﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5273ec6a-1e78-4de6-a309-272452006c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Planetary Cilt 1 - Dünyanın Dört Bir Yanında ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Kışkırtıcı ve bağımlılık yaratan bir seri.
Çizgi roman dünyasının en iyilerinden.”
―ENTERTAINMENT WEEKLY

Efsane TRANSMETROPOLITAN serisinin yaratıcısı Warren Ellis PLANETARY’de modern süper kahraman geleneğini baştan aşağı değiştirerek tüm zamanların en sıradışı çizgi roman hikâyelerinden birini anlatıyor.
Bu cilt, yüz yaşındaki bir adam, Elijah Snow’un, inanılmaz güçlü ve canı sıkkın bir kadın, Jakita Wagner’in ve makinelerle iletişim kurabilen Davulcu’nun maceralarını içeriyor. Süperinsan faaliyetlerini belirlemekle görevli bu gizem arkeologları diğer evrenlere erişebilen İkinci Dünya Savaşı dönemi süperbilgisayarı, intikamcı bir hayalet ve ölen canavarların olduğu kayıp bir ada gibi bilinmeyen paranormal sırları ve mazileri açığa çıkarıyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d87a874b-dd4f-4b16-a937-ce054a05dd49.jpg</image:loc>
            <image:title>PR Mitleri</image:title>
            <image:caption>PR Mitleri start-up sahipleri, marka pazarlamacıları, iletişim uzmanları ve öğrencilere geçici modaları ve test edilip onaylanan PR uygulamalarını ayırt etmelerine yardımcı olacak bir araç olarak halkla ilişkiler teorisi ve uygulaması hakkındaki popüler mitleri kullanıyor. Kitabın amacı, PR’la ilgili yaygın yanlış fikirleri yok etmek ve okurlara bu mitlerin hepsinin aksini açık bir şekilde ispatlayacak kanıtlar olmasına rağmen neden bugüne kadar geldiklerine dair içgörüler sunmak.

Okurların ilişki kuracağı (tabii birçoğu sık sık yanlış anlayabilir) konuları keşfeden PR Mitleri temel PR yöntemlerine yeni bir ışık tutacak. Medya ve eğlence dünyasının sektörü yansıtma biçimi yüzünden yaygınlaşan PR’ın asla bitmeyen bir parti olduğu varsayımından sık sık tekrar edilen “reklamın iyisi kötüsü yoktur” gibi potansiyel olarak daha zarar verici yanlış fikirlere kadar pek çok farklı konuya değiniliyor. Birleşik Krallık’ta yaşayan en parlak ve en heyecan verici genç iletişim uzmanlarından birinin yazdığı çekici, gerçek deneyimlere dayanan bu kitap, PR sektörünün gerçeklerine yönelik özgün bir bakış açısı sunuyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8073b02-5e3d-463c-a640-dcccc10d72e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçgenler</image:title>
            <image:caption>Canlı çizimleri ve çocuklara uygun anlatımıyla bu kitap, küçük okurları en temel geometrik şekillerden biri olan üçgenle tanıştırıyor!

İki çocuk ve robot arkadaşları, farklı boyut ve şekillerdeki üçgenlerden oluşan yeni bir robot üretirken, aynı zamanda bize üçgenlerle ilgili temel terimleri ve üçgenlerin arasındaki ilişkiyi sade bir dille anlatıyor. İçinde yer alan aktivitelerle de konunun eğlenceli bir şekilde, kolayca anlaşılmasını sağlıyor.

David A. Adler’in matematik öğretmeni olduğu yıllarda yazdığı, Edward Miller’ın çocuklara hitap eden canlı resimleriyle hayat verdiği Üçgenler, şekilleri ve geometriyi öğrenmeye başlayan küçük okurlar için harika bir destekleyici kaynak niteliğinde...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b294529-29e0-430b-9af0-a7299da30e01.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyum Sağlayan Liderlik Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>“Eğer uyum sağlama sorunlarında aşama kaydedebilmek istiyorsanız, çatışmaları ortadan kaldırılması veya etkisizleştirilmesi gereken şeyler olarak değil, aramanız, ortaya çıkarmanız, beslemeniz ve dikkatli bir şekilde yönetilmesi gereken, sizi çözüme götürecek olan şeyler olarak görmelisiniz. Organizasyonel harmoniyi, yeni çözümler ortaya çıkarma sanatı olarak düşünün. Çatışmalar, üstünkörü değil gerçek harmoniye ulaşabilmek için hayati kaynaklardır.”

Liderlik üzerine söylenmiş tüm sözleri unutun! Bu kitap, size organizasyonunuzu ve dünyayı değiştirmek için araçlar ve taktikler sunacak, gerçek anlamda liderlik etmenin ne olduğunu gösterecek.

“Uyum sağlayan liderlik, insanların sürekli olarak mevcut iş tanımlarının ötesine geçmesini sağlayan bir liderlik yaratma işidir.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3beed04a-95f7-44c9-8a57-23006148f29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Askeri Darbeler ve Vesayet</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Askeri Darbeler ve Vesayet
Türkiye’nin aydınlık geleceği cumhuriyetle birlikte demokrasinin kurumsallaşarak yerleşmesine bağlıdır. Ülkemizde demokrasinin gelişmesi ve yerleşmesi sürecinde pek çok engelle karşılaşılmıştır, fakat bu maniler içinde en önemlisi ve tehlikelisi darbelerdir. Maalesef 1960’dan günümüze kadar farklı şekil ve isimde önümüze çıkan bu darbelerle etkin mücadele edilmeden gelecekten ve demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Bu çalışmanın temel amacı; ülkemizde yaşanan darbe süreçlerinin kültürel altyapısını ortaya koyarak, darbelerin hangi şekil ve surette gerçekleştiğini belirlemeye çalışmaktır. Böylece darbelerin toplum üzerindeki olumsuz etkilerinin tespitini yaparak demokrasinin gelişimine katkı sunmaktır. Bu bağlamda, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri öncesi, anı ve sonrası süreçleri detaylı biçimde ele alınmaktadır.
Demir, Ş. (2020) Türkiye’de Askeri Darbeler ve Vesayet, Ankara: TİAV Yayınları.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b00532-5a6f-4488-80ac-4b6b06f5ee3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Reenkarnasyon Blues</image:title>
            <image:caption>Tek aşkı Ölüm’le birlikte olmak için reenkarnasyonla bir yaşamdan diğerine geçen bir adam ve onun tuhaf bir biçimde ilham verici hikâyesi.

Ebedi yaşamın bedeli aşktan vazgeçmek olsaydı ne yapardınız? Reenkar-nasyon Blues, biricik sevdiceği Ölüm’e (ete kemiğe bürünmüş ve kendisine Suzie denmesini tercih ediyor) kavuşmak için ölümsüzlüğün sırrı arayışında, neredeyse on bin defa reenkarne olmuş Milo’nun hikâyesi. Yaşamın ve aş-kın sırlarını kurcalayan bu tuhaf ve karanlık, komik olduğu kadar derin, çıl-gınca yaratıcı komedi Neil Gaiman ile Kurt Vonnegut’u buluşturuyor. Bizleri antik Hindistan’dan uzaya, Rönesans İtalya’sından günümüze taşırken, za-manda, mekânda ve insan kalbinde yolculuğa çıkarıyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/733f1880-cacd-433b-aed1-1d64eab7f986.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaf Dağının Ardı Belki</image:title>
            <image:caption>Ayakları yere mıhlanmıştı sanki. Midesindeki acı keskinleşti. Geri döndü, kundağa sıkı sıkı yapışarak korkuluğa dayandı. Aşağıda sular kaynıyor, pervane boğuk homurtularla dönüyordu.

Kundak, suların ilk darbesiyle yukarı sıçradı bir an. Sonra pembe köpükler fışkırdı akların yanı sıra.

Kamaraya girdi kadın.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/025c42d4-577b-4279-9fde-0834ddbf46fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Odanın Esrarı</image:title>
            <image:caption>“Bu gördüğüm, bildiğim en tuhaf vaka. Bir şeyler
öğrendiğimizi sandığımız anda, aslında hiçbir şey
bilmediğimizi anlıyoruz!”
Glandier Şatosu’nda yaşayan, “maddenin ayrıştırılması”
konusunda bilimsel çalışmalar yapan Profesör Stangerson’ın
kızı Mathilde, laboratuvarın bitişiğindeki odada kimliği
belirlenemeyen birinin saldırısına uğrar. Meçhul saldırganın
bu “Sarı Oda”ya nasıl girdiği ve çıktığı belirsizdir, çünkü
Mathilde, saldırıdan sonra kanlar içinde bulunduğunda kapı
halihazırda içeriden kilitlidir. Bu gizemli vakayı aydınlatmaya
çalışan genç muhabir Rouletabille ile Fransa’nın saygın
dedektifi Larsan arasında bir rekabet gelişir. Vakada her yeni
cevapla birlikte yeni bir soru gündeme gelirken, “Sarı Oda”nın
dehşete düşürücü sırrının üzerindeki perde de aralanmaya
başlayacaktır.
Bir gotik edebiyat klasiği olan Operadaki Hayalet’in yazarı
Gaston Leroux’nun ilk romanı Sarı Odanın Esrarı, hem
kapalı-oda türünün öncülerinden hem de çağdaş polisiyenin
başyapıtlarından biridir. Agatha Christie’den John Dickson
Carr’a uzanan bir yelpazede birçok yazara ilham kaynağı
olan bu kitap, ünlü dedektif Rouletabille’in de ortaya çıktığı
ilk romandır.
“En iyilerden biri…”
AGATHA CHRISTIE
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8410d27-61b5-4a3d-bf67-50d7f8a8aba5.jpg</image:loc>
            <image:title>Seksen Günde Devrialem</image:title>
            <image:caption>Süveyş Kanalı, Bombay, Kalküta, Hong Kong, Yokohama, San Francisco, New York gibi çağının yeni merkezlerinde okurları yaklaşık yüz kırk yıl önce dolaştıran Jules Verne, hayal gücünü kullanarak bizlere bir gezi macerası klasiği armağan etmiştir.
“Her kim ki benimle, 80 günde ya da daha kısa bir sürede devriâlem yapabileceğim konusunda bahse girmek isterse, ben 20.000 sterlinimi ortaya koyuyorum. Var mısınız?”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9c950a-57d4-4d2b-9d30-73dc4afb9656.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Takvim sistemleri, bilinmezleri, gizem, kehanet ve ritüelleriyle Mayalar
Halk bilimci Lewis Spence, Mayaların tarihine, kültür ve medeniyetine dair derinlere iniyor. Olasılıklarla çevrelenmiş bilgiye nasıl ulaşıldığının bilgisini bize aktarırken keşifleri sırasındaki hayranlığını ve heyecanını da bizden saklayamıyor. Spence, Maya mitolojik sistemini tanıtırken bir taraftan da antik bir toplumun düşünüş biçimini de gözler önüne seriyor. Bu eser, başta Maya panteonu ve mitleri olmak üzere Mayalarla iletişime geçen halklar, inşa ettikleri medeniyet, gelenekler, efsaneler, ritüeller ve evren tasavvurları gibi birçok bilinmeyene dair öncüller barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6b55224-53dc-4089-9eef-5c3975f4f023.jpg</image:loc>
            <image:title>Geometri</image:title>
            <image:caption>“Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” Mustafa Kemal Atatürk Hâkimiyeti Milliye, 25 Eylül 1924
Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin 12 Temmuz 1932’de kurulmasından sonra başlayan Dil Devrimi’yle Türkçeyi sade bir dil haline getirme ve yabancı kökenli kelimelerden arındırma çalışmaları hız kazanır. Yabancı dillerden, özellikle Arapça ve Farsçadan alınan bilim, fen, sanat ve teknik terimlerin Türkçeleştirilmesi için komisyonlar kurulur. Son derece ağır Osmanlıca terimlerin kullanıldığı “geometri”, eski deyişle “hendese” için ise bu çalışmayı bizzat Mustafa Kemal Atatürk yapar. Atatürk, 1936 yılında toplanan III. Türk Dil Kurultayı’nın hemen ardından “geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz” olması amacıyla Dolmabahçe Sarayı’nda Geometri kitabını kaleme alır. Eğitime ve bilime verdiği önemi her zaman vurgulayan Mustafa Kemal Atatürk, ilk olarak 1937 yılında Kültür Bakanlığı tarafından basılan bu kitapla, kendisinin türettiği ve günümüzde kullanılan pek çok geometri terimini dilimize kazandırmıştır
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01952d6d-3c2a-4039-81eb-52cdd76c76ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kum Yöresi Almanaği Ve Oradan Buradan Eskizler</image:title>
            <image:caption>Toprağı tahrip ediyoruz çünkü onu bize ait bir mülk olarak görüyoruz. Toprağı bizim de ait olduğumuz bir topluluk olarak görmeye başladığımızda onu sevgi ve saygıyla kullanmaya başlayabiliriz.”
Dünyada uzun bir geçmişe sahip doğa koruma hareketini derinden etkileyen sadece birkaç düşünür vardır. ABD’de yabanıl alanlar sisteminin ve yaban hayatı ekolojisinin öncüsü Aldo Leopold da bu isimlerden biridir. İngiliz Guardian gazetesinin 2015 yılında dünyayı değiştiren on kitap arasına seçtiği doğa koruma klasiği Bir Kum Yöresi Almanağı’nda Leopold, ekoloji bilimini tarihle, felsefeyle, edebiyatla birleştirerek okuru “Bir Dağ Gibi Düşünmeye” davet ediyor. Doğayla ve canlılarla kurduğu empatiyle, şiirsel diliyle, nükteli sözleriyle içimize işleyerek, yediden yetmişe herkesi doğa korumacı yapıyor. Bizleri geleceğimizin yegâne teminatı olan doğanın zenginliklerini görüp “yaşadığımız toprakları bozmadan var olmaya” çağırıyor. İnsanın etik gelişiminin son aşaması toprağa moral değer verebilmektir dediği ünlü “Toprak Etiği” yazısıyla mevcut değerler sistemini kökünden değiştiriyor. Tüm dünyada milyonların elinden düşürmediği Bir Kum Yöresi Almanağı, yeryüzünün yaralarını vakit geçirmeden sarmaya başlamamız gereken 21. yüzyılda çevre tarihi, koruma biyolojisi, restorasyon ekolojisi, ekolojik ekonomi gibi yeni açılımlarıyla eğitimi, siyaseti, kültürü, toplumsal hayatı derinden etkilemeye devam ediyor... geleceğin ekoloji çağına doğru yeni ufuklar açıyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67e757c1-a109-4817-963c-be1c28ae5548.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Gözler</image:title>
            <image:caption>1911’de yayımlanan Siyah Gözler, âşık bir erkek tarafından sevilen ve ilişkide çok da etkin olmayan kadın kalıbını tersyüz eden bir anlatı. Cemil Süleyman bu kısacık romanda, tutkulu bir kadının saplantılı duygularına odaklanırken erkeği arka planda bırakarak çağının ötesine geçmeyi başarıyor.
Toplumsal baskıların gölgesinde yaşanan bu ilişkide arzudan kuşkuya, kıskançlığa uzanan “hummalı” marazi aşkın anlatımındaki başarı, bir dönemin ünlü romanı Siyah Gözler’i günümüze de taşıyor.
“Anlıyor musun, kıskanıyorum. Bir deli gibi, bir çılgın gibi kıskanıyorum. Bu gözleri, beni deli eden, çıldırtan bu güzel gözleri, bu siyah gözleri kıskanıyorum... Onlarda bir başka hissin, bir başka hayalin gölgelerini görmek istemem. Onlarda yalnız ben yaşamak, yalnız ben ölmek isterim...”
Cemil Süleyman (Alyanakoğlu) (1886-1940) Tıbbiye&apos;deki öğrenciliği sırasında Halit Ziya ve Mehmet Rauf etkisinde hikâyeler ve düzyazı şiirler yazarak edebiyat dünyasına adım atar. Karantina İdaresi&apos;nde başladığı hekimlik görevine veba salgını sebebiyle ülkenin pek çok yerinde devam eder, sıhhiye müdürlüğü yapar.
Fecr-i Âti topluluğunun en ünlü romancısı kabul edilen Cemil Süleyman, hayatının büyük bölümünü cephe gerilerinde doktorluk yaparak geçirdiği ve birkaç yıl Arabistan’da yaşadığı için sanat çevrelerinden uzakta kalmıştır. Konularını hayattan aldığını söylediği yapıtlarında hekim kahramanlara ve hastalıklı tiplere sıkça rastlanır; hasta-hekim ilişkileri, veremli kadınlar gibi konuları da işlediği için Doktor Cemil adıyla ünlenir. Timsal-i Aşk adlı hikâye kitabı Fecr-i Âti Kütüphanesi yayınlarının ilk kitabıdır. Cemil Süleyman’ın dili, dönemindeki yazarlara oranla sadedir.
Mutsuz ilişkileri, kadın ruhunu, hastalıklı duyguları başarılı bir biçimde anlatan yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8542917-af07-4647-b3c2-63586c54cec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köprüden Geçtik</image:title>
            <image:caption>Bir Köprüden Geçtik, Suriye savaşını kökenlerinden şimdiki dehşetine kadar kronolojik olarak sekiz bölümde anlatıyor: Otoriterleşme, Umudun Hüsranı, Devrim, Baskı, Askerileşme, Canlı Savaş, Göç ve Yansımalar.

Wendy Pearlman bu kitabı yazarken, Ortadoğu ve Avrupa&apos;da yüzlerce Suriyeli ile röportaj yaparak dört yıl geçirdi. Evlerinde kaldı, yemeklerini paylaştı, çocuklarıyla oynadı, hastaneleri ziyaret etti, şiddet ve yurdundan olmanın insani deneyimlerini kayda aldı. 

Kıtalararası yüzlerce röportaja dayanan Bir Köprüden Geçtik, Suriye çatışmasını, sadece o süreçte hayatları değişen erkek ve kadınlardan oluşan bir kesitin kelimeleriyle anlatıyor. İçten ifadelerle şiirsel parçaların nefes kesici mozaiği olan bu kitap, sadece hikâye anlatım gücünün değil, aynı zamanda karanlığa umut, cesaret ve ahlaki inançlarıyla karşı duranların direncinin de kanıtı.

&quot;Tüm dünyadan politikacı ve yorumcular Suriyelilerden acınacak mağdurlar, korunacak bedenler, suçlanacak radikaller, korkulacak veya engellenecek tehditler olarak bahsediyor. Suriyelileri küresel bir problem olarak ele alan sözler kasırgasının içinde, gerçek Suriyelileri birer insan olarak dinleme şansını bulmak zor olabiliyor. Bu kitap, bu şansı sunuyor.&quot; - Wendy Pearlman

“Herkes Suriyeliler hakkında konuşuyor ama çok azı gerçekten onlarla konuşuyor. Bir Köprüden Geçtik bunu tersine çeviriyor. Yürekleri donduran bu ıstırap ve zafer öyküleri, krizin nasıl ortaya çıktığını yansıtmak üzere kronolojik ve tematik olarak mükemmel şekilde birbirine bağlanmış.” - The Guardian

“İçgörü ile dolu bir define sandığı. Suriyelilerin gerçek, insancıl seslerini tekrar gündeme getiriyor.” - The New Arab

“Bu kitap acımaya değil, empati kurmaya çağırıyor. Gerçeğin kırılganlaştığı zamanlarda, unutulmaya karşı belleğin teyiti niteliğinde.” - Times Literary Supplement

“Güçlü… umut dolu.”- Publishers Weekly

“Dokunaklı ve insancıl bir derleme.” - Kirkus

“İnsanın ahlaki değerlerini yükselten bu tanıklık mutlaka okunmalı.” - Booklist
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2237e521-c7a3-4831-925a-685d68d5c579.jpg</image:loc>
            <image:title>Eliuzunlar Akademisi</image:title>
            <image:caption>Eliuzunlar Akademisi genç hırsızlar için eğitim alınacak en iyi okuldur! Baş belası George da kaçırılıp buraya getirildiği için kendini şanslı saymalıdır! Ele avuca sığmaz-asi-azılı yeni sınıf arkadaşlarının yanı sıra George kaçık öğretmenlerle tanışır; kılık değiştirme, alet edevat ve kaçış yolları dersleri alır, hatta yeni suç ortağı Tabitha’da gerçek dostluğu bile bulur. Fakat farkına vardığı şok edici bir gerçekle her şey mahvolur: George hırsız olmak için fazla iyidir! Eliuzunlar Akademisi’nde hırsızlık yapmamak gibi bir seçenek yoktur. Özgürlüklerine kavuşmak için George’la Tabitha’nın okul tarihindeki en büyük soygunu gerçekleştirmesi, hırsız değil iyi kalpli –ve tamam biraz da yaramaz– çocuklar olarak gerçek yüzlerini göstermeleri gerekecektir.

“Magaziner, Hogwarts’a benzer bir başka tuhaf ve komik dünya yaratıyor.” – Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b8a9cdc-fe01-44d2-bba7-867ab589d672.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Sokağın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Pınar ve arkadaşları, yaz tatilindeydi. Adana’nın o meşhur yaz sıcaklarında, oyun oynayıp sohbet etseler de çok sıkılmaya başlamışlardı. Bir gün, yaşamlarını değiştirecek, harika bir şey oldu.
Öğretmenleri, rengârenk, kitap dolu bir minibüsle çıkageldi ve çocukları kitapların muhteşem dünyasıyla tanıştırdı. O zamana dek kitap okumanın ne kadar eğlenceli olduğunu bilmeyen çocuklar, birbirinden keyifli günler geçirdiler. Okumanın güzelliğini, paylaşmanın zevkini keşfettiler.
Hadi, Pınar ve arkadaşlarına sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe6dab74-edd9-413c-b87d-9d0c0c701ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Odanın Esrarı</image:title>
            <image:caption>Sarı Odanın Esrarı, kilitli oda ya da imkânsız suç gizemi olarak anılan türün ilk örneklerinden biridir. Dedektif kurgunun bu alttürü, suçlunun hiçbir çıkışı olmayan kilitli bir odada sırra kadem bastığı, görünüşe göre imkânsız ve karmaşık bir suça işaret eder. Bu suçu soruşturanların gözle görünenin ardına bakıp muammayı çözmeleri gerekir. Leroux, 1907’de L’Illustration dergisinde tefrika edildikten sonra 1908’de yayımlanan romanında bizi acar dedektif Joseph Rouletabille ile tanıştırır.
Esrarlı olayları çözme becerisiyle tanınan Rouletabille, aynı zamanda romanın anlatıcısı olan arkadaşı avukat Sainclair ile birlikte esrarengiz bir saldırıyı aydınlatmak üzere Glandier şatosuna gelir. Şato ünlü biliminsanı Profesör Stangerson’a aittir ve söz konusu saldırıya profesörün kızı Mathilde Stangerson hedef olmuştur.
Leroux’nun büyük başarı kazanan bu romanı sürrealistlere ilham verirken, Fransız edebiyatçı ve sinemacı Jean Cocteau’nun da övgüsünü kazanmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed4f0e07-0d19-422a-8767-85da62aa869b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Günümüze Bilgi Üretiminin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin en okumuş sınıfını ilmiye oluşturuyordu. Ne acı ki ilmiye, bilimsel bilgi yerine sadece dini bilgi ile bilgilenmeyi inatla ve ısrarla sürdürmüş; yani bilgiyi dini bilgi ile sınırlandırmıştı. Çünkü kendilerini Peygamber bilgisinin manevi mirasçıları olarak konumlandırmışlardı. Hatta, “Devlet dinin astıdır.” diye bir fetva uydurarak devlet yönetimi üzerinde aşılmaz bir engel oluşturmuşlardı. Öyle ki, altı yüz yıllık süre içerisinde adını bilim tarihine yazdırabilmiş bir filozofun bu topraklarda yetişmesine olanak bırakılmamıştır. Böyle olunca da Osmanlı Devleti’nin bilgi üretimi yoluyla tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçişine engel olundu. Ve nihayet koca bir imparatorluğun altı yüz yılı ziyan edildi. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti’nin böyle bir lüksü, bilime sarılmaktan başka çaresi yoktur. Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk: “Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getiren uluslar; önce onurlarını, sonra özgürlüklerini, daha sonra geleceklerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” diyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e62dab3e-145f-43da-916a-6adb837a5d20.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Genel Yetenek</image:title>
            <image:caption>Tudem&apos;den, bireylerin genel yeteneklerini ölçme ve değerlendirmelerinde yol gösterecek alternatif bir kaynak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78256342-16de-4d2d-afd6-fb046b280884.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Kovan Ne Kadar Dolu?</image:title>
            <image:caption>Hepimizin görünmez kovası vardır.
Kovamız doluyken kendimizi çok iyi hissederiz. Boşsa kötü hissederiz.
Ama çocukların çoğu (ve yetişkinler de) gün boyu kovanın dolu olmasının önemini kavrayamazlar.
Senin Kovan Ne Kadar Dolu adlı kitapta, Feliks gün içindeki etkileşimlerinin kovasını nasıl doldurup boşalttığını öğreniyor. Ayrıca, başkalarına söylediği sözlerin ya da davranışlarının onların kovalarını nasıl doldurup boşalttığını da fark ediyor. Feliks sınıf arkadaşlarının, öğretmenlerinin ve akrabalarının kovalarını doldurmanın ne kadar kolay olduğunu öğrenirken siz de onu izleyin. Gün sona ermeden Feliks’in kova doldurmada ne kadar ustalaştığını göreceksiniz ve bu süreçte, bir başkasının kovasını doldurunca kendi kovanızın da dolduğunu öğreneceksiniz.
Tom Rath, New York Times çok satanlar listesinde uzun süre bir numarada bulunun Senin Kovan Ne Kadar Dolu? adlı kitabın yazarıdır. Bu kitabı “kova öyküsünü“ paylaştığı merhum Dr. Donald O. Clifton (1924-2003) ile birlikte yazmıştır. Bu klasik kitap tüm dünyada evlerde ve sınıflarda uyarlanmış ve sonunda bu resimli çocuk kitabının ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Dr. Mary Reckmeyer, Donald O. Clifton Çocuk Gelişimi Merkezi’nin tepe yöneticisidir. Bu merkez erken dönem çocuk eğitimindeki başarıları nedeniyle dikkat çekmiştir. Mary bu merkezi yirmi beş yıl önce kurdu ve bugüne kadar binlerce çocuğun yaşamlarını güçlü yönlerinin çevresinde inşa etmesine yardımcı olarak okullara örnek teşkil etti.
Maurie J. Manning, en son Kitchen Dance adlı kitabını yayımladı, yazar ve çizerdir. Başka yazarların kitaplarının çizerliğini yapmaktan da büyük zevk alır. Ergenlik çağındaki kızı, iki köpeği (Feliks’in köpeğine esin kaynağı olan yaramaz Kip’tir) ve iki çenesi düşük gri Afrika papağanıyla Kuzey California’da yaşar.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797bec66-e07b-4344-914d-1250bf56720f.jpg</image:loc>
            <image:title>8. Sınıf Genel Yetenek</image:title>
            <image:caption>Tudem&apos;den, bireylerin genel yeteneklerini ölçme ve değerlendirmelerinde yol gösterecek alternatif bir kaynak! 160&apos;ı çözümlü toplam 548 soru!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263c7046-7378-4379-9ad2-8cb8a0ff9362.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Ve Delfi</image:title>
            <image:caption>Deniz kızı Şahika ve minik yunus Delfi’yle heyecan dolu bir macera yaşamaya hazırlanın. Masmavi okyanusun derinliklerinden yunus parklarına uzanan bu macerada sayısız deniz canlısıyla tanışacak ve onların dünyasını daha yakından tanıyacaksınız. UNDP Türkiye Sudaki Yaşam Savunucusu Şahika Ercümen, bu kitapla çocukları, mavi dünyayı tanıyıp sevmeye ve korumaya davet ediyor. Tüm canlıların uyum içinde yaşadığı, temiz bir dünya için...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59e9def6-2401-4b8b-a8be-3ddc7f22b55f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köpeğin Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Eserlerinde, insanının korku ve kaygılarını, yalnızlığını, çevresiyle iletişimsizliğini ve kendi kendine yabancılaşmasını dile getiren Kafka, 
Bir Köpeğin Araştırmaları adlı öyküsünde bunu bir köpek üzerinden dile getiriyor. Kafka, ölümünden iki yıl önce kaleme aldığı öyküsünde, uzun süre insanların etkisi altında kaldığı için gerçek köpeklere ve onların yaşamına yabancılaşmış bir köpeğin gözünden “hayatı” ve sanattan beslenmeye, birbirinden önemli olguları sorguluyor.   
“’Araştırmalarının gitgide daha açık hale koyduğu gibi, köpekler dünyasının sessizliğe mahkûm edilmiş olması, daima da öyle kalacağı hakikatine daha ne kadar katlanabileceksin? Daha ne kadar katlanabileceksin buna?’ Hayatımın gerçek büyük sorusu bu işte, diğer bütün küçük sorular bunun karşısında anlamsızlığa gömülüyor; yalnız bana soruluyor bu soru, başka hiç kimseyi ilgilendirmiyor.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a27f5cdb-77e1-4a11-8447-8a000556ae83.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Kürtaj Akp Ve Biyopolitika</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, Türkiye’de kürtajın biyopolitikasının, AKP döneminde derinleştiğini ve yaşamın her alanına nüfuz ettiğini öne sürer ve bu bağlamda kullanılan teknikler ve söylemlerin kendinden önceki dönemlerden ayrıldığı, neoliberal ve muhafazakâr politikaların milliyetçi ve cinsiyetçi ataklarla yürütüldüğü iddiasına dayanır.”

Kürtaj, kadınların kendi hayatlarına sahip çıkma mücadelelerindeki zorlu konulardan biridir. Elinizdeki kitap, tarihsel bir perspektiften kürtaj politikalarını ele alıyor. Kürtaj ve doğum kontrolü ne zaman özel alanın kuytularından çıkıp devlet politikalarının konusu
haline geldi? Kadınların bedenleri üzerindeki denetimlerinin karşısına “fetüsün yaşam hakkı”nın çıkarılmasının anlamı neydi? 20. yüzyıldaki nüfus politikaları ile günümüzün biyopolitikası arasında ne türden süreklilikler ve kopuşlar var? Feministler bu zorlu konuyu nasıl tartıştılar? Kadınların hayatlarına, bedenlerine, özgürlüklerine ve cinsiyet eşitliği ﬁkrinin her türlü tezahürüne karşı saldırıların
hız kazandığı bir dönemde, kürtajın feminist tartışmasına dair bu kapsamlı çalışma, zihin ve ufuk açıcı.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64cd3a9a-e5c8-48b8-a7bf-4fa217eee857.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeminin Arkeolojisi: Dilin Kutsal Ayini</image:title>
            <image:caption>&quot;Tıpkı Foucault&apos;nun sözlerinde olduğu gibi insan, &apos;yaşayan varlık olarak, siyasetinde kendi varoluşunu, mesele eden hayvandır&apos; ve bunun yanı sıra insan, dilinde kendi yaşamını mesele eden yaşayan varlıktır. Aslında bu iki tanım birbirinden ayrılamaz ve temel olarak birbirine dayalıdır. Kendisini konuşan olarak keşfeden yaşayan varlığın, onun aracılığıyla sözleri için sorumlu olmaya karar verdiği ve kendisini logos&apos;a adayarak&quot; dile sahip yaşayan varlık&quot; olarak kurduğu, antropojenik operatör olarak anlaşılan yemin, bu iki tanımın kesişme noktasında konumlanır. Yeminin vuku bulabilmesi için aslında, her şeyden önce, yaşamı ve dili, eylemleri ve sözleri bir şekilde ayırt edebilmek ve bir araya getirebilmek şarttır. (...) İlk vaat, tabiri caizse aşkınsal, ilk sacratio, insanın dili eylemin karşısına koyarak, dilin içinde kendisini riske atabildiği, kendisini logos&apos;a vaat edebildiği bu bölünme aracılığıyla üretilir:&apos; 
Bu kitap, Giorgio Agamben&apos;in Kutsal İnsan — Egemen İktidar ve Çıplak Hayat eseriyle başlayan serinin önemli düğüm noktalarından birini oluşturuyor. Paolo Prodi&apos;den ilhamla başladığı soruşturmasında Agamben yemini, dil ile siyasal iktidarın ara kesitine yerleştirmekle biyopolitika, egemenlik, yasa, din ve dil arasındaki çoklu ilişkiye oldukça özgün bir ışık tutuyor. Yeminin sadece dinsel olanla ilişkili bir şekilde ele alınamayacağını belirten Agamben, tam aksine yeminde söz konusu olan dilsel deneyimden yasa ve dinin neşet ettiğini belirtiyor. Bu kitap okurunu, sadece Agamben&apos;in özgün izleği ve metodolojisini takip etmeye değil aynı zamanda egemenlik, yasa, dil ve din arasındaki girift ilişkiyi farklı bir açıdan görmeye de davet ediyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c1a46c-a79e-43a8-9881-e3ae5bf9d1be.jpg</image:loc>
            <image:title>Stata Uygulamalı Etki Değerleme Analizleri</image:title>
            <image:caption>Bir Dize Umut Olsun Diye
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e13e61-d4fa-488c-b5e1-905faf097953.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Devrim</image:title>
            <image:caption>Bir semboldür Devrim. En sıkıntılı, en bunalımlı dönemde nelerin başarılabileceğinin sembolü. İmkânsız sanılanın imkânlı olduğu, yapılamaz denilenin yapılabildiği, olumsuzlukların olumlu kılındığı bir projenin adıdır Devrim.
“Olmaz” denileni “Olur”a çeviren iksirdir aşk.

Böyle bir aşkla sarıldılar işe, Devrim’i yapanlar. 129 günleri vardı. 
Aşkla başladıkları işi bitirmenin sevincini yaşayamadılar. Devrim’i yapanlar, onun mürüvvetini göremediler.
Devrim Otomobili ile ilgili çok yazıldı, çok çizildi.

Belgesel oldu, sinema filmi oldu...
Ama hiç biri “Onu, onun kadar” anlatamazdı. Bu çalışma, onu kendi dilinden anlatan bir çalışmadır. Devrim kendi dilinden kendini, doğumunu, geçirdiği evreleri, yaşadıklarını, yaşanılanları anlatıyor.
O doğarken Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve siyasal durumu da gözler önüne seriyor.  
Yarım Kalan Devrim Rüyası kitabı bir Cumhuriyet dönemi sanayileşme kitabıydı.  
Ben Devrim: Beni Benden Dinleyin ise münhasıran Devrim’in 59 yıllık serencamını kendi dilinden anlatan bir çalışmadır.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8301c464-18e4-4958-a89f-3f7156e0e6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi 1 -Antik Yunan(Cİltli)</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin Yunanlarla başlamasının kültürel bir nedeni var. Batı dünyasının düşünce biçimini şekillendiren Yunan düşüncesidir ve yaklaşık üç bin yıldır nasıl düşündüğümüzü anlamak için Yunanların ne düşündüğünü anlamak zorundayız. 
Batı düşüncesinin tamamı yanlış olsa bile, nereden geldiğimizi ve ne olduğumuzu anlamamız için o düşünce hakkında bilgi sahibi olmalıyız.
Aksi takdirde öğrencilere Yunan mitolojisini incelemenin bir âlemi olmadığını,
çünkü bir yığın hayal ürününden başka bir şey olmadığını söylemiş oluruz, o zaman da Homeros ile Vergilius’un neden söz ettiğini anlamalarını engellemiş oluruz.”
–Umberto Eco
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10daedf7-9206-4df0-8041-61765966bd4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut’un Günbed Yazması Üzerine</image:title>
            <image:caption>İki yıl öncesine kadar Dede Korkut Kitabı’nın 6 hikâyeyi içeren harekeli Vatikan yazması ile 12 hikâyeyi içeren harekesiz Dresden yazması biliniyordu. Aralık 2018’de İran’da üçüncü bir Dede Korkut yazması olan Günbed nüshası bulundu. Günbed yazması 27 soylama ile iki yeni boy (boylama) ihtiva etmektedir. Günbed yazması bugüne dek üç kez Türkiye’de, üç kez Azerbaycan’da ve iki kez de İran’da yayımlanmıştır.
Dede Korkut’un Günbed Yazması Üzerine Araştırmalar ve İncelemeler adlı bu kitapta Günbed yazması üzerine 10 araştırma ve inceleme yer almaktadır.
İlk yazı 11 Haziran 2019’da Facebook’da “Dede Korkut’un üçüncü elyazması (Soylamalar ve iki yeni boy ile Türkmen Sahra nüshası)” başlığını taşımaktadır.
İkinci yazı Günbed yazmasının Yusuf Azmun tarafından yapılan ilk yayımının Journal of Old Turkic Studies (3/2, 2019: s. 637-646)’te “Azmun, Y. Dede Korkut’un Üçüncü Elyazması, Yeni Soylamalar ve Boylar (Hikâyeler) ile Türkmen Sahra Nüshası. Giriş-Metin-Çeviri-Sözlük-Tıpkıbasım, Kutlu Yayınevi, İstanbul, 2019, 176 s.” başlıklı tanıtmasıdır. 
Üçüncü yazı “Dede Korkut’un Günbed yazmasının Azmun ile Ekici yayımlarında düzeltmeler ve tamamlamalar” başlığını taşımaktadır.
Dr. Hülya Uzuntaş ile birlikte hazırlanan dördüncü yazı “Günbed yazmasının önceki Dede Korkut yazmalarındaki bazı okumaları düzeltmesi” başlığını taşımaktadır. 
Günbed yazmasının nâşirleri metinde geçen Moğolca kelimeleri tavsif edememişlerdir. “Dede Korkut’un Günbed yazmasında geçen 50 Moğolca kelime” başlıklı beşinci yazı metindeki Moğolca kelimelere ve unsurlara açıklık getirmektedir. 
19 Ekim 2019’da Facebook’da yayımlanan altıncı yazı Azerbaycan’da Prof. Dr. Ramiz Asker’in yayımladığı eseri tanıtan “Dede Korkut Yayını Üzerine” başlıklı yazıdır. 
Dede Korkut “gayıbdan dürlü haber söyler” miydi? başlıklı yedinci yazı Dede Qorqud, Azerbaycan Milli Elmler Akademiyası Folklor İnstitutu dergisinde yayımlanmaktadır.
Sekizinci yazı “Dede Korkut Kitabı’nın kaç yazma nüshası var?” başlığını taşımakta olup Azerbaycan’da Dede Qorqud, Azerbaycan Milli Elmler Akademiyası Folklor İnstitutu, (2019/3, s. 21-27;) Türkologiya, (2019/3, s. 86-93) dergilerinde yayımlanmıştır.
Dokuzuncu yazı Dr. Hülya Uzuntaş tarafından hazırlanan “Günbed yazmasında Fauna” başlıklı yazıdır. Yazmada geçen 90’dan fazla hayvanın isimlerinin etimolojileri verilmektedir.
Dede Korkut Kitabı’nın Günbed yazmasında kaç tane boy (veya boylama) var? başlıklı son yazı ise ilk boy (boylama) nın özelliklerini ortaya koymaktadır.
Okuyucu bu kitapta Günbed yazması hakkında yayımlanan on yazı ile bilgisini artıracak, Dede Korkut Kitabı’nın üçüncü yazması hakkında birçok yeni bilgilere erişmiş olacaktır. 
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a5c4cf6-c4f9-45ac-9ad3-7a26787a587d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dans Dans Dans</image:title>
            <image:caption>Bu dünya sandığımızdan daha kırılgan ve tekinsiz bir yer...

Adını bilmiyordum. Onunla aylarca birlikte yaşadığım halde. Aslında onunla ilgili gerçekte tek bir şey bile bilmiyordum. Pahalı bir telekız servisinde çalıştığı dışında. Servis, üyelik sistemiyle hizmet veriyordu; kimliği belli düzgün müşteriler dışında kimseyi kabul etmiyordu. Bunun dışında başka işler de yapıyordu. Normal iş saatlerinde küçük bir yayıncıda yarı zamanlı düzeltmenlik, ayrıca yarı zamanlı kulak modelliği. 
Özetle çok meşgul bir iş yaşamı vardı. Bir adı vardı elbette. Aslında birkaç ad kullanıyordu. Ama yine de bir adı yok gibiydi. Yağmur gibiydi, bir yerlerden çıkıp gelmiş ve sonra ortadan kaybolmuştu. Geride sadece hatırası kalmıştı.
Haruki Murakami’nin en sevilen romanlarından biri olan Dans Dans Dans’la gizemli bir dünyanın kapılarını açıyoruz. Ortadan kaybolan çekici bir kadın... Yalnızlığını anlamlandırma çabası içindeki bir adam... Sezgileri gelişmiş sıradışı küçük bir kız...  Müzik... Ve kült Murakami romanlarından artık “tanışımız” olan Koyun Adam da bu romandaki yol arkadaşlarımız.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76ee1846-6e0f-49dc-a51a-91d77fecd8c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Bovary</image:title>
            <image:caption>‘Aynı anda hem hareketsiz hem de bükülgen olan kadının karşısında, bedeninin gevşekliği ve yasaların bağlılıkları vardı. Kadının isteği, şapkasına bir iple tutturulmuş ince bir tül gibi her rüzgârda titrerdi; her zaman sürüklenen arzuları ve her şeye engel olan uyumlu olma çabası vardı.’

Aşkın, sevmenin, sevilmenin en büyük ihtirasların peşinden koşan genç bir kadın. 19.yüzyıl Avrupasında geçen ve burjuva sınıfına ait Madame Bovary’nin hikayesiyle dönemin ahlaki yapısının, kadın-erkek ilişkilerinin anlatıldığı müthiş bir hikaye…Hayal kırıklıkları ve bir o kadar da ihtirasla dolu Madam
Bovary, hissettikleri ve yaşadıkları ile kadın ruhununun çektiği ızdırabın simgesi.

Büyük hayalleri, beklentileri olan ama evlendikten sonra küçücük bir dünyaya hapsedilen Madame Bovary… Bir kadının iç dünyası nasıl bu kadar güzel anlatılabilir şaşırıyor insan.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9c9b4e3-5d60-46d6-a5f3-15afdacf839b.jpg</image:loc>
            <image:title>Latife Tekin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dünyada yazarak var olmak çok özel bir deneyim. O maceranın kendisinden ses vermek gerek. Bu yolculuklara neden çıkıldığını, bütün bunları niye yaptığınızı anlatmalısınız, sonuçta bu da halüsinasyon görmek gibi bir şey. Sözcükler dünyasının içine giriyorsunuz ve orda halüsinasyonlar görerek yol alıyorsunuz. Bütün bunlara insan neden katlanıyor, neden hevesle bu süreçleri kuruyor?
Yalnızca doğup yaşadığı topraklarda değil uluslararası ölçekte usta yazarlardan Latife Tekin, çok genç yaşta meyvelerini vermeye başlayan, verimli, yenilikçi, enerji dolu yazı hayatının ortalarında Pelin Özer’in uzun soluklu bir söyleşi teklifine olumlu yanıt verdi. Farklı kuşaklardan ve deneyimlerden, birbirinden farklı yaşantılardan geçen iki kadının sesli-sessiz diyaloglarıyla üç yıllık bir çalışmanın ardından oluşan bu kitap söyleşi türünün deneyselliğini ve doğurganlığını mesken tutarken anı, deneme, biyografi, otobiyografi, düşünce, şiir, anlatı gibi farklı türlerin zenginliğini, yazı ve yazarın zamanının geçip gitmezliğini duyumsatmayı da hedeflemişti.

İlk baskısı on beş yıl önce yapılan Latife Tekin Kitabı, yetkin bir yazarın kendine, yazısına, yazarlığa dürüstçe baktığı aynada yansıyanlarla okurların ve özellikle de yazma uğraşına yürekten bağlananların yolunu aydınlatmayı sürdürüyor. İlk günkü dileğiyle: “Bugünde eskisin sesi, gelecekte yeni kalsın.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f300e9b-0194-46a4-9143-ac5d1f9d4812.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Diğer Kutsal Şeyler</image:title>
            <image:caption>Yolun sonunda her zaman ışık olmak zorunda değil. Bazen yol başladığı yere döner. Şimdi bunu tekrar anlatmanın bir anlamı yok, çünkü daha önce birkaç kez anlatıldı.

Son bölümü eksik bir kutsal kitap, tren yolculuğu ve karmakarışık ilişkiler. Veysel Zebub, Şey’i tamamlamak için çıktığı yol boyunca kutsal şeyler görüyor, yaşıyor ve yazıyor.

Selim Bektaş’tan kutsal kitaplara, ilişkilere ve makinalara dair muzip ve absürd bir yol romanı
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d12acc83-cf58-487e-81d5-4d8ec01893fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kolye</image:title>
            <image:caption>Gencoy Sümer&apos;den klasik polisiye tadında, yepyeni bir dedektif romanı...

Feneryolu Cinayetleri romanından tanıdığımız, Ülkü Lokantasının sahibi, ünlü aşçı Kerim Ülkü yine iş başında...

Dedektif Kerim Ülkü dizisinin ikinci kitabı Mavi Kolye ile macera devam ediyor...

Zonguldak&apos;la sahil beldelerinden birinde gizemli bir cinayet işlenmiştir. O sırada tamamen farklı nedenlerle yörede bulunan özel dedektif Kerim Ülkü, tüm kasabayı derinden sarsan bu korkunç olaya kayıtsız kalamaz ve katili yakalamak için kolları sıvar. Ancak bu kez, cinayeti Ülkü Lokantası&apos;nın üstündeki özel odasından değil, bizzat olay yerinde ve katille adetâ köşe kapmaca oynayarak çözmesi gerekmekte&apos; dir.

Kerim Ülkü Dedektif Romanları dizisinin bu ikinci kitabında Gencoy Sümer, yine kapalı oda cinayetine benzer bir gizemle çıkıyor karşımıza. Cinayet sonrası yaşananları tüm yönleriyle ele alırken okurlardan hiçbir ipucunu gizlemiyor, onları da soruşturmaya dâhil ediyor.

Mavi Kolye, zekice örülmüş kurgusu, içerdiği akıl oyunları ve sürpriz finaliyle ilk satırından itibaren sizi içine çekecek bir polisiye roman...

Klasik polisiye edebiyatın altın çağına ve ustalarına Gencoy Sümer&apos;den yeni bir saygı duruşu...

Bir solukta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad7ddeb-d109-4ca7-b8d7-6e07281a5cfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz</image:title>
            <image:caption>1898 kuşağının en güçlü kalemlerinden Miguel de Unamuno’nun felsefesinin ve yazınının timsali olarak görülebilecek Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz’de dönüm noktasındaki İspanya’ya gökten üç elma düşüyor. Ancak bu elmaların tadı çok acı! Tutkuya, gurura, kıskançlığa ve aşka dair eskimeyen fikirler içeren her ibret dolu hikâyesinde Unamuno insanlık durumuna zamanının ötesinde bir varoluşçu pencereden bakarak absürd doğamızı ve ihtiraslarımızı abartısız, sade ancak oldukça çarpıcı bir dille resmediyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327be550-d262-4a48-a88f-1e3867592441.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşist Banker</image:title>
            <image:caption>Lizbon’da yaşayan bir adam, bir zamanlar koyu bir anarşist olduğunu duyduğu ahbabına işin aslını sorduğunda ondan şu cevabı alır: “Eskiden de öyleydim, şimdi de öyleyim!” Ona göre bankerlik, modern dünyada yapılabilecek tek anarşist eylemdir. Doğanın adaletsizliklerini yenmenin tek yolu varlıkla özgürleşmekse, teoride ve pratikte anarşist olmanın tek yolu da burjuvanın saflarına katılmaktır. Fernando Pessoa, “diyalektik fabl”ında insan varoluşunun temel çelişkilerinden birini yüzümüze vuruyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ddc1b5-c069-4e99-bbf6-ac17dc782f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson’a Aşık Olmak</image:title>
            <image:caption>Aşk cesurların işiydi hep.
Aşk, görmeyi, duymayı, hissetmeyi bilenleri severdi.
Aşk, cesurları seçer, korkakları terk ederdi.
Aşk, geldi ve aşk gitti.
Geriye yaşayanların anları, anıları ve 
aşktan ne anladıkları kaldı...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d909fd7-3009-4be8-8301-88540dcf9c78.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Ölü Kraliçe ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Koca bir yalan. İki yasak aşk. Katili yakalamak için üç gün.

Quadara, birbirinden alabildiğine farklı dört bölgeye bölünmüştü: tarım toplumu Archia, gelişime inanan Eonia, ticaret merkezi Toria ve sanatın kalbi Ludia. Her bölgenin kendi kraliçesi vardı ve ülkeyi merkezdeki sarayda Kraliçe Yasası uyarınca yönetiyorlardı. Oysa gölgelerin ardında gizlenen biri, bugüne kadar tıkır tıkır işlemiş düzeni tamamen alt üst etmeye kararlıydı.

On yedi yaşındaki Keralie Corrington oldukça zararsız görünse de aslında Quadara’nın en yetenekli yankesicisiydi ve saraydan çıkan bir ulağın mesaj kutusunu çalmak onun için hayli sıradan bir görevdi. Fakat kutunun içinde dört kraliçenin vahşice öldürülüşlerinin kaydının olduğunu ne Keralie ne de ulak Varin biliyordu.

Peşlerinde ülkenin en tehlikeli katili varken ikilinin güçlerini birleştirmekten ve büyük komplonun ardındaki sır perdesini aralarken kendi hayatlarını da kurtarabilmeyi ummaktan başka çareleri yoktu.

“Fantastik ve gerilim türlerinin kusursuz birleşimi.” —Entertainment Weekly
“Astrid Scholte, elinizden düşüremeyeceğiniz bir romana imza atmış.” —Refinery29

“Dört Ölü Kraliçe, sizi sürekli tetikte tutacak karanlık bir hikâye. Hem fantastik okurları hem de cinayet bulmacaları meraklıları için mükemmel.” —Kerri Maniscalco

“Tüm o sinematik gerilimi, kargaşası ve şok edici dönüşleriyle Dört Ölü Kraliçe kesinlikle yeni favoriniz olacak.” —Sarah Glenn Marsh

“Astrid Scholte, fantastik okurlarına son sayfaya kadar merak içinde kalacakları yepyeni bir deneyim yaşatıyor.” —Beth Revis

“Bu yazarı gözden kaçırmak istemezsiniz.” —Kirkus

“Tekrar karşılaşmak için yanıp tutuşacağınız karakterlerle tanışacağınız, entrika dolu bir macera.” —Publishers Weekly

“Yazar, farklı anlatıcılarla geçmişe dönüşleri başarıyla yöneterek soluk soluğa okuyacağınız bir aksiyon yaratmış.” —Booklist

“Hikâye sizi hiç beklemediğiniz yerlere götürecek. Fantastik kitaplıklarının olmazsa olmazı.” —School Library Journal

“Büyüleyici zaman akışına öyle bir kapılacaksınız ki sonunda başa dönmeden edemeyeceksiniz.” —BCCB</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cc76c24-0661-4690-ad62-362a29e2d6b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilkat ile Garibe</image:title>
            <image:caption>Her şey bulanık, sayfalar, renkler, insanlar, yüzler, her şey.  Aynadaki buğu silindikçe yüz bir kat daha bulanık, sevmeyi inatla deneyen insan, ışığın düştüğü renk, harflerin birbirine girdiği sayfa, hepsi.

Baktığı ve gördüğü arasında bir yerde debelenip duruyor herkes. Ne gerçeği yoklamak mümkün oluyor ne de kalbi tartmak. Kendimizi bulmak istiyoruz ama çok kalabalık. Üstelik gözlerimiz bozuk değil dünya bulanık. 
Bülent Yıldız, Hilkat ile Garibe romanıyla hepimizin ihtiyacı olan bir arayışa çağırıyor okuru. Üstelik oyun oynayarak, ironiden vazgeçmeden ve usul usul yapıyor bunu.

“Her şeyi bilen olarak hayata gözlerini açan insan, her şeyi unutan olarak hayata gözlerini kapar. Doğarken ruhumuzda, benliğimizde ve genlerimizde olan bilgileri, sesleri ve nefesleri yaşlılığa doğru yol aldığımızda birer birer düşürüp arkamızda bırakır, sonra arkamızda bıraktıklarımızı da unutup kaybeder, her şeyken hiçe doğru devriliriz. İşte düşürüp kaybettiğimiz o şeyleri adına hayat denilen tuhaf şey alır, bağırsaklarında öğütüp kendine ait kılar ve sonra karşımıza zaman olarak çıkarıp onu da bize karşı kullanır. Aslında başlangıçta bir hiçtir hayat. Ama bizden çaldıklarıyla bir anda her şey oluverir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf34529d-d516-434b-8a36-83c330b9c358.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Nereden Vuralım?</image:title>
            <image:caption>Öpülmeyen alnı vuralım, bulunmayan damarı
Görüşürüz derken görüşmeyeceğini bilmeyi,
Atılmış yüzüğün izini, gırtlaktan taşan çizgiyi,
Sevmediğimiz şeylere dönüşmeyi vuralım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bb1b815-694b-4675-a5c6-e59f0a1bff12.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazar Olmak İsteyen Huysuz Tekboynuz</image:title>
            <image:caption>Tekboynuz, dünyanın en muhteşem hikâyesini yazmak istiyordu. Havalı defteri, özel yıldızlı kalemi ve ihtiyacı olan her şey yanındaydı. Ama bir sorun vardı… Tekboynuz ne yazacağını bilmiyordu! Arkadaşları onu ziyaret edip hikâyesinde yer almak istediğindeyse tüm huysuzluğuyla onları reddetti! Sonra ne mi oldu?
Ah! Ne kadar da huysuz bir tekboynuz!
Canlı çizimleri ve sevimli karakterleriyle, arkadaşlığın önemini anlatan, eğlenceli bir hikâye sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695ac0ae-8b3e-4b05-ae89-33ab55615ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>Otoriter Neoliberalizmin Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>2008-2009 krizini izleyen dönemde küresel çapta yükselen isyanlar, hem dünyada hem Türkiye&apos;de yaklaşık yarım yüzyıllık neoliberalleşme sürecinde devletin geçirmiş olduğu değişimi çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. Artık karşımızda &apos;başka türlü bir devlet&apos; vardı. Bu, yaşam alanlarının sistematik olarak sömürgeleştirilmesine ve toplumsal koordinasyon mekanizmalarının yerini finansal kaynak ve siyasi güç biriktirme mekanizmalarının almasına hizmet eden, gerektiğinde mevcut yasaları ihlal etmekten çekinmeyen, devlet pratiğinde illegalleşmeyi ve enformalleşmeyi kurumsallaştıran; evini, mahallesini, parkını, ormanını, kısacası yaşam alanlarını ve müştereklerini korumaya çalışan &apos;halk&apos;a karşı rövanşist siyasaları, hatta güvenlik güçlerini kullanmaktan kaçınmayan bir devletti.

Bu, otoriter neoliberalizmin devletiydi! Otoriter Neoliberalizmin Gölgesinde: Kent, Mekân, İnsan, her geçen gün daha fazla otoriterleşen neoliberal politikaların Türkiye kentlerindeki izlerini süren makalelerden oluşuyor. Yazarlar, kentsel toplumsal-mekânsal ilişkilerde piyasalaşmanın yanı sıra, derin kültürel/ideolojik dönüşümleri de amaçlayan bu yeni ekonomi-politiğin kent siyasalarını, farklı alanlar ve ölçekler arasında dolaşarak inceliyorlar.

Etnografik bakış açısını merkeze koyan zengin saha araştırması verilerinden yola çıkarak, sermaye birikim süreçleriyle birlikte siyasetin, mekânın, toplumsallığın ve öznelliğin ilişkisel dönüşümlerini de mercek altına alıyorlar.
Yazarlar: Deniz Ay, Ulaş Bayraktar, Ayşe Çavdar, Didem Danış, Neslihan Demirtaş-Milz, Şerife Geniş, Esra Kaya Erdoğan, Tuna Kuyucu, Faranak Miraftab, Mehmet Penpecioğlu, Tuna Taşan-Kok, Candan Türkkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1ef3240-107a-449a-83f3-ccf468ab71a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailem Co vid19 ve Ben</image:title>
            <image:caption>Size bir iyi, bir de kötü haberimiz var… Önce kötü haberi verelim: Bu son salgın değil, olmayacak da. Ortaçağ ve sonrasındaki veba salgınları dışarıda bırakılırsa insanlığın sosyoekonomik ve kültürel anlamda en yoğun etkilendiği pandemilerden birini yaşıyoruz. Bu salgın bir süre sonra bitse bile yeni salgınlar gelecektir.

İyi haber mi? Salgına karşı mücadelede dayanışmayı, sevgiyi, dostluğu, gerçek yardımlaşmanın değerini öğrenme fırsatımız oldu. Hastalıktan “sosyal mesafe” ile değil, “toplumsal dayanışma” ile kurtulacağımızı öne çıkardık.
Maskeler, el dezenfektanlarıyla geçirecek uzun yıllarımız, yeni kuşaklarımız olacağı ortadadır. O nedenle sosyokültürel kodların uzun vadeli olarak evrilmesi düşünülmelidir. Bunun için okul-öncesi ve okul çocukları ile kadınların eğitimi kilit rol oynar.

“Zincir, en zayıf halkası kadar güçlüdür,” değil, “Zincirin tümü kadar güçlüyüz,” diyeceğiz. Pandemi sadece sağlıkçıların özveri ve kahramanlığıyla yenilmeyecektir. Herkes bir yapıdaki kilit taşları gibi doğru işlev gördüğünde, doğaya aykırı saldırılar, yaşam alanları kısıtlamaları durduğunda yenilir pandemiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72c27df5-cdce-4891-97a2-29a7c680cf85.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Babam</image:title>
            <image:caption>&quot;Biz çocuk yaştakiler, çok temiz ve şık giyinmiş
olarak bahçede misafirleri karşılıyorduk. Sonra biz de salona gittik. Ben ömrümde öyle güzel ve
ihtişamlı bir yemek salonu görmemiştim. Masalar
o kadar süslü ve gösterişliydi ki saraydaymışım gibi hissediyordum. Bu yemekte tanımadığım birçok kadın ve erkek vardı. Acaba bunların arasında babam da bulunuyor muydu?&quot;

Kemalettin Tuğcu Benim Babam kitabında;
büyük bir zenginliğin içerisinde kalbi kırılmış,
hayatta tutunacak dalı kalmamış bir babanın ve
annesinin ölümünden sonra gerçek babasını
bulmuş ama ona kavuşamamış bir çocuğun
hikâyesini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki
sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan
okurlara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b655458d-b384-4395-a1da-767ada22dd20.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Annem</image:title>
            <image:caption>&quot;Nesibe Hanım biraz sertçe konuşmuştu.
Faruk gücenmiş olsa bile bunu belli etmedi.
Annesi onun için her şeyi yapmıştı. Onu kıramazdı. Ancak annesinin kararından emin olup olmadığını anlayamamıştı. Onun kendisi için, sevmediği biriyle evlenmesini istemiyordu.&quot;

Kemalettin Tuğcu Canım Annem kitabında; eşini kaybeden bir kadının, oğlunu yetiştirmek için girdiği zorlukları, çalışma hayatını, oğlunun ona olan sevgisini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/275b7cfb-7b59-4844-8936-8b58d9cba2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Üvey Baba</image:title>
            <image:caption>Ben on iki yaşımdan beri kutu fabrikasında çalışıyordum. Haﬅalığımı babam elimden alır; bana ne yiyecek ne yol parası bırakırdı. Evimizden fabrikaya kadar her gün yürüyordum. Bunun için de sabahleyin herkes uyurken yola çıkmam gerekiyordu.&quot;

Kemalettin Tuğcu Üvey Baba kitabında; bir kızın kendisini ve kardeşini korumak için verdiği mücadeleyi, onurlu yaşamak için nelere katlandığını ve kendisinden gizlenen büyük bir sırrın hayatını nasıl değiştirdiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fdce4c8-af09-4502-aca2-7bbb4a5cbd2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annesizler</image:title>
            <image:caption>&quot;Onlara evlerinde ne gibi sarsıntılar geçirdiklerini soramıyorum. Zaten annesizlere annelerini sormak vicdansızlıktır. Onların yaralarını tazeleyemem. Ama koridorda, bir bahane ile onların başlarını okşamak, küçük çenelerini sıkmak, soluk yanaklarından öpmek, onları mutlu ettiği kadar beni de ediyor; elimden bir şey gelmemesinin verdiği ızdıraba bir teselli oluyor.&quot;

Kemalettin Tuğcu Annesizler kitabında;
çocukluğunda annesini kaybeden kimselerin,
yaşları kaç olursa olsun, ortak bir dert etrafında birleşmelerini, birbirlerinin yaralarına merhem olmalarını anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbfb82bc-000f-446e-9920-5e792f05f808.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Köken</image:title>
            <image:caption>Arndt genelde tarihçi, yayıncı ve şair olarak bilinir. Almanların Napoleon’a karşı verdiği mücadelenin ve Alman millî devletinin kuruluşu için gösterdiği gayretin önde gelen fikrî ve siyasî neferlerinden biriydi. Belki de ırk bilincine sahip ilk büyük Alman’dı. Bütün Almanları kapsayan bir halk devleti fikrini savunmuştu.
Ona göre köylü, bir milletin en büyük ve önemli parçasıydı. O, sabanı kullanır, gerektiğinde de savaşta kılıcı eline alırdı.
Onun döneminde dünya vatandaşlığı fikrinden modern milliyetçiliğe, hümanizm fikrinden ırk düşüncesine geçilmiştir. Sık sık hümanizmi ve kozmopolitizmi yermiş, Fransızlara karşı duyulan ebedî nefreti Almanların dini hâline getirmeye çalışmıştır.
Arndt’ın bölünmüşlüğe ve bölgeciliğe (partikularizm) karşı takındığı radikal tavır Romantiklerin muhafazakâr anlayışına hiç uymuyordu. Devlet ve halk bütünleşmesi temelinde millî birliği ve güçlü bir devleti savunuyordu. Bütün bunlar, başlangıcında özgürlük motifinin baskın olduğu 19’uncu yüzyılın ana fikirleriydi.
“Türkler Karadeniz kıyılarını yağmalarken Baltık Denizi’nde yaşayan Rus ‘Bana ne’ dememeli...” ifadesi ne yazık ki Arndt’ın Türklere fazla sempati duymadığının göstergesidir. Yine şu ifadeleri de ilginçtir: “Türkler hakkında bir yerde, sanıldığı gibi o kadar kolay bir av olmayacaklarını söyledim. Özellikle de devletlerinin geleceği tehlikeye düştüğünde ve kâfirlerin kılıcı inançlarını hedef aldığında…”
Arndt için demokrasi ulaşılamayacak bir idealdi.
O, özgürlükçü düşüncede sınırsız bir bireycilik tehlikesinin yattığını görmüştü.
Bir halkın, özünü koruyabilmesi için, dilinin bozulmasına ve yok edilmesine asla müsaade etmemesi gerektiğini söylüyordu.
Ezcümle karşımızda millî düşüncenin popüler hâle getirilmesinde 19’uncu yüzyılın ilk yarısındaki milliyetçilik teorisyenlerinin çoğundan daha fazla hizmeti olan bir filozof durmaktadır.
Prof. Dr. Hatice Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c74fb0-376f-4963-934b-dbd08f43f62b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört İncil Yazılması Derlenmesi Muhtevası Farklılıkları Ve Çelişkileri</image:title>
            <image:caption>Bu eserde Hristiyanlığın kutsal kitabı İnciller ele alınmış, bunların yazılması ve toplanması tarihî seyri içinde incelenmiştir. Ayrıca İncillerde yer alan konular tespit edilmiş, hangi konunun hangi İncil’de nasıl anlatıldığı karşılaştırmalı bir şekilde ortaya konarak İnciller arasındaki farklılıklara ve çelişkilere dikkat çekilmiştir.
Türkiye’de ve bütün İslam Dünyasında Hristiyan misyonerleri tarafından yürütülen yoğun bir Hristiyanlık propagandası vardır. Vatikan’ın Hristiyan-İslam diyaloğu için sürekli çağrılar yapmasına rağmen, İslam ülkelerine yönelik bu misyoner çalışmalarını kiliselerin organize ettiği görülmektedir.
Türkiye’de ve dünyanın diğer yerlerinde Hristiyanlığı propaganda eden misyonerler, İncillerin sadece iyi ve güzel yanlarını tanıtmaktadırlar. Hâlbuki İncillerde bu iyi ve güzel şeylerin yanı sıra akla, mantığa ve bilime aykırı şeyler de bulunmaktadır. İşte elinizdeki kitap, misyoner propagandalarında yer almayan İncillerin bu yanını dikkatinize sunmaktadır.
Bu araştırmanın hedefi, İncillere inanan Hristiyanları rencide etmek değil, aksine objektif şekilde yer yer Hristiyan kaynaklara da başvurarak İncillerle ilgili gerçekleri ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma ile Hristiyanları kendi inançlarından çevirmek amaçlanmamış, ancak Hristiyan olmadığı hâlde bu dine çevrilmek istenen insanları uyararak onların gerçekleri görmeleri sağlanmak istenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/916ad6d2-7fc5-4660-8e75-583fec94dec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Övgü</image:title>
            <image:caption>Eski zamanlarda hikâyelere, destanlara, şiirlere, türkülere ve şarkılara konu olan aşk, maalesef son yıllarda bir anlam kaymasıyla değer kaybına uğramış görünmektedir. Geçmişte yüksek bir duygu olan aşk, evrenin var oluş sebebi olarak değerlendirilip ilahî bir boyut kazanmışken, günümüzde bayağılaştırılmaya ve âdeta yalnızca cinsellikle bir arada telaffuz edilmeye çalışılmaktadır. Bunda aşkın, özellikle iletişim vasıtalarında pespaye bir kullanımla ele alınıp duygusal ve manevi anlamından uzaklaştırılmasının önemli payı olduğunu söyleyebiliriz. Duygudan yoksun cinsel ilişkilerin adına aşk denilmesi, kavram bağlamından uzaklaştırılarak alelade bir terim hâline getirilmesi ve buna bağlı olarak karşı cinslerin birbirlerine ulu orta ‘aşkım’ diye hitap etmeleri, aşkın yüceliğini ortadan kaldırmaya yönelik çabalar olarak görülmektedir.
Oysaki aşk, her şeyden önce samimiyet ihtiva eden saf ve temiz bir duygudur. Elinizdeki bu kitap, harf ve hece sayısı bakımından satırlarda fazla yer kaplamasa bile, gönüllerde çok engin bir yere sahip olan aşkın, aşkın (yüce) bir duygu olduğunun yeniden hatırlatılması gerektiğinden hareketle ve aşk ile oluşturulmaya çalışıldı. Saflığın, sadeliğin, samimiyetin ve yüksek duyguların ifadesi olan aşk, yeniden eski temizliğine ve yüceliğine kavuşturulabilirse, dünyamız da belki çirkinliklerden ve bayağılıklardan uzaklaşıp yeniden yaşanabilir bir yer hâlini alabilir. Bunu başarabilmek adına, aşka sahip çıkıp kirletmeyelim. O hep temiz kalsın ki insanlık da yeniden değer kazansın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46e8336d-8275-472d-a1f4-1a038f3c16b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihimizden Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Türkler tarih boyunca Asya’nın hemen hemen tamamında, Avrupa’nın batı kesimleri hariç en büyük kısmında, Afrika’nın kuzey yarısı ile doğu kıyılarında, Basra Körfezi’nden Arabistan çöllerine kadar uzanan büyük bir alanda değişik devirlerde hakimiyet kurmuşlardır.
 
Tarihi romanları ile tanınan Hasan Erdem Tarihimizden Hikâyeler -Islık Çalan Oklar- isimli bu hikâye kitabında dünya tarihinde derin izler bırakan, Asya, Avrupa ve Afrika medeniyetlerine katkı sunan Türklerin tarihinden esinlenerek genç okuyucuları için dokuz tarihî hikâyeyi kaleme aldı.
 Kitapta bulunan ve konusunu Türk tarihinden alan hikâyeler:
Islık Çalan Oklar
Rodos’ta Ezan Sesleri
Turgutça Bey Esir Düştü
Bağdat Önlerinde
Yanan Deniz
Suikast
Fatih’in Fermanı
Baskın
Tam İsabet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aae353cf-bd42-4bef-9bfd-99cc9188b3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Lezzet Düşkünleri</image:title>
            <image:caption>Uzman diyetisyen M. Turgay Köse&apos;nin, başlığında ironi içeren 1 Haftada 5 kg &apos;Nasıl&apos; Verilir? isimli kitabını destekleyici nitelikte tasarlanmış, lezzet avcısı Ali Akbalık ile birlikte hazırlamış olduğu bu eserin de bizlere yardımcı olacağına ve yol göstereceğine eminim.

Reha Arar Gurme / Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı

Diyet yemek denilince aklınıza sadece salata, yoğurt ya da lezzetten uzak, tatsız, tuzsuz yiyecekler geliyorsa bu kitap tam size göre. Bugüne kadar zayıflama çabasındaki insanlar kibrit kutusu kadar peynir, haşlanmış sebze, söğüş salata gibi sevimsiz tabirler duymaktan ve bu tarz beslenmeye dayalı diyetlerden o kadar bunaldı ki, onlara hak vermemek mümkün değil.

Diyet, light, kalorisiz, az yağlı, şekersiz gibi ibarelerden sıkılan ve her seferinde verdikleri kiloları fazlasıyla geri alan insanlar zaman içerisinde beslenmelerini umursamaz hale geldi.

Biz de bu durumu fark edip sade bir dille yazılmış, kolay hazırlanan, sağlıklı, lezzetli ve düşük enerjili yemeklerden oluşan keyifli bir yemek kitabı hazırladık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/293b5f2a-2266-4593-b307-b63c6cc67732.jpg</image:loc>
            <image:title>Çemberin Altında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geleceği görmek, insanı gerçekten mutlu eder mi?

Gelecek değişmez bir çizgi midir yoksa olasılıkların
deviniminden mi ibarettir?

Hera, geçmişinde kötüye kullanılan gelecek görüşlerinden kaçmak için İstanbul’a taşınır. Arkadaşı Gizem’in ısrarıyla bir basketbol maçına gider ve orada, ülkenin en yetenekli basketbolcusu
10 Numara Çağlar’ın geleceğinden bir kesit görür.

Şimdi, Hera’nın cevaplaması gereken tek bir soru vardır:
Çağlar’ı, onu bekleyen sondan kurtarmalı mıdır?

Birinin kaderi sizin ellerinizdeyse o elleri asla kapatamazsınız. Üstelik aynı ellerle yüreğine dokunmak istiyorsanız…

“Bazı insanlar için başlangıç neresiyse son da orada yeşeriyordu.
Bu bir başlangıç mıydı yoksa sonumuz daha yeni mi başlıyordu
1981’de Amerika’da doğdu. Columbia Üniversitesi’nde sinirbilim okudu. Sinirbilim alanında yazılar ve kitaplar kaleme aldı. The New Yorker, Nature, Seed, The Washington Post gibi mecralara düzenli olarak yazılar yazmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd26ea24-344f-4122-9e57-b46c71df6fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözünü Kaçıran Kurtuldu</image:title>
            <image:caption>GÖZÜNÜ KAÇIRAN KURTULDU
Bu kitapçığın din felsefesi yönü olmasına karşın, okuyucunun sıkılmadan ve hayat felsefesi yönüyle de birleştirilip okunmasını sağlamak için, güncel ve bilimsel örneklerden vermeyi uygun buldum. 
Sadece karmaşık, etkili ve korkutucu bilgi yığını ile konuya girmek ve bu şekilde bitirmek, okuyucunun pozitif elektriğini alabilir. Böyle düşündüğüm için de, konuyla ilgili ve ilişkili (çokça) örnekler vermekten çekinmedim.
Daha önceki yazmış olduğum kitaplarımda da aynı yöntemi uyguladığımdan dolayı, olumlu dönüşler aldığımı biliyorum. Yine bu çalışmada, farklı gibi gözükebilecek, bir çözümleyici (analitik) yol izlemiş bulunmaktayım. Bu yöntemde bölüm içlerinde özetler çıkartarak, konuyu toparlamak gereği duydum. Ayet ve hadislerin açıklanmalarında ise, kendi yorumlarımı, parantez içerisinde vermiş oldum.
Sıkılmadan  okuyacağınızı ümit ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/941300e8-d283-4607-8c92-424461265598.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Konu Anlatımı</image:title>
            <image:caption>1-İş Hukuku ve Teorisi
2-Sosyal Güvenlik Hukuku ve Teorisi
3-Çalışma Ekonomisi
4-Sosyal Politika
5-Çalışma Sosyolojisi
6-Çalışma Psikolojisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95dcaf4d-8e94-4053-890a-f04f2c8b6743.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasvirsiz</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayatına geleceği kat [sen] 
olursun, 
Hayatından geçmişi çıkar [ben] 
kalırsın...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69ff89e-b0b9-4bae-b1f7-3bead212253e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercin Gölgeliği</image:title>
            <image:caption>Birbirinin Mevsimine ve Göğüne Tutunamayan Kuşlar’…
Yine de buluştukları ve bir oldukları bir an vardı bu karartı
ve beyazlığın. Lakin keskin başkalıkları sebebiyle ayrılmaları
gerekti. Paçalı, ebabile tutunmak, onu sarıp sarmalamak
istedi; ebabil de Paçalı’yı denizlere ve okyanuslara uçurmak…
Paçalı, mevsimlerin peşinden sürüklenemezdi, ebabil
de yavaşlayıp bir peri bacası kovuğuna sokulup yaşayamaz,
kışı kaldıramazdı. Yapamadılar. Vakit geldiğinde o büyülü
karartı nevbaharın ardı sıra gitti, Paçalı güzle ve hüznüyle
geride kaldı.
Gün doğumları ve gün batımları, içinde sancı oldu Paçalı’nın.
Ebabilin döneceği umudunu bırakmaktan ölesiye korkuyordu.
Sıkı sıkı sarılmıştı ömrü tükenenlere, çürüyenlere. Diretiyordu.
Ölümcül geliyordu ona ebabili unuttuğu her an, soluksuz
kalacakmış gibi bir ağırlık çökmüştü. Dayanamayıp,
kaldıramadı ebabile olan hasretini ve onu bıraktı en nihayetinde.
Kapadokya’nın büyüleyici atmosferinde yolculuğa çıkmak
isteyenlere genç yazar Leyla Yalçın aşk, sevgi ve ümit vadediyor.
Edebi lezzete hasret kalanlara zengin tatlar sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48481556-2694-4f3f-92cb-174bfa31ff93.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Adın Yedi Olsun</image:title>
            <image:caption>Kalbim senin izlerinle dolu benim
Kimse bilmez senin ötendeki başka seni
Beş dönüm lavanta tarlası sığmıştır saçlarına ben bilirim
Yedi deniz iki gözündedir…
Cennet vardır ellerinde
Aydan sonra en çok güneş ışığı sendedir
Gece ile sabah kavga eder senin için
Uykular, uyanmalar senin dönüşümünde
Sen çoğu zaman karşılıksızlık
Bana karışıklıksın
En derin aşksın 
Sevginle mutlu ediyor, sevginle üzüyorsun
Tüm dünya ile çelişiyorsun 
Adını hak,
Beni
Helak ediyorsun…

Aşkın zamansız ve mekansız saflığı, zaferi ve mağlubiyeti, sadeliği
ve ihtişamı, Engin’in İzmir’den Marakeş’e, günümüzden
antik çağlara uzanan dizelerine ustaca yansıyor. Senin Adın VII
Olsun şiir sevenleri, zihinlerinde canlanacak anılara ve renkli
kelimelerin eşlik ettiği sevgi dolu bir yolculuğa davet ediyor.
Şairin sürprizleri, okurun hayalleri ile dolu keyifli bir yolculuğa...
-Özlem ÖZGÖRKEY ADALI

Aşk dolu, hayat dolu, yaşanmışlık ve umut dolu şiirler... Bu satırlarda
aşkı aşk yapan duyguların kutsanışları var. Her şeye
rağmen aşk ile hayata yeniden sarılmak var. Bu kitaba sığamıyor
ve okuyana doğru taşıyor aşk…
-Golshid MOHAMMADYARYAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/112562c8-9677-4a0b-9b20-b360083ba731.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Ayrımcılık</image:title>
            <image:caption>I.BÖLÜM
Milliyetçilik Ve Irkçılık Kavramlarına Kısa Bir Bakış

II.BÖLÜM 
Politik Yönetimler Ve Spor

III.BÖLÜM
Çeşitli Ülkelerde Sporda Ayrımcılık

IV.BÖLÜM 
Sporda Toplumsal Cinsiyet Ayrımcılığı

V.BÖLÜM
Sporda Ayrımcılığa Karşı Bir Düşünce: Fair Play</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a74b4c-bfd8-4b40-9a40-8324cd81d881.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabin Memuru Olmak İsteyenler İçin Mülakata Hazırlanma Rehberi</image:title>
            <image:caption>1.Kendini Tanımak
1.2.Siz Bir Marka mısınız?
1.3.Yeteneğiniz ve Hayalinizdeki İş
 2.Özgeçmiş/CV Hazırlamak
2.1.Özgeçmiş Hazırlamanın Tarihçesi
2.2.Özgeçmişi Yapılandırma ve İçerik
2.3.Özgeçmiş Hazırlamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
2.4.Özgeçmiş Örneği
2.5.Kariyer Sitelerinden İş Bulma 
2.6.Sosyal Medya ve İşe Alım Süreci İlişkisi
 3.Başvuru Süreci
3.1.Başvuru Aşaması
 4.Mülakat
4.1.Mülakat Nedir?
4.2.Mülakat Türleri
4.3.Mülakat Öncesi Hazırlıklar
4.4.Mülakat Süreci
4.5.Mülakat Soruları ve Örnek Cevaplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6656e03c-045a-4bf2-be5b-302c578440b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteviyat İdare Hukuku Konu Anlatım Seti (3 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
 Cilt – 1: T.C. İdari Teşkilatı
1)Türkiye’nin İdari Yapısı
2)İdare Hukukunun Genel Esasları
3)İdari İşlemler
4)İdari Sözleşmeler
5)İdarenin Mali Sorumluluğu
6)İl İdaresi
7)Radyo ve Televizyon Üst Kurulu 
8)Kamu İktisadi Teşebbüsleri
9)Bakanlıklar – Merkez Teşkilat
10)İçişleri Bakanlığı Teşkilatı
11)Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar
12)Valilik ve Kaymakamlık Birimleri
13)Kamu Malları
 Cilt – 2 : İdare Hukuk Mevzuatı
14)Devlet Memurları 
15) Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması
16)Kamulaştırma
17)Devletleştirme
18)Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi
19)İmar
20)Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele
21)Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
22)Devlet İhale Kanunu
23)Kamu İhale Kanunu
24)Kolluk
25)Özel Güvenlik Hizmetleri
26)Kabahatler
27)Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
 Cilt – 3: Mahalli İdareler
28)İl Özel İdaresi
29)Belediye
30)Mahalli İdare Birlikleri
31)Büyükşehir Belediyesi
32)Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri
33)Köy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03ef180f-33a8-4401-bee5-42a30024d80c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgem Nereye Gitti?</image:title>
            <image:caption>Herkes gibi Yasemin’in de bir gölgesi var fakat diğer gölgelerden biraz farklı. Söz dinlemeyen, Yasemin’i herkesin içinde utandıran,

kendine ait tarzı olan bir gölge… 

Yasemin, gölgesine ve onun özgüvenine hayran olmasına rağmen bir türlü cesur davranamaz.

