﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a8f721-4d28-482e-b2a5-c4a37b809ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneanemin Mucize Tarifi</image:title>
            <image:caption>Bazen hayallerimizin gerçekleşmesi için küçük mucizelere ihtiyaç duyarız ya da onları kendimiz yaparız… 
Aslı’da yaşayacağı küçük mucizelerinden habersiz anneannesinden kalan tarif defterini buluyor. Sayfaları çeviriyor, tarifleri deniyor, çırpıyor, karıştırıyor, pişiriyor, süslüyor ve sonunda küçük mucizelerine tanık oluyor. Sadece tariflerle kalmıyor aynı zamanda arkadaşlığı, dostluğu, aile bağları ve yardımlaşma gibi harika duygular da yaşıyor. 
Sizde kendi mucizelerinizi ararken Aslı’nın mucizelerine de tanık olacak ve en güzel duygularla bezeli bu hikâyeyi keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53caeb36-9119-4455-90bb-cfa8acee73f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkım Krallığı</image:title>
            <image:caption>SAKIN RUHUNU İBLİS KRAL’A SATMA 
Artık çok geçti. Krallığımı ve sevdiğim insanları kurtarmak için Nyfain’in başlattığı işi bitirmek zorundaydım… Ama bu işin sonunda kendi yıkımıma neden olacaktım. Yaşayan en kurnaz yaratıkla bir pazarlık yapmıştım. Krallığıma karşılık ben. Zindanlar artık yeni evimdi. Dolion’un yıkımıysa sıradaki hedefim olacaktı. Bir an önce bu işi bitirip Altın Ejderhamın yanına dönmek istiyordum. Mümkünse sağ salim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/184ad4ba-27e9-42ef-aacd-7e641eb66ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazar Dönemi Sanatı</image:title>
            <image:caption>Hazar Dönemi; tüm kültürel etkileşimlerine, savaşlarına, pek çok iç ve dış etkene rağmen yüzyıllar boyu özellikle kendi kültürel izlerini ve sembolizmini korumuş bir sanat devresine sahiptir. Hazar Dönemi, genellikle tarihsel, arkeolojik buluntular ve maddi kültür bakımından ele alınmış olsa da sanat tarihi bakımından detaylı olarak incelenmemiş; Erken Devir Orta ve İç Asya Türk sanatı, özellikle de Göktürk Dönemi sanatıyla bağlantıları bakımından yeterince değerlendirilmemiştir. 
Elinizdeki bu kitap, Hazar Dönemi’nin Göktürk Dönemi’yle ilgili bilinen bağlantılarının yanı sıra ilk kez bu bağlantıyı sanat tarihi açısından gözler önüne sermektedir. Bu noktada Hazar Dönemi eserleri, Göktürk Dönemi sanatı bağlantılarıyla birlikte detaylı olarak değerlendirilmiştir. 
“Hazar Dönemi Sanatı” başlığı altında “Kale duvarları üzerindeki tasvirler”, “Maden işçiliği ve sanatı”, “Kemik işçiliği ve sanatı”, “Keramik sanatı”, “Boncuklar” ve “Malaya Pereşepina Hazinesi”ne yer verilmiştir. Bu başlıklar altında yer alan eserler, tasvirler Göktürk Dönemi başta olmak üzere Erken Devir Orta ve İç Asya Türk sanatı bakımından benzerlikleri, görsellerle ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c1fac9-dfce-4f2e-a761-f9195eb26453.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson ve Yunan Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Kim kesti Medusa’nın kafasını? 
Kim dişi bir ayı tarafından büyütüldü? 
Kim Pegasus’u evcilleştirdi? Ve ne oldu şu Altın Post’a? 
Bu soruların yanıtlarını ancak bir yarı-tanrı verebilir ve Percy Jackson, Perseus’un, Atalanta’nın, Bellerophon’un ve diğer önemli Yunan kahramanlarının maceralarını anlatmak için tekrar karşınızda! 
Okuyucuların Percy’den bekleyeceği şekilde eğlenceli bir tarzda yazılmış bu hikâyeleri Rick Riordan’ın sadık takipçileri ve bir kahramana ihtiyacı olan herkes kesinlikle okumalı. 
‘’Benim başımdan da bazı kötü olaylar geçti geçmesine ama size anlatacağım kahramanların hikâyeleri tam anlamıyla eski toprak kötü şans vakaları. Bu kahramanlar daha önce kimsenin batırmadığı yerlerde on numara beş yıldız batırdılar.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a577054d-a259-4e8c-bc0b-ca4a2f2af33c.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Kahramanları 2 - Neptün’ün Oğlu</image:title>
            <image:caption>Denizler tanrısı Poseidon’un oğlu Percy Jackson, uzun bir uykudan uyanıyor ve aniden kendini yılan saçlı iki kadınla yüz yüze buluyor. Sorun şu ki, bu yaratıklar ölmek bilmiyor. 
Ancak bu, Percy’nin sorunları arasında belki de en önemsizi. Çünkü Percy gizemli bir yaşlı kadın tarafından bir kampa götürülüyor. Melezlerle dolu bir kampa. Percy’nin hayatında ilk defa gördüğü bir kampa. Ne yazık ki Percy geçmişinden yalnızca tek bir kişiyi hatırlıyor: Annabeth. 
Kesin olan bir şey var ki, Percy’nin daha yapacak çok işi var. İki yeni melez arkadaşı Hazel ve Frank’le birlikte,bugüne dek hiç görmediği kadar ağır bir görevle karşı karşıya: Yediler Kehaneti. 
Bu yolda başarısız olurlarsa zarar görecek olan tek şey kamp değil ne yazık ki. Tehlikede olan, Percy’nin eski yaşamı, tüm sevdikleri, tanrılar ve elbette ki tüm dünya…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21533633-6c02-44c7-bc46-cff2e4d69585.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Kahramanları 1 – Kayıp Kahraman</image:title>
            <image:caption>Yunan efsaneleri günümüzde yaşanmaya devam ediyor! 
Percy Jackson ve Olimposlular macerasından sonra yepyeni bir seri başlıyor: Olimpos Kahramanları. İlk beş kitabın sonunda, büyük bir savaşın ardından Melez Kampı’nda bıraktığımız dostlarımız, yeni melezlerle birlikte yepyeni bir serüvene adım atıyorlar. 
Ancak büyük bir sorun var: Percy Jackson kayıp! 
İşte Olimpos Kahramanları serisinin ilk kitabı Kayıp Kahraman ’da tanışacağımız üç yeni melez: 
Jason’ın bir sorunu var. Hafızasını tamamen kaybetmiş. Jason buraya nasıl geldi? Burası neresi? Hatta Jason kim? Hiçbir şey bilmiyor ama bir şeyden çok emin. Bu işte ciddi bir terslik var. Pıper bir sır saklıyor. Ünlü bir kişi olan babası üç gündür kayıp. Jason ve Leo’yla birlikte Melez Kampı adlı bir yere götürülüyor. İçinden bir his burada her şeyin açıklamasını bulacağını söylüyor ama her şeyi öğrenmek isteyip istemediğinden emin değil. Leo çok becerikli. Melez Kampı’nda yerleştirildiği, alet edevatla dolu kulübeyi görünce kendini hemen evinde hissediyor. Kulübe arkadaşları bir tanrının oğlu olduğunu iddia ediyor. Bunun sürekli hayaletler görmesiyle bir ilgisi olabilir mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83127885-63ea-46ae-b1b0-04b28d0180ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Magnus Chase ve Asgard Tanrıları 2 - Thor’un Çekici</image:title>
            <image:caption>THOR’UN ÇEKİCİ kaybolmuştu. Şimşek tanrısı silahını, yani Dokuz Dünya’daki en kudretli nesneyi nereye koyduğunu hep unuturdu. 
Fakat bu kez Thor’un çekici kaybolmakla kalmamış, aynı zamanda düşmanın eline de geçmişti. Magnus Chase ve arkadaşları çekici bir an önce bulamazlarsa, ölümlülerin yaşadığı dünyalar devlerin istilasına karşı savunmasız kalacaktı. Böylelikle Ragnarok’un başlaması da kaçınılmaz hale gelecekti. 
Bunlar yetmezmiş gibi, çekici geri almak için düşmanla pazarlık edebilecek tek kişi, tanrıların baş düşmanı Loki’ydi. Loki’yle böyle bir anlaşma yapmanın bedeliyse çok ama çok ağırdı… İskandinav tanrılarından Frey’in oğlu, cesur savaşçı Magnus Chase’in nefes kesen macerası devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70d08cfc-7d0f-4e00-94b3-155a55e3d57e.jpg</image:loc>
            <image:title>Apollonun Görevleri 1 - Gizli Kahin</image:title>
            <image:caption>Bir ölümsüzü nasıl cezalandırırsınız? 
Tabii ki onu insana dönüştürerek. 
Babası Zeus’un gazabını üzerine çeken Apollon Olimpos’tan kovulur. Güçsüz ve aklı bir hayli karışık bir halde New York’ta uyandığında başına gelenleri anlar: On altı yaşında, sivilceli bir erkek çocuğuna dönüştürülmüştür! Şimdi, ilahi güçleri olmadan modern dünyada ayakta kalmanın ve Zeus’un sevgisini tekrar kazanmanın bir yolunu bulmak zorundadır, 
ama nasıl? 
Apollon’un onu ölü görmekten çok keyif alacak bir sürü tanrı, yaratık ve ölümlü düşmanı vardır. Olimposlu’nun kesinlikle, acilen yardıma ihtiyacı var ve de gidebileceği tek bir yer: Modern yarı tanrıların eğitim gördükleri Melez Kampı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a818c104-44dd-42d8-9060-75b12c867ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Treni</image:title>
            <image:caption>Mussolini yenilgi bayrağını çekti, keza faşistler de. Ne var ki İtalya’dan geriye kalanlar, artık İtalya’ya yetmiyor. Kıtlık, yoksulluk ve soğuk. Bir de yedi yaşının sonlarında, kızıl saçlı bir çocuk: Amerigo.
 
Annesi önde, o arkada. Sürüklenerek arşınlıyor sokakları. Soğuğun, açlığın ve yoksulluğun kalbinden geçiyor örselenmiş ayakkabılarıyla.
Başka ayakkabıları sayıyor; yırtılmışları, parmakları gösterenleri, daha yeni olanları. Hepsinin puanı arklı. Bu, onun oyunu. Annesinin peşinden sürüklenirken uydurduğu bir oyun. Karnı çok aç ama bir şey demiyor. Ayakkabıları saymaya devam ediyor. Nasılsa tam puan alınca, ne dilerse o olacak.
 
Bir tren gelecek, diyorlar. Komünistlerin treni. Çocukları alıp götürecek,
Rusya’ya verecek. Onları yakacak, boğacak ya da ellerini kesecekler. Asla vermeyin diyorlar çocuklarınızı. Peki, annesi Amerigo’yu neden veriyor? Neden gitmesine izin veriyor?
 
Çocuklar Treni, II. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan zorlukları bir çocuğun kalbinden nazarımıza sunuyor. Yukarı ve Aşağı
İtalya arasında bölünen yaşamlarda hayallerle gerçekler birbirine karışırken çocuklar bir trene binip gidiyorlar ve hayatları onulmaz şekilde değişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a09fad9-9c7c-4df5-822b-b2faf38bc754.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yıldızlar: Süper Kahraman Okulu</image:title>
            <image:caption>Süper kahramanlar da hata yapabilir...

Rüdiger Bertram&apos;ın yazıp Heribert Schulmeyer&apos;in resimlediği Süper Kahraman Okulu, yeteneklerini tanımaları ve doğru yönetmeleri için küçük okurları yüreklendiren, süper ötesi bir macera! 

Gözünün temas ettiği her şeyi buza dönüştürebilmek, yahut koskoca bir treni tek elle havaya kaldırabilmek gibi doğaüstü güçlerle kuşanmış dört arkadaşın okul yaşamından kesitler sunan bu aksiyonu bol öykü; sorunları çözerken yaratıcı düşünmenin önemini vurguluyor. 

Özel becerilere sahip olsak da öğrenmenin süper güçlerle değil ancak yaşayarak ve deneyerek etkin bir şekilde gerçekleşebileceğinin altını çizen kitap; kişisel hırslara takılmadan daima iyiliğin yanında, kötülüğün ise karşısında olmayı öğütlüyor. 
Az sonra öğrencileriyle tanışacağınız okul dışarıdan “sıradan” gibi görünse de pek öyle değil.

Süper Kahraman Okulu&apos;na giden Hilda, Tom, Afeni ve Kemal çok özel yeteneklerle donanmış dört kafadardır. Olağanüstü güçleriyle evrendeki fizik kurallarını altüst etmeyi başaran bu çocukların serüvenleri dur durak bilmez. Yeni öğretmenleri Orhan Bey&apos;le yaptıkları sürpriz gezi ise haklı namlarını iyice pekiştirir. Ziyaret ettikleri müzede âdeta kendilerini bulan dört arkadaş, camların ardında özenle sergilenen değerli parçaları hevesle incelerken esrarengiz bir olayın içine çekilirler. Nice kahramanın hayatından izler taşıyan o muhteşem eşyalar bir adım yakınlarında ama bir o kadar da uzaklarındadır. Ah, keşke onlara dokunabilseler... Derken, etrafta yükselen “İmdaaat, hırsız var!” bağrışmaları... Evet, Süper Kahramanlar için görev vaktidir!

Çocukların ayağını yerden kesecek bir maceraya açılan bu sevimli öykü, hayalle gerçeği fantastik bir evrende buluşturarak anlatısındaki gizemi tırmandırıyor.  
 
“Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan Süper Kahraman Okulu, içerdiği bulmaca ve oyunlarla, öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve pekiştirmelerini olanaklı kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd6385ce-6c47-4d7d-ac15-9258d105f5a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ağaç Evi -Çizgi Roman- 4: Korsanların Hazinesi</image:title>
            <image:caption>Dünya çocuklarının sevgilisi Sihirli Ağaç Evi şimdi çizgi roman!


ADADA HAZİNE ARAYAN BİR KORSAN VAR!


Yeni Sihirli Ağaç Evi macerasında Tim ve Lea kendilerini rüya gibi bir sahilde buluyorlar. Her şey muhteşem başlıyor... ta ki korsanlar gelene kadar. Korkunç Kaptan İri Kemik gömülü bir hazinenin peşinde. Dahası Tim ve Lea&apos;nın hazinenin yerini bildiklerine emin ve gözünün önünden ayrılmalarına izin vermiyor! Bakalım iki kardeş, Kaptan İri Kemik&apos;in elinden kurtulmayı başarabilecek mi?


Tim ve Lea ile zamanda yolculuğa hazır mısın?


Sihirli Ağaç Evi serisi hakkında:


Küçük okurları hem okuma keyfi hem de tarihteki farklı kültürlerle tanıştıran Sihirli Ağaç Evi serisi bu yönüyle sadece dünyanın dört bir yanındaki çocukların değil, anne babalar ve eğitimcilerin de gözdesi oldu.

New York Times çoksatanlar listesinde bir numaraya kadar çıkıp beş yıldan uzun bir süre bu listede kalmayı başaran, 33 dilde 130 milyondan fazla satan bu ödüllü seri, şimdi rengarenk ve soluksuz okutan çizimleriyle çizgi roman formatında okurunun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78185a31-fe89-4eab-929f-6a368bba5625.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Işıkları Yak!</image:title>
            <image:caption>Büyükada&apos;yı İstanbul&apos;daki diğer ilçelerden ayıran ilk şey Büyükada&apos;da bulunan Rum Yetimhanesi&apos;nin varlığıydı. Diğer ve en önemli şey ise âdeta nefes alan bu ahşap yapının hemen altındaki tünellerde yaşayan, gücünü karanlıktan ve korkudan alan kötülüktü. Adı nesiller boyunca yetimhanede yaşamış çocukların oyun şarkılarında bile vardı. 
 
&apos;Akşam oldu bak! 
 
Tüm ışıkları yak! 
 
Rua Temte geliyor! 
 
Hemen arakana bak!&apos; 
  Bu kötülükle yüzleşmiş ve uzun zaman önce Büyükada Rum Yetimhanesi&apos;nden ayrılarak kendilerini yeni hayatlarına adapte etmeye çalışan beş yetim çocuk, o korkunç anılarını çoktan unutmuşlardı. Fakat geçmişte bıraktıkları korku ve karanlık, on dokuz yıl sonra tüm azametiyle geri dönmüştü. Rua Temte&apos;yi yok etmeleri için korkularını yenmeleri ve birbirlerine inanmaları gerekiyordu. Ama bu hiç de kolay olmayacaktı. Çünkü Rua Temte onları kaotik yeraltı dünyasında bekliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ac0a71-c795-4b16-9b83-65e55425e791.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulimik</image:title>
            <image:caption>Şimdi tam zamanı… 
 
Kapı kilitlendi… Tamam!!! 
Sıra musluklarda. Muslukları açmam gerek, biraz gürültü kirliliği her zaman işe yarar… Tamam!!! 
Her şey halloldu gibi ama işimi hızlı bir şekilde bitirmeli, etrafta tek bir delil bile bırakmamalıyım… Su içsem iyi olacak, daha hızlı ve kolay olmasına yardımcı olur. 
Ok! Bu da tamam!!! 
 
“Ceren, ne yapıyorsun kızım?” 
Kahretsin, nerden çıktı bu şimdi, tam da sırası… 
“Tuvaletimi yaptım, ellerimi yıkıyorum anne, ne oldu?” 
“Kapıyı açar mısın lütfen? Hem neden kilitli bu kapı?” 
Off yaaa gidin başımdan… 
“Aaaa! Anne çıkacağım sabret, tuvalette bile rahat yok mu bana yaaa? Diğer tuvalete girebilirsin. Ne olur git anne lütfennnn, bu son, gerçekten bu son…” 
“Ceren!!! Sana son kez söylüyorum, hemen aç şu kapıyı yoksa dediğin hiçbir şeyi dinlemeden kafamdakileri uygulamaya koyacağım…” Bitmiştim! Evet bu konuşmadan sonra oyunun sonuna geldiğimi anlamıştım, doğrular su yüzüne çıkmalıydı, daha fazla saklayamazdım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54636b0-563d-4f7f-8c6d-d9f97118303a.jpg</image:loc>
            <image:title>Socrates Dergi No:95</image:title>
            <image:caption>Socrates Dergi yaklaşık bir buçuk yıllık aranın ardından 95. sayısıyla kitap formatında geri dönüyor. 
 
İki ayrı kapakla çıkan dönüş sayımızın kapaklarını 2024 yazının iki büyük spor organizasyonuna ayırdık: EURO 2024 ve 2024 Paris Yaz Olimpiyat Oyunları. Her iki organizasyon, bu evladiyelik sayıda kapsamlı bir şekilde mercek altına alındı. Bu metinlere ve infografiklere Vincenzo Montella, Abdullah Avcı, Ersun Yanal, Gizem Örge, İlkin Aydın, Ersu Şaşma ve daha pek çok isimle yapılan özel röportajlar eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7860bd10-2618-49a0-8547-8a959e768501.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan’ın Doğum Günü</image:title>
            <image:caption>Yaşasın, bugün Aslan’ın doğum günü! 
Yeni taşındığı ormandaki arkadaşları doğum gününü 
hatırlayacak mıydı acaba? Aslan bunu çok merak ediyor. 
Neyse ki çok geçmeden kapısı çalmaya başlıyor. 
Tak, Tak, Tak! 
Arkadaşları ellerinde pastalarla kutlamaya geliyor ama Aslan gelen pastaları hiç mi hiç beğenmiyor. 
&quot;Bööö... Hiç sevmem!&quot; diye kükreyip duruyor. 
Peki bu işin sonu nereye varacak? 
Aslan gün bitmeden nasıl bir kutlama yapacak? 
Dinlemek, anlamak, empatik kurmak ve farklılıklara dair eğlenceli bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b4255a-653a-4ae8-9e31-38821269ca4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Atomun Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Bu, tarihin de tarihidir: Maddesiz ve hiçbir yaşam belirtisi olmayan soğuk ve sonsuz bir uzay boşluğundan günümüzdeki galaksilere, milyarlarca yıldız ve gezegene kadar uzanır. Yeryüzündeki yaşamın nasıl başladığı bakış açınıza göre bir tesadüf ya da beklenmedik bir olay olabilir. Bu kitap, işte bunun üzerine bir anlatıdır. Evrenin 14 milyar yıllık yaşamının tarihini insani kelimelerle anlatmak çetin bir görev olurdu. Bu görev Homo türünün temsilcisine, insana mı emanet edilmeliydi? Zira insanların tarif edilemeyecek ölçüde ön yargılı ve taraflı olabildiğini tarih de doğruluyor. Öyleyse bu hikâyeyi “Ben oradaydım!” ve “Orada olacağım!” diyenin yakın şahitliğinin gücüyle, her zaman ve her koşulda fizik kurallarına uyan, duygularının esiri olmayan tarafsız bir atomun anlatması daha iyi olacaktır. 
Bir hidrojen atomu olan Küçük Pio, bunu başardı: Kâh duygulanarak kâh heyecanlanarak Büyük Patlamanın kaotik, sıcak ve yoğun ilk dakikalarından diğer atomlarla kurduğu bağlara kadar hayatının en önemli anlarını bu sayfalarda anlatıyor. Eğlenirken öğrenmek isteyen meraklı çocuklar ve çocuklarıyla keşfederken heyecanlanmak isteyen yetişkinler için tamamen sıra dışı bir karakterin otobiyografisi. 
“Bilime eğlenceli bir yaklaşımla dokunan sürükleyici bir kitap.” Margherita Hack</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87e75701-cea4-49ba-8c9e-f52bf9b2dd19.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkma Teklifi Geri Gelsin</image:title>
            <image:caption>EL ELE PARTİSİNİN BAŞKANI KONUŞUYOR: 



Eyyy benim âşık olmaktan usanmayan, 

date’ten date’e koşan, 

her datenini sevgilisi yapmak isteyen 

umudu bitmek tükenmek bilmeyen ama takılmaktan da öteye gidemeyen güzel kardeşim, 

flörtler artık el ele gezecek, 

 utanmadan, çekinmeden “O benim sevgilim,” diyecek, 

fotoğraf paylaşacak, sosyal medya biyografisine baş harfini yazacak. 

İsmini koluna dövme olarak yaptıracak 

Sana andımız olsun: 

Çıkma teklifini geri getireceğiz. 



Başta Çocuklar Duymasın ve Seksenler gibi çokça izlenen ve unutulmayan televizyon dizileri olmak üzere, pek çok başarılı çalışmada yer alan senarist Deniz Gök, Çıkma Teklifi Geri Gelsin adını verdiği ilk romanında modern zamanların telaşına ve yoğunluğuna yenik düşen romantik ilişkilerin yerini alan toksik ilişkileri, flört aşamasını bir türlü sevgililik mertebesine çıkarmayan ve hatta olan sevgilisini bile herkesten saklayan erkoları, Instagram sayfalarında fotoğraf paylaşmaktan uzak duran er kişileri masaya yatırıyor ve Allah’ın belası takılmayı kim bulduysa onun anasına babasına sövüyor. Yok yok sövmek yok, neşeli neşeli söyleniyor diyelim. Ya da yazar takılmayı konforlu bulan erkoları anlatırken ustalıklı hiciv sanatını konuşturuyor, baş karakteri Melodi Mermerci dahil buna çanak tutan kadınlar da bundan biraz nasibini alıyor da diyebiliriz, kibarca… 



Sevdiğini ve sevildiğini zannettiği adamı bir gece ansızın terk eden Melodi Mermerci’nin ve onun en yakın arkadaş grubunun yaşadıkları üzerinden ilerleyen roman, okurken kahkahalara boğacak, geçmiş ve mevcut ilişkilerinizi sorgulatacak ve en nihayetinde sizi de bu grubun bir parçası yapacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a682b8b5-c319-40b6-9d81-f19b06674e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolandırıcılar Çetesi</image:title>
            <image:caption>Kyla Zhao&apos;nun bu sürükleyici romanında, hayallerini gerçekleştirmek için Singapur&apos;un sosyete hayatına sızan işçi sınıfından bir kadın, bu süreçte kendi benliği de dâhil olmak üzere her şeyi kaybetme riskiyledâhil riskiyle 
karşı karşıya kalır. 
Samantha Song, kendini bildi bileli bir sosyete dergisinde yazmanın hayalini kurmuştur ve bunun için her şeyi yapmaya hazırdır. Ancak içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik şartlar, hayalinin imkânsızmış gibi gelmesine neden olur. 
İş yerindeki varlıklı iş arkadaşı ve dostu Anya Chen&apos;inanlattığı hikâyeler, Samantha’nın hayalindeki hayata en çok yaklaştığı andır. Ta ki ait olmak istediği sosyete dünyasına sızmak için tek şansı olan Singapur&apos;un seçkin ailelerinden birinin hayal kırıklığına uğramış oğlu Timothy Kingston ile tanışana kadar. Timothy ve Anya, Samantha’nın Singapur sosyetesinde isim yapmasına yardım ederler. Samantha, Singapur&apos;un en havalı dergisinin genel yayın yönetmenini etkilemeye kararlıdır. Fakat gizemli bir köşe yazarının, Samantha’nın tüm kirli çamaşırlarını dökme ihtimali, genç kadının gerçek kimliği ve büründüğü kimliği arasında sıkışıp kalmasına sebep olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dca4ff9-5aff-455d-a35a-2f42fb124f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Av Serisi 4: Lider</image:title>
            <image:caption>Kanlı Ay vakti… 
Tetrad Günü yaklaşırken anılar kızıla boyanıyor. Unutulan geçmiş dile gelirken tüm sırlar ortaya çıkıyor. Aşk, ihaneti, intikamı ve yıkımı beraberinde getiriyor. 
Hiddenf ield’a geri dönmeye hazır mısınız? 
Gecenin örtüsü Hiddenf ield’ın üzerine usulca yerleşirken karanlığa huzursuz edici bir sessizlik hâkimdi. Asırlar öncesinden gelen bir ruhun sessizliği…Asteria’nın öfkeli sessizliği. Annabelle Jefferson, en büyük ihaneti aşkla yaşadığında ipleri Asteria’nın eline bıraktı ve şimdi kaos hiç olmadığı kadar harlı. Son yaşanan doğum günü katliamından sonra Hiddenf ield yaralarını saramadan onlara yenilerini eklemeye kararlı. Sullivan ailesinin kökünü kazımaya yeminler ederken ise ilk aşkı, karşı koyamadığı zaafı ve en büyük düşmanı yine karşısında: Jay Sullivan. Annabelle, Jay de dâhil her şeyi yok etmeye hazırken aşka, dostluğa, aileye ve en önemlisi de benliğine tutunabilecek mi? 
“O an bizi izleyen her canlının ikimizde de alev alev yanan gözler göreceğine emindim. Bakışmamızın konusu, kopacak felaketin ilk satırıydı. Her şey yeni başlıyordu.” 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6546eb8-7245-4fe6-948f-1c02904d5932.jpg</image:loc>
            <image:title>Mösyö İbrahim ve Kuran&apos;ın Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>“Verdiğin sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir!”
Moïse’in, babasıyla birlikte yaşadığı Mavi Sokak’ta dükkânından sürekli konserve aşırdığı, “sokağın Arap’ı” Mösyö İbrahim’le kurduğu dostluk zamanla baba oğul ilişkisine dönüşür. Moïse, dünyaya bilge bir gülümsemenin ardından bakan Mösyö İbrahim’le Sufiliğin dünyasına adım atacak, Kuran’ın arasına sakladığı kurumuş çiçeklerin dünyevi olan her şeyi aşan sevgisini tadacaktır.
Sinemaya da uyarlanan Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri Yahudi bir çocukla Müslüman bir bakkalın, kanbağlarına, etnik ve dinsel önyargılara, düşmanlıklara galebe çalan dostluklarının hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1242b6bc-1231-4e9f-8251-242d0e3a2528.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzme Dersleri</image:title>
            <image:caption>“O kış penceremden dünyayı seyrediyordum. Ağaçlar çıplak, hava soğuk, güneş solgundu. Kar yağıyordu ve ben çocukluğumun karlı günlerini hatırlıyordum. Mutsuzdum.” 
 
Şiirleriyle birçok insanın hayatına dokunan İris mutsuz ve sevgiye aç bir kadındır. Ancak bir gün şiirlerindeki ilhamı dinlemeye karar verir ve doğduğu şehre döner. Orada mucizevi bir şekilde hayatının aşkı Deniz’le ve onun ergenlik çağındaki kızı Zoi’yle tanışır. Sevmeyi, bir aile olmayı hepsi birlikte en baştan öğrenmeye çalışırlar. Mevsimler yavaşça değişirken Zoi, İris’e yüzmeyi, endişe etmeden kendini rahatça sulara bırakmayı ve özgürlüğü öğretir. İris de Zoi’ye yaşamayı, genç bir kadın olmayı ve duygularını olduğunca hissedebilmeyi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f950d3a-cb6f-4e0d-8351-e88c2f2e350b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ten ve Ateş 2: Alevdeki Işık</image:title>
            <image:caption>Onun zaafı ol. 
Onu kendine âşık et. 
İşini bitir. 
Nyktos değil... 
 
The New York Times en çok satanlar listesinde altmışın üzerinde romanının yer almasıyla 
kırılması güç bir rekorun sahibi olan Jennifer L. Armentrout, çok sevilen Kan ve Kül dünyasında geçen 
Ten ve Ateş serisinin ikinci kitabıyla okurlarını ateşliyor. 
 
Sera’yı artık tek bir kişi kurtarabilir, o da hayatı boyunca öldürmeyi planladığı kişidir. Sera’nın planı ortaya çıktı, Nyktos’la aralarındaki güven sarsıldı.  Artık kimse ona güvenmiyor, Sera’nın sahip olduğu tek şey vazifesi. Ancak Nyktos’un bir planı var ve birlikte çalışırlarken aralarındaki ateşli tutku işleri zorlaştırıyor. Tattıkları zevkin ve benzersiz şehvetin anıları sirenlerin karşı konulamaz çağrısı gibi. 
Sera formalite gereği konsort olmaktan daha fazlasını istediğini fark ettiği zaman, tehlike daha da büyüyecek. Nyktos’un sevgisi olmadan Yükselişten sağ çıkması mümkün değil, ne var ki Nyktos sevmekten aciz. Zaman tükeniyor. Hem Sera hem de diyarlar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70893915-f83d-4c86-bf4c-be8221972c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Tesadüfler 2 - İpucu Peşinde</image:title>
            <image:caption>Korku filmlerini hatırlatan ıssız otel koridorlarında ipucu peşinde koşarak geçen bir tatilden daha iyi ne olabilir? 
Batu, Caner ve Naz, tatili anne babalarının sempozyum için gideceği otelde geçirmeyi hiç beklemiyordu. Planlar hızla değiştirildi. Naz her gününü oteldeki etkinliklerle geçirmeyi düşünürken, ikizlerin yapacakları 
çoktan belliydi: Yemek, içmek, pineklemek, biraz daha pineklemek ve bilgisayarda oyun oynamak… 
Bundan daha iyi bir tatil düşünülemezdi. Tabii eğer birtakım tuhaf tesadüfler gerçekleşmeseydi... 
Daha otele adımlarını atar atmaz karşılaştıkları gizemli olaylar, tekinsiz adamlar, gizli polisler önlerine bomba gibi düşecek; komplo teorileri ve aralanmak için sabırsızlanan sır perdeleri kahramanlarımızın “iyi tatil” anlayışını kökten değiştirecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d34f7ab2-4e32-4250-8000-0f5a7443815b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Şehri 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alaz Şahzade, tüm evrenin lanetli olarak gördüğü Efsan’ı kurtarıp diğer krallıkları karşısına alarak herkese başkaldırdığında maglo halkı için isyan bayrağını diker. Oluşturdukları güçlü kalkan sayesinde korunup gizlenen Karmela Krallığı’nda bir yandan elbirliğiyle halklarını eğitmeye çalışırken diğer yandan tek emelleri laneti kırmanın bir başka yolunu bulup, evreni savaşa sürüklemeden her şeyi yoluna koymaktır. 
Fakat  savaş sirenleri susmaz; Efsan’ı ve Lukifer’in soyundan gelen 
tüm maglo ırkını yok etmek için ant içmiş krallıklar, 
yollarına demirden barikatlar çekmekte ısrarcıdır. 
Girdikleri bu engebeli yolda onları ve aşklarını  
türlü imtihanlar bekliyordur: 
İşkenceler, kan, savaş ve en geri dönülmezi…  
Ölüm. 
 
 
“Ben, Efsan Erez Şahzade. Bedenim ve ruhum üzerine yemin ederim ki tüm benliğimi Karmela Krallığı’na adayacak, halkım için yılmadan savaşacak, asla pes etmeyeceğim.” 
 
“Ben, Alaz Şahzade. 
Bedenim ve ruhum üzerine yemin ederim ki tüm benliğimi Karmela Krallığı’na adayacak, halkım için yılmadan savaşacak, asla pes etmeyeceğim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e07f36c-9b09-4002-b9d9-a68d32139a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Şehri 3</image:title>
            <image:caption>Alaz Şahzade, tüm evrenin lanetli olarak gördüğü Efsan’ı kurtarıp diğer krallıkları karşısına alarak herkese başkaldırdığında maglo halkı için isyan bayrağını diker. Oluşturdukları güçlü kalkan sayesinde korunup gizlenen Karmela Krallığı’nda bir yandan elbirliğiyle halklarını eğitmeye çalışırken diğer yandan tek emelleri laneti kırmanın bir başka yolunu bulup, evreni savaşa sürüklemeden her şeyi yoluna koymaktır. 
Fakat  savaş sirenleri susmaz; Efsan’ı ve Lukifer’in soyundan gelen 
tüm maglo ırkını yok etmek için ant içmiş krallıklar, 
yollarına demirden barikatlar çekmekte ısrarcıdır. 
Girdikleri bu engebeli yolda onları ve aşklarını  
türlü imtihanlar bekliyordur: 
İşkenceler, kan, savaş ve en geri dönülmezi…  
Ölüm. 
 
 
“Ben, Efsan Erez Şahzade. Bedenim ve ruhum üzerine yemin ederim ki tüm benliğimi Karmela Krallığı’na adayacak, halkım için yılmadan savaşacak, asla pes etmeyeceğim.” 
 
“Ben, Alaz Şahzade. 
Bedenim ve ruhum üzerine yemin ederim ki tüm benliğimi Karmela Krallığı’na adayacak, halkım için yılmadan savaşacak, asla pes etmeyeceğim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca3b961-2ecd-490d-bf11-54e96cf4089e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpı 2</image:title>
            <image:caption>Her çocuk gibi ben de büyümek istiyordum. Büyüdüm de... Ama her çocuk gibi değil! On üç yaşımdan on dört yaşıma kadar geçen zaman tuhaf bir hızda ilerledi: Çarpı iki hızında! 
Her şey o kadar hızlı oldu ki o yıl, bayramları, oyunları, sınavları, dersleri, ailece yaptığımız sohbetleri, Yumak’la oynamayı, Cicikuş’un ötüşlerini, babaannemin masallarını… Yani bir yılda yaşayabileceğim sayısız hatırayı kaçırdım! 
Tüm bunlar nasıl mı oldu? Durun, hepsini anlatacağım. Yavaş yavaş...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba3bbc0-8f47-4967-b770-31065df6fcca.jpg</image:loc>
            <image:title>Lilith Tomarları</image:title>
            <image:caption>Nehirler kara, 
denizler siyah 
yıldızların koyulaşması 
kararlaştırıldı sizin için 
üzümleri şeytan yönetecekti 
tüm salkımlara mavi harfleri 
üfleyecekti 
ey lilyum alfabesi 
et lanetli soyun kadınları 
ne oldu 
ne biçildi güneş âleminde size 
neye karar verildi adınıza 
birden 
ne yarıldı ikiye 
ansızın bu yeşil toprakta 
hangi kavim terk etti son satraplığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4b49ad3-bc5c-41ad-9573-1109869d3ed4.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanların En Gizli Hatırası</image:title>
            <image:caption>Senegalli genç yazar Diégane Latyr Faye, 1938’de Paris’te yayımlandığında 
büyük ses getiren fakat kısa süre sonra tüm nüshaları 
toplatılan gizemli bir romanın peşine düşer. Diégane’ın “zenci 
Rimbaud”nun peşinde Senegal’den Fransa’ya, Amsterdam’dan Arjantin’e 
uzanan hikâyesi, insanlık tarihinin büyük trajedilerinin, sömürgeciliğin, 
Shoah’ın, erotik aşkın, hakikat ile kurmaca arasındaki 
kanlı çekişmelerin iç içe geçtiği bir örümcek ağına dönüşür. 
Yayımlandığı 2021 yılında Senegalli yazar Mohamed Mbougar 
Sarr’a Goncourt Ödülü kazandıran ve hararetli edebiyat tartışmalarına 
konu olan İnsanların En Gizli Hatırası, intihal suçlamaları 
sonrasında gözden düşen Afrikalı bir yazarın peşinde bütün bir 
edebiyat ekosistemini ve edebi kanonu mercek altına alıyor. Büyülü 
gerçekçi anlatılardan tarihi romana, biyografiden polisiyeye, 
farklı türler arasında ustaca gezinen İnsanların En Gizli Hatırası, 
Sarr’ın Malili yazar Yambo Ouologuem’in hayatından ilham alarak 
kurguladığı dördüncü ve Türkçeye tercüme edilen ilk romanı. 
“Fakat siz Afrikalı yazarlar ve entelektüeller, kendinizi bazı kimliklendirmelerden 
sakının. Burjuva Fransa, vicdanını rahat tutmak için 
elbette içinizden birini kutsayacak. Arada bir başarıya ulaşan ya da 
model mertebesine yükseltilen bir Afrikalı çıkacak ortaya. Fakat inan 
bana, temelde yabancısınız ve eserleriniz ne derece değerli olursa olsun yabancı kalacaksınız. Siz buralı değilsiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1632d3bc-d1fc-4ed8-a7d9-4bfcaf64dec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba Hayri 2</image:title>
            <image:caption>“Baba Hayri, Sarıyer’de oynadığı dönemlerde ben de orada trafik komiseriydim. Sarıyer insanı futbolu çok seven bir yapıya sahipti. Takımlarını hiç yalnız bırakmazdı. Takım oyuncuları arasında bir de Hayri Baba vardı ki aman Allahım! Bu ne sevgi, bu ne saygı. Trafiğin zor akış yaptığı Sarıyer cadde ve sokaklarında bir de Hayri Baba göründüğünde eyvah derdim. Çünkü trafik altüst olurdu. Herkes Hayri Ülgen’in yanında kümeleşirdi.” 
–Mustafa Yiğit 
“Toplumumuzda saygın, güvenilir, sevecen, alçakgönüllü ve yardımsever dost insanlara ‘Baba’ unvanı verilir. Baba Hayri kitabını da bir solukta okudum. Kitaplarını herkese tavsiye ederim.” 
–Kadir Beşikçi 
“Bu alçakgönüllü ve mütevazı insan tam bir Rize sevdalısıdır. İyi ki böyle insanlar hâlâ var. Selam sana Gollerin Efendisi, beyefendi insan.” 
—Mustafa Şimşek 
“Üstat Hayri Ülgen’i seyretmek için okulu kırardım. Hatta sınıfta bile kaldım. Spor programlarını halen takipteyim.” 
—İdris Demir 
“Baba Hayri kitabını hafta sonu okudum. Hakikaten çok keyifli. 
Okuyun, okutun.” 
—Selahattin Bakır 
“Kitap sürükleyici ve akıcı, zaman zaman düşündüren, zaman zaman güldüren, zaman zaman hüzünlendiren ve zaman zaman mutlu edici gözleri yormadan okunan, her evde, her kütüphanede, tüm futbol kulüplerinde ve sporcuda bulunması gereken çok önemli bir eser.” —Hasan Aksu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db0ff9cc-1e1a-4ba6-b88d-da4dd2d56608.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin değişim açısından önemli bir tarihsel kavşağa vardığı bugün, ülkenin siyaseten izleyeceği rotanın geçmişin eleştirel muhasebesinden hareketle belirleneceğini iddia eden Prof. Vedat Bilgin Türkiye Tartışmaları’nda, bu muhasebesini belirli hipotezler altında tartışma açıyor. Batılışmadan moderniteye uzanan tarihsel süreci devlet ve toplum arasındaki ilişkilerden aydınların konumlanışlarına, partilerin oluşum süreçlerinden Türkiye’nin değişim hattının çelişkili dinamiklerine kadar uzanan etraflı bir çerçevede irdeliyor ve bugün yaşanan zihniyet dönüşümünü kendi bakış açısıyla gerekçelendiriyor. “Her olaya benzeri yorumlar yapan, farklı düşünmeyi ve yeni sorular sormayı bir tarafa bırakanların bu çalışmadan hoşlanmayacakları açıktır fakat bildiklerimizin sorgulanması, başka bir yöntemle yorumsanmasına göstereceğimiz tahammül yeni sorulara olduğu kadar yeni cevaplara ulaşmamıza da katkı yapabilir,” diyor yazar.
“Bu çalışma, Türk toplumunun yaşadığı toplumsal yapı değişmeleri bağlamında yaşanan siyasal olayları, ekonomi-politik boyutları itibariyle analiz etmek, sorunların anlaşılması ve muhtelif çıkış yollarının tartışılması maksadıyla yapılmıştır. Bu bakımdan bu kitap bir tarih ya da bir ekonomi çalışması değil, içinde yaşadığımız olayların, yapılan tartışmaların tarihsel zeminini ve yapısal değişmeler içindeki analizinin ekonomi politiğe uzanan boyutlarının araştırmasını içermektedir.
Şimdiye kadar adeta tartışılmadan, ezberlenmiş doğrular olarak kabul edilen hususları sorgulayan, çoğu kere geçersizliğini veya tam aksi yöndeki olguların ortaya çıkmasını sağlayan yeni hipotezler ortaya atılmış, bunlar sırasıyla ele alınıp incelenip, tartışılarak belli neticelere ulaşılmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1008dee9-97c1-481f-99b8-428fbba97ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Delice Aşık</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta tek bir aşk hikâyesi değil, iki aşk hikayesiyle karşı karşıyayız. 
 
Becca Calloway, Bay Doğru’yla karşılaşmak için hazır olduğunu söylerken bir hayli ciddidir. Hatta onun için bir manifest ritüeli düzenleyecek kadar… 
 
Etkinlikten beş dakika sonraysa eski sevgilisinden bir mesaj alır. Tek sorun bu mesajın ne anlama geldiğinden pek emin olmamasıdır. 
Acaba Becca, mesaja cevap verip Mike’la arasındaki ilişkiyi tekrar alevlendirmeli mi yoksa mesajı silip numarasını engellemeli ve hayatına devam mı etmelidir? 
 
Becca’nın bir tercihi ve bunun iki sonucu var... 
Ve siz, Delice Âşık’ta ikisini de okuyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8281b8-ebdb-4662-b6e3-f692a2fda04a.jpg</image:loc>
            <image:title>Afife</image:title>
            <image:caption>Eyüphan Erkul, gerçek belgelere dayanan bu romanda Afife’nin nasıl Afife Jale efsanesine dönüştüğünü anlatıyor. “Şimdi, okulda eğitim almak istiyordu. Bununla da yetinmiyordu; içinde saklı duran yapma isteği, iyiden iyiye sahneye çıkma isteğine dönüşmüştü. Belki şimdilik bir tutku değildi fakat bastırması imkânsız, güçlü bir istekti.” Afife, tiyatro eğitimi alan ilk beş kız öğrenciden biriydi. Okulu başarıyla bitirdi. Sahneye çıkan ilk kadın oldu fakat Osmanlı’da Türk kadınlarının sahneye çıkması yasaktı. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen sahneye çıkmaya devam etti ve bu yasağın kalkması için tutkuyla savaştı. Üstelik tam bu sıralarda İstanbul da işgal edilmişti. Bir yanında aşk bir yanında mesleği vardı… “Bir kadın, cesur bir kadın, genç bir kadın Kadıköy’de bir tiyatroda sahneye çıkıyor. Ne var bunda diyeceksiniz? Sahneye çıktı diye tiyatro basılıyor, kadın dövülüyor. Kadın yeniden çıkıyor çünkü diyorlar ki: ‘Bir Türk kadını tiyatroda oynayamaz.’ Ama kadın yılmıyor! Kim bu kadın? Afife Jale… Eyüphan Erkul işte o cesur oyuncuyu, Afife Jale’yi yazdı.” –Ahmet Ümit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e34a44c-746f-4bf8-8f74-0df27fb29751.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahirin Gelini Cilt-3</image:title>
            <image:caption>Gecenin Çocuğu olarak barındırdığı devasa güç…
Bu devasa gücün bedeli olan zalim kaderi omuzlarında taşıyan Chise, UIthear’daki tortuyu yaratan genç büyücüyle karşı karşıya geliyor.
 
Chise’nin bu esrarengiz büyücünün ani saldırısıyla yere yıkıldığını gören Elias, bir zamanlar kendisine Pilum Murialis yani “Mızrak Duvarı” adını kazandıran gücünü ortaya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d7f750-39da-4a4f-966a-80eee0c9a512.jpg</image:loc>
            <image:title>Blend S</image:title>
            <image:caption>Maika, kafe müdürünün desteğiyle garsonların Tsundere gibi değişik rollere girerek hizmet verdiği bir kafede işe başlıyor ve sıra dışı bir role bürünüyor! Rolünde beklenmedik derecede yetenekli olduğu ortaya çıkıyor.Muhteşem bir ekibin iş yerinde yaşadığı komik olaylar dizisi başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25715e6e-4d5f-41fe-bd2c-add4a7b1a348.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Meclis</image:title>
            <image:caption>K80. Yunus Nadi Sosyal Bilimler Ödülü Mustafa Kemal Paşa, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya vardığında hayatının en zor dört ayı başladı. Milli Mücadele’nin, ancak Ankara’da, düşman tehdidinden uzak bir temsilciler meclisi önderliğinde başarılı olacağına inanıyordu. Ama bu konudaki tüm uyarılarına karşın Mebusan Meclisi İstanbul’da toplandı. Onun öngörüleri, sonunda doğru çıktı ve Müttefikler, Mebusan Meclisini dağıtıp milletvekillerini tutukladılar. İstanbul’daki Meclisin çalışma olanağı kalmadığından artık gözler Ankara’daydı. 23 Nisan 1920 tarihinde yurdun dört bir yanından gelen temsilciler Ankara’da toplandı. Milli Mücadele Hareketi’nin arkasında artık halkın gerçek iradesini yansıtan bir Meclis vardı. Ülkeyi düşman işgalinden kurtaracak zorlu mücadele başlıyordu. Araştırmacı Turan Akıncı, bu kitapta, İstiklal Savaşı’nı zafere ulaştıran Milli Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920’den Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim 1923’e kadar geçen 42 ayı ayrıntılarıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8213a0a3-8e52-4ff1-a057-c73b4a21c09e.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrende Yaşam Arayışı</image:title>
            <image:caption>Yalnız değiliz çünkü bir galaksinin kollarının girdabından ya da rüzgârın bir girdapta tozu yakalamasından farklı değiliz. Bir atom kadar kuraldışı değiliz. Kendimizi nasıl yalnız hissedebiliriz ki?   Ünlü bilim yazarı Jaime Green, Evrende Yaşam Arayışı’nda Galileo ve Kopernik’ten günümüzün ötegezegen arayışına kadar uzanan bilgi birikimimizin tarihsel izini sürüyor. Bilim insanlarının ve kurdukları dünyalarla onlara ilham kaynağı olan bilimkurgu yazarlarının içgörülerini bir arada irdeliyor. Uzman söyleşileri, astronomi araştırmaları, felsefi sorgulamalar ve Zamanda Kıvrılma, Uzay Yolu, Geliş gibi pek çok popüler kültür referansını içeren bu kitap, evrene dair gelişen algımız hakkında kapsamlı bir keşif sunarken daha derin bir soru ortaya çıkıyor: Peki, uçsuz bucaksız bu evrende insan olmak ne anlama geliyor?   “Göz kamaştırıcı bir hayal gücü ve eşsiz bir sentez.”
—Ed Yong, Pulitzer Ödülü Sahibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56952b74-6e6a-410f-86e1-a6bf778c8fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağların Kızı Heidi- Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Dağların Kızı Heidi, rengârenk çizimler eşliğinde çizgi roman sayfalarında hayat buluyor. 
Heidi, dedesiyle birlikte Alpler’de yaşar. Arkadaşı Çoban Peter ve keçilerle, dağların eşsiz doğasında mutlu bir hayat sürer. Küçük kızın hayatı, hasta bir kız olan Clara’ya arkadaşlık etmek için tanımadığı bir şehre gitmesiyle değişir. Heidi, çok sevdiği dağları ve arkadaşlarını geride bırakabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0638487c-24b9-468d-92b0-55cd96e31f38.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kadınlar- Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Küçük Kadınlar, rengârenk çizimler eşliğinde çizgi roman sayfalarında hayat buluyor. 
Nazik ve şefkatli Meg, yazar olmayı hayal eden Jo, hassas ve sevimli Beth, sanatçı ruhlu ve utangaç Amy… March Ailesi’nin dört kız kardeşi, birbirlerinden çok farklılar. Babalarının savaşa katılmasıyla, aile için zorlu zamanlar başlıyor. Dört kız kardeş, her şartta birbirlerine sıkı sıkı sarılarak, aile bağlarının ve kardeşliğin gücünü yeniden keşfediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c5d0a55-80fd-4098-bdb8-ff121b5286f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu ve Sorunları</image:title>
            <image:caption>Filozof ve eğitimci John Dewey, Kamu ve Sorunları’nda bizi demokrasinin kalbine doğru derin bir yolculuğa çıkarıyor. Dewey, etkileyici bir üslup ve çarpıcı tespitlerle, sürekli değişen bir dünyada kamunun karşılaştığı zorlukları araştırıyor, bilgili ve ilgili bir vatandaşlığın temel rolü hakkında zamana meydan okuyan bir bilgelik sunuyor. 
 
Bu klasik eser, toplumun dinamiklerini ve toplum içindeki bireylerin sorumluluklarını anlamak isteyenler için yol gösterici bir ışık olmaya devam ediyor. Dewey&apos;in etkin ve bilgiye dayalı kamu vizyonu, ilk yayımlandığı zaman olduğu gibi bugün de güçlü bir şekilde yankılanıyor ve bizi daha iyi bir yarını şekillendirmek için kolektif gücümüzü benimsemeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68f2d2e0-ad2d-400f-a2bf-68e696633a59.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Eşleştirme Seti</image:title>
            <image:caption>ZİHİN AÇAN GÖLGE EŞLEŞTİRME 
Gölge eşleştirme, çocuğunuzun bir nesnenin gölgesini, nesnenin gerçek gölgesiyle eşleştirmesini gerektiren bir görsel algı etkinliğidir. Bu tür etkinlikler çocuğunuzun mantıksal düşünme yeteneğini ve el-göz koordinasyonunu geliştirirken, aynı zamanda dikkat ve odaklanma becerisini de artırır. Ayrıca çocuğunuz doğru eşleştirmeyi bulduğunda başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
 
Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Gölge Eşleştirme kitabı, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek. 
 
ZİHİN AÇAN YARIM EŞLEŞTİRME 
Yarım eşleştirme, çocuğunuzun bir nesnenin iki yarısını eşleştirmelerini gerektiren bir görsel algı etkinliğidir. Bu tür etkinlikler problem çözme becerilerini ve el-göz koordinasyonunu geliştirirken, aynı zamanda dikkat ve odaklanma becerisini de artırır. Ayrıca çocuğunuz doğru eşleştirmeyi bulduğunda başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
 
Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Yarım Eşleştirme kitabı, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek. 
 
ZİHİN AÇAN SAYI-NESNE EŞLEŞTİRME 
Sayı-nesne eşleştirme, sayıları somut nesnelerle ilişkilendirme becerilerini geliştirmeye yönelik bir matematiksel etkinliktir. Bu tür etkinlikler, çocuğunuzun matematiksel düşünme becerilerini güçlendirirken, aynı zamanda odaklanma, problem çözme ve görsel algı yeteneklerini geliştirir. Ayrıca çocuğunuz doğru eşleştirmeyi bulduğunda başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
  Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Sayı-Nesne Eşleştirme kitabı, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e15adc-dcf1-442f-8bfa-3e80dac653ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Nef’î (ö.1635): Erzurum’un Pasinler ilçesinde doğmuştur. Babası Sarıkamış sancak beyi Mehmed Bey’dir. Dîvân edebiyatının en ünlü heccav ve methiyecilerinden biri olan Nef’î’nin asıl adı Ömer’dir. Türkçe Dîvân’ının LX. kasidesinden anlaşıldığına göre şaire Nef&apos;i mahlasını zamanın ileri gelenlerinden Gelibolulu Âli Bey vermiştir. I. Ahmed’in saltanatının ilk yıllarında İstanbul’a giden Nef’î bir süre devlet hizmetinde çalışmıştır. IV. Murâd devrinde padişaha ve yüksek makam sahibi devlet adamlarına yazdığı methiyelerle şöhret kazanan şair, hedef aldığı kimi kişileri sövgüye varan hicivlerle rencide ettiği için giderek gözden düşmüş ve bu nedenle idam edilmiştir. Eserleri kaside, musammat ve kıt’a-i kebîreler, gazel, kıt’a, rubai ve matla’lardan oluşan, methiyelerin öne çıktığı Türkçe Dîvân, daha çok tasavvufî aşka dair şiirlerin yer aldığı Farsça Dîvân ve hiciv külliyatı olan Sihâm-ı Kazâ’dır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71dae6c2-1659-41e0-bd07-2e116676027a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi Masalı / 50. Yıl Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin ilk resimli çocuk kitaplarından Kirpi Masalı 50 yaşında! 
Ressam ve yazar Can Göknil&apos;in 1974&apos;te yayımlanan bu kitabı, aynı zamanda sanatçının çocuk edebiyatındaki ilk eseri. Uzak bir ülkede, yağmursuz geçen günler ve susuzluğun sıkıntısını çeken hayvanlar. Çözüm, arkadaş canlısı mor kirpinin dikenlerinde gizli... 
Kirpi Masalı&apos;nın 50. yılını, Can Göknil&apos;in kaleminden kitabın kısa hikâyesiyle birlikte, bu özel baskıyla kutluyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8970fb39-1957-4cc9-a04e-5733de55e081.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Çağ&apos;da Yakındoğu (M.Ö. 3000-330) (Citli)</image:title>
            <image:caption>“Amélie Kuhrt’un çalışmasının muazzam genişliği ve derinliği, en karışık dönemleri bile aydınlatabilme ve hem kaynak sorunlarını hem de bilimsel anlaşmazlıkları metnine ustalıkla dahil edebilme becerisi ve anlaşılır düzyazısı bu kitabı okumayı bir zevk haline getiriyor... Kuhrt, dünya tarihi alanının parametrelerini genişletti.” Amerikan Tarih Derneği James Henry Breasted Ödülü Komitesi, İngilizce yazılmış en iyi tarih kitabı ödülü, 1997. 
Amélie Kuhrt’un doğuda İran ve Afganistan’dan batıda Doğu Akdeniz ve Anadolu’ya, kuzeyde Karadeniz’den güneyde Mısır’a kadar uzanan geniş bir coğrafi alanın yaklaşık üç bin yıllık tarihini incelediği bu eser, kendi alanındaki en önemli başvuru kaynaklarından biri, belki de birincisidir. En eski yazılı belgeler ile Büyük İskender’in fetihleri arasında kalan bu uzun ve insanlık tarihi açısından can alıcı dönemi, son arkeolojik bulgulara, metin çözümlemelerine, eksiksiz denebilecek bir bibliyografyaya dayanarak anlatan Kuhrt, ayrıca çeşitli yorum ve metodoloji sorunlarını da mercek altına alıyor. 
Daha önce iki cilt halinde basılan bu eser, tarih bölümü öğrencileri için olduğu kadar, üzerinde yaşadığımız toprakların ve bölgenin, Mezopotamya’nın, Hititler’in, Mısır’ın ve daha birçok uygarlığın tarihi hakkında bilgilenmek isteyen okurlar için de vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. 
“Bakış açısındaki genişlik, bu eseri konuyla ilgili tüm dillerde basılmış kitaplar arasında benzersiz bir yere oturtuyor. Ayrıca, bilgilendirme açısından çok büyük bir değere sahip olan bu çalışma, hem okunması hem de başvurulması çok kolay bir kaynak.” 
           Pierre Briant, Toulouse Üniversitesi 
“Bu harikulade kitap, hatırı sayılır karmaşıklıktaki bir konuda yapılmış ve geniş bir kaynakça ile birçok dipnotun eşlik ettiği üst düzey akademik bir çalışmanın gayet rahat bir şekilde okunabileceğini de kanıtlıyor. Bu dev eserin, kapsadığı alan, akademik düzey ve yorumlama gücü açısından bugün bir benzeri daha yok.” 
                                                                                                Peter Jones, Literary Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72337bf1-97ea-4434-8cd6-e9647d0c2ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahın Üçü</image:title>
            <image:caption>Anne ve babası o henüz çocukken ayrılan genç Antonio, bir gün sebebi belirsiz krizler yaşamaya başlar; konan teşhise göre epilepsi hastasıdır. Marsilya’da alanında uzman bir doktorun methini duyan aile, soluğu turistlerce tekinsiz bulunan bu eski liman şehrinde alır. Muayeneden sonra durumun geçici olduğunu öğrenirler fakat emin olabilmek için son bir test yapılmalıdır: Antonio normal hayatına devam edeceği iki gün iki gece boyunca uykusuz kalmalıdır, krizler buna rağmen tetiklenmezse tamamen iyileşmiş sayılacak, bu zaman zarfında uykuya dalmadığından emin olmak için babası da ona eşlik edecektir. Ve böylece baba oğulun kırk sekiz saat boyunca müzik, aşk, matematik, felsefe kısaca hayat üzerine sohbet ederek şehrin sokaklarını arşınladığı ve birbirlerini belki de ilk kez tanıdığı bir yolculuk başlar… 
İtalya’nın en çok okunan yazarlarından olan Carofiglio, 80’ler Marsilya’sının ana karakterlerden biri olduğu bu hikâyede sade bir anlatımla derin anlamların peşine düşerken hayatta en çok kıymet verileceklerin altını zarafetle çiziyor. 
“Yürüyerek çıkılan bir yolculuk; kanlı canlı fakat yine de sessizce yas tutan bir öykü.” 
                                                                                                                              Kirkus Reviews 
“Antonio’nun samimiyetle aktarılan, acı tatlı deneyimlerinde baş döndürücü bir büyüme öyküsü gizli.” 
                                                                                                                                 Publishers Weekly 
“Son sayfalara yaklaştığınızı fark edince üzüldüğünüz, bitmesin diye okumayı yavaşlattığınız romanlardan.” 
                                                                                                                                   il Fatto Quotidiano 
“Şefkatli, çarpıcı, yürek ısıtan bir hikâye.” 
                                                               Seattle Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6d5c49-177b-4211-9566-528a1c8b2d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesaret</image:title>
            <image:caption>Bazı hikâyeler maceraları anlatır. . . 
Bazı hikâyeler kahramanları. . . 
Bazıları da ördekleri. . . 
Bu hikâye ise yukarıdakilerin hepsinin hikâyesidir. 
Calla North ve annesi Elizabeth birlikte sakin ama mutlu bir hayat yaşamaktadır. Elizabeth ördekler konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından biridir. Bir gün, Elizabeth’e cazip bir iş teklifi gelir. Elizabeth, iyi bir ücret karşılığı Amazon Havzası’na seyahat etme ve çok özel bir ördek hakkında araştırma yapma fırsatı bulacaktır. 
Annesi Amazon’a doğru yola çıktığında Calla, eskiden annesinin de öğrencisi olduğu, sıra dışı bir yatılı okula gönderilir. Burada annesinin uçağının kaybolduğunu öğrenince, iç içe geçen olaylar zinciri, Calla’yı baş döndürücü bir maceranın kahramanlarından biri haline getirir. 
Zorluklarla birlikte baş etmenin gücüne ve cesaretin gerçek anlamına dair heyecan dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/401c74e9-56e5-4294-b9a0-c6b0e03a4dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Emine&apos;m</image:title>
            <image:caption>Karadeniz yaylalarının eşsiz güzelliğinde insanların doğaya uyum sağlaması, komşuluk ilişkileri, yardımlaşma, paylaşmanın anlatıldığı; Emine’nin Aslan ile yaşadığı aşkı konu alan bir eser. Aşk, dram, kara sevda, acı çekme ve intihar içeren bir hikâye. 
Genel ahlak kuralları içinde kabul gören bir sevdalık. 
Çocukluğunu yaşamak isteyenler, kara sevdayı merak eden her yaştan insanın okuyacağı bir öyküyü sizlere sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0c480f0-690f-4640-b2fc-8be76fa7afa6.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Kız Kardeşler</image:title>
            <image:caption>En iyi kız kardeşlerle tatil eğlencesi başlıyor! 
Ece ile Ada, Paskalya tatilinde İtalya’ya doğru yola çıkacakları için çok heyecanlılar. Ancak tavşanları Lapa ile Çapa’yı evde bırakmak istemiyorlar. Bu nedenle bir plan yapıp tavşanları gizlice arabaya taşıdılar ve tatil başlamış oldu. 
Tatil boyunca kumsalda hazine aramaktan komik bir kitap yazmaya kadar neler yaptılar neler! 
İki kız kardeşin eğlenceli maceralarına hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0857e77-c041-4648-b922-0bdd92fcbda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pako&apos;nun Günü</image:title>
            <image:caption>Pako’nun evinin zili bugün çaldıkça çalıyor. Arkadaşları çat kapı geliyor! 
Hikâyenin sonunda Pako’yu muhteşem bir sürpriz bekliyor. Bu sürprizin ne olduğunu öğrenmek istersen, sen de Pako’ya katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e7d0bb-5934-4cff-9c98-e67ad4b1cd3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Açgözlü Aslan ile Şefkatli Fare</image:title>
            <image:caption>Ezop Masalları, ritmik ve kafiyeli anlatımı, eğlenceli çizimleri ve etkileşimli etkinlik sayfalarıyla yeniden çocuklarla buluşuyor. 
Barışçıl ve arkadaş canlısı bir yaşam süren orman sakinleri, bir gün yeni bir komşuyla karşılaşır: Açgözlü Aslan. Bu iri ve güçlü Aslan, ormanı ele geçirip her şeye sahip olmak istemektedir. Orman sakinleri, Şefkatli Fare’nin yardımıyla harekete geçerler ve Aslan’ı bu fikrinden vazgeçirmeyi denerler. Acaba Fare ve dostları başarıya ulaşabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0204278e-ed8a-4b69-ad44-1eb753300ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Postacılarla Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Posta kutusuna attığın veya postaneye teslim ettiğin her mektup gerçekten inanılmaz bir yolculuğa çıkar… 
Afacan, en iyi arkadaşı Balkız’a bir mektup gönderecek. 
Ama Balkız ta Kuzey Kutbu’nda yaşıyor, bu mektup oraya nasıl ulaşacak? 
Afacan, sen o işi Şirin Postacılar’a bırak. Dünyanın en güvenilir postacıları onlardır! 
Tek ihtiyaçları, bir minibüs, bir kamyon, bir uçak, bir de mors!.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a92f8c-93e9-4c12-9b34-3acd3c7ae991.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralın Laneti</image:title>
            <image:caption>Joseph Malderoyce çok genç yaşta resme başlar ama Mondrian’ın resimleriyle tanışınca asla onun kadar iyi bir ressam olamayacağını anlayıp vazgeçer. Tüberküloza takıntılı şekilde merak duyan, felsefi görüşlü biridir Joseph. Ailesinden yüklü bir miras kalınca, çalıştığı hukuk firmasından istifa eder ve ülkenin en kuzeyinde küçük bir kasabaya yerleşir. Orman kenarındaki evinde münzevi bir hayat sürerken bir sabah verandasında uyuyan, fena halde dövülmüş bir çocuk bulur. 
Kimsesiz ve yardıma muhtaç olduğu anlaşılan Abel, böylece Joseph’ın hayatına girer ve çok geçmeden onun en yakını olur. Ama ilişkileri ilerledikçe, şeytani bir zekâya sahip Abel’ın davranışları tuhaflaşmaya başlar. Sonunda Joseph, evinde kendi eliyle beslediği bu sorunla yüzleşmek zorunda kalır.  
Son derece titizlikle işlenmiş, tüyler ürpertici bu çağdaş roman, insan ruhunun kötücül doğasını ve karanlık köşelerini keşfe çıkıyor. Olayların sadece karakterler arasında değil, aynı zamanda gizliden gizliye okurla karakterlerin arasında da geçtiği kitaplardan olan Kralın Laneti, Zeynep Enez’in çevirisiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a56046c-b93e-4c91-a9ac-1afbefb1ca99.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan</image:title>
            <image:caption>Nef’î (ö.1635): Erzurum’un Pasinler ilçesinde doğmuştur. Babası Sarıkamış sancak beyi Mehmed Bey’dir. Dîvân edebiyatının en ünlü heccav ve methiyecilerinden biri olan Nef’î’nin asıl adı Ömer’dir. Türkçe Dîvân’ının LX. kasidesinden anlaşıldığına göre şaire Nef&apos;i mahlasını zamanın ileri gelenlerinden Gelibolulu Âli Bey vermiştir. I. Ahmed’in saltanatının ilk yıllarında İstanbul’a giden Nef’î bir süre devlet hizmetinde çalışmıştır. IV. Murâd devrinde padişaha ve yüksek makam sahibi devlet adamlarına yazdığı methiyelerle şöhret kazanan şair, hedef aldığı kimi kişileri sövgüye varan hicivlerle rencide ettiği için giderek gözden düşmüş ve bu nedenle idam edilmiştir. Eserleri kaside, musammat ve kıt’a-i kebîreler, gazel, kıt’a, rubai ve matla’lardan oluşan, methiyelerin öne çıktığı Türkçe Dîvân, daha çok tasavvufî aşka dair şiirlerin yer aldığı Farsça Dîvân ve hiciv külliyatı olan Sihâm-ı Kazâ’dır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf24a5d4-f907-4c03-9e61-a1ea5a081174.jpg</image:loc>
            <image:title>Divane</image:title>
            <image:caption>--Şeref önce bir süre baktı yerdeki kâğıda. Sonra eğilerek aldı kâğıdı ve yavaşça açtı. İçindekileri okuyunca hıçkırarak ağlamaya başladı. Hayatı gözlerinin önünden akıp gitti. Fatma&apos;ya yaptıkları birer birer bıçak olup saplandı yüreğine. Minik yavrusunu düşündükçe acıları mermi olup yağdı üzerine..
Kıymet bilmek kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır.&quot;
Şimdi istersen kafanı duvarlara vur! Ístersen meczup ol, sokak sokak gezin dur! İsterse herkes sana &quot;Deli divane&quot; desin...
Artık çok geç.
Hz. Mevlana
O &quot;çiçek&quot; dediğiniz kadınları dalından kopardınız. Yavruları bir bir anasız koydunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe90fbc-376b-4b58-bf27-c9d6ffe208a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Hep Hatırla</image:title>
            <image:caption>Geleneğimizde insan kalbinin iki dünya arasında bir eşik olduğu söylenir. Bu eşik kısıtlı madde dünyası ile sonsuz manevi gerçeklik arasında bulunur. Kalp eşiktir. Her zaman bu eşikte bulunmamız, bu iki dünya arasında köprü kurmamız gerekir. Bu gerçeklikte yaşar ve onun mevcudiyetinin farkında olursak, hatırlayışta oluruz. Bu her şeyi değiştirir. Sadece tecrübelerimizin içeriği olmadığımızı fark edebiliriz. Hayatımızın her evresi, eğer arayış içerisindeysek bizi daha zengin bir manaya doğru taşır. O zaman dikenler için bile şükür duyabiliriz çünkü onun Sevgili’den geldiğini biliriz.
Kalbin tüm isteği dostluğu büyütmektir. Bu, sosyal bir tatmine dayanan ve hatta bağımlılığa yol açan türden bir dostluk değildir. Bundan ziyade, hatırlayış, bütünlük ve rezonans hâlindeki diğer bilinçli kalplerin dostluğudur. Bizi yükselten ve iyileştiren şey budur.
Bu yüzden sufilerin dergâhları ve toplulukları vardır. Tasavvuf bireysel bir öğreti olarak düzenlenmemiştir. Münzeviler için bir yol değildir. Kişinin tek başınalıktan fayda sağladığı dönemler olabilir. Fakat dostlukta dönüşüm vardır. Dönüşüm, birbirini tanıyarak ve her şeyin bir amacı olduğu gerçeğini kabul ederek sağlanır. Bir sufi dergâhının kapısından kim girdiyse içeriye davetlidir o. Hepimiz Dost’un dostlarıyız.
 
Dünya çapında meşhur sufi üstatlarından olan ve kırk yılı aşkın süredir Hz. Mevlana yolunda hizmet veren Kabir Helminski, bu çalışmasında insanoğlunun unutmaya yüz tuttuğu pek çok hakikati hafızalardan silinmemek üzere tekrar hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad43d53f-6ffb-4644-bdda-b7c95505334f.jpg</image:loc>
            <image:title>Onikiler</image:title>
            <image:caption>İçinden “adam aman”lar, “yâr hey”ler yükselen; kıraneteli, zillimaşalı aranağmeler taşan; “yaşa”lar, “var ol”lar kopan hıncahınç kahve, Çeki Rıza’nın Çukurçeşme’deki meşhur semai kahvesi. En ünlü müdavimleri İstanbul’a nam salmış, kanunsuz bir çete: Onikiler. Elebaşı Arap Abdullah… Yıl 1886. Onikiler, İstanbul’un gece hayatının tam içinde… Aynı zamanda paşalar, bürokratlar da onların takıldığı kahvelerin ve eğlence yerlerinin müdavimleri. Onikiler ekseninde İstanbul’un gerçekle kurgu kahramanları harala güreleyle geçen yaşamlarıyla karşımızda… Aşklar, gönül eğlendirmeler, entrikalar, ihanetler, kantocular, ortaoyuncular, genelev patroniçeleri, fahişeler, azgınlar, çapkınlar ve yangınlar; hem gerçek hem de gönül yangınları… Sermet Muhtar Alus’un yazıp resimlediği ve “büyük halk romanı” olarak tanımladığı Onikiler, 1935’te Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilmiştir. Onikiler, argoya da sıklıkla yer veren zengin dili ve gözlemleriyle bir dönemin sosyal ve siyasal görünümünü de gözler önüne seren bir belge niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb57f9d9-40c3-4b0f-8af2-33eedb4ef69a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyokuş</image:title>
            <image:caption>SİTEM 
Gülibrişim küsmüş yine güneşe 
Neden tez kaçtı sevdiğim diye, 
Usul usul kapandıkça kirpikleri 
O yemyeşil kelebekler, yapraklar, 
Bir sitem esiyordu içinden 
Bir meltem: 
Sakın geç kalma, erken gel!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705ca4e9-83d1-4915-b355-48fccf638414.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumpanya</image:title>
            <image:caption>[Sait Faik’te] yaşama hırsından başka, hatta ondan daha baskın bir “anlama hırsı” sezer gibi oluyorum. Tabiatı, eşyayı, insanları aynı nizam içinde harekete getiren büyük kanunun sırrını çözmek ister gibi bir hali vardı Sait Faik’in. İnsanlar, eşya ve tabiat, birbiriyle külçe olmuş, Sait Faik’i hırsla kendine çeken bir muamma haline gelmiştir. Ama Sait Faik’in usulü, bu külçeyi tahlil yoluyla kavramak değildir. Böylesi, âlimlerle filozofların işidir. Sait Faik, sevmek ve yaşamak yolundan şair sezişiyle bu bilmeceyi, çözmek değil, fakat topyekûn kavramak ve içine sindirmek ister. Okuyucudan istediği şey ise, onun da kendi hesabına bu tecrübeyi yapmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9102c9ff-b9e3-4b94-bf83-45bacc3576aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Siyasinin Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Hayatta ben en çok babamı sevdim. 
Karaçalılar gibi yardanbitme bir çocuk 
Çarpı bacaklarıyla - - ha düştü, ha düşecek - - 
                 Nasıl koşarsa ardından bir devin, 
                 O çapkın babamı ben öyle sevdim. (…)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e4565f-5d4e-4991-971a-68726f0c5607.jpg</image:loc>
            <image:title>Mhp Türk Siyasi Hayatının 50.Yılında</image:title>
            <image:caption>27 Mayıs 1960&apos;ta gerçekleşen ve “60İhtilali” olarak anılan  askerî darbe ile arkasından cuntacıların getirdiği Anayasa değişikliği, hem hukuk hem de demokrasi tarihimizde önemli sonuçlar doğurmuştur. 60 İhtilali’nin Türk siyasi hayatı açısından da belirleyici etkileri olmuştur.  İhtilalin kudretli Albayı Alparslan Türkeş, 1963 yılında sürgünden döndüğünde Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi(CKMP) saflarında siyasete atılmış ve bu partiyi yeniden örgütlemiştir. Türkeş, karizmatik bir siyasi figür ve güçlü bir ideolog olarak sahneye çıkmıştır. Alparslan Türkeş; askerî darbe sonrası dönemde Demokrat Partinin (DP) yerini alan Adalet Partisinin (AP), kötü bir kopya ve eskisiyle aynı ihmalkâr yolda olduğunu gözlemleyerek &quot;Türk milliyetçiliği&quot; davasının siyasette temsil edilmesi zamanının geldiğine karar vermiştir. Ülkücü Hareketin fikrî rehberi olan &quot;Dokuz Işık Doktrini&quot;ni ortaya atıp CKMP&apos;ye ideolojik veçhe veren Türkeş, daha sonra CKMP’yi Milliyetçi Hareket Partisine(MHP)dönüştürmüştür. 
Bayrağı &quot;Kurucu Lider&quot; Alparslan Türkeş’ten devralan Devlet Bahçeli de &quot;Koruyucu Lider&quot; olarak öne çıkmıştır. Bahçeli, Türkiye&apos;yi MHP’nin “21. Yüzyılda Lider Ülke” hedefiyle buluşturmuştur. MHP&apos;yi maşeri vicdanın sesi ve devletin beka teminatı hâline getiren Devlet Bahçeli, partisinin Türk siyasi hayatındaki müessir rolünü perçinlemiştir. Bahçeli, MHP’nin varlık sebebi olan “Türk Milliyetçiliği” ülküsünün toplumsal hafızaya yerleşmesini ve devlet aklına şekil vermesini sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a45d97a0-b553-4097-bfa6-1e3883a9eabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekanım Datça Olsun</image:title>
            <image:caption>(NARAYAN CAN’A) 
Elimlen bir nar ağacı diktim toprağımıza 
Daha ne çiçek açtı ne yemiş verdi 
Ama yakındır çiçek de açacak 
Yemiş de verecek 
Bu dediğim yer ki Datça 
Tamamen Keşmir 
Gelinimin memleketi 
Hindistan’ın taa kuzeyinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cbb2a2a-c62e-4d18-bf25-2d07c9d7850c.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Şekerli</image:title>
            <image:caption>“Yerimden kalktım. Aynaya doğru ilerledim. İki hanımın sessizce beni dikizlemelerine aldırış etmeden baktım. Perişan bir haldeydim. Yüzüm sapsarıydı. Gözlerim kıpkırmızı. Kenarlarından fırlayan saçlarımı toplamak için şapkamı çıkarınca şöyle parmaklarımla bir tarasam elimde kalacaklarını sandım. Şapkamı giyip kenarlardan fırlayan saçları içeriye tıktım. Dışarı çıktım. Vapur Kadıköy’den kalkmış geliyordu. Haydarpaşa İstasyonu’na baktım. Kocaman kapılarından ötede kırmızı yeşil fenerli, demiryollu, trenli, yolculu, meraklı, düşünceli, perişan, yerini bulmaya çalışan bir âlem vardı. Her gün yüzlerce tren binlerce hikâye getiriyor, binlerce hikâye alıp gidiyordu.” 
                                                                                                              “Hikâye Peşinde” adlı öyküden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b2bbb0d-93db-42bc-ac62-bdde89863703.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumi ve Kurumi</image:title>
            <image:caption>Yumi-chan, ofiste çalışıyor.
Yirmi sekiz yaşında ve tek başına yaşıyor. 
Bayağı olgun biri. Eve her zaman yorgun argın geliyor ve kendini yalnız hissediyor.


Yumi-chan, beni aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0484ca1e-69f7-4918-808a-0b053537ec70.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular En Çok Neyi Sever?</image:title>
            <image:caption>“Duygu” dediğimiz şu tuhaf yaratıkların sence nasıl bir yaşamları var? Hangi duygular birbirleriyle iyi geçiniyor, hangileri anlaşamıyor? En çok nelerden korkuyor, nelerden hoşlanıyorlar? 
Çok sevilen Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?’ın yaratıcıları, başrollerde yine duygularımızın olduğu sekiz minik ve etkileyici öyküyle geri dönüyor. 
Merak ile Kaygı’nın meşhur dolap altı sohbetlerine kulak veriyor, Cesaret’in pek bilinmeyen kardeşiyle tanışıyor, İnat’ın yapıştığı yerden inmesini bekliyoruz; Fesatlık’ı tuzaklar kurarken, Şükran’ı elinde bir fincan sıcak çikolatayla Hafıza’nın koridorlarında gezerken, Sabır’ı kısık ateşte reçel kaynatırken izliyoruz. 
Duygular En Çok Neyi Sever?’de Oziewicz’in şiirsel dili, Zając’ın muzip çizimleriyle birleşiyor, ortaya duygularımıza bambaşka bir gözle bakmamızı ve onları daha iyi anlamamızı sağlayan, incelikli, eğlenceli ve yaratıcı bir resimli kitap çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61185d32-ae05-47f1-88a5-d79c3afdd086.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna ve Tlaloc’un Hazinesi: Destansoy Ailesi&apos;nin Efsaneler Koleksiyonu 5</image:title>
            <image:caption>Profesör Destansoy’un mahzenindeki hazineler arasında bir de eski kitap koleksiyonu bulunur. Atalarından kalma efsaneleri ve beklenmedik kahramanları anlatır sayfalarında. 
Destansoy Ailesi’nin bu yeni macerasında, ailenin en kurnazı Luna bir hazinenin peşinde, Aztek yağmur tanrısı Tlaloc’un sarayına doğru uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bakalım bu macera Luna&apos;ya hayatta bazı şeylerin, peşine düştüğü büyük hazineden bile daha kıymetli olduğunu öğretebilecek mi? 
Waterstones Ödülü sahibi ve CILIP Kate Greenaway Madalyası adayı Joe Todd-Stanton&apos;dan, macera seven çocuklar için göz alıcı çizimler ve büyüleyici mitolojik karakterlerle dolu şahane bir çizgi roman. 
Destansoy Ailesi’nin Efsaneler Koleksiyonu hakkında: Destansoy Ailesi olarak binlerce yıldır efsanevi yaratıkların ve cisimlerin toplanması ve korunması görevini üstlenmiş durumdayız. Ve bendeniz Profesör Destansoy, bu görev sırasında yaşadığımız müthiş olayları bir araya getirmeye karar verdim. Bu sayfalarda ve gelecek diğer kitaplarımda ailemizin destansı maceralarının öykülerini bulacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbaa5e74-f145-4574-a655-a33cfa4e5761.jpg</image:loc>
            <image:title>İmkansız Yaratıklar</image:title>
            <image:caption>WATERSTONES YILIN KİTABI ÖDÜLÜ 
 
Benzersiz Katherine Rundell, ödül ve övgülere boğulan kitabı İMKÂNSIZ YARATIKLAR’da bizi efsanelerdeki tüm o yaratıkların hâlâ yaşadığı vahşi ve büyüleyici bir yere götürüyor.


Büyükbabasının sözünü dinlemeyip boğulan bir griffin yavrusunu gizli gölden kurtardığı gün Christopher’ın hayatı sonsuza dek değişti. 

O gün Christopher, hiçbir haritada görünmeyen takımadaların varlığını öğrendi: Hiç var olmadıklarını ya da çoktan yok olduklarını sandığımız tüm efsanevi yaratıkların yaşadığı yer, ARŞİPELAGO. Ve aynı gün, uçan paltolu Malu’yla tanıştı. Peşindeki katilden kaçarken evinden fazlaca uzaklaşmış bu çaresiz kızı yalnız bırakamazdı. Üstelik katil, çok daha büyük bir kötülüğün parçasıydı.


İkili, deniz canavarları, ölümcül bilmeceler, yırtıcı yaratıklar, meymenetsiz tiplerle dolu vahşi bir yolculuğa çıkacak; yolda sfenkslere danışacak, krakenlerle savaşıp ejderhalarla pazarlık etmek zorunda kalacak.


Dünyanın kaderi bu iki çocuğun ellerinin arasında.


“Önce Tolkien vardı, sonra Pullman ve şimdi artık Katherine Rundell var.” —Michael Morpurgo

“Katherine Rundell bir dâhi. Her yaştan ve her türden okuru memnun eden özgün ve heyecan veren kitaplar yazıyor.” —Neil Gaiman


“Günümüzün en yetenekli hikâye anlatıcılarından birinin elinden çıkmış bir klasik, âdeta bir mucize.” —Katherine Applegate</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3773104-d7e0-443e-9bd6-efd933363878.jpg</image:loc>
            <image:title>Metropol</image:title>
            <image:caption>İki yüz bin yıllık insan varoluşunda hiçbir şey bizi şehir kadar derinden değiştirmedi. İmparatorluklar yükseldi ve yıkıldı, yaşam muazzam bir devinimle değişirken şehirler arka planda insanlığın laboratuvarı gibi çalıştı. Antik Roma&apos;nın hareketli pazar yerlerinden modern Tokyo&apos;nun neon ışıklı gökdelenlerine kadar şehirler, binlerce yıldır yenilik, sanatsal ifade ve sosyal çalkantıların hem merkezi hem de dönüştürücüsü olageldi. 
 
