﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2faa59e-e19a-465e-90b2-f75c4bf5a956.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzüne Çılgın Yolculuk - Planet Ömer</image:title>
            <image:caption>ÖMER İLE GÖKYÜZÜNE DOĞRU UÇUŞA HAZIRLANIN
 
Ömer ve arkadaşlarının katıldıkları yarışmayı kazanmak için en iyi roketi yapmaları gerekiyor. Ancak bu zorlu yarışmada birileri onları gizemli bir şekilde engellemeye çalışıyor.
 
Bu yarışmada neler mi var:
·         Su birikintilerinde sekiz balık (Ömer&apos;in okulunda balıklar gerçekten zor durumda!)
·         Gazlı içecek PATLAMALARI
·         Gördüğünüz en büyük gülümsemeye sahip bir roket bilimci
·         İlginç yeni arkadaşlar
·         Ve gülmekten okumakta zorlanacağınız tuhaflıklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c73dfcb-e93f-46bb-943b-806ebb5e3fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahtapotunu Okula Nasıl Hazırlarsın?</image:title>
            <image:caption>Tebrikler ahtapotunuzun okula başlama zamanı geldi!
Ama onu okula göndermek pek de kolay olmayacak.
Evden ayrılıp yeni bir ortama girme, yeni ahtapotlarla tanışma fikrinden hiç hoşlanmayacak. Evde kalmayı, farklı kıyafetler deneyip çıkarmayı, saklambaç oynamayı okula gitmeye tercih edecek.
Ama biliyorsun ki eğer bir şans verirse ahtapotun okulu çok sevecek.
Ve sen de bunu ona anlatacaksın... tabii nereye saklandığını bulabilirsen.
 
“Hepimizin içindeki gergin ahtapot için sevimli bir okula dönüş kitabı.”
 -Kirkus Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae06d746-c0a4-412d-9677-b17e220e7e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri Seti 4 Kitap (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Sokak Nöbetçileri Seti 4 Kitap (Kutulu)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71b7f90-64f2-4f2b-b67a-1cab95595dde.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanet Olası Ezik Nishiga Hachi 3</image:title>
            <image:caption>SONBAHAR BİTERKEN OKUL FESTİVALİ SEZONU DA NİHAYET BAŞLIYOR! FESTİVAL HAZIRLIKLARIYLA MEŞGUL OLURKEN HEYECANDAN DİKKATLERİ DAĞILAN HACHİ VE AZUMA’NIN İLİŞKİSİ DE AYNI SONBAHAR GİBİ YAVAŞ YAVAŞ DEĞİŞMEYE BAŞLAR... ACABA İLİŞKİLERİNİN KADERİ NE OLACAKTIR?... (FIGHTING HACHİ!) 
ROMANTİK KOMEDİ TAMAMLANIYOR!!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f825ef-e0d1-407a-9937-9ab328cf241e.jpg</image:loc>
            <image:title>İddiayla Başlayan Veda Aşkı 2</image:title>
            <image:caption>&quot;SEN SEVGİLİMSİN.&quot; 
 
İddia meselesini Nao’ya söylemeye kararlı olan Satomura, Nao’yla arasındaki mesafeyi kapatmaya çalışmaktadır. Nao ise Satomura’nın bu davranışından rahatsızlık duyar. Diğer taraftan Riko, Sousuke’den bilgi almaya çalışmaktadır. Artan kaygılar ve suçluluk duygusu... Vedaya az kaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/298a6c0c-66e5-48a7-b507-135a8221002f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyücünün Geri Dönüşü -2</image:title>
            <image:caption>EVET, O ZAMAN... ÇAMUR SAVAŞI’NA BAŞLAYALIM MI? 
 
ALFA SINIFI’NA GEÇMEYİ HEDEFLEYEN ROMANTİCA, PRAM VE DESİR SEVİYE ATLAMA SINAVI İÇİN TAM KAPSAMLI BİR EĞİTİME BAŞLARLAR. 
 
DESİR’İN KULÜBÜ, BETA SINIFI TARİHİNDE EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR PERFORMANS SERGİLEMESİ NEDENİYLE BİRÇOK KİŞİNİN İLGİSİNİ ÇEKER. TEKRAR SAVAŞMALARI GEREKECEĞİNİ BİLEN AJEST, DESİR’E SAVAŞ İLAN EDER. 
 
VE SONUNDA TEZAHÜRAT VE BAĞIRIŞLAR, KÜÇÜMSEME VE KISKANÇLIKLARLA DOLU BİR ORTAMDA KİMİN İLK DOKUZA GİRİP TEK RÜTBELİ UNVANINI ALACAĞINI BELİRLEYEN SEVİYE ATLAMA SINAVI BAŞLIYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87cd80a7-6650-4778-9cc2-8539eb50f3a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygularımı Tanıyorum - Zui’nin Çantası</image:title>
            <image:caption>Zui okula başlayacağı için karnında kelebekler uçuşmaya başlamıştı. 
Bir yandan da peşini bırakmayan onlarca soru vardı. 
Ya okulda kaybolursa, o zaman ne yapacaktı? 
Acaba okul nasıl bir yerdi? 
Haydi gel birlikte keşfedelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7ec9f1-149e-4afe-afd2-0ce68dd96138.jpg</image:loc>
            <image:title>Stillwater 2 – Hep Sadık</image:title>
            <image:caption>Stillwater kaosa gömülüyor! 
 
Yargıç iş göremez haldeyken Ted ve milisleri kasabaya akın edip iktidarı ele geçirir. Fakat kimsenin ölemediği bu küçük kasabada, daha ileriye gitmeye hazır başkaları da vardır... 
 
Ödüllü CHIP ZDARSKY ve RAMÓN K. PEREZ ekibi, sizi Eisner adayı bu hit serinin ikinci cildine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e2bc563-6ed1-4406-9eb7-b906b13c499e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhum Neredesin – Carl Gustav Jung</image:title>
            <image:caption>“İki kişi düşünün. Biri binlerce kitap okumuş olsun, diğeri hiç okumasın. Binlerce kitap okuyan kişi okuduklarının hepsini unutmuş olsa bile hiç okumayan kişiden farklı olacaktır… Çünkü bilinçdışı kayıt tutar.”  
C. G. Jung 
 
Jung’un Kara Kitaplar adıyla bilinen  
günlük notları, her şeyin kaydını tutan bilinçdışının keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olduğunu gösterir. 
Jung’un günlüklerine düştüğü ayrıntılı notlar, daha sonraki kitaplarında ve konferanslarında ortaya koyduğu anlayış ve kavramların özünü teşkil eder. Kolektif bilinçdışı, arketipler ve analitik psikolojinin daha birçok kavramının tohumları Kara Kitaplar’da atılmıştır. 
Jung, Kara Kitaplar’a “Ruhum neredesin?” sorusuyla başlar. Kara Kitaplar’da anlattığı bireyleşme yolculuğunda ona ruhu rehberlik eder. Kendini Kara Kitaplar’da “kendi çölünde bir münzevi” olarak tanımlaması ve daha sonra derlenen Kırmızı Kitap’ta “Ne mutlu kendi çölünde keşiş olabilene!” diye eklemesi  
boşuna değildir. 
 
 
 
Jung’un çöl benzetmesi, bakımsız bıraktığımız içdünyamızın çöle dönüştüğüne işaret eder. Aynı zamanda gerçek mutluluğun kendi çölümüzü yeşertmekten geçtiğine…  
Jung’un kendi çölündeki yolculuğunun izini süren bu kitap, onun kendi benliğinin çölünü yeşertme çabasını anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032e8081-d618-4e90-b8f9-f4ce09be0349.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyücünün Geri Dönüşü 1</image:title>
            <image:caption>İNSANLIĞIN KARŞILAŞTIĞI EN KÖTÜ FELAKET, GÖLGE LABİRENTİ. 
SIRADAN BİRİ OLMASI SEBEBİYLE DOĞRU DÜZGÜN EĞİTİM BİLE ALAMAMIŞ 3. SEVİYE BİR BÜYÜCÜ OLAN DESİR ARMAN, TERS HESAPLAMA GÜCÜNÜ BİR SİLAH OLARAK KULLANIP GÖLGE DÜNYASI’NIN ZİRVESİ VE İNSANLIĞIN EN BÜYÜK KRİZİ OLAN GÖLGE LABİRENTİ’NE ULAŞIR. 
HAYATTA KALAN SON ALTI KİŞİDEN BİRİ OLARAK GÖLGE LABİRENTİ’NİN SON AŞAMASINA MEYDAN OKUR ANCAK SONUÇTA BAŞARISIZ OLUP DÜNYANIN YOK OLMASINA YOL AÇAR. 
TAM HER ŞEYİN BİTTİĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜ ANDA, DESİR KENDİNİ 13 YIL ÖNCESİNİN DÜNYASINDA BULUR. 
GEÇMİŞE DÖNEN DESİR, GÖLGE LABİRENTİ’NDE KAYBETTİĞİ İNSANLARLA YENİDEN BİR ARAYA GELİR. SEVDİKLERİNİ VE DÜNYAYI KURTARMAK İÇİN GEÇMİŞİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDADIR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6d0628-ec78-4465-b372-c58d61ddd3c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramayana Kişkindha Kanda (4. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Srimad Valmiki Ramayana destanını yazarken tarihte yazılmış ilk aşk destanının içine aynı zamanda binlerce yıl boyunca gizemleri halen daha çözülemeyen Vedaları, Upanişadları ve günümüz felsefeleri ile gizemcilere ilham veren tarihin yazılmış en eski kutsal metinlerin gizemlerini de gizledi. 
Okuduğumuz sadece bir destan değil aynı zamanda antropoloji, jeoloji, tarih, felsefe, bilim ve edebiyat kitabıdır. Yedi ciltte tamamlanacak olan bu kitap bize geçmişte dünyamızın aslında jeolojik olarak neye benzediğini; yıldızlarla, gözümüzün arakasında bulunan nöronların birbirine benzediğini; güneş ve ayın iki gözümüz, dünyanın ise beynimiz olduğunu çok güzel bir aşk hikâyesinin satırlarının arasına saklandığını biliyor musunuz? 
Bize söylenilenin aksine bir zamanlar dünyada Homo Sapiens ile Neanderthalensis’in belki de Homo Erectus’un bir arada yaşadığı bir dönemden bahsettiğini söylesem evrene ve dünyaya dair bildiğimiz her şey bir anda yerle bir olurdu. 
Geceleri sık sık karanlığı aydınlatan yıldızlara ve Sanskrit dilinden Türkçeye çevirmeye devam ettiğim iki destanda sırı çoktan çözülmüş olan samanyolu galaksisine bakıyorum ve aklıma hep aynı cümle geliyor o da “Yukarıda ne varsa aşağıda da o vardır.” İşte bu iki destan gözümüzün alamayacağı, aklımızın algılayamayacağı kadar büyük olan evreni ustalıkla insanın içine yerleştirilebileceğinin kanıtı. Eğer bu destan tıpkı Mahabharata’da olduğu gibi sizi kabul eder ve kendi içinde kaybolmanıza izin verirse işte o zaman bu sırrı çözenlerden olursunuz. Bilinciniz aydınlanır ve siz nihayet anlar, kavrar ve idrak edersiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de5e762f-21a8-41d0-9acf-7ba615cb1f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Savunmasız</image:title>
            <image:caption>ODA 
            Kilitli bir odada tek başına savunmasız kalan bir genç… Zaman ve mekân algısını yavaş yavaş kaybederken neden orada olduğunu yavaş yavaş anlamaya başlar. Son hatırladığı ailesi ile geçirdiği kaza. Tek amacı vardır odadan kurtulmak ve ailesini bulmak. 
O BİR KATİL DEĞİL, KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİ!.. 
            İnsanların organlarını alıp onları kadleriyle baş başa bırakan bir katil, umulmadık yerde bulunan organlar. Bunları yapanın katil olmadığını söyleyen profil uzmanı Met ve Savcı’yı ikna edebilecek mi? 
            Yıllar önce yaşadığı gizemli olayların kendisini takip ettiğinden korkan ve Met’e sığınan savunmasız yaşlı bir adam. Anlattıkları kurmaca mı yoksa gerçek mi? Ortadan kaybolan yaşlı adamın ardındaki sır… 
            Farklı ülkelerde yaşansa da ülkemizi diplomatik sorunlarla zor durumda bırakan patlamalar. Bakan tarafından Savcı ve Met’e korunması için gönderilen gizli devlet çalışanı ikiliye düşündüklerinden daha zor anlar yaşatmaktadır.  
            Aranan katil ya da katiller, kaybolan yaşlı bir adam, korunması gereken ama kaybolan bir BİRİM elamanı… Bunların dışında Met ve Savcı’yı bekleyen sürprizler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d571fcbd-7db1-433c-b8f0-52b15ed6db00.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Laboratuvarı</image:title>
            <image:caption>Kapak fotoğrafı İsrail’in güneyindeki bir askeri üssü gösteriyor. Geride görünen köy gerçek değil. Köy baskını, ev araması ve sokak çatışması koşullarını simüle etmek için inşa edilmiş yapay bir köy. Burada tatbikat yapan İsrail askerleri köye “mini Gazze”diyorlar. Batı Şeria ve Gazze’nin işgali, “düşman” olarak tanımladığı Filistinlileri denetleme ve gözetleme teknolojileri konusunda İsrail devletine paha biçilmez bir deneyim kazandırdı. 
İsrail devletinin askeri-endüstriyel kompleksi, işgal altındaki Filistin topraklarını yeni silahlar ve gözetleme teknolojileri için bir test sahası olarak kullanıyor; burada geliştirdiği silahları ve teknolojileri dünyanın dört bir yanındaki despot rejimlere ve demokrasilere satarak Filistin’in işgaline ses çıkarmamalarını sağlıyor, onları suç ortağı haline getiriyor.  
Gazeteci Loewenstein belgeler, röportajlar ve sahadan raporlarla sürdürdüğü küresel bir soruşturmayla büyük ölçüde gizli olan bu dünyayı ortaya çıkarıyor, Filistin’in nasıl mükemmel bir laboratuvar haline getirildiğini derinlemesine inceliyor. 
Filistin laboratuvarı, Jeff Bezos ve Cemal Kaşıkçı’nın telefonlarını hackleyen Pegasus yazılımından, binlerce Rohingyalıyı katleden Burma ordusuna satılan silahlara ve Avrupa Birliği tarafından Akdeniz’de boğulmaya terk edilen mültecileri izlemek için kullanılan insansız hava araçlarına kadar uzanan bir girişim. İsrail’in dünyanın en acımasız çatışmalarından bazılarını körükleyen casusluk teknolojisi ve savunma donanımını geliştirmede nasıl lider haline geldiğini anlatıyor. Diğerleri de İsrail’den öğreniyor. 
YAZAR HAKKINDA: Avustralyalı/Alman gazeteci, yazar ve belgesel yapımcısı Antony Loewenstein 1974 yılında Melbourne’da Yahudi bir ailede doğdu. Dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde gazeteci olarak çalışan Loewenstein, aralarında New York Times, Guardian, Washington Post, Al Jazeera English ve New York Review of Books’un da bulunduğu birçok gazete, dergi ve medya kuruluşunda yazılar yazdı. 2006 yılında yayımlanan ilk kitabı My Israel Question’ı (İsrail Meselem), The Blogging Revolution (Blog Devrimi, 2008), Profits of Doom (Kıyametin Kârı, 2013), Disaster Capitalism (Felaket Kapitalizmi, 2015) ve Pills, Powder, and Smoke (İlaçlar, Barut ve Duman, 2019) kitapları takip etti. Loewenstein ayrıca Disaster Capitalism (Felaket Kapitalizmi, 2018), West Africa’s Opioid Crisis (Batı Afrika’nın Opioid Krizi, 2019) ve Under the Cover of Covid (Covid’in Ardına Gizlenenler, 2021) gibi belgesellere imza attı. Uluslararası çapta ilgi gören Filistin Laboratuvarı (2023) Avustralya’nın en prestijli gazetecilik ödülü olan Walkley Book Award’a layık görüldü. İsrail ve Filistin konusundaki çalışmalarından ötürü Avustralya’nın önde gelen barış ödüllerinden Kudüs (Al Quds) Barış Ödülü’nü alan Loewenstein, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına karşı çıkan Avustralyalı Yahudiler arasında güçlü bir ses teşkil ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c80feaa5-1bc2-4e10-a883-2bf15a9a2d2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adanmış Mısralar</image:title>
            <image:caption>Sözün gücü, sükûtun derinliği vardır. Sükûtun bilgeliği, sözün hikmetinden yüksektir. Çünkü sözün tesiri kelimelerin yettiği ve muhatabınızın anladığı kadardır. Oysa sükûtun derinliğinin bir hududu yoktur. Ancak ne var ki söz iyisiyle kötüsüyle paylaşıldıkça çoğalır ve büyür. Sükûtun neticesi ise salt bir yalnızlıktır ve paylaşılamayan şeyin ne insana nede cemiyete bir faydası olur. An gelir sözün gücü sukutun derinliğiyle buluşur. Suskun bir ruhun derinliğinden sözler taşar, kelimeler anlamlarının ötesine geçer, şiir olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c49bba9-12be-40ad-a112-0d6044ebe569.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış ve Tuzakları</image:title>
            <image:caption>&quot;Gerçek uyanış, başkalarının öğretilerinde değil, kendi hakikatinizde saklıdır.&quot; 
 
İçsel seyahatlerin yolları her zaman aydınlık ve güvenli değildir. Kimi zaman ışığın ardında karanlık gölgeler saklanır; ruhu besleyecek sözler, sahte rehberlerin dilinde azılı tuzaklara dönüşür. Yirmi yıllık bir gazeteci olarak kaleme aldığım bu kitap, gerçek ışığı arayanların karşılaştığı sınavları ve ruhani dünyayı kendi çıkarları uğruna sömürenlerin maskelerini düşürüyor. “Gerçek uyanışın” ne olduğunu açıklıyor. Spiritüel manipülasyonlara karşı yürekle aklın birlikte eşlik edeceği bir yol haritası sunuyorum size. 
 
İçsel ışığınızı bulmak için çıktığınız bir spiritüel yolculukta, kime güveneceğinizi nasıl anlayacaksınız, sahte rehberlerin cazibesine kapılmadan, hakikatin izini nasıl süreceksiniz?  Spiritüel camiaya dair kimsenin bilmediği hakikatleri ve bu süreçte yaşadıklarımı tüm zorluklarına rağmen tüm çıplaklığıyla yazdım. 
 
Katkı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84368cd6-68f4-4a4f-9177-4546146434a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Ait Bir Şey</image:title>
            <image:caption>Garth Greenwell’in romanı antik bir trajedinin gücüne ve sonsuz güzelliğine sahip: her sayfada tutku, saplantı ve özgürlük mücadelesi, kaderin kaçınılmazlığı ve toplumun şiddetiyle çarpışıyor. Aynı zamanda beni ritmik, büyülü, içgüdüsel dili kadar, hafıza, kaçış, arzu ve melankoli konularını ele alma ve her birini yeni kılma biçimiyle de etkilemiş çağdaş bir roman. Sana Ait Bir Şey olmazsa olmaz bir kitap. 
Édouard Louis 
Mevsim normallerinin üzerinde sıcak bir sonbahar gününde Amerikalı bir öğretmen, cinsellik peşinde Sofya Ulusal Kültür Sarayı’nın altındaki umumi tuvalet kabinlerinin birinde, karizmatik ve genç Mitko ile karşılaşır. Sonraki birkaç ay boyunca Mitko’yla yolları tekrar tekrar kesişir. Bu karşılaşma, ona yalnızca arzunun değil, aynı zamanda geçmişin ve kimliğin de ne kadar kırılgan olabileceğini gösterir. 
Mitko’nun hayatına dahil olmak, öğretmeni sadece başka birine değil, aynı zamanda kendi karanlık ve bastırılmış yönlerine de yaklaştırır. İlişkileri, her ikisinin de derinlerde sakladığı sırları ve pişmanlıkları ortaya çıkarırken, okuru da aynı sorgulamalara sürükler. 
Garth Greenwell, Türkçeye çevrilen bu bol ödüllü ilk romanında arzunun yıkıcı gücünü, insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve kimlik arayışının acımasız doğasını gözler önüne seriyor. Cinsellik ve kimlik arasındaki bağın kırılganlığını; utanç, arzu ve güç arasındaki sürekli gerilimi olağanüstü bir derinlikle inceliyor. Sana Ait Bir Şey, geçmişin gölgelerinin peşimizi asla bırakmadığını ve gerçek özgürlüğün, bu gölgelerle yüzleşmekten geçtiğini hatırlatıyor. Bir yabancı ülkede, yabancı bir bedenin içinde, insanın en derin arzularının, korkularının ve hayal kırıklıklarının peşinde sürükleyici bir yolculuk. 
Sana Ait Bir Şey genç bir yazarın ilk romanı; yine de yılın ilerleyen günlerinde yayımlanan hiçbir şey onu kolay kolay geride bırakamadı. Greenwell’in başarısına imrenecekler, sadece ilk romanlarını yayımlayanlar değil. 
James Wood, The New Yorker 
 
“Greenwell, James Baldwin ve Alan Hollinghurst’ün yanı sıra Virginia Woolf ve W G Sebald gibi isimlerle kıyaslanmayı sonuna kadar hak ediyor. Büyüleyici... Okurken tüylerim diken diken oldu.” - Evening Standard 
 
Vurucu Cümle: Kendi benliğine ait ne kadar çok şeyi bilmediğini, bir başka insanın varlığıyla yüzleştiğinde fark edersin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8849d0c-8ecb-4dd4-9f81-07f05774ddc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehir</image:title>
            <image:caption>Gecenin birinde yine nehre doğru yürüyordum ve yalnız olduğuma emindim. İçimden gelen sızıyla şarkılar söylüyor dile getiremediği duygu ve özlemleri daha taşa ve yıldızlara anlatmaya çalışıyordum. Birden ay ışığından beliren bir gölge gördüm önümde ve korkuya kapılıp taş kesildim olduğum yerde. On beş saniye kadar nefesimi tuttum ve korkunun zirvesini yaşadım. Benim burada olduğunu kim bilebilirdi? Gecenin bu saati kara tadın üzerinde yürüyen bir karınca gibi süzülmüş gelmiştim buraya. Kafamı arkaya çevirip baktığımda onu görünce hem çok şaşırdım hem de çok korktum. İlk anda ne diyeceğimi kestiremedim ve derin bir nefes almanın daha iyi bir fikir olduğunu düşündüm. Bu karanlıkta yüzümü nasıl gördü bilmiyorum ama korktuğumu anlamış olmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7714e8b-6dd6-4dcc-a40e-828d542a8319.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda Kadere Yenik Düştü</image:title>
            <image:caption>Sevgisiz hayat düşünülemez… 
Kimi için, için sever; Aşk tek taraflı platonik olur, acı verir. Kimileri karşılıklı sevdiklerini, sevildiklerini düşünürler ama şımarırlar, ayrılırlar. Kimileri ise gerçekten sever, sevilir ama onların da aralarına birileri girer, birleşemezler. Onun için bazı şeyleri zamanımı diye düşünmeden yaşamak lazım. Güzel hislerin kıymetini bilmek lazım. Yarın ne olacağını bilemeyiz. 
Unutmayın!!!!!!! 
Hayat çok kısa. 
Sevgilerimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfec1cbb-5b73-45d6-9aeb-31262145332f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Güzel Oluyor Bazen</image:title>
            <image:caption>KARARSIZIM BU GÜNLERDE 
Öyle bir yerdeyim ki 
Uçsam bir türlü, uçmasam bir türlü 
İkilem peşimi bırakmıyor 
Düşsem bir türlü, düşmesem bir türlü 
Yol ayırımına geldim 
Sağa gitsem bir türlü, sola gitsem bir türlü 
Yıllar sonra aşka düştüm 
Sevsem bir türlü, sevmesem bir türlü 
Huzurum kalmadı bu dünyada 
Ölsem bir türlü, yaşasam bir türlü 
 Sevgilerimle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08c302ce-f125-4e27-9b63-4e87ff37bf67.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>“Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. 
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.” 

Mustafa Kemal Atatürk 
 
Nutuk, sadece bir tarih kitabı değil, aynı zamanda bir ilham kaynağıdır. Atatürk’ün vizyonu ve liderliği bize cesaret verir. Türkiye’nin geçmişten aldığı güçle geleceğe dair bir inancı pekiştirir. Bu kitap, gelecek nesillere Türk milletinin mücadele azmini, iradesini ve kararlılığını anlatırken, aynı zamanda onlara Cumhuriyet’in değerleri ile önemini de hatırlatmayı amaçlar.
Bu özel uyarlamada, Nutuk’un karmaşık konularını ve olaylarını gençler için daha kolay anlaşılır hale getirmek için çaba gösterdik. Atatürk’ün anlattığı kahramanlık hikâyelerini ve Cumhuriyet’in kuruluşunun zorluklarını sizlere aktarmaya çalıştık.
Umarız bu kitap, Atatürk’ün bakış açısını anlamanıza ve Cumhuriyet’in temellerini kavramanıza yardımcı olur. Gençler İçin Nutuk, Türk milletinin tarihini anlamak ve Cumhuriyet&apos;in önemini kavramak isteyen tüm çocuklar için bir başlangıç noktası olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a5f88f1-188e-463a-b4d2-ec7c98109a7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Gücü</image:title>
            <image:caption>MUSTAFA KEMAL’İN SÜVARİSİ 
Kara gecenin içinden
Yıldızlar düşmüş gözüne
Bir süvari dörtnala gidiyordu
Uzak cephelerdeki çığlık sesine 
Mustafa Kemal’in al kalpaklı süvarisi
Şafağın göğsüne taktı süngüsünü
Kızıl ufukta uyandırdı Güneş’i
Kurtuluş ışıltıları sardı dört yanı 
Samsun önlerinden şaha kalktı
İlk adımdan Amasya’dan Erzurum’a uçtu
Rüzgâr kanatlı yeleleri Sivas’a düştü
Ayak sesleri Ankara’dan duyuldu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a884c37-68e1-48e7-8177-1e0642661426.jpg</image:loc>
            <image:title>Nar</image:title>
            <image:caption>Bir kadın, üç adam, bir ölüm… 
Torosların eteğinden Akdeniz’e uzanan bir yolculuk… 
Sevgisiz bir kalbin 
Genç, yalnız bir kadının 
Acılı bir annenin mahzun hikayesi… 
Kaderi değiştirmek mümkün mü? Gitmek mi daha kolay yoksa kalmak mı? 
Peki ya AŞK? Uğruna atılan her adım, çıkılan her yol mübah mı? 
                                                                                                                          Özlem ÖZBAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81a88cf-fdba-4632-8735-0fc13657710d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattan Kısa Notlar (1)</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen bir yağmur damlası, bazen bir dolu, bazen bir kar, bazen de bir buz gibi anılar bırakır hayatımıza! Dört mevsimi yaşarız sevinciyle, hüznüyle, güneşiyle, bulutuyla, yağmuruyla! Sıcaklarında yanar, soğuklarında üşür, fırtınalarında savaşır, esintilerinde kaybolur içimizi güzel duygular kaplar. 
Geleceği süsleyen hayallerle yaşadığımız hayatın gerçeklerinde sıkışan bizler, kimi zaman her şey elimizde, kimi zaman her şey bir nasip diye yaşarız hayatı! 
Sonuçta geçmişten anılar birikmiştir. Kimi insana ders kalır, kimi acılar bırakır. İnsan aklı geçmişten ders alarak geleceğe doğru yürürse geleceğini güzelleştirir. Ancak bazen akıl geçmişe köle kalır. Ne kadar savaşsa da geçmişine karşı özgür olamaz. Geçmişine köle kalan akıllar, geleceğine aydınlık getiremez.  
Bir gün “Tecrübe nedir?” diye sordular: “Hayatta yediğim kazıkların toplamıdır.” dedim. Güldüler… Ardından ekledim: “Niye gülüyorsunuz? Tecrübelerim diye geçmişten gelen güzel anıları anlatan gördünüz mü?” 
Önemli olan nedir? 
Önemli olan kendimizle bütünleşmektir. Fiziğimizle, aklımızla, irademizle, kültürümüzle, inancımızla, yaşamımızla ve geçmişten kalan anılarımızla bütünleşmek. Bunu başardığımızda kendimizle barışık yaşarız. Aklımızdan çıkmaması gereken şey: Gülerken, ağlarken, acı çekerken, umutsuz kalırken, umutlarla geleceğe bakarken, başarılıyken başarısızken her zaman biziz. Bir başkası değil. Bizi ben kabul ettiğimizde bilgilerimiz artar. Bilgilerin hepsinin doğru olması şart değildir. Doğru yanlış bütün bilgiler bizi olgunlaştıran bir serüvendir. Bilinç dediğimiz şey: Bilgilerimizle iyi, doğru, gerçek bir insan olabilmektir.  
Elinizdeki kitapta hayatınızdan bazı anılar bulacaksınız. Kitap kendinizle bütünleştiği zaman güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed65838-f80e-4ff3-83c3-02169838bd48.jpg</image:loc>
            <image:title>Noyanlar Anadolu&apos;da</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Baycu Noyan yüreklere korku saldığından emin bir şekilde ağır ağır şehre doğru ilerliyordu. Kış mevsiminin yaklaşmakta olduğunun farkındaydı ve aklından olası tüm seçenekleri geçiriyordu. Önceliği muhasarayı uzatmadan şehri teslim alıp yağmalamaktı ama işler terse giderse de artık açık bir kapı haline gelen bu topraklarda askerini zor durumda bırakmak niyetinde değildi.&apos;&apos; 
Okurların Selçuklular Döneminde Moğolların Anadolu vilayetlerinde gerçekleştirdikleri istilayı  konu edinen bu romanımı heyecan duyarak ve soluksuz bir şekilde okuyacaklarını ümit ediyorum. Selam ve saygı ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac1e0785-14c8-4e9e-9478-c9d2b5e02c45.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeref Yaylasında Bir Gül Kanıyor</image:title>
            <image:caption>Allah’ın selamı üzerinize olsun. 
Ey abı hayat suyundan içen al mermer taşların üzerine oturan güzel kız. 
Masmavi gökyüzü yorgun toprak bitkin sen ise matemli ve kırgın 
Berrak pınarlar sessiz kanlı gözyaşı döküyor 
Sevdalar ihanet üzerine kurulmuş kalemler hayâsız aşk kokuyor. 
EY matem yüklü kervan aşkın dramını yazan mor salkımlı dağların küheylanları sevda sesiyle inleyen sazım. Türküler çınlayan berrak sular, eski sevdalar nerde kaldı yegâne yolar güzergâh değiştirdi. Aşk günü birlik heves oldu. Güller tükendi ala rengin çiçekler soldu ey deli divane ay sultan. 
Sen benim Cilvelim, nazlım Zühre renklimsin 
Kalbimin hırsızı kınalı keklik misali güvercin heybetli bakışlım 
Nazeninim Nazlım, hoş sözlüm gerdan güzeli al benekli inci dişlim gözistan ırmağında beslenen sunam 
Reyhan kokulu topraklar ne ki yanında sen benim kalbimin yegâne sahibi pamuk yüzlü ırmak gözlüm güneş gibi parlak ay gibi geceyi aydınlatan varlığım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e67ddc-9979-4a35-b050-27530bb4cfcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikast Planı</image:title>
            <image:caption>NİKOLAY TURGENYEV : (Düşünceli hâli ve kısık sesiyle) Konu benim için o kadar kolay değil. Pavel ve Fyodor ikiniz de bekarsınız ana babanız hayatta değil. Kaybedecek tek şeyiniz atalarınızdan kalan toprak. Onu da ölü ya da diri kaybedecek gibisiniz. Bu yüzden bu eylem size kolay gelebilir. (Mihal’e dönerek) Mihail’e gelecek olursak onun da bağlı olduğu bir evi ve eşi yok, babasının işleri yolunda. Gençliğinin verdiği heyecanı da düşünecek olursak geride kimin kalıp kalmadığı çok da umrunda değil. Benimse bir evim, eşim, iki çocuğum bakmam gereken bir analığım var. Bunları düşünmek zorundayım. Kaybedecek bir şeyleri olmayanlar için ölmek sıradan bir eylemdir. (Yarım şarap şişesini alıp kafasına dikti.) 
MİHAİL : 
      (Nikolay’ın kafasına diktiği şarap şişesini elinden aldı.) Korkakların içmeye hakkı yok, sen onurunu kaybetmişsin. (Nikolay’ın elinden aldığı şarap şişesini kafasına dikti.) 
NİKOLAY TURGENYEV : 
     Onur senin için ne anlama geliyor? 
MİHAİL : 
     İnsanın yaşaması için sahip olduğu şeydir onur. (Nikolay  TURGENYEV’E sert sert bakmaya devam ediyordu.) 
NİKOLAY TURGENYEV : 
      Yine gençliğin cahilce sözleri. Geride bıraktıklarını düşünmeyen biri nasıl onurlu ölmüş olur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0b8fe9-6f12-4b1e-a831-84b087a57980.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşparçaları Narı Firak</image:title>
            <image:caption>Bilinmezlikteydim 
Sen bana gelmeden 
Kaybolmuştum ıssız karanlıklarda 
Sen gelince buldum yolumu 
Bir de sevdamı buldum 
Seni buldum ey yâr 
Seninle aydınlandı karanlığım 
Seninle bahara erdi dünyam Sen geldin güller açtı ey yâr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16b61e1b-7059-4532-805b-6ea28c6b8bee.jpg</image:loc>
            <image:title>Börü&apos;nün Uluyuşu : Turan</image:title>
            <image:caption>Buyruk aldık yüce başbuğdan 
Demir dağı deldik kırk yandan 
Akına çıktık Gökbörü ardından 
Sel olduk aktık tanrı dağından 
Kor olduk yaktık, acunu dört yandan 
Sevdalandık hedefe adı TURAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ee2063-8063-461b-abc3-32631d6ff8a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem Kendini Bilince</image:title>
            <image:caption>Mutlu olmak gayesi ile her istediğinizi elde etmek için, boşuna bu kadar kendinizi zorlamayın. İçerde kaybettiğinizi dışarda bulmanız mümkün değil. &quot;Sana, özünü hatırlatan içindeki güzellikleri gösteren bir ayna lazım.&quot; 
&quot;Vücudun senden izin almaksızın yaşlanır. Ruhun ise, sen izin vermedikçe yaşlanmaz.&quot; (Kızılderili atasözü)  Bu nedenle Eflatun; &quot;Kendini bilmek ruhunu bilmektir. &quot; Diye belirtmiştir. Negatif bir halet-i ruhiye ile pozitif bir hayat yaşanmaz. 
&quot;Kendini bilme yolculuğunda, biraz mesafe kat edip düşüncelerinizi düzene koyunca, hayatınız da düzene girecek.&quot; 
Mehmet TOY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2225be43-fb10-4645-9b32-e158b7ed7386.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Hayatım ve Kıyamet</image:title>
            <image:caption>Dünyanın sonunda birbirlerinde yeni başlangıçlar bulmayı 
başarabilecekler miydi? 
 
İklim krizi Dünya’nın sonunu getirmişti. 
 
İnsanlar dondurucu kapsüllere girmiş, şehirler boşaltılmış ve geriye sadece gezegeni insanların dönüşüne 
hazırlayan robotlar kalmıştı.  
 
Bir GençSentez olan Echo tamamen mekanik olan robotlardan değildi. Kalbi istikrarsız bir E-Mote çipi tarafından yönetilen bir yarı insandı. Sistemindeki bazı hatalar yüzünden hafızasını kaybetmişti ve koca dünyada neden robotlar dışında sadece kendisinin kaldığını bir türlü çözemiyordu. 
 
Yapayalnız geçirdiği yüz yılın ardından bir gece gökyüzünden bir uzay kapsülü düşecek ve içinden bir kız çıkacaktı. Dondurulanlardan olan Pandora neden diğer insanlardan önce fırlatıldığını çözmeyi ve onların nerede olduğunu bulmayı aklına koymuştu. 
 
Echo’yla Pandora öteki kapsülleri aramak için çıktıkları yolculukta çok 
önemli bir şey keşfedecekti: Kıyamette birbirlerinden başka umutları yoktu. 
 
“Bir kıyamet sonrası ortamında ancak bu kadar eğlenebilirsiniz!” 
–Brianna Bourne 
“Romantizm, mizah ve kara distopyanın mükemmel bir karışımı. 
Melissa Welliver çok eğlenceli, insanı düşünmeye zorlayan eşsiz bir iş 
ortaya koymuş.”  
–Amy McCaw</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bffe57e-2401-4f1e-abdc-f843a6d3496e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Kızı</image:title>
            <image:caption>Kiera Templeton nerede? Eski bir video kasete kaydedilmiş görüntünün içinde, ekrandaki karların arasında, o artık ailesinin değil, karların kızı...
 
Aaron ve Grace Templeton, 1998 yılının Şükran Günü Geçit Töreni’ni hayatları boyunca unutamayacaktı. O gün, kızları
Kiera onlardan alındı. Kalabalığın içinde kaybolup gitti. Ondan geriye yalnızca gökyüzüne süzülen beyaz bir balon kaldı: birkaç saniye önce Kiera’nın elinde tuttuğu beyaz bir balon.
 
 Bu işin peşini bırakmayacağına dair acılı aileye söz veren araştırmacı gazeteci Miren Triggs, yıllarını Kiera’nın bulunması için çalışarak geçirdi ancak sekiz yıl boyunca bir arpa boyu yol katedemediği için sonunda pes etti. Derken bir mucize oldu.
Ellerine bir video kaset ulaştı. Karlı görüntünün mümkün kıldığı kadarıyla kasettekileri izlediler. Ve işte Kiera karşılarında duruyordu. Bu yeni ipucu hem aileyi hem de Miren’i yeni bir yola sokacaktı. Ama yolun sonunun nereye çıkacağını hiçbiri bilmiyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a47a73e9-4fb7-431c-b446-37fdf2935b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanako ve Balinanın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki tüm canlılarla konuşabilen doğa âşığı küçük Hanako,
karaya vuran dev balina Riyuçi’ye yardım etmek istiyor.
Ama Riyuçi öyle kocaman ki onu denize geri taşımak neredeyse imkânsız.
Hanako’nun insanların yardımına, Riyuçi’nin de sesini şimdi çok uzaklarda
olan ailesine duyurmaya ihtiyacı var.
Hanako ve Balinanın Şarkısı, bizlere doğa sevgisinin değerini öğretirken,
canlıların birbirileriyle olan bağının ve yardımlaşmanın önemini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b62b44-6bba-4f57-8c4f-8991603fb33d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Bir Sosyolojiye Doğru</image:title>
            <image:caption>Gerçekten de özgürleştirici akıl kendi iddialarını meşrulaştırmak için sağduyunun ötesine geçmeli ve sağduyunun kendi doğruluğundan emin olmasını sağlayan gündelik varoluşu –mantıkdışı bir şekilde değil– soğukkanlılıkla sorgulamalıdır. Özgürleştirici akıl sağduyusal deneyimin insanlara hâlihazırda sunduğu bilgiyi sadece yeniden dile getirmeye çalışan – tutsaklığın bilimi ya da onun eleştirisi gibi– diğer teorilerle basitçe rekabet etmez. Özgürleştirici akıl sağduyusal deneyimin sunduğu bu bilginin geçerliliğini hiç tereddüt etmeden reddeder; bu bilgiyi inandırıcı olmayan, kısmî, tarihsel açıdan sınırlı bir bilgi olarak, kötürümleştirilmiş, sakatlanmış, köreltilmiş bir varoluşun yansıması olarak tasvir eder. O sağduyu ile değil, aksine sağduyunun temelini oluşturan –sosyal gerçeklik olarak adlandırılan– pratik *deneyim+ ile mücadele eder…. Sağduyu insanlardan özgürleştirici aklın kabul etmekte zorlandığı *toplumun+ ‘doğa yasaları’na inanmalarını istediğinde, bunun karşısında özgürleştirici akıl kendini sağduyusal olgu ve kanıt toplama yöntemini ve sağduyusal akıl yürütme mantığını yeniden gözden geçirmekle sınırlamaz. Özgürleştirici akıl, kaçınılmaz olarak, bu türden olguları ve kanıtları sağlayan ve sağduyusal akıl yürütmeyi teşvik eden ‘deneyimi’ hedef alır. O sözde ‘*toplumsal+ doğa’nın ‘doğallığını’ sorgular… Özetlemek gerekirse, özgürleştirici akıl sağduyu ile üç önemli cephede çatışır: (i) sağduyunun insanın doğası –ya da toplumsal doğa– olduğunu iddia ettiği şeyin ‘doğal olmadığını’ göstermeye çalışır; (ii) sağduyunun alternatif gerçeklikleri reddettiğini ortaya koyar ve onu mahkûm eder ve (iii) sağduyunun –insanın tarihsel çıkmazını sürdürerek– salt araçsal terimlerle ifade edilebilecek türde çok sayıda mini probleme dönüştürüp bölük pörçük hâle getirdiği varoluşsal meselelerin meşruiyetini yeniden tesis etmeye çalışır. Özgürleştirici akıl, bu üç konudaki görüş ayrılığından dolayı, Durksonscu sosyolojide yapılanın aksine, sağduyuyu –doğru veya yanlış bir şekilde– düzeltmekle ve sağduyuyla ilgili teorik olarak daha sofistike bir analiz geliştirmeye çalışmakla yetinemez…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84c36c3a-7080-4952-8a2f-d2efe54820bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dottie</image:title>
            <image:caption>Dottie, İngiltere’de yaşayan siyah bir kadının engelleri bir bir aşarak kendi yolunu çizmesinin romanı. Annesinin ölümünün ardından, daha on yedi yaşında olan Dottie, kardeşleri Sophie ve Hudson’ın sorumluluğunu yüklenmek zorunda kalır. Bir yandan Sophie’nin düzensiz hayatıyla, öte yandan Hudson’ın kapkaranlık bir suç dünyasına girmesiyle Dottie’nin dertleri katbekat artar, genç kadın kendi hayatını istediği gibi yaşayamaz olur. Bu sırada ırkçılığın yol açtığı şiddet tüm dünyada hızla artmaktadır ve Dottie bu keşmekeşin içinde kökenlerini, politikayı, insan ilişkilerini sorgulamaya başlar. 2021’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Abdulrazak Gurnah 1990’da yazdığı bu ilk romanıyla ne kadar büyük bir romancı olacağını gösteriyor. “Gurnah aile ilişkilerini mükemmel bir kavrayışla, içgörüyle anlatıyor ve tarihin katmanlarını zarafetle, içtenlikle açıyor.” The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc88bde-66e0-425b-bc12-2ffe278612ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Turuncunun Kıvamı</image:title>
            <image:caption>“Dünya mı kımıldadı o sıra, güneş mi, ağacın çekim gücü mü, bilemedi, ince bir güneş huzmesi vurdu katılaşmış bal damlasının üzerine, yandaki ağaçların dallarından sıyrılıp geldi, tozlarıyla geldi, yeşilleriyle geldi, mavileriyle, sarı daha mı sarı oldu o zaman, kıvamlı sarı, bal sarı, güneşle doldu turuncu sarı, güneşle, gökle, yerle.” Behçet Çelik, şehirdeki bir kadının hikâyesini takip ediyor. Sözünü sakınmayan, zorunluluklarla kavgalı, yalnızlığıyla barışık, belirsizliklerden ürkmeyip güç devşiren, durup kalmayı değil hareket etmeyi şiar edinmiş bu kadın bir adamla tanışıyor. Kitaplardan ve şiirden konuştuklarında kendisine hem yakın hem sinir bozucu gelen bu adamla karşılaşmak, kadını çocukluğundan ve gençliğinden unutamadığı üç sihirli ânın bir benzerine mi götürecek ya da bu yol nereye varacak? Turuncunun Kıvamı, dili, akışı ve ritmiyle anlatının kendisinin başlı başına bir karakter gibi ön planda olduğu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f2904e-524a-43e5-b415-9a58bfe5c327.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamana Açılan Kapı</image:title>
            <image:caption>Doğaya, tarihe ve çevreye meraklı genç Kerim, Hasankeyf’te görevli dayısını ziyareti sırasında dünyayı değiştirecek bir keşfe imza atar: Binlerce yıl öncesine açılan bir zaman kapısı…
Kapının ardındaki gizemler insanlık tarihine ışık mı tutacak, yoksa beklenmedik olaylara mı yol açacak?
Bilgin Adalı’nın usta kaleminden geçmişe ve tarihe saygının önemini vurgulayan, ders niteliğinde bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb8a130b-0a5a-4595-955f-ddbeb63551f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>“Cumhuriyetçilik idealleri aslında sağın kültürel modellerine bir alternatif oluşturmaktadır. Sağ siyasal hareketler ve partiler özgürlük fikrini bireysel eylemin önünde engellerin bulunmaması olarak ele alırken, cumhuriyetçilik taraftarları gerçek siyasal özgürlüğün, tahakküm biçimlerinden özgürleşme, ya da başka bir deyişle, diğer bireylerin keyfî iradelerine bağımlılıktan özgürleşme olduğunu savunurlar. Sağ, yasaları özgürlüğe yönelik bir kısıtlama olarak algılar; cumhuriyetçilik ise yasaları özgürlüğün en zorunlu temeli olarak algılar.” Cumhuriyetçi düşünce, otoriter yönetimlerin ve liderlerin “alıcı bulduğu” bugünün toplumlarında muhalefetin gündemine gitgide daha çok giriyor. Kamusal alan, yurttaşlık erdemi ve yurtseverlik, muhalifler açısından yeniden dönüp bakılması gereken referanslar olarak öne çıkıyor. Cumhuriyet Düşüncesi, Maurizio Viroli ve Norberto Bobbio’nun 21. yüzyılın toplum hayatı ve politik sorunlarıyla bağ kurulup okunabilecek, eşine az rastlanan olgunlukta bir entelektüel diyalog. Aynı zamanda, aktüalitenin hızıyla yolunu yönünü kaybedenlere bir soluklanma, durup yeniden düşünme, etik ve politik sorunların köklerini keşfetme çağrısı. Cumhuriyetçi geleneğin temel varsayım¬larını ve önerilerini cumhuriyetçilik, yurtseverlik, yurttaşlık erdemi, haklar, ödevler, din, Tanrı, demagoglar, siyasi partiler etrafında gezinerek gündemleştiren canlı ve dinamik bir tartışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2943bbfb-a877-4d50-a882-c219b033597d.jpg</image:loc>
            <image:title>Unufak</image:title>
            <image:caption>“Evimiz orada, o kavaklı şehirdeydi, sonra İstanbul’a geldik, çünkü başka İstanbul yoktu. İstanbul yuvamız oldu ama aslında hep yuvasızdık. Sirkeci’deki iş hanının tepesinde iki göz odamız oldu, kuş yuvası gibi ama insan yuvası olacak yer değil. Dört çocuklu bir aile için hiç değil. Taşı toprağı altın diye İstanbul’a çalışmaya, yeni bir hayat kurmaya gelenlerden farklıydı halimiz. Bizim dönecek yerimiz yoktu, biletimiz tek yöndü.”
Rober Koptaş, 20. yüzyılın büyük olaylarının gölgesinde bir ailenin dünyasını anlatıyor. Anadolu’daki meçhul bir şehirde başlayıp İstanbul’a varan hikâyede, zamanın durmadan dönen çarkları arasında öğütülen insancıkları izliyoruz. Onların her biri, önceki kuşaklardan miras yükleri ardında bırakmak, alınlarına yazılı kaderden kaçmak için çabalıyor. Peki bunu başarabilecekler mi?
Kabuk bağlamış sırlar, anlatılanlar ve anlatılmayanlar, insanı gölgesi gibi takip eden sızılar... Unufak, sadece bir ailenin değil, insana dair tüm duyguların da hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e3fcaf-e43a-40a8-81b2-06bb59d6fdc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Gezegeni Barbarları 2: Barbar Uzaylı</image:title>
            <image:caption>MİLYONLARCA HAYRANA ULAŞAN ROMANTİK BİLİMKURGU SERİSİ İKİNCİ KİTABI İLE OKUYUCUYLA BULUŞUYOR! 
 
BARBAR UZAYLI ekstra bölümler ve özel bir sonsöz ile! 
 
Liz Cramer, sıkışıp kaldığı buz gezegeninden bir çıkış yolu bulacağına yemin ederken kendini onu rahat bırakmayan, asık suratlı ve inatçı uzaylı Raahosh ile baş başa bulur... 
 
“On iki insan, buzdan bir gezegende mahsur kalmıştık. Hayatta kalmak için bedenlerimizi yeniden yapılandırmak isteyen bir ortakyaşarla paylaşmak zorundaydık. Ben ona kene demeyi seviyorum. Ve benim kenem tam bir pislik, çünkü grubun en büyük, en asabi uzaylısının eşi olduğumu düşünüyor.” 

Barbar Uzaylı, Buz Gezegeni Barbarlarının devamı ama her ikisini de okumanıza gerek yok,
tabii okursanız hikâye daha zengin olacak! 

“Raahosh ve Liz’in alev alan bir kimyası var hem de birbirlerinin güçlü yönlerine saygı duymayı öğreniyorlar. Liz çok çekici bir karakter: duyarlı, cesur ve inatçı. Kendisi olduğu için sevilmek isteyen suskun Raahosh’a mükemmel uyum sağlıyor... Seksi ve hızlı tempolu eşsiz bir uzaylı romantizmi.” 
Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f597228-6611-4e02-a4ba-5c8b102e2a54.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya&apos;nın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Benim adım Maya Vidal, on dokuz yaşındayım, cinsiyetim kız, bekârım, sevgilim yok, ama fırsat çıkmadığından, yoksa kılı kırk yardığımdan değil, California’da Berkeley’de doğdum, Amerikan pasaportum var, şu anda geçici olarak dünyanın güneyindeki bir adada sığınmacıyım. Bana Maya adını koymuşlar çünkü Hindistan Neneme pek çekici gelir, annemle babamın da, önlerinde düşünecek dokuz ayları olmasına karşın, akıllarına başka bir isim gelmemiş. Hindu dilinde maya “büyü, hayal, düş” anlamlarına geliyormuş. Benim kişiliğimle hiç ilgisi olmayan şeyler. Atilla olsaydı daha uygun olurdu, çünkü ayağımı bastığım yerde ot bitmez. Isabel Allende, California’dan Las Vegas’a, oradan Şili’deki Chiloé Adası’na kadar uzanan bir macera anlatıyor Maya’nın Günlüğü’nde. Geçmişle şimdinin, yaşamla ölümün, ümitle ümitsizliğin kucaklaştığı bu büyülü macera, Allende’nin ışıklı, rüzgârlı anlatımıyla hayat buluyor. Modern bir genç kızın sıra dışı şartlar altında olgunlaşmasının öyküsü, Maya’nın tutku ve ıstırap dolu anılarında adım adım gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c89456-9337-44f4-b650-5719b010649d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Şark-Garp ve Amerikan Tesirleri I</image:title>
            <image:caption>“Bugünkü insaniyetin en büyük meselesi şudur: Sağ veya sol herhangi ‘birörneklik’ salgınına karşı, bütün dünyayı hâkimiyeti altına almak isteyen zihniyete karşı mücadele etmek. Çünkü böyle bir zihniyet nerede olursa olsun mekanik vasıtalarla insanları birer ‘robot’ şekline çevirebilecek, bütün manevi kıymetleri ortadan kaldırmaya çalışacak, yani her fert, yaşayabilmek için tek bir teşkilatın veya ilahî mevki verilen bir diktatörün emirlerini körü körüne ifa etmek mecburiyeti tehlikesine maruz kalacaktır.”
Halide Edib Adıvar’ın bu kitabını, yaklaşık altmış yıl aradan sonra yeniden yayımlıyoruz. Yazarın kendisi tarafından derlenen İngilizcede çıkan Turkey Faces West (1930) ve Conflict of East and West in Turkey (1935) kitaplarının bir bileşkesi Türkiye’de Şark-Garp ve Amerikan Tesirleri (1955). Adıvar, bugün de öncelikli tartışma konuları olmaya devam eden sağ-sol, Doğu-Batı, Müslümanlık-Hıristiyanlık gibi sorunlara özgün yorumlar getiriyor ve Türkiye’nin politik konumu/konumları üzerinde duruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0da254-e08a-4b62-81ad-87fafd83c477.jpg</image:loc>
            <image:title>Franco</image:title>
            <image:caption>“Franco, faşist damgasını taşıyan diktatörler arasında [faşizmlerin] çöküşünden yara almadan kurtulan ve pek çok kişi tarafından ‘Batı‘nın muhafızı‘ olarak hatırlanan tek kişiydi.“ CARLOS COLLADO SEIDEL “Flütü andıran tiz sesi” ile hiç de karizmatik görünmeyen, taşralı, kompleksli bir subay, nasıl oldu da İspanya’yı 36 yıl boyunca diktatör olarak yönetebildi? Hatta, bir rejime ve ideolojik “sisteme”, Frankizme adını verebildi? Carlos Collado Seidel, ayrıntılı çalışmasında, Francisco Franco Bahamonde’nin, yani General Franco’nun hayatını, askerî ve siyasi eylemlerini, fikriyatını, zihniyet dünyasını ve özel hayatını anlatıyor. Franco biyografisi, modern İspanya’nın tarihidir ve İspanya İç Savaşı’nın da tarihidir. Franco’nun biçimlenmesinde büyük etkisi olan Fas’taki sömürgeci gayri nizami “kirli” savaşın, İspanya İç Savaşı’nı nasıl doğrudan doğruya etkilediğini görürüz. Frankizm, “klasik” faşizmlerden daha uzun ömürlü olmuş bir tür faşizmdi. Franco’nun faşizmi, korporatist Falanjist ideoloji ile dinî (Katolik) unsurları eklektik biçimde bir araya getirmişti. Franco’nun Soğuk Savaş döneminde İspanya’ya dünya siyasetinin kuytusunda nasıl bir yer açtığını, “Mason-Yahudi komplosu” takıntısıyla nasıl kapitalizmi “kontrol altında” tutmaya çalıştığının yanı sıra, İspanya&apos;nın Frankizmden çıkış hikâyesini ve bu ağır geçmişle hesaplaşma deneyimini de görüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce1d190-a0fe-430d-8d77-9d874b5a8c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora’nın Kutusu</image:title>
            <image:caption>Yunan mitlerindeki Pandora’nın kutusunu biliyorsun, değil mi? Hikâyeye göre asla açılmaması gereken bu kutu açıldığı anda hastalık, hüzün, haset, açgözlülük, şüphe, sinsilik, açlık ve nefret gibi her türden illet böcek gibi etrafa saçılır ve göğü kaplayarak kol gezmeye başlar. Ondan sonra, insanlar ebedî kötülüğün kucağında can çekişmeye başlar. Fakat kutunun bir köşesinde kalan ve ışıl ışıl parlayan küçük taşta, belli belirsiz “umut” sözcüğü yazmaktadır.
Zatürre olduğu için lise sınavını kaçıran ve eğitimine devam edemeyen bir genç, ülkesinin içinde bulunduğu seferberlik döneminde hastalığını gizleyerek evlerinin arkasındaki tarlada, yiyecek üretimine yardımcı olmak için var gücüyle çalışır. Bir gün, elim bir olaydan sonra savaşın kaybedildiği haberini aldığında göklerden gelen o sese yakarır, hüngür hüngür ağlar ve af diler. Artık ülkesi için değil, kendi vücudunu iyileştirmek için uğraşacaktır.
Asıl adı Koşiba Risuke olan gencin zatürre tedavisi için bir sanatoryuma yattıktan sonra arkadaşına yazdığı mektuplardan oluşan bu kitap, 1943’te yazıldığı halde savaş zamanı sansüründen dolayı yayımlanamamış, ancak yazarın savaş sonrası yaptığı değişikliklerle Pandora’nın Kutusu adını alarak 1945 sonbaharında Kahoku Şinpou gazetesinde tefrika edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6839a13-d084-453c-a622-b5bfea073903.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Guatemala, 1954. Eisenhower hükümeti, ABD’nin çıkarlarına ters düşen Başkan Jacobo Árbenz’i Sovyetler Birliği için çalıştığı yalanıyla itibarsızlaştırır. Ardından bizzat CIA’in örgütleyip başına Albay Carlos Castillo Armas’ı geçirdiği bir askerî darbe tertipler. Bu durum, zaman içinde bütün Latin Amerika’yı, ama özellikle de Orta Amerika’yı bir kan gölüne dönüştürecek olaylar dizisini tetikleyecektir.
Zor Zamanlar, Soğuk Savaş yıllarında bütün dünyayı kasıp kavuran uluslararası komplolar ve çıkar çatışmalarından nasibine düşeni fazlasıyla alan küçük Orta Amerika ülkesi Guatemala’nın tarihindeki en acılı dönemin öyküsü. Nobel Ödüllü yazar Mario Vargas Llosa’nın dehası yine tarihsel gerçekleri kurgu kahramanlarla ustaca harmanlamakla kalmıyor, Teke Şenliği’ndeki kötülük timsallerini de bir kez daha karşımıza çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dffb299-bb1e-4b10-99af-3224471d0015.jpg</image:loc>
            <image:title>Flu’es</image:title>
            <image:caption>“küçük İskender flu’es’da, içinde yaşadığı topluma alışılmışın, öğretilmişin dışında başka türlü bakıyor, kendince yeni bir dünya kurmak istiyor. Öfkesini, engellenen arzularını, saldırgan, kışkırtıcı, alaycı, radikal bir ‘zilletli dil’le metinleştiriyor. Son yıllarda evlerden sokaklara, günlük yaşamdan siyasetin en üst basamaklarına, medyaya toplumun tüm katmanlarında davranışsal ve dilsel şiddetin görülmemiş bir biçimde arttığı yakıcı bir gerçek. İskender, hem gündelik yaşamında hem de yazınsal metinlerinde iktidarın, egemen kültür ve sanatın baskıcı söylemine karşı başkaldırıyı bir yaşam biçimi olarak benimsemiştir…”
Gonca Özmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61f149f-903a-4dde-bd24-508fb167255f.jpg</image:loc>
            <image:title>Papağana Silah Çekme!</image:title>
            <image:caption>“İlk baskısı 1998’de yapılan Papağana Silah Çekme!, küçük İskender’in sekizinci şiir kitabı. Şair, bu kitapta 1987 ile 1997 yılları arasında yazdığı 80’den fazla şiiri, ‘tehlikeli oynaşma’, ‘gelecek salı sonbahar’, ‘kaknus’ ve ‘18 numaralı kayıp valiz’ başlıklı dört bölümde toplamıştır. Burada yine delişmen, sorgulayıcı, şaşırtıcı, kıvrak, pıtraklı, akortsuz, diri şiirlerle karşılıyor bizi. Okurunu da değiştiren, dönüştüren şiirler bunlar. Yine aşkın, pervasız, arzulu, kışkırtıcı, atak, oyunbozan bir şairleyiz. İskender, bu kapsamlı kitabıyla şiirinin gezindiği alanları, kurcaladığı meseleleri, çomak soktuğu arı kovanlarını iyiden çeşitlendiriyor. Özellikle ‘çin lokantası’, ‘porsche’, ‘tam macera aşk maskları’, ‘şeyh zenne’, ‘paris’, ‘bakir’, ‘jiujitsu ekselansları’, ‘kötü çocuklar ölmeyecekler’, ‘orain istambol’, ‘isabel, senden bunu beklemezdik’ adlı şiirler unutulmaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674cad57-2dfe-49fc-8181-8abc8f0f03fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehrin Gölgeleri</image:title>
            <image:caption>Ölü şehrimin insanları, ölü şairler gibidir 
Çünkü şairler gibi şehirlerin de ülkede 
Öldükten sonra değeri bilinir; köşedeki mobilyacı 
Alt kattaki musluk tamircisi, yan sokakta 
Yorgancı, ancak öldükten sonra benimsenir. 
Çünkü ölü şairler bu ülkede, anca öğrenilir 
Çünkü ölü şehirler bu ülkede, ölü şairlerle 
Dalında kuruyarak olgunlaşan kiraz, erik, elma gibidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2173b94b-7417-4d46-8483-f15d34ba9ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Heykelini Yontan Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Nietzsche’nin “Bir kafa ne denli doğruya dayanabilir, ne denli doğruyu göze alabilir?” sorusuna cevap gibidir Leylâ Erbil’in yazın dünyası. Leylâ Erbil’de kendini betimlemenin, kendine bakmanın, eleştirmenin, itirafın hermeneutik rolüyle kendi kendinin yorumbilimcisi olmanın, daima yüzleşmenin ve parrhêsiastês olarak yaşamanın yüceliğiyle kurulu bir hayatın yazısı okunur. Leylâ Erbil, bireysel anlamda adalet sağlamanın yolunu, kendiliği üzerine düşünerek oluşturur ve yazısını bu yolda kurgular. Gerektiği anda konuşmanın erdemli yaşamakla, haysiyetle sarılı bir söylem biçimi olduğunun farkındadır. 
 
Leylâ Erbil, tıpkı kaleme aldığı kadın-yazarlar gibi kendiliğini inşa etmek için çabalamış, varlığı ile hayata karşı direnmiş bir yazar. Burcu Şahin de Kendi Heykelini Yontan Kadınlar’da Leylâ Erbil’in romanlarını “kendilik bilinci” açısından inceliyor ve satırlar arasında hem yazarın hem de yarattığı kadın karakterlerin verdiği mücadelelerin izini sürüyor. 
Leylâ Erbil’le, Kalan romanını yazdığı dönem tesadüfen tanışan ve bu kısa görüşmenin etkisinden uzun süre çıkamayan, doktora tezi için buradan ilmekler yakalayan Burcu Şahin, aitsiz kimlikler etrafında bir tema örmeye başlar. Erbil’in karakterlerinin ve meydan okuma yöntemlerinin Foucault’dan yola çıkarak derin analizini yapar. Romanlardaki kendilik pratiklerini, öznellik, sorumluluk, erdem, hafıza ve kimlik gibi birçok farklı açıdan irdeler. 
Bu kapsamlı inceleme, edebiyat araştırmacıları kadar Leylâ Erbil okurları ve meraklıları için de bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c955f0a-9039-429c-a610-86ff6c35fa22.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçücük Söylüyorum</image:title>
            <image:caption>“Biz gücümüzü yalnızlığımıza borçluyuz.” 
Yer aldığı dergilerden ve seçkilerden tanıdığımız Meral Çiçeklidal, Küçücük Söylüyorum’da sert gerçekliği ve yumuşak dili dengeleyerek güçlü bir ilk öykü kitabına imza atıyor. Okuruna bir kaleydoskobun 
merceğinden gösterdiği çocukluk ve büyüme sancısı, yalnızlık çeşitleri, ölümler ve ayrılıklar, küçücük haykırılan acılar nesnelerle cisimleşiyor; kimi zaman bisküvili lokum, kimi zaman kıymalı yumurta, 
kimi zaman hacı dürbünü temsil ediyor umutlu bekleyişleri. 
Çocuklukta, ilkgençlikte, gençlikte ve yaşlılığa kadar birçok şeyle yoğrulur insan. Ben zamansız ölülerle yoğruldum. Tepeden tırnağa kimsesiz ölümler yükleniyor omzuma. Ben, işi olmayan, hızını sapıtan, durmadan akan, koşan, yorulan, can çekişen saniye çubuğuyum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/650f232f-ed04-4a4a-b612-14d0b6dc4d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi Puntila ve Uşağı Matti</image:title>
            <image:caption>Efendi Puntila ve Uşağı Matti, Bertolt Brecht’in 1940’ta yazdığı ve 1948’de Kurt Hirschfeld yönetiminde Zürih’te prömiyeri yapılan epik komedi oyunudur. Puntila, ayıkken kapitalist düzenin katı kurallarının etkisinde kalan zalim bir sömürücü, sarhoşkense insancıl yönleri su yüzüne çıkan hayırsever bir toprak ağasıdır. Puntila’nın ikilemleri etrafında şekillenen oyun, Puntila ile uşağı Matti’nin sürekli ikili bir biçim alan ilişkisini sosyoekonomik farklılıklar fonunda 
mizahi bir dille anlatıyor. Puntila, yaşadığı dilemmalar yüzünden ayıkken kızını zengin bir aristokratla, sarhoşken şoförü Matti’yle evlendirmek ister. Matti, patronunun değişken ruh haline bir anlam veremese de onunla dostluk kurmaya çalışarak Eva’ya yaklaşmanın yollarını arar. Puntila ile uşağı Matti arasındaki ikili ilişki, Charlie Chaplin’in Şehir Işıkları (1931) filmindeki “Tramp” ile “Milyoner” 
arasındaki ilişkiye benzemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6c0676b-abbc-4f1a-90ca-8c16459722b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncenin Uğursuz Kaderi</image:title>
            <image:caption>&quot;Edebiyatta 19. yüzyılın ‘hacimli’ romanlarının veya 20. yüzyıl başlarının modernist anlatılarının yerini bugün yüz küsur sayfalık ‘novella’ların almış olması yeni bir sanatsal üretim çağının habercisi değilse nedir?” Düşüncenin Uğursuz Kaderi’nde, Barış Özkul’un edebiyat ve sanat eserlerine toplumsal ideolojiler, kültürel ve siyasal zihniyetler penceresinden bakan yazıları bir araya geliyor. Dostoyevski’den George Orwell’a, Yahya Kemal’den Nurullah Ataç ve Kemal Tahir’e, Nuri Bilge Ceylan’dan Emin Alper’e birçok ismin eserleri üzerinden yola çıkan bu yazılar, sanatçıların dönemlerinin ruhu ve ideolojileriyle kurdukları ilişkileri, o ilişkilerin eserlerine ne derece yansıdığını, kültürel ve siyasal zihniyetlerin yaratıcı süreçleri ne derece beslediği ya da sekteye uğrattığını gösterirken, eser-sanatçı denklemi içerisinde eserin özerk konumunun önemini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88af2785-a76b-4826-acff-a8b99144c471.jpg</image:loc>
            <image:title>Lale Devri (1718-1730)</image:title>
            <image:caption>Lâle Devri… 
Bir çiçekle bahar olmaz ama tek çiçekle tarih yazılır. 
Bir taraftan aydınlık, bir taraftan karışık bir devir… 
II. Ahmed ile Nevşehirli Damat İbrahim liderliğinde bir çiçekleniş ve yaşama iştiyakı… 
Lâle şevkinin çevresinde estetik ve düşünsel kurgular… 
 
Osmanlı Devleti’nin, 
1718-1730 yılları arasındaki zevk ve siyaset iklimi… 
İsyanlar kadar şatafat, zihinsel atılımlar kadar hayatın her yanına yayılmış bir çağ yangını… Eğitimden yönetime, şiirden mimariye değin ilerlerken Avrupa’yı da beslemiş sıra dışı bir akım... 
 
Ahmed Refik’in deyimiyle Lâle Devri… 
Ruhu ve ayrıntıları kadar capcanlı tablolarıyla karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e70ba34d-1b1f-43f8-ad45-f57a8a182daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Heyulanın Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Gidip de dönememek dönüp de bulamamak var. Bir de heyula olmak... 
 
12 Eylül döneminde siyasi nedenlerle ülkesinden çıkıp “öteki dünyayı boylayan” kahramanımız, 90’ların başında sürgünden döndüğünde her şey değişmiştir. Gerek ülke gerekse aile içinde yaşanan büyük değişimlere hem çok içeriden hem de gayet yabancı bir pencereden bakar. Tarafsız gözlerle değişimi süzen heyula âdeta 360 derecelik bir bakış açısıyla önümüze bir Türkiye panoraması koyar. 
 
Yol, Yolcu ve Yolculuk başlıklarından ve bölüm aralarındaki dipnotlarla parantezlerden oluşan özgün kurgusu ve ironik diliyle Heyulanın Dönüşü, Yiğit Bener’in kaleminden çıkmış cesur bir eleştiri/özeleştiri romanı. 2012’de Orhan Kemal Roman Armağanı’nı alan yapıt; ötekiliğe, ideolojik kalıplara, siyasi simgelere, hayatın anlamına, üniformalara, dinlere ve dillere, yaşama ve ölüme dair bir manifesto. 
 
Yiğit Bener’se, ‘Heyulanın Dönüşü’nde, bugüne kadar hep gerçekçilikle, hatta çıplak gerçekçilikle yaklaşılmış ‘baskı dönemleri’ni ironik yaklaşımla değerlendirmiş. Sonuç enikonu etkileyici: Bener, bugüne kadar hep belli süreçlerle değerlendirilmiş baskı dönemlerini bütün bir yaşayışımıza, toplumsal ve kişisel yaşayışlarımıza savurup, fırlatıp atıyor. Handiyse, hep baskı dönemleri! Başka bir şey yok! diyor romancı. Mutlaka okuyun… 
 
Selim İleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a23322-9bac-4cd8-9345-ac20fc74dbb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslatlar Fasarya</image:title>
            <image:caption>“Kendi kuyruğunu yiyen yılan yahut aksak bir ritmin içindeki es gibi koltukta oturup akan zamanın başkalarına ne denli iyi geldiğini izliyordum.” 
 
Aziz hayatının herhangi bir sabahına uyanır. Biriken borçları için kapısına yığılan mahkeme kâğıtlarının, özel bir dershanede ne için yaptığını bilmediği öğretmenliğin ve geçmişin bir görünüp bir kaybolan izlerinin içinden çıkamadığı sırada, arkadaşı İhsan’ın aracılığıyla daha iyi şartlarda ancak biraz farklı bir iş bulur. Beklenmedik yeni işine uyum sağlarken, hayatında dönüm noktası olacak bir yolculuğa adım atar. Bu yolculuğuna arkadaşlıklar, ilişkiler, imkânsız aşklar ve kutsal kitaplar dahil olur. Bir bankta oturduğunda, Kadıköy&apos;ün tanıdık sokaklarını yürüdüğünde ya da âşık olduğu kadınla yemek yediğinde, fonda şarkılar, kitaplar ve dizeler yankılanır. Geçmişle şimdi arasında dolaşan Aziz, madalyonun üçüncü yüzünde kendini arar. 
 
Sonat Yurtçu ilk romanı Vuslatlar Fasarya’da, içimizdeki çıkmazları ve hayatla tutuştuğumuz trajikomik kavgaları dinlemeyi sevdiğimiz şarkılar gibi anlatıyor. 
 
Karnım doydu, yüzüm güldü. Aklımda ne soru vardı ne sorun. Açmışım meğerse, bütün kötü düşünceler, eski gardırop ve mazinin göğsüme karabasan gibi oturması karnımın gurultusundanmış. Ama yine acıkacaktım, hiç geçmeyecekti bu özlem. Vuslatlardan bir şey olmazdı. Vuslatlar fasaryaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d8ef83-fccc-4c63-be63-fab7f5fa78d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Sular - Golem</image:title>
            <image:caption>Gustav Meyrink’in ünlü fantastik romanı Golem, Haham Löw’ün eski Prag efsanesini, onun kilden yarattığı yapay insanı konu alır. Yarı uyku halindeki anlatıcı, rüyasında Yahudi mahallesinin labirent gibi sokaklarında Golem’le karşılaştığını görür. Kasvetli ve şeytani ortama aşk, tutku, korku ve suçtan oluşan gergin bir atmosfer hâkimdir. 
Anlatıcı tekrar uyandığında, kâbusunda gördüğü şeylerin izleri peşini bırakmaz. Karabasanının fantastik dünyası gitgide gündelik hayatını ele geçirir. Kabala, Mısır gizemleri ve Hint teozofisine göndermeler de içeren Golem, 1967’de Jean Kerchbron ve 1980’de Piotr Szulkin yönetmenliğinde sinemaya da uyarlanmıştır. “Aşağı yukarı otuz üç yılda bir sokaklarımızda, pek sıradışı olmadığı gibi hiçbir açıklaması ya da gerekçesi de olmamasına rağmen korku salan bir olay tekrarlanıyor: Sakalsız, sarı benizli ve Moğollara özgü yüz hatlarına sahip tamamen yabancı biri, solmuş demode giysiler içinde, düzenli ve sanki her an öne doğru devrilecekmiş gibi kendine özgü bir biçimde sendeleyen bir yürüyüşle Altschul Sokağı yönünden gelerek tekrar tekrar Yahudi mahallesinden geçiyor ve aniden görünmez oluyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a42fa1c-3460-412a-a4e9-086ed9be3590.jpg</image:loc>
            <image:title>Gamlar</image:title>
            <image:caption>“Henüz bestelenmemiş müziği duymasını sağladığımı ve onu benim için besteleyeceğini 
söylüyordu.” 
 
Saygın bir viyolonist olan Jean St-Arnaud, öğretmenlik yapmak için yıllar sonra yeniden 
Montréal’e dönmüştür. Burada yıllar öncesinden tanıdığı Faustine Favrau ile karşılaşmasının 
ardından geçmişin hayaletleri peşine düşer. Jean iki kurşun yemiş, hayatının kalanında 
tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur. Zeki bir dedektif olan Maréchal, olayı aydınlatmak 
için yardımcısı Serge ile birlikte titiz bir soruşturma yürütecektir. 
 
Gamlar, notalarla örülmüş, ruhunun gıdası müzik olanlar için son derece doyurucu bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0ed38d-ca2e-46f7-a6d2-2dc319cada2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Büyük Düşünürler, Doğu ve Batı düşünce tarzlarının önemli temsilcilerinden oluşan ve önemli eserleri içeren bir kaynak kitap niteliğindedir. Sanattan mimariye, psikolojiden sosyolojiye, felsefeden psikoterapiye kadar birçok alanda, kendisini yaşama ışık tutmaya adayan kişilerin düşüncelerini ele alır ve okuyucuya farklı bir bakış açısı sunar.  Bu kitap farklı yıllarda yaşamış ve bulunduğu zamanda fark yaratmış büyük düşünürlerin en ilginç düşünce akımlarını ve felsefi yaklaşımlarını meraklılarıyla buluşturmayı hedeflemiştir. Freud’dan Lao Tzu’ya, St. Benedict’ten Coco Chanel’e kadar birçok isim yaptıklarıyla ve düşünceleriyle siz okuyuculara ilham olmak için bu kitapta toplandı. Günlük hayatı kolaylaştırıcı bir özellik taşıyan bu felsefi yolculuk, anlam arayışındaki pek çok kişiye önemli bir ilham kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09aad0d0-901a-4375-8f1e-9b44ef4726d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Face to Face Cards</image:title>
            <image:caption>2 Decks of Question and Sentence Completion Chat Cards Yüz yüze kartları İngilizce olarak... FACE to FACE Cards can be used at a range of events like seminars, workshops, orientations and coffee chats to: • Get to know one another • Developed self-awareness • Build empathy • Improve in group communication • Strengthen team spirit • Increase sharing through narration and listening • Facilitate joint discovery • Boost / generate positive emotions BOX CONTENTS 50 sentence completion (...) cards 50 question (?) cards HOW ARE FACE TO FACE CARDS USED? • FACE to FACE cards can be used in groups of 2 or more people. • Pick one card from each pile. • Complete the sentence in the “…” card. • Ask the question on the “?” card to the person on your right. • Spend around 30 seconds on every card. • Place used cards in a separate pile. • When all cards have been used, take turns expressing three traits about everyone else that you have observed.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760c5489-0bfa-4469-a64a-bdbd0fd4e31b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur Kralı</image:title>
            <image:caption>O, akla gelebilecek her yönden kendisine zıttı… ve karşısına çıkan en cezbedici kadındı. 
 
Onurlu. Kendine hâkim. Terbiyeli. 
Kai Young’ın hayatında kaosa yer yoktu. Mor saçları olan ve uygunsuz şakalar yapan Isabella ise adeta kaosun vücut bulmuş haliydi. 
Hem yaklaşan CEO seçimleri hem de elinden her an kayıp gidebilecek medya imparatorluğu söz konusuyken dikkatinin dağılmasını göze alamazdı. 
Isabella asla istememesi gereken her şeydi. Fakat Kai her bakış ve dokunuşla kurallarını çiğnemeye… onu hayatına almaya bir adım daha yaklaşıyordu. 
 
Cesur. Hayat dolu. Fevri. 
Isabella Valencia hayatı boyunca etkileyemediği bir erkekle karşılaşmamıştı... Ta ki Kai Young’la tanışana kadar. 
Genç kadın bunu düşünecek değildi. Eğlenmek için klasikleri Latinceye çeviren biri kesinlikle onun tipi olamazdı. Ayrıca bu adam çalıştığı seçkin kulübün bir üyesi olduğu için yasak bölge sayılırdı. 
Fakat Isabella, o soğuk maskenin altında tek bir dokunuşla onu eritebilecek bir adamın saklandığını inkâr edemezdi. 
Aksi için ne kadar çabalasalar da yasak arzularına kapılmaları zamanla kaçınılmaz oldu. Sonunda her şeyi kaybedecekleri anlamına gelse bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83dc72b9-72d1-4705-b1c5-767b0341f9c5.jpg</image:loc>
            <image:title>On Gece Düşleri</image:title>
            <image:caption>“Etrafımdaki eşyalar bir görünüyor bir kayboluyor. Ama odaya uğramayan tek şey yıllardır peşinden koştuğum, arayıp da bulmaya çalıştığım ancak bir türlü erişemediğim hiçlik.”
Japonya’nın en tanınmış ve en saygı duyulan yazarlarından biri olan, Üç Köşeli Dünya, Gönül ve Ardından gibi eserlerin yazarı Natsume Soseki’den gerçek hayat ile düş dünyasını harmanlayan sürrealist öyküler: On Gece Düşleri.
Ölüme hazırlanan bir samuray, hayaletlerle haşır neşir bir mezar kazıcısı, intikam arayan bir savaşçı, kendini tanrı sanan bir adam ve çok daha fazlası bilinçaltının derinliklerine yapılan bu kısa ziyarette kendine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e89e0e3-aac0-431a-8bed-184ce0b95e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Çene Kemiği</image:title>
            <image:caption>Gelecek vaat eden Latin Amerikalı yazarlar listesi Bogotá39’da ve Granta dergisinin İspanyolca yazan en başarılı 25 genç yazar listesinde yer alan Mónica Ojeda’nın tüm yeteneklerini sergilediği Çene Kemiği, çevrildiği dillerde de sansasyon yaratarak ABD’de 2022’de Ulusal Kitap Ödülü’nde en iyi çeviri yapıt adaylarından oldu. 
 
Ekvador’daki seçkin bir Opus Dei kolejinde okuyan Annelise ve Fernanda, terk edilmiş bir binada arkadaşlarıyla cesaret oyunları oynayıp uydurdukları bir Beyaz Tanrı’ya yönelik ritüeller geliştirerek günlerini geçirmektedir. Okula yeni gelen edebiyat öğretmeni Clara Hanım ise, travmalar ve kayıplarla dolu geçmişinin kaygılarıyla başa çıkmaya uğraşmaktadır. Tüm sınırları zorlayan genç kızlarla öğretmenleri arasında oluşan ürpertici ilişki üçgeni, muazzam bir beyaz korku ortaya çıkaracaktır. 
 
“Beyaz korku deneyimi, göz kamaştırıcı körlük deneyimidir – gölgelerde saklananlardan değil, parlak ve doygunluğu azaltılmış ışıkta ortaya çıkan ve bizi suskun bırakanlardan duyulan korku.” 
 
“Mónica Ojeda hem konularına hem de yazdığı türe yaklaşımında korkusuz. Korku ve tutkuyla çok az kişinin yapabileceği biçimde, ağzınızı açık bırakacak kadar uçlarda bir güzellikte uğraşıyor. (...) Beni korkutuyor ve beni büyülüyor ve bence bugün İspanyolca yazan en önemli yazarlardan biri.” —MARIANA ENRIQUEZ 
 
“Edgar Allan Poe birkaç sert kızla buluşuyor... Ojeda’nın mikroskobunun altında anne-kız ilişkileri, öğretmen-öğrenci dinamikleri ve fetiş tanrılarla birlikte ergenlikte cinselliğin ve gücün keşfedilmesinde yerini alıyor... Her iyi korku hikâyesi bir kurban gerektirir; Ojeda’nın canavarlarıyla kurbanları aynı yüzlere sahip.” —KIRKUS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33ab272-3804-474c-bd7d-6cd52010b5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bu Kitabı Boyarım! 3-4 Yaş</image:title>
            <image:caption>3-4 yaş çocuklar 
RENKLERLE KEŞFETSİN! 
 
-Minik parmaklara uygun görseller ve konular 
-Boyaması kolay, az detaylı ve kalın hatlı çizimler 
-Sevimli karakterlerle dolu eğlenceli sayfalar 
-Taze zihinleri dünyayla tanıştıran kavram, obje ve canlılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb435b4f-a327-4ecb-821e-5fb9a419f294.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bu Kitabı Boyarım! 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>4-5 yaş çocuklar 
RENKLERLE KEŞFETSİN! 
 
-Minik parmaklara uygun görseller ve konular 
-Boyaması kolay, az detaylı ve kalın hatlı çizimler 
-Sevimli karakterlerle dolu eğlenceli sayfalar 
-Taze zihinleri dünyayla tanıştıran kavram, obje ve canlılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8df34a2-56fd-472f-a778-465c0cab5703.jpg</image:loc>
            <image:title>Muz Radyoaktif Midir?</image:title>
            <image:caption>MUZ RADYOAKTİF MİDİR?
NEHİRLER NE ZAMAN TERSİNE AKAR? HAVLAYAN KUMSAL NEREDEDİR? UZAYDA SOLUCAN DELİĞİ VAR MI? 
İLGİNÇ BİLGİLERLE DOLU BU KİTAP, TUHAF, ŞAŞIRTICI VE KOMİK BİLİMSEL GERÇEKLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYOR. SIKI DURUN… OKUDUKLARINIZA İNANAMAYACAKSINIZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1543e56b-4062-4cb5-acee-906daf0de3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaokulumuz Resimli Sözlüğüm Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Ece’nin anaokulundaki ilk gününe eşlik etmek ister misin? 
Anaokuluna başlayacağı için biraz endişeli olan Ece, arkadaşı Emir ve öğretmeninin yardımıyla mutlu bir gün geçirdi. Oyun odasında istediği bir kostümü seçti, bahçedeki oyun parkında tırmandı, öğle yemeği yedi, çeşitli etkinliklere katıldı. Ve çabucak akşam oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2f4e5d-6232-4372-b050-85882d5a35c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Ada&apos;yı Kurtar!</image:title>
            <image:caption>Mert, kız kardeşi Ada’yla ilgileniyor. Ne sorun çıkabilir ki? 
KAHRAMAN OLMAYA HAZIR MISIN? 
Ada’yı kurtarmak için kitabı döndür, çevir ve salla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b092dac7-96b2-4b3a-85af-7444f91a4228.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpım Tablosu Alıştırma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitap, çocuğunuzun matematik becerilerinin gelişmesine yardımcı olma amacıyla hazırlanmıştır. 
Kitaptaki alıştırmalar, miniklerin çarpım tablosunu öğrenmesini ve pekiştirmesini desteklerken hızlarının ve özgüvenlerinin artmasını da sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e88e28-c6bb-49c0-be76-958636ffe213.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatilde Yapılabilecek 50 Etkinlik - Macera Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Dans edin, hayal kurun, keşfedin, fark edin! Dikkatle bakarsanız çevrenizde irili ufaklı ne çok güzellik bulunduğunu göreceksiniz. Bu kitabın son derece yaratıcı fikirler ve etkinliklerle dolu, bazıları da size ayrılmış sayfaları arasında dolaşırken tatiliniz unutulmaz bir maceraya dönüşecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8048a6be-37e9-4bae-a777-310c188beea5.jpg</image:loc>
            <image:title>İşsizler Okulu</image:title>
            <image:caption>Yakın bir gelecekte Almanya. Bir grup yolcu kendilerini bekleyen otobüse binerek işsizlere yönelik bir tür yatılı okul olan Sphericon’a doğru yola çıkar. Otobüs, Federal İstihdam Dairesi’nin logosunu taşımakta, logonun altındaki Almanya Hamlede! sloganı dikkat çekmektedir. 
Kampa varıldığında gruplara ayrılır ve koğuşlara dağılırlar. Alacakları eğitimin hedefi özgeçmiş yazımından, iş ilanı taramasına kadar iş başvurusu konusunda uzmanlaşmaları olsa da başlarına geleceklerden habersiz kursiyerleri, yenilikçi fakat bir o kadar da şaşırtıcı eğitim yöntemleri beklemektedir. 
Yalanın Erdemi ile okurların beğenisini kazanan Zelter, bu kez giderek büyüyen işsizlik sorununa bulunabilecek ürpertici çözümleri konu edinen olası bir “cesur yeni çalışma dünyası” hayal ediyor. 
“Huxley ve Orwell’de fütürist görünen unsurlar Zelter’de yerini bunaltıcı bir realizme bırakıyor.” 
                                                                                                                                           -Badische Zeitung 
“Hiciv, gerçeğin zıddı değil, onun abartılmış halidir ve Zelter bu konuda çok başarılı.” 
                                                                                                                                 -Stuttgarter Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29dce7ec-6cdc-4945-a180-558446c3e644.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzaffer</image:title>
            <image:caption>Muzaffer ve annesi İstanbul’un eski bir mahallesindeki mütevazı evlerinde, kimselere yük olmayan yaşayışlarını sessiz sedasız sürdürürler. Evin erkeği hastalanıp erkenden göçmüştür öteki dünyaya. Anne kızın bu yaygarasız, sade halleri yine de meraklı komşuların dilindedir. Günler böyle geçip giderken mahallede bir düğün gerçekleşir. Ve kendisi de evlilik hayalleri kuran bu genç kızın işlediği yastık, düğün davetlilerinden bir genç adamın dikkatini çeker. Üzerinde “Muzaffer” işli bu yastık nelere vesile olacaktır… Memduh Şevket’in sahici, içten üslubu hikâyeyi adeta yaşanır, tat alınır kılar. 
*Veysel Çavuş *Kivi *Sezâ’nın Kocası *Bir Genç Efendinin Defterinden *Pazarcılık *Bir Cinayet *Gurbet Ellerde *Sayı mı, Yazı mı? *Hâmid İçin Bir Yazı *Komiser *Taş Havan *İki Arkadaş *Yeni Vali *Ev Kurdular *Türk Dursun *İntikam *Muzafer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42e5857-59e5-40df-8927-b65559534f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adolf Hitler’i Öldürdüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ya kiralık katillik, doktorluk ve mühendislik gibi yasal bir iş olsaydı ? Ya bir bilim insanı, bu kiralık katillerden birini hayatının en önemli işine… zamanda geriye gidip Hitler’i güçlenmeden önce öldürmek için tutsaydı ? Peki, ya Hitler bu suikast girişiminden sağ kurtulup zaman makinesini çaldıktan sonra 21. Yüzyıl’a gelseydi… hem de katilini yetmiş yıl önceye hapsederek ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5e92ce-0645-4127-bcbe-3e6bd2bd1ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Halit Ziya Uşaklıgil’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ne kadar doğru olursa olsun, insan, sözün çelik bir şiş gibi saplananı değil, ipek gibi yumuşağını bekler. İnsanları kusurları ile beraber kabul etmek, onlardan çarpık bir hareket görünce yeteneklerini düşünerek hoşgörüde bulunmak bir ilimdir ki ona herkes sahip değildir. Yaşamanın ne demek olduğuna, onun getireceği acılarla vâkıf olacaksın. Eğer ceza tertip etmek, bir adalet vazifesi değilse susmak, insanın kendisine karşı bir zarafet vazifesidir. En çirkin hakikat, en süslü bir hayale tercih edilir. Sevgiyle birbirine bağlı kalpler arasında öyle bir ilişki mevcuttur ki birbirlerini anlamak, duygularını karşılıklı hissetmek için bir dile, bir ifadeye ihtiyaç yoktur. Ne aradığını bilmeyen, ne bulduğunu anlayamaz. Cana yakın gülüşüyle bilinen yazar; kibar, zarif, aşırılıktan kaçınan, ölçülü ve herkese karşı terbiyeli bir şahsiyettir. Devrinin kısır döngü tartışmalarından uzak, kavgasız yaşamış, saray kâtipliğini yaptığı Padişah Beşinci Mehmed Reşad ve çevresi tarafından çok sevilmiştir. Bu kitabın sayfalarında edebiyatımızın önde gelen yazarlarından Halit Ziya Uşaklıgil’in yaşam öyküsünü ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f62f408-065b-4f85-8ef8-a00727e14f6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Akif Ersoy’dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Yükselmek için doğruluktan, iyi niyetten başka merdiven yoktur. Ben, okuduğum şeyler arasında en güzeli olarak Spinoza’nın bir sözünü sevdim: “Saadet, faziletin mükâfatı değildir, faziletin bizzat kendisidir.” Nimetin şükrü dahi bir nimettir. Allah’tan bu ikinci nimeti istemeli, o olmazsa saadetin imkânı yok. Bil ki bir mezar taşıdır insandan yarına kalan / Ve unutma, onu da başkası yaptırır, gerisi yalan. Biz Müslümanlar, önce gitmek, aramak ve araştırmakla, sonra da ümitsizliğe düşmemekle memuruz. Ümitsizlik, haramdır. Biz diyoruz ki “Müslüman’ız, o hâlde Allah bize yardım etmelidir.”. Demek sen, Müslümanlığınla Allah’ı minnet altında bırakmak istiyorsun. Ne kadar cüret, ne kadar hamakat! Karşında ışık yoksa sağından ya solundan / Tek bir ışık olsun buluver, kalma yolundan! Yazdığı İstiklal Marşı birinci seçildiği için ödül olarak belirlenen beş yüz lirayı almayarak yardım kuruluşuna bağışlayan Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Savaşı’nın manevi önderlerinden olmuştur. İstiklal Marşı’nı memleketine ait gördüğü için Safahat’ına da koymamıştır. Bu kitabın sayfalarında edebiyatımızın önde gelen şairlerinden Ersoy’un yaşam öyküsünü ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/735c46f5-5a6f-46d9-bedc-f977ee6a73e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Sebepleri doğru görenin, sonuçtan şüphesi kalmaz. İdealist bir insan için hürriyet kadar büyük bir nimet var mıdır? “Kimsenin lütfuna talip olma, bedeli, hürriyet cevheridir.” “Bin âlimin bilmediğini bir arif bilir.” İlim, kitaplarda ise irfan, hayattadır. Biz, “âlim” olmaya “arif ” olmayı tercih edenlerdeniz! Unutma ki hakikat, kitapta değil, hayattadır… Münif Paşa’nın şu meşhur sözünü hatırlayınız: “İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.” Hayvanın, boynuzundan; insanın, sözünden tutulacağını bilirdi. İtiraf edilen kusurlar hep affedilir. Hazırlayan Hakkında: Gökmen Küçükali 1976, Trabzon doğumlu. Tarih öğretmeni. Lisans eğitimini İstan bul Üniversitesi Tarih bölümünde, Yüksek Lisans eğitimini Mardin Artuklu Üniversitesi Yakın Çağ bölümünde tamamladı. Tarih-ede biyat sahasında çeşitli konularda araştırmalar yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babası. Hayykitap’tan yayınlanmış diğer kitapları: Halit Ziya Uşaklıgil’den Hayat Dersleri, Eylül 2024 Abdülhak Şinasi Hisar’dan Hayat Dersleri, Eylül 2024 Ömer Seyfettin’den Hayat Dersleri, Eylül 2024 Mehmet Akif Ersoy’dan Hayat Dersleri, Eylül 2024 Ömer Seyfettin, kişiliğini, “İçmem. Kumar oynamam. Eğlence sevmem. Kalabalıktan hoşlanmam. En sevdiğim şey okumakla -ama edebî şeyler okumakla- düşünmektir.” şeklinde tarif eder. Bu kitabın sayfalarında edebiyatımızın önde gelen yazarlarından Ömer Seyfettin’in yaşam öyküsünü ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ad1fe2-fed2-47e2-b6e8-fb1c2d11a2c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaman, Şifa, Ritüel</image:title>
            <image:caption>Ritüeller neden önemli? 
Şamanlar ve ritüelleri arasında ki güçlü bağınanlamı ne? 
Hayallerimizi gerçekleştirmek için neye ihtiyacımız var? 
Ritüeller bizi şifalandırabilir mi? 
 
