﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f534feda-47d3-4641-bcb1-8d507712a22e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer Kütüphanesi Bil Bakalım Kim? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bütün orman ELMER’in 
yeni arkadaşını arıyor. 
Kim olduğunu tahmin 
edebilir misin? 
 
Bu aynalı kitap küçük 
kâşifler için büyük bir 
macera sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f4111b-8b71-48c6-9b0d-c0b8d62a3cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tindimler ve On Yeşil Şişe</image:title>
            <image:caption>HİÇ TİNDİM GÖRDÜNÜZ MÜ? 
Tindimlerin müzik aleti şişefon arızalanır. 
Plastik şişelerle dolu okyanusta, Tindimler harıl harıl on yeşil cam şişe ararlar. Yeni bir şişefon yapmak için tam on yeşil şişeye ihtiyaçları vardır. Sizce Tindimler aradıklarını Çöp Adası’nda bulabilecekler mi yoksa Uzun Bacaklılarla yeni bir maceraya yelken açmaları mı gerekecek? 
Doğayı Koruma Konusunda yaratıcı olmanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c71e2274-9993-4c30-997f-635f6ad9663b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabasan Ormanı / Gizli Kapı 1</image:title>
            <image:caption>Ahmet ve kardeşi Ufuk, yaz tatilinde babaannelerinin evine giderler. Olaysız ama bir o kadar da arkadaşsız geçen günlerden birinde Ahmet, yakınlardaki terk edilmiş köşkte gizli bir kapı keşfeder. Bu kapı onu masal kahramanlarıyla dolu bambaşka bir diyara götürecektir. Ahmet bu şaşırtıcı, büyüleyici yolculukları başta gizli tutmaya kararlıdır. Ancak sihri kim kontrol edebilmiş? Kardeşi Ufuk, öte diyarın padişahı tarafından tutsak edilince, Ahmet ve arkadaşları için zamana karşı yarış başlar. Hakkında türlü efsaneler anlatılan Karabasan Ormanı’nı geçebilecek, Florazar’ın çıkışını bulabilecek, onları adım adım takip eden
siyahlı adamı atlatabilecekler midir? 
 
Yepyeni bir masal ve efsane diyarının kapısını aralayan Burcu Ünsal okurlarını Gizli Kapı dizisine, soluk kesen maceralarla ve yeni arkadaşlıklarla
dolu bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c12a893f-8e3b-4eb8-8abf-5d20fcbfd5d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan Güzeller</image:title>
            <image:caption>“Kızı uyandırmaya çalışmayın lütfen. Ne kadar uğraşsanız da gözlerini asla açmaz zaten… Kız derin bir uykuda ve her şeyden bihaber,” diye tekrarladı kadın. “Hep böyle uyuyacak ve başından sonuna kadar hiçbir şeyden haberi olmayacak. Kiminle uyuduğundan bile… Bu konuda endişeniz olmasın.” 
 
Güçten düşmüş yaşlı adamların geceleri yalnız uyumaması için “uyuyan kızlarla bir gece geçirme” hizmeti sunan bir evle başlıyor hikâye. Bir tanıdığı vasıtasıyla bu evi öğrenen İhtiyar Eguchi, evdeki ilk gecesinde kendini kızıl kadife perdeli bir odada uyuyan, hayır, uyutulan çıplak bir kızın yanında bulur. Yaşlı adamın kızın bedeninde keşfedeceği his, yaklaşmakta olan ölümün korkusu mu, yoksa kıza ne yaparsa yapsın uyanmayacak olmasının heyecanı mıdır? 
 
Uyuyan Güzeller, 1962 yılında 16. Mainichi Yayıncılık Kültür Ödülleri’nin Edebiyat ve Sanat kategorisinde ödüle layık görüldü. Bu jüride yer alan Yukio Mişima, eseri şöyle tanımlayacaktı: “Olgunlaşmaktan çürümeye dönen bir meyvenin ufuneti gibi, bu yapıt da dekadan edebiyatının şaheseridir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe37cb90-e84a-4818-bfc3-cfefddcaed65.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam, Ev ve Yumurta Kabukları</image:title>
            <image:caption>Geldim. Yine. Eve dönmek çocukluğunu geçirdiğin dört duvara dönmek değil sadece, çocukluğunu oluşturan her detayı hatırlamak, o detaylar yerine konulanları hazmetmek, asla değişmeyenler için hayıflanmak, belki de üzülmek. Şimdi, çocukluğumda tahinli çöreğini çok sevdiğim fırının önünden geçerken, saatlerce oynadığım çocuk parkının oto yıkamaya dönüştüğünü fark ederken anlıyorum eve dönmenin sadece duvar yığınlarından, resimlerden, değişmeyen odalardan ibaret olmadığını. 
 
 
Kendine özgü dil ve anlatımıyla dikkat çeken Fatma Nur Kaptanoğlu, ilk romanı Babam, Ev ve Yumurta Kabukları’nda bir eve dönüş ve hesaplaşma hikâyesini merkezine alıyor. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin kişinin çocukluğundan, ilkgençlik yılları ve ilk heyecanlarından hiçbir zaman kopamayışı, Bilge’nin kendisiyle, annesi ve en çok da babasıyla giriştiği sessiz hesaplaşmalar üzerinden dışa vuruyor. 
 
Babam, Ev ve Yumurta Kabukları, geçmişin bugünü ne derece derinden sarsabileceği üzerine bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d4f7ce8-b68d-41c9-adc4-4aba9bcff569.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Beslenmek İçin Neyi, Nasıl Pişirelim?</image:title>
            <image:caption>Pirinçteki arsenik en etkili nasıl arındırılır? Keke, kurabiyeye bal koyup pişirmek sağlıklı mı? Pişmiş yemekler buzlukta ne kadar süre saklanabilir? Patates kızartması yapmanın en masum yolu nedir? Fırınınızı doğru şekilde kullanıyor musunuz? Besin değerini korumak için baklagilleri nasıl pişirmek gerekir? Şehriyeyi kavurup kullanmak doğru mu? Turşu küflenir mi? 
 
Sağlıklı beslenmek için ne yediğimize dikkat etmek önemli ancak yeterli değil. Yiyecekleri nasıl yıkadığımız, ne kadar süre sakladığımız, neyi nerede kullandığımız, nasıl hazırladığımız, hangi yöntemle pişirdiğimiz, pişirdiklerimizi nasıl muhafaza ettiğimiz gibi daha birçok konu, sağlıklı beslenebilmemiz için hayati öneme sahip. Gıda mühendisi ve gıda güvenliği eğitmeni Tuğba Parıltı, gıdalarla daha ilk temas ânından başlayarak adım adım mutfağımızı güvenli hale getirmenin yollarını anlatıyor; yemeklerimizi lezzetli, sağlıklı ve hijyenik bir biçimde hazırlayabilmemiz için bilimsel bilgiyi pratik önerilerle birleştiriyor. 
 
Gıda Mühendisi Anlatıyor: Sağlıklı Beslenmek İçin Neyi, Nasıl Pişirelim? size parmak sallayan ve sadece, “Yapmayın, yemeyin, çok zararlı!” demekten ibaret kalan o bilindik kitaplardan değil; pilavdan türlüye, zeytinyağlılardan et yemeklerine, keklerden kızartmalara, lezzetli yemekleri nasıl daha sağlıklı hale getirebileceğimizi öğreten bir kitap. Tuğba Parıltı, sevdiğimiz yemeklerden tamamen vazgeçmek gibi sürdürülemez öneriler yerine dikkat etmemiz gerekenleri gösteriyor ve kolayca uygulanabilir önerileriyle bize mutfağımızı ve soframızı en yeni bilgiler ışığında, ağzımızın tadını yitirmeden sağlıklı ve güvenli kılmanın yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98cae73-2f46-4b82-afd7-dd130c76a707.jpg</image:loc>
            <image:title>Günah</image:title>
            <image:caption>Kuşa süt nasip olsa anadan olurdu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c385916-deb7-4f02-80e3-e9b0b25d1a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395e9f9e-d832-4656-b0ba-26107f760b3f.jpg</image:loc>
            <image:title>2020 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2020 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b99bb06f-f8c1-4cfe-a6f5-949305e8c98a.jpg</image:loc>
            <image:title>2019 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2019 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b04f1768-b9c6-457e-bf12-9b6ef2380722.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2022 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88ecbe3-ec1b-4002-94cb-f5625413d773.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2023 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9416c0b-d993-4486-8e88-cfc4975261b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 3 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 3 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış 
Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6404318-d910-42ff-a601-20ff1853cfb3.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2021 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341b3eb4-b81c-4ed0-b61a-5e29d42a3e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 7 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 7 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8886f95-14e0-440a-82fd-f60d8340fa47.jpg</image:loc>
            <image:title>2018 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2018 LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/babc413f-308a-4c8e-8d5e-1e19b797ffd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 5 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 5 Yıl LGS 8. Sınıf ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d80b8a-5a91-41fc-a685-167a1996f5f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim, Değerler ve Politika: Max Weber’in Metodolojisi</image:title>
            <image:caption>Türkçe literatürde Weber metodolojisine ilişkin kitapların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Oysa Almanca metinlerin yanı sıra, İngilizcedeki Weber külliyatı bile belirgin bir ivmeyle birikerek Weberyan bir Babil Kulesi inşa edilmesine katkı sunmaktadır. Kimi yorumcular Weber’in kendi ikincil literatürünün gölgesinde kaldığından yakınırken kimileri Weber’in dağınık, polemikçi, kılı kırk yaran metinlerindeki karmaşayı anlamanın bundan başka bir yolu olmadığını savunmaktadır. İşte Bilim, Değerler ve Politika tam da bu çatallanmanın eşiğinde durur. Bir yandan, Weber’in yayımlanmış metinlerini, mektuplar, derkenarlar, göz ardı edilmiş notlar ve sözlü tartışmaların ışığında, bütünlüklü bir manzara olarak yeniden inşa ederken; diğer yandan, başka büyük Weber yorumcuları ile yürüttüğü tartışmada kendi özgün konumunu belirginleştirir. Dolayısıyla, bu kitap halihazırda zayıf olan Türkçe literatür için mükemmel bir pusula işlevi görmektedir: Hem Weber’in orijinal metinlerinin okunmasına yardımcı olur hem de ikinci literatürdeki belli başlı yorumların eleştirel bir haritasını oluşturur. 
Hans Henrik Bruun’un kitabı, Türkçede hâlâ pozitivizm-hermeneutik ikiliği ve Marx-Weber karşıtlığı gibi elli yıl öncesinin tartışmalarıyla anılan Weber metodolojisine; bilim, değerler ve politika ilişkisi açısından odaklanan taze ama güçlü bir soluk niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5938b75-01d1-4ef4-bb38-a54bfd0b54d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Daireler Çizen</image:title>
            <image:caption>Köpek ne olup bittiğini anlamaktan vazgeçmiş gibi, salınarak kahvenin önünden ayrılıp arabaların arasından geçerek yandaki sokağa yöneldi. Telefon o sırada çalmış olmalıydı. Sarı, ıslak kuyruğun, kahvedeki yıkık tiplerle nasıl dese bir tür bağ, hatta bir simetri oluşturduğu kesite bakarken. Çantayı bir süre karıştırdıktan sonra telefonu bulup açtı. “Terörle Mücadele Şubesi’nden başkomiser Azmi,” dedi telefondaki ses, “kızınız burada, hemen gelmeniz gerekiyor.” 
 
Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun dokuzuncu kitabı Kuma Daireler Çizen sarsıcı, düşündürücü bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e7af4f1-a82d-4d5d-973d-25cd1cb9ca96.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Resim Yapıyorum - Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Resim yapmayı öğrenmenin en eğlenceli yolu. 
Bu kitap eğlenceli çizim teknikleri ile dolu. 
Resmi oluşturmak için adımları izle.Beğenmedin mi ? 
Sil tekrar yap eğlenceyi katla.Sonunda harika bir resim yapmış olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd672093-9748-407f-a114-8cbc09d16d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Resim Yapıyorum - Sarı</image:title>
            <image:caption>Resim yapmayı öğrenmenin en eğlenceli yolu. 
Bu kitap eğlenceli çizim teknikleri ile dolu. 
Resmi oluşturmak için adımları izle.Beğenmedin mi ? 
Sil tekrar yap eğlenceyi katla.Sonunda harika bir resim yapmış olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d22c0925-c72b-467d-8208-5871228fefcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Besim Tibuk Asabı Bozuk Liberal</image:title>
            <image:caption>Besim  Tibuk biyografisinin ikinci kitabı olan Asabı Bozuk Liberal,1994 yılında Liberal (Demokrat)Parti’nin (LDP) kuruluşundan bugüne,Tibuk’un siyasi hayatına ve Kıbrıs’taki yeni zamanlarına odaklanıyor. 
‘’Biz devleti yönetmeye talibiz,insanların kalbini ve beynini değil !’’ 
Diyerek siyasete atılan Besim Tibuk ve arkadaşlarının LDP macerası bu kitapta,Türk siyasetinin yaşadığı dönüşümlerin perspektifinde ele alınıyor.Böylece,Türkiye’nin yakın tarihinde yaşadığı siyasi ve toplumsal kırılmalarda,Tibuk’un durduğu yerin ne kadar değerli ve özel olduğu da anlaşılıyor. 
Sadece o mu ? 
‘’Halka hizmet etmeyeceğiz.Devletin verdiği her hizmet ;kalitesiz,pahalı ve verimsizdir’’ gibi ezber bozan düşünceleriyle Türk siyasetinin ‘’en Liberal’’ismi olan Besim Tibuk,siyasetçi kimliği ile toplumda beklediği karşılığı bulamasa da,öne sürdüğü hangi fikirlerle sonradan gelen iktidarlara ilham verdi ? 
Siyasette yaşadığı hayal kırıklığının ardından,politikayı bırakıp NET Holding’in dümenine yeniden geçen Tibuk’un iflas etmek üzere olan bir şirketi bugün Kıbrıs’ın turizm devine nasıl dönüştürdü ? 
‘’Hürriyet tılsımlı bir kelimedir.Bitkileri ve çiçekleri ;nasıl ki güneş,toprak ve su geliştirirse,insanlığı da hürriyet geliştirir’’ diyen Besim Tibuk’un Kıbrıs’taki yaşamı,ona nasıl ilham verdi ?Geçmişteki bazı siyasi düşüncelerine dair,bugün yaşadığı pişmanlıkların temelinde neler yatıyor ?Türkiye’nin geleceğine nasıl bakıyor ? 
Bu ve buna benzer bütün soruların cevabı,Asabı Bozuk Liberal’de veriliyor. 
Gerçek Besim Tibuk’la tanışmaya hazır mısınız ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e7cd65-5b8c-4a77-b7fc-6887a67f6c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>“Edgar Wallace’ın romanları hem çok yaratıcı hem de çok sürükleyici.”–G. K. CHESTERTON
Edgar Wallace, klasik cinayet romanlarının formülünün ve yapısının belirlenmesinde ve türün popülerleşmesinde önemli rol oynayan yazarlardan biri. Suat Derviş’in Türkçeye çevirdiği Ölüm Çiçekleri dedektif Jack Tarling ve Çinli asistanı Ling Chu’nun arzıendam ettiği, polisiye edebiyatın en önemli eserlerinden.
Ünlü̈ işadamı Thornton Lyne parkta ölü bulunmuştur. Tek bir kurşunla öldüğü anlaşılan Lyne’ın yarasının üzerine sarılmış kanlı bir gecelik vardır ve bu gecelik yakın zamanda kovduğu çalışanı Odette Rider’a aittir.
Tüm oklar Odette’i göstermesine rağmen Çin’den henüz dönen dedektif Jack Tarling bu hoş kadının suçlu olduğuna inanmaz ve Odette’i aklamak için katili bulmaya karar verir. Ona sunulan kanıtları göz ardı eden Tarling gerçekten düşüncelerinde haklı mıdır? Eğer haklıysa bile bu kadar az ipucuyla gerçek suçluyu bulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba6990a-7188-4c49-8ead-b9ac397388f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Ev</image:title>
            <image:caption>“Edgar Wallace’ın her romanı belli bir kalitenin üzerinde. Yazarlık yeteneği de takdire şayan.”–AGATHA CHRISTIE 
 
Edgar Wallace, klasik cinayet romanlarının formülünün ve yapısının belirlenmesinde ve türün popülerleşmesinde önemli rol oynayan yazarlardan biri. Suat Derviş’in Türkçeye çevirdiği Esrarengiz Ev şantaj, ihanet ve cinayet dolu bir dedektif romanı. 
 
Londra Emniyet Müdürlüğü’nden Müfettiş T. B. Smith’in işi başından aşkındır. Bunların üstüne iki adam, Smith’in komşusu olan bir milyonerin kapısının önünde vurularak öldürülmüş hâlde bulunur. 
 
Çıkardığı tuhaf dedikodu gazetesinde şantajlar yapan gizemli bir editörün peşindeki Smith sonunda esrarengiz bir eve ulaşır. Ölen adamların bu editörle bağlantılarını da keşfedince Smith kendini her yeni ipucuyla daha da karmaşıklaşan bir labirentin içinde bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e0a408e-539a-4f61-bf6e-2d5806923563.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Sinem – 4</image:title>
            <image:caption>Hızlı ve kalburüstü̈ yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları... 
 
Bir yanda kahramanlarımızın alışageldikleri hayatın ellerinden kayıp gidişi, diğer yanda köklerine tutunarak ayakta kalma gayretleri... Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin 4. cildinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02465b7a-8256-46e2-b1c3-b31c77010d72.jpg</image:loc>
            <image:title>Dik Kılavuz Çizgili Yazı Defteri</image:title>
            <image:caption>Dik Kılavuz Çizgili Yazı Defteri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/764a0af4-0ed3-4ca1-8ef3-13c99a8ac137.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Psikanaliz Tarihi</image:title>
            <image:caption>&quot;Kendi geçmişine içgörü kazanacak Türkiye psikanalizi, çok daha umut verici bir geleceğe sahip olacaktır.&quot; 
 
Psikanaliz yüz yılı aşkın tarihi boyunca, insan ruhsallığına dair evrensel bir kuram ve tedavi yöntemi olma iddiasına koşut biçimde dünyanın hemen her coğrafyasına yayılıp kurumsallaşmıştır. Nitekim Türkiye’de psikanalizin oldukça uzun sayılabilecek bir geçmişi vardır. Osmanlı’nın geç döneminde, yirminci yüzyılın başlarında ilk kez Türkiye coğrafyasına giren psikanalizin gelişimi erken Cumhuriyet döneminde devam etmiş, Cumhuriyet tarihi boyunca giderek artan bir ivmeyle nihayet geçtiğimiz on yıllarda uluslararası geçerliliği tescil edilmiş bir kurumsallığa ulaşmıştır. 
 
Divan analizinden dinamik psikoterapilere uzanan çeşitliliğiyle yaygın bir klinik ve terapötik uygulama alanına, canlı ve zengin bir kurumsallığa sahip olmanın yanı sıra psikanaliz günümüzde, ülkenin kültürel ve entelektüel hayatının saygın bir parçası olarak da dikkat çekmektedir. 
 
Türkiye&apos;de psikanalizin hatırı sayılır bir geçmişi olmasına rağmen bu geçmişi anlatan tarih çalışmaları Türkçe literatürde yok denecek kadar azdır; olanlar da derli toplu ve kapsamlı bir tarih anlatısı sunmazlar. Geç Osmanlı’dan günümüze, Türkiye psikanaliz tarihini kişi, kurum, belirleyici olay ve ayırt edici dönemleriyle beraber bütünlük içinde ele alan bu kitap, konuyla ilgili Türkçe literatürde yayımlanmış ilk çalışma özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af761315-f34b-40b9-a856-04fed329d3af.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte Kardeşim</image:title>
            <image:caption>Kardeşinin olacağını öğrenince artık hiç yalnız kalmayacağını düşünen bir köpek: UZUNKULAK. 
Peki kardeşi doğduğunda işler hayalindeki gibi olmazsa… 
Sürekli uyuyan, havlayan, acıkan bir kardeş… 
Çevredekiler UZUNKULAK’a beklemesini söylüyor. 
Ama BEKLEMEK, çooook sıkıcı değil mi? 
  Rengin Yılmazer’in, kardeşi yeni doğan çocukların hislerine empatik bir şekilde yer verdiği hikâyede, ayrıca 
sabırlı olmanın önemi eğlenceli bir bakış açısı ile anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb6570b-a133-4a4e-87e4-6f6ea411607a.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Kedisi Tombik</image:title>
            <image:caption>Tombik, sahibesi Emine Teyze ile birlikte mutlu bir hayat sürerken, bir gün kendini beklenmedik bir yolculuğun ortasında bulur. Zonguldak’a yanlışlıkla gönderilen Tombik, burada kaybolur ve Emine Teyze onu bulmak için büyük bir mücadeleye girişir. Bu süreçte Naz ve ailesiyle tanışan Tombik, hem yeni bir aileye hem de yeni bir hayata adım atar. 
  Ali Akpınar’ın kaleminden çıkan bu sıcacık öykü, her yaştan okura umut ve sevgi dolu mesajlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0905572c-d8f3-4338-b364-41e9d117ba06.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Gürültüsü</image:title>
            <image:caption>“Bir kadın anlatıyor, bir kadın yazıyor. 
Keşke daha fazla yardımcı olabilseydim. Hangisinden başlamalı? Mutsuz evlilikler, mutlu mutsuz kadınlar, erkekler, çocuklar… 
Hangi doğru, kimin için geçerli?” 
 
Bedia Öcal’ın kaleminden kadın-erkek ve insan ilişkilerine dair çarpıcı ve yaşanmış hikâyeler. 
 
Bu eserde herkes kendinden ve yaşamından parçalar bulacak. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b8b0c5-3d82-4d09-a7eb-c23069627579.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakınların Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yakınlık, göreceli olduğu kadar kapsamlı bir kelimedir. Dolayısıyla içerik olarak geniş ve çok yönlü bir anlam barındırır. Hemen her insan, yaşam serüveni içerisinde birçok kişiyle farklı zaman ve mekânlarda duruş ve aidiyeti nispetinde ortak bağlar ve yakınlıklar kurar. 
“Yakınların Kitabı” adlı bu çalışmamda da size; kendileriyle bir şekilde tanış olduğum, farklı zaman ve mekânlarda bir araya geldiğim, beraberce oturup çay kahve içtiğim, birikimlerinden ilim irfan ve ışık kaptığım; dahası kendileriyle beklentisiz, sevgi saygı temelli yakınlıklar kurduğum yirmi beş şahsiyetin yaşamından kısa öyküler, insani güzellikler, biyografik kesitler sunmak istedim. Bu şahsiyetlerin kimi baba dostum; kimi ilköğretim, lise veya üniversiteden hocam; kimi meslek veya iş yeri arkadaşım, kimi şiir ve yazı üstadım; büyüğüm, hedef veya fikir yoldaşımdır. 
Hayatta yapılan hiçbir iyi iş boşa gitmiyor. Uzay boşluğuna bırakılan her titreşim bir yerlere ulaşıyor, bir süre sonra kozmik bir akisle geriye dönüyor. Her birinin gök kubbede hoş sada bıraktığına inandığım bu şahsiyetlerin, gönüllerde de yankı bulacağına inanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd51b76-7ee3-4d3f-9399-9bf9c9ec7004.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Atası Yafes’in Rüyası</image:title>
            <image:caption>Yafes, Hz. Nuh ile Emzare Hatun’un Sam ve Ham’dan sonra doğan üçüncü oğullarıydı. Yafes, gördüğü rüyayı babası Hz. Nuh’a anlatır: 
“Babacığım, rüyamda gök tüylü, gök yeleli, büyük bir erkek kurt çıkıp bana yol gösteriyordu. Bu kurt beni ulu ağaçların ve ırmakların aktığı bir yere getirip kayboldu. Karım Rayneh’in koynunda bir ay doğdu ve benim koynuma girdi. Sonra da göğsümde devasa bir Çınar ağacı bitti. Öylesine büyük bir ağaçtı ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. Bütün insanlar, o Çınar ağacının gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti. “ 
Hz. Nuh, “Bir oğlun doğacak ve ben adını ‘Türk’ koyacağım. Cenabı Allah, onun neslinden cihan devletleri kuracak hükümdarlar ve komutanlar çıkaracak,” diyerek oğlu Yafes’i kutladı. 
Kaşgarlı Mahmud, “Divan-u-Lügat-it Türk” adlı eserinde bu kutsamayı şöyle anlatır: 
“Tanrı’nın devlet güneşini Türk burçlarında doğdurmuş olduğunu ve onların yurtları üzerinde göklerin bütün feleklerini döndürmüş olduğunu gördüm. Tanrı onlara ‘Türk’ adını verdi ve onları yeryüzüne ilbay kıldı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de54ffc-2a4c-4d18-abdb-7a93ebac98eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutsuz</image:title>
            <image:caption>Beau Eaton:
Kasabanın yakışıklı prensi,
travmalarla dolu bir geçmişe sahip kahraman asker.
 