Tarihçi ve yazar Ben Wilson, şehirlerin tarihinin aynı zamanda uygarlığımızın tarihi olduğunu göstermek için bizi 26 şöhretli şehirden geçen, yedi bin yıllık bir dünya turuna çıkarıyor. Demokrasi ve felsefenin ilk adımlarını attığı Atina agorasını, İslam dünyasının kalbinde bir bilgi ve kültür köprüsü olan Ortaçağ Bağdat&apos;ının dolambaçlı sokaklarını, sarsıcı sosyal değişimlerin merkezi Londra&apos;nın Sanayi Devrimi sırasındaki direncini, bireyi kalabalığa kurban veren New York gökdelenlerinin ruh sağlığımıza etkisini ve ekonomik güç sembolü 21. yüzyıl Şanghay&apos;ının ekoloji kavşağındaki dönüşümünü mercek altına alıyor. 
 
Metropol, yaşadığımız şehirlerin hem en büyük zaferlerimize nasıl ışık tuttuğunu hem de en derin kusurlarımızı nasıl ortaya çıkardığını gözler önüne seriyor. 
 
&quot;Neden şehirlere tutulduğumuzu ve neden –onca kıyamet ve karamsarlığa rağmen– yakın zamanda onları terk etmemizin olası durmadığını anlamamızı sağlıyor.&quot; ―Tim Smith-Laing, Daily Telegraph 
 
&quot;Dünyanın en büyük şehirleri aracılığıyla uygarlık tarihine yaratıcı bir bakış.&quot; ―Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d205c156-00f0-41fe-8b59-7aeb7a0732d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiddet</image:title>
            <image:caption>SESSİZ HASTA’nın yazarından. 
 
“Şaşırtmacanın ustası Michaelides’in en beğendiğim romanı.” –LUCY FOLEY 
 
Yedi kişi görkemli bir adada mahsur kalmıştık. 
İçimizden biri katildi. 
 
Lana Farrar eski bir Hollywood yıldızı ve muhtemelen dünyanın en ünlü kadınlarından biri. Her yıl en yakın arkadaşlarını İngiltere’nin kasvetli gökyüzünden uzaklara, kendisine ait bir Yunan adasına davet ediyor. Cennete bir hafta sonu kaçamağı… Yine öyle olması gerekiyordu. Ama şiddetli bir fırtına sonucu konuklar adada mahsur kalınca önce dostlukların makyajı aktı, sonra berbat sırlar ortaya saçıldı. Nihayetinde telafisi imkânsız bir şey oldu. 
 
Hikâye dünya basınında manşetleri süsledi ve o günden beri, bu korkunç gece hakkında sürekli yeni bir söylenti çıkıyor. Bense olayların dışında kalmayı seçtim. Orada yaşananları zihnimde tekrardan canlandıracak gücüm yok. 
 
Kim olduğumu mu merak ettiniz? 
Adım Elliot Chase. O gece oradaydım. 
 
Bu hikâyeyi bildiğinizi düşünebilirsiniz. Ama yanılıyorsunuz… 
 
“Büyüleyici, şaşırtıcı ve sürprizlerle dolu bir labirent, Sessiz Hasta’dan bile daha iyi.” –JP DELANEY


“Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı nadir kitaplardan biri. Michaelides asla hayal kırıklığına uğratmıyor.” –RAGNAR JONASSON 
 
“Bildiğiniz tüm güvenilmez anlatıcıları unutun. Bir de üstüne iki romana yetecek kadar şaşırtmaca.” –DAVID BALDACCI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/578bf85b-0263-4848-90d1-1e206e7bdb04.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne, Allah Nerede?</image:title>
            <image:caption>Meva sordu annesine, 
“Anne, Allah nerede?” diye. 
 Annesi mutlulukla cevap verdi: 
“Ne harika bir soru bu böyle!” 
Çocuk Gelişimi Uzmanı, Uzman Psikolog Hatice Kübra Tongar, okul öncesi yavrularımızın sorduğu “Allah nerede?” sorusuna şiirsel bir dille, tatlı mı tatlı bir pencere açıyor. Çocuklarımızın Rablerini tanıma yolculuğu bu satırlarla çiçek açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5bf1750-5f94-470c-838c-442521c9b0c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşak ve Yol El Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Cumhurbaşkanı Xi Jinping 
tarafından gündeme getirildiği 2013 yılından bu yana, pek 
çok ülkeden ve uluslararası örgütten olumlu geri dönüşler 
aldı. Söz konusu ülkeler ve örgütler, bu girişimin içinde etkin 
biçimde yer aldı. “Kuşak ve Yol” inşasına katılan dostluk 
çevresi günden güne genişledi ve işbirliği ortaklarının sayısı 
günden güne arttı. 
Kuşak ve Yol İnisiyatifi, o günden beri, genel tasarımdan 
uygulamaya uzanan bir süreçten geçti. İşbirliği ve inşa 
pratikleri adım adım derinlik kazanırken, uygulama ölçeği 
büyüdü, gelişim kalitesi de devamlı ilerleme gösterdi. 
Çin’in başlattığı “Kuşak ve Yol” inşası, ulusal ve bölgesel 
sınırları, farklı ekonomik ve toplumsal kalkınma düzeylerini 
ve çeşitli uygarlıkları aşarak gitgide açık ve kapsayıcı bir 
işbirliği platformuna ve bütün tarafların ortaklaşa inşa 
ettikleri küresel bir kamu malına dönüştü. Birleşmiş 
Milletler (BM) Genel Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi 
tarafından alınan önemli kararlar da “Kuşak ve Yol” 
inşasının kapsamına dahil edildi.”
Cai Fang
Çin Sosyal Bilimler Akademisi
Ulusal Yüksek Düşünce Kuruluşu Baş Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6215f6c5-3653-48a5-b396-d895a3cc49bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Vişne Bahçesi’nde Savaş</image:title>
            <image:caption>Rusya, 1917 Ekim Devrimi’nden sonra bir kez daha tarihin akışına müdahale etti. 
Ukrayna’da başlayan anlaşmazlık kısa süre içerisinde Rusya ile Batı arasında şiddetli bir savaşa dönüştü.  Dünyayı adeta ikiye bölen savaş, sadece askeri değil ekonomik, siyasi, diplomatik ve kültürel alanlarda derinleşerek sürüyor. 
Kazanılan ve kaybedilen her cephe, dünyanın kaderini yakından ilgilendiriyor. 
Peki Ruslar bu gelişmelere nasıl bakıyor? 
Rusya’da siyasetin bileşenleri milliyetçiler, Avrasyacılar, komünistler ve Kilise Rusya’nın ve dünyanın gidişatını nasıl değerlendiriyor? 
Moskova yeni bir ideolojik dönüşüme mi hazırlanıyor? 
Kremlin’in penceresinden Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Avrupa’yla ilişkiler nasıl gözüküyor? 
Rusya ile Batı arasındaki savaşta Türkiye’nin siyasetleri nasıl değerlendiriliyor? 
Sovyetler Birliği tecrübesine dönüş mümkün mü? 
Milliyetçiler, Avrasyacılar ve komünistler arasında ittifak olasılığı var mı? 
Kilise Rusya siyasetinde nasıl bir rol oynuyor? 
Çin’in Kuşak ve Yol Projesi Rusya’da nasıl karşılanıyor? 
Yeni Dünya Rusya için ne anlam ifade ediyor? 
Rusya’nın İslam dünyasına yönelik stratejisi neleri içeriyor? 
Cephe hattında neler yaşanıyor? 
Kitabın yazarı, Rusya’nın dünü, bugünü ve geleceğiyle ilgili soruların cevaplarını 
Aleksandr Dugin ve Sergey Glazyev başta olmak üzere Rusya’nın önde gelen düşünür, siyasetçi, ekonomist, din adamı ve gazetecilerinde ararken diğer yandan Moskova ve savaşın sürdüğü cephe hattından gözlemlerini edebi bir dille aktarıyor. 
Dünyanın gidişatını anlamak ve Rusya’nın kapısını aralamak isteyenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38881f4-940d-4b59-bfb2-8156786b3940.jpg</image:loc>
            <image:title>15 Örnekle Adım Adım Açıklamalı Teknik Analiz</image:title>
            <image:caption>“İşte, bu kitabı yazmaktaki amacım; kimseye bağlı kalmadan, hiçbir şirket altında çalışmadan, kimseyle iletişim kurmak zorunda olmadan, istediği yerde ve zamanda, sadece fiyat hareketlerini yorumlayarak doğru zamanda doğru pozisyon almayı ve kendi parasını kazanmayı hayal eden bir nesle teknik analizi öğretmek… Çünkü bu engellerin hepsine ben de takıldım, ben de bu çukurlara düştüm, ben de tökezledim ama tekrar ayağa kalkıp yürümeye devam ettim.”   Öyleyse nedir bu teknik analiz?
 
İbrahim Babadağı, bu sorunun yanıtını hem sıkça kullanılan teknik analiz yöntemlerini sade bir dille açıklayarak veriyor hem de teknik analizin aslında amatör çoğunluk tarafından yanlış bilinen bir “geleceği tahminleme aracı” değil, profesyonel azınlığın bildiği şekliyle bir risk yönetim aracı, bir risk hesap makinesi olduğunun altını çiziyor.
 
Rehber niteliğindeki 15 Örnekle Adım Adım Teknik Analiz borsa meraklılarının kafasındaki soru işaretlerini tek tek gidererek, okurlara farklı bakış açıları kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4845550c-bcd4-4e69-b062-c70f4b118da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Defterden Eski Deftere</image:title>
            <image:caption>Zeyyat Selimoğlu Alman Lisesi’nde başlayan eğitiminin onu yazarlığa/çevirmenliğe taşıyan öyküsünü anılarında dile getiriyor bu kez. Yeni Defterden Eski Deftere öğrencilik yıllarındaki İstanbul’dan kesitleri getirir. Çevirmenliğinin araladığı zaman dilimi onun anılarının odağında yer alır. “Eski” ile “yeni” zamanın tanıklığını karşılaştırarak anlatır. Yaşanmışlık, büyüme öyküsü; yazarlığının onu taşıdığı yerler… Bu anılar demeti Selimoğlu’nun okurunu bir dönem anlatısıyla buluşturur. Öyle ki, bir öykü tadında okursunuz yazarın dünle bugün arasındaki tanıklığını… 
Öğrenilen dilin açtığı kapılar yeni yerleri/insanları tanımaya da taşır yazarımızı. Bu anlamda Selimoğlu’nun özyaşamından bir kesiti içerir Yeni Defterden Eski Deftere. 
Atilla Birkiye’nin sunuş yazısıyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef68cffa-c6dc-4366-9c15-f890f887dcf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden? K-POP (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyayı etkisi altına alan K-POP ve onun merkezinde BTS! K-POP’ta tüm dünyayı bu kadar çılgına çeviren şey nedir? Neden? K-POP insanların kalbini fetheden K-POP’un ne olduğunu, nasıl geliştiğini, insanlar üzerindeki etkisini ve K-POP’a dair aklınıza gelebilecek daha pek şeyi içerir. 
Neden? Beşeri ve Sosyal Bilimler Çizgi Romanları: Beşeri ve sosyal bilimlere ait çeşitli konuları kısaca açıklayarak matematik, sosyal bilgiler, sanat ve beden eğitimi alanlarındaki öğrenme becerilerini, tanımlayıcı problemler yoluyla mantık ve yaratıcılığı geliştirir. Ayrıca çocukların dengeli, bilgili ve erdemli bireyler olarak yetişmeleri için güçlü bir temel oluşturmayı amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9b3df9-af51-4484-8c62-aa45b6ed2e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercin Dave 1</image:title>
            <image:caption>– Bu kitapta benim (yani güvercin âleminin en cesur güvercini olan Güvercin Dave’in) Kötü Kedi’yi nasıl yendiğimi anlatan inanılmaz kahramanlık hikâyemi okuyacaksınız… 
Zıpzıp’ın yardımlarıyla elbette. 
Ama kesinlikle sıkıcı anlar olmayacak. 
– Öhöm, öhöm! Peki ya ben? 
Bu daha iyi oldu. 
 
Güvercin Dave ve dostu Zıpzıp’a, şehrin en kötü kedisiyle mücadele ettikleri bu eğlenceli hikâyede siz de katılın! Elinizde tuttuğunuz bu kitapta çok eğlenceli, biraz ürkütücü, bol bol da leziz bisküvili anlar olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12357424-b65c-4d6e-9020-ef1b450dc910.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöro-Dharma</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın çoksatan yazarı Rick Hanson, Buda’nın Beyni adlı klasikleşen kitabının devamı niteliğindeki NÖRO-DHARMA’da, aydınlanmanın nöro bilimsel haritalarıyla büyük bir keşfe çıkıyor ve bu yolda okuru, kişisel örnekler ve gerçek hikâyeler ile besliyor. 
Derin araştırmalar, öyküler, rehberli meditasyonlar, örnekler ve pratiklerin yer aldığı NÖRO-DHARMA, kim olabileceğimize dair büyüleyici ve ilham verici bir vizyon oluşturmanız için yazıldı. 
Memnuniyetsizlikten daha büyük düşman yoktur. 
Elde etme isteğinden daha büyük bir hata yoktur. 
Yeteceğini bilenler her zaman yetecek kadarına sahip olur. 
(Gerçekten de! Gerçekten de!) 
TAO TE CHING 
 
“Rick Hanson’ın muhteşemliği, onun gerçek mutluluğa ve sengi dolu bir kalbe ulaştıran pratik, etkili, bilimsel temelli pratikler sunabilme kapasitesin de yatıyor. Bu, aydınlatıcı ve dönüştürücü bir kitap!” 
 
TARA BRACH 
Buda’nın Kalbi, Koşulsuz Şefkat ve 
Gerçek Sığınak Sensin kitaplarının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ffc90a-4822-48a9-9a11-e9b6243399af.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Çağı Beyni</image:title>
            <image:caption>Evrimsel psikolojiden hikâyeler ve tavsiyeler paylaşan baba-oğul yazarlar Doug Kenrick ve David Lundberg-Kenrick, taş devrinden kalma problem çözme yöntemlerinin bugünkü hayatlarımız için tehlikelerini ortaya koyuyor ve modern dünyada hayatta kalmak ve mutlu olmak için yeni, sistematik bir yol sunuyor. 
Binlerce yıl boyunca biz insanlar, varoluşun yedi temel sorununu çözmemize yardımcı olacak bir dizi motivasyon sistemi geliştirdik: hayatta kalmak, kendimizi tehlikeden korumak, arkadaşlıklar kurmak, saygı kazanmak, eşleri cezbetmek, bağ kurmak ve ailelerimize bakmak. 21. yüzyılda da aynı hedeflerin peşindeyiz. Ancak, bir zamanlar bizi tehdit eden kılıç dişli kaplanlar ve rakip kabilelerin yerini şekerli yiyecek-içecek satan pazarlamacılar, kültür savaşı alevlerini körükleyen uzmanlar ve kredi şirketleri aldı. 
Taş Çağı Beyni: İnsanın Evrimi ve Yedi Temel Güdü, pek çok ilgi çekici anlatı ve bilime dayalı yaşam ipuçlarıyla, elektronik eşyalarımızın ve latte’lerimizin ötesini görmemize, daha mutlu ve başarılı bir hayata ulaşmak için yararlı bilgiler edinmemize yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e22ab6d2-c503-4890-b61f-5a0142e4a277.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ Diyarı Sürgünleri</image:title>
            <image:caption>Dağ Diyarı Sürgünleri, fantastiğin ikircikli alanından uzak bir
modern biçemli masal anlatısıdır. Olağanüstü olayların altına
gerçeklik katmanları sererek, karakterlerin iç benliklerini
gözlemler, hayalin içindeki gerçekliği okuruyla paylaşır.
Gerçeğe benzemek zorunda olan hayal kahramanlarından
ziyade, hayale benzeyen gerçeği bulup çıkarır.
 
Bütün masallar kötülükle başlamaz. Bazen bir eksiklik ya da
bir yokluk düğümler olayları. Ama bütün masallar mutlu
sonlanır; zira saldırgan yenilir, kahraman geri döner, evlenir
ve tahta çıkar. Dağ Diyarı Sürgünleri’nde de giderilmeyi
bekleyen yokluk, aşılması gereken kötülük ve nihayetindeki
mutlu son; masalların işlevlerine uygun şekilde anlatılsa da
aslında son sayfayı bitirmenizle birlikte; sizi yaşadığınız
dünyadan tamamen farklı bir belirlenimsizliğe, önceden
kestirilemeyecek kuraldışı bir rastgeleliğe, kısacası tanımlarla
sınırlanmayacak daha özgür zihinlere kavuşturacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933462cb-d66f-4187-8077-8cc4f1151406.jpg</image:loc>
            <image:title>Anasınıfı Tatil Kitabım</image:title>
            <image:caption>Anasınıfı Tatil Kitabım
Tatil Çalışmaları 
60+</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539d7083-b2e8-432d-b7e7-dd9a68022c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Değil Sen</image:title>
            <image:caption>DÜNYACA ÜNLÜ ÖFKELİ TERAPİST JOHN
VE EVLİLİK TERAPİSTİ VANESSA’NIN
KALEMİNDEN, ÇIKMAZA GİREN
İLİŞKİLERE DAİR BİR BAŞUCU KİTABI.    
Her ikisi de aile ve evlilik terapisti olan John ve Vanessa’nın,
daha iyi ilişkilere sahip olmayı öğrenmesi, binlerce insana
ilişkilerinde yardımcı olmayı gerektirdi. Geçmişte ilişkileri
nasıldı, ne tür travmalar taşıyorlardı, sağlıklı ve uzun vadeli
bir bağ geliştirmek için birlikte nasıl büyümeye başladılar?
 
Âşık olmak partnerinizden çok sizinle ilgilidir. Rahatlık ve
kolaylıktan çok, meydan okuma ve büyümeyle bağlantılıdır.
Kökler hüsnükuruntudan büyümez; iletişim, merak, sabır ve
anlayış topraklarında büyür. Farklılıkları kabul edebildiğimizde,
birini bizim olmasını istediğimiz kişi olarak değil de“gerçekten
olduğu kişi” olarak görebildiğimizde, kendimizle ilgili olarak
karşımızdakine dürüst olabildiğimizde gelişiriz.
 
Ben Değil Sen ilişkiler hakkında her iki tarafı da hesaba
katan, hepimizin ihtiyaç duyduğu dürüstlük ve açıklıkla
gerçek tavsiyeler arayan herkes için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28064e8a-a340-4ac2-9ddd-e6ef1cf6d68c.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükanne Vertigo M. - Tektonik Hareketler Bunlar</image:title>
            <image:caption>Fırttıra Furt furt! Fırt Furttura Fructtttt!
Bu defa her sey bitmek bilmez bir düdük fırtlamasıyla başlar. Sonraaaa, ani bir gürültüyle
gelen güçlü bir sarsıntı tüm evi şangır şungur sarsar.
&quot;Deprem! Panik yok! Çök! Kapan! Tutun!&quot; diye bağırır Büyükanne Vertigo M. tangır tungur, şangır şungur sarsıntılar arasında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e2aa72-f208-400f-84c3-63167dd4932c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Gezegeni Dizisi - 3 Tohum İzcileri</image:title>
            <image:caption>Hepimiz çevrelerindeki gelişmeleri ve dünyadaki gelişmeleri kavrayabilen çocuklar yetiştirmek istiyoruz. Ne var ki, bilimin birçok gelişmeye neden olduğu veya bu gelişmelerin analiz edilmek için kullanıldığı günümüzde, iklim değişikliği gibi bilimsel olayları kavrama kapasitesi geliştirilmeden çocuklarımızın dünyadaki gelişmeleri anlamlandırmaları çok zor. Prof. Dr. Meltem Erinçmen Kanoğlu tarafından kaleme alınan ve çok satan Güneş Gezegeni Dizisi, bu becerilerin hissiyatını 10-12 yaş aralığındaki çocuklara eğlenceli ve heyecanlı bir dille hikayenin bir parçası haline getirerek kalıcı bir şekilde kazandırıyor. 
Güneş Gezegeni Roman Dizisi, küresel ısınmaya nedenler, sonuçlar, süreç ve çözümler önererek farkındalık ve bilgilendirme yaparak yaklaşan bilimsel macera kitaplarından oluşuyor. 
10-12 yaş okuruna küresel ısınma ile ilgili olası sorunlar ve çözümler anlatılıyor, okur neden-sonuç ilişkisini kurarak iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve geri dönüşüm hakkında bilinçlendiriliyor.

Güneş Gezegeni Roman Dizisi, doğanın döngüsünü, ekolojik dengenin önemini, küresel ısınma hakkında kapsamlı bilgiyi ve ilk yardım, sal yapmak, toprağı terleterek su üretmek gibi hayatta kalma teknikleri ile fotovoltaik patlama yöntemiyle güneş paneli yapmak, vb. gibi ekolojik yaşam ve yenilenebilen enerji sistemlerini genç okura anlayacağı arı bir dille veriyor.
Kitaplar, içerik ve retorik açısından özgün ve dijital yerli olan okurun ilgisini çekecek türdendir.
Güneş Gezegeni serisi Dış Dünya Gezisi, Ani Sel, Tohum İzcileri ve Vadideki Yerleşke kitaplarından oluşuyor. Her bir kitapta insanoğlu yüzünden dünyadaki değişimler karşısında hayatta kalmanın yolları ve nasıl çözümler bulabileceğimiz anlatıyor. Yazar, doğada pasif birer birey olmak yerine aktif ve dünyayı korumak için mücadele etmeyi kendi üslubuyla anlatıyor.
Serinin ilk kitabı Dış Dünya Gezisi, dört arkadaşın fanuslarından çıkarak çölleşen İstanbul’da kaybolmalarıyla başlıyor. Artık İstanbul değişmiştir ve hayatta kalmak için suya, yaralarını iyileştirmeye, yangınları durdurmaya ve fanuslarına ulaşmak için yönlerini bulmaya ihtiyaçları vardır. Yazar Kânoğlu, maceracı dört arkadaşa ve okura bilimsel yollarla nasıl hayatta kalabileceklerini anlatıyor. Hem de hiç tahmin edemeyeceğimiz kadar kolay yollarla.
Ani Sel, Güneş Gezegeni serisinin ikinci kitabı. Marmara Denizi’nde çıkan bir tayfunla fanusları yıkılan maceracı dostlarımız bize yakın gelecekte yaşama ihtimalimiz olan olayları anlatıyor. Buzların erimesi, su baskınları, şehirleşme ve suyun yeraltına erişememesi gibi bugün yaşadığımız sorunların yakın gelecekte çözülemeyen sorunlarla karşımıza çıkması sürpriz olmayacaktır. Yazar Meltem Erinçmen Kânoğlu, böyle durumlarda sorunların neler olabileceğini ve hayatta kalmak için yapmamız gerekenleri sürükleyici ve öğretici bir dille anlatıyor. Ani selden sonra yeni bir yaşam kurmaya çalışan fanus halkı Tohum İzcileri ile yeni bir maceraya başlıyor. Fanusları kırılan halk yeni bir yaşam için tohum ararken karşılarına yeni bir felaket çıkar: Deprem. Kânoğlu, depremlerin oluşumunu anlatırken okurlar tohum bankaları, organik yaşam, fosillerin oluşumu, fermantasyon gibi konuları da akıcı bir dille anlatıyor.
Macera Vadideki Yerleşke ile devam ediyor. Serinin bu son kitabında kahramanlarımız Kaçkar Dağları’nda bir vadide buldukları köy hayatına alışmaya çalışıyorlar. Bu kitapta çocuklar yıldırımların oluşumu, solucanları kullanarak fermantasyon yoluyla toprak üretimi, güneş paneli yapımı gibi bilgileri öğrenecekler.
Güneş Gezegeni serisi insanlığın başlattığı felaketler karşısında ayakta durmaya çalışırken bir arada durmanın en önemli güç olduğunu da anlayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1607639-702d-4da5-b3f5-45affe6056fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Gezegeni Dizisi - 4 Vadideki Yerleşke</image:title>
            <image:caption>Güneş Gezegeni Dizisi’nin dördüncü kitabı olan Vadideki Yerleşke’de serüven kaldığı yerden devam ediyor.
Fanusla yaratılmış kentlerini doğal afetler sonucu terk etmek zorunda kalan insanlar, doğayla iç içe yeni bir hayata atılmıştır. Bu doğal hayatın ciddi zorlukları olsa da, dünyayı yeniden yaşanılır bir yer haline getirmek için umutları ve çabaları sürmektedir.
Tam her şey yoluna girmek üzereyken, Can ve arkadaşları engin denizde, yepyeni tehlikelerle yüzleşmek zorunda kalır. Hayatta kalabilmek için bir kez daha birbirlerine sarılmaları gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de3e5f68-7c48-45ed-b4c1-65a17a99cb77.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Aletleri - Avuç İçi Kitaplarım Dizisi</image:title>
            <image:caption>Avuç İçi Kitapları Dizisi bebeğinizin sözcük dağarcığını genişleterek, dil kullanımını ilerletecek, gündelik nesneleri tanımasını sağlayacak, mantıksal, analitik, görsel, ilişkisel düşünme yetisini, dikkat ve algısını geliştirecek kitaplardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3135c177-4e18-4075-b6d3-c786683fb25d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçlar Çiçekteydi Ahmet Say</image:title>
            <image:caption>“(…) Pek çok yerde Ahmet Say’ın biyografisini okuyabiliriz. Doğum tarihi, eğitimi, yazdıkları, öğrendikleri ve öğrettikleri… Parça parça pek çok șey... Sanatçı yönü, insan yönü, ahlâkı ve yetenekleri, öfkesi ve sevgisi hakkinda ise pek az şey… Önümüze konulmuş parçaların her biri ayrı aynı oluşmuş ve bir araya gelince Ahmet Say, bir toplam olarak ortaya çıkmıştır sanki. 
Müzikten edebiyata, dergilerden ansiklopediye, ressamların, tiyatrocuların, mimarların, sinemacıların, şairlerin ve devrimci politikacıların doldurduğu bir ilişkiler dünyasında Ahmet Say, o mekiğin ta kendisi olarak, bir ‘evrensel insan’ olarak yaşadı, hep öyle anılacak. 
Ağaçlar Çiçekteydi onun burada ana hatlarıyla özetlemeye çalıştığım hayatının dıșarıdan görünemeyecek kılcal damarlarını önümüze seriyor. Türkiye’nin siyasal ve kültürel tarihinin olağanüstü dönemlerini hem bir tanık hem de bir eylemci-sanık olarak yaşayan Ahmet Say’ın hayatının ilginç ayrıntılarını okurken, yalnızca onun hayatını değil, ülkemizin örtük tarihini de gözden geçirmiş oluyoruz. Bu bakımdan Ağaçlar Çiçekteydi yalnizca bir otobiyografi değil, tarih ve kültür araştırmacılanının kaynak olarak kullanabilecekleri bir belge özelliği de taşımaktadır.” (Aydın Çubukçu)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bba0ecb-5b6b-4d30-bcb0-6432fee099b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimarlığın Aklı</image:title>
            <image:caption>Rönesans’a kadar etkin olan mimarlık kavramı, tanrısal bir geometriyle aritmetiğin eseridir. Kozmosu kurduğuna inanılan formların ve sayıların türevidir. Ve bu formlar ve sayılar âlemi, mitlerle, sembollerle, şifrelerle ifade edilir. Hermetiktir, enigmatiktir, büyüseldir, şiirseldir, semaidir, gizemlidir… Mimarlık bu âlemde yaratılır ve anlamdırılır. Ve işte o ilahi âlemde mimarlığın gizemi mimarlığın aklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f49165-27ae-44fd-a1a6-d311b18fb192.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyazperdede Atatürk Belgesel Film ve Bir Liderin İnşası</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk, 1919’da Anadolu’daki ulusal direniş hareketini başlattığında dünya çapında pek tanınan bir lider değildi. Ancak hükümetin Atatürk’ün kamusal imajını oluşturma ve koruma konusundaki çabaları, zamanla onu birçoklarının gözünde adeta insanüstü bir figüre dönüştürdü. Sinema, bu imajın oluşturulması ve yayılmasında önemli bir rol oynadı ve Atatürk’ün modern bir ulus-devlet inşa etme projesine katkı sağladı. Buna karşın, Atatürk’ün filmlerdeki görüntülerini ve bu görüntülerin erken Cumhuriyet Türkiyesi’nin siyasi ve kültürel hayatı üzerindeki etkilerini analiz eden neredeyse hiç araştırma yoktur. Beyazperdede Atatürk, daha önce incelenmemiş çeşitli film arşivlerindeki Atatürk görüntülerini gün yüzüne çıkararak, bu dönemde sinemanın önemli, fakat paradoksal rolünü gözler önüne seriyor. Enis Dinç, sinemanın Atatürk’ün ve yeni Türkiye’nin modern imajının dünyaya sunulmasındaki önemini vurgularken, aynı zamanda bu medya aracının bazı riskler de taşıdığını ortaya koyuyor. Kitap, nadir film görüntülerinin analizinin yanı sıra mektuplar, anılar, gazeteler, raporlar, bültenler ve üretim dosyaları gibi birincil kaynaklara dayanarak okurlara dönemin çok katmanlı bir anlatımını sunuyor. 
 
“Beyazperdede Atatürk, modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kamusal imajının evrimi üzerine dünya çapında yazılmış ilk kitaptır. Bu iyi hazırlanmış çalışma, aynı zamanda erken Cumhuriyet’in karmaşık ve eklektik devlet kurma, ulus inşa etme ve Batılılaşma programını daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.” – M. Şükrü Hanioğlu, Garrett Dış İlişkiler Profesörü ve Yakın Doğu Çalışmaları Profesörü, Princeton Üniversitesi, ABD 
“Eşsiz kaynaklara dayanan bu son derece özgün çalışma, erken dönem Türk sinemasının tarihini Atatürk&apos;ün kamusal imajıyla ilişkilendirerek modern Türkiye’nin kurucu mitini inceliyor.” – Frank van Vree, Savaş, Çatışma ve Hafıza Tarihi Profesörü, Amsterdam Üniversitesi ve NIOD Enstitüsü Direktörü, Amsterdam, Hollanda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd9233b6-be9a-4d57-b1f8-bf43d2c5d6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Dış Politikasının Gölge Akılları</image:title>
            <image:caption>Birinci ve İkinci Dünya savaşlarına dahli ile uluslararası siyaset sahasının en önemli aktörlerinden biri hâline dönüşen ABD, yirminci yüzyılın ilk çeyreğinden bu yana küresel politikaların merkez üssü olma iddiasını devam ettirmektedir.
ABD dış politikasının oluşum süreçlerini ele alan çalışmalar içerisinde başkan, ordu, istihbarat unsurları, etnik/dinî lobiler ve medya gibi birtakım dinamikler kadar ABD ekonomisinin itici gücünü oluşturan finans ve sermaye çevreleri ve kimi düşünce kuruluşları da yakın mercek altına alınmaya başlanmıştır. ABD’nin tüm dünyada milyonlarca insanın yaşamına yıkıcı bir şekilde dokunan küresel nizam arayışlarının arkasındaki beyin takımının, -Trifkoviç’in deyimiyle “think tankçi nomenklatura”nın- ABD dış politikasında kapladığı alanı ele alan çalışmaların Türkçe literatürdeki yetersizliği ise bu çalışmanın önemini ortaya koymaktadır.
Amerikan Dış Politikasının Gölge Akılları; ABD dış politikasının tarihsel gelişimini, ‘finans-kapitalizminin’ Batı medeniyeti içerisindeki yükselişi ve Amerikan dış politikasının kurmay kadrolarını içlerinden çıkaran ‘think tankler’ ile kurduğu ilişki üzerinden, inter-disipliner bir yaklaşımla ele almaktadır.
Düşünce kuruluşu olgusunun ortaya çıkmasına ön açan tarihsel konjonktürü ve süreç içerisindeki hızlı gelişimini Yakın Çağ Avrupa’sının kaotik siyasi atmosferinden itibaren irdeleyen bu eser, tarihe Wallersteincı bir anlayış ile yaklaşarak 20. yüzyıl ABD’sinin ekonomi, siyaset ve sivil toplum alanları arasındaki emperyal çıkar ilişkilerini bilimsel veriler üzerinden okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır.
Marksist literatürün son dönemki ‘küresel emperyalizm’ tanımlamalarına yeni bir pencere açan eser; finans kapitalci grupların işe koştukları think tankçi uzmanlar ve politik yaşamının merkezine oturdukları ABD üzerinden kurgulanan dünya düzeninin genel bir çerçevesini çizerken, ayrıca bu arayışın bölgesel yansımalarına ve düşünce kuruluşu alanının geldiği son noktaya ilişkin de en güncel verileri sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b76102e-56d5-4dfd-b122-f9560ef31c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Tarihi Roman / Beyaz Kale – Benim Adım Kırmızı – Veba Geceleri (Delta)</image:title>
            <image:caption>“Tarihi roman yazmayı seviyorsunuz, neden?” sorusuna, “19. yüzyıl Romantiklerinde olduğu gibi, şu anki dünyaya bir tür tepki, insanın bu yüzyılda yaşamaktan duyduğu bir tür hoşnutsuzluk var bende… Ama ‘kaçış’ duygusu kısa bir süre sonra… günümüze bir mânâ ile dokunma sorumluluğuna da yol açıyor” cevabını veren Orhan Pamuk&apos;un romanlarının Delta dizisindeki 3. cildi okurla buluşuyor. 
 
Üç Tarihi Roman adını taşıyan bu ciltte Beyaz Kale, Benim Adım Kırmızı ve Veba Geceleri bir araya getirildi. Sonda yer alan ve Orhan Pamuk’la yapılmış, her üç romanın kaynaklarını, anlatım stratejilerini, araştırma ve yazılış süreçlerini enine boyuna tartışan özel bir söyleşi içeren Üç Tarihi Roman, meraklısı için hem roman türü ve tarihi romana hem de yazarın dünyasına dair kapsamlı, özel bir davet niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6edda69-5bd3-4528-8950-4928c469957d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınar’ın Son Düşü</image:title>
            <image:caption>“Kendini ağaçtan öte, bir insanmış gibi hissetti ve etrafına toplanan kalabalığı hevesle ölümünü bekleyen bir topluluk gibi değil de cenazesine gelen sevenleri gibi düşündü. Artık bir düşün içindeydi. Dünyanın vicdanıyla kavgalı zihni, kötülükle boğuşa boğuşa mutlu hissettiği bambaşka bir dünya yaratmıştı.” 1920’lerde Ege’nin sakin bir kasabasında doğan yüz yıllık bir çınar ağacının, dünyanın acımasız değişimine tanıklık eden sıra dışı öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80260a6-6eba-455d-8f9d-d3bbb44f3cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>New York’tan Buenos Aires’e giden yolcu gemisinde dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic de bulunmaktadır. “Kralların oyunu”nu kurnazca ve ticari bir ustalıkla oynayan bu cahil ve kaba saba adamın gemideki varlığı eski bir satranç bağımlısının, Dr. B.’nin çoktandır sönmüş olan tutkusunu tetikleyerek yıllar önce kapattığı acı dolu sayfayı yeniden açmasına neden olacaktır. 
Stefan Zweig’ın 1942’de intihar etmeden önce yazdığı son kurmaca metin olan Satranç, Nazi Almanyası’nı görgüsüz, “mizah duygusundan ve incelikten yoksun”, “yenilmez” şampiyonun kişiliğinde cisimleştirmesiyle de apayrı bir boyut kazanıyor. 
Psikolojik çözümlemelerin ustası Zweig’dan insan ruhsallığının tekinsiz arka sokaklarında dolaşan bir uzun öykü; deha, hırs ve takıntı üzerine küçük bir başyapıt. 
 
Zweig anlattığı hayatı eksiksiz biçimde anlayan, büyük bir analiz yeteneğine sahip bir yazar… Satranç, kendisinin Nazi işkencecileriyle oynadığı karanlık oyunun bir metaforu. Anlattığı vaka öyküsü artık tek tek bireylerin ötesinde bütün bir Avrupa’nın öyküsü.                                          
Stephen Spender, The New York Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9235de00-6bc7-47f5-ad4b-c255d7251200.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Güzel Uzay Gemim</image:title>
            <image:caption>Gelin bir uzay yolculuğuna çıkalım, 
gezegen gezegen dolaşalım. 
Uzay kaplumbağasına el sallayıp 
uzay fillerinden, uzay aslanlarından kaçalım! 
Dede uzay masalları anlatsın torununa, 
biz gökteki takımyıldızları keşfe çıkalım… 
 
Filiz Özdem’in yazdığı bu merak uyandıran uzay hikâyesini Eren Caner Polat resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2be2937-c4c3-4459-90bd-6a50765cfd31.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusyuvarlak Bir Kare</image:title>
            <image:caption>Sakar mı sakar bir kare düşünün. 
Düşe kalka şekli değişmiş, köşeleri törpülenmiş, yusyuvarlak olmuş. 
Ama kare bu durumdan hiç hoşnut değilmiş, eski haline dönmek istiyormuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/889053bc-0287-41ee-9096-258e270e8d12.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Başlıklı Kız Kurda Karşı</image:title>
            <image:caption>Kırmızı Başlıklı Kız, 
annesinin verdiği görevi yerine getirmek 
için ormanda bir yolculuğa çıkıyor. Kurnaz kurt ise 
gene bildiğimiz gibi; bir hinlik peşinde. 
Acaba kahramanımız, kurdun tuzağına 
düşmeden büyükannesine ulaşabilecek mi? 
Peki ya kurt sandığı kadar akıllı mı? 
Kırmızı Başlıklı Kız’ın sepetindeki leziz çorbanın tarifi ne? 
Tüm bu soruların cevapları, bildiğimiz 
Kırmızı Başlıklı Kız masalının bilmediğiniz bir 
hâli olan bu kitapta saklı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26d6bd4d-d30d-4a00-bcf2-a0b01b1b9e94.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Yağdırmaktan Korkan Bulut</image:title>
            <image:caption>Bizi yağmurla buluşturan bulutlardan biri çok endişeli. 
Henüz altı aylık, küçük bir bulut olan Pufi, yağmur yağdırmaktan 
korkuyor ve bu konuda yardımına ihtiyacı var. 
Ona eşlik etmek ister misin ?
Yağmurun neden önemli olduğunu keşfe çıktığında onunla 
gökyüzünde süzülecek ve yağmuru çok seven heybetli bir ağaçla, 
hareket etmeden duramayan kıpır kıpır bir yıldızla ve dans etmeyi 
seven neşeli bir bulutla tanışacaksın. Kim bilir belki de 
Pufi’nin hikâyesinde kendinden bir şeyler bulacak, endişelerinden kurtulmanın 
yollarını keşfedeceksin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2083170f-7b47-4d0f-b916-45a6fb73c94a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kullanışlı Düşmanlar</image:title>
            <image:caption>“ESKİDEN İTALYANLAR DÜNYANIN EFENDİSİYDİ; 
ŞİMDİ İSE TÜRKLERİN İMPARATORLUĞU BAŞLIYOR…” 
 
Geleceğin Papa II. Pius’u, Eylül 1453’te yazdığı mektubunda Avrupalıları yaklaşan Türk tehlikesine karşı böyle uyarıyordu. İstanbul’un fethinden 18. yüzyıla kadar pek çok Avrupalı yazar, Osmanlı İmparatorluğu’na neredeyse saplantılı bir ilgiyle baktı. Batılıların Osmanlılara olan ilgisine korku ve güvensizlik de eşlik etti. Avrupalılar, bazen savaşlarla bazen de elçiler vasıtasıyla Osmanlılar hakkında bilgi almaya çalıştılar. Bu bilgiler zamanla ölçüsüz dedikodulara ve bir gizeme dönüştü. Avrupalılar, bu büyük imparatorluğun yükselişini ve genişlemesini izlerken hem hayranlık hem de endişe duyuyorlardı. 
 
16. yüzyılda papalık ve Avrupa, kendi içindeki krizleri çözmek için Türk korkusunu kullanarak bir liderlik arayışına girdi. Martin Luther, Haçlı Seferleri politikalarının başarısız olduğunu ve halkın kiliseye olan güveninin azaldığını gördü; bu durumu papaya karşı bir savaş başlatmak için kullanmaya çalıştı. Erasmus da Avrupa’nın iç çekişmelerle zayıfladığını ve Türk korkusunu kullanarak eski gücüne ulaşabileceğini fark etmişti. 
 
§  İstanbul’un fethi Avrupa’da nasıl yankılandı? 
§  Batılılar İslam’a nasıl bakıyordu? 
§  Viyana Kuşatması Avrupa’da nasıl bir korku yarattı? 
§  Türk vergisi ve Türk yardımı nedir? 
§  Kalvenotürkçülük ve Türkopapacılık nedir? 
§  Avrupalılar Osmanlı ordusunun hangi özelliklerine hayrandı? 
 
İngiliz tarihçi Noel Malcolm, Kullanışlı Düşmanlar’da bu gibi soruları cevaplarken Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı dünyası üzerindeki etkilerini ve Avrupalıların bu güç karşısındaki tutumunu derinlemesine inceliyor. Malcolm; Machiavelli’den Bodin’e, Voltaire’den Montesquieu’ye kadar birçok ünlü düşünürün eserlerinden yararlanarak, Batı’nın Osmanlı ve İslam algısının karmaşıklığını ve zamanla nasıl değiştiğini ortaya koyuyor. Bu fikirlerin Batı’nın güç, din, toplum ve savaşla ilgili tartışmalarıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Osmanlıların Avrupa siyaset düşüncesini nasıl değiştirdiğini anlatan Kullanışlı Düşmanlar, tarihseverlere yeni ufuklar açacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d653d2-5503-45d1-8bc1-85d21f31136b.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahman Keskiner Prodüktör (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Birlikte yol yürüyebileceğiniz bir dost. Ortak anılarımızın her biri paha biçilmez...”  –Arzu Okay 
“Ben onun o benim anılarımda hep olacak. Sen çok yaşa Apo gardaş.”  –Aydemir Akbaş 
“Hayata bağlı, birleştirici, misafirperver, güzel gönüllü, gerçek bir dost benim için. Bu dostluk hiç bitmesin Apo...S” –Emel Sayın 
“ 40 yıllık dostumdur. Keşke bugün herkes onun gibi dostluğa kıymet verebilse...” –Ergun Berksoy 
“Canım Abdurrahman Keskiner. Gerçek centilmen, muhteşem insan, seni çok seviyorum...” –Hülya Avşar 
“Biz iki koca çınar hep yan yana olacağız bu dünyada...” –Hüseyin Emre 
“Apo Gardaş herkese dost, herkese kardeştir. 21 yaşımdan beri onunla yan yanayım. Apo Gardaş anlatmakla bitmez.”  –İbrahim Tatlıses 
“Adam gibi adam, dinlemeyi bilen, sözüne güvenilen, yardımsever, Anadolu kültürünü yaşatan bir güzel adam.” –İsmet Tekinalp 
“Öyle bir türkü dostudur ki repertuarı bizden iyidir. Yüreğiyle dinleyen gerçek bir dosttur Apo Gardaş.” –Kubat 
“Efendiliğin, dostluğun, güvenirliliğin simgesi Apo Gardaş. Dilerim daha uzunca bir süre birlikte oluruz.” 
–Av. Levent Erdoğan 
“Apo, benim öz gardaşım gibidir. Komşumdur. Yol arkadaşımdır. Canımdır. Apo sevilecek bir adamdır.” 
–Müjdat Gezen 
“Benim kıymetlim. Hüzünde sevinçte hep yanımda olan gerçek dosttum. Keyifle okuyacağım anılarımızı...” –Nebahat Çehre 
“Umut Film Abdurrahman Keskiner takdim eder” der onun jenerikleri. “Muhsin Bey” zarafetiyle, “Yılanı Öldürseler” telaşıyla…” –Nebil Özgentürk 
“Sinema tarihimizin en maruf filmlerinin prodüktörü Apo Gardaş, sen çok yaşa…” –Necip Sarıcı 
“Türk sinemasına verdiğin emeğin için çok teşekkürler. Kitabın güzel bir anı olarak kitaplığımda yer alacak.” –Necla Nazır 
“Benim özüne, sözüne, dostluğuna çok kıymet verdiğim dostum. Anılarını heyecanla okuyacak, geçmişe o güzel günlere yolculuk yapacağım.” –Türkan Şoray 
“Benim için vazgeçilmez bir dost, sırdaş, akıl hocası… Anıları farklı bakış açıları sunuyor insana…” 
 –Zahide Yetiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2811a791-6fbb-4c32-898d-20c707daca7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Pek çok insan ömrünün büyük bölümünü geçimini sağlamak için harcıyor. Ancak çok az sayıda insan tasarruf ve yatırım konularında kendisini geliştirip daha özgür ve mutlu bir hayat inşa edebiliyor. Tasarruf ve yatırımlarımızı etkin şekilde yönetmek günde yaklaşık 10 saatimizi harcadığımız işimize kıyasla bize çok daha yüksek getiriler sağlayabilir. Dahası, yatırımlarımızı yönetmek için harcayacağımız zaman, mesai süremizle kıyasla çok daha az. 
 
Finansal Özgürlük, işini özgürce seçebilmek, işsizlik gibi olumsuz senaryolara hazırlıklı olabilmek, hayal ettiği evi alabilmek, çocuklarına iyi eğitim imkânları sunabilmek ve emeklilikte kendini güvende hissedebilmek isteyen, kısacası maddi kaygılarından arınmayı arzu edenler için yazıldı. Bu kitap okuyucusunu, tasarruf, yatırım araçları, portföy yönetimi ve yatırımcı psikolojisi konularında kendi başına ayakta durabileceği bilgilerle donatmayı hedefliyor. 
 
Finans ve yatırım alanındaki 20 yılı aşkın piyasa tecrübelerini ve çok sayıdaki finansal araştırmayı harmanlayan Serkan Ünal ve Şebnem Özdemir aşağıdakiler gibi pek çok soruyu Finansal Özgürlük’te yanıtlıyor. 
 
·         Finansal Özgürlüğe Giden Yol: Neden finansal özgür olmalıyız ve bu hedefe nasıl ulaşabiliriz? 
·         Yatırım Araçlarını Tanımak: Hangi yatırım araçları sizin için en uygun? 
·         Borsa ve Hisse Senetleri: Borsa nasıl çalışır ve hisse senetlerinde nasıl yatırım yapılır? 
·         Portföy Yönetimi ve Stratejiler: Başarılı bir portföy yönetimi nasıl yapılır ve hangi stratejiler uygulanmalıdır? 
·         Bütçe Yönetimi ve Tasarruf: Gelirlerinizi ve giderlerinizi nasıl yönetmelisiniz? 
·         Yatırımcı Psikolojisi: Finansal kararlarınızı etkileyen psikolojik faktörler nelerdir ve bunları nasıl yönetebilirsiniz? 
Yatırım dünyasına adım atmak isteyenler için bir başvuru kitabı olan Finansal Özgürlük, dışarıdan çok karmaşık gözüken yatırım yollarını açık ve net bir üslupla anlatırken finansal okuryazarlığımızı artırıyor ve bir türlü cesaret edemediğimiz ilk adımımızı atmamıza yardımcı oluyor. 
 
Bugün değilse ne zaman? Şimdi, hayatınızın kontrolünü elinize almanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089d0fe1-72b5-475c-b089-d36c4d57e2cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Yakın gelecekte teknoloji alışkanlıklarımızı kökünden değiştirecek bir devrime tanıklık ediyoruz. 
Dijital dünyanın, tıpkı evren gibi, sınırları belirsiz; belki de yok. 
Anne-babalar olarak, bugün belki de ilk kez, çocuklarımızın bizden beş adım ileriden gittiği bir dünyada -hem de sanal bir dünyada- onlara yaklaşarak eşlik etme ve dahası, bir de üstüne, rehberlik yapma durumundayız. Peki, bunu nasıl yapacağız? 
·         Dijital teknolojiden uzak durmadan, kendimizi ve sağlığımızı koruyarak bu çağda nasıl yer alacağız? 
·         Çocuğumuzun fiziksel dünya ile sanal dünya arasında denge kurmasına nasıl destek olacağız? 
·         Dijital çağda sağlıklı sınırları nasıl koyacağız? 
·         Yapay zekâ uygulamalarında, sanal gerçeklik ortamlarında dikkat edilecek noktaları çocuğumuza nasıl anlatacağız? 
·         Çocuğumuzun gelişimi için internetin getirdiği fırsatlardan nasıl yararlanabiliriz? 
·         Çocuğumuzun dijital zekâsını nasıl destekleyebiliriz? 
Yaşam-boyu gelişim, çocuk psikolojisi ve ebeveynlik konularında otuz yıllık bilgi birikimine sahip bir bilim insanı, ebeveyn danışmanı ve dijital çağda bir anne olarak Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk’un kaleminden ses getirecek bir çalışma: Dijital Çağda Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek. 
Psikolojide uluslararası düzeyde araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk dijital zekâ, ekran süresi, sağlıklı sınırlar, teknoloji bağımlılığı, siber zorbalık ve dijital çağda anne-babalar için kritik olan konuları basmakalıp reçetelerle değil; çok katmanlı ve gerçekçi şekilde ele alıyor. Dijital çağda sağlıklı çocuk yetiştirirken pek çok kapıyı açacak 33 anahtar, 33 yol gösterici prensip sunuyor. 
Dijital Çağda Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek; sırtını bilime yaslayan, yüzünü gerçek yaşama dönen bir rehber…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/521851c1-d9ae-4a64-bf2f-b89de1b0963c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Selçuklular</image:title>
            <image:caption>TÜM YÖNLERİYLE SELÇUKLULARIN 
DOĞUŞU, YÜKSELİŞİ VE ÇÖKÜŞÜ 
 
Göçebe bir topluluktan büyük bir imparatorluğa dönüşen Selçukluların hikayesi... Dandanakan Savaşı’ndan kısa süre önce baskın yeme endişesiyle ayağından çizmesini çıkaramayan, kalkanını kendine yastık yaparak uyuyan Tuğrul Bey başta olmak üzere 200 önemli tarihi olay, şahsiyet, kavram ve görsel ile hazırlanmış bir Selçuklu Tarihi... 
Selçuk Bey, Çağrı Bey, Musa Yabgu, Sultan Tuğrul Bey, Sultan Alp Arslan, Sultan Melikşah, Sultan Berkyaruk, Sultan Muhammed Tapar, Kılıç Arslan, Sultan Sencer, Nizamülmülk, Terken Hatun gibi tarihe yön veren isimler; Dandanakan Savaşı, Pasinler Savaşı, Nizamiye Medreseleri, Malazgirt Savaşı, Haşhaşiler, Oğuz İsyanı, Bizans ile ilişkiler gibi önemli başlıklar… 
Dakikalar İçinde Selçuklular, Cend’den Maveraünnehir’e, Maveraünnehir’den Harizm’e, Harizm’den Horasan’a ve oradan Anadolu’ya uzanan Selçukluların izini sürüyor ve okurları bilgilendirici bir yolculuğa çıkarıyor. Selçuklu Tarihi hakkında kısa ama etkili bilgiler sunan bu kitap, Selçukluların etkileyici geçmişini merak edenler için vazgeçilmez bir rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7884591-4ba5-4c04-9c2c-344e03c0bc7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaya Karışık</image:title>
            <image:caption>Normal, sıradan bir çocuk olmak isterken kendini sürekli farklı bir maceranın içinde bulan Nefes’in başı yine dertte! 
Nefes’in en sevdiği şey, günlük tutmak. En büyük kâbusuysa, günlüğünü başkalarının okuması! Nefes, çok sevdiği günlüğü Minti’yi annesinin meraklı bakışlarından korumak isterken bir şeyi hesaba katmıyor: Ya günlüğünü tek okumak isteyen annesi değilse? Sınıf arkadaşlarının, Minti’yi ele geçirmesi üzerine talihsizlikler yaşayan Nefes, yaşadığı utançla baş etmeye çalışırken hayata ve insanlara farklı açılardan bakmanın yollarını da öğreniyor. Bu sırada çok önemli bir şeyi daha fark ediyor: Sevginin olduğu yerde açılmayacak kapı, çözülmeyecek sorun yok! 
Sosyal medyada “Akademisyen Anne” hesabı ile yüzbinlerce anne babaya gelişim destek önerileri veren, çocuk gelişimi alanında ülkemizin en üretken ve değerli isimlerinden Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’dan yepyeni bir seri:  
Hayat Dediğin… 
Ne de olsa hayat dediğimiz, ortaya karışık! 
 
*** 
 
Bu seriyle hayatın inişli çıkışlı yollarında birlikte ilerleyecek, nesiller arası iletişimden arkadaşlığa, okul hayatından maceraya, iyisiyle kötüsüyle her türlü duyguya ve duruma şahitlik edeceğiz. Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın eğlenceli ve içten kalemi bu kez okul çocuğu Nefes karakteriyle vücut buluyor; bir çocuğun gözünden hayatın karşımıza neler çıkarabileceğini her kitapta farklı bir temayla irdeliyor. 
 
 
Müfredat temaları:  
NESİLLER ARASI İLETİŞİM, DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, ZAMAN VE MEKÂN, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fdec9de-1792-4994-ac37-a187269abf9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Bir Masal</image:title>
            <image:caption>Yaşadıklarından dersler çıkaran ve artık sıradan bir hayat yaşamaya kararlı olan Nefes, kendini yine karmakarışık olayların içinde buluyor! Neyse ki bu kez yalnız değil… Çok sevdiği arkadaşları Deniz ve Arda da ona eşlik ediyor. 
Deniz ve Arda’yı keyifli bir aile pikniğinde bir araya getiren Nefes, başına yeni dertler açmamak için elinden geleni yapıyor. Ancak ormanın derinliklerindeki gizemli bir köşk tüm planlarını altüst ediyor ve Nefes bir sürü soruyla baş başa kalıyor: Yalanların renkleri olur mu? Başkalarını mutlu etmek için söylenen yalanlar gerçekten masum mudur? Her yalan er geç ortaya çıkar mı? 
 
Sosyal medyada “Akademisyen Anne” hesabı ile yüzbinlerce anne babaya gelişim destek önerileri veren, çocuk gelişimi alanında ülkemizin en üretken ve değerli isimlerinden Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’dan yepyeni bir seri:  
Hayat Dediğin… 
Ne de olsa hayat dediğimiz, gerçek bir masal! 
 
*** 
 
Bu seriyle hayatın inişli çıkışlı yollarında birlikte ilerleyecek, nesiller arası iletişimden arkadaşlığa, okul hayatından maceraya, iyisiyle kötüsüyle her türlü duyguya ve duruma şahitlik edeceğiz. Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın eğlenceli ve içten kalemi bu kez okul çocuğu Nefes karakteriyle vücut buluyor; bir çocuğun gözünden hayatın karşımıza neler çıkarabileceğini her kitapta farklı bir temayla irdeliyor. 
 
 
Müfredat temaları:  
NESİLLER ARASI İLETİŞİM, DUYGULAR, ÇOCUK DÜNYASI, ZAMAN VE MEKÂN, HAYAT BECERİLERİ, ERDEMLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6697e4b7-1973-4a9f-952a-b6b4d98b6583.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Müzikolojisinin Kurucusu Rauf Yekta Bey (3 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Rauf Yektâ Bey’in hayatı ve mûsikî alanındaki önemli katkıları, Türk müziğinin zengin mirasının korunması ve yaygınlaştırılmasına dair çaba ve gayretlerinin bir yansımasıdır. 60 küsur senelik yaşamında bir ömre nadir sığacak nitelik ve nicelikte kıymetli çalışmalarda bulunan Rauf Yektâ Bey’in kendi kabiliyet, azim ve çalışkanlığı bakımından ulaştığı seviye ona kâmil sıfatını kazandırmıştır. 19. asrın en büyük hoca ve bestekârları arasında gösterilen Zekâî Dede Efendi, Galata Mevlevîhânesi Şeyhi Ataullah Dede, Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi Celâleddin Dede, Bolâhenk Nuri Bey, Ali Efendi, Neyzen Cemal Dede, matematik ve fizik üstadı Salih Zeki gibi isimlerin rahle-i tedrisatından geçmesi ve mûsikî sahasındaki büyük istidadı onu bu köklü geleneğin en mühim temsilcileri arasında görmemize vesile olmuştur. 
Akran olarak Ahmed Avni Konuk, Suphi Ezgi, Sadettin Arel, Kazım Uz, Ali Rıfat Çağatay, Hafız Ahmed Irsoy, İsmail Hakkı Bey, Tanbûrî Cemil Bey gibi hem mûsikîşinas hem de müzikolog şahsiyetlerle hemhâl oluşunun yanı sıra Yenikapı Mevlevîhânesi’nin neyzenbaşılığı, Darülelhân’da Şark Mûsikîsi Nazariyâtı ve Târihi hocalığı ve Tasnif ve Tespit Heyeti’nin de başkanlığını yapacak kadar müziğe hâkim bir şahsiyettir. Literatürümüze kattığı onlarca değerli çalışmasıyla adını hem Türk hem de Batı mûsikîsi tarihine bir münevver olarak yazdırmıştır. İlaveten döneminin güncel problemlerine açıklık getirmiş ve en önemlisi mûsikînin bilimsel olarak incelenmesinin ve tartışılmasının önünü açmıştır. 
Mehmet Öncel ve Muhammet Ali Çergel’in titiz çalışmasıyla hazırlanan bu üç ciltlik çalışmada özet olarak tafsilatlı bir Rauf Yektâ bibliyografyası, Doğu ve Batı müziğinin hemen her konusunu içeren 218 makale ve Türk Notalarıyla Kıraat-i Mûsikî, Şark Mûsikîsi Târihi ve Molla Câmî’nin Risâle-i Mûsikî çevirisinden müteşekkil üç eserinin Latinizesi yer almaktadır. Makaleler ve eserler, okuyucuyu rahatlatmak hasebiyle tasnif edilmiş ve biyografi, tasnife tâbi tutulamayan diğer makaleler, hitabet, mûsikî aletleri, mûsikî nazariyâtı, mûsikî târihi, mülakat, polemik, tenkid ve edebiyat olarak sunulmuştur. Makalelerin Osmanlı Türkçesinden Latin harflerine çevirisi esnasında okuyucunun aşinâ olmadığı düşünülen kelimeler tespit edilip yanına köşeli parantez içerisinde anlamı verilmiştir. Rauf Yektâ Bey’in mûsikî alanındaki derin bilgisi ve mücadelesi, Türk müziğinin bugünkü haline gelmesinde önemli bir rol oynamıştır ve ve gelecekteki gelişimine de etki edeceği muhakkaktır. Yektâ’nın mirasını anlamak ve Türk müziğinin zenginliğini keşfetmek isteyen herkes için emsalsiz bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d95a8e-3438-4665-89a9-8e9e2187a70a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rönesans’a Yeniden Yön Vermek</image:title>
            <image:caption>Tarihin kabul ettiği sınırlar içinde, geçmişe şöyle bir baktığımızda 13. yüzyıldan 17. yüzyıla uzanan, bilim ve sanatta birçok yeniliğe sahne olmuş Rönesans için Avrupa merkezli bir hareketti, diyebiliriz. Peki, ya Avrupa sınırlarının dışına çıktığımızda? 
 
Rönesans’a Yeniden Yön Vermek, farklı disiplinlerden alanında uzman isimleri bir araya getirerek Rönesans ile alakalı yanlış anlaşılmış, yorumlanmış ya da göz ardı edilmiş bazı tarihsel kanıtlara dikkat çekiyor. Bu kanıtlar, bugün varlığını sorgulamadan kabul ettiğimiz sınırlar çizilmeden önce Doğu ve Batı’yı birbirine bağlayan karşılıklı etkileşimlere ve güçlü bağlantılara işaret ediyor.  Avrupa Rönesansı’nı Batı merkezli bir olgu olarak görmeye meydan okuyan bu çalışma, okuru, yerleşik kavramları sorgulayan bir yaklaşımla geçmişin kalıplarını kırarak geleceğe bakmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe7dc6ab-d976-4030-9bbd-3906f14d63f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Sancısı</image:title>
            <image:caption>Yüzyılın ve binyılın dönüm noktasında Türk Dünyası’nın iki seçkin aydını, Cengiz Aytmatov ile Muhtar Şahanov, kendi çocukluklarından ve atayurtlarından yola çıkarak hayata, aşka, edebiyata, tarihe, dünya politikasına ve çevre korumaya kadar pek çok ortak meseleyi tartışmaya başlarsa sonuçta nasıl bir tablo çıkar ortaya diye düşündüğünüzde, cevap “şafak sancısı”dır kısaca. 
Gün yüzlü bir tarihten karanlık bir geceye geçildiği dönemde, kendi topraklarından kararmış gönülleri aydınlatmak üzere gökyüzüne fırlatılan bu iki sancılı gönül, Avrasya aydınlarına has köklerine bağlı tutumlarıyla bölgelerinin ve dünyanın geleceğini cesaretle ve bir sohbetin sıcaklığı içerisinde tartışıyorlar. İki kardeş ülkenin, Kırgızistan ve Kazakistan’ın evlatları, ilginç hatıraları, zengin bilgi dünyaları, geniş hayal âlemleri ve güçlü düşünceleriyle Avrasya ve dünyaya ses veriyorlar. İnsanlığın manevî açlığının altını çizerek inancın, sevginin, hakikat aşkının, bilginin, hikmetin insanlığı kurtaracak tutamaklar olduğunu söylüyorlar. Şafak Sancısı, renkli ve umutlu bir dünya açıyor önümüzde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91217fa5-464c-401e-b44e-6725be40c905.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seversem Kaybederim</image:title>
            <image:caption>Hayat, insanın kaderi ile ederinin toplamıdır. Kader, insanın seçemedikleridir. Aidiyet: aile, toplum; genetik-engel-yetenek vs. Kaderin dışında kalan insanın kendi tercihleridir. Düşünceler, akıl-idrak edinme, uğraş-azim, tecrübe, hisler, yatkınlık-meyil ve tercih edildiği kadarı ile özgürlük. Bu iki bileşen iç içedir; daha fazla ya da daha az… Sonuçları etkiler. Yani hayat, insanın kaderi ile tercihlerinden oluşur. 
 
Seni seversem kaybederim! 
Gündüzler görmeden 
Geceler dinlemeden 
Sırrını severim… 
 
Seni seversem kaybederim! 
Eller bilmeden 
Yollar bulmadan 
Saklını severim… 
 
Seni seversem kaybederim! 
Senden öncesini 
Senden sonrasını 
Yokluğunu severim… 
 
Seni seversem kaybederim! 
Bakıp geçtiğin yerleri 
Geçip gittiğin yolları 
Ardını severim… 
 
Seni seversem kaybederim! 
Sana dokunan rüzgârları 
Seni gören kuşları 
Sana dair severim… 
 
…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ea2b18-d6b9-4301-acfd-e15ff043bbfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Patlamaları</image:title>
            <image:caption>Güneş Patlamaları “Son Direniş”, bir felaketin ardından hayatta kalma mücadelesi veren bir ailenin hikâyesini anlatıyor. Bu hikâye, dayanışmanın, azmin ve umudun gücünü gözler önüne seriyor. Ömer ve kardeşlerinin bu zorlu yolculuğunda, doğanın gücüne karşı direnirken keşfettikleri yeni hayatlarına tanıklık edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a551187-b9df-45bc-9ab3-3845de0c4bac.jpg</image:loc>
            <image:title>İmanın İlimle Yorumu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir derlemedir. Çünkü yüzün üzerinde bilim adamı ve yazarın görüşlerini ihtiva etmektedir. Allah (cc)&apos;ın Varlığının delillerini, modern ilimle ortaya koymayı konu alan 86 eserden yararlanılarak hazırlanmıştır. Bilindiği gibi ibadet, güzel ahlak ve salih amelin mükemmel olması; ayrıca huzur ve mutluluğun elde edilmesi için güçlü bir imana ihtiyaç vardır. Buna kavuşmak için de her şeyden önce, aklın tatmin edilmesi gerekmektedir. Özellikle asrımızda aklın, modern ilimle tatmin edilmesi; yani yüksek matematik, fizik, astrofizik, kozmoloji, kimya, tıp ve biyoloji gibi bilimlerin ortaya koydukları gerçeklerden hareketle bazı delillerin elde edilmesi sonucu aklın huzura kavuşması söz konusudur. Yani imanın, ilimle takviyesi, güçlendirilmesi gerekir. Bu da Kur&apos;an-ı Kerim&apos;e uygun düşmektedir. Çünkü Kur&apos;an, ilmi imanın hizmetinde görmüş olup, 800&apos;e yakın ayet, yaratılışla, yaratıklardan ibret alma ve Allah (cc)&apos;ın varlığının delillerini düşünmeyle ilgilidir. Kur&apos;an insanı taklidi imana değil, tahkiki imana teşvik eder. Yani insanın düşünerek, araştırma yaparak Allah (cc)&apos;ın varlığının delillerini bulmayı ve bu şekilde iman etmeyi tavsiye etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7208f641-4301-4ee5-b253-f886e12db1cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an Meali (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Temel İslâmî kültürün millete kendi diliyle öğretilmesi gerektiği düşüncesinden hareketle, 21 Şubat 1925 tarihinde TBMM’de bir Kur’ân-ı Kerîm tercümesi ve tefsiri ile Sahîh-i Buhârî muhtasarı Tecrîd-i Sarîh tercümesi hazırlatılmasına karar verildi. O dönemde herkesin itimat edebileceği nitelikte bir Kur’ân tercümesi mevcut değildi. Böyle zor bir işin altından kalkabilecek kapasiteye sahip birkaç kişi arasından herkes bilhassa Safahât ve İstiklal Marşı şairi Mehmed Âkif’i işaret ediyordu. 
Tefsirin Elmalılı Hamdi Efendi’ye, Tecrîd-i Sarîh tercümesinin de Babanzâde Ahmed Naîm Bey’e yaptırılması kararlaştırıldı. Mehmed Âkif ise başta Kur’ân tercümesini kabul etmedi, yoğun ısrarlar karşısında uzun zaman direndi. Fakat uzun çabalar sonucu bu vazifeyi Ekim 1925’te kabul etmek zorunda kaldı. 
Tercümeyi kabulünü̈ müteakip Mısır’a giden Âkif, vardıktan birkaç ay sonra 1926 yılında başladığı çalışmasını 7 yıl sonra 1932’de tamamladı. Ancak tercümeyi bitirdiğinde, o sıralarda Türkiye’deki camilerde namaz kıldırılırken Kur’ân’ın aslı yerine tercümesinin okunacağı şayiaları kulağına gelince, yaptığı tercümenin bu amaçla kullanılacağından endişelenerek sözleşmesini feshetti. Bu tercüme 1961 yılına kadar yakın dostlarından Yozgatlı İhsan Efendi’de mahfuz kaldı ve Âkif’in vasiyeti üzerine ölümünden sonra özgün tercüme ile birlikte İhsan Efendi’nin kendi eliyle çoğalttığı nüsha yakılarak imha edildi. Âkif’in Kur’ân Meâli’nden bugüne, uzun yıllar Mısır’da yaşamış ve tahsil görmüş merhum Mustafa Runyun tarafından korunan ve daha sonra Recep Şentürk’e intikal eden latin harfli daktilo edilmiş bir metin kaldı. Berâe Sûresi’nin sonuna kadarki kısmı kapsayan bu metin, Kur’ân’ın yaklaşık üçte birlik kısmına tekabül etmektedir. Mehmed Âkif’in güzel ve akıcı Türkçesiyle dilimize kazandırılan tercüme, tadına doyulmaz bir okuma zevki sunması yanında, dönemin dil özelliklerini yansıtması bakımından da ayrıca önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a8027e2-bb94-4577-8fae-0fa9d0ef58e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cuma Selamlığı</image:title>
            <image:caption>“Uğurun hayır ola, yaşın uzun ola, yolun açık ola. Saltanatında mağrur olma Padişahım; senden büyük Allah var.” 
Sultan II. Abdülhamid Han… 
Yıldız Camii’nde bir cuma sabahı ve bir Cuma Selamlığı… 
Yusuf giymiş kırmızı pabuçlarını, tutmuş dedesi Hacı Ahmed Bey’in elini, gidiyor Cuma Selamlığı’na… 
Var mısın, Osmanlı Devleti’nin 34. padişahı II. Abdülhamid’i tanımaya? O halde gel benimle! 
Tarih Atölyesi serisinin ikinci kitabı “Cuma Selamlığı” seninle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4e7cce8-383a-4b6f-867b-d17e856765b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an-ı Kerim Meali (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmed Cevdet Paşa din, hukuk, tarih, edebiyat, mantık gibi muhtelif sahalarda kıymetli eserler vermiş bir Osmanlı âlimi ve devlet adamıdır. Kur’ân’ın cem‘ine dâir Arapça olarak kaleme aldığı Hulâsatü’l-beyân fî te’lîfi’l-Kur’ân isimli eseriyle Kur’ân tarihine bir nebze değinen Cevdet Paşa, son zamanlarında çalışmalarını Kur’ân’ın tercümesi ve tefsiri üzerinde yoğunlaştırmıştır. Bu çalışmaya bir hazırlık olarak da Kur’ân-ı Kerîm’de tekrar edilen ve aynıyla tercümesi mümkün olmayan kelimeleri açıklayan bir Kur’ân lügati hazırlamaya başlamıştır. Onun, Terceme-i Şerîfe ismini verdiği tercüme ile lügatin eş zamanlı gittiği anlaşılmaktadır. Cevdet Paşa, Terceme-i Şerîfe’de lafzî tercüme yapmakla birlikte bunun zor olduğu âyetlerde tefsîrî tercüme metodunu takip etmiştir. Sade bir dil kullanmaya gayret etmiş, bazı kelimeleri tercümede aynen kullandıktan sonra onları ya tefsir kısmında ya da Lâhika’da açıklamıştır. Cevdet Paşa’nın meâl-tefsir çalışmasının unsurları olan Mukaddime, Terceme-i Şerîfe ve Lâhika-i Şerîfe metinleri ilk defa bu çalışmada bir arada yayımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f85447b1-6e34-46f1-955b-86ee764fb88a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevdet Paşa’nin Toplum ve Devlet Görüşü</image:title>
            <image:caption>Yitirdiğimiz hafızamızda sadece savaş sahneleri, Topkapı Sarayı ya da Süleymaniye Camii ile varlığını sürdüren bir imparatorluğun toplumsal yapısı nasıldı? Bu devlet yüzyıllar boyu müslim ve gayrımüslim tebaasını nasıl bir arada huzur ve barış içinde yaşattı? Osmanlı toplum yapısı ile Avrupa toplum yapısı arasındaki farklar nelerdir? Üç kıtaya kök salmış olan bu devlet nasıl ve neden tarihe karıştı? 
Zihnimizi bugün de işgal eden, toplum, devlet ve medeniyetle ilgili soruların cevabını Cevdet Paşa’nın binlerce sayfa tutan eserlerinden büyük bir titizlikle derleyen Ümit Meriç, on iki ciltlik Tarih-i Cevdet’e, Maruzat’a, Tezâkir’e ve diğer eserlerine tek bir cilt içinde sosyolojik bir mukaddime inşa etti. 
Cevdet Paşa’yı, bu “müdebbir Osmanlı vezirinin görüşlerini” yarının Türkiye’sini kurarken de dikkate almamız için tarihle sosyolojinin buluştuğu bu kavşağa, Ketebe okurlarını davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f25acac-f727-4703-81cc-4dcbe56061a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Notaları Dökülen Kedi</image:title>
            <image:caption>Ne bir kâse süt, ne de her tarafından iplikler fırlamış bir yumaktı sevdiği. 
Minik kulaklarına doluşan notaları sever, onları hayranlıkla izlerdi. Ama bir gün öyle bir şey oldu ki Kedicik şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi! 
Notaları ve şarkılarıyla hayatına devam eden kedinin başına ne geldi, merak ettin mi? 
Haydi sayfaları çevirmeye başla. 
Hemen şimdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b85c893-7490-450d-996e-c40147a8d901.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Taş</image:title>
            <image:caption>Kendini bildi bileli aynı dağın tepesinde güneşlenen taş, beklemediği bir anda beklemediği şeyler yaşamaya başlar. Taş maceradan maceraya yuvarlanırken daha önce hiç yaşamadığı duyguları yaşar. 
Bu yolculukta neler var neler... Endişe, macera, merak ve daha fazlası! 
Bu heyecanlı yolculukta soruları da var mutlu taşın sana.  Haydi, mutlu taş seni ve cevaplarını bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99a36990-d153-464d-b0d4-96caa650a6d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizginin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Çizginin Yolculuğu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f6f255-d50e-46d6-bd7c-5d3718628b25.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyrüsefer</image:title>
            <image:caption>“...Kendime döndüğümde farkına vardım ki anlaşılmadığımı zannederken asıl anlamayan benmişim. Anlamanın getirisi sessizliktir. Eğer diyecek bu kadar sözüm varsa, gidecek yolum da var. Söylenmesi gerekenleri söylemek, anıları uğurlamak ve ilerlemek istiyorum.&quot; Salim Fikret Kırgi’nin romanı tuhaf gibi görünen karşılaşmaların, hatta başlı başına tuhaf olan her şeyin aslında sıradan şeyler olabileceğini, insanların durumları nasıl da kendilerine göre şekillendirebildiklerini göstererek başlıyor. Bir şehirlerarası vapur yolculuğunda iki yabancı karşılaşıyor; hikâyesini yazması için birini arayan medyum ve anlatacak hikâye arayan yazar... 
Sonra iş, bir medyumun kişisel tarihinin anlatılmasına kalıyor ve yazılmasına! Rüyalarda görülüp malum olanlar, yıldızların tayin ettiği kader çizgileri... Seyrüsefer, kapısı görünenin ardındaki öte âlemlere de açılan, içeri gireni kolay kolay bırakmayan bir ilk roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40d9801f-c0e9-4ebc-b17f-7975717a8771.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksizmin İcadı</image:title>
            <image:caption>“Karl Kautsky, Eduard Bernstein, Rosa Luxemburg, Victor Adler, Jean Jaurès, Jules Guesde, Georgi Plehanov, Vladimir I. Lenin ve Peter B. Struve. Bunların her biri Marksizmin entelektüel kurucu neslinin mensubudur. (…) Onlar kendi ülkelerinde Marksist sosyalizmin önde gelen teorisyen ve pratisyenleri oldular, dolayısıyla ‘Marksizm’in ‘Altın Çağı’nı şekillendirdiler.” Christina Morina, 19. yüzyıl / 20. yüzyıl dönümünde Marksizmin bir öğreti, bir siyasal hareket, bir ahlâki angajman olarak kurumlaşma evresini; dokuz öncü figürün üzerinden anlatıyor. Marksizmin İcadı, Fransa, Almanya, Avusturya ve Rusya’daki bu dokuz kahramanın nasıl sosyalleştiğini, Marksizmle nasıl buluştuğunu, sosyalist harekete nasıl angaje olduğunu, “Toplumsal Sorun”la ve emekçilerle somut ilişkisini irdeliyor. Hepsinin yaşarken tanıklık ettiği 1905 Rus Devrimi’ni nasıl karşıladıklarını mukayese ediyor. Saha araştırmacısı, kitapkurdu ve maceraperest tipolojileriyle tasnif ettiği kahramanlarının yol ayrımlarını ve ayrılıkları içindeki ortak noktalarını inceliyor. Özel bir kuşağın serencamı ile bir siyasal akımın oluşumunun iç içe geçtiği, zengin bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ab5679b-6938-4860-9987-e3f6bd230aa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ripley Karanlıkta</image:title>
            <image:caption>“Tom, bir şey yapılacaksa burada yapılması gerek, diye düşündü. Yeterince planlamamıştı oysa; hiçbir şey tasarlamamıştı. Kımılda, dedi kendi kendine, davran hadi! Yine de, ağır adımlarla ortalıkta dolaşmaktan, şişeleri seyredip birkaçının kırmızı yaldızlı kâğıda sarılmış boynuna dokunmaktan başka bir şey yapmadı. Raflardan bir şişe çekerek, ‘Margaux,’ dedi. ‘Bunu beğenmiştin.’” Londra’da bir resim galerisi, ölmüş bir ressam üzerinden bir dolap çevirmektedir. Amerikalı bir amatörün şüpheye düşüp Londra’ya gelmesiyle oyun tehlikeye girer. Galeri sahipleri bu büyük soruna bir çözüm bulamadıkları için iş yine Tom Ripley’ye kalacaktır. Ripley serisinin ikinci kitabında Tom Ripley bu sefer evlenip yerleştiği Fransa’da, hem akladığı itibarını, hem İngiltere’de kurduğu düzenden sağladığı geliri, hem de öz saygısını korumak için karanlık işlere giriyor. “Highsmith’in Tom Ripley’yi ele alışındaki parlaklık, hem kahraman hem şeytani bir Amerikan hayalperestini büyük bir denge içinde aynı karakterde yaşatma yeteneğidir – böylece, kahramanın davranışları Gatsby gibi bir dolandırıcıdan çok daha sosyopatik hale gelse bile bizi onun tarafında tutar.” FRANK RICH, NEW YORK TIMES MAGAZINE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e90347-06c3-406d-89a4-928949261806.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Gıda</image:title>
            <image:caption>İslâmiyet’teki “helal” gıda kavramını tarihsel bir perspektifle, derinlemesine ele alan Febe Armanios ve Boğaç Ergene, Müslümanların beslenme anlayışlarına ve gıda tercihlerine kapsamlı bir bakış sunuyorlar. Kuran’dan, hadislerden ve dinî pratiklerden yola çıkıp beslenme kuralları ve İslâm arasındaki ilişkiye odaklanarak helal gıdanın temel ilkelerini, tarihî seyrini, başka dinlerle olan ilişkisini inceleyen Helal Gıda, geçmişten günümüze Müslümanların beslenme kurallarını nasıl yorumladıklarını, bu yorumların coğrafi, kültürel, mezhepsel farklılıklar dolayısıyla nasıl değişebildiğini sergiliyor. Yazarlar helal gıdanın modern dünyadaki yerini ortaya koymayı, küresel ticaret ağında ciddi yer kaplamaya başlayan “helal gıda pazarı”nın çeşitli yönlerine bakmayı da ihmal etmiyorlar: Endüstriyel hayvancılık ve et üretimiyle helal ilişkisi, helal ürün sertifikaları, küresel helal ticaret, katkı maddeleri ve paketlenmiş gıdalarda helale uygunluk, alternatif yiyecek-içecekler, helal gıdanın etik, sağlık ve çevre bilinciyle ilgili boyutları, mutfak kültürü, fast food zincirleri, kamusal alanlarda sunulan yemekler…
Helal Gıda, hayatın çok içindeki, dinamik bir dinî kavramın yapısını daha yakından incelemek isteyenler için olduğu kadar yemek/mutfak kültürünün farklı ve önemli bir boyutuna, beslenme geleneklerine ilgi duyanlar için de önemli bir kaynak.
(…) Helal üzerine yaptıkları çalışmayı 21. yüzyılın başlarına taşıyan yazarlar, ülkeler gıda düzenlemelerini bürokratikleştirdikçe; tüketiciler dinî kimliklerini korumaya veya vurgulamaya daha hevesli hale geldikçe; küresel gıda ithalatıyla birlikte et tüketim oranları arttıkça Müslümanlar arasındaki tartışmaların nasıl yoğunlaştığını gösteriyor. (...)
HEATHER J. SHARKEY
A History of Muslims, Christians, and Jews in the Middle East kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51cd0350-14d1-45e6-be13-2afb6bec8e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Dünyada Çocuklara Destek ve Rehberlik</image:title>
            <image:caption>“Çocuğum tableti elinden bırakmıyor.” “İmdat, oğlum oyun bağımlısı oldu!” “Ergen kızım kendi YouTube kanalını açmak istiyor, ne yapmalıyım?” Bu ve benzer endişeler, bugün anne babaların başlıca dert ve sıkıntı kaynakları arasında. Öte yandan dijital dünya artık geri dönüşsüz bir şekilde yerleşik ve vazgeçilmez bir olgu olarak hayatımızda. O halde endişelerimizi nasıl yönetmeli ve çocuklarımızın dijital dünyayla ilişkisini nasıl ele almalıyız? Çocuklar tıpkı hayatın diğer alanlarında olduğu gibi dijital alanda nasıl hareket edecekleri konusunda da desteğe ve rehberliğe ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla aileler olarak kendimize şu soruları sormalı ve cevaplarını hep birlikte aramalıyız: Çocuklarımızı gelecekte nasıl bir iş dünyası bekliyor? Araştırma yetkinliği nedir ve çocuklara nasıl kazandırılır? Medya okur yazarlığı eğitimi evde mi, okullarda mı verilmeli? İnternet ne tür tehlikeler barındırır ve çocuklar bunlardan nasıl korunur? Bilgisayar oyunları çocukları şiddete mi yönlendirir? İnternet reklamları ve influencer’lar konusunda çocuklara nasıl farkındalık kazandırılır? Çocuk arama motorları ve öğrenme uygulamaları seçerken nelere dikkat edilmeli? Farklı yaşlar için ne kadar ekran süresi uygundur? İlk cep telefonu için doğru yaş ne olmalıdır? WhatsApp, Instagram, TikTok ve Snapchat gibi platformlarda çocuğun güvenliği nasıl sağlanır? Siber zorbalık, siber uşaklaştırma ve sexting nedir, çocuklar bunlardan nasıl korunur? Dijital eğitim uzmanları Leonie Lutz ve Anika Osthoff Dijital Dünyada Çocuklara Destek ve Rehberlik’te internet dünyasında ailece güvenli, yetkin ve yaratıcı bir şekilde var olmanın yollarını tartışıyorlar. Doğru yönlendirmeyle hem beraber eğlenceli vakit geçirmenin hem de çocukları yarının dünyasına hazırlamanın mümkün olduğunu gösteriyorlar. Çocuklarının ekran başında geçirdikleri süreden dolayı rahatsızlık duyan, bu nedenle aile yaşamlarının tehlikeye düştüğünü düşünen tüm ebeveynler için ilham verici bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2f8cb7e-46ec-4330-a0a4-080e3d2d0b2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Motorda Kimse Kalmasın</image:title>
            <image:caption>&quot;Merak kısa sürede giderilmezse, daima sıkıntı yaratır. Bu hep böyle olmuştur. Karşı karşıya gelme süreci uzarsa meselenin ne olduğunu bilmeyen tarafta iyiye yormalar azalırken, umulmadık kurgular zihinlerde canlanmaya başlar.&quot; Motorda Kimse Kalmasın&apos;da Uğur Gergin, hepimizi bir yerimizden yakalayan duyguları, durumları anlatıyor. Dışarıdan bakınca anlam verilemeyen ama kişinin kendisi için vazgeçilmez olan tutkular, geçmişin saklandıkları yerden çıkmak için fırsat kollayan hüzünleri, dert ettiğimiz ama bizden başka kimsenin de umrunda değilmiş gibi görünen aksaklıklar, zamana tutunma ve onunla baş etmek için aranan yeni yeni yollar... Bir deniz yolculuğunun, bir sayfiye yerinin rüzgârı hissediliyor bu öykülerde. Bazen sert, bazen şefkatli. Tam da hayat gibi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cbe278e-1b53-47b2-86d8-7be15caa1f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynin Gece Hayatı</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçiriyoruz ve uykunun fiziksel, nörolojik ve psikolojik sağlığımız açısından ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Ne yazık ki hepimiz gece boyu sıkı bir uyku çekip sabah zinde bir şekilde uyanacak kadar şanslı değiliz. Uzmanlık alanlarından biri de uyku bozuklukları olan nörolog Guy Leschziner bu kitabında uykuyla başı ciddi biçimde dertte olan hastalarının hikâyelerini anlatıyor: uykusunda motosikletine ya da arabasına atlayıp dolaşan Jackie; aksiyon filmlerini aratmayan rüyalar görürken o sahneleri bilfiil canlandırdığı için komik durumlara düşen Alex; espri yapıp güldüğü her seferinde birdenbire yere yığılıveren Adrian; uykusunda seks yapan Tom; uyurken hiç farkında olmaksızın tıka basa yiyen, yiyecek bulamadığında granül kahveden kuşyemine kadar birçok şeyi midesine indiren Don ve diğerleri. 
 
