengin bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c4dc878-c3ad-44c9-86c3-e70c315867e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çığlık</image:title>
            <image:caption>Yıllardır kayıp olan kızı Lucy’yi arayan Gates Foster. Kusursuz çığlığı elde etmeye çabalayan Mitzi. 
Hollywood filmlerindeki çığlık efektlerinin arkasında saklı olan sır. 
 
Gates Foster, kızı Lucy’yi on yedi yıl önce kaybetmiş olsa da onu aramaktan bir an olsun vazgeçmez. Yıllardır içinde sakladığı umudunda haklı çıkar ve yeni bir gelişmeyle yıllardır görmediği kızına dair ilk ize rastlar. Onu korkunç gerçekle buluşturacak bir iz. 
Mitzi Ives, Hollywood filmlerinin özgünlüğünü sağlayan önemli ses efektlerini yaratan Foley sanatçılarıarasında kendine önemli bir yer edinmiştir. Kendisinden önce bu işi yapan babasıyla aynı gizli teknikleri kullanarak şiddet ve korku sesleri konusunda sektörün önde gelen uzmanlarından birine dönüşmüştür. Tüyler ürpertici çığlıkların yaratıcısıdır. 
 
Foster ve Mitzi, çok geçmeden kendilerini Hollywood’un göz alıcı renklerinin altında karanlıkta gizlenen şiddeti ortaya çıkarmakla tehdit eden bir çarpışma rotasında bulurlar. 
 
Acının metalaştırılması ve sanatın tehlikeli gücü üzerine acımasız, bir o kadar rahatsız edici bir yansıma olan Çığlık, Chuck Palahniuk’in edebi gücünün zirvesinde olduğu, şimdiye kadarki en gerilim dolu, en cüretkâr ve türe meydan okuyan eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d23cb46a-2d58-40a7-a517-28e87eb4f2ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojinin Kurucuları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir sosyolojik düşünce tarihi değildir. Dört büyük sosyolog bu kitapta kendi namına değil, çağdaş sosyologlara faydalı olmaya devam ettikleri için incelenmiştir. Her birinin dehası, modern toplumları anlamak amacıyla genel bir paradigma geliştirirken, aynı zamanda bu paradigmayı kusursuzlaştırmak ve yorumlayıcı bir toplum kuramına dönüştürmek için özel tanımlayıcı çalışmalar yürütmeleridir. Genelleme ve ampirik araştırma arasında gidip gelmek sosyal bilimlerin, hatta aslında tüm bilimlerin başvurduğu bir yaklaşımdır. Toplumu okumaları kadar yöntem konusundaki dersleri de sosyal bilimlere yeni giriş yapanların ilgisini çekmelidir. Tocqueville, Marx, Weber ve Durkheim’den her biri kendi açıklama anahtarına varmıştır: Eşitliğin ilerlemesi, sınıf mücadelesi, toplumsal rollerin farklılaşması ve akılcılaştırma (rasyonalizasyon) her zaman çağdaş sosyologlar tarafından incelenen mekanizmalar olmuştur. Bu makro-sosyolojik karşılaştırmacılık örnek teşkil etmeye devam etmektedir; geleceğin sosyologları olsun ya da olmasın, tüm genç beyinler bu yaklaşımdan beslenmelidirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ab6f60-e115-4961-94fa-48c5bada7f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstünlük Söylemi</image:title>
            <image:caption>İkona kırıcısı, tere satıcısı şöyle buyurdu: 
Yorgunum, üşüyorum, kırgın ve kızgınım dostlar. İnsanları hep sevdim. İnsandaki ince ruhu, sanatı, şefkati ve gerçek güzelliği sevdim. Çoğu insanın aksine hayatı tıpkı bir çocuk gibi sevdim. Ben üzgün, dalgın, şaşkın ve yolunu arayan çocukları sevdim. Her çocuğun acısını kendi çocukluğum gibi hissettim. Sonra, kedileri sevdim ben. Tıpkı çocuklar gibi sakarlıkları beni güldürdü. Çocuklar gibi oyunlarına katıldım. Sonra, onların haksız ölümlerine şahit oldum. Çocuklar gibi haksızlığa uğrayan birçok insanın acısını gördüm. Sonra, büyük görünen insanlar gördüm. Hiçbir şey yapmadılar, yapamadılar. Anladım ve gördüm ki büyük görünen insanlar, zayıf insanların zayıflıklarından beslenmekteydiler. Sonra ahlâk anlatan insanları gördüm. Hiç âdil olmadılar. 
Güç istenci, daima mağduriyet doğurmaktadır. Geleneksel ahlakın evrensel ahlaka dönüşümü için güç putunun kırılması gerekir. Gücünü dönüştüren insan, kendini gerçekleştiren aşkın insandır. Ama-sız, fakat-sız yaşar. 
Sonra kendime döndüm ve dedim ki: “Sen anlam arayan koca bir hiçsin. Senin küçüklüğündedir büyüklüğün. Senin yokluğundadır varlığın, azlığındadır çokluğun…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b91f92e-b3e7-4499-9b63-c1da66f5abe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Badem Yağlı Çif Cilalı</image:title>
            <image:caption>Badem Yağlı Çif Cilalı, gözyaşına ter karışan insanların hikâyesidir. Kalbi kırık çocukların, uyanık memurların, dayısı vali olanlara ders veren bürokratik kumpasların, hasılı Anadolu’da yaşananların hikâyesidir. 
Bahane aramadan Anadolu insanında açılan yaralara sürülen merhem hikâyeler… İnsanları ateşlere atan sistemin duyarsızlığı karşısında kalbinden geçenleri kâğıda akıtan damlalar, organik hikâyeler… 
Hayat mı kurgu, kurgu mu hayat? Başından geçenleri “Dur, bir hikâye anlatayım.” aşkıyla kaleme alan yazar, tırmandığı dağlarda kaybolmadan bilinen patikalardan şehre indiriyor okuyucularını.  Yokuş aşağı hızlanan yürüyüşlere fren olmak muradında bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d036567-4197-4813-834f-98d0d0111796.jpg</image:loc>
            <image:title>Fiyakalı Hayat</image:title>
            <image:caption>Ey güzel gülüşlerle güzel günlere hamile dua bahçesi! 
Bahçıvanın suladığı gözlerinden göğümüze taze gül demeti, biraz yeşilli biraz mavili yasemin saksılarında yeniden diplerinden filiz veren umut, umudum! 
Gidelim ab-ı hayatım. Atlar ve uzaklar bize hayran iken biz, şehre ve çiçeklerin mutfağındaki o ziyafete gidelim. Çay olsun. Tatsız tuzsuz olsa da hayat; bizimki yaşamak, biraz zeytin, bir tutam kaçamak dünya, tam bir fiyaka!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf4c271-e209-48c9-9e61-31cbcc2e905e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Döneminde Stratejik Yönetim-3</image:title>
            <image:caption>Muhammed Yunus; 1976 yılında deneysel bir çalışma yapmak üzere bir sokağa çıktığında, o bambu sandalyesi yapan kadının aslında bir tefecilik batağının içerisinde debelendiğini görüyor ve cebindeki 27 dolarla 42 kişiye kredi veriyor. Bugün mikrokredi uygulamasından yaklaşık 500 milyon insan istifade ediyor. (Prof. Dr. Aziz Akgül-Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Kurucusu) 
***** 
Yapay zekâ ve makine öğrenmesi dediğimiz o noktaya gelene kadar birçok aşamada farklı yöntemleri, metotları ve teknolojileri bir araya getirmek gerekiyor. Teknolojiler, bizim için itici güç. Bunu hangi amaçla ve nasıl kullanacağımızı da süreçler ve insanlar belirliyor aslında. Yani üçlü sac ayağı çok çok önemli. (Derya İren-Siemens Senior Associate) 
***** 
2018’de Türkiye’de ilk defa bir hastane olarak yapay zekâ destekli ilaç tasarımı yaptık. Verileri girdikten sonra size o kişi için her seansta ne kadar doz vereceğinizi söylüyor. (Meri İstiroti-Liv Hastanesi Grup Koordinatörü) 
***** 
Türkiye&apos;de 30 milyon kadının yalnızca 10 milyonu iş gücünde yer alıyor. Kalan 8 buçuk milyonu iş gücüne dahil edebilirsek 250 milyon dolar kazanç elde etmiş olacağız. İşte nüfusumuzun neredeyse yarısını etkin bir şekilde kullanamıyoruz. (Fatma Aydoğdu-Tezmaksan Makine San.ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi) 
***** 
Moda olsun, gıda olsun her ne yapıyorsak yerel alıma döndük. Globalleşme asla bitmeyecek fakat farklı bir globalleşmeye doğru gidiyoruz, kuvvetli yerel markalar oluşuyor. Sosyal medya ve dijitalin de gücüyle yerel markalar, bu defa globale gidecekler. (Zeynep Selgur-Benetton Genel Müdürü) 
*** 
Yaşayabilmek ve iş yapabilmek için tüm ilişkilerimizde saygı, zorunlu bir şey. Sevgi, saygı, hoşgörü, anlayış, anlatabilme, anlayabilme… Aynı şekilde dinlemeyi de bilmemiz lazım. Sanırım en az bilinen şey bu. (Berna Sağlam Naipoğlu- Bernaylafem İletişim ve Marka Yönetimi Ajans Başkanı/Akademisyen)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e5ccbfa-64f4-4538-8862-3699b660b8ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz</image:title>
            <image:caption>Altı üstü uzun, ölü bir yaz ikindisiydi 
Ama ben sakınmadım, yaşadım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3803436c-fe40-4cba-9f69-51cc462453d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Adında Bir Çocuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Neden benim adımı Kitap koydun?&quot; diye sordu Kitap. “Çünkü hayatın bir hikâye,” dedi annesi. “Ve kendi maceranı istediğin gibi yazabilirsin.” Hikâyeler bazen bize bir şeyler öğretir bazen ilham verir hatta bazen bizi iyileştirir. Ve herkes kendi hikâyesini istediği gibi yazar. İster macera dolu ister komik ister hüzünlü ister şaşırtıcı... Peki ya senin hikâyen nasıl olacak? 
 
Hem kitapların dünyasını daha yakından tanıyacak hem de hikâyeler aracılığıyla hayatın nasıl daha iyi anlaşıldığını fark edeceksiniz. 
 
Diğer Bilgiler: 
KİTAP/ÇOCUK/OKUL ÖNCESİ/3-6YAŞ RESİMLİ KİTAP</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03861445-d247-4871-90a9-74f6795cb63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune Grafik Roman: 2.Cilt - Muad&apos;Dib</image:title>
            <image:caption>FRANK HERBERT’IN BILIMKURGU ROMANI DUNE’UN KUSURSUZ GRAFİK ROMAN UYARLAMASI: DUNE – 2. KISIM: MUAD’DİB 
 
Feodal bir uzak gelecekte geçen Dune genç Paul Atreides’in hikâyesini anlatır. Paul ve annesi Leydi Jessica, Arrakis’in çöllerinde mahsur kalmışlardır. Hain Doktor Yueh tarafından ihanete uğrayan ve en büyük düşmanları Harkonnenler tarafından hanedanlıkları yok edilen Paul ve Jessica, gizemli Fremenleri bulmak zorundadır. Gezegenin çok sıkı korunan sırlarını çözmeye devam ederken, her ikisi de kaderlerini ve hayatlarını sonsuza dek değiştirecek seçimlerle karşı karşıya kalacaklardır. 
 
Brian Herbert ve Kevin J. Anderson’ın orijinal esere birebir sadık kalan üç ciltlik adaptasyonunun ikinci cildini de Raúl Allén ve Patricia Martín şahane çizimleriyle görsele aktarıyor. 
 
“Bu çizgi roman, Dune destanını okumak ve romanın ayrıntılarına dalmak için harika bir yol. Anlaşılır ve özenli çizimler anlatıyı takip etmeyi kolaylaştırıyor ve hikâyeye grafik romanların sunduğu en şık meziyetleri katıyor.” —Alex Ross</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9585c80a-598a-49d4-b8a9-ddfe70555b0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Katalonya ‘ya Selam</image:title>
            <image:caption>Duygular, görüntüler, gülümsemeler, yazıyla aktarılamayan manzaralar, kokular ve seslerle insanlar hâlâ devrime inanıyordu. 
 
Katalonya’ya Selam, George Orwell’in milis olarak katıldığı İspanya İç Savaşı’ndaki deneyimlerini konu almaktadır. Yazarın tanıklığına dayanan bu eser, faşizme karşı yürütülen savaşa ışık tutar. Orwell, İspanya’da baş gösteren toplumsal devrimi, cumhuriyetçiler cephesinde komünistler ile anarşistler arasındaki çatışmaları önyargılardan uzak bir bakış açısıyla yansıtmaktadır. Katalonya’ya Selam yirminci yüzyılın seyrini değiştirmiş bir eserdir ancak yayımlandığı dönemde çarpıcı içeriği nedeniyle uzunca bir süre gereken ilgiyi görememiştir. Yazarın en ünlü eserlerinden olan 1984 ve Hayvan Çiftliği’nin olgusal arka planını merak eden okurlar için Katalonya’ya Selam okunması gereken eşsiz bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c575c9-929d-4505-8742-9dcdd2f1ae0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rudin</image:title>
            <image:caption>Her gün içinde binbir pislik bulduğum 
kalbimin sesini dinlerim ben. 
Turgenyev’in sosyal romanlarının ilki olarak kabul edilen Rudin’de, eğitimli, aydın, bilgili, hitabet sanatında usta ama arzularını gerçekleştirmekte çaresiz kalıp mutluluğu bulamamış ve sevgiye yeteri kadar önem vermeyen Rudin karakterinin arzuları ve trajedileri konu alınmıştır. Rudin; asi romantik Hamlet ve hayalperest gezgin Don Kişot karakterlerinin adeta bir birleşimi olarak tipik Rus karakterini anlamak için son derece önemlidir. Rus edebiyatının önemli isimlerinden, özellikle Babalar ve Oğullar, İlk Aşk ve Avcının Notları eserleriyle ünlü yazarın, bir yandan ahlaki ideal arayışını vurgularken diğer yandan ona ulaşmak için insanlarda bulunan yetersizliklerin de dokunaklı bir portresini çizdiği bu eseri değerli okurlarımız için yayıma hazırladık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc09baa5-d36b-482a-bd1d-a96d3a6b4e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Çalışalım ki?</image:title>
            <image:caption>Neden Çalışalım ki?: Boş Zaman Toplumuna Dair Savlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70736087-df0b-4035-ae5e-88575d0d8dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gözlü Çocuk Mustafa Kemal</image:title>
            <image:caption>Sevgili Çocuklar, önderimiz büyük Atatürk de bir zamanlar sizin gibi çocuktu. O, zor bir zamanın çocuğuydu ama zorluklar karşısında asla eğilmedi, hep mücadele etti. 
Sizi bugünün çocuğu Mustafa Can ile birlikte tarihte bir yolculuğa çıkaracak olan bu öyküde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğu ile buluşacak, onu daha yakından tanıyacak ve anlayacaksınız. 
İyi yolculuklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25489a60-59a6-4927-a923-1de878a33a7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ek Gıda Macerası Başlasın</image:title>
            <image:caption>Ek Gıda Macerası Başlasın, anne bebek eğitmeni Esra Ertuğrul tarafından bir rehber niteliğinde hazırlandı. Yıllardır edindiği tecrübeleri ve atölyelerine katılan binlerce danışanın ihtiyaçlarını bu kitaba aktaran Ertuğrul, kolayca uygulanabilen beslenme yöntemlerini ve bebeğin bu yeni macerasında oluşabilecek soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.   Anne sütünün besleyici sürecinin ardından ebeveynler için bambaşka bir macera başlıyor.   Bebeklerde ek gıdaya geçiş süreci nedir ve nasıl olmalı? Neden ve ne zaman ek gıdaya geçilmeli? Bebeklerin hazır olduğunu nasıl anlarız? Ek gıdaları hangi sırayla tanıtmalıyız? BLW- Bebeğin Kendi Kendine Yeme Yöntemi nedir? Bebeğimizin yeni tatlarla tanışmasını nasıl sağlarız? Bu ve benzeri soruların yanıtlarını bulacağınız Ek Gıda Macerası Başlasın kitabı bebeğinizle kuracağınız iletişimi kolaylaştıracağı gibi size günlük olarak hazırlayacağınız öğünlerle ilgili de bir yol haritası sunuyor. 
Büyüme yolculuğunun önemli dönemeçlerinden biri olan ek gıdaya geçiş sürecinde güvenle ilerlemek, bebeğinizin ihtiyaçlarını anlamak ve yeni besinleri keşfederken keyif almasını sağlamak için Ek Gıda Macerası Başlasın’ı güvenle referans alabilirsiniz. Pratik öneriler, beslenme ipuçları ve sağlıklı tariflerle zenginleştirilen bu rehber kitap sizin yol haritanız olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/450059a6-60d7-4b16-9a20-9e5dbfc944aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Frann’s Riddle</image:title>
            <image:caption>Which ingredients do you need to make a cake? 
Is some flour, sugar, and such enough for you to bake? 
Frann and Floy try to answer this question in this tale. 
Let’s turn the pages to solve Frann’s riddle without fail.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89afc430-7550-4f59-8b88-46b964cd055c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Pırpırlar Dizisi (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Sevgi dolu karakterlerin bir araya geldiği bu masal dizisi, çocukların hayal güçlerini ve değerlerini geliştirmelerine yardımcı olurken, doğaya duydukları sevgiyi de pekiştiriyor. 
Sıcacık anlatımı ve renkli resimleriyle çocukların gönlünde özel bir yer edinecek Neşeli Pırpırlar Dizisi, ailelerin ve eğitimcilerin de keyifle okuyacakları bir masal dizisi. 
Macera dolu sayfalarında, çocuklarınızla büyüleyici bir dünyaya yolculuk yapmaya davetlisiniz! 
UĞUR BÖCEĞİNİN OYUNU 
ŞAKACI AĞUSTOS BÖCEĞİ 
PERVANE BÖCEĞİNİN RÜZGÂRI 
MAVİ ÇİÇEKLER EVİ 
NEŞELİ BAYRAM ŞENLİĞİ 
KANARYA KUŞUNUN ŞARKISI 
ÇİÇEK TARLASINDA MACERA 
DANS EDEN PAPATYA 
ARI VIZVIZ&apos;IN BALI 
HAYDİ ÜÇ GÜZEL KELEBEK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8253d9bc-08ea-43b0-9acd-c9f5477d5dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Hayvanlar Serisi (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Doğanın derinliklerinde, hayvanlar arasında yaşanan maceralarla dolu bir dünya... 
Her kitapta, farklı bir hayvanın gözünden olaylar anlatılıyor. Arı Bibi ile yardımlaşmayı, Gri Civciv İnci ile farklılıkları, Yengeç Tori ile doğa sevgisi gibi birçok değeri öğrenecek ve onların dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkacaksınız. Bu değerler, hayvanların yaşamlarında nasıl önemli bir rol oynadığını gösterirken, sizlere de anlamlı dersler verecek. Unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya hazır olun... 
İKLİM BİLİMCİ AYI BONO 
DOĞA SEVER PAPAĞAN PIRPIL 
ÇEVRECİ YENGEÇ TORİ 
CESUR RAKUN RAKİ 
GRİ CİVCİV İNCİ 
SABIRSIZ KAPLAN KAPİ 
AFACAN SİNCAP SANİ 
YARDIMSEVER ARI BİBİ 
TEMBEL ASLAN LENO 
KORKAK TAVŞAN TATİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70a4fc36-f00c-4067-9391-7ea69eaab2ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri</image:title>
            <image:caption>Bu fotoğrafa bakarken dili yitirdiğimi hissettim. Onu bütünüyle özgür, tüm bedeniyle geleceğe doğru yol alırken görmek, aklıma babamla paylaştığı yılları, maruz kaldığı aşağılamaları, yoksulluğu, yirmi beşle kırk beş yaşları arasında, başka kadınlar hayatı, özgürlüğü, yolculuğu, kendini tanımayı tecrübe ederken, eril şiddet ve sefalet tarafından yaşamından koparılmış, neredeyse yok edilmiş yirmi yılı getirdi. 
 
Bu fotoğrafı görmek bu yok edilmiş yirmi yılın doğal bir şey olmadığını, ondan bağımsız dış güçlerin –toplum, erillik, babam– eylemlerinin bir neticesi olduğunu hatırlamamı sağladı, demek ki her şey başka türlü olabilirdi. 
 
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri’nde annesini anlatıyor bu kez Édouard Louis. Kırk beş yaşına vardığında isyan bayrağını çeken, arzuladığı gibi yaşamayı seçerek yavaş yavaş özgürleşen, sonunda kendini keşfeden bir kadının hikâyesini kendi gözünden aktarıyor. Çocukken farklı bir anneye sahip olma arzusuyla bugün onu her şeye rağmen özgür ve mutlu bir kadın olarak görme deneyimi arasındaki anlatısında hayatlarımızı yöneten zalim sistemleri ve onlardan kaçış olasılığını da ele almaktan kaçınmıyor – yine çekincesizce, yine güçlü bir şekilde. 
 
“Édouard Louis kendi kuşağının en önemli edebî seslerinden biri.” 
 The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f21f569d-6359-4589-94b9-6216b936efc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Labofem: Bitkilerle İyi Geçinme Rehberi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bitkilere ilgi duyuyor ama nereden başlayacağınızı bilemiyor musunuz? “Kaktüsü bile 
öldürürüm ben!” diyenlerden misiniz? Yoksa onlarca saksının arasında kaybolmuş, hangisine hangi toprağı, besini vereceğinizi şaşırmış halde misiniz? 
 
Hangi durumda olursanız olun, Fem Güçlütürk ve Labofem: Bitkilerle İyi Geçinme Rehberi yardımınıza koşacak! 
 
“Ne zaman ki hayatımıza yeni ithal bitkiler, boy boy kaktüsler, saksılar ve sosyal medyada içinde #jungle etiketi geçen gönderiler, baktıkça ağzımızın suyunun aktığı bitki dolu evlerden dekorasyon fikirleri girdi, işte o zaman durum ciddiye bindi! Sukulentler, tropikal, subtropikal bitkiler, akıllı saksılar, askılı saksılar, süpermarketlerin kasa yanında karşımıza çıkan renkli poşetler içinde çeşit çeşit torflar, topraklar, hangisini ne zaman ve niye kullanacağımız endişesiyle seçmeye çalıştığımız besinler derken kafalar iyice karıştı. Herkes kendine göre bir toprak karışımı önerdi. Birçoğu hezimetle sonuçlandı. 
 
Bu kitapta ‘Bitkilerinizle konuşun, çakranızı temizleyin, doğayla bütünleşin,’ gibi muğlak kişisel gelişim ifadeleri yerine, aldığım aile ve okul eğitimi gereği bünyeme işlemiş daha nokta atışı, daha teknik tavsiyeler, kişisel merakımla araştırmalarımın ve yıllara dayalı tecrübelerimle harmanlanmış bitki bakımının ipuçlarını bulacaksınız.” 
 
                                                                                                    Fem Güçlütürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/862e8a15-2dd7-4a41-aff4-dfb7c4fda5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yevgeni Onegin</image:title>
            <image:caption>Yevgeni Onegin, Aleksandr Puşkin&apos;in 1823’te başlayıp 1831’de tamamladığı ve kendisinin de çok sevdiği manzum romanıdır. 
 
Puşkin, masumiyet, aşk ve dostluğun trajik hikâyesini anlattığı romanında okuyucuyu genç Petersburg’lu Onegin’in hayat ve aşkla olan ilişkisine sürükler. Bunu yaparken de okura birçok konuda edebî ve felsefi saptamalar sunar. 
 
Yevgeni Onegin, döneminin aristokratik yaşam tarzını ele alışı, günlük yaşama dair nüvelerle sunduğu konuların genişliği, kompozisyonu, karakterlerinin derinliklerinde ve yaşantılarının zengin betimlemelerinde yatanlar göz önünde bulundurulduğunda Rus yaşamının gerçek bir yansımasıdır. 
 
Okuru içine hapsederek tüm akıcılığıyla ilerleyen bu manzum roman, Puşkin’in temel eserlerinden ve 19. yüzyılın en önemli Rus romanlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d536f216-9db9-4441-b8da-f9fc97f1b8c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Tepesindeki Bir Milyon İstiridye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fosillerin gizemi ve jeolojinin büyüsüne dair coşku dolu bir kitap! 
 
Yaklaşın ve şu taşlara bir bakın! Bunlar hiç de göründüğü gibi sıradan taşlar değil. Bunlar fosilleşmiş yüzlerce, binlerce, milyonlarca deniz canlısı.  
 
Peki nasıl oldu da bir milyon istiridye kendini bir dağın tepesinde buldu dersiniz? 
 
Aylaklar Kumsalı’nın sevilen yazarı, jeolog Alex Nogués’in kaleme aldığı bu merak uyandıran yolculuk, okurlara denizlerin, yeryüzü katmanlarının ve tektonik levhaların hareketleri konusunda rehberlik ediyor. 
 
Jeolojiye ilgi çekici bir giriş niteliği taşıyan Dağın Tepesindeki Bir Milyon İstiridye, okurları soru sormaya, eleştirel düşünmeye ve yeryüzüne dair daha çok şey öğrenmeye teşvik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7cb7ee4-5c66-4806-8c68-1481c753e6a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Fabrikası ve Seçme Yazılar</image:title>
            <image:caption>“İnsanın içine yerleşen ve orada ölen hisler vardır. İnsanın zayıflığının bir emaresidir bu. Sebebi itibarıyla küçük ama insanda yanıp, tükenip, dağılıp, kendine bir yer edinemeyip de hayatın ateşiyle savrulup giden, görünmez olduklarından insanın içinde nasıl barındıkları kestirilemeyen hisler vardır. 
Şöyle olur: İnsan çalışır, başka da bir şey yapmaz. Yüzlerce insan geçip gitti, onlarla birlikte çalışan insan görüntüsünün yarattığı izlenim de içlerinde parlayıp söndü. Sonra bir kişi daha gelip geçerken bu olağan durumda başka bir şey gördü. Gördükleri içinde sönmeyen, o küçücük şey koskocaman oldu, ona ıstırap verip dışarıya çıkmak için kıvrandırıp durdu. İşte o kişi hislerini kâğıda döktü, böylelikle rahatladı.” 
 
Andrey Platonov&apos;un yetkin kalemi yalnızca kurmaca eserlerde değil, denemeleri ve eleştiri yazılarında da hayat buluyor. Edebiyat Fabrikası’nda Platonov&apos;un bu kurmacadışı metinleri, edebiyatın ve sanatın toplumsal dönüşümlerle nasıl etkilendiğini, yazarların bu değişimlere nasıl yanıt verdiğini ve edebiyatın insanların ve dönemin ruhunu nasıl şekillendirdiğini tartışıyor. Bu kitap, yazarın felsefi, siyasi ve edebi görüşlerini, toplumsal meselelere bakış açısını ve sanat anlayışını keşfetmek isteyen okurlara tatminkâr bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca8d358d-b6a7-4be9-80c7-90f3df7c5edd.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Benlik (Bilgisayarlar ve İnsan Ruhu)</image:title>
            <image:caption>Bilgisayara, salt bir &quot;araç&quot; olarak değil, sosyal ve psikolojik hayatımızın bir parçası olarak bakan Turkle, bilgisayarın kendimizi ve dünyayla ilişkimiz hakkındaki farkındalığımızı nasıl etkilediğini keşfetmek için bilgisayar oyunlarını ve bilgisayar arayüzlerini nasıl kullandığımızı inceliyor. 
Bir klasik hâline gelen bu eser, yazarın yeniden gözden geçirdiği bu yeni baskısıyla, hayatlarımızın artık birer parçası olan bilgisayarların ve aplikasyonların ruh hâllerimizi nasıl şekillendirdiğini, âdeta nasıl bir “ikinci benlik” ürettiğini çarpıcı bir biçimde inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ffea83a-378e-4a5d-b53a-76fa9e4eab8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Model İnsanı Arıyor</image:title>
            <image:caption>İnsan; akıl ve idrakiyle ilmin, özü ile evrensel birlik ve bütünlükte Yaradan’ın temsilcisidir. Tüm hakikat tüm gerçekliğiyle insandadır. İnsan kimdir, hakikati nedir gibi sorular ve cevaplarıyla tarifi ne kadar karmaşık gelse de hakikatinde insan nettir. Çünkü o, özdür. Yaradan’ın özüdür ki Yaratıcı ona isim verdi ve kendine yakın kıldı. Ona kendi özünden öz bıraktı ve kendisinin de orada olduğunu hissetmesini istedi. Öz içinde, mikrodan makroya bir yol verdi ve olgunlaşarak ışığa kavuşmasını istedi. Mikro kendi bütünlüğünde makroya ulaştı ve aydınlığa çıktı, tamamlandı tam oldu, kutsal insan doğdu. İnsanın mükemmel yaratılışı ancak bu şekilde ifade edilebilirdi. Çünkü her bir insan saf yaratılış haliyle model insandır. Dünya ise Yaradan’ın kendisine verdiği değeri hak eden ve yeryüzündeki temsil yetkisini layıkıyla gerçekleştiren bu insanı arıyor, sen O musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cae47fc-b590-4276-8288-e06d9f9bbbb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney DuckTales Gizemleri Çözmek ve Tarihi Baştan Yazmak!</image:title>
            <image:caption>Milyonlar şunu soruyor: 
 
Neden otobiyografi mi yazıyorum? 
Hem ben macera unumu eleyip eleği duvara asmadım mı? Macera azıcık ara verdiğim doğru. Bu otobiyografi atıldığım yeni maceraların bir kaydı, yeni nesle nasıl Varyemez tarzı macera yaşanacağını gösteren bir rehber niteliğinde. 
 
Maceraya gerçekten nasıl atılacağını öğrenmek istiyorsanız, MAVİ yazılara odaklanın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c777cfcd-81d0-452e-9232-b34c5899aa03.jpg</image:loc>
            <image:title>Bibbidi Bobbidi Akademisi Ophelia ve Peri Gezisi</image:title>
            <image:caption>Bibbidi Bobbidi Akademisi Ophelia ve Peri Gezisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a757a6c-7974-4810-80e3-16afc8495813.jpg</image:loc>
            <image:title>Bibbidi Bobbidi Akademisi Rory ve Sihirli Karışıklar</image:title>
            <image:caption>Bibbidi Bobbidi Akademisi Rory ve Sihirli Karışıklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c5a8f8-ac0f-4f44-b29f-ff27762b99bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Minecraft Macerası 1 – Yeni Bir Savaşçı</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada kahramanı Minus ile tanış! 
 
YENİ BİR BAŞLANGIÇ -1 
 
Minus sıradan bir köylü değil: Bir kere bırakın ticaret yapmayı havuç yetiştirmekle bile pek ilgilenmiyor. Onun asıl istediği şey bir savaşçı olmak! Bir gün, maceraya atılmak için tüm cesaretini topladı. İnsan olmayı hayal eden bir zombi olan Blörp ile tanıştı. Birlikte olağanüstü maceralara atılacaklar… yani neredeyse olağanüstü… 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f63d9967-ab9c-4c49-be4e-3371e1c43b29.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Mİnecraft Macerası -2- Nether’da Bir Gezinti</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada  kahramanız Minus ile  tekrar birlikteyiz! 
 
NETHER&apos;DA BİR GEZİNTİ -2 
 
Minus ve Blörp. Sivridiş&apos;i arıyor ama hava kararmak üzere. Geceyi Blörp&apos;ün evinde geçirmekten başka çareleri yok. 
 
Zombilerle dolu bir mağarada gecelemekte ne var, değil mi?! 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ced4c3-a050-4cc0-9496-d4b562786bf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Mİnecraft Macerası-3 – Çöl Macerası</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada kahramanımız Minus ile tekrar birlikteyiz! 
 
ÇÖL MACERASI -3 
 
Köylü Minus, zombi Blörb ve savaşçı Margo korkunç Ender Ejderhası ile savaşmak için geçidi aramaya koyuldular! 
Haşin, savaşçı. Alberic şaşkına dönmüş durumda! Margo’nun bir zombi ile işbirliği yapmasına kesinlikle anlam veremiyor. Genç çırağı Bagel ile birlikte kahramanlarımıza engel olmaya kararlı. Bakalım başarabilecekler mi? 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba77cb36-c630-43e9-80ff-711da0375095.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Mİnecraft Macerası- 4 – Son’a Hoş Geldin</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada kahramanız Minus ile tekrar birlikteyiz! 
 
SON&apos;A HOŞGELDİN -4 
 
Köylü Minus, zombi Blörp ve savaşçı Margo  yanlarında Alberic ve Bagel ile birlikte korkunç Ender Ejderhası&apos;yla karşılaşmak üzere Son&apos;a gidiyor! 
 
Ekibimiz bu zorlu görevi başarıyla tamamlayıp Ender Ejderhası&apos;nın düşürdüğü nesneye sahip olabilecek mi? 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34454212-7fed-49e8-9a58-d2332a711e46.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Bibbidi Bobbidi Akademisi 2 - Mai ve Zor Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Bibbidi Bobbididi Balosu için hazır olun!
 
Sihirli değneğiyle ışıltı kazanmak isteyen Mai Sihirlifısıltı, bütün sihirleri tek seferde yapmak için Bibbidi Bobbidi Balosu’na hazırlanıyor. Ama dönüşüm planı yolunda gitmiyor ve sınıf arkadaşı Tatia Işıltı’yı bir tekboynuzuna çeviriyor. Mai ile Tatia sihiri tersine çevirmek için beraber çalışmak zorundalar. Bu sorunu zamanında çözemezlerse, Tatia sonsuza dek bir tek boynuz olarak kalabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72045c03-bc9b-4252-9a8d-fdf5f993ec6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Paytak Eşek</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, komediyi duyarlılıkla bir araya getiren bu kitaba bayılacaklar! Şarkısı
internet fenomeni olan ve hikâyesi dünya çapında 500 bin çocukla buluşan
Paytak Eşek, ilk kez Türkçe olarak okurlarıyla buluşuyor.
Enerjik, deli dolu, göz kırpan, paytak paytak yürüyen Paytan Eşek ile tanışmaya
hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4987348-5ec5-4872-a5f1-6847e151c338.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnoş Eşek</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada çok satanlar listesine giren Paytak Eşek serisinin yeni kitabı Minnoş Eşek ile tanışmaya hazır mısınız? Çocuklar, serinin ilk kitabında tanışıp çok sevdikleri Paytak Eşek’in yavrusu Pembiş ile farklı olmanın ne kadar havalı olduğunu keşfedecekler. 
 
Minnoş Eşek’in bir yavrusu oldu. 
Küçük bir kızdı bu. 
Paytak ve çok ponçikti! 
Güzeller güzeli gözleri vardı! 
Gürültülü müzik dinlemeyi severdi 
ve toynaklarını parlak pembeye boyardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985546a8-926c-44c7-bffb-c48cbdaac929.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Eşek</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada çok okunanlar listesine giren Paytak Eşek’in bu komik devam
kitabında, ailenin en yaşlı üyesi ile tanışıyoruz. Oğlu ve torunu gibi Tonton Eşek
de farklı olmanın ne kadar havalı olabileceğini anlatıyor.
Kırlarda yıllar yılı yaşayan yaşlı bir eşek vardı.
Takma dişleriyle komik mi komikti…
Aaa İii! derken dişleri hep ağzından fırlardı!
Ağacın gölgesinde çayını hüpletir,
çaya batırdığı her bisküviyle neşelenirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77e748b9-71ac-44a0-a7e4-6d5dc396e9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Üzerine</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın büyük kısmı iki gruba ayrılır: Hakikatin gerisinde kalan sığ düşünürler ve hakikatin ötesine geçen soyut düşünürler. İkinci grup, açık ara en nadir olandır. Ayrıca bu grubun büyük farkla en yararlı ve değerli olan grup olduğunu da ekleyebilirim. Bu gruba dahil olanlar en azından ipucu verirler ve belki de peşinden gitmek için beceri gereken zorlukları ortaya atsalar da bu zorluklar daha adilane bir düşünce tarzına sahip kişiler tarafından ele alındığında daha kaliteli şeyler ortaya çıkabilir. En kötü ihtimalle, söyledikleri alışılmadık şeylerdir. Söylediklerini anlamak biraz zahmetli olsa da insan yine de yeni bir şey duymanın zevkine varır. Bize her kahvehane sohbetinden öğrenebileceğimizden fazlasını söylemeyen yazara pek değer verilmez. 
Sığ düşünceli insanlar, sağlam anlayışa sahip olanları bile abartılı düşünürler, metafizikçiler ve ince eleyip sık dokuyanlar olarak karalamaya eğilimlidirler ve kendi sınırlı algılarının ötesinde olan herhangi bir şeyin doğru olduğunu asla kabul etmezler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb804d29-801f-4d9c-8c38-e844bc577331.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Beni Ararsan</image:title>
            <image:caption>“Savaşın altı yılını altı dakikaya düşürmemiz lazım. Matematikte buna beta indirgemesi denir: Bir fonksiyonun yerine bir başkasını koyarsın. Ben her gün yapıyorum bunu. Kayıplar yerine hayatı koyuyorum.” 
 
İkinci Dünya Savaşı’nda Paris’in işgalinden Londra sokaklarına, savaş sonrası Filistin’den günümüzün modern dünyasına uzanan Eğer Beni Ararsan’da Alba Arikha trajedinin bireyler üzerindeki etkisini ustalıkla işliyor. Paris’ten kaçıp geçmişine ket vurarak yeni bir hayat kurmaya çalışan Flora ile onlarca yıl sonra onun sıra dışı geçmişini keşfetmesi için gizemli bir paket alan Hannah’nın hikâyesi iç içe geçiyor. Eğer Beni Ararsan geçmişin kuytu gerçekleri ve bugünün dehşetleriyle yüzleşmek üstüne duygusal ve düşündürücü bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/435d5d09-42ec-489a-94de-a98d9d0c2776.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 162. Sayı Enflasyon Oyunu Bozdu</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Enflasyonla Gerçekten Mücadele Ediliyor mu? 
Mahfi Eğilmez 
Kamuoyu Yoklamaları ve Seçimler Üzerine 
Ersin Kalaycıoğlu 
Türkiye’de İktisat Düşüncesi Üzerine AI Historian’la Bir Sohbot 
Altuğ Yalçıntaş 
Dışa Açıklık Sürecinde Döviz Arzı, Faiz ve Enflasyon İlişkisinin Gelişimi: Enflasyonla Mücadelenin Yöntemi Ne Olmalı? 
Işın Çelebi, Ahmet Tuğşad Doğukan, Emrullah Vermez 
Ekonomik Kalkınma ve Biyoçeşitlilik Kaybı 
Yener Coşkun 
İsmail ile Selim (Bir Tarih Spekülasyonu) 
Ergun Türkcan 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Esra Nur Uğurlu 
Sozialökonomik “Tekrar” Ana Akım İktisat mıdır? 
Ercan Eren 
Çin İmparatorluğu’nun Çöküşü: Sonun Başlangıcı-Opium (Afyon) Savaşları- 
Bahri Yılmaz 
Osmanlı Devleti’nin Dış Politika ve Diplomasi Anlayışı 
Sema Aksoy 
Avrupa’da ve Türkiye’de Enerji Görünümü 
Mustafa Çağrı Peker, Sinan Sodan 
Tembellik (!) – Edebiyat – İktisat Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6367b0f2-489b-44b1-9553-32fb9e6dcb0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru</image:title>
            <image:caption>Bu Duru’nun değil, senin hikâyen… 
 
Bu kitapta anlatılan umut, şaşkınlık, hayal kırıklıkları, mücadele, tükenmişlik, özlem, çöküş, sevgi, fedakârlık, bağlılık, yalan, iki yüzlülük ve ebedi kayıp… 
Tüm bu duyguların ruhumuzda yarattığı depremi, kimimiz daha hafif, kimimiz ise daha yıkıcı yaşamıyor muyuz? O deprem, kimimizde çatlaklar yaratırken, kimimizde ise kolonları, kirişleri yıkmıyor mu? 
  Peki sende olan hangisi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/832fdb26-8f99-4548-8780-e6d94f87d963.jpg</image:loc>
            <image:title>Baybars ile Robi</image:title>
            <image:caption>Baybars, 
öğretmeninin hediye ettiği 
karne hediyesiyle ROBOT MÜZESİ ile tanışıyor. 
Peki, tanıştığı tek şey bu mu? 
Hayalini kurduğu robot, ya birden canlanıverirse… 
İşte, macera asıl şimdi başlıyor! 
 
“Baybars, hayal gücü yüksek, araştırmayı, sorgulamayı çok seven, okul arkadaşları ve ailesi ile yüksek sosyal beceriye sahip olan bir çocuktur. Hikâye, sorular sormayı ve yeni şeyler araştırmayı teşvik etmesi açısından oldukça önemlidir. Çocuklar Baybars’ın hayal dünyasına eşlik ederken hem eğlenecek hem de robot, kodlama, algoritma konularında birçok yeni bilgi öğrenip bu konularda araştırmalar yapmak isteyecek. Sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de oldukça akıcı, öğretici ve eğlenceli bir hikâye.” 
 
Gökçem Elif YOLCU 
Psikolojik Danışman- 
Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f893406-8197-4f1c-b7c5-66c641c66e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinek ve Harfler</image:title>
            <image:caption>Uzun süredir bilgisayar başından kalkmayan Mila’nın bir ziyaretçisi vardı: 
Bir SİNEK! 
Üstelik Mila’ya bir mesaj getirdi: “TAKİP ET!” 
Peki, sineği takip eden Mila’yı nasıl bir macera bekliyordu? 
Penceresinde bir ağaç motifi olan garip bir ev… 
Yüksek katlı binalar arasında kaybolmuş bir kütüphane… 
1950’lerden kalma bir aile hikâyesi… 
Mila’nın takip ettiği sadece sinek değildi! Aynı zamanda yetenekleriydi… 
 
“Mila, teknoloji ile çok zaman geçiren bir çocuktur. Hikâye, Mila’nın bir sinek ile tanışması üzerine yaşadığı ilginç deneyimleri sayesinde kendi iç dünyasını ve yeteneklerini keşfetmesi açısından 
çocuklar ve yetişkinler için yol göstericidir.” 
 
Tuğba BAŞ AKGÜL Psikolojik Danışman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f66321-ad37-45ef-84ad-28b4c19ab61d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğun Melodisi 2: Gölgenin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Tanrıların savaşını kazanan Karna, Valhalla’ya barış getirmiştir. Fakat bu barışın çok pahalı bir bedeli vardır. İlk bakışta her şey yolundaymış gibi gözükmesine rağmen, gölgelerden yükselen bir örgüt, Karna’nın barışını tehdit etmektedir. Kendisine Gölge diyen gizemli bir adam, himayesi altına aldığı başka insanlar ile tanrıların rejimine karşı koymaya çalışır. Gölge’nin çıktığı bu uzun ve zorlu yolculuğun sonunda özgürlük olmasına rağmen uyguladığı metotlar herkes tarafından hoş görülmez. 
Geçmiş ve geleceğin birbirine bağlandığı bu kitapta Valhalla’nın sırları ortaya çıkacak, tanrılar korkuyu tadacak ve gölgenin gizemi çözülecek. 
 
Sonsuzluğun melodisi çalmaya devam ediyor... 
  “Sizler ve kaybettiğim kardeşlerim olmadan buralara gelemezdim. Biz bir aileyiz ve kimse bu aileyi yok edemez. Bizler ölsek bile düşüncelerimiz ve ideallerimiz her zaman yaşamaya devam edecek! Davamız hiçbir zaman sonlanmayacak ve yerimize geçenler bizim işimizi kaldığımız yerden devam ettirecek. Şimdi kutluyoruz fakat hala yapacak çok şeyimiz var. Tanrıların devri artık sona erdi, şimdi insanların zamanı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c342cd-76e5-4b17-a1dc-03b05f518837.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kırıklıkları Tamir Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Bir sabah, 
kapının önünde bir not olabilir. 
Sahipleri tarafından sokağa terk edilen hayvan dostların, 
biz insanlara söyleyecekleri var. 
Sadece sevgi, huzur ve biraz da mama istiyorlar. Onları güçsüz de sanmayın. Bir teşkilatları bile var: 
HAYAL KIRIKLIKLARI TAMİR DÜKKÂNI! 
 
Çocuklara bir şey öğretmeye 
çabalamamıza pek gerek yok, 
onlara izleyebilecekleri bir model olsak 
yetiyor aslında. Hayvanları sev, çevreyi temiz tut, insanlara saygılı ol, demeden de bu davranışları benimsetebiliriz onlara: Kendimiz öyle davranarak. 
Bu tatlı öykü bunu nasıl yapacağımızın güzel bir örneği. Bir sokak kedisinin gözünden gördüğümüz dünyada, insanların sevgisini ve sevgisizliğini 
daha iyi anlıyoruz. Bu anlamda çocukların empati geliştirmesine, farklı perspektiflerden bakabilme 
ve düşünceler üretebilme becerilerine oldukça katkı sağlayacak bir kurgusu ve anlatımı var. Okuyan miniklerde (ve yetişkinlerde), derinlikli duygular 
ve düşünceler uyandırmasını dilerim. Bir öykünün yapabileceği en iyi etki budur.” 
Ferihan Batum Doğan Psikolojik Danışman-Psikoterapist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6ff003-7473-4b31-b2d9-7f439fa48353.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Sofrası</image:title>
            <image:caption>Gölün kenarında kahvaltı yapmak için 
ne kadar da güzel bir yaz sabahı… 
Yavru zürafa Zongi, tam da böyle düşünerek düştü yollara. 
Aaaaa! Ama yağmur mu başladı! 
Kış, ne kadar da çabuk geldi! 
Bunu duyunca gülümsedi ayı Yorgi! 
“Bu, sadece bir yaz yağmuru.” 
 
Simge Şahin Özer’in kaleminden, dünyaya tam da 
bir çocuk gözünden bakan kahramanları ile 
sıcacık bir hikâye… Dostluk, paylaşmak ve 
güzel anlar biriktirmek üzerine… 
 
“Paylaşmak, çikolata parçacıklı bir dondurma kadar güzeldi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c0d02a1-a0a9-4d9f-bd3a-714eef1549f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklentilerin Dengesi</image:title>
            <image:caption>Hayatımızda yaşadığımız sevinçler, üzüntüler, hayal kırıklıkları, travmalar, çaba sarf etmeler, kalışlar, devam etmeler veya gidişler... Hepsi aslında beklentilerimizin karşılanma durumlarına göre dış dünyamızda sergilediğimiz davranışlardır. 
 
Beklentilerimiz bazı durumlarda tam arzu ettiğimiz gibi sonuçlanır. Bazılarını hiç aklımızın ucundan geçirmeyiz. Bazılarının ise beklediğimiz yönün tersine çıkmasını ister, hayallere kapılır ve daha farklı beklentilere yollar açmaya çalışırız. 
 
İşte farkında olmasak da hayatımızın tamamında yer edinen bu beklentiler ve yönetimlerine dair oluşturulacak yöntemler, gerek kişisel hedeflerimize ulaşmamız, gerekse içerisinde bulunduğu ülkenin, bölgenin kaderine yön verecek derecede büyük projelerin üretildiği iş ortamlarının ve işleyişlerin verimli bir şekilde sürdürülmesinde büyük önem arz etmektedir. 
 
Dengelemeyi es geçerek, üzerine düşünmediğimiz, emek sarf etmediğimiz, kısaca boş vererek yok saydığımız beklentiler, her ne kadar kendi kendine bir halde idare edilir gibi düşünsek de hiç ummadığımız yerde, hiç tahmin etmeyeceğimiz şekilde karşılaşabileceğimiz en büyük problemlerden biri haline gelecektir. 
  İletişim halinde olduğunuz çevre tarafından sizden beklenenlerle, sizin kendinizden ve etrafınızdan beklediklerinizin uyuştuğu optimum sürdürülebilir ortamı, iş dünyası üzerinden anlatmaya çalışan Beklentilerin Dengesi, felsefi ve sosyolojik tespitleri, somut örnekleriyle sadece bir iş dünyası kitabı değil, aynı zamanda günlük hayata da ışık tutan, ufuk açıcı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/073d235b-3c93-4136-b856-3d5451cec4de.jpg</image:loc>
            <image:title>İzdüşüm</image:title>
            <image:caption>Yaşam çoğumuz için taşlı, dikenli bir yolculuğun adı. Özgür olamadık. Köhne hikâyelerin insanları olduk. Cesur olamadık. Başkalarının memnuniyeti, bizi hiçleştirdi. Cehaletin batağında kendimizi üstlerde gördük. Sorgulamadık, sadece biat ettik. Yaşamı yeterince ciddiye almadık. Hayatı sonsuz sandık ve yorulduk. Kendimiz olamadık. 
  Bu eser; yaşamın, yazarın ruhunda bıraktığı tortulardan bir kesittir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c475c8-794a-4fc9-80e8-cbae9202ec31.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Elma Ağacı</image:title>
            <image:caption>Ay Krallığı’nın prensi ALİ ile Güneş Krallığı’nın prensi BULUT, piknik yapıp oyunların tadını çıkartırken Yıldız Ülkesi’nden gelen yaşlı bir adamdan aldıkları haber ile çok üzüldüler. 
 
Yıldız Ülkesi’nde kıtlık başlamıştı 
ve bu ülkenin çocukları çok açtı. 
ALİ ve BULUT’un yiyeceklerini onlarla paylaşması yeterli miydi! 
Belki de daha iyi bir çözüme ihtiyaçları vardı. 
 
Hiç bitmeyen 
SİHİRLİ BİR ELMA gibi… 
  Ama bunun için de emek vermeleri gerekti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39247808-1393-4882-b387-05bac1a339dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Laika ile Rüya’nın Dostluğu</image:title>
            <image:caption>Köpekleri Laila ile mutlu bir şekilde yaşayan Beren ve annesinin, sürpriz bir misafiri vardı: 
KEDİCİK RÜYA! 
Onu dışarıda beslemeye karar verseler de havaların soğuması ile bu kimseyi mutlu etmemeye başladı. 
Kedicik Rüya’yı eve almak mümkün müydü? 
Peki, köpekleri LAIKA ile anlaşabilirler miydi? 
Belki de insanların hayvan dostlarımızdan öğrenecekleri çok şey vardı. 
Paylaşmak, dostluk ve koşulsuz sevgi gibi… 
 
Yazan bir anne ile resimleyen evladının, sevgiyle bir arada hazırladığı bu kitap, okurlarına hem sıcacık bir hikâye hem de resimlerini boyama imkânı sunuyor. 
Çünkü bu anne-kız, “bir arada üretmenin gücü”ne inanıyor! Öyle ise şimdi sıra çocuklarda! Haydi alın boyalarınızı ellerinize!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9617c0d-1b41-4ec2-a5be-0a40f7d7ed0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Baybars ile Robi</image:title>
            <image:caption>ALGORİTMA mı? 
O da neydi? 
Robi, aşçı önlüğünü takınca Baybars’a da şef olmak kaldı. 
Ve yumurta pişirmenin algoritması çözülürken, aslında bambaşka bir maceranın içinde bulmuşlardı kendilerini! 
 
“Baybars, hayal gücü yüksek; araştırmayı, sorgulamayı çok seven, okul arkadaşları ve ailesi ile yüksek sosyal beceriye sahip olan bir çocuktur. Hikâye, sorular sormayı ve yeni şeyler araştırmayı teşvik etmesi açısından oldukça önemlidir. Çocuklar Baybars’ın hayal dünyasına eşlik ederken hem eğlenecek hem de robot, kodlama, algoritma konularında birçok yeni bilgi öğrenip, bu konularda araştırmalar yapmak isteyecek. Sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de oldukça akıcı, öğretici ve eğlenceli bir hikâye.” 
 
Gökçem Elif YOLCU Psikolojik Danışman-Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/388938c7-4dcc-4ce3-8a2b-1dbc0e3a2623.jpg</image:loc>
            <image:title>Güntün ve Göknar Ağacı</image:title>
            <image:caption>Bazı büyüklerin paylaşamadığı bir gezegenin 
hayaller kurabilen, birlik olup aşılmaz sanılan 
duvarlarını yıkan çocukları… Yaramaz Yarasa’nın 
yaratıcı fikirleri… Gümüş Nehir ve altın balıkların 
dayanışmalarıyla çocuklara ve büyüklere paylaşmayı, 
yardımseverliği, eşitliği, güzel dilekler tutabilmeyi anlatan 
bir kitap. Dünyada barışa dair anlattıkları kadarıyla hayal kuracak çocuklar ve tüm büyüklerin güvende, birbirlerine saygı duyarak yaşamalarına dair hissettiklerini olumlu anlamda davranışlarına yansıtacaklar. Özgün, derin ve yüksek ritimli diyaloglarıyla çocukların ilgisini çekecek ve yaratıcı drama atölyelerinde eğlenceli olacak, sıcacık bir öykü kitabı.  Psikolog Ferda Barış 
 
Feyza Yalçın, çocukluğundan beri öğrenmeye 
hep çok meraklı. Müzeleri gezmeyi, yazmayı, 
dans etmeyi, sinemaya gitmeyi, seyahat etmeyi, kitap okumayı ve kedisi Luna ile 
saklambaç oynamayı çok seviyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d216d00-d91b-444f-a959-e5b5f46d97e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Amazon</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap Amazon’un bir rakip olduğunu düşünen herkes için başucu kitabıdır. Okuyun ve öğrenin.”        Clive Humby OBE, dunnhumby Kurucu Ortağı ve Tesco Clubcard’ın Baş Mimarı Amazon dünyanın en değerli şirketlerinden biri – değeri Walmart, Netflix, Target, Nike ve Costco’nun toplamından fazla. Başarısının sırrı nedir? Bu bilgiden e-ticaret sektöründeki diğer şirketler nasıl yararlanabilir? Perakende sektörü görülmemiş zorluklarla karşı karşıya. Sektörün tamamında ve tüm pazarlarda perakendeciler, hayatta kalabilmek için iş modellerini ve müşteriyle etkileşime girme stratejilerini değiştiriyor. Amazon, alışveriş alışkanlıklarımızın nasıl kökten değiştiği hakkında benzersiz bilgiler sunuyor. Baştan aşağı güncellenmiş bu baskıda Amazon’un koronavirüs pandemisine verdiği tepki, fiziki ve dijital perakendenin birbirine yakınlaşması, e-ticaret ekonomisi ve sürdürülebilirlik ve izlenen politikanın gelecekteki olası sonuçları inceleniyor. Sektörün ileri gelen perakende analizcileri tarafından yazılan Amazon, şirketin bir numaraya doğru görülmemiş yükselişinden çıkarılacak dersleri keşfetmek için paha biçilmez bir kaynak. “Eğer düşmanını tanı felsefesine inanıyorsanız Amazon, her çok kanallı perakendecinin mutlaka okuması gereken bir kitap.”  Tim Mason, CEO, Eagle Eye Solutions “Berg ve Knights, Amazon’un işletme stratejilerinin derinlerine dalıyor ve rakiplerin Amazon’la birlikte varolabilmesi için ne yapması gerektiğine dair bolca tavsiye veriyor.”  Sucharita Kodali, Forrester Research Başkan Yardımcısı ve Baş Analisti “Perakendeciler Amazon’dan gelen bu yeni tehdide nasıl tepki verecek? Sadece üç seçenekleri var: Rekabet et, teslim ol veya iş birliği yap.”   Ruth Harrison, Thoughtworks Sanayi Alan Adları Küresel Şefi, Selfridges Eski Genel Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb176fe2-05a2-4f58-8f0c-fc115e5baae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Baron Bagge</image:title>
            <image:caption>Alexander Lernet-Holenia, modern Avusturya edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Ölüm ve yaşam, gerçeklik ve fantezi arasındaki çizgide ustalıkla gezindiği, gerçekdışı deneyimlerin gerçekliğe müdahale ettiği yapıtlarında yarattığı büyülü “öbür dünya” atmosferi, ona edebiyatın “büyücüsü” olarak haklı bir ün kazandırmıştır. Jorge Luis Borges ve Stefan Zweig gibi yazarların da hayranlığını kazanan Lernet-Holenia, 1936 yılında yayımlanan Baron Bagge adlı novellasında, Birinci Dünya Savaşı’nda orduda süvari subayı olarak görev yapan Avusturyalı genç bir aristokratın akıl sır ermez deneyimini anlatır. Baron Bagge’nin de mensubu olduğu bölük, ruhsal dengesi bozuk komutanından bir köprüye saldırma talimatı alır. Bu saldırının onları Ruslarla burun buruna getireceğine dair hiçbir kuşku yoktur. Ancak sonrasında her şey esrarengiz bir havaya bürünür. Bu kitapta Lernet-Holenia ile Stefan Zweig’ın birbirlerine yazdıkları mektupların yanı sıra yazarın yaşamını ve aile geçmişini kendi sözcükleriyle anlattığı kısa otobiyografisini de bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ef3870-008e-4cf4-9fa3-3dc7f41d0cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalınan</image:title>
            <image:caption>İsveç’in Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan topraklarında kış tüm gücüyle hüküm sürmektedir. Ailesi, Sami ailelerin çoğu gibi rengeyiği yetiştiriciliğiyle uğraşan dokuz yaşındaki Elsa bir sabah çok sevdiği rengeyiğinin katledilişine tanık olur fakat kendini ve ailesini korumak için sessiz kalmayı seçer. Geçim kaynağı olmanın ötesinde yaşamsal bir önem taşıdıkları halde “çalınan” rengeyikleri ile ilgili yapılan sayısız şikâyet sonuçsuz kalacak, kanun gereği hırsızlık sayılan bu suçla ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Ta ki aradan yıllar geçene ve artık bir yetişkin olan Elsa hem içinde bulunduğu toplumun hem de kendisinin kaderini değiştirmek için harekete geçene dek… 
Ann-Helén Laestadius’un gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı ödüllü romanı Çalınan, İsveç’te ulusal bir çoksatar olmanın ötesine geçerek 24 dile çevrildi ve dünyanın dört bir yanından okurlarının beğenisini kazandı. Çalınan, küçük bir kızın sancılı büyüme öyküsünden, yılın büyük bir bölümünü karlar altında geçiren coğrafyadaki zorlu yaşam şartlarına; iklim krizinin etkilerinden, Sami halkının yıllardır yaşadığı baskı ve ayrımcılığa; birbirlerine sıkıca bağlı aile üyelerinden, bireylerin hayatta kalma savaşına dek pek çok konuyu zarafet ve ustalıkla ele alıyor. 
 