Bailey Jansen:
Kasaba halkı tarafından dışlanmış barmen,
nehrin karşı tarafından gelen utangaç kız.
Ayrıca Beau’nun nişanlısı.
 
Düzeltme: Sahte nişanlısı.
 
Bu oyun herkesin yararına olacaktır. Beau, onun için
endişelenen ailesinin merakından kurtulacak, Bailey ise bu
küçük kasabadan, önyargılardan ve zorba ağabeylerinden
sonsuza dek uzaklaşacaktır. Tek yapması gereken yüzüğü
takmak ve halk içinde Beau’dan uzak duramıyormuş gibi
davranmaktır. Her adım yeterince kolay görünüyordur.
 
Ancak birlikte vakit geçirdikçe, aralarına dikkatlice çizilmiş
sınırlar bulanıklaşır. Kapalı kapılar ardında yaşananlar ve gittikçe
derinleşen duygular, rol yapıyormuş gibi hissettirmez. Yine de
bu sahte nişanın bir bitiş tarihi vardır ve anlaşmanın sınırlarının
aşılmaması gerekiyordur. Beau hayatında aşka yer ayırmadığını
söylese de Bailey tüm gayretiyle onun fikrini değiştirmeye
kararlıdır. Bir iddiayla başlayan sahte nişanı gerçek bir evliliğe
çevirmek için neler mümkündür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f990df-a592-4cde-a0d1-aaaee160ee9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısına Çeyrek Kala</image:title>
            <image:caption>Deniz Piyadeleri birliğindeki görevini Irak’ta tamamlayan Molly
Sutton, karşısına çıkan her kötü adamı alt edebileceğinden
emindir. Bu nedenle New Orleans Polis Teşkilatı’ndan ayrılır ve
adalet bulamayan insanlara özel dedektiflik hizmeti sunan eski
komutanı Burke Broussard’ın ekibine katılmayı seçer.
 
Gabe Hebert, New Orleans Polis Teşkilatı’nda çalışmanın baba-
sının omuzlarına yüklediği ağır yükü görmüş ve bunun yerine
Fransız Mahallesi’nde en iyi genç şeflerden biri olarak kendine
bir isim yapmaya karar vermiştir. Ancak babasının ölümünün,
eski komiseri tarafından kasıtlı olarak yanlış yönlendirilen bir
soruşturma sonucunda intihar olarak kabul edilmesiyle Gabe,
babasının örtbas edilmek istenen bir gerçeği ortaya çıkardığını
fark eder.
 
Gabe, babasının en yakın arkadaşı Burke’ten yardım ister. Burke
ise ekibinin en iyi üyesi olan Molly’yi bu davaya atar. Genç kadın,
hem yaptığı çikolatalı kekiyle hem de çekiciliğiyle dikkatini
çeken bu adamla çalışmak zorunda kalacağına inanmakta zorla-
nır. Gabe’in babasının bıraktığı ipuçlarını takip ederken onları
suç, yolsuzluk ve cinayet ağının en tepesine kadar götürecek bir
yolculuk başlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2331c9a8-f40d-4996-ba75-b7df02b7c4bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Olumlu Düşünmenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Güçlükler karşısında nasıl ayakta kalınır? Her şey bu kadar zorken kalbi kuvvetlendirmek, ümidi besleyen bir inanç taşımak mümkün mü? İşleri yoluna koymanın sırrı ne? 

Norman Vincent Peale’in &quot;Olumlu Düşünmenin Gücü&quot; kitabı, bu sorulara yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda sizi kendinizin en iyi versiyonunu yaratmaya davet ediyor. Hayat size ekşi limonlar verdiğinde, şikâyet etmek yerine onlardan tatlı bir limonata yapabilmeniz için leziz bir tarif sunuyor.  

Modern zamanların en etkili kitaplarından biri olan &quot;Olumlu Düşünmenin Gücü&quot; dünya çapında 24 milyondan fazla sattı ve 42 dile çevrildi. Hasan Abdullah Ismaik’in katkılarıyla zenginleşen elinizdeki genişletilmiş baskıyla da daha kapsayıcı hâle geldi.  
 
Bu ilham verici kitabın rehberliğinde, olumsuz düşünce kalıplarını aşmayı öğrenirken, karşınıza çıkan engelleri nasıl fırsata çevireceğinizi keşfedecek ve yaşamınıza anlam katmanın yollarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265acf87-e2da-4c8b-bb8f-89987254005a.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah Kalpten İstenileni Verir Ne Eksik Ne Fazla</image:title>
            <image:caption>Korku,
Heyecan,
Öfke,
Sevgi,
Kaygı…
Hepsi hayata dair.
Yaşamak işte, dünyanın fizik kanunları…
Ve bir de hepsinden azade olmak var.
Dümdüz.
Duygu yok.
Sessizlik…
Değişmeyen bir ritim...
Sanki her şey nefesini tutmuş gibi.
Akıl!?
Yitip gitmeye meyilli.
Kalp!?
Kuş kadar atıyor.
Zaman!?
Vaktini bekliyor.
Hedef!?
Gökyüzü hep açık.
Sen kanatlarını aç yeter ki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a1571cb-ae47-476e-9b0e-ef952f9222b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinin Yorgunu</image:title>
            <image:caption>“Bizler, hayran olduğumuz şeylere benzeriz. Kalbimizi harekete geçirenler; ilgi duyduğumuz, merak ettiğimiz ve tutkuyla bağlandığımız şeyler ufak parçalarla bizi inşa eder. Giderek hayran olduğumuz şeyin kendisi oluruz. Üstelik bunu pek anlamayız, hayat anlatır.” 

Yağız Gönüler, sevmek ve yaşamak inadını sürdürüyor. Pek çok alanda yaptığı okumalarını, insan takibini, sokak voltalarını küçük ama tesirli notlar hâlinde sunuyor. Okurun yoluna başka çizgilerden ve renklerden oluşan halılar seriyor. Kimileri okusun kimileri gönlünce seyredip geçsin, yorulanlar da oturup dinlensin diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909e23ba-6b55-4883-ab43-6348b4aa53b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sankofayı Öldürmek</image:title>
            <image:caption>“Unutma, her sona eren yaşamın bir hayali vardı.” 
“Sankofa kuşunu daha önce hiç duymadığından eminim. Sankofa’nın anlamı ‘Geri dön, bak, ara ve bul’ demekmiş.” 
Geçmişi unutamayıp sırtlananlardan mısınız? Yaşadığı bütün acı deneyimleri taşınamaz bir yük hâline getirip uçamayan Sankofa kuşu gibi hatıra bataklığına çakılıp kabullendiğiniz yaşamı mı sürdürmek istiyorsunuz? Yoksa içinizdeki Sankofa kuşunu öldürüp özgürce uçmayı mı? 
İstanbul’un muhtelif yerlerindeki parklarda, sabah saatlerinde gerçekleşen dört cinayet. Kurbanlarının yanı başına sıra dışı bir cinayet silahı ve kitap bırakan bir seri katil… Maktullerin hepsinin “iyi okur” olması ve kitaplardan hareketle elde edilen ipuçları… 
Komiser Şahap ile ekibi, daralan zamanın eziciliğinin yanı sıra savcının ve emniyet müdürünün artan baskısı altında cinayetleri aydınlatmaya çalışırken kendilerini, öngöremedikleri büyük bir tuzağın içinde bulur. Böylece sekiz gün süren amansız bir macera başlar. 
Jüri’den tanıdığımız kahramanlar, bambaşka bir hikâyeyle Sankofa’yı Öldürmek’te yeniden karşınızda. Gürsoy Uysal’ın sürükleyici anlatımıyla bu eser, polisiyeseverlerin kaçırmaması gereken kitaplar arasında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516cba2a-c33b-4df9-b1b1-074b4852576a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga Hayatımızı Nasıl Değiştirir?</image:title>
            <image:caption>Beden, zihin ve ruh bütünlüğünüz ile yeniden bağlantı kurun ve bu kitapla yogayı yeniden keşfedin! 
 
Yoganın Batıda yaygınlaşması, onu daha ulaşılabilir ve anlaşılabilir bir yere taşıdı ancak bununla birlikte, yoganın yalnızca fiziksel aktivite olarak, yani asanalar üzerinden değerlendirilmesine de yol açtı. Yoga öğretisinin insanı bir bütün olarak ele aldığı ve bu öğretinin insan yaşamına nasıl farklı noktalarda temas ettiği unutuldu. 
Yoga Hayatımızı Nasıl Değiştirir?&apos;de Gary Kraftsow, sadece fiziksel bedeni değil, aynı zamanda duyguları, zihni, kalbi ve ruhu da dengeleyen ve kişinin potansiyelini uyandıran yoga pratiğinin tüm bileşenlerini açık ve anlaşılır bir dille aktarıyor. 350&apos;den fazla fotoğraf içeren, her seviyeden okurun kendi yolculuğu için ilham bulacağı bu eşsiz kitap, beden, zihin ve ruh olmak üzere tüm benliğimizi güçlendirmeye adanmış bir rehber. 
 
&quot;Size kadim yogilerin yaptıklarını yapmayı öğretirken tek ve esas amacım, tamamen özünüzde olduğunuz kişiye dönüşmenizdir. Çünkü kadim öğretilerle çalışmanın, onları daima hatırlamanın ve hayatınızın bir parçası hâline getirmenin anlamı aslında budur.&quot; 
- Gary Kraftsow</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f9d80c8-aa23-47b5-8426-f75ed94dd0fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivriburun Uçurtmanın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>&quot;Uçurtmalar rüzgâra direnebildiği için uçar. Direndikçe yükselir, yükseldikçe yeni yerler görme hevesi sarar içlerini.&quot; 
Sivriburun, meraklı ve özgür ruhlu bir uçurtmadır. Hayali, kuşlar gibi istediği yere gitmek ve keşif yapmaktır. Hülyalı gökyüzünde süzüldüğü günlerin birinde beklenmedik bir şey olur. İpi kopar uçurtmanın. Böylece serbest kalan Sivriburun, aradığı maceranın içinde bulur kendisini. 