“Peki bu hastalardan neden söz ediyorum? Daha da önemlisi, bunları neden okuyasınız ki?” diye soran Leschziner, anlattığı hikâyelerin uyku bozukluklarını uçlarda yaşayan insanlara dair olduğunu, ama bu uç durumları incelemenin uykunun genel işleyişine dair nispeten kısıtlı bilgimizi artırdığını söylüyor. Nitekim imsomni, narkolepsi, gece terörü, apne ve uyurgezerlik gibi bozukluklarla ilgili bu hikâyeleri okurken, uykunun biyolojik, sosyal, çevresel ve psikolojik faktörlerden etkilenen incelikli mekanizmasını ve bu mekanizmanın hayatımız üzerindeki etkilerini daha iyi anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4744638-6597-4800-acd6-42acd45e8885.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüpiter’in Eteği</image:title>
            <image:caption>Gökyüzüne baktığınızda, görebiliyorsunuz onu. 
Bir ışık topu, Jüpiter, güngörmüş bir gezegen. Ama daha yakından bakanlar, bir de etek görüyorlar belinde. 
Peki, bu etek nereden gelmiş? 
İşte bu küçük kitap bu neşeli gezegeni ve onun güzel fırfırlı eteğini anlatıyor. 
Uykudan önce okuyunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d13fc9fa-e2d8-4d36-968f-3c6a6229d4b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Filiz Hiç Üzülmesin</image:title>
            <image:caption>“... üzülecek bir şey yok. Her şey düzelir, hele Filiz hiç üzülmesin.” 
 
Filiz Ali’nin anılarını, babasının eserleri ve mektuplarıyla harmanlayarak kitaplaştırdığı “Filiz Hiç Üzülmesin”, sadece bir hayata odaklanmakla kalmıyor, Sabahattin Ali’nin usta fotoğrafçılığına da tanıklık ediyor. 
 
Sabahattin Ali’nin Istıranca Dağları’nda öldürülmeden çok önce, kehanette bulunur gibi kendi sonunu yazdığı dizeleriyle biten “Filiz Hiç Üzülmesin”, edebiyatımızın efsanevi yazarını yattığı yerde de selamlıyor... 
 
“Bir gün kadrim bilinirse 
İsmim ağza alınırsa 
Yerim soran bulunursa 
Benim meskenim dağlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915c3fee-e73d-411e-9047-46dfb48b1f15.jpg</image:loc>
            <image:title>500 Neden, Nasıl?</image:title>
            <image:caption>Gerekli Bilgiler Ansiklopedisi! 
Dünya’nın ağırlığı ne kadardır? Yazıyı kim icat etti? 
Bütün kuşlar uçar mı? Dil bir kas mıdır? 
Çin Seddi’nin uzunluğu ne kadardır? 
Louis Pasteur kimdir? 
 
Etrafımızdaki dünya hakkında her şeyi öğrenmek için yaşamımızda önem taşıyan 10 konuda 500’den fazla soru!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2907db-1333-4e83-af9b-23aed2ae2f5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Sorunların Küçük Kitabı</image:title>
            <image:caption>İlginçtir ki çoğumuz acıyı, ıstırabı, kederi kendimize yakıştıramayız. Bunlardan kurtulmak isteriz. Çünkü çocukluğumuzdan beri olumsuzdan kaçmak, olumluya koşmak üzerine kuruludur hayatımız.
Acıdan kaçmak, dertlerimize çare bulmak için yaptıklarımızdan biri de kitap okumaktır ama okuduğumuz kitaplar çoğu zaman başka insanların hayatından ya da hikâyesinden bahseder. Sorunların ve yaşananların dışsallaştırılması kabulünü kolaylaştırıyor olabilir belki ama bu kitap doğrudan SİZ’e odaklanıyor.
Bu kitapta farkındalık ve şefkatle çoğu zaman kendimize sormaktan kaçındığımız soruları soracağız. Ama inatla ve ısrarla doğru cevapları bulmak için çabalamayacağız. Sorun neyse onu kontrol etmeye çalışmadan, kendimize duygusal esneklik kazandırma alıştırmaları yapacağız. Adım adım ilerleyen bir tempoyla hayat hikâyemizi yazacak, kaçınma davranışlarımızı bulacak, değerlerimizi ve hedeflerimizi belirleyecek, kabul’e ve an’da olmaya doğru bir yolculuğa çıkacağız.
Bu kitap “Bugüne kadar gitmediğim psikiyatrist/psikolog kalmadı ama hiçbiri bu sorunumu çözemedi,” diyenler için. Hep hayal kırıklığına uğrayan, artık herhangi bir yardım beklemeyen ve her zaman “kendi kalesine gol atmak” zorunda kalanlar için. Bu kitap aynı zamanda ‘terapiye inanmayanlar’ için.
 
&quot;Değerli meslektaşım Serdar Nurmedov Kabul ve Kararlılık Terapisini çok yalın ve sade bir dille anlatmış. Bu kitap ile 9 adımda daha fazla anda kalmayı sağlayan yaşama stratejilerini öğrenecek, sizin için önemli olan değerlere odaklanıp acı veren duygu ve deneyimlere daha az kapılmayı deneyimleyeceksiniz. Yaşamınızdaki değişim sürecinde size ışık tutacak bu kitabı okumak tam bir kazan-kazan deneyimidir; herkese öneriyorum.&quot;
 
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c928e28-6ed3-4991-b3a0-eb1995cbcf1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Asenaları: Türk Tarihinin Kadın Liderleri</image:title>
            <image:caption>Uçsuz bucaksız bozkırda var olma mücadelesinde Türkleri başarıya götüren en önemli özellik kadın ve erkeğin birbirlerini tamamladıklarına olan inançları olmuştur. Türk toplumunda yazılı olmayan ancak her bireyin uymak zorunda olduğu kuralları ifade eden töre; sosyal, siyasi, askerî ve iktisadi hayatta kadın ve erkeğin hak ve yetkilerini liyakat ve adalet esasına göre belirlemiştir.
Aileden devlete giden yapıda ve var olma mücadelesinde, hayatın getirdikleri ile birlikte mücadele etme anlayışından hareket edilerek, kadın daima erkeğinin yanında yer almış; hem aileyi hem de yeri geldiğinde devleti yönetmiştir. İşte bu anlayışın bir yansıması ve sonucu olarak da Türk tarihinde onlarca kadın tahta geçip devleti yönetmiştir.
Prof. Dr. Muallâ Uydu Yücel’in Bozkırın Asenaları/Türk Tarihinde Kadın Liderler adlı bu çalışmasında, MÖ. 6. yüzyılda yaşayan Türk tarihinin ilk hükümdarı Tomris Hatun’dan, Kırgızların 19. yüzyıldaki bağımsızlık mücadelesinin yılmaz neferi Kurbancan Datha’ya; Sabar Kağanlığı’nın muktedir gücü Boğarık Hatun’dan, Abbâsî Devleti’ni yöneten Valide Sultan Şağab Hatun’a; Büyük Selçuklu Devleti’nin son terken hatunu Gevher Hatun’dan, Türkiye Selçukluları Sultanı I. Kılıçarslan’ın ömrünü oğluna adayan eşi Ayşe Hatun’a; Hindistan’ın kahraman kadın hükümdarı Raziye Begüm Sultan’dan, Kayı boyunun dirayetli hatunu Hayme Ana’ya kadar “Altun Özük Uz Hatun: Altın Gibi Temiz, Akıllı ve Bilgili Hatun” ünvanını hak eden bütün kadın hükümdarlarımız anlatılmaya çalışılmıştır. Yücel’in bu kitabı yazmaktaki amacı, tarihimizin güçlü kadınlarının çok az bilinen hayat hikâyelerini bir araya getirerek günümüz nesline yeniden hatırlatmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ebb9bd-94a3-435d-833d-cc13b85f68ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Başıma Gelenler Şaka mı?</image:title>
            <image:caption>Hayat ne kadar güzel! Ağzım kulaklarımda, burnum havada, gözüm yükseklerde, keyfim yerinde. Kalp kalp kalp…
Yaşadıklarım rüya mı yoksa gerçek mi diye sık sık kendimi çimdikliyordum.
“Agghhhhh!”
Nihayet beklediğim olmuş, özgürlüğüme kavuşmuştum işte. Günün birinde davul zurna eşliğinde telli duvaklı olmadan aile evinden çıkacağımı söyleseler hayatta inanmazdım. Daha birkaç ay öncesine kadar babamın, annemin, babaannemin sıkıyönetimi altında ve pek tabii kardeşim Ozan’ın uyuzlukları arasında çile dolduran ben, milyonlarca öğrencinin hayal bile edemeyeceği bir üniversiteyi kazanmış, neşe içinde ayrı eve çıkmaya hazırlanıyordum. Tabii beni nelerin beklediğinden habersiz…
Akla hayale gelmeyecek bir öğrenci evi, birbirinden ilginç ev arkadaşları, hela başında tavla maçları, dumanlar arasında üniversite dersleri, yatağımı paylaştığım sokak hayvanları… Ayy, daha da neeeler neler!
‘Yaşadıklarım rüya mı yoksa gerçek mi?’den ‘Başıma gelenler şaka mı?’ya uzanan bu trajikomik macerada gerçekten de başıma gelmedik daha ne kalmış olabilirdi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfa75305-e1d8-42cd-ba6c-ca92bc5a5619.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Çocukları Peygamberimizi Tanıyor</image:title>
            <image:caption>Merhaba Dünyalı Çocuklar,
Ben her gün teninizi okşayan, sizi sevgiyle ısıtan Güneş. Binlerce yıldan beri süren maceramda pek çok olaya tanık oldum, pek çok insan gördüm. Savaşlar, barışlar, göçler, kahramanlar, korkaklar, güzeller, çirkinler gördüm ben. Bütün bu tanıdıklarımın içinde birisini gördüm ki, onu bir an bile unutamam. Dünya sanki onun gelişine hazırlanmıştı. Varlık, binlerce yıldan beri onu beklemişti. Onu tanıdığım gün en mutlu günümdü. Sevmeyi, affetmeyi, hoş görmeyi ve sabretmeyi ondan öğrendim. Ne ondan önce ne de ondan sonra onun gibisini görmedim. Aldım düşle, hisle, fikirle, bin bir renkli kanatlı Düştenkanat’ı yanıma, onu size anlatmaya geldim. Şimdi söz verin bana. Onu tanıdıktan sonra onun gibi olma sözü.
 Çocuklar söz verdiler Güneş’e. Başladılar her gün Düştenkanat’ı beklemeye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/771c3356-e91d-46ae-946a-826e5c3d9b87.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Namaz Kılmalıyım? - Eren&apos;in Akıllıca Soruları</image:title>
            <image:caption>Ben Eren!
Anne ve babanız size seslendiğinde, yaptığınız şeyi hemen bırakıp neşeyle namaza koşar mısınız? Hiç sanmıyorum.
Ben de sizin gibiydim, bu yüzden de onlara hep &quot;Neden namaz kılmak zorundayım?&quot; diye sorardım.
Eğer namaz kılmak bazen hoşunuza gitmiyorsa ve annenizle babanızın neden bunu düzenli olarak yapmanızı istediğini merak ediyorsanız, siz de benim günlüğümü okuyup eğlenceli aktivitelerini yapabilirsiniz!
Bu günlükte neler mi var? 
Karikatürler, çözülmesi gereken şifreler, düşünme aktiviteleri, problem çözme ve kesinlikle bol bol eğlence!
*Uyarı* Bu kitabı okuyan çocuklar şaşırtıcı bir şekilde daha bilge olabilirler!
Annem bu kitabı büyüklere şöyle anlatıyor:
Eren, namazın önemini ve faydalarını anlatıyor. Daha sonra da okurları, namazın ne kadar önemli ve güzel bir şey olduğunu ilginç bir metotla açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39fd3900-db3f-4b32-9712-d6b6c7e99ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Bekçileri</image:title>
            <image:caption>Sürprizlerle dolu, heyecan verici bir maceraya hazır ol!
Sadece masum bir dilekte bulunduğunu düşünen Felix, Dilek Bekçisi Rupus’la tanışacağını bilmiyordu. Üstelik dilek bekçisi çırağı olması için teklif alacağını tahmin bile edemezdi. O güne kadar sıradan bir hayatı olan Felix, kasabadaki dilekleri; umutları ve hayalleri yok etmek isteyen Dilek Hırsızları’ndan korumalıydı artık. Acaba muhteşem ikili Dilek Bekçisi Rupus ve Çırak Felix, DIlek Hırsızları’nı durdurabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3aba511-2f89-4712-836b-6f497a7ac321.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice&apos;in Dünya Turu</image:title>
            <image:caption>Yakın zamanda annesini kaybeden Alice, bakıcısının verdiği derslerden kaçmak için her şeyi yapardı. Bir gün, sıkıntıdan sersemleyip uyuyakalınca bakıcısı panikleyip bir doktor çağırır. Doktor ziyareti sonrası, Alice’in babası onun bu hallerinden endişelenir ve onu eski haline döndürmek için hayat dolu aile dostlarının yanında bir tatile yollar.
 
Deniz manzaralı Fransız villasına vardıklarında, Alice için muhteşem bir yaz başlar. Yalınayak koşturduğu, eşeklere bindiği ve dönemin ünlü isimleriyle tanıştığı bir yaz tatili… Pablo Picasso ile bir hurdalığı ziyaret eder ve sanat eserine dönüştürecek nesneler bile arar. Ballet Russes ile gök cisimlerinden esinlenen büyüleyici bir dans sergiler ve Zelda ve F. Scott Fitzgerald ile büyülü maceralar yaşar.
 
BU EŞSİZ YAZ TATİLİ, ALICE’İN ANNESİNİN KAYBIYLA BAŞA ÇIKARKEN YENİDEN HAYATTAN ZEVK ALMAYI ÖĞRENMESİNİ SAĞLAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a1d79fb-e203-4de2-91d0-a1e26665ecb1.jpg</image:loc>
            <image:title>En Doğru Arkadaşınız</image:title>
            <image:caption>Ben bir DOORUARKADAŞ’ım.
Zorbalamam.
Zarar vermem.
Yalan söylemem.
Kıskanmam.
Dünyadaki en iyi arkadaşa sahip olma şansınız olduğunu düşünün. Sizinle asla tartışmayacak ve hep sizin tarafınızı tutacak bir arkadaşa sahip olma şansınızı. Saç stilini, gözlerinin rengini ve kıyafetlerini sizin seçeceğiniz bir arkadaş. Sizin için her şeyi yapabilecek bir arkadaş…
İnsan olmaması fark eder miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/639f8281-7f51-46e0-8594-f864de7bf549.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurdu Olmak İstemeyen Maya</image:title>
            <image:caption>Elma kurdu, elmanın içinde yaşıyor. Peki ya kitap kurdu? Kitapların içinde mi yaşıyor?
Merhaba, benim adım Maya. Çok merak ettiğim bir şey var. Aranızda kitap kurdunun ne olduğunu bilen var mı? Annemin dediğine göre çooook kitap okursam kitap kurdu olabilirmişim. Fakat aklıma takılan bir soru var: Kitap kurdu kitapların içinde mi yaşar? Kitapların içinde yaşayan bir kurt olmak istemiyorum!
Kitap Kurdu Olmak İstemeyen Maya, bir çocuğun kitap kurduna dönüşme yolculuğunda önyargıları yıkan, eğlenceli mi eğlenceli hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45eac12d-b4ea-4fd8-ba18-0aba4e353936.jpg</image:loc>
            <image:title>Pepito ve Dünyanın En Sıkıcı Sokağı</image:title>
            <image:caption>Pepito, yürümeyi öğrendiğinden beri dedektif olma hayaliyle büyür. Köpeği Lulu ile birlikte bir maceranın içine atılmak için can atarlar. Ancak Pepito’nun planlarında bir sorun vardır. Oturduğu sokak dünyanın en sıkıcı sokağıdır ve en ufak bir soygun bile olmamıştır. Ta ki bugüne kadar, ne de olsa her şeyin bir ilki vardır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49ee3fcd-6151-4cb0-80a6-df93b81dac94.jpg</image:loc>
            <image:title>Diderot Çağı Yaşamı ve Eserleri</image:title>
            <image:caption>Batı’da 18. Yüzyıl, o aydınlıklar yüzyılı unutulur bir devir değil. O yüzyılda, bağnazlık ile zorbalık karşısında, aklın bayrağını açmış Fransız filozofları hiç unutulmaz. Diderot, o aydınlar kafilesinin başına gelenlerden, materyalist okulun da şefi. Düşünce dünyasında büyük bir miras bıraktı bize. Hele içinde yalnız hayaletlerin barındığı göğün kalesini onun kadar güçle sarsan çok az kimse vardır. Diderot, o surlarda açtığı gedikleri genişletmeyi bugün de sürdürüyor; aklın bayrağını yükseltenler arasında o da var. 
Diderot, çok yönüyle çağdaşımız. İlerici ve devrimci bir düşünür olarak bugün de aydınlatıp duruyor insanlığı. O, akıl, bilim ve gerçek adına büyük bir çağrıda bulundu. Onun çağrısına kulak vermek, bağnazlık ve zorbalıkla kavgasını hâlâ sürdüren bizler için bir görev aynı zamanda. 
Ne kaldı Diderot’dan günümüze? 
Çağını aşıp ileriye kalan yazar, o çağı en doğru ve somut biçimde ve aynı zamanda derinliğine ve büyük bir yetenekle dile getirilmesini bilen yazardır. 
Diderot böyle bir yazardı işte. 
Okuyun göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9567e12e-e5e6-44da-bc17-4d9ecfb9e6e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Günün İkinci Yarısı</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet tarihi içinde, 1970 ‘lerden günümüze sosyalist mücadele pratiğinin geçirdiği evrimin romanı olarak da okunabilir Bir Günün İkinci Yarısı. Maraş katliamından 1980 darbesine, Siyasal İslam’dan liberal savruluşa, Gezi’den Gar Katliamına… 
Z’nin, Nilgün’ün, Filiz’in, Deniz’in aşkı, sadece kişisel tarihleri değil, aynı zamanda yenilgilerin, vazgeçişlerin, arayışların, kaçışların, bölünmelerin, inzivaya çekilişin, anlaşılamamanın, tartışmaların, hesaplaşmanın, kaybolmanın, saf değiştirenlerin tarihi. 
“Gerçek olan mümkün olanı içerir, böylece arzu edilen bir alternatifi gözden kaçırma korkusu olmadan gerçekliğin içine dalabiliriz. Var olanın üzerine keyfi bir ütopik boyut eklememize de gerek yoktur; çünkü var olan zaten kendi içinde olması gerekenin tohumlarını salgılar.” 
Umudun, mücadelenin kalıtı yeniden ve yeniden aktarılıyor. Karanlığın ne zaman biteceği önemli değil. Umudun olup olmaması da… Deniz’in dediği gibi: ”…Önemli olan direnmek, mücadele etmek, mümkün olan her yolla mücadele etmek; kazanma güvencesi, kaybetme korkusu olmadan, gerekli olduğu, doğru olduğu için, mücadeleler her zaman yeni olasılıklar doğurduğu için… Direnmek, mücadele etmek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45ef2f47-86cc-438b-8aa6-892c4379ba46.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilelerin Çınarı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, babasını 14 yaşında kaybederek yetim kalan yoksul ve eğitimsiz bir köylü çocuğun yaşam serüveninin ibret ve acılarla dolu özetidir. Yazar kendi yaşamını anlatırken aslında Türkiye’yi Türk toplumunu da hikâye etmektedir. Kitabın siyasi ve toplumsal amacı, yazarın hedef ve hayallerinin önündeki granit kayaların ve yalçın dağları tırnakları ile delerek parlamento üyeliğine kadar uzanan yaşam kavgasında başından geçen ve gözlemlediği olayları şiirsel bir akıcılık içinde, gerçeğe tamamen sadık kalarak okuyucularla buluşmaktadır. 
Yaşarın yaşamındaki çarpıcılık 9 yaşında Kur’an kursu bitirmesinin ardından, 10 yıla yakın medrese kökenli ‘âlimlerin’ rahle-i tedrisinden geçmiş ama yaşamın her alanında azgelişmiş bir ülke olan Türkiye’de uygarlığa varan ‘ana arterin’ Atatürk Devrimlerine ve Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkmaktan geçtiğinin bilincine ulaşmış olmasıdır. 
Gani Aşık’ın müftülükten milletvekilliğine uzanan yaşamöyküsünü okurken, Atatürk Türkiyesi yolunda verilen inançlı mücadelelere ve ödenen bedellere tanıklık edeceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0234e4b7-35eb-4453-9217-f2765b9ed5cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Yaratılışı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Cumhuriyetçi muhalefetin yakın dönemde kazandığı en büyük başarı olan 31 Mart 2024 yerel seçim zaferini yaratan birleştirici ruhun seçmen nezdindeki altyapısını, 2019’daki yerel seçimlerde yapılan işbirliği oluşturmuştu. “Millet İttifakı” bileşenlerinin bir araya geldiği bu işbirliği sürecinin görünmeyen mimarlarından Bülent Gürsoy, “Altılı Masa” olarak bilinen yapının kuruluş aşamalarını, 2023 seçimlerine giderken Altılı Masa’da yaşanan görüş ayrılıklarını, iç çatışmaları, CHP’nin be İYİ Parti’nin tutumlarını ve Meral Akşener’in Masadan kalkış öyküsünü içeriden gözlemlerle, günü gününe aktarıyor ve tarihe not düşüyoruz. 
Bu tür tarihsel dönemeçlerde “ayrıntı” olarak algılanan noktaların tüm çıplaklığıyla anlatılması, yakın demokrasi tarihimizde çok görülmüş bir durum değil. Bu nedenle Umudun Yaratılışı, bilinmeyenleri tüm gerçekliğiyle ortaya koyuyor, geleceğe deneyim aktarıyor ve ileride yaşanması olası benzer süreçlere ışık tutuyor. 
“Umudu yeniden yaratmak için her seferinde yeniden başlayabiliriz ve başlamalıyız…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bd39310-f670-4771-9ce0-7dce8e5429ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Turna Teleği</image:title>
            <image:caption>Umuda kanat çırpanların hikâyesi... 
Eğitimci, yazar Mehmet Ali Öksüz, ilk romanında, bilinmez bir coğrafyada var olmaya çalışan bir gencin masalsı hikâyesini anlatıyor. Hayatın kötü sürprizlerine ve zorlu kışın götürdüklerine, doğanın ve sözcüklerin tılsımıyla tutunmayı başaran çocuğun umut dolu hikâyesini yalın bir dille işliyor, okurda güçlü bir edebi tat bırakıyor. Özlemin, yalnızlığın, büyüme sancılarının yarattığı kara bulutları, bir turnanın kanadındaki sevgi ve iyilik dağıtıyor. Bahrata’nın ulu dağlarının yamacındaki bir köyde yaşayan Ati, uzaklara giden babasının, sonra da kardeşlerini de alıp evi terk eden annesinin ardından yapayalnız kalır. Görkemli doğaya ve bilge İnşu Ana’nın masallarına sığınır. Tıpkı kendisi gibi, sürüsünden ayrı düşen yaralı bir yavru turnayı sahiplenir. İyileştirmeye çalıştığı turnanın, sonraki göç mevsimine kadar kanatlanmasını hayal eder. Baharın gelişi, hem Ati’nin hem de turnanın ailelerine kavuşmalarını sağlayacak mıdır?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b702ab8f-8d77-4d2d-b188-573f23beb3cc.jpg</image:loc>
            <image:title>İçebakış</image:title>
            <image:caption>“Tereddüt etmeyen, beklentisi olmayan bir zihin meditasyonun ta kendisidir. Yuvasına yani kaynağına geri dönmüştür.” 
– Gurudev Sri Sri Ravi Shankar 
 
Meditasyon sakinliğe, huzura ve sükûnete uzanan bir yolculuktur. Bu yolculuğun hazinesini sadece kendi içine bakma cesareti olanlar görebilir. Bugünün dünyasında bu bir lüks değil, gerekliliktir. 
Dünyaca ünlü yoga, meditasyon ve mantra gurusu Swami Purnachaitanya, gerçek bir meditasyon ustası olan öğretmeni Gurudev Sri Sri Ravi Shankar’dan öğrendiği meditasyon tekniklerini anlatıyor. 
İncelikle dokunmuş bu kadim Hint bilgeliği ve teknikleriyle sizler de: 
• Zihninizin işleyişini ve onu yönetmeyi öğrenecek 
• Dayanıklılık kazanarak enerjinizi anda kalmaya odaklayacak 
• Stres, endişe ve zorluklarla başa çıkmada ustalık kazanacak 
• Özgürlük ve tatmin duygunuzu güçlendirecek 
• Meditasyonun gerçek gücünden faydalanabileceksiniz. 
Bu kitap daha sağlıklı, daha mutlu ve uyumlu bir yaşam için kişisel rehberiniz olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44763ff9-4879-40a5-b62e-f6aa6270e3be.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kötü Şekillenmiş Hayatım</image:title>
            <image:caption>İtalya’nın dünya çizgi romanına son hediyesi GIPI’den “şahane şekillenmiş” bir çizgi roman! 
 
Ciddi ve komik arasında denge kurarak, gerçek ve saykodelik yolculuklar arasında gidip gelerek, tıbbi fetişlerle sağlık sorunları arasında sıkışan, tüm zamanların en büyük yazarlarından biri, kendini daha önce hiç olmadığı kadar ortaya koyuyor. 
 
Siyah-beyazı renge, günlük yaşamı hayal gücüne, mahremiyeti daha cesur bir içgörüye dönüştürerek anlatılan dokunaklı bir hikâye. 
 
Şeylerin özüne işaret eden ve çizgi roman dilini yeni olanaklara açan bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab1b366-0d2d-48f1-bfd0-c83a2f99a0c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Carpe Diem</image:title>
            <image:caption>“Ne mutlu çabuk gidene dünyadan, hele bu dünyaya hiç gelmeyene!” 
 
– Ömer Hayyam 
 
Ömer Hayyam, tüm insanlar gibi yaşadığı kültürün geçmişinden, içinde bulunduğu zamandan beslenmiş ve gelecekteki beklentileri içinde şekillenmiştir. Ömer’in etkisi, özellikle Batı’da yeniden keşfinin sonrasında bütün Batı felsefesi (Immanuel Kant, Arthur Schopenhauer, Martin Heidegger, Ludwig Wittgenstein) ve edebiyatı (Oscar Wilde, Emily Dickinson, William Yeats, William Shakespeare) üzerinde görünmez derin bir etki oluşturmuş, filozof ve şairlerin eserleri içinde de kendi yerini ele gelmez şekilde gizli gizli edinmiştir. Carpe Diem, Ömer’in çağların ötesinden günümüze uzanan etkisi ve zihin dünyası yansımalarını felsefe ve edebiyatta arama çabasıdır. 
 
Kitabı okurken çıkacağınız zihinsel yolculukta Fars dini ve edebiyatı üzerinden Ömer’i besleyen kadim kaynaklara (Fars felsefesi, Epikür felsefesi) ulaşacak, şairlerin şiirleri, ressamların resimleri, dâhilerin tiyatro eserleri ve filozofların cümlelerinde Ömer’i gizli ve açık şekilde bulacak, aynı zamanda Ömer’in günümüzde devam eden düşünce dünyası ve zihni ile de sevgi dolu zamanları aşan ama anı da yakalayan bir temas kuracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80500e33-a686-4222-906f-2a0f9dbb1e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Stillwater 1</image:title>
            <image:caption>Kimse ölmeyecek. 
 
Stillwater kasabasında bu bir dilekten fazlası. 
 
Bu bir tehdit. 
 
Zamanda donup kalmış ve yaşlanmayan Stillwater sakinleri sonsuza dek yaşayacakları gerçeğiyle yaşamayı öğrenmişlerdir. Şiddet tehdidiyle kasabaya giriş çıkışlar yasaklandığı için dışarıdan her şey normal görünmektedir. Ancak gizemli bir mektup aldıktan sonra kasabaya gelen Daniel, ölümsüzlüğün bir armağan mı, yoksa bir lanet mi olduğunu görecektir... 
 
Skybound’un bu yepyeni özgün serisinde, yıldız yazar CHIP ZDARSKY (Daredevil, The White Trees) ve Eisner kazananı sanatçı RAMÓN PÉREZ (Tales of Sand, Jane) ile dehşet ve gizem dolu bir dünyaya adım atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7463daf-c862-4f85-adc6-59a46a88cf0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köpeğin Budist Olma Arayışı</image:title>
            <image:caption>“FARKINDALIK, SONUNDA SADECE KİM OLDUĞUNUZU KEŞFEDEBİLECEĞİNİZ AMANSIZ BİR YOLCULUKTUR.” 
- JON KABAT-ZINN 
 
Kendini Buda’nın öğretilerine adamış olan sahibinin izinden gitmeye kararlı bir İngiliz springer spaniel, üvey kız kardeşiyle birlikte bir aydınlanma yolculuğuna çıkar. Spaniel kardeşler, meditasyonun sırlarına ve antikçağ felsefesinin erdemine vâkıf olabilmek için bilgelerin kitaplarından yardım alırlar. 
 
İkili, bu aydınlanma yolunda ilerlerken sadece kendi perspektiflerini değil, aynı zamanda etraflarındaki insanların hayatlarını da değiştirirler. Çıktıkları yolculuk zor olsa da, üvey kız kardeşin kötü esprileri ve spaniel kültürüne dahil olma isteği sayesinde tüm güçlüklere göğüs gererler. 
 
Bir Köpeğin Budist Olma Arayışı dünyada yaşayan tüm varlıkların arasındaki bağları öne çıkaran, aynı zamanda mizah ve anlam dolu bir masaldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1b9b114-c1d4-450a-a47c-0eec6a776db1.jpg</image:loc>
            <image:title>P*ç Kurusu 1</image:title>
            <image:caption>ACIMASIZ BİR GERİLİM 
 
HER ZAMAN SESSİZ VE DIŞLANMIŞ BİR 
ÇOCUK OLAN SEONWOO JİN, GEÇİRDİĞİ 
KAZA SONUCU BİR GÖZÜNÜ KAYBEDEREK 
“KÖPEK GÖZ” LAKABINI ALMIŞ VE AĞIR BİR 
TRAVMA YAŞAMIŞTIR. 
 
BABASI SEONWOO DONGSU İSE 
DÜRÜSTLÜĞÜ VE ÇALIŞKANLIĞIYLA 
TANINAN ÜNLÜ BİR CEO’DUR. ANCAK 
SEONWOO JİN ONDAN ÇOK KORKAR. 
 
BABASI NE ZAMAN İŞ SEYAHATİNE ÇIKSA BİR 
KADIN KAYBOLMAKTADIR. YİNE AYNI ŞEY 
OLUR. ÜSTELİK BU DEFA EVDEKİ ÇALIŞMA 
ODASINDAN GARİP SESLER GELMEYE BAŞLAR... 
 
ZENGİN AİLENİN SALLANTILI ÖZEL 
YAŞAMINDAKİ ÇATLAKLAR HER GEÇEN 
GÜN BÜYÜMEKTEDİR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c056b7-2c62-498c-8e2b-bba90181b38c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Hayal</image:title>
            <image:caption>Rüya Takımı, yine soluksuz bir maceranın içine düşüyor. Bergama Antik Kenti’nde ölümsüzlük iksirinin peşine düşenleri durdurmayı başaramazlarsa, hiçbir şey eskisi gibi olmaz. 
 
Gülşah Elikbank’ın kaleme aldığı ve çocukların çok severek okuduğu serinin ilk kitabı Medusa’nın Pusulası romanında, Yerebatan Sarnıcı’ndaki sınavı başarıyla geçen Cem, Ayşe, Gizem ve Mert’i serinin bu ikinci kitabında zor bir görev bekliyor. 
 
Mitoloji ve Efsaneler Okulu’nda büyük bir gizemle karşılaşan Cem, Ayşe, Gizem ve Mert’in çok sevdikleri Lokman Öğretmen, ölümsüzlüğün formülünü bulmak üzereyken şüpheli bir şekilde zehirlenir. Takip ettikleri ipuçları onları Bergama’ya kadar sürükler. Acaba dört maceraperest yeni görevlerini başarıyla tamamlayabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33c65e9d-e742-4284-98c9-b4c3a5ff9da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Canavarlar Zamanı</image:title>
            <image:caption>Samir Amin “Eşitlik olmadan özgürlük vahşettir!” der. Sınırsız özgürlük vaadiyle yola çıkan neoliberalizm, öylesine büyük eşitsizlikler yarattı ki sonunda vahşet kaçınılmaz oldu. 
 
Sırada çok daha büyük bir vahşet var: 
Yeni dünya savaşı... 
 
Neoliberalizmin ortaya çıkardığı olguların enine boyuna incelendiği bu kitap pek çok soruyu ortaya attığı gibi cevaplarının da peşinden gidiyor. 
 
· Ütopyadan, distopyaya nasıl geçildi? 
· Demokrasi kavramı nasıl tabulaştırıldı? 
· Sivil toplum kuruluşları aracılığıyla örgütlenmeye nasıl ket vuruldu, birçok ülkede renkli devrimlerin yolu nasıl açıldı? 
· Bireyin özgürleşmesi, herkesin hakikatinin kendine olduğu fikri ve içeriğin değersizleşmesi olarak postmodernizm, yeni bir ortaçağ mı yarattı? 
· Ulusal devletin ortadan kalkmasıyla birlikte baş gösteren yeni mafya düzeninin toplumsal, kültürel ve ekonomik bedelleri ne olur? 
· Üçüncü dünya ülkelerinin yağmalanması, yeni faşizmi mi doğurmuştur? 
 
Ertürk Akşun’un kaleme aldığı Şimdi Canavarlar Zamanı, dünyanın aşırı özgürlüklerle nasıl canavarlaştırıldığının ve yeni bir dünya savaşına ne şekilde sürüklenmekte olduğunun ipuçlarını bulmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c7376b5-5b32-499d-8e15-b8613dbc739c.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Hastalıkların Travmaları</image:title>
            <image:caption>Ezber bozucu, ilham verici bilgilere hoş geldiniz. 
 
Bu çalışma, ReSetting sisteminin yıllarca tuttuğu “hastalık-travma” ilişkilerinin istatistiklerinden derlendi. 1978-79 yıllarında Dr. Ryke Geerd Hamer’ın insanlığın hizmetine sunduğu bilgileri yıllardır yaptığım eğitim ve canlı yayın uygulamalarında kullanarak daha uygulanabilir hale getirdim. Bütün eğitimlerde ve canlı yayınlarda gelen iyileşmelerin sebeplerini tek tek not aldım. 

Şu an elinizde tuttuğunuz bu kitap bu konuyla ilgili yazılmış en geniş travma arama motorudur. Hastalıkların travmalardan kaynaklı olduğu bilgisi yeni değil ancak hangi hastalığın hangi travmayla ilgili olduğunu bilmekten daha önemlisi bunları deneyimlemek.  Yıllarca verdiğim eğitimler ve bire bir canlı yayın seanslarında neredeyse bu kitaptaki bütün hastalıkların travmalarına şahit oldum ve büyük oranda sonuçlar aldım. 

On binlerce iyileşme vakası bu konuda bana ışık oldu ve şimdi bunu uygulamanız için beğenilerinize sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ad9fe8-d12b-4043-b5cd-f98961eae082.jpg</image:loc>
            <image:title>Meter “Tavşan Deliği”</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir rivayete göre; dünyada bir çocuk gülümsediğinde bütün evrendeki diyarları huzur ve güzellikler kaplarmış. O çocuk, üzülüp bütün kalbiyle yardım dilediğinde ise onu dünyada var olan kötülük ve çirkinliklerden koruyup tekrar mutlu etmek için bir Doktor Yıldız dünyaya inermiş. Çünkü aslında çocuklar da yeryüzündeki en parlak yıldızlarmış...&quot; 
Çıkmak üzere olduğunuz bu yolculukta; dahi bir çocuğun, evrenin farklı diyarlanındaki zorlu maceralarına şahit olacaksınız. Bu diyarlarda arkadaşlarıyla en zorlu görevleri; cesareti, kalbinden gelen samimiyeti ve eşsiz zihinsel gücü ile nasıl başardığını merakla ve zevkle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/713dc2dc-ca64-48af-81df-b51092f5d012.jpg</image:loc>
            <image:title>Erteleme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Teslim tarihlerini kaçırıyor, cevaplamanız gereken e-postalar varken internette geziniyor, yapmak zorunda olduğunuz bir iş varken başka bir şeye odaklanıyorsanız, bu kitap tam size göre.
John Perry bu kitapta, gerçek bir ertelemecinin gözünden erteleyenlerin aslında ne kadar sıklıkla birçok işi halledebildiklerine işaret ederek bu “kusur”un faydalı yanlarına odaklanıyor. Yapılacaklar listenizdeki her şeyi başaramıyor olabilirsiniz ama bu tembel olduğunuz anlamına gelmez. Sadece bu listeyi farklı bir şekilde ele almanız gerekir. Erteleme ile mükemmeliyetçilik arasında sancılı bir ilişki vardır ve bir işi mükemmel olamayan bir şekilde tamamlamak için kendinize izin vermeyi öğrenmek, bu engeli aşmanıza yardımcı olabilir. 
Bir ertelemecinin içgörüleriyle dolu olan kitap, Perry’nin kendine has yöntemleriyle erteleme çıkmazına düşen okuyucu için felsefi bir gelişim programı sunuyor. Ertelemeyenlerin düzenine uygun bir dünyada bir ertelemeci olarak yapmayı başardığınız şeyler için kendi sırtınızı sıvazlayın ancak boşa harcadığınız zamanın tadını çıkarmayı da unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb88841-09c3-4b98-8d8c-39d769db9c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Annesinden Kopamayan Erkekler</image:title>
            <image:caption>Neden bana bağlanamıyor? Pek çok kadın ilişki istemeyen, çapkınlık yapmayı bırakmayan veya seks bağımlılığından vazgeçmeyi reddeden bir erkeğe âşık olduğunda kendini bu soruyu sorarken bulur. 
Annelerine yönelik aşırı ve dolayısıyla sağlıksız duygusal bağları olan erkekler, kendi isteklerini yerine getirmeye ve yaşamlarını sürdürmeye çalışırken kendilerini kapana kısılmış, suçlu ve vefasız hissederler. Dolayısıyla bağlanmak onlar için korkutucudur. Bu tür erkekleri seven kadınlar, genellikle sevgililerinin flört sürecinde sadece belirli bir yakınlık kurup, orada takılıp kalmalarından dolayı hayal kırıklığına uğrarlar. İlişkinin başlangıcında bu erkekler, çok sevgi dolu ve düşüncelidirler fakat sonra aniden aradaki bağ tüm canlılığını yitirir. Geri çekilirler ve nedenini açıklamazlar. Bağlanmazlar. 
Klinik psikolog Dr. Kenneth M. Adams, bu kitapta iç içe geçmiş anne-oğul ilişkilerinin etkilerini açıklamak için klişe örneklerin ötesine geçiyor. Yirmi beş yıllık meslek hayatı boyunca bu tuzağa düşmüş yüzlerce erkeği başarıyla tedavi eden Adams, bu bilgilendirici rehberde onların hikâyelerini paylaşıyor. Annelerinden kopamayan erkeklerle birlikte olan kadınlar, oğullarını özgür bırakmak isteyen anneler için pratik, şefkatli ve verimliliği kanıtlanmış yöntemler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1274eb3-4e98-4965-8913-cb9b3e389310.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Her şey hayal ederek başladı. Hayallere güç katmak için; üzerine isteme tozu eklendi. Bu kez hayalin gerçekleşmesi için içerisine, bol bol gayret ve çalışma kondu. Cem ve Ceren bir hayali gerçekleştirmek üzerelerdi. Elma ağacının gölgesinde, kedileri Zeytin’le birlikte uçaklarını yapıyorlardı: “Mucize Kanatlar…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b162c352-35e8-40a7-8466-80b6902b090f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyin Peşindesin Kakapo ?</image:title>
            <image:caption>Ormandaki en yüksek ağaçta farklı beş kuş yaşardı. Beşinci kovukta yaşayan Şakrak. Dördüncü kovukta yaşayan İpek Kuyruk. Üçüncü kovuktaki Çardak. İkinci kovuktaki Yeşil İspinoz. Birinci kovukta ise Kakapo yaşardı. Ama artık Kakapo da diğerleri gibi yeteneğini ortaya çıkarmak istiyordu. Bunun için Karga Gaga’nın bir teklifi vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9471429-0f84-46cc-9759-67d13655999b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Aşk Olsun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Burçak, onu aldatan eski sevgilisinin evindeki tümcamları kırdığında, intikamını aldığını sanmıştı. Uzaydan bakıldığında bilegörünen boynuzlar, o alçağın yanına kar kalacak değildi sonuçta. O boynuzlarıMalefiz görse, ağlayarak mesleği bırakırdı.Ama Burçak&apos;ın unuttuğu bir şey vardı... Tam birsahtekâr olan eski sevgilisi, evinin adresini de doğru vermemişti. Camlarınıkırdığı evin, granitimsi sahibi kapısına dayandığında faka bastığını anladı.Ama onun için hala bir ümit vardı, çünkü bu adam eski sevgilisinin evinibiliyordu ve onu götürürse doğru camları kırabilirdi.Kolay olmasa da Acar&apos;ı ikna etti. Her zaman tümmusibetlerin başına geldiğini düşünen Burçak, bu kez de şeytanın bacağınıkıramamıştı... Hiç hesapta olmayan apandisit, aniden patlama noktasınagelince cam kırma hayalleri yine başka baharlara kalmış, soluğu Acar ilehastanede almıştı. İşte onların hikayesi de tam burada başlamıştı. Burçak&apos;ın hikayesi; tüm yanlış camları kıranların amadoğru kalpleri bulanların hikayesiydi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9103c666-5d7c-49f5-85dd-481ef29e8940.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Aşk Olsun</image:title>
            <image:caption>Burçak, onu aldatan eski sevgilisinin evindeki tümcamları kırdığında, intikamını aldığını sanmıştı. Uzaydan bakıldığında bilegörünen boynuzlar, o alçağın yanına kar kalacak değildi sonuçta. O boynuzları Malefiz görse, ağlayarak mesleği bırakırdı. Ama Burçak&apos;ın unuttuğu bir şey vardı... Tam birsahtekâr olan eski sevgilisi, evinin adresini de doğru vermemişti. Camlarını kırdığı evin, granitimsi sahibi kapısına dayandığında faka bastığını anladı.Ama onun için hala bir ümit vardı, çünkü bu adam eski sevgilisinin evini biliyordu ve onu götürürse doğru camları kırabilirdi. Kolay olmasa da Acar&apos;ı ikna etti. Her zaman tüm musibetlerin başına geldiğini düşünen Burçak, bu kez de şeytanın bacağını kıramamıştı... Hiç hesapta olmayan apandisit, aniden patlama noktasına gelince cam kırma hayalleri yine başka baharlara kalmış, soluğu Acar ile hastanede almıştı. İşte onların hikayesi de tam burada başlamıştı. Burçak&apos;ın hikayesi; tüm yanlış camları kıranların ama doğru kalpleri bulanların hikayesiydi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ac61af-41fe-412b-abf8-d962026b902a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Su Bitkisinin Hatıraları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Daima kalbimin sesini bastırmak için yüksek sesli ve kalabalık konuşurum. Çamurlu bir nehir yatağıyla beraber mor rengindeki lotus çiçeklerinin resmedildiği bir tabloya bakarken kendimi görürüm. Daha da önemlisi doğuştan kanatları olduğuna inanan bir adamın ekseninden bir santim uzaklaşamam. İsmim Nilüfer Demiroğlu. Çocukluğunun, ergenliğinin ve aslında bütünüyle hayatının bir parçası olduğum Kartal Dağhan’ı doğduğumdan beri tanıyorum. Onunla biriktirdiğim hatıraları anlatırken asla sonunun gelmeyeceğine inanırım. Belkide yanılmıyorumdur. Ağladığım, gülmekten karnımın ağrıdığını hissettiğim, delirdiğim ve delirttiğim bu hikâyenin bir sonu yoktur. Olamaz mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b61fa84-1538-4edc-9ef1-b9ed07391974.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Su Bitkisinin Hatıraları</image:title>
            <image:caption>Daima kalbimin sesini bastırmak için yüksek sesli ve kalabalık konuşurum. Çamurlu bir nehir yatağıyla beraber mor rengindeki lotus çiçeklerinin resmedildiği bir tabloya bakarken kendimi görürüm. Daha da önemlisi doğuştan kanatları olduğuna inanan bir adamın ekseninden bir santim uzaklaşamam. İsmim Nilüfer Demiroğlu. Çocukluğunun, ergenliğinin ve aslında bütünüyle hayatının bir parçası olduğum Kartal Dağhan’ı doğduğumdan beri tanıyorum. Onunla biriktirdiğim hatıraları anlatırken asla sonunun gelmeyeceğine inanırım. Belki de yanılmıyorumdur. Ağladığım, gülmekten karnımın ağrıdığını hissettiğim, delirdiğim ve delirttiğim bu hikâyenin bir sonu yoktur. Olamaz mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/745a6bf9-01fc-456a-9dc9-f8ffb105f4cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Varis</image:title>
            <image:caption>Gece ve ayın birbirlerine ait olduklarını düşünürdüm. Ta ki gecenin amacının ayı yutmak olduğunu fark edene dek! Kim derdi ki gece aslında ona ışık veren aya düşman! Birimiz karanlığın diğerimiz de aydınlığın varisiydik. Onun görevinin beni yok etmek olduğunu öğrenene kadar hayatımı çoktan ellerine teslim etmiştim, asıl amacını öğrendiğimdeyse, artık sadece hayatım değil ruhum da onun ellerinin arasındaydı. Ben bir arafta değildim. Araf demek cenneti de bir ihtimal kılmak demekti çünkü. Ben cehennemdeydim ve cehennemin en görkemli gardiyanı ile bir kumar oynuyorduk ve ikimizde biliyorduk! İkimizden birinin bu oyunu kazanması imkânsız! Öyleyse bahisler açılsın, kalpler ortaya silahlar hemen yanına konulsun... Şimdi şeytanlarla dans zamanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea393adb-7fee-426f-9815-dca9fb82bcbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece İş İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Kathy Hotson, Tüm Yıl Kadın isimli aylık kadın dergisinin yayın yönetmeniydi.Sadece kadınlardan oluşan çalışanları ve kadınların güçlü yanlarını vurgulayan yayın anlayışlarıyla sektörde tekti.Ancak Tüm Yıl Kadın finansal zorluklar yaşamaya başlamıştı.Kathy dergiyi ayakta tutmak için her şeyi yapardı ama bir şey hariç… Aaron Alfred Abrams, Erkek Gözüyle isimli aylık erkek dergisinin yayın yönetmeniydi.Aynı iş merkezinde çalıştıkları Kathy Hotson’ın ezeli rakibiydi. Birbirlerinin tirajlarını takip eder ve gizliden gizliye rakip derginin aylık sayılarını çıktığı anda okurlardı.Tüm Yıl Kadın ve Erkek Gözüyle iki yayın yönetmeni için sadece bir dergi değildi.Ancak patronları evlenmeye karar verdiğinde hayatlarını adadıkları dergiler de bir şirket evliliğine gidecekti.Peki, bu Kathy ve Aaron’ı rakip olmaktan çıkaracak mıydı?İki düşman, iki rakip, iş ilişkisi ve bir aşk… Kaçınılmaz sonları belki de dergileri gibi birleşmekti.Aşk hiç bu kadar rekabetçi olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6425962-a3fb-4fab-8d4f-3627156203ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Haiku Miyav</image:title>
            <image:caption>Hey sen, 
Her biri birbirinden sevimli kediler için yazılmış 
Her biri birbirinden minnak haikular dünyasında 
Keyifli bir yolculuğa hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b40d8032-ae31-4fad-9032-e866a948e4a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürümek</image:title>
            <image:caption>Yürüyorum 
Sırma saçlılar geçiyor yanımdan 
Gül kokulu akşamlar geçiyor 
Aşka uyanan sabahları görüyorum 
 
Yürüyorum 
Ellerin yok kaldırımlarında 
Boyalı kafalar geçiyor yanımdan 
Yağmura hasret ağaçlar görüyorum 
 
Yürüyorum 
Adsız ezgiler yalıyor kulağımı 
Resimler çalıyor gözlerimi 
Camekânda bitiyor ayaklarım 
 
Yürüyorum 
Aç çocuklar görüyorum 
Süt emziren anneler 
Yırtık pantolonlu gençler görüyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17ae0c7a-46f4-441c-94ef-801fbeacd60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamana Sığdırılanlar</image:title>
            <image:caption>Tarih, 
Makus tekkerrürlüğünü yitirirken ülkemizde, 
Cıwan mert yürekler 
Zulüm kalelerinin üstüne yürüyüp 
Beritanlaşıyorlar! 
 
O Beritan ki ‘fırsatçının, fesatçının, 
hainin üstüne üstüne yürüdü’ 
Ve tüm çirkefliklere kafa tutup: 
 
“ Ey ülkem tanık ol! 
   İhanet bulaşmış yanını temizliyor çocukların. 
   Zulüm kalesinin üstüne yürüyorlar 
   Ömürleriyle” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3593bcce-2f8c-45fb-b7fc-334ad8d68217.jpg</image:loc>
            <image:title>Paul Feyerabend’in Bilim Anlayışlarına Eleştirileri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Feyerabend’in bilim felsefesi yaklaşımı, kendisinden önceki bilim anlayışlarına yönelik eleştirileri ve öne sürdüğü düşünceleri ele alınarak Feyerabend’in bilim ile bilimci yaklaşımlara eleştirilerinin fikri temelleri ve kendi bilim anlayışı serimlenmeye çalışılmıştır. 
 
Tarihsel ve kavramsal arka planı daha iyi anlayabilmek, Feyerabend’in düşüncelerini daha sağlam bir şekilde konumlandırabilmek için 20. yüzyıl bilim felsefesi anlayışlarına genel bir bakışta bulunulmuştur. Feyerabend’in eleştirilerini, bir anlamda hareket noktasını daha iyi ortaya koyabilmek için, tenkit ettiği düşünürlerin görüşleri incelenmiştir. Bu doğrultuda da, 20. yüzyılda öne çıkan bilim anlayışlarına yön veren temel yaklaşımlara ve düşünürlere; Viyana Çevresi’nin bilim anlayışına ve daha sonra da sırasıyla Popper, Kuhn ve Lakatos’un bilim anlayışlarının öne çıkan ana hatlarına değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/478ebfc2-8778-4bc2-82b0-cd036b3029cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Çıkarma Günü</image:title>
            <image:caption>Ben Sinan, yani Mine! İşte, bu evde yeni kimliğim ve eski kişiliğimle… Sanki Mine’yle yani Sinan’la aynalarımızı değişmiş gibiyiz. Eşleri birbirine benzetmek, aşina bir yüzü kendi bedeninde bir sabah ansızın bulmak nasıl bir zihin karmaşası? Sanırım bu süreçte yaşadığımız en büyük sıkıntı birbirimize yanlış isimle seslenmek olacak. 
 
İki ay aradan sonra bugün Nazlı ile aynı odada buluştuk. Nazlı bu durumu fazla yadırgamadı. Beklediğimizden daha olgun bir tavır sergiledi. Belki yüzlerimiz birbirine çok benzediği için belki de Yeni Kimlik Rehabilitasyon Merkezi işini(!) çok iyi yapıyor. Ben Mine, yani Sinan! 
 
Kendime seslenmiş gibi oluyorum rüyalarımda. Uyandığımda ise bir aynaya bakıyorum gibi yastık gün ışığıyla ağardığında. İnsan kendinin nasıl aynası olabilir, diyorum. Ben Sinan, yani Mine…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fffa9567-eda8-4bab-aa06-7086693c8644.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kıyısında</image:title>
            <image:caption>Dan Hooper zaman makinesini kuruyor ve bizleri evrenin kökeni hakkında akıl sınırlarımızı zorlayan bir gezintiye çıkarıyor. Zaman makinesi Big Bang ile beraber çalışmaya başlıyor. İşte, bilim dünyası için hâlâ gizemini koruyan ilk birkaç saniye gözlerimizin önünde.  Big Bang’ı izleyen ilk anları çevreleyen gizemlerle boğuşan Zamanın Kıyısında, evrenimiz ve kökeni hakkında gelecek nesil genç bilim insanlarına ilham verecek bir araştırma sunuyor. Hooper; Big Bang teorisi, karanlık madde, karanlık enerji ve yer çekimi dalgalarının eşliğinde hepimizi bu heyecan verici yolculuğa çıkarmakla kalmayıp evrenimizin ilk saniyelerine ilişkin yaşadığı gizemli coşkuyu biz okuyuculara bulaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b5d5348-405f-47a2-af50-b3f4c2d8ffe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Amida Ana</image:title>
            <image:caption>Diyarbakır’da geçen halk hikâyelerini çocuklar için yazan Şeyhmus Diken, Amida Ana’yı sizlerle buluşturuyor. Sayfaları çevirdikçe gezginin peşine düşüp Diyarbakır’ın coğrafyasını gezeceksiniz. Yolda bazen öfkeli ejderhalara, akşamları toplanıp kentin sorunlarına çözüm arayan kedilere, dileklerini bir kâğıda yazıp nehre atan insanlara rastlayacaksınız… 
Şeyhmus Diken, sizleri Diyarbakır’ın olağanüstü dünyasına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/014dd7cf-459b-4a9f-bd52-ced86c8882ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Siyaset Felsefesinde Şehir ve İnsan</image:title>
            <image:caption>Klasik Siyaset Felsefesinde Şehir ve İnsan, Leo Strauss’un 1962 tarihli Page-Barbour Konferansları’nı genişletilmiş biçimde bir araya getiriyor. Strauss düşüncesinin antikler-modernler karşıtlığı ya da teolojik-politik problem gibi en temel yoğunlaşma noktalarını görebileceğimiz bütünlüklü bir manzara sunuyor bize. Strauss’un Politika, Devlet ve Peloponnesos Savaşı üzerine yaptığı üç ayrıntılı incelemeyi, şehrin klasik formülasyonundan felsefe öncesi şehir anlayışına uzanan, derinleştikçe kapsamı genişleyen ufuk açıcı bir kazı çalışması olarak okumak mümkün. Bu çalışmayı önemli kılan şey bir filolog hassasiyeti ya da bir felsefe tarihçisi otoritesi değil, Soğuk Savaş’ın doruk yıllarında modern siyaset felsefesinin çıkmazları ve Batı’nın bunalımı üzerine düşünen bir filozofun inatçı ciddiyeti. Tıpkı metafiziğin modern fizik ile elendiği düşüncesi gibi, siyaset felsefesinin onun halefi görülen siyaset bilimiyle elendiği düşüncesinin de yaygın olduğu bir ortamda Strauss, siyaset felsefesini yeniden inşa etmenin ne anlama geldiğini bu metinde bize açıkça gösteriyor. Tam da bu nedenle, çoğu filozofun varlık ve bilgi üzerine konuştuğu yerde şehir ve insan üzerine konuşmayı tercih ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92629d23-e549-48eb-b6dc-862cff2a08a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Komedi</image:title>
            <image:caption>BIR KOMEDI YAZARI, AŞKTAN VAZGEÇTIĞINI DÜŞÜNÜYORDU. 
TA KI HAYAL GIBI BIR POP YILDIZI SENARYOYU 
BAŞTAN SONA DEĞIŞTIRENE KADAR. 

 
 SALLY MILZ, ünlü komedi programı Gece Kuşları’nın metin yazarı. Geçmişindeki kalp kırıklıkları yüzünden aşk arayışını çoktan bırakmış, bunun yerine kariyerine ve bir yere varmayacak ilişkilere razı olmuş durumda. 

Mankenlerle yaşadığı ilişkilerle anılan pop yıldızı Noah Brewster programa konuk olunca, onun cazibesi karşısında gözleri kamaşan Sally, aralarında kıvılcımlar uçuşup uçuşmadığını merak etmeye başlar. Ama bu, romantik bir komedi değil; gerçek hayat. Ve gerçek hayatta Noah gibi biri asla Sally gibi biriyle çıkmaz... Öyle değil mi? 

   CURTIS SITTENFELD, keskin gözlemleri ve karmaşık kadınları kaleme alma konusundaki özel yeteneğiyle bir yandan tüm ezberleri altüst eden aşk mucizesini keşfederken, bir yandan da modern çağın sosyal ritüellerini ve cinsiyet ilişkilerini titizlikle irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9d537c0-773f-40aa-b131-ef95c4b3c801.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Beşler- Karavan Tatilinde</image:title>
            <image:caption>Enid Blyton’ın ünlü serisi Afacan Beşler, serinin 5. Kitabı Afacan Beşler- Karavan Tatilinde ile devam ediyor. 9 yaş ve üstü okurlar için uygun olan bu serinin ünlü ekibi Afacan Beşler, lider özellikleri taşıyan zeki Julian, eğlenceye bayılan maceracı Dick, nazik ve koruyucu Ann, korkusuz kâşif George ile cesur ve sadık köpek Timmy’den oluşuyor. 
Bu kitapta Afacan Beşler ailelerini ikna ediyorlar ve yalnız başlarına karavanla tatile çıkıyorlar. Üstelik karavanlarını bir sirkin yanına park ediyorlar. Burada kaldıkları süre boyunca ekip,  sirkte çalışan çocuk Nobby ve sevimli şempanzesiyle tanışıyor. Fakat çevredeki sirk çalışanlarından ikisi onlara karşı son derece tuhaf davranıyor. Afacan Beşler orada istenmediklerini fark edince nefes kesici bir macera başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9950455a-b875-4bee-ae32-6171ccdfa774.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Beşler- Gizli Geçitlerde</image:title>
            <image:caption>Enid Blyton’ın ünlü serisi Afacan Beşler serinin 4. Kitabı Afacan Beşler- Gizli Geçitlerde ile devam ediyor. 
9 yaş ve üstü okurlar için uygun olan bu serinin ünlü ekibi Afacan Beşler, lider özellikleri taşıyan zeki Julian, eğlenceye bayılan maceracı Dick, nazik ve koruyucu Ann, korkusuz kâşif George ile cesur ve sadık köpek Timmy’den oluşuyor. 
Bu kitapta Kirrin Köşkü fırtınadan zarar görünce Afacan Beşler, bataklıkla çevrili bir tepenin üzerine inşa edilmiş eski bir eve misafir oluyor. Fakat kısa bir süre sonra bu evde tuhaf işler döndüğünü fark ediyorlar ve kendilerini karanlık yeraltı tünelleri ve gizli geçitlerde buluyorlar. Bizimkiler, burada çözülmeyi bekleyen yeni sırlarla karşılaşacak ve iki yeni arkadaş edinecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f9a1ce9-ecd3-4ca3-b0b1-fbac3658a1dc.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 164. Sayı Otoriterleşme ve Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Dolarizasyonda Son Durum - Mahfi Eğilmez 
Türkiye’de Bölge Plancılarının Yaşadığı Doyumsuzluk Aşılabilir mi? - İlhan Tekeli 
Otoriter Hükümet ve Liderin Karşılaştığı İkilemler Üzerine - Ersin Kalaycıoğlu 
Etki Değerlendirmesi: Amaçlar, Kavramlar ve Teknikler (ya da “Olmasaydı Olur muyduk?”) Mehmet Teoman Pamukçu 
“Gerçekçi” İktisat Bilimi Nasıl Yapılıyor? Sorun Çözmede Başarı, Başarısızlık ve “Yeni” Model Arayışı -Ercan Eren 
Triffin Paradoksu, ABD’nin Yükselen Borçluluğu ve ABD Doları Arda Tunca 
Çin Halk Cumhuriyeti: 21. Yüzyılın Yükselen Süper Gücü Neden ve Nasıl Başarılı Oldu? - Bahri Yılmaz 
Mutlu Olma Sanatı - Mert Can Duman 
Ziya Halis’ten Yakın Dönem Türkiye Panoraması: Anılarla Mücadele Dolu Yıllarım - Bayram Ali Eşiyok Röportaj: Dr. Yalın Gündüz – Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97182b81-eb91-48c9-b108-2adbdcffa832.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehrin Ötesine, Ağaçların İçine</image:title>
            <image:caption>Nehrin Ötesine, Ağaçların İçine, Hemingway’in, kayıp gençliği yakalayamamasının güçlü ve etkileyici hikâyesidir. 

Savaş yeni bitmiştir. İtinayla ve sevgiyle tasvir edilen Venedik&apos;te, Amerikalı Albay Richard Cantrell, &quot;sizin ya da herhangi birinin kalbini kırabilecek bir yüze&quot;; sahip genç İtalyan kontesi Renata&apos;ya tutkuyla âşık olur. Hayata küsmüş, savaştan ötürü yaralı olan Cantrell, Renata&apos;nın sunduğun aşkın özverisi ve tazeliğiyle dolup taşmaktadır. 

Ama bu bir peri masalı değildir. Çatışmalar sona ermiş olabilir ama savaşın yaraları henüz iyileşmemiştir. Ve bazıları için, özlenen barış çok geç gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db07a858-6be9-4701-b48e-7189ab795a92.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğullar ve Sevgililer</image:title>
            <image:caption>Oğullar ve Sevgililer, hem Kuzey İngiltere’de bir madenci kasabasında yaşayan Morel ailesinin hem de başkahraman Paul Morel’in romanıdır, en çok da Paul Morel ile annesi Gertrude Morel arasındaki karmaşık ilişkinin romanı.
Mrs. Morel, kaba saba bir adam olan, içkiye düşkün kocasında aradıklarını bulamayınca, tüm umutlarını oğullarına, özellikle de Paul’a bağlar. Buyurgan annenin dayanılmaz sahiplenme duygusu, Paul’un yaşamını baştan sona etkileyecek, yalnızca babasıyla olan ilişkisine değil, âşık olduğu iki kadınla ilişkilerine de egemen olacaktır.
Ülkemizde genellikle Lady Chatterley’in Âşığı romanıyla tanınan ünlü İngiliz yazar D.H. Lawrence’ın başyapıtlarından Oğullar ve Sevgililer, büyük ölçüde otobiyografik özellikler taşır. Romanın başkahramanı Paul Morel, birçoklarınca Lawrence’a benzetilmiş; sarhoş gezen madenci baba ve ona direnen güçlü anne tiplerinin de yazarın kendi anne ve babasını andırdığı ileri sürülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ed3b42d-b19d-4ee9-a900-ad6c88db2c1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıcıkgiller Apartmanı 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hey! Merhaba! 

Benim adım Yusuf Emre. Canım çok sıkkın. Bana yardım etmeni istiyorum. İnsanların yok olan duygularını kurtarmak istiyorum. Görevim çok zor, tehlikeli ve önemli. 

İnsanlar tebessüm etmiyorlar, birbirlerine yardım etmiyorlar. Duygularını yitirmiş insanların çoğu. Hatta kötü durumdaki insanlara &quot;OH OLMUŞ&quot; bile diyorlar. Bu çok üzücü. Dünyanın duygulu, insancıl kahramanlara ihtiyacı var. Bence bu sensin. Şu an elinde tuttuğun bu kitap, seni hem gülmekten bayıltacak hem de düşündürecek. 

Bana katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1852fa9d-402b-4012-a7be-1734e9015082.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Savaşçıları</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli ve macera dolu bir hikâyeye hazır olun! 

Bulut, Yamaç, Toprak ve Ecrin hem mahalleden hem de okuldan yakın arkadaşlardır. Okula beraber ve yürüyerek giderler. Bu nedenle okul yolculukları ve eve dönüşleri çok eğlenceli ve bol kahkahalı olur. E tabii bazen de maceralı…  

Birbirini çok seven bu tayfanın çevre ile ilgili bazı sorunları fark etmeleriyle macera başlar ve her biri bir “Çevre Savaşçısı”na dönüşür.  

“Çevre Savaşçıları”yla birlikte pek çok maceraya atılacak; Temiz Çevre, Geri Dönüşüm, Gıda Güvenliği, Su İsrafı, Temiz Enerji gibi önemli konuları öğreneceksin.
 
Bu kitabı okuduktan sonra öğrendiklerini çevrenle de paylaşmayı unutma. Çünkü artık sen de bir çevre savaşçısı sayılırsın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1231f1a-e29e-4a9c-8090-d3ed8a19e92d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertolt Brecht - Bütün Oyunları 5</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b35ff8-cab4-452b-aff8-032bd3f1ca34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertolt Brecht - Bütün Oyunları 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae7ddf26-9e60-4456-a6f2-8f932d4dce4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Şiirleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kar gibi narin bu hikâye, havanın kokusunun değiştiği ve 
yetişkinlerin yeniden çocuk olduğu sihirli bir dünyada 
beyaz bir tavşanın maceralarını anlatıyor. 
Ne müthiş şey neşelendirmek dünyayı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9499c9b9-76de-4acc-ae51-73315c7b2800.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyarbekir Diyarım, Yitirmişem Yanarım</image:title>
            <image:caption>Diyarbekir’in karpuzlarının büyüklüğü medeniyetinin de bü­yüklüğündendir, demiş Nazif. Üzerindeki her siyah çizgi bir kavmi ifade eder. O siyah çizgiler birbirinden uzaklaşır gibi görünse de tepede birleşirler. Yeşil rengi barışı ve hoşgörüyü, kır­mızılık da sıcakkanlı oluşlarını simgeler. Çekirdeklerinin her biri ayrı tat verse de lezzetleri birdir. 
Şeyhmus Diken’in, tarihi üç bin yıla yayılan kadim şehrin suskun hikâyesinin ve kentin kayıp tarihinin peşine düştüğü, Saklı Kent Tanıklığı’nın ilk kitabı Diyarbekir Diyarım, Yitirmişem Yanarım. Diken, Diyarbakır’ı Diyarbekir olarak bilen ve yaşayan, şehrin son seksen yılında geçirdiği değişikliklere tanıklık eden on üç kişiyle söyleşiyor. Hepsi birbirinden farklı olan bu hikâyeleri aslında hep aynı surlar ve kente duydukları yoğun sevgi çevreliyor. Efsanelere konu olan surları, taşla kaplı sokakları, çeşit çeşit gülleri, hafta sonları hep beraber gidilen piknikleri, vefalı dostlukları, tadı hiçbir yerdekine benzemeyen domates ve biberleri, unutulmaya yüz tutmuş kıymetli zanaatleriyle… Miteloğlu anahtarıyla kentin kapılarını aralayan Şeyhmus Diken, sizleri kentin tarihinde bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba16425d-74ad-4751-bedc-6e16b7644a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Sıkıntısı</image:title>
            <image:caption>Charles Baudelaire’in (1821-1867) ölümünün ardından, 1869’da 
ilk kez kitaplaşan ve şairin 50 düzyazı şiirini bir araya getiren 
Paris Sıkıntısı, Kötülük Çiçekleri’nde ele alınan temaların yeni ve 
daha derinlikli bir araştırması gibidir. Baudelaire burada modern 
Paris’i bütün çelişkileriyle; ihtişamı, sefaleti ve melankolisiyle gözler 
önüne sererken, biçimsel olarak da geleneksel şiirin sınırlarını aşan, 
çağa özgü değişim ve belirsizlik halini temsil edecek yeni bir şiire 
yönelir. Kenan Sarıalioğlu’nun çevirdiği bu eşsiz şiirleri Fransızca 
özgün metinle bir arada sunuyoruz. 
Her zaman sarhoş olmalı. Her şey burada: Tek mesele bu. Omuzlarınızı ezip sizi toprağa çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak 
için sarhoş olmalısınız, hiç ara vermeden. 
Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterse gönlünüz. Ama 
sarhoş olun. 
Ve arada bir, bir sarayın basamakları üstünde, bir hendeğin yeşil ot- 
ları üstünde, odanızın kasvetli yalnızlığında, sarhoşluğunuz azalmış 
ya da büsbütün geçmiş halde uyanırsanız, sorun o zaman rüzgâra, 
dalgaya, yıldıza, kuşa, duvardaki saate, kaçıp giden her şeye, inle- 
yen her şeye, yuvarlanıp giden her şeye, şakıyan, konuşan her şeye 
sorun, saat kaç deyin; rüzgâr, dalga, yıldız, kuş, duvardaki saat karşılık verecekler size: “Vakit, sarhoş olma vaktidir! Zamanın inlettiği köleler olmak istemiyorsanız sarhoş olun; sarhoş olun durmadan! Şarapla, şiirle ya da erdemle, gönlünüz nasıl isterse!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9ed0f3-3903-4c24-9e06-7fc0a3a2aed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin 100. Yılında Kentleşme ve Kentsel Toplum</image:title>
            <image:caption>29 Ekim 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti 100. yaşını doldurdu. Bu yüzyıllık zaman zarfında, tüm dünya ülkeleri gibi, Türkiye toplumu da demografik, ekonomik, siyasal, sosyo-mekânsal, kültürel ve ekolojik boyutlarda devasa dönüşümler yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Bu dönüşümlerin gözlemlendiği en önemli alanlardan biri kuşkusuz kentleşme alanıdır. Cumhuriyet ilan edildiğinde nüfusun sadece %24,2’si kentsel alanlarda yaşıyordu. Bugün ise karşımızda bambaşka bir tablo var. Aralık 2022 TÜİK verilerine göre, nüfusumuzun %67,9’u yoğun kent, %14,8’i de orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde ikamet ediyor. Toplamda nüfusun %82,7’si kentlerde, %17,3’ü ise kırsal alanlarda yaşıyor. Bu rakamlar, günümüz Türkiye’sinin hem dünya ortalamasının üzerinde kentleştiğini hem de Avrupa’nın en yüksek oranda kentleşmiş toplumları arasında yer aldığını gösteriyor. 
 
Peki, ülkemiz bu yüzyıllık süre zarfında nasıl bir kentleşme süreci yaşamış ve nasıl kentler yaratabilmiştir? Kentlerimiz adil, eşit, yaşanabilir ve erişilebilir olma kriterlerini ne ölçüde sağlamaktadır? Editörlüğünü Şerife Geniş ve Neslihan Demirtaş-Milz’in üstlendiği bu kitap, Cumhuriyet’in 100 yıllık kentleşme serüveninin bir bilançosundan ziyade, bu soruları merkeze alarak, Türkiye kentleşmesinin ve kentsel toplumunun güncel panoramik bir resmini sunmayı amaçlıyor. Kent ve konut politikalarını, kentlerin dönüşümünü, kentsel miraslarımızın kaderini, kent-kır etkileşimlerini, yapılı ve doğal çevre ilişkilerini, kentliliğin değişen anlamlarını, yaşlılar, kadınlar, çocuklar yanı sıra yoksul ve yoksun gruplar gibi dezavantajlı kesimlerin kent mekânına ve kentsel haklara erişimini irdeleyen çalışmalar, bugünün sorunlarını tespit etmeye, geleceğe dair sorular sormaya ve çözüm önerileri sunmaya çalışıyor. 
Çağımızda insanlığın büyük çoğunluğunun yaşam alanı haline gelmiş olan kentlerin geleceğini belirleyecek olan şey eğer kolektif düşünce, çaba, emek ve mücadele ise, bugün hepimizin yanıt araması gereken en temel soru şudur: Anayasamızda yazdığı üzere laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hiçbir toplumsal grubu dışarıda bırakmayan, insan onuruna yaraşır, doğaya ve insan dışındaki tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, sürdürülebilir ve yaşanabilir kentleri nasıl inşa edebiliriz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3593a0b0-0351-4bfe-b0a6-105d99e1b34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin 100. Yılında Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de mimarlık ve yapı üretimi, Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne, ülkenin politik, ekonomik, kültürel ve toplumsal durumunun farklı yansımaları doğrultusunda gelişmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki mimarlık oluşumlarının, Osmanlı İmparatorluğu’nun Batılılaşma sürecine dayandığı, farklı kaynaklarda ifade edilmektedir. 100 yıl önce, Türkiye’nin, bugün benzeri yoğun geçişlerine tanık olduğumuz cinsten ekonomik, sosyal, kültürel ve mekânsal farklı bir platforma geçiş süreci yaşamaya başladığı ve bu geçişin mimarlık ortamına da doğrudan yansıdığı söylenebilir. Ancak, yüz yıllık bu yolculuğu mimarlık üzerinden okumak çetrefilli bir süreci de beraberinde getirmektedir. 1923’te Cumhuriyet kurulduğunda, yetersiz sayıda mimar ve teknik insanın ve gelişmemiş bir teknolojinin bulunduğu, savaştan çıkmış topraklarda, mimarlık ve yapı uygulamaları açısından zengin bir kültürel mirasın varlığından söz edilebilir. Bu kültürel mirasın yanında, başta başkent Ankara ve İstanbul, İzmir, Anadolu kentleri gibi pek çok farklı dinamik ve kültürel katmanı barındıran bir Türkiye makro formu da bulunmaktaydı. Bu makro formun Cumhuriyet sonrasındaki yüz yıllık değişimi, dönüşümü, gelişimi ve bu bağlamda yer alan mimarlık ortamı, farklı biçimlerde ele alınmayı, gündeme taşınmayı ve irdelenmeyi hak etmektedir. 
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren ‘köktenci bir çağdaşlaşma projesi’ şeklinde ele alındığı söylenen kentsel gelişme ve kent planlaması ile paralel olarak da değerlendirilebilecek olan bu yüz yıllık mimarlık süreci, 1923-1950, 1950-1980, 1980-2000, ve 2000’ler sonrası şeklinde bir kronolojik yaklaşımla irdelenebilir. Bunun yanında, söz konusu dönemlerden bağımsız olarak, konut mimarlığı, kültür-mekân, halkevleri, kooperatifler, endüstriyel yapılar, etnik mimarlık, temsiliyet, kültürel miras, modern mimarlık, yarışmalar, mimarlık eğitimi, kadın mimarlar gibi farklı tematik açılımlar da, gerekli görülürse benzer kronolojik çerçeve içinde ayrı ayrı ele alınabilirler. 
 
Elinizdeki bu eser Türkiye Cumhuriyeti’nin yüz yıllık mimarlık ortamını, farklı uzmanların çalışmaları üzerinden ele alıyor. Yoğun bir emekle hazırlanan kitap Türkiye mimarlığı ile ilgili uzun soluklu koşudan mütevazi bir kesit alarak, geleceğe dair yeni soruları, hayalleri ve umutları gündeme taşımayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab00e13-a968-441e-a852-4dd64449a481.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Sıkıntısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Charles Baudelaire’in (1821-1867) ölümünün ardından, 1869’da 
ilk kez kitaplaşan ve şairin 50 düzyazı şiirini bir araya getiren 
Paris Sıkıntısı, Kötülük Çiçekleri’nde ele alınan temaların yeni ve 
daha derinlikli bir araştırması gibidir. Baudelaire burada modern 
Paris’i bütün çelişkileriyle; ihtişamı, sefaleti ve melankolisiyle gözler 
önüne sererken, biçimsel olarak da geleneksel şiirin sınırlarını aşan, 
çağa özgü değişim ve belirsizlik halini temsil edecek yeni bir şiire 
yönelir. Kenan Sarıalioğlu’nun çevirdiği bu eşsiz şiirleri Fransızca 
özgün metinle bir arada sunuyoruz. 
Her zaman sarhoş olmalı. Her şey burada: Tek mesele bu. Omuzlarınızı ezip sizi toprağa çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak 
için sarhoş olmalısınız, hiç ara vermeden. 
Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterse gönlünüz. Ama 
sarhoş olun. 
Ve arada bir, bir sarayın basamakları üstünde, bir hendeğin yeşil ot- 
ları üstünde, odanızın kasvetli yalnızlığında, sarhoşluğunuz azalmış 
ya da büsbütün geçmiş halde uyanırsanız, sorun o zaman rüzgâra, 
dalgaya, yıldıza, kuşa, duvardaki saate, kaçıp giden her şeye, inle- 
yen her şeye, yuvarlanıp giden her şeye, şakıyan, konuşan her şeye 
sorun, saat kaç deyin; rüzgâr, dalga, yıldız, kuş, duvardaki saat karşılık verecekler size: “Vakit, sarhoş olma vaktidir! Zamanın inlettiği köleler olmak istemiyorsanız sarhoş olun; sarhoş olun durmadan! Şarapla, şiirle ya da erdemle, gönlünüz nasıl isterse!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3b5115a-1280-4685-9795-4cf021fff499.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Tutulması</image:title>
            <image:caption>AY ÇARPMASI’YLA BAŞLAYAN ESNAF İŞİ AŞK’IN SICACIK SERÜVENİ, GÜNEŞ TUTULMASI’YLA SON SÜRAT DEVAM EDİYOR. 
Fatih’le yaşadığı yüzleşmede öğrendikleri, Nil’in dengesini altüst etmiştir. İçinde uyanan kaosa rağmen Nil, sevdiklerinin üzülüp incinmesini istemediğinden, tutulma gecesi ve sonrasında olanları kimseyle paylaşamaz fakat Fatih’in yaptıklarının cezasız kalması düşüncesine de katlanamamaktadır. Misilleme yapmakta kararlıdır ancak atacağı her adımda gizlilik esas olacaktır. 
Ne var ki esnafların çok iyi bildiği üzere, evdeki hesap çarşıya uymaz. 
Mahallede kaynayan dedikodu kazanları, sinsi görücüler ve Bursalılara dadanan arsız hırsızlar üçgeninde işler sarpa sarmaya başlar. Fatih’in öfkeyle kalkıp zararla oturmasıyla kalbinde ansızın filizlenen kitap sevgisi ve Kürşat’ın kendi kişisel hesapları da kargaşayı körükler. 
Ay’ın gölgesi Dünya’nın üzerine düştüğünde Güneş ortadan kaybolur ve aydınlık aniden karanlığa gömülür. Gökyüzüne bakan insan hem korkar hem de büyülenir. İnsanı insan yapan da çelişkileri değil midir zaten? 
Doğru zannettiği yanlışları, tutulmamak için çırpındığı açmazları vardır insanın. Kusursuzluğun tuzağına düşmeyip kendisiyle barışabildiğinde, kalbinin kapıları aralanabilir ancak. GÜNEŞ TUTULMASI, OKURLARI AİLE BAĞLARI, ARKADAŞLIK VE AŞK ÜZERİNE GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI KOMİK BİR YOLCULUĞA DAVET EDİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81fe6e46-07bc-4f3b-bf71-325be54c3436.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Krallığı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir kadının çığlığı yeterli değilken, bir erkeğin fısıltısı tüm kapıları açtırabiliyordu.” 
 
Megan Maureen Sheran, kadınların erkeklerin gözlerine bakmalarının bile yasak olduğu Buz Krallığı’nda yaşamaktadır. 
Ülkesindeki kadınlara daha özgür bir hayat sunabilmek için mücadele eden Kitap Kulübü adında bir örgüte üyedir. 
Kız kardeşinin veliaht prensle nişanı bozulduğunda istemediği bir evliliğin içine sürüklenir. 
 
Hayatı boyunca her şeye kolayca sahip olan Leonard Ares Henderson, onunla evlenmeyi reddeden bir kadınla karşılaştığında dengesi bozulur. Ülkenin dört bir yanından yükselen örgüt sesleri krallığını iç savaşa sürüklerken, müstakbel eşinin de bir örgüte üye olduğundan habersizdir. 
 
Ülkesine karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir veliaht prensle kadınları korumak için korkusuzca savaşan bir leydinin birbirine meydan okuduğu bu krallıkta ikisini de hazırlıksız yakalayan aşk, tüm planları altüst eder. 
 
“Eğer bir gün gökyüzüne bakma cesareti gösterirsen, özgür olduklarında yıldızların ne kadar çok parladığını görürsün. Sen de bir yıldızsın ama parlamaman için özgürlüğünü elinden aldılar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a88119-35cd-4738-b218-538d6551ae2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Marvin Redpost: Köpek Bakıcısı</image:title>
            <image:caption>Hadi ama Marvin! Köpek bakmak ne kadar zor olabilir ki? 

Dünya çocuklarının yere göğe sığdıramadığı “Yamuk Okul” efsanesinin yaratıcısı Louis Sachar&apos;ın küçük okurların ezberlerini bozduğu ünlü serisi “Marvin Redpost” bu kez kalpleri yumuşatan bir serüvenle yoluna devam ediyor. 

Onlarca dilde yayımlanan serinin Türkçedeki yeni kitabı Köpek Bakıcısı; kızıl saçlı, cin bakışlı Marvin&apos;in 119 yaşındaki yeni dostuyla başından geçen unutulmaz bir haftayı sayfalarına taşıyor. 

