﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5129fb0-6aa8-4efb-a02f-8fa130069737.jpg</image:loc>
            <image:title>İstihbarat Örgütleri</image:title>
            <image:caption>İstihbarat çalışmaları alanındaki temel araştırma konularının başında, etraflarındaki sis perdesi ve haklarında üretilen komplo teorileri nedeniyle istihbarat örgütleri gelmektedir. İstihbarat örgütleriyle ilgili alan yazının büyük bölümünde teşkilatların tarihsel süreçteki başarıları, başarısızlıkları veya karıştıkları olaylar yer almaktadır. Örgütlerin geçmişi üzerine vaka analizi temelinde yapılan çalışmalar çok önemli olmakla beraber istihbarat teşkilatlarının farklı yönlerinin de ele alınması bu alanın gelişimi açısından son derece elzemdir. 
Bu çalışmada, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin, İsrail, İran, 


Suriye ve Yunanistan istihbarat örgütleri: 
·Tarihsel gelişim, 
·Kurumsal yapı, 
·Ülke içinde ve dışında kullandıkları istihbarat yetkileri, 
·İstihbaratın denetimi ve gözetimi ile güncel gelişmeler bakımından mercek altına alınmıştır. 
İstihbarat örgütleri üzerine başvuru niteliğindeki bu eserde, Türkçe ve İngilizce haricinde diğer dillerdeki çalışmalardan da faydalanılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6a8c912-deca-45a9-94c6-003fff804978.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolların Harp Taktikleri</image:title>
            <image:caption>XIII. Yüzyılda Moğollar, Cengiz Han liderliğinde askerî tarihin en büyük ve en hızlı yayılma hareketlerinden birini başlattılar. Moğol orduları, kendilerinden önceki bozkır göçebelerinden devraldıkları askerî mirası geliştirerek üst düzey bir başarıyla tatbik ettiler. Tarihsel deneyime dayanan harp taktikleri, sağlam teşkilat yapısı, silah-teçhizat nitelikleri, eğitim ve disiplin, lojistik unsurlar, istihbarat faaliyetleri ve stratejik planlama gibi ana bileşenler sayesinde etkinliğini artırdı. 
Moğol ordusu, Cengiz Han’ın yüksek teşkilatçılık ve liderlik yeteneği sayesinde adeta bir savaş makinesi haline geldi.  
Moğol ordusunda ortak sorumluluk ilkesiyle birimler arası dayanışma ve taktik uyum en üst seviyeye çıkarıldı. Savaş durumuna bağlı olarak birlikler en uygun şekilde konuşlandırılır ve taktik hareketler etkili bir komuta-kontrol mekanizmasıyla sağlanırdı. Kale ve şehir kuşatmalarında sabit tahkimatları aşmak amacıyla teknik bir uzman kadronun desteğiyle pek çok strateji ve taktik geliştirildi. Moğollar, harp taktiklerini farklı coğrafya ve düşmanlar karşısında icra ederek büyük zaferler kazandılar. Moğol askerî etkinliği kısa süre içinde Uzak Doğu’ya ve Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir sahaya yayıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2d0ddc-047c-4783-8058-5c3cca36b08e.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Avrupa’da Osmanlılar Macarlar ve Habsburglar</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda Orta Avrupa’da büyük bir hakimiyet mücadelesi vardı. Macar topraklarında Osmanlılar ile Habsburglar arasında süren hakimiyet mücadelesinin askeri ve siyasi yönü Geza David-Pal Fodor’un editörlüğündeki bu eserde teferruatlı olarak ele alınmıştır. Bu kitap, Macar ve Osmanlı savunma hatları ve sınır boylarıyla ilgili önemli çalışmaların bir araya getirildiği ve Askeri Devrim’in Orta Avrupa’daki mücadeleye etkisini inceleyen bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd3d37db-a80b-4a6e-948d-e9a5d5c56a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar</image:title>
            <image:caption>Develerin hörgüçlerinde su depolanır hatta saksağanlar da parlak nesneleri çalmaya bayılırlar. Ya da biz hep böyle sandık. Peki ya gerçekten böyle değilse? Yazar Matt Brown, Doğru Bildiğiniz Yanlışlar serisinin bu kitabında, kendine özgü üslubuyla hayvanlar hakkındaki çeşitli efsaneleri inceliyor ve arkasındaki gerçekleri bir bir ortaya çıkarıyor. 
Lemminglerin intihar etmek için kendilerini uçurumlardan attıkları efsanesinden yarasaların kör olduğu efsanesine, kafasını kuma sokan devekuşlarından hep dört ayak üzerine düşen kedilere, evcil hayvanlarımız hakkındaki zengin bilgilerden ürpertici sürüngenlere ve büyük memelilere kadar bu kitap hayvan kavramına ait çok sayıda gerçeği gözler önüne seriyor. Ayrıca alışılmadık beslenme şekillerine ve filmlerde başrolü kapmış bazı hayvanların ne kadar yanlış formlarda gösterildiklerine dair ek bilgiler de var. Eğlenceli yaklaşımıyla bu kitap, hayvanlar hakkında çocukluğumuzdan beri süregelen efsane ve hikâyeleri neşeyle çürütüyor ve sizlere keyifli ve bilgilendirici bir okuma sunuyor. Şaşırmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fceca7ca-89ee-40d0-9974-232d177b0132.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehre Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Mekânlar şehirleri, şehirler medeniyetleri ortaya çıkarır. Mekânlar medeniyetlerin kundağı; şehirler, büyüyüp serpildiği beşikleridir. Bir şehri, bir mahalleyi, bir sokağı, bir evi tanıyabilmek, sevebilmek ve onunla temas edebilmek için duyularımızın devreye girmesi gerekir.  
Şehre dokunmak, insanın bedeninin ve uzuvlarının tıpkı yasak elmaya dokunması gibi asla kendini frenleyemeyeceği bir duygudur. Medeniyet eserleri ile dolu olan geleneksel şehir mimarisinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapan şehirler, kendisine dokunulmasına müsaade eden şehirlerdir. Şehirler dokunma hissi oluşturabiliyorsa güven veren ve sevilen bir şehir olur.  
Yazar, sahip olduğu beş duyu üzerine inşa ettiği dizisinde “Şehir Kokusu” ve “Şehrin Sesi” eserlerine bir yenisini daha ekliyor. “Şehre Dokunmak” kitabı ile Mehmet Mazak, insan ve şehir arasındaki dokunma duyusunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd154687-97b7-457c-99e6-6f03bd2b4420.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenlerin Gizli Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Güneş sisteminin genellikle bir saat veya planetaryum gibi mükemmel bir düzen ve uyum içinde olduğunu düşünürüz. Evet, doğrudur ama sadece çok kısa zaman aralıklarında böyledir. Daha geniş bir zaman penceresinden baktığımızda gezegenler ve uyduların hiç de öyle olmadığını, bir sürü düzensizliğin yaşandığını ve verici bir yaşamları olduğunu görürüz. Örneğin, Satürn&apos;ün uydusu Titan’da, tıpkı Dünya&apos;da yaşam ortaya çıkmadan önceki gibi sıvı metan dolu göller ve tepelerle vadiler bulunduğunu pek çoğumuz bilmeyiz ya da Merkür&apos;ün en utangaç gezegen olduğunu; Mars&apos;ın en büyük volkanının Dünya&apos;nınkinden 100 kat daha büyük olduğunu; en derin kanyonunun Arizona eyaletindeki Grand Canyon&apos;dan 10 kat daha derin ve kırmızı değil de mavi renkte olduğunu bilmeyiz. Ve daha pek çok şeyi... 
 
Yaşamını astronomi çalışmalarına adayan ve sınırsız bir merakla beslenen Paul Murdin&apos;in bu büyüleyici yeni kitabı; gezegenler, uydular ve güneş sistemindeki konumumuz hakkında ayrıntılı bir keşif sunuyor ve gezegenlerle ilgili tüm sorularınıza yanıt veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39fca59e-a0d6-4c19-9f65-80502f13df64.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Klasik ekonomik yaklaşımlara farklı bakış ve krizlere karşı yeni çözümler... 
Küreselleşme ve ardından gelen Küresel Kriz, mevcut ekonomik bakışın dünyada olan biteni açıklamakta yetersiz kaldığını âdeta gözümüzün içine soktu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında giderek belirginleşen farklılıkları kavrayamayan ve bu nedenle de duruma özel yaklaşımlar sunamayan ekonomi politikaları, özellikle gelişme yolundaki ülkelerin yaşadığı sorunlara çözüm getiremez oldu. Bu kitap, her ülkenin, popülist dürtülere kapılmadan, bilimin ışığında kendi koşullarına uygun ekonomi politikaları geliştirmesi gereğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7663b62a-8657-45cf-ada0-0d6a88f00443.jpg</image:loc>
            <image:title>Semboller ve Anlamlarıyla Tarot Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Tarot’un gizemli kapılarını aralamak ve bu kadim bilgelik sisteminin derinliklerine 
dalmak ister misiniz? 
Kitapta yer alan kartları özenle boyarken, Tarot’un sembolleri ve imgeleriyle derin bir 
bağ kuracaksınız. Renklerin enerjisiyle sezgisel yönünüzü güçlendirecek ve Tarot’un 
mesajlarını daha iyi kavrayacaksınız. 
Bu kitapta sadece boyama sayfaları değil, her kart için temel açıklamalar ve yorumlar 
da bulacaksınız. Tarot sembollerinin anlamları hakkında bilgi edinecek ve kendi 
yorumlarınızı oluşturmak için ipuçları alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f46ae88-b181-4a04-9b39-5cf53862492a.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Verenler-4 Mahatma Gandi</image:title>
            <image:caption>HİNT TOPLUMUNDA bir lidere dönüşen, adalet ve eşitliğin savunucusu olan Mahatma Gandi, Hindistan’ın bağımsızlık hareketinin öncüsü oldu ve tarihin seyrini değiştirerek bütün ezberleri bozdu. 
Albert Einstein onun hakkında, “Gelecek nesiller Gandi gibi bir insanın dünya üzerinde yürümüş olduğuna inanmakta zorlanacaktır.” dedi. Çünkü o, mücadelesini şiddet kullanmadan, sadece sevgi dili ile gerçekleştirdi. 
Evet, bu kitap haksızlığın, adaletsizliğin, ayrımcılığın ve her türlü kötü muamelenin karşısında barışçıl yollarla direnen, birliği, yardımlaşmayı, iyiliği ve güzelliği ömrü boyunca tavsiye eden, sevenleri tarafından “Yüce Ruh” anlamına gelen “Mahatma” adı ile anılan, ilham dolu “MAHATMA GANDİ”nin hayatına ayna tutmaya çalışacak. 
Bakalım bizim payımıza bu güzel hikâyeden hangi ışıltılar düşecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd1d52c-8fac-46d4-ad38-3d57ec2c6e11.jpg</image:loc>
            <image:title>Abus</image:title>
            <image:caption>Abus...
Merhametin hor görüldüğü, iyiliğin suç olduğu, vicdanı kara şehir...
Ve öyle bir şehir ki; iklimi yumuşak, toprağı verimli, havası temiz, suyu berrak, kaynakları bol… Denizin kokusu üzerinde… Baharda açan pembe beyaz çiçeklerin kokusuyla birlikte…
Var mıdır dünyada böyle bir şehir?
Hayal ürünü müdür Abus yoksa gerçek midir?
Orasını okur kestirecek...
 
 
“Lakin dünya karanlığı da sever, yapamaz onsuz da neticede. Şarttır hatta… Ağlayan da gülen de daha samimidir gecede. Gizlenmek, gizlemek kolaylaşır. İnsan saklanmaya da ihtiyaç duyar, nihayetinde. Gözyaşlarını, çılgın kahkahalarını, dışarıya fışkıran hasedini, şerrini, yumuşaklığını, zavallılıklarını, şehvetini, tutkusunu… Muhafazalı bir kutuda sakladığı her hissini, tabiatının göstermek istemediği taraflarını isterse karanlıkta açığa çıkarır. Kutuyu karıştırıp ortaya dökmek daha kolaydır gecede. Karanlık, yalnızlığın da süsüdür. Günahlar içine gömülmeye ve unutulmaya bırakılır. Belki de o yüzden kararmıştır gece. Kim bilir? Her ne ise… Gündüzün ışığı ne kadar gerekliyse gecenin karası da ihtiyaçtır.
Abus şehrinin insanları da birazdan gecenin kollarına bırakacaklar kendilerini. Bazıları gevşeyerek, bazılarının iç sıkıntısı artmış bir hâlde, bazılarının ise içleri kıpır kıpır… Kimileri de bütün gün kendilerini sıkıp, her ne sebeple olduğunu onlar bilir, içlerinde tuttukları nefesi bırakmak için…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d96249-b743-4114-90ad-5300db073ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudak Yarası</image:title>
            <image:caption>yağmur kokusunda 
pas tutmuş 
çoğul yalnızlıklarımdan 
kalmış gebe sözcüklerim 
uzunca bir yolun teri düştü yorgunluğuma 
emeksiz sevdaların zenginlikleri içersindeyiz 
yeni bir çağın geçmiş çıraklığında yanıyoruz 
soyunmak mı istersin acımasız dünyanın kibrine 
 
geldik ve gidiyoruz 
 
üç günlük uykumuzun ölüm sersemliğinde 
yağmur kokusundaki toprak 
 
binlerce insanın anılarını saklamışçasına geliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af97185-9ad8-46cb-a362-e538919302b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Galib Divanı’nda Tipler ve Şahsiyetler</image:title>
            <image:caption>Çalışmada XVIII. yüzyıl klasik Türk şiirinin zirve şairlerinden olan Şeyh Gâlib Divanı’nda yer alan kişiler ve tipler tespit edilmeye çalışılmıştır. Şeyh Gâlib’in asıl adı Es’ad olup 1757 yılında İstanbul’da doğmuştur. Gâlib, Mevlevîlik ve şiir çevresi içinde doğmuş ve yetişmiştir. Gâlib’in yetişmesinde dönemin önemli kişiliklerinden Hoca 
Neş’et Efendi’nin önemli katkıları olmuştur. Gâlib Dede, 1791 yılında Galata Mevlevîhânesi’nin şeyhi olmuştur. Gâlib’in hem tarikat hem sanat yaşamının en parlak dönemi Galata Mevlevîhânesi’ndeki şeyhlik yıllarıdır. Şair, hayatın baharında henüz 42 yaşındayken 1799’da ansızın rahatsızlanarak vefat etmiştir. Devrin padişahı III. Selim ile iyi ilişkiler içerisinde bulunan şair, yazdığı birçok kasidede Sultan III. Selim’i övmüştür. Gâlib, XVIII. yüzyıl divan şiirinin son büyük şairi kabul edilmektedir. Yazdığı Hüsn ü Aşk adlı eseriyle büyük bir üne kavuşmuştur. Şairin diğer önemli eseri Divan’ı dır. Gâlib, aynı zamanda Sebk-i Hindî ekolünün XVIII. yüzyıldaki önemli temsilcilerindendir. Bu çalışmada Şeyh Galip Divanı’nda yer alan tipler ve kişilikler ile ilgili tespit edilen örnekler iki bölüm halinde incelenmiştir. Her bölümde tespit edilen tip ya da kişilik olarak verilen isim hakkında bilgi 
verilmiş ve bu tip ve kişiliklerin Divan’da geçtiği yer belirtilmiştir. Çalışmanın ilk bölümde tipler, ikinci bölümde ise kişilikler incelenmiştir. Tipler, Tahayyülî/Tasavvurî Tipler (Hikâye-Destan- Masal Kahramanları, Karakterler), Meslek Tipleri, Temsilî Tipler, Dinî-Tasavvufî Tipler ve Toplumsal Tipler olmak üzere beş ana grupta incelenmiştir. Kişilikler ise Dinî Kişilikler, Tarihî-Efsanevî (Destani- Mitolojik) Kişilikler, Edebî Kişilikler, Mutasavvıf Kişilikler ve Bilgin Kişilikler olmak üzere beş ana başlık altında ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b15c7c2-23ca-4f94-8a9f-86f2bf05137e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın ve Tasavvuf</image:title>
            <image:caption>İslâmî gelenek, Allah’ın Âdem’e şöyle seslendiğini bildirir: “Ben rahmetimi kulum Havvâ’nın şahsında senin için topladım” ve “Ey Âdem, mümine bir kadından daha hayırlı bir rahmet olamaz.” Tasavvufî bakış açısı bu sözleri şöyle yorumlar: Allah, rahmetiyle insanın nefsini var etmiştir. Eğer o nefis mutmain mertebesine ulaşıp mümin olursa beşeri insan makamına yükseltir ve Allah’ın ondaki tecellîsiyle mükâfatlandırır ki bu da en hayırlı rahmettir. Dolayısıyla tasavvufta dişi nefsi, erkek ise aklı temsil eder. Ve nefis, şikâyet edilmesi değil, bilakis şükredilmesi gereken bir tekâmül fırsatıdır. Aklın nefse, nefsin de akla ihtiyacı vardır. Bu gerçek, Kur’an’da şöyle bildirilir: “Siz kadınlarınız için bir elbisesiniz, kadınlarınız da sizin için bir elbisedir.” 
 
Hz. Peygamber (s.a.s) “Kadın ve erkek birbirlerinin iki yarısıdır.” derken Hucurât Sûresi’nde buyurulan “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık.” âyetinin yorumunu yapmıştır. Ve O’nun (s.a.s) “Kadınlar, akıl ve gönül sahibi erkeklere hükmederler.” sözü de kadının Allah’ın zâtından bir nur olduğunu açıklamaktadır. 
 
Nihayet diyebiliriz ki: “Ey Allah’ın Cemâli olan kadın, sen ki Allah’ın Rahmet ve Rahîm tecellîlerinin kaynağısın. Eğer Yaradan, erkek ve kadın kutuplarda görünüp kendinden kendine âşık olmasaydı O’nu nasıl tanıyıp idrak edebilirdik.” 
 
*** 
 
Elinizdeki bu kitapta; Cemâlnur Sargut, Dr. Karim D. Crow, Dr. Anna Bigelow, Prof. Dr. Azîzan Baharuddin, Rabia Brodbeck Uzun, Prof. Dr. Suad el-Hakîm, Prof. Dr. Mehmet Demirci, Prof. Dr. Carl W. Ernst, Dr. F. Cangüzel Güner Zülfikar, Sadık Yalsızuçanlar gibi kıymetli isimlerin “Kadın ve Tasavvuf” üzerine kaleme aldıkları yazıları okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f4b2acc-76d0-49b7-934b-fb9b7abe31c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat En Çok İyileri Kırar</image:title>
            <image:caption>“Olumsuz bir olay karşısında kendini suçlamak, başkasını suçlamak, koşulları suçlamak koza örmek gibidir. Kişi bu sorulara takıldıkça kozasını kalınlaştırır, içine hapsolur ve kurban olduğuna inanır. Buna karşılık, ‘Şu anda iyi olan ne?’ sorusunu kendisine sorduğunda kozayı deler ve sorunu çözmek için sahip olduğu öz kaynakları fark edip odağını fırsatlara çevirir. Çünkü enerjimizi nereye koyarsak hayat orada gelişir.”¾ACAR BALTAŞ 
Günümüzde dünyanın kötüye gittiği ve her şeyin bozulduğu yönünde genel bir kanı var. Hemen herkes dünyadaki olumsuzluklardan ve hayatında eksik gördüklerinden şikâyet ediyor. Hepimiz bir yandan günlük rutinler içinde yaşam mücadelesi verirken bir yandan da kendimizi gerçekleştirmek ve anlamlı bir hayat yaşamak istiyoruz. 
İşte böylesi dönemlerde nereden başlayacağımızı, nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemiyor ve anlamı, farkındalığı, özdisiplin ve sağlam iradeyi bize hatırlatacak “bir bilgeye” ihtiyaç duyuyoruz. 
Yarım asırlık mesleki kariyeri, yetmiş yılı aşkın yaşam tecrübesiyle psikolojiyi bilimsel temelinden uzaklaşmadan geniş kitleler için anlaşılır kılan Acar Baltaş, tam da bu noktada yeniden ayağa kalkmak için enerjimizi doğru yere koymamız, gücümüzün ve yetkinliklerimizin farkında olmamız için bize kapı aralıyor. 
Enerjimizi nasıl doğru yere koyabiliriz?
Değişim her yaşta mümkün müdür?
İşyerinde huzurlu bir ortamı nasıl yaratabiliriz?
Başarılı bir iş liderini, sevilmeyen bir yöneticiden ayıran farklar nelerdir?
Aşk, evlilik ve cinsellik konusunda bilmemiz gerekenler nelerdir?
Anne-baba olarak değişen dünyada hangi konularda sıkışıyoruz?
Türkiye’nin mutlu insanlar ülkesi olması nasıl gerçekleşecek?
Hayat neden en çok iyileri kırar?
Peki, kırıldığımız yerden nasıl güçleniriz? 
Mert İnan sordu, Acar Baltaş yanıtladı; Hayat En Çok İyileri Kırar, hayat üzerine düşünmek ve farklı yolları denemek isteyenler için bir başucu kaynağı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7819a22-aa84-405e-8eda-e278b19f3801.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İmparatorluk Osmanlı</image:title>
            <image:caption>İlber Ortaylı Devlet-i Âliyye’yi 
yeniden keşfetmeye davet ediyor... 
“Osmanlı İmparatorluğu tarihin gerçek anlamdaki son üniversal, yani beynelmilel, cihanşümul imparatorluğudur. 
Akdeniz havzasındaki üç tarihî imparatorluktan birini kuranların torunları ve çocuklarıyız. Osmanlı’nın tarihini, kimliğini bilmek ve anlamak kolay değil; bütün etrafımızı, yani yeryüzünün en esaslı uygarlıklarını tanımamız, incelememiz, Osmanlı’nın kurumlarını, anlayışını, olaylara bakışını bilmemiz lazım. Osmanlı’yı tanıdıkça, araştırdıkça, okudukça kendimizi daha çok sevecek ve tarihimize daha çok ısınacağız. 
Şüphesiz elinizdeki bu kitap da bu konuda okura yardımcı olma ve Osmanlı’ya dair yeni ufuklar açma iddiasındadır.” 
İlber Ortaylı 
 
Geçmişten geleceğe tarihi gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı sizleri Osmanlı dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Ortaylı, bu kitabında okuru Osmanlı&apos;yı son imparatorluk yapan yönetim şekli, devletlerle olan ilişkileri, farklı kültürlere, dinlere yaklaşımı ve kurumlarıyla kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705229c4-d671-4be4-be08-3252b4e70c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutsuz Karakterler</image:title>
            <image:caption>“Hayatımız değişecek ama sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar.” 
“Hayatınız değişmeyecek,” dedi Mike, biraz tahammülsüz. “Belki planlarınız değişir ama hayatınız değişmeyecek.” 
 
Otto ve Sophie Bentwood, Brooklyn’in dönüşüme uğrayan bir mahallesinde yaşayan 15 yıllık evli bir çifttir. Otto avukatlık yapar, Sophie ise Fransızcadan kitaplar çevirir. Güzel mobilyalarla döşedikleri evlerinde mahallenin eski sakinlerinden farklı olarak varlıklı bir hayat süren bu çift, diğer insanları kendilerine bir tehdit olarak görürler fakat dostlarının ev partisine davetli oldukları bir akşam, Sophie’nin beslediği bir sokak kedisi tarafından ısırılması başlarına gelecek uğursuzlukların başlangıcı gibidir. Bu ısırığın ardından gelişen olaylar Bentwood’ların, bilhassa da Sophie’nin, krize giren ilişkilerini ve yaşam tarzlarını sorgulamasına yol açacaktır. 
 
 “1991’de ilk kez okuduğumda Umutsuz Karakterler’e vurulmuştum. 
Bana Fox’un çağdaşları John Updike, Philip Roth ve 
Saul Bellow&apos;un romanlarından açıkça daha üstün geldi. 
Tartışılmaz bir biçimde muhteşem görünüyordu.” 
Jonathan Franzen 
 
“Fox’un romanı, özellikle de zekice kurgulanmış diyaloglarıyla, samimi görünen ilişkilerin kırılganlığını ortaya çıkararak benzersiz bir his uyandırıyor.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c193cdbe-2f25-46b8-91ae-235359095e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat ve Siyaset Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Sanat ve Siyaset Konuşmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ed043ce-a2c3-4701-8ac1-538ee99ae602.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazuka</image:title>
            <image:caption>İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezar taşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetişkinler zombilere benziyor. 
 
 
Murat Uyurkulak, ilk öykü kitabı Bazuka’da okurlarına birbirinden acayip dokuz öyküyle sesleniyor. Hayatla arasına bir çizgi, bir katman koymaya gerek duyulmamış öyküler bunlar. Hınzır bir gülümsemeyle yazılmış çoğu ve yazarının murat ettiği gibi, çoğu zaman hınzır bir gülümsemeyle okunuyor. 
 
Edebiyatımızın kayıp isimlerini selamlayarak başlıyor, hayatımızın her ânına dokunup kaybolan figürlerle, hayatımızın her ânına dokunan ama çoğumuzun görmezden geldiğimiz toplumsal yüzleşme hikâyeleriyle devam ediyor. 
 
Bazuka, usta bir romancının, derdini, neşesini bu defa öyküye kattığı keyifli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aca4e28-9f16-41ce-8ab8-84507dd5ccfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Başarısızlıkları</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihleri, felsefenin tarihini bugüne kadar genellikle bir başarı öyküsü olarak anlattılar: Bilimlerin belki de en uzun süre tahtında kalan kraliçesi, ihtirası ve kararlılığıyla son 2.500 yılda Batı kültürünün şekillenmesinde büyük bir rol oynadı. Görünenin ardına geçip gerçeğe ulaşmayı, evrensel hakikatleri kavramayı, insanlığın değişmez sorularına bir yanıt vermeyi vaat etti. İyi yaşamın sırrını, kendini ve dünyayı tanımanın anahtarını sunduğu iddiasıyla hareket etti. Zamanı geldiğinde vakur bir tavırla tahtının vârislerine, bilimlere bıraktı, onlara tavsiyeler vermekle yetindi. En azından bu öykü çoğu zaman bu şekilde anlatıldı. Peki, gerçekten de felsefenin öyküsü bir başarı öyküsü mü?  Felsefe gerçekten de değişmez sorulara farklı yanıtlar veren bir ve aynı gelenek mi? Felsefeciler tarih boyunca aynı etkinliği mi gerçekleştirdiler? Soruları ve sorunları, amaçları ve yöntemleri birbirinin devamı mıydı? Farklılıklar sadece farklı dönemlerin şartlarının bir yan ürünü müydü? Terk edilenler sadece sistemler veya anlayışlar mıydı? Tanınmış felsefe tarihçisi Stephen Gaukroger bu kışkırtıcı kitabında felsefe tarihinin pek anlatılmayan, çoğu zaman sessizlikle geçiştirilen öyküsünü anlatıyor ve bu gibi sorulara bir yanıt veriyor. Felsefe tarihinden zengin örneklerle tarihte sadece tek tek felsefi sistemlerin, okulların ve görüşlerin değil felsefenin ta kendisinin defalarca başarısız olup çöktüğünü, bazen yüzyıllarca terk edildiğini, yerini başka etkinliklerin aldığını gösteriyor. Felsefeyi felsefe olarak anlamanın yolunun onun başarısızlıklarını da denkleme katmaktan geçtiğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021fff05-1bd9-4ac6-822d-03853e1e2e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargalar</image:title>
            <image:caption>Şöhret yalnızca şeytan için bir tehdittir- 
Çünkü o yalnızlığı sever, 
Yine de her gece beni ziyaret eder- 
Ve bana hediyeler getirir- ay ışığından.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66066855-f2c6-48b6-848e-6fd04db140a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Ruh Çağırma</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl pek çok savaş ve devrimin getirdiği bunalımların yanı sıra teknolojide muazzam ilerleyişin sahnesi de oldu. Telgrafın ve telefonun icadıyla bir arada olmak için aynı mekânda olma gerekliliğini dahi yıkan iletişim teknolojisinin insana her şeyi yapabilme kudreti verdiği zannına düşüldü. 
Öte yandan, uzakları yakın eden iletişim ve ulaşım devrimlerine rağmen muktedir insanın ölüm karşısında çaresizliği daha derinleşti. İnsanın ölüm ve varlık üzerine anlam arayışı, telgraf telinin öte dünyaya uzanma ihtimalinde tezahür etti. Yakınlarını kaybedenler, şeytanını arayan Faust’lar ve bazen de tahttan indirilen V. Murad gibi ruhi bunalımlar yaşayanlar ruhlarla iletişime geçme vaadinde bulunan ispiritizmacılar ve manyetizmacılarla yan yana geldi. Ruh çağırma seanslarında ruhlar vasıtasıyla masaları hareket ettirenler, resim çizenler, Platon’un Eski Yunanca metinlerini aktaranlar mistik ile bilimselin, materyalist ile maneviyatçının arasında bir yolda telsiz iletişim aygıtlarının icat edilmesine öncülük eden  pek çok deneyle varoluşun sınırlarını zorladılar. Avrupa ve Amerika’dan gelen bu arayış, Osmanlı entelektüeli için de geleneksel inanç ve kavramlarla harmanlanmış cevaplar manzumesi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a41d44-9b94-4a5e-b7e2-e4f152c1bb44.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşegül Işınla Bizi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap dünya çapındaki başarılar ya da bir yaşamöyküsünün dökümünden ibaret değil. Bu kitap, küresel bir teknoloji liderinin, Ayşegül İldeniz’in İzmir’de başlayıp yüzü aşkın ülkeden geçerek Silikon Vadisi’ne uzanan kariyerinin ilham verici hikâyesini anlatıyor.   
 
Afrika’dan Amerika’ya gittiği ülkelerde, tanık olduğu hikâyelerde, dokunduğu insanlarda dünya ve toplum için ürettiği teknolojik dönüşümlerin izini süren Ayşegül İldeniz, global akıllı teknolojilerin mimarlarından biridir. Doymak bilmeyen merakıyla hayatın hakkını vermeye inanan bir teknoloji lideri Ayşegül İldeniz. Arkeolojiden sinemaya, kitapların dünyasından büyücü dükkânına uzanan bu anlatıyı okurken “seksen günde devriâlem” yaşayacak, başarının ve geleceği yaratmanın sonsuz heyecanına ortak olacaksınız. 
 
Ayşegül Işınla Bizi, hem ilham verici bir portre, hem de kışkırtıcı bir yaşam hikâyesi. 
 
“Julio Cortázar kadar cool, Tenten kadar maceracı, Marguerite Duras kadar zamanüstü, Pippi Uzunçorap kadar cesur, Michel Foucault kadar muhalif olmak istiyordum... Tabii ki yapabilirsiniz, hem de şahane şeyler yapabilirsiniz, hatta hemen yapmalısınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/872c80c9-d89b-4701-8047-0cf8d40cc6d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarasa Çıkmazı 1 - Mumalevi Malikanesi</image:title>
            <image:caption>Karanlıktan hiç hoşlanmayan ve asla cadı olmayı istemeyen Gredi’nin kaderinde Bayan Mumalevi’nin malikânesinde yaşamak ve cadılık eğitimi almak vardı. 
Zavallı çocuk bu koca malikânenin tuhaf sakinleri arasında öyle yalnız hissediyordu ki... Üstelik sene sonuna dek cadı olmayı öğrenmeli ve tılsımlı hayvanını çağıracak büyüyü yapabilecek hale gelmeliydi. Gredi yalnızlığının aniden sona ereceğini ve kendini karanlık bir gizemin peşinde bulacağını nereden bilebilirdi! 
Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Göktuğ Canbaba’nın kaleminden yepyeni ve soluk kesici bir seri: Yarasa Çıkmazı! 
 
DİKKAT: ÜRPERTİ, GİZEM VE KAHKAHA İÇERİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b6b52a-fbef-440a-9cf8-8fd7e10615f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Butleryan Cihadı</image:title>
            <image:caption>Paul Atreides’in cihadına kadar süren binlerce yıllık yolculuğun başlangıcını anlatan Dune: Butleryan Cihadı’yla Dune Efsaneleri üçlemesi başlıyor! 
 
Paul Atreides, Dune olarak bilinen çöl gezegenindeki Fremenlerin lideri Muad&apos;Dib olmadan, şeytani Baron Harkonnen, Atreides Hanedanı&apos;nı yok etmeden ve baharat ile kumsolucanlarının sırrı keşfedilmeden çok uzun zaman önce destansı bir hikâye vardı. Mentatların, Zensünni Gezginlerinin ve Bene Gesseritlerin doğuşunu içeren bir hikâye... 
 
“Politik ve ticari evrenimizin başlangıcı, düşünen makinelere karşı girişilen bu korkunç savaştı. Robotların, bilgisayarların ve simeklerin hâkimiyetine karşı isyan eden özgür insanların hikâyesini anlatırken beni dinleyin. Atreides ve Harkonnen Hanedanlarını ölümcül düşmanlar hâline getiren büyük ihanetin, bugüne kadar süren şiddetli kan davasının nedenini anlayın. Bene Gesserit Rahibeler Birliği’nin, Uzay Loncası’nın ve onların Yönbulucularının, Ginazlı Kılıçustalarının, Suk Tıp Okulu’nun, mentatların köklerini öğrenin. Zulüm altındaki Zensünni Gezginlerinin çöl dünyası Arrakis’e kaçışlarına ve orada, en büyük askerlerimiz olan Fremenler hâline gelişlerine tanık olun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e80718-bcbc-44a2-9682-537dbb9d8eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Nişanlıları</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce, “Kırılma” adı verilen bir felaketin ardından, dünya birçok göksel adaya bölünmüştü. Kemer olarak bilinen bu adaların her biri farklı şekillerde gelişmişti ve zamanla kendine özgü bir ilişkisi var gibi görünmekteydi, öyle ki günümüzde birbirine hiç benzemeyen dünyalar bir arada ama ayrı ayrı var olabiliyordu. Ve Kemerlerin her birinde, her şeye gücü yeten bir atanın ruhu yaşıyordu. 
 
Anima Kemeri’nde yaşayan bir kız, eski püskü eşarbı ve miyop gözlükleriyle Ophélie, eşsiz yeteneklere sahipti: Nesnelerin geçmişlerini okuyabilir ve aynalardan geçebilirdi. Onu, güçlü Ejderha klanından Thorn’la nişanladıkları sırada dünyasında dertsizce yaşamaktaydı. Oysa artık ailesinden ayrılması ve Kuzey’in uçan başkenti Gökşehir’e, Thorn’a gitmesi gerekmekteydi. Peki hangi amaçla seçilmişti? Gerçek kimliğini neden saklaması istenmişti? Ophélie farkında olmadan ölümcül bir komplonun oyuncağı hâline gelecekti. 
 
“Dabos nadiren bir araya gelen karmaşık dünya inşası, incelikli karakter gelişimi ve sürükleyici olay örgüsü üçlüsünü kolaymış gibi göstermeyi bile başarmış.” –KIRKUS REVIEWS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a09d0aa-5048-4756-81dd-038451f50b55.jpg</image:loc>
            <image:title>Esnek ile Geniş</image:title>
            <image:caption>Modern zamanların ideal çifti Esnek ile Geniş. Beş parasız da olsalar, makarnaya da talim etseler kaygısızlığın manifestosunu yazmış, altına imzasını atmış bir çift karşımızdaki. Yeri geldiğinde seslerini çıkarmaktan çekinmeyecek kadar cesur, yeri geldiğinde bir o kadar vurdumduymaz. Kemik, Lombak ve Uykusuz dergilerinde yayımlanan Esnek ile Geniş her sayfasında okuru özdeşleşebileceği, bazen de imrenebileceği bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48488d07-a4ef-41c3-a8f2-616ac79376dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarasa Çıkmazı 2 - Gizemli Kara Kediler</image:title>
            <image:caption>Cadı çırağı Ayfin, örümcek ağı bağlamış bilmecelere, karanlığın içinde gizlenen bulmacalara bayılıyor. 
Keşfetmek, yeni şeyler öğrenmek tam ona göre. Bu yüzden Cadıizi Diyarı’nın beş cadısından biri olan 
Kiethra Küllükadeh’in yanında çırak olduğu için çok mutlu. Ancak eğitimine başlayacağı malikâneye adımını atar atmaz gizemli olaylarla karşılaşmak hiç beklemediği bir şey. Yani önce biraz tılsımlı söz filan öğrense iyi olurdu ama başka çare yok. 
Malikânedeki gizemli canavarın sırrını çözmek, Bayan Küllükadeh’in kayıp kocası Kaptan Kabakaş’ın başına gelenleri öğrenmek Ayfin’e düşüyor. 
Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Göktuğ Canbaba’nın kaleminden yepyeni ve soluk kesici bir seri: Yarasa Çıkmazı! 
 
DiKKAT: ÜRPERTi, GiZEM VE KAHKAHA iÇERiR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c17a8816-00f7-4b5b-8397-49bb98f0ee79.jpg</image:loc>
            <image:title>Alacagöl Efsanesi</image:title>
            <image:caption>“Gece yarısı düşen çığ, mezra ile bütün iletişimi kesmişti. Jandarmalar, karın kapadığı kıyı yolunu açtıklarında, mahsur kalan köylülerin hepsi­nin katledilmiş olduğunu gördüler. Sadece insanlar değil, hayvanlar da yok edilmişti.” 
 
Alacagöl Efsanesi’nde Levent Şenyürek, 90’lı yılların Güneydo­ğu’sunda geçen dört günün hikâyesini anlatıyor; Jandarma Asteğmen Haluk Güner’in, Alacagöl kıyısında gerçekleşen esrarengiz ölümleri araştırdığı gizemli ve bir o kadar da gerilimli dört gün... 
 
“Gölde bir şey vardı sanki. Bir şekilde ortaya çıkıyor ve bekliyordu. Ra­hatsız edilmediği sürece balıklar dışında kimseye zararı dokunmuyordu. Ancak rahatsız edilirse hemen harekete geçiyor, gölden çıkarak çevrede ya­şayan ne varsa boğduktan sonra geldiği yere geri dönüyordu.” 
 
Merak unsurunu sürekli diri tutan temposuyla Alacagöl Efsanesi, fan­tastiğin çoğu zaman hayatın ta kendisi olduğunu yeniden hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d9926b-df94-497c-99b7-c4e9fdd82cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dadanık</image:title>
            <image:caption>DADANIK ORTAYA ÇIKMADAN HEMEN ÖNCE: 
Yazarın gülmekten karnına ağrılar girdi. Çizerin gözlerinden gelen yaşlar boyaları akıttı. 
Editör hep aynı rüyayı görüyor: Dadanık, elmasından bir ısırık alıyor. Çevirmene henüz dadanılmadı. Ama yakındır! 
Kütüphaneci, birbirine yapışan kitapları ayırmaya çalışıyor. 
Okur... Şimdi sıra onda. Dadanık’la tanışmanın tam zamanı! 
Anıl Basılı, Dadanık ile bizleri karanlıkta el feneriyle kitap okuduğumuz ve gülüşmelerimizle evdekileri uyutmadığımız günlere götürüyor. 
#DadanıkAramızda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0062a89-0e29-4495-9910-8f007d4f85da.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Kulağı</image:title>
            <image:caption>Doğukan İşler’den tüm kalem yontanlara, yonttuktan sonra kalemlerini tutup öpenlere ve yazmasa deli olacaklara ithaf edilmiş yeni bir öykü toplamı: Dervişin Kulağı. 
 
Çocuklar, kediler, dervişler, mezarından kalkıp gelenler, uçarken yağmura yakalananlar... İşler, düşlemini ustaca kâğıda dökmeye devam ediyor Dervişin Kulağı’nda. Rüyalardan, hayallerden, kendi yazı evreninden; fantezi ve gerçekliğin katışıp ayrıştığı bir âlemden sesleniyor okura. Kanın doğru damarlarda aktığı, sulayacağı yeri kimselere danışmadan bulduğu; inleyen, sayıklayan, görünür görünmez hikâyeler anlatıyor. 
 
“Ben hızlandıkça ses yakınlaşıyor. Demek ki doğru yoldayım, diyorum kendime. Şeyhimin sesi bu duyduğum, amenna, ama ne diyor, ne anlatıyor, kime sesleniyor, ne söylüyor, onu anlamıyorum. Sese doğru yaklaştıkça da bir karaltının peyda olduğunu görüyorum az ilerimde. Bir taraftan koştur koştur ilerlerken, diğer taraftan da gözlerimi kısarak bakıyorum ki karaltıya, emin olayım, kimdir, hakikaten de şeyhim midir bu duyduğum, canım sultanım mıdır bu gördüğüm. 
(...) 
Tut kulaklarını, bırakma. 
Tut kulaklarını, bırakma. 
Tut kulaklarını...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648f9f66-9029-4256-b70a-bec963a6d1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>LOL Surprise ÇOK BOYA! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>LOL Surprise ÇOK BOYA! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a91f127-948a-4a8c-8ac0-1189d98bd386.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Olumlama</image:title>
            <image:caption>Terapist Whitney Goodman’dan olumlu olma baskısı karşısında, duygularımıza –baş etmesi güç olanlara bile– sahip çıkmak için nitelikli bir rehber.
İnsanlar her yeni gün pozitif olma baskısıyla karşı karşıya. “Güzel enerji eşittir güzel hayat” mottoları, “iyi tarafından bak” tavsiyeleri havada uçuşurken olumsuz kişileri tek mutluluk formülüyle susturmak mümkün: Gülümse geç! Hastalık, kayıp, ayrılık ve diğer zorluklarla karşı karşıya kalındığında bile gerçek duygular hakkında konuşmak, onları sindirerek zamanla daha iyi hissetmek için çok az fırsat var.
Peki olumlu olmak tüm sorunların çözümüyse neden çoğumuz endişeli, depresif ve tükenmiş hâldeyiz?
Elinizdeki bu kitap, toksik olumlamanın kendimize ve ilişkilerimize ne kadar zarar verdiğini ortaya koyarken araştırmalardan ve danışan hikâyelerinden besleniyor. Terapist Whitney Goodman’ın kaleme aldığı bu dürüst rehber, olumsuz duyguları deneyimlemenin ve onlarla başa çıkmanın etkili yollarını şefkatle sunuyor.
“Bu kitap, şükran defterinizi olabilecek en iyi şekilde doldurmanızı sağlayacak.” —Stylist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c487a060-841c-4d7d-a9e2-5f874b4ce9c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gastronotlar</image:title>
            <image:caption>Dünya genelinde on iki yaşından küçük mucitler arasında en iyisi olan Sally Tinker, yine müthiş bir icatla karşımızda: İnsanın en güçlü organına yerleşip onu süper zeki yapan bir AkıllıÇip! Ancak Sally’nin küçük kardeşi Joe bu çipi yutunca, felaket boyutunda bazı gazlı sonuçlar ortaya çıkar. Sally ve arkadaşı Charli, kendilerini küçültüp Joe’nin bağırsaklarına girmek ve bir an önce bu icadı devre dışı bırakmak zorundadır. Sonuçta, en kötü ne olabilir ki?.. 
Bol kokulu ve heyecanlı bir Sally Tinker macerasına daha hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4128e5e-2e0f-4833-9efe-24577b5640fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Alacakaranlikta Gazetecilik Türkiye’de Neoliberal Medya Düzeninin Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>1980’lerin ikinci yarısından başlayarak Türkiye’yi etkisi altına alan neoliberal dalga ve dışa açık büyüme politikası, başlarda epey dirençle karşılaşmıştı. Ancak 1990’lı yıllar, birbiri ardına gelen ekonomik krizler ve politik çalkantılarla Türkiye’yi 2000’lerde son sürat gireceği bir kavşağa doğru hızla itmekteydi. 1990’lardaki bu büyük yol ayrımı, Türkiye’nin hem siyasi hayatını hem de medya düzenini geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirdi. Alacakaranlıkta Gazetecilik: Türkiye’de Neoliberal Medya Düzeninin Kuruluşu, işte bu değişim yıllarını açıklama çabası güdüyor. 
Kitabın ilk bölümünde, liberalizmin “Bırakınız yapsınlar” ilkesinden, neoliberalizmin “Neyin nasıl yapılacağına biz karar veririz” şiarına geçişinin, nasıl ve hangi şartlarda gerçekleştiği tartışılıyor. İkinci bölümde, dünyada ve Türkiye’de medya endüstrisinin neoliberal norm ekseninde nasıl yeniden yapılandırıldığının tarihsel arkaplanı sunuluyor. Üçüncü ve son bölümde ise neoliberal medya düzeninin inşası sırasında gazetecilerin yaşadıkları; haberin, gazeteciliğin ve çalışma koşullarının nasıl değiştiği gazetecilerin gözünden aktarılıyor. Güventürk Görgülü’nün titiz bir çalışmayla kaleme aldığı bu kitap, medya tarihinin bir dönemine ışık tutarken, bağımsız habercilik üzerine bugünlerde zihinleri meşgul eden meselelerin kökenlerini anlamak için de başvurulacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f89c84-e2c8-46a8-a9bb-62bf3d3133a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanna Segal’i Dinlemek Hanna Segal’in Psikanalize Katkıları</image:title>
            <image:caption>Jean-Michel Quinodoz, Hanna Segal’in kendisiyle ve Segal’i çeşitli bağlamlarda dinlemiş meslektaşlarla yapılmış biyografik ve kavramsal söyleşileri bir araya getirerek, okurlara, Segal’in hayatı, klinik ve kuramsal çalışmaları ve son altmış yıldaki psikanalize katkısı hakkında kapsamlı bir genel bakış sunuyor. Hanna Segal’i Dinlemek, hem Segal’in kişisel ve mesleki geçmişini hem de bunların arasındaki etkileşimi inceliyor. Kitap, Segal’in Polonya’daki doğumundan, Britanya Psikanaliz Cemiyeti’nin en genç üyesi olduğu, Londra’da Melanie Klein’la analizine kadar olan hayatının otobiyografik bir anlatımıyla başlıyor. Quinodoz, Segal’in psikanalizin çeşitli alanlarına katkılarını açıklayarak devam ediyor: 
• psikotik hastaların psikanalitik tedavisi 
• “simgesel denklem” kavramının öne sürülmesi 
• estetik ve yaratıcı itki 
• yaşlı hastaların analizi 
• Melanie Klein’ın çalışmasının tanıtımı 
Quinodoz, Segal’in psikanalize en son katkısı olan nükleer dehşet, psikotik kaygılar ve grup görüngülerine dair incelemesini ele alarak kitabı sonlandırıyor. Segal’in, söyleşiler boyunca, Klein, Rosenfeld ve Bion gibi önemli meslektaşlarla yakın ilişkilerinden söz etmesi bu kitabı hem psikanaliz tarihine değerli bir katkı hem de psikanalitik düşüncelerin son altmış yılda gelişiminin bir göstergesi hâline getiriyor. Hanna Segal’in hayatı ve psikanalize katkılarının bu net özeti, Segal’i ve çağdaşlarını inceleyen herkes için temel bir rehber olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ef87ebf-a5a7-4f97-9809-516deefaf78e.jpg</image:loc>
            <image:title>Simülasyonlarla Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi</image:title>
            <image:caption>Simülasyonlar, öğrencilerin pasif bir şekilde bilgiyi tüketmelerinden ziyade, etkileşimli öğrenme deneyimleri aracılığıyla konuları daha derinlemesine anlamalarını sağlar. Simülasyonlar, uluslararası ilişkilerin karmaşıklığını ve gerçek dünya sorunlarına karşı karar verme süreçlerini anlama konusunda öğrencilere benzersiz bir fırsat sunarken aktif öğrenme yöntemi olarak öğrencilerin katılımı ve etkileşimi üzerinden öğrenme deneyimlerini zenginleştirir. 
Simülasyonlarla Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi, Türkiye’de yükseköğretim seviyesinde uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi öğretiminde simülasyonların etkili kullanımına dair özgün bir bakış açısı sunuyor. Uluslararası ilişkiler teorileri, uyuşmazlık analizi, uluslararası örgütlerin işleyişi, siyasi tarih uygulamaları ve karşılaştırmalı siyaset gibi konuları içeren geniş bir yelpazede simülasyon uygulamış akademisyenlerin katkılarıyla şekillenen kitap, öğrenci merkezli öğretim yöntemlerinin, bilgiyi gerçek dünya bağlamında kavrama ve uygulama becerisi kazandırma konusundaki kritik önemini vurguluyor. Kitapta yer verilen örnekler, farklı akademisyenlerin gözünden simülasyonların hazırlık, uygulama ve değerlendirme aşamalarına dair bir seçki sunarken kitap, uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi öğretiminde simülasyonların uygulanmasına dair bir kılavuz niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962966bd-01e8-4fdb-8ddb-707bf4f3cb1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecmen Takımı</image:title>
            <image:caption>Polisiye tadında kurguları mizahla renklendiren ödüllü yazar Gülsevin Kıral, bilim projesi için karışan sınıftaki öğrencilerin tatlı rekabetini anlatıyor. Ödüle kilitlenen öğrencilerin, takım kurma telaşı içinde gözden kaçırdığı akılcı ve bilimsel düşünme yollarını örnekliyor. Aralarından üç arkadaşın kişisel öyküleriyle zenginleşen roman, geleceği yaşanır kılacak yaratıcı buluşları düşündürüyor, teknoloji sayesinde ulaşılabilecek olumlu gelişmeleri işaret ediyor.
 
Fen öğretmeni, okulun ilk günü, takımlar kurup projeler hazırlamalarını ve seçilecek on öğrencinin İtalya&apos;ya gideceğini duyurur. Projenin konusu, geleceğe dair buluşlar hayal etmektir. Sınıfta kıran kırana bir takım kurma mücadelesi başlar, teklifler havada uçuşur, dostluklar sınanır. Ege, Defne ve Esin, ailelerine destek olmaya çalışırken, yazdıkları öykülerle de projeyi kurgularlar. Ege&apos;nin fikri, Defne&apos;nin yöntemi ve Esin&apos;in çabası işe yarayacak gibidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d097ce-0c18-4fae-9bab-5352e7adb86a.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiller 2</image:title>
            <image:caption>Bu sefer avlarının kaçmasına izin vermeyecekler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00378e43-5585-4424-a60c-48c423d163f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarı’daki Kız 2</image:title>
            <image:caption>KİMSEYE DOKUNMAMALARI GEREKİYORDU. 
 
Doktor’a ait olmayan soğuk ve siyah bir el Shiva’nın yanağına dokundu. Bu dokunuş lanetlenip Dışarılı biri olmak demekti. Kafası karışan bu küçük, kırılgan kıza şimdi ne olacak? Peki ya ona dokunan tuhaf yabancının uğursuz bir fısıltıyla söylediği “anne” kelimesi ne anlama geliyor? 
 
Bu, gece ve gündüzü birbirinden ayıran o belirsiz anda ortaya çıkan ikilinin destansı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0eb3fad-fa69-4579-a449-75630c377fda.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SENİ DAHA İYİ OKUYABİLMEK İÇİN 
 
Bir damla kan, elmadan alınan bir ısırık, bir çift kem göz, bir nişan yüzüğü veya bir çift kırmızı ayakkabı... Lanet her şekilde karşınıza çıkabilir. Yalnızca kötü kalpli bir üvey anne ve babaya sahip olanlarınızın değil, hepinizin başına gelebilir. 
 
Bu kitapta klasik masallardan modern dünyadaki yeni uğursuzluklara kadar pek çok lanetin, benzersiz ve sürprizlerle dolu anlatılarına rastlayacaksınız. Bilinen masalların farklı yorumlarının yanı sıra yeni canavarlarla, mitlerle tanışacaksınız. 
 
Şaşırtıcı öykülere, öğretici ayrıntılara, canavar hikâyelerine ve büyü masallarına hazır olun. 
 
ZAMANSIZ Y İRMİ HALK ÖYKÜSÜ 
NeIl GaIman Jane Yolen Karen Joy Fowler 
M.R. Carey ChrIstIna Henry ChrIstopher Golden 
TIm Lebbon MIchael Marshall SmIth 
CharlIe Jane Anders Jen WIllIams 
CatrIona Ward James Bro gden 
Jane Yolen &amp; Adam Stemple 
Maura McHugh Angela Slatter 
LIlIth SaIntcrow 
ChrIstopher Fowler 
AlIson LIttlewood 
Margo Lanagan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08bb0542-06e0-488b-93cb-4d80f9bfc8d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahim Karakoç Şair&apos;in Haberci Olarak Portresi</image:title>
            <image:caption>İmzası tek ağaç olan Mihriban’ın şairi Abdurrahim Karakoç benim can dostumdu. O yüzyılımızın Karacaoğlan’ı, Aşk Ömer’i Seyrani’siydi. 35 yıl köyünde şiir yazdı. Sonraki 35 yıl da ısrarımla Ankara’da geçirdiği yıllar…
Aşk, memleket, dava ve tasavvuf şiirleri yazdı. Fakat hepsinde ortak bir özellik göze çarpıyordu: Mihriban’ın şairi aynı zamanda suyun ve dağların şairiydi. O kadar mr? Küçük köyünden “global köy’e iletiler yayan bir haberciydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/471b6308-f887-4153-abf7-172b9311641d.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrin Güncesi &amp; Zeytin Dalı Harekatı Kronolojisi</image:title>
            <image:caption>Suriye, Türkiye’nin komşularından biri… 
2011 yılında Suriye’deki halk ayaklanması iç savaşa dönüştü…

Türk Silahlı Kuvvetleri terör örgütü IŞİD ve PKK-YPG’nin tehditlerini önlemek amacıyla Zeytin Dalı Harekatı’nı başlatmıştır.

Afrin Güncesi’nde Suriye’ye yapılan Zeytin Dalı askeri harekât-larını kronolojik olarak ele aldık. 

İnternetle başlayan bilgi kirliliği, bütünü görmeyi engellemektedir. Bütünü görebilmek için kronoloji işlevsel bir yöntemdir. Kronoloji, bir olguyu kavramsallaştırmak için temel bir zemin oluşturmaktadır.

Çalışmamızın okurlarımıza yararlı olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1e98ae-d3dd-4093-a8f4-380d41279c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nın üretken kalemi Lütfü Şahsuvaroğlu, Hika-yeler adlı yeni kitabıyla okuyucularının karşısına çıkıyor.

Eser birbirinden ilginç altı öyküden oluşuyor…

Okuyucu eser içindeki hikayelerle bazen Mihriban ile Şair’i, bazen Sarıkamış’ta Enver Paşa’yı anlamaya çalışacak, bazen de günümüz insanın çelişkilerini, acılarını, mutluluklarını yaşayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c42c94-1b77-4d17-8620-0c28b8feb967.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızır Bey ve Kaside-İ Nuniyesi</image:title>
            <image:caption>Biz bu kitapta Fatih Sultan Mehmed&apos;in ilk İstanbul Kadısı ve Belediye Başkanı Hızır Bey&apos;i bütün yönleri ile tanıtmayı hedef aldık. İstanbul Kadılığı gibi zor bir görevi nasıl başardığını tes-bite çalıştık. 
 
Aynı zamanda âlim bir kişi olan Hızır Bey, gerek çocukları gerekse yetiştirdiği birbirinden ünlü talebeleri ile, kendinden sonra çok etkili olmuş, devrine olduğu gibi sonraki dönemlere de damgasını vurmuştur. 
 
Hızır Bey&apos;in elimizde mevcut tek eseri olan Nuniye Kaside-si&apos;nin tercümesidir. Nuniye Kasidesi&apos;nin temel özelliği, Maturidi kelamının ana temalarını ele almasıdır. Biz bu çalışmada Nuniye Kasidesi&apos;nin olabildiğince sadeleştirerek ve aslına uygun olarak vermeye çalıştık. 
 
Böylece ünlü bir Türk büyüğünü genç kuşaklara tanıtmaya gayret ettik. Başarabildikse ne mutlu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ed4dbf5-c02f-4c0a-b004-98d8cd83c36d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşe yarayan adam &amp; içinde insan olan hikayeler</image:title>
            <image:caption>Başka bir varlığa dönüşüyoruz


“Evden insan olarak çıkıp, şirkete geldiğimizde başka bir varlığa dönüşüyoruz.”

Diyordu
İstanbul’da yaşayan bir iş adamı.

Dünyanın nereye doğru yol aldığını gösteren en çarpıcı cümle budur.
**

Yaşar Süngü İşe yarayan adam kitabında, şimdiki zamanın yapay güncelliklerinde kaybolan içinde insan olan hikayeler’e çağırıyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f19001a9-bac1-4d29-8b3b-0026d71b6a49.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümden Sonra Yaşam</image:title>
            <image:caption>“Ölüm deneyimi, doğum deneyimiyle neredeyse aynıdır. Bu, oldukça basit bir şekilde  kanıtlanabilecek farklı bir varoluşa gözlerini açmaktır. Binlerce yıl boyunca öbür dünya ile ilgili şeylere “inan”dırıldınız. Fakat benim için bu artık bir inanç meselesi değil, daha çok bir bilme meselesi. Ve gerçekten bilmek istemeniz kaydıyla, size bu bilgiyi nasıl edinebileceğinizi anlatmaya da hazırım.” 
 
                                                                                                                                     Elisabeth Kübler-Ross 
 
Ölümden Sonra Yaşam, ünlü psikiyatr Elisabeth Kübler-Ross’un uzun yıllar boyunca ölüme  yakın deneyim yaşayan yirmi binden fazla kişiyle yaptığı çalışmalara dayanan bulguları bir araya getiriyor. İnsanoğlunun varoluşundan beri cevap aradığı ölüme ve sonrasına dair soruları aydınlatırken ölüm anının evrelerini açıklıyor. Elisabeth Kübler-Ross bu kitapta, ölmek üzere olan insanlara, sevilen birinin ölümünü anlamaya ve bu acıyla başa çıkmaya yardımcı olabilecek şekilde ölüme dair bilinmezliğe ışık tutarak okuru ölüme korkuyla değil daha anlayışlı ve şefkatli bir sevgiyle yaklaşmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c70ac25-7a24-42a4-b888-bf271b9476df.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktaki Ateşler</image:title>
            <image:caption>“Durulmayan Bir Kafa” ve “Erken Çöken Karanlık” kitaplarının övgüyle anılan yazarı Kay  Redfield Jamison bu eserinde, huzursuz aklı iyileştirme arayışının binlerce yıllık hikâyesini ele alıyor. 
 
Kay Jamison; Antik Çağ’dan başlatıp yirmi birinci yüzyıla kadar devam ettirdiği örneklerle,zihinsel acının iyileştirilmesinde tıbbi tedavilerin yanı sıra dinin, ritüellerin ve efsanelerin önemini de ortaya koyuyor. 
Psikiyatri ve psikoterapinin kökenlerine ve gelişimine ışık tutarken hem psikoterapiyi hem de bir şifacıyı iyi yapan şeyin ne olduğunu ve zihnin yenilenmesinde hayal gücü ile hafızanın rolünü yazıyor. Sanatçıların, yazarların, öncü şahsiyetlerin hatta kurgusal karakterlerin bizi bir toplum olarak iyileştirmeye nasıl yardımcı olduğunu açıklıyor. 
 
Travma sonrası stres bozukluğundan mustarip askerlerden; yas tutan, kederli, depresyonlu veya başka türlü huzursuz akıllara sahip kişilere ve bipolar bozuklukla kendi mücadelesine kadar muhtelif birçok deneyimi okuruna aktaran Jamison, iyi uygulandığında psikoterapi ve diğer tedavilerin ne kadar dikkate değer olabileceğini gösteriyor. 
 
Okurunu derin bir düşünsel yolculuğa çıkaran bu kitap, karanlığın çöktüğü zihnin labirentlerinde ışığa ulaşmaya çalışanlar için ilham verici bir rehber…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc65d1da-e2e4-4b38-9e61-4bdce63833ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhsin Yazıcıoğlu &amp; Ashab-ı Kehfin Delikanlısı</image:title>
            <image:caption>İmam Maturidi, yeryüzünde tevhid’den daha güzel ve onu canı gönülden benimsemekten daha değerli bir şey yoktur buyurur.

Ashab-ı Kehf tevhid yolunda pazarlıksız yürüyen seçilmişlerdir…
Lütfü Şahsuvaroğlu, &quot;Ashab-ı Kehf&apos;in Delikanlısı&quot; adlı bir şiir yazar… Şiiri, &quot;gülüşü en güzel olana&quot; ithaf eder. Ashab-ı Kehf&apos;in Delikanlısı, gülüşü en güzel olan Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Çünkü o tıpkı Ashab-ı Kehf gibi tevhid yolunda karşılıksız yürüyen bir can dostudur.

Muhsin Başkanım, güzel başkanım 
Sohbeti sohbetlerin en güzeli 
Kime derdimizi anlatacağız şimdi 
Kiminle sırdaş olacağız bundan sonrası.

Şahsuvaroğlu, Ashab-ı Kehf&apos;in delikanlısı Muhsin Yazıcıoğlu’nın ardından mateme düşmez. Ashab-ı Kehf&apos;in delikanlısı’na umutla sorar diriliş vaktini ;

Ey Ashab-ı Kehf&apos;in delikanlısı 
Söyle diriliş hangi çağlara 
Söyle bir dahaki gülüşün 
Acaba hangi zamana…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d859a1-b1e1-4885-b86d-e83d60e253c4.jpg</image:loc>
            <image:title>İlla Yaşamak İlla Yazmak</image:title>
            <image:caption>Sevgili okur;

Hacı Bayram Veli; Hakikat yolculuğunda ilk durağımız, toprak olacağımızı bilmektir der.

Bu elbette hikmetli bir söz.

Yaşadığımız çağ, kendimize gerekçeler bularak giderek insanlıktan uzaklaştığımız bir çağ. Adnan Ocak duyarlıklarını bulmuş ama kaybetmeyen bir yazar şair… Oportünizmin insana her türlü meşruiyeti sağlayan sorumsuzluğunu tepeleyen bir irade var karşımızda.

Belki de Adnan Ocak’ın bu tutarlılığını hikmetin peşinde olması sağlıyor. İmam Maturidi adalet ve hikmet güzel, zulüm ve hikmetsizlik kötüdür buyurur. Adnan Ocak, düşünce ufkumuzun uç beylerinin hikmetli bakışlarına yaslanarak, yeni yorumlar, yeni söyleyişler kazandırıyor bütün insanlığa.

Evet bütün insanlığa hitap ediyor şair-yazarımız…

Adnan Ocak’ın satırlarında ve dizelerindeki olgunlaşma, yeni bir roman yazarının inşa gücünü bize hissettiriyor.

Elinize, emeğinize sağlık Adnan Ocak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d80a2afd-0da2-4dcf-9d8d-b6841bd8cabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumurta Yazıları</image:title>
            <image:caption>Bir veteriner hekim olarak Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (Yum-Bir)Bir Genel Sekreterliği görevini üstlendiğim 2006-2020 yılları arasında yumurta sektörünün dünyadaki ve ülkemizdeki gelişimini yakından takip etmeye çalıştım. Çünkü yumurta hem anne sütünden sonra en değerli bir besin hem de kolay ulaşılabilir ve ucuz bir protein kaynağı. Türkiye ise dünya yumurta üretiminde ve yumurta ticaretinde önemli bir konuma sahip. 
Yumurta sektörü bazen üreticilerin sıkıntıları, çoğu zaman da yumurta fiyatları ile her zaman gündem olmuştur. Hatta kolesterol nedeniyle suçlu ilan edildiği dönemler olmuştur. Geldiğimiz noktada herkes yumurtanın besleyici değerini anlamış yumurta sever olmuştur. Kimimiz menemenin soğanlısını, kimimiz soğansızını sevdik, bazen gezen tavuk yumurtası aradık, bazen de çiftlik yumurtası ile yetindik. Ama yumurta sofralarımızda vazgeçilmezimiz oldu. 
Yumurtanın üretimden tüketime yolculuğunu gözlemleme fırsatı buldum. Son yirmi yılda yumurta sektöründe önemli gelişmeler oldu. Türkiye’de üretim ve tüketim arttı. İhracat süreklilik kazandı. Öte yandan tüketici dav-ranışları farklılaştı, üretim modelleri buna göre şekillenmeye başladı. Hasta-lıklar ile mücadelede zorlaştı. Hayvan refahı ve çevre duyarlılığı önem kazandı, onlarca mevzuat uygulamaya girdi. Yumurta fiyatları bir indi, bir çıktı. Ama üreticiler üretim yapmaya devam ettiler, ekonomik zorluklara direndiler. Bütün bunlar olurken Yum-Bir bir taraftan üreticilerin güncel sorunlarını çözmeye çalışırken, diğer yandan da sektördeki değişim ve dönüşümlere öncülük etmeye çalıştı. Olup bitene ve olacaklara dair ışık tuttu. Bu çalışmaların içinde bulunmuş biri olarak ben de görüşlerimi ve değerlendirmelerimi iki ayda bir yayınladığımız yumurta bülteninde ve diğer sektör dergilerinde yazdım. Düşündüm ki bu yazılar bir araya getirilirse yumurtanın yolculuğunu yakından öğrenmek isteyenlere küçük bir katkı sunabilir. 
Dr. Hüseyin Sungur /Veteriner Hekim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/757bf24a-e14d-4620-b024-6ce620a10f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma: Hatırlamamak Neden Bir Lütuftur?</image:title>
            <image:caption>Dr. Scott A. Small&apos;un kaleminden unutmanın önemi yeni bir bakış açısıyla ele alınıyor. Unutmanın nasıl olup da belleğimizin hayati bir parçası olduğunu ve yaratıcılığımıza ve duygusal refahımıza nasıl katkıda bulunduğunu keşfedin. Bu kitap, unutmanın günlük yaşamımızdaki değerini ve ilişkilerimizi nasıl derinleştirdiğini gözler önüne sererken hafızanın nadiren irdelenen yönünü ortaya çıkarıyor ve zihinsel süreçlerimizin bu doğal ve sağlıklı işlevini açıklıyor. Small, unutmanın geçmiş tecrübelerden öğrenmek ve geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemek için bize nasıl yardımcı olduğunu anlatıyor. Bu çalışma, unutmanın sıradanlıktan sıyrılıp bilimsel bir mucizeye dönüşümünü kutluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db4eb4d-88dd-4b72-8efe-f243ea49b04c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aura</image:title>
            <image:caption>Kendi iç dünyamız ve ilişkiler okyanusunda ne kadar çaba gösterirsek gösterelim yine de en büyük engel kendimiziz. Yaşanmışlıklarda pişmanlık, gelecekte kaygı, şimdide ise büyük bir boşluk var. Eğer kendi oluşturduğunuz engelleri geçemezseniz olduğunuz yerde kalırsınız. Elinizdeki bu kitapta Hakan Özkan’ın ilişki, öz benlik, kaygı, yalnızlık gibi insanların hiçbir zaman kaçamayacağı temel problemler için hazırladığı çalışmaları ve yazılarını bulacaksınız. Kitap bittiğinde kaçmaktan yorulduğunuz problemlerle daha cesurca ve kendinize güvenerek yüzleşeceksiniz. Ardından hayatınıza yeni bir sayfa açıp kendinizden emin bir şekilde yeni hayatınıza “Hoş geldin!” diyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222e94e6-26ce-4345-a07d-248f6361ca1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Arkeoloji</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu topraklarında, dünyada eşi benzeri görülmemiş, çok büyük bir tarihi miras yatıyordu. Bilhassa arkeolojik kalıntı açısından dünyanın en zengin topraklarına sahiptik. En eski dört nehir uygarlığından Mezopotamya ve Mısır, Helen uygarlığının merkezleri Suriye, Küçük Asya ve tek başına bir arkeolojik cennet sayılabilecek Filistin, Osmanlı egemenliğindeydi. Bunun herkes farkındaydı; İngiliz arkeologlar, Alman arkeologlar, Amerikalı arkeologlar... Peki Osmanlı hükümeti? Onlar farkında mıydı?
 
Arkeolog Dr. Ulaş Töre Sivrioğlu, Atatürk ve Arkeoloji adlı eserinde bizi önce Osmanlı topraklarında tarihi bir gezintiye çıkarıyor, sonra elimiz kolumuz bağlı bir şekilde, kültürel mirasımızın önemli bir kısmının dünyanın seçkin müzelerine olan yolculuklarını izliyoruz. Batı ülkeleri için nasıl bir “açık büfeye” dönüştüğümüzü okuyoruz satır satır… Sonra cumhuriyet kuruluyor, Mustafa Kemal Atatürk geliyor ve tüm mirasımızın izini yeniden sürmeye başlıyor.
 
 Elinizdeki kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün kültürel mirasımızı nasıl koruma altına alıp yücelttiğinin ve Türkiye’de arkeoloji biliminin temellerinin nasıl atıldığının hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdab4e13-130f-4573-858f-eb2008475795.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Sorular Tam Benlik</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Bu sorular tam benlik&apos;&apos; diyenler el kaldırsın!

Matematik sorularının çözüldükçe bağımlılık yapabileceğini ileri süren Sümeyra Balıkçı&apos;nın kaleme aldığı Bu Sorular Tam Benlik, ilkokul matematik dersi kazanımlarını heyecan verici bir roman kurgusuyla ve eğlenceli oyunlar eşliğinde sunan bir başvuru kitabı. 

Üç yakın arkadaşın yolunu şifrelenmiş kapılarla örülü bir bodrum katına çıkaran yazar, &apos;&apos;meraklı&apos;&apos; okurları araştırma yapmaya ve karşılaştıkları gizemli durumları matematiğin yardımıyla aydınlatmaya çağırıyor.

Gökçe Yavaş Önal&apos;ın ele avuca sığmaz desenleriyle bütünlenen bu renkli serüven, çözüme kavuşan her matematik sorusunun insana başarı ile elde edilen içsel bir mutluluk ve kendine güven hissi verdiğini gösteriyor. 









Geçmişten günümüze uzanan tarihî bir okul binası ve gizem dolu bodrum katı...
Bodrumun labirenti andıran odalarında gün yüzüne çıkmayı bekleyen sırlar... 
Üç gözlü bir dev, belki de kocaman bir kuş!

Zeynep, Sıla ve Arda bir gün saklambaç oynamak için okullarının girilmesi yasak olan bodrum katına inerler. Orada esrarengiz bir kapı ile karşılaşan kafadarlar, kendilerini aniden soluksuz bir maceranın içinde bulurlar. Art arda önlerine çıkan kapıların her biri ilginç mekanizmalarla kilitlenmiştir. Karşılaştıkları manzara ile önce köşeye sıkıştıklarını düşünen çocuklar kısa süre sonra sayıların rehberliğinde yaşadıkları akıl tutulmasından hızlıca kurtulurlar. Ne de olsa matematik tüm kilitleri açmaya ve kapıların ardında yatan gizleri açıklığa kavuşturmaya muktedirdir.

Bu Sorular Tam Benlik, matematik dersine karşı refleks olarak geliştirilebilecek endişe ve önyargıların önüne geçmeyi hedefliyor.

Matematiği sevin ya da sevmeyin, bu kitabın içindeki soruların tıkır tıkır çözüme ulaştığına tanıklık ettikçe sayıların gücüne kayıtsız kalamayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76ae6b0d-e81c-494c-bd0a-033492177e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostum Gogol</image:title>
            <image:caption>“Gogol’ün benim açımdan her zaman bilmece olarak kalmış tuhaflıkları olduğunu da söylemeliyim. Onun davranışlarını çok kere başkalarına açıklamaya çalıştığım gibi, kendime de açıklamak zorunda kaldım. Bizimkinden belki yüz kat daha ince olduğundan, onun sinirleri bizim hissedemediklerimizi hissediyor, bizim algılayamadığımız şeylerden etkileniyordu.” 
 Edebiyat eleştirileri, çevirileri ve doğa tasvirleriyle 19. yüzyıl Rus kültür hayatının önde gelen figürlerinden biri olan Sergey Aksakov’un Gogol’le yirmi yıllık dostluğunu anlattığı bu kitapta edebiyat tarihinde kalıcı izler bırakmış iki büyük yazarın sevinçleri ve üzüntüleri, ümitleri ve hayal kırıklıklarını okurken büyük yazar Nikolay Gogol’ün hem edebiyat ve hayatla ilgili görüşlerine hem de ruhsal dünyasına derinlemesine nüfuz edeceksiniz. Büyük bir yazarın hayatına mektuplar ve kişisel anlatımlarla ışık tutan Dostum Gogol edebî tanıklık ve hatırat türüne yapılmış eşsiz bir katkı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d405d06-950b-4333-bb87-c9ee7c7c800f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adres Defteri</image:title>
            <image:caption>Sokak adresleri düşünüldüğünde, çoğu insan bunları postaların teslim edilmesini veya yolcuların kaybolmamasını sağlayan bir araç olarak değerlendirir. Ancak sokak adresleri bu amaçla oluşturulmamıştır; bireylerin yerlerini tespit etmek için tasarlanmışlardır. Dünyanın çeşitli yerlerinde adresiniz ırkınızı ve sosyal statünüzü açığa çıkarabilir. 
Deirdre Mask, kitabında Martin Luther King Jr. adını taşıyan sokakların akıbeti, antik Romalıların yol bulma yöntemleri ve modern Almanya’da Nazilerin süregelen varlığı gibi çeşitli konuları inceliyor. Kitap ayrıca, Kalküta’nın gecekondu mahallelerinde ve Londra sokaklarında yaşayanlar da dahil olmak üzere günümüzde milyonlarca insanı etkileyen bir adrese sahip olmama sorununun etkisini de araştırıyor. 
Büyüleyici insanlar ve tarihlerle dolu Adres Defteri, sokak isimlerinin ardındaki karmaşık ve bazen de gizli hikâyeleri ve bu isimlerin isim verme, gizleme, kimin sayılacağına, kimin sayılmayacağına ve neden sayılacağına karar verme gücünü aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9274bf36-7492-4e23-9a06-23658376c5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedbirat-ı İlahiyye</image:title>
            <image:caption>Tedbîrât-ı İlâhiyye veya Siyaset ve Ahlâk, İbnü’l-Arabî’nin ahlâk teorisi hakkında yazdığı en anlaşılır ve takip edilebilir eserdir. Kitap Aristoteles’e ait sayılan siyaset kitabının tamamlanması gayesiyle yazılmıştır. 
Kadim dünyada ahlâk üç alanda ele alınırdı: Birinci alanda ahlâk, az sayıdaki seçkinin yaşadığı şehrin yönetimi ve kurallarıydı. Buna şehir siyaseti denilirdi. Ahlâkın ikinci alanı ise ev kuralları, ev hukuku diyebileceğimiz tedbîr-i menzildir. Buradaki kurallar ile siyaset alanındaki kurallar birbirini ikmal eder, birbirine açılır. İbnü’l-Arabî’nin eseri ise bu iki alandan daha çok bireysel ahlâkı, nefsin terbiye edilmesini, nefsin varoluş amacını dikkate alarak o istikamette kemale erdirilmesini amaçlar. Bu da ahlâkın üçüncü kısmını teşkil eder. Fakat sûfîler için bu kısım, ahlâkın ve varoluşun amacıdır. Çünkü ahlâk, insanın varoluş amacına ulaşma yolunda zihinsel ve ahlâkî yönden terbiye edilmesi demektir. Bu sayede insan gerçek insan, bütün varlıkla ilişkili bir kevn-i câmi haline gelerek ‘evrensel’ insan olur. 
Elinizdeki kitapta, İbnü’l-Arabî’nin insan ve ahlâk teorisi ile birlikte Ekrem Demirli’nin açıklama ve notları yer almaktadır. Tedbîrât-ı İlâhiyye, çağdaş düşüncede en çok tartışılan konulara uzak olmayan bir geçmişten bakmak isteyen okur için bir başvuru kitabıdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b77f0b0-4e30-4a34-9063-bc2986e0f855.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin Oyuncak Ayı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şirinler’in en sevimlisi BEBEK ŞİRİN oyun oynamaya bayılıyor. Kaybettiği oyuncak ayısını bulmasına yardım eder misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a55ba7e-6cc7-4e57-b9c4-6af52ac4d885.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin Güzel Bir Gün (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şirinler’in en sevimlisi BEBEK ŞİRİN bir gün boyunca neler yapıyor? Banyo Yaparken, yemek yerken, oyun oynarken ve masal dinlerken ona katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7b5a93e-c5eb-45df-9d40-f3c7a09c2ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Atlası (Ciltli- Dünya Haritası ve Çikartma Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>Meyveleri gövdesinde büyüyen jabuticaba, dinozorları görmüş ginkgo, suyun içinde büyüyen mangrov, dalları bulutlara değen sedir, gövdesinden darbe alınca kanayan ejderha kanı ağacı, masallardan fırlamış gibi görünen dev baobap, 4 bin yıldır meyvesini yediğimiz zeytin, hükümdarlara gölgelik etmiş uzun ömürlü çınar, meyvesi neredeyse 10 kilo olan sosis ağacı, rengârenk gövdesiyle gökkuşağı okaliptusu, dünyanın en büyük meyvesine sahip jak ağacı, mis kokulu yapraklarıyla defne, dünyanın en uzun ağaçlarından biri olan sekoya… 
52 ülkeden 52 güzel ağaç bu atlasta! 
 