Kadim zamanlarda yaşayan topluluklar, ritüellerine sıkı sıkıya bağlılardı ve bu ritüellerin bolluk, sağlık, birlik getirdiğine ve geleceğin yaratılması için İlahi Olan&apos;a destek olduğuna inanıyorlardı. Günümüzde hızlanan yaşam ve değişen öncelikler, bir kaç tanesi dışında, ritüelleri günlük pratiklerimizin dışına itmemize neden oldu. Şaman, Şifa, Ritüel, sizi, hayatı bir ritual gibi yaşamaya ve yeni şamanik araçlar keşfetmeye davet ediyor! 
 
Dünyaya iyi davranın. 
Onu size ebeveynleriniz vermedi, 
onu size çocuklarınız ödünç verdi. 
Dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, 
biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d6391ab-c6c5-49fa-a652-ad167b9beafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Karakalem</image:title>
            <image:caption>Güzel çizimler yapmak istiyorsunuz ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz. Bu kitabı elinize almakla en doğru yerden başladınız. 
Böyle bir kitabı hazırlama fikri; 
Özellikle son yıllarda birlikte çalıştığımız her yaştan öğrenciye kaynak gösterme ihtiyacından doğdu. 
Temel amacımızsa; 
İnceleyip araştırdığımız konuları basitten zora doğru sıralayarak düzenlemek ve bir çizim rehberi sunmak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c656dd6-4415-44e1-8d90-f93f303a9a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurşunkalem</image:title>
            <image:caption>Güzel çizimler yapmak için yanınıza alacağınız üç şey... 
Kağıt, kalem ve “Kurşunkalem”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5d6a7c4-67f0-4873-8ece-607baec72f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığırtmaç Türküleri</image:title>
            <image:caption>Latin edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Vergilius aynı zamanda başta Dante olmak üzere etkilediği diğer şairler aracılığıyla edebiyat tarihinde derin izler bırakmıştır. 
Vergilius’un en önemli eseri Augustus dönemi ideallerini yansıtan Aeneas iken, Sığırtmaç Türküleri şairin hem ilk eseri olması hem de pastoral bir dünyayı anlatıp doğayı yüceltmesi bakımından büyük değer taşır. 
Vergilius Sığırtmaç Türküleri’nde için için kendi duygularını, üzüntülerini, ayrılık acılarını karşısındakinin dilinden söyler, kendi adına başkalarını konuşturur. Yoksa o düşler kuran, gerçek dışı düşüncelerini ortaya koyan bir ozan olmamıştır. Gördüğünü, başından geçenlerin yüreğinin derinliklerinde doğurduğu ince duyguları yakınmalı bir sesle döker ortaya. Görüleni, elle tutulur olanı, burnunda kokusu, damağında tadı kalanı, gözünde ışıyanı getirir dile. 
 
Ey Tityrus, yan gelip yatmışsın gölgesinde 
Bu sık, bu bol yapraklı kayın ağaçlarının, 
Türküler yakarsın ince kavalınla 
Kırlar üstüne bir de... 
Biz, evet biz yurdumuzdan sürülmüşüz, 
Ayrılmışız o tadına doyulmaz ovalardan, 
Evimizden barkımızdan olmuşuz. 
Sen ey Tityrus, uzanmışsın gölgelerde 
Ne işin ne gücün var, 
Bir yankıdır öğrettiğin ormanlara: 
Ne güzeldir Amaryllis...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a5cb807-ded2-46d4-b411-2fd3d8adc312.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Kötüler Futbol Takımı</image:title>
            <image:caption>İşler Zorlaşınca, Harika Sonuçlar Ortaya Çıkabilir! 
 
Unicorn Kıvılcım’ın tek istediği şey futbol oynamaktır ama kulübü onun yeteneklerini hiçbir zaman takdir 
etmemiştir. Üstelikbir de onu kulüpten KOVMUŞTUR! 
Bunun üzerine Kıvılcım birgün, GERÇEK KÖTÜLER 
FUTBOL KULÜBÜ’nün ilanını görür. Bu, onun için yeniden bir takıma dâhil olmak ve çok sevdiği oyunu oynamak için bir  şanstır! 
Peki GERÇEK KÖTÜLER FUTBOL TAKIMI oyuncuları, bu lige ait olduklarını kanıtlayabilmek için güçlerini, yeteneklerini ve kötü kokularını bir araya getirip uyum için de oynayabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdf04d8-f04f-4fdd-8ca4-dd25bcdeccc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Soygun</image:title>
            <image:caption>Köprüyü geçenler, geride kalanları unutmamalı. Ömrünün sonuna kadar rahat yaşama garantisi olanlar, ömürlerinin sonuna kadar çabalayacak olanları arkalarında bırakıp gitmek yerine, geriye bakıp, onlara ayak izleri kadar yol açsalardı, dünya daha güzel olurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb8e7b8-8fe9-420b-a11c-37bf674ac42d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekoloji ve İklim Krizi İletişiminde Adaletin İnşası</image:title>
            <image:caption>Neoliberalizmin bir hegemonya krizinde olduğu özellikle de 2008-2009 ekonomik krizinin arkasından çokça yaygınlaşan bir düşünce olsa da henüz yeni bir hegemonyanın kurulamadığı bir Interregnum döneminde yaşadığımız da dile getiriliyor. Chantal Mouffe’un da aralarında bulunduğu bazı düşünürler ise kutuplaştırıcı sağ popülizme karşı toplumsal muhalefeti birleştirici sol popülist dilin ve bu dilin kurulmasında ekoloji ve iklim aktivistlerinin oynayabileceği rolün öneminden bahsediyor. Türkiye’de ekoloji üzerine bilgi üretenlerin de içinde bulunduğu başka gruplar ise mevcut sosyalist örgütlerin ekolojikleştirilmesiyle böylesi bir hegemonyanın kurulabileceğini ileri sürüyorlar. 
 
İşte bu kitap, sosyalist örgütleri de ekoloji ve iklim aktivistlerini de içeren toplumsal hareketlerin ve medya çalışanlarının hegemonik bir söylem kurmasında etkili olabilecek adalet ve hak çerçevelerinin nasıl inşa edilebileceğini farklı alanlardan akademisyen, aktivist ve gazetecilerle birlikte tahayyül etmeyi ve önündeki engelleri tartışarak, bu engellerle mücadeleye katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d65ca6-5df8-4d98-aacb-c6840a1b2346.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtarıcım Bir Robot Mu?</image:title>
            <image:caption>Gizemli duvarın arkasında… Birbirinden farklı karakterler… Birbirinden tuhaf olaylar… Birbirinden ilginç sorular ve bambaşka cevaplar… Her şey, Kerem’e verilen bir ödevle başladı. Her şeyi sorgulamaya başlayan Kerem’e duvarın arkasındaki sırlı dünyanın kapısı açıldı. Bu kitabı okuduktan sonra senin de düşüncelerinde gizemli bir kapı açılacak. O kapıdan geçtiğinde kafanda birçok soru olacak! Cevapları sende olan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d6fa89-d015-463f-b424-d85d01b4f3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şairin Onurlu Yaşam Güncesi</image:title>
            <image:caption>Evet ben yalnızım.. 
Yolda yürürken gölgemi peşimden sürürken 
Dost bilip size içimi dökerken bile yalızım 
Tek başıma güldürmeye çalışıyorum 
Küçücük boynu bükük 
Ayakkabısı yırtık 
Çorabı delik başparmak dışarı çıkmışken 
Ağlamaklı gözlerime bakarken bile ben yalnızım,, 
Siz..! 
İki paket sigara parasını gözünüzde büyütüp 
İki, duble rakıyı içip beyninizi küçültürken 
Ben yine yalnızım... 
Birkaç tane koca yürekli güzel gönülleriyle 
Yol göstermeseler masum tertemiz çocukları güldürmeleriyle 
Anneler babalarının utangaç, ama isyansız 
Eğilip büzülüp yardım isterken 
Hatta hatta bize yardımcı olabilir misiniz derken 
10 kere özür dilerken.. 
Ben yine gözyaşlarımla yalnızım.. 
Kitaplarım omuz veriyor yıkılmamam için 
Bir de birkaç sağlam yürekli ADAM ve KADINLAR.. 
Sizin paranız pulunuz malınız çok olabilir 
Ama bir çocuk sevindiremiyorsanız 
SIZ DAHA ÇOK YALNIZSINIZ 
BENİM KİTAPLARIM VAR EN AZINDAN EDERİ KADAR HAYIR İŞLEYEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/970efed8-b1d6-49f2-97c7-93bceb489194.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İstasyon</image:title>
            <image:caption>Şair ve yazarlar gelecek nesillere aktarılmak üzere, birtakım araştırmalar yaparak kaynaklar teşkil ederler. Aysel Çınar Demirci de kendine düşen yükü ve hisseyi, tek başına taşıyan şairlerimizdendir. Serbest vezinli şiirlerinde özgünlüğü ve imgesel sözcükleri dile getirerek, toplumun olumlu ve olumsuz yönlerini pastoral (doğa), duygusal (aşk) ve didaktik (öğretici) serbest vezinli şiirlerinde, hümanist bir yaklaşımla mısralara ustaca işler. Aysel Çınar Demirci der ki; Bir volkan gibi patlar olgunlaşan duygular derinlerimden ve mermer sütun gibi dizilir mısralarıma. Ve yürek bavulunu çoktan toplamış, sonsuzluk treninin son istasyon yolcusudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9f0e56-4b77-4854-b449-e8bab39b3152.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Fizik Soru Bankası (Video Çözümlü)</image:title>
            <image:caption>Sevgili gençler, 
YKS sınavına hazırlandığınız zor bir dönemdesiniz. Bir sorunun bile çok kıymetli olduğu, insanın hayatını değiştirdiği bu sınavda sorularımızla sizleri yönlendirmek, eksiklerinizi tamamlamak amacıyla TYT FİZİK SORU BANKASI’nı hazırladık. Bu kitapta, konusuna göre hazırlanan testler, konular arasında bağlantı kuran yargılı sorular, üniteler arasında bağlantı kurmanızı ve konu tekrarı yapmanızı sağlayacak karma testler bulunmaktadır. Ayrıca kitabın yazarları tarafından hazırlanmış çözüm videolarını izleyebilir, hatalarınızı sıfıra indirebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3122e82b-a64b-43b6-b14d-aff01cd697fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Haykırış</image:title>
            <image:caption>Haykırış, modern Çin’in en önemli edebiyatçılarından Lu Xun’un kaleminden çıkan ve dönemin acılarını, değişim arzusunu ve devrimci fikirlerini güçlü bir şekilde yansıtan kısa hikâyelerden oluşuyor. 20. yüzyılın başlarındaki toplumsal ve politik çalkantılar içinde yaşamış bir entelektüel olarak Lu Xun, Çin’in imparatorluktan cumhuriyete ve komünist rejime geçiş sürecindeki sorunları cesurca dile getiriyor. Ülkenin geri kalmasında temel etkenler olduğunu düşündüğü geleneksel kültür ve yaşam tarzına karşı edebiyatı bir uyanış ve değişim aracı olarak gören Lu Xun, 1919’daki 4 Mayıs Hareketi’nden Marksist dünya görüşünü benimseyen komünistlere kadar pek çok devrimci harekete ilham veren hikâyeleriyle şimdi Türkçede. 
Edebiyatın gücü ve toplumsal değişim üzerindeki etkisini Modern Çin edebiyatının öncülerinden birinde görmek için Lu Xun’un Haykırış’ını sizlere sunuyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4adb282d-aba2-4241-abc8-1ddab40abfb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Loren’e Masallar &amp; Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Barış PARLAK’ın kalem aldığı Loren’e Masallar ve Boyama Kitabı adlı eserinde aşağıdaki 4-7 yaş için masallar ve masalların karşı sayfalarında masalla ilgili boyama sayfaları yer almaktadır. İyi eğlenceler dileriz. 
 
MASALLAR: 
ABLAM MİLENA 
ELLERİM TOMBİK 
EMZİK PERİSİ 
EVE GİDELİM 
HAVUZDA 
PONPON 
LOREN KREŞTE 
SAĞLIKLI BESLENİYORUM 
SCOOTER 
TAŞ KAĞIT MAKAS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a4233a9-a764-4263-826c-94423b02a933.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacim Fiyat Analizi</image:title>
            <image:caption>Borsa tarihinin ünlü isimleri Charles Dow, Jesse Livermore ve Richard Ney’in ortak noktası nedir?
 
Bu isimlerin tümü, hacim ve fiyat analizinden faydalanarak büyük servetler elde ettiler. Peki, bizi onlardan ayıran nedir? Onlar fiyatları kaydeden kâğıt şeritlerden faydalanırken bizler dijital ekranları kullanıyoruz. İşte, aradaki tek fark bu.
 
Traderlar, yatırımcılar veya spekülatörler olarak yapmaya
çalıştığımız şey piyasanın akıbetini tahmin etmektir. Sizler de
hacmi etkin bir şekilde kullanarak tıpkı onlar gibi başarıya ulaşabilirsiniz. Hacim, borsada öncü bir göstergedir. İkinci ve tek
öncü göstergeyse fiyattır. Bu iki gücü birleştirdiğinizde ortaya
çıkan sonuç, sizlere piyasanın yönünü güvenle tahmin etmeye
yönelik güçlü bir analitik yaklaşım sunar.
 
Anna Coulling&apos;in deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı bu kitap, ister günlük alım satım yapıyor olun ister herhangi bir piyasada, enstrümanda veya zaman diliminde uzun vadeli
bir yatırımcı olun, başarıya giden yolda en büyük yardımcınız
olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cfa7a0e-7792-4ddc-b35b-461e24dc88e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslında İmkansız Yoktur</image:title>
            <image:caption>Kendi DNA’nızı, evladınızın, annenizin, benzer genlere sahip akrabalarınızın ve partnerinizin DNA’sını etkin bir şekilde programlayabilir, bu dünyada kendinize ve sevdiklerinize bir cennet bahşedebilirsiniz! 
Tanrıça Kadınlar Okulu’nda DNA üzerine eğitim almış öğrencilerin yaşadıkları deneyimleri ve değişimleri okuduktan sonra, eminim ki siz de hayatınızdaki fırsatları geç olmadan yakalamak ve kendinizin en iyi versiyonu olmak için vakit kaybetmek istemeyeceksiniz. 
Düşünsenize! Saç renginizi değiştirecek, cildinizi güzelleştirecek, ağrılarınızı dindirecek ve tabii ki sevdiklerinizi pozitif olana yönlendirip kötü olan her şeyi kolaylıkla hayatınızdan uzaklaştırabileceksiniz. Resmen bu dünyada bir cennet yaratabileceksiniz. 
Bugün bilim ve teknoloji yoluyla yapılan genetik işlemleri sadece farkındalık gücünüzle kendi başınıza başarabilirsiniz; tüm adımları sırasıyla, doğru şekilde takip ederseniz elbette. Şimdilik karmanıza dokunmadan yapabileceğiniz tüm uygulamaları, sizler için meditasyon olarak ses kaydı haline getirdim. Bu meditasyonlara kitabın içindeki karekodlardan ulaşabilir ve benimle birlikte kolaylıkla uygulayabilirsiniz. 
İçinde bulunduğumuz cehennemden kurtulmanın bir rotası var evet; fakat bunu karanlıktan korkup onunla savaşarak başaramayız. Ancak ve ancak sevginin yolunu izlersek bunun üstesinden gelebiliriz. Keyifli okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ff3122-6b53-4f73-9b8a-1035d48eae1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Sır Dolu Çekmecesi</image:title>
            <image:caption>Annem, sır dolu çekmecesini bir hazine gibi saklar. O çekmece açılsa kim bilir içinden neler çıkar? 
Sır dolu bir çekmece! Çekmecenin içinden geçmişe doğru açılan kocaman bir hikâye! 
Çocuklarına, kendi çocukluklarını anlatmak isteyen anne-babaları, içinde çevirmeli telefonların, kaset çalarların, dantelli sehpaların olduğu bir dünyaya davet ediyoruz. 
Sır dolu çekmece açılıyooooooor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42abed4c-6ea0-48a9-8a56-4cb26450666d.jpg</image:loc>
            <image:title>Napoleon</image:title>
            <image:caption>Napoléon Bonaparte’ın iki yüzyıldır pek çok biyografi yazarının ilgisini çekmiş olması şaşırtıcı değildir. Hayatı olağanüstü önemli, çok ama çok büyüleyiciydi; başta Fransız Devrimi olmak üzere dünya tarihindeki en tartışmalı ve sürekli yeniden yorumlanan olaylardan bazılarıyla da bağlantılıydı. 
David A. Bell, kitabının girişinde mevcut biyografilerin birçok olumlu özellik taşımasının yanında, her okuyucunun bu hacimli kitapları okuyabilecek vakti ve sabrının olmayabileceğini söylüyor. Okurun ayrıntılar deryasında kaybolmasına neden olmaktansa, Napoléon’un gerçeğe sadık, okunabilir bir portresini sunmaya, uzmanlık sahibi olmayanlara da hitap eden özlü bir eser ortaya koymaya gayret ettiğini belirtiyor. 1769’da Korsika’da doğan Napoléon, 1821’de çok daha küçük bir adada, Saint Helena’da sürgünde hayata gözlerini yummuş olsa da ölümünden sonra da adı ve şöhreti etrafında mücadeleler yürütülmeye devam etmiştir; aslında bunları da onun hikâyesinin bir parçası saymak gerekir. Bu hikâyede, Fransa’da ve başka ülkelerde bugün bile muazzam etkisini koruyan kurumların inşasının yanı sıra, inanılmaz bir seviyeye varan can kayıpları ve yıkımlar da vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f01f9d64-0fae-48b9-93b5-369ef729bd8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahis ve Kumar Nasıl Bırakılır? Bağımlılar ve Aileleri Için Rehber</image:title>
            <image:caption>İnternetin ve cep telefonlarının gelişimi sayesinde her an, her yerden bahis ve kumar oynanabilmesi, kumar bağımlılığını da evrensel bir sorun haline getirdi. Hızla yayılan bu sorunla başetmek için İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi altındaki ilk ve tek kumar oynama bozukluğu kliniği National Problem Gambling Clinic (Ulusal Sorunlu Kumar Oynama Kliniği) 2008 yılında Profesör Henrietta Bowden-Jones tarafından kuruldu. 
Başta kumar olmak üzere bağımlılık konusunda Prof. Bowden-Jones başkanlığında uzman bir ekip tarafından hazırlanan ve Cambridge Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlanan Bahis ve Kumar Nasıl Bırakılır? kitabı size kumar sorununuzun boyutunu daha iyi değerlendirmenizde yardımcı olacak, bu sorunla nasıl başa çıkmanız gerektiği konusunda yol gösterecektir. 
Kitapta hayatınızın kontrolünü yeniden elinize almanızı sağlayacak yöntemler ve teknikler, herkesin anlayabileceği şekilde adım adım anlatılmaktadır. Bağımlı yakınlarının da rehber edinebileceği bu kitap aynı zamanda, kumar bağımlılığı alanında çalışan uzmanların, kliniklerin ve rehabilitasyon merkezlerinin de başvuru kaynağı olabilecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/098dac3a-0c73-416b-8cca-b33ab4e63798.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an Arapçası-1</image:title>
            <image:caption>“Akıl edesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Yusuf, 2)
 
Davetçi kimliğine aşina olduğumuz ve Kur’an’ı anlamaya yönelik yaptığı çeşitli çalışmalarla tanıdığımız Nouman Ali Khan, başkanı olduğu Beyyine Enstitüsü’nde, uzun yıllardır dünyanın dört bir yanındaki Kur’an talebelerine verdiği ve Kur’an’ı anlama odaklı olarak geliştirdiği Kur’an Arapçası dersleriyle de biliniyor. Ders müfredatı olarak kullandığı kitapların ilki öğrencisi Fulya Tuncel tarafından titiz bir çeviriyle Türkçeye tercüme edildi.
Nouman Ali Khan’ın Öğretim Metoduyla Kur’an Arapçası kitabının en önemli özelliği, her yaştan okura hitap ediyor olması. Anlaması, kavraması ve içselleştirilmesi kolay, analitik ve sistematik bir metotla hazırlanan çalışma, Fulya Tuncel tarafından kurulan Kur’an Akademisi bünyesinde ilgililerine online ve ücretsiz olarak da ders veriliyor.
Kur’an Arapçası kitabı; İlahi Vahiy ile insan arasındaki dil engelini pratik ve anlaşılır bir metotla ortadan kaldırarak okuru kısa zamanda Kur’an’a muhatap olacak seviyeye getiren çok önemli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1de3865-6841-4adb-a279-13595b62f82f.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Aristo-Felsefe Artık Çok Kolay</image:title>
            <image:caption>Aristoteles, kendinden sonraki herkese mantığı öğreten, bugün dahi kullandığımız felsefi kavramları üreten ve en az bunlar kadar önemli olarak, kendinden önceki bilgi ve düşünce birikimini kitaplarıyla bizlere taşıyan büyük bir düşünür. Ancak onunla aramızdaki zaman farkının yirmi beş yüzyıl olduğunu göz önüne alacak olursak, söylediklerinin anlaşılmasının ne derece zorluklar taşıdığını da kestirebiliriz. Aristoteles, her ne kadar evrensel anlamda yaptığı tartışmalarla doğudan batıya pek çok düşünürü derinden etkilemiş ve onlar aracılığıyla defalarca kendisinden bahsettirmiş de olsa, gerek tartışmalarının derinliği gerekse kullandığı terminoloji bakımından modern okurun yabancı kaldığı bir düşünürdür.
Mortimer J. Adler’in Herkes İçin Aristoteles kitabı, bu büyük düşünürün bu kadar eski zamanda yaşamış olmasına rağmen neden bugün bile canlı bir düşünceye sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Adler, ağır felsefi terminolojiden kaçınarak bunun yerine, eğitimli ancak felsefe arka planı olmayan tüm okurların anlayacağı şekilde Aristoteles felsefesini açıklıyor. Felsefeye doğrudan ilgisi olmayan okurun dahi ilgisini çekecek anlatımıyla yazar, Aristoteles’i ve bununla birlikte sonraki filozofları anlamak için bir anahtar sunuyor.
Bu kitap, derinliği kaybetmeden Aristoteles felsefesini ve onun günümüzdeki önemini anlatırken herkes için bir felsefeye giriş kitabı olma; aynı zamanda felsefeyi nasıl kullanacağımızı da anlatan bir başucu kaynak özelliğini taşıyor.
Düşünen, düşünmeyi seven, kendine vakit ayıran ve kendine ayırdığı vakti değerlendirmek isteyen herkes için...
                                                                                          Dr. Yasin Ramazan
Boğaziçi Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fcd6b12-910b-463a-93aa-11ff8cbd5f43.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;a Yöneliş</image:title>
            <image:caption>Kendi döneminin âlimlerinin de sûfîlerinin de kutbu olan Hâris el-Muhâsibî, ünlü mutasavvıf Cüneyd-i Bağdâdî’nin hocasıydı. Bu kitap, onun verdiği bir öğütler demetidir:
Akıllı ve takvâ sahibi kimselerden başkasıyla arkadaşlık etme!
Yumuşaklığı dost, sabrı yoldaş edin!
Hoşgörülü ve bağışlayıcı ol!
Kimseye hâlinden sızlanıp yakınma!
Dinini dünya malıyla değiş tokuş etmeye kalkma!
Yalnız kalmak için kendine zaman ayır!
Bu dünya hayatını âhiretin için bir binek yap!
Âhiret hayatını asıl yurdun, yuvan olarak gör!
Hasan-ı Basrî hazretleri şöyle der:
Yüce Allah müminler için cennetten başka bir rahat ve huzur yeri yaratmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01481671-80d3-4c75-bd3b-ee4c1d22bfb0.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kelimeler Müzesi - Hayvanlar (İngilizce Destekli Kitap ve Yapboz Seti)</image:title>
            <image:caption>Puzzle’I tamamlayıp kocaman bir müzeyi keşfetmeye hazır mısın?
Müzede seni pek çok hayvan bekliyor.
Bu hayvanların Türkçe ve İngilizce isimlerini kitabından inceleyebilirsin.
Haydi hemen puzzle’I tamamla ve İlk Kelimeler Müzesi’nin eğlenceli dünyasına adım at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b63b66-a626-49c2-99b8-603f9d2640a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Böcekleri Seven Kadın</image:title>
            <image:caption>1600’lü yıllarda dünyaya gelen Maria çocukluğundan beri böceklerle haşır neşir olmakta ve sanatla ilgilenmektedir. Etrafındaki dünya değişirken Maria böceklerin evrelerini resmetmeye, onlarla ilgili kayıtlar tutmaya başlar. Bu ilgi sadece böceklerle sınırlı kalmaz, aynı zamanda bitkilerin dünyasını da çizgilerine dahil eder. Hollanda’dan Japonya’ya, Japonya’dan Berlin’e uzanan bir yolculuktur onunkisi. Larvanın tırtıla, tırtılın kelebeğe evrilmesi misali Maria da kendini dönüştürür, yıllarca yaşar, çağları aşar ve kendi kozasını örmenin peşine düşer.
Böcekleri Seven Kadın, her şeyden önce önüne konan engellere rağmen kendi yolunun ve tutkularının peşinden giden bir kadının özgürleşme hikâyesi. Okuru cadı avı döneminden günümüz Berlin’ine büyüleyici bir yolculuğa çıkaran zarif bir roman…
“Ahava dili ustaca kullanıyor. Okuru mikroskobik detaylara yaklaştırıp bir tırtılın titreyişini, kelebek kanadının dokunuşunu hissettiriyor. Böcekleri Seven Kadın, dili, kurgusu ve yapısı itibariyle son derece etkileyici ve alkışlanacak bir edebiyat deneyimi sunuyor. Gerçek dünya edebiyatı budur. Bilginin, özgürlüğün, karakter gelişiminin büyük kırılımları katman katman açılıyor. Olağanüstü güzel bir roman.” -Anni Saari</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef94f25-7eec-4fa4-9d63-ce21f10589e1.jpg</image:loc>
            <image:title>25 Muhteşem Başarı Hikayesi!</image:title>
            <image:caption>Dikkat dikkat, bu kitapta okuyacağın her şey gerçek! Onlar başarılarıyla dünyayı salladılar. Kariyer basamaklarını adım adım çıktılar. Peki, bu başarıları elde ederken neler yaşadılar, hangi zorlukları aştılar, nasıl yöntemler izlediler, kimleri örnek aldılar? İşte size başarının anahtarını verecek 25 muhteşem isim! Aziz Sancar’dan Naim Süleymanoğlu’na, Bill Gates’ten Leonardo da Vinci’ye, Michael Jordan’dan Marie Curie’ye, Thomas Edison’dan Mozart’a kadar başarılarıyla dünyayı etkilemiş isimler elinizdeki bu kitapta toplandı. 
Şimdi sıra sizde!
 
Haydi, ilham verici muhteşem hikâyelerle hayallerinizde yeni ufuklar açın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88155989-6198-452f-8ec6-385b97bfb136.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz&apos;in Şaşırtan Kararı</image:title>
            <image:caption>Deniz, bir gün tüm ailesini şaşırtacak bir karar alır. Yedi yaşına yeni basmış küçük Deniz, anneannesi ve dedesi gibi emekli olmaya karar vermiştir! Artık okula gitmeyecek, bütün gün evde oyuncaklarıyla ve kitaplarıyla vakit geçirecektir. Ancak işler planladığı gibi gitmez. Okulda olan bazı gelişmeler onu yeni bir seçim yapmaya iter. Bu seçim, Deniz&apos;in azmi ve kararlılığıyla yüzleşmesine neden olur. Hayallerinin peşinden giderken aldığı büyük dersler ve yaşadığı maceralar, ona hem eğlenceli hem de öğretici anılar bırakır. Murat Moroğlu’nun kaleminden sımsıcak bir öykü okumaya hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/286f81a6-1458-4e04-895e-48795010567c.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Bizi Götürdüğü Yer</image:title>
            <image:caption>İki erkek kardeşi olacağı için çok mutlu olan Ava, aynı zamanda annesinin sağlığı için de bir o kadar endişeli. Bu süreçte anne ve babası, Ava’nın daha iyi vakit geçirmesi için onu büyükanne ve büyükbabasının göl evine gönderir. Normalde burada olmaktan dolayı çok mutlu olacak olan Ava’nın içinde bu kez korkunç şeyler olacağına dair hisler vardır. Bir kuşun gözlerinin önünde ölmesiyle kötü şansın kesinlikle peşini bırakmadığını düşünen Ava, bu kötü şansı yenmek için bulduğu iki kuş yumurtasını yanına alacak ve onlara bakacaktır. Ava için bu kuşların sağlıklı olmaları demek, annesinin ve ikiz kardeşlerinin de sağlıklı olmaları demektir artık. İnanılmaz Aile, Kayıp Balık Nemo ve Oyuncak Hikâyesi gibi filmlerin yapımında yer almış Oscar ödüllü yönetmen Alan Barillaro’nun ilk romanı Suyun Bizi Götürdüğü Yer, hassas ve cesur bir kızın korkularıyla yüzleşmesinin dokunaklı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f706e21c-e8b9-48f1-985e-67f4a0e76900.jpg</image:loc>
            <image:title>On Numara Beş Yıldız Apartmanı</image:title>
            <image:caption>Yıldız Apartmanı&apos;nın karşısındaki park hiçbir zaman boş kalmazdı. Bir an bile. Çünkü Kaan ve arkadaşlarının oyunları da hiç bitmiyordu. Ancak ne zaman biraz gürültü etseler Yıldız Apartmanı&apos;nın sakinlerinden Tacettin Amca hemen pencereye çıkıp onları uyarıyordu.  Fakat bir gün... Çok acayip bir şey oldu. Ne kadar gürültü yaparlarsa yapsınlar Tacettin Amca pencereye çıkmadı. Hayırdır inşallah? Tacettin Amca&apos;ya ne olmuştu, neredeydi, ne yapıyordu, başına bir şey mi gelmişti? Bu sır derhâl çözülmeliydi! On Numara Beş Yıldız Apartmanı ön yargıların yanlışlığı, yardımlaşma, ekip ruhu, teknolojinin doğru ve yararlı kullanımı, komşuluğun değeri üzerine sıcacık bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909ba7f8-98f3-4b31-b273-2850cba7b4a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Cosmia Yıldız Hırsızı</image:title>
            <image:caption>&quot;Hikâyesiyle içimi saran bir kitap. Bayıldım.&quot;
HANNAH GOLD
Son Ayı, Kayıp Balina ve Ayı Dönüyor&apos;un yazarı
 
COSIMA KENDİNİ BİLDİ BİLELİ TALİHSİZ KIZLAR EVİ&apos;NDE YAŞIYORDU
Engelli ya da farklı görülen çocukların gönderildiği, kendilerinin  ya da ailelerinin bu konuda söz sahibi olmadığı bir evde.
 
Ama Cosima&apos;nın diğer kızlardan farklı olarak bir ailesi yoktu. İmparatorluk Sergisi&apos;nde gösterilen ürünleri uzak diyarlardan bulup getiren Lord&apos;un onu ve diğer çocukları evlat edinmek istediğini öğrenince işkillenen Cosima ve arkadaşları, bunun nedenini öğrenmek için maceraya atıldıklarında beklediklerinden fazlasını keşfederler. Yirmi engelli kızı evlat edinmek Lord&apos;un ne işine yarayacaktı? Lord, neden Cosima ile özel olarak ilgileniyordu? Bu sırada öğrendikleri Cosima&apos;nın ailesine kavuşmasına yardımcı olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23903493-de74-4934-a2de-7aa4eee13cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Evin Tuhaf Halleri - Çocuktan Al Bilgiyi</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar, ben Ada.
12 yaşındayım, okulda derslerim iyi ama kimse farkında mı bilmiyorum. Bilemem çünkü sormuyorum. Sorarsam birileri bana, “Ama şunda da o kadar iyi değilsin.” der diye çekiniyorum. Ailem okumayı yazmayı seviyorum diye beni belediyenin sanat kurslarından birine katılmam için yönlendirince tiyatroyu seçtim. Bunu niye yaptım bilmiyorum, çünkü ben topluluk içinde konuşmaktan, kendimi göstermekten hoşlanmam. Yani belki hoşlanırım ama yapamam, kaygılarım izin vermez. Kaygılı olmak ne demek, nasıl aşabiliriz merak ediyorsanız hikâyemi okuyun.
Merhaba arkadaşlar, ben Çınar.
Tiyatro kursunda “Peter Pan” oyununu oynamaya karar verdiğimiz gün hayatım değişti. Üstelik başroldeyim ve bu beni biraz kaygılandırıyor. Genelde bu durumlarda büyükler bana; “aman niye endişeleniyorsun”, “endişelenmene gerek&quot; yok ya da &quot;endişelenme, sen yaparsın” gibi şeyler derler. Sanki  endişelenmek benim elimdeymiş, bir tek ben endişelenmemeyi beceremiyormuşum gibi hissediyorum. Kim ‘ya başaramazsam’ diye kaygılanmaz ki! Sizin de böyle kaygılarınız varsa hikâyemi anlatayım.
Ufak Tefek Kaygılar’da çocukların gözünden kaygı ne demek, neler yaşatıyor, nasıl aşmaya çalışılıyor ve gerçek çözüm nerede sorularının cevabını bulacaksınız. Çocukların çocuklara kaygının nasıl yönetildiğini anlattığı bir ilk gençlik kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/071b2d1a-557d-4c72-8261-3efe52f26230.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mamut Nasıl Yenir?</image:title>
            <image:caption>“Piknik” kavramını İngiltere’de yaygınlaştıranın Fransız Devrimi’nden kaçan soylular olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya Romalı gladyatörlerin kölelerden de alt bir sınıfa ait olduklarından yalnızca tahıl yiyebildiklerini? Çinlilerin hot pot’u Moğollardan öğrendiklerini?
Yemek insani bir ihtiyaç ve zevktir, fakat bunun yanında çağları ve kıtaları aşan toplumsal bir rolü de üstlenmiştir: Sofralar toplumsal huzuru sağlar, isyanlar çıkartır, gücü simgeler ve acımasız bir hiyerarşi tesis eder. Uta Seeburg, uygarlığın başlangıcından günümüze özenle bir araya getirdiği 50 yemeğin serüveniyle insanlığın; gelişimin ve ilerlemenin, geleneğin ve inancın, aidiyetin ve ayrımcılığın öyküsünü anlatıyor.

“Okurlara tarihin durağan, renksiz ya da sıkıcı olmadığı konusunda güvence veren Seeburg, bu kitapla tartışmasız dikkatimizi çekiyor.” –Booklist
“Su gibi akan kısacık ve neşeli bölümler, dönemler ve kültürler arasında ilginç benzerlikler ortaya koyuyor... Hayal gücünün hakkını teslim eden bir mutfak tarihi.” –Foreword
“Uta Seeburg, 50 lokmada tarihin karakterlerine hayat veriyor.” –Max Miller, New York Times çoksatanı yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bba51f2f-0c69-4cc3-9355-d2cad5906b82.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerin Sırrı Ne? Travma Tramvayında Yolculuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Bazen içindeki en parlak renkleri görebilmen için önce karanlığı görmen gerekir.&quot;
 
Simla ve arkadaşları, eğlenceli bir tren yolculuğu yapacaklarını düşünmüşlerdir. Fakat kendilerini hayatlarının en sıra dışı serüveninde bulurlar: Travma Tramvayı!
Bu esrarengiz yolculuk, çocuklara ve ebeveynlere zorlayıcı duygularla başa çıkmanın yollarını gösteriyor. Simla, Nehir, Lina, Elif, Agâh ve Mert renkli kapıların ardındaki maceralara katılıyorlar. Umut ve cesaret veren keşifler ve dostlukları sayesinde güçlerini yeniden kazanıyorlar.
&quot;Renklerimin Sırrı Ne?&quot; çocuklara zor zamanlarda bile mutluluğun ve umudun yanı başlarında olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df2c35c6-99de-42b9-a75c-ab212f7dcc53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygılı Çocuğa Ebeveynlik Etmek</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz yatağında tek başına uyumuyor, geceleri yanınıza mı geliyor? 
Evcil hayvanlarla ilgili korkuları mı var?
Sizden ayrılırken ağlıyor mu?
Okula gideceği zaman başı ya da karnı ağrıyor mu?
Tanımadığı insanlarla konuşmaya utanıyor mu?
Başarısız olacağı korkusuyla yeni durumlardan kaçınıyor mu?
 
 
Her yaştan çocuğun zaman zaman korku ve endişe yaşaması normal olsa da eğer kaygı çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa ona yardım etmek için bir şeyler yapmanızın zamanı gelmiş demektir. Kaygılı Çocuklara Ebeveynlik Etmek, çocuğunuz için değil sizin için yazılmıştır. Anne baba olarak ona terapi yapmanız gerekmiyor, bu gerçekçi de değil, ama bazı ebeveynlik teknikleriyle çocuğunuzun kaygısını yenmesine yardımcı olacak uygulanabilir adımlar atabilirsiniz. 
Uzun yıllardır çocuk ve ergenlerde kaygı konusunda uzmanlaşan Regine Galanti, klinik olarak kanıtlanmış Bilişsel Davranışçı Terapi tekniklerini kullanarak ebeveynlere, çocuklarının dayanıklı, bağımsız ve sağlıklı yetişkinlere dönüşmelerine yardımcı olma konusunda rehberlik ediyor. Kaygılı Çocuklara Ebeveynlik Etmek, hepimiz için kaygı ve korkularının arttığı bir dünyada sahip olunması gereken ebeveynlik araçlarını bir arada sunan güçlü bir alet çantası.


 
&quot;Özellikle gençlerde kaygı salgın düzeyinde artarken, bu kılavuz çocuklarına engel olmak yerine onlara yardımcı olmanın yolunu arayan ebeveynlere fayda sağlayacak.&quot; ― Library Journal
“Bu pratik ve erişilebilir kitap, çocuklarının bağımsızlaşmasına yardımcı olmaya çalışan ebeveynlerin çok hoşuna gidecek.&quot; - Booklist
&quot;Bu kitap ebeveynler için inanılmaz bir hediye. Regine Galanti, neler yaşadığınızı ve çocuklarınıza nasıl yardımcı olabileceğini bilen biri olarak yazıyor. Kaygılı bir çocuğu olan her ebeveyn okumalı.&quot; ― Dr. Seth Gillihan, The CBT Flip Chart for Kids kitabının yazarı
&quot;İyi yazılmış ve gerçekçi bir nasıl yapılır kılavuzu. Her yaş grubu için farklı kaygıları tanımlaması özellikle faydalı. Sunduğu somut BDT stratejileri, özellikle ebeveynlere çocuklarının kaygılarını beslememe konusunda verdiği öneri çok önemli. ― Dr. Thomas W. Phelan, 1-2-3 Magic ve The Best Moms Don&apos;t Do it All kitaplarının çok satan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3556796d-176a-4de8-a20b-35357e72df0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutkular Keder Oldu</image:title>
            <image:caption>Olgunlaşması gereken ruhlarımız niçin birbirini yiyor? Topluca tekâmül edecek yerde niçin birbirinin kuyusunu kazıyor? Onları bu hâle kim getirdi? Hangi mikrop el uzandı ruhların dünyasına? Hangi canavarın dişleri takıldı yüreklerimize? Kimin dünyası bu? Sürgün edilenlerin mi, sürenlerin mi? Doğuştan temiz olan insan ruhunu kim kirletti?
 
1980 darbesinin arifesinde anarşi ve kaosun hüküm sürdüğü yıllar…
Karşıt görüşteki grupların çatışmaları yüzünden üniversitede okumanın, hayatın giderek zorlaştığı zamanlar…
Erzurum’da üniversite çatısı altında yolları kesişen, dostluğu ve düşmanlığı aynı anda tecrübe eden, bu vesileyle gerçek hayatı öğrenen bir grup genç…
Fakültedeki öğrencilerin hayran olduğu Nalan, davaları uğruna her şeyi yapmayı göze alan Rasim ve Musa… Onlara nazaran daha sakin ve temkinli, her koşulda hakkı ve sabrı tavsiye eden Mehmet Fuat…
Ve tüm bunların ortasında rüzgârın estiği yöne savrulan, mazlum, yoksul, öfkeli ve sabırsız Zülküf… Daha rahat bir hayat sürmek için her yolu deneyen, sevdiği kıza kavuşmak uğruna devamlı taviz veren, kapıldığı hayallerin peşinden hiç usanmadan koşan, yaptığı yanlış seçimlerin bedelini her defasında çok ağır ödeyen, geleceğini heba eden Zülküf…
Nurullah Genç&apos;in kendi yaşam öyküsünden esinlenerek yazdığı, ödüllü ilk romanı Tutkular Keder Oldu, ülkemizin oldukça zor günlerden geçtiği bir dönemde, genç yüreklerin hayallerini dahi çepeçevre kuşatan karamsarlık, hüzün ve öfkeye karşılık ümit, sabır ve zorluklarla mücadeleyi samimi bir dil ve eşsiz bir kurguyla hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e86f997c-c45b-4435-8132-6c69b48d05a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dua İle İyileşme 1 - İslami ve Bilimsel Perspektifler Işığında Dua</image:title>
            <image:caption>Günümüzde maalesef, Müslümanlar da dahil, insanlığın yaşamış olduğu buhranlar, sıkıntılar, kafasındaki şüpheler ve inanç boşluğu sebebiyle birçok kişi kalabalıklar içinde kendisini yalnız hissetmektedir. Rotasını yitirmiş, pusulası bozulmuş ve hangi yöne gideceğini bilemez durumdadır. 
Buldum sandığı anda, kendisini şifa akımları içerisinde batıla saplanmış bulmaktadır. 
Tam bu noktada, insanı yoktan var eden ve onun derdinin ne olduğunu en iyi bilen Allah (cc), çözüm olarak bizlere ve insanlığa Kur&apos;an ve Fahri Kâinat Efendimiz (sav) ile rehberlik sunmaktadır. 
Bu kaynaklardan hareketle, Müslümanın yaşadığı huzursuzluk, arayış, buhran, sıkıntı, çıkmazlar, psikolojik rahatsızlıklar, ailevi ve kişisel sorunlara dair daha etkili ve kaliteli bir yaşam ile çözümler sunan Kur&apos;an, Sünnet ve bilimsel tıp eksenli iyileşme ve şifalanma örnekleri bulacağınız bir kitap, elinizdeki çalışmadır. 
“Hastalandığımda bana şifa veren/iyileştiren O&apos;dur.” 
(Şuara Suresi, 80) 
Saygılarımla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ff856fd-8790-4d1d-87df-659dea017a9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarış Çizgisi</image:title>
            <image:caption>Formula 1 sürücüsü Dev Anderson&apos;ın kariyeri tehlikede. Bir sosyal medya felaketinin ortasında, öfkeli bir takım ve gemiyi her an terk edebilecek sponsorlarla karşı karşıya kalmasının ardından imajını düzeltmesine yardım edecek birine ihtiyacı vardır. Monako&apos;daki partide karşısına her şeyi düzeltebilecek bir kadın çıkar. Tek sorun o kadın en yakın arkadaşının küçük kız kardeşidir. Peki, tamam, küçük bir sorun daha olabilir... Önceki yıl onu öpmüştür ve o zamandan beri onu aklından çıkaramıyordur. 
 
Üniversiteden yeni mezun olan Willow Williams&apos;ın işe ihtiyacı vardır. Bütün kötü durumların olumlu tarafını görme yeteneğine sahip olsa da iş bulmakta zorlanırken iyimser kalmak zordur. Bu yüzden Dev ona geçici bir çözüm sunduğunda bunu reddedemez. Bu, çocukluğundan beri ona âşık olduğu gerçeğini saklamak zorunda kalacağı anlamına gelse bile… 
 
Willow ve Dev, yoğun duygularına ve aralarındaki şiddetli çekime rağmen kesinlikle profesyonel davranmaya kararlıdır. Ancak Formula 1&apos;in ışıltılı ve riskli dünyasında bazı sınırlar aşılmak için vardır... 
 
“İkimiz de ne istediğimizi biliyorduk. Tek soru, istediğimiz şeyin peşinden gidecek kadar pervasız mıydık?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189d1260-d9d7-4c76-9ca1-580a4dd74b00.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerim ve Sevdam</image:title>
            <image:caption>Kendi hayatımın içindeki sevinçli ya da hüzünlü anılarımdan çıkardığım dersleri, şahit olduklarımı, ibret alınacak, hisse çıkartılacak hadiseleri belki birilerine ışık tutar niyetiyle yazarak anlatmaya çalıştım. Çünkü hak ve hakikat adına hiçbir maddi çıkar gözetmeden insanlara yararlı olmayı, dilim döndüğünce hakikatleri anlatmayı çok seviyorum. Bunu Rabb’imin bana yüklemiş olduğu bir görev olarak kabul ediyorum. 
İnsan çok sevdiği şeyin sevdalısıdır. Benim sevdam da Avrupa’da yaşayan özellikle gençlere, Allah’ı, onun resulünü ve Allah’ın resulü vasıtasıyla bize öğrettiği güzel ahlakı, azim ve sabırla anlatmak ve öğretmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f5feabb-cd7a-4593-9c7a-123e84785509.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış</image:title>
            <image:caption>“&apos;Roller değişti!&apos; diye kükremişti, kafamda birçok sorunla boğuşmanın ve yaptığım dalgın yürüyüşün yorgunluğuyla oturduğum banktaki genç adam, hemen hemen oğlumla aynı yaştalardı. &apos;Hastasın ama pek dinç gözüküyorsun, maşallah.&apos; diye de eklemişti şaşkın ve anlamsız bakışlarla sol omzumun üzerinden onu izlerken. Susmamıştı da öyle iki laf edip devam etmişti, &apos;Ölüyorsun ve başladığın yere döndün!&apos;&quot; 
 
Belirlediğimiz başlangıç ve bitiş noktalarının alternatiflerini hiç düşündünüz mü? Yaşamımız, bir yazarın kaleminden çıkmışçasına sayısız ihtimale sahip olsaydı sonuç ne olurdu ya da sonuçlar? Aldığımız kararların, yaptığımız seçimlerin ardından yapmadığımız o seçimler evrende nasıl yer buluyor? Uçup gidiyorlar mı? Ya da yok mu oluyorlar? 
  Bu eserde yazar, kurmuş olduğu evrende okuru, olasılıklara dolu bir dünyaya davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a478decc-4266-49d1-9a35-2141f7f14d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Reçel ve Deniz Kabukları</image:title>
            <image:caption>Düğün arifesinde terk edilmesinin şokuyla Melis hayatında yepyeni bir dönemin eşiğindeydi. Hiç beklenmedik bir anda kopan bu sert fırtına onu nasıl etkileyecekti? 
Yaşadığı sarsıcı deneyimin ardından kendini bulma yolculuğunda, ona ilham veren birbirinden farklı kahramanlarla birlikte yol alacaktı… Kimler yoktu ki… Mükemmeliyetçi arkadaşı Selin, can dostu mimar Akasya, gün batımını kaçırmayan Parisli Ruby, psikiyatr Tuğrul, çenebaz Döndü, yazılımcı Kaan, hayallerinin peşinden giden mezeci Mari ve daha pek çoğu… 
 
Biraz hüzün biraz da umutla çıktığı, “Yeni Hayat” dediği bu yolda acaba Melis’i hangi sürprizler bekliyordu? Belki de bambaşka şehirler merhem olacaktı yaralarını sarmaya… Unutmaya… Çok derinlerden gelen sesleri susturmaya… Kim bilir… 
Heyecanlı dolu, çarpıcı hikâyeler, renkli anılar, unutulmaz mekânlar ve yemek tarifleri… 
Keşfetmeye hazır mısınız? 
 
Aşk, Reçel ve Deniz Kabukları beyaz yakalı Melis’in rezidans koridorlarından Datça sahillerine uzanan reçel kokulu hikâyesi… ‘Aşk’ bir kez mi mümkün dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84a02def-fac1-44fc-8138-ef252b5f118f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Bir Başka Ankara’da</image:title>
            <image:caption>Aptalların bolluğunda kendilerini deha sananların hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb776567-0b2f-4d2b-bf19-2c15e56838b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın Mitolojisi</image:title>
            <image:caption>Mitoslar antikçağ insanlarının psikolojilerini, kimlik kaygılarını, dünya tasavvurlarını ve diğer birçok şeyle birlikte elbette inançlarını içerirler. Onlar insanın içinde bulunduğu dünyanın ötesinde farklı dünyaların ve sonsuz yaşamın varlığına kapı açan kutsal sözlerdir. Sanat ise dilde şekillenen bu farazi dünyanın tüm figürleriyle birlikte bedenlenmesine duyulan psikolojik bir ihtiyaçtan kaynaklanır; görünmeyenin, görünür olmak isteyenin, görmek isteyen göz için somutlaşmasıdır. Her ikisi de yaşanılan ile düşlenen yaşamın örtüşmemesinden ortaya çıkar. Bu kitapta kimi zaman sanattan hareketle mitosa, kimi zaman ise mitostan hareketle sanata yolculuk yapacağız. Bazen bir resme nasıl anlam yüklendiğine, bazen de bir anlamın nasıl resimlenebileceğine tanıklık edeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4414e6b8-d22d-41fc-b1cd-4ba3870cc3cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Günce - Britanya Defterleri, 2008</image:title>
            <image:caption>Gezgin Günce, Ali Teoman’ın 2008 yazında eşi ve arkadaşlarıyla birlikte gittiği Edinburgh ve Londra seyahatinin izlenimleri ve gözlemlerinden oluşuyor. Ancak, bir gezginin değil, bir yazarın güncesi bu. Yazar, sadece gördüklerini değil, okuduklarını, din­lediklerini, düşünüp hissettiklerini de kaydediyor. Ki­tabın penceresinden bakıldığında bir tür iç yolculuğun kilometre taşları bir görünüp bir kayboluyor. 
Londra’nın bir zamanlar en çok gezdiğim sokaklarında yürüdüm buraya gelirken. Metroyla Oxford Circus’a gel­dim, oradan Tottenham Court Road’a, oradan da Leices­ter Square’e yürüdüm. Sonra da Garret Street yoluyla bu­raya, Covent Garden’a geldim. Oturmadan önce, binanın içini dışını tavaf ettim iyice. Anlık flaş patlamaları gibi kimi görüntüler geliyor gözlerimin önüne. Kaç yıl öncey­di? On sekiz yıl mı, on dokuz mu yoksa? Bazı şeyleri hiç anımsayamıyorum ama ve şaşkınlığa düşüyorum. Ben mi yaşamışım buralarda? Bu sokaklarda ben mi yürümüşüm? Nasıl yapmışım? Nasıl öğrenmişim? Nasıl alışmışım bü­tün bunlara? Sokaklarda yürürken anlıyorum ki, âdeta bir köstebek yuvasına çevirmişim buraları, delik deşik etmişim. Ama nasıl? Nasıl. O kişi kim? Ben miyim? O günlerden bu günlere nasıl geldim? Nasıl değiştim? Ben aslında kimim? O günkü ben mi, bugünkü ben mi, hiçbiri mi yoksa – çünkü yarın bambaşka bir “ben” çıkacak orta­ya, dünkü ve bugünkü ‘ben’i şaşkınlıkla izleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9d84ff9-1faf-4663-9d3b-2bb3f67b87ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Atlası</image:title>
            <image:caption>Big Bang’den günümüze zaman çizelgeleri eşliğinde tarihte bir yolculuk. 
 
Bu büyük resimli atlas, evrenin doğuşundan günümüze kadar dünya tarihindeki önemli olayları, zaman çizelgelerini görsel araç olarak kullanarak, pencere gibi açılan geniş sayfalara yer vererek ele alıyor. 
 
Zamanda yapılan bu yolculukta insanlığın büyük fetihleri ve buluşları, büyük imparatorlukların doğuşları ve çöküşleri, en ünlü savaşlar ve sanat harikaları, bilim ve edebiyat yer alıyor. Dinozorlardan Antik Roma’ya, Ortaçağ şatolarından büyük dünya savaşlarına, Big Bang’den dijital devrime her şey…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba886862-b9cb-4349-aa53-0a6ca6345474.jpg</image:loc>
            <image:title>My First English Dictionary - İlk İngilizce Sözlüğüm</image:title>
            <image:caption>İngilizce öğrenen küçük okurlara yardımcı olmak üzere hazırlanan bu eğlenceli İngilizce Türkçe resimli sözlük, çocuğunuzun ilgisini çekecek rengârenk, neşeli çizimler içeriyor. Evcil hayvanlardan sayılara, alışverişten taşıtlara kadar çok çeşitli temalarda gündelik hayattan seçilmiş bu 1000 sözcükle çocuğunuz hem severek dil öğrenecek hem de çevresindeki dünyayı tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e508e95-4265-4938-95fd-0c9f261ef69d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Bu Kitap İçin Çok Uzun</image:title>
            <image:caption>BU KİTABIN KAZANDIĞI ÖDÜLLER 
 -2024 Notable Children’s Book in the Language Arts Award - 
Children’s Literature Assembly 
-2024 Best Children’s Book List (Outstanding Merit) - 
Children’s Book Committee of Bank Street College of Education 
-Target Book Club Book of the Month - November 2023 
-Scholastic and Literati Book Fair pick 
 
Zavallı Zürafa bu kitap için çok uzun. 
 
... yoksa esasss sorun bu kitabın çok küçük olması mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c833ff2-896c-4ecc-89b4-d3209c5d0915.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhallebimi Filler Bastı!</image:title>
            <image:caption>Cenk ailesiyle birlikte akşam yemeği yerken aniden bir sürü fil ortaya çıkınca işler sarpa sardı! Kaygılanan Cenk aile üyelerine olanları anlatmaya çalışsa da herkes çok meşgul görünüyordu. Kaygıları giderek artınca ninesine içini dökmeye karar verdi. Neyse ki ninesinin özel yeteneklerine güvenebilirdi. 

Çocukları üzüntü ve kaygılarını paylaşmaya teşvik eden, aile içinde güven hissi ve etkili iletişimin önemini vurgulayan bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bf7e224-3d5b-476a-8ccc-cadc1f2b28c0.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dilli: İngilizce-Türkçe 100 First Words - In the Sea / İngilizce İlk 100 Kelimem - Denizde</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz ilk İngilizce kelimelerini kolayca öğrensin. Bu seri, çocukların İngilizceyi günlük yaşamın bir parçası haline getirerek öğrenmesi için hazırlanmıştır. 

Öğrenme Rehberi 
• Dil gelişimine yardımcı olur ve İngilizceye giriş sağlar. 
• Kelime dağarcığını zenginleştirir, konu bilgisini geliştirir. 
• Çocuk ile ebeveyn arasında daha fazla etkileşim imkânı sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c041dede-b7f9-4e83-93d0-ef9da421d690.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dilli: İngilizce -Türkçe Dinosaurs / Dinozorlar İngilizce Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Embark on an exciting search-and-find adventure with this fun book. 501 hidden items dinosaurs, creatures and much more are waiting to be found in this book packed with prehistoric pictures. Young dino fans will love this finding adventure. 
 
Bu eğlenceli kitapla heyecan dolu bir arama-bulma macerasına atıl. Tarih Öncesi resimlerle dolu bu kitapta 501 saklı nesne (dinozorlar, diğer canlılar ve daha neler neler…) bulunmayı bekliyor. Minik dinozor hayranları bu arama macerasına bayılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381c7a2d-4cf2-446d-92f0-31c4afab5c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Hoş Geldin</image:title>
            <image:caption>Harika bir bebeğin doğumunu kutluyoruz. 
HOŞ GELDİN! 
Minik fille renkli bir yolculuğa çıkın ve dünyanın sunduğu harikaları hoş çizimler ve yumuşacık bir öykü eşliğinde keşfedin.


Yaşamlarını değiştirecek o çok özel kişiyle tanışan anne babaların yeni kütüphanelerinin ilk kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6b2c3cb-412a-4c6d-a8fa-aa4e10855b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Bankı</image:title>
            <image:caption>1-D de işler pek yolunda gitmiyor. Hava berbat, öğleden sonra yapılacak gezi iptal oldu ve Nurhan Öğretmen’in başı çatlayacak gibi ağrıyor. Fırat ders sırasında tuhaf bir ses çıkarıyor. “Hemen gidip banka otur!” diyor Nurhan Öğretmen. Beren ile Yaren didişiyor. “Doğruca banka!” Osman tuvalette çok uzun kalıyor. “Haydi bakalım banka!” Çok geçmeden tüm sınıf kendini bankta buluyor. Peki şimdi ne olacak? Sınıf akıllanacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5de61588-abc4-40b9-9f9d-adbd149d4655.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Yağınca</image:title>
            <image:caption>Göz alıcı resimlerle süslü bu kitap, çocukları doğanın kış mevsimindeki güzellikleri arasında bir gezintiye çıkarıyor. Bir tilkinin, karlı bir kış gecesinin sabahında yuvasından çıkışını ve ormanda kendi halinde yaşamını sürdüren birçok hayvanın arasından geçip gidişini izliyoruz. 
 
Rich Lo’nun kendine özgü tarzını yansıtan benzersiz bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f504c43-3762-48b6-b24a-9f94056ce3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostça Yazılar</image:title>
            <image:caption>Gündelik yaşamımızda karşılaştığımız olaylardan esinlenerek kaleme alınan “Dostça Yazılar” eseri; ansiklopedik bilgi, hikâyeler, yazarın anıları, düşünceleri, duruşu ve vizyonu ile harmanlanarak oluşturulmuştur. Denemeler, yazarın şiirleri ile de bezenerek keyifle okunabilecek başarılı bir eser halini almıştır. 
      Orta Asya’dan getirmiş olduğumuz ozanlık geleneğinin önemi ve temsilcilerinin sayısı her geçen zaman diliminde azalmaktadır. Maalesef, ozanlarımızın kıymetlerini de onları kaybettikten sonra anlamaktayız. Eserleriyle bu kadim geleneğimizi ve kültürel mirasımızı genç nesillere tanıtan ve yok olmaktan kurtaran günümüz halk ozanları temsilcilerine ve bu eseri dolayısıyla ozanımız Halil MANUŞ’a ne kadar teşekkür etsek azdır. 
     Ozanımızın kitabı okuyucuyu yormuyor. Her biri 1 - 2 sayfa süren denemelerinden daha biri bitmeden bir sonrakini merak ettiriyor. Elinizden bırakamadan ve hiç sıkılmadan çok kısa bir süre içinde okuyup bitireceğiniz bu kitabın tüm yaş gruplarına hitap edeceği kanısındayım. 
     Halk şiiri ve ozanlık geleneğine ilgi duyan herkese şiddetle tavsiye ederim. 
                                                                                                                                                      Prof. Dr. Abdullah CAN 
                                                                                                                                         Şanlıurfa, Harran Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424fc47b-3119-4a68-8259-bf85143f7d25.jpg</image:loc>
            <image:title>Missing Piece</image:title>
            <image:caption>“Motherhood is an incomparable, sublime feeling. The sacrifices they make for us, disregarding themselves, can never be replaced by anything. The greatest and only debt that a person can never repay is the debt to their mother. No matter what we possess in life, nothing can provide the peace that a mother gives.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93da3a25-18a0-45f1-a8cc-4d8f20bdbdb7.jpg</image:loc>
            <image:title>N&apos;oolur Kalemimi Kırma Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>İnsan yetiştirmek, devlet kurmak gibidir. Devlet ise insanlardan oluşur.  Devletin nasıl bir özellikte olmasını istiyorsanız, insanı da o anlayışla yetiştirirsiniz. Bu konuda öğretmenler de en az anne ve babalar ile aynı etki ve sorumluluğa sahiptir. Büyük bir sabır ve çaba gerektiren insan yetiştirme işinde iyi niyetle yapılan yanlışların olması kaçınılmazdır. Bu yanlışların farkında olmak, önlem almak için önem kazanmaktadır. 
Bu eserde, gerçek yaşamdan kesitlerden oluşan bu konular öyküler halinde ele alınmıştır. Bakalım yaşamınız boyunca bu öykülerden hangilerine rastladınız veya hangileri ile karşılaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dedc093-49bb-4b46-adaf-324d606aa873.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğün Rotası</image:title>
            <image:caption>“HAREKET ETMEYENLER, BAĞLI OLDUKLARI ZİNCİRLERİ FARK EDEMEZLER...” 
 
Özgürlük nedir? Binlerce yıldır tartışılan soru... Arzulardan azade olmak mı, devlet organizasyonlarının baskısından kurtulmak mı, yoksa sosyal yönlendirmelerden özgürleşmek mi? Tümü geçerliyse bunların geçmişimizle, hikâyemizle, kaygılarımızla ya da psikolojimizle bağlantısı nedir? 
 
Bu kitap bu sorulara heyecanlı bir kurgusal anlatımla ışık tutuyor. Gelecekte, bir bilimkurgu dünyasının içinde, enteresan bir adaya düşen insanların karşılarına çıkan gizemli tarihi kişiliklerle olan Sokratik diyalogları, yüzleştikleri çatışmaları ve sonunda verdikleri mücadeleyi aktararak özgürlük kavramını berraklaştırmayı amaçlıyor. Liberalizmin farklı felsefi alt dalları arasındaki teorik iç hesaplaşmayı ustalıkla gözler önüne seriyor. Tüm bunlar ışığında okurlarını, bütünüyle kendileri olmayı başardıkları cesur hayatlar yaşamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a147ba56-7518-4530-bc28-94f9d8ee34a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynimizdeki Gizli Düşman: Stres</image:title>
            <image:caption>MUTLU YAŞAM, STRES YÖNETİMİYLE BAŞLAR. 
 
“Herkesin hayatı stresli” diyerek stresle dolu bir yaşamı normalleştirdiğinizde, yaşadığınız sorunları beslemeye devam edersiniz. Normalleştirdiğiniz stres, sizi günün birinde anormal sorunlarla mücadele etmek zorunda bırakabilir. Stres, beyninizdeki gizli düşmanınızdır ve onu yönetmeyi öğrenmediğiniz sürece hayatınızı stresin olumsuz etkileri yönetmeye başlar. 
 
Kişilik özellikleriniz bile yaşadığınız stresi besler, size güven verdiğini düşündüğünüz bazı günlük rutinleriniz, en büyük stres kaynaklarınızdan birine dönüşebilir. Çarpık düşüncelerle, mükemmeliyetçilik saplantısıyla ve erteleme alışkanlıklarınızla hayatınızda bir stres girdabı yaratıyor olabilirsiniz. Cinsel yaşamınız zevkten ziyade size bir görev gibi gelebilir. Bütün bunların farkına varmak ve hepsini iyileştirmek üzere farkındalık kazanmak, kendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik olacaktır. 
 
Aile ve İlişki Danışmanı Dila Selengil, Beynimdeki Gizli Düşman: Stres adlı bu kitabında stresle nasıl başa çıkabileceğinizin ve en önemlisi duygusal iniş çıkışlarınızı nasıl kontrol altına alabileceğinizin yollarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee5080a-91ae-4214-a112-f4d4b3223906.jpg</image:loc>
            <image:title>The Boys 2</image:title>
            <image:caption>CAN ACITACAK DEMİŞTİK 
 
Kostümlü kahramanların göklerde süzüldüğü ve maskeli kanun koruyucuların geceleri kol gezdiği bir dünyada birileri “süpoların” yoldan çıkmayacağından emin olmak zorunda. Öyle birileri var. 
 
Billy Butcher, Küçük Hughie, Mother’s Milk, Fransız ve Female’den oluşan The Boys, çok tehlikeli insanlardan oluşan, CIA’in desteklediği bir ekip. Her biri kendini dünyanın en tehlikeli kuvvetiyle mücadele etmeye adamış durumda: Süper güç. Bazı süper kahramanlar gözlenmelidir. Bazıları kontrol edilmelidir. Ve bazılarının da –bazen– denklemden çıkarılması gerekir. 
 
İşte o noktada The Boys devreye giriyor. 
 
Kara intikamcı Tek-Knight ve eski yardımcısı Swingwing’in başı büyük belada. Biri aşırı aktif cinsel dürtüsünün kontrolünü kaybetti, diğeriyse katil zanlısı. Hangisinin ne durumda olduğunu çözmekse Hughie ve Butcher’a kalmış. Ardından, The Boys Rusya’ya seyahat ediyor. Burada, kurumsal rakiplerinin, mafyayla işbirliği yaparak ölümcül bir şekilde kontrolden çıkmak üzere olan bir süper komplonun içine girdiğini öğreniyorlar. Neyse ki kahramanlarımızın yanında Love Sausage var... 
 
Dynamite Entertainment, Garth Ennis (Preacher, The Punisher) tarafından yazılan ve Darick Robertson (Transmetropolitan) ve Peter Snejbjerg (Midnighter) tarafından çizilen bu serinin 7-14. sayılarından oluşan ikinci koleksiyon cildini sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d8767fe-88ed-4940-a3c3-9d5d8a1fc287.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz Başkan (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Marta,
neredeyse hiçbir şeyin yaşanmadığı
Betulia adındaki küçük bir ülkede yaşıyordu.
Yaşına uygun şeylerle ilgileniyor, (Euphoria adlı
müzik grubu, arkadaşlarıyla dışarı çıkmak...) siyaset ise
ona ölümcül derecede sıkıcı geliyordu. Ta ki öğrenci temsilciği
kapışmasında, kendini ezeli rakibinin karşısında bulana dek.
Bir yanlış anlaşılma, her zamanki politikacılardan
sıkılmış olan Betulia sakinlerinin Marta’ya oy vermesine
neden olacaktı. Fakat öğrenci temsilcisi olmak için değil...
Ülkenin Cumhurbaşkanı olmak için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e86f468-f638-4f63-831a-41586ff1e364.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Okuma Kitaplarım (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okuma Serüvenine Eğlenceli Bir Başlangıç! 
Millî Eğitim Bakanlığının yeni müfredatına uyumlu olan bu serimiz çocuklarımıza okumayı keyifli bir hâle getirmesi için özel olarak hazırlandı. 
Serinin ilk beş kitabında her kelime, heceler hâlinde ve renkli olarak verildi. Bu sayede çocuklar hem heceleri ayırt etmekte zorlanmayacak hem de okuma hızlarını ve anlayışlarını geliştirecek. Renkli hecelerle okuma pratiği kazanan çocuklar, serinin son beş kitabında ise tamamen siyah yazı ile karşılaşacaklar. Artık okuma becerilerini geliştirmiş olan minik okuyucular, bu kitaplar sayesinde bağımsız okuma yetilerini pekiştirecek ve kendilerine olan güvenlerini artıracak. Bu seri çocuklarımızın okuma öğrenme sürecini destekleyecek, onlara kitap sevgisini aşılayacak. Her bir kitap, eğlenceli hikâyeleri ve sevimli karakterleriyle çocukların hem dil gelişimini hem de hayal gücünü besleyecek. 
Bu seri ile çocuklar, okuma dünyasına emin adımlarla ve neşeyle ilerleyecek! 
BİZİM ÇİFTLİK 
BEŞ DUYU 
BİZİM KERMES 
BAYRAĞIMIZ 
ALYA İLE BABASI 
FATMA İLE FİKRET 
ÇETİN İLE KEÇİSİ 
EZEL İLE ZEKİ 
MELEK İLE KİTKO 
ATA İLE ELA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ace1a600-dfff-44b5-b74e-de3388e24e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Sağlık Reformunun Siyaseti: Aktörler, Çatışmalar ve Sağlıkta Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Volkan Yılmaz’ın çalışması, Türkiye’nin sağlık sistemindeki kurumsal dönüşümü, tarihsel arka planı ve sağlık alanında metalaşma eğilimlerinin güçlendiği küresel bağlamıyla birlikte, dönüşümün siyasi dinamiklerinin üzerinde durarak inceliyor. Titiz bir ampirik araştırmaya dayanan ve sağlam bir teorik çerçeve içinde sunulan bu özgün çalışmanın, sadece sağlık alanıyla değil, genel olarak sosyal politikanın siyasetiyle ilgilenen herkesin anlamlı ve yararlı bularak ilgiyle okuyacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. 
Prof. Dr. Ayşe Buğra 
 
Volkan Yılmaz’ın doktora tezi, 2015 yılında Prof. Dr. Cahit Talas Sosyal Politika ödülüne layık görüldü. Tez, 2017 yılında Palgrave Macmillan yayınevi tarafından kitap olarak basılmıştı. Kitabın Türkçe de yayımlanması önemli bir boşluğu dolduracak. Kitap, Türkiye’de “sağlıkta reform” sürecinin dinamiklerini, taraftarlarını, muhalefet edenleri ve süreci destekleyen siyasi ve ticari aktörler arasındaki ilişkileri anlamak için önemli bir kaynak sunuyor. Türkiye’de sağlık politikalarındaki dönüşümü anlamak için iç politikada aktörlerin gücüne bakmak gerektiğini söyleyen bu çalışma, teorik çerçeve ve ampirik bulguları son derece başarılı biçimde sentezliyor. 
Prof. Dr. Aziz Çelik 
 
Sağlıkta Dönüşüm Programı, 2003’te iktidara yeni gelmiş bir hükümet tarafından hangi nedenlerle uygulamaya konuldu; zaman içinde nasıl şekillendi; gerek genel olarak Türkiye’nin sağlık sistemi gerek de özellikle hükümet ile vatandaş ve hükümet ile sermaye grupları ilişkileri açısından ne gibi sonuçlar yarattı? Bu programı bir “vaka” olarak alan araştırmacı, belgeler, raporlar, ana siyasi aktörlerin temsilcileriyle yapılan derinlemesine görüşmeler ve toplantılardan edinilen gözlemlerden harmanladığı zengin veri tabanını kullanarak bizlere sağlık sisteminin geçirdiği dönüşümün derinlikli ve incelikli bir siyasi analizini sunmakta. Tarihsel kurumsal bir çerçeve içinde, çeşitli yerel ve küresel güçlerin görüş ve çıkarlarının nasıl dengelenmeye çalışıldığını inceleyen eser, Türkiye’de yeni bir rejim inşaasının mekanizmaları hakkında da iyi bir fikir vermekte. 
Prof. Dr. Belgin Tekçe 
 
Sağlık reformu, son 20 yılın nüfusun büyük çoğunluğunu ilgilendiren ve kapsamlı kurumsal değişimini getirdi. Bu kitapta Volkan Yılmaz, reform tasarısını başlangıcından gerçekleşme noktasına kadar dikkatle izliyor: Tasarının hangi dış ve iç grupların etkisiyle nasıl şekillendiğini farklı kaynaklara ve mülakatlara dayanarak anlatıyor. Fakat, kurumsal oluşumun tarihinden öteye, Yılmaz’ın çalışması reformun içeriğini de gündeme getirerek bugün yaşadığımız krizi teşhis etmeye yönelik arka planı başarıyla resmediyor. 
Prof. Dr. Çağlar Keyder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13520546-05db-4552-a8aa-f333a7f695b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İncir’in İçindeki Ses</image:title>
            <image:caption>“Her zaman mutlu olmak pek de mümkün değil. Bazen üzgün hissedersin, bazen de mutlu. Gökyüzü gibi, bazen güneşli bazen de bulutlu…” 
“İncir’in İçindeki Ses”, anda kalmak ve duyguları anlamaya dair keyifli bir kitap. Her yaştan okuru içindeki sesi keşfetmeye dair bir davet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8a03187-c589-45cf-b4e4-d8e88dd5ad7d.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Sınıf Tatil Kitabım</image:title>
            <image:caption>Her bir haftada öğrenciler; 
*Drama ve Oyun ile konuşma becerilerini geliştirecek,
*Yaratıcı Yazma ile dil becerilerini geliştirecek,
*Etkin Okuma ile okuduğunu anlama çalışmaları yapacak,
*Sayı ve Şekil Dünyası ile farklı bakış açıları kazanacak,
*Akıl Oyunları ile düşünme becerilerini geliştirecek,
*Bilim ve Teknoloji ile ufkunu genişletecek,
*Bilim İnsanları ile bilime yön verenleri tanıyacak,
*Sanatçıların Yaşamı ve Gezelim Görelim ile genel kültürünü artıracak,
*Bulmacalar ile keyifli vakit geçirecek,
*Çiziktir ve Yemek Yapalım ile el becerisi kazanacak,
*İngilizce ile eğlenerek pratik yapacak,
*Tekrar Çalışmalarım ile açık uçlu sorular sayesinde yıl içinde öğrendiklerini pekiştirerek bir sonraki sene için ön hazırlık yapacak.
Yenilenen tasarımı ve yapısıyla Tudem Tatil Kitabım sayesinde öğrenciler, yaz tatilinde eğlenerek kendilerini geliştirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad63d0d8-b6fa-4100-bbb6-8c404835f3f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenilenmek ve Yenilikçi Olmak Çağı</image:title>
            <image:caption>Herkes bir tek açıdan bakarken, sen farklı bir açıdan bak! İşte o zaman herkes tarafından bilinmeyeni bilir, görünmeyeni görürsün. Yenilenmek ve yenilikçi olmanın formülü budur. Bu halinle de herkesten farklı olduğunu anla! Özgür aklın, algın ve idrakin senin yönünü belirleyecektir. Yönün, yenilenmeye ve yenilikçi olmaya olduğu sürece hakikatin içinde olacaksın. Kim ne şekilde yolda ilerlemek isterse yola bakış açısı onun hızını belirler. Bu yüzden de aklının, algının ve idrakinin tekâmülü için yeni olanla ilgilen zira eskiler üzerinde yeterince düşünülmüş, yorumlanmış hatta hak etmediği övgülere sebep olduğu gibi gereksiz saldırılara da uğramış olabilir. Bunların hiçbiri seni yanıltmasın çünkü övgüler de saldırılar da senin algı ve idrakin dışında olanlardır. Sen sana ait olan açıdan bak ve gör, hakikatle o zaman yüzleşirsin. Herkesten farklı bir bakış açın ve zihnin seni kalıplardan sıyırıp, sorgulamaya, anlamaya, yenilenmeye ve yenilikçi olmaya sevk edecektir. Buna açık olduğun sürece üzerinde taşıdığın Yaradan’ın donanımlarını fark edip ona göre kullanırsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88da5f7-88b2-44f7-a216-8a89b5040233.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparator</image:title>
            <image:caption>Kötü şöhretli Tenebrae Outfit’in vârisi Dante Maroni doğduğundan beri eğitiliyordu. Acımasızlığını cazibesinin, vahşiliğini ise takım elbiselerinin altında saklamayı öğrenmişti. Sevdiği kadına olan aşkını sessizliğinin içine gömerken gölgelerin arasında sessiz bir asiye dönüşmüştü. Kayıp çocuklardan sorumlu olan Birlik’e sızdığında, gerçeklik algısını paramparça eden bilgiler keşfetmiş ve ölümcül bir oyun oynamak zorunda kalmıştı. 
Maroni ailesinin kâhyasının kızı olan Amara, kendini bildiğinden beri Dante’yi seviyordu. On beş yaşında kaçırılıp işkence görmüştü. Kendini, hayatını ve bildiği tek evi kaybetmişti. Bu olaydan yıllar sonra, korunduğundan habersiz olarak sürdürdüğü hayatı biraz olsun normalleşmişken dünyası bir anda tekrar çökmüş ve onu kanlı bir oyuna katılmaya zorlamıştı. 
Gizemler çözülüyordu. Sırlar keşfediliyordu. Çocukluk aşkları yerini derin bir yakınlığa, güce ve hayatta kalmaya bırakıyordu. İsteksiz kral ve mutlak kraliçe hamle yapıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c04a3137-4836-48cc-b63d-b0f00305b08c.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 39 / Temmuz - Ağustos 2024</image:title>
            <image:caption>Türk Milliyetçiliği dizimizin üçüncü cildi, “Başucu Kitaplar” alt başlığıyla neşredilirken bu ihtiyaçların karşılanması yönünde öncü bir kılavuz olarak hazırlanmıştır. Pekâlâ, Türk milliyetçiliği düşüncesinin bütün temsilcileri tek bir dosyada ayniyle ele alınamamıştır. Sözgelimi Nurettin Topçu gibi Anadolucu portreler yahut “ana akım”a daha uzak olsa da Türk milliyetçiliği iddiasını taşıyan Berkes, Avcıoğlu gibi isimlere temas edilememiş; alt başlığın ilk cildi için Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Ahmet Ağaoğlu, Mehmet İzzet, Mümtaz Turhan Sadri Maksudi Arsal, Hüseyin Nihâl Atsız, Dündar Taşer, Alparslan Türkeş, Osman Turan, İbrahim Kafesoğlu, Ziya Nur Aksun, Galip Erdem, Nevzat Kösoğlu, İskender Öksüz, Ömer Lütfi Mete ve Seyyid Ahmed Arvasi gibi isimlerin eserleri ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/743e63f2-1e48-4b83-8a24-3e996907d15a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal H. Karpat&apos;ı Okuma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Cambridge, Oxford, Princeton, Brill gibi dünyanın en prestijli yayınevlerinden yayımladığı kitaplarıyla, bambaşka konulara hasredilmiş düzinelerce makalesiyle Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sosyal bilimcilerden biri, belki de birincisi Kemal H. Karpat (1923-2019).
Kemal H. Karpat’ı Okuma Kılavuzu adlı bu kısa çalışmanın ana gövdesini, Kemal H. Karpat’ın vefatından sonra ailesinin ve yayıncısının ortak kararı ile 20’den fazla ciltten oluşan Karpat Kitaplığı’nın dizi danışmanlığını üstlenen öğrencisi Kaan Durukan’ın, Hoca’sının kitaplarının yeni baskıları için hazırladığı önsözler teşkil ediyor. Peki neden bu önsözlerin bir araya getirilmesi düşünüldü, başka türlü söylersek bu kitap niye basılıyor?
Durukan’ın bu çalışmayı yapma amacı, Karpat’tan okuduklarından, dinlediklerinden, kısacası öğrendiklerinden yola çıkarak bu malzemeyi kendi şahsi tarihçilik, sosyal bilimcilik birikimiyle harmanlamak, buna Hoca’yla beraber geçirdiği on yılı aşkın zamanda gözlemlediklerini insani boyut babında katarak bir değerlendirme yapıp birtakım sonuçlara vararak günümüz okuruna bir kılavuz sunmaktır. Ayrıca son derece üretken bir biliminsanı olan Kemal H. Karpat&apos;ın kitaplarını, Türkçeye çevirilerini, en önemli makalelerini ele alarak bir katalog oluşturup, Karpat okuruna neyi nerede bulabileceğine dair bir yol haritası çizmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f5784b-841c-484a-9f76-149a89504da0.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Dilbilim Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Başka bilim dallarıyla da belli oranlarda ilişkisi olan ancak esasen hukuk ile dilbilim disiplinlerinin kesişim noktasında yer alan adli dilbilim, hem dünyada hem de Türkiye’de yeni gelişen gayet genç bir alandır. 1960’larda ismi konup akademik anlamda gelişim sürecine giren adli dilbilimin temel amacı, kolluk kuvvetlerine veya yargıya intikal etmiş soruşturma veya davalarda dilsel kanıtları değerlendirerek suçluların ve suçsuzların adil bir şekilde birbirinden ayrılmasına yardımcı olur. Özellikle İngiltere ve ABD’de kolluk kuvvetleri veya mahkemelerin bu alanda uzmanlaşan kişilerden yardım talebinde bulunmaları, alan üzerine yoğunlaşan üniversite bölümlerinin ve programlarının yaygınlaşmasında etkili olmaktadır. Dünyada bu alanda özellikle vaka analizleri şeklinde epey miktarda makale yazılmıştır ancak adli dilbilim konularını topluca ele alan kitap sayısı henüz azdır. 2024 yılı itibarıyla Türkiye’de adli dilbilim adıyla yazılmış sadece bir adet editörlü kitap bulunmasına rağmen yalnızca adli dilbilim kavramlarını içeren bir sözlük yoktur. Elinizdeki bu çalışma adli dilbilimin temel terimlerini topluca tanıtan ilk sözlüktür. Sözlüğün amacı, Türk akademyasında terim altyapısını ve birliğini oluşturmaya katkıda bulunmaktır. Sözlüğün hedef kitlesini ise üniversitelerin dilbilim bölümleri başta olmak üzere dille ilgili tüm akademik alanlar ile yargı teşkilatının, adli tıbbın, emniyetin ve jandarma teşkilatlarının ilgili birimleri oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e75acc-6904-4a28-934e-fd7ea30a3ef5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Tek Suçum</image:title>
            <image:caption>“Şiirimin kökü yurdumun topraklarındandır. Ama dallarıyla bütün topraklara, doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde uçsuz bucaksız yayılan bütün topraklara, o toprakların üstünde kurulmuş medeniyetlere, bütün dünyamıza uzanmak istedim.” 
“Dünyanın en güzel insanlarından olan Türk halkının ve dünyanın en güzel dillerinden biri ve belki de en başta gelenlerinden olan Türk dilinin yabancı ülkelerde tanınmasına vesile olabilmek ömrümün en büyük sevinci ve şerefi olur. Bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse ben de Türk dilini öyle seviyorum.” 
“Japon Balıkçısı’nın ‘tüm dünyada söylenecek barış türküsü’ olarak bestelenmesi kararı verildiği zaman, bununla ‘kendi türküm’ diye değil, fakat asılları Türk dilinde yazılmış ve biraz da ‘Türk halkının türküsü’ diye övünüyorum.” 
Nazım Hikmet 
 
Benim Tek Suçum; Nazım Hikmet’in anlatımıyla çocukluğundan ölümüne kadar olan yaşamından kesitler sunan sıra dışı bir eser olarak Türk okurunun ilgi ve beğenisine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5183f6b-9533-4088-b8b0-eb7be97d1a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Bal</image:title>
            <image:caption>“Hepimizin yüreğinde karanlıkta kaldığı için açamayan bir çiçek vardır.” 
Olivia McAfee baştan başlamanın ne demek olduğunu iyi biliyor. 
Ünlü bir cerrahla evliydi. 
Mükemmel bir evde yaşıyor, sevimli oğlu Asher&apos;a kusursuz bir gelecek hazırladığını düşünüyordu. 
Ta ki kocasının karanlık yüzü ortaya çıkana kadar. 
Olivia dayanabileceği tüm acıları yaşadı ve artık geçmişi geçmişte bıraktı, şimdi eski hayatından kilometrelerce uzakta arıcılık yapıyor. 
Lily Campanello baştan başlamayı öğreniyor. 
Annesiyle evden ayrılalı, ruhunu rendeleyen babasını terk edeli, yeni hayatına başlayalı çok olmadı. 
Şimdilik işler iyi gidiyor, Olivia’yı ikinci annesi gibi görüyor, Asher’a ise deli gibi aşık. 
Kusursuz değil, biliyor ama kendisiyle beraber onu da iyileştireceğini düşünüyor. 
Ve bir gece bütün hikaye tersine dönüyor. 
O akılalmaz telefon geliyor: Lily öldü ve Asher karakolda. 
 