Uçurtma Müzesi’nin kurucusu Mehmet Naci Aköz, unutulmaya yüz tutmuş bir uçurtma çeşidini hikâyesine başkahraman yaparak bugünün çocuklarına kültürel bir miras aktarıyor. Üsküdar’ın semalarında geçen “Sivriburun Uçurtmanın Yolculuğu” uçmaya dair hikâyeleri ve aktörleri bir araya getirerek okurları masmavi bir serüvene çıkarıyor. Öğrenme sevgisinin ve cesaretin vurgulandığı bu eserde uçurtmaları daha yakından tanıyacak ve onların bir oyuncaktan çok daha fazlası olduğunu keşfedeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5914bf2-37a9-4d84-9060-60dfff7c58c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Modern Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Modern Avrupa’yı şekillendiren önemli olayları, fikirleri ve bireyleri ön plana alan Kısa Modern Avrupa Tarihi Aydınlanma’dan günümüze kıtanın tarihini gözler önüne seriyor. 
Kalıcı devrim temasından yararlanan David S. Mason bir yandan devrimlerin politik, ekonomik ve bilimsel nedenlerini ve sonuçlarını araştırırken bir yandan da insan hakları ve demokrasinin gelişimi, Avrupa kimliği ve entegrasyon sorunlarını inceliyor. Kısa Modern Avrupa Tarihi bir ülke tarihine ya da belirli bir zaman diliminin ayrıntılı kronolojisine odaklanmak yerine her bir bölümde Avrupa’yı şekillendiren en önemli olaylara değiniyor. 
Aydınlanma, Fransız Devrimi, Marx ve Darwin’in teorileri, 1848 ve 1917 devrimleri, Almanya ve İtalya’nın birleşmesi, Avrupa emperyalizmi, dünya savaşları, soğuk savaş, Avrupa Birliği’nin gelişimi ve genişlemesi ve Avrupa’nın karşı karşıya olduğu güncel sorunlar gibi konular hakkında Avrupa tarihine geniş bir yelpazeden bakmak isteyen okuyucular bu kitabın haritalar, zaman çizelgeleri, fotoğraflar ve bir sözlükle desteklenen son derece ilgi çekici bir anlatımı olduğunu görecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb58f812-2437-4764-8d7d-88445b6da092.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediler ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Kediler çoğu zaman sadece evcil hayvanlarımız olmaktan çok daha fazlasıdırlar. Onların hayatı yaşama şekillerindeki gizli ve bilge tavırları, bazen bize hiç farkında olmadığımız şeyleri gösterebilir ve öğretebilir. 
Peki insanların kedilere karşı ne gibi etik yükümlülükleri vardır? Kediler, insanlar kadar hatta bazen onlardan daha rasyonel olabilirler mi? Kediler, insanlara evrimsel psikoloji hakkında ne öğretebilir? 
Kediler ve Felsefe, birbirinden ilginç ve önemli makaleleri bir araya getirerek, on sekiz ayrı filozofun gözünden bu ve benzeri soruları derinlemesine incelemeye ve yanıtlamaya çalışıyor. Kedilerin gizemli ve görkemli dünyalarını keşfederken, onların zihinlerine dair şaşırtıcı iç görüler sunuyor. 
Bu kitap hem kedi severler hem de felsefeye ilgi duyanlar için kaçırılmayacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7522ebc8-6355-4666-9c1c-47777d7e2d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey&apos;s Relations With Israel</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin devlet kimliği, 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından bu yana Türk dış politikasının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Son dönemde Türkiye&apos;nin geleneksel Batı yanlısı devlet kimliği ve Batı yönlü dış politikasına alternatif olarak sunulan Osmanlı tarihsel mirasıyla ilişkilendirilen İslami yaklaşımı dış politikanın iç siyasileşmesi olarak görmek mümkün gözükmektedir. Bu tezin devlet kimliği kavramıyla uyumlu olarak, AK Parti döneminde Türkiye’deki iç faktörlerin yanısıra, uluslararası sistem / dinamikler de değişime uğramıştır. Söz konusu iki faktörün değişime uğraması nedeniyle, Türkiye’nin devlet kimliği, çıkarları ve dış politikası da değişmiştir. Bu kapsamda, söz konusu tez, yeni devlet kimliğini Orta doğululaşmış Merkez Ülke / Osmanlı İmparatorluğu’nun Mirasçısı olarak tanımlamaktadır. Türkiye’nin yeni devlet kimliğinin bu ülkenin İsrail’le olan ilişkilerini analiz etmek için önemli bir çerçeve sunduğu düşünülmektedir. 1990’lı yıllarda iki ülke arasındaki ilişkiler zirve noktasına ulaşmış ve bu dönemde ilişkiler &quot;stratejik ilişki” olarak nitelendirilmiştir. Bununla birlikte, Ortadoğu’da iki ülkenin yararına fırsatlar sunmasına rağmen, bugün böyle bir ilişkinin varlığından söz etmek olası gözükmemektedir. Bu noktada, Türkiye&apos;nin devlet kimliğinin kritik ve belirleyici bir rol oynadığı değerlendirilmektedir. Bu itibarla, Türk dış politikası da yeni devlet kimliğinin etkisi altında bulunmaktadır. Devlet kimliği, 1950 yılının Ocak ayında tesis edilen devletlerarası ilişkileri açıklamada önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Bu eser tarafından ortaya konulan devlet kimliği tanımı doğrultusunda, Türkiye’nin değişen devlet kimliğinin İsrail’le olan ikili ilişkileri de değiştirdiğini bu bağlamda, yapılan çalışmanın, Türkiye-İsrail ilişkilerinde gelecekte yaşanacak gelişmelerin, devlet kimliği perspektifinden daha kapsamlı ve iyi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/241f23e2-18a9-4efb-b446-c5c0b955b02e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sektöründe Açık Etme</image:title>
            <image:caption>İşletmelerde çeşitli sebeplerle meydana gelen etik/ahlaki olmayan ya da kanun dışı olumsuz birçok olay yaşanmakta ve bu olaylar gizli bir şekilde gerçekleşmektedir. Rüşvet, yolsuzluk, vergi kaçırma, taciz vb. etik veya yasa dışı bu olayların örgüt içerisinde ve gerektiğinde örgüt dışında yetkililere bildirilmesi eylemi açık etme (whistleblowing) kavramını ifade etmektedir. İşletmelerde yapıcı ve olumlu bir fikir bildirilmesi ise işgören sesliliğini tanımlamaktadır. Örgüte olan duygusal bağ ise örgütsel bağlılık kavramını ifade etmekte ve bu eylemleri etkilemektedir. Kitabın temel konusu ve örgütsel bir davranış olan açık etme kavramı ile işgören sesliliği kavramına, yöneticilerin sahip olduğu liderlik türünün etkisinde örgütsel bağlılık kavramının rolünün ne olduğunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı ise insan hayatı ve sağlığının söz konusu olduğu sağlık sektörü olarak belirlenmiştir. Çünkü açık etme konusu, bu sektörde kurum içi ve dışı yetkililere bildirilmemesi halinde insan hayatına mal olması açısından önem arz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83445a0-e38e-4d1e-a461-633c6cddbb1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Hikmet Metafiziği</image:title>
            <image:caption>E.G. Browne’nin ifadesiyle Sebzevârî, İran’ın son büyük filozofudur. Derin felsefî ve irfanî birikiminden dolayı ‘Hikmet sahiplerinin mührü’ ve ‘Zamanın Eflatunu’ şeklinde övgülere de mazhar olmuştur. Zira Sebzevârî, kesintisiz bir şekilde süregelen ancak üzeri küllerle örtülmüş olan Molla Sadrâ öğretisine 19.yüzyılda yeni bir nefes üfleyerek hikmet ateşini tekrar alevlendiren bir bilge kişidir.S.Hüseyin Nasr’ın da dikkat çektiği üzere Sebzevârî, içinden çıkılması zor olan girift ibarelerle örülmüş, yüksek bir hikmet denemesi olan Molla Sadrâ felsefesini daha anlaşılır kılmak için Şerhu’l Manzûme’yi kaleme almıştır. Bu eseriyle Sadra’nın hikmet dünyasına kapı aralayarak, hikmet parıltılarıyla aydınlanan bir zihinle tüm var oluşu, varlığın meta-ontik önceliğinin perspektifinde yorumlamış, yaşadığı dönem ile geçmişi kurduğu bilgelik köprüsüyle birleştirmeyi başarmış hâkim, müteellih bir münzevidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c42cde-5ba4-4f6d-84d9-91108c90f548.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkistan’ın Kültür Tarihi</image:title>
            <image:caption>Vasiliy Vladimiroviç Barthold dünyaca meşhur doğubilimci, Rus ve Sovyet bilim adamı, mümtaz Türkolog ve tarihçidir. Barthold’un Türk Tarihi, Moğol Tarihi ve İslam Tarihi vs. konular üzerine dört yüzden fazla monografisi ve Orta Asya Tarihi ile ilgili İslam Ansiklopedisi için yazılmış 246 makalesi bulunmaktadır.V. V. Barthold’un Arapça, Farsça, Türkçe olmak üzere doğu dilleri üzerindeki derin ve geniş bilgileri, Doğu halklarının tarih ve kültür araştırmalarında söz sahibi olmasını sağlamıştır. Son yıllarda Türkiye’de V. V. Barthold’un bazı eserleri Türkiye Türkçe’sine tercüme edilerek onun farklı yorumları ve değerlendirmeleri tarih ve kültür araştırmalarımızdaki bazı eksiklerin tamamlanmasına katkılar sağlamaktadır. Barthold’un vefatından sonraki zaman diliminde pek çok arkeoloji araştırmaları yapılmış, yeni Arapça ve Farsça kaynaklar bilim dünyasına kazandırılmış, Çince kaynakların incelenmesine devam edilerek Türk kültür ve tarihine geniş ve zengin materyaller temin edilmiştir. Kısıtlı imkânlar ve materyallerin yetersizliği sebebiyle vaktiyle Barthold’un üzerinde fazla durmadan ele aldığı bazı konular yeni bilgiler ışığında aydınlığa kavuşturulmuştur. 1963-1977 yılları arasında V. V. Barthold’un tüm eserleri Sovyet Bilimler Akademisi tarafından eserler külliyatı olarak yeniden yayınlanmıştır. Eserlerin yayımlanması esnasında Barthold’un Eserler Külliyatı’nın II. cilt, birinci kısmında yer alan eskiçağ, ortaçağ ve yeniçağ dönemleriyle ilgili çalışmaları üzerine, S. M. Abramzon, V. A. Livşits, B. İ. Pankratov, B. L. Riftin, V. S. Kolokolov vs. gibi alanında söz sahibi olan uzmanların rehberliği altında dipnotlarla yeni açıklamalar, yorumlar, bazı bilimsel tenkitler ve ilaveler yapılarak son araştırmaların listesi verilmiştir. Elinizdeki kitabın diğer tercümelerden farkı, V. V. Barthold’un eserlerinin Rusçadan Türkçeye tercümesiyle birlikte yukarıda belirttiğimiz dipnotlu açıklamaların da tercümelerinin bulunmasıdır.V. V. Barthold’un Türkistan’ın Kültür Tarihi adlı bu kitabı, İslamiyet’ten önceki Türkistan tarihi, İslam dönemi, Türkistan’da Moğol hâkimiyeti, Türkistan’ın Rusya tarafından ele geçirilmesi, Rusya’nın Türkistan’da uyguladığı eğitim politikası, Rusya’nın göç politikası, Rus iktidarı zamanında Türkistan Hanlıklarının sosyal, ekonomik ve kültürel durumu vs. üzerine önemli bilgiler içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d6525f-175c-4ceb-a151-73753e583255.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Farklı Ülke Örnekleriyle Gençlik Politikaları</image:title>
            <image:caption>Bugün dünya nüfusunun %16’sı genç nüfustan oluşmaktadır. Genç nüfus, bir toplum için ekonomik ve sosyal kalkınmanın teminatı olarak görülmektedir. Bu nüfusun eğitim ve istihdam olanaklarıyla buluşturulması gençlik politikalarında temel hedeftir. Her toplumun kendine özgü gençlik algısı ve gençliğe bakışı, politika üretmesi söz konusudur. Bulunduğu ulus devlet sınırında gençliğin mevcut durumunu; sorunlarını, olanaklarını, ülkedeki gençlere yönelik mevzuatın varlığını, gençlere yönelik merkezi ve yerel düzeydeki kurumsal yapılanmayı ve gençlerin sivil toplumla birlikte ne gibi katılım araçlarına sahip olduğu gibi farklı başlıklarda beş ayrı kıtadan 16 farklı ülke örneği üzerinden GENÇLİK POLİTİKALARI bu çalışmada irdelenmektedir.Bugün dünya nüfusunun %16’sı genç nüfustan oluşmaktadır. Genç nüfus, bir toplum için ekonomik ve sosyal kalkınmanın teminatı olarak görülmektedir. Bu nüfusun eğitim ve istihdam olanaklarıyla buluşturulması gençlik politikalarında temel hedeftir. Her toplumun kendine özgü gençlik algısı ve gençliğe bakışı, politika üretmesi söz konusudur. Bulunduğu ulus devlet sınırında gençliğin mevcut durumunu; sorunlarını, olanaklarını, ülkedeki gençlere yönelik mevzuatın varlığını, gençlere yönelik merkezi ve yerel düzeydeki kurumsal yapılanmayı ve gençlerin sivil toplumla birlikte ne gibi katılım araçlarına sahip olduğu gibi farklı başlıklarda beş ayrı kıtadan 16 farklı ülke örneği üzerinden GENÇLİK POLİTİKALARI bu çalışmada irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec62156-8300-4637-9449-3cc2009bb248.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Kadınlarda İş-Aile-Yaşam Dengesi ve Tükenmişlik</image:title>
            <image:caption>Çalışma yaşamında kadınların cinsiyet ve sahip oldukları roller nedeniyle daha dezavantajlı bir konumda oldukları görülmektedir. Bir kadın çalışma yaşamında yer alırken aynı zamanda anne, eş, evlat, gelin, abla vs. rollerini de birlikte yürütmek durumunda kalmaktadır. Çalışan kadınlar iş yaşamında kendilerine biçilen görevleri yerine getirmekte fakat mesai bitiminde ev işleri, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi üstlendikleri sorumluluklar sebebiyle ikinci mesaiye başlamaktadırlar. Bu şekilde gününü iş yaşamı, özel yaşam ve aile yaşam sorumluluklarına ayıran kadınlar iş yaşamı-özel yaşam ve aile yaşamı arasındaki dengeyi sağlamakta güçlük çekebilmektedirler. Çalışan kadınların iş yaşamında ve aile yaşamında karşılaştıkları sorunlar, alanlar arası denge kurma çabaları, zihnen veya bedenen eve işi, işi ise eve götürme sorunsalı zamanla tükenmelerine yol açmaktadır. Çocuk sahibi bir kadın akademisyen olarak ele aldığım bu eserimde iş ve aile alanları arasında sınır geçirgenlikleri fazla olan kadın akademisyenlerin iş-aile-özel yaşam arasındaki dengeyi kurma aşamalarında tükenmelerine yönelik analiz ve uyumlaştırma politikaları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec64151-8cd8-4000-8ce0-18b7834836c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İhracatının Ölüm-Kalım Meselesi</image:title>
            <image:caption>Dr. Erhan Pişkin lisans, yüksek lisans ve doktora programlarını İktisat alanında tamamlamış olup uluslararası iktisat özelinde çalışmalar yapmaktadır. Doktora araştırmaları esnasında çalışmalarına bir süre Viyana Ekonomi ve İşletme Üniversitesi’nde devam etmiştir. Bu çalışma da 2018 yılında 10. defa düzenlenen Prof. Dr. Mehmet Sadık Acar Bilimsel Araştırmalar ve Lisansüstü Tez Yarışması’nda en iyi doktora tezi ödülüne layık görülen doktora tezinin kitaplaştırılması neticesinde geniş kitlelere ulaşabilmek gayesiyle sunulmaktadır. Çalışmanın temel amacı Türkiye ihracatının sürekliliğini ortaya koymak ve sürekliliğine etki eden unsurları analiz etmektir. Bu bağlamda çalışmanın yöntemi temel olarak iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada betimleyici istatistiklerle farklı ürün kategorileri için Türkiye ihracatının sürekliliği ne kadardır? sorusuna sağkalım analizi çerçevesinde cevap verilmektedir. İkinci aşamada ise panel veri analiziyle Türkiye ihracatının sürekliliğini etkileyen unsurlar ortaya konulmakta ve bu unsurlara ilişkin etki düzeyleri tespit edilmektedir. Çalışmanın yöntemsel özgünlüğü ve elde edilen sonuçları itibariyle konu ile ilgilenenler açısından bilgilendirici olması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32163bba-dd2b-42ec-a8b4-a917820b326c.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkanlar’da Türk Kimliğinin Bakiyesi</image:title>
            <image:caption>Kuzey Makedonya ve Kosova Türkleri önce Osmanlı Devleti’nin, ardından da Yugoslavya’nın balkanlaşmasından sonra nüfus ve nüfuz bakımından azınlığa dönüşmüş bir milletin mensupları haline gelmişlerdir. Kitapta Kuzey Makedonya ve Kosova Türklerinin azınlık olarak yaşadıkları ülkelerdeki diğer millî-dinî unsurlar ile kurdukları sosyal ve kültürel münasebetler üzerinde durulmaktadır. Araştırma bünyesinde teorik düzeyde ele alınan kimlik ve kültürleşme kuramlarıyla birlikte balkanlaşma kavramı da sosyolojik bir bakış açısıyla sosyal mesafe bağlamında ele alınmıştır. Yapılan saha araştırmasında Kuzey Makedonya ve Kosova Türklerine Türk kimlik ve kültürüne ilişkin bazı sorular yöneltilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yöntemle desenlenen çalışmada katılımcıların kültürleşme yönelimlerinin yanı sıra kimlik algılamaları millî, dinî, etnik ve kültürel kimlikler bağlamında katılımcıların dünyasından anlaşılmaya çalışılmıştır. Katılımcıların Türk kimlik ve kültürünü sürdürme ve koruma mücadeleleriyle birlikte vatan algıları ve Türkiye’nin Kuzey Makedonya ve Kosova Türklerine ilişkin politikalarına dair görüşleri de çalışma kapsamına dâhil edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0912b9-25ce-4a8f-921c-916d48df0ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Devletleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türk Devletleri düzeyinde bir Türk tarihi özetidir. Türkler in tarih sahnesine çıktıkları dönemden günümüze kadar kurulan Türk Devletleri kronolojik sırası ile anlatılmıştır. Genel bir giriş bölümünden sonra, tarihteki başlıca Türk Devletleri yasadıkları önemli devletin kuruluş, gelişme ve yıkılış süreçleri anlatıldıktan sonra, kültürlerine ve toplumsal yasam düzenlerine de yer verilmiştir. İlk bölümlerde tarihteki büyük Türk Devletleri incelendikten sonra, yirminci yüzyılda ortaya çıkan Türk Cumhuriyetleri de ayrı bölümler halinde ele alınmıştır. Kitabın ana konusu devletler olduğu için, Türk tarihi bir anlamda devlet merkezli olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Yeni bir yüzyılda, dünya farklı bir biçimde yeniden yapılanırken Türklerin yaygın olarak yasadıkları Avrasya bölgeleri öne çıkmaktadır. Elinizdeki kitap bu tarihsel gerçeği bir kez daha dünya kamuoyuna açıklamaktadır. Avrasya, yeni dünya düzeninde Türk Devletler i ile temsil edilecektir. Kitabın hazırlanışı sırasında bir çok kaynak incelenmiştir. Son bölümde bunların dökümü okuyucusunun ilgisine sunulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün bakış açısı ile incelenen Türk tarihindeki devlet olgusu günümüzün yeni kuşaklarının bilgisine olabildiğince bilimsel bir anlatımla sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43cb71e7-f7c0-44ff-a660-c6ca88bff813.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dininin Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Din Felsefesi 18. Yüzyıldaki Rönesans’tan sonraki süreçte ilk olarak Avrupa’da öğretilmeye başlanmıştır ve maksadı dinin değerlendirilmesinde aklı kullanmaktır. Avrupalı filozoflar, dinin, kendisini akıl ve ahlak önünde aklaması ve temize çıkarması yönünde çağrı yapmışlardır. Bu durum Ortaçağ Avrupasında kilise ile bilim arasındaki mücadelenin sonucudur. Müslüman olan doğuda ise bilimle din ve din âlimleri daima uzlaşı içinde olmuşlardır. İslam’a göre Allah Hakîm’dir. Peygamberimiz Hz. Muhammed de Hakîm’dir. Allah onu insanlara kitap ve hikmeti öğretmek üzere göndermiştir. İslam’da hikmet müminin yitiği olarak kabul edilmiştir. Felsefe hikmet sevgisi demek olduğuna ve hikmet de bir şeyin hakikatini bilmek anlamına geldiğine göre, İslam’da hakikati bilmekten daha üstün bir şey, aklın nurunu kullanmanın yanı sıra vahyin ve dinin nurunu kullanmaktan daha faziletli bir iş yoktur. Bu eser gerek Arap âleminde ve gerek diğer Müslüman ülkelerde İslam Dini Felsefesi alanında yapılmış ilk ve özgün bir çalışmadır. Kitapta, İslam’da Allah, Kuran-ı Kerim, Peygamberlik ve Peygamberler, İnsan ve İbadet felsefesi ve diğer konuların felsefi tahlilleri yer almakta olup, yazılış amacı ise faziletin, şefkat ve güzel ahlakın yaygınlaştırılması ve İslam’ın yaşandığı bütün toplumlarda görülen aşırılıkların sona erdirilmesidir. Bu eserin müellifi, kırk sene üniversitelerde öğretim üyeliği yapmıştır. Musul’da &quot;Üstâz-ı Evvel” ünvanına layık görülmüştür. Öğretim üyeliği hayatının son altı senesini Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde çalışarak geçirmiştir. On altı adet basılmış ve yayımlanmış kitabı ve seksenden fazla neşredilmiş ilmi makalesi vardır. Altmıştan fazla doktora ve yüksek lisans tezi yönetmiştir. İslam Medeniyeti, İslam Tarihi, Eğitim ve İktisat gibi alanlarda pek çok bilimsel katkıları olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd031883-f39b-4613-bd44-90f2dc2a49a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Zamanlarda Evdeki Okul</image:title>
            <image:caption>Ailelerin çocuklarına temel yaşam becerilerini ve iyi insan olma özelliklerini benimsetme yolculuğunda eğitim kurumlarıyla ortak hareket etmesi ve aynı dili konuşmasının son derece önemli olduğunu yıllardır vurguluyoruz. Çağımızda eğitimin temel amacının; ‘Öğrenmeyi öğrenmiş, yaşam boyu öğrenci olmayı özümsemiş özellikte yeni kuşaklar yetiştirmek” olduğunu da biliyoruz. Zamanımızda ‘Nitelikli İnsan’ yetiştirebilmek ancak böyle bir hedefle mümkün. Zor zamanlardan biri olan Pandemi süreci belki de bu tür bir eğitimde anne ve babaya düşen rolün daha işlevsel bir hale gelebileceği bir fırsat dönemi olabilir. Evler artık daha sağlıklı ve emin ortamlar. Bu zor zamanda, sanal ortamda verilen eğitimlerin anne ve babanın da desteğiyle &quot;EVDEKİ OKUL” anlayışına dönüştürülme zamanı geldi. Umuyorum ki bu kaynak kitap, yaşadığımız zorlu süreçte tüm eğitim paydaşlarımıza bir nebze de olsa zamanı birlikte keyifle geçirme fırsatı yaratır, çocuklarımızın ufkunu açar. Sağlıkla ve mutlulukla kalınız. Olumlu düşününüz, önlemlere uyunuz. Sevgilerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e54a37-d755-4070-a6f0-05df935f0fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Nale</image:title>
            <image:caption>Nale</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6310b83d-c9fe-4047-ad1c-fd32d26ef1e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an-ı Kerim’de Şefaat</image:title>
            <image:caption>Bazı İslam bilginleri ve araştırmacılar, inkârcılar ve müşrikler için ahirette şefâatin söz konusu olmayacağını ifade eden ayetleri genelleştirerek &quot;Allah’a iman eden müslümanlar için dahi şefâat söz konusu olmayacaktır” iddiasında bulundular. Bu çalışmamızda, bu yorumların ne ölçüde sahih olduğu ve Kur’an ve Hadislerin bütünlüğü açısından ne ölçüde tutarlı veya tutarsız oldukları izah edilecektir. Takdir edilmelidir ki, bu çalışmayla,ğayb alanına giren şefâat konusunda, insanların aklına gelen bütün istifhamlara cevap verilmesi ve meselenin tamamen rasyonalize edilmesi mümkün değildir. Bizim yaptığımız, şefâat meselesini Kur’an ayetlerini merkeze alarak objektif biçimde ortaya koymaktan ibarettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c741b4d1-10cb-407c-b22f-cc14d2598b69.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Vakıfları: Dış Politika Arkasındaki Yumuşak Güç</image:title>
            <image:caption>İran vakıflarının İran’ın ekonomisi, iç politikası ve dış politikasındaki etkisi çok büyüktür. Bazı tahminlere göre vakıf ve benzeri kurumlar, İran ekonomisinin %40’ına hâkimdir. İran yasaları uyarınca vakıflar vergi ödemekten muaf tutulmuştur. Ayrıca diğer kamu veya özel kurumlar gibi denetime de tabi değillerdir. Vakıfların maddi açıdan güçlü ve denetlenemez kurumlar olması, bu kurumları İran’ın yurtdışı faaliyetlerinde etkili bir konuma getirmektedir. Vakıflar görünüşte özgürdür; ancak derin bir bağla İran devletine bağlıdır. Bu durum, İran’ın yurtdışında yumuşak güç oluşturma politikası bağlamında vazgeçilmez bir fırsat sağlamaktadır. Bu çerçevede çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci kısımda yumuşak gücün dış politikadaki önemine odaklanılmaktadır. İkinci kısımda, vakıfların İran devleti ve toplumundaki konumunu tartışılmakta, daha sonra ise bonyadlar; &quot;İnsani yardım vakıfları”, &quot;kültürel vakıflar” ve &quot;dini vakıflar” olmak üzere üç ayrı bölümde incelenmektedir. Her vakfın kurumsal yapısı ve faaliyet alanı ele alınmakta, ardından bu kurumların yurtdışındaki etkinlikleri ve İran dış politikası açısından önemi analiz edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/178fe800-8d8b-4c79-b64f-3ef1bafc870f.jpg</image:loc>
            <image:title>KDV Soru ve Cevaplar (I)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamda yıllardır, Hazine Ve Maliye Bakanlığında Vergi Müfettişi olarak görev yaptığım, Sektörel Daire Başkanlığında , Denetim Daire Başkanlığında edindiğim deneğim ve tecrübelerle, bakanlığın bizim için yapmış olduğu eğitimler neticesinde ve yıllardır yapmış olduğum çalışmalar sonucu oluşturulmuş yoğun çalışmanın eseri olup ( İlk Kitabım 500 Soruda Kurumlar Vergisi) ikinci kitabımdır. Bu çalışmam iki cilt olarak düşünülmüş olup bu kitabım ilk cildi olup KDV Kanunun ilk 11 maddesinden ibarettir ve 331 soru ve cevap şeklinde hazırlanmıştır. KDV Kanuna ihtiyaç olan gerçek ve tüzel kişi ve kuruluşlar ve YMM, SMMM ve diğer kamu ve özel kurum kuruluş sınavları için konu ve soru kaçırılmayacak şekilde hazırlanmış olup, bu şekilde daha önce hazırlanmış bir çalışma bulunmamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b78e957b-06ee-44a7-9a62-4f771dff1ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku</image:title>
            <image:caption>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku
Elinizdeki eser, 22 yıldan beri farklı üniversitelerde yürüttüğüm insan hakları hukuku derslerindeki deneyimlerin son ürünüdür. Aradan geçen yıllarda hem uygulama hem de kuramsal açıdan yeni öğrendiklerimi öğrencilerim ve meslektaşlarıma aktarmaya çalıştım, 2019 Ocak ayı sonuna kadar yaşanan gelişmeleri, bilimsel yayınları takipe gayret ettim.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku , okuyucuya insan hakları alanında kuramsal açıdan özlii bilgiler sağlamakta ve başka bir kaynağa gerek duymaksızın tatmin edici bir kazanım sağlamayı hedeflemektedir. Ancak kuram ve uygulama bilgisini bir arada bulmak isteyenlere bizim 2018 Kasım ayında yayınladığı Sorular ve Uygulamasıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi adlı çalışmamızı da hatırlatmak isteriz. İnsan hakları hukuku pratik çalışması niteliğindeki bu ikinci eserimiz, aynı zamanda Anayasa Mahkemesine ve AİHM&apos;e başvurularda bir kılavuz kitap niteliğindedir ve bu özelliğiyle elinizdeki kitabın tamamlayıcısı özelliğindedir.
Genel kamu hukuku derslerinin bir alt disiplini olarak hukuk fakültelerinde okutulmakta olan insan hakları dersleri, hem hukukçular hem de kamu yöneticileri ve aydınlar için zengin bir bilgi ve hukuk bilinci kazandırmaya hizmet etmektedir. Biz bu eserimizde devletin insan haklarına saygısının hukuksal bir yükümlülükten öte, uyulması zorunlu ahlaki bir yükümlülük olduğu zihniyetini esas almaktayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a01a002d-f4bc-4c38-92d9-b2f6ecf1b972.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Türk Felsefi ve İçtimai Fikir Tarihi Cilt 1</image:title>
            <image:caption>&quot;Azerbaycan Türk Felsefi ve İçtimai Fikir Tarihi (XIX-XX. Yüzyıllar)” adlı kitabın 1. Cilt’inde XIX. asır Azerbaycan Türk felsefi ve içtimai fikir düşüncesinin gelişme yollarından ve tanınmış Azerbaycan Türk mütefekkirlerinin felsefi dünya görüşlerinden bahsedilmektedir. Yazar bu eserde, Azerbaycan Türk Felsefi ve İçtimai Fikir Tarihini ve onun gelişme yollarını üç yönde tahlil etmiştir: 1) Azerbaycan&apos;da Doğu-İslam-Türk kültürü ve felsefesinin devamı: skolastik felsefeden seküler felsefeye, dini düşünceden seküler düşünceye dönüş (A.A. Bakıhanov, Z. Şirvani, G. Zakir, M. M. Nevvab, Heyran Hanım, S. A. Nebati, E.Ahundoğlu, M. H. Nigari ve diğerleri); 2) Azerbaycan&apos;da Batı Avrupa kültürü ve felsefesinin oluşumu: Avrupacılığın etkisinden radikal-inkılapçı felsefeye doğru (M. Ş.Vazeh, T.Z. Gürratul-Eyn, M.M. Kazımbey, M.F. Ahundzade, N.Vezirov, Z.Maragali ve diğerleri); 3) Azerbaycan&apos;da Doğu-İslam-Türk felsefesi ile Batı-Avrupa felsefesinin sentezi sorunu ve çözüm yolları (C.Afgani, H.Zerdabi, S. A. Şirvani, M. A. Talib zade ve diğerleri). Kitaptan Azerbaycan Türk felsefesi tarihi, Türk kültürü, Türk edebiyatı ve Türk tarihi ile ilgilenenler, özellikle de Azerbaycan Türk felsefesinin umum Türk felsefesinde yerini araştıranlar ve geniş okuyucu kitlesi faydalana bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3de918-c87e-47b4-83d9-6670b703dd67.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Eden Kadınlar ve Kadın Yoksulluğu Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Kadın ve göç olgusunun bir arada yer aldığı ve kadının göç sürecinde yaşadığı zorlukları anlatan bir kitaptır. Kadınlara göre istihdam politikalarının eksikliği ve yetersiz sosyal politikaların olduğu, devletin vatandaşlar için meslek edindirme konusunda eksik olduğu, barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerini yeterince sağlanmadığı görülmüştür. Ayrıca kadınlara göre yine yoksulluğa neden olan önemli unsurların başında göç sorunu ve kader geldiği, sosyal yardım alan kişilerin mutlaka yoksul olması gerektiği, ancak sosyal yardımların insanları tembelleştirdiği, yoksul insanların sosyal yardımlardan memnun oldukları ve sosyal yardımların yoksulları çalışmaktan alıkoyduğu bulunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a26463-d428-4da4-986a-9ca1125b485e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Üç Krizi</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm, Korona pandemisi içinde yaşadığımız şu günlerde, 2008‘de girdiği son krizden tam anlamıyla çıkabilmiş değil. Gerek gelişmiş gerekse de az gelişmiş ülkelerin büyüme oranlarından tutun da şirketlerin kar oranlarına, oradan da gelir eşitsizliklerine bakıldığında 2008 krizinin bir uzun durgunluk döneminin başlangıcı olduğu iddia edilebilir. Elinizdeki bu kitap kapitalist sistemin insanlık tarihindeki en büyük üç krizinin (1929,1973 ve 2008) sebepleri ve sonuçları üzerine bir deneme. Bu krizlerin, ne kadar insan hataları ne kadar kapitalist sistemin kendine içkin çelişkiler sonucu ortaya çıktığını irdeliyorum. Umarım bu çalışma, kapitalist sistemin daha özgür, eşit ve güler yüzlü bir alternatifçe aşılması konusunda insanların ümitlerini tazeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf720583-de33-4b54-bbe9-f1ce71261cd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet ve İnsan Hakları Perspektifinde Hukuk ve Sinema</image:title>
            <image:caption>Disiplinler arası bir çalışma olan bu kitap, hukuku anlamak ve anlamlandırmak için çerçevenin dışına çıkma, hukuku farklı bir disiplinin gözüyle okuma girişimidir. Hukuk ve sanat bağlamından hareketle hukuk ve sinema üzerine hazırlanan kitabın, her iki disiplinin ilişki ve etkileşimi üzerine çalışacaklar için başvurulacak bir kaynak oluşturması ve sinemanın hukuk öğretiminde bir yöntem olarak yerini sağlamlaştırması için işlevsel bir adım olması ümit edilmektedir.
Hukuk ve sinema özelinde hukuk ve sanat bağlantısına ilişkin somut görünümler sunan bu çalışma, okuyucunun soyut ve karmaşık hukuk alanları arasında başı çeken devlet ve insan hakları kuramlarına sinema penceresinden bakabileceği bir alan açmaktadır. Hukuki kavram ve olgulara sanatçıların (sinemacıların) gözüyle bakmak ve tabiri caizse sıkışıp kalan ve artık kendini tekrar etme tehlikesiyle yüz yüze olan öğretiye yeni bakış açıları sunmak, esas amacıdır.
Sinema özelinde sanatın, devlet ve insan hakları özelinde hukuka yansımalarına ışık tutmayı ve birbirilerinin tanımlayıcı ve tamamlayıcı unsurlarını bilimsel ve analitik bir çerçeveye oturtmayı gaye edinen bu kitapta, Genel Kamu Hukuku’nun iki temel sacayağı olan Devlet Kuramı ve İnsan Hakları’nın genel konseptini oluşturan konuların sinema ile kesişimleri kamu hukuku yönüyle araştırılmış ve varılan sonuçlar ortaya konmuştur. Böylece, birer sosyal bilim olarak hukuk ve sinemanın karşılıklı etkileşimi ve sinemanın temsil ve anlatı boyutuyla hukuka katkısı, devlet ve insan hakları alanlarında incelenmiştir.
Kitap, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, hukuk ve sanat ilişkisi ortaya konularak söz sinemaya getirilmiştir. İkinci bölümde devlet teorisi ve sinema, üçüncü bölümde insan hakları ve sinema ilişkisi ve etkileşimine, film tahlilleri eşliğinde belirlenen tüm yönleriyle değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10c56591-46e2-4b6b-bf2b-0c9ecdec31c4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Changing Perspectives and New Geopolitics Of The Caucasus In The 21st Century</image:title>
            <image:caption>The change of the geopolitical realities and dynamics, the latest regional developments and the emergence of a new perception of security due to the new situation in Karabakh have changed current perspectives in the South Caucasus region. This book will provide a comprehensive introduction for students, academics, media representatives, business persons and those who are interested in the region. It will guide you through in a very readable and engaging style as it covers all the salient points and issues of the North Caucasus (the authonomous republics) succinctly and the South Caucasus (Azerbaijan, Georgia, Armenia) in detail. After the last development and Russian direct involvement in the Karabakh issue, the world’s attention has focused increasingly on the Caucasus region. Thus, THE CHANGING PERSPECTIVES AND ‘NEW’ GEOPOLITICS OF THE CAUCASUS IN THE 21ST CENTURY book will be an excellent introduction to the complexities of a little-known the Caucasus region and make a significant contribution to the understanding of fundamental issues of the region. As the editors, we would like to dedicate this book to the heroic Azerbaijani soldiers who were martyred during the struggle for the liberation of the Karabakh lands from the Armenian occupation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d35a7c-fc6a-4053-b78b-502e249d2de8.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda İpek Yolu’nun Jeopolitik Yükselişi</image:title>
            <image:caption>İpek Yolu sadece tarihi bir ticaret yolu değil, jeopolitik bir eksendir. Bu yola sahip olmak ya da bir kısmını kontrol etmek tarihte olduğu gibi günümüzde de siyasi, ekonomik ya da stratejik önem arz etmektedir. Bu yüzden bir çok devlet bu yolu yeniden farklı araçlarla inşa etmeye çalışmakta ve nüfuzunu artırmak üzere girişimlerde bulunmaktadır. İpek Yolu artık tarihte develerle, atlarla gidilen nostaljik bir ticaret yolu değil, hızlı trenlerle, modern yollarla katedilen 21. yüzyılın mücadele alanıdır. Bu alan Çin&apos;in ekonomik ve askeri güvenliği, Avrupa&apos;nın ticari ilişkileri, ABD&apos;nin hegemonyasını, Türkistan&apos;ın ise bugününü ve yarınını ilgilendiren bir alandır. Bu yüzyıl İpek Yolu üzerindeki jeopolitik rekabetin yüzyılı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e363ca8c-b163-4664-a5b1-30bb7d4822f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Kültür ve Kimlik Boyutlarıyla Avrupa Birliği</image:title>
            <image:caption>Bizim açımızdan bakıldığında AB orada, uzakta duran, ona doğru koştukça uzaklaşan serap karakterini uzun bir zamandır muhafaza etti -hala da ettiriyor. Özellikle 1990’larda 2000’lerin sonuna kadar olan dönemde, ya da ekonomik gelişimine bağlı olarak daha müstakil küresel siyaset izleyebilecekleri sanrısına kapılana kadar, Türkiye’de siyasal kadrolar AB’nin önce müktesebatını, daha sonra ise kurucu felsefesini ülkede hayata geçirecek adımlar atmayı sürdürdüler. Bununla birlikte son on yılda ilişkiler, ileride onarılması gerçekten de zor, köklü bir değişim geçirdi. Fakat mensubu olduğum Türkiye’deki sosyal bilimci akademik topluluk AB’yi hiç bırakmadı; yakından takibini sürdürdü. Bu çalışma da bana göre o inatçı takibin, o 1990’lardaki modernleştirici siyasal elitin “AB’nin yönetici ilkelerini AB’ye üye olmaktan ziyade sadece ve sadece Türkiye’nin iyiliği açısından hayata geçirmeliyiz”, ya da “hala saatlerimizi Avrupa’ya göre ayarlamalıyız” felsefesine olan sadakatin bir ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c081f51-4d62-4244-a822-8217369217b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Nezaket Dersleri</image:title>
            <image:caption>Çalışmamızın muhtevasını oluşturan, Ahmet Tevfik’in “Çocuklara Nezâket Dersleri” isimli eseri ile “Yeni Mektep Dergisi”nde yer alan makaleleri dönemi için, sosyal yaşam ve eğitim- öğretim açısından kısmen belge niteliğindedir. Yazarımız döneminin şartlarında nezâket kurallarını anlatırken aynı zamanda mektep dersleri, törenler ve çocuğun günlük yaşamından kesitler vererek nerede ne şekilde davranması gerektiği ile ilgili bilgiler vermiştir. Bu çalışma, okuyucusunu bir boyutuyla Ahmet Tevfik Göymen’in “ziraî jeoloji ve ziraî meteoroloji”den farklı bir çalışmasına; diğer boyutuyla da eserin yazıldığı döneme tanıklığa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2660f7bd-c6e2-4eed-9344-066cf55f3744.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Birliği</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, bir anayasa ilkesi olarak çeyrek yüzyılı aşkın bir süre boyunca Türk Devleti’nin bölünmeden ve dağılmadan bugünlere gelmesini sağlayan önemli bir hukuk ilkesidir. Bu ilke Türkiye&apos;nin birliğini ifade etmekte ve devletin millet ve ülke ile olan bütünlüğünü uluslararası hukuk doğrultusunda korumaktadır.
Atalarını bağımsız bir Türk devleti kurmak uğruna şehit veren Türk ulusunun, onlardan kendisine miras kalan anavatanını sonuna kadar koruyacağı ve en az batının önde gelen ulus devletleri gibi, her türlü saldırıya karşı ulusal bir refleks ile sahip olduğu kazanılmış haklarını savunacağı açıktır. Bu kitap, bir anayasa ilkesi doğrultusunda hazırlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu bugünün genç kuşaklarına anlatmak üzere kaleme alınmıştır. Türkiye&apos;nin birliği geçici değil ama kalıcı bir temel yapıdır. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kaldıkça, Türkiye&apos;nin birliği de devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2471b0-6241-4190-ace8-8c4507b32252.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan’da Parlamenter Sistemin Uygulanabilirliği (Karşılaştırmalı Parlamenter Hükümet Sistemleri Işığında)</image:title>
            <image:caption>Toplum, devlet ve hükümet gibi konular hakkında düşünmek eski çağlardan beri insan aklını meşgul etmiştir. Filozof ve düşünürler, en iyi hükümet şekli ve ideal topluma (Ütopya) ulaşmanın yollarını bulma çabasına girişmiştir. Söz konusu dönemlere ait değerli ve dikkat çekici eserler, günümüz dünyasında halen tartışılmakta ve incelenmektedir. Çünkü insanlar, sosyal ve çevresel kaderini düşündüğünde hükümet ve hükümetle ilgili diğer konuların önem ve hassasiyetini anlamış, yine birey ve toplumların maddi ve manevi mutluluğunun da siyasi kurumsallaşma, iktidarın kullanımı, devletin şekli ve içeriği ile bağlantılı olduğunun farkına varmıştır. Bu bağlamda, son yıllarda karşılaştırmalı hükümet sistemleri kapsamında demokrasi ve istikrar için en iyi hükümet biçiminin tanımlamasına ilişkin çok sayıda bilimsel eser yayımlanmış ve parlamenter sistemin, başkanlık sisteminden daha uygun olup olmadığı hakkında tartışmalar yapılmıştır. Bu kitapta, hangi hükümet sisteminin en iyi olup olmadığı tartışmasının yanı sıra Afganistan’ın bulunduğu sosyal, kültürel ve tarihi koşullarına göre hangi sistemin daha uygun olduğu konusu ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cd4ab58-3160-49ae-9c9a-c1da88219c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça - Türkçe &amp; Türkçe - Farsça Resimli Sözlük</image:title>
            <image:caption>Farsça - Türkçe Türkçe - Farsça Resimli Sözlük
En Pratik, Önemli ve Temel Kelimeler 
Tüm Farsça Kelimelerin Telaffuzu ile</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0cf2a85-5c30-4a68-abd6-8f8e44aba8c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Müziğin Koi (Cyprinus Carpio) Balıkları Davranışları, Stres ve Gelişimi Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>Kitabın amacı müzikal uyarıların Koi balıklarında (Cyprinus carpio) büyüme performansı, yem kullanımı, davranış ve stres üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışma kontrollü koşullarda gerçekleşen iki ayrı denemeden oluşmaktadır. Birinci denemede, alfa, beta, teta ve gama ses dalgaları ile klasik, country, metal, elektro, kentsel gürültü, silkroad, sufi ney, Kuran dinletisi olmak üzere, 12 farklı ses uyarısının balık davranışlarına etkisi incelenmiştir. Farklı davranışlar sergilediği düşünülen kentsel gürültü, silk-road (enstrümental), sufi ney (enstrümental), Kuran dinletisi sesleri, balıkların büyümesi, yemden yararlanma ve stres üzerine etkisini incelemek amacıyla seçilmiştir. Seçilen sesler, ikinci denemede balıklara 90 gün süresince, 08:00 - 08:30, 12:30 - 13:00 ve 17:00 - 17:30 saatleri arasında dinletilmiştir. Tüm çalışmalar 3 tekrarlı olarak yürütülmüştür. İkinci deneme sonunda, Kuran dinletisi, sufi ney, silk-road uyarılarına (67 dB re 1 μPa SPL) maruz kalan deneme grupları, kontrol grubuna (57 dB re 1 μPa SPL) göre daha iyi, yem kullanım ve büyüme performansı sergilemiştir. Kentsel gürültü (67 dB re 1 μPa SPL), balıkların büyümesini ve yem verimliliğini olumsuz etkilemiştir. Farklı müzik uyarılarının hematolojik, immünolojik ve serum biyokimyasal parametrelerde önemli değişimlere neden olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, yoğun kültür balıkçılığı yapılan tesislerde, Kuran dinletisi, sufi ney, silk-road uyarılarının, “büyüme teşvik faktörü” olarak değerlendirilebileceği, balık refahının üzerinde olumlu etkiler gösterebileceği, kentsel gürültünün ise balık refahı, büyüme performansı ve yem kullanımı üzerinde olumsuz etkiler yapabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, farklı ses uyarılarının farklı balık türleri ve vii büyüme dönemlerinde araştırılması ve özellikle balıklarda stresi azaltıcı etkisinin araştırılması önerilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ec9708b-4ca8-4777-80bd-3de7a8a8a552.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Hukuku Soru Bankası Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Vergi türleri itibariyle ayrı ayrı olmak üzere Türk Vergi Sisteminin ve vergiye ilişkin usul hükümlerinin kanundaki sıralanışına göre ayrıntılı ve açıklamalı sorularla ortaya konulduğu bu kitap, idari yargı hâkimliği başta olmak üzere, kamu kurumları sınavları ve açık öğretim fakültesi ile hukuk ve iktisadi idari bilimler fakültelerindeki vergi hukuku derslerinde yararlanılabilecek bir kaynaktır. Özgün şekilde hazırlanmış 528 sorudan oluşan bu kitapta, vergi hukukunun tüm konularına ilişkin ayrıntılı sorular yer almaktadır. Vergi Usul Hukuku ile Türk Vergi Sisteminin kolayca öğrenilmesine katkı sunabilecek bir başucu kitabı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87949c2-c17d-469d-aa81-0408bd126704.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Askeri Müdahalelerinde Karar Alma</image:title>
            <image:caption>Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslararası siyasette tek süper güç olarak kaldığı Soğuk Savaş sonrası dönemde askeri müdahale imkânlarını nasıl kullanacağı, söz konusu dönemin başlangıcından itibaren akademik açıdan ilgi uyandıran bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu doğrultuda; Soğuk Savaş sonrası dönemde gerçekleşen Amerikan askeri müdahalelerinin karar alma süreçlerini incelemeyi amaçlayan bu çalışmada; 1991 Irak, 1995 Bosna ve 2001 Afganistan müdahaleleri karşılaştırmaya tabi tutulmaktadır.
Söz konusu örnek olaylar, ABD’nin Soğuk Savaş sonrasında Başkanlık görevini yürüten ilk üç liderinin kararlarıyla yaklaşık on yıllık zaman diliminde üç farklı bölgeye yönelik gerçekleştirilen askeri müdahaleleri temsil etmektedir. Böylece, Amerikan dış politikasında karar alıcı konumunda bulunanların askeri müdahale kararlarını nasıl, hangi koşullarda ve hangi faktörlerin etkisi altında aldıkları ortaya çıkarılmış olacaktır.
Kuramsal olarak Graham Allison’un dış politikada karar alma sürecine ilişkin ortaya koyduğu üç modele dayanan bu çalışma, ABD’nin üç askeri müdahalesinin yanı sıra söz konusu üç modeli de karşılaştırma olanağı sunmaktadır. Bu çerçevede, Soğuk Savaş sonrası Amerikan dış politikasında rasyonel aktör modelinin bürokratik siyaset ve örgütsel süreç modellerine kıyasla örnek askeri müdahale kararlarına dair açıklayıcı gücünün daha yüksek olduğu savunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/808f2a5f-dfd8-4f5f-8208-266c4f0e3250.jpg</image:loc>
            <image:title>Nurut-u Tevhid</image:title>
            <image:caption>Zengibâr’ın önde gelen kâdılarından olan Münzirî, talebelerinin İbâzîyye’nin “tevhîd” ile ilgili konularını ele alan bir risâle yazmasını istemeleri üzerine, “iyilik ve takva (Allâh’ın yasaklarından sakınma) üzerinde yardımlaşın” ayeti mûcibince bu risâleyi yazmaya karar vermiştir. Aklî çıkarımların hâkim olduğu eserde “tevhîd” konusu akılcı bir yöntemle ele alınmıştır. Allâh’ın zâtı ve sıfatları ile ilgili müteşâbih âyetlerin îzâhında teşbîh ve tecsîme düşmemek adına te’vîle sıkça başvurulmuştur. Müteşâbih ayetler hakkında getirilen yorumlara bakıldığında Münzirî’nin Hâricîlere yönelik “ayetlerin literal anlamlarıyla yetinen; iç manalarını kavrayamayan kaba dindarlık” şeklindeki ithamların uzağında kaldığı görülmektedir. Zira Münzirî, sanılanın aksine alabildiğince lafzî/zâhirî yaklaşımdan uzak durmuştur. Nitekim literal okuma, son tahlilde ya tecsîme/teşbîhe götürecektir ya da müteşâbih ayetleri îzâh etmekten kaçınan Selefî tavrı zorunlu kılacaktır. Münzirî ise teşbih/tecsîme düşmemek için ayetlere lafızcı yaklaşmamış; tersine müteşâbih ayetlerin aklî tevilinden kaçınmamıştır. Ayrıca Münzirî’nin âyetleri akıl ve nakil ikileminde yaptığı yorumlara bakıldığında Mu‘tezilî ve Mâtürîdî geleneğe yakın bir yaklaşım sergilediği anlaşılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27188caf-8372-478a-93ea-d24f3172ff75.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Muhammed’in Devlet Başkanlığı ve Liderliği</image:title>
            <image:caption>Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik hayatında fonksiyonel olarak üç dönem vardır: (1) Kul peygamber olarak İslam’ı tebliğ ettiği Mekke dönemi (610-622). (2) Lider peygamber olarak Medine’de devlet kurduğu ve devlet başkanı olduğu dönem (623-629). (3) Mekke’nin fethinden itibaren hükümdar peygamberlik dönemi (630-632).
Hz. Muhammed Medine’ye hicret edince, Arap ve Yahudi kabile reislerinin lideri olarak, hazırladığı anayasa niteliğindeki antlaşma ile Medine şehir devletini kurdu ve devlet başkanı oldu. Peygamber-öğretmen olarak toplumu eğitti, ashâb-ı kiramı yetiştirdi. Peygamber-yargıç olarak anlaşmazlıklarda davalara baktı. İktisadi alanda uluslararası tüccar peygamber olarak serbest piyasa ekonomisini kurdu. Askerî lider (peygamber-komutan) olarak ordu kurdu; savaşlar yaptı, zaferler kazandı. Siyasi lider, devlet başkanı-peygamber olarak yabancı devlet başkanlarıyla diplomatik ilişkiler kurdu; elçiler gönderdi, elçileri ve heyetleri kabul etti. Müslüman olan bölgelere valiler, kadılar, öğretmenler ve memurlar tayin etti. Devletin, toplumun ve ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için vergiler koydu, hazine kurdu. Uyguladığı yönetim ve liderlik tarzıyla devlet adamlarına ve yöneticilere örnek oldu. Hz. Muhammed’in devlet başkanı-peygamber olarak yönettiği bu döneme, tarihte “asr-ı saadet” (mutluluk çağı) denildi. Kurduğu bu devlet, 30 yılda 2 kıtaya hâkim olan bir imparatorluk oldu.
Bu Kitap’ta; İslam’da devletin varlığı ve önemi, Hz. Muhammed’in kurduğu İslam devletinin yapısı, teşkilatı ve işleyişi; Peygamber (Allah’ın Elçisi) olarak dinî liderliği yanında toplum liderliği, eğitim liderliği, yargı liderliği, iktisadi liderliği, askerî liderliği, siyasi ve diplomatik liderliği; ahlaki ve kültürel liderliği ile devlet başkanı olarak yönetim ilkeleri; liderlik nitelik ve özellikleri kaynaklara dayalı bir şekilde açıklandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de2900dc-d91b-492e-9367-8e7c602a2ea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ey İslam Ümmeti Bu Gidişat Nereye?</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber (as) nübüvvetin kesintiye uğradığı, vahyin gelmediği, akılların dalalette olduğu, ahlakın fesada uğradığı, insani değerlerin yozlaştığı ve cehaletin insanların hayatına tahakküm ettiği bir dönemde geldi. Çünkü Allah’ın akıl nimeti ile şereflendirdiği ve yeryüzünde hilafet ve liderlik makamına layık gördüğü insan, her işinde yanlış yapıyordu; dünya hayatındaki rolünü, vazifesini, nereden geldiğini ve nereye gideceğini, dünya ile ahiret arasındaki bu yolculukta nasıl tasarrufta bulunacağını da bilmiyordu. Şehvete teslim olma ve iç güdü ile hareket etmek yönüyle insanların durumu hayvanların durumu gibiydi. İnsan dünyada yapıcı olması gerekirken yıkıcı; emniyetin kaynağı olması gerekirken korkunun kaynağı olmuştu. Öyle olunca da hayatın terazisi tepetaklak olmuş ve insan değerini yitirmişti. Bu dönemde, büyük imparatorlukların ve medeniyetlerin durumu küçük toplumlardan daha iyi değildi. Büyük imparatorluklar, sosyal hayatı oluşturan tüm insan tabakaları için büyük zulümlerin ve aşırı korkuların kaynağı idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f43934-efb5-48c4-a673-84ffcd527019.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Merkezli Görsel Sanatlar ve Çoklu Zeka Kuramı</image:title>
            <image:caption>Çağdaş eğitim anlayışında en temel hedef öğrenciye odaklanmaktır. Öğrenci eğitimin hem nesnesi hem de öznesi olmalıdır. Öğretmen, okul ve öğretim programı öğrenciye ulaşabildiği sürece başarılıdır. Öğrenci ile doğru iletişim kurulursa öğrenciye ulaşılmış olur. Öğretmen öğrenci iletişiminin sağlıklı kurulması sonucunda mesaj yerine varır ve eğitim öğretim amacına ulaşmış olur. Böylece öğrenci aktif olur ve dersi derste öğrenir. Bunun sonucunda ise eğlenerek öğrenen mutlu öğrenciler ortaya çıkar. Görsel sanatlar eğitimi genel eğitimin bir parçası olarak, var olduğundan beri öğrenci merkezli eğitimi en çok ön planda tutan alanlardan biridir. Bu alanda eğitimin hızını, çeşitliliğini ve sürecini öğrencinin yetenekleri belirler. Bu yüzden öğrenci merkezli eğitim bu dersin doğası ile daha uyumludur. Çoklu zekâ kuramı ise öğrenci merkezli eğitimin farklı etkinliklerle zenginleştirilmiş halidir denebilir. Bu kitapta, öğrenci merkezli eğitim, görsel sanatlar öğretimi ve çoklu zekâ kuramı ortak özellikleri göz önüne alınarak bir arada verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed23866c-58fa-4b03-b584-dc4b104bfe2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Kamu Yönetişimi</image:title>
            <image:caption>Modern kamu yönetiminin iki yüz yıllık geçmişinde iki ana paradigma egemen olmuştur. Bunlardan ilki olan “Geleneksel Kamu Yönetimi (GKY)”, hiyerarşik ve bürokratik varsayımlarıyla 20. yüzyılın son çeyreğine kadar hüküm sürmüştür. İkinci paradigma ise özel sektör ve piyasa tabanlı reformları ön plana çıkaran “Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ)”dir. Ancak 21. yüzyılın başlangıcıyla birlikte değer merkezli çatışmalarla başa çıkma, toplumun değişen ihtiyaç ve beklentilerine yanıt verme ve kamu yararını maksimize etme konularında YKİ’nin yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Diğer bir deyişle, yeni yüzyılın karmaşık ve habis sorunlarının üstesinden gelmede ikinci paradigmanın ötesinde bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmuştur. Bu bağlamda “Yeni Kamu Yönetişimi (YKY)”; birlikte üretim, katılım, çoğulculuk, karşılıklı bağımlılık, iş birliği, ortaklık, değer merkezlilik ve karşılıklı güven gibi unsurlara vurgu yaparak üçüncü bir paradigma iddiasıyla ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada YKY’nin teorik argümanları ile örnek uygulamalarının incelenmesi ve ortaya çıkış gerekçeleri ile uygulama bulguları arasındaki ilişkinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu açıdan temel hipotez, yeni paradigma iddiasının güçlenmesinin teorik boyuta ek olarak uygulama boyutunun da gelişimine bağlı olduğudur. Bunun için de YKY uygulamalarını konu edinen akademik araştırmalarda, örgütlerin içsel sorunlarından ziyade 21. yüzyılın karmaşıklığını yansıtan yeni habis sorunlara odaklanılması gerekmektedir. Söz konusu hipotez, sistematik literatür incelemesi yöntemiyle, farklı ülkeleri konu edinen örnek olay çalışmalarının bulgularından hareketle ölçülmektedir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, genel hatlarıyla kamu yönetimi alanının kavramsal, tarihsel ve paradigmatik çerçevesi sunulmaktadır. İkinci bölümde, YKY’ye ilişkin teorik bilgilere ve yeni bir paradigma iddiası taşımasına yönelik tartışmalara yer verilmektedir. Üçüncü bölümde ise YKY uygulamalarına ilişkin beklentiler ve farklı ülkelerdeki örnek olay çalışmaları konu edilmiştir. Bu çerçevede Anglo-Sakson, Nordik ve Kara Avrupası siyasal kültüründen seçilen on iki farklı ülkedeki (Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Kanada, Avustralya, Danimarka, Finlandiya, İsveç, Hollanda, İtalya, Almanya, Belçika ve İspanya) YKY uygulamaları araştırılmıştır. Sonuç olarak ise YKY’nin üçüncü paradigma iddiasının teorik açıdan güçlü olmasına rağmen uygulama açısından henüz aynı seviyeye erişmediği fikrine ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d11ef62b-8093-437f-b7fb-a7dd9d4bd853.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin&apos;in Dış Politikalarına Farklı Alanlardan Bakış</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Doğu Türkistan’lı Alimcan Ablet tarafından, Asya’nın bölgesel gücü olmaktan küresel bir oyuncu olmaya ilerlemekte olan Çin’in, farklı alanlarda kendisine özgü dış politikalarının ve dış ilişkilerinin analizini yapmak amacıyla kaleme alınmıştır. Bu çalışma, genellikle Çince, İngilizce ve Türkçe yazılı kaynaklardan yararlanılarak, Çin diplomasisinin çok önemli araçlarından biri olan Konfüçyüs öğretileri gibi antik Çin’in barış ve savaş döneminde uyguladığı çeşitli düşünce ve politikalar ışığında, Çin’in uluslararası ilişkiler ve diplomasi tarihini, stratejik riskten korunma politikalarını, anlaşmazlıkların çözümü konusundaki yaklaşımlarını, uluslararası çevre hukuku politikalarını, Çin’in gelişim sürecini ve Çin’in ekonomik, teknolojik ve askeri sanayi açısından geleceğe bakışını genel hatlarıyla ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma bireysel iddialar ve duygusal yaklaşımlardan kaçınmaya özen gösterilerek hazırlanmıştır. Uygur Türkü olan Alimcan Ablet, Çin’in başkenti Pekin’de Dışişleri Üniversitesi’nde Dış Politika eğitimi almış ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde master yapmış olup, halen Konya Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde doktora programına devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4835b31-6424-450c-8399-2f53d6876def.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde Sosyal Belediyecilik İle Rekreasyon ve Spor Hizmetleri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitapta önce yerel yönetimlerin ilk ortaya çıkışı ve gelişimi, ardından sosyal politika ve sosyal belediyeciliğin gelişimi anlatılmaya çalışmış olup, daha sonra da Türkiye’de belediyelerin sergilediği sosyal belediye örnekleri ve yine bazı belediyelerin sunduğu iyi spor uygulamalarından örnekler incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b56b4e69-5725-4dbf-9ddf-bcba28b98a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya’da Türk İşletme Kültürü</image:title>
            <image:caption>Almanya’da çok farklı sektörlerde Türkiye kökenli Türklerin kurdukları işletmeler vardır. Almanya’da faaliyet gösteren Türk işletmelerinin kültürlerinin baskın unsurları şunlardır: İşbirliği, dayanışma, Türk-İslam kültürü, Türk-İslam kültürüne ilişkin değerlerin yayılması, hemşehrilik, müşteri odaklılık, dostluk, kardeşlik, arkadaşlık, takım çalışması, düşüncelere saygı, yardımseverlik, dürüstlük, temizlik, eşitlik, iyi niyet ve değişim odaklılıktır. Hedeflenen müşteri kitlesinin genel olarak Türkler ve Müslümanlar olması, Türk ve İslam değerlerine bağlılığı daha da güçlendirmektedir. Yine, Batı kültürü, modern kültür ya da Hıristiyan kültürle doğrudan temas da geleneklere bağlılığı artıran diğer bir unsurdur. Diğer taraftan, onlarca yıl Alman kültürüyle iç içe yaşamış olmak da söz konusu kültürü etkilemiştir. Alman kültürü ile etkileşim, dili farklılaştırmasının yanı sıra, standartlara, yasalara, iş disiplinine ve kurallara uyum konusunda gösterilen özeni artırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2f3be21-cbd9-4b0c-bf73-0462cff962ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Sözler</image:title>
            <image:caption>Öğrenmek ve öğrendiklerini yazarak başkalarına aktarabilmek güzel bir erdemdir. Sadece okumak, belki de çok bencilce bir tutkudur. Çok okuyan bir insanın cehalet perdesini açıp, penceresinden daha uzaklara bakabileceğine ve geniş ufuklarda düşünebilme yeteneğine sahip olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak unutulmamalıdır ki, böylesine bilgili bir kişinin kendisine ve ancak sınırlı sayıda dinleyenlerine katkısı olabilir. Öte yandan derinliğine okuyup araştıran, sürekli öğrenme felsefesine inanarak çalışan bir insanın öğrendiklerini kaleme alması ve başka nesillere aktarması harikulade bir sorumluluk ahlakıdır.
Bir cahilin kaleminden akan mürekkeplerle yazılan bir metin kirlilikten başka bir şey değildir. Takdire şayan olan; sürekli okuyup araştırmak, öğrenmek ve akıl almaz bir biçimde genişleyen bilgi dünyasında mutlak doğruları bilme iddiasında bulunmaksızın yazarak, bildiklerini başkalarıyla paylaşmaktır.
Bu kitap içerisinde asırlardır düşünce dünyamıza yeni ufuklar kazandıran fikir ve bilim insanlarının özlü sözlerinden seçilmiş örnekler sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad088a7-c6e1-4d0c-bad7-43a684d282bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ozan Nufal Ufacık Hayatı-Sanatı-Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Kökeni asırlar öncesine uzanan ve kültürel kimliğimizin birçok ögesini içinde barındıran âşıklık geleneği, bugün Anadolu’nun pek çok yerinde şiir, ezgi ve hikâye anlatıcılığı ekseninde yaşatılmaktadır. Bu geleneğin günümüzdeki önemli temsilcilerinden biri, Konya/ Cihanbeyli’de ikamet etmekte olan Nufal Ufacık’tır. Çevresinde “Ozan Nufal” namıyla tanınan âşığımız, 10-11 yaşlarında gördüğü bir rüya vesilesiyle âşık şiirine yönelmiş ve 86 yıllık ömrüne 212 şiir sığdırmıştır.
Bu kitapta, kendisiyle gerçekleştirilen röportajdan hareketle Ozan Nufal’ın hayat hikâyesi ortaya konulmuş, âşıklığa başlamasına vesile olan rüyası çok yönlü olarak incelenmiş, şiirleri teknik açıdan ve tematik yönden derinlemesine tetkik edildikten sonra başlıklarına göre alfabetik sırayla verilmiştir. Saim Sakaoğlu’nun dokuz kısa cümleden oluşan yazısının dışında hakkında herhangi bir çalışma yapılmayan, şiirleri hiçbir yerde yayımlanmayan, teknolojiye hâkim olmadığı için dijital kültür ortamlarında kendini ifade etme/ gösterme imkânına sahip olmayan bir âşığın ilk kez incelemeye tabi tutuluyor olması, bu çalışmanın dikkate değer tarafları arasındadır. Âşıklık geleneğinin önemli bir unsuru olan rüya meselesine yeni bir örnek sunacak olması ise bu kitabın öne çıkan bir başka yönüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b2f5d90-e86c-487f-96e1-57b6d0210cd9.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 TYT Olağanüstü Matematik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Olağanüstü Matematik kitabı, problemler öncesi 18 temel konuyu içermektedir.
TYT’de bu konulardan her yıl yaklaşık 15 soru gelmektedir. Kitabımız siz öğrencilerimizin bütün beklentilerini karşılayacak şekilde hazırlanmıştır.
Kitabımızda;
Her konunun başında tüm kazanımları içeren özet bilgi kutucukları hazırladık.
212 adet çözümlü soruların ayrıntılı çözümünü yaptık.
Testler için tamamıyla ÖSYM tarzında 752 soru hazırladık.
Test sorularını kolaydan zora doğru hazırlamaya özen gösterdik.
Kitabımızda soruların her biri, ÖSYM sınavları ayrıntılı incelenerek hazırlanmış olup kitabımız yoğun bir çalışmanın ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f06670c7-d06d-4cea-b0ae-8a24e6258c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Tersine İç Göçler</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de 2000’li yıllar ile birlikte kendisini göstermeye başlayan tersine iç göç olgusu akademik yazında tartışılan önemli konular arasındadır. Uygulamada da tersine iç göç olgusunu gerçekleşebilir, görünür ve de sürdürülebilir hale getirmek gün geçtikçe daha önemli hale gelmektedir. Geçmişte gerçekleşen yoğun iç göçlerin hem göç veren yerler hem de göç alan yerler açısından doğurmuş olduğu sorunları ortadan kaldırabilmek ve boşalan kırsal alanları tekrar canlandırabilmek adına birçok politika hayata geçirilmiş ve hayata geçirilmeye devam etmektedir. Bu çalışmada öncelikle tersine iç göç olgusunun Türkiye’deki durumu ele alınmış ve bu bağlamda yoğun göçlere maruz kalan İstanbul iline geçmişte göç etmiş bireylerin tersine göçe ilişkin eğilimleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu amaçla hazırlanan bu çalışma sonucunda Türkiye’de daha yeni yeni belirgin hale gelmeye ve fark edilmeye başlanan geri dönüş göçlerinin önündeki engeller tespit edilmiştir. Söz konusu geriye göçlerin bir başka ifadeyle tersine iç göçlerin sürdürülebilir hale gelmesi için de bunların belirleyicileri ortaya konulmuş ve buna ilişkin sorunlara çözüm önerileri geliştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87e1450-047a-4b1b-8ebc-5075b52367c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karizmadan Kuramlara Paradigmal Bir Dönüşümün Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Modernleşme öncesi geleneksel toplumların dini yaşamlarının merkezinde genellikle karizmatik dini önderler yer almıştır. Geçmiş dinlerin veya dini oluşumların temel motifi bu dinsel karizma idi. Hemen hemen tüm geçmiş din, tarikat, cemaat, mezhep vb. toplumsal oluşumların liderlerinin temel niteliği karizmatik oluşlarıydı. Karizmatik dini önderlik geleneksel dinsel yaşamın temel sembolü konumunda olmuştur. Bu toplumlarda genel olarak karizma, dinsel ve sosyal yaşamın adeta lokomotifiydi. Nitekim peygamberlerde mucize, velilerde keramet vb. özellikler toplum nezdinde karizmatik önderliğin birer yansımaları veya göstergeleriydi. Bu sayede geleneksel toplumlar veya topluluklar karizmanın vaz ve öğretileri etrafında toplanmakta, karizmaya inanmakta, bağlanmakta, kimlik oluşturmakta ve birer dini topluluk meydana getirmekteydiler. Günümüzde ise modernleşmenin temel dinamikleri olan şehirleşme, sanayileşme ve sekülerleşme süreçleri, bu geleneksel karizmatik dini önderlik yapısını ciddi anlamda dönüştürücü bir rol oynamıştır. Bu faktörler, geleneksel dinsel karizmanın varlık ve işlevini önemli ölçüde sarsmıştır. Modern kültür, karizmatik dini önderliklerin yaslandığı geleneksel kültürü ortadan kaldırdığından yerini geniş ölçüde dinsel kuramlara bırakmıştır/bırakmaktadır denebilir. Geleneksel toplumların bilgi yapısı, paradigmaları, bilimsel ve teknik bilgi düzeyleri vb. modern toplumlara nazaran farklı ve az gelişmiş olduğundan geleneksel kültür, karizmatik dini liderlerin doğuşu için oldukça elverişli ve karizma o anlamda işlevsel idi. Ancak, modernleşmeyle birlikte ortaya çıkan bilimsel ve felsefi düşünce, bilgi birikimi, teknolojik ilerlemeler, sanayileşme, kentleşme vb. gelişmelerin etkisiyle birlikte karizmatik dini önderliklerin sosyokültürel zemini de ortadan kalkmış oldu. Bu tarihsel ve toplumsal dönüşüm karizmadan kuramlara doğru ortaya çıkan bir yapısal-paradigmatik dönüşüm olarak adlandırılabilir. Çağımızda modern kültürün şekillendirdiği dünyada artık dinsel karizmaya pek yer bulunmamaktadır. Çünkü rasyonelleşme, bireyselleşme ve sekülerleşme gibi dinamiklerin karizmatik bir dinsel itaatle bir arada yaşayamayacağı çok açıktır.  Tarihsel dinsel karizmanın yerini günümüzde kuramlar almış ve almaktadır. Başka bir ifadeyle, yeni inanç ve düşünce hareketleri artık karizmatik dinsel önderliklerin ortaya çıkardığı –kişi merkezli- hareketler olmayıp, modern dünyaya yönelen kuramsal –düşünce merkezli- hareketler şeklinde okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db2d9e35-cbb5-47e1-835b-7e3749a91a82.jpg</image:loc>
            <image:title>1990’lı Yıllardan Günümüze Küresel Finansal Mimari</image:title>
            <image:caption>Finansal küreselleşme ile birlikte dünya ekonomisinde finansal krizlerin yoğunlaşması, küresel finansal sistemde bulaşıcılığın ve kırılganlığın artmasına neden olmuş ve bu durum uluslararası kuruluşlar başta olmak üzere, ülkeleri finansal sisteme yönelik küresel çapta yeni düzenleme arayışlarına yöneltmiştir. Bu yönde sürdürülen çabalar her ülkenin kendi finansal sisteminin uluslararası standartlar setiyle uyumlaştırılmasını ifade eden “Yeni Finansal Mimari” kavramını gündeme getirmiştir. Günümüz küresel finansal sisteminde uluslararası düzenleme gereksinimlerinin artan önemi, dinamik bir süreç olan Yeni Finansal Mimari gelişmelerine olan ilgiyi canlı tutmaktadır. Elinizdeki bu çalışma, söz konusu durumu dikkate alarak küresel finansal düzenlemeler karşısında bankacılık sektörünün sağlamlığını ölçmeye yönelik güncel çalışmalar yapmak isteyen ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri yakından takip eden kişilere yardımcı olma amacını taşımaktadır. Çalışmada Yeni Finansal Mimari çerçevesine ilişkin temel düzenlemelerin başında gelen Basel-I Uzlaşısı’ndan, bugün geçerliliğini sürdüren Basel IV’e kadar olan süreçte tüm bankacılık sistemini kapsayan uluslararası standartlar seti, uluslararası zirveler ve Türkiye’nin bu standartlara uyum süreci ayrıntılı bir biçimde incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0874e5b9-1f45-435a-a31e-234dc84ff5ea.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Nereye Gidiyor?</image:title>
            <image:caption>Domine quo vadis? İktisat nereye gidiyor? İktisat üzerine yapışmış olan “kasvetli bilim” suçlamasına ilave olarak iki yeni suçlamayla daha karşı karşıyadır: “emperyal bilim” ve “sapkın bilim” İlk tespitimiz şudur: İktisat “emperyal bilim” olma yolunda ilerlemektedir. İktisat biliminin sosyal bilimler alanındaki “genişlemecilik” ya da “yayılmacılık” eğilimi hem iktisat bilimine hem de diğer sosyal bilim dallarına bereket ve zenginlik katmıştır. İkinci tespitimiz şudur: Başlangıçta Adam Smith ve 18. Yüzyıl bilgeliğinin izlerini takip eden; sosyal bilimlerin muhtelif disiplinleri ile evlilikler yapan ve bu evliliklerden “verimli-üretken” sonuçlar alarak “sağlıklı” bebekler dünyaya getiren iktisadın yolunu iyice şaşırarak bir bilim olduğunu kanıtlamak kompleksi adına “formel bilimler” ve “doğa bilimleri” ile aşırı ve gereksiz flört etmeye başlaması neticesinde “iktisadi sapkınlık” adı verilen bir yeni eğilim ortaya çıkmıştır. İktisat bilimi uzun yıllar aşırı ve gereksiz matematikçilik, istatistikçilik, ekonometricilik, modelcilik vs. hastalıkları altında ezilmiş; ruhunu ve kimliğini kaybetmiş, yolundan ve rotasından uzaklaşmıştır. İktisat eğitimi de gerçek dünyanın sorunlarını anlamak ve çözüm üretmekten uzak kalmış; fazlasıyla teorik, soyut, karmaşık grafikler, denklemler ve formüllerle dolu bir bataklık içerisine gömülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd7561ea-6490-4080-98b6-0dc61fdd39f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrasya Denkleminde Rusya-Çin Rekabeti</image:title>
            <image:caption>Uluslararası politikada yaşanan son gelişmeler, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Rusya arasında cereyan eden küresel rekabeti giderek derinleştirmektedir. Avrasya bölgesi ise her geçen gün bu küresel mücadeledeki stratejik konumunu pekiştirmektedir. Bölgenin iki önemli gücü olan Rusya ve Çin arasındaki işbirliğine dayanan rekabeti konu alan bu çalışma, okuyucusuna detaylı bilgiler veren, okuyucuda soru işaretleri uyandıran, işbirliğine dayalı bu rekabeti farklı perspektiflerden inceleyen, iki ülkenin ekonomik, siyasi ve jeopolitik çıkar çatışmalarına yer veren, işbirliği olmasına rağmen ikili ilişkilerin çatışma potansiyeli taşıyabileceğine de değinen kapsamlı bir çalışmadır. Dünyanın dönmeye devam ettiği ve dengelerin sürekli olarak değiştiği küresel sistemde yeni ihtiyaçların yeni ittifaklar doğurduğunu görüyor, elinizdeki bu kitabın oluşan ihtiyaçlar ve kurulan ittifaklar konusunda yardımcı bir kaynak olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77855fe8-6db5-42df-8a2a-6adccc77963f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözümlü Farsça Temel Metinler</image:title>
            <image:caption>Çözümlü Farsça Temel Metinler