Yazar, sorumluluk bilincini akran kıskançlığı ile birlikte işlediği bu öyküsünde, karşılaşılan sorunları çözmeye çalışırken sakin ve soğukkanlı davranmanın önemine vurgu yapıyor.  

Marvin kendini hiç bu kadar olgun ve güvenilir hissetmemişti doğrusu! Elbette bu duyguya kapılmasında üstlendiği zorlu görevin etkisi büyük. Eh, öğretmeni Bayan North&apos;un gözdesi olmayı başarmak (!) pek de hafife alınacak şey değil.  Ah bir de arkadaşlarının şu kıskanç davranışları olmasa... Herkes ona çok şanslı olduğunu söyleyip duruyor. Acaba gerçekten öyle mi? 

Söz konusu Bayan North&apos;un köpeğine bakmak olunca, işin ciddiye binmesi kaçınılmaz kuşkusuz. Gerçi altı üstü yedi güncük. Hem, ucunda harika bir ödül de var! Hadi ama Marvin, yaşlı bir köpeğe bakmak ne kadar zor olabilir ki?.. 

Evcil hayvanlar ve sahipleri arasındaki “duygusal” bağa bir çocuğun gözünden bakan Köpek Bakıcısı, küçükleri aldıkları sorumlulukların sonuçları üstüne düşünmeye çağırıyor. 

Wa-wa-wa-Waldo!  

Çabuk çık saklandığın yerden!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d9793d5-311d-44bf-9af1-3f13a0c65d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Krallığı</image:title>
            <image:caption>“Bir kadının çığlığı yeterli değilken, bir erkeğin fısıltısı tüm kapıları açtırabiliyordu.” 
 
Megan Maureen Sheran, kadınların erkeklerin gözlerine bakmalarının bile yasak olduğu Buz Krallığı’nda yaşamaktadır. 
Ülkesindeki kadınlara daha özgür bir hayat sunabilmek için mücadele eden Kitap Kulübü adında bir örgüte üyedir. 
Kız kardeşinin veliaht prensle nişanı bozulduğunda istemediği bir evliliğin içine sürüklenir. 
 
Hayatı boyunca her şeye kolayca sahip olan Leonard Ares Henderson, onunla evlenmeyi reddeden bir kadınla karşılaştığında dengesi bozulur. Ülkenin dört bir yanından yükselen örgüt sesleri krallığını iç savaşa sürüklerken, müstakbel eşinin de bir örgüte üye olduğundan habersizdir. 
 
Ülkesine karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir veliaht prensle kadınları korumak için korkusuzca savaşan bir leydinin birbirine meydan okuduğu bu krallıkta ikisini de hazırlıksız yakalayan aşk, tüm planları altüst eder. 
 
“Eğer bir gün gökyüzüne bakma cesareti gösterirsen, özgür olduklarında yıldızların ne kadar çok parladığını görürsün. Sen de bir yıldızsın ama parlamaman için özgürlüğünü elinden aldılar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b77f45c-bf74-4c29-bb81-13793e99c556.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çatışma</image:title>
            <image:caption>Paris’teki Lüksemburg Bahçeleri’nde usta yaşlı satranç oyuncusuyla kimsenin tanımadığı amatör genç oyuncunun girdiği heyecan ve gerilim dolu müsabaka giderek “bir çatışma”ya dönüşür. Oyunu kazanmak için kıran kırana mücadele eden oyunculardan hangisinin şahının düşeceği merak konusudur. 
 
Patrick Süskind’in Üç Buçuk Öykü kitabındaki öykülerden biri olan Bir Çatışma bu kez Sempé’nin eşsiz çizimleriyle karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdfa9771-48bf-4cd9-8f18-e3d22a283827.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekte Bukağı</image:title>
            <image:caption>Konuşmak da tehlikelidir. İçte biriken sözcükleri boşaltmak. Hele konuşmayı bir kere unutmuşsan… Ya bir gün, bunca yıl kafamda biriktirdiğim sözcükler boşalıverirse? Çene kemiklerim açılırsa? Beynime üşüşen imgeleri durduramazsam? Ya eve, bir gün yirmi dakika gecikirsem? 
 
“Bukağı”, bir ağır ceza yükümlüsünün kaçıp kurtulmasını engellemek için ayağına vurulmuş pranganın ucundaki demir halka da olabilir, yırtıcı bir kuşun evcilleşmesi için ayaklarına bağlanmış ipeksi bir mendil de. 
 
Ama bukağı yüreğe vurulursa ne olur? 
 
Tomris Uyar, ilk olarak 1979’da yayımlanan Yürekte Bukağı’da bir sıkıyönetim döneminde yaşamın her alanında yüreklerine bukağı vurulmuş kişileri ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a964f29-8245-4445-8875-ddaa3e7ac7c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Metal Yorgunluğu</image:title>
            <image:caption>Bendeniz, bir sessiz film piyanisti gibi dışarıdan eşlik ettim olaylara. Hayat, büyük hesabıyla akıp giderken ben, karanlık odalarda, ince dökümlerle uğraştım. Ta gençliğimden başlayarak. Sizin gibi gençlerin bugün iki saniyede elde edebildiği ortalamaları bulayım diye günlerce güneşe çıkmadım, çevreme karşı dalgınlaştım, sevdiklerimi görmedim, günah işledim. 
  Handan İnci’nin derlediği Tomris Uyar öykülerinden oluşan Metal Yorgunluğu, yazarın ilk olarak 1971’de yayımlanan İpek ve Bakır adlı kitabından başlayıp 1997’de yayımlanan Aramızdaki Şey’e uzanan öykü yolculuğundan duraklar sunuyor okura. “Tomris Uyar öyküsü”nün tanımını ortaya koyan, bu tanımın yıllar içinde nasıl inceldiğini, durulaştığını gösteren bir seçme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/161e01f9-5144-4a16-b53c-0f5f39c8fd6e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Aşk</image:title>
            <image:caption>Paris’teki Lüksemburg Bahçeleri’nde usta yaşlı satranç oyuncusuyla kimsenin tanımadığı amatör genç oyuncunun girdiği heyecan ve gerilim dolu müsabaka giderek “bir çatışma”ya dönüşür. Oyunu kazanmak için kıran kırana mücadele eden oyunculardan hangisinin şahının düşeceği merak konusudur. 
 
Patrick Süskind’in Üç Buçuk Öykü kitabındaki öykülerden biri olan Bir Çatışma bu kez Sempé’nin eşsiz çizimleriyle karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b43b809-48af-48b7-9a9d-4c6d6d1628c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecegezen Kızlar</image:title>
            <image:caption>İsteğine uyup seni aramadım. Ölüm haberini bir dostumdan aldım telefonda. Bana haber verilmesini istemişsin, sevdiğin birkaç kişiye daha. Dizlerim çözüldü. Nedense önce öbür sevdiklerini aramam gerektiğini düşündüğümden ağlamaya ara verdim. Uzun sürecek yasın eşiğinde sana telefon etmek geldi içimden: Sen o şeyi çözebilmiş miydin? 
 
Tomris Uyar, ilk olarak 1998’de yayımlanan Aramızdaki Şey’deki öykülerini, günlük hayatın akışı içinden seçilip damıtılmış dupduru, sakin bir dünyanın olaycıklarıyla kuruyor. Her zamanki gibi alabildiğine yalın, süssüz bir anlatım; fazlalıklardan arındırılmış bir öyküleme, sıradanmış gibi gelen ama ustaca becerilmiş bir kurgu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ad5099-c7b4-43b1-b6c8-9dd2e2101457.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehri Terk Eden</image:title>
            <image:caption>Sisin azalmasıyla kırmızıya bulanmış bir manzarayla karşı karşıya kalıyorum. Ayakkabı tekleri, yırtık kıyafetler, pankartlar, kırılmış kaldırım taşları… Bir kadın saçlarından sürüklenerek yumruğun içine karışıyor. Onu kurtarmaya çalışan iki kişi daha. Yumruk önüne geleni içine çekiyor, öğütüyor ve tükürüyor. Geriye sadece parçalanmış kıyafetler ve bedenler kalıyor. 
 
İlk kitabı Cıs’ta yer alan öykülerindeki orijinal anlatımıyla dikkat çeken Hakan Sarıpolat, yedi öyküye yer verdiği ikinci kitabı Şehri Terk Eden’de, ilk kitabındaki dili geliştiriyor, hikâye anlatmada ne kadar mahir olduğunu bir kez daha gösteriyor. Belli belirsiz ülkelerde belli belirsiz insanların –ve heykellerin– kimi zaman heyecanlı kimi zaman kederli öykülerini, çarpıcı bir soğukkanlılıkla anlatıyor. 
 
Bir gün alıp başını gitmek birçoğumuz için baştan çıkarıcı bir fikir olabilir ama gidecek bir yerimiz, birlikte yol alacak bir yoldaşımız yoksa ne yapacağız? 
 
Hakan Sarıpolat’tan gitmeye, gidememeye, adalete ve eksik parçalarımıza dair öyküler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6818e279-5890-44aa-bed3-bb4f68e1612e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramızdaki Şey</image:title>
            <image:caption>İsteğine uyup seni aramadım. Ölüm haberini bir dostumdan aldım telefonda. Bana haber verilmesini istemişsin, sevdiğin birkaç kişiye daha. Dizlerim çözüldü. Nedense önce öbür sevdiklerini aramam gerektiğini düşündüğümden ağlamaya ara verdim. Uzun sürecek yasın eşiğinde sana telefon etmek geldi içimden: Sen o şeyi çözebilmiş miydin? 
 
Tomris Uyar, ilk olarak 1998’de yayımlanan Aramızdaki Şey’deki öykülerini, günlük hayatın akışı içinden seçilip damıtılmış dupduru, sakin bir dünyanın olaycıklarıyla kuruyor. Her zamanki gibi alabildiğine yalın, süssüz bir anlatım; fazlalıklardan arındırılmış bir öyküleme, sıradanmış gibi gelen ama ustaca becerilmiş bir kurgu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e1ead8-ed37-43ec-a1d4-2d500745b338.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yanılsamanın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Hayır, bilim bir yanılsama değildir. Ancak bilimin bize veremediğini başka bir yerden elde edebileceğimizi düşünmek kesinlikle bir yanılsama olacaktır. 
 
Yaşamını zihnin arkeolojisine adayan Sigmund Freud bu kitabında da insan psikolojisinin karmaşık yapısını gözler önüne seriyor; ancak bu sefer geçmişi incelemekle yetinmeyip geleceğe dair bazı tahmin ve önerilerde bulunma cesaretini de gösteriyor. 
 
Freud bu metninde, bilincimize kök salmış yanılsamaların, özellikle de bir yanılsama olarak adlandırdığı din olgusunun kültürdeki (diğer bir deyişle uygarlıktaki) yerini tartışmaya açıyor. Din, kültür ve insan ruhu arasındaki ilişkiyi ele alarak bu yanılsamaların dünyaya bakışımızı nasıl etkilediğini, dolayısıyla da yaşamlarımızı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. 
 
Bir Yanılsamanın Geleceği, yazılmasının üzerinden neredeyse yüz yıl geçmiş olmasına rağmen her okuyanı, zihnimizi ve ortak kaderimizi etkileyen yanılsamalarla yüzleşip bunları geride bırakmaya çağıran kışkırtıcı bir eser olma niteliğini sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffab0673-248e-487f-8940-c7e9de924acb.jpg</image:loc>
            <image:title>TadımLIK!yaz’24</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın Felsefe ile dostluğu çok eskilere dayanıyor olsa gerek. Felsefe’nin Eski Yunan’da başladığı kabulünden hareketle, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 
Bu fikirden yola çıkarak, Edebiyat ile Felsefe’nin dostluğunu olabildiğince yansıtmayı bir görev edindik “TadımLIK!yaz’24” adlı bu kitabımızda. 
Bu kez, çıtayı daha da yükseltiyoruz ve içerik olarak kolay kolay rastlanılamayacak bir Seçki Kitabı sunuyoruz okuyucuya. 
Editörlüğünü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi ve yayınevimiz yazarı Hakan Karcı’nın yaptığı, “TadımLIK!bahar’24” Seçki’sinin İlk Söz’ünde, o kitabın, periyodik olarak yayınlamayı düşündüğümüz bir seri kitap fikrinin de ilki olduğunu belirtmiştik. Şimdi “TadımLIK!yaz’24” adlı bu kitabımızla, daha dolu ve doyumsuz bir içerikle okuyucu karşısına çıkmakla mutluyuz. 
Bu Seçki’mizde, yelpazeyi biraz daha genişlettik. Atatürk’ün Nutuk’taki anlatımıyla Büyük Taarruz ve Zafer’in de yer aldığı kitabımızda, Sokrates, Platon, Ksenophon, Halil Cibran, Kafka, Alain, Montaigne, Karacaoğlan, Hakan Karcı, Yunus Emre, Pir Sultan, Ziya Paşa, Nesimi, Fuzuli, Baki, Selimi, Muhibbi, Kaygusuz Abdal, Namık Kemal, Orhan Veli, Tevfik Fikret, Sabahattin Ali, Mehmet Akif, Ahmet Haşim,  Ömer Seyfettin, Ayşegül Topaç, Necla Otlu, Lara İrem Koçan, Nuray Yanık, Esra Çınar Yüksel, Elif Koçan ve Beril Arıkan’ın yazı ve şiirlerinin yer aldığı, hepsi birbirinden okunası eserlerle dolu, harika bir Seçki bizi bekliyor. 
 Türk ve Dünya Yazını’ndan özen ve titizlikle damıtılan “TadımLIK!yaz’24” adlı bu kitabın, “doğru rota ile yeni ufuklara” düsturu ile çıktığımız yolculuk için kuvvetli bir rüzgâr olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aabe0a5-7459-4e83-924f-4c3b90b681a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Renksiz Cilt 3</image:title>
            <image:caption>DÜNYA BÜYÜK BİR GÜNEŞ PATLAMASIYLA BÜTÜN RENKLERİNİ KAYBETTİ.
 
Renklerini kaybetmiş dünyada insanlık başkalaşım geçirip gerileme yaşadı.
Avidia, Chie&apos;nin bedeninde saklı olan eski teknolojiyi hedef alan Tarikat&apos;a karşı koymak
için renk gücü araştırmalarında önde gelen bir uzman olan Profesör Zashuu ile iş
birliği yaparak laboratuvarında deneyler yapmaya devam ediyor. Ancak Avidia ve
arkadaşları, Tarikat&apos;ın davalarını gizlice takip eden dedektif Dyshee ve Usui ile şehre
gittiklerinde gözünü intikam hırsı bürümüş Fusemu onların peşine düşecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8396def-8e59-4b62-8450-42de52e42883.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebeğe Yol Açın (Ciltli) - Organik Kitap</image:title>
            <image:caption>Kelebek tıpkı arılar gibi çiçekten çiçeğe polen taşıyarak bir ekosistem yardımcısı olmak istiyor. Aslında bunun için arılarınki gibi tüylere, çizgilere ve bir iğneye ihtiyacı yok; kelebek olması yeterli. Kelebeğe Yol Açın, birbirinden komik ve eğlenceli kitapların yazarı Ross Burach’tan kendimizi olduğumuz gibi sevmeye dair yine çok eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0eef85b-4851-4ca5-aead-aaa696b00c6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifrelerin Peşinde Mavi Yolculuk - Matematik Romanı-3</image:title>
            <image:caption>ŞİFRELERİN PEŞİNDE MAVİ YOLCULUK 
Kızıl yağmurun yağdığı gün, gizemli bir mektup almalarıyla başlayan bu macerada Cafer, Nehir, Efe ve Ece, yanlarındaki Ceremi ile birlikte kayıp yirmi dört saati tamamlama görevini üstleniyorlar ve Ege’de mavi yolculuğa çıkıyorlar. Balıkçı Hakan, bu zorlu görevlerinde onlara rehberlik ediyor ancak şifrelere ulaşmaya çalışırken beklenmedik olaylarla karşılaşıyorlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7786dc0b-d1a1-4fae-8d02-72c8aff0d162.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarot 101</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır insanlığın dikkatini çeken ve gizemli güçlerin tezahürü olduğu düşünülen Tarot kartları, bir kehanet aracı mı yoksa sadece bir oyunun parçası mı? Tarot kartlarının arkasındaki semboller ve anlamlar gerçekten güçlü bir etkiye sahip mi, yoksa sadece rastgele birer simge mi? 
Tarot kartları, gizemli semboller ve derin anlamlarla dolu esrarengiz bir dünyanın anahtarlarıdır. İlk kez 15. yüzyılda İtalya’nın kuzeyinde ortaya çıkan bu kartlar başlangıçta sadece bir oyun olarak kullanılırken zaman içerisinde mistik ögelerle birleşmiş ve insanlara ve kültürlere yol gösteren birer araç olarak kullanılmaya başlamıştır. 
Tarot 101 ile Tarot’un kökenlerine ve geçmişine dair bilgi edinecek, her bir kartın sembolizmini keşfedecek ve kart açılımlarının çeşitliliğine dair bilgi sahibi olacaksınız. Kartlarla çalışmanın temel prensiplerini öğrenirken, Tarot’un size nasıl rehberlik edebileceğini ve hayatınıza nasıl anlam katabileceğini keşfetmek için Tarot 101 çok iyi bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c257e73-e21e-4fe5-bea9-3ea1b52debe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Çığlığını Duymak ve iyileşmek</image:title>
            <image:caption>Bilincin mayınlı yollarından kurtulup, bedenlerimizin doğal bilgeliğine sarılmak ne kadar mümkün?
Sinirlerimizin laçka olduğu, sınırlarımızın devamlı ihlal edildiği bir dünyada, ruhsal ve bedensel rahatsızlıkların birbiriyle yarıştığı zamanlarda ihtiyacımız olan şey ne?
Kitap hayatın getirdiği büyüklü küçüklü travmalara karşı koyacak gücün içimizde olduğunu söylüyor. Fakat bu klişeleşmiş bir yüreklendirme metni değil. Burada hem bedensel hem de ruhsal aksiliklerin yolunun geçtiği, elle tutulur bir iç söz konusu: sinir sistemimiz.
Kendi Çığlığını Duymak, bizi koruyacak yabani benliğimize bağlanmamızı sağlayacak pratik egzersizler ve tavsiyelerle dolu. Bedenlerimize içkin bilgeliği kullanarak gergin sinirlerimizi yatıştırmak, sağlıklı sınırlar belirlemek ve derindeki hazineyi yeniden keşfetmek için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd926b4-23ee-4df7-871d-0b4f0faa0498.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırgınlık ve Sonrası Artık Neden Kırgın Değilim</image:title>
            <image:caption>Nihan Kaya, yayınlanmasından yedi yıl sonra Kırgınlık romanını yeniden okurla buluştururken onun yazılış hikâyesini de anlatıyor.
 
Kaya`nın ilk çocukluğundan başlayarak okul hayatını, ergenliğini, gençlik yıllarını anlattığı bu uzun yazı, yazı ve yayın hayatının nasıl başlayıp ilerlediğinin detaylı bir sunumu.
 
Kaya`nın kitapları neden piyasadan toplatıldı? Sahaflarda neden fahiş fiyatlara satıldı? Kırgınlık neyin kırgınlığıydı? Kaya bu kitabı yazmayı neden istemedi, romanı yazmayı istememe nasıl romanın kendisine dönüştü?
 
Bu gibi birçok sorunun cevabı Kırgınlık ve Sonrası’nda. Kırgınlık ve Sonrası ile okur, Kaya`nın yazarlık hikayesinin hiç bilmediği bir yüzüyle karşılaşıyor ilk kez. Kırgınlık ve Sonrası, Kırgınlık`ı açmakla ve beslemekle kalmıyor. Kırgınlık, kendisinden daha uzun bu yazı olmadan eksik Kaya`ya göre.
 
 
Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra psikanalitik çalışmalara yönelen ve yüksek eğitimine Londra’da devam eden Nihan Kaya, edebiyat, psikoloji, yaratıcılık gibi alanlarda atölye ve seminerler yürütüyor; University College London (UCL) Psikanalitik Çalışmalar bölümünde, biri çocuk travması uzmanı bir çocuk psikiyatristi, diğeri çocuk psikoterapisti iki psikanalist süpervizörlüğünde Winnicott üzerine yeni bir doktora tezi hazırlıyor.
 
Türkçede Kitapları: Gizli Özne (2003), Çatı Katı (2004), Buğu (2006), Disparöni ya da Yaşama Korkusu (2008), Fildişi Kuyu (2011), Ama Sizden Değilim (2012), Yazma Cesareti: Acının Yaratıcılığa Dönüşümü (2013), Kar ve İnci (2016), Kırgınlık (2017), İyi Aile Yoktur (2018) İyi Toplum Yoktur (2019), Bütün Çocuklar İyidir (2019), Seni Feda Etmeyeceğim (2021), Yüzmek, Yaşamak ve Olma Arzusu (2022), Erteleme: Nedenleri ve Çözümleri (2023), Beni Sağma, Bırak Ben Emzireyim Seni (2024)
Çocuk (Hikâye) Kitapları: Ada Annesiyle Duvarları Boyuyor (2020), Otobüsü Kaçıran Şoför (2020), Sahiku Çocuklarla Arkadaş Olmak İstiyor (2021), Prenses A Uyanıyor (2021), Sinderella Elbise Tasarımcısı Oluyor (2021), Asi Koyun Melo (2021), Mafin Bugün Mutsuz Olmak İstiyor (2021), Kırmızı Çizmeleri Annesi Zanneden Kaz (2021), Teneffüsleri Seven Çocuk (2022), Azman Bebek (2023), Mor Canavar Benden Ne İstiyor? (2023), Saksıda Yaşayan Kalp (2023), Bebekler Okulu (2024)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11434ae2-94d9-46aa-a121-a95f3e5b2b4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Duygular Oteli</image:title>
            <image:caption>Renkli Duygular Oteli sıradan bir otel değil: her biri birbirinden eşsiz müşterilerinin ihtiyaçlarına göre özelliştirilmiş odaları ve ortak alanlarıyla hizmet veren öze bir yer. Peki kim mi bu eşsiz müşteriler? Renkli ve sıradışı alışkanlıklara sahip duygularımız…
 
Bu yaratıcı resimli kitap, henüz iç sayfalara bile göz atmaya gerek kalmadan kapağıyla bizleri büyülerken renkli sayfalarının arasında fantastik bir yolculuğa çıkacağımızın da habercisi oluyor. Hikayede duygular, başlı başına bir hikaye karakteri olarak tasfir ediliyor ve her birinin kişisel ihtiyaçlarına hizmet etmek üzere tasarlanmış bu otelin dünyası, çocuklara duygularını keşfedebilmeleri için yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor. Örneğin öfke otele konaklamaya geldiğinde çok gürültücü olduğu için ona büyük bir oda sunuluyor. Üzüntünün gözlerinden dökülen yaşlar sebebiyle ortaya çıkabilecek sel baskınlarına karşı önlem alınıyor. Huzur gibi her şeyi olduğu haliyle kabul eden dingin ziyaretçiler sayesinde ise tüm duygular barış içinde bir arada durabiliyorlar. Neyseki bu otelde herkese göre bir oda var!
 
Renki Duygular Oteli, çocuklara kendi iç dünyalarının önemli bir parçası olan duyguların özelliklerini hayal edebilmeleri için bir alan açıyor. İllüstrasyonlarının canlılığı okuma deneyimini görsel bir şölene dönüştürürken, duyguları tanımlama, ifade etme ve düzenleme konusunda çocuklara model oluyor. Her şeyden önemlisi her duyguyu olduğu gibi karşılamanın, kabul etmenin ve hissedebilmenin iç dünyamızı ne kadar zenginleştireceği mesajını büyük bir incelikle okuyuculara sunuyor.
 
Petek Halman Kara
 
 
Renkli Duygular Oteli’ne Övgüler
Alışılmışın dışında ve dışavurumcu bir sosyal-duygusal öğrenme deneyimi.
 – Kirkus Reviews
 
Duyguların karmaşık dünyasına anlaşılır bir giriş  sunan bu kitap aynı zamanda tekrar tekrar geri dönülüp okunacak etkileyici bir kaynak niteliğinde.
- Foreword Starred Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/398b2aee-c407-419a-b434-b9e9acd85a1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Teyzem Bir Başka</image:title>
            <image:caption>Yaz her çocuk için özeldir. Upuzun bir tatil, doyasıya dondurma, parıl parıl bir dünya ya da masmavi bir deniz... Elbette özel bir misafir bu mevsime bambaşka bir renk verebilir. Mesela kimselere benzemeyen bir teyze: Öyle bir teyze ki, maceraperest, hayat dolu... Meydan okuyor bildiğimiz her şeye! 
 
Benim Teyzem Bir Başka, bir büyüğün bir de küçüğün gözünden anlatıyor yaz günlerini. Aynı yere bakıp farklı şeyler görüyorlar. Yeğenin canını sıkan, teyzeyi güldürüyor. Teyzenin atladığı bir ayrıntı, yeğenin anlattıklarıyla tamamlanıyor. Alp Gökalp&apos;in yazdığı, Ayşe Klinge&apos;nin resimlediği bu kitap, yaz sıcaklığında, eğlenceli bir okuma serüveni vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5cf6df1-193d-4ca0-a37d-2cf08a94c14e.jpg</image:loc>
            <image:title>Haberler Seni Korkuttuğunda Ne Yapabilirsin?</image:title>
            <image:caption>Teknolojinin hızla geliştiği ve dijital medya kullanımının giderek daha küçük yaş gruplarındaki çocuklar arasında yaygınlaştığı günümüzde anne ve babaların, çocuklarının medya kullanımını sürekli denetlemeye çalışmaları oldukça yorucu hatta belki de imkansız bir çaba olabilir. Tam da bu sebeple günümüzün en önemli ihtiyaçlarından biri olan medya okuryazarlığı konusunda çocukları bilgilendirmek, yetişkinler için yeni ve önemli bir sorumluluk olarak ön plana çıkmaktadır.
 
Medya okuryazarlığı ihtiyaç duyulan bilgiye radyo, televizyon, gazete, sosyal medya gibi kaynaklardan nasıl erişilebileceğini bilme, erişilen bilginin niteliğini değerlendirebilme ve son olarak bu bilgileri sentezleyebilme becerisine sahip olabilmektir.
 
Dr. Jacqueline B. Toner tarafından yazılmış ve Amerikan Psikoloji Derneği onaylı Haberler Seni Korkuttuğunda Ne Yapabilirsin? medya okuryazarlığı konusunda yetişkinlere oldukça değerli bilgiler sunarken çocuklar için  başucu kitabı niteliğinde bir rehber olma özelliği taşıyor.
 
Tüm çocuk ve gençlere kavrayabilmesi güç olan diğer bir taraftan da yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan korkutucu, üzücü hatta şok edici haberler karşısında nasıl bir tutum benimseyebilecekleri üzerine yol gösterirken onları haberleri objektif yorumlayabilme ve zor durumlarda bile soğukkanlı kalabilme konusunda da cesaretlendiriyor. Her şeyden önemlisi yaşanan tüm zorlayıcı gelişmelere rağmen dünyayı sakin ve güvenli bir yer olarak algılayabilmelerine  yardımcı oluyor. Tüm bu bilgileri etkileşimli sayfalarının içinde yer alan egzersizler aracılığıyla çocuklara sunuyor; böylelikle önemli bir konuyu deneyimleyerek öğrenmeleri için onlara alan açıyor. Ebeveyn ve Bakımverenler İçin Sunuş bölümünde ise, çocukları medya kullanımı konusunda nasıl bilinçlendirebileceğimiz ve olumsuz haberlerden onları nasıl koruyabileceğimiz hakkında oldukça değerli ve bilimsel bilgiler paylaşıyor.
 
 
Haberler Seni Korkuttuğunda Ne Yapabilirsin?  medya kullanımı üzerine sunduğu kısa ve etkileşimli dersler sayesinde korkutucu haberler karşısında hissedilmesi olası duygular hakkında bilgiler sunuyor ve içeriğinde yer alan egzersizler aracılığıyla  bu zor duygularla baş etmenin yollarını deneyimletiyor. Kitap çocuklara gözlemlerini not edebilecekleri alanlar açarak onları araştırmacı olmaya teşvik ediyor. Kamera açısından haberlerin sunuluş biçimine kadar tüm detayların izleyicileri nasıl etkileyebileceğiyle ilgili önemli bir farkındalık oluşturarak, bilginin duygular üzerindeki rahatlatıcı gücünü ön plana çıkarıyor.
—Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df2d749-518d-4836-ab96-d295136480bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşler Ülkesinden Öyküler</image:title>
            <image:caption>Tamamı renkli birbirinden ilginç 10 Hikaye 
1.    Günalp’in Rüyası 
2.    Küçük Maymun 
3.    Efe ve Buğday Başağı 
4.    Zamanda Yolculuk 
5.    Kaplumbağa Nevzat 
6.    Kutup Ayısı ve Penguen 
7.    Fidan Ağacı 
8.    3 Yakın Arkadaş 
9.    Yavru Çita ve Zebra 
10.  Güneş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/162d3674-9795-44cd-b9c6-d22784a6e2e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Diye İnsanlar Vardır</image:title>
            <image:caption>Bir başka şehri sorun insanlara... Aklınıza ilk gelen nedir diye... Kimisi önce yemeklerini söyler, kimisi kalesini, camisini, gölünü, iklimini... Herkes kendi doğduğu şehrin en güzel yanını anlatır. Oysa Ankara bir “histir”. İlkin değer yargıları ve insanlar gelir aklınıza. Milli Mücadele gelir. İnanç gelir. Umut gelir. Yok oluşun, tükenişin üzerine yeniden doğan güneş gelir. “O” gelir. Mustafa Kemal Paşa. Cumhuriyet gelir. Vefa gelir. Dostluk gelir. 

Romanlarıyla tanıdığımız Bige Güven Kızılay bu defa doğup büyüdüğü, güzel anılarına ev sahipliği yapan şehrini; “yuvasını” anlatmak için oynatıyor zarif kalemini. Kelimeleriyle Ankara’nın tarihine, mekânlarına, şehrin dokusuna, en çok da insanlarına ışık tutuyor. Çünkü “Ankara bir tavır, bir duruştur, bir görgü, bir hayata bakıştır, Cumhuriyet’in ta kendisidir; işte o yüzden Ankara diye insanlar vardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc5c8c83-3ed2-4cb2-a9df-b3f354526c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Travma ve Travma Sonrası Psikolojik Danışma</image:title>
            <image:caption>Travmadan sonra yaşanan olumsuz olayın farkına varabilme, bu olayı anlamlandırabilme, yaşadıklarını paylaşabilme ihtiyacı ile bireyler ruh sağlığı hizmetine başvurmaktadırlar. Bu bağlamda ruh sağlığı uzmanının da travma ve travma sonrası psikolojik destek hakkında bilgi sahibi olması önemlidir. 
  Travma danışmanlığı becerilerine sahip olan bir ruh sağlığı uzmanı, danışanların travmaları hakkında farkındalıklarını arttırarak yaşanan olaya ilişkin duygusal ve bilişsel bağlamda yeniden yapılandırmaya destek olacaktır. Bu sayede danışan travmanın olumsuz etkilerinden süreç içinde kurtularak yeniden yaşam amaçları oluşturabilecek ya da travmatik olay öncesindeki kendi rutinine dönebilme şansı elde edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f4d8f99-4f04-4bd2-b860-eaee240ba0c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Maks’ın Sihirbazlık Gösterisi</image:title>
            <image:caption>Maks, çok yetenekli bir sihirbaz ve yeni gösterisi için çok heyecanlı… Bütün sihirbazlık numaralarını tek başına yapmak ve alkışları toplamak istiyor. 
Ama Maks’ın bilmediği bir şey var: Herkes yardıma ihtiyaç duyabilir, birlikte çalışmak çoğu zaman işimizi koşaylaştırır ve ödülü paylaşmak tek başına alkışlanmaktan çok daha keyiflidir! 
 
Paylaşmayı ve dayanışmanın önemini  anlatan sihirli bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f89d7d2-bf86-42c4-990b-4ff634cb85be.jpg</image:loc>
            <image:title>Gigi’nin Dostluk Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Gigi, çiçekleri çok seven yetenekli bir bahçıvan… Bugün mükemmel bahçesini daha da güzelleştirmek için arkadaşlarının yardımına ihtiyacı var. Ama işler istediği gibi gitmiyor… 
Gigi’nin arkadaşlarına doğru rehberlik edebilmek için isteklerini ve düşüncelerini güzelce anlatması gerekiyor… 
 
Konuşma becerileri ve iletişimin önemi üzerine mükemmel gibi bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b93880ca-77fa-48ee-b74d-393a96e909fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Oli’nin Seçimi</image:title>
            <image:caption>Oli çok yetenekli bir aşçı ve yemek yapmak onun en büyük tutkusu… Ama bugün ne pişireceğine karar vermek Oli için pek de kolay görünmüyor… 
Bazen karar vermekte zorlanırız ama paniğe gerek yok! Küçük bir temizlik, düzenli olmak ve biraz yardım almak her şeyi kolaylaştırır. 
 
Karar vermeyi kolaylaştıracak nefis bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8c42fe-c482-4696-a322-9beb1ead7ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasta Olan Pembe Filamingo</image:title>
            <image:caption>Ah şu haylaz civcivler yok mu! Işıklar sönüp de yatağa girme zamanı geldiğinde, evde kopuyor bir tantana ve başlıyorlar hep bir ağızdan itiraz etmeye. Ama tüm bu sevimli itirazların bir anda sonunu getirecek bir şey var… Uykudan önce okunacak kısa bir hikâye. 
Anne Tavuk Anlatıyor dizisini oluşturan kitaplarda, civcivlerimin itirazsız yatağa girmesini sağlayan en özel hikâyelerimi paylaşıyorum sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb2626a-9841-48e9-9d0c-b2829a2c81c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Yapmayı Çok Seven Baykuş</image:title>
            <image:caption>Ah şu haylaz civcivler yok mu! Işıklar sönüp de yatağa girme zamanı geldiğinde, evde kopuyor bir tantana ve başlıyorlar hep bir ağızdan itiraz etmeye. Ama tüm bu sevimli itirazların bir anda sonunu getirecek bir şey var… Uykudan önce okunacak kısa bir hikâye. 
Anne Tavuk Anlatıyor dizisini oluşturan kitaplarda, civcivlerimin itirazsız yatağa girmesini sağlayan en özel hikâyelerimi paylaşıyorum sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d761e59e-8360-48e1-aecb-a0c865956665.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakkını Arayan Maymun – Dünyadan Öyküler</image:title>
            <image:caption>Uçsuz bucaksız tropikal bir ormanda yaşayan genç bir maymun, mango ağacının dibinde bir mısır koçanı bulur. Arkadaşıyla birlikte paylaşarak yemek için, palmiye ağacının iç içe geçmiş köklerinin altına saklar.  Ne var ki bir süre sonra koyduğu yerde bulamaz. Bakalım, küçük maymun altın gibi parlak taneleri olan bu mısırı geri almayı başarabilecek mi? 
Çocukların dünyadaki farklı ülkeleri ve kültürleri tanımasını sağlayan Dünyadan Öyküler dizisi, kuşaktan kuşağa aktarılan, yaşama dair değerli dersler veren etkileyici ve olağanüstü öyküleri meraklı okurlarla buluşturuyor. Her kitabın sonunda o ülkenin tarihi, günlük yaşamı, kültürü ve gelenekleri hakkında verilen ilginç kısa bilgiler ise çocuklar için keyifle okuyacakları pratik bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b1c860-4b0a-450f-81fb-a0e667e6892a.jpg</image:loc>
            <image:title>Deha Atatürk</image:title>
            <image:caption>DEHA ATATÜRK kitabından notlar... 
Geleneksel eğitimi değiştirmek için savaş koşullarında yapılan 1921 Maarif Kongresi&apos;ne, 
Genç Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin ticari ürünleri, sanat eserleri, müziği, sanatçıları ve kültür birikiminin, Karadeniz Vapuru ile tüm dünyaya gösterilmesine, 
Yalova&apos;daki “Yürüyen Köşk”ün çevrecilik ve çevre koruma konusunda genç kuşaklar için örnek oluşuna, 
1930 yılında 27 Fransız profesörle bir araya gelinerek bir Hitit Dergisi (Revue Hittite et Asianique) çıkarılmasına, 
10. yılını kutlayan genç Cumhuriyetin coşkusunu ve ideallerini, eğitim ve sinema ile halka aktarmak için yapılan Seyyar Terbiye Sergisi&apos;ne, 
Tarihte bir devlet adamının isteği ve katkıları ile yapılan ilk opera olan Özsoy Operası&apos;nın hazırlık aşamalarına, 
Gagavuz Türklerinin kendi dillerini unutmaması için, Türkiye&apos;den giden Kemal&apos;in öğretmenlerine, 
Halkı için Geometri Kitabı yazan bir lidere, 
“Ekonomik bağımsızlık olmadıkça, ulusal bağımsızlık olmaz” diyen bu liderin büyük bir öngörü ile Cumhuriyet tarihimize kazandırdığı Nazilli Basma Fabrikası&apos;na, 
Kıvılcım olarak gönderiyorum gür alevler olarak dönün, ülküsü ile görevini yaparak meşaleyi gençlere devredenlere tanıklık etmek ister misiniz? 
DEHA ATATÜRK sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf968c72-4b34-4270-a75d-95bea2cf0541.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatı ve Romantik akımının değerli öncülerinden olan Victor Hugo, henüz genç denilebilecek yaşta kaleme aldığı Bir İdam Mahkûmunun Son Günü isimli eserinde, 19.yüzyılın toplumsal trajedisi olan idam cezasını en çarpıcı biçimiyle ele alıyor. 
Romanın başkahramanı olan Claude Gueux’nün infaz edilinceye dek yaşadığı sancılı geri sayımı ve çaresizlik dolu monologlarını ustalıkla okuyucusuna aktaran Hugo, şüphesiz dönemin Fransa’sında adalet ve ceza sistemine en büyük eleştiriyi yaparak isimsiz mahkûmların savunuculuğunu üstlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3fc3293-4181-4df7-8a51-0c16ed027dbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirmi Birinci Yüzyıl’da Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Küresel kapitalizm, sürekli artan ve derinleşen eşitsizlikle ciddi bir sıkıntı içinde ve bu durum, kapitalizme olan halk desteğini zayıflatıyor. Bu anti-kapitalist eğilim ve artan küreselleşme karşıtı duyarlılık, Birleşik Krallık&apos;ta Brexit&apos;e yol açtı ve Donald Trump&apos;ın ABD başkanlığına seçilmesine neden oldu. 
 
Uluslararası alanda tanınmış ekonomist Dr. Donghyun Park, Yirmi Birinci Yüzyıl&apos;da Kapitalizm adlı eserinde, iklim değişikliği ve aşırı yoksulluk gibi küresel sorunlarla mücadele etmek için kapitalizmin daha etkin kullanılmasının gerekliliğini net bir dille anlatıyor. Kapitalizmi haksız eleştirilere karşı savunan Park, zenginlik ve istihdam yaratmanın yanı sıra insanlığın ilerlemesine katkıda bulunan girişimci kapitalizmin önemini ortaya koyuyor. Yazar, kendi çıkarlarına hizmet eden finans sektörünü reforme etmenin ve hükümetin ekonomik rollerini büyümeyi teşvik edecek şekilde yeniden yapılandırmanın, kapitalizmin canlılığını geri kazanmak için hayati olduğunu belirtiyor. Bu kitap, ekonomi veya finans alanında herhangi bir bilgisi olmayan okuyucular için bile anlaşılır ve açık diliyle önemli bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71ccbf9f-077e-4a2d-a3ea-0d961af99ce4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezai Karakoç’un Siyasi Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Sezai Karakoç’un siyasi düşüncesini anlatıyor. Karakoç’un fikirlerinin geleneksel İslam düşüncesindeki kökenlerini ve modern siyasi akımlara yönelttiği eleştirileri, nihayetinde Karakoç’un kendisine has, estetik bir politik düşünce geliştirmesini ortaya koyuyor. Kitapta Karakoç’un siyaseti “sanat olarak siyaset” bağlamında tanımlaması, eleştirilerinin romantizm ve varoluşçuluk akımlarıyla ilişkisi ve Gazali, İbn Arabi ve de Mevlana’nın kuruculuğundaki düşünceleri inceleniyor. 
 
Karakoç’un medeniyet, devlet ve diriliş gibi temel kavramlar üzerine bina ettiği politik düşünceler günümüzde önem taşımaya devam ediyor. Eserde onun siyaset, İslam devleti, Doğu-Batı, Batılılaşma, demokrasi, şûra, ideoloji, parti ve şehir gibi birçok kavrama yaklaşımı ele alınıyor. Karakoç’un hayattayken dahil olduğu tartışmalardan atıf yaptığı yerli ve yabancı isimlere, çağdaşı düşünürlerle etkileşiminden kurduğu iki siyasi partiye kadar birçok konu gözler önüne seriliyor. 
 
Karakoç’un çok daha fazla kalem oynattığı ve zaman ayırdığı siyasi fikirlerini analitik bir şekilde ele alan Sezai Karakoç’un Siyasi Düşüncesi: Ahlak, Medeniyet ve Diriliş kitabı döneme dair önemli bilgiler verirken literatüre de kıymetli bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06d5c9e-3db5-445b-9674-6c00db7ecbb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Küresel Medeniyetin Ontolojisi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Küresel Medeniyetin Ontolojisi: İbn Haldun’dan John Searle’e Küresel Medeniyet Okuması, öncelikle İslam medeniyetinin ve diğer kültürlerin karşı karşıya kaldığı modern ve güncel sorunların ontolojisini teorik açıdan analiz etmektedir. Eser Türk filozof Şaban Teoman Duralı’nın “Çağdaş Küresel Medeniyet”e dair düşüncelerini, inşa ettiği kavramlarla bir adım daha ileriye taşımaktadır. Başta İbn Haldun, Franz Brentano ve John Searle olmak üzere Doğu’nun ve Batı’nın nirengi noktasında yer alan filozofların fikirlerini mukayese ederek Küresel Medeniyet’e dair yeni bir düşünce ve felsefi bir tanım sistematiği inşa etmektedir. 
 
Felsefe soru sormaktır. Bu eser de okuyucuları güncele ve geleceğe dair yeni soruların ve sorunların nazari perde arkasıyla yüzleştirerek felsefe dünyasına yeni bir Küresel Medeniyet okuması sunmaktadır. 
 
“Hayranlık uyandırıcı ve bir o kadar da ürkütücü.” 
Ayhan Bıçak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06cc7bf0-c804-4670-9a0e-fcda1ed0ef9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleneğin Sosyoloğu</image:title>
            <image:caption>Robert Nisbet, Batı’nın refah toplumunda yazmış bir “kriz” sosyoloğudur. Onu kriz sosyoloğu yapan, 20. yüzyılda içinde yaşadığı modern Batı toplumunun bunalımıdır. Bu bunalım 19. yüzyılda yaşanan tarihsel-toplumsal krizin sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kriz ise Fransız ve Endüstri devrimleriyle başlayan tarihsel ve toplumsal bir sürecin, geleneksel aracı kurumların çöküşünün, gücün merkezileşmesinin ve sekülerleşmenin ürünüdür. Başka bir deyişle, gelenekçilik ve modernizm arasındaki çatışmanın neticesidir. Nisbet’i kriz sosyoloğu yapan diğer husus, sosyolojinin doğuşunu modern toplumu doğuran krizle açıklamasıdır. Sosyoloji, 19. yüzyıl muhafazakâr düşünürlerinin söz konusu krize entelektüel ilgilerinden doğmuştur. 
 
Değişim boşlukta gerçekleşmez, her zaman “bir şeye karşı” değişim ya da “bir şeyin” değişmesidir. Geleneğin olmadığı yerde değişimden söz edilemez. Geleneğin Sosyoloğu Robert Nisbet, Türkiye’de entelektüellerin ve sosyologların çoğunlukla göz ardı ettiği “gelenek” ve “muhafazakârlık” kavramlarının önemini vurgulayan Nisbet’in fikirlerini kapsamlı şekilde incelemektedir. 
 
Kitap, Nisbet’in bu görüşlerini tanıtarak ülkemizdeki sosyolojiye katkıda bulunmayı ve sosyoloji tarihinin pek bilinmeyen alternatif bir yorumunu sunmayı amaçlamaktadır. Diğer bir gayesiyse kendi toplumunun problemlerine çözüm arayan Batılı bir sosyoloğun fikirlerinin, bizim problemlerimizin çözümü için ipuçları sağlayıp sağlayamayacağını ortaya koymaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d65e67-3f69-4b05-9aaf-3e04a1359b04.jpg</image:loc>
            <image:title>1945’ten Günümüze Uluslararası Siyasi İlişkilere</image:title>
            <image:caption>Güncel olaylarla doğrudan ilgili olan bu kitap, 1945’ten günümüze uluslararası siyasi ilişkilere kapsamlı bir genel bakış sunmaktadır. II. Dünya Savaşı’nın sona ermesi devletlerarasındaki ilişkilerde önemli bir kırılmaya işaret eder. Öncelikle Avrupa devletlerinin gerilemesi karşısında, kendi etraflarında homojen bloklar oluşturmayı hedefleyen ABD ve Sovyetler Birliği’nin yükselişine tanık olduk. Soğuk Savaş hız kaybetmezken, sömürgeleştirilmiş halklar Avrupa’nın himayesinden kurtulmaya çabaladı. Artık yeryüzünde uluslararası ilişkilere bir nebze olsun katılmayan neredeyse hiçbir bölge kalmamıştı. 1960’lı yıllardan 1980’li yıllar arasında iki kutuplu dünya yerini, yeni hesaplaşmaların ortaya çıktığı bir dünyaya bıraktı. 
 
1989-1991 yılları arasında yaşanan devrim niteliğindeki olaylar, Soğuk Savaş’a son verdi. Amerikan süper gücünün egemen olduğu uluslararası toplum, 11 Eylül 2001 olaylarının daha da olanaksız hale getirdiği yeni bir dünya düzeni arayışındaydı. 
 
21. yüzyılın ilk yıllarına küreselleşme olgusu ve başta Çin olmak üzere yükselen güçlerin ortaya çıkışı damgasını vurdu. 1990’ların barış umutlarından çok uzakta, uluslararası düzene yönelik meydan okumalar 2010’larda dünyayı yeniden bir gerilim ve şiddet sarmalına itti. 
 
Covid-19 salgını ve Ukrayna savaşının (2022) neden olduğu şokların etkisiyle, ulusötesi sorunlar, çok taraflı çözümler gerektiren bir dünyayı iyice parçaladı. 
 
Kırılma anları, tırmanan kriz ve gerilimler, yeni ittifak arayışları, antlaşmalar, hiç bitmeyen savaş ve barışlar… Uluslararası ilişkiler alanında yetkin bir isim olan Maurice Vaïsse yaşadığımız dünyanın bu baş döndürücü hızını, siyasi ve ekonomik güç dengelerini gözeterek tarafsız bir gözle analiz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab2c08ca-5152-4176-96c5-c0ae34359af5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Felsefe [1923-2023] - 2</image:title>
            <image:caption>Modern anlamda Türkiye’de felsefenin gelişimi, genellikle, Tanzimat’la başlayan Meşrutiyet’le ivmelenen ve Cumhuriyet’le devam eden üç tarihsel dönem halinde ele alınmaktadır ve geriye doğru bakıldığında yaklaşık 180 yıllık bir geçmişi olduğu görülür. Bu coğrafyada felsefe uzun bir süreden sonra ancak Tanzimat döneminde modernleşme çabalarına paralel olarak yeniden ilgi görmeye başlamış ve böylece Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadarki felsefi etkinliğimize damgasını vuran şey daha çok Batı felsefesinin alımlanması problemi ve bu yöndeki tartışmalar olmuştur. Bu tartışmalar halen devam etmekle birlikte Cumhuriyet’le en azından neyin alınacağına ya da alınması gerektiğine resmen de olsa karar verilmiş ve felsefi kültüre ve yazına ilişkin beklentiler büyük oranda belirlenmiştir. Tanzimat ve Meşrutiyet’ten devreden felsefe mirası Cumhuriyet döneminde işlenmeye devam etmiş ve felsefenin Türkiye’de yeniden yurtlandırılması ve bir felsefe geleneğinin oluşumu adına düşünürlerimiz felsefenin farklı alanlarında daha özgün düşünceler üretebilmek için yoğun bir faaliyette bulunmuşlardır. 
 
Cumhuriyet’in 100. yılı çerçevesinde, yüz yıllık felsefi birikimimizi ve geldiğimiz noktayı görebilmek, tarafsız bir gözle düşünce muhasebemizi yapabilmek ve gelecek yüz yıl için yapılması gerekenlere dair bir fikir ortaya koyabilmek adına hazırlanan bu çalışma, Türkiye’de 1923-2023 arasında felsefeye emek vermiş, eser ve düşünce üretmiş ve son sözünü söyleyip aramızdan ayrılmış düşünür, akademisyen, yazar ve entelektüelleri, felsefede en çok öne çıkan yönleriyle ve Cumhuriyet Dönemi Türk düşüncesine yaptıkları en özgün katkılarıyla ele alıp tartışan makalelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dfa4c20-a462-4f3d-a586-d780d526e2c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Felsefe [1923-2023] - 1</image:title>
            <image:caption>Modern anlamda Türkiye’de felsefenin gelişimi, genellikle, Tanzimat’la başlayan Meşrutiyet’le ivmelenen ve Cumhuriyet’le devam eden üç tarihsel dönem halinde ele alınmaktadır ve geriye doğru bakıldığında yaklaşık 180 yıllık bir geçmişi olduğu görülür. Bu coğrafyada felsefe uzun bir süreden sonra ancak Tanzimat döneminde modernleşme çabalarına paralel olarak yeniden ilgi görmeye başlamış ve böylece Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadarki felsefi etkinliğimize damgasını vuran şey daha çok Batı felsefesinin alımlanması problemi ve bu yöndeki tartışmalar olmuştur. Bu tartışmalar halen devam etmekle birlikte Cumhuriyet’le en azından neyin alınacağına ya da alınması gerektiğine resmen de olsa karar verilmiş ve felsefi kültüre ve yazına ilişkin beklentiler büyük oranda belirlenmiştir. Tanzimat ve Meşrutiyet’ten devreden felsefe mirası Cumhuriyet döneminde işlenmeye devam etmiş ve felsefenin Türkiye’de yeniden yurtlandırılması ve bir felsefe geleneğinin oluşumu adına düşünürlerimiz felsefenin farklı alanlarında daha özgün düşünceler üretebilmek için yoğun bir faaliyette bulunmuşlardır. 
 
Cumhuriyet’in 100. yılı çerçevesinde, yüz yıllık felsefi birikimimizi ve geldiğimiz noktayı görebilmek, tarafsız bir gözle düşünce muhasebemizi yapabilmek ve gelecek yüz yıl için yapılması gerekenlere dair bir fikir ortaya koyabilmek adına hazırlanan bu çalışma, Türkiye’de 1923-2023 arasında felsefeye emek vermiş, eser ve düşünce üretmiş ve son sözünü söyleyip aramızdan ayrılmış düşünür, akademisyen, yazar ve entelektüelleri, felsefede en çok öne çıkan yönleriyle ve Cumhuriyet Dönemi Türk düşüncesine yaptıkları en özgün katkılarıyla ele alıp tartışan makalelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595ede9d-71a6-4ccf-8708-f4ac76e7f4cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Üzerine Kısa Söyleşiler</image:title>
            <image:caption>Değerli Okurlar; 
Meslek hayatımda eğitim üzerine çok sayıda gözlemde bulundum. Bu kitapta yöneticilerin, öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerin beklentilerine, üstlendikleri görevlere yönelik düşüncelerimi kısa bölümler halinde sizlere aktarmaya çalıştım. 
ÖGRENENİN DE ÖGRETENİN DE İYİ BİR ÖĞRENCİ OLMASI DİLEĞİYLE...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f683021-39e1-42ff-9184-33abdc86215a.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Ve Cumhuriyet Halktan Oluşunu Sevdik Atatürk</image:title>
            <image:caption>16 Ocak 1965&apos;te Erzurum, Ispir, Yeşilyurt Köyü&apos;nde doğdum. İlkokulu köyümde bitirdim. Ortaokulu ve liseyi Bursa-Gemlik&apos;te okudum Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulu İşletme Bölümü&apos;nü bitirdim.
Yüreğine Sığından isimli bir şiir kitabım bulunmaktadır...
Gemlik Haber Gazetesi&apos;nin açmış olduğu 2022 2nci Etap Altın Kalemler Şiir Yanışması&apos;nda &quot;O Yürek Benim&quot; isimli şiirimle Ağustos 2022&apos;de takdirname, Yine Gemlik Haber Gazetesi&apos;nin yurt içi ve yurt dışında açmış olduğu 2023 Altın Kalemler Şiir Yanışması&apos;nda Ağustos 2023&apos;te &quot;Sevdik Atatürk&quot; isimli şiirimle 1Jik ödülü, Eskişehir Sanat Derneği&apos;nin açmış olduğu 15. Yunus Emre Şiir Yarışması&apos;nda mansiyon ödülü aldım.

Rota Sonsuzluk Özgürlük İçin
Bir gemi kalkar bu limandan, Kaptanı Kemal Paşa baş kumandan, Unutulmak korkusu yok zamandan, Rotası sonsuzluk özgürlük için...
O gemi, o gemi ne fırtınalar atlattı, İçindeki hainleri bir bir boşaltu, Kaptanı, binleri, on binleri ağlattı, Rotası sonsuzluk özgürlük için..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f338e34-e405-4294-b61a-cae6f79987ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare 6 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Adalet peşinde koşan bir seri katil: AŞKIN. 
Mafyatik gücü ve keskin zekâsıyla tüm düşmanlarını alt eden bir örgüt lideri: ATEŞ ALANGUVA. 
 
Aşkın ve Ateş’in yollarının kesişmesiyle başlamıştı her şey; biri katildi, diğeri maktul. İkisinin arasındaki aşk, alevleri daha da harlamıştı. Peki, şimdi bu alevler yerini sessiz bir kora mı bırakacaktı yoksa tüm dünyayı da beraberinde mi yakacaktı? 
 
Ateşpare Serisi’nin altıncı ve final kitabında okurları tahmin edilemez bir son bekliyor. Kimileri için Aşkın hiç hak etmediği bir karanlığa mahkûm olurken kimileri içinse adını en parlak harflerle dünya tarihine kazımayı başarıyor. 
 
“Heyecanlı gözler sayfaların üzerinde gezinirken tam da şu an aslında nereye geldiğini anladı. Finale gelmişti ama bu aynı zamanda bir başlangıçtı. Bu zamana kadar olan her şey V’nin doğuşunun hikâyesiydi. V bir efsaneydi, efsaneler unutulmazdı. V ölümsüz olduğu için efsaneydi ve asla ölmeyecekti.  V sonsuza dek adalet ve güç arayan insanların zihninde ve kalbinde yaşayacaktı.” 
 
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir. 
Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c78f8bf-24b2-47b7-b524-eee7f58bbf45.jpg</image:loc>
            <image:title>Arılara Söyle Gidiyorum Yabancı #9</image:title>
            <image:caption>Diana Gabaldon’ın milyonları büyüleyen
OUTLANDER (YABANCI) serisi
Arılara Söyle Gidiyorum ile geri dönüyor.
 
Geçmiş güvenli bir sığınak gibi görünse de… hayatta olmak için en tehlikeli zamandır…
 
Yıl 1779. Claire ile Jamie onca zorluğun ardından nihayet kızları Brianna, damatları Roger ve torunlarıyla Fraser Tepesi’nde yeniden bir araya gelmiştir. Ne var ki bu mutlu aile tablosu şimdi de Amerikan Devrimi’nin tehdidi altındadır.
 
Kuzey Carolina’nın taşrasında savaş rüzgârları eserken kolonilerdeki gerilim gitgide yükselmektedir. Fraser Tepesi’ndeki kiracıların sadakatinin ikiye bölünmesi ve savaşın kapılarına dayanması an meselesidir.
 
Brianna ve Roger’ın yirminci yüzyılda kaçtıkları tehlike ise hâlâ peşlerindedir.
 
Claire ile Jamie zamanın ötesindeki aşklarını, binbir türlü zorlukları ve tehlikeleri aşarak korumayı başardılar. Acaba en büyük sınavları onları sonsuza dek ayıracak olan mıdır?
 
 
Claire ve Jamie’nin yıllara meydan okuyan aşkı, zamanın ve mekânın ötesinde bir kez daha sınanıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd26fe84-ccb4-4963-a7cc-2e56f76d5c10.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözülme Ayrışma Dağılma</image:title>
            <image:caption>Dissosiyasyon; kişinin travma karşısında psikolojik, nörobiyolojik, ontolojik, kültürel ve tarihsel bağlamda ‘tam bir ben’ olamamasının evrensel dilidir. Asıl varlığını tehdit anlarında gösterse de düş kurma, trans, mistik deneyim, hipnoz, çoğulluk, cinlere kapılma, yabancılaşma, amnezi, histeri, psikoz, varsanı, kendine zarar verme, cinnet, uyku, rüya, kötülük hatta suç ve sanatın içinde gizemli / kaotik görünen birçok deneyimin dayandığı ortak prensibi açıklayabilir.
 
“Bilmek üzere giden bir yaşam çizgisinde yürüdüğünü zanneden insanın asıl yazgısı, aslında bilgiden kaçmaya çabalamak olabilir mi? İnsan neyi, neden bilmez? Bu kitap, bilmek kadar kendimizi yanıltmaya olan ihtiyacımızın da yaşamın kurucu prensibi olduğunu öne sürmektedir. Dissosiyasyon hakkında bilgi sahibi olmanın, psikolojik travma yaşayan birçok insanın anlam veremediği deneyimlerinin doğasını kavramasına, kendine özgü iyileşme sürecinde yaratıcı seçenekleri keşfedebilmesine yardımcı olmasını umuyorum...”
      Prof. Dr. Lütfullah Beşiroğlu; filmlerden, kitaplardan, enteresan hayat hikâyelerinden aşina olduğumuz dissosiyasyonu bütün yönleriyle incelediği çalışmasıyla psikiyatri / psikoloji ile ilgilenen herkesin faydalanabileceği özgün bir eser sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a995d175-328e-4ed7-b702-164ceb070724.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitapla Farkındalığın Kilidini Açın</image:title>
            <image:caption>Anı yaşayabilmek, zamanı en iyi şekilde değerlendirmek ve daha mutlu hissedip tatmin edici bir yaşam sürebilmek için zihninizin nasıl çalıştığını öğrenin. 
 
BAŞLANGIÇ SETİ 
ZİHNİ ANLAMAK 
ENDİŞE VE STRESİ YÖNETMEK 
GEÇMİŞE TAKILI KALMAYI BIRAKMAK 
ANI YAŞAMAK 
HUZUR BULMAK 
 
Giderek daha yoğun hayatlar yaşıyoruz ve dış etkenlerin bizi maruz bıraktığı baskıyla başa çıkmakta zorlanıyoruz. Üstesinden gelmemiz gereken tüm sorumlulukların altında ezilmek ve zamanın boşa akıp gittiğini hissetmek işten bile değil.  
 
Bu küçük ve samimi kitap, anda kalmak ve hayatı en iyi şekilde yaşamak için ihtiyacınız olan bilgileri içeren bir farkındalık başlangıç setidir. Dr. Jessamy Hibberd ve Jo Usmar, size gelecek için endişelenmeyi ve geçmişe takılıp kalmayı nasıl bırakacağınızı öğretmek için en yeni farkındalık tekniklerini kullanıyor. Bu kitap zihninizin nasıl çalıştığını öğrenmenizi, iyi şeylerin değerini bilirken olumsuz durumlarla başa çıkmanızı sağlayacak ve sizi günlük hayatta daha öz güvenli ve üretken kılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/406e4d52-0926-448b-9ce7-ffc2fd760b95.jpg</image:loc>
            <image:title>Arılara Söyle Gidiyorum Yabancı #9</image:title>
            <image:caption>Diana Gabaldon’ın milyonları büyüleyen OUTLANDER (YABANCI) serisi Arılara Söyle Gidiyorum ile geri dönüyor.
 
 
Geçmiş güvenli bir sığınak gibi görünse de… hayatta olmak için en tehlikeli zamandır…
 
Yıl 1779. Claire ile Jamie onca zorluğun ardından nihayet kızları Brianna, damatları Roger ve torunlarıyla Fraser Tepesi’nde yeniden bir araya gelmiştir. Ne var ki bu mutlu aile tablosu şimdi de Amerikan Devrimi’nin tehdidi altındadır.
 
Kuzey Carolina’nın taşrasında savaş rüzgârları eserken kolonilerdeki gerilim gitgide yükselmektedir. Fraser Tepesi’ndeki kiracıların sadakatinin ikiye bölünmesi ve savaşın kapılarına dayanması an meselesidir.
 
Brianna ve Roger’ın yirminci yüzyılda kaçtıkları tehlike ise hâlâ peşlerindedir.
 
Claire ile Jamie zamanın ötesindeki aşklarını, binbir türlü zorlukları ve tehlikeleri aşarak korumayı başardılar. Acaba en büyük sınavları onları sonsuza dek ayıracak olan mıdır?
 
 
Claire ve Jamie’nin yıllara meydan okuyan aşkı, zamanın ve mekânın ötesinde bir kez daha sınanıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c6ecc98-1ba8-42f7-9d98-80bf549b4324.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyümek İsteyen Küçük Maymun</image:title>
            <image:caption>Ah şu haylaz civcivler yok mu! Işıklar sönüp de yatağa girme zamanı geldiğinde, evde kopuyor bir tantana ve başlıyorlar hep bir ağızdan itiraz etmeye. Ama tüm bu sevimli itirazların bir anda sonunu getirecek bir şey var… Uykudan önce okunacak kısa bir hikâye. 
Anne Tavuk Anlatıyor dizisini oluşturan kitaplarda, civcivlerimin itirazsız yatağa girmesini sağlayan en özel hikâyelerimi paylaşıyorum sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d20f47c-1585-45fd-95f0-d2eff3d47559.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayn Rand: Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılda çok az entelektüel, romancı ve filozof Ayn Rand kadar etkili ve tartışmalı olmuştur. Düşünceleri, özellikle de bireycilik, öz-değer ve başkalarının dayatmaları olmadan yaşama hakkı gibi temel mesajları, Atlas Vazgeçti ve Hayatın Kaynağı adlı romanları aracılığıyla ona ulaşanlar üzerinde hâlâ derin bir etkiye sahiptir. Bazı akademisyenler, gelenekçiler, ilericiler ve kamusal entelektüeller tarafından görmezden gelinse veya küçümsense de, Rand, hukuk, siyaset ve ekonomi dünyasından önde gelen isimler, girişimciler ve yatırımcılar üzerinde de büyük bir etki yaratmaya devam etmektedir. 
Rand’ın çalışmaları neden bu kadar etkili olmaya devam ediyor? Ayn Rand, Bir Giriş onun önemine ışık tutarken gerçeklik ve insan doğası anlayışını ortaya koymaktadır. Ayrıca, Rand&apos;ın bilgi, ahlâk, siyaset, ekonomi, devlet, kamusal sorunlar, estetik ve edebiyat üzerine vardığı sonuçlara yönelik takdirleri ve tartışmaları değerlendirmektedir. Kitap bunları onun hayatı ve yaşadığı dönem bağlamına yerleştirerek düşüncelerinin ne kadar devrimci olduğunu ve kamu politikası tartışmalarını nasıl etkilediğini ve etkilemeye devam ettiğini göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67793407-4872-4752-af10-ce737e41d956.jpg</image:loc>
            <image:title>Freddy’nin Pizza Dükkanı’nda Beş Gece Fazbear’ın Korkunç Tipleri 7: Kayalıklar</image:title>
            <image:caption>Freddy’nin Pizza Dükkânı’nda Beş Gece’nin hayranları, en cesur FNAF oyuncularının bile geceleri uykularını kaçıracak üç öyküden oluşan bu nefes kesici koleksiyonu kaçırmak İSTEMEYECEKLER! 
Bazı şeyler zor yoldan öğrenilmelidir. Reed, okulundaki zorbaya kendisine bulaşmaması gerektiğini öğretme fırsatı yakalar ama sonunda ders kontrolden çıkar. Bekâr bir baba olan Robert, küçük oğluna her anında eşlik etmesi için süslü bir oyuncak ayı satın aldığında ebeveynlik konusunda hızlandırılmış bir ders alır. En büyük hayali okuldaki Bilim Kulübü’ne katılmak olan Chris, kabul edilmek için tüyler ürpertici bir deney yapmaya razı olur. Ancak Freddy’nin Pizza Dükkânı’nda Beş Gece’nin kötücül evreninde öğrenmek için acı çekmeyi göze almak gerekmektedir. Freddy’nin Pizza Dükkânı’nda Beş Gece’nin yaratıcısı Scott Cawthon, bu yedinci kitapta serinin farklı uçlarından üç tekinsiz hikâye anlatıyor. Hem de hayranların en sevdiği sanatçı LadyFiszi’nin kapak resmiyle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4959348-542e-42ad-9828-6daf3162b376.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıdaların Beyniniz Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>Her gün kızartma yiyorsanız haftada bire indirin. Haftada bir yiyorsanız ayda bire indirmeye çalışın. Hiç kızartma yemiyorsanız zaten mutluluğa doğru yol alıyorsunuz demektir! 
 
Harvardlı psikiyatrist Uma Naidoo üniversite sırasında, derslerin yoğunluğundan ve stresinden uzaklaşabilmek için yemek yapmaya başladı. Psikoloji eğitimiyle birlikte mutfak sanatları onun vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Beslenme uzmanı da olmasının ardından, kendisine gelen kaygı bozukluğu, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan; obsesif kompulsif bozukluktan mustarip ve diğer psikolojik rahatsızlıklarla mücadele eden pek çok danışanının beslenme rejimlerini düzenleyerek onlara yardım etti. 

Gıdaların Beyniniz Üzerindeki Etkisi’nde Uma Naidoo, sağlıklı yiyecekler tüketmenin, nitelikli ve lezzetli yemekler yapmanın psikolojik rahatsızlıklarla mücadele etmedeki önemi üzerinde duruyor. Kaygı hastaları hangi gıdalardan kaçınmalı? Depresyondan kurtulmak için neler tüketilmeli? Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi azaltmak için neler yapılmalı? Şekerli içecekler, kızartmalar, fastfood tarzı beslenme tüm bu hastalıkları nasıl etkiliyor? 

Uma Naidoo birbirinden güzel yemek tarifleriyle sağlığa giden yolun kapısını bu kitapta aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1e54741-81b7-4967-aa07-fe27f385481d.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış’ın Akıl Almaz Yolculukları</image:title>
            <image:caption>Kimimiz insan, kimimiz kedi, hepimiz Dünyalı’yız. Çağdaş edebiyat eserlerinin yanı sıra gençlik romanlarıyla da sevilen Neslihan Acu, ilk kez çocuklar için yazdı. Baba özlemi çeken, kedilerle haşır neşir, meraklı bir çocuğun düşsel yolculuklarını mizahi bir dille hikâye eden roman, etkileyici kurgusu, renkli karakterleriyle iz bırakıyor. Yaşamın değerini, sevginin gücünü duyumsatırken gülümseten, çocukluğun sınırsız hayal dünyasını yücelten bir fantazya. Uzay ve tarih filmlerine, çizgi romanlara hayran Barış, annesi ve abisiyle yaşamaktadır. Bambaşka dünyaların hayalini kurarken gündelik hayatından fazlasıyla sıkılır. Bahçedeki yeşil gözlü tuhaf sarman kedinin hayatı bile onunkinden ilginçtir. Başka bir hayatın hayaliyle uyuduğu gecenin sabahında, kendini inanılmaz bir maceranın içinde bulur. Bilmediği şehirler, fantastik yaşlılar parkı, Paris’teki soğuk laboratuvar, sürprizli gemi derken, Barış’ın eve dönüş yolunu bulması zorlaşır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81ac1d8f-ed5f-4a84-a5f1-82eacce73d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinder’ın Serüveni</image:title>
            <image:caption>HİKÂYENİN GİDİŞATINA VE EN SEVDİĞİNİZ SAYBORGUN KADERİNE, SEÇİMLERİNİZLE SİZ KARAR VERECEKSİNİZ! Ay Günlükleri’nin kahramanı Cinder evleniyor!  İmparator Kai ve Cinder sonunda büyük güne uyandı. Şimdi Cinder’ın tek yapması gereken düğüne gidip “Evet!” demek. Ama karşısına çıkan engeller, tuzaklar ve oyunlarla bu hiç de kolay olmayacak. Cinder’ın kaderini bu macerada karşısına çıkan dostlarıyla birlikte siz okurlar belirleyeceksiniz.  Cinder’ın sonsuza dek mutlu yaşamasını sağlayabilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f173251-1afe-4d26-a7e8-ecfb6c679c92.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi</image:title>
            <image:caption>Renkler, kendi diyarlarında mutlu bir şekilde yaşayıp eğleniyorlardı. 
Oysaki insanların siyah beyaz dünyaları vardı. 
Mutsuzlardı. 
Bir şeyler değişmeliydi. 
O hâlde, Prenses Mavi ile tanışmaya hazır mısınız? 
* 
Kum Saati, Foks, Efsane Futbol Takımı gibi kitaplarıyla çocukların çok sevdiği Fatih Tuncay bu kez okul öncesi çocuklar için renkli bir masal anlatıyor. 
3+ yaş için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d56e1d8-45a2-4072-b63b-2cfe2c695217.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Günlükleri - 3 Ben Yeteneksiz miyim? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bugün kendinize bir iyilik yapın ve dünyanın en SÜPÖTİŞ günlüğünü okumaya başlayın! Hanzade Servi&apos;nin matrak dili ve Ali Benice&apos;nin kıkırdama garantili resimleriyle okurları espri yağmuruna tutan Ben Yeteneksiz miyim?, dijital çağın çocuklarına kitapları sevdirme konusunda hamam böceklerine ıslık çalmayı öğretebilecek kadar iddialı “Su Günlükleri” serisinin üçüncü serüveni.  Su Hoşeda EnMutlu isimli bir kızın deli dolu günlük yazılarını sayfalarına taşıyan seri; aile bağları, arkadaşlık, okul hayatı gibi konulara eğilirken nokta atışı tespitler eşliğinde hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Üçlemenin son halkası yetenek kavramını enikonu odağına alırken, kendini tanıma ve içindeki potansiyeli keşfetme sürecinde çocuklara kılavuzluk ediyor.  Dünyanın en HARİKULATEŞEM günlükleriyle bizleri kahkaha denizinde yüzdüren Su geri döndü! Kahramanımız, ablası Esin&apos;in bir anda ünlü bir yazara dönüşmesinin şaşkınlığını henüz üstünden atamadığı gibi bir de içinden çıkılması güç bir yetenek sorunsalı ile karşı karşıya! Etrafındaki hemen herkesin en az bir şeye yeteneği olduğu kesin: Ablası sözcüklerini, kardeşi ise çizgilerini konuşturuyor. Kuzeni Eva Meva deseniz iflah olmaz bir yetenek küpü! Peki ya Su? Su ise, eee... çok yetenekli. Ama hangi konuda? Eyvah, yoksa yeteneksiz mi? Oysa süper espriler ve muhteşem heykeller yapıyor! Bu arada Su&apos;nun en korktuğu özel gün adım adım yaklaşıyor...  İlham verici fikirlerle dolup taşan bu aşırı komik kitap; neşeli öyküsü, çılgın tiplemeleri ve kıpır kıpır çizimleriyle okurların kanını kaynatıyor.    Boş zamanlarını sosyal medyada sörf yaparak geçiren günümüz çocuklarının ekran bağımlılığına kısa ve tatlı bir ara verdirmeyi hedefleyen “Su Günlükleri” serisi, sorgulamaya ve yeni şeyler keşfetmeye dayalı maceralar yaşatarak bu türde kaleme alınmış eserlerden ayrışıyor.  
NOT: Bu SÜPÖTİŞ (süper ötesi müthiş) kitabın sonundaki SGS&apos;yi (Su Günlükleri Sınavı) sakın atlamayın! Bol şans!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f1c0d4-2e29-4645-9787-e096317613ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonun Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>İsrailoğulları, Küresel Çete’nin Faturasını Ödemekle Mükellef! 
İsrail’in Gazze’de on binlerce kişinin ölümüne neden olduğu ve aylardır süren soykırıma dünya genelinde birçok oyuncu, müzisyen, sanatçı, akademisyen, en saygın üniversitelerin öğrencileri ve futbol kulübü taraftarları bu zamana kadar görülmedik şekilde tepki gösterdi. “Görmezden gelmeyi tercih eden herkes insanlığını kaybetmiştir.”, “Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez.”, “Bir halkın sistematik bir şekilde yok edilmesine seyirci kalabilirsiniz.” çığlıkları dünyanın dört bir yanında yankılandı. İsrail’in yaptığı zulüm artık dünyayı endişeye sevk etmeye başladı. 
Yazar Mehmet Ali Bulut da İsrail’in gerçek niyetinin tam olarak anlaşılmasına katkı sağlamak amacıyla İsrailoğullarını, Yahudileri ve onların arkasına saklanan Küresel Çete’nin gerçek yüzünü, mahiyetini anlamak ve anlatmak için “Sonun Başlangıcı” kitabını yazdı. 
Yazar, Kur’an-ı Kerim, İncil ve Tevrat’ta yer alan açık uyarılar eşliğinde İsrail’i bekleyen sonu gözler önüne seriyor. 
Kitaptan alıntı…  “Size aktaracağım metinleri okuduğunuzda görecek ve anlayacaksınız ki İsrailoğulları, bugün onlar adına çalışıyormuş gibi görünen Küresel Çete’nin (deccâlin) yeryüzünde sergilediği her türlü zulüm, ifsat, fuhuş, fıtratı bozma, ahlaksızlık, LGBT, fitne, fesat ve akıttıkları gözyaşı gibi beşerin yapısını ve huzurunu bozma faaliyetlerinin faturasını ödemekle mükellef bir kader mahkûmudur! Nitekim bu işlerin olacağını ve İsrailoğullarının günlerin sonunda nerede ise ırk bazında imha edileceğini haber veren metinler de onlara aittir.” –Mehmet Ali Bulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00bb53e3-59b4-470a-a79d-e31b68114f8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Eşref Dede’ye Ait Yemek Risalesi</image:title>
            <image:caption>Türkçe yazılmış ikinci yemek kitabı, yayınevimiz etiketiyle, günümüz Türkçesi ve günümüz ölçü birimlerine çevrilmiş hâliyle, kuşe kâğıt ve özenli baskısıyla, okuyucularına ulaşıyor: “Ali Eşref Dede’ye Ait Yemek Risalesi” 
Kaliteli bir hayat yaşamak, herkesin başta gelen bir özlemi olsa gerek. Böyle bir hayatın özlemini duyan ve buna ilişkin hayal kuran bir insanın, ilk üç tercihine mutlaka bir yemek de dahil olur. Hatta bu tercihlerin sayısını biraz artırırsak, yemeklerin ağırlığının oransal olarak arttığını net olarak gözlemleriz; zira yemek, başta gelen vazgeçilmezlerimiz ve hatta keyif aldığımız zevklerimiz arasındadır. 
Bu meyanda, yemek portföyümüzü genişletmek, büyük olasılıkla tercih ve zevklerimizi de değiştirmemize sebep olacaktır. Dünya mutfağında henüz hak ettiği yere ulaşmasa da ayrı bir yere sahip olan mutfağımız, bir yandan da kendini geliştirmeye devam ediyor. Bu yolculukta referans kaynaklarımız da sahip olduğumuz harika coğrafya ve eşsiz yemek kültürümüz. Binyıllara varan bir geçmişe sahip olan yemek kültürümüzün keşfedilmemiş yanları olduğu muhakkak. 
Yayınevi olarak daha önce yayınladığımız, basılmış ilk Türkçe yemek kitabı olarak bilinen, Mehmed Kâmil tarafından yazılmış, “Melceü’t-Tabbahîn-Aşçıların Sığınağı” adlı kitaptan sonra, yemek kültürümüze dair, yine önemli bir kaynak eseri, kolay erişilir kılmanın sevincini yaşıyoruz: “Ali Eşref Dede’ye Ait Yemek Risalesi” 
Türkçe yazılmış ikinci yemek kitabı olarak kabul edilen bu harika kitap, yine, yayınevimiz yazarlarından Hakan KARCI tarafından dikkatli ve titiz bir çalışma sonucunda, günümüzde kullanılan ölçü birimleri ve günümüz Türkçesine kazandırılmıştır. Osmanlı Mutfağı’na ilgi duyan, yemek sanatı ile ilgilenen veya yemek yemeyi sevenler başta olmak üzere herkese hitap edeceğine şüphemiz yok bu arşivlik kitabın. 
Özenle hazırlanan bu eşsiz kitabı, yine kuşe kâğıt ve kaliteli bir baskı  ile okuyucunun istifadesine sunmanın, haklı mutluluk ve gururunu yaşıyor ve okuyucularımızla birlikte çıktığımız, “doğru rota ile yeni ufuklara” yolculuğumuza, bu nadide kitabımız ile devam ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c75c1fbc-8830-4f73-a369-bc6acf9c1903.jpg</image:loc>
            <image:title>Doluya Tutuldum</image:title>
            <image:caption>Mademki; ‘‘Kadın isterse dünyayı yıkar ve yeniden kurar,’’ ben de yıkılmış olan dünyamı yeniden kurmak, bir daha yeni baştan yaşamak, geçmişimde yüreğimi acıtan kırıntılarla karşılaşmamak için dünlerde koruyamadığım, kendimi sahiplenebilme gücünü bugün asla kaybetmek istemiyorum. 
 
Benim yaşadıklarımı yaşayanlara; her şeye rağmen, yaşamaya 4 elle saat sarılarak - yaşam motivasyonlarını yüksek tutmak ve onlara örnek olmak için, böyle bir kitabı yazma zorunluluğunu ve sorumluluğunu hissettim. 
 
Her birimiz için umudun her zaman var olduğunu, hâlâ o kapalı sandığın içine kendilerini saklamaya çalışanlara hatırlatmak istedim. Unutmayalım ki; ‘‘Kadın isterse dünyayı yıkar ve yeniden kurar.’’ 
 
Nokta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f368f848-5aca-4fa9-b140-a7dcb61b40b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimdeki Mürekkep</image:title>
            <image:caption>Dimağımda çekiç izleri 
Gözyaşlarım kirli 
Hasret sözcükleri kurmak isterim 
Sana doğru olan gülüşlerime 
Gel desem cellatlar da gelir 
Yüreğimde yaşamın çığlığı 
Korkularım yitip gitmiyor 
Sakladım mendillerini 
Gözyaşlarımla nemlendirdim 
Sana armağanımdır 
Dudaklarımda senden kalan kuruluk 
İsyan lisanda değildi zaten 
Koparsan dilimi de 
Yürektendir çığlıklarım 
Zincirli sözcükler var 
Senin hasretindir özgürleştiren 
Umutlar umutsuzluğa kurban edilir 
Yaşanmış gibi görünür 
Hiçbir şey yaşanmaz 
Kapı aralığı gülüşlerin yüreğimde 
Tüm kapılar üzerime kilitli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04b2ca5c-129a-4544-8abb-d72ede3f35ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Overdose Türkiye</image:title>
            <image:caption>Overdose Türkiye organize suç ve uyuşturucunun demokrasiye karşı bir tehdide dönüşen istilasını konu ediniyor. Kıyıda köşede unutulmuş resmi belgelerin, hiç konuşulmamış güncel raporların ve mahkeme kayıtlarının ayrıntılarında kalan karanlığa ışık tutuyor. 
 
“Cengiz Erdinç&apos;in Overdose Türkiye kitabı araştırmacı gazeteciliğin en seçkin örneklerinden biri. 1930&apos;larda İstanbul&apos;da üç eroin fabrikasının bulunduğunu ve bunlardan birinin yönetim kurulu başkanının sonradan başbakanlık yaptığını şaşkınlıkla okuduğumu hatırlıyorum. Overdose Türkiye&apos;nin değeri, yıllar önce yazıldığında anlaşılabilseydi, belki bugün ülkemiz baronlar cennetine dönmeyecekti.” 
İsmail Saymaz / Gazeteci - Sözcü 
 
“Bir zehrin, bir ulusun damarlarında nasıl dolaştırıldığını anlatan belgesel bir gazeteci kitabı. Kanalizasyon ağından çıkan gerçek Türkiye’ye hoş geldiniz.” 
Mustafa Hoş / Gazeteci 
 
 “Overdose Türkiye konuyla ilgilenen herkesin referans kitabıydı. Özellikle bu yeni baskıdan sonra, kitabın tarihsel ve küresel perspektifi, mafya ve uyuşturucuyu yalnızca suç boyutuyla değil, toplumsal ve politik bir sorun olarak da anlamaya yardımcı oluyor.” 
Andrés Mourenza / Gazeteci - El País</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0942954-ab9d-458d-88a9-8ab11f84c670.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Çizgi Romanım My Little Pony-Özel Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Hadi birlikte eğlenelim! 
 
Sunny’nin üzgün olduğunu gören Izzy onu neşelendirmeye çalışıyor! 
 
İlk Çizgi Romanım serisi, çocukları çizgi romanların renkli dünyasıyla tanıştırıyor.  
Yeni okumaya başlayan çocuklara uygun sade ve kısa metinler. 
Çocukların hem ebeveynleriyle hem de kendi başlarına okuyabilecekleri maceralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c50ba2-25e3-46f3-a435-1792b23c501c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Bebek İsteyenlerin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>İnfertilite nedenleri nedir? 
En doğru tedavi yöntemi nasıl seçilebilir? 
Açıklanamayan infertilite hastaları için tedavi seçenekleri nelerdir? 
Gebelik öncesi dönemde nasıl beslenmek gerekir? 
Tüp bebek tedavisi kararı vermeden önce nelere dikkat edilmelidir? 
Tüp bebek tedavisinin aşamaları nelerdir? 
Tekrarlayan gebelik kayıplarında neler yapılabilir? 
 