Annesi ve babası yeni bir gölge almak isterken Yasemin gölgesinden vazgeçmek istemez. Çünkü insanın gölgesi kendisidir!

Özgüvenli olmayı, cesur davranmayı anlatan sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3c471f4-aae6-415d-adef-3e2abdcdabb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sultan Masalı</image:title>
            <image:caption>“Nefesler tutulmuştu. Zehra’nın heyecanı her geçen dakika daha fazla artıyordu. Zehra bu gösteride beşinci sırada sahneye çıkacaktı. İlk gösteri oldukça kalabalık bir ekipten oluşuyordu. Hikâyesi de oldukça ilginçti. Zehra, tek başına acaba bu işin üstesinden gelebilecek miydi? Her gösteriden sonra salondan alkışlar yükseliyordu. Bazen ümidini kaybedecek gibi olsa da Zehra kendi kendine, “Bunu yapmalısın; annen için, öğretmenin için ve en önemlisi ülken için yapmalısın,” diyordu.”
   Bir Sultan Masalı, sizleri Zehra’nın yaşamından aldığı bir kesitle uzaklara, hem de çok uzaklara, kahramanlarının yeniden hayat bulduğu zamanlara, günümüzden geçmişe götürmek ve bir ‘Hanım Sultan’ın dünyasına ışık tutmak için bekliyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93524f14-defe-441f-b728-f4a0f6b1067a.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Defterleri</image:title>
            <image:caption>Tozlu rafların arasında bir defter, günümüze kadar ulaşan fikirleriyle filozoflar ve meraklı bir genç… Ege babasının eski defterlerini buluyor ve çağlar öncesi bir yolculuğa çıkarak aklına gelen soruların peşine düşüyor.
Antik felsefe döneminden sekiz büyük filozofla yapılan zaman dışı söyleşilerde Thales, Heraklit, Parmenides, Protagoras, Sokrates, Platon, Aristoteles ve Epikuros’la tanışıyor ve hem o dönemin hem de günümüzün sorularına yanıt bulmaya çalışıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af82df6a-68c8-4875-892c-33096e024277.jpg</image:loc>
            <image:title>Naturans I: Yeni Bir Ontolojiye Doğru</image:title>
            <image:caption>“Çetin Balanuye, çağdaş felsefenin Yeni-Realist eğilimlerini çok yakından tanıyan bir düşünür. Bu akımlar üzerine çalışarak, Spinoza’nın zamana boyun eğmeyen düşüncesinden çağrışımlar taşıyan yeni bir ontoloji öneriyor. Kitap sizi huzurlu bir düşünme eylemine çağırıyor; öyle ki, bütün felsefe tarihi gözlerinizin önünden geçiyor.”
[Graham Harman]
“Balanuye, felsefede yeni bir yol açıyor. Aynı anda hem en kadim hem de en önemli kalabilmeyi başaran bir yol: Gerçekliğin doğasına ilişkin tümüyle önyargısız ve bilgece bir kavrayış. Göz kamaştırıcı bir eser ve büyük bir filozofla karşı karşıyayız.”
[Maurizio Ferraris]
“Geometrik yöntemle değil aforizmayla, tanımlar ve aksiyomlarla değil felsefi denemelerle düşünen bir Spinozacının kitabı bu. Çetin Balanuye güncel felsefedeki ontolojiye dönüş eğilimini derinlemesine benimsiyor ve bir yandan bu eğilimin önde gelen figürleriyle (Harman, Ferraris, De Landa, Bryant), diğer yandan Yunan filozoflarıyla, Nietzsche’yle, Deleuze’le diyalog içinde kalarak Spinozacı bir güç ontolojisi öneriyor. Varlık felsefesine ilgi duyanların, ‘ne vardır?’ ve ‘biz neye var deriz?’ sorularını indirgemeciliğe düşmeden ortak bir çerçevede irdeleyen bu çalışmayı büyük bir zevkle okuyacaklarına eminim.”
[Hakan Yücefer]
“İlk Spinoza kitabı bir şerhti, ülkemizde eksikliği duyulan bir boşluğu titizlikle doldurmaya yönelik çabanın eseriydi. İkincisi, Spinoza’nın sevincinin, kendi yaşam serüvenlerimizle onu mukayese ederek kâh orada, teoride, kâh burada, pratikte ince hassasiyetlerle nasıl gösterilebileceğini ortaya koydu. Bu seferki başka değil, başkada devam eden... Etik ve politik olanı güç ontolojisinin olanaklarıyla düşünmeyi sürdüren Balanuye, bu sefer de heybesine Realizmin çağdaş versiyonlarıyla flörtünü kattı. Beni daha çok ilgilendiren, kattıklarıyla başlatabildiğinin, ontolojinin çağdaş zannedilen, fakat her daim göz ardı edilen, yirminci yüzyılın temel ontolojileriyle ilişkisinde bundan sonra nasıl tartışılacağıdır. Bunun temel felsefi güzergâhımız olduğunu düşünüyorum.”
[Güçlü Ateşoğlu]

ÇETİN BALANUYE
Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde Öğretim Üyesi. Lisans derecesini ODTÜ’den, Psikolojik Danışmanlık alanında aldı. İki ayrı yüksek lisans derecesine sahip olan Balanuye, bu çalışmalardan ilkini ODTÜ’de eğitim sosyolojisi alanında, diğerini Londra Üniversitesi’nde eğitim felsefesi alanında tamamladı. Doktora derecesini ODTÜ Felsefe Bölümü’nden aldı. Felsefede özellikle içkinlik” düşüncesi çerçevesinde Spinoza-Nietzsche-Deleuze ile gelişen minör bir geleneğe odaklanan akademik ve popüler çok sayıda yayımlanmış çalışması da olan Balanuye, Ethico-political Acts of Desire [Arzunun Etik-Politik Edimleri] ve Spinoza: Bir Hakikat İfadesi ve Spinoza,nın Sevinci Nereden Geliyor? başlıklı kitapların yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d60216d-b59e-4227-91d9-9c3643b3f4ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Proust Bir Sinirbilimciydi</image:title>
            <image:caption>Marcel Proust tüm gününü yatakta geçirir, eski günleri düşünürdü. Paul Cézanne saatler boyu öylece bir elmaya bakardı. Auguste Escoffier sadece müşterilerini memnun etmeye çalışırdı. İgor Stravinski müşterilerini memnun etmemeye çalışırdı. Gertrude Stein ise sözcüklerle oynamayı severdi. Fakat aralarındaki teknik farklara rağmen, bu sanatçıların hepsi de insan deneyimine sonu gelmez bir ilgi duyuyordu. Yarattıkları eserler keşif edimleriydi, anlayamadıkları gizemlerle bu şekilde boğuşuyorlardı. Daha önce iki kitabını yayımladığımız Jonah Lehrer Proust Bir Sinirbilimciydi’de kendi alanlarına damga vurmuş sekiz isim üzerinden, sanatçıların bilim alanında kanıtlanmış olguları bilimcilerden önce sezgileriyle öngördüklerini herkesçe anlaşılır bir dille anlatıyor. Bunu yaparken duygularla düşünceler arasındaki ayrıma olduğu gibi, sanatla bilim arasındaki katı işbölümüne de karşı çıkıyor ve yeni bir yol, “dördüncü kültür” yolunu öneriyor. Fakat dördüncü bir kültüre ulaşabilmemiz için öncelikle sahip olduğumuz iki kültürün alışkanlıklarını değiştirmesi gerekir. Hepsinden önce, beşeri bilimler samimi bir adımla pozitif bilimlerle bağ kurmalıdır. Proust Bir Sinirbilimciydi bu yolda atılmış önemli bir adım. 

JONAH LEHRER
1981’de Amerika’da doğdu. Columbia Üniversitesi’nde sinirbilim okudu. Sinirbilim alanında yazılar ve kitaplar kaleme aldı. The New Yorker, Nature, Seed, The Washington Post gibi mecralara düzenli olarak yazılar yazmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f28286d-239a-475c-9622-3d59ace40633.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum ve Köpük</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc4092a4-8d32-40a6-9636-c3e5107aaba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>Görünmez Adam
H.G. Wells

Zaman Makinesi ve Dünyalar Savaşı gibi eserleriyle bilinen, dünyaca ünlü İngiliz bilimkurgu yazarı H. G. Wells’in öğrencilik yıllarında yaşadıklarından esinlenerek kaleme aldığı Görünmez Adam, ilk defa 1897’de bir dergide yayımlanmaya başlamıştır. Aynı yıl kitap halinde basılan bu bilimkurgu başyapıtı, kendisini görünmez kılmak için bir serum icat eden genç araştırmacı Griffin’in hikâyesini konu alır. Görünmezliğini tersine çeviremediğinde Griffin’in başı belaya girer; artık tepeden tırnağa sargılı bir şekilde gezmek zorundadır. Çok geçmeden ziyaret ettiği tüm kasabalarda şüphe uyandıran Görünmez Adam, ne yazık ki karşısına çıkan herkese korku dolu bir Terör Dönemi yaşatır.
Gerilimle yüklü bu eser, yayımlandığı günden beri bilimkurgu hayranlarını büyülemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5577ab27-be4d-4263-aff3-ba91917f4f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Anıları</image:title>
            <image:caption>Genç Bir Doktorun Anıları
Mihail Bulgakov

“Köyde muazzam bir deneyim kazanmak mümkün, diye düşünüyordum uykuya dalarken; ama okumak gerek, çok, daha çok okumak...”

Tıp fakültesinden yeni mezun Dr. Bomgard, Bolşevik Devriminin başında üniversite sıralarından doğruca ücra bir köye tek doktor olarak atanır. Okul zamanı kitaplarda okuduğu veya derslerde izlediği birbirinden zor acil vakalarla ilk kez karşılaşmasına, köylülerin boş inanışları yüzünden sebep oldukları yanlış uygulamalara ve engellemelere, hayatı felç eden kötü hava koşullarına rağmen yaptığı müdahalelerle kısa zamanda çalıştığı köyde nam salar. Kitapta hem Bomgard’ın hem de arkadaşlarının başrolünde olduğu birbirinden dokunaklı, aynı zamanda yazarın ustalıklı mizahi dili sayesinde trajikomik öyküler yer almaktadır.

Bu kitap kendisi de doktor olup çalışma hayatının ilk yıllarını köy doktoru olarak geçiren Bulgakov’un hayatından otobiyografik izler de taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3342eab6-4564-4e4e-a488-d39b6e39ce90.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Neredeyse bütün başarısızlıklarımızın ve neredeyse bütün şanssızlıklarımızın sadece tek bir nedeni vardır. Bu da irademizin zayıflığıdır.”

Eğitimle birlikte bireye bilgi ve beceri kazandırılmasından ziyade bireyin iradesinin eğitilmesi ideolojisini benimseyen Jules Payot, bireyin iradenin eğitilmesiyle istek ve eğilimlerden arınıp kendisini geliştirmenin yolunu bulabileceğini savunmuştur. 
Yazar İrade Eğitimi’nde öğrenci ve fikir işçilerinde sıklıkla görülen tembelliğin ve bireyin yapısıyla güçlü arzularının nasıl kontrol altına alınması gerektiğini başlıklar altında detaylıca incelemiştir. “Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim,” diyerek kitabın üzerindeki etkisini ortaya koyan Cemil Meriç gibi birçok yazarı derinden etkileyen eser okurların ufkunda büyük bir gelişme sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4243d050-812e-420c-8296-e30cd81dcb89.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocaman Kalpli Huysuz Graou ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Graou, yalnızlığı ve şekerleme yapmayı severdi. Ta ki onunla karşılaşıp, hayatı değişene kadar…
Tüm kurtlar kötü kalpli ve huysuz mudur?
Bu koca kurt fikrinizi değiştirecek. Ingrid Chabbert ve Guridi’den yepyeni bir kurt ve kırmızı başlıklı kız hikâyesi.
Bilinenin aksine bu kez sımsıcak bir dostluk başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2352405-044d-45dc-affd-37ff5e1c2ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Sorular Eğlenceli Cevaplar</image:title>
            <image:caption>Çocukların soru yağmuruna bazen market rafları arasında, bazen araba kullanırken, bazense bir hasta ziyareti esnasında yakalanırız. “Karıncaların evi nerede, penguenler üşür mü? Hayvanlarla konuşabilir miyiz?” Bu sorulara nasıl cevap vereceğimizi şaşırırız. Oysa çocukların soru sorması, teşvik edilmesi gereken bir durumdur. Çocuk, her soru sorduğunda bu pencereyi aralamış olur. Soruları cevaplandığında ya da sorularına kendi başına bir cevap bulduğunda ise öğrenme gerçekleşir ve beyinde yeni bağlantılar oluşur. İşte bu kitap, çocukların doğa, doğa olayları, vücudumuz, hayvanlar ve bitkiler dünyası ile ilgili sorularına cevap bulmalarını kolaylaştırmak için yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92996750-acbc-4055-a13d-cd2ccb5402f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Dedi Ki ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Sence büyümek ne demek? Bunu bir ağaçtan dinlemeye ne dersin?”

Tohum başlangıçta çok küçüktür. Ama bir o kadar da kuvvetlidir. Zamanla filizlenir, kök salar ve gökyüzüne uzanan kocaman bir ağaç olur. Bu kitap bir ağaç üzerinden güçlükleri ve güzellikleriyle yaşamı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69dc9889-525c-43bc-af4d-3a104e4c7ed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgara Dokunmak ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Siz her şeyi geride bıraktığınızı düşünmenize rağmen,
geçmişin izlerinden kaçmak ne kadar mümkün?

Rüzgâr Ulu, asistan doktor olarak çalıştığı hastanede sıradan bir hayat süren genç bir kadındır. 
Ta ki kapısının önünde, birtakım saplantılı
aşk notları bulana dek… Bu korkunç notlarla beraber zihnine şüphenin ilk tohumu düşer ve
geçmişin kirli izlerinin peşini bırakmadığını fark eder.
Mavi Gece’den tanıdığımız Emir ve Gece’nin de
yer aldığı romanda Rüzgâr artık ılık bir melteme değil, fırtınaya dönüşmek zorundadır.
Peki, Mavi Gece’nin Tuna’sı bu fırtınanın oluşumunda
nasıl bir rol oynayacaktır?
Bu kitapta kendi kaderini şiddete teslim etmeyen
güçlü bir kadının hikâyesini okuyacaksınız.

“Birine sıkıca sarılmak canını acıtmadığında güzeldir.
Kemikleri kıran sevgi, artık sevgi değil, sevgiye ihanettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a9248e3-f887-42c4-997c-96a344007566.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Balküpü ve Sevimli Dostları - Bu Kocaman Gözler Kimin 7</image:title>
            <image:caption>&quot;Kalbi sevgi dolu Ayı Balküpü ve ormanda yaşayan minik arkadaşlarını eğlenceli büyük gözleri ile görmeye hazır olun! Ayı Balküpü,Arı Vızvız,Karınca Anten,Uğur Böceği Benek,Kelebek Nazik ve Örümcek Ören...
Çocuğunuz bu kitaptaki kahramanlarla tanışırken diğer canlılara ve hayvanlara saygı kavramını da eğlenerek öğrenecek.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/765b96f5-eff4-41f6-8cae-c3e4f5994d22.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekiz Randevu</image:title>
            <image:caption>Partnerinizle çok özel sekiz randevuya var mısınız?
Her ilişki başlangıçtaki heyecan ve tutkuyla sürmez ama zamanın eskittiği duyguları tazelemek,
sevgiyi güçlendirmek mümkündür. Aslında küçük ve basit şeylerle; her gün söylenen sözler,
yapılan jestler ve eylemlerle… Ama her şeyden önemlisi birbirine ayrılan zamana öncelik ve
ayrıcalık tanıyarak…
Güven ve bağlılıktan seks, iş ve para konularına, aile ve çocuklardan eğlenceye ve hayallere kadar
bir çiftin yaşamındaki hemen her şeyin konuşulduğu özel olarak planlanmış sekiz randevu
düşünebiliyor musunuz?
Elinizdeki kitap bunu düşünen ve gerçekleştiren çiftlerin deneyimlerini ele alıyor. Seattle’da
dünyaca ünlü Aşk Laboratuvarı’nı kuran ve onlarca yıl çift ilişkilerini araştıran uzman yazar çift,
yaşanmış örneklerden hareketle bu tür randevularda buluşmayı öneriyor.
Bunun kolay olmadığını düşünebilirsiniz ama gerçek bir sevgi hikâyesi bir peri masalı değildir;
incinmeye açık olmayı ve çabayı gerektirir. Sonuçta kazanılacak ödül çok büyük: Sevgi dolu bir
dünya ve yaşam boyu sevgiye dayalı ilişki… Ödül bu ise denemeye değmez mi?
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0fe3625-18e1-42c6-a879-745006678a04.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Tarım Politikaları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti altı yüzyılı aşkın bir süre hüküm sürdü. Başlangıçta toprak düzeninin yaklaşık olarak eşit ölçekte olması, toprakta şahıs mülkiyetinin bulunmaması, üretimin değişim değeri için değil de daha çok kullanım değeri üzerinden sürmesi, Osmanlı’nın iyi yanları olarak ortaya çıktı. Ancak yönetim sisteminde böyle iyi yanlarının olması elbette üreten insanların sömürülmediği anlamına gelmiyordu, Osmanlı’da da üretenler sömürülüyordu. 

Yükselme dönemiyle birlikte toprakta daha önce olmayan kişisel mülkiyet oluşmaya başladı. Özel mülk sahiplerinin köylüyü sömürmesiyle toprakları her geçen gün büyüdü, reayanın ise toprağı küçüldü, bazı reaya topraksız bile kaldı.

Osmanlı son zamanlarda tarımı hatırlayıp bazı atılımlarda bulunmaya kalkıştı. Üreticisine kredi olanakları yaratmaya çalıştı. Yabancı şirketlere karşı kooperatif örgütlülüğü ile karşı durmaya çabaladı, ancak atı alan Üsküdar’ı geçmişti…

Bu kitap bir tarih araştırması değil. Osmanlı’ya biraz sosyal, biraz politik nazar atan bir çalışma. Düne bakarak bugünü anlama çabası da denilebilir. Zira bugün yaşadıklarımız ve bize yaşatılanlar geçmişimizin izini taşımakta ve adeta onu tekrar etmektedir.

Dün var olan, sömüren zalimler bugün de var. George Santayana’nın da dediği gibi; “Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kere daha yaşamak zorunda kalırlar.” Bu çalışma geçmişi hatırlatarak, gelecekte sömüren zalimlerin olmayacağı bir dünyanın umuduyla, okuyucuları tarihin tekerrürüne karşı uyarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de9b588-ffca-4000-bc6b-bf31fed9a08d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>Avustralya’daki yangınlar, Amazon yağmur ormanlarının büyük kısmının çok kısa sürede küle dönmesi, kasırgalar, son olarak da salgın…

Tabiatta her şey birbirine bağlıdır, biz ise mevcut yaşam tarzımız ve alışkanlıklarımızla var olan denge ve döngüleri bozuyoruz, doğa da buna tepki veriyor. Taner Aksel bilimsel veriler eşliğinde içinde bulunduğumuz koşulların genel bir resmini çizip bizi yakın gelecekte bekleyen daha büyük tehlikelere karşı uyarmakla kalmıyor, aynı zamanda bu çıkmazdan kurtulmanın bir yol haritasını da sunuyor.

Üstelik önerilerini kişisel deneyimleri ve kolektif şekilde hayata geçirilen somut örneklerle destekleyerek sadece kırsaldakilere değil, şehirde yaşayanlara da sürdürülebilir bir hayata dönüşün mümkün olduğunu gösteriyor. Çoğu kişinin aksine bu zorlu dönemleri doğayla kopan bağımızı tekrar kurmak için bir fırsat olarak görürken bunu yeni bir yaşam düzenine geçmek üzere değerlendirdiğimiz takdirde insanlığın geleceği için de bir umut penceresinin açılacağını vurguluyor.

Şehirde topluluk bahçelerinden ekoparklara, kırsalda ise ekoçiftlik tasarımlarından ölü toprağı canlandırmaya dek çeşitli uygulamalar ve çözümler sunan bu kitapta aşağıdaki soruların ve çok daha fazlasının yanıtını bulacaksınız:
• Permakültür nedir ve bize ne gibi faydalar sağlar?
• Yeni yaşam alanımız için en uygun araziyi nasıl seçeriz, çoklu işlevli öğeleri en verimli şekilde nasıl bir arada kullanabiliriz?
• Hem masraflarımızı azaltacak hem de çevre dostu konutlar nasıl tasarlanır?
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2267036-c171-4ea2-889f-21a7823325e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Çikolata</image:title>
            <image:caption>Çok beğenseler de, yemek için can atsalar da genellikle insanlar çok açgözlü görünmemek ve son lokmayı diğerlerine bırakmış olmak düşüncesiyle tabaktaki son biberi almaya cesaret edemezlerdi. Böylece, içinde narın serinliğini, acitrón’un tadını, biberin acısını, cevizin yararlarını, akla gelmeyecek pek çok lezzeti barındıran bu harika biber el sürülmeden servis tabağında kalırdı. Aşkın tüm sırlarını içinde saklayan bu güzelim ceviz soslu biber dolmasına, görgü kurallarına uymak adına, kimse elini uzatmazdı. Acı Çikolata’da Meksika Devrimi sırasında De la Garza ailesinin en küçük kızı Tita’nın mis gibi kokular yükselen mutfağına konuk olur okur. Tita’nın elinden çıkan geleneksel Meksika yemeklerinin sırrı onun kendi duygularında saklıdır, çünkü herkes bilir ki yemeklerinin tadı ve etkisi, mutfaktakinin ruh haline göre değişir! Meksikalı yazar Laura Esquivel’in ülkesinin değerlerini, törelerini ve tarihini büyülü bir anlatımla ele aldığı Acı Çikolata, geleneğe başkaldıran evrensel kadın kimliğine de özgün bir yorum getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a17a9d-3398-4c26-805e-030a773a4a26.jpg</image:loc>
            <image:title>Oskar ve Lili - Bir Dönüşüm Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Oskar ve Lili
Bir Dönüşüm Hikayesi

Oskar ve Lili ayrılmaz bir ikiliydi.
Her şeyi birlikte yapmayı seviyorlardı.
Bir gün birlikte ormanda gezerken bir yaprağın altında minik, yeşil, parlak bir şey buldular.
Bu şey acaba ne olabilirdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af58386d-8002-49f3-8d11-daff49e2dc26.jpg</image:loc>
            <image:title>Oskar ve Lili – Can Dostlar</image:title>
            <image:caption>Oskar ve Lili
Can Dostlar

Oskar ve Lili ayrılmaz bir ikiliydi. Her şeyi birlikte yapmayı seviyorlardı. 
Birlikte oynuyor, kırlarda koşuyor, piknik yapıyorlardı.
Birlikte yapamadıkları tek bir şey vardı: Sarılmak!
Birbirlerine sarılmak için çok dikenliydiler!
Acaba Oskar ve Lili bu sorunu nasıl çözeceklerdi?
Dostluk, sevgi ve paylaşmanın güzelliği üzerine sıcacık bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b42e8af-e6bd-467d-977e-465a74950717.jpg</image:loc>
            <image:title>Oskar ve Lili – Sıcak Bir Yaz Günü</image:title>
            <image:caption>Oskar ve Lili
Sıcak Bir Yaz Günü

Oskar ve Lili ayrılmaz bir ikiliydi.
Her şeyi birlikte yapmayı seviyorlardı.
Sıcak bir yaz günü, en sevdikleri oyunlardan birini oynuyor, arkadaşları çekirgeyle birlikte çimlerde zıplıyorlardı.
Ama hava çok sıcaktı!
Acaba sıcaktan etkilenmeden çimenlerde zıplamanın bir yolu olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304738b8-193e-45d3-ac74-3e85043bf2b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Oskar ve Lili – Sonbaharda Saklambaç</image:title>
            <image:caption>Oskar ve Lili
Sonbaharda Saklambaç

Oskar ve Lili ayrılmaz bir ikiliydi. 
Her şeyi birlikte yapmayı seviyorlardı.
Rüzgârlı bir sonbahar günü̈, gökyüzü̈ ağaçlardan dökülen yapraklarla dolmuştu.
Dalların arasından bir cik sesi duydular. 
Acaba bu, birlikte oynayabilecekleri yeni bir arkadaş olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc344330-d782-422a-9b43-bbb7c7f291b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eliza Boom’un Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hem yardımcı mucit hem çaylak ajan, Eliza’yla harika geçiyor zaman!

Eliza Boom’un hayatı çok renkli çünkü babası
ajanlar için özel aletler yapan bir mucit.
İşe yarayacak mükemmel bir şey icat ederse kendisinin de gizli ajan olabileceğini düşünen Eliza, yardımcısı (köpeği) Einstein’la birlikte çok çalışıyor.
 
E tabii kendi kendine icatlar üretip deneyler yapınca birbirinden ilginç günler geçirip ajanlara özgü (!) maceralar yaşıyor...
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f7490f9-6e26-4fd1-8044-5aeed231602e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şıpsevdi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap yasaklı bir roman! 21. yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal, siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20. yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi, yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor. Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap, muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor. Şıpsevdi, bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor. Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor. En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman, Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor. 

Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan, ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser, 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu. Şıpsevdi, o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03648052-8ef2-4fe0-81dd-ab34427f1748.jpg</image:loc>
            <image:title>Konstantiniyye Oteli (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Konstantiniyye… İhtişamlı surlarının karanlık diplerinde cinayetler işlenen, otobanlarında siyasetçilerin suikastlara kurban gittiği, açlıktan çocukların dilendiği, gecekondularında kadınların sessiz sedasız öldürüldüğü, yalılarında yüzyıllık zenginliğin cömertçe seyre çıkarıldığı ve güzelliğiyle Divan şairlerine yüzlerce şehrengiz yazdıran, barok sanatından izler taşıyan şehirler şehri İstanbul.
Romanları 40 dilde yayınlanan ve uluslararası pek çok ödüle layık görülen ünlü yazar Zülfü Livaneli, Konstantiniyye Oteli ile okurlarına bir İstanbul panoraması çiziyor. İstanbul’un kaymak tabakasını, alt sınıfları ve hatta ölülerin ruhlarını buluşturup başarılı bir işkadını Zehra’nın gözünden anlatıyor.  İstanbul’un köklü tarihini fona alan usta edebiyatçı, onlarca karakteri, geçmişi Bizans’a dayanan bir otelin açılışına konuk ediyor; güç ve yönetim ilişkilerinden romantizme ve “başına sevda gelenlere”  kadar uzanan, geniş bir yelpazede insan ruhunu didik didik ediyor.
Prof. Onur Bilge Kula’nın deyişiyle “senfonik bir roman” olma özelliği taşıyan Konstantiniyye Oteli, İstanbul’da yüzyıllardır süren cümbüşü anlamak açısından Türk edebiyatında önemli
bir yer tutuyor.
Elinizde tuttuğunuz bu özel kitap, yeni baskısı ve gözden geçirilmiş son haliyle okurlarına çok sesli müzikal bir yapıt sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42d9bff3-0a19-4c30-b497-b9dc4919acaa.jpg</image:loc>
            <image:title>22 Gün 22 Gece Sakarya</image:title>
            <image:caption>Sakarya Meydan Muharebesi, 22 gün 22 gece sürer. Savaş tarihinin en uzun ve en kanlı meydan muharebesi…22 günde, yaklaşık 15 bin asker şehit düştü. Toplam zayiat, 40 bin civarında. Günde 700 kahraman, vatanı yeşertmek için kanını verdi… Mustafa Kemal Paşa’nın deyimiyle, “Büyük Kanlı Savaş…”Osmanlı Devleti’nde 1683 yılında, Viyana ile başlayan Türk toprak kaybı ve çekilmesi 238 yıl sürer… 238 yıllık çekilmeyi Sakarya’da durduran komutan… Savaş tarihine, adını altın harflerle yazdıran Başkomutan Mustafa Kemal Paşa…Yokluk, kıtlık ve milletin kalan son atımlık cephanesi…Yaralı bir Başkomutan’ın, savaş meydanında haykırışı…Kanlı Savaş Meydanı’nda düşmanlarla savaşırken, Padişah Vahdettin’le, Enver Paşa’yla mücadelesi…Hannibal, Büyük İskender, Sezar ve Napolyon’u kıskandıracak savaş ustalığı…Mustafa Kemal Paşa’nın muharebede yaşadığı duygusal anlar… Paşa’ya sevdalı Fikriye…Bu belgesel-anlatı, siz, çocuklarınız, torunlarınız… Ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır…Bir görevi yerine getirmenin sorumluluğuyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96624daf-deb9-4624-9f85-fc00e2d1d93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Ticareti</image:title>
            <image:caption>“Bu ejderin öldürücü dişlerine karşı koymak için ne yapmalıyız? Yavaş yavaş vücutlarını en öldürücü zehirlere alıştıranlar yok mu? Koleradan kurtulmak için koleraya, tifodan kurtulmak için tifoya, kuduzdan kurtulmak için kuduza aşılananlar yok mu? İşte ben mikrobik aşk hastalığının bu serumunu buldum. Aşılandım. Onun kurbanları sürü sürü ahmaklar gibi ben bu dertten ölmeyeceğim. Ve kimseyi öldürmeyeceğim.”

“Hangi fiilimizi tabiat kanunlarıyla tartarak işliyoruz ki bu davada da hak ve adil seçebilelim. Bize eza veren hakikati gerçek saymayız. Bütün ıstırapları hasmımıza yükleterek dava önünden zararsız sıvışmak isteriz. Bu macerada çok azap çektim. Fakat karşılık olarak Şükran’ın çektiklerini de niçin onun boynuna sırf günah kaydedelim.”

Gönül Ticareti, ilk olarak 1939’da yayımlandı. Tıpkı romanlarında olduğu gibi öykülerinde de unutulmaz karakterler yaratmayı başaran Hüseyin Rahmi Gürpınar, İstanbul kent yaşamının anlatılmayan hikâyelerini anlatmıştır. Gözlemleyip kendi fikriyatıyla süslediği karakterlerden sağduyulu insan hikâyeleri sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed331bc0-ca49-4444-8e2e-bc6c96350c53.jpg</image:loc>
            <image:title>Melek Sanmıştım Şeytanı</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en büyük hususiyeti, sokağa yakın diliyle, meddahça resmettiği hikâyelerde toplumsal meselelere dokunmasıdır.
Melek Sanmıştım Şeytanı, dönemin İstanbul kent yaşamının mahalle aralarını anlatan bir hikâye derlemesidir. Tıpkı diğer eserleri gibi, sadece muzipçe ele alınamayacak bu hikâyeler, dini istismarları, kadın-erkek ilişkisini, metalaştırılmış kadını anlatır. Bu yönüyle yazarın ruh dünyasının da büyük bir yansımasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1417411-8490-495f-a3b8-bfd3ba919427.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferdi ve Şürekası</image:title>
            <image:caption>“Hayata tutunamayan, hayat karşısında genellikle hayal kırıklıklarına uğrayan insanların dramını vermiştir Halit Ziya.” 
Oğuz Atay
Kitap olarak 1895’te yayınlanan Ferdi ve Şürekâsı, modern Türk romanının öncü ismi Halid Ziya Uşaklıgil’in, varlık-yokluk çatışması üzerinden insan ilişkilerini anlattığı ilk dönem romanlarındandır. Halid Ziya, romanın geçtiği 19. yüzyıl Türkiyesi’nin dışa kapalı atmosferini Ferdi ve Şürekâsı Ticaretgâhı ile simgeleştirerek işçi sınıf ve kentsoylu sınıfın emellerini, kaygılarını, kalp kırıklıklarını uyumsuz bir evlilik üzerinden anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad438707-a08c-493d-b3b1-2192ca510849.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık</image:title>
            <image:caption>Şık, Türk edebiyatının önemli kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yazdığı ilk romandır. Bu eser, ilk olarak Tercüman-ı Hakikat’te tefrika edilir ardından kitap olarak basılır.
“Bu ‘Şık’ hikâyesindeki Şatırzade Şöhret Bey de kendisinden 17 sene sonra doğan ‘Şıpsevdi’ kahramanı Meftun Bey’in nüvesidir.”

“Ey okuyucu! Şık’ın bu cehaletini, bu ahmaklığını romancının hayalinde vücut bulmuş bir abartı olarak görmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim, görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere tesadüfümde ben de şüphe ettim. Fakat mihenge vurdum. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. Hakikati hayalden, hayali hakikatten ayırmak kudretinin kazanılması pek çok akıllıca tecrübelere bağlıdır. Dolayısıyla hakikate benzer çok hayaller, hayale benzer çok hakikatler bulunduğunu hiçbir vakit dikkat ve muhakeme gözünden uzak tutmamalıdır.”

“Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz… Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/215bad0b-af43-4038-bb1f-def8de67775a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Dair</image:title>
            <image:caption>“Ne denirse densin, kökeni ve kaynağı ne olursa olsun sabit olan bir hakikat var ki o da insanlarda aşk denilen bir hadise vardır. Ve insanlar bu hadisenin hükmüne tabidir.”
Modern Türk romancılığının tartışmasız en büyük ustası Halit Ziya Uşaklıgil, 1935 yılında yayımlanan Aşka Dair’de pesimist bir dünya içinde bocalayan insan hayatlarından kesitler sunuyor. Aşk, yalnızlık, delilik, yoksulluk ve ölüm gibi olguları karakterlerin iç dünyalarına yaptığı yolculukla gün yüzüne çıkarırken akıllara eşsiz dili ve çarpıcı kurgusuyla kazınıyor. İlk basımından on yıllar sonra bile halen keyifle okunan Aşka Dair yazarın kendi hatıralarından da izler taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/460fe324-78c7-44e5-993b-94548e8d2e64.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 1 – 4+ Yaş (Pedagog Onaylı )</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 1 – 4+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 4+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 4 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb66c11-a3eb-4603-b2a8-4aa935a7ab4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 2 – 4+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 2 – 4+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 4+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 4 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e8e4570-3fac-4f6e-b1f9-1210d2b0bca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 3 – 4+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 3 – 4+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 4+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 4 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e554f3c-280a-4a38-aebe-3490392ab11f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 1 – 3+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 3+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 3 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77bfea43-ef30-4d82-a684-63f4b89477e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 2 – 3+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 2 – 3+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 3+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 3 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b892cc75-11d9-4be4-8c39-4dba815c8a37.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 3 – 3+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 3 – 3+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 3+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 3 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44dc086c-04c9-423d-b9c5-3870e14338df.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Evlerinde Kalan Ergen Kızlara Uygulanan Fiziksel Aktivite Programının İletişim Becerilleri</image:title>
            <image:caption>1.BÖLÜM 
1.1.Problem Durumu
1.2.Araştırmanın Amacı
1.3.Hipotezler (Denence)
1.4.Araştırmanın Önemi
1.5.Araştırmanın Sınırlılıkları
1.6.Araştırmanın Sayıltıları (Varsayım)
1.7.Tanımlar
 2.BÖLÜM
2.1.İletişim Becerileri
2.2.Olumlu-Olumsuz Duygular
2.3.Fiziksel Aktivite
2.4.Ergenlik (Adölesan) Dönemi
2.5.Korunmaya Muhtaç Çocuk Ve Ergenler
 3.BÖLÜM
3.1.Araştırma Modeli 
3.2.Çalışma Grubu
3.3.Çalışmanın Programı
3.4.Verileri Toplama Araçları
3.5.Verilerin Analizi
 4.BÖLÜM
4.1.Deney ve Kontrol grupları Fiziksel Aktivite Programının Ön test ve Son test Karşılaştırması
 5.BÖLÜM
Tartışma Ve Sonuç 
Öneriler
Kaynaklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab652e41-0f74-4dee-9751-1593b4f737fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadleyburg&apos;ü Yozlaştıran Adam</image:title>
            <image:caption>Hadleyburg’ü Yozlaştıran Adam, William Faulkner’ın Amerikan edebiyatının kurucusu olarak nitelediği daha çok romanlarıyla tanınan gerçekçi yazar Mark Twain’in mizahçı yanının öne çıktığı kısa bir öyküsü.

Sarsılmaz dürüstlüğüyle övünen Hadleyburg kasabası halkının bir yabancıyı farkında olmaksızın rencide etmesi, büyük bir intikam hikâyesine dönüşür. Ülkenin en dürüst kasabası olarak tanınan Hadleyburg’ün namını karalamak isteyen bu öfkeli yabancı, yozlaştırılamaz olmasıyla övünen halkı kendi gerçeğiyle yüzleştirmek üzere müthiş bir plan hazırlar. İnsanlığın açgözlülük, kıskançlık, intikam gibi en olumsuz niteliklerini hicvederek irdeleyen Twain bu öyküsüyle ikiyüzlü toplumsal ahlak anlayışına da en ağır eleştirilerden birini yöneltir.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/800a4969-b984-4c98-a7a0-83b7e4774f26.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurosawa&apos;nın Raşomon&apos;u</image:title>
            <image:caption>Dünya çapında bir ikon statüsüne erişmiş olmasına karşın Kurosawa’nın hayat hikâyesi hâlâ bilinmezliğini korur. Bu açıdan bir tür Raşomon etkisiyle hayatın sanatı taklit ettiği söylenebilir. Bu kitap önce genç bir sosyalist ve bir ressam olarak Kurosawa portresini, ardından şiddetli çatışmalar yaşayan, sıra dışı bir duyarlığa sahip ağabeyi Heigo’nun hayatındaki rolünü, son olarak da köklü kültürel değişimlerin yaşandığı yirminci yüzyıl Japonya’sının yükseliş ve çöküş öyküsünü anlatıyor...

Zira Kurosawa’nın ikonik filmi Raşomon, dünya sinemasında bir dönüm noktasını imlemekle birlikte, çarpıcı bir aile dramını ve döneme has kültürel ve sosyal çatışmaları da yansıtmaktadır.

Kurosawa’nın gerçek yüzünü keşfetmek için Paul Anderer savaş sonrası yıkıntılar içindeki bir ülkeyi ve bir ailenin yaşadığı trajediyi gözler önüne seriyor. Bu yolla trajik ölümünden önce renkli ve isyankâr bir hayat süren ve sessiz film endüstrisinin yıldızlarından biri olan Kurosawa’nın ağabeyi Heigo’nun izini sürüyor. Böylece Kurosawa’nın gelişim dönemini gözler önüne seren Anderer, büyük yönetmenin etrafındaki sis perdesini aralıyor. Kurosawa’nın Raşomon’u, sinema sanatının başyapıtına, onun büyük yönetmenine ve etrafındaki ilgi çekici ve renkli dünyaya yepyeni bir bakış açısı getiriyor.

“Bir sanatçıyı işaret etmek için ‘dev’ tabiri çok sık kullanılır oldu. Ancak istisnai olarak Akira Kurosawa’nın durumunda bu tabir kesinlikle yerine oturuyor.”

-Martin Scorsese
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/898ae28f-4f75-46ee-88e4-883f5118eae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış</image:title>
            <image:caption>Yirmi yedi yaşındaki Edna Pontellier varlıklı bir adamla evli, iki çocuk annesi, güzel bir kadındır. Ailesiyle yaz aylarını geçirmek için gittikleri tatil beldesinde kendisine ayırdığı vakit, denizle kurduğu ilişki ona yeni ufuklar açar. Öncelikle bir birey olarak kendini keşfetmeye yönelen Edna, bunu yaparken toplum tarafından belirlenmiş kadınlık ve annelik rollerini, evliliği sorgular.

Kimlik, toplum, aidiyet ve özgürlük kavramlarını, bir kadının tinsel ve cinsel farkındalığa erişmesini konu edinen Uyanış, salt bir aydınlanma değil aynı zamanda bastırılmış kadın kimliğinin beraberinde getirdiği huzursuzluğu açığa vuran özgün bir roman.

“Chopin olağandışı, ilginç bir yazar... Kadınların cinsel tutkularını, ailevi ve kişisel ilişkilerini irdeleyişi zamanının çok ötesinde.”

Jean Stafford, The New York Times
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b7fc27-404b-4d92-a7ad-d0171b7d377f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neva Bulvarı</image:title>
            <image:caption>Neva Bulvarı, Gogol’ün Rus edebiyatının mihenk taşı kabul edilen Petersburg Öyküleri adlı derlemesindeki diğer öyküler gibi “küçük adam”ın yazgısını anlatır. Çarlık Rusya&apos;sında yaşanan sosyal sınıf çatışmasını, biri ressam diğeri subay iki arkadaş ve onların âşık oldukları iki kadın üzerinden anlatan öykünün bir diğer karakteri Petersburg yaşamının bütün ihtişamı ve sefaletiyle akıp gittiği Neva Bulvarı’dır.

“Gogol tuhaf bir yaratıktı, ama zaten deha hep tuhaftır.” 
Vladimir Nabokov
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/650a391c-6244-43d6-8df9-7e8d2cb39d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Burç Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“Bir çoklu koro, bir zengin orkestra gibidir bu kitaptan taşanlar. Taşan bir kitap bu. Katlanan, kanatlanan, aşkın, delişmen, yoğun, parçalı, tekrarlı, şiddetli, pervasız, iştahlı bir kitap. Kışkırtıcı, denetimsiz, cesur, dobra, kalabalık, gürültücü, arzulu bir dil bu. Esinleyici, bulaşıcı, aşırı, riskli, ironik, kara bir söylem. Samimiyetin, cüretin, şefkatin, itirazın, isyanın kitabı bu. Bizden alıp bize veriyor büyüttüğünü de öldürdüğünü de, düşündüğünü ve düşlediğini de, âşık olup yenildiğini de, karşı çıktığını da, aldandığını ve aldattığını da. Bu dünyadan ben geçtim, ben bu dünyadan böyle geçtim demenin kitabı bu. Bir lades kemiği gibi kırılmanın, tüm iktidarlara kafa tutmanın kitabı bu. Sözcüklerin arzulu ve şiddetli ve kanlı bir dansa kalktığı bir kitap bu.”

-Gonca Özmen
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68195dd7-10cf-46a9-b38c-7e908b944400.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 1 – 5+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 1 – 5+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 5+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 5 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04887f03-ae8c-4292-aeae-22c597d1fc6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 2 – 5+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 2 – 5+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 5+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 5 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d4c98c-2a8e-4f11-9566-b8ae060aab01.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 3 – 5+ Yaş (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Küçük Dahiler Aktivite Kitabı 3 – 5+ Yaş (Pedagog Onaylı)
Bu kitapta 5+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız.
Boyama, resim tamamlama, farklı olanı bulma, aynı olanı bulma, yap-boz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, parmak boyama, resim yapma ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın zihinsel ve motor becerilerini, el-göz koordinasyonlarını geliştirecek; aynı zamanda akıl yürütme, dikkat gelişimi ve yaratıcılıklarını da destekleyecektir.
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek.

Değerli Ebeveynler,
Bu kitap dizisi, 5 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz.
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız.
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz.
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım.
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe397f72-2eca-4338-9b7e-d4964bfaaea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Minik Kodluyoruz 2</image:title>
            <image:caption>Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, çağın gereği olarak kodlamayı öğrenmek temel bir gereksinim haline gelmiştir. Gelişen teknolojiyi yakalamak ve bu alanda ilerleyebilmek için çocukları kodlama ile erken yaşta tanıştırmak, onlara öncülük etmek, yaratıcılıklarına fırsat sunmak, bu konudaki özgüven ve üretimlerini arttıracaktır. 

Bu kitapla 5 yaş ve üstü çocukların başlangıç seviyesindeki kodlama ile tanışmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Aktivitelerle adım adım ve eğlenerek, algoritma temelli kodlama etkinlikleri sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb96a31-0ce8-4f4b-9a0c-138eeba9d81f.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Minik Kodluyoruz 1</image:title>
            <image:caption>Etrafımızda ne çok elektronik eşya var değil mi? 
Bilgisayarımız, bazı oyuncaklarımız, evde kullanılan elektronik eşyalar... Gözlemlediğinizde sizler de etrafınızda birçok şey farklı araç göreceksiniz. Bu teknolojik araçlar kodlarla çalışıyor. 

Peki nedir Kodlama? Kodlama; istenilen amaca ulaşmak için yazılan algoritmanın uygulanmasıdır. Algoritma ise; önümüze çıkan durum ya da problemin çözülmesi için belirlenen yolun sıralı ve açık şekilde yazılmasıdır. Bu kitapla araçsız kodlama çalışmaları yapıp algoritmayı öğrenebilirsiniz. 
Kitap, sizi kodlamayla tanıştırmak için tasarlandı. Birlikte, algoritmik düşünmeye, kodlama mantığını kavramaya ve neden sonuç ilişkisi kurmaya, çözüm üretmeye yönelik çalışmalar yapmayı öğrenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09650322-db4d-48a1-b553-814d6deef304.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda Sözleri</image:title>
            <image:caption>Biliyorum sana giden yollar kapalı

Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakın ve arada uçurum;

İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi 

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm

Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sevda Sözleri, Cemal Süreya’nın öğrencilik yıllarında başlayan ve ölümüne kadar devam eden şiir hayatında yayımladığı tüm eserlerin yanı sıra, dergilerde ve mektuplarda kalmış, bazısı adsız ve yarım bırakılmış şiirleri de bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b3d8e0a-9b45-4542-9127-9374d7164c89.jpg</image:loc>
            <image:title>Evden Uzakta</image:title>
            <image:caption>Göçler çağı olarak adlandırılan bir dünyada yaşıyoruz. Yanımızdan geçip gidenin bilinmezliğini, tanıdık olmayanın dünyasını, gidilen yolları, yabancıyı, ötekiyi, bizi ve sizi bilemediğimiz zamanlardayız. Bu bilinmezlikler içerisinde ortak öykülerin barındığını, ötekiyle aynı yollardan geçtiğimizi ve tarihin daima hikâyeler inşa ettiğini bilmek için bu kitabı okumalısınız. Göçmen olmak, göçmen kalmak, göçmen olarak görülmek ne demektir? Vatan, yurt, ocak, sıla, gurbet, kavuşmak ne demektir? Yola düşenin, yolda düşenin hâlini kimler bilir? Ev neresidir? Eve varmak nedir? Evden uzakta kalmak nasıl bir histir? Bu kitapta evinden uzakta yaşamaya çalışan, mücadele veren gence, yaşlıya, çocuğa hatta kundaktaki bebeğe rastlayacaksınız. Göçmenin hayatında ne varsa, satır aralarında anlatılacak ve yüreğinize işleyecek. İddialıyız çünkü bu kitap gerçeğin aynası. Yanımızdan geçip gidenin yutkunduğu kelimelerle, penceresinden tanımadığı komşusuna bakanın içinde biriktirdiği cümlelerle örülü.
 
Evden Uzakta, her biri gerçek hayat hikâyelerinden oluşturulan, göç olgusunun çeşitli yönlerini yansıtan, yazarların hassas dengeler güderek yürekleriyle yazdıkları bir öykü kitabı. Göçmen yalnızca sayılardan ibaret değildir. Her birinin hayat hikâyesi vardır. Alanında tek olma özelliğini taşıyan bu kitabın amacı; göçmenin hikâyesine, gerçekliğine okuru dahil etmek, yaşanılanlara ses olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2d7c18-d357-4b89-ac37-720687edb42f.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Enstitüleri</image:title>
            <image:caption>Cezmi Bayram’ın Bir Masalın Tahlili alt başlığıyla ele aldığı Köy Enstitüleri meselesi iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde belgeler, Meclis zabıtları, dönemin siyasetçi ve bürokratlarının mesele hakkındaki değerlendirmeleri ve neticesinde yazarın Köy Enstitüleriyle ilgili şahsî görüşleri yer almakta olup; ikinci bölümde ise iki edebiyat ve fikir adamının -Kemal Tahir ve Şevket Süreyya Aydemir’in- romanlarının tahlili ve onların bu mevzudaki görüşleri bulunmaktadır. Yazar Köy Enstitüleriyle alakalı görüşlerini ve tenkidini şu cümlelerle aktarır:
Artık, değil köy için insan yetiştirmek, ülke şartlarına göre dahi eğitim yapmak hedef değildir. Yarış dünya ölçüsündedir. Buna rağmen hâlâ, köy çocuğunu köyden alıp köy şartlarında yetiştirerek yine 20 yıl köyde yaşamaya mahkûm eden bir anlayışın methiyesi yapılabilmektedir. Daha önemlisi, devrinin şartları içinde dahi uygulanmasının birçok sıkıntılara sebep olduğu görüldüğü hâlde, büyük ve başarılı bir eğitim hamlesinin iç ve dış çıkar çevreleri tarafından baltalandığı düşüncesi ilmî bir hakikat gibi tekrar edilmektedir.
 
Başka hiçbir eğitim kurumu, bin yıl var olan medreseler dahil, bu ölçüde ve değişen şartlara rağmen, ısrarla gündemde tutulmamış ve tartışma konusu yapılmamıştır. Çünkü, diğer bütün öğretim müesseseleri ilim, akıl ve ahlâk ölçüleri içinde ele alınmakta; müspet ve menfi tarafları, üstünlükleri ve zaafları ile tahlil edilmektedir. Halbuki, Köy Enstitüleri ise bir aşk, bir sevda meselesi gibi taraftarlarınca mütalaa edilmekte, dolayısıyla burada akıl, ilim gibi ölçüler dikkatten uzak tutulmaktadır. O hâlde, bunun sebebi sadece faydalı bir kurumun ortadan kaldırılmasına duyulan tepki olamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2708e204-5316-4b15-9292-81478892ea90.jpg</image:loc>
            <image:title>En Meşhur Türk Pehlivanları</image:title>
            <image:caption>Tanınmış Türkçülerimizden M. Sami Karayel’in, 1941-1948 yılları arasında 13 kitapta 16 pehlivanın hayatını ve güreşlerini anlattığı ve müstakil olarak basılan “En Meşhur Türk Pehlivanları” serisi, cihana nam salan güreşçilerimiz hakkında neşredilmiş ilk kitapları içerir. Karayel, büyük çoğunluğu sözlü kültüre dayanan kimi çelişkili kimi şüpheli kimi sahih bilgileri derleyerek üstün bir gayretle eserlerini hazırlamış, hastalığının ızdıraplı safhalarında bile yazmaktan vazgeçmemişti.
 
“Şurasını açıkça yazabilirim ve hiçbir tevazua lüzum görmem: Eğer ben, Türk pehlivanlık tarihine ait olan bu eserleri neşretmemiş olsaydım Türkler, maatteessüf babayiğitlerini bilmeyeceklerdi,” diyerek çalışmasının önemini vurgulayan Karayel, Tanzimat döneminde ortaya çıktığını belirttiği Batı hayranlığı ve taklitçiliği sebebiyle Türk sporuna ait ne varsa devlet ricali ve münevverler tarafından baltalandığına ve yok edildiğine inanıyordu. Karayel’in “En Meşhur Türk Pehlivanları” serisini kaleme alarak bu yarayı onarıp bu büyük boşluğu doldurmayı amaçladığını, “İşte ben, şunu yapmış bulunuyorum: Bu yüz senelik son spor tarihimizin varlıklarını toplamak, bunları var etmek, yeni nesle sunmak…” sözlerinden anlıyoruz.
 
Oğuzhan Murat Öztürk tarafından serinin tüm kitaplarının bir araya getirilip notlandırılması suretiyle yayıma hazırlanan bu hacimli eserde, Türk pehlivanlık tarihinin şu büyük isimleri anlatılmıştır: Kel Aliço, Koca Yusuf, Çolak Mümin, Kazıkçı Kara Bekir, Hergeleci İbrahim, Sultan Abdülaziz Han, Yozgatlı Kel Hasan, Yürük Ali, Arnavudoğlu Ali, Kavasoğlu İbrahim, Şamdancıbaşı Kara İbo, Kara Ahmet, Kurtdereli Mehmet, Makarnacı Hüseyin, Adalı Halil, Kızılcıklı Mahmut. Böylece, Karayel’in tabiriyle, “Küllenmiş duran asil ruh bugün kıvılcım hâlinde canlanmış bulunuyor. Yine eski mücadele ve babayiğitlik ruhu kaynamağa ve taşmağa başlamıştır. Babayiğitleri sevmeğe ve onları okuyarak iftihar duymağa, zevk almağa, heyecan taşımağa koyulmuştur.”
 
Üstat Sami Karayel, Koca Yusuf&apos;tan Kel Aliço&apos;ya, Adalı Halil&apos;den, Kavalalı Mümin Pehlivan’a cihana nam salmış efsanevi güreşçilerimizi tanıtan ve sevdiren, tefrikaları ve kitaplarıyla gönüllere taht kuran kişidir. Üstadın bu eserini ecdat yadigârlarına sevdalılara kazandıranlara ne kadar teşekkür etsek azdır.
Halil Delice</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f039d85-257b-4668-bac2-8531f1207f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur-an’ı Hakim Meali (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an-ı Hakîm Meâli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/057bbb99-39cf-48b8-81e1-c8a4c432b7db.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığı Sokağı Yürek Çöküntüsü</image:title>
            <image:caption>Kitaptaki iki novelladan biri olan Ay Işığı Sokağı’nda olaylar Fransa’nın küçük bir liman kentinde geçer. Kendisini Almanya’ya götürecek treni bekleyen bir yabancı, liman bölgesinde ay ışığının aydınlattığı sokaklarda dolaşırken bir meyhaneye girer. Orada tanıştığı garson kız ve sonradan içeriye gelen bir erkek, beklenmedik bir hikâyenin kahramanları olurlar.
Yürek Çöküntüsü ise, eşi ve 19 yaşındaki kızı Erna ile tatile çıkan varlıklı işadamı Salomonsohn’un hikâyesidir. Bir gece kızı Erna’nın gizlice odasına döndüğünü gördüğünde ne kızını sorguya çeker ne de karısına söz eder gördüklerinden. İçi içini yer. Kuşkular içinde kıvranırken hem ailesinden hem de hayattan uzaklaşır, hatta bu uzaklaşması nefrete dönüşür. Yürek Çöküntüsü, dile getirilemeyen düşüncelerle gitgide zehirlenen Zweig karakterlerinin yer aldığı en etkileyici örneklerden biri.
“Yüreğin adamakıllı sarsılabilmesi için ille de kaderin güçlü tokadı ya da her şeyi sertçe söküp atan bir güç gerekmez her zaman; hatta gelişigüzel nedenle yıkımı yaratmak, kaderin ele avuca sığmaz heykeltıraş isteğini tahrik eder.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26d9f748-f6b7-45ef-a379-914c3d4dd1d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkas Esiri</image:title>
            <image:caption>Kafkas Esiri, 1850’lerde orduda görevli bir subay olarak görev alan Tolstoy’un kısmen kendi deneyimlerine dayanan romanlarından. Rus ordusunda subay olan Ivan Jilin, annesinin gönderdiği mektuptaki eve dön çağrısına kulak verip yola düşer. Ancak Kafkaslarda savaş sürmektedir ve Jilin ile arkadaşı esir alınırlar. Jilin, annesinin isteğini gerçekleştirmek için kaçmak zorundadır… Tüm zamanların en iyi romanlarından Savaş ve Barış ile Anna Karennina’nın yazarı Tolstoy, yüzlerce sayfada sergilediği ustalığını bu küçük eserinde de eksiksiz sergiliyor. Jilin’in kaçma teşebbüslerindeki psikolojik gerilimi ve Kafkas dağlarında esir tutulduğu Tatar köyünü olağanüstü bir gerçeklikle aktarırken, onu büyük usta yapan tüm marifetlerini ortaya koyuyor.

“Böylece iki ay daha geçti. Jilin gündüzleri ya köye iniyor ya da herhangi bir işle uğraşıyordu. Gece olunca da kaldığı samanlıkta, kaçışını hazırlayacak gizli bir işe başlıyordu. Samanlık duvarının altından toprağı kazarak bir geçit yapacaktı. Bu zor bir işti, çünkü samanlığın temeli taşlıydı.

Sonunda yeterince büyük bir geçit hazırladı. Artık uygun bir zaman beklemekten başka işi kalmamıştı. Ancak canını sıkan bir şey vardı: Kaçabilirse nereye gideceğini bilmiyordu.”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24e681c0-94fd-49dc-900a-152d5973fa9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Ölüm</image:title>
            <image:caption>Üç yıl içinde yazılmış üç farklı öykü. Tolstoy külliyatı içinde küçük ancak büyük yapıtlarını vereceği, çok uzak olmayan gelecekteki yaklaşımı açısından ince kırılmalara işaret eden son derece önemli üç işaret fişeği. 1857’de basılan ilk öykü, İngiliz turistlerin akın ettiği İsviçre’nin güzide şehri Luzern’de bir sokak şarkıcısının maruz kaldığı horgörü üzerinden, uygarlık denen kibirli topluma yöneltilmiş Rousseau’vâri bir eleştiri. • “Albert’in anlayışa değil doktora ihtiyacı var.” Toplumun alkol bağımlısı yetenekli bir müzik dehası karşısındaki duyarsızlığına değinen öyküyü okuduktan sonra, birçoklarının düşündüğünü açıkça dile getiren yayıncısı şair Nikolay Nekrasov’un bu sözü, Tolstoy’da gönül kırıklığından çok daha derin bir kopuşa yol açacaktır. • Son öykü 
“Üç Ölüm” üç farklı ölüm deneyimini yan yana koyarak zihinlerde yeni bir krize ışık yakar.
“Kim tespit edebilir benim için neyin özgürlük, neyin despotluk, neyin uygarlık, neyin barbarlık olduğunu? Ve birinin diğeriyle sınırı nerededir bunların? Ve kimin ruhunda, bu ele avuca sığmaz karmaşıklıktaki olguları ölçmek için şaşmaz bir terazi vardır?”
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac246c8b-ab14-49af-9169-f0a123b000a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Kitabı</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının “ilk” metinlerinden, Dede Korkut Hikâyeleri, asırlarca sözlü gelenekte ağızdan ağıza varlığını sürdürüp nihayet yazıya geçirilmişse de hikâyelerin tam olarak geçtiği dönem, ne zaman ve
kim tarafından yazıya aktarıldığı bilinmemektedir. Dede Korkut’un (diğer adıyla Korkut Ata’nın) kim olduğu da tam bilinmemektedir. Kitabın girişinde belirtildiği üzere “bilge bir kişi” olup İslamiyet’in ilk yıllarında yaşadığı tahmin edilmektedir. İslamiyet öncesi ve sonrası Türk kültüründe de benzerlerine rastlanan Dede Korkut ister şaman ister şeyh, ister bilge kişi ister evliya olsun; anlattığı hikâyelere bakarak onun Türk Homeros’u olduğunu söylemek mümkün. Zira edebiyatımızın bilinen “anlatıcı”ları arasında en başta gelir.
Dede Korkut Kitabı’nın bu baskısını Dresden ve
Vatikan yazmalarından aktarımla sadeleştirerek ve kimi mevcut kitaplardaki hatalardan arındırarak hazırladık. Yüzyıllardır eskimeyen Dede Korkut’un anlattıkları, hâlâ keşfedilecek birçok şey barındırıyor…
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c12f1837-b5c0-495a-a3e7-9f03eb73cb71.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Vermiş Pırasa, Hiç Yenir Mi Yarasa !?</image:title>
            <image:caption>Bir gün co*rona geldi ve hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
Ölümler, yoğun bakımlar, maske ve eldivenler, sosyal mesafeler… Nedenini araştıran herkes gözünü Çin’e dikmiş aynı merakla soruyordu…
Yaratıcı Türk zekâsı tek cümlede neden sonuç ilişkisini bir pazar esnafının gözünden tek cümlede özetleyiveriyordu: Tanrı vermiş pırasa, hiç yenir mi yarasa?
Metin Uca, şahsına münhasır muzip ve eleştirel üslubuyla, değişen hayatlarımız, alışkanlıklarımız ve nedeni konusunda inanılmaz komplo iddiaları ve cevap sanılan cevapları yani co*rona Türkiye yolculuğunu anlatıyor.
Tanrı vermiş pırasa, hiç yenir mi yarasa? Türkiye’deki sağlık sistemine ve kriz yönetimine dair hasar tespit raporu niteliğinde.
Sokağa çıkmak kimlere, ne zaman, ne kadar yasak? co*rona hafta sonları daha mı çok bulaşıyor? Uçak yolculuğunda zararsız olan co*rona, kültür etkinliklerinde niye saldırganlaşıyor?
Ev içlerinden tarihin derinliklerine, sanattaki co*rona ve salgın izlerinden geçmiş günlerin ağzımızı birkaç karış açık bırakacak tedavi yöntemlerine, Co*ronaTurca renklerinden salgının hiç bilinmeyen yönlerine, bu küçücük virüsün öyküsünü okumak isterseniz maskelerinizi takın, sosyal mesafenizi alın ve kendinizi sayfalara bırakın.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a984c7-83a0-421b-b087-ab139945e239.jpg</image:loc>
            <image:title>18-19 Yüzyıl Türkmen Şiiri Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Magtımgulı, Magrupı, Kemine, Seydi, Zelili, Mollanepes ve Mätäci, klasik Türkmen edebiyatının öncüleri ve temsilcileridir.
 Türkmen edebiyatının en sevilen bu yedi şairi, Türkmen ruhuna hitap eden şiirleriyle bir yandan 18.-19. yüzyıldaki iç ve dış çatışmaları, siyasi tedirginlikleri yansıtmışlar, diğer yandan Türkmen boylarının birleşerek bağımsız merkezî bir devlet kurma fikrini işlemişler veTürkmen şuurunu olgunlaştırmışlardır. Ustalıklı bir halk dilini kullanan Türkmen şairleri, vatanseverlik, bağımsızlık ve yiğitlik gibi temaların işlendiği bu keskin kılıç misali şiirlerde zulmü ve adaletsiz yöneticileri tenkit edip yaşadıkları ortama kayıtsız kalmayarak sosyal huzursuzlukları dile getirmişlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f993c3-f2e4-468a-8139-688275de229d.jpg</image:loc>
            <image:title>Maaday- Kara</image:title>
            <image:caption>Ruht Gild’in deyimiyle, “Dünya destan literatüründe yer alacak kalitede bir eser” olan ve Altay destanlarının zirvesi ve en hacimlisi sayılan Maaday-Kara, Şamanist düşünce doğrultusunda bu dünyayı ve öbür dünyayı algılamaya çalışan bir toplumun ürünüdür. Yirminci yüzyılın ortasında derlenerek yazıya aktarılan destanda olaylar üç farklı boyutta gelişir: yeryüzü, yeraltı ve gökyüzü. Üç boyutlu olarak algılanan bu dünyanın kapıları birbirine kapalı değildir. Birinden diğerine gitmek ve dönmek mümkündür. Mitsel unsurların epik bir dille bir araya getirildiği destan, “zalim hanla mücadele”; “ucubelerle savaş”; “tutsak düşmüş olan anne ve babanın kurtarılması”; “evlenme yolculuğuna çıkış”; “yeraltı tanrısıyla mücadele” gibi pek çok arketipsel ögenin kullanıldığı parlak bir mitolojik şölen olarak nitelendirilebilir. 7739 dizeden oluşan destan metni, Salahaddin Bekki tarafından, genel okuyucu kitlesi gözetilmek suretiyle, Ölçünlü Türkiye Türkçesiyle mensur olarak tekrar yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3907426d-9aec-4d5e-98f8-1af05297b61d.jpg</image:loc>
            <image:title>Prehistoryadan Günümüze Kadın</image:title>
            <image:caption>Kadının en erken izi Venüs heykelcikleri adıyla bilinen &quot;sanat&quot; eserleri yoluyla Paleolitik Çağ&apos;da kendini gösterir. Normal ölçülerin dışında ve çıplak olarak tasvir edilen bu kadın heykelcikleri, bilinen tarihin en erken safhasında, kadının toplumsal yapıda kutsal bir nedenle ön plana çıktığını gösterir. Neolitik Çağ&apos;da ise yaygın ve baskın dinsel inancın kadın imajı olduğu anlaşılmaktadır. Bu çağlarda kadının dini bir karakter göstermesi, toplumda anaerkil düzenin varlığını işaret ettiği şeklinde kabul görür. Fakat sonraki dönemlerde arkeolojik ve yazınsal verilerin ortaya koyduğu üzere, eski çağın farklı toplumlarında ataerkil yapının baskın hale geldiği, buna çoğu zaman inancın dayanak gösterildiği ve bu düzenin günümüze dek sürdüğü görülür. Fakat ataerkillik kadının aileden siyasete kadar adının ve sözünün geçmesine bütünüyle engel teşkil etmemiştir. Farklı zamanlarda ya da toplumlarda kadının karşılaştığı yasaklar, kısıtlamalar ve yahut özgürlükler kendini sosyal, siyasi ve dini hayatta somut veriler ile göstermiştir. Kadının karşılaştığı bu değişken yapı, sanattan edebiyata, inançtan sosyal haklara kadar etki etmiştir. 

Bu kitap hayatın her alanında birçok rolde var olan çalışan kadını farklı disiplinlerin bilimsel kaleminden ele alan bir eserdir. Kitabın herhangi bir bölümünde konu ele alınırken kasıtlı olarak feminist ya da misandrist bir çaba güdülmemiştir. Aksine kadın konusu tüm popülist yaklaşımlardan uzak ve bilimsel temellere dayalı bir şekilde ele alınmıştır. Paleolitik Çağ&apos;dan itibaren başlayarak günümüze kadar farklı çerçevelerde insan kadını ele alan bölümler bu kitapta, arkeoloji, sanat tarihi, tarih, inanç ve felsefe, edebiyat ve kadın çalışmaları olmak üzere beş alt başlık altında gruplandırılmıştır. Ayrıca bu yayın, kadının Prehistorya&apos;dan günümüze kadar olan varlığını ve var olma çabasını açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Böylece farklı alanlaradan araştırmacıların da yaralanabileceği disiplinlerarası bir eser olarak bilim dünyasındaki yerini alacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48fef453-8e2a-4f2d-abc8-215227c75dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Attilla</image:title>
            <image:caption>18 / EYLÜL/ … Saat:00:01 – TÜM AVRUPA
Avrupa, hayli eski bir problemi ile yeniden yüz yüze gelmiş gibi görünüyordu, Türkler!!!..

Almanya’da, Avusturya’da, Fransa’da, İtalya’da ve İngiltere’de, Belçika’da, Hollanda’da,  ne kadar ırkçı söylemi olan parti varsa hepsinin de internet sayfalarına girildiğinde, ana sayfalarında kocaman harflerle, her ülkenin kendi dilinde “ANNECİĞİM TÜRKLER!..” yazıyordu.
 
Ekranın orta kısmında ise İngilizce olarak “Bu sayfa bir grup Türk tarafından işgal edilmiştir.”  Yazısı vardı.   Ekranın en altında ise Türkçe olarak “Avrupalı ne kadar korksan haklısın, çünkü; Türkler, uyanış aşamasında!..” yazıyor, ekranın arka fonunda, tüm ekranı kaplayacak şekilde Türk Bayrağı dalgalanıyordu. 

Vakitler ilerledikçe sorun büyümeye başlamıştı. İşgal edilen partilerin internet sayfalarını yıl içerisinde ziyaret eden herkesin bilgisayarı çökmüştü. Hepsinin de ekranlarının sağ alt tarafından başlamak üzere kılıcın ucu sol üst kısımda bitecek şekilde kılıç tutan demir perçinlerle işlenmiş bileklikli güçlü bir el, onun üstünde ve arka görünüm olarak ayarlanmış ekranı kaplayacak şekilde dolunaya karşı uluyan bir kurt figürü ve “ANNECİĞİM TÜRKLER!..” yazısı vardı. İşin kötüsü, bu kurt namütenahi uluyordu avazının çıktığı kadar. 

Attila, binlerce yıl önce öldürüldüğü topraklarda yeniden doğmuş, O geri dönmüştü… 

Sanal dünya bu yeni Türk saldırılarını konuşuyordu.
“II. ATTİLA” 
“O GERİ DÖNDÜ!!!..”
“TÜRKLER GELİYOR!!!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b3c67f6-a5c0-45c8-9cbc-2deb1aafa96f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Bankacılık Sektöründe Kilit Denetim Konuları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 BİRİNCİ BÖLÜM – Denetim Kavramı Ve Çerçevesi
1.1.Denetim Kavramı, Denetim Türleri ve Bağımsız Denetim
1.2.Denetçi Kavramı, Denetçi Türleri ve Türkiye’de Denetim Mesleği
1.3.Bağımsız Denetim ve Çerçevesi
 İKİNCİ BÖLÜM – Bağımsız Denetim Raporlamasında Değişimin Boyutları, Yeni Bağımsız Denetim Raporlaması Ve Kilit Denetim Konuları
2.1.Bağımsız Denetim Raporlamasında Değişimin Boyutları 
2.2.Yeni Bağımsız Denetim Raporlamasının Boyutları
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – Türk Bankacılık Sektöründe Kilit Denetim Konuları İle Ele Alınış Biçimleri Ve Denetçi Görüş Dayanaklarının İncelenmesi
3.1.Literatür Araştırması
3.2.Araştırmanın Amacı
3.3.Araştırmanın Kapsamı
3.4.Araştırmanın Yöntemi
3.5.Araştırmanın Bulguları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea850f4-b0b2-4913-a103-d227484d4679.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşrutiyet&apos;ten Cumhuriyet&apos;e Ana Akım Siyasi Partiler (1889-1930)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
BİRİNCİ BÖLÜM – Dünyada Rejimler Ve Siyasal Sistemler
1.1.Demokratik Rejimler
1.2.Otoriter Rejimler
İKİNCİ BÖLÜM – Meşrutiyetten Tevarüs Eden Miras: Osmanlı’da Siyasal Partiler
2.1.Arkaplan: Jön Türk Hareketi Ve Meşrutiyet
2.2.İttihat Ve Terakki Cemiyeti
2.3.Meşrutiyet Ve Muhalefet
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – Cumhuriyet’e Giden Yolda Birinci Meclis: İktidar-Muhalefet Grupları
3.1.Birinci Meclis’te Gruplaşmalar Ve Birinci Grup’un Doğuşu
3.2.Birinci Meclis’te Muhalif Yapı Olarak İkinci Grup
3.3.Muhalefet Alanları Ve Çatışma Noktaları
3.4.Seçimlerin Yenilenmesi Ve Birinci Meclis’in Nihayeti
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM – Cumhuriyet Halk Fırkası
4.1.Anadolu Ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Cemiyetinin Halk Fırkasına Dönüşümü
4.2.Halk Fırkasının Nizamnameleri Ve Programları
4.3.Halk Fırkasının İdeolojik Yapısı
4.4.Parti-Devlet Bütünleşmesi Ve Tek Parti Rejimi
BEŞİNCİ BÖLÜM – Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
5.1.Cumhuriyetin İlanında Usul Tartışmaları
5.2.Paşaların İstifası
5.3.İstizah Takriri Ve Halk Fırkasından İstifalar
5.4.Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Kuruluşu
5.5.İzmir Suikastı Ve Yargılamaları
ALTINCI BÖLÜM – Serbest Cumhuriyet Fırkası
6.1.Siyasi Arkaplan: Fırkayı Doğuran Amiller
6.2.Fırkanın Kuruluşu: Muvazaa Mı Hakiki Muhalefet Mi?
6.3.Sertleşen Siyaset: Karşılıklı Nutuklar Ve İzmir Hadisesi
6.4.Belediye Seçimleri Ve Fırkanın Feshi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90f8e9f0-c42e-40ab-b4de-3cab8ca96e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödevlere Yardımcı - Matematik 9+ Yeni Alıştırmalar</image:title>
            <image:caption>Ödevlere yardımcı kitaplar, okulda ve evde öğrenmeyi ilişkilendirirken, çocukların temel becerilerini
güçlendirmeye de yardımcı olur. Uzmanlar eşliğinde hazırlanan egzersizlerin bulunduğu bu harika kitaplar, çocukların temel okul konularıyla ilgili bilgilerini ve kendilerine güvenlerini geliştirir. Merak uyandırıcı etkinlikler, öğrencileri eğlendirmek ve okulda öğrendiklerine katkı sağlamak üzere tasarlanmıştır.
Eğlenceli alıştırma etkinlikleriyle ve başarıyı ödüllendirmek için renkli çıkartmalarla dolu bu kitaplar, tatilde çalışmak, sınavlara hazırlanmak ve evde pekiştirmek için mükemmeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c233cf35-ddaa-492d-b7d9-e4a19aea0f36.jpg</image:loc>
            <image:title>Arif Nihat Asya&apos;nın Şiir Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eafc68d-5168-413f-8757-65610e192041.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Sayı Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların her alandaki gelişim sürecini etkilemektedir. Okul öncesi kitapları ise çocuklara zihinsel beceri gelişimi, kalem tutma becerisi ve öğrenme yeteneği kazandırmayı amaçlar.
Okul Öncesi Sayı Alıştırmaları; 1’den 10’a kadar rakamların tanıtıldığı ve pekiştirildiği etkinlikleriyle çocuğun matematiğe ilgi duyarak sevmesini destekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/babdc069-e12c-4f9e-a6bb-f84c3961e7f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Zeka Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların her alandaki gelişim sürecini etkilemektedir. Okul öncesi kitapları ise çocuklara zihinsel beceri gelişimi, kalem tutma becerisi ve öğrenme yeteneği kazandırmayı amaçlar.
Okul Öncesi Zeka Alıştırmaları; renk, şekil, eksik bulma ve labirent etkinlikleriyle çocuğun düşünme gerektiren çalışmaları yapabilmesini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fcbb64e-835d-4f11-8a23-ede802db81c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dikkat Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların her alandaki gelişim sürecini etkilemektedir. Okul öncesi kitapları ise çocuklara zihinsel beceri gelişimi, kalem tutma becerisi ve öğrenme yeteneği kazandırmayı amaçlar.
Okul Öncesi Dikkat Alıştırmaları; eşleştirme, sıralama, çizme ve boyama etkinlikleriyle çocuğun dikkat gerektiren çalışmaları yapabilmesini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351ac130-b800-4314-9532-50ed91ec5561.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Fare Okula Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Minik Fare ve pofuduk arkadaşları birlikte oynamayı çok seviyorlar, küçük kirpi Kırpık ise onlardan çok farklı olduğunu düşündüğü için oyunlarına katılmaya çekiniyor. Günlerden bir gün, Minik Fare’nin yardıma ihtiyacı oluyor ve ona yardım edebilecek tek kişi var: Kırpık. Arkadaş edinmek ve kendini olduğu gibi kabul edebilmek hakkında insanın içine işleyen, mutlulukla paylaşılacak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c36caf-bee0-4470-b40f-c0a20f9c9085.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya’da Neler Var</image:title>
            <image:caption>Dünya, her mevsimde ayrı güzel. Uzaktan gelen gök gürültüsünü duyuyor musun?
Yağmur önce çiseliyor, sonra sağanak bastırıyor! Hadi yağmuru seyredelim! Kumlarda oynayalım. Kardan adam yapalım. Her mevsimin keyfi ayrı. Her birimiz, tüm yıl boyunca gezegenimize yardım edebiliriz. Bunu nasıl yapabileceğimizi biliyor musun? Doğayı her haliyle sevmeyi ve ona yardımcı olmayı anlatan bu öyküyü çok seveceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91ccca1e-9718-4120-82f7-f6005c2cd08c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kar</image:title>
            <image:caption>Herkes dışarıda. Buz gibi hava. Bir kar tanesi de sen yakala. 
Lapa lapa kar yağıyor.
Karda oynayabileceğimiz oyunların tadını çıkaralım.
Sıkı sıkı giyinip, kardan adam yapmak için dışarı çıkalım.
Kara uzanıp, kollarımızı ve bacaklarımızı oynatarak kelebek şekli yapalım, kızakla kayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9e2aaa0-5653-45bf-a849-5c45b30be118.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimin Burnu ? Kimin Bunlar ?</image:title>
            <image:caption>Büyük burun, küçük burun, ılık burun, soğuk burun, sivri burun ve yuvarlak burun!
Kimin bunlar? Kaç tanesini tahmin edebilirsin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb5e39eb-2b86-40e2-b544-f63298bac9b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimin Kuyruğu ? Kimin Bunlar ?</image:title>
            <image:caption>Çizgili kuyruk, benekli kuyruk, kısa kuyruk, sallanan kuyruk ve yere pat pat vuran kuyruk!
Kimin bunlar? Kaç tanesini tahmin edebilirsin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5449ff1-0739-4224-905b-bbe7f1691a2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemasal – 03</image:title>
            <image:caption>Sinemasal – 03 Ağustos 2020</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef9791c-d05c-40c7-9934-0aed000db39e.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 04 / Temmuz - Ağustos 2020</image:title>
            <image:caption>HİKÂYE
ZİNCİFRE / BAHTİYAR ASLAN 
YILAN ISLIĞI / BETÜL OK ŞEHİTOĞLU 
İP / ENVER AYKOL
TOPA VURANLARIN EN YAKIŞIKLISI / BETÜL ÖZEN 
ÇÖP / MENEKŞE ERCAN PEKEL
KAYBOLDUM / AYSEL ERTAN 
BENZEŞME / BİRDAL AKAR 
DAR GÜN / MENZER NİYARLI 
KIRMIZI / M. YÜCEL ÖZTÜRK
GİDERAYAK / SAMET ÇILDAN
 
ŞİİR 
MEVSİMSİZ AŞKLAR MANZUMESİ / BERAT DEMİRCİ 
HEM-ZEBÂN / MEHMET S. FİDANCI 
NAZ LÛGATI / M. TUĞRUL ÇOLAK 
HAYAT, AKIL VE TASHİH / MEHMET ŞAMİL 
SIRALAMA TURLARI / M. SADİ KARADEMİR 
BİR MÜJDE GİBİ GELEN / MUSTAFA UÇURUM 
PENCEREDEN UÇURUMA / AYYÜCE GÜLOĞLU
EY YALNIZLIĞINA BÜRÜNEN! / FATMA AKSU 
ELYAZMASI / MUSTAFA METE 
BİR ÇİFT YALNIZ / ANIL İBRAHİM BAKIRCI 
42. ER / ORHAN TEPEBAŞ 
HER MEVSİMİN MEYVESİ / MEHMET AYCI
ÖLMEDEN BİR KUŞU ÖPÜNÜZ / CENGİZHAN ORAKÇI
 
DOSYA
“ÖLMEZ KLASİĞİMİZ KUTADGU BİLİG” YAŞAR ÇAĞBAYIR ILE KUTADGU BİLİG ÜZERİNE / CENGİZHAN ORAKÇI
KUTADGU BİLİG: TÜRKÇENİN KUDRETİ / PROF. DR. İBRAHİM TAŞ
“KUTADGU BİLİG’İN ÖNEMİ VE BUGÜNE SÖYLEDİKLERİ” PROF. DR. GÜLDEN SAĞOL YÜKSEKKAYA İLE KUTADGU BİLİG ÜZERİNE / TUĞÇE MEÇ
YENİ UYGARLIK ŞAFAĞINDA BİR BİLGELİK KİTABI: KUTADGU BİLİG / PROF. DR. ALİ AKAR
“FELSEFENİN İÇİNDEN KUTADGU BİLİG” GÖKHAN YILMAZ ILE KUTADGU BİLİG ÜZERINE / GÖKTÜRK ÖMER ÇAKIR
YUSUF HAS HACİB: “İNSAN AKILİLE YÜKSELİR, BİLGİ İLE BÜYÜR; BU İKİSİ İLE İNSAN İTİBAR GÖRÜR.” / HAYATİ TEK

DENEME
YAZMALAR DA YETİM KALIR / CENGİZHAN ORAKÇI
BİR ŞİFACI OZAN YA DA AYIP TÜRKÇENİN ERDEMLERİ / SÜLEYMAN ÇOBANOĞLU
BABALAR VE OĞULLAR / MUSTAFA EVERDİ
İNSAN GÖÇER ŞEHİR KALIR / TEKİN ŞENER
 
HİKÂYELER / RABİA KARANFİL
CÖNK YAZILARI -2- “ZAMAN BİR DAHA DÜZELMEZ” / ALİ DUYMAZ
YENİ VE ESKİ / ERSİN BAYRAM
MEHLİKA SULTAN KİMDİR? / METİN SAVAŞ
KÂĞITTAN BİR DÜNYA / MUSTAFA KURT
WITTGENSTEIN’IN ATA YURDUNDA / ALAATTİN DİKER
ÜÇ ÂMÂNIN GÖSTERDİĞİ / MUSTAFA SARI
ŞAİRİN MUCİZESİ, ŞİİRİN SIRRI: SİSTEN KATHARSİSE İMGE / ELİF SABIR

İNCELEME
KENDİNE DOLANAN SARMAŞIK ÜZERİNE / ELİF ARPACI
KIZ KARDEŞ İÇİN / MEHMET AYCI
RESİM İLE EDEBİYAT İLİŞKİSİNİN KİTAPLAŞMIŞ HALİ / FUNDA ÖZSOY E.
MİLLİ SAVAŞ HİKAYELERİ’NDEN KAÇ FİLM ÇIKMAZ? / ERHAN PAŞAZADE

SÖYLEŞİ
MEHMET S. FİDANCI’YLA ŞİİR(İN)E DAİR BİR SÖYLEŞI: “NASIL ANLATAYIM ISLIĞINI ALIÇLARIN” / TAYFUN HAYKIR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d02ecf1-3e77-4cea-8a21-e70c7a08370a.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 15 / Temmuz - Ağustos 2020</image:title>
            <image:caption>*Ömer Seyfettin Ve Yeni Lisan Hareketi / Yasin İzgi
*II. Meşrutiyet’ten Millî Mücadele’ye Ömer Seyfettin’de Türk Milliyetçiliği Fikri / Ömer Burak Sert
*Hasan Erimez ile Ömer Seyfettin Üzerine Mülakat / İbrahim Daş
*Ömer Seyfettin’in Şiirlerinde Hayvanlar (Simge, Benzetme, Mazmun, Alegori) / Âsaf Hüseyin
*Ömer Seyfettin’in Öğrettiği: İşte, Masalar Musalla Taşı / Celal Fedai
*Ömer Seyfettin’in “Yalnız Efe’’ Öyküsüne Arketipsel Bakış / Emrah Ece
*Ömer Seyfettin’in (11 Mart 1884 – 6 Mart 1920) / Göktürk Ömer Çakır
*Bir Milleti Hülyasından Uyandırmak: Ömer Seyfettin’in Nakarat Hikâyesinde Yanlış Anlamalar Ve Hakikatin Seyri / Harun Görücüler
*Yeni Lisan Manevi Vatan / Kübra Pehlivan
*Ömer Seyfettin’in Türklük Mefkûresi / Lütfi Bergen
*Ömer Seyfeddin’in İki Hikâyesi Üzerinden Bir Üç Tarz-ı Siyaset Değerlendirmesi / Mehmet Kaan Çalen
*Ömer Seyfettin’in Hikâyeleri ve Türk Hikâyeciliğindeki Yeri / Mesut Şen
*Mustarip Ruhlu Ömer Seyfettin Ve Onun “Çanakkale’den Sonra…” Adlı Öyküsü / Metin Savaş
*Hikâyecinin Çocukluğu / Misli Baydoğan
*Ömer Seyfettin Ve Geleneğin İcadı / Mustafa Şahin
*Ömer Seyfettin’in İki Yazısı Üzerinden-Mefkûre / İbrahim Daş
*Türk Çocuklarının Tabiî Hudutlarını Çizen Şahsiyet: Ömer Seyfettin / Seher Aras
*Rütbesiz Ömer Seyfettin / Semih Samyürek
*Topuza Kudret Veren Türkçe / Turgut Güler
*Nev-Yunanîlik Akımına İlk Tepki: “Boykotaj Düşmanı” / Yüksel Topaloğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d98948-7530-4f87-a8e5-a540f190d12e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönme Dolap</image:title>
            <image:caption>Dünyanın iki farklı şehrinden yola çıkan iki aile… Onların yolculuklarındaki aynılıklar ve ayrılıklar bizi de iç dünyamıza doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Empatinin gücü sayesinde, ortak noktalarımızı ve aramızdaki görünmez bağları keşfediyor, hepimizin aynı gökyüzüne baktığını hatırlıyoruz. Ve görüyoruz ki ne olursa olsun oyun hep var, umut he var. Savaş ve göç hakkında konuşmak için şiirsel bir okuma yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/126105c9-0634-4e01-936e-a891f5fbf0c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Semender Söylencesi</image:title>
            <image:caption>Büyük alt üst oluşların, devrimlerin, karşı devrimlerin, isyanların, ihanetlerin yaşandığı, haritaların
yeniden çizildiği zamanlardan, kitlelerin içinden seçilen, tipleştirilen karakterleriyle; yer yer fantastik,
büyülü gerçeklik biçiminde, ironiye de başvurarak halk dilini yazınsal çerçeve içinde sunuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fa793ca-f9de-4af4-80d5-aefabf742542.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Pers</image:title>
            <image:caption>Erken Tarih profesörü ve Pers araştırmalarında saygın bir uzman olan Josef Wiesehöfer, Antik İran tarihinin, toplumunun ve medeniyetinin renkli ancak bir o kadar da sade bir tasvirini bizlere sunuyor. Rahat okunabilen bu anlatımın cazibesi, kuşkusuz son derece değerli Pers kaynaklarının derinlemesine araştırılmasında saklıdır.