Picoult, kurgu ustası yazar Boylan ile güçlerini birleştiriyor; tüm romanlarından damıttığı tılsımı Deli Bal’da okura sunuyor. 
Sürükleyici bir gerilim romanı, unutulmaz bir aşk hikayesi ve kendimiz olmak için aldığımız risklerin, sakladığımız sırların etkileyici keşfi. 
&quot;Picoult bir kelime ustası. Sadece zihinlerimizi provoke etmekle kalmıyor, kusurlu ruhlarımıza dokunan hikayeler yaratıyor.&quot; 
Boston Globe 
&quot;Aynı romanda bin bir duygu. İki çoksatan yazar güçlerini birleştiriyor, aşka ve gerçeklere dair son yılların en provokatif romanına imza atıyor.&quot; 
Washington Post 
“Picoult romanlarını okurken merakınızı diri tutan bir sonraki sayfada ne olacağı. Bunun için yıllardır çoksatan listelerinde hep bir Picoult romanı var.” 
San Antonio Express News 
“Jodi Picoult başucunuzda öylece bekleyip toz tutan romanlar yazmaz. Bir solukta okunur ve kendine müptela eder.” 
LA Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ab72c60-5d80-4e13-aceb-7ac818766862.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocalar</image:title>
            <image:caption>Bir kadın, kocasından daha fazla yardım görebilmek için ne kadar ileri gidebilir?   Nora Spangler, başarılı bir avukat olmasının yanı sıra bir annedir. İşyerindeki dosyaların üstesinden gelmesi asla yeterli olmaz. Eve geldiğinde yemeği hazırlamalı, doktor randevularını ayarlamalı ve her zaman kâğıt havlu rulolarının nerede olduğunu bilmelidir.   Peki ya kocası?   Nora ve eşi seçkin bir mahalle olan Dynasty Ranch&apos;te ev aramaya çıktıklarında bir kadın grubuyla tanışır; bu kadınların biri beyin cerrahı, biri ödüllü bir terapist, biri çoksatan bir yazardır. Nora, bu kadınlardan birinin kocasının ölümüyle ilgili davaya yardım ettiğinde kendisini onların karmaşık dünyasının tam ortasında bulur.   Nedeni çözülemeyen bir yangın, kaybedilmiş bir koca ve kaybedilmek üzere olan bir hayat...   Dava çözüldükçe her şeye sahip olmanın bedelini öğrenen Nora’nın hayatı pamuk ipliğine bağlıdır. Uğruna ölmeye değecek kadar değerli olan nedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d82e57c6-5839-4490-b6eb-135fd4dac135.jpg</image:loc>
            <image:title>Marilu - 2- Arkadaş Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Arkadaş edineyim derken hepten yalnız kalmak...

Usta hikâye anlatıcısı Fabien Toulmé&apos;nin senaryosunu yazdığı Marilu, bu kez farklılıkların hayata nasıl renk kattığını gösteren, deli dolu bir macerayla geri dönüyor!

Serinin ikinci halkası Arkadaş Hırsızı&apos;nda, taşraya uyum sağlamaya çalışan &apos;&apos;büyük şehir çocuğu&apos;&apos; Marilu&apos;nun yeni arkadaşlıklara yelken açarken başından geçen tuhaf ama komik olaylara tanık oluyoruz.
 
Çocukların dünyasındaki en kırılgan meselelerden arkadaş paylaşımı sorununu odağına alan kitap, akran ilişkilerinde duygusal bağlılık, empati ve karşılıklı güvenin önemine de vurgu yapıyor.









Evet, biliyoruz hepiniz en çok Marilu&apos;nun yeni yaşantısına alışıp alışamadığını merak ediyorsunuz. O zaman sıkı durun: Marilu&apos;nun keyfi tıkırında. Hatta şimdiden iki arkadaş edindi bile: Rıdvan ve Gedeon! Peh, biri eşek ötekisi kızılgerdan olsalar da arkadaş arkadaştır. Gerçi eğer birkaç &apos;&apos;gerçek&apos;&apos; arkadaş edinebilseydi, günleri çok daha eğlenceli geçerdi sanki... Tamam, itiraf ediyoruz: Marilu yalnızlıktan çok sıkılıyor! Keşke karşısına birlikte oynayabilecekleri birkaç tatlı çocuk çıksa... Yoksa çıkacak mı? Mesela, tatillerini geçirmek için evlerindeki kulübeyi kiralayan ailenin oğlu Jül? Off, eski dostumuz için hiç tanımadığı biriyle oynamaktan daha sıkıcı bir şey olamaz. Hele ki o biri düzgün konuşamıyorsa, azıcık tuhaf davranıyorsa ve ayrıca öpücükleri de fazla suluysa hiç şansı yok! Zaten tüm bu özellikler ancak bir uzaylıda bulunabilir ya da bir...
 
Biricik yoldaşlarını yeni tanıştığı bir başka çocukla paylaşmak zorunda kalan Marilu&apos;nun haklı isyanını sayfalarına taşıyan bu matrak grafik roman, arkadaş sayısının bir sınırı olmadığını hatırlatıyor, sevmenin ve sevilmenin güzelliğini yüceltiyor.
 
Öyle ki, afacan bir arkadaş hırsızının bizim gözü pek Marilu&apos;yu nasıl dize getirdiğine şaşırıp kalacaksınız! 

Onun harika olması farklı olmasından ileri geliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd2cae6-13c5-49e6-89b2-d83c33896512.jpg</image:loc>
            <image:title>Köyümün Masalları</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş. Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde. Deve tellal iken, horoz imam iken, pireler berber iken, annem kaşıkta, babam beşikte iken. Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babam düştü beşikten, anlını yardı eşikten. Annem kaptı maşayı, babam kaptı değnekli meşeyi, gösterdiler bana dünyadaki yedi köşeyi. O öfke ile minareyi mızrak yaptım elime. Top güllelerini misket diye doldurdum cebime. Oradan bir at buldum sürdüm köyüme. Köyümün kızları haşarı. Bir tokat vurdular enseme, gözlerim fırladı dışarı. Orda gördüm bir kız adı dünya, sıkıca sarıldım boynuna. Bir tarafta öküz izi, bir tarafta harman tozu. Yeşilin açık tonu, dedemin kırık bastonu, kovaladı beni üç asır boyu. Hâlâ koşuyorum anca oldu bir arpa boyu. 
Hadi toplanın tandır başına. Ayaklarımızı sallayalım tandıra kavurga dolduralım siniye. Hem yiyelim hem anlatalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64cdeed-5f07-40dd-8cdb-91a7b3793b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kullan-At: Gezegenimiz, Yegane Evimiz</image:title>
            <image:caption>Ekolojik yıkımın sorumluluğunu &quot;muslukları fazla açık tutan&quot;ların omuzlarına yükleyerek bireyleri daimi bir vicdan muhasebesine sürükleyen küresel kapitalizmin lokomotif şirketleri vergi indirimi ve çeşitli fonlardan faydalanmak için; karbon ayak izini, &quot;sürdürülebilir&quot; ama diğerlerinden daha pahalı o kıyafetleri, bambu pipetleri, endüstriyel vegan gıdaları ve dahi ineklerin &quot;metan gazı salınım hacmini&quot; lügatımıza sokmadan çok önce, Eduardo Galeano, insanları olduğu kadar tabiatı da yiyip bitiren ve bir kenara tüküren sistemin açgözlülüğü ve küstahlığı hakkında uyarıda bulunmuştu.


Hem daha önce çeşitli kitaplarında yayınlanan hem de bu antoloji için kaleme aldığı bütün &quot;yeşil&quot; metinleri bir araya getiren Kullan-At, çevre sorununu ekolojiyi dert ediyormuş görünen popülist sloganlardan uzak, tutarlı bir siyasi perspektiften ele alıyor ve çevresel yıkımın gerçek sorumlularını işaret ediyor.


Galeano, her zaman olduğu gibi, gezegenimizin fısıltılarına kulak verenlerin tanıklıkları ve  yağmalanmasına karşı çıkanların haykırışlarıyla kol kola toprağın nabzını tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d5f31e2-32ef-490a-b191-8b13e3e5c683.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Suikast</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu’nun geçtiğimiz yüzyılında, hepsi de doğrudan doğruya Filistin ve Kudüs’le bağlantılı, dört önemli suikast gerçekleştirildi. Ürdün’ün ilk kralı Abdullah bin Hüseyin 20 Temmuz 1951’de, Suudi Arabistan Kralı Faysal bin Abdulaziz 25 Mart 1975’te, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Enver Sedat 6 Ekim 1981’de ve İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin 4 Kasım 1995’te öldürüldüler. Katillerin kimlikleri ve dünya görüşleri birbirinden tamamen farklı olsa da, bütün bu suikastların ortak bir noktası vardı: Hepsinde de maktuller, Filistin ve Kudüs’le ilgili attıkları adımlar nedeniyle cezalandırılmıştı. 
Bölgenin dört karizmatik ve etkili liderinin sahneden çekilmesiyle sonuçlanan bu suikastlar, Filistin meselesinin bütün taraflarını, farklı amaç ve şekillerde politikalarını gözden geçirmeye ve hatta değiştirmeye zorladı. Etkileri ve artçı sarsıntıları günümüzde hâlâ bütün sıcaklığıyla hissedilen bu hadiseler, Filistin ve Kudüs konusunda Arapların da Yahudilerin de attığı ve at(a)madığı bütün adımları büyük ölçüde açıklamaktadır. 
Geniş bir tarihî arka plan eşliğinde Kral Abdullah, Kral Faysal, Enver Sedat ve Yitzhak Rabin’in akıbetlerine odaklanan Dört Suikast –Filistin’i Sarsan Kurşunlar, aynı zamanda Filistin direniş tarihinin satır başlarını, Ortadoğu ülkelerinin Filistin politikalarını, Arap-İsrail savaşlarını, barış süreçlerini ve bölgenin yakın tarihindeki önemli dönüm noktalarını anlatan belgesel bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03b5657-8ee2-4aee-997c-a2d093dcc69d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Dağı</image:title>
            <image:caption>Türküleriyle Anadolu’nun hüzünlü ve sevinçli sesini dünyaya duyuran, gönüllere dokunan bir halk ozanı Neşet Ertaş… Hayatı boyunca sazını ve sözünü yoldaşı edinerek insanlara sevdayı, hasreti, gurbeti, aşkı ve hüznü anlattı. 
“Neşet Ertaş kimdir?” sorusunun ötesine geçerek “Neşet Ertaş’ın gönlünde neler saklıdır?” sorusuna yanıt arayan Savaş Ş. Barkçin, Neşet Ertaş’ın türkülerinin ardındaki gizemleri, ruhundaki derinliği ve yaşamındaki hikâyeleri, her döneme ışık tutan anekdotlarla Gönül Dağı’nda bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c58318-051e-43d3-bbeb-0f850ec61ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kawaii Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kawaii Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee0ceab2-3b72-466e-9c56-38c493dfcc79.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris’teki Cafe et Jardin Turc’ün Serüveni</image:title>
            <image:caption>Toplumsal hayatın sahneleri olan mekânlar, döneminin tarihsel ve kültürel gelişimini anlamlandırmamızı sağlayan dinamik yapılardır ve bunlar, “kültürel taşıyıcı” olarak toplumun sosyoekonomik/sosyokültürel/sosyopolitik yapısı hakkında bilgiler sunar. 18. yüzyıl Parisi’nin en gözde bulvarlarından biri olan Boulevard du Temple’da bulunan Café et Jardin Turc, kuruluşundan itibaren birçok olaya tanıklık etmiş; tarihi süreçte geçirdiği değişimler ve gelişimlerle popülarite kazanmış; Batı’nın “Türk”lere, yani Osmanlı’ya karşı bakış açısının değişmesini sağlayan Turquiere akımının somut yansımalarını görebileceğimiz en iyi örneklerden biri olmuştur. 
 
Nevzet Çelik, Paris’teki Café et Jardin Turc’ün Serüveni adlı kitabında, Café et Jardin Turc’ün tarih sahnesindeki konumunu ele alırken Fransız toplumunun Osmanlı’ya ait olana duyduğu ilgiyi ve bu ilginin doğrudan temsilini birçok başlık altında inceliyor. Kahvenin Avrupa’ya geçiş sürecinden sosyalleşme mekânları olan kafelerin yaygınlaşmasına; dönemin önemli entelektüellerinin Café Turc hakkındaki yorumlarından Paris’in müzik kültürüne kadar geniş bir yelpazede sunduğu konuları zengin bir arşiv ile okuruyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163431af-94aa-4cc1-971d-b598c4444fc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Mucizeler Dükkânı, Bahia&apos;nın şamatalı, kadim ritüellerle bezeli curcunalı ortamının ortasında mütevazı bir matbaadır. Matbaacının dostu, sokakların sevgilisi melez Pedro Archanjo&apos;nun kitapları da, aynı zamanda bir açık üniversite işlevi gören bu mekânda basılır. Ne var ki, Afrika ve Bahia kültürü üzerine yazdıkları halk arasında giderek popülerleşince, ırkçı saikler kuşanmış dogmatik akademinin de dikkatini çeker ve yazarının konumuna da burun kıvrılarak kısa sürede değersizleştirilir. Ta ki yıllar sonra Nobel ödüllü bir etnoloğun Archanjo hayranı olduğu öğrenilene dek...


Böylece başlayan ve bugün de aşina olduğumuz sahte akademik ilginin ve entelektüel yozlaşmanın tozu dumanı arasında Archanjo&apos;nun gerçek kimliğinin, mücadeleci kişiliğinin öyküsü ve Afro-Brezilya kültürüne bir övgüdür Mucizeler Dükkânı. Yoksulluk içinde ölen, halkın gönlünde taht kurmuş Archanjo&apos;nun yolculuğu, modern Brezilya&apos;nın muhtaç olduğu toplumsal barış ve eşitlik umuduna da ayna tutar.


&quot;Ben halkımın yaşamını, halkımın karakterini satırlara dökmüş bir yazarım. Şunu söyleyebilirim ki, Brezilya romanının en büyük kahramanı Brezilya halkıdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da28403d-47c9-4ecc-a481-17ca2a277915.jpg</image:loc>
            <image:title>Harvard Meydanı</image:title>
            <image:caption>1977 yazı. Ruhları Akdeniz kıyılarında, bedenleri kuzeyin ıssız sokaklarının karmaşasında salınan iki delikanlının yolları Harvard Meydanı&apos;nda kesişir. Birbirinden gece ile gündüz kadar farklı bu iki genç, yalnızca yersizyurtsuzların, sürgünlerin konuşabildiği o ortak lisandan doğan aşinalıkla sarmalanıp bir dostluğa içkin her türlü sadakat sınavından geçerler: bitimsiz sohbetler, ucuz şarap, sarhoş kavgaları, dolup taşan küllükler, loş mekânlar, yeni tanışılanlar, vazgeçilenler ve her daim masada duran yalnızlık, köksüzlük.

Yaşamaktan yorulup edebiyata sığınanlara, kaybolma arzusuyla dolup kendini yollara vuranlara, hem sürgünlere hem güvenle kök salanlara, hem İskenderiye&apos;nin uçsuz bucaksız sahillerine hem de Cambridge&apos;de bir terasın bunaltıcı sıcağında o sahilleri hayal edenlere, kısacası arada kalmışlara, geciktiğine inananlara ve yetişmeye hiç mi hiç niyeti olmayanlara André Aciman&apos;dan esaslı bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/609260a0-88ef-4690-8787-a45a7a4cfee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Yol</image:title>
            <image:caption>Bitmeyen Yol, modern Japon edebiyatının önde gelen temsilcileri arasında gösterilen Natsume Sōseki&apos;nin yaşamının hesaplaşmalarla dolu en karanlık dönemine tanıklık eden romanıdır.


İngiltere&apos;de gördüğü edebiyat eğitiminin ardından artık daha evrensel bir bilinç kuşanmış halde ülkesine döndükten sonra, eserlerinde bireyin geleneksel değerlerle uzlaşmazlığı neticesinde yaşadığı suçluluk ve yabancılaşma duygularını işleyen Sōseki, Bitmeyen Yol&apos;da tıpkı kendisi gibi küçük yaşta evlat edinilen Kenzō&apos;nun üvey ebeveynleriyle açgözlü, hesapçı ve çoğu zaman duygudan yoksun ilişkisi ekseninde kalem oynatır.


Dönemin hâkim Konfüçyüsçü ahlak anlayışının pençesinde işi, kariyeri ve ailesi arasında kalan, bu açmazda alicengiz oyunlarına başvurmaktan da geri durmayan genç bir aydının beslediği hırs, inanç ve umut, Sōseki&apos;nin çokkatmanlı karakterler yaratmak ve duygu geçişlerini okura aktarmaktaki mahirliğiyle günümüzdeki ilişkilerin doğasına da ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc67f9b0-6699-4fd7-a4f4-984ce3441c69.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Burada Yapamam</image:title>
            <image:caption>Miray Aydın, ilk kitabı Ben Burada Yapamam&apos;ın her öyküsünü sadeliğin gücüyle örüyor. Söylenememiş sözlerin boğuculuğuna, yük haline gelmiş ilişkilerin suskunluğuna, yalnızlıkla geçen çocukluklara dokunduğu her öyküde, yüzünü farklı bir karaktere, farklı bir duruma dönüyor.

Anne, baba ve evlatların, arkadaşlıklarla yalnızlıkların sürekli farklı veçhelerde görünüp kaybolduğu bir çiçek dürbünü: Ben Burada Yapamam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224e80d4-e6c7-44b1-a10d-d4505fbf0f7f.jpg</image:loc>
            <image:title>BilgiKüpü 2.Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası Kitap Açıklaması
Derslere ve sınavlara hazırlık için tasarlanmıştır.
Müfredata uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c709a52d-c695-46f9-a3fb-84074a236ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hizmetçi İzliyor</image:title>
            <image:caption>“Siz yeni komşularımız olmalısınız!” Bayan Lowell beyaz çitin ardından bize el salladı. Kızımın elini tutup ona gülümsedim fakat kocamı görür görmez Bayan Lowell’ın yüzünde tuhaf bir ifade belirdi. O anda bir karar verdim. Nihayet kendimize ait bir evimiz olmuştu. Geçmişim geçmişte kalmıştı. Orada kalmaya devam etmesi için her şeyi yapmaya hazırdım… 
 
Eskiden başkalarının evlerini temizlerdim, şimdiyse bu evin bana ait olduğuna inanamıyordum. Göz alıcı mutfak, sakin çıkmaz sokak, çocuklarımın gönüllerince oynayabilecekleri arka bahçe… Kocam ve ben çocuklarımıza hak ettikleri hayatı verebilmek için yıllarca para biriktirmiştik. 
 
Bayan Lowell’dan pek hoşlanmadıysam da bizi yemeğe davet ettiğinde bunu yeni mahallemizde arkadaş edinme fırsatı olarak gördüm. Kapıyı bize beyaz önlüğü ve sımsıkı topuzuyla hizmetçisi açtı. Onun yerinde olmanın nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyordum. 
Ama o buz gibi bakışları içimi ürpertti… 
 
Lowellların hizmetçisi sokağımızdaki tek tuhaflık değildi. Bir silüetin bizi izlediğinden emindim. Kocam geceleri evden çıkıyordu. Ve karşımızdaki evde oturan kadınla tanıştığımda sözleri beni iliklerime kadar ürpertmişti: Komşularına dikkat et. 
Ailemi buraya taşıyarak korkunç bir hata mı yapmıştım? 
En karanlık sırlarımı arkamda bıraktığımı sanıyordum. Fakat bu sakin banliyö sokağı, şimdiye kadar bulunduğum en tehlikeli yer olabilir miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91de0603-0791-4a1b-a0b9-19b7b66d2c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kibritle Yok Olmak İki Kitaplık Hediyeli Özel Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER 
 
Bir Kibritle Yok Olmak 1 (Ciltli) 
Bir Kibritle Yok Olmak 2 (Ciltli) 
Özel Tasarım Şeffaf Ayraç 
Özel Tasarım Poster (2 Adet) 
Özel Tasarım Ayraç (2 Adet)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d39153-446e-4442-85d2-0370cc5e11cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Medusa’nın Ölü Kumları 2 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>KIYAMETİN İSYANI BAŞLIYOR! 
 
Araf’ta umduğundan daha fazlasını bulan Elzem, Orta Çağ’ın zorlu şartlarına uyum sağlamaya başlamıştır. Hiç ummadığı bir yerde, büyülü bir evrende aşk karşısına çıktığında artık eve dönmek istediğinden bile emin değildir. Ancak her geçen günle kendi hakkındaki korkunç sırları keşfettiğinde hislerini ve kararlarını sorgulamaya başlar. Doğumuyla ilgili çarpıcı gerçeklerin gizemini çözdüğünde ise ihanet hiç ummadığı bir yerden gelir. 
 
Bu, ölümden doğan bir kadının içine çekildiği korkunç bir takastır: 
Bir hayata karşılık onun hayatı… 
Ama kader er ya da geç adaleti sağlayacak ve Ölüler Diyarı kendisine ait olanın peşine düşecektir. 
 
“ONLAR TAHTLARINDA OTURABİLİR. BEN BAŞLI BAŞINA BİR KRALLIĞIM.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad28dcfe-302c-444b-b3e3-c529c91a9bec.jpg</image:loc>
            <image:title>İmar Planları Bağlamında Yapı ve Denetimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, bir arazinin plânlanmasından yapının inşaasına uygun bir parsele dönüşmesine kadar olan sürec, parsel üzerinde inşaa edilmesi düşünülen yapıya ilişkin projelendirme ve yapı ruhsatının alınması, yapının inşaası ve bu süreçteki denetimin nasıl ve kimler veya hangi kurumlar tarafından yapıldığı mevzuat çerçevesinde izâh edilmektedir. 
Konunun çok kapsamlı ve fazla sayıda mevzuatı ihtiva etmesi bakımından, bilinmesinde zaruret bulunan konu başlıkları seçilmiş, aynı zamanda kısıtlı bir şekilde kanaat beyanı ile önerilerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır. 
Çalışmada teknik detaylara yer verilmemiş, konular mer’i mevzuat çerçevesinde izah edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda, ilgili mevzuat metinlerinde yer alan maddeler zaman zaman aynen, zaman zaman da muhtevaya dokunulmadan özetlenerek aktarılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef026c9-c994-4a14-9154-018476a18bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçen - 3: Güz Yağmurları (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Sayısız mücadeleyi ve engeli aşıp bir araya gelen Gökçen ve Murathan için artık aşklarını doya doya yaşama vaktidir. Tek istekleri birbirlerine sımsıkı sarılmak ve kaybettikleri zamanı telafi etmektir. Ancak olaylar bekledikleri gibi gelişmez ve birlikte kurmaya çalıştıkları küçük dünya daha var olamadan yerle bir olur. Büyük bir nefret, kayıp ve azılı düşmanlarla dolu karanlık bir girdabın içine çaresizce çekilirler. 
 
Gökçen ve Murathan kendilerini zorlu bir yol ayrımında bulacaklardır. 
 
Aşk mı? Yoksa yaşatmak için yapılan büyük bir fedakârlık mı? 
 
Seçim yapmak ikisi için de kolay olmayacak, hayatın onları sürüklediği dipsiz uçurumlara beraber yürüyeceklerdir. 
 
“İçimdeki yeşillikler o yokken sonbahardı. Dallarımdan dökülen güz yapraklarını yine onu beklerken saydım. Tek, tek, tek. Say Gökçen.  Varlığı beklemekten, sevmekten ve geride kalmaktan ibaret olan Gökçen…” 
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/485004eb-6858-411e-8494-636c0f20d8d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Afet Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Afet yönetimi çok paydaşlı ve multidisipliner bir yönetim sürecidir. Afetlerin yıkıcı etkileriyle başedebilmek amacıyla ülkeler farklı afet yönetim modelleri kullanmaktadır. Türkiye gibi afet riski yüksek bir ülke ile görece daha düşük afet potansiyeli bulunan Fransa gibi bir ülkeye göre tedbirler ve uygulamalar daha kapsamlı olabilmektedir.Türkiye’de temel olarak afet yönetimi dört aşamada ele alınırken Fransa’da önleme ve müdahale olmak üzere iki aşamalı bir afet yönetim modeli kabul edilmiştir. Küresel düzeyde afetler sebebiyle her yıl artan seviyede sosyal ve ekonomik kayıplar yaşanmaktadır. Elbette bu artışta ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile paralel olarak artan dirençliliği önemli bir faktördür.  Böyle kapsayıcı bir yapıda başarılı bir afet yönetimi için bütün paydaşların önemli rol ve sorumluluğu bulunmaktadır.  
Afetselliğin çok yüksek olduğu Türkiye’de jandarma gibi birçok kurum ve kuruluş paydaşlarla birlikte afet yönetiminde önemli görevler üstlenmektedir.Fransa’dan örnek alınarak kurulan Türk Jandarmasının bu alandaki gelişiminin Fransız Jandarması ile karşılaştırılarak sunulması oldukça ilgi çekicidir. Bu karşılaştırma yapılırken iki ülkenin afet yönetim sistemleri de daha iyi anlaşılabilmektedir.Böylelikle hem yönetim sistemi hemde kurumsal düzeyde farklılıklar ve iyi uygulamalar keşfedilebilir. Söz konusu incelemenin sonucunda afet yönetimi ekseninde jandarmanın karşılaştırması yapılarak hem afet yönetiminin geleceğine hem de her iki ülke jandarmasının geliştirilebilir yönlerine önemli katkı sağlanacağı düşünülmektedir.Bunun yanında afet yönetimi ve jandarmanın kesişim noktalarının sunulduğu bu eser okuyucuya farklı bir bakış sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05fc92dc-73b0-4eac-a8ef-fe8309b4accf.jpg</image:loc>
            <image:title>Özbekistan Devlet Toplum ve Göç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özbekistan, Türklerin Orhun’dan sonraki ikinci kültür merkezidir. Aynı zamanda Türk aydınlanmasının merkezidir. Türklerin tarihte üç kültürel merkezi olmuştur. Birincisi, Orhun’dur. Türkler, Orhun bölgesini esas alarak Büyük Türkistan coğrafyasını adım adım inşa etmişlerdir, bu inşa iktisadi ve toplumsal ve aynı zamanda siyasal olanın yan yana olduğu bir süreçte ilerlemiştir. M.Ö. 220’de Orhun’da Büyük Hunlarla başlayan, ancak İskit Türk devletini de başlangıç alacak biçiminde devlet formunda yükselen süreç, ardı ardına süreklilik ilişkisiyle ilerlemiş ve Orhun bütün Kuzey Asya Türk devletlerinin ikametgahı olmuştur. 
Türklerin kültürel merkezi, Akhunlar ve sonrasında Göktürklerin Maveraünnehirhakimiyeti ile 6. yüzyıldan itibaren şimdi Orta Türkistan olan Maveraünnehir bölgesine kaymıştır. Bu tarihten itibaren bu bölge kesintisiz Türklerin hakimiyetine girmiştir. Kesinti olarak görünen ve analiz edilen dönemler esas olarak bölgenin yükselişini doğurmuştur. Türkler bu bölgeyi nirengi noktası olarak alarak kuzey-batı-doğu ve güneye doğru devletler kurarak ilerlemiştir. Bu ilerlemenin esas çizgisi Doğu Ticaret Yolu ve kolları olmuştur. Türkler ikinci iktisadi, kültürel ve siyasal merkezi olarak, Maveraünnehir coğrafyasında 12. yüzyıldan itibaren Türk Aydınlanmasını yaşamıştır. 
Türkler, 10. yüzyıldan itibaren Maveraünnehir coğrafyasını temel alarak Doğu Ticaret Yolunun en uç noktası olarak Anadolu’yu üçüncü iktisadi, kültürel ve siyasi ağırlık noktası yapmıştır. Türklerin üç kültürel ve toplumsal merkezi esas olarak birbirinden beslenir ve birbirine sıkı kadim bağlarla bağlıdır. 
Bu Kitap, Türklerin tarihsel olarak Orhun’dan sonraki ikinci kültürel merkezi ve aynı zamanda Türk aydınlanmasının mekânı Özbekistan’ı devlet ve toplum alt başlıklarıyla inceleme amacını taşımaktadır. Kuramsal ve literatürel bir zemine sahip eser, Türkiye ile Özbekistan’da yürütülen saha araştırmalarına dayanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25fc8e95-7daf-4cc2-a5ea-cbb7c1dacd9b.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinde İçişleri Bakanlığı ve Mülki İdare Amirleri</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın konusunu, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri oluşturmaktadır. Amacı, 6 Şubat depremlerinde İçişleri Bakanlığı ve mülki idarenin tecrübelerini kayda geçirmek ve aktarmaktır. Bu bağlamda, yaşanan afetlerden elde edilen tecrübeler analiz edilip önerilere dönüştürüldüğünde gelecekte meydana gelecek afetlere hazırlık konusunda kıymetli bir bilgi birikiminin oluşmasını sağlayacaktır. 
Bu çalışmada, öncelikle asrın felaketinde kriz ve acil durum yönetimi esnasında farklı çalışma alanlarda koordinasyon ve iş birliği sağlamada görev üstlenen mülki idare amirlerinin tecrübeleri ele alınacaktır. Adeta küçük bir kıyamet sonrası oluşan kaos ortamında görevlerine başlayıp, hayatı olağan akışına sokma yolunda yapılan çalışmalar, edinilen tecrübeler ve önerileri analiz edilmektedir. 
Daha sonra İçişleri Bakanlığından deprem bölgesine görevlendirilen “Genel İdare Hizmetleri Sınıfından” personelin çalışmaları, tecrübeleri ve önerileri incelenecektir. En sonunda İçişleri Bakanlığı bağlı kuruluşları olan AFAD, Emniyet ve Jandarma teşkilatları personelinin çalışmaları, tecrübeleri ve önerileri değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990ad5c6-2979-4292-868b-fbc4311bc0d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten Günümüze Panayırlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Panayırlar, dünya ticaret tarihinin en köklü ve en renkli buluşları arasında yer alır. Alışveriş için yılın belirli zamanlarında geniş çevrelerden alıcı ve satıcıları bir araya toplayan panayırlar, eğlence ve sosyal fonksiyonlarının da katkısıyla, ticaret tarihinin uzun ömürlü yapıları olmuştur. Orta Çağda Avrupa da ve Selçuklu ülkesinde büyük şöhret elde eden uluslararası panayırlar, Osmanlı topraklarında ise 18. yüzyıldan itibaren yaygınlaşmıştır. Panayırlar çerçevesinde birikerek oluşan panayır kültürü, Cumhuriyet dönemini de taşınarak günümüze değin ulaşmıştır. 
Yakın bir geçmişe kadar kurulduğu yörelerde adeta bir miladı temsil eden panayırlar, bir dönemin alışveriş ve eğlence kültürüne damgasını vurmuş organizasyonlardır. Zamanla alışveriş olanaklarının yaygınlaşması, eğlence kültürünün de değişmesiyle panayırlar için bir dönüşüm süreci başlamıştır. Bu süreçte bazı panayırlar fuar ve festivallere dönüşürken, bazıları iz bırakmadan ortadan kalkmış; az sayıda örnek ise fazla değişime uğramadan günümüze değin ulaşabilmiştir. 
Her şeye rağmen, yüzlerce yıllık geçmişe sahip panayırlar günümüze değin ulaşma başarısı göstermiştir. Nitekim panayır mevsimi geldiğinde rengarenk görünümleri, neşesi ve uğultusuyla panayırlar, Anadolu da her yıl yeniden belirmektedir. Anadolu ticaret ve kültür tarihinin bu renkli bir mirasları, yöresel kültürlerin enerjisi eşliğinde, sadık panayır ziyaretçileri ve gezgin satıcılarıyla birlikte, küreselleşmenin kültürel açıdan aynılaştırıcı etkisine adeta meydan okuyarak geleceğe yolculuğunu sürdürmektedir. 
Bu kitap bir yandan panayırların geçmişine ve bugününe ışık tutarken, diğer yandan panayırların renkli dünyasına yakından bakmak için okurları tarihsel bir coğrafya içinde yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff28d290-6685-4612-9a00-626f53fa3800.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’yi Satan Adam</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin İhracata Başlama Serüveni... 1972 yılında Enka Pazarlama’yı kuran Şerif Egeli, bu kitapta Türkiye’de ihracatın nasıl başlayıp geliştiğini anlatıyor. Yıllık toplam ihracatın bir milyar doların altında olduğu, başta sanayi üreticilerimiz olmak üzere dünya üzerinde kimsenin Türkiye’nin ihracat yapabileceğine inanmadığı günlerden bugün 250 milyar dolar dışsatım hacmine ulaşılmasının temellerini atan insanların renkli hikâyeleri yer alıyor. Kitapta Şerif Egeli’nin hayat hikâyesini okurken Japonya’dan Çin ve Pakistan’a, Irak, İran ve Ürdün’den Suudi Arabistan, Cezayir ve Libya’ya, Rusya’dan İngiltere ve Amerika’ya uzanan bir yolculuğa çıkacak, dünya üzerindeki yetmiş yedi milletin tüccarlarıyla pazarlık etmenin püf noktalarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/115d6627-0aa1-4d46-8506-77e340bf20c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetiminde Etik Karar Verme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1: 
KARAR VE KARAR VERME KAVRAMLARINA İLİŞKİN KAVRAMSAL VE KURAMSAL 
ÇERÇEVE 
 
BÖLÜM 2: 
ETİK KARAR VERME: KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9be2760-c0c0-4532-8fcd-df4c420bcf51.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin Bireysel Yenilikçi Özellikleri Ile Teknopedagojik Eğitim Yeterlilikleri Arasındaki İlişki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. LİTERATÜR TARAMASI 
 
      3. YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5. TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER 
 
      7. KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f70f3b-5b11-4023-aa2c-e0f71ba790fc.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluktan Ulus Devlete Türk Milliyetçiliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         MİLLİYETÇİLİK KURAMLARI 
 
·         JÖN TÜRKLER VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ 
 
·         GASPIRALI İSMAİL VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ 
 
·         ZİYA GÖKALP’İN MİLLİYETÇİLİK KURAMI 
 
·         YUSUF AKÇURA VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ 
 
·         MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ANLAYIŞI 
 
·         TÜRKÇÜLÜK DÜŞÜNCESİNİN OLUŞUMUNDA TÜRK OCAKLARININ ÖNCÜ ROLÜ (1912-1931 
 
·         MİLLİ DEVLETİN OLUŞMASINDA MÜBADELE (TÜRK-YUNAN NÜFUS MÜBADELESİ ÖRNEĞİ 
 
 
·         ULUS DEVLET SÜRECİNDE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE KADIN 
 
·         1950 SONRASI TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKRİNİN TEKÂMÜLÜNE KATKI YAPAN FİKİR İNSANLARI 
 
·         MİLLİYETÇİLİK VE MİLLİ KİMLİK TARTIŞMALARI EKSENİNDE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE TÜRK MİLLİ KİMLİĞİ 
 
·         SİYASİ TARİH DÖNGÜSÜNDE TÜRK MİLLÎ KİMLİĞİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER 
 
·         HÜSEYİN NİHAL ATSIZ VE TÜRKÇÜLÜK 
 
·         ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN DOKUZ IŞIK DOKTRİNİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ 
 
·         TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK SPORUNA ETKİLERİ 
 
·         TÜRK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ VE MİLLİYETÇİLİK 
 
·         AZERBAYCAN’DA BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİ: ATATÜRK’ÜN ESGERİ EBÜLFEZ ELÇİBEY’İN SİYASİ MÜCADELESİ VE DÜŞÜNCE HAYATI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a319cd2e-9111-4a06-9877-4ed6adf40f61.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Bir Uğradım 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“BENİ HEP HATIRLA DİYE YÜREĞİNE UNUTMABENİ ÇİÇEKLERİ EKMEK İSTERDİM. 
SÖYLESENE, HÂLÂ HATIRLIYOR MUSUN BİZİ? YOKSA ÇOKTAN UNUTTUN MU BENİ?” 
 
Zaman kendi döngüsünü korumaya çalışırken Ukde de ailesini korumak istiyordu onları bekleyen sondan. Bu uğurda çok fazla yara almış ve düşman kazanmıştı. Zamanın işleyişini bozmanın bazı bedelleri vardı ve Ukde, daha şimdiden ağır bedeller ödemeye başlamıştı. Planladığı gibi kendi doğumunu silip geleceği değiştirebilecek miydi yoksa 1998 yılına mı hapsolacaktı? Ait olmadığı bu çağdaki günleri azalıyordu ve her geçen günle Ukde kararlarını daha çok gözden geçiriyordu. Özellikle de Eflah’a duyduğu aşk, planlarını sekteye uğratıyordu. 
 
Ukde kalbi ve aklı arasında sıkışıp kalmışken bir çıkmaza girmişti. Ne kalmak çözümdü ne de gitmek… Bundan sonrası herkes için büyük bir sürpriz olacaktı. 
 
Yaralasar, Ötanazi Okulu ve Medusa’nın Ölü Kumları serileriyle okurların büyük beğenisini kazanan Maral Atmaca, serinin son kitabı Öyle Bir Uğradım 2 ile okurları zamanın akışında duygusal bir yolculuğa çıkarmaya devam ediyor. 
 
“BİZ DOĞRU İNSANI YANLIŞ ZAMANDA BULMUŞTUK.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/708f9984-e7bf-4b80-9942-b345004bb4be.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalıkuşu (Yeni Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Yüzlerinden yalancı maskeleri sıyırmak, azametli gösterişler altında gizlenen çirkinlikleri, hiçlikleri meydana çıkarmak Çalıkuşu’nun en büyük eğlencesiydi.” Çalıkuşu Feride’nin genç kız ruhundaki tatlı muammanın, bitmez tükenmez neşesinin ve türlü zorluklara güler yüzle göğüs germesindeki kararlılığın ruhlara temas eden hikâyesi, aşka ve kadın-erkek ilişkilerine dair klasik anlatıya güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Reşat Nuri Güntekin’in bir asır önce kaleme aldığı fakat bugün dahi değerinden hiçbir şey kaybetmemiş olan eseri, üslubundaki yalınlık ile kuvvetin yanı sıra toplumu ve Anadolu insanını tasvir etmekteki maharetiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir edebi lezzet sunuyor. Feride’nin şahsında sevginin türlü zorlukları aşabilecek bir güç barındırdığına şahitlik ederken, Anadolu’daki geri kalmışlığa, bürokratik yapının kusurlarına ve taşradaki kapalı yaşam tarzına da canlı bir bakış atmak mümkün oluyor. Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ifadesiyle Güntekin, Çalıkuşu’nda Türk edebiyatının ilk ideal kahramanını yaratmış ve ilk karakter romanımızı ortaya çıkarmıştır. Karaosmanoğlu buradan hareketle Reşat Nuri’nin ilk idealist yazarımız olduğunu da ifade etmiştir. Henüz hayattayken Türk yazınının büyük ustaları arasına adını yazdıran Reşat Nuri Güntekin’in en ünlü romanı Çalıkuşu, edebiyatımızın ölümsüz eserleri arasında müstesna bir yere sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87168609-998b-4eed-899b-c55a9ee5e432.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kibritle Yok Olmak 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kibrit yak. Geçmişini kül etsin, yarına da ışık olsun. 
Onlar gölge askerdi ve bir Balkan Kızı’nı Türkiye’ye getirmekle görevliydi. 
Onlar kim miydi? HAYALET TİMİ. 
 
Yüzbaşı Barut’un komutanlığında operasyona devam eden Hayalet Timi, beklenmedik bir olayla karşılaşmıştı. Balkan Kızı’nı teslim mi edeceklerdi yoksa onunla birlikte Türkiye’ye mi döneceklerdi? 
 
İsimleri dahi bilinmeyen gölge askerler, görevi başarıyla tamamlamak için canlarını ortaya koymaya hazırdı. 
 
Yüzbaşı barut ve kızıl saçlı bir balkan kızı... 
 
“Senin için herkesle savaşırım, Balkan Kızı. 
“Savaşmamız gerekecekse seninle birlikte savaşmaya hazırım, Yüzbaşı.” 
Uyarı: Yetişkin okurlar için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c36dd01-8156-470e-9a0e-e896888bddf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kibritle Yok Olmak -2</image:title>
            <image:caption>Bir kibrit yak. Geçmişini kül etsin, yarına da ışık olsun. 
Onlar gölge askerdi ve bir Balkan Kızı’nı Türkiye’ye getirmekle görevliydi. 
Onlar kim miydi? HAYALET TİMİ. 
 
Yüzbaşı Barut’un komutanlığında operasyona devam eden Hayalet Timi, beklenmedik bir olayla karşılaşmıştı. Balkan Kızı’nı teslim mi edeceklerdi yoksa onunla birlikte Türkiye’ye mi döneceklerdi? 
 
İsimleri dahi bilinmeyen gölge askerler, görevi başarıyla tamamlamak için canlarını ortaya koymaya hazırdı. 
 
Yüzbaşı barut ve kızıl saçlı bir balkan kızı... 
 
“Senin için herkesle savaşırım, Balkan Kızı. 
“Savaşmamız gerekecekse seninle birlikte savaşmaya hazırım, Yüzbaşı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d232ba1-c75c-4f2f-b2e7-553ffbf93f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştiren 10 Yıl</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi, kökenleri bakımından, bir ulusun tarihinin ürünü; doğurduğu sonuçları ise, hem Fransa çapında, hem de dünya çapında. Ulusal, bir o kadar da evrensel bir olay. 
Tıpkı 1917 Ekim Devrimi gibi. 
Ne getirdi Fransa’ya devrim? Fransa için de ve dışında, inatla sürdürdüğü kavga neydi? Ya geleceğe yolladığı mesaj? 
Şu kadarını söyleyeyim: Fransız Devrimi, ortaya çıktığı yıllarla sınırlı bir olay değiş; bir burjuva devrimi de olsa, yapısındaki özelliklerin sonucu olarak, sonraki yıllarda da taşıyor etkileri ve bütün çağdaş tarihi kaplıyor. Çağımızı tanımak bir bakıma başta onu tanımakla mümkün; Aydınlanma hareketlerimizi iyi kavrayabilmekse, Fransız Devrimi’ni yeterince anlamaktan geçiyor. 
Devrim, köhneleşmiş bir dünyanın değerlerine karşı, insan hakları, eşitlik, akılcılık ve laiklik adınaydı. Bastille’i yıkanlar başta bunlar için yıktılar. Bizim de karanlık güçlere karşı nicedir sürdürdüğümüz büyük kavganın gündeminde önce bunlar yazılı değil mi? Fransız Devrimi’nin sloganı şuydu; “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik!” Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik düşmanlarının hâlâ kol gezdiği dünyamızda bugünkü sloganımız da bu değil mi bir bakıma? 
Fransız Devrimi günceldir de; okuyunuz göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7874194e-43cb-4f41-a2db-f199b5800d55.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşke Tanımasaydım Seni</image:title>
            <image:caption>Sen bana “Üşüdüm,” dedin diye ben kendimi yaktım, biliyor musun? Ama sen bunun değerini bilmedin. Ben evimde seni hayal ettim, çocuklarımızı hayal ettim, dünyanın seninle daha güzel olabileceğini hayal ettim. Ama sen içeri girmeyi reddettin, evimi başıma yıktın ve ben altında kaldım. Ama önemli değil, çünkü ne ev kaldı, ne de enkaz. Ben o enkazdan çıktım. Sen bana sevgisizliği öğrettin. Keşke seni hiç tanımasaydım... Yanıldım bu hayatta, birçok kez yanıldım. Ama en çok sana yanıldım. Sende yanıldım. Belki dönersin diye düşündüm, olmadı. Bıraktığın yerde öylece duruyorum, ne bir adım ileri gittim, ne geri. Yapbozun kayıp parçaları olur ya, bir tanesi kaybolur. Asla tamamlanamaz. O kayıp parça sen değilsin, benim. Sen geri kalanısın. Ve sen yoksun. Ben yapbozun o tek parçası olarak geçiriyorum hayatımı. Ve galiba birisinin beni bulmasını istiyorum, birisi çıksa da bulsa beni, diyorum. Bu dünyada belki birçok insana sevgiyi anlattım, bir tek sana anlatamadım. Ben ol ki anla! Kendi değerini anladığın zaman anlayacaksın ne demek istediğimi. Gün gelecek, herkese “Keşke tanımasaydım sizi,” diyeceksin. Ben diyor muyum? Dedim. Ve demesi bir ömür sürdü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5a2faf5-68a1-4291-897f-f5da95a03f66.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaydır ve Gülümse Oyuncu Minikler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap kıpır kıpır!
 
Eğlenceli keşifler,
sürprizler ve gülen yüzler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5805805b-8ca9-4e04-9c2c-28f1887f77bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Kuma Kuma Bear Cilt 7</image:title>
            <image:caption>“KUMA’NIN DİNLENME YERİ” AÇILDIKTAN SONRA YUNA, KARLI DAĞLARI AŞIYOR! Yuna, Paralel Dünya’ya hileli Kuma kostümüyle sürüklenen genç bir kız. Başkentte tanıştığı fırıncılar ve yetimhanedeki çocuklarla birlikte artık iyice yerleştiği Crimonia’da Kuma dolu bir dükkân açıyor! Yeni malzemeler aramak için karlı bir dağa tırmanan Yuna, mahsur kalmış insanlar görüyor! Yedinci cilt de aksiyon dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7315092b-5b98-4fea-a04a-67378e1acf37.jpg</image:loc>
            <image:title>İskelet Ejderin Küçük Kızı Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Uzak diyarların birinde çöplüğe dönmüş bir orman vardı. Nemu adındaki yaşlı ejder, öleceği günü beklemek için bu ormanda yaşamaya başlamıştı. Günün birinde yaşlı ejderin önüne göklerden küçük bir kız düştü. Nemu, terk edilmiş zavallı kızı evlat edinmeye karar verdi! Yaşlı ejder ve evlatlık kızının tabuları yıkan hayat hikâyesi, ilk cildiyle karşınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4549b62-ef50-4198-96b9-9ab4c67fd702.jpg</image:loc>
            <image:title>Blend.S Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Maika, müşterileri karşılarken bürünmesi gereken role az da olsa alıştı. Kafedeki diğer çalışanlarla geziye giderek çalışma hayatının güzel taraflarını deneyimliyor. Peki, onunla yakınlaşmak isteyen Dino’nun hislerini fark edecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b740dc1d-99cf-4396-b552-0056e0522c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaydır ve Gülümse Meraklı Kaşifler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap kıpır kıpır!
 
Eğlenceli keşifler,
sürprizler ve gülen yüzler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6683dedd-24ff-47e3-91b7-6cb99f74046b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünceleri Yöneterek Kendi Kendine Terapi</image:title>
            <image:caption>Düşünceleri Yöneterek Kendi Kendine Terapi 
Mücadele et veya kaç yaklaşımından rahatla ve çöz yaklaşımına… 
 
Daha önce hiç korku, öfke ve arzularınız karşısında kontrolünüzü kaybettiğinizi hissettiniz mi? Ya da çok güçlü duygularınızın önüne geçemediğiniz oldu mu? Kendinizi korumaya çalışırken ilişkilerinize zarar verdiniz mi? Kapana kısıldığınızı, kendi kendinizi engellediğinizi ve potansiyelinizi ortaya koyamadığınızı düşündünüz mü? 
 
Gerçekçi ve günlük hayatınızda kolayca uygulayabileceğiniz öneriler sunan bu kitapla; 
·         Olumsuz davranışlarınıza neden olan Sinir Yollarınızı belirleyip yenileriyle değiştirmenin, 
·         “Gevşe ve Bırak Tepkisi”nin gücünü keşfedip kullanmanın, 
·         Düşüncelerinizi ve duygularınızı kontrol altına alacak Mental Kasınızı güçlendirmenin, 
·         “Zihninizi odaklama” yoluyla daha sevecen olmanın yollarını öğreneceksiniz. 
·           Her şeyden öte, düşünceleri yöneterek kendi kendine terapi tekniğini öğrendiğinizde, size karşı dostane davranmayan sinir yollarını kontrolünüz altına almayı her yerde, her zaman ve her durumda başarabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0535408-4071-4927-8bbd-8276d63ed1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaydır ve Gülümse Harika Yavrular</image:title>
            <image:caption>Bu kitap kıpır kıpır!
 
Eğlenceli keşifler,
sürprizler ve gülen yüzler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca77e2d-c4dc-4846-ba1e-93f21668dcd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaydır ve Gülümse Mutlu Kıpırtılar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap kıpır kıpır!
 
Eğlenceli keşifler,
sürprizler ve gülen yüzler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88286644-771e-43f9-89f6-0ce3cfdc5977.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Okuma Serisi Seviye 2 - Arılar</image:title>
            <image:caption>Dünya üzerinde 20.000 arı türü olduğunu biliyor muydunuz? Ufacık boyutlarına rağmen dünyamızda çok önemli bir yere olan arıları yepyeni bir gözle görmeye hazırlanın. Arılar polenleri nasıl toplar? Balı nasıl üretirler? Nektar nedir? Arıların kaç kanadı bulunur? Hangi gıdaları arılara borçluyuz? Bu soruların ve çok daha fazlasının cevabı, bu yeni National Geographic Kids, Okuma Serisi, Seviye 2 kitabında bir araya getirildi. Kitap sonundaki test ile çocuklarınız bilgilerini sınayacak ve öğrendiklerini kalıcı hâle getirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bc61a3c-5ecc-41af-baaf-10f949e12a06.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Okuma Serisi Seviye 2 - Vikingler</image:title>
            <image:caption>National Geographic Kids’in okuma serisinin yeni başlığı Vikingler, tarihin bu görkemli savaşçıları hakkında hiç bilmediğiniz gerçekleri açığa çıkarıyor. Vikinglerin hayatları, sanat eserleri ve zanaatkarları, ünlü Vikingler ve yaşadıkları zamanlara ait detaylar, bu kitapta size tarihi yaşama şansını veriyor. Çocuklarınızın yaşına uygun dilde yazılmış bu Seviye 2 kitabı, kendi başına okumaya başlamış çocuklar için idealdir ve onların hem tarihe hem de okumaya ilgi duymaları için özel olarak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11f91e5b-45f3-4e63-b4b6-d0796b77e996.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Okuma Serisi Seviye 3 - Patlama</image:title>
            <image:caption>National Geographic Kids’in en sevilen serisinin yeni Bilgi Kaynağı kitaplarıyla 100 eğlenceli bilgi size bekliyor. Yanardağlar hakkında size şaşırtacak ve büyüleyecek bu 100 birbirinden ilginç bilgi, tamamı renkli National Geographic görselleriyle süslendi. En büyük patlamalar, tarihin akışını değiştiren yanardağlar, bir patlama sırasında nasıl güvende kalabileceğiniz ve çok daha fazlasıyla ilgili çocuklarınızın yaşlarına uygun bir şekilde yazılmış bilgileri bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3fda80c-1182-4c2f-b06a-a73cfc7cff41.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Denetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
SKA 1: YOKSULLUĞA SON BİST 100 VE BİST SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ENDEKSLERİNDEKİ ŞİRKETLER VE KAMU ÇALIŞMALARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 
 
SKA 2: AÇLIĞA SON - YOL HARİTASI 
 
SKA 3 TÜRKİYE’DE SAĞLIK VE KALİTELİ YAŞAM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMACI UYGULAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
SKA 4: NİTELİKLİ EĞİTİM 
 
UI GREENMETRİC SIRALAMASINDA KULLANILAN DEĞİŞKENLERİN KÜMELEME ANALİZİ VE TÜRKİYE’DE Kİ ÜNİVERSİTELER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 
 
SKA 5: KAPSAMINDA YÖNETİM KURULU ÇEŞİTLİLİĞİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASI 
 
BIST SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ENDEKSİNDE FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARIN TEMİZ SU VE SANİTASYON AÇIKLAMALARI ÜZERİNE BİR İNCELEME 
 
SKA 7: TEMİZ VE ERİŞİLEBİLİR ENERJİ: BİST SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 25 ENDEKSİNDEN ŞİRKET UYGULAMALARI 
 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE ENTEGRE RAPORLARIN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMACI (SKA) 7’YE UYUM DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ: BIST ELEKTRİK ENDEKSİ UYGULAMASI 
 
SKA 8 İNSANA YAKIŞIR İŞ VE EKONOMİK BÜYÜME HEDEFİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR RAPORLARDAKİ YERİ 
 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BAĞLAMINDA AİLE ŞİRKETLERİNİN KURUMSALLAŞMASINA YÖNELİK BİR YAKLAŞIM: SİSTEMİ KAPSAYAN DEĞERLERİN ROLÜ VE HACI BEKİR ŞEKERLEME ÖRNEĞİ 
 
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMACI 9: SANAYİ, YENİLİKÇİLİK VE ALTYAPI 
 
KARBON VERİLERİNİN RAPORLANMASI VE GÜVENCE DENETİMİ STANDARTLARI KAPSAMINDA DENETİMİ 
 
BİST 25 İŞLETMELERİNDE SKA 10 EŞİTSİZLİĞİN AZALTILMASI HEDEFİNE YÖNELİK YAPILAN AÇIKLAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLER VE TOPLULUKLAR 
 
BIST 30’DAKİ İŞLETMELER KAPSAMINDA SKA 12 SORUMLU TÜKETİM VE ÜRETİM’İN RAPORLANMASI 
 
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MESELESİ BM SKA 13: İKLİM EYLEMİ VE MUHASEBE İLİŞKİSİ 
 
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFİ 13: İKLİM EYLEMİ VE TÜRKİYEDEN İŞLETME ÖRNEKLERİ BAĞLAMINDA BİR DEĞERLENDİRME 
 
BM SKA 13: İKLİM EYLEMİ VE DENETİM İLİŞKİSİ 
 
BM SKA 13: İKLİM EYLEMİ VE KURUMSAL RAPORLAMA İLİŞKİSİ 
 
SKA 14 SUDAKİ YAŞAM: YAPAY ZEKÂ VE OKYANUS MUHASEBESİ 
 
SKA 15: KARASAL YAŞAM 
 
SKA 16 BARIŞ, ADALET VE GÜÇLÜ KURUMLAR: BİST SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 25 ENDEKSİNDE BİR ARAŞTIRMA 
 
SKA AMAÇ 17: AMAÇLAR İÇİN ORTAKLIKLAR UYGULAMA ARAÇLARINI GÜÇLENDİRMEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN KÜRESEL ORTAKLIĞI CANLANDIRMAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06c65d9d-ef4b-4320-8cd8-e078903cc7f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Daha İyi ve Güzel Bir Yaşam Kurarız?</image:title>
            <image:caption>“Herhangi bir alandaki üstünlük iddiası, dünyanın merkezi olduğunu düşünen insan için geçerliydi. Oysa şimdi nehrin, toprağın, denizin, havanın, kuşun, börtü böceğin varlığına bağlı olduğumuzu biliyoruz. Bu bilgiyi bir yaşam biçimine dönüştürdüğümüzde yeni bir hayat uzanacak önümüzde.” 
 
Pandemi bize yeni bir dünyanın eşiğinde olduğumuzu gösterdi, deneyimlediğimiz ama henüz anlamlandıramadığımız bir dünya… Oysa yeni bilim, bize bu dünyanın koşar adımlarla geldiğini haber veriyordu. Yaşamın yapıtaşının atom değil, enformasyon olduğunu, evrendeki her şeyin içinde bulunduğu bağlantısallık ağıyla var olduğunu son yıllarda ardı ardına Nobel alan nörobilim ve matematik alanındaki çalışmalar göstermişti. İnsan yalnız değildi, biricik değildi, üstün değildi; insan evrende yaşam için var olan canlılardan bir tanesiydi sadece. Bu anlayış tümüyle yeni bir çağın, hukukun, eğitim sisteminin, değerler sisteminin habercisiydi. 
 
Prof. Dr. Türker Kılıç, Nasıl Daha İyi ve Güzel Bir Yaşam Kurarız? sorusunu nörobilimle yanıtlıyor ve bize yalnız kendimizi değil, çevremizi de dönüştüreceğimiz yeni bir perspektif öneriyor. Dünyaya her sabah aynı heyecan, aynı merakla bakmamızı sağlayacak, gündelik hayatı sürprizsiz yavanlığından kurtaracak bir perspektif. Yaşama ve yaratmaya borçlu olduğunu düşünen yediden yetmişe herkesin başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/412f25a6-ac23-459c-8a2f-53b25016db40.jpg</image:loc>
            <image:title>Goosebumps 3 -Ateş Bataklığı Kurt Adamı</image:title>
            <image:caption>Ateş Bataklığı’nda tuhaf şeyler oluyordu. Her şey, garip gece ulumalarıyla başladı. Sonra parçalara ayrılmış bir tavşan görüldü. Herkes bunu Grady’nin yeni köpeğinden bildi. Ne de olsa, tıpkı bir kurda benziyordu. Epey de vahşi görünüyordu. Ama Grady köpeğinin sıradan bir köpek olduğunu biliyordu. Üstelik çoğu köpek aya karşı ulumaz ya da   gece yarısı ortadan kaybolmazdı. Yoksa kaybolur muydu? 
 “Ne tür bir yaratık böyle bir çığlık atar? diye sorardım içimden. Ne kadar yakınımda? Neden sanki penceremin hemen dışındaymış gibi geliyor? Ulumalar polis sirenleri gibi yükselip alçalıyordu. Hüzünlü ya da kederli değildi. Tehdit ediciydi. Öfkeliydi. Bana bir uyarı gibi geliyordu. Bataklıktan uzak durun. Buraya ait değilsiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d985817-8ea5-482d-b037-f3a6caad26b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemelik Şiirler</image:title>
            <image:caption>Afiyet Bal Şeker Olsun! 
Doymak değil tatmak için 
Bir oklava, bir hamurla 
Bir gökyüzü açmak için 
Bulut gibi bir fırında 
Çıtır çıtır pişmiş bunlar 
Mis kokulu bu dizeler 
Senin, senin, senin için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06d865b0-27ea-43b6-83c1-1d0562f88326.jpg</image:loc>
            <image:title>Demans: Bir Unutma Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Şehirlerarası otobüs şoförü Muzaffer Dertli’nin giderek artan unutkanlığı genç bir çiftin ölümüne yol açtığında o ve ailesi için yaşam tamamen değişir. 
R tipi cezaevinde cezasını çekerken hayatının önemli anlarını ve sevdiklerini unutmaya başladığında Muzaffer Dertli’nin imdadına genç oda arkadaşı Feridun yetişir. Hafızasının parçaları arasında kaybolan Muzaffer Dertli, onun sayesinde her gün kim olduğunu ve nereden geldiğini hatırlamaya çalışır. Bu zorlu süreçte iki kader mahkûmunun en büyük destekçisi ise Avukat Meltem’dir. Hem babasına hem de onun genç arkadaşına yardım etmek için çabalayan genç avukat, bu zorlu yolculukta ailesini yeniden bir araya getirme mücadelesi verir. Ama demansın acımasız etkileriyle başa çıkmak hiç de kolay olmayacaktır. 
Demans: Bir Unutma Hikâyesi, insan hafızasının kırılganlığını ve yitirilen anıların bıraktığı boşluğu derin bir hassasiyetle ele alırken, hem hastanın hem de yakınlarının yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor. Aynı zamanda aile bağlarının ve sevginin gücünü gösteren bu roman, her sayfasında insan ruhunun derinliklerine dokunarak unutulmaz bir hikâye sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b01ecd4-3555-44c8-bbb7-1e38012eeadc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaçak Şeyler</image:title>
            <image:caption>Nokta, virgül, ünlem ve soru işareti bir gece Alp’in ödevinden firar etti. 
Eh, olacağı da buydu. Alp onları uygun yerlerde kullanmayı hep unutuyordu. Noktalama işaretleri yeni yerler bulmak için gidince, Alp’in ödevi tam bir karmaşaya dönüştü. Anlamlı cümleler kurmak için Alp onları geri getirmenin bir yolunu bulmalı. 
Peki, dört küçük kaçak şey nereye kayboldu? 
Noktalama işaretleri ve dildeki önemli rolü hakkında eğlenceli bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff4892e-1858-4cde-b372-6f6e79226506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedicorn – Parıltılı Etkinlikler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kedicorn – Parıltılı Etkinlikler Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7778637a-6cc8-4c56-a779-d32074454827.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtınalı Tanrıdan Acılı Kral Murşili</image:title>
            <image:caption>Kitap dosyasında kullanmış olduğunuz dilinizi çok
beğendim. Herkesin sıkılmadan okuyabileceği dille yazılmış
ve tarihi olaylar pek güzel kurgulanmış. Okuyan herkesin
beğenisini kazanabilecek nitelikte bir eser olmuş.
Prof. Dr. Ahmet Ünal 

Dosyayı okuduğumda muhteşem bir eser buldum.
Umarım kısa zamanda kitaplaşır. Çok teşekkürler...
Sevgiler...
Prof. Dr. İlknur Taş
Hitit Üniversitesi, Hititoloji Eskiçağ Tarihçisi 

Dosyanızı okudum Tarihi olayların çok çarpıcı bir dille
gerçeğe uygun olarak anlatılmış olduğunu gördüm.
Bir an önce kitaplaştırmanız dileğiyle... Başarılar...
Doç. Dr. Özlem Sir Gavaz
AÜDTC Fakültesi Hititoloji Ana Bilim Dalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e10148c4-833a-4f72-ad1b-ac123260ea1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuramdan Uygulamaya Psikometrik Ölçme Aracı Geliştirme Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Renkli baskısıyla okuyucu deneyimini zenginleştiren bu kitap, psikometrik ölçme araçları geliştirmek isteyen araştırmacılar için hazırlanmış, pratik bir kılavuzdur. Ölçek geliştirme sürecinin tüm aşamalarını, teoriden uygulamaya adım adım açıklayan bu kılavuz, gerçek bir araştırma örneği üzerinden sonuçların nasıl yorumlanacağını göstermektedir. Bu kılavuz, ölçek geliştirme sürecinde karşılaşabileceğiniz zorlukları aşmanıza yardımcı olacaktır. 
Bu kılavuzda neler bulacaksınız? 
Ölçek geliştirmenin temel ilkeleri 
·         Ölçek geliştirme sürecine adım adım rehberlik 
Madde yazımı ve ölçek tasarımı 
Güvenirlik ve geçerlik analizleri 
Faktör analizi ve ölçek yapısı 
·         Gerçek bir uygulama üzerinden sonuçların yorumlanması ve raporlanması 
·         Renkli tablo ve görsellerle net ve dikkat çekici ipuçları 
 
Eğer siz de... 
Kendi ölçme aracınızı geliştirmek istiyorsanız, 
Geliştirdiğiniz ölçeği doğrulamak istiyorsanız, 
Psikometrik kavramları daha iyi anlamak istiyorsanız, 
Bu kılavuz tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/291aba8e-5650-470a-858a-8d5a953a6292.jpg</image:loc>
            <image:title>Körlerin Kör Kılavuzları</image:title>
            <image:caption>ABD&apos;nin başını çektiği &apos;Kapitalist-Emperyalist Blok&apos; ile Sovyet Rusya&apos;nın başını çektiği &apos;Sosyalist Blok&apos; arasında 1945&apos;te başlayan &apos;Soğuk Savaş&apos; 2 Aralık 1989&apos;da Sovyetler Birliğinin yenilgisiyle sona erdi. Marksist-Leninist sosyalist ideolojiye karşı açtığı savaşı, bu ideolojinin devletleşmiş örneği olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği&apos;ni parçalayarak kazanan Batı, silahlarını hemen dünyada emperyalizme karşı ulusal bağımsızlık savaşlarının devletleşmiş örneği olan Kemalizm&apos;e çevirerek, daha önce Sovyet Rusya&apos;ya karşı kullanıp da başarılı olduğu yıkıcı &apos;psikolojik harekat&apos; ve propaganda yöntemlerinin tümünü Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne karşı kullanmaya ve tek odaklı (üniter), tek hukuklu, laik ulus-devlet yapısını etnik din ve  mezhep ayrımcılığıyla parçalamaya yöneldi. 
ABD ve Avrupa emperyalistleri, &apos;Soğuk Savaş&apos; sürecinde ertelemiş oldukları Türkiye&apos;yi parçalama tasarılarını, Soğuk Savaş&apos;ın 2 Aralık 1989&apos;da sona ermesiyle birlikte yürürlüğe koydular. Hemen iki ay sonra, Şubat 1990&apos;da, bir yandan Graham Fuller ve Paul Henze gibi CIA yöneticileri gazetelerimize demeçler vererek, ABD&apos;nin artık Kemalist laik ulus-devletin yıkılmasına ve yerine İslamcı, çok hukuklu, etnik federasyon kurulmasına karar verdiğini yüksek sesle duyururken; aynı anda Avrupa Topluluğu yetkilileri de gazetelerimize verdikleri demeçlerde, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin tek odaklı (üniter),Kemalist laik, ulus-devlet yapısını çok hukuklu, etnik federasyonla parçalayarak yıkmaya yönelik Sevr Antlaşmasına benzer bir takım koşulları açık açık dayatıyorlardı. İşte tam bu sırada Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin tek odaklı (üniter) laik ulus-devlet yapısını savunan aydınlarımızdan Muammer Aksoy 31 Ocak 1990 ve Bahriye Üçok 6 Ekim 1990 günü &quot;İslami Hareket Örgütü&quot; adına üstlenilen suikastlerde öldürüldüler; aynı yıl 7 Mart 1990 günü gazeteci Çetin Emeç ve 4 Eylül 1990 günü yazar Turan Dursun da İslamcılarca üstlenilen suikastlerde katledildiler; böylece Atatürk&apos;ü, Kemalizm&apos;i, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluş ilkelerini, tek hukuklu, tek odaklı (üniter) ulus-devlet yapısını savunan aydınların yüreğine ölüm korkusu düşürülmüş, gözdağı verilmiş oldu. 
1990&apos;larda ABD ve Avrupa Topluluğu yetkilileri Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin laik ulus-devlet yapısını çökertecek Sevr Antlaşması benzeri dayatmalarda bulunurken, aynı anda Türkiye&apos;de de  &quot;Sivil Toplumcular&quot;, &quot;İkinci Cumhuriyetçiler&quot;, &quot;Liberal Solcular&quot;, &quot;Ayrılıkçı Kürtçüler&quot; ve &quot;Siyasal İslamcılar&quot; vs. &quot;Medine Vesikası&quot; gibi &quot;çok hukuklu&quot;, federasyon projeleriyle Türkiye&apos;nin tek hukuklu, tek odaklı (üniter) Kemalist laik cumhuriyet ve ulus-devlet yapısını yıkmaya yönelik yoğun bir propaganda yürütüyorlardı. ABD ve Avrupa Topluluğu&apos;nun Türkiye&apos;ye açık açık ulus-devlet karşıtı Sevrci dayatmalarda bulundukları; buna karşı çıkan ulusçu yazarların öldürüldüğü o günlerde ortaya atılan Sevr benzeri, ulus-devlet düşmanı, &quot;çok hukukçu&quot;, federasyoncu yayınlara yanıt vermeye ve ileri sürülen yalan-savları çürütmeye yönelik eleştiri yazılarımı, 1 Ocak 1993 - 1 Ocak 1995 tarihleri arasında Kitap Gazetesi adlı aylık dergide yayımladım. &quot;Körlerin Kör Kılavuzları&quot;, işte bu makalelerin dördünü içermektedir. 
Bu makaleler 1990&apos;larda Türklüğe, dilimize, dinimize, tarihimize, coğrafyamıza, &quot;Türk Devrimi&quot;ne, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluş ilkelerine saldıran yayınlara, hemen, sıcağı sıcağına verilmiş ilk yanıtlardan olması bakımından tarihsel bir önem taşıdığı gibi, o günlerde ortaya atılan &quot;Yeni Sevrci&quot; yalan-savlar 30 yıldır yineleniyor ve günümüzde yinelenmekte olduğu için, bu yalan-savları çürüten 30 yıl önceki yanıtlarımız da güncelliğini korumaktadır. 
EK - Hilafetin Kaldırılmasının 100. Yılı Onuruna: &quot;Yeni-Hilafet Tuzağı&quot; başlıklı makalelerimle birlikte, Adalet Bakanı Seyyid Bey&apos;in 3 Mart 1924 günü TBMM&apos;nde yaptığı ve TBMM kararıyla hilafeti kaldıran kanunun İslam dinine, Kur&apos;an&apos;a, ayetlere ve hadislere dayanan gerekçesi olarak basılıp dağıtılan &quot;Hilafetin Mahiyet-i Şer&apos;iyesi&quot; başlıklı kitapçık da günümüz -Türkçesiyle tam metin olarak- bu kitabın ekler bölümünde yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b428580-0f8b-44bb-bbef-8f39eebdab03.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıçtan Belagata Kur’an Merkezli Arapça Dersleri 3</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Kur’ân sevdalısı ve kelime meraklısı herkes için zevkle okunacak son derece özgün ve benzeri olmayan bir kitaptır. 
Bunun için halk arasında çok okunan sûreleri seçtik. Hedefimiz Kur’ân’daki kelimelere Türkçe konuşanlar olarak ne kadar aşina olduğumuzu göstermek olduğu için mümkün olduğu ölçüde her kelimenin altına önce mealini, sonra da Türkçede kullanılan şeklini yazdık. 
Manaların tam olarak anlaşılabilmesi için ayetlerin bulunduğu sayfanın altına açıklamalarıyla birlikte toplu meal ekledik. Kelimenin kökünü bulmanın manaya daha kolay ulaşmaya vesile olacağını düşünerek isim ve fiillerin köklerini renklendirdik. Bölüm sonlarına ayetlerin hayata nasıl uygulanabileceğini gösteren notlarla nefis terbiyesi için yol gösteren ilaveler yaptık. 
Bu uygulama kitabıyla birlikte herkes açıkça görecektir ki Kur’ân’la aramıza giren engel kelime manaları değil sadece bunların dönüşüm kuralları ve gramerdir. 
Fatma Serap Karamollaoğlu’nun şu ifadesi kitabı ve amacını yansıtması açısından çok önemlidir: “Kur’ân dili bizim için herhangi bir yabancı dil gibi değildir. Hatta neredeyse Kur’ân, eski bir Türkçe dilindedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d96bed0-0e5b-41bf-a5a2-936d5ef6c8f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Geçit Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Yeni Geçit oyununa çok benzeyen başka bir dünyaya gönderilen en güçlü oyuncu Shin, oyundayken omuz omuza savaştığı yardımcı karakteri olan yarı kurt Girart’la yeniden görüşebilmek için Farnid Canavarlar Birliği’ne doğru yola çıkıyor. Geçen beş yüz yılın ardından iki yoldaş tekrar bir araya geliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e152946f-6e59-45f6-a07a-f335a1e78885.jpg</image:loc>
            <image:title>40 Levha 40 Yorum</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Mehmet Demirci’nin hazırladığı 40 Levha 40 Yorum, hat levhalarındaki kelimeleri mercek altına almakta ve levhalardaki kelimelerin, ifadelerin açıklamasını yapmaktır. 40 levha metninin konu edildiği bu çalışmada, hat eserlerinde yer alan kelimeler üzerinde, tefsir ve hadis kitapları kaynak alınarak durulmaktadır. Ayrıca zaman zaman tasavvufi yorumlara da işaret edilmektedir. Bununla beraber yazıların ne anlattığı ve bize neler hatırlattığı irdelenmektedir.
Bu eser; hatla meşgul olanların ilgisini çekecek, eski harflerimizi tanıyanların levha metinlerini çözme gayretine yol açacak, hiç bilmeyenlerinse levhalara merakını uyandıracak ayrıca hat levhaları hakkında okura önemli bilgiler sunacak önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d096b36c-9316-4ec5-82d9-455ad6b92d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Galenos&apos;a Orta Şerhler</image:title>
            <image:caption>Bilim tarihinde bazı isimler var ki onlar sadece tarihin bir kesitinde yaşamış birer isimden ibaret değil. Onlar asırlara damgasını vurmuş birer otorite olarak kabul görmüşlerdir. Orta Çağ felsefesinde Aristoteles, astronomisinde Ptolemaios, matematiğinde Öklides, mekaniğinde Archimedes ne ise tıbbında da Galenos odur. 2. yüzyılın en önemli siması Galenos, Orta Çağ tıp paradigmasını belirleyen ilk otoritedir. Modern tıbbın teşekkül etmeye başladığı evreye kadar onun hem Orta Çağ İslâm tıp geleneğini hem de Batı Orta Çağ tıp geleneğini etkilemiş hatta belirlemiş olduğu açıktır. 
Kurtubalı filozof ve hekim İbn Rüşd de tıp sahasında etkili isimlerden biridir. Kendisinden önceki otoritelere karşı büyük bir kadirşinaslık duygusuna sahip olmakla birlikte sıkı bir eleştirmendir. Onun hemen her eserinde rastladığımız eleştirel ve sorgulayıcı yönü derin bir hayranlık uyandırmaktadır. 
İki bölümden ve baba-oğul iki tıp uzmanının yazılarından oluşan bu eserlerin birinci bölümünü; İbn Rüşd’ün, Galenos’un Elementler, Mizaç, Doğal Yetiler, Hummalar, Hastalıklar ve Semptomlar adlı eserleri üzerine orta şerhleri oluşturuyor. İkinci bölümde ise İbn Rüşd’ün mizaç sınıfları, hummalarda nöbet ve yatışma zamanı, panzehir, sağlığın korunmasına ilişkin makaleleri ile Ebu Muhammed Abdullah’ın biri tedavi yöntemini diğeri bilgi ve bilimin imkânını sorguladığı iki makalesi yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/604f96b6-423e-4a46-b462-b36f3841bd08.jpg</image:loc>
            <image:title>101 Soruda Kudüs</image:title>
            <image:caption>Müslümanların ilk kıblesi Kudüs hakkında ne biliyoruz? Tarih boyunca “Halilullah şehri” olarak saygı gören Kudüs, özellikle İslam tarihi ve Osmanlı döneminde tüm inançların barış içinde yaşadığı bir yer olmuştur. Kudüs’ün kutsal bir şehir olarak taşıdığı statü ve Mescid-i Aksâ gibi hususi kutsiyeti olan bir mekânı barındırması nedeniyle Filistin meselesi bugün hâlâ dünya gündeminde çok önemli bir yer tutmaktadır. 
 
Elinizdeki kitap, Kudüs’ün tarihine ve önemine ışık tutmak amacıyla yazıldı. Kudüs’ün tarih sahnesine çıktığı dönemlerden günümüze kadar olan serüveni, semavi dinler için taşıdığı öneme özel vurgu yapılarak 101 soruda anlatıldı. Bu eser, Kudüs okumaları için bir başvuru kitabı ve Kudüs’e seyahat edecekler için tarihî bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de417c6e-4de7-4eb2-8e4a-4679ed93e668.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Prenses Oldum 4</image:title>
            <image:caption>BÜYÜ GÜCÜ ANİDEN KONTROLDEN ÇIKAR! 
 
KALBİMDE BÜYÜK BİR DELİK AÇILMIŞ GİBİ BOŞLUK HİSSEDİYORUM. DEĞER VERDİĞİM BİR ŞEYİ KAYBETMİŞ GİBİYİM. 
 
“MAJESTELERİ ON GÜN ÖNCE BAYILDI VE HENÜZ UYANMADI.TAŞAN BÜYÜ GÜCÜNÜ DURDURMANIN BİR YOLU YOKTU. BU YÜZDEN MAJESTELERİ...” 
 
BU NASIL BİR SAÇMALIK? BABAM BENİ KURTARMAK İÇİN KENDİ HAYATINI TEHLİKEYE ATMIŞ. 
 
BABAM SONUNDA GÖZLERİNİ AÇTI... 
 
“SEN KİMSİN?” 
 
BENİ HATIRLAMADI.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0cbb886-15ab-452b-b5e1-6551582eae8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Yazma Becerisi</image:title>
            <image:caption>Pek çok insan yazmanın doğuştan gelen bir yetenek olduğuna inanır. Tanıdığımız insanların çoğu yazmak istediğini ama beceremediklerini söyler, bunu da yeteneklerinin olmayışına bağlar. Gerçekten de çoğu kişide yazma arzusu vardır ama nasıl yazacağını, nereden başlayacağını bilemez. Yeteneksiz olduğuna peşinen inananların bilmedikleri husus, yazma yeteneğinin geliştirilebileceği gerçeğidir. Günümüzde birçok online yaratıcı yazarlık atölyesi ve dijital platformlarda yer alan, ünlü yazarların ağzından dinlediğimiz tecrübelerin aktarımı bunun en güzel sağlamasıdır. 
 
Feryâl Orhon Basık, bu kitapla hikâye ve roman yazma ile ilgili deneyimlerini ve öğrendiklerini sizlerle paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c13b53-8aa4-450f-8acf-ae054c4eb7cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Magnet Modeli</image:title>
            <image:caption>RAKİPLERİNİZİ GERİDE BIRAKMAK VE MARKANIZI KALICI HALE GETİRMEK İÇİN YEPYENİ BİR STRATEJİ 
 
Magnet Modeli,TM müşteri ilişkilerini güçlendirme ve kalıcı hale getirme konusunda devrim niteliğinde bir yaklaşım sunarak markanızı geliştirmenize yardımcı oluyor. 
 
Altı temel bileşenden oluşan bu özgün model, iş dünyasında sürdürülebilir başarıyı hedefleyenler için kapsamlı bir strateji seti sunuyor. Temel unsurları müşteri odaklılık, derin analiz, güven inşa etme, nitelikli yaklaşım ve çözüm sunma, olumlu etkileşim, tatmin ve tutarlılık olan Magnet Modeli,TM iş dünyasında öne çıkmanızı sağlıyor. Hedef kitlenizi daha iyi anlamak ve onlara güven veren çözümler sunmak istiyorsanız bu model adeta bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c7bbf8-3aa8-4966-9a47-50d5f6d292ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Yaka Sendikası</image:title>
            <image:caption>İş hayatı sizi yorduğunda kitabım size güç versin. 
 
Bu, bizim hikÂyemiz. 
 
21. yüzyılın ilk çeyreği bir roman olsa trajik kahramanlarından 
biri kim olurdu sizce? Bildiniz, beyaz yakalılar! 
 
İtiraf edelim kariyer basamaklarını emek emek tırmanırken mental olarak bu kadar zorlanmayı kimse hak etmiyordu. Dirsek çürütülen üniversite eğitimleri, insan kaynaklarının ayak kaydıran sorularıyla verilen işe girme mücadeleleri, kurumsal kumpasları savuşturmak için öğrenilen gerilla taktikleri, konunun ne olduğunun unutulduğu bitmeyen toplantılar, yanardönerli sunumlar, “Biz bir aileyiz” diyen yöneticilerle yapılan romantizm rüzgârlarının estiği “samimi” kutlamalarla beyaz yakalı çalışanların varoluş mücadelesi bekliyor sizi bu kitapta. 
 
Sadece farkındalık yaratarak, dünyanın en kalabalık sendikasını oluşturabilir, girdiğiniz cenderelerden kurtulabilir ve şirketler için sadece bir rakam olarak görülenlerin sesini daha da yükseltebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17d72965-1b00-475e-bccf-7eb78037419e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepsi Hayal (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Burası hayal diyarı, yani mitoloji, söylence, masal... Ama bilesin, hepsi hayal!” 
“Mitoloji neyin nesiymiş?” diye soracak oldum. 
Çok maviymiş deniz gibi, hem de hayalîymiş büyülü gibi. Masal ülkesiymiş, var yok gibi. 
“Bari kitabı olsaydı,” dedim. 
“İşte burası, gel, birlikte sayfaları dolaşalım.” 
 
Ülkemizde ve dünyada pek çok sergisiyle
iz bırakmış ödüllü ressam Can Göknil, edebiyattaki 50. yılını, sanatına yön veren Anadolu mitolojisine dair bir anlatıyla taçlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf7def5-9fb5-491e-aa8d-cdd0bcdfed35.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkleri Duyan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Şiir en çok çocuklara yakışır.

Ödüllü şair Altay Öktem&apos;in ortaokul öğrencileri için kaleme aldığı Renkleri Duyan Çocuk; alışılagelmiş şiir kitaplarından ayrışarak, içeriğindeki tahliller aracılığıyla şiirden anlam çıkarma, şiiri doğru bir bakış açısıyla okuma gibi becerilere yön veren etkileşimli bir kılavuz. 

Evrensel temalardan beslenerek dizeleri kanatlandıran bu eser, &apos;&apos;Ay&apos;a Ayak Basan Kırmızı Karınca&apos;&apos; ve &apos;&apos;Üzgün Dünya Tarihi&apos;&apos; adlı iki bölümden oluşuyor.

Öktem&apos;in masallardan, geleneksel motiflerden, ülkemizden ve gezegenimizden esinle kaleme aldığı şiirleri, gerçeküstü düşleri andıran göz alıcı desenlerle birleşerek çocukların imgelem dünyasını zenginleştiriyor.









Birden fazla anlamı vardır her şiirin. Uçana ayrı şey anlatır, kaçana ayrı; sürünene, yüzene ayrı...

Renkleri Duyan Çocuk&apos;un çıkış noktasını &apos;&apos;Her çocuğun içinde binlerce şiir vardır. Bize düşünse içlerindeki şiire ulaşmaları için küçük bir ışık yakmak...&apos;&apos; sözleriyle ifade eden Altay Öktem, okurların duyularını ve duygularını harekete geçirmek için yazdığı bu kitabıyla şiir türünü çok daha yakından tanımaya ve sevmeye öncülük ediyor. 

Klasik okuma deneyimini birkaç adım öteye taşıyıp anlayarak, hissederek ve özümseyerek okuma deneyimi sunan bu yapıcı eser; şiiri &apos;&apos;anlam&apos;&apos;, &apos;&apos;söyleyiş&apos;&apos; ve &apos;&apos;biçim&apos;&apos; özellikleriyle mercek altına alarak türün edebî yapısındaki çok katmanlılığa da vurgu yapıyor. 

Çocuklar renkleri duyar, sesleri görür, kelimelerin altında yatan gizli anlamları keşfedebilir.
O hâlde şimdi çocukların içinde çağlayan o coşkun esin pınarlarını salıverme vakti...

Bazen hiç bilmediği bir ülkeye gider insan
Yanında götürür memleketini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/593eb511-687a-4e54-a20b-9f203bb8067e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer Kütüphanesi Hadi Saklanalım! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ELMER   saklambaç oynuyor. 
Kuşu bulması için 
ona yardım eder misin? 
 
Minik kâşifler için 
harika bir keşif kitabı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f534feda-47d3-4641-bcb1-8d507712a22e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer Kütüphanesi Bil Bakalım Kim? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bütün orman ELMER’in 
yeni arkadaşını arıyor. 
Kim olduğunu tahmin 
edebilir misin? 
 
Bu aynalı kitap küçük 
kâşifler için büyük bir 
macera sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f4111b-8b71-48c6-9b0d-c0b8d62a3cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tindimler ve On Yeşil Şişe</image:title>
            <image:caption>HİÇ TİNDİM GÖRDÜNÜZ MÜ? 
Tindimlerin müzik aleti şişefon arızalanır. 
Plastik şişelerle dolu okyanusta, Tindimler harıl harıl on yeşil cam şişe ararlar. Yeni bir şişefon yapmak için tam on yeşil şişeye ihtiyaçları vardır. Sizce Tindimler aradıklarını Çöp Adası’nda bulabilecekler mi yoksa Uzun Bacaklılarla yeni bir maceraya yelken açmaları mı gerekecek? 
Doğayı Koruma Konusunda yaratıcı olmanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c71e2274-9993-4c30-997f-635f6ad9663b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabasan Ormanı / Gizli Kapı 1</image:title>
            <image:caption>Ahmet ve kardeşi Ufuk, yaz tatilinde babaannelerinin evine giderler. Olaysız ama bir o kadar da arkadaşsız geçen günlerden birinde Ahmet, yakınlardaki terk edilmiş köşkte gizli bir kapı keşfeder. Bu kapı onu masal kahramanlarıyla dolu bambaşka bir diyara götürecektir. Ahmet bu şaşırtıcı, büyüleyici yolculukları başta gizli tutmaya kararlıdır. Ancak sihri kim kontrol edebilmiş? Kardeşi Ufuk, öte diyarın padişahı tarafından tutsak edilince, Ahmet ve arkadaşları için zamana karşı yarış başlar. Hakkında türlü efsaneler anlatılan Karabasan Ormanı’nı geçebilecek, Florazar’ın çıkışını bulabilecek, onları adım adım takip eden
siyahlı adamı atlatabilecekler midir? 
 
Yepyeni bir masal ve efsane diyarının kapısını aralayan Burcu Ünsal okurlarını Gizli Kapı dizisine, soluk kesen maceralarla ve yeni arkadaşlıklarla
dolu bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c12a893f-8e3b-4eb8-8abf-5d20fcbfd5d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan Güzeller</image:title>
            <image:caption>“Kızı uyandırmaya çalışmayın lütfen. Ne kadar uğraşsanız da gözlerini asla açmaz zaten… Kız derin bir uykuda ve her şeyden bihaber,” diye tekrarladı kadın. “Hep böyle uyuyacak ve başından sonuna kadar hiçbir şeyden haberi olmayacak. Kiminle uyuduğundan bile… Bu konuda endişeniz olmasın.” 
 
Güçten düşmüş yaşlı adamların geceleri yalnız uyumaması için “uyuyan kızlarla bir gece geçirme” hizmeti sunan bir evle başlıyor hikâye. Bir tanıdığı vasıtasıyla bu evi öğrenen İhtiyar Eguchi, evdeki ilk gecesinde kendini kızıl kadife perdeli bir odada uyuyan, hayır, uyutulan çıplak bir kızın yanında bulur. Yaşlı adamın kızın bedeninde keşfedeceği his, yaklaşmakta olan ölümün korkusu mu, yoksa kıza ne yaparsa yapsın uyanmayacak olmasının heyecanı mıdır? 
 
Uyuyan Güzeller, 1962 yılında 16. Mainichi Yayıncılık Kültür Ödülleri’nin Edebiyat ve Sanat kategorisinde ödüle layık görüldü. Bu jüride yer alan Yukio Mişima, eseri şöyle tanımlayacaktı: “Olgunlaşmaktan çürümeye dönen bir meyvenin ufuneti gibi, bu yapıt da dekadan edebiyatının şaheseridir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe37cb90-e84a-4818-bfc3-cfefddcaed65.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam, Ev ve Yumurta Kabukları</image:title>
            <image:caption>Geldim. Yine. Eve dönmek çocukluğunu geçirdiğin dört duvara dönmek değil sadece, çocukluğunu oluşturan her detayı hatırlamak, o detaylar yerine konulanları hazmetmek, asla değişmeyenler için hayıflanmak, belki de üzülmek. Şimdi, çocukluğumda tahinli çöreğini çok sevdiğim fırının önünden geçerken, saatlerce oynadığım çocuk parkının oto yıkamaya dönüştüğünü fark ederken anlıyorum eve dönmenin sadece duvar yığınlarından, resimlerden, değişmeyen odalardan ibaret olmadığını. 
 
 
Kendine özgü dil ve anlatımıyla dikkat çeken Fatma Nur Kaptanoğlu, ilk romanı Babam, Ev ve Yumurta Kabukları’nda bir eve dönüş ve hesaplaşma hikâyesini merkezine alıyor. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin kişinin çocukluğundan, ilkgençlik yılları ve ilk heyecanlarından hiçbir zaman kopamayışı, Bilge’nin kendisiyle, annesi ve en çok da babasıyla giriştiği sessiz hesaplaşmalar üzerinden dışa vuruyor. 
 
Babam, Ev ve Yumurta Kabukları, geçmişin bugünü ne derece derinden sarsabileceği üzerine bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d4f7ce8-b68d-41c9-adc4-4aba9bcff569.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Beslenmek İçin Neyi, Nasıl Pişirelim?</image:title>
            <image:caption>Pirinçteki arsenik en etkili nasıl arındırılır? Keke, kurabiyeye bal koyup pişirmek sağlıklı mı? Pişmiş yemekler buzlukta ne kadar süre saklanabilir? Patates kızartması yapmanın en masum yolu nedir? Fırınınızı doğru şekilde kullanıyor musunuz? Besin değerini korumak için baklagilleri nasıl pişirmek gerekir? Şehriyeyi kavurup kullanmak doğru mu? Turşu küflenir mi? 
 
Sağlıklı beslenmek için ne yediğimize dikkat etmek önemli ancak yeterli değil. Yiyecekleri nasıl yıkadığımız, ne kadar süre sakladığımız, neyi nerede kullandığımız, nasıl hazırladığımız, hangi yöntemle pişirdiğimiz, pişirdiklerimizi nasıl muhafaza ettiğimiz gibi daha birçok konu, sağlıklı beslenebilmemiz için hayati öneme sahip. Gıda mühendisi ve gıda güvenliği eğitmeni Tuğba Parıltı, gıdalarla daha ilk temas ânından başlayarak adım adım mutfağımızı güvenli hale getirmenin yollarını anlatıyor; yemeklerimizi lezzetli, sağlıklı ve hijyenik bir biçimde hazırlayabilmemiz için bilimsel bilgiyi pratik önerilerle birleştiriyor. 
 