Dr. Fatih Dikmen’in kaleme aldığı, Sümeyye Eroğlu İskit&apos;in capcanlı çizimleriyle süslediği Ağaç Atlası; dünyanın dört bir yanındaki ağaçları yakından tanımak isteyen macerasever ve meraklı çocuklar için yazıldı. Atlasın içinden çıkan dev dünya haritası ve ağaç çıkartmalarıyla kitap boyunca anlatılan bilgileri oyuna dönüştürmek de bu neşeli ansiklopedinin en eğlenceli kısmı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e29ab34-795a-49b0-9f91-0206a637d854.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’in Gezileri</image:title>
            <image:caption>“Sırtı üstü yerdeydim ve kollarım ve bacaklarımın sıkıca yere sabitlendiğini fark ettim, hatta saçlarımı bile sabitlemişlerdi yere. Bu arada bir sürü ufak tefek bir şeylerin üzerimde dolaştığını hissediyordum. Sadece yukarı bakabiliyordum, sıcaklık artmıştı ve güneş ışıkları beni rahatsız ediyordu. Bir bağırış çağırış oldu ama yattığım pozisyon yüzünden sadece gökyüzünü görebiliyordum. Birden bir şeyin sol bacağımın üzerinde yürüdüğünü hissettim ve o şey çeneme kadar geldi. Aşağıya bakınca on beş santim uzunluğunda, elinde ok ve yay tutan ve sırtında da sadağı olan bir insan gördüm. Onun peşinden kırk tanesinin daha geldiğini hissettim. Öyle şaşırdım ve bağırdım ki hepsi korkuyla kaçıştı. Ancak içlerinden biri yeniden göründü ve ellerini havaya kaldırıp tiz bir sesle Hekinah degul diye bağırdı, diğerleri de aynı şeyi defalarca söyledi ama ne demek istediklerini anlamıyordum.” 
Doğu Antiller’e giderken fırtınada batan gemiden tek kurtulan Gulliver, öyle bir yere düşer ki bundan sonra da başına gelmeyen kalmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbb80c32-c0ca-47f5-866e-258e323f9a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesla - Maskelerle Çevrili Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>“Fikrimi çalmaları mühim değil… Asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması.”
Sırbistan’ın en prestijli edebiyat ödülünün sahibi Tesla: Maskelerle Çevrili Bir Hayat çağının ötesindeki bir mucidin, bir deli-dâhinin, sırlarla dolu bir adamın hikâyesini anlatıyor. Vladimir Pištalo elektrik yüklü, eğlenceli üslubu ve ustaca kurgusuyla hem biyografik roman türüne yeni bir soluk getiriyor hem de hiçbir ayrıntıyı atlamadan, Nikola Tesla’nın bilinmezlerle dolu hayatını aydınlatıyor.
Tesla: Maskelerle Çevrili Bir Hayat’ı okurken Nikola Tesla’nın dehasını bir kez daha takdir edecek, hayatı başarılarla, kalp kırıklıklarıyla ve yoksullukla geçen bir adamın bitmek bilmez hırsına tanık olacaksınız.
“Tesla’nın olağanüstü hayatının yaydığı enerjiyle alev alev yanan bir roman… Pištalo’nun dolu dolu hayal gücü, yaşanmış olayların arka planını anlatarak Tesla’nın ızdırap dolu kalbini okurlara açıyor ve zamanının ötesindeki mağrur mucidin varoluşsal korkularını ve tuhaf sanrılarını gözler önüne seriyor.”
− Booklist
“Mucit Nikola Tesla’nın esrarengiz ve yalnızlıkla geçen hayatı ustalıkla romanlaştırılmış… Pištalo’nun yazdığı, olağanüstü bir adamın kişiliğine ve türlü huylarına dair bu eksiksiz anlatı tam bir başyapıt.”
− Publishers Weekly
“Nikola Tesla hakkında onlarca kitap yazıldı ama Vladimir Pištalo’nun son derece özgün ve olağandışı romanı, okurlara yepyeni şeyler anlatmayı başarıyor – hem “deli-dahi” mucidimize dair hem de edebiyatın ve hayal gücünün, biyografi türünü yüksek sanata nasıl dönüştürebileceğine dair yepyeni şeyler.”
− Francine Prose
“Nikola Tesla, alternatif akım motorunu ve kablosuz elektrik teknolojisini icat ederek, ABD’nin modern dünyaya adım atmasına ön ayak olmuştu. Vladimir Pištalo, olağanüstü zenginlikteki hayal gücü ve metaforlarıyla, Tesla’nın iç dünyasını keşfe çıkıyor ve modernitenin kültürel ve manevi sonuçlarını mercek altına alıyor.”
− W. Bernard Carlson, Tesla: Elektrik Çağının Mucidi’nin yazarı
“Tesla: Maskelerle Çevrili Bir Hayat, modern çağın dönüm noktası olan o ilk yıllarına dair son derece sürükleyici bir roman. Vladimir Pištalo şimşekten kalemiyle, bir dâhinin, aynı elektrik gibi güçlü, dönüştürücü ve gizemli bir portresini çiziyor.”
− Ken Kalfus
“Zarifçe yazılmış, son derece sürükleyici bir roman. Pištalo, “yirminci yüzyılın mucidi” olduğu söylenen ve hayatı sırlarla dolu olan bir adamın hikâyesini şaşırtıcı derecede özgün bir üslupla anlatıyor. Tesla: Maskelerle Çevrili Bir Hayat, Günter Grass’ın Teneke Trampet’ini ve Gabriel Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık’ını aratmayacak denli dolu dolu, eğlenceli ve özgün bir roman.”
− Charles Simic
“Tesla: Maskelerle Çevrili Bir Hayat, biyografi türünün kapsamlılığına, roman sanatının samimiyetine ve şiir sanatının zarafetine sahip bir kitap.”
− Kirkus Reviews
“Tesla: Maskelerle Çevrili Bir Hayat, Nikola Tesla’nın karakterine ve yaşadığı çağa hayat veriyor ve hem Tesla’yı hem de yaşadığı çağı adeta kanlı canlı kılıyor.”
− Washington Independent Review of Books
“Şiirmişçesine okuyabileceğiniz bir roman. Pištalo’nun Tesla’nın hayatına yönelik tutkusu her sayfada kendini hissettiriyor.”
− PRI
“Tesla: Maskelerle Çevrili Bir Hayat, Tesla’nın kıvılcımlarla ve hüsranlarla dolu hayatını anlatıyor. Özgün bir hayal gücünün eseri olan rüya gibi bir roman…”
− Pasatiempo
“Pištalo’nun Nikola Tesla’yı anlatan romanı, bilim adamımızın laboratuvarındaki teçhizatlar gibi ışık saçıyor ve uğulduyor.”
− Vol. 1 Brooklyn</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d90f7fb4-bb71-4a61-b792-0dfc50d36cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Dadılarının bir anlık ihmalkârlığı sonucunda bebek arabalarından düşen çocuklara ne olur? Eğer bulunamazlarsa onları Peter Pan alır ve Var Olmayan Ülke&apos;ye götürür. Bu adada tüm çocukların hayal ettiği her şey vardır; Kızılderililer, korsanlar, periler, deniz- kızları ve daha neler neler. Kayıp Alanların lideri ve koruyucusu olan Peter Pan, adada kalan her çocuğun istediği her şeyi sağlar ama tek bir eksiklikleri vardır, anneleri yoktur ve çocukların en büyük hayali onlara annelik yapacak bir kızın adaya gelmesidir. Bir aksam Peter Pan, Wendy ve kardeşleri John ve Michael&apos;ın kaldığı odaya gelir ve hiçbir zaman büyümeyen ve büyümek istemeyen Peter, üç kardeşi alıp Var Olmayan Ülke&apos;ye uçarak gideceklerini söyler ve tüm macera işte bundan sonra başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/059e5cf8-d108-43d6-8cce-f2d1a8e7846c.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynadım, Oynattım, Oynatalım Erman Toroğlu Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Elinizdeki bu kitabı yazmaya mecburdum. Çünkü yıllarca spor hayatım, yani futbolculuğum, sonra hakemliğim, sonra kabzımallığım ve sonra gazete ve televizyon hayatımdaki yaşadığım olaylardan dolayı yazılı, görsel ve sosyal medyada çok yorumlar yapıldı. Doğru olanlar vardı, hatalı olanlar vardı. Bazılarına yorumculuk yaptığım televizyonlarda, bazılarına da yazdığım gazetelerde cevap vermeye çalışıyordum. Ama biliyordum ki hepsi kopuk kopuktu. Televizyonları seyretmeyenler, gazeteleri okumayanlar var. Ben bunların hepsini kafamda birleştirip kendimi tatmin ediyordum ama kamuoyunun bütün bunları toplayıp da keşfetmeye ne zamanı ne de böyle bir hakkı vardı. Onun için de bu kitabı yazmaya karar verdim. 
Hayatımda sevmediğim cümleler var. ‘Ben doğru bir adamım.’ ‘Ben dürüst bir insanım.’ ‘Ben yalan söylemem.’ Bunların hiçbirini ne yazılarımda, ne söylemlerimde ne de özel hayatımda kullandım. Siz neyseniz onun kararını kamuoyu verir, siz veremezsiniz; öyle bir hakkınız da yok. Artısıyla eksisiyle bu kitabı yazdım. İkinci bir kitap yazar mıyım? Şu anda çok zor gözüküyor. Kitabın son sözünü bu arka kapakta yazıyorum. Bu kitap hem benim kitabım hem de ‘BENİM’.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4405c85-bb44-404f-b3b7-11ea823c8947.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Yaşlı ve yalnız bir marangoz olan Gepetto, bir odundan kukla yapar ve ona Pinokyo ismini verir. Pinokyo, etten kemikten olmasa da tahtadan bir çocuk haline gelir. Gepetto onu çocuğu gibi benimser ve okula gönderir. Yaramaz bir çocuk olan Pinokyo, babasının sözünü dinlemez, okuldan kaçıp başıboş dolaşır, çevresinin etkisi ile birçok hata yapar, emek vermeden kazanmak ister ve başına bir sürü felaket gelir. Pinokyo verdiği sözleri tutmayan ve yalan söyleyen bir çocuktur, yaşadığı olaylar Pinokyo´yu çalışkan ve uslu bir çocuk yapmaya yetecek mi? Hep birlikte görelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624203a2-075e-4129-94b4-5b51981788ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Frege ve Anlam ve Gönderim Üzerine İçin Bir Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Analitik felsefenin kurucularından ve modern mantığın öncülerinden Gottlob Frege, her şeyden önce bir matematikçidir, ancak dil felsefesine de önemli katkılarda bulunmuştur. Wittgenstein, Carnap, Russell gibi filozoflar üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Frege’nin teknik ve soyut kavramlarla ilerleyen metinleri okur açısından başlangıçta oldukça zorlayıcıdır ve Mark Textor’un bu çalışması, öğrencilerin ve felsefe meraklılarının bahsi geçen zorluğu aşıp Frege düşüncesine nüfuz etmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Frege’nin felsefi çalışmalarının arka planını aktararak işe başlayan Textor, sonrasında Frege’nin ana makalelerine ve argümanlarına odaklanıyor. Devamında anlam ve gönderim arasındaki ayrımı açımlayan Textor, son olarak Frege’nin çalışmalarının mantık ve dil felsefesi için süregelen önemini ve konumunu tespit ediyor. Frege ile ilk kez karşılaşanlar için ideal nitelikteki bu çalışma; dil felsefesi, felsefi mantık ve analitik felsefe tarihine ilgi duyanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e0369b0-9d8d-4950-b6fd-738800d67bec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin Banyo Yapıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şirinler’in en sevimlisi BEBEK ŞİRİN’in banyo zamanı. Tertemiz olup sevdiklerine sarılmayı sabırsızlıkla bekliyor. Sen de ona eşlik eder misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dddec3bd-1674-4684-baf4-cfe9625dcdf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurdan Sonra</image:title>
            <image:caption>Yağmurdan Sonra sarsıcı, düşündürücü bir aşk hikâyesi 
çerçevesinde “hayatımızı” ele alıyor. 28 Şubat sürecinin eksen 
alındığı roman aynı zamanda “iç süreçlerin” sorgulandığı bir 
özeleştiri ve muhasebe girişimi... Roman, sarsıcı sosyal ve siyasal 
gelişmelerin yanı sıra, toplumsal hafızamıza da ayna tutuyor. 
Aile içi çatışmalardan, yasak aşk açmazına düşen ve sıradan 
insanlar ile marjinaller arasında savrulan roman kahramanının 
serüveninde, Türkiye’nin yakın tarihinden canlı kesitler bulacaksınız. Bir solukta okuyacağınız başarılı ve cesur bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77f9c981-ebb7-4386-90f5-b54c8b0f6b76.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Hırsızları</image:title>
            <image:caption>Zamanı çalabilecekken neden onun kurallarına göre yaşayasın? 
 
BU KAPILAR ARDINDA GEÇMİŞ TAMAMEN SENİN. 
 
Natasha Clarke’ın bugünlerdeki en büyük başarısı insanları hayal kırıklığına uğratmaktı. Ancak bir hırsızlık suçlamasıyla tutuklandığında şansı dönecekti. Yıllardır kayıp olan bir teknoloji lideri, yönettiği gizli yatılı okula katılması şartıyla onu hapisten çıkarmıştı. Üstelik annesine de iyi bakılacaktı. 
 
Bu teklifi ayağına getiren Braxton yakışıklı olduğu kadar sırlarla da doluydu. Ve Natasha ona asla güvenemeyeceğini bilse de kendini cazibesine kapılmaktan alıkoyamıyordu. Ancak çok geçmeden, Gray Wolf Akademisi’ndeki tek gizemin Braxton olmadığını anlayacaktı. Okul zaman yolcularını eğitiyordu ve Natasha’nın çok nadir bir yeteneği vardı. 
 
Bunu ne için kullanması gerekeceği ise belki de gizemlerin en büyüğüydü. 
 
“Bol bol macera, yasak aşk ve imkânsız seçimlerden oluşan bu ateşli hikâyeyi okumaya ara vermek seçenek dahilinde bile değil.”  
–NYT Çoksatan Yazarı Kristin Harmel  
 
“Kesinlikle muhteşem! 
Daha ilk cümlesinden büyülendim.”   
–Shelf Indulgence 
 
“Alyson Noël gizemli fantastik romans kitaplarının kraliçesi ve bu türün okurlarının Zaman Hırsızları’nı asla kaçırmaması gerekiyor – Da Vinci’nin Şifresi ve Riverdale karışımı bu kitabın sayfalarını çevirmeden edemeyeceksiniz!”  
–New York Times Çoksatan Yazarı Melissa de la Cruz 
 
“Zaman Hırsızları her köşede karşınıza bir şaşırtmaca çıkaran, ustalıkla yazılmış bir zaman yolculuğu macerası. İçindeki romantizm bende bağımlılık yarattı. Kesinlikle okunmalı!”  
–Alexandra Monir 
 
“Zaman Hırsızları daha ilk sayfadan beni içine çekti. Zaman yolculuğu yapan Oliver Twist-vari hikâyesi asla dur durak bilmiyor ve çok sürükleyici.” 
 –Super Mommy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3dba9e6-e194-44f8-84da-bb1145089499.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Işıksın. 
Kırılmışsın. 
Hüznün yağmur. 
Gülüşün gökkuşağı. 
Biraz daha gülümsesen bana, olmaz mı Lina?” 
 
Lina, hakkında yeni gerçekler öğrendiği babasının aslında kim olduğunu bulmak için ipuçlarını takip ederken güvendiği dağ olan Aral, üzeri kar tutmasın diye bir çözüm yolu arar. Örgüt Lina’nın peşine düşer ve bazı emirler demiri kesmek istediğinde demir direnç gösterir.  
 
Susulanlar konuşulmak, hatıralar hatırlanmak isterken sırlar kulaktan kulağa yayılır. Kalp, aklın yoluna çıktığında akıl yolunu şaşırır. Geçmişin sırrı ortaya çıkmak için zaman kollarken Lina’nın sırtında sandığı bıçak aslında elindedir ve hedefi hiç ummadığı biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34cc1e84-69f4-4213-9a91-012f9db1dc99.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 2</image:title>
            <image:caption>“Işıksın. 
Kırılmışsın. 
Hüznün yağmur. 
Gülüşün gökkuşağı. 
Biraz daha gülümsesen bana, olmaz mı Lina?” 
 
Lina, hakkında yeni gerçekler öğrendiği babasının aslında kim olduğunu bulmak için ipuçlarını takip ederken güvendiği dağ olan Aral, üzeri kar tutmasın diye bir çözüm yolu arar. Örgüt Lina’nın peşine düşer ve bazı emirler demiri kesmek istediğinde demir direnç gösterir.  
 
Susulanlar konuşulmak, hatıralar hatırlanmak isterken sırlar kulaktan kulağa yayılır. Kalp, aklın yoluna çıktığında akıl yolunu şaşırır. Geçmişin sırrı ortaya çıkmak için zaman kollarken Lina’nın sırtında sandığı bıçak aslında elindedir ve hedefi hiç ummadığı biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4aef600-a2f8-4b56-88ae-c27f5df6f75b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Portresi</image:title>
            <image:caption>“Ben sığ denizleri bilmem, boğulmayacağım sulara dalmam. 
Göğsünü yakmıyorsa sevgiyi aşktan saymam.” 
 
“Onunla aynı masaya otururduk. Aynı sofrada yemek yerdik. Aynı evde dolaşırdık. Aynı şehirde, aynı semtte yaşardık. Fakat hiçbir zaman aynı dünyaya ait olamamıştık. 
Karşısına oturup bakışlarımı üzerinde arsızca gezdirdiğimde bile gözleri gözlerime değmezdi. Sanki içinde boğulacağım o mavi gözlerine bir kere daha bakarsam kaybolurmuşum gibi kaçırırdı benden. 
Yine de onu severdim. 
Her şeye rağmen. 
Çünkü kalbimdeki karadeliğin içinde yok olduğunu hissetmediğim tek duygu buydu. Atlas Katrivas’a duyduğum çekim bana yaşadığımı ve hâlâ var olduğumu hissettirirdi. 
Ben onun açtığı yaraya bile sadıktım. Göğsümde hissettiğim öfkeye, onun için aldığım nefese, kalbime sığmayan nefrete bile sıkı sıkı bağlıydım. 
O ise... 
Atlas’tı işte.” 
 
“Şimdi sen arkandaki kalabalığa aldanıyorsun. 
Biz ikimiz, o kalabalığın içinde yapayalnız kaldık, kabullenmiyorsun. 
Gün geçtikçe eksiliyor yüreğin, fark etmiyorsun. 
İnsana yalnızlık da öğretilir sevgilim, sen acıyı hiç tanımıyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a245aded-3197-434a-b171-591700f26016.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık ve Tatlı Zehir (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Umudunu yitirmeyenler büyük mucizeler yaratır. 
 
Dàxi imparatorluğuna kadim bir kötülük musallat olmuştur. Halka korku salan toplu zehirlenmelerin yarattığı kargaşa ortamında Sürgün Prens gücü ele geçirip ejderha tahta çıkmak için geri dönmüştür. Kang saraydan ve entrikalarından hoşlanmasa da babasının yanında durup övgülerini toplamak tek arzusudur. 
 
Çay yapma sanatının güçlü büyücülerinden olan Ning ise sürgüne gönderilen Prenses Zhen ve sadık muhafızıyla bir yolculuğa atılır. Zhen’in tahtını geri alması için imparatorluğu boydan boya aşacak ve müttefikler bulacaklardır. Bu esnada Altın Yılan hâlâ Ning’in kâbuslarını rahat bırakmıyordur. İnsanların basit savaşlarından çok daha fazlasının kapıda olduğu ortaya çıktığında Ning kendini kanıtlamak, Kang ise şüphelerine kulak vermek zorunda kalacaktır. 
 
Yolları sürekli karşı taraflarda kesişen bu ikilinin beraber çalışması dünyanın yıkımının önündeki tek engeldir. 
 
“Heyecan uyandırıcı… Çay Kitabı ikilemesine müthiş tatmin edici bir son… Okurlar daha fazlası için yaygarayı koparacak.” 
 –School Library Journal 
 
“Lin’in kalemi canlı betimlemeleriyle okuru doğrudan büyülü ve tehlikeli bir dünyanın içine çekiyor. Karanlık ve Tatlı Zehir’de büyü, mitoloji ve halk masaları kurguya kusursuzca yedirilmiş.”  
–One Book More</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c27d2f89-10ab-4cdd-9d3a-aba484867c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Portresi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ben sığ denizleri bilmem, boğulmayacağım sulara dalmam. 
Göğsünü yakmıyorsa sevgiyi aşktan saymam.” 
 
“Onunla aynı masaya otururduk. Aynı sofrada yemek yerdik. Aynı evde dolaşırdık. Aynı şehirde, aynı semtte yaşardık. Fakat hiçbir zaman aynı dünyaya ait olamamıştık. 
Karşısına oturup bakışlarımı üzerinde arsızca gezdirdiğimde bile gözleri gözlerime değmezdi. Sanki içinde boğulacağım o mavi gözlerine bir kere daha bakarsam kaybolurmuşum gibi kaçırırdı benden. 
Yine de onu severdim. 
Her şeye rağmen. 
Çünkü kalbimdeki karadeliğin içinde yok olduğunu hissetmediğim tek duygu buydu. Atlas Katrivas’a duyduğum çekim bana yaşadığımı ve hâlâ var olduğumu hissettirirdi. 
Ben onun açtığı yaraya bile sadıktım. Göğsümde hissettiğim öfkeye, onun için aldığım nefese, kalbime sığmayan nefrete bile sıkı sıkı bağlıydım. 
O ise... 
Atlas’tı işte.” 
 
“Şimdi sen arkandaki kalabalığa aldanıyorsun. 
Biz ikimiz, o kalabalığın içinde yapayalnız kaldık, kabullenmiyorsun. 
Gün geçtikçe eksiliyor yüreğin, fark etmiyorsun. 
İnsana yalnızlık da öğretilir sevgilim, sen acıyı hiç tanımıyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5733c6e-4295-4ea6-8d76-ddf58bb91b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahın Sessizliği Ülkesi</image:title>
            <image:caption>“...Yol parası veremedim diye 
Bu dağları bana deldirdiler 
Bu yolları bana açtırdılar 
Hacizlere gitti 
Suna gibi geçimine oy 
Meri kekliğim 
Oy meri kekliğim 
Nedir çektiğim 
Kore Dağlarında 
Tabakam kaldı 
Mahpus damlarında özgürlüğüm 
Oy meri kekliğim 
Dut kurusu süpürge tohumu yediğimiz 
Ve bir godik arpa için 
Sivas kapılarından geri döndüğümüz 
Günleri defledik hey 
Meri kekliğim 
Oy meri kekliğim 
Nedir çektiğim...” 
 
Mitoloji ve sembolizmde keklik için St. Ambrose “Adını perdendo (kendini kaybetmek) kelimesinden alan ve İbranice adı kore (çağırmak ve duyurmak) olan keklik; sesiyle kalabalıkları baştan çıkartan Şeytan’dır” der. 
O yüzdendir ki yüzyıllar boyunca avcılar, meri (dişi) kekliklerle tuzak kurarlar. Dişi keklik o kadar güzel şakır ki çevredeki erkek keklikler onun etrafına toplanır, kapana yakalanırlar. Bu sebepten kekliğin kendi soyuna ihanet ettiği söylenir. Oysa avcıdır kekliğin düşmanı. Dişi kekliğin sesini yem eder; belki de kurtulmak için bağırır güzel sesiyle keklik... Kore Dağları’nda iki halkı birbirine düşman eden de, yem eden de avcıdır, avcılardır aslında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a105456-a693-4814-8807-1454c0df7b5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka’nın 1919 yılında babasına yazdığı ve hiçbir zaman gönderilmeyen bir mektuptur Babaya Mektup. Kafka’nın ölümünden sonra, ilk kez 1952’de yayımlanır ve kısa süre sonra, Kafka’nın psikanalitik ve biyografik çalışmaları için en çok müracaat edilen metin halini alır. 
Franz Kafka, Ocak 1919’da Schelesen’de (Bohemya) bir kaplıca ziyareti sırasında Julie Wohryzeck ile tanışıp birkaç ay sonra onunla nişanlanır. Babası Hermann Kafka, oğlunun bu “uygunsuz” evlilik planına öfkeyle tepki gösterir. Bunun üzerine Franz Kafka babasına, 103 sayfa uzunluğunda ve ikisi arasında biraz olsun sulh sağlayacağına inanarak nokta koyduğu bir mektup yazar. Sonrasında, genç çiftin kasım ayında planladıkları düğün gerçekleşmez. Ancak geriye, yazarın hem sosyal hayatında hem de edebi hayatında birçok konuyu açığa çıkarmayı sağlayacak anahtar niteliğinde bir metin kalır. 
“Geçenlerde niçin sürekli senden korktuğumu iddia ettiğimi sormuştun. Ben de her zamanki gibi sana ne cevap vereceğimi bilememiştim, çünkü hem senden korkuyordum hem de bu korkunun nedenleri o kadar çok, o kadar ayrıntılı ki anlatmaya kalksam, hepsini aklımda tutamaz, toparlayamazdım. Şimdi sana yazarak anlatmaya çalışırken bile hepsini aktaramayacağım, çünkü yazarken de sana karşı hissettiğim korku ve onun etkileri, bütün düşünce ve duygularımı sana açıklamamı engelliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa2fa81-7f78-4b41-a59e-2b5a22ef072d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri</image:title>
            <image:caption>Harpagon adı cimrilikle özdeşleşmiştir adeta. Ama Molière bize sadece cimri değil, bencil, despot, düşüncesiz, para için çocuklarının mutluluğunu bile göz ardı eden, paraya esir bir burjuva karakter çizer ve her zamanki gibi genciyle de yaşlısıyla da, uşağıyla da asiliyle de dalgasını geçer. İnsanlığın gülünç ve zavallı panoramasını beş perdeye sığdırır. Aradan geçen yüzyıllara rağmen hiç değişmeyen bir gerçeği dönüp dönüp yüzümüze vurur; paranın insanın kişiliğini nasıl zehirleyip köle ettiğini… 
“Nah şuraya yazıyorum, bu adamın canını alırsın parasını alamazsın. Paranın lafını açtın mı damarı tutar, hem de öyle bir tutar ki adamı canından bezdirir. Gebersen de kılını kıpırdatmaz, acıması yoktur. Diyeceğim o ki şanmış, şöhretmiş, şerefmiş vız gelir tırıs gider bu herife. Onun derdi günü paradır. Biri karşısına dikilip para istedi mi inmeler iner yüreğine. Para dedin mi, kalbini deşersin, ciğerini sökersin, canevinden vurursun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e59f5a-0744-4f28-a481-58ae70f0bde2.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Anlatıyor - Biz Türk Milliyetçisiyiz</image:title>
            <image:caption>Anayasa’nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri şöyle tanımlanmaktadır: 
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. 
Bu kitabın amacı, Türkiye Cumhuriyeti’nin “bağlı” olduğu “Atatürk milliyetçiliği”nin, daha doğru bir tercihle Atatürk’ün kendi ifadesi ile “Türk milliyetçiliği”nin ne olduğunu anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktır. 
O, Türk milliyetçiliğini şöyle tanımlamıştı: 
“Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve uluslararası temaslarda ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla dengeli bir şekilde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterlerini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe0090bc-c832-46c3-a706-16c8fce3e300.jpg</image:loc>
            <image:title>Rafadan Tayfa - Hayrimatör (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her şey bilim merkezine kayıt olmamla başlamıştı. Dev bir robot yapmıştım ve adını Hayrimatör koymuştum. 
Robotumla uğraşmaktan arkadaşlarıma vakit ayıramıyordum. Rafadan Tayfa olarak eski birlikteliğimiz ve neşemiz kalmamıştı. 
Zobi’nin de yardımıyla nihayet uğraşlarım sonuç verdi ve robotum bilim fuarında sergilendi. Ama mutluluğum kısa sürdü… Hayrimatör’üm, Zobi’nin yüzüğü ve Galata Kulesi kötülerin elinde kayıplara karıştı. 
İşte şimdi arkadaşlarıma çok ihtiyacım vardı. Rafadan Tayfa eski günlerdeki gibi bir araya gelebilecek mi? Kaybolan Galata Kulesi yerine konabilecek mi? Zobi, yüzüğü bulunup ailesine kavuşabilecek mi? Siz de bu soruların cevabını merak ediyorsanız, dev bir macera sizleri bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d69be37-d252-45b5-8d28-77789384691b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rafadan Tayfa - Veri Muhafızları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Öğretmen, Rafadan Tayfa’ya bir ödev vermiş ve şu soruların yanıtlanmasını istemişti: “Kişisel veri nedir? Kişisel veri nasıl paylaşılmalıdır? Kişisel veri güvenliği nasıl sağlanmalıdır?” 
Hayri ve Kamil; Kuşçu baba, Sadettin Usta ve Basri amcanın yardımlarıyla ayrıca Fatma ninenin desteğiyle kişisel verinin ne olduğunu öğrendi. Doğum tarihleri, adres bilgileri, telefon numaraları, e-posta adresleri, şifreleri gibi daha birçok bilgi kişisel veriydi ve uluorta kimseyle paylaşılmamalıydı. 
Peki bu kişisel verilerin güvenliği nasıl korunacaktı? Bir kasaya koyup toprağa gömmek işe yarayabilir miydi? Rafadan Tayfa’nın kişisel verileri korumak için yaşadığı eğlenceli ve heyecanlı macera sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb0668c-f1dd-44a1-8061-4cb1e75b211b.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>İngiliz yazar Charles Dickens tarafından 1838 yılında yazılan ve en sevilen dünya klasikleri arasında yer alan Oliver Twist, hemen hemen tüm dillere çevrilmiş ve sinema imlerine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccdc15d-6bc8-47dc-8b9b-b385870f851c.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbocular - Koca Göz Boyama</image:title>
            <image:caption>Boyama kitapları, çocukların hayal dünyaları zenginleşir, çocuklarda beynin gelişmesine yardımcı olduğu gibi el-göz koordinasyonunu geliştirir, odaklanma becerilerini artırır.
Çocuklar bu kitapta; sevimli canavarları renklendirerek boyayacak. Sayfalardaki hareketli gözler sayesinde karakterler gerçekten ona bakıyor gibi hissedecek ve çizimleri boyadığında çok eğlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4439ca-9600-4dfb-9a99-e339ccb1a001.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Oyun 365 Akıl ve Zeka Oyunu</image:title>
            <image:caption>Maceraya hazır mısın ? Bu kitap , beynimizin her bölümünü test edebileceğimiz şekilde tasarlanmış 365 farklı ve zeka oyunu içermektedir. 
Her bir oyun birbirinden farklıdır. Eğlence başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/422835e7-62b1-48f2-b61f-bdd048c1c8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Milaslı Asil</image:title>
            <image:caption>Asil&apos;in doğumundan; kendi başına ev yapacak kıvama geliş anlatısı, öyküyü okunur kılıyor. O nedenle yazarı kutlarım. 
                                                                  Dr. Serdar Şahinkaya 
* * * 
Zekâsıyla kendisini tehlikelere atan, yine bu tehlikelerden zekâsıyla kurtulan 3 yaşındaki çocuk Asil&apos;den, istediği gibi minimal, sıradan, ama özgür bir hayat kurmaya çalışan azimli yetişkin Asil&apos;i anlatıyor Milaslı Asil. 
Onun serüvenini bir nefeste okuduğumuzda aslında henüz 3 yaşındayken motorlu araçlarla dolu şehrin işlek caddelerinden geçerek komşu evine tek başına gitmeyi başaran Asil&apos;i, bir kahraman olarak görmeye başlıyor ve onun daha neler yapabileceğini hayal ediyoruz. Ve merak ediyoruz. Acaba Asil, nasıl biri olacak? Neler yapacak, neler başaracak? Arzuladığı sükûnetli yaşamı kurabilecek mi? Evini bitirebilecek ve içine girebilecek mi? 
Asil&apos;in inşa etmeye çalıştığı  zamanın esiri değil, tanığı olmayı amaçlayan, doğayla barışık ve özgür yaşamı inşa etme çabası ne kadar tanıdık, &quot;sıradan&quot; ve doğal ise, bu serüveninde karşılaştığı sorunlar da bir o kadar tanıdık, &quot;sıradan&quot; ve doğal. Tam da bu nedenle Asil&apos;in öyküsünü, pastoral bir yaşam anlatısı olduğu kadar, her an doğa, ekonomik ve de güncel bir tehlike ile bölünme riski taşıyan bir macera anlatısı olarak da okuyoruz. 
Beste Naiboğlu, bu yaşam anlatısı tarzı kitabında Asil&apos;i zeki, çalışkan, azimli, zorluklara göğüs geren, özgürlüğüne düşkün, ne istediğini bilen, bir başka deyişle kendi hayatını yazan bir kahraman olarak çiziyor.  Onu, giderek kaotikleşen ve insanı &quot;modern&quot; kölelik sistemine teslim olmamak için yel değirmenlerine savaş açmış modern bir Don Kişot olarak görmek de mümkün. Çarpıcı ve su gibi akan diliyle Naiboğlu, okuru kısa, ama etkili bir serüvene tanıklık etmeye çağırırken, aslında günümüz modern insanına da ayna tutuyor. Böylece kitap, bu aynada kendini görmek, kendi yaşamını kurmak ve yazmak isteyenler için de bir çağrı niteliği taşıyor. 
                                                          Prof. Dr. Hasan Akbulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d67f81-b0bc-4f51-807a-54ba8496b30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>Amerikalı yazar Mark Twain tarafından 1876 yılında yazılan bu ölümsüz eser, hemen hemen tüm dillere çevrilmiş ve sinema flimlerine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70aa0d93-2f41-40de-84fd-aec76c81abdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tüy Kadınca Hayat</image:title>
            <image:caption>Ömür bir soluk, varsa varsın, yoksa yoksun. Bu kadar basit, sade, tüm anlam bir soluk! Bir de solumaktan vazgeçenler var. Dursun, bitsin, tüm sesler susun, en çok da içten gelen çığlık susun. 
Elinizdeki kitapta, çığlığı duyulmayan ya da sesi çıkmayan kadınların hikayeleri var. Birbirine benzeyen ruhları, birbirine benzemeyen hayatları ile nahif, içli kadınların duru hikayeleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88888de9-043f-4f61-a71c-5f39c098d5f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tılsım - Dokuzuncu Kitap Dalgaların Hakimi</image:title>
            <image:caption>Tılsım efsanesinde büyük final! Kazu Kibuishi&apos;nin, 21 dilde yayımlanan “Tılsım” serisinin dokuzuncu ve son halkası Dalgaların Hâkimi Emily, Navin ve arkadaşlarını epik bir yolculuğa çıkararak hafızlara kazınacak bir hikâyeyle okurlarına veda ediyor.  7 yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan kitap, gizemli şehirlerden okyanusun derinliklerine uzanan tehlikelerle dolu bir maceraya açılıyor. Hayao Miyazaki&apos;nin eserleriyle yarışacak nitelikteki çizimleriyle eşine az rastlanır bir fantastik evren sunan “Tılsım” serisi, aylar boyunca New York Times çoksatanlar listesinin zirvesinde yer almış ve pek çok ödüle değer görülmüştü. Serinin son serüveninde; Ikol&apos;le yüzleşmesinin ardından Emily nihayet taşın gücünü ve Alledia&apos;yı gölgelerden korumak için ne yapması gerektiğini anlamıştır. Annesi ve Navin&apos;e yardım etmek için Typhon&apos;a giderken, Prens Trellis de vatandaşlarını kurtarmak ve kralın yokluğunda gücü ele geçiren sahtekârla yüzleşmek için Elf Krallığı&apos;na geri dönmektedir. Karanlığın tehdidi tüm Taşmuhafızlarını yakından takip ederken onu yenmek ve hayatta kalmak için hem yeni dostların hem de eski düşmanların gücü gerekecektir. Özgün tiplemeleri, sinematografik çizimleri ve sürükleyici temposuyla hem çocuk hem de yetişkin çizgi severlerin hayranlığını kazanan “Tılsım” kitapları büyülü ormanlar, sıradışı yaratıklar, konuşan bilge ağaçlarla çevrelenmiş büyülü hikâyesinin satır aralarında iktidar, bilinç ve mücadele ile ilgili önemli söylemlerde de bulunuyor. Tılsım serüvenine muhteşem bir finalle son noktayı koyan Kazu Kibusihi serinin ilk kitabının yayımlandığı 2008&apos;den günümüze kendi okurunu yetiştirmeyi başararak çizgi roman dünyasındaki varlığını da efsaneleştirmiş oluyor. “Aksiyon dolu macera serisi, heyecan verici bir hızla ilerliyor... Biraz fantezi ve biraz manga. Bu kitap okura çok şey vadediyor.” Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfc24b8-de28-4f21-92e0-9fe3a396ebca.jpg</image:loc>
            <image:title>Seksen Günde Devrialem</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar Jules Verne tarafından 1872 yılında yazılan Seksen Günde Devrialem, dünyada en çok okunan kitaplar arasında yer almaktadır. Pek çok kez sinemaya aktarılmış ve birçok televizyon dizisine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81523bfe-e2ba-4c9d-8c71-4520bd9d527d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anka (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Food Online Aydan dergisi ekibi olarak yaptığımız en iyi şey sanırım arkamızda estetik ve bir o kadar da gerçekçi tabaklar bırakmak. Yemek hikâyesinde bizleri birleştiren tam olarak estetik bakış açılarımız.
6 Şubat... 7,8’lik depremin vurduğu iller göçük altında kalırken hepimizin ruhu da o taş yığınlarının altında kaldı. 6 Şubat 2023 sabahı her şey değişti.
Depremin vurduğu 10 ilimizin tatları, kökleri derinlere uzanan yemek hikâyeleri, bölgenin tarımsal üretiminin Türkiye ekonomisine katkıları, etkileri üzerine bir kitap projelendirme fikriyle başladığımız araştırmalar bizi bambaşka yerlere götürdü.
Birbirinden ilginç ve birbirinden değerli sonuçlar elde ettiğimiz bu araştırmalar sırasında önemli bir ayrıntıda takılıp kaldık. Zira deneyim ve hikâyelere sahip yemeklerin birbirinden farklı pek çok versiyonuyla karşılaştık.
En doğruyu bulmak, o zengin ve derin yemek kültürünü sonsuza dek yaşatmak adına bölgenin uzman şefleriyle elinizdeki kitabı hazırladık.
10 ilimizin acı tatlı yemek zevkinden süzülüp gelen tarifleri size ulaştırmamızı sağlayan pek çok isme buradan en derin teşekkürlerimizle.
Keyifli sofralarda, lezzetini ala ala, huzurla..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8868f49-a1b4-4ae4-9764-b6317a4551a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yıldız&apos;ın Büyük Ay Pastası</image:title>
            <image:caption>Küçük Yıldız, annesiyle beraber pişirdikleri leziz Ay Pastası’na bayılıyor. Ama pastayı hemen yememesi gerekiyor!
Küçük Yıldız parmak ucunda yürüyerek Büyük Ay Pastası’nın yanına gidiyor.
Pıtı pıtı pıtı…
Peki, küçücük bir lokmacık almadan duramazsa ne olur?
Gökyüzündeki yıldızlar kadar parlak olan bu kitapta Newbery ödüllü yazar Grace Lin, ayın evrelerini öğreten sıcacık bir öyküyle karşımızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07258082-362f-4fef-8fee-f83d2bf0a703.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide ve Cahit Arf&apos;ın Almanya Mektupları</image:title>
            <image:caption>Türk matematik tarihinin en önemli simalarından biri olan Cahit Arf ve tarih öğretmeni eşi Halide Arf ile cebir ve sayılar teorisi alanlarında şöhreti dünyaya yayılmış olan Alman matematikçi Helmut Hasse’nin biyografilerini ve Arf çiftinin Hasse ile mektuplaşmalarını konu edinen bu çalışma, ilim dünyasına katkıda bulunmuş ve sayısız öğrenci yetiştirmiş üç kişi arasındaki meslekî ve kültürel bilgi paylaşımını ortaya koymaktadır.
Cahit Arf, Selânik Posta Telgraf İdaresi memuru ve İttihat ve Terakki Cemiyeti Selânik Şubesi üyelerinden Yusuf Bey’in oğlu olup, 11 Ekim 1910 tarihinde o dönemler bir Osmanlı şehri olan Selânik’te’ki Islahhane mahallesinde dünyaya gelmiştir. Ailesi, Osmanlı Devleti’nin Balkanlara yayıldığı dönemde Konya bölgesinden getirilen Türk boylarındandır. 1912’de Balkanlarda başlayan savaş sebebiyle tüm aile İstanbul’a göç etmiştir. Kandilli Kız Lisesi’nden emekli olan tarih öğretmeni Halide Arf ise Millî Mücadele Dönemi’nde şehit edilen Eşme Kaymakamı Ahmet Şevki Bey’in kızıdır.
Farklı millet ve kültürlere mensup Hasse ile Arf çiftinin, bu üç güzide ilim insanının otuz altı yıl süren mektuplaşmaları kimi zaman basit bir hatır sormaktan ibaretken kimi zaman da ciddi konuların tartışıldığı bir platforma dönüşmüştür. Mektuplarda akademi camiasındaki faaliyet ve gözlemlerin yanı sıra, yıllar boyu tarih, edebiyat, sanat ve muhtelif sosyal konularda Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe olarak hayli ilgi çekici bilgiler paylaşılmıştır. Özellikle Halide Arf’ın bir tarih öğretmeni olarak Türk tarihi ve kültürünü tanıtmaya başlamasıyla Hasse cephesinde ilginç bir değişiklik görülmektedir. Hasse gibi alanında dünyaca tanınmış bir Alman matematikçinin Türk kültürünü tanıması ile Türkçe öğrenip mektuplarını Türkçe kaleme almaya başlaması, ilerleyen yıllarda Türkiye’de misafir profesör olarak bulunması ve vefatından önce son bir kez daha Türkiye’yi görmek istemesi gibi detaylar mühimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff50b0c-3832-444c-8c47-4a9554c94f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köklerden Göklere Türk Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze kadar insan, evrene ve kendine dair büyük sorulara yanıt aramıştır. Köklerden Göklere Türk Mitolojisi de bu arayışın ürünüdür. Bizi atalarımıza, tarihimize, kültürel değerlerimize, kadim inançlarımıza götüren bir kaynak niteliğindedir. Türk mitolojisinin renkli öğeleriyle hem hayal gücünüzü açığa çıkarır hem de kadim kültür tarihimize ilişkin ipuçları verir.
Başka kültürlerin varlığına da vurgu yaparak bu hikayelerin kültürden kültüre hatta aynı kültürde zaman içeresindeki değişimine vurgu yapar.
Köklerden Göklere Türk Mitolojisi eğitici, öğretici ve eğlenceli sorularla, notlarla, etkinliklerle sizleri düşünmeye, sorgulamaya ve bu hikâyenin bir parçası olmaya davet eder.
Bir öğretmen ve iki öğrencisi tarafından ortaya konulan bu kitap, yoğun bir emeğin meyvesidir. Yalnızca belli bir yaş grubuna hitap etmez; yediden yetmişe tüm bireyler için Türk mitolojisini tanıtmayı, sevdirmeyi ve eğlendirmeyi amaçlar.
Dilekleri, okurlarının her zaman köklerden göklere ışık olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47d1f804-2541-405c-899b-1e5777118e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Sanatında Mistik Etkileşimler</image:title>
            <image:caption>Sanatçı; hisseden, beş duyu organının, zekasının  ve zihninin ötesinde, kalbi, ruhu ve öz benliğiyle hareket eden, onlardan aldığı duyumlar, önsezi ve kıpırtılarla yaratan kişidir. Onun başlıca hedefi kendi içselliğini açığa çıkarmak, onu görünür hale getirmek ve ondan özgürleşmektir. Yaratma anında yaşananlar, dünya gerçekliği dışında, tıpkı ruhani bir çalışma sırasında  yaşananlar gibi, insanı farklı bir boyuta; zamanın ve benliğin olmadığı bir kendinden geçme haline getiren, onu arındıran, iyileştiren ve yükselten deneyimlerdir. Algının ve bilincin sanat üretme esnasında uğradığı böylesine etkileyici bu değişim, sadece sanatçı tarafında kalmayıp, sunulan eserle birlikte izleyiciye ulaşarak onu da değiştirmekte ve uyandırmaktadır. İşte bu uyanış, insana var oluş sebebini, evrim ve mükemmelleşme yolundaki düzeyini hatırlatan ve gösteren yüce farkındalık halidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41f0b1cb-645a-455a-92c6-e7118b5d60fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Höt Höt Efendi</image:title>
            <image:caption>Apartmana yeni taşınan komşuya nazik bir karşılama planlayan kahramanımız, bu amcayla bir türlü tanışamaz. Her zaman çatık kaşlı ve sinirli görünen amcaya yaklaşabilmek için ne yardımlar ne sürprizler hazırlar… Fakat kahramanımız her defasında azar işitir. Höt Höt Efendi’yi memnun etmek için türlü uğraşlara giren kahramanımız sonunda Höt Höt Efendi’yi mutlu etmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b20b2c-ee02-4597-b412-e3b1e279b7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 7 Vedalar Artık Kalp Kırmasın</image:title>
            <image:caption>Tüüühhhhh!..
Çilli Çirpi’nin saçları bitlendi. Hem de muhteşem köy tatilinin sonuna geldiği için çok üzgün ama biliyor musun bütün olumsuzlukla başa çıkmayı başaracak! Yeni doğan kardeşiyle tanışma zamanı da geldi. Köydeyse üzüm hasadı yarışması yapılacak. Sence kim üzüm güzeli seçilir? Muammalar, Deliyontu, erzak dedesi derken püsküllü davul dövüldü, boncuklu zurna üflendi, hımbıl tefin zilleri şıngırdadı ve köy düğünü başladı.
Veda zamanı geldi.
Üzülme, birbirini çok seven insanlar kavuşmak için her fırsatı değerlendirir nasılsa!
Çilli Çirpi son sayfalarına yaklaşmışken “Hayvan Pusulası”na böcekleri yazdı. Böceklerden korkuyorsan o küçücük canlıların dünyasına bir de bu kitaptan bak. Ağustos böceği neresinden ses çıkarır? Kene nasıl koku alır? Dünyanın en eski zamanlarından beri var olan böcek hangisi? Mantar yetiştirip tırtılların sırtına binen karıncaları hiç duydun mu? Ya da ateş böceğinin bir sokak lambası büyüklüğünde olması hâlinde koca mahalleyi aydınlatacağını söylesem, ne dersin? Hadi okumaya başla, ama Çilli Çirpi’yle vedalaşma; o, sen ne zaman istersen hemen yanı başında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac086614-7e75-41ed-8126-2f878cf6a9c4.jpg</image:loc>
            <image:title>8. Sınıf LGS Zor Serisi Video Çözümlü Üçlük Deneme</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Zor Serisi Video Çözümlü Üçlük Deneme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7c750b9-113e-45fb-916a-93b12a898cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>4. Sınıf Sarmal 6lı Deneme Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>4. Sınıf Sarmal 6lı Deneme Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b6dce0-8055-4b8c-8db4-d79d34f5fab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk - Özel Baskı - Tam Metin</image:title>
            <image:caption>Yazıldığı dönemde Cumhur Reisi ve Cumhuriyet Halk Fırkası Umumi Reisi olan Gazi Mustafa Kemal&apos;in 15-20 Ekim 1927 tarihlerinde, 1919&apos;dan 1927&apos;ye dek kendisinin ve silah arkadaşlarının faaliyetlerini özetlediği konuşmasının metnidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2db43bd-57e2-4a09-aebf-ab2e0931a717.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Etmek İsteyen Serçe</image:title>
            <image:caption>Bu kitap leyleklere, yaban kazlarına, kırlangıçlara özenerek göç etmek isteyen minik bir serçenin öyküsüdür.
Göç etmek isteyen minik serçe, önce yaklaşan kış mevsiminin soğuk rüzgârlarıyla başa çıkmaya çalışır. Isınmak için sıcak bölgelere göç etmeyi düşünür. Çok geçmeden minik bedeninin göç edebilecek donanıma sahip olmadığını anlar ve tam umutsuzluğa kapılacakken başka türlerle tanışır.
Tek başına göç edemeyen serçe, tüm çabalarıyla aynı zamanda kış boyu yiyeceğini ararken, diğer kanatlı türlerin tecrübelerine danışır. Onlar gibi sıcak ülkelere, birlik içerisinde nasıl gidebileceğini soruşturur. Sorularının cevabını alsa da denemeleri karşısında beklediği başarıya ulaşamaz. Yine de minik serçe pes etmeyecek ve göç edemese de yemeğini, sıcak yuvasını bulacaktır.
 
Leylekler, yaban kazları, kırlangıçlar...
Göç ediyorlar sıcak yerlere.
Peki ya minik serçe?
Katılabilir mi kuş sürüsünün içine?
Eğer katılamazsa,
Bulabilir mi yiyeceklerini karların içinde?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e34cdc-112b-4ad1-bc0b-04e1215ac02d.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 KPSS Lise - Ön Lisans Konu Anlatımlı Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2024 KPSS Lise - Ön Lisans Konu Anlatımlı Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf6b854b-3a4f-4996-ab5d-5f0be53deda8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Renk Renk Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Mandala Renk Renk Desenler
İnsan zihnini rahatlatan bir özelliğe sahip olan mandala, günümüzde hem çocuklar hem yetişkinlerin sevdiği bir eğlence aracıdır. Özel olarak çizilmiş farklı ve renksiz şekillerin, değişik kalemler üzerinden boyanması ile yapılan bir uygulamadır. 
Mandala severlerin vaktini keyifle geçireceği, dikkatini artıracağı, kendi hayatına renk vereceği boyama kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c376c5-f168-4ef4-8b4a-1bf9fc9d8aa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Renk Renk Desenler</image:title>
            <image:caption>Mandala Renk Renk Desenler
İnsan zihnini rahatlatan bir özelliğe sahip olan mandala, günümüzde hem çocuklar hem yetişkinlerin sevdiği bir eğlence aracıdır. Özel olarak çizilmiş farklı ve renksiz şekillerin, değişik kalemler üzerinden boyanması ile yapılan bir uygulamadır. 
Mandala severlerin vaktini keyifle geçireceği, dikkatini artıracağı, kendi hayatına renk vereceği boyama kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f677456-3cf2-417d-b189-c89a00729cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Renk Renk Çiçekler</image:title>
            <image:caption>Mandala Renk Renk Çiçekler
İnsan zihnini rahatlatan bir özelliğe sahip olan mandala, günümüzde hem çocuklar hem yetişkinlerin sevdiği bir eğlence aracıdır. Özel olarak çizilmiş farklı ve renksiz şekillerin, değişik kalemler üzerinden boyanması ile yapılan bir uygulamadır. 
Mandala severlerin vaktini keyifle geçireceği, dikkatini artıracağı, kendi hayatına renk vereceği boyama kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0231b93-ae79-4312-bb21-8b918a1da710.jpg</image:loc>
            <image:title>Sudoku (Kolay-Orta-Zor)</image:title>
            <image:caption>Sudoku Kolay-Orta-Zor seviye 160 bulmacadan oluşur. 
Çözümler kitabın arkasında verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24acc2d3-c476-4516-94ec-74b3fccd43de.jpg</image:loc>
            <image:title>Dopdolu Dünya Klasikleri 10 Kitap</image:title>
            <image:caption>Dopdolu Dünya Klasikleri 10 Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c321d97-8e03-4c99-aa30-d36720f0ed3c.jpg</image:loc>
            <image:title>11. Sınıf Tüm Dersler Sayısal Konu Özetli Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11. Sınıf Tüm Dersler Sayısal Konu Özetli Soru Bankası Evrensel İletişim Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/012c973f-49ae-4cc5-be03-8b421361f665.jpg</image:loc>
            <image:title>11. Sınıf Tüm Dersler Eşit Ağırlık Konu Özetli Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>11. Sınıf Tüm Dersler Eşit Ağırlık Konu Özetli Soru Bankası Evrensel İletişim Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/826ff6a9-918e-4cf5-b737-e08e65dab381.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahattin Ali Kitaplığı (3 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali Kitaplığı (3 Kitap Set)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f4ded79-ceeb-4225-b820-bcea0a758622.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Kahramanları Sıfır Atık Peşinde</image:title>
            <image:caption>Pelin ile Kemal yaz tatilinin tadını çıkarırken Profesör Dodo, onları yepyeni bir maceraya davet eder.
 
Pelin ve Kemal, geleceği kurtarmak için bu sefer geçmişe yolculuk yaparlar. Geçmişte çok daha az atığın ortaya çıktığını gören Çevre Kahramanları, Rüyalar Ormanı’nı yeniden güzelleştirmek için
çalışmalara başlarlar.
 
Geleceği aydınlatmak ve sürdürülebilir yaşamı en eğlenceli şekilde hayata geçirmek için Çevre Kahramanları yeniden bir arada!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921f78dd-cf1f-4007-92ec-0d59b272c8b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye: Senaryo Yazımının Tözü, Yapısı, Üslubu ve İlkeleri</image:title>
            <image:caption>HİKÂYE, temel ilkelerden ileri düzeydeki kavramlara dek, anlatı sanatlarının bütün unsurlarının kapsamlı ve mükemmel şekilde organize edilmiş bir incelemesidir. Sadece senaryo yazarları için değil, romancılar, oyun yazarları, gazeteciler ve her türden kurgu-dışı yazar için hikâye anlatma sanatına yeni bakış açıları sunan uygulamalı bir derstir. 
&quot;Robert McKee, Aristoteles&apos;ten bu yana gelmiş geçmiş en etkili hikâye anlatıcılığı teorisyenidir.&quot; 
—The Guardian 
&quot; Robert McKee’nin hikâye anlatıcılığı konusundaki büyük içgörü ve bilgisinin eşi benzeri yoktur.&quot; 
—Los Angeles Times 
“Hikâye tasarımını bilmek senaristler için olduğu kadar yazarlar için de elzemdir. Hiç kimse Robert McKee kadar bu bilgiye hâkim değildir. O sadece tanıdığım en iyi yazım hocası değil, ayrıca el attığı her konuda en iyi hocadır.” 
—Steve Pressfield, The Legend of Bagger Vance ve Gates of Fire romanlarının yazarı 
 “Yazarken zorlandığım zamanlarda sık sık Robert McKee’nin bu muhteşem kitabının yol göstericiliğine başvururum.” 
—Dominick Dunne,   romancı/gazeteci/yapımcı: Bizim Gibi İnsanlar, The Two Mrs. Grenvilles 
“Robert McKee’den aldığım derslerin bana müthiş katkısı oldu. Her yazarın, oyuncunun, yapımcının ve yönetmenin ondan öğreneceği çok şey var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6aab5b-72b9-48e8-a429-b440f2644d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Sensin</image:title>
            <image:caption>Öykü Şahin, Karınca Sensin’de, iyileşme yolculuğunda kazandığı kişisel güç, denge ve esnekliği okurlarıyla paylaşıyor. Yogayla başlayan bu iyileşme hikâyesi, kundalini uyanışı ve manifest etme süreci ile iyice derinleşiyor.
 
Teorik bilgileri, kendi hayatından verdiği örneklerle pekiştiren yazar, okurlarına hayata karşı daha geniş bir perspektif kazandırmayı hedefliyor. Yalın ve incelikli anlatımıyla Karınca Sensin, bu deneyimleri doğrudan yaşamış birinin anlatımındaki içtenlikle birleştirip hayat yolculuğunuzda size gerçekçi bir şekilde rehberlik etmeyi amaçlıyor.
 
 “Bu kitapta tam olarak istediğiniz hayatı yaşamayı normalleştirmek için aradığınız her şeyi bulacağınıza inanıyorum. Kitabı bitirdiğinizde kendiniz ve hayatınızla ilgili birçok konuyu zihninizde ve kalbinizde yerli yerine oturttuğunuzu ve tam olarak istediğiniz hayata giden yolun belirginleştiğini görmek sizi şaşırtmasın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/761a2052-78b0-46b0-87c0-619ab28896fd.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>Kimiz ve neyiz biz? Bu sorunun cevabı, diyor felsefeci William B. Irvine, kime sorduğunuza göre değişir. Evrimsel biyologlara göre Homo sapiens türünün bir üyesi, mikrobiyologlara göre bir grup hücre, genetikçilere göre genlerin kontrolünde olan bir organizma, fizikçilere göreyse her birinin geçmişi çok eskilere dayanan bir grup atomdur insan. Bu cevapların hiçbiri tek başına yeterli değildir, ama tıpkı bir yapbozun parçaları gibi, bir araya geldiklerinde anlamlı bir tablo ortaya çıkarırlar. 
 
Multidisipliner bir yaklaşımın ürünü olan bu kitapta Irvine, insanı iç içe geçmiş çeşitli kimlikleriyle ele alarak insan yapbozunun bütünlüklü bir resmini ortaya koyuyor. Bunu yaparken de, yeryüzünün devasa hayat ağacındaki ve evrenin akıl almaz ölçüde uzun tarihindeki mütevazı yerimizi görmemizi sağlıyor. 
 
“Kim ve ne olduğunuz, nasıl var olduğunuz konusunda daha fazla şey öğrenince, dünyaya bambaşka bir gözle bakmaya başlayacağınızı umuyorum. Varlığınızın belki de tek bir kere olacak nice olayın gerçekleşmesiyle mümkün hale geldiğini de fark edeceksiniz: Bunun için yıldızların patlaması, Dünya’ya 4,5 milyar yıl önce bir gezegenin ve 66 milyon yıl önce bir asteroidin çarpması, mikropların mikropları yutması, Afrika savanasında iklimin değişmesi ve elbette doğrudan atalarınızın karşılaşıp çiftleşmesi gerekti. Varlığının nasıl da zorunsuz olduğunu anlayınca, insan bu evrenin bir parçası olduğu için ister istemez kendini şanslı hissediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432fb5bb-0e62-48e7-890a-4612b50f8b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza (Çizgi Roman)</image:title>
            <image:caption>Şu küçük ayrıntılar... 
İnsanı ele veren daima ayrıntılardır.    Dostoyevski’nin çağlar ötesi başyapıtı Suç ve Ceza, Bastien Loukia’nın usta çizimleriyle yeniden hayat buluyor ve insan doğasının karmaşıklığını gözler önüne seriyor.   Raskolnikov’un trajik hikâyesi, edebiyat dünyasının en büyük açmazlarından biridir. Herkes aşinadır bu hikâyeye, ama kimse suçu da cezaya hangi kefeye koyması gerektiğini bilemez. Zira Raskolnikov’un içindeki karanlık düşünceler, kırılgan vicdanı ve toplumun kötülüğüyle birleşerek barbarca bir cinayet işlemesine sebep olmuştur.   
 Vicdan azabıyla kahrolan genç adam paranoyaya kapılır ve kendi iç dünyasıyla hesaplaşmaya başlar. Çaresizlikle, adalet arayışıyla ve ahlaki sorgulamalarla allak bullak olan zihni onu büyük bir çıkmaza sürükler. Tüm parçaları yerine oturtacak soruysa şudur: Suçu itiraf edip büyük bir yükten kurtulmak mıdır evla olan, yoksa hayatın sonuna dek gerçeklerden kaçarak yüreğinde bir taşla yaşamak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6785b79a-20ca-46d5-93b4-a9b1105fd62f.jpg</image:loc>
            <image:title>Taç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sen ve ben 
hiç tanışmadık.   
Ben, henüz sana ait 
olmayan bir gelecekten 
sesleniyorum.   
Sen, gelecek nesillere 
farklı bir taç bırakabilme 
gücüne sahipsin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6783cd48-1cbb-4019-83cc-1019e06d0950.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönüş Yolunu Bulmak</image:title>
            <image:caption>ravma, bize yalan söyleyen gerçekliğin bir anlık görüntüsüdür.
 
Travma hakkında bildiğinizi sandığınız her şeyi unutun. Çoğu zaman travmayı bir saldırı, doğal afet, kaza, hastalık, savaş veya kayıp gibi yaşananlar bağlamında düşünürüz. Peki bunun yerine, travmayı bir deneyimin doğurduğu tepki olarak düşünsek nasıl olur?
 
MaryCatherine McDonald, travma yaşamanın utanç kaynağı olmadığını, bunun yalnızca zorlukların üstesinden gelemeyecek kadar kırılgan insanların başına gelmediğini açıklıyor ve ekliyor: “Travma tepkisi zayıflıktan değil, güçten doğar. Travma tepkisi bizi hayatta tutar. O olmadan var olamayız. Zira kökleri güce ve insanın hayatta kalma dürtüsüne dayanır.”
 
Nörobilim, psikoloji ve iyileşmeyi hızlandıracak uygulamaları içeren bu kitabı okurken hayatla tam olarak bütünleştiğinizi hissedeceksiniz.
 
“Eve Dönüş Yolunu Bulmak, yaşadığımız travmaların ötesine geçerek nasıl güçlenebileceğimizi göstermesi açısından son derece önemli.”
—Allan Hamilton, MD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c969074c-4efb-41b2-903f-73fc1fde7528.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak İle Filozof -7</image:title>
            <image:caption>Gerek insanların kendi elleri ile birbirlerine yaptıkları kötülükler, gerek dünyanın yaradılışı gereği maruz kaldığımız, çeşitli sebeplerden zarar gördüğümüz deprem vs.. gibi olumsuz durumlar karşısında nasıl bir bakışa sahip olmalıyız ki, gözümüzün önündeki “kötülükleri” Yaratıcı ile aramıza değil de, durmaları gereken yere koyabilelim? 
Hepimizin gözleri önünde Gazze’de yaşanan dehşetli hadiselere, “Nerede bir mazlum varsa orası vicdanım için öz vatan gibidir” diyen Filozof’un verdiği tepkiler ve Çaylak’ın şiddetli öfke nöbetleri ile açılan kitap, Çaylak’ın cesurca sorduğu sorular eşliğinde ilerlerken Filozof, kötülük problemini bir problem olarak görüp ona bir cevap vermek ve “teodiseleri” arka arkaya sıralamak yerine Çaylak’a bir bakış açısı sunmayı tercih ediyor. Çünkü o, cevabın, doğru bir bakış açısı ile bakmayı başarabilen herkesin görebileceği bir yerde durduğuna inanmaktadır… 
Dokuz bölümden oluşan kitabın bölüm isimleri ise şöyle: 
I- “Ne çok acı var” 
II- “Sapere Aude” 
III- Gerçeği incitmeden... 
IV- İyilik problemi 
V- Ya sen? Sen ne yaptın? 
VI- Kötülüğün sınırları 
VII- Kötülük bir nedir?           
VIII- Simone Weil’in hayali 
IX- Ve yer sarsıldığında 
Sokratik diyaloglar sayfalar boyu sürüp giderken satırlar arasından okurun karşısına, Çaylak’ın cömertçe paylaştığı duygu dünyasına dair izler, eski bir şarkı, antik bir şiir ve Simone Weil gibi şaşırtıcı bir Felsefî karakterin de çıkıverdiği bu yedinci kitap, her zaman olduğu gibi Çaylak ile Filozof’un gerçek yaşamlarına dair tuhaf sırlar, sürprizler ve ipuçları ile bitiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42e8835d-31a4-4592-9e95-be62fda55075.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Yapamazsam?</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Serinin dördüncü kitabı Ya Yapamazsam?, korkularımızla yüzleşmenin ne kadar önemli olduğunu anlatırken aynı zamanda özgüven problemiyle nasıl başa çıkabileceğimize dair rehberlik ediyor. 
 
Ela tatile gideceği için çok heyecanlı fakat onu endişelendiren bir şey var: Ela yüzme bilmiyor! Oysa bütün arkadaşları öğrendi. Ela ise yüzmeyi öğrenememekten ve arkadaşlarına yetişememekten korkuyor. 
 
Silvia Serreli bu kitapta, güven probleminin hayatımızda yarattığı olumsuz etkileri ve yersiz korkuları anlatıyor. Bu kitabı okuyan çocuklar hem kendilerine dair yeni bir bakış açısı edinecek hem de kendi potansiyellerini nasıl değerlendireceklerini öğrenecek. 
 
 
*** 

Annesi, Ela’yı yüzme kursuna yazdırmak istiyordu. Böylece yazın kolluk takmadan istediği gibi yüzebilirdi. Ama Ela çok utanıyordu… Tüm arkadaşları çok iyi yüzüyordu. Yüzmeyi öğrenemezse ne yapardı? 
 
Bu kitap kimlere göre? 
Bazı konularda iyi olmadığını düşünen çocuklara 
Çocuklarına ne olursa olsun kendine güvenmeyi öğretmek isteyen ebeveynlere 
 
** 
Seri Tanıtım Yazısı: 
 
Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Herkesin kendi hayatından izler bulabileceği seride, Ela daha önce hiç deneyimlemediği duygularla tanışıyor: 
 
Serinin ilk kitabı Bir Yalanın Ağırlığı Ne Kadardır?, ilk kez yalan söyleyen Ela’nın içine girdiği çıkmazı ve mutsuzluğunu gerçekçi bir şekilde ele alırken dürüstlüğün önemini vurguluyor. 
Serinin ikinci kitabı Kim Korkar Zorbalardan?, Ela ve arkadaşlarının, zorbalık yapmaktan hoşlanan Kaya’ya dostluğu, sevgiyi, yardımseverliği öğretme mücadelesine yer veriyor. 
Serinin üçüncü kitabı Neden Beklemek Zorundayım?’da Ela’nın sabırlı olmayı ve beklemeyi öğrenme sürecinde zaman kavramıyla nasıl uzlaştığı ve emeğin değeri anlatılıyor. 
Serinin dördüncü kitabı Ya Yapamazsam?’da Ela, her insanın hayatını etkileyen özgüven problemiyle başa çıkmanın yollarını öğrenirken korkularıyla yüzleşiyor. 
Serinin beşinci kitabı Canım Çok Sıkılıyor, sıkılmaktan bile sıkılan Ela’nın, modern çağın dayattığı teknolojik dünyadan sıyrılıp çevresini, hayatı ve doğayı keşfetme yolculuğu gösteriliyor. 
 
Farklı duygular deneyimlemeyi ve hayatın zorluklarıyla mücadele etmeyi anlatan bu seri, keyifle okuyacağınız hikâyeleriyle rengârenk bir dünyanın kapılarını aralıyor! Her yaştan okurun kendinden izler bulabileceği seride, çocuklar hayata dair farklı bakış açıları kazanırken aynı zamanda dostluğun, dürüstlüğün, doğa sevgisinin, azmin ve emeğin önemini öğrenecek. 
 
Ela’nın bu keyifli ve renkli dünyasında yerinizi almaya hazır mısınız? 
 
 
Müfredat temaları:  
DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER, KİŞİSEL GELİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22fd5c29-6452-408d-ae62-e132c22b61bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela - Canım Çok Sıkılıyor!</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Serinin beşinci ve son kitabı Canım Çok Sıkılıyor!, günümüz çocukları ve ebeveynlerinin sürekli çözüm bulmaya çalıştığı bir soruna değiniyor: Sıkılmak! 
 
Çizgi filmler ve bilgisayar oyunlarıyla zaman geçirmeye çok alışan Ela, babaannesinin evinde bunların hiçbirini bulamayınca ne yapacağını şaşırıyor. Ela, bu can sıkıntısına bir çare arıyor ancak aklına hiçbir şey gelmiyor. Babaannesi, Ela’yı etrafı keşfetmesi için bahçeye çıkarınca Ela’nın önünde yepyeni kapılar aralanıyor. 
 
Silvia Serreli bu kitapta, teknolojiyle sarmalandığımız dünyada kendimizle ve doğayla alternatif vakit geçirme yolları gösteriyor. Çocuklar bu kitapla birlikte hayatın ve doğanın keşfinin asla bitmeyeceğini öğrenecek ve dışarıda kendilerini bekleyen hayata karışmak isteyecek. 
 
*** 
Ela bugün babaannesinin evindeydi. Canı çok sıkılıyordu. Çünkü bilgisayar oyunları ve çizgi filmler yoktu. Ama bazen yepyeni şeyler keşfetmek için sadece etrafına bakman gerekir. 
 
Bu kitap kimlere göre? 
Sürekli canı sıkılan çocuklara 
Can sıkıntısının kötü bir şey olduğunu düşünen ve durmadan çocuklarının can sıkıntısını gidermeye çalışan ebeveynlere 
 
** 
Seri Tanıtım Yazısı: 
 
Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Herkesin kendi hayatından izler bulabileceği seride, Ela daha önce hiç deneyimlemediği duygularla tanışıyor: 
 
Serinin ilk kitabı Bir Yalanın Ağırlığı Ne Kadardır?, ilk kez yalan söyleyen Ela’nın içine girdiği çıkmazı ve mutsuzluğunu gerçekçi bir şekilde ele alırken dürüstlüğün önemini vurguluyor. 
Serinin ikinci kitabı Kim Korkar Zorbalardan?, Ela ve arkadaşlarının, zorbalık yapmaktan hoşlanan Kaya’ya dostluğu, sevgiyi, yardımseverliği öğretme mücadelesine yer veriyor. 
Serinin üçüncü kitabı Neden Beklemek Zorundayım?’da Ela’nın sabırlı olmayı ve beklemeyi öğrenme sürecinde zaman kavramıyla nasıl uzlaştığı ve emeğin değeri anlatılıyor. 
Serinin dördüncü kitabı Ya Yapamazsam?’da Ela, her insanın hayatını etkileyen özgüven problemiyle başa çıkmanın yollarını öğrenirken korkularıyla yüzleşiyor. 
Serinin beşinci kitabı Canım Çok Sıkılıyor, sıkılmaktan bile sıkılan Ela’nın, modern çağın dayattığı teknolojik dünyadan sıyrılıp çevresini, hayatı ve doğayı keşfetme yolculuğu gösteriliyor. 
 
Farklı duygular deneyimlemeyi ve hayatın zorluklarıyla mücadele etmeyi anlatan bu seri, keyifle okuyacağınız hikâyeleriyle rengârenk bir dünyanın kapılarını aralıyor! Her yaştan okurun kendinden izler bulabileceği seride, çocuklar hayata dair farklı bakış açıları kazanırken aynı zamanda dostluğun, dürüstlüğün, doğa sevgisinin, azmin ve emeğin önemini öğrenecek. 
 
Ela’nın bu keyifli ve renkli dünyasında yerinizi almaya hazır mısınız? 
 
Müfredat temaları:  DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER, DOĞA VE EVREN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98caf87c-55fb-4b55-a3fb-5debbc7d9e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Beklemek Zorundayım?</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Serinin üçüncü kitabı Neden Beklemek Zorundayım?, büyüme sürecinde beklemeyi ve sabretmeyi öğrenmenin önemine vurgu yapıyor. 
 
Ozan Öğretmen’in duyurusu Ela ve sınıf arkadaşlarını çok heyecanlandırıyor: Herkes kendi fesleğenini yetiştirecek! Fakat Ela’nın hesaba katmadığı bir şey var: Fesleğenin büyümesini ve yeşillenmesini beklemesi gerekiyor. Oysa Ela çok sabırsız, her şey hemen olsun istiyor. 
 
Silvia Serreli bu kitapta, hayatta her şeyin istediğimiz her an olmayacağını hatırlatıyor; çocuklara sabrın ve emeğin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. 
 
 
*** 
Saksıda fesleğen yetiştirmek ne kadar güzel! Ama Ela için fesleğenin büyümesini, yeşillenmesini ve mis gibi kokmamasını beklemek çok zor. Ne kadar sürecek bu? Ela beklemeyi hiç ama hiç sevmiyor! 
 
Bu kitap kimlere göre? 
Her şeyin hemen olmasını isteyen sabırsız çocuklara 
Beklemeyi bilmenin büyüme sürecinde önemli bir değer olduğunu düşünen ebeveynlere 
 
** 
Seri Tanıtım Yazısı: 
 
Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Herkesin kendi hayatından izler bulabileceği seride, Ela daha önce hiç deneyimlemediği duygularla tanışıyor: 
 
Serinin ilk kitabı Bir Yalanın Ağırlığı Ne Kadardır?, ilk kez yalan söyleyen Ela’nın içine girdiği çıkmazı ve mutsuzluğunu gerçekçi bir şekilde ele alırken dürüstlüğün önemini vurguluyor. 
Serinin ikinci kitabı Kim Korkar Zorbalardan?, Ela ve arkadaşlarının, zorbalık yapmaktan hoşlanan Kaya’ya dostluğu, sevgiyi, yardımseverliği öğretme mücadelesine yer veriyor. 
Serinin üçüncü kitabı Neden Beklemek Zorundayım?’da Ela’nın sabırlı olmayı ve beklemeyi öğrenme sürecinde zaman kavramıyla nasıl uzlaştığı ve emeğin değeri anlatılıyor. 
Serinin dördüncü kitabı Ya Yapamazsam?’da Ela, her insanın hayatını etkileyen özgüven problemiyle başa çıkmanın yollarını öğrenirken korkularıyla yüzleşiyor. 
Serinin beşinci kitabı Canım Çok Sıkılıyor, sıkılmaktan bile sıkılan Ela’nın, modern çağın dayattığı teknolojik dünyadan sıyrılıp çevresini, hayatı ve doğayı keşfetme yolculuğu gösteriliyor. 
 
Farklı duygular deneyimlemeyi ve hayatın zorluklarıyla mücadele etmeyi anlatan bu seri, keyifle okuyacağınız hikâyeleriyle rengârenk bir dünyanın kapılarını aralıyor! Her yaştan okurun kendinden izler bulabileceği seride, çocuklar hayata dair farklı bakış açıları kazanırken aynı zamanda dostluğun, dürüstlüğün, doğa sevgisinin, azmin ve emeğin önemini öğrenecek. 
 
Ela’nın bu keyifli ve renkli dünyasında yerinizi almaya hazır mısınız? 
 
 
Müfredat temaları:  
DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER, DOĞA VE EVREN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/778b1daa-60bd-4501-9884-a003a89d4c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>İlk baskısı 1969&apos;da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları arasında üç cilt olarak çıkan Batı&apos;da Siyasal Düşünceler Tarihi, 1985&apos;te Verso Yayınları, 2001&apos;de Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından basıldıktan sonra yayınevimiz tarafından bir kez daha gözden geçirilerek tekrar yayımlanıyor. 
Yıllardır birçok üniversitede ders kitabı olarak okutulan bu eseri özenli bir çalışmayla yayına hazırlayan Mete Tunçay, siyasal etkinlik üzerine öne sürülen görüşleri tanımlayıp, açıklarken kullandığı “düşünüş” deyimini, bu anlamda geçerli olan “teori” ve “doktrin” kavramlarına tercih ederken; bu sözlerin doğru ya da yanlışı ve hatta “dogma”yı içerdiğini, oysa “düşünüş”ün kavram olarak yansızlığı ifade ettiğini ve bunun da tarihte siyasetle ilgili düşüncelerin geniş ölçüde karışmış olduğu dikkate alındığında daha uygun bir deyim olduğunu savunmaktadır. 
Özellikle felsefi ve siyasal düşünce metinlerinde yapılacak seçmenin, sunulan metinlerin bir korelasyon içinde olması, farklı dönemlerde yaşamış düşünce insanlarının zihniyet dünyasını karşılaştırıp, kavraması yolunda önemli bir adım olduğu açıktır. Ayrıca yaygın bir deyişe göre, bir filozofu tanımak bütün felsefe tarihini tanımak demektir. Gerçekten de her önemli düşünür, etkilendiği öncelleriyle ve etkilediği ardıllarıyla, kendi çağına çok aşan bir alanı kapsar. 
Bu anlayışla Mete Tunçay’ın hazırladığı Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi’nin bu cildinde de Heredotos’tan Paudalı Marsillio’ya uzanan Eski ve Orta Çağ düşünürlerinin seçme yazıları yer alıyor. Eserin bu baskısında başta düşünürlerin okuma parçaları olmak üzere tüm metinler ve kaynakçalar gözden geçirilmiş; kaynakçaya kitabın son basımından bugüne, düşünürlerin dilimize kazandırılan eserleri ve onlar üzerine yazılan kitaplar eklenmiştir. 
HEREDOTOS YAŞLI OLIGARKH THUKYDIDES PERIKLES PLATON ARISTOTELES POLYBIOS MARCUS TILLIUS CICERO LUCIUS ANNAEUS SENECA AURELIUS AUGUSTINUS SALISBURY’Lİ JOHN AQUINUMLU THOMAS PAUDA’LI MARSILLIO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fef910e-04c2-453f-978b-abc119498e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya</image:title>
            <image:caption>DÜNYAYI DEĞİŞTİREN 4 YIL 
 
&quot;Antony Beevor&apos;ın Rusya: Devrim ve İç Savaş 1917-1921’i, derinlemesine araştırması, anlatım gücü ve siyaset ile savaşa dair ustalıklı analizleriyle son derece etkileyici, olağanüstü bir kitap. İç savaşların en acımasızı sona ererken, insan zengin bir bilgi birikimine sahip olmakla birlikte, çekilen acıların büyüklüğü karşısında hayrete düşüyor ve pek çok ihtimal üzerinde düşünüyor.&quot; -Noel Malcolm 
 
“Sürükleyici ... Bu kitapta, konuya önemli bir doku ve nüans katan ve Rusya’yı önceki çalışmalardan ayırmaya yardımcı olan çok sayıda yeni bilgi var.”  -The Wall Street Journal 
 
 
1914’ün sıcak bir yaz gününde Saraybosna’da ateşlenen tabanca, önce barut fıçısına dönmüş Balkanları ardından da tüm Avrupa’yı alevlere teslim edecekti. İmparatorlukları birbirine düşüren savaşta halihazırda çatırdamakta olan Çarlık Rusyası yoğun bir seferberlik başlatacak, böylece otokratik yönetimden bunalmış Rusları daha da bezdirecekti. 1917’nin Şubat ve Ekim Devrimleriyle Çar II. Nikolay önce tahttan inmiş, ardından iki meclis ortaya çıkmış ve neticede Bolşeviklerin iktidar yürüyüşü başlamıştı. Ekim Devrimi’nden hemen sonra patlak veren iç savaş, imparatorluğun dört bir yanının barut kokmasına ve amansız bir mücadeleye yol açacaktı. 
 
·         Çarlık Rusyası nasıl çöktü? 
·         Osmanlı İmparatorluğu Çarlık Rusyası’nın çöküşünde nasıl bir rol oynadı? 
·         Bolşevikler nasıl güçlendi? 
·         Lenin, Troçki ve Stalin gibi isimler nasıl ön plana çıktı? 
·         Kanlı iç savaştan Bolşevikler nasıl galip çıktı? 
Ünlü tarihçi Antony Beevor Rusya: Devrim ve İç Savaş 1917-1921’de bu ve benzeri pek çok soruyu ustalıkla yanıtlıyor. Bu döneme ilişkin çalışmalar genellikle siyaset ve ideolojiye odaklansa da Beevor, Rus arşivlerinden elde ettiği yeni materyallerle desteklediği savaşın ham gerçekliğini bir askeri tarihçi becerisiyle tasvir ediyor. Rusya: Devrim ve İç Savaş 1917-1921, Rusya’da başlayan işçi hareketlerinin ve nihayetinde yol açtığı iç savaşın dünyayı nasıl değiştirdiğini merak edenler için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d99f15d-69f4-4a48-8c75-dc9687ef8ea4.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Dehası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>MODERN DÜNYAYI İNŞA EDEN BİR ULUS VE BİNLERCE İNSAN… 
PETER WATSON’DAN ALMANLARIN SON 250 YILLIK ENTELEKTÜEL TARİHİNİ İRDELEYEN BİR ESER. 
 
“Devasa bir eser. . . . Destansı. . . . Watson, Alman dehasını derin kaynaklardan çıkarıp okurlar sunuyor.” 
The Guardian 
 
Batı ulusları arasında Almanya uzun yıllar boyunca siyasi ve kültürel açıdan zayıf bir yapıya sahipti. Bu durum 1750&apos;de Bach&apos;ın ölümünden 1933&apos;te Hitler&apos;in yükselişine kadar geçen sürede tamamen değişti ve Almanya neredeyse yeryüzündeki bütün devletlerden daha etkili ve baskın bir entelektüel, kültürel, kimi zaman siyasi ve askeri güç haline geldi. 
Alman sanatçılar, yazarlar, filozoflar, bilim insanları ve mühendisler, 20. yüzyılın ilk on yıllarında daha yeni birleşmiş ülkelerini, hayal bile edilemeyecek zirvelere taşıdılar. 1933&apos;e gelindiğinde Almanlar diğer tüm uluslardan daha fazla Nobel ödülü kazanmışlardı. 
Fakat bu deha, Adolf Hitler&apos;in ve faşist Üçüncü Reich&apos;ın yükselişi ve ardından çöküşü ile en parlak döneminde yok oldu ve o zamandan beri Almanya dünyaya katkılarını gölgede bırakan bir kötülük mirası ile anılır oldu. 
Bu büyüleyici kültür tarihinde Peter Watson, Alman dehasının kökenlerini, 18. yüzyılın ortalarından itibaren nasıl gelişip hayatlarımızı dönüştürdüğünü ve en önemlisi, dünyamızı hâlâ nasıl şekillendirmeye devam ettiğini ortaya çıkarıyor. 
Alman Dehası: Avrupa’nın Üçüncü Rönesansı, İkinci Bilim Devrimi ve Yirmi Yüzyıl arkeolojiden fiziğe, mimariden edebiyata, biyolojiden sinemaya modern dünyanın son 250 sene içerisinde geçirdiği gelişim ve dönüşüm sürecinde Almanların nasıl ön saflarda yer aldığını gösteren heyecan verici bir keşif yolculuğu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698cd3fb-2bb8-4953-b094-dc20767acdcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Taht ve İktidar</image:title>
            <image:caption>DÜNYAMIZIN BUGÜNÜ NASIL İNŞA EDİLDİ? 
ORTA ÇAĞ’IN YENİ TARİHİ 
 
&quot;Canlı bir tarih ... [Jones] her önemli konuya değinmeyi başarmış. Bulmacanın her bir parçası yerine oturdukça, modern dünya yavaş yavaş ortaya çıkıyor ... Taht ve İktidar okuyucuya karmaşık gelebilecek geniş bir çerçeve sunuyor ve dünya tarihinin önemli bir kısmının hikayesini becerikli ve akıcı bir üslupla anlatıyor.&quot; -The New York Times 
 
 
Alarik komutasındaki Vizigotlar Roma’yı 3 gün boyunca yağmalayıp harabeye çevirdiğinde artık bir dönem kapanıyor ve bin yıl sürecek derin bir dönüşüm başlıyordu. Öyle ki etkisi insanlığın bütün pratiklerini değiştirecek ve günümüz dünyasını şekillendirecekti. 
 
Attila ve Charlemagne’dan Cengiz Han ve Fatih Sultan Mehmet’e kadar büyük isimlerle dolu sürükleyici anlatısında Dan Jones, Orta Çağ’ı baştan sona adımlıyor, gelişmekte olan Avrupa&apos;da, geç Antik Çağ&apos;ın büyük başkentlerinde ve İslam dünyasının etkili şehirlerinde bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
·         Roma’nın çöküşüyle Avrupa’da yaşanan otorite boşluğu nelere yol açtı? 
·         Attila Papa’ya diz çöktürdü mü? 
·         Cengiz Han dünyaya nasıl korku saldı? 
·         Emeviler Avrupa’nın ortalarına kadar nasıl ilerledi? 
·         Plantagenet, Habsburg, Hohenstaufen ve Osmanlı gibi dev hanedanlar nasıl doğdu? 
·         Konstantinopolis nasıl İstanbul oldu? 
·         Fatih Sultan Mehmet’e “Şeytanın, cehennemin ve ölümün oğlu” adını kim, neden verdi? 
·         Ticaret rotaları Asya ve Avrupa’yı birbirine nasıl bağladı? 
 
Bin yıldan fazla bir zaman dilimini başarıyla anlatan Taht ve İktidar, canlı ve eğlenceli üslubuyla “sıkıcı” tarih anlatımına yeni bir soluk getiriyor. Kendinizi bir zaman kapsülünde hissedeceğiniz bu eserin sayfalarını çevirirken kah Batı Avrupa ovalarına, kah Arap çöllerine, kah Kuzey Denizlerine, kah İstanbul’a gidecek ve her bir dönemin ruhunu hissedeceksiniz. Taht ve İktidar, güç arayışına ve üstünlük için verilen ebedi mücadeleye tanık olmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b04a6db-ecac-4b97-997d-7a25760a789c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yalanın Ağırlığı Ne Kadardır?</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Serinin ilk kitabı Bir Yalanın Ağırlığı Ne Kadardır?, yalanın hayatımızı ve duygularımızı nasıl etkilediğine odaklanıyor. 
 
Hayatının ilk yalanını söyleyen Ela, bunu ne kadar kolay yapabildiğine çok şaşırıyor. Tüm ailesinin kendisine inanması da cabası. Fakat bir problem var: Ela kendini hiç ama hiç iyi hissetmiyor. Neden üstünde koca bir yük varmış gibi hissediyor? Neden bu kadar üzgün ve mutsuz? Yolunda gitmeyen şey ne? 
 
Silvia Serreli bu kitapta, yalan söylemenin ağırlığını ve dürüstlüğün önemini anlatıyor. 
 
 
*** 
Ela bugün hayatının ilk yalanını söyledi. Üstelik çok kolay oldu. Annesi ve babası da ona hemen inandı. Peki kendini neden mutlu hissetmiyor? Ela neden bu kadar üzgün? 
 