“Açık yürekli ve cezbedici bir roman.” 
                           –Financial Times 
“Dünyanın her yerinde sevilecek bir büyüme öyküsü.” 
                             –Fredrik Backman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e379a0-173f-47b1-8a35-47a3d40c1f35.jpg</image:loc>
            <image:title>Labirent Kitabı</image:title>
            <image:caption>LABIRENT GİBİ YOLLAR, 
KARMAKARIŞIK İPLER... 
BUNLARI KİM ÇÖZECEK? 
Çocukların keyifle vakit geçirmesi için hazırlanan bu kitap aynı zamanda görsel algı becerilerini ve dikkat gelişimini de destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5ecd20-f44b-45b7-8a94-9857075375a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Suda Yaşayan Canlılar - Eğlenceli Bilim</image:title>
            <image:caption>Mercan resifleri nasıl oluşur? Yaşayan en büyük deniz canlısı hangisidir? Dev bir ahtapotun ağırlığı ne kadardır? Denizyıldızları yüzer mi? 
Derin denizlerde, nehirlerde ve göllerde yaşayan canlıları keşfetmeye hazır mısın? Suda yaşayan canlıların renkli dünyası seni bekliyor! 
*Kısa ve anlaşılır metinler *Mini Sözlük *Mini Test *Uzman ve pedagog tarafından kontrol edilen içerik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8ad0cf-4a77-40f1-b8e5-a285fd681c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Coco Channel Hayallerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Benim adım Gabrielle, ama herkes bana Coco diyor. Ben de pek çok kız gibi kestiğim malzemelerden kendi yaptığım bebeklerle oynamayı seviyorum, ayrıca onlara küçük elbiseler de dikiyorum. 
İşte bu harika bir fikir! Büyüyünce moda tasarımcısı olabilirim. Aklımda o kadar çok güzel fikir var ki! 
 
 
Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayallerini gerçekleştirmek için çabalamaktan asla vazgeçmeyen dünyaca ünlü moda tasarımcısı Coco Chanel’in ilham verici öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b13330d5-ec65-4493-b033-e864a3c2fbe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dino Dünya Turunda</image:title>
            <image:caption>Gezegenimiz küçük bir dinozor için bile büyülü bir yer. Siz de bu inanılmaz yolculukta ona katılın. Bu yolculuk sırasında kangurular ve penguenlerle tanışacak, büyük sfenksle oynayacaksın. Piramitleri görecek, Eiffel Kulesi’ne ve Everest Dağı’na tırmanacak, Anıt Vadisi’nde piknik yapacaksın. 
Eğlenmeyi çok seven bu küçük dinozora dünyayı keşfederken eşlik etmeye hazır mısın? 
 
 
Uykudan önce çocuklarınıza bu eğlenceli ve öğretici hikâyeyi okuyarak meraklı küçüklerin hayal dünyasını geliştirebilir, uyku saatine keyifli bir hazırlık yapabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71e9480a-ac7a-42da-a81b-3828142802dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Harbiye’den Cephe’ye</image:title>
            <image:caption>·         Kara Harp Okulu 1978 devresi neden “Kızıl Devre” olarak biliniyor? 

·         Dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, Kızıl Devre’yi neden toptan atmak istedi? 

·         “Teğmen oluyorsunuz ama yüzbaşı olamayacaksınız.” sözleri ne anlama geliyordu? 

·         “12 Eylül darbesini kimin çocukları yaptı?” 

·         Darbeden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nde nasıl bir tasfiye yapıldı? 

·         Tasfiye edilen solcu askerler nasıl bir sorgudan geçirildiler? 

·         Sanıkları askerlerden oluşan THKP/C Üçüncü Yol davası neden açıldı? 

·         Kenan Evren, “Onlara hain demeyi bile az bulurum.” diyerek Üçüncü Yol davası sanığı askerleri neden hedef gösterdi? 

·         Sıkıyönetim mahkemesinde neler yaşandı, tutuklular tektip elbiseyi niçin yırtıp attılar? 

·         Mahkemede nasıl bir savunma yapıldı? 

·         Üsteğmen Rahmi Yıldırım Kenan Evren’e neden “Hainlik bizde kalsın!” diye seslendi? 

·         Üsteğmen Rahmi Yıldırım 2012 yılında açılan darbe davasında Kenan Evren ile yüzleşirken hangi soruları sordu? 

·         Subaylar kardeş, üstsubaylar arkadaş, generaller düşman mıdır? 



                         İyi okumalar diliyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a85cfa-b599-4899-9529-2d4b82104c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bil Bakalım Neyim?</image:title>
            <image:caption>Nasıl oynanır? 
Her oyuncu bir baş bandı seçip başına takar. 
Kartlar karıştırılıp resimli yüzleri aşağı bakacak şekilde masanın ortasına yerleştirilir. 
Her oyuncu 3 jeton alır. 
Oyuncular sırayla destenin üzerinden bir kart çekip ne olduğuna bakmadan baş bantlarına yerleştirir. En genç oyuncu oyunu başlatırve saat yönünde yanındakine başındaki resmi tanımlamasına yardımcı olacak bir soru yöneltir. Sorular ancak EVET ve HAYIR ile cevaplanacak şekilde sorulmalıdır. 
Oyuncu her bildiği kart için kutuya bir jeton bırakır. Sıra bir sonraki oyuncuya geçer. 
Oyun saat yönünde ilerler. Üç jetonu ilk bitiren oyunu kazanır. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09162b73-e5e1-4ba6-bf4a-82c017ecbcf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri 101 Soru ve Cevap Uzay</image:title>
            <image:caption>Neden uzaya uçakla gidemeyiz? 
Neden Ay bize hep aynı yüzünü gösterir?Neden Ay bize hep aynı yüzünü gösterir? 
Bir gün Mars’a seyahat edebilir miyiz?Bir gün Mars’a seyahat edebilir miyiz? 
Güneş sisteminin sonu nerededir?Güneş sisteminin sonu nerededir? 
En yakın galaksi hangisi? Evrenin sonu var mı?En yakın galaksi hangisi? Evrenin sonu var mı? 
Valentina’ya bu büyüleyici seyahatinde eşlik et veValentina’ya bu büyüleyici seyahatinde eşlik et ve 
UZAY hakkındaki 101 soru ve cevap sayesinde evreni keşfe çık.UZAY hakkındaki 101 soru ve cevap sayesinde evreni keşfe çık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/052e04fe-5a90-4cc5-8a9a-6a2faea1d3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Saatçi Bilge</image:title>
            <image:caption>Zıpzıp’la Hophop öğretmenlerinin zamanla ilgili
sorduğu soruyu çözemezler. Kafaları karışınca
doğruca Saatçi Bilge Kurbağa’nın yanına giderler.
Bakalım sorularının cevabını bulup zamanın
değerini anlayacaklar mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9e24c3-5d89-47a2-a88d-4ed4524af983.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar ve Paleontoloji</image:title>
            <image:caption>Geleceğin Dââhileri ile bilimin gizemlerini keşfet!hileri ile bilimin gizemlerini keşfet! 
Fosil nedir ve nasıl oluşur biliyor musun?Fosil nedir ve nasıl oluşur biliyor musun? 
Peki dinozorlar ve diğer büyük sürüngenler arasındaki farkı?Peki dinozorlar ve diğer büyük sürüngenler arasındaki farkı? 
Hadi Valentina ve Cuvier ile birlikte Mezozoyik dönemiHadi Valentina ve Cuvier ile birlikte Mezozoyik dönemi ziyaret et ve sen de bir paleontoloji dziyaret et ve sen de bir paleontoloji d ââhisine dönüş!hisine dönüş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a707580f-8cff-4f17-bbb5-ac1765f96bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çayırlardaki Renkler - Şirin Geliştirici Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Parmaklarınla minik egzersizler yaparken renkleri tanımaya hazırlan! Çok sayıda renkli çıkartma, resimlerdeki doğru yerlerine yapıştırılmayı bekliyor. Sayfaları çevirdikçe daha çok çıkartma ile karşılaşacak ve daha çok eğleneceksin. Küçük daireler farklı renklere yapıştırılırsa da üzülme, bu, resimleri daha da eğlenceli hale getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d7c9de-a272-4b2b-af56-48be7194e6e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Egzotik Ülkelerdeki Renkler - Şirin Geliştirici Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Parmaklarınla minik egzersizler yaparken renkleri tanımaya hazırlan! Çok sayıda renkli çıkartma, resimlerdeki doğru yerlerine yapıştırılmayı bekliyor. Sayfaları çevirdikçe daha çok çıkartma ile karşılaşacak ve daha çok eğleneceksin. Küçük daireler farklı renklere yapıştırılırsa da üzülme, bu, resimleri daha da eğlenceli hale getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8d8088a-aebf-43d1-a356-3c21fa2026da.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanlardaki Renkler - Şirin Geliştirici Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Parmaklarınla minik egzersizler yaparken renkleri tanımaya hazırlan! Çok sayıda renkli çıkartma, resimlerdeki doğru yerlerine yapıştırılmayı bekliyor. Sayfaları çevirdikçe daha çok çıkartma ile karşılaşacak ve daha çok eğleneceksin. Küçük daireler farklı renklere yapıştırılırsa da üzülme, bu, resimleri daha da eğlenceli hale getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cafb3f1c-88f9-4492-9c64-c1f6cd892edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten Günümüze Siyaset</image:title>
            <image:caption>Büyük zahmetler verilerek hazırlanmış ülke siyasi olaylarını anlatan bu kitabı başarılı buldum. Başarılarının devamını diliyorum sevgili Erdem yoldaşım. 
ÖZGÜR ÖZEL 
 
Genç kardeşim yazar Erdem Uygur&apos;un siyasete bakış açısını bu kitapta görmek gerçekten biz siyasetçiler için çok değerli. 
KEMAL KILIÇDAROĞLU 
 
Bu kitaba emek veren değerli yazarımız Erdem Uygur&apos;u kutlar, başarılarının devamını dilerim. 
MURAT KARAYALÇIN 
 
Sevgili kardeşim Erdem Uygur&apos;un bu aydınlatan, eğiten, öğreten kitabından çok yararlanacağız. Başarılarının devamını diliyorum. 
HİKMET ÇETİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2491fcc-7b3e-45f2-87c1-0425c34dccd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz Bildirisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>[…] 
yani her şeyi yerli yerine koymak 
öfkeyi yerli yerine 
aşkı yerli yerine 
yönleri yerli yerine koymak 
dirileri çiçeklere denizlere ve gökyüzüne çoğaltmak 
yoksa çok ölürsünüz yalvaçça noktalıyorum çok ölürsünüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304393f1-f5d4-49d0-8b4f-2bad9b3251ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Arkadaş Olalım - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d57b51d-c482-4abf-ae69-4b2046cdfda0.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bizim Yuvamız - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d2b0e8-25cf-4c54-802a-592302183355.jpg</image:loc>
            <image:title>Lezzetli Yiyecekler - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5723850-f551-44e0-99b0-467882d93d85.jpg</image:loc>
            <image:title>Aygır Fatma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal bir halk yazarıdır. Yani bir yazara verilebilecek en güzel, en temiz, en değerli sıfatlardan birini halk ona vermiştir. O, bilhassa esnaf, zanaatkâr zümrelerinin yazıcısıdır. Fakat aynı zamanda şehir lümpenlerinin fotoğrafçısı da olabilmiştir. Cemal, sanat bakımından ifadesi olduğu muhiti çok iyi bilir.” 
                                                                               Orhan Selim [Nazım Hikmet], Akşam, 1936 
Otobiyografik izler taşıyan Aygır Fatma, İstanbul’dan Anadolu’da bir kasabaya kadar uzanan, maceralarla dolu, trajik bir aşk anlatısıdır. Hasan ve çocukluk aşkı Mediha’nın yolları yıllar sonra tekrar kesişir. Hasan, Mediha ile evlilik hazırlıkları yaparken bir kavgaya karışır ve hapse düşer. Bir süre sonra II. Meşrutiyet ilan edilir ve çıkan afla tahliye olur. Mediha’nın Dağıstanlı yaşlı bir tüccarla evlendirildiğini öğrenen Hasan zor günler geçirir. Bu esnada tiyatrocu bir arkadaşının teklifiyle hayatını oyunlaştırır. Aygır Fatma adındaki bu oyun, Anadolu’da bir kasabada sahnelenirken ilginç gelişmeler yaşanır. 
Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) İstanbul’da doğan Osman Cemal Kaygılı, iptidâî mektep ve rüştiyeden sonra Menşe-i Küttâb-ı Askerî’den (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) mezun oldu. 1906’da Erkânıharbiye’de memurluğa başladı. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’ndaki bir gösteri sırasında taşkınlık yapması ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışması dolayısıyla Refik Halit ve Refi Cevat gibi isimlerle birlikte Sinop’a sürüldü. Sürgünden sonra memuriyete geri döndü. I. Dünya Savaşı’nda seferberlik ilan edilince seyyar tümenlerde kâtiplik yapmaya başladı. Bir süre sonra sağlığı bozuldu ve malulen emekli oldu. Geçinebilmek için tiyatroculuk, sütçülük, pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çeşitli işler yaptı. 1925’te başladığı Türkçe öğretmenliğine 1944 yılına kadar devam etti. İlk yazıları 1910 yılında Eşek ve Karagöz dergilerinde çıktı. 1921’de Ayine adında bir mizah dergisi çıkardı. Yazılarında Anber, Kanber ve Cımbız takma adlarını da kullanan Osman Cemal Kaygılı’nın Alay, Güleryüz, Aydede, Akbaba, Kurun, Zümrüd-i Anka, Şebab, Yıldız, Papağan,Yenigün, Haber, Son Telgraf gibi çeşitli süreli yayınlarda fıkra, hikâye, roman, mizah, anı, sohbet, araştırma, sözlük ve röportaj türünde yazıları ve eserleri yayımlandı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bba08420-abc4-4df6-b3c5-7327fdeaae95.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Hayvanlar - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7be25017-f75e-4691-9da5-ef106520446c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Üzerine Birinci İnceleme</image:title>
            <image:caption>John Locke’un Yönetim Üzerine İki İnceleme adlı başyapıtı iki kitaptan oluşmaktadır. Başyapıtın ilk bölümü olan Yönetim Üzerine Birinci İnceleme Hobbes ve Filmer’in “mutlak egemen”ine bir reddiyeden oluşur ve kutsal monark ya da siyasal iktidarın kutsallığı düşüncesine kuvvetli bir darbe indirir. Birinci İnceleme siyasal iktidarın gökyüzünden yeryüzüne indirilmesi olarak da yorumlanabilir. 
 
Eser, 17. Yüzyıl İngilteresi’nde mutlakıyetçilik düşüncesine meydan okuyarak, modern demokratik düşüncenin temellerini atmıştır. Locke Birinci İnceleme’de İkinci İnceleme’de geliştireceği düşüncelerine bir temel hazırlamaktadır. Öncelikle mevcut mutlak monarşilerin neden Tanrısal kaynaklı olamayacaklarını Kutsal Kitap metinlerine dayalı olarak göstermekte ve mutlak monarşilerin Tanrısal kaynaklarını çürütmektedir. Bu amaçla mutlak monarşiyi savunmaya yönelik Eski Ahit ayetlerini doğrudan incelemekte ve mutlak monarşinin bu ayetlerde bir dayanağının bulunmadığını göstermektedir. 
 
Locke İkinci İnceleme’ye, Birinci İnceleme’de elde edilen bulguları özetlemekle başlamaktadır. Bundan sonra Tanrısal kaynaklı olma ihtimali kalmayan yönetimin dayanaklarını aramakta ve bu yönetimin, insanlar arasında yapılacak toplum sözleşmesinden başka bir dayanağının bulunamayacağını tutarlı biçimde ortaya koymaktadır. 
 
Kaynaklarda genellikle İkinci İnceleme’ye atıfta bulunulduğuna bakarak Birinci İnceleme’nin göreceli olarak önemsiz olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Oysa Birinci İnceleme anlaşılmaksızın Locke’un düşüncelerini bütünselliği için kavramanın olanağı yoktur. Locke bütünselliği içinde kavranmadığında kendisine ait olmayan sonuçlar üretme tehlikesi ortaya çıkmaktadır. 
 
Yönetim Üzerine İki İnceleme, insanlık tarihinde kalıcı bir iz bırakan bir başyapıt; siyaset felsefesi ve tarihinin dönüm noktalarından birini oluşturur. Bu önemli felsefi eserin doğru anlaşılması, iki incelemenin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Son olarak belirtmek gerekir ki Birinci İnceleme son derece güçlü bir teokrasi eleştirisi sunmaktadır. Eserin teokratik devlet ve laiklik ilkesi ile ilgilenenlere söyleyecek çok sözü vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44829922-9d4a-437f-983e-ca60694baab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Politik Ekonomi: Realist Bir Bakış Açısı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM
21. YÜZYILDA ULUSLARARASI POLİTİK EKONOMİ


·         İKİNCİ BÖLÜM
ULUSLARARASI POLİTİK EKONOMİ


·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MERKANTİLİST SİSTEM


·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
LİBERAL ULUSLARARASI SİSTEM


·         BEŞİNCİ BÖLÜM
DEVLETLER VE LİBERAL SİSTEM


·         ALTINCI BÖLÜM
ULUSÖTESİ ŞİRKETLER


  YEDİNCİ BÖLÜM
KÜRESELLEŞME ÇAĞINDA NEO-MERKANTİLİZM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dfe0036-2de2-49f5-a45a-f1ad0b6ce0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Denetim Sisteminde Bağımsız Denetim Teorik Yaklaşım ve Türkiye Uygulaması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: DENETİM 
 
BÖLÜM 2: BAĞIMSIZ DENETİM KAVRAMI 
 
BÖLÜM 3: BAĞIMSIZ DENETİMİN GEREKLİLİĞİ VE FAYDALARI 
 
BÖLÜM 4: BAĞIMSIZ DENETİMİN TARİHSEL SÜRECİ 
 
BÖLÜM 5: TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİMİN KAMUSAL YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 6: BAĞIMSIZ DENETÇİ VE BAĞIMSIZ DENETÇİ KURULUŞLARI 
 
BÖLÜM 7: BAĞIMSIZ DENETİMDE SORUMLULUK 
 
BÖLÜM 8: BAĞIMSIZ DENETİMDE YÜKÜMLÜLÜKLER VE KISITLAMALAR 
 
 
BÖLÜM 9: BAĞIMSIZ DENETİM - İÇ DENETİM İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 10: TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİME TABİ OLMAK ŞARTLARI 
 
BÖLÜM 11: BAĞIMSIZ DENETİM STANDARTLARI 
 
BÖLÜM 12: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİ 
 
BÖLÜM 13: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE ÖRNEKLEME YÖNTEMİ 
 
BÖLÜM 14: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE HİLE TESPİTİ 
 
BÖLÜM 15: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE KANIT 
 
BÖLÜM 16: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE ÇALIŞMA KAĞITLARI 
 
BÖLÜM 17: BAĞIMSIZ DENETİM VE İDARİ YAPTIRIMLAR 
 
BÖLÜM 18: TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİMİN SAYISAL GÖRÜNÜMÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4a1443-2e56-4014-9df1-aa0c0476218a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçede Bilgi Yapısı ve Tümce Başı Yapılar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM
BİLGİ YAPISI  
 
·         İKİNCİ BÖLÜM
TÜRKÇEDE TÜMCE BAŞI YAPILAR 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İNCELEME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f679318-ed6d-46a9-8165-ab01fd57e12d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Fatih Camii’nin bahçesinde meydana gelen göçüğün derinliklerinde efsanevi Havariyyun Kilisesi’ne çıkan bir dehliz keşfedilir. Eşini acı bir kazada kaybettikten sonra Asperger sendromlu küçük oğluyla hayata tutunmaya çalışan arkeolog Aras, burada ekibiyle yaptığı çalışmalar sonucunda gizemli bir oda ve eşsiz eserlerle karşılaşır. Bu tarihî eserler Hristiyanlık tarihini baştan sona değiştirebilir, uluslararası krizlere sebebiyet verebilir, hatta belki de dünyanın sonunu getirecek savaşların çıkmasına neden olabilir...
Aras bu eserleri koruması gerektiğinin farkındadır fakat işler beklediği gibi gitmez. Artık hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatı tehlike altındadır. Binlerce yıldır hemen her ülkede farklı biçimlerde faaliyet gösteren, Vatikan’a da sızan uluslararası bir örgüt de bu eserlerin peşindedir ve amaçlarına ulaşmak için her türlü kötülüğü yapmaktadır.
Aras, ipuçlarını, tarihi, mimariyi, coğrafyayı, geçmişi ve en önemlisi, oğlunun sandığı görünce söylediklerinin peşinde gerilim dolu sürükleyici bir maceraya atılır. İstanbul’un sokaklarından yer altı dehlizlerine, Vatikan’dan Roma’ya, Konstantinopolis’ten Yedi Kilise bölgesine uzanan bu kovalamacada zamana karşı yarışan Aras aynı zamanda sevdiklerinin canını da korumakla yükümlüdür.
Hakan Sökmen, yeni romanı Kıyamet Anahtarı’yla okuru tarih, mitoloji, komplolar eşliliğinde, gizemli ve heyecanlı bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d5b13f-9ef9-4f7e-b597-e96138ccee84.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümdarların Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Şeyzerî,  günümüz okuruna Hükümdarların Siyaseti adıyla sunduğumuz el-Menhecü’l-Meslûk fî Siyâseti’l-Mülûk başlıklı eserini Selahaddin Eyyûbî’ye takdim etmek üzere kaleme almıştır.  Şeyzerî “dinin ve dünyanın salahı” diye hitap ettiği Selahaddin Eyyûbî’ye şöyle seslenir:
“Sultanımız edebin önem ve faziletini bilen, ilmi ve âlimleri başkalarına tercih eden bir zattır. Bu kitabı onun kütüphanesine takdim etmekle kendimi, (hurmasının bolluğuyla meşhur) Hecer’e giderken hediye olarak hurma götüren yahut Kaysûr’a giderken kâfûr otu götüren kişiye benzetiyorum. Bunun farkında olmakla birlikte maksadım, hikmeti ehline ulaştırmak ve yerine yerleştirmektir. Bunun için Allah’a tutunur, ona tevekkül ederim.”
Tabip, hatip, tarihçi, coğrafyacı ve aynı zamanda şair olan Şeyzeri, el-Menhecü’l-Meslûk fî Siyâseti’l-Mülûk’ta saltanat ve halk yönetimine, ordu arasında ganimet taksimine, ordunun riayet etmesi gereken cihad hukukuyla ilgili usul ve kaidelere dair öğütler verir. İstişarenin faziletine işaret eder, düşman karşısında sabır ve ordu yönetimi hakkında hikmetli tavsiyelerde bulunur. Tüm bunları yaparken sözü uzatmamaya, veciz ifadeler kullanmaya gayret eder ki zihinler karışmasın, kulaklar işittiğini yadırgamasın.
Arap coğrafyasında meşhur olan eserin Anadolu topraklarına gelişi Yavuz Sultan Selim’in şehzadelik dönemine rastlar. Şehzade Selim kendisine sunulan bu eser üzerinde İdris-i Bitlisi ile görüş alışverişinde bulunmuştur. Kısacası eser, tarihe yön vermiş isimlerin başucunda durmuş bir öğütler kılavuzudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f501bcf6-333f-4808-b07a-1239647443e7.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Farkı Bulalım - Mavi Kitap</image:title>
            <image:caption>‘10 Farkı Bulalım’ serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olması için hazırlandı. 
Şimdi, iki resim arasındaki farkları bulup onlara ait çıkartmaları yerlerine yapıştırarak resimleri tamamlama zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08c7c700-4197-4abb-bb8c-7d392c93dcde.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Buçuk Dedektif</image:title>
            <image:caption>Uzun zamandır beklenen yaz tatilinin gelmesiyle Pietro ve Mayki, kız kardeşleri Sara ve Betta ile birlikte evlerinin yakınındaki ormanda keşfe çıkarlar. Ormanın içlerine doğru ilerledikçe derenin üzerinde geçidi kapatan bir kapı bulurlar. Kapının ardında esrarengiz bir ev vardır…
 
Kendilerine zaten bir yaz macerası arayan çocuklar, köpekleri Tobias ile birlikte bu gizemli evin sırrını çözmek için hemen işe koyulurlar. Bir dedektiflik oyunu olarak başlayan olay, ipuçları bir araya geldikçe heyecanlı bir maceraya dönüşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34df46b2-5c5f-4cf2-afd2-a0b4031958cf.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Farkı Bulalım - Kırmızı Kitap</image:title>
            <image:caption>‘10 Farkı Bulalım’ serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olması için hazırlandı. 
Şimdi, iki resim arasındaki farkları bulup onlara ait çıkartmaları yerlerine yapıştırarak resimleri tamamlama zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2cfa188-dd4a-4c35-8303-617132d0af71.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel De İnanma - Sağlıkta Doğru Bilinen Yanlışlar</image:title>
            <image:caption>Sağlığımızla ilgili kulaktan dolma bilgilere son! GEL DE İNANMA serisi seni gerçek bilgilerle buluşturmaya devam ediyor. Elindeki kitap günlük hayattaki rehberin olacak. Artık efsaneleşmiş olan yanlış bilgiler kafanı karıştırmayacak. İşte cevabını kitapta bulacağın bazı sorular:

 Parmak kıtlatmak kireçlenmeye neden olur mu?,
 Dondurma yemek boğazı ağrıtır mı?
 Dişlerimizi sert fırçalarsak daha sağlıklı olur mu?
 Ölünce saç ve tırnaklar uzar mı?
 Bademcikler alınınca bağışıklık düşer mi?
 Hıçkırık korkunca geçer mi?


İşte bu soruların ve daha fazlasının cevabı birbirinden ilginç bilgilerle dolu bu kitapta seni bekliyor.
Acele et, bilim yolculuğu başlıyoooor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/544ffee6-b03d-403b-a658-b6fbb0ea88e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih-İ Sultan Murad-I Hamis, Ahmed Saib</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
AHMED SAIB (1860-1918)
MUKADDIME
SULTAN MURAD HAN HAZRETLERININ CÜLUSLARI
ON DOKUZUNCI ASIRDA ŞARK MES’ELESINE BIR NAZAR
HAL’DEN SONRA MERKEZ-I HÜKÜMET
FACIA-YI SULTAN ABDÜLAZIZ
SURET-I RAPOR
DEVLET-I ALIYYE, SIRBIYE VE KARADAG
AHVAL-I İSTANBUL SERASKER HÜSEYIN AVNI PASA’NIN KATLI
GAZETELERIN TAHKIKAT-I GAYR-I RESMIYYESI
SIRBIYE VE KARADAG MUHAREBESI
SULTAN MURAD’IN HASTALIGIYLA HAL’I VE BUNA MÜTEALLIK TEFERRUAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ce8435-01a1-481e-9d88-f7c33d738875.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolluk Hizmetlerinin Etik Boyutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM
AHLAK VE ETİK 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM
KAMU YÖNETİMİ VE KOLLUK ETİĞİ 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
KOLLUK ETİK İLKELERİNİN JANDARMA ÖZELİNDE ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/badd9572-7bde-4f52-b6bf-e7bd54159051.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Vücudunun Harikalari</image:title>
            <image:caption>İnsan vücudu olağanüstüdür! Bu kitabı okuyunca vücudunu, organlarını ve bütün bunların nasıl çalıştığını öğreneceksin. Kemiklerin neden bu kadar sert? Neden öksürürüz veya hapşırırız? Vücudundaki en büyük organın deri olduğunu biliyor muydun? Bütün bu soruların ve daha fazlasının cevabını bu kitapta bulacak ve her sayfadaki rengarenk resimlere bayılacaksın. Bu fırsatı sakın kaçırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73dee1c-e762-4bdf-978f-82402112dd98.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Renkleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar renkleri öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/333dabc5-e3ea-433a-8696-049870a52f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkeolojinin Yeniden-İnşası</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap birkaç bakımdan çığır açıcıdır. Bu nedenle, metnin alana arkeolojik kulağın aşina olmadığı kavramları sokması şaşırtıcı değildir. Bu konudaki güçlük cesaretimizi kırmamalıdır. O ayrıca yeni bir arkeoloji kuşağı –disiplinin felsefî olarak biçimlendirildiği ve eleştirel farkındalık içeren yeni bir çağ– içinde ortaya çıkan oldukça önemli bir kitaptır.
Bu kitabı okumanın büyük bir çaba gerektirmesinin bir nedeni arkeologlardan yeni gelişmeleri hemen yakalamalarının beklenmesidir. Kitapta uzunca zamandır sınırlı bir teorik alanla yetinen, yapısalcılıkla ve Marksizm’in bazı yönleriyle sadece yakın zamanlarda ilgilenmeye başlayan arkeologdan yapısalcılıktan post-yapısalcılığa sıçraması ve eleştirel teoriyi, hermeneutiği, fenomenolojiyi, realist ve post-pozitivist felsefeyi göz önünde bulundurması istenmektedir. Bir bütün olarak arkeolojinin bu tartışmalara hızlı ve etkili bir biçimde girebileceğinden emin değilim ve bir anlamda kitap zamanından önce veya tersine iş işten geçtikten sonra gelmiş olabilir. Arkeoloji öğretiminin ve literatürünün, elinizdeki kitapta tartışılan fikirlerin içerimlerinin farklı arkeolojik verilerle ilişki içinde eleştirilmesi ve değerlendirilmesinden önce özümsenmesi gereken çok şey vardır. Bunlara rağmen kitabın başardığı şey cesur bir biçimde önümüze bir hedef koymasıdır. Shanks ve Tilley çağdaş sosyal teoriler çeşitliliğini arkeolojik verilerle bütünleştirmeyi önermektedir. Onların yaptığı şeyi anlamaya çalışırken tartışma düzeyimiz artmıştır. Bu kitabın zorlu olması bizi korkutmamalıdır. Sonraki 10 yıl için görevimiz kendimizi bu kitabı okuyabilecek düzeyde yetiştirmemizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12192cf9-a431-4c26-99f9-8b0e713cc2a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Hayvanları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar hayvanları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081cf54a-096f-4098-9f63-2d27a476ca08.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Şekilleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar şekilleri öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b31de805-8831-455a-b52c-8cb511ffd006.jpg</image:loc>
            <image:title>Tut Elimden İstanbul</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un işgal yılları. Sokaklarda İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan askerler; binalarda başka başka bayraklar. İngiliz hapishanelerinde kaybolan hayatlar, çetecilerin kol gezdiği sokaklar… 1918’den 1923’e… 
Bir yanda işgalciler ama bir yanda ölümüne direnenler. 
Mitingler, Anadolu’ya cephane kaçırmaya çalışanlar, ertelenen aşklar… 
İşgal günlerinin gerçek olaylarını, roman kahramanlarının tanıklıklarıyla anlatan Fügen Ünal Şen, okuru yüz yıl önceye götürüyor. 
“İstanbul, İzmir, topyekûn vatan esaretle boğuşurken kalbimi serbest bırakmam ne ayıp. Ve fakat ya değilse, ya bu zalim günlere göğüs gerebilme, canı feda edebilme gücü, size sevgimi, bağlılığımı ifade etmemde saklı ise?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e6ea397-95ea-4341-92c9-8dc13c7d6005.jpg</image:loc>
            <image:title>Atıksız Yaşam Rehberi</image:title>
            <image:caption>Günümüzdeki artan tüketim alışkanlıkları ve bununla birlikte ortaya çıkan ekolojik ve sağlık sorunları, insanlar ve gezegenimiz için ciddi problemlere neden olmaktadır. Bu durum, bireylerin yaşam tarzlarını ve tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmelerini gerektirmektedir. “Atıksız Yaşam” kavramı, sürdürülebilir bir gelecek için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli bir göstergedir. 
Kitap, atıksız yaşamın tarihçesinden günümüzdeki popülerliğine, sağladığı faydalardan günlük yaşantımıza entegrasyonuna kadar geniş bir yelpazede bilgi sunmaktadır. Sürdürülebilirlik, sağlık, teknoloji ve daha birçok açıdan atıksız yaşamı ele alarak, okuyuculara pratik çözümler ve uygulanabilir öneriler sunmayı hedeflemektedir. 
Her bir bölüm, atıksız yaşamın farklı yönlerini detaylı bir şekilde ele almakta ve bu yaşam tarzının nasıl benimsenebileceğine dair somut öneriler sunmaktadır. Kitap, atıksız yaşamın sadece bireysel bir tercih olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir bir dünya için bu yaşam tarzına geçişin önemini vurgulamaktadır. 
Bu kitap, atıksız yaşamın heyecan verici serüvenine kapı aralamakla kalmayıp, yaşam tarzının derin köklerinden günümüzdeki yüksek talebine kadar uzanan renkli bir hikayeyi anlatmaktadır. 
Sürdürülebilirlik, sağlık, teknoloji ve diğer önemli konularda atıksız yaşamın avantajlarını detaylı bir şekilde ele alarak, okuyuculara bilgi vermenin ötesinde renkli bir palet içinde pratik çözümler ve uygulanabilir öneriler sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3726c4f6-11d0-421b-9696-bef60553c52d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Duyguları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar duyguları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb967b6e-0cfb-41d8-abfe-a6e49b4aa1b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Sayıları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar sayıları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f592af74-8917-495b-86e9-7145bef64849.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Zıtlıkları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar zıtlıkları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec1a8d2-32fb-4298-817f-cef032d976d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Popolu Ayı</image:title>
            <image:caption>PARTİYE KATIL!
Ayı arkadaş canlısı ve tatlıydı Görüp görebileceğiniz en sevimli ayıydı. Küçücük pençeleri ve küçücük ayaklarıyla… Bir de kocamaaan bir POPOsu vardı!
Zavallı Ayı! KOCA poposu başına sürekli dert açıyor. Ama bu seferki başına gelen dert en büyüğü. Bu dertten hem kendini hem ormandaki dostlarını kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9260dc7a-e48b-4a46-9fdc-d70c8f472a51.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Terzi</image:title>
            <image:caption>Bir gün çook uzaklardaki sıradan bir adaya bir yabancı gelir ve artık ada sıradan değildir. Böyle başlar görkemli macera!
Muhteşem Terzi, önce boş bir dükkân tutar. İçine rengârenk kumaşlar, iplikler dizer. Bu kumaşların, ipliklerin esrarengiz ışıltısı bütün adayı sarmaya başlar.
Küçücük dükkân, kocaman bir yer olmuştur artık. Dünyanın birçok yerinden yetenekli terziler gelir, işler büyür.
İnsanların bu dükkâna müşteri olabilmek için yılda sadece bir hakları vardır. Bu hakkı kaçırmamak için ellerinden geleni yaparlar.
İnsanları analiz eden, karakterlerine göre birbirinden farklı, incelikli kıyafetler tasarlayan, nazik, bir o kadar da yetenekli ve zeki Bay Veruki’den giyinebilmek için bu çook uzaktaki adaya kimler kimler gelmez ki…
Bu kitabın kapağındaki detayları iyice incele, ardından kapağını aç ve okumaya başladığında… Kendini Modilanya’nın renkli dünyasında kaybedeceksin! Kitabı bitirdiğinde kendi dünyana dönmeyi unutma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a45a2390-282e-4d72-9eee-d543813edc70.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf Saraybosna&apos;da - İslam Şehirlerini Geziyorum</image:title>
            <image:caption>Yusuf, turist rehberi babasıyla harika bir yolculuğa daha çıkıyor! “İslam Şehirleri Turu” kapsamında şimdiki durak Saraybosna!
Üstelik bu sefer annesi ve muzip kardeşi Sümeyye de onunla gelecek. Onunla evdeyken bile baş etmek çok zorken kim bilir Sümeyye, Bosna Hersek’te nasıl maceralara sebep olacak?
Gezileri sırasında Aliya İzzetbegoviç hakkında bir komutandan dinleidkleri hatıralar sonucu, çocuklar kendileirini büyük liderin vasiyetinin peşinde bir macerada bulacaklar. Yusuf; şakacı arkadaşı Davut, yerinde duramayan kardeşi Sümeyye ve bilge Safa ağabey ile bu maceranın da üstesinde gelebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b4ea40b-61ba-41b9-9730-f0b9266c8242.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyu - Yardım Benim İşim</image:title>
            <image:caption>Görürseniz eğer Miyu adında bir kedi,
Vardır onun pofuduk, hünerli patileri.
Dağınıklığı toplar, gün boyunca çabalar.
Ailesine yardım eder, bazen de öyle sanar.
Pek tanıdık gelecek hikâyedekiler size.
Belki de çok benzeteceksiniz kendinize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bff5e7f-4f39-4b13-8551-aeacf74b5d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçeyi Öldürmek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Efsun Zorlu, doğup büyüdüğü İzmir&apos;den tıp fakültesinden mezun olarak ayrılır ve mesleği onu Şanlıurfa&apos;ya kadar sürükler. Henüz mesleğinin ilk haftasındayken, on sekizinci yaşının ilk gününde hastaneye getirilen genç bir kızla karşılaşır. Efsun için bu genç kız bir vakadan öteye gider ve gittikçe derinleşir. Sır perdesini aralamak Efsun için artık bir mecburiyettir. Düştüğü derinlikte doktor kimliğiyle kalması imkânsızlaşır. Hastasının vücudunda fark ettiği izler onu adım adım kendi geçmişine götürür; vardığı yerde ise geleceğini başkasının dudakları arasında bulur. Geçmişin pençesi ensesindeyken atacağı adımlar artık onun kontrolünde değildir. 
Tek gayesi genç bir kızı kurtarmakken yüzüne kapanan kapılar, sırtını dönen bedenler, korkaklar ve acizler cirit atmaya başlar. 
 
Bir geçmiş. 
Bir vasiyet. 
Bir kadın. 
 
Verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar ve aşk. 
Şanlıurfa&apos;nın orta yerine devrim gibi düşen Efsun, koca düzene baş kaldırırken tek yenilgisini beklemediği yerden alır. Bu şehre bir yabancı gelir; Fetih Karadere kardeşinin elinden sıkıca tutmuş 
bu yabancıya namlunun ucundan bakmaktadır.  
 
İki silah. 
İki kurşun. 
İki hedef 
 
&quot;Pes etmek nedir bilmiyor. 
Kuş uçmaktan yoruluyor, kanat bitap düşüyor ama o, pes etmek nedir bilmiyor. Hırs değil bu. Bilmediğini yapamayış. Öğrenmesine izin vermemişler. Cahillik. Şahit olduğum en gözü kara cahillik,” demişti benden bahsederken. 
Ben Efsun Zorlu. 
Bu benim hikâyem.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8989593f-fbfe-4c11-ad37-aecc06e5f713.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kitabı Açtığında</image:title>
            <image:caption>“Macera çağırıyor. 
Hadi git, katıl ona! 
Mucizeler bekler seni, 
bir kitabı açtığında...” 
 
Dünyanın en muhteşem macerasına, kitap okumaya dair büyüleyici bir övgü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c85504c5-38d4-41a5-8256-5063b5cf650f.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçeyi Öldürmek</image:title>
            <image:caption>Efsun Zorlu, doğup büyüdüğü İzmir&apos;den tıp fakültesinden mezun olarak ayrılır ve mesleği onu Şanlıurfa&apos;ya kadar sürükler. Henüz mesleğinin ilk haftasındayken, on sekizinci yaşının ilk gününde hastaneye getirilen genç bir kızla karşılaşır. Efsun için bu genç kız bir vakadan öteye gider ve gittikçe derinleşir. Sır perdesini aralamak Efsun için artık bir mecburiyettir. Düştüğü derinlikte doktor kimliğiyle kalması imkânsızlaşır. Hastasının vücudunda fark ettiği izler onu adım adım kendi geçmişine götürür; vardığı yerde ise geleceğini başkasının dudakları arasında bulur. Geçmişin pençesi ensesindeyken atacağı adımlar artık onun kontrolünde değildir. 
Tek gayesi genç bir kızı kurtarmakken yüzüne kapanan kapılar, sırtını dönen bedenler, korkaklar ve acizler cirit atmaya başlar. 
 
Bir geçmiş. 
Bir vasiyet. 
Bir kadın. 
 
Verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar ve aşk. 
Şanlıurfa&apos;nın orta yerine devrim gibi düşen Efsun, koca düzene baş kaldırırken tek yenilgisini beklemediği yerden alır. Bu şehre bir yabancı gelir; Fetih Karadere kardeşinin elinden sıkıca tutmuş 
bu yabancıya namlunun ucundan bakmaktadır.  
 
İki silah. 
İki kurşun. 
İki hedef 
 
&quot;Pes etmek nedir bilmiyor. 
Kuş uçmaktan yoruluyor, kanat bitap düşüyor ama o, pes etmek nedir bilmiyor. Hırs değil bu. Bilmediğini yapamayış. Öğrenmesine izin vermemişler. Cahillik. Şahit olduğum en gözü kara cahillik,” demişti benden bahsederken. 
Ben Efsun Zorlu. 
Bu benim hikâyem.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6161b2e5-2d6c-4865-b9da-3e24617564de.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademi İçin Bir Rapor</image:title>
            <image:caption>Özgürleşmenin yolu ille de insanlaşmadan mı geçiyor?

Çok yönlü Fransız sanatçı Mahi Grand&apos;ın elinden çıkan Akademi İçin Bir Rapor, etkileyici çizimleri ve göz alıcı renklendirmesiyle okurun zihninde şimşekler çaktıran bir başkalaşım hikâyesi. 

Franz Kafka&apos;nın pek bilinmeyen bir öyküsünden uyarlanan bu çarpıcı grafik roman, eskiden maymun olan bir adamın anı kırıntılarını takip ederek insanlık yolunda attığı ürkek adımları cesur çizgilerle buluşturuyor. 

İnsanın gerçekten isteyince, hele de çıkış yolu bulması buna bağlı olunca, nasıl kolay öğrenebildiğini gösteren kitap; başkalarının boyunduruğu altına girmenin kaçınılmaz sonuçları üstüne ince ince düşündürüyor.
Beş sene, takvim açısından bakıldığında o kadar da uzun bir süre gibi görünmeyebilir; ancak söz konusu süre bir maymun için düşünüldüğünde, zaman çarklarının tersine işlediği apaçık ortada!

Bugün artık o eski maymun gerçekliğime dönemesem de en azından tasvirimin ona uygun olduğuna şüphe yok.

Çok değil, henüz beş yıl öncesine kadar maymun olan bir “adam”, yaşadığı muhteşem evrimi raporlamak üzere Bilimler Akademisi&apos;ne davet edilir. Afrika&apos;da yakalanıp kaçırılan maymun-adam, baş döndürücü bir çaba harcayarak bir insanın ortalama kültür düzeyine erişmeyi başarmıştır! Anlattıklarına göre insanların dünyasına girebilmek ve orada kendisini kabul ettirebilmek için olağanüstü bir mücadele vermiştir. Peki ama ne pahasına? Geçmişinden vazgeçmek ona özgür bir gelecek mi vadetmiştir, yoksa konforlu bir yaşamın kapılarını mı aralamıştır? Hele ki, cüzdan kalınlığının her kapıyı açtığı bir dünya düzeninde beyhude sayılabilecek böylesine bir çabaya ne sebep olmuştur? 

İnsanların zulmünden korunmak için çıkış yolunu ilkel benliğinden tamamen sıyrılıp uygar dünyanın bir parçası olmakta arayan bir maymunun muhteşem değişim ve dönüşümüne tanıklık ettiren bu sarsıcı kitap, “manzaranın içinde eriyip kaybolmanın” dayanılmaz çekiciliği hakkında nokta atışı tespitlerde bulunuyor.  

Okurları zaferle sonuçlanan insanüstü bir insanlık girişiminin kodlarını çözmeye davet eden Akademi İçin Bir Rapor, vahşi bir hayvanı ehlileştirme fikrinin ardında yatan duyguları bilinçaltının dehlizlerine dalarak keşfetmeye çağırıyor.

Hiçbir insanlık eğitmeni yeryüzünde benden daha ilgili bir öğrenci bulamazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/079ed939-7f28-4f38-b508-4ff91790943c.jpg</image:loc>
            <image:title>Postkolonyalizm</image:title>
            <image:caption>Derin eşitsizlikler üzerine kurulu bir dünyada yaşıyoruz. Sömürgeciliğin tasfiyesine rağmen, eski emperyal devletler, önceden hükmettikleri ülkeler üstündeki egemenliklerini büyük oranda koruyorlar. Postkolonyalizm, sömürgecilik karşıtı mücadeleyi farklı bir bakış açısıyla, bugüne uzanan bir izlekte inceliyor; Batı egemenliğinin eski ve yeni görünümlerini eleştirel bir gözle ele alıyor. Sömürgeciliğe karşı mücadelenin hem tarihini hem temel tartışmalarını ortaya koyarken dünya düzenine dair düşüncelerimizi de yeni bir perspektife yerleştiriyor. 
Robert J.C. Young; ezilen, hor görülen, baskı altında yaşayan kadınların, yurtlarından edilmiş mültecilerin, kendi toplumları içinde en küçük düşürücü şekillerde yaşamaya mahkûm edilenlerin, kültürleri ve yaşam alanları yok edilen yerli halkların, işgal altında yaşayan Filistinlilerin hayatlarına dokunuyor. Siyasal, toplumsal ve kültürel tahakkümün eski biçimleriyle birlikte şimdiki yansımalarını da incelikle dile döküyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan incelemesinde müzikten edebiyata, sömürgeci geçmişin kalıntılarının nasıl hâlâ ayakta kalabildiğini sorguluyor ve en çok da kendi hayatlarımızı ve zihinlerimizi sömürgeci bakıştan kurtarmanın yollarını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e545b18-a902-4dd9-9f75-0af696cafdbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Imperfectus – Kusurlu İnsan</image:title>
            <image:caption>HASTALIKLAR VE TRAVMALAR ZAYIFLIK DEĞİLDİR, İNSANIN DİRENCİNİN VE DAYANIŞMASININ DOKUNDUĞU BÜYÜLEYİCİ BİR HİKAYEDİR. 
Hastalıklar, Homo Sapiens tarihinin büyük sessiz kahramanlarıdır. İnsanlığın biyolojik kusurlarının birçoğu, hayatta kalma stratejimizi eleveren anahtarlardır. Bu kusurlar sadece ölümün ve yıkımın tarihini anlatmaz bize, aynı zamanda insanın büyüme ve ilişki kurma macerasının büyüleyici bir anlatısıdır. 
Kendisini insan evrimi araştırmalarına adamış, yüzlerce bilimsel makaleye imza atmış, sosyal bilimler alanında dünyaca haklı bir üne sahip Dr. María Martinón-Torres, bu kitapta bizleri biyolojimizin en karanlık köşelerini araştırmaya davet ediyor. Kusur olarak nitelendirdiğimiz şeylerin Homo Sapines’in uyum sağlamadaki başarısının kilit yönlerini sakladığını ortaya koyan Martinón-Torres, insanın evrimsel yolculuğuna bambaşka bir perspektifle bakmamızı sağlıyor. 
Evrim teorisinin ışığında insan türünün kanser, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi bozuklukları, kaygı bozukluğu, kardiyovasküler vakalar, nörodejeneratif bozukluklar, yaşlılık ve ölüm korkusu gibi başlıca hastalıklar eşliğinde verdiği bu hayatta kalma mücadelesini şaşkınlıkla ve soluksuz okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f10fe6bf-a4f1-41c1-a43b-0155c704ac20.jpg</image:loc>
            <image:title>Olan Biteni Hissetmek</image:title>
            <image:caption>Yenilikçi bilimsel düşünme şekli ve net ifade biçimiyle tanınan Antonio Damasio, bu kitabında en derinlerde yatan soruları ve yanıtlarını ele alarak bilinç konusuna yeni bir anlayış getiriyor: Ne bildiğimizi nasıl biliyoruz? Bilinç kazanmış insan zihninde benlik algısı nasıl oluşuyor? Beyin hasarı bulunan hastalara yıllar boyunca çareler sunan yetenekli tıp doktoru Damasio, Descartes’ın Yanılgısı adlı kitabının devamı niteliğinde olan bu çığır açacak çalışmada bilincin biyolojik temellerini ve hayatta kalmada özel rolünü araştırıyor. İnsanın varoluşunu anlamaya çalışırken beden ve duyguyu ilişkilendiren bu eşsiz çalışma, New York Times’ın da dediği gibi, “benlikle ilgili bildiklerinizi altüst edecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f265e339-0a98-4707-bb7a-ce7566bff6c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hades’te Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Oğuz İnel’in bu kurmaca söyleşisinde bir fizikçi bir gece kendisini “öteki dünyada” biriyle söyleşirken buluyor. Tanrı, inanç ve benlik, varlık ve hiçlik, özgürlük ve zorunluluk, dolayısıyla etik, zaman ve yaşam gibi felsefi temalar çeşitli düşünürlerle diyalog içinde ele alınıyor. Bu konular üstüne düşünmek ve farklı görüşlerle karşılaşmak isteyen okurların zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29de7202-566c-4253-84fd-c0b7412ec0d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Otelde Bulunmuş Kitap</image:title>
            <image:caption>Otel dendiğinde edebiyat tutanaklarının kalın defterlerinden biri olanca haşmetiyle açılır önümüze... Bir mekân olarak doğrudan otelin kendisini konu alan, otelde geçen olaylar ekseninde gelişen ya da otel odalarından sokağa taşan yan hikâyelerle ilerleyen kurgusu bir otelin çevresinde örüntülenen yerli ve yabancı nice öykü, roman, tiyatro oyunu, film ve onlara ilişkin çağrışımlar hafızalarımızı karıncalandırarak ardı ardına sökün etmeye başlar. 
— Murathan Mungan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56052bbb-170a-4e67-96c5-83391fb3be31.jpg</image:loc>
            <image:title>Defneler Kesildi</image:title>
            <image:caption>“Orada [Defneler Kesildi kitabında] sonuçta tesadüfi bir mutluluktan dahası var, hepimizin farklı biçimlerde ulaşmaya uğraştığına yaklaşan bir çalışma söz konusu.” —STÉPHANE MALLARMÉ 
 
İnsanın bir içdünyasının olduğunu ve bu dünyayı dolduran gürültülerin neler olduğunu 20. yüzyılın modernist edebiyat yapıtlarıyla öğrendik, ama öncüler 19. yüzyıldaydı; Daguerréotype fotoğraf için neydiyse James Joyce için de Édouard Dujardin öyleydi. Sembolist edebiyatın bu önemli ismi, 1887’de küçük bir dergide 25 yaşındayken yayımlattığı Defneler Kesildi metninde sessiz sedasız bu gürültüyü yakalamıştı, James Joyce ve çağdaşlarına kalan ise bu tekniğin etkisini kuvvetlendirip okura gümbür gümbür modern insanın aklını açması olacaktı. 
 
Bir yıldıza tutulan genç bir adamın kafasının içinde altı saat boyunca olagelenlerin titiz bir anlatımı gözler önüne seriliyor Defneler Kesildi’de. Bir opera sanatçısının şarkısının sözleri eşliğinde başlayan bu aşkın insana yaşattıklarının, düşündürttüklerinin, hayattaki her şeyi nasıl bastırdığının ve kaptırıp nerelere kadar yönelttiğinin öyküsü ortaya çıkıyor. Aşkla sanatın kesiştiği bir minör mucize...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46f1d6f-c5e8-4e30-9556-a06ad4988f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Sindbad’ın Gece Yolculukları</image:title>
            <image:caption>“Macaristan’ın Proust’u.” —THE NEW YORK TIMES 
 
Modern Macar edebiyatının en önemli kalemlerinden Gyula Krúdy’nin Binbir Gece Masalları’nın kahramanı Sindbad’ı başkahramanı yaptığı, hayal dünyasıyla hafızanın birleşimi denebilecek öykülerinde Sindbad aşk idealinin peşinde bir gezgindir. Melankolik bir şehvet düşkünü de olsa, baştan çıkardığı ve sevdiği kadınlar kendi arzusunun bir izdüşümü müdür yoksa kendisi mi o kadınların bir eseridir, bilinmez. Budapeşte’nin kalabalık sokaklarından, hiçbir şeyin değişmediği taşra kasabalarına kadar, bu gezgin Lothario gittiği her yerde eski aşklarıyla karşılaşır: Tuna kıyısında, bir zamanlar kur yaptığı pencerelerin altında, Eros ve Thanatos’un buluştuğu kiliselerde ve mezarlıklarda... 
 
Yalanlar, kötülükler, her türlü döneklikler affedilir; ve aşk, uğruna sebat etmeye, ağlamaya ve yaşamaya değer tek şey olarak yeniden tasdik edilir. Yankılar ve çağrışımlarla dolu bu derin kitap, ölmekte olan Habsburg İmparatorluğu’na erotik bir ağıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1137672-4d15-4175-a18b-eb0df84063c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamur</image:title>
            <image:caption>“Tıpkı bir korku filmi gibi hortlak, genç kıza âşık oluyor. Aylarca onu tıpkı bir gölge gibi takip ediyor. Sabırla ilgisini çekmeyi, saygısını kazanmayı bekliyor onu tanımak tanımak için... Tabii onun yanı­na sokulmak için hortlağın bir cen­tilmen hüviyetiyle ortaya çıkması lazım. Hortlak bunu da yapıyor. Günün birinde şık, hoşsohbet, zen­gin ve kibar bir efendi gibi bir Bay Osman Elbatora olarak ona kendi­sini tanıttırıyor, genç kızı tanıdığı bu kısa an içinde ipnotize ediyor.” 
 
Suat Derviş, hayalden uzaklaşıp hakikate yöneldiği, toplumcu gerçekçi eserler vermeye başladığı süreçte kaleme almış Çamur’u. Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır ile İstanbul’un Bir Gecesi arasında yer alıyor kronolojik olarak. Ancak roman, yukarıdaki alıntıdan da anlaşılabileceği gibi Gotik döneminden de izler taşıyor.  
 
Arkadaşlarının “Hortlak” adını taktıkları Osman’la tanışan Mehlika, bu neredeyse babası yaşında adamla evlendikten sonra kendisini bir türlü uyanamadığı, bazen de uyanmak istemediği bir kâbusun içinde buluyor. Osman’la birlikte hayatına giren alkol ve kokain, bu genç kadının ruhunu, bedenini, tüm benliğini etkisi altına alıyor. Fakat Suat Derviş, Mehlika’yı kurtarmak isteyen, toplumu, aileyi ve ahlakı sorgulayan bir Salih de ekliyor romanına. Mehlika’ya âşık olan Salih, başka bir dünyanın, başka bir düzenin hayalini kuruyor. “Bu hayat, içinde yuvarlandığınız... Çok güzel zannettiğiniz bu hayat bir bataktır, bir çamur batağı. Öyle bir çamur ki her an ayaklarınızın biraz daha gömüldüğünü, yapışkan sırnaşıklığı ile sizi biraz daha kirlettiğini göreceksiniz,” diyor sevdiği kadına. 
 
Saadet Özen Dalkaya’ysa “Anılarımın Suat Derviş’i” başlıklı yazısında hem Çamur’dan hem de çocuk denecek yaşta Suat Derviş ve eserleriyle tanışmasından bahsediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200a3029-65f5-483a-a088-5b3c836883bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Anne</image:title>
            <image:caption>Anneliğimizle ilgili kendimizi neden yetersiz hissediyoruz? Cevap çok basit: Çünkü yetemiyoruz. Kimimize az gelen kimimize çok geliyor. Eşler yeterince sorumluluk almak konusunda isteksiz, sosyal destekler çoğu zaman zayıf. Şirketler ise çocuk sahibi olan kadına destek olmaktan ziyade, anne olduğu için kadını cezalandırır hâle gelmiş durumda. 
 
“İyi ve yeterli anne” olmayı ev işleriyle uğraşıp çocuğuyla en iyi şekilde ilgilenmek olarak dayatan toplum, anneleri de kendilerine yönelik yanlış bir algıya düşürüyor. İşte tam da bu noktada her şeye yeten, mükemmel olan anneler değil de “yeterince iyi”, yani ihtiyaç kadar verebilen, destek olabilen anne olma konusu devreye giriyor. 
 