Günümüzde bebek sahibi olamamak (infertilite) her yedi çiftten birinin sorunu. Ne yazık ki bu sorun yaş, stres, sağlık durumu, yaşam alışkanlıkları ve çevresel faktörlere bağlı olarak gün 
geçtikçe artıyor.  Doğru tedavi için doğru bilgilerle yola çıkmak daha da önemli hale geliyor. 
 
İnfertilite için bilinçsizce, aceleyle ve panikle başlanacak tedavilerin faydadan çok zarar verdiğini vurgulayan Prof. Dr. İsmail Çepni, Sorularla Bebek İsteyenlerin El Kitabı’nda “İnfertilite tanı ve tedavisinde o çifte uygun ne gerekli ise o yapılmalıdır. Ne eksik, ne fazla” diyor. 
 
İnfertiliteyi bütün yönleriyle ele alan Prof. Dr. İsmail Çepni, anne baba olmak isteyen çiftlere otuz yılı aşkın deneyimiyle yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/710fd673-8938-4d35-aee5-f4f9ab487a57.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Çizgi Romanım My Little Pony-Değiş Kardeş</image:title>
            <image:caption>Kendini başkasının yerine koy! 
 
Pipp ve Zipp tartışıyor, Pony dostları birbirlerini anlamalarını sağlıyor!       
 
İlk Çizgi Romanım serisi, çocukları çizgi romanların renkli dünyasıyla tanıştırıyor.  
Yeni okumaya başlayan çocuklara uygun sade ve kısa metinler 
Çocukların hem ebeveynleriyle hem de kendi başlarına okuyabilecekleri maceralar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e8d53ec-17b1-4830-a63a-eeae23e40d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Bir dere kenarındayım. Dereye çakıl taşları fırlatıyorum, oturduğum taşın üzerinden. Gözlerimde yüzlerce kuş! Kulağımda hiç dinmeyen sesler... Sanki araba, vapur, uçak sesleri, motor sesleri... Huzursuzca atıyorum taşları. Taşlar “cunp” diye gömülüyorlar suya. Suda hafif hafif helezonik halkalar oluşuyor. Kuşlar başımın üzerinden uçuşup gidiyorlar. Suda bir karartı, bir gölge görüyorum. 
Önce annemin hayali sanıyorum…
Annemin şekli böyle miydi diye düşünüyorum.
O değil diyorum.
Ben kahroluyorum, ölüyorum, can çekişiyorum, insanların haline bak. Tam da bir oyun sahnesi gibi oldu. Tiyatral. Her kafadan bir ses çıkıyor. Kimin ne dediğini anlamıyorum bile. Öylece soğuk soğuk, onca milletin arasında, kalabalığın arasında, ellerim ve kollarım bağlı bir şekilde dikilmiş kalmışım.
Nereye bakacağımı bilemeden, nereye döneceğimi bilemeden, kime müracaat edeceğimi kestiremeden, şaşırmışım, yolumu kaybetmişim, kimliğimi kaybetmişim, kafamı, gözlerimi, kulaklarımı kaybetmişim, üzerimdeki acıklı nazarlar altında eriyip yok oluyorum.
Susuyorum, sadece susuyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f8a9522-6ecf-44b1-87d7-aa90e6619e5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Travma ve Anlatı</image:title>
            <image:caption>Travma ve Anlatı’daki yazıların ortaklaştıkları genel izlek, bireysel, tarihsel, kolektif, çevresel ve ekolojik travmanın edebiyatta, edebiyatla yakın temas eden kültürel çalışmalarda kışkırtıcı biçimde nasıl tezahür ettiğidir. Bu kitapta kaleme alınan özgün incelemeler, travmanın anlatıda sancılı dile gelişinde veya dile gelemeyişinde tek tipleşen biçimine ve sınırlı estetik algısına meydan okuyor. Türkiye özelinde ise, Osmanlı sonrası çağdaş Türkçe edebiyatta travma ve travmatik belleğin yansımalarının peşi sıra giderken, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sancısı, çatışma, savaş, darbe, yerinden yurdundan edilme, göç ve sürgünlük gibi süreçlerin estetiğini irdeliyor. Travma ve Anlatı, bireysel, kolektif, kültürel, siyasi ve çevresel kırılmaların birbirinden esasen nasıl ayrılamaz olduğunun altını çiziyor. Bu yanıyla, travmatik deneyimler ile travmatik belleğin sadece zihinsel durumlar aracılığıyla değil, maddesel, duyumsal ve spiritüel süreçlerle de iç içeliğini gösteriyor. 
Livera Yayınevi olarak başlattığımız Edebî Patikalar serisinin ikinci kitabı olan Travma ve Anlatı, kıymetli yazarlarımızın metinlerinde ortaklaştığı üzere günümüze ait yaralara, kırılgan hayatlara daha eşitlikçi ve adaletli bir yerden bakmaya okuru davet ederken, bize verili hikâyeleri ve varsayımları sorgulayarak travma ve hafıza literatüründe geçmiş, şimdi ve geleceğe dair ikili söylemlerin ötesinde yeni bir hikâye anlatıcılığının aciliyetini vurguluyor. Covid-19 küresel pandemisi, sınırlarımızın çok yakınında süregiden savaşlar, göçler, yaşadığımız kültürel, ekonomik, politik, çevresel ve iklimsel yerinden edilmeler, tanıklık ettiğimiz depremler, seller ve yersizyurtsuzlaşmalar gibi şimdiki zamana ilişkin felaketleri tartışmaya olanak sağlamak isterken okurları dil ve edebiyata/dilden edebiyattan yeni ve yaratıcı projeksiyonlara davet ediyor. En önemlisi, dil ile uğraşmanın estetik ve etik boyutlarını yeniden düşünürken travmayı bir oluş, hakikatin ve adaletin dile getirilmesi için katman katman açılan bir alan, yaratıcılıkla örülen bir açıklık olduğunu dile getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af750800-0fd2-4158-8e1d-7fe28f043945.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitlik Tutkusu</image:title>
            <image:caption>Modern toplumlar eşitliği temel değerlerden biri olarak kabul ediyor. Nitekim günümüzde kimlik etrafındaki ayrımcılıklara karşı eşitlik mücadelesi gün geçtikçe güçleniyor. Buna karşılık maddi eşitlik mücadelesi güç kaybetti ve bu alandaki eşitsizlikler derinleşiyor. Bu paradoksu nasıl anlamalı? Eşitlik arzumuz adaletsizlikten rahatsız olmayacak kadar zayıfladı mı yoksa? 
 
Florent Guénard eşitlik ile kurulan ruhsal ilişkinin karmaşık olduğunu gösteriyor. Yazara göre eşitlikçi toplumlarda eşitlik, hem bireyler arasındaki ilişkiyi yapılandırdığı hem de her bireyin kendini değerlendirmesi için bir kıstas oluşturduğu için başlı başına bir değer olarak benimseniyor. Modern ve eşitsiz toplumlarda ise bu tutku ortadan kalkmıyor ama kılık değiştiriyor: Herkes kendisi için eşitlik ister bir hale geliyor, çünkü modern hayatta onur duygumuz yaşam düzeyleriyle ilgili kıyaslamalardan etkileniyor. Maddi koşulların eşitsizliği özsaygımızı yaralayabiliyor. Kuşkusuz buna tepki olarak gelişen duyguların da bugünkü toplumsal isteklerimizi önemli ölçüde açıkladığı görülüyor. Gelirde ve mirasta eşitsizliğin azaltılması bugün artık sadece siyasi bir seçenek değil, tarihsel bir zorunluluk haline geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c961873-5145-4370-a3a5-22e4c83fcfac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Kapı</image:title>
            <image:caption>Dünyasal dediğimiz hayat döngüleri sadece; hep akıllılar ve güçlüler tarafından mı, yoksa başkaları tarafından mı yönetilir? Cevap, bu şıklardan hiçbirinde olmayıp, belki de bütün bu kararları sadece “İlahi güç” dediğimiz Yaradan veriyordur? Yoksa biz mi veriyoruz? Bu konularda kafanızı fazla karıştırmayayım ama siz siz olun, beraber aynı yola çıktığınız arkadaşlarınızı sakın ha yarı yolda bırakıp, devamında mola yerlerinde, yeni tanıştığınız insanlarla birlikte yolunuza devam etmeyin! Atalarımız “Dereyi geçerken at değiştirilmez,” sözünü boşuna söylememiştir. 
 
Hayatın Puk Kodu serisinin yazarı Nurettin Özdoğan’dan çarpıcı bir eser. 
 
Dokuz insan, dokuz kapı… 
Kadersel döngülerin insanlara etkisini, inanılmaz gerçeklerle okuyacağımız sürükleyici bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ce8483-eb55-4305-a328-2dd9457c3869.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Dair Ne Varsa</image:title>
            <image:caption>Bitmişti de sonrası hiç de öyle kolay olmamıştı. Tam bir ‘enkaz kadını’ olmuştum. Bir önceki ilişkimde yalnızlıktan pek hoşnutken, tüm enerjimi bu ilişkinin enkazını kaldırmaya çalışmak için harcıyor, onu bana geri getirecek bir mucizenin olmasını bekliyordum. İçimde biriken acı ve öfke, yüreğimi bir yangın yerine döndürmüştü. Gözümü her açtığımda onsuz yapamayacağımı düşünüyor ve bu çaresizlik beni bitkin düşürse de sevmekten bıkmıyor, usanmıyordum. İnsan günlerce sabaha kadar çocuk gibi ağlar mı? Ben ağlıyordum. Hem de kıyamet de kopsa geri dönmeyeceğini bile bile… Koca dünyada tek başımaydım. Herkesten uzak yaşadığım bu aşkı kimselere, hele de beni anlamayacağından emin olduğum ablama asla anlatamazdım. Kazancımın yarısını yedirdiğim psikologlar bile derdimin azgın bir hastalık gibi depreşmesine, yaramın derinleşmesine bir çare bulamıyordu. Olmuyordu. Ne kadar hak etse de onu unutamıyordum. ‘Aşk iki beceriksizin işidir,’ demişti şairin biri, ‘biri sevmeyi, diğeri unutmayı beceremez.’ Bu sözler sanki bizim için söylenmişti. 
  Handan Ünlü Haktanır, Aşka Dair Ne Varsa’da birbirinden keyifli okuma deneyimi sunan öykülerle okurları ile buluşuyor. Sekiz öyküye eşlik eden sekiz şiirin anlamlı bir şekilde harmanlandığı bu aşk öykülerinde yazar, aşkı nüanslarıyla ve ustalıkla, ince ince örerek sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1dcacf-39b1-4ac5-a910-965c6e9aa74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynep</image:title>
            <image:caption>Yazar, kitabının sessiz, basit ve sade anlatımıyla bizi olgunluğun, koşulsuz sevginin derinliğine sürüklerken diğer yandan hümanizm yumuşaklığında kulağımıza anlayış dolu sözler fısıldıyor. 
Az söz, derin anlayış... 
-BİLGE ÖZTOPLU 
Yazar, Eğitmen, İlişki Danışmanı-Profesyonel Koç 
 
 
Ağlayarak  başladım, kitap bittiğinde hâlen ağlıyordum. Ah Zeynep’im ah... 
-DUYGU ÇELİK 
Avukat 
 
 
Gençliğime gittim, yokluk yıllarıma, Kaleiçi’ne, Tophane’ye... Çok duygulandım. 
-ÖZKAN YOLCU Emekli  Devlet Memuru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c625fd30-dd72-42ef-a086-107c3574743d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Edebiyat Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Sigmund Freud, çağlar boyunca insanlığın yaratıcılığını ve mitolojiyi şekillendiren etkileri “Sanat Mitoloji Edebiyat” adlı eserinde güçlü analizleriyle inceler. Freud, mitolojiye ve insan psikolojisine olan benzersiz yaklaşımını ele alırken sanatın ve edebiyatın insan zihnindeki derin izlerini araştırır. Mistik öğelerle bilimsel bir analiz sunan bu eser, mitolojinin insan bilincindeki yerini ve sanatın psikolojik süreçler üzerindeki etkisini kapsamlı bir şekilde ele alır. 
Edebiyatın, mitolojinin ve sanatın, insanların iç dünyasını nasıl şekillendirdiğini, bilinç dışı arketiplerle nasıl etkileşime girdiğini ve çağlar boyu değişen kültürel bağlamlarda nasıl evrildiğini açıklamak için psikanalitik bir yaklaşım sunar. Kitap, sanat dallarının insan psikolojisindeki önemli noktalarına değinerek okuyucuları derinlemesine bir düşünce yolculuğuna çıkarır. Freud&apos;un klasik eseri, mitolojiye ve sanata duyulan ilginin ötesine geçerek insan doğasının ve yaratıcılığın esrarengiz derinliklerine ışık tutar. 
&quot;Sanat, Edebiyat, Mitoloji&quot; ortaya konulan çeşitli eserleri insan psikolojisi üzerinden düşünmek isteyen herkes için zengin bir kaynak. Freud&apos;un çarpıcı analizleri ve bakış açısı, insanın yaratıcı yolculuğunu anlamak isteyen herkes için önemli bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d215901c-1510-4327-a9c8-d56e93a63682.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir</image:title>
            <image:caption>Mark Twain&apos;in &quot;İnsan Nedir?&quot; adlı eseri, insan doğasına dair derin ve düşündürücü bir inceleme sunuyor. Twain, iki karakter arasında geçen felsefi bir diyalog aracılığıyla, insanın doğasını, özgür iradesini ve ahlaki değerlerini sorguluyor. Yaşlı Adam ve Genç Adam arasındaki konuşmalar, okuyucuyu insan davranışlarının kökenlerine dair cesur ve kışkırtıcı sorularla baş başa bırakıyor. 
 
Bu etkileyici kitap, Twain&apos;in zekâsı ve keskin gözlem yeteneği ile insan psikolojisine dair güçlü içgörüler sunuyor. &quot;İnsan Nedir?&quot; sadece bir edebi eser değil, aynı zamanda okuyucuyu kendi varoluşunu ve etik değerlerini sorgulamaya teşvik eden felsefi bir manifestodur. 
 
Mark Twain&apos;in eşsiz anlatım tarzı ve derin düşünceleriyle, bu kitap, insan doğasına dair en temel soruları araştırırken, okuyucularına unutulmaz bir okuma deneyimi vaat ediyor. 
 
“İnsan nedir?” bu sorunun cevabını arayan herkes için vazgeçilmez bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d273bd7-9fe1-4240-b6f1-56bb5c07267e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorokin Oluğu</image:title>
            <image:caption>Aylin Azaklı, genç bir jeolog. Hocası Prof. Halil Güngör’ün yönetiminde, Karadeniz’in tabanındaki jeolojik yapı hakkında Romanya’da öğrendiği bir bilginin peşine düşüyor. 
        Burakreis, Karadeniz açıklarında görevde bir denizaltı. Burakreis’in Komutanı Bnb. Kurt, su altında pek de alışık olmadığı bir gürültü duyuyor ve bunu kaydedip üssüne bildiriyor. 
        Selim Bozdeniz, denizaltıcı, genç bir yüzbaşı. Denizaltı Filosu’nda görev yapıyor. 
        Ergun Usta, Kastamonu’nun kıyı ilçesi Çatalzeytin’de yaşayan emekli bir öğretmen ve Belediye Meclisi üyesi. Daima ilçesinin ve hemşerilerinin yararı için çalışıyor. 
        Seda Deniz, Sinop’un Türkeli ilçesine bağlı, kıyıdaki Güzelkent (Helaldı) köyünde mütevazı bir balıkçı. Arkadaşı Tayfun Göksu ile teknesini birkaç ay sonra başlayacak yeni av sezonuna hazırlamaya uğraşıyor. 
        Karadeniz’de baş gösteren bir doğal afet, hayatın olağan akışı içinde bir araya gelmeleri pek de mümkün olmayan bu insanları 2024’ün mayıs ve haziran aylarında birlikte çalışmaya mecbur ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e0b5c39-d311-481b-9923-e78251f18687.jpg</image:loc>
            <image:title>Seleucia Sayi XIV-2024</image:title>
            <image:caption>Seleucia Sayi XIV-2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af47ec7-f09c-45cf-8053-298f1c90dde2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitit Devleti’nde Kizzuvatna’nın Yeri ve Önemi</image:title>
            <image:caption>Kizzuvatna Ülkesi,Orta Anadolu ve Ege’yi Doğu Akdeniz kıyılarına,Kıbrıs,Mısır,Kuzey Suriye ve Mezopotamya’ya bağlayan bir konum da olması sebebiyle stratejik bakımdan önemlidir.Kizzuvatna’nın geniş ve yaygın sınırları tarih boyunca devamlı değişmiştir.Anadolu ve Suriye Arasında bir tampon bölgedir.Bu çalışma,Kizzuvatna Ülkesi ile Hitit Devleti’nin siyasi münasebetlerini, iki ülke arasında yapılan antlaşmları irdeleyerek ; iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri ise,Kizzuvatna kökenli ritüelleri genel olarak inceleyerek yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf421703-c840-4a7e-83b1-11f37bdb1951.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve Dünyadan Gezi Notları ve Denemeler</image:title>
            <image:caption>Ahmet Ünal’ın burada gururla sunduğumuz ‘’Türkiye ve Dünyadan Gezi Notları ve Denemeler’’ başlıklı kitabı,onun 2023 yılında yayınevimizce basılan ‘’ Özel Yaşantım ve Bilimsel Araştırmalarıma Aralıksız eşlik eden Radyolu Yıllar’’ başlıklı kitabının bir bakıma devamı niteliğindedir.Yazar bu kez de pek çoğunu kendisin yaşadığı ve duyumsadığı değişik ve sayısız konulara el atıyor ve bunları kendine has akıcı ve hicivli diliyle anlatıyor 
, üç kıtada yaptığı gezilerine yenilerini ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e97b580-3cd7-4508-baed-5febc5e8cac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Göre</image:title>
            <image:caption>Ahmet Haşim&apos;in Paris seyahati sonrasında edindiği izlenimleri, İkdam gazetesinde yayınladığı fıkralar halinde paylaştığı ve bu yazıları 1928 yılında &quot;Bize Göre&quot; adı altında kitaplaştırdığı belirtilmiştir. 
&quot;Bize Göre&quot; kitabının içeriği, fıkra şeklinde yazılmış ve Paris günlerindeki izlenimlerini içermektedir. Ahmet Haşim&apos;in bu eseri, Türk edebiyatında &quot;en orijinal üslupçusu&quot; olarak kabul edilmesine neden olan bir dizi nükteli, zarif ve şiirsel dilde yazıları içermektedir. Kitap, 1928 Avrupası&apos;nda mukayeseli bir sosyal ve siyasal hayatın aktarılmasıyla oluşmuştur. 
Son olarak, Ahmet Haşim&apos;in bu eseri Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olduğundan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 100 temel eser içerisinde yer almıştır. Bu durum, eserin edebi değerini ve toplumsal önemini vurgulayan bir noktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d42689a-46b8-4e5d-a861-2a949c856db0.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçim Yaratır</image:title>
            <image:caption>Bilmenizi isterim ki titreşen duygularınız sizin eşinizdir. O eş ile yaşadığınız her his, içerisinde bulunduğumuz dünyayı oluşturur. Bu kitabı herkes için yazmadım. Evrende farklı olduğunu bilen ve hisseden özel insanlar için yazdım. Bu kitabı dünyayı gerçekten değiştirebileceğine inanan hayalperestler için yazdım. 
Hayatım boyunca o hayalperestlerden biriydim ve çevremdeki herkesi memnun edebilmek, onların hayatına katkı sağlayabilmek için elimden gelen her şeyi yapıyordum. 
Daha sonra çok farklı bir yol buldum, hayatımın kontrolünü tekrar ellerime aldım ve tüm bu sıkışmışlığın içinden, tüm bu sıkıntıların ve mutsuzluğun içinden yaşamı mutlulukla ve tutkuyla yaşamanın yolu bana verilmişti. İfade edebildiğim kadarıyla, “Seçim Yaratır” gerçek bir dünyanın içerisinde tutkuyla yaşamanın sırlarını keşfettikçe sizinle paylaşacağım şey de bu araçlar oldu. 
Ben mükemmel değilim ve sizin için hiçbir cevabım yok, sadece sorularım var. Sizi bu kitap aracılığıyla davet ettiğim şey, benimle çıkacağınız keşif yolculuğudur. Benim keşif yolculuğum devam ediyor, aynen sizinki gibi. Eğer arzu ederseniz, bu kitap size kendi keşif yolculuğunuz için hayatınızı kolaylaştıracak araçlar sunacak. Sevgili siz, zamanı şimdi mi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df89da60-6f4f-4c31-bbce-4911aaff23a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare -6 Hediyeli Özel Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
- ATEŞPARE – 6 (Ciltli) 
- Aşkın Erizli Tasarımlı Hediye Şömiz 
- Polaroid Fotoğraf Kartı 
- Kevin Lütolf İmzalı ve Tasarımlı Poster 
-Zart Tasarımlı Mektup 
 
 
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir. 
Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be52ad43-42dc-41f8-aaf2-69abe01a93d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Sokak</image:title>
            <image:caption>2017 yılından bu yana yüz binlerce Uygur, &quot;Sincan&quot; olarak adlandırılan Kuzeybatı Çin&apos;deki yaygin enterne kamplar sisteminde şüpheli bir şekilde ortadan kayboldu. Yaklaşık 12 milyonluk bir nüfusa sahip olan Uygurların neredeyse tamamının böyle bir kampta alıkonulan ya da çalışmaya zorlanan birinci dereceden bir aile üyesi var. 
 
Çağdaş Uygur edebiyatinın önde gelen isimlerinden Perhat Tursun da onlardan biri... 2018&apos;de ortadan kayboldu. Daha sonra suçu belirtilmeksizin on altı yl hapis cezasına çarptildığı duyuldu. 
 
Onun 1990 yılında yazmaya başladığı &quot;Arka Sokak&quot; isimli eseri, hem tariten bir kesit hem de etnik-ırksal ayrımcılığa maruz kalmış yabancının çok yönlü bir edebî masaldır. Kendi memleketinde yabancı olma, ötekileştirme, toplumsal şiddet, insandışılaştırma, kentsel yalnızlık ve izolasyon temaları etrafinda gelişen romanda; Tursun&apos;un genç başkahramanı, Coetzee&apos;nin ifadesiyle, bizlere baskılarla dolu bir dünyayı anlamlandırma mücadelesinin karanlık ve şiirsel bir kaydını sunar. 
 
Kırsalın acılarından ve yoksulluğundan kaçmak için devlet dairesinde geçici bir iş bulduktan sonra Ürümçi&apos;ye gelen bu isimsiz Uygur genci, şehirde yalnızca soğuk bakışlarla karşılaşır ve reddedildiğini kısa zamanda anlar. Sayılar ve kokulardan, şehvet ve nefretten, delilikten, rüyalar ve anılardan oluşan bir monolog söyleyerek acı bir sisin çöktuğü kışın kirli atmosferinde ve kent gürültüsü eşliğinde sokaklarda dolaşır. Uygurlara düşman bir şehrin ortasindaki bu genç, &quot;kapana kısılmışların 
boğuk sesi&quot;dir. 
 
Kimi zaman absürtleşen kimi zamansa ölümcül derecede ciddileşen üslubu ve romanındaki temel izlekler; Perhat Tursun&apos;u, kitaplığınızda Camus, Coetzee, Kafka ve Ralph Elison gibi isimlerin yanına yerleştirtecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6791dea2-2487-4ca8-9fee-bb17adb78794.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye-Filistin Hattı</image:title>
            <image:caption>“Yazılar çağa tanıklığımızdır...” Böyle yazıyordu, yayınevimizin 2002 yılında çıkardığı &quot;Türkiye-Filistin Hattı: Kadınlar Yazdı&quot; kitabının ön sözünde. O günden beri şahit olmaya devam ettiğimiz ve geçen sekiz ayda son mertebe şiddetlenen vahşeti yeni yazılarla kayda geçirmek niyetimiz. Gördüklerimizi, bildiklerimizi, hissettiklerimizi yaşananların ağırlığını kelimelere sığdırmamız mümkün olmasa da yazmalı, konuşmalıyız.

75 yılı aşkın bir süredir işgal, zulüm ve insan hakları ihlalleri ile karşı karşıya kalan Filistin’de 7 Ekim 2023’ten bu yana etnik temizlik, soykırım yaşanıyor. Siyonist İsrail, arsızca ve aleni bir şekilde soykırım eylemlerine devam ederken, ABD ve Avrupa onu destekliyor. Batı medyası ve kültür endüstrileri; İsrail’in karşısında, Filistin’in yanında kim varsa onu susturma, sindirme çabasını kararlılıkla sürdürüyor. Bu noktada bizim de -her şey net ve ortada olmasına rağmen- “şehrin öbür ucundan koşarak gelip” ısrarla hakikati ifade etmemiz gerekiyor. Kim olduğumuz önemli değil.
Önemli olan hakikat... 
Filistin halkının mücadelesine destek vermek ve adaletin sağlanması için tepki göstermek hepimizin sorumluluğudur. Bu yüzden elinizdeki derleme eserde; yazar, şair, akademisyen, müzisyen, gazeteci, doktor, psikolog, çevirmen, şef, vaize gibi farklı meslek mensubu çok sayıda kadının Filistin için yükselttikleri sesleri bir araya getirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5223e1-5cc6-4d23-a968-78fef0de6b90.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Bulmak</image:title>
            <image:caption>Birçok kişi yaşadığı kayıptan sonra “son” arayışındadır. Kessler, çoğumuzun aşina olduğu keder aşamalarının (inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme) ötesinde, anlam bulmanın, kederi daha huzurlu ve umutlu bir deneyime dönüştürebileceğini savunur. 
Kessler okurlara kaybettiğimiz kişileri hatırlamanın yol haritasını çiziyor; bize sevdiklerimizi onurlandıracak şekilde nasıl ilerleyeceğimizi hem profesyonel hem de son derece kişisel paylaşımlarla gösteriyor. Kessler’in acı dolu yolculuğu, çocukluğunda annesinin ölümüne tanık olmasıyla başladı. Hayatının büyük bölümünde doktorlara, hemşirelere, danışmanlara, polislere ve ilk müdahale ekiplerine hayatın sonu, travma ve keder eğitimleri verdi aynı zamanda keder yaşayanlar için konuşmalara ve inzivalara öncülük etti. Bilgisine rağmen yirmi bir yaşındaki oğlunun ani ölümüyle hayatı altüst oldu. 
Yas uzmanı bu kadar trajik bir kayıpla nasıl başa çıktı? Bu beklenmedik, yıkıcı kayıptan kurtulmak için oğlunu onurlandıracak bir yol bulması gerektiğini biliyordu. Bu yol, kederin altıncı aşamasıydı: anlam. 
Anlam Bulmak kitabı, yas literatürüne önemli bir katkı ve muazzam bir kaybın yaralarını sarmak için hayati bir rehber sunmayı amaçlıyor. Acıdan uzaklaşıp ölüme ve anlama doğru yolculuk yapmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken, ilham verici bir harita.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a2176f8-13ce-4829-b1d8-a10146dca039.jpg</image:loc>
            <image:title>İcazetli Hekim Diplomalı Doktor</image:title>
            <image:caption>Hekim kelimesinin aynı zamanda “bilge” demek olduğunu biliyor muydunuz? Bugün kullandığımız “doktor” kelimesi nereden geliyor? Tıp fakültesi mezunlarına verilen “icâzetnâme” neden “diploma” oldu? 
 
Araştırmacı koleksiyoner Enver Beşinci, bir koleksiyonda karşısına çıkan ipucunu takip ederek geçmişte tıp alanında çalışacak kişilere verilen belgeye neden “icâzetnâme” denildiğinin izlerini sürüyor ve geleneksel tıp anlayışımızın insana verdiği yüksek değerin kaynaklarına ulaşıyor. Elinizdeki bu kitap vesilesiyle; icâzet-diploma karşıtlığı üzerinden, geleneksel olanı reddeden modernlik anlayışının tıp alanında ülkemize ve insanlığa getirdiği zararlar tartışmaya açılıyor. 
 
Batı kaynaklı modernizmin, geleneği saf dışı bırakma hastalığı, tıp konusunda da büyük bir yıkım meydana getirmiş, insan yüzlü kadim tıp anlayışından âlet/makine ağırlıklı tıp anlayışına geçilmiştir. Dolayısıyla daha önce insanı esas alan anlayış, şimdi makineyi önceleyen, âletleri insanlara tercih eden bir anlayışa dönüşmüştür. 
 
Hekim sadece tıp konusunda malumat sahibi olan kişi değil, her türlü insanî bilgiyle mücehhez bir kimsedir. Sadece laboratuvarlarda oluşturulmuş ilâçlarla tedavi yolu izlemez, insanla konuşur, onu aynı zamanda ruhen/mânevî anlamda da tedavi eder. Hastasını sadece gelişmiş makineler ve yapay ilâçlar yoluyla tedavi eden modern tıbbın öznesi ise “doktor”dur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a48bd6a3-8950-43f1-847e-3a591adf828e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Çocuk Öğrenir</image:title>
            <image:caption>‘Gelişim Farklılığı Gösteren Çocukların Öğrenme Sorunlarına 
Pratik Bilgilerle Zenginleştirilmiş Çözüm Yolları’ 
 
Her Çocuk Öğrenir 
 
 
Söz konusu çocuk ve çocuk eğitimi olduğunda, coğrafyamızda pek çok şey söylenir ve yazılır. Bu kitap, eğitime vakfedilmiş bir ömrün deneyimleriyle şekillenen, eğitimdeki görünmez kayıplara dikkat çekerek yaygın yaklaşımları sorgulayan, pratik bilgilerle örülü bir kılavuzdur. Bu kitapta çocuklarınızın akademik süreçlerinde karşınıza çıkan sorunların çözümlerini bulacak ve imkânsız diye düşündüğünüz çözümlerin mümkün olabileceğine tanıklık edeceksiniz. 
Müjdelen Tüzün’ün farklı yaş gruplarında, farklı öğrenme biçimlerine sahip yüzlerce öğrencisiyle yaşadığı deneyimleri sayesinde Her Çocuk Öğrenir’in ana kahramanı ‘sizin çocuğunuz.’ 
Tüzün’ün çocuk ve öğrenmeye dair özgün yaklaşımıyla geliştirdiği, çocuğa duygusal ve bilişsel boyutta ulaşmanızı kolaylaştıracak bu kılavuz; sadece öğretmen ve ebeveynler için değil, eğitim ve öğrenme süreçlerinin her aşamasında çocukların hayatına dokunan herkes için kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd58eb85-6829-49b7-92e7-0b203776cdbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kutu</image:title>
            <image:caption>Ama yaşanmış hikâyeler bunlar. 
Algılar ve illüzyonlarla karartılıp çarpıtılmaya çalışılan olayların gerçek yüzü. “Aslında ne oldu?” 
sorusunun cevabı. Türk siyaset ve medya dünyasından sansürsüz kesitler. 
 
250’den fazla isim var bu kitapta. Çoğu, ülkeyi yöneten ve milleti yönlendiren isimler! Onların çevresinde gelişen çarpıcı, hatta ürkütücü olaylardan örnekler sunuluyor sizlere… 
Okurken hangi duygular içine gireceğinizi görür gibiyiz. 
Bazen şaşıracak, bazen de “Bu kadarı da olmaz,” diyeceksiniz. 
Kimi zaman da sert tepkiler göstereceksiniz… 
 
Kara Kutu sizin için açılıyor. 
Karanlığın içinden yüzünü gösteren gerçeklerle karşılaşıp bir çırpıda okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f4fb458-0d27-4cbf-a679-0877516fdeea.jpg</image:loc>
            <image:title>Pokemon - Pikachu Çıkartma Çılgınlığı Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Heyecan verici sahneler ve muhteşem aktivitelerle dolu bu çıkartma kitabıyla birbirinden etkileyici bölgeleri ve harika Pokémonları keşfet! 
Savaş stadyumu sahneleri, tropik plajlar, karlı dağlar ve daha fazlası! 
Pokémon çıkartmalarını nereye yapıştıracaksın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef35db7-7dfa-4d2b-be64-a4d6d4758440.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeytin Gözlü Marangoz</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın kahramanı, bulduğu her ağaç parçasına sarılan, dallardan oyuncaklar yapan zeytin gözlü bir çocuk. Eline geçen tüm ağaç dalları ve tahta parçaları onun elinde müthiş birer eşyaya dönüşüyor. Şimdi dedesinin anlattığı o kıssalardaki gibi kötülere karşı cesur ve güçlü olma vakti! 
Zeytin gözlü marangoz, bunu çocukluğundan beri en güzel hayallerini süsleyen bir minberle başarıyor. 
Nasıl mı? 
O hâlde bu güzel öyküyü okumalısın. 
Merve Gülcemal, Mescid-i Aksa’nın minberinden aldığı ilhamla seni harika bir Kudüs macerasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0092855a-cfe7-49f6-92eb-8862dafc9985.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Salonlarda</image:title>
            <image:caption>Dark Academia’nın sözlük tanımı: 
 
1. Yükseköğrenim, sanat ve edebiyatla ilgili bir internet alt kültürü veya bu unsurların bilgi arayışına ve ölümün keşfine odaklanan idealize edilmiş bir versiyonu. 
2. Belli başlı estetik ilkeler. Gotik bir çizgisi olan akademik yapı; tüvit ceketler, vintage hırkalar, aşınmış mokasenler, içi düşündürücü şiirlerle dolu yıpranmış bir deri omuz çantası. Meraklılarına genellikle müzelerde ve karanlık kütüphanelerde rastlanabilir. 
 
Yepyeni ve özel Dark Academia hikâyeleriyle karşınızda: 
 
Olivie Blake  •   M.L. Rio 
 
David Bell  •  Susie Yang 
 
Layne Fargo  •  J.T. Ellison 
 
James Tate Hill  •  Kelly Andrew 
 
Phoebe Wynne  •  Kate Weinberg 
 
Helen Grant  •  Tori Bovalino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b988b96-9084-4172-8588-33949f4a2fa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rollo May - Var Olmanın ve Sevginin Kritiği</image:title>
            <image:caption>“ÖZGÜR OLAN, İNSAN VARLIĞININ BÜTÜNÜDÜR, İRADE GİBİ BİR PARÇASI DEĞİL.” – ROLLO MAY 
 
İnsanın kendisine bir varoluş deneyimi edinebilmesinin ve bu deneyimi evrenin kısıtlı ama tam da bu kısıtlılıktan ileri gelecek biçimde özgür bir parçası olarak ortaya serebilmesinin çağımız açısından ne denli dehşetli ama bir o kadar da mucizevi olduğu açıktır. 
 
Rollo May, insanın özgürlüğünü yazgısı çerçevesinde ararken; bu yazgıyı deneyimleme cesaretiyle varoluşumuzun temel dinamiği olan kaygının tıpkı doğduğumuz anda olduğu gibi tekrar teklifsizce birbirine sarılmasını, bir “çağ reçetesi” olarak yazıyor. 
 
May’in insana ve varoluşa dair bu kavrayışından ileri gelen varoluşçu psikoterapi yöntemiyse, iki gerçek kendilik durumunun özgür biçimde karşı karşıya gelmesinin yaratıcı gücünden ve bu iki soyunuk öznenin kendilik aktarımındaki yalınlıktan motive oluyor. Rollo May, bir yandan varoluşumuzun inceliğini ve derinliğini anlatırken, diğer yandan bu incelikten ve derinlikten yoksun kalma halinden nasıl kurtulabileceğimizin yollarını açıklıyor bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bed5657-e30c-44a6-bb9d-9418a7fe2302.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala</image:title>
            <image:caption>Mandala</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f518fc6c-d117-47b7-b884-11863c8a6638.jpg</image:loc>
            <image:title>Dragos</image:title>
            <image:caption>Gazeteci İpek Özbey soruyor, Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’nü çökerten polis müdürü Furkan Sezer anlatıyor... 
•  Operasyonun perde arkasında neler yaşandı? 
• Adnan Oktar’a operasyon yapan polis müdürünün başına neler geldi? 
•  Kızlar nasıl “kedicik”lere dönüştürüldü? 
•  Dragos kod adlı malikânede neler yaşandı? 
•  Turnike sistemi nedir? 
•  Örgüt parayı nereden buldu? 
•  Adnan Oktar yurtdışında kimlerle bağlantı kurdu? 
•  Cezaevine gelen kadın avukatların sırrı ne? 
Dragos’ta, dini kullanarak yabancı istihbarat teşkilatlarıyla iç içe geçen, kedicik perdesinin örttüğü silahlı suç örgütünün içyüzünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5e555c5-45e5-4465-a62b-924c9a34f4cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tağut</image:title>
            <image:caption>BİR SONER YALÇIN ARAŞTIRMASI 
 
Kimi Sion Liderlerinin Protokollerine… 
Kimi Cizvitler’in Gizli Talimatlarına… 
Kimi Barnabas İncil’ine… 
Kimi Altın Şafak Hermetik Cemiyeti’ne… 
Kimi Fransız Devrimi’ni İlluminati’nin gerçekleştirdiğine… 
Kimi Titanik’i masonların batırdığına… 
Kimi Yahudi bankerlerin Marks’ı solun içine soktuğuna… 
Kimi Nazilerin tasarladığı UFO ile Hitler’in kutuplara kaçtığına… 
Kimi Atatürk’ü masonların zehirlediğine inanıyor. 
Oysa: 
Dünyanın gerçek gizemi görünmeyende değil, görünende! 
Görmek isteyenlere yazdım. 
KUTSAL ALDANIŞIN SOYAĞACI 
Günümüzde farklı olanı incitmemek adına gerçekleri yazmak zorlaştı. Bu kitap politik doğruculuk ile hesaplaşıyor. Kullanışlı siyasi görüşlerin ve kişilerin üzerindeki perdeyi kaldırıyor. Tüccar aydınlar ile hesaplaşıyor. 
Ve Soner Yalçın yine saldırıların hedefi olacak bir araştırmaya imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9388ef52-a4c4-45b7-9f5d-cd83c3a7c9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşpare 6 (Ciltli) Özel Baskı (Yan Boyamalı)</image:title>
            <image:caption>Adalet peşinde koşan bir seri katil: AŞKIN. 
Mafyatik gücü ve keskin zekâsıyla tüm düşmanlarını alt eden bir örgüt lideri: ATEŞ ALANGUVA. 
 
Aşkın ve Ateş’in yollarının kesişmesiyle başlamıştı her şey; biri katildi, diğeri maktul. İkisinin arasındaki aşk, alevleri daha da harlamıştı. Peki, şimdi bu alevler yerini sessiz bir kora mı bırakacaktı yoksa tüm dünyayı da beraberinde mi yakacaktı? 
 
Ateşpare Serisi’nin altıncı ve final kitabında okurları tahmin edilemez bir son bekliyor. Kimileri için Aşkın hiç hak etmediği bir karanlığa mahkûm olurken kimileri içinse adını en parlak harflerle dünya tarihine kazımayı başarıyor. 
 
“Heyecanlı gözler sayfaların üzerinde gezinirken tam da şu an aslında nereye geldiğini anladı. Finale gelmişti ama bu aynı zamanda bir başlangıçtı. Bu zamana kadar olan her şey V’nin doğuşunun hikâyesiydi. V bir efsaneydi, efsaneler unutulmazdı. V ölümsüz olduğu için efsaneydi ve asla ölmeyecekti.  V sonsuza dek adalet ve güç arayan insanların zihninde ve kalbinde yaşayacaktı.” 
 
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir. 
Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a4073b7-bf40-48ab-aacc-ca7a7e2484c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Erkek arkadaşıyla sorunlu biçimde ayrılan ve işini kaybeden Cassie geçimini sağlamak için geçici bir işe girer. Başlangıçta ona çok sıkıcı gelen işi şirket ortaklarından Forest ve karısına ait özel yazışmaları tesadüfen okumasıyla farklı bir boyut kazanır. Cassie onlarla arasında bir bağ olduğuna inanmaya başlar, hatta Forest’ı takıntı haline getirir ve onu takip edecek kadar ileri gider. Cassie bu işin sonunda paçayı kurtarabilecek mi, Forest onu bulacak ve yine işinden kovulacak mı? Yoksa yeni bir aşk mı doğacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e39aefb2-59b8-4c07-b06b-fea7099ca7e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacılığı Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, insan doğası ve bu doğanın idaresi hakkındadır. Antik dönemlerde, veya belki de tüm tarih boyunca, bu konuyu en zekice işleyenler Stoacılardı. Nasıl düşünmemiz ve nasıl yaşamamız hakkında tavsiye verdiklerinde, günümüzde ‘Stoacı’ kelimesiyle özdeşleşen nemrut bir duygusuzluk akla gelmemeli. İlk Stoacılar, filozofların ve psikologların en maharetlilerindendi; üstelik son derece uygulamacı kişiliklerdi; gündelik yaşamın sorunlarına çözümler sunuyorlardı ve akıldışı eylemlerimizin üstesinden gelmek için tavsiye veriyorlardı, ki bu çözümler ve tavsiyeler günümüzde hâlâ geçerlidir ve işe yaramaya devam etmektedir. Bu kitaptaki bölümler, onların en faydalı öğretilerini on iki ders halinde sunmaktadır.” 

Farnsworth, bu derslerde Stoacılığın teknik ve metafizik detaylarına girmez; ölüm, arzu, haz, tutku, erdem ve yargı gibi bizi doğrudan ilgilendiren ve yaşamımızda hayati bir öneme sahip olan konulara odaklanır. En çok faydalandığı figürler, öğretinin simge isimleri Seneca, Epiktetos ve Marcus Aurelius’tur. Fakat Farnsworth, bu meşhur temsilcilerle sınırlı kalmaz; Epikür, Cicero, Plutarkhos, Montaigne ve Schopenhauer gibi Stoacı sayılmayan pek çok farklı isimden de birçok alıntı sunar. Böylece Stoacılığın zamanı aşan bir öğreti olduğunu bize gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf3e39e-48fd-4fee-becd-b766fb4eb5a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant’ın Etik Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>“Açıkça görüldüğü üzere, Kant’ın hem ahlaki ilkeleri hem de insan doğası kuramı sadece kendimizden duyduğumuz hoşnutsuzluğu artırmak için tasarlanmıştır. Hegel’in aksine, Kant için felsefenin vazifesi bizi insanlık durumuyla uzlaştırmak değildir. Kant, rasyonel varlıklar olarak durumumuzun tatminsizlik, kendine yabancılaşma ve bitimsiz bir mücadele hâli olması gerektiğini düşünür. Felsefe bunu aşmaya çalışmamalı, yalnızca bu durumun kaçınılmazlığıyla yaşamamıza ve daha da önemlisi, bize biçilen bu acılı vazifede ilerleme kaydetmemize yardımcı olmalıdır.” 
Allen Wood, Kant’ın Etik Düşüncesi kitabında, modern dönemin en önemli filozofu Immanuel Kant’ın ahlak düşüncesine dair kapsamlı ve titiz bir analiz sunuyor. Kant’ı Aydınlanma’nın tarihsel ve felsefi bağlamı içinde ele alan Wood, onun ahlak düşüncesini şekillendiren entelektüel akımları belirginleştirirken bir yandan da onun fikirlerinin kendisinden sonraki döneme etkisini ortaya koyuyor. Kant’ın etik düşüncesini, daha kolay anlaşılabilecek ve günümüz etik sorularıyla daha yakından ilişkilendirilebilecek yeni bir yaklaşımla sunmaya çalışan Wood, kitabın ilk kısmında, Kant’ın özellikle ödev, otonomi ve kategorik buyruk gibi önemli kavramlarının ahlak düşüncesindeki temel rollerini sunarken, ikinci kısmında ise bu düşüncenin antropolojik uygulamalarını aktarıyor. VakıfBank Kültür Yayınları olarak okuyucuyla buluşturduğumuz Wood’un bu eseri, Kant felsefesi ya da etik alanıyla ilgilenen herkes için temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f1231f-7e97-41a1-ae31-d119dc0d3a52.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti’nin İlk Müderrisi Davud Kayseri</image:title>
            <image:caption>Dâvûd Kayserî, İslâm düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Hayatının büyük bir kısmını ilim peşinde 
koşarak geçiren Kayserî, gerek matematik, geometri ve astronomi gibi aklî; gerekse tefsir, hadis, kelâm ve özellikle de tasavvuf gibi dînî ilimlerde kemale ulaşmıştır. Bu sebeple Orhan Bey, etrafında başka pek çok âlim ve sûfî bulunmasına rağmen, o sıralarda İran’da yaşayan Kayserî’yi İznik’e davet etmiş ve kendisini Osmanlı Devleti’nin ilk medresesinde baş müderris olarak görevlendirmiştir. Böylelikle bu büyük âlim, devrinin en önemli ilim adamlarından tevârüs ettiği ilmî ve mânevî mirası, Osmanlı medreselerine aktarmış ve İslâm düşünce geleneğinin devamı bakımından adeta bir köprü vazifesi görmüştür. Bu kitabın amacı, Dâvûd Kayserî’yi 
-akademik dili kısmen hafifletmek suretiyle- ilim yolculuğunun başlangıcındaki gençlere tanıtmaktır. Kayserî’nin kitaplarını okumak isteyenlere yardımcı olmak maksadıyla, çalışmanın sonuna kendi eserlerinden yola çıkılarak hazırlanan terimler sözlüğü eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4975ebf8-fd17-4d8a-83d0-04300d7f3abc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Değerlisin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2 yaş ve üzerine hitap eden bu kitapta sorumluluk duygusu ve aile içi ilişkiler büyük bir incelikle anlatılıyor. Topkuyruk’un sorumluluklarıyla oyun arasında geçen macerası, her minik okur için ilham kaynağı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78522f5c-a55d-4caf-a98a-dd8f21bb13dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kibritle Yok Olmak 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İNSAN, BİR KUTU KİBRİTE BENZER.
VAR OLUR, YANAR VE SÖNER...
Gizli bir askerî üs…
Bu üssün içinde yetiştirilen gölge askerler...
Hayalet Timi en kritik operasyonuna başlamak üzere...
Operasyon Adı: “Balkan Kızı”
Yüzbaşı Barut, henüz çok küçük yaşlarında Türkiye’den Makedonya’ya kaçırılan Talia Alaz’ı yıllar sonra ülkesine getirmekle görevlendirilmişti. Yalanlarla büyüyen Talia, kendisine ulaşan kibrit kutularıyla gerçeği öğrenmek üzereydi. Önünde iki seçenek bulunuyordu; ya kibriti yakacaktı ya da kendini...
Yüzbaşı Barut ve kızıl saçlı bir Balkan Kızı...
“Ben, benimle yanmanı, geride kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Bil ki seni almaya geliyorum, Balkan Kızı.”
Uyarı: Yetişkin okurlar için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f979db2-a314-4edb-abc3-c9e24968320b.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin İzin Günü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2 yaş ve üzerine hitap eden bu kitapta anne ile kurulan ilişki, ev içi iş bölümü, sorumluluk, aile bağları ve yardımlaşma büyük bir incelikle anlatılıyor. Dikkuyruk ve annesinin macerası, her minik okur için ilham kaynağı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a064fa88-c791-4ce6-b95e-2676e3a479e9.jpg</image:loc>
            <image:title>İstihbarat Savaşları</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze, devletleri güçlü kılan faaliyetlerin en önemli unsuru istihbarat teşkilatları olmuştur. 20. yy, dünyada istihbarat teşkilatlarının hızla gelişmesini sağlasa da en eski Türk tarihindeki Börü Budun gibi derin devlet mekanizmasını kurup istihbarat çarkını çeviren yapılanmalar da vardır. Bunlar, II. Adülhamid döneminde kurulan Yıldız İstihbarat Teşkilatı ve günümüzde kurulan Milli İstihbarat Teşkilatı olarak varlığını sürdürmektedir.
Casuslar ve istihbarat örgütleri hakkında toplumun zihninde yer etmiş sorulara cevap arayan bu çalışma istihbaratın doğuşuna, tarihsel gelişimine, çalışma yöntemine ve casusluk faaliyetlerine ışık tutmaktadır. İstihbarat tarihine adını kalın harflerle yazdırmış ünlü casuslar, örneğine ancak filmlerde rastlanacak gizli operasyonlar, algı ajanlarının perde arkası operasyonları, bal tuzağı operasyonları ile devlet yetkililerinin ve bürokratların tuzağa düşürülmesi, istihbarat teşkilatlarının bilinmeyenlerini bu kitapta hayretle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d1bfaa-dbcf-4fac-bf7f-3c6a4cb61fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacker: Bir Sibermafya Patronunun Gerçek Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Bir Hackerın Siber Suç Yeraltı Dünyasını Ele Geçirişi   Hackerların yeraltı dünyasında söylentiler yeni bir virüs gibi hızla yayıldı: Birileri –dâhi ve yürekli bir suçlu– ABD ekonomisinden her yıl milyarlarca dolar çeken bir internet şebekesini tek başına ele geçirmişti!   Bu yeni elebaşını yakalamak için FBI hırslı bir operasyon başlattı. Dünyanın çeşitli emniyet birimleri de köstebek ve çift taraflı ajanlarını kullandılar. Siberpolisler hiçbir şeyden şüphelenmeyen düzinelerce hackerı yakaladılar. Ancak her defasında asıl hedefleri, muhbirleri fark edip kaçmayı başarabildi.    Aradıkları kişi alışıldık bir suçlu değildi: Çifte hayat süren dâhi bir programcıydı. Tanınmış bir “beyaz şapkalı” hacker olarak bilgisayar dünyasına ve hatta FBI’a yardım eden ünlü bir bilgisayar programcısıydı. Ancak “siyah şapkalı” hacker “Iceman” olarak veri hırsızlığı dünyasında becerilerini test etmeden duramıyordu. ABD çapında binlerce bilgisayara girip milyonlarca kredi kartı numarasını zahmetsizce çalıyordu. Onun gibi hackerların çaldıklarını burunlarının dibinden tekrar çalıyordu. Ağzı çok laf yapan bir dolandırıcıyla birlikte bir suç şebekesini yönetiyordu.    Yıllar boyunca da suç hayatını sürdürdü.   Etrafındaki hackerların verimsiz çalışmalarını, tartışmalarını, içlerinde muhbirler barındırmalarını görünce bir karar verdi: Bir darbe yapıp hacker dünyasını ele geçirecek ve her şeyi olması gerektiği gibi yönetecekti.   Hacker, sıradan Amerikalı gençlerin Rus mafyasıyla el ele çalıştığı ve basit bir Wi-Fi bağlantısının milyonlarca doların kaynağı olduğu akıl almaz bir hikâye.      “Ustaca anlatılmış... Macera romanlarına yaraşır bir kedi fare kovalamacası.” San Francisco Chronicle   “Poulsen, hacker dünyasını o kadar ustaca anlatıyor ki son sayfaya dek çevrimdışı olamayacaksınız.” Publishers Weekly   “Her ne kadar siber suçları ve kredi kartı hackerlığı için hapis cezası almış olsa da ‘Max Vision’ı sevmemek zor. Bu alışılmadık dâhinin muziplikleri ve FBI’ın onu bulma çabaları, elinizden bırakamayacağınız bu kitapta birleşiyor.” Newark Star-Ledger    “Merhaba Hollywood, Kevin Poulsen’ın size anlatacakları var.” San Francisco Chronicle   “Bu kitabın uzun süre okunmasını sağlayacak şey, Poulsen’ın hacker dünyasının ideolojik ve küçük başlangıcından küresel suç örgütlerine dönüşümünü ustaca anlatıyor olması.” Atlantic   “Hacker’ın başrolünde dâhi bilgisayar programcıları ve onlara yardım eden kadınlar var. Düşmanları da siberdünyanın gizli polisleri. Kevin Poulsen bu figürlere o kadar yaklaşmış ki nefeslerini hissedebiliyor, kelepçelerin sesini işitebiliyorsunuz. Başka hiçbir kitap modern suç dünyasına bu kadar yaklaşamamıştır.” Bruce Sterling, Hugo ödüllü romancı   “Heyecanlı bir polisiye, ilginç bir psikolojik değerlendirme ve okuduğum en derinlikli hacker kültürü öyküsü… Poulsen, bu ultramodern bilgisayar suçlarının arkasındaki teknolojiyi ustalıkla açıklıyor ve hackerların kabiliyetlerini gözler önüne seriyor.” Annalee Newitz, İo9   “Bir William Gibson romanının yoğunluğu ve yarattığı şok etkisiyle Kevin Poulsen hackerların yeraltı dünyasını ve en üstün büyücüsünü anlatıyor.” Steven Levy   “Canlı ve eğlenceli bir hikâye.” The New York Times   “ABD’deki üst düzey bir siber suçlunun bugüne kadar yazılmış en detaylı portresi. Hiç kimse hackerlar hakkında Kevin Poulsen’dan daha yetkin bir şekilde yazamaz.” Joseph Menn   “Polislerin yöntemsel geleneğinden ilham alan Kevin Poulsen, suçlular ve onlarla savaşanların yöntemleri ile teknolojilerini açıklıyor. Aynı zamanda gri şapkalı Max Vision’ın karakter çalışmasını da işliyor.” Jonathan Zittrain   “Bildiğimiz, ticari internetin altında yatan karanlık internetin muhteşem bir turu. Kevin Poulsen o dünyayı tanıyan nadir insanlardan: dolandırıcılar, dolandırıcıları dolandıranlar ve hepsini yakalamaya çalışan polisler. Hacker, paralel bir iş dünyasını anlatıyor. Dijital dünyanın kontrolünü elde etmek için DarkCyd, Matrix ve Ghost23 gibi karakterler birbirleriyle kapışıyor.” Ellen Ullman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27577c6a-1092-4e0b-afe4-3bd48ea49a18.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekranın Ardında Davranışsal Bağımlılıkları Anlamak ve Çalışmak</image:title>
            <image:caption>Ekranın Ardında: Davranışsal Bağımlılıkları Anlamak ve Çalışmak adlı kitabın içindeki bilgiler, insani zayıflıkların nasıl sömürüldüğü ve bu zaafların ne şekilde paraya dönüştürüldüğünü, sürekli değişen, genişleyen dijital ortamın zorluklarıyla baş edebilmeyi öğrenebilmek için oldukça önemli. Bu kitap, davranışsal bağımlılıkları anlama, iyileştirme ve önleme yollarını ortaya çıkarma konusunda bir rehberlik yapıyor. Bu kitabın, Türk okurların zihninde önemli farkındalıklar uyandıracağına eminim! Daniel Spritzer, Uluslararası Davranışsal Bağımlılık Çalışmaları Derneği&apos;nin (ISSBA) Yönetim Kurulu Üyesi &amp; Davranışsal Bağımlılıklar Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Bu kitap, davranışsal bağımlılıkları derinlemesine ele alarak dijital çağımıza hâkim olan oyun, pornografi ve kumar konuları ile ilgili kapsamlı bilgiler sunmaktadır. En son araştırmalardan ve uzman görüşlerinden yararlanarak yazılan bölümleriyle bu kitap, davranışsal bağımlılıklarla ilgili sorulara yanıt verirken klinisyen ve araştırmacılara da rehberlik edecektir.  Hakan Türkçapar, Psikiyatri Profesörü, Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği Başkanı Selin Tutku Tabur, Klinik Psikolog Psikolojik zorlanmalar arasında bazıları vardır ki toplumun önemli bir kısmı tarafından horlanır ya da önemsizleştirilir. Bu eserin içeriğini oluşturan cinsellik, kumar ve oyun bağımlılığı da bunların başında gelmektedir. Oysa bu durumlarla iç içe olan bireylerin öncelikle kendileri, sonrasında da çevreleri tarafından anlaşılmaya ihtiyaçları vardır. Bu kıymetli eserde tecrübeli meslektaşlarımız kayda değer bir birikim ortaya koyuyorlar. Konuyla ilgili olan herkes için okunmaya değer bir eseri elinizde tutuyorsunuz. K. Fatih Yavuz, Bağlamsal Bilimler ve Psikoterapiler Derneği Başkanı ve Cansağlığı Vakfı, Bağlamsal Davranış Bilimleri Merkezi (BAĞDAM) Direktörü Bu kitap, günümüzün hızla değişen dünyasında ortaya çıkan tehlikeli bağımlılıklara bir ışık tutmaktadır. Oyun, kumar ve cinsellik gibi cazip ancak sinsi tuzaklar, birçok insanın yaşamını kökten değiştirmektedir. Yazarlar, bilimsel araştırmalar ışığında, bu bağımlılıkların nasıl başladığını, nasıl geliştiğini ve nasıl kontrol altına alınabileceğini incelemektedir. Bağımlılığın yarattığı yıkıcı etkilerle baş etmek için bu kitap bir rehber niteliği taşımaktadır.  İlyas Kaya, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b0c1b00-f136-4752-af31-54ff281805e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Deniz Teknolojisi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu, Karadeniz ve Marmara gibi iç denizlerin yanı sıra Akdeniz ve Hint denizleri gibi uluslararası sularda da varlık göstermiş, güçlü donanması ve takip ettiği deniz politikaları sayesinde 16. yüzyıldan itibaren denizlerdeki etkinliğini artırmıştır. Osmanlı’nın deniz gücünü anlamak için sadece siyasi, ticari ve hukuki gelişmelere değil teknolojik ilerleme ve dönüşümlere de odaklanmak gerekmektedir.
Osmanlı Deniz Teknolojisi’nde Prof. İdris Bostan başlıca şu konuları ele almaktadır: Osmanlı donanma gemilerinin çeşitleri, özellikleri ve gemi teknolojisine bağlı olarak yaşanan değişimler; Osmanlılar’ın erken dönemlerde yelkenli gemi inşa edip etmedikleri; 17. yüzyılda kürekli kadırgalardan yelkenli kalyonlara geçiş süreci; bir gemi sanayi müessesesi olarak Tersâne-i Âmire’nin yapısı ve çalışanları; 18. yüzyıl sonlarında kalyon ve havuz inşası için getirilen yabancı mimar ve mühendislerin Osmanlı denizciliğine katkıları; Osmanlı donanmasında ateşli silahların kullanımıyla bağlantılı olarak top çeşitleri, top döküm faaliyetleri ve kalyonların top kapasiteleri.
Tüm bu konu başlıklarını Tersane muhasebe defterleri başta olmak üzere arşiv belgeleri ve ikincil literatür temelinde ve görsel materyal eşliğinde irdeleyen bu kitap, alanında bir başucu eser niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/020bf20a-fbac-4632-ba2e-f412492bc03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşluk Saatleri</image:title>
            <image:caption>görmüşle görmemiş olmak arasında 
bir ressam nasıl çizebilirdi bunu diyorum 
surun ardındaki sesi, acil ihtiyaç zamanında 
duymamak elde değil, kovamaz kulağa ulaşanı 
duymazdan gelemez hiç kimse 
kimisi tam da bu durumdan çekiniyor işte 
yağmurda çürümüş odun parçasını 
iterek birbirine 
görülmedik hâller içinde 
var olmak istiyorlar 
ölmekten kaçmak değil, yaşayarak ölerek var olmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3bb3d2d-e414-49cb-8841-556ebc9f4e32.jpg</image:loc>
            <image:title>İcatlar Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>Wright Kardeşler’den önce kim uçtu? Plastik cerrahi nasıl icat edildi? Leonardo da Vinci ilk robotu tasarladı mı? İlk e-posta ne zaman gönderildi? Bira ilk nerede üretildi? Sıfırı kim icat etti? Balık kancasından fiber optiğe, piramitlerden posta pullarına ve baruttan GPS’e kadar, bu eklektik derleme, bugün hayatımızı şekillendiren deha anları hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkesi bilgilendirecek, ilham verecek ve büyüleyecek. Yaratıcılık ve inovasyonun en büyük başarıları için olağanüstü bir rehber olan bu kitap, bilim ve teknolojideki atılımlar yoluyla bilgiye ve ilerlemeye katkıda bulunan olağanüstü keşifler ve buluşları anlatmaktadır. En eski ve en temel keşiflerden günümüzün en ileri buluşlarına kadar insanoğlunun göstermiş olduğu çabalar ve yaratıcılık modern dünyayı şekillendirdi ve insan ırkının en yüksek potansiyeline ulaşması için evrimini sürdürmesine olanak tanıyor.  “Dünyanın dört bir yanında, zamanlarının hâkim fikirlerine ve ileri teknolojisine karşı savaşan parlak kadın ve erkeklerin azminin izini süren Breverton’un İcatlar Ansiklopedisi, hayatlarımızı değiştiren ve gezegenimizin geleceğini şekillendiren tarih ve gelişmelerle ilgilenen herkese ilham verecek.” –Hachette, Avustralya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa200467-bbb5-4017-8d11-43e53f9a20ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Derde Deva Randevu Süper Cilt-1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>FÂRÂBÎ, SHAKESPEARE, DOSTOYEVSKİ, HACI BEKTAŞ VELİ, NIETZSCHE, HÜSEYİN RAHMİ, AGATHA CHRISTIE, NEŞET ERTAŞ, KURT VONNEGUT, ORHAN VELİ, BUKOWSKI, KONFÜÇYÜS, YUNUS EMRE, BALZAC, AHMET MİTHAT, ARTHUR CONAN DOYLE,  HALİDE EDİB, ADORNO, ORHAN KEMAL, URSULA LE GUIN, ATTİLÂ İLHAN, UMBERTO ECO, 
CEMAL SÜREYA, BRUCE LEE, HAYYAM, DICKENS, ABDÜLHAK ŞİNASİ, ZWEIG, FATMA ALİYE, ASIMOV, SUSAN SONTAG, OĞUZ ATAY, TOMRİS UYAR 
 
 Sevgili okur, Menteş Bey&apos;in diyaloglarıyla, Üstat Karataş&apos;ın çizgileriyle canlandırdığı bu kitaptaki şahsiyetleri çok seveceğinizi umut ediyor, her birinin, hayalleriniz için ilham olmalarını diliyorum. CEM YILMAZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083540dd-ad8c-4d23-a542-39823eb34401.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant Sonrası Kant</image:title>
            <image:caption>Kant felsefesi bugün yalnızca felsefeyle sınırlı olmayan geniş bir etki alanına sahip ve güncelliğini fazlasıyla koruyor. Böylesi önemli bir felsefi canlılığa katkı verme amacı güden bu kitabın temel sorusu ise Kant’tan sonraki filozofların Kant’ı nasıl ele aldıkları. 
Kant’a henüz hayattayken yöneltilen eleştirilerle başlayan Kant Sonrası Kant yirmi birinci yüzyıl filozoflarının yorumlarına dek uzanıyor. Yöneltilen olumlu ya da olumsuz eleştirileri, geçen yaklaşık iki yüz elli yıllık süreci takip ederek yine birbirinden önemli filozofların düşünce dünyaları içinde gözden geçiriyor. Böylelikle bugün bir tekrar yaratmaktan çok yaratıcı eleştirilerin ve katkıların önünü açmayı umut ediyor. 
Her biri Türkiye’de alanının önemli isimleri arasında anılan yazarlar tarafından kaleme alınan Kant Sonrası Kant epistemolojiden estetiğe, ahlaktan politikaya pek çok disiplinin içinden geçerek okura muazzam bir düşünce zenginliği sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4baa462e-c1b8-411f-9fae-e32a76c2e490.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Olağanüstü Arkadaşım (Çizgi Roman)</image:title>
            <image:caption>Elena Ferrante, Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım ile iki kadın arasındaki dostluğa dair, dünyanın dört bir yanındaki okurları büyüleyen bir eser armağan etmişti bize. Lila ile Lenù’nun hikâyesi 1950&apos;lerde, Napoli banliyölerinin sefil bir mahallesinde, iki küçük kızın el ele tutuşmasıyla başlar. O gün kurulan dostluk ömür boyu çözülmeyecek türdendir…ancak içinde sevginin, öfkenin, kıskançlığın da her tonunu barındıran bir dostluktur bu. Bu unutulmaz roman, İtalya’nın bu alanda en tanınmış illüstratörlerinden Mara Cerri&apos;nin özgün çizimleri ve Fanny &amp; Alexander tiyatro topluluğunun oyun yazarı ve oyuncusu Chiara Lagani&apos;nin romandan uyarladığı metinle bir çizgi romana dönüştü. Çizgi roman tarzının imkânlarından faydalanarak Elena Ferrante&apos;nin en bilinen eserini yeni açılardan görmek isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14459b93-6a50-4cc6-b021-1151d812aeb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağanak Altında</image:title>
            <image:caption>İntihar Dükkânı ve Dansa Davet&apos;in yazarı Jean Teulé&apos;den, tarihin akışını değiştiren, kahramanlık nidalarıyla başlayıp çamurlar içinde biten trajik bir günün romanı...


Avrupa&apos;nın ve dünyanın kaderinin yeniden yazıldığı Yüz Yıl Savaşları&apos;nın son çeyreğinde iki amansız düşman; Fransız ve İngiliz ordusu yeniden çarpışmak üzeredir. Her anlamda üstün Fransızların zaferi neredeyse kesindir; açlık ve hastalıktan kırılmış, bitkin İngiliz ordusunu bozguna uğratmaya can atmaktadırlar.


Kibir, hırs ve ganimet düşkünlüğünün gözleri kör ettiği, uşaklı ziyafet sofralarına soylu gülüşlerin karıştığı, şarabın su gibi aktığı bu özgüven yüklü erkek dünyasında işlerin ertesi sabah ters gideceğini görebilen yalnızca bir kişi vardır; savaş meydanının tek &quot;yoldan çıkmışı&quot; Zambak Çiçeği. Peki bu şanlı şöhretli şövalyelerin, mavi kanlı aristokratların, yüksek rütbeli komutanların arasında doğru soruları soran, ihmalleri ve ihtimalleri dile getiren bir kadına kim kulak verecektir? Hiç kimse.


Tarihte eşi görülmemiş bu akıl almaz felaketin heybetli anlamsızlığından doğan ürkütücü dehşete kahkahaların karışacağı Sağanak Altında, ilk kez Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c18611ce-a876-4f64-a38d-c75665d319da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelik Psikolojisi 1 (İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Starting out with the idea that wisdom should not remain unfulfilled and as an abstract attitude, on the contrary, it should be a part of our everyday life and a value of our life practice, Prof. Nevzat Tarhan discusses wisdom, which he sees as the most fundamental value of the 21st century, with his work titled The Neuropsychology of Wisdom.
 
The Neuropsychology of Wisdom, which is subtitled “From Spinoza’s Fallacy to the Evolution of Evolution”, conveys that it has become a necessity for science to take creation into account in terms of scientific ethics at this point today in the first chapter with evidence-based data together with the topics such as how belief is based on common foundations with rational intelligence in the light of the data obtained by science in the post-quantum period, the scientific basis of the Higgs Boson- The God Particle thesis, and the dilemma of Creation and Evolution.
In the second chapter, the book brings a wisdom-based perspective into the concepts of ego and self by referring to the original roots of the wisdom doctrine defined as Positive Psychology. The book offers comprehensive information about the dynamics of wisdom, the transfer of wisdom into practical life, specifically on family, society and leadership topics, and its connection with Sufism.
Emphasizing that a paradigm of wisdom, which is guided by reason and accompanied by the concepts of conscience and accountability, is needed for justice and peace to prevail on our planet, where a global pandemic overtakes, Prof. Nevzat Tarhan offers a proposal that can be a cure for our century by bringing theory and practice together in his work titled The Neuropsychology of Wisdom.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/866694b2-e962-4b03-b4ae-f92654e6bf0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançta Temel İlkeler</image:title>
            <image:caption>Satranç; hayatın zorlukları karşısında pes etmeyen, mücadele eden bireyler yetişmesini sağlamaktadır. Satranç; stratejik düşünmeyi sağlayarak bireyin daha doğru kararlar vermesine olanak tanımaktadır. Satranç; problem çözme, hızlı düşünebilme becerilerini ve kendine güven duygusunu geliştirmekte, planlı hareket etmenin önemini göstermektedir. Satranç; dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kurallara uymayı, kazananı kutlamayı öğretmektedir. Satranç; bireyin hayatta daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır. Satranç; hayatın 64 karelik bir dünyaya yansımasıdır. Serinin ilk kitabı olan bu kitap her yaştan bireyin satranç öğrenmesini amaçlamaktadır. Kitapta satranç taşlarının temel hareketlerinin yanı sıra şiş, açmaz, çatal, mat, pat, rok, geçerken alma, piyon terfi ve açarak saldırı gibi teknik kavramlara yer verilmektedir. Kitapta konu anlatımlarına kısaca değinilip, diyagramlar üzerinde satrancın öğrenilmesi hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f88dd6-6571-4fdf-8817-2439b0a9e3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarya “Mutlu ve Uygar Bir Sahil Köyü”</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sizi Akdeniz’in cennet gibi bir sahil köyüne götürerek, felsefenin, sanatın, aklın ve bilimin egemen olduğu, uyum ve huzur dolu bir ortamı tanıtıyor. Aynı zamanda, mikro düzeyde ideal bir uygar toplum yapısına dair bir model sunuyor. 
Hayatın merkezinde felsefenin olduğu bu köyde, her fırsatta felsefe sohbetleri başlatılır, faydasız muhabbetlerden özenle kaçınılır. Uygarya Köyü’nü sıradan topluluklardan ayıran en önemli özellik, dayanışma kültürleri ve uygar, ideal bir toplum yaratma yolunda gösterdikleri bilinçli ve organize çabadır. 
Kitabı okurken, Akdeniz’e özgü beyaz boyalı, begonvillerle süslenmiş bahçeli evlerin bulunduğu sokaklarda gezerken kendinizi bulacaksınız. Köyün yemek kültüründen, eğlencelerinden ve denizle iç içe olan yaşam tarzından keyif alacaksınız. 
Uygarya toplumunun, insanı insan yapan okuma ve düşünmeye verdiği önemi görecek; kültür ve sanat faaliyetlerine tanık olacaksınız. Alışılagelmişin dışında eğitim sistemlerine göz atarken, köy halkının yediden yetmişe spora ve satranca duyduğu tutkuya da şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02da9a6b-cec2-48b0-a056-ebdd3e56f011.jpg</image:loc>
            <image:title>İmtihansız Aşk Olmaz</image:title>
            <image:caption>İmtihansız aşk yoktur. Her sınavda yeniden doğarız. Gözyaşlarımızla, imtihanımızla büyür Rahman’a olan sevdamız. Sabrımızla ateşten geçer, kül oluruz. Yaramıza şifa olur küllerimiz ve kulluğumuzu hatırlatır bize. Düşlerimizde saklarız umutlarımızı ve dua dua işlenir avuçlarımıza. Gerçeklerle yanar yüreğimiz. Ve her kaybın ardında bir ders, Rahman’a olan sevdamız sınavlarla güzelleşir. Yalnızlığın derin çukurunda yine onun adını anarız. Ya Hay. İmtihansız aşk yoktur derken sonsuzluğa yazılır Yaradan’a olan aşkımız. Evet, imtihan dediğin nedir ki? Sabırla yoğrulan bir ömür yolu. Başarılar, başarısızlıklar iç içe. Her adımda bir ders, her ders bir rehber olur bizlere. Acılar öğretir bize sevgiyi. Kayıplar hatırlatır değeri. Dolayısıyla her düşüşte yeniden kalkmak gerek. Kalkışımız ümitlerimizi yeşertsin diye. 
 
İmtihanla öğreniriz hayatı, tecrübe kazanırız. Yolun sonu belirsiz, sorular zor ama bilmeliyiz ki her sınav bir armağan. İmtihanlar olmadan öğrenilmez hakikat. Her gün yeni bir sınav her sınav ibret olur bizlere. Zira Cenabı Hak Kur&apos;an azimüşşanda şöyle hitap etmektedir bizlere: 
 
&quot;Andolsun ki sizleri biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan, meyvelerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.&quot;(Bakara süresi 155) 
 
Mükâfatın büyüklüğü belanın şiddetine göredir. 
O halde güzel bir sabır gerek bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ac8b2e-9858-4b28-a883-4c00da4a5b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasretim Sensin</image:title>
            <image:caption>ZOR AŞK 
 
Hadi durdur sana gelmekte olan aşkımı 
Seni sevene hiç mi acımazsın yakma artık canımı 
Öyle uzun uzun bakıp umut verme, alma aklımı 
Bir gün için cız eder hissedersin ahımı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc3264e-d92a-4614-9e33-c25e70497031.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Kuş</image:title>
            <image:caption>Uzak bir ülkede, yalnız bir kral yaşarmış. Sarayda günlerini kuşların ötüşlerini dinleyerek geçirirmiş. Onların neşeli şarkıları kralı çok mutlu edermiş. Bir akşam özel mi özel bir şarkı duymuş. Hemen bu şarkıyı söyleyen kuşun peşine düşmüş, kuşu yakalatıp bir kafese koymuş. Ama kafesin kapısı kapanınca kuş da susmuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73d6c6c3-ec08-4bac-b13b-1818d5c6a481.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek</image:title>
            <image:caption>“Seni, hayatımdaki her şeyden şüphe etmeme
neden olacak kadar seviyorum. Senden başka
hiçbir şey istemeyecek kadar çok...”
 
Lake Jones, geçirdiği trafik kazasının ardından hem
nişanlısını hem de sol bacağının yarısını kaybetmiş ama
yaşamdan hiç vazgeçmemiştir. Genç kadın artık her
dakikasını dolu dolu geçirmeye, ânı mutlulukla mühürlemeye
kararlıdır. Hayatın ise ona güzel bir hediyesi olacaktır.
Ne kadar ihtiyaç duyduğunu bilmediği o hediye, NFL’in altın
çocuğu ve futbolun efsanesi Cage Monaghan şeklinde kapısını
çalar. Üstelik bu yakışıklı adam ona rüyalarından tanıdıktır.
Lake, Cage’le üç yıl önce tanışmıştır.
 
Bir gün. Kısa bir dakika.
 
Ve bu dakikaya, aşkı bulma hayallerini yeniden canlandıran
bir öpücük sığmıştır.
 
Cage’in gülümsemesi, gamzeleri ve bakışları, Lake’in
hayallerindekinden daha gerçektir. Hayat nihayet onlara şans
verdiğinde ise, dünyadaki yerlerini bulmaları komik ve yürek
burkan bir yolculuk olacaktır.
 
“Hikâyemizi seviyorum. Çok seviyorum,
çünkü her bölümde beni kendine yeniden
âşık ediyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95201a65-51d8-41a9-b724-576e15b32da0.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Arayan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Meraklı Ayata, köydeki diğer çocuklardan biraz farklı. Zamanını koşup güreşmektense köyün bilgesine sorular sorarak geçirmeyi tercih ediyor. Aklında cevap bekleyen binlerce soru var. O, her şeyi öğrenmek, dünyayı anlamak istiyor.  Bir gün, avladığı balıklarla kıyıya dönerken gözleri denizin içine doğru alçalıp batan güneşe takılıyor. Sorularına bir yenisi daha ekleniyor. Kocaman güneş nereye gidiyor?   Usta yazar Bilgin Adalı’dan merak, keşif ve macera dolu bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a297627-aca8-40e7-a355-c9bf86a6e277.jpg</image:loc>
            <image:title>Addiction</image:title>
            <image:caption>It is a book which was prepared by Prof. Nevzat Tarhan and Assoc. Prof. Serdar Nurmedov in the light of the latest scientific developments on addiction that is one of the most important problems of our age.
 
Describing addiction as &quot;a brain disease that can be treated&quot;, Tarhan examines the issue in detail with its causes, protective factors and ever-developing treatment methods.
 
With Nurmedov&apos;s contribution, not only alcohol and substance addiction, but also the development and treatment stages of all kinds of addictions, whether or not it is real or virtual, are discussed in detail. The questionnaires and scales added at the end of the book enable readers to gain insight into the distance between &quot;addiction&quot; and themselves.
 
In addition to computer games and virtual sharing platforms, which have become a part of almost all of our lives today, shopping, hoarding mania and gambling addiction are among the issues on which the book warns.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75157551-f126-47cf-8b19-7a7c10f07df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Women&apos;s Psychology</image:title>
            <image:caption>Women&apos;s psychology, identity, personality, nature, sexuality, personality types, mental problems, exploitation of women...
 
Marriage, motherhood, male-female relationships, the impact of feminism on women and society, fear of abandonment, gender roles imposed by modernism, violence, housewifery, problems encountered, taboos and love...
The book Women&apos;s Psychology written by Prof. Nevzat Tarhan, which has become a classic, explains &quot;woman&quot; in all aspects. This book, which is about women and discusses the problems and phenomena they face through a scientific perspective, also plays a guiding role in relations between men and women.
Women&apos;s Psychology is a reference book that serves as a guide for happy women and families and that every woman and family should have in their library.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7387762-10a0-4023-abbc-3ea4810f85d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kıta Mu’nun Çocukları</image:title>
            <image:caption>Büyük bir kıta, on binlerce yıl önce, şiddetli depremler sonucu paramparça oldu. Pasifik suları, kıtayı büyük bir mezarlığa çevirdi. Ancak kalıntılar hala bizim onları keşfetmemizi bekliyordu. 
James Churchward tarafından, Kayıp Kıta Mu’yu takiben yazılan bu kitap, Mu kıtasının göçmen çocukları Mayalar ve insan kökeni hakkında birçok bilgi sunuyor. Olayları tüm cepheleriyle ele alırken yazıtlar, taş tabletler ve diğer kalıntılar da detaylarıyla inceleniyor. 
Antik Çağ’ın muhteşem öyküsü, sizi o dönemlere götürecek ve bu gizemli kıta Mu hakkında şaşıracağınız bilgilere ulaştıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b55060-b8cb-4edc-b316-3315c77a4eb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Mitler</image:title>
            <image:caption>Yıllar, yıllar önce doğada bulunan her şeyin bir efsanesi vardı. Güneşin, ayın, yıldızın, rüzgarın, suların… Hatta gezegenler hakkında bile ilginç efsaneler vardı. Bu efsaneler dilden dile aktarılarak o dönemin insanına göre uyumlandı. Bildiğiniz tüm efsaneleri unutun, bu kitap sizi farklı alemlere götürecek kadar şaşırtıcı ve eğitici bilgiler taşıyor. 
            Mary Catherine Judd tarafından düzenlenmiş bu kitap, doğanın mucizelerini ve ufacık bir yaprağın bile büyüleyiciliğini anlatmayı amaçlamıştır. Ayrıca küçük yaştaki çocukların, doğa korkusunu yenmesini ve doğayla bütünleşmesini amaçlar. Eğer evreni anlamak isterseniz, bu kitap tam size göre. Bu kitap size şu soruların cevaplarını dolaylı yoldan verecek: 
Geceleri ayın yakınında gördüğümüz o büyük, parlak yıldızın anlamı nedir? 
Akşamyıldızı nedir? 
Büyükayı nedir? 
Çarşamba, Perşembe, Cuma günlerinin isimleri nereden geliyor? 
Ateş yeryüzüne nasıl geldi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc886537-d6e4-4ae2-a8a0-7146054ad668.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceset Tarlası</image:title>
            <image:caption>Cam Tabut Cinayetleri dosyasını dramatik bir sonla kapatan Başkomiser Pınar, çok geçmeden eski eşi ve kızının yaşadığı trafik kazasıyla sarsılır. Günlerini hastanede geçiren Pınar, kızını kaybetme korkusunun sebep olduğu psikozla gerçeklikten uzaklaştığı sırada şizofrenisi ilerler. Komiser Hakan’ın mezarlıkta infaz edilmesiyle başlayan polis avı, Cinayet Büroda büyük yankı uyandırır. Katilin kurbanların yanına bıraktığı işaretleri takip etmek cinayetleri önlemek açısından çok önemlidir. Lakin Pınar’ın altüst olmuş psikolojisi, gözünün önündeki delilleri görmesi için büyük bir engeldir. 
Pınar’ın ailesini hedef alan bu kabus, kaza mı yoksa suikast mı? 
Katil neden polislerin peşinde? 
Tüm bu sorular amansız bir kovalamaca ile cevap bulurken sayfaları hızla çevirmeye hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f5dfae9-0bba-4500-845d-3d3a88d8090d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Nedir Acaba?</image:title>
            <image:caption>&quot;Seni seviyorum çilekli kek!&quot;
 
Yazıp resimlediği kitaplarla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok sevilen, ödüllü sanatçı Rocio Bonilla&apos;nın, Öpücük Ne Renktir? adlı öyküsünden tanıdığımız Minimoni, bu kez &quot;sevgi&quot;yi merak ediyor. Zengin görsel anlatımıyla &quot;sevgi&quot;yi keşfe çıkaran kitap, minik okurları, yaşamın en anlamlı sorularından biriyle baş başa bırakıyor. Çocukların sınırsız hayal gücüne sanatçının eşsiz desenlerinin eşlik ettiği resimli öykü, küçük büyük herkesi duygular üzerine birlikte düşünmeye davet ediyor. 
 
Minimoni, sevgili köpeği Mars&apos;la yürüyüşe çıkmayı çok seviyor. Ama o gün kafası çok karışık, büyükleri bazen hiç anlamıyor. Özellikle de şu &quot;sevgi&quot; denen şeyden söz ettiklerinde... &quot;Sevgi&quot; koca dağları yerinden oynatabilirmiş, ama minicik şeylerde de bulunabilirmiş. İyi de, büyükler görülmeyen, koklanmayan ve dokunulmayan bir şeyi nasıl biliyorlar?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d26e6088-a5b7-423a-a41a-60d27a49bf3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel İstatistik Adım Adım Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Temel İstatistik Adım Adım Yaklaşım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73bdeafc-fa7f-4347-9910-6c326268d3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Leopar&apos;ın Kitabevi</image:title>
            <image:caption>Aniden karşılarına bir kitapçı çıktı.
Girişinde loş bir lambası,
vitrininde ise yanıp sönen ışıkları vardı.
Kiraz içeri adım attığında… şaşkınlıktan donakaldı. 
 
Bay Leopar’ın Kitabevi muhteşem şeylerle dolu! Sadece kitaplar değil, ayılar, aslanlar, penguenler... Hatta içeride bir balina bile var! 
 
Nasıl mı olur? İmkânsız mı dedin? E hadi gel öyleyse, dükkânın sahibi Bay Leopar bizzat emrinde, etrafı göstermek için seni bekliyor. 
 