Bu kitap kimlere göre? 
Bazen yalan söyleyen çocuklara 
Bir tek yalan dahi duymak istemeyen ebeveynlere 
** 
Seri Tanıtım Yazısı: 
 
Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Herkesin kendi hayatından izler bulabileceği seride, Ela daha önce hiç deneyimlemediği duygularla tanışıyor: 
 
Serinin ilk kitabı Bir Yalanın Ağırlığı Ne Kadardır?, ilk kez yalan söyleyen Ela’nın içine girdiği çıkmazı ve mutsuzluğunu gerçekçi bir şekilde ele alırken dürüstlüğün önemini vurguluyor. 
Serinin ikinci kitabı Kim Korkar Zorbalardan?, Ela ve arkadaşlarının, zorbalık yapmaktan hoşlanan Kaya’ya dostluğu, sevgiyi, yardımseverliği öğretme mücadelesine yer veriyor. 
Serinin üçüncü kitabı Neden Beklemek Zorundayım?’da Ela’nın sabırlı olmayı ve beklemeyi öğrenme sürecinde zaman kavramıyla nasıl uzlaştığı ve emeğin değeri anlatılıyor. 
Serinin dördüncü kitabı Ya Yapamazsam?’da Ela, her insanın hayatını etkileyen özgüven problemiyle başa çıkmanın yollarını öğrenirken korkularıyla yüzleşiyor. 
Serinin beşinci kitabı Canım Çok Sıkılıyor, sıkılmaktan bile sıkılan Ela’nın, modern çağın dayattığı teknolojik dünyadan sıyrılıp çevresini, hayatı ve doğayı keşfetme yolculuğu gösteriliyor. 
 
Farklı duygular deneyimlemeyi ve hayatın zorluklarıyla mücadele etmeyi anlatan bu seri, keyifle okuyacağınız hikâyeleriyle rengârenk bir dünyanın kapılarını aralıyor! Her yaştan okurun kendinden izler bulabileceği seride, çocuklar hayata dair farklı bakış açıları kazanırken aynı zamanda dostluğun, dürüstlüğün, doğa sevgisinin, azmin ve emeğin önemini öğrenecek. 
 
Ela’nın bu keyifli ve renkli dünyasında yerinizi almaya hazır mısınız? 
 
Müfredat temaları:  
DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER, İLETİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b4f4057-b088-4599-a252-a239154b9104.jpg</image:loc>
            <image:title>İşim ve Ben</image:title>
            <image:caption>Meslek tercihini ailesinin istediği “iyi” bir bölümden yana yapmış bir genç, üniversiteyi bitirmek üzereyken yazdığı mektubunda kendini şöyle ifade ediyor: 
“Dört yıldır yaşadığımı hissetmiyorum. Neyle uğraşıyorum bilmiyorum. Sevmek istiyorum, sevemiyorum… Mezun olduktan sonra eğitimini aldığım meslekte çalışmak istemiyorum. Hangi işi yapmak istediğimi ise bilmiyorum. Hiçbir duygum net değil, içerisi karmakarışık…” 
Gençlerin hayatındaki en önemli kararlardan biri meslek seçimi... Bu karar sadece gelecekteki kariyer yollarını değil, aynı zamanda kişisel mutluluklarını ve topluma katkılarını da şekillendiriyor. 
Peki, gençler ve onlar için en iyisini isteyen aileleri bu seçim sürecinin öneminin ve gençlere nasıl destek olabileceklerinin ne kadar farkında? 
Yıldız Hacıevliyagil Cüceloğlu’nun kaleme aldığı İşim ve Ben (Meslek Seçiminden Önce Okunacak Kitap), “Kişi, yapmaktan mutlu olacağı bir mesleği/işi seçmesi için nelerin farkında olmalı?” sorusuna cevap arıyor. Yıldız Hacıevliyagil Cüceloğlu hukuk, felsefe ve psikoloji alanındaki bilgi birikimini, kendi meslek yaşamından elde ettiği tecrübeyle harmanlıyor; farklı seçim ve kariyer öyküleriyle bir araya getirerek benzersiz bir bakış açısı sunuyor.  
Her bölümün sonunda yer alan “Keşif Soruları” ile kendilerini daha iyi tanımaları ve gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmaları için pratik araçlar sağlayarak meslek seçimi yapmak üzere olanları kişisel değerleri, yetenekleri ve tutkuları arasındaki bağlantıyı keşfetmeye davet ediyor. 
İşim ve Ben (Meslek Seçiminden Önce Okunacak Kitap) kariyer yolculuğunuzda bilinçli tercihler yapmak için değerli bir rehber... 
Bu rehberle isteklerinizi daha derinden sorgulayacak, anlamlı ve doyumlu bir yaşam için meslek seçim sürecinizde güvenle ilerleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e230b37f-6e94-497f-9095-45dc4d362e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Korkar Zorbalardan?</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Serinin ikinci kitabı Kim Korkar Zorbalardan?, akran zorbalığına ve bununla mücadele yollarına odaklanıyor. 
 
Ela ve arkadaşları, kendilerinden büyük Kaya’nın herkese kötü davranmasından çok rahatsız oluyor. Ancak ne yapabileceklerini bilmiyorlar. Yeni sınıf arkadaşları Caner’in de Kaya’nın zorbalığına maruz kalması onları harekete geçiriyor. 
 
Silvia Serreli bu kitapta, birlik ve beraberliğin, dostluğun ve sevginin gücünü vurgularken aynı zamanda bize cesaretin ve nezaketin değerini hatırlatıyor. 
 
 
*** 
Kaya okuldaki diğer çocuklara zorbalık yapıyor. Kendinden küçük çocukları sürekli rahatsız ediyor. Ela, Kaya’nın neden böyle davrandığını bir türlü anlamıyor. Ama bildiği bir şey var: Ela zorbalardan hiç ama hiç hoşlanmıyor! 
 
Bu kitap kimlere göre? 
Zorbalardan korkmak istemeyen çocuklara 
Cesarete ve nezakete inanan ebeveynlere 
 
** 
Seri Tanıtım Yazısı: 
 
Kronik Çocuk’un yeni serisi Ela, Esra Kökkılıç’ın İtalyanca aslından yaptığı çevirilerle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Bu 5 kitaplık seri, Silvia Serreli’nin hikâyeleri ve resimleriyle hayat buluyor. Serreli sizi hem eğlenmeye hem de öğrenmeye davet ediyor! 
 
Herkesin kendi hayatından izler bulabileceği seride, Ela daha önce hiç deneyimlemediği duygularla tanışıyor: 
 
Serinin ilk kitabı Bir Yalanın Ağırlığı Ne Kadardır?, ilk kez yalan söyleyen Ela’nın içine girdiği çıkmazı ve mutsuzluğunu gerçekçi bir şekilde ele alırken dürüstlüğün önemini vurguluyor. 
Serinin ikinci kitabı Kim Korkar Zorbalardan?, Ela ve arkadaşlarının, zorbalık yapmaktan hoşlanan Kaya’ya dostluğu, sevgiyi, yardımseverliği öğretme mücadelesine yer veriyor. 
Serinin üçüncü kitabı Neden Beklemek Zorundayım?’da Ela’nın sabırlı olmayı ve beklemeyi öğrenme sürecinde zaman kavramıyla nasıl uzlaştığı ve emeğin değeri anlatılıyor. 
Serinin dördüncü kitabı Ya Yapamazsam?’da Ela, her insanın hayatını etkileyen özgüven problemiyle başa çıkmanın yollarını öğrenirken korkularıyla yüzleşiyor. 
Serinin beşinci kitabı Canım Çok Sıkılıyor, sıkılmaktan bile sıkılan Ela’nın, modern çağın dayattığı teknolojik dünyadan sıyrılıp çevresini, hayatı ve doğayı keşfetme yolculuğu gösteriliyor. 
 
Farklı duygular deneyimlemeyi ve hayatın zorluklarıyla mücadele etmeyi anlatan bu seri, keyifle okuyacağınız hikâyeleriyle rengârenk bir dünyanın kapılarını aralıyor! Her yaştan okurun kendinden izler bulabileceği seride, çocuklar hayata dair farklı bakış açıları kazanırken aynı zamanda dostluğun, dürüstlüğün, doğa sevgisinin, azmin ve emeğin önemini öğrenecek. 
 
Ela’nın bu keyifli ve renkli dünyasında yerinizi almaya hazır mısınız? 
 
 
Müfredat temaları:  
DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER, İLETİŞİM, KİŞİSEL GELİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e10c08-8b29-4c9c-b977-d36713cb91ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Sayılar</image:title>
            <image:caption>SAYILARIN GİZEMLİ DÜNYASI 
Sayılar insanlığın tartışmasız en büyük ve en eski icadıdır. İnsanlar alfabeyi geliştirmeden önce sayıları ifade etmek için semboller kullanıyorlardı. Antik Yunan&apos;dan, Rönesans&apos;tan günümüze tarih boyunca sayılar hayatımızın her alanını ne kadar ve nasıl etkiledi? 
Neden bir dakika 60 saniye? Sıfırı kim icat etti? Pi tam olarak nedir? Bilinen en büyük asal sayı nedir? Sonsuzdan daha büyük bir sayıyı nasıl elde edebilirsiniz? 13 ve 666 sayısından neden korkarız? Bilinen evrendeki ismi konmuş en büyük sayı nedir? Pamuk Prenses 3 cüce arkadaşını kaç farklı şekilde seçebilir? Küba asalları Küba’da mı bulunmuştur? Bir sayı nasıl narsist olabilir ki? Kanat çırpan bir kelebek nasıl kaosa neden olabilir? 42 sayısının hayat ve evrenle ilişkisi nedir? Sayma sayılarının toplamı nasıl negatif bir kesir çıkabilir? 
Dakikalar İçinde Sayılar 200 önemli, büyüleyici ve sıra dışı sayının görselleri, grafikleri ve çizimleri ile matematiği kavramanın kolay ve eğlenceli yolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d004c143-c6ac-47d5-8e42-102371e5a369.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Bir Hazine</image:title>
            <image:caption>Nefes’in maceraları hız kesmeden devam ediyor! Bu kez esas zenginliğin peşine düşmüşken kendini bir anda kickboks salonunda buluyor. Bir yandan hakkında hiçbir şey bilmediği bir spor dalını öğrenmeye çalışıyor bir yandan da çok sevdiği pembe kalpli çoraplarının gazabına uğruyor. Üstelik bu kez herkesin gözü önünde! Bu utanç verici olayın unutulması ise biraz zaman alacak gibi görünüyor. Neyse ki Nefes’in onu anlayan, kusurlarıyla kabul eden, saçmalıklarına birlikte gülebildiği arkadaşları ve sevgi dolu bir ailesi var. 
Sosyal medyada “Akademisyen Anne” hesabı ile yüzbinlerce anne babaya gelişim destek önerileri veren, çocuk gelişimi alanında ülkemizin en üretken ve değerli isimlerinden Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’dan yepyeni bir seri: Hayat Dediğin… 
Ne de olsa hayat dediğimiz, gizli bir hazine! 
 
*** 
 
Bu seriyle hayatın inişli çıkışlı yollarında birlikte ilerleyecek, nesiller arası iletişimden arkadaşlığa, okul hayatından maceraya, iyisiyle kötüsüyle her türlü duyguya ve duruma şahitlik edeceğiz. Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın eğlenceli ve içten kalemi bu kez okul çocuğu Nefes karakteriyle vücut buluyor; bir çocuğun gözünden hayatın karşımıza neler çıkarabileceğini her kitapta farklı bir temayla irdeliyor. 
 
Müfredat temaları: NESİLLER ARASI İLETİŞİM, DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, ZAMAN VE MEKÂN, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25adaacc-518c-44e3-86ae-a1a3616ca549.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak ile Filozof Seti (7 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Çaylak ile Filozof Seti 7 kitap bir arada… 
 
Çaylak ile Filozof-1 / Ben Bir Neyim? 
Çaylak ile Filozof-2 / İnsan Diye Bir Kelime 
Çaylak ile Filozof-3 / Ruhun Irkı Yok! 
Çaylak ile Filozof-4 / Güzellik, İyiliktir 
Çaylak ile Filozof-5 / Şüphelerin Alaca Karanlığında 
Çaylak ile Filozof-6 / Özgürlük Kaderimizdir 
Çaylak ile Filozof-7 / İyilik Problemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e9f941-d65a-45ec-bd84-451a1153e2e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kal Benimle</image:title>
            <image:caption>Kaç kez söyledin bu iki kelimeyi hayatında? 
Yüzüne söylemek istediklerin de oldu ya da arkasından sessizce fısıldadın sen bile zor duyarcasına. 
Kalanlar da oldu belki de arkasına bile bakmadan çekip gidenler de. 
Kader aldı çoğunu ellerimizden ya da gönüllerimize bir iz bırakıp sessiz sedasız vazgeçen de… 
Sen kendinden vazgeçme. Ruhunu, kalbini dinle.  Sen kal seninle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe0ae30-1000-4698-9193-b02f3153387d.jpg</image:loc>
            <image:title>An&apos;sızı&apos;n Aşk</image:title>
            <image:caption>Anlarla doludur hayat . Beklemediğin zamanda çıkar bezen kıvılcımlar. Her gün geçtiğin yolda belki hiç farketmediğin ayrıntıdadır bütünlük. Bir karmaşanın ortasında gelir bazen durgunluk ya da en durağan zamanda kopar fırtına. 
Aşk da böyledir; zamanı, mekanı belli olmaz, girdabına çekiverir insanı haberi olmadan. Ve insan kendini hep yeniden tanır. Tanıdıkça çoğalır içinde duygular. “Bu ben miyim?” dediği anlarda saklıdır hayat. Acısıyla, tatlısıyla, sızısıyla, aşkıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f3d5e1-9e0b-4290-bda0-50241b5c27ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşktır, Nerede Görsem Tanırım Onu</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Ferhad, 1954’te Hassa’da doğdu. İlk ve ortaokulu Hassa’da okudu. 1972’de Mersin İlköğretmen Okulu’ndan mezun oldu. Urfa’da iki yıl sınıf öğretmenliği yaptı. 1979’da Gazi Eğitim Enstitüsü Matema­tik Bölümü’nü bitirdi. Film-Radyo-Televizyon ile Eğitim Merkezi’nde radyo program yazarı ve yönetici olarak çalıştı. Bazı şiirleri İngilizce, Fransızca, Hollandaca, Almanca, Bulgarca, Kürtçe, Arapça ve Fars­çaya çevrildi. 1984 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü, 1994 Yunus Nadi Şiir Ödülü, 2001 Altın Portakal Şiir Ödülü, 2009 Hüseyin Gazi Vakfı Şiir Hizmet Ödülü, 2018 Altın Defne Edebiyat Ödülü sahibi. 
Uzandım yanına, sol tarafına 
öteye itip aramızdaki dağı 
 
Baktım, uzun, incecik bir yılan ıslığı 
baktım, akıp gitti yokuş aşağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a14d4e-5823-4d83-9a51-40208f3ff45d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yosun Yeşili</image:title>
            <image:caption>“Kararları devlet alır, bedelini halk öder…”   « Doğup büyüdüğün topraklara bağlılığını ne kadar anlamaya çalışsam da aileni böyle bir uçurumun kenarına sürüklemeni aklım bir türlü almıyor canım babacığım. Ne kadar korkusuz ve cesur olduğunu bilmeme rağmen göze aldıklarının, hayatta en değer verdiklerini kaybetmek olduğunu gördüğümde gururunun ve inadının esiri olman beni derin bir hüsrana sürükledi. 
Ey benim dağ gibi ailesini sırtında taşıyan, evimize her daim güneş gibi doğan, içimizi ısıtan babam; gel vazgeç bu inadından. Gittiğim ellerde siz olmadan bir yanım hep yarım kalacak. Tek umudum ve dualarım, bir gün inadından ve gururundan vazgeçmen için olacak. Eski günleri tekrar yaşayabildiğimiz o günlerin hayalini kurmak tek tesellimdir. Sizleri çok seviyorum. Sıdıka…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bcbc397-a291-44ec-bddd-4dceacee24d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarının Adamı 3 - Ya İstiklal Ya Ölüm</image:title>
            <image:caption>“Ortada bir millet var. Koyun sürüsü. İdaresi için bir çoban lazım. O da benim!”
Vahdettin
 “Amacımız bölmek ve hükmetmek olmalıdır. Biz gerçek ideali dinmiş gibi davranacak çıkarcı bir grubu idareci olarak takdim etmeye çalışacağız.”
Andrew Ryan
 “Sultan, İngilizlerin kuvvet kullanarak milliyetçileri durdurmalarını istedi…”
De Robeck
 “İngilizleri istiyoruz, bizi onlar elimizden tutup kurtaracak.”
Refi Cevad
 “Bizim aydınlar neden Anadolu’ya gelip uğraşmazlar? Neden milletle doğrudan doğruya temasta bulunmazlar? Memleketi gezmeli. Milleti tanımalı. Eksikliği nedir, görüp göstermeli. Milleti sevmek böyle olur. Yoksa, lafta sevgi fayda vermez.”
Mustafa Kemal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f299b15-f579-44b6-878d-853fabd50f56.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir’de Son Gemi</image:title>
            <image:caption>Savaşın, üstüne gölge düşüremediği kardeşliğin ve aşkın romanı 
 
İzmir’de Son Gemi, resmi tarihin dışından seslenen ve tarih bilincine yaslanan bir roman. 
 
Suyun iki yakasındaki halkların, egemenlerin kurduğu tuzaklardan arındığında, kardeşçe ve içtenlikle nasıl kucaklaşabileceklerini, aynı kederde ve sevinçte bir bütün olabileceklerini son derece yalın ve lirik bir dille anlatıyor. 
 
İzmir’de Son Gemi’nin serüveni her şeye karşın hâlâ suyun iki yanında da sürmekte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/433b773d-2a3f-405e-b765-db835593724b.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Sene 100 Nesne (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>AĞAÇ, Esin Gülsen • ALTIN, Mehtap Tosun • ANAYASA, Dinçer Demirkent • ANSİKLOPEDİ, Özgür Mumcu • APARTMAN, Ulaş Bayraktar • ARABA, Gülcan Ergün • AYAKKABI, Hakan Koçak • BASTON, Suzan Yazıcı • BAŞÖRTÜSÜ, Ayşe Çavdar &amp; Fatma Ünsal • BAVUL, Meltem Gürle • BAYRAK, Faruk Alpkaya • BEYAZ TOROS, İrfan Aktan • BEYAZ TÜLBENT, Ferda Fahrioğlu • BEZ, Ceyda Sungur • BİSİKLET, Aydan Çelik • BORU, Aslı Odman • BOYA, Erdem Çolak • CAMİ, Deniz Parlak • CEMEVİ, Ayhan Yalçınkaya • CIMBIZ, Funda Şenol &amp; Ayla Deniz • CÜBBE, Umut Azak • ÇADIR, Ali Ekber Doğan • ÇAMAŞIR, Zelal Fahrioğlu • ÇANTA, Funda Şenol • ÇARŞAF, Melehat Kutun • ÇAY, Özlem Şendeniz &amp; Fatma Genç • ÇÖP, Mehmet Mutlu • ÇUVAL, Bediz Yılmaz • DAKTİLO, İzzet Pembeci • DERGİ, Derya Bengi • DEVLET, Melehat Kutun • DİKİŞ MAKİNESİ, Eylem Yıldızer • DOLMUŞ, Cem Özatalay • EKMEK, Demet Bolat • ESRAR, Cengiz Erdinç • ETEK, E. İrem Akı • FABRİKA, Mustafa Kemal Coşkun • FİLM/SİNEMA, Zeynep Özen • GAZETE, Emre Tansu Keten • GAZİNO, Emrah Zıraman • GAZOZ, Hakan Mertcan • GECEKONDU, Eylem Çamuroğlu Çığ • GELİNLİK, Evun Okumuş • GRİPİN, Filiz Arıöz • HARİTA, Jean-François Pérouse • HEYKEL, Aylin Tekiner • KAHVE, Gülnur Elçik • KAMYON, Selim Çakmaklı • KAPI, Ayşe Devrim Başterzi • KARNE, Melek Zorlu Öztürk • KASET, Besim Can Zırh • KİBRİT, Heval Bozbay • KİMLİK, Elçin Aktoprak • KİTAP, Meral Camcı • KÖMÜR, Esra Ergüzeloğlu • LAMBA, Nurçin İleri • MAKLUBE, Ali Ekber Doğan • MASKE, Süreyya Karacabey • MEKTUP, Hakan Mertcan • MENDİL, Bülent Şık • MOR İĞNE, Hakan Altun • MUSKA, Mustafa Emin Büyükcoşkun &amp; Osman Özarslan • ÖRGÜ/DANTEL, Hande Çevik • PAMUK, Göksel Aymaz • PANKART, Burçak Görel &amp; Onur Aytaç • PANZER, Sevilay Çelenk • PARA, Aydın Ördek • PARKA, Mustafa Şener • PASAPORT, Didem Danış • POSTAL, İsmet Akça • RADYO, İlkay Kara • RAKI, Zeliha Burcu Acar • RANZA, Mustafa Kemal Bayırbağ • SAAT, Zeynep Varol • SAZ, Semih Savaşal • SEFER TASI, Hakan Altun • SİNEK, İshak Eren Paydaş • SİYAH ÖNLÜK, Pınar Öğünç • SOBA, Haydar Öztürk • SOFRA, Tülin Ural • SPİRAL, Aslı Davas • SÜPÜRGE, Bahar Emgin &amp; Esra Atalay Tuna • ŞAPKA, Ayşe Durakbaşa • ŞEKER, Fatma Genç • ŞIRINGA VE AŞI, Filiz Arıöz &amp; Feride Aksu Tanık • TAŞ, Meral Akbaş &amp; Özge Kelekçi • TELEFON, Sırrı Emrah Üçer • TELEVİZYON, Bermal Aydın • TESPİH, Leyla Şimşek Rathke • TEZEK/SERGİN, Mehmet Şarman • TOHUM, Esra Güven • TOP, Selin Yıldız • TRAKTÖR, Sinan Yıldırmaz • TREN, Tanıl Bora • TÜTÜN, Melda Yaman • UÇAK, Esengül Ayyıldız • VAPUR, T. Gül Köksal • VİTRİN, Ali Tansu Balcı • YAĞ, Ayşe Gül Yılgör • YOL, Deniz Kimyon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1035739a-ceee-4758-8160-43c6521950e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık - Cevher Klasikler</image:title>
            <image:caption>Yumruklarını öfkeyle sıkıp gökyüzüne savuran adı-yok bir adam… 
Kemikle kalemin, kahkahayla gözyaşının ve dünyanın tüm muhtemel şehirleriyle Kristiania’nın iki keskin uçta beraberce dokuduğu bir gerçeklik içinde Açlık, bu adamı kanıyla canıyla okurunun karşısına geçiriyor. 
İlk olarak 1890 yılında kitaplaştırılan roman, insanı iliklerine dek yakalayan sert bir sınır muhasebesi… 
Nereye kadar yükselip nereye kadar alçalabileceğimizin incelikle ve yüksek sesle söze dökümü… 
“Size söylüyorum…” cümlesi de işte bu sertliğin, yüksek sesin, sinir uçlarının altını çizmemiz için bize bıraktığı en parlak işaretlerden biri olarak tekrar ve başka bir tecrübeyle okurunu bekliyor. 
Adı-yok bir adam yumruklarını gökyüzüne savurmaya devam ederken…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4838156e-f220-4dac-9ac6-80c0965791ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemdeki Cennet</image:title>
            <image:caption>Rebecca Solnit&apos;in etkileyici eseri Cehennemdeki Cennet: Afetlerde Oluşan Olağanüstü Topluluklar felaketlerin ardından ortaya çıkan insan topluluklarının şaşırtıcı hikâyelerini ve dayanışma ruhunu derinlemesine inceliyor. Solnit, doğal afetler, terör saldırıları ve diğer acil durumlar gibi kriz anlarında ortaya çıkan “felaket toplulukları”nın yarattığı paradoksu mercek altına alıyor. Kitap, tarihsel ve çağdaş örneklerle, felaket sonrası toplumların nasıl bir araya gelip dayanışma içinde çalışabileceğini ve bireylerin olağanüstü koşullar altında nasıl birlikte hareket edebileceğini gözler önüne seriyor ve tüm bunları yaparken sistemi eleştiriyor. Cehennemdeki Cennet, felaketlerin insan doğasını ve toplumsal dinamikleri nasıl şekillendirdiğini anlamak için etkileyici bir kaynak olma özelliği taşıyor. 
 
“Herkes kriz zamanı kendisini yalnız hisseder... Böyle olmak zorunda değil. Aslında eşsiz Rebecca Solnit&apos;in uzun, dolambaçlı, parlak kariyeri boyunca, özellikle de bu kitapta gösterdiği gibi, öyle olmamalı. Cehennemdeki Cennet derin bir teselli sunuyor, sadece çaresizlik duygularına değil, yalnızlığa da bir panzehir olarak.” –David Wallace Wells, New York Magazine 
 
“Düşündürücü ... büyüleyici ve ikna edici... bu mükemmel kitapta umut, iyimserlik, hatta bulaşıcı bir nitelik var.” –Los Angeles Times 
  “İncelediği beş felaket üzerinden modern kapitalist toplumun sert eleştirisini sunuyor. Sadece hikâye anlatımı için bile okumaya değer. Kendimizi anlama anlayışımıza heyecan verici ve önemli bir katkı.” –The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/736ffc2d-15cb-4d36-9552-f546c02f0b12.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirlendik</image:title>
            <image:caption>“Kan davası yerine aşk davası olsa da, herkes birbirini öldüresiye sevse.” 
– Özdemir Asaf 
* 
“Kirlendik be Mansur. Ne gülüşümüz çocukluk gülüşleri kadar sahici, ne biz, ne de eşimiz dostumuz maskesiz. Çocuk yüreklerimiz kirlendi farkında mısın?” 
Sahi ne zaman kirlendik tam olarak? Bu topraklarda yersiz yurtsuz ve aidiyetsiz hissedişimiz tam olarak nasıl başladı? Hangi ara kaybettik renklerimizi, sıkı sıkıya bağlı olduğumuz köklerimizden ne zaman koparıldık? Belki de kendimize hatırlatmamız gereken bir şeyler vardır. Ne dersiniz, hafızanızı tazelemeye hazır mısınız? 
 
Erdal Bila, hayatın tam ortasından seslendiği öykülerle birey ve toplumun kirli gerçeğini yüzümüze bir tokat gibi çarpıyor. Satır aralarında ise farklı yaşamlar yeşertip büyütüyor. 
Aynı topraklara kök salmış biz insanoğulları ise öykülerde mutlaka kendinden bir parça buluyor ya da bir parçasını öykülerin en derin boşluğuna bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc4f3a9-32d3-482f-bb4d-46c34ee0af22.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelin Kaynana Devrimi</image:title>
            <image:caption>Birbirinin yerini doldurmaları mümkün olmayan bu iki kadının arasındaki rekabeti, onlardan başka hangi akıl fikir sahibi çözebilir? 
 
İki güçlü kadın arasındaki mücadelede, egoların ve kıskançlıkların varlığı kaçınılmaz değil mi? Elbette. Ortada paylaşılamayan bir erkek var. Biz bu kitabın yazarları gelin-kayınvalide olarak, iki iddia sahibi kadındık. Farklılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırıyordu. Bir kriz sonrasında durup düşünme vakti geldiğini anladık. 
 
Rekabeti bir kenara bırakıp güç birliği yapmaktan başka bir çıkış yolumuz kalmamıştı. Beraber çözüm üretebildiğimizi fark ettiğimizde, karanlık noktaların aydınlığa yer açtığını görmeye başladık. Binlerce yıldır süren savaş, bizim ailemizde sona ermişti. Ancak problemlerimiz bitmedi. Sadece her konuda uzlaşamayacağımız konusunda bir uzlaşma sağladık. 
 
Hatta daha ötesine gittik. Gelin-Kayınvalide Aile Danışmanı olarak beraber çalışmaya, seminerler vermeye başladık. Artık eski çatışmacılar, kalpler arasında yeni köprüleri inşa eder oldu. Elinizde tuttuğunuz kitap, bir zamanlar sorun olarak görülen her şeyin, çözüme götüren kanatlara nasıl dönüştüğünü anlatıyor. İyi bakın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea55439b-3996-469f-8837-86175841bb16.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Yemek Kamyonu 3</image:title>
            <image:caption>GORDON, ESKİ ASTLARINDAN KYLE, DYLAN VE ARİSA’NIN KIZ KARDEŞİ MYNA’YLA BİRLİKTE KAÇIRILAN ARİSA’YI KURTARMAK İÇİN HAREKETE GEÇER.
ARİSA’NIN VÜCUDUNDAKİ ANOMALİLER YÜZÜNDEN İŞLER KARIŞMAKTADIR. ÖZGÜRLÜK TUTKUSUNUN YANI SIRA ŞİDDET VE OBURLUĞUN YOL HİKÂYESİ SON CİLDİYLE KARŞINIZDA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15bf0deb-2b45-4128-ad36-928bc7bb9e57.jpg</image:loc>
            <image:title>Borsada İki Milyon Doları Nasıl Kazandım?</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü dansçı Nicolas Darvas, dans ettiği bir gece kulübü para yerine hisse senedi vermeyi önerince kendisini borsa piyasasının içinde bulur. Nihayetinde, dans etmedeki sezgi ve gözlem yeteneğini borsaya taşıyarak milyonlarca dolar kazanır. Peki, tüm zamanların en çok konuşulan yatırımcılarından biri olan
Darvas, kısa süre içerisinde bu kadar kazancı nasıl elde etti?
 
Dansçı olarak boş zamanlarında, piyasa ve büyük spekülatörler hakkında yüzlerce kitap okudu ve günde yaklaşık sekiz saat borsa üzerine çalıştı. Darvas, tüm parasını birkaç hisse senedine yatırdı. Otuz dokuz yaşında büyük bir servet elde ettikten sonra tekniklerini Borsada İki Milyon Doları Nasıl Kazandım? Kitabıyla okuyucuya aktarıyor. Borsa dünyası için paha biçilemez bir referans olan bu kitapta, Darvas’ın “Kutu Teorisi” de detaylarıyla anlatılıyor.
 
Bir yatırım klasiği olarak kabul edilen Borsada İki Milyon Doları Nasıl Kazandım?, belgesel niteliğindeki anlatım diliyle okuyucuya değişken piyasa koşullarında kazanç sağlamanın yollarını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53301824-87e4-45bb-aa9b-e04e657341c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgara Emanet Ettiklerimiz</image:title>
            <image:caption>Keder, yas ve hayatta kalmanın sevincini ele alan bu roman, Japonya’daki gerçek bir “rüzgâr telefonu”ndan esinlenerek anlatılıp tüm dünyada milyonlarca okuru teselli etmeyi başarmış muhteşem bir metin!
 
Yui, tsunamide hem annesini hem de kızını kaybettikten sonra günlerini keder ve sorgulamayla boğuşarak yaşamaya başlar. Acısıyla baş başa, hayatta kalmaya gayret ederken bir gün,  bahçesinde kullanılmayan eski bir telefon kulübesi bulunan bir  adamdan haberdar olur. Söylenenlere bakılırsa oraya gidenler, kaybettikleri sevdikleriyle konuşacak gücü kendilerinde bulmakta ve kederleriyle yüzleşebilmektedirler. Adına “Rüzgâr Telefonu” denen bu kulübeyle ilgili haberler yayıldıkça, tsunaminin yerle bir ettiği Japonya’nın gamlı insanları kilometrelerce öteden oraya  yolculuk etmeye başlar. Çok geçmeden Yui de kendi hac yolunu tutacaktır, ancak oraya vardığında ahizeyi eline alıp konuşmaya cesaret edemez. Bunun yerine, annesinin ölümünden sonar konuşmayı bırakan kızıyla ilgilenip onu hayatta tutmaya çalışan Takeşi’yle tanışır. Şüphesiz ki bu karşılaşma, “geride kalanlar”ın hikâyesini değiştirmeye başlayacaktır.
 
 Aynı anda hem yürek burkup hem de iç ısıtan bu kitap, kayıplardan sonra gelecek iyileşmenin sözünü verirken herkesin ziyaretini bekleyen o büyülü kulübenin kendisine dönüşüyor. İçinde dilediğiniz kadar kalıp rüzgâra emanet edeceğiniz sözcükleri seçmekte özgürsünüz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f27eeb-d032-46e2-9cbc-73baef21163c.jpg</image:loc>
            <image:title>Labirentin Dışında</image:title>
            <image:caption>“Ya o karanlık köşeler aslında karanlık değilse?” dedi.
“Nasıl karanlık olmayabilirler?” dedi Hem. “Sonuçta öyle oldukları için onlara karanlık köşeler deniyor!”
Umut uzanıp duvar şamdanından kalın bir mum aldı.
“Eğer biz mum götürürsek artık karanlık olmazlar.”
 
Hepimiz zaman zaman beklenmedik ve istenmeyen değişimlerle karşı karşıya kalıyoruz. Peki ya böyle zamanlarda neler yapabileceğimizi biliyor muyuz? Spencer Johnson, inançlarımızı değiştirerek bugüne uyumlanmanın başarıyı da beraberinde getireceğini söylüyor. İster özgüveni yüksek ister özgüvensiz, ister açık fikirli ister konfor alanını terk etmekten korkan biri olalım… İnançlarımızı değişime uyarlamak her ne kadar zor olsa da başarıyı beraberinde getiren bu uyumlanmanın ta kendisidir!
 
Bir rehber görevi üstlenen Labirentin Dışında, daha derinlere inerek inançlarımızı bugüne uyarlamanın ve böylece hayatta çok daha başarılı olmanın yollarını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20dbe721-fd06-4c7e-89f1-efc46dea05d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Masal Üstüne 1 – Bir Varmış Bir Yokmuş, İki İp Atlamış</image:title>
            <image:caption>Çamaşırlara bayılan bir tırtılla karşılaştınız mı hiç? 
Peki ya astronot olmak isteyen bir cırcırböceğiyle konuştunuz mu? 
Bisikletini kaybeden tilkiye yardım etmeye ne dersiniz? 
 
Dünyamızı dönüştüren çok önemli değerler üzerine Filiz Özdem’in kaleme aldığı bu neşeli masallara Cem Kızıltuğ harika resimleriyle eşlik ediyor. Arkadaşlık, sevgi, saygı, paylaşma, özgürlük, adalet, merhamet, alçakgönüllülük, yaratıcılık, hayal gücü, akıl yürütme, doğa sevgisi, geri dönüşüm,çevre duyarlılığı üstüne masallar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e800ad42-c149-40fc-9ccf-d43ba5a27beb.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Never Girls - Denizkızı Lagünü’nde Gizem</image:title>
            <image:caption>Never Girls grubu kendini bir denizkızı-korsan kavgasının ortasında buluyor; işin kötüsü, Düşler Ülkesi sakinlerinin hepsi bir tarafı tutuyor! Kızlar, kayıp korsan hazinesinin gizemini çözüp Denizkızı Lagünü&apos;ne barışı yeniden getirebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed58adad-85a8-4380-8fd4-44a33ead1b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Never Girls - Arkadaşlık Sanatı</image:title>
            <image:caption>Gabby&apos;nin sınıfındaki yeni bir çocuk onun resimleriyle dalga geçince, Never Girls grubu akıl danışmak için sanat yeteneği olan peri Leo&apos;ya gidiyor. Onun da huysuz bir trolle sanat konusunda anlaşmazlık yaşadığı ortaya çıkıyor! Sanatın gücü, yeni arkadaşlıkların filizlenmesine yardim edecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe264e09-640c-4801-96d4-3e1b9eaa1231.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekolojik Tasarım Kuramı</image:title>
            <image:caption>Gökyüzü yerine 2.5 metrelik bir tavana bakmak, dört adım sonra evin diğer ucuna ulaşıp geri
dönmek zorunda kalmak, bir pencereden gelen ışık ile aydınlanmak, tüm bir ömrü aynı koltuk
üzerinde geçirmek canlı doğasına aykırıdır. Biz bu aykırılığı önce kendimiz reddederek, türlü
bahaneler ve gerekçeler ile tüm insanlığı kandırmayı başardık. Sonrasında da tüm yaşamı bu
inanç doğrultusunda değiştirmeye ve dönüştürmeye kalktık.
Kendine acımasız olan canlılar olarak bir başkasına merhametli olmamız da düşünülemezdi.
Sadece gıda olarak adlandırdığımız canlıları, apartman daireleri gibi besi çiftliklerine kapattık,
bitkileri topraktan koparttık, yapay vitamin ve minerallerle su içinde yaşamaya zorlanan
nebatatları gıda saydık. Kendimize kullandığımız antibiyotikler gibi tüm bu canlılara da kimyasal
ilaçlar verdik. Hapsolmuş, zehirlenmiş, yaşam alanlarından koparılmış fiziksel ve ruhsal olarak
hastalanmış canlılardan beslenerek var olmaya çalışan insanlar olarak kendimizden, inşa ettiğimiz
duvarlar arasında, barışçıl, özgür düşünceye sahip, açık fikirli bir yaşam yaşamasını bekledik.
Şimdilerde ise bu beklentilerimizi ekolojik kaygılar ile pekiştiriyoruz.
Ekolojik tasarım kaygısı bütüncül bir yaşam kaygısıdır. Çünkü ekoloji, parçalara ayırabileceğimiz
bir oyun hamuru değildir. Biz bunu kısımlara ayırıp, uzmanlıklarla bölmeye başladığımızda
kendimizi kandırmaya da başlarız. Yapılacak tasarım dünya için yapılmak zorundadır. Zaten
insan için yapılan bir işin dünyadan ayrılması son derece sapkıncadır.
Bu bizim dünya dışı veya dünya üstün varlıklar olduğumuzu düşünmemize benzer. Sanki kaynak olarak kullandığımız bir gezegene gelen varlıklar gibi davranmamız bu gezegende herhangi bir sorunu çözmez. Siz bir yaşam alanı tasarlamak için yola çıkıp, yaşamdan insanı ayıklayıp, diğer canlıları yok saydığınızda, ancak günümüz şehirlerine ulaşabilirsiniz. Bu şehirlerin hali ise ortada... Bizler için asıl yaşam dünyadadır, dünyanın kendisidir ve bu yaşamın sürmesi tüm aile bireylerine bağlıdır. Ekolojik tasarım konusunda kendimize bir soruyu yeniden sormamız gerekir; “Ekolojik tasarım kimin içindir?” Odak noktasına bir başına insanı koyduğunuz hiçbir tasarım biçimi ekoloji ile bağdaşmaz. Malzeme, teknik, coğrafya farketmeksizin doğru mesajı veremez, dengeli bir enerjiye sahip olamaz. Dolayısı ile de talep edeni tatmin etmez, var olma amacını gerçekleştirmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c5c4bca-8bf6-40e5-a90e-207d205b22c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabına Göre</image:title>
            <image:caption>BAZEN BİRİNİ GERÇEKTEN TANIMAK İÇİN SATIR ARALARINI OKUMANIZ GEREKİR. 
İsabella Marlowe kendini çok çaresiz hissediyordu. Üniversiteden sonra yayıncılık kariyerine atıldığında, yirmi beş yaşına geldiğinde bile hâlâ anne babasıyla yaşamak zorunda kalacağını ve yayınevindeki sayılı siyahi çalışandan biri olacağını tahmin etmemişti. Çok çalışan ama az kazanan, hakkını aramakla kendini susturmak arasında sıkışıp kalan Izzy, yayıncılık sektörünün bu kadar kötü olabileceğine inanmak istemiyordu. Bir gün patronunun, ünlü bir yazarın uzun zamandır beklenen dosyasını teslim etmediğinden şikâyet ettiğini duyduğunda, bunu değerini kanıtlamak ve nihayet hak ettiği saygıyı görmek için bir fırsat olarak gördü. 
Tek yapması gereken yazarın Santa Barbaradaki malikânesine gitmek ve ona bir dizi yüreklendirici konuşma yapmaktı. Ne kadar zor olabilirdi ki? 
Ne var ki İzzy kısa sürede durumun boyunu aştığını anladı. Beau Towers, skandal bir anı kitabı kaleme almaya kalkışmış, sıradan bir ünlü değildi. Alaycı, içine kapanık —ve şu işe bakın kien az İzzy kadar çaresizdi. Fakat ne kadar soğuk ve mesafeli olursa olsun, İzzy&apos;nin Beau&apos;nun kitabını yazmasına ihtiyacı vardı ve onun teşvikleri sayesinde, ünlü adamın hikâyesi kâğıda akmaya başladı. Kısa sürede, ikili sandıklarından çok daha fazla ortak noktaları olduğunu keşfedecek ve teslim tarihleri yaklaştığında, aralarında yepyeni bir şeyin filizlendiğini fark edecekti. 
Çoksatar yazar Jasmine Guillory&apos;nin kalp yakan romantik anlatısı, klasikleşmiş bir masalı yepyeni bir jenerasyonla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d308fa6-9fca-4cdc-9eed-3f46927beb43.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüy ve Alev - Kraliçe Konseyi</image:title>
            <image:caption>“HERKES HÜKÜMDAR OLMAK İSTER. HERKES GÜÇ İSTER FAKAT ÇOK AZI, BUNUN BEDELLERİNİ GÖREBİLİR. 
Savaş sona erdi. Artık ünlü bir kahraman olan Mulan, günlerini köyünde, kadın savaşçılardan oluşan bir milis kuvvetini eğiterek geçiriyor. Uzun zamandır özlemi duyulan barışın korunması gerektiğinin farkında. 
Shang, Mulan&apos;a İmparatorluk Şehri&apos;ne davet edildiği haberini getirdiğinde Mulan&apos;ın görece huzurlu hayatı bir kez daha altüst oluyor. Yaşlı İmparator, Mulan&apos;ı tahtının vârisi ilan ediyor. Böylesi hayal edilemez bir güç ve sorumluluk Mulan&apos;ı dehşete düşürse de kim İmparator’a hayır diyebilir ki? 
Mulan ülke yönetiminde yerini aldığında, çok geçmeden herkesin kendi safında olmadığını fark ediyor. Bakanları onun kuyusunu kazarken Hunlar tahttaki zayıflığı seziyorlar. İhanetin izleri Mulan&apos;ın dost bildiklerinde bile görüldüğünde Mulan kime güveneceğini şaşırıyor. 
Fakat gizemli, kadim bir büyünün keşfi Mulan&apos;ın gerçek kaderini ortaya çıkarmasını sağlıyor. Yeni bir güçle ve kendisinden önce gelenlerin bilgeliğiyle kuşanan Mulan, kuvvetini geri kazanacak, ülkeyi kurtaracak ve bir kez daha, başında ister miğfer ister taç olsun, liderlik etmek için doğduğunu ispatlayacak. 
Savaşçıya dönüşen genç bir kızın hikâyesini yeniden kurgulayan Tüy ve Alev, peri masalları geleneği ile gerçek tarihi Disney&apos;e has bir dokunuşla bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cd50979-dcc7-4fa0-a5a4-35f7e66c3389.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı Şeyler Hakkında</image:title>
            <image:caption>Düşüncelerimi etkileyen duygulardan ve duygularıma yön veren düşüncelerimden sıyrılıp, bir süre uçlarda yaşamaya bırakıp, düzlüğe ve doğru düşünceye ulaştığım kısa anlardan, dar zamanlardan biriktirdiğim kelimeler, cümleler ve düşünceler… 
  Emrah Turap, &apos;Bazı Şeyler Hakkında&apos; eserinde, toplumsal ve kişisel mekanizmaların yarattığı yalnızlık hissini, insanın kaçma isteğini, sevginin karanlık, acının aydınlık yüzünü, yarayı kabul etme olgunluğu gibi derin konuları aforizmalarıyla derleyerek ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e759a366-bd01-4f9c-bec6-4d36dd2e4c87.jpg</image:loc>
            <image:title>Mübersem</image:title>
            <image:caption>Belki daha kendinizi arama yolculuğuna çıkmamışken benimle rastlaştınız. Şansı pek yaver gitmiş biri olmasam da herkes gibi yaşadıklarımdan öğrendiğim şeyler var. 
 
Ben yaşadım ve sizin göremediklerinizi gördüm, duyamadıklarınızı duydum hatta anlayamadığınız şeyler düşündüm. Yaşayın ve benim göremediklerimi görün, dokunamadıklarıma dokunun, hissetmeyi aklımın ucundan dahi geçiremediğim duygular hissedin. 
Bedeninizin bulamadığı huzuru ruhunuz bulsun… 
  Gökhan Aktepe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddac49c7-6c4a-44cb-a8a6-62ae06706ceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafa Parlatan Hikayeler 2</image:title>
            <image:caption>Ülkeye dönüşü sıcak karşılanmadı. Kendisini yıllar önce öldü sayan akrabaları ve hayattaki en yakın akrabası olan abisi yanına bile gelmedi. Arkadaşları ya başka yere taşınmış ya da bu dünyadan göçüp gitmişti. Eski karısı kahrından ölmüştü. Çocuğu, önce dedesi ve anneannesi, daha sonra da abisi tarafından büyütülmüştü. Dönüşünden birkaç yıl sonra çıktı karşısına, çok kısa bir süre babalık yapabildiği evladının. Oğul sarıldı babasına. Ağladı. Kızdı. Sonra biraz da bağırarak ağladı. Hıçkırması geçmedi birkaç dakika boyunca çünkü biliyordu, aklı başındaydı babası terk ettiğinde onları. Acıyla yoğrulan her özlem öfkeye kaybeder bu savaşı. Kırıktı çocuk, şimdi olgun bir adam olmasına rağmen o kırılmışlıkla ömür boyu senet imzalamıştı sanki. Sahibi ölen yetim bir köpek gibi çaresiz ve ıssız kalmıştı çok yıllar önce. Bir baba gittiğinde, bir annenin yarısı da gider. Giden bir annenin yarısı, kalan çocuğun iyileşmez yarasıdır. O yara geçmez. Ta ki yorgana özenen toprak, vücudu sarıp hapsedene, ta ki doğanın ayrıştırıcıları geriye kalan parçaları silip süpürene kadar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10767780-ed27-49c5-b72a-d99c8d8af6cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şut ve Gol</image:title>
            <image:caption>Kazanmak değerlidir, ama bazen hiç önemli değildir! Ödüllü Fransız yazar Jean-Charles Berthier, Türkçe’deki ilk romanında okurunu, bir mini futbol turnuvasına davet ediyor. Olanca güçleriyle turnuvaya hazırlanan, aksiliklerden yılmayan takımların peşinden soluk soluğa koşturuyor. Kız ve oğlan takımlarının arasındaki amansız rekabeti sergileyen roman, sporda etik değerlere dikkat çekiyor, zafere götüren takım ruhunu, azmi ve disiplini yüceltiyor. Felix ve takımı, önceki yıl kıl payı kaptırdıkları birincilik için Ümitler Turnuvası’na hazırlanırlar. Kaptan Isaac, turnuvaya günler kala sakatlanınca moralleri bozulsa da pes etmeye niyetleri yoktur. Sahaya çıkacak ve rakiplerini tek tek yeneceklerdir. Ne ki, turnuvada ilk kez yarışan, tuhaf isimli kızlar takımı skor tabelasındaki dengeleri altüst eder. Hayrete düşen Félix ve takımının aklında tek şey vardır: Yoksa bu yeni oyuncular hile mi yapıyordur!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b9bee9-3356-4d82-a90d-a020b4943b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Maksadı Güzel</image:title>
            <image:caption>Çağımızın kara vebası nüksetti ciğerlerime  hallice bitap düşüren. Geçiştirmeler, koşuşturmalar ve diğer hepsi... Bunlar yüzünden mi gerçekten bütün bu samimiyetsizce yaşam?  Sanırım bu hayatımın tek keşkesi; &quot;keşke fikrimizin en saf en temiz yanlarını besleme gücünü yakalayabilseydik hepimiz.&quot; İşte tam da o zaman içimizin en saf gevherine ulaşırdık her birimiz kendince. 
Hepimiz o kayıp gevherimizin peşinde olalım. Yürek o beş harfe ancak böyle sığar. 
Bilmezsin ki sen o sırtının ağrısı kalbindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41745596-064c-4e6b-a403-15c2bc4c4e46.jpg</image:loc>
            <image:title>Siren Sesleri</image:title>
            <image:caption>Polis  Kamil namı diğer Polis Koçak, suçları araştırıp soruşturmak, suçluları yakalamak, soğuk vakaları çözmek için ‘‘Yaşamak yalnızca soluk almak değil çalışmaktır.’’ mantığıyla haraket eden başarılı bir polis memurudur. Görevi gereği toplumsal yaşam için gerekli olan asgari vicdan duygusundan yoksun, birçok olumsuz tutum ve davranışlarla sürekli olarak sınırları zorlayan, pişmanlık veya suçluluk duygusu hissetmeyen kişilerle mücadele eder. 
 
    Mayıs ayının ikinci haftası günlerden Cumartesi saatler yirmi ikiyi vuruyordur. Hava sağanak yağışlı ve rüzgarlıydı. Ara sıra dinen yağmurun ardından sert esen rüzgarla birlikte  havada uçuşan kavak ve söğüt ağaçlarının pamukçukları mıntıkada olan Polis Koçak için harbiden can sıkıcıydı. 
 
   Bu arada, Polis haber merkezinde görevli muhabere memuru, Cinayet büro amiri Volkan beyi akabinde ise Karakol amiri Başkomiser Efe’yi anons ederek telefonla görüşelim der. Beş dakika sonra anonsun içeriği bölgedeki tüm ekiplere siyaret eder. Cumartesi pazar yeri Dere sokak bila sayılı tek katlı evde Cinayet olayının olduğu öğrenilir. Başta polis Koçak olmak üzere birçok ekip alçalan SİREN SESLERİ ile olay mahaline intikal ederler. Bahse konu evin yatak odasında manzara, harbiden insanın kanını donduracak cinstendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8376974-0f42-422a-973e-1d5de394a377.jpg</image:loc>
            <image:title>Zuzu&apos;nun Macerası - Zuzu Uzayda</image:title>
            <image:caption>Zuzu, iki muhteşem hikâye ile siz çocukları maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0274c16f-9e94-48eb-864f-fc80c5bcb60a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündelik Yaşamda Dharma</image:title>
            <image:caption>Yaşam Sevinciyle Dolu Bir Hayat İçin Pratik Uygulamalar
 Dharma Sanskrit dilinde birçok anlamı olan bir sözcük; içsel çağrı, içinizdeki ses, kim olduğunuzun özü ve ifadesi… Bu çağrıyı anlar, içinizdeki sese nasıl karşılık vereceğinizi bilirseniz dharmanızı, yani özünüzü bulursunuz ve ifade edersiniz. Dharmanızda olduğunuzda kendinizi güvende, yaratıcı, huzurlu, mutlu hissedersiniz ve amacınız doğrultusunda ilerlersiniz. Michelangelo, bir heykelin zaten mermer kütlesinin içinde yer aldığını, heykelin ortaya çıkması için yapılması gerekenin mermerdeki fazlalıkları atmak olduğunu söylemişti. Dharmanız için de aynı şey geçerlidir; fazlalıkları atmak... Bu da özünüzün derinlere gömülmesine neden olan önyargılarınızı, başkalarının önceliklerini, beklentilerini ve yargılarını bir kenara bırakmanız demektir. Hint asıllı Amerikalı yazar, Harvard Tıp Fakültesi misafir öğretim üyesi Suneel Gupta bunu nasıl yapabileceğinizi çok ilginç hikâyeler eşliğinde anlatıyor. &quot;Birçoğumuzun kendimizi kaybolmuş hissettiği bir dünyada Suneel Gupta ihtiyacımız olan rehberdir. Doğu bilgeliğinden ve çağdaş bilimden yararlanarak, içsel çağrımızı günlük eylemlerimizle uyumlu hale getirmek için pratik stratejiler sunuyor. Güçlü bir kitap, vazgeçilmez bir kaynak.” — Daniel H. Pink, New York Times çoksatan yazarı &quot;Bu kitap şu anda hepimizin ihtiyacı olan bir tür reset düğmesi. Eğer kendinizi bunalmış, sıkışmış veya boşlukta hissediyorsanız sizi ateşleyecek kıvılcımınızı yeniden bulmanın anahtarıdır. Tüm samimiyetimle tavsiye ederim.&quot; — 
Reid Hoffman, LinkedIn Kurucu Ortağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f430dd05-7080-4660-9a92-fb36b36984a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Zamanlarda Diplomat Olmak</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin’in meşhur eseri Pembe İncili Kaftan hiç şüphesiz edebiyat tarihimizin en önemli hikâyelerindendir. Bu hikâye elinizde tutuğunuz kitabın hazırlık sürecinde sıkça hatırlanan bir 
sahneler bütününe dönüştü. Hikâyenin kahramanı Muhsin Çelebi; devlet adamlığını temsil eden, şahsi çıkarlarını öncelemeyen, devletin haysiyetini çiğnetmeyen bir ruhu temsil eder. Elbette bir 
kurgudan ibaret olan bu hikâyenin, kitabın hazırlık sürecinde bir hatırlatıcı rolü üstleneceğini ve bir sembole dönüşeceğini bilmek mümkün değildi. “Muhsin Çelebi’nin temsil ettiği devlet adamı portresi gerçek olabilir mi?” sorusunu muhtemelen hikâyeyi okuyan herkes kendi kendine sormuştur. Ben ise bu süreçte cevabımı; dinlediklerim, gördüklerim ve hissettiklerimden hareketle “Evet!” olarak verdim: Evet, varlar ve aramızdalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ab7fe6-2609-452f-9c00-bbdc4f485e5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Emerging Power In Indo-Pacific Geopolitics</image:title>
            <image:caption>The Asia-Pacific and Indo-Pacific regions have emerged as pivotal geopolitical theaters, wielding significant influence in shaping the trajectory of the 21st century. Historically, the Asia-Pacific term has been widely used to encapsulate the vast expanse from East Asia to the Western Pacific, encompassing diverse nations with varied cultural, economic, and political backgrounds. However, the evolving global dynamics have led to this region&apos;s redefinition, with the Indo-Pacific concept gaining prominence. 
 
The Indo-Pacific extends beyond the traditional Asia-Pacific boundaries, incorporating the Indian Ocean into the geopolitical calculus. This expanded framework reflects the interconnectedness of maritime routes and underscores the strategic importance of both the Pacific and Indian Oceans. The Indo-Pacific encapsulates the convergence of interests and the interplay of major powers, amplifying the significance of regional cooperation and competition. Regional disputes have become integral to this narrative, with contested territorial claims, historical rivalries, and maritime disputes defining the geopolitical landscape. 
 
In this book, we have examined the claims about the South China Sea, national interests in the region, balancing policies, disputes, diplomatic efforts and multilateral dialogues in a wide perspective in terms of geopolitical developments. 
 
Authors: Ömer Emre Kuşçu, Bilal Ersin Elikoğlu, Sinan Haskan, Sina Kısacık, Murat Yorulmaz, Gamze Helvacıköylü, Bilal Nas, Aybala Lale Kahraman, Tuğçe Pulurluoğlu, Oktay Küçükdeğirmenci, Dr. Rahman Nurdun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bd70c64-435b-4c40-9738-e30f07501d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Lahza Serisi 3 Kitap Takım (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>LAHZA 1 – MAH VE ŞER 
“MAH AY DEMEK, GÖKTEKİ KAMER DEMEK, GÜZELLİK DEMEK, SEN DEMEK...” 
 
Zaman bir lahzadan ibaretti. Mah ve Şer ise o zamanın içine sıkışmış bir bütünün parçasıydı. Zamansız bir anda Ay gecenin koynunda dalgalanırken her şey tersine döndü. Mah silindi geceden. Şer ise onlar için zamanı ikiye böldü. O en karanlık gecede bir günah işlendi ve o günahın izleri geceyle birlikte geçmişi de silip geleceklerine kazındı. Artık gün doğduğunda karanlık yalnızca mahşerden ibaretti. 
 
 
 
“Affet beni,” dediğinde kadın gülümsedi. Acıdan başka bir şey barındırmayan bu gülümseme aslında bir cevap niteliğindeydi. 
“Yer ile göğü de birleştirsen! İki cihanı da bir araya getirsen...” Son sözleriyle aralarındaki bağı bıçak gibi kesti. “Affetmem!” 
 
LAHZA 2 – HAR VE KÜL 
“GECE... TÜM KÖTÜLÜKLERİ GİZLEYENİM, SAKLAYANIM... KARANLIĞINDA KANDIRILARAK DİNLEDİĞİM EN GÜZEL MASALIM... ONUN KARANLIĞI, BENİM AYDINLIĞIM.” 
 
Biz bir saatin tam ortasındaydık ve ne birlikte bir adım ileri gidebiliyorduk ne de bir adım geri. Tutukluluktu bizimki. Daha en başından, nefes aldığımız ilk andan beri birbirimize vurgun olmak, birbirimizde yok olmaktı. Bir yandan har olup yanarken bir yandan kül olmaktı. 
 
“Sen sana kötülük yapan herkesi kendi vicdan mahkemende şuranla yargılarken.” İki parmağı kurşun misali sol göğsüme vuruldu. “Beni adalet terazinde hep burada yargıladın.” Parmağı şakaklarıma çıktığında öleceğim sandım. 
“Gerçekten benim en büyük belam; senin bana olmayan, benim sana bitmek bilmeyen sevdammış.” 
 
LAHZA 3 – GECE VE ŞAFAK 
“İZAFİ BİR KAVRAMSA ZAMAN BİR LAHZADAN İBARETTİ. 
SENELER SONRA BİLE BİTMEYEN BİR AŞK VARMIŞ, İNANDIM.” 
 
“Bundan sonra seni bırakmıyorum, senden bir adım öteye yemin ederim ki gitmiyorum.” 
Elini cebine attığında, sarı alyans gecenin karanlığında parladı. “Hiçbir şeyi hak ettiğin gibi yaşatamadım ama Mahru…” Sesiyle kalbimdeki telaş katbekat büyüdü. “Benim için yâr da sensin yara da sen… Zehir de sensin, şifa da sen… Şu yüreğin…” dedi, tek parmağını telaşla göğsüne vurduğunda. “Neşesi sensin, kederi sen…” Akıl durdu, dil lal oldu, kalp taştı. 
*** 
“Derler ki en büyük hak gönül kırmaktır. Çok kırdım, güzel sevdin.” İçimde zelzeleler koptu, taşlar yerinden oynadı, ona örülen tüm duvarlar yıkıldı. Bağlılığın simgesi olan ve seneler önce benden kopan o yüzük, bıraktığım günkü gibi onda dururken “Helal et,” dedi. Artık göremeyeceğim kadar bulanıklaşmıştı etraf. “Et çünkü şu arşıâlâ bile şahit ki benim için evvel sensin…” dedi nem düşmüş gözleriyle. “Ahir sen…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/889981f9-2bda-4494-901e-390016323f5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Tadında Şiirler</image:title>
            <image:caption>Şiirleri avuç, avuç, 
Doldurdum kucağıma. 
Çocuklara dağıttım, 
Okusunlar doya, doya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4309ec-e904-4601-ab45-1f61c99b01d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil ve Kültür Üzerine Antropolojik Okumalar</image:title>
            <image:caption>Dil/kültür dizgesi kavramı, insan bilimcilerin kuramda ve alanda ortaya koymuş oldukları önemli bir belirlemeyi içerir. Yine aynı kavram insan bilimlerinde sürüp giden bir tartışmayı da yeniden gündeme getirmektedir. 
Acaba dil ve kültür arasındaki sıkı ilişki nereden kaynaklanıyor? Kültür mü dili, yoksa dil mi kültürü biçimlendiriyor, koşullandırıyor? 
Kendi uzmanlık alanlarında önemli kişilerden çevrilerek bu kitapta bir araya getirilen makalelerde, insanın hem tekdüze hem de çok yönlü kimliğine yönelik bu geniş kapsamlı sorulara yanıt aranmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd18d32d-5d91-44dc-9b93-9d4973796981.jpg</image:loc>
            <image:title>Burunotu</image:title>
            <image:caption>Kanunlar yeterince adil olmasa bile hiçbir suç cezasız kalmaz!

Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı &apos;&apos;Diskdünya&apos;&apos;nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz dokuzuncu kitabı Burunotu, kanunun her yer yerde kanun olduğunu ilan eden Kumandan Samuel Vimes&apos;ı nihaî gerçeklerle yüzleştirecek, yürek dağlayıcı bir holokost romanı. 

Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık külliyatın bu en ciddi ve en derin macerası, &apos;&apos;Bekçiler&apos;&apos; alt serisinin de sekizinci ve son halkası.

Pratchett &apos;&apos;adi&apos;&apos; suçlularla onlara göz yumanları ip üstünde yürüttüğü romanında, koskoca kıtanın bu kez çok ama çok tarihî ve &apos;&apos;karanlık&apos;&apos; seviyelerine iniyor; hak ve sömürünün izini sürerek taşranın adı konmamış sırlarını birer birer ifşa ediyor. 


En azından, tatile zırhıyla gitme iznini koparmıştı Vimes. Zırhı onun bir parçasıydı artık, en az onun kadar aşınmıştı. Tek fark, ezik yerleri çekiçlenerek zırhın düzeltilebiliyor olmasıydı.

Sıradan bir tatil nasıl kontrolden çıkabilir? Tabii ki tatile çıkanın marifetiyle! Hele ki bu kişi Bekçi Teşkilatı&apos;nın kumandanı Sam Vimes&apos;sa eğer, çakan her kıvılcımın ateş alması an meselesi olabilir. 

Vimes, Karakol&apos;da geçirdiği onca senenin hatırına güzel bir tatili hak ediyor muhakkak. Ama eşinin taşradaki malikânesinde tatil yapma fikri, nasıl diyelim, pek de cazip gelmiyor açıkçası. Ankh-Morpark&apos;tan uzaklaşmaya gönlü elvermese de emrin &apos;&apos;büyük&apos;&apos; yerden geldiği aşikâr! Mecbur, katlanacak. Zaten ne hikmetse, son günlerde ihtiyaç fazlası bir bekçi oluveriyor Vimes!

Dünyanın bekçilere ihtiyaç duymadığı zamanlar vardı gerçekten. Ama öyle zamanlarda ihtiyaç duyulan asıl şey, birinin dünyayı kapatıp tekrar açmasıydı ki bu sefer doğru düzgün çalışabilsin...

Vimes tatile geldiği yeri tanıdıkça, etrafa daha yakından baktıkça aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfediyor. Taşranın gizli çekiciliğinin altında dev bir komplo, örtbas edilmeye çalışılan sırlar, kan kokusu ve tarifi mümkünsüz bir acımasızlık yattığını fark edince ise duruma el koymaktan kendini alamıyor. Uyuşturucu kaçakçılığı, adam kaçırma, tehdit ve şantaj, soykırım... Tüm bunlar taşrada cirit atarken, Vimes adi bile sayılamayacak bu leş suçların müsebbiplerini devirmek için ant içiyor. Eh, tatilde bile olsa Vimes, Vimes&apos;lığından vazgeçer mi hiç?

Diskdünya okurlarını, insanlık tarihinin en büyük suçları üstüne düşünmeye ve tartışmaya iten Burunotu, suçu ifa edenlerden ziyade asıl suçlulara ve &apos;&apos;Biz ne yapabilirdik ki?&apos;&apos; diyerek kendini temize çekmeye çalışanlara tokat gibi bir yanıt veriyor: Her şeyi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34501bbe-088e-4f11-8410-7af95239f4e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ata - Neredesin Mavi Gözlüm</image:title>
            <image:caption>“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.” 
 
“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” 
 
Mustafa Kemal’in fikrî bütünlüğü, Ata’nın bedeninde yeniden vücut bulmuştu. Gök mavisi gözleri, altın sarısı saçları ve keskin bakışlarıyla “Atatürk Ata” diyorlardı ona. Atatürk Ata direnişin ve devrimin sesiydi; emperyalizme karşı “Tam bağımsız Türkiye!” diyenlerin yol arkadaşıydı… 
 
Ata, bir çift mavi gözün ışığında kurtulmuş ve yeniden kurulmuş olan bu topraklara dair mücadeleyi eşsiz bir anlatımla okurlarına sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce29e05-f054-4b57-a275-4e759b60951f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Qız Vardı</image:title>
            <image:caption>Seadet Novruzkızı, çok eski bir Türk toprağı olan Borçalı (Gürcistan) bölgesi Başgeçit Rayonu’nun Şindiler köyünde aydın bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Allah ona en değerli servet olan şairlik, söz söyleme yeteneğini bağışladı. Bununla birlikte onun aile kaderindeki boşluğu dolduracak hayatta ona sonraki kaderinde bahtiyarlık kısmetini verdi. Ataların tabiri ile söylersek hayat durmaz devam eder. Çağdaş edebiyatımıza yeni-yeni edebi kuşaklar ayak basar. Onlar kendi ortaya koydukları sanatları ile okuyucuların kalplerine girmeye yol bulur. Şurası kesin ki söz bitmez-tükenmez. Şair Seadet Seda’nın şiir dünyası buna örnektir. 
Gardaş ALİŞOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3600eee-4246-40eb-8281-ccddf2e89282.jpg</image:loc>
            <image:title>Turgut Özal - Tonton</image:title>
            <image:caption>“İktidar partisinin başkanının cumhurbaşkanlığına aday olması en doğal olgudur. Hür dünyaca benimsenmiş bu düşünceyi biz de uygulama sürecindeyiz. Önce ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene,’ diyorum. Sonra da Allah’ın izniyle bir başka konumda hepinizle yeniden buluşmak ve milletimize daha fazla hizmet etmek umuduyla elveda diyorum. Elveda benim değerli vatandaşlarım.” 
 
Türkiye Cumhuriyeti 8. Cumhurbaşkanı 
Turgut Özal 
Turgut Özal, cumhurbaşkanlığıyla Türk siyaset tarihinde önemli bir rol oynamıştır. 1927 yılında Malatya’da doğan Turgut Özal, Türkiye’nin ekonomik dönüşüm sürecinde etkili bir lider olarak bilinir. 
 
Anavatan Partisi’ni kurarak 1983 yılında yapılan seçimlerde başbakanlık görevine gelmiş ve ardından da cumhurbaşkanlığına seçilmiştir. Özal’ın liderliğindeki dönemde, ekonomide serbest piyasa reformları ve liberal politikalar ön planda tutulmuştur. 
 
Türkiye’nin modernleşme sürecine yaptığı katkılar ve uyguladığı ekonomik politikalarla birlikte onun siyasi mirası, elbette pek çok eleştiriye de maruz kalmıştır. 
  Özal’ın hayatını ele alan bu kitap, siyasi hamlelerini yakından tanımak isteyenler için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b728c7ec-eb0f-4dce-a886-1af25b78fb34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Eserleriyle Charles Dickens (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Masum yetim Oliver Twist’ten arsız Artful Dodger’a, ürkütücü gelin Bayan Havisham’dan yaşlı pinti Scrooge’a kadar Charles Dickens’ın yarattığı karakterler dünyaca ünlüdür. Tüm eserlerinin bu muhteşem uyarlamaları, karakterleri de tanıtan illüstrasyonlarla birlikte okura Dickens’ın dünyasıyla muhteşem bir tanışma fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/707cae87-c84b-4c91-a830-f9aebe484949.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Onuncu yüzyılda yaşayan el-Mütenebbi, Arapların Dante’si ya da 
Shakespeare’ı olarak tarif edilebilir. El-Mütenebbi’nin şiirleri, kendi döneminin Arap coğrafyasında yaşanan insani ilişkiler, hırslar, makam kavgaları, aşklar, ayrılıklar ve insana özgü hayal kırıkları, içe kapanışlar ve vazgeçişler üzerinden tüm insanlığa ait duyguları sosyopsikolojik ve felsefi biz özümsemeyle, ustalıkla anlatır. Onun herkese ait bu duyguları derin bir anlayış ve güçlü bir üslupla yazıya dökmesi, şiirini çağdaşlarının şiirinden ayırır ve tüm çağlara ait kılar. Şairin kendi duygularıyla yüzleşmedeki samimiyeti, dürüstlüğü ve bu duyguları herhangi şekilde soyuta saklamadan her insanın anlayabileceği şekilde şiirleştirmesi, onu okuruna ve her çağın insanına yaklaştırır. Kendini arayan, kendinde olmanın öneminin bilincinde olan ve bunu arzulayan hiçbir birey, el-Mütenebbi’nin şiirlerine kayıtsız kalamayacaktır. “Burası cinlerin oyun sahası Ama tercümansız dolaşmaz Süleyman bile”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e16b37-7eb5-4bac-a8a1-a2cb139ff806.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Fısıltısı</image:title>
            <image:caption>Yıldızların Fısıltısı, basit insanların genellikle bir mahallenin etrafında gelişen hayatlarından kesitler sunuyor. Necib Mahfuz’un sade, duru dili, gösterişsiz anlatımıyla günlük hayatın dertleri kimi zaman mucizeye, gizeme, gaipten gelen haberlere karışıyor. 
Birlikte kaçmak isteyen âşıklar, herkesin bildiği küçük sırlar, eski bir kale kalıntısının etrafında şekillenen efsaneler, küçük felaketler ve talihin gülümsediği anlar, mahalleye düzen vermeye çalışan şeyhler, imamlar, muhtarlar ve hiç eksik olmayan, düzen bozucu aykırı karakterler, Nobel Ödüllü yazar Mahfuz’un kısa öykülerinde hayatın olağan akışının içinde karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302a4e86-b013-44da-9ca6-084a3a26d744.jpg</image:loc>
            <image:title>Havala</image:title>
            <image:caption>• Uyuşturucu kaçakçılığı, göçmen krizi, terör finansmanı... Bu üç büyük sorun nerede buluşuyor?

• Türkiye’ye giren uyuşturucu parası nasıl bir yolla aklanıyor?

• Uyuşturucu tacirleri ve kara para sahipleri milyonlarca doları yurtdışına çıkarmak için hangi yöntemleri deniyorlar?

• Döviz büroları ve kuyumcuların kara para akışındaki rolü ne?

• Kokain ticaretinde muz ithalatı neden en kullanışlı yöntem?

• Varlık Barışı’ndan yararlanan suçlular kimler?

• Varlık Barışı hangi amaca hizmet etti?

• Her geçen gün gelişen teknolojiye rağmen, uluslararası suç örgütleri neden “geleneksel” para aktarma sistemini kullanıyorlar? 

• Tüm dünyayı ilgilendiren “Havala” nedir? Türkiye’de kimler kullanıyor?

Gazeteci Murat Ağırel, bu kitapta Türkiye’de son yıllarda giderek daha sık duyduğumuz para transferi sistemi “Havala”yı ve kara paranın nasıl aklandığını masaya yatırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39844098-b55c-4a60-965e-2b6d69ff25b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Canparem</image:title>
            <image:caption>CANEVİM ile bizlerle buluşan Turgay Kaçan; CANPAREM ile şiir serüveninde kendini aramış, yeni tarzlar denemiştir. Karamsarlıktan sıyrılıp Mahzen, Rengine Doyar Mevsimler ve Öyle Sevdim Seni ile aşka, özleme, umuda sarılan şairimiz; Bozkurt seline Kalmadı Bozkurt, Çökertme yangınına Bir Gölgem Kaldı, 6 Mayıs&apos;ta budanan umudumuza Üç Bahar Dalı, Amasra madeni işçileri için Kara Çalındı Yüzlere, 6 Şubat depremine Yarınlar Dünsüz Kaldı, Filistin saldırısı için Filistin&apos;e Ağıt, mesleğini onuruyla, emeğiyle yaparken öldürülen Müzisyen Onur Şen&apos;e Toprağa Can Kaldı diye seslenerek bireysellikten uzaklaşıp toplumsal konulara değinmiş, bam telimize basarak sesimizi duyurmuştur. 
 
Şiiri hayatının başucunda tutan Turgay KAÇAN; şiiri şu şekilde tanımlamaktadır: 
Şiir; bir yürekten doğar ve ırmak misali dolaşır bir bir yürekleri. Haykırır sizin adınıza yaşama ve sevdaya dair ne varsa. 
Şiir; ellerinden tutarak hayatın, yürütür geleceğe. Yarınları kurar içinde sevgi tomurcuklu. 
Şiir; durmamaktır yola çıkanlar için. En zorlu yanında yürüyüşün, maviye sarılmaktır gönülden. 
Şiir; insana sarılmaktır sıkıca ve bir daha bırakmamaktır. 
Şiir; yalnızlığı paylaşmaktır, düş kurmaktır, gönlü paylaşmaktır, saf ve temiz şekilde. 
  Sergül CANPOLAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6374a94a-9600-4055-b6db-556cb73176ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Geride Kalanlar 3</image:title>
            <image:caption>“Biliyor musun Hüsna? Senin gibi yüzü güzel bir kızı bana nasip ettiği için Allah’a şükrediyorum,” dedi Fikret. 
 
Konuşmak yerine sadece kıkırdamakla yetinen Hüsna, daha şimdiden hediyelerin hayalini kurmaya başlamıştı bile. Pembe gelinlik, kırmızı duvak ve kırmızı ayakkabı içinde annesinin anlattığı masallardaki peri kızları gibi olacağını düşlüyordu. Fikret’in aldıklarının hepsine rıza göstermişti küçük şartlar öne koşarak; gelinlik parlak, ayakkabı topuklu olacaktı… Yürüdüğünde, tık tık diye ses çıkarmalı, gelinliği göz kamaştırmalıydı. Kollarında ışıl ışıl parlayan dizi dizi bilezikleri olacaktı. At üzerinde giderken şıngırtısını bütün köyün kızları duyacak, iç çekeceklerdi… 
 
  Erzurum’da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar,  umudun, umutsuzluğun, karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması... Şengül Terzioğlu Yıldırım, romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor.  Akıcı, içten; okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755b4ec3-2d7a-4d51-8609-e60f7286fce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda’nın Kalemi</image:title>
            <image:caption>ARDA, çok öfkeliydi. 
“Yine mi ödev!” diye söyleniyordu. 
Hem de bu sefer ödev konusunu 
anlatmakla kalmayacak, dosya kâğıtlarına 
el yazısı ile yazacaktı. 
Yazmak mı? 
Yazmaktan nefret ediyordu. 
Ne kadar da gereksiz bir eylemdi. 
 
İsminin anlamını öğrenmek ve bununla ilgili bir hikâye yazma ödevinden, zamanda yolculuğa uzanan bir macera Arda’nın öyküsü. 
Üstelik de sihirli bir kalem ve kömür rengi bir kedi ile birlikte! 
 
Ekim CANAY, “Arda’nın Kalemi” ile çocukları, eğlendiren bir maceraya ortak ederken, içlerindeki keşfetme arzusunu da harekete geçirecek ilham ile okurun karşısına çıkıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f82e7f-9a80-4921-ae67-7ba727518476.jpg</image:loc>
            <image:title>Geride Kalanlar 1</image:title>
            <image:caption>Her kış olduğu gibi o kış da köydeki evler yarıya kadar kar yığınları altına gömüldü. Üç gündür aralıksız yağan kar, zaman zaman şiddetini düşürmekle birlikte ara sokaklar ile köyü diğer köylere ve şehre bağlayan tek ana yolu da kapatıverdi. 
 
Bu topraklarda beyaz örtünün, altı aydan önce kalktığı görülmüş şey değildi. İnsanlar, kahverengi toprağa ve yeşile hasret kalırdı. Kışın en çetin geçtiği zemheri aylarında, yeri göğü bürüyen beyazlıktan korunmak için sokağa çıkmak zorunda olanlar, gözlerinin altına soba isi sürerek işlerini görür, beyaza boyalı yer gök içinde yollarını anca bulabilirlerdi. 
 
  Erzurum’da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar,  umudun, umutsuzluğun, karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması... Şengül Terzioğlu Yıldırım, romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor.  Akıcı, içten; okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d30b1b-20e6-4f6f-805d-8c6911f5520c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geride Kalanlar 2</image:title>
            <image:caption>Memnune’nin iç dünyasını ne kocası ne evlatları, hiçbiri bilmezdi. Keşke bir nazını çeken olsaydı, belki o vakit böyle öfkeli bir kadın olmaktan sıyrılabilirdi. Yıllar yılı yokluk içinde adı koca olan, varlığı yanında olmayan bir adam ve altı çocuğuyla var olma, ayakta durma çabası vermişti bir başına. 11 doğumundan altısı elinde sağ kalmıştı, tabii Türkan’ı ve Asiye’yi saymazsak… Onlar yaşamış ama hastalıktan ölmüşlerdi. Yeri gelmiş, dikilecek kumaş bulamayıp çuvalı dolamıştı beline etek niyetine… Rezillik, yoksulluk… Ne yokluğunu ne fakirliğini söyleyip de yardım dilenmemişti en yakınından bile. Yaşanmamışlıklarıyla, kadınlık arzularını çoğu kez baskılamış, gücü yettiğinde de öcünü misliyle çıkarmıştı. 
 
  Erzurum’da küçük bir köyde geçen Geride Kalanlar,  umudun, umutsuzluğun, karanlığın ve aydınlığın çarpıcı bir yansıması... Şengül Terzioğlu Yıldırım, romanda yarattığı sosyolojik dokuyla yerelden evrensele ulaşabilen bir yazar olarak karşımıza çıkıyor.  Akıcı, içten; okurda bir film izliyor hissi uyandıran üslubuyla bizleri kar beyazı hayallerin ve hayal kırıklıklarının içine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8854b3c3-c9e3-4c91-9ab9-0be3f7b434c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Perşembe Günü Cinayet Kulübü Serisi (3 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>PERŞEMBE GÜNÜ CİNAYET KULÜBÜ&apos;NE HOŞ GELDİNİZ! 
 
Bu sette, onlarca dile çevrilen, satış rekorları kıran ve yazarı Richard Osman’a İngiltere’de Yılın Yazarı ödülü kazandıran Perşembe Günü Cinayet Kulübü serisinin üç kitabını birlikte sunuyoruz. 
 
           Set içinde yer alan kitaplar: 
·         Perşembe Günü Cinayet Kulübü 
·         İki Kez Ölen Adam 
·         Hedefi Bulmayan Kurşun 
 
Richard Osman her biri ayrı ayrı büyük ilgi gören kitaplarında, polisiyeyle mizahı ustaca birleştirerek, her sayfasında merak ve heyecanın katlanarak arttığı eşsiz bir okuma keyfi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5abcb7e0-c4ad-437b-bd37-5ec35599cb1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hedefi Bulmayan Kurşun</image:title>
            <image:caption>DÖRT SIRA DIŞI ARKADAŞ. 
ORTADA CESET OLMAYAN BİR CİNAYET. 
VE KAPILARINI ÇALAN BELA. 
 
Perşembe Günü Cinayet Kulübü’ne bir kez daha HOŞ GELDİNİZ! 
Dünyada satış rekorları kıran Perşembe Günü Cinayet Kulübü serisinin üçüncü kitabıyla macera devam ediyor. 
 
Sıradan bir perşembe ve her şey sonunda normale dönmüş olmalı. 
Ama söz konusu Perşembe Günü Cinayet Kulübü’yse bela asla uzakta değildir. 
On yıllık faili meçhul bir cinayet çeteyi ünlü bir haber sunucusuna yönlendirir;  bir de ortada ceset ya da cevapların olmadığı bir cinayete. 
Ardından yeni bir düşman Elizabeth’i ziyaret eder. 
Elizabeth’in görevi birini öldürmektir… ya da öldürülmek. 
Faili meçhul vakada gelişmeler olurken Elizabeth vicdanıyla (ve silahıyla) boğuşur. Bu esnada Joyce, Ron ve İbrahim’se eski ve yeni arkadaşların yardımıyla ipuçlarının peşine düşer. Peki çete bu gizemi çözüp katil tekrar ortaya çıkmadan Elizabeth’i kurtarabilecek mi? 
 
Yazarı Richard Osman’a ödüller kazandıran ve sevilen Perşembe Günü Cinayet Kulübü serisinin üçüncü kitabı olan Hedefi Bulmayan Kurşun da büyük ilgi gördü, 2022’de Goodreads Choice Awards’ta En İyi Gizem &amp; Macera dalında aday gösterildi. Bunun yanı sıra Suç ve Macera Romanı dalında British Book Award’a aday gösterildi. 
 