2007’den bu yana kurumsal hayatta birçok farklı sektörde insan kaynakları profesyoneli olarak çalışan Ezgi Feda, hem kendi deneyimlerini hem de danışanlarının hikâyelerini harmanlayarak; mükemmeliyetçiliğin değil, yeterli hissetmenin ön plana çıktığı “daha yapıcı” bir yol çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49a37169-f686-44e1-8aa7-2fa8017c13c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler Sözcükler</image:title>
            <image:caption>“Kendimi bildim bileli hemen her şeye merak duyarım. Zaman zaman mesleki olarak beni çok da ilgilendirmeyen konuları merak ettiğim için, önce araştırır okurum, okuduklarımla tatmin olmazsam bir bileni bulup onunla konuşur ve bilgi sahibi olmaya çalışırım. (…) Çocukluğumdan beri sözcüklerin anlamını, neyi ifade etmek için kullanıldıklarını merak ederdim. Günlük dilde bazılarını unuttuğumuz, bazılarını ise kolayca telaffuz ettiğimiz sözcüklerin çok daha derin anlamları olduğunu gördüm ve bunları sizlerle paylaşmak istedim. Bir süre sonra, çok sayıda okur ‘köşe yazıları ne zaman kitap olarak yayımlanacak?’ diye sormaya başladı. 
Bu sorular bazı yazılarımın bir kitap haline getirilmesine vesile oldu.” 
M. Sinan Genim Sözler Sözcükler kitabında, anlamını ve gündelik hayattaki “önemini” unuttuğumuz sözcüklerin peşine düşüyor ve anlamını unuttuğumuz bu sözcüklerle beraber hayatımızdan nelerin eksildiğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d53ba92-0504-47b5-a79d-67c3887e2f76.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzüncü Yıl Notları (1918-1923)</image:title>
            <image:caption>“Devrimi sevebiliriz. Ama onu sevdirebilmek için iyi anlatmak, iyi açıklamak zorundayız. Bu da o devrimin siyasal kurumlar boyutuna olmadık birtakım hukuki ya da demokratik kulplar takmaktan vazgeçip ‘devrim’ dediğimiz süreci iyi anlamaya çalışmakla olabilir.” 
 
Yüzüncü Yıl Notları (1918-1923) adlı kitabında Ahmet Kuyaş, Cumhuriyet’in ilanına giden yolda yaşanan “Anadolu Savaşı”nı askeri ve siyasi yönleriyle irdeleyip tarihte eşine az rastlanır bu devrimin ne olduğunu tüm yönleriyle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ab8dc67-bb97-4bca-b14b-49ef6ccfe4c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Canımın Canı</image:title>
            <image:caption>“Ah! Ben ki Feryal, ben ki Funda, ben ki Figen, ben ki çok satan kitap raflarının gediklisi, ben ki çalıkuşu olsun diye adı Feride konup da, ola ola devekuşu olan ve kendini müstear isimlerin ardına gizleyen bir korkak yazar...” 
Birkaç müstear isimle, birbirinden ünlü ve çok satan romanların yazarı Feride Fazlıoğlu. Tam Araf’ta olduğuna inandığı bir dönemde hayatı yeniden başlayacaktır Feride’nin. Gerçek anlamıyla bir “yeni başlangıç”tır bu. Çünkü yıllardır sıra beklediği organ nakli gerçekleşmiştir. Gözlerini bir hastane odasında açtığı yeni hayatının gizli özneleri, gün geçtikçe esas kahramana dönüşecektir. Bir hastane odasında başlayıp önce Kadıköy-Yeldeğirmeni mahallesine, oradan çok uzaklara hatta yıllar öncesine uzanacak bir yeni hayattır artık onunki. Geçmişinin asla “bildiği” gibi olmadığını öğrenecek, geleceğinin ise hiç de hayal ettiği gibi şekillenmeyeceğini fark edecek… 
Önceki romanları Paramparça’da 12 Eylül’ü, Beni Hep Böyle Hatırla’da 6-7 Eylül’ü kaleme alan Melike İlgün, yeni romanı Canımın Canı ile hem “Ah’lar Ülkesi” adını verdiği üçlemesini tamamlıyor hem de geçmişte yaşanan tarihsel olayların sıradan insanların hayatına yıllar boyunca nasıl tesir edeceğinin hikâyesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c109ab95-d217-405f-9334-b0cfe2226f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapıları Çalan Benim</image:title>
            <image:caption>İlk kitaplar genelde yazarı için en otobiyografik ve yazarın kendini anlatmaktan uzaklaşamadığı kitaplar olarak karşımıza çıkmıştır. Öte yandan heyecan ve tutku dolu olmaları yanında ilk buluşmada sesi titreyen aşıklar gibi acemilikler ve sonradan keşke dedirtecek anlatımlar içerir. Fakat, Ali Kara bu ilk kitabında otobiyografik anlatımdan kaçabildiği gibi, sesi hiç titremeden, kendine özgü ve özgün bir anlatım oluşturabilmiş. 
Kitap; Gece Gelen, Ardından, Erenköy’de, Pullu Tepeler, Arka Bahçeye Bakan, Rüya ve Merdivenler isimli toplam yedi öyküden oluşuyor. Öykülerin ana izleği yol ve yolculuk. Öykü severlerin zevkle okuyacağını tahmin etmekle birlikte, yol ve yolculuk öyküleri sevenler için bir başucu kitabı olacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf76fca9-10e0-4e70-97cd-bd9f53274914.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin - Bu Nasıl Göbeklitepe</image:title>
            <image:caption>İnternetin gizemli ve renkli dünyasına sıra dışı bir adım atmaya ne dersin?
Yapay zekânın oluşturduğu, gerçeğinden farkı olmayan sanal bir dünyada zaman geçirmeye hazır
mısın?
Bağlak, Şirin ve arkadaşlarına çılgın bir deneyim yaşatırken, hayal güçlerinin de sınırlarını zorluyor.
 
Göbeklitepe’yi daha iyi tanıma isteğiyle girdikleri sanal dünyada karşılarına çıkan Kadim Bilgi
Uzmanları kafalarının karışmasına, Himalayalar’da karşılaştıkları Büyük İskender tuz dünyasına
dikkat kesilmelerine neden oluyor.
 
Bir de kendisini virüs savar olarak tanımlayan Gölcan Hanım var ki konulara herkesten farklı
yaklaşımı Şirin’i çok yanıltıyor.
Bu eğlenceli ve heyecan dolu macerada, çocuklar internet dünyasının farklı yönlerini, etkilerini
keşfederken, bir yandan da bilgi kirliliğinde doğru kaynağa ulaşmanın önemini kavrıyorlar.
Sanal dünya gözlüklerini takın. Macera başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75bdf9db-28fe-4e9c-ba78-aec7b595e740.jpg</image:loc>
            <image:title>Marslı Albert Görev Başında</image:title>
            <image:caption>Mia, meraklı ve cesur bir çocuktur, bilim sevgisiyle doludur. Okula yeni başlayan arkadaşı Albert ise diğerlerinden farklıdır ve bu hemen Mia’nın dikkatini çeker. Kimseyi dinlemeyen ve kendi hâlinde olan Albert Marslı olabilir mi diye düşünür. Albert hakkındaki gerçeği keşfetmeye kararlı olan Mia, harekete geçer ve kalpleri ısıtacak bir dostluk kurulur. Otizm ve empati üzerine yazılmış eşsiz bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b17a314-a24a-49c8-8360-e57c6c8fa890.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aile Macerası - Çikolata Meselesi</image:title>
            <image:caption>Yıldırım ve Yağmur bütün zamanlarını oyun oynayarak ve müzik dinleyerek geçirmekten çok memnun iki kardeş. Hatta kendilerini o kadar kaptırıyorlar ki kimseye ayıracak zamanları olmuyor. Tabii Yıldırım’ın kankası Rüzgâr hariç.
Anne ve babaları da işlerine o kadar yoğunlaşmış ki çocuklara ayıracak bir dakikaları bile kalmıyor. Ta ki bir gün Nurettin dede duruma el koyana kadar.
Bir Aile Macerası sevdiklerimize zaman ayırabilmeyi, zaman yönetimini ve iletişimin önemini anlatıyor. İşin sırrı teknolojide mi tecrübede mi?

Cevabı bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91977a26-ba40-41d8-961f-c24f72bb2f63.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyen Ailesi</image:title>
            <image:caption>Her şeyi bekleten ve erteleyen bu aileyle tanışın! Hayallerini ve işlerini sürekli olarak erteleyen bekleyen ailesi bireyleri aslında beklemekten çok yorgunlardır. Ne durumda olduklarını çok da göremeyen aile, Alel ve Acele ile tanışırlar. İşte şimdi işler değişir. Bekleyen ailesinin bu iki hızlı insandan öğreneceği çok şey vardır. Hayallerini ve işlerini ertelemekten sıkılanlar için eşsiz bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9360fae-2a9f-4c79-ba7d-0fb08c5f895e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arel ve Enteresan Kumbarası</image:title>
            <image:caption>Arel ve ablası, Kapadokya’da balon turu yapmak için sabırsızlanıyordu fakat babaları onlara bir şart koşmuştu: Balona binmek için herkesin kendi kumbarasını doldurması gerekiyordu! Bundan kolay ne olabilirdi ki… Arel, kumbarasını bir sürü bozuk parayla doldurmuştu bile.
Ama işler pek de beklediği gibi gitmedi, kumbarasını değerli şeylerle doldurmalıydı. Arel’in başka taktiklere ihtiyacı vardı. Acilen bütçe yönetimini öğrenmesi gerekiyordu.
Peki asıl değerli olan şey para mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9eba7f-a909-4682-bef7-02f2ff92d3c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Dikkatin Bulunuşu - Dedektif Bil. Yeter</image:title>
            <image:caption>Dikkat eksikliğinden muzdarip bir yazarın, kendisi gibi eksik dikkatinden yana dertli olan kahramanı Bilal Yeter, namıdiğer “Bil. Yeter” sadece kitaplardan öğrendiği bilgilerle yaşayabileceğine inanan bir çocuktur. Ancak bir gün, kasabasında yetişen endemik bir bitkinin gizemli bir şekilde yok edildiğini fark eder. Bu olay, onu hiç beklemediği bir maceranın içine sürükler. 
Bilal, kelaynak bitkisinin ekili olduğu saksıyı yanına alıp kaçan, kasabadaki kellerin son umudu olan Ayşe teyzeyi aramaya koyulur. Ancak yol boyunca yaşadığı bir dizi aksilikle başa çıkmak zorunda kalır ve macera dolu bir kovalamaca başlar! 
Bu macerada, farkına vardığımız her şeyi çözebileceğimiz fikrinin mutluluğu, atacağımız ve atamayacağımız tüm gollerin sevinci, omuz omuza arkadaşlıklar ve mahalle kültürü var… İŞTE BUNLAR HEP TAKTİK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/735d6350-dc18-4afc-9db3-a4e43becbecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Nivisen Empatik</image:title>
            <image:caption>Ev pirtûka ku hûn dixwînin lêkolîneke civaknasî û pedagojîk e. Ew berhevoka nivîsên ku di demên cuda de di rojname, kovar û malperan de hatine nivîsandin e. 
Nivîs mijarên heyî yên ku ji perspektîfek empatîk hatine nivîsandin in. Bi piranî pirsgirêkên civakî û pedagojîk ên zaro-kanın. 
Di vê lêkolînê de hûrgulî tune. Tişta ku tê xwestin bê ravekirin bi îfadeyên kurt tê ravekirin. Ew wekî nexşeyek rê ji bo kesên ku dixwazin lêkolînek berfirehtir bikin re xizmetê dike. 
Zimanekî ku mirov ji hemû beşên jiyanê dikarin bixwînin û jê fam bikin tê bikaranîn. Dibe ku hin têgehên zanistî yên ku bi neçarî têne bikar anîn dijwar bin; lê belê ji ber ku tu têgînên din li şûna wan têgehan nehatin dîtin, ev têgîn hatin bikaranîn. 
Min encamên lêkolînên xwe nivîsand, nemaze li ser bin-geha pirsgirêkên ku min di dibistanên ku ez lê dixebitim de min dîtin. Di dema nivîsandina van nivîsand de, min ji hevalên mamosteyên ku ez pê re di xebitîm piştgirî stend, min ji malbata xwe jî piştgiriyeke mezin girt. Wan di vê lêkolînê de alîkariyek mezin dan min. Di vî warî de ez spasiya malbat û hevalên xwe dikim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b26412-af7d-44d8-a972-eeee8121a06c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ronesansa Rojhilata Navîn</image:title>
            <image:caption>Ev pirtûka ku hûn dixwînin lêkolîneke dîrokî û Ci-vaknasîye. Belê, ew hewldanek e ku serdemekê bi nêrînek Dij-Rojhilatnasî ronî dike. 
Dema ku hewl tê dayîn çanda Rojhilata Navîn a ku heta îro bûye xala destpêk a şaristaniyan, bi nêrîneke Rojhilatnasî were pêşkêşkirin, tişt ê ku tê xwestin, hewldana zêdekirina heyraniya Rojava ye. 
Çanda Rojhilata Navîn dergûşa sereke ya çandan e. Ev çand di serdema ku bi navê Ronesansê ya Rojhilata Navîn tê zanîn û gihîştiye lûtkeya xwe. Bi vê lêkolînê re hewl hatiye dayîn ku çanda Rojhilata Navîn a di navbera sedsalên 8-12’an de ku vê lûtkeyê temsîl dike, bi nêrîna Civaknasîya Dij-Rojhilatnasî ronî bike. 
Di vê lêkolînê de hûrgulî tineye. Tiştê ku tê xwestin bê ravekirin, bi biwêjên kurt tê ravekirin. Bi awayekî, ji bo kesên ku dixwazin vê serdemê fam bikin rêberek e. Ew wekî nexşeyek rê ji bo kesên ku dixwazin lêkolînek berfirehtir bikin re xizmetê dike. 
Zimanekî ku ji hemû beşên jiyanê dikarin bixwînin û jê fam bikin tê bikaranîn. Dibe ku hin têgehên zanistî yên ku bi neçarî têne bikar anîn dijwar bin; Lê belê ji ber ku tu têgînên din li şûna wan têgehan nehatin dîtin, ev têgîn hatin bikaranîn. 
Ez spasiya xwe ji her kesê ku alîkarîya vê lêkolînê kirine dikim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b832fa-30b7-42ef-94c4-c051cea38abe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaş Otuzdan Önce</image:title>
            <image:caption>Yaşınla akıllanacağını sandın belki de, 
Ama yaş ilerledikçe, anlamak zor geldi. 
Yaşadıkça belirir anlayış, zamanla derinleşir bilgi, 
Akıl, yaşınla değil, yaşadıklarınla büyür, olgunlaşır gibi. 
Zamanın sırrı, deneyimlerle çözülür aslında, 
Her yaşanmışlık, bir bilgelik, bir hazinedir hücre hücre. 
Bilgilerin çoğalır, hazinen genişler, hücren büyüdükçe. 
Yaşlanmakla değil, yaşayarak öğrenir insan, 
Öğrendikçe işler ruhuna ilmek ilmek. 
Akıl, yaşamla kucaklaşır, deneyimle bulur anlam. 
Gençlik fırtınası dinince, sükun bulur akıl, 
Yaşlılık yorgunluğunda, tecrübeleşir bilgi biraz. 
Yaşamın yolu, anlamakla doludur adeta, 
Akıl, yaşadıkça öğrenir, gördükçe anlar, 
gerçeği hatırlatacak kadar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ed6929a-dcd6-418c-af30-a2a0c8666abd.jpg</image:loc>
            <image:title>Samurayın Kızı</image:title>
            <image:caption>Etsu Inagaki Sugimoto, Samurayın Kızı romanında, Japonya’nın feodal döneminin sonlarında dünyaya gelen cesur bir kız çocuğunun ruhunun derinliklerine iniyor. Etsu’nun özyaşamöyküsünü ele aldığı eser, Japon modernleşme sürecine ayna tutarken, kaybolan bir yaşam tarzının son temsillerini de dile getiriyor. Geleneksel Japon ailelerinin doğum, düğün, ölüm gibi yaşamın büyük anlarına dair alışkanlık ve âdetleri, bir zamanlar ihtişamla mütevazılığın mükemmel bir birleşimini oluşturan samuray sınıfının düşüşü ve köklerinden kopmak üzere olan bir yaşama biçiminin ortaya çıkışı incelikle gösteriliyor. 
 
Japon yazı sanatından mimariye, yemek kültüründen eğitime, kadın-erkek ilişkilerinden yaşlılara karşı tutuma kadar pek çok meseleyi ele alış biçimiyle yazar, âdeta bir dönemin kültür ansiklopedisini oluşturuyor. Uzun kışları ve kar kalkmaz topraklarıyla bilinen Echigo’da başlayan hikâye, Etsu’nun evlenerek Amerika’ya taşınması ile yepyeni bir dünyaya açılıyor. 
  “…geçmişin tüm sessiz zevkleri ve resmedilmeye değer hayatı, ucuz, çirkin görünümlü bir şimdiki zamana karışarak kaybolmuştu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5702ae38-56b0-4103-a2df-ab7fcb762489.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşlık Nasıl Kurulur ve Nasıl Korunur? - Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Arkadaş edinmek her zaman düşündüğümüz kadar kolay olmayabiliyor, öyle değil mi? Bazen herkes gibi sen de arkadaşlarınla sorunlar yaşıyor ya da yeni arkadaşlıklar kurarken engellerle karşılaşabiliyorsun. Ama merak etme, bu kitapta sana yardımcı olacak birçok etkinlik ve ipucu bulacaksın! 
– Ama ben çok utangacım... 
– Ya yeni başladığım okulda kimse benimle konuşmazsa... 
– En yakın arkadaşım benim yerime başkasıyla oyun oynadığında onu çok kıskanıyorum! 
– Irmak artık benimle arkadaş olmak istemediğini söyledi. Şimdi ne yapacağım? 
 
İYİ HABER ŞU Kİ ARKADAŞLIK ÖĞRENİLEBİLİR... VE GELİŞTİRİLEBİLİR! 
Ortaokul ve liselerde duygusal eğitim üzerine konuşmacılık yapan Margot Fried-Filliozat ve pozitif ebeveynlik yönteminin öncülerinden, psikoterapist ve Kalp Zekâsı, Denemediğim Yol Kalmadı isimli çok satan kitapların yazarı Isabelle Filliozat tarafından kaleme alınmış, Éric Veillé tarafından resimlendirilmiştir 
5 YAŞ ÜSTÜ 
EBEVEYN KİTAPÇIĞI, 50&apos;DEN FAZLA ETKİNLİK VE ÇIKARTMAYLA BİRLİKTE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed8156a-cb48-4996-ba21-dd8b6fd818f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapyiyenler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hakikat, beslendiğimiz hikâyeler ile kendisine aç olduğumuz hikâyeler arasındadır. 
 
“Saf ve yaratıcı. Bu cesur, gotik, anti-peri masalı gerçeği yüzümüze vuruyor: Aşk, herkesi kötü̈ adama dönüştürebilir.” 
 
– Olivie Blake, New York Times’ın çok satan Atlas Altılısı kitabının yazarı 
 
“Bu, modern fantezinin yeni ustasının sahneye çıkışı. Sakın kaçırmayın.” 
 
– James Rollins, New York Times’ın çok satan The Starless Crown 
 
kitabının yazarı 
 
“Geleneklere, anne olmaya, travmalara ve canavar olmanın ne anlama geldiğine dair güzel, narin, acımasız ve son derece benzersiz bir bakış... 
 
Tek diyebileceğim çarpıcı olduğu. Sonuna dek, durmaksızın beni şaşırttı.” 
 
– Seanan McGuire, New York Times’ın çok satan Her Kalp Bir Eşik kitabının yazarı 
 
“Karanlık ve inanılmaz derecede ilgi çekici; kitabı elimden bırakamadım. Her şey annelik ve canavarlar hakkında, üstelik her sayfa yaralara tuz basıyor.” 
 
– Everina Maxwell, Winter’s Orbit’in yazarı 
 
“Sevginin bizi hem güçlendirip hem de yok edebileceğini gösteren büyüleyici bir hikâye. Sonuna kadar beni koltuğuma gömdü̈. 
 
Kitapyiyenler, dişlemek isteyeceğiniz bir kitap.” 
 
– Genevieve Gornichec, Cadının Yüreği kitabının yazarı 
 
“Kendileri için yazılan öykülerden kurtulup, mürekkep ve kanla kendi öykülerini yaratanların, zarifçe işlenmiş bir öyküsü̈. Elimden bırakamadım.” 
 
– H. G. Parry, The Unlikely Escape of Uriah Heep kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47cdc737-0ce8-4e5c-9769-1cc640685a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Engelli ve Otizmli Bireylere Olumlu Davranışsal Destek</image:title>
            <image:caption>BİZDEN FARKLI OLANI TANIMAK CESARET İSTER! 
 
Bu kitap zihinsel/gelişimsel yetersizlikte zorlayıcı davranışlar ile otistik bireyler hakkında erişilebilir, gerçekçi, pratik bilgiler veren eşsiz bir rehber! Aynı zamanda, zorlayıcı davranışın anlamı, bunları ele alış şeklimiz ve verdiğimiz karşılıklar üzerine daha büyük soruları gündeme getiren sıra dışı bir kaynak! 
 
Tony Osgood bizleri, gelişimsel yetersizlik veya otizm tanısı konmuş kişilerle gerçekten tanışmaya teşvik ediyor. Bu girişimlerimizde özgünlük ve samimiyetin önemini vurguluyor. Sunduğu tavsiyeler, “olumlu davranış desteği” olarak adlandırılan uygulama kılavuzuna dayalı pratik bilgiler içeriyor. 
 
Onların hikâyeleri bizimle ilgili değil; bizler onların hikâyesinde küçük karakterleriz sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9116944a-4994-4d0b-889f-e80e88850e76.jpg</image:loc>
            <image:title>Aidiyet</image:title>
            <image:caption>SİZİ MUTLU ETMEYEN İNSANLARLA VAKİT GEÇİRMEYİ BIRAKIN. DOĞRU İNSANLARLA YAŞAYIN VE MUTLU OLUN. 
 
İnsanoğlu ilk günden bu yana birlikte yaşayarak, ortak bir dil oluşturarak, karşılıklı etkileşimde bulunarak diğer canlılardan kendini ayırmıştır. 
 
Bizler sosyal varlıklarız. Tek başımıza kendi potansiyelimizi ve yaratıcılığımızı ortaya çıkarmamız imkânsızdır. Gurur duymak, kendimizi göstermek ve paylaşmak en temel ihtiyaçlarımız arasındadır. 
 
Sosyalleşmeyle birlikte başkalarıyla bağ kurmak gelişimimiz için önemlidir. Ait olmak nefes alabildiğimiz, yargılanmadığımız yerde olmaktır. Önemsenme hissi ise tatmin duygusu sağlar. 
 
İlham verici bilgiler, grafikler, testler ve resimlerle dolu bir kitap olan Aidiyet, “İçeri Girmek” ve “Dışarı Açılmak” başlıklı iki temel noktadan size, kendinizi geliştirerek hedeflerinize ulaşmak adına yol gösteriyor. 
 
Aidiyet, bağ kurabileceğimiz ve bizi iyi hissettirecek arkadaşlar edinmemize yönelik ipuçları veriyor. 
 
“Aidiyet hissi için bu kitabı okuyun.” —Deepak Chopra, MD 
 
“İçtenlikle öneriyorum; ‘Belong’ sizi kendinizle ve çevrenizle daha derin bir bağ kurmaya davet ediyor.” —Özlem Denizmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc6085f-9ff0-4833-92d4-2df53d269baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsel İletişim</image:title>
            <image:caption>Cinsellik yapmak için hiçbir şeye ihtiyacınız yok.
İçinizdeki üreme dürtüsü yeterlidir.
Cinselliği yaşamak istiyorsanız ihtiyacınız olan mükemmel bir cinsel iletişimdir.
Bu kitap cinsellik yapmak için değil cinselliği yaşamak için yardımcı bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d6134f9-4c90-41d4-a41d-b2cec7d021d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kam ve Kurt</image:title>
            <image:caption>Zaman biten bir şey değildir…
Asena nihayet bilincine vardığında gördüğünde, artık ona anlatmaya ve vaaz vermeye hazırdı. Bilge bir vaiz
gibi ellerini kullanarak konuşmaya başladı.
‘‘İçindeki göğe yıldızları, ayı ve güneşi resmetmezsen bomboş bir semada kaybolursun Yula. Hepimiz
kayboluruz. Etrafa baktığında gördüğün sonsuz resim… Sence ressamın imzası olmadan bir anlam ifade eder
mi? Yorumlayamadığın sanat eseri sana yarar getirmez. Aksine aklını kaosa sürükler, içini karartır, ruhunu
hapseder. Sanat, sanat olduğu için sevilmez. Tıpkı insanın insan olduğu için sevilemeyeceği gibi… Öğretilenin
aksine insana da sanata da saygı duymak da zorunlu değildir. Çok ince bir çizgi, dikkat et! İnsanın ruhuna ve
sanatın sahibine (sanatçıya) saygı duyulur. Ruha ve sanatçıya duyulan saygı da beraberinde sevgiyi getirir, bu
şaşmaz. Şimdi eğer sen, ruhunu beslemez iradeni saygıyla güçlendirmezsen sanatçıyı da sevemezsin,
evrendeki ruhları da… İşte bu erdemdir Yula. Erdem ise hakikate duyulan saygının getirdiği bir yetidir. Sende
bu yeti olduğu, ruhun henüz tam anlamıyla kararmadığı için bu sancıyı çekiyorsun. Çok şükür, böylesine acı
çekmene sevindim! Şimdi izin ver sanatçı sana şifa versin. İzin ver, hak olan rabbin sana imzasını göstersin…
Ay doluna ulaşıp, sarp, dikenli ve yüksek bir kayanın üzerinde aşağıyı gözlerken görüşmek üzere. Uğurlar
olsun…’’
Hakikat, inkâr, dua, inat, liyakat, ezber, tutku, korku, merak, açlık ve yeti…
Senin kavgan ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e62d116e-f4c4-460b-ba5e-39e064d52e4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırkında Kırk Tecrübe</image:title>
            <image:caption>“Zamanla geçer” söylentisine inanma! Hiçbir acı zamanla geçmez! Sadece olaylara ve kişilere karşı bakış
açını değiştir.
Aile: Koşulsuz güvenerek en büyük yaralarını aldığın yerdir.
Aşk: Bir görme kusurudur. Hayal ettiğinden gerçeğe geçtiğin süre arasında yaşadığın mutluluktur.
Kadınlar: Ne istediğini bilen değil ne istemediğini bilen kadınlar güçlüdür! Çünkü onlar; isteklerinin zamanla
ve içinde bulunduğu koşullara göre değişkenlik göstereceğini bilirler.
Erkekler: Erkek olan yorar, adam olan yorulduğunda tutar! Seçimini iyi yap!
Güven: Sadece kendine güven!
Affetmek: Geçmişte kim sana ne yaşattıysa affet!
İletişim: Önceliğin olsun!
Önce kendini sev!
Kendine değer ver!
Bu hayata bir kez geldin ve elalem için yaşamaktan vazgeç! O kıymetli zamanını otur, kendin için yaşa!
Bu başlıklar genelinde dengede kalmanız dileğiyle!?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65f99c30-a5f9-4818-b21b-ae00ccfead2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sorunlar, Büyük Duygular</image:title>
            <image:caption>Çocukluğumuzda yaşadığımız ‘küçük sorunlar’, yetişkinlikteki ‘büyük duygularımızı’ şekillendirir. Bu derin
bağlantıyı keşfeden “Küçük Sorunlar, Büyük Duygular: Çocukların Duygusal Gelişimini Empatiyle Anlamak ve
Desteklemek”, çocukların duygusal dünyasını anlamaya ve onlarla bu yolculukta eşlik etmeye davet ediyor.
Bilim, pratik bilgiler ve zengin tecrübeler ışığında, çocukların duygusal dillerini çözümleme ve duygusal
sağlıklarını destekleme yollarını sunuyor.
Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve tüm yetişkinlerin, çocuklarla daha empatik bir iletişim kurmalarına olanak
tanıyan bu eser, duygusal zekâ ve empatinin gücüne vurgu yapıyor. Kendi duygusal dünyamızı ve çocukların-
kini daha iyi anlamamız için bize rehberlik eden bu kitap, bilgi ve empatinin birleştiği bir yolculuğa çıkarıyor.
Birlikte büyüme ve öğrenme yolunda, bu değerli rehberinize eşlik ettiğiniz için teşekkürler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f69f6c-92e0-4547-b075-31ae47e7756c.jpg</image:loc>
            <image:title>St. Irvyne ya da Gül-Haçlı:Bir Romans</image:title>
            <image:caption>Büyük İngiliz şairi Percy Bysshe Shelley’nin (1792-1822) henüz 18 yaşındayken kaleme aldığı gotik korku romanı St. Irvyne ya da Gül-Haçlı: Bir Romans, “Oxford Üniversitesi’nden Bir Beyefendi” imzasıyla 1811’de yayımlanmıştır. 
Şiirlerinin gölgesinde kalmasına rağmen Shelley’nin dehasıyla ışıldayan St. Irvyne, şairin yazdığı iki romandan biridir. Shelley, gotik korku geleneğinden beslenmekle birlikte türün sınırlarını zorlar; kendine özgü karakterlerle bezediği romanda yaşam ile ölüm hassas bir dengededir. Haydutlara katılan sürgün Wolfstein ile onlara tutsak düşen Megalena’nın hikâyesi, birden Eloise’in duygusal hikâyesiyle 
kesintiye uğrar. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen iki olay örgüsü arasındaki bağ romanın büyük gizemlerinden birini oluşturur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209fc84c-fe79-4acb-89a8-b296db16f512.jpg</image:loc>
            <image:title>Damsel -Savaşçı Prenses</image:title>
            <image:caption>CANA CAN, ATEŞE KAN! 
 
Elodie hiçbir zaman şatafatlı sarayların veya yakışıklı prenslerin hayalini kurmadı. Kıtlığın pençesindeki Inophe diyarında büyümüştü ve tek arzusu halkının bir kışı daha sağ salim atlatabilmesini sağlamaktı. Bu yüzden de zengin ve münzevi bir krallığın vârisinden aldığı evlenme teklifini, sefaletle boğuşan halkını kurtarabilmek uğruna hiç düşünmeden kabul etti. Şatafatlı Aurea Krallığı’nın büyüsüne kapılan Elodie için her şey yolunda gibiydi, çünkü henüz bu zenginlik diyarının kadim tarihinde yatan kanlı anlaşmadan haberi yoktu. 
Daha düğün gecesi başlayan gariplikler tufanı, çok geçmeden Elodie’yi karanlık mağara tünellerinin içinde süregiden bir ölüm kalım savaşının ortasına attı. Artık Elodie&apos;nin kurtuluşu, Aurea&apos;nın saklı geçmişini ortaya çıkarıp çıkaramayacağına ve peşindeki ejderhanın yakıcı nefesinden kaçıp kaçamayacağına bağlıydı. 
Elodie karakterini Millie Bobby Brown’ın canlandırdığı popüler bir Netflix filmine de uyarlanan Damsel: Savaşçı Prenses, ölüme terk edilmiş genç bir kadının zalim düzene karşı verdiği savaşın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/763b4719-e0d6-4651-943c-917cad759832.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Oyunun Gizli Portresi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en önemli konumlarından biri olan ve asırlar boyunca toplumların odak noktasında olan Uzak Doğu ve Ortadoğu coğrafyası, 19. yüzyılda sanayileşen Avrupalı devletlerin hammadde ve pazar arayışında rekabet bölgesi haline gelmişti. Bu süreçte Ortadoğu toplumlarının kimlik arayışı, İngiltere gibi güçlü devletlerin iştahını kabartmış ve bu doğrultuda özellikle Osmanlı Devleti gibi çok uluslu yapılar üzerinde Avrupalı devletlerin tahakkümü başlamıştır. Doğu toplumlarını bir problem olarak gören Batılı devletler, 1815 Viyana Kongresi’yle Şark Meselesi’ni ortaya attıklarında özellikle İngiltere’nin yoğun bir şekilde uyguladığı sömürü faaliyetleri 19. ve 20. yüzyılda Ortadoğu toprakları ile ilgili en önemli konulardan olmuştur. 
 
Bu dönemde İngiltere, siyasetçi, asker, bilim adamı, gezgin vb. yetiştirdiği görevlileriyle Ortadoğu coğrafyasına hâkim olmuştur. Yüzbaşı William Henry Irvine Shakespear de şüphesiz başarıları ve yaşantısı nedeniyle dikkat çeken isimlerden biri olmuştur. 
 
Büyük Oyunun Gizli Portresi isimli bu eserde, 20. yüzyılda sınırları defalarca çizilen Ortadoğu coğrafyasının en önemli aktörlerinden olan Shakespear’in faaliyetleri ve bilinmeyen yönleri ortaya konulurken, coğrafyacı, topoğraf, dil bilimci, diplomat ve asker kimliği ile birlikte iç dünyası da verilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c510eb3-205a-49ef-a6a1-e1aaa498fdb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kadar Tantana Yeter</image:title>
            <image:caption>Kitapları satış rekorları kıran Mert Arık’tan yine ŞAHANE bir hikâye! 
Devasa kanatlı Dino ve kitap kurdu Atlas’ın büyüleyici macerasına cumburlop atlamaya hazır mısınız? 
Sadece bir kitabın sayfalarını çevirerek arı gibi vızıldayan dinozorların, futbol maçı yapan papatyaların, şarkı söyleyen ahtapotların, şakır şakır konuşan ananasların olduğu bir dünyaya gidebileceğinizi biliyor muydunuz? 
Hadi! Şimdi sıkı tutunun! Bu Kadar Tantana Yeter, tüm okurlarını kurgu dünyasında gürültülü patırtılı bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f713d787-6e68-4f7c-bfce-9bdb5db6b6bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Amansız Ay</image:title>
            <image:caption>Yıldızları Hesaplamak ve Göklerdeki Yazgı romanlarıyla başlayan ödüllü Astronot Kadın serisi, Amansız Ay ile kaldığı yerden devam ediyor. 
Kontrolden çıkan iklimler, yaklaşan seçimler, politik entrikalar, gizemli suikast girişimleri ve akıl almaz sabotajlar… Artık hiçbir şeyin garantisi yok! 
Göktaşının yol açtığı iklim felaketi derinleşirken dünyadaki politik çalkalanmalar da gitgide kendini göstermeye başlamıştır. Mümkün olduğunca çok insanı yeni kolonilere yerleştirmeyi hedefleyen uzay programının geleceği, isyanlar ve sabotajlar yüzünden büyük tehdit altındadır. Elma York’un yakın arkadaşı Nicole Wargin ise bir yandan kolonistlere öncülük etmeye bir yandan da uzay programını rayında tutmaya çalışmaktadır. Ne var ki, Kansas valisi olan eşinin başkanlık yarışına soyunmasıyla birlikte kendisini kurtlar sofrasında bulması gecikmeyecektir. 
Astronot Kadın serisinin üçüncü romanı Amansız Ay, hem Ay’ın hem de siyasetin aman vermez dehlizlerinde süregiden bir köşe kapmaca oyunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7cea10a-ece6-48e7-ac27-14bffb4fc764.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Akortçusu</image:title>
            <image:caption>Tayvan’daki tüm büyük edebiyat ödüllerini kazanan Piyano Akortçusu aşk, kayıp, yarım kalan hayaller, müzik tutkusu hakkında bir ağıt. 
Genç karısı için yas tutan dul bir adam. Ömür boyu sırlarla yaşayan bir piyano akortçusu. Akordu bozuk bir Steinway piyanosu. Taipei’de genelevlerin bulunduğu bir mahallenin karanlık bir apartman dairesinden karla kaplı New York’a uzanan, zaman ve kıtalar arasında geçen bir kendini keşfetme yolculuğu. Hikâyenin merkezindeki isimsiz anlatıcı bir piyano akortçusu. Kırklı yaşlarında, kel, çirkin ve ezik; ama bir zamanlar müzik dehası olan biri. Hangi ihanet ve hangi kalp kırıklığı onu bugünkü hâline getirdi? 
Tayvan’da yıllardır “yazarın yazarı” olarak övgüler alan Chiang-Sheng Kuo bu kısa romanı Piyano Akortçusu’nda şaşırtıcı derecede güçlü bir anlatı kuruyor. 
Bu kitap sesler üzerine. Rachmaninoff’tan Schubert’e, Glenn Gould’dan Sviatoslav Richter’e, kullanılmamış potansiyelden karşılıksız aşka hem müziğin hem de yüreğin seslerinin kitabı. Bu kısa roman Thomas Mann’ın Venedik’te Ölüm, Kazuo Ishiguro’nun Noktürnler ve Yasunari Kawabata’nın Karlar Ülkesi gibi başyapıtları akla getiren bir harmoni ve hassasiyetle, bir sanatçının “başarısızlık” portresini olduğu kadar müzik ve aşktaki nihai güzelliğin peşinden koşmayı da anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91eaf0be-9701-4e72-9032-22e8c93ecc0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadacı - İlk Karşılaşma</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıllık tarihe dayanan köklerimiz, geleceğe umut ve ışıkla bakmamız için en büyük güvencemiz. Tarihten bu yana dünyaya yayılmış; egemenliklerin, ihtilallerin, hezeyanların, çığlığın, ateşin, kanın, umudun ve yarınların sembolü olabilmiş Türkler, bir anlamda bütün dünyanın hafızasıdır. Bu hafıza ve derinlik, insanlığın yegâne kurtuluşuna kadar süren bir kavganın andıdır aynı zamanda. 
Müthiş bir karşılaşma başlayan hikayemiz, bir üniversite kampüsünün dersliklerinden, binlerce yıllık maziye uzanan bir tarihe ışık tutarken Türk mitolojisiyle kurtuluşun öyküsünü anlatıyor. 
Seçilmiş kişi olduğunun farkında olmayan akademisyen Berk, masal ve destanlarda adı geçen karakterlerle karşılaşarak, heyecan ve tehlike dolu bir maceraya yelken açıyor. 
Senaryosunu Niyazi Güneş Atay&apos;ın yazdığı, çizimlerini Mustafa Uslu&apos;nun yaptığı Yadacı, kaynağını Türk mitolojisi ve tarihinden alarak kurgulanmış ve günümüze ışık tutan bir çizgi roman. Türk çizgi romanına yeni bir soluk getireceğine inandığımız bu etkileyici eseri, bir sonraki sayıyı sabırsızlıkla bekleyen takipçilerinden olmanız dileğiyle, siz değerli okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c9d359-016a-4312-8cb0-3275d207a02e.jpg</image:loc>
            <image:title>İpek Yolu / Batı Türkistan-Sibirya</image:title>
            <image:caption>İpek Yolu-1, Çin-Doğu Türkistan isimli kitabımızda yolculuğumuza Doğu Türkistan’da, Tanrı Dağları eteklerinde mola vermiştik. Yolculuğumuzun ikinci bölümüne Altay Dağları’nda bir kamın ayılından başlıyoruz. Altay kamlarının gizemli dünyasına konuk olacak, kamların sırrını çözmeye, dünün ışığı altında bugünü ve yarını anlamaya çalışacağız. 
Anayurt meselesi bağlamında antic kaynaklara bakacak, Grek filozoflarının Doğu hayranlığını ilgiyle okuyacağız. Batı’ya doğru yol alırken Issık Köl kıyılarında bir kayıp ada ve batık şehirlere mahsus izlere rastlayacak, yolda ihmal edilen bir halka Yüe-çilerle tanışacak, Bey Sakaları ve Buda’nın askerleri Kuşanları yakından tanıyacak ve onların bize hiç de yabancı olmadıklarını göreceğiz. 
Türk olgusunun sırrını irdelerken karşımıza dünya uygarlığının Sümer kökeni ve ‘ahlak-adil insanlar’ olgusu çıkacak. Sümer’den Kansu-Şensi ve Yenisey kıyılarına yönelik önemli bir göç vakası ile karşılaşacak, İpek Yolu’nun dinlerini irdelerken güzergâh üzerinde Türk Tanrı dini, Zerdüştçülük, Budizm, Hristiyanlık, Manicilik ve İslamiyet’in izlerini sürecek, müştereklerine şahit olacağız. 
İşgal mantığı bağlamında bir Rus casususunun Türkistan’ın işgali arifesinde yazdığı günlüğü okurken işgalin hüzünlü kaçınılmazlığı karşısında “Bugün ile dün arasında ne kadar çok örtüşen nokta var!” diyecek ve bugünkü Türk cumhuriyetleri bağlamında soracağız: “Aradan geçen yüzyıllar, bu kadar acı tecrübe boşuna mıydı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a2e4a59-2a83-4ee5-bc51-3f205396ef55.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deli Arif</image:title>
            <image:caption>Oyuncak bebeğini yere düşüren bir çocuğun gözlerindeki hüzün gibi, bir nesneyi canlı kılıp 
ona sevgi beslemek… 
“Sein” sözcüğü Almancada iki anlama gelir: “Var olmak” ve “Onun olmak”.  Hiç var olmamış, hiç sevilmemiş, hiç terk edilmemiş bir sevgiyi büyütebilir mi insan? 
Mitolojik, dinsel ve bilimsel ispatı olmasa da insanoğlu gerçekliğini önce düşlerinde arar. Belki de Minerva’nın Baykuşu alacakaranlıkta uçmaktan sıkılmıştır ve karanlıkta kalması gerekenler, bir sırrın en kutsal koruyucusudur. 
Bu serüven, kendi gerçekliğinden kaçış planı başarısız olmuş yaşamların kayıtlı tarihini anlatmaktadır. Çok düşünen insanların kendisiyle olan kavgalarına bir başkasını dâhil edip galip gelmeye çalışmaları hile değil, yardım çağrısıdır. 
Bazen gerçeğin aldatıcılığından arınmak için yeniden dirilmek gerekir. Belki de hakikat insanın içindeki yaşamda gizlidir. Osho’nun da dediği gibi gerçek bilinmezdir ve gerçeği bilebilmek için kişinin bilinene gözlerini yumması gerekir. Kendi gerçeklik algınıza gözlerinizi yumun ve kitabın tadını çıkarın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d572cc-bc6b-4320-944a-1dc9eb0f89d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Yarınları Anlat</image:title>
            <image:caption>Daha yirmi sekizinde çiçeği burnunda bir savcı: Zehra...
Cesur ve günahtan korkan, adaleti zedelemekten çekinen tavrıyla bazılarını öfkelendirse de anlamlı ve tehditkâr bakışlara katiyen pabuç bırakmıyor. 
Yıllanmış bir düşmanlığın gölgesinde yaşayan iki belde: Ören ve Çınarlı...
Ve hayatları geçmişin sancılarıyla lekelenmiş, kaçınılmaz ayrılıklara mahkûm edilmiş insanları... Kimi çevirdiği dolaplarla gününü gün ederken kimi hayatın onun da yüzüne güleceği anı bekliyor.
Zehra&apos;nın gelişi dengeleri nasıl değiştirecek? Yıllardır gün yüzü görmeyen sırlar nihayet açığa çıkacak mı? Ya kalbimiz, en dara düştüğünde bile umutla atmaya devam eder mi?
Elli yılı aşan yazarlık kariyeri boyunca eserleriyle okurun kalbinde derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız&apos;dan suç ve masumiyet kavramları üzerine yüreklere işleyecek yepyeni bir roman: Bana Yarınları Anlat...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1680c126-1746-4a7a-858d-fa6c576e4d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Damat</image:title>
            <image:caption>Patriyarki kadın ve erkeği birbirinden nasıl uzaklaştırdı? Aradaki farkı kapatma çabalarımız neden başarısız oluyor? Bilinçdışı dinamikleri anlamak neden önemli? Rüyalarımız kendimizi, ilişkilerimizi, gezegenimizi iyileştirmede bize nasıl yol gösterebilir? Bunlar bu kitapta ele alınan sorulardan birkaçı.
Jungiyen analist, mitopoetik yazar, şair ve aktivist Marion Woodman, bu kitapta her bireyde mevcut olan erillik ve dişilliği, içsel bir ahenge ulaşmaya çabalayan iki enerji olarak ele alıyor ve bunların gelişimine odaklanıyor. Bu enerjilerin başkalarına yansıtılması halinde sekteye uğrayan olgunlaşma sürecinden ve çalınan özgürlükten bahsediyor.
Yaralı Damat, kendi alanında bir çığır açarak patriyarkinin ruhsallığımız üzerindeki etkisini keşfe çıkıyor. İçsel dinamiklerle kurulan sakatlayıcı ilişkinin bir kadının (ve erkeğin de) kendine bakışını hangi yollardan baltaladığını; manevi hayatını nasıl yoksunlaştırdığını ve onu nasıl kendi gerçekliğini savunamaz hale getirdiğini inceliyor.
Bilinçdışının sağaltıcı dinamiklerini göstermek için şiir, mit, rüya analizi ve kişisel deneyimlerinden aldığı güçlü imgeleri kullanan Woodman, içimizdeki eril ve dişil parçaların entegrasyonuna duyduğumuz açlığı birden fazla düzeyde besleyen, zekâmıza olduğu kadar duygularımıza da hitap eden bir içerik sunuyor.
Ülkemizde Jungiyen psikoloji metinlerinin çoğalmasında azımsanmayacak bir katkısı olan Özgür Ertana’nın özenli çevirisi, notları ve önsözüyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe77561-5a57-42d6-a7a6-1e0fdf72e3aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokratlar ve Halkçılar (1950-1954)</image:title>
            <image:caption>Cemil Koçak, yakın târih alanında yaptığı arkeolojik kazılarla resmî târihi ve onun nasıl oluşturulduğunu açıklayarak, unutulanları hatırlatıyor ve geçmişimizle yüzleşmemizi sağlıyor. Yakın târihimizle yüzleştiğimizde ise geçmişin resmî târih aracılığıyla hâfızalarımızdan nasıl silinmeye çalışıldığını meydana çıkarıyor. Koçak, bu çalışmasında genç Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasiyle imtihanı olan Demokrat Parti dönemini mercek altına alıyor.
·         Demokrat Parti’nin târihyazımımızdaki yeri... Bu dönemi hangi kalemler nasıl yazdı?
·         Demokrat Parti’nin iktidâra geçtiği 14 Mayıs 1950 gecesinden sonra neler yaşandı?
·         Kendisi de bu sonucu çok beklemediğini sonradan itiraf eden “yeni iktidâr”ın, yâni Demokrat Parti’nin şekillenme sürecinin ayrıntıları…
·         Peki Demokrat Parti iktidâra gelmeye hazır mıydı?
·         Siyâsî literatürdeki Bayar-Menderes ilişkisi ‘meselesi’nin tüm ayrıntıları…
·         Bir gün bile devlet hizmetinde yer almayan Adnan Menderes’in bu hizmetlerin en yüksek sorumluluk noktasında bulunması onu nasıl etkiledi?
·         Demokrat Parti’nin Başbakanı olarak Adnan Menderes…
·         Rakamlarla Demokrat Parti’nin seçim vaadleri ve sonuçları…
·         Halkevleri kapatıldı mı gerçekten? Halkevleri meselesi ve ardında yatanlar…
·         Demokrat Parti iktidârının milliyetçi-muhafazakâr-İslâmcı ve bu eksendeki gruplar açısından bir ‘cennet’ olduğu düşüncesi ne kadar doğruydu?
Cemil Koçak, Demokrat Parti Meclis Grubu zabıtlarını ilk kez bütünüyle ele aldığı Demokrat Parti İktidârı (1950-1960) üst başlıklı serisinin ilk kitabı Demokratlar ve Halkçılar (1950-1954)&apos;te öncelikle iktidârı ele alıyor; ardından da muhalefeti; yâni hem CHP’yi, hem Millet Partisi’ni (MP) ve hem de Türkiye Köylü Partisi’ni (TKP)... Yazarın asıl amacı, iktidârla muhalifleri arasındaki “çatışmalar”ı bir bütünlük içinde yansıtmaya çalışırken siyâsî anlaşmazlıkların karşılıklı etkilerini ve tepkilerini aynı bütünsellik içinde gösterebilmektir. Bu bakımdan zaman zaman ve belki de sık sık kronolojik târih anlatımından ayrılıyor; aksine, tematik bir bütünlüğün oluşmasına gayret ediyor. Temaların ve kronolojinin sarmalı içinde kalırken; dönemin “ruh”unu aktarmayı arzu ediyor aslında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c0487c-a19f-4d20-afa2-245820a6ceeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Namus İttihad</image:title>
            <image:caption>Saptırma ve intikam amaçlı çiziştirmelerin, yazıştırmaların etkisi elan devam ediyor; bugün de İkinci Meşrutiyet Dönemi ele alınırken yoğun ön yargılar gündeme geliyor. Bir de sonradan ne olduğunu bilmenin rahatlığıyla karmaşa içinde geçmiş bir dönemi izah ve bugüne nakletmekte kolaycılığa kaçmak; Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun ayakta kalması için verilen son mücadeleyi yok sayıp, “Sonra’nın Kılıcı”nı kuşanarak lider bir nesle sövmekte rahatsız edici çok şey var. Bu sövüp sayma kadar, eninde sonunda Osmanlılar adına verilmiş bir ölüm kalım mücadelesinin söz konusu olduğunun unutulması da insanın yüreğine girmiyor. Ters ve kötü gitmiş her şeyin “İttihadçılar”ın kapısının eşine yığılması yoluyla bir sağıltım sağlanmış olacağının zannedilmesi ise doğru ve bilimsel değil.
---
İttihad ve Terakki liderliğindeki Osmanlılar, belki de olmamaları gereken bir yerde boy göstermeye kalkıştılar; sonunda da kendilerinden teknik donanım ve teçhizatta üstün ordular karşısında yenildiler. Ama mesele savaşta yenilip yenilmemek değil, zorlanan bir kadere teslim olmamaktı… Onlar, kaderlerinin Büyük Güçler tarafından kendilerine tebliğ edildiğini görmek yerine, kalplerini ellerine alıp, kaderlerini her şeye rağmen seçmiş olmayı tercih ettiler.
Altay CENGİZER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffef65f8-e6a3-4c98-a20f-83be05d779ce.jpg</image:loc>
            <image:title>YES BOX İngilizce Seti - 1</image:title>
            <image:caption>YES BOX NEDİR? 
Türkiye Zeka Vakfı tarafından geliştirilen Youngsters’ English School (YES), okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanmak üzere tasarlanan İngilizce eğitim programının genel ismidir. Türk akademisyenlerce hazırlanan ve tüm içerikleri orijinal olan bu öğretim programı, ülkemizde okul öncesi dönem için tasarlanmış ilk ve tek eğitim programı olarak öne çıkmaktadır. YES Box ise bu müfredatın izlence (yıllık plan) ve materyal boyutlarını temsil etmekte olup, ODTÜ Yayıncılık aracılığıyla tarafınıza sunulmaktadır. YES Box, “Youngsters’ English School” isimli eğitim programıyla paralel olacak şekilde hazırlanan, zekâ ve yeteneğe dayalı eğlenceli etkinlikler ve oyunlarla İngilizce öğrenme deneyimi sunan İngilizce setidir. 
Üç, dört ve beş yaş grupları için tasarlanan YES Box, hem veli hem de çocuk için öğrenme deneyimi sunmaktadır. Ayrıca veliye ve İngilizce öğretmenine, çocukların İngilizce öğrenme sürecinde nasıl yönlendirilmesi gerektiği konusunda bir mektup, yapınız/yapmayınız listesi ve tüm kutu etkinliklerinin nasıl uygulanması gerektiği konusunda bir Öğrenme Kılavuzu sağlamaktadır. 
 
YES Box, erken çocukluk döneminde yabancı dil öğrenmeye karşı olumlu tutum ve öz yeterlik geliştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu anlamda YES İngilizce eğitim programının ana amacı çocukların İngilizce öğrenme serüvenlerine keyifli ve eğlenceli bir başlangıç yapmalarıdır. Dolayısıyla YES Box’ın nasıl uygulanacağı oldukça önemlidir. 
 
KİMLER HAZIRLADI? 
 
Kapsamına velilerin ve öğretmenlerin de eğitimini alan YES Box, çocuklarınız İngilizce öğrenirken onları nasıl yönlendireceğiniz konusunda Türk akademisyenler tarafından yazılmış içerikler bulundurmaktadır. 
İngilizce eğitimi alanının uzman isimleri Prof. Dr. Paşa Tevfik Cephe, Prof. Dr. Kemal Sinan Özmen ve Prof. Dr. Cem Balçıkanlı, bilgilerini ve deneyimlerini Emrehan Halıcı ve Türkiye Zeka Vakfının 29 yıllık birikimiyle harmanladı, erken çocukluk dönemindeki çocuklarımız için zekâ ve İngilizce dolu bir öğrenme deneyimi tasarladı. 
 
KUTUDA NELER VAR? 
1.        Yesbook Kitabı 
2.        Yesbook-Öğrenme Klavuzu 
3.        Hikâye Kitabı- Hi There 
4.        Hikâye Kitabı-Health and Family 
5.        Puzzle 1 
6.        Puzzle 2 
7.        Board game zemini 
8.        Poster- Hi There 
9.        Poster- English is everywhere 
10.     Maket Pota 
11.     Magnetler 
12.     Maskeler 
13.     Maket Telefon 
14.     Parmak Kuklalar 
15.     Hikâye Kartları ve Kutusu 
16.     Board Game Küpler Pullar 
17.     Buradan Başlayın Broşürü 
18.     Kartlar-Thinking in English 
19.     Rozet 
20.     Sertifika Kartı 
21.     Pinpon Topu 
22.     Ahşap Bloklar 
23.     Sayı Sticker 
24.     Sticker 
25.     Stickonalien 
26.     Stick the numbers mirror 
27.     Figürler 
*Kutu içeriği pedagojik, sağlık ve güvenlik açısından uygunluk gözetilerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27162c92-ed5b-409e-8520-96117d91d203.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Anayasası 1924</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin yaptığı ilk anayasa, o zamanki deyişle 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu. 
1924 Anayasası’nın hazırlanışı ve Meclis’teki özgür tartışmalar... 
Yetkilerin, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın elinde toplanmasına karşı çıkan devrimci ve muhalif milletvekilleri… 
Meclis’te kuvvetler birliği ve kuvvetler ayrılığı tartışmaları… 
“Vatandaşlara Türk denilir” şeklindeki anayasa maddesine Türkçülerin itirazı… 
1924 Anayasası’nda özgürlükler ve yargı bağımsızlığı… 
1924 Anayasası’nın uygulanma sorunları, devrim-anayasa çelişkisi… 
Ve, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yeniden yetkilerin tek elde toplanması… 
 
Taha Akyol, Meclis tutanaklarına, dönemin gazetelerine ve akademik kaynaklara dayanarak Türkiye’nin 100 yıllık anayasa serüvenini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96fff86a-c544-4026-98a4-f803132e4f33.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 1 Lordlar ve Varisler - Ciltli (Kırmızı Şömiz)</image:title>
            <image:caption>Gökyüzü senin için şarkı yazıyor! 
 
Su Krallığı’nın yıkılışının ardından tahta geçen Toprak Krallığı yüzyıl sonra insanların arasına gizlenen 
vârislerin peşindedir. Büyük Yıkım’ın ardından Ateş Krallığı esir düşmüş, Hava Krallığı çok kayıp verse de ayakta kalmış, Su Krallığı’ndan ise geriye hiçbir şey kalmamıştır. 
 
Alfin efsaneleri ile gökyüzünü seyrederek büyüyen ama sihre inanmayan Nova diyara getirildiğinde en yakın arkadaşı ile düşman krallıkların vârisleri olduklarını öğrenir. Yüzlerinde kim olduklarını ve hangi krallığa ait olduklarını simgeleyen izi de bir türlü belirmez. 
 
Diyarda herkes tarafından dışlanınca Hava Krallığı’nın nazik lordu Sina, Nova’yı sarayında misafir eder. 
Düzenbaz Ateş Lordu’nun ise onun için başka planları vardır. Tüm bu karmaşanın içinde Nova Su Krallığı’na dair bir iz bulur ama bunun için cehennem kapılarını aralamak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5288309f-0e1d-4ba9-8218-c4a7d0d992aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 1 Lordlar ve Varisler - Ciltli (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ 
Ciltli Kitap 
Poster 
Ayraç 
4 Adet Karakter Kartı 
Yeşil Şömiz 
Beyaz Şömiz 
Kırmızı Şömiz 
Mavi Şömiz 
 
 
Gökyüzü senin için şarkı yazıyor! 
 
Su Krallığı’nın yıkılışının ardından tahta geçen Toprak Krallığı yüzyıl sonra insanların arasına gizlenen 
vârislerin peşindedir. Büyük Yıkım’ın ardından Ateş Krallığı esir düşmüş, Hava Krallığı çok kayıp verse de ayakta kalmış, Su Krallığı’ndan ise geriye hiçbir şey kalmamıştır. 
 
Alfin efsaneleri ile gökyüzünü seyrederek büyüyen ama sihre inanmayan Nova diyara getirildiğinde en yakın arkadaşı ile düşman krallıkların vârisleri olduklarını öğrenir. Yüzlerinde kim olduklarını ve hangi krallığa ait olduklarını simgeleyen izi de bir türlü belirmez. 
 