Eğlence başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e33ebf19-eb8f-4f46-8a26-4409f898ede9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beceriksiz Ninja Rantarou 1</image:title>
            <image:caption>Rantarou, Kirimaru ve Shinbei, Ninjutsu Akademisi’ne 
katılmayı hak kazanmış acemi ninjalardır. 
Bu acemi ninjalar bir yandan okula adapte olmaya, diğer yandan 
karşılaştıkları zorluklardan paçayı kurtarmaya çalışırlar. Doi ve Yamada Hoca, okul müdürü, 
Kuno Birler’deki yaramaz kız ninjalar ve hatta haydutlar gibi ilginç karakterlerle dolu 
çılgın üçlünün eğlenceli eğitim hayatına hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e28c6bbc-5178-4d8b-ac94-470f60a5a1a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beceriksiz Ninja Rantarou 2</image:title>
            <image:caption>Rantarou, Kirimaru ve Shinbei adlı acemi ninjalarımız 
bu sefer boylarından büyük işlere kalkışıyor gibi. 
Bakalım paragöz Kirimaru’nun önderliğinde katıldıkları turnuvayı, 
ninenin intikamını ve daha birçok macerayı başlarına iş açmadan atlatabilecekler mi? 
Tabii tüm bunlarla boğuşurken, dersleri de ihmal etmemeleri lazım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e88773-2354-4fb0-9f63-8b2bd1634b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Dağı</image:title>
            <image:caption>Korku Dağı, Junpei Azumi’nin Kaleminden Korku Manga Antolojisi… 
 
Korku, dağların sessiz sırlarını çözmeye cesaret edenler için gizemli bir dünya sunar. 
Dağların zirvelerine tırmanırken, yürürken ya da sadece onları izlerken, Junpei Azumi’nin 
karanlık hayal dünyasına dalış yapmaya hazır olun. Bu unutulmaz manga antolojisi, 
çeşitli usta manga çizerleri tarafından ele alınan dağlarda geçen esrarengiz hikâyeleri bize sunuyor. 
 
Her hikâye, dağların derinliklerinde gizlenen ruhların ve eski lanetlerin perde arkasını açıyor. 
Her sayfada, okurlar, korku ve gerilimle dolu anlardan oluşan bir yolculuğa çıkıyor. 
Dağların sessizliği, bu hikâyelerin her satırında büyüleyici 
ve dehşet verici bir şekilde canlandırılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61635e0c-8c43-45fb-9423-43513e12fe26.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Öyküler</image:title>
            <image:caption>“‘Sevgili başkanım, normal koşullarda bizim maç filan kazanmamız olanaksız. Öncelikle oyunculara mutlaka bir miktar para verelim çünkü hepsinin alacağı var ve idmanlara bile çıkmak istemiyorlar. Bunun yanında kümede kalırsak hepsiyle gelecek sezon devam edeceğimizi söyleyin. En önemlisi, sizin bir müteahhit olarak asıl gücünüzü kullanalım, bu maçlardaki performanslarına göre oyunculara arsa, dükkân, ev gibi bir şeyler vaat edelim. O kadarla da kalmayalım, evlenecek futbolcunun düğününü yapacağınızı, babasına iş vereceğinizi, kardeşinin okulu için yardımcı olacağınızı belirtin. Bunlar, ne zaman alabileceklerini bilmedikleri paradan daha çok etkili olacaktır.’
Her şey planladığımız gibi gelişti. Son üç maçın ikisini kazanıp kümede kaldık. Ama bu yüzden başkan da büyük bir yük altına girmiş değildi aslında. Oyunculara ödediği paranın yanında dükkân, ev, araba gibi ödüller için de anlaşmazlık halinde herhangi bir geçerliliği olamayacak kâğıtlar imzalanmıştı sadece. Oyuncuların böyle konularda titizlenmeleri, işi sağlama bağlayacak adımlar atmaları gibi bir durum söz konusu değildi. Sendika, dernek gibi haklarını koruyabilecek kuruluşlar yoktu. Federasyon da içinden çıkılamayacağını bildiğinden bu işlerin üzerinde pek durmazdı. Arada bir uygun kurbanlar çıktığında bazı cezalar verilerek bu konuda duyarlı davranılıyormuş gibi göstermelik işler yapılırdı.”
Neredeyse elli yıla yakındır kalem oynatan, Türkiye’de basın hayatının eskilerinden, bilhassa spor meraklılarının çok iyi bildiği bir isim Ahmet Çakır. Yazdıkları ve yorumlarıyla yıllardır takip edilen bu önemli isim, şimdi Sportif Öyküler’iyle yarım asrı süzüyor, kendine özgü dili ve mizahi yaklaşımıyla harmanlayarak memleketin sporcusuna, spor kulüplerine, hatta cümle sporla bağlantılı kişisine ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/150d0d43-a2a2-45a9-ab69-1b62eb051a19.jpg</image:loc>
            <image:title>Karakter Tasvirleri (Otantik)</image:title>
            <image:caption>Hikâye, roman, fabl ve deneme yazarı Ramazan Yılmaz, Isparta’nın Yalvaç ilçesi Bağkonak köyünde mütevazı bir işçi ailesinin evladı olarak dünyaya geldi, 1952. İlköğretimi Bağkonak İlkokulunda, ortaöğretimi İzmir İ. H. Lisesinde tamamladı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1979 mezunu olan yazar, yurdumuzun çeşitli il ve ilçelerinde Edebiyat Öğretmenliği yaptı. Evli, üç çocuk babası Yazar Ramazan Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı 1987 Edebiyat Ödülleri Yarışması’nda BİRİNCİLİK ödülüne, Uluslararası Mustafa Necati Sepetçioğlu Roman Yarışması’nda 1. MANSİYON ödülüne; İlesam-Akçağ hikâye yarışmasında İKİNCİLİK ödülüne değer görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a5e17b-9db7-43a4-b26e-0441b71f0d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Aklımız Karıştı</image:title>
            <image:caption>Mutlu olmak için toplam kaç para gerekiyor? Ne zaman öleceğimizi bilseydik dünyadaki tüm kötülükler bitmez miydi? Bugün kullanmadığım zamanları sonraki günlere nasıl saklarım? Hayallerimin peşinden koşmaktan ayaklarıma kara sular indi. Yine de aklıma gelen fikirleri denemeye devam etmeli miyim? Bir dedektifin sahip olması gereken özellikler nelerdir? 
Senin çevren geniştir, tanıdığın bir yetenek avcısı var mı? Hayal dünyasına gitmek için hangi otobüse binmeliyim? Bilge biri olmak için hangi üniversiteden mezun olmalıyım? Bilgeler ne kadar maaş alır? Gerçekten bu kadar kelimeye ihtiyacımız var mı? Doğa çok abartılıyor, bilgisayar oyunları daha eğlenceli. Doğa dediğin iki börtü üç böcek, değil mi? Neden güler yüz birisine vereceğimiz en güzel hediyedir? Edebiyat ne işe yarar? Armut değil yiyesin, şerbet değil içesin. Bu kitap, çocukların kendisine yönelttiği ilginç sorulara Eğitimci Yazar Tuğba Coşkuner’in verdiği bazı cevaplardan oluşuyor. 
9 yaş ve üzeri herkes için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a246ed8-ad7f-4869-922b-83c0770aae37.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Gelinliğin Hikayesi (Güncel)</image:title>
            <image:caption>Hikâye, roman, fabl ve deneme yazarı Ramazan Yılmaz, Isparta’nın Yalvaç ilçesi Bağkonak köyünde mütevazı bir işçi ailesinin evladı olarak dünyaya geldi, 1952. İlköğretimi Bağkonak İlkokulunda, ortaöğretimi İzmir İ. H. Lisesinde tamamladı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1979 mezunu olan yazar, yurdumuzun çeşitli il ve ilçelerinde Edebiyat Öğretmenliği yaptı. Evli, üç çocuk babası Yazar Ramazan Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı 1987 Edebiyat Ödülleri Yarışması’nda BİRİNCİLİK ödülüne, Uluslararası Mustafa Necati Sepetçioğlu Roman Yarışması’nda 1. MANSİYON ödülüne; İlesam-Akçağ hikâye yarışmasında İKİNCİLİK ödülüne değer görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe4e5046-ed3d-4f22-8b01-e0daaf6d2f68.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Çağ’da Suikast</image:title>
            <image:caption>Tarihi kaynaklar, suikastları yazmak konusunda oldukça isteksizdir. Bir suikastın hikâyesi ya satır 
aralarında ya da üstü kapalı, bir ima ile işaret edilmiştir. Yönetici hanedanın tanrı olduğu ya da 
tanrısal özelliklerle donatıldığı bir dönemde bir hükümdarın ya da bir hanedan üyesinin suikasta 
kurban gittiğini açıklamak birçok açıdan sakıncalı bir durum oluşturmuş olmalı; Suikastçının 
çoğunlukla hanedan üyesi olması, ilahi güçlerin içinde olduğu bir hesaplaşma, yaptırımların yıkıcı 
etkileri, sonsuz azap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164621c2-679d-4138-86bf-31ea3605c9f1.jpg</image:loc>
            <image:title>3-2-1 Kokteyl Hazır!</image:title>
            <image:caption>Kokteyllerin Renkli Dünyasına Hoş Geldiniz!
 
     Klasiklerden modern tariflere, her damak tadına hitap eden yüzden fazla kokteyl bu kitapta sizleri bekliyor. İster deneyimli bir barmen olun ister evinizde kendi barını kurmak isteyen bir kokteyl meraklısı, bilmek isteyeceğiniz herşey bu sayfalarda!
 
Tarihin tozlu raflarından günümüze kadar uzanan unutulmaz kokteyller, 
Mevsimsel malzemelerle hazırlanan ferahlatıcı ve lezzetli içecekler, 
Özel günler ve kutlamalar için yaratıcı ve sofistike tarifler ve çok daha fazlası…
 
     Aldığı uluslararası eğitimleri “Private Dining” konseptinde birleştiren Ceren Key namıdiğer Chez Key, kendi tariflerinin yanı sıra diğer tarifleri de kolay anlaşılır adımlarla ve profesyonel ipuçlarıyla sunuyor.
 
    3-2-1 Kokteyl Hazır! sayesinde yapacağınız kokteyllerle hem kendinizi hem de misafirlerinizi şaşırtacak, ev partilerinizi
unutulmaz hâle getireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b4bf93f-e86c-4c55-92cf-f81306af183e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek Uçuş</image:title>
            <image:caption>ZANDERS 
 
Chicago hokeyi onsuz  tamamlanamazdı; herkesin nefret ettiği favori oyuncu. Rolünü biliyor ve iyi oynuyordu. Hatta arenadan her akşam kolunda başka bir kızla ayrılmaktan hoşlanıyordu. 
 
Hoşlanmadığı şey ise takımının özel uçağındaki yeni uçuş 
görevlisiydi. Stevie kimin için çalıştığını çok iyi anlayacaktı. 
Zanders, ona işkence etmekten keyif alacaktı. 
 
Ancak her uçuşla birlikte duyguları ve düşünceleri farklılaşıyordu ki bu da, işleri yokuşa sürüyordu. 
 
STEVIE 
 
Yıllardır uçuş görevlisiydi. Her şeyi gördüğünü sanıyordu ama yeni işi onu NHL’deki en egoist ve kendini beğenmiş diva için çalışmaya itince, 
her şeyi ikinci kez düşünmeye başlamıştı. 
Buna bir daha asla bir sporcuyla takılmayacağına dair 
kendine verdiği söz de dâhil... 
 
Evan Zanders özür dilemeyen ve kendi iyiliği için 
fazla çekici olan biriydi. Kendini seviyordu fakat 
Stevie onunla ilgili her şeyden nefret ediyordu. 
  Onun dışındaki her şeyden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7ffc7b5-730e-4f9b-ad2f-37e8ea9b3493.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Mahkumu</image:title>
            <image:caption>Bu lanet seni bağlayacak ve ayıracak. 
Bu büyülü kafeste tutacak, 
Bağlayıp öfkeni dindirecek, 
Gazabını susturup dizginleyecek, 
Savaş öncesinde oyalayacak. 
Bu lanet kurtaracak 
ve öldürecek, 
Hem çalacak hem dolduracak. 
 
—Peri Diyarı Masalları 
 
DEĞER VERDİĞİ HER ŞEYİ KURTARMAK İÇİN KURNAZ PERİLERLE TEK BİR PAZARLIK ŞANSI VARDI. 
 
Allie Hunter babasını kurtarmak için sadece bir pazarlığın yeteceğini düşünüyordu. Ama ne kadar yanıldığının farkında bile değildi. Ölümlüler, Peri Diyarı hakkında genelde yanılırdı zaten. Bunun sonucunda ya vahşice canlarından olurlar ya da yaşamlarını onlardan damla damla emecek anlaşmalara sıkışıp kalırlardı.  
 
Allie bir zamanlar işkence ettiği Peri’nin esiri olmuştu ama bu geçici bir durumdu. O bir Avcı’ydı ve özgürlüğüne kavuşmak için ne gerekiyorsa yapacaktı. Ancak birlikte çıktıkları uzun yolculuk düşmanlıkla dostluk arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyordu. Karşısındakinin zalim bir yaratık olduğunu bir anlığına bile unutması sadece babasının hayatından çok daha fazlasına 
mal olabilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e2043e5-9c38-45ee-9db3-d82d7fb4f89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bize güzelliğin bir güç olduğu ve elimizin altında bulunan bu gücü kullanmaktan daha doğal bir şey olmadığı öğretildi. Gücümüzü artırmak için güzelleşmeli ve daha da güzelleşmeliydik ama bugün anlıyorum ki asıl güç koca burnunla direnebilmek. Evet kendisini çirkin hisseden kız kardeşim, istediği estetik operasyonu yaptırabilecek özgürlüğe ve paraya sahip olunan yerden sesleniyorum; istediğin kadar güzelleş yetmeyecek, önüne yeni hedefler koyacaklar.
 
Biz de bedenimize köle olmayıverelim be... Resim yaparak, kahkaha atarak, altta olanı bir basamak üste çekmek için mücadele ederek, keyifle günbatımlarını izlediğimiz günlerin sayısını artırmaya çalışarak, kimseleri kırmadan, nezaketle, güler yüzle yürüyelim dünyada.
 
Çünkü bana göre benim en iyi versiyonum; göz altlarımın daha aydınlık, metabolizma yaşımın on dokuz, popomun daha kalkık olduğu, kendime yetecek kadar huzurlu olan halim değil. Benim en iyi versiyonum; hakkıyla yoksulluğu resmedebilen, zorbaya dur diyebilen, sanatıyla ezilene, geride kalana el veren halim. Amacım acının, fakirliğin pornografisini yapmak değil, bunların yok olması için uğraşmak. Bunun için de elimdeki en iyi silah fırça ve tuval.
 
Seninki ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/019e52b5-124f-4cc0-9db0-190e6199c42f.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip Bir Yer</image:title>
            <image:caption>“Gerçek kalmak... Çoğu kişinin yaptığı gibi yalanlara inanmayı seçip kendinden vazgeçmemek, insanlara dayatılan bu arzulara ve hırslara teslim olmamaktı.”
 
Zengin ve havalı iş insanı Tarık, eski eşi, eski eşinin yeni sevgilisi ve genç bir eskort... Ülkenin değişen, dönüşen, gittikçe garipleşen zihniyeti içine sıkışmış ve bocalamakta olan bu dört karakter, uzun bir akşam yemeğinde bir araya gelip hiç tahmin edilemeyecek bağlar nedeniyle trajikomik bir yüzleşme yaşar. Yaşananlarla ilgili olarak her biri kendince çıkış yolları arayan bu dörtlü, yetmezmiş gibi bu tuhaf gecede bir de son derece değişik bir garsonla mücadele etmek zorundadır.
 
Gürgen Öz’ün Türkiye gündemine dair, hepimizin zaman zaman yaşadığı absürd durumları, mantıksızlıkları, zihniyet problemlerini ve sıkışmışlıkları kara komedi tarzında kaleme aldığı bu romanda, her okuyucu yer yer kendinden bir parça bulurken bazen trajikomik hallere gülecek bazen de gerilmeden duramadığı sürükleyici bir hikâyenin içine dalacak. Sisteme dair keyifli bir taşlama olan Garip Bir Yer, siz okuyucularla dertleşecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be87dfc8-bfac-4bc4-b921-a799747a25f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın Gölgesinden Bilimin Işığına</image:title>
            <image:caption>Dâhi denince aklımıza gelen ilk isimlerden biri Leonardo da Vinci. Bize Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi harikaları armağan eden ressam; uçakları, sıcak hava balonlarını ve diğer teknolojik mucizeleri öngören mucit. Peki ama ressam Leonardo ile bilim insanı Leonardo arasındaki bağlantı neydi? Pek çok Rönesans tarihçisi Leonardo&apos;nun yaşlandıkça bilimle daha fazla ilgilenmeye başladığını ve doymak bilmeyen merakını yeni alanlara yönelttiğini varsaymış, aslında iki Leonardo olduğunu ileri sürmüştü: bir sanatçı ve bir mucit. 
Sanat tarihçisi Francesca Fiorani ise bu çalışmasında çığır açan farklı bir görüş ileri sürüyor. Leonardo&apos;nun meşhur, bir o kadar da karmaşık defterlerine ve diğer kaynaklara yeni bir bakış atan Fiorani, Leonardo&apos;nun henüz Floransa&apos;daki bir atölyede çırakken bile resimle bilim arasında bir bağ kurduğunu savunuyor. Leonardo için ressamın görevi bir insanın içsel yaşamını yakalamak, ruhunu resmetmekti. İnsanları birbirinden, nesnelerden ya da doğadan ayıran hiçbir sabit sınır yoktu. Resim, böyle bir evrende var olan insan ruhunu ortaya çıkaran ve bunu da ışık ve gölge yoluyla yapan bir teknikti. İşte sanat –ve onu şekillendiren bilim– bunu başarıyordu. Leonardo kariyerinin en başından beri resimde ustalaşmak için ışık, gölge ve atmosferin bilimsel olarak incelenmesi gerektiğine inanıyordu. Floransa&apos;nın kalabalık sokaklarından Mona Lisa&apos;nın yüzeyindeki en hassas fırça darbelerine kadar uzanan bu çalışma, Leonardo&apos;nun hayatını canlı bir şekilde yeniden inşa ederken, bize onun en büyük resimlerine yeniden bakmayı öğretiyor. Fiorani’nin eşsiz çabası, hem heyecan verici bir biyografiyle hem de Rönesans&apos;ın bilim ve sanatı nasıl anladığını ve bu anlayış unutulduğunda nelerin kaybedildiğini gösteren cesur bir değerlendirmeyle sonuçlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca6d6bc6-d64e-4ecd-9f9e-806da6c17f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Gates - 14 Şarkılar, Abur Cuburlar ve Büyük Planlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tom&apos;un deli dehşet planları akılları baştan alacak! İngiliz yazar-çizer Liz Pichon&apos;ın, 43 ayrı dile çevrilen ve milyonlarca satan &apos;&apos;Tom Gates&apos;&apos; serisinin 14. halkası Şarkılar, Abur Cuburlar ve Büyük Planlar ritmik melodiler ve tadı damaklarda kalacak enfes tatlar eşliğinde maceraya son sürat devam ediyor.  Dâhiyane fikirleriyle her seferinde şaşırtmayı başaran Tom, yeni günlüğünde bu kez sadece pirinçli çizimler veya zombi dönüştürücülerle yeteneklerini konuşturmuyor, aynı zamanda sorunlar karşısında doğru ve etkili plan yapmanın faydalarını da keşfediyor.  Başta &apos;&apos;Roald Dahl En Komik Kitap Ödülü&apos;&apos; olmak üzere pek çok &apos;gülücüklü&apos; ödülle yıldızı parladıkça parlayan &apos;&apos;Tom Gates&apos;&apos;; kendine has esprileri, matrak tiplemeleri, çizim sayfaları ve eğlenceli oyunlarıyla çocukları kitapların dünyasına yaklaştırıyor.  Yaşasın, Tom yeniden bizimle! O zaman, hadi herkes şarkı söylesin! Meşelik Okulu&apos;nda şu sıralar tüm öğrenciler One Dimension&apos;ın yeni hiti &apos;&apos;Hadi Herkes Şarkı Söylesin!&apos;&apos;i mırıldanıyor. Ah, keşke Tom, Derek ve Norman&apos;ın müzik grupları ZOMBİKÖPEKLER&apos;in de dillere pelesenk olacak YENİ bir şarkısı olsa! Hımm, karamelli gofretler hakkında şarkı mı yazsalar acaba? Ya da... Güfteye başlamadan önce birkaç bisküvi yeseler iyi olacak sanki! EVET, EVET! İSTİYORUM de!
Bisküvi dansı yap bizle birlikte
EVET, EVET! İSTİYORUM de!
Bu şarkı bisküvi sevenlere Yoksa bu duyduğumuz nakarat bizimkilerin yeni şarkısına mı ait? Eğer öyleyse, yer yerinden oynayacağa benziyor. Bu arada Tom&apos;un &apos;&apos;harika&apos;&apos; dünyasında işler iyice sarpa sarıyor: ZOMBİKÖPEKLER ilk grup içi fikir ayrılığını yaşıyor. Tom, Haftalık Rock dergisinin eski sayılarını ararken kazara ablası Delia&apos;nın günlüğünü buluyor! Üstüne bir de anlık bir zaafla okul korosuna katılmayı kabul etmesin mi? Off, düşün, düşün, düşün... Bu durumdan kolayca sıyrılacak bir plan geliştirmeli...  Yaratıcı etkinlik sayfalarıyla çocukları kitapla daha da bütünleştiren &apos;&apos;Tom Gates&apos;&apos;, bu serüveninde şeffaf bardaklarla surat değiştirici yapmak ya da bisküvi tombalası tasarlamak gibi harika buluşlar geliştirmekten geri kalmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca50780-3c17-4325-8e11-94505fbbde40.jpg</image:loc>
            <image:title>Fareli Köşkün Hayaleti</image:title>
            <image:caption>Kavak kasabasının en güzel köşklerinden birinde yaşayan kahramanlarımız, tam da festival hazırlıkları başlamışken yaşadıkları köşkün satılması ihtimaliyle karşı karşıya kalırlar. 
Köşkün en sevimli ve en obur faresi Tombik, yemeği fazla kaçırdığı gecelerden birinde mide ağrısıyla kıvrandığı için arkadaşı Lolipop’la birlikte kilere inmek zorunda kalır. Duydukları garip sesler, köşkte bir hayalet olduğunu düşündürür. Diğer arkadaşları ile birlikte bu sesin peşine düştüklerinde korkunç bir manzarayla karşılaşırlar. 
Köşkü satın almak için gelen müşterilere kötü sürprizler hazırlayan fareciklerin komik maceralarına kahkahalarla gülerken, duydukları tuhaf seslerin peşinde geçirdikleri korku dolu saatlerle ürpermeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20e2ba37-4dd2-476b-91fb-adca9e594fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 27</image:title>
            <image:caption>Söğüt 27. sayıda “Dilâver Cebeci” dosyasıyla okuyucu ile buluşuyor. Dosya, Rana Senanur Doğan ve Feyza Ay’ın Ayla Cebeci, Aspay Cebeci Sener ve Çağrı Cebeci (Cebeci ailesi) ile gerçekleştirdikleri söyleşi ile başlıyor. Devamında Nazım Tektaş ile Dilaver Cebeci dostluğu üzerine Sinan Terzi ve Rana Senanur Doğan’ın yaptığı ikinci bir söyleşi yer alıyor.
Mehmet Ali Kalkan, Necati Gültepe, Osman Çakır, Talat Ülker, Nurullah Çetin, Batuhan Şuoruç, Halil İbrahim Yücel, Emel Hisarcılılar, Cansu Sole, Muaz Ergü yazıları ile bu özel sayıya katkıda bulunan isimler. Dosyada Dilâver Cebeci’nin şiirleri üzerine incelemeler yer alırken aile ile yapılan söyleşiyle beraber Türk edebiyatı tarihine Dilâver Cebeci adına özgün bir dosya da bırakılmış durumda. Dosyanın sonunda Dilaver Cebeci’ye atfedilmiş bir de Sinan Terzi şiiri var.
***
“Türk Şiirinde Destan: Dillerde Destan Olanlar” adlı temabölümünde Ali Duymaz, Dilek Çetindaş, Tayfun Haykır, İbrahim Daş, Dinçer Apaydın, Ahmet Şahin destan ve Türk şiirinde destan ve epik kavramlarını inceliyor.
***
Şiir bölümü ise çeviri şiirlere yer vermeye ve özgün, gür sesli güncel Türk şairlerini ağırlamaya devam etmekte. Ali Günvar, William Shakespeare, Ayşe Erdem Yorgos Seferis, Tamer Gülbek Dylan Thomas çevirisi ile 27. sayıda yer almakta. Yine bu sayıda güncel Türk şairlerini görmek de mümkün: Özkan Kaya, Nazım Payam, Ahmet Sefa Yalçın, A. Samet Atılgan, Yakup Diker, Ayşe Nur Biçer, Muhammet Durmuş, Mustafa Gazi, M. Tuğrul Çolak, Kürşat Küçük, Serdar Aydın.
***
27. sayının hikâyecileri Fatih Çeliksoy, Günay Uysal, Emrullah Naz, Feyza Ay, Fatih Selvi, İsmail Uluöz, Merve Etöz, Hatice Mert Yunak, Mete Almalı, Büşra Tümkaya…
***
Denemelerde Yunus Özel “Memleket Nere?” derken, Orçun Üçer Eleştiri Günlüğü serisine devam ediyor. Halit Selim Dönmez, Bahtiyar Ermiş, Yağız Gönüler ve Mustafa Sarı da yine bu sayıya denemeleri ile katkıda bulunan isimlerden.
***
İnceleme bölümünde ise Vildan Aydın Süleyman Çobanoğlu’nun Tamgalar’ını ele alırken, Selçuk Atay, Merve Sevde Selvi’nin Düğümlere Bitişik’i üzerine bir inceleme kaleme aldı.
***
27. sayıda Söyleşisi Cengizhan Orakçı’dan. Hayati Tek’inKardaş Kömeği kitabı üzerine…
Ötüken yurdunda gönül gezdirip Söğüt gölgesinde dinlenirken keyifli okumalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a79fc6-ac71-4e2d-98eb-97b74eb4f340.jpg</image:loc>
            <image:title>The Turn of The Screw</image:title>
            <image:caption>&quot;The Turn of the Screw&quot; is a chilling gothic tale of psychological suspense. When a governess is hired to care for two young orphans in an English estate, she soon becomes haunted by eerie apparitions. As she grapples with her sanity and the true nature of the haunting, James crafts a gripping narrative that blurs the lines between reality and imagination. A timeless classic that continues to captivate readers with its unsettling atmosphere and enigmatic plot twists.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/494fc7d3-dcae-4147-81dd-f8a1e4240635.jpg</image:loc>
            <image:title>The Adventures of Pinocchio</image:title>
            <image:caption>Carved from wood by the old woodcarver Geppetto, Pinocchio comes to life with a mischievous spirit and a heart full of dreams. Join him on a journey of self-discovery as he learns the importance of honesty, bravery, and the power of believing in oneself. Filled with whimsical adventures and timeless lessons, &quot;The Adventures of Pinocchio&quot; is a beloved tale that captures the magic of childhood and the joy of growing up.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4245741c-cd76-40b5-8960-41b622b6d8d0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Great Gatsby</image:title>
            <image:caption>Enter the dazzling world of Jay Gatsby, a mysterious millionaire hosting extravagant parties on Long Island. Amidst the glitz and glamour of the Jazz Age, F. Scott Fitzgerald’s masterpiece explores the pursuit of the American Dream and the illusions it entails. With lyrical prose and unforgettable characters, &quot;The Great Gatsby&quot; is a timeless tale of love, ambition, and the haunting allure of the past.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b84c70-6f7f-47ca-9f19-f24abccae452.jpg</image:loc>
            <image:title>The Call of The Wild</image:title>
            <image:caption>&quot;The Call of the Wild&quot; is a gripping tale of survival and self-discovery in the unforgiving Yukon wilderness. Through the eyes of Buck, a domesticated dog turned sled dog, readers embark on an exhilarating journey of transformation and primal instinct. London&apos;s evocative prose paints a vivid portrait of the wild and the timeless struggle between civilization and the untamed spirit of nature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e6bdc9f-f0e4-45ad-96ac-984c4ec2df42.jpg</image:loc>
            <image:title>Heart of Darkness</image:title>
            <image:caption>&quot;Heart of Darkness&quot; delves into the depths of colonialism and the human psyche. Set in the Congo Free State, it follows Charles Marlow&apos;s journey into the African wilderness to find the ivory trader Kurtz. Through vivid prose, Conrad exposes the horrors of imperialism and the moral decay it breeds. A timeless exploration of human darkness and the struggle for enlightenment.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f3c2013-6fa2-4a38-a31a-07e0cdc16d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözcükler Dergisi 110.Sayı</image:title>
            <image:caption>Melih Cevdet Anday’ın Mavi Yolculuk Resim Defterinden sayfalar. 
 
Süreyya Berfe’nin Şiiri   /  Oğuz Demiralp 
Felsefe Çevirileri Üzerine  /   Tahir Abacı 
Okuma Günlüğü  /  Eray Canberk 
Hakan Savaş’ın Eksik Fotoğrafı  /  Seçil Büker 
Sevgiliye Ağıt  /   Ayla Topuz Savaş 
Hocam Hakan Savaş   /  Atifet Sena Keleşoğlu 
Şavkar Altınel İçin Bir Konuşma  /  Hakan Savlı 
“Şair Öldü” Odağında Dersim ve Ölüm   / Engin Fırat 
Baskılar, Gülüşler ve Unutuşlar  /  Şakir Fakılı 
Thales ve Annesi   /   Hasan Keseroğlu 
40’lı Yıllarda Tercüme   /   Olcay Taşlı 
Yaz Şarkıları Ne Zaman, Nerede?  /  Atilla Birkiye 
 
Şiirleriyle, Cevat Çapan, Umberto Fiori, Nihat Ziyalan, İsimsiz, 
Barış Pirhasan, Enis Batur, Elizabeth Smart, Nafia Akdeniz, 
Mete Özel, Jeffrey Kahrs, Faruk Sipahi, Enver Ali Akova. 
 
Öyküleriyle, İlke Özgen Köleli, Yelina Tayfur,  Hilal Özdemir, Ahmet Şimşek,  P. T. Barva, Nuray Elçin,  Hatice Kocabay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba77883a-7127-463a-8db9-75db385fdc15.jpg</image:loc>
            <image:title>Anatomi</image:title>
            <image:caption>Kadın olmanın pek çok kapıyı kapadığı bir çağda mucize yaratmak için ona yalnızca ölüler yardım edebilirdi. 
 
NEW YORK TIMES ÇOKSATANI 
INDIE ÇOKSATANI 
USA TODAY ÇOKSATANI 
REESE’İN KİTAP KULÜBÜ GENÇ YETİŞKİN SEÇKİSİ 
 
Gözünü evliliğe değil cerrahlığa dikmiş bir leydi 
 
Hazel Sinnett’ın görünürde her şeyi vardı: güçlü bir aile, para, ufukta iyi bir evlilik. Ancak o, cerrah olma hayallerinin peşine düşmek istiyordu. Bunun için erkek kılığına girerek ünlü Dr. Beecham’ın anatomi derslerine katılacak kadar da ileri gitmişti.  
Sr. Beecham çevirdiği oyunu fark ettiğinde ona kaderini değiştirecek bir teklifte bulundu: Hazel, Kraliyet Hekimlik Sınavı’nı geçebilirse ilk kadın cerrah olacaktı. Artık Hazel’ın çalışmak için kitaplardan daha fazlasına ihtiyacı vardı: Üzerinde inceleme yapabileceği cesetlere. 
Ölmenin çok kolay olduğu bir şehirde hayatta kalmaya çalışan bir mezarcı 
 
Birkaç yıl önce Edinburgh’yı kasıp kavuran Roma humması geri dönmüş ve yoksullar birer birer sırra kadem basmaya başlamıştı. Jack Currer hiç olmadığı kadar tehlikeli olan bu şehrin karanlık mezarlıklarında dolaşarak bilimadamları için ceset çalıyordu. 
Jack ve Hazel’ın yolları kesiştiğinde birlikte sadece ceset değil, Edinburgh’nın sırlarını da gömüldükleri yerden kazıp çıkaracaklardı. Ve belki de bu sırların en tehlikelisi kalplerinde filizlenen aşktı. 
 
Kadın olmanın pek çok kapıyı kapadığı bir çağda mucize yaratmak için ona yalnızca ölüler yardım edebilirdi. 
 
NEW YORK TIMES ÇOKSATANI 
INDIE ÇOKSATANI 
USA TODAY ÇOKSATANI 
REESE’İN KİTAP KULÜBÜ GENÇ YETİŞKİN SEÇKİSİ 
 
Gözünü evliliğe değil cerrahlığa dikmiş bir leydi 
 
Hazel Sinnett’ın görünürde her şeyi vardı: güçlü bir aile, para, ufukta iyi bir evlilik. Ancak o, cerrah olma hayallerinin peşine düşmek istiyordu. Bunun için erkek kılığına girerek ünlü Dr. Beecham’ın anatomi derslerine katılacak kadar da ileri gitmişti.  
Sr. Beecham çevirdiği oyunu fark ettiğinde ona kaderini değiştirecek bir teklifte bulundu: Hazel, Kraliyet Hekimlik Sınavı’nı geçebilirse ilk kadın cerrah olacaktı. Artık Hazel’ın çalışmak için kitaplardan daha fazlasına ihtiyacı vardı: Üzerinde inceleme yapabileceği cesetlere. 
Ölmenin çok kolay olduğu bir şehirde hayatta kalmaya çalışan bir mezarcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ec62f1f-e945-4f6e-bf47-af520df07e59.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Ekonomi Politik</image:title>
            <image:caption>“Metin Sarfati’nin bu kitaptaki ve öteki çalışmalarına bir bütün olarak bakıldığında, kimi temel sorunların öne çıktığı görülüyor: özellikle özgürlük, modernite ve yaratılmasına katkıda bulunduğu “Shoah” (Holokost) gibi organize kötülükler, insan olmak ve Yahudilerin, aslında bütün insanlığın kurtuluşu temaları, bunlar içinde en önemlileri. Kişisel olarak benim de aklıma takılan ve Bu bakımdan o daha çok Spinoza’nın metaﬁzik kavrayışı ile insan özgürlüğü hakkındaki düşüncelerini kendisine kılavuz olarak alırken ben daha çok Marx ve bir ölçüde Polanyi’nin kapitalizm anlayışlarından hareketle, sorunun tarihsel boyutunu ele almaya çalışıyorum.” 
 
-Hüseyin Özel 
 
“Düşünürlerinin izinden (ki bunların bir kısmı ekonomi politik ﬁlozoﬂarıdır) giderek, zenginleşmenin ancak özgürleşme ile birlikte bir anlam ifade edeceğini göstermektir. Aklın eşliğinde gerçek özgürleşme mümkünse, erdem de ancak ikisinin varlığında söz konusu olabilecektir. İnsan olan için açıktır ki; yaşam ancak bu durumda yaşanabilendir.” 
 
-Metin Sarfati</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff9589e-63b8-4ea1-a4bb-b69bc5207d6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuma Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Kitap Okuma Günlüğüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6576593-4243-44f8-89bb-772dbe504f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldıztozu Hırsızı</image:title>
            <image:caption>İnsanlar sürekli masallar uydurur ama masallar bile gerçek kırıntılarından doğar.
 
Çok küçükken anne babasını trajik bir şekilde kaybeden Loulie, yanında küçüklüğünden beri onu koruyan sihirli bir cinle, cinlerin düşman olarak görüldüğü ve avlandığı bir şehirde gizlice ticaret yapmaktadır. Bir zamanlar cinlere ait olduğu bilinen, sahibine inanılmaz güçler sağlayan sihirli emanetlerin peşindedir.
 
Ancak Loulie, çekingen oğlunun hayatını kurtarınca, güce doymayan sultanın dikkatini çeker. Tüm cinlerin varlığına son vermeye kararlı sultan, Loulie’yi, oğlunu ve kendi sırlarına gömülü fedaisi Aisha’yı imkansız bir görev için Kumdenizi’ne gönderir. Kumdenizi’nde onları gulyabaniler, intikam peşinde bir cin prensesi ve çöl kumlarına gizli tehlikeler beklemektedir.
 
Masalların gerçek, illüzyonun ise hakikat olduğu bir dünyada Loulie düşmanlarının, büyüsünün, hatta kendi geçmişinin bile göründüğü gibi olmadığını keşfedecek ve kendini içinde bulduğu bu gerçeklikte kim olacağına karar vermek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f8390e7-6e57-4aed-82aa-5e25f66bdaef.jpg</image:loc>
            <image:title>Af</image:title>
            <image:caption>İşlenen bir cinayeti polis de herkes gibi öğrenir: Snapchat&apos;ten. İnternette yayınlanan görüntülerde, dehşete düşmüş genç bir kız, affedilmek için yalvarmaktadır. Cesedi bulunduğundaysa üzerinde 2 rakamı vardır.
 
Soruşturmayı yürüten Dedektif Huldar, çocuk psikoloğu Freyja&apos;yı, öldürülen kızın arkadaşlarını sorguya çekerken yardımına başvurmak üzere ekibine dahil eder. Çok geçmeden cinayete kurban giden genç kızın, insanların iddia ettiği gibi bir melek olmadığı ortaya çıkar. Peki ama kim ondan, onu öldürmeye kalkışacak kadar nefret etmiş olabilir?
 
Ardından başka bir çocuk daha kayıplara karışır, çok geçmeden sosyal medyada benzer bir video paylaşılır ve 3 rakamının yazılı olduğu bir ceset bulunur. Freyja ve Huldar en azından iki konuda hemfikirdir: Gerçek göründüğü gibi değildir. Ve katilin işi henüz bitmemiştir. 
Peki ya dışarıda 1 rakamını taşıyan, henüz bulunmamış bir ceset daha varsa?
 
Romanları otuzdan fazla dile çevrilen, İskandinav polisiyesinin usta kalemi Yrsa Sigurdardóttir, Af&apos;da toplumsal meseleleri, amansız bir kedi fare oyunuyla mercek altına alırken, okurlara yine sürprizlerle dolu, temponun bir an bile düşmediği bir macera vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d2b8d21-841a-4b05-8d0b-76eea0d766c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlarda Saklı</image:title>
            <image:caption>Kalplerimiz hazinemizin olabileceği yere gider.
 
1938 yılında, Alman birlikleri hızla Viyana’ya girerken Avusturyalı Max Dornbach hayatının sonsuza kadar değişmek üzere olduğundan habersizdir. Max, ailesinin prestijli konumunu da kullanarak gizlice Yahudi arkadaşlarına yardım etmekte ve onların kıymetli eşyalarını ailesine ait şatonun arazisinde gizlemesi için şatonun hizmetlilerinden Annika’ya vermektedir. Annika küçüklüğünden beri sevdiği Max için her şeyi yapmaya hazırdır.
 
Ancak Max, bir süre sonra şatoya sevdiği kadınla gelir. Annika sevdiği adamın başka bir kadınla ortaya çıkmasına başta içerlese de daha sonra kaderin tüm ailesini paramparça etmesine şahit olan ve çektiği tüm acılara rağmen son bir umut için ayakta kalan bu kadına yakınlık hissetmeye başlar. Ama aralarındaki bu bağ, çok geçmeden ikisini de büyük fedakarlıklar yapmaya iter.
 
Aradan seksen yıl geçmiştir; kız kardeşiyle çocuklarla dolup taşan bir kitapçı işleten Callie Randall, sakin hayatından memnundur. Eski bir Bambi baskısında bulduğu ilginç bir liste onu, Annika’nın hikâyesine ve kendisi için yazmaya asla cesaret edemeyeceği umut dolu bir sona götürecektir.
 
Dilek Ağacının Gölgesinde’nin yazarından, gün yüzüne çıkmayı bekleyen bir hazine, sırlarla örülü bir şato ve kötülüğe kendi sıradışı yöntemleriyle direnen sıradan insanlar hakkında sürükleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17d9cd33-d2de-440b-b22a-fac5b08f5fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Nizamülmülk&apos;ün Öldürülüşü</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki sert ve bir o kadar sürükleyici hikâyeler, insanoğlunun ölüm karşısındaki çaresizliğine isyanını hüzünle anlatırken, her edebiyat metninin birer tarih metni olduğunu da savlıyor.
Ahmet Yıldız tarihi romanlara inat tarihi hikâyeler yazmakta ısrar ediyor. 
Borges, Umberto Eco, Amin Maalouf ya da Calvino’nun tarihle beslediği yazınsal tat, bu hikâyelerde, Türkçenin zenginliğiyle bize özgü bir sentez oluşturuyor.
Bu kitapta, Enver Paşa’nın ölüm anından Türk Nestȗrîlerin Asya maceralarına, Hazar Kağanının toplantı salonundan yazar Muzaffer Buyrukçu’nun son nefesini verdiği odaya, eski bir Uygur metninde bulunmuş Buda öyküsünden Nâzım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı’nı yazdığı geceye, Papa Urbanus’un Haçlı Seferleri’ni başlatan ünlü konuşmasından Arap-Hazar savaşlarına, Sultan Alparslan’ın katlinden Nizamülmülk’ün öldürülüşüne dek oldukça şaşırtıcı konuları işleyen hikâyeler, her okurda unutamayacağı birer anlatıya dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81e62687-5b17-497b-a5f8-f17d124a085d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Güreşi</image:title>
            <image:caption>27 Ekim 1946’da Cumhuriyet gazetesinde “Türk çocuklarının Avrupa serbest güreş birinciliklerinde kazandıkları zafer, bütün memleketle beraber bizi de bu millî sporumuz üzerinde ehemmiyetle tevakkuf ettirdi. Bu münasebetle üstad İsmail Habib Sevük’ün Türk Güreşi ismiyle hazırlayıp birkaç gün önce bize tevdi ettiği çok şayan-ı dikkat bir yazı serisinin neşrini tacile karar verdik. Mevzunun cazibesi ve üstadın kaleminden çıkmış olması gibi iki büyük mazhariyeti olan bu yazıların alâka ile takip edileceğinden emin bulunuyoruz,” şeklinde müjdelenen yazı dizi aynı gün iç sayfada okurla buluşmuştu.
1948’de Türk Güreşi ve Elli Yıl Önce Garp Âlemindeki Türk Kasırgası ismiyle neşredilen eser, yanlış bilinen pek çok konuyu düzelttiği gibi uzun yıllar boyunca bitmek bilmeyen tefrikalarda sündürülen anlatıları özetleme işlevini de üstlenmişti. Bu sebeple meşhur spor yazarı Ali Gümüş, İsmail Habib Sevük’ü “Türk güreşini hurafelerden kurtaran adam” olarak nitelendirmişti. Elinizdeki kitap İsmail Habib Sevük’ün olimpiyatlar esnasında yazdığı günlük yazılar da eklenerek genişletildi. Kitapta geçen isimlerle alakalı ek bilgiler verildi ve bazı hatalar dipnotlarda düzeltildi. Türk sporu için öncü kitaplardan biri olan Türk Güreşi seneler sonra güreş meraklılarıyla bir başvuru kitabı olarak buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ea49da-4b67-4032-8019-8a317172d91a.jpg</image:loc>
            <image:title>Taksim&apos;den Galatasaray&apos;a</image:title>
            <image:caption>Sermet Muhtar Alus’un Amcabey ve Aydabir’deki yazıları Taksim’den Galatasaray’a adıyla ilk defa bir araya getiriliyor. Amcabey’de “Dünden, Bugünden” başlığı altında Cemal Nadir Güler’in kendisine eşlik ettiği yazılar da bütünlük sağlanması amacıyla bu kitapta okura sunuluyor. Bunların yanında müstakil yazılar biçiminde değerlendirebileceğimiz “Eski Zamparalar”, “Eski Yalılar”, “Kâğıthane” ve kitaba adını veren “Taksim’den Galatasaray’a” yazıları eski İstanbul hatıralarıyla örülü bir çerçeve çiziyor. Kitabın son bölümündeki kısa hikâyelerde de mizah ve güldürü öne çıkıyor. 
Taksim’den Galatasaray’a kitabında yayımlanan yazılar 1930’ların ortasından 1940’ların ortasına bir sürece yayılır. Bunlar Alus’un artık hem İstanbul yazılarında hem de edebî kimliğinde kemale erdiğinin işaretleridir. Bu eserlerin tamamında eski İstanbul’un gölgesi hâkimdir. Alus, geçmiş zamanların İstanbul’unu ve insanlarını anlatmak için edebiyatın türleri arasında bir salıncak kurmuş gibidir. Çocukluğunun, gençlik heyecanlarının yansımalarını karanlığa terk etmemek arzusu onu daima tahrik eder. Bundan olsa gerek okuduklarımızın ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu anlamakta zorlanırız. Burada soluksuz bir cümbüşün inip çıkan nağmeleri, bazen gürültüsü arasında ihtişamlı bir dil zevkine, biraz daha üzerinde durulsa orijinal bir roman kahramanına dönecek tiplerin ayrıntı sarhoşu bir üslupla anlatılan dünyalarına yol alırız.
Sermet Muhtar Alus için bir mirasyediydi demekten imtina etmiyoruz. Kitabın başında kısa biyografisini verdiğimiz Alus, düzenli bir işte hiçbir zaman çalışmamıştır. Babasının nüfuzuyla bir ara Askerî Müze’de görünür. Hepsi o. Yazdıklarını okurken bütün hikâyelerinde, yazılarında kahramanın kendisi olduğunu anlıyoruz. Yüksek Kaldırım’dan Tünel’e çıkarken bugün enstrüman mağazalarının olduğu sokakta, bir dükkânda çalışan Rum kızlarına âşık genç, Sermet Muhtar’dan başkası değildir. Karaköy’ün balozları, Mama’nın, Fenerbahçe’nin mesireleri onundur. Ancak bu tatlı hikâye belli ki yaş ilerledikçe, eldeki sermaye tükendikçe Alus’a yeni bir düzen dayatmıştır. Para kazanacak, geçinecek, Beyoğlu’ndaki dairesinde iyi ya da kötü bir hayat sürecektir. Yazdıklarından Arapça, Farsça, İtalyanca ve Fransızca bilgisinin son derece ileri seviyede olduğu görülür. Rumca ve Ermeniceden de behredardı elbette ancak onları öğretecek, okutacak bir iklim artık İstanbul’da yoktu. İyi bildiği dilleri bir derse çevirip para kazanmayı düşündü mü bilmiyoruz. Hayatını az çok bir zemine oturtabildiğimiz Alus’un bir öğretmen disiplinine girebileceği de mümkün görünmüyor. Yaşamak için bildiği en iyi işi yapacaktı. O da İstanbul’u yazmaktı.
Taksim’den Galatasaray’a, bu büyüleyici, cezbedici, muazzam dünyanın kapılarını aralayan bir kitap olarak yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261c6d08-a560-4b77-aa09-8cfa173b1a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Dersleri</image:title>
            <image:caption>Çin yıllığındaki Hunlara ait Türkçe beyit, Türk edebiyatının tarihinin iki bin yıldan daha eski olduğunu gösteriyor. Fakat bu köklü edebiyatın eleştirisi cılızdır hatta Türk romanı üzerine yazan nitelikli kalemlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Alper Çeker&apos;in Roman Dersleri adlı kitabı bu eksiği kapatmayı amaçlıyor. Yazar metinleri ele alırken yöntem olarak bir terkibi kullanıyor. Bu terkip; Rus Biçimciliği, Yapısalcılık ve Göstergebilim gibi biçimci yaklaşımların açığını yorum geleneği ile tamamlayan bir yöntem.
Roman Dersleri iki bölümden oluşuyor. Kitap birinci bölümde Cumhuriyet dönemi muhalif Türk romanının; Türkiye&apos;de kamu kurumlarının yönetimini elinde tutan zümrenin uygulamalarına getirdiği eleştiriyi, romancının bu zümre ile bir tür hesaplaşmasını konu ediyor. İkinci bölümde ise yazar tasavvufi romanları değerlendiriyor. Alper Çeker bu romanları yorumlarken okurları tasavvuf konulu alt metinler arasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72020296-654f-4af9-b860-187852b78801.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Politikada Türkiye Doktrini</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yeni sözler söylemektedir. Bölümler ortaya çıkıp yazılırken, klasik dış politika/diplomasi literatüründen yararlanılmış ve kıdemli diplomatlarımızın görüşlerine de başvurulmuştur. Böylece, dış politikayı üreten ve yürüten kadroların özgün tecrübelerini aktarmasıyla, akademik camiaya kaynak bilgi sunulmaktadır.
Kitabın ana hedefini, Avrupa veya Amerika kökenli kuramsal ve kurumsal çerçevenin dışında yeni bir pozisyon oluşturmanın teorik adımlarını atmak biçiminde ifâde edebiliriz. Zirâ, epistemik özgürlük olmadan sistemik bağımsızlık mümkün değildir. Bu anlamda kitabın tümel yaklaşımı, Türkiye merceğinden bakarak bütünü görmek ve detayları bütüncül sistematik ile göstermek şeklinde temâyüz etmektedir. İşte bu nedenle, kamuoyuna sunulan dosyanın ismi “Türkiye Doktrini” olarak belirlenmiştir.
Kitap, doğal olarak öncelikle genç diplomatlara hitap etmektedir. Fakat diplomasi ya da daha kapsayıcı boyutuyla dış politika faaliyetleri tüm devlet kurumlarını ilgilendirmektedir. Dolayısıyla bu çalışma genç bürokratların hepsi içindir. Bu nedenle, ülkemizi dışarıda veya dışarıya karşı bir şekilde temsil eden her kesimin ve herkesin temel konuları bilmesinde yarar vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e82318-70b4-4b69-b4d1-53b839adf95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bigane Durmayın Aşinanıza</image:title>
            <image:caption>Edebiyyât-ı Cedîde’nin hikâyecilerden biri olarak adını duyurmuş iken, edebiyatta millîleşmenin gereğine inanarak büyük bir değişim geçiren Müftüoğlu Ahmed Hikmet, Hâristan ve Gülistân’ın, Gönül Hanım ile Çağlayanlar’ın yazarıdır. Bu üç kitap, onun sanat anlayışındaki büyük değişimin göstergesidir. Özellikle sonuncusu, onu Millî Edebiyat Devresi’nin önemli adlarından biri hâline getirir. Şehbenderlik ve benzeri görevlerle Avrupa’yı uzun müddet dolaşan Ahmed Hikmet, Osmanlı Devleti’nin dışarıdan nasıl göründüğünü bilen ve onu Avrupa ile tarafsızca karşılaştıran nâdir aydınlarımızdandır.
Ahmed Hikmet&apos;in şiirlerini, mektup ve günlüklerini içeren bu kitap, hem bir aydının özel dünyasını, hem de dönemine ilişkin gözlemlerini izlememizi sağlıyor. Kitaptaki şiirler, onun şairliği hakkındaki yargıların gözden geçirilmesini hazırlayacak yoğunluktadır. Mektupları, eşi Suad Hanım ile onun ölümünden sonra evlendiği Fatma Nerîme Hanım’a yazdıklarından oluşmuş bir toplamdır. Bunların neredeyse tamamı “sevdâ mektubu” olarak belirginleşir. Bununla birlikte, mektuplardan özel hayatının bilinmeyen tarafları öğrenilir; eser yayımladığı dergi ve gazetelerden haberdar olunur. Günlükleri ise, resmî görevlerle çıktığı Avrupa gezilerindeki izlenimlerini yansıtır.
Müftüoğlu Ahmed Hikmet&apos;in şiirleri, mektupları ve günlükleri, M. Kayahan Özgül’ün titiz çalışmasıyla Millî Kütüphane’deki bir “kutu”dan günışığına çıkarılıyor. Zengin bir hayatı ve onun izdüşümlerini görmek için ince bir davet…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91d9694f-44f1-4cf0-948a-0e75e94b16a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabani Otlar</image:title>
            <image:caption>“Zengin, cesur, ürkütücü ve kişisel.” –Gish Jen
Çin&apos;in en etkili edebi figürlerinden Lu Xun&apos;un ürkütücü bir güzellik ve ustalıkla yazdığı nesir şiir koleksiyonu Yabani Otlar yazarının keskin zekâsını ve çarpıcı toplumsal eleştirilerini gözler önüne seriyor. Okurları, insan ruhunun ve 20. yüzyılın başlarındaki Çin&apos;in toplumsal değişimlerinin manzaralarına doğru içsel bir yolculuğa çıkarıyor.
Bu etkileyici, çoğu zaman gerçeküstü eserinde Lu Xun umut ve umutsuzluk, yaşam ve ölüm ve elbette zamanın amansız geçişine çeviriyor bakışını. Canlı betimlemeleri ve dokunaklı kelimeleri, kültürel ve zamansal sınırları aşarak okurları insanlık durumunun evrensel mücadelelerini ve zaferlerini keşfetmeye davet ediyor.
Her kelimenin derin düşüncelerle dolu bir yaşamın aciliyetini ve güzelliğini taşıdığı bir dünya bu. Hayaletler, konuşan hayvanlar ve bilinçli bitkilerle manzaralar, bir kahramanın kendi cesediyle karşılaşabileceği yerler... Lu Xun bu eserinde aldatıcı derecede basit bir soru soruyor: &quot;İnsan olmak ne demek?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5315b5a2-18db-4bcf-8160-9c264c490f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekimin Filozof Hali</image:title>
            <image:caption>“Tıp hakkında düşüneceksek eğer, her düşünce kırıntısı bazen yakarcasına, bazen okşarcasına yaşama değer. Tıp, felsefenin izdüşümü, somutta vücut bulmasıdır. Filozofun kavramsallaştırdığını –en uç noktalarda– hekim deneyimler; onun mutlak sorunsallarını yaşa(ntıla)r. Yaşamın tazeliğinde varlığın ve tamlığın yeşerdiğini, zamanın canlıları tükettiğini ve ölüme götürdüğünü görür; her iki yöne doğru da hastalarının varoluş serüvenini etkileyebileceğinin farkındalığıyla yüklü ve yükümlüdür.”  
 
Hekimin Filozof Hâli - 1 tıp ve felsefe arasında daha sık gerçekleşmesini beklediğimiz buluşmalardan biri. Genelde sadece “hastalık hâlinde” muhatabı olduğumuz tıp dünyasının, hayatla ve ölümle, insan olmanın ve yaşamanın anlamıyla her gün yüzleştiğini, yüzleşmek zorunda olduğunu vurgulayan yazılardan oluşan elinizdeki kitap, okurlara da cesaret aşılayacak nitelikte.  
 
Tıp alanındaki “yabancılaştırıcı” gelişmelerden kişinin bedeni üzerinde söz sahibi olup olmadığına dair etik tartışmalara ve ölümlü olmanın getirdiği felsefi aydınlanmaya kadar birçok önemli konu üzerine tartışmalar aslında tek bir gerçeği vurguluyor: Hekimin filozof hâli, hekimin zorunlu hâlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a481329c-270a-434f-b9b9-66933a3fc149.jpg</image:loc>
            <image:title>Wilhelm Storitz&apos;in Sırrı</image:title>
            <image:caption>“Ah! bu görünmezliğin keşfi neden gerekiyordu ki... sanki insanoğlu kötülük için yeterince silahlanmamış gibi, eline böyle bir silah vermek şart mıydı?” 
 
Fransa’da yaşayan Henry Vidal, kardeşi Marc’ın Macaristan’ın önde gelen ailelerinden birinin kızı Myra Roderich’le yapacağı evlilik için yolculuğa çıkar. Doğu Avrupa’nın tansiyonunu ve pastoral güzelliklerini gözlemlediği Tuna Nehri boyunca yaptığı bir gemi seyahatiyle ulaştığı Ragz’da, kardeşi ve müstakbel ailesiyle buluştuğunda her şey güzel görünmektedir. Ancak düğün planları gizemli bir karakterin tedirgin edici tehdidiyle bozulur: Babası ünlü bir biliminsanı olan Alman Wilhelm Storitz, Marc’tan önce Myra’yı ailesinden istemiş, reddedilmesi karşısında öfkelenerek bu evliliğin asla gerçekleşmeyeceğini iddia etmiştir. Bu tehditle birlikte evlilik öncesi hazırlıklarla kutlamaların her aşamasında esrarengiz kazalar ve olaylar gerçekleşir: Gaipten sesler duyulur, kimse dokunmazken nişan buketi parçalanır, düğün ilanları kendiliğinden yırtılır. Storitz’in lanetiyle görünmez kuvvetlerin devreye girdiği bu evlilik gerçekten yapılabilecek midir? 
 
Jules Verne’in ölümünden sonra 1910’da oğlu tarafından düzenlenerek yayımlanan Wilhelm Storitz’in Sırrı, hem Avrupa’nın yükselen milliyetçi gerilimini açık eden hem de dönemin esrarlı görünmezlik fantezisini bir adım öteye taşıyan bir serüven.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc349c86-2c05-4d4c-96c8-41c9a81c0473.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlerden Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Doğuma ve ölüme imkân tanıyan, özü aşk ve öfkeyle karılmış bir renk kırmızı. İçimizde akanın, toprağımızın, tarihimizin rengi. 
 
Günlerden Kırmızı’da cisimleşmiş acılardan, bükülmüş gökyüzünden akan kızıl yaşlara batırıyor kalemini Polat Özlüoğlu. Türkiye’nin yakın tarihine en çocuk gözlerden, en özlemli annelerden, en inatçı isyanlardan, en hayat dolu ölümlerden bakıyor. Hem şahsi hem de kuşakları birleştiren bir belge sunuyor okura; unutmanın, tarihe karışmanın yaralara merhem olamayacağını ispatlayan bir belge. 
 
“O gece dal gibi anamın yüreği ağzından, dili dudağından, canı içinden çıkmış. Ondanmış böyle gezmesi odalardan odalara kendini bilmeden, ondanmış böyle suskun tetikte ceylan gibi beklemesi pencerenin önünde, ondanmış böyle iğne ipliğe dönmesi, delik deşik giyinmesi, ondanmış böyle aklı uçmuş, yüreği dut gibi kurumuş gölgelere karışması, ondanmış böyle gözlerinin susuz kuyular gibi kararıp iki çukur olması. Her şey ondanmış yani. Abimin varla yokluğuymuş bütün bunlara sebep.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54cbe1f6-3aef-43d3-9ecf-d67380aca897.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Büyüt Anne</image:title>
            <image:caption>• Güvenli bağlanmayı nasıl sağlarım? 
• Çocukları sallayarak uyutmak ne kadar doğru?  
• Çocuklar neden öfke krizi yaşar, çözüm nedir? 
• Tuvalet eğitiminde anne baba tutumu nasıl olmalı? 
• Yüksek kaygı gösteren çocuklara yaklaşım nasıl olmalı? 
• Çocuklar neden yalan söyler? 
• Gecikmiş konuşma nedir? 
Doğumdan ergenliğe kadarki süreci kapsayan bu kitap; bağlanmadan uyku eğitimine, teknoloji kullanımından öfke krizlerine kadar “çocuk yetiştirmeye dair” birçok konuyu hem uygulanabilir şekilde hem de bilimsel verilerle birlikte ele alıyor. Çocuğunuza özgü olarak tercih edebileceğiniz uygulama ve tavsiyelerle, teorinin pratiğe dönüşmesinde sizlere yardımcı olacak.  
Her çocuğun benzersiz olduğunu ve her ailenin farklı ihtiyaçları olduğunu göz önünde bulundurarak size en uygun olanı seçmeniz için rehberlik edecek olan Beni Büyüt Anne, çocuklarınızla daha sağlıklı ve mutlu bir ilişki kurmanızda yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b9cae2-cf0e-41e8-997e-9656b6ef10a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanuni’den IV. Murad’a Tarih Kayıtları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin en önemli kaynak serilerinden biri de mecmualardır. Farklı amaçlar için hazırlanan mecmuaların bu güne kadar tam bir listesi dahi yapılamamıştır. İçerisinde birçok yazışmayı ihtiva eden mecmualar ile ilgili çalışmalar ilerledikçe birçok yeni bilgiye ulaşılacaktır. Yeni bilgiler ihtiva eden mecmualardan biri de elinizdeki eserdir. Bu mecmuada Kanunî&apos;den IV. Murad&apos;a kadar 1553-1634 yılları arasındaki kayıtlar mevcuttur. Aslında ilmiye sınıfındaki tayin kayıtlarını ihtiva eden mecmuanın kenarlarında farklı zamanlarda günlük notlar alınmıştır. Bu notlar sayesinde 1553-1634 yılları arasındaki birçok hadiseyi ilk defa öğrenmekteyiz. Mecmua, Süleymaniye ve Sultanahmet Camiilerinin açılmasından, İstanbul&apos;a yönelik ilk Kazak saldırılarına, III. Mehmed, I. Ahmed ve Koca Sinan Paşa&apos;nın ölüm sebeplerinden, I.Mustafa&apos;nın sünnet edilmesine ve kardeşlerini öldürmek istemesine, askerî isyanlar ve darbe planlarına kadar birçok yeni bilgiyi ihtiva ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86edce9b-9d5a-4ccb-8e43-7cef6c33d3d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şapka ve Kılık Kıyafet İnkılabı</image:title>
            <image:caption>Giyim, devletin bireylerini çeşitli yön ve boyutlarıyla ele almasını ve tanımasını kolaylaştıran bir faktördür zira bir toplumun giyim şekli ve tarzı o toplumun gelenek ve inançlarını, estetik ve sanatsal özelliklerini tanımada oldukça önemli bilgiler ve doğal ipuçları verebilir. Bu bakımdan giyim kuşam, tarih boyunca çeşitli siyasal oluşumların iktidarlarına meşruiyet kazandırmak ve sağlamlaştırmak için semboller ödünç aldığı bir unsur olmuştur. 
Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte hızlı bir şekilde yürütülen reform hareketi, hemen her alanda kendisini göstermiş, yeni kurulan devlet her yönüyle Batılılaşmayı, çağdaş yaşamın doğal bir gereği olarak görmüştür. Eğitim, hukuk, siyaset ve ekonomi alanlarındaki bir dizi devrim hareketi kısa bir süre içinde sosyal hayatı da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Şapka ve kılık kıyafet inkılapları ise halkın günlük yaşantısını birebir ilgilendirdiğinden sosyal alanda yapılan yenilik hareketlerinin en önemli olanlarındandır. Bu inkılap hareketleri ile Türk kamuoyu bilinçlendirilerek çağdaşlaşma yolunda önemli bir aşama kaydedilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d341fb32-7ecd-4252-b1da-b88e0e904da0.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpeklere ve Duvarlara Dair</image:title>
            <image:caption>“Yıllar geçtikçe sular âlemi gözünde gitgide güzelleşecek, ışıltısını daha da artıracak. Ve sen o âleme gideceksin. Böyle olmasını diliyorum. Seni sevdiğim için, bir gün öleceğini düşünmek falan istemiyorum.” 
 
Rüya ile gerçek arasında süzülen anılarla örülmüş duvarlar, su tanrıları tarafından kapıp götürülen babalar, unutulan şemsiyeler, yitirilen çocukluklar, hiçbir zaman tam anlamıyla aile olamamış aileler… 
 
21. yüzyılın en özgün kadın yazarlarından Yūko Tsushima bir evlat, bir kardeş, bir anne ve bir kadın olarak kendi hayatının farklı dönemlerinden izler taşıyan bu iki öykü aile olmanın zorluklarını eşelerken, terk edilmenin, kayıp ve yas duygusunun, yalnızlığın yarattığı melankoliyi de su yüzüne çıkarıyor. 
 
“Tsushima metinlerinden öğrendiğim şey, kadın çalışmalarının ne kadar dram içerdiği ve ifade edilmeyi, tartışılmayı ne kadar hak ettiği.’’ 
Annie Ernaux 
 
“Yūko Tsushima, kendi kuşağının en önemli Japon yazarlarından biri.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5779155-f264-490d-9bdd-70fe3a04e806.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Saltanatı</image:title>
            <image:caption>Kitaba ismini de veren “Kadınlar Saltanatı Dönemi” ilk kez Ahmed Refik tarafından kullanılmıştır. Buna göre, Kanunî döneminden itibaren haseki sultan ve valide sultanlar, 17. yüzyılın son çeyreğine kadar devlet idaresinde mutlak hakim olmuşlardır. Valide sultanlardan kimileri vezirler veya kara ağalar ile iş birliği yapmış, kimileri de zorba komutanlarla iktidarı paylaşmışlardır. Saltanat makamında oturan zayıf iradeli padişahlar ise kendi âleminde günlerini geçirmişlerdir.   
Hürrem ile başlayıp bir asırdan fazla devam eden bu dönemde, haseki sultan ve valide sultan olanlar hep cariye olarak saraya alınanlardır. Köyünde tarlası ve bahçesiyle uğraşırken veya bir deniz baskınında esir edilen ve kaderin sevkiyle saraya girip rüyada bile hayal edemeyeceği imkânlara kavuşan bu cariyelerin; hem saltanat hem de para hırsları, önü alınamayacak ölçüde büyük olmuş ve devlete çok zarar vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5f96a2-e3e2-4aa7-a5a6-b073b4a150eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyaların Gizli Dünyası</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın yaklaşık altı yılını rüya görerek geçiriyoruz. Ancak çok azımız rüyaların amacını anlıyor ve zihnimizin rüyalar aracılığıyla kendimiz ve dünyamız hakkında neler anlattığını çözümleyebiliyor. 
 
Birleşik Krallık’taki Rüya Araştırmaları Enstitüsü’nün kurucu ortağı olan psikoterapist Melinda Powell, rüyalarımızı daha iyi anlamanın hayatımızı nasıl iyileştirebileceğini ortaya koyuyor. Uykunun önemini ele alan Powell, kâbus korkusundan bilinçli lüsid rüyalara uzanan bir hatta, rüyalarımızda gördüğümüz renklerin, manzaraların, mekânların anlamlarını araştırıyor, doğru bilinen yanlışlara dikkat çekiyor. 
 
Rüyaların Gizli Dünyası: Rüyalar Bize Kendimiz Hakkında Ne Söyler ve Dünyamızı Nasıl Değiştirirler? hayata daha sağlıklı, daha dengeli bir şekilde yaklaşmak için rüyalarımızı bir rehber ve ilham kaynağı olarak kullanma yolunda bize el uzatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5edb222-4b4b-4c35-bb96-d46385741c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Kirpi</image:title>
            <image:caption>Bugün yeni bir gün! Üstelik dünden daha sürprizli bir gün. Çocuklar yeni güne saklanan cevapların peşinde, bir o kadar heyecanlı. Umut Barış kendi uçurtmasını yapıp uçurabilecek mi? Yağmur’un doğum gününe kimler yetişebilecek? Uğurböceği Umut bir daha onları görmeye gelecek mi? Bambi, kirpiyi yeniden ziyaret edebilecek mi? Ya U-gi ve Barış’ın sınırlar ötesi dostluğu nasıl ilerleyecek?.. 
 
Kitaplarında okurlarını farklı çağlarda yolculuklara çıkaran Bilgin Adalı, bu kez öyküleriyle çocukları günlük hayatın akışında hayallere, arkadaşlıklara, deneyimlere, karşılaşmalara konuk ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b4e67b1-6488-4936-980f-b405bed551e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncaklı Alfabe</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk vardı, hikâyelere aşkla bağlı. Çocuktu ancak çözmüştü meseleyi. Hayat bazen ne kadar da çelişkiliydi! Bir gün dedi ki: “Bazen merak ediyorum, tepemde, ‘Dileyen okşayabilir,’ yazan bir tabela mı var diye! Nüfus cüzdanımın isim hanesine ‘paşam’ ya da ‘prenses’ mi yazılı diye. Ya bazen robot gibi hissetmem niye? Birinin vasfı buymuş, ötekinin becerisi şuymuş, illaki karşılaştırmak niye? Özetle, çocuğum diye mi bunca mücadele?” 
  Öykü ve anlatılarıyla her yaştan okura ulaşan Aslı Tohumcu, karikatür tadında resimleri ve renkli karakterleriyle sevilen Cansu Erkan&apos;la birlikte, çocukların hayata dair sorularını, kimi zaman göz ardı edilen beklentilerini, gündelik gözlem ve hayallerini, sessiz monologlarını eğlenceli bir dille seslendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77746728-1b03-4bc5-809e-853210546551.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Denizkızını Nasıl Yakalarsın</image:title>
            <image:caption>Pek çok insan bir denizkızını yakalayabileceğini iddia ediyor. Peki gerçekten o kadar kolay mı? Onu yakalamak için çok zeki olmak gerekir. Denizkızı seven okurlar eğlenceli bir sualtı macerasına atılacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7fb7a9-78d6-49e5-8e0a-fcae1a9b11c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Leviathan</image:title>
            <image:caption>Thomas Hobbes Leviathan’ı İngiltere’deki içsavaştan kaçıp Fransa’da II. Charles’ın öğretmenliğini yaptığı yıllarda kaleme alır. 1651’de yayımlanan metin, Machiavelli’nin Prens’iyle birlikte, Batı felsefesini şekillendiren eserler arasında sayılır. Yüzeysel bir bakışla bir siyaset felsefesi incelemesi olarak değerlendirilebilecek metin, yazarın insan doğası üzerine tespitleriyle başlar, devletin ve egemenin tanımıyla devam eder ve son olarak din-siyaset ilişkisini ele alır; tüm bu terimleri kapsamlı şekilde tanımlar. Bu yüzden her yetişkinin en az bir defa okuması gereken, insan yaşamına dair sosyolojik, antropolojik ve hatta psikolojik gözlemleri de kapsayan, toplum ve birey yaşamına dair vazgeçilmez bir rehberdir Leviathan. 
  Üzerine sayısız başka kitap, tez hatta senaryo yazılmış metin yönetim bilimi ile insan bilimini buluşturan, din de dahil pek çok şeyi devlete bağlayan bir görüşün kapsamlı bir ifadesidir. Belki de bu nedenle Hobbes kitabına ve hayalindeki devlete bu ismi vermeyi tercih eder; insanın ve toplumun yaşamı, Leviathan adlı bu heybetli canavara emanettir Hobbes’un gözünde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cec5663-2c59-4a48-959e-bd51b26f9bc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Dokuz Basamak</image:title>
            <image:caption>Ben sıradan biriyimdir, dünyanın en cesur adamı olduğum söylenemez, ama iyi bir insanın öldürülmesine asla katlanamam. 
 
Kısa bir süre önce Güney Afrika’dan dönen maceraperest Richard Hannay, Londra’daki hayatından iyice sıkılmıştır, ta ki Avrupa’nın hassas siyasi dengesini tamamen bozabilecek bir suikast planı konusunda kendisini uyaran gizemli bir Amerikalıyla tanışana kadar. Hannay’in hayatı ve Britanya’nın güvenliği büyük bir tehlike altındadır ve her şey şaşırtıcı bir muammanın çözümüne bağlıdır: Otuz dokuz basamak. 
 
Alfred Hitchcock’un 1935’teki muhteşem sinema uyarlaması dahil olmak üzere birçok film ve tiyatro oyununun temelini oluşturan, James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming’e dahi esin kaynağı olan Otuz Dokuz Basamak, 20. yüzyılın kült polisiye-macera romanlarından biri. 
 
“Richard Hannay... modern bir gezgin-şövalye.” 
The Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c434273-4d77-4599-bdc1-397ac331ee11.jpg</image:loc>
            <image:title>Anastasia</image:title>
            <image:caption>Bildiğiniz tüm Romanov hikâyelerini unutun!
Kar ve büyünün hâkim olduğu Çarlık Rusyası’nda
bir yolculuğa hazır mısınız?
 
Son Grandüşes Anastasia Romanov, tahtı sallantıda olan bir
imparatorluğun dördüncü kızıdır. Henüz büyü yeteneğini
keşfedemediği için de ailenin ihtiyaç duyulmayan çocuğu olarak
görülür. Elbette, bunda genç kadının asiliği ve dikbaşlılığı da etkilidir.
Çıkan bir isyanın ardından sarayın himayesine alınan Damien
sayesinde, Anastasia’nın hayatındaki değişim de kendini göstermeye
başlar. Ne tuhaftır ki bu iki gencin kaderleri birbirlerine bağlıdır.
Aynı dönemde Kara Keşiş Rasputin’in nam salmış kehanetleri
imparatorluğu sararken Anastasia da bu keşişin karanlık büyü
dünyasına çekilmeden duramaz. Genç grandüşes, içinde keşfettiği
bu yeni dünyanın ailesini sonsuz karanlığa sürükleyeceğinin farkına
varacak mıdır? Peki, kaderleri ölümle mühürlendiğinde yaşamak
uğruna neleri göze alabileceklerdir?
 
“Umudunu asla kaybetme.
Dünyanın ne kadar karanlık olabileceğini görsen bile
daima iyiliğe inanmayı seç.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f212f4ff-f82a-4ab6-8854-2f03c93e897c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Canavarı Nasıl Yakalarsın</image:title>
            <image:caption>Cesur ve genç bir ninja, her gece çok korkutucu bir canavarla tanışmak için dolaba giriyor.  Ama anlaşılan bu canavar pek de korkunç değil. Belki de kahramanımız çok tuhaf bir arkadaş edinmek üzeredir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c6c7100-fd59-434c-aca3-ded76fd2061a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Böyleyim? Nasıl Değişebilirim?</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın ilk bölümünde bize biçilmiş rollere göre yaşar, kendimizi bu kurallara göre değerlendiririz.  Sonra bunun bizi tatmin etmediğini fark ettiğimizde, ilk defa, “Aslında ne istiyorum?” diye sorar ve bunu daha önce sormadığımız için kendimize kızarız. 
 
Hayatının ikinci bölümüne hoş geldin. 
 
İlk bölüm yalan değildi. Bugüne kadar bir yalanı yaşamadık. Bugüne ulaşmamız için yaşamamız gerekeni yaşadık. 
 
Asıl soru, bugünden itibaren ne yapacağız? 
 
Jung, son derece hazırlıksız yakalandığımız bu “hayatımızın ikinci yarısı” için, şakayla karışık bir öneri veriyor: “Yetişkinliğe giriş okulları olmalı.” Belki böyle bir okul yok, ancak bu cümleye denk geldiğinden beri bu fikrin büyüsüne kapılan biri var: Emre Özarslan, namı diğer Huzursuz Beyin, psikolog ve terapistlerden filozoflara, biliminsanlarından sanatçılara, hayalindeki “akademik kadro”yu bir araya getirerek hazırladığı Neden Böyleyim? Nasıl Değişebilirim?’de bize kendimiz üzerine düşünme fırsatı sunuyor. Jung, Nietzsche, Kierkegaard, Freud gibi isimlerin de dahil olduğu bir “eğitimciler ordusu”, bize kendimizi geçmişten kurtarmayı ve arzularımız doğrultusunda dönüşmeyi öğretiyor. 
 
Hazırsan, başlayalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe4cc40-668a-4d1d-8bfd-a9b8129f1bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Berbat Öğretmenleri</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN EN BERBAT ÇOCUKLARIYLA TANIŞTIYSANIZ, DAHA, ÇOK DAHA BETERİ İÇİN HAZIRLAYIN KENDİNİZİ... 
 
DÜNYANIN EN BERBAT ÖĞRETMENLERİ! 
 
UYARMADI DEMEYİN...  



David Walliams</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9adb35-2701-4e17-b5f3-48be2e4d45bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mucizedir Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Ekonomik krizlerin hâkim olduğu, sıkıntıların yaşandığı bir zaman
olan 1970&apos;li yılların başında, Almanya&apos;dan Türkiye&apos;ye dönüş yapan
Hidayet Hanım ve çocukları, Üsküdar’da bir köşke taşınıp Füruzan
Hanım ve ailesine komşu olur. Hidayet Hanım&apos;ın Alman eşi Hans&apos;ın
Hitler hayranı geçmişi, oğlunu kaçırması ve bu trajik olayın ardında
bıraktığı izler, sadece aile bağlarını değil, aynı zamanda iki farklı
kültür arasındaki çatışmayı da gözler önüne serer.
 
Hidayet Hanım’ın yaşadıklarından sonra içine düştüğü sıkıntılı durum,
bir süre sonra ev sahibi Cezmi Bey&apos;in rahatsızlığından ötürü onların
yanına taşınmasıyla tamamen değişir. Bu olay, aile üyelerinin
hayatlarında da yeni bir başlangıca işaret eder.
 
Füruzan Hanım ve ailesi, dostluklarının gücüyle Hidayet Hanım&apos;a
destek olurken çocuklar arasında başlayan arkadaşlıklar, zamanla
karmaşık bir duruma dönüşür. Türkiye&apos;nin 1970&apos;lerden 2000’lere
uzanan dönemine tanıklık eden bu iki aile; siyasi değişimler, toplumsal
dönüşümler ve bireysel sınavlarla dolu bir serüvenin içine sürüklenir.
 
Bir Mucizedir Yaşamak sadece şanssız bir ailenin ve çevresinin gerçek
hikâyesini değil, aynı zamanda bir ülkenin geçmişiyle yüzleşme ve
geleceğe doğru ilerleme çabasını içeren bir yolculuğu anlatıyor. Yazar
bu romanında, geniş bir zaman dilimi içerisinde çocukların büyüme
süreçlerini, seçimlerini ve yaşadıkları dönemin izlerini sürerken tarihe
geçmiş aşkları, iç sızlatan derin acıları ve insan olmanın zorluklarına
dair derin sorgulamaları da okura aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06d00fad-0d8d-4fcd-8b9f-18f7f5fc7adf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Açılmak</image:title>
            <image:caption>İş dünyasının her gün daha çok uluslararası hale geldiği günümüzde kültürler ötesine seslenebilen etkili bir iletişim kurmanın önemi de giderek artıyor. İster dünya pazarına açılmak isteyen bir profesyonel ya da uluslararası faaliyet gösteren bir ekibin lideri, ister hayalleri için gece gündüz çalışan taze bir girişimci olun, farklı kültürler arasında köprü kurmak ve insanlarla güçlü bağlar oluşturmak için doğru iletişim yollarına ihtiyacınız olacak. 

Uluslararası iletişim ve etki uzmanı Jose Ucar, Dünyaya Açılmak’ta küresel iş dünyasında etki yaratan bir lider olmanın ve özgünlüğünüzden ödün vermeden doğru iletişim kurmanın sırlarını paylaşıyor. Bu bilgiler ışığında güçlü ve samimi ilişkiler kurarak kendinizle birlikte başkalarını da güçlendirebilir, dünya çapında zenginlik, fırsatlar ve olumlu değişim getiren zincirleme bir etki yaratabilirsiniz. Dünyaya Açılmak küresel iş dünyasında başarılı olmayı hedefleyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3780300-7300-4099-b812-fe573d1a8ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhamet</image:title>
            <image:caption>Yazarın görevi; herkesin gördüğü, olanı biteni yazmak değildir. Herkesin gözü önünde olurken her şey, anlatılamayan, hissedilen ama kimseye söylenemeyen ya da söylenemeyen bir gülümseme ya da inceden bir gözyaşının arkasındaki gizli ukdelerin peşine düşmektir. 
 
Bazı kitapları severiz, bazı yazarlar gönlümüzde başka yerlere oturur. Sanki en mahremimizi görmüş, içimizin gittiği ama bizim gidemediğimiz, istediğimizi de kimseye diyemediğimiz yerlere götürürler bizi. Sanatçı bence tam da bunu yapabilendir, yoksa sadece dedikodu yapıyordur. 
 
Unutmayın insana dair her hikâyenin bir kargası vardı ve Tanrı Apollon’a gerçeği söyleyene kadar bütün kargalar beyazdı. Eski Romalılar kargaların Latince “Cras Cras” diye bağırdığına inanırdı. Yani, “Yarın Yarın…” diye. 
 
Yarın varsa umut vardır. 
 
Dünyanın bir yerlerinde hiç tanışmadığı dostlarını bulmanın derdine düşüp kendini hayata gömen bir ruha yüreğinizde yer açmanız umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1407ad2-14f5-4335-b017-a1c00157d355.jpg</image:loc>
            <image:title>Telaşsız Mavi</image:title>
            <image:caption>Şiir, her zaman kıymetliydi bende. 
Edebiyatın en samimi çocuğu diye nitelendiriyorum kendimce şiiri. 
İçinden geldiği gibi çünkü! 
Bir kelimeyle oynasan; düşürüyor yüzünü, büzüyor kifayetini. 
Şu sıralar, sosyal medyanın ilgisinden kaynaklı başlı başına bir çığır yaşanırken; 
etrafımdaki herkes, özellikle kendiyle alakalı, dizelere kulak kabartıyor. 
Öyleyse “şiir” hep olsun hayatımızda, çünkü duygusal insanların matemidir! 
 