Gıda Mühendisi Anlatıyor: Sağlıklı Beslenmek İçin Neyi, Nasıl Pişirelim? size parmak sallayan ve sadece, “Yapmayın, yemeyin, çok zararlı!” demekten ibaret kalan o bilindik kitaplardan değil; pilavdan türlüye, zeytinyağlılardan et yemeklerine, keklerden kızartmalara, lezzetli yemekleri nasıl daha sağlıklı hale getirebileceğimizi öğreten bir kitap. Tuğba Parıltı, sevdiğimiz yemeklerden tamamen vazgeçmek gibi sürdürülemez öneriler yerine dikkat etmemiz gerekenleri gösteriyor ve kolayca uygulanabilir önerileriyle bize mutfağımızı ve soframızı en yeni bilgiler ışığında, ağzımızın tadını yitirmeden sağlıklı ve güvenli kılmanın yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98cae73-2f46-4b82-afd7-dd130c76a707.jpg</image:loc>
            <image:title>Günah</image:title>
            <image:caption>Kuşa süt nasip olsa anadan olurdu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c385916-deb7-4f02-80e3-e9b0b25d1a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395e9f9e-d832-4656-b0ba-26107f760b3f.jpg</image:loc>
            <image:title>2020 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2020 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b99bb06f-f8c1-4cfe-a6f5-949305e8c98a.jpg</image:loc>
            <image:title>2019 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2019 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b04f1768-b9c6-457e-bf12-9b6ef2380722.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2022 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88ecbe3-ec1b-4002-94cb-f5625413d773.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2023 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9416c0b-d993-4486-8e88-cfc4975261b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 3 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 3 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış 
Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6404318-d910-42ff-a601-20ff1853cfb3.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2021 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341b3eb4-b81c-4ed0-b61a-5e29d42a3e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 7 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 7 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8886f95-14e0-440a-82fd-f60d8340fa47.jpg</image:loc>
            <image:title>2018 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2018 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/babc413f-308a-4c8e-8d5e-1e19b797ffd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 5 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 5 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d80b8a-5a91-41fc-a685-167a1996f5f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim, Değerler ve Politika: Max Weber’in Metodolojisi</image:title>
            <image:caption>Türkçe literatürde Weber metodolojisine ilişkin kitapların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Oysa Almanca metinlerin yanı sıra, İngilizcedeki Weber külliyatı bile belirgin bir ivmeyle birikerek Weberyan bir Babil Kulesi inşa edilmesine katkı sunmaktadır. Kimi yorumcular Weber’in kendi ikincil literatürünün gölgesinde kaldığından yakınırken kimileri Weber’in dağınık, polemikçi, kılı kırk yaran metinlerindeki karmaşayı anlamanın bundan başka bir yolu olmadığını savunmaktadır. İşte Bilim, Değerler ve Politika tam da bu çatallanmanın eşiğinde durur. Bir yandan, Weber’in yayımlanmış metinlerini, mektuplar, derkenarlar, göz ardı edilmiş notlar ve sözlü tartışmaların ışığında, bütünlüklü bir manzara olarak yeniden inşa ederken; diğer yandan, başka büyük Weber yorumcuları ile yürüttüğü tartışmada kendi özgün konumunu belirginleştirir. Dolayısıyla, bu kitap halihazırda zayıf olan Türkçe literatür için mükemmel bir pusula işlevi görmektedir: Hem Weber’in orijinal metinlerinin okunmasına yardımcı olur hem de ikinci literatürdeki belli başlı yorumların eleştirel bir haritasını oluşturur. 
Hans Henrik Bruun’un kitabı, Türkçede hâlâ pozitivizm-hermeneutik ikiliği ve Marx-Weber karşıtlığı gibi elli yıl öncesinin tartışmalarıyla anılan Weber metodolojisine; bilim, değerler ve politika ilişkisi açısından odaklanan taze ama güçlü bir soluk niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5938b75-01d1-4ef4-bb38-a54bfd0b54d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Daireler Çizen</image:title>
            <image:caption>Köpek ne olup bittiğini anlamaktan vazgeçmiş gibi, salınarak kahvenin önünden ayrılıp arabaların arasından geçerek yandaki sokağa yöneldi. Telefon o sırada çalmış olmalıydı. Sarı, ıslak kuyruğun, kahvedeki yıkık tiplerle nasıl dese bir tür bağ, hatta bir simetri oluşturduğu kesite bakarken. Çantayı bir süre karıştırdıktan sonra telefonu bulup açtı. “Terörle Mücadele Şubesi’nden başkomiser Azmi,” dedi telefondaki ses, “kızınız burada, hemen gelmeniz gerekiyor.” 
 
Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun dokuzuncu kitabı Kuma Daireler Çizen sarsıcı, düşündürücü bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e7af4f1-a82d-4d5d-973d-25cd1cb9ca96.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Resim Yapıyorum - Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Resim yapmayı öğrenmenin en eğlenceli yolu. 
Bu kitap eğlenceli çizim teknikleri ile dolu. 
Resmi oluşturmak için adımları izle.Beğenmedin mi ? 
Sil tekrar yap eğlenceyi katla.Sonunda harika bir resim yapmış olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd672093-9748-407f-a114-8cbc09d16d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Resim Yapıyorum - Sarı</image:title>
            <image:caption>Resim yapmayı öğrenmenin en eğlenceli yolu. 
Bu kitap eğlenceli çizim teknikleri ile dolu. 
Resmi oluşturmak için adımları izle.Beğenmedin mi ? 
Sil tekrar yap eğlenceyi katla.Sonunda harika bir resim yapmış olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d22c0925-c72b-467d-8208-5871228fefcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Besim Tibuk Asabı Bozuk Liberal</image:title>
            <image:caption>Besim  Tibuk biyografisinin ikinci kitabı olan Asabı Bozuk Liberal,1994 yılında Liberal (Demokrat)Parti’nin (LDP) kuruluşundan bugüne,Tibuk’un siyasi hayatına ve Kıbrıs’taki yeni zamanlarına odaklanıyor. 
‘’Biz devleti yönetmeye talibiz,insanların kalbini ve beynini değil !’’ 
Diyerek siyasete atılan Besim Tibuk ve arkadaşlarının LDP macerası bu kitapta,Türk siyasetinin yaşadığı dönüşümlerin perspektifinde ele alınıyor.Böylece,Türkiye’nin yakın tarihinde yaşadığı siyasi ve toplumsal kırılmalarda,Tibuk’un durduğu yerin ne kadar değerli ve özel olduğu da anlaşılıyor. 
Sadece o mu ? 
‘’Halka hizmet etmeyeceğiz.Devletin verdiği her hizmet ;kalitesiz,pahalı ve verimsizdir’’ gibi ezber bozan düşünceleriyle Türk siyasetinin ‘’en Liberal’’ismi olan Besim Tibuk,siyasetçi kimliği ile toplumda beklediği karşılığı bulamasa da,öne sürdüğü hangi fikirlerle sonradan gelen iktidarlara ilham verdi ? 
Siyasette yaşadığı hayal kırıklığının ardından,politikayı bırakıp NET Holding’in dümenine yeniden geçen Tibuk’un iflas etmek üzere olan bir şirketi bugün Kıbrıs’ın turizm devine nasıl dönüştürdü ? 
‘’Hürriyet tılsımlı bir kelimedir.Bitkileri ve çiçekleri ;nasıl ki güneş,toprak ve su geliştirirse,insanlığı da hürriyet geliştirir’’ diyen Besim Tibuk’un Kıbrıs’taki yaşamı,ona nasıl ilham verdi ?Geçmişteki bazı siyasi düşüncelerine dair,bugün yaşadığı pişmanlıkların temelinde neler yatıyor ?Türkiye’nin geleceğine nasıl bakıyor ? 
Bu ve buna benzer bütün soruların cevabı,Asabı Bozuk Liberal’de veriliyor. 
Gerçek Besim Tibuk’la tanışmaya hazır mısınız ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c372c0d-ba76-4481-a732-7516f10ce16a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarını Yaşayan Adam - Besim Tibuk</image:title>
            <image:caption>İş dünyasının özgün ismi Besim Tibuk’un hayatını anlatan bu çalışma, onun doğumundan aktif siyasete atılıp Liberal (Demokrat) Parti’yi kurmasına kadar olan döneme odaklanıyor. 
Mütevazı bir Karadeniz köyünden ABD’ye; yoksulluk içinde geçen öğrencilik yaşamından bir turizm imparatorluğuna uzanan Tibuk’un çarpıcı hayatı, Türkiye’nin de bir dönüşüm hikâyesi. 
Her kesimden ve yaştan insanın, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan ve bir roman akıcılığındaki bu biyografiden öğreneceği çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e7cd65-5b8c-4a77-b7fc-6887a67f6c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>“Edgar Wallace’ın romanları hem çok yaratıcı hem de çok sürükleyici.”–G. K. CHESTERTON
Edgar Wallace, klasik cinayet romanlarının formülünün ve yapısının belirlenmesinde ve türün popülerleşmesinde önemli rol oynayan yazarlardan biri. Suat Derviş’in Türkçeye çevirdiği Ölüm Çiçekleri dedektif Jack Tarling ve Çinli asistanı Ling Chu’nun arzıendam ettiği, polisiye edebiyatın en önemli eserlerinden.
Ünlü̈ işadamı Thornton Lyne parkta ölü bulunmuştur. Tek bir kurşunla öldüğü anlaşılan Lyne’ın yarasının üzerine sarılmış kanlı bir gecelik vardır ve bu gecelik yakın zamanda kovduğu çalışanı Odette Rider’a aittir.
Tüm oklar Odette’i göstermesine rağmen Çin’den henüz dönen dedektif Jack Tarling bu hoş kadının suçlu olduğuna inanmaz ve Odette’i aklamak için katili bulmaya karar verir. Ona sunulan kanıtları göz ardı eden Tarling gerçekten düşüncelerinde haklı mıdır? Eğer haklıysa bile bu kadar az ipucuyla gerçek suçluyu bulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba6990a-7188-4c49-8ead-b9ac397388f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Ev</image:title>
            <image:caption>“Edgar Wallace’ın her romanı belli bir kalitenin üzerinde. Yazarlık yeteneği de takdire şayan.”–AGATHA CHRISTIE 
 
Edgar Wallace, klasik cinayet romanlarının formülünün ve yapısının belirlenmesinde ve türün popülerleşmesinde önemli rol oynayan yazarlardan biri. Suat Derviş’in Türkçeye çevirdiği Esrarengiz Ev şantaj, ihanet ve cinayet dolu bir dedektif romanı. 
 
Londra Emniyet Müdürlüğü’nden Müfettiş T. B. Smith’in işi başından aşkındır. Bunların üstüne iki adam, Smith’in komşusu olan bir milyonerin kapısının önünde vurularak öldürülmüş hâlde bulunur. 
 
Çıkardığı tuhaf dedikodu gazetesinde şantajlar yapan gizemli bir editörün peşindeki Smith sonunda esrarengiz bir eve ulaşır. Ölen adamların bu editörle bağlantılarını da keşfedince Smith kendini her yeni ipucuyla daha da karmaşıklaşan bir labirentin içinde bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e0a408e-539a-4f61-bf6e-2d5806923563.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem – 4</image:title>
            <image:caption>Hızlı ve kalburüstü̈ yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları... 
 
Bir yanda kahramanlarımızın alışageldikleri hayatın ellerinden kayıp gidişi, diğer yanda köklerine tutunarak ayakta kalma gayretleri... Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin 4. cildinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02465b7a-8256-46e2-b1c3-b31c77010d72.jpg</image:loc>
            <image:title>Dik Kılavuz Çizgili Yazı Defteri</image:title>
            <image:caption>Dik Kılavuz Çizgili Yazı Defteri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/764a0af4-0ed3-4ca1-8ef3-13c99a8ac137.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Psikanaliz Tarihi</image:title>
            <image:caption>&quot;Kendi geçmişine içgörü kazanacak Türkiye psikanalizi, çok daha umut verici bir geleceğe sahip olacaktır.&quot; 
 
Psikanaliz yüz yılı aşkın tarihi boyunca, insan ruhsallığına dair evrensel bir kuram ve tedavi yöntemi olma iddiasına koşut biçimde dünyanın hemen her coğrafyasına yayılıp kurumsallaşmıştır. Nitekim Türkiye’de psikanalizin oldukça uzun sayılabilecek bir geçmişi vardır. Osmanlı’nın geç döneminde, yirminci yüzyılın başlarında ilk kez Türkiye coğrafyasına giren psikanalizin gelişimi erken Cumhuriyet döneminde devam etmiş, Cumhuriyet tarihi boyunca giderek artan bir ivmeyle nihayet geçtiğimiz on yıllarda uluslararası geçerliliği tescil edilmiş bir kurumsallığa ulaşmıştır. 
 
Divan analizinden dinamik psikoterapilere uzanan çeşitliliğiyle yaygın bir klinik ve terapötik uygulama alanına, canlı ve zengin bir kurumsallığa sahip olmanın yanı sıra psikanaliz günümüzde, ülkenin kültürel ve entelektüel hayatının saygın bir parçası olarak da dikkat çekmektedir. 
 
Türkiye&apos;de psikanalizin hatırı sayılır bir geçmişi olmasına rağmen bu geçmişi anlatan tarih çalışmaları Türkçe literatürde yok denecek kadar azdır; olanlar da derli toplu ve kapsamlı bir tarih anlatısı sunmazlar. Geç Osmanlı’dan günümüze, Türkiye psikanaliz tarihini kişi, kurum, belirleyici olay ve ayırt edici dönemleriyle beraber bütünlük içinde ele alan bu kitap, konuyla ilgili Türkçe literatürde yayımlanmış ilk çalışma özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af761315-f34b-40b9-a856-04fed329d3af.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte Kardeşim</image:title>
            <image:caption>Kardeşinin olacağını öğrenince artık hiç yalnız kalmayacağını düşünen bir köpek: UZUNKULAK. 
Peki kardeşi doğduğunda işler hayalindeki gibi olmazsa… 
Sürekli uyuyan, havlayan, acıkan bir kardeş… 
Çevredekiler UZUNKULAK’a beklemesini söylüyor. 
Ama BEKLEMEK, çooook sıkıcı değil mi? 
  Rengin Yılmazer’in, kardeşi yeni doğan çocukların hislerine empatik bir şekilde yer verdiği hikâyede, ayrıca 
sabırlı olmanın önemi eğlenceli bir bakış açısı ile anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb6570b-a133-4a4e-87e4-6f6ea411607a.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Kedisi Tombik</image:title>
            <image:caption>Tombik, sahibesi Emine Teyze ile birlikte mutlu bir hayat sürerken, bir gün kendini beklenmedik bir yolculuğun ortasında bulur. Zonguldak’a yanlışlıkla gönderilen Tombik, burada kaybolur ve Emine Teyze onu bulmak için büyük bir mücadeleye girişir. Bu süreçte Naz ve ailesiyle tanışan Tombik, hem yeni bir aileye hem de yeni bir hayata adım atar. 
  Ali Akpınar’ın kaleminden çıkan bu sıcacık öykü, her yaştan okura umut ve sevgi dolu mesajlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0905572c-d8f3-4338-b364-41e9d117ba06.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Gürültüsü</image:title>
            <image:caption>“Bir kadın anlatıyor, bir kadın yazıyor. 
Keşke daha fazla yardımcı olabilseydim. Hangisinden başlamalı? Mutsuz evlilikler, mutlu mutsuz kadınlar, erkekler, çocuklar… 
Hangi doğru, kimin için geçerli?” 
 
Bedia Öcal’ın kaleminden kadın-erkek ve insan ilişkilerine dair çarpıcı ve yaşanmış hikâyeler. 
 
Bu eserde herkes kendinden ve yaşamından parçalar bulacak. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b8b0c5-3d82-4d09-a7eb-c23069627579.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakınların Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yakınlık, göreceli olduğu kadar kapsamlı bir kelimedir. Dolayısıyla içerik olarak geniş ve çok yönlü bir anlam barındırır. Hemen her insan, yaşam serüveni içerisinde birçok kişiyle farklı zaman ve mekânlarda duruş ve aidiyeti nispetinde ortak bağlar ve yakınlıklar kurar. 
“Yakınların Kitabı” adlı bu çalışmamda da size; kendileriyle bir şekilde tanış olduğum, farklı zaman ve mekânlarda bir araya geldiğim, beraberce oturup çay kahve içtiğim, birikimlerinden ilim irfan ve ışık kaptığım; dahası kendileriyle beklentisiz, sevgi saygı temelli yakınlıklar kurduğum yirmi beş şahsiyetin yaşamından kısa öyküler, insani güzellikler, biyografik kesitler sunmak istedim. Bu şahsiyetlerin kimi baba dostum; kimi ilköğretim, lise veya üniversiteden hocam; kimi meslek veya iş yeri arkadaşım, kimi şiir ve yazı üstadım; büyüğüm, hedef veya fikir yoldaşımdır. 
Hayatta yapılan hiçbir iyi iş boşa gitmiyor. Uzay boşluğuna bırakılan her titreşim bir yerlere ulaşıyor, bir süre sonra kozmik bir akisle geriye dönüyor. Her birinin gök kubbede hoş sada bıraktığına inandığım bu şahsiyetlerin, gönüllerde de yankı bulacağına inanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd51b76-7ee3-4d3f-9399-9bf9c9ec7004.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Atası Yafes’in Rüyası</image:title>
            <image:caption>Yafes, Hz. Nuh ile Emzare Hatun’un Sam ve Ham’dan sonra doğan üçüncü oğullarıydı. Yafes, gördüğü rüyayı babası Hz. Nuh’a anlatır: 
“Babacığım, rüyamda gök tüylü, gök yeleli, büyük bir erkek kurt çıkıp bana yol gösteriyordu. Bu kurt beni ulu ağaçların ve ırmakların aktığı bir yere getirip kayboldu. Karım Rayneh’in koynunda bir ay doğdu ve benim koynuma girdi. Sonra da göğsümde devasa bir Çınar ağacı bitti. Öylesine büyük bir ağaçtı ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. Bütün insanlar, o Çınar ağacının gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti. “ 
Hz. Nuh, “Bir oğlun doğacak ve ben adını ‘Türk’ koyacağım. Cenabı Allah, onun neslinden cihan devletleri kuracak hükümdarlar ve komutanlar çıkaracak,” diyerek oğlu Yafes’i kutladı. 
Kaşgarlı Mahmud, “Divan-u-Lügat-it Türk” adlı eserinde bu kutsamayı şöyle anlatır: 
“Tanrı’nın devlet güneşini Türk burçlarında doğdurmuş olduğunu ve onların yurtları üzerinde göklerin bütün feleklerini döndürmüş olduğunu gördüm. Tanrı onlara ‘Türk’ adını verdi ve onları yeryüzüne ilbay kıldı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de54ffc-2a4c-4d18-abdb-7a93ebac98eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutsuz</image:title>
            <image:caption>Beau Eaton:
Kasabanın yakışıklı prensi,
travmalarla dolu bir geçmişe sahip kahraman asker.
 
Bailey Jansen:
Kasaba halkı tarafından dışlanmış barmen,
nehrin karşı tarafından gelen utangaç kız.
Ayrıca Beau’nun nişanlısı.
 
Düzeltme: Sahte nişanlısı.
 
Bu oyun herkesin yararına olacaktır. Beau, onun için
endişelenen ailesinin merakından kurtulacak, Bailey ise bu
küçük kasabadan, önyargılardan ve zorba ağabeylerinden
sonsuza dek uzaklaşacaktır. Tek yapması gereken yüzüğü
takmak ve halk içinde Beau’dan uzak duramıyormuş gibi
davranmaktır. Her adım yeterince kolay görünüyordur.
 
Ancak birlikte vakit geçirdikçe, aralarına dikkatlice çizilmiş
sınırlar bulanıklaşır. Kapalı kapılar ardında yaşananlar ve gittikçe
derinleşen duygular, rol yapıyormuş gibi hissettirmez. Yine de
bu sahte nişanın bir bitiş tarihi vardır ve anlaşmanın sınırlarının
aşılmaması gerekiyordur. Beau hayatında aşka yer ayırmadığını
söylese de Bailey tüm gayretiyle onun fikrini değiştirmeye
kararlıdır. Bir iddiayla başlayan sahte nişanı gerçek bir evliliğe
çevirmek için neler mümkündür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f990df-a592-4cde-a0d1-aaaee160ee9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısına Çeyrek Kala</image:title>
            <image:caption>Deniz Piyadeleri birliğindeki görevini Irak’ta tamamlayan Molly
Sutton, karşısına çıkan her kötü adamı alt edebileceğinden
emindir. Bu nedenle New Orleans Polis Teşkilatı’ndan ayrılır ve
adalet bulamayan insanlara özel dedektiflik hizmeti sunan eski
komutanı Burke Broussard’ın ekibine katılmayı seçer.
 
Gabe Hebert, New Orleans Polis Teşkilatı’nda çalışmanın baba-
sının omuzlarına yüklediği ağır yükü görmüş ve bunun yerine
Fransız Mahallesi’nde en iyi genç şeflerden biri olarak kendine
bir isim yapmaya karar vermiştir. Ancak babasının ölümünün,
eski komiseri tarafından kasıtlı olarak yanlış yönlendirilen bir
soruşturma sonucunda intihar olarak kabul edilmesiyle Gabe,
babasının örtbas edilmek istenen bir gerçeği ortaya çıkardığını
fark eder.
 
Gabe, babasının en yakın arkadaşı Burke’ten yardım ister. Burke
ise ekibinin en iyi üyesi olan Molly’yi bu davaya atar. Genç kadın,
hem yaptığı çikolatalı kekiyle hem de çekiciliğiyle dikkatini
çeken bu adamla çalışmak zorunda kalacağına inanmakta zorla-
nır. Gabe’in babasının bıraktığı ipuçlarını takip ederken onları
suç, yolsuzluk ve cinayet ağının en tepesine kadar götürecek bir
yolculuk başlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2331c9a8-f40d-4996-ba75-b7df02b7c4bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Olumlu Düşünmenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Güçlükler karşısında nasıl ayakta kalınır? Her şey bu kadar zorken kalbi kuvvetlendirmek, ümidi besleyen bir inanç taşımak mümkün mü? İşleri yoluna koymanın sırrı ne? 

Norman Vincent Peale’in &quot;Olumlu Düşünmenin Gücü&quot; kitabı, bu sorulara yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda sizi kendinizin en iyi versiyonunu yaratmaya davet ediyor. Hayat size ekşi limonlar verdiğinde, şikâyet etmek yerine onlardan tatlı bir limonata yapabilmeniz için leziz bir tarif sunuyor.  

Modern zamanların en etkili kitaplarından biri olan &quot;Olumlu Düşünmenin Gücü&quot; dünya çapında 24 milyondan fazla sattı ve 42 dile çevrildi. Hasan Abdullah Ismaik’in katkılarıyla zenginleşen elinizdeki genişletilmiş baskıyla da daha kapsayıcı hâle geldi.  
 
Bu ilham verici kitabın rehberliğinde, olumsuz düşünce kalıplarını aşmayı öğrenirken, karşınıza çıkan engelleri nasıl fırsata çevireceğinizi keşfedecek ve yaşamınıza anlam katmanın yollarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265acf87-e2da-4c8b-bb8f-89987254005a.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Kalpten İstenileni Verir Ne Eksik Ne Fazla</image:title>
            <image:caption>Korku,
Heyecan,
Öfke,
Sevgi,
Kaygı…
Hepsi hayata dair.
Yaşamak işte, dünyanın fizik kanunları…
Ve bir de hepsinden azade olmak var.
Dümdüz.
Duygu yok.
Sessizlik…
Değişmeyen bir ritim...
Sanki her şey nefesini tutmuş gibi.
Akıl!?
Yitip gitmeye meyilli.
Kalp!?
Kuş kadar atıyor.
Zaman!?
Vaktini bekliyor.
Hedef!?
Gökyüzü hep açık.
Sen kanatlarını aç yeter ki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a1571cb-ae47-476e-9b0e-ef952f9222b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinin Yorgunu</image:title>
            <image:caption>“Bizler, hayran olduğumuz şeylere benzeriz. Kalbimizi harekete geçirenler; ilgi duyduğumuz, merak ettiğimiz ve tutkuyla bağlandığımız şeyler ufak parçalarla bizi inşa eder. Giderek hayran olduğumuz şeyin kendisi oluruz. Üstelik bunu pek anlamayız, hayat anlatır.” 

Yağız Gönüler, sevmek ve yaşamak inadını sürdürüyor. Pek çok alanda yaptığı okumalarını, insan takibini, sokak voltalarını küçük ama tesirli notlar hâlinde sunuyor. Okurun yoluna başka çizgilerden ve renklerden oluşan halılar seriyor. Kimileri okusun kimileri gönlünce seyredip geçsin, yorulanlar da oturup dinlensin diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909e23ba-6b55-4883-ab43-6348b4aa53b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sankofayı Öldürmek</image:title>
            <image:caption>“Unutma, her sona eren yaşamın bir hayali vardı.” 
“Sankofa kuşunu daha önce hiç duymadığından eminim. Sankofa’nın anlamı ‘Geri dön, bak, ara ve bul’ demekmiş.” 
Geçmişi unutamayıp sırtlananlardan mısınız? Yaşadığı bütün acı deneyimleri taşınamaz bir yük hâline getirip uçamayan Sankofa kuşu gibi hatıra bataklığına çakılıp kabullendiğiniz yaşamı mı sürdürmek istiyorsunuz? Yoksa içinizdeki Sankofa kuşunu öldürüp özgürce uçmayı mı? 
İstanbul’un muhtelif yerlerindeki parklarda, sabah saatlerinde gerçekleşen dört cinayet. Kurbanlarının yanı başına sıra dışı bir cinayet silahı ve kitap bırakan bir seri katil… Maktullerin hepsinin “iyi okur” olması ve kitaplardan hareketle elde edilen ipuçları… 
Komiser Şahap ile ekibi, daralan zamanın eziciliğinin yanı sıra savcının ve emniyet müdürünün artan baskısı altında cinayetleri aydınlatmaya çalışırken kendilerini, öngöremedikleri büyük bir tuzağın içinde bulur. Böylece sekiz gün süren amansız bir macera başlar. 
Jüri’den tanıdığımız kahramanlar, bambaşka bir hikâyeyle Sankofa’yı Öldürmek’te yeniden karşınızda. Gürsoy Uysal’ın sürükleyici anlatımıyla bu eser, polisiyeseverlerin kaçırmaması gereken kitaplar arasında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516cba2a-c33b-4df9-b1b1-074b4852576a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga Hayatımızı Nasıl Değiştirir?</image:title>
            <image:caption>Beden, zihin ve ruh bütünlüğünüz ile yeniden bağlantı kurun ve bu kitapla yogayı yeniden keşfedin! 
 
Yoganın Batıda yaygınlaşması, onu daha ulaşılabilir ve anlaşılabilir bir yere taşıdı ancak bununla birlikte, yoganın yalnızca fiziksel aktivite olarak, yani asanalar üzerinden değerlendirilmesine de yol açtı. Yoga öğretisinin insanı bir bütün olarak ele aldığı ve bu öğretinin insan yaşamına nasıl farklı noktalarda temas ettiği unutuldu. 
Yoga Hayatımızı Nasıl Değiştirir?&apos;de Gary Kraftsow, sadece fiziksel bedeni değil, aynı zamanda duyguları, zihni, kalbi ve ruhu da dengeleyen ve kişinin potansiyelini uyandıran yoga pratiğinin tüm bileşenlerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. 350&apos;den fazla fotoğraf içeren, her seviyeden okurun kendi yolculuğu için ilham bulacağı bu eşsiz kitap, beden, zihin ve ruh olmak üzere tüm benliğimizi güçlendirmeye adanmış bir rehber. 
 
&quot;Size kadim yogilerin yaptıklarını yapmayı öğretirken tek ve esas amacım, tamamen özünüzde olduğunuz kişiye dönüşmenizdir. Çünkü kadim öğretilerle çalışmanın, onları daima hatırlamanın ve hayatınızın bir parçası hâline getirmenin anlamı aslında budur.&quot; 
- Gary Kraftsow</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f9d80c8-aa23-47b5-8426-f75ed94dd0fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivriburun Uçurtmanın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>&quot;Uçurtmalar rüzgâra direnebildiği için uçar. Direndikçe yükselir, yükseldikçe yeni yerler görme hevesi sarar içlerini.&quot; 
Sivriburun, meraklı ve özgür ruhlu bir uçurtmadır. Hayali, kuşlar gibi istediği yere gitmek ve keşif yapmaktır. Hülyalı gökyüzünde süzüldüğü günlerin birinde beklenmedik bir şey olur. İpi kopar uçurtmanın. Böylece serbest kalan Sivriburun, aradığı maceranın içinde bulur kendisini. 

Uçurtma Müzesi’nin kurucusu Mehmet Naci Aköz, unutulmaya yüz tutmuş bir uçurtma çeşidini hikâyesine başkahraman yaparak bugünün çocuklarına kültürel bir miras aktarıyor. Üsküdar’ın semalarında geçen “Sivriburun Uçurtmanın Yolculuğu” uçmaya dair hikâyeleri ve aktörleri bir araya getirerek okurları masmavi bir serüvene çıkarıyor. Öğrenme sevgisinin ve cesaretin vurgulandığı bu eserde uçurtmaları daha yakından tanıyacak ve onların bir oyuncaktan çok daha fazlası olduğunu keşfedeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5914bf2-37a9-4d84-9060-60dfff7c58c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Modern Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Modern Avrupa’yı şekillendiren önemli olayları, fikirleri ve bireyleri ön plana alan Kısa Modern Avrupa Tarihi Aydınlanma’dan günümüze kıtanın tarihini gözler önüne seriyor. 
Kalıcı devrim temasından yararlanan David S. Mason bir yandan devrimlerin politik, ekonomik ve bilimsel nedenlerini ve sonuçlarını araştırırken bir yandan da insan hakları ve demokrasinin gelişimi, Avrupa kimliği ve entegrasyon sorunlarını inceliyor. Kısa Modern Avrupa Tarihi bir ülke tarihine ya da belirli bir zaman diliminin ayrıntılı kronolojisine odaklanmak yerine her bir bölümde Avrupa’yı şekillendiren en önemli olaylara değiniyor. 
Aydınlanma, Fransız Devrimi, Marx ve Darwin’in teorileri, 1848 ve 1917 devrimleri, Almanya ve İtalya’nın birleşmesi, Avrupa emperyalizmi, dünya savaşları, soğuk savaş, Avrupa Birliği’nin gelişimi ve genişlemesi ve Avrupa’nın karşı karşıya olduğu güncel sorunlar gibi konular hakkında Avrupa tarihine geniş bir yelpazeden bakmak isteyen okuyucular bu kitabın haritalar, zaman çizelgeleri, fotoğraflar ve bir sözlükle desteklenen son derece ilgi çekici bir anlatımı olduğunu görecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb58f812-2437-4764-8d7d-88445b6da092.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediler ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Kediler çoğu zaman sadece evcil hayvanlarımız olmaktan çok daha fazlasıdırlar. Onların hayatı yaşama şekillerindeki gizli ve bilge tavırları, bazen bize hiç farkında olmadığımız şeyleri gösterebilir ve öğretebilir. 
Peki insanların kedilere karşı ne gibi etik yükümlülükleri vardır? Kediler, insanlar kadar hatta bazen onlardan daha rasyonel olabilirler mi? Kediler, insanlara evrimsel psikoloji hakkında ne öğretebilir? 
Kediler ve Felsefe, birbirinden ilginç ve önemli makaleleri bir araya getirerek, on sekiz ayrı filozofun gözünden bu ve benzeri soruları derinlemesine incelemeye ve yanıtlamaya çalışıyor. Kedilerin gizemli ve görkemli dünyalarını keşfederken, onların zihinlerine dair şaşırtıcı iç görüler sunuyor. 
Bu kitap hem kedi severler hem de felsefeye ilgi duyanlar için kaçırılmayacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7522ebc8-6355-4666-9c1c-47777d7e2d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey&apos;s Relations With Israel</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin devlet kimliği, 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından bu yana Türk dış politikasının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Son dönemde Türkiye&apos;nin geleneksel Batı yanlısı devlet kimliği ve Batı yönlü dış politikasına alternatif olarak sunulan Osmanlı tarihsel mirasıyla ilişkilendirilen İslami yaklaşımı dış politikanın iç siyasileşmesi olarak görmek mümkün gözükmektedir. Bu tezin devlet kimliği kavramıyla uyumlu olarak, AK Parti döneminde Türkiye’deki iç faktörlerin yanısıra, uluslararası sistem / dinamikler de değişime uğramıştır. Söz konusu iki faktörün değişime uğraması nedeniyle, Türkiye’nin devlet kimliği, çıkarları ve dış politikası da değişmiştir. Bu kapsamda, söz konusu tez, yeni devlet kimliğini Orta doğululaşmış Merkez Ülke / Osmanlı İmparatorluğu’nun Mirasçısı olarak tanımlamaktadır. Türkiye’nin yeni devlet kimliğinin bu ülkenin İsrail’le olan ilişkilerini analiz etmek için önemli bir çerçeve sunduğu düşünülmektedir. 1990’lı yıllarda iki ülke arasındaki ilişkiler zirve noktasına ulaşmış ve bu dönemde ilişkiler &quot;stratejik ilişki” olarak nitelendirilmiştir. Bununla birlikte, Ortadoğu’da iki ülkenin yararına fırsatlar sunmasına rağmen, bugün böyle bir ilişkinin varlığından söz etmek olası gözükmemektedir. Bu noktada, Türkiye&apos;nin devlet kimliğinin kritik ve belirleyici bir rol oynadığı değerlendirilmektedir. Bu itibarla, Türk dış politikası da yeni devlet kimliğinin etkisi altında bulunmaktadır. Devlet kimliği, 1950 yılının Ocak ayında tesis edilen devletlerarası ilişkileri açıklamada önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Bu eser tarafından ortaya konulan devlet kimliği tanımı doğrultusunda, Türkiye’nin değişen devlet kimliğinin İsrail’le olan ikili ilişkileri de değiştirdiğini bu bağlamda, yapılan çalışmanın, Türkiye-İsrail ilişkilerinde gelecekte yaşanacak gelişmelerin, devlet kimliği perspektifinden daha kapsamlı ve iyi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/241f23e2-18a9-4efb-b446-c5c0b955b02e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sektöründe Açık Etme</image:title>
            <image:caption>İşletmelerde çeşitli sebeplerle meydana gelen etik/ahlaki olmayan ya da kanun dışı olumsuz birçok olay yaşanmakta ve bu olaylar gizli bir şekilde gerçekleşmektedir. Rüşvet, yolsuzluk, vergi kaçırma, taciz vb. etik veya yasa dışı bu olayların örgüt içerisinde ve gerektiğinde örgüt dışında yetkililere bildirilmesi eylemi açık etme (whistleblowing) kavramını ifade etmektedir. İşletmelerde yapıcı ve olumlu bir fikir bildirilmesi ise işgören sesliliğini tanımlamaktadır. Örgüte olan duygusal bağ ise örgütsel bağlılık kavramını ifade etmekte ve bu eylemleri etkilemektedir. Kitabın temel konusu ve örgütsel bir davranış olan açık etme kavramı ile işgören sesliliği kavramına, yöneticilerin sahip olduğu liderlik türünün etkisinde örgütsel bağlılık kavramının rolünün ne olduğunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı ise insan hayatı ve sağlığının söz konusu olduğu sağlık sektörü olarak belirlenmiştir. Çünkü açık etme konusu, bu sektörde kurum içi ve dışı yetkililere bildirilmemesi halinde insan hayatına mal olması açısından önem arz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83445a0-e38e-4d1e-a461-633c6cddbb1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Hikmet Metafiziği</image:title>
            <image:caption>E.G. Browne’nin ifadesiyle Sebzevârî, İran’ın son büyük filozofudur. Derin felsefî ve irfanî birikiminden dolayı ‘Hikmet sahiplerinin mührü’ ve ‘Zamanın Eflatunu’ şeklinde övgülere de mazhar olmuştur. Zira Sebzevârî, kesintisiz bir şekilde süregelen ancak üzeri küllerle örtülmüş olan Molla Sadrâ öğretisine 19.yüzyılda yeni bir nefes üfleyerek hikmet ateşini tekrar alevlendiren bir bilge kişidir.S.Hüseyin Nasr’ın da dikkat çektiği üzere Sebzevârî, içinden çıkılması zor olan girift ibarelerle örülmüş, yüksek bir hikmet denemesi olan Molla Sadrâ felsefesini daha anlaşılır kılmak için Şerhu’l Manzûme’yi kaleme almıştır. Bu eseriyle Sadra’nın hikmet dünyasına kapı aralayarak, hikmet parıltılarıyla aydınlanan bir zihinle tüm var oluşu, varlığın meta-ontik önceliğinin perspektifinde yorumlamış, yaşadığı dönem ile geçmişi kurduğu bilgelik köprüsüyle birleştirmeyi başarmış hâkim, müteellih bir münzevidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c42cde-5ba4-4f6d-84d9-91108c90f548.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkistan’ın Kültür Tarihi</image:title>
            <image:caption>Vasiliy Vladimiroviç Barthold dünyaca meşhur doğubilimci, Rus ve Sovyet bilim adamı, mümtaz Türkolog ve tarihçidir. Barthold’un Türk Tarihi, Moğol Tarihi ve İslam Tarihi vs. konular üzerine dört yüzden fazla monografisi ve Orta Asya Tarihi ile ilgili İslam Ansiklopedisi için yazılmış 246 makalesi bulunmaktadır.V. V. Barthold’un Arapça, Farsça, Türkçe olmak üzere doğu dilleri üzerindeki derin ve geniş bilgileri, Doğu halklarının tarih ve kültür araştırmalarında söz sahibi olmasını sağlamıştır. Son yıllarda Türkiye’de V. V. Barthold’un bazı eserleri Türkiye Türkçe’sine tercüme edilerek onun farklı yorumları ve değerlendirmeleri tarih ve kültür araştırmalarımızdaki bazı eksiklerin tamamlanmasına katkılar sağlamaktadır. Barthold’un vefatından sonraki zaman diliminde pek çok arkeoloji araştırmaları yapılmış, yeni Arapça ve Farsça kaynaklar bilim dünyasına kazandırılmış, Çince kaynakların incelenmesine devam edilerek Türk kültür ve tarihine geniş ve zengin materyaller temin edilmiştir. Kısıtlı imkânlar ve materyallerin yetersizliği sebebiyle vaktiyle Barthold’un üzerinde fazla durmadan ele aldığı bazı konular yeni bilgiler ışığında aydınlığa kavuşturulmuştur. 1963-1977 yılları arasında V. V. Barthold’un tüm eserleri Sovyet Bilimler Akademisi tarafından eserler külliyatı olarak yeniden yayınlanmıştır. Eserlerin yayımlanması esnasında Barthold’un Eserler Külliyatı’nın II. cilt, birinci kısmında yer alan eskiçağ, ortaçağ ve yeniçağ dönemleriyle ilgili çalışmaları üzerine, S. M. Abramzon, V. A. Livşits, B. İ. Pankratov, B. L. Riftin, V. S. Kolokolov vs. gibi alanında söz sahibi olan uzmanların rehberliği altında dipnotlarla yeni açıklamalar, yorumlar, bazı bilimsel tenkitler ve ilaveler yapılarak son araştırmaların listesi verilmiştir. Elinizdeki kitabın diğer tercümelerden farkı, V. V. Barthold’un eserlerinin Rusçadan Türkçeye tercümesiyle birlikte yukarıda belirttiğimiz dipnotlu açıklamaların da tercümelerinin bulunmasıdır.V. V. Barthold’un Türkistan’ın Kültür Tarihi adlı bu kitabı, İslamiyet’ten önceki Türkistan tarihi, İslam dönemi, Türkistan’da Moğol hâkimiyeti, Türkistan’ın Rusya tarafından ele geçirilmesi, Rusya’nın Türkistan’da uyguladığı eğitim politikası, Rusya’nın göç politikası, Rus iktidarı zamanında Türkistan Hanlıklarının sosyal, ekonomik ve kültürel durumu vs. üzerine önemli bilgiler içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d6525f-175c-4ceb-a151-73753e583255.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Farklı Ülke Örnekleriyle Gençlik Politikaları</image:title>
            <image:caption>Bugün dünya nüfusunun %16’sı genç nüfustan oluşmaktadır. Genç nüfus, bir toplum için ekonomik ve sosyal kalkınmanın teminatı olarak görülmektedir. Bu nüfusun eğitim ve istihdam olanaklarıyla buluşturulması gençlik politikalarında temel hedeftir. Her toplumun kendine özgü gençlik algısı ve gençliğe bakışı, politika üretmesi söz konusudur. Bulunduğu ulus devlet sınırında gençliğin mevcut durumunu; sorunlarını, olanaklarını, ülkedeki gençlere yönelik mevzuatın varlığını, gençlere yönelik merkezi ve yerel düzeydeki kurumsal yapılanmayı ve gençlerin sivil toplumla birlikte ne gibi katılım araçlarına sahip olduğu gibi farklı başlıklarda beş ayrı kıtadan 16 farklı ülke örneği üzerinden GENÇLİK POLİTİKALARI bu çalışmada irdelenmektedir.Bugün dünya nüfusunun %16’sı genç nüfustan oluşmaktadır. Genç nüfus, bir toplum için ekonomik ve sosyal kalkınmanın teminatı olarak görülmektedir. Bu nüfusun eğitim ve istihdam olanaklarıyla buluşturulması gençlik politikalarında temel hedeftir. Her toplumun kendine özgü gençlik algısı ve gençliğe bakışı, politika üretmesi söz konusudur. Bulunduğu ulus devlet sınırında gençliğin mevcut durumunu; sorunlarını, olanaklarını, ülkedeki gençlere yönelik mevzuatın varlığını, gençlere yönelik merkezi ve yerel düzeydeki kurumsal yapılanmayı ve gençlerin sivil toplumla birlikte ne gibi katılım araçlarına sahip olduğu gibi farklı başlıklarda beş ayrı kıtadan 16 farklı ülke örneği üzerinden GENÇLİK POLİTİKALARI bu çalışmada irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec62156-8300-4637-9449-3cc2009bb248.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Kadınlarda İş-Aile-Yaşam Dengesi ve Tükenmişlik</image:title>
            <image:caption>Çalışma yaşamında kadınların cinsiyet ve sahip oldukları roller nedeniyle daha dezavantajlı bir konumda oldukları görülmektedir. Bir kadın çalışma yaşamında yer alırken aynı zamanda anne, eş, evlat, gelin, abla vs. rollerini de birlikte yürütmek durumunda kalmaktadır. Çalışan kadınlar iş yaşamında kendilerine biçilen görevleri yerine getirmekte fakat mesai bitiminde ev işleri, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi üstlendikleri sorumluluklar sebebiyle ikinci mesaiye başlamaktadırlar. Bu şekilde gününü iş yaşamı, özel yaşam ve aile yaşam sorumluluklarına ayıran kadınlar iş yaşamı-özel yaşam ve aile yaşamı arasındaki dengeyi sağlamakta güçlük çekebilmektedirler. Çalışan kadınların iş yaşamında ve aile yaşamında karşılaştıkları sorunlar, alanlar arası denge kurma çabaları, zihnen veya bedenen eve işi, işi ise eve götürme sorunsalı zamanla tükenmelerine yol açmaktadır. Çocuk sahibi bir kadın akademisyen olarak ele aldığım bu eserimde iş ve aile alanları arasında sınır geçirgenlikleri fazla olan kadın akademisyenlerin iş-aile-özel yaşam arasındaki dengeyi kurma aşamalarında tükenmelerine yönelik analiz ve uyumlaştırma politikaları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec64151-8cd8-4000-8ce0-18b7834836c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İhracatının Ölüm-Kalım Meselesi</image:title>
            <image:caption>Dr. Erhan Pişkin lisans, yüksek lisans ve doktora programlarını İktisat alanında tamamlamış olup uluslararası iktisat özelinde çalışmalar yapmaktadır. Doktora araştırmaları esnasında çalışmalarına bir süre Viyana Ekonomi ve İşletme Üniversitesi’nde devam etmiştir. Bu çalışma da 2018 yılında 10. defa düzenlenen Prof. Dr. Mehmet Sadık Acar Bilimsel Araştırmalar ve Lisansüstü Tez Yarışması’nda en iyi doktora tezi ödülüne layık görülen doktora tezinin kitaplaştırılması neticesinde geniş kitlelere ulaşabilmek gayesiyle sunulmaktadır. Çalışmanın temel amacı Türkiye ihracatının sürekliliğini ortaya koymak ve sürekliliğine etki eden unsurları analiz etmektir. Bu bağlamda çalışmanın yöntemi temel olarak iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada betimleyici istatistiklerle farklı ürün kategorileri için Türkiye ihracatının sürekliliği ne kadardır? sorusuna sağkalım analizi çerçevesinde cevap verilmektedir. İkinci aşamada ise panel veri analiziyle Türkiye ihracatının sürekliliğini etkileyen unsurlar ortaya konulmakta ve bu unsurlara ilişkin etki düzeyleri tespit edilmektedir. Çalışmanın yöntemsel özgünlüğü ve elde edilen sonuçları itibariyle konu ile ilgilenenler açısından bilgilendirici olması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32163bba-dd2b-42ec-a8b4-a917820b326c.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkanlar’da Türk Kimliğinin Bakiyesi</image:title>
            <image:caption>Kuzey Makedonya ve Kosova Türkleri önce Osmanlı Devleti’nin, ardından da Yugoslavya’nın balkanlaşmasından sonra nüfus ve nüfuz bakımından azınlığa dönüşmüş bir milletin mensupları haline gelmişlerdir. Kitapta Kuzey Makedonya ve Kosova Türklerinin azınlık olarak yaşadıkları ülkelerdeki diğer millî-dinî unsurlar ile kurdukları sosyal ve kültürel münasebetler üzerinde durulmaktadır. Araştırma bünyesinde teorik düzeyde ele alınan kimlik ve kültürleşme kuramlarıyla birlikte balkanlaşma kavramı da sosyolojik bir bakış açısıyla sosyal mesafe bağlamında ele alınmıştır. Yapılan saha araştırmasında Kuzey Makedonya ve Kosova Türklerine Türk kimlik ve kültürüne ilişkin bazı sorular yöneltilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yöntemle desenlenen çalışmada katılımcıların kültürleşme yönelimlerinin yanı sıra kimlik algılamaları millî, dinî, etnik ve kültürel kimlikler bağlamında katılımcıların dünyasından anlaşılmaya çalışılmıştır. Katılımcıların Türk kimlik ve kültürünü sürdürme ve koruma mücadeleleriyle birlikte vatan algıları ve Türkiye’nin Kuzey Makedonya ve Kosova Türklerine ilişkin politikalarına dair görüşleri de çalışma kapsamına dâhil edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0912b9-25ce-4a8f-921c-916d48df0ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Devletleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türk Devletleri düzeyinde bir Türk tarihi özetidir. Türkler in tarih sahnesine çıktıkları dönemden günümüze kadar kurulan Türk Devletleri kronolojik sırası ile anlatılmıştır. Genel bir giriş bölümünden sonra, tarihteki başlıca Türk Devletleri yasadıkları önemli devletin kuruluş, gelişme ve yıkılış süreçleri anlatıldıktan sonra, kültürlerine ve toplumsal yasam düzenlerine de yer verilmiştir. İlk bölümlerde tarihteki büyük Türk Devletleri incelendikten sonra, yirminci yüzyılda ortaya çıkan Türk Cumhuriyetleri de ayrı bölümler halinde ele alınmıştır. Kitabın ana konusu devletler olduğu için, Türk tarihi bir anlamda devlet merkezli olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Yeni bir yüzyılda, dünya farklı bir biçimde yeniden yapılanırken Türklerin yaygın olarak yasadıkları Avrasya bölgeleri öne çıkmaktadır. Elinizdeki kitap bu tarihsel gerçeği bir kez daha dünya kamuoyuna açıklamaktadır. Avrasya, yeni dünya düzeninde Türk Devletler i ile temsil edilecektir. Kitabın hazırlanışı sırasında bir çok kaynak incelenmiştir. Son bölümde bunların dökümü okuyucusunun ilgisine sunulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün bakış açısı ile incelenen Türk tarihindeki devlet olgusu günümüzün yeni kuşaklarının bilgisine olabildiğince bilimsel bir anlatımla sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43cb71e7-f7c0-44ff-a660-c6ca88bff813.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dininin Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Din Felsefesi 18. Yüzyıldaki Rönesans’tan sonraki süreçte ilk olarak Avrupa’da öğretilmeye başlanmıştır ve maksadı dinin değerlendirilmesinde aklı kullanmaktır. Avrupalı filozoflar, dinin, kendisini akıl ve ahlak önünde aklaması ve temize çıkarması yönünde çağrı yapmışlardır. Bu durum Ortaçağ Avrupasında kilise ile bilim arasındaki mücadelenin sonucudur. Müslüman olan doğuda ise bilimle din ve din âlimleri daima uzlaşı içinde olmuşlardır. İslam’a göre Allah Hakîm’dir. Peygamberimiz Hz. Muhammed de Hakîm’dir. Allah onu insanlara kitap ve hikmeti öğretmek üzere göndermiştir. İslam’da hikmet müminin yitiği olarak kabul edilmiştir. Felsefe hikmet sevgisi demek olduğuna ve hikmet de bir şeyin hakikatini bilmek anlamına geldiğine göre, İslam’da hakikati bilmekten daha üstün bir şey, aklın nurunu kullanmanın yanı sıra vahyin ve dinin nurunu kullanmaktan daha faziletli bir iş yoktur. Bu eser gerek Arap âleminde ve gerek diğer Müslüman ülkelerde İslam Dini Felsefesi alanında yapılmış ilk ve özgün bir çalışmadır. Kitapta, İslam’da Allah, Kuran-ı Kerim, Peygamberlik ve Peygamberler, İnsan ve İbadet felsefesi ve diğer konuların felsefi tahlilleri yer almakta olup, yazılış amacı ise faziletin, şefkat ve güzel ahlakın yaygınlaştırılması ve İslam’ın yaşandığı bütün toplumlarda görülen aşırılıkların sona erdirilmesidir. Bu eserin müellifi, kırk sene üniversitelerde öğretim üyeliği yapmıştır. Musul’da &quot;Üstâz-ı Evvel” ünvanına layık görülmüştür. Öğretim üyeliği hayatının son altı senesini Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde çalışarak geçirmiştir. On altı adet basılmış ve yayımlanmış kitabı ve seksenden fazla neşredilmiş ilmi makalesi vardır. Altmıştan fazla doktora ve yüksek lisans tezi yönetmiştir. İslam Medeniyeti, İslam Tarihi, Eğitim ve İktisat gibi alanlarda pek çok bilimsel katkıları olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd031883-f39b-4613-bd44-90f2dc2a49a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Zamanlarda Evdeki Okul</image:title>
            <image:caption>Ailelerin çocuklarına temel yaşam becerilerini ve iyi insan olma özelliklerini benimsetme yolculuğunda eğitim kurumlarıyla ortak hareket etmesi ve aynı dili konuşmasının son derece önemli olduğunu yıllardır vurguluyoruz. Çağımızda eğitimin temel amacının; ‘Öğrenmeyi öğrenmiş, yaşam boyu öğrenci olmayı özümsemiş özellikte yeni kuşaklar yetiştirmek” olduğunu da biliyoruz. Zamanımızda ‘Nitelikli İnsan’ yetiştirebilmek ancak böyle bir hedefle mümkün. Zor zamanlardan biri olan Pandemi süreci belki de bu tür bir eğitimde anne ve babaya düşen rolün daha işlevsel bir hale gelebileceği bir fırsat dönemi olabilir. Evler artık daha sağlıklı ve emin ortamlar. Bu zor zamanda, sanal ortamda verilen eğitimlerin anne ve babanın da desteğiyle &quot;EVDEKİ OKUL” anlayışına dönüştürülme zamanı geldi. Umuyorum ki bu kaynak kitap, yaşadığımız zorlu süreçte tüm eğitim paydaşlarımıza bir nebze de olsa zamanı birlikte keyifle geçirme fırsatı yaratır, çocuklarımızın ufkunu açar. Sağlıkla ve mutlulukla kalınız. Olumlu düşününüz, önlemlere uyunuz. Sevgilerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e54a37-d755-4070-a6f0-05df935f0fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Nale</image:title>
            <image:caption>Nale</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6310b83d-c9fe-4047-ad1c-fd32d26ef1e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an-ı Kerim’de Şefaat</image:title>
            <image:caption>Bazı İslam bilginleri ve araştırmacılar, inkârcılar ve müşrikler için ahirette şefâatin söz konusu olmayacağını ifade eden ayetleri genelleştirerek &quot;Allah’a iman eden müslümanlar için dahi şefâat söz konusu olmayacaktır” iddiasında bulundular. Bu çalışmamızda, bu yorumların ne ölçüde sahih olduğu ve Kur’an ve Hadislerin bütünlüğü açısından ne ölçüde tutarlı veya tutarsız oldukları izah edilecektir. Takdir edilmelidir ki, bu çalışmayla,ğayb alanına giren şefâat konusunda, insanların aklına gelen bütün istifhamlara cevap verilmesi ve meselenin tamamen rasyonalize edilmesi mümkün değildir. Bizim yaptığımız, şefâat meselesini Kur’an ayetlerini merkeze alarak objektif biçimde ortaya koymaktan ibarettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c741b4d1-10cb-407c-b22f-cc14d2598b69.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Vakıfları: Dış Politika Arkasındaki Yumuşak Güç</image:title>
            <image:caption>İran vakıflarının İran’ın ekonomisi, iç politikası ve dış politikasındaki etkisi çok büyüktür. Bazı tahminlere göre vakıf ve benzeri kurumlar, İran ekonomisinin %40’ına hâkimdir. İran yasaları uyarınca vakıflar vergi ödemekten muaf tutulmuştur. Ayrıca diğer kamu veya özel kurumlar gibi denetime de tabi değillerdir. Vakıfların maddi açıdan güçlü ve denetlenemez kurumlar olması, bu kurumları İran’ın yurtdışı faaliyetlerinde etkili bir konuma getirmektedir. Vakıflar görünüşte özgürdür; ancak derin bir bağla İran devletine bağlıdır. Bu durum, İran’ın yurtdışında yumuşak güç oluşturma politikası bağlamında vazgeçilmez bir fırsat sağlamaktadır. Bu çerçevede çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci kısımda yumuşak gücün dış politikadaki önemine odaklanılmaktadır. İkinci kısımda, vakıfların İran devleti ve toplumundaki konumunu tartışılmakta, daha sonra ise bonyadlar; &quot;İnsani yardım vakıfları”, &quot;kültürel vakıflar” ve &quot;dini vakıflar” olmak üzere üç ayrı bölümde incelenmektedir. Her vakfın kurumsal yapısı ve faaliyet alanı ele alınmakta, ardından bu kurumların yurtdışındaki etkinlikleri ve İran dış politikası açısından önemi analiz edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/178fe800-8d8b-4c79-b64f-3ef1bafc870f.jpg</image:loc>
            <image:title>KDV Soru ve Cevaplar (I)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamda yıllardır, Hazine Ve Maliye Bakanlığında Vergi Müfettişi olarak görev yaptığım, Sektörel Daire Başkanlığında , Denetim Daire Başkanlığında edindiğim deneğim ve tecrübelerle, bakanlığın bizim için yapmış olduğu eğitimler neticesinde ve yıllardır yapmış olduğum çalışmalar sonucu oluşturulmuş yoğun çalışmanın eseri olup ( İlk Kitabım 500 Soruda Kurumlar Vergisi) ikinci kitabımdır. Bu çalışmam iki cilt olarak düşünülmüş olup bu kitabım ilk cildi olup KDV Kanunun ilk 11 maddesinden ibarettir ve 331 soru ve cevap şeklinde hazırlanmıştır. KDV Kanuna ihtiyaç olan gerçek ve tüzel kişi ve kuruluşlar ve YMM, SMMM ve diğer kamu ve özel kurum kuruluş sınavları için konu ve soru kaçırılmayacak şekilde hazırlanmış olup, bu şekilde daha önce hazırlanmış bir çalışma bulunmamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b78e957b-06ee-44a7-9a62-4f771dff1ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku</image:title>
            <image:caption>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku
Elinizdeki eser, 22 yıldan beri farklı üniversitelerde yürüttüğüm insan hakları hukuku derslerindeki deneyimlerin son ürünüdür. Aradan geçen yıllarda hem uygulama hem de kuramsal açıdan yeni öğrendiklerimi öğrencilerim ve meslektaşlarıma aktarmaya çalıştım, 2019 Ocak ayı sonuna kadar yaşanan gelişmeleri, bilimsel yayınları takipe gayret ettim.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku , okuyucuya insan hakları alanında kuramsal açıdan özlii bilgiler sağlamakta ve başka bir kaynağa gerek duymaksızın tatmin edici bir kazanım sağlamayı hedeflemektedir. Ancak kuram ve uygulama bilgisini bir arada bulmak isteyenlere bizim 2018 Kasım ayında yayınladığı Sorular ve Uygulamasıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi adlı çalışmamızı da hatırlatmak isteriz. İnsan hakları hukuku pratik çalışması niteliğindeki bu ikinci eserimiz, aynı zamanda Anayasa Mahkemesine ve AİHM&apos;e başvurularda bir kılavuz kitap niteliğindedir ve bu özelliğiyle elinizdeki kitabın tamamlayıcısı özelliğindedir.
Genel kamu hukuku derslerinin bir alt disiplini olarak hukuk fakültelerinde okutulmakta olan insan hakları dersleri, hem hukukçular hem de kamu yöneticileri ve aydınlar için zengin bir bilgi ve hukuk bilinci kazandırmaya hizmet etmektedir. Biz bu eserimizde devletin insan haklarına saygısının hukuksal bir yükümlülükten öte, uyulması zorunlu ahlaki bir yükümlülük olduğu zihniyetini esas almaktayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a01a002d-f4bc-4c38-92d9-b2f6ecf1b972.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Türk Felsefi ve İçtimai Fikir Tarihi Cilt 1</image:title>
            <image:caption>&quot;Azerbaycan Türk Felsefi ve İçtimai Fikir Tarihi (XIX-XX. Yüzyıllar)” adlı kitabın 1. Cilt’inde XIX. asır Azerbaycan Türk felsefi ve içtimai fikir düşüncesinin gelişme yollarından ve tanınmış Azerbaycan Türk mütefekkirlerinin felsefi dünya görüşlerinden bahsedilmektedir. Yazar bu eserde, Azerbaycan Türk Felsefi ve İçtimai Fikir Tarihini ve onun gelişme yollarını üç yönde tahlil etmiştir: 1) Azerbaycan&apos;da Doğu-İslam-Türk kültürü ve felsefesinin devamı: skolastik felsefeden seküler felsefeye, dini düşünceden seküler düşünceye dönüş (A.A. Bakıhanov, Z. Şirvani, G. Zakir, M. M. Nevvab, Heyran Hanım, S. A. Nebati, E.Ahundoğlu, M. H. Nigari ve diğerleri); 2) Azerbaycan&apos;da Batı Avrupa kültürü ve felsefesinin oluşumu: Avrupacılığın etkisinden radikal-inkılapçı felsefeye doğru (M. Ş.Vazeh, T.Z. Gürratul-Eyn, M.M. Kazımbey, M.F. Ahundzade, N.Vezirov, Z.Maragali ve diğerleri); 3) Azerbaycan&apos;da Doğu-İslam-Türk felsefesi ile Batı-Avrupa felsefesinin sentezi sorunu ve çözüm yolları (C.Afgani, H.Zerdabi, S. A. Şirvani, M. A. Talib zade ve diğerleri). Kitaptan Azerbaycan Türk felsefesi tarihi, Türk kültürü, Türk edebiyatı ve Türk tarihi ile ilgilenenler, özellikle de Azerbaycan Türk felsefesinin umum Türk felsefesinde yerini araştıranlar ve geniş okuyucu kitlesi faydalana bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3de918-c87e-47b4-83d9-6670b703dd67.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Eden Kadınlar ve Kadın Yoksulluğu Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Kadın ve göç olgusunun bir arada yer aldığı ve kadının göç sürecinde yaşadığı zorlukları anlatan bir kitaptır. Kadınlara göre istihdam politikalarının eksikliği ve yetersiz sosyal politikaların olduğu, devletin vatandaşlar için meslek edindirme konusunda eksik olduğu, barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerini yeterince sağlanmadığı görülmüştür. Ayrıca kadınlara göre yine yoksulluğa neden olan önemli unsurların başında göç sorunu ve kader geldiği, sosyal yardım alan kişilerin mutlaka yoksul olması gerektiği, ancak sosyal yardımların insanları tembelleştirdiği, yoksul insanların sosyal yardımlardan memnun oldukları ve sosyal yardımların yoksulları çalışmaktan alıkoyduğu bulunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a26463-d428-4da4-986a-9ca1125b485e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Üç Krizi</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm, Korona pandemisi içinde yaşadığımız şu günlerde, 2008‘de girdiği son krizden tam anlamıyla çıkabilmiş değil. Gerek gelişmiş gerekse de az gelişmiş ülkelerin büyüme oranlarından tutun da şirketlerin kar oranlarına, oradan da gelir eşitsizliklerine bakıldığında 2008 krizinin bir uzun durgunluk döneminin başlangıcı olduğu iddia edilebilir. Elinizdeki bu kitap kapitalist sistemin insanlık tarihindeki en büyük üç krizinin (1929,1973 ve 2008) sebepleri ve sonuçları üzerine bir deneme. Bu krizlerin, ne kadar insan hataları ne kadar kapitalist sistemin kendine içkin çelişkiler sonucu ortaya çıktığını irdeliyorum. Umarım bu çalışma, kapitalist sistemin daha özgür, eşit ve güler yüzlü bir alternatifçe aşılması konusunda insanların ümitlerini tazeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf720583-de33-4b54-bbe9-f1ce71261cd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet ve İnsan Hakları Perspektifinde Hukuk ve Sinema</image:title>
            <image:caption>Disiplinler arası bir çalışma olan bu kitap, hukuku anlamak ve anlamlandırmak için çerçevenin dışına çıkma, hukuku farklı bir disiplinin gözüyle okuma girişimidir. Hukuk ve sanat bağlamından hareketle hukuk ve sinema üzerine hazırlanan kitabın, her iki disiplinin ilişki ve etkileşimi üzerine çalışacaklar için başvurulacak bir kaynak oluşturması ve sinemanın hukuk öğretiminde bir yöntem olarak yerini sağlamlaştırması için işlevsel bir adım olması ümit edilmektedir.
Hukuk ve sinema özelinde hukuk ve sanat bağlantısına ilişkin somut görünümler sunan bu çalışma, okuyucunun soyut ve karmaşık hukuk alanları arasında başı çeken devlet ve insan hakları kuramlarına sinema penceresinden bakabileceği bir alan açmaktadır. Hukuki kavram ve olgulara sanatçıların (sinemacıların) gözüyle bakmak ve tabiri caizse sıkışıp kalan ve artık kendini tekrar etme tehlikesiyle yüz yüze olan öğretiye yeni bakış açıları sunmak, esas amacıdır.
Sinema özelinde sanatın, devlet ve insan hakları özelinde hukuka yansımalarına ışık tutmayı ve birbirilerinin tanımlayıcı ve tamamlayıcı unsurlarını bilimsel ve analitik bir çerçeveye oturtmayı gaye edinen bu kitapta, Genel Kamu Hukuku’nun iki temel sacayağı olan Devlet Kuramı ve İnsan Hakları’nın genel konseptini oluşturan konuların sinema ile kesişimleri kamu hukuku yönüyle araştırılmış ve varılan sonuçlar ortaya konmuştur. Böylece, birer sosyal bilim olarak hukuk ve sinemanın karşılıklı etkileşimi ve sinemanın temsil ve anlatı boyutuyla hukuka katkısı, devlet ve insan hakları alanlarında incelenmiştir.
Kitap, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, hukuk ve sanat ilişkisi ortaya konularak söz sinemaya getirilmiştir. İkinci bölümde devlet teorisi ve sinema, üçüncü bölümde insan hakları ve sinema ilişkisi ve etkileşimine, film tahlilleri eşliğinde belirlenen tüm yönleriyle değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c56591-46e2-4b6b-bf2b-0c9ecdec31c4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Changing Perspectives and New Geopolitics Of The Caucasus In The 21st Century</image:title>
            <image:caption>The change of the geopolitical realities and dynamics, the latest regional developments and the emergence of a new perception of security due to the new situation in Karabakh have changed current perspectives in the South Caucasus region. This book will provide a comprehensive introduction for students, academics, media representatives, business persons and those who are interested in the region. It will guide you through in a very readable and engaging style as it covers all the salient points and issues of the North Caucasus (the authonomous republics) succinctly and the South Caucasus (Azerbaijan, Georgia, Armenia) in detail. After the last development and Russian direct involvement in the Karabakh issue, the world’s attention has focused increasingly on the Caucasus region. Thus, THE CHANGING PERSPECTIVES AND ‘NEW’ GEOPOLITICS OF THE CAUCASUS IN THE 21ST CENTURY book will be an excellent introduction to the complexities of a little-known the Caucasus region and make a significant contribution to the understanding of fundamental issues of the region. As the editors, we would like to dedicate this book to the heroic Azerbaijani soldiers who were martyred during the struggle for the liberation of the Karabakh lands from the Armenian occupation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d35a7c-fc6a-4053-b78b-502e249d2de8.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda İpek Yolu’nun Jeopolitik Yükselişi</image:title>
            <image:caption>İpek Yolu sadece tarihi bir ticaret yolu değil, jeopolitik bir eksendir. Bu yola sahip olmak ya da bir kısmını kontrol etmek tarihte olduğu gibi günümüzde de siyasi, ekonomik ya da stratejik önem arz etmektedir. Bu yüzden bir çok devlet bu yolu yeniden farklı araçlarla inşa etmeye çalışmakta ve nüfuzunu artırmak üzere girişimlerde bulunmaktadır. İpek Yolu artık tarihte develerle, atlarla gidilen nostaljik bir ticaret yolu değil, hızlı trenlerle, modern yollarla katedilen 21. yüzyılın mücadele alanıdır. Bu alan Çin&apos;in ekonomik ve askeri güvenliği, Avrupa&apos;nın ticari ilişkileri, ABD&apos;nin hegemonyasını, Türkistan&apos;ın ise bugününü ve yarınını ilgilendiren bir alandır. Bu yüzyıl İpek Yolu üzerindeki jeopolitik rekabetin yüzyılı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e363ca8c-b163-4664-a5b1-30bb7d4822f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Kültür ve Kimlik Boyutlarıyla Avrupa Birliği</image:title>
            <image:caption>Bizim açımızdan bakıldığında AB orada, uzakta duran, ona doğru koştukça uzaklaşan serap karakterini uzun bir zamandır muhafaza etti -hala da ettiriyor. Özellikle 1990’larda 2000’lerin sonuna kadar olan dönemde, ya da ekonomik gelişimine bağlı olarak daha müstakil küresel siyaset izleyebilecekleri sanrısına kapılana kadar, Türkiye’de siyasal kadrolar AB’nin önce müktesebatını, daha sonra ise kurucu felsefesini ülkede hayata geçirecek adımlar atmayı sürdürdüler. Bununla birlikte son on yılda ilişkiler, ileride onarılması gerçekten de zor, köklü bir değişim geçirdi. Fakat mensubu olduğum Türkiye’deki sosyal bilimci akademik topluluk AB’yi hiç bırakmadı; yakından takibini sürdürdü. Bu çalışma da bana göre o inatçı takibin, o 1990’lardaki modernleştirici siyasal elitin “AB’nin yönetici ilkelerini AB’ye üye olmaktan ziyade sadece ve sadece Türkiye’nin iyiliği açısından hayata geçirmeliyiz”, ya da “hala saatlerimizi Avrupa’ya göre ayarlamalıyız” felsefesine olan sadakatin bir ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c081f51-4d62-4244-a822-8217369217b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Nezaket Dersleri</image:title>
            <image:caption>Çalışmamızın muhtevasını oluşturan, Ahmet Tevfik’in “Çocuklara Nezâket Dersleri” isimli eseri ile “Yeni Mektep Dergisi”nde yer alan makaleleri dönemi için, sosyal yaşam ve eğitim- öğretim açısından kısmen belge niteliğindedir. Yazarımız döneminin şartlarında nezâket kurallarını anlatırken aynı zamanda mektep dersleri, törenler ve çocuğun günlük yaşamından kesitler vererek nerede ne şekilde davranması gerektiği ile ilgili bilgiler vermiştir. Bu çalışma, okuyucusunu bir boyutuyla Ahmet Tevfik Göymen’in “ziraî jeoloji ve ziraî meteoroloji”den farklı bir çalışmasına; diğer boyutuyla da eserin yazıldığı döneme tanıklığa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2660f7bd-c6e2-4eed-9344-066cf55f3744.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Birliği</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, bir anayasa ilkesi olarak çeyrek yüzyılı aşkın bir süre boyunca Türk Devleti’nin bölünmeden ve dağılmadan bugünlere gelmesini sağlayan önemli bir hukuk ilkesidir. Bu ilke Türkiye&apos;nin birliğini ifade etmekte ve devletin millet ve ülke ile olan bütünlüğünü uluslararası hukuk doğrultusunda korumaktadır.
Atalarını bağımsız bir Türk devleti kurmak uğruna şehit veren Türk ulusunun, onlardan kendisine miras kalan anavatanını sonuna kadar koruyacağı ve en az batının önde gelen ulus devletleri gibi, her türlü saldırıya karşı ulusal bir refleks ile sahip olduğu kazanılmış haklarını savunacağı açıktır. Bu kitap, bir anayasa ilkesi doğrultusunda hazırlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu bugünün genç kuşaklarına anlatmak üzere kaleme alınmıştır. Türkiye&apos;nin birliği geçici değil ama kalıcı bir temel yapıdır. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kaldıkça, Türkiye&apos;nin birliği de devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2471b0-6241-4190-ace8-8c4507b32252.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan’da Parlamenter Sistemin Uygulanabilirliği (Karşılaştırmalı Parlamenter Hükümet Sistemleri Işığında)</image:title>
            <image:caption>Toplum, devlet ve hükümet gibi konular hakkında düşünmek eski çağlardan beri insan aklını meşgul etmiştir. Filozof ve düşünürler, en iyi hükümet şekli ve ideal topluma (Ütopya) ulaşmanın yollarını bulma çabasına girişmiştir. Söz konusu dönemlere ait değerli ve dikkat çekici eserler, günümüz dünyasında halen tartışılmakta ve incelenmektedir. Çünkü insanlar, sosyal ve çevresel kaderini düşündüğünde hükümet ve hükümetle ilgili diğer konuların önem ve hassasiyetini anlamış, yine birey ve toplumların maddi ve manevi mutluluğunun da siyasi kurumsallaşma, iktidarın kullanımı, devletin şekli ve içeriği ile bağlantılı olduğunun farkına varmıştır. Bu bağlamda, son yıllarda karşılaştırmalı hükümet sistemleri kapsamında demokrasi ve istikrar için en iyi hükümet biçiminin tanımlamasına ilişkin çok sayıda bilimsel eser yayımlanmış ve parlamenter sistemin, başkanlık sisteminden daha uygun olup olmadığı hakkında tartışmalar yapılmıştır. Bu kitapta, hangi hükümet sisteminin en iyi olup olmadığı tartışmasının yanı sıra Afganistan’ın bulunduğu sosyal, kültürel ve tarihi koşullarına göre hangi sistemin daha uygun olduğu konusu ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd4ab58-3160-49ae-9c9a-c1da88219c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça - Türkçe &amp; Türkçe - Farsça Resimli Sözlük</image:title>
            <image:caption>Farsça - Türkçe Türkçe - Farsça Resimli Sözlük
En Pratik, Önemli ve Temel Kelimeler 
Tüm Farsça Kelimelerin Telaffuzu ile</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0cf2a85-5c30-4a68-abd6-8f8e44aba8c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Müziğin Koi (Cyprinus Carpio) Balıkları Davranışları, Stres ve Gelişimi Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>Kitabın amacı müzikal uyarıların Koi balıklarında (Cyprinus carpio) büyüme performansı, yem kullanımı, davranış ve stres üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışma kontrollü koşullarda gerçekleşen iki ayrı denemeden oluşmaktadır. Birinci denemede, alfa, beta, teta ve gama ses dalgaları ile klasik, country, metal, elektro, kentsel gürültü, silkroad, sufi ney, Kuran dinletisi olmak üzere, 12 farklı ses uyarısının balık davranışlarına etkisi incelenmiştir. Farklı davranışlar sergilediği düşünülen kentsel gürültü, silk-road (enstrümental), sufi ney (enstrümental), Kuran dinletisi sesleri, balıkların büyümesi, yemden yararlanma ve stres üzerine etkisini incelemek amacıyla seçilmiştir. Seçilen sesler, ikinci denemede balıklara 90 gün süresince, 08:00 - 08:30, 12:30 - 13:00 ve 17:00 - 17:30 saatleri arasında dinletilmiştir. Tüm çalışmalar 3 tekrarlı olarak yürütülmüştür. İkinci deneme sonunda, Kuran dinletisi, sufi ney, silk-road uyarılarına (67 dB re 1 μPa SPL) maruz kalan deneme grupları, kontrol grubuna (57 dB re 1 μPa SPL) göre daha iyi, yem kullanım ve büyüme performansı sergilemiştir. Kentsel gürültü (67 dB re 1 μPa SPL), balıkların büyümesini ve yem verimliliğini olumsuz etkilemiştir. Farklı müzik uyarılarının hematolojik, immünolojik ve serum biyokimyasal parametrelerde önemli değişimlere neden olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, yoğun kültür balıkçılığı yapılan tesislerde, Kuran dinletisi, sufi ney, silk-road uyarılarının, “büyüme teşvik faktörü” olarak değerlendirilebileceği, balık refahının üzerinde olumlu etkiler gösterebileceği, kentsel gürültünün ise balık refahı, büyüme performansı ve yem kullanımı üzerinde olumsuz etkiler yapabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, farklı ses uyarılarının farklı balık türleri ve vii büyüme dönemlerinde araştırılması ve özellikle balıklarda stresi azaltıcı etkisinin araştırılması önerilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ec9708b-4ca8-4777-80bd-3de7a8a8a552.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Hukuku Soru Bankası Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Vergi türleri itibariyle ayrı ayrı olmak üzere Türk Vergi Sisteminin ve vergiye ilişkin usul hükümlerinin kanundaki sıralanışına göre ayrıntılı ve açıklamalı sorularla ortaya konulduğu bu kitap, idari yargı hâkimliği başta olmak üzere, kamu kurumları sınavları ve açık öğretim fakültesi ile hukuk ve iktisadi idari bilimler fakültelerindeki vergi hukuku derslerinde yararlanılabilecek bir kaynaktır. Özgün şekilde hazırlanmış 528 sorudan oluşan bu kitapta, vergi hukukunun tüm konularına ilişkin ayrıntılı sorular yer almaktadır. Vergi Usul Hukuku ile Türk Vergi Sisteminin kolayca öğrenilmesine katkı sunabilecek bir başucu kitabı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87949c2-c17d-469d-aa81-0408bd126704.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Askeri Müdahalelerinde Karar Alma</image:title>
            <image:caption>Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslararası siyasette tek süper güç olarak kaldığı Soğuk Savaş sonrası dönemde askeri müdahale imkânlarını nasıl kullanacağı, söz konusu dönemin başlangıcından itibaren akademik açıdan ilgi uyandıran bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu doğrultuda; Soğuk Savaş sonrası dönemde gerçekleşen Amerikan askeri müdahalelerinin karar alma süreçlerini incelemeyi amaçlayan bu çalışmada; 1991 Irak, 1995 Bosna ve 2001 Afganistan müdahaleleri karşılaştırmaya tabi tutulmaktadır.
Söz konusu örnek olaylar, ABD’nin Soğuk Savaş sonrasında Başkanlık görevini yürüten ilk üç liderinin kararlarıyla yaklaşık on yıllık zaman diliminde üç farklı bölgeye yönelik gerçekleştirilen askeri müdahaleleri temsil etmektedir. Böylece, Amerikan dış politikasında karar alıcı konumunda bulunanların askeri müdahale kararlarını nasıl, hangi koşullarda ve hangi faktörlerin etkisi altında aldıkları ortaya çıkarılmış olacaktır.
Kuramsal olarak Graham Allison’un dış politikada karar alma sürecine ilişkin ortaya koyduğu üç modele dayanan bu çalışma, ABD’nin üç askeri müdahalesinin yanı sıra söz konusu üç modeli de karşılaştırma olanağı sunmaktadır. Bu çerçevede, Soğuk Savaş sonrası Amerikan dış politikasında rasyonel aktör modelinin bürokratik siyaset ve örgütsel süreç modellerine kıyasla örnek askeri müdahale kararlarına dair açıklayıcı gücünün daha yüksek olduğu savunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/808f2a5f-dfd8-4f5f-8208-266c4f0e3250.jpg</image:loc>
            <image:title>Nurut-u Tevhid</image:title>
            <image:caption>Zengibâr’ın önde gelen kâdılarından olan Münzirî, talebelerinin İbâzîyye’nin “tevhîd” ile ilgili konularını ele alan bir risâle yazmasını istemeleri üzerine, “iyilik ve takva (Allâh’ın yasaklarından sakınma) üzerinde yardımlaşın” ayeti mûcibince bu risâleyi yazmaya karar vermiştir. Aklî çıkarımların hâkim olduğu eserde “tevhîd” konusu akılcı bir yöntemle ele alınmıştır. Allâh’ın zâtı ve sıfatları ile ilgili müteşâbih âyetlerin îzâhında teşbîh ve tecsîme düşmemek adına te’vîle sıkça başvurulmuştur. Müteşâbih ayetler hakkında getirilen yorumlara bakıldığında Münzirî’nin Hâricîlere yönelik “ayetlerin literal anlamlarıyla yetinen; iç manalarını kavrayamayan kaba dindarlık” şeklindeki ithamların uzağında kaldığı görülmektedir. Zira Münzirî, sanılanın aksine alabildiğince lafzî/zâhirî yaklaşımdan uzak durmuştur. Nitekim literal okuma, son tahlilde ya tecsîme/teşbîhe götürecektir ya da müteşâbih ayetleri îzâh etmekten kaçınan Selefî tavrı zorunlu kılacaktır. Münzirî ise teşbih/tecsîme düşmemek için ayetlere lafızcı yaklaşmamış; tersine müteşâbih ayetlerin aklî tevilinden kaçınmamıştır. Ayrıca Münzirî’nin âyetleri akıl ve nakil ikileminde yaptığı yorumlara bakıldığında Mu‘tezilî ve Mâtürîdî geleneğe yakın bir yaklaşım sergilediği anlaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27188caf-8372-478a-93ea-d24f3172ff75.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Muhammed’in Devlet Başkanlığı ve Liderliği</image:title>
            <image:caption>Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik hayatında fonksiyonel olarak üç dönem vardır: (1) Kul peygamber olarak İslam’ı tebliğ ettiği Mekke dönemi (610-622). (2) Lider peygamber olarak Medine’de devlet kurduğu ve devlet başkanı olduğu dönem (623-629). (3) Mekke’nin fethinden itibaren hükümdar peygamberlik dönemi (630-632).
Hz. Muhammed Medine’ye hicret edince, Arap ve Yahudi kabile reislerinin lideri olarak, hazırladığı anayasa niteliğindeki antlaşma ile Medine şehir devletini kurdu ve devlet başkanı oldu. Peygamber-öğretmen olarak toplumu eğitti, ashâb-ı kiramı yetiştirdi. Peygamber-yargıç olarak anlaşmazlıklarda davalara baktı. İktisadi alanda uluslararası tüccar peygamber olarak serbest piyasa ekonomisini kurdu. Askerî lider (peygamber-komutan) olarak ordu kurdu; savaşlar yaptı, zaferler kazandı. Siyasi lider, devlet başkanı-peygamber olarak yabancı devlet başkanlarıyla diplomatik ilişkiler kurdu; elçiler gönderdi, elçileri ve heyetleri kabul etti. Müslüman olan bölgelere valiler, kadılar, öğretmenler ve memurlar tayin etti. Devletin, toplumun ve ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için vergiler koydu, hazine kurdu. Uyguladığı yönetim ve liderlik tarzıyla devlet adamlarına ve yöneticilere örnek oldu. Hz. Muhammed’in devlet başkanı-peygamber olarak yönettiği bu döneme, tarihte “asr-ı saadet” (mutluluk çağı) denildi. Kurduğu bu devlet, 30 yılda 2 kıtaya hâkim olan bir imparatorluk oldu.
Bu Kitap’ta; İslam’da devletin varlığı ve önemi, Hz. Muhammed’in kurduğu İslam devletinin yapısı, teşkilatı ve işleyişi; Peygamber (Allah’ın Elçisi) olarak dinî liderliği yanında toplum liderliği, eğitim liderliği, yargı liderliği, iktisadi liderliği, askerî liderliği, siyasi ve diplomatik liderliği; ahlaki ve kültürel liderliği ile devlet başkanı olarak yönetim ilkeleri; liderlik nitelik ve özellikleri kaynaklara dayalı bir şekilde açıklandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de2900dc-d91b-492e-9367-8e7c602a2ea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ey İslam Ümmeti Bu Gidişat Nereye?</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber (as) nübüvvetin kesintiye uğradığı, vahyin gelmediği, akılların dalalette olduğu, ahlakın fesada uğradığı, insani değerlerin yozlaştığı ve cehaletin insanların hayatına tahakküm ettiği bir dönemde geldi. Çünkü Allah’ın akıl nimeti ile şereflendirdiği ve yeryüzünde hilafet ve liderlik makamına layık gördüğü insan, her işinde yanlış yapıyordu; dünya hayatındaki rolünü, vazifesini, nereden geldiğini ve nereye gideceğini, dünya ile ahiret arasındaki bu yolculukta nasıl tasarrufta bulunacağını da bilmiyordu. Şehvete teslim olma ve iç güdü ile hareket etmek yönüyle insanların durumu hayvanların durumu gibiydi. İnsan dünyada yapıcı olması gerekirken yıkıcı; emniyetin kaynağı olması gerekirken korkunun kaynağı olmuştu. Öyle olunca da hayatın terazisi tepetaklak olmuş ve insan değerini yitirmişti. Bu dönemde, büyük imparatorlukların ve medeniyetlerin durumu küçük toplumlardan daha iyi değildi. Büyük imparatorluklar, sosyal hayatı oluşturan tüm insan tabakaları için büyük zulümlerin ve aşırı korkuların kaynağı idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f43934-efb5-48c4-a673-84ffcd527019.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Merkezli Görsel Sanatlar ve Çoklu Zeka Kuramı</image:title>
            <image:caption>Çağdaş eğitim anlayışında en temel hedef öğrenciye odaklanmaktır. Öğrenci eğitimin hem nesnesi hem de öznesi olmalıdır. Öğretmen, okul ve öğretim programı öğrenciye ulaşabildiği sürece başarılıdır. Öğrenci ile doğru iletişim kurulursa öğrenciye ulaşılmış olur. Öğretmen öğrenci iletişiminin sağlıklı kurulması sonucunda mesaj yerine varır ve eğitim öğretim amacına ulaşmış olur. Böylece öğrenci aktif olur ve dersi derste öğrenir. Bunun sonucunda ise eğlenerek öğrenen mutlu öğrenciler ortaya çıkar. Görsel sanatlar eğitimi genel eğitimin bir parçası olarak, var olduğundan beri öğrenci merkezli eğitimi en çok ön planda tutan alanlardan biridir. Bu alanda eğitimin hızını, çeşitliliğini ve sürecini öğrencinin yetenekleri belirler. Bu yüzden öğrenci merkezli eğitim bu dersin doğası ile daha uyumludur. Çoklu zekâ kuramı ise öğrenci merkezli eğitimin farklı etkinliklerle zenginleştirilmiş halidir denebilir. Bu kitapta, öğrenci merkezli eğitim, görsel sanatlar öğretimi ve çoklu zekâ kuramı ortak özellikleri göz önüne alınarak bir arada verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed23866c-58fa-4b03-b584-dc4b104bfe2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Kamu Yönetişimi</image:title>
            <image:caption>Modern kamu yönetiminin iki yüz yıllık geçmişinde iki ana paradigma egemen olmuştur. Bunlardan ilki olan “Geleneksel Kamu Yönetimi (GKY)”, hiyerarşik ve bürokratik varsayımlarıyla 20. yüzyılın son çeyreğine kadar hüküm sürmüştür. İkinci paradigma ise özel sektör ve piyasa tabanlı reformları ön plana çıkaran “Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ)”dir. Ancak 21. yüzyılın başlangıcıyla birlikte değer merkezli çatışmalarla başa çıkma, toplumun değişen ihtiyaç ve beklentilerine yanıt verme ve kamu yararını maksimize etme konularında YKİ’nin yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Diğer bir deyişle, yeni yüzyılın karmaşık ve habis sorunlarının üstesinden gelmede ikinci paradigmanın ötesinde bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmuştur. Bu bağlamda “Yeni Kamu Yönetişimi (YKY)”; birlikte üretim, katılım, çoğulculuk, karşılıklı bağımlılık, iş birliği, ortaklık, değer merkezlilik ve karşılıklı güven gibi unsurlara vurgu yaparak üçüncü bir paradigma iddiasıyla ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada YKY’nin teorik argümanları ile örnek uygulamalarının incelenmesi ve ortaya çıkış gerekçeleri ile uygulama bulguları arasındaki ilişkinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu açıdan temel hipotez, yeni paradigma iddiasının güçlenmesinin teorik boyuta ek olarak uygulama boyutunun da gelişimine bağlı olduğudur. Bunun için de YKY uygulamalarını konu edinen akademik araştırmalarda, örgütlerin içsel sorunlarından ziyade 21. yüzyılın karmaşıklığını yansıtan yeni habis sorunlara odaklanılması gerekmektedir. Söz konusu hipotez, sistematik literatür incelemesi yöntemiyle, farklı ülkeleri konu edinen örnek olay çalışmalarının bulgularından hareketle ölçülmektedir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, genel hatlarıyla kamu yönetimi alanının kavramsal, tarihsel ve paradigmatik çerçevesi sunulmaktadır. İkinci bölümde, YKY’ye ilişkin teorik bilgilere ve yeni bir paradigma iddiası taşımasına yönelik tartışmalara yer verilmektedir. Üçüncü bölümde ise YKY uygulamalarına ilişkin beklentiler ve farklı ülkelerdeki örnek olay çalışmaları konu edilmiştir. Bu çerçevede Anglo-Sakson, Nordik ve Kara Avrupası siyasal kültüründen seçilen on iki farklı ülkedeki (Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Kanada, Avustralya, Danimarka, Finlandiya, İsveç, Hollanda, İtalya, Almanya, Belçika ve İspanya) YKY uygulamaları araştırılmıştır. Sonuç olarak ise YKY’nin üçüncü paradigma iddiasının teorik açıdan güçlü olmasına rağmen uygulama açısından henüz aynı seviyeye erişmediği fikrine ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d11ef62b-8093-437f-b7fb-a7dd9d4bd853.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin&apos;in Dış Politikalarına Farklı Alanlardan Bakış</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Doğu Türkistan’lı Alimcan Ablet tarafından, Asya’nın bölgesel gücü olmaktan küresel bir oyuncu olmaya ilerlemekte olan Çin’in, farklı alanlarda kendisine özgü dış politikalarının ve dış ilişkilerinin analizini yapmak amacıyla kaleme alınmıştır. Bu çalışma, genellikle Çince, İngilizce ve Türkçe yazılı kaynaklardan yararlanılarak, Çin diplomasisinin çok önemli araçlarından biri olan Konfüçyüs öğretileri gibi antik Çin’in barış ve savaş döneminde uyguladığı çeşitli düşünce ve politikalar ışığında, Çin’in uluslararası ilişkiler ve diplomasi tarihini, stratejik riskten korunma politikalarını, anlaşmazlıkların çözümü konusundaki yaklaşımlarını, uluslararası çevre hukuku politikalarını, Çin’in gelişim sürecini ve Çin’in ekonomik, teknolojik ve askeri sanayi açısından geleceğe bakışını genel hatlarıyla ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma bireysel iddialar ve duygusal yaklaşımlardan kaçınmaya özen gösterilerek hazırlanmıştır. Uygur Türkü olan Alimcan Ablet, Çin’in başkenti Pekin’de Dışişleri Üniversitesi’nde Dış Politika eğitimi almış ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde master yapmış olup, halen Konya Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde doktora programına devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4835b31-6424-450c-8399-2f53d6876def.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde Sosyal Belediyecilik İle Rekreasyon ve Spor Hizmetleri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitapta önce yerel yönetimlerin ilk ortaya çıkışı ve gelişimi, ardından sosyal politika ve sosyal belediyeciliğin gelişimi anlatılmaya çalışmış olup, daha sonra da Türkiye’de belediyelerin sergilediği sosyal belediye örnekleri ve yine bazı belediyelerin sunduğu iyi spor uygulamalarından örnekler incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b56b4e69-5725-4dbf-9ddf-bcba28b98a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya’da Türk İşletme Kültürü</image:title>
            <image:caption>Almanya’da çok farklı sektörlerde Türkiye kökenli Türklerin kurdukları işletmeler vardır. Almanya’da faaliyet gösteren Türk işletmelerinin kültürlerinin baskın unsurları şunlardır: İşbirliği, dayanışma, Türk-İslam kültürü, Türk-İslam kültürüne ilişkin değerlerin yayılması, hemşehrilik, müşteri odaklılık, dostluk, kardeşlik, arkadaşlık, takım çalışması, düşüncelere saygı, yardımseverlik, dürüstlük, temizlik, eşitlik, iyi niyet ve değişim odaklılıktır. Hedeflenen müşteri kitlesinin genel olarak Türkler ve Müslümanlar olması, Türk ve İslam değerlerine bağlılığı daha da güçlendirmektedir. Yine, Batı kültürü, modern kültür ya da Hıristiyan kültürle doğrudan temas da geleneklere bağlılığı artıran diğer bir unsurdur. Diğer taraftan, onlarca yıl Alman kültürüyle iç içe yaşamış olmak da söz konusu kültürü etkilemiştir. Alman kültürü ile etkileşim, dili farklılaştırmasının yanı sıra, standartlara, yasalara, iş disiplinine ve kurallara uyum konusunda gösterilen özeni artırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f3be21-cbd9-4b0c-bf73-0462cff962ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Sözler</image:title>
            <image:caption>Öğrenmek ve öğrendiklerini yazarak başkalarına aktarabilmek güzel bir erdemdir. Sadece okumak, belki de çok bencilce bir tutkudur. Çok okuyan bir insanın cehalet perdesini açıp, penceresinden daha uzaklara bakabileceğine ve geniş ufuklarda düşünebilme yeteneğine sahip olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak unutulmamalıdır ki, böylesine bilgili bir kişinin kendisine ve ancak sınırlı sayıda dinleyenlerine katkısı olabilir. Öte yandan derinliğine okuyup araştıran, sürekli öğrenme felsefesine inanarak çalışan bir insanın öğrendiklerini kaleme alması ve başka nesillere aktarması harikulade bir sorumluluk ahlakıdır.
Bir cahilin kaleminden akan mürekkeplerle yazılan bir metin kirlilikten başka bir şey değildir. Takdire şayan olan; sürekli okuyup araştırmak, öğrenmek ve akıl almaz bir biçimde genişleyen bilgi dünyasında mutlak doğruları bilme iddiasında bulunmaksızın yazarak, bildiklerini başkalarıyla paylaşmaktır.
Bu kitap içerisinde asırlardır düşünce dünyamıza yeni ufuklar kazandıran fikir ve bilim insanlarının özlü sözlerinden seçilmiş örnekler sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad088a7-c6e1-4d0c-bad7-43a684d282bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ozan Nufal Ufacık Hayatı-Sanatı-Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Kökeni asırlar öncesine uzanan ve kültürel kimliğimizin birçok ögesini içinde barındıran âşıklık geleneği, bugün Anadolu’nun pek çok yerinde şiir, ezgi ve hikâye anlatıcılığı ekseninde yaşatılmaktadır. Bu geleneğin günümüzdeki önemli temsilcilerinden biri, Konya/ Cihanbeyli’de ikamet etmekte olan Nufal Ufacık’tır. Çevresinde “Ozan Nufal” namıyla tanınan âşığımız, 10-11 yaşlarında gördüğü bir rüya vesilesiyle âşık şiirine yönelmiş ve 86 yıllık ömrüne 212 şiir sığdırmıştır.
Bu kitapta, kendisiyle gerçekleştirilen röportajdan hareketle Ozan Nufal’ın hayat hikâyesi ortaya konulmuş, âşıklığa başlamasına vesile olan rüyası çok yönlü olarak incelenmiş, şiirleri teknik açıdan ve tematik yönden derinlemesine tetkik edildikten sonra başlıklarına göre alfabetik sırayla verilmiştir. Saim Sakaoğlu’nun dokuz kısa cümleden oluşan yazısının dışında hakkında herhangi bir çalışma yapılmayan, şiirleri hiçbir yerde yayımlanmayan, teknolojiye hâkim olmadığı için dijital kültür ortamlarında kendini ifade etme/ gösterme imkânına sahip olmayan bir âşığın ilk kez incelemeye tabi tutuluyor olması, bu çalışmanın dikkate değer tarafları arasındadır. Âşıklık geleneğinin önemli bir unsuru olan rüya meselesine yeni bir örnek sunacak olması ise bu kitabın öne çıkan bir başka yönüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b2f5d90-e86c-487f-96e1-57b6d0210cd9.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 TYT Olağanüstü Matematik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Olağanüstü Matematik kitabı, problemler öncesi 18 temel konuyu içermektedir.
TYT’de bu konulardan her yıl yaklaşık 15 soru gelmektedir. Kitabımız siz öğrencilerimizin bütün beklentilerini karşılayacak şekilde hazırlanmıştır.
Kitabımızda;
Her konunun başında tüm kazanımları içeren özet bilgi kutucukları hazırladık.
212 adet çözümlü soruların ayrıntılı çözümünü yaptık.
Testler için tamamıyla ÖSYM tarzında 752 soru hazırladık.
Test sorularını kolaydan zora doğru hazırlamaya özen gösterdik.
Kitabımızda soruların her biri, ÖSYM sınavları ayrıntılı incelenerek hazırlanmış olup kitabımız yoğun bir çalışmanın ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f06670c7-d06d-4cea-b0ae-8a24e6258c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Tersine İç Göçler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de 2000’li yıllar ile birlikte kendisini göstermeye başlayan tersine iç göç olgusu akademik yazında tartışılan önemli konular arasındadır. Uygulamada da tersine iç göç olgusunu gerçekleşebilir, görünür ve de sürdürülebilir hale getirmek gün geçtikçe daha önemli hale gelmektedir. Geçmişte gerçekleşen yoğun iç göçlerin hem göç veren yerler hem de göç alan yerler açısından doğurmuş olduğu sorunları ortadan kaldırabilmek ve boşalan kırsal alanları tekrar canlandırabilmek adına birçok politika hayata geçirilmiş ve hayata geçirilmeye devam etmektedir. Bu çalışmada öncelikle tersine iç göç olgusunun Türkiye’deki durumu ele alınmış ve bu bağlamda yoğun göçlere maruz kalan İstanbul iline geçmişte göç etmiş bireylerin tersine göçe ilişkin eğilimleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu amaçla hazırlanan bu çalışma sonucunda Türkiye’de daha yeni yeni belirgin hale gelmeye ve fark edilmeye başlanan geri dönüş göçlerinin önündeki engeller tespit edilmiştir. Söz konusu geriye göçlerin bir başka ifadeyle tersine iç göçlerin sürdürülebilir hale gelmesi için de bunların belirleyicileri ortaya konulmuş ve buna ilişkin sorunlara çözüm önerileri geliştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87e1450-047a-4b1b-8ebc-5075b52367c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karizmadan Kuramlara Paradigmal Bir Dönüşümün Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Modernleşme öncesi geleneksel toplumların dini yaşamlarının merkezinde genellikle karizmatik dini önderler yer almıştır. Geçmiş dinlerin veya dini oluşumların temel motifi bu dinsel karizma idi. Hemen hemen tüm geçmiş din, tarikat, cemaat, mezhep vb. toplumsal oluşumların liderlerinin temel niteliği karizmatik oluşlarıydı. Karizmatik dini önderlik geleneksel dinsel yaşamın temel sembolü konumunda olmuştur. Bu toplumlarda genel olarak karizma, dinsel ve sosyal yaşamın adeta lokomotifiydi. Nitekim peygamberlerde mucize, velilerde keramet vb. özellikler toplum nezdinde karizmatik önderliğin birer yansımaları veya göstergeleriydi. Bu sayede geleneksel toplumlar veya topluluklar karizmanın vaz ve öğretileri etrafında toplanmakta, karizmaya inanmakta, bağlanmakta, kimlik oluşturmakta ve birer dini topluluk meydana getirmekteydiler. Günümüzde ise modernleşmenin temel dinamikleri olan şehirleşme, sanayileşme ve sekülerleşme süreçleri, bu geleneksel karizmatik dini önderlik yapısını ciddi anlamda dönüştürücü bir rol oynamıştır. Bu faktörler, geleneksel dinsel karizmanın varlık ve işlevini önemli ölçüde sarsmıştır. Modern kültür, karizmatik dini önderliklerin yaslandığı geleneksel kültürü ortadan kaldırdığından yerini geniş ölçüde dinsel kuramlara bırakmıştır/bırakmaktadır denebilir. Geleneksel toplumların bilgi yapısı, paradigmaları, bilimsel ve teknik bilgi düzeyleri vb. modern toplumlara nazaran farklı ve az gelişmiş olduğundan geleneksel kültür, karizmatik dini liderlerin doğuşu için oldukça elverişli ve karizma o anlamda işlevsel idi. Ancak, modernleşmeyle birlikte ortaya çıkan bilimsel ve felsefi düşünce, bilgi birikimi, teknolojik ilerlemeler, sanayileşme, kentleşme vb. gelişmelerin etkisiyle birlikte karizmatik dini önderliklerin sosyokültürel zemini de ortadan kalkmış oldu. Bu tarihsel ve toplumsal dönüşüm karizmadan kuramlara doğru ortaya çıkan bir yapısal-paradigmatik dönüşüm olarak adlandırılabilir. Çağımızda modern kültürün şekillendirdiği dünyada artık dinsel karizmaya pek yer bulunmamaktadır. Çünkü rasyonelleşme, bireyselleşme ve sekülerleşme gibi dinamiklerin karizmatik bir dinsel itaatle bir arada yaşayamayacağı çok açıktır.  Tarihsel dinsel karizmanın yerini günümüzde kuramlar almış ve almaktadır. Başka bir ifadeyle, yeni inanç ve düşünce hareketleri artık karizmatik dinsel önderliklerin ortaya çıkardığı –kişi merkezli- hareketler olmayıp, modern dünyaya yönelen kuramsal –düşünce merkezli- hareketler şeklinde okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db2d9e35-cbb5-47e1-835b-7e3749a91a82.jpg</image:loc>
            <image:title>1990’lı Yıllardan Günümüze Küresel Finansal Mimari</image:title>
            <image:caption>Finansal küreselleşme ile birlikte dünya ekonomisinde finansal krizlerin yoğunlaşması, küresel finansal sistemde bulaşıcılığın ve kırılganlığın artmasına neden olmuş ve bu durum uluslararası kuruluşlar başta olmak üzere, ülkeleri finansal sisteme yönelik küresel çapta yeni düzenleme arayışlarına yöneltmiştir. Bu yönde sürdürülen çabalar her ülkenin kendi finansal sisteminin uluslararası standartlar setiyle uyumlaştırılmasını ifade eden “Yeni Finansal Mimari” kavramını gündeme getirmiştir. Günümüz küresel finansal sisteminde uluslararası düzenleme gereksinimlerinin artan önemi, dinamik bir süreç olan Yeni Finansal Mimari gelişmelerine olan ilgiyi canlı tutmaktadır. Elinizdeki bu çalışma, söz konusu durumu dikkate alarak küresel finansal düzenlemeler karşısında bankacılık sektörünün sağlamlığını ölçmeye yönelik güncel çalışmalar yapmak isteyen ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri yakından takip eden kişilere yardımcı olma amacını taşımaktadır. Çalışmada Yeni Finansal Mimari çerçevesine ilişkin temel düzenlemelerin başında gelen Basel-I Uzlaşısı’ndan, bugün geçerliliğini sürdüren Basel IV’e kadar olan süreçte tüm bankacılık sistemini kapsayan uluslararası standartlar seti, uluslararası zirveler ve Türkiye’nin bu standartlara uyum süreci ayrıntılı bir biçimde incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0874e5b9-1f45-435a-a31e-234dc84ff5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Nereye Gidiyor?</image:title>
            <image:caption>Domine quo vadis? İktisat nereye gidiyor? İktisat üzerine yapışmış olan “kasvetli bilim” suçlamasına ilave olarak iki yeni suçlamayla daha karşı karşıyadır: “emperyal bilim” ve “sapkın bilim” İlk tespitimiz şudur: İktisat “emperyal bilim” olma yolunda ilerlemektedir. İktisat biliminin sosyal bilimler alanındaki “genişlemecilik” ya da “yayılmacılık” eğilimi hem iktisat bilimine hem de diğer sosyal bilim dallarına bereket ve zenginlik katmıştır. İkinci tespitimiz şudur: Başlangıçta Adam Smith ve 18. Yüzyıl bilgeliğinin izlerini takip eden; sosyal bilimlerin muhtelif disiplinleri ile evlilikler yapan ve bu evliliklerden “verimli-üretken” sonuçlar alarak “sağlıklı” bebekler dünyaya getiren iktisadın yolunu iyice şaşırarak bir bilim olduğunu kanıtlamak kompleksi adına “formel bilimler” ve “doğa bilimleri” ile aşırı ve gereksiz flört etmeye başlaması neticesinde “iktisadi sapkınlık” adı verilen bir yeni eğilim ortaya çıkmıştır. İktisat bilimi uzun yıllar aşırı ve gereksiz matematikçilik, istatistikçilik, ekonometricilik, modelcilik vs. hastalıkları altında ezilmiş; ruhunu ve kimliğini kaybetmiş, yolundan ve rotasından uzaklaşmıştır. İktisat eğitimi de gerçek dünyanın sorunlarını anlamak ve çözüm üretmekten uzak kalmış; fazlasıyla teorik, soyut, karmaşık grafikler, denklemler ve formüllerle dolu bir bataklık içerisine gömülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd7561ea-6490-4080-98b6-0dc61fdd39f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrasya Denkleminde Rusya-Çin Rekabeti</image:title>
            <image:caption>Uluslararası politikada yaşanan son gelişmeler, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Rusya arasında cereyan eden küresel rekabeti giderek derinleştirmektedir. Avrasya bölgesi ise her geçen gün bu küresel mücadeledeki stratejik konumunu pekiştirmektedir. Bölgenin iki önemli gücü olan Rusya ve Çin arasındaki işbirliğine dayanan rekabeti konu alan bu çalışma, okuyucusuna detaylı bilgiler veren, okuyucuda soru işaretleri uyandıran, işbirliğine dayalı bu rekabeti farklı perspektiflerden inceleyen, iki ülkenin ekonomik, siyasi ve jeopolitik çıkar çatışmalarına yer veren, işbirliği olmasına rağmen ikili ilişkilerin çatışma potansiyeli taşıyabileceğine de değinen kapsamlı bir çalışmadır. Dünyanın dönmeye devam ettiği ve dengelerin sürekli olarak değiştiği küresel sistemde yeni ihtiyaçların yeni ittifaklar doğurduğunu görüyor, elinizdeki bu kitabın oluşan ihtiyaçlar ve kurulan ittifaklar konusunda yardımcı bir kaynak olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77855fe8-6db5-42df-8a2a-6adccc77963f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözümlü Farsça Temel Metinler</image:title>
            <image:caption>Çözümlü Farsça Temel Metinler