Telaffuz ve Çeviri İçeren Metinler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa984a40-dc39-4ee2-9561-a4048807a339.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözümlü Farsça İleri Seviye Metinler</image:title>
            <image:caption>Alıştırma Sözlük Cevap Anahtarı ÇÖZÜMLÜ FARSÇA İLERI SEVIYE METİNLER Çeviri İçeren Metinler İleri Seviye İçin Özel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4325e0-5ed0-4f05-97c7-41e2eb1326c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Temelli Öğrenme ve Türkçe Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Öğrencilerde kalıcı öğrenmeyi sağlayabilmek oldukça önemlidir. Ana dile ait çeşitli kazanımların kalıcı bir biçimde edindirilmesi de Türkçe eğitiminin temel felsefesi olmalıdır. Aksi halde ana dilinin temel koşullarını içselleştiremeyen bireyden nitelikli bir eğitim çıktısı olarak bahsetmek pek mümkün olamaz. Gerek günümüzde gerekse gelecekte yeterli söz varlığına sahip olmak birçok kazanımın beceri haline dönüşmesinde temel prensip olarak ifade edilebilir. Yeterli söz varlığına sahip olmak, bireyin iletişim becerisi ve okuduğunu anlama düzeyinin yüksek olmasını sağlayabileceği gibi birçok kazanımın içselleştirilmesinde de bireye yardımcı olacaktır. Bu noktada aslolan bu kazanımların kalıcı bir biçimde bireylerde vücut bulmasıdır. Bu eser beyin temelli öğrenme zemininde bireylerde kalıcı öğrenmenin sağlanması noktasında sizlere yardımcı olacaktır. Söz varlığını geliştirme ve bu çerçevede okuduğunu anlama temelinde karma desen bir araştırmanın sonucu olan bu kitap Türkçe eğitimine ait kazanımların kalıcı bir biçimde edindirilebileceğini kanıtlarken başka çalışmalara da ilham kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4a16da-2a75-489b-8205-592acf5674e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Konumu</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti, dünyada ortaya çıkan yeni büyük değişim rüzgarlarının etkisiyle soğuk savaş sonrasında sarsıntılı bir döneme girmiştir. İki kutuplu dünyadan çok kutuplu yeni döneme geçilirken, bölge ülkeleri ile birlikte yeni emperyal saldırılara maruz kalan Türkiye Cumhuriyeti, değişimin dayatmalarına karşı direnerek geçmişten gelen kazanılmış haklarını korumak ve bunun için de yeni dünya düzeninde daha iyi ve güvenli bir yere sahip olmak durumundadır. Bu nedenle jeopolitik konuların daha açık tartışılması ve Türkiye’nin değişen jeopolitik duruma en verimli bir çizgide uyum sağlaması gerekmektedir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap Türkiye’nin jeopolitik konumunu ortaya koyarak, Türk devletinin bu dönemeçten hasara uğramadan çıkabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin harita üzerindeki konumunu bilenler, Türkiye’nin geleceğinde daha fazla belirleyici olacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f40d49-847a-4403-afca-606a063733cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel Emeklilik Sistemi ve Yatırımcı Davranışı İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Sosyal güvenlik tanımı çerçevesinde bireysel emeklilik sistemi, ülkemizde de kanun hükümleri ile çerçevesi belirlenmiş bir özel emeklilik sistemidir. Zaman içerisinde bireyler, yatırımlarını, özel emeklilik sistemlerinde değerlendirmeye başlamışlardır. Bu da, bireysel emeklilik sistemini, değerlendirilmesi gereken bir alan haline getirmiştir. Bu çalışma, Dr. Işın Kırışkan’ın doktora tezinin kitaplaştırılmış halidir. Çalışmada, özel emeklilik sistemleri, bu sistemler çerçevesinde, Dünya’da ve Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sisteminin işleyişi ile Marmara Bölgesi’ne dair ampirik bir uygulama örneği mevcuttur. Çalışmanın özellikle uygulamalı ampirik kısmının, literatüre katkı sağlayabilecek örnek bir uygulama olduğu düşünüldüğünden ilgililerine faydalı olması beklenmektedir. Bu kitap, teorik ve ampirik sosyal bilimler alanlarında çalışan geniş kitlelere ulaşabilmek amacıyla sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5818f16c-1dda-4520-971c-3f309555a5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Lider Hükümdarlar - Türklerde Yönetim Sanatı</image:title>
            <image:caption>Türkler, 2240 yıllık tarih içinde 141 imparatorluk, devlet, hanlık, sultanlık, beylik kurmuş; yüzyıllarca üç kıtada cihana hâkim olmuş; yönetimleri, kültür ve medeniyetleriyle örnek ve önder olmuş soylu ve yüce bir millettir. Bu yüzdendir ki dünya tarihinin her safhasında, dünya coğrafyasının her parçasında Türkler vardır. Dünyada Türklerin olmadığı, Türkçenin konuşulmadığı yer yoktur. Dünya Türklerin ülkesidir. Türkler dünya milletidir. Bugün dünyada 171 ülkede Türkçe konuşulmaktadır. Türkçe dünyada konuşulan en yaygın 5. dildir.
Türkler devlet örgütleme ve yönetme bilgi, birikim ve becerileriyle fethettikleri ülkelerde her din ve etnik kökenden milletleri tarih boyunca adalet, güvenlik, özgürlük, huzur, refah ve hoşgörü içinde başarıyla yönetmişlerdir. Devlet kurmak ve yönetmek Türklerin ruhunda ve geninde olan bir meziyettir. Nitekim ünlü tarihçi Rene Grusset; “Türkler hükümran olmak için yaratılmış bir millettir” diyerek bu gerçeği ifade etmiştir. Zira tarihte kurulan ve yönetilen bütün Türk devletleri deha sahibi, olağanüstü yetenekli lider-hükümdarların eseridir.
Bu kitapta; Mete Han’dan itibaren büyük Türk devletlerinin yönetim yapıları ile bu devletleri üstün başarıyla yöneten lider hükümdarların üstün kişilikleri, yaşam biçimleri, liderlik yetenek ve nitelikleri, üstün hizmetleri ve zaferleri kaynaklara dayalı olarak anlatılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffabc39a-078e-4bbc-bf62-56f1b96a51c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözümlü Farsça Orta Seviye Metinler</image:title>
            <image:caption>Alıştırma 
Sözlük 
Cevap Anahtarı 
ÇÖZÜMLÜ FARSÇA ORTA SEVİYE METİNLER 
Çeviri İçeren Metinler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7c7d67-a4e9-4741-a9b9-44e2cbad7064.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sorunsal Olarak Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp ve Erol Güngör’de Batılılaşma</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin özellikle son birkaç yüzyıllık dönemi, Batılılaşma hareketleri kapsamında, daha önce benzeri görülmemiş bir hızda artış göstermiş bir döneme karşılık gelmektedir. Osmanlı Devleti&apos;nin yıkılış döneminde reform anlayışıyla başlayan süreç, Cumhuriyet dönemiyle inkılap düşüncesine evrilerek devam etmiş olan Batılılaşma arzusu, bugün güncelliğini korumaya devam etmektedir. Ancak henüz kesin bir başarı sağlandığı söylenemez. Bu çalışma Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e uzanan süreçte Türk sosyal bilimler alanında özgün duruşlara sahip Abdullah Cevdet&apos;in, Ziya Gökalp&apos;in ve Erol Güngör&apos;ün Batılılaşma sorunsalı kapsamındaki fikirlerini ele almıştır. Çalışmanın amacı, bugüne kadar tartışılma kabiliyetini koruyan Batılılaşma anlayışının, üç düşünür çerçevesinde incelenerek Batılılaşma sorunsalına çözüm bulunup bulunamayacağını sorgulamaktır. Düşünürler ve eserleri hakkında literatür taraması yapılarak ve Batılılaşma kapsamında kendi eserleri incelenerek gerçekleştirilen bu çalışmada, her biri farklı dönem ve çizgileri temsil eden üç Türk aydınının Batılılaşma sorunsalına yaklaşım tarzları ve önerdikleri çözümler incelenmiştir. Çalışmada bu üç düşünürün, fikirleriyle yaşadıkları dönemin sorunlarına çare olmaya çalıştıkları görülmüştür. Bu inceleme, dünden bugüne değişen ve gelişen tarihi süreç üzerinden fikirleri görerek, bugüne cevap bulabilmek için bir yol gösterici niteliğindedir. Türkiye&apos;nin Batılılaşmaya dair içinde bulunduğu sorunların çözümleri büyük ölçüde geçmişinde saklıdır. Dolayısıyla, bu üç düşünürün de Türkiye&apos;nin Batılılaşma sürecini anlayabilmek adına bize ışık tuttuğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0865879d-5277-47b7-ac5e-8a2b19d2e42b.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yönetişim ve İnsani Kalkınma</image:title>
            <image:caption>“…Bütün kara parçalarında, Afrika dahil.”
Cemal Süreyya
Bu kitabın konusu, 1990 sonrası Afrika’da insani kalkınmadır. Çalışmada genel olarak Afrika’da az gelişmişlik ya da düşük insani kalkınma sorunu üzerinde durulmuştur. Afrika, dünya genelinde insani kalkınma açısından çok gerilerdedir. Kıta ülkelerinin neredeyse tamamının açlık sınırında yer almaktadır. 2019 BM insani kalkınma raporu ve verileri incelendiğinde Afrika ülkelerininin tüm kategorilerde listenin son sırasında yer aldığı görülmektedir. Örneğin genel HDI sıralamasında listenin en başında 0,954 puanla Norveç bulunurken, listenin sonunda 0,377 puanla bir Afrika ülkesi olan Nijer bulunmaktadır. HDI’yı oluşturan kişi başına düşen milli gelir sıralamasında ilk sırada 110,489 skor ile Katar bulunurken, son sırada 0,660 skor ile Burundi yer almaktadır.
Bu kitapta, 1990 sonrası Afrika’da düşük insani kalkınma sorununa çözüm arayışına, siyaset bilimi ve kamu yönetimi perspektifinden yaklaşılmış ve iyi yönetişim ile sınırlandırılmıştır. Zira insani kalkınmanın önündeki engellerin büyük ölçüde siyasi ve idari nitelikte olduğu düşünülmektedir. Örneğin DB tarafından 1989 yılında Afrika ile ilgili hazırlanan Sub Saharan Africa: From Crisis to Sustainable Development adlı rapora göre; “Afrika’da yaşanan düşük kalkınma krizinin ana nedeni yönetişim krizidir”. Başka bir deyişle Afrika’da iyi yönetim olmadığı için kalkınma krizi yaşanmaktadır. Soğuk savaşın bitmesi, liberalizmin yükselişe geçmesi, Sovyet Bloku’nun çökmesiyle başlayan dönemde Batılı kurumların sıkça dillendirdiği bu iddia, akademik açıdan tartışmaya değerdir. Bu nedenle kitapta; “1990 sonrası Afrika’da düşük insani kalkınma ile iyi yönetişim arasında ne ilişki vardır? Sorusuna cevap aranmaya çalışılmıştır. Bu sorunun cevaplanması hem pratik hem de akademik açıdan büyük önem taşımaktadır. Pratik açıdan bu soruya cevap aramak, Afrika’da insanların çoğunun muzdarip olduğu yoksulluk, açlık, hastalık, cehalet gibi insani kalkınma sorunlarının çözümüne yönelik düşünceler geliştirmek suretiyle insanlığın refahına, mutluluğuna ve barışına katkı sağlayabilecek öneriler geliştirmeye olanak sağlayabilir. Akademik açıdan Türkiye’de siyaset bilimi ve kamu yönetimi araştırmalarında Afrika’da insani kalkınmanın iyi yönetişim açısından tartışılması görece ihmal edilen yeni bir alandır.
Kitapta iyi yönetişim ve insani kalkınma ilişkisi Afrika ülkeleri örneğinde nitel ve nicel yöntemlerle araştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d859e75-422f-4c31-82e1-4d02338b05b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Avusturya İktisat Okulu</image:title>
            <image:caption>Avusturya iktisat okulunu “iktisadi düşünceler tarihi” kitaplarının tozlar içerisinde kalmış ve eskimiş bir bölümü olarak görmek ve okumak büyük bir hata ve yanılgıdır. Avusturya iktisat okulu içerisinde felsefe, sosyoloji, psikoloji, politika gibi sosyal ve beşeri bilimlere kaynaklık etmiş ve edecek olan bir büyük maden yatmaktadır. Örneğin, F.A. von Hayek tek başına böyle bir “tükenmez maden”dir ve bu okul genç kuşak Avusturya iktisat okulunun “yenilenebilir” enerji kaynakları ile sürekli desteklenmektedir. Bugün Avusturya iktisat okulu özellikle Amerika ve Avrupa’da saygın bir iktisat okulu olarak varlığını ve etkilerini sürdürmektedir. Yeni kuşak Avusturya iktisat okulu mensupları piyasa ekonomisi, rekabet, girişimcilik, yenilik ve yaratıcılık, regülasyon, iktisadi analizlerde dengesizlik ve belirsizlik, kurallar ve kurumların evrimsel gelişimi, rasyonalite ve irrasyonalite, kültürel iktisat, serbest bankacılık (özel para sistemi) gibi konularda araştırmalarını sürdürmektedirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa6c92de-9d73-4fc6-9129-d9958a6c9caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça YDS Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>FARSÇA YDS SÖZLÜĞÜ Dr.Ahmad JABBARİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c05fccf6-68a2-4628-8bdd-79a617facd31.jpg</image:loc>
            <image:title>Şia-İmamiyye’nin Bid‘at Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Bid‘at anlayışları genel hatlarıyla benzer olan İmâmiyye ve Ehl-i sünnet; ehl-i bid‘ata yöneltilen iman karşıtı nitelemeler konusunda da benzer bir anlayışa sahip olmakla birlikte, bunlardan ilki daha sert bir söylem geliştirmiştir. Kanaatimizce bunun nedeni, bid‘atı dinî alanla sınırlayan anlayışı tercih eden İmâmiyye’nin, bu alana ilişkin ihdâslarla Allah’ın kanun koyma yetkisine müdahale arasındaki bağı öne çıkarması ve tüm bid‘atları tek kısım görüp iman karşıtı olarak nitelemesidir. Her iki ekolden bazı grupların, birtakım gayr-ı sahih rivayetlerden hareketle ehl-i bid‘atın ibadet ve tevbelerinin makbul olmadığını söylemelerinin Allah’ın rahmeti, merhameti ve affediciliğiyle bağdaşmadığı, bu noktaya temas eden naslarla sabittir. Aynı şekilde her iki ekolde de ehl-i bid‘at için öngörülen şiddet içerikli çeşitli fiziksel yaptırımların bazı zamanlarda uygulandığına rastlanmaktadır. Fikrî boyutta ise bid‘at ve ehl-i bid‘at kavramlarının bir “ötekileştirme” ve “baskı aracı” şeklinde kullanılageldiği anlaşılmaktadır. Bid‘at literatüründe yer alan önemli bir konu da İftirâk hadisi olarak da bilinen ve İslâm ümmetini 73 fırkaya bölüp bunlardan sadece birini cennete, diğerlerini ise cehenneme gönderen rivayetlerdir. Bu rivayetlerin farklı veya hasım fırkaları “ötekileştirme” ve onları bid‘atın kaynağı olarak gösterip taksim etmede bir şablon gibi kullanılması, ehl-i hadis’in bid‘atlar doktrini’nin kazanımlarından biridir. Zira onlar, ehl-i bid‘at fırkalarını sayı bakımından 72’ye tamamlamak için tevhid prensibine ters düşse de kendi anlayışlarıyla bağdaştırmadıkları farklı yorum ve anlayış tarzlarıyla birlikte “yeni” olan her şeyi bid‘at ve sapıklıkla ithâm etmişlerdir. Bu durum, fıkıh alanında büyük bir hoşgörü ve ictihat kültürü geliştiren İslâm ümmetinin, itikâdî alanda ise farklı yorum ve anlayış tarzlarına aynı müsamahayı göstermeyi başaramadığını ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab857e47-a0d8-4d46-aa6f-690776814010.jpg</image:loc>
            <image:title>Organizasyon Nasıl Yönetili?</image:title>
            <image:caption>Olumlu bir kurumsal imaj oluşturma kaygısı sebebiyle, her ne kadar organizasyonun içerisinde, çevrimiçi platformlarında veya tanıtıcı faaliyetlerinde misyon, vizyon veya çeşitli politikalar gibi bilgilendirmeler iç ve dış paydaşların görebileceği şekilde yansıtılsa da aslında bu kavramlar görünenden çok daha ötesini temsil eder. Bu durum ise genellikle bir yanıltmacadan başka bir anlam ifade etmemektedir. Çünkü bu kavramlar çoğu zaman organizasyonel seviyede içselleştirme düzeyine gelememektedir. Tam da bu noktada, organizasyonun varlığını sürdürmesini sağlayacak “yönetim” becerileri ön plana çıkmaktadır. Peki organizasyonları nasıl daha iyi yönetebiliriz? İşte bu sorudan hareketle algı, bilgi, çatışma, kuşak, çeşitlilik, değişim, imaj, kriz ve stres gibi önemli kavramların stratejik olarak yönetilmesinin organizasyonları sürdürebilir kılmada kilit noktalar olduğuna dikkat çekmek amacıyla keyifle okuyacağınızı düşündüğümüz bu eseri kaleme aldık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3f3eb7-bbe3-49ae-acc2-0bd1fcbbd377.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal İktisat</image:title>
            <image:caption>İyi hukuk olmadan iyi ekonomi olmaz. İdeal hukuk kurallarının mevcut olmadığı bir ekonomik düzenden istenen sonuçlar elde edilemez. Hukukun üstünlüğü ve geniş anlamda anayasal hukuk devleti iktisadi düzenin ve iktisadi sistemin başarısının anahtarıdır. İktisadi refahın artırılması için formel kuralların ve kurumların önemi büyüktür. Bu bakımdan iktisatçıların hukukun önemi üzerine daha fazla eğilmeleri gerekir. Ahlak, etik, erdem, değerler, sosyal sermaye, sosyal normlar, kültür gibi muhtelif kavramlarla izah edilen informel kurallar ve kurumlar da en az hukuk kadar önemlidir ve kıymetlidir. Hatta denilebilir ki, ahlak (etik) işlem maliyetleri dikkate alındığında hukuktan çok daha önemlidir. Özetle, kurallar ve kurumlar; medeniyetin, iktisadi refahın, sosyal huzur ve barışın temelini oluştururlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27ba491-f83b-41d0-9d7f-962ae809df14.jpg</image:loc>
            <image:title>Nobelite</image:title>
            <image:caption>Hukuk ve İktisat Yaklaşımı genel olarak iktisat bilimindeki temel araçları, varsayımları ve metodolojiyi kullanarak formel ve informel kurumları inceleyen bir inter-disipliner araştırma alanıdır. Kurumsal İktisat, Anayasal Politik İktisat, Regülasyon İktisadı, Mülkiyet Hakları İktisadı, İşlem Maliyetleri İktisadı, Suç ve Ceza İktisadı gibi disiplinler Hukuk ve İktisat Yaklaşımı içerisinde yer alan başlıca araştırma programlardır. Bugüne değin Hukuk ve İktisat Yaklaşımı şemsiyesi altında bu saydığımız disiplinlerin bir ya da birkaçına doğrudan ve/veya dolaylı olarak yaptıkları katkılar dolayısıyla 10’un üzerinde bilim insanı Nobel Ekonomi Ödülü ile onurlandırılmışlardır. NOBELİTE adını verdiğimiz bu kitap içerisinde F.A. von Hayek, George J. Stigler, James M. Buchanan, Ronald H. Coase, Gary S. Becker, Douglass C. North, Vernon L. Smith, Elinor Ostrom ve Oliver Williamson’un Nobel sahiplerinin katkıları sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1f555f1-357c-4f09-86f5-5a371f5123b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça YDS Kalıpları</image:title>
            <image:caption>Bağlaçlar, Edatlar, Sayı birimleri,
Edatlar ve Fiiller, Zarflar, Bileşik fiiller
YDS’ye Yönelik Çalışmalar
Test, Cevap Anahtarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d4a0da7-1e41-4806-a467-f98b6e9b9dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Bütünleşme Sürecinde Türkiye&apos;de Yerleşme Sorunsalı</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın ilk yarısında iki dünya savaşı deneyimleyen Avrupa, ikinci yarısında da savaşın ortaya çıkardığı siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal yıkımları en kısa zamanda telafi etmek ve bir daha yaşanmasına engel olmak amacıyla bütünleşme düşünce ve hareketlerine sahne olmuştur. Ekonomik alanda başlayan bütünleşme olgusu yüzyılın sonuna doğru siyasi bütünleşmeyi de beraberinde getirmiş ve AB gibi kendine özgü bir ulus üstü organizasyon haline gelmiştir. 1990’lı yıllarda Post-Sovyet ülkelerin Birliğe üye olmak istemeleri, ortak kamu yönetimi sorununu doğurmuş Avrupa yönetsel alanı düşüncesi ortaya çıkmıştır. Bu tarihten sonra üye olmak isteyen ülkeler Birliğe uyum sağlamak amacıyla bir dizi reformlar gerçekleştirmiştir. Bu reformlar arasında hiç şüphesiz yerelleşme reformları özel bir öneme sahiptir. Çalışmayla AB‘ye üye ve aday ülkelerin yönetsel sistemlerinde gerçekleştirilen yerelleşme reformlarında Birliğin etkileri ile etkileme kanalları değerlendirilmek ve Türkiye için planlanan potansiyel yerelleşme reformları için çıkarımlarda bulunulmak istenmiştir. Bu kapsamda AB kurucu üyesi Fransa, sonradan üye olan Polonya‘da gerçekleştirilen yerelleşme reformları ve bu reformlarda AB etkisi incelenmiş ve aday ülke olarak ülkemizde gerçekleştirilen ve gelecekte gerçekleştirilecek reformlar için çıkarımlar ortaya konmuştur. Bu amaçla çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde öncelikle AB bütünleşme süreci ve yerelleşme konularında kavramsal tartışmalara yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Birliğin kurucu ülkesi olan Fransa‘nın AB‘ye uyum sürecinde gerçekleştirdiği yerelleşme reformları ve bu reformlarda AB etkisi aranmıştır. Ardından Birliğe sonradan üye olan Polonya‘nın yerelleşme süreci ve bu süreçte AB etkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Avrupa bütünleşmesi kapsamında Türkiye‘deki yerelleşme reformları incelenmiş ardından Fransa, Polonya Türkiye‘nin yerelleşme süreçleri konusunda ve edindikleri olumlu ve olumsuz deneyimler karşılaştırma yapılmış ve Türkiye’de gerçekleştirilmesi planlanan potansiyel yerelleşme reformları için çıkarımlarda bulunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e6ca50-83cb-4bdd-a160-6b9a2d80c106.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazakistan Cumhuriyeti Ceza Kanunu - ҚАЗАҚСТАН РЕСПУБЛИКАСЫНЫҢ ҚЫЛМЫСТЫҚ КОДЕКСI</image:title>
            <image:caption>KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ CEZA KANUNU - ҚАЗАҚСТАН РЕСПУБЛИКАСЫНЫҢ ҚЫЛМЫСТЫҚ КОДЕКСI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74cae9b5-79a9-469b-aa26-72818e47cd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkmenistan Ceza Kanunu</image:title>
            <image:caption>Türkmenistan Ceza Kanunu - Türkmenistanyn Jenayat Kanuny</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed82a06-323a-4171-b6c7-8b9ed7ca7a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşruiyet ve Hukukilik Çerçevesinde Saf Hukuk Kuramı</image:title>
            <image:caption>Hans Kelsen &apos;Saf Hukuk Kuramı&apos; adını verdiği teorisiyle hukukî pozitivizmi farklı bir veçheden temellendirerek pek çok tartışmanın önünü açmıştır. Saf bir hukuktan söz edebilir miyiz? Değerlere nispetle açıklanamayan bir norm hukukî addedilebilir mi? Bu soruların cevaplanabilmesi hukuk felsefesinin arayış içerisinde olmakta olduğu meselelerin özüne dair bir düşünme çabası gerektirmektedir. Hukukun meşruiyet krizinin zirvelerde olduğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arasında oluşturduğu teorisiyle Kelsen, modern hukukun teorik tartışmalarının özüne dair çıkarımları ile tüm hukuk dünyasının teorisini ilgiyle izlemesini sağlamıştır. Uzun ömründe, teorisine gelen eleştirileri göğüslemeye çalışsa da bir beşer olarak bunda ne kadar muvaffak olabildiği, hatta teorisinde yaptığı değişikliklerle ne kadar tutarlı olduğu bugün dahi tartışmalıdır. Teorik açıklamalarının yanında anayasa yargısı ve uluslararası hukuka dair getirdiği perspektiflerle &apos;yeni dünyanın&apos; hukuk düzenine yaptığı kurumsal katkılar onu tekrar tekrar okunup anlaşılmaya gayret edilmesi gereken düşünürler katına çıkarmaktadır. Bu eserin yayınlanması ile yapılmak istenen söz konusu gayretlerden birinin okuyucu ile paylaşılmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0641982-5bf0-4cdf-9e80-63eb728a4031.jpg</image:loc>
            <image:title>KARMAŞIK SORUNLAR VE KENT</image:title>
            <image:caption>Günümüzde politika yapıcılar ve uygulayıcılar yüksek derecede belirsizlikler içeren, çözüme karşı direnç gösteren, sınırları aşan, sorunu ele alan aktörler arasında yüksek anlaşmazlıklar barındıran ve karmaşık ya da kötü huylu (wicked) olarak ifade edilen sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sorunlara en etkin yanıtlar ancak resmi ve sivil aktörler arasında gerçekleştirilecek iş birliğine, ortaklığa ve koordinasyona dayalı ilişkilerle ya da modern ve yenilikçi mekanizmalar ve tasarımlarla verilebilir. Fakat karmaşık sorunların doğaları gereği her bir paydaş tarafından bu tür sorunlara en uygun yanıtların tasarlanması oldukça zor olmaktadır. İşte bu noktada özellikle kamu yönetimi disiplini başta olmak üzere sosyal bilimler dahilindeki çeşitli disiplinlerdeki araştırmacılara önemli görevler düşmektedir. Bu tür sorunları ele alan ve muhtemel çözüm yollarını gösteren teorik ve pratik düzeydeki araştırmalar, karar alıcı, uygulayıcı ve çeşitli paydaşlara karmaşık sorunları anlayabilme, analiz edebilme ve onlara daha etkin bir yanıt verebilme bakımından yol gösterici niteliktedir. Kentler, çeşitli yönetsel düzeylerde ortaya çıkan karmaşık sorunların en çok etkisini gösterdiği alanların başında gelmektedir. Tarih boyunca mekânın kendisinin karmaşıklığı yanında, ekonomi politikaların etkisi altında ve mekânsal ve toplumsal biçimlenişin diyalektik ilişkisi bağlamında karmaşık yapılar olmuşlardır. Kentleri etkileyen farklı sorunların kendi özelliklerinden kaynaklanan karmaşıklığı da buna eklendiğinde sorunları çözme mücadelesinde kentin (yerelin) önemi daha da belirginleşmektedir. Bu kitapta, karmaşık sorun bakış açısı ile kente bakarak, sorunların kentsel düzeyde etkilerinin ele alınması, Türkiye bağlamında sorunla mücadeleye ilişkin kentsel düzeydeki politika ve uygulamalara değinilmesi ve bu politika ve uygulamaların değerlendirilerek ilgili sorunlarla daha etkin mücadele için öneriler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Kitapta, disiplinler arası bir bakış açısı ile önce karmaşık sorunlarla mücadelede iş birliği, akıllı kent uygulamaları, çeşitli katılımcı yönetsel mekanizmalar ve sosyal medya gibi yöntemleri içeren bölümlere, akabinde ise teorik ya da pratik düzeyde kentsel düzeyde göç, iklim değişikliği, afetler, yoksulluk, kentsel suçlar, terör, kentsel planlama, katı atıklar, kentsel ekolojik güvenlik, sürdürülebilirlik, su yönetimi, demografik dönüşümler gibi farklı karmaşık sorunları ele alan sorun odaklı bölümlere yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e52d993-c5ed-46e6-9ed6-90b05d8fbf72.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceza Muhakemesi Sisteminde Seri Muhakeme Usulü Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ve muhakeme süreçlerinin hızlandırıldığı özel usullere olan ilgi gittikçe artmakta ve bu usuller ülkelerin pozitif düzenlemelerine yansımaktadır. Ülkemizde de seri muhakeme usulü, ceza muhakemesi sistemimize yeni dahil olmuş bir muhakeme usulüdür. Muhakemenin basitleştirilmesi, hızlandırılması, makul sürelerde ceza uyuşmazlıklarının çözümünün yanı sıra, yargının iş yükünün hafifletilmesi ve usul ekonomisine hizmet edilmesi noktasında önemli faydalar sağlamaktadır. Bununla birlikte, bu özel usuller, geleneksel ceza muhakemesinin temel kaideleri yönünden bazı sakıncaları beraberinde getirmekte ve bilhassa adil yargılama ilkeleri açısından problemli özellikler barındırabilmektedir. Bu çalışmada, tarihsel süreçte seri muhakeme usulü, seri muhakeme sürecinde süjelerin rolleri, karşılaştırmalı hukukta seri muhakeme benzeri usuller üzerine bir inceleme yapılmış, ayrıca seri muhakeme usulünün, ceza muhakemesi sistemimizde yer alan uzlaştırma, önödeme ve basit yargılama usulleriyle benzer ve farklı yönleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2cf95f8-820b-42bd-9cfc-fb699c5c2e10.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsçada Fiil Oluşturma Yolları, Temel Seviye</image:title>
            <image:caption>Farsçada Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları Geçmiş zaman kökleri-Geniş zaman/Şimdiki zaman kökleri Görülen geçmiş zaman – Şimdiki zaman Gelecek zaman – Emir kipi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57944e5d-9692-4439-b0bf-30a12b7c0390.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça&apos;da Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları - Orta Seviye</image:title>
            <image:caption>Farsçada Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları Alıştırma
- Cevap Anahtarı Şimdiki zamanın hikayesi, Duyulan geçmiş zaman, Uzak geçmiş zaman, Sürmekte olan şimdiki zaman, Sürmekte olan geçmiş zaman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51873b2e-077f-4387-9136-f3b9d6067385.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça&apos;da Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları - İleri Seviye</image:title>
            <image:caption>Farsçada Mastar Kökleri Fiil Oluşturma Yolları Alıştırma
- Cevap Anahtarı İstek kipinin Şimdiki Zamanı, 
-abilmek / -ebilmek, İstemek, 
Ettirgen Fiiller, Malı / Meli Geçmişte</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f33ca0d-eaa7-4fc3-a21a-abae7dd46873.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum 5.0&apos;a Doğru</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Toplum 5.0 aşamasına dair önemli bilgiler içermektedir. Böyle bir gelecek için hangi alanlarda nasıl düzenlemeler gerektiği, insanlığın yeni aşamasına hazır olabilmesi için nelerin yapıldığı ve yapılması gerektiği ile bu döneme ulaşıldığında ortaya çıkabilecek sonuçlara dair kanıtlara dayalı bilgileri barındırmaktadır. Ayrıca Türkçe dilinde CPSS Cyber-Fiziksel-Sosyal Sistem gibi teknolojik altyapı ve Toplum 5.0a ulaştıracak bir yöntem olarak ACP Artifical Society-Compitational Experiment-Paraller Execution ile ilgili ilk çalışma olma özelliği de taşımaktadır. Bu yöntem, sosyal bilimlere laboratuvar ortamı imkânlarında deney ve gözlem imkanı da sunmaktadır. Dolayısıyla bu kitap akıllı toplumlarla ilgili fikir edinmek ve bu aşamaya ulaşmak için başlatılan çalışmaların faydalanabileceği değerli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2353ed0e-ce45-431d-baf5-e9110f9dd511.jpg</image:loc>
            <image:title>Borçlar Hukuku Adli ve İdari Hakimlik Sınavı Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Adli ve idari hâkimlik sınavına yönelik olarak hazırlanan bu kitap özgün hazırlanmış 454 sorudan oluşmaktadır. Borçlar Genel Hukukundan 327 adet ve Borçlar Özel Hukukundan 127 adet soru bulunmaktadır. Soruların tamamı açıklamalı, çözümlü ve konularına göre ayrılmış olup alt konu başlıklarını da içermektedir. Aynı zamanda ÖSYM formatına (doğrudan kanun metninden soru, çoktan seçmeli klasik soru ve pratik çalışma sorusu) ve Borçlar Kanundaki sıralanışına da uygundur. Soru çıkma ihtimali olan bütün konulara değinilmeye çalışılmıştır. Buradaki soruları özenle inceleyip birkaç kez çözdüğünüz takdirde adli ve idari hâkimlik sınavında Borçlar Hukukundan soru kaçırmayacağınıza inanıyoruz. Umarız ki bu zorlu sürecin sonunda emeklerinizin karşılığını alırsınız. Gireceğiniz sınavlarda başarılar diler, bu kitabın başarınıza katkı sağlamasını temenni ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07bc4686-ccc6-4238-af15-9266c4758db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebu Hanife’den Matüridi’ye Hanefi İtikadının Gelişim Süreci</image:title>
            <image:caption>İmam Ebu Hanife derin ilmi muvazeneleriyle İslam ümmetini en fazla etkileyen âlimlerden birisidir. İslam Mezheplerinin daha yeni teşekküle başladığı h. 1. yüzyılda Ehl-i sünnet itikadını savunmuştur. O “akait ilminin kelama dönüşme sürecinin başı” diyebileceğimiz bu dönemde akaide dair bazı eserler te’lif ederek Sünnî itikadının şekil bulmasında çok önemli adımlar atmıştır. Fakat onun eserleri, bütün ilk dönem eserlerinde olduğu gibi, konulara göre tasnif edilmemiş ve kısa risaleler şeklinde olmuştur. Genelde o dönemde tartışılan tevhit, iman tarifi ve mürtekib-i kebirenin durumu gibi konulara daha fazla yer vermiştir. Dolayısıyla daha sonra sistemleşen kelam sistemi metoduyla telif edilmiş eserlerden de farklı olmuşlardır. Ancak ondan yaklaşık 2 asır sonra Maveraunnehir bölgesinde faaliyet gösteren İmam Matüridî onun itikadî görüşlerini sistematik bir kelam ekolüne çevirmiştir. İşte elinizdeki bu eserde İmam Ebu Hanife’nin itikadî görüşlerinin Matüridî’ye kadar uzanan süreci ve Matüridî’nin düşünceleriyle sitemli bir kelam ekolüne nasıl dönüştüğü ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/715343a7-5b32-4102-9019-2142daefd391.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkisel Bağlamda Gastronomi ve Diğer Disiplinler</image:title>
            <image:caption>Gastronomi, son yılların en popüler disiplinlerinden birisidir. Disiplinler arası oluşu nedeniyle çok farklı disiplinlerden araştırmacılar kendi penceresinden gastronomiye ilgi göstermiştir. Ancak mevcut literatür değerlendirildiğinde gastronominin diğer disiplinlerle ilişkisi genel kabul görmekle beraber, bu ilişkinin derinlemesine değerlendirilmediği gözükmektedir. İşte bu noktada elinizde yer alan kitabın değeri ortaya çıkmaktadır. Bu kitap gastronomi ve en yakın düzeyde ilişkisinin bulunduğu disiplinlerle etkileşimine derinlemesine ve bütüncül bir şekilde yaklaşmayı amaçlayarak hazırlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde kitabın, gastronomi disiplinine ilgi duyanlara, gastronomi profesyonellerine, her geçen gün sayıları artan gastronomi akademisyenlerine ve en önemlisi gastronomi eğitimi alan idealist öğrencilere değerli bilgiler sağlayacağı başta editör olmak üzere tüm yazarların ortak temennisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afa87df-3790-4a87-829c-acf2b671c238.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm</image:title>
            <image:caption>Anarşizm, “efendisiz” ve “otoritesiz” bir yaşamı savunmaktadır. Bu yüzden bütün otorite biçimlerini ve özellikle de devletin varlığını reddetmektedir. Ancak devletin yerine getirdiği birçok işlemi kimin yapacağı ve sorumluluğu kimin yükleneceği sorusu gündeme gelmektedir. Bu soruya anarşist düşüncenin verdiği cevap “gönüllü toplum”dur. Gönüllü toplum siyasal bir hiyerarşiye yer vermemektedir. Haliyle anarşizmin ileri sürdüğü gönüllü toplumun devletten daha baskıcı, despot ve zorba olmayacağının bir garantisi yoktur. Nitekim anarşizmin bir fraksiyonu olan toplumcu anarşizm, özgürlüğün en temel göstergelerinden biri olan özel mülkiyeti kabul etmeyerek kolektif yaşam pratiğine yaklaşmaktadır. Kolektif bir yaşam pratiği ise özgürlüğün tüm boyutlarıyla reddini gerekli görmektedir. Anarşizm, bireyin özgürlüğünü devletin yokluğuna bağlayarak açıklama teşebbüsünde bulunmaktadır. Bu sebeple kendini kısır bir çerçeveye hapsederek katı tutumunu muhafaza etmekte ve yenilik boyutundan uzaklaşmaktadır. Dolayısıyla anarşizmin sosyolojik bir kabul görmesi için bu katı halinden sıyrılarak esnek yorumlara kapı aralaması gerekir. Ancak böylesi bir yorumla güncelin konusu olmaya hak kazanabilir. Aksi takdirde geçmişte ortaya çıkmış fakat günümüzde etkisini yitirmiş bir fikir olmaktan öteye geçemeyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d95228b-0dd9-4414-bde6-85015aedb9c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Koruma Sorumluluğu’nun Arap Ülkelerinde Uygulanması</image:title>
            <image:caption>İnsani müdahale, uluslararası hukuk sisteminde devletin egemenliğini koruma hakkı, iç işlerine müdahale edilmemesi ve uluslararası toplumun insan hakları ihlallerini durdurmak için müdahale hakkı konusunda uzlaşma sağlanamamıştır. Büyük devletlerin karşıt devletlerdeki insan hakları ihlallerini kendi siyasi çıkarları için kullanmaya çalışıp çalışmayacağı konusunda ise çok sayıda soru ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla insani gerekçelerle müdahalenin devlet egemenliğine zarar vermeden hukuki ve meşru bir zeminini hazırlamak gerekmiştir. Bu da ulusal egemenlik ile çakışması sorunsalı dikkate alınarak kolektif koruma sorumluluğunun etkinleştirilmesine yol açmıştır. Bu amaçla Uluslararası Müdahale ve Devlet Egemenliği Komisyonunu (ICISS) Raporu yayımlanmıştır. ICISS raporu, egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkesi de dahil olmak üzere Vestfalya Antlaşması (1648) ile pekiştirilen uluslararası sistemin, bazı temellerini yeniden değerlendirmiştir. Rapora göre, devletlerin egemenlik hakkı ile uluslararası toplumun müdahale sorumluluğu arasındaki temel çelişkiyi çözmenin alternatif bir yaklaşımı olarak koruma sorumluluğu adı verilen yeni bir kavram formüle edilmiştir. Soykırım, savaş suçları, etnik temizlik ve insanlığa karşı suçlar koruma sorumluluğuna dahil edilmiştir. Uluslararası ilişkilerin gelişimi ve insan haklarına saygıya ilişkin uluslararası hukuk kuralları şeklinde yansıyan insan onuruna saygı zarureti hususunda farkındalık ortaya çıkmıştır. Devlet ile vatandaşları arasında bir sızma meydana getirmiş ve devletin halkı ile kurulu siyasal rejim arasındaki ayrım uluslararası düzeyde daha açık hale gelmiştir. Artık hükümet, halkı uluslararası düzeyde temsil ettiğini, meşruiyetini milletin iradesinden aldığını iddia etmiş ve bireylerin haklarına uluslararası düzeyde saygı gösterilmesini istemiştir. Bir yandan hükümet, uluslararası düzeyde halkın tek temsilcisi, çıkarlarının koruyucusu ve haklarının savunucusu sayılırken diğer taraftan da bu halkın haklarına saygı ve koruma konusunda uluslararası taraflara güvence vermekte ve uluslararası makamlar önünde sorgulanmaktadır. İnsan haklarına yönelik tekrarlanan ihlaller karşısında, uluslararası toplumun ne ölçüde sorumlu olduğu hukuki bir ihtilaf ortaya çıkarmıştır. İnsan hakları ve açık ihlaller meselesi ile bu farklı rejimlerin uygulamalarının uluslararası toplum açısından göz ardı edilebilir değildir. Bu ihlalleri durdurmak amacıyla müdahale etmek üzere uluslararası toplumun harekete geçmesi gerekmektedir. Ancak burada ortaya çıkan ve çözülmesi gereken en bariz sorun şudur: İnsanların acılarına son vermekten kim sorumludur? Yani insani korumayı uygulama otoritesine kim sahiptir? İnsani gerekçelerle müdahale konusu ve koruma sorumluluğu, uluslararası ilişkilerin ve uluslararası hukukun kritik konuları olarak öne çıkmaktadır. Nitekim kavram, özellikle de Arap Dünyası’nı sarsan değişim dalgası karşısında uluslararası kamuoyunun temel kaygılarından birini ifade etmektedir. Ayrıca son zamanlarda insani gerekçelerle müdahale ve koruma sorumluluğu çerçevesinde müdahaleler artmıştır. Bu da hukuki dayanakları, koruma sorumluluğu ilkeleri ve gerekli kriterlere ne ölçüde uyulduğu konusunda inceleme ve değerlendirme zaruretini doğurmuştur. Tunus ve Mısır’ın yanı sıra Arap Baharı’ndan etkilenen Libya, Suriye ve özellikle Yemen ve Bahreyn’de durum daha değişken ve daha kanlı bir hal almıştır. Arap bölgesinin jeopolitik konumu itibarıyla özel bir niteliğe haiz olması nedeniyle insanlığı savunmak için müdahale düşüncesini bir kez daha gündeme getirmiştir. Burada koruma sorumluluğunun uygulanması ile ilgili bazı soru işaretleri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae8108ce-fda0-4388-a877-299baa4121b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Sürecinde Osmanlı Devleti&apos;nin hukuk Değişimi Namık Kemal&apos;in Hukuk Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Tanzimat Dönemi, Osmanlı Devleti’nin klasik devrinden itibaren sürdürdüğü devlet ve hukuk yapısının köklü değişiklere uğramasının başlangıcı olarak kabul edilebilir. Türk sosyal bilimler literatürü, modernleşme ile birlikte ülkenin karşı karşıya kaldığı sorunları çözümlemek için bu dönemde meydana gelen değişimleri inceleme gereği duymuştur. Tarih, iktisat, sosyoloji, edebiyat, sanat tarihi alanlarının büyük isimleri, toplum ve devlete dair değişimleri Tanzimat dönemini dikkate alarak çözümlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulmasının akabinde hukuk alanında büyük resepsiyonlar yapmıştır. Ancak, hukukta değişim, Cumhuriyet idaresinden çok önce, Tanzimat dönemi ile başlamaktadır. O halde, Türkiye’nin hukuka dair sorunları, Tanzimat döneminde yapılan tartışmalardan başlanarak anlaşılabilir. Düşünce tarihi bir mücadele sahası olmaktan ziyade bugünü anlamlandırmada yapacağı katkı nispetiyle değerlidir. Adalet, idare, mahkemelerin yargılama ve çalışma usulleri, anayasacılık, hukuk – ahlak etkileşimi, kanun iktibası gibi bugün de etrafında geniş tartışmalar süren meseleler, Tanzimat’tan itibaren Türk fikir hayatının merkezinde yer almaktadır. Çalışmamızda büyük değişim sürecinin bir bölümü,  Türk tarihinin büyük mütefekkiri, vatan şairi, roman yazarı, muharrir, devlet ve sanat adamı Namık Kemal’in hukuka dair düşünceleri çerçevesinde incelenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81692307-9bcb-415a-9681-dd67e918e7fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Bireyin Onarım Hakkı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta bireyin uluslararası hukukta onarım hakkı ve
kapsamı incelenmektedir. Birey uğradığı zararı ulusal hukuk yoluyla giderebilmektedir.
Ancak zararın giderilmesi her zaman bu yolla mümkün değildir. Böylece birey ulusal
hukukta zararını gideremediği takdirde uluslararası hukuk yoluyla zararının
giderilmesi gündeme gelecektir.  