İNSA-NİYET 
 
Sevmek değil 
Söylemek zor 
Bakmak değil 
Görmek zor 
Duymak değil 
Hissetmek zor 
İnsan olmak değil 
İnsanca yaşayıp 
Ölmek zor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec68ae2-4222-4545-a806-88589af19df8.jpg</image:loc>
            <image:title>Medici Ailesi</image:title>
            <image:caption>TARİHE DAMGASINI VURAN MEDİCİLER MUAZZAM GÜCE NASIL ULAŞTILAR VE ONU KORUMAK İÇİN NELER YAPTILAR? 
On beşinci yüzyılda Avrupa&apos;nın en güçlü bankasını kuran Medici ailesi, Floransa&apos;da büyük bir siyasi güç elde ederek şehri kültürel başarının zirvesine çıkardı. Yarattıkları muazzam etki Floransa sanatı ve mimarisinde bir patlamaya neden oldu ve böylece Rönesans dönemine damgasını vurdu. Michelangelo, Donatello, Fra Angelico ve Leonardo Da Vinci himaye ettikleri sanatçılardan sadece birkaçıydı. 
Peki vitrinde böylesine güçlü bir mitolojik hikâye anlatılırken arka planda neler olmaktaydı? Bu başarı hikâyesi gerçekte bir kurgu muydu? 300 yıldan fazla hüküm süren ve içinden papalar, siyasetçiler, kraliyet mensupları çıkaran bu hanedanlığın güce ulaşma ve onu koruma macerasının asıl hikâyesi neydi? 
Ortaçağ tarihçisi Mary Hollingsworth, İtalyan Rönesansı&apos;nın en güçlü ailesinin tarihine taze ve heyecan verici yeni bir bakış açısı getiriyor. Hollingsworth, bu efsanevi hanedanlığı çevreleyen mitleri etkili bir şekilde çürütürken Medicilerin yükselişi ve düşüşünün nefes kesici hikâyesini anlatıyor. 
alışılmadık ve iddialı bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e79fdb6-e9ee-43d8-9c5e-9de0a7400537.jpg</image:loc>
            <image:title>Süpernormal</image:title>
            <image:caption>Her dört kişiden üçü yirmili yaşlara gelene kadar çeşitli zorluklarla karşılaşıyor: boşanma veya ölüm sonucu ebeveynini kaybetmek, zorbalık, alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı, akıl hastalığı, istismar ve aile içi şiddet bunlardan sadece birkaçı. Ne yazık ki bu travmatik deneyimler pek çok insanın hayatının bir parçası; bilmediğimiz şeyse tüm bunlarla nasıl başa çıkıp yeni bir hayat kurabildikleri…   
Klinik Psikolog Meg Jay, detaylı araştırmalarla zenginleştirdiği bu kitapta, çocuklukta yaşanan travmatik deneyimlere rağmen olağanüstü başarılara imza atan “süpernormal” insanların hikâyelerini paylaşıyor. Günümüzde önemli bir yere sahip olan “rezilyans” kavramının ve “rezilyant” çocukların tanımını yaparken bir yandan da aşağıdaki sorulara cevap veriyor:   
• Korkunun beyni nasıl etkilediği ve bunun sır saklamaya nasıl yol açtığı, 
• Kronik stresin, savaş ya da kaç tepkisini nasıl tetiklediği ve bunun hayatımızı olağanüstü bir dikkatle ve kararlılıkla geçirmemize nasıl katkıda bulunduğu, 
• Başarı zırhının geçmişten gelen mızrakları ve okları nasıl püskürttüğü, 
• İyilik yapmanın neden bizim için iyi olduğu ve sevginin neden var olan en güçlü ve anlaşılması en zor süper güç olduğu.   Süpernormal, çocukluklarında yaşadıkları zorluklardan sonra beklenmedik yerlere gelenlerin hikâyesidir. Bu ilham verici eserde hem yalnız olmadığınızı hem de başarıya ulaşmanın ipuçlarını bulacak, içinizdeki “süpernormal”i keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a798c036-4a77-4bc7-8713-58ce882cb1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Austen Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>2020 Goodreads Choice Ödülü
Tarihi Kurgu ve İlk Roman
dallarında aday!       
 İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra, küçük bir İngiliz köyü olan Chawton’da, sıradışı ama benzer düşüncelere sahip bir grup insan olağanüstü bir şey yapmak için bir araya gelmişti.
 
     Yüz elli yıl önce Chawton, İngiltere’nin en iyi romancılarından biri olan Jane Austen’ın son eviydi. Şimdiyse birkaç uzak akrabaya ve onların yok olan mülklerine ev sahipliği yapıyordu. Austen’ın mirasının son parçası da tehdit altındayken birbirinden farklı bir grup insan hem Jane Austen’ın evini hem de mirasını korumaya kararlıydı.
 
     Bir çiftçi, genç bir dul, kasabanın doktoru, ailenin resmi avukatı,  malikânenin genç hizmetkârı ve bir film yıldızından oluşan bu ilginç cemiyetteki insanlar birbirlerinden çok farklı olsalar da Austen’ın eserlerine ve sözlerine duydukları sevgide birleşmişlerdi. Her biri, kâh yakın zamandaki savaştan kâh daha uzak trajedilerden kaynaklanan kayıp ve travmalarla kendi sessiz mücadelelerini sürdürürken kader onları Jane Austen Cemiyeti’ni kurmak için bir araya getirecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbbf2a7e-d1ba-4414-b6bb-0c8846715f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig Büyük Babacık Oyun Parkında</image:title>
            <image:caption>Büyükbabacık, oyun parkının kurallarını bilmeyenler için salıncakta sallanır ve kaydıraktan kayarken eğlenmenin pek kolay olmayabileceğini öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b82069d-4b20-4cc1-b82a-8266b219c01d.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Prenses Çıkartma Hediyeli Boyama Albümü</image:title>
            <image:caption>Şirin, neşeli ve eğlenceli! Prenses resimlerini boya kalemlerinle renklendir, çıkartmalarla süsle, yaratıcılığını göster.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c313531-fdc2-4ac5-a130-266bbf676de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Dünya</image:title>
            <image:caption>Ali Yılmaz’ın kadının toplumsal yerini irdeleyen romanı. 
Farklı toplumsal kesimlerde, farklı hayat sürdüren üç kadının hikayesinin kesişimi. 
 
“Şimdi aynı durumda kişi benim. Saçlarımla oynamayı çok seviyordum, analığım saçlarımla oynadığım zamanlarda bana” sen o saçlarından bir tel bulup oynamayasın inşallah” diye şaka yollu söylemişti. Analığıma saçlarım kesilirken bu sözlerini hatırlattım. Birbirimize sarılıp yine hüngür hüngür ağladık. Amacım onu üzmek değildi. Çünkü Analığım kalbi güzel çok merhametliydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d7318e3-b8ce-4f92-a93f-60f91e3da03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kabusa Uyanmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anaerkil dünyadan gerçek dünyaya dönen Bade’nin bu değişiklikle başa çıkmasını sağlayan tek şey, özgür bir birey olarak görüldüğü ve hayallerinin gerçekleştiği o dünyaya dair hiçbir şeyi hatırlamamasıdır. 
 
Gerçek dünya, Bade’nin varolmak için hayatındaki erkeklerin kurallarıyla hareket etmek zorunda kaldığı, zalim, acımasız bir dünyadır ve bu dünyadaki zincirlerinden kurtulmak için tek başına mücadele etmesi yetmez. 
 
Devrim, toplumda bir birey olarak görülmemenin ve hep birine muhtaç olmanın ne demek olduğunu artık öğrenmiştir. Bu sayede, yaptıklarından dolayı Bade’den özür diler ve ona mutlu olabileceği yeni kapılar açmak için elinden geleni yapar. 
 
Bir başka evrende özgürlüğün tadına bakmış olan Bade, gerçek dünyada kendi ayaklarının üstünde durup özgürleşebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92aa18d3-f754-48c4-be75-1d080d114285.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kabusa Uyanmak</image:title>
            <image:caption>Anaerkil dünyadan gerçek dünyaya dönen Bade’nin bu değişiklikle başa çıkmasını sağlayan tek şey, özgür bir birey olarak görüldüğü ve hayallerinin gerçekleştiği o dünyaya dair hiçbir şeyi hatırlamamasıdır. 
 
Gerçek dünya, Bade’nin varolmak için hayatındaki erkeklerin kurallarıyla hareket etmek zorunda kaldığı, zalim, acımasız bir dünyadır ve bu dünyadaki zincirlerinden kurtulmak için tek başına mücadele etmesi yetmez. 
 
Devrim, toplumda bir birey olarak görülmemenin ve hep birine muhtaç olmanın ne demek olduğunu artık öğrenmiştir. Bu sayede, yaptıklarından dolayı Bade’den özür diler ve ona mutlu olabileceği yeni kapılar açmak için elinden geleni yapar. 
 
Bir başka evrende özgürlüğün tadına bakmış olan Bade, gerçek dünyada kendi ayaklarının üstünde durup özgürleşebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a4e0ee-b311-4aa9-9e82-c8ac23e2245c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemile</image:title>
            <image:caption>Cemile… 
Aramızdan birinin hikâyesi. Dünya güzeli bir prensesten hor görülen bir çirkine dönüşen bir kadın… Bu bir lanet mi? Yoksa kabul olan beddua mı? Belki de lanet bir hastalık… Her ne olursa olsun o bizden biri, fark ettiniz mi? Eğer fark etmediyseniz uyanın çünkü Cemile’ler aramızda. Kim bilir belki bir sonraki Cemile siz olursunuz. Ya da yakınlarınızdan biri. Onunla aynı kaderi yaşamayacağımızı kim garanti edebilir ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f3dfcd1-4e89-41d1-98d7-4f40c35adafa.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşkilat</image:title>
            <image:caption>Kör Necip, arkadaşları Latif, Şeref ve Nebi’yi vatan ve istikbal uğruna verilen emre riayet etmeleri gerektiğini söyleyerek Amasya’ya çağırmıştır. Daha memleketleri Tokat’ı görmeden Amasya’ya gelirler… İkindi vaktini biraz geçerken hem biraz hava almak hem de şehri dolaşmak için dışarı çıkarlar ama İzmir ve Manisa’nın işgal edilmesinin verdiği hüzün ve umutsuzluk kentin her yerine sirayet etmiştir. Bu hüzün, sadece insanların hal ve tavırlarına değil, Yeşilırmak’ın sularına, kral kaya mezarlarının işlendiği dağların yüzüne bile işlemiştir. Vaziyet kötüdür. İşgal kuvvetleri belli ki sadece İzmir ve Manisa’da durmayacak, Anadolu’nun her yerini kuşatacaktır. 
Kahramanlarımızın görevi ise Amasya’ya davet edilen Mustafa Kemal Paşa’ya düzenlenecek bir suikasta karşı önlem almalarıdır. 
“Aslanlar, bu yol meşakkatli ve çileli bir yoldur. Diliniz mühürlenmiş, gözleriniz kör olmuş olacak. Yiğitler; gerekirse ananız, bacınız, avradınız el, el dediklerimiz ise vazife uğruna yareniniz olacak. Su zehir, bal ağı, katık katran olsa da vatan uğruna ah demeden, soluklanmadan yutulacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50035bd6-e8d2-48a2-bc99-a2f3319c6ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Sinolojinin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16. Yüzyıl başında Çin hakkında yazılan ilk kapsamlı eser olan Hıtâynâme, Türkiye’de Sinoloji çalışmalarının temellerini atmıştır. 
Bu kitap Hıtâynâme’nin tarihsel bağlamını ve Türkiye’de Sinolojinin başlangıcını detaylı bir şekilde ele almaktadır. 
Eser, Osmanlıların 16. yüzyılda Çin algısını ve Hıtâynâme’nin bu algıdaki yerini incelemektedir. Türkiye’de Sinolojinin doğuşuna ve tarihine yeni bir bakış açısı getirmektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb69dcd2-9485-4f00-a0eb-8484f9e2f8cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Saray Yolu-Kahire Üçlemesi-1</image:title>
            <image:caption>Mısır’ın büyük yazarı, Nobel Ödüllü Necib Mahfuz’un “Kahire Üçlemesi”nin birinci kitabı Saray Yolu, I. Dünya Savaşı’nın sonlarıyla Mısır’ın bağımsızlık mücadelesinin başladığı kısa dönemi anlatır. Kahire’de dükkân sahibi bir tüccarın aile hayatına odaklanan roman, erkeklerin serbest, kadınlarınsa sıkı bir kontrol altında olduğu dönemde, karakterleri birbirlerinden çok farklı aile bireylerinin her birinin kendi dünyalarını, dertlerini, duygularını, gönül işlerini, karmaşık ilişkilerini büyük bir incelikle ve şaşırtıcı bir geçeklik ve ayrıntı yoğunluğuyla yansıtır. Diğer yandan, bu bireysel ve gündelik dertlerin arasında toplumsal bir hareketin alevlenişine şahit oluruz. Eser, bireylerin yanı sıra bir toplumun, bir dönemin ruh halini de böyle bir sahicilikle ortaya koymasıyla okuru kendine hayran bırakır. 
Saray Yolu dünya edebiyatında benzersizdir. Mahfuz bu kitapta olağanüstü fakat son derece inandırıcı karakterler yaratmış ve onların iç dünyalarını harikulade bir kavrayışla keşfetmiş… Tolstoy, Flaubert, Proust ayarında bir eser. 
            Philip Stewart, Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/240a306e-4880-4492-90fe-7772d8d6f7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Selanik- 1917 Yangını</image:title>
            <image:caption>Kozmopolit Selanik nasıl yok edildi? 
Elveda Selanik – 1917 Yangını kitabı, II. Abdülhamit, Jön Türkler, İttihatçılık, Türkçülük, Meşrutiyet Devrimi, Atatürk’ün gerçek aile şeceresi, ilk Osmanlı sosyalistleri, ilk 1 Mayıs Bayramı, Yahudilik, Dönmelik (Sabetayizm), Masonluk, Yunan Milliyetçiliği, Balkan Savaşı ve Selanik’in işgali ve şehrin sadece Türk, Yahudi ve “Avdeti” (Dönme / Sabetaycı) nüfusunu yok eden 1917 Yangını üzerine objektif ve orijinal belgeleri, bilgileri kapsıyor. 
Yunan sosyalist yazar Elias Petropoulos, 1917 Yangını’nın Yunan devleti tarafından çıkarıldığını ve bir soykırım olduğunu söyleyip belgelediği için vatanından kovulmuştu… Yaşar Aksoy, Petropoulos’un yanında duruyor ve yarım kalan işi tamamlıyor. Elveda Selanik – 1917 Yangını başta Petropoulos’un ortaya çıkardığı, daha sonra izi sürülen birbirinden önemli belgeler, yayınlar ve tanıklıklara dayanarak, Selanik’in işgalini ve 1917 Yangını’nın içyüzünü ilk kez toplu biçimde okura sunuyor. Böylece, kozmopolit Selanik’in Yahudi, Türk ve Avdeti ahalisi için Yunan siyasi rejimi tarafından uygulanan üstü örtülü soykırım belgeleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f20c2aba-d208-4943-8ebb-2e8d9d31fa0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeler Yükselirken</image:title>
            <image:caption>SON KÂHİN BULUNDU ANCAK GÖRDÜĞÜ
İLK KEHANET YIKIMIN HABERCİSİYDİ.   Eleştirmenlerce beğenilen Karanlıklar Çağı’nın bu devam kitabında krallıklar bir kıyamet tarikatının eline geçmeye başlamıştı. Yeteneklilere zulmediliyor ve kadim bir güç serbest kalma tehdidinde bulunuyordu. Ancak dünya kehanet edilen sona doğru yaklaşırken Anton’un aklından çıkmayan görüsü Karanlıklar Çağı’nı durduracak bir planın tehlikeli ayrıntılarını ortaya çıkarmıştı.
 
Son Işık Birliği’nin Muhafızı Jude utanç içinde evine dönerken
Kâhin’i koruduğu süre boyunca Anton’a karşı artan hisleri yüzünden kendini karmaşık bir durumun içinde bulmuştu.
Bu arada, Soluk El olarak bilinen katil, dünyanın yıkılmasına göz yummak anlamına gelse bile hortlak olan kız kardeşini sonsuza dek ölmeden önce bulmak için elinden gelen her şeyi yapacak, gerekirse tüm dünyayı karşısına alacaktı.
 
Ve Nazirah’ta, krallığı olmayan Prens Hassan, tahtını geri kazanmaya çalışmak için riskli bir anlaşma yapmıştı.
Toprakları için en sevdiklerinden ve kendi halkından bile vazgeçmeyi göze alacaktı.
 
Geçmişten gelen düşmanlıkların ve beklenmeyen sürprizlerin kentleri yerle bir etme tehdidiyle tüm dengeler altüst olmanın eşiğinde. Aydınlığın ve karanlığın güçleri Merhametin Kenti’nde çarpıştığında, eski yaralar yeniden açılacak; yeni ittifaklar sınanacak ve dünyanın sonu başlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/221b429a-4a24-47a7-b112-f944b7c7efe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı ve Değer</image:title>
            <image:caption>Filozoflar Tanrı’nın var olup olmadığını belirlemeye çalışırken genellikle şu soruyu sormayı ihmal ederler: Tanrı’nın varlığının değer öğretisi açısından sonuçları nelerdir? Bu sorunun cevabını arayan ve Klaas J. Kray’in editörlüğünde hazırlanan Tanrı ve Değer: Teizmin Aksiyolojik Sonuçları Üzerine Makaleler, önde gelen din felsefecileri tarafından yazılmış 11 makaleden oluşuyor. Teizmin ve ateizmin çeşitli versiyonları üzerinden Tanrı’nın varlığını kabul veya reddetmenin pozisyonlarımızı nasıl etkilediğini gösteren kitap, konuya dair farklı yaklaşımları analitik bir bakış açısıyla değerlendiriyor. Din felsefesi alanındaki güncel bir tartışmaya odaklanan eser, konuya ilgi duyan herkes için temel bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b6d3d7-7386-4270-a1b3-e7f398459fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Eksenli Türk Sineması Ruhunu Yitirirken</image:title>
            <image:caption>“Sinema üzerine yazma heyecanı depreşince insan ister istemez Metin Erksan ve Lütfi Akad’a yöneliyor. Tabii düşüncelerine, filmlerine ve kişiliklerine. Dönüp eskiden yazılanları/çekilenleri yeni baştan okuyunca/seyredince, zaman zaman on yıllar sonra okuyunca/seyredince yaklaşımlarının derinliği, kişiliklerinin sağlamlığı ve filmlerinin parlaklığı o kadar net ortaya çıkıyor ki. Yıllar, daha doğrusu on yıllar sonra Yeni Sinema’yı tekrar okuyunca dönemi yeni baştan değerlendirme gereği gündeme geliyor. Okuma sonrasında yaptığım iki konuşma konu üzerinde daha değişik bir şekilde düşünmeye yol açıyor. Yeni Sinema okumanın eşliğinde iki sayılık Ulusal Sinema’nın incelenmesi fotoğrafı daha bir netleştiriyor.” 
Türk sineması üzerine düşünen nadir entelektüellerden biri olan Kurtuluş Kayalı bu çalışmasında Türk sinemasının birikimini değerlendirerek temellerini ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bu temeller doğrultusunda günümüz sinemasının ve sinema literatürünün zaaflarını tespit ediyor. Türk sinemasının geleceğinin, kültür eksenli sinemanın ve sinema düşüncesinin ihyasında yattığını ifade ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be9116f5-cc6f-4ea2-be2a-cc86465628a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türk Kızının Amerika Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“New York, insan emeğinin bugün varabildiği en yüksek gücü gösteriyor. Kudret ve ışık onun belli başlı markası ve göklere tırmanan binalar bu kudretin en canlı timsali... İşte dünyanın en yüksek binası olan Empire State Building’in tepesindeki kulede düşünebildiklerim! 300 metre kadar yüksekte ve 85’inci kattayım. Etrafımızda sisler uçuşuyor, şarkta Long Island büyük bir harita gibi yere serilmiş.” 
Bir genç kızın gözünden iki dünya arasındaki büyüleyici karşılaşma… 
1935 yılında Akşam gazetesinde tefrika edildikten sonra yayımlanan Bir Türk Kızının Amerika Yolculuğu, Faik Sabri ve kızı Lütfiye Duran’ın kaleminden çıkan etkileyici bir seyahatname. Lütfiye’nin kaleme aldığı mektuplar, sadece bir seyahatin izlerini değil, aynı zamanda iki farklı dünyanın çarpıcı biçimde karşılaşmasını sunar. Mektuplarda New York’un gökdelenlerinden Amerika’nın hız tutkusuna, kadınların toplumdaki rolünden mimari yarışlara kadar pek çok gözlem yer alır. Elinizdeki bu eser, Lütfiye’nin keskin zekâsı, duyarlı kalemi ve babası Faik Sabri’nin coğrafyacı dikkatinin müşterek sonucudur. 
1930’larda gerçekleşen bu yolculuk, tarihsel ve edebî değeriyle okuyucularına sadece bir seyahatname değil, aynı zamanda kültürler arası bir keşif sunuyor. VakıfBank Kültür Yayınları, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet döneminde kaleme alınmış seyahatname ve kurmaca arasında kalan özgün ve melez türleri okuyucularla buluşturmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74ef147c-4de5-4540-891e-d29bd90d5279.jpg</image:loc>
            <image:title>Balık Çocuk</image:title>
            <image:caption>Filiz Özdem masmavi bir deniz 
masalı anlatıyor. 
Rengârenk balıkların, mercan sarayların ve tabii Balık Çocuk Kahraman’ın masalını… 
Bir öpücükle değişsin mi her şey? 
Filiz Özdem masmavi bir deniz masalı anlatıyor. 
“Suyun dibi rüya gibiydi! 
Renk renk balıklar, denizyıldızları, denizatları yüzüyordu. 
Mercan kayalıkları sanki balıkları kendine çağırıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9340210-17ef-4805-9121-cf78614a8c08.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş ve Kuş</image:title>
            <image:caption>Anamın karnında yedim ilkin ikizimi 
Böyle başladı yalnızlığım 
Ben kesip atınca göbek bağını dişlerimle 
Uzadı kanatları kardeşimin. 
Hafif hafif tarazlandı evvelce tüyleri, 
Karardı, sivrildi, çıkardı tırnaklarını 
Gagasıyla temizledikten sonra son kez kursağını 
Emanet bir taş çıkardı gözümün içinden 
Ağzına aldı sonra, çıktı anamızın rahminden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82ddc9dd-85aa-45c6-ba08-25d6885f91a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesbih</image:title>
            <image:caption>Nergis kocasını ikna ettikten sonra Umre ve Kudüs turuna kaydolur. Başı açık ve modern giyimli bir kadındır. Günleri şaşırır. Uçağı kaçıracakken zamanında gelen bir uyarı telefonuyla havaalanına doğru yola çıkar. Çok iyi hazırlandığını sanarak yanında götürdüğü kıyafetlerin çok da uygun olmadığını seyahat esnasında fark eder. Başörtüsü devamlı kaymakta ve saçları açılmaktadır. Bir kadın kendisine başörtüsü altına takılan bir bere hediye eder. İsrail polisi tarafından Kudüs&apos;te durdurulur. Onları Türk grubundan olduğuna zar zor ikna eder. Kendisi gibi Bursa&apos;dan olan Arif ile abla kardeş ilişkisi geliştirecektir. Arif bu gezide grubun en güzel kızı Merve&apos;ye aşık olur ve Nergis&apos;in yardımını ister. Bu arada Hilal ile tanışır. Kocası ile sorunlar yaşayan Hilal&apos;e yardımcı olmaya çalışır.  Bu kısa süre içinde dindar insanlar arasında yaşayacaktır. Mekke&apos;de tavaf yaparken kaybolur. Yeni giriş yaptıkları otelin yerini bulmak imkânsızdır. 
  Janseri Özgüven, üçüncü kitabı olan Tesbih&apos;le okuyucularına modern bir kadın olan Nergis&apos;in Umre ve Kudüs turlarında yaşadığı olayları konu alarak okuyucularının karşısına hız kesmeden bambaşka bir hikâye ile çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bff869a1-1a66-4773-a807-3dc7efc96f53.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Korku</image:title>
            <image:caption>İnsanın en zor savaşı aklıyla olanıdır fakat aklın karanlık yönüyle verilen bu savaş çoğu zaman kaybedilir. Sonrasında beyin giderek kendi kendini çürütmeye başlar. Tabi çürüme zaman alır. Önce ruh parçalanır sonra karanlık çöker ve en sonunda tüm bedenini ele geçirir. İşte o an üşütür içten içe, ürperti gibi ama soğuk kışlardan bile daha soğuk hissettirir. Ardından gördüklerinin gerçek mi yoksa rüyamı olduğunu anlayamazsın ve sislerin içinde gözlerin göremediği en büyük korkuyla karşılarsın. Gözlerine de güvenemezsin. Gerçeğe dönmek için biçare yollar ararsın ama o saatten sonra dönüşü yoktur. Aslında gördüklerinin gerçek olmadığını bilirsin yine de derin bir korku kaplar ruhunu, artık eskisi gibi olamazsın. Çünkü bir kez olsun karanlığa izin verirsen, arkasında gizlenen bütün gölgeler görür seni. 
 
Merthan Alpsatan, “En Büyük Korku” eseriyle baş komiser olan Yiğit&apos;in cinayet soruşturması olarak atandığı davanın binlerce yıllık süre gelen tarikat gruplarıyla alakası olduğunu öğrenmesiyle kendini acımasız güçlerin elinde bulur. Sıradan bir baş komiser bu cinayet davasındaki perdeleri kaldırıp, dünyanın her yerine yayılmış bu tarikat grubuyla savaşabilecek mi? 
  İçinde mitolojik ve tarihi dokunuşların olduğu bu polisiye romanı okurken nefesinizi tutup nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/273696b2-5858-466a-866b-8a83b291fb32.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlerin Omuzlarından Işığa Bakmak</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, yaşadığımız evren ve varoluşla ilgili sorulara, akıl ve bilim gözü ile cevap aramak isteyen gençler ve bu konularda aklı karışık olan herkes için yazılmıştır. 
  Devlerin Omuzlarından Işığa Bakmak “zor” sorulara filozofların ve bilimin cevaplarını “esas alan bir derlemedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09bd98f-ff2b-4dd3-8cbe-3da14261888c.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Beyaz Süsen - 40</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8c6bc9-8c0e-4125-9de7-5c515eec6174.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Gibi Hür</image:title>
            <image:caption>Ben her zaman özgürce uçacağım göklerde, 
Vicdanı hür, kanatlarımı çırparak uçacağım. 
Gök kubbenin maviliğinden ilham alacağım. 
Bir yemek parçasını yuvama taşıyacağım asilce, 
Ayağımda yuvamın parçasıyla süzüleceğim gökyüzünde. 
Başkasının yuvasını talan etmeyeceğim, 
Başkasının yemeğine göz dikmeyeceğim. 
Ben özgürce uçacağım göklerde, 
Vicdanı hür, asil bir şekilde. 
 
Berkant Acar, ‘Kuşlar Gibi Hür’, eseriyle derin şekilde hissettiği aşk duygusuyla kaleminin özgünlüğünü harmanlayarak okuyucularını hissel bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d43aa2-d592-4882-9289-9eddff760ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyanın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Nezaket, Artvin&apos;den İstanbul&apos;a çalışmaya gelmiş üniversite mezunu, sarışın ve güzel bir kızdı. Fakir bir ailedendi. Yapacağı çocuk bakıcılığı işine çok ihtiyacı vardı. Kendisini Bebek&apos;te bir apartmanda çetrefilli bir yaşamın tam ortasında buldu ve buna ayak uydurması bekleniyordu. Gittiği şapka yapımı kursunda mimarlık öğrencisi ve dansöz Ayça ile tanışıp arkadaş oldu. Bir gazeteci ile çıkmaya başladı. Bu arada âşık olduğunu fark etti. Gerçekten de evlenmek isteyebileceği bir erkek ile karşılaşmıştı. Rüyasının peşinde koştururken yolu kısa bir dönem için Amerika&apos;ya düştü. İstanbul fırsatlar şehriydi. Ailesi ile ilişkileri kuvvetli olmasına rağmen İstanbul&apos;da yaşamaya devam etmeyi çok istiyordu. 
 
  Janseri Özgüven, dördüncü eseri olan &apos;Rüyanın Peşinde&apos; ile kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışan bir kadının memleketini bırakıp İstanbul&apos;da yeni bir hayat kurmasıyla başlayan serüvenini ele alıyor. Nezaket&apos;in hayallerine ulaşmak için çıktığı bu yolda başına gelen zorlukları, dostluklarını, aşklarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40579fdf-8a68-42c2-9a15-86a1519b9567.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Görünmez Öfkeleri</image:title>
            <image:caption>Kalbin görünmez öfkelerine rağmen yaşamak!  Çizgili Pijamalı Çocuk&apos;un yazarı John Boyne&apos;un yirmi dilde yayımlanan başyapıtı Kalbin Görünmez Öfkeleri, dünyadaki yerini bulmaya çalışan sıradan bir adamın sıradışı hikâyesi. Dublin-Amsterdam-New York üçgeninde geçen bir köklere dönüş ve kendini arayış yolculuğunu merkezine alan kitap, toplumsal normlara direnen aykırı ruhların yetmiş yıllık mücadelesini görünür kılıyor.  Dini baskı ve kısıtlamaların, bireyin özgürlüğüne nasıl ket vurduğunun altını çizen bu epik eser; kimlik, ait olamama ve dışlanma sarmalında önlenemeyen şiddet vakalarına dikkat çekiyor.  Kendi hayatınızın ne olursa olsun devam etmesi gerektiğini anladığınız bir noktaya varıyorsunuz. Yaşamayı veya ölmeyi seçiyorsunuz.  Yirminci yüzyılın ikinci yarısında İrlanda&apos;da gayrimeşru bir ilişki sonucu dünyaya gelen Cyril Avery kendini hiçbir zaman gerçek bir &apos;&apos;Avery&apos;&apos; gibi hissetmedi. Ne biyolojik annesi ne de evlatlık verildiği zengin çift sarıp sarmalayabildi kayıp çocukluğunu.    Yıllar boyunca çevresinde yükselen muhafazakâr ve baskıcı sesler yüzünden iç sesini hep susturmak zorunda kaldı.  Boğuluyordu. Değerlerinin, ilgilerinin ve tercihlerinin kabul görmediği bir toplumda daha fazla yaşayamazdı. Kaçmalıydı! Kim olduğunu ve nereye ait olduğunu bir an önce bulmalıydı. Mutluluğu aramaktan korkmamalıydı ve bunun için bedel ödemeye hazırdı.  Azap içindeki ruhu özgürlüğüne kavuşmalıydı...   Dublin&apos;den Amsterdam&apos;a ve oradan da New York&apos;a uzanarak iniş çıkışlarla, kalp kırıklıklarıyla ve cinselliğini keşfedişiyle dolu dolu yaşadı kaderini.  Hikmet çağında kökleri onu geri çağıracaktı İrlanda&apos;ya.  Geçmişiyle yüzleşmesi, ardında bıraktığı kırık dökük ilişkileri onarması gerekiyordu... Cyril Avery&apos;nin bir ömür kalbinde biriktirdiği öfkenin coşkun bir dışavurumu olan bu etkileyici roman, kendine karşı dürüst olmanın getirdiği manevi huzur ve mutluluğa övgü yapıyor.  Başta İrlanda olmak üzere dünyanın yetmiş yıllık dönüşümüne kırık bir aynanın dağılan parçalarından bakmamızı sağlayan Kalbin Görünmez Öfkeleri, toplumsal değişimin bireysel özgürlüklere yansıması hakkında okuru derin düşüncelere itiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d71b475-6683-4d50-ad31-f901500631be.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarı Gerçek Yarı Roman</image:title>
            <image:caption>“Yarı hayal, yarı gerçek bir kurgunun içinde yaşıyormuşçasına, çektiklerimiz biraz hüzün, biraz sevinç, tünelde hapsolmuş gibi değil, ışığı arıyormuşçasına azimli umutlu bir yol arıyordum.” 
 
 
Yaşadığı olumsuzluklara rağmen hayata tutunmaya çalışan bir roman karakteri… Acıları, sancıları, umutları, gelecek hayalleri, evliliği ve çocuklarıyla mutluluğu kovalayan bir kadın ve bu roman karakterine can veren yazarı bekleyen yaşamın sürprizleri… 
 
 
Bir yazarın kaleminden dökülen roman gerçekle iç içe geçerek bu eserde can buluyor… Tuğba Turan, metaforik anlatımlarla süslediği bu ilk kitabıyla okurlarla buluşuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5452ab43-6a30-4b86-9209-10bf62414e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Erişemeyenler</image:title>
            <image:caption>İnsan onu mahveden bir olguyu kabullenemezdi.
Savaşı…
Kore Savaşı&apos;na katılan Türk askerleri acıyı, aşkı, yalnızlığı ve ötesini paylaştılar.
Öldürmek ya da birilerinin hayatını kurtarmak arasındaki ince çizgide kaldılar.
Yoksunluklarını ve Kore&apos;ye gömülen anıları mezar taşı olmadan içlerine gömdüler.
Görevden geri dönenler, ruhlarının ve bedenlerinin yıkıntıları arasından yaşam kitabının bir sonraki sayfasına geçebilecekler miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c2d128-f1f6-4bb0-9df5-3368885b3de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Balık Buki</image:title>
            <image:caption>Miniklerin ellerinden bırakamayacağı harika resimlerle dolu sevimli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/928bb7cc-518c-4000-8db6-033ab995419b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Sorular İlginç Cevaplar - Süper Bilginler</image:title>
            <image:caption>BİLGİNLER gezegenimizi kurtarabilir mi? 
Garip YARATIĞI kim buldu? 
KAFANIN içinde neler oluyor? 
Senin de aklında bir sürü İLGİNÇ soru var mı? 
İlham verici cevaplarla dolu bir kitap! 
Süper bilginlerle ilgili harika, gizemli ve müthiş hikâyeleri eğlenceli çizimler ve inanılmaz bilgiler eşliğinde öğren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b896d7-f23e-4751-82d3-655a634ec6f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet Dolabı Bebekleri</image:title>
            <image:caption>Ryu Murakami, neon ışıklı caddelerin karanlık ara so¬kaklarında geçen bağımlı¬lık, ölüm ve hayal kırıklık¬larıyla dolu sert eserleriyle, modern Japon edebiyatının en önemli isimlerinden. Yazarın magnum opus’u kabul edilen Emanet Dolabı Bebekleri terk edilmiş iki ço¬cuğun çıktıkları intikam yolculuğu¬nun kendini arayışa dönüşmesinin hikâyesi. 
Tokyo’daki bir tren istasyonun¬da, bitişik emanet dolaplarına terk edilen iki çocuk: Haşi ve Kiku. Yokohama’daki bir yetimhaneden birlikte evlat edinilen çocuklar 16 yaşına bastıklarında koruyucu aile¬lerinin yanından ayrılırlar. İkisi de kendilerini Tokyo’da, Zehir Adası adındaki, uyuşturucu bağım-lıları, hastalar ve suçlularla dolu terk edilmiş bölgede bulurlar. Haşi, D. adında garip bir yapımcıyla tanışa¬rak bu metruk bölgenin rock yıldızlığı merdivenlerini birer birer çıkar. Kiku ise sırıkla atlamacı olur ve evini timsahı için bir bataklı¬ğa dönüştüren model kız arkadaşı Anemone’yle birlikte Tokyo’yu yok etmek için DATURA adlı bir mad¬deyi arar. Hayatları bir hız treni yol¬culuğu gibi geçen Haşi ve Kiku’nun akıllarından asla çıkaramadıkları iki kelime vardır: anne ve intikam.
Sert ve çarpıcı Emanet Dolabı Be¬bekleri, bir neslin kendini arayışına ayna tutan, gerçeküstü bir büyüme hikâyesi.
“Bazen nefes almakta zorlanacağınız, bazen nefes nefese okuyacağınız ürpertici bir roman. Her kitabına ayrı hayranlık duyduğum Ryu Murakami’nin kendine has bir korku tonu, vahşi bir hayal gücü, acımasız bir üslubu var. Gözlerinizi kaçırmak isteyeceksiniz, kaçıramayacaksınız.” —HAKAN BIÇAKCI
“Modern Japonya’nın tuhaf yanına şahane bir yolculuk.” —OLIVER STONE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4712c647-753a-4d7c-a86f-6e3398dad1a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman İçinde Bir Yer</image:title>
            <image:caption>1976 DÜNYA FANTAZİ ÖDÜLÜ 
“Havalı ve heyecan verici. Matheson’ın eserleri güzel zaman geçirmenizi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda zihninize ve kalbinize de dokunuyor.” —Dean Koontz
“TUTARLI OLMAYA, YOLUNU KAYBETMİŞ BİR GEZEGEN GİBİ SALINIP BOCALAMAMAYA GAYRET EDECEĞİM. ÇÜNKÜ EN SONUNDA, GÜNEŞİMİ BULDUM BEN.”
Richard Matheson korku, gerilim, fantastik ve bilimkurgu türlerinin en üretken ve en yaratıcı isimlerinden, yalnızca edebiyatta değil sinemada da ardılı sanatçıları hatırı sayılır derecede etkilemiş bir usta. Zaman İçinde Bir Yer ise bilimkurgu ile romantizmi harmanlayan, zamansız bir zaman yolculuğu hikâyesi. 
80’li yıllar... Richard Collier, beyin tümörü teşhisi konmuş, son günlerini Hotel del Coronado’da geçirmeye karar veren 36 yaşında bir senaryo yazarıdır. Richard 1890’larda aynı otelde sahne alan ünlü tiyatro oyuncusu Elise McKenna’nın fotoğrafını gördükten sonra kadını takıntı hâline getirir ve otelde kalırken gizemli bir adamla kısa bir ilişki yaşadığını öğrenir. Zamanda geriye giderek o gizemli adam olmanın kaderi olduğuna inanan Richard zaman yolculuğu yapmanın yollarını arayacaktır. 
Matheson’ın “Muhtemelen yazdığım en iyi roman,” dediği, 1980’de beyaz perdeye de uyarlanan Zaman İçinde Bir Yer, yazarın en özel kitaplarından biri. Zamanın amansız akışına karşı durmaya çalışan iki insanın heyecan dolu hikâyesi. 
Bir gelecek yerine geçmişin hayali kurulabilir mi? Farklı bir zamanda aynı insan olmak mümkün mü? 
Zaman İçinde Bir Yer, aşkın paradoks hâli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9f22e23-2dc1-4437-8482-3dbb810e0f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarıda Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Avusturya edebiyatının modern seslerinden, 2004 Nobel Ödülü’ne layık görülmüş Elfriede Jelinek, savaş sonrası toplumunda ne kendilerine gösterilen yeni değerleri ne de geçmişte peşine düşülen hedefleri kabul eden, geçiş yaparken kendilerini bulamayan ve dünyayı anlamlandıramayan gençleri anlatıyor.  Otomatik Portakal’dan çıkmış gibi bir şiddet sahnesiyle açılan romanda failler alelade lise öğrencileri: Eski Nazi ama yeni düzende öfkesini ailesine yönelten bir babanın çocukları entelektüel pozlarında Rainer ve onca müzikal yeteneğine karşın sık sık dilini yitiren ikiz kız kardeşi Anna... 
Geldiği zengin ailenin imkânları ve sportif sarışınlığıyla Rainer’in hayranlık duyduğu Sophie ile işçi sınıfından babasını kamplarda kaybetmiş, zinde bedenlere ve Sophie’ye âşık yakışıklı Hans... Her biri geldiği ve temsil ettikleri kesimlerin çıkışsızlığından usanmış, zamanın dışında kalmış bu gençler ailelerinin yanında uslu çocuklar, bir araya geldiklerinde hınzır anarşistler: 1960’lara yaklaşırken ikiyüzlü toplumda kendilerini birbirlerinde ararken, tarihin, toplumun, ekonominin, ailenin, ahlakın tüm sınırlarını zorlayıp ortalığı birbirine katmak için bile isteye kötülük yapmaya niyetliler.  Jelinek’in Piyanist romanını da uyarlamış ünlü yönetmen Haneke’nin filmlerinin sürprizli karanlık yapısını andıran Dışarıda Kalanlar, Avusturya usulü kara mizahla yoğrulmuş çok sesli bir dehşet sonatı. Bir bakıma varolamayış romanı. “Savaş sonrası Avusturya’sına amansız ve dehşet verici bir keşif yolculuğu.” –PUBLISHERS WEEKLY  “Yazım o kadar güçlü ki, sanki yazılmış gibi değil de, korkunç gerçeğini dile getirebilmek için yazarın şeytani ruhu önce bir oğlana, sonra bir kıza, bir yapıya, bir şeye, bir toplama bürünüyormuş gibi.” –THE SCOTSMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12fcdfff-6e85-4350-ac83-04fba8212cd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimşek Kalkanı - Troya 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>FANTASTİK EDEBİYATIN EN BÜYÜK İSİMLERİNDEN DAVID GEMMELL, TROYA ÜÇLEMESİNİN İKİNCİ KİTABI ŞİMŞEK KALKANI İLE MİT VE TARİHİN İÇ İÇE GEÇTİĞİ EPİK YOLCULUĞUNA DEVAM EDİYOR.
Troya’da savaş yaklaşırken Engin Yeşil’in tüm kralları, dost ya da düşman, gizledikleri karanlık fetih ve yağma planlarıyla toplanıyordu. İhanet ve aldatma girdabı içinde geçecek olan Hektor ve Andromakhe’nin düğün kutlamalarına ise beklenmedik üç gezgin geliyordu: korkunç bir sırrı saklayan kaçak rahibe Piria, efsanevi bir kılıca sahip savaşçı Kalliades ve savaşlarda kendi efsanesini yazacak olan Banokles. 
Şimşek Kalkanı, Tunç Çağı Yunanistan’ının ihtişamı ve trajedilerine okuru geri götürürken Gümüş Yayın Tanrısı karakterlerini de yeniden bir araya getiriyor – korkunç Helikaon ve büyük aşkı, başına buyruk Andromakhe, güçlü Hektor ve efsanevi hikâye anlatıcısı Odysseus. 
“İşte, eski hikâyeler böyle okunmalı ve bilinmeli. Gemmell, olay örgüsünde bir usta ama asıl başarısı yarattığı kadın ve erkek karakterlerin gerçekliğinde yatar, onların sınavları ıstıraptır ve zaferleri muhteşemdir.” –Conn Iggulden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b7f931-4060-43b8-aa03-6f868f5a5466.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyametin Koz Kartları - Amber Yıllıkları 6</image:title>
            <image:caption>“TÜM YOLLAR AMBER’E ÇIKAR...” 
Merle Corey, San Francisco’da yaşayan genç ve parlak bir bilgisayar tasarımcısıdır. Fakat aynı zamanda Amber’in kayıp prensi Corwin’in oğlu ve babasının harikulade güçlerinin mirasçısı Merlin’dir. Peşindeyse onu öldürmeye kararlı birisi vardır. 
Eski kız arkadaşı Julia’nın gizemli ölümü ise her şeyi daha da karmaşıklaştıracaktır. Merlin, kime güveneceğini bilemese de, artık Amber kralı olan Random ve gizemli Fiona ile güçlerini birleştirmek zorunda kalacaktır. Çünkü Gölge’de, sadece hayatını tehdit eden gizemli güçten kaçmak için değil, her iki dünyasını yok edebilecek ölümcül bir sırrı korumak için de amansız bir mücadeleye başlaması gerekmektedir. 
Merlin’in geçmişine ait sırları ortaya çıkarıp zor seçimler yapacağı yolculuğu, Amber Yıllıkları’nın altıncı kitabı Kıyametin Koz Kartları ile başlıyor!
“O bir şairdi, her şeyden önce, her şeyden sonra, her zaman. Sözleri şakırdı.” —George R. R. Martin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e925ef51-b94d-43da-85ba-d9e4de166816.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Olmasın</image:title>
            <image:caption>“Bir tuğla bile yıkılmaz bu mahallede. Sen söylenenlere bakma. Fos hepsi. Kofti! Bir gecede çıkarıveririz senin evi biz. Geceleyin başlarız, sabaha çatıyı örttük mü artık korkma. Sonra sen sağ ben selamet!” İki gönül bir olunca samanlık seyran olur derler ama Sabah Olmasın’da, alelacele evlenen Kemal ve Nevin’i bekleyen tüm acımasızlığı ve can yakıcılığıyla barınma sorunudur. Başlarını sokacak bir ev bulamaz çiçeği burnunda bu çift. Mahalleli seferber olur; zaten evlerin çoğu kaçak, gecekondudur. Onlara da “sabah olmadan” gece yarısı ile şafak vakti arasında bir ev konduruvereceklerdir. Vittorio De Sica’nın Il Tetto (Yuvasızlar, 1956) ve Metin Erksan’ın Acı Hayat (1962) filmi gibi Tarık Dursun K. da bu romanında genç bir çifti merkeze alarak barınma sorununu irdeliyor. 1960’ta yazılan bu roman, ele aldığı bu sorunla, ne yazık ki, halen güncel. Zaten sanat eserlerini ölümsüz kılan da bu değil midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6488ff50-a38a-41a5-b429-1abde7a5a632.jpg</image:loc>
            <image:title>Bokböceği, Jaguar ve Fil</image:title>
            <image:caption>Suat Kemal Angı’dan Dünyada Bir Yerde, Nuh’un Gemisindeki Gençlik ve Konuşacak Kimse Yok B isimli novellalarını bir araya getirdiği, gerçekliğin ve gerçeküstülüğün sınırlarında gezinen bir üçleme: Bokböceği, Jaguar ve Fil.    Meslek yaşamı talihsiz bir biçimde sona eren bir muhabir; şiire sevdalı bir grup üniversiteli genç; hayatını okuyup yazmaya adamış orta yaşlı bir editör... Angı; şiir, müzik, sinema ve kuvvetli metinlerden alıntılarla yan yana yürüyen novellalarında, düşleminin burçlarından gördüğü edebiyatın tarih şeridini oluşturuyor. 
Tamamen dışkıyla beslenen bokböcekleri hakkında “insanların sadece bir kez okuyabilecekleri, ama okurken bitmesini hiç istemeyecekleri kısa bir hikâye anlatmak isteyen”, ilk kez bir jaguar görmeyi gerçek şiire benzeten ve fil sırtında rüya kaydı tutan aykırı “ben”ler sunuyor okura.   “Bedensel acıyı tanımlamak için geç bir saatti. Gözlerim lamba gibi kurumuştu, ciğerlerimde bir ingilizanahtarı işliyordu, esin doluydum. Uyumak, dinlenmek istiyor ama yapamıyordum. Gelenin elini bırakmamak, kaçırmamak gerekiyordu belki. Emin değildim, gerçekten fikrim yoktu. Sadece yazıyordum ve çok yorgundum. Sıradağların arasında yerim hazırdı. Tek bildiğim buydu. Yazdıklarım bitecek ve ben Marcel’e, çeviriye geri dönebilecek miydim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b04d4b82-f1be-4d6b-b900-53fa0f7cd9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Daisy Darker</image:title>
            <image:caption>BAZI SIRLAR GİZLENDİĞİ GÖLGELERDEN DAHA KARANLIKTIR.
Darker ailesi, birbirlerinden uzak geçirdikleri on yılın ardından bir araya gelmiş ve ninelerinin 80. yaş günü için bir gelgit adasındaki Deniz Camı adını verdikleri evlerinde buluşmuştu. Ancak her gece olduğu gibi, o gece de gelgit başladığında, sekiz saat boyunca dünyanın geri kalanıyla bağlantıları kesildi. Deniz Camı’nın duvarlarındaki saatler on ikiyi gösterdiğinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Gece yarısı fırtına şiddetlenirken nineleri ölü bulundu. Bir saat sonra ise aralarından bir başkası...
Ailenin her üyesinin kendine ait sırları vardı; ancak bazı sırlar diğerlerinden çok daha karanlıktı.
Birinin onları teker teker öldürdüğü bu adada mahsur kalan Darkerlar, sular çekilip her şey gün yüzüne çıkmadan önce hem bu gizemle hem de geçmişteki sırlarıyla hesaplaşmak zorundaydı.
Şeytan aslında görmemiş gibi yapan gözlerdi ve duymamış gibi yapan kulaklardı.
Şeytan aslında sendin, bendim ve hepimizdik.

“Birçok enfes sürprizle ve sırla dolu bir roman... Alice Feeney mutlaka göz atmanız gereken bir yazar.” —Harlan Coben
“Başından sonuna kadar heyecandan yerimde duramadım.” —Taylor Jenkins Reid
“Vay canına! Agatha Christie’nin On Kişiydiler romanının yankıları hissediliyor, ancak harika derecede orijinal bir şeye dönüştürülmüş ve gerçekten ürpertici, işlevsiz bir aile romanı olarak kurgulanmış. Bu roman Feeney’i bir sonraki seviyeye taşıyor. BAYILDIM!” —Sarah Pinborough
“Etkileyici bir eser, tamamen gerçekçi karakterler ve samimi bir birinci şahıs anlatımı. Geçmişi anımsamalar, şüpheli listesini genişletirken hikâyeye derinlik katıyor ve okuru oldukça şaşırtıyor. Sarah Pinborough hayranları, not alın.” —Publishers Weekly
“Bir ailenin birbirini parçalamasını izlemekten daha eğlenceli ne olabilir? Ağustosta Noel’i yaşamak gibi.” —CrimeReads
“Daisy Darker, son derece eğlenceli bu türe değerli bir katkı niteliğinde... Okurlar, yazarın bizi hikâyeye özenle bağlamasına ve ardından şoke edici bir dönüşle hikâyeyi farklı bir yöne çevirmesine hayran kalacak.” —New York Times Book Review
“Feeney, Christie’nin On Kişiydiler’i üzerinde uğursuz denilebilecek kadar tatmin edici bir oyun oynamış sanki... Atmosfer, olay örgüsü ve Daisy’ye güvenip güvenemeyecekleri sorusu okurların ilgisini çekecek.” —Booklist
“Daisy Darker zekice, ilgi çekici, şaşırtıcı ve kesinlikle nefis.” —Lisa Jewell
“Bu kitap fazlasıyla dolambaçlı ve ÇOK eğlenceli.” —Cosmopolitan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b56a187a-efad-4367-9edb-c07faac54760.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Cehalet</image:title>
            <image:caption>“Söylemeliyim ki, insanlarla çalışmayı hiç sevmemişimdir. Onların mantıksız ve ahmakça duyguları beni rahatsız ediyor.” —Mr. Spock, (Star Trek, S3B7)
Duygular... Tam bir baş belası, değil mi? Keşke hepimiz daha az duygusal ve çok daha mantıklı olsaydık, belki başımıza gelenlerin yarısına bile katlanmak zorunda kalmazdık.
Ama duyguları baş belası olarak tanımlamak gerçekten adil mi? Duygular gerçekten de onsuz daha iyi olacağımız bir tür bilişsel ek mi? Yoksa daha derin bir amaca mı hizmet ediyorlar? Beynimizin değerli kaynaklarını bu kadar fazla kullandıklarına göre, duyguların evrimleşmesinin bir nedeni olmalı. Peki nedir bu sebep? 
Ve beyinde nasıl işliyorlar? Bir bebeğin anne karnından çıktıktan sadece birkaç saniye sonra büyük bir sıkıntıyla ağlamasını düşünürsek eğer, doğuştan mı geliyorlar? Yoksa zaman içinde ve çevremizle edindiğimiz deneyimlerle mi öğreniliyorlar?
Psiko-Lojik ve Mutlu Beyin kitaplarının yazarı Dean Burnett, Duygusal Cehalet’te tüm bu soruları ve daha fazlasını araştırıyor. Burnett, kapsamlı araştırmaları uzman analizleriyle birleştirerek, duygusal yaşamlarımızın altında yatan bilimin büyüleyici, samimi ve eğlenceli bir anlatımını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a42bb7b4-3c58-4dcf-84dd-783df94bca56.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Balon Mutluluk Peşinde</image:title>
            <image:caption>Mor Balon, arkadaşlarından çok farklıydı. Hayır, sadece aralarındaki tek mor renkli balon olduğu için değil...  
Diğer balonlar mutluydu; Baloncu Abi’yle birlikte gezdikleri yerlerin, gördükleri şeylerin keyfini çıkarıyorlardı. Ama Mor Balon kendini sıkıntılı ve huzursuz hissediyordu, sanki içi bomboştu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0b035b-b99b-4279-b5ca-fafc2345b267.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Kasabanın Ejderhası</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kasabada yaşayan Demir’in en büyük hayali bir ejderhasının olmasıydı. Ancak arkadaşları Duru, Roro, Lili ve Talu’nun ona sık sık hatırlattığı gibi ejderhalar gerçek değildi. Yoksa öyle miydi? 
Kasabalarında her yıl geleneksel olarak düzenlenen festival günü gelip çatmıştı. Horoz şekerler ve atıştırmalıklar yeniyor, çeşitli etkinliklerde büyük-küçük herkes eğleniyordu. Ta ki pamuk şeker arabasında çalışan Demir’in parası tuhaf bir rüzgâra kapılıp uçana ve bir maceranın ortasına düşene dek. Böylece beş arkadaş kendilerini, kayıp parşömenlerin peşinde, büyülü bir yolculukta buldular. 
Demir, Duru, Roro, Lili ve Talu; birlik olup karşılarına çıkan zorlukların üstesinden gelmeli ve kendilerine verilen önemli görevi başarıyla tamamlamalıydılar. Tamamlayamazlarsa bu kitap da dahil bütün kitapların başı dertte demektir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90e270e6-6b0c-41ae-bf04-fe5a118a7aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Kayıt Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Attığın her adımla kayda değersin! Boyutlardan birine takılıp kaldığımız ve dört boyutta aynı anda var olamadığımız her an kayıtsız yaşıyoruz. Yaşam Kayıt Kılavuzu her ânın bütünsel bir şekilde yaşanabilir olduğunu ve her deneyimin “kayda değer” olduğunu kanıtlamak için tasarlandı. Günlük sistemiyle her gün size rehberlik etmeyi vadeden bu kılavuz, sizi asla tükenmeyecek bir kaynakla tanıştırmayı hedefliyor: İhtiyacınız olan cevapları ortaya çıkaracak doğru soruları sorma becerisi. Kendine öz hünerleriyle koçluk yapmak isteyen herkesi, bu sayfaların içinde etkili çalışmalar bekliyor. Dört boyutta çözüm yaratmayı öğrenmek için öze koçluk adayı olmaya hazır mısınız? Kökte anlam vardır ve o anlam, her şeyin başlangıç noktasıdır. Yapmaya çalıştığımız şey, köklerde gizlenen anlamı sorularla ortaya çıkarmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fb4cc41-0a4e-4468-847c-20c81f4b5a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Sorular İlginç Cevaplar - Büyük Kaşifler</image:title>
            <image:caption>RÜYA gibi bir seyahate kim çıktı? 
İnsanlar KEŞFETMEYE ne zaman başladı? 
Dondurma İTALYA’YA nasıl geldi? 
Senin de aklında bir sürü ilginç soru var mı? 
İlham verici cevaplarla dolu bir kitap! 
Bu dünyadaki ve ötesindeki keşiflerin hikâyelerini eğlenceli çizimler ve inanılmaz bilgiler eşliğinde öğren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d226123d-f669-495d-a8df-3a5496ad6183.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Sorular İlginç Cevaplar - İnanılmaz Seyahatler</image:title>
            <image:caption>Ne kadar YÜKSEKTEN uçabilirsin? 
Pedal çevirerek bir UÇAĞI uçurabilir misin? 
Antarktika’dan kim kurtuldu? 
Senin de aklında bir sürü İLGİNÇ soru var mı? 
İlham verici cevaplarla dolu bir kitap! 
Zıpır maceraların ardındaki hikâyeleri eğlenceli çizimler ve inanılmaz bilgiler eşliğinde öğren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b04f5a2-6ab6-41db-9a4c-ad2b228e55c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Ait Bir Yer</image:title>
            <image:caption>Gümüş, kalabalık ve gürültücü bir fare ailesinin en küçük faresiydi. Yalnız kalabileceği ve hiçbir şey yapmadan durabileceği sakin bir köşe istiyordu. Ancak büyük ağacın altındaki yuvalarında öyle özel bir yer yoktu. Gürültücü kardeşleri her yerdeydi. Gümüş dünyayı dolaşıp, kendine uygun bir yer aramaya karar verdi. Ama öyle bir yer bulmak, hazine bulmaktan daha zordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423f6808-1d0a-499f-916f-a4d46a341648.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıktım Kedi Olmaktan!</image:title>
            <image:caption>Kedi, kedi olmaktan fena halde bıkmıştı. 
Yeni ve çok daha müthiş bir şey olmak istiyordu! 
Sürekli damarına basan bir köpekle birlikte yaşamak zorunda kalmayacak olmasının da –belki azıcık– katkısı vardı bu planda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5997ae2-fa08-4988-b151-cf71cd323f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulda İlk Günüm</image:title>
            <image:caption>Bugün okulun ilk günü!


Ama Maya’nın içi pır pır ediyor… 
Okula başlamanın hiç de öyle korkulacak bir yanı olmadığını keşfeden Maya’ya ve en yakın arkadaşı Dino’ya sen de katılmak ister misin?


Okula başlamak, büyüklerinden ilk kez ayrılan küçük çocuklar için çok korkutucu olabilir. Bu kitabı, yaşamının bu önemli gününde aklına takılan sorulara yanıt arayan çocuğunuzun kendini güvende hissetmesini sağlayacak bir rehber olarak kullanabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e1f126-2964-4d15-a2a9-54eed1e6c628.jpg</image:loc>
            <image:title>Lazımlık Kahramanları Süper İkili İşbaşında</image:title>
            <image:caption>SÜPER KAHRAMANLAR BİLE LAZIMLIK KULLANIR 
Muhteşem Melis&apos;le Müthiş Mete&apos;yi çok acil bir görev bekliyor. Çocuğunuzla birlikte onlara katılın ve minik süper kahramanınızın tuvalet eğitimi sırasında, kazaları önlemekten elleri mis gibi yıkamaya kadar en temel becerileri edinmesine yardımcı olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29c95ad7-4b37-43eb-8588-88228502e83a.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de farklı ekollere mensup birçok araştırmacının üzerinde uzlaştığı nadir isimlerden biri olan Claude Cahen’in bu kitabı sosyal ve kültürel tarih üzerine yazılmış klasik eserlerin başında gelir. Cahen, ilkin İslâm toplumlarının gelişim ivmesini harfiyen takip ederek İslâm öncesi ve sonrası toplumların yaşayış ve geleneklerini çözümlemektedir. Kitap boyunca sıkı bir neden ve sonuç zincirinden yazarın kopmadığını görürüz. Tarihsel gerçekler, dil ve terimler konusunda fazlasıyla hassas bir yaklaşım vardır. Birbirinden farklı İslâm toplumlarında en küçük ilişki ağlarının daha karmaşık, güç ve rekabete dayalı büyük yapılara hangi koşullarda evrildiğini göstermek tarihçilik mesleğinin ustalıkları arasındadır. Cahen’in temel yaklaşımı da sabit ve dogmatik tezlerden hareket etmek kesinlikle değildir. Bunun yerine kurum ve yapıları araştırmak, gündelik hayatın ta kendisine eğilmek, ekol ve mezhepleri çıkış koşulları içinde değerlendirmek, o dönemdeki toplumların ayırt edici özelliklerinin altını çizmek ve ihtiyaçlara göre uygarlığın içsel dinamiklerini tespit etmek daha kayda değerdir. Böylelikle tıpkı günümüzdeki gibi, yüzyıllar öncesinde de son derece somut ve canlı bir etkileşimin var olduğunu kavrayabiliyoruz. Esasen bu çalışmada Claude Cahen’in bir tez olarak okura sunduğu şey, nasıl ki modern zamanlarda Batı tüm dünyayı etkisi altına alan gelişmelerden geçmişse, Doğu toplumları da kısmi ölçülerde benzer bir süreci deneyimlemiştir. Bu yönüyle kitapta filizlenen ve modern döneme zemin hazırlayan birçok parlak gelişmeyle art arda karşılarız: Şehirleşme, mimari, tarım, ticaret, hukuk, vergi sistemi, Batı’ya aktarılan çeviriler ve felsefedeki canlı tartışmalar akla gelen ilk örneklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f9a303e-4c4b-4384-855f-77f8d7d3bdde.jpg</image:loc>
            <image:title>Dövüş Kanunları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geri kalanı buna mecbur kalmasın diye biz savaşıyoruz 
“Karmaşık bir bilim fantezi dünyasına karşı harekete geçen bir Masterclass.” – SUNYI DEAN, Kitapyiyenler’in yazarı 
 
Uzun zaman önce savaşın tahrip ettiği bir dünyada, uluslar bir daha asla kitle imha silahları kullanmamak için ateşkes antlaşması yaptılar. Bunun yerine, Grievar Şövalyeleri olarak bilinen yüksek vasıflı savaşçılar, yumruk yumruğa dövüşerek kendi uluslarını temsil ettiler. 
 
Murray Pearson vatanını kedere boğan bir kaybın üzüntüsünü yaşayana kadar ünlü bir şövalyeydi. Ama artık yeni kahramanı keşfetmenin zamanı gelmişti. 
 
Cego adlı yetim bir çocuk acımasız yeraltı savaş arenalarında kendini göstermeye çalışır. Murray’ye göre, bu çocuk dünyanın en prestijli savaş akademilerinde kendini geliştirmek için her şeyini feda etmeye hazırdır. Ama her şeyden önce yeraltı arenalarında kendini kanıtlamak zorundadır. Acaba Cego hayatta kalabilecek midir?  
 
“Dövüş sanatlarının ve gösterilerin ustası tarafından yazılan, savaşçılar  hakkında bir kitap.” –EVAN WINTER, The Rage of Dragons’ın yazarı 
 
“Darwin, şiddeti, iyi icra edilmiş bir sonenin ritmi gibi büyüleyici bir biçimde kaleme alıyor. Olay örgüsünü zarafetin yumuşaklığı ile adeta kemikleri kıracak bir yumruğun şiddeti gibi işliyor. Hikâyeyi katman katman esneterek, tatmin edici ve şaşırtıcı bir şekilde ilerletirken, bir sonraki cildi merakla bekleten bir sona ulaştırıyor.” – THE NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a075aeb-153a-42f6-904a-555047675d67.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaç Çorap Bir Çift Yapar?</image:title>
            <image:caption>Çamaşır sepetinize bakıp bir çift çorap bulmanın ne kadar süreceğini merak mı ediyorsunuz? Bu sorunun arkasında yaratıcı, şaşırtıcı ve hatta bazen güzel olabilen bir matematik dünyası var. Oyun kartları, bir gazete, bir zarfın arkası, bir Sudoku, birkaç bozukluk ve elbette bir çift çorap kullanarak Rob Eastaway, matematiğin gizli güzelliklerini en sıradan gündelik nesnelerde bile nasıl ortaya çıkarabileceğinizi gösteriyor. 
Bu sayfalardaki pek çok büyüleyici ilginçlik arasında, limeriklerle tavşanlar arasındaki garip bağlantıyı, olasılıkların büyük ölçüde sizin lehinize olduğu görünüşte “adil” bir bozuk para oyununu, turist panolarının Britanya’nın merkezinin nerede olduğu konusunda neden anlaşamadıklarını ve basit bir kâğıt katlamanın nasıl bir Jurassic Park canavarına yol açabileceğini keşfedeceksiniz. 
Kaç Çorap Bir Çift Yapar?, kendi kendinize denemek isteyeceğiniz pek çok fikirle matematiğin herkes için olduğunu kanıtlar nitelikte bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038ced46-77bc-4222-b00a-a07cf5c76234.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Dışı Yaşam Mümkün mü?</image:title>
            <image:caption>Harvard’ın önde gelen gökbilimcisi Avi Loeb’in, güneş sistemimizin yakın zamanda uzak bir yıldızdan gelen gelişmiş uzaylı teknolojisi tarafından ziyaret edildiği yönündeki tartışmalı teorisine kulak verin. 
2017’nin sonlarında, Hawaii’deki bir gözlemevindeki bilim insanları, iç güneş sistemimizde süzülen, çok hızlı hareket eden, ancak başka bir yıldızdan gelmiş olabilecek bir nesne gördüler. Avi Loeb bunun bir asteroit olmadığını gösterdi; tuhaf bir yörüngede çok hızlı hareket ediyordu ve arkasında hiçbir gaz ya da enkaz izi bırakmıyordu. Akla gelebilecek tek bir açıklama vardı: Nesne, uzak bir uzaylı uygarlığının yarattığı ileri teknolojinin bir parçasıydı. 
Loeb, Dünya Dışı Yaşam Mümkün mü? kitabında okurları güneş sistemimizde tespit edilen ilk yıldızlararası ziyaretçinin heyecan verici hikâyesine götürüyor. Tartışmalı teorisini ve onun etkili sonuçlarını bilim, din ve türümüz ile gezegenimizin geleceği için özetliyor. Bilimin, uzay-zamanın ve insanın hayal gücünün en uzak noktalarına uzanan akıl almaz bir yolculuk olan Dünya Dışı Yaşam Mümkün mü?, okurları yıldızları hedeflemeye ve ne kadar tuhaf görünürse görünsün orada neler olduğu hakkında eleştirel düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b38a2be-5633-40de-8079-eac98d969fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Makbule</image:title>
            <image:caption>Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım’ın altı çocukları oldu: 1870’lerin başında Fatma, 1874’te Ahmet, 
1875’te Ömer, sonra Mustafa, 1885’te Makbule ve 1889’da da Naciye... 
Bu çocuklardan dördü küçük yaşlarda vefat ettiler ve sadece ikisi, Mustafa ile Makbule hayatta kalabildi... 
Mustafa’nın ismine ileriki senelerde Kemal adı da ilâve edilecek ve tarihe Mustafa Kemal diye geçecekti... 
Makbule hiç okula gitmedi, okuma-yazmayı bile çok sonraları öğrendi ve hayatını ağabeyinin gölgesinde, 
onun sağladığı maddî imkânlar ile sürdürdü. Ağabeyinin vefatının ardından 18 sene daha yaşadı ama maddî 
sıkıntıya düştü, son yıllarında devletin bağladığı 1000 lira vatanî hizmet maaşı ile geçinmeye çalıştı ve 
doğduğu günden itibaren çilelerle dolu hayatı 18 Ocak 1956’da Ankara’da, Gülhane Askerî Hastahanesi’nin 
bir odasında noktalandı. 
Bu kitap hep arka plânda kalıp gösterişsiz bir hayat yaşayan Makbule Hanım ile kocasının, yani Atatürk’ün 
eniştesi Mustafa Mecdi Boysan’ın belgelere dayalı hüzünlü hikâyesidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d64c36b-e359-4ad9-99ce-c78984f7c2a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 234</image:title>
            <image:caption>Ezra Pound ve Kantolar 
 
Yapı Kredi Yayınları’nın edebiyat dergisi kitap-lık’ın yeni sayısı çıktı. 234. sayının kapak konusu “Ezra Pound ve Kantolar”. Kantolar çevirmeni Efe Murad ile Gonca Özmen’in yaptığı kapsamlı görüşmede Ezra Pound’u çevreleyen kültürel, ideolojik ve estetik alan ve onun Türkiye’de alımlanma biçimi üstüne duruluyor. 
 
Mavi Yol kitabıyla bilinen İskoç yazar Kenneth White’ın “Geopoetika”sını, entelektüel göçebeliğin çerçevesini ve biçimlerini çevirmen Ömer Bozkurt yazdı. Eylül yazarı Mehmet Rauf’un Halâs adlı romanı ve Gelincik mecmuasındaki yayınlarından dolayı başına gelenleri, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’in kararnamesiyle kurtuluşunu belgelerle ortaya koyan Hulusi Özbay’ın yazısı da derginin dikkat çeken sayfalarından. 
 
Haydar Ergülen, Max Bense, İzzet Göldeli, Metin Celâl, Gürgenç Korkmazel, Ali Özgür Özkarcı, Serhat Uyurkulak, Ayşe Görkem Kozanoğlu şiirleri; Necati Mert, Kaya Genç, Şebnem Balevi, Gökhan Yılmaz, Ayça Erkol, Neşe Koçak, Orhan Çatma öyküleri; Mehmet Ergüven, Gürsel Korat, Erendiz Atasü yazılarının yanı sıra Necmettin Turinay ve Süreyyya Evren ile söyleşiler kitap-lık dergisinin 234. sayısında. 
 
kitap-lık 31 yıldır iyi edebiyatın adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de563fae-bfe3-41d9-8be8-4359f14b64e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 201</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız’ın 201. sayısı çıktı 
 
Sanat Dünyamız dergisinin ellinci yaşını bir dizi etkinlikle kutladığı bu yılda derginin Temmuz Ağustos sayısı yayımlandı. Dergi bu sayıda kapağında sanatçı Erinç Seymen’in kişisel sergisiyle aynı ismi taşıyan eseri Kīpuka’ya yer veriyor. Sergi üzerine Furkan Öztekin’in kapsamlı bir makalesi dergide yer alıyor. İstanbul Modern’de devam eden Olafur Eliasson&apos;un Türkiye&apos;deki ilk sergisi “Senin beklenmedik karşılaşman” üzerine bir yazı da Rana Kelleci’nin kaleminden dergide. Bu iki yazıyı İzmir’de devam eden “Mahsul Vakaları” sergisi üzerine Dilşad Aladağ’la Melike Bayık’ın yaptığı bir söyleşi izliyor. YUNT’ta devam eden Mike Berg sergisi üzerine Neslihan İmamoğlu, derginin geçen sayısındaki popüler kültür dosyası üzerine Monica Papi’nin yazdığı birer deneme farklı tartışmalara dikkat çekiyor. 
 
Bu sayıda ayrıca Sadberk Hanım Müzesi’nde devam eden Büyümüş de Küçülmüş sergisi hakkında bir söyleşi sergi hakkında detaylı bilgi veriyor. 
Derginin +İz bölümünde ise Seçil Epik’in yazdığı “Darmadağın”, Yıldız Öztürk’ün yazdığı “Parça Parça” sergileri ve Ece Balcıoğlu’nun yazdığı 6. Mardin Bienali üzerine eleştiri ve değerlendirme yazıları var. 
Süreyyya Evren “Anlam Çerçevesi” köşesini altıncı yazısıyla sonlandırırken, derginin “Görsel Notlar” bölümünde bu kez Derya Ülker’in defterlerinin arasından sızanlar yer buluyor. Ajanda köşesi ise Öktem&amp;Aykut’ta kişisel sergisi süren Camila Rocha’ya emanet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/135c369b-322c-4f23-a5a5-67db53d25322.jpg</image:loc>
            <image:title>Şapka</image:title>
            <image:caption>Bir ironi ustası olan Machado de Assis, özel bir yazar kuşkusuz. Kitapta yer alan Horoz Ayini isimli hikâye de Brezilya edebiyatının en önemli öyküleri arasında gösteriliyor. Eleştirmen Harold Bloom’un Edebiyatın 100 Dâhisi listesinde yer verdiği yazarın kısa öyküleri dilimizde ilk kez yayımlanıyor. Has okura da bu seçkin satırların tadını çıkarmak kalıyor: 
Yıldızlar gökyüzüne tutturulmuş, birinin onları çıkarmasını bekleyen notalar gibi görünüyordu; bir gün o sema bomboş kalacak, dünya müzik notalarından oluşan bir takımyıldızına dönüşecekti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7da5c00-301d-40bf-bcbb-c3a37053241d.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın önde gelen psikiyatri tarihçilerinden Andrew Scull, antik çağlardan günümüze, dünyanın farklı kültürlerinde deliliğin panoramik bir portresini çiziyor. İki bin yılı aşkın bir süre boyunca akıl hastalığına verilen sosyal, kültürel, tıbbi ve sanatsal tepkileri kışkırtıcı ve eğlenceli bir şekilde inceliyor. 
Günümüzde akıl hastalığına yaygın olarak tıbbi bir mercekten bakılsa da, toplumlar deliliği psikolojik veya sosyal açıklamalar inşa ederek anlamlandırmaya çalıştılar. Scull, Deliliğin Kısa Tarihi kitabında bu rahatsızlığın ve onu tedavi etme girişimlerimizin uzun ve karmaşık tarihinin izini sürerken, deliliğin yönetimi ve bastırılmasına adanmış bir endüstrinin nasıl bu denli büyüdüğünü de ortaya koyuyor. 
Scull, deliliğin sağduyulu varsayımlarımızı nasıl derinden sarstığını; toplumsal düzeni hem sembolik hem de pratik olarak nasıl tehdit ettiğini; günlük yaşamın dokusunda yarattığı aksaklıkları; deneyimlerimizi ve beklentilerimizi nasıl alt üst ettiğini ustaca aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f9ea411-7483-454e-9ed2-3ecfd7b0f119.jpg</image:loc>
            <image:title>Dans Etmeyi Seven Aslan</image:title>
            <image:caption>Kendisiyle barışık olmayı öğreten kitap 
 
Aslan Leo dans etmeyi çok sever, ancak aslanların CESUR, GÜÇLÜ ve SERT olmaları gerekir. Kimse dans eden bir aslanın cesur, güçlü ya da sert olduğunu düşünemez. Ama Leo, büyük bir dans yarışması olduğunu öğrenince, herkesin yanıldığını kanıtlama zamanı geldiğine karar verir! 
Bu kitap, kendine inanmanın, arkadaşlara güvenmenin, kendini olduğu gibi kabul etmenin ve her fırsatta özgürce dans edebilmenin önemini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/799fa160-baf0-4987-9e9b-d4aed3872597.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbini Şifalandır</image:title>
            <image:caption>Öz şefkat ve farkındalık pratikleri ile acı verici döngülerden özgürleşmek mümkün! 
 
Zorlayıcı duyguları tekrar tekrar, bazen farkında bile olmadan deneyimleyerek kendinizi kapana kısılmış hissettiğiniz oluyor mu? 
Kendinizi, &quot;Bu neden yine benim başıma geliyor?&quot; veya &quot;Neden hep böyle hissediyorum?&quot; diye düşünürken buluyor musunuz? 
Yalnız değilsiniz. Kalbini Şifalandır ile duygusal ve davranışsal kalıplarınızı sevgi dolu farkındalık merceğinden tanımlamayı, kendinizi yargılamadan veya suçlamadan bu kalıplardan özgürleşmeyi öğrenebilirsiniz. 
Radhule Weininger, Kalbini Şifalandır&apos;da terapist ve meditasyon öğretmeni olarak onlarca yıllık deneyiminden yararlanarak okurların kalıplarının ardındaki travmayı anlamalarına yardımcı oluyor ve ardından bu kalıpları şifalandırabilmeleri için onlara on iki basit adım sunuyor. 
“Bağışlayıcılık, geçmiş acılardan ve ihanetlerden vazgeçmek, 
taşıdığımız acı ve nefret yükünden kurtulmaktır.” 
Jack Kornfield</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c13ec0ba-78bf-4e54-aee2-e3f671f21782.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Güzel Yemekleri</image:title>
            <image:caption>Tabaklarımızın bize yaşadığımız dünya hakkında öğretecek bir şeyleri var. 
Bill François, kendine özgü mizahi üslubuyla günlük yemeklerimizi oluşturan beklenmedik türleri masamıza getiriyor. Sebzelerimizi renklendiren ispermeçet balinalarından insanlara uyum sağlayan buğdaya ve elmalı turtanın ardındaki Kazakistan’dan gelen ayılara kadar bizi salatanın botanik bir bahçeye dönüştüğü ve limonlu tartın dünyadaki yaşamın kökenini ortaya çıkardığı doğal bir tadım turuna çıkarıyor. Bir menü gibi sunulan ve her yemeğin şaşırtıcı kökenlerini ortaya koyan bu hikâyede doğanın gizli yönlerini keşfedecek ve bitki ile hayvan âlemleri arasında bir yolculuğa çıkacaksınız. 
Dünyanın En Güzel Yemekleri bilim, gastronomi ve tarihin buluştuğu eşsiz bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2f624c-45ed-486c-b761-533d7595be89.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulutlar Kimindir?</image:title>
            <image:caption>Mila her gece gördüğü bir çocukluk rüyasını düşünüyor. Üstelik bu rüyayı gören tek kişi de 
o değil. Elinde bavul, ailesiyle birlikte uçsuz bucaksız bir sıraya giriyor. Nereye gittiği belli olmayan sıra boyunca muhafızlar, vahşi köpekler, anılarla dolu valizler var. Tehditkâr duman bulutlarından kaçmak zorundalar. 
Yıllar sonra artık bir yetişkin olan Mila hâlâ sıraya girmekten korkar, bakışları çocukluğundan hatırladığı koyu bulutlara takılıp durur. 
Onlar kime aittir? 
Adı konulmamış bir savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan genç bir kadının dokunaklı hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977e1c95-77dd-4733-9c74-6071d120a91b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Sorular İlginç Cevaplar - Zeki Mucitler</image:title>
            <image:caption>Nasıl mucit OLABİLİRSİN? 
İlk ARABAYI kim icat etti? 
Hangi İCADIN 5127 prototipi vardı? 
Senin de aklında bir sürü İLGİNÇ soru var mı? 
İlham verici cevaplarla dolu bir kitap! 
Her yaştan zeki mucidin pratik, yaratıcı, inanılmaz buluşlarını eğlenceli çizimler ve olağanüstü bilgiler eşliğinde keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a023a1-803e-40ed-8776-60eec65de4a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenmeyi Öğren</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okuduğunuzda bir süper öğrenen olarak ihtiyacınız olan her şeye sahip olacaksınız. Hepsinin ötesinde kitabı bitirdiğinizde bir süper öğrenen olarak kişiselleştirilmiş bir öğrenme stratejisi oluşturmanız için size bir yöntem önermiş olacağım. Etkili öğrenmenin herkese uygun, standart bir yöntemi yok. Eğer bir süper öğrenen olmak istiyorsanız kendi yolunuzu, kendi yönteminizi bulmalısınız... 
 
Elma Yayınevi yeni kitabı Öğrenmeyi Öğren ile buluşuyor okurlarıyla. Bu kitapta, öğrenmenin ne olduğunu, beyinde öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini, düşünmenin yapısını, öğrenme zihniyetini, öğrendiklerini etkili ve kalıcı bir şekilde hatırlamanın yollarını, öğrenme bilimine uygun not alma tekniklerini, öğrenme yanılgılarını ve yanlış öğrenme stratejilerini, en etkili öğrenme stratejilerini ve bu stratejilerle öğrenmede çevik olmayı okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd67926-d3d0-4eb7-bfa6-1dca5d5fe601.jpg</image:loc>
            <image:title>Hümanistler</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir insansın? İnançlı ya da inançsız ama her koşulda pusulası akıl ve ahlak olan biri mi? Bireyi her türlü büyük ideal ya da dogmanın üstünde gören biri mi? Ya da dünyayı sanatsız hayal edemeyen biri?


Eğer bunlardan herhangi birine yakınsan, ister farkında ol ister olma, sen de köklü bir hümanist düşünce geleneğinin parçasısın. Tarih boyunca akılcı sorgulamayı, kültürel zenginliği, özgür düşünmeyi ve umudu hayatlarının merkezine koymuş nice olağanüstü insanla benzer fikirleri paylaşıyorsun.


Sarah Bakewell, Hümanistler’de bizi 700 yıllık nefes kesen bir yolculuğa çıkarıyor ve dünyamızı şekillendiren hümanistlerin gözü pek yaşamları ve fikirleriyle tanıştırıyor. Rönesans âlimlerinden insan hakları savunucularına, Erasmus’tan Zora Neale Hurston’a, hümanizmin en karanlık zamanlarda bile umut aşılama konusundaki gücünü gözler önüne seriyor. Karmaşa ve düzeni bir arada barındırmayı başaran hümanizmin fanatiklerden, mistik ve tiranlardan gelen tüm karşı çıkışlara rağmen nasıl bu kadar güçlü ve dayanıklı kalabildiğini sorguluyor.


Hümanistler kurumlar ya da fikirler etrafında kutuplaşmanın ayyuka çıktığı günümüzde, insanı yeniden merkeze alan ve birbirimize özen göstermemizin kıymetini hatırlatan benzersiz bir inceleme.


“İnsanlığın insan olma halini anlama mücadelesinin büyüleyici ve umut yüklü anlatımı.” 
–Oliver Burkeman, Dört Bin Hafta&apos;nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c9aec0-b1d2-470e-9842-a9565e422dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sigortacılık &amp; Risk Yönetiminin Temelleri</image:title>
            <image:caption>SEGEM, TSEV gibi kuruluşlarda sigortacılık eğitimleri verip sınav soruları hazırlamış; üniversitelerde ise lisans ve yüksek lisans dersleri vermiş yazarın bu kitabı, alanındaki temel kaynaklardandır.
Kitabın yazarı, sektörün kamu otoritesi olan SEDDK’da Kurucu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış; ayrıca uluslararası sigorta ve reasürans şirketlerinde üst düzey yöneticiliklerde de bulunmuştur.
BU KİTABI KİMLER OKUMALI?
Kitap, sigortacılığın pratik uygulaması ile teknik bilgisini kolay okunur ve anlaşılır bir şekilde bir araya getirmiş olup aşağıdaki okur gruplarına hitap etmektedir:
“Sigortacılığa Giriş”, “Sigortacılık Bilgisi”, “Sigorta İşlemleri”, “Sigorta İşletmeciliği” gibi temel sigortacılık dersleri alan öğrenciler
SEGEM yeterlilik sınavlarına hazırlananlar (acente ve broker çalışanları ile eksper ve aktüer adayları)
Teknik personel belgesi almak isteyen ya da sigorta ürünleri hakkında bilgilerini artırmak isteyen bankacılar
Sektör çalışanları
KİTAP ÖZGÜN İÇERİĞİNDE NELER VAR?
Kitabın 4. basımı tamamen gözden geçirilip güncel sigortacılık konuları ve mevzuatı ile zenginleştirildi:
Risk Yönetimi
Sigortacılığın Temelleri
Sigorta Türleri
Sigorta Sektörünün Dinamikleri
Reasürans
Insurtech
Blockchain
Alternatif Risk Transferi
Mikro Sigorta
Katılım Sigortacılığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe60514-327d-4af2-9c30-cea8f6ab8e50.jpg</image:loc>
            <image:title>Hansel İle Greta</image:title>
            <image:caption>“ORMANIN DERİNLİKLERİNE” 
 
Greta kardeşi Hansel ile birlikte yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir ormanın kenarında babalarıyla birlikte yaşamaktadır. 
Teyzeleri Doymakbilmez, Hansel ile Greta’nın ormanı kurtarmak için ağaç dikme planlarını pek de takdirle karşılamaz. Onun derdi yiyip içmek, olanı tüketmek, kazanmadan harcamak, alışveriş yapmak, partilemek ve sadece gününü gün etmektir. 
 
İşte bu nedenle bu işgüzar, her şeye burnunu sokan ve çok bilmiş çocukları buradan göndermesi gerekir. Ormanın ta derinliklerine... 
 