&quot;Zekice, şefkat dolu, etkileyici ve ÇOK komik.&quot; Marian Keyes 
 
“Hedefi Bulmayan Kurşun her yönden hedefleri vuruyor. İkilemleri şaşırtıyor, çözümleri 
heyecanlandırıyor, diyalogları okunmaya değer ve karakterleri takdire şayan bir dostluk örneği 
sergiliyor. Perşembe Günü Cinayet Kulübü’nün bir sonraki kitabının çok geçmeden çıkmasını 
ummaktan başka bir şey gelmiyor elimizden.” Wall Street Journal 
 
“Perşembe Günü Cinayet Kulübü geri döndü ve bu herkesi mutlu etmeli; tabii katiller hariç. Richard 
Osman’ın vakalar çözen bir grup emekliyi konu alan ilgi çekici serisi ilk kitaptan bu yana okurları 
memnun etti. Uluslararası bir çoksatar olan Perşembe Günü Cinayet Kulübü komik, orijinal, şaşırtıcı, 
dokunaklı ve tamamen ilgi çekiciydi. Bu, başlangıç için yüksek bir çıtaydı ancak Osman sonraki 
kitaplarda buraya erişmeyi kolayca başardı... Bu kitap da diğerleri kadar keyifli. Osman’ın bu çok 
yüksek çıtayı rahatlıkla dengelemesi dikkate değer bir başarı.” Minneapolis Star-Tribune 
 
“Çoksatar kitapların yazarı Osman’ın Perşembe Günü Cinayet Kulübü gizemlerinin üçüncüsü (İki Kez 
Ölen Adam’dan sonra) güzelce örülmüş bir olay örgüsüyle birlikte kahkahalar da attırıyor... Temposu 
yüksek, karakterleri zeki ve ilgi alanları ve geçmişleri bakımından oldukça çeşitli. Mizah genellikle 
yaşlanmanın tuhaflıklarını anlayan okurlara hitap ediyor. Osman her zamanki gibi eğlendiriyor.” Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cef876d-4d35-4a36-b100-9e97e472e971.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızda Kalmasın</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar edebiyat dergileri için söyleşiler yaparak, yazılar yazarak, on yıla yakın zamandır Bafra’da çıkardığı Edebiyat Nöbeti dergisiyle Anadolu’daki nitelikli edebiyat damarını besleyerek Türkiye’nin kültür sanat ortamına büyük katkılar sunan Celal Karaca, Aramızda Kalmasın’da okuru karikatür, edebiyat, tiyatro, sinema dünyasının dev isimleriyle buluşturuyor. Attilâ İlhan’dan, Vedat Türkali’ye, Rasih Nuri İleri’den Vüs’at O. Bener’e pek çok isimle yaptığı söyleşilerde hayata, Türkiye’de aydın olmanın sorumluluğuna, sanatın ticarileşmesine dair büyük bir tabloyu farklı fırçalarla resmediyor. 
Kitapta röportajı olan kişiler: Attilâ İlhan, Vedat Türkali, Vedat Günyol, Vüs’at O. Bener, Rasih Nuri İleri, Ahmet Özer, Hasan Kıyafet, Turgut Çeviker, Mahmut Makal, Zerrin Koç, Altan Erkekli,  Tuncer Cücenoğlu, Semih Poroy , Bedri Koraman, Behiç Ak, Zeynep Aliye, Semrin Şahin, Erdoğan Alkan, Emin Nedret İşli, Ozan Telli, Kadir İncesu, Turhan Feyzioğlu, Mustafa Işık, Osman Bozkurt, Salih Aydemir, İhsan Işık, Oktay Güzeloğlu, Akın Ersöz, Hatice T. Doğanay, Meryem Gülbudak, Cemalettin Kavaklıgil, Turhan Gürkan, Ahmet Yıldız, İsmet Lokman, Kadir Doğruer, Mustafa Bilgin, Kürşat Coşgun, Yaşar Yeniceli, Orhan Taylan, Ferdi Akarnur, Hikmet Karagöz, Yekta Keçeli, Sırrı Gültekin, Aziz Sivaslıoğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d4d536-8411-4623-99d3-1f968d486a0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükler ve Küçükler</image:title>
            <image:caption>İç dünyamı sanatla beslediğim güzel günlerden biriydi. Gözüm gönlüm açık, üretken bir halde etrafa ışık saçan görünüşümle dolaşıyordum. Yokuş aşağı inerken ayaklarım havalanıyor, düz yola vardığımda gizemli bir kişiliğe bürünüp halkın arasına karışıyordum. Karşılaştığım her insanın ruhuna ortak oluyor, onunla dünya saati olarak tanımlanamayacak bir hızda ve yetkinlikte yaşıyor, kendi bedenime geçiyor, yaşananları anlamlandırıyor, ruhuma katıp, ardından diğerinin ruhuna girerek orada yolculuğa çıkıyordum. Kendimi helak edilmek üzere olan bir kavimden ayıklanmış gibi hissediyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc333a80-f148-4dbf-b5f6-3ab207641084.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şirin ve Do Majör Şirinfoni</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e91fb24-a88c-4ea7-b45d-7a54252b2f8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven ve İlham Ver Başkalarının İçindeki Mükemmelliği Açığa Çıkarmak İçin</image:title>
            <image:caption>Güven: Her Şeyi Değiştiren Tek Şey adlı etkileyici kitabın yazarı Stephen M. R. Covey, Güven ve İlham Ver’de dünyamızın değiştiğini ama liderlik tarzımızın değişmediğini belirtiyor. Kuruluşların, ekiplerin, okulların ve ailelerinin çoğu bugün hala “Kumanda ve Kontrol”e dayalı bir modelden yola çıkarak mevkiye, hiyerarşilere ve uyuma odaklanıyor. Ancak işgücünün değişen demografisi, işin kendisinin değişen doğası ve nerede nasıl çalışacağımıza dair seçenekler nedeniyle, bu eski yaklaşım artık zaman aşımına uğradı. 
Covey’in çözümüyse basit: Eski Kumanda ve Kontrol modelinden yeni “Güven ve İlham Ver” tarzına geçmek. Güven ve İlham Ver yaklaşımı, insanların yaratıcı, iş birliğine yatkın ve potansiyelle dolu olduğuna inanmakla başlar. Paradigmayı değiştirir ve modeli, başkalarını yönetmekten insanlara liderlik etmeye, konumdan etkiye, denetlemekten güvenmeye, motivasyondan ilhama dönüştürür. Liderler mikro-yönetime başvurmak yerine kendini yönetmenin gücünden yararlanırlar. Daha fazla itaat yerine yürekten bağlılığı ve onunla birlikte gelen tutku ve yaratıcılığı ortaya çıkarırlar. Bunun sonucuysa Kumanda ve Kontrol’ün üretemeyeceği düzeyde bir aidiyet, işbirliği ve performanstır. İnsanlar güvenilmeyi isterler ve güvenen bir liderleri olduğunda ellerinden gelenin en iyisini yapmak ve en iyi şekilde üretmek için ilham alırlar. “Yıllar boyunca insanlara başucu kitabımın ‘Güven’ olduğunu söyledim. ‘Güven ve İlham Ver’i okuduktan sonra, artık iki başucu kitabım olduğunu söylemek zorundayım.” -Zoom’un kurucusu ve CEO’su, Eric Yuan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424732dd-41b6-4826-8653-e87753786aed.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Canavarı - 1</image:title>
            <image:caption>Müzik canavarı 1 kitabımız ; Anaokulu ve ilkokul 1-2-3 öğrencileri içindir.  Milli eğitim müfredatına eş değerde, Milli eğitim ders kitapları blok flüt çalgısını işler ve Türk müziği içeriklidir. Müzik canavarı serisi sadece okulda müzik teorisi değil her türlü çalgı eğitimini verir. Royal Academy müzik sınavlarına hazırlanan öğrenciler için uygundur ve Orff eğitiminden sonra nota bilgisi başlangıcı İçin kolay öğrenim sağlar.
Her müzik öğretmeni öğrencisinin nota bilgisi olmasını ister. Çalgı eğitimi başlangıcı İçin en önemli faktör budur.Fakat notaları öğretirken hikayeleştirme, dikkat çekme, eğlenceli etkinlik önmeli rol oynar, işte bu noktada Müzik canavarı var. Kitabımızı Devlet okullarındaki öğretmenlerimiz ek kaynak, özel kurum öğretmenlerimiz direkt ders kitabı olarak kullanabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0af6a6d-7756-4dda-975e-9e02c1ff1ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kalbi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fırtına yeni başlıyor. 
Peki hayatta kalabilecek misin? 
 
Elisa ve Çınar yollarını ayırsa da yaşanan bir felaket onları yeniden birleştirir. Ancak artık ikisi de eskisi gibi değildir. Özellikle Elisa çok değişmiş, dikenleriyle herkesi tehdit eden bir gül hâline gelmiştir. Öyle ki arkadaşlarına, ona ihanet eden insanların yanına döndüğünde düşündüğü tek şey kırık kalbinin hesabını sormak olacaktır. 
 
Elisa ve Çınar kendi savaşlarının tutsağı olurken işler diğerleri için de hiç yolunda gitmez. İhanet ve ölüm, zehirli bir yılan gibi aralarında kol gezmekte ve benliklerine nüfuz etmektedir. Ancak her yalan, bir gün mutlaka gerçekle yüzleşecek ve taşlar yerine oturacaktır. 
 
Karanlıklar yerini aydınlığa bırakacağı sırada, akıllardaki tüm soruları yanıtlayacak bir adam çıkagelir. Ama artık sorular mı daha tehlikelidir yoksa cevaplar mı? 
 
“Beni kanatlarım olduğuna inandırdın, Çınar. Gökyüzüne yükselmeye teşvik ettin ve tam bulutların üzerine çıkmışken aniden kanatlarımı kesip attın. Bir daha uçabileceğime olan inancımı kaybedeceğimi hiç mi düşünmedin?” 
 
 
Uyarı: Yetişkin Okurlar İçin Uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c8114c-bc16-43cc-b2f8-949d5612bb5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kalbi 2</image:title>
            <image:caption>Fırtına yeni başlıyor. 
Peki hayatta kalabilecek misin? 
 
Elisa ve Çınar yollarını ayırsa da yaşanan bir felaket onları yeniden birleştirir. Ancak artık ikisi de eskisi gibi değildir. Özellikle Elisa çok değişmiş, dikenleriyle herkesi tehdit eden bir gül hâline gelmiştir. Öyle ki arkadaşlarına, ona ihanet eden insanların yanına döndüğünde düşündüğü tek şey kırık kalbinin hesabını sormak olacaktır. 
 
Elisa ve Çınar kendi savaşlarının tutsağı olurken işler diğerleri için de hiç yolunda gitmez. İhanet ve ölüm, zehirli bir yılan gibi aralarında kol gezmekte ve benliklerine nüfuz etmektedir. Ancak her yalan, bir gün mutlaka gerçekle yüzleşecek ve taşlar yerine oturacaktır. 
 
Karanlıklar yerini aydınlığa bırakacağı sırada, akıllardaki tüm soruları yanıtlayacak bir adam çıkagelir. Ama artık sorular mı daha tehlikelidir yoksa cevaplar mı? 
 
“Beni kanatlarım olduğuna inandırdın, Çınar. Gökyüzüne yükselmeye teşvik ettin ve tam bulutların üzerine çıkmışken aniden kanatlarımı kesip attın. Bir daha uçabileceğime olan inancımı kaybedeceğimi hiç mi düşünmedin?” 
 
 
Uyarı: Yetişkin Okurlar İçin Uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7210a061-c8c2-4bf1-9269-b4cdfa628100.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezenti Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Siz hiç Gezenti Çocukları duydunuz mu ? Hasankeyf’in eşsiz güzelliklerinin içinde yaşayan Elif’in tek hayali, bir gün Gezenti Çocukların arasına katılmaktı. Akıllı, meraklı ve bisikletleriyle uçarcasına yol alan bu grubun üyesi olabilmek… 
Hatta bunun için her şeyi yapmaya hazırdı ama bir gün topraklarına «Talih Kuşu» geldi… Dokuz yıl Batman’da öğretmenlik yapan Serap Şahin, bu süre boyunca Hasankeyf’e ve bölge insanına hayran olmuş. Yıllar önce sular altındaki büyük yalnızlığına çekilen bu kadim toprakları, Şerap Şahin’in kaleminden okumak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73f230c-146e-4956-b52e-7c52586ce028.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kaplan, Betsy ve Mavi Ay</image:title>
            <image:caption>Evvel zaman içinde, dünya haritasında olmayan bir adada, BETSY K GLORY adında küçük bir kız yaşarmış. Günün birinde esrarengiz BAY KAPLAN ile tanışan Betsy kendini bir anda mırrrkulade bir maceranın ortasında buluvermiş. Bay Kaplan, Betsy, bir deniz kızı, bir dondurmacı ve bir sirk dolusu akrobat, kurbağa prensese yardım edip Gongalong Adası’nı acımasız dev anasından kurtarmak için kolları sıvamışlar. Bunun için tüm dilekleri gerçekleştiren, sihirli bir dondurma yapmaları gerekiyormuş. Ama bu dondurma sadece mavi Ay ışığında toplanan çileklerle yapılabilirmiş. Ve Ay sadece hiçbir zaman mavi olurmuş… Costa Çocuk Kitabı Ödülü ve Carnegie Madalyası sahibi Sally Gardner’ın kalemini ustaca konuşturduğu; ödüllü çizer Nick Maland’ın çizimleriyle renk ve eğlence kattığı BAY KAPLAN, BETSY ve MAVİ AY her sayfası birbirinden renkli karakterlerle, tuhaflıklarla ve eğlenceyle dolu eşsiz bir macera. Bu kitap, okumayı daha kolay ve eğlenceli hâle getirmek için özel olarak tasarlanmış olan mavi mürekkepli Dyslexie fontu ile basılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f6315b-9224-4385-8d5f-bf77c23d1526.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihrin Kıyısındaki Ev</image:title>
            <image:caption>“Bazen, farkında olmasanız bile, sihirden sadece bir fısıltı kadar uzakta olursunuz.” 
 
Dokuz, Bin Hazine Yuvası’ndaki hayatından kaçmaya kararlı bir yetimdir. Gizemli bir kadının çantasından ev şeklinde bir süs eşyası aldığında, bu tuhaf evin küçük kapısını çalar ve onun kocaman, karmakarışık bir eve dönüşmesine şahit olur. Evde üç yıldır lanetin etkisiyle sıkışıp kalmış olan seksek oyununda fazlasıyla iddialı genç büyücü Flabberghast, toz alma püskülüyle duygusal bir bağ kurmuş, tuhaf bir kâhya olan trol Eric ve simya deneyleri yapan Doktor Kaşık yaşamaktadır. 
Lanet yüzünden kütüphanedeki kitapları asla koyduğunuz sırayla bulamaz, çoraplarınızı birbiriyle eşleştiremez ve asla çay içemezsiniz. Çünkü çay dolabına her dokunduğunuzda lanet sizi etkiler ve farklı bir şeye dönüştürür. Bu ev üç yıl boyunca bir lanetin etkisi altındadır. 
Evden dışarıya çıkamazlar, haftanın her günü farklı bir yaratık kapının dışında nöbet tutmaktadır. Dokuz’un kapıyı çalıp onların hayatına dâhil olmasıyla bu sihirli laneti bozmasını beklemektedirler. Eğer Dokuz bu laneti kaldırmayı başarabilirse onu yeni bir hayatla ödüllendirebilirlerdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bd903d2-9ba8-4f2c-affb-a6f72adb29ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes Rivayetleri</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır aramızda yaşayan, zamanın içerisinde süzülüp giden, imparatorlukların kuruluş ve yıkılışına tanıklık eden bir adam. Göktürk Kağanlığı’nda doğdu, ölümsüzlüğünü keşfeden Kam Ana Kambur adını koydu: Nefes.  
Sayısız yoldaşı oldu ama hiçbiri Gölge kadar iz bırakmadı. Öldükten sonra başka bedenlerde yeniden hayat bulan bu kadınla çağlar boyunca kesişen yolları bazen aşka,
bazen felakete çıktı. 
Hakkındaki rivayetlerin her birinde Nefes’in bambaşka bir yüzü anlatıldı, akla kara birbirine karıştı: Ölümden mahrum bırakılmış alelade biri mi, tarihin akışını değiştiren bir kahraman mı yoksa tabiatın yasalarına başkaldırışıyla dünyamız için bir tehdit mi? Belki de hepsi…  
Nefes Rivayetleri, edebiyatımızın nitelikli yazarları tarafından farklı bakış açılarıyla ele alınan, geçmişten geleceğe uzanırken edebi türler arasında maharetle gezinen bir ölümsüzlük anlatısı, modern bir mit inşası. 
14 yazardan 14 çarpıcı öykü 
Mehmet Berk Yaltırık,  Saygın Ersin, Ozancan Demirışık, İsmail Güzelsoy, Afşin Kum, Meryem Gültabak, Funda Özlem Şeran, Emirhan Burak Aydın, Deniz Erbulak, Ayfer Kafkas, Murat Başekim, Ekin Açıkgöz, Hikmet Hükümenoğlu, Gökcan Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/584fd1f3-182d-440d-9aaa-ed7e15ee7f9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Gezegeni Barbarları</image:title>
            <image:caption>MİLYONLARCA HAYRANA ULAŞAN ULUSLARARASI ÇOK SATAN 
 
ROMANTİK BİLİMKURGUNUN ZİRVESİ 
 
Bir insanla bir uzaylının arasındaki sıra dışı aşkı keşfedin... 
Georgie ile Vektal’in buzlar üzerindeki alevlerine şahit olun... 
 
Uzaylılar tarafından kaçırılmanın başınıza gelebileceken kötü şey olacağını düşünürsünüz değil mi?... 
Ama hayır, daha kötüsü de var. Bu uzaylılar, gemileriyle ilgili bir sorun yaşadılar ve insan kadınlardan oluşan kargolarını –yani bizi– buzdan bir gezegene terk etmeye karar verdiler ve işler daha da beter oldu. Gezegenin vahşi kış ortamında hayatta kalacak donanıma sahip değiliz. Bizi kurtarmak için yardım bulma umuduyla karda ilerlerken, aradığım yardım beni buluyor. Kendisini oldukça… şaşırtıcı bir şekilde sunan, mavi boynuzlu, büyük ve heybetli bir uzaylı bu; Vektal. Karşımda göğsü titriyor ve bunun benim onun eşi, onun seçilmiş kadını olmamdan kaynaklandığını söylüyor. Benim ve halkımın hayatta kalmasına yardım edecek gibi. Peki ya sonra?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e361ab-bc58-438a-bc73-e63a2b42db01.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İnsanlar İçin Büyük Sözler: Sevgi</image:title>
            <image:caption>Sevgi ne demek 
hiç merak ettin mi? 
 
Bu kitap, dünyamızı sevgiyle doldurmak için ihtiyacın olan, gündelik dilimizdeki sözcükleri sana sunarak hislerini anlamana yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265fcd30-5a6f-46ac-a5a9-5d1bf4949d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Televizyona Dair</image:title>
            <image:caption>Televizyona Dair Umberto Eco’nun, 20. yüzyılın kitle iletişim evrenine damgasını vuran, “konuşan o tuhaf kutu”ya ve üretimlerine adadığı yazılarını okurla buluşturuyor. Araştırmacı, yazar, filozof, köşe yazarı, göstergebilimci, yayıncılık dünyasının önemli aktörü olmanın yanı sıra İtalyan radyo televizyonu RAI’nin kamu hizmeti yayıncılığında da görev almış Eco’nun televizyona, televizyon diline, televizyonun devreye soktuğu iletişim biçimlerine ve bu iletişim biçimlerini destekleyen teknolojilere, televizyonun ürettiği hayal gücüne, bunun sonucunda ortaya çıkan kültürel, estetik, etik, eğitsel ve özellikle de politik neticelere yönelik yazıları yaklaşık 60 yıl gibi geniş bir zaman aralığında kaleme alındı: İtalya’da ilk televizyon yayınlarının başladığı 1956 yılından televizyonun toplumsal kültür üretiminde ve dönüşümünde baskın denemeyeceği bir döneme, ekranın internet ve sosyal ağlarla birleştiği 2015 yılına uzanan yazıları kapsayan bu kitap, Umberto Eco külliyatının önemli bir halkasını oluşturuyor. 
 
 
“Eco, kendisini inanılmaz derecede kızdırmasına rağmen yine de bu olağanüstü iletişim aracına tutkundur. Öyle ki röportajların pek çoğunda, günün son saatlerini geçmişin hangi deviyle geçirdiği, akşamları ne yaptığı sorulduğunda neredeyse hep aynı yanıtı vermiştir: Ailece Komiser Columbo ya da Don Matteo izleyerek.” 
 
Gianfranco Marrone</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d9cf4b-a0d9-43cb-ba0c-211635265413.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimciliğin Ustaları</image:title>
            <image:caption>Apple, Netflix, Spotify, Starbucks, Google, Instagram, Nike ve Microsoft gibi dünyanın en ikonik şirketlerinin liderleri, Silikon Vadisi’nin efsane isimleri, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış stratejik sırlarıyla bu kitapta! 
 
Her iyi “fikir” iyi bir girişime dönüşebilir mi? Kazandıracak fikri nasıl bulur ve onu nasıl ölçeklendirebilirsiniz? Bir “hayır”dan neler öğrenebilirsiniz? Müşterilerinizi dinlemeyi ne zaman bırakmalısınız? Hangi yangınları hemen söndürmeli ve hangilerinin büyümesine izin vermelisiniz? Ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirirken gerçekten para kazanabilir misiniz? 
 
LinkedIn’in kurucusu Reid Hoffman, Girişimciliğin Ustaları’nda June Cohen ve Deron Triff’le işbirliği yaparak birçok cesur, ezber bozan start-up’ın daha önce anlatılmamış hikâyelerini paylaşıyor. 
 
Çağımızın en önemli girişimlerine büyüme imkânı sağlayan şaşırtıcı stratejileri, birinci ağızdan öğrenilen fikirler ve bilgileri bir araya getiren bu kitap, size de iş yapma şeklinizi yeniden tasarlamanız için benzersiz bir rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c80b2ca6-23d5-4da5-95c0-a53a95c591a2.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokullar İçin Mandala Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocukların rengarenk boyalarla keyifli vakit geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlandı. Çek-Kopar şeklinde hazırlanan sayfalarla çocuk boyadığı sayfaları istediği yere asabilir, sevdiklerine hediye edebilir. Detaylı çizimleri ile çocukların odaklanma becerisini geliştirir, görsel hafızalarını güçlendirir, zihin gelişimlerine katkı sağlar. 
 
Haydi bakalım! Eğlence başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89482e48-74ce-4f26-8929-474fa1bdd8a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hesaplaşma</image:title>
            <image:caption>Fakir bir ailenin tek çocuğudur kendisi. Çok sonraları olmuş Selim. Anne babası çocuktan umutlarını kestiklerinde dünyaya gelmiş. Zengin bir adamın evinde çalışırken evin kızını ayartmış, kaçırmış kızı. Evde doğum yaparken ölmüş karısı. Kızın ailesi kızlarına öyle kinlenmişler ki cenazesine bile gelmemişler. Tavanın içine yağ koydu, üç tane yumurta kırdı. Yağın ve pişen yumurtanın harika kokusu çadırın içini kapladı. Öbür tarafına dönerek üç günlük ekmeği bıçakla dilimlere ayırdı. Ekmeği dilimlerken ekmek kırıntıları yanlara dökülüyordu. Üç gündür yeni kumanya gelmemişti, elde bulunanlarla idare ediyorduk. Bugün ya da yarın yeni erzakı ulaştırırdı ordugah. Yumurta olmuştu, tereyağı yumurtanın üzerinde cızırdayarak köpürüyordu. Yumurtayı tüpün üzerinden aldı, çaydanlığı tüpün üzerine koydu. “Komutanım hemen mi yemek istersiniz, çayın olmasını beklersiniz?” diye sordu. “Çay olsun biraz sonra yiyelim, biraz uykum açılsın.” dedim. “Tamam, komutanım, nasıl isterseniz…” dedi. 
Yüzüne dikkatle baktım. Yüzüne baktığımı fark etti, başını öne eğdi. “Hikayeni anlatsana bana…” dedim.
“Ne anlatayım komutanım, benim hayatımdan ne olur ki?” 
“Her şeyi, anneni, babanı, karını, çocuğunu anlat bana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15def6d1-eec2-4511-ba18-80c041720df2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Rekreasyonel Etkinliklere Katılan Bireylerin Fiziksel Aktivite ve Genel Öz Yeterlilik İnancı Arasındaki İlişki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GEREÇ VE YÖNTEM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/825a9831-45ef-4bce-87be-86d2877ec9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi O Zaman</image:title>
            <image:caption>Zor zamanlarınızı düşünün! Her sıkıntının sonunda feraha çıkmadınız mı? Gözyaşı dökerken, bir dostunuz aniden kapıda belirmedi mi? İşsiz kaldığınızda, hiç olmadık bir yerden iş teklifi almadınız mı? Zihnimizin derinlerine daldığımızda, parçaları birleştirmek hiç de zor değil. Hem öğretmen, hem de öğrenciyizdir hayatın içinde. Doğduğumuz aile, gittiğimiz okullar, sıra arkadaşlarımız, sevgilimiz, eşimiz, çocuğumuz ve daha birçok insan ve olaylar. Her ilişki, farklı bir yönümüzün aynasıdır ve bizler de birbirimiz için birer aynayızdır aslında. Buradan yola çıkarak, daha güzel yansımalar ve öğretiler için, HAYDİ O ZAMAN!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de716d92-c543-4f61-a216-75e1291b04e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Delisinin Yeryüzü Notları</image:title>
            <image:caption>Bir maruzatım var şehir hakimi 
Gece yarısı saat üçte uyandırılır mı kuşçu 
Hangi kanala girdi toplumsal kurtuluşçu 
Sınıfım nerde kafa kağıdım nerde 
Adalet nerde soy sop kaydım nerde 
 
Ezberimdeydi daha dün dövüşeceklerim 
Unuttum unutacağım varmış ciğerim 
Hal ve gidişten apışıp kaldı mı 
Başkandan saymıyorlar adamı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1987478-9c58-404f-a960-96f27626a909.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerin Spor Hizmetlerinde Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5.TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1427aa7b-fdbf-4e7c-9e7a-dcc5dcae57df.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Kralı’nın Kalbi</image:title>
            <image:caption>AŞK EN KESKİN HANÇERDEN BİLE DAHA TEHLİKELİYDİ 
 
Her genç kız bir gün kralla evlenmenin hayalini kurardı. 
Ama Peri Kralı’yla değil. 
Çünkü bu, ölümle dans etmek demekti. 
 
Perilerle insanlar arasındaki kanlı savaştan sonra bir anlaşma yapılmıştı. Buna göre her yüzyılda bir Seçilmiş iki insan kız, soylu perilerle evlenmek üzere Periduvarı’nın diğer tarafına gönderiliyordu. Evelyn Fairfield, Hasat sırasında reşit olacağı günün korkusuyla büyümüştü. 
Sonbahar Sarayı Kralı’nın vahşetleri kulaklarına gelse de Evelyn’le ablası güvendeydi çünkü köylerinden iki kız seçilmişti bile. Ancak Seçilmişlerin Kral’a ihanetten idam edilmesi üzerine ablasıyla beraber onların yerini doldurmak zorunda kalacaktı. 
Neyse ki Evelyn’in müstakbel eşi Prens tüm önyargılarının aksine büyüleyiciydi. Ama ablası sırra kadem basınca, Evely’nin anlaşmanın bozulmaması için canavar Peri Kralı’yla evlenmekten başka 
şansı olmayacaktı.  
 
Ablasının kaybının altında yatan entrikaların ve Kral’a duymaya başladığı tutkunun girdabına yakalanan Evely’nin kapıya dayanmış savaşı durdurmak için bu kez mantığından fazlasına ihtiyacı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0218b987-4d99-4dc1-8e81-ca3b7d712d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Dünya Savaşına Davet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, günümüzde yaşanan ve bütün kötülüklerin kaynağı olan savaşlara, açlık çeken ve evsiz barksız ortalıkta perişan bir şekilde dolaşan yüz milyonlarca insanın mevcudiyetine ve insanlığın müşterek serveti olan denizlerin, göllerin, akarsuların, toprağın ve havanın kirlenerek tahribata uğramasına, ormanların da yanarak kül olmasına; suların, doğal kaynakların sorumsuzca israfına; masum yavruların evsiz barksız, anasız babasız ortalıkta kalmalarına, işçi olarak çalıştırılmalarına, ellerine silah verilerek cepheye sürülmelerine, organlarının çalınmasına; Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın etkisiz kalması dolayısıyla dünyamızın kural tanımaz şahıs ve devletlerin pervasızca hüküm sürdüğü bir alan manzarası arz etmesine; komşular açken tok yatılmasına rızası olmayan, silahı bilgi, cephanesi merhamet ve sevgi olan gençlere yeni bir medeniyet anlayışının temellerini atma yolunda nasıl örgütlenebilecekleri, iş birliği ve dayanışmaya girişebilecekleri hususunda bir yol önermektedir. 
 
“3. Dünya Savaşı’nda hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama 4. Dünya Savaşı’nda taş ve sopalar olacağını biliyorum.” Albert Einstein</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1b6dfc-ca6c-49dd-bbdb-4d8b8026b47d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevhid-i Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>Tevhid-i İnanış, Tevhid-i Görüş, Tevhid-i Duruş, Tevhid-i Yaşayış, Tevhid-i Yürüyüş ve Tevhid-i Ölüş, ve Tevhid-i Diriliş düşüncesi çerçevesinde kaleme aldığı şiirlerini şairimiz Ömer Ülger, “Tevhid-i Yürüyüş” adlı kitabında bir araya getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2815995c-8efa-49fb-9dac-12226ce9c734.jpg</image:loc>
            <image:title>Benliğimin Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Benliğimin Şarkısı’nda, Walt Whitman bizi benlikte ve kâinatta Homerik bir yolculuğa çıkarıyor; ben’in (I), göz’ün (eye), sen’in (you), nefesin, bedenin, sözün, imgelemin ve esrimenin sonu gelmez şiirini elli iki bölümlük bir destana sığdırıyor. 
 
Çimen Yaprakları’nın köşe taşı, Amerikan şiirinin Big Bang’i ve modern şiirin öncü şaheseri Benliğimin Şarkısı, Ed Folsom ve Christopher Merrill’in kapsamlı incelemeleri eşliğinde “ölüm döşeği” (1892) versiyonuyla okurların beğenisine sunuluyor. 
 
“Yolumun başkalarından farklı olduğunu gayet iyi biliyorum. Çoğu büyük şair, kişisel olmaktan uzaktır; bense kişiselim. Ötekiler şahsiyetleri, olayları, tutkuları resmederler ama asla kendilerinden bahsetmezler. Benim şiirlerimde her şey kendi etrafımda döner, kendimde yoğunlaşır, kendimden yayılır. Tek bir ana kahraman vardır, o da tüm insanlığın bende suret bulan karakteridir. Ama kitabım, her okurun kendini bu merkezî konuma aktarmasını ve her sayfanın, her arzunun, her dizenin bizzat hayat çeşmesi, öznesi, deneyimleyeni olmasını mutlak surette zorunlu kılar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73ee4869-124f-4354-8394-c694c35a2c54.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Yanında Olurum Ama Sakın Yükselme</image:title>
            <image:caption>Hayat, tercihlerimiz ve tecrübelerimizle ilerleyen bir yolculuk. Hepimizin yolu da birbirinden farklı. Küçük yaşımdan itibaren kadının istihdama katılımını, üretmesini önemsedim. 
Kadın üretirse, mutlu olur ve Türkiye daha da büyür. Binlerce kadının derdini dinleyince Yeni Dünya İş Kadınları Platformu çatısı altında istihdam seferberliği başlattım. İstihdama katılan her bir kadın ayağa kalktı.  
“Düş, Yanında Olurum Ama Sakın Yükselme” derken neyi kastediyorum, biliyor musunuz? Düşenin yanına herkes gider, belki de onun düşmesinden de mutlu olur çoğu insan. Fakat aynı insan yükseldiğinde ise onun başarısını hazmedemediğinden tebrik bile etmez ya da edemez. Başınıza gelmiştir muhakkak. Siz düştüğünüzde iyi niyetle yanınızda olanlar vardır. Onlara iyi bakın, yükseldiğinizde yanınızda olmayacaklar. 
Kitabın telif geliri, Anadolu’daki kadınlarımızın istihdama katılımı için yeni atölyeler kurulmak üzere kullanılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270bcef8-92c5-44a0-bd3d-c049a409cd72.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrim Dışı Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Bir yanlışlık sizce nelere yol açabilir? 
Ankara&apos;dan Karadeniz&apos;e uzanan bir yolculuk... 
Dijital ekranların ötesinde gelişen &quot;gerçek&quot; bir arkadaşlık... 
Beklenmedik olaylar... Ortaya çıkan sırlar... 
Haydi! Hem dijital teknolojileri akıllı, bilinçli ve güvenli kullanmanın yollarını öğrenelim, hem de sıcacık bir arkadaşlığın nasıl geliştiğine şahit olalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eebd2bba-70d8-47cf-a667-55d50b2b710f.jpg</image:loc>
            <image:title>Diablomachia 1 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Neve, iyi kalpli ifritlerle birlikte uzun süredir dünya üzerinde mutlu bir şekilde yaşıyor. Görevi de, iyi oldukları için cehennemde işkence gören ifritleri dünyaya çağırmak. 
Ancak cehennem ifritleri onları avlamak için dünyaya gelmeye başlayınca, Neve insanüstü güçlerini keşfedecek ve sevdiklerini korumak adına savaşmak zorunda kalacak. 
Vereceği bu savaşın, tüm değer yargılarını altüst edeceğini henüz bilmese de...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a3dd6b-34ab-4526-b6a1-73c93df9ee58.jpg</image:loc>
            <image:title>Diablomachia 2 (Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Yeni güçlerini kullanarak devasa ifritlerle savaşan Neve, sığınağa döndüğünde ortalığı harabe hâlde buluyor... Arkadaşları olan iyi ifritler ortadan kaybolmuş durumda. 
Neve, karanlık bir örgütün iki ajanı eşliğinde, Don Verso ve diğerlerini bulmak için ipuçlarını aramaya koyuluyor. 
Yolculuğu sırasında hem gücünün doğası hem kudretinin kapsamı hakkında biraz daha fazla şey keşfedecek. Ayrıca kötü ifritlerin ne kadar acımasız olabileceğini de!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aadab33-c930-40d6-a4d7-d61782111ba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumuş Gül Ağacı</image:title>
            <image:caption>gökyüzü 
yorgun atların 
dinlendiği yer midir 
 
uzun hüzünlerden 
geçerek geldik 
bağ içinde miyiz 
yeşil çimen üstünde mi 
taşta mı 
 
onulmaz yaralar 
tükenir bir gün 
yüzün sararmış kuru otlar gibi 
gövden gökyüzü 
 
yorgun atların 
dinlendiği yer midir şimdi gökyüzü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afd7f51b-4dcf-4924-8be9-fbef32a9e7a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ey İnsan</image:title>
            <image:caption>insanın alacakaranlığında kanat çırpıyor 
“minerva’nın baykuşu” 
zirveyle çukur ayrışıyor 
egemenler ve egemen oldukları teknokratların dünyası 
yoksul ve yoksun milyarların dışına çıkıyor 
kapanıyorlar kendi lüks ve konforlu sitelerine 
yüksek duvarlarını da yine yoksul ve yoksun olanlar 
koruyor son model silahlarla 
oralardan silikon vadilerinden yönettikleri 
pek yeni pek modern ve masum algoritmalarıyla 
çoktan ele geçirdiler aklımızı fikrimizi 
bilimcilerse buldukları ve bulacakları ile şaşkın 
kapılıp gittikleri quantum âleminde 
mutludurlar umudumuz onlarda deniyor ya 
ne yöne dönecek rüzgârın gülü bilmiyoruz ki daha 
bildiğimiz parçaların karmaşık dünyasında 
bütüne doğru parçaların parça olmaktan çıktığı 
zamanın uzamın içinde eylemin devinimin 
ta kendisine doğru uçuyoruz 
uçuyoruz çünkü en iyisi hayatın kendisidir 
dönüp dursun o zaman minerva’nın bilge baykuşu da</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e522576b-0c3a-4161-8130-9d6cb98c9e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Selected Articles from Rethinking Critical Pedagogy</image:title>
            <image:caption>Five years ago, the Critical Education Network (CEN) ignited a transformative academic journal known as Rethinking Critical Pedagogy (RCP). Comprising teachers, professors, graduate and undergraduate students, publishers, and website designers, CEN is a voluntary organization committed to fostering emancipatory education, both locally and globally. This initiative was a pivotal response to the prevailing neoliberal culture to foster critical perspectives in education and challenge market-driven, oppressive, and dehumanizing educational policies. 
 
Our collective intention in launching RCP was to create spaces for scholars (especially young scholars and educators), writers, and educators who are deeply committed to emancipatory education. This undertaking remains crucial, given the current academic environment dominated by a neoliberal capitalist culture that often marginalizes works that are critical of market-driven and dehumanizing educational practices. 
 
RCP aimed to broaden the horizon of critical pedagogy, urging educators to engage in domains such as justice and STEM, the potential of digital pedagogy, identity politics, neoliberal hegemony, and race or class as root cause of oppression as well as the realm of critical mathematics education. Unfortunately, these crucial research areas seldom receive the attention they deserve from critical scholars and writers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39620f22-d5fb-434e-aa96-cff1a2362a45.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyaloğa Giden Yol P4C Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma diyalog ve eğitim ilişkisine, zaman zaman bu kavramlardan bir tanesine ağırlık vermekte ama temelde diyalog eğitimi konusuna odaklanmaktadır. Devamı niteliğindeki çalışma olarak diyaloğun çeşitli alanlarda ele alınması ve sosyal kurumlardaki pratiklere ve olanaklara bakılması tamamlayıcı olacaktır. 
 
Kitap bir yandan Milli Eğitim uygulamaları, sınıf dinamikleri, okul iklimi ve ezberci eğitim pratikleri deneyimlerine diğer yandan teorik ve akademik çalışma ve araştırmalara dayanmaktadır. Çalışma bu anlamda hem zorluk hem de avantaj barındırmaktadır. Okuyucu bu taraflardan bir tanesine vakıf olup diğerine uzak olabilir. Bu nedenle kuram ve uygulamanın bir dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6d5618e-b508-460a-9322-3c51bd04c261.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerelden Evrensele Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet döneminde yetişen biri olsa da kadına hiçbir şey gökten zembille sunulmaz. Yaşar Seyman da doğuştan sahip olduğu yeteneklerini, kendini içinde bulduğu koşulların olanakları kadar olanaksızlıkların diyalektiğinden beslemiş bir yazardır. Var olan değerler sisteminden karakterine uygun olanları özümseyerek zenginleşmiştir. Tıpkı 19.yüzyılda yaşamış Fransız tarihçi ve düşünür Hippolyte Taine’nin çevre teorisinde belirttiği gibi, bir sanatçıyı ve sanat eserini belirleyen ögeler “ırk, çevre ve an”dır. O eseri yaratan sanatçının içinde bulunduğu ortamın önemi (milieu/çevre) ve sanatçının bireysel deneyimi (moment/an) esere yansır. Çağdaş bir yaşam, kadın-erkek eşitliği ve çok kültürlü toplum yapısını savunduğundan sosyolojik olarak ataerkil, muhafazakar ve milliyetçi yapıların bariyerleriyle karşılaşan Seyman da onlarla kalemiyle mücadele eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391bf419-43d1-46f9-9c34-69330e35298a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kırıklığı &amp; Ödül</image:title>
            <image:caption>Yanıtlamak kimi soruları, cesaret ister; yanıt bir sorumluluktur aynı zamanda. Soruyu yaşamın her anında yanımızda taşısak da, tıpkı ölülerimizin duyu organlarımız aracılığı ile sızıverdiği zihnimizde kalıcılaşan çürüme kokusunda olduğu gibi, yanıtı gizleme çabası içindeyizdir hep; çünkü “beni intihar paklar” demek kolay, eyleme geçmek zordur. Kim bilir belki de bilinmezliğidir onun; bizi yarı yolda bırakan, her seferinde yolda bırakan. Yaşam da en az ölüm kadar bilinmezdir oysa, yaşadıkça öğrenilen, acı içinde öğrenilen. 
 
Anıların yol göstericiliğinde gördüklerimizden korkmamayı öğrendiğimizde, kuşkusuz pek de kolay değil, göreceklerimize dair içimizde oluşan tedirginliği ve henüz var olmayana ancak olması kaçınılmaza dair tekinsizliğin yarattığı kaygıları atlatırız. Umursamamayı ya da geçmiş, bitmiş saymayı… geride kalana ait olmak üzere. Sonunda kimsesizlik, yalnızlık ve ıssızlık olsa bile. Hep öyle değil miydin; düşünmeye ve “anlamaya” başladığım andan beri aslında? Geride kalan kocaman bir yanılsama sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198a3e00-4e59-4073-87ec-3282fdd11465.jpg</image:loc>
            <image:title>Suş</image:title>
            <image:caption>Volkan Bey&apos;in kızı Merve, rutin bir uçak yolculuğu yapacağını sanıyordu. Bu nedenle uçağa binerken aklında herhangi bir olumsuz düşünce yoktu. Ta ki uçak düşene kadar… 
 
Bilinmez bir yolculuğa atılan ilk adım, herkesi şaşkına çevirecekti. Volkan Bey içinse kızı Merve&apos;nin akıbeti önemliydi. Peki ya diğerleri? 
 
Tarık ve ekip arkadaşları, uçağın düştüğü bölgeye Merve&apos;yi aramaya gideceklerdi. Ama gördükleri manzara, olayın çok daha karmaşık olduğunu düşünmelerine neden olacaktı. 
  Her sayfasında büyük bir gizemin yer aldığı bu kitap, size bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de6f143b-d7d2-4add-9994-c23826d03c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Orman Dolusu Müzik</image:title>
            <image:caption>Tobi, güzel sesli karatavuklarla birlikte şarkı söylemenin hayalini kuruyor. Ama hayali sonunda gerçek olduğunda herkes kaçıp gidiyor çünkü Tobi’nin sesi… Nasıl desek? Biraz kötü!  
 
Tobi hayal kırıklığına uğramış bir şekilde ormana koşar. Çünkü hiçbir zaman iyi müzik yapamayacaktır. Yoksa yapacak mıdır? Müzik yapmanın şarkı söylemekten başka yolları da var mıdır?  
 
Yetenekli olmadığını düşünüyorsan şimdiye kadar hiç farkına varmadığın yeteneklerini keşfetmekle ilgili neşeli bir kitap bu. Ayağını yere vurarak ritim tutan tüm dört yaş ve üzeri çocuklar için…  
 
ANA TEMA: Müzik 
ALT TEMALAR: Yetenek, çalışma, ekip çalışması 
KAZANIMLAR: Çocuklar bu kitapla hayallerine ulaşmak için çalışmanın önemini kavrar; her insanın farklı yetenekleri olduğunu ve farklılığın doğurduğu zenginliği özümser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c5d326f-5bea-4e6c-9c82-7a92ba36a42e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Şefler Savaşı -7</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07560e68-8192-4d15-9a06-8db93847ff1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivas Kayak Tarihi 1917-2021</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         TÜRKİYE’DE KAYAK SPORUNUN BAŞLANGICI 
 
·         TÜRKİYE’DE İLK RESMİ KAYAK OKULU SİVAS SUŞEHRİ BULDUR KÖYÜNDE AÇILDI 
 
·         OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E BİR MİMAR ARİF HİKMET KOYUNOĞLU 
 
·         3.ORDU ERKAN-I HARBİYESİNE BULDUR’DAN YAZI (13 AĞUSTOS 1917 / 1333) 
 
·         ÜLKEMİZDE OSMANLI DÖNEMİNDE ASKERİ AMAÇLI BAŞLAYAN KAYAK SPORUNUN HALK TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLANMASI SÜRECİ 
 
·         HALKEVLERİNİN KURULUŞU VE FAALİYETLERİ 
 
·         SİVAS’TA KAYAK SPORUNUN BAŞLANGICI VE GELİŞİMİ 
 
·         ÜLKEMİZDE YAPILAN İLK RESMİ KAYAK YARIŞMASINDA SİVAS’TAN SPORCULAR 
 
·         SİVAS’TA KAYAK SPORUNUN GELİŞİMİ İÇİN KAYAK EĞİTİMİ….129 YENİ BİR DÖNEM 
 
·         KAYAKLI KOŞU BRANŞINDA ALTIN YILLAR 
 
·         YEREL KAMP PROJESİ 
 
·         SİVAS’TA KAYAK SPORUNA SPORCU, ANTRENÖR, İDARECİ OLARAK HİZMET ETMİŞ ÖNEMLİ ŞAHSİYETLER 
 
·         TARİHTE SİVAS BASINI VE KAYAK 
 
·         YILDIZDAĞI KIŞ SPORLARI VE TURİZM MERKEZİ 
 
·         ÜLKEMİZİN KATILDIĞI KIŞ OLİMPİYAT OYUNLARI 
 
·         TÜRKİYE KAYAK FEDERASYONU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1e20305-cbb5-48e5-98a5-247f11cc4810.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede Trampet Sesleri</image:title>
            <image:caption>Bertolt Brecht’in 1919’da kaleme aldığı, ilk defa 1922’de sahnelenen 
Gecede Trampet Sesleri, 1919 Berlin Spartaküs Ayaklanması’nın gölgesinde yaşanan olayları konu alır. Anna Balicke’nin nişanlısı Andreas Kragler, I. Dünya Savaşı’nda topçu eri olarak görev yapmıştır ama dört yıldır kayıptır. Uzun tereddütlerden sonra Anna, ailesinin isteği 
üzerine savaş vurguncusu Friedrich Murk ile nişanlanmayı kabul eder. 
Nişan günü Andreas aniden ortaya çıkar ve Afrika’da savaş esiri olarak 
tutulduğunu iddia eder. Anna’nın ailesi ve Friedrich, Andreas’a çulsuz 
bir baş belası muamelesi yapar; Friedrich’ten hamile olan Anna da 
Andreas’tan çekip gitmesini ister. Andreas kısa süreliğine isyancılara 
katılır ancak olaylar bu kadarla da kalmaz. Beklenmedik pek çok gelişmeden geriye Andreas’ın şu etkili sorusu kalır: “Fikirleriniz göklere çıkacak diye etim kaldırım taşında çürüyüp gitsin mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfdc7f97-55b5-4fda-b2ec-e635819225d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Türkiye&apos;de Göç ve Suriyeli Sığınmacılar</image:title>
            <image:caption>Anadolu, yüzyıllar boyunca evini yurdunu ardında bırakıp yollara düşen insanların hem geçiş güzergâhı hem de limanı oldu. Bu ülkenin tarihi, toplumu ve kültürü de uzak ve yakın geçmişin göçleriyle şekillendi. 
Bugün de trajik bir savrulmanın Suriye&apos;den Anadolu&apos;ya taşıdığı insanlar, tıpkı son iki yüzyılın muhacirleri gibi tutunmaya, çocukları ve kendileri için güvenli bir gelecek oluşturmaya çalışıyorlar. 
Suriyeli sığınmacılarla ilgili yanlış bilgi ve yargıların yaygınlığını göz önüne alacak olursak doğru bilgiyi ortaya koymaya yönelik her çabanın, akademik değerinin ötesinde ve ondan öncelikli olarak etik değerinden söz edilebilir. 
Bu eserin, sığınmacılara yönelik kamusal söylemin olumlu bir çizgiye doğru evrilmesine, adalet ve barış temelli bir perspektifin yaygınlaşmasına katkıda bulunması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67889a35-1b19-4efd-972d-e2d396a15eb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Müziği Klasikleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hiç şüphe yok ki klasik musikimiz, medeniyetimizin önemli sanat dallarından biri, belki de en önde gelenidir. “Makam ve usul” temeline dayalı musikimizin, “üslup, tavır ve aralık” gibi hayati sayabileceğimiz bu üç özelliğini kâğıt üzerine aksettirmenin zorlukları bilinmektedir. Bu nedenle de musikimiz çok eskiden beri çeşitli nota yazımına sahip olmasına rağmen “meşk” sistemini en sağlıklı yol olarak benimsemiş ve uzun yıllar devamlılığını bu yol ile sağlamıştır. Dolayısıyla meşk için sağlam bir kaynak olarak bilinen (Fem-i Muhsin) bir üstattan eserleri geçmiş olmak, önemli bir ayrıcalık kabul edilmiştir.
Günümüzün teknolojisi, sahip olduğumuz ses kayıtlarıyla bize bu imkânı sunmaktadır. Bu yoldan hareketle 74 makamdan peşrev, kâr, kârçe,kâr-ı nâtık, beste, ağır semai, yürük semai ve saz semai’si gibi yüksek san’at değerine sahip 461 klasik formdaki eser, yetkin kurum ve solistlerin icrasına göre bire bir notaya alındı. (Günümüzde bile sağlıklı bir notaya ulaşmanın zorluğu da malumdur.)
Eserlerin büyük bir bölümünü kurucumuz Nevzat Atlığ ve 13 yıl kadar halefi olarak şefliğini yaptığım Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu ile vermiş olduğumuz konser kayıtları ve sahip olduğum geniş ses arşivi oluşturdu. Yine Münir Nureddin Selçuk, Kâni Karaca, Alâeddin Yavaşça, Bekir Sıtkı Sezgin, Meral Uğurlu, Münip Utandı ve diğer değerli solistlerimizin ve toplulukların icra ettikleri nadide makamlardaki eserler, bu çalışmaya temel teşkil etti.
74 Makam 461 Eser başlıklı bu kitap bu yönleriyle, nota yayıncılığı konusunda ciddi bir boşluğu dolduracak özelliğe sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0db3f34-b67e-4a27-9941-78ff3f60f738.jpg</image:loc>
            <image:title>Piaf Serçe - İç Sesler</image:title>
            <image:caption>uzak kentlerin uzak düşlerinden bir piaf göçtü alnında yazgım 
dağ gibi görkemli, sus bakışlı gözlerimin çeperinde aşk 
tomurcuklandı ansızın, düşler düştü gök küreden yüreğimin 
bakir ovalarına, ömrüm kanatlarında katmerlendi ansızın, 
masumiyet göğsümün gökyüzüsü hicran bulutlarını budayan, 
aşkı vuslata bulayan, kalbimin kılcallarına gökkuşağını kuşandı 
kışıma baharı sobeledi piaf hayatıma sızdı ansızın... 
 
yangınların en âlâsını yamaladım özüme, bir tutam köz kattım 
özlemime, sırf dul duygular bahtiyar olsun diye dua döktüm 
sistemin sahibine, sev dedi derinden gelen o kutsi ses, sesinin 
ateşinde yandı gece enkazında kalmış bir deprem yaşamış köy 
gibiydim, kekik kokularıyla örüldü tenimiz, sabahları tandırda 
taze ekmek kokusu sinen ellerimiz, şiir tarlası gibiydi tinimiz, 
gözlerimizin tortusundan aşka çağlayan pınarı çağrıştırıyordu, 
sade yaşamımıza yansıyan içsel sevgimiz ve aşka aşılandık 
uçtukça kanatlarında aşklandık piaf idik hüma olduk ansızın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23164cd0-9e2f-4e37-8933-431d00b208d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık Paşa</image:title>
            <image:caption>“Bu roman Meşrutiyetten evvelki zamanın romanıdır. “Şimdi böyle bir eseri yazmanın ne lüzumu var; o vakit çıkan bu kadar roman yok mu?” denilecek. Öyle değil. O vaktin romanları devrin bin bir kaydı altında yazılmış, sansür tarafından kırpıla kırpıla yarısını gaip etmiş yazılardı. Zülfiyare rüzgârı bile dokunacak, dokunmak ihtimali olacak şeyleri yazmak kimin haddi idi? Biz, boş ve müsait bulduğumuz bu vadide sere serpe dolaşacağız, bildiğimiz gibi kalem oynatacağız. O zaman yazılamayanları yazacağız. Romanın mevzuu hayattan aynen alınmamıştır. Daha doğru tabiriyle, vaka baştan aşağı silsile halinde olmuş bir vaka değildir. Ağızdan ağza yayılmış, işitilmiş, anlatanlar taralından şahit olunmuş ayrı ayrı vakaları birbirine karıştırdım, toplu hale getirdim. Şahıslardaki karakterler, itiyatlar, iptilâlar, noktası noktasına, tabiattan kopya edilmiştir. Bunların sahipleri vardır; bilenler tanıyacaklardır. Romanda izam edilmiş, mübalağalı gibi gösterilmiş hareketler bile aynen hakikatten alınmıştır.”
Sermet Muhtar Alus
 
Kıvırcık Paşa romanının Akşam gazetesinde tefrika edileceğine dair ilk işaret 4 Ekim 1931 tarihinde gazetenin birinci sayfasının sol alt köşesinde, üzerinde sadece Kıvırcık Paşa yazan bir çizimle verilmiştir. Sonraki nüshalarda romanın Sermet Muhtar tarafından kaleme alındığı “İstanbul’un eski hayatına ait bir roman” ifadesiyle duyurulur. Buna “Gayet meraklı ve eğlenceli millî roman” vurgusu da ilave edilir. 101 sayılık tefrika 11 Ekim 1931’de başlar ve 20 Ocak 1932’de sona erer. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra da Akşam Kitaphanesi tefrikayı kitaplaştırır. Gözden geçirilmiş, notlandırılmış elinizdeki baskı için söz konusu kitap esas alınmıştır. Hem tefrikada hem de kitapta yer alan çizimler Sermet Muhtar’a aittir. Kıvırcık Paşa, vaktizamanında popüler bir halk romanı vasfıyla okur karşısına çıkarılsa da bu eser, bir dönemi insanları, hadiseleri ve tabiatıyla aktaran bir kültür romanıdır. Eski kültür içerisinde yetişmiş, sahip olduğu medrese ve bürokrasi dilini, gündelik dilin içerisine taşırken mizaha malzeme olan karakterlerin çatışması Kıvırcık Paşa’nın yüklendiği mesajlardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87084ef7-3288-47e4-8345-72f594de2ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>Amida&apos;nın Ruhu</image:title>
            <image:caption>Ermenice ismi Amida ya da Dikranagerd, Kürtçe ismi Amed olan Diyarbakır’da doğup büyüyen Silva Özyerli, Diyarbakırlı Hıristiyanların yok olmaya yüz tutmuş likör kurma kültürünü zengin bir anlatıyla okurlara sunuyor. Özyerli’nin hafızasında canlanan Diyarbakır hikâyeleri, yazarın uzun yıllara dayanan araştırmalarının ve tecrübelerinin meyvesi olan eşsiz likör tariflerine eşlik ediyor. 
Amida’nın Ruhu: Diyarbakır’dan İstanbul’a Likörlü Hayat, likörün coğrafi ve tarihsel hikâyesine ışık tutarken, Diyarbakır’ın unutulmuş geçmişini ve insanlarını yeniden gün ışığına çıkarıyor. Erkin Ön’ün fotoğraflarıyla zenginleşen, likör yapımı ve likör kültürü üzerine kapsamlı bir çalışma içeren Amida’nın Ruhu, bu literatürün nadir örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf548cc-72dc-40bd-805b-f0760c43280f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Romancılarımızla Mulakatlar</image:title>
            <image:caption>İbrahim Hoyi, Türk kültür hayatının unutulmaya yüz tutmuş simalarından biridir. Çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Hoyi özellikle gazeteci ve çevirmen kimlikleriyle ön plana çıkar. İngilizceye olan hakimiyeti ve mistik konulara olan tutkusu kendisine “Tagore mütercimi” sıfatını kazandıracaktır. Akşam, Cumhuriyet, Hürriyet, Son Posta, Tercüman, Yedigün gibi dönemin önde gelen gazete ve dergilerinin kültür sayfalarında yazılar kaleme alan Hoyi, yaptığı mülakatlarla da tanınırdı.
Elinizdeki çalışmada Hoyi’nin kadın yazarlarla yaptığı söyleşiler yer almaktadır. Yapılan söyleşiler Güzide Sabri, Kerime Nadir, Leman Ahıskal, Mebrure Sami, Muazzez Tahsin, Mükerrem Kamil Su, Nezihe Muhiddin, Cahide Uçuk, Peride Celal gibi Türk edebiyatında kendine yer edinmiş isimlerin biyografilerine yönelik değerli katkılar içermektedir. Bu açıdan elinizdeki eserin kadın edebiyatçılarımızla ilgili çalışmalara değerli katkılar sunacağı inancındayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5529083-db3f-45e5-b95e-e51efb3b20b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş&apos;a Muhalefet</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’na girmiş ve yenilmiştir. Bu yenilginin bedeli, devletin varlığı ve milletin istikbalinin kaybedilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu varlık-yokluk ikileminden var olmaya devam edecek bir çıkış yolu aranması ve gündeme gelen çıkış yolları bakımından farklı kesimler değişik siyasetleri benimsemişlerdir.
Öncelikle İttihat ve Terakki iktidarı ve topyekün İttihatçılar, devleti savaşa sokarak mevcut sorunların yaşanmasına sebep oldukları için muhalifleri tarafından siyasette ve vicdanlarda mahkûm edilmişlerdir. Bu kesimlere göre İttihatçılar cezalandırılarak İtilaf devletlerinin hoşgörüsü kazanılmalı, İngiltere’nin himayesinde yapılabilecek makul bir barış anlaşması ile sınırlı ve zayıf da olsa devletin varlığı korunmalıydı. Kurtuluşun tek yolu bu siyasetti.
Bu yaklaşımın kurtuluşu sağlayamayacağına inananlar, Milletin kaderinin galiplerin merhametine bırakılamayacağını düşünenler ise kurtuluş için başkaca yollara yönelmişler, “Ya istiklal Ya Ölüm” parolasıyla yola çıkmışlardı. Bu grup içinde hatırı sayılır İttihatçı da vardı. Ilımlı siyaset taraftarı mandacı, himayeci, saltanatçı ve hilafetçi kesimler, İstanbul yönetimi önderliğinde, “Ya İstiklal Ya Ölüm” yaklaşımının işgallere sebep olduğunu, kabul edilebilecek şartlarda bir anlaşmanın imzalanmasını engellediğini iddia etmekteydiler. Osmanlı son dönemlerinde gündeme gelen “devleti kurtarma” siyasetindeki Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük gibi siyasi akımlar ve farklı tercihler, Mütareke dönemine aktarılmıştı.
İkinci Meşrutiyet sonrasında devletin kaderine hükmetmiş olan İttihat ve Terakki çevrelerinin Türkçülük siyasetini benimsemeleri, Osmanlıcı ve İslamcı muhalifleri tarafından eleştirilmiştir. Kuvvacılar (İttihatçılar), Türkçülük yaparak imparatorluğun dağılmasına sebep olmakla suçlanmışlar, mevcut durumda devleti ve milleti kurtarma konusundaki faaliyetleri gerçekçi ve samimi bulunmamıştı. Millî Mücadele organizasyonu, İstanbul çevrelerinde Halife Sultan, İttihatçı düşmanlığıyla tanınmış hükümetler ve entelektüel yazar-çizer takımı tarafından “başıbozuk”, “isyancı”, “eşkıya” olarak nitelendirilmişti.
Mevcut badireden çıkmak için Halife Sultan önderliğinde İslam çatısı altında toplanılması tek çıkar yol olarak gösterilmiş, İttihatçılar ve İttihatçılık üzerinden millîlik ve Türkçülük eleştirilmiştir. Fetvalar ve bildirilerle “Bolşevik”, “eşkıya”, “günahkâr” olarak vasıflandırılmışlardı.
Bu eserde, Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesi’ni imzaladığı (30 Ekim 1918) tarihten, Büyük Taarruz Zaferi’nin kazanıldığı (30 Ağustos 1922) tarihe kadarki süreçte, İstanbul-Ankara arasında yaşanan, din olgusunun ağırlıklı olarak kullanıldığı, meşruiyet ve egemenlik (Ümmetçilik-Milliyetçilik) mücadelesi incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a0617d-572e-48ed-a3a1-ebc8e5bc58ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi Uykuda</image:title>
            <image:caption>Sermet Muhtar Alus’un Akbaba’daki yazıları onun bütün yazı hayatının bir hulasası gibidir. Eski İstanbul hatıralarıyla örülü fıkralarından, portrelerinden, küçük hikâye, piyes ve röportajlarına kadar meşgul olduğu türlerin hepsiyle bu sayfalarda karşılaşırız. Faruk Nafiz ve Ercüment Ekrem’le yapılmış hayalî mülakatlar, yazarın Galatasaray ve Mekteb-i Hukuk’tan arkadaş ve hocalarına dair portreler, ilk gençliğinin meşhur hekim, dişçi ve tüccarları, kaçgöç ve çapkınlık hikâyeleri, piyesleri burada yer alır. Bu eserlerin tamamında eski İstanbul’un gölgesi hâkimdir. Alus, geçmiş zamanların İstanbul’unu ve insanlarını anlatmak için edebiyatın türleri arasında bir salıncak kurmuş gibidir. Çocukluğunun, gençlik heyecanlarının yansımalarını karanlığa terk etmemek arzusu onu daima tahrik eder. Bundan olsa gerek okuduklarımızın ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu anlamakta zorlanırız. Burada soluksuz bir cümbüşün inip çıkan nağmeleri, bazen gürültüsü arasında ihtişamlı bir dil zevkine, biraz daha üzerinde durulsa orijinal bir roman kahramanına dönecek tiplerin ayrıntı sarhoşu bir üslupla anlatılan dünyalarına yol alırız.
Boğaziçi Uykuda, Alus’un inşa etmek istediği İstanbul’un küçük bir numunesi olarak okur karşısına çıkarılıyor. Hem türler arasındaki renkliliği görmek hem de dil, üslup ve muhteva bakımından Alus’un İstanbul’unu sergilemek için birbirinden farklı yazılar bir araya getiriliyor. Eski hafiyeleri ya da kerime hanfendileri anlattığı yazılar belli ki çocukluk manzaralarının birer tanığı. “Pişkin Misafir”, matbuata mizah dergiciliği ile adım atmış bir sanatçının eğlenceli dünyasını gösteren bir hikâye. Karı-koca arasında yaşanan maceralar, geçimsizlikler, çatışmalar, koklaşmalar, öte yandan çapkınlık hikâyeleri, kaçgöç, “Sıtkı Dayıya Mevlüt”, “Anahtar”, “Yıldızlar Barıştı”, “Kavuşan Sevgililer”, “Yalancı Kolye”, “Köşkteki Kiracıların Esrarı”nda bütün canlılığı ile yaşatılıyor. “34 Yıl Evvel Bir Donanma Gecesi”, II. Abdülhamid’in cülûs yıldönümlerinde varlıklı, nüfuzlu kimselerin köşklerinde, köşk bahçelerinde verdikleri ve donanma diye tarif edilen akşam eğlencelerini anlatıyor. “Otuz Yıl Evvelki Demlerinde” üst başlığıyla yazdıklarında da Galatasaray Sultanîsi ve Mekteb-i Hukuk’taki mektep arkadaşlarının ve bazı hocalarının portrelerini kaleme alıyor. Daha sonraları edebiyatçı, futbolcu, jimnastikçi, hekim olacak arkadaşlarından İzzet Melih’i, Ali Sami’yi, Şevki’yi, Aziz Fikret’i burada tanıyoruz. Pek çok yazısında bahsi geçecek İstanbul’un meşhur simalarından İpekçi Kâni, Dişçi Sami Günzberg, Dr. Mahmud Ata, Ahmet Farukî, Nemseli Anna, Mekteb-i Hukuk hocalarından Zühtü Bey’in portreleri de bu başlık altında yer alıyor.
“Boğaziçi Uykuda” yazısı, Kadıköy, Göztepe, Boğaziçi semtlerini, Sarıyer’in sularını, Bebek koyunun, Kanlıca körfezinin sazlı mehtap safalarını anlatması; yazarın Boğaziçi’ne hayranlığının asıl sebebinin kayık, vapur merakından kaynaklandığını göstermesi bakımından bu kitabın adı oluverdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cc44d9f-c8ba-41e8-b2ac-f33c402a2d3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Antropoloji</image:title>
            <image:caption>Adli antropoloji, insan iskeletlerinin bilimsel incelemesi ve bu incelemelerin adli süreçlerdeki uygulamalarıyla ilgilenen çok önemli bir disiplindir. Bu disiplin, suçlara, felaketlere ve 
diğer travmatik olaylara kurban gidenlerin kimliklerini belirleme, ölüm nedenlerini tespit etme ve adli soruşturmalara katkı sağlama amacıyla bilim ve tıp prensiplerini bir araya getirir.Adli antropoloji, insan iskeletlerinin anatomik ve morfolojik özelliklerini kullanarak tanımlar. Bu süreç, kemiklerin yaş, cinsiyet, boy, etnik köken, sağlık durumu ve travmatik yaralanmalar gibi bir dizi özelliğini belirlemeyi içerir. Bu bilgiler, suçluların tespiti, cinayet kurbanlarının kimliklerinin belirlenmesi ve yargı süreçlerinde delil olarak kullanılabilir.Adli antropolojinin uygulama alanları oldukça geniştir. Cinayet soruşturması, kazaların ardından gelen ölümler, felaket kurbanlarının tanımlanması ve antik mezarların arkeolojik incelemesi gibi birçok alanda adli antropologlar önemli bir rol oynar. Bu disiplin, bilimsel yöntemlerle, adli tıp biliminin gelişimine ve adaletin sağlanmasına katkıda bulunur.Bu kitap, adli antropolojinin temel prensiplerini, yöntemlerini ve uygulamalarını anlamak isteyenler için bir kılavuz olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2feb251e-11de-4472-835d-32998e37f581.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Sırları: Yabancılar</image:title>
            <image:caption>Greystonelar üç kardeşti: Duygusal abi Chess, matematik dehası Emma ve söz dinleyen küçük kardeş Finn. Anneleriyle beraber mutlu bir aileydiler. Ta ki ulusal basına yansıyan bir kaçırma olayına kadar… Kaçırılan üç çocuğun haberini aldıklarında Greystone kardeşler için her şey değişti. Çocuklarla aralarındaki inanılmaz benzerlikler ürkütücüydü. İlk ve ikinci isimleri aynıydı. Aynı yaştaydılar. Hatta doğum günleri bile aynıydı! 
 
Annesinin bir anda ortaya çıkan “iş gezisi” Greystone kardeşlerde şüphe uyandırdı. Peki anneleri ortadan kaybolunca onlara göz kulak olan komşuları Bayan Morales ve kızı Natalie, bir şey biliyorlar mıydı? Bu gezi, kaçırılan çocuklarla ilgili olabilir miydi? Yoksa anneleri onları gizemli bir olaydan mı koruyordu? Sıkıcı odadaki mektup ve bodrum katındaki tehlike… Sır açığa çıktığında Greystone kardeşler kendilerini esrarengiz bir olayın içinde buldular. İpuçlarını yakalamalı, kodları çözmelilerdi… 
 
 
DAHA DA GEÇ OLMADAN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d521ead9-8164-4b48-9495-ea40ab5ca1d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Stratejik Dönüşümler</image:title>
            <image:caption>Yazar Bircihan Diler Dilek bu kitapta, son yıllarda ülkemizde ve dünya gündeminde önemli bir yer tutan S-400 ve F-35 silah sistemlerinin yarattığı stratejik etkilere, F-35 ile ilgili gerçeklere, CAATSA yaptırımlarına, bu silah sistemlerinin ülkelerin envanterlerine girmesiyle oluşan askeri güç dengesindeki değişikliklere değiniyor. Bu sistemlerin sahip olduğu teknolojiler ve konuşlanmalarının yanı sıra küresel stratejik dönüşümlere olan etkilerine çarpıcı yorumlar sunuyor. 
COVID-19 salgınıyla ortaya çıkan çip kıtlığı, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle ABD tarafından uygulanan çip yaptırımları ve bunun karşılığında Çin tarafından uygulanan kritik ham madde yaptırımlarının küresel stratejik dönüşümlere, ülkelerin bu kapsamdaki egemenlik haklarına, savunma sistemlerinin geliştirilmesine, üretilmesine ve idamesine olan etkilerini sorguluyor. 
Ulusal çıkar iddiaları askeri, siyasi veya ekonomik güç yoluyla dünya düzeninde değişiklik talepleri sonucunda farklı coğrafyalarda meydana gelen stratejik dönüşümleri alışılmışın dışında yalın bir anlatımla ortaya koyuyor. Avrupa ve Hint-Pasifik bölgesi ile özellikle ülkemizin çevresindeki coğrafyalarından Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Güney Kafkasya’da meydana gelen stratejik dönüşümler hakkında okuyucular için önemli bir farkındalık oluşturacak yorumlar getiriyor. 
Kitap, 2011 Mart ayında başlayan Suriye İç Savaşı, sonrasında ABD ve Rusya’nın bu ülkede konuşlanmaları, Rusya-Ukrayna Savaşı, 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail-Hamas Savaşı ve Hint-Pasifik bölgesindeki Tayvan krizine yönelik ABD ve Çin arasındaki gerilim hakkında önemli analizler sunuyor. 
Savaş tarihi, savunma stratejileri, jeopolitik, jeostratejik, uluslararası ilişkiler, siyasi tarih, güvenlik ile havacılık ve uzay silah sistem ve teknolojileri alanlarında okuma yapmayı seven herkese hitap eden bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b83f5c8-ef0b-4801-9a32-34cefbdcc836.jpg</image:loc>
            <image:title>Proje - 2417</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞİ BUGÜNDEN AYIRAN TEK ŞEY, İYİ BİR GELECEK İHTİMALİYDİ. 
 
İstanbul&apos;da yaşayan herkes için Ölümsüzlük Deneyleri&apos;ni desteklemek mecburiydi ve sonuç başarılı olduğunda getirileri herkesi etkileyecekti. Sistem, deneylere katkı olarak zenginlerden para talep etmişti; fakirlerin sunabileceği tek şey hayatlarından ibaretti. Bu küçük fedakârlıklar ölümü tamamen bitirecek, gelecek nesillere sonsuz yaşam verecekti. Bu, duyduğum en sahte vaatti ve asla gerçekleşmedi. Ölümsüzlük, bu dünyaya yalnızca ölüm getirdi. 
 
Yüz yıl önce ölmüş olmalıydım. Tarih sayfalarına göre hikâyem böyle bitti. 
Gerçek ise tam tersi. Kayıplara karıştığım gün, bu hikâyenin başladığı yerdi. 
Bugün bitirdiklerini sandıkları savaşı o gün başlattım. 
Yok ettiklerini sandıkları tüm insanları o gün kurtardım. 
O gün, sistemi yükseltecek olan askerdim. Bugün, o sistemi devirecek olan düşmanım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aac6422c-569c-461c-a4fc-bd8343b16736.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzeyir Garih Kitaplığı (8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>50 Yıllık Bilgi, Tecrübe ve Başarı… 
Dr. Üzeyir Garih Fikirleriyle Hayatta… 
“Eğitimli ve çalışkan tüm gençlerimizi kendi çaplarında parlak birer geleceğin beklediğinden eminim. Genç kardeşlerime başarılar dilerim.” 
Dr. Üzeyir Garih 
Okuyunuz, mutlaka okuyunuz. Çağdaş bilgilere hâkim olabilmek için kendi bilgilerinizi devamlı yenileyip geliştiriniz. Bir yandan bilgiyi uygulayan diğer yandan bilim ve teknolojiyi üreten durumlardan birini seçiniz ve o yönde ilerleyiniz. Serbest çalışmayı düşünüyorsanız &apos;&apos;Risk Sermayesi&apos;&apos;nden yararlanmayı deneyiniz. Serbest çalışacaksanız tüm olayları kuşbakışı görebileceğiniz küçük veya orta boy kurumlarda işe başlayıp, gözlerinizi ve kulaklarınızı dört açıp işlerin sürecini kavramaya çalışınız. Bir kurumda yükselmeyi düşünüyorsanız, başlangıçta yüksek gelir yerine yüksek oranda öğrenimi ve iş başında eğitimi tercih ediniz. Sebat edip öğrendiklerinizi iyi uygulayabileceğinizi amirlerinize kanıtlayınız. 
DİKKAT! Sadece Takım Olarak Satılmaktadır- 
1- YÖNETİM İLKELERİ 
2- YÖNETİM TEKNİKLERİ 
3- GLOBALLEŞME SÜRECİNDE TÜRKİYE 
4- İŞ HAYATINDA MOTİVASYON 
5- PAZARLAMA TANITIM HALKLA İLİŞKİLER 
6- EKONOMİK SORUNLARA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 
7- TÜRKİYE SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 
8- İŞ HAYATIMDAN KESİTLER ve GENÇLERE TAVSİYELER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea8d5258-9377-4b55-b101-d15f67c6e747.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaça Bölersin?</image:title>
            <image:caption>Bir portakal en fazla kaça bölünebilir? Güzin Öztürk&apos;ün kaleme aldığı Kaça Bölersin?, dolapta kaderine terk edilmiş son portakalı yemek için birbirleriyle yarışan çekirdek bir ailenin deli dolu hikâyesini anlatıyor.  Tek bir günde ve mekânda geçen bu ağızları sulandıran öykü, renkli karakter tiplemeleri ve komik diyaloglarıyla okuru âdeta bir tiyatro sahnesinin içine çekiyor. 
Adil davranmanın önemi hakkında düşündüren kitap, paylaşma duygusunu bütünleyen hak, ihtiyaç ve istek kavramlarını ise mizahi bir üslupla tartışmaya açıyor.  Portakalı soydum, baş ucuma koydum. Ben bir masal uydurdum... Uydurması kolay. Peki, ya buzdolabında sadece tek bir portakal kaldıysa?  O zaman tadından yenmez. Tabii ki şamatanın! Portakal, bir hazine gibi dolapta öylece duruyordu şimdilik. Oysa evdekilerin hayallerinde denizler gibi dalgalanıyordu. Herkesin gözü de aklı da ondaydı. “Altı üstü bir portakal, bölüşüp yesinler,” demeyin sakın. Paylaşmak kolay mı eşsiz görüntüsü ve parlaklığıyla göz kamaştıran o canım portakalı? Hem hangisinin ne kadar ihtiyacı var? Nasıl paylaşılırsa adil olur? Kim bilecek? Gelin de çıkın işin içinden! Eh, yoksa siz de Ozi ve çekirdek ailesi gibi C vitaminsizliğinden mi muzdaripsiniz?  Öyleyse çıkarın dolaptan şöyle sulu sulu bir portakal da bir an önce çözelim şu durumu.  
Ansızın kapıda beliriveren itfaiyeciler, televizyoncular, komşular gibi bilumum “davetsiz” misafirle cümbüşün katlandığı bu matrak öykü, çizer Sultan Yardım&apos;ın cıvıl cıvıl resimleriyle kıpır kıpır bir anlatıya dönüşüyor.  Koskoca bir fileden geriye kalmış son bir portakalın nelere kadir olabileceğini kahkahalar eşliğinde gösteren Kaça Bölersin?, adil olmanın ailede öğrenileceğini bir kez daha hafızalarımıza kazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f85b0e78-770f-40de-a43d-4688b0f20d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezop Masalları (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Ezop’un eşsiz masallarıyla dolu bu seri, çocuklar için önemli değerler ve öğretilerle doludur. Her bir kitap, çocukların hem eğlenmesini hem de düşünmesini sağlayacak birbirinden özel masalları içermektedir. Bu masallar hayat dersleriyle dolu birer maceradır. Eğlenceli karakterler ve bilgelik dolu öykülerle dolu bu seride, Ezop masalları modern bir yorumla yeniden canlanıyor. Çocuklarımızı, doğanın gizemlerini keşfetmeye ve kalplerine dokunacak hayat dersleriyle dolu öyküler okumaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7335f5c8-a924-4744-92ef-7757ed52c3f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Sanat</image:title>
            <image:caption>Bir romanın hacmine ve ritmine sahip Küçük Bir Sanat, edebiyat 
çevirisi pratiğine dair büyüleyici ve incelikli bir deneme. Kendisi 
de çevirmen olan Kate Briggs, başkalarının eserlerini okumak, yazmak ve yaşamak üzerine taptaze, capcanlı fikirler sunuyor. Yazar, 
Roland Barthes’ın ders notlarını çevirme deneyiminden hareketle, 
zorlayıcı, karmaşık ve ilişkisel bir faaliyet olan çeviriyi farklı öykülerle aynı potada eritiyor: Helen Lowe-Porter’ın Thomas Mann çevirilerini ve ölümünden sonra bu çevirilerin karalanmasını anlatıyor; André Gide ile çevirmeni Dorothy Bussy arasındaki sevgi dolu ilişkiyi yazıyor; Robinson Crusoe’nun ıssız bir adada kendisi için nasıl binbir zahmetle bir masa ürettiğinden bahsediyor. 
Briggs’e göre bir çeviriyi okumak inançsızlığı askıya almayı gerektirir: “Okuduğunuz kelimelerin aslen başka bir dilde ortaya çıktığını bilirsiniz ancak aracıyı unutmaya ve onları yeniden özümsemeye çalışmak zorundasınızdır.” Briggs, öznel bir çeviri deneyiminin çokkatmanlı dışavurumu olan Küçük Bir Sanat ile özgün, bilge, komik ve dikkate değer bir yazar olarak boy gösteriyor. 
“Kate Briggs’in Küçük Bir Sanat’ı, Barthes’ın kendi çalışmalarıyla 
bazı şahane nitelikleri paylaşıyor - nükte, incelik, söyleşiye davet 
ve özellikle titizlikle incelenmiş kuramsal ve bilimsel sorular bağ- 
lamında sıradan ve gündelik olana gösterilen ilgi. Bu, son derece 
keyifli bir okuma: Çeviri, yazı, dil ve ifade ile ilgilenen herkes için 
eğitici ve ufuk açıcı.” 
Lydia Davis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/846c9e3d-befc-49ad-a117-53e3393a84e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Darwin Olmasaydı</image:title>
            <image:caption>Evrim kuramı Darwinizm midir? Darwin olmasaydı evrim kuramı olmaz mıydı? Darwin’in evrim kuramı ile modern evrim kuramının farkı nedir? Darwin’in fikirleri ve terminolojisi bugünlerde o kadar yaygın ki, onlarsız bir dünya hayal etmek bir yana, onlardan kaçınmak bile imkansız görünüyor. Ancak Peter J. Bowler çalışmasında şunu soruyor: Ya Charles Darwin Beagle yolculuğundan dönmemiş ve dolayısıyla Türlerin Kökeni’ni yazmamış olsaydı? Alfred Russel Wallace gibi bir başkası seçilim teorisini yayımlayıp benzer bir dönüşümü başlatabilir miydi? Ya da Darwin’in kitabının yokluğu, biyolojinin evrimciliğin etkisi hakkında büyük bir tartışma başlatmayan bir yolda geliştiği farklı bir olaylar dizisine yol açar mıydı? Bowler’in tezi, Darwin’in çağdaşları için olanaklı olmayacak özel bir evrim kuramı biçimi geliştirmesini sağlayan eşsiz içgörüleri olduğu iddiasına dayanıyor. Darwin’in hâlâ biyologların saygısını görmesinin nedeni, çağdaş evrimciliğin temelini oluşturan fikirlere kendi zamanındaki öteki doğabilimcilerin hepsinden daha yakın olmasıydı. Başka bir deyişle, Darwin “kendi zamanının ötesindeydi.” 
 
“Darwin Olmasaydı, evrim kuramının tarihinde çıkmaya değer bir yolculuk sunuyor. Bowler, Türlerin Kökeni’in hiç ortaya çıkmadığı senaryosuyla, çağdaş tartışmaların altında yatan varsayımlar hakkında düşünme yeteneğimizi geliştiriyor.” –Science 
 
“Peter J. Bowler evrimsel biyolojinin gelişimini son derece eğlenceli ayrıntılarla anlatıyor.‘’ –Times Higher Education                                                                                                          “Bu kitap bilim tarihine önemli bir katkıdır ve biyolojik bilimler ve evrimsel düşünceyle ilgilenen öğrenciler ve akademisyenler için temel bir okuma kitabıdır. Ancak daha da önemlisi, evrim ile din arasındaki ilişki hakkında bir görüşe sahip olmak isteyen herkes tarafından okunması gereken bir kitap.” –Quarterly Review of Biology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a623c4fc-fe8d-4670-94ec-e9a08b155836.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılık Zanaatı - Aynalar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Duyum, duygu, sezgi, rüyalar; düşünce, yönelim ve davranışlarımızı hatta hayatın içinde kendimizi nasıl hissettiğimizi ve nasıl konumlandırdığımızı ne kadar etkiler? 
Biz Öz’ümüzle ilişki kurduğumuzda, “bütün” olmaya doğru bir adım daha yaklaştığımızda hayat daha üretken, zevkli ve kolay olur mu? 
Cadılık Zanaatı kitabını yazarak alana ilgi duyan okur kitlesinin hayranlığını kazanan Dırahşan Akınözü, bu sefer yukarıdaki iki sorunun cevaplarını vermeyi amaçlamış Aynalar Kitabı’nda. 
Meditasyonlar, olumlamalar, ritüeller, rüyalar ve ototelkin uygulamalarını eklektik olarak bir araya getirerek, yeni kitabını heyecanla bekleyen okurlarına, konuya bütün olarak bakma fırsatı sunuyor. 
Alanında Türkçede bir ilk olan Cadılık Zanaatı kitabının yazarı bu sefer çıtayı daha yukarı taşıyor. 
İçeriğindeki uygulamalarla gerek konuyu ele alış biçimi gerekse geniş yelpazesiyle zenginleştirilmiş bu kitabı meraklılarının ellerinden düşüremeyeceklerinden eminim. 
Akınözü’nün dediği gibi: 
“Beynimiz gerçekte olanı ne düzeyde algılayabilir? Hepimiz aynı gerçekliği mi deneyimliyoruz?” 
Soru varsa cevap, öğrenmek isteyen varsa öğretmen gelir. 
 