Diyarda herkes tarafından dışlanınca Hava Krallığı’nın nazik lordu Sina, Nova’yı sarayında misafir eder. 
Düzenbaz Ateş Lordu’nun ise onun için başka planları vardır. Tüm bu karmaşanın içinde Nova Su Krallığı’na dair bir iz bulur ama bunun için cehennem kapılarını aralamak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb735024-9fb9-4da8-aac3-5974ff0615b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;dan Daha Uzakta</image:title>
            <image:caption>Astronot olmak, on üç yaşındaki Houston Stewart’ın en büyük hayali. Genç Astronot Yetiştirme Programı’na kabul edildiğini öğrendiği zaman, bu hayalinin gerçekleşmeye çok yakın olduğunu düşünen Houston, program için ayrılırken erkek kardeşi Robbie’yi geride bırakmanın üzüntüsünü yaşar. Programın kardeşi Robbie için uygun olmayabileceğini fark eden Houston, her astronotun yapacağı gibi, gerçekleşmesi imkânsız olduğu düşünülen bir hayali gerçekleştirmek için işe koyulur.
“Bu kitapta iki güçlü sevgi var: biri uzaya olan sevgi ve diğeri de kardeş sevgisi. İki sevginin hikâyesi de her yaştan okuru derinden etkileyecek.” -Gary D. Schmidt, Newbery Onur Ödüllü Yazar
“Ay’dan Daha Uzakta, kendini yetersiz görmenin üstünden gelme, kucaklayıcı olma gibi konuların ele alındığı sıcacık bir öykü. Elinizden bırakamayacaksınız.” -Hayley Arceneaux, Astronot
“Yazar, tüm ailevi sorunlarla birlikte insan olmanın zorluklarına nazikçe değinmiş.” -Robert L. Stewart, Astronot
“Ay’dan Daha Uzakta, işler yolunda gitmeyince yeni fikirler üreten, verdiği sözü tutmak için imkânsız gözüken yolda ilerleyen yaratıcı bir başkarakterin olduğu bir kitap. Dünyalar kadar sevdim!” -Lynne Kelly, Song For a Whale’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b512c5ea-e74f-4548-ae98-b2adf7135cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 3 Deliler ve Cellatlar - Ciltli (Kırmızı Şömiz)</image:title>
            <image:caption>Yakmaya başlayana dek yanacaksIn! 
 
Tanrıçaların uyanışından sonra Nova ve Daren aylar sonra diyara döner. Cehennem kraliçesini geri getirmek hiç de sandığı gibi olmaz. Artık tüm lordlar ve vârisler tehdit altındadır. Karanlık maddeyi kullanmak diyarın dört bir yanından orduların kapıya dayanmasına neden olur. Toprak Vârisi yeni kurduğu müttefiklerle kaybettiği gücünü kazanırken, Ateş Krallığı taht mücadelesine dahil olur.  Hava Krallığı’nın birleşme partisi, Su Vârisi’nin takdimi ve Ateş Krallığı merasimi Nova’yı zorlu kararlar almak zorunda bırakır. Beşinci element ile yüzleşen Nova krallığını kurtarmak için Atlantis’in peşine düşerken, Ateş Lordu’na kaybettiklerini geri vermeye kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2db588da-62f8-4377-8a76-7ff896153615.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Fena Değil</image:title>
            <image:caption>Büyük büyük büyük büyük dedemin yaptığı onlarca saatin olduğu, Örümceklerle dolu, İçinde kaybolabileceğiniz, Birbirinden farklı odaları olan KOCAMAN bir şatoda yaşıyorum. İnsanların saat kulesine bakarak işlerini ayarladığı ilginç bir adada. Ailem dakikliğiyle ünlüdür. “Saat 6’yı 45 dakika, 9 saniye geçerken evden çıkacağız.” derler ve gerçekten tam o saatte, dakikada, saniyede çıkarlar! Ben mi? Ben… Hakkımda birçok farklı yorum yapılsa da bence ben de hiç fena sayılmam! Kitabı okuyunca ona sen karar verirsin. 
 
Eğer zamanında burada olursanız saatlerin, takvimlerin ve hiç fena olmayan birçok şeyin içinde çook tuhaf bir maceraya katılabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6be8b49-b572-434b-a5ae-ae513587e6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 2 Krallar ve Soytarıları - Ciltli (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ 
Ciltli Kitap 
Poster 
Ayraç 
3 Adet Karakter Kartı 
Hava Şömiz 
Su Şömiz 
Toprak Şömiz 
 
 
Korku seni güçlü kılacak! 
 
Tanrıçaların fısıltısı ile taşların peşine düşen Nova kolyesini geri almak için Ateş Lordu’na 
tuzak kurarak Ateş Krallığı’na gider. Su Krallığı’nın yükselişinden tedirgin olan Toprak Vârisi diyarı bir kez daha lordların yönetimine bırakmamaya kararlıdır. Krallık sıralamalarıyla ilgili gerçeği öğrendikten sonra hiçbir şeyin kendisini durdurmasına izin vermeyecektir. Nova büyük kozları ile geri döner. Hava Lordu ile dengeleri değiştirecek bir anlaşma yaptığı sırada krallık saldırıya uğrar. Su Lordu ile yüzleşmesi gerçekte ne istediğini anlamasını sağlar. 
Aralarındaki çekim katlanılmaz hale gelen Ateş Lordu ile ikiz alev olduğunu öğrenmek aklını ve kalbini bulandırır. Geride bıraktıklarını kurtarmak ve halkını uyandırmak için bir kez daha iş başa düşer ama Tanrıçaların onun için bambaşka planları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa0cb12-8239-4607-b778-5fa4ba03bbac.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Bahsi</image:title>
            <image:caption>Hallie Piper, bir otel odasından sürünerek kaçtıktan sonra, tam anlamıyla bir yetişkin olmanın zamanı geldiğini anlar. Yeni bir eve taşınır, saç modelini ve kıyafetlerini yeniler. Ancak hayatının aşkını bulacağını düşündüğü flört uygulamasına girdiğinde, bulduğu kişi, odasından gizlice kaçtığı Jack’tir. 
Birbirlerine ilgi duymadıkları konusunda anlaştıktan sonra, Jack ve Hallie Doğru Kişi’yi ararken arkadaş olurlar. Görüştükleri kişiler hakkında mesajlaşır ve randevularını aynı restoranda ayarlarlar. Böylece işler iyi gitmezse beraber taco yemeye gidebileceklerdir. (Spoiler: Birlikte çok fazla taco yiyorlar.) Dahası, gerçek aşkı ilk kimin bulacağına dair iddiaya girerler. Ta ki, hafta sonundaki bir düğünde sahte bir ilişki yaşamak için anlaşana kadar... Çift gibi davranırlarken sınırları belirsizleşir ve başlangıçta birbirleri için neden kötü bir fikir olduklarını 
hatırlamakta zorlanırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ecca7c-0bc8-454f-a109-8adf110e79ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahilerin Yok Artık Dedirtecek Yönleri</image:title>
            <image:caption>Bunca yıldır dâhi olarak bildiğimiz insanlar aslında şansları yaver giden normal insanlar mı? 
 
Katie Spalding bu kitabında güvercine âşık Tesla, iş güvenliğini hiçe sayan Marie Curie, salonu kafasına göre terk eden Mozart, paranoyak ajan Hemingway, kokain bağımlısı Freud ve aşk faresi Einstein gibi bir sürü büyük zekânın kirli çamaşırlarını ortaya döküyor. 
 
“Katie Spalding sinir bozucu derecede yetenekli bir yazar. Komik ve absürt bilgilerle dolu olan Dâhilerin ‘Yok Artık!’ Dedirtecek Yönleri, herkesin aslında göründüğünden çok daha aptal olduğunu anlatan bir kitap. Kendinizi Einstein’dan daha az salak olduğunuzu hissettiren bu kitaptan daha fazla ne isteyebilirsiniz ki?” 
–James Felton 
 
“Son derece keyifli. Leonardo da Vinci ile ilgili kısım beni gülmekten öldürdü ve Karl Marx kısmındaki anekdot bu zamana kadar okuduklarım arasında en iyi versiyonuydu. Zeki ve komik olup sevilmeyen ne var ki?” –Otto English 
 
“Dâhilerin ‘Yok Artık!’ Dedirtecek Yönleri, tarihi araştırma ve komedinin ustaca birleştirilmiş hali. Neredeyse her sayfada kahkahalarla güldüm. Dâhilerin aptallıklarını okumak gerçekten ilham verici. Katie, bu dâhileri birkaç basamak aşağı indirdiğin ve geri kalanlarımızınsa daha zeki hissetmesini sağladığın için teşekkür ederim.”  
–Justin Gregg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96ff5868-01d3-4213-82a6-8f96006f29db.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 2 Krallar ve Soytarıları - Ciltli (Su)</image:title>
            <image:caption>Korku seni güçlü kılacak! 
 
Tanrıçaların fısıltısı ile taşların peşine düşen Nova kolyesini geri almak için Ateş Lordu’na 
tuzak kurarak Ateş Krallığı’na gider. Su Krallığı’nın yükselişinden tedirgin olan Toprak Vârisi diyarı bir kez daha lordların yönetimine bırakmamaya kararlıdır. Krallık sıralamalarıyla ilgili gerçeği öğrendikten sonra hiçbir şeyin kendisini durdurmasına izin vermeyecektir. Nova büyük kozları ile geri döner. Hava Lordu ile dengeleri değiştirecek bir anlaşma yaptığı sırada krallık saldırıya uğrar. Su Lordu ile yüzleşmesi gerçekte ne istediğini anlamasını sağlar. 
Aralarındaki çekim katlanılmaz hale gelen Ateş Lordu ile ikiz alev olduğunu öğrenmek aklını ve kalbini bulandırır. Geride bıraktıklarını kurtarmak ve halkını uyandırmak için bir kez daha iş başa düşer ama Tanrıçaların onun için bambaşka planları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2101b79e-b883-49d0-a9f4-66d4fee06247.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 2.5 Ejderha ve Yıldız - Ciltli</image:title>
            <image:caption>YILDIZLARA YAZILI 
KALBİNİN DENGİ. 
 
Daren ve Nova diyardaki zorlu karşılaşmanın ardından insanların arasına karışmıştır. Nova için çok tanıdık olsa da artık eski dünyasında hiç kimse onu hatırlamıyor. 
Nova geride bıraktığı krallığına dair endişe içindeyken Daren, Nova’nın eski yaşamının her ânını öğrenmek için heveslidir. 
İnsanların arasında geçirecekleri sürede yaptıkları anlaşma onları daha çok yakınlaştırırken suçlu hissetmemek mümkün değil. İnsan kaç kez Ateş Lordu ile sinemaya ve konsere gidebilir? Nova bu kadar eğlenceli olacağını hesaba katmamıştı ve dönüş zamanı yaklaşıyordu. 
 
Nova ve Daren’in ilişkilerini anlatan Ejderha ve Yıldız’ın, serinin ikinci kitabı Krallar ve Soytarıları’ndan sonra, üçüncü kitabı Deliler ve Cellatlar’dan önce okunması tavsiye edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee2b2e4c-9212-46f8-868a-7b6684ae819b.jpg</image:loc>
            <image:title>Empusyon</image:title>
            <image:caption>Eylül 1913. Birinci Dünya Savaşı arifesinde tüberkülozdan mustarip Mieczysław Wojnicz tedavi amaçlı Görbersdorf kasabasındaki bir sağlık merkezine, Avrupa’nın dört bir yanından hastaları ağırlayan Beyler Konukevi’ne gelir. Her gün hastalarla yemek salonunda toplanıp dönemin büyük meselelerini tartışırlar: Savaş çıkacak mıdır? Monarşi mi yoksa demokrasi mi daha iyidir? Şeytanlar var mıdır? Kadınlar doğuştan aşağı varlıklar mıdır? Bu sırada konukevinde ve çevresinde tuhaf şeyler ardı ardına yaşanmaktadır. Birileri ―ya da bir şey― onları izliyor, bu kapalı dünyaya sızmaya çalışıyordur. Erkekler konukevinin çevresinde yaşanmış tuhaf olayları dinledikçe günbegün korkularına yenik düşerler. Wojnicz hem kendi gerçeklerini hem de dört yanını kuşatan uğursuz güçlerin gizemini çözmeye çalışırken onların bir sonraki hedeflerini çoktan seçtiklerini fark etmez.
Olga Tokarczuk okurunu ilk sayfasından itibaren yükselen ritmi ve gerilimiyle merak uyandırıcı, büyülü ―yer yer rüya gibi― bir yolculuğa çıkarırken insan varoluşunun temel sorunlarını ve toplumsal cinsiyet rollerini masaya yatırıyor. Büyülü Dağ’ın yayımlanmasından bir asır sonra Olga Tokarczuk, Thomas Mann’ın topraklarını yeniden ziyaret ediyor ve doğa-insan, yaşam-ölüm gibi izlekleri felsefesiyle harmanlayarak bu topraklara sahip çıkıyor.
Empusyon, Olga Tokarczuk’un Nobel Ödülü’nden sonra merakla beklenen ilk romanı…
 
“Muhteşem bir yazar.” ―Svetlana Alexievich
“Tokarczuk ile birlikte, Nobel sadece bir kadın yazarı seçmedi, yüzyılının sesini seçti. Olga Tokarczuk, şiirsel üslubu ve akılda kalan hikâyeciliğiyle dönemine iz bırakan bir yazar.” ―Didier Jacob, L’Obs
“Empusyon, sadece kadın şovenizminin bir eleştirisi olarak değil, aynı zamanda modern toplumlarda dayatılan toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla insanları hâlâ damgalayan baskı biçimlerinin bir eleştirisi olarak da okunabilir. Bu roman, okuru kendini güvende hissetmeye alışkın olduğu alanların çok ötesine taşıyan bir hayal dünyasına davettir.” ―Onet Kultura</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577f6620-61c3-4475-8105-be319a5da882.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 3 Deliler ve Cellatlar - Ciltli (Beyaz Şömiz)</image:title>
            <image:caption>Yakmaya başlayana dek yanacaksIn! 
 
Tanrıçaların uyanışından sonra Nova ve Daren aylar sonra diyara döner. Cehennem kraliçesini geri getirmek hiç de sandığı gibi olmaz. Artık tüm lordlar ve vârisler tehdit altındadır. Karanlık maddeyi kullanmak diyarın dört bir yanından orduların kapıya dayanmasına neden olur. Toprak Vârisi yeni kurduğu müttefiklerle kaybettiği gücünü kazanırken, Ateş Krallığı taht mücadelesine dahil olur.  Hava Krallığı’nın birleşme partisi, Su Vârisi’nin takdimi ve Ateş Krallığı merasimi Nova’yı zorlu kararlar almak zorunda bırakır. Beşinci element ile yüzleşen Nova krallığını kurtarmak için Atlantis’in peşine düşerken, Ateş Lordu’na kaybettiklerini geri vermeye kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02a8d709-51f5-4eb1-8605-3aefde911940.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 3 Deliler ve Cellatlar - Ciltli (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ 
Ciltli Kitap 
Poster 
Ayraç 
2 Adet Karakter Kartı 
Kırmızı Şömiz 
Beyaz Şömiz 
 
 
Yakmaya başlayana dek yanacaksIn! 
 
Tanrıçaların uyanışından sonra Nova ve Daren aylar sonra diyara döner. Cehennem kraliçesini geri getirmek hiç de sandığı gibi olmaz. Artık tüm lordlar ve vârisler tehdit altındadır. Karanlık maddeyi kullanmak diyarın dört bir yanından orduların kapıya dayanmasına neden olur. Toprak Vârisi yeni kurduğu müttefiklerle kaybettiği gücünü kazanırken, Ateş Krallığı taht mücadelesine dahil olur.  Hava Krallığı’nın birleşme partisi, Su Vârisi’nin takdimi ve Ateş Krallığı merasimi Nova’yı zorlu kararlar almak zorunda bırakır. Beşinci element ile yüzleşen Nova krallığını kurtarmak için Atlantis’in peşine düşerken, Ateş Lordu’na kaybettiklerini geri vermeye kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6682d43c-51a2-4ad2-86b4-ed3047e9cff5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Dönüyor</image:title>
            <image:caption>Ayı, yavaşça yana çekildi. Ve orada, mağaranın görünmeyen derinliklerinden dört dengesiz pençe üzerinde sallanan küçük bir kutup ayısı yavrusu çıktı. 
April, Ayı Adası’ndan döneli bir yıldan fazla olsa da, Ayı hakkında düşünmeyi hâlâ sürdürüyordu.
Svalbard’da bir ayının vurulup yaralandığını duyduğu zaman, o ayının kendi ayısı olduğundan emindi. Yapması gerekenin ne olduğunu biliyordu: Babasını ikna etmeli ve kutuplarda Ayı’yı aramaya çıkmalıydı. Bütün engellere rağmen bunu başarınca, April kendisini yine buz gibi bir maceranın içinde buldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e527c640-9a91-475c-b0c9-741c2a0b79f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Madalyonun İçi</image:title>
            <image:caption>Bazen sahne sanatçısı gibi hissederim kendimi. Seyircilerin huzuruna çıkan bir sanatçı sahneye nasıl hazırlanıyorsa, ben de aynı titizlikle hazırlanır ve öyle çıkarım hastalarımın karşısına. O nedenle haftanın belli günlerinde çalışmam. Her gün bu yoğunlukta çalışırsam hem performansım düşer hem de kendime ayıracak hiç zamanım kalmadığından hastalara ilgim azalır. O masaya oturduğum andan itibaren kendi dünyamla ve sorunlarımla ilişkim kesilir. Hasta olmaya bile hakkım yoktur artık. Sabah on birde girdiğim o odadan, akşam geç saatlere kadar çıkamam. İnsanların biri girer, biri çıkar. Heyecanlı, ilginç, çoğu zaman da hüzünlü bir film seyrediyor gibi hissederim kendimi. 
 
Çöp Apartman’da yaşayan üç kız kardeş… Acaba biriktirdikleri çöpler, bilinçaltlarında birikenlerin yansıması mı? Birbirleriyle “şiddet” aracılığıyla ilişki kuran Jale ve Kemal, bir gün gerçek duygularını paylaşabilecekler mi? Kendini İsa Peygamber zanneden Doktor Yiğit, kapandığı otel odasından çıkıp yeniden hayata dönebilecek mi? Pembe, hayatında ilk kez hissettiği birbirinden güzel heyecanların yarattığı suçluluk duygusu yüzünden kocasından yediği dayaklarla kendini cezalandırmaya devam edecek mi? Genç bir kıza tutulan Garip, terk edilmenin zihninde yarattığı öfkeyle başa çıkabilecek mi? Madalyonun dışı ne gösterirse göstersin, Madalyonun İçi’nde insanın en gerçek, en çıplak hali vardır. Gülseren Budayıcıoğlu, artık bir klasik haline gelmiş bu kitabında, gündelik hayatın içinde saklanan sırları gösteriyor bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1a65578-d227-4dfb-958c-0cd8fd6f199b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Devler Uyandı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ünlü bir teknoloji firmasının sahibi olan Harun Bey, elektronik cihazların mobil hale gelip yapay zekâ ile hareket edebildikleri bir sistem geliştirmiştir. Bu nedenle Şakir ve ailesi de Harun Bey&apos;e ve icatlarına hayranlık duymaktadırlar. Ancak tarihler öncesine ait olan kırmızı bir taş ortaya çıkar ve her şey bir anda tersine döner. Bu taşın gücü Harun Bey&apos;in teknolojik aletleriyle birleşince, amacı Dünya’yı ele geçirmek olan bir ordu ortaya çıkmıştır ve bu orduyu durdurabilmenin tek yolu, Şakirlerin Adıyaman şehrinde bulunan Nemrut Dağı’na gitmeleridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af90f63a-db19-463b-b696-30bd140a70d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Crime and Punishment</image:title>
            <image:caption>Crime and Punishment is one of the greatest and most readable novels ever written. From the beginning we are locked into the frenzied consciousness of Raskolnikov who, against his better instincts, is inexorably drawn to commit a brutal double murder. From that moment on, we share his conflicting feelings of self-loathing and pride, of contempt for and need of others, and of terrible despair and hope of redemption: and, in a remarkable transformation of the detective novel, we follow his agonised efforts to probe and confront both his own motives for, and the consequences of, his crime. The result is a tragic novel built out of a series of supremely dramatic scenes that illuminate the eternal conflicts at the heart of human existence: most especially our desire for self-expression and self-fulfilment, as against the constraints of morality and human laws; and our agonised awareness of the world’s harsh injustices and of our own mortality, as against the mysteries of divine justice and immortality.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc035c59-161c-4c7f-ab64-9953e1e43052.jpg</image:loc>
            <image:title>Pride and Prejudice</image:title>
            <image:caption>Pride and Prejudice, which opens with one of the most famous sentences in English Literature, is an ironic novel of manners. In it the garrulous and empty-headed Mrs Bennet has only one aim – that of finding a good match for each of her five daughters. In this she is mocked by her cynical and indolent husband. With its wit, its social precision and, above all, its irresistible heroine, Pride and Prejudice has proved one of the most enduringly popular novels in the English language.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a0e150-d7cf-4bf5-98a5-ae27af5256c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevafuk</image:title>
            <image:caption>Günümüz yazarlarından Yunus Emre ALBAYRAK 14 Nisan 1966 tarihinde Ankara’da babası Rüstem bey ile annesi Saniye Hanım’ın altı çocuğundan dördüncüsü olarak dünyaya geldi. Aslen memleketi Bolu ilinin Gerede ilçesine bağlı Aşağı Ovacık ( namı diğer Küçük İstanbul ) köyüdür. 
Öğrenim hayatını Abidinpaşa İlkokulu, 29 Ekim Ortaokulu, Beypazarı İmam Hatip Lisesi ( 1 yıl ) ve Abidinpaşa Lisesi’nde tamamladı. Üniversite öğrenimini Eskişehir Anadolu Üniversitesi İş idaresi bölümünde tamamlayacak iken ticarete atılma isteği üzerine yarıda bıraktı. 
Askerden geldikten sonra Nezihe hanımla evlendi. Bu evlilikten Hilal adında bir kızı, Rüstem ve Mehmet Akif adında iki oğlu oldu. 
Ticari hayatında bir çok iş yaptıktan sonra emekli oldu. Emekli olduktan sonra ‘’ Boş duranı Allah sevmez !’’ dedi ve Ankara Altındağ ilçesindeki Karapürçek Mahallesi’nde çiğköfte dükkanı açtı. 
Anılarını başkaları ile paylaşmak istedi ve yazdığı altı adet kitapla kendini anlattı. 
Yazarın ‘’ Kabus ‘’ ve ‘’ Meryem oğlu İsa – Sır ‘’ isimli iki romanı ile 
‘’ Lavaş Arası Hikayeler ‘’, ‘’ Dolandırıcılığın Seksen Türü ‘’, ‘’ Tevafuk ‘’, ‘’ Sözün Özü‘’ isimli anı-hikaye türü kitapları yayınlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76efbe54-c8cb-418b-bf9c-20ed5fd83ed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Özü</image:title>
            <image:caption>Günümüz yazarlarından Yunus Emre ALBAYRAK 14 Nisan 1966 tarihinde Ankara’da babası Rüstem bey ile annesi Saniye Hanım’ın altı çocuğundan dördüncüsü olarak dünyaya geldi. Aslen memleketi Bolu ilinin Gerede ilçesine bağlı Aşağı Ovacık ( namı diğer Küçük İstanbul ) köyüdür. 
Öğrenim hayatını Abidinpaşa İlkokulu, 29 Ekim Ortaokulu, Beypazarı İmam Hatip Lisesi ( 1 yıl ) ve Abidinpaşa Lisesi’nde tamamladı. Üniversite öğrenimini Eskişehir Anadolu Üniversitesi İş idaresi bölümünde tamamlayacak iken ticarete atılma isteği üzerine yarıda bıraktı. 
Askerden geldikten sonra Nezihe hanımla evlendi. Bu evlilikten Hilal adında bir kızı, Rüstem ve Mehmet Akif adında iki oğlu oldu. 
Ticari hayatında bir çok iş yaptıktan sonra emekli oldu. Emekli olduktan sonra ‘’ Boş duranı Allah sevmez !’’ dedi ve Ankara Altındağ ilçesindeki Karapürçek Mahallesi’nde çiğköfte dükkanı açtı. 
Anılarını başkaları ile paylaşmak istedi ve yazdığı altı adet kitapla kendini anlattı. 
Yazarın ‘’ Kabus ‘’ ve ‘’ Meryem oğlu İsa – Sır ‘’ isimli iki romanı ile 
‘’ Lavaş Arası Hikayeler ‘’, ‘’ Dolandırıcılığın Seksen Türü ‘’, ‘’ Tevafuk ‘’, ‘’ Sözün Özü‘’ isimli anı-hikaye türü kitapları yayınlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a2f566-6da4-44d7-8186-72a4a3feea80.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümrükten Geçen Anılar</image:title>
            <image:caption>Ayşe Topçu der ki; 
Anı yazmak kendimize, yaşadıklarımıza, çevremize dışarıdan bakabilmektir. İçinde yaşarken fark etmediğimiz durumu, araya zaman girip de olaylardan uzaklaşınca daha net ve bütüncül görme şansımız oluyor. Çünkü olayın aktörü değil, seyircisiyiz. 
 
Bu nedenle anı yazmak, yaşadıklarımızı bir tanık gibi anlatmak ve geleceğe taşımak anlamına geliyor. Anı yazmak içimizde biriken tortuları arıtmamıza yardım ediyor. İç dünyamızda bir müsvedde gibi yer almış, olaylar, durumlar ve kişiler edebiyatın imbiğinden geçerek güzelleşiyor. Bu güzelliği diğer insanlarla paylaşmak hem bizi rahatlatmakta hem de mutlu etmektedir. 
 
İş hayatı sadece ekonomik bir eylem değildir. Aynı zamanda sosyal bağların, güzel ilişkilerin, acının ve sevincin paylaşıldığı bir yaşam alanıdır. 
 
Gümrük kurumunda fedakârca çalışan insanlar, her türlü zorluklara karşı kader birliği yaşamış ve bu süreç içinde unutulmaz anlar biriktirmişlerdir. Anıları yazmanın insanı onarıcı ve iyileştirici gücü olduğu gibi hayatı anlamlandırmada, insanın varoluşunu kalıcı kılma duygusunda büyük rolü vardır. 
 
İşte bu düşüncelerden hareketle, gümrükte çalışanlardan anılarını gönderenleri bu kitapta bir araya getirdik. Anılar yaşanmışlıkların müzesi gibidir. Kitabın sayfaları arasında anılara yolculuğun çok zevkli ve ilginç geleceğini umuyorum. Ben anılarımı yazarken ve anıları toplarken çok zevk aldım. 
 
Gümrükçü olan ve olmayan herkesin de kitabı zevkle okuyacağını ümit ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0684070-67a5-447c-b44f-6aa5862f761a.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın modernliğe giden uzun yolculuğunda, dinler ve kiliseler de büyük değişimler yaşadı. Ortaçağların baskın Katolik Kilisesi önce siyasî gücünü, sonra da evrensel dinî otoritesini kaybederken, yeni mezhepler, kiliseler ve din yorumları bütün Avrupa’yı sardı ve sarstı. Bununla birlikte 16. yüzyılın sonunda kurumsallaşan Katolik Reformu, ortaya çıkan yeni kilse ve din yorumları toplumları bölen, savaşları başlatan ve bitiren esas unsurlar hâlini aldı. Hızla çoğalan Katolik tarikatlar, Protestan ve Kalvinist kiliseler erken modern zihniyet değişimlerinin kâh öncüsü, kâh neticesi oldu. Öte yandan Avrupa’nın diğer din ve kiliseleri, İslâm, Yahudilik ve Doğu Kiliseleri de kendi içlerinde çeşitli değişimler yaşadı. Tüm bunları erken modernite çerçevesinde ele alan, alanının uzmanlarını bir araya getiren Erken Modern Avrupa Tarihi, Kiliseler, İnançlar ve Mezhepler, VakıfBank Kültür Yayınları’nın Erken Modern Avrupa Tarihi serisinin üçüncü kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf131759-f595-4fe8-8680-a0d029b414b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Canibi Ali Paşa</image:title>
            <image:caption>…Ardından her ne kadar şehre girmeye ve kayzere efendisinin dostluk mesajını taşımaya istekli olsa da, teşrifat konusunda “olağandışı” isteklerini sıralamaktaydı. Ali Paşa, alayın ilerleyişi sırasında yanında herhangi birinin at sürmesini asla kabul edemeyeceğini, hele etrafında Prens Auersperg ve vekilharç Linderl gibi Hıristiyan zatların bulunmasına “Muhammedî dininin” müsaade vermediğini, çevresinde yalnızca Türklerin olması gerektiğini ve atının yanında da Türklerin yürüyeceğini ifade etmişti. 1739’da Osmanlılar 21 sene önce kaybettikleri Belgrad’ı Habsburgların elinden almayı başarmıştı. Bu önemli zaferin ardından iki imparatorluk arasında barış için karar kılındı. Müzakereler neticesinde kararlaştırılan barışın akdi için taraflar büyük elçilerini tayin etti. Elinizdeki kitap Habsburg Viyanası’na gönderilen büyük sıfatlı son elçimiz Cânibî Ali Paşa’nın macerasını ele alıyor. 1806 yılında Kutsal Roma Alman İmparatorluğu tarihe karışana kadar birkaç Osmanlı elçisi daha Viyana’ya gitmiş olsa da bunlar orta elçi ya da fevkalade elçi olarak gönderilmiş, Cânibî Ali Paşa gibi göz kamaştıran, şaşaalı, neredeyse bin kişilik bir maiyet sahibi olmamışlardı. Günümüze ulaşan bir sefaretnamesi olmasa da Cânibî Ali Paşa ve elçiliği hakkında çoğu ilk defa gün yüzüne çıkan Avusturya ve Osmanlı arşiv belgelerinden yapılmış bu çalışma, erken modern Osmanlı diplomasi tarihçiliğinde yeni bir ufuk açacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/772a6b72-f0d0-42e3-a6b0-fef4ad2d8174.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika Birleşik Devletleri Tarihi</image:title>
            <image:caption>Amerikan deneyi, Thomas Jefferson’ın “Bu gerçekler” dediği üç farklı siyasi fikre dayanıyordu: Politik eşitlik, doğal haklar ve halkın egemenliği. Jefferson, 1776 senesinde, Bağımsızlık Bildirgesi’nin bir taslağında, “Biz bu gerçekleri kutsal ve yadsınamaz kabul ediyoruz” diye yazmıştı … Bu fikirlerin kökleri Aristoteles kadar antik, Genesis kadar eski ve dalları bir meşenin dalları kadar uzundu. Bunlar bu ulusun kuruluş ilkeleridir; bunlar ilan edilerek ulus oluşmuştur. Takip eden asırlarda bu ilkeler el üstünde tutulmuş, yerilmiş, bunlara karşı çıkılmış, onlar için ve onlara karşı mücadeleler verilmiştir.  Jill Lepore’un, Amerika Birleşik Devletleri Tarihi kitabı, Amerika’nın başlangıcından günümüze kadar uzanan mücadeleler ve çelişkilerle dolu tarihine yönelik kapsamlı bir inceleme yürütüyor. Bu uzun tarihi, “Fikir” (1492-1799), “Halk” (1800-1865), “Devlet” (1866-1945) ve “Makine” (1946-2016) şeklinde dört temel konu ve başlık altında tartışıyor. Lepore’un bu kapsamlı incelemesi, Amerikan ulusunun ideolojik temellerini ve tarih boyunca bu temellerin nasıl tezahür ettiğini, yalnızca siyasi liderlere ya da önemli olaylara değil, aynı zamanda dönemin toplumsal olaylarına, ekonomik değişimlere ve kültürel gelişmelere de değinerek ortaya koyuyor. Birleşik Devletler’in, temel idealleri olarak gördüğü özgürlük, eşitlik ve halkın egemenliği gibi kurucu ilkeleri sorgulayarak, bu idealleri, kölelik, ırkçılık, kadın hakları ve göçmenlik vb. konulardaki mücadelelerle iç içe geçirerek ele alıyor. Bu doğrultuda Amerikan demokrasisinin zayıflıklarını ve sınırlarını tartışan Lepore, bir yandan da ulusal kimlik ve demokrasi kavramlarının dönüşümü bağlamında Amerikan toplumunun çeşitli kesimlerinin bu süreçteki rollerini ve birbirleriyle olan etkileşimlerini göstermeye çalışıyor. VakıfBank Kültür Yayınları olarak okurla buluşturduğumuz Lepore’un bu eseri, Amerikan tarihini anlamak bakımından temel bir kaynak olmasının yanı sıra, Amerikan toplumunun güncel meselelerini ve istikbaldeki yerini anlamak için bir kılavuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca9d569-173f-47af-992f-74e551560a40.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabesiz Kuşlar - Çocuklar İçin Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ne dersin
İ harfi
Büyüyünce
Serçe parmağında
Uyusun ister misin
Göçmen kuşların kalbi?
İ Harfinin Rüyası
Sen bilirsin
G harfi
Acemi yağmur
Eğri mi yağar?
Acemi Yağmur
Şair Gökhan Akçiçek çocukları, gençleri ve tüm şiir severleri kelimeler ve seslerin dünyasında bir yolcuğa çıkmaya davet ediyor. Kitap şairin üç ayrı başlık altında bir araya getirdiği çocuk şiirlerinden oluşuyor:
Her Harfin Bir Şiiri Var, Alfabesiz Kuşlar ve Kelebek Sevinci.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f976aad3-56c1-4d03-87d5-1218b0dbced3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöpten Toprağa Bir Kompost Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ÇÖPLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRÜYORUZ! “Şehir hayatında çöplerimizle ne yapacağız?” sorusuna Kokopelli Şehirde ekibi ile verecek bir cevabımız var: KOMPOST! Çağlar öncesine dayanan bir uygulama olan kompostun  temel mantığı, yaşamın ve toprağın işleyişini anlamaktan  ve onu taklit etmekten geçiyor.  Bu kitabı rehber edinip işe başlayabilirsiniz.  Göreceksiniz, çöpten kompost yapmak aslında çok basit. Toprağı onarmak ve sağlıklı beslenmek için: YAŞASIN KOMPOST! Çöpten Toprağa Bir Kompost Hikâyesi okullarda  ve evlerimizde, kendine yeten bahçeler kurmak için  farklı yöntemlere yer veren ve çocukların yetişkinlerle birlikte kompost yapmayı öğrendiği dopdolu bir kitap!  Yazar Hakkında: Yasemin Kırkağaçlıoğlu Koç Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan yazar, 10 yıla yakın süreyle danışmanlık ve strateji yönetimi alanında çalıştı. Can ve Ela’nın doğumuyla birlikte sağlıklı gıdaya erişim konularına daha fazla kafa yormaya başladı ve bu sırada permakültürle tanıştı. 2017’de Permakültür Tasarım Sertifikası’nı aldı. Aynı yıl, Elif Çatıkkaş’la birlikte şehirde ekolojik yaşam ve gıda yetiştiriciliği üzerine birey, okul ve şirketler için eğitim, tasarım ve uygulama danışmanlığı sunan Kokopelli Şehirde’yi kurdu. 2019’da “Permakültür Tasarım Sertifikası Eğitmen Eğitimi”, “Çocuklar Permakültürün İçinde” ve İsveç “Ridgedale Permaculture” çiftliğinde küçük çiftçilik eğitimlerini aldı. Attığımız bireysel adımların kurduğumuz bağlarla birlikte bir değişim başlatabileceğine inanıyor ve bunun için çalışmalar yürütüyor. Yaşam İçin Toprak Derneği kurucu üyesi olarak okullarda, kendine yeten bahçeler kurulması için çocuklarla ve öğretmenlerle birlikte yolculuğuna devam ediyor. Elif Çatıkkaş 2006 yılında Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan yazar, 10 yıldan fazla bankacılık sektöründe bilgi teknolojileri alanında çalıştı. 2016 yılında bir yuvanın bahçesine yaptığı kerpiç fırından ilham alarak, doğal yapılar konusunu araştırmaya başladı. 2018 yılında Permakültür Tasarım Sertifikası’nı aldıktan sonra Savory Network’te “Bütüncül Yönetim” eğitimini tamamladı. Aynı yıl, İstanbul Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi “Uygulamalı Bahçıvanlık” sertifika programını bitirdi. “Permakültür Tasarım Sertifikası Eğitmen Eğitimi” ve “Çocuklar Permakültürün İçinde” eğitimlerini tamamladı. Kırsalda ekolojik mimari ve doğal yapılar üzerinde araştırmalarını deneyimleme imkânı buldu. Gelenekle geleceği birleştirme fikrini, babaannesinin el yordamıyla uyguladığı sürdürülebilirlik ilkelerinin ilhamıyla geliştirdi. Bilgi Üniversitesi’nde kültürel incelemeler alanında tamamladığı yüksek lisans eğitimiyle pratik bilgileriyle teorik altyapısını harmanlama fırsatı buldu. Kerem’in annesi, Kokopelli Şehirde’nin eş kurucusu, Yaşam İçin Toprak Derneği’nin de kurucu üyesidir. Ayşe Soylu Delier Yıldız Teknik Üniversitesi, Fransızca Mütercim-Tercümanlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi’nden Pedagojik Formasyon Sertifikası’nı aldı ve Fransızca öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Çalışmaları sırasında alternatif pedagojilere olan ilgisi giderek arttı. Özellikle demokratik okullar, doğa pedagojisi ve Reggio Emilia Modeli’nden ilham alan eğitimlere yöneldi ve çocuklarla yürüttüğü çalışmalarında bu yöntemleri uygulamaya başladı. Yeni alanları keşfetmesini sağlayan çalışmaları sayesinde permakültürle tanıştı. Çocukların doğaya ve gezegenimize olan bitmeyen meraklarının peşinden onlarla birlikte gitmek ve araştırmalar yapmak için eğitim alanındaki deneyimlerini permakültür alanına yöneltmeye karar verdi. Bu amaçla 2020 yılından beri Kokopelli Şehirde ekibiyle birlikte çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351c5d7d-6a04-4aed-bb82-3efee83427c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenike Miti ve Fenikecilik</image:title>
            <image:caption>“Fransız Şarkiyatçılar ağırlıkta olmak üzere, 18. yüzyıl sonu ve uzun 19. yüzyıl boyunca bir grup Avrupalı yazarın çalışmaları vasıtasıyla kurulan söylem, “istisnai” bir temsil olarak Grand Liban’ı ve modern anlamda bir Lübnan devletini mümkün kılmış, dahası bu temsilden doğan milliyetçi söylem alanı içerisinde Fenikeci hareketi doğurmuştur. Oluşan bu Lübnan temsili, Lübnan’ı Said’in incelediği şekliyle kurulan Şark temsilinden bağımsız, istisnai bir imaj olarak içerir ve Lübnanlıları Fenikelilerin torunu olarak kodlayarak Lübnan’ı “Şark içerisindeki Garp” formunda (yeniden) okur. Modern Lübnan’ı mümkün kılan, Fransız himayesi altında bir Hristiyan yurdu olarak kurumsallaştıran ve Akdeniz üzerinden Avrupa medeniyetinin bir küçük üyesi haline getiren bu söylem; çevresinden yalıtılmış, Arap değil Fenikeli, Müslüman değil Hristiyan ve Ortadoğulu değil Akdenizli bir kültürel yapı öngörür.” Lübnan’ı; Arap ve Doğulu niteliklerinden soyutlanmış, Akdenizli antik bir medeniyetin varisi, “kozmopolit” ama “Hıristiyan karakterli” bir istisna olarak sunma girişimi, uğruna “şiir yazılabilecek” bir ülke inşa edilmesinin önünü açıyordu. 19. yüzyılda Fransız Şarkiyatçılar, gezginler ve düşünürler Lübnan’ı antik Fenike’nin mirasçısı, Şark içinde korunmuş bir Garp adacığı olarak gördüler ve Lübnanlılara Fransa tarafından “bahşedilecek” bir ülkenin, kadim Fenike geleneğini yeniden yaşatmak anlamına geleceğini düşündüler.  Bu kitap, modern Lübnan fikrini mümkün kılan söylemsel bir geleneğin ve bu geleneğin ürettiği kurucu-mitin detaylı bir analizini sunuyor. Antik Yunan’dan itibaren Batı’nın Fenikelileri ya da Lübnanlıları algılayış ve temsil etme biçimleri üzerinde durarak bunun 19. yüzyıl Şarkiyatçılığı içerisinde belirli yönde bir düşünce pratiğini ürettiğini iddia ediyor. Elinizdeki çalışma; Lamartine, Nerval, Flaubert gibi Şark seyyahlarının eserlerinden Ernest Renan’ın Mission de Phénicie’sine ve Victor Bérard’ın Les Phéniciens et l’Odyssée’sine dek Fransız yazınında Lübnan’ı Fenike’ye eşleştiren söylem biçiminin izini sürüyor. Bu, aynı zamanda Lübnanlı Mârûnîlerle Fransızlar arasındaki, kökenleri Haçlı Seferleri’ne dayanan siyaset-üstü ilişkiyi de önemli hale getiriyor. 20. yüzyılın hemen başında kendilerine “Genç Fenikeliler” diyen bir grup Lübnanlı Hıristiyan’ın edebî ve kültürel faaliyetleri, modern Lübnan’ın çokkültürlü, Batılı, “Fransız” bir siyasal birim olarak teşekkülünü mümkün kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4431bb03-7da2-4c4a-a03a-b70437e5b8ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Astro Kedi İle Uzayın Sınırları</image:title>
            <image:caption>Uzayda yaşamak nasıl bir şey?
Başka gezegenlerde hayat var mı?
Kara delik tam olarak nedir?
Profesör Astro Kedi ve arkadaşlarıyla uzayda seyahat ederken galaksimiz, Güneş Sistemimiz ve evren hakkında bilinmesi gereken her şeyi öğrenebilirsiniz. Asteroitlerden uzaylı yaşamına, roketlerden keşif araçlarına kadar Profesör Astro Kedi ile Uzayın Sınırları’nda keşfedilecek çok şey var! MACERA BAŞLASIN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e035e2c9-2e66-44cd-a24c-053114a23da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeytingöz</image:title>
            <image:caption>“Bu yol uzundur / Menzili çoktur / Derin sular var.” 
“Gübreye inip kalkan kargalar / Has bahçede gül kadrini ne bilir?” 
Yunus Emre 
 
Hayvanlar âleminin gözünden anlatılan, iyilik ve kötülüğün savaşını konu edinen kitapta insan, bir yol gösterici olarak yer alıyor. “Akıl başka bir akılla birleşirse ortaya yol çıkar,” diyen Yunus Emre&apos;nin rehberliğinde yollara düşen kahramanlarımız, birçok sabır sınavından geçecekler, Emin Belde&apos;ye ulaşmak için Sırlı Cümle&apos;yi bulmaya çalışacaklardır.  İlginç bir bakış açısıyla yazılan kitap, insanı kendi içinde bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddcd83ff-54ad-40f1-bcc9-f38ecc85f621.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısas</image:title>
            <image:caption>Her kitabın bir hikâyesi vardır. Bu kitabın hikâyesi Yazar’ın Hamburg’ta başlayan serüveniyle doğuyor. Oradaki acı tatlı hatıralarını içten bir üslupla okurlarıyla paylaşan Turgay Hekimoğlu, bir yandan da dönemin toplumsal olaylarını sosyolojik ve siyasi bir bakış açısıyla ele alıyor. Aynı zamanda, Almanya’ya “misafir işçi” olarak giden Türklerin, ülkenin tüm güzelliklerinin yanında orada çektikleri sıkıntıları ve karşılaştıkları zorlukları okurlarına aktarıyor. Böylece Almanya’nın Türkler için bir yönüyle “acı vatan” olduğu mesajını veriyor. 
Kısas adını; ülkesinden uzakta, vatan millet sevgisini her daim yüreğinde canlı tutan bir grup Türk gencinin, Hamburg’ta Türklere ve farklı milletten insanlara yönelik ırkçılık faaliyetleri yürüten Nazi çetesine verdiği dersten alıyor. Hekimoğlu, kişisel tecrübelerini okurlarına anlatmanın yanı sıra, geçmişin izlerini günümüze taşıyarak bir anlamda toplumun aynası oluyor. Kısas sizi, toplumsal dinamikler ve göçmenlik üzerine düşünmeye sevk edecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5110299e-8f50-4a0b-b1d6-4236b5e94db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Halk Masalları</image:title>
            <image:caption>Geçmişin tozlu sayfalarından, dünyanın dört bir yanından gelen sesleri dinleyin... 
&quot;Dünyadan Halk Masalları&quot; zamansız hikâyeleri ve unutulmaz karakterleriyle sizleri büyülü bir yolculuğa çıkarıyor. Bu eşsiz koleksiyon fabl ve masal türlerinde farklı kültürlerin zenginliğini ve evrenselliklerini kutlayan bir mozaik sunuyor. Her biri, insan doğasının çeşitli yönlerini ve yaşamın temel gerçeklerini, hayvanlar ve fantastik varlıklar aracılığıyla eğlenceli ve öğretici bir dille anlatıyor. 
Elinizdeki bu kitap, çocuklar ve yetişkinler için eşit derecede büyüleyici, dünyanın farklı köşelerinden toplanmış masalları barındırıyor. Okurken, bir yandan gülümseyecek diğer yandan düşüneceksiniz; kahramanlarımızın maceraları üzerinden kendi hayatınızı sorgulayacak, onların akıllıca çözümleri ve cesur kararları karşısında hayranlık duyacaksınız. 
&quot;Dünyadan Halk Masalları&quot; dostluk, cesaret, adalet ve sevgi gibi evrensel değerler etrafında dönen hikâyeleriyle, okuyucularını hem eğlendiriyor hem de aydınlatıyor. 
Hayal gücünüzü serbest bırakın ve &quot;Dünyadan Halk Masalları&quot; ile kendinizi yeniden keşfedin. Bu masallar, sizi gülümsetecek, düşündürecek ve belki de en önemlisi, kalbinizi ısıtacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef40014-6262-40ba-83ce-36d6f5fd40c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rastlantı</image:title>
            <image:caption>Bizim karşılaşmamız en garibiydi. Kim savaşa gelip divane çıkardı ki?.. Kim ölümde dirilişi bulurdu?.. Kim umutsuzluğun içinde umudunu bulurdu?.. Kim kimsesizken kimsesini bulurdu?.. Hangi insan tek kalmışken çiftini bulurdu?.. 
 
Geçmiş yalnızca adında geçmişti. Geçmiş nereye geçmişti? Geçmişin geçtiği falan yoktu. Geçmiş bugün kadar tazeydi. Bugün kadar yoğun, bugün kadar hisli… 
 
Hayat sonsuz sayıda olasılığa gebe. Hiç umulmadık olan, hiç umulmadık bir yerde ve zamanda karşımıza çıkabiliyor. Bazen bütün ümitlerin tükendiği ve ölümün arzulandığı vahşi bir savaşta bile hiç beklenmedik bir umut filizi yeşerebiliyor. 
 
Bu kitapta bu mucizelerden birine şahitlik edeceksiniz. Acı, umut, dostluk ve aşk… Bütün bu kavramların ilginç hikâyeler üzerinden anlatıldığı sürükleyici bir roman. Bir çırpıda okuyup acılardan yükselen büyük aşkın mutlu sonunu görmek isteyeceksiniz.  
 
Bu çalışma; tüm ailesinin savaşta acımazsıca katledilmesine tanık olan bir genç kızın, çok uzaklardan gelen bir dost eliyle dipsiz karanlıktan aydınlığa çıkmasının öyküsü. 
  Yaşamın nasıl güzelliklerle bize gülebileceğini müjdeleyen Rastlantı, hayat ağacının mucizevi meyvelerini önünüze serecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20db95d5-852b-4ba4-b85b-2536bd3fede3.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğırcık Vakti</image:title>
            <image:caption>1980 Türkiye’si… 
İdealist, heyecanlı stajyer bir öğretmenin, Urfa’nın Suruç ilçesindeki bir mezraya atanması ile başlayan hikâyesi. 
Tek amacı bilimin ışığında insanları eğitmek olan ancak hiç istemese de kendini “Şıh” olarak bulan muallim, bu durumdan kurtulabilecek mi? 
  İçime biraz sevinç biraz da hüzün çökmüştü. Buralardan gideceğim hissi sarmıştı benliğimi. Ruhumun derinliklerine yeni bir hüzün daha yerleşti. Fakat bu insanlara da çok alışmıştım. Ayrılık zor olsa da zorunluluk da olmuştu. Yüreğimde öksüz bir şekilde büyüttüğüm aşk elbette benimle gelecekti. İslim “Tenler ölür, canlar ölümlü değil, aşkımız ölümsüz,” dememiş miydi? Yağız ve Yoldaş benim yârenlerim. Onlar da ayrı bir sızı olarak duracaktı sinemde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457e2bd2-e589-4bbb-9eeb-55c1fb3538d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhafara’da Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Tuhafara’yı gördün mü? 
O mavi gök geyiğini 
Yer bakarsan ağaçtır 
Geyik ki yürüyen bir ağaç değil mi? 
Tuhafara her şeyin başladığı 
O aykırı ayrılık ormanı değil mi? 
Ve ceviz ağaçları suyun kaydedicileri 
Ah toprak annelerin annesi 
Taşıyıp da tekrardan mürekkep, 
Bunca kaba yükü, 
Atıp durur o diri yürek yine de inceliğe 
İşte bunlar Tuhafara’da başladı 
Hep Tuhafara’da bitti aynı anda belki de  
Zaman yanılsamasında 
Yeşil, mavi ve kara burada birleşti 
Yaşamak orda denizde su içmek, 
Akşam hüznü tenine, 
Bir damla gözyaşına banmak zorun ekmeğini, 
Tuhaftır, kimse görmez birbirini bu kalabalıkta, 
Kimsesizdir herkes, 
Bu avuntu sokağında, 
Lal şehirlerde lafaza, Körler çarşısında fenerdir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a590754b-e477-46cd-bc4d-38fd8ab22249.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Fısıldadı</image:title>
            <image:caption>Düşlerin sınırlarının ötesine geçerek gerçeği yeniden şekillendiren, sıra dışı bir yolculuğa hazır mısınız? Kuşlar Fısıldadı,  sizi altı farklı dünyaya davet ediyor. Sürrealist dokunuşlarla örülü bu kitap, bilimkurgu ve gerçeklik arasında ince bir çizgi üzerinde geziniyor. 
 
Birbirinden farklı karakterlerin çevresinde gezinen altı öykü, felsefi altyapısıyla okuru varlık kavramından ahlak kavramına kadar sorgulamaya yöneltiyor, aynı zamanda onları insan deneyimlerinin derinliklerine götürüyor. 
  Ebru Deniz, Türk öykücülüğüne takdimimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/799f44d0-4002-4d3b-9b43-a76d9a6d0d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Neyin Sesi</image:title>
            <image:caption>Hangi meslek olursa olsun sevdiğin ve keyif aldığın, yetenekli olduğun bir işi yapmaktı önemli olan. 
Sahnede ışık saçan bir müzisyen olabilirsin, atölyede harikalar yaratan bir marangoz olabilirsin, 
rengârenk kumaşlarla oynayan bir terzi, çocukların hayatlarına dokunan, genç beyinleri şekillendiren 
bir öğretmen olabilirsin... 
Önemli olan, seni neyin mutlu ettiği. Zorla seçilen bir meslek değil, her gün aşkla yapacağın, çevrene ışık saçacağın, seni sen yapan bir mesleğin 
olmasıydı önemli olan. 
Hayat, yanlış tercihlerin bedellerini 
ödeyecek kadar uzun değil.  
 
Şimdi… 
Tüm alkışlar senin için. HAREKETE GEÇ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c189064a-8c27-4e8c-a3c3-68a7e8d886ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirde Flanörlük</image:title>
            <image:caption>İlhan Berk, Ankara’ya; Ahmet Oktay﻿, İstanbul’a; Güven Turan﻿, Samsun’a; Nihat Özdal﻿, Urfa/Göbekli Tepe’ye; Attilâ İlhan﻿ ve Enis Batur,﻿ Paris’e Flanör-şair olarak nasıl bakıyor, ne görüyor? Bu sorunun yanıtını elinizdeki kitapta bulacağınızı umut ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db96ca9-c660-4e80-8be5-eb27c23716b7.jpg</image:loc>
            <image:title>CIA Dünya’nın En İyi Yazarlarını Nasıl Kandırdı?</image:title>
            <image:caption>CIA&apos;in Soğuk Savaş sırasında kültürel propaganda yapmak için edebiyat dergileriyle iş birliği yapması, çözülememiş bir tartışmaya yol açmıştı. Peter Matthiessen, George Plimpton ve Richard Wright gibi Amerika&apos;nın en sevilen edebiyatçılarından bazılarının itibarları, istihbarat teşkilatı için yaptıkları çalışmalar gün ışığına çıktıkça zedelendi. 
CIA&apos;in iki farklı kolu vardı; bunlardan biri Amerikalı ve Avrupalı yazarları ve kültürel özgürlüğü teşvik etmek için edebiyat dergileri çıkarırken diğeri hükümetleri devirmek için suikast ve sansür gibi taktikler kullanıyordu. &apos;Kültürel&apos; CIA&apos;i savunan argümanlara rağmen her iki şube de aynı gizli hedefleri paylaşıyor ve aldatma, kurnazlık ve gözdağı gibi benzer yöntemler kullanıyordu. CIA&apos;in hedeflerine çeşitli yollarla ulaşabilen güçlü ve etkili bir örgüt olduğu açıktı. 
Kültürel Soğuk Savaşçılar, çeşitli siyasi inançlara sahip bireyleri izlemek için sürekli olarak anti-komünizmi kullanıp ABD demokrasisini Sovyet modeline benzer bir gözetim devletine benzetmeye yaklaştırdılar. 
Whitney, bu eserinde söz konusu inşa sürecinde CIA’in “Kültürel Özgürlük Kongresi”nin hikâyesini arşivler ve kişisel tanıklıklardan hareketle CIA&apos;in propaganda ve edebiyat arasındaki çizgiyi nasıl bulanıklaştırdığının hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bac9a51c-4215-47b3-9d0f-ea5d39b86030.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses, Söz, Sevgili</image:title>
            <image:caption>Sesi sesiniz, sözü sözünüz, sevgilisi sevgiliniz olacak! 
Kim bilir? Belki “Merhaba” diyeceksiniz o satırlarda rastladığınız size… 
“Merhaba ey nûr-i aynî merhaba!” 
 
Ahmet Özhan’ın sesiyle, sözüyle yarım asırdan fazla bir zamandır “En Sevgili”ye nezrettiği düşünce ve gönül dünyasından yansımalar bulacaksınız bu kitapta. 
 
Aynı zamanda yazıların kaleme alındığı ve yayımlandığı 90’lı yıllar Türkiye’sinin edebi, siyasi ve sosyolojik çehresini de göreceksiniz. Okuyacağınız satırlarda 17 yaşında şöhretin zirvesine oturmuş bir “derviş” sanatçının sahne ve meydan arasındaki o zorlu seyr ü sülûkünün tereddütsüz, cesur, kararlı adımlarına şahitlik edeceksiniz. 
 
Ses, Söz, Sevgili’de tasavvuf dünyamızın temel konuları tertemiz bir Türkçeyle anlatılıyor. Kavramlara hatıralar eşlik ediyor. 
Hz. Yunus Emre’nin yeller gibi estiği yolları arşınlarken, feyizli teravihlerle eşsiz Ramazanlar yaşıyoruz. “Zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız” düsturunca Özhan bizi insana ve hayata dair farklı makamlar arasında dolaştırıp tevhidin sırrını anlamaya çağırıyor.  
 
Bu kitapta tasavvuf musikisinin günümüz insanı üzerindeki etkisi de var, Hz. Mevlana’nın aşkı da... 
Katreden denize dönüşebilmek ümidi de… Güftelere ve bestelere şeyhler, halifeler, dervişler, âşıklar katılıyor. Kesrette vahdet aranıyor, Merkez Efendi’nin kıssasına Itri’nin tekbiri eşlik ediyor. Her şey eninde sonunda üç harflik bir “hiç”e varıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e311293-42b4-4320-ba06-afd01de3b2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, tarihe ışık tutuyor. İnsanlık tarihinin dönüm noktaları olan 14 olay... Sultan II. Mehmed’in 21 yaşında Bizans’ı fethederek dünya tarihini değiştirmesi, Napolyon’un Waterloo’daki yenilgisiyle Avrupa’nın kaderini etkileyişi, Dostoyevski’nin kurşuna dizilmeye götürülürken yaşadığı duygular, Güney Kutbu’nu keşfetme yarışı, Lenin’in, XX. yüzyıl tarihini etkileyen Ekim Devrimi’ni başlatması, Cicero’nun diktatörlüğe direnişi ve cumhuriyeti savunuşu, ABD Başkanı Woodrow Wilson’un savaşsız bir dünya kurma çabaları... Stefan Zweig, dünyada büyük beğeni kazanan İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar’da, geniş kapsamlı bir bakış açısıyla ele aldığı insanlık tarihinin seyrini değiştiren on dört dönüm noktasını hikâye ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c44b07b-311e-47c5-b180-03939d33557b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Çocuk</image:title>
            <image:caption>Ahmet Refik 1929 yılında İstanbul Hilmi Kitaphanesinin yayımladığı Çocuklara Türk İstiklâl Harbi ders kitabında, Cumhuriyet’in ilanından önceki ve sonraki süreçleri anlattıktan sonra çocuk okurlara şöyle seslenir: “Şimdi siz, artık hür ve şanlı bir toprağın avlâdısınız. Bunun için ne kadar öğünseniz haklısınız. Fakat, kazandığınız bu büyük saadetlerden dolayı daha kimlere şükr etmelisiniz? Babalarınıza, ağabeylerinize, mert ve aslan yürekli askerlerimize… İşte şimdi, sizin de onlara karşı yapacağınız işler var: Bütün kalbinizle, bütün vücudunuzla Cümhuriyetin yükselmesine çalışacaksınız. İyi bilin ki Cümhuriyet ancak ilimle yaşar, san’atle yaşar, ahlâkla ileri gider. Bundan sonra her millet ilimde, san’atte, ahlâkta hep ileri gitmeye çalışacak, birbirini geçmeye uğraşacak. İşte siz de onlardan geri kalmıyacaksınız. Babalarınızın kan dökerek kurtardıkları memleketi siz de böyle çalışıp muhafaza edeceksiniz.” Harf İnkılabından 1 yıl sonra, dönemin yazım imlasıyla, ilkokul tarih derslerinde çocuk okurlara verilen bu misyon günümüzde de Cumhuriyet’in çocuklarının omuzlarına yüklenen önemli görevlerden biri. Cumhuriyet ve Çocuk: 100. Yılında Çocuk Çalışmalarına Disiplinler Arası Bir Bakış ders kitaplarından mimari eserlere, banka reklamlarından Karagöz seyirlik oyunlarına değin Cumhuriyet’in 100 yılı boyunca yayımlanan temsillerde çocuk kahramanların görünüm biçimlerine ve çocukluk politikalarına odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9259d5-0b59-4bf0-aa32-8c6b18aa8ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karakter - Edebiyat Çalışmalarında Üç Soruşturma</image:title>
            <image:caption>“Birçoğumuz bir roman ya da filmdeki bir karakterle aramızda bir bağ hissetmişizdir: ya ona bir yakınlık duyarız ya da onunla aynı tepkiyi veririz. Bu bağı, onunla özdeşleştiğimizi söyleyerek açıklarız. Peki ama tam olarak nasıl bağlanıyoruz? Ne tür bağlar kuruluyor? Eleştirmenler, genellikle özdeşleşmeden bahsederken bir umursamazlık söz konusudur: Bu deneyim, tam olarak görülmeden hemen yargılanır. Genellikle utanç verici görünür ve –diğer insanların (yani naif, eğitimsiz ve duygusal insanların) yaptığı bir şey olarak algılanır. Hâlbuki özdeşleşme, bir seçenek olmaktan ziyade varsayılan bir durumdur: bir özelliktir, hata değil.”  