 Çalışmada bireyin onarım hakkı uluslararası sözleşmeler ve
farklı düzenlemelerle birlikte mahkemeler, komiteler ve komisyon kararları
ışığında ele alınmaktadır. Bu bağlamda uluslararası hukukta zarar giderimi
insan hakları ve insancıl hukuk olmak üzere iki farklı şekilde değerlendirilmektedir.
İnsan hakları sisteminde, bölgesel ve evrensel düzenlemeler çerçevesinde
bireyin onarım hakkına değinilmektedir. İnsancıl hukuk açısından ise 1907 IV
No.lu Lahey Sözleşmesi ile 1977 Ek Protokol I, Ulusal Hukuk, Talep
Komisyonları, Uluslararası Ceza Mahkemeleri ile BM Uluslararası İnsan Hakları
Hukukunun Ağır İhlalleri ve Uluslararası İnsancıl Hukukun Ciddi İhlalleri
Mağdurlarının Çözüm ve Onarım Hakkına Dair Temel İlkeler ve Esaslar kapsamında değerlendirme
yapılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0415daad-981c-4f0b-84b6-49521939af50.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve Ortadoğu</image:title>
            <image:caption>Devletleri, ülkeleri, toplumları ve hukuka dayanan kamu düzenlerini inceleyen bir bilim dalı olarak kamu hukuku alanında çalışan bir bilimadamının uzmanlık yaklaşımları doğrultusunda hazırlanan bu kitap, içinde bulunduğumuz dönemin ana sorunu olan hegemonya kavga ve çekişmelerinin perde arkasında yatan siyasal manevra ve komploların açıklığa kavuşturulması açısından yararlı bir açılım getirmekte, bir ülke olarak Türkiye ile bir bölge olarak Ortadoğu’nun aynı bölgede bulunmaktan ileri gelen konumları, içinden çıkılamayacak derecede karışık bir durum yaratırken, merkezi alanda ortaya çıkan kördüğümün çözülmesi için, bu kitapta olduğu gibi yeni bakış açılarının ve egemen güçler tarafından engellenen farklı yönlerdeki aykırı görüşlerin sağlıklı bir biçimde bölge halklarına anlatılması gerekmektedir.Türkiye ve Ortadoğu ismini taşıyan bu kitap, halk kitlelerinden saklanmak istenen gerçek durumları dile getirerek, dünyanın ortasında hazırlanan cihan savaşı senaryolarının önlenmesi için evrensel barışa gidebilecek bir bölge barışının tesisi hedefi doğrultusunda hazırlanmıştır. Bu aşamada Türkiye varlığını koruyabilmek için “yurtta” ve “dünyada” barış ilkesinin yanına kesinlikle “bölgede” ibaresini de eklemek zorundadır. Ancak o zaman Türkiye ve Ortadoğu için yeni bir gelecek sağlanabilecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalabilmesi için Türk halkı Ortadoğu halkları ile yakınlaşarak ve bir dayanışma düzeni oluşturarak her türlü terör ve savaş senaryolarına karşı çıkmak zorundadır. Gelinen noktada barış sağlanırsa yeni bir düzen kurulabilir, terör ve savaş devam ederse şu an var olan devletler dünya sahnesinden silinecek ve haritalar savaş sonrasındaki güç dengelerine göre yeniden çizilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da2ba6a-7d9d-4eab-93a3-7cf17a84f356.jpg</image:loc>
            <image:title>Müsned</image:title>
            <image:caption>İslam’da Kur’an-Kerîm’den sonra ikinci temel kaynak Hz. Peygamberin (as) hadisleridir. Hz. Peygamber’in (as) sözlerini ihtiva eden Müsned türü yeni bir kaynak daha ilk defa Türkçe’ye tercüme edildi. Rebi’ b. Habîb’in el-Camiu’s-Sahîh adıyla bilinen Müsned’i, hicri ikinci asırdan günümüze ulaşan en nadide kaynaklardan birisi olarak kabul edilmektedir. Rebi’ b. Habîb tarafından tedvin edilen Müsned adlı hadis mecmuası, bazı özellikleri ile dikkat çekmektedir: Hadislerin isnat zinciri sülasidir (üç ravilidir). Hadislerin isnadında kopukluk olmadığından isnadı altın zincire benzetilmiştir. Hadislerin ravileri güvenilir, hıfz, zabt, emanet, ve doğruluk bakımından en güçlü kimselerdir. Ayrıca eserde yer alan hadisler sahih isnatlı hadisler olarak değerlendirilmektedir.Müsned’in Türkçe’ye tercüme edilmesini önemli bir kazanım olarak değerlendiren uzmanlar, eserin, akademik çalışmalara zenginlik katması yanında okuyuculara da Hz. Peygamber’in (as) güzel sözlerini başka bir kaynaktan okuma imkânı sunacağını ileri sürmektedirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3484457-84e1-4e9f-8936-e21efc212cee.jpg</image:loc>
            <image:title>Resail Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Resâil tabiunun büyük alimlerinden İmam Câbir b. Zeyd tarafından yazılan on sekiz mektuptan oluşmaktadır. İmam Câbir b. Zeyd, hicri 22 yılında Umman’da doğmuş 93 yılında Basra’da vefat etmiştir. Tabiınun büyük âlimlerinden olup Hasan Basri’nin çağdaşıdır. Bedir ehlinden yetmiş sahabe ile görüşmüştür. İbn Abbas ve İbn. Ömer başta olmak üzere çok sayıda sahabeden ders almıştır. Hazreti Ayşe (r.anha) annemizle görüşmüş Cemel savaşında Hazreti Ali’ye karşı savaştığı için hata yaptığını söylemiştir. Bu nedenle Hz Aişe’yi tövbeye davet etmiştir. Resâil İmam Cabir’e ait on sekiz mektuptan oluşmaktadır. İmam Cabir b. Zeyd, İdareyi kılıç zoru ile ele geçirdikleri için Emeviler’in imametini meşru görmemiştir. Ancak müslümanların birbirlerine kılıç çekmelerini hiçbir zaman uygun görmemiştir. Muhalif tavrı nedeniyle kendisi ve taraftarları sürgünlere gönderilmiş baskılara maruz kalmışlardır. Kitapta yer alan mektuplar onun taraftarları ile yaptığı bazı gizli yazışmaları ihtiva etmektedir. İbâzî fıkhını ve zihniyetini anlama bakımından bu mektuplar ve mektuplarda yer alan İmam Câbir’in görüşleri son derece önemli bilgileri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0682d9-2ed0-4c3d-94a7-dbadf1c5a698.jpg</image:loc>
            <image:title>İbaza Tarihi</image:title>
            <image:caption>Seçilmiş Mücevherler anlamına gelen bu eserin orijinal ismi el-Cevâhiru’ll-Münteka’dır. Cevâhir, hicri V. Asır İbâzi alimlerinden Berradî’ye aittir. Berradi, İslam tarihinin erken döneminde meydana gelen hadiseler hakkında İbâzi görüşleri oldukça berrak bir şekilde aktarmaktadır. Fırkaların görüşlerini kendi kaynaklarından öğrenmek hakikate ulaşmak açısından oldukça önemlidir. İslam fırkaları arasında yersiz düşmanlıkların bir nedeni de fırkaların birbirlerini kendi kaynaklarından tanımak yerine düşmanları tarafından yazılan kaynaklardan tanımış olmalarıdır. Fırka mensupları tarafından yazılan kaynakların tarafgir olması nasıl mümkünse muhalifler tarafından verilen bilgilerin de her zaman doğru olmayacağı bir gerçektir. Bu durumda gerçeğin peşinde olan okuyuculara ve araştırmacılara düşen sorumluluk mukayeseli okumalar yapmaktır. Okuyucu İbâzilik hakkında verilen bilgileri ilk defa bu eserle test etme imkanı bulacaktır. Özellikle İbâzilerin dört halife hakkındaki görüşleri, sahabeye bakışları ve iç savaşlardaki konumlarını birinci el kaynaktan okuyacaktır. Berrâdi, Hz. Peygamber (as) dönemini muhtasar bir şekilde özetledikten sonra dört halife dönemi ve o süreçte meydana gelen dahili çatışmalara değinmekte sonrasında İbâzîler’in bu olaylardaki yerini ortaya koymaktadır. Akabinde biyografik bir seçki ile eserini tamamlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80eec54d-601c-40e5-8edb-43108abc9517.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Fıkhi (Kitabu&apos;l-Vad&apos;Muhtasar Fi&apos;l-Usül Ve&apos;l-Fıkıh)</image:title>
            <image:caption>Cenâvünî’nin hemen bütün eserlerinde görülen, döneminin insanının ihtiyaçlarını karşılama gayesine yönelik bir ihtisar ve îcâz özelliği bu eserinde de söz konusudur. Esasen, eserin ilk kısmının akaide ilişkin olmasının yanı sıra, her bölümün başına terğib ve terhib hadisleri koyması, eserin bir fetva kitabı olmanın ötesinde evleviyetli olarak iyi kurgulanmış, itikat, ibadet ve –kısmen de olsa- ahlâkı ihtiva eden bir ilmihâl hüviyetinde olduğunun göstergesidir. Daha önce başlangıç seviyesinde “el kitapları” ortaya koyma amacıyla telifine başlanan, ancak sonuçta hacimli ve teknik eserlere dönüşen mecmuaların hedefini bu anlamda Cenâvünî’nin gerçekleştirdiği söylenebilecektir. Cenâvünî’nin Kitâbü’l-Vaz‘’ı, söz konusu eserler gibi sadece fıkhî meselelere hasredilmeyip, önemli ve etkili bir itikat bölümü ihtiva etmesiyle yine onlardan ayrışır. Bir diğer mümeyyiz vasfı da mezkûr eserler farklı âlimlerin kolektif bir ürünü iken, Kitâbü’l-Vaz‘’ın tek müellifin elinden çıkmış olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bcf676c-399b-4972-a9b3-e6be3b657a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Mezhebinde İletişimsel Düşünce</image:title>
            <image:caption>Mezhebin kurucusu Cabir b. Zeyd’in karakteri, İbâzî mezhebi ile diğer sünnî mezhepler (Hanefî, Malikî, Şafiî, Hanbelî) arasında bir bağlantı ve benzerlik noktasını temsil etti. Bunun iki önemli nedeni vardır. Bunlardan birincisi şudur: İbâzî mezhebi, Kur&apos;ân ile Sünnet esaslarına ve hoşgörüye dayalı olarak kurulmuştur. Öte yandan usûl (temel ve küllî meseleler) ve furû’ (temelin uzantısı/dalı olan cüzî meseleler) gibi meselelerin çoğunda diğer ehl-i sünnet mezhepleriyle uyum halindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff9f581f-d207-41bc-ae3f-834ce5dade13.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kaynaklarından İbaziyye</image:title>
            <image:caption>İbâziyye İslam tarihinin erken döneminde cereyan eden siyasi olaylarda önemli rol üstlenmesine rağmen gerek ülkemizde gerekse diğer İslam ülkelerinde gerekli akademik ilgiye mazhar olamamıştır. Ülkemizde yapılan İbâzilik çalışmalarına bakıldığında onun klasik mezhepler tarihi kaynaklarında olduğu gibi Havâric’in bir alt fırkası bağlamında ele alındığı görülecektir. Temelde Haricîliği merkeze alan bu çalışmalarda İbazilik küçük bir ayrıntı olarak ele alındığından fırkanın özgün dini-siyasi görüşleri ve İslam tarihinde oynağı tarihi rol yeterince açıklığa kavuşturulamamıştır. İbazilik adına söylenebilecek bir diğer olumsuz yaklaşım da fırkanın kendi kaynakları yerine daha çok muhalif kaynaklar üzerinden anlatılmasıdır. Muhalif kaynakların İbâziyye fırkasını Havâric ile özdeş kılan yaklaşımlarının fırka hakkında son derece olumsuz düşüncelerin gelişmesine neden olduğu söylenebilir. Bu çalışma İbazi kaynaklar temel alınarak hazırlanmıştır. Okuyucu İbâziliği kendi özgün kaynaklarında okuma imkanı bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65bc8ccc-0b90-4411-880b-23bae4a68697.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazilik Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Mezhepler, en öz anlamda “din anlayışındaki farklılıkların kurumsallaşması sonucu ortaya çıkan beşeri yapılar” olarak tarif edildiğinde mezheplerin din ile özdeş yapılar olmadığı, beşerî olduğu, oluşumunu tamamladığı süreçle ve sosyal yapı ile yoğun bir etkileşim içerisinde olduğu anlaşılacaktır. İslam tarihi tetkik edildiğinde mezhepleri, herhangi bir dinin anlaşılma biçimleri olarak ele almak yerine onu din ile özdeş kılan yaklaşımların ilgili din mensupları arasındaki sosyal barışı bozmaktan ve aynı din çatısı altında birleşen insanlar arasında tefrika ve tenafür oluşturmaktan öte başka bir etki yapmadıklarını söyleyebiliriz. Mezhep, insanlık tarihinin bir gerçeğidir ve sadece İslam dinine has bir olgu değildir. Gerek ilahî gerekse beşerî her düşüncenin, ikinci ve üçüncü şahıslara ulaştığı andan itibaren yeni bir yoruma ve yeni bir tanımlamaya maruz kalması kaçınılmazdır. Din ile ilgili yapılan ve benimsenen yeni yorumlar aynı zamanda o dinin ulaştığı topluluk içerisinde tutunmasına vesile olur. İbâzilik İslam düşünce tarihinde kurumsallaşan ilk fırkalardan birisidir. Ancak Ülkemizde İbâzilik hakkında yapılan araştırmalar henüz istenilen seviyeye gelmemiştir. Özellikle İbâziyye’nin Kuzey Afrika boyutuyla ilgili yeni araştırmalara ihtiyaç vardır. Çevirisini yaptığımız Dr. Halîfe en Nâmî tarafından hazırlanan İbâzilik ile ilgili doktora tezinin bu alana ciddi katkılar yapacağı kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a0c506-3a15-4e99-8a9b-c8cc71e5b705.jpg</image:loc>
            <image:title>İstibdat - Ötekileştirilenlerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>İslam aklı olan varlıkları muhatap alır, iradelerine saygı duyar ve onlara seçme hürriyeti tanır. Yine dinimiz İslam’a göre, en üst değer dindir. Öyle olmakla birlikte Allah en üst değer olan dini tercih konusunda insanları özgür bırakarak onların iradelerine zincir vurmamıştır. Bu bağlamda insan hür iradesi ile inanır ya da inanmaz. En üst değer olan dini tercih konusunda özgür bırakılan insanın, dünyevî siyasi tercihlerinde baskıya maruz kalması ve seçme hürriyetinin elinden alınmasını dini bir temele dayandırılmamaz. Nübüvvet sonrası sahabe, ilk siyasi deneyiminde halkın iradesini dikkate almıştır. Özellikle ilk dört halife kendi dönemlerinin imkanları içerisinde siyasi sorumluluk yüklenmek için halkın onayını şart koşmuşlardır. Bununla da yetinmeyip halife olmaları sebebiyle hatasız, kusursuz insanlar olduklarını asla iddia etmemişler, hataya açık varlıklar olduklarını izhar ederek yönetimde halktan yardım istemişlerdir. Hz. Ebu Bekir halkın onayını aldıktan sonra teşekkür konuşması yapmak için kürsüye çıktığında hata yaparsam beni uyarın ve bana nasihat edin diyerek halktan yardım talep etmiştir. Ancak daha sonra ümmetin liderliğini kılıçla ele geçirenler halktan onay almak bir yana “Allah’tan kork” diyenlerin bile kafalarının omuzlarda kalmasına izin vermemişlerdir. Ümmetin hayatında görülen bu geriye gidişe karşı çakanlar, akla hayale gelmeyen baskılara maruz kalmışlardır. Yazar, ötekileştirilen bir topluluğun hazin hikayesini anlatırken; onların penceresinden alternatif bir tarih algısını da ortaya koymaktadır. Okuyucu bu eseri bitirdiğinde, adım adım ümmetin siyasi bilincinin nasıl yok edildiğini müşahede etmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e56ce7-23ae-4135-9bb8-7f5df5921a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Durmuş Hocaoğlu ve Modernleşme</image:title>
            <image:caption>Durmuş
Hocaoğlu mühendis bakış açısına ve felsefî birikime sahip çok yönlü bir aydındır.
İki asırdan beri Türk düşünce hayatında güncelliğini koruyan, bütün sorunların
gelip düğümlendiği modernleşmeye dair ayrıntılı tespit ve teklifleri vardır. Hocaoğlu
modernleşmenin tarihsel seyrini ve bu alandaki zengin düşünsel birikimi
değerlendirerek sistemli bir yöntem sunar. Batılılaşma, laiklik, dünyevileşme
gibi kavramlara getirdiği açıklamalarda yönteminin çarpıcı özgünlüğünü de net
bir şekilde görmek mümkün. 