Telaffuz ve Çeviri İçeren Metinler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa984a40-dc39-4ee2-9561-a4048807a339.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözümlü Farsça İleri Seviye Metinler</image:title>
            <image:caption>Alıştırma Sözlük Cevap Anahtarı ÇÖZÜMLÜ FARSÇA İLERI SEVIYE METİNLER Çeviri İçeren Metinler İleri Seviye İçin Özel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4325e0-5ed0-4f05-97c7-41e2eb1326c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Temelli Öğrenme ve Türkçe Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Öğrencilerde kalıcı öğrenmeyi sağlayabilmek oldukça önemlidir. Ana dile ait çeşitli kazanımların kalıcı bir biçimde edindirilmesi de Türkçe eğitiminin temel felsefesi olmalıdır. Aksi halde ana dilinin temel koşullarını içselleştiremeyen bireyden nitelikli bir eğitim çıktısı olarak bahsetmek pek mümkün olamaz. Gerek günümüzde gerekse gelecekte yeterli söz varlığına sahip olmak birçok kazanımın beceri haline dönüşmesinde temel prensip olarak ifade edilebilir. Yeterli söz varlığına sahip olmak, bireyin iletişim becerisi ve okuduğunu anlama düzeyinin yüksek olmasını sağlayabileceği gibi birçok kazanımın içselleştirilmesinde de bireye yardımcı olacaktır. Bu noktada aslolan bu kazanımların kalıcı bir biçimde bireylerde vücut bulmasıdır. Bu eser beyin temelli öğrenme zemininde bireylerde kalıcı öğrenmenin sağlanması noktasında sizlere yardımcı olacaktır. Söz varlığını geliştirme ve bu çerçevede okuduğunu anlama temelinde karma desen bir araştırmanın sonucu olan bu kitap Türkçe eğitimine ait kazanımların kalıcı bir biçimde edindirilebileceğini kanıtlarken başka çalışmalara da ilham kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4a16da-2a75-489b-8205-592acf5674e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Konumu</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti, dünyada ortaya çıkan yeni büyük değişim rüzgarlarının etkisiyle soğuk savaş sonrasında sarsıntılı bir döneme girmiştir. İki kutuplu dünyadan çok kutuplu yeni döneme geçilirken, bölge ülkeleri ile birlikte yeni emperyal saldırılara maruz kalan Türkiye Cumhuriyeti, değişimin dayatmalarına karşı direnerek geçmişten gelen kazanılmış haklarını korumak ve bunun için de yeni dünya düzeninde daha iyi ve güvenli bir yere sahip olmak durumundadır. Bu nedenle jeopolitik konuların daha açık tartışılması ve Türkiye’nin değişen jeopolitik duruma en verimli bir çizgide uyum sağlaması gerekmektedir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap Türkiye’nin jeopolitik konumunu ortaya koyarak, Türk devletinin bu dönemeçten hasara uğramadan çıkabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin harita üzerindeki konumunu bilenler, Türkiye’nin geleceğinde daha fazla belirleyici olacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f40d49-847a-4403-afca-606a063733cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel Emeklilik Sistemi ve Yatırımcı Davranışı İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Sosyal güvenlik tanımı çerçevesinde bireysel emeklilik sistemi, ülkemizde de kanun hükümleri ile çerçevesi belirlenmiş bir özel emeklilik sistemidir. Zaman içerisinde bireyler, yatırımlarını, özel emeklilik sistemlerinde değerlendirmeye başlamışlardır. Bu da, bireysel emeklilik sistemini, değerlendirilmesi gereken bir alan haline getirmiştir. Bu çalışma, Dr. Işın Kırışkan’ın doktora tezinin kitaplaştırılmış halidir. Çalışmada, özel emeklilik sistemleri, bu sistemler çerçevesinde, Dünya’da ve Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sisteminin işleyişi ile Marmara Bölgesi’ne dair ampirik bir uygulama örneği mevcuttur. Çalışmanın özellikle uygulamalı ampirik kısmının, literatüre katkı sağlayabilecek örnek bir uygulama olduğu düşünüldüğünden ilgililerine faydalı olması beklenmektedir. Bu kitap, teorik ve ampirik sosyal bilimler alanlarında çalışan geniş kitlelere ulaşabilmek amacıyla sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5818f16c-1dda-4520-971c-3f309555a5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Lider Hükümdarlar - Türklerde Yönetim Sanatı</image:title>
            <image:caption>Türkler, 2240 yıllık tarih içinde 141 imparatorluk, devlet, hanlık, sultanlık, beylik kurmuş; yüzyıllarca üç kıtada cihana hâkim olmuş; yönetimleri, kültür ve medeniyetleriyle örnek ve önder olmuş soylu ve yüce bir millettir. Bu yüzdendir ki dünya tarihinin her safhasında, dünya coğrafyasının her parçasında Türkler vardır. Dünyada Türklerin olmadığı, Türkçenin konuşulmadığı yer yoktur. Dünya Türklerin ülkesidir. Türkler dünya milletidir. Bugün dünyada 171 ülkede Türkçe konuşulmaktadır. Türkçe dünyada konuşulan en yaygın 5. dildir.
Türkler devlet örgütleme ve yönetme bilgi, birikim ve becerileriyle fethettikleri ülkelerde her din ve etnik kökenden milletleri tarih boyunca adalet, güvenlik, özgürlük, huzur, refah ve hoşgörü içinde başarıyla yönetmişlerdir. Devlet kurmak ve yönetmek Türklerin ruhunda ve geninde olan bir meziyettir. Nitekim ünlü tarihçi Rene Grusset; “Türkler hükümran olmak için yaratılmış bir millettir” diyerek bu gerçeği ifade etmiştir. Zira tarihte kurulan ve yönetilen bütün Türk devletleri deha sahibi, olağanüstü yetenekli lider-hükümdarların eseridir.
Bu kitapta; Mete Han’dan itibaren büyük Türk devletlerinin yönetim yapıları ile bu devletleri üstün başarıyla yöneten lider hükümdarların üstün kişilikleri, yaşam biçimleri, liderlik yetenek ve nitelikleri, üstün hizmetleri ve zaferleri kaynaklara dayalı olarak anlatılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffabc39a-078e-4bbc-bf62-56f1b96a51c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözümlü Farsça Orta Seviye Metinler</image:title>
            <image:caption>Alıştırma 
Sözlük 
Cevap Anahtarı 
ÇÖZÜMLÜ FARSÇA ORTA SEVİYE METİNLER 
Çeviri İçeren Metinler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7c7d67-a4e9-4741-a9b9-44e2cbad7064.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sorunsal Olarak Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp ve Erol Güngör’de Batılılaşma</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin özellikle son birkaç yüzyıllık dönemi, Batılılaşma hareketleri kapsamında, daha önce benzeri görülmemiş bir hızda artış göstermiş bir döneme karşılık gelmektedir. Osmanlı Devleti&apos;nin yıkılış döneminde reform anlayışıyla başlayan süreç, Cumhuriyet dönemiyle inkılap düşüncesine evrilerek devam etmiş olan Batılılaşma arzusu, bugün güncelliğini korumaya devam etmektedir. Ancak henüz kesin bir başarı sağlandığı söylenemez. Bu çalışma Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e uzanan süreçte Türk sosyal bilimler alanında özgün duruşlara sahip Abdullah Cevdet&apos;in, Ziya Gökalp&apos;in ve Erol Güngör&apos;ün Batılılaşma sorunsalı kapsamındaki fikirlerini ele almıştır. Çalışmanın amacı, bugüne kadar tartışılma kabiliyetini koruyan Batılılaşma anlayışının, üç düşünür çerçevesinde incelenerek Batılılaşma sorunsalına çözüm bulunup bulunamayacağını sorgulamaktır. Düşünürler ve eserleri hakkında literatür taraması yapılarak ve Batılılaşma kapsamında kendi eserleri incelenerek gerçekleştirilen bu çalışmada, her biri farklı dönem ve çizgileri temsil eden üç Türk aydınının Batılılaşma sorunsalına yaklaşım tarzları ve önerdikleri çözümler incelenmiştir. Çalışmada bu üç düşünürün, fikirleriyle yaşadıkları dönemin sorunlarına çare olmaya çalıştıkları görülmüştür. Bu inceleme, dünden bugüne değişen ve gelişen tarihi süreç üzerinden fikirleri görerek, bugüne cevap bulabilmek için bir yol gösterici niteliğindedir. Türkiye&apos;nin Batılılaşmaya dair içinde bulunduğu sorunların çözümleri büyük ölçüde geçmişinde saklıdır. Dolayısıyla, bu üç düşünürün de Türkiye&apos;nin Batılılaşma sürecini anlayabilmek adına bize ışık tuttuğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0865879d-5277-47b7-ac5e-8a2b19d2e42b.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yönetişim ve İnsani Kalkınma</image:title>
            <image:caption>“…Bütün kara parçalarında, Afrika dahil.”
Cemal Süreyya
Bu kitabın konusu, 1990 sonrası Afrika’da insani kalkınmadır. Çalışmada genel olarak Afrika’da az gelişmişlik ya da düşük insani kalkınma sorunu üzerinde durulmuştur. Afrika, dünya genelinde insani kalkınma açısından çok gerilerdedir. Kıta ülkelerinin neredeyse tamamının açlık sınırında yer almaktadır. 2019 BM insani kalkınma raporu ve verileri incelendiğinde Afrika ülkelerininin tüm kategorilerde listenin son sırasında yer aldığı görülmektedir. Örneğin genel HDI sıralamasında listenin en başında 0,954 puanla Norveç bulunurken, listenin sonunda 0,377 puanla bir Afrika ülkesi olan Nijer bulunmaktadır. HDI’yı oluşturan kişi başına düşen milli gelir sıralamasında ilk sırada 110,489 skor ile Katar bulunurken, son sırada 0,660 skor ile Burundi yer almaktadır.
Bu kitapta, 1990 sonrası Afrika’da düşük insani kalkınma sorununa çözüm arayışına, siyaset bilimi ve kamu yönetimi perspektifinden yaklaşılmış ve iyi yönetişim ile sınırlandırılmıştır. Zira insani kalkınmanın önündeki engellerin büyük ölçüde siyasi ve idari nitelikte olduğu düşünülmektedir. Örneğin DB tarafından 1989 yılında Afrika ile ilgili hazırlanan Sub Saharan Africa: From Crisis to Sustainable Development adlı rapora göre; “Afrika’da yaşanan düşük kalkınma krizinin ana nedeni yönetişim krizidir”. Başka bir deyişle Afrika’da iyi yönetim olmadığı için kalkınma krizi yaşanmaktadır. Soğuk savaşın bitmesi, liberalizmin yükselişe geçmesi, Sovyet Bloku’nun çökmesiyle başlayan dönemde Batılı kurumların sıkça dillendirdiği bu iddia, akademik açıdan tartışmaya değerdir. Bu nedenle kitapta; “1990 sonrası Afrika’da düşük insani kalkınma ile iyi yönetişim arasında ne ilişki vardır? Sorusuna cevap aranmaya çalışılmıştır. Bu sorunun cevaplanması hem pratik hem de akademik açıdan büyük önem taşımaktadır. Pratik açıdan bu soruya cevap aramak, Afrika’da insanların çoğunun muzdarip olduğu yoksulluk, açlık, hastalık, cehalet gibi insani kalkınma sorunlarının çözümüne yönelik düşünceler geliştirmek suretiyle insanlığın refahına, mutluluğuna ve barışına katkı sağlayabilecek öneriler geliştirmeye olanak sağlayabilir. Akademik açıdan Türkiye’de siyaset bilimi ve kamu yönetimi araştırmalarında Afrika’da insani kalkınmanın iyi yönetişim açısından tartışılması görece ihmal edilen yeni bir alandır.
Kitapta iyi yönetişim ve insani kalkınma ilişkisi Afrika ülkeleri örneğinde nitel ve nicel yöntemlerle araştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d859e75-422f-4c31-82e1-4d02338b05b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Avusturya İktisat Okulu</image:title>
            <image:caption>Avusturya iktisat okulunu “iktisadi düşünceler tarihi” kitaplarının tozlar içerisinde kalmış ve eskimiş bir bölümü olarak görmek ve okumak büyük bir hata ve yanılgıdır. Avusturya iktisat okulu içerisinde felsefe, sosyoloji, psikoloji, politika gibi sosyal ve beşeri bilimlere kaynaklık etmiş ve edecek olan bir büyük maden yatmaktadır. Örneğin, F.A. von Hayek tek başına böyle bir “tükenmez maden”dir ve bu okul genç kuşak Avusturya iktisat okulunun “yenilenebilir” enerji kaynakları ile sürekli desteklenmektedir. Bugün Avusturya iktisat okulu özellikle Amerika ve Avrupa’da saygın bir iktisat okulu olarak varlığını ve etkilerini sürdürmektedir. Yeni kuşak Avusturya iktisat okulu mensupları piyasa ekonomisi, rekabet, girişimcilik, yenilik ve yaratıcılık, regülasyon, iktisadi analizlerde dengesizlik ve belirsizlik, kurallar ve kurumların evrimsel gelişimi, rasyonalite ve irrasyonalite, kültürel iktisat, serbest bankacılık (özel para sistemi) gibi konularda araştırmalarını sürdürmektedirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa6c92de-9d73-4fc6-9129-d9958a6c9caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça YDS Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>FARSÇA YDS SÖZLÜĞÜ Dr.Ahmad JABBARİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c05fccf6-68a2-4628-8bdd-79a617facd31.jpg</image:loc>
            <image:title>Şia-İmamiyye’nin Bid‘at Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Bid‘at anlayışları genel hatlarıyla benzer olan İmâmiyye ve Ehl-i sünnet; ehl-i bid‘ata yöneltilen iman karşıtı nitelemeler konusunda da benzer bir anlayışa sahip olmakla birlikte, bunlardan ilki daha sert bir söylem geliştirmiştir. Kanaatimizce bunun nedeni, bid‘atı dinî alanla sınırlayan anlayışı tercih eden İmâmiyye’nin, bu alana ilişkin ihdâslarla Allah’ın kanun koyma yetkisine müdahale arasındaki bağı öne çıkarması ve tüm bid‘atları tek kısım görüp iman karşıtı olarak nitelemesidir. Her iki ekolden bazı grupların, birtakım gayr-ı sahih rivayetlerden hareketle ehl-i bid‘atın ibadet ve tevbelerinin makbul olmadığını söylemelerinin Allah’ın rahmeti, merhameti ve affediciliğiyle bağdaşmadığı, bu noktaya temas eden naslarla sabittir. Aynı şekilde her iki ekolde de ehl-i bid‘at için öngörülen şiddet içerikli çeşitli fiziksel yaptırımların bazı zamanlarda uygulandığına rastlanmaktadır. Fikrî boyutta ise bid‘at ve ehl-i bid‘at kavramlarının bir “ötekileştirme” ve “baskı aracı” şeklinde kullanılageldiği anlaşılmaktadır. Bid‘at literatüründe yer alan önemli bir konu da İftirâk hadisi olarak da bilinen ve İslâm ümmetini 73 fırkaya bölüp bunlardan sadece birini cennete, diğerlerini ise cehenneme gönderen rivayetlerdir. Bu rivayetlerin farklı veya hasım fırkaları “ötekileştirme” ve onları bid‘atın kaynağı olarak gösterip taksim etmede bir şablon gibi kullanılması, ehl-i hadis’in bid‘atlar doktrini’nin kazanımlarından biridir. Zira onlar, ehl-i bid‘at fırkalarını sayı bakımından 72’ye tamamlamak için tevhid prensibine ters düşse de kendi anlayışlarıyla bağdaştırmadıkları farklı yorum ve anlayış tarzlarıyla birlikte “yeni” olan her şeyi bid‘at ve sapıklıkla ithâm etmişlerdir. Bu durum, fıkıh alanında büyük bir hoşgörü ve ictihat kültürü geliştiren İslâm ümmetinin, itikâdî alanda ise farklı yorum ve anlayış tarzlarına aynı müsamahayı göstermeyi başaramadığını ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab857e47-a0d8-4d46-aa6f-690776814010.jpg</image:loc>
            <image:title>Organizasyon Nasıl Yönetili?</image:title>
            <image:caption>Olumlu bir kurumsal imaj oluşturma kaygısı sebebiyle, her ne kadar organizasyonun içerisinde, çevrimiçi platformlarında veya tanıtıcı faaliyetlerinde misyon, vizyon veya çeşitli politikalar gibi bilgilendirmeler iç ve dış paydaşların görebileceği şekilde yansıtılsa da aslında bu kavramlar görünenden çok daha ötesini temsil eder. Bu durum ise genellikle bir yanıltmacadan başka bir anlam ifade etmemektedir. Çünkü bu kavramlar çoğu zaman organizasyonel seviyede içselleştirme düzeyine gelememektedir. Tam da bu noktada, organizasyonun varlığını sürdürmesini sağlayacak “yönetim” becerileri ön plana çıkmaktadır. Peki organizasyonları nasıl daha iyi yönetebiliriz? İşte bu sorudan hareketle algı, bilgi, çatışma, kuşak, çeşitlilik, değişim, imaj, kriz ve stres gibi önemli kavramların stratejik olarak yönetilmesinin organizasyonları sürdürebilir kılmada kilit noktalar olduğuna dikkat çekmek amacıyla keyifle okuyacağınızı düşündüğümüz bu eseri kaleme aldık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3f3eb7-bbe3-49ae-acc2-0bd1fcbbd377.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal İktisat</image:title>
            <image:caption>İyi hukuk olmadan iyi ekonomi olmaz. İdeal hukuk kurallarının mevcut olmadığı bir ekonomik düzenden istenen sonuçlar elde edilemez. Hukukun üstünlüğü ve geniş anlamda anayasal hukuk devleti iktisadi düzenin ve iktisadi sistemin başarısının anahtarıdır. İktisadi refahın artırılması için formel kuralların ve kurumların önemi büyüktür. Bu bakımdan iktisatçıların hukukun önemi üzerine daha fazla eğilmeleri gerekir. Ahlak, etik, erdem, değerler, sosyal sermaye, sosyal normlar, kültür gibi muhtelif kavramlarla izah edilen informel kurallar ve kurumlar da en az hukuk kadar önemlidir ve kıymetlidir. Hatta denilebilir ki, ahlak (etik) işlem maliyetleri dikkate alındığında hukuktan çok daha önemlidir. Özetle, kurallar ve kurumlar; medeniyetin, iktisadi refahın, sosyal huzur ve barışın temelini oluştururlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27ba491-f83b-41d0-9d7f-962ae809df14.jpg</image:loc>
            <image:title>Nobelite</image:title>
            <image:caption>Hukuk ve İktisat Yaklaşımı genel olarak iktisat bilimindeki temel araçları, varsayımları ve metodolojiyi kullanarak formel ve informel kurumları inceleyen bir inter-disipliner araştırma alanıdır. Kurumsal İktisat, Anayasal Politik İktisat, Regülasyon İktisadı, Mülkiyet Hakları İktisadı, İşlem Maliyetleri İktisadı, Suç ve Ceza İktisadı gibi disiplinler Hukuk ve İktisat Yaklaşımı içerisinde yer alan başlıca araştırma programlardır. Bugüne değin Hukuk ve İktisat Yaklaşımı şemsiyesi altında bu saydığımız disiplinlerin bir ya da birkaçına doğrudan ve/veya dolaylı olarak yaptıkları katkılar dolayısıyla 10’un üzerinde bilim insanı Nobel Ekonomi Ödülü ile onurlandırılmışlardır. NOBELİTE adını verdiğimiz bu kitap içerisinde F.A. von Hayek, George J. Stigler, James M. Buchanan, Ronald H. Coase, Gary S. Becker, Douglass C. North, Vernon L. Smith, Elinor Ostrom ve Oliver Williamson’un Nobel sahiplerinin katkıları sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1f555f1-357c-4f09-86f5-5a371f5123b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça YDS Kalıpları</image:title>
            <image:caption>Bağlaçlar, Edatlar, Sayı birimleri,
Edatlar ve Fiiller, Zarflar, Bileşik fiiller
YDS’ye Yönelik Çalışmalar
Test, Cevap Anahtarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d4a0da7-1e41-4806-a467-f98b6e9b9dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Bütünleşme Sürecinde Türkiye&apos;de Yerleşme Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın ilk yarısında iki dünya savaşı deneyimleyen Avrupa, ikinci yarısında da savaşın ortaya çıkardığı siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal yıkımları en kısa zamanda telafi etmek ve bir daha yaşanmasına engel olmak amacıyla bütünleşme düşünce ve hareketlerine sahne olmuştur. Ekonomik alanda başlayan bütünleşme olgusu yüzyılın sonuna doğru siyasi bütünleşmeyi de beraberinde getirmiş ve AB gibi kendine özgü bir ulus üstü organizasyon haline gelmiştir. 1990’lı yıllarda Post-Sovyet ülkelerin Birliğe üye olmak istemeleri, ortak kamu yönetimi sorununu doğurmuş Avrupa yönetsel alanı düşüncesi ortaya çıkmıştır. Bu tarihten sonra üye olmak isteyen ülkeler Birliğe uyum sağlamak amacıyla bir dizi reformlar gerçekleştirmiştir. Bu reformlar arasında hiç şüphesiz yerelleşme reformları özel bir öneme sahiptir. Çalışmayla AB‘ye üye ve aday ülkelerin yönetsel sistemlerinde gerçekleştirilen yerelleşme reformlarında Birliğin etkileri ile etkileme kanalları değerlendirilmek ve Türkiye için planlanan potansiyel yerelleşme reformları için çıkarımlarda bulunulmak istenmiştir. Bu kapsamda AB kurucu üyesi Fransa, sonradan üye olan Polonya‘da gerçekleştirilen yerelleşme reformları ve bu reformlarda AB etkisi incelenmiş ve aday ülke olarak ülkemizde gerçekleştirilen ve gelecekte gerçekleştirilecek reformlar için çıkarımlar ortaya konmuştur. Bu amaçla çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde öncelikle AB bütünleşme süreci ve yerelleşme konularında kavramsal tartışmalara yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Birliğin kurucu ülkesi olan Fransa‘nın AB‘ye uyum sürecinde gerçekleştirdiği yerelleşme reformları ve bu reformlarda AB etkisi aranmıştır. Ardından Birliğe sonradan üye olan Polonya‘nın yerelleşme süreci ve bu süreçte AB etkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Avrupa bütünleşmesi kapsamında Türkiye‘deki yerelleşme reformları incelenmiş ardından Fransa, Polonya Türkiye‘nin yerelleşme süreçleri konusunda ve edindikleri olumlu ve olumsuz deneyimler karşılaştırma yapılmış ve Türkiye’de gerçekleştirilmesi planlanan potansiyel yerelleşme reformları için çıkarımlarda bulunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e6ca50-83cb-4bdd-a160-6b9a2d80c106.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazakistan Cumhuriyeti Ceza Kanunu - ҚАЗАҚСТАН РЕСПУБЛИКАСЫНЫҢ ҚЫЛМЫСТЫҚ КОДЕКСI</image:title>
            <image:caption>KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ CEZA KANUNU - ҚАЗАҚСТАН РЕСПУБЛИКАСЫНЫҢ ҚЫЛМЫСТЫҚ КОДЕКСI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74cae9b5-79a9-469b-aa26-72818e47cd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkmenistan Ceza Kanunu</image:title>
            <image:caption>Türkmenistan Ceza Kanunu - Türkmenistanyn Jenayat Kanuny</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed82a06-323a-4171-b6c7-8b9ed7ca7a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşruiyet ve Hukukilik Çerçevesinde Saf Hukuk Kuramı</image:title>
            <image:caption>Hans Kelsen &apos;Saf Hukuk Kuramı&apos; adını verdiği teorisiyle hukukî pozitivizmi farklı bir veçheden temellendirerek pek çok tartışmanın önünü açmıştır. Saf bir hukuktan söz edebilir miyiz? Değerlere nispetle açıklanamayan bir norm hukukî addedilebilir mi? Bu soruların cevaplanabilmesi hukuk felsefesinin arayış içerisinde olmakta olduğu meselelerin özüne dair bir düşünme çabası gerektirmektedir. Hukukun meşruiyet krizinin zirvelerde olduğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arasında oluşturduğu teorisiyle Kelsen, modern hukukun teorik tartışmalarının özüne dair çıkarımları ile tüm hukuk dünyasının teorisini ilgiyle izlemesini sağlamıştır. Uzun ömründe, teorisine gelen eleştirileri göğüslemeye çalışsa da bir beşer olarak bunda ne kadar muvaffak olabildiği, hatta teorisinde yaptığı değişikliklerle ne kadar tutarlı olduğu bugün dahi tartışmalıdır. Teorik açıklamalarının yanında anayasa yargısı ve uluslararası hukuka dair getirdiği perspektiflerle &apos;yeni dünyanın&apos; hukuk düzenine yaptığı kurumsal katkılar onu tekrar tekrar okunup anlaşılmaya gayret edilmesi gereken düşünürler katına çıkarmaktadır. Bu eserin yayınlanması ile yapılmak istenen söz konusu gayretlerden birinin okuyucu ile paylaşılmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0641982-5bf0-4cdf-9e80-63eb728a4031.jpg</image:loc>
            <image:title>KARMAŞIK SORUNLAR VE KENT</image:title>
            <image:caption>Günümüzde politika yapıcılar ve uygulayıcılar yüksek derecede belirsizlikler içeren, çözüme karşı direnç gösteren, sınırları aşan, sorunu ele alan aktörler arasında yüksek anlaşmazlıklar barındıran ve karmaşık ya da kötü huylu (wicked) olarak ifade edilen sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sorunlara en etkin yanıtlar ancak resmi ve sivil aktörler arasında gerçekleştirilecek iş birliğine, ortaklığa ve koordinasyona dayalı ilişkilerle ya da modern ve yenilikçi mekanizmalar ve tasarımlarla verilebilir. Fakat karmaşık sorunların doğaları gereği her bir paydaş tarafından bu tür sorunlara en uygun yanıtların tasarlanması oldukça zor olmaktadır. İşte bu noktada özellikle kamu yönetimi disiplini başta olmak üzere sosyal bilimler dahilindeki çeşitli disiplinlerdeki araştırmacılara önemli görevler düşmektedir. Bu tür sorunları ele alan ve muhtemel çözüm yollarını gösteren teorik ve pratik düzeydeki araştırmalar, karar alıcı, uygulayıcı ve çeşitli paydaşlara karmaşık sorunları anlayabilme, analiz edebilme ve onlara daha etkin bir yanıt verebilme bakımından yol gösterici niteliktedir. Kentler, çeşitli yönetsel düzeylerde ortaya çıkan karmaşık sorunların en çok etkisini gösterdiği alanların başında gelmektedir. Tarih boyunca mekânın kendisinin karmaşıklığı yanında, ekonomi politikaların etkisi altında ve mekânsal ve toplumsal biçimlenişin diyalektik ilişkisi bağlamında karmaşık yapılar olmuşlardır. Kentleri etkileyen farklı sorunların kendi özelliklerinden kaynaklanan karmaşıklığı da buna eklendiğinde sorunları çözme mücadelesinde kentin (yerelin) önemi daha da belirginleşmektedir. Bu kitapta, karmaşık sorun bakış açısı ile kente bakarak, sorunların kentsel düzeyde etkilerinin ele alınması, Türkiye bağlamında sorunla mücadeleye ilişkin kentsel düzeydeki politika ve uygulamalara değinilmesi ve bu politika ve uygulamaların değerlendirilerek ilgili sorunlarla daha etkin mücadele için öneriler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Kitapta, disiplinler arası bir bakış açısı ile önce karmaşık sorunlarla mücadelede iş birliği, akıllı kent uygulamaları, çeşitli katılımcı yönetsel mekanizmalar ve sosyal medya gibi yöntemleri içeren bölümlere, akabinde ise teorik ya da pratik düzeyde kentsel düzeyde göç, iklim değişikliği, afetler, yoksulluk, kentsel suçlar, terör, kentsel planlama, katı atıklar, kentsel ekolojik güvenlik, sürdürülebilirlik, su yönetimi, demografik dönüşümler gibi farklı karmaşık sorunları ele alan sorun odaklı bölümlere yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e52d993-c5ed-46e6-9ed6-90b05d8fbf72.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceza Muhakemesi Sisteminde Seri Muhakeme Usulü Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ve muhakeme süreçlerinin hızlandırıldığı özel usullere olan ilgi gittikçe artmakta ve bu usuller ülkelerin pozitif düzenlemelerine yansımaktadır. Ülkemizde de seri muhakeme usulü, ceza muhakemesi sistemimize yeni dahil olmuş bir muhakeme usulüdür. Muhakemenin basitleştirilmesi, hızlandırılması, makul sürelerde ceza uyuşmazlıklarının çözümünün yanı sıra, yargının iş yükünün hafifletilmesi ve usul ekonomisine hizmet edilmesi noktasında önemli faydalar sağlamaktadır. Bununla birlikte, bu özel usuller, geleneksel ceza muhakemesinin temel kaideleri yönünden bazı sakıncaları beraberinde getirmekte ve bilhassa adil yargılama ilkeleri açısından problemli özellikler barındırabilmektedir. Bu çalışmada, tarihsel süreçte seri muhakeme usulü, seri muhakeme sürecinde süjelerin rolleri, karşılaştırmalı hukukta seri muhakeme benzeri usuller üzerine bir inceleme yapılmış, ayrıca seri muhakeme usulünün, ceza muhakemesi sistemimizde yer alan uzlaştırma, önödeme ve basit yargılama usulleriyle benzer ve farklı yönleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2cf95f8-820b-42bd-9cfc-fb699c5c2e10.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsçada Fiil Oluşturma Yolları, Temel Seviye</image:title>
            <image:caption>Farsçada Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları Geçmiş zaman kökleri-Geniş zaman/Şimdiki zaman kökleri Görülen geçmiş zaman – Şimdiki zaman Gelecek zaman – Emir kipi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57944e5d-9692-4439-b0bf-30a12b7c0390.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça&apos;da Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları - Orta Seviye</image:title>
            <image:caption>Farsçada Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları Alıştırma
- Cevap Anahtarı Şimdiki zamanın hikayesi, Duyulan geçmiş zaman, Uzak geçmiş zaman, Sürmekte olan şimdiki zaman, Sürmekte olan geçmiş zaman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51873b2e-077f-4387-9136-f3b9d6067385.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça&apos;da Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları - İleri Seviye</image:title>
            <image:caption>Farsçada Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları Alıştırma
- Cevap Anahtarı İstek kipinin Şimdiki Zamanı, 
-abilmek / -ebilmek, İstemek, 
Ettirgen Fiiller, Malı / Meli Geçmişte</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f33ca0d-eaa7-4fc3-a21a-abae7dd46873.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum 5.0&apos;a Doğru</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Toplum 5.0 aşamasına dair önemli bilgiler içermektedir. Böyle bir gelecek için hangi alanlarda nasıl düzenlemeler gerektiği, insanlığın yeni aşamasına hazır olabilmesi için nelerin yapıldığı ve yapılması gerektiği ile bu döneme ulaşıldığında ortaya çıkabilecek sonuçlara dair kanıtlara dayalı bilgileri barındırmaktadır. Ayrıca Türkçe dilinde CPSS Cyber-Fiziksel-Sosyal Sistem gibi teknolojik altyapı ve Toplum 5.0a ulaştıracak bir yöntem olarak ACP Artifical Society-Compitational Experiment-Paraller Execution ile ilgili ilk çalışma olma özelliği de taşımaktadır. Bu yöntem, sosyal bilimlere laboratuvar ortamı imkânlarında deney ve gözlem imkanı da sunmaktadır. Dolayısıyla bu kitap akıllı toplumlarla ilgili fikir edinmek ve bu aşamaya ulaşmak için başlatılan çalışmaların faydalanabileceği değerli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2353ed0e-ce45-431d-baf5-e9110f9dd511.jpg</image:loc>
            <image:title>Borçlar Hukuku Adli ve İdari Hakimlik Sınavı Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Adli ve idari hâkimlik sınavına yönelik olarak hazırlanan bu kitap özgün hazırlanmış 454 sorudan oluşmaktadır. Borçlar Genel Hukukundan 327 adet ve Borçlar Özel Hukukundan 127 adet soru bulunmaktadır. Soruların tamamı açıklamalı, çözümlü ve konularına göre ayrılmış olup alt konu başlıklarını da içermektedir. Aynı zamanda ÖSYM formatına (doğrudan kanun metninden soru, çoktan seçmeli klasik soru ve pratik çalışma sorusu) ve Borçlar Kanundaki sıralanışına da uygundur. Soru çıkma ihtimali olan bütün konulara değinilmeye çalışılmıştır. Buradaki soruları özenle inceleyip birkaç kez çözdüğünüz takdirde adli ve idari hâkimlik sınavında Borçlar Hukukundan soru kaçırmayacağınıza inanıyoruz. Umarız ki bu zorlu sürecin sonunda emeklerinizin karşılığını alırsınız. Gireceğiniz sınavlarda başarılar diler, bu kitabın başarınıza katkı sağlamasını temenni ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07bc4686-ccc6-4238-af15-9266c4758db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebu Hanife’den Matüridi’ye Hanefi İtikadının Gelişim Süreci</image:title>
            <image:caption>İmam Ebu Hanife derin ilmi muvazeneleriyle İslam ümmetini en fazla etkileyen âlimlerden birisidir. İslam Mezheplerinin daha yeni teşekküle başladığı h. 1. yüzyılda Ehl-i sünnet itikadını savunmuştur. O “akait ilminin kelama dönüşme sürecinin başı” diyebileceğimiz bu dönemde akaide dair bazı eserler te’lif ederek Sünnî itikadının şekil bulmasında çok önemli adımlar atmıştır. Fakat onun eserleri, bütün ilk dönem eserlerinde olduğu gibi, konulara göre tasnif edilmemiş ve kısa risaleler şeklinde olmuştur. Genelde o dönemde tartışılan tevhit, iman tarifi ve mürtekib-i kebirenin durumu gibi konulara daha fazla yer vermiştir. Dolayısıyla daha sonra sistemleşen kelam sistemi metoduyla telif edilmiş eserlerden de farklı olmuşlardır. Ancak ondan yaklaşık 2 asır sonra Maveraunnehir bölgesinde faaliyet gösteren İmam Matüridî onun itikadî görüşlerini sistematik bir kelam ekolüne çevirmiştir. İşte elinizdeki bu eserde İmam Ebu Hanife’nin itikadî görüşlerinin Matüridî’ye kadar uzanan süreci ve Matüridî’nin düşünceleriyle sitemli bir kelam ekolüne nasıl dönüştüğü ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/715343a7-5b32-4102-9019-2142daefd391.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkisel Bağlamda Gastronomi ve Diğer Disiplinler</image:title>
            <image:caption>Gastronomi, son yılların en popüler disiplinlerinden birisidir. Disiplinler arası oluşu nedeniyle çok farklı disiplinlerden araştırmacılar kendi penceresinden gastronomiye ilgi göstermiştir. Ancak mevcut literatür değerlendirildiğinde gastronominin diğer disiplinlerle ilişkisi genel kabul görmekle beraber, bu ilişkinin derinlemesine değerlendirilmediği gözükmektedir. İşte bu noktada elinizde yer alan kitabın değeri ortaya çıkmaktadır. Bu kitap gastronomi ve en yakın düzeyde ilişkisinin bulunduğu disiplinlerle etkileşimine derinlemesine ve bütüncül bir şekilde yaklaşmayı amaçlayarak hazırlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde kitabın, gastronomi disiplinine ilgi duyanlara, gastronomi profesyonellerine, her geçen gün sayıları artan gastronomi akademisyenlerine ve en önemlisi gastronomi eğitimi alan idealist öğrencilere değerli bilgiler sağlayacağı başta editör olmak üzere tüm yazarların ortak temennisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afa87df-3790-4a87-829c-acf2b671c238.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm</image:title>
            <image:caption>Anarşizm, “efendisiz” ve “otoritesiz” bir yaşamı savunmaktadır. Bu yüzden bütün otorite biçimlerini ve özellikle de devletin varlığını reddetmektedir. Ancak devletin yerine getirdiği birçok işlemi kimin yapacağı ve sorumluluğu kimin yükleneceği sorusu gündeme gelmektedir. Bu soruya anarşist düşüncenin verdiği cevap “gönüllü toplum”dur. Gönüllü toplum siyasal bir hiyerarşiye yer vermemektedir. Haliyle anarşizmin ileri sürdüğü gönüllü toplumun devletten daha baskıcı, despot ve zorba olmayacağının bir garantisi yoktur. Nitekim anarşizmin bir fraksiyonu olan toplumcu anarşizm, özgürlüğün en temel göstergelerinden biri olan özel mülkiyeti kabul etmeyerek kolektif yaşam pratiğine yaklaşmaktadır. Kolektif bir yaşam pratiği ise özgürlüğün tüm boyutlarıyla reddini gerekli görmektedir. Anarşizm, bireyin özgürlüğünü devletin yokluğuna bağlayarak açıklama teşebbüsünde bulunmaktadır. Bu sebeple kendini kısır bir çerçeveye hapsederek katı tutumunu muhafaza etmekte ve yenilik boyutundan uzaklaşmaktadır. Dolayısıyla anarşizmin sosyolojik bir kabul görmesi için bu katı halinden sıyrılarak esnek yorumlara kapı aralaması gerekir. Ancak böylesi bir yorumla güncelin konusu olmaya hak kazanabilir. Aksi takdirde geçmişte ortaya çıkmış fakat günümüzde etkisini yitirmiş bir fikir olmaktan öteye geçemeyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d95228b-0dd9-4414-bde6-85015aedb9c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Koruma Sorumluluğu’nun Arap Ülkelerinde Uygulanması</image:title>
            <image:caption>İnsani müdahale, uluslararası hukuk sisteminde devletin egemenliğini koruma hakkı, iç işlerine müdahale edilmemesi ve uluslararası toplumun insan hakları ihlallerini durdurmak için müdahale hakkı konusunda uzlaşma sağlanamamıştır. Büyük devletlerin karşıt devletlerdeki insan hakları ihlallerini kendi siyasi çıkarları için kullanmaya çalışıp çalışmayacağı konusunda ise çok sayıda soru ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla insani gerekçelerle müdahalenin devlet egemenliğine zarar vermeden hukuki ve meşru bir zeminini hazırlamak gerekmiştir. Bu da ulusal egemenlik ile çakışması sorunsalı dikkate alınarak kolektif koruma sorumluluğunun etkinleştirilmesine yol açmıştır. Bu amaçla Uluslararası Müdahale ve Devlet Egemenliği Komisyonunu (ICISS) Raporu yayımlanmıştır. ICISS raporu, egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkesi de dahil olmak üzere Vestfalya Antlaşması (1648) ile pekiştirilen uluslararası sistemin, bazı temellerini yeniden değerlendirmiştir. Rapora göre, devletlerin egemenlik hakkı ile uluslararası toplumun müdahale sorumluluğu arasındaki temel çelişkiyi çözmenin alternatif bir yaklaşımı olarak koruma sorumluluğu adı verilen yeni bir kavram formüle edilmiştir. Soykırım, savaş suçları, etnik temizlik ve insanlığa karşı suçlar koruma sorumluluğuna dahil edilmiştir. Uluslararası ilişkilerin gelişimi ve insan haklarına saygıya ilişkin uluslararası hukuk kuralları şeklinde yansıyan insan onuruna saygı zarureti hususunda farkındalık ortaya çıkmıştır. Devlet ile vatandaşları arasında bir sızma meydana getirmiş ve devletin halkı ile kurulu siyasal rejim arasındaki ayrım uluslararası düzeyde daha açık hale gelmiştir. Artık hükümet, halkı uluslararası düzeyde temsil ettiğini, meşruiyetini milletin iradesinden aldığını iddia etmiş ve bireylerin haklarına uluslararası düzeyde saygı gösterilmesini istemiştir. Bir yandan hükümet, uluslararası düzeyde halkın tek temsilcisi, çıkarlarının koruyucusu ve haklarının savunucusu sayılırken diğer taraftan da bu halkın haklarına saygı ve koruma konusunda uluslararası taraflara güvence vermekte ve uluslararası makamlar önünde sorgulanmaktadır. İnsan haklarına yönelik tekrarlanan ihlaller karşısında, uluslararası toplumun ne ölçüde sorumlu olduğu hukuki bir ihtilaf ortaya çıkarmıştır. İnsan hakları ve açık ihlaller meselesi ile bu farklı rejimlerin uygulamalarının uluslararası toplum açısından göz ardı edilebilir değildir. Bu ihlalleri durdurmak amacıyla müdahale etmek üzere uluslararası toplumun harekete geçmesi gerekmektedir. Ancak burada ortaya çıkan ve çözülmesi gereken en bariz sorun şudur: İnsanların acılarına son vermekten kim sorumludur? Yani insani korumayı uygulama otoritesine kim sahiptir? İnsani gerekçelerle müdahale konusu ve koruma sorumluluğu, uluslararası ilişkilerin ve uluslararası hukukun kritik konuları olarak öne çıkmaktadır. Nitekim kavram, özellikle de Arap Dünyası’nı sarsan değişim dalgası karşısında uluslararası kamuoyunun temel kaygılarından birini ifade etmektedir. Ayrıca son zamanlarda insani gerekçelerle müdahale ve koruma sorumluluğu çerçevesinde müdahaleler artmıştır. Bu da hukuki dayanakları, koruma sorumluluğu ilkeleri ve gerekli kriterlere ne ölçüde uyulduğu konusunda inceleme ve değerlendirme zaruretini doğurmuştur. Tunus ve Mısır’ın yanı sıra Arap Baharı’ndan etkilenen Libya, Suriye ve özellikle Yemen ve Bahreyn’de durum daha değişken ve daha kanlı bir hal almıştır. Arap bölgesinin jeopolitik konumu itibarıyla özel bir niteliğe haiz olması nedeniyle insanlığı savunmak için müdahale düşüncesini bir kez daha gündeme getirmiştir. Burada koruma sorumluluğunun uygulanması ile ilgili bazı soru işaretleri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae8108ce-fda0-4388-a877-299baa4121b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Sürecinde Osmanlı Devleti&apos;nin hukuk Değişimi Namık Kemal&apos;in Hukuk Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Tanzimat Dönemi, Osmanlı Devleti’nin klasik devrinden itibaren sürdürdüğü devlet ve hukuk yapısının köklü değişiklere uğramasının başlangıcı olarak kabul edilebilir. Türk sosyal bilimler literatürü, modernleşme ile birlikte ülkenin karşı karşıya kaldığı sorunları çözümlemek için bu dönemde meydana gelen değişimleri inceleme gereği duymuştur. Tarih, iktisat, sosyoloji, edebiyat, sanat tarihi alanlarının büyük isimleri, toplum ve devlete dair değişimleri Tanzimat dönemini dikkate alarak çözümlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulmasının akabinde hukuk alanında büyük resepsiyonlar yapmıştır. Ancak, hukukta değişim, Cumhuriyet idaresinden çok önce, Tanzimat dönemi ile başlamaktadır. O halde, Türkiye’nin hukuka dair sorunları, Tanzimat döneminde yapılan tartışmalardan başlanarak anlaşılabilir. Düşünce tarihi bir mücadele sahası olmaktan ziyade bugünü anlamlandırmada yapacağı katkı nispetiyle değerlidir. Adalet, idare, mahkemelerin yargılama ve çalışma usulleri, anayasacılık, hukuk – ahlak etkileşimi, kanun iktibası gibi bugün de etrafında geniş tartışmalar süren meseleler, Tanzimat’tan itibaren Türk fikir hayatının merkezinde yer almaktadır. Çalışmamızda büyük değişim sürecinin bir bölümü,  Türk tarihinin büyük mütefekkiri, vatan şairi, roman yazarı, muharrir, devlet ve sanat adamı Namık Kemal’in hukuka dair düşünceleri çerçevesinde incelenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81692307-9bcb-415a-9681-dd67e918e7fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Bireyin Onarım Hakkı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta bireyin uluslararası hukukta onarım hakkı ve
kapsamı incelenmektedir. Birey uğradığı zararı ulusal hukuk yoluyla giderebilmektedir.
Ancak zararın giderilmesi her zaman bu yolla mümkün değildir. Böylece birey ulusal
hukukta zararını gideremediği takdirde uluslararası hukuk yoluyla zararının
giderilmesi gündeme gelecektir.  

 Çalışmada bireyin onarım hakkı uluslararası sözleşmeler ve
farklı düzenlemelerle birlikte mahkemeler, komiteler ve komisyon kararları
ışığında ele alınmaktadır. Bu bağlamda uluslararası hukukta zarar giderimi
insan hakları ve insancıl hukuk olmak üzere iki farklı şekilde değerlendirilmektedir.
İnsan hakları sisteminde, bölgesel ve evrensel düzenlemeler çerçevesinde
bireyin onarım hakkına değinilmektedir. İnsancıl hukuk açısından ise 1907 IV
No.lu Lahey Sözleşmesi ile 1977 Ek Protokol I, Ulusal Hukuk, Talep
Komisyonları, Uluslararası Ceza Mahkemeleri ile BM Uluslararası İnsan Hakları
Hukukunun Ağır İhlalleri ve Uluslararası İnsancıl Hukukun Ciddi İhlalleri
Mağdurlarının Çözüm ve Onarım Hakkına Dair Temel İlkeler ve Esaslar kapsamında değerlendirme
yapılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0415daad-981c-4f0b-84b6-49521939af50.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve Ortadoğu</image:title>
            <image:caption>Devletleri, ülkeleri, toplumları ve hukuka dayanan kamu düzenlerini inceleyen bir bilim dalı olarak kamu hukuku alanında çalışan bir bilimadamının uzmanlık yaklaşımları doğrultusunda hazırlanan bu kitap, içinde bulunduğumuz dönemin ana sorunu olan hegemonya kavga ve çekişmelerinin perde arkasında yatan siyasal manevra ve komploların açıklığa kavuşturulması açısından yararlı bir açılım getirmekte, bir ülke olarak Türkiye ile bir bölge olarak Ortadoğu’nun aynı bölgede bulunmaktan ileri gelen konumları, içinden çıkılamayacak derecede karışık bir durum yaratırken, merkezi alanda ortaya çıkan kördüğümün çözülmesi için, bu kitapta olduğu gibi yeni bakış açılarının ve egemen güçler tarafından engellenen farklı yönlerdeki aykırı görüşlerin sağlıklı bir biçimde bölge halklarına anlatılması gerekmektedir.Türkiye ve Ortadoğu ismini taşıyan bu kitap, halk kitlelerinden saklanmak istenen gerçek durumları dile getirerek, dünyanın ortasında hazırlanan cihan savaşı senaryolarının önlenmesi için evrensel barışa gidebilecek bir bölge barışının tesisi hedefi doğrultusunda hazırlanmıştır. Bu aşamada Türkiye varlığını koruyabilmek için “yurtta” ve “dünyada” barış ilkesinin yanına kesinlikle “bölgede” ibaresini de eklemek zorundadır. Ancak o zaman Türkiye ve Ortadoğu için yeni bir gelecek sağlanabilecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalabilmesi için Türk halkı Ortadoğu halkları ile yakınlaşarak ve bir dayanışma düzeni oluşturarak her türlü terör ve savaş senaryolarına karşı çıkmak zorundadır. Gelinen noktada barış sağlanırsa yeni bir düzen kurulabilir, terör ve savaş devam ederse şu an var olan devletler dünya sahnesinden silinecek ve haritalar savaş sonrasındaki güç dengelerine göre yeniden çizilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da2ba6a-7d9d-4eab-93a3-7cf17a84f356.jpg</image:loc>
            <image:title>Müsned</image:title>
            <image:caption>İslam’da Kur’an-Kerîm’den sonra ikinci temel kaynak Hz. Peygamberin (as) hadisleridir. Hz. Peygamber’in (as) sözlerini ihtiva eden Müsned türü yeni bir kaynak daha ilk defa Türkçe’ye tercüme edildi. Rebi’ b. Habîb’in el-Camiu’s-Sahîh adıyla bilinen Müsned’i, hicri ikinci asırdan günümüze ulaşan en nadide kaynaklardan birisi olarak kabul edilmektedir. Rebi’ b. Habîb tarafından tedvin edilen Müsned adlı hadis mecmuası, bazı özellikleri ile dikkat çekmektedir: Hadislerin isnat zinciri sülasidir (üç ravilidir). Hadislerin isnadında kopukluk olmadığından isnadı altın zincire benzetilmiştir. Hadislerin ravileri güvenilir, hıfz, zabt, emanet, ve doğruluk bakımından en güçlü kimselerdir. Ayrıca eserde yer alan hadisler sahih isnatlı hadisler olarak değerlendirilmektedir.Müsned’in Türkçe’ye tercüme edilmesini önemli bir kazanım olarak değerlendiren uzmanlar, eserin, akademik çalışmalara zenginlik katması yanında okuyuculara da Hz. Peygamber’in (as) güzel sözlerini başka bir kaynaktan okuma imkânı sunacağını ileri sürmektedirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3484457-84e1-4e9f-8936-e21efc212cee.jpg</image:loc>
            <image:title>Resail Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Resâil tabiunun büyük alimlerinden İmam Câbir b. Zeyd tarafından yazılan on sekiz mektuptan oluşmaktadır. İmam Câbir b. Zeyd, hicri 22 yılında Umman’da doğmuş 93 yılında Basra’da vefat etmiştir. Tabiınun büyük âlimlerinden olup Hasan Basri’nin çağdaşıdır. Bedir ehlinden yetmiş sahabe ile görüşmüştür. İbn Abbas ve İbn. Ömer başta olmak üzere çok sayıda sahabeden ders almıştır. Hazreti Ayşe (r.anha) annemizle görüşmüş Cemel savaşında Hazreti Ali’ye karşı savaştığı için hata yaptığını söylemiştir. Bu nedenle Hz Aişe’yi tövbeye davet etmiştir. Resâil İmam Cabir’e ait on sekiz mektuptan oluşmaktadır. İmam Cabir b. Zeyd, İdareyi kılıç zoru ile ele geçirdikleri için Emeviler’in imametini meşru görmemiştir. Ancak müslümanların birbirlerine kılıç çekmelerini hiçbir zaman uygun görmemiştir. Muhalif tavrı nedeniyle kendisi ve taraftarları sürgünlere gönderilmiş baskılara maruz kalmışlardır. Kitapta yer alan mektuplar onun taraftarları ile yaptığı bazı gizli yazışmaları ihtiva etmektedir. İbâzî fıkhını ve zihniyetini anlama bakımından bu mektuplar ve mektuplarda yer alan İmam Câbir’in görüşleri son derece önemli bilgileri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0682d9-2ed0-4c3d-94a7-dbadf1c5a698.jpg</image:loc>
            <image:title>İbaza Tarihi</image:title>
            <image:caption>Seçilmiş Mücevherler anlamına gelen bu eserin orijinal ismi el-Cevâhiru’ll-Münteka’dır. Cevâhir, hicri V. Asır İbâzi alimlerinden Berradî’ye aittir. Berradi, İslam tarihinin erken döneminde meydana gelen hadiseler hakkında İbâzi görüşleri oldukça berrak bir şekilde aktarmaktadır. Fırkaların görüşlerini kendi kaynaklarından öğrenmek hakikate ulaşmak açısından oldukça önemlidir. İslam fırkaları arasında yersiz düşmanlıkların bir nedeni de fırkaların birbirlerini kendi kaynaklarından tanımak yerine düşmanları tarafından yazılan kaynaklardan tanımış olmalarıdır. Fırka mensupları tarafından yazılan kaynakların tarafgir olması nasıl mümkünse muhalifler tarafından verilen bilgilerin de her zaman doğru olmayacağı bir gerçektir. Bu durumda gerçeğin peşinde olan okuyuculara ve araştırmacılara düşen sorumluluk mukayeseli okumalar yapmaktır. Okuyucu İbâzilik hakkında verilen bilgileri ilk defa bu eserle test etme imkanı bulacaktır. Özellikle İbâzilerin dört halife hakkındaki görüşleri, sahabeye bakışları ve iç savaşlardaki konumlarını birinci el kaynaktan okuyacaktır. Berrâdi, Hz. Peygamber (as) dönemini muhtasar bir şekilde özetledikten sonra dört halife dönemi ve o süreçte meydana gelen dahili çatışmalara değinmekte sonrasında İbâzîler’in bu olaylardaki yerini ortaya koymaktadır. Akabinde biyografik bir seçki ile eserini tamamlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80eec54d-601c-40e5-8edb-43108abc9517.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Fıkhi (Kitabu&apos;l-Vad&apos;Muhtasar Fi&apos;l-Usül Ve&apos;l-Fıkıh)</image:title>
            <image:caption>Cenâvünî’nin hemen bütün eserlerinde görülen, döneminin insanının ihtiyaçlarını karşılama gayesine yönelik bir ihtisar ve îcâz özelliği bu eserinde de söz konusudur. Esasen, eserin ilk kısmının akaide ilişkin olmasının yanı sıra, her bölümün başına terğib ve terhib hadisleri koyması, eserin bir fetva kitabı olmanın ötesinde evleviyetli olarak iyi kurgulanmış, itikat, ibadet ve –kısmen de olsa- ahlâkı ihtiva eden bir ilmihâl hüviyetinde olduğunun göstergesidir. Daha önce başlangıç seviyesinde “el kitapları” ortaya koyma amacıyla telifine başlanan, ancak sonuçta hacimli ve teknik eserlere dönüşen mecmuaların hedefini bu anlamda Cenâvünî’nin gerçekleştirdiği söylenebilecektir. Cenâvünî’nin Kitâbü’l-Vaz‘’ı, söz konusu eserler gibi sadece fıkhî meselelere hasredilmeyip, önemli ve etkili bir itikat bölümü ihtiva etmesiyle yine onlardan ayrışır. Bir diğer mümeyyiz vasfı da mezkûr eserler farklı âlimlerin kolektif bir ürünü iken, Kitâbü’l-Vaz‘’ın tek müellifin elinden çıkmış olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bcf676c-399b-4972-a9b3-e6be3b657a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Mezhebinde İletişimsel Düşünce</image:title>
            <image:caption>Mezhebin kurucusu Cabir b. Zeyd’in karakteri, İbâzî mezhebi ile diğer sünnî mezhepler (Hanefî, Malikî, Şafiî, Hanbelî) arasında bir bağlantı ve benzerlik noktasını temsil etti. Bunun iki önemli nedeni vardır. Bunlardan birincisi şudur: İbâzî mezhebi, Kur&apos;ân ile Sünnet esaslarına ve hoşgörüye dayalı olarak kurulmuştur. Öte yandan usûl (temel ve küllî meseleler) ve furû’ (temelin uzantısı/dalı olan cüzî meseleler) gibi meselelerin çoğunda diğer ehl-i sünnet mezhepleriyle uyum halindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff9f581f-d207-41bc-ae3f-834ce5dade13.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kaynaklarından İbaziyye</image:title>
            <image:caption>İbâziyye İslam tarihinin erken döneminde cereyan eden siyasi olaylarda önemli rol üstlenmesine rağmen gerek ülkemizde gerekse diğer İslam ülkelerinde gerekli akademik ilgiye mazhar olamamıştır. Ülkemizde yapılan İbâzilik çalışmalarına bakıldığında onun klasik mezhepler tarihi kaynaklarında olduğu gibi Havâric’in bir alt fırkası bağlamında ele alındığı görülecektir. Temelde Haricîliği merkeze alan bu çalışmalarda İbazilik küçük bir ayrıntı olarak ele alındığından fırkanın özgün dini-siyasi görüşleri ve İslam tarihinde oynağı tarihi rol yeterince açıklığa kavuşturulamamıştır. İbazilik adına söylenebilecek bir diğer olumsuz yaklaşım da fırkanın kendi kaynakları yerine daha çok muhalif kaynaklar üzerinden anlatılmasıdır. Muhalif kaynakların İbâziyye fırkasını Havâric ile özdeş kılan yaklaşımlarının fırka hakkında son derece olumsuz düşüncelerin gelişmesine neden olduğu söylenebilir. Bu çalışma İbazi kaynaklar temel alınarak hazırlanmıştır. Okuyucu İbâziliği kendi özgün kaynaklarında okuma imkanı bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65bc8ccc-0b90-4411-880b-23bae4a68697.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazilik Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Mezhepler, en öz anlamda “din anlayışındaki farklılıkların kurumsallaşması sonucu ortaya çıkan beşeri yapılar” olarak tarif edildiğinde mezheplerin din ile özdeş yapılar olmadığı, beşerî olduğu, oluşumunu tamamladığı süreçle ve sosyal yapı ile yoğun bir etkileşim içerisinde olduğu anlaşılacaktır. İslam tarihi tetkik edildiğinde mezhepleri, herhangi bir dinin anlaşılma biçimleri olarak ele almak yerine onu din ile özdeş kılan yaklaşımların ilgili din mensupları arasındaki sosyal barışı bozmaktan ve aynı din çatısı altında birleşen insanlar arasında tefrika ve tenafür oluşturmaktan öte başka bir etki yapmadıklarını söyleyebiliriz. Mezhep, insanlık tarihinin bir gerçeğidir ve sadece İslam dinine has bir olgu değildir. Gerek ilahî gerekse beşerî her düşüncenin, ikinci ve üçüncü şahıslara ulaştığı andan itibaren yeni bir yoruma ve yeni bir tanımlamaya maruz kalması kaçınılmazdır. Din ile ilgili yapılan ve benimsenen yeni yorumlar aynı zamanda o dinin ulaştığı topluluk içerisinde tutunmasına vesile olur. İbâzilik İslam düşünce tarihinde kurumsallaşan ilk fırkalardan birisidir. Ancak Ülkemizde İbâzilik hakkında yapılan araştırmalar henüz istenilen seviyeye gelmemiştir. Özellikle İbâziyye’nin Kuzey Afrika boyutuyla ilgili yeni araştırmalara ihtiyaç vardır. Çevirisini yaptığımız Dr. Halîfe en Nâmî tarafından hazırlanan İbâzilik ile ilgili doktora tezinin bu alana ciddi katkılar yapacağı kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a0c506-3a15-4e99-8a9b-c8cc71e5b705.jpg</image:loc>
            <image:title>İstibdat - Ötekileştirilenlerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>İslam aklı olan varlıkları muhatap alır, iradelerine saygı duyar ve onlara seçme hürriyeti tanır. Yine dinimiz İslam’a göre, en üst değer dindir. Öyle olmakla birlikte Allah en üst değer olan dini tercih konusunda insanları özgür bırakarak onların iradelerine zincir vurmamıştır. Bu bağlamda insan hür iradesi ile inanır ya da inanmaz. En üst değer olan dini tercih konusunda özgür bırakılan insanın, dünyevî siyasi tercihlerinde baskıya maruz kalması ve seçme hürriyetinin elinden alınmasını dini bir temele dayandırılmamaz. Nübüvvet sonrası sahabe, ilk siyasi deneyiminde halkın iradesini dikkate almıştır. Özellikle ilk dört halife kendi dönemlerinin imkanları içerisinde siyasi sorumluluk yüklenmek için halkın onayını şart koşmuşlardır. Bununla da yetinmeyip halife olmaları sebebiyle hatasız, kusursuz insanlar olduklarını asla iddia etmemişler, hataya açık varlıklar olduklarını izhar ederek yönetimde halktan yardım istemişlerdir. Hz. Ebu Bekir halkın onayını aldıktan sonra teşekkür konuşması yapmak için kürsüye çıktığında hata yaparsam beni uyarın ve bana nasihat edin diyerek halktan yardım talep etmiştir. Ancak daha sonra ümmetin liderliğini kılıçla ele geçirenler halktan onay almak bir yana “Allah’tan kork” diyenlerin bile kafalarının omuzlarda kalmasına izin vermemişlerdir. Ümmetin hayatında görülen bu geriye gidişe karşı çakanlar, akla hayale gelmeyen baskılara maruz kalmışlardır. Yazar, ötekileştirilen bir topluluğun hazin hikayesini anlatırken; onların penceresinden alternatif bir tarih algısını da ortaya koymaktadır. Okuyucu bu eseri bitirdiğinde, adım adım ümmetin siyasi bilincinin nasıl yok edildiğini müşahede etmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e56ce7-23ae-4135-9bb8-7f5df5921a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Durmuş Hocaoğlu ve Modernleşme</image:title>
            <image:caption>Durmuş
Hocaoğlu mühendis bakış açısına ve felsefî birikime sahip çok yönlü bir aydındır.
İki asırdan beri Türk düşünce hayatında güncelliğini koruyan, bütün sorunların
gelip düğümlendiği modernleşmeye dair ayrıntılı tespit ve teklifleri vardır. Hocaoğlu
modernleşmenin tarihsel seyrini ve bu alandaki zengin düşünsel birikimi
değerlendirerek sistemli bir yöntem sunar. Batılılaşma, laiklik, dünyevileşme
gibi kavramlara getirdiği açıklamalarda yönteminin çarpıcı özgünlüğünü de net
bir şekilde görmek mümkün. 

Bu
kitapta Durmuş Hocaoğlu’nun modernleşmeye dair görüşleri yorumlanıyor.
Modernleşmenin Batı’daki anlamı nedir? Türkiye’de nasıl bir biçim almıştır?
Türkiye için hedeflerimiz ne yönde olmalıdır? Hocaoğlu tüm bu sorulara cevap
ararken felsefeyle aramızdaki mesafeyi de sorgulatıyor. Zihin açıcı ve yol
gösterici fikirleriyle modernleşmenin çetrefilli doğasına ışık tutan Durmuş
Hocaoğlu, geçmişin muhasebesini yapıp geleceği inşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d222b130-921c-4a7b-be24-7a160142103f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasal Demokrasilerde Görev Süresi Sınırlaması</image:title>
            <image:caption>Bu kitap içerisinde kamusal makamlarda seçilmişlerin ve atanmışların ne kadar süre ile görevde kalmaları ve tekrar seçilebilme / atanabilme hakkına sahip olup olmamaları konusu incelenmektedir. En başta devlet ya da hükümet başkanlarının ne kadar süre ile ve kaç dönem görev yapabilecekleri hususu önem taşır. Bu konu literatürde yaygın olarak “dönem sınırlaması” olarak bilinir. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında görev süresi sınırlaması siyasi parti başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, yüksek mahkemelerin başkan ve üyelerinin vs. görev sürelerinin anayasal kurallar ile düzenlenmesini kapsar. Günümüzde görev süresinin sınırlandırılması uygulaması demokrasinin temel unsurlarından biri olan “sınırlı devlet&quot; anlayışının gereği olarak giderek artan bir şekilde kabul görmekte, sivil toplum ve kamuoyu desteği artmakta ve dünya genelinde yaygınlaşmaktadır. Özellikle 1990’lı yılların başlarından itibaren dünyada demokratikleşme trendinde geriye doğru bir eğilim olması bu talebi artırmıştır. Dünyada siyasi rejimler haritasında renkler değişmiştir. Liberal demokrasilerin anayasal hukuk devleti ilkelerinden (kuvvetler ayrılığı, bağımsızlık, şeffaflık, hesap verme sorumluluğu vs.) uzaklaşması neticesinde dünyanın bir çok bölgesinde seçime dayalı patolojik demokrasi eğilimleri hız kazanmıştır. Demokrasilerin ilk aşamada “anokrasi”ye (ılımlı otokrasi) ve daha sonra da seçime dayalı katı bir otoriterleşme (otokratik demokrasi) sürecine doğru evrilmesi görev süresi sınırlamasını demokrasinin ana gündem maddelerinden biri haline getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0784174a-f9b1-4fa7-8318-39864ce7c379.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Doğa Bilimleri</image:title>
            <image:caption>İktisadın yakın komşusu olan sosyal ve beşeri bilimler (siyaset bilimi, hukuk, sosyoloji, psikoloji vs.) ile yakın iletişim ve etkileşimi çok verimli birçok yeni araştırma programının doğmasına fırsat vermiştir. Hukuk ve iktisat, kurumsal iktisat, kamu tercihi, anayasal iktisat, davranışsal iktisat bunlar arasında sayılabilir. Ancak iktisat öylesine emperyal bir bilim dalıdır ki, sosyal bilimlerin tüm alanlarına yayılmakla kalmamış, genişlemeci eğilimini doğa bilimlerinin birçok alanına kadar sürdürmüştür. İktisadın öncü isimlerinin bir kısmı bundan memnun, diğer bir kısmı ise bu iktisat emperyalizminden hoşnut değildir. Alfred Marshall iktisatçının Mekke’si biyolojidir derken, diğer tarafta aşırı matematiksel formalizme karşı çıkarak “matematiği yak-at” der. İktisatta formalizm akımının en güçlü savunucularının başında gelen Paul Samuelson ise Marshall’ın aksine matematiksel iktisadı tahta çıkarırken biyoloji ve fizik gibi alanlara iktisatçıların dâhil olmasını eleştirir. Samuelson, “pür iktisat teorisi her açıdan matematiksel fiziğe benzeyen bir bilimdir” diyen Léon Walras’a karşı “fiziğin kavramları ile ekonominin kavramları arasında zoraki paralellikler kurmaya çalışan bir iktisatçı veya emekli bir mühendise sahip olmaktan daha acıklı bir şey yoktur” diyerek mekanik iktisatçıları alaya alır. Bazı ciddi itiraz ve tartışmalara rağmen bugün biyolojik iktisat, evrimsel iktisat, deneysel iktisat, mekanik iktisat, ekonofizik, biyofizik iktisadı, kompleksite iktisadı, kompütasyonel iktisat, termo-iktisat, moleküler genetik iktisadı, geno-iktisat, nöro-iktisat ve daha birçok araştırma alanı doğa bilimleri ile iktisadın karşılıklı ilişki ve etkileşiminden doğan yeni araştırma programları olarak gelişimlerini sürdürmektedirler.Acaba adeta matematiksel formalizmin esareti altında yaşayan iktisadın sosyal ve beşeri bilimlerin ötesine geçerek doğa bilimlerinin sınırlarına girmesi ne ölçüde doğrudur, ne yarar sağlar, neye hizmet eder?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1917f9f8-591e-4826-9b41-25714ef5f0a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Kuşak Tek Yol Projesi’nin Kazakistan ve Özbekistan Dış Politikasındaki Yeri</image:title>
            <image:caption>Tek Kuşak Tek Yol Projesi, Çin
tarafından tüm dünyaya tanıtılmış, yüzyılın en büyük ekonomik projesi olarak
kabul görmektedir. Proje ekonomik yönü kadar uluslararası dengeleri
değiştirecek, Rusya’nın Avrasya bölgesindeki hakim görülen gücünü yeniden
sorgulatacak ve Orta Asya devletlerinin ekonomik ve uluslararası ilişkiler
açısından yeni dönemlere girmeye başlamasına sebep olacak global bir proje
olarak karşımıza çıkmaktadır. Çin devlet başkanı Xi Jinping’in projeyi, Kazakistan’a
gerçekleştirmiş olduğu bir ziyaret esnasında dünyaya deklare etmiş olması,
Kazakistan’ın proje açısından ehemmiyeti yüksek bir ülke olarak değerlendirildiğini
göstermektedir. Çünkü Kazakistan, Orta Asya bölgesinde var olan en güçlü
devletlerden biri olmakla birlikte aynı zamanda Çin’in, Avrupa’ya bağlanmasında
stratejik güzergâhlar üzerinde yer alan bir devlettir. Özbekistan ise Orta Asya
bölgesinde zengin yer altı kaynaklarını ve Fergana Vadisi gibi stratejik bir
bölgeyi elinde bulunduran bölgenin bir diğer güçlü ülkesidir. Proje kapsamında
değerlendirildiğinde ise Özbekistan, Çin açısından hem gelişen sanayisi için
önemli bir enerji kaynağı olarak hem de ticaretini güvenli bir şekilde
sağlayabilmesi ve Avrupa’ya ulaştırabilmesi için stratejik açıdan önemli bir
ülke konumunda yer almaktadır. 

 Okuyucu bu eserde Tek Kuşak Tek Yol
Projesi’ni tüm yönleri ile birlikte neoliberalizm ve güç teorileri üzerinden bir
değerlendirmesini aynı zamanda Kazakistan ve Özbekistan’ın bağımsızlıklarından
günümüze kadar geçen süre zarfında küresel ve bölgesel güçlerle ilişkilerini
ayrıntıları ile bulacaktır. Daha sonra ise Orta Asya’nın iki yükselen devleti
Kazakistan ve Özbekistan’ın Avrasya bölgesinde hangi eksen üzerinden
ilerlediklerine dair geniş perspektiften bilgiler edinecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b6f449d-513a-4cf4-b5fe-167e457ff3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakimlik ve Tüm Kurum Sınavları İçin İdare Hukuku Konu Anlatımlı ve Çözümlü Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>İdare hukukuna ilişkin konuların tamamını tek bir kitapta toplamak almak elbette ki kolay değil. Söz konusu zorluğun farkında olarak mümkün olduğu kadar çok konuyu ayrıntıya girmeden ele almaya- çalıştık. Bununla birlikte konuların daha iyi anlaşılabilmesi için tablo ve şemalardan yararlanılmış, önemli kısımların altı çizilmiş ve koyulaştırılmıştır. Bazı özel yasaların özetleri de ilgili bölümlere eklenmiştir. Hâkimlik, kaymakamlık, KPSS, Bakanlıkların uzman ve müfettiş yardımcılığı, Sayıştay denetçi yardımcılığı ve diğer kurum sınavlarına yönelik olarak hazırlanan bu kitapta tamamı çözümlü 310 soru bulunmaktadır. Bölüm sonunda yer alan çözümlü sorular ile bilginin pekiştirilmesi ve konuların tekrarı amaçlanmıştır. Hemen hemen her konuda örnek soru bulunmaktadır. Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle değişen mevzuat yenilikleri ve en son güncel değişikliklerde kitapta yer almaktadır. Dikkatli ve özenli bir şekilde konuları inceleyip soruları çözdüğünüz takdirde kitabın sınavlarda yararı olacağına inanıyoruz. Sınavlarda başarılar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5532bec7-ef91-40af-9144-8c8cf8b4624c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karar Yanlılıkları Teorileri Kapsamında Lisans Öğrencilerinin Belirsizlik Altında Karar Verme Süreçleri</image:title>
            <image:caption>Anaakım iktisadın rasyonel
birey tanımlamasına göre bireyin, karşı karşıya kalmış olduğu tüm
alternatifleri ve bu alternatiflerin sonuçlarını bildiği, belirsizlik altında
karar verirken tüm olasılıkları hesapladığı, tam bilgiye sahip olduğu ve
böylece her zaman kendisi için en ideal kararı alabileceği iddia edilmektedir. Ancak
davranışsal iktisat, anaakımın bu varsayımlarının gerçek yaşamda karşılığının
olmadığını ve bireylerin karar verme süreçlerinde bilişsel yanlılıklarla
hareket ettiğini, birçok sistematik hataya düştüğünü ve çoğu zaman sezgisel
davrandığını ortaya koymaktadır. Çünkü bireyler esasında sınırlı zihinsel
kapasiteye, sınırlı zamana, sınırlı iradeye ve sınırlı yeteneklere sahip olan
varlıklardır. Ekonomik, çevresel, fiziksel, sosyal ve daha birçok alana etki
eden eğitimin ise bireyin hayatında oldukça uzun vadeli, karmaşık ve önemli bir
konu olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bireylerin eğitim kararlarının, karar
verme süreçlerinde karşılaştıkları belirsizliklerin, sahip oldukları yanlılıkların
incelenmesi ve kendisine fayda sağlamayan hiçbir seçeneği tercih etmeyen birey
eğitim kararında rasyonel midir? sorusu ayrıca önem kazanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84439424-9b9d-44a9-924a-429727e76b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihinde Salgınlar ve Afetler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, birkaç açıdan tarihçilerin alışkanlıklarını bozuyor. Bir tarih anlatısı bugüne ulaşabilmeli bugünü dönüştürebilmelidir. Fakat bu denli bir etki gücü, sosyo-politik saiklerle tarihin kötüye kullanıldığı örneklerin dışında fazla görülmez. Tarihin, pek çoklarının düşündüğünün ve inanmak istediğinin tersine, bugünü belirleyen değişkenlerden “yalnızca biri” olması, tarih metinlerinin sözü edilen durumunu açıklayabilir. Şu an elinizde tuttuğunuz eser, işte bu noktada farklılaşıyor. O, geçmişte belirlenmiş bir dönemdeki bir bilinmezden yola çıkmıyor. Şaşırtıcı bir cesaretle, bugünden yola çıkıyor. Üstelik bugünü hani neredeyse bütünüyle belirleyen yakıcı bir sorundan yola çıkıyor. Bugünü bütünüyle belirleyen bir değişkenin tarihsel boyutlarını, benzer değişkenlerin geçmişte gösterdikleri belirleyici gücün derecesini ve elbette insanoğlunun bu değişken karşısında sergilediği kudret ya da acziyetin nedenlerini, sonuçlarını ve boyutlarını araştırmak, önemli bir fark yaratıyor. Esasında yukarıda “bugünden yola çıkmak” olarak adlandırılan tutum, tam olarak budur.
Eserin bir diğer farkı, seçtiği “özne” ile ilgili. Geçmişte olup bitenlerin gerçek “öznesinin” kim ya da ne olduğu sorununa yaklaşım, zaman içinde değişiklik gösterir. Fakat tarihçiler birkaç yüzyıldır, geçmişte olup biten her şeyi insan aklına ve onun etki gücüne sığdırmaya çalışıyorlar. Bu yönelimde belli ölçüde haklılar, çünkü insan hem dünyayı ve hem kendini en fazla dönüştürebilen canlı türü. Bu dönüşümün öznesi de elbette yine insan.
Dolayısıyla geçmişe ilişkin anlatıların öznesinin insan olması oldukça normal. Ancak, bu muhakemede gözden kaçan husus, insanı belirleyen yegâne şeyin sadece “insan” olmadığı gerçeği. Bugün görüyoruz ki, virüsler bile, insanın gerçekliği üzerinde insanın kendisi kadar belirleyici olabiliyor. İnsan, kendi dışındaki bu zorlayıcıların etkisiyle kendini dönüştürmeye çalışıyor ise, dönüşümün öznesi, insan kadar o zorlayıcıdır da. Elinizdeki eser, bu zorlayıcıları “salgın” ve “afet” olarak iki kategoriye ayırıyor ve onları tastamam birer “özne” olarak kabul ediyor. Tarihi biraz da, insanın dışındaki “öznelerle”, esas “özne” olan insanın etkileşimi olarak görüyor.
Kısaca değinilen bu iki farklılığın, elinizde tuttuğunuz bu eser üzerinde çalışırken, bugüne, geçmişe, insan olarak kendinize ve sizi belirleyen diğer “öznelere” bakışınızı değiştireceğini umuyor ve iyi okumalar diliyorum.
Prof. Dr. Hüseyin KÖKSAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612107f2-767d-499c-9f6d-3929c6c4a6fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Zeyrek Armağanı</image:title>
            <image:caption>Bir toplumdaki millî aydınlar;
toplumunu, ülkesini ayakta tutan, aydınlatan, vatanına hizmet eden insanlardır.
İyi eğitim almış, gerçeklerin herkesçe bilinmesi için canla başla hareket eden
bu insanlar, halkın içinden çıkıp birikimlerini ve deneyimlerini halkın
aydınlanması için kullanırlar. Bugün ebediyete intikal etmiş olan bu aydın
kişilerin adları sayılamayacak kadar çoktur. Ancak bu insanların adlarını ve mücadelelerini
yaşatarak genç kuşaklara tanıtmak da şimdiki aydınların borcudur. 