Yakın zamana kadar Antik Pers tarihi, Avrupa perspektifinden anlatılıyordu. Bunun başlıca nedeni kaynakları doğru ifade edebilecek Eski ve Orta Pers dili konusunda yaygın olmayan bilgilerdir. 

M.Ö. 5. yy’ın ilk çeyreğinde Greklerin, Pers istila denemelerini geri püskürttükleri o büyük çarpışmada Avrupalı olarak kazananlar tarafında olduğu biliniyorken, bu dilleri öğrenmenin gereği neydi? Tarih yazımı hem geçmişte hem de günümüzde hâlâ sıkça sadece kazananların söylemlerine dayandırılır. Bu tutum keşifte üzücü bir ihmale en azından eski Doğu halklarının en önemlilerinden biri olan Perslerin tarihi ve zengin kültürü hakkındaki bilgilerimizde derin boşluklara yol açtı. Bu nedenle bu kitap Antik Pers’in antik dünya imparatorluğundan İslam’ın ortaya çıkışına kadarki bin yıldan fazla olan tarihi ve kültürel gelişimine genel bir bakış sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ee1015-de65-4582-93dc-9bd796a0fedd.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dersler</image:title>
            <image:caption>Açık, net, ilham verici, pratik ve hem yeni başlayan hem de deneyimli okur için kesinlikle müthiş kullanışlı. İnsan davranışının dinamikleri ve psikanaliz ile ilgilenen herkes için büyüleyici.” 
—Dr. Theodore Isaac Rubin, Lisa ve David kitabının yazarı 

Son Dersler, Karen Horney’in hayatının son yılında psikanalitik teknik üzerine sınıfında verdiği dersleri sunuyor. Freud’dan sonra en özgün psikanalistlerden birisi olarak bilinen Karen Horney, aynı zamanda kurucularından olduğu Amerikan Psikanaliz Enstitüsü sayesinde verdiği derslerle psikanalistlerin eğitimlerinde derin etki bırakan iyi bir öğretmendi.  
Bu çalışma, İç Çatışmalarımız, Zamanımızın Nevrotik Kişiliği ve Nevroz ve İnsan Gelişimi gibi klasik Horney metinlerini bilenler için temel bir okumadır. Yazarla yeni tanışanlar kitabı okurken, onun düşüncelerine dair harika ipuçları bulacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df68ccb-0044-49b4-a4e6-cf3d3850ed9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozofun Köpeği</image:title>
            <image:caption>“Hayvanlar nasıl düşünür ve hisseder? Onlara sevgi, bağlılık, acı ve hatta onur gibi kavramlar atfetmek yanlış mıdır? Köpekler ölümün farkında mıdır? Onursuzluk kavramımız, ölü köpeklere nasıl davrandığımıza kadar genişletilebilir mi? Kimi hayvanları çok önemserken neden bazılarına hiç kulak asmayız? Yiyecek için hayvan kesmenin ahlaki yanı var mıdır? Hayvanlara bilinç durumları atfetmek onlara karşı davranışlarımızı nasıl etkiler? Bu tür şeyler hakkındaki kavrayışımızı nasıl anlayabiliriz ve hayvanlarla ilişkilerimiz kendi insanlığımız hakkında bize ne söyler?”
Bu ve benzeri soruları J. M. Coetzee’den Hannah Arendt’e, Ludwig Wittgenstein’dan René Descartes’a kadar birçok yazar ve filozofla tartışan Gaita, bu sorulara verilebilecek yanıtların temeli olan, hepimizin bildiği ama sık anımsamadığımız bir gerçeği vurguluyor: “Cinselliğimiz, talihsizliğe karşı korunmasızlığımız, ahlakımız gibi insanlık halini tanımlayan olgulara dair anlayışımız baştan sona yaratık olma niteliğimizle belirlenir. Mahvolup gitmek yerine, diğer canlı mahluklar gibi ölürüz. Paslanmak ya da geri kazanılmak yerine külden küle, tozdan toza savrulmak, sona erme biçimimizdir.

Raimond Gaita, papağan Jack, köpek Gypsy ve sokak kedisi Tosca gibi kahramanlarının yanı sıra, kelebeklerden örümceklere kadar birçok hayvanla ilgili düşündürücü ve yer yer komik öyküler anlattığı bu olağanüstü kitabında, hayvan doğası ve onlarla olan ilişkilerimizi kavrayışımız hakkında yanıtlanması zor fakat esinleyici soruların cevaplarını arıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48bfed7c-f8c8-4aa8-92eb-9bd11ca3dce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranın Türküsü</image:title>
            <image:caption>Tarihin engin derinliklerinde kalsa da önce Oğuz  Elleri’nden, sonra Avşar Elleri’nden, acılarla savrularak yollara  düşen Türkmenler; Erzurum – Kars Yaylası’nı, Anteplerin  Ovası’nı ağlaya güle geçerken bir kez daha savrulmuşlar, kollara ayrılmışlar…                                                                                                        
Yanında yiğitleriyle en önde giden Deli Bey, Demirkır’ı durmadan  mahmuzlarken; “Burası mı şurası mı? Şurası mı burası mı?.. ”derken öyle bir yere gelmişler ki; Efeler Dağı’nın aynasına dikilince Mavi Ege‘den ses gelmiş:                                                                                                                  

“Sevildiğinizi bilin! Oralarda bir yerlerde kalın! Ben size buradan el sallarım!..” Hemen oraya yerleşmeye karar vermişler; Delibeyler’i (Deller) kurmuşlar da  gelgelelim; yokluklar- kıtlıklar, düşmanlıklar- dostluklar, Oba’nın yakasını salıvermeyince dağılmışlar. İçlerinden Amerika’ya göç edip gidenleri bile olmuş. Gurbette sevgililer, askerde nöbetteler, şehirlerde işçiler hep buradan gitmişler. Belli etmek istemez de Delibeyler, şapkasının altından sessizce  gülümseyen bilgeler gibi,  Efeler Bayırı’nın göğsünde, kavrulmuş çehresinde kuşkulu bakışlar ve acı gülümseyişlerle  gözleri ufukta, kulağı seste, onları bekler; yolları gözler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a66c7c-9994-4e0e-b53e-6385b31b3163.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Dostları</image:title>
            <image:caption>Usta işi roman ve öykülerinin yanında deneme, eleştiri, röportaj, biyografi türlerinde de eser veren edebiyatımızın üretken adlarından Mehmet Seyda’nın imzasını taşıyan Edebiyat Dostları, eşine az rastlanır kitaplardan. 
Mehmet Seyda bu kitabında, Türk edebiyatına eleştiri, deneme, inceleme ve araştırmalarıyla katkıda bulunan 26 ismi bir araya getiriyor. Sırasıyla Oktay Akbal, Tahir Alangu, Burhan Arpad, Hayati Asılyazıcı, Asım Bezirci, Adnan Binyazar, Hüsamettin Bozok, Hasan Ali Ediz, Konur Ertop, Sabahattin Eyüboğlu, Hasan İzzettin Dinamo, Vedat Günyol, Rasih Güran, Doğan Hızlan, Selahattin Hilav, Attilâ İlhan, Muhtar Körükçü, Fethi Naci, Nermin Menemencioğlu, Rauf Mutluay, Yaşar Nabi Nayır, Fahir Onger, Sezer Tansuğ, Muzaffer Uyguner, Nermi Uygur ve Suut Kemal Yetkin’in “bir eleştirmen olarak” portrelerini ortaya koyuyor. Yani, her okurun kitaplığında bulunması gereken bir kitaptan söz ediyoruz…
Edebiyatımızın en özgün ve önemli portre kitaplarından Edebiyat Dostları, bu yeni baskısında Semih Poroy’un çizgileriyle daha da “özel”.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a927aaa-f174-4735-a701-990bbeb436b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Onikiler</image:title>
            <image:caption>9 Haziran- 27 Ağustos 1935 tarihleri arasında, Cumhuriyet gazetesinde, toplam 79 sayı tefrika edilen eşsiz bir “İstanbul romanı” Onikiler. II. Abdülhamid döneminin son günlerinde geçen romanında Sermet Muhtar Alus, devrin sokaklarına nam salmış kabadayılarını sahneye çıkarıyor. Onikiler adlı meşhur takımın reisi, elebaşı Arap Abdullah’ın ve hempalarının gönül işleri peşinde yaşadığı maceraları anlatırken yine büyüleyici bir İstanbul mozaiği betimliyor. Çukurçeşme’deki semai kahvelerinden Ortaköy’deki yangın yerlerine, Galata balozlarından Çiçekçi’deki meşhur “evlere”, en kuytu sokaklarından geçerek İstanbul’u gezdiriyor. 
Bizzat Sermet Muhtar Alus’un “Büyük Halk Romanı” diye tanımladığı ve tefrikaya özel yaptığı özgün çizimleriyle Onikiler, kendine has o renkli üslubuyla, argosundan yaşayışına, dönemin dil ve kültürünü tüm yönleriyle gözler önüne seriyor.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e52257c-dfec-4678-980e-542f72ce1e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Memleketim İncesu</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımda memleketim İncesu’yu yazmak istedim.

Yazılarımda doksanlı yaşlara doğru yol almış olan hayatımda kendimi bildim bileli İncesu’da kaldığım zamanlarda yaşadıklarımdan bende kalmış izler ile intibalarım da bu eserde yerlerini almalıydı. İşte öylesini yapmaya çalıştığımı sanıyorum.

İncesu’da ailemiz “ele güne muhtaç olmayan” geleneksel ailelerden sayılırlardı. Uzun yıllar, yirmi beş yıla uzanan sürede “İncesu Müftüsü” olarak görev yapmış,  esas mesleğinin “müderris” olduğu bugünlerin diliyle öğretmen-idareci kimliği ile de tanınan dedem “H.Bekir Çakmak(oğlu)” ben Konya Ereğlisi Kaymakamı iken vefat etmişti. Ancak kendisi yaşlı haliyle hasta yatarken oğlu M.Kemal babamızı da ölümünden on beş gün kadar önce kaybetmiş olmasının derin acısını içinde hissederek o günleri bizlerle yaşamıştı. Annemin babası Rıfat Cemiloğlu dedemizin de bizler doğmadan önce rahmeti rahmana ulaştığını öğreniyoruz. Bu dedemiz nüfus kayıtlarına baktığımızda 1925’lerde vefat etmiş oluyordu.

İncesu hatıralarımın yer aldığı memleketimin hayatımda bıraktığı izlenimlerini yazmak istediğimi söylemiştim. Çocukluğumu takiben yaşadığım gençlik yıllarında olanlarla sonraları genelde okulların tatil aylarında kaldığım, meslek hayatımda ise atandığım görevlerdeyken izinlerimiz sırasındaki gelişlerimin İncesu yıllarında olan akislerini de bu kitabımda anlatmaya çalıştım.
Sabahattin ÇAKMAKOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c49f70a9-106b-4f52-bfaa-2ea314e91fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Dünlerimiz</image:title>
            <image:caption>1930’lar sonu İtalya’sı. Bir taraftan faşistler ülkenin rengini soldururken diğer taraftan Avrupa’nın üzerini kaplayan karabulutun gölgesi İtalya’nın da üzerine düşmektedir. Yaklaşan II Dünya Savaşı’ndan önce endişe, umutsuzluk ve yılgınlık her yeri çoktan ele geçirmiştir bile.
Bir yanda Anna’nın ailesi; o hiç bitmeyen anı kitabını yazarak faşistlere gerekli cevabı veren kavgacı yaşlı baba, yaşam çizgisiyle herkesin kaderini etkileyen ağabey Ippolito, kız kardeşi Convettina, küçük kardeş Giustino, evin her işini yapan Bayan Maria ve en gerekli zamanlarda ortaya çıkan dostları Cenzo Rena. Diğer yanda zengin komşuları; sabun fabrikası sahibi bir baba, hırslı bir anne, kız çocukları Amalia, iki erkek çocukları Emanuele ve Giuma ile ailenin yakın dostu Yahudi asıllı Franz! 
Natalia Ginzburg, Anna ve onun burjuva ailesi çevresinde kurduğu romanında bir kuşağın öyküsünü ve paramparça olan bir ailenin tüm hikâyesini kusursuz bir biçimde aktarıyor. Bütün Dünlerimiz bir ailenin hikâyesi olduğu kadar; uzakta, çok uzakta olsa bile savaşın ne kadar yıkıcı bir olgu olduğuna ve yaşama umudunun ne denli güçlü olduğuna ilişkin kusursuz bir roman.
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82897ccd-2afb-41cf-a5e9-89feca0fc251.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Çocuk Nerede? - Aliş&apos;in Kent Günlükleri 4</image:title>
            <image:caption>Aliş, sessiz sınıf arkadaşı Talat ortadan gizemli bir şekilde kaybolunca arayışa giriyor. Arkadaşı Metin’le birlikte Talat’ı ararken, kendilerini ilginç bir projenin ortasında buluyorlar. Talat’tan sonra bir de Gülnihal Öğretmen ortadan kaybolunca işler iyice karışıyor.

Küçük Aliş, kent hayatının çılgın kalabalığının içinde kendine bir yer bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c080272-ce74-4285-91d4-4f1604e5b317.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekorlara Koşuyorum - Aliş&apos;in Kent Günlükleri 3</image:title>
            <image:caption>Aliş, köyünün dağlarındaymış gibi koştuğu bir gün Beden Eğitimi öğretmeninin dikkatini çekiyor.
Atletizm yarışmasına katılan Aliş, yarışmada hem ilginç hem de güzel olaylar yaşıyor. Koşu yarışmasını kazanmak ve hem ailesini hem de okulunu gururlandırmak istiyor.
Küçük Aliş, kent hayatının çılgın kalabalığının içinde kendine bir yer bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e580df8-1736-4b6e-a80d-25fe9b9a3af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Köyden İndim Şehire - Aliş&apos;in Kent Günlükleri 1</image:title>
            <image:caption>Aliş, ailesiyle birlikte küçük köyünden, kocaman bir kente, İstanbul’a taşınıyor. Hiç alışık olmadığı bu ortam, gördüğü her şey, Aliş’i çok şaşırtıyor. Sıra sıra dizilen arabalar, dip dibe evler, hızlı hızlı bir yerlere yetişmeye çalışan insanlar… Aliş bir yandan köyünün özlemiyle başederken, bir yandan da kent yaşamına uyum sağlamaya çalışıyor. Küçük Aliş, kent hayatının çılgın kalabalığının içinde kendine bir yer bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46021d28-7e99-45ca-9a5c-2f21cce91a56.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Nasıl Okul Böyle! - Aliş&apos;in Kent Günlükleri 2</image:title>
            <image:caption>Köyünde tek sınıflı küçük bir okulda okuyan Aliş, İstanbul’da kendini yüzlerce öğrencisi ve onlarca sınıfı olan kocaman bir okulda buluyor. Okulu çözmeye çalışıyor, yeni arkadaşlar ediniyor, yeni derslerle karşılaşıyor… Okul hayatına alışmaya çalışırken, derslerini de ihmal etmemek için çabalıyor.

Küçük Aliş, kent hayatının çılgın kalabalığının içinde kendine bir yer bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/239a6406-53e6-48db-8c6f-c62a553d3251.jpg</image:loc>
            <image:title>Dere Yürüyüşü - Hebo 3</image:title>
            <image:caption>“Yaramazlık, ele avuca sığmamak çok kötü şeyler değil Hebo. Dereyi bilirsin, bazen

önüne gelen her şeyi yıkar, ağaçları söker, kenarında ki evleri bile alır götürür. Bu onun

kötülüğü değildir. Yüreğidir. Kendisidir. Eğer yağmur günlerce yağmışsa, kar suları

güneşle bir anda erimişse, derenin yapacağı bir şey kalmaz. Yatağını genişletmek için

etrafı kırar döker. O, hedefine ulaşmanın, bir an önce denize kavuşmanın peşindedir.”

Hebo serisinin üçüncü kitabı olan Dere Yürüyüşü’nde, gökyüzünden, dereden, yıldızlardan, hakikatten ve çocuklardan başka şeylere yer açmamış kafa dengi bir bilgeyle, küçük bir çocuğun tabiatın ortasında bazen neşeli bazen hüzünlü arkadaşlıklarının izini sürüp aralarında geçenlere tanıklık etmeye devam ediyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8eb22a-b0ec-454f-b24d-7f92d1fba4e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıcı Sır</image:title>
            <image:caption>“Zekâyı hiçbir şey bir kuşku kadar çalıştıramaz, hiçbir şey olgunlaşmamış bir zihnin bütün olanaklarını karanlıkta kaybolan bir iz kadar harekete geçiremez. Bizlerin gerçek dediği bu dünyadan kimi zaman sadece tek ve incecik bir kapı ayırır çocukları ve rastgele bir rüzgâr onu ardına kadar açıverir.”
Yakıcı Sır annesine ulaşmak için gönül eğlendirmeye düşkün bir adam tarafından kullanılan bir çocuğun hikâyesidir. Masum bir çocuğun gözünden büyüklerin karmaşık ve sır dolu dünyası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d398b3-fa83-40e4-a7b8-1ff7b02271d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyle Bana Hindiba</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.

Kartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
Avuçlayıp öpüyorum kumları

Bir karadelikten bakarken hayat

Meydan okuyanlar kim bu seraba 

Söyle bana hindiba</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0afe2d6-699f-4fa4-b256-4b6d9657429d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ivan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>İşinde hep yükselmeyi hedeflemiş, itibarlı ve iyi bir mevki sahibi olabilmek için var gücüyle çalışan, toplumun kendisine biçtiği her role giren İvan İlyiç tam her şeyi yoluna koymuşken son derece ağrılı, amansız bir hastalığa yakalandığını öğrenir. Son günlerini geçireceği evinin küçük odasındaki yatağında ölümü beklerken ardı arkası kesilmez tedaviler umut verici olmaktan çok uzaktadır. Çevresindekilerin ona karşı tutumunu huzursuz bir şekilde gözlemlerken en büyük hayal kırıklıklarının hayatını o noktaya getiren seçimleri olduğunu fark eder. Ölüm korkusu ve yaşama umudu arasında yokuş aşağı gittiği yolda, ruhunun kıvranışı bedeninin çektiği acıların önüne geçecektir.

Tolstoy’un sıradan bir adamın sıradan ölümünü sade ve vurucu bir dille aktarırken kendi içsel hakikat arayışını da gözler önüne serdiği, yaşamı da ölümü de sorgulatan, okuyan herkesi derinden sarsacak bu eşsiz eserini Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f537e9a-ab2d-4d7c-85f0-3de6eb05df1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Sanatı (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış Çinli bir komutan, filozof ve askeri deha olan Sun Zi (Sun Tzu), “dünyanın en eski askeri manevralar ve stratejiler kitabı” kabul edilen ve yazıldığı dönemde bir devlet sırrı gibi korunan, 13 bölümlük Savaş Sanatı adlı yapıtında “savaşmadan kazanmak” için gerekli tüm altın kuralları gözler önüne sermektedir.

Zekâ, kurnazlık ve doğru taktiklerle zafer kazanmanın kaçınılmaz olduğunu vurgulayan, tarihteki pek çok ünlü komutanın bakış açısını derinden etkilemiş ve önemli esin kaynağı olmuş, harp okullarında okutulan ve pek çok ordu tarafından kullanılan, sorunlar karşısında önerdiği yaratıcı çözümlerle gücü ve başarıyı hedefleyen modern okuyucuya da seslenerek ölümsüzlüğünü kanıtlayan bu eseri Guiyuan Yang’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66fbe45c-2b08-43d5-9e8a-8719d5e9c622.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler için Nutuk</image:title>
            <image:caption>Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası Kongresi’nde yaptığı 36 saat 31 dakika süren konuşmasıdır. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıştan 1926 yılı ortalarına kadar olan zaman dilimini kapsamakta olup Cumhuriyet tarihinin en önemli kaynaklarından biri olarak kabul edilir.

Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün bizzat kendi ağzından Millî Mücadele yıllarını anlattığı ve bir belge niteliği taşıyan eseri Nutuk&apos;un gençler için hazırlanan bu baskısında eserin içerdiği anlamın bozulmaması için azami gayret gösterilirken gençlerin rahatlıkla okuyabileceği bir dil kullanılmışır. Atatürk&apos;ün fotoğraflarının da yer aldığı bu eserin gelecek nesillere kılavuzluk edecek bir rehber olduğuna inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bc5b970-4046-483b-af81-e516d7707655.jpg</image:loc>
            <image:title>Hammer Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Hammer, yeniden Osmanlı ülkesinde!

Avusturyalı şarkiyatçı Joseph von Hammer (1774-1856), Osmanlı İmparatorluğu’na ayna tutan tarihçilerden. Adıyla anılan kroniğinin yüzü eskise de mazi koridorlarının kenarında kalmış anlatıları, hâlâ kendisini dinletiyor. Ünlü müverrihin Hammer Tarihi kadar gezi notları da zaman zaman kitaplaştırılmıştı. Şimdi İstanbul’dan Bursa ve Uludağ’a Gidiş ve İznik- İzmit Üzerinden Dönüş adlı seyahatnâmesi ilk kez tam metin çevirisiyle Türkçede!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be491c6-c166-40c7-8cb3-34563076437c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mırıldanan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bir ev kedisi ile özel bir çocuğun sıra dışı arkadaşlığı…

Ev kedisi Pepe, insanları Anne, Baba ve Tato ile birlikte sıradan bir kedi hayatı yaşamaktadır. Oldukça meraklı ve hareketli bir kedidir. Günleri komşunun köpeğiyle atışarak, güvercinlere söylenerek ve uyuyarak geçer. Pepe’nin hayatı, yaşadığı binanın dördüncü katına daha önce hiç görmediği bir çocuğun taşınmasıyla değişir. Bu çocuk onun tanıdığı diğer çocuklardan farklıdır. Hiçbir zaman evden dışarı çıkmaz. Penceresinde kilit olduğu için camdan dışarı bile bakamaz ve zamanının çoğunu resim çizerek geçirir. Pepe, onun eve hapsedildiğini düşünür ve çok tuhaf bulduğu küçük çocuğu yakından tanımayı ister. Fakat o bir kedidir ve insanlarla nasıl iletişim kuracağını bilmez. Yine de yeni arkadaşını güldürmenin ve her şeyden önce onun kalbini ısıtmanın bir yolunu bulmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a5c8e2-2b9f-4a90-864f-fff8382e2b00.jpg</image:loc>
            <image:title>Olandan Olasıya</image:title>
            <image:caption>Bugün dünyanın odağında geleceğe dair endişe var. Yalnızlık, anksiyete ve depresyon ciddi bir ruh sağlığı krizinin habercisi. Felaketler, iklim değişikliği, biyo-çeşitlilik kaybı, gıda sorunu her geçen gün daha kronik bir hal alıyor. Ekosistemlerin ve toplumların yaralarının sarılması, iletişim kurulması ve çözüm üretilmesi gerekiyor. Değişim gücüne sahibiz, ancak başarısız oluyoruz çünkü en kritik aracımızın kaybolmasına izin verdik: Hayal gücü.

Rob Hopkins’e göre, şeylerin hayal gücüyle dönüşebileceğine ve kültürlerin hızlı, dramatik ve beklenmedik bir şekilde daha iyiye değişebileceğine dair çok sayıda kanıt var. Daha iyi bir yaşamı ve olumlu bir geleceği hayal etmek, sonrasında bunu gerçeğe dönüştürmenin anahtarı. Bu tutkulu keşifte Hopkins, hayal gücünün neden azaldığına, onu canlandırmak için ne yapmamız gerektiğine dair soruların cevaplarını arıyor. Çünkü bunu yaptıktan sonra, insanlık ve dünya adına başarabileceğimiz şeyin sonu yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b9fb19-0732-4142-93df-b3b3fb76a8f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsan Mavi Parmak (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Korsan Maviparmak, bilinmeyen bir zamanda ve yerde geçen fantastik bir kitap. Denizin ortasında, dalgaların arasında bir gemide ilerleyen mürettebatı ve onların başındaki nahif korsan Maviparmak&apos;ın hikayesini anlatan kitap; çocukları okumaya, sorgulamaya yöneltirken sürükleyici bir macera yaşatıyor.

Maviparmak. Buraların hâkimi. Senin gibi iki kolu iki bacağı var. Belki biraz sana benziyor ama bir farkla: Onun kocaman yelkenli bir gemisi var.

Sen de Maviparmak&apos;ın gemisine atla ve evrenin sırrını keşfetmek için yola çık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b91387-e4bb-4430-9443-cd0aed7583a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Bektaşı Veli ve Kamil İnsan Fazıl Toplum Paradigması</image:title>
            <image:caption>Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız,
Her nefeste aşk ile Yaradan&apos;ı anarız.
Erenler meydanına, vahdet ile gir de gör,
Kırk budaklı şamdanda kırkımız bir yanarız.
 
Hacı Bektâş-ı Velî
 
Hacı Bektâş-ı Velî ve Kâmil İnsan-Fâzıl Toplum Paradigması, Anadolu İslam anlayışının temelini oluşturan mübarek isimlerin en önemlilerinden biri olan Hacı Bektâş-ı Velî&apos;nin hayatını ve dünya görüşünü inceleyen bir eser olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir İslam tarihi, Orta Çağ Anadolu uygarlıkları tarihi, tasavvuf ve dinler tarihi incelemesi olarak Hacı Bektâş-ı Velî ismi çerçevesinde gelişen kemâlat ve fazilet kavramlarını enine boyuna ele alıyor. 
 
İslam ve Anadolu tasavvuf tarihinde Hacı Bektâş-ı Velî&apos;nin konumu ve önemi nedir? Anadolu&apos;nun Türk-İslam kültürünün oluşumundaki etkisi nasıldır? 
 
Hacı Bektâş Hazretlerinin önce insanı eğitmekle başlayıp sonra insancıl, bütüncül ve aşkın bir toplum oluşumuna giden asıl öğretisinin düsturları nelerdir?
 
Bektâş, Hacı, Velî, Hünkâr ve Seyyid unvanlarıyla gelen karizmatik liderlik vasfının tezahürleri nelerdir? 
 
Hacı Bektâş öğretisinin Yesevîlik de dâhil olmak üzere öncül kaynakları nelerdir?
 
Bektâşîlik yolunun kuruluşu, değişimi ve dönüşümü tarihsel olarak nasıl vuku bulmuştur?
 
Kadim kültürümüzün birincil kaynakları ışığında, ilmî esaslar gözetilerek titiz bir çalışma süreci neticesinde tamamlanan bu eser, Anadolu tasavvufu ve özelde Hacı Bektâş-ı Velî çalışmalarına derli toplu bir kaynak ve yeni bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50883e65-0a1b-459b-accb-ffe529107060.jpg</image:loc>
            <image:title>Aliş&apos;in Kent Günlükleri Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Aliş&apos;in Kent Günlükleri, okuyabilmek için ailesiyle birlikte İstanbul&apos;a taşınan köy çocuğu Aliş&apos;in yaşadıklarını anlatıyor.

Minik Aliş, bir taraftan köyünü ve köy yaşamını özlerken, bir taraftan da şehir hayatında yepyeni ve farklı deneyimler edinmenin keyfine varıyor.

Çocuklara iki farklı yaşam kültürünü yer yer eğlenceli, yer yer bilgilendirici şekilde anlatan bu seri köy ve kente dair yeni bir bakış kazandırıyor. 

Bakalım minik Aliş, hızlı kent hayatına uyum sağlayabilecek mi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bed34601-80ec-4e59-ab5f-9fa9fc49c207.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İtalya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İtalya tarihine baktığımızda Eski Roma, Hıristiyanlık, Rönesans sanatı, Akdeniz ticareti, dağlar ile vadiler,
volkanik felaketler, salgın hastalıklar, savaşlar, Faşizm, Mafya, siyasal istikrarsızlık gibi başlıklarla karşılaşırız.
Bütün bu konular arasındaki bağlantıları açıklamak önemlidir. Siyasal birliğin geç sağlanması, kent ilericiliği ile
kır bağnazlığı, kentlerin aşırı gelişip salgın hastalıklara davetiye çıkarması gibi tarihsel özellikler İtalya’nın dağlık
coğrafyasıyla ilişkilidir…
Volkanik felaketler dinsel arayışların güçlenmesinde etkili olmuş, Katolikliğin siyasal bir nitelik kazanmasına
zemin hazırlamıştır... Kısa İtalya Tarihi bu bağlantıları kurmayı başarıyor, İtalya’yı anlamak ya da görmek
isteyenlere mükemmel hareket ve varış noktaları öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43fa46e-0c89-43e8-8cc1-23c255766181.jpg</image:loc>
            <image:title>Safir ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Eski hayatımda yapmam gerekenler: Abinin şiddetinden kaç.
Yeni hayatımda yapmam gerekenler:
Rol yap, görevlerden sağ kurtul, imkânsız aşkının dikkatini dağıtmasına izin verme. Ve  en önemlisi, ölme!
Beren’in varlığı Isolation Unity’deki tüm dengeleri değiştirmiştir. Ekip lideri James Hunter, Beren’i korumak için yalan söylemeye ve gizli görevlere onu dahil etmeye devam eder. Isolation Unity’nin James’e verdiği emirler oldukça karmaşıklaşırken, genç kızın kimliğini gizlemek iyice zorlaşır. Görevler daha tehlikeli, riskler daha ölümcüldür. Diğer yandan Beren hayatının iplerini, umutsuzca âşık olduğu James’in ellerine bırakır. Beren için önemli olan, önce James’in kalbine dokunabilmektir artık. James ise genç kızın hayatta kalabilmesi uğruna tüm hayatını feda etmeye hazırdır.
Akıl almaz teknoloji, son derece gizli görevler ve imkânsız bir aşkın içinde sıkışan Beren, bu oyunu daha ne kadar sürdürebilecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5450e8d4-f5fb-4e0b-9f86-fea6940439ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflerin Simyası</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.

Yıllardır hükmediyor devlerin dünyasına
Bu kadar mı yanıldım diyorsan, kalbine gir
Bak nasıl da dokunmuş harflerin simyasına
Onun dudaklarında gevherân oldu şiir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c78578-0a4b-45fd-b08d-3b400fb6a698.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyayi Erdemler Risalesi Nebevi Siyaset</image:title>
            <image:caption>1960’ta Adıyaman, Kahta’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Dindar-muhafazakâr çevrelerde bir döneme damgasını vuran Girişim (1985-1990), Yeni Zemin ve Sözleşme adlı dergilerde genel yayın yönetmenliği; Milli Gazete, Akşam ve Yeni Şafak gibi günlük gazetelerde de köşe yazarlığı yaptı. Refah Partisi’nin
 (RP) İl Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın
 danışmanlığını üstlendi. Kapatılan RP’nin yerine kurulan Fazilet Partisi Genel Başkanı M. Recai Kutan’ın 
danışmanı olarak çalıştı. Kanal 24 televizyonunda program yaptı. 2011 yılında yapılan seçimlerde (24. Dönem) Ak Parti’den Adıyaman milletvekili seçildi. Akabinde iki dönem (25. ve 26. Dönem) İstanbul milletvekilliği yaptı. Yayınlanmış on kitabı vardır. Star gazetesinde köşe yazarlığına devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/405e59a0-753d-4833-bcfb-eac5143a1dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kakademi</image:title>
            <image:caption>Tuvaleti sevdirecek kitaplar: Kakaloji, Kakademi ve Kakazoo

Kakaloji, Kakademi ve Kakazoo, minik ellerle kavuşmak üzere yola çıkıyor. Değerli akademisyenler tarafından özenle hazırlanan bu üç kitap, tuvalet alışkanlığı konusuna eğilirken bilimin önemine göz kırpacak, beslenme ve sağlık konularından ekolojik dengeye kadar pek çok durakta soluklanacak.
Bir de hepimizi epey güldürecek. Biz çok eğlendik, şimdi sıra sizde…

KAKADEMİ
Birtakım Kakademik İşler

Kakaloji biliminin doğuşuyla Kakademi kuruldu. Artık bilimsel araştırmalar burada yapılacaktı. Tüm hücrelerimiz merakla doldu, bilimin tadını aldı. Bizim tatlı kakaloglar da kakademik işler için heyecanla yola koyuldular. Bakalım Profesör Kakapof ve ekibini neler bekliyor? Yiyip içtiklerimiz bizi nasıl etkiliyor? Kakazor, Kakafloş ve Kakabaz’la tanışmaya hazır mısın? 

Tema: Kim olduğumuz
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Araştırma, sebep-sonuç, şekil, bilim, kendini tanıma, öz yönetim, öz bakım, özellikler, SAĞLIK VE SPOR, beslenme
Tutum ve Değerler: Merak, istekli olma, bağlılık
Profil Öğeleri: Sorgulayan, düşünen, bilgili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/912867bb-9cf3-44f9-bd69-73eb32d05010.jpg</image:loc>
            <image:title>Kakaloji</image:title>
            <image:caption>Tuvaleti sevdirecek kitaplar: Kakaloji, Kakademi ve Kakazoo

Kakaloji, Kakademi ve Kakazoo, minik ellerle kavuşmak üzere yola çıkıyor. Değerli akademisyenler tarafından özenle hazırlanan bu üç kitap, tuvalet alışkanlığı konusuna eğilirken bilimin önemine göz kırpacak, beslenme ve sağlık konularından ekolojik dengeye kadar pek çok durakta soluklanacak.
Bir de hepimizi epey güldürecek. Biz çok eğlendik, şimdi sıra sizde…

KAKALOJİ
Bir Kakanın Bilimsel Yolculuğu
İşte karşınızda Kakaloji! Yeni, muzip bir bilim dalı…
Burada birtakım kakadan işler için toplandık. Haydi, yaklaş. Sen de “pırt” sesiyle gelen o tuhaf kokunun gizemini merak ediyor musun? Peki ya yiyip içtiklerimizin konakladığı odaları, uzun koridorları ve o dolambaçlı yolları? İçerisi çok komik, çok renkli ve nasıl söylesek… Biraz da kokulu. Hihih! Hoş geldin
Tema: Kim olduğumuz
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Bilim, sindirim sistemi, araştırma, sebep-sonuç, kendini tanıma, beslenme, vücudumuz, kanalizasyon, SAĞLIK VE SPOR
Tutum ve Değerler: Merak, istekli olma
Profil Öğeleri: Sorgulayan, düşünen, bilgili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa4a7a51-11c5-4fdb-b1ec-6f332ab57ee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kakazoo</image:title>
            <image:caption>Tuvaleti sevdirecek kitaplar: Kakaloji, Kakademi ve Kakazoo

Kakaloji, Kakademi ve Kakazoo, minik ellerle kavuşmak üzere yola çıkıyor. Değerli akademisyenler tarafından özenle hazırlanan bu üç kitap, tuvalet alışkanlığı konusuna eğilirken bilimin önemine göz kırpacak, beslenme ve sağlık konularından ekolojik dengeye kadar pek çok durakta soluklanacak.
Bir de hepimizi epey güldürecek. Biz çok eğlendik, şimdi sıra sizde…

KAKAZOO
Bir Kakadan Çok Daha Fazlası: Ekolojik Denge
Kakaloglar gördü ki tüm hayvanlar birbirinden farklı. Elbette kakaları da… Peki, onca kakaya ne oluyor, bunu hiç düşündün mü? Bir hayvanın kakası, diğer canlılar için besin kaynağı olabilir mi? Hazırsan kakaloglarla dünyayı dolaşacağız. 
İçerisi çok eğlenceli, biraz da kokulu. Öyle uzaktan bakma, haydi, gel sen de. Bir kakadan çok daha fazlası burad
Tema: Gezegeni paylaşmak
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Bitkiler/Hayvanlar, DOĞA VE EVREN, araştırma, gözlem, döngüler, bilim, gübre, doğa
Tutum ve Değerler: Merak, istekli olma, değer bilme
Profil Öğeleri: Sorgulayan, düşünen, bilgili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f99311ff-d2dd-4b4f-b705-8eeb8bdba305.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostlara Armağan</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı düşünerek, anlayarak okuyanlar beğensin, onların gönülleri kıvansın, gözleri yaşarsın, yürekleri coşsun, dünyadan yüz çevirip ahirete rağbet, Allah’a yönelme ve ibadet etme isteği artsın, düşüncesiyle hicrî 860 (M 1456) yılı Şaban ayında yazılan bu eserde; Kur’an’dan, hadislerden ve tefsirlerden alıntılarla ince nüktelere ve ilginç hikâyelere yer verilmiştir. Sekiz cennet gibi sekiz bölüm hâlinde düzenlenen bu kitapta; arş, kürsi, levh, kalem, melekler, gökler, yerler, cennetler, cehennem, tevhit, iman, İslam, tövbe, züht, takva, abdest, namaz, tespihlerin sevabı, Allah’tan korkma, ölümü anma, ölüm için hazırlanma, kıyamet, haşır, neşir, terazi, sırat, hesap ve kitap konuları işlenmiştir.
Zeliha, Yusuf peygamberi zindana attırdığı zaman gardiyan,
Zeliha’ya birini gönderdi:
– Yusuf’un başından tacını alayım mı
ve ayağından nalınını çıkarayım mı?, dedi.
Zeliha da haber gönderdi ki:
– Hiçbir şeyini almasın. O, zindana kapatılmış bir mahkum değildir, dosttur. Biz onu suçu olduğu için zindana göndermedik. Belki yabancılardan ve düşmandan korumak için gönderdik, dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0b2136d-0116-4651-ba29-6e78f0febf49.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve Yonca</image:title>
            <image:caption>“Çünkü kalbim sızlıyor.”

Addie, teyzesinin aşırı abartılı düğünü için İrlanda’daydı ve tek isteği, yazını mahveden korkunç anıları aklından çıkarmaktı. Ama abisi Ian’ın durmak bilmez iğnelemeleriyle hayatı iyice katlanılmaz hâle geldiğinden, Lina’nın yanına İtalya’ya gitmeyi ve her şeyi bir süreliğine olsun ardında bırakmayı iple çekiyordu. 

Otel kütüphanesinde unutulmuş alışılmadık bir gezi rehberi olan Kalbi Kırıklar İçin İrlanda’yı keşfettiğinde, şansı dönmek üzereydi.  Planlarındaki ufak bir değişiklik, bir anda Ian ve –itiraf etmek gerekirse oldukça sevimli– arkadaşı Rowan’la dünyanın en küçük aracında sıkışıp kalmasına sebep oldu. 

Nefes kesen yeşil tepeleri, sayısız kaleyi ve bir dizi masalsı ormanı arkalarında bırakırlarken Addie gezi rehberinin yalnızca onun değil, hepsinin kırık kalplerini onarmasını umuyordu. Tabii yolda tamamen kaybolmazlarsa... 

“Kalp kırıklığı, dostluk, aile ve hedefler üzerine keyifli bir roman.” —Kirkus

“İrlanda’nın gözalıcı manzarası eşliğinde yürek ısıtan bir yolculuk hikâyesi. —Entertainment Weekly 

“Başarılı bir anlatım, zekice diyaloglar, eğlenceli karakterler ve güçlü ilişkilerin mükemmel bir karışımı.” —Head Over Books 

“Tarih ve efsanelerle yoğurulmuş bu yolculukta çok eğleneceksiniz.” —Commonsensemedia
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57f90e12-7708-429d-983c-9345001c6f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıtlar ve Yanma</image:title>
            <image:caption>Günümüzde fosil ve yeni enerji kaynakları arayan, bunun için dünyada bütün insanlığı ilgilendiren savaşlara giren ve dış politikalarının temel taşı enerji kaynakları olan devletler, kendi toplumlarının refah ve amaçları için enerjiyi, giderek artan bir şekilde kullanmaktadırlar. Geçmişte olduğu gibi bugün de daha çok enerjiyi verimli kullanan ülkelerin daha güçlü olduğunu ve daha rahat yaşadığını görmekteyiz. Bu yönüyle günümüzde olduğu gibi gelecekte de enerji ve enerji kaynakları ülkelerin vazgeçilmezlerinden olacaktır.

Ateşin denetim altına alınarak bilinçli üretimine geçiş yüz binlerce yıl alan büyük bir adımdır. İsrail&apos;de, Şeria Nehri kıyısında bulunan kalıntılar, insanlığın 790 bin yıl önce ateş ürettiğini ve kullandığını göstermektedir. İnsanlık, ateşi ısıl enerji kaynağı olarak bulup kullanmaya başladığından beri yakıt ve yanma kavramı ayrılmaz bir bütün oluşturmuştur. Yanma denince akla ilk önce ısı ve sıcaklık kavramları gelmektedir. Bunlardan her birinin günümüzde ayrı çalışma alanları oluşturduğu bir gerçektir. Yanma, kimyasal bir olaydır. Amaç, kimyasal enerjinin termik enerjiye dönüşümü yoluyla ısı ve enerji elde etmektir.

Yakıt, kimyasal yapısında bir değişim meydana geldiğinde enerji (ısı) açığa çıkaran her türlü malzeme ve maddeye verilen genel bir terimdir. Yakıtların esas maddesini organik karbon teşkil eder. Isı, bu organik karbonun oksijen ile reaksiyonu sonucunda açığa çıkar.
Günümüzde artık yerli fosil ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızın kullanımı ile ciddi boyutlarda enerji ve elektrik üretilmektedir. Ülkemizde de enerji ve yakıt kaynaklarımızın değerlendirilmesi yönünde ciddi ve gözle görülür gelişmeler yaşanmaktadır.

Üniversitelerimizde mühendislik, eğitim, fen, teknoloji fakültelerinde ve ilgili meslek okullarında eğitim müfredatında yer alan yakıtlar ve yanma konularına temel ve referans kaynak oluşturmak için bu çalışma yapılmıştır. Kitapta sırasıyla petrol, kömür, benzin, motorin, metanol, LPG, doğal gaz yakıtları ile ilgili temel bilgiler verilmiştir. Özellikle sıvı yakıtların yanma denklemleri, yanma olayları açıklanmış ve emisyon standartları son bölüme eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25c9b45f-be23-40c4-8ddc-e8bd8624e8e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyniniz Hayatınızı Nasıl Şekillendirir?</image:title>
            <image:caption>“Biz beynimiziz” cümlesinden yola çıkarak zihni anlamayı ve güçlendirmeyi sağlayan bu bilimsel ve eğlenceli kitap, insan bilincinin gizemlerine ışık tutarak bizi anlatıyor. 

‘‘İnsan doğasına ve beyninize sonsuza kadar farklı gözlerle bakmanızı sağlayacak bu kitap kesinlikle nörobilim alanında okuyacağınız en iyi, en dürüst ve en keyifli kitap. Öğrendiklerinizden çok etkileneceksiniz. Bir solukta okunuyor.’’
Doç. Dr. M. Tayyip Kadak
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı   

‘‘Kafatasının içindeki karanlıkta yaşayan gizemli doku beyin, gerçekliğimizi nasıl belirler? Zihnin dünyasını gözler önüne seren nörobilimsel öykünün klinik anekdotlarla zenginleştirilerek bu kadar kolay anlaşılır bir üslupla yazılması çok etkileyici. Şaşırtıcı şekilde sürükleyici.”
 Prof. Dr. Nihal Işık
Okan Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı

‘‘Yüzyıllar öncesinden günümüze uzanan, hâlâ birçok bilinmeyenle dolu nörobilimsel öykünün trajik ve heyecan verici yönleriyle olağanüstü sade ve yalın bir dille, eğlenceli ve akıcı bir üslupla anlatılması gerçekten övgüye değer. Bilimsel araştırma derin bir kültür birikimiyle sentezlenmiş. İnsan zihninin ufkunu açan, mutlaka okunması gereken, gelecek kuşaklara kalıcı bir eser.”
Doç. Dr. Semih Naci Balak
alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ed1df6-e1b6-4ee4-853a-2bcd1f27ffc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Anlatır</image:title>
            <image:caption>Zehir dolu kadehten ben bir kere içince;
Dağlarda kar eriyip, yine çiçek açınca;
Bana bir haller olur senin adın geçince,
Hecelerim süslenir, şiir seni anlatır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa151ee1-1123-47ae-9ca9-9a04136c9931.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri</image:title>
            <image:caption>“Ah, insan sevdiğine ne kadar da kolay inanıyor!”

Fransız komedi yazar Molière tarafından yazılan ve günümüze kadar beğenilerek gelen Cimri, varyemezliğin sonuçlarını en gülünç ve en dramatik yollarla anlatıyor. Malına mülküne fazlasıyla düşkün bir adam, önce çocuklarına sonra çevresindekilere hayatı zindan eder. Böylelikle yalanlara ve oyunlara sebebiyet vererek kandırılmaya maruz kalır. 
İlk kez 1668 yılında Palais Royal’da oynanan oyun, dönemin Fransız burjuvalarını eleştirir. Harpagon rolünü sağlık sorunları yaşamasına rağmen Molière üstlenir. Metnin çıkış noktası, Antik Romalı komedya yazarı Plautus’un Altın Çömlek adlı komedyasıdır. Osmanlı’da çeviri ve adaptasyonlarıyla ünlü Teodor Kasap tarafından Pinti Hamit adıyla dilimize uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f7f570-1466-4723-bfbf-57bcc02401a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemide Amerika Ve George Floyd</image:title>
            <image:caption>Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Enerji Politikaları Araştırma Merkezi’nin Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Gürkan Kumbaroğlu, 2020’de konuk öğretim üyesi olarak George Washington Üniversitesi’ne geldiğinde, bütün dünyayı kasıp kavuran Kovid-19 salgınının ortasında kendini bulur.
Bu dönemde “Vietnam Gazisi, Beyaz Saray eski danışmanı Sicilya’lı Joe” en iyi arkadaşı; teras, çalışma ofisi; ceylanlar, sincaplar, tilkiler, kediler, kuşlar, çalışma arkadaşı olur.
Vatana uzak diyarlarda sıcak Ramazan pidesi, lahmacun, baklava, Türk kahvesi, çay ve simit; ülke ve aile özleminden sonra ilk sırayı alır.
Pandemide Amerika gerek vaka sayılarında gerekse ölüm sayılarında Dünya’da birinci sıradayken, Türkiye sağlık alanında Dünya’da örnek ülke olur. ABD’de ekonomik kriz o kadar derindir ki, petrol alana üstüne para verilir hale gelinir.
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun “Çin laboratuvarındaki başarısızlıkların bir sonucu olan virüslere ilk kez maruz kalmıyoruz. Kovid-19&apos;un Wuhan&apos;daki laboratuvardan çıktığına dair çok sayıda delil var” açıklaması okları Çin’e çevirir; Missouri, Çin Hükümetine dava açan ilk eyalet olur.
Afrika kökenli siyahi bir Amerikalı olan George Floyd’un trajik ölümüyle Amerika sarsılır, Dünya’nın dört bir yanına yayılacak siyahi isyanın fitili ateşlenir.
George Floyd’un, “Nefes alamıyorum, nefes alamıyorum!” feryadı Dünya genelinde protestoların bir numaralı sloganı haline gelir.

“Prof.Dr.Gürkan Kumbaroğlu, her türlü şartta bilimin ve insanlığın hizmetinde olduğunu fiilen göstermiş olağanüstü cesur ve azimli bir bilim insanıdır.”
Cihat Yaycı
“Türkiye’den zeki ve sevecen kişilikli bir meslektaş olarak Gürkan’ı tanımak benim için büyük bir onur.”
Joe Cascio
“Etkileyici bilgi düzeyi ve iş ahlakının yüksek derecede ilham verici olmasının yanı sıra arkadaş canlısı doğası, varlığını çok hoş kıldı.”
Jonathan Deason
“Yılmaz bir araştırmacı ve bilim insanı. Kovid-19’un getirdiği kısıtlamalar Gürkan’ın mükemmeliyeti sayesinde iş birliğimize engel teşkil etmedi. Bilim için teşekkürler Gürkan.
Ekundayo Shittu
“Meslektaşım Gürkan Kumbaroğlu’nun koronavirüs altında iş birliği tecrübesini yazmasından büyük mutluluk duydum. İşverenler çalışanlarına güvenebileceklerini, evden de ofiste olduğu kadar verimli çalışılabildiğini öğrendiler.”
Edward Saltzberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47fc348d-3d23-499f-9717-42c3de125225.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Mevsim Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ardersen ödüllü çizer
Rotraut Susanne Berner’den

Boyama kitaplarının en farklısı,
en eğlencelisiyle tanışın!

Kış, Bahar, Yaz ve Güz kitaplarının yaratıcısından
muhteşem bir boyama kitabı!
Çocuklar, bu geniş sayfalı kitaptaki kısa öyküler sayesinde
hem renklerin hem kendi başlarına hikâye kurmanın keyfine varacaklar!

Kağıttan modeller, kesilebilir ve boyanabilir dört mevsim kıyafetleri ve
birtakım “gizli” sürprizler onları bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be94e18-fc39-4177-a603-286198b827dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus İnşa Sürecinde Öjenik Siyaset ve Irkçılık</image:title>
            <image:caption>Francis Galton tarafından sistemleştirilen öjenik düşünce, 19. yüzyılın sonundan itibaren, özellikle de iki dünya savaşı arası dönemde, Avrupa ve Amerika kıtası ülkeleri başta olmak üzere; pek çok dünya ülkesinin nüfusa, aileye, sağlığa, spora ve bedene ilişkin politikalarında uygulama alanı bulmuştur.
 
Bu kitap, 1883-1946 arası dönemde Batı ülkelerinde ve Türkiye’de uygulanan öjenik politikaları incelemektedir. İncelemeye konu ülkeler ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Sovyet Rusya, İskandinav ülkeleri, Latin Amerika ülkeleri, Orta ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri ve Türkiye’dir. Kitap, dünya ülkeleri ve Türkiye’deki öjenik uygulamaları modernite, ulus inşâ süreci, etnik milliyetçilik ve ırkçılık bağlamında karşılaştırmalı olarak tartışmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e01fd8b5-9655-42db-9bcd-5f961c3ffd3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk İşi</image:title>
            <image:caption>Öncelikle bu kitapta temel hedefim mutluluğa dair bir felsefeci olarak neler düşündüğümü paylaşmak değil. Çünkü biliyorum ki, en eğitimden yoksun kalmış kişiden akademik basamakları birer birer çıkmış en bilge kişilere kadar herkes düşünmektedir. İstemesek bile düşündüğümüz için aslında hepimiz kısmen birer felsefeciyiz. Belki felsefe eğitimi alanları almayanlardan ayıran tek fark, felsefecinin sistemli düşünmeyi meslek haline getirmiş olmasıdır. Yani istesek de istemesek de düşünüyoruz ve hepsinden önemlisi hepimiz yaşıyoruz. Bu yüzden aslında mutluluk hepimizin derdi. Hayata gelmiş olmamız yeterli. Demek istediğim; sıradan bir insan olarak, kimliğinden, eğitiminden, hobilerinden, şundan bundan soyunmuş olarak, basit ve sade bir isim olarak ben mutluluktan ne anlıyorum ve neler deneyip mutluluğumu artırabildim, bunu paylaşmak istiyorum. Şüphesiz herkes için gelir geçer bir mutluluk reçetesi yoktur. O yüzden ben burada esnek bir yol haritası sunuyorum…”

Bu kitap ilginizi çekti değil mi? Çünkü siz de herkes gibi mutlu olmak istiyorsunuz. O zaman hazır olun çünkü yazar Deniz Ertuğ geliştirdiği ‘Yaratıcı Yaşam’ yöntemiyle hayatınızdan ömür boyu memnun olmanızın size özel anahtarını sizlerle paylaşıyor. Yöntemi birebir uyguladıkça hayatınızdaki mutlu anların her geçen gün artacağını deneyimleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51579141-9650-4d60-81fe-2b780379ad62.jpg</image:loc>
            <image:title>Yangın ve Saklambaç</image:title>
            <image:caption>bilinen gerçektir:
bir işi çok iyi yaptığınızda,
o iş hep üstünüze kalır...

-çok güzel ağlarım ben.../

yangın ve saklambaç&apos;ta şiir yanık gökyüzünde dolaşıyor bir süre, hayatın sağlamasını yaptıktan sonra düş karası yollara bırakılıyor.
yürüyelim yürüyebildiğimiz kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d34086-6132-4bdc-adac-2b78ce2e700a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alternatif Hadis Metodolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bütün Müslümanları yakından ilgilendiren varoluşsal bir mesele üzerindeki görüş ve eleştirileri paylaşmak amacıyla kaleme alınmıştır.
Eser, bilimsel literatür taraması yanında, çeşitli yayınlardan da örnekler verilmek suretiyle zenginleştirilip güncel hâle getirilmiştir.
Alternatif hadis metodolojisi, bağımsız bir usûl değil, genel metodolojinin bir parçasıdır; mezhebî bir usûl değil, İslam geleneğinin tamamını kuşatmayı amaçlayan bir usûldür; disiplinlerarası bir yaklaşıma dayanır; metodik şüpheden, tenkit zihniyetinden ve eleştirel akıldan yanadır; değişime açık ve dinamiktir; ictihadı esas alır; aktüel ihtiyaçları esas alan pratik bir usûldür; geleneksel ile modernin sentezidir; tarihî, edebî, tasvirî değil, normatif bir usuldür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a6f4bd-b413-4dcf-b268-3b2a52ab3d99.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferahlık Anına Övgü</image:title>
            <image:caption>“İmkânsızlıkta ısrar başlangıçta romantik görünse de zamanla acınacak bir şey haline geliverir.”

Ferahlık Ânına Övgü, içlerindeki çaresiz ve suçlu hisseden çocukla baş edemeyen ve bu dünyada kendilerine basacak bir zemin bulamayan iki yetişkin adamın bir tekkede yollarının kesişme hikâyesini ironik ve çarpıcı bir dille anlatıyor. Tamer Rönesans hayranı, kendini bir türlü istediği gibi var edememiş bir ressamdır. Geçim sıkıntısı çektiği günlerde Mukayeseli Tasavvuf İncelemeleri Vakfı’nın tezyinat işlerini alınca kendini bir anda şeyhin huzurunda buluverir. Ayrıca orada tanıştığı, dergâhın birkaç yıllık müridi doktor Kerem’le ayakları aslında uzak bir geçmişe de basmaktadır. Ama ayaklarımızı hissetmiyorsak, nereye bastığımızın ne önemi var ki?

“Kimi zaman belirsiz karşılaşmaların kaderin işi olduğu söylenir. Öte yandan nerede kaderden ve insan özgürlüğünden konuşuluyorsa orada şeytanın zillerini şıngırdatarak, ayaklarını ardı ardına asfalta vurarak zıpladığı da söylenir.”

Ömer F. Oyal insan nefsinin zalimliğini, kendini değiştirmenin gayret, çırpınış ve dalgalanma içinde, tek başına gerçekleştiğini anlattığı bu romanında özgürlük ve sorumluluk sorunlarını irdelerken, kime yazıldığı belli olmayan mektuplar gibi, hepimizin kucağına cevapsız, lezzeti buruk sorular bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f868890-2c17-4b7d-a642-7831d0bd04fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusu Kaçan Yarasa</image:title>
            <image:caption>Minik Yarasa’yı bir türlü uyku tutmuyordu. 

Neyse ki ormanda çok iyi arkadaşları vardı: Yıldız Benekli Minik Zürafa, Kırkayak Kırmızıayak, Küçük Koyu Yeşil Kurbağa, Sivri Kulaklı Kara Yarasa ve Kirpi Mirpi. 
İyi arkadaşların sevdikleri için her zaman bir çözümleri vardır, değil mi? 

Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz’ın çok sevilen ilk kitabı Kısa Boylu Zürafa’dan sonra orman arkadaşlarının maceraları Uykusu Kaçan Yarasa ile devam ediyor. Kitaba yine Ece Zeber’in renkli resimleri eşlik ediyor.

TADIMLIK

İlk olarak Büyük Kırmızı Papağan’ın yanına gittiler. Papağan dökülmüş olan dört kocaman tüyünü yelpaze gibi tutmuş sallıyordu. Yarasa’ya yatak yapmak için bu tüyleri verip veremeyeceğini sorduklarında, “Hayır” dedi. “Ben bu tüyleri kendimi serinletmek için kullanıyorum, size veremem.” 
Ama sonra Yarasa’nın uykusuzluktan çökmüş gözlerini görünce, “Peki, alın bakalım. Yarasa’nın bunlara benden daha çok ihtiyacı var gibi görünüyor” dedi. 
Minik Zürafa dört kırmızı tüyü çantasına koydu ve yola devam ettiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933e0dbd-6d7b-4f0f-bc31-d55d7f6bf2c5.jpg</image:loc>
            <image:title>No Encounter is by Chance</image:title>
            <image:caption>Fate does not give up on people. We are the decision-makers, the ones who shape our own fate. As one looks back, they may notice experiences where they do things they thought they would never do, put up with things they said they would never tolerate, or even fall in love with someone they thought they would never love. We might have been in situations where we thought we could not leave, but instead were able to walk away from; we might have days we felt like dying but still lived through. With every challenge overcome, we come closer to understanding our inner self.
* * *
A sufi went on a seven-day long journey with a young girl in order to help her find her life purpose. They did not bring anything but their faith in God with them. In this journey, they met amazing encounters and extraordinary events that helped them see every decision they made in a different light.
How would a seven-day long journey influence a person?
Is it possible to change fate?
The answer is: of course. Everything changes as time goes by; seven days may seem short but in fact it could bring huge influence on someone.

Hakan Mengüç is known for being a writer, a virtuoso and a public speaker. He is also the president of the Sufi Academy, which belongs to Girne American University (Girne Amerikan Üniversitesi) in Cyprus. His books have been translated into six languages and reach thousands of readers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b70f4cf4-fe4d-4ce7-bf01-667c7c53365f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutu</image:title>
            <image:caption>Hiçliğe ve zamansızlığa doğru ürpertici bir koşu…
Zamanın akışını gerçekten tersine çevirebilir miyiz? Bedenimizin ve belleğimizin yitirdiği bir
mutluluğun parçalarını yeniden birleştirebilir miyiz? Çağdaş Fransız edebiyatının güçlü kalemlerinden
Nathalie Le Gendre, belleğin çürüyüşüne ve zamana meydan okuyan bir anlatı sunuyor.
Gençlik aşılayacak deney uğruna hem geçmişini hem geleceğini yitiren bir bilimkurgu yazarı. Hayatı
tersten yaşamayı seçtiği için sevdiği herkesten ve her şeyden ayrı düşen, tüm yaşamını bir deftere ve
kutuya hapseden kadının zamanla ve gerçeklikle kıyasıya çatışması. New York sokaklarında salınacak
sonsuz gençlik ve güzellik hayalinden, kliniğin soğuk ve yalnız duvarlarına… Zamanın girdabına
kapılanların cesaret, umut, sevgi ve hayal kırıklığıyla dolu öyküsü…
Geçmişin bugünle iç içe geçtiği, hazmı zor, çokkatmanlı bir gelecek zaman klasiği!
Sayfayı yırttı, ağzına tıktı, uzun uzun çiğnedi ve o iğrenç kâğıt hamurunu, sanki nihai gerçeği
ortadan kaldırıyormuş gibi bir seferde yuttu. Ansızın, uzun yıllar boyunca onu sarsan bütün
olayları hatırladı; yeniden Myrtille’i düşündü ve kalbinin acıdan patlayacağını sandı.
“Yok olmak istemiyorum! Henüz değil!”
Komodinin çekmecesini karıştırıp bir kalem çıkardı.
Benim adım Shanel Kay ve ben yok olmamalıyım.
Cümle, akıl defterinin son boş sayfasını dolduruyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e4dfb4a-d64e-4617-952e-0affe3bcc113.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Matematik Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Matematiği sevmek ya da sevmemek. İşte bütün mesele bu!
Matematiğe karşı beslenen önyargıları yıkmak ve çocukları sayıların dünyasına yaklaştırmak gibi idealist bir felsefesi bulunan deneyimli öğretmen Sümeyra Güzel&apos;in kaleme aldığı Bir Matematik Hikâyesi; matematiğin gündelik hayatımızdaki yerine dikkat çekiyor.
Sayıların ardında yatan gerçekleri merak edenlerin ya da her fırsatta matematiğin ne kadar zor ve gereksiz olduğunu dile getirenlerin zihinlerinde uçuşup duran soru balonlarına yanıt bulmaya çalışan bu sohbet tadındaki kitap, öğreticiliğe kaçmadan, matematiği yürekten sevmenin kısa yollarını paylaşıyor.
Mizahtan beslenen eğlenceli üslubuyla, hem güldüren hem de düşündüren Bir Matematik Hikâyesi, farkında olmadan kullandığımız matematiksel durumlara işaret ediyor ve matematik bilenlerin işini şansa değil, akla bırakacaklarını hatırlatıyor.

Bir çay kaşığına kaç pirinç tanesi sığar?
Zenginin parası züğürdün nesine yarar?
Peki, bir tepsi mantının matematikle ne ilgisi var?

Mantıklı düşünmek bir matematik meselesidir demişler. O halde gelin matematik üzerine biraz kafa yoralım. Milattan Öncesine uzanıp ışık hızıyla günümüze dönelim. Pisagor ve Gauss&apos;la birlikte düşünmenin yollarını araştıralım. Sonsuzluğun sonu olup olmadığını tartışıp Pi sayısını sorgulayalım. Matematik sayesinde yapabileceğimiz iyiliklerin büyüklüğünü hesaplayalım. Evet, yanlış okumadınız, bunların hepsini ve çok daha fazlasını matematikle yapmak mümkün! Gelin, önyargılarımızı bir kenara bırakıp bir kez olsun matematiğe söz hakkı tanıyalım...
Yaşamımızı düzenlemek için attığımız her adımda kapısını tıklattığımız matematiği günlük hayatımızdan kesitler eşliğinde aktarma yoluna giden Sümeyra Güzel bu kitabıyla, matematiğin bize sadece sayıları değil, aynı zamanda insanlığı da anlattığını savunarak zihinleri açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d342ddb-648b-4bbf-93ed-b4d850ab5a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>En Sevgili Süper Kahraman</image:title>
            <image:caption>Kahraman olmak hiç bu kadar
&quot;sevgili&quot; olmamıştı.
 
Yazıp resimlediği kitaplarla dünyada ve ülkemizde çok  sevilen sanatçı Rocio Bonilla&apos;dan sevgi dolu ve çokrenkli bir hikâye. Bonilla, ödüllü sanatçı Oriol Malet&apos;le bir araya geldiği yeni öyküsünde pek çok süper kahramanın yanı sıra çocukların ailelerinde gördükleri süper güçleri, unutulmaz karakterlerle dolu çocukluk dünyasını resmediyor. Kitaplarla, hayallerle, doğayla ve hayvanlarla iç içe renkli bir dünya kuruyor. Göz alıcı desenleri ve zengin görsel anlatımıyla zihinlerde sayısız pencere açan kitap, sadece çocukların değil, her yaştan okurun da kalbine dokunuyor. Dünyayı sevgiyle kurtaranların ve yaşamın devam etmesini sağlayanların yanıbaşımızda olabileceğini anımsatıyor...

Diego süper kahramanlardan büyülenen bir çocuktu. Onların kıyafetlerini giyer, dedesinin anlattığı hikâyeleri heyecanla dinlerdi. Daha fazla şey okuyabilmek için sık sık kitapçıya giderdi. Herkesin süper kahramanı farklı ve çok özeldi. Diego hepsine bayılıyordu, ama aralarından biri onun &quot;en sevdiği&quot;ydi: Mega Güç. Olağanüstü güçlerinin yanı sıra ilginç bir de özelliği vardı: Diego&apos;nun hep yakınındaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc486ad-99ae-4f6a-8302-9af36bffc2b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milliyetçiliğinin Terkibinde Mekan</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM – Kavramsal ve Kuramsal Çerçeve 
 
1.1. Mekân: Tanım ve Kapsamı 
1.2. Mekân Muhayyilesinin Kimlik Kodları 
1.3. Mekânın Milliyetçilik Düşüncesindeki Terkipleri 
 
İKİNCİ BÖLÜM – MİLLİYETÇİLİĞİN COĞRAFYALARI : FRANSA, ALMANYA VE İSRAİL 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – TÜRK DÜŞÜNCESİNDE MEKÂN TASAVVURU VE YURT BİLGİSİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM – OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN TERKİBİNDE MEKÂN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06771d2c-3c64-4a08-a93f-fa558f60e860.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişmekte Olan Ülkelerde Yabancı Banka Girişlerinin Finansal Gelişme ve Büyüme Üzerine Etkisi: Panel Veri Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Giriş 
1. Bölüm – Finans Sistemi ve Ekonomik Büyüme 
   1.1. Finans Sistemi ve Kavramsal Çerçeve 
   1.2. Ekonomik Büyüme 
   1.3. Klasik ve Neoklasik Büyüme Modelleri 
2. Bölüm – Yabancı Bankacılık ve Yabancı Banka Girişleri 
3. Bölüm -  Yabancı Banka Girişlerinin Makro Ekonomi Üzerine Etkileri 
4. Bölüm – Model ve Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efa529f6-6fdb-42a2-9187-55a3a96cf266.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Çözümlü Sorular</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
İş Hukuku ve Teorisi Çözümlü Sorular……………………………………………….1 
Sosyal Güvenlik Hukuku ve Teorisi Çözümlü Sorular………………………….191 
Çalışma Ekonomisi Çözümlü Sorular………………………………………………….435 
Sosyal Politika Çözümlü Sorular ……………………………………………………...529 
Çalışma Psikolojisi ve Sosyolojisi………………………………………………………..595 
SGK Denetmenlik Mülakat Soruları…………………………………………………..645 
Yararlanılan Kaynaklar…………………………………………………………………....741</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3d41f71-b31b-426b-b3fc-8dd9dffdd61e.jpg</image:loc>
            <image:title>Heykel Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>Olay yerine vardığımda iki tane heykel karşıladı beni.İnternette gördüğüm o heykeller şimdi karşımda duruyordu. Böyle bir durumda değil de kültür gezisi yaparken görseydim ya sizi, diye düşündüm.Yerde yatan kişi 40 yaşlarında gösteriyordu. Böyle durumlarda ceset demek bana kötü geliyordu. Gerçi benim dememem bir şeyi değiştirmiyordu, cesetti sonuçta. İlk dikkatimi çeken şey, çok düzgün giyimli bir kadın olmasıydı. Ağzı açıktı, bir şey yutmuştu. O yuttuğu her ne ise ölümüne sebep olmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa9385f-7aa6-46bf-b6ba-1f6e3e294eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Havacılıkta Yolcu Hizmetleri Yönetiminin Uluslararası Boyutu</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38f9361a-25a1-4529-818a-20bd981e55f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Blackpink</image:title>
            <image:caption>Jisoo, Jennie, Lisa ve Rosé… Bu birbirinden yetenekli ve güzel dört kız, bundan yıllar önce hayatlarındaki en büyük tutku olan müziğin peşinden gitmeye karar verdiklerinde, günün birinde tüm dünyayı kendilerine hayran bırakacaklarını tahmin edebilirler miydi? 
Hayranların uzun bekleyişinin ardından 2016 yılında çıkışını yapan efsanevi K-Pop grubu Blackpink, bir ay gibi kısa bir sürede neredeyse tüm müzik listelerinde üst sıralara yerleşmiş ve ileride neler başarabileceklerinin sinyalini vermişti. Çok geçmeden dünyanın her yerinde konserler vermeye başladılar ve milyonlarca hayran kazandılar. Onları bu kadar başarılı yapan şey ise yıllarca gece gündüz çalışıp kendilerini geliştirmeleri, her seferinde daha iyi sahne performansları sergilemek için gösterdikleri çaba ve en önemlisi, hayran grupları Blink’in tükenmeyen sevgisiydi. Bu kitap sayesinde herkes tarafından çok sevilen Blackpink üyeleri ve Blink’ler hakkında pek çok şey öğrenecek, K-Pop dünyasının derinlerine ineceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7518bbd4-e26b-4fa2-b982-6b2674bbc122.jpg</image:loc>
            <image:title>Güç Olgusu ve Nükleer Silahlanma Kazakistan Kuzey Kore Karşılaştırması ( Kazakistan Saha Araştırması )</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe0346c-cecc-4053-8706-c21d450d919e.jpg</image:loc>
            <image:title>Organik Kimya 11. Basımdan Çeviri Kısaltılmış Baskı</image:title>
            <image:caption>Daha çok Solomons’un Organik Kimya kitabı diye bilinen bu eser, dünyada en çok kabul gören ve yaygın bir şekilde kullanılan alanında en çok okutulan kitaplardan bir tanesidir. 10’un üzerinde birçok dile çevrilmiş bu eser, ülkemizde de Organik Kimyanın kolayca anlaşılmasına ve yaşamımıza yaptığı katkıların yakından tanınmasına katkı yapacaktır. Öğrenciler bu kitabı baştan sona işledikten sonra kitabın ön sözünde de yer aldığı gibi ‘‘ İyi ki Organik Kimya var!’’ diye haykıracaklardır. Orijinal çevirinin yanı sıra bu kısaltılmış baskı, Kimya Öğretmenliği, Biyokimya ve Biyoloji Bölümleri; Tıp, Veteriner ve Eczacılık Fakülteleri; Mühendislik Fakültelerinin Kimya, Malzeme, Çevre, Gıda Bölümlerindeki ve Meslek Yüksek Okullarının Kimya ile ilgili alanlarındaki Öğretim Elemanlarımıza ve Öğrencilerimize yararlı olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/007ed246-5127-4466-b20c-6e48e2b66b45.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitabım Meyveler 1</image:title>
            <image:caption>Kitap okuma alışkanlığı bebeklikten başlar!
Bu kitapla hem bebeğinize meyveleri tanıtacak hem de ilk aktivitelerinizin keyfini yaşayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12394714-dc52-4124-87b4-19981f33b593.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitabım 5 - Kıyafetler</image:title>
            <image:caption>Kitap okuma alışkanlığı bebeklikten başlar!
Bu kitapla hem bebeğinize kıyafetleri tanıtacak hem de ilk aktivitelerinizin keyfini yaşayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4170023f-3219-4f9f-a0b9-5b20e714c9ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitabım 2 - Sayılar</image:title>
            <image:caption>Kitap okuma alışkanlığı bebeklikten başlar!
Bu kitapla hem bebeğinize sayıları tanıtacak hem de ilk aktivitelerinizin keyfini yaşayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6793b46-b0f1-4b5d-8acc-e8a4df2223c2.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitabım 3 - Şekiller</image:title>
            <image:caption>Kitap okuma alışkanlığı bebeklikten başlar!
Bu kitapla hem bebeğinize şekilleri tanıtacak hem de ilk aktivitelerinizin keyfini yaşayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f47cc33e-a050-4c3e-acf7-6623dc1710ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı Durumlar 5 - Hastalık</image:title>
            <image:caption>Kitabı dikkatle oku. Hastalıklardan korunmak için yapman gereken bazı şeyler var. Ve eğer bunları yaparsan oyunlar oynamaya devam edebilirsin. Okuldan, arkadaşlarından ve tabii ki eğlenceden uzak kalmamak için sadece birkaç kural yeterli. Sağlıklı günler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/271ad285-7aa5-4654-b200-f89137773101.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürük Vişne IV – Viata</image:title>
            <image:caption>Gidişler geri dönüşler içindi ama geri dönüldüğünde her şey aynı kalır mıydı?
Günler geçse, haftalar, aylar... 
Kış bitse, mevsimlerden bahar olsa, bir mucize gerçekleşse... 
Asrın, Esila’ya dönse... 
Esila için büyük hasret yalnız kaldığı o gece başladı ve saatler, günler, haftalarca devam etti. Zamanını, saksının içindeki solmuş bir bitki kadar mutsuz geçirdi ve arkadaşlarının dahi kendisi için yapabileceği bir şey kalmadı. Yağmurlar yağdı, mevsimler değişti, çiçekler açtı ama Asrın olmayınca Esila için her mevsim kış kaldı.
Ve günü geldiğinde o mucize gerçekleşti, bahar oldu.
Fakat baharın gelişi fırtınaların kopmasına engel olamadı.
Bazı aşklar bu fırtınaların üzerinden gelir, fırtınayla başa çıkabilir, son bulmadan yoluna devam eder. Onların aşkı da böyleydi. Mehtap tepede yükselirken iki kalp bir olup titrer ve fırtına ne kadar büyük olursa olsun Asrın ile Esila’ nın yüreğinden hep aynı şey geçer: Seni seviyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cd3895e-110a-42ad-8e3d-039f515bc8f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;ye Batı Saldırısı</image:title>
            <image:caption>Bugün hepimiz büyük bir acıyla tanık oluyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti büyük tehlikelerle karşı karşıyadır. 
     Rejim ve ülke bütünlüğü tehdit altında... Bugün can alıcı olan soru budur:  Neden ve nasıl düştük bu duruma?  
     Prof. Dr. Cihan Dura; “Türkiye’ye Batı Saldırısı”nda bu soruyu soruyor, Atatürk Türkiyesi’nin yeniden nasıl 
sömürgeleştirildiğinin yanıtını veriyor ve çıkış yolunu gösteriyor. 
                 Neler var kitap da; 
 
·         MERİT STRATEJİSİ NEDİR? 
·         BATININ ELİNDEKİ BEŞ EKONOMİK SİLAH NEDİR? 
·         MERDİVENİ İTMEK: ZENGİN ÜLKELER NASIL ZENGİNLEŞTİLER? 
·         AKP İKTİDARI TÜRKİYE’Yİ NASIL PAZARLIYOR? 
·         AKP İKTİDARINDA DIŞ BORÇLANMA SORUNU… 
·         AKP İKTİDARININ AFFEDİLMEZ SUÇU: ÖZELLEŞTİRMELER… 
·         KÜRESELLEŞME VE AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER 
·         YABANCIYA TOPRAK SATMAK NEDEN TEHLİKELİDİR? 
·         NE YAPMALI?... 
      Ve daha birçok can alıcı konu… İyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb4bdfc-7de4-4c39-a784-f3ad23f8ebe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferda-yı Garam</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un ikinci romanı Ferdâ-yı Garâm, Eylül’ün bir bakıma ön çalışması niteliğindedir. Derin ruh tahlillerine girilen kahramanlar, hayattan beklediklerini bulamamış, mücadele gücü zayıf, melankolik kişilerdir.
Sermet ve Macit birlikte büyümüş iki kuzendirler. Sermet okuduğu kitapların da etkisiyle yaşadığı dünyaya ve çevresine uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Babasının memuriyeti nedeniyle ailesinden ayrı, amcasının evinde yaşamak zorunda kalan Macit ise bu ayrılığın hıncını Sermet’ten çıkarmak arzusundadır. Aralarındaki kavga ve didişmeler yerini yavaş yavaş farkına varacakları aşka bırakır.
Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’da bulunan elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. 
Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Ruh çözümlemeleri açısından dönemin en yetkin örneği sayılan yapıtın başarı kazanmasında Mehmet Rauf’un diğer Edebiyat-ı Cedide yazarlarına göre daha akıcı bir dil kullanmasının payı büyüktür. Hikâye ve romanlarında aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen ve Servet-i Fünun topluluğunun en meşhur yazarlarından olan Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e815aac6-0007-4cf5-8373-a1ce5e30d4ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Sevenler İçin Hidden Pictures</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc5866ff-3071-4caf-bc8f-e3f4a7661aaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Jumbo Dikkat Geliştirici Aktiviteler</image:title>
            <image:caption>Bu jumbo kitapta saatlerce sürecek eğlenceli aktiviteler var.