Toril Moi, Rita Felski ve Amanda Anderson’ın edebi karakteri yeniden ve kapsamlı biçimde ele aldıkları Karakter kitabı, üç temel makaleden oluşuyor. Her biri keskin bir bakış açısı sunan üç bölüm boyunca, alanında uzman akademisyenler, edebi çalışmaların manzarasını yeniden şekillendiren dinamik bir diyalog oluştururlar. Moi, karakter eleştirisinin marjinalleştirilmesine yol açan teorik temelleri cesurca sorgular, onların içsel kusurlarını açığa çıkarır. Felski, özdeşleşme kavramının karmaşık dokusuna dalıp, akademik tartışmalardaki çok yönlü doğasını ve kalıcı önemini irdeler. Anderson, karakter analizi, ahlaki soruşturma ve edebi yapı dinamikleri arasındaki simbiyotik ilişkiyi aydınlatarak karakter ve form arasındaki etkileşim üzerinde durur.  Bu çalışma, kurgusal karakterlerin doğası hakkında yeni bakış açıları sunarak sadece alanı canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda okuyucuları edebiyatta karakterlerin rolü ve önemi hakkındaki varsayımlarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4283d7c3-7ba9-4527-b83f-b3aafcfa1804.jpg</image:loc>
            <image:title>Vamana Purana</image:title>
            <image:caption>Güçlü dinî meditasyon, dans, enstrümantal müzik, oruç, tanrıça bilgisi Gandharvaların dininin özellikleridir. Bilginin en iyisine sahip olma, eşsiz dünya deneyimi, kahramanlık inancı, Bhavānī’ye adanma Vidhyādharaların dininin özellikleridir. Bilim, müzik sanatı, Sūrya’ya adanma, çeşitli sanat becerilerine sahip olmak, dinin kurallarına uymak, Rīshilerin dininin gereklilikleri olarak bilinir. Vedaları ezberden okumak, hayırseverlik, ibadet, iyilik, şiddetten uzak durma, affedici olmak, duyguları kontrol etmek, Şankara’ya ibadet etmek, sinirli olmamak Yaksaların dininin göstergesidir.

Klasik Hint-Sanskrit Edebiyatı’nı, belirli bir sınır içerisinde sunmaya çalışmak neredeyse olanaksızdır. Sanskrit diline dayanan bu edebiyatın uçsuz bucaksız derinliğinde insanoğlu, kendi tarihinin bütün deneyimlerini, tatlarını ve renklerini bulabilir. Hindistan’ın önemli kültür kaynakları arasında yer alan Purānalar, Vishnu ve Şiva inançlarını yayan Klasik Hint Edebiyatı’nın mühim eserleri arasında yer almaktadır. Vāmana Purāna, Hindu tanrı üçlemesini oluşturan tanrı Brahma, Vishnu ve Şiva’yı anlatan ya da öven efsanelerden oluşmaktadır. Ayrıca dinsel olgunluğa ulaşmak ya da söz konusu tanrıların merhametini kazanabilmek, lütuflarına sahip olabilmek için yapılması gerekenlerin anlatıldığı, görece anlaşılması güç bir eserdir. Eserde; dinsel kavramlar, cehennem betimlemeleri, krallar ya da hanedan üyelerinin hikâyeleri, öğüt verici bir üslupla anlatılmıştır. Tarihi yüzlerce yıl öncesine giden Vāmana Purāna, değindiği konular ve büyüleyici efsaneleriyle Hint halkının kültürel hareketliliği ve Hindu inancın geleneklerini ve öğretilerini yansıtan, keyifle okuyacağınız bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9d63888-1160-4225-a1e8-1562ee836f25.jpg</image:loc>
            <image:title>The Answers Lie Within</image:title>
            <image:caption>The Answer Lie Within, Feyyaz Ünal 
 I like business books in which people narrate their own stories. I’m more impressed with the sharing of real-life experiences rather than the general narratives of “how to do strategic planning” because this practical information is of great use in business life. Of course, I mean those that remain within a plausible framework and certain logic. I have been taking notes since I joined our company. Publishing my notes as a book after gaining enough experience and sharing them with others has always been one of my great aspirations. 
…However, it is very important for people to read a book on a subject of their interest and take notes when they have time. Books are ideal for easy access to experience with no limitation of time and space. I benefited a lot from reading books about other people’s experiences. So, hoping that others might benefit from my own experiences, I started writing this book. 
In this book, you will read the story of a young businessman invited to the manager training program in his family business after working professionally for two years in different institutions. You will witness how he transformed and improved the family business and its culture. 
Elma Publishing and The Answers Lie Within...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/215ecbae-3426-42f3-a29e-4790117d597f.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Günler</image:title>
            <image:caption>“Ev boşaldı, bu kedi de sokakta kaldı. Olan bitenin farkında mıdır dersiniz? Acıdır. Duvar üstünde ne düşünüyor? Sürünecek! Bir yağmurlu gecede, tren yolu boyundaki bir hendeğin içine düşüp ölebilir. Sonra yağmurlar hendeği doldurur. Soğuklar gelir, sular buz olur. Kedi kaskatı kalır. Ancak gelecek yaza çürümeye başlar, toprağa karışır.”  “Kedi”/ Memduh Şevket Esendal   

Memduh Şevket Esendal’ın öykülerinden meydana gelen bu seçkide yaşamın anlamını sorgulayan karakterlerin hikâyelerine tanıklık edeceksiniz. Gündelik yaşamın en sade, en sıradan anlarının Esendal’ın kelimeleriyle nasıl derinleştiğini fark edeceksiniz. Esendal’ın “haylaz” kalemi okurlarını kimi zaman güldürürken kimi zaman da acı ama sessiz bir gerçeklikle düşünmeye davet ediyor.  İnsan ilişkilerinin karmaşıklığını, insan duygularındaki dağılma ve çözülmenin fotoğrafını çeken bu öyküler VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle sizlerle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/085d02dd-e621-41a0-9992-e2cdcea70166.jpg</image:loc>
            <image:title>Lavrentiyev Kroniği 1.Cilt</image:title>
            <image:caption>“Bir halkın tarihi, onun Yaradan’ı ararken kat ettiği yolun tarihidir. Bu yol, öyle bir yoldur ki halklar, bu süreçte pek çok imtihandan geçer: yabancı kabilelerin istilaları, esaret, vadedilmiş toprakların peşinde oradan oraya sürgün hayatı, türlü türlü günahlar, yoldan çıkmalar, adaletsiz ve sapkın hükümdarlardan çekilen eziyet ve cefa… Fakat nihayetinde bu halk eğer salih bir halk ise o zaman, Yaratıcı ile konuşabileceği kendine münhasır dilini, kendisine ‘vadedilmiş toprak’larını teslim almak ve Yaratıcı ile yeni bir ‘ahit’ yapmak şerefine nail olabilecektir.” 

Elinizdeki kitap, Kiev’de 1110’lu yıllarda meydana getirildiği çağa kadarki Rus yurdunun tüm tarihini ve Doğu Avrupa’da “Rus” kavminin ve Rus Devleti’nin ne zaman ve tam olarak nasıl meydana çıktığını yıllık kayıtlar biçiminde ortaya koyan ilk sistematik kroniktir. Lavrentiyev Kroniği’nin yazarı eserini, yukarıda alıntıladığımız Kitâb-ı Mukaddes’te gördüğü taslağı taklit ederek inşa etmiştir. Şöyle ki eserde, Slavların, Nuh Peygamber’in oğlu Yafes’ten türedikleri ilan edilmiştir. Putperest olduklarından, kader yolculuklarında çeşit çeşit musibetler gelmiştir başlarına: Yabancı kavimler-kabileler tarafından istila edilmişlerdir. Çoğu zaman günah içinde bir yaşam sürmüşlerdir. Ayaklanmalar ve iç kargaşa ortamından ötürü huzur yüzü görmemişlerdir… Fakat Slavlar, sonrasında havarilere denk görecekleri Kirill ve Methodius’un sayesinde, Yaratıcı ile konuşabilecekleri kendilerine has dillerini edinebilmişlerdir. Geriye ise “vadedilmiş toprak”mışçasına Rus yurdunun sahibi olmak, onu baştan aşağı fethetmek ve yeryüzünde yayılmış olan kavimlerin en yüce gayesi olan “Yaratıcı’nın kavmi olmak” mefkuresine erişmek kalmıştır. İşte tüm bu hikâyeyi ihtiva eden ve ilk Rus kroniği olarak nitelendirebileceğimiz bu eser olmaksızın, Rus tarihini kavramak için verilen her uğraş eksik kalacak ve en nihayetinde “Rus yurdunun tarihi nereden başlamıştır?” sualinin peşine düşemeyecek ve dahası, bu suale bir cevap veremeyecektik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a320e2d-9b13-4c27-88c1-c596955f5cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah Abbas</image:title>
            <image:caption>Safevî İmparatorluğunun altın çağını yaşatan hükümdar Şah Abbas olsa gerek. Büyük dedesi Şah İsmail’in temellerini attığı devleti, erken modern dönemin büyük bir imparatorluğu haline getiren Şah Abbas’ın hayatı, 16 ve 17. yüzyıllar İran tarihinin adeta bir özü gibi. Cihanın Yarısı kabul edilen Isfahan’ın baştan inşası, yeni ve korunaklı bir başkent haline getirilmesi, Şah’ın Noktavî dervişleri ile ilişkisi, On iki İmam Şiiliğinin resmî din haline getirilmesi gibi birçok farklı tema bu küçük cilde ustalıkla sığdırılmış. Erdebil’de bir tarikat şeyhinin soyundan gelen Şah Abbas’ın Isfahan’dan Meşhed’e yalın ayak yürümesi, müneccimbaşısının tavsiyelerine uyması gibi ayrıntılar, onun hayatını renklendiren unsurlar arasında. Batı’da Osmanlı cephesinden, doğuda Özbek cephesine, Babür şahları ile dostluktan, Avrupalı misyonerlerle din tartışmalarına kadar geniş bir yelpazede Şah Abbas’ın sürükleyici hayatını bir solukta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601ee1eb-d56f-4df3-88b8-5896d4b7ee7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartal Pençesi - Ebruli</image:title>
            <image:caption>Efruz… Efruz… 
İçindeki bir ses yankı buldu. Hissediyordu. 
Bırakma beni Efruz… Hisset beni. Elimi tut. Dar bir yerdeyim. Bul beni! 
Bulunduğu dar alanda tek düşündüğü güzel karısıydı. Kendini asla düşünmüyordu ama oradan kurtulamazsa Efruze’nin başına neler geleceğini düşünmek bile istemiyordu. 
Efruze, Kartal’ı kurtarmak için tüm gücünü kuşanmıştı. Artık çok daha farklı bir kadındı. Kartal’ın bıraktığı o güvensiz Efruze değildi. Taşlar yerinden oynarken deprem etkisi bırakacaktı, Efruze altından sağ çıkmalıydı. 
“Ellerinde çiller göreceğim günler olacak. Ölünceye kadar da elin bu kalbin üzerinde duracak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fc3965d-b70b-48c6-a1c8-fca46d85049a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihinde Savaş Esirleri</image:title>
            <image:caption>Hayvan taşımada kullanılan yük trenleriyle önce toplama kamplarına ardından esaret hayatlarını sürecekleri ana kamplara gönderilen Türk esirler, yolculuk boyunca birçok olumsuz durumla karşı karşıya kalmıştır. Giyim, yiyecek ve içme suyu açısından sefaletin yaşandığı bu yolculuklar sırasında birçok Türk esir, tifo ve dizanteri gibi hastalıklardan dolayı yaşamını kaybetmiştir. Sağ kalanlar ise gönderildikleri esir kamplarında yaşam mücadelesi vermişlerdir. Rusya içlerine gönderilen Türk esirlerin toplama kamplarından biri olan Bakü’deki Nargin Adası, yaşam koşullarının en ağır olduğu toplama kamplarından biridir. “Yılanlı Ada” olarak da anılan Nargin Adası, susuzluktan kaynaklı pislikten haşerelerin kol gezdiği, camsız barakaları ve sayıları binleri bulan esir nüfusuyla insanlık tarihinin kötü anılarından biri olarak tarihteki yerini almıştır.

Savaşlar ve çatışmalar, istenmeyen dramatik hadiseler olsalar da insanlık tarihinde savaşsız ve rekabetsiz bir dönem hemen hemen yok gibidir. Genelde zaferler ve mağlubiyetler ekseninde değerlendirilen savaşlarda devletler, şehitler ve gaziler üzerinden bir tarihyazımı gerçekleştirirken esirler, çoğunlukla göz ardı edilmektedir. Hâlbuki her savaşta silahlı çatışma sırasında veya sonrasında rakip tarafından canlı şekilde ele geçirilerek gözaltında tutulan askerler, az veya çok bir esaret hayatı yaşamaktadırlar. Esir alınanlar veya esareti yaşamak zorunda kalanlar bu savaşların belki de en görünmez unsurlarından biridir. Artık onlar ne ölüdürler ne de tam anlamıyla mensup oldukları tarafın bir parçasıdırlar. Siyasi-askeri tarih yazıcılığında genelde sonuca odaklanıldığından, sadece mağluplar için değil galipler için de söz konusu olan esaret, tâlî bir mevzu olarak değerlendirilmiş ve diğer konuların gölgesinde kalmıştır.

“Esir kimdir?” sorusuna insan merkeze alınarak cevap verildiğinde konunun ne denli dramatik olduğu görülmektedir. Şöyle ki esirler, esaretin zillet ve hiddeti içlerini kemiren, savaşın ceremesini yüklenen ve çoğu da nisyana mahkûm edilen insanlardır. Esaret, basit bir tutsaklık hadisesi veya hürriyetin tahdidi olarak değerlendirilecek kadar sıradan bir mevzu değildir. Farklı etnik ve dini kökenden gelen esirlerin yaşadıkları ortama dair bizzat müşahedelerine dayanan kıymetli bilgileri kayıt altına aldıkları, hatta ihtidâ suretiyle esaretleri sona erdiğinde idari, sosyal ve kültürel hayata çok önemli katkılar sağladıkları da bilinmektedir. Savaş esirleri sadece milletlerarası hukukun değil aynı zamanda insanlık tarihinin de bir parçası olarak ortaya çıkmıştır. Esir/esaret biraz da mahcubiyet içerdiği için bu konularla ilgili çok fazla yayına ulaşılamamaktadır. Bu alandaki boşluğu doldurmak üzere yapılan bu çalışmada, Türk tarihinde savaş esirleri konusu akademisyenler/uzmanlar tarafından birçok yönüyle incelenmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c44f95-307a-46c5-a3d2-934e82ab22ff.jpg</image:loc>
            <image:title>el-letaifu’l-Gıyasiyye</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun İslami kültürü ve manevi yapısını biçimlendiren en önemli isimlerden, Ahîlik Teşkilatı’nın kurucusu Ahî Evren el-Letâifu’l-Gıyâsiyye adlı eserinin elinizdeki tercümesiyle ilk kez Türkçede.

Anadolu’nun İslami kültürü ve manevi yapısını biçimlendiren en önemli isimlerden Ahî Evren’in el-Letâifu’l-Gıyâsiyye adlı eserinin tercümesini sunuyoruz. Yaşamı ve eserleriyle İslam mirasına büyük katkılarda bulunmuş, ahlak, kültür ve ekonomi alanlarında derin izler bırakmış olan Ahî Evren, el-Letâifu’l-Gıyâsiyye adlı kitabında İslam düşünce yapısını iman, amel ve ahlak bütünlüğü içinde ele alır. Aslında dört ciltten oluşan ancak günümüze yalnız elinizdeki kısmının ulaştığı eser, temelde usul ilmi olarak adlandırdığı akaid alanını incelemektedir. Ayrıca, el-Letâifu’l-Gıyâsiyye’nin yapısı, kaleme alındığı dönemde İslami ilimlerin nasıl tasnif edildiği ve anlaşıldığına da ışık tutar.  

Bu kitap, Ahî Evren’in zengin mirasını keşfetmek, tarihsel bakımdan bu denli önemli bir figürün ilmî yönüyle tanışmak ve Anadolu’da İslam düşüncesinin gelişimini anlamak isteyen okurlar için temel bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0276178-9ab1-46c4-8397-760916b27f61.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Britanyalı fikir tarihçisi Anthony Gottlieb, yayınlandığında büyük ilgi gören bu kitapta, Batı düşüncesinin Rönesanstan sonraki ikinci büyük entelektüel patlaması olan Aydınlanma Çağını ele alıyor. Aydınlanma Rüyası, Galileocu bilimsel devrimin ve kanlı din savaşlarının ardından Descartes, Hobbes, Spinoza, Locke ve Leibniz’in felsefi sorgulamalarıyla temelleri atılan Aydınlanmanın, sonraki yüzyılda Hume, Voltaire ve Rousseau gibi filozofların tartışmalarıyla Avrupa’nın kültürel coğrafyasında nasıl büyük bir zihin devrimine yol açtığını inceliyor. Otuz Yıl Savaşlarından Fransız Devrimine uzanan süreçte yaklaşık yüz elli yıllık bir döneme tekabül eden canlı tartışma ortamını ayrıntılarıyla ele alan Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi, Aydınlanmacıların dinsel düşünceden seküler düşünceye, ahlâk felsefesinden toplumsal düzen arayışlarına yönelişini takip etmek adına önemli bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aea7939-0ebc-4a6f-8e44-ed9ecf527929.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafor</image:title>
            <image:caption>Metafor dediğimiz şey nedir? Bu kitapta sunmaya çalıştığım iddialar ve verdiğim örnekler, “metafor”un tek, evrensel, tarihdışı bir tanımının olmayacağı gerçeğine işaret eder. Metafor, çeşitli zamanlarda ve çeşitli kültürlerde metaforun ne şekilde algılanmış olduğudur sadece. Bununla beraber, herhalde bu kavramı bu denli kifayetsiz bir vaziyette de bırakacak değiliz. “Metafor” ifadesinin, genellikle dilin bir hususiyetini veya belki de doğasında olan bir niteliğini simgelemek için kullanılmış olduğunu söyleyebiliriz. Bu, sürekli olarak kendisini aşan veya yayılıp serpilen bir niteliktir. En basit kelimeler bile (“kafa”, “ev”, “hayvan” gibi) bir ölçüde bağlama göre seçilebilecek olan ve kolay kolay reddedilemeyen veya kaçınılamayan alt anlamlara sahiptirler. Metafor, belki de kelimelerin bir başlarına bırakılamayacaklarını gösteren başlıca işarettir…  

David Punter’ın Metafor kitabı, metafor kavramının edebiyat, dil, kültür ve düşünce üzerindeki etkisini derinlemesine inceliyor. Kitap, metaforun tarihsel kökenlerini ve farklı kültürlerdeki rolünü ele alırken; edebî teori, felsefe, psikanaliz ve postkolonyal çalışmalarla olan ilişkisini inceliyor ve bu incelemelerini hem Batı hem de Doğu edebiyatından örneklerle zenginleştiriyor. Eserde, metaforun sadece dilbilimsel bir öge olmakla kalmayıp, aynı zamanda kültürel ve siyasi anlatıları şekillendirmedeki rolüne de dikkat çekiliyor. Akademik derinliği ve kapsamlı analizi ile Metafor; dil, edebiyat ve kültürel çalışmalar alanında önemli bir başvuru kaynağıdır. Bu çalışma, metaforun dilimizdeki ve düşünce yapımızdaki yerini yeniden değerlendirirken, okuyucuya zengin teorik perspektifler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcf5c180-b5fc-4a97-a690-541560ed3a38.jpg</image:loc>
            <image:title>Musiki Yazıları</image:title>
            <image:caption>Âlemde her şeyi tevlîd eden ihtiyaçtır. Zamanın, mekânın, muhitin, ahvalin icâbâtı her ne ise vakayinin de ona göre tahaddüsü bir emr-i tabiidir. –Ali Rifat Çağatay
Ali Rifat Çağatay, Türk müziğinin sancılı dönüşüm sürecinde öne çıkan simalardan biri… Gelenekle modernin, Doğu ile Batı’nın sürekli çarpıştırıldığı bir dönemde, Türk müzik yaşantısına vâkıf bir yenileşme taraftarı olarak hem geleneği muhafaza, hem de müzik hayatını modernleştirme gibi iki yönlü bir sorumluluk üstlenen az sayıdaki müzik insanlarından… Türk müziğine yönelik yeni anlayışıyla arkasında bir ekol bırakan Ali Rifat Çağatay’ın yayınlarını bir araya getiren bu kitapla, çalışmaları dar bir camiada rivayetler halinde anlatılagelen bir müzik insanının görüşleri kendi kaleminden okuyuculara sunuluyor. Besteci ve ûdi kimliğinin yanı sıra çeşitli müzik kuruluşlarındaki teşkilatçı pozisyonuyla dikkat çeken Ali Rifat Çağatay’ın hayatını ve yazılarını ele alan kapsamlı bir inceleme de kitapta yer alıyor. Türk müziğinin her yönüyle uğraşmış olan Ali Rifat Çağatay, onlarca yıl sonra kendi kelimeleriyle yeniden, Türk müzik yaşantısı ile ilgilenenlerin karşısında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e9f986-24b7-47b6-8ae4-347561ff581a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şeyler</image:title>
            <image:caption>Sadece küçük, küçücük bir şeydi
Nereden bilsin ki çocuk
Yaptığı ufacık şeyin etkisi,
Tahmin edebileceğinden çok büyük!
Küçük bir çocuk, tek bir çöp parçasını
yerden alıp çöpe atarsa ne olur?
Farkında değildir, ama bu ufak hareket
aslında büyük sonuçlar doğurur.
Küçük şeyler, minik bir çöp parçasından yola çıkıp yaşadığımız bu geniş evreni kucaklıyor. Yaptığımız şeylerin dalga etkisini ve doğadaki unsurların aslında birbirine nasıl da bağlı olduklarını hatırlatıyor. Bir çocuğun sergilediği iyi bir davranışın nasıl katlanarak büyüdüğünü, yaptığımız ufak bir hareketle doğada meydana gelebilecek büyük değişiklikleri adım adım gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/553eb775-7356-4430-aa7e-4058dfb93469.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Akrabalık Terminolojilerinin Tipolojisi</image:title>
            <image:caption>Akrabalık terminolojilerindeki değişimlerin incelenmesi, dilin sosyo-ekonomik ve kültürel yapılarla olan etkileşimini anlamak için önemlidir. Akrabalık terminolojisi, bir toplumun sosyal yapısını, kültürel değerlerini ve tarihsel gelişimini yansıtır. Modern araştırmalar, bu terminolojilerin yalnızca sosyal yapılarla değil, aynı zamanda ekonomik, siyasi ve kültürel faktörlerle de sıkı bir ilişki içinde olduğunu göstermiştir. 

Coğrafî olarak Asya’dan Avrupa’ya, kronolojik olarak yüzlerce yıla yayılmış Türk dillerindeki akrabalık terimleri, Türkçenin ve Türk kültürünün birleştirici kültürel mirasını okumak için kuvvetli bir araçtır. Türk akrabalık terminolojileri, içinde bulundukları kültürel coğrafyanın etkilerini yansıtır ve sosyo-ekonomik değişikliklere rağmen geleneksel özelliklerini büyük ölçüde koruyarak göçebe yaşamın izlerini taşımaya devam etmiştir. Bu bağlamda, akrabalık terminolojisinin değişimi, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapılarla ilişkili olsa da bu yapılarla eş zamanlı değişmediğini ve aralarında gecikmeli bir ilişki olduğunu söylemek mümkündür. Türk Akrabalık Terminolojilerinin Tipolojisi, dil ve kültür etkileşimi, Türk antropolojisi ve dilbilimi için yeni düşünce ufukları açan titiz bir araştırma eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5712ac5a-f2a0-4bd6-b2fc-ab7fa7a52d21.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzurum Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“İlham peşinde koşmak deyimi bana hep gülünç ve anlamsız bir tuhaflık barındırıyor gibi gelmiştir. Çünkü ilham aranmaz, o kendisi çıkar gelir ve şairi bulur. Müstakbel başarılara ve kahramanlara övgüler düzmek üzere kalkıp savaşa katılmak benim için bir yandan fazlasıyla bencilce, diğer yandan yine fazlasıyla uygunsuz bir davranış olurdu. Ben askerî kararlara ve değerlendirmelere karışmam. Bu benim işim değil.”
Erzurum Yolculuğu Aleksandr Puşkin’in 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Kafkasya üzerinden Osmanlı İmparatorluğu’na yaptığı yolculuğu konu alır. Kafkasya’daki Rus karargâh şehrine vardığında, sürgün döneminde tanıştığı asker arkadaşlarının Erzurum’u istila etmek üzere sefere çıktığını öğrenen şair, izni olmadığı hâlde Osmanlı sınırlarını aşar, Erzurum’a kadar gelir. Yolculuğu boyunca birtakım eskizler çizer, notlar alır: karşılaştığı Türk askerleri, Erzurum Komutanı Salih Paşa ve eşi, Tatarlar, Tellak Hasan ve Paşa’nın konağı… Gözlemlerini yalın bir dille paylaşan Puşkin, Rusların başarısını yeterince övmediği için eleştirilecek ve Erzurum’a yaptığı bu izinsiz yolculuk, Çar I. Nikola’nın Puşkin’i ev hapsiyle tehdit etmesiyle sonuçlanacaktır.
1830’da kısmen yayımlanan Erzurum Yolculuğu, yeniden düzenlenerek 1836’da Puşkin’in Sovremennik adlı dergisinde yayımlanır. 1937’de Sovyet dönemi Rusyası’nda filme uyarlanan Erzurum Yolculuğu, bir savaş çağının arifesinde, bu coğrafyadaki yolların, askerlerin ve halkın, şair ve yolcu Puşkin’in kaleminden yansıyan görüntüsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ffe6427-61d3-4cd6-8504-d6064aae0507.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletsizliğin Veçheleri</image:title>
            <image:caption>“Başkalarının başına gelenleri adaletsizlikten ziyade bir talihsizlik olarak görmek her zaman daha kolay olacaktır. Bir tek mağdurlar bu tutumu bazen benimsemezler. Ancak hepimizin potansiyel mağdurlar olduğunu hatırlarsak o zaman meselenin ciddiyetini kavrar ve sadece adalet konusunu değil, alışılageldik bir girişim olmasa bile, adaletsizlik konusunu derinlemesine incelemeye karar verebiliriz.”
Adaletsizliğin Veçheleri, felsefe ve politik teori alanında 20. yüzyılın ikinci yarısında önemli bir yere sahip olan Judith Shklar’ın en önemli eserleri arasında sayılmaktadır. Metin, tarihte adalet hakkında ortaya konan görüşlere karşı edebiyattan politik teoriye, felsefeden görsel sanatlara kadar birçok alanı kullanarak bir resim ortaya koyuyor. Adaletsizliğin doğası hakkında gerçek bir anlatı üretebilmenin yeni bir adalet teorisi inşasına girişerek değil, bizzat adaletsizliğin veçheleri ile ilgilenmekle mümkün olabileceğini iddia ediyor. Yazar, dolaysız, derin ve ayrıntılı bir perspektifle adaletsizlik tecrübelerinin gerçekte neyi içerdiğini göstererek bizi tüm düşünce tarihini işgal eden adalet sorunu üzerine özgün bir biçimde düşünmeye sevk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/535ba57a-d252-4003-9b78-61a5b9369ca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Hikayenin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Ahmed Rifat’ın gizemli romanı Kayıp Hikâyenin Peşinde: Tesadüf-i Acibe ve Hikâye-i Garibe zamanın ve coğrafyanın sınırlarını aşarak gömülü anlatıları ve kesişen kaderleri etkileyici bir dokuyla işler. Anonim bir yazarlık hikâyesini de barındıran bu eser, eski bir Arapça el yazmasını gün ışığına çıkararak okurları, Halep’ten Hindistan’a uzanan 17. yüzyıl manzaralarında benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor. 

Eski bir bodrumda keşfedilen gizemli kitap, Bedreddin, Gülnaz ve Şemseddin’in maceralarını konu edinir. Romanda aşk, ticaret ve insan arzularının iç içe geçtiği hareketli şehirler ve ticaret rotaları da yaşamın karmaşıklığını canlı bir şekilde yansıtır. 

Kalabalık pazarlardan köle ticaretine ve insan duygularının labirentine uzanan Tesadüf-i Acibe ve Hikâye-i Garibe, gerçeklikle kurmacanın sınırlarını bulanıklaştırarak insanın arayış yolculuğunu hikâye eder. Ahmed Rifat’ın bu eseri, okurları gömülü gerçeklerin gün yüzüne çıktığı ve varoluşun özünü ustalıkla takip edebilecekleri sürükleyici bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20969966-e12c-4f7e-9e37-edc693d5909c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kutu Bulursan</image:title>
            <image:caption>Her şey, Bilge’nin bir KUTU bulması ile başladı aslında.
Sonra neler mi oldu?
Neler olup bittiğini kitabın arka kapağında anlatamam ama birkaç ipucu verebilirim: araba, büyüteç, uzay gemisi, kaykay...
Bunlar ne anlama geliyor dersen, sayfalar arasında bir gezintiye çık ve keşfet.
Hadi, iki arkadaş Bilge ve Güneş’in sınır tanımaz hayal gücü ile tanış ve yaşadıkları maceralara sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be2ac99-1705-4804-b3ad-f792779da3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Apukhtin&apos;den Hikayeler</image:title>
            <image:caption>İnsan en çok bilmesi gereken şeyleri hiç bilmiyor. Neden doğduğunu, neden yaşadığını, neden öleceğini bilmiyor. Daha önceki var oluşlarını unutuyor, geleceği tahmin bile edemiyor. Arka arkaya var oluşların amacını anlamıyor, kendisine kavranamaz gelen hayat ritüelini karanlığın ve türlü acıların içinde yerine getiriyor. Bu karanlığı yırtmayı nasıl istiyor, nasıl anlamaya çabalıyor, nasıl hayatını düzenleyip güzelleştirmeye gayret ediyor; bu zavallı, bu kısıtlı aklını nasıl zorluyor! Ve tüm çabaları boşa gidiyor, tüm keşifleri –ki genellikle dâhicedir– sorunlardan hiçbirini çözmüyor. İnsan tüm özlemlerinde aşamayacağı bir sınırla karşılaşıyor.
On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatında şiirleriyle tanınan Apukhtin’in ancak ölümünden sonra fark edilebilmiş üç dikkat çekici öyküsü vardır: Kontes D…’nin Arşivi (1891), Pavlik Dolski’nin Güncesi (1892) ve daha çok kısa roman tarzında kaleme aldığı Ölümden Yaşama (1893). Bir tür reenkarnasyon anlatısı olan Ölümden Yaşama’da Apukhtin, ölümle yaşam arasındaki incelikleri kendine has bir duyuşla kaleme alıyor. Elli dört mektuptan oluşan Kontes D…’nin Arşivi’nde, Rus sosyetesi hakkında yer yer ironik bir üslûpla dile getirilen gözlemleriyle Rus toplumunun izini sürüyor. Hasta bir anlatıcının iç dünyasına tanık olduğumuz Pavlik Dolski’nin Güncesi’nde ise Apukhtin, gençlik, yaşlılık, arkadaşlık ve aşk kavramlarını da sorgulayarak okuru neşeyle melankoli arasında gidip gelen doyumsuz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b47e601-a237-45ac-b7f8-1ff405f2c120.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Selma</image:title>
            <image:caption>&quot;Benim adım Selma
Pılımı pırtımı toplayıp çıktım yola
Evim yok sanmayın benim
Evim, üzerine bindiğim şu bisikletim&quot;

Selma, evinden ayrılıp yola çıkmak zorunda kalan bir göçebe. Yola çıkmak, yolda olmak ve belki de bütün bunların yalnızca hayalini kurmak üzerine, kalplere dokunan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47fcec5e-17a8-4281-86ec-929c5f656296.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada&apos;nın Kumlu Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dünya ile kaç farklı şekilde konuşabiliriz?
Ada, okuduğu kitaplar ve uçsuz bucaksız hayal gücü sayesinde dünyayı her gün farklı bir yönüyle tanıyor. Farklı bir dil konuşuyor ve türlü maceralar yaşıyor. Bu macerasında, hikâyenin akışını değiştiren kumlar ve küçük bir sincap ona eşlik ediyor.
“Ada’nın Kumlu Kitabı”, olağanüstü bir olay ve Türk işaret dili parmak alfabesi ile çocuklara, birbirimizle iletişim kurmanın ve anlaşmanın çeşitli yolları olduğunu gösteren rengârenk bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c16d523-8f14-484a-aed4-05f8c77a05ac.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Olmak - Zuluflu Fındık</image:title>
            <image:caption>İyi olmak bazen çok kolay bazen çok zor gelir insana. Ne zaman ne yaptığımızda iyi oluruz mesela? Kesin bir cevap verebilir myiz bu soruya? ...Hayde düsünelim. İyi olmak-Zuluflu Fındık çocuklara soru sormak ve bir düşünce zinciri oluşturarak cevabı aramakla ilgili hayatın içinden, keyifli hikâyeler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c31ede0-c844-4c6b-9245-d99d16fd2750.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Said Paşa</image:title>
            <image:caption>II. Abdülhamid dönemi yok olmakla karşı karşıya gelmiş olan devletin yeniden canlandırılması için üstün gayretlere sahne oldu. Bir taraftan geçmişten beri biriken problemler, öte yandan Devlet’in güçsüzlüğünden istifade etmeye çalışan batılı devletlerin yarattığı yeni meseleler yüzünden sultan ve ricali Tanzimatın prensipleriyle devleti ayakta tutmak için sürekli yeni reçeteler peşinde koştular. 

Sultan Abdülaziz döneminde Osmanlı bürokrasisine intisap edip dönemin tecrübeli birçok devlet adamının yanında yetişen Said Paşa’nın siyasi hayatı II. Abdülhamid’in tahta geçtiği gün başladı. Daha çocuk yaşta girdiği kalemde, devlet işlerinde tecrübe kazanan bir yandan da Ayasofya Medresesine devam eden Paşa kendi kendine öğrendiği Fransızca ile Avrupa’daki gelişmeleri de yakından takip etme imkânı buldu. Said Paşa, düşünceleri ve yaşayışıyla muhafazakâr bir reformcuydu. Bazı konularda gelenekçi, Türkçü ve İslamcı gibi davranan Said Paşa, gelişen dünya şartları karşısında sergilediği tavırları ve uygulamalarıyla bir reformcu olarak da karşımıza çıkar. Bu özellikleriyle II. Abdülhamid’in bir gölgesi gibi çalışan Said Paşa medenî yaşamanın temelinde eğitimin yaygınlaştırılması ve adaletin eşit bir şekilde dağıtılmasını görmüştü. Aldığı görevlerde ihdas ettiği pek çok müessese Cumhuriyet Türkiye’si kurumlarının da esasını teşkil etmiştir. Saltanatı devlet olarak telakki ederken, sultanın yetkilerinin de sınırlandırılmasının gerekliliğine inanan Paşa’nın anayasacılığı hep tartışmalı oldu. Dönemin kapalı kapılar ardındaki “konstitüsyon” mu “isntitüsyon” mu tartışmalarında o, tıpkı II. Abdülhamid gibi ikincisinden yana olmuştur. 

Tarihin kendisini yargılamasından korkarak, pek çok önemli meselede sorumluluk almaktan kaçınan veya çeşitli alternatifler ileri sürerek işin içinden sıyrılmanın yollarını arayan Said Paşa, Sultan ile zaman zaman ihtilafa düşmüş ve en verimli olabileceği dönemlerde iş başından uzaklaştırılmıştır. Türk siyasi hayatının bu büyük ismi hakkında Prof. Dr. Zekeriya Kurşun’un başta Osmanlı arşiv kaynakları olmak üzere yüzlerce vesikaya dayandırarak kaleme aldığı, incelikle kurgulanmış bu eser II. Abdülhamid devrine Küçük Said Paşa’nın biyografisinden bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/641c3f25-1df3-4f4a-a892-f16599e1ad10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğine Sor Beni</image:title>
            <image:caption>İlk karşılaştığımız yeri, 
Ağaçlara oyduğumuz kalpleri, 
Yazdığımız hikâyeyi, 
Yaşadığımız güzel günleri 
Zamanla her şeyi 
Bir gün gelir, 
Unuturmuş insan. 
 
Bir bayram sabahı hatırlar, 
Ziyaret etmek istersen, 
Adresimi unutmuşsan, 
Arar da bulamazsan, 
Bil ki uzaklarda değilimdir. 
Yüreğine sor beni. 
 
Ben canımdan çok 
Sevmiştim seni, 
Yüreğime nakış nakış, 
İşlemiştim sevgini, 
Sen de çok sevdiysen beni, 
Yüreğinden sor beni. 
 
Kalpten kalbe yol vardır derler, 
Orada görürsün, 
Hâlâ senin için çarpan yüreği, 
Seni canından çok 
Seven Aygen&apos;iyi, 
Ruhuna bir dua etmeyi, 
Unutma emi! 
 
O mübarek günde 
Semalarda dolaşan ruhum, 
Takip ediyordur, 
Görür seni, 
Gelir cennette 
Verir bana müjdeni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a23a29a3-7be3-440c-8e18-8a4bfb92662d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Tarihi ve Kesikköprü Köyü</image:title>
            <image:caption>Kurtçe’nin tekili Kurd, çoğulu Kurdândır. “Kürt” isminin etmolojik kaynağı, tarihi olarak çok eskilere M.Ö.300’lere dayanmaktadır. Bazı araştırmacılara göre göre “Kürt” teriminin temelinde “Kur” kelimesi yatmakta olup Sümer kökenlidir. Sümerlerde “kur” dağ demektir, “-ki” eki aidiyeti ifade eder. “Kurti” kelimesi dağın halkı anlamına gelmektedir. Bu coğrafyada yaşayan milletler Kürtlere bu adı vermişlerdir. Bazı kürdologlara göre “Kürd” ismi “Gord” yani kahraman isminden gelmiştir. Şerefhan da “Şerefname” adlı eserinde buna benzer bir rivayetten bahsetmektedir. Kürtlerin bu adla anılmaları cesaretleri ve savaşçılıklarındandır. Ayrıca “Kürd” kelimesinin Farsça “Gord” kelimesinden türediği kabul edilirse, “Gord” kelimesinin mahallî “Gordu” veya “Qordu” gibi bir ismin İranîleştirilmiş bir formu gibi görülmesi de mümkündür. 
 
Ziya Gökalp, “Kürt Aşiretleri Hakkında Soyolojik Tetkikler” adlı eserinde Kürtleri edebi eserlerinin tetkikiyle beş kavme ayırmıştır. Bunlar; 1. Kurmancı 2. Zaza 3. Soran 4. Güran 5. Lur. Bu Kürt kavimleri birbirlerine başka isimler verirler. Mesela; Kurmancılar kendilerine Kürt demezler, biz Kurmancız derler. Kürtlerin en büyük bölümünü bu Kurmancılar teşkil eder. Zazalar başka lisanları çabuk öğrenirler, Kurmanclar daha geç öğrenirler. Zazaların halk edebiyatı fakirdir, Kurmancların ise çok zengindir. Kürdistan diyarında olan Lisan-ı Kürd, Hazreti Nuh ümmetinden Melik Kürdım’dan kalmıştır. Mustafa Reşit Paşa 1847 yılında Kürdistan eyaletini kurar. Bu eyaletin merkezi, 13 Aralık 2847 tarihli Takvim-i Vekayi’ye göre Ahlat’tır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6946efe3-18a5-457e-89d1-dfaee817d83b.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kalemlerden Öyküler</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın hayal gücü ve potansiyeli sınırsızdır. Bizler okullarda çocuklarımızın eğitim- öğretimi ile ilgilenirken geleceğe de hazırlamaya çalışırız. Yazar olma yolunda ilk adımlarını atan ‘Geleceğin Yazarları’ olabilecek olan çocuklarımıza hayatlarında başarılar diliyorum. Önemli olan ilk adımı atmaktır. Sizler de yazarlık yolculuğuna ilk adımınızı atarak başladınız. Kaleminiz sizleri serüvenden serüvene başarı, sağlık, huzur ve mutluluk ile götürsün. Hayal kurun, hayallerinizi gerçekleştirin, karşınıza çıkabilecek engeller olabilir, sakın vazgeçmeyin. İnternet çağında okumaktan uzaklaşan olmayın, kitaplar iyi birer dosttur. Sevgili çocuklar, düş kurunuz, düş kurmak gerçek yaşamın sınırlılıklarından bizleri kurtarır. Merak etmek, keşfetmek ve düş kurmak akademik yönden de sizleri başarılı kılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70487411-3c9e-4923-a72f-62f527d1eb0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Böyle Sevda</image:title>
            <image:caption>Sen beni hep şiirlerimle hatırla 
Bir de seni sevdiğimi unutma 
Yaz mektubunu ver postaya 
Ulaşır bana 
Bazen de 
Güvercinin ayağına bağla 
Süzülerek gökyüzünde 
Sonsuz mavileri 
 
Beyaz bulutları da takarak kanatlarına 
 
Getirirler bana. 
Çünkü biz eski zaman çocuklarıyız 
Kalmadı böyle bir aşk 
Yok böyle sevda!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/367d5b10-08c1-4f15-8408-b59d9f9c824c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihinde İz Bırakan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>“Kadın, insanın yeryüzünde varoluşundan bu yana nesilleri devam ettiren ana unsurlardan biri olmuştur. Kadın sevgiyi, terbiyeyi, dili, dini ve bütün kültürü nesillere aktaran ilk öğretmendir. Kadının statüsü ve değeri her toplumun kendi inançları, değerleri, normları, kültürü ve hayat biçimi doğrultusunda farklı biçimde şekillenmiştir. Bütün bu algılar toplumların mitolojisine, destanlarına, efsanelerine, yazılı kaynaklarına, diline, müziğine, yapıtlarına, tutum ve davranışlarına yansımıştır. Her toplumun dilinde; kadınlarla ilgili ad, sıfat, hitap şekli, deyim ve atasözleri, çoğunlukla diğerlerinden farklıdır. Toplumun kız çocuklarına ve kadınlara karşı kullanmış olduğu dil, o toplumun bilinçaltıyla birlikte, kadın ve erkek algısını göstermesi açısından oldukça etkili bir veridir.” 

Kadınların tarih sahnesindeki yerini yeniden değerlendiren bu çalışma, Türk tarihindeki kadınların etkisini ve önemini, kapsamlı bir perspektifle ele alıyor. Türk tarihinin farklı dönemlerinde yaşamış ve zamanın akışını sessizce yönlendirmiş kadınların hayat hikâyelerini, hem sosyo-kültürel hem de tarihsel bağlamda inceliyor. Her bir sayfasında; tarih sahnesinde yer alan kadınların, sadece birer figüran olmadıklarını, aksine tarihin akışını etkileyen, dönüştüren ve şekillendiren güçlü karakterler olduklarını gösteriyor. Elinizdeki bu kitap, okuyucularını Anadolu’nun kadim topraklarından Orta Asya’nın sonsuz bozkırlarına, Osmanlı’nın görkemli saraylarından Cumhuriyet’in aydınlık yıllarına uzanan bir zaman yolculuğuna davet ediyor. Bu yolculuk, İslâm öncesi Türk tarihi ve töresinde kadının sosyal statüsünden Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslâmlaşmasına katkı sağlayan Bâciyân-ı Rûm’a, Türk tarihinde kadın velîlerden modernleşme sürecinde Osmanlı kadınına değin uzanıyor. Kitapta; Türk-İslâm tarihi boyunca anne ve kızlarımızın adlarını taşıyarak şerefyâb oldukları Hz. Hatice’den Hz. Fâtıma’ya; Osmanlı tarihinin en güçlü ve en etkili kadınlarından olan Hürrem Sultan’dan Osmanlı hânedanı mensupları arasında yetişen tek kadın şair Âdile Sultan’a; maarifperver bir Türk kadını olan Hanife Hanım Melikova’dan Rusya Türkleri arasındaki kadın hareketinin önderi Şefika Gaspıralı’ya; Aziziye Kahramanı Nene Hatun’dan II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemi edebiyatının önemli temsilcilerinden Halide Edib Adıvar’a kadar Türk tarihinde iz bırakan kadınlar, her biri alanında uzman akademisyenler tarafından inceleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60fe7fb9-cdfb-4b3a-923c-c12c0ceea28f.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğdlar ve Türkler</image:title>
            <image:caption>İslam dünyasından Doğu Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada ticarî, dinî, sosyal ve kültürel etkileşimlerin pek çoğu İpek Yolu sayesinde gerçekleşmiştir. Bu ticaret güzergâhının kadim halklarından biri de Soğdlardır. Orta Asya’nın verimli vadileri çevresinde, Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında, Zerefşan Vadisi boyunca mukim olmuş Soğdlar; dilleri, kültürleri, toplumsal özellikleri ve âdeta “homo economicus” olarak nitelendirilebilecek ticarî kabiliyetleriyle MÖ 6. yüzyıldan MS 10. yüzyıla kadar bölgenin ticaretle maruf olan halkları arasında yer aldılar. Uzun mesafe ticareti yapmaları dolayısıyla Soğdlar, Sâsânilerden Çinlilere, Bizans’tan Müslüman Araplara çok farklı kültürlerin tarihî kayıtlarında boy gösterdiler. 

4. yüzyıldan itibaren Hunların idaresi altında şehir yapısının, ticarî düzenin ve sosyal dokunun güçlendiği bir istikrar dönemine giren Soğdlar, Türk Kağanlığı (Göktürkler) hâkimiyetinde İpek Yolu’nun efendilerine dönüştüler. 6. yüzyılda Türk Kağanlığı’nın sınırlarını Çin’den Bizans’ın doğu sınırına kadar genişletmesi Soğdlara büyük bir pazar alanı açtı. Bu süreçte onlar köklü tarihsel bağlarıyla Türk fatihlere ve hâkimlere hizmet ederek imparatorluğa diplomatik, siyasî ve ticarî bilgileriyle katkı sundular. Gerek İpek Yolu ve Orta Asya tarihinde gerekse eski Türk tarihinde oynadıkları bu sıra dışı role karşın ülkemizde Soğdlar üzerine yapılmış akademik çerçevede müstakil bir çalışma yoktur. Soğdlar ve Türkler: İpek Yolu’nun Tüccarları ve Hâkimleri bu boşluğu dolduruyor ve okurunu İpek Yolu’nda bir seyahate çıkartıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd1ab661-aa06-498c-8b4e-f2ae1810e3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercinim Süt Beyaz</image:title>
            <image:caption>Aslında ben daha önce de 
Güvercinlere 
Gülümsemiştim. 
Hatırlıyorum şimdi 
Bir yanımda nar ağacı 
Vardı 
Diğerinde zeytin. 
Küçücük elleri vardı hem 
Annemin 
Ve daha o günden 
Alfabesi Öğretiyordu dilini 
Sevginin. 

Güvercinim Süt Beyaz şiirinden… 

Şair Gökhan Akçiçek, çocukları, gençleri ve tüm şiir severleri kelimeler ve seslerin dünyasında bir yolcuğa çıkmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5db5fbfb-f926-4992-b7cb-f1906dfc4ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Öksüz Kaptan</image:title>
            <image:caption>Öksüz: “Tiyatroyu methederdiniz. Hakikat methe seza imiş. Çünkü eğlenilecek ve hem oyunundan mevzuundan insan istifade edebilecek.”

Jocetyn: “Evet efendim… Tiyatronun icadı asıl bu maksada mebnidir. Tiyatrolar istifade ve tahsil-i edep için icat olunmuş bir eğlence mahallidir. Fakat bu istifade aktris seçmek veya aktörlerin yalnız vaziyetine dikkat ile vakit geçirmekle kabil değildir. Eğer icra edilen lubiyat hakikat istifade niyetiyle temaşa olunursa pek müfit ve aksi hâlinde gayet muzırdır.”

Edebiyatımızın unutulmuş romanlarından biri olan Öksüz Kaptan, İzmirli öksüz bir çocuk olan Süleyman’ın hikâyesine odaklanırken aynı zamanda bizleri 1845 yılının İzmir ve Londra’sına yolculuğa çıkarıyor. Her iki şehrin gündelik hayatının ayrıntılarıyla anlatıldığı bu metinde hem yerel hem de küresel veçheleri olan bir dünyayla karşılaşıyoruz. Felaketlere ve kötülüklere maruz kalan bir kişinin usta bir kaptana dönüşme serüveni, 1840’ların ticari, hukuki ve sosyal şartlarıyla kesişerek gözler önüne seriliyor. Homeros ve Süleyman Bey arasında kurulan bağlantıların yanında edebiyatımızın operaya dair ilk temsillerinden biriyle de Öksüz Kaptan’da karşılaşıyoruz. Elinizdeki roman, yerelliğin, milliğin, küreselliğin ve kozmopolitliğin özgül bir terkibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d16a07-838d-4b85-9683-f4f07643fd57.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Askeri Yenilik</image:title>
            <image:caption>Türk askerî yeniliği nedir ve hangi şartlarda gerçekleştirilmiştir? Sonuçları ve askerî alanın ötesine taşan etkileri nelerdir? Türkiye’de Askerî Yenilik bu sorulara cevap bulmak amacıyla başlatılan bir projenin sonuçlarını aktarıyor. 

Ambargolarla mücadele etmek durumunda kalan ülkemizde üretilen sistemler, ordunun teşkilat yapısından doktrine, uluslararası etkinlikten toplumsal değerlere kadar birçok alanda değişimi tetikleyen bütüncül bir yenilik ortaya çıkardı. Elinizdeki esere göre bu başarıda temel belirleyici etken, alana kendini adayan sivil ve asker uzmanların oluşturduğu uyumlu sosyal ağlar olmuştur. Kitapta bu iddia, konuyla ilgili düşünen ve araştırma yapan akademisyenlerin kaleme aldığı makalelerle temellendiriliyor ve askerî yeniliğin Türkiye’deki tarihinden olumlu-olumsuz örneklerle somutlaştırılıyor. Barış Ateş’in editörlüğünde hazırlanan ve ilk olarak İngilizce’de yayımlanan eser VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla Türk okuruyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7343f017-591b-493f-afe1-6001af51cdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Lezzetli Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yemek, hayatta kalmak için gerekli olmanın ötesinde, kadim tarihin ve kültürün bir yansımasıdır; dolayısıyla her yemeğin ardında bir gelenek yatar ve her lezzet, insanlığın eşsiz bir ânını temsil eder. Bu yüzden popüler bilim yazarı J. M. Mulet tarihi yemeklerle anlatmayı tercih ediyor ve ortaya çok lezzetli bir dünya tarihi çıkıyor. Fakat bu kitabı aynı zamanda “yemeğin tarihi” olarak okumak da mümkün. 
Kitap insanın yiyecekle olan ilişkisini itinayla inceliyor, binlerce yıldan bu yana dünya halklarının kendi yemek kültürlerini nasıl geliştirdiklerini gösteriyor. Lezzetli Dünya Tarihi varoluş ve yemek yeme arasındaki ilişkiye tartışmalı ve tamamen yenilikçi bir bakış açısıyla yaklaşan meşhur İspanyol yazar Mulet’in en iddialı projesi; mamut iliğinden fast food’a kadar her yemeğin anlattığı hikâyeyi ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd620ed-681c-4144-a530-21dd1d4d6536.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Mimarlık</image:title>
            <image:caption>1910’la 1970 arasında bir yerlerde mimarlık değişti; ve bir sanat formu olarak mimari, geleceğin geçmişten kurtuluşunu simgeledi. Bu kitapta modern mimarinin gerçekleşmesi için kültürel ve entelektüel fırsatların önünü açan teknik yenilikleri araştıran Adam Sharr, çelik ve betonarmenin icadının binaları şekillendirme olanaklarını nasıl kökten değiştirdiğini, mimarların hayal edebileceklerini nasıl dönüştürdüğünü, iklimlendirme ve aydınlatma için yeni sistemlerin nasıl kullanıldığını gösteriyor. Daha büyük kültürel fikirleri de sembolize eden modern binalardan bir seçkiye odaklanan Sharr, modern mimarinin nasıl olduğunu, neden böyle olduğunu ve nasıl hayal edildiğini tartışıyor. Modern mimarinin şekillenmesine yardımcı olan bazı tarihçi ve eleştirmenlerin çalışmalarını da göz önünde bulundurarak, bu alanın binaları kadar hikâyecilerine de ne kadar çok şey borçlu olduğunu gösteriyor. Mimarlık tarihinde bir dönüm noktası olan modern mimariye kapsamlı bir giriş için değerli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2498fd3-51f1-4513-9bdf-5fe83c361f56.jpg</image:loc>
            <image:title>Medhal-i İlm-i Hukuk</image:title>
            <image:caption>Münif Paşa faaliyet ve eserleriyle, Tanzimat dönemi devlet adamları arasında medeniyet, ilerleme, bilim, yeni eğitim, siyasi-hukuki dönüşüm gibi ana yönelişleri tek başına temsil edebilecek nadir şahsiyetlerden. 1880’den itibaren Mekteb-i Hukuk’ta okuttuğu Hukuka Giriş dersi için hazırladığı Medhal-i İlm-i Hukuk ise Türkçede bu alanda kaleme alınan ilk kitap olma özelliğine sahip. Tercüme-uyarlama yoğunluklu yazı faaliyetinin hukuka odaklanan veçhesinin mahsullerinden olan bu eserde Münif Paşa, Belçikalı hukukçu Parfait-Joseph Namur’un Hukuka Giriş kitabını esas alıyor. Modern Batı düşüncesinin ürünü olan bir hukuk metniyle nasıl ilişki kurulabileceğini, model alma ve uyarlama konusunda takip edilebilecek yöntemleri kendi zaviyesinden gösteriyor. Önümüze getirdiği meseleler bakımından güncelliğini koruyan eser, ilk karşılaşmanın barındırdığı temel çelişkileri ve uzlaştırma çabalarını görmek için elverişli bir imkân, çağdaş Türk düşüncesinin hukuka dair tartışmalarını başlangıç noktasında kavramak isteyenler için önemli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07fd3289-66ad-4caa-9fd8-d731c67b0e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Bir Ayıyla Karşılaşırsam?</image:title>
            <image:caption>Umarım hiçbir zaman bir ayıyla karşılaşmam.
Çünkü karşılaşırsam...
Ne yaparım gerçekten bilmiyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ebdae00-e4f5-4701-adef-bacea92d0e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayasofya’da Bir Çığlık</image:title>
            <image:caption>Çığlıklar sahipsiz mi kalacak?
25 Şubat 1943… Üçüncü Reich&apos;ın özel treni, üstünde gamalı haçlarla sabah yedi sularında Sirkeci Garı&apos;na vardı. İttihat ve Terakki&apos;nin efsane liderlerinden Talat Paşa&apos;nın kemiklerini Naziler büyük bir özen ve saygıyla anayurduna getirmişlerdi. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun son dönemlerine damgasını vurmuş görkemli sadrazamın naaşını heyecanla bekleyen İstanbullular diğer yandan da ülke sınırlarının dışında devam eden İkinci Dünya Savaşı&apos;nın vahşetini korkuyla izliyorlardı. Naaşın toprağa verilmesinden bir gün sonra Ayasofya&apos;da yaşanan gizemli olaylar kadim şehri sarsmaya başladı.
Ayasofya asırların ardından yine yazgıları belirlemeye ve hayatları sonlandırmaya mı hazırlanmaktaydı?
Türklerin, Almanların, İngilizlerin ve Rusların gerçekleri ve düşleri aynı kaygılarda mı buluşacaktı?
Üç semavi dinin elem ve korkuda birleşmeye zorlandığı; üzüntüleri, hayal kırıklıklarını ve sevinçleri birlikte yaşadığı sırlarla dolu bir hikâye. Sultanahmet Camisi&apos;nin hocası, Aya Yorgi Kilisesi&apos;nin papazı ve bir Karay Türk&apos;ünün hayat çizgilerine dehşet içinde tanık olacağınız, sizi 1943 senesi İstanbul&apos;una götürecek çok da uzaklarda kalmamış bir eski zamanlar romanı.
Bireylerin ve devletlerin aynı sahneyi, Ayasofya&apos;yı paylaştığı bir dram!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65595cd-86d8-460d-bc4b-870c41691c12.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Beşeri Bilimler ve Osmanlı Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Son otuz yılda beşerî bilimlerin neredeyse tüm dalları hızla gelişen bilişim teknolojilerinden yararlanmaya başladı. Hatta birçok araştırma sahasında bu teknolojiler yöntemleri şekillendirir hâle geldi. Bilgisayar ve internetin gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası olduğu bir dünyada tarihçiler de kendi sahalarında kullanılabilecek bilişim teknolojileri üzerinde düşünmeye ve onları araştırmaya çoktandır başlamış durumdalar.  