En temel insan hakları
ihlallerine maruz kalan Ahıska Türklerinin yolunu aydınlatan, bu toplumun sesi
olan, vatana dönme konusunda öncülük yapan yakın zamanda ebediyete uğurladığımız
aydın kişilerden biri de Yunus Zeyrek’tir. Ahıska Davası’nın Türkiye kamuoyunca
bilinmesi ve kabul edilmesinde en büyük desteği veren bir yazar ve şair olan,
aynı zamanda edebiyat, tarih ve kültür konularında sadece Ahıska Türklerine
değil bütün Kafkasya ve Türkistan’daki Türk ve Müslüman halkların dertleriyle tasalanan,
onlar için hayatı boyunca kalem oynatan bu Türk aydınını gelecek kuşaklara bir armağanla
tanıtmanın yerinde bir karar olduğuna kalbimizle inandık. Bu eser de, Türk
tarihinde yerini alan Yunus Zeyrek’in gelecekte fikirlerinin ve emeklerinin tam
olarak anlaşılması için mütevazı bir katkı olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd574c7f-2e11-4255-a680-d921cb71f18e.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneyimsel Kalite Fiyat Adaleti ve Deneyimsel Değer Arasındaki İlişkilerin İncelenmesine Yönelik Bir Çalışma</image:title>
            <image:caption>Felsefe, psikoloji, tüketici
davranışları ve pazarlama gibi birçok alanda kullanılan deneyim kavramı, artan
rekabet ortamında göz önünde bulundurulması gereken bir konu haline gelmiştir.
Tüketiciler, ürünleri sadece fonksiyonel faydaları bakımından değil, duygusal
boyutlar açısından da değerlendirmektedir. Başka bir ifade ile, üründen
sağlanacak yarar, sadece ürünün kendisine değil, müşterinin satın alma öncesi
ve sonrasını kapsayan süreçte elde edeceği deneyimlerine de bağlıdır.  Tüketiciler tarafından yaşanılan
deneyimin bütüncül bir değerlendirmesini yansıtan deneyimsel kalite, ürün veya
hizmetlerin kullanılması sonucu ortaya çıkan deneyimsel değer algısının
şekillenmesinde önemli bir role sahiptir. Farklı kalite algıları farklı
değerlendirmelere yol açabilmekte ve yaşanılan deneyime verilen değeri
etkilemektedir.  Bu çalışmada, deneyimsel kalite ve deneyimsel değer
kavramlarını açıklanmakta, bu kavramlar arasındaki ilişki incelenmekte ve fiyat
adaleti kavramının aracılık etkisi ortaya koyulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58b0ca4c-cf28-417d-9c5c-5b00df6f6645.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Sorunlarına İlişkin Egemen Açıklama Biçimleri</image:title>
            <image:caption>Son yüzyılda çevre krizi küresel, dünyayı tehdit eden
ve çözümü zor bir hal almıştır. Bu krizin çözümünde, her ne kadar küresel iş
birliği çerçevesinde modeller oluşturulmaya çalışılsa da birtakım teknolojik
yenilikler veya artan nüfusu önlemeye yönelik uygulamalardan öteye
gidememektedir.  
Çevre, insanın da içinde olduğu canlı ve cansız varlıkların oluşturduğu tüm
unsurların etkileşim halinde bulundukları bir ortam olarak tanımlandığında, bu
ortamda tüm unsurlar bir denge içinde varlıklarını sürdürmesi gerekirken ne
oldu da çevre krizi ortaya çıktı? sorusunun cevabını
çoğu görüşlere göre Sanayi Devrimi ile başlayan ve doğanın ölçüsüz
kullanılmasıyla ortaya çıkan çevre sorunları ile sınırlandırılmaktadır. Küresel
çevre krizinin çözümü için geliştirilen uluslararası politikalarda iktisadi üretim tarzı ve toplumsal ilişkiler göz ardı
edilmektedir. Çoğunlukla oluşturulan bu çevre politikaları egemen iktisadi sistemin rasyonel çıkarları
doğrultusunda egemen olan anlatı çerçevesinde biçimlenmektedir. Ancak, çevre sorunlarının
çözümünde toplumsal, iktisadi, siyasal kökleri tarihsel arka planda ortaya
çıkmasına etken olan olaylar, faaliyetler ve/veya yöntemler gibi neden- sonuç
kapsamında incelenmesi daha çözümleyici olacaktır. Bu kitapta çevre sorunları
ve politikaları tarihsel bir yaklaşımla incelenmiş ve çevre
sorunlarının temelinde yatan sosyo- ekonomik nedenler toplumsal ilişkilerin
tarihsel değişimi dönemler ve ekonomi politik temelinde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4740162-6923-479a-bc3d-3bfad70e7048.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsel Süreç İçinde Çevresel Güvenlik Politikaları</image:title>
            <image:caption>Buzullar eriyor, birçok bölgede kuraklık yaşanıyor, tarım arazileri yok
oluyor, zaten kirlenen su, hava, toprak kirliliği sürekli artıyor, binlerce
varil petrol, plastikler denizleri ve hatta okyanusları kirletiyor, çatışma ve
gerginlik şiddetini artırıyor ve biyolojik ,kimyasal silahlar insan ve doğayı
öldürüyor, salgın hastalıklar milyonlarca can alıyor ve sürekli şekil değiştiriyor,
evlerini zorla terk etmek ve kendine bir yaşam alanı bulmaya çalışan insanlar
“mülteci” olarak aşağılanıp eziyet ediliyor, hayvanların habitatları yok
ediliyor vs….tüm bu yaşananlara tepkisiz kalamayan doğa kendini sınırları aşan
felaketleri ile gösteriyor. 

 Sanki bunların kaynağında yüzyıllardır doğayı sömüren birkaç ülkenin
mihmandarlığındaki iktisadi, siyasi faaliyetler yokmuş gibi, bu sorunları
kendilerine güvenlik tehdidi olarak görüp yine aynı faaliyetler ile aynı
sorunların artmasına neden olmaktadırlar. Çözüm olarak münferit uygulamalar
haricinde koruyucu ve uygulanamayan bir dizi uluslararası zirve ve programların
kararları dünyaya sunulmaktadır. Ancak bu sorunlar çok boyutlu iktisadi ve
sosyal dönüşüm ile çözülebilir ve bir güvenlik tehdidi olarak da güvenlik
politikaları kapsamında geçmiş ve gelecek, neden ve sonuç
bağlamında araştırılarak ve sürdürülebilir sosyal, siyasal, ekonomik hatta
psikolojik stratejiler ile bu tehditlerin güvenlikleştirilmesi sağlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e670fc-8cc1-44f2-9927-57f914e39338.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Ekonomisi ve Akademisyenlerin Mutluluk ve Yaşam Memnuniyetleri Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Mutluluk nedir? sorusu belki de düşünce tarihinin en eski sorularından biridir. Her insan için aslında hayatın temel gayesinin mutluluk olduğu kabul edilir. Bu da birçok bilim dalının ilgisini çekmiş, ilk zamanlardan günümüze kadar mutlu olmanın ve mutluluğu etkileyen faktörlerin neler olduğu hep tartışılagelmiştir. Yüzyıllardan beri açıklanmaya çalışılan mutluluk kavramı zaman içinde psikoloji başta olmak üzere sosyoloji ve toplum bilimleri gibi birçok alanda irdelenmiş ve zamanla “Mutluluk Ekonomisi” başlığı altında iktisat biliminin de tartışma alanları içerisinde yerini almıştır. Bu kapsamda, bu kitap konuya ilgi duyanlar için mutluluk ekonomisine ilişkin temel bilgileri akademisyenler üzerinden örnekleyerek ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae6263d6-8a6b-4d8d-b680-fd3c3d65eb01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahıska Bölgesindeki Gürcülerin Konuştuğu Türk Ağzı</image:title>
            <image:caption>Ahıska, Anadolu Türklüğünün Kafkasya’ya uzanan coğrafî ve demografik bir halkasıdır. Tarihi milattan öncesine dayanan Türklerin kadim bir yerleşim bölgesidir. Bu bölgede iletişim dili olarak kullanılan Türkçe, 1944 yılına kadar ortak dil olma gücünü korumaktaydı. Bu dil, Ahıska Türkleri bu bölgeden sürüldükten sonra da, onlarla bir arada yaşayan ve bu dili onlardan öğrenen Gürcülerin hafızalarında hala orijinal haliyle hatırlanmakta ve konuşulmaktadır. Bu kitap işte o dilden derleme ve ağız özelliklerini inceleme sonucunda ortaya çıkmıştır. Eserdeki metinler, Ahıska’da kalan Türkçe ve Türk kültürünün izlerini yansıtmaktadır. Gürcülerin hafızalarında kalan türküler, mâniler, ninniler, atasözleri vb. bu izlerin birer örneğidir. Ayrıca metinlerde 1944 sürgünü öncesinde Türkler ve Gürcüler arasındaki dostluk ve komşuluk ilişkilerinin yer aldığı gibi “kara gün” hatıraları da yer almaktadır. Bu eser, Anadolu’nun güzelliklerini yansıtan, kadim Türklüğün söz varlığını içeren, günümüzde Dede Korkut’un dilini temsil eden Ahıska Türk ağzı üzerine hazırlanmış bir alan çalışmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41dbca41-620b-4409-ad1e-6a1914fb8702.jpg</image:loc>
            <image:title>NLOGIT İle Temel Ekonometri Örnekler ve Program Kodları</image:title>
            <image:caption>Ekonometri, uygulamalı bilimler alanında kullanılan
metodolojilerin bir bütünüdür. Matematik ve istatistik biliminin yoğun şekilde
kullanıldığı ekonometri, günümüzün vazgeçilmezi haline gelmiş bir bilimdir.
Teorik ekonometrinin, sayısal çözümlemeler ve programlama diliyle harmanlanması
neticesinde gelişen uygulamalı ekonometri, paket programların kullanımını
zorunlu hale getirmiştir. Sosyal bilimler alanında ekonometrik analizlerin
yapılabileceği pek çok paket bilgisayar programı mevcuttur. Bu programların
çoğu, menü yollarına sahipken, bir kısmı sadece komut satırı kullanarak
çalıştırılabilmektedir. Kitap kapsamında ele alınan NLOGIT programı ise, hem
menü yardımıyla hem de komut satırına ilgili kod girişleri yapılarak
kullanılabilmektedir. NLOGIT programının bu kitapta tercih edilmesindeki en
önemli sebep budur.  



 Kitapta, giriş düzeyinde ekonometrik analizlerin NLOGIT
programında uygulamalarına yer verilmiştir. Kitapta her bölüm, ilgili konuya
ait kısa teorik bilgilere sahiptir ve bu bilgilerin akabinde NLOGIT programının
kendi içinde yer alan veriler kullanılarak örnek uygulamalara yer verilmiştir.
Özellikle uygulamalı bilimler alanında çalışan akademisyenlere, öğrencilere ve
tüm ilgililere bu anlamda faydalı olacağı düşünülmektedir. Kitabın bir sonraki
baskısında ileri düzey ekonometrik analizlerin programda uygulanışı ele
alınacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e8c3eb-967b-4b39-a03c-045353327284.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsızlığının 30. Yılında Kırgız Cumhuriyeti: Dış Politika ve Uluslararası İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Kırgızistan&apos;ın dünyadaki politik ve ekonomik gelişimini, dış politikadaki rolünü belirlerken, dış politikasının oluşumunu incelemek önemlidir. Zira küreselleşme bağlamında Kırgızistan&apos;ın istikrarlı bir dış politika geliştirmesi çok zordur. Kırgızistan&apos;daki kalkınma süreci, onunla işbirliği yapan diğer yapılar için de geçerlidir. SSCB’nin yıkılması sonucu uluslararası arenaya çıkmış olan Kırgızistan’ın dünya sistemindeki yerini tespit etmek Uluslararası İlişkiler bilimi açısından son derece önemlidir. Bu eserde bağımsızlığını kazandıktan sonra dünya siyasetinde bağımsız bir siyasi aktör olarak yer almaya çalışan Kırgızistan’ın değişen uluslararası sistemdeki yeri, ülkenin dış politikasını ve uluslararası ilişkilerini inceleyerek tespit edilmeye çalışacaktır. Küreselleşme ve bölgeselleşmenin hızla yaygın duruma gelmiş olduğu günümüzde Kırgızistan’ın 30 yıllık bağımsızlık tecrübesi ve gerçekleştirmekte olduğu dış politikası ve uluslararası ilişkilerinin durumu merak konusudur. Kırgızistan, 30 yıllık bağımsızlık dönemi için hâlihazırda 3 cumhurbaşkanını deviren, toplamda 6 cumhurbaşkanına sahip olmuş, üç devrim yaşayan, iki etnik çatışmayı atlatan ve yine de sağlam kalan nispeten zayıf bir devletin ilginç bir örneğidir. Dış politika iç politikanın devamıdır. Dolayısıyla, Kırgızistan’ın dış politikasının başarılı/sız olduğunu değerlendirirken, ülkeyi yönetenlerin rejimlerini dikkate almamız gerekmektedir. Ülkede cumhurbaşkanı ve etrafındaki yetkililerin kendi çıkarlarını ön planda tuttukları için hem iç politikayı hem de dış politikayı etkilediklerini söylemek mümkündür. Genel olarak kitap, geniş jeopolitik güçlerin ve karmaşık yerel faktörlerin birlikte Kırgız dış politikasının oluşumunda ne kadar büyük bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759797f3-19e5-47a0-8c1d-90549b0b8011.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Dehşet Covid-19’un İşletmeler Üzerindeki Etkileri</image:title>
            <image:caption>Pandemi sürecinde, işletmeler, kriz dönemi koşullarının belirleyici olduğu bir performansa sahip olmuşlardır. Yine, devletlerin aldığı salgını önleyici önlemler, işletmelerin hareket alanını belirlemiştir. Bu hareket alanı içerisinde, krizden çıkmak için en uygun stratejiyi belirleyip uygulayan işletmeler varlıklarını korumuş ve hatta finansal yapılarını güçlendirmişlerdir. İşletmelerin, sınırlı hareket alanı içerisindeki stratejilerinin ne olacağı da sektörlere göre farklılık göstermiştir. Covid 19 pandemi süreci ortaya koymuştur ki, bölgesel ya da küresel salgın hastalıklar işletmeler açısından belirsizliğin bir unsurudur. Pandemi ya da epidemi, strateji belirleme sürecindeki çevre analizlerinin, varlığı ya da olasılığı sorgulanacak ve önlem alınacak temel unsurlarından olmalıdır. Bu kitapta, Covid 19 pandemi sürecinin işletmeler üzerinde yarattığı etkiler ele alınmaktadır. Bu çerçevede, küresel salgının kapsamı, işletmeler üzerindeki etkileri, tarihsel açıdan ve güncel koşullar çerçevesinde değerlendirilmiştir. Salgının, franchising işletmeleri ve film endüstrisi işletmeleri üzerindeki etkileri birer bölüm konusu olmuştur. Yine, pandemi sürecinde değişen iletişim alışkanlıkları; e-ticaret ve veri madenciliği açısından pandemi başlıkları da farklı bölümlerde incelenmiştir. Pandeminin girişicimciliğe etkisi; koronivirüs türleri; pandemiye, İslami finans kapsamında çözüm önerileri de; kitap çalışmasının diğer başlıkları arasındadır. Kitap, salgın hastalıklar konusundaki farkındalığın artmasına katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0309b304-19cb-4182-9a18-f9878ead840a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Türkiye Ekonomisinde İş Çevrimleri</image:title>
            <image:caption>Gelişmekte olan ekonomilerde, tasarrufu ve fonlara erişimi
artırarak büyümeyi ve istikrarı sağlamak amacıyla finansal piyasalar
serbestleştirilmiş ancak, sonuç beklenenin aksine finansal istikrarsızlıkta
artış olmuştur. Dünyanın farklı ülkelerindeki makro iktisadi gelişmelerin eş
anlı hareketlerinin dinamiklerinin kavranması ve diğer ülkelerin makro iktisadi
politikalarının ülke ekonomisindeki göstergelerin değişkenliğinde ne gibi
etkiler yaratacağının anlaşılması, etkili istikrar ve büyüme politikalarının
saptanabilmesi açısından gereklidir. Bu bağlamda Türkiye ekonomisi özelinde
küreselleşme ile iş çevrimlerinin ilişkisinin irdelenmesi hem akademik açıdan
hem de politika yapıcı açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin küreselleşme sürecine hâkim olan iktisadi
istikrarsızlık, Türkiye ekonomisinde iş çevrimlerinin küreselleşme boyutuyla
irdelenmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada Türkiye ekonomisi 1980 yılından
günümüze uzanan neoliberalleşme hareketlerini içerecek biçimde ele alınmakta ve
iş çevrimlerinin değişkenliğinde dış ticaretin ve sermaye akımlarının
serbestleştirilmesi gibi küreselleme sürecinde önem kazanan değişkenlerin etkisi
irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da151134-1f84-4d96-ba6f-3f713766b860.jpg</image:loc>
            <image:title>Meriç, Medeniyet ve Modernite</image:title>
            <image:caption>Türk-İslam kültür ve düşünce
tarihinin önemli düşünürlerinden biri de kuşkusuz 20. yüzyılda yaşamış olan
Cemil Meriç’tir (1916-1987). Meriç, gerek İslam medeniyeti gerekse Batı
modernitesi gerekse de Türk modernitesi üzerine yaptığı derinlemesine ve
karşılaştırmalı analizlerle, geniş ufuklu bir düşünce insanı olarak tarihteki
yerini almıştır. Onun bu konularda tarihi ve sosyolojik bir perspektiften
yapmış olduğu ufuk açıcı çözümlemeler günümüz dünyasına da ışık tutacak
niteliktedir. 

Bu eserde, hakikat arayıcısı bir sosyal
biyografinin düşünsel serüveni ve onun ulaştığı sonuçlar üzerinde durulmuştur.
Başta onun evrensel boyuttaki bakış açısı olmak üzere, öncelikle Türk-İslam
dünyasının tarihi ve güncel problemleri, Batı uygarlığının yapısı ve Türk
modernleşmesine ilişkin görüşleri üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Sonuçta bu
çalışmayla, Meriç’in düşünce dünyası, hem genel olarak sosyal bilim düşününe
hem de Türk okuruna tanıtılmasına/kazandırılmasına bir katkıda bulunmayı
amaçlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ba4ee5f-4cd8-4ec1-930f-4aea15589084.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Bireyselleşme</image:title>
            <image:caption>Dini bireyselleşme veya dinsel bireycilik kavramları hem entelektüel hem de akademik anlamda hala batı literatürü kapsamında değerlendirilmektedir. İslami yazında bu konu hakkında sistematik bir fikir akımı gelişmediği gibi entelektüel bir literatür de tam olarak oluşmadığı –en azından Türkiye için- ileri sürülebilir. Bu kitap İslam’da bireyselleşme olgusunu ele almaktadır. İslam toplumları üzerinden tipolojik bir çalışma yaparak bireyselleşme biçimlerini tespit etmekte, bunu yaparken de teknik malumatın nakledilmesine değil İslam toplumlarında dini bireyselleşmenin özgün koşullarına odaklanmaktadır. Çalışmanın önemi ve özgünlüğü, bir bireyselleşme tipolojisi geliştirmenin yanında son iki yüzyılda İslam toplumunda meydana gelen yenilikçi fikri hareketler olgusuna “bireyselleşme” perspektifinden bakması ve buna postmodern perspektifi de ekleyerek zenginleştirmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ed6fd9d-2072-43cc-8999-42ab7776dd36.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Girişimciliğin Ticari Girişimcilikle İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik, gündelik yaşamda farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Sosyal girişimcilik, ticari girişimciliği destekleyen, giderek onu tamamlayan bir alandır. Bu katkı, toplumsal yapıyı güçlendiren, toplumun değişik kesimlerini birlikte çalışma konusunda motive eden faaliyetlerin bir sonucudur.
Bu kitap, “Sosyal Girişimciliğin Ticari Girişimcilikle İlişkisi ve Bir Model Önerisi”ni içermektedir. Sosyal girişimcilerin ticari girişimcilere olan bakış açısı, onları tanımlama şekli; ticari girişimcilerin de aynı şekilde sosyal girişimcilere bakış açısı ve onları tanımlama şekli araştırılmış, bir model önerisinde bulunulmuştur.
Kitabın ilk bölümünde, girişimcilik kavramı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde, sosyal girişimcilik konusu incelenmiş ve kavram, ticari girişimcilikle karşılaştırılmıştır. Bir yüksek lisans tezinden üretilen bu kitabın üçüncü bölümünde tezin uygulama kısmı aktarılmıştır. Bu eser, kapsamlı, yoğun bir araştırmanın sonucunda oluşturulmuştur. Bu çerçevede, konu ile ilgili ulusal ve uluslararası literatür taranmış, alan araştırması titizlikle yapılmış ve kişilerle yapılan görüşmeler birebir aktarılarak doğru veriler ışığında sonuç almaya odaklanılmıştır. Verinin ayrıntılı analizi ve karşılaştırmalar ile içerik zenginleştirilmiştir.
Literatürde kaynak çeşitliliği; konu ile ilgili yaklaşımların ve yapılan alan araştırması sonucu elde edilen bilgilerin aktarılması ile araştırmacılara, öğrencilere ve uygulamacılara katkı sağlanması bu kitap ile ilgili beklentilerimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0730fa27-4ed6-4f49-b325-acfc92bace03.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekan Tekstilleri - İç Mimarlıkta Tekstil</image:title>
            <image:caption>Tekstiller hem işlevsel hem de
estetik olarak binaları yaşanılır kılan unsurlardır. Mobilyaları insan bedenine
uyumlandırmak, yaşam alanlarının mahremiyetini sağlamak, stil sahibi mekanlar
oluşturmak, binaları görsel olarak manipüle etmek gibi birçok kazanımı sağlayabilmek
için doğru ürünleri seçebilmek gerekir. “Mekân tekstilleri” mimarlık, iç
mimarlık, tekstil tasarımı, tekstil mühendisliği ve tekstil ticareti
alanlarında eğitim alan öğrenciler ve bu alanlarda uzmanlaşmış olan
profesyonellerin tekstiller hakkında ihtiyaç duyabilecekleri tüm bilgileri açık
ve anlaşılır bir dille aktarıyor.  

 Birinci bölümde; tekstil
hammaddeleri, kumaş üretim yöntemleri, bitim işlemleri ve desenlendirme
yöntemleri gibi temel tekstil bilgilerinin mekânsal kullanım koşul ve şartları
doğrultusunda ele alınmıştır. İkinci bölümde mekanla ilişkili kullanım
alanlarına göre kategorize edilen tekstil ürünleri ve özellikleri yer
almaktadır. Üçüncü bölümde; renk, desen, kompozisyon, dekorasyon stilleri, stil
bütünlüğü gibi estetik kavramlar irdelenmiştir. Son bölümde mekân tekstilleri
endüstrisinde iş akışı, satış ve pazarlama süreçleri, inovasyon ve
sürdürülebilirlik konuları aktarılmıştır. Kitap eklerinde; lif özellikleri,
kumaş isimleri, standart ölçüler gibi günlük kullanımda ihtiyaç duyulabilecek
bilgilere yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/800260d0-6487-41b6-9697-7f6105b84b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetten Günümüze Türkiye’nin Temel Ekonomik Gelişmeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Cumhuriyetten günümüze Türkiye’nin temel iktisadi gelişmelerinin özetlenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Kitabın öncelikle ilk kısmında, Cumhuriyetten günümüze Türkiye’nin iktisadi gelişmelerine yer verilmiştir. Kitabın ikinci kısmı ise Türkiye’nin temel makroekonomik sorunlarına ayrılmıştır. Hiç kuşku yok ki, Türkiye’nin; enflasyon, döviz tasarruf açığı, dış borç, gelir dağılımı vb. güncel ekonomik sorunlarının büyük bir kısmı geçmişte başlayan ve günümüze kadar devam eden makroekonomik sorunlardır. Bu çerçevede kitabın ikinci kısmı, Türkiye’nin süregelen güncel iktisadi sorunlarının detaylı bir analizini kapsamıştır. Kitap, Türkiye ekonomisi ile ilgilenen herkes için yararlı bir kaynak olduğu kadar, önlisans ve lisans programlarında Türkiye Ekonomisi dersi için temel ders kitabı olarak okutulabilir. Bunun yanı sıra, öğrencilerin mezuniyet sonrası girdikleri başta Kaymakamlık gibi kurum sınavlarında da referans kaynak olarak rahatlıkla kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff442d5-8736-4b3b-b2f0-3034e391a108.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD&apos;nin Barack Obama Dönemi Suriye Politikası</image:title>
            <image:caption>Tarihler 17 Aralık 2010 yılını gösterdiğinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yer alan ülkelerin bir çoğunda toplumsal hareketler meydana gelmiştir. Bu hareketlerin en kanlı çatışmalara sahne olduğu ülke ise Suriye olmuştur. Arap Baharı adı verilen bu halk ayaklanmalarının devam ettiği dönemde ABD başkanlık koltuğunda Barack Obama bulunmaktaydı. ABD’nin ilk Afroamerikalı başkanı olan Obama, 11 Eylül saldırıları, Afganistan ve Irak’a yapılan müdahaleler ve sonrasında yaşanan 2008 mali krizi gibi gelişmelerin gölgesinde dış politika anlayışını şekillendirmek zorunda kalmıştır. Tüm bu nedenler ABD’nin Barack Obama Dönemi Suriye Politikası’nı incelemeyi önemli kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4337eae-754a-47d9-b903-663218cd5c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölgesel Rekabet Gücünün 1980 - 1999 Zaman Aralığı Analizi</image:title>
            <image:caption>Geleneksel Değişim Analizi, analize konu olan bölgenin imalat sanayindeki firmaları bölgeye çekebilme ve bölgede tutabilme yeteneğini yani rekabet gücünü ölçen bir analizdir. Bu çalışmada da Türkiye genelinde sanayi odaklan kavramı çerçevesinde tespit edilen bölge ayrımında yer alan; geleneksel sanayi odakları, yeni sanayi odakları, çevre iller ve diğer iller kapsamındaki her bir bölgenin bölgesel rekabet gücünü ölçmek amacıyla geleneksel değişim analizi kullanılmıştır. Buna göre onar yıllık dönemler itibariyle 1981-1990 ve 1990-1999 zaman aralıklarını kapsayacak şekilde imalat sanayine yönelik endüstriyel istihdamdaki değişim analizi gerçekleştirilmiştir. Söz konusu analiz neticesinde, ileri sanayi bölgeleri olarak da kabul edilen Geleneksel Sanayi Odaklarının geleneksel endüstrilerini rasyonalize ederken, işgücü yoğun dalların yeni endüstrileşmekte olan yeni sanayi odakları kapsamındaki bölgelere kaymasının yanında, sanayileşmiş bu bölgelerde büyümenin maliyetinde artış gösterdiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu bölgelerde bir taraftan sermaye teknoloji yoluyla işgücünün yerini alma çabası içerisindeyken diğer taraftan da işgücü yoğun faaliyetlerin çevre illere itildiği gözlenen tespitler arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a43b78ae-a737-4653-bf89-bf88c887feb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıkta Kalite ve Mükemmellik Arayışı - Altı Sigma</image:title>
            <image:caption>Kusursuz çalışan bir sistem mükemmellik midir? Yoksa mükemmellik hiç ulaşılamayan bir ütopya mıdır? Şüphesiz işletme bilimi var oldukça araştırmacılar bu sorulara cevap aramaya devam edeceklerdir. Mükemmel bir yaşam, bir insan için belki sadece zorlayıcı ve rahatsız edici bir amaçtır. İnsan hayatında mükemmellik arayışı için çabalamak kaygılara yol açar düşüncesi gibi, ulaşılamaz idealler peşinde koşmak olarak da algılanabilir. Ancak işletmeler için durum farklı, “şu anda iyi bir konumdayız” derken bile bulunduğunuz konumu kaybetme ihtimaliniz çok yüksek, işletmeler için riskler çok fazla ve çok hızlı yayılıyor. Rekabetin bu denli yoğun olduğu bir ortamda hedeflerin güncel ve uygulanabilir olması gerekir. Ulaşılmak istenen hedef gerçekleştikçe, sınırlar kendini yeniler, değişimi ve gelişimi amaç haline getirir. Asla unutmuyoruz, mükemmellik bir çıta değildir, her işletmenin kendi mükemmellik sınırları vardır. İşletmemiz sürekli dönen bir çark gibi ve bizler bu olayın en kusursuz şekilde gerçekleşmesi için çabalayan mükemmeliyetçileriz. Çünkü mükemmeliyetçiler bu yolda son derece motive, başarmaya istekli ve çok çalışmak için can atanlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19baefa4-86ef-4738-aa75-720d34708410.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD - Rusya İlişkilerinde Nükleer Silahsızlanma Adımları</image:title>
            <image:caption>Günümüz uluslararası güvenlik gündeminin temel konularından birini, nükleer silahlar/ nükleer silahlanma konusu oluşturmaktadır. Nükleer silahların kullanılması olasılığına dayalı endişe, 2000’li yılların dünyasında değişen ve çeşitlenen uluslararası güvenlik tehditlerinin oluşturduğu endişeler arasında en üst sıralarda yer almaktadır.
Nükleer silahlar kaynaklı endişeler, 1945’te ilk kez kullanıldıklarından beri dünya için süregelen bir endişe kaynağı olmuşlardır. Bu endişeler beraberinde uluslararası alanda çözüm arayışları da gelmiş, nükleer silahlar/ nükleer silahlanma sorununa çözüm arayışlarında ABD ve Rusya önemli adımlar atmışlardır.
Tarihsel kronolojik bir değerlendirmeyle, “ABD-Rusya İlişkilerinde Nükleer Silahsızlanma Adımları”nı ele alan çalışmada, ABD ve Rusya’nın süreç içinde nükleer silahsızlanma yolunda hangi adımları attıkları, iki ülkenin nükleer silahsızlanmaya karşılıklı yaklaşımları çerçevesinde değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f67a0b93-f239-487d-92c7-a774109f8929.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Rekabette Lojistik Köylerin Önemi</image:title>
            <image:caption>Küresel ticaretin hızla artmasının yanında, küresel üretimin daha fazla paylaşılması, ürünlerin kısalan raf ömürleri ve gittikçe artan küresel rekabet sonucunda lojistik hizmetler, “stratejik rekabet avantajı” sağlamanın önemli bir aracı haline gelmiştir. Küresel ticaret dinamiklerindeki değişimler hem ticaret akımlarının yönünü hem de hacmini belirlemektedir. Bu dinamikler paralelinde küresel çapta yeni lojistik üsler ortaya çıkmakta, dünya ticareti de buna bağlı olarak sürekli artmaktadır. Dünya ticaretindeki dönüşüm ve yeni oluşumların etkisi yoğun bir şekilde lojistik sektörü üzerinde görülmektedir. Hemen hemen bütün sektörlerle bire bir, doğrudan ilişkisi olan lojistik, uluslararası pazarlarda rekabet avantajının elde edilmesinde kilit rol üstlenmektedir. Ürün ve/veya hizmetlerin hedef pazarlara rakiplerden önce daha hızlı ve daha ekonomik biçimde ulaştırılması lojistik faaliyetlerin özünü teşkil etmektedir Günümüzde lojistik köylerin yük taşımacılığı ilgili tüm hizmetlerin en iyi verildiği ve müşterilerin idari, teknik, sosyal ve tüm ihtiyaçlarının karşılandığı alanlar olması nedeniyle bu merkezlerin kurulması zorunlu hale gelmiştir. Lojistik köyler sayesinde lojistiğe dair tüm faaliyetler bir araya getirilerek maliyet, hız, etkinlik, iyileştirme ve sürdürülebilirlik açısından çevresel fayda sağlayan önemli bir rekabet avantajı yakalanmaktadır. Lojistik köy uygulamaları ile bir yandan şehrin yük yoğunlukları bir arada toplanarak şehir içi yük trafiği azaltılırken; diğer yandan yük odaklarının şehrin muhtelif yerlerine yayılarak şehrin bütünlüğünü bozması durumunu ortadan kaldırılmaktadır. Küreselleşmenin etkisi ile ülkeler arasındaki sınırların ortadan kalkması, rekabetin ulusal alandan uluslararası alanlara yayılması ve teknolojide büyük gelişmelerin yaşanması lojistik faaliyetleri ve lojistik sektörünün gelişimini her geçen gün etkilemektedir. Bu kitapta, dünyada ve Türkiye’deki lojistik köyler incelenmiş ve analizleri yapılarak öneriler sunulmuş olup, akademik ve lojistik sektör de kullanılmak amacıyla hazırlanmış. Kitap iki bölümden oluşmaktadır, birinci bölümde genel olarak lojistik kavramı el alınmıştır. İkinci bölümde ise lojistik köy kavramının dünyada ve Türkiye’de deki oluşumları ve özellikleri incelenmiştir. Eserin bilimsel çalışma yapanlara, öğrencilere ve lojistikle ilgilenen tüm kesimlere yaralı olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0841e3ed-984e-404c-8eb6-4bd23d229c2d.jpg</image:loc>
            <image:title>1876 ile 1921 Anayasalarına Egemen Olan İlkeler ve Devlet Fonksiyonları</image:title>
            <image:caption>1876 Anayasası, Osmanlı Devleti’nde başlayan modernleşme hareketinin hukuk alanında vardığı zirvedir. Osmanlı Devleti&apos;nin anayasal yönetiminin temel esaslarını düzenleyen Kanun-u Esasî, Türk Anayasa Hukuku ve de Türk Demokrasisi açısından önemli anayasal ve siyasal temel kavramları milli, üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal varlığına miras bırakan da bir anayasadır. Milli Mücadele&apos;nin ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti&apos;nde, tüm Cumhuriyet dönemi anayasacılık hareketleri sürecinde; milli irade, temsili demokrasi,  ulusal toplum,  beşeri yönetim ve laik devlet sistemi, hukuka bağlı devlet, temel hak ve özgürlükler rejimi, katılımcı siyaset,  kuvvetler ayrılığı,  eşitlik ilkesi,  yargının bağımsızlığı ve yargısal güvenceler gibi, Meşrutiyet döneminin zengin fikir dünyasının tartıştığı ve benimsediği söz konusu bu temel anayasal kavram ve ilkeler; kısmen 1924  Anayasası, tamamen 1961 ve 1982 Anayasalarımızca da kabul edilerek, günümüz Türk anayasal demokratik devlet sisteminin temel esaslarını oluşturmuşlardır.
1921 Anayasası yapımı ve kabul ediliş özellikleri bakımından Türk anayasacılığının en demokratik örneğidir. 1921 Anayasası Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılıp, kabul edilen ilk anayasadır. Olağanüstü zor koşullarda, Milli Mücadele sürerken, Kurtuluş Savaşı sırasında yapılan ve yeni Türk devletinin  temel esaslarını ve yapısını kuran bu anayasal dönem ve 1921 Anayasası; Türkiye’de, “Milli Egemenlik”  ilkesini ilk kez anayasal seviyede ve normatif anlamda düzenleyen anayasadır.1921 Anayasası dönemi Türkiye&apos;de; egemenliğin  kayıtsız şartsız millete ait olduğu, milli, üniter, tam bağımsız yeni Türk devletinin demokratik prensipler ekseninde inşasına başlandığı bir dönemdir. Yeni anayasal sistem, ulusal kurtuluş mücadelesinin hukuki meşruiyet zemininde doğarken; yeni anayasal dönemin temel ilkelerini ve kurumlarını da beraberinde yeni rejime eklemlemiştir. 1921 Anayasası’nın ve 1923 Anayasa değişikliklerinin kurmuş olduğu milli, üniter, millet iradesini her şeyin üstünde kabul eden, merkeziyetçi, demokratik Türk devleti olma olgusu, günümüzün de yadsınamaz ve vazgeçilemez anayasal ve hukuki gerçekliğidir.
 Bu kitapta; Türklerin 19.yüzyılın son çeyreğinde ve 20.yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadıkları anayasal gelişmeler, 1876 ve 1921 Anayasaları özelinde; anayasa hukuku bakış açısıyla akademik olarak anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33575695-cfa9-4130-8f48-870a7f383d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cezaevinin Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Cezaevleri, dışarıdan bakan için bir kapalı kutu gibidir. Peki, izlediğimiz filmler, belgeseller veya okuduğumuz kitaplardan gördüğümüz “kapalı kutular”da neler oluyor? Dışarıdaki bir birey bu kapalı kutuları bir yapıdan, mekândan ibaret görebilirken, kapalı kutunun yüksek duvarlarının ötesinde neler yaşanıyor? İçeride veya dışarıda olmak, mahkûm ya da hür olmak arasındaki ince çizgide bu mekânların önemi nedir? Bu sorular ve daha fazlası; infaz koruma memurları, cezaevine girip çıkmış hükümlüler, cezaevi deneyimi olmayanlar ve sadece polis nezarethanesinde kalmış bireylerle yüz yüze gerçekleştirilen derinlikli mülakatlardan elde edilen veriler ışığında açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temsil mekânları ise “Karaman M Tipi Kapalı Cezaevi” ile “Karaman Açık Ceza İnfaz Kurumu” olarak seçilmiştir.
İnsan hayatının kritik bir dönemini ve toplumsal hayatın incelenmeye değer bir boyutunu teşkil eden kapatılma olgusu ve cezaevi mekânı, sosyolojik araştırma pratiğinde hassas bir eşikte yer almaktadır. Herhangi bir ötekileştirmeye maruz bırakmadan, meseleyi her odaktan görebilmek ve hakkıyla anlatabilmek hiç kolay değildir. Bu çalışmada söz konusu hassasiyetler gözetilmiş, sosyal bilim penceresinden mesele ciddiyetle ele alınmış ve pek çok yeni veriye ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41249f05-5a1c-4311-8dad-6e85560eb7a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Fıkhı</image:title>
            <image:caption>İbâziyye mezhebi İslâm Tarihinde ortaya çıkan ilk fıkhî mezheptir. Bu denli köklü bir geçmişe sahip olmasına rağmen Hâricîlik gölgesinde kalmış olup fıkhî yönü ihmal edilmiştir. Bununla birlikte mezhebin önemini arttıran özelliklerin başında mezhebin kurucusu olan Câbir b. Zeyd’in İslâmî ilimlere vukufiyeti ve birçok sahâbiden ilmi dersler almış olmasıdır. Nitekim İbn Abbâs’ın Câbir hakkında söylediği ‘‘Eğer tüm Basra halkı Câbir’in ilmiyle yetinirse, Câbir’in Allah&apos;ın kitabı hakkındaki ilmi onlara yeter ve artar’’ sözü bu önemin tasdiki gibidir. Buna rağmen İbâzî fıkhının yeterince tanındığı söylenemez. Çünkü İbâzî fıkhının gölgede kalmasının sebeplerinden en önemlisi, İbâzîlerin Hâricî olarak yansıtılmasıdır. Oysaki İbâzîler daha ilk dönemden itibaren Hâricîliğin ana betimleyicisi olan şiddet ve Müslümanların tekfir edilmesine karşı çıkmışlardır. Özellikle mezheplerinin genel Hâricî tanımından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamışlardır. Ancak İbâzî kaynaklarına gereğince müracaat edilmemesi, bu mezhebin bilinmesini engellemiş ve fıkhî yönünün ihmal edilmesine sebep olmuştur.
İbâzî fıkhının İbâdât kısmının konu edildiği bu çalışmada, İbâzîyye mezhebi Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhepleriyle mukayese edilmiştir. Bu kitap sayesinde okuyucu, fıkıhtaki ibâdât bölümünün muhtelif konularında İbâziyye mezhebinin görüş ve delillerinin yanı sıra Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin de görüşlerini delilleriyle bulabilecektir.
İbâziyye fıkhının Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhepleriyle sistematik bir şekilde mukayese edildiği bu kitap ülkemizde yapılan ilk çalışma olması hasebiyle özgün bir niteliğe sahiptir. Bu çalışmayla İbâziyye mezhebine karşı var olan ön yargıların ortadan kalkmasını temenni etmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742eb529-16a6-41e6-8b08-4f8a4d0788d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Veri Madenciliği Yöntemleriyle Paslanmaz Çelik Sektöründe Satış Tahmini</image:title>
            <image:caption>Bilişim teknolojilerinin gelişmesi sadece “veri” olarak adlandırdığımız nesnelerin çeşitliliğini artırmamış aynı zamanda büyük verilerin depolanmasını imkân sağlamıştır.  Büyük veriler üzerinde, veri madenciliği yöntemleriyle tahmin, sınıflandırma, kümeleme, örüntü tanıma gibi problemlerin çözümü kolaylaştığını söyleyebiliriz.
Bilimsel tahmin yöntemleri arasında istatistik ve ekonometrik analizlerin yoğun kullanıldığını görmekteyiz. Alan yazında anılan yöntemlere göre yeni sayılan veri madenciliği yöntemleri tahmin probleminin çözümüne, farklı bir bakış açısı getirmiştir. 
Bu çalışmada paslanmaz çelik ara mamulleri satan ithalatçı bir firmanın satış tahmini gerçekleştirilmiştir. Firma satış verileri, sektörlere göre düzenlenmiştir. Model Ağaç yöntemiyle sektörlere göre satışların etkilendiği makro ekonomik değişkenler belirlenmiş ve geçmiş, günümüz ve geleceğe dair bilgiler veren tahmin edici modeller oluşturulmuştur. Hiyerarşik kümeleme analiziyle sektör hareketleri incelenerek ve benzer sektörlerin gruplandırılmasıyla satış hareketlerini içeren hiyerarşik zaman serisi elde edilmiştir. Hiyerarşik zaman serisi satış tahmini ARIMA ve Üstel Düzgünleştirme yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Toplam ve sektörlere göre satış tahminleri ise Destek Vektör Regresyon (DVR), Gauss Süreç Regresyon (GSR) ve Çok Katmanlı Algılayıcı (ÇKA) yöntemleri ile modellenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4778b1e0-e55e-4a49-94ec-7e6faf516555.jpg</image:loc>
            <image:title>Negatif Din Özgürlüğü</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada değerlendirilen temel varsayımlar şunlardır:
Din ve vicdan özgürlüğü hem modernleşme hem de laikleşmenin bir ürünüdür.
Laikleşme ile modernleşme arasında kuvvetli bir bağ bulunmaktadır ancak bu bir zorunluluk ilişkisi değildir.
Negatif din özgürlüğünün, temel bir yurttaş hakkı olduğunu; laikliğin ve dinden özgürlüğün niteliği itibarıyla talep edilebilir ve devlete pozitif yükümlülükler yükleyen bir hak olduğunu hem felsefi olarak hem de pozitif hukuk metinleri bağlamında savunmak olanaklıdır.
Çalışmanın çıkış noktası küresel olarak laikleşme tezinin gerçekleşmediği ve post-laik olarak adlandırılabilecek bir Dünya’da yaşadığımız tezi karşısında negatif din özgürlüğünün korunması gerekliliği ya da hem bireysel hem de toplumsal seviyede laikliğin bir hak olarak görülüp görülemeyeceği sorunudur.
Negatif din özgürlüğünün incelenmesi ve laikliğin bir hak olarak tanınmasının mümkün olup olmadığının tartışılabilmesi amacıyla çalışma giriş bölümü haricinde en nihayetinde dinden özgürlüğün ve bu anlamdaki laikliğin hak olarak anlamını tartışacak bütün kuramsal ve hukuki savları karşılayacak şekilde yapılandırılacak dört bölümden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828a3dd4-88dd-469c-9e15-0a8517d6f22b.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Risk Yönetimine Öznel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Bu eser, zihinlerdeki tasarım aşamasından elinize ulaşana kadar ki süreçte büyük bir heyecan ve özveriyle hazırlanmıştır. Kitabın içeriğinde yer alan bölümler, özellikle son yıllarda topluma ciddi zarar veren konular özelinde titizlikle çalışılarak bir araya getirilmiştir. Doğa ve insan kaynaklı etkenlerin neden olduğu sorunların bölüm yazarlarının öznel yaklaşımlarıyla hazırlandığı bu eserin okuyuculara faydalı olması ise en büyük temennimizdir. Afetlerden dolayı oluşan yıkıcı etkilerin azaltılması konusunda risk tabanlı çalışmaların önemine dikkat çektiğimiz kitapta her konunun içeriğinde güncel bilgilere yer verilmeye çalışılmıştır. Bu noktada değerli okurlarımızın afet gibi önemli bir konu hakkında bilgi dağarcığına sağlayacağımız katkı ise bizler için çok kıymetlidir. Afetlerde risk yönetiminin farklı türler özelinde yazarların bakış açılarıyla değerlendirildiği eserimizin kitaplıklarınızda ve aklınızda yer etmesi ise bizi fazlasıyla gururlandıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776af867-601c-4bed-978c-f282f974b693.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculukta Farsça</image:title>
            <image:caption>Konuşma Kılavuzu Günlük Konuşma Kalıpları ve Okunuşları Konuşma Dili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ee5fa7-516f-4771-a5b6-07cdc1f8b709.jpg</image:loc>
            <image:title>Göz İzleme Cihazlarının Etkili ve Verimli Kullanım Durumları</image:title>
            <image:caption>Göz izleme cihazlarının kullanımı son yıllarda hızla artmaktadır. Bu cihazların daha etkili ve verimli kullanımları için araştırmacıların göz izleme cihazları ile yaşadıkları deneyimlerinin ortaya çıkarılması önemlidir. Kullanıcı deneyimini ortaya çıkarmak, cihazın işlevselliğinin yanında kullanılabilirlik, ihtiyaç ve beklentilere cevap verme durumlarını da belirler. Göz izleme cihazları ile yapılan birçok çalışma araştırma odaklı olup bu cihazlarda karşılaşılan sorunlar, alınması gereken önlemler, diğer veri toplama araçlarına göre avantaj ya da dezavantajları gibi farklılıklardan pek bahsedilmemektedir. Kitap kapsamında göz izleme cihazı ile araştırma yapan kullanıcıların deneyimleri ele alınarak; hangi cihazın hangi araştırmalarda daha verimli olacağı, hangi muhtemel sorunlarla karşılaşıp bunlara nasıl çözümler getireceği gibi sorularına yanıtlar yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14cef04c-0802-4b16-b8b5-0dc62d636a2d.jpg</image:loc>
            <image:title>İranlılara Türkçe Kitabı</image:title>
            <image:caption>İranlılara Türkçe Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/237c08f2-ee62-49b7-aa89-8d728bcba3f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Farsça Öğrenme</image:title>
            <image:caption>Kolay Farsça Öğrenme 
Kendi Kendine Öğrenmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c3c1337-870a-45ba-9400-38897ad8614c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Memlük Edibi İbn Nübate El-Mısri ve Serhu&apos;l &apos;Uyun&apos;u</image:title>
            <image:caption>İbn Nübâte el-Mısrî, Memlükler döneminde yaşamış önemli âlim ve ediplerdendir. Endülüs edebiyatına küçük yaşlarda ilgi duymaya başlamış ve hayatının ilerleyen aşamalarında Endülüs edebiyatıyla ilgili çeşitli ürünler ortaya koymuştur. Çalışmada ele alınan Serhu’l-‘uyûn isimli eserinde de İbn Nübâte, Endülüslü şair İbn Zeydûn’un yazdığı hezliyyât türü bir risâleyi şerh etmiştir. Hezliyyât kelimesi şaka, mizah manasında Arapça hezl kökünden türemiştir. Bu tür risâlelerde ciddi mevzular mizahî bir üslupla ele alınır. İbn Zeydûn risâlesini, dönemin önemli devlet adamlarından vezir Ebû ‘Âmir b. ‘Abdûs tarafından sevgilisi Vellâde’ye yazılan bir risâleye cevaben Vellâde’nin ağzından, ağır alay ifadeleri kullanarak yazmıştır. Söz konusu şerh, sadece bu risâlenin açıklamasından ibaret olmayıp, edebiyat, tarih, felsefe, kimya, astroloji, tıp vb. birçok disipline dair bilgiler ihtiva etmesi sebebiyle ansiklopedik bir eser hüviyeti taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7abaee5-d64c-4384-b665-7b7422b6f3fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Farsça - Farsça Türkçe Cep Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Türkçe Farsça - Farsça Türkçe Cep Sözlüğü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a4302c1-2147-4086-8980-8c2377710f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgına Dirençli Kent İçin Sosyal Dirençlilik</image:title>
            <image:caption>Yüksek düzeyde eğitim ve öğretimle uğraşan üniversitelerin temel işlevlerinden biri de bilimsel araştırma yapmaktır. Bu nedenle de, son zamanlarda üniversitelerin ne amaçla olduğu bilinemeyen bir nedenle “araştırma üniversiteleri” ve onların dışında kalanlar olarak sınıflandırılması girişimlerini anlamlı bulmamaktayım. Çünkü, kimi üniversiteleri araştırma işlevinin dışında tutmak, işin doğasına aykırı bir yaklaşımdır. Üniversitelerin araştırma işlevleri kuşkusuz hem uluslararası, hem de ulusal çapta önem taşıyan güncel sorunlarla ilgili konuları kapsayabileceği gibi, üniversitenin bulunduğu kentin ve yörenin yakın çevresinin sorunlarını da kapsamak zorundadır. Üniversitelerin içe dönük, söz yerindeyse “kabuğuna çekilmiş” kuruluşlar olmamaları gereği anımsanırsa, yerel sorunların üniversite araştırma izlencelerinde yer almasından daha doğal bir şey düşünülemez. Ne var ki bu türlü deneyim ve kazanımlara az sayıda üniversitemizde rastlıyoruz.  Çankırı Karatekin Üniversitesi bunlardan biridir. Üniversite’nin öğretim üyelerinden Prof. Dr. Azize serap Tunçer, Üniversitesinin yer aldığı Çankırı’nın kimi önemli sorunlarını masaya yatırmakta takdire değer çabalar harcıyor. Bunlardan yeni bir tanesi elinizdeki, Salgına Dirençli Kent İçin Sosyal Dirençlilik (Çankırı İli Örneği) başlığını taşıyan değerli incelemedir. Başlıca beş bölümden oluşan kitapta, Salgının Genel Etkileri’nin ardından Kentler ve Salgından Etkilenme Durumları ele alındıktan sonra Toplumsal Dirençliliğin Kırılganlıkları genel çizgileriyle inceleniyor. Asıl önemlisi, yazarın Çankırı Kentinde Toplumsal Dirençlilik başlığımı taşıyan bölümde yaptığı saptamalar ve değerlendirmelerdir. Son Bölümde ayrıntılarıyla açıklanan Çankırı ilinde Pandemi Dönemi Dirençlilik Ölçümü Anketinin bulgularıysa, çalışmanın özgün bilimsel niteliğini güçlendirmektedir. Hem öz, hem de biçim yönünden başarılı bir çalışma ürününün okuyuculara sunulmasında önemli katkıları olan değerli uğraş arkadaşım Sayın Prof. Dr. Azize Serap Tunçer’i kutluyorum. Bu tür çalışmaların gençlere ve bütün üniversitelerimize örnek olmasını diliyorum. Üniversiteler ülke sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak için vardır. Prof. Dr. Ruşen KELEŞ Ankara, 12 Temmuz 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca61cdfa-b340-4ab0-b78d-6a16ed282f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Turizminde Yeni Açılımlar: Çankırı Tuz Mağarası Örneği</image:title>
            <image:caption>Kentsel ve kırsal yerleşim alanlarının en önemli sorunlarından biri, hiç kuşku yok ki, yeterli sağlık koşullarına sahip kılınmalarıdır. Bu alanda, hem merkezi yönetime, hem de yerel yönetimlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Son birkaç yıldır bütün dünyayı ve ülkemizi çok yakından etkilemiş olan korona virüs salgınının da açıkça ortaya koymuş olduğu gibi, insan ve çevre sağlığının yeterince sağlanabilmesinin, istem ve sunum yasalarının, bir başka deyişle, piyasa güçlerinin etkileşimine bırakılamayacak ölçüde önemli olduğu yadsınamaz. Sağlık hizmetleri bağlamında, en az son kırk yıldır dünya ekonomik yaşamına egemen olan neo-liberalizmin artık yerini devletin öncülüğüne terk etmesinin zorunlu olduğu artık açıkça ortaya çıkmıştır. Üniversitelerimizde ve araştırma kurumlarımızda bugüne değin sağlıkla ilgili olarak yapılan araştırmaların daha çok genel sağlık politikalarıyla ilgili olduğu dikkat çeker. Oysa, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin çatısı altında gerçekleştirilen ve Çankırı Tuz Mağarası Örneğini sağlık turizmi açısından ele alan elimizdeki kitap, bu genel gözlemin takdire değer bir istisnasıdır. Prof. Dr. Azize Serap Tunçer ve Doç. Dr. Sinan Bulut tarafından yapılan görgül araştırmalara dayanan bu yayında sağlık hizmetlerine ve sağlık turizmine genel bir yaklaşımın ardından, insanlık tarihinde mağaraların önemi ele alınmakta ve ülkemizin türlü yörelerindeki kimi mağaraların özelliklerine ve tuzun bu alandaki önemine yer verilmektedir. Tuzun çevreyle ilişkisinin de ele alındığı araştırmada, Çankırı halkının tuz tedavisine bakış açıları konusunda da ilginç saptamalar var. Kitap, genel nitelikteki önerilerle ve kentlilik bilincinin önemine ilişkin değerlendirmelerle sonuçlanmaktadır İki değerli öğretim üyesinin, bulundukları yörenin özel koşullarını da dikkate alarak gerçekleştirmiş oldukları bu görgül ve örnek alınmaya değer çok yönlü çalışmanın sağlık ve turizm politikalarıyla her düzeyde ilgilenenlere ışık tutacağına kuşku yoktur. Çalışmanın önemli bir yönü de, üniversite-kent ilişkileri açısından övgüye değer olmasıdır. Yazarları bu değerli akademik katkılarından dolayı kutluyorum. Prof. Dr. Ruşen KELEŞ Ankara, Temmuz 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f63eff-f96e-4f40-ac88-52e2192274fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mu&apos;tezile İbaziyye Etkileşimi</image:title>
            <image:caption>Mu’tezile ve İbâziyye İslam tarihinde ortaya çıkan ilk fırkalar arasında yer alır. Mu’tezile akılcı ekol içerisinde değerlendirilirken İbâziyye literal okumayı temel alan bu nedenle de Kur’an’ın asıl maksadını kavrayamayan bir fırka olarak anlatılır. Ancak İbâziyye’nin bir çok konuda Mu‘tezile ile benzer görüşlere sahip olması araştırmacıların dikkatini çekmiştir. İbâziliğin literal yanı ile Mu’tezîle’nin savunduğu akılcı görüşlere sahip olması bir çelişki olarak gözükmektedir. Öncelikle batılı araştırmacılar bu çelişkiyi çözümleme adına yaptıkları çalışmalarda İbâziyye’nin Mu’tezilî fikirlerden etkilendiği sonucuna varmışlardır. Aynı inanca sahip düşünce geleneklerinin birbirlerinden etkilenmesi oldukça doğal ve olumlu bir durumdur. Ancak her iki fırkanın oluşum süreçleri dikkate alındığında İbâziyye’nin Mu’tezile’den çok önce teşekkül ettiğini ve Mu’tezile’nin tümüyle düşünsel veçhesini oluşturmadığı önceki süreçte Halku’l-Kur’an konusu istisna olmak üzere İbâziyye’nin fikrî gelişimini tamamladığını söylenebiliriz. İbâzî bilginler fırkalar arası etkileşime olumlu bakmanın yanında fırkalar arasındaki ayrılıkları öne çıkarmanın ve ayrılıklar üzerinden konuların tartışılmasını Müslümanların birlik ve beraberliği açısından sağlıklı bulmazlar. Mezhebî kimliğin İslamî kimliğin önüne geçirilmesini uygun görmezler ve bu bağlamda kendilerini Ehl-i taklit değil Ehl-i takyit (kişilere değil delillere önem veren bir topluluk) olarak tarif ederler. Her iki fırkanın teşekkülü, önemli simaları ve düşünsel yapıları dikkate alınarak hazırlanan bu çalışmanın mezhebi düşmanlıkların ortadan kalkmasına katkı sunmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd267ad-4113-4b6e-acdd-734005ee28c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Bilgin İmam Cabir b. Zeyd’in Fetvaları - Fetava</image:title>
            <image:caption>İmam Câbir b. Zeyd, İbâzî kaynaklar tarafından fırkanın kurucu lideri olarak kabul edilir. Hasan Basri’nin çağdaşı ve Basra’da fetvasına başvurulan önemli bir alimdir. Bedir ehlinden yetmiş sahabeyi görmüştür ve İbn Abbas’ın talebesidir. İbâzîler, iktidarı kılıç zoru ile ele geçiren Ümeyye iktidarının meşruiyetini kabul etmedikleri için çok ciddi baskılara maruz kalmışlardır. İktidarın orantısız güç kullanımı fırkayı kitmân adını verdikleri bir sürece; gizlilik içerisinde hareket etmeye zorlamıştır. İmâm Cabir b. Zeyd gizlilik sürecinde taraftarları ile mektuplaşmış ve onların sorularını mektuplar aracılığı ile cevaplamıştır. İktidarın baskısı nedeniyle gizli tutulan bu mektuplar İbâziler tarafından saklanmıştır. Yakın geçmişte Ferhât el Ca’birî tarafından tahkik edilip yayınlanan on sekiz mektup önce tarafımızdan Resâil adıyla dilimize çevrilip neşredilmiştir. Akabinde mektuplarda yer alan fetvalar cem edilerek bu kitap oluşturulmuştur. İbâzî fıkıh ve hadis algısını anlama ve dönemin sosyo kültürel yaşamını kavrama açısından İmam Câbir b. Zeyd’in fetvaları oldukça önemlidir. Ayrıca okuyucuya İbâziyye fırkasını kendi kaynaklarından okuma imkanı verdiği için bu çalışmayı önemli bulmaktayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/587e5ff0-3032-4369-85b8-272aae03fabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhtasar - İbazi İnanç Esasları</image:title>
            <image:caption>Kurucu liderlerinin yaşadıkları süreç dikkate alındığında İbâziyye’nin İslam tarihinde teşekkül eden ilk fırkalardan birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İbâzî olmayan kaynaklar fırkayı Abdullah b. İbâz’a nispet etmekle birlikte İbâziler düşünce mimarı olarak İmâm Câbir b. Zeyd’i kabul ederler. Hasan Basri’nin çağdaşı ve sadık dostu olan Câbir b. Zeyd Abdullah b. Abbas başta olmak üzere çok sayıda sahabeden ilim almıştır. İbâziyye devletin şûrâ esasına dayalı olmasını ve halkın onayını meşruiyet şartı olarak gördüğünden bu özelliklere haiz olmayan siyasi idarelerin baskısına maruz kalmıştır. Siyasi ve ekonomik baskılar fırkanın kendisini gizli bir şekilde faaliyet yürütmeye zorlamıştır. Sonuçta, birisi içeriden diğeri dışarıdan bilinen çift kimlikli bir yapı ortaya çıkmıştır. Siyasî baskıya maruz kalan fırkaların gerçek kimliklerini ortaya koyamamaları çok görülen bir durumdur. İbâziler, baskı süreçlerinde kaynaklarını gizlemek zorunda kalmışlardır. Gizlilik sürecinde savaşlar, göçler ve farklı sebeplerden dolayı çok sayıda İbâzî kaynak kaybolmuştur. Ancak İbâzî bilginler fırsat buldukça gizde kalan kaynaklarını neşretmeye ve düşüncelerini anlatan yeni kitaplar yazmaya özen göstermektedirler. Elimizdeki kaynak Umanlı İbâzî bilgin es Sâlimî tarafından şiirsel dille yazılmış muhtasar İbâzî akaididir. Eserde yer alan orjinali manzum metinler tercüme edilmiş daha sonra Umman Baş Müftüsü Semahatı Şeyh Ahmed b. Hamad b. Süleyman el- Halilî’nin şerhlerinden yararlanılarak açıklanmıştır. Okuyucu bu eserde, İbâziyye fırkasına ait dinî ve siyasî görüşlerin bir özetini bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfd0ce58-12bc-4b22-8dea-0f8351c4aa77.jpg</image:loc>
            <image:title>Life On The Earth: Aligned To The Signs On The Galactic Systems, Stars And The Planets Of This Universe</image:title>
            <image:caption>Life On The Earth: Aligned To The Signs On The Galactic Systems, Stars And The Planets Of This Universe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36291841-9176-4c72-9c25-73aa94d5ae09.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Perspektifinden Türk Cumhuriyetleri</image:title>
            <image:caption>Sovyetler Birliği’nden bağımsızlıklarını kazandıktan sonra Türk Cumhuriyetleri ekonomik kalkınmayı sağlama yolunda hangi politikaları izlediler? Bu politikalar sonucunda kalkınma düzeylerinde ne gibi iyileşmeler meydana geldi? Sürdürülebilir bir büyüme sürecine girebildiler mi? Daha yüksek gelir düzeyine ulaşmak için gidermeleri gereken temel eksiklikleri nelerdir? Elinizdeki kitap bu soruların cevabını aramaktadır. Bu amaç doğrultusunda dört ana bölümden teşekkül eden çalışmanın ilk bölümünde Türk Cumhuriyetleri’nin ekonomik kalkınma düzeyleri, uluslararası kabul gören gelişmişlik göstergeleri çerçevesinde somutlaştırılmakta ve gelir dağılımı ile yoksulluk profilleri yine uluslararası kabul gören kıstaslar çerçevesinde tasvir ve tahlil edilmektedir. İkinci bölümde söz konusu ülkelerin ekonomik kalkınmayı belirleyen temel faktörler açısından varlık durumlarının tespiti yapılmaktadır. Üçüncü bölümde, bağımsızlıklarından günümüze ekonomik kalkınma sürecinde izledikleri makro ekonomik politikaların sonuçları değerlendirilmekte son bölümde ise, günümüzde dünya üretim ve ticaretindeki yerleri belirginleştirilmektedir. İlgili konudaki Türkçe literatürün eksikliği nazara alındığında, çalışmanın önemli bir boşluğun doldurulmasına katkı yapacağı açıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2834beab-a7b9-4693-9ca9-d2c5527d5367.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dernekler Hukukunda Çocuk Dernekleri</image:title>
            <image:caption>Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesi ile çocukların dernek kurma hakkında sahip oldukları düzenlenmiştir. Hüküm şu şekildedir: “(1) Taraf Devletler, çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul ederler. (2) Bu hakların kullanılması, ancak yasayla zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda gerekli olan ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni yararına olarak ya da kamu sağlığı ve ahlâkın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla yapılan sınırlamalardan başkalarıyla kısıtlanamaz.” Sözleşmenin bu hükmü, ülkemizde çocuk derneklerine ilişkin düzenlemelerin de gerekçesini oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na ve Dernekler Kanunu’na göre dernek kurucusu veya dernek üyesi olabilmek için fiil ehliyetine sahip olmak gerekir. Ancak Dernekler Kanunu’nun 3. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, on beş yaşını bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler toplumsal, ruhsal, ahlâkî, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile yapısını ve özel yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilirler. Yine aynı maddede on iki yaşını bitiren küçüklerin de yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabilecekleri ancak yönetim ve denetim kurullarında görev alamayacakları düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde Türk Hukukunda çocuklar, sadece çocuk derneği kurucusu veya üyesi olabilir. Dolayısıyla çocuk derneği, çocuklar tarafından kurulan ve sadece çocukların üye olabildikleri dernektir. Çocukların dernek kurabilmelerine ve çocuk derneklerine üye olabilmelerine yönelik söz konusu düzenlemeler oldukça olumludur. Nitekim ortak bir ideal amaç için aynı amaca sahip diğer çocuklarla bir araya gelerek bilgisini ve çalışmasını sürekli olarak birleştirmek suretiyle bir topluluk meydana getirmek, bu şekilde oluşturulmuş bir topluluğa katılmak, böyle bir topluluk içinde ideal amaç için birlikte hareket etmek çocuğun yararına olduğu kadar toplumun da yararınadır. Bu nedenle çocukların dernek kurabilmelerinin ve kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilmelerinin sağlanabilmesi açısından hem çocukların, hem yetişkinlerin bu konudaki farkındalığını artıracak faaliyetler yürütülmesi ve çocukların dernek kurma, çocuk derneklerine üye olma konusunda teşvik edilmeleri yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe09f411-0d44-4387-96d6-321d9f63fcbd.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları Hukuku (5. Baskı) - Prof. Dr. İlyas Doğan</image:title>
            <image:caption>Eserimiz modüler sistemde yazılmıştır. Her bölüm, kendi içinde yeterli içerikte kurgulanmıştır. Bu nedenle anlatımda kitabın seçilen bölümü bağımsız olarak işlenebilir. Bu durum öğrenme süreçleri bakımından bir kesintiye yol açmaz. Ders anlatımında konuların görsel malzemelerle desteklenmesi öğrencilerin dersleri daha iyi kavraması ve pekiştirmesinde kolaylık sağlayacaktır. Öz itibariyle öğrencilerin bilmesi gerekenlere ağırlık verdik ve 2019’da çıkan yeni yayınları da kullanma fırsatını bulduk. Eseri kısaltmayı bu defa da başaramadık! Gözden geçirilmiş 3. baskı birçok yenilik içermektedir: Bu baskıda her bölümün sonunda hem sınavlara hazırlık hem de araştırma amaçlı soruları &quot;tartışma konuları” başlığı altında ekledik. Önceden olduğu gibi önemli gördüğümüz sözleşmelerin öngördüğü insan haklarını koruma mekanizmalarını ilgili bölümünün sonuna çizim olarak ekledik. Bu çizimler tarafımızca gerçekleştirilmiştir. Eserimizle ilgili geri bildirimleri de göz önüne aldık. Bu baskıda ikinci baskıdan daha ayrıntılı bir kavram dizinine yer verilmiştir. Bu defa kişi ve terim dizinini de ayırdık. Böylece konunun meraklıları, öğrenciler ve kamu sektöründe sınavlara hazırlananlar için daha kuşatıcı ve özlü bir bakış açısı sunmayı hedefledik. Unutmayınız! İnsan haklarına saygı için öncelikle bilgiye ve olumlu bir zihniyete ihtiyaç vardır. Bu zihniyetin, sadece yurttaşlarda olması yetmez. Daha önemlisi devlet yetkisi kullananların, zihin dünyasında insan haklarına yer açmalarıdır. Bu bağlamda yürütmenin yanı sıra yargının bütün aktörlerine büyük bir görev düşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/382835d9-cea9-4786-940d-fd7652e60748.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadın Anatomisi - KPSS, Kaymakamlık, Sayıştay, Gelir Uzmanlığı, Bankaların Müfettişlik ve Uzmanlık Sınavları Başta Olmak Üzere Tüm Sınavlar İçin İktisat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; başta KPSS, Kaymakamlık, Sayıştay, Gelir Uzmanlığı, bankaların müfettişlik ve uzmanlık sınavları olmak üzere, iktisatla ilgili soruların yer aldığı bütün sınavlarda öğrenciye yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitabın içeriğinde; mikro iktisat, makro iktisat, para-banka, uluslararası iktisat, büyüme ve kalkınma ve Türkiye ekonomisi derslerinin detaylı konu anlatımı ile bu derslere ilişkin yaklaşık 500 gerçek sınav sorularına benzer özgün soru örneği yer almıştır. Bütün soruların çözümlerine kitapta yer verilmiştir. Kitabın son kısmı ise, 27 ana başlık altında yaklaşık 50 adet en çok sorulan / sorulmuş mülakat soru ve cevaplarına ayrılmıştır. Bu soruların büyük bir kısmı, öğrencilerin daha çok zorlandığı analiz niteliğindeki sorulardan oluşmuştur. Belirtmek gerekir ki, bu soruların önemli bir kısmı test ve yazılı sınavlarında da öğrencinin karşısına çokça çıkan sorulardır. Bu kitabın temel hedefi, çoğu öğrenciye zor ve karmaşık gelen iktisat derslerinin, esasen o kadar zor olmadığını, hatta bazı konuların çok kolay olduğunu öğrenciye fark ettirmektir. Örneğin, mikro iktisat derslerinden hatırlayacağınız üzere, esneklik konusu anlatılırken birçok esneklik formülü karşınıza çıkmıştır. Esasen tek bir esneklik formülü vardır, o da zaten basit bir oran orantıdan ibarettir. Sadece bağımlı ve bağımsız değişkenler değişmektedir. Örneğin, yine mikro iktisatta piyasalar ile ilgili grafik çizimleri ve matematiksel soruların çözümleri öğrencinin en çok zorlandığı konular arasındadır. Hâlbuki bütün piyasalarda grafik çizimlerinde tek yol izlenmektedir. Kaldı ki, matematiksel soruların çözümünde de, grafik çizimlerinde izlediğiniz yolun aynısı takip edilmektedir. Size düşen, sadece bu basit mantığı anlamaktır. Bu basit mantık, kitapta size detaylı olarak sunulmuştur. Benzer şekilde, IS ve LM denklemlerinin, çarpan formüllerinin ve AE eğrisinin türetilmesi gibi konular da öğrenciye çok zor gelmektedir. Oysaki IS, AE ve çarpan formülleri tek bir eşitlikten türetilmektedir. O da Y=C+I+G+(X-M) biçimindeki temel milli gelir denklemidir. Formüllerin türetilmesinde ise çok küçük farklar vardır. Örneğin, basit çarpan formülü türetilirken yatırımlar otonom; IS eğrisi türetilirken yatırımlar faize duyarlı varsayılır gibi… Bu noktada önemli olan, sizin bu küçük farkları görebilmenizdir. Özetle bu kitap; iktisat sorularının yer aldığı bütün kurumların test, yazılı ve mülakat sınavlarında sizi başarıya ulaştırmak için hazırlanmıştır. Kitabın temel hedefi ise, iktisadın sanıldığı kadar zor olmadığını, aksine ne kadar kolay olduğunu en basit yoldan size anlatabilmektir. Bu çalışmanın bütün öğrencilere katkı sağlaması dileğiyle… Doç. Dr. Umut ÇAKMAK Ankara – Ağustos 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7804d931-4abd-4935-8cad-bddb50b3005d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Suçluluğu</image:title>
            <image:caption>“Kadın Suçluluğu”, ceza hukuku sistemi içinde mağdur olarak görülmeye ve değerlendirilmeye alışılmış kadının, sanık sandalyesinde olduğundaki durumunu anlamak isteyen bir çalışmadır. Bunun için önce birbirinden farklı kadın suçluluğu yaklaşımlarına değinilmiş, daha sonra tarihsel olarak kadına özgü suç kabul edilen fiiller ile genel olarak herkesin işlediği suçları kadının işlemesi halindeki görünüm ele alınmıştır. Hem suçların olgu olarak tespitinde, hem de bir bütün olarak, kovuşturma ve infaz sürecinde, bu başlıklar altında ortaya konulan resmin ataerkil sistemle kaçınılmaz bir ilişkisi bulunmaktadır. Ataerkil sistem, suç işlemiş kadının, kadın kimliği sebebiyle, işlediği suçun görmezden gelinmesinden, söz konusu fiilin karşılığı olan cezadan çok daha ağır şekilde yaptırıma uğramasına sıçrayan bir bakış açısına sahiptir. Bu yüzden tarihsel süreçten gelen bu eğilimle, kadın faili ortalama bir fail olarak değerlendirememiştir. Bu bağlamda kadının işlediği “suç” ve bu suçu işleyen “kadın”, ayrı ayrı önem ve özellikler taşımaktadır. Bu kitapta toplum ve hukuk sistemi içinde suç olarak tanımlanan eylemleri gerçekleştiren kadınların, bu eylemlerle içine girdikleri, büründükleri “suçluluk” durumu, kadın bakış açısıyla eleştirel bir şekilde resmedilmeye, her alanda olduğu gibi faillik konusunda da eşitlik talebi dile getirilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17762fd2-e9d1-4773-af93-b206a9cc46ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Proje, Makale-Tez Yazım ve Sunum Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Eğitim kalitesinin artırılmasında ve özellikle de ülke kalkınmasının ileri düzeylere taşınmasında araştırma ve geliştirme kültürü büyük öneme sahiptir. Problem (hipotez) tespit etme, bu problemi çözme, raporlama ve muhataplarına sunma kabiliyeti bu kültürün ayrılmaz unsurlarıdır. Bu da ancak eğitimle gerçekleşebilir.Kitabın, hakikat arayışı için bilim yolculuğuna çıkmış araştırmacılara ve lisansüstü öğrencilere kılavuz olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8dac05-79aa-40ae-884a-dfdcd7d64a6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Birleşmiş Milletler Barış Gücü Operasyonlarında Hukuka Aykırı Eylemler Nedeniyle Sorumluluk</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş&apos;ın sona ermesi, uluslararası toplumda yeni bir çatışma kategorisine yol açmıştır. Esas olarak Afrika kıtasında yayılan, şiddetli olan bu sözde &quot;asimetrik&quot; çatışmalar, devletlerin başarısızlığından kaynaklanmakta ve kitlesel ve sistematik insan hakları ihlalleriyle kendini göstermektedir. Nitekim 1990&apos;lı yıllardan itibaren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, barış gücü operasyonları çerçevesinde uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına önemli bir yer vermiştir. Bu operasyonların, insan haklarının korunmasına ilişkin görevi başta olmak üzere uluslararası barış ve güvenlikle ilgili pek çok görevi yerine getirmekle beraber, aynı zamanda söz konusu görevlerin yerine getirilmesinde uluslararası hukukun kurallarına uyma yükümlülüğüne sahiptir. Uluslararası hukukun literatürüne bakıldığında BM barış gücü operasyonlarına ilişkin akademik çalışmalar yeterli görülse de bu operasyonlarında uluslararası hukuka aykırı eylemlerden doğan sorumluluk konusunda yapılan çalışmaların oldukça az olduğu fark edilmektedir görülmektedir. 1990’lı yıllardan bu yana, BM barış gücü operasyonlarında görevi yapan personelinin ev sahibi ülkelerin sivil halklarına yönelik, özellikle cinsel saldırı ve suiistimal pek çok hukuka aykırı eylem gerçekleştirmekte ve söz konusu eylemler hakkındaki iddiaları yıllık olarak ihbar edilmeye devam etmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, bir yandan BM barış gücü operasyonlarında görevi yapan personel tarafından gerçekleştirilen uluslararası hukuka aykırı eylemleri, diğer yandan ise söz konusu hukuka aykırı eylemlerden doğan uluslararası sorumluluğun atfedilmesinin konusu incelecektir. Başka bir deyişle BM barış gücü operasyonlarında görev yapan personel tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemlerden doğan uluslararası sorumluluk Birleşmiş Milletler’e mi, yoksa barış gücü operasyonlarının personelini gönderen devletle mi atfedilip atfedilmeyeceği soruya yanıtlama çalışılacaktır. Aynı çerçevede barış gücü operasyonlarının personelinin cezai sorumluluk da ele alınacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd46867-f8c0-42b0-ac1e-75b7b328d57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Türkçesi</image:title>
            <image:caption>İnsanlar tarih boyunca anlaşmak ve kültür aktarımını sağlamak için çeşitli diller kullanmışlardır. Toplumlar özellikle sonraki kuşaklara tarih, kültür, gelenek, inanç, değerler vb. hususlarda bilgi aktarımını sağlamak için yazıya ihtiyaç duymuşlardır. Oluşturdukları dili mümkün olduğunca koruyup geliştirmişlerdir ki sonraki nesillerle aralarındaki bağ kopmasın. Osmanlı Türkçesi de benzer ihtiyaç ve kaygılarla oluşturulmuş bir dildir. Asırlar boyu her konuda pek çok kıymetli eser bu dilde kaleme alınmıştır. Ecdadımızın divan, mesnevî gibi eserlerinden câmi kitabelerine, içinde sırlandıkları türbelerinden ihtiyacı olanlar âb-ı hayatı içer gibi su içsin diye yaptırdıkları çeşmelerin kitabelerine, her biri birer sanat eseri olan, kabristana girdiğimizde bize fısıldayan mezar taşlarındaki kitabelerden sadece bedenleri değil gönülleri de yekdiğerine bağlayan köprü kitabelerine kadar asırlar boyu sürmüş bir medeniyetin Türkçesidir Osmanlı Türkçesi. Biz de bu muazzam medeniyetin dilinin yeniden hatırlanmasında hatalarıyla, sevaplarıyla okyanusta katre misali olan eserimizle bulunmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f8ef0b-876c-49ef-bf9e-2b8d07793a3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Toplumsal Yapısı: Kuruluştan Dağılışa Bir Çözümleme Denemesi</image:title>
            <image:caption>Hem Türk tarihini gerçek yönüyle anlamak ve yorumlayarak, bunun yanı sıra Türk tarihini doğru değerlendirmek için Osmanlı toplumsal yapısını ayrıntılı şekilde irdelemek zorunludur. Bu bağlamda kaleme alınan eserlerin sayıca az olduğunu ifade etmek bizim için hem üzüntü verici olmakla beraber; bizim için bireysel manada boşluğu doldurmaya hizmet eden bir bilimsel çalışmaya imza atmaktan da memnuniyet duymaktayız. Her şeyden önce unutulmamalıdır ki Osmanlı Devlet Geleneği uzun Türk devlet geleneği başta olmak üzere; Yunan ve İslam Uygarlığının da bir nevi kaynaşmasının ürünüdür. Bununla beraber, Türklük karakterinin ağır bastığı gerçeğini kabul etmek gerektiği özellikle vurgulanmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e345aa08-8062-4102-b0b8-eca63065c353.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça YDS Seti 2</image:title>
            <image:caption>Farsça YDS Seti – 2
Alıştırma - Cevap Anahtarı
Sözlük
Türkçe Çevirileri İle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17325965-f491-4e54-b4c4-613a19408324.jpg</image:loc>
            <image:title>Montesquıeu’nün Siyasal Rejimler Kuramı Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Bazı yazarlar tarafından sosyolojinin müjdeleyicilerinden, bazıları tarafından sosyolojinin kurucusu olarak kabul edilen hukukçu Montesquieu, geliştirmiş olduğu yönteme uygun olarak, olması gereken en iyi toplumu ve siyasal rejimi değil belirli bir toplum için en uygun siyasal rejimi araştırmıştır. Bunu yaparken çok sayıda değişken kullanmıştır. Çalışmalarının odak noktasını oluşturan siyasal rejimleri incelerken de aynı yöntemi izlemiştir. Kullandığı değişkenlerin bir kısmı örneğin iklim, akarsuların durumu, ülke büyüklüğü, arazi yapısı gibi fiziki nitelikteyken; bir kısmı örneğin din, ticaret şekli, geçim kaynakları, uğraş alanları, örf ve âdetler gibi beşeri niteliktedir. Montesquieu, bu değişkenlerin tümünü toplumun genel ruhu şeklinde ifade etmiştir. Her toplum, içinde bulunduğu fiziki ve beşeri özelliklerin meydana getirdiği bir ruha, bir kültüre sahiptir. Bir ülkenin siyasal rejimini oluşturan, belirleyen bu ruh/kültürdür. Bu ön kabulden hareketle Montesquieu, siyasal rejimlerin tasnifinde Herodotos’tan kendi zamanına kadar genel kabul gören yönetenlerin sayısı ölçütü yerine doğa ve ilke ölçütünü kullanmıştır. Başka bir ifadeyle düşünüre göre her siyasal rejimin niteliğini belirleyen bir ilke ve doğa vardır. Bu ilkeleri dikkate alarak Montesquieu, siyasal rejimleri ılımlı ve ılımlı olmayanlar şeklinde ikiye ayırmıştır. Ilımlı siyasal rejimler, cumhuriyet ve monarşidir. Bu rejimlerin ılımlı olmasının nedeni, sınırlı olmasıdır. Cumhuriyetlerde ılımlılığı sağlayan vatandaşların eşitliğiyken, monarşilerde vatandaşların farklılık ve ayrıcalıklarıdır. Ilımlı olmayan siyasal rejim ise despotizmdir. Despotizmde despot, ülkeyi korkuyla ve kaprislerine göre yönettiğinden, yönetilenlerin hak ve özgürlüklerinden söz edilemez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17a3c01-a388-4a2a-9022-c5cd376b20f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Jeopolitika ve Jeostratejinin İnşa Zihniyeti: 21. Yüzyıl Türkiye&apos;si</image:title>
            <image:caption>Çeşitli stratejistler tarafından ortaya atılan jeopolitik ve jeostratejik tezler devletlerin ve medeniyetlerin güçlenip zayıflamasını öngörmektedir. Bu noktada bu tezler hangi devletin ve medeniyetin içinden çıkmışsa o devleti ve medeniyeti yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Fukuyama’nın Tarihin Sonu tezi ile Türk-İslam Medeniyetinin veya Çin Medeniyetinin kendi jeopolitik ve jeostratejik durumları açıklanamaz. Brzezinski ABD’nin imkân ve kabiliyetleri doğrultusunda Büyük Satranç Tahtası olarak nitelendirdiği Avrasya’da ABD’nin hangi politikaları uygulaması gerektiğini ifade etmiştir. Huntington Medeniyetler Çatışması’nda ise Batı Medeniyeti’nin karşısına rakip olabilecek medeniyetlere karşı kendi medeniyetini önceden uyarmakta ve düşman olarak bazı medeniyetleri göstermektedir. İşte bu doğrultuda Türkiye’nin kendi jeopolitik ve jeostratejik tezini kendi kültürel bakış açısına dayanan bir derinleşme ile inşa etmesi gerekli görülmektedir. Batıcı veya Avrasyacı değerler ile siyasi, iktisadi, askeri ve sosyal politikalar üretmek Türkiye’yi başarıya ulaştırmayacak ve diğer medeniyetlerin bir taklitçisi konumuna düşürecektir. Bu çalışmada Türkiye’nin özgün sosyal düşünce bağlamında kendi jeopolitik ve jeostratejik tezlerini üretmesinin önemi, gereklilikleri, yapması gerekenler, rakipleri gibi konular üzerinde durulmuştur. Özellikle Batılı ülkelerin jeopolitik ve jeostratejik hedeflerine ulaşması için izlediği yöntemleri ve amaçları ile Türk-İslam Medeniyeti’nin jeopolitik ve jeostratejik hedeflerine ulaşmak için izlediği yöntemleri ve amaçlarının aynı olmadığından hareketle mukayeseli yöntem kullanılmış ve medeniyetler arasındaki anlayış ile zihniyet farklılıkları vurgulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c4855c-ce0e-4923-b5be-930a1c9d7b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Kamu Borç Yönetiminde Koşullu Yükümlülükler ve Mali Alan Açısından Bir Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>Kamu borç yönetiminde genel nitelikli riskler ile mali sürdürülebilirliği tehlikeye atan mali nitelikli çeşitli risk unsurları söz konusudur. Bu mali risklerden gerçekleşmesi belirli olayların ortaya çıkmasına bağlı olan (koşula/şarta bağlı olan) yükümlülükler anlamına gelen koşullu yükümlülükler kamu borç yönetiminde son dönemlerde karşılaşılan en önemli risklerden biri olarak görülmektedir. Açık ve örtük kamu garantilerini ifade eden koşullu yükümlülüklerin özellikle gelişmekte olan ülkelerde artış gösterdiği bilinmektedir. Bu artışların gerisinde yatan faktörler çeşitli olmakla birlikte, devletin ekonomideki rolünün küçültülmesini savunan Neoliberal ekonomi politikaları ve bu kapsamda yaygınlaşan kamu özel işbirliği projeleri ile mali disiplin ve şeffaflık sorunları başlıca nedenlerdir. Öte yandan hangi sebeplerle ortaya çıkarsa çıksın koşullu yükümlülükler, gerçekleşip hükümetler tarafından üstlenilmek durumunda kalındıklarında, kamu harcama ve kamu borçlanma düzeylerini beklenmedik zamanda ve öngörülemeyen miktarda arttırırlar. Nitekim bu nedenle yüksek düzeydeki koşullu yükümlülükler, sağlık bir kamu finansman anlayışı ile bağdaşmayan ve maliye politikasında sürdürülebilirlik ile mali alanı tehlikeye atan risk unsurları olarak tanımlanmaktadırlar. İşte bir ülkenin koşullu yükümlülük düzeyindeki artışın, o ülkenin maliye politikalarındaki manevra imkânını yansıtan mali alanı nasıl etkilediği sorusu, bu çalışmanın esas çıkış noktasını oluşturmaktadır. Çalışmada son yıllarda koşullu yükümlülükleri artan Türkiye’nin, bu yükümlülükler açısından durumu analiz edilmiş ve mali alanı dikkate alınarak bu yükümlülüklerin maliye politikaları üzerinde ortaya çıkarabileceği riskler ve sürdürülebilirlik sorunları değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a580175-be94-4e48-be29-d6cb25d4519a.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Dış Politikasında İmparatorluk Vizyonu: Pers Yayılmacılığı</image:title>
            <image:caption>Devletlerin kimliklerini tanımlayış biçimleri doğrultusunda ulusal çıkarlarını da tanımladıkları görülmektedir. Bu kapsamda 1979 yılında gerçekleşen İslam Devrimi&apos;nin ardından İran, Şiilik ile Fars kimliğini sentezleyen İranlılık olgusunu dış politikasının merkezine oturtmuştur. Bu durum, İran dış politikasında iki farklı imparatorluk vizyonunu beraberinde getirmiştir. Nitekim Tahran hem Şii-İslam Dünyası&apos;nın siyasi ve dini kıblesi olmak istemekte hem de Fars Dünyası&apos;nın büyük abisi olarak konumlanmaya çalışmaktadır. Bu hedefler doğrultusunda imparatorluk vizyonunu şekillendiren İran, Tahran&apos;ı merkez karargâh olarak görmekte ve çevrenin merkeze itaat etmesini arzulamaktadır. Bu arzu ise İran&apos;ın tarihi Pers İmparatorluğu geçmişine dayanmaktadır. Zira İran&apos;ın imparatorluk vizyonunun öncelik teşkil ettiği alanlara bakıldığında, tarihi Pers yayılmacılığının örnek alındığı görülmektedir. Bu da İran&apos;ın iki farklı uluslararası sistem inşa etmeye çalıştığı Şii-İslam Dünyası ve Fars Dünyası projeksiyonlarıyla birlikte ele alındığında, Tahran yönetiminin ideolojik ve idealist çıkışlarının retorikten ibaret olduğu ve İran&apos;ın gücünü azami seviyeye ulaştırmaya çalışan pragmatik ve neorealist politikalar uyguladığı görülmektedir. Bu eserde de İran dış politikasındaki imparatorluk vizyonu ve bu vizyonda milliyetçiliğin yeri, İran yayılmacılığı bağlamında incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0143ec-cda6-4f38-9ea8-5b181c8259d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Böyle Yaşanır</image:title>
            <image:caption>Hayatta her insanın en önemli işi yaşamaktır, yaşamak bir sanattır. Bu yüzden hayatta sağlıklı, başarılı, huzurlu ve mutlu olmak; iyi ve kaliteli yaşamak için öncelikle yaşamı ve yaşamayı bilmek gereklidir. Bu Kitap&apos;ta sağlıklı, iyi ve kaliteli yaşamanın; başarılı, huzurlu ve mutlu olmanın ilke, kural ve koşulları kaynaklara dayalı olarak örneklerle açıklanmıştır. Yaşam boyu sağlıklı, başarılı, huzurlu ve mutlu olmanız, iyi ve kaliteli yaşamanız en içten dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44e0244-07e7-4405-a68a-4cabf1264578.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Fe Klavye</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma yerli ve milli gururumuz, dünya şampiyonumuz Standart Türk Klavyemizin (F Klavye) mucizevi üstünlüklerini gözler önüne sererek “Q Klavye mi, F Klavye mi?” tartışmasını bir daha açılmamak üzere kapatmayı hedeflemektedir. Çalışmada klavye çeşitleri, F Klavyenin iyi bilinen ve az bilinen üstünlükleri listelenmiş, dünyada Q Klavye, Türkiye’de F Klavyenin doğuş hikâyelerine yer verilmiştir. Günümüze kadar ABD’nin Q Klavyeden kurtulma, Türkiye’nin F Klavyeye geçiş girişimleri gibi konularda elde edilebilecek tüm bilgiler, başka bir kaynağa ihtiyaç duyulmadan ulaşılabilecek şekilde derlenmiş ve sunulmuştur. Çalışmada ekrana ve klavyeye bakmadan hızlı ve hatasız yazabilmeyi sağlayan On Parmak Hızlı Yazım Tekniğini öğrenmek isteyen öğrenciler ve öğrencilerine öğretmek isteyen öğretim elemanlarının ihtiyaç duyduğu derslere yer verilmiştir.Bu çalışma müfredatında bu dersi “Hızlı Klavye Kullanımı”, “F Klavye”, “On Parmak Tekniği”, “Klavye Teknikleri”, “Daktilografi”, vb. isimlerle bulunduran eğitim birimlerinde ders kitabı olarak kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Bu kurumlar şöyle listelenebilir:Üniversite Seviyesinde: Adalet Meslek Yüksekokulları, Meslek Yüksekokullarının Adalet Programları, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programları, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Programları. Lise Seviyesinde: Adalet Meslek Liseleri, Ticaret Meslek Liseleri, Mesleki Teknik ve Anadolu Liseleri. Genel Seviyede: Halk Eğitim Merkezleri, Belediyelerin Halk Eğitim Merkezi benzeri Mesleki Eğitim Merkezleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0bde6f-de77-4777-80a8-fb956ed80395.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD Ulusal Güvenlik Anlayışı ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>İlk kez Çiçero (M.Ö. 106-143) tarafından kullanıldığı iddia edilen ve etimolojik olarak kökeni Antik Yunan’a kadar dayandırılan güvenlik kavramı, I. yüzyıldan itibaren Pax-Romana (Roma Barışı) bağlamında siyasi bir kavram olarak kullanılmıştır. Bütün siyasi tarih boyunca kullanılan ve kullandığı döneme ve tanımı yapan aktöre göre değişik anlamlar yüklenen güvenlik, güvenlik en genel tanımla sahip olunan değerlere yönelik herhangi bir tehdidin olmaması ve söz konusu değerlere bir saldırı olacağı korkusunun bulunmaması halidir. Güvenliğin tanımı yapılırken en temel olgu olarak ele alınan tehdit ise güvenlik olgusuyla ayrılmaz bir ilişkiye sahip olup başka devletlerden, devlet dışı aktörlerden veya çevresel faktörlerden kaynaklı güvenliği olumsuz etkileyen durum olarak tanımlanabilir. Uluslararası ilişkiler bağlamında devletlerin güvenliğe yaklaşımını belirleyen strateji ise ulusun ya da uluslar topluluğunun, barış ve savaşta benimsenmesi gereken politikalar bağlamında politik, askeri, ekonomik ve psikolojik güçleri bir arada kullanma bilimi ve sanatıdır. Bu üç kavram ışığında devletler tehditlerden özgür kalabilmek amacıyla yani güvenliklerini tesis etmek amacıyla stratejiler oluştururlar. Literatürde çeşitli adlandırmalar söz konusu olsa da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) karar alıcıları bu metinleri ulusal güvenlik strateji belgeleri olarak adlandırmaktadır. Ulusal güvenlik stratejisinin temelini Ulusal Güvenlik Konseyi ve Ulusal Güvenlik Kaynakları Kurulu üzerinden şekillendiren ABD’nin 1990 sonrası Ulusal Güvenlik Strateji Belgeleri’ne bakıldığında Sovyetler Birliği tehdidinden kurtulan Türkiye’nin daha bağımsız hareket etme endişesi taşındığı görülmektedir. Buna karşın belgelerde 1990’lı yıllarda başta post-Sovyet alan olmak üzere birçok bölgede ABD’nin çıkarlarıyla Türkiye’nin politikalarının örtüştüğü ifade edilmiştir. Bu nedenle de ulusal güvenlik strateji belgelerinde sayıca az da olsa Türkiye’den övgüyle bahsedilmiş ve işbirliğinin önemi vurgulanmıştır. Ancak Obama döneminden itibaren ilişkilerdeki negatif yönlü etkileşim belgelere de yansımış ve Türkiye ifadesine belgelerde yer verilmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd68d262-13f6-456e-b7f3-cd2adc8e2b5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret ve Döviz Kuru İlişkisi: Gelişmekte Olan Ülkeler ve Türkiye Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin, bilgi-iletişim teknolojilerinin ve ulaşımın gelişmesiyle, ülkeler arasındaki en etkin ekonomik araçlardan biri döviz kuru ve döviz kuru politikaları olmuştur. Uygulanan döviz kuru politikaları başta dış ticaret olmak üzere diğer makroekonomik değişkenler üzerinde de büyük etki yapmaktadır. Bu yüzden döviz kuru politikalarının seçimi ve bu politikaların uygulanması ile ilgili ülke ekonomilerinde önemli sorunlar yaşanmaktadır. Ülkelerin özellikle de dış ticaret yapısına uygun döviz kuru politikaları belirlemesi ve dış ticaretin diğer ülkeler üzerindeki etkisinin ülkeler tarafından iyi şekilde anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Gelişmekte olan ülkeler daha çok ihracatlarını arttırmaya yönelik politikalar uygularken, ihracat hacmini arttırmak için birçok makroekonomik değişkenleri de kontrol etmeye çalışmaktadır. Döviz kurlarındaki değişim oranları ve bu değişimlerin ekonomiler üzerindeki etkileri her ülke için aynı seviyede olmamaktadır. Gelişmekte olan ülke ekonomileri, yapısal farklılıklarından dolayı döviz kurunda yaşanan değişimlerden daha yüksek oranda etkilenmektedir. Bu yüzden kitapta özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerinde durulmuş ve panel veri analizi uygulaması yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Ayrıca Türkiye için gelişmekte olan ülkelerde kullanılan makroekonomik değişkenler ve yıllar ele alınarak zaman serisi analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Son olarak da Türkiye ve gelişmekte olan ülkeler üzerine yapılan analiz sonuçları karşılaştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f81a7488-eb3a-49c8-91cd-0afa341ade32.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme, Uluslararası Göç ve Kamu Yönetiminin Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Göç, tarihin her döneminde toplumsal, ekonomik ve siyasal sonuçlar doğuran ve tarihin akışına yön veren bir olgu olmuştur. Göçün bu çeşitli etkilerinin toplumlar, medeniyetler açısından yapıcı veya yıkıcı sonuçlar meydana getirebildiği tarihsel örneklerden görülebilmektedir. Bu bakımdan göç, toplumlar için dönüştürücü bir kuvvettir.
Göç yalnızca günümüzün değil insanlık tarihinin konusudur. Ancak göçün bir türü olan uluslararası göç hareketleri ise yakın tarihimizin konusudur. Ulus devlet düzeninin bir neticesi olan uluslararası göç olgusu küreselleşme sürecinde kazandığı ivmeyle “Göçler Çağı”nı başlatmıştır. Bu süreçte, uluslararası göç hareketlerinin ulus devlet düzeninde önemli yapısal değişiklikler meydana getirdiği görülmektedir.
Topluma dair her şey şüphesiz ki yönetimin de konusudur. Toplumsal alanda köklü etkileri olan göç olgusunun yönetimi devletler için kritik önem arz etmektedir. Öyle ki göç yönetimi ekonomi, sağlık, güvenlik, kent yönetimi, adalet, diplomasi, nüfus hizmetleri gibi kamu yönetiminin neredeyse her alanıyla ilişkilidir. Bu durum “Göçler Çağı”nda kamu yönetimini de etkilemekte ve dönüştürmektedir.
Türkiye, özellikle son on yılda dünya genelinde uluslararası göç hareketlerinden en fazla etkilenen ve kayda değer sayıda göçmen nüfusa ev sahipliği yapan bir ülke konumundadır. Bu durum Türkiye’de göç yönetimini temel bir siyaset ve siyasa konularından birisi haline getirmiştir. Bu kitap, uluslararası göç olgununun yönetimi meselesini irdelemekle birlikte sınırlar arası insan hareketliliklerinin genel olarak kamu yönetiminde özel olarak ise Türk Kamu Yönetiminde meydana getirdiği değişimleri konu edinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a98adf-1cf1-4533-ba37-e38f797ce65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanunilik İlkesinin Uluslararası Hukuktaki Yansımaları</image:title>
            <image:caption>Kanunilik ilkesi günümüzde tüm toplumlarca kabul edilmiş ve birçok yazarlarca hukukun genel ilkesi olarak kabul edilmiştir. Aynı zamanda, kanunilik ilkesi 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve 1977 tarihli Ek Protokoller, 1966 tarihli Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi birçok uluslararası ve bölgesel belgede yer alarak modern uluslararası insan haklarına ilişkin temel kaynakların bir parçasına dönüşmüştür. Ancak hem ulusal mevzuatta hem de uluslararası hukukun önemli belgelerinde yerini bulmuş olmasına rağmen kanunilik ilkesi çeşitli hukuk sistemlerindeki kavramsal yaklaşımlar ve farklı hukuk dallarında ilkenin yorumlanması açısından tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Ayrıca uluslararası ceza hukukunda kaynaklar bakımında teamül hukuku kurallarının oynadığı rolden dolayı kanunilik ilkesinin konumuna ilişkin sorunlar açığa kavuşturulmamıştır. Bununla birlikte Uluslararası Hukuk Komisyonu’nca hazırlanan Devletlerin Sorumluluğuna ilişkin Maddeler Taslağı’nın hazırlanma sırasında ortaya atılan “devletlerin cezai sorumluluğu” kavramı çerçevesinde kanunilik ilkesinin uygulanmasına ilişkin tartışmaların hâlihazırda devam etmekte olduğu görülmektedir. Yukarıda belirtilenlerden yola çıkarak çalışmada kanunilik ilkesinin kavramı ve tarihsel gelişimi, uluslararası ceza hukukunda kanunilik ilkesi, uluslararası insan hakları hukukunda kanunilik ilkesi, uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu açısından kanunilik ilkesi olmak üzere dört boyutu üzerinde durulmuştur. Bugüne kadar kanunilik ilkesinin uluslararası hukuktaki yansımaları konusunda yapılan araştırmaların çoğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki düzenlemelerle sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu bağlamda işbu çalışmanın uluslararası ceza hukuku, uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu açısından kanunilik ilkesinin uygulanmasına ilişkin Türkiye’deki ilk kapsamlı araştırma olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ed5010a-56b6-42ce-97a3-36e1fe72a18c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuksal ve Siyasal Bağlamda Afrika Okumaları</image:title>
            <image:caption>Türkiye dönük olarak Afrika’nın sahip olduğu sempati ve ilgiye rağmen bu alanda Türkçe sınırlıdır. Bu ülkelerde olması gereken ölçüde hukuksal ve siyasal yapısı hakkında yeterli bilgi sahip değildir. Hemen ifade edelim ki konu hakkında Türkçe kaynaklar son derece sınırlıdır ve neredeyse yoktur. Bu manada konu hakkında hukuki ve siyasal çalışmaların olmadığına dikkat çekmek isterim. Böyle bir sonucun doğmasında Türk ticari çevreleri ve diğer alanlardaki bilgi eklisi unutulmamalıdır. Afrika hakkında bilgi noksanlığı göz ardı edilmemeli, bu bağlamda siyasi ve hukuk yapılarına ilişkin bilgi eksikliği giderilmelidir. Farklı Afrika devletlerinin siyasal, sosyal ve hukuksal yönlerini irdelemeyi amaçlayan bu eserdeki çalışma benim çabalarım ve bilhassa yüksek lisans ve doktora öğrencilerimin çabalarıyla ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda öğrencilerimin gayretlerini bilhassa vurgulamak ve tebriklerimi bilmelerini vurgulamak isterim. Editör: Prof. Dr. İlyas Doğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9201488b-17f8-4287-aa81-e5396d261326.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayan Su Felsefesi</image:title>
            <image:caption>YAŞAYAN SU felsefesi yolculuğumuzdaki bilgilerimizi sizlerle de paylaştık. Bir sorumluluğu yerine getirdik. Buradaki bilgiler okyanuslar içerisinde bir damla, çölde ise bir kum tanesi kadar bile olmayabilir. Yeni bakışlara, yeni bilgilere her zaman açığız. Bilmenin imkansızlığını biliyoruz ama arayışımız sonsuz. YAŞAYAN SU ile birlikte yaradılışı, evreni, uzayı, astrolojiyi, insanı, kendimizi, yaşamımızı, doğayı, Hakim Dünya Düzenini (HDD), tarihi, kutsal geometriyi, vorteks matematiği/enerjiyi, kimyayı, biyolojiyi, fiziği, tıbbı, sağlığı, düşünceyi, elektriği, frekansı, manyetizmayı ve birçok konuyu bu kitapta birer başlangıç noktası olarak tüm kesimlerdeki okuyucularımıza sunduk. Artık sıra sizde. Sorumluluk size geçti. Gerçek gelişim, öğrenme gayreti sırasında araştırırken, sorgularken, düşünürken, yaşarken olur. Bilgi ne yazı ile ne de söz ile ışık hızında karşıya geçmez. Bunun için, ortam ve arzu gerekir, zaman gerekir, kısacası sabır gerekir… İnsan kaybettikçe öğrenir. Lütfen neleri kaybetmekte olduğunuzun farkına varın. Bizler YAŞAYAN SU Felsefesinin bir parçası olmaktan dolayı son derece mutluyuz ve umutla geleceğe bakıyoruz. Algılarımız ve düşüncelerimiz rutin ve gündelik kaygıların ve söylemlerin üzerinde. Suyu seven suya saygı duyan bütün insanlık bizim grubumuzun potansiyel paydaşı. Suyu sevmek; kendini sevmek, kendini bilmektir. Su gibi aziz olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4089960-b697-448d-95cf-3d62c7adcc0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Realizm Perspektifinden Küresel Bir Güvenlik Aktörü Olarak Avrupa Birliği: Kapasite, Kabiliyet Ve İşbirliğinin Sınırları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Avrupa Birliği (AB)
’nin realizm kuramının varsayımları çerçevesinde küresel güvenlik aktörlüğünü
sorgulamaktadır. Realist kuram, özellikle güvenlik ve savunma alanına giren
konularda ulus-devletlerin, kendilerinden başkasına yetki devri yapmasının
oldukça güç hatta kimi zaman olanaksız olduğunu varsaymaktadır. Bu bağlamda AB
gibi uluslarüstü bir kuruluşun da güvenlik ve savunma alanında özerk bir aktör
olarak gündem belirlemesi, kendisini oluşturan ulus-devletlerden bağımsız
hareket edebilmesi oldukça zordur. 21. yüzyılda güvenlik kavramına
yüklenen anlamın giderek genişlemesi, güvenliğin hayatın her alanındaki
düzenlemelerde ön plana çıkmasına neden olmuştur. AB de özellikle Rusya’nın
Kırım’ı ilhakı, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi
güncel gelişmeler karşısında savunma kapasitesini ve bu alandaki stratejik
özerkliğini arttırmak zorunda kalmıştır. Özellikle savunma sanayinin
liberalleşmesi ve savunma ve silah teknolojisindeki hızlı gelişmeler ve bu
gelişmeler karşısında AB’nin savunma kapasitesinin yetersiz kalması, Trump
Başkanlığındaki ABD’nin AB’ye savunma harcamalarını arttırması yönünde baskı
yapması AB’nin bu alandaki çabalarının itici gücü olmuştur. 