Bu
kitapta Durmuş Hocaoğlu’nun modernleşmeye dair görüşleri yorumlanıyor.
Modernleşmenin Batı’daki anlamı nedir? Türkiye’de nasıl bir biçim almıştır?
Türkiye için hedeflerimiz ne yönde olmalıdır? Hocaoğlu tüm bu sorulara cevap
ararken felsefeyle aramızdaki mesafeyi de sorgulatıyor. Zihin açıcı ve yol
gösterici fikirleriyle modernleşmenin çetrefilli doğasına ışık tutan Durmuş
Hocaoğlu, geçmişin muhasebesini yapıp geleceği inşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d222b130-921c-4a7b-be24-7a160142103f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasal Demokrasilerde Görev Süresi Sınırlaması</image:title>
            <image:caption>Bu kitap içerisinde kamusal makamlarda seçilmişlerin ve atanmışların ne kadar süre ile görevde kalmaları ve tekrar seçilebilme / atanabilme hakkına sahip olup olmamaları konusu incelenmektedir. En başta devlet ya da hükümet başkanlarının ne kadar süre ile ve kaç dönem görev yapabilecekleri hususu önem taşır. Bu konu literatürde yaygın olarak “dönem sınırlaması” olarak bilinir. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında görev süresi sınırlaması siyasi parti başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, yüksek mahkemelerin başkan ve üyelerinin vs. görev sürelerinin anayasal kurallar ile düzenlenmesini kapsar. Günümüzde görev süresinin sınırlandırılması uygulaması demokrasinin temel unsurlarından biri olan “sınırlı devlet&quot; anlayışının gereği olarak giderek artan bir şekilde kabul görmekte, sivil toplum ve kamuoyu desteği artmakta ve dünya genelinde yaygınlaşmaktadır. Özellikle 1990’lı yılların başlarından itibaren dünyada demokratikleşme trendinde geriye doğru bir eğilim olması bu talebi artırmıştır. Dünyada siyasi rejimler haritasında renkler değişmiştir. Liberal demokrasilerin anayasal hukuk devleti ilkelerinden (kuvvetler ayrılığı, bağımsızlık, şeffaflık, hesap verme sorumluluğu vs.) uzaklaşması neticesinde dünyanın bir çok bölgesinde seçime dayalı patolojik demokrasi eğilimleri hız kazanmıştır. Demokrasilerin ilk aşamada “anokrasi”ye (ılımlı otokrasi) ve daha sonra da seçime dayalı katı bir otoriterleşme (otokratik demokrasi) sürecine doğru evrilmesi görev süresi sınırlamasını demokrasinin ana gündem maddelerinden biri haline getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0784174a-f9b1-4fa7-8318-39864ce7c379.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Doğa Bilimleri</image:title>
            <image:caption>İktisadın yakın komşusu olan sosyal ve beşeri bilimler (siyaset bilimi, hukuk, sosyoloji, psikoloji vs.) ile yakın iletişim ve etkileşimi çok verimli birçok yeni araştırma programının doğmasına fırsat vermiştir. Hukuk ve iktisat, kurumsal iktisat, kamu tercihi, anayasal iktisat, davranışsal iktisat bunlar arasında sayılabilir. Ancak iktisat öylesine emperyal bir bilim dalıdır ki, sosyal bilimlerin tüm alanlarına yayılmakla kalmamış, genişlemeci eğilimini doğa bilimlerinin birçok alanına kadar sürdürmüştür. İktisadın öncü isimlerinin bir kısmı bundan memnun, diğer bir kısmı ise bu iktisat emperyalizminden hoşnut değildir. Alfred Marshall iktisatçının Mekke’si biyolojidir derken, diğer tarafta aşırı matematiksel formalizme karşı çıkarak “matematiği yak-at” der. İktisatta formalizm akımının en güçlü savunucularının başında gelen Paul Samuelson ise Marshall’ın aksine matematiksel iktisadı tahta çıkarırken biyoloji ve fizik gibi alanlara iktisatçıların dâhil olmasını eleştirir. Samuelson, “pür iktisat teorisi her açıdan matematiksel fiziğe benzeyen bir bilimdir” diyen Léon Walras’a karşı “fiziğin kavramları ile ekonominin kavramları arasında zoraki paralellikler kurmaya çalışan bir iktisatçı veya emekli bir mühendise sahip olmaktan daha acıklı bir şey yoktur” diyerek mekanik iktisatçıları alaya alır. Bazı ciddi itiraz ve tartışmalara rağmen bugün biyolojik iktisat, evrimsel iktisat, deneysel iktisat, mekanik iktisat, ekonofizik, biyofizik iktisadı, kompleksite iktisadı, kompütasyonel iktisat, termo-iktisat, moleküler genetik iktisadı, geno-iktisat, nöro-iktisat ve daha birçok araştırma alanı doğa bilimleri ile iktisadın karşılıklı ilişki ve etkileşiminden doğan yeni araştırma programları olarak gelişimlerini sürdürmektedirler.Acaba adeta matematiksel formalizmin esareti altında yaşayan iktisadın sosyal ve beşeri bilimlerin ötesine geçerek doğa bilimlerinin sınırlarına girmesi ne ölçüde doğrudur, ne yarar sağlar, neye hizmet eder?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1917f9f8-591e-4826-9b41-25714ef5f0a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Kuşak Tek Yol Projesi’nin Kazakistan ve Özbekistan Dış Politikasındaki Yeri</image:title>
            <image:caption>Tek Kuşak Tek Yol Projesi, Çin
tarafından tüm dünyaya tanıtılmış, yüzyılın en büyük ekonomik projesi olarak
kabul görmektedir. Proje ekonomik yönü kadar uluslararası dengeleri
değiştirecek, Rusya’nın Avrasya bölgesindeki hakim görülen gücünü yeniden
sorgulatacak ve Orta Asya devletlerinin ekonomik ve uluslararası ilişkiler
açısından yeni dönemlere girmeye başlamasına sebep olacak global bir proje
olarak karşımıza çıkmaktadır. Çin devlet başkanı Xi Jinping’in projeyi, Kazakistan’a
gerçekleştirmiş olduğu bir ziyaret esnasında dünyaya deklare etmiş olması,
Kazakistan’ın proje açısından ehemmiyeti yüksek bir ülke olarak değerlendirildiğini
göstermektedir. Çünkü Kazakistan, Orta Asya bölgesinde var olan en güçlü
devletlerden biri olmakla birlikte aynı zamanda Çin’in, Avrupa’ya bağlanmasında
stratejik güzergâhlar üzerinde yer alan bir devlettir. Özbekistan ise Orta Asya
bölgesinde zengin yer altı kaynaklarını ve Fergana Vadisi gibi stratejik bir
bölgeyi elinde bulunduran bölgenin bir diğer güçlü ülkesidir. Proje kapsamında
değerlendirildiğinde ise Özbekistan, Çin açısından hem gelişen sanayisi için
önemli bir enerji kaynağı olarak hem de ticaretini güvenli bir şekilde
sağlayabilmesi ve Avrupa’ya ulaştırabilmesi için stratejik açıdan önemli bir
ülke konumunda yer almaktadır. 