Sizi neler mi bekliyor ?

Gizli Resimler
Labirentler
Tuhaflıklar
Farkı Bul
Eşleştirme
Yap-boz Puzzle
Hafiza Oyunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4465a5cb-1836-46a4-b2e5-bb2496ab0dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraken Uyanıyor</image:title>
            <image:caption>Tehlikeyi hiçe sayıp körü körüne felakete yürümek...
Bilimkurgu türünün en edebi kalemlerinden John Wyndham, Kraken Uyanıyor&apos;da kusursuz bir &apos;&apos;yokoluş&apos;&apos; tasviri çiziyor ve insanlığın karşı karşıya kaldığı, direnmesi gayrimümkün bir istilanın getirdiklerini iki gazetecinin gözünden, tarafsız bir dille anlatıyor.
Olağanüstü bir hayatta kalma çabasına tanıklık ettiren bu roman, yarattığı korku, bilinmezlik ve tehlikeyi görmezden gelme atmosferiyle ta yetmiş yıl öncesinden, günümüzün siyasal kültür ortamı ve liderlik anlayışı ile ilgili ürpertici öngörülerde bulunuyor.

Kraken Uyanıyor, karanlık sulardan yükselmekte olan bir tehdidin, insanlığın sonunu getirmeye hazırlanan ölümcül bir saldırıya dönüşme sürecini aşama aşama, bütün ayrıntılarıyla aktarıyor. Burnunun dibine kadar gelen tehlikeyi görmezden gelen insanlığın, son kertede yaşadığı çaresizliği kusursuzca hissettiriyor.
Yaşam okyanuslarda doğdu. Su, canlıların her zaman vazgeçilmez hayat kaynağı oldu. Fakat günün birinde denizlerin ve okyanusların insanlığın en büyük düşmanı olacağını kimse hayal bile edemedi. Derin denizlerin tabanına yerleşen kimliği belirsiz varlıklar, önce usul usul, sonra açık açık saldırıya geçti; insanlık, iş işten geçene kadar savaşın farkına bile varamadı. Artık yapılacak tek şey, hayatta kalmaya çalışmaktı...
Adını ünlü şair Alfred Tennyson&apos;un bir şiirinden alan Kraken Uyanıyor, kibrine ve özgüvenine yenik düşen insanlığın felakete yürüyüşünü ve çaresizce &apos;&apos;yokuluş&apos;&apos;unu şiirsel bir üslupla resmediyor.
Niran Elçi&apos;nin yetkin çevirisiyle Türkiyeli okurların karşısına ilk kez çıkan bu distopik eser, kaleme alındığı zamanın çok ötesindeki hikâyesi ve kusursuz anlatımıyla alışılagelmiş istila romanlarından çok daha fazlasını vadediyor.
&apos;&apos;Ama deniyorlar Phyl, biliyorsun...&apos;&apos;
&apos;&apos;Deniyorlar mı gerçekten? Bence daha ziyade, bir şeyleri dengeliyorlar sürekli. Siyasi düzenin sürmesi için, ne kadar insanın kaybını kabul edebiliriz? Halk, siyasi düzen için tehlike oluşturmaya başlamadan önce ne kadar can kaybına tahammül eder? Sıkıyönetim ilan etmek akıllıca mı, değil mi? Akıllıcaysa, hangi aşamada ilan edilmeli? Vesaire, vesaire... Ama hayır... Yeter ki tehlikeyi itiraf edip işe girişmesinler...&apos;&apos;
&apos;&apos;Yaratıcı, ürkütücü, ustalıkla anlatılmış bir eser...&apos;&apos;
Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2445a275-3f83-4990-9953-fb3b34800e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Ara Dünya</image:title>
            <image:caption>Joey Harker fazlasıyla sıradan biriydi...
Joey Harker kendi evinde bile kaybolurdu. Ancak bir gün öyle bir kaybolacaktı ki kendisini paralel bir evrende bulacaktı.
Joey bir Yürüyüşçü’ydü. Alternatif evrenler arasında Yürüyebilirdi. Joey, evrende bu özelliğe sahip tek kişiydi. Elbette kendi evreninde. Her alternatif evrende bir Joey vardı ve Joey’ler, evrenin dengesini korumak adına Ara Dünya ismini verdikleri bir organizasyona mensuplardı.
Ne zaman bir Yürüyüşçü ortaya çıksa, büyüyü kullanarak evrenleri boyunduruğu altına almak isteyen HEX ile aynı emeli bilime başvurarak yerine getirmeye çalışan İkili, bu Yürüyüşçüleri ele geçirmeye çalışırdı. Joey de ilk kez Yürüdüğünde, tam da bu iki organizasyon arasındaki bir çatışmanın ortasında bulacaktı kendini.
Ve Joey’yi kurtarabilecek tek kişi yine Joey’ydi. Daha doğrusu, Joey’lerden oluşan bir ordu. Her biri farklı boyutlardan gelen Joey’ler, hem büyünün hem de bilimin işgalci ordularına karşı koyan, evrenlerin dengesini korumayı amaçlayan Ara Dünya’nın mensubuydular. Ve Joey’nin de onlara katılmasını istiyorlardı.
Joey her şeyi unutup normal hayatına geri mi dönecekti?
Yoksa savaşa dahil mi olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363bbbf4-a2a8-40c8-9a82-8d033af6fc1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneler</image:title>
            <image:caption>“Brit Bennett sahte değil. Anneler görkemli bir roman – dokunaklı, düşünceli. Sersemletici. Elimden bırakamadım. Bu yeni sesin dünyada duyulmasına öyle heyecanlanıyorum ki.” –Jacqueline Woodson
“Muhteşem… Sayfaları hayatla dolup taşan bir kitap.” –The Washington Post
Ulusal Kitap Vakfı tarafından, 35 Yaş Altı 5 Yazar arasında gösterilen, makaleleri The New Yorker, Paris Review gibi mecralarda yayımlanan Brit Bennett’ın ilk romanı Anneler, bir sırla başlıyor. Güney California’da, siyah topluluğun tam ortasında yaşayan, kiliseye yardım eden, her şeyi izleyen, dinleyen, gören anneler anlatıyor her şeyi.
Nadia, isyankâr, annesinin yasını tutan, on yedi yaşında, güzeller güzeli bir kız. Luke Sheppard ise sakatlığı nedeniyle bir restoranda garsonluk yapmaya başlamış eski bir sporcu ve babası bir peder. Bu çiftin ergen aşkı, pozitif bir hamilelik testiyle sonuçlanıyor ve rahimde beliren embriyonun etkileri, ikisinin de gençliklerinin ötesine kadar uzanıyor. Nadia sırrını, herkesten, en yakın arkadaşı ve dindar bir kız olan Aubrey’den bile saklarken geçip gidiyor yıllar. Ve yetişkinliğin kaçınılmaz soruları, bir aşk üçgeniyle birbirine bağlanan bu üç karakterin aklını kurcalayıp duruyor, seçilmeyen yolun ihtimalleri peşlerini bırakmıyor.
Önümüzdeki yıllarda adından çokça söz ettireceği belli olan Brit Bennett, Anneler’de, sadece annelikle tanımlanamayacak kadınları, gençliğin hararetini ve yetişkinliğin sallantılarını, okurken birilerinin en mahrem anlarına tanıklık ediyormuşsunuz gibi hissedeceğiniz bir dille anlatıyor.
“Ah be kızım, biraz da olsa aşkı tattık biz de. Ağzında açlığını bir süre bastırmaya yetecek kadar tatlılık bırakan, boş bir kavanozun dibindeki o azıcık balı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40249094-eab8-4b65-8522-7d4733beff41.jpg</image:loc>
            <image:title>Northanger Manastırı</image:title>
            <image:caption>Austen’ın, Northanger Manastırı eseri, yaşadığı dönemin ‘yapmacık’ romanları diye gördüğü şeye karşı muzip bir cevabıydı: Mükemmel erkek, kadın kahramanlar ve düşmanlar yerine hatalı, olay örgüsünün isteklerine göre değil, doğal hareket eden üç boyutlu karakterler yazmıştı.” –Jo Baker
Jane Austen’ın yirmili yaşlarında yazdığı ama ölümünden sonra, 1818’de İkna ile beraber yayımlanan ilk romanı Northanger Manastırı’nda gösterişsiz, güzel bir kız olan Catherine Morland, genç, yakışıklı vaiz Henry Tilney’ye âşık olur. Henry’nin babası, Catherine’i varlıklı biri sandığı için kızı Northanger Manastırı’na çağırır. Birçok Gotik roman okumuş olan, hayal gücü geniş Catherine, manastıra geldiğinde burayı kâbuslardan çıkma bir yer gibi görür, yanlış anlaşılmalar biriktikçe her şey içinden daha da çıkılmaz bir hal alır.
Saatlerin seri üretimiyle beraber kullanımının da arttığı, bu nedenle de zaman algısının değiştiği, dakikliğin daha da önem kazandığı bir dönemi yansıtması ve on dokuzuncu yüzyıl İngiliz orta sınıfının iyi bir tasvirini yapmasıyla da dikkat çeken Northanger Manastırı, Jane Austen’dan ahlaka, insan doğasına dair hem renkli bir komedi hem de iğneleyici bir eleştiri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c82c9503-1bd3-447a-ab77-497f9e2d917a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottomania</image:title>
            <image:caption>Zehirli sular, yıkık binalar ve kirli havayla puslanmış bir gelecekte hayatta kalmak için vahşi bir mücadele başlar. Kırılganlığın bedelinin ölüm olduğu bu tehlikeli dünyada, organları için depolanmış çocukların müşterek bir hayali vardır, özgürce yaşamak. Ottomania, dünyanın en kötü zamanında doğmuş, ölüme ve acıya terk edilmiş çocukların umutla başladıkları bir başkaldırı hikâyesi.
Anadolu kültürü ve fütüristik teknolojinin harmanlandığı Ottomania, bir bilimkurgu alt türü olan Ottopunk’ın ilk örneği. Ağır makineli silahlar kuşanmış fesli adamların, şalvarlı robotların, şehirlere ceset yağdıran zeplinlerin, insan eti bağımlısı Wendigolar’ın, peçeli katil tarikatı Kuddurlar’ın ve kendinden olmayan herkese karşı tehlike arz eden onlarca grubun arasında hayatta kalmak için cesaret ve güç yeterli olmayacaktır.
“Kararmış, dev bir hayvan fosiline benzeyen paslı merdiven basamaklarından yukarı çıkıldıkça, geçmişte Asya ve Avrupa kıtasını birbirine bağlayan Boğaziçi Köprüsü’nün iskeleti görünüyordu. Amir, bir zamanlar dünyada güzel bir hayatın var olduğunun kanıtı olarak görürdü bu köprü enkazını. Geceleri sandallara yüklenen cesetler ateşe verilerek denizin akıntısına bırakılırdı sevenleri tarafından. Asitli denizin içinde bedenleri eriyen ruhların hiçbir hayvan veya insan tarafından didiklenmeyeceği için huzura ereceklerine inanılırdı. Karanlık denizin içinde alev almış yıldızlara benzeyen bu ateşler, kızıl yakamozlar gibi Marmara Denizi’nin durgun sularında dalgalanır, uzun birer çizgiye dönüşerek yansırlardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d0a664-70a7-479f-a7a0-781de7a8302f.jpg</image:loc>
            <image:title>Lodosla Gelen</image:title>
            <image:caption>Karanlığın kaç dil bildiğini öğrenmeye, kedilere ve delilere yetmiyor aklımız. Bir şarkı tırnaklarını tam da sağalır diye umduğumuz o yaraya geçiriyor. Bu sefer kar bizi kürüyor, şehvet etimizle çoğalıyor, babalar ölmeyi herkesten daha iyi biliyor. Yeniden başlamak istiyoruz karanlığa, sonra kedilere ve delilere. Bir şarkı daha söylesek diyoruz, bir mevsim daha geçse. Olmuyor. Ölüm, dayamış ağzını sol mememize, sütten kesilmemizi bekliyor.
Jale Sancak, Lodosla Gelen&apos;deki öykülerle hep oralarda olsalar da artık görmeye gücümüzün yetmediklerini anlatıyor bize. Kızmadan, bağırmadan, parmak sallamadan yapıyor bunu üstelik. Zengin ve bereketli bir üslupla söylüyor her şeyi.
&quot;Mor yelkovanın ardından giden kadının hikâyesini hatırladı birden, içi sızladı, hanidir yüreğine uğramayan bir duyguyla sarsılarak dokundu dalgaların getirip bıraktığı kıpırtısız, yaralı bedene. Kadın gözlerini araladı, kâbustan sıyrıldı, üzerine eğilen Hatice’ye şaşkınlıkla baktı. Lodostan kalan koku, klarnetin kıvrak gezinişi, rüzgârın oralara dek taşıdığı bir vapur düdüğü, martı sesleri aktı aralarından, yaşanacak nice ânın sözleri... Kanca Cemil asılı kaldığı boşlukta, kadını kucaklamaya çalışan kızına kıvançla gülümsedi. Besbelli sağaltacaktı Hatice onu. Lodosun hediyesini sarıp sarmalayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e3fcc3-a38c-41ad-9f39-acb2ff1ca7e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynada Yürüyen Sesler</image:title>
            <image:caption>niçin unuttuğumu hatırlamam zor burada
zaman aradan çekilirse susarım, dilimde süt dövmesi
suyun kırdığı beyaz, bir vadiye şimdi diye açılan ağız
orada dursun
bir uzun yürüyüşten dönerim,
burada, yenilmedi üzerinizdeki serinlik, der biri
sesin kilitleri açtığı akşam
dursun orada
biraz daha şimdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b2ffc87-00b6-402b-96f9-f22347ca180f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressam Kedi Pablo ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Çok sevilen çocuk kitapları yazarı Zeynep Alpaslan’dan, başkarakterlerini birbirinden sevimli kedilerin oluşturduğu, nefis bir öykü kitabı…
İçinde bulunan sekiz öykünün her birinde farklı bir patili dostumuzla tanışacak, ressam kedi Pablo’nun, yazar kedi Kömür’ün, robot kedi Yuki’nin, çöp kedisi Misket’in ve diğerlerinin sımsıcak hikâyelerine ortak olacağız.
Burcu Güdücü’nün sevimli resimlerinin eşlik ettiği, kediler dünyasında geçen ve sevginin, dostluğun, hayal kurmanın, hayallerin peşinden koşmanın önemini hatırlatan her bir öykü, yüzünüzde umut dolu bir gülümseme bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ed6a27-1b9a-4276-ba3c-a39ef20fc280.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatında çok az kitap vardır, “yarım” kaldığı halde hem yazarının bütün eserlerini tamamlayıcı bir nitelikte olsun hem de onun göz ardı edilen “iyimser” yönünü ortaya koysun. 
Fransa ve Kuzey İtalya’ya yaptığı geziler dışında büyük gezilere çıkmayan Kafka, Amerika’yı hiç görmeden yazmıştır bu romanını… Güncesinde adını “Yitik” olarak andığı Amerika, onun sade ve insancıllıkla dolu yönünü eksiksiz ortaya koyan bir roman. Kahramanı Karl Rosmann ile Amerika aynı zamanda insanın yaşadığı toplumdaki yabancılık ve yalnızlığına dair tamamlayıcı bağıntıyla Dava ve Şato ile bir “trilogya”yı vücuda getiriyor... 
“Karl Rosmann on altı yaşındaydı. Yoksul bir ailenin çocuğuydu. Hizmetçi kızın biri Karl’ı baştan çıkarmış, ondan bir de çocuk edinmişti. Bu yüzden Karl’ı Amerika’ya yolladılar. Gemi hızını kesip New York limanına girerken, Karl saatlerdir seyrettiği özgürlük tanrıçası heykelinin birden daha çok parlamaya başlayan güneş ışığı içinde kaldığını gördü. Esen rüzgârların ortasında dimdik duran heykel, kılıç tutan elini sanki o anda havaya kaldırıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/480c1bc8-f9c2-4af4-b870-7799168d18e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dubrosvki</image:title>
            <image:caption>Aleksandr Puşkin, Rus edebiyatının kurucularından. 1837 yılında bir düelloyla gelen vakitsiz ölüm nedeniyle yapıtları yarıda kaldı: Haksızlık karşısında isyan eden ama aşk karşısında boyun eğen romantik kahramanıyla Dubrovski, son döneminde yazdığı ve ancak ölümünden sonra basılan yapıtlarından biri. 
“Çetenin lideri zekâsı, cesareti ve soyluluğuyla ün yaptı. Onunla ilgili mucizeler anlatılıyordu; Dubrovski adı bütün dillerdeydi, herkes cesur canilere öncülük edenin ondan başkası olamayacağına inanıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43e80e36-219b-4a9e-b843-d59eb3aee8cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansızlar Sirki</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Neva’nın hayatı, okuldan kursa, kurstan bir başka kursa soluksuz geçmektedir. İşlerin çığrından çıktığı bir gün, ailesi taşınmaya karar verir. Sahil kasabasında sakin bir hayat sürecekledir artık. Ama işler planladıkları gibi gitmez. Kasabanın gizemli sakini, emekli sihirbaz Jerfi Adasal’ın Neva’nın arkadaşı Olgun’a hediye ettiği tek tekerlekli bisiklet, iki arkadaşı hiç beklemedikleri bir yere götürecektir: Zamansızlar Sirki! 
Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen yazarı Hanzade Servi, okurlarını zaman kavramının olmadığı bir maceraya davet ediyor. Büyük kent yaşamının dur durak bilmeyen hızını bir çocuğun gözünden aktaran yazar, zamanı büküp geçmişin kapılarını aralıyor. Kendini bir anda akrobasi sirkinde bulan okurlar, soluksuz bir serüvene çekiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee7a1ea-456e-490d-b5e2-037f6f2b755c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda’sı feminist eleştirinin klasikleşmiş eserlerinden biri. Woolf, kadınların tarih boyunca karşılaştıkları dezavantajların bir bir altını çiziyor. Edebiyatın ve tarihin kadınları marjinalleştiren bir erkek yapısı olduğunu söylerken, yıllarca süregelmiş bir kabulü, kadınların daha aşağı varlıklar ve daha aşağı yazarlar oldukları kabulünü reddediyor. Jane Austen’dan George Eliot’a, Brontë kardeşlerden Shakespeare’in kurmaca kız kardeşine kadar geniş bir yelpazede “Kadın ve Kurgu Edebiyatı”nı farklı başlıklarda ele alıyor. O unutulmaz, “Bir kadın kurgu edebiyatı yazacaksa paraya ve kendine ait bir odaya sahip olmalıdır,” sözüyle de kendi adına düşünebilme ve yazabilme özgürlüğünün önemini belirtiyor. 
“Kadınlar yüzyıllardır, karşısındaki adamın yansımasını iki misli büyük gösteren, büyülü ve hoş bir ayna vazifesi görmüştür. (…) Kadın gerçeği söylemeye başlarsa, aynadaki adam küçülür; hayata uygunluğu azalır. Kahvaltıda, akşam yemeğinde kendini olduğundan en az iki misli büyük görmezse, hüküm vermeyi, yerlileri uygarlaştırmayı, kanun yapmayı, kitap yazmayı, şölenlerde şık kıyafetler içinde nutuk çekmeyi nasıl sürdürebilir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bbc5833-8c14-43ca-b0a7-5c23ff5910c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurebahane-i Laklakan</image:title>
            <image:caption>Gurebâhâne-i Laklakan, Ahmet Hâşim’in şairliğinin yanında neden her fırsatta nasirliğinin de methedildiğini ispatlayan deneme kitaplarından. Üstelik her biri yine onun şiirleriyle aynı karatta ve aynı lezzette. Sinemadan mimariye, Yakup Kadri’den Krippel’e, edebiyattan tabiata, kadın-erkek güzelliklerinden çağın moda anlayışlarına… Hâşim’in kaleminden asla eskimeyen yazılar toplamı.
“‘Haffaflar Çarşısı’ndaki leyleklerin bir iki tanesini buraya aldım. Ben de artık bir ihtiyar kuşlardan farklı mıyım? Bu köşe onlar ve benim için bir gurebâhânedir. Son günlerimizi burada birlikte yaşayıp bitireceğiz. Onun için pavyona, “Gurebâhâne-i Laklakan” ismini verdim.’
Filhakika kanatları kırık bir leylek, beyaz elbiseler giyinmiş bir hasta gibi uzakta, ağaçların arasında melul melul dolaşıyor ve ikide bir, dallar ve yapraklar arasında görünen mai ve serbest sema parçalarına kırmızı, yuvarlak gözleriyle durup bakıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d8fe3f6-794e-4654-b5ae-eb2a63cd5d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Soyut Nakış Nedir ?</image:title>
            <image:caption>Meşhur Sîmurg’un öyküsünün anlatıldığı Mantıku’t-tayr başta olmak üzere Esrarname, Hüsrevname, Tezkiretü’l-evliya gibi eserlere imza atan Ferîdüddin Attâr’ın, bir Moğol askeri tarafından öldürülmeden, bizzat topladığı ve rubailerden oluşan son eseridir Muhtarname.
İran şiirinin kurucu adlarından Rudeki’nin ilk örneklerini verdiği rubailere, tasavvufi ve felsefi bir anlayışla yeni soluk kazandırır Attâr. Bu Soyut Nakış Nedir? onun birbirinden derinlikli rubailerinden 100 şiirlik bir seçki. Cavit Mukaddes’in derleyip çevirdiği rubaileri, Farsça orijinalleriyle birlikte çift dilli olarak okuyacaksınız…
“Sordunuz, bu soyut nakış nedir?
Anlatabilsem eğer, işin hakikati uzun bir öyküdür
Bir nakış ki engin bir denizde oluştu
Sonra, tekrar aynı denizin derinliğine gömüldü”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70714a15-0444-4fa5-97f6-8327cabe8a8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak Abla</image:title>
            <image:caption>Renkli giysileri ve arkasında sürüklediği tahta arabasıyla bir sabah çıkagelen ve ormanda bir karavana yerleşen Toprak Abla, kasaba çocuklarının hayatını değiştirir. Yağmurun sevincini, bitkilerin dilini, gecenin ninnisini öğretir onlara. Ama Toprak Abla&apos;nın gelişi birilerini huzursuz etmiştir. Çocuklar birer usta dedektif gibi bu düşmanlığın altında yatan nedeni bulmaya çalışır. Bu sırrı çözerken öğrendikleri çok önemli bir şey daha vardır: Ormanı, suyu, iyiliği ve en yalın haliyle yaşamı savunmak. 
Kumpanya Nula, Rüya Tamirhanesi ve Karpuz Mevsimi adlı kitaplarıyla tanıdığımız Kadriye Bakşi’nin yeni romanı, Nejla Gür’ün çizimleriyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed278764-62b3-4061-9bf0-c516476c6ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Nur-i Cemal</image:title>
            <image:caption>“Daha önceleri sosyal yaşamda fazlaca hissedilmeyen sıkıyönetim, mengenelerini yavaş yavaş sıkıştırıyordu. Aynı günlerde ev baskınları artmıştı. Herkes gibi Cemal de evdeki dergi ve yayınları yaktı. Ama kitapları yakmak istemedi, bahçenin en atıl yerinde bir çukur kazdı. Kitapları birkaç kat naylona sardı. Çukura koyacağı sırada, kitaplar ona bir bebek gibi masum göründü. Yetişkinleri yetiştiren o bebekleri canlı canlı gömmek istemediyse de zorunlu olarak; eğilip ilk kitap destesini çukura yerleştirdi. O an beyni ve ruhu boşaldı sanki. Sırasıyla diğer desteleri de canlı bebeklermiş gibi, canı yana yana üst üste dizdi. Son destede, George Orwell’in 1984 adlı kurgu romanını görmesi ilginç bir tesadüf oldu. Orwell’in kelimelerini toprağa karıştırıp kitapların üstünü örttü. Kitaplar karanlığa gömülürken, gökyüzünün karardığını hissetti.” 
 
  Recep Kadak, ikinci romanı olan Nur-î Cemal’de, bizleri 1970’lerin Türkiye’sinden günümüzün Türkiyesi’ne taşıyor. Batman’dan İzmir’e, Diyarbakır’dan Antalya’ya süren bir yaşamın ardında bıraktığı kırık anıları takip ederken; ideolojilerin toplumda yarattığı yarılmanın nedenlerini büyük bir ustalıkla işliyor. 
 
  Herkes özgürleşebilir mi? Ya da neden herkes özgürleşme fikrinin peşinden koşmaz? Nur-î Cemal, bu soruların cevaplarını arayan, insanın özgürleşme çabasının ve bu çabayı “devlet gözü”nün nasıl gördüğünün romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34570b8f-2093-49db-919e-b253437c899c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üvercinka</image:title>
            <image:caption>Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek

İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar

Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar

Zaten bizi her gün sabahtan akşama kurşuna diziyorlar

Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Üvercinka, Türkiye’de modern şiirin ifadesine yeni bir soluk getirecek olan genç bir şairin 1958 tarihli ilk kitabı; İkinci Yeni’nin kırılma noktalarından biri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24f478c6-04eb-47e0-8148-f94b0d2bd21e.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtizar</image:title>
            <image:caption>Zaten hayatın zevkinde, eleminde o başka ne bulmuştu ve ne bulacaktı? Eziyet, daima eziyet, sonsuza kadar eziyet değil mi? Herkeste böyle miydi, diye merak etti, hayır, mesela şu geçenlerin hepsi onun fikrinde yer etmiş bu şeylere kim bilir ne kadar yabancıydılar!

“19. yüzyılın sonunda yazılan bu hikâyelere erkeklerin kadınlar hakkındaki düşünceleri, aşka dair söylemleri ve hayatta kadınlar ile erkeklerin oynadıkları rolün etkisi gibi temalar girer. Mehmet Rauf edebiyatının genel özelliklerini oluşturan bu unsurlar yazarın üslubunu da etkilemiş, aşk, kadın ve bunlarla birlikte düşüncelere dalan erkeğin iç muhasebeleri tabiatı da içine katan benzetmelerle süslenmiştir.”
Seval Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f24ed2-185d-4aba-ab56-f13b3a17495f.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçebe</image:title>
            <image:caption>Tek şövalye bırakıp kendinden üstün

Yazıldı yalnızlığın yuvarlak masasına

Mızrağını geçirdi içinden bir flütün
1965 tarihli kitabı Göçebe’de Cemal Süreya eski uygarlıklardan Ortaçağ’a ve modern çağlara uzanıyor, günlük hayatla şiirin zamansız âlemi arasında dolaşıyo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737632ef-f3fb-40c3-a2b6-a6da7ab67bbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Başa Gelen</image:title>
            <image:caption>Büyük bir şehirde küçük bir yayınevi işleten Reither işini tasfiye etmiş, Alpler’in eteğinde pastoral bir vadiye yerleşmiştir. Bir akşam kapısı çalınır; beklenmedik bir konuk onu bir yolculuğa çıkarmaya gelmiştir. Çünkü aşk ötelenemeyen, acil bir duygudur ve ânı yakalamayı arzular.

Ama sonra hayat bambaşka bir yöne savrulur. Başa Gelen, kaçınılamayan şeyler üzerinde son sürat ilerleyen bir yol romanı. Geçerken karşılaştıklarımızı, yol boyu öğrendiklerimizi geçmişin yüklerini sırtlanmadan kucaklayıp kucaklamayacağımıza dair giderek buruklaşan bir tecrübe; mideye sessiz sedasız oturan bir yumruk, hayatın bir darbesi. Aslında: Kalp kırıklığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea667394-4144-4172-a38b-7bcf25f5bb78.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşıkane</image:title>
            <image:caption>Ah, ne oldu, şimdi bu emeller neredeydi? Bütün bu emellerin yerine yalnız çirkin bir hayat hakikati, bütün renksizliğiyle, bütün manasızlığıyla yerleşmişti. Lakin bu gençlik, bütün bu emellere bu kadar süs bahşeden bu sihirli gençlik ne olmuştu? O zaman boynunu bükerek bütün bu parlak hülyaları, bütün muhteşem emelleri doğuran gençliğin sırf bir yalandan ibaret olduğunu tasdik ediyordu: Serap, serap...

Mehmet Rauf’un ikinci öykü kitabı olan ve ilk olarak 1909’da yayımlanan Âşıkane, “Summer Palace’ta Bir Dans Yarışması”, “Serap” ve “Garam-ı Şebab” adlı üç öyküden oluşuyor. Yazarın diğer metinlerinde de sıkça görülen flört, aşk, evlilik gibi konuların işlendiği bu öykülerde, Mehmet Rauf’un gözlem ve tahlil konusunda ne kadar usta bir yazar olduğu bir kez daha görülüyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7131c75d-61ec-4469-a357-23f330c6ec99.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Bitigi</image:title>
            <image:caption>Merdivenlerin oraya koşuyorum,

Beklemek gövde kazanması zamanın;

Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,

Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Sıcak Nal’dan bir gün sonra yayımlanan Güz Bitigi, o kitabın melankolik güz havasını kışa tamamlar. Düzyazıdan şiire, beyite ve şarkıya birçok ifadeyi birleştiren Güz Bitigi aslında tek bir şiirdir, Cemal Süreya’nın son ve evrensel şarkısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f96c6e2-35ca-40a4-9fa9-32ae9cc0e2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak Nal</image:title>
            <image:caption>Ağzı ağzına dolu telefonlardan

Gözleri bozuk paralardan

Saplantılı duvar saatlerinden

İçkilerin giderek küçülmesinden

Belli, iyi şeyler olmayacak.

Bu kitaptaki şiirler Cemal Süreya’nın güz mevsimine ait. Erken kaybettiği dostları Edip Cansever ve Turgut Uyar’dan söz eden, türbeleri dolaşan ve “Yaşadım, Tanrım,” diye hayatının muhasebesini yapan şairin Sıcak Nal’daki tüm dizelerinde aynı melankolik hava esiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b766154-ed52-4f2b-aed9-41b01977935d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Öp Sonra Doğur Beni</image:title>
            <image:caption>Bir kilise tadı taşıyor Dolmabahçe camiinin pencereleri

Uzaktan bakmak şartıyla ve aydınlık oluşunu saymazsak;

Ve denizin gişesinde oturan kısa boylu saat kulesi

Yakasının içine kaydırmış hafifçe basınç-ölçerini
Beni Öp Sonra Doğur Beni, kanla yıkanmış kelimelerden sevda sözlerine, kimsenin dokunamayacağı suçsuz coğrafyalardan bir çay bahçesinden manzaralara Cemal Süreya’nın geniş dünyasını ustaca resmettiği bir panorama.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58b12a93-66c0-494a-8fcf-f150d92c0501.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembellik Hakkı</image:title>
            <image:caption>Paul Lafargue, damadı olduğu Marx’tan ve Proudhon’dan çokça etkilenmiş bir Marksist. Onu bugün de hatırlanmaya değer kılan Tembellik Hakkı ise zamana meydan okuyan bir manifesto. Kapitalizmin vahşi çalışma koşullarına olduğu kadar, çalışmayı yücelten Marksist klişelere de erkenden savaş açıyor. Bir aylaklık övgüsünden ziyade, egemen liberal amentünün beyinleri istilasına karşı bir uyarı sayılan bu kısa ve özlü metin, 21. yüzyılda da güncelliğini korumayı sürdürüyor. “Kapitalist uygarlığın hüküm sürdüğü ulusların işçi sınıflarına tuhaf bir delilik musallat olmuş. Bu delilik, zavallı insanlığa yüzyıllardır işkence eden bireysel ve toplumsal sefaletleri de beraberinde getiriyor. Bu delilik çalışma aşkıdır; bireyin ve soyunun yaşam enerjilerini tüketinceye dek sürdürülen, ölmeye yüz tutmuş çalışma tutkusudur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e8d4f8-035b-4bb9-8a29-c95828971d63.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yaz Gecesi Hülyası</image:title>
            <image:caption>Atina Dükü Tezeus ile Amazon Kraliçesi Hipolita’nın iple çektikleri düğünlerine sayılı günler kala dükün huzuruna çıkan bir baba, sözünü dinlemeyerek kadim yasayı çiğneyen kızı Hermia’yı şikâyet eder: Ona uygun gördüğü adamla evlenmeye razı değildir kızı. Bir başkasına âşıktır, ancak bu karşılıklı aşkla iç içe geçen iki karşılıksız aşk daha vardır. Bu sırada, zanaatkâr takımından bir esnaf kumpanyası, düğün için erkânın seyrine şayan bir oyuna hazırlanırken, ormanda Periler Kralı ile Kraliçesi arasında patlak veren kavga ve hedefi şaşıran bir büyü, tozu dumana katar. Shakespeare’in tüm dünyada en çok sahnelenen komedi oyunu, yalnızca okunur değil, aynı zamanda sahnede söylenebilir olmasını da gözeten yeni ve keyifli bir yorumla tekrar Türkçede. “Âşıklarla delilerin hiç durmaz kaynar zihinleri, İnsanı saran fantezileri seni öyle bir yakalar ki Soğukkanlı akıl kavrayamaz o işleri. Biri deli, öteki âşık, sonuncusu şair, Üçü aynı kefede, hülyalara esir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7808133f-6fa4-44c7-b423-d96054e251a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgalar</image:title>
            <image:caption>Dalgalar, yaşamın ritmini doğanın döngüsü ve zamanın akışıyla uyum içinde yansıtan bir metafordur. Birlikte büyüyen, üç erkek üç kız altı çocuğun, gençliğe ve sonra yaşlılığa uzanan bir çizgide izlediğimiz yaşamlarını kendi iç sesleriyle anlatan Dalgalar deneysel bir roman, Virginia Woolf’un en özgün yapıtı, kendi deyişiyle bir “oyun-şiir”. “Ölü şair ne demişti, unutmuşsunuz. Ve ben sözleri size tercüme edemem ki bağlayıcı gücü sizi ip gibi sarsın, amaçsız olduğunuzu kafanıza iyice soksun; ve ritmin bayağı ve değersiz olduğunu göstersin; işte bu yüzden, amaçsızlığınızın farkında olmadığınız sürece sizi istila eden, sizi gençken bile yaşlandıran o aşağılamayı yok edin. O şiiri kolayca okunacak şekilde tercüme etmek de benim çabam olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15a80aa6-bd29-43aa-9db0-a348880fbcfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Savaş Sanatı</image:title>
            <image:caption>Sun Bin ismi, asırlarca Çin’de bir efsane olarak kabul edildi. Hakkında bilinenler söylentilerden ibaret olsa da Mao Zedung bile yazılarında ona gönderme yapıyordu. “Savaştan Devletler” döneminin (M.Ö. 475-221) ortalarında yaşayan bu ünlü stratejistin, Savaş Sanatı isminde olağanüstü bir kitap yazdığı bilinse de söz konusu kitap kayıptı. 1972 yılının Nisan ayında Shandong bölgesindeki Yingue Dağı’nda yapılan arkeolojik kazılarda bulunan tabletler arasında Sun Bin’in Savaş Sanatı’nın da olduğu ortaya çıktı. Bin yıllık bilmece çözülmüş, efsanenin gerçek olduğu anlaşılmıştı. Uzmanlar, Sun Bin’in Sun Tzu’nun soyundan geldiğini ifade ediyorlar. Gerçekten de her iki strateji dehasının yazdıkları arasında benzerlikler olduğu kadar, farklar da bulunmaktadır. Belki de bu yüzden Sun Bin’i okumadan Sun Tzu’yu incelemenin bir eksiklik olduğuna inanılıyor. Söz konusu eksikliği gidermek için strateji alanındaki bu kadim Doğu klasiğini Türkiyeli okurların ilgisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ba69fe-9784-437c-8a25-66b00e11ee90.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Askı Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Yedi Askı Şiirleri (Muallakalar), İmruul-Kays, Tarafe, Antara, Zuheyr bin Ebi Sulma, Lebid, Amr bin Kulsûm ve el-Hâris bin Hillize’nin muallakalarından oluşan, İslam öncesi Arap şiirinin en iyi örneklerini içeren bir antoloji. Büyük şair ve düşünür Adonis, kitabın sunuş yazısında şöyle söylüyor: “Cahiliye şiiri olarak adlandırılan şey, bir medeniyet şiiridir. Medeniyetlerin şiirini, hangi dalgalar savurduysa bu şiiri de aynı dalgalar savurur. Bu yüzden Cahiliye şiiri, bazen rasyonel bazen romantiktir. Bazen gerçekçi bazen fantastiktir. Bazen hayatın gelenekleriyle uyumlu bazen aykırıdır. Bazen uysal bazen isyankârdır. Bazen çılgın bazen erdemlidir. Bazen mantıklı bazen de serkeş ve imgeseldir. Cahiliye şiiri, çoğulcu bir şiirdir. Bu nedenle Cahiliye şiirini okuma poetikası şiir tarihini, şiirsel değeri, kavramları, gelenek ve yenilik boyutlarını yeniden gözden geçirmeyi kaçınılmaz kılar.” Türkçe çevirisiyle birlikte Arapça kaynak metinlerin de karşılıklı verildiği Yedi Askı Şiirleri’ni, Mehmet Hakkı Suçin’in eşsiz çevirisiyle okuyacaksınız. “Dışarı çıktık birlikte yürüdük kumlarda İzlerimizi siliyordu abiyesinin nakışlı etekleri Kum tepeleri serpiştirilmiş bir düzlüğün içine daldık Geride bıraktık kabilenin meydanlarını” (İmruul-Kays)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cd2f603-417b-4f41-91ab-f1df64d8b208.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Berem Bizim Asker</image:title>
            <image:caption>Daha önce “MEHMETÇİK OLABİLMEK” ile 3 baskı ve toplamda 5000 adet satış grafiği yakalayan kitabından sonra (E) Tuğg. N. Erhan PATIR, yeni kitabı “MAVİ BEREM, BİZİM ASKER” ile kaldığı yerden anılarına ve tecrübe aktarımına devam ediyor. 
     Mavi bereli Jandarma Komandoların, cansiperane ve korkusuz yaşamlarından örnekler ve bizzat yaşanan ilginç olaylardan kesitler sunuyor. 
      Kitabını kendi cümleleriyle şu şekilde tanımlıyor; 
 
     “ … Besmele çekerek “Mavi Bere”sini başına taktı. Artık o andan itibaren Komando olarak görev yapacak Mehmetçik başka bir düşünce âlemine geçmişti. Günlük kaygılar, dünyalık hevesler silinmişti. O ve diğer silah arkadaşları,  Yüce Tanrı’nın rızasına kavuşmayı dileyerek yürüyeceklerdi… 
Onlar seçilmiş kişilerdi. Peşleri sıra gelecek Mehmetçiklere, “Öncü Olarak Yürüme Şerefi“ onlara verilmişti. Bu seçilmişliğin ve öncü olmanın nişanı olarak “Mavi Bere” ile donatılmışlardı. Kuşandığı zırh, miğfer, çelik yelek düşmanını korkusuz yapamazken, bir “Mavi Bere” onu hak edenleri korkusuz, kurt bakışlı ve aslanpençeli yapmıştı…” 
 
      Ve efsane “Mavi Berelilerin” yaşamından birçok can alıcı konu… 
        İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea3e8f51-929a-484e-a3bc-bc1cd005f4c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Locus Lot System : Guidelines For Archaelogical Excavations</image:title>
            <image:caption>This manual Presents the Locus-Lot System, a proven method for field archaeologists to organize their excavation activities, record 
what they have discovered, and keep tarck of finds after they leave the excavation area. The text is based on guidelines for excavators prepared by 
Marie-Henriette Gates and Mary Voigt for their excavations at Kinet Höyük and Gordion, in Turkey. 
 
 
Bu el kitabı, sahada çalışan arkeologların kazı faaliyetlerini organize etmesi, keşfettiklerini kaydetmesi ve kazı alanından ayrıldıktan sonra 
buluntuların takibini yapabilmesi için kanıtlanmış bir yöntem olan Lokus-Lot sistemini sunmaktadır. Kitabın temelini, Gordion için Mary Voigt 
ve Kinet Höyük için Marie-Henriette Gates&apos;in hazırladığı arazi kılavızları oluştuırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60ca5542-b9c4-4ec3-ac1e-8bb8d104ec32.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19: Bir Virüsten Ötesi</image:title>
            <image:caption>Düşünce dünyamızın nitelikli kalemleri arasında çoktandır hak ettiği yeri alan Hüseyin Vodinalı bu kez karşımıza bir kitapla çıkıyor.
Covid-19: Bir Virüsten Ötesi isimli bu kitapla Vodinalı, dünya tarihinde bir dönüm noktası olan Covid-19 pandemisine farklı bir pencereden bakmanın seçeneklerini okuyucuya sunuyor. Jeopolitik çekişmelerin biyolojik alandaki hesaplaşmalarından finans kapitalin para hırsının sağlık sektöründeki yansımalarına; Birleşmiş Milletler teşkilatlarına uzanan sivil toplum örgütlerinin örümcek ağlarından devlet dışı kurumlar arasındaki gizli ilişkilere kadar pek çok alanda kaynaklara dayalı bilgiyi göz önüne seriyor. Türkiye’de, bir salgının jeopolitik perspektifte incelendiği nadir kitaplardan birisini düşünce dünyamıza kazandırdığı için Sayın Hüseyin Vodinalı’yı kutluyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d21024c-57ff-469e-9c61-3590a7de3c06.jpg</image:loc>
            <image:title>I Harfinin Durumu</image:title>
            <image:caption>“Seni görünce ayın aldığı yeni hal beni irkitemez çünkü yalnızlığımla kavlanmış acı dolu bir güzelliği var yaşamanın kâğıt kesiği gibi bir duygudan sonra gelen gidişine tarih düşüren bazı kadınlar tozunu aldıkça öksürten anılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222a86ec-2187-4b45-8da0-284fddbb7438.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin : İlk İki Yaşın Sihri</image:title>
            <image:caption>”Biz bildiğim en muhteşem kelime. Bir aile olmak biz olmak demek.”
Hayatın ilk yılları sevgiyi büyütmek içindir. Diğer her şey bundan sonra gelir. O sizin çocuğunuz. Sizin mucizeniz.
Şimdi kollarınızın arasındaki bu varlık bir gün kendi ayakları üzerinde yürüyecek... O güne kadar birlikte bir ritim yakalamalı, beraber olmaktan mutlu olacağınız bir aile yaratmalı, çocuğunuzun kabul gördüğü ve ihtiyaç duyduğu her an dönebileceğini bildiği bir alan inşa etmelisiniz: Bir yuva. 
Ünlü psikolog ve aile terapisti Hedvig Montgomery, 23 dilde yayımlanıp büyük beğeni toplayan Anne Baba Sihri serisinin ikinci kitabında bebeklik dönemine, o büyülü ve fırtınalı 24 aya odaklanıyor. Bebeği nasıl uyutacağımız, ağladığında nasıl sakinleştireceğimiz, emzirme, dil becerisi, bakıcılı hayat gibi anne babanın karşılaşması muhtemel gündelik sorunlar ve önemli eşikler için anlaşılır ve somut çözümler öneren Montgomery, aynı zamanda çocuğumuzla aramızdaki o eşsiz bağı nasıl kuracağımızı, duyguların ve sevginin kökenine inmenin inceliklerini, geçmişimize dair unuttuğumuz her şeyi çocuğumuzla birlikte hatırlamayı, hayat boyu ona eşlik edecek güven duygusunu kazandırmanın yollarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa6d7a7-03df-491e-ae8c-5fde6a1b12e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Balık Bubbalo ve Yedinci Kıta Macerası</image:title>
            <image:caption>Çocukların karakter gelişiminin % 80&apos;inin tamamlandığı 0-8 yaş arası &quot;erken çocukluk dönemi&quot; olarak bilinir. Akademik ve sosyal hayattaki başarı için önemli olan dil becerilerinin temelinin atıldığı bu dönemde sosyal ve ahlaki değerler de yerleşmeye başlar. Gelişimin oldukça hızlı olduğu bu dönemde çocuklara sunulacak her türlü eğitim kritik öneme sahiptir. Sabırsızlık, tüketim, rekabet, şiddet ve bencilliğin yoğunlaştığı günümüzde hoşgörü, saygı, sevgi, sorumluluk, dürüstlük, fedakârlık, sabır, sadelik, özgüven, yardımlaşma gibi temel değerlerin bu dönemde verilmesi kişiliğin oluşmasına önemli katkı sağlar. 
Çocuklar iyi-kötü, doğru-yanlış gibi davranış şekillerini hikâye kitaplarından öğrenebilir. Hikâyeler farklı yaşam deneyimleri ile örnek alabilecekleri çeşitli karakterler sunarak empati, sorun çözme, hayal kurma, yaratıcılık yeteneklerini geliştirir ve daha donanımlı bireyler yetişmesini sağlar. Çocuklara kendi kültürlerini tanıtırken farklı kültürleri kıyaslama imkânı da vererek çoklu bakış açısının gelişmesine ve bu sayede farklılıklara saygılı, anlayışlı bireyler olarak büyümesine katkıda bulunur. 
Karakter ve değerler eğitimi uzmanı Songül Üngüt Taşkın’ın yazdığı bu hikâyeyi tüm ebeveynlerimize tavsiye ederim. Dr. Öğretim Üyesi Uzman Klinik Psikolog Burak UĞUZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3483d4d5-ed88-4982-8d00-66cb216fc14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Bütün çocuklar büyür; biri dışında.”

Darling ailesinin çocukları Wendy, Michael ve John, geceleri ziyaret ettikleri hayal âleminde Peter Pan’le tanışır. Ele avuca sığmayan bu tuhaf çocuk, Wendy ve kardeşlerine uçmayı öğretecek, onları yaşadığı Yokülke’ye, hayatlarının en unutulmaz maceralarına götürecektir.
Çocukluğun sihirli ülkesinde, korsanlar, periler ve Peter’ın dostları Kayıp Çocuklar arasında geçen, hayal gücüne, masumiyete ve büyümeye dair hiç eskimeyecek bir hikâye Peter Pan.

J. M. Barrie’nin klasik romanı yüz yılı aşkın zamandır her yaştan okuru büyülemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1ab2f2-e0da-4d03-923f-79310229f486.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamamname</image:title>
            <image:caption>Böyle bir kitap yazma düşüncesi, daha ben Ankara’da yaşarken seksenlerde ortaya çıkmıştı. 1995 yılında 40. yaşım için hazırladığım Murathan ‘95 kitabımda yer alan “Ufuk Ayarı” bölümündeki “Ölmeden Önce” başlıklı yazımda okurlarımı bu tasarımdan şöyle haberdar etmiştim: “‘Hamamname’ diye bir kitap yıllardır dönüp duruyor kafamın içinde. Bir gizli tarih romanı. Birkaç, yüzyıl önce bir İstanbul hamamına yerleştikten sonra, çeşitli hamamları gezerek günümüze kadar gelmiş, bir hamam cininin ağzından, İstanbul’un son birkaç, yüzyılını, yalnızca hamamdan görünen yanlarıyla dinlemeyi ve dinletmeyi amaçlıyorum. İstanbul’un hamamlar tarihiyle, gündelik hayat ve bireysel hayatlar arasındaki büyük dolambaçlar, yeraltı tarihleri, külhanlar, su sarnıçları... Osmanlı sanatları ile çağdaş, anlatı teknikleri arasında yeni bir dil arayışı amaçlıyorum.”
Oysa Hamamname’yle ilgili ilk notlar bu bilgilendirmeden çok sonra 26 Haziran 2009 yılından başlayarak kâğıda dökülmeye başlamıştı. Sonrası gene yıllar.
Hamamname, ilk şiir kitabım Osmanlıya dair Hikâyat’tan sonra, Osmanlı malzemesine bu çapta bir yoğunlukla ilk geri dönüşüm sayılabilir.
Bu kitabın harcında başta Reşad Ekrem Koçu olmak üzere, Ebüzziya Tevfik, Ahmet Refik, Enderunlu Vâsıf, Ahmet Rasim, Sermet Muhtar Alus, Semavi Eyice, Hamamcılar kethüdası Derviş Ismail, Enderunlu Fâzıl Bey gibi nice yazarın bıraktığı mirasın hakkı vardır. O mirasın nefesiyle yazılmıştır. 
— Murathan Mungan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1516e70-9089-4977-9c00-694b302b81b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsaymun</image:title>
            <image:caption>Mutlaka gerçekleştirilecek...

İnsanın “ins”i, maymunun “aymun”u.
Yani insaymun...
İnsandan ve maymundan farklı şekilde, gelecekte ortaya çıkması muhtemel melez türe verilecek olan isim bu.
Dişi maymun ile erkek insan ya da erkek maymun ile dişi insanın, yani insanla maymunun tohum ve yumurtalarının yapay yoldan birleştirilmesiyle yeni bir tür, farklı bir canlı cinsi elde edilebilir mi?
At ile eşek arasındaki çiftleşmeden yeni bir tür yetişebiliyorsa, bu da mümkündür elbette.
Bazı bilim insanlarının bu kuramı baz alarak insanlarla orangutanların karışmasından sarı ırkın, insanlarla gorillerin birleşmesinden zencilerin, insanlarla şempanzelerin çiftleşmelerinden beyaz ırkın, gibonlardan da brakisefal ırkların (argoda kısa kafalı) meydana gelebileceğini düşündüklerini, dahası ve en korkuncu, malum dönemlerde bu sonuncu gruba sadece Yahudileri koyduklarını duymuş muydunuz hiç?
Ah şu ırkçı bilim insanları!
Unutmuşlar herhalde genelde brakisefal kafatası yapılı Türkleri...
İnsaymun, artık fantezi bir kurgu değil, bilimsel bir hedeftir.
Ve çok yakın bir tarihte mutlaka gerçekleştirilecektir, henüz gerçekleştirilmediyse eğer...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/461b3873-c0a1-4bce-aebd-67c14d34ffe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Avda Trajedi</image:title>
            <image:caption>Anton Çehov’un henüz 24 yaşındayken yazmaya başlayıp “Antoşa Çehonte” takma adıyla yayımladığı Avda Trajedi yazarın tek romanıdır. On dokuzuncu yüzyılda Rusya taşrasında işlenen bir cinayetin iki anlatıcının ağzından aktarıldığı roman, polisiye türünün yenilikçi bir örneğidir. Eleştirmenler tarafından olgun Çehov’u öne çıkaran dikkat çekici bir çalışma olarak değerlendirilmiştir. Farklı sosyal sınıflardan insanların –kontların, soyluların, köylülerin, Çingenelerin ve umutsuz burjuvaların– sahne aldığı roman birçok dile çevrilmiş, sinemaya, tiyatroya ve baleye uyarlanmıştır. 

Türkiye’de ilk kez 1943’te, Adnan Tahir Tan’ın çevirisiyle Kırmızı Entarili Kız adıyla yayımlanmış romanı Kayhan Yükseler Rusçadan Türkçeye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d438e08-aa2e-4e7b-95da-1b40862f1167.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Kurumlarında Maliyet Yönetimi ve Maliyetleme</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. İsmail Ağırbaş, 1966 Ovacık doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Ovacık Temel Eğitim Yatılı Bölge Okulunda tamamlayıp Ovacık Lisesini bitirmiştir. Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Yüksek Okulundan 1989 yılında mezun olmuş, Hacettepe Üniversitesinde Sağlık Yönetimi alanında yüksek lisans ve doktora yapmıştır. Yönetim ve Organizasyon alanında doçent olup halen Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Anabilim Dalında görev yapmaktadır. 
 
Sağlık Kurumlarında Finansal Yönetim ve Maliyet Analizi ile Hastane Yönetimi ve Organizasyon kitaplarının yazarı olup lisans ve lisansüstü düzeyde, Hastane Örgüt ve Yönetimi, Sağlık Ekonomisi, Sağlık Kurumlarında Finansal Yönetim ve Sağlık Kurumlarında Yönetim Muhasebesi derslerini vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f48360d-947f-40c7-af3a-47d7cc2242c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocamın Adı Ağzımın Tadı</image:title>
            <image:caption>“Biz onunla kimsesizliğimizi sırtlarımıza dişledik. Dört duvar arasında her şey olur. Utandırmayın beni. Aman!”

“Çok günlerimiz geçti beraber. Yedik, içtik, güldük, eğlendik, geldik, geçtik. Hayat ne tuhaf. Orda da yaşam akıyor. Burada da. Sen ordasın ben burada. Ama bize benzeyen kimse yok. Uzağında olmak, bir yumağa dolanmak. Dal serçesi. Artık günleri şöyle sayıyorum; sensiz öncesi, senli, senli ertesi, sensizlik öncesi, sensizlik öncesi ertesi, uzun sensizlik. 
Ve daha ötesi. Var mı ki?”

Esra Erdoğan’dan geniş bir duygu yelpazesine sahip, capcanlı bir ilk kitap. Kısa ve enerjik cümlelerle kurulmuş, incelikli ve derin öykülerin her bir cümlesi, hikâye kişisinin tuzla buz olmuş kalbinin bir parçası. Adeta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74c7c0ca-e019-4a7b-809e-c5bcbc32dbbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Hikayeyle Aramda Geçenleri Anlamıyordu</image:title>
            <image:caption>Nezihe Meriç’in ilk öyküleri de ilk söyleşisi de Seçilmiş Hikâyeler dergisinde çıktı. 1950’de “Bir Şey” adlı öyküsüyle başlayan yazınsal serüveni altmış yıl sürdü. Bu süre boyunca dergi ve gazetelerde yayımlanmış belirli söyleşileriyle arşivinde bulunan, tarihi, yeri, kişisi belirsiz söyleşileri elinizdeki kitapta bir araya geldi.

Seval Şahin’in yayına hazırladığı kitapta öykücülüğümüzün gelişiminde pay sahibi ustalardan Nezihe Meriç’in kitaplarının yazılış süreci, öykü anlayışı, anıları, kişisel dünyası, günlük uğraşıları, yazarlık tutumu, yazınsal sorunları konu ediliyor. Nezihe Meriç’i yakından tanımak, bir öykücünün mutfağına sokulup sohbetine katılmak için bulunmaz bir fırsat “Kimse Hikâyeyle Aramda Geçenleri Anlamıyordu”.

“Kolay mıdır bir beyaz kâğıda üç sözcüğü yan yana koymak! Bu işlemi sürdürmek! Her sözcüğün arkasında bir dünya vardır. Geçmişin, bugünün, yaşamakta olanın, insanın, toplumun devinimini, evrimini, devrimini, her bir şeyini içerirken, kolay mıdır yazı yazmak! Ateşle oynamaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9df16505-e569-4d73-baf1-b414e1cbde5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğru Nefesle Kaliteli Yaşam</image:title>
            <image:caption>• Doğru nefes alıp veremediğimizde çok daha
çabuk rahatsızlanırız.

• Organlara yeterli oksijen gitmediği için doğru beslenemeyiz.

• Nefesimiz tam ve doğru olmadığında gergin oluruz.

• Anı yaşamayı unutur, geçmişte kalır ve şimdiden kopuk yaşarız.

• Bu durumda ilişkilerimiz zayıflar, negatif duygu ve
 düşüncelerimiz yoğunlaşır. 
 
 
Yaşamın gücü aldığınız nefestedir.

Sadece nefesinizi kullanarak şifaya ulaşmanız mümkün.
Doğru solunum sayesinde bedeninizin yapısını güçlendirirken, yapacağınız işler için gerekli enerjiyi de toplayabilir, böylece daha kaliteli bir yaşama kavuşabilirsiniz.

Doğru Nefesle Kaliteli Yaşam ile nefes tekniklerinin basit ve etkili uygulamalarını öğreneceksiniz. Vücudunuzu harekete geçirerek daha sağlıklı bir zihne ve bedene kavuşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb191f76-3d85-4fd7-8265-23ad6a86c256.jpg</image:loc>
            <image:title>Lukov’dan Sevgiler</image:title>
            <image:caption>Eğer Jasmine Santos’tan geçtiğimiz birkaç yılını 
tek cümleyle özetlemesini isteseydiniz, cevabı kesinlikle hiçbir şeyin yolunda gitmediği olurdu. Kemiklerini defalarca kırmış ve tutulmamış sözlerin acısını pek çok kez yaşamıştı. Şimdi de buz pateni kariyerinin bitmek üzere olduğu gerçeğiyle yüzleşmesi gerekiyordu. 

Jasmine tam da hayallerinden vazgeçmek üzereyken reddedemeyeceği bir teklif almıştı. Hem de en büyük düşmanı Ivan Lukov’dan! Genç kadın son on yılını onu bir otobüsün altına itmenin hayalini kurarak geçirmişti. Şimdi ise insanın başına ancak kırk yılda bir gelecek bu teklif üzerine bildiği her şeyi gözden geçirmek zorundaydı. 
Jasmine’in hayatı değişmek üzereydi. Peki Ivan Lukov’a olan sarsılmaz nefreti bambaşka bir şeye dönüşebilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601fca39-c8cc-4b72-84b3-d203c0c0b809.jpg</image:loc>
            <image:title>Canlılar ve Yaşam - Merak Ediyorum da</image:title>
            <image:caption>Merak Ediyorum da Canlılar ve Yaşam
Ve yaşam döngüsüyle ilgili diğer soruların yanıtları
Genç zihinleri meşgul eden binlerce soru, renkli çizimler, karikatürler ve sade anlatımlarla
Merak Ediyorum da serisinin kitaplarında yanıtlanıyor.
Kaplumbağaların neden bu kadar çok yavrusu olur?
Ateş böceği neden ışık saçar? Örümcekler keselerinde ne saklar?
Timsahlar yavrularını yer mi? Kaplanlardan iyi baba olur mu?
Doğumdan ölüme kadar canlılaların yaşamları hakkında merak ettiğiniz birçok konuyu, bu kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b502610-48ed-4842-868f-4295f9a6e1a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsan Kime Denir? -Merak Ediyorum da</image:title>
            <image:caption>Merak Ediyorum da Korsan Kime Denir?
Ve korsanlarla ilgili diğer soruların yanıtları
Genç zihinleri meşgul eden binlerce soru, renkli çizimler, karikatürler ve sade anlatımlarla
«Merak Ediyorum da» serisinin kitaplarında yanıtlanıyor.
İnsanlar nasıl korsan oluyorlardı?
Vikingler korsan mıydı? Korsanlar neden küpe takarlardı?
Karasakal kimdi ve nasıl öldü ?
Korsanlar hakkında merak ettiğiniz soruların yanıtlarını bu kitapta bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f431914-710a-4cdd-bfab-5ab3998ff6f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erik Ağacı</image:title>
            <image:caption>Bir ağaç hayal edin.
Erik ağacı!
Dallarından birinin üzerine kurulmuşsunuz. Dal, usul usul çatırdamaya başlarsa ne yaparsınız?
Acaba Kamuran ne yapacak?
Kamuran mı kim?
Değişime inanmayan, kendi dünyasında rengârenk ancak dışarıya pek renk vermeyen, babasıyla çatışmalarını da arkadaşlıklarını da aşkını da içinde büyüten, aynı zamanda hikâyeler biriktiren, biriktirdikçe yaşayan, yaşadıkça öğrenen biri.

Bir de hayali var Kamuran’ın. Yönetmen olmak!
“Kamuran” isteğine kavuşmuş kimse demekti. O da adının anlamından yola çıkarak hayatın onu çıkardığı, bazen eğlenceli bazen de hüzünlü, sır dolu bir serüvene sürükleniyor Erik Ağacı’nda. Peki o, adının anlamının hakkını verebilecek mi?

Fatih Türker, bu ilk romanında genç sinema öğrencisinin film çekme tutkusunu, ilk duygularını, aşkını, umudunu ve kederini resmediyor.
Can eriği etrafında başlayan, bu azim ve inanç hikâyesi içinizi ısıtacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a34520d-5c83-45fd-8f90-34ec608fd793.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Yazılmamış Bir Öykü Kahramanının Trajik ve Sürükleyici Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir gün sırf mutsuz olduğunuz için yargılanırsanız ne yaparsınız? Ya da içinizde bir karınca dolaştığını fark ederseniz? Evet, bizim başımıza gelmez! Ama ya gelirse? Ya bir tavşan gelip sizin aslında bir insan olmadığınızı iddia ederse? Ya bir sabah yatak odanızın kapısını açtığınızda simsiyah bir atla karşılaşırsanız? Nasılsa insan her şeye alışıyor, belki bunlara da alışırsınız.

Korkut Kabapalamut, Hiç Yazılmamış Bir Öykü Kahramanının Trajik ve Sürükleyici Hikâyesi&apos;nde tuhaf yolculardan, susmak bilmeyen iç seslerden, davetsiz konuklardan ve yazarından memnun olmayan roman kahramanlarından bahsediyor. Bazen diktatörüyle yüzleşmek istenmeyen bir böcek dolaşıyor kitapta bazen de her şeyi unutmak için sihirli bir kabinden medet uman insanlar. Uzun zamandır karşılaşmadığınız, okuruyla konuşan, okurunu da konuşmaya davet eden öyküler.

“Yazılmayı bekleyen bir öykü kahramanı olmak kötü. Bunu gaddar yaratıcıma kim bilir kaç kez söyledim. Beni zerre kadar umursadığı yok. Sabırla sıramı beklemem gerekirmiş. Kendisi olmazsa da başka bir yazar eninde sonunda beni ilgi çekici bulur, kâğıda geçirirmiş. O zaman işte, olağanüstü maceralar yaşarmışım, sevgililerim, belki de bıcır bıcır çocuklarım olurmuş. Bir annem, babam… Sanki tüm bu çılgın, sıkıcı aile kalabalığı çok da umurumda. Ben sadece yazılmak istiyorum. Ne zamandır beklediğimi artık bilemiyorum. Bu boşluğa ne zaman doğdum? Gerçi kimi kez diğerlerinin seslerini yarım yamalak işitiyorum. Yazılmayı bekleyen diğer çilekeş karakterleri yani. Kaderimin ortaklarını, yazınsal fetüsleri. Bazen bir inleme, ilenme, bazen uzun bir iç çekiş, bazense delilere, bir zindana yıllardır insafsızca kapatılmışlara özgü, uzun marazi çığlıklar... Ben henüz bunlardan hiçbirini yapmadım. Belki şimdilik umudumu tümüyle yitirmediğimden; belki çok güçlü, dirayetli bir potansiyel kahraman olduğumdan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0209d420-64a1-40e3-b8c8-3b964342b3b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Suya Düşen Hayalleri Kurtarma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Yeni dostlar edinmek ya da bir fark yaratmak için asla çok geç değildir.

Rosemary Peterson, tüm hayatını geçirdiği Brixton’ı artık tanıyamıyordu. Çalıştığı kütüphane kapanmış, manavları son moda bir bara dönüşmüştü. Seksen altı yıllık ömründe her gün yüzmeye gittiği havuz, yerel bir emlak şirketi tarafından yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Kaybettiği kocası ve geçmişiyle arasındaki son bağı yitirmek istemeyen Rosemary bu sefer pes etmemeye kararlıydı.

Yirmili yaşlarını süren Kate Matthews ise Brixton’da yerel bir gazetede okunur okunmaz unutulmaya mahkûm haberler yazıyor ve kendini yapayalnız hissediyordu. Ta ki havuzla ilgili araştırmalar yapmaya başlayana kadar. Rosemary’nin olağanüstü hikâyesi sayesinde, iki kadın da kalplerini açacak ve mümkün olduğunu hiç düşünmedikleri şekillerde dönüşeceklerdi.

“Bu kitabı öyle sevdim ki son sayfayı çevirdiğimde kalbim biraz kırıldı.” —Clare Mackintosh

“Keyifli ve moral yükselten bir ilk roman.” —Sarah Winman

“Evlendikten sonra da devam eden bir aşk üzerine çekici ve alışılmadık derecede dokunaklı bir hikâye.” —Washington Post

“Kitap kulüplerinden hoşlanan okurlara önerilebilecek şahane bir kitap.” —Booklist

“Pek çok yönden Hayata Röveşata Çeken Adam’ın izinden gidiyor.” —Kirkus

“Yılın en iyilerinden olmaya aday.” —Grazia (UK)

“Alışılmadık bir arkadaşlığın, bir Londra topluluğunun ve ömürlük bir aşkın canlı anlatımı.” —Catherine Isaac

“İnsana kendini iyi hissettiren ve moralini yükselten bu şahane ilk roman sevgi dolu.” —Lucy Diamond

“Bir mahalle havuzunu kurtarmak için güçlerini birleştiren iki kadının sevgi dolu arkadaşlığına dair nefis bir roman.” —Laura Dave</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8c12c3-9f1b-4b56-b779-06c8439cfc80.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Değiştim Biliyorum</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/167cacad-2bd4-41e4-88f3-62ff78d5cd93.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak</image:title>
            <image:caption>Boşluğa doğru yol almanın, ona doğru büyümenin bir bedeli var. Bu bedeli kendimizi ayıklayarak ödüyor ve azalmanın sancısını duyuyoruz her gün. Boşluk büyüsün istiyoruz çünkü o, bu hâliyle bize benziyor. Çoğu kez sıçrayıp düşelim istiyoruz. Ödenen bedel büyüyecek, biz sıçrayıp düşsek. Tıpkı akvaryumdan sıçrayıp kurtulmak isteyen bir balık gibi.

2017 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülleri&apos;nde dikkate değer görülen Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak, Serhat Köroğlu&apos;nun ilk kitabı. Şiir dilinin gücüyle kaleme aldığı öyküleriyle uzaklara bakmayı yeniden öğretiyor bize.

“Şiiri hâlâ ciddiye alıyorum, beni öldürmelisin çünkü ne zaman sokağa çıksan ya da yatağına uzanıp gözlerini kapatsan içler acısı hâlimle karşında duruyor olacağım. Şimdi senin okuduğun kitapları dönüp dönüp okuyorum, altını çizdiğin cümlelerde uzun molalar veriyorum, hayat daha fazlası değil, üstelik anlam her geçen gün eriyor, kelimeler eski ağırlıklarını kaybettikleri zaman geçmişin peşine düşüyor insan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7018f868-1b37-4246-89e5-f72f106ea853.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıttan Şeyler</image:title>
            <image:caption>Ari’nin annesinin, ölmeden önce ondan ve abisi Gage’den iki dileği vardı: İki kardeş birbirlerini asla bırakmayacak ve Ari beşinci sınıftan sonra yetenekli öğrencilerin gittiği Carter Ortaokulu’nda okuyacaktı.

Bu nedenle, Gage on dokuz yaşına gelip de koruyucuları Janna’nın evinden ayrılma kararı aldığında Ari onunla gitmesi gerektiğini biliyordu. Fakat aradan haftalar geçmesine rağmen Gage ne bir iş ne de bir ev bulabilmişti. O ve Ari bazen bir tanıdığın salonundaki kanepede, bazen sığınma evinde, bazense küçücük bir depoda geceyi geçirirken, bütün bu yaşam mücadelesinin arasında Ari’nin derslerindeki başarısını sürdürüp Carter Ortaokulu’na kabul edilmesi giderek zorlaşıyordu. Yoksa Ari, annesinin son iki dileğinin birinden vazgeçmek zorunda mı kalacaktı?

Mücadeleci ve cesur Ari’nin başından geçenler; evsizliği, aitlik duygusunu, kararlılığı ve sadakati on bir yaşındaki bir kız çocuğun gözünden yansıtırken sizlere bambaşka duyguları aynı anda yaşatacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c18dec5-3ed4-473f-963d-6c53c3e602a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaktüs</image:title>
            <image:caption>“Susan’ın huysuz karakteri karşısında kahkaha atmadan duramayacaksınız.” —Reese Witherspoon

“Hak ettiği aileyi sonunda kendi kuran bir kadının sımsıcak ve sivri dilli hikâyesi.” —Kirkus 

“Eğer siz de benim gibi Rosie Projesi’nden Don Tillman ile Bridget Jones’un karışımından ortaya ne çıkardı diye düşünüp duruyorsanız işte cevabınız.” —Julia Claiborne Johnson

“Özgün, çekici ve kesinlikle gerçekçi.” —Graeme Simsion

“Sarah Haywood, alışılmadık ama cesur bir kadın kahramana hayat vermiş.” —Phaedra Patrick

“Eleanor Oliphant Gayet İyi hayranları Kaktüs’e bayılacak.” —Red Magazine

“Bir kadının düzenli ve yalnız hayatının sevgi dolu bir curcunaya dönüşme hikâyesi.” —Booklist

“Susan’ın müthiş karakteri sayesinde her sayfasını keyifle okuyacaksınız.” —Publishers Weekly

“Eğlenceli ve içten.” —Book Riot

“İlginç, keskin ve fazlasıyla okunası.” —Sunday Mirror</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f8db29a-9039-458d-8c9d-19d49111d914.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzullar Çevre İçin Neden Önemli? - Merak Ediyorum da</image:title>
            <image:caption>Merak Ediyorum da Buzullar Çevre İçin Neden Önemli?
Ve çevreyle ilgili diğer soruların yanıtları
Genç zihinleri meşgul eden binlerce soru, renkli çizimler, karikatürler ve sade anlatımlarla
«Merak Ediyorum da» serisinin kitaplarında yanıtlanıyor.
Çöpler çevreye nasıl zarar verir? Neden bazı ampuller açgözlüdür?
Evimi nasıl doğa dostu yapabilirim? «Yiyeceğin yolculuğu» ne demektir?
Neden uçaklara veda etmeliyiz?
Küresel ısınma, hava kirliliği, su kirliliği ve çevreyle ilgili merak ettiğiniz konular, bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17f8c6c-47f0-4b06-bbc9-c47c97a62e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağrıdan Kurtulmak</image:title>
            <image:caption>Aradan yıllar geçmiş olsa bile kronik ağrı çekiyorsanız sadece tek bir sorunun önemi vardır: Uzun süreli ve kalıcı bir rahatlamayı nasıl sağlayabilirim? Ağrıdan Kurtulmak kitabının iki yazarı da ağrı ve travmadan iyileşmek konusunda öncü çalışmalar yapmışlardır ve bu kitapta şifanın uzun süreli olması için çok önemli bir konu üzerinde dururlar: Bedende kalan çözülmemiş duygusal travmayı iyileştirmek. Somatik Deneyimleme işlevi ve onlarca yıldır elde ettikleri klinik başarıları bu kitabın temelini oluşturuyor. Dr. Levine ve Dr. Phillips size şunları öğretecekler:
· Bedenin ağrıya verdiği aşırı tepkisel “dövüş” yanıtını sakinleştirmek.
· Ağrı çeken kişiye iç direnç ve kendini düzenleme becerisi kazandırmak amacıyla daha önceki travmaların neden olduğu korku, hayal kırıklığı ve depresyonun etkisini azaltmak.
· Yaralanmalar, tıbbi müdahaleler, eklem ve kas hastalıkları, migrenler ve başka nedenlerle oluşan ağrıları geçirmek.
Kendi kendinize uygulayacağınız bir strateji arıyorsanız ya da içinde bulunduğunuz tedavi sürecinin etkisini artırmak istiyorsanız Ağrıdan Kurtulmak uzun süreli bir rahatlama ve iyileşme için size etkisi kanıtlanmış aralar sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a45d396-e376-47d7-92f1-c8fd004339e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Diyor ki Duygularının Kölesi Olmayan Hayatının Efendisi Olur</image:title>
            <image:caption>Duygular anne karnında başlar. Bebeklik ve çocuklukta gelişir. Çocuklukta bastırılmış ve yaşanmamış duygular gelecekteki yaşamımızı olumsuz etkiler. Yaşama anlam katmak için önce duyguların farkına varmalı ve iyileşmek için duygularımızı özgürce yaşamalıyız.
Duygular bizim iyi ve kötü hissetmemize neden olan işaretlerdir, insanı kesin iyi ve kötü yapmazlar. Pozitif duygular amaçlarımıza ulaşmamızda motivasyon sağlar ve hayatımıza renk katar. Negatif duygular aşırı şekilde yaşandığı zaman strese, verimsizliğe, tükenmişliğe ve bıkkınlığa neden olur. Önemli olan bütün duyguları dengede tutabilmektir. Bu kitapta duygularını keşfedip onları nasıl dengede tutabileceğini anlatmaya çalıştım çünkü duyguları soldurmak da yeşertmek de senin elinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72faef1b-75bf-489f-9454-b099bdabe5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Devrime Çok İnanmıştık</image:title>
            <image:caption>“Biz Devrime Çok İnanmıştık” Türkiye’deki devrimci mücadeleye sadece tanıklık etmemiş, yüksek öğrenimi süresince bir parçası da olmuş Kıbrıslı Türk gençlerden birinin, Halil Paşa’nın hikayesidir. 1975 yılında İzmir’de Ege Üniversitesi’nde başlayan, sonra ODTÜ’ye uzanan, 1980 darbesinin oluşturduğı karanlığa kadar süren ve sonu Mamak Cezaevi’ne çıkan çıkan bir hikaye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929f3715-48c2-40a4-b91c-a815fde1606b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Yıllar</image:title>
            <image:caption>“Zor Yıllar” bir dönem romanı. Yolu bir şekilde “gurbet”e düşen, Almanya’da kendine yeni bir yaşam kurmak zorunda kalan insanların yaşadıkları sancılı, zor yılların romanı…

Roman, insanın kendi ruhuna denk düşmeyen bir ülkedeki çaresizliğini, yalnızlığını ve yabancılaşmasını ön plana çıkarırken, bunun birey üzerindeki yıkımlarını derinlemesine ele alarak aynı zamanda bir hesaplaşmaya da ışık tutuyor.

“Burası bizim ortak taşramızdır. Taşra dendiğinde, memlekette gözden uzak yerler akla gelir. Mesela Trabzon da, Bandırma da taşradır memlekette. Ama Almanya memleketten ayrılanların taşrasıdır. Nereden gelirse gelsin, burada yaşayan herkesin ortak taşrasıdır Almanya. Çünkü gözden uzaktır. O yüzden ben Almanya’yı hep ortak
taşramız olarak değerlendiririm. Bir duygu birliği vardır burada insanların. İstisnasız herkesin kafasında, memleket vardır. Yurdundan ayrıysan memleketin her tarafı taşra olmaktan çıkar. Çünkü ona bir bütün olarak bakarsın. Çünkü o hepimizin ortak rahmidir. Taşrasıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/039d6f9a-af29-4904-b634-f33d080d7595.jpg</image:loc>
            <image:title>Hançerin Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Coğrafyanın tarihi ile iç içe geçmiş bir roman Hançerin Bekçisi. 1500 yıllık bir hikayenin, bir sırrın, günümüze dek süren ve pek çok insanı girdabına çeken maceralı yolculuğu. Artık adları efsanelerle anılan kişi ve olayların, canlanarak günümüze taşınmasıyla çıkılan bir yolculuk.
Roman, okuru Ekber Şah’tan Mağusalı Bragadino’ya; Hindistan’dan Makedonya’ya; Tapınak Şövalyeleri’nden Masonların gizli toplantılarına sürüklüyor. Tarihi ve kültürel bilgilerle bezenmiş olan bu fantastik kurgu, aşk ve erotizmle harmanlanmış.