 Bu çalışmada AB’nin, bürokratik,
kurumsal ve fiili olarak ortak güvenlik ve savunma politikası alanında bugüne
kadar ortaya koyduğu çabalar detaylı olarak değerlendirilmiştir. AB’nin bu
çabasında Avrupa’nın daima AB’nin kurucu değerlerine bağlı sivil ve normatif
yönleri ağır basan özerk bir aktör olmasını savunan Entegrasyoncu görüş ile
AB’nin NATO’nun önemli bir müttefiki olarak savunma kabiliyetlerine ve
stratejilerine sıkı sıkıya bağlı Atlantikçi görüşün farklı yaklaşımları
belirleyici olmuştur. Kitapta vaka analizi olarak detaylı bir şekilde incelenen
PESCO süreci de AB’nin ortak savunma alanında her zaman Atlantikçi eğilimlerin
baskın olacağını ve AB’nin uluslararası ilişkilerde stratejik özerkliğe sahip
bir küresel güvenlik aktörü olmasının ne denli güç olacağını göstermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689a085d-ce90-423e-b305-476fe4d94382.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlık Karabağ Sorunu</image:title>
            <image:caption>Klasik yaklaşımlara dayanılarak analizi yapılan Dağlık Karabağ meselesi hakkındaki diğer çalışmalardan farklı olarak bu araştırma doğrudan İkinci Karabağ Savaşı süresince ABD’de bulunan Ermeni diasporasının faaliyetleri hakkındadır. Ermeni toplumunun ve lobi kuruluşlarının Dağlık Karabağ’da yaşanan savaşı diasporik mekânlarda nasıl yeniden ürettiği ve ulus ötesilik (transnationalism) bağlamında “anavatan” olarak kodlanan Ermenistan’a ve “düşman” olarak zihin dünyalarında tasavvur eden Türklere yönelik faaliyetlerinin sistematik olarak ortaya konması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb15ab42-bb90-461d-97f6-c706d0339493.jpg</image:loc>
            <image:title>Dini Çoğulculuk Din İçi Çoğulculuk ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Dini ve din içi çoğulculuk olgusu modern toplumların en çok göze çarpan dini/kültürel niteliklerinden biridir. Tüm dünyanın yaşadığı şehirleşme, küreselleşme, bireyselleşme ve sekülerleşme süreçleri bu olgunun gelişmesinde ve yayınlaşmasında büyük rol oynamıştır. Günümüzde ortaya çıkan tablo tüm toplumların hem dini hem de din içi çoğulculuk olgusunu –farklı düzeylerde olsa da- yaşamakta olduklarıdır. Dini ve din içi çoğulculuk olgusunun Türkiye’deki yansımasına bakıldığında, bu olgunun daha çok din içi çoğulculuk şeklinde kendini göstermekte olduğu söylenebilir. Türkiye toplumunun tarihsel ve küresel faktörlerin etkisiyle bugün geniş çapta bir din içi çoğulculuk olgusuyla karşı karşıya olduğu söylenebilir. Bu yeni yapının açıklanması ve anlaşılması büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31081741-d735-4328-be75-e5efe3838b29.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukuk Bakımından Siber Terörizm</image:title>
            <image:caption>Dünya, yirminci yüzyılın sonlarında yeni bir teknoloji devrimi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu yeni dönemin adı “bilgi çağı”dır. Bilgisayarlar, internet ve diğer yeni bilgi ve iletişim teknolojileri, insan hayatının en önemli ve en etkili buluşları arasına girmiştir. Geçmişte bilgisayar ve teknoloji; belirli amaçlar için seçici bir araç olarak kullanılırken, günümüzde bilgi teknolojisi, siber (sanal) alemdeki gelişmelerle beraber; sosyal, siyasal, sağlık ve askeri tüm altyapıları bilgisayarlara bağımlı hale gelmiştir. Finansal ağlar, haberleşme sistemleri, elektronik transfer merkezleri, nükleer santraller, havaalanlarının kontrolü, hastaneler, okullar, devlet kurumları, sağlık merkezleri, su kaynakları, elektrik şebekeleri, ulaşım, askeri cihazlar gibi kritik altyapılar bilgisayarlara bağlıdır. Yine bankalar, para ve sermaye piyasası, çalışmalarında tamamen bilgisayar sistemlerini temel almaktadır. Böylece, teknoloji hayatımızın tüm alanlarına girmiş ve artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bilgi teknolojileri ile ilgili bu büyük bağımlılık, insan yaşamına birçok farklı açıdan olumlu değişiklikler ve sayısız avantajlarının yanı sıra, yeni tehditler de oluşturmaktadır ve farklı türlerde siber eylemler (cyber attack) gerçekleşmektedir. Bu tehditler bilgisayar korsanları ve teröristler için fırsatlar yaratmaktadır. Yine teröristler kendi siyasal veya ideolojik amaçlarına ulaşmak için bilgi teknolojisini birer amaç veya araç olarak tesbip edebilmektedir. Böylece, bir devletin teknolojiye bağımlılığı arttıkça, siber eylem tehditleri ile karşı karşıya kalma riskleri de artacaktır. Bu bağlamda siber terörizm, yeni oluşan bir kavramdır ve yaşadığımız dönemin bir gerçeğidir. Günümüzde siber terörizm, klasik terörizmden daha tehlikeli hale gelmektedir. Çünkü birçok ülkenin önemli hizmetleri bilgi teknolojisi üzerinden yapılmaktadır. Siber terörizm, bilgi teknolojisi kullanılarak, önceden belirlenmiş siyasal, sosyal ve ideolojik hedeflere ulaşmak için kişilere ve ülkelerin kritik altyapılarına zarar vermek olarak yorumlanabilir. Ayrıca, siber terörizmi genel anlamda, bilgisayar ve bilgisayar sistemleri aracılığıyla terörist eylemler gerçekleştirmek olarak da tanımlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b8d9e20-adef-4c13-91a3-7851a2726be4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin ve Türk Dünyası İlişkileri 1991’den Günümüze</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş sonrası yaşanan gelişmeler Türk Dünyasının önünü açmış ve bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bir arada hareket etme imkânı yakalamışlardır. Aralarında ortak tarih, dil, kültür ve din bulunan Türk Devletleri hayal olarak tasavvur edilen fakat Türk Devletleri Teşkilatı ile gerçeğe dönüşen Çin Seddinden Adriyatik Denizine bir arada olma ve uluslararası sisteme etki etme noktasına ulaşmışlardır.
Türk devletlerinin bu süreç içerisinde büyük bir güç olarak ön plana çıkmaya başlayan Çin ile olan ilişkileri tarih boyunca var olmuş ve bağımsızlık sonrası daha da önemli hale gelmiştir. Rusya-Çin-ABD bağlamında ilişkilerin incelenmesi Türk devletlerinin gelecekteki politikalarının belirlenmesi açısından önemlidir. Çin-Türk dünyası ilişkilerini belirleyen faktörler nelerdir? Çin kendi kültürünün yaygınlaştırılması için hangi stratejileri kullanmaktadır? Rusya’nın Türk devletleri ile olan ilişkisi Çin’in bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini nasıl etkilemektedir? Kuşak-Yol projesi Türk Dünyası için fırsat mı yoksa tehdit mi? Bu kitap bu soruların cevaplarını arayarak okuyucuların Türk Dünyası hakkında fikir sahibi olmasını amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ff069e-373e-4f23-acbf-5f95759623fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaptırımlar Altında İran’ın Ekonomi Politiği: Uluslararası Ticaretini Geliştirme Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır güçlü ülkeler tarafından, kendilerinden daha zayıf olan ülkelerin politika davranışlarında değişim yaratmak amacı ile hayata geçirilen yaptırımlar, Soğuk Savaş’ın bitimi sonrasında dünya siyasetinde tek hegemon güç olarak ortaya çıkan ve aynı zamanda II. Dünya Savaşı sonrasından bu yana Dünya Bankası, IMF ve ABD doları üzerinden küresel ekonomi ve finans sisteminin kontrolünü elinde bulunduran ABD tarafından özellikle son otuz yıldır aşırı şekilde kullanılmıştır. 21.yy.dan itibaren ekonomik yaptımları tek başına yeterli derecede etkili görmeyip finansal yaptırımlarla da desteklemeye başlaması, yaptırımlar tarihindeki en önemli gelişmelerden birisi olmuştur. Fakat yine 2000’lerin başından itibaren dünya siyasetinin çok kutupluluğa evrilmesi ve ABD karşısında yeni oluşumlar içerisine giren bölgesel yapıların artan ekonomik güce paralel şekilde dünya finansal mimarisini de yeniden inşa etme çabaları, ABD’nin ekonomik ve finansal yaptırımlarına doğrudan negatif yönde etki etmektedir. Bu kitapta, 1979 devriminden beri neredeyse kesintisiz olarak ABD yaptırımlarına maruz kalan İran’ın, 2000’lerin başlarından itibaren nükleer çalışmaları gerekçesi ile uygulanan ve 2018 yılında Trump yönetimi tarafından tekrar başlatılan ekonomik ve finansal yaptırımlar karşısında ekonomik aktivitesini sürdürebilmek için izlediği politikalar ile yaptırımların İran siyasetine ve dış politika davranışlarına olan etkisi incelenmektedir. Bir taraftan da çok kutuplu yeni dünya düzeninde, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren küresel finans sisteminde yaşanan gelişmelerle birlikte ABD ekonomik ve finansal yaptırımlarının giderek azalan gücü İran örneği üzerinden değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0c6fcd-5094-451f-b461-e6405696752b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Mahkemesince Yürürlüğün Durdurulmasında Almanya ve Türkiye Modeli</image:title>
            <image:caption>1924 Anayasasına her ne kadar tek parti siyasi iktidar döneminde kanunların anayasaya uygunluğu teorik olarak kısmen tartılmış olsa da konu sadece bu düzeyde kalmıştır. 1961 Anayasasından itibaren kanunun anayasal düzeyde anayasaya uygunluk açıkça benimsenmiştir. Bu kural 1982 Anayasasında da devam etmiştir. Günümüzde de Anayasa Mahkemesi kanun hakkında aykırılık kararı verse bile, bu karar Resmî Gazetede yayınlanıncaya kadar hukuksal bağlılık oluşturmaz. Bu durum kanunun anayasaya uygunluğunu etkisizleştirmektedir. Siyasal iktidar bu durumu çok iyi bilmekte ve aykırılık kararı verilmiş olsa bile ilgili kanunu uygulamaya devam etmektedir. Anayasa Mahkememiz, 2002 yılı öncesinde siyasi iktidarın anayasaya aykırı tutumu aşmak için bir yorum geliştirmiştir. Bu bağlamda siyasal iktidarın anayasaya aykırı bu tutumunu etkili şekilde engellemek için bazı önemli kanunlar henüz iptal karar vermemiş ya da henüz kararını açıklanmamış olsa bile belirli süreye kadar veya nihai kadara kanun kanunun kısmen veya tümüyle durdurma kararı verebilmiştir. Türk Anayasa Mahkemesi kanunu durdurmaya ilişkin kararında Alman Anayasa Mahkemesini örnek almıştır. Ancak bu yetkinin Alman Anayasasında kanun düzeyde açıkça düzenlenmiştir. Buna karşılık Türk Anayasa Sisteminde bu karar yorumla geliştirilmiştir. Böyle olsa da bu yorum tek iktidar döneminden beri uygulanamamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb009c4-2530-4315-b1f2-53c711c0a13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Para</image:title>
            <image:caption>‘Dijital Para’ kitabında son dönemin popüler konularından olan dijital paralar ile ilgili doğru bilinen yanlışlar düzeltilirken, eksik bilgilerin de tamamlanmasına aracılık edilmektedir. Kitap kapsamında dijital paraların geçmişten günümüze tecrübe edilen para sistemleri içindeki konumunun anlaşılması hedeflenmekte ve iktisat teorileri çerçevesinde konuya ışık tutulmaktadır. Dijital paranın tanımından, özelliklerine, ihraççısına, tasarımlarına, türlerine, kripto paralar ile merkez bankası dijital paralarına ilişkin konulara değinilmekte ve Türkiye ile diğer ülke uygulamaları paylaşılıp gelecek beklentilerine ilişkin derin ancak özlü bir aktarım yapılmaktadır.Okuyucunun kısa ve öz bir aktarım ile konu hakkında bilgi ve birikim sahibi olmasına, konuya ilişkin mevcut bilgisini arttırmasına destek olunması amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10be88ba-f466-40e0-947a-74f820b63dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Adanmışlığı (Employee Engagement)</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme, iletişim, bilişim teknolojisinde meydana gelen hızlı değişiklikler ve müşteri beklentilerinin karmaşık bir hal alması gibi nedenlerden dolayı şirketlerin rekabet üstünlüğü elde edebilmeleri ve sürdürülebilirliğini sağlayabilmeleri her geçen gün zorlaşmaktadır. Bu durum şirketlerin adanmış çalışanlara olan ihtiyacını artırmaktadır. Çünkü adanmış çalışanlar işlerini iyi yapabilmek için çok çalışmakta, şirkete karşı güçlü duygusal bağ hissetmekte, daha iyi hizmet ve müşteri odaklı olmakta, çalışma arkadaşları ile uyum içinde çalışmakta, şirketin başarısına katkı sağlamak için kendi istekleri doğrultusunda ekstra çaba göstermekte ve şirket üyeliğine istekli bir şekilde devam etmektedir. Adanmış çalışanlar daha üretken ve sadık olduklarından adanmış çalışanlara sahip olmak şirketlere büyük fayda sağlamaktadır. Böylece adanmışlık ile birlikte iç gücü devir hızı oranı düşmekte ve örgütsel performans artmaktadır. Bundan dolayı şirketlerin, adanmışlığı etkileyen faktörleri bilmeleri ve bu doğrultuda çalışanların adanmışlığını güçlendirmeye yatırım yapmaları gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe910e21-477e-4324-9fe5-57ab955cdd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazar Denizi ve Karadeniz&apos;de Küresel Enerji Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Devletler arası mücadeleler kimi zaman yeni toprakların sınırlara dahil edilmesi için olabilirken, kimi zaman o toprakların altındaki ya da üstündeki nimetlere sahip olmak ve kontrol gücü kazanmak için olabilir. Günümüzde bu nimetlerden en önemlilerinden biri ve stratejik değere sahip olanı ise enerji kaynaklarıdır. Bu kaynaklara sahip olmak ve üretmek, güç sağlayabileceği gibi sahip olunmayan kaynakları da kontrol ederek küresel güç kazanmak, büyük devletler arasında bir mücadele alanı yaratmaktadır. Avrupa&apos;dan Çin&apos;e uzanan geniş coğrafyanın ortasında ise Karadeniz ve Hazar Denizi sadece çevrelerindeki ülkeler için değil, enerji üzerinde nüfuz sağlayıp güç kazanmak isteyen devletler için de bir jeopolitik rekabet alanlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83700731-cc7c-4733-b7d4-e2137bad4ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Kamu Hukukuna Emek Verenler</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin üniversiteleri, gelişmiş ülkelerdeki kadar kurumsallaşabilmiş değildir. Bunun tarihi nedenlerin yanı sıra birçok toplumsal ve kültürel sebep rol oynamıştır. Devlet Osmanlı döneminde medreseleri, Cumhuriyet döneminde de üniversiteleri bir ideoloji üretme kurumu, bir iktidar üretme aracı olarak görmüştür. Bunda güçlü bir sivil toplumun yokluğu, farklı siyasi, tarihi ve ekonomik sebepler, sorgulayıcı bir eğitim modelinden yoksunluk ve daha birçok etken rol oynamıştır.
Üniversiteler her şeye rağmen kendilerince gelenekler üretebilir. Bu gelenekler uzun dönemde kurumsal kültürün temelini oluşturacaktır. Biz de genel kamu hukukuna akademik emeğiyle katkıda bulunan bilim insanlarımızın hem hatırlanmaları hem de bu alanda öğretinin izlediği gelişim süreçlerine bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefledik. 1982’ye kadar sadece İstanbul ve Ankara Hukuk fakülteleri mevcut olsalar da aradan geçen yaklaşık 40 yıllık süreçte sayı oldukça artmış durumdadır. Dolayısıyla genel kamu hukuku anabilim dalı kürsüleri de artmış, sonuçta ders içeriğinde hangi konuların yer alması gerektiği hususu daha da önemli hale gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed5f8f4-9cf0-48de-9e85-2bf0fb00d900.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilerin Uyum ve İskan Sorunları ve Çözüm Önerileri: Doğu Marmara İlleri Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın en büyük sosyal sorunlarından biri olan uluslararası göç, hem gelişmekte olan ülkeleri hem de gelişmiş ülkeleri etkileyen sosyal bir olgudur. 2011 yılında Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelere sığınan Suriyeliler bu yüzyılın en büyük kitlesel göç hareketini başlattıklarının farkında değillerdi.
 
Aradan geçen on bir yılın sonunda Türkiye’deki Suriyeli sığınmacı sayısı, ülkedeki yabancıların büyük bir çoğunluğunu oluşturmuştur. Türkiye’de Suriyelilere yönelik yapılan çalışmalar daha çok uyum konusunda olmuştur. Bu çalışma Suriyeli sığınmacıların yaşadıkları uyum konusunun yanı sıra ve iskân ve konut sorunlarının belirlenmesi açısından da önem taşımaktadır. Ayrıca çalışmanın bölgesel düzeyde gerçekleşmesi ve Göç İdaresi Başkanlığı ile ortak hareket edilerek yapılması bu konunun özgünlüğünü ortaya çıkarmaktadır.
 