 Okuyucu bu eserde Tek Kuşak Tek Yol
Projesi’ni tüm yönleri ile birlikte neoliberalizm ve güç teorileri üzerinden bir
değerlendirmesini aynı zamanda Kazakistan ve Özbekistan’ın bağımsızlıklarından
günümüze kadar geçen süre zarfında küresel ve bölgesel güçlerle ilişkilerini
ayrıntıları ile bulacaktır. Daha sonra ise Orta Asya’nın iki yükselen devleti
Kazakistan ve Özbekistan’ın Avrasya bölgesinde hangi eksen üzerinden
ilerlediklerine dair geniş perspektiften bilgiler edinecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b6f449d-513a-4cf4-b5fe-167e457ff3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakimlik ve Tüm Kurum Sınavları İçin İdare Hukuku Konu Anlatımlı ve Çözümlü Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>İdare hukukuna ilişkin konuların tamamını tek bir kitapta toplamak almak elbette ki kolay değil. Söz konusu zorluğun farkında olarak mümkün olduğu kadar çok konuyu ayrıntıya girmeden ele almaya- çalıştık. Bununla birlikte konuların daha iyi anlaşılabilmesi için tablo ve şemalardan yararlanılmış, önemli kısımların altı çizilmiş ve koyulaştırılmıştır. Bazı özel yasaların özetleri de ilgili bölümlere eklenmiştir. Hâkimlik, kaymakamlık, KPSS, Bakanlıkların uzman ve müfettiş yardımcılığı, Sayıştay denetçi yardımcılığı ve diğer kurum sınavlarına yönelik olarak hazırlanan bu kitapta tamamı çözümlü 310 soru bulunmaktadır. Bölüm sonunda yer alan çözümlü sorular ile bilginin pekiştirilmesi ve konuların tekrarı amaçlanmıştır. Hemen hemen her konuda örnek soru bulunmaktadır. Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle değişen mevzuat yenilikleri ve en son güncel değişikliklerde kitapta yer almaktadır. Dikkatli ve özenli bir şekilde konuları inceleyip soruları çözdüğünüz takdirde kitabın sınavlarda yararı olacağına inanıyoruz. Sınavlarda başarılar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5532bec7-ef91-40af-9144-8c8cf8b4624c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karar Yanlılıkları Teorileri Kapsamında Lisans Öğrencilerinin Belirsizlik Altında Karar Verme Süreçleri</image:title>
            <image:caption>Anaakım iktisadın rasyonel
birey tanımlamasına göre bireyin, karşı karşıya kalmış olduğu tüm
alternatifleri ve bu alternatiflerin sonuçlarını bildiği, belirsizlik altında
karar verirken tüm olasılıkları hesapladığı, tam bilgiye sahip olduğu ve
böylece her zaman kendisi için en ideal kararı alabileceği iddia edilmektedir. Ancak
davranışsal iktisat, anaakımın bu varsayımlarının gerçek yaşamda karşılığının
olmadığını ve bireylerin karar verme süreçlerinde bilişsel yanlılıklarla
hareket ettiğini, birçok sistematik hataya düştüğünü ve çoğu zaman sezgisel
davrandığını ortaya koymaktadır. Çünkü bireyler esasında sınırlı zihinsel
kapasiteye, sınırlı zamana, sınırlı iradeye ve sınırlı yeteneklere sahip olan
varlıklardır. Ekonomik, çevresel, fiziksel, sosyal ve daha birçok alana etki
eden eğitimin ise bireyin hayatında oldukça uzun vadeli, karmaşık ve önemli bir
konu olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bireylerin eğitim kararlarının, karar
verme süreçlerinde karşılaştıkları belirsizliklerin, sahip oldukları yanlılıkların
incelenmesi ve kendisine fayda sağlamayan hiçbir seçeneği tercih etmeyen birey
eğitim kararında rasyonel midir? sorusu ayrıca önem kazanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84439424-9b9d-44a9-924a-429727e76b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihinde Salgınlar ve Afetler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, birkaç açıdan tarihçilerin alışkanlıklarını bozuyor. Bir tarih anlatısı bugüne ulaşabilmeli bugünü dönüştürebilmelidir. Fakat bu denli bir etki gücü, sosyo-politik saiklerle tarihin kötüye kullanıldığı örneklerin dışında fazla görülmez. Tarihin, pek çoklarının düşündüğünün ve inanmak istediğinin tersine, bugünü belirleyen değişkenlerden “yalnızca biri” olması, tarih metinlerinin sözü edilen durumunu açıklayabilir. Şu an elinizde tuttuğunuz eser, işte bu noktada farklılaşıyor. O, geçmişte belirlenmiş bir dönemdeki bir bilinmezden yola çıkmıyor. Şaşırtıcı bir cesaretle, bugünden yola çıkıyor. Üstelik bugünü hani neredeyse bütünüyle belirleyen yakıcı bir sorundan yola çıkıyor. Bugünü bütünüyle belirleyen bir değişkenin tarihsel boyutlarını, benzer değişkenlerin geçmişte gösterdikleri belirleyici gücün derecesini ve elbette insanoğlunun bu değişken karşısında sergilediği kudret ya da acziyetin nedenlerini, sonuçlarını ve boyutlarını araştırmak, önemli bir fark yaratıyor. Esasında yukarıda “bugünden yola çıkmak” olarak adlandırılan tutum, tam olarak budur.
Eserin bir diğer farkı, seçtiği “özne” ile ilgili. Geçmişte olup bitenlerin gerçek “öznesinin” kim ya da ne olduğu sorununa yaklaşım, zaman içinde değişiklik gösterir. Fakat tarihçiler birkaç yüzyıldır, geçmişte olup biten her şeyi insan aklına ve onun etki gücüne sığdırmaya çalışıyorlar. Bu yönelimde belli ölçüde haklılar, çünkü insan hem dünyayı ve hem kendini en fazla dönüştürebilen canlı türü. Bu dönüşümün öznesi de elbette yine insan.
Dolayısıyla geçmişe ilişkin anlatıların öznesinin insan olması oldukça normal. Ancak, bu muhakemede gözden kaçan husus, insanı belirleyen yegâne şeyin sadece “insan” olmadığı gerçeği. Bugün görüyoruz ki, virüsler bile, insanın gerçekliği üzerinde insanın kendisi kadar belirleyici olabiliyor. İnsan, kendi dışındaki bu zorlayıcıların etkisiyle kendini dönüştürmeye çalışıyor ise, dönüşümün öznesi, insan kadar o zorlayıcıdır da. Elinizdeki eser, bu zorlayıcıları “salgın” ve “afet” olarak iki kategoriye ayırıyor ve onları tastamam birer “özne” olarak kabul ediyor. Tarihi biraz da, insanın dışındaki “öznelerle”, esas “özne” olan insanın etkileşimi olarak görüyor.
Kısaca değinilen bu iki farklılığın, elinizde tuttuğunuz bu eser üzerinde çalışırken, bugüne, geçmişe, insan olarak kendinize ve sizi belirleyen diğer “öznelere” bakışınızı değiştireceğini umuyor ve iyi okumalar diliyorum.
Prof. Dr. Hüseyin KÖKSAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612107f2-767d-499c-9f6d-3929c6c4a6fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Zeyrek Armağanı</image:title>
            <image:caption>Bir toplumdaki millî aydınlar;
toplumunu, ülkesini ayakta tutan, aydınlatan, vatanına hizmet eden insanlardır.
İyi eğitim almış, gerçeklerin herkesçe bilinmesi için canla başla hareket eden
bu insanlar, halkın içinden çıkıp birikimlerini ve deneyimlerini halkın
aydınlanması için kullanırlar. Bugün ebediyete intikal etmiş olan bu aydın
kişilerin adları sayılamayacak kadar çoktur. Ancak bu insanların adlarını ve mücadelelerini
yaşatarak genç kuşaklara tanıtmak da şimdiki aydınların borcudur. 