Uygulamalı Psikoloji Bilim Uzmanı Ayla Akbuar “Aile Dizimi” kitabı yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a76729-d0db-41f1-a6b2-13e2612db0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaten</image:title>
            <image:caption>Asla başımıza gelmeyeceğini düşündüğümüz, belki çoğu zaman yargıladığımız fakat hiç de yabancısı olmadığımız gerçekler vardır. Bu gerçekler bazen kendimizle bile yüzleşemediğimiz en derin sırlarımızın kapılarını aralar. Güneş ve Nil’in dünyası da işte bu gerçekler üzerine kuruludur. 
Güneş ve Nil mahpusluklarında arafta kalmış iki evli kadındır. Derken kendilerini planlamadıkları bir dünyaya adım atarken bulurlar ve hayatlarını altüst etmekten kendilerini alamazlar. Kalpten başlayıp tüm hayatlarına yayılan değişimler yaşarken akıllarında ise tek bir soru vardır: &quot;Haklı mı olmak istiyorsun, mutlu mu?&quot; 
Evrim Gürler okurlarını şaşırtıcı ve bir o kadar da merak uyandırıcı bir yolculuğa davet ediyor. Zaten&apos;in roman karakterleriyle duygusal bir bağ kurarken akıcı ve samimi diliyle de sıra dışı bir serüvene dahil olacaksınız. İki kadının aşk yolundaki çarpıcı hikâyesinin en büyük sırdaşı olurken azın yetmediğini ve yetenin de mutlu etmediğini görüp, geleceğinizi yeniden inşa etmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a326456-67f5-4b72-9347-835dd4a15740.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılık Zanaatı - Gölgeler Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;Bana göre cadı, sezgilerinin eylemlerini yönlendirmesine izin veren, çevresiyle bütünleşebilen, zorluklarla yüzleşmekten korkmayan bir kadındır.&quot; 
-Paulo Coelho 
 
&quot;İlk kez kendimi &apos;Cadı&apos; olarak adlandırdığım an, hayatımın en büyülü anıydı.&quot; 
-Margot Adler 
 
&quot;Popüler kültürde Ortaçağ&apos;dan itibaren sürekli olarak olumsuz imgelerle yüklenen Cadı figürü, merkezileşen otoritenin dayattığı tek tip ‘itaat ve biat’ anlayışını reddedip, eski inanç ve ritüel pratiğini kararlılıkla sürdüren kadınlardan başkası değildi aslında. Doğayla ve çevresiyle bütünleşmeyi bilen, evrenin işleyişindeki ihtişama hayranlık ve saygı duyan, gökyüzünü ve yıldızları dikkatle izleyip kozmik müziği/şiiri anlamaya çalışan, evrendeki yaratıcı dişil gücün bilincinde olup onu sürekli onurlandıran, bitkileri tanıyıp onlardan ilaç ve sağlıklı içecekler üretmeyi bilen, şifacı kadınlar... Bilinen Eski Dünya&apos;nın hemen her coğrafyasında, giderek sertleşen baskı ve ‘cadı avları’na rağmen, doğru bildikleri ilkeler doğrultusunda pastoral yaşamlarını ve inançlarını sürdüren bu kadınlar, anneden kızına aktarılan bilgilerle bin yıllardır bu kadim kültür ve geleneğin taşıyıcısı oldular. Bu kitapta Dırahşan Akınözü, günümüz dünyasında kendisine dek ulaşan bu kapsamlı bilgi birikiminin ana hatlarını, tüm yönleriyle okurlarına aktarıp onlarla paylaşıyor. Gezegenler ve göksel sembollerden, Samhain ve Beltane gibi kadim festivallere ait ritüellere; şifalı bitkilerden üretilmiş merhem, yağ ve içeceklerin tariflerinden, taşların ve kristallerin gizemli dünyasına; mitolojinin görkemli Tanrıça ve Tanrılarından, yazı ve kutsal gliflere; simyanın büyüsünden Feng-shui&apos;nin elementler dünyasına dek çok geniş bir yelpazeyi içeren bu &apos;Gölgeler Kitabı&apos;, cadılık ve cadılarla ilgili merak ettiğiniz her ayrıntıyı bulacağınız bir başvuru kaynağı niteliğinde.&quot; -Burak Eldem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261c9a20-b69b-439c-b665-000d82cae696.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey’s Contribution To Un Peacekeeping Operations (1990-2017)</image:title>
            <image:caption>It is argued in recent literature that Turkey’s contribution to peacekeeping operations, especially UN peacekeeping operations has risen between 2003 and 2017, compared to 1990 and 2002. Thanks to collected data, this book aims to find whether Turkey’s contribution to peacekeeping operations, especially UN peacekeeping operations really increased, and if there is such an increase, what the reasons for it could be. In the light of collected data, this book advocates there is an increase in Turkey’s participation in UN peacekeeping operations between 2003 and 2017, compared to 1990 and 2002.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ffa20be-e72b-488a-ae2d-a75ad19c902e.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fontaine Masalları (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Jean de La Fontaine’in eşsiz kaleminden çıkan bu masal dünyası, binlerce yıldır severek ve hayranlıkla okunmuştur. Kurbağa, karga, tilki ve daha nice hayvan karakterleriyle örülü bu masallar, çocuklar için önemli değerler içeriyor. Zeki bir mizahla işlenen masallar, çocuklara eğlenceli anlar yaşatırken onların seviyesinde hayata dair bilgiler de veriyor. Bu seri, çocukların keyifle okuyacağı, sürükleyici ve düşündürücü bir serüven. Masalların içindeki bilgelikleri keşfedin ve unutulmaz bir maceraya atılın! 
 
AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA 
AT, TİLKİ VE KURT 
EV FARESİ İLE KIR FARESİ 
KAPLUMBAĞA VE İKİ ÖRDEK 
KURBAĞA İLE FARE 
KURT OLMUŞ ÇOBAN 
LEYLEK İLE TİLKİ 
SALYANGOZ VE EVİ 
TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA 
TİLKİNİN KURNAZLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f658d21-e293-4c8f-abb7-c3ac857ce3db.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Sokakta İsyan</image:title>
            <image:caption>“İnsan, geçmişe sığınarak çıkış yapmak istiyor. Geçmişin verimliliğini yanına alıp o büyük deneyimle ayakta kalmaya, sağlam durmaya çalışıyor. Öte yandan ‘geçmiş’ asude gibi görünse de, bazen yaralı bir ırmak gibi büyük acılara coşarak ilerliyor. Söylesem şimdi nasıl da kızardınız bana… ‘Umudu nereye sakladın, a be çocuğum’ diye…” 
Ankara’nın kan ve is kokmadığı zamanlarda büyümüş, Türk Dil Kurumu oyun bahçesi olan, edebiyatımızın önde gelen yazar ve şairlerinin sohbetleriyle derin uykulara dalan bir kız çocuğunun gözünden edebiyatımız, cumhuriyetimiz, insanlığımız ve elimizden alınan umudumuzun anlatımı… 
İlk olarak Hangi Zamandı Unuttum adıyla yayımlanan ve yeni yazılarla zenginleştirilmiş olarak okuyucusuyla yeniden buluşan Arka Sokakta İsyan’da Eren Aysan; Vüs’at O. Bener’den Ulus Baker’e, refik Durbaş’tan Şükran Kurdakul’a, Gülten Akın’dan Nezihe Meriç’e kadar kültür ve sanat yaşamımızda iz bırakmış pek çok isme ilişkin anılarını ve gözlemlerini, tanıklıklarını paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f678444-2fc0-4c8d-a116-2236067cb718.jpg</image:loc>
            <image:title>Dipteki Zaman</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce yaşadığımız, iyi ya da kötü, bir olayı hatırlamak, varlığımızı hatırlamak gibidir. Gelmemiş bir geleceğin bilinmezliği, tuhaf bir tedirginlik yaratır insanda. Hatırları zararsız kılan şey, geçmiş zamanı asla geri getiremeyecek olmamızdır. Geri getiremeyeceğimiz bir şeyi hatırlamakla sadece özlem duygumuzu değil, hayata tutunma güdümüzü de harekete geçiririz. Yaşadıkça yaşlanmak, yaşlandıkça hatırlara; özellikle çocukluk hatıralarına sığınmak, yetişkinliğimiz boyunca maruz kaldığımız her türlü yabancılaşmaya karşı çaresizce gösterilmiş bir tepki olarak yorumlanabilir. Çaresizliğimiz, belleğimizin yüzeye çıkardığı tortuların eski biçimlerini hâlâ korumalarından; ama yeni biçimleriyle zıtlık teşkil etmelerinden kaynaklanır. Aynılık ile değişim arasındaki bu zıtlıktan doğan her sanatsal yaratım. 
Okuyacağınız metinler, çocukluk anılarımdan oluşmuştur. Onları katıksız bir gerçeklikten yola çıkarak kaleme aldım. Doğup büyüdüğüm evde, evimizin karşısındaki Menekşe Sokağı’nda ve dereleri yukarı akan güzelim Ordu kentinin diğer sokaklarında tadına vardığım yaşam dilimleri. Evler, sokaklar, kentler geçicidir; aldığımız kokular, dokunduğumuz nesneler, yakaladığımız bakışlar da… 
Kalıcı olan anılardır; o anıların içimizde bıraktığı kıpırtılı bir sevinç ya da hüzündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2ad66cf-e997-46ce-bae1-d5b1b9b8d335.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşıdevrime Direnirken</image:title>
            <image:caption>Kan Denizindeki Mercek ve Yurt Kemiricileri kitaplarından oluşan “Karşıdevrim Üçlemesi”nin son halkası olan Karşıdevrime Direnirken’de son çeyrek yüzyılda ülkemizde yaşanan karşıdevrim sürecinin en önemli dönemeçleri, araştırmacı bir gazetecinin elli yıllık birikimi ve geleceği aydınlatan gözlemleriyle gözler önüne seriliyor. Türkiye’yi bir örümcek ağı gibi saran cemaatler, tarikatlar, hilafet özlemcileri, kutsal duyguları ve inançları sömürenler bu ortamda gidilen 2023 seçimleri… 
Karşıdevrim süreci, Cumhuriyet Devrimi ve onun getirdiği aydınlanmanın gücüyle aşılmalıydı. Bu zorlu kıskaçtan kurtulmak için Cumhuriyetçi, devrimci, bağımsızlığı içselleştirmiş örgütlenmelerle, çağdaş uygarlık hedefinden ayrılmadan toplumsal direnci sürdürmek bir zorunluluktu. Çünkü halkın soluk alması ve Türkiye’nin geleceği için bu yaşamsal bir görevdi. 
“Kısırdöngüyü kırmak için halka büyük görev düşüyordu. O görev, yeni siyaset anlayışını egemen kılmaktı… Sağ politikaların yarattığı kirlilik, yine sağcılıkla yunmazdı. Bu düzen, iktidarından muhalefetine mutlaka, toptan değişmeliydi… Siyaset profesyonellerinin değişimden anladığı, halkın kavradığı  ve algıladığından çok ayrıydı….”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bcfaa04-ec07-4f16-845c-16714d46358a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Yalnızlığında</image:title>
            <image:caption>Vurulmuş yerlerimde 
Eylül gibi bakan gözleri 
Ona bakarak büyüdü, çiçekleri vadilerimin 
Göğü ekip, üşüterek yağmuru 
 
Sarıldı dört yanı bağımın, gülleri amansız 
Zengin dert ve fakir bir düş 
Bilmem ne eyler yüreğimde çocuk atlarım 
Sanki vadi görmeyen, kanatları çekilmiş kuş 
 
Eğildi, vadiye nergis dalı 
Elbet kanatları uzayacak kuşun 
Ve uçacağım bir gün sevdiğim 
Bir eylül sabanı, gözlerine konmak için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b23b10-49da-4bdd-bd46-a6cd71253410.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Sınıflar ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Sınıf yönetimi, öğretmenlerin sınıf ortamında öğrencilerin uygun davranışlarını oluşturduğu ve sürdürdüğü süreçtir. Bu sürecin etkili bir şekilde sürdürülmesi için öğretmenlerin uygulamaları gereken bazı yaklaşım ve stratejiler bulunmaktadır. Söz konusu yaklaşım ve stratejileri başarılı bir şekilde uygulayabilmek için öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Ancak son zamanlarda özellikle yaşamak zorunda kaldığımız pandemi, geleneksel sınıfların teknoloji aracılı ya da sanal sınıflara dönüşümünün hızlanmasına neden olmuş ve bu sınıf yönetiminde yeni nesil yaklaşımların kullanılmasını zorunlu hale getirmiştir. 
Geleneksel sınıflarda dersler, fiziksel olarak aynı ortamda yüz yüze yürütülürken, teknoloji destekli sınıflarda teknolojik araçlardan destek alınmakta, sanal sınıflarda ise farklı ortamlarda eş zamanlı (senkron) ve eş zamansız (asenkron) teknolojik araçlar ve yazılımlar aracılığıyla yürütülmeye çalışılmaktadır. Sınıf ortamlarında meydana gelen değişimler, sınıf yönetimine de farklı bir bakış açısı getirilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu anlamda Yeni Nesil Sınıflar ve Yönetimleri kitabı öğretmenlerin bu süreçte ve gelecekte karşılaşacakları farklı sınıfların yönetimi bağlamında sınıf yönetimi disiplinine farklı bir pencereden bakmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e9e982-be05-4d3d-b50c-1e1590dcb903.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylı Dostum - Küçük Yıldızlar Okuma Seviyesi 2</image:title>
            <image:caption>Bulutların arasından el sallayan şu “davetsiz” misafir de kim? Michael Petrowitz&apos;in yazıp Patrick Wirbeleit&apos;in resimlediği Uzaylı Dostum, 13 milyar ışık yılı uzaktan Dünya&apos;ya uzanan bir yolculuğu türlü çeşit oyunla hareketlendiren, gezegenler arası bir macera! Arkadaşlığın ve yardımlaşmanın gücüyle her sorunun üstesinden gelinebileceğini gösteren bu kovalamacası bol öykü, farklılıkların zenginliğine vurgu yaparak ister Dünyalı ister uzaylı olsun “Çocuk her yerde çocuktur” görüşünü destekliyor. Sürekli homurdanıp duran “şapşal” bir köpek, şaşkın bir dondurmacı ve bineni tepetaklak eden süper ötesi bir salıncakla renklenen kitap; eğlenceli anlatısının arka planında bilim, teknoloji, uzay gibi merak uyandırıcı konulara da değiniyor.  
Tatil gelip çatmıştı. Sapsarı parlayan güneşe ve masmavi ışıldayan gökyüzüne rağmen Fiko&apos;nun canı çok sıkılıyordu. Tüm arkadaşları bir yerlere gittiği için etrafta oynayacak kimsecikler yoktu. Hem zaten hiç sevmiyordu tatilleri. Derken... gözüne tuhaf bir bulut ilişti. Giderek alçalan bulut sanki üzerine üzerine geliyordu. Hemen sonra, bulut sandığı şeyin çimenlere iniş yaptığını fark etti. Gözlerine inanamadı önce. Yoksa karşısında gördüğü şey gerçek bir UFO muydu? Amanın, o da nesi?! Uzay gemisinin kapısından çıkan o çocuk da kimdi öyle? Yoksa uzaylı mıydı? Nasıl düşmüştü yolu Fikoların yaşadığı şehrin parkına? Ama her şeyden önce ne işi vardı Dünya&apos;da? Çocukları farklı heyecanlar keşfetmeleri için yüreklendiren bu neşeli öykü; tatillerin dostlukla, oyunla ve kahkahayla geçirildiğinde ömür boyu unutulmayacağını hatırlatıyor.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan Uzaylı Dostum, içerdiği bulmaca ve oyunlarla, öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve pekiştirmelerini olanaklı kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee5684c-a0e9-4e97-9d7c-ae6d54cb0971.jpg</image:loc>
            <image:title>Octomom</image:title>
            <image:caption>Dennis’ mother took care of everything. She was cooking, talking on the phone, watering flowers, typing on the computer, cleaning, preparing lemonade and playing football with Dennis all at the same time. His mother was not just a mother. She was an Octomom! Anyone watching her for a bit could easily have noticed that she has eight arms, just like an octopus. 
 
One day Dennis and his mom set out on a journey and everything began to change slowly. 
 
Octomom is a story with lots of surprises and cheeriness that proves the saying, “It takes a village to raise a child.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff326253-f3d9-4b91-91fe-1eb363f5c170.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanca Gramer: A1 Seviyesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Almanca A1 dil seviyesi için gerekli olan bütün konular ve dilbilgisi kuralları bol örneklerle detaylı bir biçimde ele alınmaktadır. Konular tamamen yeni sınav sistemine ve Goethe Enstitüsü’ndeki kurs ve sınavlara göre hazırlanmıştır. Dolayısıyla adaylar elinizdeki kitapla sınava hazırlandıklarında, konulara hakim olacaklardır. Ayrıca Almanca kursunda dil eğitimi alanlar, aynı konuları bu kitapta da işleyecekleri için, kitap yardımıyla daha kolay ve çabuk ilerleyeceklerdir. Bu kitaptan, başta Aile Birleşimi Kursları olmak üzere Almancayı yeni öğrenen herkes yararlanabilir.  Kısaca, elinizdeki kitapta A1 seviyesinde Almanca öğrenmek isteyenler için gerekli olan bütün konular yer almaktadır. 
Konu ve içerikler belli bir sıraya göre düzenlenmiş ve öncelik, sonralık sırasına göre basitten zora doğru bir biçim almıştır. Temel kurallar, açıklayıcı çok sayıda örnekle, kısa ve öz bir biçimde ele alınmıştır. Bütün kavram, sözcük, ifade ve cümlelerin hem Almancalar hem de Türkçeleri verilmektedir. Ayrıca mümkün olan her yerde konulara ilişkin tablolar yer almaktadır. Örneğin çekimler, zamanlar, Präposition’lar, bağlaçlar vs. Bununla birlikte kitabın sonunda bütün fiiller, fiil ve sözcüklerle ilgili çekim tabloları yer almaktadır. Kuşkusuz bütün bu özellikler öğrenmeyi oldukça kolaylaştırmakta ve öğrenme sürecini hızlandırmaktadır. 
Elinizdeki kitap, yıllardır verdiğim dersler sırasında edindiğim bilgi ve deneyimlerimin bir ürünüdür ve aynı zamanda Almancanın yeni yazım kurallarına göre hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed2e4b4-3c32-4ee6-9204-7103e2e6bb5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılıkta İyileşme</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, canlı, gülümseyen ve sizi okumaya davet eden bir bilim kitabıdır. Bu kitapta içine girdiğinizde anlamlı ve etkileyici bir yolculuğa eşlik edebileceğiniz, öğrenebileceğiniz, çok çeşitli duygular ve düşüncelerle sizde izler bırakacak, sonrasında da zihninizde yaşamaya devam edecek bir araştırma süreci ve sonuçları yer almaktadır.
Dr. Kübra Doğancı’nın Doç.Dr. Gonca Polat’ın danışmanlığında yürüttüğü doktora tezinin ürünü olan bu kitap, bağımlılık sorunu yaşayan ancak çoğu konularda olduğu gibi, iyileşme konusunda da hakları ihmal edilmiş olan kadınların deneyimlerini, toplumsal cinsiyet, bağımlılık, iyileşme, akran desteği kavramları çerçevesinde incelemektedir. Kitabın giriş bölümü bu incelemeyi sağlayacak temel kavramları ve ilgili litaratür bilgilerini titizlikle ve kapsamlı biçimde açıklamaktadır. Yöntem bölümü ise, bu araştırmanın öznesi olan kadınların deneyimlerini anlamak üzere bir bilimsel araştırmanın nasıl bir metodolojiye sahip olması gerektiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Yazar bu amaçla, “bilinçli taraflılık, “karşılıklı bilinçlenme” ve katılımcıların “aktif katılımı” ilkelerini içeren feminist araştırma metodolojisini ve anlayışını içselleştirerek ustalıkla kurgulamış ve kendisini de bu kurgu içinde konumlandırmıştır. Bu kurgulamada katılımcı kadınların safir, lapis, mercan gibi doğanın değerli görülen taş adları olarak kodlanması bir tesadüf değildir. Araştırma süreci gibi sonuçlar da olağanüstü bir duyarlılıkla ele alınmış, güncel literatür ışığında ve eleştirel düşünme yoluyla objektif bir biçimde araştırmanın konusu olan kadınların deneyimlerindeki anlamı ortaya çıkarmayı sağlamıştır.
Bu kitap olağanüstü içeriğinin yanı sıra, bilginin ortaya çıkarılış sürecinde çok cazip bir süreç örneği ve akademik yazım biçimi sunmaktadır. Bir bilim insanı, çalışma yaparken nereden nasıl, hangi motivasyonla yola çıkar, bir bilimsel çalışma nasıl kurgulanır, nasıl gerçekleştirilir ve nasıl yazılır sorularının cevabını verirken akla gelebilecek etik, felsefi, metodolojik ve literatüre ilişkin çok çeşitli boyutlar hakkında fikir veren bu kitabı, insanı anlamayı hedefleyen her bilim alanında çalışan meslek üyelerinin ya da bu konulara merak salan herkesin yararlanabileceği bir eser olarak görüyorum.”
Prof.Dr. Gülsüm ANÇEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22d2a47c-69e6-484d-8437-86c7a73d7aa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya Afrika’da</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatının sevilen yazarlarından Elif Özmenek Çarmıklı yeni romanında okurlarını gizem, macera ve eğlence dolu bir kurguyla yaban hayatı üzerine düşünmeye, araştırmaya ve öğrenmeye davet ediyor.
Asya’nın en büyük hayali Afrika’ya gitmek ve Büyük Beşli’yle tanışmak. Doğum günü hediyesi olarak Afrika’ya gideceğini öğrendiğinde havalara uçuyor. Ailesi ve kuzeniyle çıktığı bu yolculuk ona bambaşka dünyaların kapılarını açıyor.
Asya hem hayvanların özgürce dolaşabildiği milli parkta hem de çıktıkları safarilerde Büyük Beşli’yi ve daha pek çok hayvanı görme şansını yakalıyor.
Benjamin, William ve Mishak’ın anlattığı yaban hayatına dair gerçekler, anılar ve hikâyeler Asya’yı derinden etkiliyor ve geleceğini şekillendirecek hayaller kurmasını sağlıyor.
Asya yaşadığı hiçbir şeyi unutmak istemediği için bir günlük tutuyor. Kardeşi ve kuzeniyle yaşadığı birbirinden ilginç, eğlenceli ve yer yer gerilim dolu maceralarla öğrendiklerini ve araştırdıklarını günlüğüne yazıyor.
İnsanların yaban hayatı üzerindeki etkisi, soyu tükenen ve tükenme tehlikesi altında olan hayvanlar hakkında bilgi sahibi olma, çevremizdeki yaban hayatını tanıma ve koruma, bu konuda bireysel olarak sorumluluk alma ile meslek seçimi ve meslek seçiminde cinsiyet konularının işlendiği macera dolu bu keşif hikâyesi, 8 yaş ve üstü okurlara keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.
‘‘Nerede olursam olayım, dünyayı korumak için belki bir kâşif, belki bir primatolog, belki bir belgeselci, belki bir korucu ya da sadece Asya olarak elimden geleni yapmaya hazırım! Sana Asya sözü!’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8efa182b-892e-4d68-8275-d89652a48164.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik, önce girişimci olmayı düşünmekle başlar. Hangi alanda girişimci olunacağı, nasıl bir gelecek öngörüldüğü, ne kadarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulacağı düşünmenin devamında gelecek olan eylemlerdir. 
 
Girişimcinin El Kitabı, girişimcilere, girişimci olmak isteyenlere, girişimlerini geleceğe taşımak isteyenlere bir rehber olması amacıyla hazırlanmıştır. Girişimcilik kavramından, girişimcilik adımlarına, yasal süreçlerden uygulama adımlarına kadar önemli başlıklarla derlenmiş bir başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e334224c-dd0b-4c2c-8ae4-96264f9ab512.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Toplayıcısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aramızdan birini alarak sonsuza dek yaşamak üzere ölümsüz Buz Kralı’nın topraklarına götürürdü. Bugün o gündü. Toplama Günü. Ama Cadı Toplayıcısı benim için gelmiyordu. Ben, Raina Bloodgood, yirmi dört yıldır bu köyde yaşıyorum ve yirmi dört yıldır Cadı Toplayıcısı beni es geçiyor. Ama büyük hata yapıyor. Raina Bloodgood’un tek bir arzusu vardı: Buz Kralı’nı ve ablasını onlardan koparan Cadı Toplayıcısı’nı öldürmek. Toplama Günü’nde ondan intikamını almaya hazırlanırken ölümcül bir tehdit bütün dünyasını ateşe vermişti. Köye yapılan baskında aniden ortaya çıkıp onlara yardım etmeye çalışan Cadı Toplayıcısı Alexus Thibault, öldürmeye yemin ettiği o adam, şu anda ablasını kurtarması için Raina’ya yardım edebilecek tek kişiydi. Buz, ateş ve kadim tanrılarla dolu asırlık bir husumetin içine sürüklenen Raina, intikamdan vazgeçip Cadı Toplayıcısı’na yardım etmek, imparatorluklarının ve ablasının düşmanın eline geçmesini engellemek zorundaydı. Ancak iyi ve kötü arasındaki çizgi bulanıklaşırken Raina tahmin ettiğinden daha büyük kayıplar verecekti. Peki Cadı Toplayıcısı artık ablasını onlardan çalan kötü adam değil de kalbini çalan kahraman olduğunda ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31324bb8-3a03-4d82-bffe-4ae9654cac0f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar Tarihlerini Kendileri Yazar</image:title>
            <image:caption>Radikal politik iktisatçı Samir Amin (1931-2018), ardında Marksist yazılardan oluşan değerli bir külliyat bıraktı. Amin’in iktisattan kültüre uzanan entelektüel yelpazesi takdire şayandı ve verdiği dersler hâlâ önemini korumaktadır. Bu kitap, Monthly Review Press tarafından Samir Amin’in yirmi birinci yüzyılda yazdığı en önemli on makalesinin Monthly Review dergisinden derlenerek yayımlanmasıyla oluşmuştur. Koleksiyonun “Giriş” kısmı, Amin’in arkadaşı ve yoldaşı olan Marksist filozof Aijaz Ahmad tarafından yazılmıştır ve Amin’in yaşamı ile çığır açan çalışmaları hakkında kapsamlı bir inceleme sunmaktadır. Ahmad ayrıca “Devrim mi Çöküş mü?” ve “Çağdaş Emperyalizm” gibi çarpıcı ve zekice yazılmış makaleleri okumak için bağlamsal bir odak noktası sunmaktadır. 
“Amin’in yazılarında muhteşem olan şey …ifadesinin berraklığı, yaklaşımının açık tutarlılığı ve hepsinden önemlisi, sermayenin ve burjuva ideolojisinin tüm biçimlerinin verdiği hasarı tereddütsüz bir şekilde kınamasıdır. …Amin, temel bir referans noktası ve bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.” —Bill Bowring, Marx &amp; Philosophy Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5440c38-5fc7-4915-9a48-764837bcb15a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezar Kent</image:title>
            <image:caption>Hafif bir esinti ağaçların ay ışığıyla parlayan yapraklarının arasında hışırdayarak dolaşıyor, yeşil çayırlara vuran gölgelerini dalgalandırıyordu. Dönüp arkasındaki demir karyolada yüzükoyun yatan Alek&apos;e baktı. Beyaz çarşaf bacaklarından birisini örtmüş, dolgun kalçalarının arasındaki kıvrımdan beline doğru uzanıyordu. Ayın pencereden yansıyan parlak ışığı, rüzgâr ağaçların arasında dolaştıkça değişip kıpraşıyor, kadının açıkta kalan kalçasına ve düzgün sırtına alacalı desenler şeklinde vuruyordu. Bir süre bu manzarayı seyretti Sezar, ardından kadını uyandırmamaya çalışarak yerdeki kıyafetlerini aldı, sessizce giyindi. Karyolada yatan kadına son defa göz attıktan sonra, önce odadan, daha sonra saz damlı evden çıktı. Kasabanın içinde bulunduğu derin sessizliği erken öten bir horozun sesi bozuyordu. Önce derin bir nefes alarak temiz havayı içine çekti, kemerini düzeltti, koltuğunun altındaki silahı yokladı, ardında bıraktığı kadını aklına getirmemeye çalışarak yürümeye başladı. Sezar Kent bir paralı askerdi. Kanlı iç savaşların hüküm sürdüğü Afrika&apos;nın derinliklerinde, acımasız liderlerin sömürüp köleleştirdiği insanların dünyasında amaçsızca oradan oraya savrulan, kim daha çok para verirse ona hizmet eden bir paralı asker. Kendini içinde yaşamaya mahkûm hissettiği bu dünya, yeni tanıştığı bir kadınla birlikte değişir ve Sezar&apos;a aşkın, sevilmenin kapılarını açar. Ne var ki yine para için kabul ettiği bir iş yüzünden bu kez kendisini bilmecelerle dolu bir dünyanın içinde bulur, burada hiç ummadığı tehlikeli olayların içine sürüklenir. Nefret, şiddet ve ölümün kol gezdiği bu kanlı dünyada yok olmamak için yaptığı büyük mücadele sırasında hiç aklından çıkaramadığı Alek&apos;in hayali, ona en büyük dayanma gücünü verir. Şekip Altunkan&apos;ın, son derece heyecan verici bir serüvenin anlatıldığı bu eşsiz romanı okuyanların zihninde derin bir iz bırakacak, uzun süre hafızalardan silinmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5b365b-7ee6-47f6-bb06-77f1902c63fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümbül Kokulu Parfüm</image:title>
            <image:caption>Genç kadının duyduğu büyük üzüntüden dolayı yüzü allak bullak olmuş, gözleri nemlenmişti; birkaç adım ilerledi, Renan&apos;ın önüne geldi. Başını kaldırdı, derinliklerinde büyük bir keder okunan gözleriyle Renan&apos;ın gözlerinin içine baktı, yumruk yaptığı elleriyle genç adamın göğsüne küçük darbeler vurmaya başladı, &quot;Aptal adam, niye hayatıma girdin? Niye? Niye?&quot; dedi titrek bir sesle, bir yandan da ağlıyordu. 
 
Gazetede gördüğü bir ilanla değişmişti kaderi Melda&apos;nın, kendisini bir hastanenin içinde bulmuş, tekdüze giden hayatında yeni bir sayfa açılmıştı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, bu hastanede en büyük aşkına rastlayacak, ama olaylar onu bambaşka bir hayatın içine sürükleyecekti. 
  Şekip Altunkan&apos;ın ikinci romanı olan Sümbül Kokulu Parfüm&apos;de, bir zincirin halkaları gibi ardı ardına gelişen olaylar, derin bir aşk ilişkisi çerçevesinde anlatılmaktadır. İlk sayfalarından itibaren okuyucuyu saran kurgusu, Anadolu&apos;dan, Avrupa, Amerika ve Afrika&apos;ya kadar uzanmaktadır. Bu kıtalarda yaşanan toplumsal gerçekliğin ışığı altında, suç örgütlerinin, modern hayatın, yoksulluğun insan üzerinde yarattığı etkiye yakından şahit olacaksınız. Bu kitabı okurken resim sanatının içinde dolaşacak, yaban hayata saygının önemini göreceksiniz. Temposu hiç düşmeyen olaylar sizi heyecandan heyecana sürükleyecek, kitabı bitirdiğinizde etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ee00f80-142b-4adf-a882-70e381894a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağdaki Ateş</image:title>
            <image:caption>1980 darbesinden sonra çıkarılan zorunlu hizmet yasasıyla Torosların eteklerinde bir ilçeye tayini çıkan Doktor Handan, bilinmezlerle dolu bir dünyaya adım atmanın tedirginliğini yaşıyordu. Anadolu’nun bu küçük ilçesinde toplumsal yaşam çelişkilerle doluydu ve bambaşka bir hayat bekliyordu onu. Hastanede çalışırken hekimliğin hazzını yaşayacak olan genç doktor, aynı zamanda hayatının en büyük aşkına rastlayacaktı. Ama ilçedeki çelişkiler yumağının içinde önemli bir tehlike, bir kötülük dolaşıyordu. Gelişen olaylar, sevdikleriyle beraber Doktor Handan’ı da içine alacak, bu kötülükten kurtulmak için amansız bir mücadele başlayacaktı. 
 
Dağdaki Ateş, heyecanlı bir yolculuk gibi okuyucuyu sarıyor. Bu romanda Anadolu’nun gerçeğini görmenin yanında, saf bir aşkı, dostluğu, yardımlaşmayı ve mücadeleden asla vazgeçmemenin önemini bulacaksınız. Akıcı bir dille yazılan Dağdaki Ateş, salam kurgusuyla akıllarda uzun süre iz bırakacak, Türk edebiyatında önemli bir yer edinecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e54643-907c-4a16-a9e7-54a7e95f46e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yeşil</image:title>
            <image:caption>Büyük Yeşil. O, değerli bir taşın ötesinde bir inanışı temsil ediyordu. Yüzyıllardan beri barış içinde yaşamanın güvencesiydi. Sihirli bir güç atfedilerek hastalıklardan koruduğuna, uzun bir yaşam sağladığına inanılan bu taşı elde etmek için gözünü kırpmadan bir insanı öldürmek de dâhil olmak üzere, her türlü kötülüğü yapabilecek çok sayıda insan vardı dünya üzerinde. 
 
Yerel halktan iki kişinin ihaneti sonucunda Afrika&apos;dan çalınan bu taş, Ankara&apos;da ortaya çıkacak, onu elde etmek için acımasız bir mücadele başlayacaktı. Diğer yanda Amerika&apos;da başlayan aşkları mutlu bir evlilikle sonlanan Manolya ve Diren, Türkiye&apos;ye dönmüşler ve kendilerine yeni bir yaşam kurmuşlardı. Ancak zengin bir iş adamı olan babasının işleriyle meşgul olmaya başlayan Manolya, kendini içinde bulduğu zenginlikten, şaşaadan ve gösterişten etkilenerek kocasından uzaklaşmaya başlamıştı. Aslında tüm problemlerin kaynağı, babasının Manolya&apos;nın adına yaptırdığı alışveriş merkeziydi. 
  Ne var ki sorunlu giden evliliklerinde beklenmedik bir olay, onları birbirine yeniden yakınlaştıracaktı. Kendilerini bir anda, Büyük Yeşil&apos;i elde etmek için uluslararası düzeyde tasarlanan bir kumpasın içinde bulan genç çift, tesadüflerin bir araya getirdiği birçok masum insanın da hayatının tehlikede olduğu bir ölüm kalım mücadelesi içine girerler. Büyük Yeşil, soluğunuzu tutarak okuyacağınız yeni bir Şekip Altunkan romanı. İncelikle işlenmiş detayları, merak ve gerilim duygularının kitap boyunca hiç eksik olmadığı sürükleyici kurgusu ile sizi heyecanlı bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea8c7af-f1ee-4f71-836c-f52fb331b74f.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Asla Tükenmez</image:title>
            <image:caption>Bir telin iki ucundaki iki hayat; tüm yaşamları boyunca kaybedenler kulübünün üyeleri olan Dilek ve Doktor Nebi, geç yaşta buldukları aşk sayesinde gerçek mutluluğa erişebilecekler mi? Yoksa yine kaybedenler kulübünün sadık birer üyesi olarak mı yaşamlarına devam edecekler? 
 
Yaşamın acı hakikatleriyle sürekli olarak yüz yüze kalan insanlar, gerçek aşkı buldukları anda mutluluğa erişeceklerine inanırlar. Ne var ki hayat, onların bu beklentilerini her zaman gerçeğe dönüştürmez. İşte kaderlerinin kesiştiğini düşündükleri bir anda, hiç beklemedikleri bir yerden karşılarına çıkan bir engel, bir tehdit, bu iki insanı sonsuza kadar birbirinden ayırabilir. 
 
Dokunaklı olduğu kadar, sürükleyici bir dille kaleme alınan Umut Asla Tükenmez, çarpıcı kurgusuyla okuyucuyu kucaklıyor. Orta yaşın üzerindeki bir kadın ile bir erkeğin tutkulu aşklarının çevresinde gelişen olaylar, okuyucuyu anında etkisi altına alarak heyecandan heyecana sürüklüyor. Karakterlerin karşı karşıya kaldıkları acı gerçekler ve umutsuzluklar içinde dahi umudun ışığı kendini daima gösteriyor. 
  Şekip Altunkan&apos;ın bu romanında dile getirdiği gibi, umut her zaman kıymetli bir yol göstericidir. Bu kitap, en kötüsünü düşündüğünüz anda bile, &quot;Umut Asla Tükenmez!&quot; diye haykırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93df314c-beda-4909-84bf-85160ac9d2dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurye</image:title>
            <image:caption>Yazar&apos;ın öksürük nöbeti geçmişti, dikkatlice baktı delikanlıya. &quot;Ne demiştim konuşmamın başında? Acıyı ve olumsuz durumları önleyecek biricik kuvvet iyiliktir. Onu da destekleyen tek duygu sevgidir. Bu ikisi sende fazlasıyla var. Biliyorum, tüm yaşamın boyunca adil olmayan birçok durumla karşılaşmışsındır. Seni aşağıladılar, itip kaktılar, toplumun içine girmekte zorlandığın durumlar oldu. Neden oldu bütün bunlar biliyor musun? Çünkü bazı insanlarda sevgi yoktur, toplumda da bu sevgi giderek kayboluyor, her şey çıkar ilişkilerine dayanıyor. Bunu fazlasıyla görüyorsundur.&quot; 
 
Motor kurye Cumali ya da herkesin bildiği lakabıyla Kambur, Mavi Apartman&apos;da yaşayanlar için bir umut ışığı olmanın ötesinde, ön yargısız ve sevecen yaklaşımıyla onların yaşamlarındaki en büyük eksikliği, dost ihtiyacını da fazlasıyla karşılıyordu. Onu sadece bu apartmanda yaşayanlar değil, İstanbul&apos;da edindiği arkadaşları, karakoldaki polisler de seviyor, genç kurye bu durumdan büyük mutluluk duyuyordu. 
  Şekip Altunkan Kurye&apos;de, fiziksel bir anormalliği olan, yüreği sevgiyle dolu bir motor kuryenin yaşamla mücadelesini ve bir apartmanda yaşayan kişilerle ilişkilerini anlatmaktadır. Bu apartmanın altı dairesinde farklı kişilikte olan, hayatta kaybeden olarak tanımlanabilecek insanlar yaşamaktadır. Romanda, Mavi Apartman&apos;ın sakinleriyle, genç kuryenin ilişkileri, insan psikolojisinin derinliklerine inilerek, günümüzün sorunlarına da atıfta bulunularak, ilgi çekici bir kurguyla anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbdba03c-bf10-446d-ac3b-c745b8091996.jpg</image:loc>
            <image:title>Adanın İnsanları</image:title>
            <image:caption>VASİLİKİ KSİDA  / BÜYÜKADA RUM İLKOKULU ÖĞRETMENİ 
Büyükada’da bütün esnaf Rum’du… Ekmek fırını Yamalakini’ndi. Büyükada fırını Niko Mundis’indi. Bakkalımız Barba Thoma idi. Başka bir bakkal Grigoris Usulcuoğlu’ydu. Balıkçı olarak Bekiaris ve Mavilas vardı. Adanın kasabı Barba Kapetanakis idi. Nikos Nikolaidis adanın mimarıydı. Yaptığı binalar adanın en güzel binaları olarak anılırlar hâlâ. Barba Yorgo Yapitzioğlu adanın manavıydı. İsimleri ve soyisimleri ile hatırlamamın sebebi, ben bunların aynı zamanda öğretmenleriydim. Ad ve soyad olarak ezberimde kalmış… 
 
YALIM ERALP / EMEKLİ BÜYÜKELÇİ 
Rumlar gittikten sonra, yeme içme dışında eğlence bitti. Buradaki Rumlar buraya bambaşka bir hava veriyorlardı. Bugün, ada daha fakir, daha az mozaiği olan, eğlence ve yemek kültürü daha zayıf, balık kültüründen çok kebap kültürü olan bir yer. Kalite düştü. Adalar kültür düzeyi yüksek, yemek yeme düzeyi, müzikli tavernaları ile balık lokantaları ile çok daha şıktı. İnşallah dönerler. Tabii ki keşke kriz olmasaydı. Ama döneceklerse de kalabalıklar halinde dönsünler. Adalara dönerlerse kalite yükselir… 
 
ADİL BALİ / ARAŞTIRMACI YAZAR 
Eskiden bunlar konuşulmaz ve anlatılmazdı. Mesela sen şimdi kitaplarında birçok şey aktarıyorsun ya bunları okuyarak ben de birçok yeni bilgi öğrendim. Pandeli hakkında, Tarabya’daki Filiz, Garaj hakkında… Bunlar çok önemli şeyler. Bu bilgiler aktarılmalı. Anneler babalar bunları anlatmıyorlardı. Niçin kalkıp Kosova’dan buraya geldiğimizi anlatmazlardı. Kitaplar da yoktu çok fazla… Bu anlamda bu yaptığın işlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2c12671-bbf4-416a-a35f-9497618151e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Gözyaşı</image:title>
            <image:caption>Başını kuma gömüp yaklaşan fırtınayı görmezden gelerek yok olmak ya da ayağa kalkıp gerçeğin peşinde ilerleyerek var olmak arasında seçim yapacak olan sensin. Bugünün dünyasında, yaşadıklarının gölgesinde nereye gidiyorsun? İnsanı, dünyayı yok sayarak insanlığı kaosa sürükleyen sistemin yöneticisi Mayer... İnsanlığa bir çıkış yolu yaratmak için kendinden vazgeçen Hermes... Sistemin yaşattıklarıyla bir tetikçiye dönüşen İris... Ailesinin eleştirilerine kulak asmayıp bilgisayar başında kurulu düzeni sarsan liseli Mert... Kadını yok sayan bir toplumda tüm yüreğini ailesine açan Demet... Olanaksız bir aşkın enkazıyla geleceğinden vazgeçen Ayşe... Geçirdiği ölümcül sınavların ardından karanlığa ışık olan Selim... Dünyayı kadınların değiştireceğinin sembolüne dönüşen Zümrüt... 
Yaradan’ın yarattığını kabullenmeyen şeytan... Şeytanın bilinmeyen oğlu Lucifer... Her şeyin kaynağı Yaradan...  Gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki amansız savaşta dünyevi ile ilahi olan arasında sıkışıp kalan kadim bilgeliğin beşiği Anadolu’dan doğan kusursuz bir plan... 
Türkiye ve dünyada milyonlarca insana ulaşan Aret Vartanyan’ın son romanı Siyah Gözyaşı yaşamı anlamaktan vazgeçmeyen, gösterilen dünyayla yetinmeyen ve geleceği öngörmek isteyenler için bir anahtar, hayatın tüm zorluklarına, yanılsamalarına ve varoluşun tüm ağırlığına rağmen dimdik yürüyenler için  yeni bir umut...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0afe9f-90e9-487a-849b-d0c40c5b5d6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Yaşıyor Musun?</image:title>
            <image:caption>Sana karşı dürüst olacağım. Bugüne kadar herkes sana bir şeyler anlatmaya çalıştı. Ailen, öğretmenlerin, toplum, gazeteler, kitaplar... Sana nasıl yaşaman gerektiğini anlattılar, ne yapman gerektiğini ve kim olduğunu. Sen fazla bir şey istemedin aslında... Mutlu, başarılı olmak, sevmek, sevilmek, hayallerini yaşamak, kendini değerli hissetmek... Yaşadıklarınla, zamanla, ruhun, zihnin karıştı. Artık sana anlatılanlara da ruhun doydu. Ben de çok sıkıldım. Mutluluk için, başarı için, kendim olmak için bana sürekli vaatlerde bulunan kitaplardan, seminerlerden, kurallardan, öğretilerden... Yıllarca yol aldım, oradan oraya sürüklendim... Sonunda cümleleri topladım. Ve elinde tuttuğun sayfalara taşıdım. İnsanlara karıştım, gözlerine baktım, yüreklerinde yer buldum. Sorum aynıydı, “Gerçekten yaşıyor musun? Yoksa sadece nefes mi alıyorsun?” 
Her cümlesi damıtılarak yazılmış, deneyimle ve gerçek hayatla boyanmış gerçeğimi paylaşıyorum. Klişelerden, basmakalıp sözcüklerden uzak yüreğimi ve dünyamı ardına kadar sana açıyorum. Günahlarınla, sevaplarınla, eksilerin ve artılarınla, karanlık noktalarınla, yaralarınla sen, sensin... Tüm kapılarını açacak, seni gerçekten yaşamaya götürecek bir tane gerçek var. Elinde tuttuğun sayfalar, onu sana göstermeye geldi. 
Kitapları ve Yaşam Atölyesi ile yüz binlerce insana ulaşan Aret Vartanyan, Gerçekten Yaşıyor musun?’da kendimiz olabildiğimiz, hayallerimizi yaşadığımız ve son nefeste “İyi ki yaşadım!” diyeceğimiz bir yaşamın sırlarını paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4403a81e-39d5-49cd-a975-73bf8244df65.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanız Ayıbı Yok</image:title>
            <image:caption>Hepimiz hata yapıyoruz, her birimizin eksikleri var, zaman zaman hepimiz kayboluyoruz. Ancak insan olmak, yaşamak bu demek değil mi? Bırak artık kendini suçlamayı, geçmişi kurcalamayı, bugüne duvarlar örmeyi ve cesaretle aç yüreğini. Sen zaten olduğu gibi değerli olan, yüreğindekileri yaşamayı hak edensin. Kimse kimseyi aldatmaz, insan sadece kendini aldatır. Yalanı en kolay kendine söyler, inanır kendi yalanına. Ardından ruhu parçalanır. Huzursuz anlar, mutlu olamama sancısı, özgürlük arayışı... Hayallerine giden yol, her şeyden önce kendinle barışarak, ayağa kalkmanla başlayacak. 
Ne yaparsam yapayım yargılandım, kimseyi memnun edemedim. Aşk ve mutlulukla dolu, huzurlu, başarılı, daha iyi bir yaşam masalından kâbuslarla uyandırıldım. Bana gösterilen dünyanın, yaşadığım korkuların gerçek olmadığını anladığım gün bu geceye hazırlandım. Kendi filmimin son perdesinde kâğıttan evleri yıkmaya, kafeslerin kapılarını açmaya, korkunun yerine sevgiyi, gözyaşının yerine tebessümü, sahtelerin yerine gerçekleri koymaya geldim. Yalnız olmadığımı biliyorum. Sana inandığım, sana güvendiğim için cümlelerimi sana emanet ediyorum. Sessizlik seni yanıltmasın. Aynı gökyüzünün altında farklı yerlerde birlikte nefes alıyoruz. Çoğunluğun sesi yükseldiğinde ne demek istediğimi anlayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60ad986f-254b-4042-a2f2-d143a23ad0b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergen ve Ayrılık</image:title>
            <image:caption>Isée Bernateau Ergen ve Ayrılık adlı çalışmasında bizzat dahil olduğu klinik uygula­malardan yola çıkarak, erginlikte yaşanan yas, ayrılık, nesnenin kaybolması, ölüm kor­kusu gibi deneyimlere odaklanıyor. Bernateau’nun bu çalışması, konuya hâkim olsun ya da olmasın, herkesi etkileyecek güce sahip. 
“Ergen ve Ayrılık yalnızca ergen klinisyenleri için değil, ergenlerle çalışan öğret­menler, eğitmenler, sosyal hizmet uzmanları gibi meslek insanları kadar ergenlik sürecinden geçen bireylerle ilişki ve iletişim içinde olanlar (Anne babalar mı? Elbet­te) için de hayli yol gösterici sorgulamalar içermektedir. Kitabın ister klinisyen olsun ister öğretmen, eğitmen, sosyal hizmet uzmanı ya da annebaba, tüm erişkinlere ver­diği en önemli mesaj, ergenlik sürecindeki bireyin ayrılık bağlamında ortaya çıkmış olsa da, temel sorununun Bernateau’nun kitabın son satırlarında da dediği gibi, bir ‘kendine doğuş alanı ve zamanı yaratmak’ olduğudur.” 
Talat Parman 
“Ayrılık olumlu ve olumsuz olmak üzere bir çifte değere sahiptir: Özne için hem son derece gerekli hem de son derece dayanılmazdır. Beşikten mezara kadar, özne ile nesne arasındaki tüm ilişkilere ayrılık ve birleşmenin diyalektik mantığı hükmeder. Ancak ayrılığın tipik görüntüsü, göbek bağının kesilmesi olarak kalır. Bu görüntü, kaybedilmesi ergenlikte sonsuz bir nostaljiye yol açan ve mükemmelliğin simgesi olan bir teklik/bütünlük mitinin sürmesini sağlar.” 
         Isée Bernateau 
Isée Bernateau Paris Üniversitesi Klinik Psikoloji ve Psikopatoloji Bölümü’nde profesör. Fransa Psikanaliz Derneği (APF) üyesi psikanalist.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36da592f-5f64-4857-a9df-03f013b3ddf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Yüz Bir İnsan</image:title>
            <image:caption>Birkaç kitabın arkasını çevirip bakıyorsun ve yine kendini arıyorsun. Yaşamında yapmak isteyip de yapmadığın ya da yapamadığın ne kadar çok şey var. Oysa istemediğin birçok şeyi yaşadın ve yaşamaya devam ediyorsun. Peki ya sen kimsin? 
Gerçekten ne istiyorsun? 
Seni tanıyorum. Kırgınlıklarını, hayal kırıklıklarını, hayallerini, yaşadıklarını ve yaşayacaklarını biliyorum. Çünkü elinde tuttuğun bu kitabı sen yazdın. 
Her gün onlarca role girerken, kendi kuklalarımızı yaratıyoruz. Kendimizden yarattığımız, günlük hayatta oynattığımız onlarca kukla. Her rolün bir kuklası var. 
Bir insanın, bin farklı yansıması… 
Bir bedende kaç kişisin? 
Bu kez benim yaşadıklarımda seni anlattım. 
Seni, bugüne kadar yaşamadığın bir yolculuğa davet ediyorum. 
Bittiğinde dünya bambaşka olacak. 
Bu sefer kendin için bir şey yap. 
Hiç değilse bir kez bu kadar düşünme… 
Eğer istersen benimle gel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fbf7b5d-b442-46df-8fed-385d90821cc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’nın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Rusya’nın Öyküsü’nde Orlando Figes, Rusya’nın bin yıllık tarihine yeni bir yaklaşım getiriyor; Rusların geçmişe bakışlarını şekillendiren fikirler kadar, bu geçmişi oluştu­ran olaylar ve şahsiyetlerle de ilgileniyor. 
Coğrafyasında hüküm süren egemen ideolojilerin değişimlerine ayak uydurmaya çaba harcayarak kendi öyküsü üzerine tekrar tekrar düşünen, tarih sahnesindeki en­der uluslardandır Ruslar. Figes, bu olgunun hakkını vererek, Kiev Rus Knezliği’nin 1. binyıldaki kuruluşundan Putin’in Ukrayna’yla savaşına kadar, Rusya’nın yaşadığı uzun tarihsel sürecin arkasındaki anlatıları araştırıyor. Rusya’nın Öyküsü Korkunç İvan’ın mum ışığıyla aydınlatılan bir katedraldeki taç giyme töreninden köylü dev­riminin dramatik çalkantılarına, Rusya Ana’nın dünyaya yönelik kutsal misyonu hakkındaki Ortaçağ efsanesinden Batı tarafından haksız muamele gördüğüne iliş­kin milliyetçi nutuklara varıncaya dek Rusya’nın geçmişini           ve siyasetini şekillendiren ulusal mitleri ve bunların ideolojilere olan etkisini    anlamak için kapsamlı ve yetkin bir çalışma. 
“Modern Rusya’yı ve onun Ukrayna’yla, komşularıyla, Amerika’yla ve Batı’yla savaşlarını anlamak istiyorsanız, ihtiyacınız olan en temel arka plan hikâyesini içeren tarih kitabı.” 
Anne Applebaum, Twilight of Democracy ve Red Famine kitaplarının yazarı 
 
                                                   “Orlando Figes, Rus tarihinin büyük anlatıcısı...” 
Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0356a0-78b8-44e4-be16-ae12036db487.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 113: Kadın Felsefeciler Ahlak ve Siyaset Felsefesi Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Cogito’nun Bahar sayısında Türkiye Kadın Felsefeciler Topluluğu’nun (SWIP-TR) 6. Konferansında sunulan ahlak ve siyaset felsefesi üzerine makalelerden oluşan bir seçki var. Seniye Tilev ve Tuğba Sevinç’in hazırladığı Kadın Felsefeciler dosyasına, psikanalist ve tiyatro uzmanı Maria G. Turri’nin çalışmaları üzerinden tiyatro ve psikanaliz arasındaki ilişkiyi irdeleyen bir Odak dosyası eşlik ediyor. “Tiyatroyu Psikanalizle Düşünmek” başlıklı dosyayı Özgül Akıncı ve Hazal Hamarat hazırladı. 
 
Bu sayıda 2024 başında hayatını kaybeden eleştirel teorisyen ve sosyolog       Oskar Negt’i, Frankfurt Okulu üzerine bir söyleşi ve Alexander Kluge’yle birlikte yazdığı Tarih ve İnatçılık kitabına dair bir incelemeyle uğurluyoruz. 
 
 
İçindekiler: 
 
Cogito’dan •  Ahlak ve Siyaset Felsefesi, Tiyatro ve Psikanaliz, 
Deneyim ve Karşı-Kamusallıklar Yeni Pespektifler 
Loïc Wacquant • Irk Meselesinin Çözümü 
Haldun Gülalp • Laiklik Bir İnsan Hakkı mıdır? 
Arif Çamoğlu • Gönül Ferman Dinlerse: İktidarın Aşk Edebiyatı 
Dosya: Ahlak ve Siyaset Felsefesi Üzerine Yazılar 
Seniye Tilev &amp; Tuğba Sevinç • Kadın Felsefeciler 
Ahlak ve Siyaset Felsefesi Üzerine Yazılar 
Sandrine Bergès •  Kadınların Ev İçi Gücüne Gerilemesi: 
Margaret Cavendish’ten Laura Ingalls Wilder’a 
              Chryssi Sidiropoulou • Wittgenstein, Etik ve Değerin İndirgenemezliği                                                    
Zeynep Esenyel • Simone de Beauvoir’da Politik Şiddetin Etik İçerimi: 
Başkalarının Kanı 
Asiye Rana Eraslan • Geleneksel Felsefenin Tefekkürü ve Saf Düşünmenin    Karşısında Arendt’çi Düşünme 
Karun Çekem • Empatinin ve Duyguların Feminist Hayvan Etiğindeki  Tartışmalı Rolü Üzerine Odak: Tiyatroyu Psikanalizle Düşünmek 
Maria Grazia Turri • Psikanaliz ve Tiyatroyu Yeniden Düşünmek: İzleyicide Bilinçdışı İşlemleme Dolayımında Karakterin İşlevi 
Maria Grazia Turri • Aktarım ve Katharsis, Freud’dan Aristoteles’e 
Özgül Akıncı &amp; Hazal Hamarat • Tiyatrodan Psikanalize Bilinçdışını         Esnetmek: Maria G. Turri ile Söyleşi 
Oskar Negt’in Ardından 
Stewart Martin • Yaşamın Ekonomi Politiği: Negt ve Kluge’nin Tarih ve      İnatçılık’ı 
Johan F. Hartle &amp; Oskar Negt • Eleştirel Teori İçinde Ortak Çalışmalar 
Taşkın Toprak İpek • Kapitalizm ve Demokrasi: Perde Arkasındaki           Oksimoron</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afebf3ba-5e84-4de2-893f-d643311618e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlama Küçük Kamyoncu</image:title>
            <image:caption>Ağlama küçük kamyoncu, 
şanslısın bak. 
Anneciğin kaybolan 
oyuncak kamyonunu bulacak… 
 
Küçük çocuk oyuncak kamyonunu kaybettiğinde annesiyle      birlikte kamyonu aramaya koyulurlar. Annesi arabadan kepçeye, 
damperli kamyondan vince kadar 
çeşit çeşit taşıtı anlatarak oğlunu yatıştırır. 
Taşıtları çok seven meraklı okurlar için 
Kim Norman’ın yazdığı bu sevimli hikâyeyi Toshiki Nakamura resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97bae807-100e-4817-a587-8fa2b33670a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşanın Yuvası</image:title>
            <image:caption>Tavşan kendisine bir yuva arıyor. Bu yuva bir kayanın altında, bir taşın altında, bir kütüğün altında ya da 
toprağın altında olabilir. Tavşan yuvasını nerede 
bulacak acaba? 
 
Gelin, biz de bu sevimli tavşanın peşinden gidelim! 
Çağdaş çocuk edebiyatı klasiklerinden İyi Geceler Ay’ın yazarı Margaret Wise Brown’ın yazdığı Tavşanın Yuvası 1956’dan beri pek çok nesli uykuya hazırlıyor, bu sevimli tavşan hikâyesine Garth Williams olağanüstü resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203a3999-b58f-4af9-b24f-076c0c93aa3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Kitaplar da okuruna kavuşmayı bekler… 
 
Tomris heyecanla kitabına kavuşmayı beklemektedir. 
Arjantin’den yola çıkan kitabın başına yolda neler gelecektir neler! 
 
Ezgi Berk’in yazdığı Kitabın Yolculuğu’nu Zülal Öztürk resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f4ecd5-97c3-4335-8a18-c46299c3924b.jpg</image:loc>
            <image:title>Baron Bagge (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alexander Lernet-Holenia, modern Avusturya edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Ölüm ve yaşam, gerçeklik ve fantezi arasındaki çizgide ustalıkla gezindiği, gerçekdışı deneyimlerin gerçekliğe müdahale ettiği yapıtlarında yarattığı büyülü “öbür dünya” atmosferi, ona edebiyatın “büyücüsü” olarak haklı bir ün kazandırmıştır. Jorge Luis Borges ve Stefan Zweig gibi yazarların da hayranlığını kazanan Lernet-Holenia, 1936 yılında yayımlanan Baron Bagge adlı novellasında, Birinci Dünya Savaşı’nda orduda süvari subayı olarak görev yapan Avusturyalı genç bir aristokratın akıl sır ermez deneyimini anlatır. Baron Bagge’nin de mensubu olduğu bölük, ruhsal dengesi bozuk komutanından bir köprüye saldırma talimatı alır. Bu saldırının onları Ruslarla burun buruna getireceğine dair hiçbir kuşku yoktur. Ancak sonrasında her şey esrarengiz bir havaya bürünür. Bu kitapta Lernet-Holenia ile Stefan Zweig’ın birbirlerine yazdıkları mektupların yanı sıra yazarın yaşamını ve aile geçmişini kendi sözcükleriyle anlattığı kısa otobiyografisini de bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c29532-322f-438c-bd24-a3cf671e7d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Mısır&apos;ında Doğa ve İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>Alan Mikhail, Osmanlı İmparatorluğu ile onun en kârlı eyaleti Mısır arasındaki ilişkileri incelediği bu çalışmasında Mısır kırsalındaki kanallardan İstanbul&apos;daki Saraya, Anadolu ormanlarından Kızıldeniz kıyılarına ve veba piresinin ısırığından dünyanın en güçlü devletlerinden birinin servetine uzanan bağlantıların hikâyesini anlatıyor. 
1675-1820 arası döneme, kendi deyimiyle “uzun 18. yüzyıla” odaklanan yazar, imparatorluk içinde değişen güç ilişkilerinin bölgeler arasındaki kaynak akışını nasıl etkilediğini anlatıyor ve bunun çevresel bozulmaya yol açtığını öne sürüyor. 19. yüzyılda Mısır’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun bir vilayeti olmaktan çıkıp Mısır bürokrasisi tarafından kontrol edilen güçlü, merkezi ve otoriter bir yönetime dönüşmesinin sulamayı, emek gücünün yapısını, hastalıkları ve bayındırlık işlerini nasıl etkilediğini gösterirken yüzlerce mahkeme davasına ve resmi yazışmaya başvuruyor. 
Çevre tarihi alanında öncü çalışmalardan biri sayılabilecek bu kitap iyi araştırılmış ve sunulmuş bir inceleme olmanın yanı sıra, Osmanlı tarihi araştırmalarındaki merkez-çevre paradigmasına, milliyetçi ve şehir merkezli tarihyazımlarına etkili bir eleştiri yöneltiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2bedee-c18e-4c53-b452-ef712d9c5e08.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa ve Yetiştirme</image:title>
            <image:caption>Çocukların duygusal gelişimi hakkındaki en son bilimsel verilerin eşsiz bir sentezini sunan Doğa ve Yetiştirme alanın çoksatarlarından biri. Bağlanma teorisi, nörobilim, gelişim psikolojisi ve kültürlerarası çalışmalar gibi alanlardan çok sayıda güncel ve klasik çalışmayı bir araya getiriyor. Anne karnındaki yaşamdan okul öncesi yıllara ve ergenlik dönemine uzanan temel gelişim aşamalarını ele alırken genler ve çevre, travma, ihmal ya da psikolojik dayanıklılık gibi önemli konulara değiniyor. Doğa ve Yetiştirme, bilimsel açıdan güvenilir ve kolay okunabilir bir kaynak sunmak amacıyla farklı disiplinlerden geniş araştırma yelpazesini kullanan deneyimli bir çocuk terapisti tarafından yazılmıştır. İnsanın ana rahmine düştüğü andan yetişkinliğe uzanan yolculuğuna dair merak edilen soruların çoğuna yanıt veren kitap, çocuk bakımı öğrencileri, öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları, çocuk danışmanlığı, psikiyatri ve psikoterapi alanlarında eğitim gören ya da çalışanlar için temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d69121ac-d9d3-4169-b105-6e87d2a365ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Simon Bolivar</image:title>
            <image:caption>Amerika kıtasının siyasi coğrafyasını değiştiren devrimlerin önderi Simon Bolivar, adını taşıyan bir ülke (Bolivya) bulunan nadir kahramanlardandır. Henüz hayattayken Güney ve Orta Amerikalılar tarafından Kurtarıcı olarak tanımlanmıştır. Önde gelen tarihçi John Lynch, 19 ve 20. yüzyıldaki devrimci liderleri etkileyen Bolivar&apos;ı, kendi döneminin içine oturtarak mitleştirilmekten kurtarıyor ve çağımıza kadar süren etkisinin dinamiklerini keşfediyor. 
“Simon Bolivar kısa ama dopdolu bir yaşam sürdü. Altı ülkeyi özgürleştiren bir devrimci, ulusal kurtuluşun ilkelerini ortaya atan bir entelektüel, amansız bir sömürge savaşını yöneten bir generaldi. En aşırı bağlılık ve nefret duygularını uyandırdı. Birçok lspanyol Amerikalı ondan bir diktatör, bir kral olmasını isterken kimileri vatana ihanetle suçladı, hatta bazıları öldürmeye çalıştı. Bolivar&apos;ın anısı hem sonraki nesiller için bir ilham kaynağı, hem de sürekli bir çekişme alanı oldu. Liberal tarihçilere göre o tiranlığa karşı savaşıyordu. Muhafazakarlar onu kültleştirdiler. Marksistler onu burjuva devriminin lideri sayıp reddettiler. Bolivar hala halkın arzularına tercüman oluyor ve polemiklere konu ediliyor. Partizanlar tarafından sahiplenildi, hükümetlerce asimile edildi. Günümüzde Venezuela&apos;da otoriter popülizmin timsali olarak yeniden diriltilişi, onun önderliğinin bir başka yorumunu yansıttığı gibi, tarihçiyi de tarihin kaydını doğru tutma göreviyle karşı karşıya bırakıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a119ef9b-c27c-43bc-ac2f-dc03a66af2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Perikles</image:title>
            <image:caption>Perikles (MÖ 490’ların ortaları – 429), gücünün, refahının ve etkisinin zirvede olduğu altın çağında Atina’yı yöneten kişidir. Pers Savaşları ile Peloponnesos Savaşları arasındaki bu dönemde kentinin, bilim, felsefe, heykelcilik, mimarlık ve tiyatro başta olmak üzere, coğrafyada ve zamanda çok uzak mesafelere ulaşacak kültürel gelişmelerin merkezi olmasını sağlamıştır. Günümüzde bile hayranlıkla gezilen Parthenon’u yaptırmıştır. Şehrinin ikinci sınıf uluslararası konumunu değiştirip bölgenin en zengin ve kuvvetli devleti haline gelmesini sağlamıştır. 
Dönemin en aydın kişileri olan sofistlerin liderlerinden Anaksagoras, ünlü düşünür Sokrates gibi bilgelerden eğitim görerek bilgiye dayalı akıl yürütme becerisini edinen Perikles, bu kapasitesini kitleleri ikna etmek için kullanarak siyasette yükselmiştir. İnsanlarla her türlü ilişkisinde ağırbaşlı ve ölçülü davranarak kendisini zora sokabilecek durumlardan kaçınma konusundaki eşsiz başarısı da siyasi konumuna büyük katkıda bulunmuştur. 
Mensup olduğu sınıfın çıkarlarına karşı gelme pahasına yoksul halk kesimlerinin de kentin kamusal görev mekanizmasına ve karar alma sürecine katılmasını sağlayacak siyasi, mali ve idari önlemleri destekleyerek şehrin demokrasisini derinleştirmiştir. Ancak aynı demokratik yaklaşımı diğer Yunan kentlerine göstermemiştir. Pers Savaşlarından kalma Attika-Delos Birliği’ni, bir tür imparatorluk aşamasına yükselen Atina’nın emperyal deniz gücü vizyonunun aracı haline getirmiş, buna isyan eden birlik üyesi kentleri acımasızca ezmiştir. 
Siyasetteki en önemli düsturlarından biri Sparta’ya asla güvenmemektir. Başka Yunanlarla çatışmak istemeyen yurttaşlarını ikna ederek otuz yıla yakın süren Peloponnesos Savaşının başlamasının birincil etkeni olmuştur. Ancak kendisi bu savaş sırasında ölmüş, kenti de yenilip önce görkemini, sonra bağımsızlığını yitirmiştir. 
Antik Atina’nın Batılı düşünürler tarafından tekrar keşfedilip bir hayranlık nesnesi haline getirilmesi için aradan iki binyılın geçmesi gerekmiştir. Bu tavrın günümüzdeki temsilcilerinden antik Yunan uzmanı akademisyen Thomas R. Martin elinizdeki kitapta, şehre altın çağını yaşatan adamın hayatını anlatarak tutumunun gerekçelerini hakkıyla ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00dbbd0a-03cb-4a51-a8bd-ebd990b782c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Tatlı</image:title>
            <image:caption>Işılboynuz LUCKY AY IŞIĞINDA parlayan özel boynuzuyla çok gurur duyuyor. Bu seneki tatlılık yarışmasında onu sergilemek için sabırsızlanıyor. Ama patronluk taslayan, tütü giymiş bir ŞİVAVA ile rakip olduğunu fark ettiğinde, önemli olanın iç güzellik olduğunu kanıtlamak zorunda kalacak… 
Hepimizin farklılıklarını kutlayan, kahkahalar attıran, kalpleri ısıtacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1bf4edd-d5e7-474f-b611-44cd5626ec88.jpg</image:loc>
            <image:title>Evin Nerede Minik Arı?</image:title>
            <image:caption>Ormanın kenarındaki çayırda arkadaşlarıyla yaşayan Tatlıkanat, günlerden bir gün ormana iş makinelerinin gelmesiyle birlikte yuvasını bırakmak zorunda kalır. Kendine yeni bir yuva bulmak isteyen minik arı, macera dolu bir yolculuğa çıkar. 
Doğa sevgisi ve dayanışma üzerine etkileyici bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2455d93a-73e3-43bc-a5b2-11d8be8245e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tırtıl</image:title>
            <image:caption>Bir tırtılın, rengârenk kanatlarıyla pır pır uçuşan bir kelebeğe nasıl dönüştüğünü hiç merak ettiniz mi? 
Öyleyse küçük tırtılla tanışmalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a46d693b-a026-447f-b1be-e35278c8405e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Atasözleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Duyduk duymadık demeyin, bu nasıl söz diye söylenmeyiiin! 
Emek olmadan yemek olmaz! E birazcık da kafa patlatın. 
Şaka şaka, biz sizin için kafamızı patlattık ve atalarımızın ne demek istediğini sonunda bulduk!
Ne demişler “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”, “Sap döner, keser döner, gün gelir hesap döner.”, “İşleyen demir pas tutmaz...” Ayy, ne diyorum ben yahuu! Bunların hepsini kitabı okuyunca öğreneceksin zaten.
Hadi daha ne duruyorsun, atalarımızı anlamının yolu bu kitaptan geçer!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d0f79d-5524-48f8-9fd5-54d77a1f9c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan’dan Skolastiklere Hukuk Felsefesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Genel editörlüğünü Enrico Pattaro’nun yaptığı, şu an için on sekizinci cilde ulaşan A Treatise of Legal Philosophy and General Jurisprudence – Hukuk Felsefesi ve Genel Hukukbilim Külliyatı başlıklı dizinin altıncı cildi olan Antik Yunan’dan Skolastiklere Hukuk Felsefesi Tarihi, erken dönem Yunan düşüncesinden başlayıp geç dönem Skolastik felsefeye kadar olan dönemde Batı’daki ve Batı’nın yakın çevresindeki düşünce geleneklerinde hukuk düşüncesinin izlerini sürüyor. Antik Yunan, Roma ve Kilise Hukuku döneminde hukuk anlayışının yanısıra Ortaçağ Hıristiyan, Yahudi ve İslam düşüncesinde hukuka ilişkin tartışmalar müstakil bölümlerde ele alınıyor. Hukuk düşüncesi tarihinin en önemli isim, okul ve gelenekleri alanın uzmanlarınca tarihsel perspektifle sunuluyor. Kitapta ele alınan isimlerin bir kısmının hukukla ilgili görüşleri Türkçede ilk defa okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5203dd2-4954-44ea-993f-e1c01a95ee35.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksizm ve Zaman - Köylülük ve Ulusal Sorun</image:title>
            <image:caption>İngiltere, Almanya, Rusya gibi farklı ülkelerin kendi iç dinamikleri ve devinimleri gereği kapitalistleşme süreçleri de farklı gelişmiştir. Bilime ve sosyalizme bireysel, sınıfsal ve toplumsal yakınlık derecelerini anlama çabası, artı-değerin öğelerinin farklılığına içkindir. Farklı gelişmişlik derecelerinde gerçekleşen emeğin örgütlenmesi, teknolojinin gelişimi ve kullanımı, yani gündelik hayatın toplumsal örgütlenmesi, insanın hayal dünyası ile devrimciliğinin de oluştuğu ham maddedir.
              Bu çalışma, emek ve zamanın sömürüsü karşısında, insan ve kültürün; insanın ‘öz’ü ve estetiğinin, iyi yaşam beklentisinin, Marx, Marksizm ve Marksistler açısından farklı düşünülmüş üretim biçimlerinin, köylülük ve ulusal sorunla karşılaşmasında dönemlere göre incelenmesi, hayal ve devrim odağında bilinebilmesi ve yansıtılması çabasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc43577e-420d-4eeb-bb27-499c8d8e00b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Refleksif Tarihsel Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Adından da anlaşılacağı gibi bu kitap, toplumsal kuram ile tarihsel sosyolojinin kesiştiği noktada durmaktadır. Amacı: çalışmaları tarih odaklı bir grup toplumsal düşünürü bir araya getirmek ve birlikte tartışmaktır. Çağdaş sağduyuya dayalı akılcı bakış açısına göre, toplumsal kuram ile tarihsel sosyolojiyi eşleştirmek hiç de apaçık değildir. Sosyoloji, çoğu zaman çağdaş toplumun karşılaştığı sorunları ele alan mükemmel bir modern sosyal bilim gibi düşünülür. Bu açıdan bakıldığında, tarihsel sosyoloji çağdaş süreçlerin arka planı hakkında geçmişten bazı bilgiler sağlayabilir. Marx ve Weber, Foucault ve Elias gibi hem klasik hem de çağdaş dönemin çok önemli ve etkili toplumsal kuramcılardan bazıları o ya da bu şekilde kesinlikle tarihsel sosyologdur.
Refleksif Tarihsel Sosyoloji, kurucu isimlerin kişisel yaşamları ve kuramları arasında bir bağ kurmakta ve bu yöntem sayesinde düşüncede yeni ufuklar açmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96377713-0155-4349-8833-527bf20289ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Firdevsi İskendername (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kahramanlar sadece büyük savaşçılar oldukları için ölümsüzleşmezler. 
Şairler onları dile döktükçe büyürler, asırlar boyunca coğrafyadan coğrafyaya yol alırlar. 
Büyük İskender, İskender-i Zülkarneyn veya Makedonyalı İskender... 
Farklı kültürlerde değişik renklere bürünür 
böylece İskender adı. 
Firdevsî ise ona bambaşka bir kişilik kazandırır. Büyük şiirin ırmağında yüzdürür. Doğu’nun ışığıyla sonsuza dek yıkar. 
Ve böylece bir kez daha ve sonsuza dek 
İskender, Büyük İskender olur. 
Şiirle, şairin sayesinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e0044a-f64e-46d0-8f8f-5c95f01b5cea.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Üzerine Dokuz Düşünce</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk bilimkurgunun çok kullanılan bir temasıdır, ama gerçekten mümkün müdür? Şaşırtıcı bir şekilde, zaman yolculuğu fizik yasaları tarafından yasaklanmamıştır ve John Gribbin, eğer imkânsız değilse o zaman mümkün olması gerektiğini savunmaktadır. Zaman Üzerine Dokuz Düşünce, Einstein&apos;ın görelilik teorileri, kara delikler, kuantum fiziği ve çoklu evrenler gibi bilimkurgudan tanıdık temaları gerçek dünyadaki bilimsel karşılıklarıyla karşılaştırarak, Robert Heinlein, Larry Niven, Carl Sagan ve diğerlerinin hikayelerinden örneklerle aydınlatarak zaman yolculuğunun olasılıklarını zekice gösteriyor. Sonuç olarak bu kitap, zamanın gerçekten geçip geçmediğini ve eğer geçiyorsa, ileri mi yoksa geri mi hareket ettiğimizi merak etmenize neden olabilecek, Evrenin bazı derin gizemlerine eğlenceli bir rehberdir. Bilimkurgu hayranları ve derin bilimle ilgilenen herkes için okunması gereken bir kitap. 
 
“Zamanın hikâyesi John Gribbin&apos;in ustalıklı ellerinde hem bilim hem de spekülasyon açısından zengin bir dokuya dönüşüyor.” 
–David Brin, Hugo Ödüllü bilimkurgu yazarı, Postacı’nın yazarı 
 
“Gribbin popüler bilim yazılarıyla nesillere ilham verdi.” 
– Jim Al-Khalili 
 
&quot;Popüler bilimin en iyi ve en üretken yazarlarından biri.&quot; 
–Spectator</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340f01c0-2899-47e2-8f52-9a5a007ad043.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Seyirlik Oyunlarında İnsan, Doğa ve Topluluk</image:title>
            <image:caption>Köy Seyirlik Oyunlarında İnsan, Doğa ve Topluluk, insanın kendisiyle, doğa ve birlikte yaşadığı insanlarla kurduğu bağda, oyunun işlevi ve konumu üzerine odaklanıyor. Doğanın zamanını oyunla bedenleştiren köy seyirlik oyunlarında, kırsal yaşam biçimi, kültür ve doğa etkileşimi ve kültürel pratiklerin süreçlerini izlemek mümkündür. Halk takvimini takip eden bu oyunlarda farklı kuşaklar bir araya gelerek kültürel bir bilgi aktarımını deneyimlemektedirler. 
Köy seyirlik oyunları bu özelliklerinin yanı sıra damları, tarlaları, çeşme başlarını kısacası köyün tüm alanlarını hem seyir yerine hem de sahneye dönüştürür. İnsan bedeninin hayvanlara ve nesnelere dönüşümü, bedenin sınırlarını zorlayarak oyunculara yaratıcı bir alan açar. Bir bellek tiyatrosu özelliği gösteren köy seyirlik oyunları, geleneksel Türk tiyatrosu için zengin bir arşiv ve deneysel çalışma alanı oluştururlar. Oyunların yaşam alanlarına yakından bakan bu kitap, Türk tiyatrosunun kendi kavramlarını ve kuramlarını oluşturabilmesine, oyunların yenilenmesine ve sanatsal bir üretime dönüşmelerine katkı vereceği umudu taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7033e743-77f2-4b45-bd6e-c10fdd43d4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Matbaayı İcat Eden Johannes Gutenberg - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 9</image:title>
            <image:caption>Modern Matbaayı İcat Eden Johannes Gutenberg - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 9</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9103c6-fdfd-41fe-a9a5-8cc91cf6be52.jpg</image:loc>
            <image:title>Yön Bulmaya Yardımcı Pusulanın İcadı - Çocuklar İçin Kâşifler ve Mucitler Serisi 10</image:title>
            <image:caption>Yön Bulmaya Yardımcı Pusulanın İcadı - Çocuklar İçin Kâşifler ve Mucitler Serisi 10</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a3b0beb-d394-4896-9d24-706de202c1bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Hazinesi Bilgisayarın İcadı - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 11</image:title>
            <image:caption>Bilgi Hazinesi Bilgisayarın İcadı - Çocuklar İçin Kaşifler ve Mucitler Serisi 11</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18051d32-487b-4d11-ba0b-007d06020dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekortmen Başkan</image:title>
            <image:caption>Dr. Hasan Akgün... 
Yaptıklarıyla, yapacaklarıyla, önüne geçilemeyen, ucu bucağı olmayan hayalleriyle tam bir uzun yol kaptanı. 
Yaşam enerjisini Büyükçekmece’den alıyor, 24 saatini adadığı bu semte çok daha fazlasını veriyor. Bunu o kadar uzun zamandır yapıyor ki, en uzun süre belediye başkanlığı rekorunun da sahibi. 
Belediyecilikte 47 yıl... Başkanlıkta 31 yıl… 
Dile kolay, 47 yıl süren belediyeciliği boyunca, 14 başbakan, 7 cumhurbaşkanı gördü. 
Bitmek tükenmek bilmeyen hayaller, her gün bir yenisi hayata geçirilen projeler, planlar, programlar... Yeri geldiğinde en sevdiği varlıklarını; çocuklarını, ailesini ikinci plana atacak kadar işine bağlı bir belediyeci, bir hizmet üstadı… 
Avrupa’ya her çıktığında, “Kendi belediyeme ne katabilirim” diye düşünen bir araştırmacı, bir meraklı… 
Hayalleri gerçekleştirmek üzere, bazen 100 metrede hız rekoru, bazen sabırla, dikkatle, her bir adımın kıymetini bilerek koşulan bir maratondur onunki. 
Büyükçekmece’yle bütünleşir, özdeşleşir, daha da hızlanır; başkaları için çoktan “bitiş çizgisi” olabilecek kilometreleri, yılları, engelleri aşar. Hep aynı heyecanla, hep ufuktaki bir sonraki mükemmele, daha iyisine, daha da iyisine koşarak… 
Yerel yönetimin sadece gündelik sorun çözmek değil, sanat ve kültürle de beslenen, mutlaka eğitim diyen yeni hayallerin, yepyeni ufukların peşinde koşmak, halkın hem hizmetkârı hem öncüsü kalmak olduğunun bilinciyle. 
Kısaca; mutlu etmek için hizmet, mutlu olmak için hizmettir, bu yolculuğun özü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fac7ee1-ee6e-4b7d-97e3-b4e44592d692.jpg</image:loc>
            <image:title>Grandpa’s Grocery - Dedemin Bakkalı (Fleksi)</image:title>
            <image:caption>Şermin Yaşar&apos;s international bestseller book Dedemin Bakkalı is now in English! 
 
She is a hero who gives free products to poor customers and charges them to the accounts of the rich… 
 
A sharp mind that mixes beverages behind the counter to make something even better to offer  her customers… 
 
A philanthropist who collects holiday treats from her friends to send to kids in Africa... 
 
She is an apprentice grocer who can’t help but stir change with every step; a super fun, wickedly clever innovator... 
 
She made into the business world with full of dreams, but kept bumping into the  
world of adults. She ran into countless woes and obstacles, all because of them... 
So, with all that experience, she prepared a wonderful guidebook for you. 
 
“Delicate Issues Children Should Consider in Dealing with Adults” is right here in this book. Ten full items. Read and pay attention...  
 
Meanwhile, let me give you a secret:   
Adults… 
They’re everywhere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d2e97d-cc41-4f88-b9ce-ed25cb192df4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Gray Man - Sierra Altı</image:title>
            <image:caption>GRAY MAN’İN İLK GÖREVİNİN ÜZERİNDEN YILLAR GEÇMİŞTİR AMA NEW YORK TIMES’IN EN ÇOK SATAN 1 NUMARALI SERİSİNİN BU SON KİTABINDA SORUNLAR DAHA YENİ BAŞLIYOR… 
 
Court Gentry, Gray Man olmadan önce Sierra Altı kod adıyla bir CIA Saha Birimi ekibinin en genç üyesidir. İlk görevlerinde korkunç bir bedel karşılığında bir terörist liderini ortadan kaldırırlar. Aradan yıllar geçer ve Gray Man basit bir görevdeyken bir hayalet görür: On iki yıl önce öldüğünü düşündükleri bu adam kanlı canlı karşısındadır ve yeni saldırılar peşindedir. 
 
Cezayir’de Türk Büyükelçiliği’nde başlayan kovalamaca, Hindistan’ın el kalabalık şehri Mumbai’ye kadar devam eder. Gray Man yeniden Sierra Altı olmuştur ve yarım kalan işini bitirmek ve on iki yıl sonra da olsa intikamını almak için yine imkânsız işlere girişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9021a6d-9ffe-4156-85d2-73ebbc686193.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Sonundaki Kule</image:title>
            <image:caption>Büyülü bir yarışma. 
Göz kamaştırıcı bir ödül. 
Korkunç bir hıçkırık vakası. 
 