Sahalarında uzman tarihçilerin bu kitapta sunulan on farklı makalesi; Osmanlıca metinlerin yapay zekâ yazılımları ile günümüz harflerine çevrilmesini sağlayan projelerden, kültürel mirasın tespiti, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için geliştirilen dijital yöntemlere ve çeşitli arşiv kaynaklarından edinilen büyük verilerin tarihçilerin yorumlamasına izin verecek analiz tasarımlarına; tarihî verilerin dinamik görselleştirilmesinden Coğrafî Bilgi Sistemleri’nin kullanımına kadar geniş bir yelpazede, dijital beşerî bilimler ve Osmanlı tarihçiliğinin kesiştiği noktalara ışık tutuyor. Son yıllarda tarih bölümlerinin lisans üstü ve hatta lisans programlarında yer almaya başlayan bu yöntem ve yaklaşımlar hakkında yayımlanmış en kapsamlı eserlerden biri olan bu derleme, tarih araştırmasını yeniden şekillendiren öncü teknikleri sergiliyor. Açık kaynaklı veri tabanlarının ve yazılımların Osmanlı tarihçileri için etkin kullanımını ortaya koyan bu eser, arşivlerde geleneksel yöntemlerle gözden kaçan bilgileri gün yüzüne çıkarma ve yeni argümanlar oluşturma için eşsiz bir rehber olacaktır.  

VakıfBank Kültür Yayınları’nın Türk tarihçiliğindeki yeni eğilim, yöntem ve bakış açılarını bir araya getiren Çalıştay serisinin üçüncü kitabı Dijital Beşerî Bilimler ve Osmanlı Çalışmaları sadece Osmanlı tarihine yeni pencereler açmakla kalmıyor, aynı zamanda geleneksel yöntemleri yenilikçi yaklaşımlarla birleştirerek gelecek keşiflere öncülük ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89738706-1ffc-44a5-8f91-25b6e8688c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gönül Davası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayata pembe gözlükleriyle bakan ve her istediğini elde eden bir kızdı Gülfem Leyla Gökalp. O gözlüklerle gördüğü masalsı hayatın bir nevi prensesiydi. Ta ki beklenmedik bir olay sonucunda hiç bilmediği bir mahalleye yolu düşene kadar… Gözlük düşmüş ve pembeler kaybolmuştu, hayatın renkleri daha farklıydı artık. Daha acımasızdı. 
Çünkü kalbini hiç olmaması gereken birine kaptırmıştı. Karadeniz&apos;in hoyrat suları kadar hırçın bir adamın sevdasına bile isteye esir düşmüştü. 
Kadir Agâh Varol, namı diğer Maçkalı Agâh... Küçük mahallesinde kendi halinde yaşayan tamirci bir adam görüntüsünün ardında sakladığı gerçekler bambaşkaydı. Kaçtığı bir geçmiş ve arkasında bıraktığı bir kimlik vardı. Karanlık dünyasına bir ışık gibi doğan Gülfem’e kadar onun için her şey gayet düz ve netti. Gülfem’den sonra ise bildiği her şeyin cevabı birer birer değişmiş, karmakarışık bir hale bürünmüştü. Ortaya çıkan sırlara ve tüm olmazlara inat bir araya geldiklerinde ise kaderin ikisi için planladığı şeyler kaçınılmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb1076c-5296-4b25-80f0-ec43f7e081b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahip</image:title>
            <image:caption>Bir rahibin çiğneyemeyeceği kurallar vardır. Rahipler evlenemezler, Hıristiyan cemaatini terk edemezler ve Tanrılarını yüzüstü bırakamazlardı.
Kurallara uyma konusunda her zaman iyiydim. Ta ki o gelene kadar. Onun ardından yeni kurallar öğrendim.
Benim adım Tyler Anselm Bell. Yirmi dokuz yaşındayım. Altı ay önce kilisemin sunağında bekâret yeminimi bozdum ve Tanrı yardımcım olsun ki bunu tekrar yapmaktan çekinmeyeceğimi de biliyordum.
Ben bir rahibim ve bu benim itirafım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a4c4635-60d1-4612-964c-6491807a76ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Çağdaş bir devlet ve toplum inşası Cumhuriyet’in en önemli hedeflerinden biridir. Bu inşa sürecinde sanatın ve edebiyatın nasıl araçsallaştırıldığı, Cumhuriyet kanonu oluşturulurken hangi fikir ve temaların öne çıkıp hangilerinin gölgede kaldığı eserlerde, yazarlarda ve temalarda kendisini belirgin bir biçimde gösterir. Cumhuriyet’in “terakki” ülküsü, sanat ve edebiyatla tecessüm etmiş, hararet ve hayatiyetini de sanatla var etmiştir. 

Cumhuriyet’i anlamak, bir yönüyle onun edebiyat ve sanatla olan ilişkisini de anlamak demektir. Elinizde tuttuğunuz kitap, bu anlama çabasından yola çıkarak bu geniş alana mütevazı bir katkıda bulunmayı hedefliyor. Cumhuriyet’e edebiyatın ve sanatın perspektifinden bakmayı amaç edinen bu kitap, alanında uzman araştırmacı ve akademisyenlerin makalelerinden oluşuyor. Okurunu Halid Ziya’nın romanlarını sadeleştirme gayretinin arkasında yatan motivasyonlardan Kemal Tahir’in romancılığını da kuşatan Cumhuriyet algısına, dönemin hâkim yayıncılık anlayışından saklı kalmış popüler romanların işlevine değin pek çok farklı konu üzerine düşünmeye sevk ederken Anadolu’nun Cumhuriyet’le kazandığı anlama dikkat çekerek onun farklı yerlerinde mevcut olan Atatürk anıtlarının hikâyesine de kulak vermeye çağırıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. Yılında VakıfBank Kültür Yayınları, Atelye serisinin Edebiyat ve Cumhuriyet odaklı kitabıyla bu asırlık hikâyeyi 100. yılın tanıklarına çeşitli açılardan aktarırken Cumhuriyet’in katmanlı yapısına da vurgu yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92642725-f747-4669-9209-0f13719ca7a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürüksu ve Batum Notları</image:title>
            <image:caption>“Batum’da buluşma yerleri kahvehanelerdir. Minyatür kahve fincanlarının başında oturan Batumlu siyasetçiler bütün önemli sorunlarını konuşup karara bağlıyorlar. Bu arada bir hayli ilginç bir toplantıya denk geldim. Bejanidze Konağı’nın önünde, yolun ortasına küçücük, alçacık hasır tabureler atılmış, bu taburelere gayet kerli ferli insanlar oturmuş, tabure bulamayanlar ise bunu dert etmeyerek doğrudan yere bağdaş kurmuşlardı… Batum’un bu kalburüstü şahsiyetleri muhtemelen baba ocaklarında kalmakla Türklerin peşinden gidip gitmemeyi tartışıyorlardı.” 

Çürüksu-Batum Notları, on dokuzuncu yüzyılda A. Frenkel’in kaleme aldığı seyahat notlarından oluşur. Bu notlar, son derece kişisel bir tanıklığı imlediği gibi tarihsel olarak Batum’un Osmanlılar tarafından Ruslara nasıl bırakıldığını aktaran bir metindir. Kobuletlerin İslam’ı benimsemesi üzerine yaşanan değişimlere de odaklanan bu metin, okurlara on dokuzuncu yüzyıl Çürüksu ve Batum Bölgesi’nden bir kesit sunar. Yer yer savruk bir anlatının hâkim olduğu bu metin, resmî tarih anlatılarına da alternatif oluşturur. Batum ve Çürüksu’daki yönetim biçiminden yemek ve kıyafet kültürüne, yöre halkıyla Türklerin ilişkilerine, Kobuletlerin yaşam pratiklerine ve dillerine, eğitim hayatına ve alınan vergilere kadar, gündelik hayatın pek çok katmanına değinen bu seyahat notları hem kişisel hem de toplumsal hafızayı besleyen bir kaynak olarak karşımıza çıkar. Rusçadan Türkçeye ilk kez çevrilen bu notları VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okur ve araştırmacıların dikkatlerine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1cd65db-4db1-4578-ac67-ff8831103fbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Enstitü Bize Ne Söyler?</image:title>
            <image:caption>Kişisel bir anlatı olarak oldukça konuşkan bir eser olan, muhtevasındaki sorunsallaştırmaların ve göndermelerin hâlâ güncelliğini koruduğu, ülkenin modernleşme serencamının kilit noktalarına dokunan Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanı, edebiyat kamusu dışındaki alanlarla karşılaşsa, acaba metin hakkında neler duyarız? Tanpınar veya Saatleri Ayarlama Enstitüsü hakkında bugüne kadar yazılanlar okunmadan bu roman yorumlanamaz mı? Yahut edebiyat birikimi içinden gelen bazı araştırmacılar, romana yeniden baksalar neler görürler? Tanpınar’ın edebî kimliğine, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün ne’liğine ilişkin ortaya konan literatürün hilafına yorumlar mümkün olamaz mı? Bu yorumların bizzat kendileri yoruma tabi tutulamaz mı? Bu kitap, bu sorulara cevap bulma arayışının bir sonucu olarak doğdu. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü, kendi sahasının birikimi ve farkındalıkları ile okuyabilecek, edebiyat eleştirmenlerinin yorumlarından görece uzak, farklı alanlardan da akademisyen ve araştırmacılar yorumluyor. Farklı disiplinlerin birikimlerinin, kurgu üzerine düşünmeleri hâlinde, alışılmışın dışında pratikler ortaya çıkıyor ve sahaya yeni kavramlar hediye ediliyor. Bu kitaptaki yazılar, sadece Saatleri Ayarlama Enstitüsü literatürüne değil genel olarak Türk romanına dair yeni perspektiflerin gelişmesine, yeni yorum imkânlarına ve ufuk arayışlarına ön ayak olacak. Romanı disiplinler arası bir okuma zeminine açan bu çalışmada, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ne ilişkin bugüne kadar söylenmeyenleri duyabileceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a640cb-74d1-4cc2-b4d7-7619229d7300.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Mesleki Eğitimle İmtihanı</image:title>
            <image:caption>Mesleki eğitim, uzun yıllardır ülkelerin en önemli zenginliği olan “beşeri sermayeleri”ni geliştirerek sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için çok önemli katkı sağlıyor. Nitekim mesleki eğitimin bu önemli rolünün farkında olan ülkeler, uzun süredir mesleki eğitim sistemlerini daha erişilebilir ve nitelikli kılmak amacıyla önemli adımlar atıyorlar. Dolayısıyla mesleki eğitim hakkındaki küresel tartışmalar ve mesleki eğitimi güçlendirmek için yapılan çağrılar pek yeni sayılmaz, ülkemizde de Kalkınma Planları başta olmak üzere birçok üst politika belgesinde mesleki eğitimin önemine vurgu yapılırken atılması gereken adımlara dair öneriler dile getiriliyor. Yeni olan ise mesleki eğitimin özellikle 2000’li yıllarda yaşanan teknolojik ve toplumsal dönüşümle birlikte daha da önemli hâle gelmesidir. 2008 yılında yaşanan küresel ekonomik daralma, teknolojik dönüşümlerin ve eğitimin evrenselleşmesinin neticesinde artan genç işsizliği ve “ne eğitimde ne istihdamda olan” genç gruplarındaki artış, tüm dünyanın etkilendiği sorunlardan sadece birkaçı.  Mahmut Özer, Türkiye’nin Mesleki Eğitimle İmtihanı adlı bu eserinde uzun yıllardır dile getirilen önerilerin temellerini, mesleki eğitimin Türkiye’de bugüne kadar istenen düzeye gelememesinin gerekçelerini, dünyanın karşılaştığı sorunların çözümünde mesleki eğitimin nasıl bir rol oynadığını ve en önemlisi, Bakanlığı döneminde Millî Eğitim Bakanlığı tarafından atılan adımları detaylı şekilde değerlendiriyor. Son yıllarda yayımladığı mesleki eğitim üzerine bilimsel çalışmalar, makaleler ve gazete yazılarını içeren bu çalışma mesleki eğitimin günümüze kadar yaşadığı sorunların temeline ışık tutarken geleceğe dair önemli çıkarımlar sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315d91f6-6711-46c6-8dff-adc73d1d926f.jpg</image:loc>
            <image:title>Raşomon ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Hırsız olmak veya açlıktan ölmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalan yoksul bir adam, yağmurdan korunmak için toplu mezara dönüşmüş bir harabeye, Raşomon Kapısı’na sığınır. Orada, alacakaranlıkta, cesetlerin saçlarını yolan ihtiyar bir kadınla karşılaşır... 
 
Kurosawa’nın muhteşem filmine esin kaynağı olmuş “Raşomon” ve “Koruda” öykülerinin yanı sıra “Örümceğin İpi”, “Cehennem Tablosu” ve “Burun” öykülerinden oluşan, Ryunosuke Akutagava’nın insani ihtiyaçları ve kusurları ustalıkla ortaya koyduğu bu derleme, okuru cadılar, haydutlar ve rahatsız edici olduğu kadar şaşırtıcı karakterlerle dolu efsanevi bir Japonya’nın karanlığına sürüklüyor. 
 
“İnsan onun en iyi eserlerini tekrar tekrar okumaktan asla bıkmıyor. Zarif ve sade üslubu gerçekten ürpertici bir görkeme sahip.” 
 Haruki Murakami</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ec8c418-21f0-4619-9770-eb04f3e60eb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeksiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Tahran’ın eteklerindeki yemyeşil bir bahçede birlikte yaşamak için farklı hayatlardan gelen; aralarında orta yaşlı varlıklı bir ev kadını, bir fahişe ve bir öğretmenin de bulunduğu beş kadın ve iç içe geçen kaderleri… 
 
Kadın özgürlüğünü tasvir ettiği için İran’da yayımlandıktan kısa bir süre sonra yasaklanan Erkeksiz Kadınlar, çağdaş İran’daki yaşamın güçlü bir alegorisi. Yakın İran tarihinden izler taşıyan bu unutulmaz roman okurları toplumsal cinsiyet, ahlak, ölümlülük, şiddet ve ilişkiler üzerine düşünmeye davet ederek aile ve toplumun dar sınırlarından kaçan kadınları betimliyor ve erkeklerin olmadığı bir dünyada yaşayacakları bir gelecek hayal ediyor. 
 
 
“Parsipur cesur, yetenekli bir kadın ve hepsinden önemlisi büyük bir yazar.” 
Marjane Satrapi 
 
“Parsipur, bu büyüleyici, güçlü kısa romanda hem fabl hem de tartışma tekniklerini kullanarak geleneksel İran cinsiyet ilişkilerine karşı protestosunu sürdürüyor.” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ee4903-1fdf-44d5-a568-3fb91ecbb251.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecinniler</image:title>
            <image:caption>Elif Batuman, Amerika’da “2010’un En İyi Kitapları” listelerinde yer alan ilk kitabı Ecinniler’de, özyaşamöyküsü, gezi günlüğü, deneme, eleştiri ve inceleme biçimlerini incelikle iç içe geçirerek sadece entelektüel birikimini değil, aynı zamanda “Rus edebiyatı ve okurlarıyla maceralar”ını aktarıyor. 
 
Yeri geliyor Tolstoy’un atalarının malikânesindeki olası bir cinayeti araştırmasını izliyoruz, yeri geliyor Stanford, İsviçre ve St. Petersburg’a doğru yol alıyor, Puşkin’in Kafkasya’daki gezintilerinin izini sürüyor; Eski Özbekçede neden ağlamak fiili için yüzlerce farklı kelime bulunduğunu öğreniyor ya da Neva Nehri’nin üzerine inşa edilen 18. yüzyıldan kalma bir buz sarayını görüyoruz. 
 
Aşk ve roman, tarihte birey, yüksek lisans öğrencisinin varoluşsal krizleri: Hepsi Ecinniler’de yerini buluyor. Puşkin’den Platonov’a kadar en sevdiği yazarların izinden giden Batuman, büyük edebiyatçıların eserlerinden yaptığı okumaları onların hayatlarının hüzünlü ve komik hikâyeleriyle ustaca birleştirerek hayata dair mühim soruların yanıtlarını arıyor. 
 
 
“Ecinniler, Rus edebiyatı ya da yüksek lisans üzerine yazılmış en komik kitap olabilir. Sayfaları bir bir okurken bazen öyle eğleniyorsunuz ki Batuman’ın doğal kalemi ve zekâsına imrenmeyi bile unutuyorsunuz. Kuşağının en iyi yazarlarından biri olduğunu belirtmeye gerek bile yok.” 
Benjamin Kunkel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b8f329-6748-46c8-9d6e-8f4aae47d886.jpg</image:loc>
            <image:title>Notre-Dame&apos;ın Kamburu - Çocuk Klasikleri Kısaltılmış Metin</image:title>
            <image:caption>Notre-Dame’ın Kamburu, dansçı Esmeralda, katedral çanlarının koruyucusu Quasimodo ve Prens Phoebus arasındaki karmaşık ilişkileri merkezine alıyor. Notre-Dame Katedrali, bu karakterlerin hayatlarını ve Paris’in sokaklarını birleştiren bir arka plan rolü oynuyor. Bu büyülü şehir ve katedral, gizli duyguları ve yolları aydınlatırken aynı zamanda karanlık sırların saklandığı bir yer haline geliyor. 
 Victor Hugo, klasik eseri Notre-Dame’ın Kamburu’nda, karakterlerin sırlarla dolu yaşamlarını ve Paris’in büyülü atmosferini bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6edf63de-61c0-4bd3-9ded-bc00d92fc53a.jpg</image:loc>
            <image:title>Paniğe Mahal Yok</image:title>
            <image:caption>Bir Şey Olduğu Yok&apos;un Yazarından 
“Onun kitaplarıyla tanışın. Eşi benzeri olmayan dünyaların kapılarının açıldığını göreceksiniz.&quot; — THE ATLANTIC 
Time, Esquire, USA Today, Entertainment Weekly, Vogue, Millons ve Kirkus&apos;un &quot;Yılın En İyi Kitabı&quot; seçkilerinde. 
Frankie Budge on altısında, yazar olmaya hevesli, okula mesafeli, sıradışı bir genç kız. Oldukça yalnız. 1996 yazının akıllara ziyan sıcağını atlatmaya çabalarken, büyükannesinin evine yeni taşınan en az onun kadar egzantrik Zeke ile tanışır. İkilinin arasında hem romantik hem de yaratıcı kıvılcımlar uçuşmaya başlar. Küçük kasabayı birlikte tasarladıkları imzasız afişler ve göreni afallatan şifreli metinlerle donatırlar: Kenar, altın arayıcılarıyla dolu bir gecekondu mahallesi. Biz kaçağız, kanunsa bize aç, bize susamış. 
Afişler yayıldıkça, işin arkasında kimlerin olduğu sorusu yerel halk arasında koca bir paniğe neden olur; kasabanın sınırlarını aşıp trajik sonuçlara yol açacak bir panik. 
Sene 2016. Frances Eleanor Budge’ın özenle kurduğu hayatı yirmi yıl sonra gelen bir telefonla altüst olmak üzere. 1996 Coalfield Paniği olarak bilinen ve bunca yıldır üstünü örtmek için uğraştığı şeyin sorumluluğunu alma zamanı geldi. 
Kevin Wilson&apos;ın benzersiz zihni gençlik aşkı, kimlik ve sanatın kestirilemez gücü üzerine alışılmadık bir yolculuğa çıkarıyor bu kez bizleri. Paniğe Mahal Yok peşimizi bırakmayan sırlar ve gerçeğin özgür bırakabilecekleri hakkında cesur bir büyüme hikâyesi. 
“Wilson o kadar eğlenceli, zeki ve ‘zahmetsizce gerçeküstü’ hikâyeler anlatıyor ki okumaktan çok, tatlı bela yeni bir arkadaşla tanışmak gibi geliyor.” — ENTERTAINMENT WEEKLY 
“Wilson bizlere bir kez daha oyununun zirvesinde olduğunu gösteriyor. Cesur bir hikâyeyi kendine has anlatımı, sanatın gücü ve yitip giden gençliğin getirdiği belirsizliklerle süslüyor.” — CHICAGO REVIEW OF BOOKS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ebd2de-6170-47ad-9643-ac2ab1b0147f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mit Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Gerçek, doğumdan ölüme kadar bu hayattaki 
tek hakiki pusulamızdır. 
 
Türkiye karşıtı Ezoterik casusluk örgütü nasıl çökertildi? 
Dövüş Kulübü’ndeki gibi testten geçilerek girilen gizli örgüt hangisi? 
MİT, ABD’nin ‘üç harflisi’ CIA’e nasıl bakıyor? 
MİT’in; PKK, FETÖ, DEAŞ ve El Kaide raporlarında neler var? 
23. Başkan Hakan Fidan’ın Anglosakson uzmanlığı nereden geliyor? 
MİT’te Mason kardeş, Mason localarında MİT’çi birader var mı? 
CIA’in istihbarat kursundaki çarpıcı ayrıntı: Burç operasyonu… 
Süperman’in istihbarat yetenekleri, MİT’in istihbarat yetkileri… 
Tarsus’taki esrarengiz kazının şifreleri… 
Hakan Fidan’ın entelektüel sırları… 
MİT’e girmek isteyen Y ve Z kuşağına tavsiyeler… 
 
Serinin birinci cildi MİT Efsanesi’nin izinden giden bu kitap; Türk istihbarat teşkilatının 21. yüzyıldaki gayriresmî gerçeklerini, zamana dirençli bir üslupla gelecek nesillere aktarıyor ve yaşanmış hakikatlerin sır perdesini aralıyor. 
 
Gazeteci ve romancı Ferhat Ünlü, MİT’in son 23 yılının kilometre taşlarını; belgeyle, bilgiyle ve -kendi şahit oldukları da dâhil- yaşanmışlıklarla okura sunuyor. 
 
Elinizdeki kitabı okurken ‘Gerçek olaylardan esinlenmiş’ bir istihbarat filmini izliyormuş hissine kapılacaksınız. 
  MİT Gerçeği; tüm nesilleri, büyülü bir istihbarat şölenine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15ba64bc-8ad0-42ec-9244-abc221c27aba.jpg</image:loc>
            <image:title>Selim Hacısalihzade Kitap Seti</image:title>
            <image:caption>Selim Hacısalihzade Kitap Seti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2e820b5-0598-4a3b-bb0d-8b44fd680e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon ve Sokratik Diyalog</image:title>
            <image:caption>Erken diyaloglardan Devlet’e doğru ilerleyen anlamlı bir tasarıma dair en makul açıklama yazarın niyeti ile ilgili hipotezdir. Çünkü bana kalırsa hepimiz örtülü bir biçimde böyle bir tasarım ve niyeti fark ediyoruz, konuşanın Platon olduğunu ve Devlet’in merkezî kitaplarında yalnızca Sokrates’in diyalog personasının konuşmadığını biliyoruz. Bizim için Platon diyalogların yazarıdır. Diyalogları birbirine bağlayan ve Devlet’te her biri bir araya gelen tematik hatlar ağının oluşturduğu birlik örüntüsü şunu söylememize müsaade eder: yazarın kastı işte bu. 

Literatürde tartışılmaz bir yere sahip olan, geçtiğimiz yüzyılın en önemli felsefe tarihçilerinden Charles H. Kahn Platon ve Sokratik Diyalog’da, Platon yorumculuğunda hâkim olan paradigmaya karşı ciddi bir eleştiri ve ikna edici bir alternatif sunuyor. Platon’un erken dönem eserlerinin, onun olgun felsefesinin açıklanması için bilinçli bir hazırlık olarak okunduğu kitapta, diyaloglar arasındaki farklılıklar filozofun düşüncesindeki aşamalar değil, gerçekliğe dair yeni ve alışılmadık bir görüşün sunulmasındaki farklı yön ve anlar olarak değerlendiriliyor. Kahn’a göre Sokratik diyaloğun kurgusal karakteri bir kez kabul edildiğinde, Platon’un erken dönem diyaloglarının tarihsel Sokrates’in felsefesini temsil ettiğini düşünmek için hiçbir neden kalmaz ve Devlet ile Phaidros’a kadarki tüm diyaloglar bütünleşik bir biçimde yorumlanabilir. 
 
Platon ve Sokratik Diyalog, Platon felsefesi ve literatürüne girmek için eşsiz bir fırsat sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd358843-c453-4de9-aca6-b78a329f1711.jpg</image:loc>
            <image:title>Murat Yarım Kitapları Seti</image:title>
            <image:caption>Murat Yarım Kitapları Seti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc254d0-7033-43a4-b062-e4304888b0f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin Mitralyöz</image:title>
            <image:caption>Aşkın çölünde dolaşan yitik ruh 
Sevdaya gömülmüş 
İçsel bunalımın tuhaf duvarlarında 
Gönlünün labirentlerinde kaybolmuş 
Aşkın ağına takılmış 
Umutları birer birer solan çiçekler gibi 
Sevdayla yoğrulmuş 
İçsel çatışmanın gölgesinde 
Sonsuz özlemle yanmış 
Aşkın kıyısında savrulan bir gemi gibi 
Kalbinde fırtınalar koparan 
Tutkulu bir yolcu 
Aşkın doruklarında 
Kendi yankısında kaybolan bir âşık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a372a03-59da-4cf5-94de-04f4bf6848af.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Klasikler Dizisi (4 Kitap Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatından ünlü dört klasik yapıt bir arada...
Ve %40 oranında daha avantajlı fiyat...
Dünya klasiklerinin ünlü dört yapıtı çizgi roman dizisi olarak kutu içinde bir arada… Özgün tam metinlere uzanan yolculuğun başlangıcı olacak bu dizi, renkli bir anlatımla meraklıları ve özellikle genç okurları klasikler dünyasıyla tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b8b376-d5e1-4c13-998f-a0b226589d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekercik Kitap</image:title>
            <image:caption>Akşam bütün aile toplanıyor. Yemekler yenecek. Çaylar içilecek. Dedeler, nineler, torunlarıyla hasret giderecekler. Anneler ve babalar akşamüzeri gelecekler. Ama Elfin ve Elif okuldan çıkar çıkmaz koşup geldiler. Dedelerinden masal dinlemek en sevdikleri şey.   Bir dede, bir nine, Elfin ve Elif… Abdullah Harmancı’nın kaleminden yeri gelince ormanlara, yeri gelince denizlere dalıp türlü maceralara şahit olan iki kardeş. Bir fil, bir tilki, bir ahtapot, bir çoban, bir kedi ve bir devekuşu hikâyenin diğer kahramanları. Onlar dışında çok özel biri daha var bu kitapta, uzak diyarlardan gelen bir misafir: Hanne! Her bir hikâye zengin kelime dağarcığıyla, Türkçenin incelikli kullanımı ve güzel ifadelerle dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e710447-f7e6-4c05-a113-0b375acc925f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddet ve Politika - Felsefede Temel Tartışmalar ve Konumlar</image:title>
            <image:caption>Şiddet ne ölçüde kavramsallaştırılabilir? Kavram ile gerçeklik arasındaki bir etkinlik olarak felsefe, şiddeti hangi zeminlerde düşünülebilir kılar? Gündelik dilde “şiddet” denilince zihnimizde çok sayıda “şiddet sahnesi” ve “görüntüsü” canlanır ancak söz konusu, kavramla iş gören felsefede şiddeti tartışmak olunca, şiddetin dolayımsızlığı ve aniliği onu kavramayı güçleştirir. Ama gerçekten de şiddet bütünüyle dolayımsız mıdır? Elinizdeki eser yöntem olarak çok biçimli ve çok boyutlu bu konuyu onun kavranmasına yönelik çoklu bir strateji izleyerek ele alıyor. Bu yöntem öncelikli olarak politik felsefe tartışmaları açısından şiddet konularını ele almayı içeriyor. Filozof odaklı bir yaklaşım yerine, filozofların savunduğu konumları ve özellikle onların arasındaki tematik ve kavramsal farklılıkları öne çıkaran bir yaklaşım izliyor. Dolayısıyla kitapta bir filozofun şiddet bahislerini ilgilendiren tüm konulardan ziyade o konuların bir bakiyesi olarak şiddeti nasıl tartıştığı görülmeye çalışılıyor. Politik felsefe alanındaki çalışmalarıyla tanınan felsefeci M. Ertan Kardeş Şiddet ve Politika: Felsefede Temel Tartışmalar ve Konumlar’da filozofların şiddet kavrayışlarını ve farklı tezlerini bir deneme çerçevesinde ele alıyor, temel tartışmaların birbirlerine mesafesini ortaya koyan bir yaklaşım üretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f55f7eb-e078-43ee-895c-5f4ed64aedcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinan</image:title>
            <image:caption>Her güzel, asıl Güzel’den payına düşeni alır. Böylelikle ömrü yettiğince güzel olarak kalır.
Prömiyeri Atatürk Kültür Merkezi’nin yeniden açılışında yapılan Sinan operası, tarihimizden bir kesiti Batı medeniyetinin en yüksek anlatımını bulduğu opera formunun estetiği içinde ele almayı başarıyor. Bunu yaparken; “kendimize dışarıdan, beynelmilel zenginliklere ise yabancı gözle bakmamak” düşüncesini bir hareket noktası olarak değerlendiren Bertan Rona, medeniyetimizin temelinde yer alan “tevhid” kavramını, eserinin kurucu ilkesi olarak tanımlıyor.
Süleymaniye Camii inşasının yedi yıl sürmesi sebebiyle saray çevresinde oluşan beklenti ve tereddütün yarattığı gerilim etrafında örülen libretto, dönemin ruhuna, ölümsüz bir sanatçı olarak resmettiği Mimar Sinan’ın gözünden bakıyor.
Mozart ve Wagner librettolarından sonra opera serimizin dördüncü kitabı olarak yayımlanan Sinan, günümüz Türk operasının seçkin bir metni olarak okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d15d762-3370-4bf7-b0a7-bff81eaf44ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sineması</image:title>
            <image:caption>Eleştirmenler eskiden elde fener örnek Türk filmi ararken şimdilerde artık her yeni filmi, yepyeni yönetmenlerin, genç Türk sinemasının harikalar yaratan yönetmenlerinin başyapıtları olarak görüyorlar. Eleştirmenler her üç-beş senede bir yarattıkları yepyeni yönetmenler kuşağının ürünlerine toz kondurmayıp başyapıt yaftasını yapıştırıyorlar. Neredeyse her film harikalar yaratıyor ve yeni, yepyeni, çok yeni, en yeni yönetmenler nefes nefese birbiri üzerine başyapıtlar üretiyor. Türk sinema eleştirisinde bu iki sürecin farklı şekilde değerlendirilme çelişkisi Türk sinemasının alametifarikasını oluşturuyor. Belki gün gelir eleştirmenler bu çelişkinin farkına varır.
Kurtuluş Kayalı bu kitabında Türk sineması üzerine eleştirel değerlendirmelerine devam ediyor. Türk sinemasının, Metin Erksan; Lütfi Akad; Yılmaz Güney; Şerif Gören ve Zeki Ökten gibi sıra dışı yönetmenlerinin yanı sıra tipik yönetmenlerini de içerecek şekilde, sosyolojik bir manzarasını çiziyor. Kayalı’nın Türk sinemasına dair yerleşik yargıları sarsan perspektifi sayesinde kitap bu alanda gelecekte yapılacak incelemeler için sağlam bir zemin vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff0b19bd-d756-4caa-9179-4c10e27c6f3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Usulden Yönteme - Mehmed Fuad Köprülü&apos;nün Edebiyat Tarihçiliği</image:title>
            <image:caption>Mehmed Fuad Köprülü’nün “Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl” makalesi, yayımlandığı tarihten itibaren Türk edebiyatı çalışmaları için vazgeçilmez kaynaklardan biri olmuştur. Türk edebiyatının kurucu metinlerinden biri olan bu makale, edebiyat tarihi yazımında usûl fikrinin neye tekabül ettiğini sistematikleştirerek ele alması yönüyle öne çıkar. Bu kitapta yer alan metinler Türk edebiyatı araştırmacıları için kolektif bir tartışma zemini sağlayarak ulus, dil ve edebiyat ilişkisini, metinlerarasılığın yarattığı imkânları ve açmazları, edebiyat tarihinde usûlü belirleyen ölçütlerin neler olduğunu değerlendirme fırsatı sunuyor. Edebî eserle usûl arasındaki ilişkilerin daha görünür olmasını sağlarken müstakil bir bilim dalı olarak edebiyatın ölçütlerini konumlandırmayı ve bunu yaparken de Köprülü’nün beslendiği kaynakları daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bir asır önce yazılmış bir makalenin etrafında dolaşan, güncel izleklerin ve tartışmaların da yer aldığı bu kitap; makalenin orijinalini ve çeviriyazısını, 1913’teki eski harfli Türkçe basımı ile 1966’daki Latin harfli Türkçe basımı arasındaki farkları ve makalenin günümüz okurları için sadeleştirilmiş bir versiyonunu da içeriyor. Türkoloji çalışmalarındaki yeri ve önemi birçok kez vurgulanmış olsa da “Usûl” makalesi, günümüz okur ve araştırmacıları için yeni perspektifler sunmasının yanı sıra sağladığı olanaklar ve taşıdığı sınırlılıkları da ortaya koyarak tarihsel ve eleştirel bir tartışma imkânını kolaylaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f152372-cc1f-405a-ab4e-a349697214c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Shackleton&apos;ın Serüveni - Güney Kutbu Keşif Seferi</image:title>
            <image:caption>8 Ağustos 1914’te, Ernest Shackleton ve cesur mürettebatı Güney Kutbu’nun geniş kara parçasını, Antarktika’yı aşmak üzere yola çıktı. Shackleton’ın çıktığı bu destansı yolculuk, 1888-1914 arası dönemde Antarktika’ya yapılan keşif seferlerinin sonuncusu olacaktı. Onun hikâyesi akla gelmeyen tehlikelerin, macera dolu günlerin ve her şeyden önce sabrın ve dayanıklılığın hikâyesidir.
 