Surlar İçi’ndeki atadan kalma evlerine taşınan dara düşmüş bir aile. Gelin görün ki evin bir odasında kime ait olduğu bilinmeyen bir yatır mezarı ve mezarın içinde kutsal sayılan bir hançer…
Yatır mahallenin koruyucusu sayılmakta, bilge ve bir o kadar da güçlü ve gizemli güçleri olduğuna inanılmaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d77b240-c5b9-42ab-bd63-b8faea25bc5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırlamak Uzatıyor Ömrü</image:title>
            <image:caption>Nazım Payam, edebiyat uğraşı esnasında kendine ses yoldaşlığı eden değerli şairlerin dizeleriyle şiirden fotoğraflar çekiyor. Bu karelerin hatırlattığını, sezdirdiğini, düşündürdüğünü ve kurdurduğu düşü zaman zaman denemenin sınırlarını ihlal ederek okura iletiyor. İçinde yaşadığı topluma insanın kıymetli varlığını ve ona kapanan yolların açılma imkânlarını sunuyor. Hatırlamak Uzatıyor Ömrü, Türk şiirinden durulmuş ve durdurulmuş anlar albümü…
 
Şahitlik etmek ve fotoğrafa kendini katmak isteyenler için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d942b9-576f-4c62-af6d-1dd0f3722dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Dünya henüz 2008 Krizi’nin etkisinden çıkamamışken, farklı bir kriz tüm ekonomileri derinden sarstı. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Co*vid 19, bir seri ihmal ve vurdumduymazlığın da etkisiyle kısa süre içerisinde tüm dünyaya yayıldı. Küresel ölçekte karantina önlemleri alındı, ülke ekonomileri çökme noktasına geldi. Ülkeler, salgınla savaşırken farklı yöntemler kullandı. Bazıları kullandığı yöntemlerle salgını derinden körükledi, bazıları ise bu felaketi çok fazla büyümeden kontrol altına aldı.

Salgınla birlikte dünya ekonomisi önce talep, ardından da arz yönlü şoklara maruz kaldı. Salgınla mücadelenin finansmanını sağlamak için ülkeler, iktisadi teorilerin sınırlarını aştı; yeni arayışlara yöneldiler. Co*vid 19 salgınıyla birlikte iktisadi, siyasi, çevresel vb. birçok sorun gün yüzüne çıktı.

Salgın Ekonomisi kitabı, 13 farklı üniversiteden 24 akademisyenle birlikte bu çok boyutlu krizi farklı çerçevelerden irdeliyor. Tarih boyunca yaşanan büyük ölçekli salgınların analizinden, toplumsal yapı ve kentleşmenin salgın üzerine yarattığı etkilere; küresel üretim zincirlerinin işleyişinin aksamasından, işsizliğe; küresel iklim değişiminden, gıda güvenliğine virüsün bulaştığı her alan, uzman akademisyenler tarafından detaylı olarak tartışılıyor. Kitap, alanda yürütülecek çalışmalara rehber olacak nitelikte bir içerikle okuyucuya sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864c0efb-2b4d-48e7-9b89-d62ed2137888.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Selçuklular</image:title>
            <image:caption>DOĞU İLE BATIYI BİRLEŞTİREN DEVLET: 
BÜYÜK SELÇUKLULAR…
Selçuklu Devleti’nin kuruluşu, Ortadoğu coğrafyası için değişimin başlangıcını temsil etmesiyle bir milat önemi taşımaktadır. Kendilerinden sonra gelen devletleri etkilemelerinin yanı sıra, Ortadoğu’nun siyasi, ekonomik, kültürel, dini ve etnik olarak yeniden şekillenmesi bakımından yine Selçuklu politikalarının önemi söz konusudur. İslam’a geçiş döneminde Türk devlet anlayışıyla, yeni tanıştığı Fars ve İslam medeniyetlerini sentezleyen Selçukluların, bıraktıkları mirasla beraber Osmanlı Devleti’ni ve Türkiye Cumhuriyeti’ni doğrudan etkilediği düşünülürse, önemlerinin nasıl da kritik olduğu yeniden hatırlanacaktır. Özellikle, gerçekleştiği anda ne kadar büyük bir tarihi vaka olduğu tahmin bile edilemeyen Malazgirt Savaşı’nın, dünya tarihini tamamen etkilediği de bilinen bir gerçektir. 

Selçuklu tarihi konusunda ülkemizin en önemli isimlerinden biri olan Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu elinizdeki çalışmada, Büyük Selçukluların, kurucularının dedesi olan Selçuk ile başlayan ve Sencer’in ölümüyle sonlanan tarihini yeniden ele alıyor. Her yaştan, her kesimin rahatça okuyup anlayabileceği, ihtiyaç hâlinde ders kitabı olarak da tercih edilebilecek bir üslupla hazırlanan eser, Selçukluların kökeninden başlıyor. Ardından Çağrı Bey’in Merv ve Musa Yabgu’nun Herat merkezli faaliyetlerini ele alıyor, Sultan Tuğrul Bey ve Sultan Alp Arslan dönemini teferruatlı biçimde anlatıyor, Malazgirt Savaşı’nı tüm kritik noktalarıyla değerlendiriyor ve son olarak Sultan Melikşah, Sultan Berkyaruk, Sultan Muhammed Tapar ve Sultan Sencer dönemleriyle son buluyor. Ayrıca dönemin önemli tarihi başlıkları olan Dandanakan Savaşı, Nizâmülmülk, Nizamiye Medreseleri, Hassan Sabbah ve Batıniler, Bizans’la İlişkiler, Anadolu Fetihleri, Bağdad ve Hilafet, Gazne ve Karahanlı Devletleri, Konargöçer Oğuzlar gibi konuları da işliyor. 

“Büyük Selçuklular: Yeni Bir Devrin Başlangıcı”, son derece akıcı anlatımıyla, alanının en derli toplu çalışması olarak bir kaynak özelliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c714932-1148-4c62-b300-97f984034a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Avrupa Türk Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DOĞU AVRUPA’DA HÜKÜM SÜRMÜŞ
TÜRK DEVLETLERİNİN TARİHİ…

Türk tarihini başka milletlerin tarihinden ayıran en büyük özellik, Türklerin maziden bu yana dünyanın muhtelif bölgelerinde devletler kurmak suretiyle, birçok halkla yoğun bir şekilde temasa geçip etkileşimde bulunmuş olmalarıdır. Çin’den Doğu Avrupa’ya, Sibirya’dan Hindistan’a, İran’dan Kuzey Afrika’ya kadar uzanan muazzam bir coğrafyada talihlerini arayan çeşitli Türk topluluklarının mukadderatları da doğal olarak farklı şekillerde tecelli etmiştir. Eski Türk Yazıtları’nda açıkça ifade edilen yüksek bir hâkimiyet iddiasıyla girişilen siyasî ve askerî teşebbüsler sonucunda isimlerini andığımız bölgelerde pek çok devletler kurulmuş ve bu durum Türk tarihinin kaynaklarına inanılmaz bir çeşitlilik kazandırmıştır.

Editörlüğünü Osman Karatay ile Serkan Acar’ın üstlendiği elinizdeki eserin tamamı alanının en önemli uzmanı olan tarihçilerimizin katkılarıyla meydana gelmiş olup, İskit ve Sarmat çağından başlayarak, Hunlar, Bulgarlar, Oğurlar, Avarlar, Hazarlar, Macarlar, Peçenekler, Oğuzlar, Kumanlar, Tatarlar ve Nogaylar gibi toplulukların tarihlerini içermektedir. Geniş bir hacme ve son derece zengin bir kaynakçaya sahip olan bu çalışma pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulmaktadır. 

İskitlerden başlayarak Avrasya bozkırlarında hüküm sürmüş Türk devletlerinin tarihini tüm teferruatıyla anlatan “Doğu Avrupa Türk Tarihi” yurdumuzda bu alanda yazılmış en kapsamlı eser olma özelliğini taşımakta ve geniş kitlelere hitap etmeyi hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34729bf3-1a94-4dcb-896a-ac12d0dafad7.jpg</image:loc>
            <image:title>Germenler</image:title>
            <image:caption>AVRUPA TARİHİNİN KÖKLERİNE 
YÖN VERENLER: GERMENLER…

Germen adı nereden geliyor? Germenler tarih sahnesine ilk çıktıklarında Akdeniz dünyasında neler yaşanıyordu? Sezar’ın Germenlerle ilişkileri nasıldı? Germenlerin kökenleri nereye dayanıyordu? Germen kavimlerinin göçüyle birlikte Roma dünyasına geçişleri nasıl sağlandı? Gotlar, Vandallar, Burgonlar, Lombardlar, Franklar ve Anglosaksonlar hangi karakteristik özelliklere sahipti? Germenlerin günümüz dünyasına etkileri olmuş mudur? Avrupa dünyasının şekillenmesindeki payları nedir?

Erken dönem halkları ve Orta Çağ tarihi üzerine çok sayıda kitap ve makale yayımlamış, Viyana Üniversitesi’nden emekli Orta Çağ Tarihi profesörü Herwig Wolfram, Germenler hakkındaki bu son derece keyifli çalışmasında akılda kalıcı bir özet sunuyor. Okuyucuya Germenlerin köken ve mitlerini, yaşantı ve miraslarını tanıtıyor. Onların soylarını resmediyor ve Kavimler Göçü’nü anlatıyor. En önemli kaynaklardan ve araştırma sonuçlarından elde ettiği verilerle, günümüze değin Germen dünyasının tarihsel olarak hakkıyla anlaşılmasını olumsuz yönde etkilemiş tüm klişeleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Roma dünyasıyla nasıl etkileşime girdiklerini ve ilişkilerini de gözler önüne seriyor.

Tuğba İsmailoğlu Kacır’ın titiz çevirisiyle hazırlanan “Germenler: Kökenleri ve Roma Dünyasıyla İlişkileri”, Avrupa tarihinin kökenlerine dair zihin açıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76eb45fe-d70f-43bc-b857-8cd4c2996bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal Harbi’nde İranlı Bir Subayın Anıları</image:title>
            <image:caption>İSTİKLÂL HARBİ’NDE BİR İRANLI:
SEYYİD AHMED CANPULAD…

Birçok cephede gerçekleşmiş olan Türk İstiklâl Harbi, farklı milletlerden insanları bir araya getirmiştir. Nasıl ki düşman kuvvetlerinin birliklerinde farklı ülkelerin askerleri yer alabildiyse, Türk ordusunda da yakın coğrafyanın askerleri yer bulmuştur. Bunlardan biri de İstiklâl Harbi boyunca Türk Ordusu’nda mülazım-ı sani (teğmen) ve mülazım-ı evvel (üsteğmen) olarak hizmet vermiş olan İranlı Seyyid Ahmed Canpulad’dır. İkinci İnönü Muharebesi’nden sonra grup karargâhına alınan Canpulad, Büyük Taarruz’da da bir subay olarak yer alarak Milli Mücadale’ye kalbinden tanıklık etmiştir.

1900 yılında İzmir’de doğan ve Kuleli Askeri İdadisi’nde eğitim gören Canpulad, İstiklâl Harbi’nden sonra İran’a giderek orada albaylığa (serheng) kadar yükselmiştir. İstiklâl Harbi’nin yanı sıra İran Ordusu ile Türkmensahra Harekâtı, Luristan Harekâtı, Senger-Şeyh Harekâtı ve II. Dünya Savaşı sırasında Rus ve İngilizlerin işgal ettiği Güney Azerbaycan’da da savaşmıştır. 12 Temmuz 1949 yılında albaylıktan emekli olmuş ve 20 Mart 1998 tarihinde vefat etmiştir. Elinizdeki çalışma, Türk-İran tarihinin çeşitli safhaları hakkında çalışmalar yapan Mehmet Çalışkan’ın gayretleriyle ortaya çıkarken, İstiklâl Harbi tarihimize farklı bir pencereden bakabilme imkânı sağlamasıyla da önem arz ediyor. Yabancı kökenli askerlerin Milli Mücadele’ye katkısı konusunda çok az sayıda belge ve hatırat vardır. Seyyid Canbulad’ın anıları bu noktada çok önem kazanıyor. 
Satır aralarında Milli Mücadeleye dair çok ilgi çekici ve önemli ayrıntılar sunan “İstiklâl Harbi’nde İranlı Bir Subayın Anıları”, tüm okuyucuları cephe gerisinden savaş hattına dek Türk ordusunun peşinden heyecanla sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98033fe6-0aa4-448f-b2ca-6a4186b7e756.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Teorisi</image:title>
            <image:caption>Hukuk bir yönüyle tarihsel süreç içindeki değişimdir. Uygulamadaki hukuk ilmi ve adalet anlayışı temel anlamını arka plandaki hukukun büyük ölçüde Avrupalılaşmasından ve hukuk düzenlemelerinin küreselleşmesinden alır. Almanya ve Avrupa örneğinde hukuk devletinden yargıçlar devletine evrilme yönünde bir gelişim göze çarpmaktadır. Bu gelişmenin ardında Avrupa’da geçmişte yaşanan anayasa ihlallerinin önemi yadsınamaz. Bu kitapta Almanya ve Avrupa çapında aşağıdaki konular etraflıca ele alınmaktadır:
Hukuk Nedir?
Hukuk Niçin Bağlayıcıdır?
Hukukun içeriğini gerçekte kim belirler?
Yargıç hukuku nasıl doğru uygular?
Bu sorulara doğru cevaplar bulabilmek ancak hukuk ve hukuk metodolojisi tarihi bilgisine egemen olmayı ve hukuk eğitiminde yeterince önem verilmeyen hukuk teorisinin çok yönlü öğrenilmesiyle mümkün olabilir. Hukukçuluk çoğunlukla &quot;siyasal” sonuçlara da yol açan ve bu nedenle büyük sorumluluk gerektiren bir meslektir. Bu tarz temel sorulara cevap bulmadan yargının bir nevi &quot;hukuk hizmetlisi” ve iktidarın &quot;oyuncağı” olmaktan kurtulması mümkün değildir. Hukuk teorisi ve hukuk metodolojisi alanında başyapıt olan bu kitabın mercek altına aldığı ana mesele budur! 
B. Rüthers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44bc7b28-9727-4062-9679-63b6504f1875.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Gecesi</image:title>
            <image:caption>Flashforward, Neanderthal Parallax ve WWW Üçlemelerinin Hugo, Nebula ve John W. Campbell ödüllü yazarı şimdi de her insanın aşabileceği &apos;iyi&apos; ile &apos;kötü&apos; arasındaki ince çizgi üzerine bir roman olan &apos;Kuantum Gecesi’yle okurlarının karşısına çıkıyor.

Bir deneysel psikolog olan James toplumun içinde var olan ama fark edilmeyen psikopatları saptayacak yeni ve kusursuz bir yöntem geliştirmiştir. Ancak bilirkişi olduğu mahkemede çığır açıcı yöntemi konusunda sorgulanan James, yirmi yıl öncesinde hayatının altı aylık bir bölümüne ilişkin hiçbir anısının olmadığını keşfedince sarsılır. Bu altı aylık dönem iğrenç şeyler yaptığı bir dönemdir de aynı zamanda.

Belleğinin kayıp altı ayındaki döneminde kız arkadaşı olan Kayla Heron&apos;la yeniden bir araya gelir James. Kayla artık insan bilincinin doğası konusunda şaşırtıcı bir buluş yapmış bir kuantum fizikçisidir. Dünya gittikçe büyüyen bir şiddet ve nefret dalgasının etkisi altındayken psikolog ile fizikçi dünya tümden karanlığa gömülmeden önce olanaksızı -insan doğasını değiştirmek- gerçekleştirmek için zamana karşı bir yarışa girerler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d1234d-9cf3-4cd7-acec-e79910213885.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Yılkı Atları</image:title>
            <image:caption>“Dışımdan kendi kendime konuşursam deli, içimden konuşursam belki de “Bir şey biliyor ki susuyor” deyip akıllı bileceklerdi beni. Ben, kendi kendime yaptığım konuşmalarımı yazarsam ne derler diye çok düşündüm. Gönlümdekileri, gece uykumu bölen düşünceleri, yolda aklıma gelenleri, kendi kendime sorduğum ama cevaplarını bulamadığım sorularımı buraya dökmeye çalıştım” diyor
Prof. Dr. Ayşe Filiz Yavuz. Ve ekliyor:
“Hayalleri olmadan, insan ne işe yarar? En fakir insan, bir şeyi olmayan değil hayalleri olmayandır.” diyen düşünürleri hatırlıyorum. Hayallerimi, yani yılkıya saldığım atları geri çağırmayı istiyorum. O atlar gibi, hayalleri de kendi başlarına dağlarda, bayırlarda ölmeye terk etmemeli. Benim bahçemde yaşayıp vakti gelince ölmeli. Ama geri çağırsam da dönmüyor hepsi yılkıdan. “Vakit geçti.” diyor kimisi. “Artık kalan ömrün beni gerçekleştirmeye yetmez.” diyor. Kimisi de “Köprünün altından çok sular aktı. Vakit artık o hayallerin vakti değil, dünya değişti.” diye cevap veriyor.

Yılkıdan dönmeyen atlar... Vazgeçtiğim hayallerim benim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/483a07f2-90bc-4e8e-9945-c7e2e032b0ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Şefi</image:title>
            <image:caption>Çarlık Rusya’sının işgali altında zifiri karanlıkta kalan Türk Dünyasını aydınlatmak için, Gaspıralı İsmail Bey’in yaktığı meşaleyi harlamak, daha da parlak yanmasını sağlamak ülküsüyle Türk Dünyasının çeşitli köşelerinden yüreklerinde Türklük ateşi, gönüllerinde millete hizmet sevdasıyla yanıp tutuşan gençler Kırım’a, Bahçesaray’a koşuyorlardı. Gaspıralı İsmail Bey’in en yakın dostları, fikirdaşları ve emekdaşlarının olduğu Azerbaycan’dan gelen gençlerden biri, Nesip Yusufbeyli, Bahçesaray’dan ayrılırken beklemediği bir ateşin de yüreğine, gönlüne düştüğünü fark etti… “Şefi!” Türk Dünyasında ilklere imza atmış Şefika Gaspıralı ve Nesip Yusufbeyli’nin fırtınalı yıllarda, doya doya yaşayamadıkları aşklarının öyküsü...
-Zafer Karatay/Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı
Şefika Gaspıralı bu çağda yaşamış olsaydı, eminim ki Kırım işgaline karşı mücadele verir ve halkının özgürlüğü için son gücüyle savaşırdı. Zamanında Müslüman Türk dünyasında kadın liderliği gibi eşsiz bir fenomenin yaratıcısıydı. Üstelik aydınlanmanın elçisi olan iyi eğitim almış birisiydi ve kişisel yeterliliğin örneğiydi. Âlem-i-Nisvân dergisi ise Şefika Hanım&apos;ın başyazar olduğu ve &quot;toplumda ve ailede kadının rolü&quot; ile ilgili birçok soruya cevap bulmak için binlerce kadını bir araya getiren bir dergi olarak, geçen yüzyılın gerçek bir iletişim merkezi olmuştur.
-Emine Dzheppar/Ukrayna Dıșișleri Bakanlığı 1. Bakan Yardımcısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d481b2-7f28-4be5-93d8-c9dfd549a3e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Abidin Dino / Ezeli Sürgün</image:title>
            <image:caption>“Yeryüzünde garip bir saklambaç oyunu oynamıştık, hep beraber, telaşlar içinde ayrılıp buluşmuştuk tekrar ayrılmak üzere. Dön dolaş Türkiye vardı içimizde, içinde ya da dışında Türkiye’nin, Türkiye vardı.”
– Abidin Dino
Gazetecidir, karikatüristtir, senaristtir, yazardır, şairdir ama en çok da ressamdır Abidin... Kara kuru, kavruk bir oğlan gibi görünür ama siyasi görüşüyle fazlasıyla komünist, hayranlık uyandıran elleri muazzam yetenekli, cesur, zarif, özgün bir adam... Üstelik sevdiğine yürekten bağlı bir âşık...
Abidin Dino’nun şairlerle, yazarlarla, aydınlarla, sanatla, sürgünle, aşkla, umutla ama ne yazık ki siyasi baskılarla dolu yaşamını soluksuz okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b2cd0a1-819d-4440-84d3-075b6e86cc15.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayet-ül İnsan</image:title>
            <image:caption>Ve insandan bahsediyoruz her çağda. İNSAN. en mükemmel yaratı.
bu inşâyı çözebilmenin derdinde değil miyiz, âdem’den beri?
temeli sevgi, merhamet, saygı, kalbî bakış ve hiçbir dilde karşılığı bulunmayan, gönül. çok karmaşık görünse de insan hep bir yol aradı. yaşarkenki büyüyüşünde, darmadağın etti yolunu karıştırdı...
aslında bu yol kendisine, kalbine gidecek yoldur. akıl denen, hayât trafiğini yönlendirirken, sinyalizasyonda bâzı hatâlar oluyor elbette. akıl, insanı dilediği adrese kadar götürür. fakat içindeki ses, adresin devâmına yarar.
bu kitap, bir ilâhi kitap değil. tasavvûfî derinlikle yazılmıştır. bu kitap, yalnızlığınızın, çâresizliğinizin, bilmecelerin, soruların 99 tâne ismi olacaktır. kalbinizin ve gönlünüzün elinden tutacak ve en doğrusunun yanına okuduğunuz cevapla ulaştıracaktır.
bu bir mektup. kendime yazdım sayın. ve sizin de okumanızı arzû ettiğim bu mektup, fazlaca işinize yarayacak düşüncesindeyim.
1 ile 99 arası bir sayı seçin elinizi kalbinize götürerek. tertemizleyip, en saf hâlinizle seçin sayıyı. ve seçtiğiniz sayının âyetini okuyun.
okuduğunuzda, kendinize çok şaşıracaksınız.
bu ömür yolculuğunuzdaki seyir, hârika geçsin...
geceninmelonşapkası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd46fbe-7699-4329-91b4-f8e5fde05c3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Berraklık Arındırır</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayatın fırtınasında dinginleşmek ve kendinizle barışık seçimler yapabilmek için eşsiz bir rehber...”
*
Dünyaca ünlü yıldızların gözde doktoru Habib Sadeghi’nin kaleme aldığı BERRAKLIK ARINDIRIR düşünsel ve fiziksel iyileşmeyi en kolay ve en berrak haliyle ortaya koyan, devrim niteliğinde bir kitap...
Dr. Habib Sadeghi’nin yirmi yıl önce kanserden kurtulmasına yardımcı olan “arınma prensibi” zihninizi nasıl temizleyebileceğinizi, vücudunuzu hangi yöntemlerle iyileştirebileceğinizi ve önünüze çıkan engelleri, iyileştirici ve enerji verici fırsatlara nasıl dönüştürebileceğinizi anlatıyor.
Dr. Habib Sadeghi’nin sağlık yolundaki devrimci bilgisiyle kaleme aldığı BERRAKLIK ARINDIRIR, kendi sağlıklı yaşamının efendisi olmak isteyenler için eşsiz bir kaynak...
*
“Kendini kaybolmuş ya da parçalanmış hissedenler, daha iyi, daha güçlü ve daha cesur biri olarak şifa bulmak isteyenler için vazgeçilmez bir yapıt.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4036559-10a5-415a-8594-139f89897f9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Polis Hafiyesinin Harikulade Maceraları</image:title>
            <image:caption>“Birçok harikuladelikler, esrarengiz vakalar, aşk, intikam, cinayet, intihar, takip gibi heyecanlarla dolu millî romandır”
1928 yılında neşredilmiş iki kitaptan oluşan “Bir Polis Hafiyesinin Harikulade Maceraları” serisinin ana karakteri Raif Cenap Bey, tıpkı Sherlock Holmes gibi, kendisine yardım eden Haydar Cemil Bey’in desteğiyle olayların gelişimini dikkatlice araştıran zeki ve öngörülü bir polis dedektifidir.
Bir intikam hikâyesi olan Üç El Tabanca’da, olayların akışı ve deliller bizi bambaşka sonuçlara sürüklerken, Raif Cenap’ın şaşırtıcı bakış açısı ve yazarın ustalıklı kurgusuyla yırtık bir banknotun peşinde şekillenip soluksuz okunacak polisiye maceranın tam ortasında kalacağız.
 Zifaf Odasındaki Asılı Kadın’da ise, Feridun Nafiz ve Nerime’nin düğün gecesi karşılaştıkları dehşetli manzara, öykünün sonuna dek bizi kuşatacak; biriken sorular okuru çıkmaza soktuğu anda, Raif Cenap Bey’in haklı kuşkularıyla muammanın tüm unsurları teker teker çözülecek. 
“Geçmişten Günümüze Polisiye” serisi, “Türkiye’de Polisiye Romanın Tarihsel Gelişimi (1884-1928)” başlıklı bir TÜBİTAK projesinin parçası olarak eski harfli edebiyatımızın en maceralı hikâyelerini okurla buluştururken, daha sonraki dönemlere ait metinleri de bünyesine katarak genişlemeye devam edecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14f390d6-4c1e-4e21-82f9-055981d89274.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Arsene Lupıni Elegeçmez Kadri’nin Sergüzeştleri</image:title>
            <image:caption>İskender Fahrettin Sertelli’nin Belül Dânâ müstarıyla 1928’de neşrettiği İstanbul&apos;un Arsène Lupin’i Elegeçmez Kadri&apos;nin Sergüzeştleri, polisiye edebiyatımızın başarılı kurgularından kabul edilen on iki kitaptan oluşmaktadır. Zevk için hırsızlık yapan ve soygunlarını Dokuzlar Kulübü adını verdiği dokuz kişilik çetesiyle gerçekleştiren Elegeçmez Kadri, zekâsıyla sivrilen bir karakterdir. Her soygunundan sonra bıraktığı notlarda kendisini Arsène Lupin olarak tanıtan kahramanımızın namı şehirde hızla, “İstanbul’un Arsène Lupin’i” olarak yayılmaya başlar. Nasıl ki Arsène Lupin’in peşinde Müfettiş Ganimard varsa, Elegeçmez Kadri’nin peşinde de Başmemur Şadan Bey vardır. Hırsız olmasına rağmen ilkeleriyle dikkat çeken Elegeçmez Kadri, tüm bu maceralarını da tıpkı Arsène Lupin gibi kendi dilinden anlatır ancak yine de ondan farklıdır. Onun, burjuvaları ve aristokratları gülünç duruma düşürmek, güçsüzlerin yardımına koşmak gibi bir derdi yoktur. O ne sevgili meslektaşı gibi bir “Robin Hood”dur ne de “aristokrat gibi yaşayan bir anarşisttir.” Mekânları, gündelik hayat unsurları ve semtleriyle fonunda 1920’ler İstanbulu’nun yer aldığı bu maceralı hikâyeleri keyifle okuyacaksınız.
 “Geçmişten Günümüze Polisiye” serisi, “Türkiye’de Polisiye Romanın Tarihsel Gelişimi (1884-1928)” başlıklı bir TÜBİTAK projesinin parçası olarak eski harfli edebiyatımızın en maceralı hikâyelerini okurla buluştururken, daha sonraki dönemlere ait metinleri de bünyesine katarak genişlemeye devam edecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fc1795c-fed3-47a4-82e1-215701d5e554.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Konakta Ne Var ?</image:title>
            <image:caption>M. Âkil Koyuncu’nun 1928’de neşrettiği Karanlık Konakta Ne Var? akıl ile hurafelerin karşı karşıya getirildiği, bunlar arasındaki çatışmanın sürekli kılındığı bir roman olarak polisiye edebiyatımızın başarılı verimlerinden birisidir. Bu çatışma hâli polisiye anlatının temel unsurlarından olan gerçeklik olgusunu canlı tutmanın yanı sıra bir yandan okuru sürekli soru sormaya ve bu sorulara cevap aramaya iterek aktif kılar, bir yandan da muamma ve merak unsurlarının öne çıkmasına olanak sağlayarak şaşırtır. Romanın başarılı polisiyeler arasında sayılmasının asıl sebebi budur.
Halk edebiyatı gelenekleri içerisindeki ögelerin de kullanıldığı romanda, hipnoz, hayalet, olağanüstü güçler ve varlıklar, bilim ve insan aklıyla telif edilmeye çalışılmıştır. Birbiri ardına işlenen esrarengiz cinayetlerin sorumlusu olarak, Karanlık Konak Sokağı’ndaki konağın sahibinin intikamcı ruhu görülür: Cinayetlerin işlenmesinin ardından bırakılan notlar, “Müntakim Hayalet” imzasını taşımaktadır. Sizi, katledilme sırasının kendisine geldiğini düşünen roman kahramanlarımızın, intikam arzusundaki bu hayaletle mücadelelerinin gerilimli ve bir solukta okuyacağınız öyküsüne aynı tedirginlikle davet ediyoruz.

 “Geçmişten Günümüze Polisiye” serisi, “Türkiye’de Polisiye Romanın Tarihsel Gelişimi (1884-1928)” başlıklı bir TÜBİTAK projesinin parçası olarak eski harfli edebiyatımızın en maceralı hikâyelerini okurla buluştururken, daha sonraki dönemlere ait metinleri de bünyesine katarak genişlemeye devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a260ea1e-254e-4e16-8b38-fb931fce7a23.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Müzisyen</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatının son büyük temsilcilerinden biri olan Vladimir Korolenko (1853-1921) VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türkiye’deki okurlarıyla buluşuyor. Rus edebiyatının pedagojik ve psikolojik bakımdan en değerli klasiklerinden biri sayılan ve birçok dünya diline çevrilen Kör Müzisyen, 1886’da yayınlandığı ilk günden itibaren büyük ilgiyle karşılanmıştır. Korolenko’nun, görme engelli küçük bir çocuğun müzikle tanışmasının ardından değişen iç dünyasını adeta kadife kalemle yazıya döktüğü bu aile hikâyesi, kırsal Rus yaşamına dair bize büyüleyici bir anlatım sunuyor. Levent Özübek’in duru bir Türkçeyle dilimize kazandırdığı Kör Müzisyen’in, okurlarına, klasiklere mahsus bir lezzet vaat ettiğini söyleyebiliriz.

Yazar Hakkında:
Rus edebiyatının altın çağının son temsilcilerinden biri olan Vladimir Korolenko, 27 Temmuz 1853’te Ukrayna’da doğdu. Ailesi Kossak ve Leh kökenlidir. Turgenyev, Şevçenko ve Nekrasov’un etkisiyle yazı hayatına başladı. Uzun yıllar gazetecilik yapıp yoksul insanlar için yardım faaliyetlerinde çalıştı. Rus narodniklerine ilham veren pek çok teşebbüste önemli roller üstlendi. En önemli eserleri arasında, Kör Müzisyen’in yanı sıra, Sibirya’daki sürgün döneminden beslenen Makar’ın Rüyası, Dilsiz, Mırıldanan Orman gibi birçok kısa hikâye ve novella bulunmaktadır. Korolenko, uzun yıllar muhalefet ettiği çarlık rejiminin yıkıldığını gördükten sonra, 25 Aralık 1921’de vefat etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7be1f208-c69c-4b57-a08b-090f06cd70a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Asker ve şair Wilfred Owen’ın Savaş Şiirleri, asker ve şair Tamer Gülbek’in duru Türkçesiyle tam yüz yıl sonra dilimize kazandırılıyor. Birinci Dünya Savaşı edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Owen (1893-1918), savaşta İngiltere adına teğmen rütbesiyle görev yapmış ve savaşın bitmesine çok kısa bir süre kala cephede hayatını kaybetmiştir. Owen Birinci Dünya Savaşının ve genel olarak tüm savaşların yol açtığı büyük acıları, şiir sanatının en güzel örneklerini verecek şekilde dizelere dökmüştür. Çağdaş akademi dünyası Owen’ın eserlerini savaş koşullarında savaşa dair yazılmış en çarpıcı şiirler olarak görmekte ve onun sonraki nesiller üzerindeki derin etkisini teslim etmektedir.

Yazar Hakkında:
18 Mart 1893&apos;te doğan İngiliz öğretmen, asker ve şair Wilfred Owen, Birinci Dünya Savaşının en önemli seslerinden biri olarak kabul edilir. Batı Cephesinde yaşanan çarpışmaları insan odaklı bir bakışla dile getiren şiirler yazdığı savaşta, 4 Kasım 1918’de, Ors’daki Sambre-Oise kanalını geçmek için yapılan muharebede vurularak öldürülmüştür. Ölümünün ardından kendisi hakkında yazılan eserler aracılığıyla geniş çevrelerce tanınıp okunmaya başlayan Owen, 20. yüzyıl İngiliz şiirinin en saygın isimlerinden biri olarak kabul görmüş ve Birinci Dünya Savaşının yüzüncü yıldönümünde edebiyat çevrelerinde bir dizi etkinlikle anılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1836159-bd70-4b25-ba07-ba0e4eb8c9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Mucize</image:title>
            <image:caption>Sadece hatırla.
Sana senden daha yakın olana teslim ol.
Seni aşağıya itmek, yukarıya çekmek, ileriye ya da geriye yönlendirmek isteyenleri umursama, sadece 
kalbini takip et,en iyi yön levhası içindedir.
Kalbin, an’da kaldığın müddetçe bütün yolları gösterecek sana, rehberin olacak. Senden tüm âlemlere ve zerrelere,tüm âlemlerden ve zerrelerden de yine sana akacak...
Ruhsal yolculuğunun farkındalık durağında nefeslenmeyi seçen güzel insan, seyret…
Seyrin seni ruhunla yeniden buluşturacak.
Sor kendine…
Bugün sihirli bir günse ve dilediğin her şey gerçekleşecekse neyi arzu ederdin?
Ya her gün sihirliyse ya da gerçek sihir sensen, peki o zaman neyi seçerdin?
Hazır mısın?

Yolculuğumuz başlıyor…
İçimdeki Mucize kâinatın en kıymetli mücevheri olan insana odaklanıyor. İnsanın içindeki mucizevi 
enerjiyle önce kendisini, sonra dünyayı ve nihayetinde de Rabbini tanıma yolcuğunda elinden tutan bir 
dost oluyor Nalan Şahin’in cümleleri. “Ama”ların, “Keşke”lerin karanlığından çıkarıp, ümit ve hayallerin kalplerimizi sımsıkı sardığı bir göz aydınlığına taşıyor bizleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189ee00e-65dd-4610-a243-b4ed1d25fd5c.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>Mark Twain, İnsan Nedir? kitabında insanlığın tarih boyunca geçirdiği evreleri anlatıyor ve ahlaka, etiğe, yaşama ve ölüme dair ufuk açıcı görüşler öne sürüyor. İnsan olmanın ne anlama geldiğini, yaşlı ve genç 
iki adamın sohbetiyle yeniden hatırlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/826c6425-ba6c-4396-894f-cbe2a3e92019.jpg</image:loc>
            <image:title>Gereksizleri Çizin</image:title>
            <image:caption>Ömrünün büyük kısmını lüks ofislerde ve zengin insanların arasında geçiren Walmond Steinberg; kazanmaya, her şeyini kaybettikten sonra başlayacağını fark ettiğinde otuzunu geçmişti. Gerekli sandığı ya da önemli gördüğü şeylerin onu nasıl dibe çektiğini de yine o yıllarda öğrenmişti. 

Yaşadığı büyük iflasın ardından her şeye sıfırdan başlayan Steinberg, yeni hayatına “Gereksizlerin Üstünü Çiz” felsefesiyle “Merhaba.” deyince her şey değişti. 

Walmond’a göre etrafında çokbilmiş, heyecansız, öfkeli, aceleci, taklitçi, vizyonsuz, yorucu, şikâyetçi hiç kimse kalmamalıydı. Bilinenin aksine, insanı büyüttüğü düşünülen kalabalık kavramlar yanlıştı ve insanı büyüten şey, kesinlikle yalnızlıktı.

Sadeliğin gücünü keşfettikten sonra sıradan bir karavanda yaşamaya başlayan ve böylece “Karavandaki Reklamcı” olarak tanınan Steinberg, hayatındaki her şeyi sadeleştirdi. Mutsuz olması beklenirken o, aksine fazlaca mutlu ve şaşırtıcı seviyede zengin oldu.   

Sözün özü, her cümlesi ayrı bir zekâ parıltısı içeren bu eser; okuyucusuna sadeleşmeyi teklif ediyor ya da başka bir ifadeyle Walmond Steinberg, bizleri minimalist yaşamın hafifliğine sürüklüyor. 

Lovely Book &amp; Book

Saygılarımızla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/490639c2-42f1-4ee6-9f39-d555730d3b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Reform Serisi Ceza Hukuku –II (Özel Hükümler)</image:title>
            <image:caption>CEZA HUKUKU – II (ÖZEL HÜKÜMLER)
 BİRİNCİ BÖLÜM 
*KASTEN ÖLDÜRME 
*Suçun Maddi Unsurları
*Suçun Özel Görünüş Biçimleri
*TAKSİRLE ÖLDÜRME
*Suçun Maddi Unsurları
*Fail, Suçun Konusu ve Mağdur 
*Kusurluluk
 İKİNCİ BÖLÜM
*KASTEN YARALAMA SUÇU
*NETİCESİ NEDENİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA
*TAKSİRLE YARALAMA
  ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
*MALVARLIĞI ALEYHİNE İŞLENEN SUÇLAR
*HIRSIZLIK SUÇU
*YAĞMA SUÇU
*MALA ZARAR VERME
*DOLANDIRICILIK
*ORTAK HÜKÜMLER
 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
*MİLLETE VE DEVLETE KARŞI SUÇLAR
*KAMU İDARESİNİN GÜVENİLİRLİĞİNE VE İŞLEYİŞİNE KARŞI SUÇLAR
*ZİMMET
*İRTİKAP
*RÜŞVET
 CEZA HUKUKU – II SORULARI 
 ADLÎ HÂKİMLİK SORULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e5bdd11-6202-4159-a1ff-0bce79fcd2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin Yabancı, Burada En Büyük Amacımız Mutluluktur - Epikür</image:title>
            <image:caption>“Elinde olanı küçümseme, bir zamanlar buna sahip olmayı dilemiştin.”

Elinizde tuttuğunuz kitap mutluluk felsefesiyle bütünleşmiş en önemli filozof olan Epikür’ün bir yandan kıymetli öğütlerini hatırlatırken bir yandan da mutluluğun reçetesini veriyor.
Öğretisini “Bahçe” adını verdiği, yeşilliklerin ve doğanın içindeki okulunda anlatan Epikür, 2000 yıl sonra bizi yine o bahçeye davet ediyor.
Peki nedir Bahçe?
Her bir bitkinin, her çiçeğin büyümesine tanıklık etmektir. Bir gülün en güzel çağını yaşadıktan sonra soluşuna şahit olmaktır. Kurumuş olanın başını koparmaktır. Ağacın üzerinde yol alan karıncayı, bir kayısının dalında çürüyüşünü, bir zeytinin dalında olgunlaşmasını seyretmektir.
Bir bahçede ne kadar çok doğum varsa o kadar da ölüm vardır. Bir bahçede hayatın bütün zıtlıkları vardır. Bir bahçe mikrokozmostur. Bahçeye dikkatle bakan, bütün bir evreni görür.
Bahçemize buyurmaz mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c4ac14-a43c-4f38-9056-c6f74239111d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt İzi</image:title>
            <image:caption>Doğa, her zerresiyle sonsuz bir yaşam ve bilgelik kaynağıdır. Doğanın dilini anlayana ve duyana sonsuzluğun/yaratımın bilgeliği kolaylıkla, bollukla akar.
Hayvanların ilhamla ve rehberlikle dolu yaşam disiplinleri, özellikle insanın hayat deneyimi açısından değerli bilgiler fısıldar.
“Ufkun Ötesindekiler Serisi”, hayvan doğasının insan yaşamına kattığı bilgeliği Kam kültürünün kadim öğretileriyle aktarması açısından, dünya çapında referans gösterilebilecek değerli bir kaynak olması amacıyla hazırlandı.
Serinin ilk adımını doğanın en disiplinli ve saygılı “öğretmeni” olarak bilinen “Kurt” attı.
Kurt, aile yapısı, aile içindeki hiyerarşik düzeni, avlanmaktaki prensipleri, yaşam ve ölüm olgusuna karşı duyduğu saygı, öğrenmeye verdiği değer açısından insan yaşamına paha biçilemez bir bilgelik sunar.
Kurdun doğasını anladıkça, hem yaşam sanatının inceliklerini öğreneceksiniz hem de yaşam yolculuğunuzda bilinçli adımlarla ilerliyor olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b024bee-2b9b-42f3-9412-2da88bbcacee.jpg</image:loc>
            <image:title>Osho / Her Şeye Sahipsiniz Kendiniz Hariç !</image:title>
            <image:caption>“Hayatın kendi başına bir anlamı yoktur. Hayat bir anlam oluşturma fırsatıdır. O, yazılacak bir şiir, söylenecek bir şarkı, edilecek bir danstır. O senin kendinle münasebetine hastır.”

Yaşadığımız yüzyılın toplumsal ve bireysel sorunlarına dair yaptığı tespitlerle milyonlarca mutsuz insanı peşinden sürüklemeyi başaran ve modern zaman gurusu olarak adlandırılan sıra dışı bir filozoftur Osho.
Doğu ve Batı’nın mistik öğretilerine gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşmış, değişimin esas olduğunu vurgulamış ve ortaya çıkardığı harmanla günümüzde bile geniş bir hayran kitlesine hitap etmeyi başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1d4527-5627-4a51-b213-d0b4bc1ee762.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğollar Ve Türkler Tarihsel Bağlar</image:title>
            <image:caption>Proto-Moğol topluluklarıyla Eski Türklerin kültürel ilişki ve yakınlıklarından başlayarak Cengiz Han’ın kurduğu muazzam imparatorluk tarafından açılan çığırla daha da pekişen Türk-Moğol alışverişinin sosyal, ekonomik ve siyasi yönlerini temel hatlarıyla ele alıp aydınlatan bu çalışmada, önemli dönemeçler gözetilerek bütünlüklü bir tarih anlayışı çerçevesinde, sonuçlara ulaşılmıştır. Kitap, Moğol bürokrasisinde Türklerin rolünden, Ortadoğu coğrafyasına egemen olan Moğol topluluklarının Türkleşmesi ve İslamlaşmasında Türk dinî anlayışının belirleyiciliğine, Moğol hâkimiyetinde yaşanan idari meselelerden Osmanlı İmparatorluğu’nun kurumlarına yansıyan Moğol etkilerine temel başlıklar üzerinden yol gösterici bir özet ve daha detaylı okumalar için bir kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/240609a8-bd14-4da2-be4c-8234822425ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Kahramanların Mitolojik Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İnsanın varoluşu bir yolculuk anlatısıdır: Cennette başlayan “doğum”, dünya hayatıyla devam eden “erginlenme” ve ahirete intikal “dönüş”… Sonrası insan için meçhul; mutlak bilginin sahibine malûm… Adam’ı yaratıp yeryüzüne erginlenmeye gönderdiğini ve yeniden kendisine döndüreceğini anlatan Tanrı, “yolculuk” hikâyesinin “ilk anlatıcısı”dır. Mitoloji çağında insan, bu Tanrısal anlatının taklitçisidir; bütün bir mitoloji, yolculuk hikâyeleriyle doludur. Mitolojinin “edebiyat”a evrilmesi, Tanrı dili yerine “insan dili”ni alması demektir. Dildeki bu değişmeye rağmen “yolculuk” öyküsü ve içeriği kimi zaman kılık değiştirse de edebiyattaki yerini korumaktadır. Roman, bu anlatıya en elverişli türlerdendir.
 Elinizdeki kitapta, adından çok söz edilmiş Huzur, Aylak Adam, Tutunamayanlar ve Yeni Hayat romanları bu yolculuk anlatısı bakımından incelenmiştir. Tiyatro türü de bir “öykü” içermesi bakımından “yolculuk” anlatısına elverişlidir. Bu bağlamda, Azerbaycan Türk edebiyatının en şöhretli kalemlerinden Bahtiyar Vahapzâde’ye ait tiyatro eserlerinin bu yönden tahlili yapılmıştır. Modern şiir, “anlatı” yönü zayıf olsa da “Tanrı dili”ne en yakın türdür. Büyük Türk şairi Yahya Kemâl Beyatlı’nın “Rindler Üçlemesi” olarak bilinen şiirlerinin incelenmesi bu çalışmaya bu düşünceyle dâhil edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2f4de3-fff4-4e0b-b76a-72993e8224b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşuk - ı Talat Ve Fitnat ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Tanzimat’ın ilanından sonra Batı medeniyetiyle farklı boyutta bir temasın ve bu anlamda yeni sosyal meselelerin işlenmesine yelken açan edebiyatımızın, nesir türünde önemli eserlere imza atmış yazarı Şemseddin Sami tarafından kaleme alınıp 1872’de fasiküller hâlinde yayımlanarak aynı yıl bütünlüklü bir neşri yapılan Taaşşuk-ı Tal’at ve

Fitnat, içerik ve düzenlenişinde klasik Osmanlı edebiyatının geleneksel unsurlarını barındırmakla birlikte, Batı tarzında yazılmış ilk telif romanımız olarak kabul edilmektedir. Eser, Haluk Aydın’ın titiz çalışmasıyla özgün diline dokunulmadan, açıklayıcı notlar eklenerek yayıma hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f44c9d3-2b71-45ec-bfaf-8381fff701fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençliğin Kitabı</image:title>
            <image:caption>…“Nerede kalmıştık...” Dedi Azra. 
“Gençlerden söz ediyorduk” dedi kitapçı. 
“Gençliğimizi çok iyi yetiştiremiyoruz. Orta öğretimden çok donanımlı gelmiyorlar. Dünyayı anlamakta, algılamakta güçlük çekiyorlar. Özgüvenleri yetersiz. Erken vakitte gelecek kaygısıyla tanışıyorlar. Kolayca tahriklere kapılıyorlar. Kafaları karışık.  Hepsi değil ama bu durumda olan çok gencimiz var.”
Kızlar başlarıyla onayladılar adamı.
 “Ben kitap satarken ülkenin her yerini geziyorum. Gençliğin durumunu da en az aileleri, hocaları kadar biliyorum. Evet, sıkıntılarımız var. İş ve ekmek hesabı yapan genç nüfusumuz çok. Buna karşılık girişimcimiz çok az, beceri sahibi ara elamanımız yetersiz. Ülkenin ekonomik olanakları genç nüfusumuz gibi hızlı artmıyor. Cumhuriyet tarihi boyunca gerçekleşen darbeler, darbe girişimleri, siyasi sıkıntılar gidişatı durdurarak, yavaşlatarak bazı şeyleri geri bıraktıkça genç insanlar olumsuz etkileniyorlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12e27459-646b-4351-88ba-1f6392d46b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Karar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap “Zor Karar” ve “Dostluktan da Öte” adlı iki romandan oluşmuştur.  Her iki roman da dostluk üzerine kurgulanmıştır.  Bebeğin gezegene merhaba dediği an, ilk temas ettiği bir insan elidir. Güvenli, sıcak bir ortamdan, güvensiz, soğuk bir yere düşmüş gibidir. Tek isteği, dünyada yalnız olmadığını ona hissettirecek sıcak bir elin yaydığı enerjidir. İşte bu el, ilk anlarda anne elidir. Anneliğin o harikulâde yaklaşımıyla büyür. Yetişkindir artık, güçlüdür. Güçlüdür, ama bilinçaltı hâlâ, o annenin sıcacık elinin hasretiyle kıvranır.
Tüm yaşamı, o sıcak elin özlemi içerisinde geçer. Hayat yolculuğu, aslında o eli bulma çabasından başka bir şey değildir. Çok az insan bu şansa sahip olabilir. Romanlardaki her satır, o dost elinin önemini ve bu elin kan bağıyla bir ilgisi olmadığını, ancak gönül bağıyla bulunabileceğini bizlere hatırlatmaktadır. Bulanlara ne mutlu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6654da85-9793-435d-9b05-348e6e223c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasi Tarihine Damgasını Vuran Gümüşhanevi Dergahının İslam Ekonomisine Katkıları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.İslam Ekonomisi Ve Nakşibendiliğin Osmanlı Devleti’ne Etkileri
 I.İslam İktisadı
 II.Tasavvufun Ortaya Çıkışı
 III.Tasavvufun İktisadi Hayata Etkisi
 IV.Nakşibendilik ve Osmanlı Devleti’nde Sosyoekonomik Etkileri
2.Gümüşhanevi Dergahı’nın Kurulmasından Önceki Gelişmeler
 I.Gümüşhanevi Dergahı’nın Kurulmasından Önceki Gelişmeler
 II.Ahi Teşkilatının Sosyoekonomik Analizi
 III.Balta Limanı Ticaret Antlaşması Öncesi Durum
 IV.Balta Limanı Ticaret Antlaşması ve Osmanlı İktisadında Gelişmeler 
 V.Ahlaki Çöküntü ve Zihniyet Değişikliği
3.Gümüşhanevi Dergahı Ve Türkiye’de İslam İktisadına Katkıları
 I.Genel Olarak 
 II.Gümüşhanevi’nin Hayatı, Dergahın Kuruluşu ve Tarihçesi
 III.Gümüşhanevi Dergahı’nın Amacı
 IV.Gümüşhanevi Dergahı’nın İslam İktisadına Katkıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68109d8-8810-4e90-96b0-4c46bc460389.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Kurdu ve Canavar</image:title>
            <image:caption>Duyarlı kalemiyle her kitabında adından söz ettirmeyi başaran Güzin Öztürk, 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde dereceye giren eseri Kar Kurdu ve Canavar&apos;da, çocukların dünyası için son derece &apos;&apos;hassas&apos;&apos; sayılabilecek bir konuyu, zarif ve incelikli bir üslupla ele alıyor.

Okurun kalbinde kanat çırpan kuşlara, sevmenin ve sevilmenin gücünü fısıldayan bu iyileştirici roman; küçük bir kızın, ailesini bir araya getirme çabasını konu ediniyor.

Duygu yüklü hikâyesinin satır aralarında, kız çocuklarının okuması ve kadınların meslek edinmesi gibi önemli toplumsal hak ve özgürlüklere temas eden yazar; canavarların olmadığı, şiddetten arındırılmış bir dünya için herkesi sevginin mucizesine inanmaya çağırıyor.
 
Mizgin&apos;in sevgi ve iyilik dolu yaşamı, evlerine yerleşen davetsiz bir Canavar yüzünden altüst olur. Geceleri ansızın beliren ve &apos;&apos;sakarlığı&apos;&apos; yüzünden her yeri darmadağın eden bu Canavar&apos;ın elleri mor çiçeklerle bezeli, kalbi ise taştandır. Sevmekten aciz bu sarsak Canavar&apos;ın yarattığı tahribat yetmezmiş gibi, köye inen bir Kar Kurdu&apos;nun izini sürmek için epeydir eve uğramayan babasının eksikliği, Mizgin&apos;i bambaşka bir gerçekliğe sürükler. Ruhunda kopan fırtınaları bertaraf etmeye çalışırken bedeni zayıf düşen Mizgin, teselliyi düşlerinde bulur. Hayal dünyasında Kar Kurdu ile Canavar&apos;ı karşı karşıya getiren küçük kız, çok geçmeden kimin av kimin avcı olduğunu sorgulamaya başlar. Gerçekte uzak durulması gereken Canavar kimdir? Köyün tavuklarına dadanan Kar Kurdu mu, yoksa Mizgin&apos;lerin evini mesken tutan zalim canavar mı?
Sevginin değiştirici gücünü, dokunaklı bir hikâye aracılığıyla anlatan Kar Kurdu ve Canavar, ne pahasına olursa olsun inandığımız gerçeklerden vazgeçmememiz gerektiğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d22aba10-d215-4104-ae97-c3b25c7f4065.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege Hastaneye Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Hastanede Olmak Hakkında Bir Hikaye

Ege hasta olur ve hastaneye gitmek zorunda kalır. Ama daha önce hiç gitmediği bir yer olduğu için korkuyordur! Hastanede pek çok yeni insan vardır. Geceyi burada geçirmek zorunda kalan Ege bir de iğne olacaktır. Ama ailesinin, doktorların, hemşirelerin ve en çok da oyuncak tavşanı Jojo’nun yardımıyla hastanenin o kadar da korkutucu bir yer olmadığını fark eder.

“Dr. Bennett, hastane yatışını konu aldığı çocuk merkezli hikayesine şefkat ve dürüstlük katmış. Bu kitap minik okuyucuların sorularına yanıt bulmalarına ve korkularını hafifletmeye yardımcı oluyor.”
–Mary Quattlebaum, Jackson Jones and the Puddle of Thorns’un yazarı

“Ustalıkla yazılmış bu hastane yatışı öyküsü, kendisini tamamen yabancı bir ortamda bulan küçük bir çocuğun zihnindeki soruları empatiye başvurarak cevaplıyor ve korkularını dindiriyor. Bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.”
–Howard Fischer, M.D., Michigan Çocuk Hastanesi, Pediatri Polikliniği ve Ergen Sağlığı Bölümü Başkanı

“Ege Hastaneye Gidiyor anne babaların tam da aradığı kaynak! Dr. Bennett çocukların rutin kontrolleri veya ani hastane ziyaretleri hakkında tüm sorulara ve korkulara sempatik ve bilgilendirici bir tavırla değinmiş. Bu kitap çocukları hislerini keşfetmeye ve düşüncelerini ifade etmeye teşvik ediyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.”
–Terry Spearman, Lisanslı Çocuk Yaşam Uzmanı, Ulusal Çocuk Hastanesi, Çocuk Yaşam Hizmetleri Ekip Lideri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a029c41-e7d8-45f3-8320-fdab22fe461d.jpg</image:loc>
            <image:title>XX’in Erkek Kardeşiyim</image:title>
            <image:caption>XX’in Erkek Kardeşiyim’de çağdaş Avrupa edebiyatının sıra dışı kalemi Fleur Jaeggy’nin Ingeborg Bachmann, Oliver Sacks gibi dostlarını andığı fragmanvari metinler, olağanüstü bir hayal gücüyle kurguladığı öykülerle bir araya geliyor. Delilik, intihar, saplantı, intikam anlatılarıyla dolu bu öykülerde bir tür hasarlı, hissizleşmiş karakterler geçidine tanık oluyoruz. Yaşamak, yaşatmak ya da ölmek arasındaki ayrımlar sözcük düzeyine indirgeniyor, okur insanın içindeki tedirgin edici boşlukla, yalnızlıkla yüz yüze getiriliyor.

Susan Sontag’ın “harikulade, parlak ve vahşi” sözleriyle nitelediği Jaeggy, gerçek ile gerçekdışı, bilindik ile tekinsiz arasındaki çizgide ustaca ilerlediği hikâyelerde sözde gündelik olanın üstündeki tülü kaldırarak altında yatan çarpıklıkları, insanı yalnızlaştıran toplumun hastalıklı yapısını görünür kılıyor. XX’in Erkek Kardeşiyim, okurları huzursuz dünyalara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40808f58-1e22-4f4f-b842-713be2aaa993.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeler Diyarı / Sihrialem Geçitleri 3</image:title>
            <image:caption>Sihriâlem Geçitleri’nde yeni bir diyarın kapısı açılıyor! Yoksa… kapanıyor mu? Cevap vermek zor, çünkü konu “gölgeler” oldu mu, her şey bildiğinizin tersine dönüşebilir. Çağıl ve Berk bunu kendi gözleriyle görmek üzere! Ne zaman ve nerede açılacağı hiç belli olmayan Sihriâlem Geçitleri, bu kez kahramanlarımızı, gölgelerin yaşadığı Kagenokuni’ye götürüyor. Biraz fen bilgisine bolca soru, merak ve hayal gücü eklenince, çocuklar kendilerini, gölgelerin başınabuyruk kurallarına göre işleyen, karnaval gibi diyarda buluyorlar. Bu kez, tanıdıkları pek çok kimsede onlara eşlik ediyor. Ancak bilmedikleri şey şu: Gölgeleri ne kadar tanıyabilirsiniz?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dfb00ad-fa48-4b8d-b5d8-791888c87c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Banka Girişlerinin Ekonomik Etkileri : Doğu Avrupa Ülke Örnekleri</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM
*YABANCI BANKACILIKLA İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
 İKİNCİ BÖLÜM
*DOĞU AVRUPA ÜLKE EKONOMİLERİ VE FİNANSAL SİSTEMLERİ
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
*AMPİRİK UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f2ce1e6-5a01-4db1-964f-b4fa33dae4ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Gemi</image:title>
            <image:caption>1961 Trabzon doğumluyum. İlk, orta  ve lise eğitimimi Kdz. Ereğli&apos;de aldım. Üniversite eğitimimi yaşadığım olumsuz nedenlerle yarım bırakmak zorunda kaldım. Yaşamımı; yurt içi ve dışı uzun yol sürücülüğü, tabelacılık, inşaat boya-dekarsyon ustalığı, işportacılık ve sürücü kursu direksiyon eğitmenliği yaparak sürdürdüm. Evli ve bir çocuk babasıyım. Şu an emekli ve Kdz. Ereğli&apos; de yaşamıma devam ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07cfbf7a-3687-4006-9d91-01966292d569.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Yolun Hangisi</image:title>
            <image:caption>İnsanın büyük arayışı:
   Hayatımla ne yapmalıyım?
Kendini gerçekleştirme yolculuğunda, 3K&apos;nın buluşması önemli: Kalp, karakter ve kabiliyet. Peki insan kalbini, karakterini, kabiliyetini ve kariyerini nasıl uyumlu hale getirebilir? Kendini bulmak, kabiliyetlerini keskinleştirmek ve hayat yolunu seçmek için ne yapabilir?
Dr. Bahar Eriş bu kitapta kendini gerçekleştirmenin beş katmanını anlatıyor: Doğal eğilimlerimizi tanımak, istikrarlı motivasyon sağlamak, verimli çabalamayı öğrenmek, doğru destek sistemi bulmak. Bunları esnek, sağlam ve sarsılmaz bir karakter üzerine kuruyor. Akademik araştırmalardan antik filozoflara, efsane CEO’lardan bu toprakların düşünürlerine zengin kaynaklardan besleniyor.
&quot;Potansiyelini gerçekleştiremeyen organizma zamanla hastalanır.&quot; der Prof. William James. İçiniz işinize, yapınız yaptığınıza uymuyorsa bu kitaba bir göz atın. Çocuğunun potansiyelini keşfetmek isteyen aileler, çalışanlarını doğru değerlendirmek isteyen yöneticiler, öğrencilerini geliştirmek isteyen öğretmenler ve kendini büyütmek isteyen herkes için.
Şu hayatta, senin yolun hangisi? Kalbin ne için çarpıyor? Sabah seni yataktan kaldıran ne? Sana verilene sen ne katabilirsin? Hangi alanda doğal yeteneklerin var? Güçlü yanlarını nasıl avantaja çevirebilirsin? Bambu gibi esnek, kaya gibi sağlam, akarsu gibi akışkan bir karakter nasıl geliştirebilirsin?

DOĞAL EĞİLİMLER
Doğal eğilim nasıl anlaşılır, ipuçları nelerdir?

SÜRDÜRÜLEBİLİR MOTİVASYON
Sabah seni yataktan kaldıran ne? Sürdürülebilir motivasyonun sırrı ne?

VERİMLİ  ÇABA
Zamanını, enerjini, imkanlarını  nasıl verimli kullanabilirsin?

DOĞRU DESTEK MEKANİZMALARI
&quot;Potansiyeli destekleyen/köstekleyen ekosistem, aile, öğretmen nasıldır?&quot;

SAĞLAM KARAKTER
Bambu gibi esnek, kaya gibi sağlam, akarsu gibi akışkan bir karakter nasıl gelişir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e0ee3af-4983-4f30-9e4a-73a4bcf80459.jpg</image:loc>
            <image:title>Algoritmalar Ne İster?</image:title>
            <image:caption>Hesaplamalı sistemlerin bugünkü dünyamızı nasıl dönüştürdüklerini anlamak amacıyla algoritma hakkında daha derin bir kavrayışa sahip olmamız gerektiğini söyleyen Ed Finn, Neal Stephenson’ın Parazit’inden Diderot&apos;nun Ansiklopedi’sine, Adam Smith’ten Star Trek bilgisayarına kadar çeşitli kaynaklardan yararlanarak teorik fikirler ile pragmatik komutlar arasındaki boşluğu araştırıyor. Siri gibi akıllı yardımcıların geliştirilişini, Netflix’te algoritmik estetiğin yükselişini, Ian Bogost’un satirik Facebook oyunu Cow Clicker’ı ve Bitcoin’in devrim niteliğindeki ekonomisini inceliyor. Google’ın sorularımızı nasıl tahmin etmeye çalıştığını, Uber’in çizgi haritalarını, Facebook’un programlanabilir değer konusundaki girişimlerini ele alıyor.

Algoritmalar Ne İster? soyutlama ve dağınık gerçeklik arasındaki boşluğu anlamak için yeni deneysel beşeri bilimlere öncülük eden algoritmik okuma ve modelleme konularına ışık tutacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64bc5bd8-b4b9-483d-98f1-20f6cf915109.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikaller</image:title>
            <image:caption>Başımıza Brexit ve Trump’ı getiren anti-politik isyanın içyüzü
...
Evening Standard

Son birkaç yılda dünya beklenmedik biçimde değişti. Radikal düşünce ve grupların gücü giderek artıyor. Eskinin aşırısı artık alışıldık oldu. Peki politik uçlarda hayat neye benziyor?

Radikallerin asıl gücü nereden geliyor?

Radikaller, günümüzün yaşam biçimine alternatifler bulmaya çalışan hareketleri incelerken, bizi aşırı uçlardakilerin tuhaf ve heyecanlı hayatına dahil ediyor. Madenlere yapılan şafak baskınlarından internetin karanlık köşelerine uzanan günümüzün en gizli ve etkili hareketleri; ölümsüzlük arayışındaki tekno-fütüristler, sınırları kapatmak isteyen aşırı sağcılar, dünyanın doğal kaynaklarını korumak için her yolu mubah gören militan çevreciler, yeni ülkeler kuran liberterler, kendi kendine yeten kooperatiflerin mikro-toplumları, topluma güçlü halüsinojenler yoluyla şifa vermeyi deneyen önderler…

Radikal politika ve teknoloji alanında günümüzün en önemli düşünürlerinden biri olan Jamie Bartlett, bu hareketleri yönlendiren insanlar ve düşüncelere dair şaşırtıcı bir perspektifin yanı sıra başka bir gerçeği de ortaya koyuyor: Radikaller belki de sadece dünyadaki derin huzursuzluğun semptomları değil, gelecek için en akla yakın modelleri sunan kişilerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d337c9ca-a2d4-4e25-b8ad-c5ac2c4fba72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Ağacı</image:title>
            <image:caption>“Tek bir hakkın olsa, unutmayı mı yoksa hatırlamayı mı seçerdin?”

“Bir hayatım vardı, çıplak biçimde görmek istiyorum onu, hangi gölgelerin geçmişimde gezindiğini, nereden kopup geldiğimi bilmek istiyorum. Rüyanda gördüğün kişinin kim olduğunu bilmiyorsun, düşünsene. Kimi niye özlediğini anlamıyorsun. Kendin değilsin. Hem aslında çıplak olmasan da biliyorsun. En çok unutmak istediğin, en çok hatırladığın olmuyor mu hep? Hatırlamak gerekiyor. Yoksa her şey birbirine benzer. Dünya zaten bir benzerlikten ibaret.”

Unutmak için önce hatırlamak gerekiyor; insan, yaşatılan acıları hatırlamalı ve onlarla yüzleşmeli ki geçmişi geride bırakabilsin...
Hivda ve Deniz, Korsakoff sendromlu iki genç. Zorla unutturulan geçmişlerinin, zamanın donduğu o karanlık günden saatin yeniden işlemeye başladığı güne kadar geçen sürenin, bireysel ve toplumsal belleklerinin peşine düşüyorlar.

Gökçer Tahincioğlu, ikinci romanı Kiraz Ağacı’nda yakın tarihimizde açılmış, kapanmayan ağır bir yaranın izlerini sürüyor. Genç yaşta ölenlerin ruhlarını taşıyan kiraz ağacının altında daha adil bir dünya düzeni hayali kuran iki dava insanının, her şeye rağmen tükenmeyen aşkını ve mücadelesini bir belgesel romancı titizliğiyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a0d0d0c-f806-4602-9104-ea947d07931b.jpg</image:loc>
            <image:title>Veli Yılmaz (1950-1993)</image:title>
            <image:caption>Halkın Kurtuluşu gazetesinin yazarı ve yazı işleri müdürü olarak 12 Eylül döneminde dünyada rekor sayılan 750 yıla yakın hapis cezasına çarptırılan Veli Yılmaz’ın hikâyesi, bir yanıyla, bir dönem hikâyesidir. Belki daha doğrusu, iki dönemin hikâyesi: 1970’li yılların devrimci sosyalist hareketinin ve 12 Eylül 1980 askerî darbesi sonrası dikta rejiminin...

Veli Yılmaz’ın hikâyesi, elbette, yöneticilerinden olduğu Halkın Kurtuluşu ve Türkiye Devrimci Komünist Partisi hareketinin tarihine de ışık tutuyor. Üzerine görece az yayın yapılmış bir hareket olması, kitabın bu yanını ayrıca önemli kılıyor. Ama bunların ötesinde, yazarının deyişiyle “Şebinkarahisarlı hiç yaşlanmamış bir genç”in hayat hikâyesidir kitap. Zeki, mücadeleci, azimli, cesur, çalışkan, sakin, güven veren ve mizah duygusu taşıyan bir şahsiyetin, bir karakterin hikâyesi. Eray Yılmaz’ın arşiv ve tanıklıklara dayanan anlatısı, zengin bir belge, kupür ve fotoğraf çalışmasıyla destekleniyor. Eşi ve hayat arkadaşı, gazeteci Neyyire Özkan’la yıllar süren mektuplaşmasından örnekler, kitabın başlı başına değerli bir parçasını oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c982214-688c-4800-91ad-bff0d1cfe7fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevme Sanatı (Modern Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Sevgi, kişiyi diğer insanlardan ayıran duvarları yıkan, onu diğerleriyle birleştiren, insanın içindeki etkin güçtür.” 
 
“Psikoloji alanındaki en önemli çalışmalardan biri.” 
—The New York Times 
 
Her sanat dalı disiplin, odaklanma ve sabır gerektirir. Sanatta ustalaşma, bir çocuğun yeni yürümeye başladığı evredeki gibi düşe kalka ama denemekten vazgeçmemekle elde edilir. Sevmek de içinde sevme ve sevilme eylemini birlikte muhafaza eden bir sanattır. Hatta diğer sanat dallarından daha fazla içgörüye ve anlayışa sahip olmaya ihtiyaç duyar. Bir ustası, bir kılavuzu yoktur; kişinin salt kendisi için ve tek başına edinebileceği bireysel bir deneyimdir. 
 
Sevme Sanatı, bu sanatın nasıl ve hangi araçlarla icra edileceğinin anlatıldığı bir reçete ya da sevginin ne olduğu konusunda binlercesi bulunan bir kişisel gelişim kitabı değildir. Bunun çok ötesinde, artık bir klasik sayılan, hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilen, yayımlandığı ülkelerde milyonlarca satan bu kitap, insanlığın geleceği için hümanist bir yaklaşım, sevme hakkında kusursuz bir felsefi manifestodur. 
 
Sevme Sanatı, “sevmek” eyleminin ana hatlarını belirleyen ve bunu felsefe ve psikoloji temelinde ele alan, incitmeyen, eleştirmeyen, dili ve içeriği asla eskimeyen bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00449865-221d-4657-a245-1d7ae0403baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Deri, Beyaz Maskeler</image:title>
            <image:caption>Bir Çinhintli kendine özgü bir kültür keşfettiği için ayaklanmamıştır. ‘Yalnızca’ birçok bakımdan artık soluk alamadığı için ayaklanmıştır,” diyen Frantz Fanon’un Siyah Deri, Beyaz Maskeler’i ABD’deki Kara Panterler ve Üçüncü Dünyadaki bağımsızlık mücadeleleri gibi siyasi hareketlere ilham kaynağı olmuş, aynı zamanda sömürgecilik ve ırkçılıkla bağlantılı kimlik sorunlarının tartışılmasına öncülük etmiş kitaplardan biri. Irkçılığın, ayrımcılığın —heyhat!—hâlâ gündemde olduğu dünyamızda da modern eşitlikçi düşüncenin klasiklerinden biri olarak güncelliğini koruyor.

Siyah gerçekliğini anlamaya çalışırken Fanon, İkinci Dünya Savaşı’na Fransa Özgür Ordusu saflarında katılmış genç adamın savaş sonrasındaki gündelik yaşantısından ve hocası Aimé Césaire’in Siyah kimliğine sahip çıkan düşüncesi ile şiirinden hareket ediyor, uzmanı olduğu psikiyatri ve psikanalizden yararlanıyor; ayrıca felsefeden, özellikle Jean-Paul Sartre’ın Yahudi düşmanlığı ve Siyah-karşıtı ırkçılık üzerine yazılarından hem besleniyor hem de yer yer onlarla tartışarak ilerliyor. 

Tetikte bekleyen bir bilinç ile şiirsel bir dili birleştiren bu etkileyici metin ırkçılık, sömürgecilik ve “İnsan” üstüne düşünmek isteyenler için. 

YAZAR HAKKINDA: Frantz Fanon veya İbrahim Frantz Fanon (1925-1961). Martinik doğumlu Fransız psikiyatr ve siyaset felsefecisi. Afrika kökenli gümrük memuru bir baba ile Martinik, Afrika ve Alsas kökenli, mağaza işleten bir annenin oğlu. Lisedeki hocalarından biri Aimé Césaire olur. 18 yaşında, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı direnen Özgür Fransa Güçleri’ne katılır. Savaştan sonra Martinik’e dönüp lise eğitimini tamamlar, Komünist Parti’den milletvekili olacak Césaire’in kampanyasını destekler. Ardından tıp eğitimi için Fransa’ya, Lyon’a gider. Bir yandan Maurice Merleau-Ponty’nin felsefe derslerini takip eder. 1951’den itibaren psikiyatr olarak çalışmaya başlar. Doktora tezi olarak yazdığı Siyah Deri, Beyaz Maskeler üniversite tarafından kabul edilmez, kitap olarak yayımlanır (1952). Cezayir’de çalışmaya başlar ve bağımsızlık hareketini aktif olarak destekler. Cezayir heyetinin bir parçası olarak Pan-Afrika Kongresi’ne katılır ve Cezayir Devriminin V. Yılı’nı yayımlar (1959). Geçici Cezayir Hükümeti’nin büyükelçisi olarak Gana’ya atanır, bu dönemde Fas ve İtalya’da çeşitli saldırılardan kurtulur. 1961’de son eseri Yeryüzünün Lanetlileri’ni yayımlar ve 36 yaşında lösemiden hayatını kaybeder. Mezarı Cezayir’de Ayn Kerma Şehitliği’nde yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc34b758-95e6-4dda-b9b3-8346196559bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekerleğe Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>Otobüsün tekerleği dönmüyor. Şimdi ne olacak?

Herkesin bir planı vardı. Bazıları işe, bazıları büyükanneleriyle dedelerini ziyarete, bazıları ise çarşıya gidiyordu.
Birer ikişer otobüse bindiler ve yola koyuldular. Sonra birden otobüs duruverdi. Acaba herkes birlikte çalışıp, otobüsün tekrar hareket etmesini sağlayabilir mi?
Herkesin birbirine yardım ettiği, dayanışma dolu bir öykü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b958f63e-0b3d-4019-bbaa-17ddfdbece15.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurbağa Sanço Ve Neşeli Orkestrasi</image:title>
            <image:caption>Kurbağa Sanço’nun bir derdi var: Ne yaparsa yapsın vıraklayamıyor. Gırtlak kaslarını çalıştırıyor, göl suyuyla gargara yapıyor, en güzel vıraklayan kurbağaları dinliyor ama hiçbiri işe yaramıyor. Neyse ki harika bir sürpriz Sanço’yu bekliyor!
Müzikle, dostlukla, yardımlaşma ve çalışkanlıkla dolu, eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e383eb-9b4d-42aa-aa50-e4aa66e7c0f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yumak Dostluk</image:title>
            <image:caption>Kahramanlarımız, Yumuk ile Fifi  
Biri porsuk biri oklukirpi 
Bir gün aralarına bir yumak iplik girdi!
Bakalım bu ayrılmaz ikili, dostluğun gücüyle sorunlarını çözebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3998b9b4-baec-4802-8837-0d76b3721f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Gezelim Sahilde Yaz</image:title>
            <image:caption>Yazın sahilde yürürken görülecek, yapılacak çok şey var!
Hadi, birlikte hayvanları, nesneleri ve daha birçok şeyi sayalım, birlikte arayıp bulalım, renklerine bakalım!
Çocuklar bu kitapla farklı nesneleri ayırt ederek dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51d8ebd3-184d-4dcb-8f03-ca1e4e0f5f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Gezelim Köyde Sonbahar</image:title>
            <image:caption>Sonbaharda köyde yürürken görülecek, yapılacak çok şey var!
Hadi, birlikte hayvanları, bitkileri ve daha birçok şeyi sayalım, birlikte arayıp bulalım, renklerine bakalım!
Çocuklar bu kitapla farklı nesneleri ayırt ederek dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4b950aa-8972-4254-a9da-b0f735392c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Dilde Bir Hayalperest</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Bu hayatı nasıl yaşamalıyız?&apos;&apos;

Benzersiz üslubuyla pek çok yazarın hayranlığını kazanmış Grace Paley&apos;den, sıradan insanların &apos;&apos;sıradan&apos;&apos; yaşamlarına ayna tutan sıradışı öyküler: Ölü Dilde Bir Hayalperest.
 
1995 yılında Pulitzer Ödülü&apos;nde finale kalan Toplu Öyküler seçkisinden derlenerek Türkçede ilk kez yayımlanan bu öyküler; insan ilişkilerine, yalnızlığa, varoluşun getirdiği kaçınılmaz korku ve arzulara dair çarpıcı tespitleriyle zihinlerde uzun süreliğine yer edecek. 
 
Gözlem gücüyle okurunu şaşırtmayı başaran Paley, kendi deyişiyle, yaşadığı ülkenin ve şehrin sakladıklarını gün yüzüne çıkarmaya, anlatılmayanı anlatmaya çalışırken, hayatın iç acıtan keskin yönlerini kendine has iyimserliğiyle yumuşatıyor. Bu son derece gerçekçi ve kimi zaman taşıdıkları dramatik içerikle zıtlaşan eğlenceli diyaloglara dayalı öykülerde, New York&apos;un alt sınıf insanlarının, göçmenlerin, bekâr annelerin, aldatılan karıkocaların yaşamlarına bütün doğallığı içinde tanık oluyoruz.
 
Kadınlar hakkında yazmanın başlı başına &apos;&apos;politik bir eylem&apos;&apos; olduğunu vurgulayan yazarın; kadın-erkek ilişkilerini, anneliği, evlilik ve cinselliği ele alışındaki eleştirel ve alaycı tavır, gerçekliğin en ağır meselelerini yüzümüze vururken bile elden bırakmadığı mizahi anlatım, onu bütünüyle özel bir yazar hâline getiriyor.

&apos;&apos;Bu zamanda âşık olmak için şaşı, camdan dışarıya, oturduğun buz gibi soğuk sokağa bakmak için de kör olman gerekiyor.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1bb4439-25ea-418b-819c-58d749851297.jpg</image:loc>
            <image:title>Fömer Farsça Orta Seviye</image:title>
            <image:caption>Fars Dili, sahip olduğu pek çok özellikle ilgililerini cezbetmektedir. Farsçanın bu
etkileyiciliği özellikle de Türkiye’de en belirgin şekliyle gözlemlenmektedir.
Bu çerçevede çok sayıda dil okulu Farsça eğitimi alanında faaliyet göstermeye
başlamıştır. Metodolojik bakış açısıyla söz konusu dil okullarına devam eden ve
eğitimi sürekliliğe sahip olan öğrencilerin başarısını etkileyen faktörleri
incelediğimizde, üç etken karşımıza çıkmaktadır:
1- Eğitim kurumunun faaliyet gösterdiği fiziksel ortam ve imkanlar
2-Dil eğitimi veren öğretmenlerin yeterliliği
3-Eğitimde kullanılan kaynaklar
Eğer bir öğrenci başladığı eğitim kurumundan, eğitim süreci tamamlanmadan
ayrılırsa mutlaka bu faktörlerden birindeki eksiklikten söz edilir. Diğer bir söyleyişle
bir eğitim kurumundaki sistemin başarısını değerlendirmede, o kuruma başlayan kaç
öğrencinin eğitim sürecini tamamlayarak ayrıldığı önemli bir göstergedir.
Bu konudaki diğer bir önemli nokta ise eğitim kaynaklarının çeşitliliği ve kolay
erişilebilirliğidir. &quot;FÖMER 2” ismindeki bu kitap, Farsça öğreniminde orta seviye (B1,
B2, B3) için hazırlanmıştır. Bu seviye için FÖMER 2’in yanı sıra üç kitap daha
gereklidir. Bunlar:
1-Farsça Metin Okuma Seti (2)
2-Farsça Çalışma ve Alıştırma Seti (2)
3- Farsça Basın Dili (1)
Bu yayınların tamamı 100 saat eğitim (96 saat eğitim + 4 saat sınav) için
planlanmıştır. Bu eğitimin haftada 8 saat olmak üzere 3 ayda verilmesi
öngörülmektedir.
Ümit ederim ki bu kaynaklar, Farsça alanındaki diğer dokümanların yanı sıra dil
eğitiminde faydalı olacaktır.
YORUMLAR
TAKSİT SEÇENEKLERİ
ÖNERİLERİNİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08210fe9-58e5-41be-b28e-eaf9b894dc01.jpg</image:loc>
            <image:title>Fömer Farsça İleri Seviye</image:title>
            <image:caption>Fars Dili, sahip olduğu pek çok özellikle ilgililerini cezbetmektedir. Farsçanın bu
etkileyiciliği özellikle de Türkiye’de en belirgin şekliyle gözlemlenmektedir.
Bu çerçevede çok sayıda dil okulu Farsça eğitimi alanında faaliyet göstermeye
başlamıştır. Metodolojik bakış açısıyla söz konusu dil okullarına devam eden ve
eğitimi sürekliliğe sahip olan öğrencilerin başarısını etkileyen faktörleri
incelediğimizde, üç etken karşımıza çıkmaktadır:
1- Eğitim kurumunun faaliyet gösterdiği fiziksel ortam ve imkanlar
2-Dil eğitimi veren öğretmenlerin yeterliliği
3-Eğitimde kullanılan kaynaklar
Eğer bir öğrenci başladığı eğitim kurumundan, eğitim süreci tamamlanmadan
ayrılırsa mutlaka bu faktörlerden birindeki eksiklikten söz edilir. Diğer bir söyleyişle
bir eğitim kurumundaki sistemin başarısını değerlendirmede, o kuruma başlayan kaç
öğrencinin eğitim sürecini tamamlayarak ayrıldığı önemli bir göstergedir.
Bu konudaki diğer bir önemli nokta ise eğitim kaynaklarının çeşitliliği ve kolay
erişilebilirliğidir. &quot;FÖMER 3” ismindeki bu kitap, Farsça öğreniminde orta seviye (C1,
C2, C3) için hazırlanmıştır. Bu seviye için FÖMER 3’in yanı sıra üç kitap daha
gereklidir. Bunlar:
1-Farsça Metin Okuma Seti (3)
2-Farsça Çalışma ve Alıştırma Seti (3)
3- Farsça Basın Dili (2)
Bu yayınların tamamı 100 saat eğitim (96 saat eğitim + 4 saat sınav) için
planlanmıştır. Bu eğitimin haftada 8 saat olmak üzere 3 ayda verilmesi
öngörülmektedir.
Ümit ederim ki bu kaynaklar, Farsça alanındaki diğer dokümanların yanı sıra dil
eğitiminde faydalı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fcbb16-5ae7-48bd-a84c-c5ece2b4e2c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Bir Balerin</image:title>
            <image:caption>Feyza Hepçilingirler’e Sait Faik Hikâye Armağanı’nı (1985) kazandıran öyküler toplamı Eski Bir Balerin. 
Edebiyatımızda, niteliği ödülle tescillenmiş kitaplardan. 
Sokaktaki küçük insanın değil, bulunduğu toplumun cenderesinde sıkışmış, yaşadığı evin dört duvarı arasında kalmış insancıkların resmi geçidi. 
Geçmiş günlerin hayalinde kalan ve yaşadığı günün karanlığında boğulan insanlar bunlar. Eski Bir Balerin’de Hepçilingirler, sadece tek tek kendi yağında kavrulan bireyleri anlatmıyor.
Yaşadığı toplumun ikliminden etkilenen kahramanlarıyla, 80’li yılların siyasi karabasanını da işaret ediyor.
Kitapta yer alan her bir öykü Feyza Hepçilingirler’in bir dil işçisi değil dil/üslup ustası olduğunu da ortaya koyuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c41bd60d-62d5-4c19-a234-b5d6a2487ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman</image:title>
            <image:caption>Her şey olmak isterken hiçbir şey olamayan, gün gün, adım adım hem servetini hem kendini tüketen bir adamın, Osman’ın hikâyesi bu roman.