Zamanın Sonundaki Kule en büyük ödülü elinde tutuyor: her türlü sorunun cevabı. 
Oraya ulaşmak için Dokuz ve arkadaşlarının Büyülü Seksek Şampiyonası’nı kazanması gerekiyor. 
Sadece tek bir sorun var: Ev seyahat etme konusunda biraz endişeli ve sürekli hıçkırıyor! Her “hıçkırıkta” dünyadan dünyaya sıçrarken sonuna şampiyonaya varabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/725dedca-8bb6-4634-84fa-0daa079eb615.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids – Alexander Graham Bell</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır.
     2.Seviye; Okuma kitapları, daha zengin içeriği ve daha ileri kelime bilgileriyle 1. ve 2. Sınıfa giden çocuklar için hazırlanmıştır. Fazla detaya girmeden anlatılan konular, çocuklara uygun bir dille yazılmıştır. Her konuyu desteklemek için National Geographic imzasını taşıyan fotoğraflar kullanılmıştır. Aileleriyle okumaktan zevk alan çocukların yanı sıra, artık kendi başına okuyabilen çocuklara hitap eder. İlgi çekici konular çocuklara uygun bir araştırma ortamı sunar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f3eb3a2-2567-4785-b023-e89ea320bc26.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids – Amazon Hayvanları</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

      3.Seviye; Okuma kitapları, kendi başlarına akıcı olarak okuyan ve yeni sözcüklere uzun cümlelere hazır olan çocuklar içindir. Kapsamlı içeriği ve ileri seviye kelime bilgisiyle çocukların öğrenimlerini destekler. Okuma serisinin her kitabında oluğu gibi, bu kitapların sonunda da çocukların katılımını sağlayan kompozisyon ve boşluk doldurma gibi farklı bölümler bulunur. Çocukların aktif katılımıyla konuya olan hakimiyetlerini artıran bu seri, içerikleri hakkında sunum hazırlamak için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46289352-21ab-420f-9d31-f077fd92bb4f.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Filler</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

      3.Seviye; Okuma kitapları, kendi başlarına akıcı olarak okuyan ve yeni sözcüklere uzun cümlelere hazır olan çocuklar içindir. Kapsamlı içeriği ve ileri seviye kelime bilgisiyle çocukların öğrenimlerini destekler. Okuma serisinin her kitabında oluğu gibi, bu kitapların sonunda da çocukların katılımını sağlayan kompozisyon ve boşluk doldurma gibi farklı bölümler bulunur. Çocukların aktif katılımıyla konuya olan hakimiyetlerini artıran bu seri, içerikleri hakkında sunum hazırlamak için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f45b9a-7dac-4da9-8e1c-c0d6b1fdc384.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Kutup Porsukları</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır.
      3.Seviye; Okuma kitapları, kendi başlarına akıcı olarak okuyan ve yeni sözcüklere uzun cümlelere hazır olan çocuklar içindir. Kapsamlı içeriği ve ileri seviye kelime bilgisiyle çocukların öğrenimlerini destekler. Okuma serisinin her kitabında oluğu gibi, bu kitapların sonunda da çocukların katılımını sağlayan kompozisyon ve boşluk doldurma gibi farklı bölümler bulunur. Çocukların aktif katılımıyla konuya olan hakimiyetlerini artıran bu seri, içerikleri hakkında sunum hazırlamak için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec66f2e3-e15d-489c-9981-9da5946612bd.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - T.Rex</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

       1.Seviye Okuma kitapları, görsel ağırlığı sayesinde çocukların konudan kopmamalarını sağlar ve yeni kelimelerin anlamlarını açıklayarak onları tek başlarına okumaya teşvik eder. Bu seviyeler okul öncesi dönemdeki ve yeni okumaya başlamış çocukların aileleriyle birlikte okumaları için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc2273da-1e9a-46a1-9a76-da8d69b593cc.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Thomas Edison</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulalara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır.
     2.Seviye; Okuma kitapları, daha zengin içeriği ve daha ileri kelime bilgileriyle 1. ve 2. Sınıfa giden çocuklar için hazırlanmıştır. Fazla detaya girmeden anlatılan konular, çocuklara uygun bir dille yazılmıştır. Her konuyu desteklemek için National Geographic imzasını taşıyan fotoğraflar kullanılmıştır. Aileleriyle okumaktan zevk alan çocukların yanı sıra, artık kendi başına okuyabilen çocuklara hitap eder. İlgi çekici konular çocuklara uygun bir araştırma ortamı sunar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b790352-250e-4bb7-87f5-056b030689e7.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Zırhlı Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>1888 yılından beri keşif, araştırma ve yardım çalışmaları konusunda alanının en tanınan ismi olan ve bilim dünyasına pek çok keşif kazandıran National Geographic’in, çocuklar için özel olarak yarattığı National Geographic Kids kitapları artık Türkiye’de. Bilimsel merakın küçük yaşlarda geliştirilmesinin öneminin bilincinde olan National Geographic, hayvanlar, ulaşım araçları, coğrafya, iklim, uzay, dünyamız ve genel kültür gibi pek çok konuda, çocukların ilgisini çeken ve onların bilimsel konulara olan katılımını artıran yayınlar sunmaktadır. 

       1.Seviye Okuma kitapları, görsel ağırlığı sayesinde çocukların konudan kopmamalarını sağlar ve yeni kelimelerin anlamlarını açıklayarak onları tek başlarına okumaya teşvik eder. Bu seviyeler okul öncesi dönemdeki ve yeni okumaya başlamış çocukların aileleriyle birlikte okumaları için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028b7f96-2abe-4647-9f19-d4330fb28fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Abdülhamid ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Abdülhamid Han 19. Yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı tahtına geçmiş, 33 yıl gibi uzunca bir süre Padişahlık yapmış ve bu döneme damgasını vurmuştur. 
II. Abdülhamid dönemiyle ilgili yazılan tarihi kaynaklarda tam bir mutabakat sağlanamamış ve bu dönem tarihçiler açısından büyük tartışmalara neden olmuştur. II. Abdülhamid dönemi değerlendirmelerinin müelliflerin dünya görüşüne göre farklılaşarak aşırı övgü veya yergi içerebileceğini unutmamak gerekir. Nitekim II. Abdülhamid dönemini çalışan araştırmacılar içinde Sultan’ı şiddetle eleştiren ve baskıcı bir yönetim kurmakla suçlayanlar olduğu gibi, hemen her kararını başarılı bir siyasi hamle olarak yorumlayıp kayıtsız şartsız alkışlayanlar olduğu da görülmektedir. II. Abdülhamid, tahttan indirildiği tarihten 1940’lı yılların sonuna kadar olumsuz bir şahsiyet olarak değerlendirilirken, bu tarihten sonra durum tersine dönmüş ve Sultan bir devlet adamının ötesinde fevkalade bir şahsiyet olarak sunulmuştur. Abdülhamid döneminde yaşamış şahsiyetlerin hatıratlarında da Sultan’dan farklı farklı şekillerde bahsettikleri görülmektedir. Hakkında onlarca araştırma yapılmasına rağmen Sultan II. Abdülhamid dönemi üzerindeki tartışmalar devam etmekte, bu gizemli Sultan tarihin derinliklerindeki yerini korumaktadır. Bu kitap, II. Abdülhamid ve dönemi üzerindeki tartışmalara farklı bir boyut kazandırma amacı gütmemekle beraber, dönemin kaynakları detaylıca incelenerek büyük bir titizlikle hazırlanmıştır. Kitapta; Abdülhamid döneminde gelişen önemli ve tartışmalı olaylara yer verilerek bu olaylar objektif bir şekilde yansıtılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/609235d8-cd89-442b-aa95-6177ea82cd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlara Yoldaş Olmak</image:title>
            <image:caption>“Muhammed Allah’ın resulüdür. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, çiftçilerin hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan iman edip salih ameller işleyenlere mağfiret ve büyük mükâfat vadetmiştir.” (El-Fetih 48/29) 
 
“Yıldızlar semanın emniyetidir. Yıldızlar gitti mi, vadedilen şey semaya gelir. Ben de Ashabım için bir emniyetim. Ben gittim mi, onlara vadedilen şey gelecektir. Ashabım da ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gitti mi ümmetime vadedilen şey gelir.” (Müslim, Fedailu’s-Sahabe 207)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a5ce6e-6a47-4241-83cd-07ea0c7f6715.jpg</image:loc>
            <image:title>Menderesler Yazmak</image:title>
            <image:caption>Menderes: Bir ırmağın çizdiği düzenli dolambaç, az eğimli koyak ve düzlüklerde oluşturduğu S benzeri kıvrım, döngü.
Yazmak: Kişinin elini kullanmak durumunda olduğu fiil (edim) – elişi.
Enis Batur, Gülmekten Ölmek ve Denemek Sapmak&apos;ın ardından Çekmeceler Kitabı&apos;nın üçüncüsü Menderesler Yazmak ile yazı merdivenine yeni basamaklar ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29c0539-1142-4f3f-a2a1-f8911e8eb3f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız</image:title>
            <image:caption>Burcu Pelvanoğlu, Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız: Türkiye&apos;de Modernleşme ve Sanat başlıklı bu çalışmasında modernleşmenin sanata etkilerini Osmanlı&apos;da Batılılaşma eğilimleri ile Cumhuriyet ideolojisi olmak üzere iki kesit üzerinden irdeleyerek sanatın modernleşme tarihini sosyopolitik gelişmeler ekseninde okuyor.


Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e evrilen dönemde sanat hayatı, kadına bakış, fotografik gerçekliğin kuruluşu, Paris etkileri gibi başlıklar doğrultusunda 1970&apos;lere dek uzanan kronolojinin izleğini sürerken; kurucu ideolojinin sanatla ilişkisine odaklandığı ikinci izlekte eski/yeni, yerel/evrensel sanat tartışmalarını milli sanat kavramı çerçevesinde ele alarak, köycü söylemle ortaya konan Cumhuriyet ideolojisinin, bugün etkisini çok daha yoğun biçimde hissettiren neo-Osmanlıcıl tandansa dönüşümünün gerekçelerine iniyor ve tüm bu evrelerin Türkiye&apos;de modern sanat tarihi yazımını değerlendiren kanonun oluşamamasındaki etkisini sorguluyor.


Okuru Türkiye&apos;deki modern sanatı, grupların tarihi yerine zihin dünyasının dönüşüm tarihi olarak görmeye ve okumaya davet eden bir kılavuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e566f94-4916-48ff-b812-66759fd746b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İnsanın cennetten dünyaya gelişini, dünyanın amacını, kabir hayatını, kıyameti, öteki dünyadaki sorgulanmayı ve muhteşem cennet hayatını anlatıyor Sonsuzluk Yolculuğu... Sonsuz hayatımızın büyük aşamalarını tutarlı bir bütünlükle ifade ediyor. 
İnsan soyları nasıl yaratıldı ve ilk insanlar yeryüzüne ne zaman, neden ve nasıl geldi? Ecel nasıl belirleniyor; ölüm anı ve kabir hayatı nasıl yaşanıyor? 
    Kıyamet nasıl kopacak ve belirtileri nelerdir? Mahşerde dirilip toplanma, kul hakkı hesaplaşması, sorgu, mizan, sırat köprüsü ve cehennem nasıl olacak? Cennetin büyüklüğü, yaşama biçimi, hızı, ailesi, evliliği, lezzetleri ve orada Rabbimizin görülmesi hakkında neler biliyoruz? 
Tahminen yüz yedi milyar aynı genetikten Âdem insanı yaşayıp yeryüzünden gitti. Kabir hayatlarında, kimi cenneti ve kimi cehennemi izlerken, hepsi kıyameti ve dirilişi bekliyor. Bizim de o tarafa gidişimiz çok yakın. Nereye gideceğimizi biliyor muyuz? Giden büyüklerimiz bizden ne bekliyor, haberimiz var mı? Ahirete hazırlanıyor muyuz? Ne götüreceğiz? Bu kitapta, kabrin, kıyametin, dirilişin, sorgunun, sıratın, cehennemin ve cennetin sahnelerini şaşırtıcı tasvirlerle okurken yüreğiniz titreyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/638ad2fc-b73f-447f-9ad8-5de108cfc8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sanatı</image:title>
            <image:caption>Türk Sanatı, Orta Asya bozkırlarında yaşamını sürdüren Türklerin doğayla, Şamanizm’le, göçebe kültürleriyle, savaşçı yapılarıyla, Gök Tanrı diniyle paralel hayatlarının bir yansımasıdır. 
 
Avrasya Hayvan Üslubu nasıl oluştu? 
Kurganlardan neler çıkarıldı? 
Türk heykel sanatının ilk örnekleri hangileriydi? 
Türklüğü tüm dünyaya tanıtan Türk epigrafisi, duvar yazıları ve anıtlarıyla günümüz modern Türk sanatının ilk tohumları Orta Asya’da nasıl atıldı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26be0d1-7df5-4007-a47c-7a6ca2b77444.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarımdan ve Çizerimden Nefret Ediyorum 1</image:title>
            <image:caption>O bir kuş değil, bir uçak da değil, hele ki Superman hiç değil! Ama bunlar, onun diğer tüm insanlardan farklı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Neden mi? Çünkü kendisi bir çöp adam! Birbirinden güzel ve yakışıklı insanlarla dolu bir dünyadaki tek derdi kaslarının, düzgün bir vücudunun ya da bakım yapacağı bir yüzünün olmaması olsa keşke. Üstüne bir de yazarı ile çizerinin onu soktuğu bin bir rezilliğe ve tuhaflığa katlanması gerekiyor. Bu yüzden o her zaman yazarından ve çizerinden nefret edecek! 
 
Athica, yerli Manhwa işiyle bir ilke daha imza atıyor! &quot;Yazarımdan ve Çizerimden Nefret Ediyorum!&quot; yenilenmiş çizimleri ve ekleme yapılmış içeriğiyle ilk kez basılı olarak sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d476f2b-d299-4d00-8da8-3138791768c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerin Efendisi - Tolkien</image:title>
            <image:caption>“Yaşamın bu kadar kısa olmamasını dilerdim, dil öğrenmek zaman alıyor.” 
– J.R.R. TOLKIEN 
Tolkien’in dünyası yuvarlak değil düzdür ve tam merkezinde yarattığı bir “Orta Dünya” vardır. 
O dünyada her bir ırk kendine ait dil, tarih ve mit taşır. Tam da bu güçlü derinliği sayesinde 
Tolkien’in eserleri hayal dünyasında gerçeklik bulmuştur. Hayalperest dilbilim profesörü, Oxford Sözlüğü’ne katkısı dışında, Yüzüklerin Efendisi eserine atıfla ona benzer kitapların tasviri için kullanılan “Tolkienesque” kelimesini de literatüre kazandırmıştır. Peki bu büyük dâhi, gelenekselci dindar adam eserlerinde ne anlatır, yarattığı dünya neleri sembolize eder, onca uydurma dili ve lehçelerini nasıl tasarlamıştır? Fantastik dünya onun için bir kurgu mudur yoksa gerçekliğin sorgusu mudur? Koyu bir Katolik olması, her daim kalabalıklar içinde olma arzusuna karşın içinde taşıdığı büyük yalnızlık kederi yazarlık hayatını nasıl etkilemiştir? 
Tolkien’in yaşamına ve eserlerinin yaratımına dair bunca sorunun, aklınıza gelmemiş daha pek çoklarının yanıtını bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a3b175-73ff-4d01-b5d5-5712177fefdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Karikatüristin Hatıra Defteri</image:title>
            <image:caption>“Abidin Dino,ya önüne gelen, ‘Sen mutluluğun resmini yapabildin mi Abidin?’ diye sorup duruyordu. Son söyleşilerinden birinde, ‘Yapmadım, yapamam elbet. Fakat resim yapabilmek, çizebilmek ne büyük mutluluk!’ diye yanıt vermişti büyük üstat.” “Son onalar, ‘Çizmek, bana ayrılan boyutu çizmek...’ diye de eklemiş. 
 
Evet, çiziyor çizebiliyor olmak, başlı başına bir mutluluk. Sanırım sen de bunu hissediyorsun çizerken. işlerindeki coşku görünüyor. Kitabını şimdiden kutluyorum.” 
 
Selçuk Demirel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02c66732-1d42-4c93-b892-b66c67677417.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifacı Günceleri 2</image:title>
            <image:caption>Eski bir şifacı olan Maomao, hadım Jinshi tarafından keşfedilerek Gyokuyo Hanım&apos;ın hizmetkârlığına getirilmişti. Şimdiyse İmparator&apos;dan bizzat aldığı bir emri başarıyla yerine getirmek, sonra da ilk bahçe partisine katılmak zorunda... 
 
İkinci cilt merak ve bilgi açlığıyla hareket eden ve beklenmedik bir şekilde dikkatleri üzerine çeken Maomao&apos;yu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf57fae-4df9-45b2-9aa6-f1d9879e5899.jpg</image:loc>
            <image:title>Assassin&apos;s Creed Shao Jun&apos;un Kılıcı</image:title>
            <image:caption>Sene 1526. Büyük Ming İmparatorluğu tarafından yönetilen
Çin&apos;de siyasi hamleler, ülkeyi kasıp kavuruyor. İmparatorluk gücüne güç katsa da ülkede bir kargaşa, kaos havası hüküm sürüyor. Shao Jun, yoldaşları katledilince Çin&apos;in son suikastçısı hâline geldiği için Avrupa&apos;ya kaçmıştı. Ancak şimdi dönüş vakti. Aklında ise tek bir şey var: İntikam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378af26a-a86b-42a4-aff9-7fff55b028cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Akşam Yemeği</image:title>
            <image:caption>LEONARDO DA VINCI&apos;NİN EN ÜNLÜ ESERLERİNDEN
BİRİ OLAN SON AKŞAM YEMEĞİ&apos;NDE SAKLI OLAN
SIRLAR, JAVIER SIERRA’NIN GÜÇLÜ KALEMİYLE
AÇIĞA ÇIKIYOR!   Milano, 1497… Leonardo, Santa Maria delle Grazie Manastırı’nda Son Akşam Yemeği adlı freskini tamamlamak için çalışmaktayken Papa VI. Alexander’a eserin heretik mesajlar içerdiğine dair mektuplar gelmeye başlar. Ressamı idam ettirmeyi aklına koyan Papa’nın tek ihtiyacıysa su götürmez kanıtlardır. Tam da bu sebeple Roma Engizitörü Agostino Leyre’yi görevlendirir ve esere gizlenen sapkın mesajları çözmesini ister. Masada Kutsal Kâse ve Evharistiya Ekmeği’nin olmadığını gören Leyre’nin araştırması, oldukça çarpıcı bazı sorulara yanıt aramakla başlayacaktır: Havarilere o dönem anlayışına göre sapkın kabul edilen düşünürlerin portresinin çizildiği doğru mudur? Da Vinci, eserde sırtı İsa’ya dönük olan tek havariye neden kendi suretini çizmiştir? Manastır civarında ardı ardına işlenen cinayetlerde cesetlere bağlanan, bir kadın papanın bulunduğu iskambil kâğıdının gizemi nedir? Ve Son Akşam Yemeği’ne gizlenmiş büyük mesaj nasıl deşifre edilebilir?
 
Leonardo&apos;nun en büyük bulmacasının ipuçları, kitap boyunca gözlerinizin önünde dursa da son sayfaya gelene dek çözülmemiş bir gizem olarak kalacak…
 
Roza Hakmen’in muhteşem çevirisiyle Gizli Akşam Yemeği, hem Leonardo da Vinci&apos;nin dehasına hem de bir daha asla aynı gözle bakamayacağınız başyapıtına dair eşsiz bir tarihi gerilim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c079e99-3e2b-4713-b6dc-56dc82a98ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>En Uzun Yol</image:title>
            <image:caption>Bu dünyaya ayrılmaya mı geldik? Bu dünyaya ayrılıp da mı geldik? Ana babalar kendi ana babalarından doğamadan mı bizim ana babalarımız oldular? Sahi bu dünyada kim kimdik? Sınır neredeydi? Ben nerede bitiyordum da öteki başlıyordu? Fay bu yüzden mi vardı? Mevsimler neden böyle çabuk dönmüş ve yine yaz gelmişti?  Yoksa en uzun yol yaz mıydı?   Her şeyi baştan anlatmalı… Karşı yakadan bakınca mavi göründüğünden bihaber olduğum kentte doğdum. Yıllar geçti. Büyümeye çalıştım. Soluk alıp verdim. Annem mutfaktan, buna hayat denir, diye seslendi. Olmadı. Babam bütün hiddetine sığınıp, gözlerini kendinden ve bizden esirgeyerek, buna hayat denir, diye bağırdı.  Odalarımıza kaçıştık. Yine olmadı. Belki de onlar ağızlarından çıkana inanmadıklarından bir türlü olamadı, bilemiyorum. Yıllar böyle geçti. Soluk alıp verişimizin hayat manasına geldiğine inanmaya ve diğerlerini buna inandırmaya çalışarak. 
Bozguna uğrayışımızın aşikâr olduğu noktada, annem bütün gücünü rahminde toplayıp gebe kalmayı başardı.     Hayatları altüst eden yıkıcı bir sarsıntının ardından seyri değişen çocukluk, bambaşka bir şehirde büyümeye doğru yeniden kuruluyor. Kabuk değiştiren hayatın içinde yeşeren dostluk önce bir kayıp, sonraysa uzun bir yolculuğa, bitimsiz bir arayışa dönüşüyor. Gerçek, ağaçların sesi, denizin kokusu, şehirlerin ve yolların büyüsü, kardeşlik ve dostluğun emniyeti arasından kendine yol açıyor.   Edebiyatın perdesini öyküleriyle aralayan Işıl Aydın, ilk romanı En Uzun Yol’da kulağını yere dayayıp yeryüzünün nabzını dinliyor, ağaçların gölgelerini tarayarak uzun yollara düşüyor, uzaktan mavi görünen şehrin içine kendi rengini katıyor. En Uzun Yol, bir arayışın öyküsü ve Aydın, gözünü budaktan sakınmadan, usta işi bu ilk romanla perdenin üzerine hiç kapanmayacağının teminatını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ade1d78-14f6-454a-ad4e-b17558c96a43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Charlotte</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Julia Quinn ve televizyon dünyasının öncü ismi Shonda Rhimes, Bridgerton’ın Kraliçesi Charlotte ile Kral III. George’un büyük aşk hikâyesini ve bu hikâyenin toplumsal bir değişimi nasıl tetiklediğini anlatıyor. Netflix için Shondaland tarafından yakın zamanda diziye uyarlanan Kraliçe Charlotte, Bridgerton efsanesinin unutulmaz karakterini yeniden ekranlara taşıyor.
 
----------------------------
 
 Mecklenburg-Strelitz Prensesi Charlotte güzel, zeki ve hepsinden önemlisi inatçıydı. George’un ise gizlemesi gereken sırları vardı; hem de monarşinin temellerini sarsma potansiyeli olan sırlar… Eylül 1761’de Kral George ve Prenses Charlotte ilk kez tanıştı ve birkaç saat içinde de evlendiler.
 
Kraliçe olarak yeni rolünün içine itilen Charlotte, sarayın karmaşık siyasetini yönlendirmeyi öğrenmek zorundadır... Bir yandan da kendini korumalıdır çünkü kral, sakladığı sırlar yüzünden onu kendinden uzaklaştırmaya çalışsa da ikisi de birbirlerine âşık olmaya başlamıştır. Ama her şeyden önce yönetmeyi öğrenmeli ve kendisine toplumu yeniden şekillendirme gücü verildiğini anlamalıdır. Kendisi için, kocası için ve ondan beklentisi olan halkı için savaşmalıdır. Çünkü bir daha asla Charlotte olamayacaktır. Çünkü bir kraliçe olarak yerine getirmesi gereken görevleri vardır ve kaderini baştan yazmalıdır...
 
Ateşli duygular, saray sırları ve aşkları için savaşan bir kral ve kraliçe… Kraliçe Charlotte, tarihin akışını değiştiren genç bir kraliçenin hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2f37e15-6698-47bb-839f-402d69170fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadakatsizler</image:title>
            <image:caption>Günlük hayatın rutin akışı içinde bir kıvılcım gibi çakan, nedenleri tartışmalı, sonuçları 
öngörülemez anların arka planına odaklanmak kolay değildir. Yazar, böylesine zorlu bir 
temayı cesaretle, geniş bir bakış açısıyla, tüm yönleriyle ele alma iddiasının altından layığıyla 
kalkmayı başarmış. 
İlginç ve tahmin edilemez nitelikteki renkli karakterler, sıra dışı bir kurgunun çatısında bir 
araya gelerek iddialı bir roman vücuda getiriyor. İnsan ruhunun derinliğini yansıtan çarpıcı 
psikolojik çözümlemeleri, sürükleyici bir olay örgüsü içinde, geniş bir zaman dilimi 
perspektifinde harmanlama başarısını da ayrıca anmak lazım. 
“Sadakatsizler” kolay okunan, akıcı, ama çokça da düşündürücü, hatta sarsıcı bir eser… 
Polat Onat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9abeeb-21e0-471b-bd71-5b3755eb6b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra İle Zuzu</image:title>
            <image:caption>En büyük hayali bir gezgin olmak olan Zehra’nın kuşu Zuzu ile maceralarına eşlik etmek ister misiniz? 
Zehra ile Zuzu’nun maceralarını okurken çok kitap okuyarak dünyayı gezmenin nasıl mümkün olabileceğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/165bd2b6-4b30-46ea-ae99-c766ac6e84d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bordeks Adası Macerası</image:title>
            <image:caption>Kuşadası’nda yaşayan dört kafadar arkadaş, yaz tatillerini bir maceraya dönüştürmek ister ve plan yaparlar. Onları sinsice takip eden bir arkadaşları daha vardır, okulun kötü çocuğu. Bu macera planladıkları gibi gitmez ve ıssız bir adaya düşerler. Artık birbirlerinden başka kimseleri yoktur. Hayatta kalmak için yiyecek bulma, barınma ve bu adadan kurtulma en önemlisi umutlarını canlı tutmak için çaba harcamaları gerekmektedir. Ancak adada bilmedikleri birçok tehlike de onları beklemektedir. 

Hayatta kalmak ve evlerine dönebilmek için doğayla, kendi iç dünyalarıyla ve diğer tehlikelerle mücadelelerini anlatan sürükleyici bu maceraya siz de katılmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d243f8b-0366-4732-906f-988ead39558e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimde Rabbim</image:title>
            <image:caption>Yüce Allah, hakkıyla iman edip iyilikle yaşayanlara cennetini vadetmiştir. Bu yolda samimi imanı yüreğimizde yerleştirip Allah’a doğrudan bağlanmayı anlatıyor Yüreğimde Rabbim... ortaklardan, aracılardan ve batıl inanışlardan arınmış, saf ve derin bir imanla Rabbimize sığınmanın inceliklerini işliyor. 
Ne tür batıl inanışlar iman nurumuzu zayıflatıyor? Uğur nesnelerini veya şifreli duaları Allah’a nasıl ortak koşuyoruz? Ne tür büyük sözler ve düşünceler başımıza bela getiriyor? Hırslı sevgilerin sonu neden ıstırap oluyor? Kısmetimizi hoca açıp kapatabilir mi? Kur’an’dan beslenmeyen ilim, neden hikmetsiz ve basiretsizdir? Allah neden aksilikler yaratır? Şeytan kimlere iniyor ve insana ne tür tuzaklar kuruyor? Torpilin, düzenbazlığın başarma gücü var mı? Rabbimize nasıl yükselip yakınlaşabilir ve hâkimiyetini yüreğimizde nasıl inşa edebiliriz? 
Tek gerçek dost ve daimi koruyucu Allah’tır. Uyutup uyandıran, yedirip içiren, güldürüp ağlatan Allah’tır. Bizi dünyaya sevgiyle gönderdiği gibi sonsuz saadete de sevgiyle kavuşmamızı istiyor. Kalpler ancak Allah’ı anarak, Allah’ın Kitabına çalışarak Allah’ı hissederek ve Allah’ın emrettiği ahlaka uyarak huzura kavuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4042d037-0bfd-4a4e-801d-f567b9cd3b54.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan ile Bilgin - Kurtarma Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Afacan ile Bilgin birbirine hiç benzemeyen iki çok iyi dost. 
Biri heyecanlı mı heyecanlı, diğeri ise biraz çekingen. Birlikte geçirdikleri her an ise birbirinden eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b12e842f-a877-4d03-aa74-4ed0c1ba5010.jpg</image:loc>
            <image:title>Avusturya’da Aleviler</image:title>
            <image:caption>Bir Ülke Düşünün Ki... 
 
O ülkede yaşayan Alevi inancına mensup canların inançları yasal statüde tanınıyor olsun! 
Alevi inancı da diğer yasal tanınan inanç toplumlarıyla eşit haklara sahip olsun! 
Cemevleri de kilise, sinagog ve camiler gibi ibadethane niteliği kazansın! 
Alevi Dedeleri, Anaları, Babaları yasada “İnanç Önderi” olarak tanınsın! 
Alevi inancına mensup canların resmî evraklarının inanç hanesinde “Alevi” yazsın! 
Kurban Bayramı, Aşure Günü, Hızır, Nevruz ve Gadir Hum Günleri “dini günler” olarak kabul edilip resmî tatil ilan edilsin! 
Alevi Dedeleri tarafından askeriye, hastane ve hapishanede Alevilik inançsal destek (rehberlik) hizmeti sunulsun! 
Alevilerin yoğun yaşadıkları şehirlerin kent mezarlıklarında “Alevi Mezarlığı” bölümü olsun! 
Alevi inancına mensup öğrencilerin karnelerinin inanç hanesinde “Alevi” yazsın! 
Alevilik dersleri için gerekli ders müfredatları yine Aleviler tarafından hazırlansın! 
Okullarda Alevi inancına mensup öğretmenler tarafından Alevilik dersleri sunulsun! 
Ülkenin en saygın üniversitesinde dünyada bir ilk olarak “Alevilik Teoloji Anabilim Dalı” açılsın! 
Eğitim Bilimleri Akademisi bünyesindeki Alevi Enstitüsünde “Alevilik Dersleri Öğretmenliği Bölümü” var olsun… 
Ne dersiniz? 
Türkiye’den bakınca hayali bile güç, değil mi? 
Oysa Aleviler bir Avrupa ülkesi olan Avusturya’da tüm bu haklara kavuştular. 
İşte elinizdeki bu çalışma, dünyada bir ilk olarak Avusturya’da, ulusal ölçekte ve yasal düzlemde diğer inanç toplumlarıyla aynı göz hizasında tanıttırılan inancımız Aleviliğin tanınma yolculuğunu kısaca paylaşmak amacıyla kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b10045b-2814-4ba8-a791-308845cd9d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Tecelliname</image:title>
            <image:caption>Hakikat tektir. Gel gör ki bin türlü yoldan varılabilir hakikate. Fakat sadece yolda yolcu olanlar içindir tüm varışlar. Yolcu, yoluna sadık ise yolun eriştiği konak da yerinde durmakta ve yolcularını beklemektedir. Sorun şudur ki hemen her yol, kendini en olgun ve doğru yol olarak gösterir. Dolayısıyla her yolun kendine has söylemleri mevcuttur. İlmî olarak ifade edilen her konu, kişileri çeşitli felsefi, dinî ve ideolojik yollara, yorumlara doğru götürür. Her yol, kendinin en doğru olduğunu ispat edebilmek için evrensel ve toplumsal ahlaka, barışa en uygun söylemleri kullanır. Söylemler o kadar doğrudur ki herkes hakikat tanıklığını sorgulamadan, söylemlere aldanıp bir yol tutar gider. Söylem ve eylem arasında bir mantık aranmaz. Aklı ve vicdanı olanlar ise ilmin mutlak doğrularını sadece ezberlenmiş sözlerde aramaz. Kendilerine söylenen sözleri delil edip dilde olanı değil hâldeki, yani tanıklıklardaki hakikati yine kendinde arar. Söz ve eylem mantığı böylece tamam olur. 
 
“Tecelliname” bütün tasavvuf, mezhep, felsefe ve din yollarının dahi incelemesi gereken önemli bir eserdir. İçinde bütün manevi âlemlerin şehadetlerini barındırmaktadır. Ruhun yükselme makamlarındaki şehadetinin anlatılması, kendini tanımak isteyenlere önemli ibretler sunmaktadır. Bu tanıklıkların sadece birini ya da birkaçını madde ya da mana âleminde yaşayanlar dahi hakikat sırlarına vakıf olduklarını düşünürken, “Tecelliname” ruhun hem madde hem de mana âleminde derece derece makamlarını hangi ispatlarla yaşayacaklarını dile getirmektedir. Arayan için akıl ve vicdan meselesidir anlatılanlar. “Esfeli safilin” denilen, en aşağı mertebeden başlayan hakikati arayışın insanı kâmil/kulluk makamı arasındaki müthiş ve mucizevi seyrine ispatlarıyla hazır olun. 
 
“Tecelliname” bütün evrenin diline tercümandır… Bütün ruhların aradığı define haritasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038350bd-19e7-4d07-8b56-1f9294ca7d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Yırtıcı</image:title>
            <image:caption>Tristan Caine mafyanın karanlık yeraltı dünyasında her zaman bir istisnaydı. Tenebrae Outfit’in yüksek mevkisindekilerle hiçbir kan bağı bulunmayan tek üye oydu. Benzersiz yetenekleri, tartışmaya açık ahlakı ve onu bu hayata sürükleyen bilinmeyen sebepler yüzünden kimse onu tam olarak anlayamıyordu. .lümcüldü. Ayrıca bunun farkındaydı. 
Rakip ailenin olağanüstü derecede zeki olan kızı Morana Vitalio’ya benziyordu. Caine’in silahlarla yaptığı şeyi, Morana bilgisayarları aracılığıyla yapıyordu. Yirmi yıllık bir gizem yeniden ortaya çıktığında, genç kadın düşmanın evine sızmaya karar verdi. Caine’i .ldürmeye niyetliydi. Ancak onları birbirine bağlayan şeyden tamamen habersizdi. Nefret, ateş ve geçmiş beklenmedik kıvılcımlarla birbirine karışmıştı. Bu sırada onların dünyasında çok daha büyük ve kötü bir şey yaşanıyordu. Aralarındaki düşmanlığa rağmen yalnızca onlar bununla mücadele edebilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3663546-b822-4a39-867e-e1b61a32d56e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgilim Evliymiş</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyede sevginin yeri ve zamanı yoktur, çünkü yüreğin kimi seveceğini bilemezsin. Yüreğimi aldı, sevdim, sevildim. Sevdiğim kızın evli bir kadın olduğunu öğrenmek ne acı bir şey ne acımasız bir hikâyedir. Tüm hayallerim yıkıldı, tüm emeklerim yok olup gitti. 
İhanet, ilgiye dayanmaz. 
Bir yürek kırmak, bir can koparmak gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c7dae4-1623-4aed-83a4-91d04213c41c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimlerde Aşk ve Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Tutkunun içinde en büyük tutku yanıyor 
Ateşin içinde en büyük ateş yanıyor 
Aşkın içinde en büyük aşk yanıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8578b517-8ce3-4eff-a92e-71fe68fdd052.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitici &amp; Eğlenceli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Değerli Ebeveynler, 
Bu boyama kitabını çocuklarınıza sunarken, onların sağlıklı bir gelişim süreci geçirmelerine katkıda bulunmanın yanı sıra, modern teknolojinin sunduğu olanaklara aşırı bağımlılık gibi zararlı aktivitelerden uzaklaşmalarına da destek oluyoruz. Telefonlar ve televizyon gibi bağımlılık yapan aktiviteler, çocukların fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyebilir. Günümüzde teknolojinin sunduğu olanaklar elbette değerlidir, ancak aşırı kullanımı çocukların gerçek dünyayla bağlantısını zayıflatabilir. Ekran başında geçirilen uzun saatler, çocukların sosyal becerilerini geliştirmelerini engelleyebilir ve yaratıcılıklarını sınırlayabilir. Ayrıca, bu tür aktivitelerin aşırıya kaçması, çocuklarda uyku düzeni sorunlarına ve dikkat eksikliği gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. 
Bu kitap, çocuklarınızın özgün düşünce tarzlarını geliştirmelerine, duygusal ifadelerini bulmalarına ve el-göz koordinasyonlarını güçlendirmelerine yardımcı olmanın yanı sıra, onları telefon ve televizyon gibi bağımlılık yapan aktivitelerden uzaklaştırarak gerçek dünyayla daha sağlıklı bir denge kurmalarına da yardımcı olacaktır. 
Sağlıklı büyümeleri ve mutlu bir çocukluk geçirmeleri dileğiyle... 
Sevgi ve Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edcc07f1-53b3-4319-a775-6b72d272429c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nağmelerle Ankara</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Kaygusuz’un bestelenmiş ESERLERİ; 
Ay Yüzlüm, Gönül Paresi, Çamlıdere Hastasıyım, Vasiyetim Gardaş, Ben Köyüme Döneceğim, Canım Ankara ve diğerleri olmak üzere 16 eseri halen İnternet ortamında ilgiyle dinlenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aff0c01-1025-485d-952c-fbc2bb7b8965.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Sırlar Dedektifi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bülent Bilgin! Siz ölümlüler ne kadar duygusalsınız. Ne çabuk heyecana kapılıyorsunuz. Şehri bir canavardan kurtarmak istiyordun. Oysa canavarın sakin sakin konuştuğunu görünce tereddüde düştün. Ve senin vicdanına kalsaydı bu durumun devam etmesine belki de izin verirdin. İnan bana Bülent Bilgin, ben haklıyım.” 
*** 
Ölümcül Sırlar Dedektifi Bülent Bilgin’in gizem, merak ve aksiyon dolu macerasını okumalısınız. Yoksa nasıl bir hikâyeyi kaçırdığınızı asla bilemeyeceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ef8aec5-5902-4777-a281-f6fa8196ade2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Kimseye Söyleme</image:title>
            <image:caption>Knotek kardeşlerin travma sonrası stres bozukluğu yaşamalarının tek sebebi anneleriydi. Ve ne yazık ki bu yaşananlar kurgu değil, gerçek. 
Shelly Knotek, Washington’ın küçük bir kasabasındaki çiftlik evlerinin kapalı kapıları ardında kızlarına yıllarca dayanılmaz fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladı. Ancak yaşanan tüm bu zulme rağmen üç kız kardeş Nikki, Sami ve Tori, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kalarak mücadele etmeyi öğrendiler. Annelerinin tuzağına düşen diğer kurbanlardan farklı olarak, kız kardeşler giderek kötüleşen bir kâbustan kaçacak gücü ve cesareti buldular. 
Tüyler ürpertici gerçek bir suç öyküsü olan Sakın Kimseye Söyleme, mutlak kötülüğün ve Nikki, Sami ve Tori’nin uğruna hayatlarını tehlikeye attıkları özgürlük ve adaletin hikâyesidir. Onlar artık kurban değiller, karanlıkta bir ışık buldular ve bu ışık onları bugün oldukları gibi dirençli kadınlar haline getirdi; sevdiler, sevildiler ve iyiliğin gücüyle yollarını buldular. 
Bu sürükleyici hikâye, okuyucuların tanıdıkları tüm tuhaf 
akrabalarını sorgulamalarına neden olacak. 
—PublishersWeekly 
 
Kardeşlik bağı, cesaret ve dayanıklılık üzerine sarsıcı bir eser. 
—People Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4760de39-dab6-416c-96c4-991b39db0f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Unicorn ve Işıltılı Dünyası</image:title>
            <image:caption>Dokuz yaşındaki Merle, hayatı boyunca hep çok yakın bir arkadaşa sahip olmak istemiştir. Bu yüzden, küçük Luhna ve ailesi bitişik eve taşınınca çok sevinir. Ancak Luhna yalnızca çok tatlı, havalı ve pamuk şekere bayılan bir kız değildir. Merle’nin, arkadaşı hakkında bilmediği ve hiç şüphelenmediği, büyük bir sırrı vardır! Luhna, her dolunay gecesi bir unicorna dönüşür ve başı dertte olan diğer büyülü yaratıklara yardım eder! Elbette Luhna’nın bundan sonraki maceralarında, Merle de yanında olacaktır ve iki arkadaş birbirlerine hep yardım edeceklerdir. Çünkü kesin olan tek bir şey vardır: En iyi arkadaşlar, tıpkı parıltı ve unicorn tozu gibi, birbirlerinden asla ayrılamazlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc0ee5a-561a-4a1a-b1c5-5ef879b96fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Beraber Mevsimler</image:title>
            <image:caption>Beraber Mevsimler, Ceyhun Atuf Kansu’nun eşi Muzaffer Kansu’ya adadığı ve 67 yıl sonra ilk kez gün ışığına çıkan aşk, sevgi şiirlerinden oluşuyor. 
Şiirler, ölümünden sonra çocukları tarafından Ceyhun Atıf Kansu’nun el yazılarını ve günlüklerini özenle koruduğu ahşap dolabında bulundu. Eskilerin “Anı Defteri” dediği, her sayfasının kenarları süslü, gri kaplı bir alçakgönüllü deftere mürekkepli kalem be el yazısıyla yazılmış şiirleri, dizilmiş hallerinin yanı sıra tıpkı basım tekniği ile yayımlanan yazın tarihi açısından değerli olacağını öngördük. 
Okurlarımızın böyle sunuş ile Ceyhun Atıf Kansu şiirlerinden ayrı coşkunluk duyacaklarına inanıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2f9843-3daa-4956-99a5-c606bc8446b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Gözlü Benek Sultan</image:title>
            <image:caption>“Biliyorum kötülüğüne sormadığını. Çoluğun çocuğun var mı, demenin neresi kötü? Fakat derdimi deştin. Ciğerime hançer sapladın. Kabahat sende değil, soruda. Bu soru, bana zor gelir. Kim sorarsa sorsun zor gelir. İnsanlar da inadına bu soruyu sorarlar bana. Kimseye anlatmam. Çoluğum çocuğum, ailem, yuvam, her şeyim vardı. Mutluydum, demem. Sonra yavaş yavaş hepsini kaybettim. Taş olsam erirdim, insandım, dayandım, yaşıyorum demem. Çatlak bilirler beni. Meczup bilirler, deli bilirler. ‘Deli Zülküf’ derler bana.” 
“Zülküf amca bana anlatırsan seni dikkatle dinlerim.” 
“Ağlamadan anlatamam ki…” 
“Seninle ağlarım.” 
“Niye?” 
“Benim de babam kayıp.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1aee77-4e0d-4a08-9aaa-6e73be6a9238.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Delinin Hatıra Defteri</image:title>
            <image:caption>Aksentiy İvanoviç Poprişçin gerçekten de deli miydi? 
Bir devlet dairesinde kâtiplik yaptığına göre ona doğuştan deli denilemez, değil mi? 
Peki, onu sonradan delirten neydi? Ya Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün devlet memurları ve delilere olan ilgisi nereden gelmekteydi? Sorular, sorular, sorular… 
 
Bu eseri okurken hikâyenin yazılıp basıldığı yıl olan 1834’te Çarlık Rusya’sında toprak köleliğinin resmi olarak kaldırılmasına daha 27 yıl olduğunu bilinmelidir. O yıllarda modern anlamda sosyal sınıflar henüz oluşmamıştır, tüm Avrasya coğrafyasında olduğu gibi merkezi devlet çok güçlüdür ve toprağa bağlı köylüler, toprak beyleri, zanaatkârlar ve işçiler dışında sayısal olarak bu kesimlere nispetle önemsiz görünse de toplum içinde devlet memurları çok önemli bir konumdadır. 
İşte Rus edebiyatının altın ve gümüş döneminde resmî olarak orduda, hükûmette ve sarayda görev ve rütbeleri Büyük Pyotr tarafından 1722 yılında belirlenerek 14 sınıfa ayrılmış olan ve aynı zamanda soylu sayılan bu devlet memurlarının hikâyesi anlatılır çoğunlukla. 
XIX. yüzyılın başından itibaren kahramanları unvan ve rütbe sahibi devlet memurları olan yüzlerce eser yazılmıştır Rus yazarlar tarafından. XIX. yüzyılın başında dünyaya gelen Gogol’ün hikâyelerinde başlayıp aynı yüzyılın ikinci yarısında dünyaya gelen Çehov’un hikâyelerinde yaygın olarak rastladığımız küçük devlet memurlarının yaşadığı sıkıntılar çoğunlukla trajikomik bir dille aktarılmıştır. 
 
Okuyucu Bir Delinin Hatıra Defteri’nde insan psikolojisini etkileyen unsurların salt genetik ve bireysel olmadığının bilincine varır ve aynadaki o aklını yitirmiş adamın görüntüsünün arkasında toplumsal yapının aksaklıklarının gölgesini hisseder. Zaten eseri okuyan psikologlara ve psikiyatrlara göre de Gogol eserinde bir devlet memurunun deliliğini tarif etmeyi hedeflememiş esas olarak toplumsal ortamın ahlaki ve manevi sefaletini anlatmıştır. 
 
43 yıllık kısacık ömrünün sonuna doğru kendisi de akıl ve ruh sağlığını yitirmeye başlayan yazarımızın delilere yönelik ciddi bir ilgisi olduğu, eserini meydana getirmeden önce ruh ve sinir hastalıkları hastanelerini ziyaret ettiği ve bu alandaki doktorlarla görüştüğü de bilinmektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ced8282-5f68-4c93-afdc-1f2e77bcbb43.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingeneler</image:title>
            <image:caption>“Bilimkurgu öyküler ‘barok’tur çünkü onlar, ampirizmin entelektüel çocuklarıdır. Yani açıklama yapmaya ve sınırlı malzeme repertuarlarını bitirip tüketmeye eğilimlidirler.” 
 
Bu kitap yazarın 2002’de yayımlanan “Radiance” üçlemesinden sonraki ilk büyük işidir. Yıldızlararası bir macera olan Çingeneler’in, geleneksel bilimkurgu atmosferini aşan hikâyesiyle kalp kırıklığı ve umudun çarpışmasına şahitlik ediyoruz. 
 
“Aklıma Calvino, DeLillo ve David Foster Wallace geliyor… Scholz analitik, gerçekçi, edebi, hayali ve duygusal olanı birlikte dokuyor.” Boston Globe “Scholz’un yazını enerji, zekâ ve kara mizahla bezenmiş.” Publishers Weekly 
“Ülkede Scholz’un yazım tarzıyla eşleşebilecek başka bir yazar daha olduğundan şüpheliyim.” Karen Joy Fowler 
 
“Yalnızca entelektüel açıdan kışkırtıcı değil, aynı zamanda duygusal olarak zengin, hatta doygun.” Washington Post Book World “Ağırbaşlı, sürükleyici.” New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b684c4f-5aa4-4a3d-a891-9dca1f9e688d.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim</image:title>
            <image:caption>Bu kitap on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl devrimlerinin tarihini, başka birçoğunun yanı sıra Marx’ın “tarihin lokomotiflerini”, Aleksandra Kollontay’ın cinsel açıdan özgürleşmiş bedenlerini, Lenin’in mumyalanmış bedenini, Auguste Blanqui’nin barikatlarını ve kızıl bayraklarını, Paris Komününün Vendôme Sütununu yıkışını da içeren bir “diyalektik imgeler” takımyıldızı oluşturarak yeniden yorumluyor. Marx ve Bakunin’den Luxemburg ve Bolşeviklere, Mao ve Ho Şi Minh’ten José Carlos Mariátegui, C.L.R. James ve Güney’in diğer isyankâr ruhlarına, dışlanmışlar ve paryalar olarak çeşitli devrimci entelektüel profilleri çizerek teorileri, onları ayrıntılandıran düşünürlerin varoluşsal güzergâhlarıyla bağlantılandırıyor. Ve son olarak, devrim ile komünizmin yirminci yüzyılın tarihini bu denli derinden biçimlendirmiş olan iç içe geçişini çözümlüyor. 
“Parlak ve güzel. Artık bu kitap var, onsuz nasıl yapabilmişiz bilmek zor.” China Miéville 
“Anıtsal bir başarı ve günümüz solu için bir mihenk taşı olmalı. Karşısına çıkan zorlu tarihle yüzleşmeden kapitalizmin ötesinde bir gelecek inşa edemeyiz.” 
Neil Vallelly, Jacobin 
“Capcanlı bir üslupla yazılmış, çarpıcı ayrıntılarla ve keskin teorik içgörülerle dolu…” Hannah Proctor, Radical Philosophy 
“Yazar ile konunun mükemmel bir ortaklığı! Enzo Traverso siyasi tahayyülde devrimlerin kavramlarının ve imgelerinin zihin bulandıran varlığının ustalıkla ifade edilmiş bir değerlendirmesini bize sunmakla en yetenekli Marksist akademisyendir. Şaşırtıcı akademik uzmanlığı, çok sayıda son derece ilginç aktörün ve düşünürün yanı sıra on dokuzuncu ve yirminci yüzyıldan zengin bir malzeme dokusunu açığa çıkarmak üzere çarpıcı bir zarafetle sergileniyor. Devrim sofistike ve esnek yorumlarıyla anıtsal bir ilerlemedir; kitap aynı zamanda bir romancının anlatım gücü ve dramatik coşku konusundaki yeteneğiyle tamamlanan, ferahlatıcı derecede kesin, titizce derli toplu bir anlatım sanatında ustaca bir performanstır.” Alan Wald, H. Chandler Davis Collegiate Professor Emeritus, University of Michigan “Devrimlerin imgeleri üzerine bu parlak deneme, bu konudaki geniş tarihyazımsal yazında eşdeğeri olmayan biricik bir deneydir. Marx’tan, Troçki’den ve Walter Benjamin’den esinlenerek, geçmişi aydınlatan lambalar işlevi gören bir diyalektik imgeler montajı olarak inşa edilmiştir. Kendi kuşağının muhtemelen en yetenekli tarihçisi olan Enzo Traverso “evrensel meta şeyleşmesi ahtapotu” olarak adlandırdığı şeye karşı düşmanlığını gizlemiyor; geçmiş devrimleri idealize etmeden, bu büyüleyici ve heterodoks araştırma eserinde tarihsel deneyimin belleğini muhafaza etmek istiyor. Benjamin’i alıntılayarak: Geçmişin üzerimizde sahip olduğu iddiayı görmezden gelemeyiz…” Michael Löwy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ed1b51-51fb-4a21-b552-f21ade201771.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Politikası</image:title>
            <image:caption>Tıp alanı yüzyıllar boyunca anormallikleri tedavi etmeyi amaçladı. Bugün gelinen noktada ise normalliğin kendisi tıbbi değişikliklere açılmış durumda. Bedenlerle ve zihinlerle ilgili yeni bir moleküler anlayışla, temel yaşam süreçlerini moleküller, hücreler ve genler düzeyinde manipüle etmek için yeni tekniklerle donatılmış olan tıp, şimdi gözünü insanın tüm yaşam süreçlerini değiştirmeye dikmiş görünüyor. Elinizdeki eser de tıbbın, insan yaşamının ve biyo-teknolojinin yaygın bir biçimde politikleşmesine yol açan yaşam bilimleri ve biyo-tıptaki son gelişmeleri masaya yatırıyor. 
Popüler bilimin abartılı sözlerinden ve sosyal bilimin karamsar çıkarımlarından kaçınan Nikolas Rose, genom bilimi, sinir bilimi, farmakoloji ve psiko-farmakolojideki gelişmeleri ve bunların ırksal politikaları, suçun denetlenme biçimlerini ve psikiyatriyi nasıl etkilediğini inceleyerek çağdaş moleküler biyopolitikayı tüm ayrıntılarıyla analiz ediyor. Rose, biyotıbbın bir iyileştirme pratiğinden hayatın yönetimine nasıl dönüştüğünü, nasıl hastalıklardan çok hastalıklara yatkınlıkları tedavi etmeyi vurgular hale geldiğini, hasta anlayışımızdaki değişimi, yeni tıbbi aktivizm biçimlerinin ortaya çıkışını, biyo-sermayenin yükselişini ve biyo-iktidardaki dönüşümleri ele alıyor. Bu gelişmelerin her biri olduğumuzu sandığımız ve olmak istediğimiz kişiler için hayati sonuçlar barındırdığından, elinizdeki okuma zengin bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c4dc878-c3ad-44c9-86c3-e70c315867e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çığlık</image:title>
            <image:caption>Yıllardır kayıp olan kızı Lucy’yi arayan Gates Foster. Kusursuz çığlığı elde etmeye çabalayan Mitzi. 
Hollywood filmlerindeki çığlık efektlerinin arkasında saklı olan sır. 
 
Gates Foster, kızı Lucy’yi on yedi yıl önce kaybetmiş olsa da onu aramaktan bir an olsun vazgeçmez. Yıllardır içinde sakladığı umudunda haklı çıkar ve yeni bir gelişmeyle yıllardır görmediği kızına dair ilk ize rastlar. Onu korkunç gerçekle buluşturacak bir iz. 
Mitzi Ives, Hollywood filmlerinin özgünlüğünü sağlayan önemli ses efektlerini yaratan Foley sanatçılarıarasında kendine önemli bir yer edinmiştir. Kendisinden önce bu işi yapan babasıyla aynı gizli teknikleri kullanarak şiddet ve korku sesleri konusunda sektörün önde gelen uzmanlarından birine dönüşmüştür. Tüyler ürpertici çığlıkların yaratıcısıdır. 
 
Foster ve Mitzi, çok geçmeden kendilerini Hollywood’un göz alıcı renklerinin altında karanlıkta gizlenen şiddeti ortaya çıkarmakla tehdit eden bir çarpışma rotasında bulurlar. 
 
Acının metalaştırılması ve sanatın tehlikeli gücü üzerine acımasız, bir o kadar rahatsız edici bir yansıma olan Çığlık, Chuck Palahniuk’in edebi gücünün zirvesinde olduğu, şimdiye kadarki en gerilim dolu, en cüretkâr ve türe meydan okuyan eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d23cb46a-2d58-40a7-a517-28e87eb4f2ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojinin Kurucuları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir sosyolojik düşünce tarihi değildir. Dört büyük sosyolog bu kitapta kendi namına değil, çağdaş sosyologlara faydalı olmaya devam ettikleri için incelenmiştir. Her birinin dehası, modern toplumları anlamak amacıyla genel bir paradigma geliştirirken, aynı zamanda bu paradigmayı kusursuzlaştırmak ve yorumlayıcı bir toplum kuramına dönüştürmek için özel tanımlayıcı çalışmalar yürütmeleridir. Genelleme ve ampirik araştırma arasında gidip gelmek sosyal bilimlerin, hatta aslında tüm bilimlerin başvurduğu bir yaklaşımdır. Toplumu okumaları kadar yöntem konusundaki dersleri de sosyal bilimlere yeni giriş yapanların ilgisini çekmelidir. Tocqueville, Marx, Weber ve Durkheim’den her biri kendi açıklama anahtarına varmıştır: Eşitliğin ilerlemesi, sınıf mücadelesi, toplumsal rollerin farklılaşması ve akılcılaştırma (rasyonalizasyon) her zaman çağdaş sosyologlar tarafından incelenen mekanizmalar olmuştur. Bu makro-sosyolojik karşılaştırmacılık örnek teşkil etmeye devam etmektedir; geleceğin sosyologları olsun ya da olmasın, tüm genç beyinler bu yaklaşımdan beslenmelidirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ab6f60-e115-4961-94fa-48c5bada7f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstünlük Söylemi</image:title>
            <image:caption>İkona kırıcısı, tere satıcısı şöyle buyurdu: 
Yorgunum, üşüyorum, kırgın ve kızgınım dostlar. İnsanları hep sevdim. İnsandaki ince ruhu, sanatı, şefkati ve gerçek güzelliği sevdim. Çoğu insanın aksine hayatı tıpkı bir çocuk gibi sevdim. Ben üzgün, dalgın, şaşkın ve yolunu arayan çocukları sevdim. Her çocuğun acısını kendi çocukluğum gibi hissettim. Sonra, kedileri sevdim ben. Tıpkı çocuklar gibi sakarlıkları beni güldürdü. Çocuklar gibi oyunlarına katıldım. Sonra, onların haksız ölümlerine şahit oldum. Çocuklar gibi haksızlığa uğrayan birçok insanın acısını gördüm. Sonra, büyük görünen insanlar gördüm. Hiçbir şey yapmadılar, yapamadılar. Anladım ve gördüm ki büyük görünen insanlar, zayıf insanların zayıflıklarından beslenmekteydiler. Sonra ahlâk anlatan insanları gördüm. Hiç âdil olmadılar. 
Güç istenci, daima mağduriyet doğurmaktadır. Geleneksel ahlakın evrensel ahlaka dönüşümü için güç putunun kırılması gerekir. Gücünü dönüştüren insan, kendini gerçekleştiren aşkın insandır. Ama-sız, fakat-sız yaşar. 
Sonra kendime döndüm ve dedim ki: “Sen anlam arayan koca bir hiçsin. Senin küçüklüğündedir büyüklüğün. Senin yokluğundadır varlığın, azlığındadır çokluğun…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b91f92e-b3e7-4499-9b63-c1da66f5abe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Badem Yağlı Çif Cilalı</image:title>
            <image:caption>Badem Yağlı Çif Cilalı, gözyaşına ter karışan insanların hikâyesidir. Kalbi kırık çocukların, uyanık memurların, dayısı vali olanlara ders veren bürokratik kumpasların, hasılı Anadolu’da yaşananların hikâyesidir. 
Bahane aramadan Anadolu insanında açılan yaralara sürülen merhem hikâyeler… İnsanları ateşlere atan sistemin duyarsızlığı karşısında kalbinden geçenleri kâğıda akıtan damlalar, organik hikâyeler… 
Hayat mı kurgu, kurgu mu hayat? Başından geçenleri “Dur, bir hikâye anlatayım.” aşkıyla kaleme alan yazar, tırmandığı dağlarda kaybolmadan bilinen patikalardan şehre indiriyor okuyucularını.  Yokuş aşağı hızlanan yürüyüşlere fren olmak muradında bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d036567-4197-4813-834f-98d0d0111796.jpg</image:loc>
            <image:title>Fiyakalı Hayat</image:title>
            <image:caption>Ey güzel gülüşlerle güzel günlere hamile dua bahçesi! 
Bahçıvanın suladığı gözlerinden göğümüze taze gül demeti, biraz yeşilli biraz mavili yasemin saksılarında yeniden diplerinden filiz veren umut, umudum! 
Gidelim ab-ı hayatım. Atlar ve uzaklar bize hayran iken biz, şehre ve çiçeklerin mutfağındaki o ziyafete gidelim. Çay olsun. Tatsız tuzsuz olsa da hayat; bizimki yaşamak, biraz zeytin, bir tutam kaçamak dünya, tam bir fiyaka!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf4c271-e209-48c9-9e61-31cbcc2e905e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Döneminde Stratejik Yönetim-3</image:title>
            <image:caption>Muhammed Yunus; 1976 yılında deneysel bir çalışma yapmak üzere bir sokağa çıktığında, o bambu sandalyesi yapan kadının aslında bir tefecilik batağının içerisinde debelendiğini görüyor ve cebindeki 27 dolarla 42 kişiye kredi veriyor. Bugün mikrokredi uygulamasından yaklaşık 500 milyon insan istifade ediyor. (Prof. Dr. Aziz Akgül-Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Kurucusu) 
***** 
Yapay zekâ ve makine öğrenmesi dediğimiz o noktaya gelene kadar birçok aşamada farklı yöntemleri, metotları ve teknolojileri bir araya getirmek gerekiyor. Teknolojiler, bizim için itici güç. Bunu hangi amaçla ve nasıl kullanacağımızı da süreçler ve insanlar belirliyor aslında. Yani üçlü sac ayağı çok çok önemli. (Derya İren-Siemens Senior Associate) 
***** 
2018’de Türkiye’de ilk defa bir hastane olarak yapay zekâ destekli ilaç tasarımı yaptık. Verileri girdikten sonra size o kişi için her seansta ne kadar doz vereceğinizi söylüyor. (Meri İstiroti-Liv Hastanesi Grup Koordinatörü) 
***** 
Türkiye&apos;de 30 milyon kadının yalnızca 10 milyonu iş gücünde yer alıyor. Kalan 8 buçuk milyonu iş gücüne dahil edebilirsek 250 milyon dolar kazanç elde etmiş olacağız. İşte nüfusumuzun neredeyse yarısını etkin bir şekilde kullanamıyoruz. (Fatma Aydoğdu-Tezmaksan Makine San.ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi) 
***** 
Moda olsun, gıda olsun her ne yapıyorsak yerel alıma döndük. Globalleşme asla bitmeyecek fakat farklı bir globalleşmeye doğru gidiyoruz, kuvvetli yerel markalar oluşuyor. Sosyal medya ve dijitalin de gücüyle yerel markalar, bu defa globale gidecekler. (Zeynep Selgur-Benetton Genel Müdürü) 
*** 
Yaşayabilmek ve iş yapabilmek için tüm ilişkilerimizde saygı, zorunlu bir şey. Sevgi, saygı, hoşgörü, anlayış, anlatabilme, anlayabilme… Aynı şekilde dinlemeyi de bilmemiz lazım. Sanırım en az bilinen şey bu. (Berna Sağlam Naipoğlu- Bernaylafem İletişim ve Marka Yönetimi Ajans Başkanı/Akademisyen)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e5ccbfa-64f4-4538-8862-3699b660b8ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz</image:title>
            <image:caption>Altı üstü uzun, ölü bir yaz ikindisiydi 
Ama ben sakınmadım, yaşadım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8379b3-dfc3-49bd-bc68-f27d16b67b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçların Gizli Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Ağaçlar sosyal varlıklar mı? Ağaçlar nasıl yaşarlar? Acı hissederler mi ya da çevrelerini farkındalar mı? 
 
Peter Wohlleben, Ağaçların Gizli Yaşamı’nda bilimsel araştırmalara dayanarak, ağaçların aileler gibi çocuklarıyla yaşadıklarını, onlarla haberleştiklerini, hasta olanlarla besin kaynaklarını paylaşarak onları desteklediklerini ve hatta yaklaşan tehlikeler konusunda onları uyardıklarını anlatıyor. Wohlleben aynı zamanda gözlemlediği müthiş yaşam döngülerinden bahsederek ağaçlara ve ormanlara duyduğu derin sevgiyi dile getiriyor. 
 
Ağaçların Gizli Yaşamı çığır açıyor… Wohlleben ağaçları dinlemiş ve dillerini çözmüş. Şimdi onlar adına konuşuyor.                     
Thomas Pakenham, New York Review of Books 
 
Bir ilan-ı aşk, ağaçlar hakkında olgular ve doğaya müthiş bir hayranlıkla dolu, ilgi çekici bir el kitabı.   
Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc14dd5-f1e8-4406-823b-8bbab0405ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkese Köfte ve Makarna</image:title>
            <image:caption>Matematik hiç bu kadar lezzetli olmamıştı! 
Bay ve Bayan Rahat, uzun zamandır görmedikleri akrabalarını bir araya getirme kararı alır ve büyük bir aile buluşması düzenler. Ancak misafirler geldikçe işler biraz karışır! Masalar nasıl düzenlenmeli? Herkese oturacak yer kalacak mı? 
İşte burada matematik devreye giriyor! 
Çocuklar, çevre ve alan konularını eğlenceli bir şekilde keşfederken, lezzetli köfte ve makarnaların tadını çıkaracak, matematiğin lezzetine doyamayacaklar. 
 
Diğer Bilgiler: 
D&amp;R Kırılımı: KİTAP/ÇOCUK/OKUL ÇAĞI/6-8YAŞ İLKOKUMAKİTAP</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3803436c-fe40-4cba-9f69-51cc462453d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Adında Bir Çocuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Neden benim adımı Kitap koydun?&quot; diye sordu Kitap. “Çünkü hayatın bir hikâye,” dedi annesi. “Ve kendi maceranı istediğin gibi yazabilirsin.” Hikâyeler bazen bize bir şeyler öğretir bazen ilham verir hatta bazen bizi iyileştirir. Ve herkes kendi hikâyesini istediği gibi yazar. İster macera dolu ister komik ister hüzünlü ister şaşırtıcı... Peki ya senin hikâyen nasıl olacak? 
 
Hem kitapların dünyasını daha yakından tanıyacak hem de hikâyeler aracılığıyla hayatın nasıl daha iyi anlaşıldığını fark edeceksiniz. 
 
Diğer Bilgiler: 
KİTAP/ÇOCUK/OKUL ÖNCESİ/3-6YAŞ RESİMLİ KİTAP</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03861445-d247-4871-90a9-74f6795cb63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune Grafik Roman: 2.Cilt - Muad&apos;Dib</image:title>
            <image:caption>FRANK HERBERT’IN BILIMKURGU ROMANI DUNE’UN KUSURSUZ GRAFİK ROMAN UYARLAMASI: DUNE – 2. KISIM: MUAD’DİB 
 
Feodal bir uzak gelecekte geçen Dune genç Paul Atreides’in hikâyesini anlatır. Paul ve annesi Leydi Jessica, Arrakis’in çöllerinde mahsur kalmışlardır. Hain Doktor Yueh tarafından ihanete uğrayan ve en büyük düşmanları Harkonnenler tarafından hanedanlıkları yok edilen Paul ve Jessica, gizemli Fremenleri bulmak zorundadır. Gezegenin çok sıkı korunan sırlarını çözmeye devam ederken, her ikisi de kaderlerini ve hayatlarını sonsuza dek değiştirecek seçimlerle karşı karşıya kalacaklardır. 
 
Brian Herbert ve Kevin J. Anderson’ın orijinal esere birebir sadık kalan üç ciltlik adaptasyonunun ikinci cildini de Raúl Allén ve Patricia Martín şahane çizimleriyle görsele aktarıyor. 
 
“Bu çizgi roman, Dune destanını okumak ve romanın ayrıntılarına dalmak için harika bir yol. Anlaşılır ve özenli çizimler anlatıyı takip etmeyi kolaylaştırıyor ve hikâyeye grafik romanların sunduğu en şık meziyetleri katıyor.” —Alex Ross</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130ca377-fc9f-4965-890e-59e4975a25ae.jpg</image:loc>
            <image:title>İkna Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kalp ruhun efendisidir. 
 
 Guiguzi felsefe akımının kurucusu olarak kabul edilir. 
Bu akımın ilk yazılı eseri olan İkna Sanatı Çin tarihinin ilk retorik eseridir. Eser aynı zamanda strateji, insan ilişkileri, psikoloji, ikna etme, müzakere ve diplomasi alanında da Çin’in en eski ve önemli eserlerinden biri sayılır. Hayat aslında ikna olmak ve ikna etmekten ibarettir. İnsan hayatta, düşünce yetisi var olduğu sürece, harekete ancak ikna olursa geçecektir ve en doğal ihtiyaçların temininde bile çözüm olabilecek şeylerin çözüm olduğuna gerçekten inanırsa ancak onlardan yararlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9585c80a-598a-49d4-b8a9-ddfe70555b0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Katalonya ‘ya Selam</image:title>
            <image:caption>Duygular, görüntüler, gülümsemeler, yazıyla aktarılamayan manzaralar, kokular ve seslerle insanlar hâlâ devrime inanıyordu. 
 
Katalonya’ya Selam, George Orwell’in milis olarak katıldığı İspanya İç Savaşı’ndaki deneyimlerini konu almaktadır. Yazarın tanıklığına dayanan bu eser, faşizme karşı yürütülen savaşa ışık tutar. Orwell, İspanya’da baş gösteren toplumsal devrimi, cumhuriyetçiler cephesinde komünistler ile anarşistler arasındaki çatışmaları önyargılardan uzak bir bakış açısıyla yansıtmaktadır. Katalonya’ya Selam yirminci yüzyılın seyrini değiştirmiş bir eserdir ancak yayımlandığı dönemde çarpıcı içeriği nedeniyle uzunca bir süre gereken ilgiyi görememiştir. Yazarın en ünlü eserlerinden olan 1984 ve Hayvan Çiftliği’nin olgusal arka planını merak eden okurlar için Katalonya’ya Selam okunması gereken eşsiz bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c575c9-929d-4505-8742-9dcdd2f1ae0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rudin</image:title>
            <image:caption>Her gün içinde binbir pislik bulduğum 
kalbimin sesini dinlerim ben. 
Turgenyev’in sosyal romanlarının ilki olarak kabul edilen Rudin’de, eğitimli, aydın, bilgili, hitabet sanatında usta ama arzularını gerçekleştirmekte çaresiz kalıp mutluluğu bulamamış ve sevgiye yeteri kadar önem vermeyen Rudin karakterinin arzuları ve trajedileri konu alınmıştır. Rudin; asi romantik Hamlet ve hayalperest gezgin Don Kişot karakterlerinin adeta bir birleşimi olarak tipik Rus karakterini anlamak için son derece önemlidir. Rus edebiyatının önemli isimlerinden, özellikle Babalar ve Oğullar, İlk Aşk ve Avcının Notları eserleriyle ünlü yazarın, bir yandan ahlaki ideal arayışını vurgularken diğer yandan ona ulaşmak için insanlarda bulunan yetersizliklerin de dokunaklı bir portresini çizdiği bu eseri değerli okurlarımız için yayıma hazırladık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc09baa5-d36b-482a-bd1d-a96d3a6b4e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Çalışalım ki?</image:title>
            <image:caption>Neden Çalışalım ki?: Boş Zaman Toplumuna Dair Savlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70736087-df0b-4035-ae5e-88575d0d8dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gözlü Çocuk Mustafa Kemal</image:title>
            <image:caption>Sevgili Çocuklar, önderimiz büyük Atatürk de bir zamanlar sizin gibi çocuktu. O, zor bir zamanın çocuğuydu ama zorluklar karşısında asla eğilmedi, hep mücadele etti. 
Sizi bugünün çocuğu Mustafa Can ile birlikte tarihte bir yolculuğa çıkaracak olan bu öyküde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğu ile buluşacak, onu daha yakından tanıyacak ve anlayacaksınız. 
İyi yolculuklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25489a60-59a6-4927-a923-1de878a33a7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ek Gıda Macerası Başlasın</image:title>
            <image:caption>Ek Gıda Macerası Başlasın, anne bebek eğitmeni Esra Ertuğrul tarafından bir rehber niteliğinde hazırlandı. Yıllardır edindiği tecrübeleri ve atölyelerine katılan binlerce danışanın ihtiyaçlarını bu kitaba aktaran Ertuğrul, kolayca uygulanabilen beslenme yöntemlerini ve bebeğin bu yeni macerasında oluşabilecek soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.   Anne sütünün besleyici sürecinin ardından ebeveynler için bambaşka bir macera başlıyor.   Bebeklerde ek gıdaya geçiş süreci nedir ve nasıl olmalı? Neden ve ne zaman ek gıdaya geçilmeli? Bebeklerin hazır olduğunu nasıl anlarız? Ek gıdaları hangi sırayla tanıtmalıyız? BLW- Bebeğin Kendi Kendine Yeme Yöntemi nedir? Bebeğimizin yeni tatlarla tanışmasını nasıl sağlarız? Bu ve benzeri soruların yanıtlarını bulacağınız Ek Gıda Macerası Başlasın kitabı bebeğinizle kuracağınız iletişimi kolaylaştıracağı gibi size günlük olarak hazırlayacağınız öğünlerle ilgili de bir yol haritası sunuyor. 
Büyüme yolculuğunun önemli dönemeçlerinden biri olan ek gıdaya geçiş sürecinde güvenle ilerlemek, bebeğinizin ihtiyaçlarını anlamak ve yeni besinleri keşfederken keyif almasını sağlamak için Ek Gıda Macerası Başlasın’ı güvenle referans alabilirsiniz. Pratik öneriler, beslenme ipuçları ve sağlıklı tariflerle zenginleştirilen bu rehber kitap sizin yol haritanız olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/450059a6-60d7-4b16-9a20-9e5dbfc944aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Frann’s Riddle</image:title>
            <image:caption>Which ingredients do you need to make a cake? 
Is some flour, sugar, and such enough for you to bake? 
Frann and Floy try to answer this question in this tale. 
Let’s turn the pages to solve Frann’s riddle without fail.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89afc430-7550-4f59-8b88-46b964cd055c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Pırpırlar Dizisi (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Sevgi dolu karakterlerin bir araya geldiği bu masal dizisi, çocukların hayal güçlerini ve değerlerini geliştirmelerine yardımcı olurken, doğaya duydukları sevgiyi de pekiştiriyor. 
Sıcacık anlatımı ve renkli resimleriyle çocukların gönlünde özel bir yer edinecek Neşeli Pırpırlar Dizisi, ailelerin ve eğitimcilerin de keyifle okuyacakları bir masal dizisi. 
Macera dolu sayfalarında, çocuklarınızla büyüleyici bir dünyaya yolculuk yapmaya davetlisiniz! 
UĞUR BÖCEĞİNİN OYUNU 
ŞAKACI AĞUSTOS BÖCEĞİ 
PERVANE BÖCEĞİNİN RÜZGÂRI 
MAVİ ÇİÇEKLER EVİ 
NEŞELİ BAYRAM ŞENLİĞİ 
KANARYA KUŞUNUN ŞARKISI 
ÇİÇEK TARLASINDA MACERA 
DANS EDEN PAPATYA 
ARI VIZVIZ&apos;IN BALI 
HAYDİ ÜÇ GÜZEL KELEBEK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8253d9bc-08ea-43b0-9acd-c9f5477d5dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Hayvanlar Serisi (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Doğanın derinliklerinde, hayvanlar arasında yaşanan maceralarla dolu bir dünya... 
Her kitapta, farklı bir hayvanın gözünden olaylar anlatılıyor. Arı Bibi ile yardımlaşmayı, Gri Civciv İnci ile farklılıkları, Yengeç Tori ile doğa sevgisi gibi birçok değeri öğrenecek ve onların dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkacaksınız. Bu değerler, hayvanların yaşamlarında nasıl önemli bir rol oynadığını gösterirken, sizlere de anlamlı dersler verecek. Unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya hazır olun... 
İKLİM BİLİMCİ AYI BONO 
DOĞA SEVER PAPAĞAN PIRPIL 
ÇEVRECİ YENGEÇ TORİ 
CESUR RAKUN RAKİ 
GRİ CİVCİV İNCİ 
SABIRSIZ KAPLAN KAPİ 
AFACAN SİNCAP SANİ 
YARDIMSEVER ARI BİBİ 
TEMBEL ASLAN LENO 
KORKAK TAVŞAN TATİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70a4fc36-f00c-4067-9391-7ea69eaab2ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri</image:title>
            <image:caption>Bu fotoğrafa bakarken dili yitirdiğimi hissettim. Onu bütünüyle özgür, tüm bedeniyle geleceğe doğru yol alırken görmek, aklıma babamla paylaştığı yılları, maruz kaldığı aşağılamaları, yoksulluğu, yirmi beşle kırk beş yaşları arasında, başka kadınlar hayatı, özgürlüğü, yolculuğu, kendini tanımayı tecrübe ederken, eril şiddet ve sefalet tarafından yaşamından koparılmış, neredeyse yok edilmiş yirmi yılı getirdi. 
 
Bu fotoğrafı görmek bu yok edilmiş yirmi yılın doğal bir şey olmadığını, ondan bağımsız dış güçlerin –toplum, erillik, babam– eylemlerinin bir neticesi olduğunu hatırlamamı sağladı, demek ki her şey başka türlü olabilirdi. 
 
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri’nde annesini anlatıyor bu kez Édouard Louis. Kırk beş yaşına vardığında isyan bayrağını çeken, arzuladığı gibi yaşamayı seçerek yavaş yavaş özgürleşen, sonunda kendini keşfeden bir kadının hikâyesini kendi gözünden aktarıyor. Çocukken farklı bir anneye sahip olma arzusuyla bugün onu her şeye rağmen özgür ve mutlu bir kadın olarak görme deneyimi arasındaki anlatısında hayatlarımızı yöneten zalim sistemleri ve onlardan kaçış olasılığını da ele almaktan kaçınmıyor – yine çekincesizce, yine güçlü bir şekilde. 
 
“Édouard Louis kendi kuşağının en önemli edebî seslerinden biri.” 
 The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f21f569d-6359-4589-94b9-6216b936efc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Labofem: Bitkilerle İyi Geçinme Rehberi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bitkilere ilgi duyuyor ama nereden başlayacağınızı bilemiyor musunuz? “Kaktüsü bile 
öldürürüm ben!” diyenlerden misiniz? Yoksa onlarca saksının arasında kaybolmuş, hangisine hangi toprağı, besini vereceğinizi şaşırmış halde misiniz? 
 
Hangi durumda olursanız olun, Fem Güçlütürk ve Labofem: Bitkilerle İyi Geçinme Rehberi yardımınıza koşacak! 
 
“Ne zaman ki hayatımıza yeni ithal bitkiler, boy boy kaktüsler, saksılar ve sosyal medyada içinde #jungle etiketi geçen gönderiler, baktıkça ağzımızın suyunun aktığı bitki dolu evlerden dekorasyon fikirleri girdi, işte o zaman durum ciddiye bindi! Sukulentler, tropikal, subtropikal bitkiler, akıllı saksılar, askılı saksılar, süpermarketlerin kasa yanında karşımıza çıkan renkli poşetler içinde çeşit çeşit torflar, topraklar, hangisini ne zaman ve niye kullanacağımız endişesiyle seçmeye çalıştığımız besinler derken kafalar iyice karıştı. Herkes kendine göre bir toprak karışımı önerdi. Birçoğu hezimetle sonuçlandı. 
 
Bu kitapta ‘Bitkilerinizle konuşun, çakranızı temizleyin, doğayla bütünleşin,’ gibi muğlak kişisel gelişim ifadeleri yerine, aldığım aile ve okul eğitimi gereği bünyeme işlemiş daha nokta atışı, daha teknik tavsiyeler, kişisel merakımla araştırmalarımın ve yıllara dayalı tecrübelerimle harmanlanmış bitki bakımının ipuçlarını bulacaksınız.” 
 
                                                                                                    Fem Güçlütürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/862e8a15-2dd7-4a41-aff4-dfb7c4fda5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yevgeni Onegin</image:title>
            <image:caption>Yevgeni Onegin, Aleksandr Puşkin&apos;in 1823’te başlayıp 1831’de tamamladığı ve kendisinin de çok sevdiği manzum romanıdır. 
 
Puşkin, masumiyet, aşk ve dostluğun trajik hikâyesini anlattığı romanında okuyucuyu genç Petersburg’lu Onegin’in hayat ve aşkla olan ilişkisine sürükler. Bunu yaparken de okura birçok konuda edebî ve felsefi saptamalar sunar. 
 
Yevgeni Onegin, döneminin aristokratik yaşam tarzını ele alışı, günlük yaşama dair nüvelerle sunduğu konuların genişliği, kompozisyonu, karakterlerinin derinliklerinde ve yaşantılarının zengin betimlemelerinde yatanlar göz önünde bulundurulduğunda Rus yaşamının gerçek bir yansımasıdır. 
 
Okuru içine hapsederek tüm akıcılığıyla ilerleyen bu manzum roman, Puşkin’in temel eserlerinden ve 19. yüzyılın en önemli Rus romanlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d536f216-9db9-4441-b8da-f9fc97f1b8c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Tepesindeki Bir Milyon İstiridye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fosillerin gizemi ve jeolojinin büyüsüne dair coşku dolu bir kitap! 
 
Yaklaşın ve şu taşlara bir bakın! Bunlar hiç de göründüğü gibi sıradan taşlar değil. Bunlar fosilleşmiş yüzlerce, binlerce, milyonlarca deniz canlısı.  
 
Peki nasıl oldu da bir milyon istiridye kendini bir dağın tepesinde buldu dersiniz? 
 
Aylaklar Kumsalı’nın sevilen yazarı, jeolog Alex Nogués’in kaleme aldığı bu merak uyandıran yolculuk, okurlara denizlerin, yeryüzü katmanlarının ve tektonik levhaların hareketleri konusunda rehberlik ediyor. 
 
Jeolojiye ilgi çekici bir giriş niteliği taşıyan Dağın Tepesindeki Bir Milyon İstiridye, okurları soru sormaya, eleştirel düşünmeye ve yeryüzüne dair daha çok şey öğrenmeye teşvik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7cb7ee4-5c66-4806-8c68-1481c753e6a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Fabrikası ve Seçme Yazılar</image:title>
            <image:caption>“İnsanın içine yerleşen ve orada ölen hisler vardır. İnsanın zayıflığının bir emaresidir bu. Sebebi itibarıyla küçük ama insanda yanıp, tükenip, dağılıp, kendine bir yer edinemeyip de hayatın ateşiyle savrulup giden, görünmez olduklarından insanın içinde nasıl barındıkları kestirilemeyen hisler vardır. 
Şöyle olur: İnsan çalışır, başka da bir şey yapmaz. Yüzlerce insan geçip gitti, onlarla birlikte çalışan insan görüntüsünün yarattığı izlenim de içlerinde parlayıp söndü. Sonra bir kişi daha gelip geçerken bu olağan durumda başka bir şey gördü. Gördükleri içinde sönmeyen, o küçücük şey koskocaman oldu, ona ıstırap verip dışarıya çıkmak için kıvrandırıp durdu. İşte o kişi hislerini kâğıda döktü, böylelikle rahatladı.” 
 