2015 Kate Greenaway Madalyası, Çocuk Edebiyatı Çizer Ödülü Sahibi
The New York Times 2014’ün En İyi Resimli Kitabı
2014’ün En İyi Çocuk Kitabı, Brain Pickings</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f7f87f2-87a4-432e-a272-3859cf89067d.jpg</image:loc>
            <image:title>Safevi İranı: Pers İmparatorluğu&apos;nun Yeniden Doğuşu</image:title>
            <image:caption>1979 İran Devrimi’nin ardından dünya kamuoyu gözlerini İran topraklarında On İki İmam Şiiliğini ilk defa resmî mezhep olarak kabul eden Safevîlere çevirdi. Safevî tarihine duyulan bu merak, söz konusu döneme ilişkin akademik çalışmalara yeni bir soluk getirdi. Fakat bu çalışmalar bir dizi problemi de beraberinde getirdi: Safevî tarihi Avrupa-merkezci bir perspektife sıkıştı; Osmanlı tarihine reva görülen ilerleme-gerileme gibi indirgemeci yaklaşımlar bu önemli erken modern dönem devletinin tarihini anlaşılmaz bir hâle getirdi.
Edinburgh Üniversitesi profesörlerinden Andrew J. Newman’ın Safevî İranı: Pers İmparatorluğu’nun Yeniden Doğuşu başlıklı çalışması günümüz Safevî tarihi çalışmalarında önemli bir merhaleyi temsil etmektedir. Bu eser, E. Brown, V. Minorsky ve L. Lockhart ve onların çalışmalarının bir özetini sunan, hemen Devrim sonrasında yayınlanmış Roger Savory’nin eserlerinden farklı bir perspektif sunuyor ve yeni sorular soruyor. Safevî öncesi İran kültürü ve bu yeni hanedanın söz konusu kültürle nasıl bir ilişki kurduğu; Safevî hanedanının nasıl bu kadar uzun ömürlü olabildiği, Şiiliğin bu hikâyedeki konumu ve önemi, Türkmen kabilelerinin siyasi ve sosyal pozisyonları kitap boyunca çeşitli açılardan ele alınıyor. Safevîlerin “çoklu söylemi”, “birleştirici hükümdar” idealleri ve “kapsayıcılıkları” Newman’ın bu devleti tanımlarken kullandığı kavramlar olarak öne çıkıyor. Farsça başta olmak üzere birçok dilde birincil kaynaklar kullanılarak titiz bir araştırmayla yazılmış bu eser, Türkçe Safevî tarihi çalışmalarında önemli bir konuma sahip olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/744453d4-ed70-4713-99bd-3d616eef5ede.jpg</image:loc>
            <image:title>Çat! Pat! Bam!</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en gürültücü ekibiyle tanışın: 
ÇAT! PAT! ve BAM! Bağır, çağır, çığlık at! Bildikleri tek şey buydu. Derken bir gün… 
FISILTI, MIRILTI ve SUSPUS ile tanıştılar. Tam anlamıyla neye uğradıklarını şaşırdılar! Sakinleşmeyi öğrendikten sonra… 
bazen gürültülü bazen de sessiz sakin oyunlarla hep birlikte eğlencenin tadına vardılar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf23e66-6250-48d2-b916-4d641febc687.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Liranın Başından Geçenler</image:title>
            <image:caption>“Şöyle etrafınıza göz gezdirdiğiniz zaman bir lira için birbirine darılan, bir liranın hatırı için mürailik eden, yalan söyleyen, boyun eğen, nice küçüklüklere katlanan, gene o lira için başkalarının rahatını kaçıran, kuyusunu kazan kaç bin kişiye rasgelirsiniz?  Hep o, bir tek lira için birbirini bıçaklayan insanlar, bir tek lira için kardeşini boğan, babasını boğazlayan mahlûklar bile görülmüştür.  Bir tek liranın etrafında bazen ne büyük esrar kümeleniyor; bir tek lira bazen ne karışık esrarı çözebiliyor!  Bu, bir tek lira bendim işte... Fakat bütün bu saltanatı bu gece kaybettim!”  Kemal Ragıb Enson’un 1932’de tefrika ettiği ve ilk defa kitaplaşan Bir Liranın Başından Geçenler edebiyatımızda daha önce benzeri görülmemiş bir fikrin etrafında kurulmuştur: 1930’ların İstanbul’undaki olaylar, hâller, arzular, ihtiyaçlar o dönem dolaşımda olan en küçük kâğıt para olan 1 liranın gözünden ve sesinden anlatılır. Farklı sosyal katmanlardan, sınıflardan, cinsiyetlerden insanları bir araya getiren para, bu romanın esas öznesidir. 1 lira, sokakları, dükkânları, evleri, meydanları, tramvayları, metruk yapıları, kumarhaneleri, batakhaneleri, muayenehaneleri, şantiyeleri dolaşırken hikâyeler, insanlar, arzular ve hırslar da birbirine dolaşır. Paranın tedavüle girişinin ve tedavülden çıkışının bu benzersiz anlatısı aracılığıyla okurlar, dönemin insan ilişkilerini, kültürel gerilimlerini ve ekonomik vaziyetini takip edebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677e95c0-e762-4959-81fb-7e091ef72c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Genç Efendinin Defterinden</image:title>
            <image:caption>“Tahsil bitince ben çalışmaya başlayacağım. Oysa ben çalışmak istemiyorum. Ben evde oturmaktan hoşlanırım. Ufak bir bahçe, alçak bir duvar, boş bir sokak! Benim elimde bir dikiş ara sıra bu boş sokağa bakmak, küçük evimin sessizliğini dinlemek için ölüyorum.” 
                                                                                  “Sayı mı, Yazı mı?”/ Memduh Şevket Esendal 
Cahit Külebi, Memduh Şevket’ten bahseden bir yazısında şöyle diyor: “Hikâyelerindeki kişilerden konuşurken sanki vaktiyle tanıyormuş da öylece yazmış sanılırdı. Halbuki hiçbirini tanımadığını, hikâyecinin gördüğü kişileri değil, ele aldığı kişilikleri yazmaya çalışması gerektiğini, kendisinin sanatçı olmadığını eklemeyi de unutmayarak söylerdi. Bir dostundan söz açmış gibi gülerek, muhabbetle onlardan konuşurdu.” Bir Genç Efendinin Defterinden kitabında bir araya gelen öykülerinde Memduh Şevket, karakterleriyle dostluğunu sürdürüyor. “Ben aynaya, insana benziyor muyum diye bakarım” diyen yazarın hikâyelerinde sesleri, yüzleri, aydınlık ve karanlık taraflarıyla kendi aynalarına dönüp bakan insanları seyretmeye devam ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f636ed6f-7da5-4857-8e6c-970f19d234c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Akis Dergisi Nazik İhtilal (1960) (3. Cilt)</image:title>
            <image:caption>Akis Dergisi serisinin üçüncü cildi, derginin 27 Mayıs’ı takip eden altı ayda yayınlanan sayılarını inceliyor. Cemil Koçak bu ciltte Türk demokrasi tarihinin üzerinde vurguyla durulması gereken bu askerî darbenin zihniyet dünyasını, dönemin belki de en muhkem yayın organı üzerinden okuyor. Yassıada yargılamalarını anbean takip eden Akis’in ayrıntılı tasvirleri yakın tarihin söz konusu kritik meselesi için yeni bir başvuru eseri.  Menderes ve Demokrat Parti döneminin son aylarında kapatılan dergi, 27 Mayıs’tan birkaç gün sonra -elbette intikam hırsıyla- tekrar yayına başlamış ve ilk sayısında okurlarını ihtilalin nasıl ve kimler tarafından gerçekleştirildiği ve hangi amaca hizmet ettiği hususunda bilgilendirmiştir. Bu açıdan Akis kamuoyunda bu “nazik ihtilali” anlatan ve onun meşruiyet zeminini oluşturan en önemli unsurlardan biriydi. Derginin, ihtilalin üzerinden henüz birkaç gün geçmeden ve ancak ihtilali planlayanların bilebileceği ayrıntılara vâkıf olması epey düşündürücüdür ve tesadüfle izahı zordur.  Bu dönemde Akis artık muhalefetin değil, iktidarın sesidir. İhtilal sonrasında yüz elli binlere ulaşan tirajıyla halkın ve siyasetçilerin hadiselere bakışını kendi pozisyonuna göre şekillendiren dergi, tarih kitaplarında DP iktidarının kaleminin kırıldığı Yassıada sürecinin ele alınışındaki iticiliğin ve hafifliğin de müsebbidir. Öyle ki Yassıada literatürünün başlıkları, temel meseleleri, kavramları ve en önemlisi de o nahoş üslubu Akis’in yazılarıyla inşa edilmiştir.  27 Mayıs sürecinin âdeta röntgenini çeken, Cumhuriyet devrinin siyaset, toplum ve düşünce iklimini incelikleriyle resmeden Akis Dergisi, “Nazik İhtilal”, Yassıada’da gerçekte ne olduğunu sorgulayan, Türk siyasetinin ve demokrasisinin tarihini derin bir perspektifle okumak isteyen herkes için eşsiz bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd83720-3c05-4dad-a2ba-64361ee3f638.jpg</image:loc>
            <image:title>Yukarı Bak - Resimli Teleskop Rehberi</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünün birçok harikası sadece gece yukarıya bakarak görülebilir. Ancak evrenimizin gerçek gizemlerini anlamak için devasa teleskopların ve gözlemevlerinin güçlü merceklerinden milyonlarca ışık yılı öteye bakmanız gerekecek.
Karadelikleri, patlayan süpernovaları ve zamanın başlangıcından beri süzülen ışığı görmek için bu kitapla çölden yıldızlara resimli bir yolculuğa çıkın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd30e232-4f20-4411-b212-5e96940cd375.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles’in Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>“Şârihlerin önemi, bir yönüyle Aristotelesçi ve Yeni-Platoncu okulların düşüncelerini ve tedrisatını temsil etmelerinde, diğer yönüyle kayıp felsefi eserlerden birçok orijinal alıntıyı koruyarak Antik Yunan felsefesinin 1100 senelik panoramasını sunmalarında yatmaktadır. Daha da önemlisi şârihler, kendilerinden sonraki dönemde İslam ve Avrupa felsefesi üzerinde derin etkiler oluşturmuşlardır. Bu, kısmen Orta Çağ ve Rönesans bilimine ilham veren Aristoteles karşıtı malzemeyi korumalarından, ama daha çok Aristoteles’i Hristiyan Kilisesi tarafından kabul edilebilir hâle gelecek şekilde dönüştürülmüş bir surette sunmalarından kaynaklanıyordu. Daha sonraki düşünürlerin görüşlerinin arka planını, sadece orijinal Aristoteles değil, dönüştürülmüş ve şârihlerin felsefesine gömülü olan bu Aristoteles oluşturmaktadır.” İlk kez Türk okuruyla buluşan Aristoteles’in Dönüşümü, Aristoteles’in eserlerine şerh yazan antik dönem şârihlerinin öyküsünü kitap ölçeğinde ve bütünlüklü bir şekilde anlatan ilk eserdir. Richard Sorabji’nin editörlüğünde bir araya getirilen ve Aristoteles’in antik şârihler eliyle nasıl bir dönüşümden geçtiğini ve şerh geleneğinin arka planını gözler önüne seren makalelerin her biri, bu dönüşümde katkısı olan isimler ve metinlere ilişkin kapsamlı bir inceleme yürütmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b06039-08b4-47ee-b2e6-20d09ca918d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağalar: Konya Aladağ&apos;da Ayan Bir Türkmen Ailesinin Tarihi 1680-1880</image:title>
            <image:caption>“İhtişamlı bir mazi” idealinin ulaştırdığı köken arayışı ve ataların “büyüleyici” hikâyesine duyulan merak, kâh ailevî bağların tetiklediği, kâh hayatın zamanla tesis ettiği tabii ve insanî bir temayül. Böyle bir teşvikin mahsulü olan bu kitap okurunu, Osmanlı “âyanlar çağı”nın tipik bir Anadolu ailesi olan Ağalar’ın ilginçhikâyesiyle buluşturuyor. Âyanlık ve derebeylik gibi Anadolu Türklüğünün karakteristik hususiyetlerinin yanı sıra, merkezî devlet ölçeğinde çok da büyük sayılmayacak yerel teşekkül ve ilişkiler ağını arşiv vesikaları ışığında gün yüzüne çıkaran bu çalışma Osmanlı toplumsal tarihinin karanlıkta kalan sayfalarını aralıyor.
Osmanlı döneminde Konya sancağına bağlı bir kaza olan Aladağ’da meskûn Ağalar’ın kökleri, 1680’lerde ilmiye mensubu olduğu tahmin edilen Hacı Mehmed-oğlu Abdülahad Efendi’ye uzanır. 18. yüzyılda Abdülahad Ağa ve Kurd Osman kardeşler aileyi büyüterek mahallî ölçekte bir “hânedana” dönüştürdüler. Onların nesillerinden, devletin inkıraz devrine şahit olmuş son Ağalar’a kadar bu hânedanın yükseliş, güçleniş ve dağılış aşamaları “âyanlar çağı”nı şaşırtıcı veçheleriyle aydınlatan ayrıntılar barındırmakta. Feodal sayılabilecek toplumsal bağların güçlü olduğu bu Türkmen ailesinin zamanın ruhuna boyanmış serüveni, sahanın uzmanları kadar tarih meraklılarının da dikkatini hak ediyor.
Ağalar, Konya Aladağ’da Âyan Bir Türkmen Ailesinin Tarihi, yerel seçkinlerin taltiften cinayete, stratejik ittifak ve servet birikiminden yargılama ve idama uzanan inişli çıkışlı hikâyesi, Osmanlı taşrasında sosyal hayatın titizlikle işlenmiş bir anatomisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9791f36e-8e06-4a7d-a607-62ea97ff5c94.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>“Kızım, size yolladığım birkaç parça eşya bana anamdan kaldı. Benim bir kız kardeşim olmadığı gibi bir kızım da yoktur. Tanıdığım birçok kız, kadın içinde de sizden açık yürekli, daha doğru olup da benim evlat sayabileceğim, kendi yüreğinin temizliğine inanarak sevebileceğim kimsem olmadı. Düşündüm, ana kokusu taşıyan bu şeyleri size bırakırsam rahat öleceğim. Sizi çok beğenmiş bir adamın hatırası olarak bunları alacağınıza, saklayacağınıza inanarak iyi günler görmenizi candan dilerim.” 
Vassaf Bey, Memduh Şevket Esendal’ın taslak hâlinde kalmış son romanıdır. Yazar, bir mektubunda üzerinde çalıştığı bu romanın herhangi bir tezi olmayan, sade bir hikâye olacağını belirtse de roman 1930’ların Türkiye’sinde devam eden Ankara-İstanbul ikiliğini, toplumsal kategorileri, kadınların kamusal rolleriyle ev içi rollerinin çatıştığı alanları ve ailenin yeni toplum için önemini vurgulayan belli tezlerden kendisini soyutlayamamıştır. 
Romanın adı Vassaf Bey olsa da belirleyici karakter bir kadındır. Mustafa Şerif Onaran bir yazısında bunun altını şu cümlelerle çizer: “Esendal, yeni bir yapılanmaya geçilen Cumhuriyet döneminde, kadına düşen sorumluluk üzerinde duruyor. Ona göre yeni toplumun en önemli yapı taşı kadındır. Vassaf Bey işte böyle bir kadının, Perihan’ın romanıdır.” Öyküleriyle olduğu kadar romanlarıyla da Türkçenin sesi olmaya devam eden Memduh Şevket Esendal’ın Vassaf Bey romanı VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57054df5-a2ee-4998-b168-6bde946064d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Modern Avrupa’nın teşekkül ettiği tarihsel süreci ele alan serinin bu ikinci kitabı, Ortaçağ’ın sonlarından 19. yüzyılın başlarına kadar Avrupa’nın toplumsal ve iktisadi tarihine odaklanıyor. Hamish Scott’ın editörlüğünde alanlarında uzman tarihçilerin kaleme aldığı on makaleden oluşan bu cilt modern tarihçilerin model ve tezlerini değerlendirirken, güncel araştırmaların neticelerini de olgun ve veciz bir şekilde sunuyor. Demografik değişimler, şehirlerin ve kırsalın dönüşümü, Avrupa’daki sosyal düzen ve yapıların farklılaşması, aile ve hanelerin toplumsal rolleri, bireysel kimlik, benlik ve faillik gibi modernliği tanımlayan kavramların erken modern kökleri bu cildin konularından. Modern dünyanın tüketim alışkanlıkları ve maddi yaşam şartları, tarım toplumunun feodal yapılardan evrilmesi- kapitalistleşmesi ya da modernleşmesi- şehirlerin sosyolojik açıdan geçirdikleri değişimler ve imalatın toplumsal ve iktisadi yaşamda giderek daha fazla merkeze gelmesi de bu ciltte birçok açıdan işleniyor. Kıtanın dört bir tarafındaki iktisadi eğilim ve döngüler, pazarların hem kıta içinde hem de küresel çapta bütünleşmesi ve Avrupa’daki ticaret ve sanayinin ilkel tiplerindeki genişlemenin etkileri gibi olgular modern öncesi Avrupa’da kapitalist bir ekonominin ön koşullarının varlığını veya yokluğunu kanıtlamak için araştırılmıştı. Süreci modern öncesinden başlayıp modern toplum ve ekonomilere giden süreç araştırması olarak inceleyen toplum ve iktisat tarihçileri amaçları açısından son derece elverişli görünen erken modern tabirini sahiplendiler. Çağdaş tarihyazımının bu dikkat çekici yaklaşımı VakıfBank Kültür Yayınları’nın Türk tarihçiliğinin hizmetine sunduğu Erken Modern Avrupa Tarihi, Toplumlar ve Ekonomiler Türkçe literatürde bir köşe taşı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2d249eb-c6cf-4467-8b8d-5f1030b62ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmecelerle Topkapı Sarayı</image:title>
            <image:caption>Topkapı Sarayı’nda sıradan bir gün... 1924’ten beri  Müze olarak kullanılan Saray’ın bahçesinde, yüzlerce turist bu tarihî mekânı görmek için bekliyor.  Kaan ve Aslan da içeri girmek için sırada. Topkapı Sarayı’nı görmek için heyecanlılar! Ancak heyecanla bekleyen sadece onlar değil. Saray’ın bahçesinde Osmanlı Devleti’nin 600, Türkiye’nin 100 yıllık tarihine tanık olmuş yaşlı bir ağaç, onları bekliyor. Yaşlı ağacın Kaan ve Aslan’ı maceradan maceraya sürükleyecek bilmeceleri de hazır!  İki arkadaş Topkapı Sarayı’nda keşfedilmeyi bekleyen sırları bulabilecek mi?  MACERA BAŞLASIN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/676a61d7-ca23-44c9-9eee-9be8229a5d4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Kasidesi</image:title>
            <image:caption>“Neyim şu yepyeni yüzyılda? Şair eskisiyim! 
O, devrim oğlu, o bir bay, ya ben ne? Dünkü beyim! 
Şu dünkü bey, hani malûm, yani bir pısırık! 
Bugünkü Türkçeyi bilmez, lisanı bin yıllık!” 
Halil Nihad Boztepe /Ağaç Kasidesi’nden 
Halil Nihad Boztepe’nin Ağaç Kasidesi Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en önemli hiciv metinleri arasında yer alır. Himaye-i Eşcar Cemiyeti’nin isteği üzerine kaleme alınan bu kaside, ilk baskısını 1931 yılında yapar. 1947 yılında genişletilmiş baskısıyla toplumsal eleştirinin dozunu arttırır. Aruz vezniyle yazılan Ağaç Kasidesi, Cumhuriyet’in Dil Devrimi’nin yanında kültür politikalarını da eleştiren bir metindir. Bu metin özellikle 1947 baskısından sonra dönemin süreli yayınlarında pek çok tartışmayı da tetikleyerek hem edebiyatın hem de siyasetin gündeminde yerini almıştır. Halide Edib’ten Vâlâ Nurettin’e, Peyami Safa’dan Hakkı Süha Gezgin’e kadar pek çok ismin hakkında kalem oynattığı bu metin, hem 1931 hem 1947 baskısını ihtiva ederken dönemin süreli yayınlarında çıkan bazı yazıları da okurlarla buluşturuyor. 
Ağaç Kasidesi’nde, Boztepe’nin ağaç ile dil arasında kurduğu eşsiz bağlantıyı izlerken bu metnin kök ve gelenekle dilin tekamülü arasındaki çizgiyi göz ardı etmememiz noktasında ciddi bir ihtar metni olduğunu fark edeceksiniz. Dil ve edebiyat tarihimiz açısından döneminde pek çok tartışma yaratan bu metni VakıfBank Kültür Yayınları olarak araştırmacı ve okurların dikkatlerine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ad2363-8e8e-4458-9e00-731e8bd81f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Zihin</image:title>
            <image:caption>Bilişsel becerilerin çocukluktan itibaren nasıl geliştiği ve bu gelişimin hangi faktörlere bağlı olduğu uzun yıllardır farklı disiplinlerden araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Bu konuyu gelişim psikolojisi ve sosyal psikoloji alanında yapılan araştırmaların bulguları üzerinden ele alan Sosyal Zihin, Bilişsel Gelişimde Sosyal Etkileşimin Rolü, sosyal yapılandırmacı görüşün argümanlarını temel alıyor ve çocuğun bilişsel gelişiminin yaşadığı sosyal ve kültürel atmosfer içinde, sosyal ilişkilerin desteğiyle gerçekleştiğini iddia ediyor. Özdüzenleme becerisinden ana ve ikinci dil edinimine, ahlak kurallarını öğrenmeden zihinselleştirmeye kadar pek çok bilişsel becerinin gelişimsel sürecine ışık tutan bu kitap, çocukların ebeveynleriyle, akranlarıyla ve öğretmenleriyle kurdukları ilişkilerin ve bu ilişkilerin yaşandığı sosyal ve kültürel ortamın erken yaştan itibaren bilişsel becerilere nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor. Alanlarında uzman akademisyen ve araştırmacıların Türkiye’de ve uluslararası yazında bilişsel gelişim konularını derlediği Sosyal Zihin, Bilişsel Gelişimde Sosyal Etkileşimin Rolü, çocukların bilişsel becerilerinin yalnızca biyolojik ve nörolojik olgunlaşmanın etkisiyle değil, sosyal ilişkilerin ve sosyo-kültürel çevrenin etkisiyle serpildiğini anlamak isteyen başta psikoloji olmak üzere bilişsel gelişimi merak eden tüm okurların ilgisini çekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f4b9c54-96e6-46ab-9243-f3623bedd73a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fakültelerin Kavgası</image:title>
            <image:caption>Kant Fakültelerin Kavgası’nı, Prusya Kralı Wilhelm Friedrich’in ağzından kendisine hitaben yazılan ve dinî konulara ilişkin yayın yasağıyla sonuçlanan krallık emirnamesine tepki olarak kaleme almıştır. 1798 yılında, ölümünden 6 yıl önce yayımlanan bu çalışma, yalnızca filozof hayattayken yayımlanan son eseri ve dolayısıyla bir anlamda onun felsefi vasiyeti değil, aynı zamanda Aydınlanma fikrinin son anıtsal metnidir.
Kitap, akademik özgürlüğü sine qua non bir koşul olarak varsayan üniversite fikriyle ilgili bir projeye dayanıyor fakat onu Yalın Aklın Sınırları İçinde Din adlı kitabının devamı olarak görmek de mümkün: Kant hem orada ortaya koyduğu görüşleri daha açık hâle getiriyor hem de bu kitap dolayısıyla kendisine yaşatılan zorluklardan dolayı birtakım isimlerle hesaplaşmaya gidiyor. Bu nedenle eser, her ne kadar işin içine tıp ve hukuk fakültelerini dahil etse de aslında felsefe ve ilahiyat fakültelerinin kavgasına odaklanıyor. Diğer yandan kitabı, Vorländer gibi, Kant’ın hayatındaki “değişmeyen tek aşkı” felsefeye adanmış bir metin olarak okumak da mümkün. Bu kitapla o, hiyerarşinin en altında görülen felsefenin, kıstas özgürlük olduğunda en üstte olduğunu göstermeye çalışıyor. Bu anlamda elinizdeki eser onun özel olarak felsefeye, genel olarak üniversiteye bir vasiyetidir. Fakat tüm bunlara ek olarak ayrıca vurgulanması gereken bir başka nokta da kitabın neredeyse baştan sona bir hiciv yazısı olduğudur.
VakıfBank Kültür Yayınları, Fakültelerin Kavgası’nı; Erol Özbek’in çevirisi, Nebil Reyhani’nin editörlüğü ve sunuş yazısıyla, Almanca aslı ve Türkçe çevirisi karşılıklı olarak okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203b7c3d-312d-42be-9785-a5259bde412d.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek Uygulamalarla Kredi Derecelendirme</image:title>
            <image:caption>“Günümüzde, kredi derecelendirme kuruluşları, küreselleşen finansal sistemin önemli bir parçasıdır ve dolayısıyla küresel ekonomiyi etkilemektedir. Görevleri, özel sektör ve kamudaki potansiyel yatırımcılar için borç veren kuruluşların kredi değerlilik düzeyi ile ilgili güvenilir ve bağımsız bir görüş sunmaktır.”
Kredi derecelendirmenin yatırımcı, kreditör, ihraççı ve düzenleyici gibi paydaşlar için faydaları çok çeşitlidir. Örneğin, yatırımcılar için derecelendirmeler, yatırım yapacakları enstrümanı (hükümet, şirket veya finansal araç) daha iyi anlamalarına ve yönetmelerine olanak tanır. Kredi verenler için derecelendirmeler, kredi verdikleri şirketlerin ve hükümetlerin geri ödeme risklerini daha iyi değerlendirmelerine olanak tanır. İhraççılar için derecelendirmeler, kredi değerleri iyi olan araçların ve şirketlerin daha iyi fiyatlandırma imkânlarına sahip olmalarına olanak sağlar. Düzenleyiciler için derecelendirmeler, finansal piyasalardaki risklerin daha iyi anlaşılmasına ve yönetilmesine katkı sunar. Derecelendirme kuruluşları, derecelendirme yaparken genellikle finansal araçların, şirketlerin ve hükümetlerin finansal durumlarını, operasyonel performanslarını, pazar koşullarını ve diğer faktörleri dikkate alır. Elinizdeki bu kitap; kredi derecelendirme kuruluşlarının çalışma prensiplerini, derecelendirme türlerini ve derecelendirme sürecini ayrıntılı bir şekilde ele alarak okuyucular tarafından kredi derecelendirme kuruluşlarının faaliyetleri, derecelendirme türleri, derecelendirmenin paydaşlara faydaları ve derecelendirme metodolojileri gibi konuların örnek derecelendirme vaka çalışmaları ile somut olarak anlaşılmasını hedeflemektedir. Eserde; derecelendirmenin yatırımcılar, kredi verenler, ihraççılar ve düzenleyiciler gibi paydaşlar için nasıl faydalı olabileceği uygulamalı olarak örnekler ile anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eaeec36-0c55-472e-9dcc-ee4f7b0a2e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin 100. Yılında Türk Ordusu ve Millî Savunma</image:title>
            <image:caption>100. yılını tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü ve kurumsal yapılarından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tarihi Türk milletinin tarihiyle özdeşleşmiştir. VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarih sahasındaki uzmanların en güncel araştırmalarını bir araya getiren serisi Çalıştay’ın bu cildi, bir asırlık Cumhuriyet’in öncü kurumunu tarihî kaynak ve belgelerle değerlendiriyor. Alanlarında uzman, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli birimlerinde kariyerlerinin bir döneminde çalışmış ve çalışmaya devam eden ya da onun eğitim kurumlarında tahsil görmüş 26 uzman araştırmacının makaleleri bu kitapta üç bölüm hâlinde derlendi. Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ordusu olarak teşekkül eden, bir milletin varlık mücadelesini zaferle neticelendiren ordudan Türkiye Cumhuriyet’i ordusuna; Soğuk Savaş’ın sıcak cephelerinde çarpışan, çağdaş silahlarla donanmış bir orduya; 21. yüzyılda değişen dünya dengeleri ve siyasetinde gerek motivasyon gerek teknoloji açısından kendini her daim yeni ve diri tutan Türk ordusuna; kurumsal bir macerayı anlatıyor bu kitap. Bir yüzyılda ordunun oluşan ve değişen birimlerine, kara, hava, deniz ve jandarma komutanlıklarına, askerî teknoloji ve eğitimin, muharebelerin ve ordunun sosyal ve psikolojik değişimlerine ayrıntılı ve bilimsel bir dille yaklaşan Cumhuriyetin 100. Yılında Türk Ordusu ve Millî Savunma, Cumhuriyet dönemi askerî tarihçiliği için bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eae0d2a-3df9-42c8-97fc-cf6aa5db577f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’da Mantar Avı</image:title>
            <image:caption>Emre ve Ezgi, Belgrad Ormanı’nın yanı başında yaşayan dedelerini ziyaret etmeye gider ve ormanda bir yürüyüşe çıkarlar. Sonbaharın renklerine bürünen ormanda, onlarla tanışmayı bekleyen canlılar var. Onlar ne hayvan ne de bitki: MANTARLAR! Ülkemizdeki bitki örtüsünün ve toprağımızın en önemli zenginliklerinden mantarları tanıyalım mı? Kitapta Mantar Amca olarak karşımıza çıkan  Mikolog (mantar bilimci) Jilber Barutçiyan eşliğinde mantarların dünyasında bir yolculuğa çıkalım ve yanı başımızda yaşayan bu canlıları yakından tanıyalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31308a24-428f-4b32-9ffe-a07f7babeda6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Yağmurlar</image:title>
            <image:caption>Kedilere, mevsimlere, oyuncaklara ve daha nice güzelliğe dair şiirlere harika resimlerin eşlik ettiği Kardeş Yağmurlar, çocukları şiirin muhteşem dünyasıyla tanıştıracak. 
                                           Baba 
                            Aydede niçin yaşlanmaz 
                                            Dedemin 
                                            Senin 
                                            Benim 
                           Çocukluğumuzu gördü de. 
                                             Baba, 
                           Her şey değişiyor derdin hani 
                                    Oysa aynı duruyor 
                                            Aydede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c604556-82e6-4e80-9a4b-f3b592b12278.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Macera Dolu Adam</image:title>
            <image:caption>Burası benim adam Her köşesinde ayrı bir macera Ve ben canımın istediğini yaparım burada. Cup diye batar çıkarım çamurlara Tırmanırım önüme çıkan her ağaca. Sallanırım dalların arasında Uçarım kuş gibi havalarda. Sonra bir bakarım Baş aşağı dalmışım koca bir çamur yığınına! 
Macera adanız her şeyin gerçekleşebileceği harika bir yer… Tabii biraz hayal gücüyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e197947c-0d8d-480c-bde9-cbe06a64cb52.jpg</image:loc>
            <image:title>Suhodol Köyü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Köy durağanlığın, zamanın acımasız akışına direnmenin simgesi ise Suhodol Köyü bu değişmezlik içinde değişimi izleyebilen ender yapıtlardandır. İvan Bunin’in 1912 yılında yayımladığı Suhodol Köyü Rus edebiyat geleneği içinde köylülüğün ve kırsal yaşamın idealleştirilmesine Çehov’la birlikte meydan okuyan yeni bir anlayışı temsil eder. Yazar, Hruşçov ailesi ve hizmetlileri aracılığıyla savaşlar ve kuşaklar içinde köy denen mikrokozmosun nasıl içten içe değiştiğini, sosyal hiyerarşilerin nasıl esnediğini, sıradan köylünün buradaki eşitsizlikleri duygusal dünyasına nasıl tercüme ettiğini ustalıkla anlatır. Suhodol Köyü’nün özgünlüğü, yitip gitmekte olana hüzünle veda ederken, bunun kaçınılmazlığını soğukkanlılıkla saptayabilmesindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e24d4f73-6ace-46da-b7e2-812f26a2a93b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Ferit’e Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Üç Tarz-ı Siyâset’i iyi bulmamışsın da ‘Üç Siyâset’ demişsin, pekâlâ! Daha selis fakat dediğin gibi biraz prentieux (iddialı). Sen üç siyasetten yalnız birincisi kabil diyorsun. Ben de bilahare görmüş olacağın gibi yalnız birincisi gayr-i kabildir diyorum. Ne kadar taban tabana zıt efkâr. Lakin birinci kısım makalem sırf tarih idi, ma-vaka‘ayı hikâye idi. Tabii bence doğrusu zannolunan bir nokta-i nazardan bakılarak. Lakin asıl kabil-i tatbik olur olan üçüncü makaledir ki onu şimdi artık okumuşsundur ve ancak onu okuduktan sonra öyle bahsedebileceğiz, şimdilik kesiyorum. Eğer karşılık makale yazarsan elbet hoş olur… Acele ediyorum değil mi? Belki benimkini de derç etmeyecekler. Amma ne beis var; yaşasın Şûrâ-yı Ümmet!” [25 Mart 1904]
Türk düşünce tarihinin önemli isimlerinden Yusuf Akçura ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk İçişleri Bakanı Ahmet Ferit Tek, Kuleli Askeri Lisesi’nde başlayan samimiyetlerini, Akçura’nın vefatına dek sürdürmüş iki yakın dosttur. Birlikte Fizan’a sürgün edilmişler ve yine birlikte Paris’e geçerek Ecole Libre des Sciences Politiques’ten mezun olmuşlardır. Yusuf Akçura’nın 1903’te Fransa’dan Rusya’ya dönüşüyle yoğunlaşmaya başlayan mektuplaşmaları Akçura’nın vefat ettiği 1935’e kadar devam etmiştir. Hemen her hafta karşılıklı yazıldığı anlaşılan mektuplar gösteriyor ki birbirlerini bu derece seven, saygı duyan iki dost herhâlde Türk siyaset ve kültür hayatında enderdir. Bu mektuplar Yusuf Akçura ve Ahmet Ferit Tek’in hayatlarının karanlıkta kalan bazı noktalarının aydınlatılması açısından önemli olduğu kadar, Rusya Türkleri’nin 1905 İhtilali sonrası giriştikleri siyasi mücadelenin tarihinin yazılmasına da mühim katkı yapacak niteliktedir. Belki de en önemlisi, neşredildiği günden beri gündemimizi işgal eden Üç Tarz-ı Siyaset’in yazılış serüveni, Jön Türkler’in muhaceretteki mücadeleleri, birbirleriyle olan ilişkileri hakkında da mektuplar sayesinde yeni bilgiler edineceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09fcdbdb-a6db-4627-afb3-6a1f19944e3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Yavru Geyikler</image:title>
            <image:caption>İkiz geyik yavruları Gümüş ile Işıltı, o kış ilk defa karla tanıştılar. Beyaz örtüyle kaplanan dünyada, sevimli ikizler kar taneleriyle oynamanın tadını çıkardılar. Ancak, kar kısa sürede etrafı örtünce her yer birbirine benzemeye başladı ve ikizler evin yolunu kaybettiklerini anladılar... 
Karlar altındaki bu serüven, eve dönüş yolunu bulma hakkında okurların kalplerini ısıtacak sevgi dolu bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d921686a-8717-48cf-9023-ebe67351bb90.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojiyi Kurmak</image:title>
            <image:caption>Sosyolojinin kurucu isimlerinin önemli bir kısmı, canlı bir organizma olarak telakki ettikleri toplumun belirli evrensel yasalara tabi olduğunu iddia etmekteydiler. Onlara göre sosyolojinin birincil misyonu bu kanunları keşfetmekti. Toplumsal kanunlar bir kez keşfedildiğinde, toplumun hayatiyet ve işleyişine vakıf olunacak, gidişatı öngörülebilecek yani geleceğe dair spekülatif kestirimlerin ötesinde bilimsel hükümlere varmak mümkün olacaktı.
“Tarihi bilinmedikçe, bir bilim tam olarak anlaşılamaz.” Comte’un bu lakonik ifadesi belki de en fazla, bizzat kurduğu ve “sosyoloji” adını verdiği bilim için geçerlidir. İsim babası tarafından bilimler hiyerarşisinin zirvesine yerleştirilen bu yeni bilim Fransa’da doğar, kurumsallaşır ve yirminci yüzyıl başlarında bilimsel meşruiyet ve özerklik kazanarak akademik bir disipline dönüşür. Elinizdeki bu kitapta, Durkheim’ın ifadesiyle “bir Fransız bilimi” olarak on dokuzuncu yüzyılda inkişaf eden sosyolojinin erken dönem tarihi, dört kurucu düşünürden hareketle incelenmektedir. Sosyolojinin doğuş ve kurumsallaşma sürecine damgalarını vuran Montesquieu, Tocqueville, Comte ve Durkheim; entelektüel biyografileri, düşünsel kaynakları, siyasal pozisyonları, toplumsal çözümlemeleri, kuram ve yöntemleri itibarıyla ele alınmaktadır. Sosyolojinin önde gelen dört Fransız kurucusunun orijinal metinlerini merkeze alan bu sentetik çalışma, onların bilim ve toplum anlayışlarındaki farklılıkları göstermeyi amaçlamakla birlikte aralarındaki benzerliklerin, düşünsel ilişki ve sürekliliğin altını çizmeyi de ihmal etmemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e332774b-6bd5-4bb1-af0f-1d5738d80f88.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Al Sonra Öde</image:title>
            <image:caption>İster fiziksel isterse sanal bir mağazada olsun sepetinizi doldurup da ödeme aşamasına geçtiğinizde borçla satın alma bir seçenek olarak karşınıza çıkar. Bu, eski zamanların veresiye kültüründen taksitli satışlara ve günümüzün kredi kartıyla ödemelerine dek devam etmiş ve çoğu zaman da bir zorunluluk hâlinin sevk ettiği kadim bir seçenektir. Borçla satın almanın farklı görünümlerinin, farklı toplumsal vasatlarda ortaya çıkıp yaygınlaşması, kültürel, siyasî, hukukî, dinî ve ekonomik birçok gerilim ve özgünlüğe işaret eden birer hikâyedir.  Elinizdeki kitap ABD, Britanya ve Fransa gibi finansallaşma sürecine erken dönemlerde dâhil olmuş ülkelerle bu sürece görece geç bir zamanda girmiş Türkiye’de veresiye, taksitli ve kredi kartıyla alışveriş ilişkilerini ele almaktadır. Tarihsel sosyolojinin imkânları ile biyografik metinlerden reklamlara, yasal düzenlemelerden mektuplara uzanan bir malzemenin ışığında borçla satın almanın karşılaştırmalı tarihsel sosyolojisi yapılmakta, ilginç özgünlüklere ve şaşırtıcı benzerliklere dikkat çekilmektedir.  Weimar Almanya’sındaki hiper enflasyonun, tıpkı Türkiye’de 1970’lerdeki enflasyon gibi tüketici kredilerinin doğuşunu nasıl geciktirdiğini, Britanya’da posta yoluyla ve kiralamayla satın alma örüntülerinin tüketici ile birincil ilişkiler geliştiren mümessiller eliyle örgütlenmesinin, Türkiye’de beyaz eşya bayileri üzerinden taksitli alışverişlerin yaygınlaşmasıyla şaşırtıcı benzerliklere sahip olduğunu göreceksiniz. Şimdi Al Sonra Öde Borçla Satın Almanın Tarihsel Sosyolojisi okuru, borçla satın almanın gündelik hayatın rutini hâline geldiği bir devirde bu rutinin tarihine bir yolculuğa çıkartıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edbd138e-00a7-4797-ab75-81ddcdf81142.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastayı Kim Yedi?</image:title>
            <image:caption>Bir şeyler kaybolmaya devam ediyor ve herkes zavallı Bobi’yi suçluyor. 
Peki Bobi GERÇEKTEN hepsini yedi mi: 
Annenin örgülerini VE babanın nergislerini VE büyükannenin çay takımını VE Alp’in büyük doğumgünü pastasını? 
Yoksa sinir bozucu bir pelikan hakkında bazı sırlar mı var? 
Şanssız bir köpek hakkında komik ve eğlenceli bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b6c9c73-f1f9-4df4-b111-feee849dfe4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Dostlarımız İçin İlkyardım Rehberi</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız evler, mahalleler, şehirler, ülkeler hatta kıtalar farklı olabilir. Ama hepimiz aslında aynı yerde yaşıyoruz:  EVİMİZ, DÜNYA!  Dünya bizim evimiz ve sadece biz insanlardan dolayı değil, yaşayan her bir canlı türünün varlığından dolayı eşsiz. İşte bu yüzden yaralı, hasta ve zor durumda olan hayvan dostlarımıza yardım etmemiz gereken durumlar için bir ilkyardım rehberi hazırladık!  Hadi başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5032c8f6-e447-447f-8c9a-bf862bda32b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aygır Fatma</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal bir halk yazarıdır. Yani bir yazara verilebilecek en güzel, en temiz, en değerli sıfatlardan birini halk ona vermiştir. O, bilhassa esnaf, zanaatkâr zümrelerinin yazıcısıdır. Fakat aynı zamanda şehir lümpenlerinin fotoğrafçısı da olabilmiştir. Cemal, sanat bakımından ifadesi olduğu muhiti çok iyi bilir.” 
                                                                               Orhan Selim [Nazım Hikmet], Akşam, 1936 
Otobiyografik izler taşıyan Aygır Fatma, İstanbul’dan Anadolu’da bir kasabaya kadar uzanan, maceralarla dolu, trajik bir aşk anlatısıdır. Hasan ve çocukluk aşkı Mediha’nın yolları yıllar sonra tekrar kesişir. Hasan, Mediha ile evlilik hazırlıkları yaparken bir kavgaya karışır ve hapse düşer. Bir süre sonra II. Meşrutiyet ilan edilir ve çıkan afla tahliye olur. Mediha’nın Dağıstanlı yaşlı bir tüccarla evlendirildiğini öğrenen Hasan zor günler geçirir. Bu esnada tiyatrocu bir arkadaşının teklifiyle hayatını oyunlaştırır. Aygır Fatma adındaki bu oyun, Anadolu’da bir kasabada sahnelenirken ilginç gelişmeler yaşanır. 
Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) İstanbul’da doğan Osman Cemal Kaygılı, iptidâî mektep ve rüştiyeden sonra Menşe-i Küttâb-ı Askerî’den (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) mezun oldu. 1906’da Erkânıharbiye’de memurluğa başladı. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’ndaki bir gösteri sırasında taşkınlık yapması ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışması dolayısıyla Refik Halit ve Refi Cevat gibi isimlerle birlikte Sinop’a sürüldü. Sürgünden sonra memuriyete geri döndü. I. Dünya Savaşı’nda seferberlik ilan edilince seyyar tümenlerde kâtiplik yapmaya başladı. Bir süre sonra sağlığı bozuldu ve malulen emekli oldu. Geçinebilmek için tiyatroculuk, sütçülük, pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çeşitli işler yaptı. 1925’te başladığı Türkçe öğretmenliğine 1944 yılına kadar devam etti. İlk yazıları 1910 yılında Eşek ve Karagöz dergilerinde çıktı. 1921’de Ayine adında bir mizah dergisi çıkardı. Yazılarında Anber, Kanber ve Cımbız takma adlarını da kullanan Osman Cemal Kaygılı’nın Alay, Güleryüz, Aydede, Akbaba, Kurun, Zümrüd-i Anka, Şebab, Yıldız, Papağan,Yenigün, Haber, Son Telgraf gibi çeşitli süreli yayınlarda fıkra, hikâye, roman, mizah, anı, sohbet, araştırma, sözlük ve röportaj türünde yazıları ve eserleri yayımlandı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9d2d959-0b26-4328-8f83-03ddd7564800.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçinin Zanaatı</image:title>
            <image:caption>Ekim 1827’de Leopold von Ranke, Viyana’daki bir devlet dairesine okumak istediği resmî evrakın künyelerinin bulunduğu bir kâğıdı sunarak başvuruda bulundu. O zaman için bu talep abes karşılanmıştı, zira memurlar gizli notları, şifreli belgeleri ve diplomatik yazışmaları ziyarete gelen “tarihçilerin” işine yarasın diye saklamamışlardı. Ranke’nin arkasında Başbakan Klemens von Metternich de dâhil nüfuzlu devlet ricali olması önce Viyana’daki, sonra da Venedik’teki arşivlerin kapılarını açtı. Ranke’nin arşivlerde gördükleri onu hayrete düşürmüş, zira 17. yüzyıla ait orijinal belgeleri okuyunca mevcut iki yüz yıllık anlatılarla çelişen yeni bir hikâye görmüştü.  Modern tarihçiler iki yüzyılı aşkın bir süredir Ranke’nin zanaatının izinden mesleklerini şekillendirdi. Son iki asır içinde tarihyazmı, tarih felsefesi ve kuramı üzerinde yoğun tartışmalar, değişen eğilimler gözlendi. Her geçen gün tarihçilerin kaynakları çeşitlendi. Gazete ve dergiler, kütüphaneler, açık erişim görsel ve yazılı kaynaklar, hususi arşivler, müzeler, büyük veriler, istatistik kayıtları, dijital kataloglar, ben anlatıları ve diğer birçok kaynak günümüz tarihçilerinin masasında. Bunları okumak, notlandırmak, fişlemek ve en önemlisi bir kitap, makale ya da tez hâline getirmek tarihçinin meşakkatli zanaatını teşkil ediyor. George Mason Üniversitesi tarih bölümü hocalarından Zachary M. Schrag’ın Tarihçinin Zanaatı Tarih Araştırması için Bir Rehber’i başta lisans ve lisans üstü eğitimine devam eden tarih talebeleri olmak üzere, masasına tarih yazmak için oturan herkesin elinden düşürmeyeceği bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e05ddafe-ebbd-4472-9e67-e2f4e3b3c58a.jpg</image:loc>
            <image:title>Japon Edebiyatının Zevki</image:title>
            <image:caption>“Belki de kiraz çiçeklerinin en büyük cazibesi, kendilerine has güzellikleri değil, çabuk bozulabilmeleridir…”  Japonlar neden bir çiçeğin rengarenk açtığı en güzel anına değil de henüz açmamış tomurcuklara ya da dökülme anlarına hayranlık beslemiştir? Neden ışıl ışıl parladığı zaman değil de bulutların arkasına saklandığında dolunaya şiirler yazılmıştır? Bu soruları yanıtlamak için yola çıkan Amerikalı Japon Bilimci Donald Keene, The Pleasures of Japanese Literature isimli bu eserinde Japon estetik idealini dört ana özellik üzerinden (ima, düzensizlik, basitlik ve bozulabilirlik) okuyor ve Batı’daki estetik anlayışıyla radikal farklılıklarını ortaya koyuyor. Kimi zaman birkaç fırça darbesiyle yetinen Japon resminde, kimi zaman sevgiliye kavuşmayı göz ardı eden Japon şiirinde tam olarak ifade edilmekten kaçınılan duyguların bilerek yarım bırakılan özel bir beğeni anlayışından kaynaklandığını ifade ediyor.  Yazarın 1986-87 yıllarında gerçekleştirdiği konferanslarından derlenen Japon Edebiyatının Zevki, Japon kültürü ve edebiyatına merak duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Japon Edebiyatı çalışmalarının duayeni Donald Keene’i, ilk kez Türk okuruyla buluşturuyoruz. Yazar Hakkında: Donald L. Keene 1922, Amerika doğumlu Donald Keene; akademisyen, tarihçi, yazar ve Japon edebiyatı çevirmeni. 50 yılı aşkın bir süre boyunca Columbia Üniversitesi Japon Edebiyatı Bölümü’nde ders verdi. İngilizce ve Japoncada yazdığı 60’a yakın eserle Japon Kültürü çalışmalarının en önde gelen ismi olan Keene, 2011 yılında emekli olduktan sonra Japonya’ya taşınıp Japon vatandaşlığına geçti. 2019 yılında Tokyo’da hayata veda etti. Başlıca eserleri; Modern Japanese Literature: An Anthology, 1956, Travelers of a Hundred Ages: The Japanese As Revealed Through 1,000 Years of Diaries, 1989, Seeds in the Heart: Japanese Literature from Earliest Times to the Late Sixteenth Century, 1993.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88878646-6aeb-40dc-8c0d-39bbc9ddf5f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Churchill</image:title>
            <image:caption>Kelimelerin kuvvetini erken yaşlarda keşfeden İngiliz devlet adamı Sir Winston Churchill (1874-1965), kendisine Nobel Edebiyat Ödülü kazandıran yazı hayatında ve iki başbakanlık göreviyle zirvesine ulaşan elli beş yılık uzun siyasi yaşamında bu güçten gayet etkili biçimde yararlanmıştır. Hitler’in neden olabileceği yıkımı en başından itibaren öngörmüş ve dünyanın ona karşı birleşip sonunda zafere ulaşan büyük bir mücadeleye girmesi için bütün azmini ve kararlılığını kullanmıştır. 
Churchill, dünya savaş tarihine de katkılar sağlamıştır. Havacılığın ilk gelişiminde rol oynamış, bir savaş aracı olarak tankın bugünlere gelmesini sağlayan kişiler arasında yer almıştır. Uçaksavar savunma sisteminin geliştirilmesine ve hava savaşının evrimine öncülük etmiştir. 
Eğitimde fırsat eşitliğini, hapishane reformunu, işsizlik sigortasını, çalışma saatlerinin kısaltılmasını, ulusal bir sağlık sistemi kurulmasını, işyerlerinde çalışma koşullarının düzeltilmesini savunduğu siyasi hayatında büyük iniş çıkışlar yaşayan Churchill, belki de en büyük yenilgisini, 1915’te Çanakkale’de direnişini kıramadığı Türk Ordusu karşısında almış ve bu yüzden bakanlıktan düşmüştür. 
Ancak Churchill azimli, ileri görüşlü, mücadeleci, bağımsız ve atılgan kişiliğine dayanarak yeniden ayağa kalkmayı ve 20. yüzyılda ülkesinin kaderine damgasını vuran lider olmayı başarmış, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında purosu ve zafer işaretiyle dünyanın ortak hafızasına kazınmıştır. Görkemli cenaze töreni öncesinde kızı Mary, halkın duygularına tercüman olarak ona şöyle seslenmiştir: “Bir kızın, sevgi dolu, cömert bir babaya karşı hissettiği tüm duyguların yanı sıra, erkek, kadın ve çocuk her İngiliz’in borçlu olduğu şeyi, özgürlüğü borçluyum sana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a426be0-8aff-4559-a671-2be9ee254ba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Resim Sanatı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaşantının her parçasına sanatçı gözüyle bakmak ve o anı içinden taşan yaratıcılıkla tuvalde görselleştirerek saptamak. Doğaya duyulan hayranlığı, doğanın küçücük dönemeçlerini, beklenmedik değişimlerini, yalın görünümlü derinliklerini resmetme sanatının ustalara sunduğu o özgün sezgiyle ifade etmek. Şeref Bigalı’yı böyle betimleyebiliriz. Resim sanatımız erken kuşaklara çok şey borçludur. Onlar etkileri halka halka genişleyecek yapıtlar ortaya koymuşlardır, sınırları zorlayarak, çeşitli güçlüklere karşı koyarak, sanatlarını uygulamakta ve yaygınlaştırmakta kararlılık örneği vererek... 1925 doğumlu Şeref Bigalı Bergama’dan; Antikitenin parlak mimari ve heykeltıraşlık eserlerinin yanı sıra Osmanlı’nın anıtsal yapılarıyla donanmış bu topraklardan çıkarak İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne gelmiş ve Cemal Tollu (1899-1968) atölyesinden mezun olmuştur. Resim öğretmenliği yapan, İzmir’de yolu “Yenilik sanatın öz sorunudur” diyen ressam Abidin Elderoğlu (1901-1974) ile kesişince yıllar boyu sürecek bir sanatsal esin alışverişiyle zenginleşen, 1960’lı yılların başında Paris’te Henri Goetz’den (1909-1989) eğitim aldığı sırada duygularını resme yükleyişindeki ustalığı Goetz tarafından övülen sanatçı, 1976’da sanat anlayışını ve resim tekniği bilgilerini bir araya getirdiği Resim Sanatı adlı kitapla sanat dünyasına katkıda bulunmuştur. Şeref Bigalı yaşamın görkemli yanlarından çok, sade, yapmacıksız, kolay anlaşılır, aynı zamanda da dimağa etkin iletiler yollayan capcanlı sahnelerinden ve ayrıntılarından alır esinlerini. Tekrar tekrar bakmaya değer, keşfedilmeyi bekleyen ayrıntılardır onlar. Öte yandan tuvallerinde öylesine zengin bir anlatım egemendir ki, kıvraklığıyla, geçişleriyle, renksel anlamlarıyla şaşırtır. Örneğin yağmurlu bir günde bir meydandan geçen kalabalık abartısız bir geometrinin ritmiyle, rengârenk şemsiyeleriyle, çoluk çocuk, etrafta koşuşan, sıçrayan kedilerle, uçuşan güvercinlerle, her bir figürün kendi yaşantısının uzantısı olan kaygısı ya da acelesiyle tam bir şehir senfonisi oluşturur tuvalde. Sanatçı kompozisyona belirli ölçüde bir ince espri katmayı da ihmal etmez. Ya da bir horoz kendine özgü duruşuyla, göz alıcı renklerini gururla sergileyerek, hatta o renklerin enerjisini çevresine yayarak yaşam buluverir ressamın fırçasında ve adeta taşındığı yüzeyde var olmanın tadını çıkarır, Bigalı’nın keskin gözlem yeteneğinin uzantısı olarak... Resmin önemine gönülden inanan ve bu inancı hep taptaze bir hevesle yansıtan sanatçının her yapıtı imgelemimizde yeni katmanlar açacaktır. 
                                                                                                                                                    Prof.Dr. Gül İrepoğlu                                                                                                                                                                                                                                                             2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8926fbf6-a071-4516-baec-14f2d6f533e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Kız ve Yavru Tilki</image:title>
            <image:caption>Cesur Kız bembeyaz ve buzlu vatanında, sıcak İnuit evinin rahatını terk edip sonu belirsiz bir maceraya atılıyor. Gün geceye dönerken beklenmedik tehlikeler, yeni keşifler, muhteşem doğa ve sımsıcak bir dostluk onu bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/134eef64-6fef-4bec-8814-681021710da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Suhodol Köyü</image:title>
            <image:caption>Köy durağanlığın, zamanın acımasız akışına direnmenin simgesi ise Suhodol Köyü bu değişmezlik içinde değişimi izleyebilen ender yapıtlardandır. İvan Bunin’in 1912 yılında yayımladığı Suhodol Köyü Rus edebiyat geleneği içinde köylülüğün ve kırsal yaşamın idealleştirilmesine Çehov’la birlikte meydan okuyan yeni bir anlayışı temsil eder. Yazar, Hruşçov ailesi ve hizmetlileri aracılığıyla savaşlar ve kuşaklar içinde köy denen mikrokozmosun nasıl içten içe değiştiğini, sosyal hiyerarşilerin nasıl esnediğini, sıradan köylünün buradaki eşitsizlikleri duygusal dünyasına nasıl tercüme ettiğini ustalıkla anlatır. Suhodol Köyü’nün özgünlüğü, yitip gitmekte olana hüzünle veda ederken, bunun kaçınılmazlığını soğukkanlılıkla saptayabilmesindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf52cd0-0f19-4f6f-865d-e57576b2ead8.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz Bildirisi</image:title>
            <image:caption>[…] 
yani her şeyi yerli yerine koymak 
öfkeyi yerli yerine 
aşkı yerli yerine 
yönleri yerli yerine koymak 
dirileri çiçeklere denizlere ve gökyüzüne çoğaltmak 
yoksa çok ölürsünüz yalvaçça noktalıyorum çok ölürsünüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd0dd08e-db0a-4b2e-81d8-39d9ec0bc8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskimeyen Eskiler</image:title>
            <image:caption>Şiir, aşkı, sevdayı, hasreti, gurbeti, âşık ile mâşuku anlattığı gibi, toplumdaki mevcut hastalıkları da söylemelidir. 
En elzem konular berheva, ziyan edilmemelidir. 
 
Hayat tozpembe olmadığı gibi, vahşetgah da değildir. 
Lakin bu gerçeklikler edebî bir şekilde dile getirilmeli ve bütün teferruatlarıyla topluma sunulmalıdır. 
 
Şairin gönlünde ve hayalinde mücerretleşen, soyutlaşan, gözünde müşahhas hale gelip canlanan ve kaleminde de hayat bulan bu mısralar, her zaman hakikati ifade etmelidir. 
 
Yeni yeni pencereler açarak, her ferdin fikrini genişletecek bakış zaviyesine, açısına münasip fikirler sunmalı ve medeni düşünceler inşa edebilmelidir. 
 
Bir sevda gemisine ayak bastığı gibi, gerçeğin can yakıcı hakikatini de bütün gerçekliğiyle seslendirebilmelidir. 
 
Bu cesareti gösterdiği vakit üzerine düşen vazifeyi yerine getirmiş olacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71ecd246-53cb-445d-b2bb-c711a3398561.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Mavisi</image:title>
            <image:caption>Kelebek etkisine inanır mısınız? 
 
İnsanların karşısına çıkan her ufak şey çok daha büyük şeylere dönüşebilir. Benim hayatıma dokunan kelebekler gibi şiirlerim de sizlerin hayatına dokunsun isterim. 
Keyifli okumalar. 
 
Kelebek gibi olmalı insan, 
Baharlara uçmalı. 
O kısacık ömründe, 
Çok çiçekler görmeli...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/233f234e-8b90-4871-824b-c79b378e0a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Medusa’nın Ölü Kumları 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>YEDİ KLAN 
BİR OYUN BOZAN 
 
YARALASAR VE ÖTANAZİ OKULU&apos;NUN YAZARINDAN MEDUSA&apos;NIN ÖLÜ KUMLARI EFSANESİ 
 
Elzem, bir çarşamba gecesinde korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağ’ın korkunç hiyerarşisinin içinde hapsolmuşken eve dönmek hiç de mümkün görünmemektedir. Kendi dünyasında bir konağın saygın bir hanımı ve başarılı bir öğretmenken Ölümsüzler’in dünyasındaki rolü bir akademide hizmetçi olmaktır. Sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleştiğinde sadece onlar hakkında değil, kendi hakkında da birçok gizemi çözmeye başlar. En alt sınıfa düşmüşken ya tüm basamakları tek tek çıkacak ya da düştüğü yerde kalacaktır. 
 
BİR KRALİÇEYİ TAHTTAN İNDİREBİLİRSİNİZ AMA ONDAN SIRADAN BİRİ OLMASINI BEKLEYEMEZSİNİZ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ed9dda2-f719-4887-a647-85133403c1fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Medusa’nın Ölü Kumları 1 (Ciltli-Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>YEDİ KLAN 
BİR OYUN BOZAN 
 
YARALASAR VE ÖTANAZİ OKULU&apos;NUN YAZARINDAN MEDUSA&apos;NIN ÖLÜ KUMLARI EFSANESİ 
 
Elzem, bir çarşamba gecesinde korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağ’ın korkunç hiyerarşisinin içinde hapsolmuşken eve dönmek hiç de mümkün görünmemektedir. Kendi dünyasında bir konağın saygın bir hanımı ve başarılı bir öğretmenken Ölümsüzler’in dünyasındaki rolü bir akademide hizmetçi olmaktır. Sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleştiğinde sadece onlar hakkında değil, kendi hakkında da birçok gizemi çözmeye başlar. En alt sınıfa düşmüşken ya tüm basamakları tek tek çıkacak ya da düştüğü yerde kalacaktır. 
 
BİR KRALİÇEYİ TAHTTAN İNDİREBİLİRSİNİZ AMA ONDAN SIRADAN BİRİ OLMASINI BEKLEYEMEZSİNİZ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44625f25-3c6c-43d2-a9d8-42b4793a4cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Yiyiciler</image:title>
            <image:caption>…Bu kitaptaki canavarların ve tarih boyunca görülen yamyamlık vakalarının da ortaya koyduğu üzere, bizler de besin zincirinin bir parçasıyız. Parçalara ayrılıp yenebileceğimiz, sindirilebileceğimiz ve dışkılanabileceğimiz gerçeğinden rahatsız oluyor ve bunu korkutucu buluyoruz. Böylece bunu wendigoların, hortlakların, aswangların ve diğer şeytani yaratıkların yaptığını hayal ediyor, onları kendimizden uzaklaştırıyor, bu durumu daha az gerçek kılıyor (ya da en azından başkasının başına geldiğini hayal ediyoruz, kendimizin değil) ve aynı anda da yamyam katilleri ünlü konumuna yüceltiyoruz (kendimizden uzaklaştırıyoruz). Yamyamlığın nadir olduğunu, hortlakların, aswangların ve wendigoların artık var olmadığını düşünerek rahatlıyoruz. Ancak diğer tüm ceset yiyiciler gibi, onlar da gölgelerde saklanıyor, geri dönmek ve korkularımızı körüklemek için fırsat kolluyorlar. 
Dünya üzerindeki her kültürde, insan yiyen canavarlara dair anlatılara tanık oluruz. Grendel’den ortaçağda bir yamyam olan Sawney Bean’e; antik İran’daki gulyabanilerden Teksas Katliamı’na kadar, bu varlıkların insanları yediği her hikâye, evrensel ve bir o kadar da korkutucu nitelikler taşır. Bu kitapta Kevin J. Wetmore Jr., hortlaklar, yamyamlar, wendigolar ve insan etiyle ziyafet çekmeyi seven diğer varlıklar da dahil olmak üzere ölü yiyen canavarların tamamına yer veriyor. 
Mitolojiden başlayarak tarihe ve çağdaş popüler kültüre yönelen Wetmore, antik Yunan tanrılarının insanlarla beslenme hikâyelerinden, Tibet’teki gökyüzü cenazelerine; Zerdüştlükten modern toplumlardaki gerçek yamyamlık vakalarına kadar görünüşte insanlık dışı olan bu eylemleri inceleyerek Ölü Yiyiciler’de, ceset yiyenlerin bizlere insan doğası ve en derin korkularımıza dair pek çok şey öğretebileceğini ortaya koyuyor. 
“Wetmore, temel bir geri dönüşüm niteliğinde olan yamyamlığın etkileyici hikayesini kaleme almış. Bir canlının kendi türünü yemesinin tabu olan bu tarihi, görmezden gelinemeyecek ya da hafızalardan silinemeyecek bir enkaz niteliğinde. Eser iki boyutlu; yalnızca bizlerde kalıtsal olarak bulunan yenme korkusunu değil, aynı zamanda kendimizin de birer yamyam olma potansiyeline dair kaygımızı da irdeliyor. Yenip yutulması gereken bir tiksinti ziyafeti, huzursuzluk yaratan bir söylev.” Del Howison, ödüllü editör, Dark Delicacies’in sahibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53df03bb-5a57-496f-b7d2-0c4da97ae19d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Mitosları</image:title>
            <image:caption>Hay­van­lar ya­şa­mın or­ta­ya çı­kı­şın­dan bu yana sa­yı­sız forma bü­rü­ne­rek dün­ya­ya ha­re­ket ka­tar­. Su­lar­dan ka­ra­la­ra çı­kış­ta, geç­tik­le­ri yer­le­re yu­va­lar kurar, göz­ler açar­lar. Böy­le­ce soluk alan yer­yü­zü­nü tüy­ler, zar­lar, ka­buk­lar ve di­ken­ler­le do­na­tır­lar. Vakti yü­rü­ten de on­lar­dır, ik­lim­le­ri ta­şı­yan da. 
Mi­to­lo­ji­de hay­van­lar ev­re­nin ya­ra­tı­lı­şın­da biz­zat yer alır. İlk bal­çı­ğı onlar bulup ge­ti­rir, gök­yü­zü­nü ha­va­ya kal­dı­rır ve boş­lu­ğa yer açar­lar. 
Dün­ya­yı hay­van­lar taşır. 
Tu­fa­nı haber verip ya­şa­mı devam et­ti­ren hay­van­lar, fır­tı­na­la­rı da önden du­yu­rur­. Kent­le­rin ne­re­ye ku­ru­la­ca­ğı hay­van­lar­dan so­ru­lur. Çünkü her hay­van bir kâ­hin­dir; ge­lecek, hay­va­nın için­den oku­nur. Hay­van­lar, tan­rı­lar­la ölü­ler ve tan­rı­lar­la ya­şa­yan­lar ara­sın­da çe­vir­men­dir. Şa­man­lar bir hay­va­na bü­rü­ne­rek yer de­ğiş­ti­rir. Hay­van­lar in­sa­na in­san­lar hay­va­na dö­nü­şür. Bazen de her ikisi bir be­den­de bu­lu­şur. Ölü­mün bil­gi­si hay­van­da­dır, ölüm­süz­lü­ğün sırrı da. İnsan öl­me­yi hay­van­lar­dan öğ­re­nir. Hay­van Mi­tos­la­rı, eski çağ­lar­dan ve fark­lı coğ­raf­ya­lar­dan ge­çe­rek hay­va­nın me­ta­fo­rik iz­le­ri­ni mi­tos­lar ara­cı­lı­ğıy­la sü­rü­yor. Arı­lar­dan kuş­la­ra, ba­lık­lar­dan sü­rün­gen­le­re hay­van­la­rı konu eden bu ça­lış­ma, kül­tü­rün “ye­ni­den ya­rat­tı­ğı” hay­van­la­rın bü­yü­lü ve de­vin­gen dün­ya­sı­na kap­sam­lı bir bakış içe­ri­yor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c280e1a6-a2b5-4ba2-8b22-0ffc58d14e47.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfiyat Kamyonları</image:title>
            <image:caption>Biliyorum, saatler var daha sabaha, 
Geceler uzun çünkü gölgeler gaddar. 
Hiçbir şey bana hayatımda 
Koymadı bu yaşa girmek kadar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef93f6d-e5ab-4b47-bb62-c5c85fa9920e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygur-Moğol Harfli Moğol Dili Yadigarları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uygur harfli Moğolca, 13. yüzyılda Çinggis (Cengiz) Kağan’ın kurduğu Büyük Moğol İmparatorluğundan, başlayarak resmî yazı dili halini almıştır. Elbette öncesine ait Moğolca belgeler de vardı. Moğollar yazı türü olarak Soğud yazısından geliştirilen Turfan Uygurlarının yazısını kabullenmişlerdir. Moğollar Uygurlardan yalnızca yazıyı değil Budizme ait çok sayıda teknik terimi de ödünçlemişlerdir. Zamanla Uygurlar da (özellikle 13. ve 14. yüzyıl metinlerinde) ticarete, yönetime ait çoğu sözü (kimisi Arapça, kimisi Farsça) Moğolcadan ödünçlemişlerdir. Elinizdeki çalışma çeşitli yazıtların, Moğol hakanlarının mektuplarının, Budist metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. İlk kez Tayvan’da basılan çalışmanın Türkçesine  bir de sözlük ekledik. Türkiye’de ilk kez bu kadar hacimli Moğolca metin bir arada yayımlanmaktadır. Çalışmayı Moğolistan’ın yaşayan en ünlü dilcisi Prof. Tömörtogoo DOMİY ile Dr. Tsetsegdari GURRAGÇAA birlikte hazırlamışlardır. 
möngke tngri-yi:n 
küčündür yeke Mongγol 
ulus-un dalai-i:n 
qanu jrlγ il bulγa 
irgen-dür kürbe:sü 
büširetügei ayutuγai bengi göğün 
gücüyle büyük Moğol 
ulusunun Dalay (cihangir) 
Han’ın buyruğu, tâbi olan veya olmayan
halka ulaşırsa
saygı duysun, korksun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f6d26b-a39c-46a1-b978-6368c5ea13d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynep Uyumak İstiyor</image:title>
            <image:caption>Bazen uykuya dalmak o kadar da kolay olmuyor! Harika bir öykü işe yarar belki… O akşam Zeynep çok yorgundu. Çok uzun ve hareketli bir gün geçirmişti – anaokulu, kızarmış ekmek, spor etkinliği, peynirli makarna, oyun alanı, büyükanneyle yürüyüş, pasta, alışveriş, patlıcan soymak, oyuncak bebek doktorunu ziyaret etmek, köpeği için yastık aramak, elektrik süpürgesi ve biraz daha makarna (köfteyle)… 
Uyku saati gelince annesiyle babası Zeynep’i yatağına yatırdılar. Her şey mükemmel görünüyor ama işler beklendiği gibi gitmedi. Çok yorgun olmasına rağmen Zeynep bir türlü uyuyamadı. En sevdiği pijamayı giymiş ve en eğlenceli öyküyü dinlemişti, ama bir türlü uyku tutmuyordu. Acaba farkı bir yerde uyuyabilir miydi? Acaba Zeynep uyumak için en uygun yeri bulabilecek mi? Daniela Kunkel’in harika çizimleriyle kardeş sevgisini anlatan sıcacık bir uykudan önce öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c5762d3-3f89-44fb-82f9-87359a6ef6e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoterapide Bağlanma</image:title>
            <image:caption>David J. Wallin, bağlanma teorisi ile psikoterapinin dinamik dünyasını birleştirdiği bu eserinde çocukluktan yetişkinliğe bizi şekillendiren bağlantıların tekâmül etmede nasıl kullanılabileceğini araştırıyor. Travma araştırmaları, ilişkisel psikoterapi, nörobiyoloji ve mindfulness alanlarından elde edilen güncel bulguları bir araya getirerek, dönüşümün kilit noktasının ilişkiler olduğunu öngördüğü bir tedavi modeli sunuyor. Çocukluğunda sağlıklı bir bağlanma becerisi geliştirememiş danışanlara karşı terapistler neler yapabilir, bu noksanlığı takviye edecek terapötik yaklaşımlar nasıl geliştirilebilir sorularını soruyor ve cevabı gerçek vakalar üzerinden adım adım keşfediyor.
Psikoterapide Bağlanma, terapi odasında kurulan iletişimin niteliğinin iyileşmenin katalizörlerinden biri olduğunun güçlü bir delili niteliğinde. Pür akademik bir çabadan fazlası, hem divana hem sandalyeye hitap edebilen samimi bir çağrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5d88d2-2c2d-497a-ab47-7092b8c51baf.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Olma Cesareti</image:title>
            <image:caption>Daniel. Dışta başarılı bir bilim insanı, içteyse duygulardan nasibini almamış bir sarmaşık yuvası. İstismar ve ihmalle büyümüş bir çocuk, birini sevmeyi yahut arzulamayı hiç deneyimlememiş bir yetişkin. Kendi aleminin pürüzsüz kıyılarında yaşamaya alışmışken otuz beşinde psikoterapist Michael Shoshani-Rosenbaum’un divanında buluyor kendini. Rosenbaum’un ustalıklı dokunuşu ona iyi geliyor. Bu sayede terapi ve analizin imkanları kitap boyunca sergilenirken, okur da kendi korkularıyla yüzleşmeye, bağlanma ihtiyacını kucaklamaya davet ediliyor.
 
İnsan Olma Cesareti, insanı insan yapan kırılganlıkların cesurca kucaklandığı bir hikâye. Tümüyle çarpıcı, tümüyle gerçek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38f7a86e-3906-4e4b-859a-a330a46390e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Polivagal Teori ve Gelişen Çocuk</image:title>
            <image:caption>Çocukların güvenli ilişkileri olmadığında veya duygusal, tıbbi ya da fiziksel travmalar yaşamlarını etkilediğinde, sevme, güvenme ve gelişme yetenekleri zarar görür. Güvenli ilişkilerinde birden fazla ve süreğen kesintiler yaşayan çocukların deneyimledikleri fiziksel, davranışsal veya zihinsel sağlık sorunları yetişkinliğe kadar devam edebilir ve yaşamlarının uzunluğunu veya kalitesini etkileyebilir. 
 
Polivagal Teori, özünde beynin bilinç dışı güvenlik veya tehlike algısının duygularımızı ve davranışlarımızı nasıl etkilediğini açıklar. Bu bağlamda, çocuk doktoru ve neonatolog Marilyn R. Sanders ve çocuk psikiyatristi George S. Thompson, polivagal sistemin nasıl işlediğini açıklayarak vagal tonun, çocuklukta yaşanan zorluklarla başa çıkmak için gerekli olan güvenlik duygusunu sağlayan sosyal bağlantıları nasıl desteklediğini ustalıkla gösteriyor. 
 
Yazarlar, okuyuculara hem bakım verme konusu üzerine derinlemesine düşünme fırsatı sunuyor hem de doktorlar, eğitimciler ve ruh sağlığı uzmanları için bir eylem çağrısı yapıyor. Yetişkin bakım verenlerin, çocukların duyusal bilgileri bilinç dışı işlediklerinin farkında olması gerektiğini vurgulayarak, profesyonellerin tehlikeli ve bazen korkutucu koşullar karşısında bile güvenlik duygusunu oluşturmada nasıl kritik bir rol oynayabileceklerini Polivagal Teori’nin ışığında inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ef3a24-6bc2-4c6b-975e-ff7a96845acc.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncelerinizi Değiştirin Hayatınız Değişsin</image:title>
            <image:caption>Çalışmaları dünya çapında milyonlara ilham kaynağı olan Louise Hay, hayatınızı iyileştirme gücünün kendi içinizde olduğunu hatırlatıyor ve size sevgi dolu güçlü bir rehberlik sunuyor. Hay&apos;in en ilham verici öğretilerinin yer aldığı bu kitaptaki 365 olumlama ve teknikle onun bilgeliğini her gün yanınızda hissederek yaşamın akışına güveneceksiniz. Hay&apos;in de dediği gibi: 
 
&quot;Ne verirsek onu geri aldığımıza inanıyorum; hepimiz hayatımızda meydana gelen olaylardan sorumluyuz. Söylediğimiz sözlere ve düşündüklerimize dayanarak deneyimlerimizi biz yaratırız. Zihnimizde huzur ve uyum yarattığımızda ve olumlu düşündüğümüzde, olumlu deneyimleri ve benzer düşünen insanları kendimize çekeriz. Esasında söylemek istediğim şey şu: Kendimiz ve yaşam hakkında neye inanırsak, bizim için o gerçek olur.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/279e0032-0b12-4500-9b40-4e1493aac675.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kitap Nasıl Yenir?</image:title>
            <image:caption>Tüm bildiklerinizi alt üst edecek gerçeküstü bir okuma deneyimine hazır mısınız?
 
Bir kitabı okumaktan daha heyecan verici bir şey herhalde onu büyük bir iştahla yiyebilmek olurdu. O zaman sevdiğimiz hikaye kahramanları, oradaki büyülü dünyaları hep içimizde taşıyabiliridik, hem de hiç kopmamak üzere… Peki ya kitap bizi yeseydi ve bir lokmada, metinlerin içinden süzülerek cildinin içine indiriverseydi, biz de onun içinde bir kahramana dönüşerek bilinmeyen bir yoculuğun içine düşseydik ? Neler neler olurdu kim bilir…
Alyanak ailesi için de hayatta kitap sevgisinden daha büyük bir şey daha var: kitapları yeme arzusu… Alin ve Alican kardeşler ve kuzenleri Leyla işte tam da böyle bir maceranın içine düşüyorlar. Çok sevdikleri kitaplarını yemek isterken, kitaplar tarafından yutuluyorlar. Böylelikle daha önce hiç deneyimlemedikleri sıradışı bir deneyimin parçası oluyorlar. Kitabın içinde düşerken, yükselirken, uçarken, salınırken veya yuvarlanırken bildikleri tüm kalıpların dışına çıkıyorlar ve merak ettikleri her şeye bambaşka boyutlardan bakma fırsatı yakalıyorlar. 
 
Bir kitap nasıl Yenir? çocukları, gerçeküstü edebiyat türüyle tanıştırıyor. Onları alıştıkları okuma deneyimlerinin dışına çıkararak, farklı bakış açılarının düşüncelerimizi ne denli zenginleştireceğini model oluyor. Yaratıcılığın gelişimi için bazen alışılmış olanın dışına çıkmanın önemini vurgularken, kalıpların dışına çıkmak için kuralları yıkmaya cesaret edebilmekonusunda da meraklı okuyucularını harekete geçiriyor. Ve en önemlisi hayatta aradığımız cevapların tek bir kaynakta gizli olmadığını, hayalgücünün bize sonsuz olasılık sunduğu bir bakış açısıyla hepimizi tanıştırıyor. 
Sınırların ötesini keşfetmeyi seven çocuklar ve yetişkinler için, iştah kabartıcı bir kitap.
 