Pahalı markaların, lüks yaşamın gösterişine dalıp bir kültürün, bir sınıfın yok oluşunu, kendileri de o kültürle birlikte yok olmalarına rağmen fark edemeyen bir kuşağın çarpıcı hayatını anlatıyor Ayfer Tunç.

Müzik stüdyolarından, araba galerilerinden, marinalardan geçip kapak kızlarının sert gerçekliğine çarpan… bir hafriyat kamyonunun gece yarısı yapayalnız bir adama çarptığı gibi çarpan bir hikâye.

Osman, uzun bir döneme yayılan eşsiz kurgusuyla edebiyatımızın en görkemli eserlerinden biri olmaya aday.

Kapak Kızı’nı ve Yeşil Peri Gecesi’ni dinledik.

Şimdi söz sırası Osman’da…
 
Bugün ayın kaçı, günlerden ne, berbat pansiyonların berbat odalarında çile doldurduğum kaçıncı gün, bilmiyorum. Zaman bir yerde koptu gitti, geceyle gündüzü ayırt etmem bile zaman alıyor artık, zaten bir önemi de yok. Beş parasızım, perişan haldeyim. Yarın ne yapacağım, nasıl sürecek bu yaşam, bilmiyorum. Allah’ım ben bu hale nasıl geldim? Düştüğüm bu halin sorumlusu kim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f4ad99-0e17-4c82-be08-9e955a2933bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Baykuş ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Kör Baykuş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e867f00-76e5-4a8a-a827-3c50853b8d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Owen 2 - Berbat Kokulu Balık Canavarı Saldırısına Karşı ! (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Ella ve Owen annelerini doğum gününde bir pastayla şaşırtmak isterler, bu yüzden malzemeleri toplamak için bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuk esnasında huysuz bir büyücüye, göz kamaştırıcı bir periye ve en kötüsü - berbat kokulu bir balık canavarına rastlarlar. Acaba annelerinin doğum gününü kutlamak için vaktinde eve dönmeyi başarabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e68fbaa5-0e50-48ed-a419-3ebea24e5413.jpg</image:loc>
            <image:title>Heyula</image:title>
            <image:caption>…rutin iş haline gelen kapıyla dövüşüne devam etmek için bir elinde yastık, diğerinde kapı tokmağıyla sürünmeye başladı. Hırpalanmış kapıya boylu boyunca baktıktan sonra onun yenilmez olduğunu düşündü. Gözleri etrafta sert, keskin ve sivri bir nesneyi arıyordu. En azından çatal, kaşık gibi bir şey olsaydı...”

Hangi zamanı, nerede yaşadığının farkında değildi. Gerçeğin içinde mi, yoksa dışında mıydı? Doğru neydi ve neyin arayışındaydı? Gerçek, hayal, rüya üçgenindeki yaşananlardan hangisi gerçeği yansıtıyordu? Peki, tüm bu gelgitler arasında hangi boyuta ait olduğunu bulabilecek miydi?

Ne adı sanı belli ne cinsiyeti; ne milliyeti ne inancı ne de yaşadığı yer… Sadece bir insandı! Evet, sadece bir insan olmak, bir romana ilham kaynağı için yeterdi. Eser; bu insanın bilinmeyen bir zamanda, bilinmeyen bir yerdeki tutsaklığından kurtulma mücadelesinin yanında, kendisiyle yüzleşmesini ve gerçeği arama gayretini anlatıyor.
***
Yazar Zeki Marakoğlu, Gaziantep nüfusuna kayıtlı olup 1976 yılında Ankara Polatlı’da doğmuştur. Temel eğitimini burada tamamladıktan sonra 1998 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Türkiye’nin çeşitli illerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı birçok okulda öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Bu süre zarfında edebiyatla bağını hiç koparmayan yazar; roman, öykü, tiyatro, şiir, senaryo gibi dallarda redaktörlük ve editörlük yaptı. İlk eseri olan Aşkın Peşinde (2018) ile yazın hayatına adım atan Marakoğlu; Geçmişten Kaçış (2019), Çöldeki Hilâl (2019) adlı romanlarıyla edebiyat dünyasına katkı sağlamıştır. Ayrıca ilk romanının Azerice tercümesi Eşqin İzində (2019) ile Azeri okurların da beğeni ve takdirini kazanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc77b95a-71dc-42e0-a9ec-ee3a70a79237.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Avuç Leblebi</image:title>
            <image:caption>“Bak çocuk! Ben büyüdükçe karnımı daha az yiyecekle doyurmayı öğrendim. Kendimi, iki tavuk kanadıyla öğün yapılabileceğime ikna ettim. 
Bazen bir avuç leblebi ve iki yudum su da akşam yemeği olabilir. Bu sana güçlü olmayı öğretir. Mutluluğu karın tokluğundan, gücü açlığından alırsın.”
Her insan kendi yarattığı hapishanede hem mahkûmdur hem gardiyan. Ayağımızdaki prangalar inançlarımız, demir parmaklıklar korkularımız, belinde anahtarla nöbet bekleyen gardiyan kaygılarımızdır. Özgürlüğümüzü ilân etmemizdeki kararlılığımız ise yöneticiliği ele geçirmiştir. 
Özgürlük içeride başlar. Mahkûm özgürlüğe karar vermişse inançlar, korkular, kaygılar yerle bir olur ve yönetici emreder:
Gardiyan! Kapıyı aç, mahkûmu serbest bırak! 
İnsanın kendinden özgürleşmesini anlatan bu kitabı okuduğunuzda, sizin de yöneticiniz emredecek ve içinizde mahkûm ettiğiniz sizi, özgür bırakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3105c2e-8ea7-4c39-b15e-ec0b708fe896.jpg</image:loc>
            <image:title>Swann’ın Bir Aşkı</image:title>
            <image:caption>Marcel Proust’un Swann’ların Tarafı’nın [YKY, 1999] ikinci bölümüne adını veren Swann’ın Bir Aşkı, Fransa’da ayrı bir roman olarak basılmış ve 1950’de yüzyılın ilk yarısının en iyi romanları arasında gösterilmiştir.

“Odette göğsüne cattleya takmamışsa, ‘Ah, bu gece cattleya yok, ben şimdi neyi düzelteceğim?’ diye hayıflanıyordu. Öyle ki, bir süre boyunca, ilk gece izlediği sıra değişmedi, okşamalarına her seferinde, o ilk geceki gibi, Odette’in boynuna parmaklarıyla, dudaklarıyla dokunarak başladı; çok daha sonraları, cattleyaların düzeltilmesi âdeti (veya göstermelik düzeltme merasimi) çoktandır yürürlükten kalkmışken, ‘cattleya yapmak’, bir istiare olarak –aslında hiçbir şeye sahip olunmayan– sahip olma eyleminden bahsetmek istediklerinde düşünmeden kullandıkları, bu unutulmuş âdeti hatırlatan, ondan daha uzun ömürlü bir ifade olarak, ikisinin ortak lisanında yerini aldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759e2976-c587-426c-aec5-f2719b165e5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Orası Yapı Kredi, Fark Oradaydı</image:title>
            <image:caption>Yeni kuşak Türklerin bilgi-iletişim odaklı çağdaş yeni dünyayı yakalamasında Yapı Kredi çok büyük rol oynamıştır. Teknolojinin akıllı kullanımına dayalı, insana odaklı, insan hayatını kolaylaştıran hizmeler -cep telefonu (Turkcell), kredi kartları (Worldcard), internet (SuperOnline) dahil - Yapı ve Kredililerin vizyon, cesaret ve emekleri ile gerçekliştirdikleri değişim sayesinde Türk insanına sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fbd61fa-1f4b-4c81-8c55-2588ddb4bad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Araştırmaları Dergisi C8 S1</image:title>
            <image:caption>Dergide ilk olarak  1930’lu yıllarda gerçekleştirilen öncül çalışmaların ışığında, 1950-2017 yılları arasında Ankara’da yaşayan 6-17 yaş arası çocuklar üzerindeki ayrıntılı çalışmaları değerlendiren ve ailelerin değişen  sosyoekonomik durumlarının çocukların boy uzunluğuna etkisini araştıran antropoloji makalesine yer verilmiştir. Hergeçen gün çoğalan nüfus, göç hareketleri ve olumsuz maddi koşullar sebebiyle artan evsiz kişiler için Ankara’da sunulan sosyal hizmetleri inceleyen ve ardından küçük bir alanda ihtiyaçların en yüksek düzeyde karşılanabileceği esnek bir mekân tasarımı sunan diğer bir makale de sadece Ankara için değil, sorunun yaşandığı her yerde uygulanabilir öneriler getirmektedir.
Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) içinde bulunan Mogan-Eymir göllerinin kente sunduğu ekosistem hizmetlerini; Cumhurbaşkanlığı “Atatürk Müze Köşkü” giriş holünün mekân ve mobilya analizini; Walter Benjamin’in Pasajlar adlı çalışmasından yapılan çıkarımlarla, bir dönem kentin en önemli alışveriş mekânlarından olan Kocabeyoğlu Pasajı’nın tarihini, mimarisini ve günümüzde geldiği noktayı; Güvenevler Mahallesi özelinde Ankara’nın 1950-1980 arası sosyal ve gündelik yaşamını; Küçükesat’taki Birtan kundura özelinde 1960-1970-1980’li yıllarda ekonomik ve siyasal bağlantılı kentsel göç hareketlerinin ve buna bağlı olarak üretim-tüketim pratiklerinin, gündelik alışkanlıkların değişimini, dönüşümünü ve yok oluşunu inceleyen diğer makaleler  de kent araştırmacıları için  çok değerli birer kaynak olacak niteliktedir.
Görüş yazıları bölümünde yer alan iki makaleden ilkinde 1950-1960 arasında inşa edilen kentin önemli yapılarından Ulus ve Emek işhanlarını, kentsel ve mimari açıdan incelemekte ve bir dönem okuması yapılmakta; diğerinde ise 1951 yılında  kurulan Türk-Amerikan Derneği’nin Ankara’da düzenlediği çeşitli faaliyetlere değinilmekte ve bunların kentin sosyal ve kültürel yaşamına yaptığı etki değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04d90a9-1ca5-4da3-bfb3-be3b24e0a394.jpg</image:loc>
            <image:title>Pırıltılı ile Kokuş</image:title>
            <image:caption>Kedi fare oyunu değil bu, kedi ile farenin oyunu!

&apos;&apos;Ötekileştirilenlerin&apos;&apos; hayatına göz kırpan cesur eserleriyle Alman çocuk ve gençlik edebiyatının hayranlık uyandıran yazarlarından biri olan Andreas Steinhöfel, güçlü kalemini bu kez ezber bozan bir kedi fare hikâyesinde konuşturuyor: Pırıltılı ile Kokuş.

Farklılıkları nedeniyle aileleri tarafından istenmeyen bir pırılkedi ile kokarfarenin hayret verici arkadaşlığını sayfalarına taşıyan bu matrak kitap, dünyayı (neredeyse) baştan sona kateden iki kafadarın çizgi filmlere şapka çıkartan serüvenlerini konu ediniyor.   

Etiketleme, tektipleştirme, diğerleştirme ve dışlama gibi ayırımcı yaklaşımlar üzerine okurlarını düşündüren Pırıltılı ile Kokuş; görünenin ardında yatan gerçeği ince bir mizahla, ustalıkla yansıtıyor.

Bir türlü parıldayıp ışıldayamayan talihsiz kedi Pırıltılı ile etrafı pis pis kokutan şansız fare Kokuş&apos;un yolları sokak ortasında tesadüfen kesişir. Biri türünün özelliklerini hiç göstermediği, diğeri ise fazla gösterdiği için, ait oldukları çevreden dışlanmış ve yaşadıkları evden kovulmuşlardır. Normal koşullarda bir araya gelmeleri pek de mümkün görünmeyen bu iki kader ortağı çok geçmeden sıkı arkadaş olurlar. Birlikten doğan gücü keşfeden Pırıltılı ile Kokuş, yaralarını hızlıca sarıp, hayatlarında yepyeni bir sayfa açmaya karar verirler. Korkutucu, endişe verici eski günleri geride bırakıp, neşeli, eğlenceli ve umut dolu bir geleceğe koşmaya hazırdırlar. Ama önce halletmeleri gereken birkaç küçük mesele vardır...

Kaderlerini yeniden çizmek hayaliyle ortaklaşa bir yaşam kuran iki yoldaşın başından geçen komik olayları anlatan Steinhöfel, bu kitabıyla alışılagelmiş kedi fare hikâyelerine bambaşka bir yorum getiriyor.

Sevginin, paylaşmanın ve dayanışmanın arkadaşlığın olmazsa olmazları arasında yer aldığını hatırlatan Pırıltılı ile Kokuş, bizi biricik kılan farklılıklarımızla barışık kalmanın hayatımızı ne denli güzelleştireceğine vurgu yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/befd7ff3-794a-4e34-afa7-5c65ac098db8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Direniş Hikayesi: Ergun Kuzenk&apos;in Ardından</image:title>
            <image:caption>Ergün Küzenk’in kısa ve çarpıcı anlatılar toplamı olan kitaplarında ülkemizin bütün ötekileştirilenlerinin hayatına birinci elden tanıklık edeceksiniz. Yer yer yüreğiniz burkulacak. Yerinden yurdundan edilenlerin geride bıraktığı buruk sancı ile yüz yüze geleceksiniz.

Onun anlatılarında mazlum ile zalim arasındaki o ince çizginin kıyısında hissedeceksiniz kendinizi.

Bu toprakların yaşadığı en büyük trajediden arta kalanların ve “yaşamak direnmektir” diyenlerin gayriresmi tarihine tanıklık edeceksiniz.
Yaşamı neredeyse bir direniş hikâyesine dönen Ergun Kuzenk’i 9 Mart 2020’de aşağıdaki dizelerle ölümsüzlüğe uğurladık:

“Dört kitabın dördü de aynı yanlışı yazmış Dünyadan ne getirdiğini sormayacak melekler ‘Neyini bıraktın orda? Ne kattın?’ diyecekler”

Ergun Kuzenk ardında muazzam yaşanmışlıklar, hesapsız dostluklar, ortak akla ve vicdana seslenen merhamet erbabı sözcükler ve parıltılı bir iz bıraktı. Kutsal kitaplara nazire yaparcasına dört de kitap bıraktı. Üstelik dördüncüsü onu ölümsüz kılmak isteyen bütün dostlarının katkılarıyla hazırlandı. Pandemi sürecinde binbir zorlukla boğuşurken bir de benim yoğun ısrarlarıma dayanamayarak tanıklıklarını yazılarıyla belgeleyen dostlarına editörü olarak minnettarlığımı ifade ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f852a1a-1a0c-455e-a5a4-05815c37a759.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı&apos;nda &quot;ilk realist&quot; roman olarak bilinen Araba Sevdası gerek içeriği, gerekse edebi üslubuyla yazın dünyasının mutlaka okunması gereken kitapları arasında yer alır. Recaizade Mahmut Ekrem, içinde yaşadığı topluma eleştirel gözle bakmayı becerebilen bir aydın, sözcüklerle oynayabilen edebi bir cambaz, ince bir mizah anlayışına ve olağanüstü gözlem gücüne sahip bir yazardır. Araba Sevdasını okurken hem usta kalemin bu özelliklerine bizzat tanık olacak hem de romanın çok katmanlı yapısında keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.

Recaizade Mahmut Ekrem&apos;in Batı özentiliğini ya da yanlış Batılılaşmayı anlattığı ve ilk olarak Servet-i Fünun dergisinde yayınlanan Araba Sevdası, Ceyda Yüksel tarafından yayıma hazırlanmış, editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&apos;nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eser, yazıldığı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, günümüz okuru içinse anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b479737d-3cfa-41b1-8ef9-7c9eecb54258.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıların Korsanları - Matematik Çılgını</image:title>
            <image:caption>Eğlenerek matematik öğrenin!

Bu kitap, bunu mümkün kılacak: Uzman bir eğitimci tarafından tasarlanan oyunlar, eğlenceli etkinlikler  ve öykülerle zenginleştirilen rengârenk çizimler sayesinde çocuklar, en önemli matematiksel kavramlarla yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle tanışma fırsatına erişecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fb64705-b6cf-4b4d-92d9-8016317819a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Canavarı - Matematik Çılgını</image:title>
            <image:caption>Eğlenerek Matematik Öğrenin!

Bu kitap, bunu mümkün kılacak: Uzman bir eğitimci tarafından tasarlanan oyunlar, eğlenceli etkinlikler ve öykülerle zenginleştirilen rengârenk çizimler sayesinde çocuklar, en önemli matematiksel kavramlarla yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle tanışma fırsatına erişecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59735ee-8666-4d24-bc84-967d6e6ede46.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatçıların Kaleminden Atatürk</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ten evvel Türkiye, bütün dünyada Kızıl Sultan’ıyla, fesiyle, çarşafıyla, İstanbul’un köpekleri ve yangınlarıyla, Eyüp’ün mezarlıklarıyla meşhurdu. Bugün Atatürk’ün zıyaından bahseden bütün dünya gazeteleri onun kurduğu yeni Türkiye’nin milli ve medeni harikalarını sayıyorlar: Zaferler, inkılaplar, bozkırlar ortasında yükselen modern şehirler, fabrikalar... Ve bütün dünyaya örnek, yalansız bir sulh politikası. Dün Mustafa Kemal’i bir “eşkiya reisi” telakki etmiş olan Avrupa, bugün onu kendi beşeri davasına hizmet etmiş büyük evlatlarından biri gibi selamlıyor ve kaybolmasına yanıyor.

Atatürk’ten evvel bu memleket yalnız “hasta adam” değil, dostlarının ağzında bile “can çekişen Türkiye” idi. Bu tabir Loti’nindir. Ve kitaplarından birinin adıdır. Yalan değil, içinde Mustafa Kemallerin, İsmetlerin ve arkadaşlarının bulunduğunu bilmeyenlerin gözünde, bu memleket, bütün marazi işaretleriyle, can çekişen bir hasta idi. Bu hasta kurtuldu ve en sıhhatli Avrupa milletlerinin arasına sokuldu. Bütün dünya, bu mucizeyi gösteren Millet Şefi’nin kaybolmasından duyduğu sarsıntı içinde, artık ona karşı ne hayretini, ne de hayranlığını gizliyor.

Bütün dünya! Bu şeref hiçbir millete nasip olmuş değildir. Zafer ve inkılap senelerinden beri, cihan matbuatında ayrı ayrı, parça parça yazılmış yazıları, şimdi bütün dünya gazetelerinde, aynı günler içinde, hemen aynı cümlelerle bir araya toplanmış görüyoruz. Sanki birbirlerinden fersahlarca uzak, yüzlerce binlerce gazetenin yazıları bir tek elden çıkmıştır. Aralarında o kadar benzerlik ve uygunluk var.
Sanki değil, evet bu yazılar bir tek elden, hakikatin elinden çıkmıştır. Gözyaşlarıyla ıslanmış yüzlerimizi ak eden bu Türk hakikatini de keşfeden, ispat eden bütün dünyaya teslim ettiren en büyük kaşifimiz odur: Atatürk.

Peyami Safa
Cumhuriyet, 15.11.1938</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ab719f-e99a-4eb8-8e55-f6f1024cab54.jpg</image:loc>
            <image:title>Halka Dünya Çocukları</image:title>
            <image:caption>Halka Dünya: Muazzam bir mühendislik başarısı, Yerküre’nin yüzey alanının üç milyon katı büyüklüğünde yapay bir gezegen, uzak bir güneşin etrafını çevreliyor. Farklı ırklardan meydana gelen trilyonlarca nüfusa ve şaşırtıcı teknolojik buluşlara ev sahipliği yapan Halka Dünya’nın evrende bir benzeri daha yok.
Louis Wu bu defa bir oto-doktorun içinde uyanır ve kendini, Halka Dünya’yı sonsuza dek yok etmek üzere olan, ırklar ve gezegenler arası bir savaşın ortasında bulur. Şimdi bir de gücü elinde tutan yeni birinin hizmetindedir. Ve Halka Dünya’nın geleceği, çocuklarının elindedir: Hortlak koruyucu Tunesmith, Hayvan Konuşmacısı’nın sürgün edilmiş oğlu Acolyte ve gizemli bir geçmişe sahip Halka Dünya yerlisi Wembleth. Halka Dünya üzerinde yaşayanları ve gezegenin dengesini korumak için her biri tehlikeli bir oyunun parçası olacaktır. Üstelik Sınır Savaşı’yla birlikte oyuna yeni kişiler dâhil olacak, yeni sırlar ortaya çıkacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6311a98b-5fb0-4c5b-8661-9b613c133404.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonbahar</image:title>
            <image:caption>1928’de Kadirli’de doğdu. 1953’de A.Ü İlâhiyat Fakültesi’nden diploma aldı. Aynı Fakültede 1958’de İslâm felsefesi doktoru oldu. 1963’de Doçent, 1969’da Profesör olarak kadro aldı.
İ.Agâh Çubukçu, Fransa ve İngiltire’de incelemelerde bulundu. 1959’da Paris’te Alliance Française’den sertifika ve 1962’de Fransız Dili ve Medeniyeti ile ilgili sınavları vererek Sorbonne Üniversitesi’nden  diploma aldı.
Uluslararası birçok sempozyuma katıldı. Kültür Bakanlığı danışma kurullarında görev yaptı. Türk Tarih Kurumu üyeliğine ve iki kez Ankara Üniversitesi Senatörlüğü’ne seçildi. Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu üyeliğine seçilen Çubukçu, altı yıl süreyle bu görevi yaptı. Daha sonra Türk Tarih Kurumu Başkavekilliğine atandı. Bir süre bu görevi ifâ ettikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyeliğine seçildi. Dört yıl süreyle RTÜK’de görev yaptı.
İ.Agâh Çubukçu doçentliği sırasında A.Ü. İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Felsefesi ve Filozofları Kürsüsü Başkanı olarak görev üstlendi. Profesör olduktan sonra Kelâm ve İslâm Felsefi Bölümü Başkanlığı, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Bir ara Hacettepe Üniversitesi’nde Türk Düşünce Tarihinde Felsefe dersleri verdi.
İ.Agâh Çubukçu birçok makale ve kitap yazdı. Düz yazı olarak eseri otuzdan fazladır. Aynı zamanda edebiyatla ilgilenen Çubukçu 25 şiir kitabı, ayrıca deneme türünde 3 eseri yayımladı.
1961’den itibaren Radyo’da ve daha sonraları Televizyonda dinî sohbetler yapan Çubukçu yetmiş kadar ilimizi dolaşarak konferanslar verdi.
RTÜK tarafından  Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına seçilen Çubukçu, 1998 yılından beri emeklilik hayatını sürdürmektedir.
Sonbahar kitabı onun 26 şiir kitabı olup hayatınnı son aylarında yazdığı şiirlerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37ed4def-8b8b-4cd8-b077-263b78c5e371.jpg</image:loc>
            <image:title>Us Yemi</image:title>
            <image:caption>Türk çocuk edebiyatında şiirli, oyunlu, taklitli metinler sevilir. Dizili, çağrışımlı kısa şiirler tekrarlana tekrarlanan akılda kalır.
Kolay öğrenmenin yolu, kısa ve ritmik metinli olmasıdır. Bilmeceler, halk edebiyatının çocuk eğitiminde en eski metinleridir. 
Zekâ kıvraklığı yanında toplum değerlerini aktarma bakımından önemli olan bilmeceler soru cevap biçimindedir. Soran bilgili, yaşlı karşılığını bulacak olan ise çocuktur. Çocuk ile dede, nine birlikte Türkçenin güzelliklerini ararlar birlikte. Bilmece somut öğeleri bulma yarışı değil mi? Eski klasik bilmecelerde eşya, hayvan, zaman, beden, giysinin özellikleri sıralanır, çocuk işaret parmağını alnına koyarak düşünür düşünür bulmaya çalışır.
Zorlanınca “İpucu” ister. Aşama aşama bilmece oyunu; sorma, düşünme, bulma, söyleme ve ödül, ceza bölümleriyle uygulanır. 
Eğitim öğeleri, araçları kümeleştirilmeli. Zaten zaman ve mevsimler de bu gruplamaya uygundur. Kış eşya, öğeleri bu mevsimde sorulur. 
Köy ve şehir eşyaları da farklıdır. Günümüzde eşya ve bilgiler hızla değişmektedir. Çocuklara yeni eşya, nesne ve varlığı tanıtmak için bilmece halinde sorulmalı. 
İşte eğitimde buna uygun eser ve çalışmalar yeterli değil. Çocuk edebiyatı görsel, işitsel öğelere dayanmalı. Oysa eskiden beri somut öğeler yerine hayal gücü ile bulunacak soyut özellikler öne çıkarıldı. Bilmece sormada çocuk edilgen, dinleyici durumundadır, bunu değiştirmek gerek; çocuk hareket etmeli, aramalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e3804ea-80bf-4216-a757-77f0851b5f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cornelius ve Karanlık Zihinler</image:title>
            <image:caption>Duvardaki resim neden değişti? Davet mesajını kim gönderdi? 7,9’ un anlamı ne? Neler oluyor?
Evans kendini birden bu soruların içinde buldu. Mantıklı bir cevap ararken tüm hayatı, tüm bildikleri alt üst oldu.

Aslında bakarsanız hayatının altı üstünden daha heyecanlı oldu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40391f5b-de60-436a-80ab-65874c980d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Püsküllü Deve</image:title>
            <image:caption>Yoksul küçük bir çocuğun, kocaman bir oyuncak deveyle olan hayallerle süslenmiş, imkansız dostluğu...
Cadde ve kavşakları hızlıca geçerken kendi kendime söyleniyordum: “Babam şimdiye kesin uyumuştur…” Bir taraftan da düşünüyordum: “Peki ya oyuncakçı? Kesin o da kapatmıştır. Gece gece kim gelip oyuncak alır ki? Kesin devemi satmış, sonra da dükkânın kapısını kapatıp gitmiştir… Keşke devemle konuşabilseydim. Korkarım dün gece bana verdiği sözü unutmuştur. Ya yanıma gelmezse?
Yok, kesin gelir. Hem kendisi dedi, yarın yanına gelirim sırtıma binersin beraber Tahran’ı gezeriz, diye. Deveye binmenin de zevki baş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69347d0b-c09e-4e9b-b003-901a09dd218b.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar ve Oğullar</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev,
19. yüzyıl Rus roman geleneğinin belirleyicisi olmakla kalmaz, kendisinden sonra gelen Tolstoy gibi yazarların da öncüsü olur. Nihilist Bazarov’un normatif değerler sistemiyle çatışmasını odağına alan
Babalar ve Oğullar, bir itiraz ve sorgulama alanına dönüşür. Turgenyev’in o dönem okuyucusuna vurduğu darbenin kuvveti bugün bile hissedilmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aae4c43-84fd-4712-b4d9-bb5c456133e2.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Biyoloji Özet</image:title>
            <image:caption>Bu özet kitap, okul müfredatına uygun olarak hazırlanmıştır. Kitaptaki konular, ders kitabıyla uyumlu olarak sıralanmış ve açıklanmıştır. Hazırlanış amacı, öğrenciyi yoğun ve boğucu ayrıntılarla dolu yardımcı kaynaklardan kurtarmaktır. İhtiyaç olan her bilgi öz ve anlaşılır olarak bu kitapta yer almaktadır. Uzun konu anlatımları yok, gereksiz bilgi yığınları yok, yorucu ayrıntılar yok. Doyurucu, eksiksiz ama yormayan bir kitap bu. Konu anlatımlarında çok önemli noktaları uyarılarla belirttik. Bazı konuları daha anlaşılır görsellere çevirdik. Ünite sonlarında tarama testlerine yer verdik. Kendinizi sınamanız için dört yazılı sınav ve iki deneme sınavı koyduk. Kitaptaki tüm yazılı ve test-deneme sorularının ayrıntılı video çözümleri AppStore, GooglePlay ve www.panoyayinevi.com&apos;da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78808945-4e64-4eec-83ec-5766e080b1b0.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Matematik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Matematik Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85cf521-439a-4f3a-b047-361a3dcb0359.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Fizik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Fizik Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef91dec-267a-426c-a8b6-3bc6fde6b090.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Kimya Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Kimya Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eadc65f-0b6b-4f9d-b733-bfb3eec18c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Biyoloji Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Biyoloji Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e6ff1dd-e69d-4080-a08b-cccf0f657a63.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Türk Dili ve Edebiyatı Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Türk Dili ve Edebiyatı Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14d2e07a-9253-496b-8fad-55fb30c249ba.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Tarih Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Tarih Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85eeba00-9456-44d4-aef6-6533c1bb1367.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Felsefe Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Felsefe Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe1a4f83-db6b-42fa-a692-615de211c791.jpg</image:loc>
            <image:title>11.Sınıf Liseli Coğrafya Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11.Sınıf Liseli Coğrafya Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbcf765-888c-4295-952c-679080489e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusmuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap insanlığa bir intihar notudur.
1825 sayfalık dünyanın en uzun intihar notunu kim yazar neden yazar?
Soruların cevabı bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eaa8711-2754-439f-9aff-559f852e0432.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksun</image:title>
            <image:caption>Farz Et Ki “Yoksun”
Cismen Varsın Ama Resmen “Yoksun”, Başına bir iş gelse, şikayet etme hakkın YOK. Çünkü sen “YOKSUN”
Hastalansan gidecek hekimin YOK. Çünkü sen “YOKSUN”, Çocuğunu okula gönderemezsin. Çünkü sen “YOKSUN”
Daha da kötüsü; senin resmi olarak bir çocuğun da YOK. 
Ayrıca...
Ev alamazsın, bankada para biriktiremezsin, bir işte resmi olarak çalışamazsın, öldüğünde mezarının bile kaydı olamaz. 
Çünkü sen “YOKSUN”
“YOKSUN” Haklarından yoksunları vicdani sorumluluğu gereği anlattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca7e8b9d-bb12-447f-9696-7ca921e7094b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Hanım’ın Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Kiraz Bey’in gömlekleri Çamaşır Makinesi’nden 
çıkıp Fırın’a uçtu. Pişmemiş erikli tartlar, Fırın’dan 
Buzdolabı’na sıvıştı. Kahve Makinesi, soğuk 
dondurmayı yutuverdi. Sonunda her şey ayarlandı. 
Kiraz Hanım döndüğünde, nasıl da şaşıracaktı! 
Amerikalı yazar ve şair Sylvia Plath’den çocuklar için cıvıl cıvıl, neşeli üç öykü. Yatak Kitabı’nda farklı farklı yatak çeşitleri hayal eden yazar, Hiç Önemli Değil Elbisesi’nde bir çocuğun pantolon isteğini, Kiraz Hanım’ın Mutfağı’nda da görev değişimi yapan mutfak aletlerinin öyküsünü anlatıyor. Şair Gonca Özmen’in berrak şiir diliyle Türkçeleşen bu üç öykü, David Roberts’ın eğlenceli ve muzip desenleriyle boyutlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88b598b9-e091-4789-b91a-93be5bffb6a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yönüyle Şarap</image:title>
            <image:caption>Chardonnay’den Zinfandel’e, doğru şarabı seçmek için bilmeniz gereken her şey. 
Şarabın ne kadar karmaşık bir uzmanlık alanı olduğu hakkında az da olsa bir fikriniz vardır:Herkesin şarap şişelerindeki etiketi okuması veya iyi bir şarabı kokusundan hatta görüntüsünden anlaması beklenmez.
Buna rağmen kırmızı şarabı beyaz şaraptan ayırmak da her zaman yeterli olmayabilir. 
Eşsiz bir rehber niteliğinde olan Her Yönüyle Şarap ile şarap dünyasını adım adım ve her bir üzümüne kadar fethedecek, sayısız lezzeti keşfedeceksiniz. 
Her Yönüyle Şarap ile, Bölgelere göre üzümlerin sınıflandırılmasını, Tüm ayrıntılarıyla şarap üretimini, Şarap uzmanları gibi konuşmayı, Şarap etiketlerini anlayıp bölgelere göre çözümlemeyi, Damak zevkinizi geliştirecek tadım tekniklerini uygulamayı, Her duruma uygun olan şarabı seçmeyi, Kendi şarap mahzeninizi oluşturup şarap depolamayı, öğreneceksiniz. Her Yönüyle Şarap hem ilk kez şarap satın alacak olanların, hem de kendisini geliştirmek isteyen şarap severlerin başucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada8226f-5348-4002-bfb8-1cd761a4b681.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatalkazık Yazıları - Denemeler</image:title>
            <image:caption>Herkes şarkı söyleyebilir, ancak besteyi ve
güfteyi hatasız okuduğu halde kendisine
şarkıcı diyemeyeceğimiz bir sürü zanaatkâr
vardır. Eksik olan nedir? “Blues tınısı” diye
tanımlayabileceğimiz: duygu, heyecan, içtenlik
vs...
Bence, “blues’u olmayan” şarkı da söylemesin.
Böylesini dinlemeye artık ne sabrımız,
ne de zamanımız kaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea7f475e-3c87-4f0c-a045-b4f3a9bacd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğun Kaybolduğu Gün</image:title>
            <image:caption>Anlamadığı bir şey vardı: Bir anda Belinay neden bu
hale gelmişti? Onu bu duruma getiren sebep neydi?

Endişeler ve kaygılar da beraberinde geliyordu bu
durumun. Birbirlerine karşı olan hisleri de zarar görecek
miydi? Her şey başlamadan bitecek miydi? Geri
adım atmaya ne gerek vardı ki bu kadar çok severken...

Sevdiğiniz, bakmaya bile kıyamadığınız çocukluğunuz,
karşınızda gün gün kendisiyle mücadele etseydi
ne hissederdiniz? Cevabını bilmek zor olsa gerek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce8f89e-5296-4523-94ca-5409797b2207.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskiçınar Sokak - Anlatılar</image:title>
            <image:caption>Değirmenci rutubet kokusunu, küf kokusunu, yanmakta
olan kablo kokusunu anında algılayabilmek için, beynindeki
bu hattı sürekli açık tutar.

İşte; inceliği/kabalığı, güzel ve pis kokuyu, küflenmiş/ekşimişi,
tazeyi/bayatı, alevi/koru, kuruyu/nemliyi, esintiyi/
fırtınayı hissederek yaşamayı öğrenmek, değirmencilik
zanaatının en belli başlı özelliğidir. Onun için, “Anlatılanlar,
değirmencinin yaşama sol eliyle dokunuşudur”
diyebiliyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1841e3f4-b822-47a1-a886-9e7714d10ac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafın İki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Galiba hayatın en hassas yerindeyim. Korku ile cesaretin savaştığı yerde, araftayım.Tıpkı adım gibi. Ne yapabilirim? Bugünden cesaret alıp yarına korkusuzca yürüyebilir miyim? Artık düşünmek istemiyorum. Bütün hayatım gereksiz ve anlamı olmayan düşüncelerle geçti. Korkularımın esiri olurken, hayatıma bir ışık yakmaya cesaret edemedim. Artık yeter. Düşünmeden hareket etmek istiyorum. Bana yardım et… Bu aşktan sağ çıkabilmem için bana güç ver.

Geçmişin izlerini kalbinde taşıyan Araf, kendine gizemli bir dünya kurmuştur. Bu dünyada yüzleşmekten korktuğu acılardan başka hiçbir şeye yer yoktur. Ta ki kader karşısına Turna’yı çıkarana kadar…
Turna açık yüreklilikle ona sevgisini sunarken, Araf’ın korkuyla dolu karanlık hayatını aydınlatmak için bir umut ışığı olur. Ancak Araf’ın tüm gerçekliği Turna’nın gözleri önünde bir bir parçalanırken, aşk her şeyi bir arada tutmaya yetebilecek midir?

Sahi, yapabilir misin? Beni iyileştirebilir misin?
Benimle birlikte kovar mısın korkularımı? Sen de geçmişimle
savaşabilir misin? Kötü biri olmadığıma inanır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bcb6ee9-22d7-4b30-8544-ff6d8b5785de.jpg</image:loc>
            <image:title>Frekansınız Kaç ?</image:title>
            <image:caption>Evrendeki her şey bir enerjidir ve her şeyin bir frekansı vardır. Sahip olduğumuz frekans aralıkları dengelenmeli ve evrenle uyum içinde titreşmelidir. Ancak bu sayede mutlu bir yaşam sürebiliriz. Kişisel dönüşüm yolculuğunu tamamlarken öğrenmemiz gereken şeylerden biri de enerjilerin uyumudur.

Siyah İnci-Frekans Denge Enerjisi, hücresel düzeyde titreşim frekanslarını düzene koyarak çalışır. Böylece beden dengelenmeye, yenilenmeye ve iyileşmeye başlar.  Aşiyan Kutlu bu kitapta tüm dünyanın ilgilendiği frekans enerjisi kavramını bize açıklıyor ve frekanslarımızı dengeleyerek mutlu bir yaşamın kapılarını açabilmemiz için yol gösteriyor. 

“Frekansınız Kaç? başucu kitabım oldu. Net, anlaşılır bilgiler hem danışanlar hem de uygulayıcılar için çok açıklayıcı.  Etkili bir kitap.”  Yeşim Taner / Kozmik Enerji Terapisti       “Doğru diye bilinen fakat hatalı olan konuların tümüne değinen tam bir başucu kitabı olmuş. Sıkılmadan bir çırpıda okuduğum ve aklımda kalmayı başaran nadir eserlerden diyebilirim. Herkes bu kitapta kendinden bir parça bulacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c7a151-7276-4776-ab3b-598b8a27066e.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 1 Herkes İçin Temel Matematik</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
  Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a992585-48b0-406f-9e3d-d85a71fe0fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Akşamsızdır</image:title>
            <image:caption>Çelebi kim bilir hangi duygularla, &quot;Gün akşamlıdır devletlüm; dün doğduk, yarın öleceğiz,&quot; der. Günün akşamlı olduğunu bilmek, sükût ve sükûn içindeki bir akışın temposunu ayarlar. Gün akşamlıdır ve her gecenin bir sabahı vardır. Günün ayarı, güneşin elinden alınıp mesai saatlerinin hizmetine verildiğindendir belki, şimdi bütün günler akşamsızdır.

Fatma Barbarosoğlu bu kitabında, bitimsiz bir biçimde şimdiki zamanı yaşayanların serüvenlerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e39c68a-3e8e-4dbc-8312-5a299e30e1a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevil’En Şiirler</image:title>
            <image:caption>Kısa süren gönlümün hikayesi
anılar sayfasını çevirdikçe
okunası şiirleri
miras bıraktı tam da
kalbinin hercai kokan
köşesine.

Hercai ne demek en çok sen bilme-lisin
eyy sevgili;
hani içi içine sığmayan daldan dala konan
sevip de aşık olan ve ziyadesiyle kendisine
aşık eden maşuk kuşu gibi tıpkı.

Kim bilir belki bir gün,
aşuk ile maşuk
güzel bir mevsimde
tekrar buluşup,
hani o az telveli sevdiğimiz
kahvelerin hatrına yad eder
hercai anılarını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f14b560d-72ca-4f54-a374-4385b31bdda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Din Etnolojisi</image:title>
            <image:caption>Türk din tarihi, Türklerin Gök Tanrı temelinde, yazılı bir kaynağa dayanmaksızın kendi iç kültürel dinamiklerinden doğan ve günümüze kadar varlığını devam ettiren Gök Tanrı dini=tengrizmle başlar. Türkler bu millî dinlerinin dışında Budizm, Ak Din, Taoizm, Konfüçyanizm, Zerdüştîlik, Maniheizm, Musevîlik ve Hristiyanlıkla da muhatap olmuş, Türk topluluklarının bir bölümü bu dinleri kabul ve tecrübe etmiş ve etmeye devam etmektedirler. Ancak Türk topluluklarının büyük bir bölümü Müslümanlığı seçmiş olup bu inanç üzerinde devam etmektedirler.
Elinizdeki bu kitap, Türk dini ile ilgili makale, bildiri ve çevirilerden oluşmaktadır. Böyle olmakla birlikte bu kitap konuları kronolojik esasta ele alan bir dinler tarihi kitabı olmadığı gibi, homo religiosusun genel kanunlarını tespite çalışan bir din antropolojisi de değildir. Bu kitap, amacı dinî fenomenlerin ya da kutsalın tecrübelerinin etnik, dinî veya profesyonel grup ve kültürlere göre aldığı çeşitli biçimleri, karşılıklı etkileşimleri tümevarımcı bir metotla ortaya koyan, ancak ulaştığı sonuçlar ve genellemeler kültürel alanla sınırlı kalan bir Türk din etnolojisidir
hep temiz kalsın ki insanlık da yeniden değer kazansın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b791faf6-e895-47d9-be04-7f798952eb7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 3 Herkes İçin Temel Geometri-II</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0e4db2-3a81-44d0-98a3-2d97113d3cf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 2 Herkes İçin Temel Geometri -I</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f97c9c-8c34-480a-9ef5-85362802e063.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalınayak Gen 7. Kitap</image:title>
            <image:caption>Ünlü manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan &apos;&apos;Yalınayak Gen&apos;&apos; serisinin uzun yıllardır Türkiyeli okurlar tarafından merakla beklenen yedinci cildi, Kemikler Toza Dönüşürken tarihe tanıklık ettirmeye devam ediyor.

İkinci Dünya Savaşı&apos;nda önemli bir dönüm noktası olan Hiroşima&apos;nın bombalanmasını ve atom bombası ertesinde yaşananları küçük bir çocuğun gözünden aktaran bu gerçekçi manga, otobiyografik özellikler taşımasının yanı sıra savaşın trajedisini, yaşanan acıları ve her şeye rağmen dayanışmanın önemini vurguluyor.

Nakazawa&apos;nın 25 dile çevrilen ve dünya çapında övgüyle karşılanan bu hüzünlü öyküsü, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.

Serinin yedinci halkasında Gen, atom bombası kurbanlarının anısına sahip çıkacak ve buna sebep olanlardan hesap soracak kadar büyümüştür. Gen, kendisine ve yetim arkadaşlarına kol kanat geren gözü pek gazetecinin bombardıman hakkında kaleme aldıklarını yayımlama cesareti gösterecek bir basımcı arayışındadır. Bu uğurda her kapıyı çalan ve tüm sınırları zorlayan Gen ve Ryuta, ne yapıp edip kitabın basılmasını ve dağıtılmasını sağlamak için ellerinden geleni yapacaktır. Ne var ki, bu girişimleri Amerikan ordusunun sansürcü politikasına takılıp, ikiliye zorlu ve kabullenmesi güç bir dersle baş başa bırakacaktır. Tam da bu hareketli gelişmelerin yaşandığı dönemde, Gen&apos;in erkek kardeşi Koji, annelerini ölüm döşeğinde görmek için eve geri dönecektir…

Savaşın masum insanlara yaşattığı acıları birinci elden belgeleyen &apos;&apos;Yalınayak Gen&apos;&apos; efsanesinin yedinci kitabı Kemikler Toza Dönüşürken, Gen ve arkadaşlarının olağanüstü dayanışmasını gösterirken, can acıtıyor olsa dahi gerçeklerle yüzleşmenin insan ruhunu nasıl da iyileştirdiğine işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06d97210-e6dc-4517-9b72-ad7d67f3ab1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 4 Polinomlar-II. Dereceden Denklemler-Parabol- Eşitsizlikler-Sistemler</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56b0549b-c7f2-4cbe-89cc-cdb45bbc63c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 5 Logaritma ve Diziler</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c2cea23-ebc6-4f9e-8364-397b9e208eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 6 Trigonometri I - II</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/863e0072-983c-4852-9bf8-62c58c2f5374.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 7 Limit ve Süreklilik</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac1ed16-5081-4b09-874a-7a27430d2acc.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Seti 8 Türev</image:title>
            <image:caption>Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda &quot;kuş ikonu&quot; ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
_Konuyu tam öğrenin.
_Bol bol pratik yapın.
_Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
_Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78020067-719d-437a-95ab-d9947bcf6f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Hüzün</image:title>
            <image:caption>Kaçak yollarla yurtdışına çıkan, defalarca sınırdışı edilip yeniden dönen yılmaz bir mücadele adamı ama talihsiz bir babanın, iki eşi, dokuz çocuğu arasındaki gitgelleri, sıla ve gurbet arasında, çoğunlukla mülteci kampları ve cezaevinde geçen hüzündolu öyküsünü okuyacağınız bu roman, gerçek bir yaşam öyküsünden kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd8cfb7e-1a87-4261-b65c-3f60666cda9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Tarih Oyunu 1.0 Karain’de Taş Çağı</image:title>
            <image:caption>Ufuk, yaz tatilini arkeolog anne babasıyla birlikte kazı alanında geçirecektir. Arkeologlar, toprak altından binlerce yıllık eserleri çıkarırken Ufuk da Karain Mağarası&apos;nı keşfe çıkar. Bu gizemli yolculuk, bilgisayar oyunu için de ilham kaynağı olacaktır.

Gizemli Tarih Oyunu dizisinin ilk kitabı Karain&apos;de Taş Çağı, arkeoloji, tarih ve doğayla iç içe bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e2a0d4-8105-4815-8f7c-59f7da1eaa17.jpg</image:loc>
            <image:title>Bandırma Roket Kulübü</image:title>
            <image:caption>Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören, yaşanmış olaylardan esinlenerek yazdığı yeni çocuk romanında genç okurlara girişimcilik sözleri fısıldıyor. Heyecan içinde akıp giden bu ümitvar kitabı okurken, bir ilki gerçekleştirmek için sorumluluk üstlenen beş arkadaşın hayallerine tanıklık edecek, havacılık tarihimizin önemli noktalarında gezinecek, bu tarihe emek veren bazı isimlerle tanışacaksınız. “Okurla Sohbet” bölümü de yine okuruyla göz göze gelmek üzere sizi bekliyor.

“Hiç dönüp bakmayın. Güneşi arkanıza alırsanız sadece gölge görürsünüz, güneşe doğru dönerseniz gölgeler arkanızda kalır. Bırakın arkanızda kalsın gölgeler.”
Bu topraklarda uzay araştırmaları yapmayı, Ay’a roket göndermeyi tutkuyla istediler. BUM’da gümbür gümbür, neşeli adımlarla çalışmaya başladılar. Tüm şartları zorladılar. Önlerinde bir de yarışma var. Acaba kulüp üyeleri o roketi yapabilecek mi? Hepsinden önemlisi, roketleri gökte gururla süzülebilecek mi?
Beş arkadaşın havacılık tarihimize kazınmış maceraları sizin de ayaklarınızı yerden kesecek. Siz yeter ki isteyin, bekleyen o ılıman hava hep hazırdır hayallerinizi kucaklamaya. Yeter ki isteyin, yeter ki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/586862cd-037e-4913-a5d4-65c993010251.jpg</image:loc>
            <image:title>Limon Kasasından Hayaller</image:title>
            <image:caption>Doya Doya Yaşam” çağrısında bulunduğu renkli paylaşımlarıyla çok sevilen Diyetisyen Elvan Odabaşı’dan hayallerle sarmaş dolaş bir girişimcilik öyküsü. Gittiği her yere biricik hayalini de götüren ya da o tadı hatırlamak isteyen tüm okurlar için...

Ilık bir yaz akşamı gibi sarı, sıcacık hayaller ve küçük bir kız...

Hayat boyu elinden tutabileceğiniz, hep yanınızda olacak, sizi her zaman destekleyecek bir dost ister misiniz? Bu kitapta küçük bir kızın, gizemli dostu Hayal ile yaşadıklarına tanık olacaksınız. Kimbilir, belki sizin hayaliniz de yanı başınızda belirir ve renkli yolculuğunuz başlar. Iyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd77a1f5-a98d-463a-8e22-9019a38609c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz Kuzey - Yeni Koruyucular (ciltli)</image:title>
            <image:caption>Haylaz Kuzey - Zaman Kütüphanesi / Yeni Koruyucular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6d12f40-4310-4d24-bb6f-e7cad651a5b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylaz Kuzey-Gölgeler Serbest Kalırsa(ciltli)</image:title>
            <image:caption>Haylaz Kuzey - Zaman Kütüphanesi / Gölgeler Serbest Kalırsa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/542798c4-119e-4ce3-a79f-bd7ec57f957d.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcı</image:title>
            <image:caption>Rakipsiz iz sürme becerileri sayesinde muhafız alayında Avcı lakabıyla anılan Ewen Lamont, tehlikeli bir görevi kabul eder: Krallıktaki en gizli bilgileri taşıyan ulağın, yani Rahibe Genna’nın yerini tespit edecek ve onu koruyacaktır. Ancak bu sıradan bir görev değildir. Ewen, genç ve güzel avıyla daha önce karşılaşmış hatta sonsuza dek hafızasına kazınacak çalıntı, günahkâr bir öpücük paylaşmıştır. Genç kadını güvende tutmaya kararlı olan Ewen, aralarındaki yasaklar kalktığında onun cazibesine karşı koymak zorunda kalacak ve bu, olağanüstü yeteneklerine rağmen karşılaştığı en zorlu savaş olacaktır.

Üç yıl önce ikiz kız kardeşini kurtarma girişimi bir felaketle sonuçlanan Janet, bu hatasını telafi etmek için kimliğini değiştirerek rahibe kılığına girer ve kralın en güvendiği ulağı olarak göreve başlar. Her şey yolundadır. Ta ki sert, şehvetli öpücükleriyle içinde inkâr edilemeyecek duygular uyandıran yakışıklı bir savaşçıya teslim olana kadar… Fakat krallığın geleceğini belirleyecek çok önemli bir mesaj düşmanın eline geçtiğinde, Janet’in her şeyi bulabilen bir avcıya güvenmesi gerekecektir. Peki, yüreğini de ona emanet edebilecek midir?.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de111456-d2f5-4f47-b4fd-0e4fae1958cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenidoğan Bakımı ve İlkyardım</image:title>
            <image:caption>Bebek bakımıyla ilgili bütün soruların cevabı bu kitapta!

Heyecan dolu hamilelik döneminden sonra en büyük mucizenizi kucağınıza aldınız. Peki şimdi ne yapacaksınız?

Deneyimli hemşire Esra Ertuğrul’un hazırladığı Yenidoğan Bakımı ve İlkyardım bebek bakımıyla ilgili bütün sorularınıza cevap veriyor. Doğum çantası hazırlığından örnek alışveriş listesine, bebeği tutuş pozisyonlarından banyo yaptırma tekniklerine, bebek beslenmesinden örnek mama tariflerine kadar tüm merak ettiklerinizi bu kapsamlı rehberde bulacaksınız.

Ayrıca kolik, sarılık gibi yenidoğanlarda sık görülen sağlık problemleri hakkında bilgi edinirken, yaralanma, zehirlenme gibi acil durumlarda yapmanız gerekenlerle ilgili de çok şey öğreneceksiniz. Yenidoğan Bakımı ve İlkyardım bebeğiniz büyürken ve sonrasında da en büyük yardımcınız olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/992d49dd-a46e-41d4-8ad4-92865ba02610.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bu gerilim romanı, diğerlerinin bittiği noktada başlıyor…
Ormanda ıssız penceresiz bir kulübe. Burada yaşamak zorunda bırakılan Lena ve iki çocuğu. Onları dış dünyadaki tehlikelerden koruduğunu düşünen bir aile babası. Her şeyin titizlikle kurallara bağlandığı dış dünyadan tamamen soyutlanan bir hayat.
Ancak günün birinde kaçmayı başarıyorlar ne var ki kâbus devam ediyor. Anlaşılan işkencecileri sanki kendine ait olanı tekrar geri almak istiyor.
Romy Hausmann, her insanın hayal gücünün ötesine geçen bir dehşetin panoramasını parça parça biçimlendiriyor.
Elinizden bırakamayacağınız bir solukta okuyacağınız olağanüstü bir gerilim romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb27c81f-18e3-427b-a028-8bf2fb76a806.jpg</image:loc>
            <image:title>Portekiz’in Yüce Dağları</image:title>
            <image:caption>Portekiz’in Yüce Dağları, 2002 yılında dünyanın en prestijli edebiyat ödüllerinden Man Booker ödülünü kazanan ve 2012’de filme uyarlanan Pi’nin Yaşamı’nın beğenilen yazarı Yann Martel’den keder üzerine gerçeküstü hikâyelerle örülü bir roman.
Portekiz’de 1904, 1938 ve 1981 yıllarında geçen, üç farklı fakat bazı olaylar ve sembollerle birbirine bağlanan hikâyelerden oluşan yine çok güçlü bir inanç ve kendini keşif hikâyesi. Yazarın olağanüstü başarılı hikâye anlatıcılığıyla, okuru geçen yüzyılın Portekiz’inde ve insan ruhunun derinliklerinde incelik, mizah, keder ve sonsuz sürprizlerle dolu bir yol macerasına çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b87d5ca-774b-4677-8b7d-37de8438ebb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Olgular Eşliğinde Obsesif Kompulsif Bozukluk</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan

1957 yılında Ankara’da doğdu. İlköğretimini İstanbul Sarıyer Pertevniyal İlkokulu’nda, orta ve lise eğitimini Saint Benoit Fransız Lisesi’nde yaptı. 1984&apos;te Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığını Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaptı. Psikiyatri uzmanı olarak Gölcük Askeri Hastanesi ve SSK İzmit Hastanesinde çalıştı ve 1995 yılında Akademik hayata başladığı Fırat Üniversitesinde 1998’de doçent, 2004’de profesör oldu. Fırat ve Maltepe Üniversiteleri Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı ve Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde Klinik Şefi olarak çalıştı. Türkiye Psikiyatri Derneği Elazığ Şubesini, Fırat Tıp Merkezi Psikiyatri Kliniğini ve Maltepe Üniversitesi Psikiyatri Kliniğini kurdu. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Klinik şefliğinden 2011 yılında emekli olduktan sonra Beykent Üniversitesi ve Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölümlerinde Lisans ve Yüksek Lisans dersleri verdi. Halen İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji Bölümünde Yüksek Lisans dersleri vermektedir.
Uzun yıllardır Anadolu Psikiyatri Dergisi editör yardımcılığı görevinde olup birçok psikiyatri dergisinde yayın kurulunda ve bilimsel danışma kurullarında bulunmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında yayımlanmış 200 den fazla çalışması ve bu çalışmalara ait 6000’den fazla atıfı mevcuttur.
Dr. Haydeh Faraji

1992 yılında Tahran’da doğdu. Dede Korkut Anadolu Lisesi’ni tamamladıktan sonra başladığı İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümünden 2014 yılında mezun oldu. Beykent Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını 2016 yılında tamamladı ve 2017 yılında Doğuş Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programına katılarak öğrenim çalışmalarını sürdürürken, önce İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji bölümü araştırma görevlisi olarak, takiben İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Psikoloji bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı ve 2020 yılında doktorasını tamamladı. Halen İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümünde görev yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e36287b-8972-4cb8-86b0-6464949f952b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayfiyede</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın farklı alanlarında başarılı eserlere imza atan Anton Çehov aynı zamanda modern öykünün yaratıcılarından biri olarak kabul edilir. Çarlık Rusya’sının çökmekte olduğu 19. yüzyıl sonlarını, modernleşme sürecinin toplumsal sınıflar ve kuşaklar arasındaki uçurumu iyice derinleştirdiği, aristokrasinin çöktüğü bu dönüşüm ve belirsizlik dönemine kimi zaman keskin bir hiciv kimi zamansa hüzünlü bir gerçekçilikle yaklaşır. Bu yeni düzene ayak uyduramayan insanların dokunaklı, yalın gerçekliğini görür.

Sayfiyede, ayrıntılara düşkünlüğüyle bilinen Çehov’un karakterlerinin ruh durumlarını titizlikle çizdiği, hepsinde başka bir hayatı mercek altına aldığı otuz dört öyküden oluşuyor. Çehov’un ahlaki yargılara varmaktan kaçınarak, nesnel ve sevecen tavrını koruyarak, bazen de sadece susarak kaleme aldığı bu öyküleri birbiri ardına, soluksuz okuyacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02410de2-80ab-41f5-b121-b729f6df32f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygılı İnsanın Büyük Aktivite Kitabı</image:title>
            <image:caption>SAYIN KAYGILI İNSAN
Selam!

Öncelikle, rahatla. (İnsanların sana rahatlamanı söylemesi harika değil mi?! Bizce de öyle! Her zaman işe yarar.) Düşünme konusunda aşırıya kaçtığın uykusuz gecelerle dolu bir hayata mahkum değilsin. Aslında tamamen normalsin. Normal olmayan kim, biliyor musun? Sosyal medyada gördüğün, her biri reklam filmlerinden fırlamışa benzeyen, mutluluktan parlayan gamsız insanlar. Gerçekçi olalım. O kadar çok gülen birinin mutlaka sakladığı bir şey vardır; mesela hayatı felç eden kaygı.
Kaygı, günümüzdeki insanlık deneyiminin basit bir parçası: Yozlaşmış iktidar yapıları, tarifi imkansız bir şiddet, doğal felaketler ve kümeleşen dijital dünyadaki ondalık kesirlerin açıklamasını yapan istatistiklerin yüzdesi üzerine zafer kazanmışçasına tamamladığın PowerPoint sunumundan sonra dişlerinin arasında yeşil bir şey olduğunu fark etmen. Al sana gerçek: Tanıdığın herkes dişlerinin arasında yeşil bir şey olmasından kaygılanıyor. Buna psikoloji diyoruz.
Kaygın ister profesyonel yardıma ihtiyaç duymanı gerektirecek kadar yoğun olsun -ki bu durumda yardım istediğin için tebrikler- ister günlerini tam bir yıkım yaşamadan tamamlamana olanak tanıyacak kadar hafif olsun -ki seni yine tebrik ederiz- bu kitap tam sana göre. Kendini daha az yalnız hissetmeni sağlayacak, sana ilham verecek, korkularını gülerek aşmanı sağlayacak ve sabahın üçünde gözlerin fal taşı gibi açık bir halde e-postanın bilgi kısmına “Doğru Ahmet Bey’i mi koydum acaba?” diye endişelenirken (doğru kişidir, muhtemelen) ne yapman gerektiği konusunda sana yardımcı olacak sayfalar dolusu aktivitemiz var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/775cc6c6-4eae-41bb-8e7b-3742ccaf6458.jpg</image:loc>
            <image:title>Firar Eden Aşk</image:title>
            <image:caption>Sen yalnızlık mısın? 
Çölün ortasındaki bir ağaç 
Kızgın kumlardaki bir damla su tanesi 
Yoksa Kalabalık bir şehir misin? 
Arayıp bulamadığım 
Buldum derken, kaybettiğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9566d14d-0c88-4cdd-8e15-05279f1f4d6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi ve Finans Alanında Yapılan Ampirik Çalışmalar 2</image:title>
            <image:caption>1. Ekonomik Büyüme ve Enflasyon İlişkisi Üzerine Ampirik Bir Çalışma: 2005: QI-2020: Q1 Dönemi Türkiye Örneği
2. İslam Ülkeleri Savunma Sanayii Harcamalarında İşbirliği Olanaklarının Anlamlılığına Yönelik Bir Araştırma
3. Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı Ekonomik Büyümeyi Etkiler mi? OECD Ülkeleri İçin Panel Ardı Uygulaması
4. Türkiye Ekonomisinde Tüketici Fiyat Endeksinin Konut Fiyat Endeksi Üzerine Etkisi
5. G7 Ülkelerinde Yenilenebilir ve Yenilenemez Enerji Tüketimi, Ekonomik Büyüme, Turizm ve CO2 Emisyonu İlişkisi: Panel Veri Analizi
6. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde İhracatın Finansman Aracı Olarak Cosme Programı: Kahramanmaraş İli Ölçeği
7. Türkiye Ekonomisi İçin Ortak Gelir Tuzağından Çıkış Arayışı: İşgücü Verimliliği Üzerine Ampirik Analiz
8. Doğrudan Yabancı Yatırım Girişlerinin İnsanî Gelişmeye Etkisi: AB Üyesi Ülkeler Üzerinde Ampirik Bir Analiz
9. Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme: MINT Ülkeler Örneğinde Panel Nedensellik Analizi
10. Bankacılık Hizmetlerinde Katılım Bankalarının Tercih Edilme Sebepleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87d638c-b4c0-43e4-97f5-c42ef0beede9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Muhasebe Uygulamaları ile TMS / TFRS Yakınsama Sürecinin Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM – Muhasebe Mesleği ve Denetim
-Dünya’da Muhasebe Mesleğinin Gelişimi
- Türkiye’de Muhasebe Mesleğinin Gelişimi
- Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Mesleği
- Denetim Kavramı, Denetim Türleri ve Denetim Mesleği
- Denetim Mesleği ve Muhasebe İlişkisi
 İKİNCİ BÖLÜM – Muhasebe ve Raporlama Standartlarının Ortaya Çıkışı, Dünya’da ve Türkiye’deki Gelişimi ile Yakınsama Süreci 
-Uluslar arası Finansal Raporlama ve Muhasebe Standartlarının Ortaya Çıkışı ve Amacı
-Uluslar arası Finansal Raporlama ve Muhasebe Standartlarının Dünya’daki Gelişim Süreci
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – Yerel Muhasebe Uygulamaları ile TMS / TFRS Yakınsama Sürecinin Değerlendirilmesi: İzmir İlinde Bir Uygulama
-Litaratür Araştırması
-Kurumsal Çerçeve</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c773377-c826-4849-ac46-96e91ee47356.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Etkinlik Çerçevesinde Uygulamalı Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>1. Firma Performansının Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi ile Stratejik Analizi: Havacılık Sektöründe Bir Uygulama
2. Finansal Okuryazarlık Düzeyinin Belirlenmesi ve Üniversite Öğrencilerinin Tutumların Değerlendirilmesi: İnönü Üniversitesi Öğrencileri Üzerine Bir Çalışma
3. Finansal Okuryazarlık Oranının Ölçülmesi: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde Bir Uygulama
4. Nakit Akış Tablosu ve Analizleri: BİST’te bir Uygulama
5. Finansal Performans Ölçümünde Aras ve Moora Yöntemlerinin Karşılaştırılması
6. Havayolu İşletmelerinin Verimliliği, Karşılığı ve Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki İlişki: Panel Nedensellik Analiz Örneği 
7. Türkiye, Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki İslami Bankaların Finansal Etkinliği Üzerine Bir Araştırma
8. Sermaye Yapısının Finansal Performans Üzerine Etkisi: BİST Elektrik Endeksine Yönelik Bir Araştırma
9. Finansal Piyasalarda Sürü Davranışı Eğilimi: BİST 30 Endeksinde Bir Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b16693a-c1c1-410f-ba2b-9d3ca762caf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Kökenli Adlar Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Bu sözlük, çocuklarına Türkçe kökenli adlar koymak isteyenlere, gerek güncel, gerek tarihi Türkçe kökenli adları da kapsayan geniş bir seçme imkanı sunmaktadır. Ayrıca bu konu üstüne araştırma yapacak olan araştırmacılara da kaynak-başvuru kitabı olma niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7090c475-733a-4149-9c6a-50baeba777fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Selin Beni Terk Etti</image:title>
            <image:caption>Sevginin kanatlandırdığı bir İstanbul düşü...

Fatih Debbağ&apos;ın 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde birinciliğe değer görülen romanı Selin Beni Terk Etti, İstanbul&apos;un son on yılına ayna tutuyor; bir kentin kültürel ve doğal mirasına sahip çıkmanın önemini, çocukların gözünden paylaşıyor.
 
Film tadında bir olay örgüsü bulunan bu çok katmanlı kitap, anne babası ayrılma kararı alan Deniz&apos;in sevdiği kız tarafından terk edilişini; tüm Türkiye&apos;nin hafızasında yer edinen ilham verici bir toplumsal dayanışma hikâyesi üzerinden anlatıyor.

Okurlarında, kitapta adı geçen mekânları ziyaret etme isteği uyandıran yazar; bir yapıyı, yaşanmışlıkları ve hatıraları ile bir bütün olarak ele almak gerektiğini ifade ediyor ve eskiyi koruyup yaşatmanın güzelliğine vurgu yapıyor.
 
On bir yaşındaki Deniz, hayatında ilk defa terk edilir. Bu kararın ardında yatan nedenlerin izini sürerken kurduğu yeni dostluklar, ona kendisini daha yakından tanıma ve anlama fırsatı verir. Bencilce davranışlarını bir kenara bırakıp, Selin&apos;i geri kazanmanın yollarını aramalıdır. İşe, görünmez bir süper kahramana dönüşüp, etrafındakileri mutlu etmeye çalışmakla başlar. Başkalarının hayatına temas ettikçe, büyüyüp olgunlaşır. Bu sırada, değişen sadece Deniz değildir; İstanbul da büyük bir değişimin arifesindedir. Yıkılması için gün sayılan köklü bir stat, alışveriş merkezine dönüştürülme tehlikesi ile karşı karşıya kalan nostaljik bir sinema salonu ve şehir merkezinin kalbinden koparılmaya çalışılan bir park için, İstanbullular olağanüstü bir dayanışma örneği sergilemektedir...  

Çocukların saf ve temiz dünyaları üzerinden yetişkinlerin cüretkâr davranışlarına anlam yüklemeye çalışan bu düşündürücü roman, toplumsal bilince ve kültüre işaret eden sorgulayıcı bir anlatı sunuyor.

Sevginin ve dayanışmanın iyileştirici ve birleştirici gücünü vurgulayan Selin Beni Terk Etti, ruhumuza umut tohumları ekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/687012ec-eef3-49ae-a434-c2b858b75313.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim de Günümüz Gelecek</image:title>
            <image:caption>Nihat Genç’in ilk defa yayımlanan öykü ve makaleleri, Bizim de Günümüz Gelecek kitabında okurlar ile buluşuyor.
“Herkes susup uzaklaşırken dik kayalıklarda yapayalnızdık. Hayır, beklenip umulduğu gibi yardım çığlıkları atmadık. O heybetli yalçın tepelerle arkadaş olduk, koro olduk, Ankara Radyosu olduk, birlikte memleket şarkıları söyledik. Yazar, muhalif, arkadaş, eziyet görenler, dışlananlar ama saçları gür bir neşemiz; dalları dikenli ve karmaşık, olsun, mosmor böğürtlenler gibi sevincimiz vardı. Bu ıssız tepeler en kalabalık vilayetimizdir. Bu dağların en büyük şairi cumhuriyettir. O aşılmaz, sivri, sert taşlar ahlakımız, çamları mertliğimiz. Tek bir çıkış yolu var uçurumların: Ataların yolundan gideceksin. Bir daha bağımsızlık, hürriyet, özgürlük diye çelikten kayalıklarına bağırayım; yankısı tepeden tepeye gitsin, gelsin, dolansın…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f447edd1-982f-4dff-813c-d09a56a0b391.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Ev Tatilde</image:title>
            <image:caption>“Bugün deniz tatilimizin son günü. Yarın eve dönüyoruz.

Üç haftalık tatilimiz göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçmişti. Anneme göre hayat böyleydi ve her şeyin bir sonu vardı. Biz de tatilimizin sonuna gelmiştik işte.

Hepimiz burayı çok sevmiştik. En çok da ben. Buranın denizini, plajını, dondurmalı çay bahçelerini, tekne ve mağara gezilerini hiç unutmayacaktım. En çok da geniş bahçeli, bir sürü odalı bu yaz evini.”
Mustafa Hakkı Kurt’un samimi ve sıcacık anlatımıyla Bizim Ev Tatilde, okurlarını kalabalık bir ailenin sevgi ve neşe dolu yaz tatiline davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b370764-ea21-42aa-9542-1af59b3e11a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Sözcükler</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap Elinize Ulaştıysa Ve Sayfalarına Göz Attıysanız Kitabı Okumaya Hazırsınız Demektir. Hiçbir Karşılaşmanın Tesadüf Olmadığı Bu Evrende, İnsan Okuyarak Ve Öğrenerek İlerlemeye, Yenilenmeye, Büyümeye Devam Edecektir. 
Türkçemizin Frekansı Yüksek Sözcüklerini Bir Arada Bulacak Ve Sözcüklerin Gücünü Tekrar Göreceksiniz. Şurası Muhakkak Ki Sözcüklerinizin Değişimi Hayatınızın Değişimine Yol Açacaktır. Kişisel Gelişim Sahasında Yazılan İlk Kitap Özelliğini De Binden Fazla Mucize Sözcüğün Tek Bir Kaynakta Bulunmuş Olmasındandır. Kitabın Sayfaları Arasında Mucizeler Dilinin İncelikleri Üzerine Sırlar Verilmiştir. Bu Sırların Bazıları Gizli Bazıları Açıktır.
Yüksek Bilinç Seviyesinde Ve Rezonans Alanı Çok Güçlü Olan Peygamberler, Düşünürler, Sanatçılar, Liderler Bu Dili İstemli Ya Da İstemsiz Olarak En Etkili Biçimde Kullanmışlardır. Bugün birçok alanda bu dil farklı farklı niyetlerle olsa da kullanılmaktadır. Özellikle çok satılan kitaplara çok izlenen filmlere biraz dikkat ederseniz bu dili göre-bilirsiniz. Hem kendinize hem çevrenize sağlayacağınız farkındalık yolculuğu kolaylıkla başlasın. 
Bir sözcükle bir insan bir kitapla tüm Dünya değişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9938d6c9-86e3-40bc-9942-778147383929.jpg</image:loc>
            <image:title>Shadows of Authors</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Chapter I: Mehmet Rauf
Chapter II: David Herbert Lawrence
Chapter III: Hector Hugh Munro(Saki)
Chapter IV: Ömer Seyfettin
Chapter V: Charles Dickens
Chapter VI: Halide Edip Adıvar
ChapterVII: Peyami Safa
Chapter VIII: Sait Faik Abasıyanık
Chapter IX: Ahmet Hamdi Tanpınar
Chapter X: Franz Kafka</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f469829b-ec24-45d9-8df8-f65c908f6259.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gölge Göstericinin Düşleri</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın tarihinde, 20. yüzyılda meydana gelen büyük felaketin dehşeti, geçmişin üzerine kapanan kapıyı yeniden açmaya kalktığımız her an karşımıza çıkan, hiçlik ile hayalin birbirine karıştığı, endişeyle karışık bir kurtuluş duygusuyla çoğu zaman seyredaldığımız o boşlukta aranmalı. Jean-Michel Palmier, büyük felaketin hemen öncesi, tutkuyla bağlandığı Weimar Cumhuriyeti’nin düşünce ve sanat dünyası üzerine yazdığı bu kısa otobiyografik denemelerde, gerçekle arasına sürekli hayali engeller döşeyerek, gölgelerin ve suretlerin peşinde, kaybolan eşsiz bir duyarlılığın izini sürüyor.