Andrey Platonov&apos;un yetkin kalemi yalnızca kurmaca eserlerde değil, denemeleri ve eleştiri yazılarında da hayat buluyor. Edebiyat Fabrikası’nda Platonov&apos;un bu kurmacadışı metinleri, edebiyatın ve sanatın toplumsal dönüşümlerle nasıl etkilendiğini, yazarların bu değişimlere nasıl yanıt verdiğini ve edebiyatın insanların ve dönemin ruhunu nasıl şekillendirdiğini tartışıyor. Bu kitap, yazarın felsefi, siyasi ve edebi görüşlerini, toplumsal meselelere bakış açısını ve sanat anlayışını keşfetmek isteyen okurlara tatminkâr bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca8d358d-b6a7-4be9-80c7-90f3df7c5edd.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Benlik (Bilgisayarlar ve İnsan Ruhu)</image:title>
            <image:caption>Bilgisayara, salt bir &quot;araç&quot; olarak değil, sosyal ve psikolojik hayatımızın bir parçası olarak bakan Turkle, bilgisayarın kendimizi ve dünyayla ilişkimiz hakkındaki farkındalığımızı nasıl etkilediğini keşfetmek için bilgisayar oyunlarını ve bilgisayar arayüzlerini nasıl kullandığımızı inceliyor. 
Bir klasik hâline gelen bu eser, yazarın yeniden gözden geçirdiği bu yeni baskısıyla, hayatlarımızın artık birer parçası olan bilgisayarların ve aplikasyonların ruh hâllerimizi nasıl şekillendirdiğini, âdeta nasıl bir “ikinci benlik” ürettiğini çarpıcı bir biçimde inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ffea83a-378e-4a5d-b53a-76fa9e4eab8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Model İnsanı Arıyor</image:title>
            <image:caption>İnsan; akıl ve idrakiyle ilmin, özü ile evrensel birlik ve bütünlükte Yaradan’ın temsilcisidir. Tüm hakikat tüm gerçekliğiyle insandadır. İnsan kimdir, hakikati nedir gibi sorular ve cevaplarıyla tarifi ne kadar karmaşık gelse de hakikatinde insan nettir. Çünkü o, özdür. Yaradan’ın özüdür ki Yaratıcı ona isim verdi ve kendine yakın kıldı. Ona kendi özünden öz bıraktı ve kendisinin de orada olduğunu hissetmesini istedi. Öz içinde, mikrodan makroya bir yol verdi ve olgunlaşarak ışığa kavuşmasını istedi. Mikro kendi bütünlüğünde makroya ulaştı ve aydınlığa çıktı, tamamlandı tam oldu, kutsal insan doğdu. İnsanın mükemmel yaratılışı ancak bu şekilde ifade edilebilirdi. Çünkü her bir insan saf yaratılış haliyle model insandır. Dünya ise Yaradan’ın kendisine verdiği değeri hak eden ve yeryüzündeki temsil yetkisini layıkıyla gerçekleştiren bu insanı arıyor, sen O musun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cae47fc-b590-4276-8288-e06d9f9bbbb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney DuckTales Gizemleri Çözmek ve Tarihi Baştan Yazmak!</image:title>
            <image:caption>Milyonlar şunu soruyor: 
 
Neden otobiyografi mi yazıyorum? 
Hem ben macera unumu eleyip eleği duvara asmadım mı? Macera azıcık ara verdiğim doğru. Bu otobiyografi atıldığım yeni maceraların bir kaydı, yeni nesle nasıl Varyemez tarzı macera yaşanacağını gösteren bir rehber niteliğinde. 
 
Maceraya gerçekten nasıl atılacağını öğrenmek istiyorsanız, MAVİ yazılara odaklanın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c777cfcd-81d0-452e-9232-b34c5899aa03.jpg</image:loc>
            <image:title>Bibbidi Bobbidi Akademisi Ophelia ve Peri Gezisi</image:title>
            <image:caption>Bibbidi Bobbidi Akademisi Ophelia ve Peri Gezisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a757a6c-7974-4810-80e3-16afc8495813.jpg</image:loc>
            <image:title>Bibbidi Bobbidi Akademisi Rory ve Sihirli Karışıklar</image:title>
            <image:caption>Bibbidi Bobbidi Akademisi Rory ve Sihirli Karışıklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c5a8f8-ac0f-4f44-b29f-ff27762b99bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Minecraft Macerası 1 – Yeni Bir Savaşçı</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada kahramanı Minus ile tanış! 
 
YENİ BİR BAŞLANGIÇ -1 
 
Minus sıradan bir köylü değil: Bir kere bırakın ticaret yapmayı havuç yetiştirmekle bile pek ilgilenmiyor. Onun asıl istediği şey bir savaşçı olmak! Bir gün, maceraya atılmak için tüm cesaretini topladı. İnsan olmayı hayal eden bir zombi olan Blörp ile tanıştı. Birlikte olağanüstü maceralara atılacaklar… yani neredeyse olağanüstü… 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f63d9967-ab9c-4c49-be4e-3371e1c43b29.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Mİnecraft Macerası -2- Nether’da Bir Gezinti</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada  kahramanız Minus ile  tekrar birlikteyiz! 
 
NETHER&apos;DA BİR GEZİNTİ -2 
 
Minus ve Blörp. Sivridiş&apos;i arıyor ama hava kararmak üzere. Geceyi Blörp&apos;ün evinde geçirmekten başka çareleri yok. 
 
Zombilerle dolu bir mağarada gecelemekte ne var, değil mi?! 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ced4c3-a050-4cc0-9496-d4b562786bf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Mİnecraft Macerası-3 – Çöl Macerası</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada kahramanımız Minus ile tekrar birlikteyiz! 
 
ÇÖL MACERASI -3 
 
Köylü Minus, zombi Blörb ve savaşçı Margo korkunç Ender Ejderhası ile savaşmak için geçidi aramaya koyuldular! 
Haşin, savaşçı. Alberic şaşkına dönmüş durumda! Margo’nun bir zombi ile işbirliği yapmasına kesinlikle anlam veremiyor. Genç çırağı Bagel ile birlikte kahramanlarımıza engel olmaya kararlı. Bakalım başarabilecekler mi? 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba77cb36-c630-43e9-80ff-711da0375095.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Unofficial Mİnecraft Macerası- 4 – Son’a Hoş Geldin</image:title>
            <image:caption>Bu özgün macerada kahramanız Minus ile tekrar birlikteyiz! 
 
SON&apos;A HOŞGELDİN -4 
 
Köylü Minus, zombi Blörp ve savaşçı Margo  yanlarında Alberic ve Bagel ile birlikte korkunç Ender Ejderhası&apos;yla karşılaşmak üzere Son&apos;a gidiyor! 
 
Ekibimiz bu zorlu görevi başarıyla tamamlayıp Ender Ejderhası&apos;nın düşürdüğü nesneye sahip olabilecek mi? 
 
RESMİ OLMAYAN  BİR MİNECRAFT MACERASI !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34454212-7fed-49e8-9a58-d2332a711e46.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Bibbidi Bobbidi Akademisi 2 - Mai ve Zor Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Bibbidi Bobbididi Balosu için hazır olun!
 
Sihirli değneğiyle ışıltı kazanmak isteyen Mai Sihirlifısıltı, bütün sihirleri tek seferde yapmak için Bibbidi Bobbidi Balosu’na hazırlanıyor. Ama dönüşüm planı yolunda gitmiyor ve sınıf arkadaşı Tatia Işıltı’yı bir tekboynuzuna çeviriyor. Mai ile Tatia sihiri tersine çevirmek için beraber çalışmak zorundalar. Bu sorunu zamanında çözemezlerse, Tatia sonsuza dek bir tek boynuz olarak kalabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72045c03-bc9b-4252-9a8d-fdf5f993ec6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Paytak Eşek</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, komediyi duyarlılıkla bir araya getiren bu kitaba bayılacaklar! Şarkısı
internet fenomeni olan ve hikâyesi dünya çapında 500 bin çocukla buluşan
Paytak Eşek, ilk kez Türkçe olarak okurlarıyla buluşuyor.
Enerjik, deli dolu, göz kırpan, paytak paytak yürüyen Paytan Eşek ile tanışmaya
hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4987348-5ec5-4872-a5f1-6847e151c338.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnoş Eşek</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada çok satanlar listesine giren Paytak Eşek serisinin yeni kitabı Minnoş Eşek ile tanışmaya hazır mısınız? Çocuklar, serinin ilk kitabında tanışıp çok sevdikleri Paytak Eşek’in yavrusu Pembiş ile farklı olmanın ne kadar havalı olduğunu keşfedecekler. 
 
Minnoş Eşek’in bir yavrusu oldu. 
Küçük bir kızdı bu. 
Paytak ve çok ponçikti! 
Güzeller güzeli gözleri vardı! 
Gürültülü müzik dinlemeyi severdi 
ve toynaklarını parlak pembeye boyardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985546a8-926c-44c7-bffb-c48cbdaac929.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Eşek</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada çok okunanlar listesine giren Paytak Eşek’in bu komik devam
kitabında, ailenin en yaşlı üyesi ile tanışıyoruz. Oğlu ve torunu gibi Tonton Eşek
de farklı olmanın ne kadar havalı olabileceğini anlatıyor.
Kırlarda yıllar yılı yaşayan yaşlı bir eşek vardı.
Takma dişleriyle komik mi komikti…
Aaa İii! derken dişleri hep ağzından fırlardı!
Ağacın gölgesinde çayını hüpletir,
çaya batırdığı her bisküviyle neşelenirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77e748b9-71ac-44a0-a7e4-6d5dc396e9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Üzerine</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın büyük kısmı iki gruba ayrılır: Hakikatin gerisinde kalan sığ düşünürler ve hakikatin ötesine geçen soyut düşünürler. İkinci grup, açık ara en nadir olandır. Ayrıca bu grubun büyük farkla en yararlı ve değerli olan grup olduğunu da ekleyebilirim. Bu gruba dahil olanlar en azından ipucu verirler ve belki de peşinden gitmek için beceri gereken zorlukları ortaya atsalar da bu zorluklar daha adilane bir düşünce tarzına sahip kişiler tarafından ele alındığında daha kaliteli şeyler ortaya çıkabilir. En kötü ihtimalle, söyledikleri alışılmadık şeylerdir. Söylediklerini anlamak biraz zahmetli olsa da insan yine de yeni bir şey duymanın zevkine varır. Bize her kahvehane sohbetinden öğrenebileceğimizden fazlasını söylemeyen yazara pek değer verilmez. 
Sığ düşünceli insanlar, sağlam anlayışa sahip olanları bile abartılı düşünürler, metafizikçiler ve ince eleyip sık dokuyanlar olarak karalamaya eğilimlidirler ve kendi sınırlı algılarının ötesinde olan herhangi bir şeyin doğru olduğunu asla kabul etmezler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb804d29-801f-4d9c-8c38-e844bc577331.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Beni Ararsan</image:title>
            <image:caption>“Savaşın altı yılını altı dakikaya düşürmemiz lazım. Matematikte buna beta indirgemesi denir: Bir fonksiyonun yerine bir başkasını koyarsın. Ben her gün yapıyorum bunu. Kayıplar yerine hayatı koyuyorum.” 
 
İkinci Dünya Savaşı’nda Paris’in işgalinden Londra sokaklarına, savaş sonrası Filistin’den günümüzün modern dünyasına uzanan Eğer Beni Ararsan’da Alba Arikha trajedinin bireyler üzerindeki etkisini ustalıkla işliyor. Paris’ten kaçıp geçmişine ket vurarak yeni bir hayat kurmaya çalışan Flora ile onlarca yıl sonra onun sıra dışı geçmişini keşfetmesi için gizemli bir paket alan Hannah’nın hikâyesi iç içe geçiyor. Eğer Beni Ararsan geçmişin kuytu gerçekleri ve bugünün dehşetleriyle yüzleşmek üstüne duygusal ve düşündürücü bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/435d5d09-42ec-489a-94de-a98d9d0c2776.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 162. Sayı Enflasyon Oyunu Bozdu</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Enflasyonla Gerçekten Mücadele Ediliyor mu? 
Mahfi Eğilmez 
Kamuoyu Yoklamaları ve Seçimler Üzerine 
Ersin Kalaycıoğlu 
Türkiye’de İktisat Düşüncesi Üzerine AI Historian’la Bir Sohbot 
Altuğ Yalçıntaş 
Dışa Açıklık Sürecinde Döviz Arzı, Faiz ve Enflasyon İlişkisinin Gelişimi: Enflasyonla Mücadelenin Yöntemi Ne Olmalı? 
Işın Çelebi, Ahmet Tuğşad Doğukan, Emrullah Vermez 
Ekonomik Kalkınma ve Biyoçeşitlilik Kaybı 
Yener Coşkun 
İsmail ile Selim (Bir Tarih Spekülasyonu) 
Ergun Türkcan 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Esra Nur Uğurlu 
Sozialökonomik “Tekrar” Ana Akım İktisat mıdır? 
Ercan Eren 
Çin İmparatorluğu’nun Çöküşü: Sonun Başlangıcı-Opium (Afyon) Savaşları- 
Bahri Yılmaz 
Osmanlı Devleti’nin Dış Politika ve Diplomasi Anlayışı 
Sema Aksoy 
Avrupa’da ve Türkiye’de Enerji Görünümü 
Mustafa Çağrı Peker, Sinan Sodan 
Tembellik (!) – Edebiyat – İktisat Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6367b0f2-489b-44b1-9553-32fb9e6dcb0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru</image:title>
            <image:caption>Bu Duru’nun değil, senin hikâyen… 
 
Bu kitapta anlatılan umut, şaşkınlık, hayal kırıklıkları, mücadele, tükenmişlik, özlem, çöküş, sevgi, fedakârlık, bağlılık, yalan, iki yüzlülük ve ebedi kayıp… 
Tüm bu duyguların ruhumuzda yarattığı depremi, kimimiz daha hafif, kimimiz ise daha yıkıcı yaşamıyor muyuz? O deprem, kimimizde çatlaklar yaratırken, kimimizde ise kolonları, kirişleri yıkmıyor mu? 
  Peki sende olan hangisi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/832fdb26-8f99-4548-8780-e6d94f87d963.jpg</image:loc>
            <image:title>Baybars ile Robi</image:title>
            <image:caption>Baybars, 
öğretmeninin hediye ettiği 
karne hediyesiyle ROBOT MÜZESİ ile tanışıyor. 
Peki, tanıştığı tek şey bu mu? 
Hayalini kurduğu robot, ya birden canlanıverirse… 
İşte, macera asıl şimdi başlıyor! 
 
“Baybars, hayal gücü yüksek, araştırmayı, sorgulamayı çok seven, okul arkadaşları ve ailesi ile yüksek sosyal beceriye sahip olan bir çocuktur. Hikâye, sorular sormayı ve yeni şeyler araştırmayı teşvik etmesi açısından oldukça önemlidir. Çocuklar Baybars’ın hayal dünyasına eşlik ederken hem eğlenecek hem de robot, kodlama, algoritma konularında birçok yeni bilgi öğrenip bu konularda araştırmalar yapmak isteyecek. Sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de oldukça akıcı, öğretici ve eğlenceli bir hikâye.” 
 
Gökçem Elif YOLCU 
Psikolojik Danışman- 
Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f893406-8197-4f1c-b7c5-66c641c66e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinek ve Harfler</image:title>
            <image:caption>Uzun süredir bilgisayar başından kalkmayan Mila’nın bir ziyaretçisi vardı: 
Bir SİNEK! 
Üstelik Mila’ya bir mesaj getirdi: “TAKİP ET!” 
Peki, sineği takip eden Mila’yı nasıl bir macera bekliyordu? 
Penceresinde bir ağaç motifi olan garip bir ev… 
Yüksek katlı binalar arasında kaybolmuş bir kütüphane… 
1950’lerden kalma bir aile hikâyesi… 
Mila’nın takip ettiği sadece sinek değildi! Aynı zamanda yetenekleriydi… 
 
“Mila, teknoloji ile çok zaman geçiren bir çocuktur. Hikâye, Mila’nın bir sinek ile tanışması üzerine yaşadığı ilginç deneyimleri sayesinde kendi iç dünyasını ve yeteneklerini keşfetmesi açısından 
çocuklar ve yetişkinler için yol göstericidir.” 
 
Tuğba BAŞ AKGÜL Psikolojik Danışman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f66321-ad37-45ef-84ad-28b4c19ab61d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğun Melodisi 2: Gölgenin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Tanrıların savaşını kazanan Karna, Valhalla’ya barış getirmiştir. Fakat bu barışın çok pahalı bir bedeli vardır. İlk bakışta her şey yolundaymış gibi gözükmesine rağmen, gölgelerden yükselen bir örgüt, Karna’nın barışını tehdit etmektedir. Kendisine Gölge diyen gizemli bir adam, himayesi altına aldığı başka insanlar ile tanrıların rejimine karşı koymaya çalışır. Gölge’nin çıktığı bu uzun ve zorlu yolculuğun sonunda özgürlük olmasına rağmen uyguladığı metotlar herkes tarafından hoş görülmez. 
Geçmiş ve geleceğin birbirine bağlandığı bu kitapta Valhalla’nın sırları ortaya çıkacak, tanrılar korkuyu tadacak ve gölgenin gizemi çözülecek. 
 
Sonsuzluğun melodisi çalmaya devam ediyor... 
  “Sizler ve kaybettiğim kardeşlerim olmadan buralara gelemezdim. Biz bir aileyiz ve kimse bu aileyi yok edemez. Bizler ölsek bile düşüncelerimiz ve ideallerimiz her zaman yaşamaya devam edecek! Davamız hiçbir zaman sonlanmayacak ve yerimize geçenler bizim işimizi kaldığımız yerden devam ettirecek. Şimdi kutluyoruz fakat hala yapacak çok şeyimiz var. Tanrıların devri artık sona erdi, şimdi insanların zamanı!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c342cd-76e5-4b17-a1dc-03b05f518837.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kırıklıkları Tamir Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Bir sabah, 
kapının önünde bir not olabilir. 
Sahipleri tarafından sokağa terk edilen hayvan dostların, 
biz insanlara söyleyecekleri var. 
Sadece sevgi, huzur ve biraz da mama istiyorlar. Onları güçsüz de sanmayın. Bir teşkilatları bile var: 
HAYAL KIRIKLIKLARI TAMİR DÜKKÂNI! 
 
Çocuklara bir şey öğretmeye 
çabalamamıza pek gerek yok, 
onlara izleyebilecekleri bir model olsak 
yetiyor aslında. Hayvanları sev, çevreyi temiz tut, insanlara saygılı ol, demeden de bu davranışları benimsetebiliriz onlara: Kendimiz öyle davranarak. 
Bu tatlı öykü bunu nasıl yapacağımızın güzel bir örneği. Bir sokak kedisinin gözünden gördüğümüz dünyada, insanların sevgisini ve sevgisizliğini 
daha iyi anlıyoruz. Bu anlamda çocukların empati geliştirmesine, farklı perspektiflerden bakabilme 
ve düşünceler üretebilme becerilerine oldukça katkı sağlayacak bir kurgusu ve anlatımı var. Okuyan miniklerde (ve yetişkinlerde), derinlikli duygular 
ve düşünceler uyandırmasını dilerim. Bir öykünün yapabileceği en iyi etki budur.” 
Ferihan Batum Doğan Psikolojik Danışman-Psikoterapist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6ff003-7473-4b31-b2d9-7f439fa48353.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Sofrası</image:title>
            <image:caption>Gölün kenarında kahvaltı yapmak için 
ne kadar da güzel bir yaz sabahı… 
Yavru zürafa Zongi, tam da böyle düşünerek düştü yollara. 
Aaaaa! Ama yağmur mu başladı! 
Kış, ne kadar da çabuk geldi! 
Bunu duyunca gülümsedi ayı Yorgi! 
“Bu, sadece bir yaz yağmuru.” 
 
Simge Şahin Özer’in kaleminden, dünyaya tam da 
bir çocuk gözünden bakan kahramanları ile 
sıcacık bir hikâye… Dostluk, paylaşmak ve 
güzel anlar biriktirmek üzerine… 
 
“Paylaşmak, çikolata parçacıklı bir dondurma kadar güzeldi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c0d02a1-a0a9-4d9f-bd3a-714eef1549f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklentilerin Dengesi</image:title>
            <image:caption>Hayatımızda yaşadığımız sevinçler, üzüntüler, hayal kırıklıkları, travmalar, çaba sarf etmeler, kalışlar, devam etmeler veya gidişler... Hepsi aslında beklentilerimizin karşılanma durumlarına göre dış dünyamızda sergilediğimiz davranışlardır. 
 
Beklentilerimiz bazı durumlarda tam arzu ettiğimiz gibi sonuçlanır. Bazılarını hiç aklımızın ucundan geçirmeyiz. Bazılarının ise beklediğimiz yönün tersine çıkmasını ister, hayallere kapılır ve daha farklı beklentilere yollar açmaya çalışırız. 
 
İşte farkında olmasak da hayatımızın tamamında yer edinen bu beklentiler ve yönetimlerine dair oluşturulacak yöntemler, gerek kişisel hedeflerimize ulaşmamız, gerekse içerisinde bulunduğu ülkenin, bölgenin kaderine yön verecek derecede büyük projelerin üretildiği iş ortamlarının ve işleyişlerin verimli bir şekilde sürdürülmesinde büyük önem arz etmektedir. 
 
Dengelemeyi es geçerek, üzerine düşünmediğimiz, emek sarf etmediğimiz, kısaca boş vererek yok saydığımız beklentiler, her ne kadar kendi kendine bir halde idare edilir gibi düşünsek de hiç ummadığımız yerde, hiç tahmin etmeyeceğimiz şekilde karşılaşabileceğimiz en büyük problemlerden biri haline gelecektir. 
  İletişim halinde olduğunuz çevre tarafından sizden beklenenlerle, sizin kendinizden ve etrafınızdan beklediklerinizin uyuştuğu optimum sürdürülebilir ortamı, iş dünyası üzerinden anlatmaya çalışan Beklentilerin Dengesi, felsefi ve sosyolojik tespitleri, somut örnekleriyle sadece bir iş dünyası kitabı değil, aynı zamanda günlük hayata da ışık tutan, ufuk açıcı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/073d235b-3c93-4136-b856-3d5451cec4de.jpg</image:loc>
            <image:title>İzdüşüm</image:title>
            <image:caption>Yaşam çoğumuz için taşlı, dikenli bir yolculuğun adı. Özgür olamadık. Köhne hikâyelerin insanları olduk. Cesur olamadık. Başkalarının memnuniyeti, bizi hiçleştirdi. Cehaletin batağında kendimizi üstlerde gördük. Sorgulamadık, sadece biat ettik. Yaşamı yeterince ciddiye almadık. Hayatı sonsuz sandık ve yorulduk. Kendimiz olamadık. 
  Bu eser; yaşamın, yazarın ruhunda bıraktığı tortulardan bir kesittir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c475c8-794a-4fc9-80e8-cbae9202ec31.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Elma Ağacı</image:title>
            <image:caption>Ay Krallığı’nın prensi ALİ ile Güneş Krallığı’nın prensi BULUT, piknik yapıp oyunların tadını çıkartırken Yıldız Ülkesi’nden gelen yaşlı bir adamdan aldıkları haber ile çok üzüldüler. 
 
Yıldız Ülkesi’nde kıtlık başlamıştı 
ve bu ülkenin çocukları çok açtı. 
ALİ ve BULUT’un yiyeceklerini onlarla paylaşması yeterli miydi! 
Belki de daha iyi bir çözüme ihtiyaçları vardı. 
 
Hiç bitmeyen 
SİHİRLİ BİR ELMA gibi… 
  Ama bunun için de emek vermeleri gerekti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39247808-1393-4882-b387-05bac1a339dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Laika ile Rüya’nın Dostluğu</image:title>
            <image:caption>Köpekleri Laila ile mutlu bir şekilde yaşayan Beren ve annesinin, sürpriz bir misafiri vardı: 
KEDİCİK RÜYA! 
Onu dışarıda beslemeye karar verseler de havaların soğuması ile bu kimseyi mutlu etmemeye başladı. 
Kedicik Rüya’yı eve almak mümkün müydü? 
Peki, köpekleri LAIKA ile anlaşabilirler miydi? 
Belki de insanların hayvan dostlarımızdan öğrenecekleri çok şey vardı. 
Paylaşmak, dostluk ve koşulsuz sevgi gibi… 
 
Yazan bir anne ile resimleyen evladının, sevgiyle bir arada hazırladığı bu kitap, okurlarına hem sıcacık bir hikâye hem de resimlerini boyama imkânı sunuyor. 
Çünkü bu anne-kız, “bir arada üretmenin gücü”ne inanıyor! Öyle ise şimdi sıra çocuklarda! Haydi alın boyalarınızı ellerinize!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9617c0d-1b41-4ec2-a5be-0a40f7d7ed0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Baybars ile Robi</image:title>
            <image:caption>ALGORİTMA mı? 
O da neydi? 
Robi, aşçı önlüğünü takınca Baybars’a da şef olmak kaldı. 
Ve yumurta pişirmenin algoritması çözülürken, aslında bambaşka bir maceranın içinde bulmuşlardı kendilerini! 
 
“Baybars, hayal gücü yüksek; araştırmayı, sorgulamayı çok seven, okul arkadaşları ve ailesi ile yüksek sosyal beceriye sahip olan bir çocuktur. Hikâye, sorular sormayı ve yeni şeyler araştırmayı teşvik etmesi açısından oldukça önemlidir. Çocuklar Baybars’ın hayal dünyasına eşlik ederken hem eğlenecek hem de robot, kodlama, algoritma konularında birçok yeni bilgi öğrenip, bu konularda araştırmalar yapmak isteyecek. Sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de oldukça akıcı, öğretici ve eğlenceli bir hikâye.” 
 
Gökçem Elif YOLCU Psikolojik Danışman-Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/388938c7-4dcc-4ce3-8a2b-1dbc0e3a2623.jpg</image:loc>
            <image:title>Güntün ve Göknar Ağacı</image:title>
            <image:caption>Bazı büyüklerin paylaşamadığı bir gezegenin 
hayaller kurabilen, birlik olup aşılmaz sanılan 
duvarlarını yıkan çocukları… Yaramaz Yarasa’nın 
yaratıcı fikirleri… Gümüş Nehir ve altın balıkların 
dayanışmalarıyla çocuklara ve büyüklere paylaşmayı, 
yardımseverliği, eşitliği, güzel dilekler tutabilmeyi anlatan 
bir kitap. Dünyada barışa dair anlattıkları kadarıyla hayal kuracak çocuklar ve tüm büyüklerin güvende, birbirlerine saygı duyarak yaşamalarına dair hissettiklerini olumlu anlamda davranışlarına yansıtacaklar. Özgün, derin ve yüksek ritimli diyaloglarıyla çocukların ilgisini çekecek ve yaratıcı drama atölyelerinde eğlenceli olacak, sıcacık bir öykü kitabı.  Psikolog Ferda Barış 
 
Feyza Yalçın, çocukluğundan beri öğrenmeye 
hep çok meraklı. Müzeleri gezmeyi, yazmayı, 
dans etmeyi, sinemaya gitmeyi, seyahat etmeyi, kitap okumayı ve kedisi Luna ile 
saklambaç oynamayı çok seviyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d216d00-d91b-444f-a959-e5b5f46d97e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Amazon</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap Amazon’un bir rakip olduğunu düşünen herkes için başucu kitabıdır. Okuyun ve öğrenin.”        Clive Humby OBE, dunnhumby Kurucu Ortağı ve Tesco Clubcard’ın Baş Mimarı Amazon dünyanın en değerli şirketlerinden biri – değeri Walmart, Netflix, Target, Nike ve Costco’nun toplamından fazla. Başarısının sırrı nedir? Bu bilgiden e-ticaret sektöründeki diğer şirketler nasıl yararlanabilir? Perakende sektörü görülmemiş zorluklarla karşı karşıya. Sektörün tamamında ve tüm pazarlarda perakendeciler, hayatta kalabilmek için iş modellerini ve müşteriyle etkileşime girme stratejilerini değiştiriyor. Amazon, alışveriş alışkanlıklarımızın nasıl kökten değiştiği hakkında benzersiz bilgiler sunuyor. Baştan aşağı güncellenmiş bu baskıda Amazon’un koronavirüs pandemisine verdiği tepki, fiziki ve dijital perakendenin birbirine yakınlaşması, e-ticaret ekonomisi ve sürdürülebilirlik ve izlenen politikanın gelecekteki olası sonuçları inceleniyor. Sektörün ileri gelen perakende analizcileri tarafından yazılan Amazon, şirketin bir numaraya doğru görülmemiş yükselişinden çıkarılacak dersleri keşfetmek için paha biçilmez bir kaynak. “Eğer düşmanını tanı felsefesine inanıyorsanız Amazon, her çok kanallı perakendecinin mutlaka okuması gereken bir kitap.”  Tim Mason, CEO, Eagle Eye Solutions “Berg ve Knights, Amazon’un işletme stratejilerinin derinlerine dalıyor ve rakiplerin Amazon’la birlikte varolabilmesi için ne yapması gerektiğine dair bolca tavsiye veriyor.”  Sucharita Kodali, Forrester Research Başkan Yardımcısı ve Baş Analisti “Perakendeciler Amazon’dan gelen bu yeni tehdide nasıl tepki verecek? Sadece üç seçenekleri var: Rekabet et, teslim ol veya iş birliği yap.”   Ruth Harrison, Thoughtworks Sanayi Alan Adları Küresel Şefi, Selfridges Eski Genel Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb176fe2-05a2-4f58-8f0c-fc115e5baae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Baron Bagge</image:title>
            <image:caption>Alexander Lernet-Holenia, modern Avusturya edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Ölüm ve yaşam, gerçeklik ve fantezi arasındaki çizgide ustalıkla gezindiği, gerçekdışı deneyimlerin gerçekliğe müdahale ettiği yapıtlarında yarattığı büyülü “öbür dünya” atmosferi, ona edebiyatın “büyücüsü” olarak haklı bir ün kazandırmıştır. Jorge Luis Borges ve Stefan Zweig gibi yazarların da hayranlığını kazanan Lernet-Holenia, 1936 yılında yayımlanan Baron Bagge adlı novellasında, Birinci Dünya Savaşı’nda orduda süvari subayı olarak görev yapan Avusturyalı genç bir aristokratın akıl sır ermez deneyimini anlatır. Baron Bagge’nin de mensubu olduğu bölük, ruhsal dengesi bozuk komutanından bir köprüye saldırma talimatı alır. Bu saldırının onları Ruslarla burun buruna getireceğine dair hiçbir kuşku yoktur. Ancak sonrasında her şey esrarengiz bir havaya bürünür. Bu kitapta Lernet-Holenia ile Stefan Zweig’ın birbirlerine yazdıkları mektupların yanı sıra yazarın yaşamını ve aile geçmişini kendi sözcükleriyle anlattığı kısa otobiyografisini de bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ef3870-008e-4cf4-9fa3-3dc7f41d0cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalınan</image:title>
            <image:caption>İsveç’in Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan topraklarında kış tüm gücüyle hüküm sürmektedir. Ailesi, Sami ailelerin çoğu gibi rengeyiği yetiştiriciliğiyle uğraşan dokuz yaşındaki Elsa bir sabah çok sevdiği rengeyiğinin katledilişine tanık olur fakat kendini ve ailesini korumak için sessiz kalmayı seçer. Geçim kaynağı olmanın ötesinde yaşamsal bir önem taşıdıkları halde “çalınan” rengeyikleri ile ilgili yapılan sayısız şikâyet sonuçsuz kalacak, kanun gereği hırsızlık sayılan bu suçla ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Ta ki aradan yıllar geçene ve artık bir yetişkin olan Elsa hem içinde bulunduğu toplumun hem de kendisinin kaderini değiştirmek için harekete geçene dek… 
Ann-Helén Laestadius’un gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı ödüllü romanı Çalınan, İsveç’te ulusal bir çoksatar olmanın ötesine geçerek 24 dile çevrildi ve dünyanın dört bir yanından okurlarının beğenisini kazandı. Çalınan, küçük bir kızın sancılı büyüme öyküsünden, yılın büyük bir bölümünü karlar altında geçiren coğrafyadaki zorlu yaşam şartlarına; iklim krizinin etkilerinden, Sami halkının yıllardır yaşadığı baskı ve ayrımcılığa; birbirlerine sıkıca bağlı aile üyelerinden, bireylerin hayatta kalma savaşına dek pek çok konuyu zarafet ve ustalıkla ele alıyor. 
 
“Açık yürekli ve cezbedici bir roman.” 
                           –Financial Times 
“Dünyanın her yerinde sevilecek bir büyüme öyküsü.” 
                             –Fredrik Backman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e379a0-173f-47b1-8a35-47a3d40c1f35.jpg</image:loc>
            <image:title>Labirent Kitabı</image:title>
            <image:caption>LABIRENT GİBİ YOLLAR, 
KARMAKARIŞIK İPLER... 
BUNLARI KİM ÇÖZECEK? 
Çocukların keyifle vakit geçirmesi için hazırlanan bu kitap aynı zamanda görsel algı becerilerini ve dikkat gelişimini de destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5ecd20-f44b-45b7-8a94-9857075375a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Suda Yaşayan Canlılar - Eğlenceli Bilim</image:title>
            <image:caption>Mercan resifleri nasıl oluşur? Yaşayan en büyük deniz canlısı hangisidir? Dev bir ahtapotun ağırlığı ne kadardır? Denizyıldızları yüzer mi? 
Derin denizlerde, nehirlerde ve göllerde yaşayan canlıları keşfetmeye hazır mısın? Suda yaşayan canlıların renkli dünyası seni bekliyor! 
*Kısa ve anlaşılır metinler *Mini Sözlük *Mini Test *Uzman ve pedagog tarafından kontrol edilen içerik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad1e39d-9ba8-4655-933e-71d993c33f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilikte Sınırlar</image:title>
            <image:caption>Evlilik iki farklı hayatın birleşmesidir, 
hem güzel hem de zorlu bir yolculuktur. 
 
Yazarlar, bu yolculukta sağlıklı sınırlar koymanın sizi ve eşinizi bir birey olarak nasıl tanımladığını ve koruduğunu gösteriyor. Bunu başardığınızda, iyi bir evliliği daha iyi bir hale getirebilir ve hatta tatmin edici olmayan bir evliliği bile kurtarabilirsiniz. 
 
Bu kitap size daha sağlıklı bir evlilik için ihtiyacınız olan şu araçları sunuyor: 
• Başarılı ve mutlu bir evlilik için kişisel sınırları belirlemek 
• Evlilikte özgürlüğün ve sorumluluğun yerini anlamak 
• Evlilikte değerleri oluşturmak 
• Evliliği &quot;davetsiz misafirlerden&quot; korumak 
• Sınırları anlamayan ve buna değer vermeyen bir eşle bu meselenin üstesinden gelmek için çaba göstermek 
 
Bu kitabın rehberliğinde, evliliğinizde anlaşmazlıklara neden olan sorunların farkına vararak bunları çözecek adımları atmaya başlayacaksınız. Böylece birbirinizi daha fazla önemseyecek, güçlendirecek, birbirinize daha fazla saygı duyacak ve özlediğiniz yakınlığa ulaşacaksınız. En nihayetinde, sınırlarınızı koruyarak hayatınızı ve evliliğinizi nasıl daha iyi bir hale getirebileceğinizi keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8ad0cf-4a77-40f1-b8e5-a285fd681c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Coco Channel Hayallerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Benim adım Gabrielle, ama herkes bana Coco diyor. Ben de pek çok kız gibi kestiğim malzemelerden kendi yaptığım bebeklerle oynamayı seviyorum, ayrıca onlara küçük elbiseler de dikiyorum. 
İşte bu harika bir fikir! Büyüyünce moda tasarımcısı olabilirim. Aklımda o kadar çok güzel fikir var ki! 
 
 
Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayallerini gerçekleştirmek için çabalamaktan asla vazgeçmeyen dünyaca ünlü moda tasarımcısı Coco Chanel’in ilham verici öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b13330d5-ec65-4493-b033-e864a3c2fbe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dino Dünya Turunda</image:title>
            <image:caption>Gezegenimiz küçük bir dinozor için bile büyülü bir yer. Siz de bu inanılmaz yolculukta ona katılın. Bu yolculuk sırasında kangurular ve penguenlerle tanışacak, büyük sfenksle oynayacaksın. Piramitleri görecek, Eiffel Kulesi’ne ve Everest Dağı’na tırmanacak, Anıt Vadisi’nde piknik yapacaksın. 
Eğlenmeyi çok seven bu küçük dinozora dünyayı keşfederken eşlik etmeye hazır mısın? 
 
 
Uykudan önce çocuklarınıza bu eğlenceli ve öğretici hikâyeyi okuyarak meraklı küçüklerin hayal dünyasını geliştirebilir, uyku saatine keyifli bir hazırlık yapabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71e9480a-ac7a-42da-a81b-3828142802dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Harbiye’den Cephe’ye</image:title>
            <image:caption>·         Kara Harp Okulu 1978 devresi neden “Kızıl Devre” olarak biliniyor? 

·         Dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, Kızıl Devre’yi neden toptan atmak istedi? 

·         “Teğmen oluyorsunuz ama yüzbaşı olamayacaksınız.” sözleri ne anlama geliyordu? 

·         “12 Eylül darbesini kimin çocukları yaptı?” 

·         Darbeden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nde nasıl bir tasfiye yapıldı? 

·         Tasfiye edilen solcu askerler nasıl bir sorgudan geçirildiler? 

·         Sanıkları askerlerden oluşan THKP/C Üçüncü Yol davası neden açıldı? 

·         Kenan Evren, “Onlara hain demeyi bile az bulurum.” diyerek Üçüncü Yol davası sanığı askerleri neden hedef gösterdi? 

·         Sıkıyönetim mahkemesinde neler yaşandı, tutuklular tektip elbiseyi niçin yırtıp attılar? 

·         Mahkemede nasıl bir savunma yapıldı? 

·         Üsteğmen Rahmi Yıldırım Kenan Evren’e neden “Hainlik bizde kalsın!” diye seslendi? 

·         Üsteğmen Rahmi Yıldırım 2012 yılında açılan darbe davasında Kenan Evren ile yüzleşirken hangi soruları sordu? 

·         Subaylar kardeş, üstsubaylar arkadaş, generaller düşman mıdır? 



                         İyi okumalar diliyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a85cfa-b599-4899-9529-2d4b82104c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bil Bakalım Neyim?</image:title>
            <image:caption>Nasıl oynanır? 
Her oyuncu bir baş bandı seçip başına takar. 
Kartlar karıştırılıp resimli yüzleri aşağı bakacak şekilde masanın ortasına yerleştirilir. 
Her oyuncu 3 jeton alır. 
Oyuncular sırayla destenin üzerinden bir kart çekip ne olduğuna bakmadan baş bantlarına yerleştirir. En genç oyuncu oyunu başlatırve saat yönünde yanındakine başındaki resmi tanımlamasına yardımcı olacak bir soru yöneltir. Sorular ancak EVET ve HAYIR ile cevaplanacak şekilde sorulmalıdır. 
Oyuncu her bildiği kart için kutuya bir jeton bırakır. Sıra bir sonraki oyuncuya geçer. 
Oyun saat yönünde ilerler. Üç jetonu ilk bitiren oyunu kazanır. 
İyi eğlenceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09162b73-e5e1-4ba6-bf4a-82c017ecbcf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri 101 Soru ve Cevap Uzay</image:title>
            <image:caption>Neden uzaya uçakla gidemeyiz? 
Neden Ay bize hep aynı yüzünü gösterir?Neden Ay bize hep aynı yüzünü gösterir? 
Bir gün Mars’a seyahat edebilir miyiz?Bir gün Mars’a seyahat edebilir miyiz? 
Güneş sisteminin sonu nerededir?Güneş sisteminin sonu nerededir? 
En yakın galaksi hangisi? Evrenin sonu var mı?En yakın galaksi hangisi? Evrenin sonu var mı? 
Valentina’ya bu büyüleyici seyahatinde eşlik et veValentina’ya bu büyüleyici seyahatinde eşlik et ve 
UZAY hakkındaki 101 soru ve cevap sayesinde evreni keşfe çık.UZAY hakkındaki 101 soru ve cevap sayesinde evreni keşfe çık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/052e04fe-5a90-4cc5-8a9a-6a2faea1d3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Saatçi Bilge</image:title>
            <image:caption>Zıpzıp’la Hophop öğretmenlerinin zamanla ilgili
sorduğu soruyu çözemezler. Kafaları karışınca
doğruca Saatçi Bilge Kurbağa’nın yanına giderler.
Bakalım sorularının cevabını bulup zamanın
değerini anlayacaklar mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9e24c3-5d89-47a2-a88d-4ed4524af983.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar ve Paleontoloji</image:title>
            <image:caption>Geleceğin Dââhileri ile bilimin gizemlerini keşfet!hileri ile bilimin gizemlerini keşfet! 
Fosil nedir ve nasıl oluşur biliyor musun?Fosil nedir ve nasıl oluşur biliyor musun? 
Peki dinozorlar ve diğer büyük sürüngenler arasındaki farkı?Peki dinozorlar ve diğer büyük sürüngenler arasındaki farkı? 
Hadi Valentina ve Cuvier ile birlikte Mezozoyik dönemiHadi Valentina ve Cuvier ile birlikte Mezozoyik dönemi ziyaret et ve sen de bir paleontoloji dziyaret et ve sen de bir paleontoloji d ââhisine dönüş!hisine dönüş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a707580f-8cff-4f17-bbb5-ac1765f96bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çayırlardaki Renkler - Şirin Geliştirici Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Parmaklarınla minik egzersizler yaparken renkleri tanımaya hazırlan! Çok sayıda renkli çıkartma, resimlerdeki doğru yerlerine yapıştırılmayı bekliyor. Sayfaları çevirdikçe daha çok çıkartma ile karşılaşacak ve daha çok eğleneceksin. Küçük daireler farklı renklere yapıştırılırsa da üzülme, bu, resimleri daha da eğlenceli hale getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d7c9de-a272-4b2b-af56-48be7194e6e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Egzotik Ülkelerdeki Renkler - Şirin Geliştirici Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Parmaklarınla minik egzersizler yaparken renkleri tanımaya hazırlan! Çok sayıda renkli çıkartma, resimlerdeki doğru yerlerine yapıştırılmayı bekliyor. Sayfaları çevirdikçe daha çok çıkartma ile karşılaşacak ve daha çok eğleneceksin. Küçük daireler farklı renklere yapıştırılırsa da üzülme, bu, resimleri daha da eğlenceli hale getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8d8088a-aebf-43d1-a356-3c21fa2026da.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanlardaki Renkler - Şirin Geliştirici Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Parmaklarınla minik egzersizler yaparken renkleri tanımaya hazırlan! Çok sayıda renkli çıkartma, resimlerdeki doğru yerlerine yapıştırılmayı bekliyor. Sayfaları çevirdikçe daha çok çıkartma ile karşılaşacak ve daha çok eğleneceksin. Küçük daireler farklı renklere yapıştırılırsa da üzülme, bu, resimleri daha da eğlenceli hale getirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cafb3f1c-88f9-4492-9c64-c1f6cd892edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten Günümüze Siyaset</image:title>
            <image:caption>Büyük zahmetler verilerek hazırlanmış ülke siyasi olaylarını anlatan bu kitabı başarılı buldum. Başarılarının devamını diliyorum sevgili Erdem yoldaşım. 
ÖZGÜR ÖZEL 
 
Genç kardeşim yazar Erdem Uygur&apos;un siyasete bakış açısını bu kitapta görmek gerçekten biz siyasetçiler için çok değerli. 
KEMAL KILIÇDAROĞLU 
 
Bu kitaba emek veren değerli yazarımız Erdem Uygur&apos;u kutlar, başarılarının devamını dilerim. 
MURAT KARAYALÇIN 
 
Sevgili kardeşim Erdem Uygur&apos;un bu aydınlatan, eğiten, öğreten kitabından çok yararlanacağız. Başarılarının devamını diliyorum. 
HİKMET ÇETİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2491fcc-7b3e-45f2-87c1-0425c34dccd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz Bildirisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>[…] 
yani her şeyi yerli yerine koymak 
öfkeyi yerli yerine 
aşkı yerli yerine 
yönleri yerli yerine koymak 
dirileri çiçeklere denizlere ve gökyüzüne çoğaltmak 
yoksa çok ölürsünüz yalvaçça noktalıyorum çok ölürsünüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304393f1-f5d4-49d0-8b4f-2bad9b3251ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Arkadaş Olalım - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d57b51d-c482-4abf-ae69-4b2046cdfda0.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Bizim Yuvamız - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d2b0e8-25cf-4c54-802a-592302183355.jpg</image:loc>
            <image:title>Lezzetli Yiyecekler - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5723850-f551-44e0-99b0-467882d93d85.jpg</image:loc>
            <image:title>Aygır Fatma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osman Cemal bir halk yazarıdır. Yani bir yazara verilebilecek en güzel, en temiz, en değerli sıfatlardan birini halk ona vermiştir. O, bilhassa esnaf, zanaatkâr zümrelerinin yazıcısıdır. Fakat aynı zamanda şehir lümpenlerinin fotoğrafçısı da olabilmiştir. Cemal, sanat bakımından ifadesi olduğu muhiti çok iyi bilir.” 
                                                                               Orhan Selim [Nazım Hikmet], Akşam, 1936 
Otobiyografik izler taşıyan Aygır Fatma, İstanbul’dan Anadolu’da bir kasabaya kadar uzanan, maceralarla dolu, trajik bir aşk anlatısıdır. Hasan ve çocukluk aşkı Mediha’nın yolları yıllar sonra tekrar kesişir. Hasan, Mediha ile evlilik hazırlıkları yaparken bir kavgaya karışır ve hapse düşer. Bir süre sonra II. Meşrutiyet ilan edilir ve çıkan afla tahliye olur. Mediha’nın Dağıstanlı yaşlı bir tüccarla evlendirildiğini öğrenen Hasan zor günler geçirir. Bu esnada tiyatrocu bir arkadaşının teklifiyle hayatını oyunlaştırır. Aygır Fatma adındaki bu oyun, Anadolu’da bir kasabada sahnelenirken ilginç gelişmeler yaşanır. 
Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) İstanbul’da doğan Osman Cemal Kaygılı, iptidâî mektep ve rüştiyeden sonra Menşe-i Küttâb-ı Askerî’den (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) mezun oldu. 1906’da Erkânıharbiye’de memurluğa başladı. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’ndaki bir gösteri sırasında taşkınlık yapması ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışması dolayısıyla Refik Halit ve Refi Cevat gibi isimlerle birlikte Sinop’a sürüldü. Sürgünden sonra memuriyete geri döndü. I. Dünya Savaşı’nda seferberlik ilan edilince seyyar tümenlerde kâtiplik yapmaya başladı. Bir süre sonra sağlığı bozuldu ve malulen emekli oldu. Geçinebilmek için tiyatroculuk, sütçülük, pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çeşitli işler yaptı. 1925’te başladığı Türkçe öğretmenliğine 1944 yılına kadar devam etti. İlk yazıları 1910 yılında Eşek ve Karagöz dergilerinde çıktı. 1921’de Ayine adında bir mizah dergisi çıkardı. Yazılarında Anber, Kanber ve Cımbız takma adlarını da kullanan Osman Cemal Kaygılı’nın Alay, Güleryüz, Aydede, Akbaba, Kurun, Zümrüd-i Anka, Şebab, Yıldız, Papağan,Yenigün, Haber, Son Telgraf gibi çeşitli süreli yayınlarda fıkra, hikâye, roman, mizah, anı, sohbet, araştırma, sözlük ve röportaj türünde yazıları ve eserleri yayımlandı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bba08420-abc4-4df6-b3c5-7327fdeaae95.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Hayvanlar - Çiz-Tamamla-Yapıştır</image:title>
            <image:caption>Çiz-Tamamla-Yapıştır serisinde, seçilmiş en popüler aktiviteleri bulacaksınız: noktaları birleştirme ve eğlenceli çıkartmaları yapıştırma! 
 
Motor becerileri güçlendirme 
Kalem kullanma pratikleri 
Dikkat ve konsantrasyon gelişimi 
Bağımsız düşünme ve karar verme becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7be25017-f75e-4691-9da5-ef106520446c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Üzerine Birinci İnceleme</image:title>
            <image:caption>John Locke’un Yönetim Üzerine İki İnceleme adlı başyapıtı iki kitaptan oluşmaktadır. Başyapıtın ilk bölümü olan Yönetim Üzerine Birinci İnceleme Hobbes ve Filmer’in “mutlak egemen”ine bir reddiyeden oluşur ve kutsal monark ya da siyasal iktidarın kutsallığı düşüncesine kuvvetli bir darbe indirir. Birinci İnceleme siyasal iktidarın gökyüzünden yeryüzüne indirilmesi olarak da yorumlanabilir. 
 
Eser, 17. Yüzyıl İngilteresi’nde mutlakıyetçilik düşüncesine meydan okuyarak, modern demokratik düşüncenin temellerini atmıştır. Locke Birinci İnceleme’de İkinci İnceleme’de geliştireceği düşüncelerine bir temel hazırlamaktadır. Öncelikle mevcut mutlak monarşilerin neden Tanrısal kaynaklı olamayacaklarını Kutsal Kitap metinlerine dayalı olarak göstermekte ve mutlak monarşilerin Tanrısal kaynaklarını çürütmektedir. Bu amaçla mutlak monarşiyi savunmaya yönelik Eski Ahit ayetlerini doğrudan incelemekte ve mutlak monarşinin bu ayetlerde bir dayanağının bulunmadığını göstermektedir. 
 
Locke İkinci İnceleme’ye, Birinci İnceleme’de elde edilen bulguları özetlemekle başlamaktadır. Bundan sonra Tanrısal kaynaklı olma ihtimali kalmayan yönetimin dayanaklarını aramakta ve bu yönetimin, insanlar arasında yapılacak toplum sözleşmesinden başka bir dayanağının bulunamayacağını tutarlı biçimde ortaya koymaktadır. 
 
Kaynaklarda genellikle İkinci İnceleme’ye atıfta bulunulduğuna bakarak Birinci İnceleme’nin göreceli olarak önemsiz olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Oysa Birinci İnceleme anlaşılmaksızın Locke’un düşüncelerini bütünselliği için kavramanın olanağı yoktur. Locke bütünselliği içinde kavranmadığında kendisine ait olmayan sonuçlar üretme tehlikesi ortaya çıkmaktadır. 
 
Yönetim Üzerine İki İnceleme, insanlık tarihinde kalıcı bir iz bırakan bir başyapıt; siyaset felsefesi ve tarihinin dönüm noktalarından birini oluşturur. Bu önemli felsefi eserin doğru anlaşılması, iki incelemenin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Son olarak belirtmek gerekir ki Birinci İnceleme son derece güçlü bir teokrasi eleştirisi sunmaktadır. Eserin teokratik devlet ve laiklik ilkesi ile ilgilenenlere söyleyecek çok sözü vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44829922-9d4a-437f-983e-ca60694baab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Politik Ekonomi: Realist Bir Bakış Açısı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM
21. YÜZYILDA ULUSLARARASI POLİTİK EKONOMİ


·         İKİNCİ BÖLÜM
ULUSLARARASI POLİTİK EKONOMİ


·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MERKANTİLİST SİSTEM


·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
LİBERAL ULUSLARARASI SİSTEM


·         BEŞİNCİ BÖLÜM
DEVLETLER VE LİBERAL SİSTEM


·         ALTINCI BÖLÜM
ULUSÖTESİ ŞİRKETLER


  YEDİNCİ BÖLÜM
KÜRESELLEŞME ÇAĞINDA NEO-MERKANTİLİZM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dfe0036-2de2-49f5-a45a-f1ad0b6ce0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Denetim Sisteminde Bağımsız Denetim Teorik Yaklaşım ve Türkiye Uygulaması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: DENETİM 
 
BÖLÜM 2: BAĞIMSIZ DENETİM KAVRAMI 
 
BÖLÜM 3: BAĞIMSIZ DENETİMİN GEREKLİLİĞİ VE FAYDALARI 
 
BÖLÜM 4: BAĞIMSIZ DENETİMİN TARİHSEL SÜRECİ 
 
BÖLÜM 5: TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİMİN KAMUSAL YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 6: BAĞIMSIZ DENETÇİ VE BAĞIMSIZ DENETÇİ KURULUŞLARI 
 
BÖLÜM 7: BAĞIMSIZ DENETİMDE SORUMLULUK 
 
BÖLÜM 8: BAĞIMSIZ DENETİMDE YÜKÜMLÜLÜKLER VE KISITLAMALAR 
 
 
BÖLÜM 9: BAĞIMSIZ DENETİM - İÇ DENETİM İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 10: TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİME TABİ OLMAK ŞARTLARI 
 
BÖLÜM 11: BAĞIMSIZ DENETİM STANDARTLARI 
 
BÖLÜM 12: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİ 
 
BÖLÜM 13: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE ÖRNEKLEME YÖNTEMİ 
 
BÖLÜM 14: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE HİLE TESPİTİ 
 
BÖLÜM 15: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE KANIT 
 
BÖLÜM 16: BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE ÇALIŞMA KAĞITLARI 
 
BÖLÜM 17: BAĞIMSIZ DENETİM VE İDARİ YAPTIRIMLAR 
 
BÖLÜM 18: TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ DENETİMİN SAYISAL GÖRÜNÜMÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4a1443-2e56-4014-9df1-aa0c0476218a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçede Bilgi Yapısı ve Tümce Başı Yapılar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM
BİLGİ YAPISI  
 
·         İKİNCİ BÖLÜM
TÜRKÇEDE TÜMCE BAŞI YAPILAR 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İNCELEME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f679318-ed6d-46a9-8165-ab01fd57e12d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Fatih Camii’nin bahçesinde meydana gelen göçüğün derinliklerinde efsanevi Havariyyun Kilisesi’ne çıkan bir dehliz keşfedilir. Eşini acı bir kazada kaybettikten sonra Asperger sendromlu küçük oğluyla hayata tutunmaya çalışan arkeolog Aras, burada ekibiyle yaptığı çalışmalar sonucunda gizemli bir oda ve eşsiz eserlerle karşılaşır. Bu tarihî eserler Hristiyanlık tarihini baştan sona değiştirebilir, uluslararası krizlere sebebiyet verebilir, hatta belki de dünyanın sonunu getirecek savaşların çıkmasına neden olabilir...
Aras bu eserleri koruması gerektiğinin farkındadır fakat işler beklediği gibi gitmez. Artık hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatı tehlike altındadır. Binlerce yıldır hemen her ülkede farklı biçimlerde faaliyet gösteren, Vatikan’a da sızan uluslararası bir örgüt de bu eserlerin peşindedir ve amaçlarına ulaşmak için her türlü kötülüğü yapmaktadır.
Aras, ipuçlarını, tarihi, mimariyi, coğrafyayı, geçmişi ve en önemlisi, oğlunun sandığı görünce söylediklerinin peşinde gerilim dolu sürükleyici bir maceraya atılır. İstanbul’un sokaklarından yer altı dehlizlerine, Vatikan’dan Roma’ya, Konstantinopolis’ten Yedi Kilise bölgesine uzanan bu kovalamacada zamana karşı yarışan Aras aynı zamanda sevdiklerinin canını da korumakla yükümlüdür.
Hakan Sökmen, yeni romanı Kıyamet Anahtarı’yla okuru tarih, mitoloji, komplolar eşliliğinde, gizemli ve heyecanlı bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d5b13f-9ef9-4f7e-b597-e96138ccee84.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümdarların Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Şeyzerî,  günümüz okuruna Hükümdarların Siyaseti adıyla sunduğumuz el-Menhecü’l-Meslûk fî Siyâseti’l-Mülûk başlıklı eserini Selahaddin Eyyûbî’ye takdim etmek üzere kaleme almıştır.  Şeyzerî “dinin ve dünyanın salahı” diye hitap ettiği Selahaddin Eyyûbî’ye şöyle seslenir:
“Sultanımız edebin önem ve faziletini bilen, ilmi ve âlimleri başkalarına tercih eden bir zattır. Bu kitabı onun kütüphanesine takdim etmekle kendimi, (hurmasının bolluğuyla meşhur) Hecer’e giderken hediye olarak hurma götüren yahut Kaysûr’a giderken kâfûr otu götüren kişiye benzetiyorum. Bunun farkında olmakla birlikte maksadım, hikmeti ehline ulaştırmak ve yerine yerleştirmektir. Bunun için Allah’a tutunur, ona tevekkül ederim.”
Tabip, hatip, tarihçi, coğrafyacı ve aynı zamanda şair olan Şeyzeri, el-Menhecü’l-Meslûk fî Siyâseti’l-Mülûk’ta saltanat ve halk yönetimine, ordu arasında ganimet taksimine, ordunun riayet etmesi gereken cihad hukukuyla ilgili usul ve kaidelere dair öğütler verir. İstişarenin faziletine işaret eder, düşman karşısında sabır ve ordu yönetimi hakkında hikmetli tavsiyelerde bulunur. Tüm bunları yaparken sözü uzatmamaya, veciz ifadeler kullanmaya gayret eder ki zihinler karışmasın, kulaklar işittiğini yadırgamasın.
Arap coğrafyasında meşhur olan eserin Anadolu topraklarına gelişi Yavuz Sultan Selim’in şehzadelik dönemine rastlar. Şehzade Selim kendisine sunulan bu eser üzerinde İdris-i Bitlisi ile görüş alışverişinde bulunmuştur. Kısacası eser, tarihe yön vermiş isimlerin başucunda durmuş bir öğütler kılavuzudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f501bcf6-333f-4808-b07a-1239647443e7.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Farkı Bulalım - Mavi Kitap</image:title>
            <image:caption>‘10 Farkı Bulalım’ serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olması için hazırlandı. 
Şimdi, iki resim arasındaki farkları bulup onlara ait çıkartmaları yerlerine yapıştırarak resimleri tamamlama zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08c7c700-4197-4abb-bb8c-7d392c93dcde.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Buçuk Dedektif</image:title>
            <image:caption>Uzun zamandır beklenen yaz tatilinin gelmesiyle Pietro ve Mayki, kız kardeşleri Sara ve Betta ile birlikte evlerinin yakınındaki ormanda keşfe çıkarlar. Ormanın içlerine doğru ilerledikçe derenin üzerinde geçidi kapatan bir kapı bulurlar. Kapının ardında esrarengiz bir ev vardır…
 
Kendilerine zaten bir yaz macerası arayan çocuklar, köpekleri Tobias ile birlikte bu gizemli evin sırrını çözmek için hemen işe koyulurlar. Bir dedektiflik oyunu olarak başlayan olay, ipuçları bir araya geldikçe heyecanlı bir maceraya dönüşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34df46b2-5c5f-4cf2-afd2-a0b4031958cf.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Farkı Bulalım - Kırmızı Kitap</image:title>
            <image:caption>‘10 Farkı Bulalım’ serisi, çocuğunuzun detayları eğlenerek fark etmesine yardımcı olması için hazırlandı. 
Şimdi, iki resim arasındaki farkları bulup onlara ait çıkartmaları yerlerine yapıştırarak resimleri tamamlama zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2cfa188-dd4a-4c35-8303-617132d0af71.jpg</image:loc>
            <image:title>Gel De İnanma - Sağlıkta Doğru Bilinen Yanlışlar</image:title>
            <image:caption>Sağlığımızla ilgili kulaktan dolma bilgilere son! GEL DE İNANMA serisi seni gerçek bilgilerle buluşturmaya devam ediyor. Elindeki kitap günlük hayattaki rehberin olacak. Artık efsaneleşmiş olan yanlış bilgiler kafanı karıştırmayacak. İşte cevabını kitapta bulacağın bazı sorular:

 Parmak kıtlatmak kireçlenmeye neden olur mu?,
 Dondurma yemek boğazı ağrıtır mı?
 Dişlerimizi sert fırçalarsak daha sağlıklı olur mu?
 Ölünce saç ve tırnaklar uzar mı?
 Bademcikler alınınca bağışıklık düşer mi?
 Hıçkırık korkunca geçer mi?


İşte bu soruların ve daha fazlasının cevabı birbirinden ilginç bilgilerle dolu bu kitapta seni bekliyor.
Acele et, bilim yolculuğu başlıyoooor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/544ffee6-b03d-403b-a658-b6fbb0ea88e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih-İ Sultan Murad-I Hamis, Ahmed Saib</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
AHMED SAIB (1860-1918)
MUKADDIME
SULTAN MURAD HAN HAZRETLERININ CÜLUSLARI
ON DOKUZUNCI ASIRDA ŞARK MES’ELESINE BIR NAZAR
HAL’DEN SONRA MERKEZ-I HÜKÜMET
FACIA-YI SULTAN ABDÜLAZIZ
SURET-I RAPOR
DEVLET-I ALIYYE, SIRBIYE VE KARADAG
AHVAL-I İSTANBUL SERASKER HÜSEYIN AVNI PASA’NIN KATLI
GAZETELERIN TAHKIKAT-I GAYR-I RESMIYYESI
SIRBIYE VE KARADAG MUHAREBESI
SULTAN MURAD’IN HASTALIGIYLA HAL’I VE BUNA MÜTEALLIK TEFERRUAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ce8435-01a1-481e-9d88-f7c33d738875.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolluk Hizmetlerinin Etik Boyutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM
AHLAK VE ETİK 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM
KAMU YÖNETİMİ VE KOLLUK ETİĞİ 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
KOLLUK ETİK İLKELERİNİN JANDARMA ÖZELİNDE ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/badd9572-7bde-4f52-b6bf-e7bd54159051.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Vücudunun Harikalari</image:title>
            <image:caption>İnsan vücudu olağanüstüdür! Bu kitabı okuyunca vücudunu, organlarını ve bütün bunların nasıl çalıştığını öğreneceksin. Kemiklerin neden bu kadar sert? Neden öksürürüz veya hapşırırız? Vücudundaki en büyük organın deri olduğunu biliyor muydun? Bütün bu soruların ve daha fazlasının cevabını bu kitapta bulacak ve her sayfadaki rengarenk resimlere bayılacaksın. Bu fırsatı sakın kaçırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73dee1c-e762-4bdf-978f-82402112dd98.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Renkleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar renkleri öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/333dabc5-e3ea-433a-8696-049870a52f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkeolojinin Yeniden-İnşası</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap birkaç bakımdan çığır açıcıdır. Bu nedenle, metnin alana arkeolojik kulağın aşina olmadığı kavramları sokması şaşırtıcı değildir. Bu konudaki güçlük cesaretimizi kırmamalıdır. O ayrıca yeni bir arkeoloji kuşağı –disiplinin felsefî olarak biçimlendirildiği ve eleştirel farkındalık içeren yeni bir çağ– içinde ortaya çıkan oldukça önemli bir kitaptır.
Bu kitabı okumanın büyük bir çaba gerektirmesinin bir nedeni arkeologlardan yeni gelişmeleri hemen yakalamalarının beklenmesidir. Kitapta uzunca zamandır sınırlı bir teorik alanla yetinen, yapısalcılıkla ve Marksizm’in bazı yönleriyle sadece yakın zamanlarda ilgilenmeye başlayan arkeologdan yapısalcılıktan post-yapısalcılığa sıçraması ve eleştirel teoriyi, hermeneutiği, fenomenolojiyi, realist ve post-pozitivist felsefeyi göz önünde bulundurması istenmektedir. Bir bütün olarak arkeolojinin bu tartışmalara hızlı ve etkili bir biçimde girebileceğinden emin değilim ve bir anlamda kitap zamanından önce veya tersine iş işten geçtikten sonra gelmiş olabilir. Arkeoloji öğretiminin ve literatürünün, elinizdeki kitapta tartışılan fikirlerin içerimlerinin farklı arkeolojik verilerle ilişki içinde eleştirilmesi ve değerlendirilmesinden önce özümsenmesi gereken çok şey vardır. Bunlara rağmen kitabın başardığı şey cesur bir biçimde önümüze bir hedef koymasıdır. Shanks ve Tilley çağdaş sosyal teoriler çeşitliliğini arkeolojik verilerle bütünleştirmeyi önermektedir. Onların yaptığı şeyi anlamaya çalışırken tartışma düzeyimiz artmıştır. Bu kitabın zorlu olması bizi korkutmamalıdır. Sonraki 10 yıl için görevimiz kendimizi bu kitabı okuyabilecek düzeyde yetiştirmemizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12192cf9-a431-4c26-99f9-8b0e713cc2a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Hayvanları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar hayvanları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081cf54a-096f-4098-9f63-2d27a476ca08.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Şekilleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar şekilleri öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b31de805-8831-455a-b52c-8cb511ffd006.jpg</image:loc>
            <image:title>Tut Elimden İstanbul</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un işgal yılları. Sokaklarda İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan askerler; binalarda başka başka bayraklar. İngiliz hapishanelerinde kaybolan hayatlar, çetecilerin kol gezdiği sokaklar… 1918’den 1923’e… 
Bir yanda işgalciler ama bir yanda ölümüne direnenler. 
Mitingler, Anadolu’ya cephane kaçırmaya çalışanlar, ertelenen aşklar… 
İşgal günlerinin gerçek olaylarını, roman kahramanlarının tanıklıklarıyla anlatan Fügen Ünal Şen, okuru yüz yıl önceye götürüyor. 
“İstanbul, İzmir, topyekûn vatan esaretle boğuşurken kalbimi serbest bırakmam ne ayıp. Ve fakat ya değilse, ya bu zalim günlere göğüs gerebilme, canı feda edebilme gücü, size sevgimi, bağlılığımı ifade etmemde saklı ise?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e6ea397-95ea-4341-92c9-8dc13c7d6005.jpg</image:loc>
            <image:title>Atıksız Yaşam Rehberi</image:title>
            <image:caption>Günümüzdeki artan tüketim alışkanlıkları ve bununla birlikte ortaya çıkan ekolojik ve sağlık sorunları, insanlar ve gezegenimiz için ciddi problemlere neden olmaktadır. Bu durum, bireylerin yaşam tarzlarını ve tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmelerini gerektirmektedir. “Atıksız Yaşam” kavramı, sürdürülebilir bir gelecek için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli bir göstergedir. 
Kitap, atıksız yaşamın tarihçesinden günümüzdeki popülerliğine, sağladığı faydalardan günlük yaşantımıza entegrasyonuna kadar geniş bir yelpazede bilgi sunmaktadır. Sürdürülebilirlik, sağlık, teknoloji ve daha birçok açıdan atıksız yaşamı ele alarak, okuyuculara pratik çözümler ve uygulanabilir öneriler sunmayı hedeflemektedir. 
Her bir bölüm, atıksız yaşamın farklı yönlerini detaylı bir şekilde ele almakta ve bu yaşam tarzının nasıl benimsenebileceğine dair somut öneriler sunmaktadır. Kitap, atıksız yaşamın sadece bireysel bir tercih olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir bir dünya için bu yaşam tarzına geçişin önemini vurgulamaktadır. 
Bu kitap, atıksız yaşamın heyecan verici serüvenine kapı aralamakla kalmayıp, yaşam tarzının derin köklerinden günümüzdeki yüksek talebine kadar uzanan renkli bir hikayeyi anlatmaktadır. 
Sürdürülebilirlik, sağlık, teknoloji ve diğer önemli konularda atıksız yaşamın avantajlarını detaylı bir şekilde ele alarak, okuyuculara bilgi vermenin ötesinde renkli bir palet içinde pratik çözümler ve uygulanabilir öneriler sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3726c4f6-11d0-421b-9696-bef60553c52d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Duyguları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar duyguları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb967b6e-0cfb-41d8-abfe-a6e49b4aa1b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Sayıları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar sayıları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f592af74-8917-495b-86e9-7145bef64849.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım Zıtlıkları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Haydi çocuklar zıtlıkları öğrenelim! Sevimli resimleri boyayarak ve özel olarak hazırlanmış görevleri yaparak eğlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec1a8d2-32fb-4298-817f-cef032d976d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Popolu Ayı</image:title>
            <image:caption>PARTİYE KATIL!
Ayı arkadaş canlısı ve tatlıydı Görüp görebileceğiniz en sevimli ayıydı. Küçücük pençeleri ve küçücük ayaklarıyla… Bir de kocamaaan bir POPOsu vardı!
Zavallı Ayı! KOCA poposu başına sürekli dert açıyor. Ama bu seferki başına gelen dert en büyüğü. Bu dertten hem kendini hem ormandaki dostlarını kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9260dc7a-e48b-4a46-9fdc-d70c8f472a51.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Terzi</image:title>
            <image:caption>Bir gün çook uzaklardaki sıradan bir adaya bir yabancı gelir ve artık ada sıradan değildir. Böyle başlar görkemli macera!
Muhteşem Terzi, önce boş bir dükkân tutar. İçine rengârenk kumaşlar, iplikler dizer. Bu kumaşların, ipliklerin esrarengiz ışıltısı bütün adayı sarmaya başlar.
Küçücük dükkân, kocaman bir yer olmuştur artık. Dünyanın birçok yerinden yetenekli terziler gelir, işler büyür.
İnsanların bu dükkâna müşteri olabilmek için yılda sadece bir hakları vardır. Bu hakkı kaçırmamak için ellerinden geleni yaparlar.
İnsanları analiz eden, karakterlerine göre birbirinden farklı, incelikli kıyafetler tasarlayan, nazik, bir o kadar da yetenekli ve zeki Bay Veruki’den giyinebilmek için bu çook uzaktaki adaya kimler kimler gelmez ki…
Bu kitabın kapağındaki detayları iyice incele, ardından kapağını aç ve okumaya başladığında… Kendini Modilanya’nın renkli dünyasında kaybedeceksin! Kitabı bitirdiğinde kendi dünyana dönmeyi unutma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a45a2390-282e-4d72-9eee-d543813edc70.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf Saraybosna&apos;da - İslam Şehirlerini Geziyorum</image:title>
            <image:caption>Yusuf, turist rehberi babasıyla harika bir yolculuğa daha çıkıyor! “İslam Şehirleri Turu” kapsamında şimdiki durak Saraybosna!
Üstelik bu sefer annesi ve muzip kardeşi Sümeyye de onunla gelecek. Onunla evdeyken bile baş etmek çok zorken kim bilir Sümeyye, Bosna Hersek’te nasıl maceralara sebep olacak?
Gezileri sırasında Aliya İzzetbegoviç hakkında bir komutandan dinleidkleri hatıralar sonucu, çocuklar kendileirini büyük liderin vasiyetinin peşinde bir macerada bulacaklar. Yusuf; şakacı arkadaşı Davut, yerinde duramayan kardeşi Sümeyye ve bilge Safa ağabey ile bu maceranın da üstesinde gelebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b4ea40b-61ba-41b9-9730-f0b9266c8242.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyu - Yardım Benim İşim</image:title>
            <image:caption>Görürseniz eğer Miyu adında bir kedi,
Vardır onun pofuduk, hünerli patileri.
Dağınıklığı toplar, gün boyunca çabalar.
Ailesine yardım eder, bazen de öyle sanar.
Pek tanıdık gelecek hikâyedekiler size.
Belki de çok benzeteceksiniz kendinize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bff5e7f-4f39-4b13-8551-aeacf74b5d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçeyi Öldürmek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Efsun Zorlu, doğup büyüdüğü İzmir&apos;den tıp fakültesinden mezun olarak ayrılır ve mesleği onu Şanlıurfa&apos;ya kadar sürükler. Henüz mesleğinin ilk haftasındayken, on sekizinci yaşının ilk gününde hastaneye getirilen genç bir kızla karşılaşır. Efsun için bu genç kız bir vakadan öteye gider ve gittikçe derinleşir. Sır perdesini aralamak Efsun için artık bir mecburiyettir. Düştüğü derinlikte doktor kimliğiyle kalması imkânsızlaşır. Hastasının vücudunda fark ettiği izler onu adım adım kendi geçmişine götürür; vardığı yerde ise geleceğini başkasının dudakları arasında bulur. Geçmişin pençesi ensesindeyken atacağı adımlar artık onun kontrolünde değildir. 
Tek gayesi genç bir kızı kurtarmakken yüzüne kapanan kapılar, sırtını dönen bedenler, korkaklar ve acizler cirit atmaya başlar. 
 
Bir geçmiş. 
Bir vasiyet. 
Bir kadın. 
 
Verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar ve aşk. 
Şanlıurfa&apos;nın orta yerine devrim gibi düşen Efsun, koca düzene baş kaldırırken tek yenilgisini beklemediği yerden alır. Bu şehre bir yabancı gelir; Fetih Karadere kardeşinin elinden sıkıca tutmuş 
bu yabancıya namlunun ucundan bakmaktadır.  
 
İki silah. 
İki kurşun. 
İki hedef 
 
&quot;Pes etmek nedir bilmiyor. 
Kuş uçmaktan yoruluyor, kanat bitap düşüyor ama o, pes etmek nedir bilmiyor. Hırs değil bu. Bilmediğini yapamayış. Öğrenmesine izin vermemişler. Cahillik. Şahit olduğum en gözü kara cahillik,” demişti benden bahsederken. 
Ben Efsun Zorlu. 
Bu benim hikâyem.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8989593f-fbfe-4c11-ad37-aecc06e5f713.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kitabı Açtığında</image:title>
            <image:caption>“Macera çağırıyor. 
Hadi git, katıl ona! 
Mucizeler bekler seni, 
bir kitabı açtığında...” 
 
Dünyanın en muhteşem macerasına, kitap okumaya dair büyüleyici bir övgü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c85504c5-38d4-41a5-8256-5063b5cf650f.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçeyi Öldürmek</image:title>
            <image:caption>Efsun Zorlu, doğup büyüdüğü İzmir&apos;den tıp fakültesinden mezun olarak ayrılır ve mesleği onu Şanlıurfa&apos;ya kadar sürükler. Henüz mesleğinin ilk haftasındayken, on sekizinci yaşının ilk gününde hastaneye getirilen genç bir kızla karşılaşır. Efsun için bu genç kız bir vakadan öteye gider ve gittikçe derinleşir. Sır perdesini aralamak Efsun için artık bir mecburiyettir. Düştüğü derinlikte doktor kimliğiyle kalması imkânsızlaşır. Hastasının vücudunda fark ettiği izler onu adım adım kendi geçmişine götürür; vardığı yerde ise geleceğini başkasının dudakları arasında bulur. Geçmişin pençesi ensesindeyken atacağı adımlar artık onun kontrolünde değildir. 
Tek gayesi genç bir kızı kurtarmakken yüzüne kapanan kapılar, sırtını dönen bedenler, korkaklar ve acizler cirit atmaya başlar. 
 
Bir geçmiş. 
Bir vasiyet. 
Bir kadın. 
 
Verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar ve aşk. 
Şanlıurfa&apos;nın orta yerine devrim gibi düşen Efsun, koca düzene baş kaldırırken tek yenilgisini beklemediği yerden alır. Bu şehre bir yabancı gelir; Fetih Karadere kardeşinin elinden sıkıca tutmuş 
bu yabancıya namlunun ucundan bakmaktadır.  
 
İki silah. 
İki kurşun. 
İki hedef 
 
&quot;Pes etmek nedir bilmiyor. 
Kuş uçmaktan yoruluyor, kanat bitap düşüyor ama o, pes etmek nedir bilmiyor. Hırs değil bu. Bilmediğini yapamayış. Öğrenmesine izin vermemişler. Cahillik. Şahit olduğum en gözü kara cahillik,” demişti benden bahsederken. 
Ben Efsun Zorlu. 
Bu benim hikâyem.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39add2fa-e447-4d80-810c-8737072761d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>François Georgeon, Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri-Yusuf Akçura’da yalnızca bir biyografi sunmuyor, Türk Derneği’nin kurucuları arasında yer alan, Türk Yurdu dergisinin de yöneticiliğini yapmış Akçura’nın düşünce dünyasının izlerini çocukluğundan başlayarak sürüyor, Birinci Dünya Savaşı’ndaki çabalarından, Cumhuriyet kurulduktan sonra Meclis’te yürüttüğü çalışmalara dek bu izlerin eyleme nasıl dönüştüklerini inceliyor. Akçura’nın düşünce hayatına katkılarının, özgün fikirlerinin altını çiziyor.
Döneminin diğer Türkçü düşünürlerinden farkını ortaya koyarak pantürkizmin mucidi Yusuf Akçura’yı, kendi eserleri ve düşünce hattı üzerinden değerlendirerek ihmal edilmiş eleştirel, modern ve yenilikçi yönünü ortaya çıkarıyor. “İslâm ülkelerinde yüzyıllardan beri egemen olan fikrî tutum geleneklere saygı gösterme ve tefsir anlayışıydı. Geleneğin ve tefsirin iktidarının yerine, tarihin ve eleştirinin egemenliğini getirmeye çalışmak; şüphesiz ki bu bir düşünsel devrim niteliğindedir. Akçura, bu, tarihe ‘dönüş’ olgusunda ön planda yer alanlardan biriydi; tarih onu açık düşünceli, yaşadığı dünyayı en iyi anlayan aydınlardan biri kılmıştı. Akçura, dünya sahnesine yeni toplumsal, ekonomik ve siyasal güçlerin çıktığını kavramıştı. Türk toplumu er geç bu güçlerle karşı karşıya gelecekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6161b2e5-2d6c-4865-b9da-3e24617564de.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademi İçin Bir Rapor</image:title>
            <image:caption>Özgürleşmenin yolu ille de insanlaşmadan mı geçiyor?

Çok yönlü Fransız sanatçı Mahi Grand&apos;ın elinden çıkan Akademi İçin Bir Rapor, etkileyici çizimleri ve göz alıcı renklendirmesiyle okurun zihninde şimşekler çaktıran bir başkalaşım hikâyesi. 

Franz Kafka&apos;nın pek bilinmeyen bir öyküsünden uyarlanan bu çarpıcı grafik roman, eskiden maymun olan bir adamın anı kırıntılarını takip ederek insanlık yolunda attığı ürkek adımları cesur çizgilerle buluşturuyor. 

İnsanın gerçekten isteyince, hele de çıkış yolu bulması buna bağlı olunca, nasıl kolay öğrenebildiğini gösteren kitap; başkalarının boyunduruğu altına girmenin kaçınılmaz sonuçları üstüne ince ince düşündürüyor.
Beş sene, takvim açısından bakıldığında o kadar da uzun bir süre gibi görünmeyebilir; ancak söz konusu süre bir maymun için düşünüldüğünde, zaman çarklarının tersine işlediği apaçık ortada!

Bugün artık o eski maymun gerçekliğime dönemesem de en azından tasvirimin ona uygun olduğuna şüphe yok.

Çok değil, henüz beş yıl öncesine kadar maymun olan bir “adam”, yaşadığı muhteşem evrimi raporlamak üzere Bilimler Akademisi&apos;ne davet edilir. Afrika&apos;da yakalanıp kaçırılan maymun-adam, baş döndürücü bir çaba harcayarak bir insanın ortalama kültür düzeyine erişmeyi başarmıştır! Anlattıklarına göre insanların dünyasına girebilmek ve orada kendisini kabul ettirebilmek için olağanüstü bir mücadele vermiştir. Peki ama ne pahasına? Geçmişinden vazgeçmek ona özgür bir gelecek mi vadetmiştir, yoksa konforlu bir yaşamın kapılarını mı aralamıştır? Hele ki, cüzdan kalınlığının her kapıyı açtığı bir dünya düzeninde beyhude sayılabilecek böylesine bir çabaya ne sebep olmuştur? 

İnsanların zulmünden korunmak için çıkış yolunu ilkel benliğinden tamamen sıyrılıp uygar dünyanın bir parçası olmakta arayan bir maymunun muhteşem değişim ve dönüşümüne tanıklık ettiren bu sarsıcı kitap, “manzaranın içinde eriyip kaybolmanın” dayanılmaz çekiciliği hakkında nokta atışı tespitlerde bulunuyor.  

Okurları zaferle sonuçlanan insanüstü bir insanlık girişiminin kodlarını çözmeye davet eden Akademi İçin Bir Rapor, vahşi bir hayvanı ehlileştirme fikrinin ardında yatan duyguları bilinçaltının dehlizlerine dalarak keşfetmeye çağırıyor.