Psk. Dr. Petek Halman Kara
 
Temalar: 
Yaratıcılık, hayalgücü, eleştirel düşünme, gerçeküstücülük</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b720f2-506d-4fbc-8c4e-922d1187887a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek Deniz Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Zeynep, Afyonkarahisar’da hiç hayal etmediği bir tatil, hiç beklemediği heyecanlı bir macera yaşadıktan sonra başka başka şehirlere gitmek artık onun çok cazip hâle gelmiştir. Bu kez babasının depreme dayanıklı konutlar tasarlamak için Van’a gitmesi gerekir. Zeynep de bu seyahatte babasına eşlik etmek ister, yoğun ısrarlara dayamayan babasını sonunda ikna eder. Zeynep, Van’a ayağını basar basmaz Hoşap Kalesi’ne gider. Kalede karşılaştığı Evliya Çelebi, Zeynep’e bir kil tablet uzatır. Kil tablet aynaya dönüşür, üzerinde Zeynep’in Van’daki görevi Urartuca yazmaktadır fakat ne yazık ki ayna kırılır. Zeynep’in Van’daki görevi acaba nedir? Van’da tarihî yapılarda art arda aslan kabartmaları kaybolmaya başlar, yıllardır yapılan kilimlerin renkleri karışır, motifleri bozulur. Kötülüğü yaymak isteyenler, şehrin geçmişten gelen güzelliklerini, kültürünü, değerlerini yok etmeye çalışmaktadır. Zeynep, Halil ve Mesut abi Seyahatname kılavuzluğunda onlara karşı amansız bir mücadeleye koyulurlar. Çok az zamanları vardır. İki gün içinde şehri kötülükten kurtarabilecekler mi?  Çocuklar, heyecanlı bir maceranın içinde Van’ın tarihî mekânları, yapıları, kültürel ve coğrafi özellikleri hakkında farkındalık kazanmanın yanında evrensel bir değer olarak iyiliğin bir parçası olmanın bilincine sahip olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a9d6c12-4c21-4ca4-bf72-c44f64638465.jpg</image:loc>
            <image:title>Cabir B. Hayyan</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; kimya başta olmak üzere tıp, eczacılık, astronomi, felsefe, fizik gibi birçok ilim dalına katkıda bulunan ve Kimyanın Babası olarak tanınan Ebû Mûsâ Câbir b. Hayyân’ın hayatını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b95d92-e278-42f3-a44f-598605aa99a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökada Ekspresi</image:title>
            <image:caption>“Merhaba uzaylı dostlarım. Barış için geldik!”  Bunu söyleyenler Andromeda Galaksisi’nden gelen, bacak yerine ahtapotlarınkine benzeyen dokunaçları olan Şporetlilerdi. Deneysel bir solucan deliği atlayışı sonucunda Samanyolu’na gelmişlerdi.  Dünyalılarla kafa kafaya verip egzotik madde kullanarak sabit bir solucan deliği yaptılar. Halkın da faydalanması için gerekli olan şey bir metroydu. Bunun için Mihriban adında bir tren tasarlandı. Mihriban, komşu galaksiye toplantıya gidip akşam yemeğine eve dönebilenler çağını başlatmış oldu. Bu kitapta, Mihriban’la solucan deliğinde galaksiler arası yolculuk yapacak; Zeki Semaî, Pertev Bitevî, Firarî, Usta ile papağan, kedi, zopi ve köpekten oluşan evcil ekibin galaksiler arası yolcu taşıyan Gökada Ekspresi Mihriban’ı ele geçirmek isteyen Glut Hiçdoymaz ve yeğeni Haris’le mücadelelerine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/099b72af-3ad7-418d-9d43-6543cb388636.jpg</image:loc>
            <image:title>YouTuber Sertaç Abi’yle Sorudan Soruya</image:title>
            <image:caption>Dijital dünyanın güvenilir ismi Sertaç Abi, çocuklardan gelen bir dünya soruya level level cevap veriyor. Hangi oyunları oynayalım? Dijital dünyadan kaçmalı mıyız? Güvenli bir şekilde internet kullanmanın yolu nedir? Dünyanın her yerinden arkadaşımız olsa ne olur? Bilgisayarın başına her oturduğumuzda endişeyle yüzümüze bakan annemize ne demeliyiz? Ülkemizin dört bir yanından sorular gönderen her arkadaşımıza “Sıra bende” diyen Sertaç Abi de kendi sorularını fanlarına yöneltiyor. Çok eğlenceli, koşturmalı, atışmalı, kapışmalı bu özel sohbeti bırakıp yeni oyuna başlayamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f6f9de-1a78-4e14-a345-c44066bfe87f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin</image:title>
            <image:caption>Günlük hayattaki konuşmalarımızda “Kafam dağınık.”, “Kafam bozuk.”, “Kafam rahatladı.” gibi ifadeleri sık sık kullanıyoruz. Vücudumuzu yöneten beynimiz kafamızın içinde olduğundan bu tür göndermeler yapıyoruz. Sabah uyanıp kahvaltı yapmak, okula gitmek, ders çalışmak, müzik dinlemek, oyun oynamak gibi gün içinde yaptığımız her aktiviteyi beynimiz sayesinde yapıyoruz. Peki, ama tüm bunları beynimiz nasıl yapıyor? Pek çok meraklı çocuğun kafasında bu soruların dönüp durduğunu biliyoruz. Bu kitap, bilime ve öğrenmeye meraklı çocukların heyecanını paylaşmak için hazırlandı. Bu kitapta, beynin yapısı, beynin diğer organlarla nasıl iletişim kurduğu, beyin hasar aldığında neler olduğu, beyin sağlı için neler yapmak gerektiği, insan gibi düşünebilen makinelerin yapılıp yapılamayacağı gibi birçok ilgi çekici içeriğe yer verildi. Bu kitapta beyin hakkındaki bilimsel gerçekler çocukların anlayabileceği sadelikte derlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9524131-ee6a-4099-87de-604c6e3b4732.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Robotik&apos;in Yumurtası</image:title>
            <image:caption>Robotik gezegeninin metal talaşı ve pas önleyici sıvıdan oluşan kahvaltısına, aniden bir yumurta ekleniyor. Metal ve köşeli ellerde incelenen soluk beyaz, ılık, pürüzsüz yabancıyı robotların dünyasında kimse tanımıyor. Kısa sürede ona karşı olanlar ile korumaya çalışanlar arasında bir gerilim başlıyor. Yumurta, ona karşı olanlara ne yapmış olabilir? Kırılgan ve korumasız hâli neden rahatsızlık veriyor? Kral Robotik ve muhafızı Elektrika, herkese iyi gelecek çözümü hemen bulmalı. Pek çok kitabı ödül almış Polonyalı yazar Zofia Stanecka, birlikte yaşama kültürü, paylaşma, farklılıklara saygı ve kendini tanıma konusunda unutulmaz bir macerayla karşımızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b342004b-d3ae-494a-98da-9a1a1ac33fa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazze’nin Arıları ve Samaar</image:title>
            <image:caption>Çocukların doğru ve iyi rol modellere ihtiyacı var. Bu anlayışla ülkemizde ve kültürümüzde başarısıyla, kahramanlığıyla, girişimiyle ya da tavır ve duruşuyla öncü olmuş kadın karakterleri çocuklarımıza tanıtmak istedik. Samaar Elba, Gazze’de yaşanan zorluklara rağmen yaşadığı yerde çiçekler açtırmayı başaran bir kahraman. Samaar ve babası arıcılık yaparken arılarla bereketlenmiş, balla tatlanmış, çiçeklerle süslenmiş bir dünya hayal ederler. Bulundukları bölgenin şartları çok zordur, bahçeleri, arıları kovanları defalarca tarumar edilir ama Samaar yılmaz. Yeniden başlamaktan korkmaz ve babasıyla birlikte kurduğu hayali yalnız da olsa gerçekleştirmeye çalışır.  Her şartta hayallerin çiçek açabileceğini gösterir çocuklara. Samaar’ın hikâyesi dört yaş ve üzeri çocuklar için hazırlandı; tüm çocuklara ilham olsun, tüm çocukların hayalleri çiçek açsın diye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf77a21c-1a01-423c-b0ee-034ca44038f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuvamı İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi yaş grubu için savaş, işgal ve mücadele gibi zor konuları anlatma üslubu özellikle önemli. Yaş grubunun gelişimini ve psikolojisini gözeten eserler bulmak da oldukça zor. YUVAMI İSTİYORUM, İsrail işgalini ve Filistin’in neredeyse bir asırdır verdiği büyük mücadeleyi, pedagojik değerler çerçevesinde anlatan örnek bir kitap. İşgal tanımının tam karşılığını, yaş grubuna uygun, sağlam bir kurgu ve özenle seçilmiş kelimelerle anlatan YUVAMI İSTİYORUM, konu hakkında önemli bir açığı kapatıyor. Ayrıca konu hakkında çocuklarla diyalog kuran tüm eğitimciler ve ebeveynler için muhteşem bir sohbet zemini oluşturuyor.  4 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden kitapla, minik okurlar Filistin’in neden mücadele ettiğini, tarihsel gerçekliğiyle öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9231e21-6e8a-4c51-9763-2990702d9f0b.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yıl Cumhuriyet’e Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Türkiye’dir, Türkiye sevdalısı olmaktır. 
— Aydın Doğan, Doğan Holding Onursal Başkanı 
 
Sen var oldukça biz, biz var oldukça sen hep var olacaksın! 
— Ayşe Kulin, Yazar 
 
İkinci yüzyıla ilerlerken değerlerimizi güçlendirerek  Atatürk’ün mirasını yaşatacağımıza ve ortak hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için çalışacağımıza yürekten inanıyorum. 
— Begüm Doğan Faralyalı, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı 
 
Cumhuriyet’in kıymetini bilelim. Onu yaşatmak, koruyup gözetmek, ona sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur... 
— Dr. Gülseren Budayıcıoğlu, Psikiyatrist 
 
Hiç şüphesiz laiklik kavramı, Atatürk’ün ulusa en büyük hediyesidir. 
— Muazzez İlmiye Çığ, Sümerolog 
 
Son olarak vurgulamak isterim ki, Atatürk’ün Türkiye için çizdiği yol hâlâ tek geçerli yoldur; çünkü aklın ve bilimin yoludur. 
— Ömer Koç, İş İnsanı 
Doğan Kitap Cumhuriyet’in 100. Yılında “Ulus Cumhuriyet’ine sesleniyor” şiarıyla Cumhuriyet’e Mektuplar Projesi’ni başlattı. Türkiye’nin her yerinden, her yaştan, her meslekten yüzlerce insan kaleme sarıldı. Cumhuriyet’in kolektif bir coşku, sivil bir irade olduğunu göstermek, tarihe vefa borcunu ödemek, geleceğe bir mirası emanet etmek için. 
 
Nice 100 yıllara, coşkuyla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23853bf-db92-4568-860b-05721f0ec849.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Aura</image:title>
            <image:caption>“Görüntülerden anlayacağınız gibi bütün bölgede sadece güvenlik görevlileri var. Bu dakikaya kadar yüz on dokuz ceset tespit edildiğini öğrenebildik. Bu cesetler yanmış, nasıl yandıkları konusunda hiçbir açıklama yapılmadı. Ancak görgü tanıkları, insanların birden yere yığıldıklarını, sonra da yandıklarını, yanarken arkalarında dayanılmaz bir koku ve kül yığını bıraktıklarını söylüyorlar. Bu yüzden gerçek ölü sayısını yetkililer de açıklayamıyor. Kaldırımlar, sokaklar siyah kül öbekleriyle dolu. Terör saldırısının niteliğini ve kayıpların tam sayısını öğrenmek sanırım zaman alacak.” 
 
Sanat tutkunu ve bilgisayar programcısı Osiris ve gözü kara anti kapitalist Lili… İkisinin de dünyadan alacakları bir intikam var. İyilerin yöneteceği bir dünya ütopyası kuruyorlar. Osiris’in, insanların aurasını ölçen ve İyi’yi Kötü’yü ayırt eden programıyla ütopyalarını gerçekleştireceklerini düşünüyorlar ama… 
 
Her şey yine o umutsuz başlangıç noktasına dönüyor; aşk nefrete, ütopya ise distopyaya dönüşüyor. Soner Gedik Kızıl Aura’da nefes kesici bir macera eşliğinde kötülük, iyilik, ütopya kavramlarını tartışıyor ve okuru her ütopyanın distopyaya dönüştüğü o kadersel ana götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64d70c5-d745-480d-ad2f-91e91b338854.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Basınında Atatürk - Kasım 1938</image:title>
            <image:caption>“Kasım ayının onuncu perşembe günü, sabah saat dokuzu beş geçe her Türk’ün evinde, her Türk’ün mukaddes tanıdığı bir insan hayata gözlerini kapadı. Ölen, her Türk’ün kendi öz babasıdır. Tarih, böyle azim ve muhteşem bir matem levhası ne gördü, ne görecek.” 
— Hasan Âli Yücel 
 
Yayıncılık dünyamızın duayenlerinden Nuri M. Çolakoğlu ve tarihçi-yazar Aytaç Demirci’den, büyük Atamızın ölümünün 85’inci, kurduğu Cumhuriyetin 100’üncü yılında belgesel niteliğinde bir armağan kitap. 
 
Atatürk’ün vefat ettiği 10 Kasım’dan naaşının geçici kabri Etnografya Müzesi’ne kaldırıldığı 21 Kasım’a kadar geçen zamanı dönemin gazetelerinden derlenen haber ve yazılarla izleyen Türk Basınında Atatürk Kasım 1938, özel arşivlerde saklanmış gazete koleksiyonları ile nadir fotoğrafları bir araya getiriyor. 
 
Tarihte “Milli Yas Günleri” olarak adlandırılan bu 11 günün hikâyesini bir sergide gezer gibi izleme imkânı veren kitapta gazete sayfalarından örnekler, gazete haberleri ve dönemin önde gelen kalemlerinin etkileyici yazılarına özel arşiv fotoğrafları eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bec7ae0-b989-48b0-a467-952ba3674ad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gassal</image:title>
            <image:caption>“Bulduğun cevapları benimle paylaşmayacak mısın?” 
“Bunlar benim sorumun cevapları. Herkes kendi sorularının cevaplarını aramalı. Ama önce doğru soruları sormalısın. Mesela önceden ne farklıydı da artık bir sebebin olmadığını düşünüyorsun. Sana daha öncesinde yaşaman gerektiğini düşündüren sebep neydi?” 
Bu seferki cevabını çok iyi bildiğim bir soruydu fakat bu konuyu konuşmaya hiç cesaretim yoktu. Anlamsızca, düşünmeden kadının bacaklarını silmeye devam ediyordum. Yaptığım temizlik bir terapi gibi beni daha fazla düşünmekten alıkoyuyordu. Diğer yandan kadın benden gerçekten bir cevap bekliyor mu yoksa bu soruyu örnek teşkil etmesi açısından mı sormuştu emin değildim. Sessiz kalmayı tercih ettim. 
  Funda Usta, bir gassalın gözünden sade ve güçlü bir anlatımla yaşamı ve ölümü sorgulatıyor. Okurlara da; bir kenara çekilip buruk bir şekilde izlemek kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe11ec2-aa91-4597-b72d-967513946e8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Materyal Çok Oyun</image:title>
            <image:caption>Bu kitap aile/ebeveyn-çocuk ilişkisini desteklemek, ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte vakit geçirmelerini kolaylaştırmak amacıyla yazılmıştır. Aile, çocukların ilk sosyalleştiği yer olduğundan, birçok beceri de aile ile öğrenilir. Böylece, çocuğun okul süreci de desteklenmiş olur. 
*** 
“Yaratıcılık, disiplin ve çocuksu bir ruhun birleşiminden oluşur,” der Robert Greene. Kitapta bulunan ve yaratıcılığı destekleyen etkinlikleri her hafta sonu çalışarak kuracağınız disipline, bir zamanlar deneyimlemiş olduğunuz çocukluk hislerinizi ekleyerek, güzel çocuklarınıza eşlik edebilirsiniz. 
*** Bir yıl boyunca her hafta sonu için bir öneri, toplam elli iki materyal ve her materyal için en az üç oyun önerisini bu kitapta bulabilirsiniz. Oyun önerileri daha kolay ya da zor seviyelere dönüşebilecek yapıdadır ve böylece geniş bir yaş grubunu ve farklı gelişimsel özellikler gösteren çocukları kapsayıcı niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baea14ca-1c85-4610-90fb-4fa07933820a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinden Kaçamayanın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Hans Fallada&apos;nın talihsizlikler, buhranlar ve psikolojik sorunlarla örülü gençliğinin dip noktasından günümüze seslenen Kendinden Kaçamayanın Öyküsü başlıklı öykü seçkisi, yazarın dünya çapında üne kavuşana ve çağdaş Alman edebiyatının önde gelen kalemleri arasında anılana dek atlattığı büyük bir badireyle ortaya çıkan tesadüfi bir keşiftir.


Fallada alkol ve morfin bağımlılığının yarattığı ekonomik krizi aşmak adına zimmetine para geçirir. Bu suçtan yargılandığı sırada dava dosyasına o dönem kaleme alınmış beş öyküsünü ekleyen adli tıp uzmanı Ernst Ziemke ise, Fallada&apos;nın edebiyat tarihinde edineceği yeri her şeyden habersiz tümden değiştirir.


Kalıpları yıkan, başkaldıran ve toplumun dışına itilen ana karakterleri öykülerinin başköşesine yerleştiren Fallada, edebiyata atıldığı ilk günlerden bu yana ilgilendiği, Weimar Almanyası&apos;nda tabu sayılan psikolojik ve erotik güdülerin ortak yanlarını, kadın-erkek ilişkilerindeki netameli çelişkileri cesurca işler. Çalkantılı yaşamından aktardığı kesitler ve romanlarına verdiği referanslarla zenginleşen ve yazarın ölümünden yaklaşık 70 yıl sonra açığa çıkan Kendinden Kaçamayanın Öyküsü ilk kez Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/154e47dd-b3f1-4d77-a0d0-4b8c4a24b5f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Kalemini sesten çok sessizlikten yana kullanan, fazlalıklardan arınmış diliyle boşlukları da anlatının bir parçası kılarak kısa öykülerinde zor konuları beceriyle işleyen Derya Sönmez, yine ilişkilerin ve insan ruhunun karanlığına bakıyor. Aradan ormanlar, dağlar, öteki hayvanlar görünüyor.


Beğeniyle karşılanan ilk kitabı Sırça Kanatlar&apos;la adından söz ettiren, 6. Antalya Edebiyat Günleri En İyi İlk Öykü Kitabı ile 2022 yılı Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü&apos;ne layık görülen Derya Sönmez, Öteki Hayvanlar&apos;la yeniden okur karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/988dd31a-8343-4f94-b18b-756994f9f9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıf-ötesi Bireyler ya da Yeniden-üretmezlik</image:title>
            <image:caption>Chantal Jaquet, içine doğduğu sınıfın toplumsal çevresinden çıkarak öteki sınıfa geçen bireyin istisnai vakasını felsefi olarak anlamak üzere yepyeni bir kavram ve yöntem geliştiriyor: Toplumsal yeniden-üretimin işlemediği durumlarda etkin olan siyasal, ekonomik, ailevi ve tekil nedenleri, keza bunların sınıf değiştiren bireyin yapısı üzerindeki etkilerini inceleyen filozof, kolektif tarih ile mahrem hikâyenin kesiştiği noktada konumlanarak, bireyin yeni sınıfı içindeki yeri ile bu değişimde cinsel ve ırksal farklılıkların rolünü de belirlemeye yöneliyor.


Disipliner bir çalışmanın yalıtılmışlığına son veren Chantal Jaquet, okuru söz konusu tekilliği felsefe, sosyoloji, sosyal psikoloji ve edebiyatın kavşağında karşılamaya davet ederken, Spinoza, Bourdieu, Éribon ve Hoggart gibi düşünürler kadar Stendhal, Jack London, Annie Ernaux, John Howard Griffin, John Edgar Wideman, Richard Wright gibi yazarların yaşamöykülerinden ve anlatılarından da yola çıkarak toplumsal ve kişisel kimlik kavramlarını yapıbozuma uğratıyor ve öteki sınıfa geçen &quot;sınıf-ötesi birey&quot; figürü üzerinden tüm insanlık haline yeni bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea66c29-34a9-456c-be32-f3e455fdca6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Acemi Yazarlar İçin Bir Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Acemi yazarlara kendileri olmayı tembihleyen, onları itaatsizliğe davet eden ve yönelimlerini sindirmeye kalkışan her şeye: kariyerizme, yaltakçılığa, tanınma isteğine, narsisizme karşı ikaz eden Prévost; virajlardan, yokuşlardan ve rampalardan müteşekkil zorlu bir yolun haritasını çıkarıyor. Daima güncelliğini koruyan &quot;pratik tavsiyeler&quot; verirken salon entelektüellerine karşı da sözünü sakınmıyor.


Geriye yoldan geri dönmeme inadını kuşanmak kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a66ae60-24b6-43c7-ad72-c9327e0df950.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Alan</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Alan edebiyat, felsefe, iletişim alanına sessizlik ile bakar; sessizliği değil; sessizliğe yazar. Tuhaf olan, bu metnin edebiyat, felsefe veya iletişim alanlarına ilgi duyan okurları, &quot;edebiyat, felsefe veya iletişim metni değil&quot; diye karşılayacak olmasıdır. Metnin karşılamadığı alanlar herbirinin ilgili literatürüne değinse de bu literatürlerden bildiğimiz anlamda geçmeden yazılmışlardır. Metin ne başlamıştır ne sürer ne de sona erer. Tuhaf Alan, Blanchot&apos;nun sessizlikte dönüşen felaket&apos;i; Deleuze&apos;ün benzersiz yersizyurtsuzluğu; Derrida&apos;nın bir başka türlü karar verilemezliği; Foucault&apos;nun şimdiki zamana teşhis koyan felsefesi ve daha nice düşünceyi sessizlikle ve sessizlikte ele alırken düşünürlerin söylemediklerini ve yazmadıklarını da &quot;sessizliğe yazmaya&quot; çevirmek üzere felsefeden sanata, edebiyattan iletişime geniş bir düzlemde derinlikli okumalarla kurgulanmış bir sahneleme denemesidir... &quot;Sessizlik anlamaya gelmez&quot; diyen Tuhaf Alan&apos;a okur neler diyecek? Bekleyip görelim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2750828-5515-456a-a09f-681c595fd8c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler İle Büyümek - 5 Kızgın Şirin Herkesi Haksız Buluyor</image:title>
            <image:caption>Şirinler Köyü sessiz sakin. Herkes huzurlu… Hiçbir şeyden memnun 
olmayan Kızgın Şirin dışında! Her şey kendi istediği gibi olsun istiyor ama arkadaşları onunla aynı fikirde değil. Kızgın Şirin’e göre bu 
haksızlık! Neden istediği şeyleri yapamıyor?! Her konuda canının 
istediği gibi karar veremeyeceğini öğrenmesi için diğer Şirinler ona 
öyle bir oyun oynuyor ki… 
ELİNDEKI KİTAP KORKULARINLA YÜZLEŞMEN VE ONLARDAN KURTULMAN İÇİN VAR! 
  Çocukluk dönemi sorunları konusunda uzman psikolog ve psikanalist Diane Drory tarafından yazılmış ve çocuklarla diyalog kurmaya yardımcı, eğitici bilgilerle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58da7b63-8093-4333-ac5c-96f055c5d1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>Sessiz sakin bir yaşam süren Jim Hawkins&apos;in hayatı, işlettikleri hana Billy Bones adlı bir kaptanın gel- mesiyle alt üst olur. Ünlü acımasız Kaptan Flint&apos;in ikinci kaptanı olan Billy Bones, Flint&apos;in yıllar önce gömdüğü hazinenin haritasını sandığında saklamaktadır ve bu hazinenin peşinde olan başkaları da vardır: Tek bacaklı John Silver. Kaptan Bones&apos;un ölmesiyle birlikte haritayı bulan Jim, Doktor Livesey, Bay Trelawney, onun iki adamı, John Siluer&apos;la birlikte yirmi altı adamla hazine peşine düşerler. Daha Defi- ne Adası&apos;na ulaşmadan Siluer ve adamları isyan eder ve gemiyi ele geçirirler. Peki, hazine kimin olacak; Joh Silver ve adamlarının mı, yoksa Jim Hawkins ve dostlarının mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/067e1213-f292-4fff-83c7-314d57056d49.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>Beyaz Diş, kurt köpeği… 
Küçücük bir yavruyken başlayan zorlu hayatı sevgi, sabır ve anlayışla, büyürken yaşadığı acılardan ve kötülüklerden arınabilecek mi? 
Beyaz Diş insanların içinde barındırdıkları sevgiyi de, nefreti de yakından tanıyacak ama hangisini seçecek okuyup göreceğiz. 
İyiyle kötünün; sevgi ve nefretin savaşından kim galip çıkacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c8f26d-f7fb-4182-b9cc-278bc3577874.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Bahçe</image:title>
            <image:caption>Ailesiyle birlikte Hindistan&apos;da yaşayan Mary Lennox, çevresindekiler tarafından sevilmeyen, anne ve babasının ilgilenmediği, yalnız, huysuz ve mutsuz bir çocuktur. Anne ve babasını kolera salgınında kaybedince bir akrabasıyla yaşamak için İngiltere&apos;ye gider. Hayatta, sevgi dışında her şeye sahip olmuş bu küçük kız aradığı sevgi ve ilgiyi bu büyük malikânede de bulacağını düşünmez. Mary yeni yaşantısına uyum sağlamaya çalışırken evde yaşanan ilginç olaylardan ve onu kendisine çeken gizli bahçeye olan merakından da vazgeçmez. Mary&apos;nin öncelikle kendisini, sonra da çevresindekileri sevmesinin yolunu açan Gizli Bahçe belki de hepimizin kalbinin bir köşesinde saklıdır! 
Mary&apos;nin Hindistan&apos;da başlayıp Gizli Bahçe&apos;ye uzanan yolculuğundan çok keyif alacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae34ae14-5c44-48ed-b2b7-d21db0e3d99d.jpg</image:loc>
            <image:title>Milena&apos;ya Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Seni sevip sevmediğimi soruyorsun durmadan. Çok zor bunun karşılığını vermek, Milena, mektupla hiç verilemez hele. Bu yakınlarda yüz yüze gelirsek söylerim (nefessiz kalmazsam). Yalnız ne olursun, çağırma beni Viyana’ya, yazma bu konuda; gelmeyeceğim ama bu konuda ettiğin her söz, etime batan kızgın bir şiş sanki; yakıyor, geçmiyor acısı, gün geçtikçe daha da yakıyor. Bu istediğin olamaz. 
Demek çiçek gönderdiler sana? Üzüldüm, üzüntümden ne çiçeği olduğunu anlayamadım yazından. Odanda duruyor, öyle mi? Dediğim gibi odandaki dolap olsaydım güpegündüz, birdenbire çıkıverirdim odandan. O çiçekler soluncaya kadar dışarıda dururdum hiç değilse. Hoşuma gitmedi. 
Her şey o kadar uzak ki... Yine de kapının tokmağını elle tutacak kadar yakın görüyorum, karşımdaki mürekkebi gördüğüm gibi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d248e2-95fe-4752-b794-a05749e14019.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Yönetmenin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir film çekmek için nereden başlayacağınızı biliyor musunuz? Hayaliniz, günün birinde film yönetmeni olmak mı? O zaman, doğru kitabı elinizde tutuyorsunuz. Biraz sinema tarihi; sinopsis, tretman, kamera açıları gibi belli başlı temel kavramlar, ünlü yönetmen Turgut Yasalar tarafından sizin için yazıldı. Yasalar deneyimlerini, filmlerini yönetirken kullandığı kısa yolları bu kitaba aktardı. Deniz Avcıer&apos;in çizimleri de, onun anlattıklarını görselleştirdi. Gerisi, sizin yaratıcılığınıza ve hayal dünyanıza kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a97dc1-36fb-447d-801a-416b14f0ef03.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyıllara Yayılan Uygarlık Adımları - İnsanlığı Yücelten Buluşlar</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu binlerce yıllık bir bilgi birikiminin sonunda günümüzde kullanılan buluşları ortaya çıkarabilmiştir. Günlük yaşamımızı kolaylaştıran araç-gereçlerin arkasında yüzlerce çalışma, deney ve uzun süreli gözlemler bulunmaktadır. Bir buluş, bir sonrakini tetiklemekte ve yeni buluşların kapısını aralamaktadır.
Astronomiden kimyaya, elektronikten sağlık alanına dek onlarca buluşun öyküsü bu kitapta toplandı. Üstelik elinizdeki kitap yalnızca çocuk yaştaki okuyucularımıza insanlığın ilerlemesine katkı sağlayan buluşlarla ilgili ayrıntılı bilgi vermekle yetinmiyor; hem bilgilerini tazelemek, hem de yeni bilgilerle dağarcıklarını genişletmek isteyen yetişkinler için de eğlenceli bir başvuru kaynağı işlevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c8d001-580a-46fd-ac12-4d144c5a4889.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Kafesin Esiri</image:title>
            <image:caption>Kiva Meridan bir hayatta kalandır. 
 
Sadece Zalindov Hapishanesinden değil, ölümcül Hüküm İmtihanı’ndan da sağ çıkmıştır. Geçtiğimiz on yıl boyunca Kiva’nın tek isteği ailesiyle yeniden bir araya gelmek ve hayatlarını mahveden insanlardan intikam almaktır. Ancak şimdi Zalindov&apos;dan kaçmış, bu da görevini her zamankinden daha karmaşık hâle getirmiştir. 
 
Kiva başkentteki yeni hayatına alışmaya çalışırken, Zalindov&apos;dayken acı çeken tek kişinin kendisi olmadığını; kardeşlerinin ve onların inançlarının da değiştiğini fark eder. Zamanla sadece düşmanlarından değil, ailesinden de sır saklamaya başlar. 
 
Şehrin surlarının dışında, Kuzey Krallıkları&apos;ndan gelen tehdidin fısıltılarıyla birlikte asiler arasında da gerginlikler yaşanmaktadır. Kiva&apos;nın bağlılık duyduğu taraf fazlasıyla önemliyken, Kiva sadakatinin hangi tarafta olduğunu sorgulamaya başlar. Bu kez hayatta kalmak için savaşın her iki tarafı da ona dönmeden ve 
her şeyini kaybetmeden önce, karmaşık bir yalanlar ağında yolunu bulmak zorunda kalacaktır. “Lynette Noni usta bir hikaye anlatıcısı. Herhangi bir fantastik kurgusever için mutlaka okunması gereken bir kitap!” - Sarah J. Maas, #1 Numaralı New York Times Çok Satan Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c110898-b7d5-4c06-98a2-126f352f6e6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Rengi Mavi - Bir Terapistin Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Yıllarca eşinden psikolojik şiddet gören, özgüveni zedelenen, kendini çocuklarına adayıp kendi hayatını unutan, ama artık “kurban” psikolojisinden çıkıp yeni bir hayat kurmak isteyen Songül Hanım… 
 
Kendini hep bir terk ediliş, bir yalnızlık içinde bulan, üst üste yaşadığı travmalar yüzünden hep kendini suçlayan, iç dünyasında fırtınalar esen Esra Hanım… 
 
Çocukluğunda yaşadığı tacizin ve annesinin duygusal baskısının altında ezilip hayatına yön veremeyen, çok yetenekli bir müzisyen olmasına rağmen sürekli kendini eleştiren Meral Hanım… 
 
Ve, danışanlarına nezaketle, şefkatle yaşama sevinci aşılamak isterken hayatının kontrolünü kaybetmeye başlayan psikolog Özden… 
 
Umudun Rengi Mavi, Londra’da yaşayan psikolog Özden Bayraktar Annibali’nin hem hayali günlüğü hem de yıllar içinde, seanslarda danışanlarıyla edindiği çeşitli deneyimleri harmanladığı bir not defteri. Zorlukla yaşayan bir ruhun, tırtıl misali zamanla kelebeğe dönüşebileceğini; sonsuzluğun, neşenin, sevginin, en güzeli de umudun ve yepyeni bir yaşam olasılığının çok da uzakta olmadığını fısıldıyor bize…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b9c5e6-2ae2-462c-bce2-d3c39cfc060d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Bir Başına</image:title>
            <image:caption>“Öyle uzun zamandır insanların arasındayım ki onların ruhunu okumada psikologları yaya bırakır, yazarların hep varmak istediği noktada yıllardır durmanın keyfini yaşarım. Ben, insan ruhunun röntgenini çekerim.” 
 
İstanbul’un orta yerinde özel bir lise olarak kullanılan tarihî köşkte yaşayan hayalet Firuz, öğrencilerin arasında dolaşıyor, onların dünyalarını keşfediyor. Kerem’in kuralcılığı, Ela’nın abartılı anlayışlı olma hâli, Nergis’in dedikoduculuğu ile karışan işleri yoluna koyabilmek için bir hayaletin yapabileceği pek fazla şey yok. Ama bir gün okula hayalet Firuz’a tıpatıp benzeyen bir genç geliyor. Bu gencin peşinden getirdiği gizemler, her şeyin yoluna girmesini sağlayacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4d92ba-ca9f-4c8e-8458-c2a2fa5edaf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnie Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Şirin, neşeli ve eğlenceli! Minnie ve dostlarının muhteşem resimlerini boya kalemlerinle renklendir, sayfaları çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf34267-63e7-4df9-bc81-3f1d02d98c2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Oz Büyücüsü, rengârenk çizimler eşliğinde çizgi roman sayfalarında hayat buluyor.
Bir kasırgaya kapılan Dorothy ve köpeği Toto, kendilerini büyülü Oz Ülkesi’nde bulur. Dorothy, evine dönebilmek için birbirinden zorlu görevleri başarmak zorundadır. Eve dönüş yolunda heyecan dolu maceralar ve üç yeni dost Dorothy’i beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa873d8e-b89d-4654-9744-ba5cd0ee6af1.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Günde Dünya Turu - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden 80 Günde Dünya Turu, rengârenk çizimler eşliğinde çizgi roman sayfalarında hayat buluyor.
Bir İngiliz beyefendisi olan Phileas Fogg, dünyayı 80 günde dolaşacağına dair arkadaşlarıyla bahse girer. Fogg bu bahis için tüm servetini ortaya koyar ve uşağı Passepartout’yu da yanına alarak heyecan dolu bir yolculuğa çıkar. Bu macerasında ona eşlik etmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4df7b772-66c4-4912-b799-c88a7425eab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerden Düştük Bu Aşka!</image:title>
            <image:caption>“Sevildiğinden emin olunca, insan
ne kadar da cüretkâr oluyor.”
-Sigmund Freud   Nerden Düştük Bu Aşka! kitabında ilişkilerin olumsuz
taraflarına bakmaya, kendimizin ve karşımızdaki insanın
negatif yönlerini anlamaya çalışacağız.
 
Konu komşu, akraba işe karışıyor derken tökezleyen ilişkileri,
aslında hiç istemediği halde kendini bir anda kıyaslanan gelin
ya da damat olarak bulan o kırgın kişileri, özgüvensizlik
sarmalına yakalanmışken davranışlarını kıskançlıkla örtenleri
ve belki de o kişi tam da benim diyeceğiniz bir vaka örneğini
bulacağınız bir kaynak eser okuyacaksınız.
Onsuz yapamam diyenler; karşılıksız sevenler ya da farkında
bile olmadan toksik bir ilişkinin içine düşenler için
farkındalık, borderline ya da narsisist bir insanla karşı karşıya
olduğunu bilmeyenler için bir uyanış, ölüm ya da terk
edilmeyle sonuçlanan bir ilişkinin yası için derin bir kabulleniş
sizleri bekliyor.
 
Nerden Düştük Bu Aşka! konusunun uzmanları tarafından
kaleme alındı. İlişkilerin karanlık yüzüne bakarken aydınlığa
yönünüzü çevirmeniz umuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/956de810-cd55-4ee4-8888-eed0400aebfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Enstitülerine Saldırılar Tarihi</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Devriminin en özgün atılımlarından olan Köy Enstitüleri, doğayı ve toplumu değiştirirken kendisi de kültürel açıdan değişen bir toplumu hedeflemiştir. Köy Enstitüleri, sömürü düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan, değişimi ve özgürleşmeyi önüne erek koyan bilinçli yurttaşlar yetiştirmiştir. Kapatılmalarının üzerinden 70 yıl geçmiş olsa da bu kurumaların aşılamamış olmalarının sırrı da buradadır. 
1940’ta kurulan, altı yıl boyunca özgün ilkeleriyle eğitim yapan bu ışıklı kurumlara 1946’dan sonra yoğun bir saldırı başlar. Bu saldırının nasıl olduğu, hangi yöntemler kullanıldığı, bu infazda kimlerin görev aldığı bu kitabın ana konusudur. Bu kitabı okurken bugünü, yarını ve geleceği düşünecek, yapılan hataların bugün de sürdürüldüğünü göreceksiniz. Bugün de ilerlemeye karşı olanların aynı yol ve yöntemleri kullanarak saldırılarını sürdürdüğüne şaşkınlıkla tanık olacaksınız. 
Her türkü saldırıya karşı dik duran; Yücel, Tonguç ve çevresindeki bir avuç dav adamının direnişlerine, boyun eğmemelerine tanık olacaksınız ve onlara bir kez daha hayranlık duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b28e58f-f642-4c52-bb56-78d1acd4c128.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Olalım</image:title>
            <image:caption>İyi Olalım, çocuklarımıza iyi ve nazik bir insan olmanın yollarını eğlenceli resimler ve kısa metinlerle anlatıyor. Nazik olmanın binbir çeşit yolu vardır. Yaptığın her şeyi nazikçe yapabilirsin. Gündelik ev işlerine sana söylenmeden, kendiliğinden yardım edebilirsin mesela. Bu kitapta bugün ve her gün cömert, sevecen ve düşünceli bir insan olmak için yapılabileceklerinin yüzden fazla örneği var. Tabii ki sen kendini bunlarla sınırlama. Nazik davranışların en iyi tarafı, nezaketi çoğaltmasıdır. 
Hadi bakalım göreyim seni! Nezaketi; başkalarına saygıyla, sevgiyle, kibar davranmayı alışkanlık edin. Bu, hiçbir zaman kaybetmek istemeyeceğin bir alışkanlık olacak! Çocuğunuza harika bir yaşam rehberi olacak bu kitabı kaçırmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203a1007-f054-4580-a453-40b861105766.jpg</image:loc>
            <image:title>Su</image:title>
            <image:caption>Çok eskiden, milyonlarca yıl önce, Dünya üzerinde yaşam başladı. İlk mikroskobik canlılar, o zaman gezegenimizin neredeyse tüm yüzeyini kaplayan okyanusta ortaya çıktı. Sonra atmosfere yayıldılar. Sudan karaya ilk çıkan mantarlar oldu. Onları bitkiler ve hayvanlar izledi. O çok eski zamanlardan beri su hayatlarımızın bir parçası. İçiyoruz, yıkanıyoruz, dişlerimizi fırçalıyoruz, kıyafetlerimizi yıkıyoruz… 
İster bitki isterse hayvan ya da insan olsun hiçbir canlı su olmadan yaşayamaz. Öyleyse gezegenimizdeki en değerli şey su değil midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b97d19-9343-4f48-99a6-f2ce0754296a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey</image:title>
            <image:caption>Kar ve buzun hüküm sürdüğü Kuzey’de yaşayan hayvanlar yaşam maceralarını anlatıyor. Tundrada yiyecek peşinde binlerce kilometre yürüyen Ren geyikleri, av peşindeki kurtlar, atalarının kazdığı yüzlerce yıllık tünellerde yaşayan tilkiler, Kuzey Kutbu’yla Güney Kutbu arasında mekik dokuyan sumrular, göklerin hakimleri kartallar, denizden hiç çıkmayan samurlar ve diğer kutup sakinleriyle tanış. 
Büyüleyici resimler ve ilgili çekici metinlerle muhteşem Kuzey’e eğlenceli bir geziye ne dersin? Kuzey’in iklimi çok sert, ona göre giyinmeyi unutma!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e36ac77e-cf07-464e-88bb-7b537430e21f.jpg</image:loc>
            <image:title>Faili Meçhul Cinayetler</image:title>
            <image:caption>“Faili Meçhul Cinayetler’&apos;e daldığınızda uykunuzun kaçmasına hazır olun… Ürkütücü bir gerilim romanı.”
-Popsugar
Oregon’un Claire Lake kasabası 1977 yılında Katil Hanım Cinayetleri ile sarsılır. İki adam, farklı zamanlarda aynı silahla öldürülürken yanlarında benzer biçimde tuhaf notlar bulunmuştur. Suç mahallinden kaçarken görülen genç, güzel, varlıklı ve aykırı Beth Greer, kusursuz bir şüpheli olarak mahkemeye çıkar. Tantanalı bir yargı süreci sonrası aldığı beraat kararıyla malikânesinde inzivaya çekilir.
Küçükken yaşadığı kaçırılma tehlikesi sonrası suç hikâyelerine merak salan ve boş zamanlarında Faili Meçhul Cinayetler Kitabı adlı bir blog tutan Shea Collins, 2017’de işyerinde tesadüfen karşılaştığı Beth Greer’a röportaj teklifinde bulunur. Prestijli gazetecileri bile yanına yaklaştırmayan kadın, beklenmedik bir hareketle Shea’in isteğini kabul edip sessizliğini bozma kararı alır.
İki kadın, geçmişin sır perdesini aralamak üzere sık sık Greer Malikânesi’nde buluşur. Shea bu koca evde ters giden bir şeyler olduğunu hisseder. Bakmadığında yer değiştiren eşyalar, ses kayıtlarındaki tuhaf konuşmalar ve pencerede gördüğünü sandığı bir kız onu korkutsa da gerçekleri öğrenmenin cazibesi, işin peşini bırakmasına engel olur.
Bir yanda gizemli davranışlarıyla, hakkındaki şüpheleri sürdüren Beth, diğer yanda kırk yıllık bir esrarı çözmeye çalışan meraklı Shea… Bu ikili arkadaş mı olacak yoksa daha büyük bir tehlikeyle mi yüzleşecek?
Yılın En Beğenilen Kitaplarından
-Popsugar, Goodreads, Crime Reads
Amazon Editör Seçkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d112affd-a5a3-47f9-9f21-35201df5d1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbie Çok Boya Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Burada Eğlence Bitmez! 
Çok Sayfa, Çok Boyama 
Havalı Arkadaşlar 
Süper Çıkartmalar 
Kocaman Resimler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118173</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01153923-d89e-48cc-9c8f-e832133188ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Pjmask Çok Boya! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Burada Eğlence Bitmez! 
Çok Sayfa, Çok Boyama 
Havalı Arkadaşlar 
Süper Çıkartmalar 
Kocaman Resimler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5510ff5-8e7f-4efb-915c-bf44c91ef55f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Kuyusu 1</image:title>
            <image:caption>·         KARTPOSTAL HEDİYELİ 
 
Gülçehre, çiçekleriyle ilgilenmeyi seven, manga okuyup sürekli k-drama izleyen 
ve aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan normal bir kızdır. Bir gün hayatına hiç beklemediği 
bir şekilde, okuduğu mangalar ve izlediği k-dramalardaki başrol erkek karakterleri aratmayan 
bir adam girer. Bu esrarengiz adamın gelişiyle, Gülçehre birdenbire sıradan hayatının 
başrolüne dönüşür. 
 
Salıncağın üzerinde duruyordum, salıncağın 
halatlarını daha sıkı tuttu. 
“Senin için buradayım, Gül Kuyusu.” 
Yeşil gözlerine baktım. 
“Özgürüm,” diye fısıldadım yağmur damlaları yüzümden 
gözyaşları gibi kayarken. 
“Özgürsün,” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/150baabf-45da-4cf6-8578-cf7aaa82a349.jpg</image:loc>
            <image:title>Oku Yaz Anlat</image:title>
            <image:caption>Yazmak, birikim işidir. Biriktirmeden harcama olmaz değil mi? Okuduklarımızı, dinlediklerimizi, yaşadıklarımızı düşünüp onlardan öğrendiklerimizi ve çıkardığımız anlamları birikim olarak hafızamızda depolarız. Ancak insan unutan bir varlık. Bu eksikliğinin farkına varan insan yazıyı bulmuş. “Zaman vurmadan silgiyi, yazıyla bağla bilgiyi!” demişler ve biriktirdiklerini yazıya geçermişler. Onun için yazı bizler için öğrenmenin temelidir. 
... 
Genç arkadaşım, yazı illa yazar olmak için başvurulan bir araç değildir. Yazı insanın kendisi içindir öncelikle. Yazmak akılda tutmaktır, öğrendiklerimizin silinip gitmesine engel olmaktır. Yazmak insanın kendisiyle, iç dünyasıyla hesaplaşması, dertleşmesidir aynı zamanda. Yazarak insan kendini tedavi eder. Yazma arzusu arttıkça insanın öğrenme ve okuma merakı da artar. Yazma alışma işidir. Kalemi bırakırsan kalem de seni bırakır. “İşlerin en değerli olanı az da olsa devamlı olanıdır.” denmiştir. Bir eylemde önemli olan, sürekliliktir. Yazma arzusu olanlar için söyleyeceğimiz şudur: Yazmaya hemen başla, ihmal etme, sürekli yaz. Yazı ihmale gelmez, tembelliği sevmez. Kalemi elinden bırakma. Kalem elinde olursa yazmak istersin. Yazmak isteyince de daha çok okuyup öğrenmek istersin. Böylece kendini geliştirir, yazar olma yolunda ilerlersin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9bd6946-4ac8-4ae4-82fe-c68cf97c96b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Deadendia – Paranormal Park 1</image:title>
            <image:caption>“DeadEndia, renkli sanatı, benzersiz ortamı ve komik şakalarıyla hemen cezp ediyor ama özellikle karakterlerin karmaşık duygusal kıvrımlarını ve her şeyin altında yatan tuhaf, ürkütücü büyüyü sevdim!” -Molly Knox Ostertah, The With Boy’un yaratıcısı 
 
“Kalp yarıcı, yürek parçalayıcı, yürek çarpıtıcı ve yürekten!” -Marika McCoola, New York Times’ın en çok satan Baba Yaga’nın Asistanı kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c4e050-c9fb-4c7f-af04-6c8d5881d091.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşedeki Yaşlı Adam</image:title>
            <image:caption>“Edebiyattaki ilk ve de en iyi masa başı dedektifini kesinlikle Orczy yarattı.” –Ellery Queen  
 
Barones Orczy’nin sık sık Sherlock Holmes’le kıyaslanan ve Çayevi Dedektifi olarak ünlenen isimsiz dedektifin çözdüğü vakaları anlattığı polisiye öyküleri klasik polisiye edebiyatının en önemli örneklerinden. İngiltere’de bir çayevinde “oturduğu yerden” birçok vakayı çözüme kavuşturan “köşedeki yaşlı adam” ise edebiyattaki en sıradışı figürlerden biri.  
 
Londra&apos;nın sisle kaplı sokaklarında gaz lambalarının karanlıkta titreştiği ve bu sokaklarda işlenen korkunç suçların ayrıntılarının günlük gazetelerin sayfalarına sıçradığı zamanlar… İsimsiz, yaşlı bir adam ise rahat bir çayevinde çayını yudumlayarak çözülmesi güç vakaları açıklığa kavuşturuyor. Bu eksantrik, kendine güvenen hafiye yalnızca tümdengelim yöntemlerini kullanarak korkunç cinayetlerden akıl almaz hırsızlıklara, zekâ dolu aldatmacalardan kötücül şantaj planlarına kadar çeşitli suçların sır perdesini aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9568bb9-524e-471a-89a0-b557db3312dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Asena: Mağaranın Sırrı</image:title>
            <image:caption>“Mağaraya sanrılarınızla girerseniz Tanrılarınızla çıkarsınız.” 
Hüseyin Güngör 
Katıldıkları seminerde, Spil Dağı’nda özel bir mağara turuna davet alan Asena ile Zeynep, ünlü yazar ve ezoterizm uzmanı Erhan Taç, Rus matematik dehası Grigori Perelman, eski diplomat ve UFO araştırmacısı Erman Sezer’le hem yer hem zaman mefhumunun kaybolduğu bir yolculuğa çıkarlar. Peşi sıra esrarengiz olayların yaşandığı turda karşılaştıkları kişiler ve gördükleri şeyler, iki arkadaşın ve ekipteki herkesin sonsuza dek hayatını değiştirecektir. 
Yazar Ayhan Özden, çoksatan Havass romanının ardından yine macera ve gizem dolu bir romanla okuyucularına heyecanlı ve sarsıcı bir yolculuk vadediyor. Bu mağaraya bir kez girdiğinizde, sizin için de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/371b80e3-6a18-492c-9b58-4f38ddd975a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratılış</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu çocukluk evresini bitirdikten sonra, “Neden, niçin yaratıldım?” diye kendine sormaya başlar. Bu merak ve arayış, içini tırmalayıp durur. İlk önce ebeveyninden, sonra öğretmeninden ve zaman ilerledikçe çevresinden bilgi almaya yönelir. 
 
İnsanoğlu yaratılış itibarıyla öğrenmeye, sorgulamaya, araştırmaya meyillidir. Eğer ki doğru kaynaklardan ve doğru insanlardan istifade edemezse kalbinde bir takıntı kalacaktır. İnsanın yaratılışının; hayvanların, bitkilerin, Dünya’nın, Güneş Sistemi’nin ve evrenin nasıl ve neden var olduğu sorusu insanın kafasında ve kalbinde her zaman kendine yer bulacaktır. Hayatta çözülemeyen sorular ve takıntılar da insanları isyanlara ve kaosa sürükler. 
 
Ben âciz de, insanın merak ve arayışının surlarında küçük de olsa bir gedik açmak istedim. Kalemimin döndüğü kadarıyla kalplere ve zihinlere ilaç olmak için, yaratılış ile ilgili merak edilen konuları tek bir kitap hâlinde topladım. -Mehmet Özer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3db9ee5-f663-4ea1-97db-33a5d460d716.jpg</image:loc>
            <image:title>Atam ve Hayat</image:title>
            <image:caption>Türk milletinin her bir ferdinin geçmişten geleceğe her anına iz bırakan Atamıza saygı ve özlemle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a03983d-6019-43c7-97d1-5335a19b7223.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Mevsimler neden var? İnsanlar neden ilkbaharda daha mutlu? Göçmen kuşlar yaz bitince ne yapar? Dünyanın her yerinde aynı anda kış yaşanır mı?
Bu kitapta, mevsimler hakkında merak edilen en temel soruların cevapları yer alıyor. Yumuşacık ve açıklayıcı çizimleri, her mevsim yapılacak en iyi işler listesi, yanlara açılan geniş sayfaları ve soru-cevaplarıyla meraklı çocukların ufkunu genişletiyor.
Hava durumu ve mevsimler üzerine eğlenceli ve bilgilendirici bir resimli kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bf9991d-8167-4e8b-8f46-be7f3ca71e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobuko’nun Aşkı 7</image:title>
            <image:caption>Seninle aramızdaki tüm mesafeler kapanıyor.
 
O andan itibaren birbirimizi öpmeyi aklımızdan çıkaramıyoruz...
 
Heyecana veya şaşkınlığa yenik düşerek hata yapıp üzüldüğümüz de oluyor.
 
Birini seviyorsan, her zaman olduğun halinle kalamazsın.
 
Yine de...
 
Seni daha çok hissetmek istiyorum.
 
Hislerimiz büyüdükçe o özel an ikimiz için de yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0745a97f-7bf1-4183-912d-938fc452b70c.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Permakültür</image:title>
            <image:caption>Ekolojik ayak izinize dikkat edin!

Farkında olsak da olmasak da doğanın ayrılmaz bir parçasıyız. Dünya&apos;daki varlığımızı sürdürebilmek içinse doğayla dost kalmaya mecburuz. Peki, geleceğimiz doğanın cömert ellerine teslimken çevreyi kirletip doğal kaynakları tüketmek niye?

İnsan türü kendisini gezegenin mutlak hâkimi sanıp yarınlar yokmuş gibi tüm kaynakları tüketme alışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor. Doğanın dengesi bozuldukça da Dünyamız kırmızı alarma geçiyor. 

Belki de değişime önce kendimizden başlamalıyız! 

Hayat tarzımızı yeniden şekillendirerek, çevremizdeki canlılarla uyum içinde yaşamanın yollarını arayarak ve permakültürü yaşamın her alanına uygulayarak mavi gezegenin iyileşmesine yardımcı olabiliriz.









Şehirde arabayla ulaşımın yarısının, üç kilometreden daha kısa mesafeler için yapıldığını biliyor muydunuz? Yahut giysi için kullanılan pamuğun doğal olsa bile üretiminin fazla miktarda su gerektirdiğini?

Gezegenimizi koruyup kollayıp, kaynaklarını sürdürülebilir kılmayı ilke edinen &apos;&apos;permakültür&apos;&apos; kavramını odağına alan Görevimiz Permakültür; enerji tüketimimizi olabildiğince azaltmak ve onun ekosisteme verdiği zararın önüne geçmek için sadece tarımda değil, hayatın hemen her alanında farklı çözüm önerileri getirilmesi gerektiğini ileri sürüyor. 

Çevre bilinci kazandırmak amacıyla hazırlanan &apos;&apos;Gezegenimizi Koruyalım!&apos;&apos; dizisinin &apos;&apos;Alışkanlıklarımızı değiştirelim, seçimlerimizi yapalım!&apos;&apos; demeyi öğreten bu halkası, eğlenceli oyunlar ve resimler eşliğinde, permakültüre dair A&apos;dan Z&apos;ye  bilgi veriyor; uygulaması kolay çeşitli yöntemler ve ipuçları paylaşarak okurları iyi birer permakültür oyuncusu olmaya teşvik ediyor.

Eylemlerimizin sorumluluğunu üstlenmenin ve diğer insanlara, canlılara ve gelecek nesillere zarar vermemek için seçimlerimizin nelere yol açabileceğini göz önünde bulundurmanın önemine vurgu yapan bu yapıcı kitap; doğadan öğrenecek çok şeyimiz olduğunu hatırlatıyor. 

Gelin, bir an önce güçlerimizi birleştirip örnek &apos;&apos;perma&apos;&apos; vatandaşlara dönüşelim.
Ne de olsa Dünyamızı iyileştirmek adına atacağımız hiçbir adım için geç kalmış sayılmayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1230348b-5e4d-45bc-8e56-16053f866ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Dayanışmanın Zincirlerini Çözmek</image:title>
            <image:caption>“Dayanışmayı, karşılıklı yardımlaşmayı ve anarşizmi düşünmek, nasıl birlikte yaşayabileceğimiz ve yaşadığımızla bunu nasıl farklı yapabileceğimizi düşünmektir. Karşılıklı yardımlaşma Peter Kropotkin’in meşhur ifadesinde evrimsel bir etmendir ama aynı zamanda eylemcilerin kriz zamanlarında giriştikleri bilinçli bir politik stratejidir. Biyoloji ve politikayı birleştiren bu tutum, ihtilaflara ve hatta mahcubiyete kaynaklık etse de yakın dönemin gelişmeleri yeniden düşünmeyi gerektirmektedir. Bu cilde katkıda bulunan yazılar, karşılıklı yardımlaşma fikrine duyulan ilgiyi yenilemeyi ve biyolojik iddiaların nasıl özcü kısıtlamalar gibi görünmeden politik projelere dahil edilebileceğini düşünmeyi hedeflemektedir. Dolayısıyla dayanışmanın ve karşılıklı yardımlaşmanın toplumsal yaşamımız için taşıdığı gerekliliğe işaret ederken onları sık sık içinde bulduğumuz biyolojik ve sembolik zincirlerden kurtarmayı amaçlamaktadır.” 
 
Özgürlükçü düşünce tarihinin en etkili düşünürlerinden anarşist komünizmin kuramcısı Peter Kropotkin’in Karşılıklı Yardımlaşma kitabı, dayanışma ve yardımlaşma ahlakının doğadaki ve insan öncesi türlerdeki kökenlerinin izini süren klasikleşmiş bir çalışmadır. Geliştirdiği noröplastisite kavramı üzerinden nörobilim alanına önemli katkılarda bulunan ve Derrida’nın öğrencisi olmuş çağdaş filozof Catherine Malabou’nun geç dönem çalışmaları da giderek anarşizm üzerine yoğunlaşmaktadır. Böylece çağdaş Fransız felsefesi ile klasik Rus anarşizmi arasında karşılıklı yardımlaşmaya dayalı, özgür bir temas doğmuş olur. Fakat bu ciltte bir araya gelen metinler iki büyük düşünsel kaynağı daha bir araya getirirler: Fen bilimleri ve sosyal bilimler arasında özellikle insan doğası tartışmaları konusundaki kutuplaşmaları aşacak köprüler kuran bir felsefi-politik tartışma zemini kitabın yazarları tarafından yine aynı doğrultuda kurulur. Darwin, Kropotkin, Proudhon, Stirner, Foucault, Simondon, Dawkins, Malabou gibi düşünürler etrafında gelişen bir dizi tartışmadan yola çıkarak; ırkçılık karşıtı hareketler, Siyah hareketi, Polonya Dayanışma Hareketi, feminist hareket, LGBTİ+ hareketler, müşterekler mücadelesi gibi toplumsal hareketlere odaklanan bu eser, insan öznelliği ile dayanışmacı direniş biçimleri arasındaki bağlantılara dikkat çeker. Tam da Kropotkin’in yaptığı gibi, insan öncesi biyolojik kökenlerden en kapsamlı dayanışmacı mücadelelere uzanan ortak çizgileri, Malabou’nun nöroplastisite kavramı etrafından dönen olağanüstü zengin tartışmaların ışığında belirginleştirir. Dayanışmanın Zincirlerini Çözmek bugün felsefe, bilim ve politikanın bambaşka bir kesişimine işaret ederek politikayı biyolojinin yardımıyla düşünmenin zorunlu olarak bir fiyaskoyla sonuçlanmaya mahkûm olmadığını gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcc7017d-fe72-4a93-84c1-77997edf0a48.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Doğası ve Toplumun Evrimi</image:title>
            <image:caption>Evrim, insan türünü fiziksel olarak değiştirmiştir. Peki, evrim insan davranışlarını da etkilemiş midir? Bu soruyu cevaplamak üzere yola çıkan İnsan Doğası ve Toplumun Evrimi, evrimsel psikoloji, sosyobiyoloji ve insan davranışı ekolojisinden yararlanarak sosyal yaşamın altında yatan evrimsel dinamiklerin izini sürüyor. İnsan davranışları ve yaşantılarının tarih boyunca aldığı farklı şekillere dair kapsamlı bir giriş niteliği taşıyan bu kitapta, sosyolog Stephen K. Sanderson, antropolojiden de ilham alıyor. Gündelik hayatı sürdürme, yemek yeme, cinsellik, evlilik, ebeveynlik, toplumsal cinsiyet, statü ve servet edinme, iktidar, siyaset, şiddet, ırk, etnik köken, din ve sanat konularında insan davranışlarının tarihi ve evrimsel boyutları üzerinde duruyor. İnsan Doğası ve Toplumun Evrimi, hem sanayi öncesi hem de sanayi sonrasında pek çok topluluğa ilişkin örnek ve araştırmaları bir araya getiriyor. Bölüm özetleri ve tartışma sorularıyla bir ders kitabı olarak da kullanılabilecek olan bu eser, evrimsel bir perspektife dayanan geniş kapsamlı ve bütünlüklü bir değerlendirme. Evrim ve toplumların ilerleyişi üzerine düşünmek isteyen ve davranışlarımızın kökenlerini merak eden tüm okurlar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=118188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:22+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c981d360-f16c-4a87-8f6d-d21c86018436.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Doktor İhtiyar Acuzeye Karşı</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl tarihçiliği nitelik ve nicelik açısından son derece gelişmiş olmakla birlikte bu dönemin, kadınlar ve toplumsal cinsiyet açısından hâlâ araştırılıp tartışılacak pek çok yönü var. Geç on dokuzuncu yüzyıl, politik bir alan olarak kadın bedeni söz konusu olduğunda nasıl bir bakış açısıyla okunabilir? Kahraman Doktor İhtiyar Acuzeye Karşı, dönemin, toplumsal cinsiyet hiyerarşileri açısından yeniden okunması için bir aracı niteliği taşıyor. Gülhan Erkaya Balsoy, bu çalışmada feminizm ve toplumsal cinsiyet çalışmalarının kavram dağarcığından ve analitik yaklaşımından hareketle, Osmanlı doğum politikalarını üç ana damar üzerinden inceliyor: doğumun tıbbileştirilerek ebeliğin profesyonelleşmesi; kürtajın yasaklanması ve hamileliğin tıbbileştirilip kadın bedeninin disipline edilmesi. Bu doğrultuda yazar, ebelik mesleğinin dönüşümü, kürtajın yasaklanması, doğum pratiklerindeki değişim, hamilelik ve kısırlık konularını ele alırken Osmanlı doğum politikalarının tıbbi, yasal ve söylemsel düzeylerde ne şekilde kurgulandığını inceliyor. Bu bakımdan eser, tıp tarihi ile nüfus politikaları tarihinin kesiştiği bir alana denk düşerken daha geniş anlamda geç Osmanlı toplumsal cinsiyet tarihine ışık tutuyor. Kahraman Doktor İhtiyar Acuzeye Karşı, özel alanın politik olduğunu geç on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı toplumu üzerinden bir kez daha gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>