Alan araştırması, Doğu Marmara illeri kapsamında olan Yalova, Kocaeli, Sakarya, Bolu ve Düzce illerinde yaşayan toplam 1.144 kişiye uygulanmış ve toplanan veriler, frekans ve yüzde analizi, ki-kare uygunluk testi ve bağımsız ki-kare testi aracılığı ile analiz edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a690ca2-e8f2-426b-a82f-4f74d47eb8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hukuku Açısından Göçmenlerin İş–Barınma ve Sağlık Hakkı (Ulusal ve Uluslararası Boyutuyla)</image:title>
            <image:caption>Dünyada çeşitli nedenlerle göçmen, mülteci ve sığınmacı olmak durumunda kalmış insanların, kaynak ülkeden transit ya da hedef ülkede bulundukları sürece yaşamını sürdürebilmek için beslenmek, ihtiyaç halinde sağlık hakkından yararlanmak, sağlığa uygun konutlarda barınmak, temiz suya erişmek, güvenli işte ve işyerinde çalışmak gibi yaşama hakkını oluşturan haklardan, ilgili ülkelerin idarecileri tarafından yararlandırılmalıdırlar. Zira bu haklar her insanın insan olmasından kaynaklı doğal haklarıdır. Göçmen haklarına ilişkin ülkemizin de tarafı olduğu, birçok uluslararası sözleşme bulunmaktadır. 18.12.1990 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen 01.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleme bunlardan biridir. Sözleşme gereğince Göçmen işçiler ve ailelerinin korunması, uluslararası toplumun sorumluluğundadır. Göçmenlerin yaşamlarının korunmasının sorumluluğu göç eyleminin başlamasından varılmak istenen göç noktasına kadar devam etmelidir. Ülkeler tarafından yasa dışı göçün önlenmesi için alınan tedbirlerin temel insan haklarına aykırı olamamasına dikkat edilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e384ff7-259f-4b28-a6d7-4a639625b181.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır İçinde</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı eline almışsan ve içini tarifsiz bir heyecan sardıysa, üstelik yüzünü de bir tebessüm kaplamışsa nedensiz; kitabı sakın bırakma. Mutluluk elinde… Size yol göstersin, ümit versin. Bu kitap sizi, haber ararken haberi olan bir gazetecinin inanılmaz yolculuğuna çıkaracak. Bu yolculukta, ne arıyorsanız onu bulacaksınız. Bazen o siz olacak, bazen de siz o. Bazen ağlayacak, bazen de güleceksiniz. Bazen sevecek, ya da kızacaksınız her şeye. Belki de hiçbir şeye… Yolculuk mu? Bu yolculukta uçak bileti yok, vapurla gidilmez, otobüs hiç geçmez, bildiğiniz taşıtların bilmediği bir yol. Ya hedef? “Gam”sız değiliz. Buluşuruz içerde. BU KİTAPTA, SINIRSIZ DÜNYALARA AÇILMANIN ŞİFRESİNİN İLK BASAMAĞI GİZLİDİR. CESARETİ OLAN KAPIYI AÇAR. DOĞRU GÖZLE BAKAN GÖRÜR. BURADAKİ BİLGİ, SONSUZLUĞUN BİLGİ DERİNLİĞİNDE; DENİZDE BİR DAMLA, ÇÖLDE İSE BİR KUM TANESİ BİLE DEĞİLDİR. Yeni kâşiflere, yeni keşiflere daha da önemlisi, yeni bir bilince ihtiyaç var. Şimdi yola çıkma, sırrı arama zamanı. Bildiğinizi zannettiğiniz her şeyi bir anlığına unutun… ENDİŞE ETMEYİN. BU KİTAP İYİDİR.  Bu kitap herkes içindir. Yiğitliğin, mertliğin, saflığın, aşkın ve sevginin yanı sıra aldatılmışlığın, yalnızlığın, maceranın, ilmin, paranın ve saltanatla sanatın, Kısacası insanın kitabı. Çünkü; İnsanoğlu yazdı… U. İnsanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472c4a57-3200-42e3-9f0d-6f0a0927f4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Recep Tayyip Erdoğan Siyasette Bir Fenomen - 2023 Türkiye Cumhuriyeti Seçimlerinin Sosyolojik Analizi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminin sosyolojik analizine ek olarak, bu ülkedeki siyasi bir fenomen de analiz edilmiştir.Günümüzde insan toplumlarını ilgilendiren en önemli konulardan biri siyasetle ilgili konulardır. Siyaset dünyasında farklı düzeylerde seçimlerin temel kavramlarından biridir. Başarılı bir siyasetçi, seçimlerde rakibini geride bırakabilen ve sahada galip gelebilen kişidir. Bu çağda yirmi yılı aşkın sahada galip gelebilen bir siyasetçi, sıradan bir siyasetçi değildir, siyasi bir fenomendir. Elinizdeki kitap, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin ve daha doğrusu dünyanın siyasi fenomeninden birini yanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08becf69-8ab6-401f-beea-5f8507f7c7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerler Eğitimi Penceresinden Yusuf İle Züleyha Kıssası</image:title>
            <image:caption>Değerleri özünde benimsemiş ve hayatına yerleştirebilmiş şahsiyetler kendi dönemlerine ve sonraki dönemlere ışık tutmuşlardır. Ahlaki değerlerin insan için, insanlık için ne derece önemli unsurlar olduğunu günümüz ağ toplumunda daha fazla müşahede etmekteyiz. Bu çalışma çerçevesinde incelediğimiz Yusuf suresinde göze çarpan pek çok değere bir de bu açıdan bakılması istenmektedir. Çünkü o, hayatı boyunca çeşitli sıkıntılardan geçmiş, Allah’ın imtihan ettiği örnek şahsiyetlerden biridir. Onun güzelliği çeşitli benzetmelere konu olmuş, insanlar evlatlarının, kadınlar eşlerinin Hz. Yusuf gibi güzel olmasını talep etmişlerdir. Hz. Yusuf, Çetin imtihanına rağmen sahip olduğu üstün ahlak vasıtasıyla Allah’ın (c.c) lütfuna nasıl mazhar olunabildiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır. Onun Züleyha ile olan iletişiminin, ahlaki değerler açısından tekrar merceğe alınması, değişen dünya şartlarında maruz kalınan anlam kayması karşısında bir değer olarak “iffet”in öneminin anlaşılması açısından da önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a7c2fb-fe43-4d46-8264-f23cb29f28c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız İhtilali Döneminde Batılı Düşünürlerin Tanrı ve Din Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Yeni fikirler ve buluşlara açık olan Fransız ihtilali döneminde yeni yaşam anlayışı Tanrı’nın emrine değil aydınların zihninde sistemleşmiş akıl ürünü ilkelere dayanıyordu. Bu nedenle kutsal değerler inanç, din ve gelenek aklın süzgecine tabi tutularak yeni yorumlar, bakış açıları ifade edilmiştir. Özellikle kurulu düzen Soylu ve Rahip sınıfın Tanrı ve din adına dogmaları halk nezdinde eleştirilmiştir. İnsanların eşitliği, hürriyet ve siyasi haklar gibi yeni fikirler kısa zaman içerisinde bildiriler haline gelmiş ve her yeni gelişme toplumda beğeni kazanmıştır. İşte bu eleştiri ve beğeni dönemine Fransa’da öncülük eden düşünürler/filozoflar Montesguieu (1689-1755), Voltaire (1694–1778), Rousseau (1712–1778), Diderot (1713–1789) ve Baron d’Holbach (1723–1789)’tır. Dönemin bu düşünürleri 1700-1789 yılları arasında yeni fikri, siyasi, iktisadi ve dini yorumlara çanak tutmuştur. Bu çerçevede eserin ana teması 1789 Fransız ihtilali döneminin fikri ve dini dönüşüm sürecini kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0efa2f43-bffa-4d06-8683-bdecdfd0bae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus İmparatorluğu’nun Kuzey Kırgızistan’daki Tarım Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Kırgızistan’ın tarihinin öğretiminde en önemli konuların birisi XIX. Yüzyılın ikinci yarısı XX. Yüzyılın başlangıcındaki Rus İmparatorluğunun Kırgızistan’da yürüttüğü tarım siyaseti sayılmaktadır. Adı geçen konu ile ilgili araştırmacıların bilimsel çalışmaları her dönemin siyasi bakış açısına göre farklı farklı değiştirmelere uğramıştır. Bu kitapta bu konu üzerinde geniş durabilmek için devrime kadarki ve Sovyet, Eski Sovyet dönemlerdeki bu konuyla ilgili olan bilimsel araştırmaları inceleyerek gerçek bir sonuca varabilmek için çabalanmıştır. Kırgızistan Rus İmparatorluğuna katıldığından başlayarak bu süreci yansıtan kavramsal yöntemdeki bir çok tarihsel eserler yayınlanmaya başlamıştır. Bu eserlerin değeri yazarların araştırmasında bu konuyla ilgili olumlu ve olumsuz taraflarının tam olarak yansıtılmasındadır. İlk eserler Rus İmparatorluğunun ele geçirme siyasetine katılan insanlar tarafınca yazıldığından dolay bu süreç bilimsel özelliği kazanamayıp sadece olayı betimleme olmuştur. Bu eserlerde bazı yazarlar olaylar hakkında açıklamalarını da belirtmişlerdir. Toplumun aydınlanmasıyla her bir araştırmacı Rus İmparatorluğunun Türkistan’da yürüğü siyasetinin olumlu taraflarını belirtmekle birlikte, bazen bu sürecin olumsuz taraflarını da açıkça belirtmişlerdir. Böylece bizim dikkatimizi çeken bu konu döneme göre değerlendirilmiştir. Rus imparatorluğu Güney Kırgızistan’daki toprak siyasetini Kuzey Kırgızistan’dakine göre bir az farklı yönetmiştir. Çarlık hükümetinin göç siyasetini genelde Ruslar yöneterek bu durumdan bir çok fırsattan yararlanmışlardır. Rusya’nın toprak siyaseti tamamen soygunculuk, yağmalama niteliğinde olmuştur. İleride Rusya’nın yine bu kadar torağı yerel halkın elinden alma amacı olmuştur. Kırgızistan’ın güney bölgesinde toprağın ülkenin mülkiyeti olarak ilan etmek Çarlık Hükûmeti için çok uygun olmuştur. Rus İmparatorluğunun Kırgızistan’da yürüttüğü tarım siyasetinin olumlu ve olumsuz tarafları hakkında kısa bilgi verecektir. Toprak siyasetinin genel olarak yerel halka olan siyasi ve ekonomik etkilerini incelenmiştir. Rus iktidarı bu bölgede kendi iktidarını oluşturmak için yürüttüğü faaliyetleri ele alınmıştır. Her Rus iktidarının yerel halka değer vermedikleri ve dikkat çektiğini görmek mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a1e599-a1f2-46aa-a50d-8089ce881bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriyeli Gençlik Araştırması - Sorunlar, Beklentiler ve Çözüm Önerileri: Şanlıurfa Örneği</image:title>
            <image:caption>Arap Baharı sonrasında başlayan Türkiye’ye yönelik Suriyeli sığınmacı göçü giderek kalıcı hale gelmektedir. Kuşkusuz bu göçün Türk toplumu bakımından yarattığı çok farklı olumlu/olumsuz etkiler bulunmaktadır. Sosyal medya üzerinden Suriyelileri tartışmak, tüm Suriyelileri aynı potada değerlendirmek ya da göç sürecini güvenlikleştirmek yaşanan bu sorunları çözmeyecektir. Suriyeli sığınmacı göçünün bilimsel yöntemlerin ışığında incelenmesi, bu göçün Türk toplumu bakımından doğurduğu etkilerin en doğru biçimde analiz edilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Sayıları 3,4 milyona yaklaşan Suriyeli sığınmacıların 1,6 milyonu 18 yaşından küçük iken, yaklaşık 600 bini gençlerden (15-24 yaş) oluşmaktadır. Bu nedenle Suriyeli gençler özel bir önem arz etmektedir. Suriyeli sığınmacı göçünün gelecekte nasıl bir şekil alacağı, Suriyelilerin Türk toplumundaki konumunun ne olacağı, ülke kalkınmasına ne ölçüde katkı sunacakları, Suriyelilerin yeni geldikleri topluma ne derece uyum sağlayacakları vb. soruların cevabı bu gençlerin ileride sergileyecekleri tutum ve davranışlarında saklıdır. Şanlıurfa özelinde Suriyeli gençleri ele aldığımız çalışmamızın amacı; Suriyeli gençlerin profilini ortaya çıkarmak, yaşadıkları sorunları ve beklentileri tespit etmek, belirlenen sorunlar için çözüm önerileri getirmektir. Farklı disiplinlerden akademisyenlerin bir araya geldiği çalışmada, nitel ve nicel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma metodu benimsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9b9ed3e-dd39-40b0-8c30-9b851ec4d28b.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğdır İlinde Seracılık Sektörünün Sürdürülebilirlik Stratejileri ve Yeşil Ekonomi Modeli Önerisi: Jeotermal Seracılık</image:title>
            <image:caption>İnsan ve teknoloji enerjiye her geçen gün daha fazla bağımlı hale gelmektedir. Enerji kaynaklarının sınırlı olması, dünya nüfus dinamikleri, sanayileşme, teknolojik gelişmeler doğanın enerji talebini karşılayabilme kapasitesini giderek azalmaktadır. Bununla birlikte iklim değişiklikleri, CO2 salınımı, ortaya çıkan kirlilik çevrenin sürdürülebilirliğini de tehdit etmektedir. Ortaya çıkan doğa felaketleri tarım sektörü gibi doğrudan iklime bağlı sektörleri de tehdit etmektedir. Dolayısıyla gıda arzının sürdürülebilirliği için yeni modellemelere ve stratejilere ihtiyaç vardır.
İklime bağımlı olmadan yıl boyu üretim yapabilmeyi sağlayan ve sürdürülebilirliği açısından stratejik bir sektör olan seracılığın girdi maliyetlerini azaltacak ve enerji verimliliğini arttıracak yeni ekonomi modeli ve seracılık sektörünün sürdürülebilirlik stratejileri belirlenmelidir. Mikroklima iklim, jeolojik, çevre vb. özellikleri dikkate alındığında yapılan çalışmalar göstermektedir ki Iğdır ilinin yenilenebilir enerji türlerinden olan jeotermal enerji üretimi açısından potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Bu potansiyelin ortaya konduğu bu çalışmada jeotermal kaynakların olası yerleri işaretlenmiştir. Yatırımcılara jeotermal kaynak bulma ve jeotermal sera yatırımı yapma konusunda bir yol haritası olması için hazırlanan bu kitapta ilin seracılık sektörünün sürdürülebilir gelişimini sağlayacak stratejilerde sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c742db-7325-448c-adb4-93fa9e11bc6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Jeopolitik - Bölgesel İstikrar Yönelimleri</image:title>
            <image:caption>Nasıl ki iktisat bilimi sınırlı kaynakların etkin kullanımı ile ilgileniyorsa, jeopolitik de sınırları belli olan coğrafyanın etkin kullanımı ile ilgilenmektedir. Coğrafya statik bir unsur olabilir lakin politika oldukça dinamik, dolayısıyla değişken bir yapıdır. Bazen coğrafyanız sayesinde politik başarılar kazanırsınız bazen de coğrafyanıza rağmen. Lakin jeopolitik bilmezseniz hiç kazanamayacağınız aşikârdır. Jeopolitik sorunların bölgesel kalmadığı, küresel etkilere sebep olduğu günümüzde sadece kendi jeopolitik konumuzunu bilmek yetersiz kalmaktadır. Anlık olarak değişen dünyayı takip etmeli ve coğrafyayı da bu değişimle birlikte ele almak gerekmektedir. Bu çalışma, ele alınan bölgelerdeki jeopolitik sorunları ve bu sorunlara yönelik bazı çözüm yollarını incelemektedir. Küresel bir bakıştan ziyade bölgesel bir bakış açısı eşliğinde Orta Asya, Balkanlar, Latin Amerika, Afrika, Uzak Doğu Asya ve Akdeniz üzerine analizler ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4b4d16-ee4d-4098-a2a3-897d98b8ec31.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıtdışı Ekonomi</image:title>
            <image:caption>‘Kayıtdışı Ekonomi’ kitabında dünden bugüne ülkelerin mücadele ettiği önemli bir makroekonomik sorun olan kayıtdışı ekonomi kavramı tüm yönleri ile ele alınmakta ve detaylı şekilde incelenmektedir.  Okuyucuya söz konusu kavramı tüm yönleriyle aktarabilmek bakımından kayıtdışı ekonomi kavramının tanımına, özelliklerine, çeşitlerine, ortaya çıkış nedenleri ve yaratmış olduğu etkilere değinilmektedir. Akademik çalışmalara da referans olması hedeflenen kitapta kayıtdışı ekonominin ölçüm yöntemlerine de yer verilir iken, aynı zamanda yasadışı kazanç (karapara) kavramı ile kayıtdışı ekonomi ilişkisine açıklık getirilmektedir. Dünya’da ve Türkiye’de kayıtdışı ekonomi ve uygulanan politikaların da aktarıldığı kitapta, benzer çalışmalardan farklı olarak dijital teknolojiler ve dijitalleşen dünyanın kayıtdışı ekonomi üzerindeki muhtemel etkileri de değerlendirilmektedir.  Okuyucuya kısa ve özlü bir aktarım ile bilgi sunulması ve okuyucunun konu hakkındaki mevcut bilgilerinin arttırılması hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5634293b-3371-4822-ab1f-b5d05c3e9de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada ve Türkiye’de Muhafazakarlık</image:title>
            <image:caption>İdeolojiler dünyayı anlamlandırmamıza yardımcı olan düşünce sistemleridir. Ancak bu düşünce sistemlerinin kendi içinde bütünüyle tutarlılık gösterdiğini ileri sürmek son derece güçtür. Bu bağlamda eklektik bir özellik gösteren muhafazakârlık (conservatism) genel itibariyle ideolojilere sıcak bakmasa da son tahlilde anti-ideolojik modern bir ideolojidir. Bir tutum olarak muhafazakârlık kavramının kökleri çok gerilere götürülmekle birlikte ideolojik açıdan muhafazakârlık kavramı modern bir olgu olup esas itibariyle modernleşme süreciyle beraber tartışılmaya başlanmıştır. Bu çerçevede muhafazakâr ve muhafazakârlık sosyal bilimcilerin üzerinde en çok kafa yorduğu ve en az fikir birline vardığı kavramlar arasında yer almaktadır. Dünyada farklı muhafazakâr geleneklerin olması muhafazakârlığın evrensellik iddiasının olmadığını ortaya koymaktadır. Muhafazakârlığın evrensellik iddiası olmasa da muhafazakârların her dönemde ekonomik ve toplumsal düzenin savunuculuğunu üstlendikleri bir gerçektir. Buradan da “Muhafazakârlar neyi muhafaza ediyor?” şeklindeki sorunun yanıtı ortaya çıkmaktadır. Muhafaza etme arzusu ise ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmektedir. Muhafazakârlık farklı formlara sahip bir ideoloji olma özelliğini taşımakla birlikte dünya genelindeki bütün muhafazakâr düşünce geleneklerinin yoğun bir pragmatizmden beslendiği ve bu sayede muhafazakârlığın başka ideolojilerle ve akımlarla, özellikle liberalizm ve kapitalizm, eklemlendiği söylenebilir. Bu eklemlenme süreci aynı zamanda muhafazakârlığın ya da muhafazakârların değişimini ifade etmektedir. Bu kitapta eleştirel bir bakış açısıyla muhafazakârlığın Türkiye özelinde ve dünya düzeyindeki uygulamaları ele alınmıştır. Bu şekilde muhafazakârlığın farklı formları dikkate alınarak özgün bir araştırma ortaya konmaya çalışılmıştır. Muhafazakârlığı anlamak hem Türkiye’yi hem de dünyayı anlamanın önemli bir aşamasıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94acbcf3-7cbf-462d-8d13-fb9bdaa8bffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk - Vahdettin Görüşmeleri</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın konusunu Mustafa Kemal&apos;in Veliaht Vahdettin ile yaptığı Almanya gezisiyle, 13 Kasım 1918 den 16 Mayıs 1919 a kadar aralarında geçen 9 görüşme oluşturmaktadır. Devlet-Halk-Ordu üçgeninde dönem koşulları göz önüne serilip, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının verdiği kurtuluş mücadelesine ışık tutulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82e27dab-7364-4063-8cc0-b161d3052c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin etkisiyle uluslararası politik, ekonomik, askeri, sosyal ve kültürel ilişkiler bütününde yaşanan değişimler, uluslararası ilişkilerin yalnızca Soğuk Savaş Dönemi’nde hakim olan geleneksel güvenlik anlayışına dayalı olarak açıklanabilmesini imkansız hale getirerek eleştirel güvenlik perspektifinin doğmasını sağlamıştır. Nitekim, günümüzde, uluslararası sistemin çok boyutlu bir yapıya evrilmesi, kitle imha silahlarının yayılmasının engellenememesi, devlet başarısızlığının yayılmasına bağlı olarak uluslararası silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığının artması, kitlesel göç hareketliliğinin kontrol edilemez hale gelmesi, terörizmin küreselleşmesi ve endüstri 4.0 gibi gelişmeler, güvenlik meselesinin yalnızca toprak bütünlüğü ve self-determinasyon hakkına dayalı geleneksel güvenlik anlayışı ekseninde değerlendirilemeyeceğini; aynı zamanda ekonomik, toplumsal, bireysel, çevresel ve teknolojik dinamikleri dikkate alan kapsamlı bir güvenlik anlayışının gerekliliğini beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda, alanında uzman …….. öğretim elemanın kaleme aldığı ……. farklı bölümden oluşan kitabımız, geleneksel güvenlik anlayışında yaşanan değişimler ile eleştirel ve genişletilmiş (modern) güvenlik anlayışının temel dinamiklerine dair kavramsal ve teorik nitelikli kapsamlı tartışmalar sayesinde, okuyucunun değişen güvenlik anlayışının tüm boyutlarını net bir şekilde anlayabilmesine imkan vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c092e6d1-9e26-4b83-8a46-c39f2bdbdada.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Güvenliği</image:title>
            <image:caption>Sağlık Güvenliği konusu, son yıllarda güvenlik çalışmaları içinde oldukça önemli bir yere sahiptir. “Sağlık İnsan Gücü’nün”, askeri sağlık sisteminin, milli aşının ve ilaç üretiminin önemini bağımsız olmak, dünyada güçlü bir yer edinmek isteyen hiçbir ülke göz ardı edemez. Ülkelerin sağlık yönetimi otoritelerini DSÖ’ye tamamen teslim etmeleri, ayrıca sığınmacı ve kaçak göçmenlerin yaratacağı sağlık güvenliği açığı ülkemiz için de uyarıcı olmalıdır. Bu çalışmanın, Türkiye’de sağlık güvenliği çalışmalarına ve literatürüne değer katacağına inanmaktayım. Prof. Dr. Ümit Özdağ Ulusal bağlamda güçlü bir sağlık sisteminin kuruluşu ve sürdürülebilirliği o ulusun geçmişten gelen küresel ve yerel sağlık sorunlarına karşı edindiği bilgi ve tecrübelerin bir neticesidir. Covid-19 sonrası görülmüştür ki her ülkenin kendi sağlık ekosistemini gerek sağlık personeli gerekse aşı ve ilaç tedariği bağlamında gerçekleştirebilmesi demek küresel ve yerel anlamda oluşabilecek kriz ortamından en az hasarla çıkabilmesi demektir. Ülkeler için sağlık kapasitesi ve gücü en az askeri güç kadar önemlidir. Askeri Sağlık ve Uluslararası İlişkiler alanında birikimleri olan Dr. Tayfun Özdem&apos;in Sağlık güvenliği alanında literatüre oldukça önemli katkılar sağlayan bu çalışması; gerek askeri sağlık sisteminin gerekse milli aşı ve ilaç üretiminin sağlık güvenliği bakımından önemi konusunda dikkatle değerlendirilmelidir. Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu Sağlık güvenliğinin güçlü bir şekilde sağlanması, ortaya çıkan acil sağlık sorunlarının önlenmesinde doktorlar, hemşireler ve teknisyenlerin ön planda olduğu nitelikli bir sağlık işgücüne bağlıdır. Bu noktada ulusal güvenliği etkileme potansiyeli taşıyan ve acil durum ihtiva eden halk sağlığı tehditlerine karşı mücadelede askeri sağlık sisteminin hususiyeti özellikle vurgulanmalıdır. Askeri sağlık sistemi, silahlı kuvvetlerin halk sağlığını ilgilendiren acil durumlarda hızlı müdahale için benzersiz kaynaklara sahip olması nedeniyle çok önemli bir rol oynamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar aracılığıyla küresel işbirliği esas olmakla birlikte, ulusal karar alma yetkisinin korunması, muhtelif sağlık sorunlarının etkili bir şekilde ele alınması için oldukça hayatidir. Askeri Sağlık ve Uluslararası İlişkiler alanında değerli birikimi olan Dr. Tayfun Özdem&apos;in Sağlık güvenliği ile ilgili tespitleri oldukça önemli olup Ulusal Güvenlik açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Bu minvalde bu elinizde bulunan eserin kamuoyunda ve akademik camiada önemli bir yeri olacağına inanıyorum. Prof. Dr. Metin Hasde Bu eser; Sağlık güvenliği, Dünya Sağlık Örgütü ve salgın hastalıklar konusunu bir arada ele alan Türkiye’deki ilk kitaptır. Yazar, hem tıp alanındaki uzmanlığını hem de uluslararası ilişkilerdeki bilgi ve tecrübesini birleştirip, disiplinler-arası bir çalışma ortaya koymaktadır. Sağlık olgusu özellikle son yıllarda küresel siyasete etki eden en önemli konulardan biri olmaya başlamıştır. Bu çalışma, Türkiye’de bu alanda yaşanan kaynak eksikliğini giderme noktasında literatüre oldukça önemli bir katkı sağlamaktadır. Prof. Dr. Bilal Karabulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69a2787-f577-4d53-93a7-f8b1db945e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Merkezli Bakışla Orta Çağ’da Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e Türkler</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma Cumhuriyetimizin 100. Yılına ithaf edilmiştir. Türkistan ve Türkiye bütünlüğünde değerlendirilen tarihimiz içerisinden; Türkistanlılık çatısında mazimizden devletimizin 100. yılında geleceğe bakmaktayız. Türkistanlılık bir mefkûre, şahsiyet ve mesuliyet kavramıdır. Kavram tarihi mitolojik- popüler-politik bir çerçeveyi ifade etmez. Mefkûresi medeniyetçi milliyetçilik olarak kavramlaşan fikriyat, kendi yolunda medeniyet mesuliyeti taşıyan bir mefhumu karşılar. Bu yoldaki şahsiyet, şüphesiz esasını tarihten ve onun içindeki kendözümüzden alır. Mesuliyetinde bir nezaket, incelik ve hassasiyet şahsiyetini ve tarihini taşır. Neden Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e? Çünki Türklerin, bu çalışmada konu edinilen devresinin tarihi ve coğrafi istikameti bu yönde gerçekleşti. Türklerin Göktürk çağı sonrası İslam ile karşılaşmaları ve müteakip asırlarda İslam’ı benim-semeleri sürecinde Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e doğru bir gelişme izlenir. Türkistan ve Türkiye birlikte tarihi zemini oluşturdu. Umumi tarih bakışı olmayışı bizi hep eksik ve bölünmüş bıraktı. Neden Medeniyet merkezli bir bakışla? Keşfedilmemiş her hafıza yok hükümdedir. Milletler tarihle ilişkilerini bilinç düzeyinde kurduklarında hâlin mazi ve müstakbelle alakası canlanır. Türkler medeniyetçi bir millet olduklarını medeniyetin dış ve içyapıları bağlamında hatırladıklarında mazideki malumat müstakbel için değere dönüşebilecektir. Neden Orta Çağ’da Türkler? Türk tarihi uzun bir süreçtir. Bunun gerçekleştiği önemli bir saha Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e uzanan alandır. Burada medeniyet adına her türlü tezahürü var eden Türklerin hayatında kadim zamanlardan, mitolojik devirlerden itibaren bugün modern hayatın içindeki devreye kadar süreç içerisinde ikisinin ortasında yer alan ve bize göre din ve toprağa bağlı hayat unsurlarının esas yönlendirici etkisinde gelişen devreler Türklerin orta zamanlarını oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2291c542-938a-4731-91f6-4dc2fdd38b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyokütle Enerjisi: Biyokimyasal Dönüşümler ve Teknolojileri</image:title>
            <image:caption>Biyokütlenin biyokimyasal dönüşümü, sürdürülebilir biyoenerji ve biyokimyasal ürünler alanında gittikçe umut verici olmaktadır. Tarımsal artıklar, odun veya algler gibi organik maddelerden elde edilen biyokütle, biyoyakıtlar, kimyasallar ve biyoplastikler gibi birçok değerli ürün elde etmek için bir dizi karmaşık biyokimyasal süreçten geçebilir. Bu dönüşümlerin merkezinde, selüloz ve lignin gibi karmaşık biyokütle bileşenlerini verimli bir şekilde daha basit, daha kullanışlı bileşiklere dönüştüren çeşitli mikroorganizmalar, enzimler ve metabolik yollar yer almaktadır. Biyokütle biyokimyasal dönüşümündeki kilit süreçlerden biri, enzimlerin selüloz ve hemiselülozu fermente edilebilir şekerlere parçaladığı enzimatik hidrolizdir. Bu şekerler daha sonra maya veya bakteri gibi mikroorganizmalar tarafından fermente edilerek biyoetanol veya diğer biyoyakıtlar üretilebilir. Ayrıca, biyokütle piroliz veya gazlaştırma gibi termokimyasal işlemlere tabi tutularak sentez gazı üretilebilir ve bu da bir dizi biyokimyasal işlem yoluyla sıvı biyoyakıtlara dönüştürülebilir. Bu dönüşüm yolları sadece fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda tarımsal ve ormancılık atıklarının yönetimi için sürdürülebilir bir çözüm sunar. Ayrıca, biyokütlenin biyokimyasal dönüşümü sera gazı emisyonlarının azaltılması için büyük bir potansiyele sahiptir. Biyokatalizörlerin gücünden yararlanarak çok çeşitli biyo-bazlı kimyasallar ve malzemeler üretebilir ve geleneksel petrokimyasal üretimle ilişkili çevresel ayak izini azaltabiliriz. Araştırma ve teknoloji bu alanda ilerlemeye devam ettikçe, biyokütle bazlı çözümler için beklentiler giderek daha heyecan verici hale gelmekte ve daha yeşil ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ümit verici bir yol sunmaktadır. Bu biyokimyasal dönüşümleri gerçekleştirmek için çeşitli tipte reaktörler kullanılmaktadır. Bu reaktörler mikrobiyal büyüme ve aktivite için gerekli koşulların sağlanmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Biyoreaktörler, biyokimyasal süreçleri optimize etmek için sıcaklık, pH, oksijen seviyeleri ve besin kaynağı gibi parametreleri kontrol etmek üzere tasarlanmıştır. Biyokütle dönüşüm sürecinin özel gereksinimlerine bağlı olarak kesikli, sürekli akışlı ve beslemeli kesikli sistemler dahil olmak üzere farklı reaktör konfigürasyonları kullanılabilir. Ayrıca, reaktör teknolojisindeki ilerlemeler, büyük ölçekli biyoyakıt ve biyokimyasal üretim için gerekli olan daha verimli ve ölçeklenebilir sistemlerin geliştirilmesine yol açmıştır. Bu reaktörlerin farklı biyokütle türlerini işleme ve reaksiyon koşullarını uyarlama konusundaki çok yönlülüğü, onları sürdürülebilir ve çevre dostu çözümler arayışında vazgeçilmez araçlar haline getirmektedir. Araştırmalar biyokütle dönüşüm süreçlerini ve reaktör tasarımlarını iyileştirmeye devam ettikçe, bu teknolojilerin enerji verimliliğimizi önemli ölçüde iyileştirme ve sera gazı emisyonlarını azaltma potansiyeli giderek daha umut verici hale gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7566799-542e-46ed-83e7-6c7bf11297c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi ve Etik: Teoriden Pratiğe</image:title>
            <image:caption>Etik konusu, ahlak felsefesine karşılık gelerek binlerce yıldır çeşitli medeniyetlerde filozoflar, düşünürler ve ekoller tarafından tartışıla gelmektedir. Etik, birçok farklı disiplinin de odağında yer almaktadır. Bu bağlamda, farklı disiplinlerin etiğe bakışı önem taşımaktadır. Bu kitapta da kamu yönetimi başta olmak üzere belli başlı sosyal bilim dallarının etik konusundaki temelleri incelenmiştir. Bu şekilde de kamu yönetimi etiği, bütüncül düzeyde kitapta ele alınmıştır. Kamu yönetimi etiği, temelde kamu görevlilerinin etik ve ahlaki temeller üzerine görev ve davranış göstermesi üzerine bir kural ve kaide oluşturmaya dayalı bilimsel etkinliklerdir. Nitekim 20. Yüzyılda sosyal bilimlerdeki yakınlaşma bağlamında farklı disiplinlerin etiğe bakışı, kamu yönetimi etiğinin tam olarak anlaşılması için açıklanmalıdır. Bu kitapta da kamu yönetimi etiğine destek amacıyla siyaset bilimi, siyasi düşünceler tarihi, sosyal politika, kamu politikası, sosyoloji, işletme ve iktisat gibi disiplinlerden bölümlere yer verilmiştir. Nitekim etiğin tüm sosyal bilim dallarının bilgi üretilmesinde ve yöntem belirlenmesinde temel kaidelerinden biri olduğu düşünülmektedir. Kültürel açıdan sağlıklı ve gelişmiş toplumlar, ancak etik ile kurulmuş ve işleyen kamusal kurumlar ile donandıkları taktirde başarıya ulaşabilirler. Kamusal etik bilincine sahip toplumlar, gelişir ve kalkınmasını sürdürür. Bu kitap, bu anlamda Türk kamu yönetiminde literatüre önemli katkı sunmaktadır. Yine bu kitabın başta lisans ve lisansüstü öğrencileri olmak üzere bu konu ile ilgili akademisyen, araştırmacı ve diğer ilgililere de katkı sağlayacağı muhakkaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6ee87c4-a65d-437e-bd79-48311fe3c4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Açıdan Türkiye’nin Türk Dünyası Politikaları</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinin genişleme dönemlerinde sınırlı düzeyde de olsa ilişki içinde olunan, ancak Çarlık döneminde zayıflama eğilimine giren ve Sovyet döneminde tam bir kopukluğa uğrayan Türkiye ve Türk Dünyası ilişkileri otuz yılı aşkın bir süredir sağlam bir temele oturma eğilimine girmiştir. Bu süreç içinde, büyük umutlar ve arzularla geliştirilmek istenen ilişkiler, zaman zaman krizlere maruz kalsa da bu krizler Türk dünyasında içkin olan bir güç ile aşılmıştır. Küresel dünya düzeninde oldukça fazla dış baskıya maruz kalma ihtimali de olan Türk Dünyası, Türkiye gibi diğer bileşenleri ile birlikte geleceğe umutla bakmak için potansiyellere ve dayanaklara sahiptir. Bağımsızlık dönemlerinde Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile kurduğu ilişkileri titizlikle inceleyen elinizdeki kitap, Türk Dünyasındaki bütünleşmenin özellikle sosyolojik temelini izah etmeye yönelmektedir. Türk Dünyası, bütün olumsuz dış etkenlere rağmen ortak siyaset üretme gücüne her geçen gün güç katmaya devam etmekte, güçlü bağlarından hem kendi sorunlarını çözecek hem de dünyaya huzur soluyacak bir güç olarak büyümeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faff7c30-6879-471a-bfec-3d5d62c7359e.jpg</image:loc>
            <image:title>BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye Hakkında Kararlarının Tercümesi (2012-2023)</image:title>
            <image:caption>Bugün Suriye olarak bilinen topraklar, Mezopotamya’da en eski uygarlık olan bilinen Sümerlerden bugüne birbirinden farklı ırktan, dinden sayısız medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ocak 2011’den itibaren Suriye’de yaşanılan, literatürde ‘Arap Baharı’ süreci ile ilişkilendirilen, çok aktörlü iç çatışmanın, olayların kitlesel boyuta taşındığı Mart 2011’den bugüne kadar farklı düzeyde ülkesel, bölgesel ve küresel birçok etkileri olmuştur Bu çalışma Nisan 2012- Ekim 2023 zaman aralığında Güvenlik Konseyi’nin Suriye hakkında aldığı kararların tercümesini içermektedir. BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye hakkında Nisan 2012- Ekim2023 yılları arasındaki kararlarının tercümesi, öncelikle ‘etkin devlet yönetimi yokluğu’ olgusuna Konsey’in kararları çerçevesinde bütünsel olarak bakabilmek açısından önemlidir. Bu bağlamda kararlar, insan hakları ihlallerinden uluslararası ceza hukukunun kendisine konu aldığı suçlara; tarihi eserlerin tahrip edilmesinden bölgeden çıkarılmasına ve çevrenin bütün bu süreçte gördüğü zararlara karşı Güvenlik Konseyi’nin konumlanmasına bütünsel açıdan bakabilme imkânı sunmaktadır. Bunun yanında uluslararası hukukunun; egemenlik, müdahale yasağı ile kuvvet kullanma yasağı ve halkların kendi kaderini tayin hakkı gibi en temel prensiplerinin Suriye ile ilgili kararlardaki izdüşümlerine dair veri elde etmek açısından da kararların tercümesi değerlidir. Dr. Öğretim Üyesi Neyire Akpınarlı, ASBU Hukuk Fakültesi, Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı. Mustafa Berk Arslan, ASBU Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler Bölümü 2022 mezunu. Serap Karaman, ASBU Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler Bölümü 2022 mezunu. Ahmet Berat Korkut, ASBU Hukuk Fakültesi 2023 yılı mezunu. Melisa Birsu Payçu, ASBU Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler Bölümü 2022 mezunu. Muhammed Şamil Şahin, ASBU Hukuk Fakültesi 2023 yılı mezunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50946590-deca-4477-80cf-c0889f13f940.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Nefesle Başlar</image:title>
            <image:caption>Ben de senin gibi yıllardır sağlığı ve mutluluğu dışarıdaki insanlarda, yiyeceklerde, işlerde, durumlarda, mevkiilerde ve başka yerlerde aradım çünkü beynim vesveselerle doluydu sağlıklı düşünemiyordum ve zihnim sürekli bana negatif konuşuyordu. Gerçek mucizenin içimde olduğunun bana şah damarımdan daha yakınımda “Nefesimde” olduğunun bilincinde ve farkında değildim. “And olsunki insanı biz yarattık ve nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Çünkü biz ona, şah damarından daha yakınız.” Kaf suresi 16.ayet Nefesimle tanışınca enerjim yükseldi, farkındalığım arttı ve sonucunda da fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak hayatımda her şey dengeye geldi. Sonra anladım ki hayatın ne bana ne de kimseye karşı bir alıp veremediği yok sadece biz hangi frekansta titreşiyorsak ona göre rezone olan enerjileri kendimize çekiyoruz ve hayatımızı ona göre yaşıyoruz. Enerji seviyemize göre her şeyi algılıyor ve sonucunda dışarıda madde dünyasında da onu yaşıyoruz. Hayatta her şeyin bir dengesi olduğu gibi nefesinde bir dengesi var ve eğer nefesimiz dengede değilse bedenen, zihnen ve ruhen yaşamın her alanında dengeyi kaybediyoruz. Nefes bilinç seviyemi yükselterek beni dengeye getirdi ve bana mucizelerimi göstererek en iyi versiyonuma ulaşmamı sağladı. Sen de bu kitabın içindeki nefes çalışmalarını uygulayarak enerjini ve bilincini yükseltebilir böylelikle dengeye gelebilirsin. “Bir insanın en ağır yükü, gerçekleştiremediği potansiyelidir.” Charles Schulz Niyetim; nefesinin sana mucizelerini göstererek katkı olması ve seni en iyi versiyonuna ulaştırarak, sana gerçek seni hediye etmesidir. Sevgilerimle, Demet Kılınç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48b020b-6703-472f-87b3-e897cdd7d606.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslim’in Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Rivayet külliyatımızla ilgili en önemli konulardan birisi söz konusu külliyatın kaynakları meselesidir. Hadis musannefatının dayandığı kaynakların tespiti, hadis rivayet tarihinin netliğe kavuşturulması için anlaşılması gereken mühim bir meseledir. Haberlerin şifâhî mi yoksa kitâbî mi nakledildiği noktasında farklı kanaatler mevcuttur. İsnad sistemi ve bu sistemde kullanılan haddesenâ, ahberanâ gibi rivayet lafızları, haberlerin şifâhî olarak nakledildiği izlenimini vermektedir. Rivayet tarihine bakıldığında Buhârî&apos;nin ve Müslim&apos;in Sahîh’leri gibi hadis eserlerinin titiz nakil yöntemleri takip edilerek vücuda getirildiği, söz konusu musanniflerin kendilerinden önceki literatürün sonraki nesillere ulaşmasında önemli rol oynadıkları görülmektedir. İşte bu bağlamda Müslim&apos;in Sahîh&apos;inin kaynakları söz konusu edildiğinde, onun eserine aldığı rivayetlerin önceki dönem kaynakları ile ilişkisi akla gelmektedir. Bu eserin kıymetini tespit etmek için her şeyden önce kendi kaynakları ile mukayeseli tetkikinin yapılması zarurîdir. Müslim&apos;in eseri özelinde, onun zatî kıymetine dair söylenenlerin ilmî mütalaalar olup olmadığı, kaynaklarıyla mukayeseli bir tetkik sonucuna bırakılmalıdır. Elinizdeki eser öncelikle yazılı-şifâhî rivayet meselesini teorik olarak tartışmakta sonrasında ise Müslim’in Sahîh’nin, kaynakları ile olan irtibatını ayrıntılı metin mukayeselerinden hareketle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baf5daf8-6263-46b1-b3bc-4204dc93a507.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik-İş Kazalarından Kaynaklanan Bedensel Zararların Maddi Tazmini</image:title>
            <image:caption>- Trafik-İş Kazası Kavramı 
- İşveren ve İşleten Kavramlarının Birleşmesi 
- Motorlu Araç İşleten Olarak İşverenin Sorumluluğu 
- Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Sorumluluk Türleri
-Trafik-İş Kazalarından Kaynaklanan Bedensel Zararlarda Aktüerya Hesaplamalar 
- Örnek Bilirkişi Raporları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb268d24-02b1-4c58-b274-7bf3e4d1e7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Süt Üreticisi Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin Güçlenmeleri Hakkında Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Bu eser Manisa ilinin Kula, Salihli ve Ahmetli ilçelerinde faaliyet gösteren tarımsal kalkınma kooperatiflerinden hareketle kırsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenmelerine ilişkin engelleri ve olanakları açığa çıkarmayı hedefleyen bir araştırmayı konu alır. Küresel tarım-gıda sektörünün dönüşümü, uygulanan ulusal tarımsal/kırsal kalkınma programları-projeleri ve bu çalışmanın odağı olan süt sığırcılığının ulusal/yerel koşulları kooperatiflerin varlıklarını sürdürebilmelerini ve mevcut koşullarında güçlenme olanaklarını etkiler. Küresel düzeyde geçerli olan tarım-gıda rejimi tarihsel süreçte dönüşüme uğramış ve uygulanan kırsal kalkınma politika ve projelerini belirlemiştir. Türkiye benzeri ülkelerde uygulanan kırsal kalkınma politika ve projeleri küresel düzeydeki bu tarım gıda rejiminin etkisiyle oluşturulmaktadır. Bu nedenle Türkiye’deki tarımsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenme koşulları dünyanın farklı yerlerindeki az gelişmiş ülkeler ile benzerlik gösterir. Araştırmanın odağı olan Manisa ili tarımsal sanayinin gelişmesinde ve tarım-gıda zincirinin kooperatifler eliyle kurulması bakımından avantajlı görünmektedir. Ancak tarımsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenmeleri tarım-gıda zincirinin dinamikleriyle nasıl ilişkilendiklerine bağlı olarak farklılaşır. Dünyanın çeşitli yerlerinden örneklerde tarımsal kooperatiflerin tarım-gıda zincirleriyle ilişkilenme biçimlerinin tarımsal üretimi sürdürme ve kooperatifin güçlenme koşullarını etkilediği görülür. Manisa’daki yedi tarımsal kalkınma kooperatifinin güçlenmelerine ilişkin olanaklar ve engeller analiz edilerek tarımsal kalkınma kooperatiflerinin kalkınma potansiyellerinin arttırılmasıyla ilgili öneriler geliştirilebilir. Bu öneriler genel olarak kırsal kalkınma politikalarının geliştirilmesine ve özel olarak tarımsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenmelerine katkıda bulunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3640ddf6-56b1-41ec-8ad1-2c2974fa8bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Sistemlerinin Denetimi ve Türk Bankacılık Sektörü Uygulaması</image:title>
            <image:caption>&apos;Son yıllarda yaşanan bilişim teknolojilerindeki ilerlemeler ve internetin tüm dünyada yaygınlaşması, organizasyonların bilgi sistemleri güvenliği sorunuyla karşı karşıya kalmalarına neden olmuştur. Bu nedenle tüm işletmeler, bilgi sistemlerinin dizayn edilmesinde ve faaliyetlerini sürdürmesinde güvenliğe öncelik vermişlerdir. Güvenliğin yanında bilgi sistemlerine ait kaynakların organizasyonun amaçlarına uygun ulaştırıcı nitelikte olması yani bilgi sistemlerinin etkinliğinin sağlanması ve kullanılan kaynaklarla bilgi sistemlerinden elde edilen çıktılar arasındaki ilişki yani verimliliğin elde edilmesi, organizasyonların bilgi sistemleriyle ilgili yapılan çalışmaların başında yer almaktadır. Bilgi sistemleri güvenliğinin, etkin ve verimliliğinin sağlanmasında düzenli kontrol çalışmalarının yanında denetim çalışmalarının da sürdürülmesi, organizasyonlara hizmet eden önemli bir araç olarak görev yapmaktadır. Geleneksel denetim disiplini altında son yıllarda ayrı bir disiplin haline gelen bilgi sistemleri denetimi, organizasyonlarının fonksiyonlarında bilgi sistemlerini yaygın olarak kullanan işletmeler için vazgeçilmez olmuştur.&apos;&apos; Dr. Orkun İçten&apos;in 2002 Yılı Kasım ayında kabul edilen doktora tezinden türetilen bu kitap, bilgi sistemleri denetimi konusunda genel bilgiye ve sistematik yaklaşıma sahip olmak isteyenlere destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. Dr. Orkun İçten, YMM, BD, CMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594dc23d-37c9-467a-8027-d0997f386284.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazzali’de İlim</image:title>
            <image:caption>Mütekellim, fakih ve sûfî gibi kimliklerinin yanı sıra bir felsefe münekkidi olarak da şöhret bulan Gazzâlî, İslâm düşünce geleneğimizin güzide şahsiyetlerinden biridir. İslâm ilimlerinin pek çoğuna dair telifâtı bulunan bu kıymetli âlim, ilimlere getirdiği bakış açısı ile sadece kendi dönemine kadarki geleneğin birikimini yansıtmakla kalmamış aynı zamanda kendisinden sonraki pek çok ilim tasnifine örneklik teşkil etmiştir. 
Bu çalışmada hakikat arayışındaki insanlara ilmî faaliyetleri ibadet anlayışı içerisinde nasıl gerçekleştirebilecekleri hususunda rehberlik etmesi açısından Gazzâlî’nin İḥyāu ‘ulūmi’d-dīn adlı eserinin ilim bahsini inceledik. Çalışırken odaklanma sorunu yaşayanlar, saatlerce çalışmalarına rağmen verim alamayanlar ve hepsinden önemlisi çalışmaktan zevk alamayanlar, bu eserde sizlere İmam Gazzâlî’nin gölgesinde seslenmekteyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4871b30f-48a9-4ae9-bc23-373daa57ade6.jpg</image:loc>
            <image:title>Refik Zeka Handan Şiirinde Tematik Söz Varlığı</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Refik Zekâ Handan, kendine has üslubu ve poetik dünyasıyla Türk dünyasının edebî/kültürel hayatında çok bilinen, okunan ve sevilen şairlerden biri olmuştur. Hayatının büyük kısmı Sovyetler döneminde geçmesine karşın şiirlerinde hep bağımsızlık, milliyetçilik ve -yasak olmasına rağmen- Türkçülük fikirlerini konu edinmiştir. Yaşamı boyunca 30 kitabı yayımlanmış, eserleri birçok dile çevrilmiştir. Azerbaycan-Türkiye edebî/kültürel ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli rol üstlenen Handan, her iki ülkede de şiirler yayımlamıştır. Sovyetler döneminde Türkiye’yi ziyaret eden Handan, İstanbul, İzmir, Ankara şehirlerini gezmiş ve bu gezilerini şiirlerine yansıtmıştır. Büyük bir Türk sevdalısı olduğundan Türkiye şiirlerini bir araya toplayarak Atatürkiye ismiyle yayımlamıştır. Bu çalışma, Refik Zekâ Handan’ın çeşitli yıllarda yayımlanmış şiirlerinden oluşan bir seçki kitabının temelinde hazırlanmıştır. Şairin kızı Doç. Dr. Aydan HANDAN tarafından 2004 yılında yayımlanan Refik Zekâ Handan Seçilmiş Eserleri adlı kitabındaki şiirler günümüz Türkçesine aktarılmış ve şiirlerin söz varlığı açısından incelemesi yapılmıştır. Aydan Handan hanımefendinin babasının şiirleri arasından seçerek kendi ülkesinde yayımladığı şiir kitabı bizim ilhamımız ve hareket noktamız oldu. Biz de bu dizeleri Türkiye’de ilk kez yayımlamaya cüret ettik. Bir yandan bu şiirler Türkiye Türkçesine aktarıldı ve söz varlığı masaya yatırıldı, diğer yandan da Azerbaycan şiirinin bu güçlü sesinin hayatı ve edebî kişiliği için bir tanıtma bölümü hazırlanmış oldu. Refik Zekâ Handan Şiirinde Tematik Söz Varlığı adını verdiğimiz kitap çalışmamız, bu sayede ortaya çıkmış oldu. Azerbaycan ve Türkiye Türkolojisi sahasında bir kaynak olması için ortaya koyduğumuz bu çalışmanın Türklük bilimine katkı sunması en büyük dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a999c48e-f78d-48ab-82f5-afbb9838d5a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin İslam Felsefesi P4C Uygulamalarında Hayy Bin Yakzan</image:title>
            <image:caption>Bilgeliği temsil etmesi yönüyle felsefe ben de hep hayranlık uyandırdı. İslam Felsefesi alanında öğrenci olduğum ilk yıl, kızım Eylül’ün “Köpekbalıkları iftarda ne yer?” sorusu ise beni Çocuklarla Felsefeye yönlendirdi. Bu süreçte iki farklı alanın literatürünü aynı dönemlerde inceleme imkânım oldu. Çocuklarla Felsefe uygulamalarında felsefi alegorilere sıkça yer verildiğini ancak bu açıdan zengin bir literatüre sahip olan İslam felsefesinin kullanım eksikliğini fark ettim. Çocuklara düşünme becerileri kazandırmak, kişisel gelişimlerini ve toplumla uyum içinde yaşamalarını sağlamak için ihtiyaç duyacakları entelektüel birikimin, öncelikle kendi inanç ve kültür sistemlerinden temin edilmesi gerektiği düşüncesi ile çalışmamı planladım. Eser, kullanım kolaylığı açısından anlaşılır bir kurguya dönüşebilmeliydi. İslam felsefesi alegori geleneği üzerindeki incelemeler sonucu uyarlanabilir pek çok seçenekten birini uygulama haline getirmeye karar verdik. Hayy b. Yakzân hem kurgusu hem yöntemi ile kendisinden sonra pek çok esere örnek olmasıyla da ön plana çıkıyordu. Böylelikle İbn Tufeyl’e ait Hayy b. Yakzân’ın merak duygusunun ulaştığı noktaları, çocukların ilgisini çekebilecek bir kurguya dönüştürme fikri ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a80161d-85e8-48f1-8de5-6b5bb556689d.jpg</image:loc>
            <image:title>Axısxa Türkləri Xarcamlılar</image:title>
            <image:caption>Bu kitabda, hal-hazırda Azərbaycan Respublikasının Beyləqan rayonunun Türklər kəndində yaşayan Axısxa türklərindən bəhs edilir.
Müəlliflərin vətənpərvərlik duyğularından yaranan bu kitabda Axısxa türklərinin həyatından, məişətindən, milli-mənəvi dəyərlərə əsaslanan adətənənələrindən, Axısxanın yaxın keçmişindən, sürgünəqədərki vəziyyətindən və s. bəhs edir. Kitabda o dövrün canlı şahidlərinin və ya onların övladlarının tarixi faktlar əsasında söylədikləri toplanmışdır.
Kitab, əsasən, Xarcam kəndinin nümayəndələrinin dedikləri əsasında yazılmışdır. Axısxanın folkloru və tarixi haqqında deyimlər də onların yaddaşından qələmə alınıb. Əlbəttə, istisnalar da var.
Üç hissədən ibarət olan bu kitabda həm də xarcamlıların təxminən 300 illik şəcərəsi yazılmışdır.
Qarabağ döyüşlərindən veteranların xatirələri, yerli ədəbiyyatdan seçmələr də kitabda yer alıb.
Eyni zamanda Axısxada doğulub bu günə kimi yaşayan insanlarım şəkilləri də əks olunmuşdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8725e58-f1f2-4493-8236-d49f367dcb13.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmeyen Tehlike KBRN - Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (Yapay Zeka Destekli)</image:title>
            <image:caption>KBRN&apos;nin karmaşık ve çok yönlü dünyasında yolculuğumuzu tamamlarken, bu tehditlerin yarattığı zorlukların sadece varsayımlar değil, kesin gerçekler olduğunu hatırlatmak istiyorum. Kazalardan, terör eylemlerinden veya diğer durumlardan kaynaklanan KBRN tehditleri, sarsılmaz bir dikkat göstermemizi gerektirmektedir. Bu kitapta KBRN tehlikelerinin bilimsel temellerini genel çerçevede inceledik, tespit ve tanımlamanın inceliklerine değindik, koruma ve dekontaminasyon ilkelerini inceledik ve müdahale stratejilerimizi şekillendiren etik ve politik hususları ortaya koyduk. KBRN&apos;nin zorluklarının aşılamaz olmadığı ortadadır. Bilgi, hazırlık ve işbirliği ile bu tehditlerin etkisini hafifletmek ve zorluklar karşısında bireyler ve küresel bir topluluk olarak hazırlıklı olmak ve güvenlik konusundaki kararlılığımızı sürdürmek hepimizin görevidir. Teknik bir kitap olma formundan farklı olarak, bu kitabın sayfalarında derlediğimiz konuların elbette çok daha detaylı olduğunu ancak genel kapsamda konu başlıklarıyla kamusal bilinçlendirmeyi hedeflediğini önemle vurgulamak isterim. KBRN’nin her bir alanına ilk müdahale ekiplerinin günlük çalışmalarında ve hükümetlerin stratejik politikalarında rastlamak mümkündür. Dünyamızın güvenliğinin ve refahının kolektif ellerimizde olduğunu unutmayalım. KBRN&apos;nin zorlukları soyut veya uzak değildir. Bunlar acil ve somut olup güvenliğe, hazırlığa ve ortak geleceğimizin korunmasına sarsılmaz bağlılığımızı gerektirir. Bu kitabın, KBRN tehditlerine; cesaretle, bilgiyle ve sarsılmaz bir kararlılıkla karşı koymaya yönelik devam eden çabalar için bir mihenk taşı olarak hizmet etmesini diliyorum. Geleceğimiz, bugün gerçekleştirdiğimiz eylemlerle şekillenecektir ve gelecek nesillere aktaracağımız dünya, güvenliğe, emniyete ve değer verdiğimiz herkesin korunmasına olan bağlılığımızla tanımlanacaktır. Katılımınız ve okumakta gösterdiğiniz sabır için yürekten teşekkürlerimle… Sümeyra UÇAR
Savunma Sanayii Politikaları Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23117726-5788-4aef-a603-de6a09b07ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetimler-1 İslam’ın Doğuşundan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan doğal afetler, savaşlar ve göçler sonucunda çocuklar kimsesiz kalmaktadır. Rengine, ırkına ve dinine bakılmaksızın yetimlerin sayısı her geçen gün çoğalmaktadır. Ne acıdır ki bu durumu görmezden gelen devletlerin/toplumların sayısı görenlerin sayısından çok daha fazladır. Her toplumun geleceği olan çocuklar dünyevi amaçlar uğruna heba edilmektedir. Kimsesiz çocukların himayesi her devleti yakından ilgilendirmektedir. Diğer bir ifadeyle her toplumun siyasilerini, aydınlarını, okur-yazarlarını ve sivil potansiyelinin ilgisini beklemektedir. Eser, yetimlerin himayesi konusunu İslam’ın Doğuşundan günümüze kadar İslam toplumlarının kurduğu devletlerin yetimlere yönelik gösterdiği yaklaşımını irdelemektedir. Eserde konular Kur’an-ı Kerimde Yetimler, Kur’an-ı Kerimde Yetimlerin Evlat Edinilmesi, Hz. Peygamberin Sünnetinde Yetimler, Abbasi Dönemi Şiirlerinde Yetimler, Selçuklu Devletlerinde Yetimler, Osmanlı Devletinde Yetim Kurumları, Türkiye Cumhuriyetinde Yetim Kurumları ve Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Yetimlere Yönelik Hizmetleri: İHH ve Yetim Vakfı Örnekleri şeklinde başlıklandırılmıştır. Bu eserin yetimlerin himayesiyle ilgili çalışmalara bir ivme kazandıracağını düşünmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6f0d9c-a3ad-42f5-bd22-644877f09118.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Sağlığı ve Güvenliği Perspektifinde Tehlikeli Madde Sınıfları</image:title>
            <image:caption>Farklı kimyasal özellikleri bulunan bu maddeler hem sosyal hayatımızda hem de çalışma hayatımızda karşımıza çıkabilmektedir. Kimyasallar, özellikle çalışanların yaptıkları faaliyete bağlı olarak iş hayatlarında sıklıkla karşılaşmaları muhtemel unsurlardandır. Çalışma hayatında karşılaşılan bu kimyasal unsurlar literatürde tehlike ve riskleri bakımından farklı şekillerde sınıflandırılabilmektedir. Kitabımızdaki sınıflandırma; patlayıcı maddeler, gazlar, alevlenebilir sıvılar, alevlenebilir katılar, yükseltgen maddeler, zehirleyici maddeler, radyoaktif maddeler ve aşındırıcı maddeler olmak üzere sekiz sınıfa ayrılmıştır. Bu sınıflandırma kapsamında ilgili kimyasal maddelerin barındırdığı tehlikeler, riskler ve çalışanların güvenli bir şekilde çalışmalarını sağlayabilecekler konusunda gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır. Bunların yanında, iş hayatının tarafları için mevzuattan kaynaklanan sorumluluklar ve yükümlülükler hakkında da bilgilendirmelerde bulunulmuştur. Burada bilgilendirmeleri yapılan konular; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgilenen tüm taraflar için kimyasal maddelerle çalışmalarda güvenliğin en üst seviyede tesis edilebilmesine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd4760d-1856-4e1f-aa91-c7d84f96e96c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanaziye Türkiye’de ve Dünyada Yasal Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Ötanazi iyileşme olasılığı olmayan hastalığa maruz kalmış kişinin, başa çıkmakta zorlandığı ağrı ve acılarının sona erdirilmesi için, hekimin yaptığı tıbbı müdahale sonucunda acı çekmeden hızlı, kolay ve konforlu ölüm demektir. Biyolojik değişiklik olan ölüm olgusuna, tıp ve hukuk bilimi farklı sonuçlar bağlamıştır. Tıp bilimi açısından kişinin biyolojik olarak varlığı ölümle sona ermiştir. Hukuk bilimi açısından gerçekleşen ölüm kişiliğin sona ermesidir. Ölümle ile birlikte bütün haklar sona erer. Kişiden kalan malvarlığı, miras hukuku bakımından mirasçılara geçerek sonuç doğurur. Dünyanın bir çok ülkesinde hasta ve hasta yakınları, iyileşemeyeceği tıp bilim verileri ışığında kanıtlanmış bir hastalık nedeniyle, başa çıkılması güç acılarla baş başa bırakılmasına tepki göstermiştir. İnsan hakları ve dolayısıyla hasta hakları bakımından kabul edilemez olduğu gerekçesiyle bir dizi mücadele yürütmüşler. 19 Yüzyılın sonları 20 yüzyılın başlarında ABD’nin bir çok eyaletinde sonraki yıllarda Kuzey Avrupa ülkelerinde, Kanada, Avusturalya vb. ülkelerde başlayan bu hareketler, güçlü bir kamuoyu oluşturarak kendi hukuk düzenlerinde ötanazinin yasal kabulünü sağlamıştır. Türk hukukunda ötanazi, Hasta Hakları Yönetmeliği, m 13’de yasaklanmıştır. İyileşemeyecek bir hastalıktan dolayı tıbbi uygulamalarla ağrı ve acıları kontrol edilemeyen hasta, doğal ölümü gerçekleşene dek ağrı ve acılar ile baş başa bırakılmaktadır. Bu durum çoğu hasta ve yakınlarının mağduriyetine neden olmaktadır. Dünyada ötanaziyi kabul eden ülkelerin hukuki süreci incelenerek gerekli düzenlemelerle ilgili çalışmalar ülkemizde de başlatılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d6a9fd-ff95-4b7c-98db-e22b430a2587.jpg</image:loc>
            <image:title>Violence in British Theatre: The Second Half of the Twentieth Century - Expanded Second Edition</image:title>
            <image:caption>In this expanded second edition of her book, Ajda Bastan explores the various forms of violence depicted in British theatre during the latter half of the twentieth century. She offers a comprehensive analysis that presents the complex interplay between theatre, society, and the multifaceted nature of violence in the dramatic arts. The book includes commentary on physical, emotional, sexual, economic, and self-directed violence, examining these themes in nine plays by eight prominent British playwrights. The plays covered in chronological order are &quot;Look Back in Anger,&quot; &quot;The Birthday Party,&quot; &quot;Entertaining Mr. Sloane,&quot; &quot;Saved,&quot; &quot;Vinegar Tom,&quot; &quot;Plenty,&quot; &quot;Blasted,&quot; &quot;Shopping and Fucking,&quot; and &quot;Cleansed.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d51a0fc0-c3af-4bb5-9b48-7060e49804cc.jpg</image:loc>
            <image:title>FinTech and Financial Intermediation in Small Business Lending</image:title>
            <image:caption>This book focuses on the literature related to small business lending and financial technology (FinTech) in-cludes peer-to-peer (P2P) lending platforms and banks through the lens of financial intermediation theory. Technology has always had an influence on the finan-cial sector, with new discoveries altering how it operates. FinTech is no different in this respect. For instance, the emergence and growth of online/mobile banking, and the usage of ATMs as a monetary transaction alternative to bank branches (Bons et al., 2012). So, what makes the pre-sent FinTech revolution so distinctive? I argue it is the role of technology in disintermediation and demonstrate this in the book. From lending to asset management and portfolio advis-ing to the payment system, new digital technologies auto-mate a wide variety of financial processes and can deliver new and more cost-effective solutions in numerous sec-tions of the financial industry (Vives, 2017). FinTech&apos;s ef-fect is beginning to be seen in the banking industry and cap-ital markets in these categories. That said, the focus of this book is on the role of the alternative lenders that utilize peer-to-peer technology. Specifically, new or enhanced financial goods and ser-vices, production processes, and organizational structures that can better serve the demand of financial system partic-ipants while reducing costs and risk procedures have all contributed to the expansion of financial inclusion. Thanks to these advantages, in the field of lending, which is one of the most basic functions of banking, alternative FinTech lenders, provide retail consumer and small business loan customers throughout the world a source of funding. The subsequent literature review is structured to react to a de-mand for research on this financial innovation and to add to the body of academic and financial literature. In this book, I discuss the relevant literature on small business lending through traditional banking, FinTech and disintermediated finance.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b22651c0-12aa-4f31-97e3-ff153e818f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Nükleer Enerji Hukukunda Kaza ve Zarar Kavramı İle Uluslararası Sözleşmeler Kapsamında Taraf Devletlerin Hukuki Sorumluluğu</image:title>
            <image:caption>Günden güne artan yaşam ihtiyaçlarını karşılamak için enerjiyi üretmek zorunlu hâle gelmiştir. Enerjiyi üretmek açısından güvenlik ve düşük maliyet büyük önem arz etmektedir. Alternatif enerji kaynağı olan nükleer enerji arz güvenliği, enerji ithal bağımsızlığının sağlanması ve cari açıklarının azaltılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca az miktarda hammadde ile yüksek miktarda enerji üretimi sağlanır. Bu nedenle temiz, ucuz ve güvenli enerji kaynağı olan nükleer enerji, enerji kaynakları içinde mühim bir yere sahiptir. Nükleer enerjide güvenlik olgusu çok yüksek olmakla birlikte günümüzde oldukça eleştirilen ve endişeye yol açan bir enerji kaynağıdır. Zira güvenlik tedbirlerinin çok yüksek olması, hiçbir güvenlik sorununun olmadığı anlamına gelmez. Nükleer kaza riski diğer kaza türlerine kıyasla oldukça düşüktür. Ancak nükleer kazanın gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan zarar, diğer kaza türleri ile karşılaştırılmayacak kadar yüksektir. Bu nedenle nükleer kazadan doğan zararları karşılamak, zarar görenleri koruma altına almak ve sorumluluğu belirlemek büyük önem arz etmektedir. Bu çalışma, nükleer enerji sektöründe kaza olduğu takdirde mağdurların zararının, hangi usul ve esaslar dâhilinde karşılanacağını ve dolayısıyla nükleer enerji hukukunda sorumluluğun tespit edilmesini ele almaktadır. İki bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde nükleer enerjinin tanımı, gelişimi, enerji kaynaklarında yeri ve önemi, avantaj ve dezavantajları, nükleer enerji hukuku tanımı, temel ilkeleri, nükleer enerji hukukunda kaza ve zarar kavramları hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise nükleer enerji hukukunu düzenleyen kaynaklar, bu konu ile ilgili uluslararası sözleşmeler, bu sözleşmeler çerçevesinde devletlerin hukuki sorumluluğu incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/affc09d0-a953-4fc8-a0c7-0986d76c9182.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikası Yazıları - Cumhuriyetin Yüzüncü Yılına Armağan</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti, Birinci Dünya Savaşı’nın yıkım ve keşmekeşi içinde; kendisine verilmek istenmeyen Doğu Trakya ve Anadolu topraklarındaki hâkimiyeti, hem savaş meydanındaki zaferler hem de diplomasi sahasındaki galibiyetlerle yeniden mühürleyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki Türk milletinin mucizevi başarısıdır. Görkemli Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık 200 yıl süren çöküş sürecinin ardından; sanayileşmiş ülkelerle girişilen gecikmeli bir yarış, eğitim ve öğretimde başlatılmış muazzam bir seferberlik, bilginin ve yükselmenin toplumsallaşması istikametinde atılan dev adımlar, refahın bölüşümü, fırsat eşitliği, yerli sermayenin geliştirilmesi gibi o dönem için aşılması zor eşikler geçilerek bugünün güçlü Türkiyesine gelinebilmiştir. Cumhuriyetin onuncu yıldönümü kutlamalarına kadar dünya devletlerinin önemli bir kısmının Cumhuriyet başarısına inanmakta zorlanarak Ankara’da diplomatik temsilciliklerini açmamış oldukları, adeta “dur bakalım ne olacak?” diye seyrettikleri hatırlardadır. Binlerce yıllık Türk tarihinin yeni ve şerefli bir sayfası olan “Cumhuriyet”in devletler dünyasında kıdem alışı, türlü zorlukların aşıldığı başarılarla örülüdür. Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye, bir küresel güç olmamakla birlikte bir bölgesel güç olduğu konusunda diğer aktörlerin kuşku duymadığı, dostluğu istenen ve düşmanlığı arzu edilmeyen bir devlet olabilmiştir. Şüphesiz, kısır iç tartışmalarla, kamu düzenini ve toplum huzurunu baltalamaya dönük dış destekli faaliyetlerle, rejim/devlet düşmanı çevrelerin muhtelif faaliyetleriyle, demokrasiye yapılmış türlü müdahaleler, darbeler ve darbe girişimleriyle yıllar arzında heba olmuş enerjisi, bunlardan kaynaklanan toplumsal ve idari tahribatları mevcuttur. Bununla birlikte devletlerin güç kapasiteleri bakımından esas kabul edilen niteliksel ve niceliksel unsurlar bağlamında azımsanacak/görmezden gelinebilecek bir aktör olmadığı da açıkça görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüz yılına girerken, bu önemli dönemece bir mim koymadan edemezdik. Cumhuriyetin ilelebet yaşayacağına olan inançla, önemli konu başlıklarını kapsayan bu eserin Türk dış politikası okurları için faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28516d57-98e4-460b-92a7-1a7a0b2b9841.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahudilikte Öteki Bir Şeytanlaştırma Sürecinin Teo-Politiği</image:title>
            <image:caption>וְהָֽלְכ֞וּ עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים וְאָֽמְרוּ֙ לְכ֣וּ | וְנַֽעֲלֶ֣ה אֶל־הַר־יְהֹוָ֗ה אֶל־בֵּית֙ אֱלֹהֵ֣י יַֽעֲקֹ֔ב וְיֹרֵ֙נוּ֙ מִדְּרָכָ֔יו וְנֵֽלְכָ֖ה בְּאֹֽרְחֹתָ֑יו כִּ֚י מִצִּיּוֹן֙ תֵּצֵ֣א תוֹרָ֔ה וּדְבַר־יְהֹוָ֖ה מִירֽוּשָׁלִָֽם:
&quot;İsrail rabbe mukaddes, mahsulünün turfandası idi; onu yiyenlerin hepsi suçlu tutulur, üzerlerine bela gelirdi&quot;. İşaya 2:3
Yahudi kendinden başkasını &quot;insan&quot; kendi dininden başkasını &quot;hakikat&quot; kendi toprağından başkasını &quot;mukaddes yer&quot; tüm &quot;dünyayı&quot;  başkasına verilmiş görmez....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca968f1-16e9-4f08-b6c2-d37ca71aa24e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi ve Kültürü Üzerine İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Her insanın öz anasından başka, arkasında hep onu koruyan kollayan dört anası vardır. Bunlar: Doğduğu toprakları- insanın temel kazığıdır, Ana dili- satılamaz varlığıdır, Daima yoluna ışık saçan örf adetleri-insanoğlunun direğidir, Milli tarihi- hatırlanması ne kadar acı veya ağır olsa da milli tarihimiz dört anamızdan biridir. Bu dört anayla bağlarını korumayan mahlukların başlarına ne kötülükler gelmiştir. Bu dört anasını koruyamayan bir milletin yıldızı asla parlamamıştır. Bu kutsal dört ana- kaderlerin soluğudur, Bu dört ana uğuruna yapılan savaş, savaşların büyüğüdür. (Büyük Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov ile Kazak şair Muhtar Şahanov’un “Kuz Başındaki Avcının Çığlığı” adlı romanından)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46cc3e7d-9cef-4555-b9ac-6cf9a938c041.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelam Özgürlük Teorisi</image:title>
            <image:caption>Eserin meselesi din özgürlüğüdür. Kur’an-ı Kerim semavî olsun, olmasın her inanca din demiştir. O halde her inanç yaşama hakkına sahiptir. Fakat Kur’an Müslümanlara aklı kullanarak delil bulmayı tavsiye etmiştir. Akılcı olması ve delile dayanması dolayısıyladır ki İslam, Allah katında tek makbul/hak dindir. Günümüzde dinin özgürlükle icra edilmesinde en temelde iki engel bulunmaktadır. Bunlar; içtimaî hayatta karşımıza çıkan kölelik kurumu ve bireysel planda kişilerin taassubudur. Köleliğin doğuşundan ilgâsına geçen süreçte göz ardı edilemeyecek müktesebat oluşmuştur. Köleliği gerçekten ortadan kaldırmış toplumlar, ifrat ve tefrit “savrulmalarının” üstesinden gelmiş bireylerden oluşuyorsa mutedil bir anlayışla dini özgürlükleri yaşama alanı yaratılmış demektir. Mesele, Kur’an’ı idrak meselesidir. İdrakin sınırları başka bir ifadeyle kişinin Kur’an’dan nasibini belirleyen unsurlar ise kişinin ilimden, irfandan, hikmetten, adetten, örften, haktan ve hukuktan, ticaretten, kültürden, sanattan ve spordan kısaca hayatın dinamiklerinden anladığı ve anlamlandırdığı kadardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2699870b-200c-4ccb-88bd-214c42092df0.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalistlerin Hizmetinde Ermeniler - Dönemin Gazetelerine Göre Güney Cephesinde Ermeni Çetelerinin Yaptığı Katliamlar (1919-1921)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Milli Mücadele basını üzerinde Güney Cephesi Ermeni olaylarına tarihsel araştırma yöntemiyle eğilmeyi amaçlayan bir çalışmadır. Çalışmamızda gazetelerde yer alan Ermeni olayları ile ilgili haberleri, tarih araştırmalarına katkısı açısından inceleyip, olayların meydana geldiği dönemi de göz önünde bulundurmak suretiyle yaptığımız değerlendirmeler ışığında bir sonuca varmaya çalıştık. Çalışmamızın, Millî Mücadele dönemine ilişkin basın incelemesine dayalı araştırmaların eksikliğinden dolayı, bu alana katkıda bulunması umudundayız. 19. Yüzyılda ortaya çıkan Ermeni sorunu büyük devletlerin, özellikle de Rusya’nın ve İngiltere’nin çalışmalarıyla uluslararası bir karakter kazanmıştır. Osmanlı Devleti içindeki diğer azınlıklar gibi Ermenileri de etkileyen milliyetçilik akımı, büyük devletlerin sömürgecilik yarışında küçük ulusları piyon olarak kullanmaları, Ermenileri devlete karşı isyana sevk eden önemli nedenlerdendir. Rusya, tarihi emeli olan sıcak denizlere inmek, İngiltere de Hindistan ve Uzak Doğu’daki sömürgelerine ulaşacak güvenli bir yol için Ermenileri kullanmışlardır. Rusya ve İngiltere’nin yanında, Fransa da emperyalist amaçları için Ermenileri Çukurova bölgesinde piyon olarak kullanmıştır. O dönemde Taşnak ve Hınçak sonrasında da ASALA bugün de PKK emperyalistlerin hizmetindeki terör örgütleridir. Başka bir ifadeyle bu terör örgütleri emperyalistlerin Türkiye’deki taşeronlarıdır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da büyük boyutlara varan Ermeni isyan ve olayları, savaş sonrasında imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra Güney Cephesi’nde yoğunluk kazanmıştır. Ancak emellerine ulaşamayan emperyalistler ve taşeronları Ermeniler Kurtuluş Savaşı sonunda Anadolu’yu terk etmek zorunda kalmışlardır. Dünya Ermeni sorununu, Ermenilerin anlattığı şekilde öğrendi ve onların mağdur olduğuna inandı. Behçet Kemal Yeşilbursa&apos;nın bu eseri ise, gerçek mağdurun Müslüman Türk halkı olduğunu dönemin basınının tanıklığı ile gözler önüne seriyor. Adana, Antep, Urfa ve Maraş Müslümanlarının uğradığı mezalim ve katliamları bütün çıplaklığı ile anlatan bu esere, Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihi gelişimi hakkında gayet anlaşılabilir bir giriş eşlik etmiş olması ayrıca kayda değerdir. Prof. Dr. Kemal Çiçek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b310ee4-89a5-4c3c-a434-2106487f6cc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşar Kemal Romanı ve Psikolojik Derinlik: Düş Kuran Çocuk</image:title>
            <image:caption>Yaşar Kemal hem Doğu hem Batı medeniyetinin edebiyat mirasından beslenerek muazzam eserler üretmiş olan bir Dünya Edebiyatı yazarıdır. Kendine özgü bir roman teorisine göre psikolojik derinliği büyük edebiyatın ölçütü olarak gören bir yazar olarak Yaşar Kemal, romanlarını büyük bir psikolojik derinlikle donatmıştır. Elinizdeki kitap, psikolojik derinlik ve otobiyografik derinliği Yaşar Kemal’in eserlerinin birbirinden ayrılmaz iki temeli olarak incelemekte ve onun romanlarının dokusunu ve mimarisini bu iki ana boyutun derinden şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, bu çalışma, Tasavvufi psikolojiden aldığı bir kavramsal ve kuramsal çerçeve ışığında, Yaşar Kemal’in psikolojik derinlik oluşturmak için kullandığı kurgusal enstrümanları mercek altına alarak başlıca romanlarını analiz etmektedir. Tasavvufi psikolojiye göre insan, derin iç yolculukları yaparak iç huzura erebilir ve ruhsal olarak olgunlaşabilir. Bu iç yolculuklar ayrıca kişinin psikolojik problemlerden kurtulup iyileşmesine vesile olabilir. Romanlarındaki ana karakterlerin çoğu, tıpkı Yaşar Kemal gibi derin travma ve acılar yaşamış ve derin iç yolculukları vasıtasıyla bir tür kendi kendine psikoterapi uygulayan bireylerdir. Metinsel kanıtlar, Yaşar Kemal’in kendisini kahramanlarının ruhunda ve hayatında, genellikle de düş kuran bir çocuk olarak, gizlediğini ortaya koymaktadır. Başka bir deyişle, Yaşar Kemal kendisini karakterlerinin aynasında seyretmeyi ve onların bilincinden iç yolculukları yapmayı seven bir yazar olarak romanlarında kendisi hakkında derinlemesine yazmış ve Mevlana’nın deyimiyle “dokuz yüz katlı” ruhunun bazı katmanlarını ortaya koymuştur. Bu kitap bu şekilde, sanatının iyi anlaşılmadığını düşünen bir romancı olarak Yaşar Kemal’in portresine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d095b9-5f6c-49e3-a253-f6414c30385c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Yaklaşımı Perspektifinden Ulusal Güvenlik: İran&apos;ın Nükleer Güç Politikası</image:title>
            <image:caption>İnsanın güvenlik arzusu, ana rahmini terk edişiyle başlar ve son nefesini verinceye kadar tıpkı sağlık, aşk, onur, gurur gibi oralarda bir yerlerde yaşamına eşlik eder. Aslında bu çıkarım yaşamı ve evreni amaçlar üzerinden okuyan teleoloji felsefesini takip eden tüm aktörler için geçerlidir. Dolayısıyla devletler de güvenlik tutkusunun peşinden giderler. Bu kadar gerçek olmasına rağmen güvenlik olgusu içinde barındırdığı paradokslarla tanımlanma girişimlerine meydan okur. Bu meydan okuyuş uluslararası ilişkilerin alt disiplini olarak güvenlik çalışmalarını da tartışmalı bir alana çeker. Disiplinler arası muğlak bir olguyla çalışmak sınırları belirsiz problemli bir doğayla da yüzleşmek anlamına gelir. Bu noktada elinizdeki kitap, kuramların kavramlarını anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sistem modelinde konumlandırarak güvenliğin analizine bir yöntem sunmaktadır. Yöntemi açıklamak üzere İran’ın nükleer güç olma politikasına örnek olay kapsamında yer verilmektedir. Ulusal güvenlikte sistem yaklaşımı olarak isimlendirilen model, ulusal güvenlik politikalarına ilgi duyulanlar için bir rehber ve karar vericiler için bir yol haritası sunmaktadır. Ayrıca modelde yer alan bileşenlerin kavram ve kuramlarına kapsamlı bir açıklama getiren kitap, güvenlik çalışmaları alanında bir başvuru kaynağı olma iddiası taşımaktadır. Bir nebze olsa da katkı sağlaması ümidiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31598f3-8dfd-4913-b98d-5525c06c23a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebze – Meyve Ticaretinin 5957 Sayılı Kanun Nezdinde Denetimi ve Bu Kapsamda Uygulanan İdari Yaptırımlara İlişkin Güncel Sorunlar</image:title>
            <image:caption>Marketlerden veya pazar yerlerinden temin ettiğimiz tarım ürünlerine yönelik ticaretin, üretimden tüketime kadarki süreçte nasıl denetlendiğini merak ediyor musunuz? Bir zincir mağazanın herhangi bir reyonunda yer alan yaş sebze veya meyveye ilişkin olarak, üretici bilgisinden fiyat geçmişine kadar birçok veriye erişebilmenin mümkün olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik bunun için ihtiyacınız olan şey sadece bir “akıllı telefon” Perakende satış işi ile uğraşan bir esnaf / tüccar kimliğiniz olmasa bile, Türkiye&apos;deki tüm toptancı hallerinden ürün satın alabileceğinizi, bunun kanundan kaynaklı bir hak olduğunu daha önce duymuş muydunuz? Yüksek lisans dönem projemden esinlenerek kaleme aldığım bu kitap, ülkemizdeki sebze – meyve ticaretine yönelik denetim süreçlerini, izlenebilirlik mekanizmalarını, bu kapsamda uygulanan idari yaptırımları ve güncel sorunları ele almaktadır. İçeriğinde çok sayıda yargı kararını da bulabileceğiniz bu eserde hukuki terimlerin yarattığı karmaşadan uzak, sade ve basit bir anlatım tarzı benimsenmiştir. Bu yönüyle, sektörde çalışan uzmanlar, akademisyenler ve hukukçuların yanı sıra, konuya hassasiyet gösteren herkesin ilgisine sunulmuş önemli bir kaynak niteliği göstermektedir. Keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6d2c1e-0910-44b1-b31e-0fb3a85afe94.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış İnşa Sürecinde Çocuk Savaşçılar: Afganistan Kavramsal Çerçeve, Uluslararası Hukuk ve Tarihsel Süreç</image:title>
            <image:caption>1997’de kabul edilen UNICEF Cape Town İlkeleri’ne göre çocuk asker, 18 yaşın altında olan, herhangi bir düzenli veya düzensiz silahlı kuvvetlerde veya silahlı gruplarda, olanlarla sınırlı olmamak kaydıyla ve aile üyeleri dışında aşçı, hamal, ulak ve bunlara eşlik edenler” olarak tanımlamıştır. Ancak “asker” ifadesi daha çok düzenli ordu gruplarında yer alanları akla getirdiği için elinizde bulunan bu kitapta “asker” ifadesi yerine “savaşçı” ifadesi tercih edilmiş ve bu tercih Cape Town İlkeleri’ndeki tanımı da daha çok karşılamakta. Tanım, cinsel amaçlarla ve zorla evlendirilmek üzere işe alınan kız çocuklarını da kapsadığı için yalnızca silah taşıyan veya taşımış olan bir çocuğu ifade etmemekte. Genellikle yoksulluktan kaçmak için veya askeri hayatın olgunluğa geçişi sunmasını bekledikleri için orduya katılmayı seçen çocuklar olduğu gibi savaş, dini veya etnik kimlik, aile veya onun yokluğu ve arkadaşlar, çocuğun silahlı bir gruba katılmaya istekli olmasında rol oynamakta.
Çocuklar, özellikle de kız çocukları, silahlı çatışmaların mağduru olarak görülmektedir. Savaşçı, cinsel hizmetçi, casus, haberci ve/veya aşçı olarak çatışmalara katılan çocuklar, zulmün failleri olarak değerlendirilebilmektedirler. Çocuk savaşçılar krizi, aslında, çatışmalara karışan çocukların sayısıyla pek ilgisi olmayan modern bir siyasi kriz. Çocuk savaşçıların kullanılması yeni bir olgu değil. Çocuklar Haçlı Seferleri döneminde ve Napolyon savaşları döneminde de kullanılmış. Bazı araştırmalar çocukların mağdur olarak ya da çocuk savaşçılar olarak barışa doğrudan tehdit oluşturduklarını ifade etmekle birlikte bu yaklaşım, çocukların üstlendiği karmaşık rolleri anlamak için yeterli değil çünkü bu yaklaşım onların barışın aracıları ve inşacıları rollerini dışlamakta. Silahlı çatışmalardaki çocuklara ilişkin bu sınıflandırma, onların barışı inşa etme çabalarına da katılabilecek aktörler olarak değerlendirilmemelerine yol açmakta. Oysa çocukların yeniden entegrasyonu, neden silah altına alındığına ve silahlı gruplardaki deneyimlerinin neler olduğuna ilişkin çok nedenli ekolojiye yanıt verecek şekilde yeniden konumlandırılmalı. Özellikle kalkınmaya, barış inşasına ve barışı sürdürme sonuçlarına olan katkısı olmak üzere, geniş bir çatışma sonrası yelpazede değerlendirilmeliler. 
Elinizde bulunan bu kitap, özellikle savaş ve çatışmaların yaşadığı evrimin çocuk savaşçılar üzerindeki rolüne dayanarak barış inşasındaki başat rollerini de Afganistan örneği üzerinden açıklamakta. Bu kitap, çatışma ve barış kavramlarına yönelik genel bilgiye, çocuk savaşçıların evrimine, Afganistan’daki barış inşası çalışmalarına çocuk savaşçıların nasıl entegre olduklarına ve bu sürecin zorluklarına dair geniş bir bilgiye sahip olma imkanı sunmakta.
Prof. Dr. Füsun ÖZERDEM
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
İİBF, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a90d332-1994-4e71-b9fa-90b544ab7fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahudilik-Hristiyanlık Hinduizm ve Budizm’in Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>2024 yılında İsrail ve Filistin çatışması üst boyutta sürmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin açık desteğini alan İsrail Yahudi Devleti, Filistinlilere dünyanın gözü önünde soykırım yapmaktadır. “Holokost” terimini sürekli vurgulayarak Nazileri eleştiren Yahudiler şimdi Filistin’de kadın ve çocuklar başta olmak üzere Filistin sivil halkını yemek kuyruklarında ve yardım kuyruklarında öldürmektedir. Hastaneleri ve okulları hedef almaktadır. Filistin halkını Mısır ve diğer ülkelere göç ettirip tamamen Filistin ülkesinin varlığına son vermek istemektedirler. Müslüman dünyası sessizce ABD ve İsrail’in yaptığı “soykırımı” izlemektedir. İzleyici olmamanın yolu okumaktır. Okunmak dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1b32f6-19f8-4e46-b12f-4261e83bd850.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazine Arazilerinde Yatırım Fırsatları</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar gereği uygulanan iç talebi azaltmaya dönük sıkılaştırıcı para politikası, hiç şüphesiz; maliye politikası devreye sokularak üretim ve istihdamı arttırıcı yatırımların teşvik edilmesi ile başarılı olacaktır. Yatırım ve istihdamı arttırıcı maliye politikasının en önemli araçlarından birisi de hazine arazilerinin yatırım teşvik sistemi içinde veya dışında yatırımcılara uygun koşullarda verilerek yatırım yapma imkanlarının arttırılmasıdır. Hazine arsa ve arazilerinin yatırım ve istihdamın arttırılması amacıyla yatırımcılara verilmesinde bir çok yöntem uygulanmakta olup bu yöntemlerinde çerçevesi kanun, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmektedir. Bu tür yasal düzenlemeler, süreç içerisinde karşılaşılan sorunların ve yeni ihtiyaçların giderilmesine dönük olarak değiştirilebilmekte veya yeni düzenlemeler getirilebilmektedir. Yapılan değişiklikler ve yeni getirilen düzenlemelerin, okuyucu, uygulayıcı ve yatırımcılarımıza doğru ve hızlı bir şekilde ulaştırılması amacıyla, Hazine Arazilerinde Yatırım Fırsatları adlı kitabımızı güncellemiş ve yenilemiş bulunmaktayım. Kitabımızın bu basımında, Hazine arsa ve arazilerinin satın alınması, kiralanması, Yatırım Teşvik Sistemi içinde yatırımcılar lehine irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesi ile taşınmazların bedelsiz devredilmesine ilişkin usul ve esaslar ayrıntıları ile çok soru gelmesi nedeniyle vakıf, orman ve mera arazilerinin yatırım yapma amaçlı kiralama işlemleri, güncel mevzuat hükümlerine göre ayrıntılı açıklanmıştır. Bu vesile ile; bu çalışmanın Yüce Türk Milletine ulaştırılmasına vesile olan ve katkılarını esirgemeyen Astana Yayınları’nın tüm çalışanlarına en içten sevgi, saygı ve teşekkürlerimi sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ef30fdc-bebd-4e4d-98f7-ae1b670209cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Terörle Mücadele Stratejisi: Önleyici Müdahale</image:title>
            <image:caption>Türkiye, terörle mücadele konusunda tarih boyunca birçok zorlukla karşı karşıya kalmıştır. &quot;Türkiye&apos;nin Terörle Mücadele Stratejisi: Önleyici Müdahale&quot; kitabı, bu zorlu mücadelenin derinliklerine inerek, Türkiye&apos;nin terörle mücadelesinde uyguladığı stratejileri ve elde ettiği sonuçları ele almaktadır. Bu eser, terör ve güvenlik kavramlarını teorik ve pratik boyutlarıyla inceleyerek, terörizmin modern dünyadaki etkilerini ve uluslararası ilişkiler üzerindeki yansımalarını detaylı bir şekilde analiz etmektedir. Kitap, Türkiye’nin terörle mücadelesindeki yeni stratejisi olan önleyici müdahale ve ileri konuşlanma stratejisini ayrıntılı olarak açıklamaktadır. Kitapta, Türkiye&apos;nin savunma sanayisindeki gelişmelerden sınır ötesi askeri operasyonlara kadar geniş bir yelpazede terörle mücadeledeki yenilikçi yaklaşımlar ele alınmaktadır. Özellikle Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtları gibi sınır ötesi operasyonların stratejik önemi ve bu operasyonların diplomatik ilişkiler üzerindeki etkileri de kapsamlı bir şekilde incelemektedir. &quot;Türkiye&apos;nin Terörle Mücadele Stratejisi: Önleyici Müdahale&quot;, sadece güvenlik ve terör konularına ilgi duyan okuyucular için değil, aynı zamanda uluslararası ilişkiler, Türkiye&apos;nin terörle mücadeledeki kararlı duruşunu ve bu süreçteki stratejik dönüşümü ve savunma politikaları üzerine çalışan akademisyenler ve analistler için de değerli bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf041fc-f0ec-421a-8836-8ea79ee96d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalem İle Gümüş Levha</image:title>
            <image:caption>Bulmak, bilmek, susmak… Bu bir öğreti kuralıdır, başka yerde kullanılmaz. Bulmak bilmeye giden yanan yoldur. Biliyorken susmazsan yolu bulamazsın. Her bildiğin şey sıfırda kaybolur, kayboldukça tekrar bulursun fakat konuşamazsın. Her şeyi dinlemek zorunda kalırsın, lakin sessizliğin dilinden kurtulamazsın. Hayatı anlarsın ama anlatamazsın. Yukarı çıktıkça aşağılara iner, aşağılara indikçe yukarılara çıkarsın, bir simya işlemi ile kurgunun çemberinden geçmeye hazır mısın? İşte bu yüzden gelen bulur, bulan bilir, bilen susar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4283c6b-8639-4191-b5ed-fb024712d985.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası Jeopolitiği</image:title>
            <image:caption>Orta Asya ve Kafkasya’da Türk devletlerinin bağımsızlıklarının da etkisiyle Türk Dünyası jeopolitiğinin yükselişi ve günümüzde Avrasya’nın yeniden küresel rekabetin oyun sahalarından bir tanesi olmasından ötürü Türk Dünyası, uluslararası politika açısından daha fazla önem arz etmeye başlamıştır.  Son yüzyılda yaşanan jeopolitik gelişmeler bağlamında Türk Dünyası’nı ele alan “Türk Dünyası Jeopolitiği” adlı bu eser, bölgenin geçmişten günümüze politik yapısına ışık tutacak nitelikte bir çalışma olmakla beraber, aynı zamanda bölgenin günümüzdeki önemine ve gelecekteki muhtemel gelişmelere vurgu yapmayı hedeflemektedir. Böylece bölgenin siyasi, iktisadi ve kültürel istikrarının, değişim ve dönüşümünün dinamiklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.      
Türk Dünyası’nın jeopolitik önemini ve bahse konu alandaki jeopolitik gelişmeleri on iki başlıkta ele alan ve uluslararası ilişkiler alanında çalışma yürüten akademisyenlerin katkılarıyla ortaya çıkan bu eserin konuya ilgi duyan herkes için faydalı olmasını temenni ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d9b2831-2d3e-41b2-b92f-a0f56c840ed9.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kötü Çirkef Politikada Sporun Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Psikodinamik bakışla, Uzm. Klinik Psikolog Onurhan Kasnak, iktidar sahipleri ile toplumun birbirini şekillendiren unsurlarını, spor üzerinden ele alıyor. Nüfusu 20 milyonu aşkın ve çoğu, 1.Dünya Savaşı evvelinden, egemen devlet statüsünü sürdürmekte olan ülkeler tarihsel süreçte anlatılırken, günümüz perspektifini yaratan aşamalar incelemekte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0c9c48f-8da7-4f44-af7f-1cd66e57fc52.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Ekonomileri</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada on bir balkan ülkesinin 2000-2022 arasında makroekonomi ve dış ticaret performanslarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda geçen iki on yılda balkan ülkelerinin büyüme, işsizlik, enflasyon, dış borç gibi makroekonomik göstergelerinin ve ihracat, ithalat, yabancı yatırım girişleri gibi dış ticaret göstergelerinin nasıl bir seyir izlediği ve bu seyri etkileyen temel faktörlerin neler olduğunun açıklanması hedeflenmiştir. Global ve ulusal krizlerin makroekonomik verilere nasıl yansıdığı, hangi krizlerden ülkelerin daha çok etkilendikleri ve bu krizlerin temel nedenlerinin ülke düzeyinde neler olduğunun somutlaştırılmasına çaba sarfedilmiştir. Balkan ülkeleri, Türkiye ile ekonomik bağları görece güçlü ülkelerdir. Bu nedenle, Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle dış ticaretinin seyri ve sektörel deseni de bu çalışmanın cevabını aradığı diğer bir soru olarak karşımızda durmaktadır. Elinizdeki kitap yukarıda belirtilen amaç ve hedefler doğrultusunda üç bölümden teşekkül etmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde Balkan ülkelerinin kalkınma ve refah düzeyleri uluslararası kabul gören gelişmişlik göstergeleri çerçevesinde tahlil edilmekte, çalışmanın ana omurgasını oluşturan ikinci bölümde Balkan ülkelerinin 2000 yılından günümüze makroekonomi ve dış ticaret performansları somutlaştırılmakta, üçüncü ve son bölümde ise Türkiye ile dış ticaretlerinin nasıl bir gelişim gösterdiği ve nasıl bir bileşime sahip olduğu ortaya konulmaktadır. Çalışmanın konusuyla ilgili Türkçe literatürün azlığı dikkate alındığında, çalışmanın alanla ilgili çalışmalara yardımcı ve yön gösterici olacağı umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f07afb7f-d078-4eb1-83a3-9bafde62f094.jpg</image:loc>
            <image:title>Trabzon’a Arap Turist Çıkarması (Güncel 2.Baskı)</image:title>
            <image:caption>Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından Katar ve Kuveyt’ten özellikle doğal güzellikleri ve ılıman iklimiyle tanınan İsviçre’de yoğunlaşan Arap turizmi, son yıllarda Türkiye’de, özellikle İstanbul, Sapanca ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde her geçen gün önemini artırmaktadır. Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, 1970’li yıllardan bugüne bütün dünyada uygulanmakta olan sürdürülebilir turizm bütün yönleriyle ele alınmış ve Covid-19 salgınının neden olduğu zorunluluklarla sadece e-anket yöntemi kullanılıp, Trabzon destinasyonunda Arap turizmi ve sürdürülebilirliğine ilişkin araştırmalar yapılmıştır. Bu amaçla önce özgün bir ölçek geliştirilmiştir. Ardından, bu ölçekle Trabzon’u ziyaret etmiş ve/veya ziyaret etmek isteyen 162 katılımcıya, Trabzon’da satılan turistik ürün ve hizmetlerden algılanan memnuniyet düzeyini, Trabzon’u ziyaret etmek istemelerine sebep olan unsurları ve ziyaret öncesinde, sırasında ve sonrasında kendilerinde oluşan Trabzon destinasyon imajında yer alan unsurları belirtmeleri istenmiştir. Ziyaret etmek isteme nedenleri olarak alınan yanıtların oransal değişimi şöyledir: %13,3 ile doğa, %10,11 ile dinlenme ve % 9,43 ile fizyolojik ve psikolojik rahatlama görülmektedir. Bunu takip eden sebepler sırasıyla, %8,1 ile helal yemek, % 8 ile tarihi ve kültür mekânları, % 7,84 ile deniz, % 7,04 ile eğlence, % 6,93 ile sürekli yaşanılan yerden kısa süreliğine ayrılmak, % 6,6 ile din, % 6,25 ile kültür, % 5,6 ile farklı kültürlerden insanlarla tanışmak, % 5,34 ile heyecan, % 4,2 ile macera ve % 1,4 ile spor. Destinasyon imajı olarak 7 unsur belirlenmiş olup, bunlar %22’lik oranla “Doğa-Tarih-Kültür”, % 16’lık oranla “Deniz-Orman-Yağmur” ve % 12,3 ile “Mavi-Yeşil” ve % 9,02 ile “Dindar”lıktır. Katılımcılar Trabzon’da sürdürülebilir Arap turizmi bağlamında “Olanaklar”, “Çekicilikler” ve “İstikrar” faktör gruplarına göre sosyo-demografik özellikler açısından değişiklikler göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae22177-69d6-4ba9-baae-80ec3d915cae.jpg</image:loc>
            <image:title>Zülkarneynler Adaletin Barışçıları</image:title>
            <image:caption>Geçmişte tüm dünya atalarımızın önünde diz çöktü, şimdi sıra bizde… Damarlarımızda ki asil kanı dünyaya hatırlatma vakti geldi. Unutanlara tek bir sözüm yok fakat o kanı hatırlayıp koruyan bizler … Turan başlıyor hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878c2153-0db4-47aa-95b4-c3a54fd1ba15.jpg</image:loc>
            <image:title>Dengeleme Stratejisi Bağlamında Özbekistan Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>Türk Dünyası’nın kadim şehirlerine ve topraklarına ev sahipliği yapan Özbekistan’ın; Devlet Başkanı İslam Kerimov ile bağımsızlığına ve istikrarına kavuşmasının, Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev ile de kurumsal yapısını güçlendirmesinin dengeleme stratejisi kuramsal çerçevesinde değerlendirilmesi, sadece Özbekistan’ın anlaşılmasını sağlamayacak büyük güçlere komşu ve/veya onların rekabet alanında bulunan tüm devletlerin incelenmesinde metodolojisi ile literatürde kaynak eser olarak yer alacaktır. Doç. Dr. Güngör ŞAHİN Bu kitap, Özbekistan’ın bağımsızlık sonrası dış politika stratejilerini ve bu stratejilerin İslam Kerimov ile Şevket Mirziyoyev dönemlerindeki evrimini detaylı bir şekilde ele alıyor. Literatürdeki boşlukları doldurmayı hedefleyen çalışma, Özbekistan’ın büyük güçlerle ilişkilerini dengeleme stratejisi bağlamında incelerken aynı zamanda ülkenin bağımsızlık sonrası ulus inşası sürecine ve bu sürecin dış politikaya etkilerine de ışık tutuyor. Prof. Dr. Yaşar ONAY Özbekistan, Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye açısından önemli bir ülkedir. Bu eser, kurucu lider ve reformist lider arasındaki yaklaşım farklılıklarını ortaya koymaktadır. Uluslararası koşullar çerçevesinde her iki liderin de dış politika stratejisi olarak dengelemeyi ön plana çıkarması çarpıcı ve şaşırtıcı bir benzerliktir. Özbekistan dış politikası ve Türkiye Özbekistan ilişkileri açısından zengin bir içerik ve farklı bakış açıları içeren bu eser Türkçe, İngilizce, Rusça ve Özbekçe kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır. Doç. Dr. Zeynep SELÇUK Özbekistan’ın makro politikaları açısından siyasal elitlerin dengeleme stratejisinin gelecekte ülkenin yerini belirlemesi için bu çalışmanın özgünlüğü ve alana katkısı önem arz etmektedir. Prof. Dr. Yunus YOLDAŞ Bu konunun üzerinde ciddi araştırmalar yapılmış saha çalışmalarıyla zenginleştirilmiş röportajlarla ayrı bir bakış açısı kazandırılmış hem bilimsel olarak literatüre katkı sağlayacak hem de günümüze ve geleceğe ışık tutacak bu çok başarılı eser olmuş. Prof. Dr. İ. Burak KÜNTAY Tarihsel kökeni, nüfus yapısı ve stratejik konumu Özbekistan olmadan bir Türk entegrasyonunu zor kılar. Türkiye’de Özbekistan üzerine yapılan çalışmalar genellikle tarih, kültür ve dil alanlarını kapsamakta. Argalı’nın Özbekistan dış politikasını iki lider üzerinden değerlendirmesi Türkiye’deki literatür boşluğunu doldurma açısından çok önemli. Yazarın Rusça kaynakları kullanması ise kitabı çok daha değerli kılıyor. Alan çalışanlar için bir başucu kitabı olacak nitelikte…. Prof. Dr. R. Kutay KARACA Lisans eğitiminden itibaren akademik gelişimini takip ettiğim Dr. Argalı’nın doktora tezinin kitaplaştırılmış halinin sadece Özbekistan özelinde Türk Dünyası üzerine akademik literatüre katkı sağlamakla kalmadığını aynı zamanda bir doktora tezinde olması gerek alan araştırmasının ne kadar önemli olduğunu da bizlere gösterdiğini düşünüyorum. Okuyucusu bol olsun… Prof. Dr. Barış ÖZDAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d419a5ec-f265-4b23-a239-047fe0d76347.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerjiden Silaha Nükleer</image:title>
            <image:caption>Nükleer enerjinin faydalarını ve tehlikelerini anlamak, gelecekte daha bilinçli ve sorumlu kararlar almamızı sağlayacaktır. Nükleer silahların yol açabileceği yıkım, tüm insanlık için büyük bir tehdittir ve bu tehdidin farkında olmak, barışçıl çözümler üretmek için kritik öneme sahiptir. Günümüzde, bazı ülkelerin nükleer silah kullanma tehdidi, dünyanın karsı karsıya olduğu en büyük tehlikelerden biridir. Nükleer teknolojinin barışçıl amaçlarla kullanımı, enerji krizlerine sürdürülebilir çözümler sunarken, nükleer silahların yayılması ve olası bir nükleer çatışma riski, küresel güvenliği tehdit etmektedir. &quot;Enerjiden Silaha Nükleer&quot; kitabının, nükleer enerjinin karmaşıklığını ve çok yönlülüğünü anlamak isteyen herkes için değerli bir kaynak olmasını diliyoruz. Bu eser, nükleer enerjiyi daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanmak için farkındalığın artmasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Unutmayalım ki, bilinçli ve sorumlu yaklaşımlar, dünyanın geleceği için hayati öneme sahiptir. SÜMEYRA UÇAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0423d24d-b2ec-41c8-a6fe-433abefeaae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlu Peynir</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın ilk baskısı 2005 yılında Gıda Teknolojisi Derneği tarafından yapılmıştı. Aradan geçen yaklaşık 20 yıllık zaman zarfında Otlu peynir üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar ve yayınlar olanca hızıyla artmıştır. Öyle olunca kitabın birinci baskısında yer alan bilgilerin güncellenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Genişletilmiş ikinci baskı çalışmaları kapsamında bazı yeni fotoğraflar ve çizelgeler kitapta yerini almıştır. Ayrıca ilk baskı tarihinden, 2024 tarihine kadar Otlu peynir hakkında çıkmış tüm yayınlar tek tek gözden geçirilerek yeni bilgiler kitaba dahil edilmiştir. Kitapta böylece yararlanılan kaynak sayısı 200’e ulaşmıştır. Bir ülkede üretilen her peynir o ülke için kültürel bir hazinedir. Diğer taraftan peynir yapımı bir sanat işi ve aynı zamanda bilgi, tecrübe ve teknoloji gerektirir. Her peynirin kendine ait bir üretim yöntemi, lezzeti ve özelliği vardır. Otlu peyniri diğerlerinden ayıran en önemli özellik içerisine farklı çeşitte ve miktarda ot katılıyor olmasıdır. Otlu peynir ülkemizin Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde; başta Van olmak üzere, Hakkâri, Bitlis, Siirt gibi illerimizde üretilmektedir. Uzun bir tarihi geçmişi olan Otlu peynir coğrafi işarete de sahiptir. Ünü gerek ülke içinde ve gerekse ülke dışında hızla yayılmaktadır. Kitap, başta akademik çalışanlar olmak üzere, öğrenciler, üreticiler ve sanayiciler için kaynak kitap olma özelliğini taşımaktadır. Kitabı yayına hazırlarken sık sık görüşlerine başvurduğum, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi değerli arkadaşım Prof. Dr. Yusuf TUNÇTÜRK’e, ayrıca kitabın basılmasında sağladığı destek için Van Ticaret ve Sanayi Odası’na ve kitabı basıma hazırlayan Astana Yayınevi’ne teşekkür ederim. Kitapta olası gözden kaçan yayınların, eksiklerin, anlaşılmayan kısımların veya yazım hatalarının iletilmesi kitabın mükemmelleşmesine katkı sağlayacaktır. Tüm okuyuculara faydalı olması dileğiyle. 03.07.2024 Prof. Dr. Hayri COŞKUN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c55cfc9-fc8d-4007-811d-27acdc713006.jpg</image:loc>
            <image:title>FÖMER Farsça Konuşma Dili - 4 Bir İranlı Gibi Konuşalım</image:title>
            <image:caption>Genel olarak dil eğitiminin temelini oluşturan dört temel beceri şunlardır: 1-Okuma becerisi  2- Yazma becerileri 3- Dinleme becerileri 4- Konuşma becerileri Bu nedenle dil öğretim merkez ve kurumlarında eğitim yönetimi yukarıda belirtilen eksenler etrafında yoğunlaşmaktadır. Farsça öğretimi bu kuraldan muaf değildir ve eğitim uzmanları eğitim programlarını bu önermeyle formüle etmektedir: Farsça Konuşma Dili başlıklı bu kitap, konuşma diline vurgu yaparak konuşma becerilerini ele almaktadır. Söz konusu kitap, Türkçe konuşanlar için Farsça konuşma kursuna kaynak olarak yazılmıştır. Bu çalışma sekiz bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde konuşma dilinin tanıtımı, kullanımı ve kuralları verilmektedir. İkinci bölümde ise pratik ve önemli fiillere odaklanan biçimsel ve konuşma dili konulu farklı parçalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde konuşma dilindeki diyaloglar yer almaktadır. Dördüncü bölümde konuşma dilinde soru-cevap yöntemiyle bir süreç yer almaktadır. Beşinci bölüm, konuşmanın resmi dilden konuşma diline dönüştürülme sürecini içermektedir. Altıncı bölüm, verilen ifadeler ve cümlelerle diyalog yazmayı ele almaktadır. Sekizinci bölümde ayrıca kendine özgü bir teknikle diyalog yazımı konusu ele alınmaktadır. Sonunda her bölümün alıştırmalarına ait bir cevap anahtarı bulunmaktadır. Yazar, bu kitabın Farsça öğrenenlerin konuşma becerilerini güçlendirmede verimli olacağını ümit etmektedir. Ahmad JABBARİ Temmuz 2024 - ANKARA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23c59300-31b3-4687-b101-aa4fb51654ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Memnuniyetinin İnsan Kaynakları Yönetimi Üzerindeki Etkinliği</image:title>
            <image:caption>Günümüz iş dünyasında, çalışan memnuniyeti, organizasyonların başarısında kilit bir rol oynamaktadır. Peki, çalışanların işlerinden duyduğu memnuniyet, insan kaynakları yönetimi süreçlerini nasıl etkilemektedir? Hangi stratejiler, çalışan bağlılığını artırarak şirketin performansına katkı sağlamaktadır? Bu kitap, insan kaynakları yönetiminin en önemli unsurlarından biri olan çalışan memnuniyetini derinlemesine incelemektedir. Bu kapsamlı çalışma, çalışan memnuniyetinin iş gücü verimliliğinden inovasyona, takım ruhundan müşteri memnuniyetine kadar birçok alandaki etkilerini ele almaktadır. Ayrıca, insan kaynakları profesyonellerine, çalışanların ihtiyaçlarını anlamak, onların motivasyonlarını artırmak ve iş yerinde pozitif bir kültür yaratmak için uygulanabilir çözümler sunmaktadır. Geleceğin başarılı organizasyonlarını inşa etmek isteyen liderler, yöneticiler ve insan kaynakları profesyonelleri için rehber olabilecek nitelikte bir kaynak. Çalışanların iş memnuniyetinin artırılması, sadece organizasyonun başarısını değil, aynı zamanda iş yerindeki genel mutluluğu da garanti etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75726611-e25c-4ebf-aec7-7566ac6c5d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Çağının Dijital Agorası Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda dünyada Z kuşağı üzerine çeşitli araştırmalar dikkat çekmekte ve özellikle bu kesimin seçmen davranışı merak edilmektedir. Bu çalışmada ise Türkiye’de Z kuşağına mensup gençlerin seçmen profili analiz edilmektedir. Araştırmanın kuramsal ve kavramsal çerçeveyi oluşturan ikinci bölümünde; öncelikle genç seçmen davranışı demokratik kuramlar üzerinden ele alınmakta, ardından yeni neslin başlıca ifade alanı olarak internet ve sosyal medyanın kapsamı detaylı olarak incelenmektedir. Türkiye’nin internet tecrübesi ve sosyal medya karnesini ele alan üçüncü bölümün ardından, diğer nesillerin karakteristik özelliklerine kronolojik olarak yer verilmekte ve Z kuşağının ayrıştığı noktalar billurlaştırılmaktadır. Çalışmanın amacı olan genç seçmen profilinin analizi doğrultusunda, İstanbul ilinde yaşayan veya okuyan, 1995-2005 yılları arasında doğmuş 213 Z kuşağı bireyle, kartopu örneklem ve tesadüfi örneklem tekniklerinden yararlanılarak, 1 Ağustos 2023 ve 24 Eylül 2023 tarihleri arasında saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak anket uygulamasının tercih edilmesi sebebiyle çalışma, nicel araştırma özelliği taşımaktadır. Katılımcılardan toplanan verilerin analizi neticesinde; Z kuşağının apolitik bir eğilim göstermediği, oy verme kararları bağlamında “stratejik seçmen” profili sergilediği ve Z kuşağına erişimde en önemli siyasal iletişim aracının sosyal medya olduğu sonucuna varılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa090ffe-f10a-448f-bf11-aed4eb770df4.jpg</image:loc>
            <image:title>Özbekistan Birinci Cumhurbaşkanı İslam Kerimov (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Özbekistan Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un ulus inşa sürecindeki rolünü ortaya koymakta ve ‘‘Tarih yazımı’’, ‘‘Dil’’, ‘‘Din’’ ve ‘‘Semboller ve Mitler’’ gibi ulus inşa parametreleri aracılığıyla milli kimlik arasında nasıl bir bağ kurulduğunu açıklamaktadır. Ulus inşası, milliyetçi kuramlardan modernist yaklaşımın ürünüdür ve literatürde ulus inşasına yönelik çalışmalar ‘ortak bir toplum yaratma’ ve ‘kalkınmacı veya emperyal bir strateji’ olmak üzere iki kısımda incelenmektedir. İslam Kerimov, Özbekistan’da ‘ortak bir toplum yaratma’ amacıyla ulus inşa sürecine girişmiştir. Bu süreçte Kerimov, etnik sorunların çatışmaya evrilmesini engellemenin yanı sıra siyasi iktidarını da sürdürebilmek amacıyla Özbek ulusunun yıllanmış etnik kültürlerin gölgesi altında şekillenen ‘‘Milli ideoloji’’ tezahür etmiştir. Özbekistan’da ‘‘Milli ideoloji’’, ulusçu tarih yazımı aracılığıyla sunulmuş, dil aracılığıyla yaygınlaştırılmış, din aracılığıyla yüceltilmiş, semboller ve mitler aracılığıyla kutsal hale getirilmiştir. Çalışmada içerik ve söylem analizi gibi nitel araştırma yöntemlerine başvurulmuştur. Kuramsal çerçevede, modernist yaklaşımı merkeze alırken ilkçi yaklaşımı da ihmal etmeyen etno-sembolizm yaklaşımından yararlanılmıştır. Bu kapsamda İslam Kerimov’un ulus inşa sürecinde Özbek ulusunun yıllanmış etnik kültürüne vurgu yaptığı gözlemlenmiş, Özbekistan’da milli kimliğin oluşumunda son derece kilit rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/847215d1-08b4-4c1b-b98d-fbfe627939d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteli Gençlerde Sosyal Medya Davranışları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde internetin tam anlamıyla toplumun vazgeçilmez bir unsuru haline gelmesiyle birlikte kullanıcılarının içerik üretebildiği sosyal medya yeni bir platform olarak yoğun ilgi toplamaya başlamıştır. Sosyal medya pazarlaması, sosyal medya sitelerinin kullanımı aracılığıyla işletmelerin pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirmesi olarak ortaya çıkmıştır. Sosyal medyada tüketicilerin aktifliği işletmelerin dikkatini çekmekte ve yeni kolaylıklarının da etkisiyle işletmeler artık bu platformları pazarlama faaliyetlerinde tercih etmektedirler. Tüketicilerin satın alma davranışlarını etkilemeye de başlayan sosyal medyanın pazarlama içerisindeki rolünün ve tüketici davranışlarına olan etkisinin incelenmesi gerekmektedir. Çalışmanın amacı bu kapsamda üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarının kendilerinin satın alma davranışlarıyla ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmanın teorik bölümünde; sosyal medya kavramı ele alınmış, sosyal medyanın tüketici davranışı ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırma bölümünde üniversite öğrencileri tüketici grubu olarak seçilmiş ve bu gruba anket çalışması uygulanmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin sosyal medyada günlük ortalama 2-3 saatlik bir vakit harcadıkları ve satın alma kararlarından sosyal medyadan etkilendikleri tespit edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9981817c-c66f-4889-9398-fab990235210.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayma&apos;nın Oğlu Biybolat</image:title>
            <image:caption>Çeçen tarihinin en önemli otuz yıllık kesitine ışık tutan, halkının özgürlüğü için kendi kellesini kendi eli ile General Yermolov’a teslim eden, otuz yıl Çeçen askerlerine komutanlık yapan Mayra Biybolat (Yiğit Biybolat)’ın romanı. Romanda geçen olaylar, tarihler ve asıl karakterler gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c842c73-ca35-43e9-86ae-461ad38fd780.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuzak - Yozlaşma Serinin İlk Kitabı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki &quot;Yozlaşma” eseri günümüz Özbek toplumuna tutulan sıradan bir ayna değil. O diktatör İslam Kerimov dönemindeki zulmü yansıtmanın yanı sıra insanlık dışı sistemin ruhsal ve psikolojik yapısını, şehvetli ve şeytani motiflerini ve hatta pis kokusunu da aktarmaktadır. Evet, cam parçalarının ses dalgalarını yansıtması gibi, bazı aynalar da duyguları ve kokuları yansıtabiliyor.
İslam Halbay, kendi yaşadıklarını harika bir sanat eserine dönüştürmüştür. Yozlaşma gücünü; kişi, mekan ve olayların gerçekliğinden alıyor.
Yazar, yirmi yedil yıl boyunca İslam Kerimov’un, diğer taraftan bir buçuk asırda Rus İmparatorluğu ve Sovyet yönetiminin Özbek halkına karşı yaptıkları suçları kıyaslayarak şu sonuca varıyor:
&quot;Bu millet Lenin’in yalan dolu vaatlerinden aklını yitirdiğinde de, Stalin’in katliamından can kardeşlerini kaybettiğinde de bu kadar horluk görmemişti. Komünistlerin kalplerinde bile insan ırkına karşı biraz şefkat vardı. Herhangi bir katliam &quot;Bağımsızlık Kampanyası&quot; gibi, yirmi yıl değil, en fazla üç ya da dört yıl sürerdi. Stalin baskısı sırasında bile insanların nefes almasına, göğüslerini dik tutmasına ve etrafa bakmasına izin verilirdi. Kronik olarak devam eden &quot;bağımsızlık katliamı&quot;, canlıları yarı ölülere, yarı ölüleri &quot;canlılara” dönüştürdü. İnsanların ruh hallerine korku yerleştirdi, insanları küçük düşürdü. Binlerce yıldır yaşayan iyi hislerden ve nezaketten ruhları mahrum etti. Vatandaşları kendi gölgelerinden korkan provokatörlere dönüştürdü. Eskiden anca kendini hissetmeye başlayan Özbek, artık kendini tamamen unuttu. &quot;Mankurt&quot; imajı gerçek oldu. Yerli hükümdarlar dört asırda, Rus İmparatorluğu bir buçuk asırda yapamadığı zülmü &quot;komünizm kalıntıları” olan kişiler &quot;Bağımsızlık Kampanyası&quot; adı altında yürüttükleri faaliyetle bir iki yılda yaptılar”.
Yozlaşma’da diktatör Kerimov rejimi ve hizmetçileri, apaçık ve adil bir şekilde politik ve felsefi açıdan değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c00a894-3289-4221-8aba-71fb694afa7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Fantezisi - 3 - Roma ve Random</image:title>
            <image:caption>Özgürlük Çağı serisini 2017 yılında yazmaya başlamıştım. Serinin ilk olarak beşinci kitabı, Özgürlük Zamanı: Cennet 2019 yılında basıldı. Elinizdeki bu eser, Özgürlük Fantezisi o seriden basılan ikinci kitap oluyor. Sıradışı bir tasarımı olan Özgürlük Fantezisi, daha iyi bir dünya arayışında üç hikaye içeriyor. 21. yüzyılın ortala-rında geçen bu hikayeler kurgu dünyalarını anlatıyor. RANDOM, özgürlükle mutluluğu insanın iç aleminde ya-ratmayı amaçlayan bir toplum düzenini bize sunuyor. ROMA ise özgürlüğü adalette arayan bir dünyada yaşanan-ları içeriden (Özgür Roma) ve dışarıdan (Roma Dünyası) anlatan iki paralel hikaye içeriyor. Bu hikayeler kitapta tek ve çift sayfalarda yan yana akıyor. Okura RANDOM ile başlayıp ardından da ROMA hikayele-rinden, önce Özgür Roma’yı sonra Roma Dünyası’nı (bö-lüm bölüm veya tümüyle) okumasını önerebilirim. Yine de bir okur bir kitabı nasıl okuyacağını kendisi bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b233c1-0671-4f62-91a4-84acc14e4f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Solukları</image:title>
            <image:caption>Gönül Solukları, dünyaya geliş gayesini aşk ile idrak etmiş bir Hak yolcusunun gönlüne doğan hakikatlerin dile gelişidir.
“Yediğimiz içtiğimiz, sevdiğimiz insanlar ve hatta soluduğumuz hava bile o gerçeğe erişme iştiyâkındandır.” der.
Hakikat yolcusu şuurludur. Sadece aşk bineğiyle ona varılabileceğini bilir.
Yolculuğun mertebelerinde tatmin olmaz ve &quot;hel min mezîd&quot;, daha yok mu, diyerek coşkuyla seyrine devam eder.
Nihayet aşkın kendisi olan âşık, ân gelir, damla iken deryâ olur, halini ve gönlüne gelen esintileri ilahi mısralarda hayat bulur:
“Mürekkep halli nefesim
Dilimle şekil aldıkça
Nasıl da imanın zuhura &apos;Aşk&apos; diye geldiğini
Kendi eserine aşık müessir olmanın edasıyla,
Etrafında pervane ettiğim meleklerimle
Seni tesbih ede ede bitiremediğimi
Anlat!
Anlat!
Aşkımı,
Coşkumu,
İmanımı..
Kul olanı anlat!”
Bu ilahi varidâtları ancak ehli içer.
Âşıklara ikrâmımızdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9c3c948-472b-4931-a7ee-2767245c3c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarlıkla İlgili En İyi 99 Film</image:title>
            <image:caption>Polat Onat bu kitabında yazarlığın tüm yönlerini yansıtan etkileyici filmlerden geniş bir seçki oluşturdu. Yazmanın büyüsünü, zorluklarını, hazlarını, neşesini, sırlarını, bunalımlarını anlatan unutulmaz filmleri tek tek ele alarak tanıttı ve yorumladı. Yazarlıkla ilgilenenlere eşsiz bir başvuru kılavuzu hazırladı. Elinizdeki genişletilmiş, yeni baskısı yapılmış bu eser &quot;Yazarlık Filmleri&quot; kategorisindeki dünya sinemasına damga vurmuş en mühim yapıtları derleyerek Türk edebiyatındaki önemli bir eksikliği gidermiştir. Yazarlığın türlü hallerini, usta sinemacıların kadrajından izlemenin, edebiyata olan yaklaşımı derinleştirip zenginleştireceğine şüphe yoktur. Bu kitapta bahsi geçen filmleri seyretmenin, tüm okur ve yazarlara, farklı ve derin bir perspektif açacağı yadsınamaz bir gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17bfd37c-90d2-4b0b-ba8d-a7f1ee4c89da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kavanoz Gül Reçeli - Siyah Lotus</image:title>
            <image:caption>Bir türlü işe giremeyen ve bu yüzden evliliğe giden ilişkisi biten ziraat mühendisi genç bir kadın; Çiçek. Varlıklı bir aileye mensup, vaktiyle de oldukça yakışıklı olmasına rağmen geçirdiği hastalık yüzünden yüzü deforme olan genç bir adam; Ender. Güzel ve hayat dolu bir kadının, öz güvenini ve umudunu kaybettiği için kendisini toplumdan soyutlayan bir adamın hayatına getirdiği baharın hikayesi bu. ‘Güzel ve Çirkin’ &apos;in yeniden yazılışı. Hem de sıcacık bir köy masalıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e96b0794-4927-481c-a9f1-33596c4edb2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Çıplak acılarım gece karanlığında ateş böceği gibi parlıyor. Onun sırtında ışık saçan nur benim şiirlerimdir. Şiirlerim sanki bir örümcek gibi gecemde ağ örer. Çünkü ben gece de doğdum , gece de yaşadım. Şiirlerimi okuyanlar benim narin acılarıma dalar. Acım aslında ben ait olan toplumun acısıdır. Aydınlığı arayan her insan için umuttur şiir. Ben bu sebepten şiir yazıyorum .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691b0bce-0455-42af-9dd4-1df814ad06cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçınlı Elma Çayı - Öznur İlter</image:title>
            <image:caption>Bir hedefi vardı kadının, amacına ulaşmak için azimli ve güçlü adımlarla ilerliyordu, zira zirvede daha güzel olduğunu duymuştu manzaranın.
Ama hedefine yaklaşırken asıl soruyu sormamıştı. &quot;Hangi amaç daha güzel olabilirdi ki aşktan?&quot;
Hiç sırrı yoktu adamın, acılarından başka saklayacak bir şeyi olmadığından kaçıp kendisini saklamayı tercih etmişti.
Ama kaçarken asıl cevabı duymamıştı. &quot;Ne kadar saklanırsan saklan, aşk bir yolunu bulur ve sobelerdi yüreğini.&quot;
Kendini saklayan bir kadın ile kendine saklanan bir adamın hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5291512d-d52b-4c68-a577-e245d269c211.jpg</image:loc>
            <image:title>MİLLET KAYGISI (ÖZBEKÇE) - МИЛЛАТ ҚАЙҒУСИ</image:title>
            <image:caption>Насрулло Саййид 1958 йилнинг 20 февралида Бухоро вилоятининг Вобкент тумани Буркут қишлоғида туғилиб, шу ерда вояга етди. У 1980 йили Самарқанд Архитектура ва Қурилиш Институтини битирди. Синфдоши Муқаддас опа билан умр йўлини боғлаган муаллифнинг икки ўғли ва уч қизи бор. Фарзандларининг ҳаммаси ўқимишли, олий маълумотли.
Насрулло Саййиднинг публистистик мақолалари ва бадиий ижод намуналари ўтган асрнинг 90-йилларидан бошлаб Ўзбекистондаги газета ва журналларда босила бошлаган. У 1990 йилнинг 19 февралида Ўзбекистон ССР Олий Кенгашига халқ депутати этиб сайланди. Насрулло Саййид Олий Кенгашда (1990 йил 20 июнда) Ўзбекистон Республикасининг &quot;Мустақиллик Декларацияси&quot;ни қабул қилиш талаби билан чиққан саноқли депутатлардан биридир.
Бутун фаолияти Ўзбекистон Мустақиллиги йўлидаги курашлардан иборат. Унинг барча битиклари миллат қайғуси билан йўғрилган. Насрулло Саййид 2005 йилнинг ноябрь ойида диктатура режимининг сиёсий босимлари туфайли Ўзбекистондан чиқиб кетишга мажбур бўлади. у 2007 йилдан буён Канадада яшаяпти. 2019 йилнинг апрель ойида Истанбулда унинг &quot;Шубҳали одамлар&quot; номли китоби нашр қилинди.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7147d500-1f49-48d8-9aa7-a11eadf84832.jpg</image:loc>
            <image:title>Kördüğüm - Cemile</image:title>
            <image:caption>Bir konağın avlusunda başlayan sevdanın nakış nakış işlendiği, gönüllerin aşk ateşiyle yanıp kavrulduğu iflah olmaz hali
&apos;Kördüğüm...&apos;
Cemile, sevdanın en saf haliyle seven bir kadın. Asaf&apos;ın onu sevmeyeceğini, gönlünü sarmaşık misali saran sevdasına bir karşılık göremeyeceğini bile bile sadakatle sevmeye devam eden narin kırılgan bir kadın...
Asaf, yüreği yüce dağlar gibi engin, dumanlı bir delikanlı. Gönlüne gizli ektiği sevda tohumlarını sevdiği kadına göstermekten dahi çekinen, sevdiğini korumak için yeri geldiğinde sevdiği kadını görmezden gelecek kadar fedakâr biri...
Ah Agâh gönlü güzel adam, sevdiği kadının başkasını sevdiğini öğrendiği anda sevdiği kadının mutluluğunu seçecek kadar güzel seven bir adam...
Onların birbirinden eşsiz sevdaları, fedakarlıkları kaderin bir çentiği ile yol bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17fbba36-6de7-47fa-bc85-e08e3c1d921f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlangıç Yüreklilere</image:title>
            <image:caption>Genç yazarımız; aşk, sevgi, inanç, ölüm, ayrılık… Hayatın gerçeklerini içinde yaşadığı kültürün kazandırdığı ruh zenginliği ile ve yaşının üstünde bir olgunlukla aktarıyor bu küçük hikâye kitabında bizlere… Ve tabiatla insanın gerçekleriyle iç içe, ben değil biz bilinci ile buluştuğumuz sanat verimleri insan olmanın doğal gerçekleri ile buluşturuyor bizleri. Gözlemler, izlenimlerle bir şahsın kanaatlerine gömülmüyor, yaşanmışlıklar, insanların hayatından kesitler içinde buluyoruz okurken kendimizi. Günümüz insanının hapsolduğu duvarlarla örülü bir yaşamın, şehir hayatının dışında gezdiriyor bizleri, hiç kopmamamız gereken doğal ortamlara buyur ederek anlık uyumlar, rahatlamalar yaşatıyor bizlere. Toplumun en küçük birimi, atomu olan, parçalanan, parçalandıkça insanlığa da zarar ailenin her türlü zorluğa karşı direnen olumlu, sağlam bireylerini ve örneklerini de görüyoruz hikâyelerde. Büyük, sağlam aileler, kendisini ailesine adamış, dayanışma içinde örnek aile bireyleri ile okurları olması gereken insan tiplerine doğru yönlendirip, onlarla tanıştırıyor genç yazarımız… Giderek gelişen ve daha çekici, daha verimli, daha etkili bir üslupla yeni eserlerle ilerleyen yıllarda karşımıza çıkmağa devam edeceğine inanıyoruz Rabie Ruşid’in. İnsanların her zaman güzele, güzelliğe, olumlu örneklere ihtiyacı var. Allah’ta güzeli ve güzelliği çoğaltanlarla beraber. İyilik ve güzellikler daima bizlerle olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e10db68-cd2a-4bca-a96b-0eb7159531a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lisan-ı Hüdhüd Salatım Aşk</image:title>
            <image:caption>Rahman&apos;ın Nefesi Kelimeler Cümle, cümle kitâb-ı âlemi okuyor.. Gizli sırları ifşâ eden hakîm Hikmetle iş görüyor.. Kendinde bildiği nice alâmeti Rumuzla sergiliyor.. Şerri, hayır bilen rıza ufkunun kahramanı Batnındaki zuhurda, kendini okuyor..  Bakıyor da nakış nakış esmâ! Nâmütenahi ilim istiyor... Gönlü mutmain olmuş velî, Nefsini tahsil ediyor.. Tanıdıkça seviyor, Sevdikçe gönlünü coşku sarıyor.. Âşık ise demde donmuş! Âzâları kâinatın madde mânâ mürâdifi O raks ettikçe dünya dönüyor.. Aşk ile inledikçe bülbüller coşup bayılıyor Baygın gözlerini bir aralasa Güneş tepede gülümsüyor.. Kucağını ardına kadar açsa Resûlullah yanında beliriyor! Belinden tuttuğu gibi donup kaldı! O demde hâlâ cismi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ddc63a-87ad-4545-861b-3345264c32b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Davet - Lisan-ı Hüdhüd</image:title>
            <image:caption>Belki Bir Fırsat Verirsin Kendine Bir çay molası.. İstersen yoğun bir günün ardından Bir dostla kırk yıllık hatır çıkarırsın.. Belki biçtiğin ömrü hasat edersin bir anda.. Bir ân içinmiş bunca dertler, Anlarsın, her şeye değermiş! Belki bir fırsat verirsin kendine.. Karanlık dehlizine sarkıtılmış İbrişimine tutunursun belki de... Bir ömürdür açlığını çektiğin Sofraya oturursun.. Bir çift âşık gözle bakarsın Görürsün, belki de... Yaşamın âhirinde Gecenin zifiri siyahında Bir ay yüzlüye rastlarsın Onunla yolunu bulursun belki de... Bilmem... Sen bilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed90053d-be66-42f5-806b-cce04566df7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kavanoz Böğürtlen Reçeli</image:title>
            <image:caption>Küçük kızıyla hayata yeniden tutunmaya çalışan genç ve bekar bir anne, Petek. İçine kapanık, ketum ve bazen de utangaç ruh hali yüzünden hayatına tekrar birinin girmesine ihtimal vermiyordu.
Küçük oğluna çok düşkün yeni boşanmış bir baba, Arslan. Oğlunun sağlığı ve mutluluğu için evliliğini ve yaşadığı şehri geride bırakıp baba ocağına dönmeye karar vermişti.
İki kırgın yürek karşılaştıklarında mazi de yeniden gün yüzüne çıkmaya başlar. Unutuldu sanılan bir çocukluk aşkı belki de Petek&apos;in hayatının gerçek aşkına dönüşecek. Daha önce fark etmediği şeyleri öğrenmek belki de Arslan&apos;ın hayatına aradığı anlamı katacak. Ve tüm bunlar bir kavanoz böğürtlen reçeli sayesinde mümkün...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ca3b32-1ede-49ac-a0e7-68fadef60191.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamandan Kayıklar</image:title>
            <image:caption>Gel mavi ile yeşilin sesine kulak verelim.. Kim bilir, Belki mavi aşıktır gökyüzüne Belki güneş hayrandır toprağın yeşil örtüsüne Dinleyelim doğanın hikayesini Aşkı fısıldasın sessizce..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8f1d87-b9e9-4660-a3ed-a03a75e833a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İnsan</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı, yarattığı evreni anlamlandırmak ve yarattığı bir varlıktan &quot; kendisinin&quot; bilinmekliğini sevdiğinden, insan&apos;ı yaratmış. İnsan, önce bir su damlasıyken, içine doğduğu bu mümkün alemdeki eşyayı isimlendiren bir varlık haline gelmiş. İnsan, seçildiği ve kendisini fark etmeye başladığı andan itibaren, kendine bir anlam arayışına girer. Alman filozofu &quot;Heideger&quot;, insanın en değerli vasfının kendisini sorgulaması olduğunu söyler. Kendimi sorgulamaya başladığımdaysa, &quot;Allahın insanda AŞK, insanın Allah’ta vücut&quot; olduğuru fark ettiğimde, AŞK&apos;ın peşine düştüm. Anladım ki AŞK muhatap ister. &quot;SON İNSAN&quot; bu arayışın hikayesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fea70a1-45a9-41b8-a922-553eb2326d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deste Berceste</image:title>
            <image:caption>“Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir.”
(Aragon)
İnsan Neden Şiir Yazar?
Küçük yaşlarda başlayan edebiyat dalındaki şiir merakı doludizgin devam eden Rabie RUŞİD “Bir Deste Berceste” adlı dördüncü şiir kitabında doğruluğa olan inancı başta olmak üzere, sevgiye, hasrete ve insanlık hâllerine yer veriyor; ümit, dua ve hayal kırıklıkları peş peşe diziliyor mısralarında. Ayrıca kitabındaki; çocukluk dönemi, ağaçların sessiz mesajı, bahar mevsimi ile güneşli günleri muştulayan kuşların cıvıltısı, ana-baba özlemi, iyilik tohumları konularıyla masalsı mısraları ve dua cümleleri okurlarını kendi âlemlerinde bir başka yolculuk yapmaya davet ediyor. Başka bir deyişle şiire gönülden bağlı olan kız kardeşimin elinizde tutmuş olduğunuz bu eserinde de umut ve hüzün ihtiva eden şiirleriyle Türkçeye hizmet etmekten vazgeçme niyetinde olmadığını görüyoruz. Kendisindeki bu şiir sevdası ve yazarlığı okuyucuları ile siz değerli sevenlerine de umut ışığı olup bunu aşılamaya devam ediyor. Duygu yoksunu insan yoktur elbette ama duygularını gizleyen veya farklı aksettiren insanlar çoktur. Yazmak, kimine göre yetenek işi, kimine göre ise aşırı çaba ve emekten başka bir şey değildir. Bazen çok okur az yazarız, bazen de çevremizdeki bireylerin hayal âlemimizin dile getirilmesine yol açan söz, tutum ve davranışlarından dolayı epeyce yazarız ki bir nebze de olsa rahatlayabilelim. Yazarlara – kız kardeşime – hak veriyorum, madem dünyaya bir defa geliyoruz niçin duygularımızı saklayalım, neden hak ve hukuka uygun şekilde açığa vurmaktan korkalım ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e4e343-f628-4bd5-9d72-432b6a2bfca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizmci Oldun Diyorlar</image:title>
            <image:caption>Mesela E-Meclis bugün çok enteresan gelmeyebilir. Fakat e-eserlerin çok sınırlı sayıda olduğu bir dönemde, hele hele Ak Parti’nin meclis hegemonyasının zirveye çıktığı bir dönemde sivil sesi E-Meclis ile halkın gündemine taşımak çok enteresandı. Bana katılır mısınız bilmem. O zamanda bu proje bana çok heyecan vermişti, bugün de o heyecanım devam ediyor ki sizlerle paylaşmak için bu kitabı yazmaya karar verdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51d444ca-5ccf-4d17-8302-637782fc62e9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Otuzum</image:title>
            <image:caption>Bencillik yer yüzündeki en yokedici kavram sanırım. Bu dünyanın sonunu da kapitalist sistem düzeninde daha çok kazanma hırsı ile bencillik egomanyamız getirebilir mi… İklimleri şimdiden değiştirmiş durumdayız, Nisan ayının kendini Şubat sandığı, Mayıs’ın da Nisan ayına özendiği bir Kuzey yarım kürede yaşayıp, buzulların tamamen Atlas Okyanusu’na karıştığı bir zamana şahitlik edebiliriz. Maya Uygarlığı 2012 kehaneti ile bunu kastediyor olabilir küresel düzeyde. Olsun, bukez de uzaya çıkar orayı mahvederiz. Ne de olsa en üstün ve yine en aciz varlık dünya üzerinde biziz. Benim için büyük; ama insanlık için küçük bir adım attım ve yazdım, merhaba insanlık.. benim adım Karanlık, yıllar önce Işığım’ı terkettim; O’nun olduğu yerde ben olmam, benim olduğum yerde O olamaz. Üstad Herakleitos’un deyimi ile: “zıtlıkların savaşı” ki bu savaş aslında varoluşun bir kanıksamasıdır. Bir çok aydının gözlerinin kamaştığı bir zamanda ben KARANLIK olmayı seçtim, varsın onlar kendilerine AYDINLIK desin. ‘’ Artık ayrılma zamanı geldi. Herkes kendi yoluna: ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangisinin daha iyi olduğunu yalnız Tanrı bilir..’’ (Platon – Sokratesin Savunması) İnsanlığa en içten saygılarımla.. İ.Gökhan DURMAZ (Karanlık) Ekim -2023</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a0b37a-4001-4e34-847c-4eed259a9fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Küçük Turuncu Bal Kabağı</image:title>
            <image:caption>Öyküler şiir tarz’ında yazılabilir mi.. Ve şiirler öykü kıvamında..? Bu soruyu zihnine sorduysan, Veya da henüz hiç sormadıysan, Bu soruya cevap olmak istedim.. Nasıl mı..? ‘’İlk Otuzum’’ adlı ilk kitabımda yazdıklarım gibi. Ve tabiki bu kitabımla. Kitabımda yaşanılmış anıları, Yaşanılamaz hayallerim, Ve kendime has üslubumla harmanladım.. Tabiki ejderha gücünde.. Ortaya bal kabağı tadında bi’ kitap çıktı. Bu arada anımda bahsettiğim kabak gerçek. Yani o kabak sayesinde bu kitap şuan seninle. Ve gerçekten tupturuncuydu.. Sevimli mi, sevimli bi’ kabak; Ama Ruh’uma hissettirdikleri ap’ acı.. Kitap adını bu yaşanmışlıktan aldı; Yani tamamen doğaçlama bi’ kitap ismi oldu, Oturup isim için hiç düşünmedim, Kitap ismini kendi buldu. Şiir tadında anıların yanında, Üşenmedim oturdum sırf bu kitap için şiirler de kaleme aldım, Hatta öyle bi’ alışkanlık oldu ki, Gecede iki şiir yazmadan uyuyamaz oldum.. Kimi zaman postmodern şiirler, Kimi zaman duyguların ötesinde satırlar, Hiç kasmadım.. ‘’Bu iyi olmuş, Yok yaa bu kötü oldu’’ kaygısından çok uzak diyarlarda, Anılarımın hatırına, Oturup bu kitap için şiirler yazdım: Bazen bilgisayarımdan, Bazense çok akıllı telefonumdan. Geriyeyse okumanın keyfi kaldı. Kabaklar bu dünyada gerçek, Masallardaki periler yalan.. ‘’Belki de zamanla gerçeğe dönerdi tüm yalanlar.’’ Kim bilir.. Tabii ki okuyan. Keyifli okumalar.. İ.Gökhan DURMAZ (Karanlık) Ocak - 2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40d510fd-1bcd-4ccb-b4af-6174243ca5b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Uslanan Us</image:title>
            <image:caption>Kalpten Dile, Nasihat Kendime! Allah rızası içinse niyetin, Olsun hep alimler vesilen, rehberin, Bu yolda hep galipsin, Dört elle sarıl, sarsın dünyayı iyiliklerin. 
Mustafa BARIŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:33:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6690da5-947a-4721-bce7-d5806c4745f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Veriyorum Sana</image:title>
            <image:caption>Elindeki Bu Kitap 14 Şubat’a Özel Bir ithaf Olarak Kaleme Alındı: aşkların zamana asla yenilmemesi temennisiyle. Aşk üzerine bir monolog, “Belki sana hiç bi’şey öğretemem; Ama fark etmeni sağlayabilirim,” Tabii buna hazırsan, Sen hazırsan, Ben hazırım! İ. Gökhan DURMAZ (Karanlık) 14 Şubat - 2024</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>