Martin Heidegger’in siyasi metinlerini derleyen ve yine Heidegger’in yazdıklarının etkisiyle Avusturyalı şair Georg Trakl hakkında ilk kez tez yayımlayan, son zamanlarında ise tüm enerjisini Walter Benjamin üzerinde toplayan Palmier’den şimdinin yükünü almadan, kendi deyişiyle inzivanın sersemliğinden hiç ama hiç çıkmadan, kopulamayan geçmişin etrafında bir düşünme ve düşleme denemesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4751be7c-3696-448d-b51f-9471552c2ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikiyatri Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Toplu Eserlerin birincisi olan bu cilt, betimleyici psikiyatri alanındaki çalışmaları kapsamaya yeterlidir. Kitap, Jung’un yayımlanan ilk çalışması olan doktora teziyle yani sonraki çalışmalarına çerçeve oluşturan bir inceleme olan “Okült Denen Fenomenlerin Psikolojisi ve Patolojisi Üstüne” ile başlar. Diğer makaleler ise ya doğrudan histeri üzerinedir ya da kriptomnezi, manik bozukluk ve delilik taklidi gibi histeriyle bağlantılı olan rahatsızlıklarla ilgilidir.
Jung’un kariyerinin ilk döneminde 1902-1905 arasında yayınladığı bu makaleler, Paris’te Salpêtrière Hastanesinde ona rehberlik eden Pierre Janet’nin ve Zürih’te Burghölzli Hastanesinde ona müdürlük yapan Eugen Bleuler’in etkilerini görmek açısından da önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c59df0-6f50-4064-93cf-df44ffb20713.jpg</image:loc>
            <image:title>Egemen Virüs</image:title>
            <image:caption>Yirmi birinci yüzyıla damgasını vuran, dönüm noktası bir olayın çarpıcı tasviri. Ekolojik sorunlardan uzmanların yönetimine, istisna hâlinden bağışıklık demokrasisine, korkunun egemenliğinden komplo teorilerinin yaygınlığına, mecburi mesafelerden dijital kontrole kadar varoluşun nasıl değiştiğine ve gelecekte bunun politik etkilerinin neler olacağına dair bir sorgulama.
Koronavirüs, devletlerin kibirli sınırlarını, vatansever duvarlarını aşan egemen bir virüstür ve tüm korkunç gaddarlığıyla en zayıf olanı dışlayan bağışıklık mantığını ifşa etmektedir. Her türlü adalet fikrine meydan okuyan, savunmasız ile korunan arasındaki eşitsizlik ise hiç bu kadar açık olmamıştı. Virüs, kapitalizmin acımasızlığını ortaya çıkardı. Ama sadece bu değil, dayanışma içinde bulunmadan kurtuluşun mümkün olmadığını da gösteriyor ve bizi birlikte yaşamanın yeni bir yolunu düşünmeye zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b40b8bca-c98e-46db-b606-4d9aa752a596.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Yazıları</image:title>
            <image:caption>Sosyolojide Fransız ekolünün ilk temsilcilerinden olan Marcel Mauss ve Paul Fauconnet, bu derleme çalışmada sosyolojinin bilim haline gelme aşamasında işlediği konuları, uyguladığı yöntemleri ve bölümlemeleri sunarlar. Sosyolojinin bugünkü konumuna gelmesi hususunda tarihsel değeri de olan bu makaleler, antropoloji ve diğer bilimlerle kurulan ilişkileri de örneklendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30ee9fa7-a9c5-4cd5-a048-68e23fd5dd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunan Kültürü Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yunan Kültürü Tarihi’nde Burckhardt Yunan tarihini övmedi; daha çok, antik Yunan’ın karmakarışık, yavan gelişmeleriyle birlikte tamamıyla gerçekçi bir tasvirine girişti. Helen sanatının ve düşüncesinin sürüp giden değerine ve ihtişamına gölge düşürmeden, Yunan sistemlerinin zayıflığını, özellikle Atina demokrasisinin üzücü durumunu çekinmeden tasvir etti. Kendine verdiği görevin bir bölümünü şöyle anlattı:
Amacım, antik Yunan kültürüne ilgiyi canlı tutmak. Övmek niyetinde değilim, ne de hoş göstermek istiyorum. Ama Yunan düşüncesinin büyük dünya tarihindeki ve Doğuyla Batı arasındaki konumu açıklığa kavuşturulmalı. Yunanlar ne yaptılar ve ne sürdürdülerse kendilerinden önceki bütün halklardan farklı yapıp sürdürdüler. Başkalarının can sıkıcı zorunluluktan yaşadığı ve eylemde bulunduğu yerde onlar özgür, doğal, özgün ve farkında oldular. Bu nedenle, faaliyetleri ve kapasiteleriyle aslında insanların yetenekli ırkı gibi görünürler, çünkü yetenekli denecek bir halkın bütün hatalarını ve acılarını yaşamışlardır.
İdrak dünyasında Yunanlar başarının sınırlarını zorladılar, şayet insanların başarıları Yunanlarınkine denk değilse bunun kıymetini bilmezlik ve istemezlik etmemeliler.  
Yunan başarıları öyleydi ki gelecek kuşakların Helen hayat tarzını öğrenmekten başka seçimi yoktu. Bu çabaya katılmaktan vazgeçenler kültürün durgun sularında çaresiz durumda kalırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/602949ad-c514-4d7e-b068-aab718faee7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rimalar</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl İspanyol şiirinde romantizmin son temsilcisi sayılan Bécquer, “romancero” geleneği ile gizemci yenilikçi çizgi arasına yerleşen kendine özgü şiiriyle çağdaş İspanyol şiirinin de başlangıcını simgeler. Unamuno, Machado ve Jimenez gibi çağdaş öncülere göre bu şiir, “akıp giden zamanın” görünmez öğelerini düşsel bir duyarlılıktan süzerek “ortaya döken” özelliğiyle evrensel şiir tanımının da kapısını aralar. Başlıca izleklerin aşk, endişe, acı, düş kırıklığı, çaresiz insanlık halleri, ölüm kaygısı olarak belirdiği Rimalar’da gerçeklik, şairin düş prizmalarında “bir suyun dökülüşünü ya da bir çalgı telinin titreyişini” anıştırır biçimde kırılır. Sonuçta elde kalan tek şey, dile getirilmek istenene hiçbir zaman yetmeyecek ama sonuçta vazgeçilemez olan dil’dir. 
GUSTAVO ADOLFO BÉCQUER (17 Şubat 1836 - 22 Aralık 1870 
16. yüzyıl sonlarında Sevilla’ya yerleşen ve adlarını Bécquer olarak İspanyollaştıran Flaman asıllı Becker ailesinin sekiz çocuğundan biridir. 
Sanatıyla çocukları üzerinde etki bırakmış iyi bir ressam olan baba 1841’de, Gustavo henüz beş yaşındayken yaşama veda eder.
İlk gittiği okullar üstüne bilgiler çeşitli ve belirsizdir. Çok erken yaşlarda şiir yazmaya başlamış olan Gustavo, atölyesinde birlikte çalıştıkları amcasının belirttiği, “kaleminin fırçasından daha güçlü olduğu” yönündeki uyarılar üzerine ağırlıkla yazına yönelir.
1858’de yüksek ateş ve tüm bedenini kaplayan tümörlerle yatağa düşer. İyileşme döneminde çıktığı uzun yürüyüşler sırasında, Rimalar’ın gerçek esin kaynağı olduğu öne sürülen Julia ile tanışır. 1860 yılı ozanın yaşamında bu açıdan bir dönüm noktası olur. 
Frengi tedavisi için başvurduğu ünlü bir doktorun kızıyla, Casta Estaban Navarro ile tanışır ve bir yıl sonra evlenirler.
 El Contemporáneo dergisinde ozanın şiir sanatı üstüne düşüncelerini yansıtan Cartas literarias a una mujer (Bir Kadına Yazılmış Yazınsal Mektuplar) adlı denemeleri yayımlanır. Ertesi yıl aynı dergide ünlü söylencelerini (Leyendas) ve şiirlerinden bazılarını yayımlar. 1862 yılı ozan için üretken bir yıl olur; söylenceler, yazınsal mektuplar, makaleler, gazete için imzasız kitap eleştirileri, tanıtımları, haberleri yanında, ileride Rimalar adını alacak şiirler birikmektedir.
1863 yazını ve sonbaharını Sevilla’da geçiren Bécquer çifti daha sonra Madrid’e döner.
Karısından ayrılmış olan ağabeyi ve yakın dostu Valeriano da onlarladır. Dostu Augusto Ferrán’ın önerisi üzerine, havası ozanın sağlığına iyi gelecek Santa Maria de Veruela Manastırı’na yerleşirler. 
Bécquer, Desde mi celda (Hücremden) adlı önemli yapıtının büyük bölümünü burada kaleme alır. 
1868 ozan için şanssız ve üzücü bir yıldır. Libro de los gorriones’i (Serçeler Kitabı) yazmaya başladığı günlerde Casta ile Gustavo ayrılırlar.
Aynı yılın eylül ayında “La Gloriosa” (1868 Devrimi) patlak verir. Bécquer kardeşleri gözeten ve devlet görevleri sağlayan koruyucuları Paris’e sığınır. 
Her iki kardeş de işlerini yitirir ve Toledo’ya geçmek zorunda kalırlar. Ozan burada, daha sıradan bir kadın olmakla birlikte, mutsuzluklar, acılar içindeki ozana olan sevgisini hiç esirgemeden sunan Alejandra ile en son sevda masalını yaşayacaktır. Yeni bir gazete çıkarma projesi içinde Madrid’e sıkça gidip geldiği günlerde, 23 Eylül 1870’te Valeriano karaciğer yangısından yaşamını yitirir. Gustavo çok değerli yaşam yoldaşının yitiminden sonra artık kendini toparlayamayacaktır. Fırtınalı bir günde, 8 Aralık’ta bir dostuyla buluştuğu sırada üşütüp yatağa düşen ozan, 22 Aralık 1870 sabahı yaşama gözlerini yumar.
Bécquer’in yapıtları, ozanın vasiyeti üzerine 24 Aralık Noel günü bir araya gelen dostları tarafından kitaplaştırılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5efb29a-3df2-45d9-a25a-140000343c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Ve Ceza</image:title>
            <image:caption>“Dostoyevski ölmeden önce, bir insan ve yazar olarak en büyük hayalinin her zaman insanlığa, gerek Rusya’daki gerek tüm dünyadaki ezilenlere ve yoksullara, ‘insanlığın onda dokuzuna’ yardım etmek, insanlığa saygınlığını kazandırmak, aydınlığın ve düşüncenin krallığına giden yolu fethetmek olduğunu yazmıştır. On dokuzuncu yüzyıl edebiyatındaki gerçekçi eserler arasında, Suç ve Ceza gibi kitlelerin yoksulluk, sosyal eşitsizlik ve baskıdan kaynaklanan acılarını böylesine korkusuzca, Shakespeare gibi bir ustalıkla resmeden başka bir çalışma daha yoktur. Ancak Dostoyevski’nin romanı sadece sürükleyici bir trajediyle harmanlanmış yoksulluk ve sosyal eşitsizlik resminden ibaret değildir. Aynı zamanda insanlığın vicdanına ve aklına da seslenir...” 
G. M. Fridlender 
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ
1821’de çok çocuklu bir ailede, Moskova’da doğmuştur. 1844 yılında Dostoyevski’nin, Balzac’ın Eugénie Grandet romanının çevirisi olan ilk eseri basılır. 1844 ve 1845 yılllarında hummalı bir şekilde ilk romanı olan İnsancıklar üzerinde çalışır. Roman 1846 yılında Peterburgskiy Sbornik’te (Petersburg Derlemesi) yayımlanır. Bu dergi Nekrasov’un, Turgenyev’in, Panayev’in, Herzen’in, Sologub’un, Belinski’nin ve daha nicelerinin eserlerinin bir araya getirilmiş olduğu bir antolojidir. Dostoyevski 1845 yılında Öteki adlı eserini yazar. Proharçin Bey (1846) ve Ev Sahibesi (1847) de Belinski’nin çok sert eleştirilerine hedef olmuştur. Dostoyevski bu eleştirilerden hastalanacak kadar etkilenmiş olsa da bildiği gibi yazmaya devam etmiştir. Ölü Evinden Anılar’da (1860) Dostoyevski’nın özgürlük hakkındaki düşünceleri net bir şekilde görülür. 1861 yılında Vremya (Zaman) dergisinde Ezilenler yayımlanır. Yazar 1862 ve 1863 yıllarının yaz aylarını yurtdışında geçirir. İlk gezisinde yaptığı gözlemleri Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları’nda (1863) anlatır. 1864 yılında Epoha (Çağ) dergisinin ilk sayısında Yeraltından Notlar’ı yayımlar. 1867 yılında Batı Avrupa’ya gider. Bu yıllarda iki romanı Budala (1868) ve Cinler (1870-1871) üzerinde çalışır. 1877 yılında küçük, mütevazı bir yazlık satın almış olduğu Staraya Russa’da Delikanlı ve Karamazov Kardeşler’i, bunların yanı sıra da Yazarın Günlüğü ve Puşkin Üzerine Konuşma’nın pek çok bölümünü yazar. Dostoyevski 1881’de hayatını kaybeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2852ef35-067c-46a5-b701-382446d2707c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Sağlığı Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Delileri nerede bulacağımızı, onlar hakkında kimlerle (psikiyatrlar, genetikçiler, nörobiyologlar, psikanalistler, kimyagerler, antropologlar, tarihçiler vs.) konuşacağımızı biliyoruz. Fakat akıllıyı bulmak için nereye gidebiliriz? Hangi binalarda yaşarlar? Ne giyerler? Neye benzerler ve onları nasıl tanırız? Fark edilebilir özellikleri, ayrıştırılabilir işaretleri, ortak tavırları var mı? Akıllılar her kim ve her nerede olursa olsunlar hak ettikleri ilgi ya da alakayı hiç görmemişlerdir. Onları icat ettik -tam da akıllılık kavramını topyekûn icat ettiğimiz gibi- fakat onları hiçbir zaman tanımlayamadık ya da tanımlamak istemedik.”

Delilik üzerine devasa bir literatür olmasına rağmen akıllılık üzerine çok az düşünülmüş, çok az yazılmıştır. Deliliğe dair çoğu zaman kesin yargılarımız ve tuhaf hislerimiz vardır ancak akıllılık söz konusu olduğunda zihnimiz bir hayli karışıktır. Akıllılığın neye tekabül ettiği hiçbir zaman tam manasıyla ortaya konamamış, son üç yüz yılda onu “deliliğin zıttı” olarak tanımlamanın ötesine geçilememiştir. Çağın önde gelen psikanalistlerinden biri olan Adam Philips, yalnızca psikiyatrinin değil aynı zamanda edebiyatın, tarihin, antropolojinin ve felsefenin koridorlarında dolaşarak bu iki kavram arasındaki tarihsel dengesizliğe meydan okuyor ve bizi akıllılık üzerine düşünmeye davet ediyor. Yaşamın farklı evrelerini ve ilişki biçimlerini içeren geniş bir yelpazede akıllı öznenin modern dünyadaki imkânlarına dair gerçekçi ama umut dolu bir analiz sunuyor.
ADAM PHILLIPS

Adam Phillips psikanalisttir. Türkçeye çevrilmiş kitapları Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine; Hep Vaat Hep Vaat; Kaçırdıklarımız; Dehşetler ve Uzmanlar; Tekeşlilik, Sadakat ve İhanet Üzerine Aforizmalar; Freud Olmak: Bir Psikanalistin Gelişimi; Flört Üzerine; Karısını Şapka Sanan Adam; Yasak Olmayan Hazlar; Öyle ve Böyle –Yeni ve Seçilmiş Denemeler– ve Kreşteki Yabani’dir. London Review of Books, the Observer ve The New Work Times’a düzenli olarak yazmaktadır ve yeni Penguen Modern Freud çevirilerinin baş editörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec78a44-ddd0-461c-bdb3-3f6b3e1afeab.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Şato 7 - Kül Krallığı</image:title>
            <image:caption>Ateşyürek Aelin, halkını kurtarmaya söz vermişti ama bedelinin bu kadar büyük olacağını tahmin edemedi. Fae Kraliçesi tarafından bir demir tabutun içinde kilitlenen Aelin, aylarca işkence görürken harlanan iradesinin gücüyle inanılmaz savaşlar vermeye devam ediyor. Maeve’e teslim olmuyor çünkü aksi takdirde tüm sevdiklerinin yok olacaklarını biliyor ama o demirden iradesi her geçen gün eriyor…
Vahşi, zeki ve genç suikastçı Aelin’ın intikam yolculuğu ile başlayan öykü, giderek çoğalan, karmaşıklaşan, renklenen; türlü yaratıkların, sürpriz doğaüstü olayların, inanılmaz evrenlerin ve sonsuz sayıdaki muhteşem karakterlerin destansı şölenine dönüştü.
Sarah J. Maas’ın New York Times’ın çok satanlar listesinden inmeyen epik fantastik klasiği Cam Şato efsanesi, içimizde bir keder bırakarak yedinci kitabıyla inanılmaz bir sona ulaşıyor.
Şimdilik!..
Ama… Yeni bir dünya için, daha iyi bir dünya için savaşmaya devam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce2c6d1-cd31-4e50-bd77-143ea46b5a03.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Batı Kıyıları</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve tarihi hakkında çok sayıda kitaba imza atan ve 2017’de uzun yıllardır yaşadığı İstanbul’da hayatını kaybeden John Freely, Türkiye’nin Batı Kıyıları’nda çeyrek yüzyıla yayılan yolculuklarında dolaştığı bu coğrafyayı anlatıyor. Kimi zaman gemiyle, tekneyle kimi zaman arabayla, otobüsle yolculuk ederek arkeolojik sitlerini dolaştığı bu toprakların tarihini, mitolojik öykülerini aktarıyor. Ege ve Akdeniz’in görkemli tarihi mirası hakkında okuduklarını gördükleriyle birleştiriyor, Çanakkale’den güneye doğru, Antakya’ya kadar uzanarak… 
 
Haritalarla desteklenen bu kitap nitelikli bir gezi rehberi olduğu kadar Freely’nin hoş üslubu sayesinde zevkle okunan bir tarih anlatısı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566075c6-fb78-422e-9dc0-83dc6dc9179f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara – İstanbul Karatreni</image:title>
            <image:caption>“Ankara garından İstanbul’a günde beş tren kalkıyor: Mavi
Tren iki kez, Anadolu-Boğaziçi iki kez, Fatih Ekspresi bir kez...
Karatren yok, diyorlar. Arkadaşlarımı götüren trenin adı
tarifelerde geçmiyor.
2013’te yitirdiğimiz şair Ahmet Erhan’ın deneme ve yazılar
toplamı Ankara-İstanbul Karatreni. Yaşantının
getirdiklerinden hareket eden, yolu şiirden geçen yazılar.
Manzarası buğulu... Ankara-İstanbul arası seyreden,
Mersin’e uğrayıp önce memleketin doğu yakasına ve oradan
batı yakasına kavuşan, alkol yakıcılığında denemeler.
At yarışından alkol bağımlılığına, Galatasaraylılığından bir kış
gecesi doğan oğluna, kendi hayatından duraklar.
Ve illa ki şiir, şair üzerine sigara molaları. Ankara’dan kalkıp
İstanbul’a varan kara, kapkara bir trenin kompartımanından
yazılmış yazılar.
Her cümlesinden tek sonuç çıkıyor: Şairin düzyazısı şiire
dahil!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/604fb178-8053-428a-9221-991d1fa0408d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fe tö&apos;nün Solcuları</image:title>
            <image:caption>FE*TÖ’nün “solcuları”, eski solcuydu...

Davadan dönmüş, başkalarının davalarına hizmet etmekteydiler. Eski solculuk günleri nedeniyle birikimliydiler. Bu nedenle Turgut Özal’a, Fet*hullah Gülen’e ideolojik gladyatörlük yaptılar.
Fet*hullah Gülen örgü*tünün bu “eski solcuları” avlaması kolay oldu. Çünkü sistemin içinde nemalanmaya hazır beklemek, avlanmaya hazır beklemek demekti. Abant Platformu’nun toplantılarında verilen dolar dolu zarflarla başlayan ilişkiler, Gülen’in gazetelerinde köşelere, TV’lerinde programlara ve elbette oldukça yüklü maaşlara dönüştü... 
FE*TÖ’yü toplum nezdinde normalleştirmeye çalışmaktan, Gülen’in politikalarını egemen kılmaya kadar pek çok 
FE*TÖ işinde görev aldılar...

FE*TÖ adına organizasyonlar yaptılar, FE*TÖ adına imzalar topladılar, FE*TÖ adına ekranlardan propaganda yaptılar... 

Hikmet Çiçek FE*TÖ’nün “Solcuları” kitabıyla onların öykülerini, ibretlik belgeselini yazdı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/720d4f26-ffca-41aa-8074-844198371316.jpg</image:loc>
            <image:title>El Cid</image:title>
            <image:caption>Pierre Corneille (1606-1684): Klasik Fransız tragedyasının kurucusu kabul edilir. Orta sınıf bir ailenin çocuğudur ve Cizvit eğitimi almıştır. Yirmi yaşına gelmeden yazdığı ilk oyunu Paris’te başarıyla sahnelenmiş ve parlak bir kariyerin ilk adımı olmuştur. Şair 1647’de Académie Française’e girmeye hak kazanmıştır. El Cid 1637 yılında önce bir trajikomedya, daha sonra tragedya olarak yayımlanmış ve aynı yıl sahneye konmuştur. İspanya’nın millî kahramanını konu alan oyun, klasik dramanın üç uyum kuralına tam olarak uymayışı ve konuyu bir kahramanlık hikâyesindense iki âşığın trajedisi olarak işleyişiyle döneminde tartışma yaratmasına rağmen Fransız tiyatro yazarlığının şahikası kabul edilir. Aile şerefi için sevdiği Jimena’nın babasını öldürmek zorunda kalan Don Rodrigo’yla, kader tarafından babasının öcünü almakla sevgilisinin hayatı arasında bir seçime zorlanan Jimena’nın dokunaklı hikâyesini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aedfbe48-d560-49ba-9524-bd6cec9048ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Saint-Exupéry 1943’te Küçük Prens’i yayımladığında, dünya çapında muazzam bir başarı kazanacak bir yapıta imza attığını tahmin bile edemezdi. Bu bilgelikle dolu, büyüleyici masal aradan geçen onca yıla rağmen bütün dünyada her yaştan okurun yüreğini ısıtmaya devam ediyor. Uçağı Sahra çölüne düşen bir pilotun burada başka bir gezegenden gelen küçük prensle karşılaşması, biri doğa yasalarıyla yönetilen, diğeri hayal gücünün sınır tanımadığı iki farklı dünyanın karşı karşıya gelmesidir aslında. “Bana bir koyun çiz…” der küçük prens pilota. Hayatta anlaşılmayan olaylar karşısında onların gizemine boyun eğmekten başka çare yoktur. Yetişkin dünyasının kaygıları bir çocuğun gözüyle bakıldığında ne kadar da anlamsızdır. Sevgiye ve dostluğa dair bu küçük adamdan öğrenilecek ne çok şey vardır. Zira aslolan gözle görülmez, onu sadece kalp görebilir. Küçük prensin ziyaret ettiği gezegenlerde başından geçenler bizi bugün de insanlık durumu üzerine derin düşüncelere sevk eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cc96878-a646-4019-b5f2-8c218730a623.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Eşeğin Anıları (Kısaltılmış Metin )</image:title>
            <image:caption>Ele avuca sığmaz, çok zeki, becerikli, kendini beğenmiş, yardımsever, zaman zaman da çok huysuz… Kadişon bütün bu özellikleri bünyesinde taşımayı başaran, çılgın bir eşek. Gittiği her yeri karıştırdığı için bir türlü aile edinemiyor.  Sonunda tam da gönlüne göre bir aile buluyor, ama ukalalığı yüzünden yine başı belaya giriyor.  Çok sevdiği ailesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, aklını başına topluyor ve ailesi için haydutlarla bile kavga etmeyi göze alıyor. Dikkatli olun, Kadişon’un maceralarını okurken gülmekten karnınız ağrıyabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afdb3b4-9aef-4e3a-a6cb-4e953b01e0dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Emma</image:title>
            <image:caption>Jane Austen (1775-1817): İngiliz edebiyatının kült romancılarındandır. Eserlerinde güçlü kadın karakterleri başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, özellikle aile değerleri ve akrabalık ilişkileriyle kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. 1815’te yayımlanan Jane Austen’ın dördüncü romanı Emma on dokuzuncu yüzyıl İngiltere’sinde evlilik ve sosyal statüyü hicvederek irdeler. İyi bir çöpçatan olduğunu düşünen Emma’nın işgüzarlıkları, yanlış anlamalarıyla eğlenceli olay örgüsü ön plandadır. Yazarın alametifarikası hafif ironi ve keskin gözlem gücüyle çizdiği başkarakterinin çekiciliği Emma’yı en sevilen romanlarından biri kılmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c71377d-0367-4ccb-92ca-e0daa116cd72.jpg</image:loc>
            <image:title>Emma ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Jane Austen (1775-1817): İngiliz edebiyatının kült romancılarındandır. Eserlerinde güçlü kadın karakterleri başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, özellikle aile değerleri ve akrabalık ilişkileriyle kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. 1815’te yayımlanan Jane Austen’ın dördüncü romanı Emma on dokuzuncu yüzyıl İngiltere’sinde evlilik ve sosyal statüyü hicvederek irdeler. İyi bir çöpçatan olduğunu düşünen Emma’nın işgüzarlıkları, yanlış anlamalarıyla eğlenceli olay örgüsü ön plandadır. Yazarın alametifarikası hafif ironi ve keskin gözlem gücüyle çizdiği başkarakterinin çekiciliği Emma’yı en sevilen romanlarından biri kılmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bd30c39-c5bf-4745-85c1-a9289278eeb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ada</image:title>
            <image:caption>Yaşar Kemal’in önsözüyle: “Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.”
Son Ada… Martılar, yasemin kokuları, çam ormanları, renk renk balıklar ve mutlu insanlarla dolu anakaraya uzak bir sığınak. En iyi korunan sır, yeryüzünün gizli cenneti. 
Bu son insani köşe, son sığınak nasıl kaybedildi? Geri kazanmak mümkün mü?
Ünlü edebiyatçı Zülfü Livaneli’nin en politik romanı olan Son Ada, ismini bilmediğimiz bir adada yine ismini bilmediğimiz insanların ve bir diktatörün ekseninde yaşananları anlatıyor. Livaneli, Türkiye’den ve dünyadan tüm okurların aşina olduğu “diktatörlük” gerçeğine alegorik bir anlatımla dikkat çekiyor.
Türk edebiyatının mihenk taşlarından Yaşar Kemal’in Önsöz’de yer alan sözleriyle: “Zülfü bu romanda inanılmaz ölçüler, olanaklar yaratmış. Her şey birbirine uyuyor. Edebiyatta görkemli bir söz vardır, büyük kapıdan girmek. Bu, büyük bir eserin yazarı demek. Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.”
2009 Orhan Kemal Roman Armağanı’na layık görülen ve pek çok dile çevrilip dünya çapında okunan Son Ada, Gezi direnişçilerini selamlayan yenilenmiş finaliyle tekrar okur karşısına çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba74cead-c4d8-4329-854f-984ddd29dc30.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Apartmanı Kiracısı</image:title>
            <image:caption>Ebed için çıkılan yolculuğun dünya durağında kısa bir mola verdiğimizi kabullenemiyoruz.
Sürekli bir şeyler biriktirmekle meşgulüz.
Kiracısı olduğumuz hayatın bir ömür hamallığını yapmak neden?
Çıktıkça eskiyen hayat apartmanında kaç tane “keşkeler” biriktirdin?
Gayelerin, arzular olarak mı kaldı?
Kaç pişmanlığın var?
“Şimdi sırası değil” diye ertelediğin nefis muhasebeni son kata doğru dizlerinde derman kalmayınca mı yapacaksın?
Dün elinden çıktı.
Yarına senedin yok.
Ömrünü bulunduğun gün bil...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82619014-1f48-4ed1-9086-5f9f79a05248.jpg</image:loc>
            <image:title>İçiyorsak Sebebi Var</image:title>
            <image:caption>Derdin hep yanında ise şükret!
Derdin derman olduğu gibi aynı zamanda dosttur sana...
Ve hep acılar söyler.
Gecenin en demli anında gelir, çayıma ortak olur. Ve sorar:
• Nedendir gece gece bu kadar çay?
Çayımdan bir yudum alıp masaya bırakmamdan alır cavabını:
• İçiyorsak sebebi var dost...
Eminim kitabı okuyan her genç “Benim de bir derdim var ve içiyorsam sebebi var” diyecek. O dert ki, bir davanın kimliği ve edebi hayatın anahtarı...
Satır aralarında ilerledikçe iman gözlüğünü takıp kâinatı seyretmenin huzuruna varacaksınız...
Ve Kur’ân eczanesinden bu asrın manevi hastalıklarına şifalar sunan Kırmızı Kitaplar’a aşkınızı tazeleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64b7afd-aeca-4968-8790-dfdec7fe6991.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Bilim 6 - Evren</image:title>
            <image:caption>Astrofizikçi bir babanın çocuklarıyla gittikleri kampta, yıldızlı bir gecede,
evrenimiz üzerine yaptığı zihin açıcı sohbete kulak vermek ister misiniz?
Dünya’nın adresini biliyor musunuz?
Samanyolu nedir?
Evren kaç yaşında?
Evren ne kadar büyük?
Süper bir teleskopla Evrenin tüm galaksilerini görebilir miyiz?
Yıldızlar neden yapılmıştır?
Karanlık Madde nedir?
Hepimiz yıldız tozu muyuz?
Zaman ve uzayda yolculuk edebilir miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb3e45c2-586a-4c19-87f6-afbb253b2dea.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynalar</image:title>
            <image:caption>Koskoca denizin ortasında yalnızlığa prangalanmış Kız Kulesi’nin, geçmişini hatırlamaya çalışırken ruhunun çevresine duvarlar ören küçük bir çocuğun, kozasından çıkıp kelebek olmayı bekleyen kırık bir kadının hikâyesi…
Gördüğü gözlerin derin sularına dalan, o güne dek taş duvarken kalbinde çiçekler açan Galata’nın, varlığı kelebeğin ömrüne ömür katan, güzel bir adamın hikâyesi…
Hayatları birbirini yansıtan, hayatın ta kendisini yansıtan Aynalar’ın hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6ba3231-bf0c-4fcf-a327-3630768b2273.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeklerin Zekası</image:title>
            <image:caption>Nobel Edebiyat ödüllü yazar Maurice Maeterlinck’in ünlü doğa
denemesi Çiçeklerin Zekâsı, tüm okurlar için bilimsel bilgiyi
edebiyata dahil etme konusundaki coşkulu girişimi temsil ediyor.
Özgün bir anlatım gücüyle yazan Maeterlinck, çiçeklerin bilgi
sahibi olmadan düşünebilme gücüne, bir tür zekâ teşkil eden
kapasiteye sahip olduğunu öne sürüyor. Bu eser, edebiyat ile
bilim arasındaki yaratıcı karşılaşmaların yanı sıra insanlığın
dünyayla ilişkisi hakkındaki güncel tartışmalardan heyecan
duyanlara keyifli bir okuma serüveni sunuyor.
“Uysal, sessiz, itaatkâr, dalgın görünen, kendi halinde ve
kaderine boyun eğdiğini düşündüğümüz bitki alemi, aslında tam
tersine kadere karşı en inatçı ve ateşli başkaldırıyı simgeler.
Bitkiyi besleyen temel organ olan kökleri ayrılmaz bir şekilde
toprağa bağlıdır. Yaşamda bizi zorlayan muazzam yasalardan
hangisinin omuzlarımıza en büyük baskıyı yaptığını keşfetmek,
bizim için zor olsa da, bitkiler için böyle değildir; bu yasa, bitkiyi
doğumundan ölümüne kadar hareketsizliğe mahkum eden
yasadır. Bu yüzden yaşam mücadelesinde bitki, çabalarını ilk
nereye yoğunlaştıracağını bizden daha iyi bilir. Sonrasında
çiçeğinin ışığında serpilip olgunlaşmak ve organize olmak için
köklerinin karanlığından yükselen saplantılı direnç, eşsiz bir
gösteri sunar. Bu direnç, kendisini tek bir amaca ulaşmaya
adamıştır: Yeraltındaki kaderinden yukarıya çıkmak, kurtulmak,
ağır ve kasvetli yasaya başkaldırmak, serbest kalmak, kendisini
sınırlayan dar tabakayı delmek, icat ederek ya da kanatlı
canlılardan yardım isteyerek olabildiğince uzaklara gitmek,
kaderinin onu hapsettiği alanın dışına çıkmak, başka bir âleme
yaklaşmak, hareketli ve canlı bir dünyaya girmek…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abdf5d0a-f099-49c0-9102-44edb6c9d054.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Şamil Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Büyük dinî ve askeri lider “Dağıstan Aslanı” Şeyh Şamil’in ve Cennetin Kılıçlarının kusursuz hayat hikâyesi.
1834-1859 yılları arasında yaşanan Kafkas Bağımsızlık Mücadelesi’nde Dağıstan ve Çeçenistan’ın birbiriyle çatışma halindeki aşiretleri Şeyh Şamil’in karizmatik liderliğinde birleşti. Güçlerini Kafkasya’yı bağımsızlığına kavuşturma arzusundan ve imanlarından alıyorlardı. Savaşçıları siyah cübbe giyen, siyah sancaklarını dalgalandıran ve ölüm şarkıları söyleyen Müritlerin katı disiplini hem modern Batıda hem Doğuda haksızlığa karşı direnişin en asil örneklerinden biriydi.
Şamil, büyük oğlunu esir alıp St. Petersburg’a götüren emperyalist düşmanı Çar’a yıllarca meydan okudu. Çar’ın himayesinde yetiştirilen sekiz yaşındaki çocuk Rus saray hayatının ihtişamına alıştı. Gençliğinde yeniden baba yurdunun karlarla kaplı müstahkem köylerine dönüşü onu derinden sarstı.
Yaşanan kanlı ve destansı mücadelenin hikâyesini kaleme alan Lesley Blanch, acımasız dağlılarla emperyalist işgalciler arasındaki dengeyi adilce korumayı başarıyor.
Yazarın kitabı yazma serüveni tam altı yıl sürdü. Bu süreçte Rusya ve Kafkasya’da araştırmalar yürüttü. Şamil’in Türkiye ve Mısır’da yaşayan torunlarının izini sürdü.
Destansı lider Şeyh Şamil ve onun gözü kara savaşçıları günümüzde hâlâ Rusların rüyalarına giriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0edc1498-082a-4408-872e-317337ecb254.jpg</image:loc>
            <image:title>Alleben Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Alleben neresi?
Anteplilerin iyi bildiği gibi Alleben, Antep’in içinden onu çoğaltarak geçen, kentin kültürünü biçimlendiren uzun ve güçlü Fırat Nehri’nin geçmişte “gürül gürül akan”, sonra sonra zayıflasa da Antepliler için önemini yitirmeyen kollarından biri.
Çocukluk neresi?
Ülkü Tamer, Jorge Amado’dan alıntılıyor: “İnsanın anayurdu çocukluğudur.” Antep yolculuklarını, hatıralarını anlatırken “beni oluşturan en önemli öğelerden biri. Belki yok olup gitti çoğu. Ama içimde bir yerlere o zenginlikleri define gibi gömmüşüm. Onları yeniden çıkarıp keşfetme olanağını sağlıyor” diyor. Alleben Deresi, Antep ve çocukluk... Ülkü Tamer için bu üçü, iç içe akan ve İkinci Yeni’nin büyük şairini besleyen büyük, güçlü bir kaynaktır desek herhalde yanılmış olmayız.
Alleben Öyküleri neresi?
Çocukluğunu ve büyüdüğü şehri, onun kültürünü içinde görkemli özgünlükte bir define gibi taşımayı bilen bir şairin, anayurduna, kendisine, kültürüne dair gördüklerini, hatırladıklarını öykü formunda yeniden keşfi. Ne yüzleşmekten ne sevmekten ne de hayat ve ölümden korkan, bilakis hepsini pek çok edebi formda kucaklamayı bilen cesur bir sanatçının öyküleri.
Ülkü Tamer, anılarında Antep’i anlatırken şöyle diyor: “Tepe aşılınca dünyanın en güzel resmi, Antep görülürdü.”
Buyrun işte siz, işte tepe, işte Ülkü Tamer ve işte Alleben! Dünyanın en güzel resmi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d280167b-1eb3-4fb4-b243-d7fbc39e253b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap bilim felsefesinin temel sorunlarına ve kavramlarına bir açıklama getirmekte, bilimsel ilerlemenin ve akılcı bir yaklaşımın, günümüz bilim felsefesindeki sorunların çözümünde önemini göstermeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla yirminci yüzyıl bilim felsefesinin önemli düşünürlerinin görüşlerini ele alarak bilimsel gelişmenin olanağının hangi bakış açısından görülebilir olduğu, bilim tarihinin sürekli bir gelişim çizgisi gösterip göstermediği, bilimsel olan ile sahte-bilimsel olan arasında metodolojik bir ayrım yapılabilip yapılamayacağı gibi meselelerin açıklığa kavuşturulması hedeflenmektedir. Ayrıca evrimsel biyoloji gibi tarihsel bilimlerde geleceğe yönelik öngörülerin mümkün olup olmadığı, mümkünse hangi anlamda mümkün olduğu sorusuna yanıt aranmaktadır. Bilimin gelişiminde beklenmedik olguların keşfi, bilim oyununda bir son ya da önceden planlanmış amaçlar olmadığını gösterir. Bilim oyunu son bulmayacak bir oyundur ve bilimin gelişim çizgisi de “bildiklerimize doğru bir gelişme yerine bildiklerimizden hareketle başlayan bir gelişim” içinde açıklanmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6baa9e3-1b2f-4cc5-b51f-3af2f2a953b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetim Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>Gelmiş geçmiş en güçlü ilaç, sevgidir…

1918 yılının güzel bir sonbahar gününde başlamıştı her şey. Ben, annem ve henüz küçücük birer bebek olan ikiz erkek kardeşlerimle sanki babam hâlâ savaşta, bir zamanlar adına vatan dediğimiz bir cehennemin ortasında değilmiş gibi o büyük kutlamaya katılmıştık. Sinsice yayılan küçücük bir virüsün, sadece birkaç gün içinde her şeyi değiştireceğinden, o an önem verdiğimiz, kutladığımız, sevdiğimiz şeyleri, etrafımızda dönüp duran, gülen, nefes alan, şarkı söyleyen tüm bu hayatları birer birer hayat sahnesinden sileceğinden habersiz bir şekilde o mahşeri kalabalığın içindeydik.

Biliyor musunuz? Benim annem sabah güneşi gibi kokardı. Sıcacık gülüşü içimde buz tutmuş tüm korkuları teker teker eritip yok ederdi. Bilseydim… Ah, keşke bilseydim annemin ellerini son kez tuttuğumu. Ona daha sıkı sarılır, beni, kardeşlerimi bırakıp gitmemesi için yalvarırdım. O kalabalığa girmemek, sonsuza dek evimizin güvenli duvarları arasında kalabilmek için ne gerekirse yapardım.
Ancak şimdi, annemin bedeni yatağında cansız bir şekilde yatarken ve kardeşlerim açlıktan kıvranarak ağlarken bir seçim yapmak zorundayım. Hayatlarımızı ve görünmez bir iple birbirine bağlıymış gibi duran kaderlerimizi tamamen değiştirecek bir seçim. Evet, korkuyorum, hem de çok ama güçlü olmaktan başka şansım da yok. İnancın, sevginin gücüne inanmalıyım. Çünkü gelmiş geçmiş en güçlü ilaç sevgidir. Bunu biliyorum ve dünya dönmeye devam ettiği sürece bu asla değişmeyecek.

Ben, Pia Lange ve bu, benim hikâyem.
Ellen Marie Wiseman’ın usta kaleminden dökülen Yetim Koleksiyoncusu, dünya nüfusunun üçte birini etkileyen, ölümcül bir pandeminin tam ortasında verilen güçlü mücadeleye, sevgiye, bağlılığa ve umuda yazılmış bir destan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ade16872-ba16-4f13-9cde-f80d44ba4a8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde 62 - Krallığın Kaderi</image:title>
            <image:caption>Yepyeni Canavar Peşinde macerasına hoş geldiniz:
Çölün kumlarının altında korkunç bir şey saklanıyor.
Tom ve Elenna, çölde, en zayıf anlarında onları yakalayıp ezmeye çalışan
Dikenli Goril Tarrok’un ölümcül saldırısından kurtulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e29774ea-5b13-40af-9d52-50c41ac28550.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Kardeşim Dorutay</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun yüce mi yüce dağlarının birinde, Çamlıbel denilen bir yer varmış.
Bu Çamlıbel’in yiğitleri pek yaman pek cesurmuş. Halka yapılan kötülüklere karşı çıkan Çamlıbel yiğitlerinin her birinin ayrı macerası, ayrı destanı varmış. 
Babasını çok küçükken kaybetmiş olan Demircioğlu da duymuştur bu destanları, Köse Kenan’ı, Arap Reyhan’ı, Ayvaz’ı... Her birinin hikâyesi dillere destanmış destan olmasına ama kırk yiğidin kırkının da sevip saydığı Köroğlu başkaymış. 
Demircioğlu en çok onu merak eder, en çok onu görmek istermiş. 
Günlerden bir gün, bir halk âşığından duyduğu dörtlüğün çağrısına uyarak zalim ustasının yanından ayrılmaya karar vermiş...
Köroğlu’yum kayaları yararım / Halkın kılıcıyım hakkı ararım / Şahtan, padişahtan hesap sorarım / Uykudan uyanan katılır bana

ÜMİT KAFTANCIOĞLU

1934 yılında Ardahan’ın Hanak ilçesinin Saskara (Koyunpınar) köyünde doğar. 1957 yılında mezun olduğu Cilavuz Köy Enstitüsü insanlığı öğrendiği yer olur. 1964 yılında TRT’nin açtığı sınavı kazanarak TRT’nin Köy Yayınları bölümüne girer.TRT İstanbul Radyosu’nda halk kültürünün tanıtıldığı “Av Bizim Avlak Bizim”, “Dilden Dile” ve “Yurdun Dört Bucağından” programlarını hazırlar. “Evreşe Yolları Dar” ve “Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar” gibi türküler de içinde olmak üzere çok sayıda türküyü derleyerek halk müziğine kazandırır. İlk öyküsü 1955 yılında Varlık dergisinde, “Sihirli Halka” adlı öyküsü ise Cumhuriyet gazetesinde yayımlanır. Eğitim eşitsizliğini anlattığı Dönemeç, 1970 TRT öykü yarışmasında Osman Şahin’le birlikte birincilik ödülünü paylaşır. İki yıl sonra, Nisan 1972’de, Dönemeç’in de içinde yer aldığı ilk öyküler toplamı aynı adla Remzi Kitabevi tarafından yayımlanır.Aynı yıl, “Hacı Bektaşın Gölgesinde Sömürü” üst başlığıyla yayımlanan  Hakullah röportajı dönemin önemli ödüllerinden olan Karacan ödülüne değer görülür. 1972 yılında, Yelatan romanını yayımlar. Ardahan Kars yöresi masallarını kendine özgü uslubuyla yeniden yazdığı Tek Atlı Tekin Olmaz, dönemin önemli çizerlerinden Fahri Karagözoğlu’nun desenleriyle birlikte 1973 yılında okuyucuyla buluşur.1974 yılında, devlet tarafından desteklenen aşiret ve ağalık düzenine yönelik güçlü eleştiriler içeren Tüfekliler romanı ve Köroğluyla ilgili yapılmış en iyi çalışmalardan biri olan Köroğlu Kolları Halk Destanları Remzi Kitabevi’nce yayımlanır. 1974 sonrası Anadolu masallarından oluşan bir seçkiyi Kekeme Tavşan adıyla kitaplaştırır. 1975 yılında Çarpana adlı öykü kitabını, 1977’de Köroğlu hikâyelerine farklı bir bakışı temsil eden, çocuklar için yazılan Kankardeşim Dorutay’ı yayımlar. 1979’da Dört Boynuzlu Koç adlı çocuk kitabı ve Köroğlu destanları çalışmasının genişletilmiş halini içeren Köroğlu Kol Destanları Kültür Bakanlığı Yayınları tarafından yayımlanır. 1980 yılında Çoban Geçmez adlı anı-hikâye kitabı ve savaş karşıtlığının işlendiği çocuk romanı Çizmelerim Keçeden okuyucuyla buluşur. 1979 Haziranı’nda Altın Ekin adlı romanı, hükümet değişikliği sonrası toplatılır. 11 Nisan 1980 tarihinde; halk düşmanlarının kendisini hedef göstermesinin hemen sonrasında evinin önünde pusuya düşürülerek öldürülür. Şülgür Deresi adlı çocuk kitabı, yayımlanmamış kent ve kır öykülerinden oluşan İstanbul Allak Bullak adlı çalışması, Hızır Paşa ve Köroğlu Kolları Halk Destanları içinde yer alan Sali Bey destanı YAZKO Yayınları tarafından Salih Bey ismiyle , Hakullah röportajı ise diğer röportajlarıyla birlikte aynı adla Su Yayınları tarafından ölümünden sonra yayımlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deca1fe6-0c39-4242-b820-67abda6de4b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuzluk</image:title>
            <image:caption>Günümüz toplumunun “uyku yoksunluğundan” şikâyet ettiği açık: yazarın tabiriyle “toplumsal bir insomni” hastalığı çektiğini belirten, bunu dijitalleşen alışkanlıklarımıza, çevrimiçi sosyal ortamlarımıza, çalışma tempomuza dayandıran; hepimizin modern yaşam içinde kronik bir uykusuzluk içinde yaşadığını iddia eden, hatta uykusuzlukla obeziteyi, kalp krizlerini, zihinsel ve fiziksel rahatsızlıkları ilişkilendiren yaygın bir kanı var. Elinizdeki bu kitap bu kanının ne kadar doğru olduğunu inceleyen sağlam bir bilimsel çalışma. Uykular kötüleşmiş, verimsizleşmiş vaziyette, bu kaybın nedenleri ve olası sonuçlarını bilimsel kanıtlarla tartışmaya açıyor bu eser. Dahası bunu uyku üzerine yapılmış bilimsel çalışmaları tarihsel bir şekilde aktararak ve fiziki veya psikolojik rahatsızlıklarla uykusuzluk arasındaki ilişkiyi tüm açılarıyla değerlendirerek yapmakta. Kesin ve anlaşılır bir dille yazılan bu çalışma, gerçek dünyadan alınan örnekleri ve değerlendirmeleri bilimsel deneyler ve öncü çalışmalarla yan yana getiriyor. Bu bakımdan bilişsel, eleştirel ve sosyal psikoloji üzerine çalışan, uykunun sinirbilim ve sosyolojiyle bağlantısını merak eden uzmanlar, akademisyenler ve öğrenciler için olduğu kadar uykunun sosyal ve psikolojik boyutlarını öğrenmeye hevesli tüm okurlar için de değerli bir kitap.

JIM HORNE

Jim Horne, Birleşik Krallık Loughborough Üniversitesi’nde Psikofizyoloji alanına Emeritus Profesörü olarak katkı sunmaktadır. Kendisi aynı zamanda Loughborough Uyku Araştırmaları Merkezi’ni kurmuş ve yönetmeye devam eden bir uyku nörologudur. Ayrıca Leicester Üniversitesi’nin Tıp, Biyolojik Bilimler ve Psikoloji bölümlerinde dersler vermekte, çeşitli disiplinler arası çalışmalar yürütmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91e1101c-4280-4484-b45d-cf9896c5a65c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Dünya</image:title>
            <image:caption>Ayrıntı Yayınları’nın 600. kitabı olan Küresel Dünya, birçok bakımdan ilkleri temsil ediyor: Küresel dünyayı tüm boyutlarıyla ele alıyor olmasıyla bir ilk. Böylesine geniş ve derin bir olguyu akademik disiplinden ödün vermeden ama güncel örneklerle zenginleştirerek, bu denli anlaşılır ve akıcı bir dille anlatması bakımından bir ilk. Gezegenimiz çapındaki akımları, yapıları ve hareketleri bir bütünlük içinde tanımlaması ve kavramasıyla da bir ilk. Böylesi ilklere de ancak sosyal bilimlere Mcdonaldlaştırma teorisi başta olmak üzere birçok katkı sağlayan George Ritzer imza atabilirdi. Yaşadığımız dünyanın anlaşılmasında anahtar kavramlar olan emperyalizm, imparatorluk, Amerikalılaş(tır)ma, anti-Amerikancılık, neo-liberalizm ve ayrıca neo-Marksist alternatifler çerçevesinde küreselleşme olgusu; kültür teorileri, küreselleşme tarihi, göç, çevre, kirlilik, medya, eşitsizlik, açlık sorunları bu kitabın konuları arasında. Küresel Dünya bu anlamda, çoğu kez ekonomik boyutuyla ele alınan küreselleşmenin çokboyutluluğuna vurgu yapan, kapsamlı ve cesaret isteyen bir çalışma. Belli bir estetik kaygı da gözetilerek eklenen haritalar, özetler, notlar, sorular, alıştırmalar ve sözlükle bizi daha fazla araştırmaya ve okuduklarımızı eleştirel bir bakış açısıyla yorumlamaya yönelten bu kapsamlı çalışma, bize yeryüzünün çözümsüz gibi görünen devasa sorunlarının sandığımız kadar anlaşılmaz olmadığını, üzerine düşünüldüğünde ve gerçekten samimiyetle istendiğinde birtakım pratik çözümler üretilebileceğini gösteriyor. Ayrıca, kavram kargaşasında boğulmamızı engelleyerek son derece rahat bir okuma sağlıyor ve ezber kalıplarından ziyade bol örnekli, kolay anlaşılır bir metin sunuyor. Sosyal bilimler, ekonomi, politika, iletişim öğrencilerinin yanı sıra küresel dünyamızı anlamak isteyen herkesi, sayfalarını açar açmaz, didaktik olmadan öğretici, hafife almadan keyifli ve ilgi çekici bir dünya yolculuğuna çıkarıyor, Küresel Dünya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/201c16d2-c379-4150-b15c-0041eb140ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Yeni Evinde (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Marilla ve Matthew Cuthbert kardeşler çiftlik işlerinde onlara yardımcı olacak kimsesiz bir erkek çocuğunu evlat edinmeye karar verir. Ne var ki çocuğu karşılamak için tren istasyonuna giden Matthew Cuthbert’ı tatlı bir sürpriz beklemektedir: Gelen bir erkek çocuğu değil bir kız çocuğudur. Matthew hiç durmadan konuşan, Anne adındaki bu sıra dışı küçük kıza hemen ısınır. Hayallerindeki yuvaya kavuştuğunu düşünen Anne ise rüyada gibidir. Acaba görür görmez çok sevdiği Green Gables çiftliği onun yeni evi olabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7660bf5-b0ac-472d-89eb-ce794b07ed28.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Avonlea - Mor - Bez Ciltli</image:title>
            <image:caption>Kalplerinizde ve kitaplıklarınızda yer açın. Kızıl saçları, çilli burnu, tertemiz kalbi ve cesur ruhuyla yediden yetmişe herkesin kalbini kazanan Anne Shirley, maceralarıyla bir kez daha yüreklerinizi ısıtmaya geliyor. Artık on altı yaşında olan ve çocukluktan yetişkinliğe doğru emin adımlarla yürüyen Anne, yepyeni sorumluluklarla karşı karşıyadır. Bir öğretmen olarak idealleri uğruna en iyisini yapmaya hazırlanırken, hayallerin coşkusuyla atan narin kalbi gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalır. Ancak her şeye rağmen, yarınların getireceği yepyeni umutlara inanmaktan asla vazgeçmez. Üstelik yeni öğrenciler, yeni komşular, kurduğu yepyeni dostluklar ve Green Gables’a gelen iki yetime ablalık ederken yaşadığı maceralar arasında aşkın ilk kıvılcımlarını da hissetmeye başlayacaktır. L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve son dönemde Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin ikinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Avonlea ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8412bdd7-629e-4e7c-814f-6f8c9e87f6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Yeni Arkadaşıyla (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Green Gables’taki yeni hayatına kısa sürede uyum sağlayan Anne’in en çok istediği şeylerden biri de yakın bir arkadaşının olması. 
Komşularının kızı Diana ile tanışıp arkadaş olmakla kalmayan Anne hayatında ilk kez bir pikniğe davet ediliyor.
Ama bir sorun var. Marilla’nın değerli broşu ortalarda yok. Broşa izin almadan dokunan en son kişi Anne olduğu için Marilla broşu onun kaybettiğini düşünüyor. 
Suçunu itiraf etmeden pikniğe gidemeyecek olan Anne acaba şimdi ne yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d23f31d-8aac-4701-88c2-5fd8174a9b63.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Avonlea - Siyah - Bez Ciltli</image:title>
            <image:caption>Kalplerinizde ve kitaplıklarınızda yer açın. Kızıl saçları, çilli burnu, tertemiz kalbi ve cesur ruhuyla yediden yetmişe herkesin kalbini kazanan Anne Shirley, maceralarıyla bir kez daha yüreklerinizi ısıtmaya geliyor. Artık on altı yaşında olan ve çocukluktan yetişkinliğe doğru emin adımlarla yürüyen Anne, yepyeni sorumluluklarla karşı karşıyadır. Bir öğretmen olarak idealleri uğruna en iyisini yapmaya hazırlanırken, hayallerin coşkusuyla atan narin kalbi gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalır. Ancak her şeye rağmen, yarınların getireceği yepyeni umutlara inanmaktan asla vazgeçmez. Üstelik yeni öğrenciler, yeni komşular, kurduğu yepyeni dostluklar ve Green Gables’a gelen iki yetime ablalık ederken yaşadığı maceralar arasında aşkın ilk kıvılcımlarını da hissetmeye başlayacaktır. L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve son dönemde Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin ikinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Avonlea ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e81b4aca-4cef-4cc9-9f67-180c6168cd88.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Avonlea - Yeşil - Bez Ciltli</image:title>
            <image:caption>Kalplerinizde ve kitaplıklarınızda yer açın. Kızıl saçları, çilli burnu, tertemiz kalbi ve cesur ruhuyla yediden yetmişe herkesin kalbini kazanan Anne Shirley, maceralarıyla bir kez daha yüreklerinizi ısıtmaya geliyor.

Artık on altı yaşında olan ve çocukluktan yetişkinliğe doğru emin adımlarla yürüyen Anne, yepyeni sorumluluklarla karşı karşıyadır. Bir öğretmen olarak idealleri uğruna en iyisini yapmaya hazırlanırken, hayallerin coşkusuyla atan narin kalbi gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalır. Ancak her şeye rağmen, yarınların getireceği yepyeni umutlara inanmaktan asla vazgeçmez. Üstelik yeni öğrenciler, yeni komşular, kurduğu yepyeni dostluklar ve Green Gables’a gelen iki yetime ablalık ederken yaşadığı maceralar arasında aşkın ilk kıvılcımlarını da hissetmeye başlayacaktır.
L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve son dönemde Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin ikinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Avonlea ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e5fd3b-a340-4783-88e3-8724ea561f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Avonlea - Mavi - Bez Ciltli</image:title>
            <image:caption>Kalplerinizde ve kitaplıklarınızda yer açın. Kızıl saçları, çilli burnu, tertemiz kalbi ve cesur ruhuyla yediden yetmişe herkesin kalbini kazanan Anne Shirley, maceralarıyla bir kez daha yüreklerinizi ısıtmaya geliyor. Artık on altı yaşında olan ve çocukluktan yetişkinliğe doğru emin adımlarla yürüyen Anne, yepyeni sorumluluklarla karşı karşıyadır. Bir öğretmen olarak idealleri uğruna en iyisini yapmaya hazırlanırken, hayallerin coşkusuyla atan narin kalbi gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalır. Ancak her şeye rağmen, yarınların getireceği yepyeni umutlara inanmaktan asla vazgeçmez. Üstelik yeni öğrenciler, yeni komşular, kurduğu yepyeni dostluklar ve Green Gables’a gelen iki yetime ablalık ederken yaşadığı maceralar arasında aşkın ilk kıvılcımlarını da hissetmeye başlayacaktır. L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve son dönemde Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin ikinci kitabı Yeşilin Kızı Anne Avonlea ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9853e01-ff92-4b3d-86a3-143c9b140979.jpg</image:loc>
            <image:title>Ego / Yeni İnsanlığın Temelleri 1</image:title>
            <image:caption>Aileler, öğretmenler, toplum... Hepsi bizim için en iyisini istediğini iddia eder ve hepsi de bizi, olduğumuzdan farklı bir kişiye dönüştürmeye çalışır. Eğitim bunun için vardır: Bizi, daha iyi, daha gelişmiş, daha başarılı bir versiyonumuza dönüştürebilmek için. Egomuzu besleyerek, sahip olduklarımızı çoğaltarak kendimizi tamamlanmış ve mutlu hissedebileceğimize inandırıldık. Halbuki tüm bunlar, bizi kendimiz olmaktan ve dolayısıyla mutluluktan alıkoyar. Olduğumuz kişiden bir başkasına dönüşmeye dair hırsımızı, çabamızı bir kenara bıraktığımızda ise kendimizle karşılaşırız. Ve işte o an, yaşamın en büyük hediyesi ile kucaklaşırız. Artık kendimiz olmaya cesaret etmenin zamanı geldi.

Başarı düşüncesi sana işkence ediyor. Başarı düşüncesi, başarılı olmak zorunda olman insanlığın başına gelmiş en büyük felakettir. Başarı demek, rekabet etmek zorunda olman, adil olsun olmasın fark etmeyen şekillerde mücadele etmek zorunda olman demektir. Bir kez başardığın zaman her şey iyidir. Önemli olan başarıdır. Kötü yollarla dahi başarılı olursan, bir kez başardığında ne yaparsan yap iyidir. Başarı tüm eylemlerinin niteliğini değiştirir. Başarı, kötü araçları iyi amaçlara dönüştürür.

Hatırlanacak tek şey şudur: Kendin için ne düşünüyorsan diğer herkes için aynı şeyi düşün; ego kaybolacaktır. Ego kendin için bir şekilde ve başkaları için başka bir şekilde düşünmeyle yaratılan bir yanılsamadır. Bu çifte standarttır. Eğer çifte standardı bırakabilirsen ego kendiliğinden ölür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d48a59d-f2d2-4e14-b158-1b04004371f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Ruh</image:title>
            <image:caption>Eisner Ödülü - En İyi Grafik Albüm Adayı (2012)
“Tek Ruh’u okumak, bir mozaiğin parçalarını birleştirip on sekiz karakterin hayatları arasında geçiş yapmak gibi. Her seferinde tek bir anı görerek. Tutkulu ve akla kazınan bir yapısı var... Çok başarılı!” Jeff Lemire - Essex County ve Sweet Tooth’un yazarı
“Hayat, çizgiroman ve herkesi birbirine bağlayan her şey hakkında söylenmiş cesur bir şarkı. Tek Ruh, bana yaşayacağımız sadece tek bir hikâye olduğunu hatırlattı.” Kierron Gillen - Phonogram, Uncanny X-Men ve Generation Hope’un yazarı
“...dikkat çekici ve çokdoğrusal bir okuma deneyimi. Çizgiroman dünyasında yeni bir tarz daha keşfedildi.” Ian Chapman, Booklist 
“Çizgiromanın anlatım dilini deneysel bir şekilde kullanıp yeni yöntemler bulmak, bu mecrayı hep ileriye taşımıştır. Ray Fawkes’ın Tek Ruh kitabı da bu örneklerden biri. Tutkulu ve okuyucuya bu türün karşılığını çok iyi veren bir kitap.” Brian Wood
- DMZ, Local, Northlanders ve Demo’nun yazarı
“Çizgiromanın dokuz panelden oluşan en basit şablonun alıp, gözlerimizin önünde başka bir şeye dönüştüren harika bir deneyim. Bunun sonucunda ortaya çıkan kitap ise son derece zeki ve eşsiz. Bu eseri herkesin okuması gerekiyor.” J.H. Williams III - Batwoman ve Promethea’nın yazarı/çizeri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6ccc79c-4cff-4661-88e6-6e38d31970be.jpg</image:loc>
            <image:title>Aztek Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Mimari tasarımları, astronomi bilgileri ve yazı sistemleriyle ihtişamlı bir medeniyet.
Halk bilimci Lewis Spence, Aztek medeniyetinin kalıntıları üzerinden yaptığı araştırmalarla derin bir tarih ve kültür ilişkisi kuruyor. Aztek Mitolojisi, Azteklerin idari yapılanmaları, yaşam biçimleri, üretim-tüketim ilişkileri, konuştukları dil, ürettikleri bilim, inşa ettikleri mimari yapılar, sanat eserleri gibi pek çok alanda bilgi verirken zengin mitolojileri, ilgi çekici efsaneleri ve günümüz insanının kabullerini zorlayacak ritüelleri yaşadığımız yüzyıla aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391c5e67-df3f-45f9-ac3f-81d5bf1168b6.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişimin Biz&apos;cesi</image:title>
            <image:caption>Henüz lise eğitimine yeni başlayan büyük kızımın ideali ileride bir cerrah olmak. Kariyer sohbetlerimizde şöyle derim:
“Bak kızım, eğitim sistemimiz insanı beklemediği mesleklere yönlendirebilir, ancak değişmeyen bir kural var. Profesör de olsan öğrenci de lider olan daima daha iyi iletişim kurandır. Amacın sadece hocasıyla, arkadaşıyla, eşiyle, ailesiyle, ortağıyla, çalışanıyla iyi geçinen başarılı insanlardan biri olmak da olsa yine kural aynı; doğru iletişim kuran her zaman kazanır.”
Peki, nasıl kazanacağız?
Doğru iletişim nasıl kuracağız?
Neden anlatamıyoruz?
Nasıl anlayacağız?
Senaryosu belirlenmiş olan bu hayat yolculuğunda doğru adımları nasıl atacağız?
İşte bu yolculuğun kuralları, bizi anlatan Anadolu’nun özgün iletişim ritüelleri, “İletişimin Dört Şeritli Yolu” başlığıyla on binlerce insana anlatıldıktan sonra sizinle de paylaşılıyor.
Bu kitapta yazan iletişim kurallarını uygularsanız bir daha iletişim problemi yaşamayacaksınız.
Her bölüm sonunda sorulanları cevaplayın, iletişim yetkinliğinizi böylelikle tartacaksınız.
Ha bir de olmaz diyenlere aldırmayın, “Mutluluğun Formülü” bu kitapta; uygularsanız bir daha asla mutsuz olmayacaksınız.
Muallaktan muhakkaka bir yolculuk bu,
Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55901965-46ba-4fcc-9454-676b6b0ad97f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Eğitim Şart</image:title>
            <image:caption>Eğitimde dönüşüm çoktan başladı

Büyük değişimler krizlerden doğar. Koronavirüs pandemisi de eğitimde büyük bir değişimi tetikledi. Bu değişim, dijital teknolojinin gelişmesiyle birlikte her geçen gün ivme kazanıyor. Geç kalanlar treni yakalayamayacak. Uzaktan eğitime hızlı uyum sağlayan, altyapı yatırımı yapan ve dijital teknolojilerin kullanımı konusunda entelektüel birikime değer veren eğitim kurumları ayakta kalacak. Dijital uçurum ise derinleştikçe derinleşecek. Bu durumdan ise hiç şüphesiz en çok çocuklar etkilenecek.

Bizi önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde neler bekliyor? 
Okullar bir daha eskisi gibi yüz yüze eğitim verebilecek mi? 
Öğretmenler uzaktan eğitim sürecine nasıl uyum sağlayacak? 
Öğrencide bu süreç nasıl bir öğrenme kaybına sebep olacak?
Sosyal mesafe devam ederse &quot;seyreltilmiş” eğitim mi yapacağız?
Ya ikinci bir dalga gelirse buna nasıl hazırlıklı olacağız? 
Okullar gelecekte nasıl dönüşecek? 
Zihnimizde gezinen bu sorulara bir anda cevap vermek zorlayıcı olsa da tüm bu şartlar altında uzaktan eğitim artık şart. Geri dönülemez bir yolculuğa çıktık. İşte bu kitap, öğretmenler ve eğitim kurumları için uzaktan eğitime dair bir yol haritası çiziyor. Doğru araçları seçmek, faydalı taktikleri uygulamak ve etkili bir dijital öğrenme ortamı kurgulamak için öneriler sunuyor. Öğrenmeyi dört duvarın dışına çıkarıyor, dijital dünyanın araçlarıyla zenginleştiriyor. Tek yapmanız gereken şey, yenilikçi bakış açısıyla karşılaştığınız zorlukları fırsata çevirmek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3dda197-e43e-415c-b41e-3a9a7767cacc.jpg</image:loc>
            <image:title>Meryem Usturlabi</image:title>
            <image:caption>Bilimin Öncüleri Serisi modern bilime temel oluşturan ilk dönem Müslüman ve Türk bilim insanlarının hayatları hakkında ulaşılabilen temel bilgilerden yola çıkılarak oluşturulmuş kurgu romanları içeriyor. Tarihe adını yazdırmış, araştırmaları ve yazdıkları eserlerle bugüne ışık olmuş bilim insanlarının çocukluklarına ve hayallerine ulaşmak için neler yaptıklarına şahit olacaksınız. Gözlem yapmaya, gökyüzüne, özellikle yıldızlara meraklı, zeki bir çocuktur Meryem. Usturlap ustası babasına çıraklık yapmaktadır. Çok çalışır ve bir usturlap ustası olur. Usturlap üzerinde yaptığı yenilikler, günümüzün navigasyon ve zaman belirleme tekniklerinin geliştirilmesinde öncü olur. Bu kitapta; 10. yüzyılın ilk ve tek kadın Müslüman gök bilimci olan Meryem Usturlabi’nin (Meryem el-İcliyye) macera dolu hayatını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828a607f-5980-444d-a9db-a7d9227519a2.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Battuta</image:title>
            <image:caption>Bilimin Öncüleri Serisi modern bilime temel oluşturan ilk dönem Müslüman ve Türk bilim insanlarının hayatları hakkında ulaşılabilen temel bilgilerden yola çıkılarak oluşturulmuş kurgu romanları içeriyor. Tarihe adını yazdırmış, araştırmaları ve yazdıkları eserlerle bugüne ışık olmuş bilim insanlarının çocukluklarına ve hayallerine ulaşmak için neler yaptıklarına şahit olacaksınız.
Hikâyemiz Faslı bir çocuk olan Ravi’nin, yaşadığı şehrin ötesini merak etmesi ile başlıyor. Ravi, merakının peşinden gidip yola çıkıyor. Yolculuk onu hem büyük bir seyyah hem de önemli bir seyahatnamenin yazarı yapıyor.
Bu kitapta; meraklı küçük Ravi’nin, Orta Çağ’ın En Büyük Seyyahı Battûta olmasının hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce231f5e-f8af-477b-aff9-9141b287f0d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Filanca Operasyon</image:title>
            <image:caption>Yapay zekaların artık hayatımızın bir parçası hâline geldiği, insanların en büyük yardımcısı olduğu bir zamanda android Sevgi kendisini insan zannederse ne olur? Nene’sine pek düşkün, yardımcı android Sevgi ve gözü pek bilim androidi Ayhan’ın Dünya’yı kurtarabilmek için atıldıkları maceraya sen de davetlisin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c92f89b-45f7-4120-89de-d362d7954971.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygularınızı Keşfedin</image:title>
            <image:caption>Bu kendine yardım kitabı, önce duyguları anlamak ile ilgili gündelik yaşamda rahatlıkla örneklerini bulabileceğiniz genel bilgiler içeren Duygu Eğitimi bölümü ile başlıyor. Böyle bir başlangıcın, duygularınızı etkili şekilde yönetmek için iyi bir temel oluşturacağına inanıyoruz. Sonuçta bilmeden adım atılmaz öyle değil mi? Bu bölümün ardından ise sizlere, duygularınızı daha iyi anlamak ve yönetebilmek için 9 farklı duygu düzenleme yöntemi sunuyoruz. Bunların alelade, temelsiz veya uçarı yön temler olmadığını; tam aksine, bu konuda çalışmaları ve deneyimi olan ruh sağlığı uzmanlarının bilimsel çalışmalardan yola çıkarak tavsiye ettiği yöntemler olduğunu da vurgulamamız lazım. Her bir yönteme dair bölümlerde önce bu konuya yönelik açıklamaları, yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmaları, o yöntemi nasıl uygulayacağınızı, karşılaşılabileceğiniz olası sorunlar ile farklı durumlar için çözüm önerilerimizi göreceksiniz. Kendi kişisel durumunuza, koşullara ve elbette tercihinize göre özellikle belirli bir yöntemi tercih edebilir veya kendi özel durumunuza özgü olacak şekilde o yöntemi uyarlayarak rahatlıkla kullanabilirsiniz. Amacımız sizi eğlendirmek ve dikkatinizi dağıtmak değil, duygularımızı etkili şekilde yönetmek ve daha kaliteli bir yaşam için kullanabileceğiniz yöntemleri adım adım sizlere sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76aed4d9-e3a5-4866-92a5-faefa9d64d91.jpg</image:loc>
            <image:title>Nartlar - Asetin Halk Destanı</image:title>
            <image:caption>Kuzey Kafkasya halklarının ortak ürünü olan nart destanıyla ilgili geniş bir bilgiyi okuyucularımız önsöz bölümünde bulacaklardır. Ancak Nart destanının Asetin varyasyonu olan bu kitapta geçen olayların, mitolojik geleneklerin daha iyi anlaşılabilmesi bakımından Oset tarihine kısaca değinmekte yarar var. Kafkas sıradağlarının orta kısmının her iki tarafında yaşamakta olan Osetler, diğer Kafkas halklarından farklı olarak, Hint-Avrupa dil kökenli halkların İrani koluna mensupturlar. Etnokültürel ve genetik bakımdan kendilerini İskit ve Alanları&apos;ın soyu olarak kabul ederler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da0431ae-dc1c-4537-b7b3-c301c61cf7ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Prelüd</image:title>
            <image:caption>Önsöz Avrupa&apos;da 18. yüzyılın sonrarında başlayıp 19. yüzyıla uzanan Romantizm akımı edebiyat, eleştiri, resim, müzik,mimari gibi birçok alanda, temelde Klasik, özelde ise Neoklasik eğilimin karşıtı özellikler taşır. Biraz Endüstri Devrimi sonucu kentlerde ortaya çıkan sefaletten, biraz Fransız Devrimi&apos;nin ateşlediği düşüncelerden ve elbet sayısız başka toplumsal nedenlerden doğan Romantizm, düzenden, uyumdan, rasyonaliteden, metaryalizmden bunalan insanın başkaldırışıyla birlikte, bireysel, öznel, akıl dışı, kendiliğinden, duygusal, gizemci ve aşkın olanın öne çıkması demektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/002b1efe-c33b-4fd4-af3e-208b3bb3d566.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Mimarisi</image:title>
            <image:caption>Çatılardan kapılara, bahçelerden salonlara açılan yelpazede Çin mimarisini beş bin yıllık gelişimi içinde anlatan eser, ülke kültürünün en renkli bölümüne dair ayrıntılı ve son derece ilginç bilgiler içeriyor.

- Antik şehirler ve başkent inşası
- İmparatorluk gücünü yansıtan saray yapıları
- Çin Seddi’nin muhteşem tarzı
- Şehir surları, kapılar ve pagodalar
- Tapınak ve mezar mimarisi
- Taoizm, Budizm, Hıristiyanlık, İslamiyet ve dinlerin mimari etkisi
- Çin bahçelerinin eşsiz güzelliği
- Azınlık milliyetlerin mimari kültürü
- Çin mimarisinde Batı etkisi
- Beijing, Shanghai, Tianjin, Qingdao, Hong Kong ve kent planlaması

Özellikle 1978&apos;de başlayan Reform ve Dışa Açılım süreciyle birlikte, şehirlerin görünüşlerinde hızlı değişiklikler yaşandı, mimari tarz çok daha çeşitlendi. Günümüzde, zamanın tarzının doğal uyumunu yakalamak ve etnik tarz, modern Çin mimarisinin en önemli temasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf3b190-d1f4-4d16-a2d6-00a17b15a546.jpg</image:loc>
            <image:title>Turan Kızı</image:title>
            <image:caption>Büyüleyici güzelliği ve keskin zekâsıyla yedi iklime ün salmış bir prensesin hikâyesidir Turankızı.

Asya topraklarındaki kadınların erkek boyunduruğu altında ezilişi, özgürlüğünü yitirişi, evlilikten ve erkek milletinden nefret ettirmiştir Turankızı&apos;nı...

Alman dilinin büyük dram yazarı Friedrich Schiller&apos;e bu ölümsüz yapıtı yazdıran &apos;&apos;Binbir Gece Masalları&apos;&apos;ndan yükselen erdemin ve

arınmışlık duygusunun sarsıcı gücüdür...
(Alıntı)
“Saldırması mı gerekir her görenin hemen vahşi bir avcı zihniyetiyle güzelliğime? Hem de sıradanlığa hiç kimse dokunmazken.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7ce12af-eb0a-4f97-ad4a-0f4584f8c3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğe Seyahat</image:title>
            <image:caption>“‘Nasıl bir his, Kit? Özgür olmak?’
‘Ah çocuğum, başka hiçbir şeye benzemez. Özgürsen ne istersen yaparsın.’”

Köle Washington Black, efendisinin kardeşi Titch tarafından bilimsel çalışmalar için asistan olarak seçilip Bulut-yaran adlı balona bindiğinde kuşkusuz ki özgürlüğe seyahat ettiğini bilmiyordu. Siyah bir çocuğun yıllar süren devr-i âlemi, bitimsiz trajediler, ilk aşklar, annenin tekrar tekrar yitirilen cenneti, özgürlüğün o tekinsiz başıboşluğuyla geçmişti.

Batı Hint Adaları’ndan Amerika’ya, kölelikten bilim ressamlığına uzanan bu yolun sonunda Washington Black’in, kendisini hayatın ortasına fırlatıp giden ustası Titch’in ardından bakarken cevaplaması gereken bir soru vardı:
 
Ne istersen yapabileceğin bir özgürlük mü yoksa bir insana duyulan sevgi mi? Hangisi özgürleştirir bizi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f6bbc0-450e-47d0-87d2-d73ba2dc95de.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Giyim Kültürü</image:title>
            <image:caption>56 farklı etnik milletin birlikte yaşadığı Çin&apos;in giyim-kuşam kültürü, olağanüstü güzellikteki rengârenk çiçeklerle dolu bir bahçeye benziyor. Kıyafet tarzlarının çeşitliliği, gelenekler, estetiğin ön planda tutuluşu ve saray ile sokak arasındaki ayrımla belirlenen binlerce yıllık giyim kültürüne sahip olan Çinliler, tarih boyunca nasıl giyindiler, hangi giysileri dünyaya yaydılar ve dünyadan nasıl etkilendiler? Çin Giyim Kültürü, ele aldığı konuya dün, bugün ve yarın açısından yaklaşan benzersiz bir kaynak.

- Tüy gibi hafif muhteşem Çin ipeği
- imparatorluk elbiseleri ve kılık kıyafet düzeni
- Şık ve rahat günlük giysiler
- Çin&apos;de yaşanan kıyafet reformları
- Monarşinin sonu ve Batı tarzının girişi
- Devrim ve giyside eşitlik
- Gençlik ve modanın etkisi
- Etnik grupların geleneksel giysileri
- Çin ayakkabıları
- İnternet çağı ve altüst olan Konfüçyüsçü öğretile</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f864a310-e018-4bd6-9424-93bed7d66d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>İpek Yolu&apos;nun Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İpek Yolu, Çin&apos;in ipeğini Batı dünyasına ulaştırmak için tüccarların yüzyıllar boyunca büyük uğraşlarla, zor kurulan ilişkilerle yerleştirdikleri bir rotadır; günümüzde İpek Yolu olarak bilinen ve üç kıtayı yani Asya, Avrupa ve Afrika&apos;yı birleştiren yol, kadim dönemde, Çin&apos;i, Afganistan, Hindistan, Iran, Irak&apos;ı, Suriye ve Türkiye&apos;yi boydan boya geçerek İtalya ve Roma&apos;da sonlanırdı. İpekböcekçiliği gibi iplikçilik ve ipekli dokumacılık da antik Çin halkının icatlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl önce Çinliler ipek üretmek için ipekböceği tarımına başladılar. İpekli kumaşlar eskiden beri hem Doğu&apos;da hem Batı&apos;da insanların yaşamında önemli bir rol oynadı. İpekli üretimi pahalıydı ve İpek Yolu yolculuğunda birçok ticaret ve gümrük engeli çıkıyordu. Dahası, İpek Yolu&apos;nun her kesiminde tekeller oluştuğu için ipek Avrupa&apos;ya ulaştığında altından pahalı bir nesne haline geliyordu. Deniz seferlerinin henüz gelişmemiş olduğu eski dönemlerde, uzun mesafeli ticaret öncelikle karadan yapılıyordu. Yolculuk çoğu kez aylarca hatta yıllarca sürebiliyordu. İnsanlar mallarını develerle, katırlarla, atlarla taşıyorlardı. Büyük bir ticari kafile çoğunlukla onlarca hatta yüzlerce deveden oluşuyordu. Tüccar grupları, mal taşıyan develer ve atlar Doğu ile Batı arasında bitmez tükenmez dalgalar halinde gidip geliyorlardı. Tarih boyunca, İpek Yolu&apos;yla yapılan ticaret ve kültürel değişim bölgenin halklarına refah getirdi ve bu özellik büyük yolu birçok ülkenin ve ulusun ortak tarihsel mirası yaptı. İpek Yolu toplumlar arasında yalnız ticareti değil kültür alışverişini de geliştirdi. Budizm bu yolla Çin&apos;e girdi ve Çin&apos;den yine bu yolla çevreye yayıldı. Fars dini Manikeizm Persya&apos;dan, &quot;İlim Çin&apos;de bile olsa gidip bulun&quot; diyen Hz. Muhammed&apos;in dini İslamiyet Arabistan&apos;dan doğuya doğru bu yolla yayıldı. Çin icadı olan kağıt, barut, Asya ve Avrupa&apos;ya bu yolla taşındı. Bugün, şanlı İpek Yolu yepyeni bir uluslararası ticaret ve alışveriş dönemine giriyor. Lojistik olanaklardan, bilgiden ve kaynaklardan oluşan modern bir dalga geçmişin ilkel deve kervanları ticaretinin yerini alıyor. Elinizdeki kitap işte bu şanlı yolun tarihi öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de1c0b36-fd5d-4508-b14f-ab0786beb4ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalarla Kolay Matematik 9-10 Yaş</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalarla Kolay Matematik Eğlenerek Öğrenelim 
Çıkartmalarla Kolay Matematik çocukların temel matematik becerilerini geliştirmek için mükemmel alıştırma kitAnlaşılması kolay ve ilgi çekici alıştırmalar ve aktiviteler 
 Rahatça izlenebilen yönergeler 
 Matematik müfredatına uygun 
Eğlenceli çıkartmalar ve ailelere rehberlik edecek kısa öneriler, kitabın çok daha verimli kullanılmasını sağlar. Çocuğunuz kitaptaki alıştırmaları tamamladıkça, kendine güveni artacak ve gerçek başarı duygusunu tanımaya başlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d657ef16-7ab2-4b80-a407-71728191db5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalarla Kolay Matematik 10-11 Yaş</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalarla Kolay Matematik Eğlenerek Öğrenelim 
Çıkartmalarla Kolay Matematik çocukların temel matematik becerilerini geliştirmek için mükemmel alıştırma kitabıdır. 
 Anlaşılması kolay ve ilgi çekici alıştırmalar ve aktiviteler 
 Rahatça izlenebilen yönergeler 
 Matematik müfredatına uygun 
Eğlenceli çıkartmalar ve ailelere rehberlik edecek kısa öneriler, kitabın çok daha verimli kullanılmasını sağlar. Çocuğunuz kitaptaki alıştırmaları tamamladıkça, kendine güveni artacak ve gerçek başarı duygusunu tanımaya başlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae9ff14b-e3e7-4132-9488-1c9055046ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Lavtası Metodu</image:title>
            <image:caption>Geçmiştin günümüze kadar İstanbul Lâvtası’nın öğretimiyle ilgili olarak bazı konservatuvarlar,  özel eğitim kurumları ile dernekler ve topluluklardaki usta çırak ilişkisiyle sürdürülen çok nadir çabaların dışında bir öğretim metodu olmamıştır. Başka bir ifadeyle bu kitap geleneksel öğretim yönteminden, metodik bir yaklaşıma geçerek çalgının öğretimini ve çalınması sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta bir yandan geleneksel üslup aktarılmaya çalışılırken öte yandan da öğrencinin mümkün olduğunca evrensel yöntemleri kullanarak gelişmesine özen gösterilmiştir. 

 Kitapta İstanbul Lâvtasının tarihçesinden başlayarak sırasıyla; icracılarına, akort düzenlerine, icra sırasında dikkat edilmesi gereken konulara, parmak egzersizlerine, çeşitli makamlardaki ve pozisyonlardaki teknik çalışmalar ile nota değerleriyle ilgili bilgilere yer verilmiştir. 

Unutulmaya yüz tutan İstanbul Lâvtası’nın yeniden canlanması ve bütün kullanıcılara yardımcı ve yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4acd5bb4-e177-415b-b59a-ad681a5dbd6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülük</image:title>
            <image:caption>Kötülük neden insanlara bu kadar korkutucu ama bir o kadar da ilgi uyandırıcı gelir? Örneğin neden seri katillerin hayatlarına ve yaptıklarına merak duyarız? Ya da neden gerçek hayatta karşılaştığımızda kendimizi korumaktan başka bir şey düşünmezken, filmlerde ve dizilerde şiddeti bu kadar ön plana çıkarır, hatta bazen adeta yüceltiriz? Gelmiş geçmiş en kötü insanlardan biri olmasına rağmen Hitler neden hâlâ en popüler tarihi kişiliklerden biridir? Peki ya siz geçmişe gidebilseydiniz, bebek Hitler’i öldürür müydünüz?