EN SEVDİĞİMİZ HİKÂYELERİ YENİDEN DÜZENLEMEK VE HAYATA DÖNDÜRMEK İÇİN BİR PERİ MASALI DEVRİMİ… 
 
JEANETTE WINTERSON HANSEL İLE GRETEL’İ YENİDEN ANLATIYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5267df3a-70bb-4c41-a73b-984fbb7c10a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Rüya İçin Gerekli Şeyler</image:title>
            <image:caption>Bir Rüyâ İçin Gerekli Şeyler Betül Tarıman’ın “dünyaya ait olamama” hallerinin bir izlek olarak süregeldiği rüyâlar toplamını bir araya getiriyor. Çoğunluğun ve hükümlerinin karşısında diğeri olarak yaşama uğraşının, dışardanlığın gerilimiyle şiire varmış rüyâlar... 
Kimi kez öfkenin yüksek sesiyle, kimi kez hüzünkâr tınılar taşıyan imgelerin fısıltısıyla bizi “kadın oluş”a dair o müthiş rüyânın benzersiz deneyimlerine davet eden şiirler. Rüyâsızlık da çelişkiler, zorbalıklar, eşitsizlik ve adaletsizliklerle dolu bu dünyada baskın gelebilen insanlık yazgılarından biri ama Tarıman’ın “gerekli şeyler”i yine de hep rüyâlara tutunmaktan, rüyâların geniş ve imkânlı imkânsız gerçekliklerinden yana... Ne de olsa rüyâ, bizim olağan yaşam algılarından koparak hayra yormak istediğimiz bir başka hâl: Şiir: Kim bilir, unutsak da korumaya devam etsek de, belki de o eski sevgilimiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/346ffb19-5d32-459d-a053-6934d4e297fb.jpg</image:loc>
            <image:title>İtalyan Masalları</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl dünya edebiyatının en önde gelen, en sevilen yazarlarından Italo Calvino, bu kez İtalya’nın farklı bölgelerinin sesini taşıyan masallarla çıkıyor karşımıza. İlk kez 1956’da yayımlanan İtalyan Masalları’nda Calvino meraklı bir araştırmacı, titiz bir etnograf ama en çok da bir yazar olarak kendini gösteriyor: Ligurya’dan Veneto’ya, Emilia-Romagna’dan Sicilya’ya, ülkesinin farklı bölgelerine ait masallardan bir seçki oluşturmakla kalmıyor, değişik lehçelerdeki metinleri yeniden yazıyor ve İtalyan masal dünyasına bir bütünlük kazandırıyor. İtalyanca konuşulan bölgelerin harikalarla dolu fantastik hafızasını ironi ve şiirsellikle ortaya koyan bu kısa metinler, Calvino’nun dokunuşlarıyla yeniden hayat buluyor. 
 
“Sihirli bir kitap, bir klasik.” 
Time 
 
“Her yaştan okur için… Bir başyapıt.” 
The Wall Street Journal 
 
“İtalya’nın en büyük edebiyat ustalarından birinin yeniden kaleme aldığı bu geleneksel İtalyan masalları, birer hazine.” 
Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2d8933c-9429-4e03-9e79-fa2e3115fced.jpg</image:loc>
            <image:title>İtalyan Masalları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl dünya edebiyatının en önde gelen, en sevilen yazarlarından Italo Calvino, bu kez İtalya’nın farklı bölgelerinin sesini taşıyan masallarla çıkıyor karşımıza. İlk kez 1956’da yayımlanan İtalyan Masalları’nda Calvino meraklı bir araştırmacı, titiz bir etnograf ama en çok da bir yazar olarak kendini gösteriyor: Ligurya’dan Veneto’ya, Emilia-Romagna’dan Sicilya’ya, ülkesinin farklı bölgelerine ait masallardan bir seçki oluşturmakla kalmıyor, değişik lehçelerdeki metinleri yeniden yazıyor ve İtalyan masal dünyasına bir bütünlük kazandırıyor. İtalyanca konuşulan bölgelerin harikalarla dolu fantastik hafızasını ironi ve şiirsellikle ortaya koyan bu kısa metinler, Calvino’nun dokunuşlarıyla yeniden hayat buluyor. 
 
“Sihirli bir kitap, bir klasik.”   Time 
 
“Her yaştan okur için… Bir başyapıt.”  The Wall Street Journal 
 
“İtalya’nın en büyük edebiyat ustalarından birinin yeniden kaleme aldığı bu geleneksel İtalyan masalları, birer hazine.”   Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e19add48-c45b-4b10-a0bf-1e0ac73ea0da.jpg</image:loc>
            <image:title>Teokratik Devlet ve Laik Devlet</image:title>
            <image:caption>“Dine bağlılığı kanıtlama yollarından biri de, başka dinden olanlara karşı gösterilen nefret ve düşmanlıktır. Dolayısıyla teokratik devlette, devlet yönetiminin başında bulunanlardan tutun da en küçük bir memura kadar herkes, gerçek iman ve kanaatleri ne olursa olsun, dindarlık satmaya, dindarlığıyla dikkat çekmeye, başka dine mensup kişi ve topluluklara karşı da nefret ve düşmanlık besler gibi görünmeye çalışır. Bütün ülkede ikiyüzlü bir dindarlık yarışı başlar, bütün ülkeyi bağnazlık havası kaplar.” 
Türk Devrimi’nin ve Altı Ok’un önemli kazanımlarından biri olan Laiklik ilkesinin ne denli yaşamsal olduğu, içinde bulunduğumuz dönemde çok daha iyi anlaşılmakta. Cumhuriyet’in laikleşme yolunda attığı ilk adımların, 3 Mart 1924’ün üzerinden tam bir yüzyıl geçti; bu ilkenin anayasal güvenceye kavuşması ise 1937 yılında olmuştu. Buna Karşın devlet yönetiminde laikliği hiçe sayan, akla ve bilime aykırı bir yönelişin olduğu görülüyor. 
Ordinaryüs Profesör Sadri Maksudi Arsal’ın, Tanziman’ın yüzüncü yılı nedeniyle 1939 yılında kaleme aldığı bu eser, laiklikten kopan devlet yönetimlerinin başına nelerin geleceğini çok açık şekilde ortaya koyuyor, laikliğe hava gibi, su gibi gereksinmemiz olduğunu tarihsel gerçeklerle kanıtlıyor ve geleceğe ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f9c24c-f35b-498d-9749-3ef455865855.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Uğraşı</image:title>
            <image:caption>“Benim halihazırdaki intiharlık yaşamım ancak böyle izah edilir. Her buhran ya da her acı karşısında intiharı düşünmeye sonsuza kadar mahkûm olduğumu biliyorum. Benim ilkem asla tamamına ermeyen ve benim asla tamamına erdiremeyeceğim ama hassasiyeti sırtımı sıvazlayan bir intihardır; budur beni ürküten.” 
 
Yaşama Uğraşı, 1950’de İtalya’nın en büyük edebiyat ödülünü kazandıktan kısa bir süre sonra intihar eden Pavese&apos;ye ulaşmak için en temel kaynaktır. Bir şairin duyarlılığıyla, erişilmesi güç bir duygusal olgunluğu arayan bir adamın yaşadığı eziyet okunur günlüklerinde. Hayatı boyunca intihar fikrinin kederli örtüsünün altında gizlenen Pavese, olağanüstü zekâsına, hayal kırıklıklarına rağmen “mükemmel aşkı” arar. 
 
Cesare Pavese’nin Yaşama Uğraşı 6 Ekim 1935’te sürgün günlerinde başlayıp ölümünden dokuz gün öncesine, 18 Ağustos 1950’ye kadar sürer. Onun varlığını bölüp parçalayan tüm dramlara dair itiraflarıyla dolu yorgun bir günlük olur. Umutsuzluğun, acının ve ironinin söylendiği bu günlük Pavese’nin, bir yazar olarak yazın dünyasına dair düşüncelerini emanet ettiği bir yer haline gelir. Pavese, okura entelektüel ve ahlaki titizlikle yürütülen hayat, değişen yaşamlar, rüyalar, anılar, aşk ve sanat üzerine bir meditasyon sunar. 
 
“Pavese için edebiyat bir uğraştır, şiir bir uğraştır, yaşamak bir uğraştır.” 
–Domenico Starnone</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f9d1425-1fab-4d33-9eae-0cef5b3df906.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıma Bir Yağmur Bulmalıyım</image:title>
            <image:caption>Yazınımızın özgün ve üretken kalemlerinden Halil Genç, Kızıma Bir Yağmur Bulmalıyım’da öykünün kaynağına, topluma iniyor. Günlük yaşamın içinden gözlemleriyle öykülerinde hayatın ritmini yakalıyor. Gezi Direnişi’ne de yer verdiği yürekleri ısıtacak öyküleri, yaşamın kendisi gibi gerçek. 
Öyküyle düşünmenin, öykü yazmanın bir yaşam biçimi olduğuna inanan Halil Genç’in ustalığı, en karamsar öyküde bile umutları yeşerten, düşle gerçekliği şiirsellikle harmanlayıp anlatabiliyor oluşunda… 
Düşündüğü, baktığı, gördüğü başka ne vardı ki yaşamında. Kızı! Kızına bir yağmur bulmalıydı. Yağmur çiçek olup yağmaya başlamıştı şimdi. Kız dönüyor, her yana çiçekler saçılıyordu. Ayakkabılarını yere bıraktı ve çığlıklara doğru başladı. 
“Kızım ve ben. Kızım, yağmur ve ben…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94c91631-ee5a-4129-975a-36eb49e1a6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydan Gelen Taş</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın uzaya uzanan yaşam yolculuğunda yerinizi almaya hazır mısınız? O zaman siz de katılın uzay dolmuşu Tırtıl’ın yolcuları arasına. Bilim serüveniniz Sina’nın dedesinin atölyesinden, gizli odasında başlasın. Hasan Usta’nın Sina’nın aklına ektiği bilim tohumları nasıl da meyve vermiş göreceksiniz: ODTÜ Araştırma Görevlisi olan Sina Kuzey, TÜBA Genç Bilim İnsanı Ödülü olarak parayı değil Ay’a gitmeyi seçiyor. Bu serüvende siz de konuk olacaksınız uzay-kent Dönmedolap’a. Tırtıl’ın diğer yolcuları; ay işçileri, turizmci, peder, emlakçı ve gazetecinin gözünden aralayacaksınız evrenin kapılarını. 
Dönebilecek mi Tırtıl’ın yolcuları dünyaya?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30048b76-2ad8-4bde-a89f-d0df9db58bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türkiye, özellikle son 20 yıllık dönemde, hızla işçileşen bir toplum yapısına sahiptir. Türkiye’deki toplumsal ve siyasal gelişmeleri kavrayabilmek ve etkileyebilmek için Türkiye işçi sınıfını tanıyabilmek, anlayabilmek, davranışlarını analiz edebilmek gerekir. 
1908 Devrimi’nin hemen öncesinden Cumhuriyet’in 100. yılına kadar olan dönemi işçi sınıfı perspektifinden izlemek, pek çok sorunun yanıtını verecektir. Sendikacılık hareketinin yurdumuzda gelişimini günü gününe izlemek, işçi sınıfı bilincinin ve kimliğinin yerleşmesini gözlemlemek, üretimden gelen gücünü kullanan bir kitlenin eylemliliğini kavrayabilmek, taşların yerine oturmasını sağlayacaktır. 
Bu kitap kesinlikle bir “işçi sınıfı güzellemesi” değildir. İşçilerin bazı örgütlerini ve eylemlerini övme amacı da taşımamaktadır. Amaç, işçi sınıfının önümüzdeki dönemde gerçekleşmesi öngörülen ekonomik, toplumsal ve ekonomik gelişmeler karşısında olası tepkilerini bugünden anlamaya çalışmaktır. Ayrıca çalışma yaşamına ilişkin yasal mevzuat ve kazanılan hakların tarihsel bağlamda uğradığı değişiklikler de ortaya konularak bütünlüklü bir tablo çizilmiştir. 
Anlatılan bizim, hepimizin hikâyesidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c99df06c-7526-4dbd-a91a-40909ea7d792.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Uğraşı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Benim halihazırdaki intiharlık yaşamım ancak böyle izah edilir. Her buhran ya da her acı karşısında intiharı düşünmeye sonsuza kadar mahkûm olduğumu biliyorum. Benim ilkem asla tamamına ermeyen ve benim asla tamamına erdiremeyeceğim ama hassasiyeti sırtımı sıvazlayan bir intihardır; budur beni ürküten.” 
 
Yaşama Uğraşı, 1950’de İtalya’nın en büyük edebiyat ödülünü kazandıktan kısa bir süre sonra intihar eden Pavese&apos;ye ulaşmak için en temel kaynaktır. Bir şairin duyarlılığıyla, erişilmesi güç bir duygusal olgunluğu arayan bir adamın yaşadığı eziyet okunur günlüklerinde. Hayatı boyunca intihar fikrinin kederli örtüsünün altında gizlenen Pavese, olağanüstü zekâsına, hayal kırıklıklarına rağmen “mükemmel aşkı” arar. 
 
Cesare Pavese’nin Yaşama Uğraşı 6 Ekim 1935’te sürgün günlerinde başlayıp ölümünden dokuz gün öncesine, 18 Ağustos 1950’ye kadar sürer. Onun varlığını bölüp parçalayan tüm dramlara dair itiraflarıyla dolu yorgun bir günlük olur. Umutsuzluğun, acının ve ironinin söylendiği bu günlük Pavese’nin, bir yazar olarak yazın dünyasına dair düşüncelerini emanet ettiği bir yer haline gelir. Pavese, okura entelektüel ve ahlaki titizlikle yürütülen hayat, değişen yaşamlar, rüyalar, anılar, aşk ve sanat üzerine bir meditasyon sunar. 
 
“Pavese için edebiyat bir uğraştır, şiir bir uğraştır, yaşamak bir uğraştır.” 
–Domenico Starnone</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2db58586-e652-4fd7-b5fb-549e85d52341.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Tapan Vampir</image:title>
            <image:caption>“Diğerlerinin ne söylediği umurumda bile değil!” 
Güneşe Tapan Vampir, herkesin dikkatini çeken Alçin ile kimsenin umursamadığı Sima karakterlerinin aynı bedende sıkışıp kalmışlığının, yani Alçin Sima Kadıoğlu’nun hikâyesidir. Anne babasını yıllar önce kaybettiğine inanan, yaşamak için mücadele etmek ve kariyerine sarılmaktan başka çare bulamayan Alçin’in hayatı psikiyatr olarak görevlendirildiği akıl hastanesine gitmesiyle bambaşka bir hal alır. Çok farklı görünen, çok farklı kuralları ve düzeni bulunan bu yerde yeniden insanları tanımaya, dünyayı keşfetmeye, aşkı anlamaya ve tatmaya başlar. Hastanede akıl hastası olarak bulunan Kayra Mahir Lütuf’un hayatına dâhil olmasıyla gelişen olayları 12 yaşındaki yazarımızı Sırma Erdi çok keyifli bir dil ve kendine özgü üslubuyla bizlerin beğenisine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96b51923-b1c6-49d6-8a51-5f4f34904e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Nokta Birleştirme Yiyecekler</image:title>
            <image:caption>Nokta birleştirme, çocuğunuzun sayılarla işaretlenmiş noktalar arasında çizgi çekerek belirli bir resmi ortaya çıkarmasını gerektiren bir etkinliktir. Bu tür etkinlikler çocuğunuzun mantıksal düşünme yeteneğini ve el becerilerini geliştirirken, aynı zamanda dikkatini ve görsel algısını güçlendirir. Ayrıca çocuğunuz doğru resmi ortaya çıkardığında başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
 
Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Nokta Birleştirme: Yiyecekler kitabı, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df76ea5-7ccf-4760-b1dc-a344583589b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Nokta Birleştirme Kıyafetler</image:title>
            <image:caption>Nokta birleştirme, çocuğunuzun sayılarla işaretlenmiş noktalar arasında çizgi çekerek belirli bir resmi ortaya çıkarmasını gerektiren bir etkinliktir. Bu tür etkinlikler çocuğunuzun mantıksal düşünme yeteneğini ve el becerilerini geliştirirken, aynı zamanda dikkatini ve görsel algısını güçlendirir. Ayrıca çocuğunuz doğru resmi ortaya çıkardığında başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
 
Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Nokta Birleştirme: Kıyafetler kitabı, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef95d13d-5254-4851-8e98-65531fd7c35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Nokta Birleştirme Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Nokta birleştirme, çocuğunuzun sayılarla işaretlenmiş noktalar arasında çizgi çekerek belirli bir resmi ortaya çıkarmasını gerektiren bir etkinliktir. Bu tür etkinlikler çocuğunuzun mantıksal düşünme yeteneğini ve el becerilerini geliştirirken, aynı zamanda dikkatini ve görsel algısını güçlendirir. Ayrıca çocuğunuz doğru resmi ortaya çıkardığında başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
 
Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Nokta Birleştirme: Hayvanlar kitabı, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de8031f-8608-4c39-8941-c2ff471b969f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Nokta Birleştirme Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Nokta birleştirme, çocuğunuzun sayılarla işaretlenmiş noktalar arasında çizgi çekerek belirli bir resmi ortaya çıkarmasını gerektiren bir etkinliktir. Bu tür etkinlikler çocuğunuzun mantıksal düşünme yeteneğini ve el becerilerini geliştirirken, aynı zamanda dikkatini ve görsel algısını güçlendirir. Ayrıca çocuğunuz doğru resmi ortaya çıkardığında başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
 
Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Nokta Birleştirme: Taşıtlar kitabı, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/905f9992-708c-4fa0-b3c8-fc4127884a4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Açan Nokta Birleştirme Set</image:title>
            <image:caption>Nokta birleştirme, çocuğunuzun sayılarla işaretlenmiş noktalar arasında çizgi çekerek belirli bir resmi ortaya çıkarmasını gerektiren bir etkinliktir. Bu tür etkinlikler çocuğunuzun mantıksal düşünme yeteneğini ve el becerilerini geliştirirken, aynı zamanda dikkatini ve görsel algısını güçlendirir. Ayrıca çocuğunuz doğru resmi ortaya çıkardığında başarı duygusu beslenir ve öz güveni artar. 
 
Renkli ve ilgi çekici görsellerle hazırlanmış egzersizlerden oluşan Zihin Açan Nokta Birleştirme serisi, çocuğunuzun dikkatini çekerken, aynı zamanda öğrenmeyi de keyifli hâle getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c710e7-7d51-4ae9-beb1-0d95ef0056a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaza Düşmüş Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>Genç bir adam… Öğretmen… Acılarından kaçarak bir kasabada kendini hayata kapatıyor… Yeni yaşamaya başladığı evde, ayaza tutuk bir akşamda okumak için kitap ararken özenli bir el yazısıyla doldurulmuş bir defter bulup okumaya başlıyor. Her bir satırda toplumun gerçekleriyle tekrar yüzleşiyor. Satırların heyecanıyla bir sonraki sayfaya atlarken hüznün içine düşüyor… 
Genç bir kız… Yaşıtları okul koridorlarında eğlenirken o kocasına ve onun ailesine hizmet ediyor… 
Genç bir kadın… Hayattaki tek avuntusu minicik kızıyken elinden alınıyor… 
Genç bir anne… Evlat hasretiyle yüreği dağlanarak kendine yeni bir yaşam kurmaya çalışıyor… 
 
Burcu Karabacak, ilk romanı Ayaza Düşmüş Bir Yaşam’da toplumsal bir yaraya parmak basarken genç bir kadının yaşama tutunma mücadelesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d2f928c-1351-47aa-bf07-241ccd69bdc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Britanya’da -8</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3b2570-79e2-4009-9fc4-ec536dd92266.jpg</image:loc>
            <image:title>Tombik Ayı Kaybolunca</image:title>
            <image:caption>Karnı acıkan Tombik Ayı, Ormanın derinliklerine daldı. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan Şiddetli bir fırtına patladı. Yolunu kaybeden Tombik Ayı’nın Yardımına arkadaşları koşacaktı. Tombik Ayı ile birbirinden renkli arkadaşları Fare, Tavşan, Porsuk, Sincap, Köstebek, Karga, Çalıkuşu ve Baykuş birlikte çok eğleniyor. Onlar için her yeni doğan gün yepyeni bir macerayı da beraberinde getiriyor. Bu maceralardan öğrenecek çok şey var. Ve tabii ki bol bol kahkaha da sizi bekliyor. Tombik Ayı tüm çocukları bu tatlı öykülere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09bad9f4-0e70-4e7c-b695-0e718756793f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tombik Ayı Uyuyunca</image:title>
            <image:caption>Ağaçların arasındaki mağarada Tombik Ayı uyuyordu horlaya horlaya. Bu soğukta karlar arasında, kış uykusunda Olmaktan daha iyi ne vardı acaba? Tombik Ayı ile birbirinden renkli arkadaşları Fare, Tavşan, Porsuk, Sincap, Köstebek, Karga, Çalıkuşu ve Baykuş birlikte çok eğleniyor. Onlar için her yeni doğan gün yepyeni bir macerayı da beraberinde getiriyor. Bu maceralardan öğrenecek çok şey var. Ve tabii ki bol bol kahkaha da sizi bekliyor. Tombik Ayı tüm çocukları bu tatlı öykülere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6833b38b-55e4-4a6f-b99e-dc3fb335f0b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Roko Kutuplarda Eğlenceli Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Roko’nun yaşadığı minik adanın kocaman bir ziyaretçisi vardı: Bobo! Bobo’nun buzdan gemisi sıcaktan eriyince Roko minik teknesiyle Bobo’yu evine bırakmaya karar verdi ve... Birlikte kutuplarda eğlenceli bir maceraya atıldılar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c1163a-74b6-4de2-bbc6-e15b8e9ccbdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Roko Püfleyen Küçük Dinozor</image:title>
            <image:caption>İşte Roko ve sevimli battaniyesi Mumi! Mumi, Roko’nun en sevdiği arkadaşıydı. Ta ki... Yolunu kaybetmiş bir mamut Roko’nun adasına gelene kadar! Arkadaşlık ve paylaşmanın güzelliği üzerine sıcacık bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d75ecae5-e4c9-400c-ae1d-8ddb65d7cd21.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebekler Bataklığı</image:title>
            <image:caption>Uzak ülkenin birinde, karanlık mı karanlık, kötü kokulu, nemli ve soğuk bir bataklık vardı. Bu bataklığın tek sakini Bay Mor Benek adında biriydi. Günlerden bir gün, Bay Mor Benek çay saatinde sıcak çayını yudumlarken, bu bataklık çok renksiz, diye düşündü. Acaba bu bataklığı bir çiçek bahçesine dönüştürebilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a118298-35ea-4b4d-9f1b-3bebd12a5952.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Unutulan Tarihi, Tılsımları ve Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un Unutulan Tarihi, Tılsımları ve Efsaneleri kitabı, okurlarını İstanbul’un büyüleyici tarihine ve kadim efsanelerine dair benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor. Yazar, bu eserde, İstanbul’un dar sokaklarından geniş meydanlarına, saraylarından hamamlarına, semtlerinden boğazına uzanan panoramik bir manzara sunuyor; İstanbul’un ruhunu ve tarihini derinlemesine anlamamıza olanak sağlıyor. Arnavut kaldırımlı yollar, Ayasofya ve Sultanahmet Camii siluetleri ve İstanbul’un çok kültürlü dokusu, yazarın gözünden yeniden canlanıyor. Bu kitap, İstanbul’un sadece bir şehir olmadığını, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir kültür ve ticaret merkezi olduğunu gösteriyor. İstanbul’un Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalan mirası, efsaneler ve tılsımlarla harmanlanarak okuyucuyu geçmişin derinliklerine sürüklüyor. Evliya Çelebi’nin doğduğu ve ilk seyahat yazılarını yazdığı bu topraklarda, İstanbul’un unutulmuş köşeleri keşfedilmeyi bekliyor. 
 
İstanbul’un Unutulan Tarihi, Tılsımları ve Efsaneleri, okuyucuyu geçmişin büyülü dünyasında gezintiye çıkarmakla kalmıyor; İstanbul’un kültürel mozaiğini, dinî ve tarihî zenginliklerini de gözler önüne seriyor. Yazarın bilgi birikimi ve İstanbul’a duyduğu büyük aşk ile kaleme aldığı bu eser, şehrin unutulmuş tarihini, tılsımlarını ve efsanelerini keşfetmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64dab52-eee2-48c6-82cb-8b24ea7af19b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuz</image:title>
            <image:caption>Yazar Annabel Abbs, 2020 yılının kış aylarında art arda sarsıcı kayıplar yaşadı. Önce üvey babasını, ardından öz babasını kaybeden Abbs, son olarak çok sevdiği köpeğinin acısını yaşadı. Keder, onu uyuyamaz hâle getirmişti. Bu aslında alışılmadık bir durum değildi onun için; ömrünün büyük bölümünde uykusuzluk çekmişti. Fakat bu defa sürpriz bir keşifle aydınlandı, gece ona hediyeler sunuyordu. Uykusuz geceler, onun için kocaman bir sığınak hâline gelivermişti. Bu andan itibaren uykusuzluğuyla savaşmayı bırakan yazar, gizemli ve baştan çıkarıcı bir dünyanın içine girdi: Gece Benliği. 
Bu eşsiz tecrübenin ardından karanlık, onun için olumsuz anlamını artık yitirmişti. Karanlık yaratıcılık demekti, özgürlüğün ve düşüncenin sonsuz sınırlarını keşfetme yolculuğuydu. 




Gece Benliği, uykusuzluğun ya da karanlıktan korkmanın bir işareti değil, ilgi çekici bir güç kaynağıydı. 
 
Annabel Abbs, Uykusuz: Gece Uykusuzluğunun Yaratıcı Gücü kitabında uykusuz gecelerde yaratıcılıklarının zirvesine çıkan ve bir tür şifa bulan Lee Krasner, Joan Mitchell, Louise Bourgeois, Katherine Mansfield, Virginia Woolf, Laura de Cereta ve daha onlarca kadını anlatıyor. Eğer siz de uykusuzluk sorunu yaşıyor ve bu satırları okuyorsanız Gece 
Benliği’nizi keşfetmeye hazırsınız! 
 
“Uyku benden kaçmaya devam etti ama bunun pek de bir önemi yoktu. Işık ve gürültünün yokluğunda, başka bir Benliğin kıpırdanışını hissettim. Bu limbik, uyanık gece saatlerinde Gece Benliğimle ilk defa karşılaştım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d5fc63-a990-43c9-9df4-64beca3d3554.jpg</image:loc>
            <image:title>Altüst Edilen Tarih</image:title>
            <image:caption>İnternet çağıyla birlikte hız, doğrululuktan; viral olmak ise öğrenmekten daha önemli hâle geldi. İnternet; tarihimizi, geçmişimizi ve toplumumuzu kökünden değiştirdi. Zaman alan, uzman merkezli, içsel olarak değerli modeli kullanan akademik tarihçiler; anında tatmin edici, kullanıcı merkezli e-tarih karşısında geri plana itiliyor. Steinhauer, bu kitapta Wikipedia’dan Facebook’a, TikTok’tan Instagram’a kadar sosyal medyanın kullanıcı merkezli deneyimi nasıl en üst düzeye çıkardığını tartışıyor, okurları internet ortamında iken üzerinde “tarih” etiketi bulunan bilgileri tüketirken bilinçli olmaya çağırıyor. Bunu yaparken internet ve sosyal  medyanın yükselişinden bu yana geçen yirmi yılda, tarih yazımı pratiğindeki erozyonu metodik olarak inceliyor. 
Steinhauer, Altüst Edilen Tarih’te teknolojinin etkilerini ve toplumları sarsma kapasitesini yakından tecrübe ettiğimiz günümüzde sosyal ağların geçmişe dair anlayışımızı nasıl değiştirdiğini daha iyi anlamak için “e-tarih” evreninin röntgenini çekiyor. E-tarih ile hangi amaçların güdüldüğünü, görünürlük elde etmek için hangi taktiklerin kullanıldığını, internet kullanıcılarının nasıl daha iyi birer çevrimiçi tarihsel bilgi tüketicisine dönüştürülmek istendiğini derinlemesine analiz ediyor. 
  Kendisini “profesyonel tarihçi, kamu tarihçisi” ifadeleriyle tanımlayan Jason Steinhauer’ın kaleme aldığı Altüst Edilen Tarih, ilham verici ancak bir o kadar da rahatsız edici bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d12d4e-48a8-4983-9629-ccb8a58af726.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlamacının Dijital Reklamcılık Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Başarısız bir pazarlama girişiminin bir kuruluşa toplam maliyeti yalnızca planlama, medya ve uygulama için harcanan para değildir, aynı zamanda heba edilen bir başarının kaçırılan yatırım getirisinin fırsat maliyetini de içerir.” 
 
Pazarlamacılar, günümüzde reklam sektörünü sarsan karmaşık sorunlarla nasıl başa çıkabilir? Elbette, ihtiyaç duyulan metrikleri öğrenerek, ölçümün önemini anlayarak ve mevcut teknolojiler hakkında bilgi sahibi olarak! Veri gizliliğine dair çelişkili mevzuat ve kanunlar, ölçüm kısıtlamaları, tedarik zincirindeki aksaklıklar ve her gün ortaya çıkan birbirinden farklı problemlerle pazarlama dünyası her zamankinden çok daha karmaşık bir hâlde. Pazarlamacının Dijital Reklamcılık Rehberi, pazarlama sektörünü besleyen metrikler, para ve 
teknolojiyi mercek altına alıyor ve pazarlamacılar için dijital reklamcılık dünyasında bir pusula görevi görüyor. Dijital pazarlama alanında sektörün en yenilikçi isimlerinden Shailin Dhar ve Scott Thomson, bu kitapta mevcut dijital ortamı şekillendiren güçleri ve dijital stratejilerini tasarlamaya çalışan reklamcıların ortak tepkilerini özetliyor. Okuyuculara dijital reklamcılıkta sıkça yapılan yanlışlar konusunda yol gösteren yazarlar, ölçümleme konusunda faydalı bilgiler paylaşıyor. Genellikle şirketlerin öncelikler listesinde daha alt sıralarda yer alan uygulamalara alternatifler sunuyor. Pazarlamacının Dijital Reklamcılık Rehberi, markalar ve iş ortakları için finansal kaynakların israfını en aza indirmenin ve sonuçları iyileştirmenin yollarını sunuyor. Kitap, kurum içi pazarlama ekipleri, ajans profesyonelleri ve teknoloji ortakları arasındaki boşluğu aydınlatırken, okuyucuların küresel reklam endüstrisinde paranın nasıl aktığını anlamalarına yardımcı oluyor. 
  “Bu kitap, reklamverenlerin kontrol etmesi gereken birçok konuyu derinlemesine inceliyor ve uygulanabilir çözümler sunuyor. Mevcut durum ancak bu gibi kişilerin çalışmalarıyla düzelecektir. Mükemmel bir içerik.” –Nick Manning</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a0857b-7d5e-4ffc-a378-55509eb23034.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Kani Değerler Eğitimi Masalları</image:title>
            <image:caption>Bir büyüdür baharın bozkırları şenlendirmesi. Yine bir büyüdür duyguların, düşüncelerin söze dönüşmesi. Siz de büyüye inanıyorsanız bizdensiniz. Sözün gücüne masalın heyecanına inananlardansınız. Söze dönüşen masallara sahip çıkmanız dileğimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80dc064-328e-4e50-85e2-e49153eb87c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapist</image:title>
            <image:caption>Bazen canınızı ilk acıtan şey yalandır. Peki ya gerçekler? Belki de her şeyin cevabı zaten bildiğiniz bir sırdan ibarettir.       Sara bir terapist, eşi Sigurd ise çok çalışkan bir mimardır. Sigurd’un büyükbabasının vefatıyla genç çift, nihayet hayatlarını hayal ettikleri şekilde düzenleme şansı elde ederler. Ancak ihtiyar adamın bu genç çifte miras kalan gösterişli evi, zamanla sırtlarında koca bir yük hâline gelir. Kendilerini bir anda bitmek bilmeyen bir inşaatın içinde bulurlar.   Sara, inşaatı zar zor biten garajın üstündeki ofisinde gençlere terapi verirken Sigurd ise ev için hazırladığı proje çizimlerinin arasında dirsek çürütür. Sonra bir gün… Sigurd, Sara’ya tuhaf bir sesli mesaj bırakıp bir anda sırra kadem basar.   Bu köhne, yarı inşaat hâlindeki ev, artık yuva olmaktan çok uzak, hiç güven telkin etmeyen bir harabe gibi görünmeye başlar. Esrarengiz bir şekilde eşyalar kaybolup yeniden belirir. Sara’nın hayatı belki de bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f22dcbe-b17d-47af-aff8-aa01783e7a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykucular</image:title>
            <image:caption>FAVORI UYKUCUNU SEÇMEYE HAZIR MISIN? 
Havada, su altında ve yer altında... 
Uykuya hazırlanan bir sürü hayvan var! 
Tek gözü açık uyuyan timsahlar, akrobatlar gibi boyunlarını bükerek uyuyan zürafalar, grup hâlinde uyuyan mirketler ya da uyumak için bir mukus topunun içine kıvrılan papağan balıkları. Birbirinden ilginç uykucularla tanışmaya ne dersin? c=&quot;https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/dia/kitadagitim/ckeditor_assets/pictures/53/content_1_original_original.jpg&quot; alt=&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47835125-5e9a-4c44-8034-6e9e44a24f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışkanlık Devrimi</image:title>
            <image:caption>17. yüzyılın başlarından itibaren tüketicilerin yeni talepleri, kuzeybatı Avrupa ve Kuzey Amerika’nın maddi kültürlerini kökünden değiştirecek yeni bir çalışkan davranışla birleşti. Bu çalışkanlık devrimi, Sanayi Devrimi ile ilişkilendirilen ekonomik ivmenin içinde şekillendiği bağlamdır. Hollandalı tarihçi De Vries’in erken modern dönem iktisat tarih yazımında dönüm noktası olan bu eseri, tüketim mallarının yeni önemine ilişkin entelektüel anlayışı ve bütün gelir düzeylerinden hane halklarının tüketici davranışlarını araştırıyor. Tüketici davranışını hane halkı ekonomisi bağlamına yerleştirerek, tüketim taleplerinin farklılaşması ve bunların çeşitlenmesi ekonomik kalkınmanın seyrini nasıl şekillendirmişti? Hane halklarının çalışmak ve tüketmek üzerine yoğunlaşmaları nasıl bir iktisadi düzen yaratmıştı? Orijinal kaynakları ve iktisat tarihi modellerini birleştiren bu kitap, mevcut tüketici teorisinin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koymakta ve ekonomik soyutlamalara tarihsel gerçekçilik katan revizyonlar önermekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/400d07ce-95b2-4762-9aa7-095da0b2d2c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürk Mantolu Madonna</image:title>
            <image:caption>“Benim beklediğim aşk başka!” dedi. “O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkânsız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!” 
 
Sabahattin Ali’nin 1940-1941 yılları arasında yazdığı ve Türkçenin en çok okunan romanlarından biri olan Kürk Mantolu Madonna, bir karşılaşma hikâyesini merkeze alır. Romanda Raif’in aşkla, yalnızlıkla, kendi iç dünyasıyla karşılaşmalarını okurken 1920’lerin Berlin’ine ve 1930’ların Ankara’sına da uzanırız. Raif, yalnız başına ya da Maria Puder’le birlikte sokakları, parkları, sanat galerilerini, tiyatroları gezerken biz de onunla birlikte Berlin ve Ankara sokaklarını yürüdüğümüzü hayal ederiz. Kürk Mantolu Madonna mekânlar ve metinler arasında mekik dokurken Türk, Alman ve Rus edebiyatlarının önemli eserleriyle de ilişkiler kurar. Son yıllarda yirmiden fazla dile çevrilen ve dünya çapında yeniden keşfedilen bu romanı okurken, metinler ve resimler aracılığıyla zenginleştirilmiş dipnotlar, fotoğraflar, haritalar ve Aytuğ Aykut’un bu kitap için yaptığı Maria Puder tablosu da size eşlik edecek. 
Kürk Mantolu Madonna, görseller ve notlarla zenginleştirilmiş özel baskısıyla, VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9669432-fc86-4a76-8de2-5b82847f29f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Rekreasyonel Fayda Algısı Ve Mutluluk Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1.GİRİŞ 
 
      2.GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      3.BULGULAR 
 
      4.TARTIŞMA VE SONUÇ 
 
      5.KAYNAKÇA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41e270ae-8f92-4326-a7a7-f39f3d582576.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Benim Psikolojimi Kim Düzeltecek?</image:title>
            <image:caption>Birbirinden oldukça farklı hayat tarzlarına ve düşünce yapılarına sahip bir grup insanın yolu tesadüfler sonucu kesişiyor. Onları ortak bir hedef etrafında buluşturan bu karşılaşmanın ardından hayatlarını temelden sarsacak ve kendilerini sorgulamalarını sağlayacak ilginç durumlarla karşı karşıya kalıyorlar. 
Hayat amacını gerçekleştirmek için türlü zorluklarla başa çıkmaya çalışan Ece, tüm düzene aykırı bir hayat süren Güliz, annesinin fal tutkusuyla başı belada olan Bay M ve patavatsızlığıyla kurguya renk katan Rana… 
Özlem Köse, ilk kitabı Şimdi Benim Psikolojimi Kim Düzeltecek?’te Türk toplumunun değer yargılarını sorgularken; yüzleşme, kabullenme, özeleştiri gibi özümsemelerin değerini de vurguluyor. Köse’nin etkileyici ve akıcı kalemi, karakterlerinin kimi zaman acı kimi zaman komik hayat hikâyeleriyle zihninizde benzersiz bir lezzet bırakıyor. 
Sıcak arkadaşlık ilişkileri ve aile bağlarıyla kurgulanmış bu hikâyenin nüktedan dili, karakterlerin kişiliklerini oluşturan “samimiyet” ve “doğallık” ile birleşince oldukça zevkli bir okuma deneyimi çıkıyor ortaya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df979c0-65ad-495f-9ce0-75a8826a7156.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Anlaşılabilir Bir Kant</image:title>
            <image:caption>“2024 Immanuel Kant’ın doğumunun 300. yılı! İnsanlık tarihinde çığır açan, çok büyük bir filozof olmasına rağmen bugün yeterince bilinmeyen ve değerlendirilemeyen Kant’a daha iyi yarınlar adına öyle ihtiyacımız var ki! Kant’ı 300. doğum yılı nedeniyle bir kez daha anmak ve anlatmak istedik. Anlaşılması en güç felsefeci olarak ünlenen bu büyük Aydınlanmacı filozofu sizlere bir nebze anlatabildiysem ne mutlu bana. Üzerinde yıldızlar hiç eksilmesin usta.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d89f872-ae5d-492e-9dcb-f8d9ab35d601.jpg</image:loc>
            <image:title>Sendikaların &quot;Hükümetlerarası Uluslararası Kuruluşlar&quot; daki Rolleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
 
SENDİKALARIN VE ULUSLARARASI SENDİKACILIĞIN GELİŞİMİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
 
ULUSLARARASI İLİŞKİLER TEORİLERİNDE ULUSLARARASI KURULUŞLARIN VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ROLÜ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
 
SENDİKALARIN “HÜKÜMETLERARASI ULUSLARARASI KURULUŞLAR”DAKİ ROLÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f250891-7b58-4e82-a664-fddee5f00eee.jpg</image:loc>
            <image:title>Acımak - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Zehra, genç Cumhuriyet’in toplum tahayyülüne uygun idealist bir öğretmen olarak Anadolu’da bir kasabada görev yapmaktadır. Onu tanıyanlar üstün meziyetlerini saya saya bitiremezler ancak tek bir eksiği olduğunu ifade ederler: Acımak duygusu. Peki ama Zehra Öğretmen neden kimseye acıyamamaktadır? 
Türk edebiyatının büyük çınarı Reşat Nuri Güntekin, Acımak’ta, duyguları ile mantıkları arasındaki dengeyi tutturamayan insanların hikâyesini anlatıyor. Memleket manzaralarına yer verilen hikâyede kişi ile toplum yapısındaki uyumsuzluklar bir baba-kız hikâyesi üzerinden resmediliyor. Meşrutiyet yıllarından Cumhuriyet’in ilk dönemine uzanan roman, anlatım tekniği ve sıra dışı kurgusuyla da özgün bir yerde duruyor. Güntekin, roman boyunca Mürşit Efendi ve Zehra Öğretmen’in hikâyesinin arka planında; bürokratik yapının getirdiği sıkıntılar, Anadolu insanının geri kalmışlığı, ahlaki erozyon ve nihayet bunun aile yapısına yansımaları gibi pek çok toplumsal soruna da temas ediyor. 
Reşat Nuri Güntekin’in nefret ile sevmek arasındaki ince çizgiyi ustalıkla tasvir eden ölümsüz eseri Acımak’ı, Livaneli kitaplığı içerisinde ve gözden geçirilmiş bir basımla okurun ilgisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4250ec-65e1-4ca8-967b-3edfb27e9b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi - Bana Felsefe Yapma</image:title>
            <image:caption>Paniğe Kapılmayın!!! 
 
 Bu kitap size ders anlatmayacak. 
Kafalarınızı karıştırmayacak. 
Beyninizi sulandırmayacak. 
Bilakis. 
Çok karmaşık sandığınız bir konuyu çok anlaşılır şekilde anlatacak. 
Bırakın sıkılmayı, zamanın nasıl geçtiğini farketmeyeceksiniz bile. Hatta çok eğlenecek, çok güleceksiniz ve bu arada felsefeyi öğreneceksiniz. 
 
 
 Vee siz de 
“Felsefe hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!” diyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b64eddb4-a36a-40eb-b94d-3c2375c7e13c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurbet Hikayeleri - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Dile hâkimiyeti ve keskin gözlem yeteneğiyle Türk edebiyatının aşılmaz doruklarından biri haline gelmiş olan Refik Halid Karay, Gurbet Hikâyeleri ile “sürgün edebiyatı”nın en özgün örneklerinden birine imza atıyor. 
Karay’ın, 1930 ila 1937 yıllarında sürgün olarak yaşadığı Beyrut, Halep ve Hatay’da kaleme aldığı on yedi öykünün bir araya geldiği Gurbet Hikâyeleri, dönemin toplumsal yapısına dair ustaca gözlemler içeriyor. “Sürgünde bir entelektüel” olarak Anadolu insanının yaşayış tarzına keskin bir bakış atan Karay, toplumsal yapıda eski ve yeni karşılaştırmasına girişiyor. Batılılaşmanın getirdiği kimi sorunları cesurca irdeliyor, sosyal problemlere, halkın kurnazlığına ve tembelliğine eğilirken, olağanüstü çevre tasvirleri de sunuyor. Dönemin günlük yaşamından karakterleri ve olayları ele alıp üst düzey bir dil işçiliğinin yanı sıra ustaca bir teknikle harmanlayan yazarın hikâyelerinde “gurbet” teması da kendisine sıklıkla yer buluyor. 
Türk öykücülüğünün en özel örneklerinden biri olan Gurbet Hikâyeleri’nin bu güncel edisyonunu Zülfü Livaneli’nin önsözü ve özenli bir baskıyla okurun ilgisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f16cb3c-a1c5-4148-bfbb-f1d8d762f1bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi - Bana Felsefe Yapma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Paniğe Kapılmayın!!! 
 
 Bu kitap size ders anlatmayacak. 
Kafalarınızı karıştırmayacak. 
Beyninizi sulandırmayacak. 
Bilakis. 
Çok karmaşık sandığınız bir konuyu çok anlaşılır şekilde anlatacak. 
Bırakın sıkılmayı, zamanın nasıl geçtiğini farketmeyeceksiniz bile. Hatta çok eğlenecek, çok güleceksiniz ve bu arada felsefeyi öğreneceksiniz. 
 
 
 Vee siz de 
“Felsefe hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!” diyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1f359a-ce6c-449f-9d04-76075cb5f15d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Servet-i Fünun ve realizm akımı öncülerinden kabul edilen Halid Ziya Uşaklıgil, eserleri ile Türk edebiyatında bir çığır açmıştır. Edebiyatımızın özellikle Batılılaşma seyrinde ilk örneklerini vermiş olup, romanlarında genel olarak İstanbul ve çevresini işlemiş, karakterlerini Batılı tarzda yansıtmıştır. 
 
Uşaklıgil’in başyapıtı Aşk-ı Memnu ise ilk büyük Türk romanı kabul edilmekle birlikte, gerek seçkin üslubu gerek ilmek ilmek kurgulanmış akışı ve gerek karakterlerin işleniş biçimiyle Türk hatta dünya edebiyat tarihinde kendisine sarsılmaz bir değer inşa etmiştir. 
 
Romanda, genç ve güzel bir kadının annesi ile girdiği güç yarışı sebebiyle zengin ve yaşlı bir İstanbul beyefendisiyle evlenmesi, ancak elinde olmaksızın yasak bir aşka sürüklenmesi ve yaşanan tüm diğer girift olaylar, karakterlerin psikolojileri açısından değerlendirilmiş olup gerçekçi bir yaklaşımla verilmiştir. 
 
Aşk-ı Memnu’nun Türk edebiyat tarihindeki değeri yadsınamaz hatırasına sahip çıkmak ve bunu sürdürmek için İnkılâp Kitabevi olarak, eserin gözden geçirilmiş yeni baskısını okurlarımıza sunmaktan kıvanç duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f5c0bfd-56df-41ad-8c6b-facf414ce408.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Dilde sadeleşme akımının öncülerinden kabul edilen Memduh Şevket Esendal, inişler ve çıkışlarla dolu 70 yıllık ömrüne onlarca kıymetli eser sığdırmış, hem siyasi hem edebi kişiliği ile tarihimizde yüzyıllar sonra dahi hatırlanacak bir yer edinmiştir.  
 
Esendal, mesleği dolayısı ile Anadolu’yu karış karış gezmiş ve Anadolu insanına çok daha yakın bir perspektiften bakma şansı yakalamıştır. Cumhuriye-tin ilk yıllarında yazdığı Otlakçı ise tam da bir memleket öyküleri kitabıdır. Durum öykücülüğünün en güzel örneklerinden biri olan bu kitap, kültür çatışması başta olmak üzere eğitim, aile, evlilik gibi konuları yine mizahi bir dille eleştirir ve hatta öğretici bir kaygıyla da okurunu düşünmeye sevk eder. 
 
Kullandığı dil ve üslubun sadeliği ile adeta ait olduğu toplum için yazan Esendal’ın Türk edebiyat tarihindeki değeri yadsınamaz hatırasına sahip çıkmak ve bunu sürdürmek için, Otlakçı’nın gözden geçirilmiş yeni baskısını okurlarımıza sunmaktan kıvanç duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d53a9e3-985c-4a1d-8268-05f0febeea66.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama Bu Sadece Bir Oyun</image:title>
            <image:caption>Ama Bu Sadece Bir Oyun 



Artık her evde bir Jasper var: Ekrana yenik düşmüş veya düşmek üzere olan çocuklardan birisi de sizin evinizde yaşıyor olabilir… Jasper’ın hikayesi, bu açıdan tanıdık geliyor. 

Jasper, ebeveynlerinin akılcı desteği sayesinde oyun kumandasını hayat kumandası ile değiştirmeyi başarıyor. Onun öyküsü size de yol gösterici olabilir. 

Bu kitap yapay zeka çağında ekranın akılcı kullanımına giriş için küçük bir önsöz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86fcd6ba-ec69-47d0-9e55-e2aa52407b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Lerora ve Gölge Shady</image:title>
            <image:caption>Gölge Shady ve Işık Leora 



Işık Leora eksikliğini hissettiği unsurun ne olduğunu anlamak ve onu bulmak için çıktığı  yolculukta türlü yerlerde geçici olarak konaklar ve çeşitli maceralar yaşar. Aynı hayat gibi, aynı bir çocuğun büyümesi gibi : 

Yerler ve yüzler değişirken başımızdan geçenler bizi biz yapan hikayelere dönüşür… 

Işık gölgesine kavuşur, bir parantez kapanırken bir diğeri açılır… 

Sloven çocuk edebiyatından incelikli bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=119999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779d58d1-25c3-4fa1-b679-93d12f051926.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Boyunlular Giremez</image:title>
            <image:caption>Arda’nın yeni öğretmeniyle tanışması, onun için büyük bir sürpriz olmuştu. Çünkü öğretmeni bir zürafaydı! Öğretmeninin bir zürafa olması çok eğlenceliydi. Ama öğretmeni artık mutlu değildi. Sebebi tabelalara asılmış yazılar!  &quot;Uzun Boyunlular Giremez!&quot;  Arda, bu ayrımcılığa karşı çıkıyor ve harekete geçiyor.  Irkçılık ve zorbalık konularını akıllıca ve komik bir şekilde ele alan gelmiş geçmiş en iyi kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78cfdc50-2230-48c0-b6d2-64d1ef395980.jpg</image:loc>
            <image:title>Knockemstiff</image:title>
            <image:caption>Köylü doğup basit bir işçi hayatı yaşadıktan sonra emekliliğinde yazdığı Knockemstiff’teki öykülerle elli yaşında PEN/Robert Pingham Ödülü’nü kazandı Donald Ray Pollock. Daha sonra 2012’de Guggenheim Bursu’na da layık görülen Pollock, Düş Yakamdan Şeytan adlı ilk romanıyla öykü kitabında anlattığı memleketini okurlara daha da etraflıca göstererek, Amerikan Güney Gotiği ve taşra anlatısında eşsiz bir yer elde etti.
Ortabatı Amerikan kasabasının olağanca sertliğini ve hü-zünlü sıradan insanlarını, ruhlarına nüfuz eden her tür kir pastan arındırarak unutulmaz bir anlatıyla ortaya koyar Pollock. Altmışların ortalarından doksanların sonlarına uzanan bir zaman diliminde yaşadığı, karakterleriyle birbirlerine zincirlenen öykülerinde kendi dünyasını, Ohio’daki Knockemstiff’i yazarak edebiyat haritasına ger-çek bir hayal diyarı bağışlar.
Tozun toprağın, patlak lastiklerle kırık kaportaların, gres yağlı mermilerin, inançlı sarhoşların, küfür kıyametin, ana babalarla kardeşlerin, her türden köylüyle işçinin kurnaz zekâları, çapraşık ahlaki değerleri ve kapkara mizahıyla hâl-i pürmelali.
“Belki umutlu ve yaşam enerjisi yüksek bir Raymond Carver ya da tanrısız bir Flannery O’Connor – ama Pollock hiç kimsenin gölgesi değil. Güçlü bir yetenek iş üstünde.” —KATHERINE DUNN
“Ürkütücü, kasvetli, tavizsiz ve matrak... Amerikan kurgusu ne kadar çiğ olabilirse. Unutulmaz bir deneyim.” —SAN FRANCISCO CHRONICLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45e198e1-6723-413e-a94d-896a79a34a17.jpg</image:loc>
            <image:title>Henry ve June</image:title>
            <image:caption>Ömrü boyunca yazdığı gün­lüğü yayımlandıkça insan benliğine yaklaşımındaki dürüstlüğü çok daha iyi anlaşılan Anaïs Nin, sade­ce dünya edebiyatının değil kadınların da en cüretkâr ve açık seslerinden biri oldu. Döne­minde kolay kolay kimsenin ka­lem oynatamadığı cinsellik, kür­taj, ensest ve evlilik dışı ilişkiler gibi hassas konularda deneyimle­rini ve fantezilerini sadece roman­larında değil günlüğünde de sık sık ele aldı. 
İçsel Kentler dizisini oluştu­ran romanlarının da ilham kay­nağı Henry Miller ve eşi June ile yaşadığı ilişki, 1930’larda hem entelektüel açıdan hem de erotik açıdan Anaïs Nin’in aydınlanmasını sağlar. Pa­ris’te tanıştığı bu çifte bü­yük bir tutkuyla âşık olan Nin, yaşadığı tensel ve edebi maceraların kendisini nasıl ol­gunlaştırdığını ve sesini bulmaya yardımcı olduğunu titizlikle kay­da geçirir. 
1930-31 yıllarındaki günlü­ğünden alınan pasajlar, sansürlen­memiş biçimde “bir aşk günlüğü” olarak Henry ve June kitabında bir araya getirildiğinde, bir kişinin iki farklı aşk arasında kaldığında ya­şadığı haz ve acıları tüm çıplaklı­ğıyla açık etmekle kalmaz, bir ya­zarın nasıl oluştuğunu da gösterir. 
 “Pek çok yazar ancak gözlerinin önündekini görürken Anaïs Nin sözlerinin simyasıyla bariyerleri kaldırıp ... bizi çevreleyen ve gölgelerinde pek çok ya­şamın heba olduğu şeylerin derinlerine, doğrudan kalbine bakıyor.” –WAYNE McEVILLY 
“Henry ve June özünde Nin’in erotik uyanışının bir kaydı... Aynı anda hem ölçülü hem taşkın, şiirsel ve gergin ... bir kadının kendisiyle diyaloğunda netlik sağlamak için nasıl mücadele ettiğinin dökümü.” –THE NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1061f3-01e3-4ff2-b2bd-3e634458158c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsaneler Çağı</image:title>
            <image:caption>MICHAEL J. SULLIVAN’IN DESTANLAR ÇAĞI’YLA BAŞLAYAN EPİK SERİSİ EFSANELER ÇAĞI’YLA DEVAM EDİYOR. 
İnsanlık yıllar süren savaşın ardından avantaj sağ­lamış ve Fhreyleri anavatanlarının sınırına kadar geri püskürtmüştü ama daha ötesine değil. Şimdi en önemli an gelip çatmıştı. Persephone’nin açmazı kul­lanarak barışı sağlama planı, zaferi Fhreylere teslim etme ihtimalini doğuracak ve sevdiği bir dostunu teh­likeye düşürecek beklenmedik bir ihanet tarafından yerle bir edilecekti. 
İnsanlığın tek umudu ise bir cadının, unutulmuş bir şarkının ve basit bir bahçe kapısının efsanesinde yat­maktaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b95a7ee-e359-4193-9e3b-cdd092968333.jpg</image:loc>
            <image:title>Swamp Thing Efsanesi: 5. Cilt</image:title>
            <image:caption>“Swamp Thing Efsanesi çizgi roman tarihine damgasını vurdu. Okuduğunuz zaman nedenini anlayacaksınız.”–NEIL GAIMAN 
“Çizgi romanın gerçek klasiklerinden biri.” –IGN 
DAHA KÖTÜ NE OLABİLİR Kİ DEDİNİZ. 
ZATEN OLAN OLDU DEDİNİZ. 
KENDİNİZİ KANDIRMAYIN. 
OLACAKLARIN SINIRI YOK. 
1983 ile 1987 arasında, Alan Moore adındaki genç bir İngiliz yazar Amerikan çizgi roman dünyasında devrim yarattı. DC Comics’in Swamp Thing karakterinin yazarlığını üstlenerek görsel hikâye anlatıcılığında çıtayı belirledi ve çizgi roman dünyasındaki yansımaları günümüzde hâlâ devam eden devrimin ilk adımlarını attı. Moore’un sıradışı anlatım tarzı ve bu eşsiz karakterle Gotik korku türünde kaleme aldığı hikâyeler Stephen Bissette, John Totleben, Rick Veitch ve Alfredo Alcala gibi isimlerin akıldan çıkmayacak çizimleriyle bir araya geliyor ve ortaya çizgi roman dünyasının başyapıtlarından biri çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffdd4a60-5638-4473-943e-1279a6c50cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Atık (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN HER GEÇEN GÜN DAHA BÜYÜK
BİR ÇÖPLÜĞE DÖNÜŞMESİNİ İSTEMİYORUZ…
PLASTİK ŞİŞELER YERİNE CAM ŞİŞELERİ
TERCİH EDEREK, PLASTİK POŞETLER YERİNE
DAHA DAYANIKLI PAMUKLU ALIŞVERİŞ ÇANTALARI KULLANARAK, ÇÖPLERİ AYIRARAK VE DE EN ÖNEMLİSİ DAHA AZ ATIK ÜRETMEYİ ÖĞRENEREK DÜNYANIN ÇÖPLÜĞE DÖNÜŞMESİNİ ÖNLEYEBİLİRİZ.
    Dünya nasıl kurtarılır? Kendimizi ve başkalarını eğiterek, tercihen erken yaşlardan itibaren harekete geçerek. Gezegenimizin bize her zamankinden daha fazla ihtiyacı var ve bunu en iyi genç nesil biliyor. Önlerinde oldukça zorlu bir görev var. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, yaşı ne olursa olsun Dünya gezegeninin her sakini için ideal bir başlangıç noktasıdır. Tüm bunları çocukken bilseydim, belki de dünya uzun zaman önce kurtarılmış olurdu.   
Areta Szpura Jak uratować świat? kitabının yazarı     Anaokulundan beri atıkları nasıl ayrıştıracağımızı ögreniyoruz ama en önemli şeyi unutuyoruz: Atıkların nasıl azaltılacağını ögrenmek. 
Sıfır Atık bunun mümkün ve mantıklı olduğunu gösteriyor! Bu kitap şüphesiz en küçükler için çöp konusundaki en önemli kitap ve aynı zamanda gezegen üzerindeki etkimizi nasıl azaltabileceğimize dair aile tartışmaları için bir başlangıç noktası. Alışverişe kendi poşetlerimiz ve kutularımızla gidebiliriz, daha az atık üretmeyi ögrenebiliriz. Kesinlikle okunması gereken bir kitap!   
Kasia Wągrowska ograniczamsie.com bloğunun ve Życie zero waste kitabının yazarı. Atıksız yaşayın ve daha iyi yaşayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b25200f-9ea0-49ac-847d-9737376eff92.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>“Beni övmek istiyorsanız, bana Britanya’nın Jack London’ı deyin.” —BERNARD SHAW 
Edebiyat tarihinin en gerçekçi hayvan karakterlerinden biri olan Beyaz Diş, yalnızca hayvanların değil insanın da vahşi doğasının bir yansıması gibidir. 
19. yüzyıl sonlarında, Altına Hücum döneminde geçen Beyaz Diş’te Jack London yarı kurt yarı köpek olan bu sıradışı karakterin gözünden insanın ve doğanın zalimliğinin, çetin koşullarının yanı sıra sevgiyi ve umudu da farklı bir gözle betimliyor. Vahşi bir yaratığın “sosyal” ortama uyum sağlama süreci ve medeniyet içerisinde kendi yerini bulma çabası, London’ın coşkulu üslubuyla ete kemiğe bürünüyor. 
Beyaz Diş’in hikâyesi, hayvanların dünyasına ve toplumdan uzaklaşmış insanların toplumsal duruşuna dair dramatik ve gerilimi yüksek bir anlatı. 
Harold Bloom’un önsözüyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b86d7d3-1df9-4e42-8e55-b67db502fe00.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Romantikler</image:title>
            <image:caption>Aşkın öldüğüne inandığınızda ona tekrar kapılmak hiç kolay değil, 
özellikle de âşık olduğunuz kişi bir hayaletse… 
 
Florence Day, tutkulu aşk romanları yazan bir gölge yazardı. Ancak, korkunç bir ayrılıktan sonra aşkın öldüğüne inanır hâle gelmişti. Umudunu yitiren Florence, yazdığı kitapta ilerleme kaydedemezken, yeni ve ultra yakışıklı editöründen kitabı vaktinde teslim etmesi yönünde baskı görüyordu. Kariyerinin sona erdiğini düşünen Florence, beklenmeyen bir telefonla on yıldır kaçtığı memleketine geri dönmek zorunda kalmıştı. 
Çok sevdiği babasının sıradışı cenaze törenine yardımcı olmak için evine dönen Florence’ı sıcak yaz geceleri, gece vakti mezarlıkta yapılan yürüyüşler, eksantrik ve sevgi dolu ailesi ve cenaze evi beklemekteydi. Babası gitmiş olsa bile, her şey aynı kalmış gibiydi ve bu durum Florence’i derinden etkilemişti. 
Florence, geri döndüğü memleketinde kendi hayaletleriyle yüzleşirken, aşka yeniden inanmanın ve geçmişin yaralarını sarıp yeni bir başlangıç yapmanın yollarını bulmak zorundaydı. Belki de aşk ölmemişti, sadece saklanmayı tercih etmişti. Aşk ölmemiş olsa bile yeni editörü kesinlikle ölmüştü ve onun yarım kalan işi, aşk hikâyeleri hakkında bildiği her şeyi yeniden sorgulamasına neden olacaktı. 
 
New York Times’ın Seçtiği, 2022’nin En Dikkate Değer Kitaplarından! 
New York Times Çoksatanı Ve Good Morning America Kitap Kulübü Seçkisi! 
 
“Florence tam da âşık olmak isteyeceğim türden sevimli, sevecen, kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz bir anakarakter ve 
onun yeniden sevmeyi öğrenme yolculuğu bana tam anlamıyla çığlık attırdı, iç çektirdi ve beni güldürdü. Ölü Romantikler güzelce hazırlanmış bir yapboz gibi: Sonunda tüm parçalar mükemmel bir şekilde yerine oturuyor ve oluşturdukları resim dokunaklı, komik, nefes kesici, umut dolu ve rüya gibi.” —Ali Hazelwood 
 
“Komik, ilginç ve eğlenceli; sayfalar âdeta parıldıyor (tabii ama siyah simle).” —Christina Lauren 
 
“Ölü Romantikler sevdiğim pek çok şeyi –komik karakterler, sonradan edinilen aileler, şirin küçük kasabalar, hayran kurguları, HAYALETLER (!!!)– ele alıyor ve hepsine taze, eğlenceli, tamamen modern bir bakış açısı kazandırıyor. Bu gerçekten uğruna ölünecek bir romantik komedi!” —Rachel Hawkins 
 
“Ne kadar eğlenceli! Emily Henry / Casey McQuiston okurları (yani ben) bu kitabı yalayıp yutacak. Zeki, akıllıca ve kesinlikle romantizme dair bir sevgiyle dolup taşıyor. Nefis.” —Emma Straub 
 
“Bu kitap beni âşık etti, kalbimi kırdı, sonra en az iki kere yeniden birleştirdi ve beni kendimden geçirdi. Akıldan çıkmayacak 
kadar romantik, komik ve yürek ısıtan bir hikâye. Ashley Poston gerçek bir yazar.” —Gwenda Bond 
 
“Bu eser, ‘While You Were Sleeping’ ile ‘Six Feet Under’ın bir araya gelmiş hâli. Herkese ne kadar iyi olduğunu haykırmak istiyorum... Sonuç; umutsuzluk için bir panzehir, hayatın sona erdiği ve zamanın akıp gittiği gerçeği konusunda açık sözlü ama yine de ısrarcı bir romantizm... Bu kitap sizi cenaze sahnesinde güldürecek ve dans partisi başladığında ağlatacak.” —The New York Times 
 
“Poston aşk, kayıp ve umut üzerine bir romantik komediyle ilk yetişkin romanı çıkışını yapıyor... Pırıl pırıl diyaloglar karakterleri canlandırıyor, ölü olanları bile. Okurlar bu kitabı ellerinden bırakamayacaklar.” —Publishers Weekly 
  “Hepimizin yazın okunacak iyi bir hayalet hikâyesine ihtiyacı var ve bunun için Ashley Poston’ın ilk yetişkin kurgusundan daha 
iyisini bulamazsınız.” —Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fba12a3c-675a-4f67-9e29-612c1e22a889.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlakçı</image:title>
            <image:caption>1946’da Hikâyeler – Birinci Kitap, 1958’den itibaren ise Otlakçı adıyla yayımlanan bu kitapta Memduh Şevket Esendal’ın gözlemci gerçekçi hikâyeciliği açıkça keşfedilir. Yazar, çoğu Meslek gazetesinde yayımlanan hikâyelerinde Anadolu’ya uzanarak sıradan hayatları yalın ve canlı bir üslupla anlatır; insan ve mekân çeşitliliğiyle âdeta bir dönem panoraması sunar. Okur da Haldun Taner’in onun kaleminde gördüğü “yapmacıksızlığı, süssüzlüğü, canlılığı, yerliliği, gereksiz tasvirlerden kaçışı, kişilerin ruh hâllerini, konuşmaları ve tavırlarıyla anlatması”nı sahne sahne takip eder Otlakçı’da. Yazdıklarının herkese daima umut ve neşe vermesini arzu eden Esendal, bunu, hikâyelerinde belirgin bir biçimde ortaya koyar. 
 
“Hani, bazen sırası geliyor da, ‘Maziye merbutiyet,’ filan diyoruz; bizim gibilerde maziye merbutiyet ekseriya bir iptila hâlinde, sözün doğrusu bizim yaptığımız yenileri beğenmemek için bir hikâyeden ibaret. Biz hem yalancılıkları kendimiz öğretiyoruz, hem de yeni nesil bozuldu, diye şikâyet ediyoruz. Efendim? Bilmem, siz ne fikirdesiniz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eba248c-ccf2-439d-9869-7f0005f514f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Kendimi Değersiz Hissediyorum?</image:title>
            <image:caption>“Değersizlik” nedir? Bir tür duygu mu? Yoksa kendini ya da başkalarının kişiyi değerlendirme biçimi mi? 
 
Her insanın kişisel yükünü paylaşmasının yolu, çocukluğuna doğru zihinsel bir yolculuğa çıkmasından geçer. Çünkü gelecek için atılan her adım, kişinin geçmişten itibaren kendisiyle kurduğu ilişkiden güç alır. Oysa bu güç, çoğu zaman “değersizlik” hissiyle gölgelenir. Bu hislerle kişi, kendisine hiç hak etmediği şeyler söyleyebilir ve kendisini fazlasıyla yıpratabilir. İyileşme süreci ise, çıkılan içsel yolculukta değersizlik düşüncesinin temellendiği noktaları tespit edip o noktalara yapıcı müdahalelerde bulunulduğunda başlar. 
 
Uzman Psikolog Zehra Erol, değersizlik duygusunun çocukluktan itibaren nasıl şekillendiğini ve bu duygunun yetişkinlik yaşantılarımıza nasıl yansıdığını anlatıyor. Neden Kendimi Değersiz Hissediyorum?, kendinize yardımcı olmaya yönelik bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0691bb12-0a51-4d85-b156-2ce068deb0c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenin Senin Evrenin</image:title>
            <image:caption>Son çalışmalar, insan ömrünün düşündüğümüzden çok daha uzun olabileceğini, genetik kodlamalarla hücre ömrünün 120-140 yaşlarına kadar uzatılabildiğini gösteriyor. Peki, neden hayata daha erken veda ediyoruz? Üstelik vücudumuz her türlü riske ve koşula karşı kendi düzenini kurmuş, her şeyle baş edebilecek şekilde yapılandırılmışken...


Dr. Seran Şimşir, her insanın içinde galaksi boyutunda mükemmel bir ahenk barındırdığını vurguluyor: 


&quot;Bu galaksinin size özgü olduğunu, başka galaksilere benzemediğini ve bu nedenle standart yaklaşımların sizin için tam olarak geçerli olmadığını bilmelisiniz. Galaksiler gibi bedenlerimizin de bir başlangıcı ve sonu vardır. Olması gereken süreyi dolduramamak, yani sona beklenenden önce yaklaşmak, iç galaksimize yeterli şansı vermediğimiz anlamına gelir.&quot;


Bedenin Senin Evrenin ile Dr. Şimşir’in rehberliğinde, basit yaşam tarzı değişiklikleriyle orijinal hâlinize dönmenin yollarını keşfedeceksiniz. Bedeninizin çalışma sistemini idrak ettiğinizde, vücudunuzun rezervlerini korumak ve iyileşme potansiyelini artırmak çok daha kolay, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek ise çok daha mümkün olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c59470a-eace-49be-963d-1938c4f25f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuralsız II</image:title>
            <image:caption>Geçmiş; bazen sırtımızda bir yük bazen de ruhumuza takılan ve dikenleriyle kalbimizi parçalayan bir pranga olabilirdi.        
Yiğit için ise geçmiş, tam olarak bu ikisinden ibaretti. Sevdiği kadın için seçtiği yaşama alışmaya çalışırken geçmişi omuzlarında bir yüktü onun için ve kalbindeki aşk büyüdükçe kendini geçmişe bağlayan pranganın dikenleri kalbini biraz daha parçalıyor, ruhuna yeni yaralar açıyordu.        
Oysa ruhunda artık yara alabileceği tek bir yer dahi kalmamıştı.        
Yiğit&apos;in ruhundaki ve kalbindeki bu yaraları yavaş yavaş fark etmeye başlayan Elif Yeşim, bir yandan her şeyin sebebini öğrenmek ve o yaraları sarabilmek için Yiğit&apos;in geçmişini kurcalamaya başlarken bir yandan da ailesinin mecbur bıraktığı ve hiç almak istemediği bir kararın eşiğindedir.       Alacağı o kararla da ya sevdiği adama arkasını dönecek ve yaralarını sarmak isterken bir yara da kendi açacaktı ya da ailesine arkasını dönecek ve bu yüzden yaralanan kendisi olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de768a18-f4bd-42bf-9af1-44503e722f2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Haç</image:title>
            <image:caption>Kızıl Haç kişisel bir hikâye üzerinden Sovyet tarihini, 20. yüzyılın acı dolu yıllarını iki yüz sayfada kateden bir roman. Bir yanda doksan bir yaşında, alzaymır hastası, tek başına yaşayan ve evini hatırlayabilmek için apartmandaki kapıları işaretleyen Tatyana Alekseyevna; diğer yanda aynı apartmana yeni taşınan ve kapısının işaretlendiğini görünce hayatındaki zorluklara bir yenisinin eklendiğini düşünen genç futbol hakemi Aleksandr… Tatyana, hafızasındaki her şeyi unutmadan önce, Sovyetler Birliği’nde onlarca yıl gördüğü zulmü bir başkasına aktarmaya, yaşananları unutturmamaya kararlıdır ve Aleksandr’a hikâyesini anlatmaya başlar. Saşa Filipenko, Ekim Devrimi’nden Stalin sonrası döneme doğru uzun bir hat çiziyor ve edebiyat ile tarihin ustaca kurgulanmış bir romanda nasıl bir araya getirileceğini gösteriyor. “Modern, genç Rusya’nın zihnindekilere nüfuz etmek istiyorsanız, Filipenko’nun kitabını okuyun.” Svetlana Aleksiyeviç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a00e593-d459-49f5-9eb8-86ccc17abae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Deng</image:title>
            <image:caption>“Hayatı boyunca yaşayamamaktan korkan insan, bunu ölüm korkusu sanır. Düşlenen geleceği yaşayamama korkusu, aslında semirilmiş kaygılardan başka bir şey değildir. Hayatın içinde inşa edilmez ki ölüm korkusu, o zaten hayatın bir parçasıdır. Gelecek kaygısına benzemez ölüm, korkuyla sarılı şimdidedir hep.” İç içe geçen hikâyelerden oluşan bir roman DENG. 
Yaşadığı yere dönüşen, ne olursa olsun her zaman “oralı” olan -çoğu zaman olmak zorunda kalan!-, her şeyden azade gözlerle dışarıdan bakan için cümbüşlü bir fotoğrafın içindeymiş gibi görünen insanların, bazen uzaktan gelen bir dengbêjin sesi gibi hüzünlü, bazen dalga dalga yayılan müjdeli bir haber gibi sevinç yüklü hikâyelerinden… Yılmaz Şener, tek bir günde geçen, geçmişe dönüşlerle zenginleşen bu romanında zamana ve mekâna duyulan aidiyeti sorguluyor. Her şeyin hızla akıp gitmesiyle, adım adım ilerlemesi arasındaki mesafenin sandığımızın aksine o kadar da çok olmadığını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a53435bb-32f8-4253-a49a-cd76a599dabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüfekle Vurulacak Şeyler</image:title>
            <image:caption>“O zamanki karmaşa, o zamanki keder, ihtiras, acılar, pişmanlıklar, bunların hepsi önce basit birer et acısına ve sonra morluğa dönüştü, en sonunda da bedenimin üstünde artık benim daha fazla dikkatimi çekemeden yok olup gittiler. Artık başka türlü, ben bir gün ölecek olsam da benden geriye ölmeyecek bir tarih yarattığımı düşünerek yaşıyordum.” Vuslat Çamkerten, hayatın hiçbir zaman tek bir renkten ibaret olmadığını hissettiriyor öykülerinde. Her şeyi kapkara veya tam aksine toz pembe gördüğümüz anların, içlerinde zıddını da barındırdığını gösteriyor. Dünyadan umudunu kesmeyen ama ipleri de tamamen onun eline bırakmayan karakterler yaratıyor. Hiç bitmeyen hevesler, duygulardan çok planlar üzerinden yürümeye başlayan aşklar, intikam hissiyle geçen dakikalar, gizli saklı korkular… Tüfekle Vurulacak Şeyler, kendi sesini bulan öyküler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aebc5b5-3719-4a4c-b22d-a44c16f03609.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Zafer Çanakkale</image:title>
            <image:caption>Muhteşem Zafer Çanakkale kitabıyla harika bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Öyleyse sıkı durun, muzip kahramanımız Şükrü Hazırcevap sizi tarihimizin en muhteşem zaferlerinden birine, Çanakkale Zaferi’ne götürüyor. Bu yolculukta atalarımızın vatanımız uğruna yaptığı fedakârlıklara tanık olacak ve onlarla bir kez daha gurur duyacaksınız. Bu kitapta Çanakkale Zaferi hakkında her şey hatta daha fazlası var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f74092d-1743-41a4-88c7-e8d37fc3488a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmedik Şeyler Günü - Fikri Bol Fikri</image:title>
            <image:caption>Horoz Şekeri Sokağı’nda oturan Fikri ve Fahri ile daha önce tanıştınız. O zamanlar 9 yaşlarındaydılar ve yaşadıkları komik, eğlenceli olayları sizlerle paylaştılar. Onlar artık 11 yaşındalar ve paylaşacak yeni maceraları var. Fikri ile Fahri’nin yeni ödev konuları “Ekolojik dengede hangi hayvan, dünyamıza ne katıyor?” Ödevi yapalım derken Osman ve Nuri’nin garip planları ile karşılaşırlar. Mahallenin çocukları belediyenin düzenlediği şenliğe katılırlar. Eyvah! Galiba bütün sınıf ve öğretmenleri kaçırılıyor! Yine yaz tatili yine harçlıksız günler. Bakalım bu sorunu iki kafadar nasıl çözecek. Fikri ile Fahri’de sorun da çözüm de bitmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0707cd4-899c-404d-8858-c7aaa8c9947b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıp Etiği – Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta tıp etiğinin genetik, modern üreme teknolojileri, kaynakların dağıtımı, ruh sağlığı, tıp araştırmaları gibi alanlardaki katkılarını ele alıyoruz. Bölümlerin içinde, tıp etiğinden yararlanılan farklı örneklere yer veriyoruz. Tüm bölümlerin ortak noktası, akıl yürütme ve tartışmanın merkezi önem taşımasıdır. Tıp etiğinin özünde akılcı bir konu olduğu kanaatindeyiz; hepimiz akıl yürütme becerilerimizi geliştirebilir, etik argümanlarımızı kuvvetlendirmemize yardımcı olacak araçlar edinebiliriz.” 
Tıp etiği, ötanazi gibi zor ahlaki sorulardan sağlık kaynaklarının adil dağılımı gibi siyasi kararlara dek uzanan kapsamıyla medyanın ve halkın ilgisini çekmeye devam ediyor. 
Alanın önde gelen isimlerinden Tony Hope ve Michael Dunn, ruh sağlığından üreme tedavilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu etik alanında kılavuz rolü oynayan ilkeleri ve akıl yürütme araçlarını, somut vaka karşılaştırmaları eşliğinde açıklıyorlar. 
Pratik uygulamalarda tıp etiği uzmanlığına giderek daha sık başvurulması, klinik ortamdaki sağlık profesyonellerinin kararlarını destekleyici bir rol oynuyor. Küreselleşme çağında tıp etiği sadece sağlık hizmeti uygulamalarında değil, politikalarda ve hukuki kararlarda da giderek daha önemli hale geliyor. 
Oxford Üniversitesi’nin cep kitapları dizisinde yayınlanmış bu kısa giriş kitabı, tıbbın temelinde yatan etik değerler hakkında düşünmek için paha biçilmez bir fırsat sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39158ab8-1a53-44b1-971e-5946b6a456d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Midilli</image:title>
            <image:caption>Mia ve annesinin yeni bir konuğu var. 
Midilli Polly oldukça sıska, korkmuş ve sevgiye çok ihtiyacı var. 
İlk başlarda Polly insanlara yaklaşamayacak kadar korkuyordu ama Mia ve hayvan merkezinde seyis olan annesinin haftalarca süren ilgisiyle tekrar sağlığına kavuştu. 
Bu yalnız midilli tekrar insanlara güvenmeyi öğrenebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/382c63f2-3f5a-44e5-9839-7e236767412b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeklik Krizi</image:title>
            <image:caption>Erkeklik Krizi - Aldatılan Erkekler, Aldatan Kadınlar erkeklerin aldatıldıkları durumlarda nasıl tepkiler verdiklerini inceliyor. Aldatılma sonucu yaşanan ya da yaşanması beklenen üzüntü, hayal kırıklığının yerine veya bu duyguların yanı sıra, erkeklerin bunu bir “gurur”, hatta “namus” meselesi haline getirdiklerini gösteriyor. Özellikle cinsel yetersizlik gibi “erkekliklerini” yaralayabilecek aldatma nedenlerinin nasıl bir öfke yarattığını, yine aynı nedenden, aldatıldıklarını arkadaşlarıyla dahi paylaşamamalarını anlatıyor. Bir erkeğin başka bir kadınla cinsel ilişki yaşaması “önemsizken”, kadın bunu yaptığında namus ve ahlâkın nasıl hemen devreye girdiğini birinci ağızdan örneklerle belgeliyor. Ayrıca bunun üzerinden aslında erkeklerin kaybetmekten korktukları ayrıcalıklarına sıkı sıkı sarılmalarını ve ifade etmekten çekinmedikleri çifte standardı sürdürme çabalarını, aldatılma sonucunda aldıkları yarayı sarmak için başvurdukları ve başvurmaktan kaçındıkları yolları, yöntemleri gözler önüne seriyor. 
Damla Topbaş tüm bunları “erkeklik krizi” bağlamında ele alırken, aldatan kadınlara da söz veriyor. Neden aldattıklarının, aldatmayı nasıl gördüklerinin cevabını arıyor, romantik ilişki ve evlilik kavramlarının bir değerlendirmesini de sunuyor. “Erkeklik diğer erkeklikler karşısında ve onlara rağmen sürdürülen bir performanstır. Bu performansın başka bir erkek tarafından kesintiye uğratılması erkeklikler arasındaki rekabeti ve husumeti de açığa çıkarır. […] 
Bu nedenle aldatılma deneyimi üzerinden bir erkeklik krizi okuması yapmak, erkekliğin hem kadınlık hem öteki erkeklikler aracılığıyla inşa edilmeye çalışılan iktidarının ve meşruiyetinin nasıl yaralandığının anlaşılmasını sağlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/351e6adb-b5ca-4756-8dfc-3e7bbdbdf20b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşmanı Yendik Nazime !</image:title>
            <image:caption>“Burada hamdolsun ben sıhhat ve afiyetteyim. Ordumuzun Allah’ın yardımıyla muzafferiyeti, bütün endişeleri yok ettiğinden keyif ve neşemizin hududu yoktur. Yalnız sıkıldığım nokta, Nazimeciğimden, yavrucuklarımdan uzak olmaklığım ve bu yetmezmiş gibi bir de üstelik onlardan zamanında haber alamamaklığımdır. Şimdi bütün gayret ve himmetimizi düşmanın külliyen topraklarımızdan atılmasına hasretmiş bulunuyoruz. İnşallah bu bela bir an evvel atlatılmış olur da şimdiki üzüntülerin acısını İzmirimizde, İstanbulumuzda çıkarırız.” 
Bu satırlar gazeteci ve siyasetçi Yunus Nadi’nin Sakarya Meydan Muharebesi’nin hemen ardından eşi Nazime Hanım’a yazdığı mektuptan kısa bir bölüm. Yunus Nadi, 1914-1934 yılları arasında gönderdiği mektuplarda Birinci Dünya Savaşı’nın sıkıntılı günlerinden başlayarak, Milli Mücadele sırasında BMM’de mebus olarak geçirdiği dönemi, Gazi Mustafa Kemal Paşa ile yakın ilişkisini, Cumhuriyetin kuruluş sürecine tanıklığını ve ilk on yılda yaşananlar hakkındaki yorumlarını aktarıyor. Torunu gazeteci Emine Uşaklıgil’in yayına hazırladığı mektuplarda ayrıca, Yunus Nadi’nin eşi ve çocuklarına olan özlemi, günlük hayatında olup bitenler, gazetecilik faaliyetleri ve yurtdışına yaptığı seyahatlerden izlenimler yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e32e75-d870-47b0-b372-5d6188bdb127.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağların Duyguları - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar ağabeyi Fırat’la birlikte uçurtma uçuracağı için çok sevinçliydi. Uçurtma gökyüzünde süzülmeye başlayınca, Çağlar da uçurtmanın ipini tutmak istedi, ancak ağabeyi bunun için henüz küçük olduğunu söyledi. Çağlar kendini bir anda farklı duygular içinde buldu. 
Çocukların duygusal gelişim süreçlerine eşlik edecek öykümüzün sonunda ebeveyn ve çocuk gelişim uzmanlarına yönelik bilgiler de bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2f6606-8a32-4a93-bbd4-b52bae305097.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Banyo Saati</image:title>
            <image:caption>Minik hipopotam ile banyo zamanı! 
Minik hipopotamın annesi küveti doldurdu, sabun köpükleri havada uçuşmaya başladı bile! Oyuncak ördek de küvete girdi, eğlenceli bir banyo için her şey hazır! 
                                         Şırıl Şırıl 
                                                Kıkır Kıkır 
                                          Cup Cup</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33b84e14-451f-45d1-be1f-079f58b8e07d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Civciv</image:title>
            <image:caption>Meraklı Civciv’in başına bir meşe palamudu düşmüş. Meraklı Civciv, gökyüzünün yere ineceğini sanmış ve bu durumu krala haber vermek üzere yola koyulmuş. Yolda karşılaştığı hayvanlar da ona eşlik etmişler ve bu maceranın sonunda çok önemli bir şey öğrenmişler. Her duyduğumuza hemen inanmamanın, her bilgiyi akıl süzgecinden geçirmenin önemini anlatan bu klasik masal, minikler için uyarlandı ve resimlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=120023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:31:50+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/955ad312-9200-4c2e-be09-d8296914cf96.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Ne Olacağım?</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce ne olmak istersin? 
Doktor mu mühendis mi yoksa astronot mu? 
Unutma, bugün hayal ettiklerin 
bir gün gerçek olabilir. Sen yeter ki iste!</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>