Hiçbir insanlık eğitmeni yeryüzünde benden daha ilgili bir öğrenci bulamazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/079ed939-7f28-4f38-b508-4ff91790943c.jpg</image:loc>
            <image:title>Postkolonyalizm</image:title>
            <image:caption>Derin eşitsizlikler üzerine kurulu bir dünyada yaşıyoruz. Sömürgeciliğin tasfiyesine rağmen, eski emperyal devletler, önceden hükmettikleri ülkeler üstündeki egemenliklerini büyük oranda koruyorlar. Postkolonyalizm, sömürgecilik karşıtı mücadeleyi farklı bir bakış açısıyla, bugüne uzanan bir izlekte inceliyor; Batı egemenliğinin eski ve yeni görünümlerini eleştirel bir gözle ele alıyor. Sömürgeciliğe karşı mücadelenin hem tarihini hem temel tartışmalarını ortaya koyarken dünya düzenine dair düşüncelerimizi de yeni bir perspektife yerleştiriyor. 
Robert J.C. Young; ezilen, hor görülen, baskı altında yaşayan kadınların, yurtlarından edilmiş mültecilerin, kendi toplumları içinde en küçük düşürücü şekillerde yaşamaya mahkûm edilenlerin, kültürleri ve yaşam alanları yok edilen yerli halkların, işgal altında yaşayan Filistinlilerin hayatlarına dokunuyor. Siyasal, toplumsal ve kültürel tahakkümün eski biçimleriyle birlikte şimdiki yansımalarını da incelikle dile döküyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan incelemesinde müzikten edebiyata, sömürgeci geçmişin kalıntılarının nasıl hâlâ ayakta kalabildiğini sorguluyor ve en çok da kendi hayatlarımızı ve zihinlerimizi sömürgeci bakıştan kurtarmanın yollarını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72bc8667-6099-4f67-97c8-2925cf9135bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;da Kedi</image:title>
            <image:caption>“Böyle kaç şehir var?
İstanbul kedilerin 
Kediler İstanbul’un sahibi. 
Zaten Anadolu değil mi 
Felis silvestris catus’un 
Ehlileşmesinin kökeni?” 
Gündüz Vassaf, en eski zamanlardan beri insanlarla bir arada yaşayan kedileri, ama en çok da İstanbul kedilerini kendine özgü üslubuyla anlatıyor. Etraflı bir merak, ilgi ve gözlemin ürünü olan, düş gücünün sınırlarını zorlayan İstanbul’da Kedi’nin hemen her satırı mitoloji, tarihsel gerçeklik, hiciv, mizah, dram ve sorgulamalarla dopdolu. İstanbul’un kedilerinin eşliğinde hem kedilerin hem İstanbul’un derinliklerine uzanan alegorik ve masalsı, görsellerle zenginleşen bir şiir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e545b18-a902-4dd9-9f75-0af696cafdbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Imperfectus – Kusurlu İnsan</image:title>
            <image:caption>HASTALIKLAR VE TRAVMALAR ZAYIFLIK DEĞİLDİR, İNSANIN DİRENCİNİN VE DAYANIŞMASININ DOKUNDUĞU BÜYÜLEYİCİ BİR HİKAYEDİR. 
Hastalıklar, Homo Sapiens tarihinin büyük sessiz kahramanlarıdır. İnsanlığın biyolojik kusurlarının birçoğu, hayatta kalma stratejimizi eleveren anahtarlardır. Bu kusurlar sadece ölümün ve yıkımın tarihini anlatmaz bize, aynı zamanda insanın büyüme ve ilişki kurma macerasının büyüleyici bir anlatısıdır. 
Kendisini insan evrimi araştırmalarına adamış, yüzlerce bilimsel makaleye imza atmış, sosyal bilimler alanında dünyaca haklı bir üne sahip Dr. María Martinón-Torres, bu kitapta bizleri biyolojimizin en karanlık köşelerini araştırmaya davet ediyor. Kusur olarak nitelendirdiğimiz şeylerin Homo Sapines’in uyum sağlamadaki başarısının kilit yönlerini sakladığını ortaya koyan Martinón-Torres, insanın evrimsel yolculuğuna bambaşka bir perspektifle bakmamızı sağlıyor. 
Evrim teorisinin ışığında insan türünün kanser, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi bozuklukları, kaygı bozukluğu, kardiyovasküler vakalar, nörodejeneratif bozukluklar, yaşlılık ve ölüm korkusu gibi başlıca hastalıklar eşliğinde verdiği bu hayatta kalma mücadelesini şaşkınlıkla ve soluksuz okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f10fe6bf-a4f1-41c1-a43b-0155c704ac20.jpg</image:loc>
            <image:title>Olan Biteni Hissetmek</image:title>
            <image:caption>Yenilikçi bilimsel düşünme şekli ve net ifade biçimiyle tanınan Antonio Damasio, bu kitabında en derinlerde yatan soruları ve yanıtlarını ele alarak bilinç konusuna yeni bir anlayış getiriyor: Ne bildiğimizi nasıl biliyoruz? Bilinç kazanmış insan zihninde benlik algısı nasıl oluşuyor? Beyin hasarı bulunan hastalara yıllar boyunca çareler sunan yetenekli tıp doktoru Damasio, Descartes’ın Yanılgısı adlı kitabının devamı niteliğinde olan bu çığır açacak çalışmada bilincin biyolojik temellerini ve hayatta kalmada özel rolünü araştırıyor. İnsanın varoluşunu anlamaya çalışırken beden ve duyguyu ilişkilendiren bu eşsiz çalışma, New York Times’ın da dediği gibi, “benlikle ilgili bildiklerinizi altüst edecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f265e339-0a98-4707-bb7a-ce7566bff6c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hades’te Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Oğuz İnel’in bu kurmaca söyleşisinde bir fizikçi bir gece kendisini “öteki dünyada” biriyle söyleşirken buluyor. Tanrı, inanç ve benlik, varlık ve hiçlik, özgürlük ve zorunluluk, dolayısıyla etik, zaman ve yaşam gibi felsefi temalar çeşitli düşünürlerle diyalog içinde ele alınıyor. Bu konular üstüne düşünmek ve farklı görüşlerle karşılaşmak isteyen okurların zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b02980-2afa-4836-89fc-e2f1891990b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi&apos;nde Balık</image:title>
            <image:caption>“İstanbul yıllardır bir simge arayışında. Bunun için reklam şirketlerine bile sipariş veriyor günümüzün aklıevvel politikacıları. Lale mi olsun, Kız Kulesi mi? Boğaz Köprüsü mü? Sultanahmet ya da Süleymaniye gibi camiler, Topkapı gibi saraylar ve Ayasofya var aday olarak. Olanlarla yetinmeyip çılgın projeleriyle şehre damga vurmak isteyenler de var. Oysa şehir neredeyse kurulur kurulmaz simgesiyle buluşmuş. Onu sikkelerine basmış...” 
Gündüz Vassaf, ustalıklı kalemiyle binlerce yıldır gelip geçen medeniyetleri, hükümdarları, devletleri, insanları seyreden Boğaz’ın balıklarını anlatıyor bu kez. Boğaziçi’nde Balık’taki kâh eğlenceli kâh hüzünlü, kâh şiirli kâh mitolojik öykülerde gerçek ve kurmaca iç içe geçip okuru hem zamaniçi hem zamandışı bir serüvene davet ediyor. Resimler, çizimler eşliğinde Boğaz’ın enginliklerine ve derinliklerine düşsel bir yolculuk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29de7202-566c-4253-84fd-c0b7412ec0d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Otelde Bulunmuş Kitap</image:title>
            <image:caption>Otel dendiğinde edebiyat tutanaklarının kalın defterlerinden biri olanca haşmetiyle açılır önümüze... Bir mekân olarak doğrudan otelin kendisini konu alan, otelde geçen olaylar ekseninde gelişen ya da otel odalarından sokağa taşan yan hikâyelerle ilerleyen kurgusu bir otelin çevresinde örüntülenen yerli ve yabancı nice öykü, roman, tiyatro oyunu, film ve onlara ilişkin çağrışımlar hafızalarımızı karıncalandırarak ardı ardına sökün etmeye başlar. 
— Murathan Mungan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56052bbb-170a-4e67-96c5-83391fb3be31.jpg</image:loc>
            <image:title>Defneler Kesildi</image:title>
            <image:caption>“Orada [Defneler Kesildi kitabında] sonuçta tesadüfi bir mutluluktan dahası var, hepimizin farklı biçimlerde ulaşmaya uğraştığına yaklaşan bir çalışma söz konusu.” —STÉPHANE MALLARMÉ 
 
İnsanın bir içdünyasının olduğunu ve bu dünyayı dolduran gürültülerin neler olduğunu 20. yüzyılın modernist edebiyat yapıtlarıyla öğrendik, ama öncüler 19. yüzyıldaydı; Daguerréotype fotoğraf için neydiyse James Joyce için de Édouard Dujardin öyleydi. Sembolist edebiyatın bu önemli ismi, 1887’de küçük bir dergide 25 yaşındayken yayımlattığı Defneler Kesildi metninde sessiz sedasız bu gürültüyü yakalamıştı, James Joyce ve çağdaşlarına kalan ise bu tekniğin etkisini kuvvetlendirip okura gümbür gümbür modern insanın aklını açması olacaktı. 
 
Bir yıldıza tutulan genç bir adamın kafasının içinde altı saat boyunca olagelenlerin titiz bir anlatımı gözler önüne seriliyor Defneler Kesildi’de. Bir opera sanatçısının şarkısının sözleri eşliğinde başlayan bu aşkın insana yaşattıklarının, düşündürttüklerinin, hayattaki her şeyi nasıl bastırdığının ve kaptırıp nerelere kadar yönelttiğinin öyküsü ortaya çıkıyor. Aşkla sanatın kesiştiği bir minör mucize...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46f1d6f-c5e8-4e30-9556-a06ad4988f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Sindbad’ın Gece Yolculukları</image:title>
            <image:caption>“Macaristan’ın Proust’u.” —THE NEW YORK TIMES 
 
Modern Macar edebiyatının en önemli kalemlerinden Gyula Krúdy’nin Binbir Gece Masalları’nın kahramanı Sindbad’ı başkahramanı yaptığı, hayal dünyasıyla hafızanın birleşimi denebilecek öykülerinde Sindbad aşk idealinin peşinde bir gezgindir. Melankolik bir şehvet düşkünü de olsa, baştan çıkardığı ve sevdiği kadınlar kendi arzusunun bir izdüşümü müdür yoksa kendisi mi o kadınların bir eseridir, bilinmez. Budapeşte’nin kalabalık sokaklarından, hiçbir şeyin değişmediği taşra kasabalarına kadar, bu gezgin Lothario gittiği her yerde eski aşklarıyla karşılaşır: Tuna kıyısında, bir zamanlar kur yaptığı pencerelerin altında, Eros ve Thanatos’un buluştuğu kiliselerde ve mezarlıklarda... 
 
Yalanlar, kötülükler, her türlü döneklikler affedilir; ve aşk, uğruna sebat etmeye, ağlamaya ve yaşamaya değer tek şey olarak yeniden tasdik edilir. Yankılar ve çağrışımlarla dolu bu derin kitap, ölmekte olan Habsburg İmparatorluğu’na erotik bir ağıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1137672-4d15-4175-a18b-eb0df84063c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamur</image:title>
            <image:caption>“Tıpkı bir korku filmi gibi hortlak, genç kıza âşık oluyor. Aylarca onu tıpkı bir gölge gibi takip ediyor. Sabırla ilgisini çekmeyi, saygısını kazanmayı bekliyor onu tanımak tanımak için... Tabii onun yanı­na sokulmak için hortlağın bir cen­tilmen hüviyetiyle ortaya çıkması lazım. Hortlak bunu da yapıyor. Günün birinde şık, hoşsohbet, zen­gin ve kibar bir efendi gibi bir Bay Osman Elbatora olarak ona kendi­sini tanıttırıyor, genç kızı tanıdığı bu kısa an içinde ipnotize ediyor.” 
 
Suat Derviş, hayalden uzaklaşıp hakikate yöneldiği, toplumcu gerçekçi eserler vermeye başladığı süreçte kaleme almış Çamur’u. Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır ile İstanbul’un Bir Gecesi arasında yer alıyor kronolojik olarak. Ancak roman, yukarıdaki alıntıdan da anlaşılabileceği gibi Gotik döneminden de izler taşıyor.  
 
Arkadaşlarının “Hortlak” adını taktıkları Osman’la tanışan Mehlika, bu neredeyse babası yaşında adamla evlendikten sonra kendisini bir türlü uyanamadığı, bazen de uyanmak istemediği bir kâbusun içinde buluyor. Osman’la birlikte hayatına giren alkol ve kokain, bu genç kadının ruhunu, bedenini, tüm benliğini etkisi altına alıyor. Fakat Suat Derviş, Mehlika’yı kurtarmak isteyen, toplumu, aileyi ve ahlakı sorgulayan bir Salih de ekliyor romanına. Mehlika’ya âşık olan Salih, başka bir dünyanın, başka bir düzenin hayalini kuruyor. “Bu hayat, içinde yuvarlandığınız... Çok güzel zannettiğiniz bu hayat bir bataktır, bir çamur batağı. Öyle bir çamur ki her an ayaklarınızın biraz daha gömüldüğünü, yapışkan sırnaşıklığı ile sizi biraz daha kirlettiğini göreceksiniz,” diyor sevdiği kadına. 
 
Saadet Özen Dalkaya’ysa “Anılarımın Suat Derviş’i” başlıklı yazısında hem Çamur’dan hem de çocuk denecek yaşta Suat Derviş ve eserleriyle tanışmasından bahsediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200a3029-65f5-483a-a088-5b3c836883bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Anne</image:title>
            <image:caption>Anneliğimizle ilgili kendimizi neden yetersiz hissediyoruz? Cevap çok basit: Çünkü yetemiyoruz. Kimimize az gelen kimimize çok geliyor. Eşler yeterince sorumluluk almak konusunda isteksiz, sosyal destekler çoğu zaman zayıf. Şirketler ise çocuk sahibi olan kadına destek olmaktan ziyade, anne olduğu için kadını cezalandırır hâle gelmiş durumda. 
 
“İyi ve yeterli anne” olmayı ev işleriyle uğraşıp çocuğuyla en iyi şekilde ilgilenmek olarak dayatan toplum, anneleri de kendilerine yönelik yanlış bir algıya düşürüyor. İşte tam da bu noktada her şeye yeten, mükemmel olan anneler değil de “yeterince iyi”, yani ihtiyaç kadar verebilen, destek olabilen anne olma konusu devreye giriyor. 
 
2007’den bu yana kurumsal hayatta birçok farklı sektörde insan kaynakları profesyoneli olarak çalışan Ezgi Feda, hem kendi deneyimlerini hem de danışanlarının hikâyelerini harmanlayarak; mükemmeliyetçiliğin değil, yeterli hissetmenin ön plana çıktığı “daha yapıcı” bir yol çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49a37169-f686-44e1-8aa7-2fa8017c13c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözler Sözcükler</image:title>
            <image:caption>“Kendimi bildim bileli hemen her şeye merak duyarım. Zaman zaman mesleki olarak beni çok da ilgilendirmeyen konuları merak ettiğim için, önce araştırır okurum, okuduklarımla tatmin olmazsam bir bileni bulup onunla konuşur ve bilgi sahibi olmaya çalışırım. (…) Çocukluğumdan beri sözcüklerin anlamını, neyi ifade etmek için kullanıldıklarını merak ederdim. Günlük dilde bazılarını unuttuğumuz, bazılarını ise kolayca telaffuz ettiğimiz sözcüklerin çok daha derin anlamları olduğunu gördüm ve bunları sizlerle paylaşmak istedim. Bir süre sonra, çok sayıda okur ‘köşe yazıları ne zaman kitap olarak yayımlanacak?’ diye sormaya başladı. 
Bu sorular bazı yazılarımın bir kitap haline getirilmesine vesile oldu.” 
M. Sinan Genim Sözler Sözcükler kitabında, anlamını ve gündelik hayattaki “önemini” unuttuğumuz sözcüklerin peşine düşüyor ve anlamını unuttuğumuz bu sözcüklerle beraber hayatımızdan nelerin eksildiğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d53ba92-0504-47b5-a79d-67c3887e2f76.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzüncü Yıl Notları (1918-1923)</image:title>
            <image:caption>“Devrimi sevebiliriz. Ama onu sevdirebilmek için iyi anlatmak, iyi açıklamak zorundayız. Bu da o devrimin siyasal kurumlar boyutuna olmadık birtakım hukuki ya da demokratik kulplar takmaktan vazgeçip ‘devrim’ dediğimiz süreci iyi anlamaya çalışmakla olabilir.” 
 
Yüzüncü Yıl Notları (1918-1923) adlı kitabında Ahmet Kuyaş, Cumhuriyet’in ilanına giden yolda yaşanan “Anadolu Savaşı”nı askeri ve siyasi yönleriyle irdeleyip tarihte eşine az rastlanır bu devrimin ne olduğunu tüm yönleriyle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ab8dc67-bb97-4bca-b14b-49ef6ccfe4c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Canımın Canı</image:title>
            <image:caption>“Ah! Ben ki Feryal, ben ki Funda, ben ki Figen, ben ki çok satan kitap raflarının gediklisi, ben ki çalıkuşu olsun diye adı Feride konup da, ola ola devekuşu olan ve kendini müstear isimlerin ardına gizleyen bir korkak yazar...” 
Birkaç müstear isimle, birbirinden ünlü ve çok satan romanların yazarı Feride Fazlıoğlu. Tam Araf’ta olduğuna inandığı bir dönemde hayatı yeniden başlayacaktır Feride’nin. Gerçek anlamıyla bir “yeni başlangıç”tır bu. Çünkü yıllardır sıra beklediği organ nakli gerçekleşmiştir. Gözlerini bir hastane odasında açtığı yeni hayatının gizli özneleri, gün geçtikçe esas kahramana dönüşecektir. Bir hastane odasında başlayıp önce Kadıköy-Yeldeğirmeni mahallesine, oradan çok uzaklara hatta yıllar öncesine uzanacak bir yeni hayattır artık onunki. Geçmişinin asla “bildiği” gibi olmadığını öğrenecek, geleceğinin ise hiç de hayal ettiği gibi şekillenmeyeceğini fark edecek… 
Önceki romanları Paramparça’da 12 Eylül’ü, Beni Hep Böyle Hatırla’da 6-7 Eylül’ü kaleme alan Melike İlgün, yeni romanı Canımın Canı ile hem “Ah’lar Ülkesi” adını verdiği üçlemesini tamamlıyor hem de geçmişte yaşanan tarihsel olayların sıradan insanların hayatına yıllar boyunca nasıl tesir edeceğinin hikâyesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c109ab95-d217-405f-9334-b0cfe2226f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapıları Çalan Benim</image:title>
            <image:caption>İlk kitaplar genelde yazarı için en otobiyografik ve yazarın kendini anlatmaktan uzaklaşamadığı kitaplar olarak karşımıza çıkmıştır. Öte yandan heyecan ve tutku dolu olmaları yanında ilk buluşmada sesi titreyen aşıklar gibi acemilikler ve sonradan keşke dedirtecek anlatımlar içerir. Fakat, Ali Kara bu ilk kitabında otobiyografik anlatımdan kaçabildiği gibi, sesi hiç titremeden, kendine özgü ve özgün bir anlatım oluşturabilmiş. 
Kitap; Gece Gelen, Ardından, Erenköy’de, Pullu Tepeler, Arka Bahçeye Bakan, Rüya ve Merdivenler isimli toplam yedi öyküden oluşuyor. Öykülerin ana izleği yol ve yolculuk. Öykü severlerin zevkle okuyacağını tahmin etmekle birlikte, yol ve yolculuk öyküleri sevenler için bir başucu kitabı olacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf76fca9-10e0-4e70-97cd-bd9f53274914.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin - Bu Nasıl Göbeklitepe</image:title>
            <image:caption>İnternetin gizemli ve renkli dünyasına sıra dışı bir adım atmaya ne dersin?
Yapay zekânın oluşturduğu, gerçeğinden farkı olmayan sanal bir dünyada zaman geçirmeye hazır
mısın?
Bağlak, Şirin ve arkadaşlarına çılgın bir deneyim yaşatırken, hayal güçlerinin de sınırlarını zorluyor.
 
Göbeklitepe’yi daha iyi tanıma isteğiyle girdikleri sanal dünyada karşılarına çıkan Kadim Bilgi
Uzmanları kafalarının karışmasına, Himalayalar’da karşılaştıkları Büyük İskender tuz dünyasına
dikkat kesilmelerine neden oluyor.
 
Bir de kendisini virüs savar olarak tanımlayan Gölcan Hanım var ki konulara herkesten farklı
yaklaşımı Şirin’i çok yanıltıyor.
Bu eğlenceli ve heyecan dolu macerada, çocuklar internet dünyasının farklı yönlerini, etkilerini
keşfederken, bir yandan da bilgi kirliliğinde doğru kaynağa ulaşmanın önemini kavrıyorlar.
Sanal dünya gözlüklerini takın. Macera başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75bdf9db-28fe-4e9c-ba78-aec7b595e740.jpg</image:loc>
            <image:title>Marslı Albert Görev Başında</image:title>
            <image:caption>Mia, meraklı ve cesur bir çocuktur, bilim sevgisiyle doludur. Okula yeni başlayan arkadaşı Albert ise diğerlerinden farklıdır ve bu hemen Mia’nın dikkatini çeker. Kimseyi dinlemeyen ve kendi hâlinde olan Albert Marslı olabilir mi diye düşünür. Albert hakkındaki gerçeği keşfetmeye kararlı olan Mia, harekete geçer ve kalpleri ısıtacak bir dostluk kurulur. Otizm ve empati üzerine yazılmış eşsiz bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b17a314-a24a-49c8-8360-e57c6c8fa890.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aile Macerası - Çikolata Meselesi</image:title>
            <image:caption>Yıldırım ve Yağmur bütün zamanlarını oyun oynayarak ve müzik dinleyerek geçirmekten çok memnun iki kardeş. Hatta kendilerini o kadar kaptırıyorlar ki kimseye ayıracak zamanları olmuyor. Tabii Yıldırım’ın kankası Rüzgâr hariç.
Anne ve babaları da işlerine o kadar yoğunlaşmış ki çocuklara ayıracak bir dakikaları bile kalmıyor. Ta ki bir gün Nurettin dede duruma el koyana kadar.
Bir Aile Macerası sevdiklerimize zaman ayırabilmeyi, zaman yönetimini ve iletişimin önemini anlatıyor. İşin sırrı teknolojide mi tecrübede mi?

Cevabı bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91977a26-ba40-41d8-961f-c24f72bb2f63.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyen Ailesi</image:title>
            <image:caption>Her şeyi bekleten ve erteleyen bu aileyle tanışın! Hayallerini ve işlerini sürekli olarak erteleyen bekleyen ailesi bireyleri aslında beklemekten çok yorgunlardır. Ne durumda olduklarını çok da göremeyen aile, Alel ve Acele ile tanışırlar. İşte şimdi işler değişir. Bekleyen ailesinin bu iki hızlı insandan öğreneceği çok şey vardır. Hayallerini ve işlerini ertelemekten sıkılanlar için eşsiz bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9360fae-2a9f-4c79-ba7d-0fb08c5f895e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arel ve Enteresan Kumbarası</image:title>
            <image:caption>Arel ve ablası, Kapadokya’da balon turu yapmak için sabırsızlanıyordu fakat babaları onlara bir şart koşmuştu: Balona binmek için herkesin kendi kumbarasını doldurması gerekiyordu! Bundan kolay ne olabilirdi ki… Arel, kumbarasını bir sürü bozuk parayla doldurmuştu bile.
Ama işler pek de beklediği gibi gitmedi, kumbarasını değerli şeylerle doldurmalıydı. Arel’in başka taktiklere ihtiyacı vardı. Acilen bütçe yönetimini öğrenmesi gerekiyordu.
Peki asıl değerli olan şey para mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9eba7f-a909-4682-bef7-02f2ff92d3c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Dikkatin Bulunuşu - Dedektif Bil. Yeter</image:title>
            <image:caption>Dikkat eksikliğinden muzdarip bir yazarın, kendisi gibi eksik dikkatinden yana dertli olan kahramanı Bilal Yeter, namıdiğer “Bil. Yeter” sadece kitaplardan öğrendiği bilgilerle yaşayabileceğine inanan bir çocuktur. Ancak bir gün, kasabasında yetişen endemik bir bitkinin gizemli bir şekilde yok edildiğini fark eder. Bu olay, onu hiç beklemediği bir maceranın içine sürükler. 
Bilal, kelaynak bitkisinin ekili olduğu saksıyı yanına alıp kaçan, kasabadaki kellerin son umudu olan Ayşe teyzeyi aramaya koyulur. Ancak yol boyunca yaşadığı bir dizi aksilikle başa çıkmak zorunda kalır ve macera dolu bir kovalamaca başlar! 
Bu macerada, farkına vardığımız her şeyi çözebileceğimiz fikrinin mutluluğu, atacağımız ve atamayacağımız tüm gollerin sevinci, omuz omuza arkadaşlıklar ve mahalle kültürü var… İŞTE BUNLAR HEP TAKTİK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/735d6350-dc18-4afc-9db3-a4e43becbecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Nivisen Empatik</image:title>
            <image:caption>Ev pirtûka ku hûn dixwînin lêkolîneke civaknasî û pedagojîk e. Ew berhevoka nivîsên ku di demên cuda de di rojname, kovar û malperan de hatine nivîsandin e. 
Nivîs mijarên heyî yên ku ji perspektîfek empatîk hatine nivîsandin in. Bi piranî pirsgirêkên civakî û pedagojîk ên zaro-kanın. 
Di vê lêkolînê de hûrgulî tune. Tişta ku tê xwestin bê ravekirin bi îfadeyên kurt tê ravekirin. Ew wekî nexşeyek rê ji bo kesên ku dixwazin lêkolînek berfirehtir bikin re xizmetê dike. 
Zimanekî ku mirov ji hemû beşên jiyanê dikarin bixwînin û jê fam bikin tê bikaranîn. Dibe ku hin têgehên zanistî yên ku bi neçarî têne bikar anîn dijwar bin; lê belê ji ber ku tu têgînên din li şûna wan têgehan nehatin dîtin, ev têgîn hatin bikaranîn. 
Min encamên lêkolînên xwe nivîsand, nemaze li ser bin-geha pirsgirêkên ku min di dibistanên ku ez lê dixebitim de min dîtin. Di dema nivîsandina van nivîsand de, min ji hevalên mamosteyên ku ez pê re di xebitîm piştgirî stend, min ji malbata xwe jî piştgiriyeke mezin girt. Wan di vê lêkolînê de alîkariyek mezin dan min. Di vî warî de ez spasiya malbat û hevalên xwe dikim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b26412-af7d-44d8-a972-eeee8121a06c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ronesansa Rojhilata Navîn</image:title>
            <image:caption>Ev pirtûka ku hûn dixwînin lêkolîneke dîrokî û Ci-vaknasîye. Belê, ew hewldanek e ku serdemekê bi nêrînek Dij-Rojhilatnasî ronî dike. 
Dema ku hewl tê dayîn çanda Rojhilata Navîn a ku heta îro bûye xala destpêk a şaristaniyan, bi nêrîneke Rojhilatnasî were pêşkêşkirin, tişt ê ku tê xwestin, hewldana zêdekirina heyraniya Rojava ye. 
Çanda Rojhilata Navîn dergûşa sereke ya çandan e. Ev çand di serdema ku bi navê Ronesansê ya Rojhilata Navîn tê zanîn û gihîştiye lûtkeya xwe. Bi vê lêkolînê re hewl hatiye dayîn ku çanda Rojhilata Navîn a di navbera sedsalên 8-12’an de ku vê lûtkeyê temsîl dike, bi nêrîna Civaknasîya Dij-Rojhilatnasî ronî bike. 
Di vê lêkolînê de hûrgulî tineye. Tiştê ku tê xwestin bê ravekirin, bi biwêjên kurt tê ravekirin. Bi awayekî, ji bo kesên ku dixwazin vê serdemê fam bikin rêberek e. Ew wekî nexşeyek rê ji bo kesên ku dixwazin lêkolînek berfirehtir bikin re xizmetê dike. 
Zimanekî ku ji hemû beşên jiyanê dikarin bixwînin û jê fam bikin tê bikaranîn. Dibe ku hin têgehên zanistî yên ku bi neçarî têne bikar anîn dijwar bin; Lê belê ji ber ku tu têgînên din li şûna wan têgehan nehatin dîtin, ev têgîn hatin bikaranîn. 
Ez spasiya xwe ji her kesê ku alîkarîya vê lêkolînê kirine dikim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b832fa-30b7-42ef-94c4-c051cea38abe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaş Otuzdan Önce</image:title>
            <image:caption>Yaşınla akıllanacağını sandın belki de, 
Ama yaş ilerledikçe, anlamak zor geldi. 
Yaşadıkça belirir anlayış, zamanla derinleşir bilgi, 
Akıl, yaşınla değil, yaşadıklarınla büyür, olgunlaşır gibi. 
Zamanın sırrı, deneyimlerle çözülür aslında, 
Her yaşanmışlık, bir bilgelik, bir hazinedir hücre hücre. 
Bilgilerin çoğalır, hazinen genişler, hücren büyüdükçe. 
Yaşlanmakla değil, yaşayarak öğrenir insan, 
Öğrendikçe işler ruhuna ilmek ilmek. 
Akıl, yaşamla kucaklaşır, deneyimle bulur anlam. 
Gençlik fırtınası dinince, sükun bulur akıl, 
Yaşlılık yorgunluğunda, tecrübeleşir bilgi biraz. 
Yaşamın yolu, anlamakla doludur adeta, 
Akıl, yaşadıkça öğrenir, gördükçe anlar, 
gerçeği hatırlatacak kadar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ed6929a-dcd6-418c-af30-a2a0c8666abd.jpg</image:loc>
            <image:title>Samurayın Kızı</image:title>
            <image:caption>Etsu Inagaki Sugimoto, Samurayın Kızı romanında, Japonya’nın feodal döneminin sonlarında dünyaya gelen cesur bir kız çocuğunun ruhunun derinliklerine iniyor. Etsu’nun özyaşamöyküsünü ele aldığı eser, Japon modernleşme sürecine ayna tutarken, kaybolan bir yaşam tarzının son temsillerini de dile getiriyor. Geleneksel Japon ailelerinin doğum, düğün, ölüm gibi yaşamın büyük anlarına dair alışkanlık ve âdetleri, bir zamanlar ihtişamla mütevazılığın mükemmel bir birleşimini oluşturan samuray sınıfının düşüşü ve köklerinden kopmak üzere olan bir yaşama biçiminin ortaya çıkışı incelikle gösteriliyor. 
 
Japon yazı sanatından mimariye, yemek kültüründen eğitime, kadın-erkek ilişkilerinden yaşlılara karşı tutuma kadar pek çok meseleyi ele alış biçimiyle yazar, âdeta bir dönemin kültür ansiklopedisini oluşturuyor. Uzun kışları ve kar kalkmaz topraklarıyla bilinen Echigo’da başlayan hikâye, Etsu’nun evlenerek Amerika’ya taşınması ile yepyeni bir dünyaya açılıyor. 
  “…geçmişin tüm sessiz zevkleri ve resmedilmeye değer hayatı, ucuz, çirkin görünümlü bir şimdiki zamana karışarak kaybolmuştu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5702ae38-56b0-4103-a2df-ab7fcb762489.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşlık Nasıl Kurulur ve Nasıl Korunur? - Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Arkadaş edinmek her zaman düşündüğümüz kadar kolay olmayabiliyor, öyle değil mi? Bazen herkes gibi sen de arkadaşlarınla sorunlar yaşıyor ya da yeni arkadaşlıklar kurarken engellerle karşılaşabiliyorsun. Ama merak etme, bu kitapta sana yardımcı olacak birçok etkinlik ve ipucu bulacaksın! 
– Ama ben çok utangacım... 
– Ya yeni başladığım okulda kimse benimle konuşmazsa... 
– En yakın arkadaşım benim yerime başkasıyla oyun oynadığında onu çok kıskanıyorum! 
– Irmak artık benimle arkadaş olmak istemediğini söyledi. Şimdi ne yapacağım? 
 
İYİ HABER ŞU Kİ ARKADAŞLIK ÖĞRENİLEBİLİR... VE GELİŞTİRİLEBİLİR! 
Ortaokul ve liselerde duygusal eğitim üzerine konuşmacılık yapan Margot Fried-Filliozat ve pozitif ebeveynlik yönteminin öncülerinden, psikoterapist ve Kalp Zekâsı, Denemediğim Yol Kalmadı isimli çok satan kitapların yazarı Isabelle Filliozat tarafından kaleme alınmış, Éric Veillé tarafından resimlendirilmiştir 
5 YAŞ ÜSTÜ 
EBEVEYN KİTAPÇIĞI, 50&apos;DEN FAZLA ETKİNLİK VE ÇIKARTMAYLA BİRLİKTE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed8156a-cb48-4996-ba21-dd8b6fd818f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapyiyenler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hakikat, beslendiğimiz hikâyeler ile kendisine aç olduğumuz hikâyeler arasındadır. 
 
“Saf ve yaratıcı. Bu cesur, gotik, anti-peri masalı gerçeği yüzümüze vuruyor: Aşk, herkesi kötü̈ adama dönüştürebilir.” 
 
– Olivie Blake, New York Times’ın çok satan Atlas Altılısı kitabının yazarı 
 
“Bu, modern fantezinin yeni ustasının sahneye çıkışı. Sakın kaçırmayın.” 
 
– James Rollins, New York Times’ın çok satan The Starless Crown 
 
kitabının yazarı 
 
“Geleneklere, anne olmaya, travmalara ve canavar olmanın ne anlama geldiğine dair güzel, narin, acımasız ve son derece benzersiz bir bakış... 
 
Tek diyebileceğim çarpıcı olduğu. Sonuna dek, durmaksızın beni şaşırttı.” 
 
– Seanan McGuire, New York Times’ın çok satan Her Kalp Bir Eşik kitabının yazarı 
 
“Karanlık ve inanılmaz derecede ilgi çekici; kitabı elimden bırakamadım. Her şey annelik ve canavarlar hakkında, üstelik her sayfa yaralara tuz basıyor.” 
 
– Everina Maxwell, Winter’s Orbit’in yazarı 
 
“Sevginin bizi hem güçlendirip hem de yok edebileceğini gösteren büyüleyici bir hikâye. Sonuna kadar beni koltuğuma gömdü̈. 
 
Kitapyiyenler, dişlemek isteyeceğiniz bir kitap.” 
 
– Genevieve Gornichec, Cadının Yüreği kitabının yazarı 
 
“Kendileri için yazılan öykülerden kurtulup, mürekkep ve kanla kendi öykülerini yaratanların, zarifçe işlenmiş bir öyküsü̈. Elimden bırakamadım.” 
 
– H. G. Parry, The Unlikely Escape of Uriah Heep kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47cdc737-0ce8-4e5c-9769-1cc640685a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Engelli ve Otizmli Bireylere Olumlu Davranışsal Destek</image:title>
            <image:caption>BİZDEN FARKLI OLANI TANIMAK CESARET İSTER! 
 
Bu kitap zihinsel/gelişimsel yetersizlikte zorlayıcı davranışlar ile otistik bireyler hakkında erişilebilir, gerçekçi, pratik bilgiler veren eşsiz bir rehber! Aynı zamanda, zorlayıcı davranışın anlamı, bunları ele alış şeklimiz ve verdiğimiz karşılıklar üzerine daha büyük soruları gündeme getiren sıra dışı bir kaynak! 
 
Tony Osgood bizleri, gelişimsel yetersizlik veya otizm tanısı konmuş kişilerle gerçekten tanışmaya teşvik ediyor. Bu girişimlerimizde özgünlük ve samimiyetin önemini vurguluyor. Sunduğu tavsiyeler, “olumlu davranış desteği” olarak adlandırılan uygulama kılavuzuna dayalı pratik bilgiler içeriyor. 
 
Onların hikâyeleri bizimle ilgili değil; bizler onların hikâyesinde küçük karakterleriz sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9116944a-4994-4d0b-889f-e80e88850e76.jpg</image:loc>
            <image:title>Aidiyet</image:title>
            <image:caption>SİZİ MUTLU ETMEYEN İNSANLARLA VAKİT GEÇİRMEYİ BIRAKIN. DOĞRU İNSANLARLA YAŞAYIN VE MUTLU OLUN. 
 
İnsanoğlu ilk günden bu yana birlikte yaşayarak, ortak bir dil oluşturarak, karşılıklı etkileşimde bulunarak diğer canlılardan kendini ayırmıştır. 
 
Bizler sosyal varlıklarız. Tek başımıza kendi potansiyelimizi ve yaratıcılığımızı ortaya çıkarmamız imkânsızdır. Gurur duymak, kendimizi göstermek ve paylaşmak en temel ihtiyaçlarımız arasındadır. 
 
Sosyalleşmeyle birlikte başkalarıyla bağ kurmak gelişimimiz için önemlidir. Ait olmak nefes alabildiğimiz, yargılanmadığımız yerde olmaktır. Önemsenme hissi ise tatmin duygusu sağlar. 
 
İlham verici bilgiler, grafikler, testler ve resimlerle dolu bir kitap olan Aidiyet, “İçeri Girmek” ve “Dışarı Açılmak” başlıklı iki temel noktadan size, kendinizi geliştirerek hedeflerinize ulaşmak adına yol gösteriyor. 
 
Aidiyet, bağ kurabileceğimiz ve bizi iyi hissettirecek arkadaşlar edinmemize yönelik ipuçları veriyor. 
 
“Aidiyet hissi için bu kitabı okuyun.” —Deepak Chopra, MD 
 
“İçtenlikle öneriyorum; ‘Belong’ sizi kendinizle ve çevrenizle daha derin bir bağ kurmaya davet ediyor.” —Özlem Denizmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc6085f-9ff0-4833-92d4-2df53d269baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsel İletişim</image:title>
            <image:caption>Cinsellik yapmak için hiçbir şeye ihtiyacınız yok.
İçinizdeki üreme dürtüsü yeterlidir.
Cinselliği yaşamak istiyorsanız ihtiyacınız olan mükemmel bir cinsel iletişimdir.
Bu kitap cinsellik yapmak için değil cinselliği yaşamak için yardımcı bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d6134f9-4c90-41d4-a41d-b2cec7d021d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kam ve Kurt</image:title>
            <image:caption>Zaman biten bir şey değildir…
Asena nihayet bilincine vardığında gördüğünde, artık ona anlatmaya ve vaaz vermeye hazırdı. Bilge bir vaiz
gibi ellerini kullanarak konuşmaya başladı.
‘‘İçindeki göğe yıldızları, ayı ve güneşi resmetmezsen bomboş bir semada kaybolursun Yula. Hepimiz
kayboluruz. Etrafa baktığında gördüğün sonsuz resim… Sence ressamın imzası olmadan bir anlam ifade eder
mi? Yorumlayamadığın sanat eseri sana yarar getirmez. Aksine aklını kaosa sürükler, içini karartır, ruhunu
hapseder. Sanat, sanat olduğu için sevilmez. Tıpkı insanın insan olduğu için sevilemeyeceği gibi… Öğretilenin
aksine insana da sanata da saygı duymak da zorunlu değildir. Çok ince bir çizgi, dikkat et! İnsanın ruhuna ve
sanatın sahibine (sanatçıya) saygı duyulur. Ruha ve sanatçıya duyulan saygı da beraberinde sevgiyi getirir, bu
şaşmaz. Şimdi eğer sen, ruhunu beslemez iradeni saygıyla güçlendirmezsen sanatçıyı da sevemezsin,
evrendeki ruhları da… İşte bu erdemdir Yula. Erdem ise hakikate duyulan saygının getirdiği bir yetidir. Sende
bu yeti olduğu, ruhun henüz tam anlamıyla kararmadığı için bu sancıyı çekiyorsun. Çok şükür, böylesine acı
çekmene sevindim! Şimdi izin ver sanatçı sana şifa versin. İzin ver, hak olan rabbin sana imzasını göstersin…
Ay doluna ulaşıp, sarp, dikenli ve yüksek bir kayanın üzerinde aşağıyı gözlerken görüşmek üzere. Uğurlar
olsun…’’
Hakikat, inkâr, dua, inat, liyakat, ezber, tutku, korku, merak, açlık ve yeti…
Senin kavgan ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e62d116e-f4c4-460b-ba5e-39e064d52e4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırkında Kırk Tecrübe</image:title>
            <image:caption>“Zamanla geçer” söylentisine inanma! Hiçbir acı zamanla geçmez! Sadece olaylara ve kişilere karşı bakış
açını değiştir.
Aile: Koşulsuz güvenerek en büyük yaralarını aldığın yerdir.
Aşk: Bir görme kusurudur. Hayal ettiğinden gerçeğe geçtiğin süre arasında yaşadığın mutluluktur.
Kadınlar: Ne istediğini bilen değil ne istemediğini bilen kadınlar güçlüdür! Çünkü onlar; isteklerinin zamanla
ve içinde bulunduğu koşullara göre değişkenlik göstereceğini bilirler.
Erkekler: Erkek olan yorar, adam olan yorulduğunda tutar! Seçimini iyi yap!
Güven: Sadece kendine güven!
Affetmek: Geçmişte kim sana ne yaşattıysa affet!
İletişim: Önceliğin olsun!
Önce kendini sev!
Kendine değer ver!
Bu hayata bir kez geldin ve elalem için yaşamaktan vazgeç! O kıymetli zamanını otur, kendin için yaşa!
Bu başlıklar genelinde dengede kalmanız dileğiyle!?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65f99c30-a5f9-4818-b21b-ae00ccfead2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sorunlar, Büyük Duygular</image:title>
            <image:caption>Çocukluğumuzda yaşadığımız ‘küçük sorunlar’, yetişkinlikteki ‘büyük duygularımızı’ şekillendirir. Bu derin
bağlantıyı keşfeden “Küçük Sorunlar, Büyük Duygular: Çocukların Duygusal Gelişimini Empatiyle Anlamak ve
Desteklemek”, çocukların duygusal dünyasını anlamaya ve onlarla bu yolculukta eşlik etmeye davet ediyor.
Bilim, pratik bilgiler ve zengin tecrübeler ışığında, çocukların duygusal dillerini çözümleme ve duygusal
sağlıklarını destekleme yollarını sunuyor.
Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve tüm yetişkinlerin, çocuklarla daha empatik bir iletişim kurmalarına olanak
tanıyan bu eser, duygusal zekâ ve empatinin gücüne vurgu yapıyor. Kendi duygusal dünyamızı ve çocukların-
kini daha iyi anlamamız için bize rehberlik eden bu kitap, bilgi ve empatinin birleştiği bir yolculuğa çıkarıyor.
Birlikte büyüme ve öğrenme yolunda, bu değerli rehberinize eşlik ettiğiniz için teşekkürler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f69f6c-92e0-4547-b075-31ae47e7756c.jpg</image:loc>
            <image:title>St. Irvyne ya da Gül-Haçlı:Bir Romans</image:title>
            <image:caption>Büyük İngiliz şairi Percy Bysshe Shelley’nin (1792-1822) henüz 18 yaşındayken kaleme aldığı gotik korku romanı St. Irvyne ya da Gül-Haçlı: Bir Romans, “Oxford Üniversitesi’nden Bir Beyefendi” imzasıyla 1811’de yayımlanmıştır. 
Şiirlerinin gölgesinde kalmasına rağmen Shelley’nin dehasıyla ışıldayan St. Irvyne, şairin yazdığı iki romandan biridir. Shelley, gotik korku geleneğinden beslenmekle birlikte türün sınırlarını zorlar; kendine özgü karakterlerle bezediği romanda yaşam ile ölüm hassas bir dengededir. Haydutlara katılan sürgün Wolfstein ile onlara tutsak düşen Megalena’nın hikâyesi, birden Eloise’in duygusal hikâyesiyle 
kesintiye uğrar. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen iki olay örgüsü arasındaki bağ romanın büyük gizemlerinden birini oluşturur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/209fc84c-fe79-4acb-89a8-b296db16f512.jpg</image:loc>
            <image:title>Damsel -Savaşçı Prenses</image:title>
            <image:caption>CANA CAN, ATEŞE KAN! 
 
Elodie hiçbir zaman şatafatlı sarayların veya yakışıklı prenslerin hayalini kurmadı. Kıtlığın pençesindeki Inophe diyarında büyümüştü ve tek arzusu halkının bir kışı daha sağ salim atlatabilmesini sağlamaktı. Bu yüzden de zengin ve münzevi bir krallığın vârisinden aldığı evlenme teklifini, sefaletle boğuşan halkını kurtarabilmek uğruna hiç düşünmeden kabul etti. Şatafatlı Aurea Krallığı’nın büyüsüne kapılan Elodie için her şey yolunda gibiydi, çünkü henüz bu zenginlik diyarının kadim tarihinde yatan kanlı anlaşmadan haberi yoktu. 
Daha düğün gecesi başlayan gariplikler tufanı, çok geçmeden Elodie’yi karanlık mağara tünellerinin içinde süregiden bir ölüm kalım savaşının ortasına attı. Artık Elodie&apos;nin kurtuluşu, Aurea&apos;nın saklı geçmişini ortaya çıkarıp çıkaramayacağına ve peşindeki ejderhanın yakıcı nefesinden kaçıp kaçamayacağına bağlıydı. 
Elodie karakterini Millie Bobby Brown’ın canlandırdığı popüler bir Netflix filmine de uyarlanan Damsel: Savaşçı Prenses, ölüme terk edilmiş genç bir kadının zalim düzene karşı verdiği savaşın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/763b4719-e0d6-4651-943c-917cad759832.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Oyunun Gizli Portresi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en önemli konumlarından biri olan ve asırlar boyunca toplumların odak noktasında olan Uzak Doğu ve Ortadoğu coğrafyası, 19. yüzyılda sanayileşen Avrupalı devletlerin hammadde ve pazar arayışında rekabet bölgesi haline gelmişti. Bu süreçte Ortadoğu toplumlarının kimlik arayışı, İngiltere gibi güçlü devletlerin iştahını kabartmış ve bu doğrultuda özellikle Osmanlı Devleti gibi çok uluslu yapılar üzerinde Avrupalı devletlerin tahakkümü başlamıştır. Doğu toplumlarını bir problem olarak gören Batılı devletler, 1815 Viyana Kongresi’yle Şark Meselesi’ni ortaya attıklarında özellikle İngiltere’nin yoğun bir şekilde uyguladığı sömürü faaliyetleri 19. ve 20. yüzyılda Ortadoğu toprakları ile ilgili en önemli konulardan olmuştur. 
 
Bu dönemde İngiltere, siyasetçi, asker, bilim adamı, gezgin vb. yetiştirdiği görevlileriyle Ortadoğu coğrafyasına hâkim olmuştur. Yüzbaşı William Henry Irvine Shakespear de şüphesiz başarıları ve yaşantısı nedeniyle dikkat çeken isimlerden biri olmuştur. 
 
Büyük Oyunun Gizli Portresi isimli bu eserde, 20. yüzyılda sınırları defalarca çizilen Ortadoğu coğrafyasının en önemli aktörlerinden olan Shakespear’in faaliyetleri ve bilinmeyen yönleri ortaya konulurken, coğrafyacı, topoğraf, dil bilimci, diplomat ve asker kimliği ile birlikte iç dünyası da verilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c510eb3-205a-49ef-a6a1-e1aaa498fdb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kadar Tantana Yeter</image:title>
            <image:caption>Kitapları satış rekorları kıran Mert Arık’tan yine ŞAHANE bir hikâye! 
Devasa kanatlı Dino ve kitap kurdu Atlas’ın büyüleyici macerasına cumburlop atlamaya hazır mısınız? 
Sadece bir kitabın sayfalarını çevirerek arı gibi vızıldayan dinozorların, futbol maçı yapan papatyaların, şarkı söyleyen ahtapotların, şakır şakır konuşan ananasların olduğu bir dünyaya gidebileceğinizi biliyor muydunuz? 
Hadi! Şimdi sıkı tutunun! Bu Kadar Tantana Yeter, tüm okurlarını kurgu dünyasında gürültülü patırtılı bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f713d787-6e68-4f7c-bfce-9bdb5db6b6bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Amansız Ay</image:title>
            <image:caption>Yıldızları Hesaplamak ve Göklerdeki Yazgı romanlarıyla başlayan ödüllü Astronot Kadın serisi, Amansız Ay ile kaldığı yerden devam ediyor. 
Kontrolden çıkan iklimler, yaklaşan seçimler, politik entrikalar, gizemli suikast girişimleri ve akıl almaz sabotajlar… Artık hiçbir şeyin garantisi yok! 
Göktaşının yol açtığı iklim felaketi derinleşirken dünyadaki politik çalkalanmalar da gitgide kendini göstermeye başlamıştır. Mümkün olduğunca çok insanı yeni kolonilere yerleştirmeyi hedefleyen uzay programının geleceği, isyanlar ve sabotajlar yüzünden büyük tehdit altındadır. Elma York’un yakın arkadaşı Nicole Wargin ise bir yandan kolonistlere öncülük etmeye bir yandan da uzay programını rayında tutmaya çalışmaktadır. Ne var ki, Kansas valisi olan eşinin başkanlık yarışına soyunmasıyla birlikte kendisini kurtlar sofrasında bulması gecikmeyecektir. 
Astronot Kadın serisinin üçüncü romanı Amansız Ay, hem Ay’ın hem de siyasetin aman vermez dehlizlerinde süregiden bir köşe kapmaca oyunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be4b957-f10d-48a2-9522-c46b911e9da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşle Doğan Günlere Merhaba</image:title>
            <image:caption>ADIM’IN ANLAMI ADALET OLUNCA 
Şiirlerim öze akan nehir misali 
İçsel yolculuğumla konum Hak 
Yolum Hak’a doğru olunca 
Günlük merhabalaştığım güneşim 
İnsan aşkı kardeşlik bilincimle şükrettiğim hayatım gibi her gün daha güçlü doğdu. İnsaf Kılıç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7cea10a-ece6-48e7-ac27-14bffb4fc764.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Akortçusu</image:title>
            <image:caption>Tayvan’daki tüm büyük edebiyat ödüllerini kazanan Piyano Akortçusu aşk, kayıp, yarım kalan hayaller, müzik tutkusu hakkında bir ağıt. 
Genç karısı için yas tutan dul bir adam. Ömür boyu sırlarla yaşayan bir piyano akortçusu. Akordu bozuk bir Steinway piyanosu. Taipei’de genelevlerin bulunduğu bir mahallenin karanlık bir apartman dairesinden karla kaplı New York’a uzanan, zaman ve kıtalar arasında geçen bir kendini keşfetme yolculuğu. Hikâyenin merkezindeki isimsiz anlatıcı bir piyano akortçusu. Kırklı yaşlarında, kel, çirkin ve ezik; ama bir zamanlar müzik dehası olan biri. Hangi ihanet ve hangi kalp kırıklığı onu bugünkü hâline getirdi? 
Tayvan’da yıllardır “yazarın yazarı” olarak övgüler alan Chiang-Sheng Kuo bu kısa romanı Piyano Akortçusu’nda şaşırtıcı derecede güçlü bir anlatı kuruyor. 
Bu kitap sesler üzerine. Rachmaninoff’tan Schubert’e, Glenn Gould’dan Sviatoslav Richter’e, kullanılmamış potansiyelden karşılıksız aşka hem müziğin hem de yüreğin seslerinin kitabı. Bu kısa roman Thomas Mann’ın Venedik’te Ölüm, Kazuo Ishiguro’nun Noktürnler ve Yasunari Kawabata’nın Karlar Ülkesi gibi başyapıtları akla getiren bir harmoni ve hassasiyetle, bir sanatçının “başarısızlık” portresini olduğu kadar müzik ve aşktaki nihai güzelliğin peşinden koşmayı da anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91eaf0be-9701-4e72-9032-22e8c93ecc0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadacı - İlk Karşılaşma</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıllık tarihe dayanan köklerimiz, geleceğe umut ve ışıkla bakmamız için en büyük güvencemiz. Tarihten bu yana dünyaya yayılmış; egemenliklerin, ihtilallerin, hezeyanların, çığlığın, ateşin, kanın, umudun ve yarınların sembolü olabilmiş Türkler, bir anlamda bütün dünyanın hafızasıdır. Bu hafıza ve derinlik, insanlığın yegâne kurtuluşuna kadar süren bir kavganın andıdır aynı zamanda. 
Müthiş bir karşılaşma başlayan hikayemiz, bir üniversite kampüsünün dersliklerinden, binlerce yıllık maziye uzanan bir tarihe ışık tutarken Türk mitolojisiyle kurtuluşun öyküsünü anlatıyor. 
Seçilmiş kişi olduğunun farkında olmayan akademisyen Berk, masal ve destanlarda adı geçen karakterlerle karşılaşarak, heyecan ve tehlike dolu bir maceraya yelken açıyor. 
Senaryosunu Niyazi Güneş Atay&apos;ın yazdığı, çizimlerini Mustafa Uslu&apos;nun yaptığı Yadacı, kaynağını Türk mitolojisi ve tarihinden alarak kurgulanmış ve günümüze ışık tutan bir çizgi roman. Türk çizgi romanına yeni bir soluk getireceğine inandığımız bu etkileyici eseri, bir sonraki sayıyı sabırsızlıkla bekleyen takipçilerinden olmanız dileğiyle, siz değerli okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c9d359-016a-4312-8cb0-3275d207a02e.jpg</image:loc>
            <image:title>İpek Yolu / Batı Türkistan-Sibirya</image:title>
            <image:caption>İpek Yolu-1, Çin-Doğu Türkistan isimli kitabımızda yolculuğumuza Doğu Türkistan’da, Tanrı Dağları eteklerinde mola vermiştik. Yolculuğumuzun ikinci bölümüne Altay Dağları’nda bir kamın ayılından başlıyoruz. Altay kamlarının gizemli dünyasına konuk olacak, kamların sırrını çözmeye, dünün ışığı altında bugünü ve yarını anlamaya çalışacağız. 
Anayurt meselesi bağlamında antic kaynaklara bakacak, Grek filozoflarının Doğu hayranlığını ilgiyle okuyacağız. Batı’ya doğru yol alırken Issık Köl kıyılarında bir kayıp ada ve batık şehirlere mahsus izlere rastlayacak, yolda ihmal edilen bir halka Yüe-çilerle tanışacak, Bey Sakaları ve Buda’nın askerleri Kuşanları yakından tanıyacak ve onların bize hiç de yabancı olmadıklarını göreceğiz. 
Türk olgusunun sırrını irdelerken karşımıza dünya uygarlığının Sümer kökeni ve ‘ahlak-adil insanlar’ olgusu çıkacak. Sümer’den Kansu-Şensi ve Yenisey kıyılarına yönelik önemli bir göç vakası ile karşılaşacak, İpek Yolu’nun dinlerini irdelerken güzergâh üzerinde Türk Tanrı dini, Zerdüştçülük, Budizm, Hristiyanlık, Manicilik ve İslamiyet’in izlerini sürecek, müştereklerine şahit olacağız. 
İşgal mantığı bağlamında bir Rus casususunun Türkistan’ın işgali arifesinde yazdığı günlüğü okurken işgalin hüzünlü kaçınılmazlığı karşısında “Bugün ile dün arasında ne kadar çok örtüşen nokta var!” diyecek ve bugünkü Türk cumhuriyetleri bağlamında soracağız: “Aradan geçen yüzyıllar, bu kadar acı tecrübe boşuna mıydı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a2e4a59-2a83-4ee5-bc51-3f205396ef55.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deli Arif</image:title>
            <image:caption>Oyuncak bebeğini yere düşüren bir çocuğun gözlerindeki hüzün gibi, bir nesneyi canlı kılıp 
ona sevgi beslemek… 
“Sein” sözcüğü Almancada iki anlama gelir: “Var olmak” ve “Onun olmak”.  Hiç var olmamış, hiç sevilmemiş, hiç terk edilmemiş bir sevgiyi büyütebilir mi insan? 
Mitolojik, dinsel ve bilimsel ispatı olmasa da insanoğlu gerçekliğini önce düşlerinde arar. Belki de Minerva’nın Baykuşu alacakaranlıkta uçmaktan sıkılmıştır ve karanlıkta kalması gerekenler, bir sırrın en kutsal koruyucusudur. 
Bu serüven, kendi gerçekliğinden kaçış planı başarısız olmuş yaşamların kayıtlı tarihini anlatmaktadır. Çok düşünen insanların kendisiyle olan kavgalarına bir başkasını dâhil edip galip gelmeye çalışmaları hile değil, yardım çağrısıdır. 
Bazen gerçeğin aldatıcılığından arınmak için yeniden dirilmek gerekir. Belki de hakikat insanın içindeki yaşamda gizlidir. Osho’nun da dediği gibi gerçek bilinmezdir ve gerçeği bilebilmek için kişinin bilinene gözlerini yumması gerekir. Kendi gerçeklik algınıza gözlerinizi yumun ve kitabın tadını çıkarın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d572cc-bc6b-4320-944a-1dc9eb0f89d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Yarınları Anlat</image:title>
            <image:caption>Daha yirmi sekizinde çiçeği burnunda bir savcı: Zehra...
Cesur ve günahtan korkan, adaleti zedelemekten çekinen tavrıyla bazılarını öfkelendirse de anlamlı ve tehditkâr bakışlara katiyen pabuç bırakmıyor. 
Yıllanmış bir düşmanlığın gölgesinde yaşayan iki belde: Ören ve Çınarlı...
Ve hayatları geçmişin sancılarıyla lekelenmiş, kaçınılmaz ayrılıklara mahkûm edilmiş insanları... Kimi çevirdiği dolaplarla gününü gün ederken kimi hayatın onun da yüzüne güleceği anı bekliyor.
Zehra&apos;nın gelişi dengeleri nasıl değiştirecek? Yıllardır gün yüzü görmeyen sırlar nihayet açığa çıkacak mı? Ya kalbimiz, en dara düştüğünde bile umutla atmaya devam eder mi?
Elli yılı aşan yazarlık kariyeri boyunca eserleriyle okurun kalbinde derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız&apos;dan suç ve masumiyet kavramları üzerine yüreklere işleyecek yepyeni bir roman: Bana Yarınları Anlat...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1680c126-1746-4a7a-858d-fa6c576e4d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Damat</image:title>
            <image:caption>Patriyarki kadın ve erkeği birbirinden nasıl uzaklaştırdı? Aradaki farkı kapatma çabalarımız neden başarısız oluyor? Bilinçdışı dinamikleri anlamak neden önemli? Rüyalarımız kendimizi, ilişkilerimizi, gezegenimizi iyileştirmede bize nasıl yol gösterebilir? Bunlar bu kitapta ele alınan sorulardan birkaçı.
Jungiyen analist, mitopoetik yazar, şair ve aktivist Marion Woodman, bu kitapta her bireyde mevcut olan erillik ve dişilliği, içsel bir ahenge ulaşmaya çabalayan iki enerji olarak ele alıyor ve bunların gelişimine odaklanıyor. Bu enerjilerin başkalarına yansıtılması halinde sekteye uğrayan olgunlaşma sürecinden ve çalınan özgürlükten bahsediyor.
Yaralı Damat, kendi alanında bir çığır açarak patriyarkinin ruhsallığımız üzerindeki etkisini keşfe çıkıyor. İçsel dinamiklerle kurulan sakatlayıcı ilişkinin bir kadının (ve erkeğin de) kendine bakışını hangi yollardan baltaladığını; manevi hayatını nasıl yoksunlaştırdığını ve onu nasıl kendi gerçekliğini savunamaz hale getirdiğini inceliyor.
Bilinçdışının sağaltıcı dinamiklerini göstermek için şiir, mit, rüya analizi ve kişisel deneyimlerinden aldığı güçlü imgeleri kullanan Woodman, içimizdeki eril ve dişil parçaların entegrasyonuna duyduğumuz açlığı birden fazla düzeyde besleyen, zekâmıza olduğu kadar duygularımıza da hitap eden bir içerik sunuyor.
Ülkemizde Jungiyen psikoloji metinlerinin çoğalmasında azımsanmayacak bir katkısı olan Özgür Ertana’nın özenli çevirisi, notları ve önsözüyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe77561-5a57-42d6-a7a6-1e0fdf72e3aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokratlar ve Halkçılar (1950-1954)</image:title>
            <image:caption>Cemil Koçak, yakın târih alanında yaptığı arkeolojik kazılarla resmî târihi ve onun nasıl oluşturulduğunu açıklayarak, unutulanları hatırlatıyor ve geçmişimizle yüzleşmemizi sağlıyor. Yakın târihimizle yüzleştiğimizde ise geçmişin resmî târih aracılığıyla hâfızalarımızdan nasıl silinmeye çalışıldığını meydana çıkarıyor. Koçak, bu çalışmasında genç Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasiyle imtihanı olan Demokrat Parti dönemini mercek altına alıyor.
·         Demokrat Parti’nin târihyazımımızdaki yeri... Bu dönemi hangi kalemler nasıl yazdı?
·         Demokrat Parti’nin iktidâra geçtiği 14 Mayıs 1950 gecesinden sonra neler yaşandı?
·         Kendisi de bu sonucu çok beklemediğini sonradan itiraf eden “yeni iktidâr”ın, yâni Demokrat Parti’nin şekillenme sürecinin ayrıntıları…
·         Peki Demokrat Parti iktidâra gelmeye hazır mıydı?
·         Siyâsî literatürdeki Bayar-Menderes ilişkisi ‘meselesi’nin tüm ayrıntıları…
·         Bir gün bile devlet hizmetinde yer almayan Adnan Menderes’in bu hizmetlerin en yüksek sorumluluk noktasında bulunması onu nasıl etkiledi?
·         Demokrat Parti’nin Başbakanı olarak Adnan Menderes…
·         Rakamlarla Demokrat Parti’nin seçim vaadleri ve sonuçları…
·         Halkevleri kapatıldı mı gerçekten? Halkevleri meselesi ve ardında yatanlar…
·         Demokrat Parti iktidârının milliyetçi-muhafazakâr-İslâmcı ve bu eksendeki gruplar açısından bir ‘cennet’ olduğu düşüncesi ne kadar doğruydu?
Cemil Koçak, Demokrat Parti Meclis Grubu zabıtlarını ilk kez bütünüyle ele aldığı Demokrat Parti İktidârı (1950-1960) üst başlıklı serisinin ilk kitabı Demokratlar ve Halkçılar (1950-1954)&apos;te öncelikle iktidârı ele alıyor; ardından da muhalefeti; yâni hem CHP’yi, hem Millet Partisi’ni (MP) ve hem de Türkiye Köylü Partisi’ni (TKP)... Yazarın asıl amacı, iktidârla muhalifleri arasındaki “çatışmalar”ı bir bütünlük içinde yansıtmaya çalışırken siyâsî anlaşmazlıkların karşılıklı etkilerini ve tepkilerini aynı bütünsellik içinde gösterebilmektir. Bu bakımdan zaman zaman ve belki de sık sık kronolojik târih anlatımından ayrılıyor; aksine, tematik bir bütünlüğün oluşmasına gayret ediyor. Temaların ve kronolojinin sarmalı içinde kalırken; dönemin “ruh”unu aktarmayı arzu ediyor aslında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c0487c-a19f-4d20-afa2-245820a6ceeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Namus İttihad</image:title>
            <image:caption>Saptırma ve intikam amaçlı çiziştirmelerin, yazıştırmaların etkisi elan devam ediyor; bugün de İkinci Meşrutiyet Dönemi ele alınırken yoğun ön yargılar gündeme geliyor. Bir de sonradan ne olduğunu bilmenin rahatlığıyla karmaşa içinde geçmiş bir dönemi izah ve bugüne nakletmekte kolaycılığa kaçmak; Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun ayakta kalması için verilen son mücadeleyi yok sayıp, “Sonra’nın Kılıcı”nı kuşanarak lider bir nesle sövmekte rahatsız edici çok şey var. Bu sövüp sayma kadar, eninde sonunda Osmanlılar adına verilmiş bir ölüm kalım mücadelesinin söz konusu olduğunun unutulması da insanın yüreğine girmiyor. Ters ve kötü gitmiş her şeyin “İttihadçılar”ın kapısının eşine yığılması yoluyla bir sağıltım sağlanmış olacağının zannedilmesi ise doğru ve bilimsel değil.
---
İttihad ve Terakki liderliğindeki Osmanlılar, belki de olmamaları gereken bir yerde boy göstermeye kalkıştılar; sonunda da kendilerinden teknik donanım ve teçhizatta üstün ordular karşısında yenildiler. Ama mesele savaşta yenilip yenilmemek değil, zorlanan bir kadere teslim olmamaktı… Onlar, kaderlerinin Büyük Güçler tarafından kendilerine tebliğ edildiğini görmek yerine, kalplerini ellerine alıp, kaderlerini her şeye rağmen seçmiş olmayı tercih ettiler.
Altay CENGİZER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffef65f8-e6a3-4c98-a20f-83be05d779ce.jpg</image:loc>
            <image:title>YES BOX İngilizce Seti - 1</image:title>
            <image:caption>YES BOX NEDİR? 
Türkiye Zeka Vakfı tarafından geliştirilen Youngsters’ English School (YES), okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanmak üzere tasarlanan İngilizce eğitim programının genel ismidir. Türk akademisyenlerce hazırlanan ve tüm içerikleri orijinal olan bu öğretim programı, ülkemizde okul öncesi dönem için tasarlanmış ilk ve tek eğitim programı olarak öne çıkmaktadır. YES Box ise bu müfredatın izlence (yıllık plan) ve materyal boyutlarını temsil etmekte olup, ODTÜ Yayıncılık aracılığıyla tarafınıza sunulmaktadır. YES Box, “Youngsters’ English School” isimli eğitim programıyla paralel olacak şekilde hazırlanan, zekâ ve yeteneğe dayalı eğlenceli etkinlikler ve oyunlarla İngilizce öğrenme deneyimi sunan İngilizce setidir. 
Üç, dört ve beş yaş grupları için tasarlanan YES Box, hem veli hem de çocuk için öğrenme deneyimi sunmaktadır. Ayrıca veliye ve İngilizce öğretmenine, çocukların İngilizce öğrenme sürecinde nasıl yönlendirilmesi gerektiği konusunda bir mektup, yapınız/yapmayınız listesi ve tüm kutu etkinliklerinin nasıl uygulanması gerektiği konusunda bir Öğrenme Kılavuzu sağlamaktadır. 
 
YES Box, erken çocukluk döneminde yabancı dil öğrenmeye karşı olumlu tutum ve öz yeterlik geliştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu anlamda YES İngilizce eğitim programının ana amacı çocukların İngilizce öğrenme serüvenlerine keyifli ve eğlenceli bir başlangıç yapmalarıdır. Dolayısıyla YES Box’ın nasıl uygulanacağı oldukça önemlidir. 
 
KİMLER HAZIRLADI? 
 
Kapsamına velilerin ve öğretmenlerin de eğitimini alan YES Box, çocuklarınız İngilizce öğrenirken onları nasıl yönlendireceğiniz konusunda Türk akademisyenler tarafından yazılmış içerikler bulundurmaktadır. 
İngilizce eğitimi alanının uzman isimleri Prof. Dr. Paşa Tevfik Cephe, Prof. Dr. Kemal Sinan Özmen ve Prof. Dr. Cem Balçıkanlı, bilgilerini ve deneyimlerini Emrehan Halıcı ve Türkiye Zeka Vakfının 29 yıllık birikimiyle harmanladı, erken çocukluk dönemindeki çocuklarımız için zekâ ve İngilizce dolu bir öğrenme deneyimi tasarladı. 
 
KUTUDA NELER VAR? 
1.        Yesbook Kitabı 
2.        Yesbook-Öğrenme Klavuzu 
3.        Hikâye Kitabı- Hi There 
4.        Hikâye Kitabı-Health and Family 
5.        Puzzle 1 
6.        Puzzle 2 
7.        Board game zemini 
8.        Poster- Hi There 
9.        Poster- English is everywhere 
10.     Maket Pota 
11.     Magnetler 
12.     Maskeler 
13.     Maket Telefon 
14.     Parmak Kuklalar 
15.     Hikâye Kartları ve Kutusu 
16.     Board Game Küpler Pullar 
17.     Buradan Başlayın Broşürü 
18.     Kartlar-Thinking in English 
19.     Rozet 
20.     Sertifika Kartı 
21.     Pinpon Topu 
22.     Ahşap Bloklar 
23.     Sayı Sticker 
24.     Sticker 
25.     Stickonalien 
26.     Stick the numbers mirror 
27.     Figürler 
*Kutu içeriği pedagojik, sağlık ve güvenlik açısından uygunluk gözetilerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27162c92-ed5b-409e-8520-96117d91d203.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Anayasası 1924</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin yaptığı ilk anayasa, o zamanki deyişle 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu. 
1924 Anayasası’nın hazırlanışı ve Meclis’teki özgür tartışmalar... 
Yetkilerin, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın elinde toplanmasına karşı çıkan devrimci ve muhalif milletvekilleri… 
Meclis’te kuvvetler birliği ve kuvvetler ayrılığı tartışmaları… 
“Vatandaşlara Türk denilir” şeklindeki anayasa maddesine Türkçülerin itirazı… 
1924 Anayasası’nda özgürlükler ve yargı bağımsızlığı… 
1924 Anayasası’nın uygulanma sorunları, devrim-anayasa çelişkisi… 
Ve, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yeniden yetkilerin tek elde toplanması… 
 
Taha Akyol, Meclis tutanaklarına, dönemin gazetelerine ve akademik kaynaklara dayanarak Türkiye’nin 100 yıllık anayasa serüvenini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96fff86a-c544-4026-98a4-f803132e4f33.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 1 Lordlar ve Varisler - Ciltli (Kırmızı Şömiz)</image:title>
            <image:caption>Gökyüzü senin için şarkı yazıyor! 
 
Su Krallığı’nın yıkılışının ardından tahta geçen Toprak Krallığı yüzyıl sonra insanların arasına gizlenen 
vârislerin peşindedir. Büyük Yıkım’ın ardından Ateş Krallığı esir düşmüş, Hava Krallığı çok kayıp verse de ayakta kalmış, Su Krallığı’ndan ise geriye hiçbir şey kalmamıştır. 
 
Alfin efsaneleri ile gökyüzünü seyrederek büyüyen ama sihre inanmayan Nova diyara getirildiğinde en yakın arkadaşı ile düşman krallıkların vârisleri olduklarını öğrenir. Yüzlerinde kim olduklarını ve hangi krallığa ait olduklarını simgeleyen izi de bir türlü belirmez. 
 
Diyarda herkes tarafından dışlanınca Hava Krallığı’nın nazik lordu Sina, Nova’yı sarayında misafir eder. 
Düzenbaz Ateş Lordu’nun ise onun için başka planları vardır. Tüm bu karmaşanın içinde Nova Su Krallığı’na dair bir iz bulur ama bunun için cehennem kapılarını aralamak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5288309f-0e1d-4ba9-8218-c4a7d0d992aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 1 Lordlar ve Varisler - Ciltli (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ 
Ciltli Kitap 
Poster 
Ayraç 
4 Adet Karakter Kartı 
Yeşil Şömiz 
Beyaz Şömiz 
Kırmızı Şömiz 
Mavi Şömiz 
 
 
Gökyüzü senin için şarkı yazıyor! 
 
Su Krallığı’nın yıkılışının ardından tahta geçen Toprak Krallığı yüzyıl sonra insanların arasına gizlenen 
vârislerin peşindedir. Büyük Yıkım’ın ardından Ateş Krallığı esir düşmüş, Hava Krallığı çok kayıp verse de ayakta kalmış, Su Krallığı’ndan ise geriye hiçbir şey kalmamıştır. 
 
Alfin efsaneleri ile gökyüzünü seyrederek büyüyen ama sihre inanmayan Nova diyara getirildiğinde en yakın arkadaşı ile düşman krallıkların vârisleri olduklarını öğrenir. Yüzlerinde kim olduklarını ve hangi krallığa ait olduklarını simgeleyen izi de bir türlü belirmez. 
 
Diyarda herkes tarafından dışlanınca Hava Krallığı’nın nazik lordu Sina, Nova’yı sarayında misafir eder. 
Düzenbaz Ateş Lordu’nun ise onun için başka planları vardır. Tüm bu karmaşanın içinde Nova Su Krallığı’na dair bir iz bulur ama bunun için cehennem kapılarını aralamak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb735024-9fb9-4da8-aac3-5974ff0615b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;dan Daha Uzakta</image:title>
            <image:caption>Astronot olmak, on üç yaşındaki Houston Stewart’ın en büyük hayali. Genç Astronot Yetiştirme Programı’na kabul edildiğini öğrendiği zaman, bu hayalinin gerçekleşmeye çok yakın olduğunu düşünen Houston, program için ayrılırken erkek kardeşi Robbie’yi geride bırakmanın üzüntüsünü yaşar. Programın kardeşi Robbie için uygun olmayabileceğini fark eden Houston, her astronotun yapacağı gibi, gerçekleşmesi imkânsız olduğu düşünülen bir hayali gerçekleştirmek için işe koyulur.
“Bu kitapta iki güçlü sevgi var: biri uzaya olan sevgi ve diğeri de kardeş sevgisi. İki sevginin hikâyesi de her yaştan okuru derinden etkileyecek.” -Gary D. Schmidt, Newbery Onur Ödüllü Yazar
“Ay’dan Daha Uzakta, kendini yetersiz görmenin üstünden gelme, kucaklayıcı olma gibi konuların ele alındığı sıcacık bir öykü. Elinizden bırakamayacaksınız.” -Hayley Arceneaux, Astronot
“Yazar, tüm ailevi sorunlarla birlikte insan olmanın zorluklarına nazikçe değinmiş.” -Robert L. Stewart, Astronot
“Ay’dan Daha Uzakta, işler yolunda gitmeyince yeni fikirler üreten, verdiği sözü tutmak için imkânsız gözüken yolda ilerleyen yaratıcı bir başkarakterin olduğu bir kitap. Dünyalar kadar sevdim!” -Lynne Kelly, Song For a Whale’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b512c5ea-e74f-4548-ae98-b2adf7135cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 3 Deliler ve Cellatlar - Ciltli (Kırmızı Şömiz)</image:title>
            <image:caption>Yakmaya başlayana dek yanacaksIn! 
 
Tanrıçaların uyanışından sonra Nova ve Daren aylar sonra diyara döner. Cehennem kraliçesini geri getirmek hiç de sandığı gibi olmaz. Artık tüm lordlar ve vârisler tehdit altındadır. Karanlık maddeyi kullanmak diyarın dört bir yanından orduların kapıya dayanmasına neden olur. Toprak Vârisi yeni kurduğu müttefiklerle kaybettiği gücünü kazanırken, Ateş Krallığı taht mücadelesine dahil olur.  Hava Krallığı’nın birleşme partisi, Su Vârisi’nin takdimi ve Ateş Krallığı merasimi Nova’yı zorlu kararlar almak zorunda bırakır. Beşinci element ile yüzleşen Nova krallığını kurtarmak için Atlantis’in peşine düşerken, Ateş Lordu’na kaybettiklerini geri vermeye kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2db588da-62f8-4377-8a76-7ff896153615.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Fena Değil</image:title>
            <image:caption>Büyük büyük büyük büyük dedemin yaptığı onlarca saatin olduğu, Örümceklerle dolu, İçinde kaybolabileceğiniz, Birbirinden farklı odaları olan KOCAMAN bir şatoda yaşıyorum. İnsanların saat kulesine bakarak işlerini ayarladığı ilginç bir adada. Ailem dakikliğiyle ünlüdür. “Saat 6’yı 45 dakika, 9 saniye geçerken evden çıkacağız.” derler ve gerçekten tam o saatte, dakikada, saniyede çıkarlar! Ben mi? Ben… Hakkımda birçok farklı yorum yapılsa da bence ben de hiç fena sayılmam! Kitabı okuyunca ona sen karar verirsin. 
 
Eğer zamanında burada olursanız saatlerin, takvimlerin ve hiç fena olmayan birçok şeyin içinde çook tuhaf bir maceraya katılabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6be8b49-b572-434b-a5ae-ae513587e6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 2 Krallar ve Soytarıları - Ciltli (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ 
Ciltli Kitap 
Poster 
Ayraç 
3 Adet Karakter Kartı 
Hava Şömiz 
Su Şömiz 
Toprak Şömiz 
 
 
Korku seni güçlü kılacak! 
 
Tanrıçaların fısıltısı ile taşların peşine düşen Nova kolyesini geri almak için Ateş Lordu’na 
tuzak kurarak Ateş Krallığı’na gider. Su Krallığı’nın yükselişinden tedirgin olan Toprak Vârisi diyarı bir kez daha lordların yönetimine bırakmamaya kararlıdır. Krallık sıralamalarıyla ilgili gerçeği öğrendikten sonra hiçbir şeyin kendisini durdurmasına izin vermeyecektir. Nova büyük kozları ile geri döner. Hava Lordu ile dengeleri değiştirecek bir anlaşma yaptığı sırada krallık saldırıya uğrar. Su Lordu ile yüzleşmesi gerçekte ne istediğini anlamasını sağlar. 
Aralarındaki çekim katlanılmaz hale gelen Ateş Lordu ile ikiz alev olduğunu öğrenmek aklını ve kalbini bulandırır. Geride bıraktıklarını kurtarmak ve halkını uyandırmak için bir kez daha iş başa düşer ama Tanrıçaların onun için bambaşka planları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa0cb12-8239-4607-b778-5fa4ba03bbac.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Bahsi</image:title>
            <image:caption>Hallie Piper, bir otel odasından sürünerek kaçtıktan sonra, tam anlamıyla bir yetişkin olmanın zamanı geldiğini anlar. Yeni bir eve taşınır, saç modelini ve kıyafetlerini yeniler. Ancak hayatının aşkını bulacağını düşündüğü flört uygulamasına girdiğinde, bulduğu kişi, odasından gizlice kaçtığı Jack’tir. 
Birbirlerine ilgi duymadıkları konusunda anlaştıktan sonra, Jack ve Hallie Doğru Kişi’yi ararken arkadaş olurlar. Görüştükleri kişiler hakkında mesajlaşır ve randevularını aynı restoranda ayarlarlar. Böylece işler iyi gitmezse beraber taco yemeye gidebileceklerdir. (Spoiler: Birlikte çok fazla taco yiyorlar.) Dahası, gerçek aşkı ilk kimin bulacağına dair iddiaya girerler. Ta ki, hafta sonundaki bir düğünde sahte bir ilişki yaşamak için anlaşana kadar... Çift gibi davranırlarken sınırları belirsizleşir ve başlangıçta birbirleri için neden kötü bir fikir olduklarını 
hatırlamakta zorlanırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ecca7c-0bc8-454f-a109-8adf110e79ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahilerin Yok Artık Dedirtecek Yönleri</image:title>
            <image:caption>Bunca yıldır dâhi olarak bildiğimiz insanlar aslında şansları yaver giden normal insanlar mı? 
 
Katie Spalding bu kitabında güvercine âşık Tesla, iş güvenliğini hiçe sayan Marie Curie, salonu kafasına göre terk eden Mozart, paranoyak ajan Hemingway, kokain bağımlısı Freud ve aşk faresi Einstein gibi bir sürü büyük zekânın kirli çamaşırlarını ortaya döküyor. 
 
“Katie Spalding sinir bozucu derecede yetenekli bir yazar. Komik ve absürt bilgilerle dolu olan Dâhilerin ‘Yok Artık!’ Dedirtecek Yönleri, herkesin aslında göründüğünden çok daha aptal olduğunu anlatan bir kitap. Kendinizi Einstein’dan daha az salak olduğunuzu hissettiren bu kitaptan daha fazla ne isteyebilirsiniz ki?” 
–James Felton 
 
“Son derece keyifli. Leonardo da Vinci ile ilgili kısım beni gülmekten öldürdü ve Karl Marx kısmındaki anekdot bu zamana kadar okuduklarım arasında en iyi versiyonuydu. Zeki ve komik olup sevilmeyen ne var ki?” –Otto English 
 
“Dâhilerin ‘Yok Artık!’ Dedirtecek Yönleri, tarihi araştırma ve komedinin ustaca birleştirilmiş hali. Neredeyse her sayfada kahkahalarla güldüm. Dâhilerin aptallıklarını okumak gerçekten ilham verici. Katie, bu dâhileri birkaç basamak aşağı indirdiğin ve geri kalanlarımızınsa daha zeki hissetmesini sağladığın için teşekkür ederim.”  
–Justin Gregg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96ff5868-01d3-4213-82a6-8f96006f29db.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 2 Krallar ve Soytarıları - Ciltli (Su)</image:title>
            <image:caption>Korku seni güçlü kılacak! 
 
Tanrıçaların fısıltısı ile taşların peşine düşen Nova kolyesini geri almak için Ateş Lordu’na 
tuzak kurarak Ateş Krallığı’na gider. Su Krallığı’nın yükselişinden tedirgin olan Toprak Vârisi diyarı bir kez daha lordların yönetimine bırakmamaya kararlıdır. Krallık sıralamalarıyla ilgili gerçeği öğrendikten sonra hiçbir şeyin kendisini durdurmasına izin vermeyecektir. Nova büyük kozları ile geri döner. Hava Lordu ile dengeleri değiştirecek bir anlaşma yaptığı sırada krallık saldırıya uğrar. Su Lordu ile yüzleşmesi gerçekte ne istediğini anlamasını sağlar. 
Aralarındaki çekim katlanılmaz hale gelen Ateş Lordu ile ikiz alev olduğunu öğrenmek aklını ve kalbini bulandırır. Geride bıraktıklarını kurtarmak ve halkını uyandırmak için bir kez daha iş başa düşer ama Tanrıçaların onun için bambaşka planları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=117979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T04:42:46+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2101b79e-b883-49d0-a9f4-66d4fee06247.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 2.5 Ejderha ve Yıldız - Ciltli</image:title>
            <image:caption>YILDIZLARA YAZILI 
KALBİNİN DENGİ. 
 
Daren ve Nova diyardaki zorlu karşılaşmanın ardından insanların arasına karışmıştır. Nova için çok tanıdık olsa da artık eski dünyasında hiç kimse onu hatırlamıyor. 
Nova geride bıraktığı krallığına dair endişe içindeyken Daren, Nova’nın eski yaşamının her ânını öğrenmek için heveslidir. 
İnsanların arasında geçirecekleri sürede yaptıkları anlaşma onları daha çok yakınlaştırırken suçlu hissetmemek mümkün değil. İnsan kaç kez Ateş Lordu ile sinemaya ve konsere gidebilir? Nova bu kadar eğlenceli olacağını hesaba katmamıştı ve dönüş zamanı yaklaşıyordu. 
 
Nova ve Daren’in ilişkilerini anlatan Ejderha ve Yıldız’ın, serinin ikinci kitabı Krallar ve Soytarıları’ndan sonra, üçüncü kitabı Deliler ve Cellatlar’dan önce okunması tavsiye edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>