İnsan sadece siyah veya beyaz olmayan, grinin her tonunu barındıran bir canlı. Bütün hayatımız boyunca tek bir duygu hissedemeyeceğimiz gibi, sadece “iyi” ya da “kötü” de olamayız. Çoğunluğun iyiliği için bebek Hitler’I öldürmek isteyecek binlerce “iyi” insan bulabiliriz örneğin. Kötülüğe merakımız da işte buradan, eylemlerimizi anlamlandırma isteğinden gelir. Julia Shaw Kötülük’te bu noktadan başlayarak insanlığın yüksek sesle dile getirmeye çekindiği karanlık tarafını inceliyor. Akıl hastalıkları ve cinsel sapkınlıklardan tecavüz “kültürüne”, yapay zekâ ve teknoloji ikileminden terörizme, kötülüğü bütün ahlaki ve etik yönleriyle ele alıyor. Kötülük, aydınlatıcı olduğu kadar çarpıcı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ae115f-bf1d-47c5-89a7-5aa00ce4f6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Yazı Karakterleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, pek çok resim eşliğinde kolay anlaşılır bir dille Han karakterleri kültürünün temel bilgi birikimine kısa bir giriş niteliğindedir. Okuyucuların Han karakterlerine dair genel bilgiler edinmeleri ve bu konuya ilgi duymaları; böylelikle Han karakterlerini ayırt edip kullanmaları ve Çin&apos;e yakınlaşmaları amaçlanmıştır. Han karakterlerinin kökeni çizimlerdir. Şekil olarak, Jiaguwen (hayvan kemikleri veya kaplumbağa kabuklarının üstündeki yazıtlar), Jinwen (antik bronz eşyaların üzerindeki yazıtlar), Xiaozhuan (Qin Hanedanı&apos;nın [MÖ 221-MÖ 206] küçük mühür tarzı Çince karakterleri), Lishu (Han Hanedanı&apos;nın [MÖ 206-MS 220] resmi yazı dili) ve Kaishu (alışılmış yazı dili) olmak üzere evrim geçirmiştir. Yavaş yavaş çizimler hatlara evrilmiş, piktografik karakterler semboller olmuş, karmaşık karakterler yerlerini basitlere bırakmıştır. Basitleşme, daima Han karakterlerinin ana gelişim çizgisi olmuştur. Bir grafik yazılı dil türü olan Han karakterlerinin eşsiz, kendine özgü grafik ve piktografik görsel özellikleri vardır. Bilindiği üzere, günümüz Han karakterleri artık piktografik karakterler değildir, ancak hâlâ var olan grafik özellikleriyle çeşitli antik piktografik karakter biçimlerini barındırmaya devam etmektedir. &quot;Yaşayan fosiller&quot; olarak adlandırılan Han karakterleri, zengin bir bilgi birikimi taşıyan kare şekilli yapılarıyla binlerce yıllık Çin ulusu uygarlığın&apos; bir noktada toplamaktadır. Bu kitap aynı zamanda Çin kültürünün bu önemli parçalarını ve Han karakterlerinin mükemmel bir sanat dalı olarak yaşamış olmasının değerini ortaya koymaktadır. Dünyada en çok sayıda kişinin kullanmış olduğu kadim Han karakterleri, halen gelişmektedir ve gençliklerini sonsuza kadar koruyacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e868ec2-a5ac-489b-93d4-688c15631d66.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Kültüründe Bayramlar</image:title>
            <image:caption>Bilim insanı Liu Dong bayramlar konusundaki görüşlerini &quot;Bayramların kutlanmadığı bir yaşam uygar bir yaşam değildir, bayramlarını kutlamayı bırakan bir uygarlık ise kesinlikle kayıp bir uygarlıktır&quot; şeklinde ifade etmiştir. Çin adeta bir bayramlar ülkesidir. Uzun tarihi süresince, birbirinden farklı yeryüzü şekilleri ve engin toprakları üzerindeki çeşitli etnik gruplar, çok çeşitli bayram kültürleri yaratmış, sürdürmüş ve geliştirmiştir. &quot;Önemli bayramlar her üç günde bir kutlanır, sıradan bayramlar ise her gün&quot; atasözü kaç tane Çin bayramı olduğu sorusuna eğlenceli bir cevap sunuyor. Efsaneler, mitler, dinler, ayinler, geleneksel Çin operası, müzik, dans, yiyecek-içecekler ve el sanatları gibi Çin kültürünün çeşitli unsurları bayramlarla ayrılmaz bir bütünlük içerisindedir. Bayramlar, Çin ulusunun tarihsel anılarını, kültürel yaratıcılığını, sosyal mekanizmalarını ve yaşam sevincini ifade eder. Bayramlarda insanlar, duygusal ihtiyaçlarını karşılar, birbirleriyle tanışır, evlenir ve çocuk sahibi olur, toplumsal gruplaşmalarını güçlendirir ve zihinsel huzuru ve manevi teselliyi ararlar. Bahar Bayramı, Ejderha Kayığı Bayramı ve Ay Bayramı gibi geleneksel bayramlar ve azınlık etnik grupların bayramlarından bazıları Çin&apos;in genel gelişimiyle birlikte günümüze aktarılmış, ancak ruhları ve içeriklerinde değişimler olmuştur. Bazı geleneksel bayramlar, çeşitli nedenlerle önemini yitirmektedir, bazı bayramlar ise artık sadece eski kitaplarda ya da hafızalarda anı olarak kalmıştır. Bunun aksine, 4 Mayıs Gençlik Günü, 1 Haziran Çocuk Günü ve Çin Ulusal Günü gibi bayramlar, ulusun ve devletin modern gelişimi sırasında ortaya çıkmış ve Çin halkının ruhunda derin bir yer edinmişlerdir. Noel ve Sevgililer Günü gibi Batı bayramları da Çinli gençlerin sevdikleri bayramlar arasındadır. Bugün ülke, geleneksel ile yeniyi, küresel ve bölgeseli, dini ve dünyeviyi birleştiren bir dizi bayrama sahiptir. Bu bayramlar, Çin halkının hayatına ahenk katmakta, özel anlar yaratmakta ve yaşamlarını şekillendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b4e9e41-9707-4955-827b-fbcccbf485b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin&apos;de Zanaat</image:title>
            <image:caption>Geleneksel Çin zanaatı ürünleri; incelikleri, güzellikleri, sergiledikleri el işçiliği ve sanatsal becerilerle bütün dünyada tanınır. Çin zanaatımn gelişimi ülkenin özel coğrafi konumundan ve uzun, sürekli tarım kültüründen derinden etkilenmiştir. Çin anakarasının uzun bir kıyı şeridi vardır ama uygarlığı Orta Çin&apos;de, Çin&apos;in en eski yönetimi olan Xia, Shang ve Batı Zhou Hanedanlarının birbiri ardına kurulduğu iç bölgelerde başlar. Ülkenin düzlük ve dağlık bölgelerinde yaşayan etnik gruplar için çiftçilik en önemli geçim kaynağıydı. Geleneksel Çin el sanatlarının özelliklerini belirleyen, ülke zanaatının gelişimini şekillendiren, erken tarım toplumunun bu yaşam ve sanat tarzıydı. Başlangıçta, tüm elişi ürünleri çeşitleri pratik amaçlar için üretildiği için basit ve kullanımı kolay nesnelerdi. Imparatorluk ailesi ve bilginlerin kullandıkları el işçiliği ürünlerinin bile pratik bir tarzı, basit özellikleri vardı. Erken dönem Çin elişi ürünleri manzara, hayvan ya da bitkileri konu alan desenleri ve süslemeleriyle doğal dekoratif tarzda nesnelerdi. Bu süslemeler neşeli ve iyimser bir ruh yansıtıyordu. Çin&apos;in geleneksel ahlak felsefesinin &quot;Önemsiz şeylere aşırı önem vermek iradeyi baltalar&quot; diyen bir özlü sözü vardır. Bu felsefe, &quot;çok zarif ama yararsız beceri ve ürünlerin&quot; aşırı geliştirilmesini reddeder. Bu tür düşünceler Çinli sanatUrları farkında olmadan öyle etkilemiştir ki, ülkenin zanaatı işlevselliğe büyük önem vermiştir. Bu yaklaşım, binlerce yıllık bir zaman boyunca, el becerilerinin gelişimini sağlamış, ülkenin, tarım toplumunun kaynaklardan mümkün olan en yüksek düzeyde faydalanmasına olanak vermiştir. Çin; porselenleri, cam ve ahşap işçiliği, ipekli dokumaları, lake cila teknikleri, altın ve gümüş kakmacılığı ve mineciliğiyle, bambu, fildişi ve boynuz oymacılığıyla dünya ölçeğinde özgün ve üstün bir beceri sergilemiştir ve hem öncü rol oynamış hem de mükemmel ürünleri bütün dünyanın hayranlığını uyandırmıştır. Bugün bu ürünler, hem Çin&apos;e hem dünyaya ülkenin insanlarının yaratıcılığını ve hayata ilişkin bilgeliğini taşıyan, zengin bir kültürel miras sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ae1209-d3f7-4978-8dac-12d5ea6e674f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Çağlardan Günümüze Çin Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Edebiyat, Çin&apos;in muhteşem tarihini taşır, günümüz Çin toplumunun karmaşık ve değişken gerçekliğini yansıtır ve Çin halkının daha iyi bir gelecek hayalini somutlaştırır. Çin ve dünya arasındaki iletişimin en iyi manevi bahçesi edebiyattır. Bütün dünyanın yaygın endişelerini ortaya koymak ve insanın insancıl duygularını ve doğasını sergilemek Çin edebiyatının kadim zamanlardan beri geleneği olmuştur. Çin edebiyatının uzun bir tarihi vardır. 1917&apos;de başlayan &quot;edebi devrim&quot;e kadar geçen sürede yaratılan edebiyata Kadim Çin Edebiyatı adı verilmiştir. Bundan sonraki edebiyata ise Modern Çin Edebiyatı adı verilir. Edebiyatın toplumsallığına, elverişliğine ve bireylerin kişiliklerinin sergilenmesine önem yüklemek kadim Çin edebiyatının esas kavramıdır. Konfüçyüs&apos;ten Seçme Eserler&apos;de de vurgulandığı gibi, &quot;Şiir seni olgunlaştırır, samimiyeti ve hoşgörüyü öğretir&quot;. Bu düşünce şiirin estetik, sosyal ve eğitici işlevlerini ortaya koyar. Kadim Çin&apos;in eşsiz edebi kavramları büyük ölçüde Konfüçyüsçü, Budist ve Taoist öğretilerden etkilenmiştir. Kadim Çin Edebiyatı yazılarının ana taşıyıcısı olarak klasik Çince; daha çok okuma ve yazma için kullanılıp, günlük kelime ve ifadelerden zaman içinde ayrılmıştır. Başlangıç noktası &quot;4 Mayıs Hareketi&quot; olan yeni Çin edebiyatı genelde modern dönem ve çağdaş dönem olarak ikiye ayrılır. Modern edebiyat 1917 yılında başlayıp 1949&apos;da Çin Halk Cumhuriyeti&apos;nin kuruluşuyla sona eren &quot;edebi devrim&quot;le başlamıştır. Çağdaş edebiyat 1949 yılından günümüze kadar olan dönemi kapsar. Modern edebiyat önceki ve gelecek olanlar arasında Çin edebiyat tarihinde daha önce hiç olmayan bir bağlantı kurmuştur. Yeni edebiyat yazarları aynı zamanda birçok yabancı eser çevirmiş ve Çin edebiyatı ile dünya edebiyatı arasındaki bağı genişletmişlerdir. Proleter Devrimci Edebiyat Hareketi edebiyat ve toplum arasındaki ilişkinin gelişmesini sağlamıştır. Japonya&apos;ya karşı açılan Direniş Savaşı ve devam eden Çin&apos;in Direniş Savaşı döneminde edebiyatın temel içerikleri ulusal ve sınıfsal zorluklar olmuştur. Modern edebiyat yeni toplumu ve ruhsal bakış açısını yansıtır ve yeni edebi ifade şekillerini ortaya koyar. Bu gelişmeler geleneksel Çin edebiyatının binlerce yıl boyunca geçirdiği gelişmeler ve evrimler sayesinde de gerçekleşmiştir. Modern edebiyat, çeşitli yabancı ülkelerin kültür ve edebiyatını özümseme temeline bağlı olarak gelişmiştir. Hatta birçok yeni yazarın eserleri yabancı edebiyatın etkisi altında ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51905062-ec8d-4e4b-8328-1f8feb7cc7b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aman Nazar Değmesin</image:title>
            <image:caption>Bizim evdekiler nazarlıklarla doldurdu kardeşimin dört bir yanını.
Herkesin dilinde aynı söz: “Yavrumuza da bakın! Ah, o minik burnu,
o minik ağzı... Aman, ne tatlı! Nazar değmesin sakın!”
Neymiş bu nazar, şu mavi boncukla ne ilgisi var? Lütfen, biri bana açıklasın!

Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen yazarı Tülin Kozikoğlu, insanlığın
binlerce yıllık kültürel simgesi nazar boncuğunu bir çocuğun gözünden
anlatıyor. Kardeş kıskançlığı,aile bağları ve doğum günü gibi temalarla
zenginleşen bu neşeli öykü, Deniz Üçbaşaran’ın özgün desenleriyle derinleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37ed2de-b3e0-4b58-bf8e-da700b93fee9.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Değeri</image:title>
            <image:caption>Günümüz dünyasında gerçek üreticiler kimlerdir? Ve ürettiklerinin değerini nasıl belirliyoruz? Yaşadığımız finansal ve ekonomik kriz, değerin gerçek anlamına ilişkin kavrayışımızı yitirmemizden kaynaklanıyor.
Modern kapitalizmde, değer yaratma, yani sağlıklı bir ekonomiyi ve toplumu ayakta tutan üretim süreci, değer gaspı kadar ödüllendirilmiyor. Finanstan büyük ilaç sanayisine ve enformasyon teknolojisine kadar, esas hedef üretmek değil, üretilen değere el koymak. Bir zamanlar ekonomik düşüncenin ana payandası olan değer kavramının anlamı ve taşıdığı önem artık tartışılmıyor. 
Mariana Mazzucato değer kavramını çok geniş bir perspektifte ele aldığı kitabında, zenginliğin nereden kaynaklandığını hatırlamamız gerektiğini savunuyor. Değeri hangi etkinlikler yaratıyor, hangileri gasp ediyor ve hangileri tahrip ediyor? Mevcut asalak sistemin yerine sürdürülebilir, ortaklaşa yaşamaya müsait bir sistem getirmek istiyorsak, bu soruların cevapları büyük önem taşıyor. Her Şeyin Değeri yaşamak istediğimiz bir dünya modeli hakkında uzun zamandır unutulan bir tartışmayı yeniden ateşliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1388c24b-dde1-455a-a6de-14714b7803fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoner</image:title>
            <image:caption>Bir çiftçi ailesinin tek çocuğu olarak dünyaya gelen William Stoner ziraat okumak için gönderildiği üniversitede edebiyatla tanışır ve bütün hayatı değişir: Stoner acımasız bir dünyada sığınak olarak gördüğü üniversitede kalacak, hayatının geri kalanını aynı kasabada geçirecektir. Öğrenmenin ve öğretmenin zevkleri, yakın arkadaşlıklar ve kıyıcı düşmanlıklar, evliliğin ve ailenin dünyası, yeniden bulunan aşkın şaşırtıcılığı: Sıradan görünen bir hayatta iz bırakan her şey Stoner’da içe işleyen bir yalınlıkla kaydedilir. 
İlk kez 1965 yılında yayımlanan Stoner yaklaşık elli yıllık bir gecikmeyle yeniden keşfedildi, eleştirmenlerce varoluşçuluk etkileri taşıyan gizli kalmış bir başyapıt olarak değerlendirildi, birçok dile çevrildi ve bütün dünyada bir milyondan fazla sattı.

John Williams, hayatı yaşamakla hayatın seyircisi olmak arasında bocalayan ve çevresindekilerce hep bir muamma olarak görülen William Stoner’la unutulmaz bir karakter yaratıyor.

Bütün bir ömrün güzel, hüzünlü, baştan sona ikna edici hikâyesi. -Ian McEwan

Hayatın kendisi kadar nefes kesici, mahrem ve gizemli bir roman. -Geoff Dyer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2f1953-8957-4204-a922-67137df4e709.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Şaheser - Sarrasine</image:title>
            <image:caption>Balzac’ın Felsefi İncelemeler’inin önemli metinlerinden Bilinmeyen Şaheser ile Töre İncelemeleri’nin bir bölümünü oluşturan Paris Yaşamından Sahneler’deki Sarrasine bu kitapta bir araya getirildi.

Balzac’ın yapıtlarında yazarlar, sanatçılar, müzisyenler özel bir yer tutar. Yazarın dâhilik kuramının temsilcileri olan anlatı kişileri maddi koşullar, zevkler, anlayışlar ve idealler arasındaki çelişkilerle yaşarlar, yaratıcıların özlemlerini, düşlerini yansıtırlar.

Kitapta sunulan iki anlatıdan birincisinde bir ressamın yaratma sürecinde yaşadıkları, daha açıkçası yaratımın dramı sergilenir (Bilinmeyen Şaheser), ikincisindeyse genç ve yetenekli bir heykelcinin bir opera sanatçısına tutkusu, hayal kırıklığı, mücadelesi ve opera sanatçısının gerçek kimliği dile getirilir (Sarrasine): Okurlar her iki metinde de gizemli dünyaların içine çekilecektir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd2e20b-69f0-4dd7-9e68-7d4b344d0535.jpg</image:loc>
            <image:title>Solar</image:title>
            <image:caption>Çağdaş İngiliz edebiyatının en önemli isimlerinden Ian McEwan bu defa iklim değişikliğinin derinliklerine indiği, eğlenceli bir kitapla selamlıyor okuru. 

Michael Beard yıllar önce yaptığı çalışmalarla Nobel Ödülü’ne layık görülmüş ama yıllardır yeni eser ortaya koyamayan, orta yaşlarında bir fizikçi. Bir gün geziden döndüğünde onu bir sürpriz beklemektedir. Beşinci evliliğini altüst edecek bir sürpriz. 
O gün aslında Beard için bir fırsattır. Yeniden üretmeye, kendine bakmaya başlaması için bir fırsat. Ve Beard iklim değişikliğiyle ilgilenmeye başlar. Projeler, sponsorlar, güneş panelleri derken... Kendi hayatını elinde tutamayan, hep kısa vadeli planlar yaparak hayatta kalmaya çalışan bu adam tüm insanlığı kurtarabilir mi? 

“Sürükleyici ve kesinlikle çok eğlenceli.” -The Wall Street Journal 
“McEwan’ın bugüne kadarki en komik kitabı.” -The New York Times Book Review 
“McEwan’dan iklim değişikliğine dair, güçlü bir tartışma.” -The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de252099-c7ad-4f49-bac5-7bc49b48783b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik, Finansal ve Mali Politikaların Uygulamadaki Yansımaları</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm: Ekonomi Politikalarının Uygulamadaki Yansımaları
İkinci Bölüm:  Mali Politikaların Uygulamadaki Yansımaları 
Üçüncü Bölüm: Finansal Politikaların Uygulamadaki Yansımaları 
Dördüncü Bölüm: Kamu Politikalarının Uygulamadaki Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4814e6e9-8a5c-4165-a397-8599459a7432.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Politikalarında Mali ve İktisadi Yapıdaki Dönüşüm: Yerelden Globale Teori, Beklentiler ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>-Yerel Yönetimlerde Kaynak Finansman Modelinin Sosyo Ekonomik ve Politik Etkileri – Sinek Kâğıdı Etkisi: Türkiye Değerlendirmesi -   Eren Çaşkurlu, Gökhan Ünalan 
-Faiz Oranlarının Vade Yapısı Hakkında Kavramsal Çerçeve -  Osman Tüzün
-Türkiye’de Sosyal Güvenliğin Finansman: Sosyal Güvenlik Kurumu ve Mali Yapısı Üzerine Bir Değerlendirme -  Altuğ Murat Köktaş, Ali Gökhan Gölçek
-Kamu Mali Göstergelerinin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri İçerisindeki Yeri: Türkiye Açısından Değerlendirilmesi -  Dilek Göze Kaya, Ceyda Şataf
-Türkiye’de İnovasyonu Belirleyen Faktörler: 5746 ve 4691 Sayılı Kanunlar Kapsamında Bir Değerlendirme –  Esra Doğan
-Türkiye’de Kamu Politikalarının Güvenilirliği: Bankacılık Sektöründe Dersler –  Yıldırım Beyazıt Çiçen 
-İktisadi Kalkınma Ekseninde Türkiye’de Araştırma ve Geliştirme -  Kübra Sayaner, Erdoğan Teyyare 
-Dünden Bugüne Türkiye’de Dış Borçlanma -  Nergis Ünlü, Hatice Armutçuoğlu Tekin 
-Kamu İhale Sistemi ve Tüm Yönleri ile Dijital Dönüşüm -  Kamil Tüğen, Burçin Kaya 
-Osmanlı Malî Sisteminde Dönüşüm Çabaları: 1908 – 1918 İttihat ve Terakki Dönemi Malî Politikaları -  Mehmet Çetin, Serdar Serdaroğlu 
-Kamunun Sosyal Harcamaları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz -  Cevat Tosun
-Kamu Maliyesi Alanında Devletin Değişen Rolü: G20 Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme -  Mehmet Sadık Aydın
-Seçilmiş Gelişmiş Ülkelerde Mali Kural Uygulamaları  -  Esin Aslanay Özdemir, Ahmet İnneci
-Küreselleşme Süreciyle Beraber Kamu Maliyesinde Uygulanan Politikalar -  Songül Akyıldız
-Uluslararası Salgın Hastalıkların Kamu Maliyesi Üzerindeki Etkileri -  Mustafa Sakal, Burcu Durak Oldaç
-Avrupa Borç Krizi Karşısında PHGS Ülkelerinin Aldıkları Mali Konsolidasyon Tedbirleri ve COVİD 19 Salgınının Olası Etkileri -  Özgür Saraç 
-Yolsuzluk Ekonomi ve Devlet Üzerine Bir İnceleme -  Sedef Şen
-Kooperatiflerin Bölge Ekonomileri Üzerindeki Rolü -  Cuma Demirtaş, Arif İğdeli
-İhale Usullerinin Dağılımının EKAP Kapsamında Değerlendirilmesi: Fethiye İlçesi Örneği -  Kamil Tüğen, Öznur Yuvalı
-İzmir İli Selçuk İlçe Belediyesi’nin 2014-2019 Dönemi Mali Yapısının Değişim Analizi -  Dahi Zeynel Bakıcı
-Türkiye’nin Teşvik Tarihi -  Özgür Şahan
-Savunma Harcamalarının Bütçedeki Payı İktisadi Büyümeyi Tetikler mi? E7 Ülkeleri Çerçevesinde Bir Panel VAR Analizi -  Mehmet Özcan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af67d65-0cba-40aa-9910-b79b29a34942.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddime 1-2</image:title>
            <image:caption>İbni Haldun’un, İslam dünyasının ilk sosyolojik eseri olarak kabul edilen ünlü Mukaddime’si, Arap edebiyatında, tarihi, öykücülükten kurtarmak, muhakemeyi egemen kılmak ve tarihin yasalarını araştırmak özellikleriyle bilinen, yüzyıllara dayanmış, klasikleşmiş bir metin.

Arapları eleştiren ve Türkleri öven bakış açısıyla dikkat çeken eserde İbni Haldun, iktisadi koşulların değişmesini, göçebelikten yerleşik yaşama geçişi merkez alarak tarihe bölünmez bir bütün olarak bakıyor ve tarihsel bir yöntem yaratıyor.

“Sözün özü şu ki bir toplumbilimci, özgür düşünceli bir bilimadamı ‘din’ olayına nasıl bakıyorsa İbni Haldun da öyle bakıyor. Üstelik İbni Haldun, herhangi bir toplumbilimci ve bilimadamından da ‘din’i daha iyi biliyor.”

(Turan Dursun) 
***
Büyük düşünür İbn-i Haldun&apos;un Mukaddime&apos;sinin bilim dünyasına yaptıgı katkı, bugün bile tartışılamaz. Eserin bulunması ve çevrilmesi dünyanın her yerinde çoşkunlukla karşılanmıştır.
Türkiye&apos;de Aydınlanma denince akla ilk olarak Turan Dursun gelir. Turan Dursun hem Mukaddime&apos;yi en özgün kaynağından çevirmiştir hem de esere okuru aydınlatıcı bir önsözle katkıda bulunmuştur.
Kaynak Yayınları, Turan Dursun&apos;un din ve toplum tarihi konusundaki derin bilgisinin yanı sıra, onun Arap tarihi ve dili konusundaki engin tecrübesinin de bilincindedir. Bu nedenle Kaynak Yayınları, Turan Dursun&apos;un İbni Haldun çevirisini eserlerinin arasına kattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50031fe2-42e8-4f7d-afbd-1ad24b375420.jpg</image:loc>
            <image:title>Komintern Belgelerinde Türkiye ( Cİltli )</image:title>
            <image:caption>Dr. Doğu Perinçek, Komünist Enternasyonal’in 1919 yılından 1943’e kadar çıkardığı bütün Almanca yayınları, kongre tutanaklarını, kararları, raporları ve diğer belgeleri tarayarak, Türkiye üzerine kaleme alınmış metinleri ve konuşmaları “Komintern Belgelerinde Türkiye” başlığı altında bir araya getirdi. Belgelerin Fransızca kaynaklar üzerinden de kontrol edildiği titiz bir çalışmanın ürünü olan “Komintern Belgelerinde Türkiye”, Komünist Enternasyonal’in Türkiye’ye bakışını sergileyen benzersiz bir çalışma.

Daha önce beş ayrı kitap halinde yayımlanmış belgeler tek ciltte toplanarak dünya ve Türkiye komünist hareketi açısından olduğu kadar Kurtuluş Savaşı ve Genç Cumhuriyetimiz açısından da 680 sayfalık son derece aydınlatıcı ve öğretici bir toplam oluşturuyor.

Kitapta yer alan başlıca konular şöyle sıralanıyor:
-Doğu Sorunu, Kurtuluş Savaşı ve Lozan
-Emperyalizm ve Yeni Türkiye
-Komintern’de Türkiye Komünistleri
-Kemalist Devrim ve Türkiye Köylüsü
-Türkiye’de İşçi Sınıfı ve Komünist Hareket
-Kemalistlerin Sovyetler Birliği’ne Karşı Tutumu
-Gerici ve Bölücü Ayaklanmalar
-Türkiye’de Kadınların Uyanışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674daf58-9f29-4853-8dfd-fb46a0f14c05.jpg</image:loc>
            <image:title>Buselik Saz Eseri</image:title>
            <image:caption>Buselik Saz Eseri (Türk Müziği Sazları Ve Orkestrası İçin)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9122ce96-410d-4590-ae20-235c8079ed14.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez El Akademideki Derin Yapılanma</image:title>
            <image:caption>Görünmez El Akademideki Derin Yapılanma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b84d55a-192d-4833-8b9a-bbd09e38e440.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgüven Tuzağı</image:title>
            <image:caption>2008 Küresel Finansal Krizi her ne kadar finans ya da kapitalizmin krizi olsa da, bir demokrasi krizi olarak da tanımlanabilir. Runciman, bu kitabında demokrasi krizlerini, belli dönemlerde yaşanan olaylarla ilişkilendirerek aktarıyor. Örneğin, 1918’de, 1. Dünya Savaşı’nın etkisiyle yaşanan ve 1933’te Büyük Bunalım’ın atlatıldığı yıllarda etkisini hissettiren demokrasi krizleri gibi. 
Runciman, demokrasileri neyin krize sürüklediğini ve bu krizlerden nasıl kaçınabileceklerini tartışıyor. Bununla birlikte alternatif yönetim biçimlerini de irdeliyor. 
David Runciman’ın geniş kitlelerde merak uyandıran, bugüne kadar yazdığı en iyi ve en özgün kitabı: Cesur, açık, şaşırtıcı derecede bilgilendirici ve her satırıyla mükemmel. Runciman’ın ekümenik merakı, ilgi çekici olduğu kadar sakinleştirici bir şekilde sizi zahmetsiz bir okumayla buluşturuyor ve okumayı bitirdikten sonra üzerine uzun süre düşünmenizi sağlıyor.
-Ian Shapiro, The Real World of Democratic Theory’nin yazarı.
Özgüven Tuzağı’nın düşündürücü analitik tarihi, demokrasinin geçmiş yüzyılda sorumlu tutulduğu tekrarlanan krizleri ve derin başarılarını aydınlatıyor. Bu huzursuz anları isabetli bir şekilde yorumlayan; hayatta kalma ve çare bulmanın engebeli yollarını takip eden bu zengin ve önemli kitap, demokrasilerin büyük iktisadi, jeopolitik ve çevresel sorunlarını anlamamızı, hatta aşmamızı sağlıyor.
-Ira Katznelson, Fear Itself: The New Deal and the Origins of Our Time’ın yazarı.
David Runciman bu kitabı, yirmi birinci yüzyılda demokrasiye yönelik küresel beklentilerimizi bulabileceğimiz en özgün rehber olarak bizlere sunuyor.
-Melissa Lane, Princeton Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3017f1bf-04d5-411a-b527-d988759c73ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Normalin Sonu</image:title>
            <image:caption>Zamanımızın en saygıdeğer iktisadi düşünürlerinin ve yazarlarının birinden, ekonomik büyümenin geçmişi ve geleceği üzerine kışkırtıcı bir argüman.
BÜYÜK 2008 KRİZİ’NDEN SONRAKİ YILLARDA yavaş büyüme, yüksek işsizlik, düşen ev fiyatları, kronik bütçe açıkları, Avrupa’da derinleşen bir ekonomik felaket ve bir tarafında “kemer sıkma” diğer tarafında “teşvik” bulunan iki yanlış çözümün arasında bayat bir argüman tartışılmaktadır. 1950’lerden 2000’e kadar süregelen ekonomik büyüme hikâyesi, –sadece 1970’lerde kesintiye uğramış bir şekilde– “normal” olarak bilineni temsil etmektedir. Bu pencereden bakıldığında kriz, kötü politikalar veya kötü insanlar tarafından yaratılmıştır ve ortaya çıkış sebebinin düzeltilmesiyle tamamen iyileşmesi beklenmektedir.
Normalin Sonu, bu bakış açısına meydan okumaktadır. Krizi bir perspektif içine alarak, küresel iktisadi tarihi geriye doğru takip etmekte ve “normalin sonu”nu işaret eden dört etkene bakmaktadır: Kaynakların maliyetlerinin artması; artık açıklığa kavuşmuş olan, askeri kuvvetin gereksizliği; dijital devrimin işgücü tasarrufu getiren sonuçları; finans sektöründeki kanuni ve ahlaki çöküş. Büyük Kriz, artan dengesiz iktisadi koşulların barometresi olan ve zor zamanlarda kaliteli yaşam sağlamanın güçlüklerini gösteren bir dönüm noktası olarak görülmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6535f8e3-4746-42a3-b259-445ba5b4bebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmi Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>Bir öğretmenin, bir fırıncının veya bir tamircinin gelirinin bir ev ve iki araba almaya ve aynı zamanda bir aile geçindirmeye yettiği zamanları hatırlıyor musunuz?
Robert Reich hatırlıyor. Reich’in babası bir satış elemanıydı ve ailesi refah içinde yaşayacak gelire sahipti. Bugünse orta sınıf hızlı bir şekilde yok oluyor. Son seksen yılda Amerika’nın gelir ve servet dağılımının adaletsizliği en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Robert Reich, kapitalizme yönelik oluşan tehdidin sebebinin artık ne sosyalizm ne de faşizm olduğunu söylüyor; tehdit, modern toplumların ihtiyacı olan denge ve büyümeye yönelik güvenin sürekli olarak altının deşilmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa7eef6-f205-4b0d-8e55-6f6e75936a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Buğu</image:title>
            <image:caption>Buğulu gözlerle
Buğulu pencerede
Bakarken yıldızlara
Utanacaklar sende
Vazoda boynu bükük
Yalnız bir çiçek
Ha öldü ha ölecek
O da gidince benden
Benimle kim dertleşecek
***
Şair Hamdi Dilmen bu satırları yaşamı içerisinde esinlendiği anlarda yazmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/437f57d7-5132-4989-8d75-1a85bb73c872.jpg</image:loc>
            <image:title>Lea’nın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Lea, 12 yaşında annesini ve babasını kazada kaybettikten sonra hiç konuşmamıştır. Ta ki bir gün dedesi ona kırmızı renkli bir kedi getirene kadar… Lea ile kedi arasında derin bir bağ oluşur. Lea, sorularının yanıtını bulmak için dedesine bir mektup bırakıp kedisi Porfirio ile bir yolculuğa çıkmaya karar verir.
Ele aldığı yaşam, anlam ve arayış gibi temalarla fazlasıyla derinlikli ve evrensel nitelikte olan kitap on yaş üstü okura hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae8cdef7-d52f-4126-82c8-9b5e64b12e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Öte Yanı</image:title>
            <image:caption>Hayatı başka insanların ruhlarını iyileştirmekle geçen psikiyatrist Linda Gask, depresyon konusunda bir uzman olmanın depresyona karşı bağışıklık geliştirmek anlamına gelmediğinin farkında. Onun da kendine dikkat etmesi, kendi geçmişiyle yüzleşmesi, kendi depresyonuyla mücadele etmesi gerekiyor.

Linda özenle yazılmış bu kitabında danışanlarının hikâyelerine kendi hikâyesini de dahil ederek okuru korkular, kayıplar, yalnızlık, bağımlılık ve kederin yol açtığı problemlerin olduğu bir dünyaya götürüyor. Bir yandan depresyon denen zorlu hastalığın ne demek olduğunu, nasıl hissettirdiğini anlatıp psikoterapi ve ilaçların öneminden bahsederken bir yandan da bu hastalıkla boğuşanlara ve yakınlarına umut oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff234fab-49fe-4396-920f-360bc14cc3f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Düşen Ay Işığı</image:title>
            <image:caption>Umut nedir, neye benzer? En dipte olduğunuz anda hayata tutunmanızı sağlayacak bir ip midir yoksa en karanlık gecelerde bile kara aksini düşüren bir ay ışığı mı?
Eva ile senfoni orkestrasında kemancı olan eşi Michal’in öyküsü masallardaki gibi başlamıştır. Ancak 1942 yılında Prag şehrini işgal eden Naziler, Michal’i ünlü toplama kampı Auschwitz’e sürgün ettiklerinde masal bir anda dehşet verici bir kâbusa dönüşür. Eşine bir an önce kavuşmaktan başka bir şey düşünemeyen Eva, sonunda çareyi kocasının peşinden gönüllü olarak Auschwitz’e gitmekte bulur.
Öte yandan orada hiçbir şey hayal ettiği gibi olmayacaktır. Michal’den tek bir iz bile bulamaması bir yana, kampın insanlık dışı şartları altında yaşama tutunmak neredeyse imkânsızdır. Dondurucu soğukla ve umutsuzlukla savaşan bedeni ranzasında tir tir titrerken, ona yardım elini uzatan ranza arkadaşı Sofie olur.
Sofie de Auschwitz’e oğlunu bulabilmek umuduyla gelmiştir. Artık bu iki kadın, bu cehennemde umutlarına ve hayallerine birlikte tutunacak, düşmanla dost olmak anlamına gelse bile birbirlerini kollayacaktır. Fakat Eva’nın bir mucize eseri hamile kalmasıyla ikisinin de hayatları tehlikeye girer. Bundan böyle tek bir amaçları vardır: Kendilerini olmasa bile çocuklarını koruyabilmek ve onlar göçüp gitse bile hikâyelerini tüm dünyaya anlatmalarını sağlamak.
Gerçek hayatlardan uyarlanan hikâyesiyle Kara Düşen Ay Işığı, ölümle yaşam arasındaki o ince çizgi üzerinde dans edenlerin yürek burkan öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f243761-b4cd-455e-974a-50f04c58c14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynep Kiraz Seti (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Vampirlerin ve daha adları bile bilinmeyen yüzlerce canavarın gizemli dünyasını mı merak ediyorsun? Veya güzel selfie çekmenin bin bir yolunu mu?
Ya da en heyecanlı yerinde biten dizinin yeni sezonunu mu? Etme işte!
Sen en iyisi küçük bir kızın hayatı nasıl roman olur, onu merak et ve bu kitapları oku…
Zeynep Kiraz oporijinal bir kız!
Üstelik uzayda ya da dünyanın öbür ucunda değil, basbayağı bizimle aynı ülkede yaşıyor. Her an yaşadığımız sorunlara ve durumlara öyle çözümleri var ki, insanın aklı almıyor.
Şartlar ne olursa olsun olaydan bir şekilde sıyrılıyor. Bu kitapları okuduktan ve hayatına Zeynep girdikten sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2da1f57-f8e4-4a56-9668-819a2d42378d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Ben - Zeynep Kiraz 4</image:title>
            <image:caption>Hasretle bekleyenler burada mı? Peki ya meraktan çatlayanlar? Seriyi okumaktan uykuları kaf dağının ardına kaçanlar? Zeynep’in tanıdıkların en zıpır, en kıpır, en uçuk, en kaçık, en eğlenceli karakter olduğunu savunanlar;
Merakınıza değecek ve sizi heyecandan uçuracak yepisyeni bir kitapla; kahramanımız Zeynep Kiraz huzurlarınızda…
Öyle macera başlasssıııınnnn… Ya da kaldığı yerden devam etsiiiinnnn…
Zeynep yine birbirinden garip ruh hallerine girsin. Ortalığı katıp karıştırsın. İçinden çıkılamaz durumlara çözüm arasın. Düşsün, kalksın, yorulsun, kahkahalar atsın, sıkılsın, koşturmaya başlasın. Yeter ki bizi kendinden mahrum bırakmasın.
Mimarlığa giriş derslerine, şenlikli bir güne, hayvan dostlarının bakım rutinlerine, yepyeni bir yerde yapayalnız kalmaya ve endişe dolu dakikaların adrenalinini tatmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b1d8c86-e4fb-4b3e-99a0-3dcfc7be6769.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm Muhteşem Olacak - Zeynep Kiraz 5</image:title>
            <image:caption>Sen de üzüldün dimi. Koskoca seri nasıl da göz açıp kapayıncaya kadar bitti? Ama hiiiççç dert etme. Zeynep yine yapacağını yapıyor. Ve bize unutulmaz bir kitapla veda ediyor.
Sonunda büttüüünnn aileyi bir araya getirmenin bir yolunu buluyor. Hem de Kiraz Nene’nin köyünde. Yetmez gibi tangır tungur bir traktörle yaylaya çıkılıyor. Amanın o da ne? Galiba fırtına kopuyor. Bakalım Zeynepler kurtulabilecek mi?
Peki ya yeni okul? O talihsiz ilk gün!
Ve büyük rezalet… Zeynep acaba nasıl yeniden hayata dönecek? Yaksa Fehmi amca bu sefer gerçekten, sahiden ve cidden mi emekli olacak? Arif de kimdi? Oooo büyük bir işin kokusu şimdiden burnumuza geldi…
Tamam tamam duygusallaşmayalım şimdi. Zeynep
her an her yerde karşımıza çıkabilir dimi…
Sonuçta o biiiiiiiiir Kiraz Efsanesi..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1fdafa-db01-4d10-9d38-ae9813b0d6b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Karanlık</image:title>
            <image:caption>Senin veya evladının başına gelmez zannetme!
Ağızlarından salyalar akan sırtlanlar gibi dolanıyorlar etrafımızda!
Gözlerini bu gerçeğe asla kapatma!

Aramızda kol geziyorlar bu işin ticaretini yapanlar. Tüm gayretleri, o ilk dozu vererek bizleri başlangıçtaki “o his” ile tanıştırmak... Gerisi zaten geliyor. Bağımlının parayı bulmak için her şeyi yapacağını da biliyorlar. Onların kazançları para, bizim kaybettiğimiz ise hayatlar.

Sevgiyle büyütülen bir kızdı Deniz. Güzeldi, eğitimliydi ve ailesinin gözbebeğiydi. Çok iyi bir ailesi vardı. Sadece kapıldı. Önce duygusal zaaflarına sonra da maddeye yenildi. O güzel aile, birbirini seven insanlar bir hiç uğruna dağılıp yok oldular. Tıpkı o hiç uğruna dağılıp yok olan yüz binlercesi gibi...

Peki, bu gidişata son verecek olan kim? Hep sırtlanlar mı galip gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31d7f29-5e9e-4855-aae9-8c74207a532d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabret , Kabul et , Şükret</image:title>
            <image:caption>&quot;Kadere inanmakla başlıyor her şey.
Teslim olmakla, sığınmakla, hayırlısını dilemekle...
Kendi hikâyemden de, yıllar içinde biriktirdiğim birçok kadının hikâyesinden de anladığım bir şey var: Sabretmek, kabul etmek ve şükretmek isteklerimize ulaşmanın en önemli adımı.&quot;

Ebru Destan ilk kitabı Yalnız Değiliz&apos;de hamilelik serüvenini, bu zorlu yolculukta yaşadıklarını, büyük kesişme ve dönemeçleri tüm içtenliğiyle anlatmış, annelik yolundaki binlerce kadına rehber olmuştu. 

Destan bu kez daha da zorlu konuları kaleme alıyor. İstemenin, doğru istemenin, hayırlısını istemenin peşine düşüyor. Hamile kalmanın, çocuk sahibi olmanın ve kimi durumlarda çocuk sahibi olamamanın duygusal izini sürüyor. Uzmanlar ve doktorların yönlendirmeleriyle, dua ve inançla şifanın kodlarını sorguluyor. Tüm kadınlar için bir el rehberi, iyiliğe ve istemeye dair bir başucu kitabı Sabret, Kabul Et, Şükret.  

&quot;Yalnız değiliz. Ona kavuşmak için dilerken de, hayırlısını isterken de yalnız değiliz. Bir kez daha yeni bir yola çıkıyoruz. Bana katılın.&quot;
----------------------------
&quot;41 yaşında sağlıkla anne olmuş ve öncesinde düşük yaşamış bir kadın olarak inancın, içsel ve fiziksel gücün önemini biliyorum. Hem akışa teslim oldum, hem pes etmeden annelik yoluma devam ettim ve bebeğimi kucağıma aldım. Olanın da olmayanın da &apos;bütünün hayrına&apos; bir mesajı var...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6388c469-2d38-45b5-8811-8815db3e95f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Bilgeler</image:title>
            <image:caption>Daha mutlu bir yaşam için ihtiyacınız olan ilham, kapınızın hemen dışında bulunabilir.

Ağaçlar dünyanın sessiz bilgeleridir. Bir beyine ya da sinir sistemine sahip olmamaları ağaçların düşünemediği, dahası zekâ sahibi olmadığı manasına gelmiyor. Ağaçlar da tıpkı insanlar gibi zorluklara göğüs geriyor, haberleşiyor ve yardımlaşıyor. Sessiz Bilgeler onların gizli hayatına derinden bir bakışla, sabrın öneminden birlikten doğan güce, hayatın zorluklarıyla başa çıkmaktan yaptığımız işlerde özgün ve yaratıcı olmaya dek pek çok ilham verici öneri sunuyor. Muhteşem ve detaylı illüstrasyonlarla zenginleşen bu kitap, ağaçları yanından geçip gittiğiniz şeyler olmaktan çıkarıp gerçek bir arkadaşa ve akıl hocasına dönüştürecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d49ee755-7bbb-45f5-b38f-ecf4b3adc9fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Vampirleri</image:title>
            <image:caption>Siz de mutlaka birkaç “enerji vampiri” tanıyorsunuzdur. Bunlar bütün gün şikâyet eden, hiçbir şeyden hoşlanmayan, hep mağdur olan insanlardır: hava berbat, bugün pazartesi, komşu yine yanlış park etmiş… Bu tür insanlar, etraflarındaki herkesi aşağı çekebilirler. 
Enerji Vampirleri, başkaları tarafından kontrol edilmek yerine kendi hayatlarımızı nasıl başarılı bir şekilde yaşayabileceğimize dair mizahi ve kışkırtıcı tavsiyeler içeriyor. Motive edici ve esprili üslubuyla Tobias Beck, kendimizi kronik şikâyetçilerden kurtarmak için ihtiyaç duyduğumuz koçluğu sağlıyor; özel ipuçlarıyla hayat enerjimizi düşüren her şeyi kendimizden uzaklaştırmanın yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a240f78d-1d41-4e85-a20d-23cc20d27cf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Einstein</image:title>
            <image:caption>“Şuna tüm kalbimle inanıyorum ki dünyanın tüm zenginlikleri ilerlemeyi gerçekten isteyen bir insanın elinde de olsa, o kişi insanlığı ileriye götüremez. Yalnızca yüksek ruhlu ve güçlü kişilikli insanları örnek almak bizi soylu düşüncelere ve büyük işlere götürebilir…”
Bilimden sanata birçok alanda yüksek ruhlu insanlar, zamana meydan okuyan izler bıraktı bu dünyada. Özgün kişilikleri gibi yaşamları da sıradanlıktan uzaktı. Kendilerinden sonra gelenlerin de birer kutup yıldızı oldular.

İnsanlık tarihine eşsiz katkılarda bulunanların hayat hikâyeleri Yüksek Ruhlar Serisi’nde bilinmeyen yönleriyle ele alınıyor. Bu serinin açılışını özgürlük tutkusu, büyük keşifleri ve ilginç fikirleriyle dikkati çeken Einstein yapıyor. Bilimsel çalışmalarından özel hayatına, gerçekleştirdiği mucizelerden başarısızlıklarına kadar tüm hayatı ve bazı aforizmaları rahatlıkla okuyacağınız bu eserde bir arada…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5ad1336-2d2a-4563-97f9-b4c31d5e6dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud’un Göremediği Rüya</image:title>
            <image:caption>Yakınlara küstün , yakınlara küsme
Uzaklar her zaman gerçek değildir
Dünyaya küs dünyanın haberi olmasın
Unutma hep çocukluğun kenarındasın

İnsan her akşam bir özür arar kendine
Çünkü eve dönen herkes biraz cesurdur
Konuşmak , yürümek ve uyumak arasında
‘’Tabip olmayana yaran sardırma’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/174a62ec-5a38-4216-a690-eb505c58b438.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Sende Misafirken Sev</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir sevgi günlüğüdür. Kötülüklerin kol gezdiği dünyada aşka ve sevgiye doymuş bir kalple yazılmıştır. Hayatın sonbaharına geldiğinde yaşanan onca yılın ardından geriye kalan tek şey sevgi oluyor. Bedenine yalnızlık çöktüğünde aşk dolu hatıralar yanına koşarken öfke, kıskançlık ve kin sadece ruhu yoruyor. Yıllar sonra geri dönüp baktığında için huzurla dolsun istiyorsan zaman kaybetmeden kalbinde aşka yer aç. Gönül sende misafirken sev doya doya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d11cb555-37b4-4d31-acb7-ca8c4f41e7de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür ve Politika ( Genişletilmiş Baskı )</image:title>
            <image:caption>Birbirinden ayrı iki farklı kavram ve alan bu kitapta birlikte ele alınmaktadır. Her kültürün bir politikası olduğu gibi her politikanın da bir kültürü vardır. Çağdaş gelişmeler bu iki kavramı daha da yakınlaştırarak, bir dünyayı iki farklı açıdan değerlendirmektedir. Dünyanın tam ortasında doğu ve batı dünyalarının kesişme noktasındaki merkezi ülke olarak, Türkiye açısından kültür önemli bir yere sahiptir.
Merkezi alanda doğu ve batı dünyalarının çatışmasını önleyebilmek için evrensel alanda geçerli olabilecek bir doğu ve batı sentezine gereksinme vardır. Bu kitap, ülkemizde yayınlanan bir eser olarak, ülke ve bölge istikrarı için bir merkezi sentezin kültür alanında oluşturulması açısından yapılması gereken politik çalışmaları belirli tasniflerle açıklamaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b7bc7c-e5b1-4122-8c62-dffa48dbb84d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Yakamdan Şeytan</image:title>
            <image:caption>Tom Holland, Robert Pattinson ve Mia Wasiowska’nın aralarında bulunduğu dev kadrolu Netflix filmi Devil All the Time’ın uyarlandığı şaheser: Düş Yakamdan Şeytan

Donald Ray Pollock, 1973’ten 2005’e kadar, dedesinin ve babasının emekli olduğu Mead Kâğıt Fabrikası’nda çalıştı, kamyon şoförlüğü yaptı. Elli yaşında, bir öykü kitabıyla edebiyat dünyasına adım attı, PEN/Robert Bingham Ödülü’nü kazandı. Yazıları New York Times, Granta gibi saygın mecralarda yayımlandı. 2012’de prestijli Guggenheim Bursu’na layık görüldü. Pollock, adını duyurduğu, ilk romanı Düş Yakamdan Şeytan ile Amerikan Kâbusunu kemiklere işleyen bir şiddetle tasvir etti ve Güney Gotiği türünün en acayip eserlerinden birini ortaya koydu.

II. Dünya Savaşı’nda görev yapmış Willard, ölüm döşeğindeki karısını kurtarmak için her gün Tanrı’ya dua edip kurban kanı akıtıyor. Oğlu Arvin ise uysal bir çocuk ama böyle kalmayacak. İnancın kurbanı iki kaçağın, seri katillik yapan bir çiftin, hazzın peşinde bir vaizin ve yozlaşmış bir şerifin birbiriyle kesişen, on yıllara yayılan hikâyesinde Arvin acımasız kararlar verecek, bu sırada ruhunu da temiz tutmaya çalışacak.

Düş Yakamdan Şeytan, radikal bir imana, çürümüşlüğünü içi boşaltılmış değerlerle saklayanlara ve babasının gölgesini takip etmek zorunda kalan oğullara dair dehşetli bir macera.
 
“Önümüzdeki on yılda, herhangi bir yazar için, Pollock’un eserlerini geçmek kolay olmayacak.” –Chuck Palahniuk

“Donald Ray Pollock’un dehşet verici yeni romanı, tedirgin edici bir başyapıt… Flannery O’Connor ile Raymond Carver kıyaslamalarını davet ediyor kendisine.” –USA Today

“Yaratıcılığı vahşice… Pollock, okurları bir sahneye nasıl sokacağını ve nefes nefese kalmış halde ne zaman çıkaracağını çok iyi biliyor.” –The New York Times Book Review

“Bu roman, Flannery O’Connor ile William Faulkner’ın çocuğuymuş gibi – ama bu çocuk, Cormac McCarthy tarafından kaçırılıp bir kafese hapsedilmiş ve tüketmesi için sadece soğan halkası, Oxycontin ilacı ve Terrence Malick’in Kanlı Toprak filmi verilmiş sanki.” –The Oregonian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5d7882f-0699-4c97-ae93-822b82764b82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandman 9: Merhametliler</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların hem en popüler hem de eleştirmenlerce en çok beğenilen grafik romanlarından biri olan SANDMAN, çizgi roman dünyasında olgun ve lirik fantazinin dönüm noktası oldu. Mecranın en aranan sanatçılarının resimlendirdiği seri, modern ve antik mitolojilerin çağdaş kurgularla, tarihi dramalarla ve efsanelerle beraber dokunduğu zengin bir karışım.

Onların birçok adı vardır. Erinyeler. Eumendiler. Dirae. Tanrıçalar. Affetmeyen ve durdurulamayan bu intikam elçileri işlenen suç kanla temizlenmedikçe huzur bulmazlar. İşte, bebeği Daniel ondan alındığında Lyta Hall onlardan, MERHAMETLİLER’den yardım istiyor ve Sonsuzlar’dan Rüya onların ana hedefi haline geliyor. Ama bir annenin kederi ve inatçılığının ardında karanlık güçler iş başında ve harekete geçirdikleri şey nihayetinde Düşlem’in daha önce hiç görmediği kadar büyük bir kurban gerektirecek.

Frank McConnell’ın önsözüyle

“Çizgi roman okuyup okumamanız umurumda bile değil ama bu seriyi kesinlikle okumalısınız.” –Patrick Rothfuss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9214a3f-7a19-48cf-8f83-ed26fef8d2bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları</image:title>
            <image:caption>“Dostoyevski’nin Kış Notları, yazarın görüşlerinin, başka hiçbir gazete, dergi yazısında görmediğimiz kadar bütünlüklü ve dürüst bir ifadesini sunuyor bize.” –Joseph Frank

Dostoyevski’nin 1862’nin Haziran ayında Peterburg’dan yola çıkarak yaptığı Avrupa gezisi notlarından oluşan Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları, yazarın editörlüğünü de yaptığı aylık dergi Vremya’nın Şubat 1863 sayısında yayımlandı. Dostoyevski’nin Avrupa’daki Rus algısına dair izlenimlerini de içeren yazıları içeren bu kitap, birçok eleştirmene göre, yazarın Yeraltından Notlar’da daha derinlikli işleyeceği bazı temaları barındırmasıyla o romanı müjdeleyen de bir yapıt.

Dostoyevski, kendi sara hastalığı konusunda Batı tıbbının neler söyleyeceğini öğrenmek için çıktığı bu yolculukta Paris, Londra, Berlin, Viyana, Milano, Floransa gibi şehirlere gider. Burada aynı zamanda Rusya’yı yozlaştırdığını düşündüğü Batı kültürünü de gözlemleyebilecektir.

Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları, yazarlık kariyerinin henüz ilk on yılını devirmiş, en bilinen eserlerinin çoğunu daha kaleme almamış bir Dostoyevski’nin bakış açısına dair aydınlatıcı bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5f07dd-e415-4169-a5e7-5dc58c4246a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş Olanlar ( Cİltli )</image:title>
            <image:caption>Dünyayı bir kez kurtardılar. Peki ya sonra?
Yıllar önce, görünürde hiçbir sıradışı özellikleri olmayan beş genç –Sloane, Matt, Ines, Albie ve Esther– için hükümet özel bir plan yapmıştı. Büyünün kapıları açıldığında, Karanlık denen düşman saçtığı dehşetle büyük bir yıkıma ve pek çok kişinin ölümüne neden olmuştu. Kehanete göre ise insanlığın tek ümidi Seçilmiş Olanlardı. Büyük bedeller ödemiş olsalar da zafer tabii ki onların olmuştu.

Karanlık yenildikten on yıl sonra hâlâ yeryüzündeki en ünlü insanlar olsalar da yeni nesil, o korku dolu günleri hiç hatırlamıyor gibiydi. Fakat Sloane hatırlıyordu. Attığı her adım takip edilir ve geceleri kâbuslarla doluyken unutmasının imkânı yoktu.

Onuncu Yıl Barış Kutlamaları onlara yeni ve çok kötü bir sürpriz hazırlıyordu: İçlerinden birinin ani ölümü. Zaferleri anısına dikilen anıtın önünde cenaze için toplandıklarında, korktukları başlarına gelecek ve her şeyin daha yeni başladığını, Karanlık’ın asıl hedefinin bildikleri dünyanın çok ötesinde olduğunu keşfedeceklerdi.

Time, Entertainment Weekly, USA Today, Fortune, Business Insider, Marie Claire, PopSugar, PureWow, Tor.com, Huffington Post, BookRiot, Literary Hub, Buzzfeed, IndieNext ve Amazon’a göre 2020 Nisan ayının en iyi kitabı

“Büyünün ve savaşın labirentlerinden geçerek doğruca kalbi hedef alan, ters köşesi bol bir hikâye.” —DIANA GABALDON

“Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemiyor. Çarpıcı bir gerilim/fantastik/bilimkurgu canavarı.” —BLAKE CROUCH

“Veronica Roth öyle bir evren yaratmış ki içinden çıkmak istemeyeceksiniz.” —AMBER BENSON

“Bu kitap ‘tek gerçek kurtarıcı’ hikâyelerinden sıkılmışlara ilaç gibi gelecek. Fantastik romanlardaki kahramanlara bir daha asla aynı gözle bakmayacaksınız.” —CHARLIE JANE ANDERS

“Günün birinde kaçınılmaz olan gerçekleşip de Seçilmiş Olanlar ekrana uyarlandığında, umarım Roth’un o muazzam ve orijinal büyü teorisini de kapsar.” —CHARLES YU

“Veronica Roth, yetişkin kurguya cesur bir giriş yapıyor. Hikâyenin bitmek bilmez aksiyonu bir yana, Roth’un ergen-kahramanların bir yetişkin olarak neye dönüşeceklerini kurgularken yaptığı karakter çalışmaları acayip etkileyici.” —Kirkus Reviews, starred review

“Şaşırtıcı güç oyunlarından ve oldukça detaylı inşa edilmiş dünyalardan hoşlananlar, bu romana bayılacak. Büyü, kinaye ve bir tutam romantizm...” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e2a301f-4d55-458c-98f0-d39993b3d7ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Hayal – Ara Dünya 2</image:title>
            <image:caption>Joey Harker hiç de sıradan biri olmadığını öğrenmişti...

Joey Harker, tüm alternatif dünyaları bünyesinde barındıran Altiverse’ü kurtarmış, büyüyü kullanarak Yürüyüşçülerin özlerini ele geçirmek isteyen HEX’i yenmişti.

Elbette ne HEX ne de İkili uzun süre sessiz kalacak organizasyonlardı. Ara Dünya, ortaya çıkan güçlü Yürüyüşçüleri korumak ve saflarına katmak için bu organizasyonlarla olan mücadelesine devam ediyordu.

Joey Harker, Ara Dünya’nın bir askeri olarak hayatına alışmıştı. Derslere, görevlere, birçok farklı evrenden gelen kendisiyle yaşamaya… Fakat önemli bir görev sonrasında Joey ve ekibi, Ara Dünya’ya oraya ait olmayan bir şey getireceklerdi: Joey ve onun birçok alternatif versiyonuyla uzaktan yakından alakası olmayan bir kız.

Kimse onun hakkında bir şey bilmese de Acacia Jones, Ara Dünya hakkındaki her şeyi biliyor gibiydi. Kızın kullandığı teknoloji, Ara Dünya’da kullanılan teknolojiden çok daha üstündü. Ve kimse, onun Ara Dünya’ya kimseden yardım almadan nasıl Yürüyebildiğini, orada neden bulunduğunu açıklayamıyordu.

Bu gizemli kız bir dost muydu, yoksa Ara Dünya’ya sızmayı başaran bir casus mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2885166e-fe40-4826-b6ed-9aa63e1ff7dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşke Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>“Aynı anda var olmuş iki enerji dünyanın iki farklı ucuna da fırlatılsa aynıdır. Bir sağa giderken diğeri sola gitmez, birini yukarı kaldırsan diğeri aşağı inmez. Aynı anda aynı yöne gitmek için, bir olmak için var olmuşlardır, dolanıktır onlar. Dünya’nın iki farklı ucunda dahi olsalar, ayrı dinden, ayrı milletten, ayrı dillerde konuşan insanlar bile olsalar, er ya da geç bulurlar birbirlerini ve ilk bakışta tanırlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/833780a6-f253-4c83-bb6e-6df627a0ad36.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Göl</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Kayra ve ailesi, güzel bir fırsatı değerlendiren annesi sayesinde, babasının büyüdüğü müstakil evi satın alıp yaz tatilinden kısa bir süre önce oraya taşınırlar. Hem başarılı hem de güzel ablası Cansu, ressam babası Selim ve öğretmen annesi Banu ile birlikte Kayra, bu yeni evi sımsıcak bir yuvaya dönüştürmek üzere kolları sıvar. 

Çok geçmeden karşı evde yaşayan Ebru ile tanışan Kayra, daha o anda kalbini pır pır ettiren yeni bir duygunun etkisi altına girmiştir bile! Güzel bir arkadaşlıkla beslenen bu yeni duygu, o yazın diğer tüm yazlardan farklı olacağının da bir habercisidir…

Çocuk kitapları yazarı Pınar Göçer’in kaleminden çıkan Altın Göl kitabında başkarakterimiz Kayra’yı, tatil yaptıkları Altın Göl’de esrarengiz adamların peşine düşecekleri, tesadüfen tanıştığı ünlü bir moda tasarımcısı sayesinde yaratıcı yönünün sınırlarını keşfedeceği ve aşk denen gizemli duygunun anlamını çözmeye çalışacağı, unutulmaz bir yaz tatili beklemektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e782f648-3928-421d-ac80-0487a461b722.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyon Sözleri</image:title>
            <image:caption>SPOR DÜNYASINDA BAŞARILI OLMAK
•Pes etmeyi bir kez öğrendin mi alışkanlığa dönüşür. –Vince Lombardi
•Kan, ter ve saygı. İlk ikisini verir, sonuncuyu kazanırsın. –Dwayne Johnson
•Yapmadığın atışları asla sayıya çeviremezsin. –Larry Bird
•Zayıf olana herkes acır, “kıskanılmak” ise çabayla kazanılır. –Arnold Schwarzenegger
•Olduğun yerden başla. Elindekini kullan. Yapabildiğini yap. –Arthur Ashe

Bir olimpiyat şampiyonu, size birebir başarı koçluğu yapsa ne kazanırdınız? 
Lazer gibi odak, çelikten bir irade ve ateşli motivasyon! 
Dünya şampiyonlarının hayat ve sporda başarı üzerine 1250 tavsiyesi bu kitapta. Şampiyonlar şöhret, servet, kudret, marifet, zafer ve hezimet üzerine hayat dersleri veriyor. Hayatın zorlu “unvan maçları”na çıkarken, mücadele gücünüzü artıracaklar. 
Bu kitap şampiyon sporcular kadar, işinin şampiyonu olanlar için. Hayatın olimpik mücadelesinde yarışan CEO’lar, TUS adayı doktorlar, genç girişimciler veya üniversite adayları “zorlu zamanlarda güçlendiren fikirler” bulacak.
“Yetenek yoksulun servetidir,” der John Wooden. Yeteneği şöhrete, şöhreti servete, serveti kudrete, kudreti de daha büyük başarıya çevirmenin sistemini keşfedeceksiniz. 
Şampiyonluk bir zihin durumudur. Kazanmak için oynamak bir dünya görüşüdür. İnsan kendi hayatının şampiyonu olabilir. İçinde ve işinde “şampiyon zihniyeti inşa etmek” isteyenlere en kapsamlı kaynak…
Kitapta Muhammed Ali&apos;den Pele’ye, Tiger Woods’tan Michael Jordan’a, Katarina Witt’ten Bruce Lee’ye, Roger Federer’den Ronaldo’ya alanın en iyileri kişisel sırlarını ve profesyonel sistemlerini anlatıyor. Çoğu kazanma taktiği Türkçeye ilk kez çevrildi. Türkiye’nin “başarı yazarı” Mümin Sekman da efsanelerin başarı sistemini analiz etti.  
Hayatı bir şampiyon gibi yaşamak isteyenler ve şampiyonluktan başka
bir hayat düşünemeyenler için… Daha ileriye, daha yükseğe,
daha güçlü ve daha hızlı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4512565d-a26c-4075-b83c-9c9e499f6839.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizliajans</image:title>
            <image:caption>Bazı aşklar vardır, içinde kahkahaların çınlamasından ziyade gözyaşlarının çağlaması  daha uygun düşer.”

Musa, metin yazarı olarak işe başladığı reklam ajansında patron diye Şeytan adlı bir kara kediyle tanıştırıldığında bir nebze şaşırsa da “İş, iştir” diye düşünür. Acaba öyle midir? Astronomik fakat aşina, dehşetengizliği nispetinde cazip, yabancı olduğu kadar yerli bir hikaye.
Uyumsuzluğun zirvesinde bir aşk…
Kimsenin hiçbir şeyi yadırgamadığı bir ortama damgasını vuran 
bir komplo…
Ve tekinsiz tiplerin zıvanadan çıkmasıyla büsbütün harlanan  bir macera!
Almanya’da yazarlar, eleştirmenler ve yayıncılardan oluşan Litprom jürisi tarafından hazırlanan ‘dünya edebiyatının en iyileri’ listesinde yer verilen Gizliajans’ı okurken çokça tebessüm edecek, sıkça kahkaha atacaksınız.

Biliyorum. Yüreğime ellerimle açtığım yaradan sızan bu kan, bu gazap ateşi, bu kutsal fikr-i sabit, gözlerimdeki perdeyi kaldıran biricik hakikattir. Mutluluğum, felaketim, en pervasız günahım... Bil ki hiçbir tecrübe, hiçbir tövbe, hayatın gelip geçiciliğine, kerhen olana dair hiçbir şey bu mührü kıramaz. Zavallı varlığımın anlamı, başka hiçbir şey değil, sadece gizli nikâhımızı kıydığımız o gece yüreğimi sana bağlayan bu yemindir. Bundan böyle aldığım her nefeste senin ruhunu içime çekeceğim, yüreğimin her vuruşu senin ismini fısıldayacak. Aşkından gayrısı yalan, ve bak, gökteki ay şahidimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1cba6c1-4c88-4020-899e-0054f132cc2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayet Polisi Dedemin Evrak-I Metrukesi</image:title>
            <image:caption>15 Temmuz darbe girişiminden sonra, toplumun her kesimini yakından ilgilendiren FE*TÖ ve bu örgüte yönelik operasyonlar, polisiye romanlara önemli bir kaynak teşkil edecek gibi duruyor. Türkiye’de bu malzemeden ilk yararlananlardan birisi de Cüneyt Ülsever oldu. Türkiye’de daha önce pek denenmemiş siyasi polisiye tarzında romanlar kaleme alan Ülsever, son romanında da 17/25 Aralık sürecinden bu yana yaşanan gelişmeleri bireyinin rolünüde yok saymadan ele alıyor.

Cinayet Polisi Dedemin Evrak-ı Metrukesi, Türkiye’de orta halli bir bireyin değişimiyle, toplumsal değişimin nasıl paralel ilerlediğini okuyucuya akıcı ve çarpıcı bir biçimde sunuyor. Polisiye romanlarda okuyucunun en çok sorduğu “Katil kim?” sorusunu, Ülsever’in bu romanında birçok defa soracaksınız. Ancak belli aşamadan sonra yaşanan gelişmeler, okuyucuya katilin kim olduğundan ziyade sürecin nereye evrileceğini daha da merak ettirecek bir hal alacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b0cb887-fcb5-4a8f-b1d6-39e396a9ce56.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynler İçin Başarının 7 Spiritüel Yasası</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuza sağlayabileceğiniz en derin koruma, spiritüel korumadır.
 
&apos;Başarının 7 Spiritüel Yasası’ kitabı milyonlarca insana olağanüstü bir şekilde dokundu. Deepak Chopra, bu kitaptan sonra prensipleri çocuklarına nasıl öğretebileceklerini bilmek, zengin tecrübelerle çocuklarının spiritüel ihtiyaçlarını karşılarken yüksek değerler kazandırmak isteyen binlerce ebeveynden mektup aldı. “Ebevenyler İçin 7 Spiritüel Yasa”  o sorulara cevaptır. Dr.  Chopra’nın 7 kuralı çocuğunuzun hayatında basit ancak çok derin etkiler yaratabilir: 

 Her şey mümkündür.

Bir şey almak istiyorsan bir şey vermelisin.
 Bir karar alınca geleceği değiştirirsin.
‘Hayır’ deme – akışa uy.
Her bir şey dilediğinde veya istediğinde bir tohum ekersin.
Yolculuğun tadını çıkar.
Bu hayata bir sebeple geldin.
   Bu anlayışla büyütülen her çocuk, herkesin sahip olabileceği becerilerle hayatında en değerli başarılara sahip olabilir; sevebilme, merhametli olma, yaşama sevinci ve bu sevinci etrafına yansıtabilme. Deepak Chopra, bu en temel çalışmada bir baba olarak tecrübesinin yanı sıra, spiritüel yolculuğunun derin ve pratik yollarını çocuklarıyla paylaşabilmeleri için anne babalara öneriyor. 
“Derinlikli ve büyüleyici” 
Dr. Benjamin Spock


 “Anneliğe dair toplumun koyduğu kalıpları karşılamak için uğraştım, çabaladım, sıkça bocaladım, genelde olması gerekeni kovaladım. Ortaya çıkan, bana göre vasat denilebilecek, anneliğim yine en çok beni içten içe tüketiyordu. O esnada çok satan “Başarının 7 Spiritüel Yasası” kitabını ile tanıştım. Ve ardından ‘’Ebeveynler İçin 7 Spiritüel Yasa – The Seven Spiritual Laws For Parent’’  isimli bu mucize kitap girdi hayatıma.   

   Bu kitap sayesinde sorumluluklarımın en güzeli olan anneliğe yaklaşımım sonsuza dek değişti. Benim annelik iletişimimi, günlük davranışlarımı, kendimle olan iç diyaloğumu değiştirdi. Bu kitabı her okuduğumda -otuz defa okumuşumdur- yapabildiklerime yansıttığım yargılamam hafifledi, eleştirel sesim ılımlı ve şefkatli bir hâl aldı. Bu kitap, annelik rolümde izin vermek, kabul etmek, müdahale etmek arasındaki dengeyi bulmamda basit öneriler sunan emsalsiz bir rehber oldu.

   Yaşamıma ve özellikle ebeveynliğime rehber olan bu eşsiz kitabın daha çok ebeveyne ulaşmasına niyetle Türkçeleştirmek benim için paha biçilmez bir deneyim oldu...”
Serçin Kireçtepe (Kitabın çevirmeni)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b0c720-ecdf-4166-a4ea-c47fb206b320.jpg</image:loc>
            <image:title>Dövüş Kulübü -3</image:title>
            <image:caption>CHUCK PALAHNIUK DÖVÜŞ KULÜBÜ’NÜN DEVAMINI YAZIYOR! 
“İster doksanlardan beri kitabın hayranı olun ister ilişkiniz çizgi romana uyarlanınca başlamış olsun, bu tahmin edilemez destanın devamında ne geleceğini kaçırmak istemeyeceksiniz.” Paste Magazine 
 “Stewart çizimleriyle Dövüş Kulübü serisinin hakkını vermeye devam ediyor.” Rogues Protal 
“Cesur... Palahniuk bize istediğimizi değil, aksine ihtiyaç duyduğumuz şeyi veriyor. Okuru yalnızca olup biten hakkında düşündürmüyor, aynı zamanda hikâyede yer alan arketiplere olan bekletisini de sorgulatıyor. Birinin boynundaki ufak bir dövme, telefonda adı beliren ‘kartanesi’, karakterlerin niyetini sezdiren sayfalara konmuş sinekler... Tüm bunlar bizi bir suç mahalinde ipucu arayan dedektif edasıyla her şeyi didik didik etmeye yöneltiyor.” 
Big Comic Page“Dövüş Kulübü 3 bir devam hikâyesinin devam hikâyesinde olması gereken her şeye sahip. İlk kitabın ve ilk çizgi romanın karanlık temasını, bir sonraki mantıksız ve inanılmaz şiddetli seviyesine yükseltiyor.” Comicon.com 
“Sanat; tımarhanenin anahtarlarını elinde tutanların, kendi deliliklerini saklamaya teşebbüs etmeyecek kadar kibirli ve sosyopatik olduğu gerçek dünyaya ayak uydurmakta zorlanıyor. Hikâye sıradan ve kalıplaşmış bir başlangıçtan, Tyler’ın yeniden ortaya çıkışından beklediğimiz kışkırtıcı bir deliliğe dönüşüyor.” 
Irvine Welsh, kendi yazdığı önsözden. 
CHUCK PALAHNIUK 
Gerçek adı Charles Michael Palahniuk olan yazar 21 Şubat 1962’de Burbank, Washington’da doğmuştur. Annesi ve babası Chuck henüz on dört yaşındayken ayrılır. Chuck ve kardeşleri annelerinin ebeveyninin sığır çiftliğine yerleşir ve burada büyür. 1980’de Columbia High School’u bitirdikten sonra Oregon Üniversitesi’nde gazetecilik öğrenimi görür. Üniversite yılları boyunca yazar olmayı aklından geçirmez. Geçimini Freightliner adlı şirkette otomobil tamirciliği yaparak sağlamaktayken, 1996’da, arkadaşlarıyla birlikte bir edebiyat grubuna katılır ve burada “Project Mayhem” (Kargaşa Projesi) adlı bir kısa hikâye yazar. Söz konusu hikâye üç ay gibi bir zaman zarfında Fight Club’a (1996) [Dövüş Kulübü, Çev. Elif Özsayar, Ayrıntı Yay., 2001] dönüşür. İlk romanını yayımlatması kolay olmaz. Pek çok kez reddedilir. Chuck Palahniuk her reddedilişinde daha da “karanlık” yazmaya başlar. Nihayet yayımlanan ilk romanı Dövüş Kulübü, özellikle de 1999 yılındaki film uyarlamasının ardından büyük bir ses getirir ve kitap Pacific Northwest Booksellers Association Award ve Oregon Book Award ödüllerine değer bulunur. Yazarın kitapları: Survivor (1999) [Gösteri Peygamberi, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2002]; Invisible Monsters (1999) [Görünmez Canavarlar, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2004]; Choke (2001) [Tıkanma, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2003]; Lullaby (2002) [Ninni, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2007]; Fugitives and Refugees (2003) [Kaçaklar ve Mülteciler, Çev. Esra Arışan, Ayrıntı Yay., 2005]; Diary (2003) [Günce, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2005]; Haunted 2005 [Tekinsiz, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2009]; Rant (2007) [Çarpışma Partisi, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2010]; Snuff (2008) [Ölüm Pornosu, Çev. Funda Uncu, Ayrıntı Yay., 2011]; Pygmy (2009) [Pigme, Çev. Gökçe Çiçek Çetin, Ayrıntı Yay., 2013]... 

…”Üç gün sonra konağın önünde bir araba durdu. Dış kapının hızlı hızlı çalındığını duyan Safiye’nin yüreği kalktı. Kendini “Hayırdır inşallah!” diyerek merdivenlerden avluya attı ama gördüğü manzara karşısında dondu kaldı. Haluk’la Sadri, dut ağacının altına uzatılmış, üzerine bayrak serilmiş bir tabutun yanında sessiz sessiz ağlıyorlar, kocası Rıza dayı da tabuta sarılmış iniyordu. Biraz sonra konağın avlusundan kadınların göklere yükselen çığlıkları duyuldu…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1717b07b-bdd6-4806-9b65-9bb1e5a4b990.jpg</image:loc>
            <image:title>The Bureaucratic Policy Capacity of the Turkish Ministry of the Interior</image:title>
            <image:caption>This research project assesses the bureaucratic policy capacity of the Turkish Ministry of the Interior (MoI) to understand and describe the complex capacity of the one of the most important public Turkish departments. It explores the coherence, interrelationships and integration of the three competences (i.e. the analytical, administrative, and political) in terms of three resource levels of capacity (i.e. individual, organisational and systemic). 
Akçay, M. (2020)The Bureaucratic Policy Capacity of the Turkish Ministry of the Interior (2002-2016), Ankara: TİAV.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7511d38-5962-4dcf-9cc3-2912cb239ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Bir Alman Subayı Colmar Freiherr von der Goltz</image:title>
            <image:caption>Osmanlı yenileşme sürecinin en belirgin özelliği orduda yapılan ıslahat hareketleridir. Özellikle 19. yüzyıla gelindiğinde gözlenen Batılılaşma eğilimleri Avrupa’ya gönderilen çok sayıda öğrenci ve Avrupa’dan getirilen bilim adamı ve askerlerle kendini gösterdi. Bunların arasında yer alan ve çalışmamızın konusunu oluşturan Colmar von der Goltz 1883 yılından itibaren öldüğü tarih olan 1916 senesine kadar Osmanlı coğrafyasında yaşamıştır. Osmanlı topraklarında bulunduğu bu süre içerisinde sadece mesleki anlamda eğitim vermekle kalmamış, aynı zamanda kültürel anlamda da Türk toplumuyla uyum içerisinde bir çizgide yaşamıştır. Kolmar von der Goltz gibi daha öncesinde ve sonrasında Osmanlı yurduna onlarca yabancı subay, bilim adamı ya da diplomat görev yapmak üzere getirilmiştir. Bunların içerisinde çok azı ülkeye bu kadar uzun yıllar görev yapmıştır. Bunun yanı sıra Goltz Paşa kendi birikimi ve şahsi özellikleriyle Osmanlı zabitleri başta olmak üzere aydın ve bürokratlar üzerinde oldukça etki bırakmıştır.

Döneminin önemli isimleri tarafından kaleme alınmış çok sayıda hatırat ve gazete yazısı von der Goltz ile alakalı övgü dolu anlatımları barındırır. Özellikle son dönem Osmanlı zabitlerinin Batılı fikirleri ve Alman hayranlıklarının da tesiri ile olsa gerek çeşitli askeri yayın organlarında Goltz Paşa’nın fikirlerine ve şahsına yönelik methiyelere rastlamak mümkündür. Buna karşılık olarak Goltz Paşa’nın Türk askerinin ve komuta kademesinin gururlarını okşayan cümleler sarf ettiği kendi kaleminden çıkan yazılara yansımış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198756f8-f31d-4e9d-99ef-f615c1e3b1ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Rem</image:title>
            <image:caption>Diz çöktüğü tuvalet aynasının karşısında hüngür
hüngür ağlıyordu Asya. Titreyen ellerini ağarmış
saçları arasında gezindirdi biraz. Derin bir nefes
aldı. Nefes vermek ise hiç bu kadar zor olmamıştı
sanki. Kapandığı paspas, gözyaşlarıyla ıslandı.
İçinde hala kanayan bir yara, kocaman bir hasret ve
acı içinde geçmiş koskoca bir ömür, gözyaşlarıyla
akıp gidiyordu avuçlarından. “Asla affetme onu,”
diyordu kendi kendine. Ve asla da affetmeyecekti,
bunu biliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/121aa70b-dec2-4d3b-b86d-68cf2c57841e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır ve Günah</image:title>
            <image:caption>Sorma bana gözyaşlarımın nedenini Kurcalayıp durma yüreğimin içinden gelen çatırtı seslerini Hele ruhumun derinliklerine gizleyip de Bastıramadığım çığlık çığlık seslerin sebebini hiç sorma Artık sorma bana ne olur anlatacak halim kalmadı anne Anlamadığın halde sana laf yetiştirmekten Ne yapmaya çalışıyorsun demiştin ya bana Hiçbir şey yapmaya çalışmıyorum ki anne Senin bana yapmaya çalıştığın şeyi anlamaya çalışıyorum sadece…

Onların hikâyesi, sevdiklerini alamayıp, kendilerini yaşarken ölüme mahkûm edenlerin hikâyesiydi. Onlar için aşk da aşkı aramak da yoktu. Onlar acılarını, hayatlarındaki kötü ve bir o kadar da olumsuz anılarını kimseyle paylaşmıyorlardı. Onlar yaşadıkları her şeyi, içlerindeki sır mezarlığına gömüp ve kınanma korkusuyla içlerindeki sır mezarlığına da kimseyi yaklaştırmıyorlardı. Onların yaşadıkları, bizim kendini kusursuz ilan eden insanlarımızca alınlara sürülen kara leke olarak gündeme oturmuş vaziyetteyken, hangi delikanlı yürek ortaya atılır da ben de Sevgi Hanım kardeşimizin yaşadıklarını yaşadım diyebilir ki ya da kim bu lekeli hayatı anlatmaya ve kaleme alınmasını ısrarla istemeye cesaret edebilirdi ki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a758412f-0a29-4e4c-b118-df4bc86aa0d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Kalan</image:title>
            <image:caption>Ve kadın “Umut varlıktan
değerlidir” dedi.

Dev yürekli adam ise “Parayı
harca, insanı biriktir.”

Bana kalan; insanı umutla
besleyip koca bir servet elde etmekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=85923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:24:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eba14adb-58df-4697-8355-f90fc556b1c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Baskerville’lerin Köpeği</image:title>
            <image:caption>Sir Charles Baskerville, bir gece konağının bahçesinde dolaşırken gizemli bir
şekilde ölünce, ünlü dedektif Sherlock Holmes devreye girer.
Sir Charles kuşaklar öncesine kadar uzanan korkunç Baskerville lanetinin
kurbanı mı olmuştur?
Holmes, yardımcısı Watson’la birlikte Baskerville’lerin Köpeği vakasını çözebilmek için tüm becerilerini ortaya koymak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>