En temel insan hakları
ihlallerine maruz kalan Ahıska Türklerinin yolunu aydınlatan, bu toplumun sesi
olan, vatana dönme konusunda öncülük yapan yakın zamanda ebediyete uğurladığımız
aydın kişilerden biri de Yunus Zeyrek’tir. Ahıska Davası’nın Türkiye kamuoyunca
bilinmesi ve kabul edilmesinde en büyük desteği veren bir yazar ve şair olan,
aynı zamanda edebiyat, tarih ve kültür konularında sadece Ahıska Türklerine
değil bütün Kafkasya ve Türkistan’daki Türk ve Müslüman halkların dertleriyle tasalanan,
onlar için hayatı boyunca kalem oynatan bu Türk aydınını gelecek kuşaklara bir armağanla
tanıtmanın yerinde bir karar olduğuna kalbimizle inandık. Bu eser de, Türk
tarihinde yerini alan Yunus Zeyrek’in gelecekte fikirlerinin ve emeklerinin tam
olarak anlaşılması için mütevazı bir katkı olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd574c7f-2e11-4255-a680-d921cb71f18e.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneyimsel Kalite Fiyat Adaleti ve Deneyimsel Değer Arasındaki İlişkilerin İncelenmesine Yönelik Bir Çalışma</image:title>
            <image:caption>Felsefe, psikoloji, tüketici
davranışları ve pazarlama gibi birçok alanda kullanılan deneyim kavramı, artan
rekabet ortamında göz önünde bulundurulması gereken bir konu haline gelmiştir.
Tüketiciler, ürünleri sadece fonksiyonel faydaları bakımından değil, duygusal
boyutlar açısından da değerlendirmektedir. Başka bir ifade ile, üründen
sağlanacak yarar, sadece ürünün kendisine değil, müşterinin satın alma öncesi
ve sonrasını kapsayan süreçte elde edeceği deneyimlerine de bağlıdır.  Tüketiciler tarafından yaşanılan
deneyimin bütüncül bir değerlendirmesini yansıtan deneyimsel kalite, ürün veya
hizmetlerin kullanılması sonucu ortaya çıkan deneyimsel değer algısının
şekillenmesinde önemli bir role sahiptir. Farklı kalite algıları farklı
değerlendirmelere yol açabilmekte ve yaşanılan deneyime verilen değeri
etkilemektedir.  Bu çalışmada, deneyimsel kalite ve deneyimsel değer
kavramlarını açıklanmakta, bu kavramlar arasındaki ilişki incelenmekte ve fiyat
adaleti kavramının aracılık etkisi ortaya koyulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58b0ca4c-cf28-417d-9c5c-5b00df6f6645.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Sorunlarına İlişkin Egemen Açıklama Biçimleri</image:title>
            <image:caption>Son yüzyılda çevre krizi küresel, dünyayı tehdit eden
ve çözümü zor bir hal almıştır. Bu krizin çözümünde, her ne kadar küresel iş
birliği çerçevesinde modeller oluşturulmaya çalışılsa da birtakım teknolojik
yenilikler veya artan nüfusu önlemeye yönelik uygulamalardan öteye
gidememektedir.  
Çevre, insanın da içinde olduğu canlı ve cansız varlıkların oluşturduğu tüm
unsurların etkileşim halinde bulundukları bir ortam olarak tanımlandığında, bu
ortamda tüm unsurlar bir denge içinde varlıklarını sürdürmesi gerekirken ne
oldu da çevre krizi ortaya çıktı? sorusunun cevabını
çoğu görüşlere göre Sanayi Devrimi ile başlayan ve doğanın ölçüsüz
kullanılmasıyla ortaya çıkan çevre sorunları ile sınırlandırılmaktadır. Küresel
çevre krizinin çözümü için geliştirilen uluslararası politikalarda iktisadi üretim tarzı ve toplumsal ilişkiler göz ardı
edilmektedir. Çoğunlukla oluşturulan bu çevre politikaları egemen iktisadi sistemin rasyonel çıkarları
doğrultusunda egemen olan anlatı çerçevesinde biçimlenmektedir. Ancak, çevre sorunlarının
çözümünde toplumsal, iktisadi, siyasal kökleri tarihsel arka planda ortaya
çıkmasına etken olan olaylar, faaliyetler ve/veya yöntemler gibi neden- sonuç
kapsamında incelenmesi daha çözümleyici olacaktır. Bu kitapta çevre sorunları
ve politikaları tarihsel bir yaklaşımla incelenmiş ve çevre
sorunlarının temelinde yatan sosyo- ekonomik nedenler toplumsal ilişkilerin
tarihsel değişimi dönemler ve ekonomi politik temelinde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4740162-6923-479a-bc3d-3bfad70e7048.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsel Süreç İçinde Çevresel Güvenlik Politikaları</image:title>
            <image:caption>Buzullar eriyor, birçok bölgede kuraklık yaşanıyor, tarım arazileri yok
oluyor, zaten kirlenen su, hava, toprak kirliliği sürekli artıyor, binlerce
varil petrol, plastikler denizleri ve hatta okyanusları kirletiyor, çatışma ve
gerginlik şiddetini artırıyor ve biyolojik ,kimyasal silahlar insan ve doğayı
öldürüyor, salgın hastalıklar milyonlarca can alıyor ve sürekli şekil değiştiriyor,
evlerini zorla terk etmek ve kendine bir yaşam alanı bulmaya çalışan insanlar
“mülteci” olarak aşağılanıp eziyet ediliyor, hayvanların habitatları yok
ediliyor vs….tüm bu yaşananlara tepkisiz kalamayan doğa kendini sınırları aşan
felaketleri ile gösteriyor. 

 Sanki bunların kaynağında yüzyıllardır doğayı sömüren birkaç ülkenin
mihmandarlığındaki iktisadi, siyasi faaliyetler yokmuş gibi, bu sorunları
kendilerine güvenlik tehdidi olarak görüp yine aynı faaliyetler ile aynı
sorunların artmasına neden olmaktadırlar. Çözüm olarak münferit uygulamalar
haricinde koruyucu ve uygulanamayan bir dizi uluslararası zirve ve programların
kararları dünyaya sunulmaktadır. Ancak bu sorunlar çok boyutlu iktisadi ve
sosyal dönüşüm ile çözülebilir ve bir güvenlik tehdidi olarak da güvenlik
politikaları kapsamında geçmiş ve gelecek, neden ve sonuç
bağlamında araştırılarak ve sürdürülebilir sosyal, siyasal, ekonomik hatta
psikolojik stratejiler ile bu tehditlerin güvenlikleştirilmesi sağlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e670fc-8cc1-44f2-9927-57f914e39338.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Ekonomisi ve Akademisyenlerin Mutluluk ve Yaşam Memnuniyetleri Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Mutluluk nedir? sorusu belki de düşünce tarihinin en eski sorularından biridir. Her insan için aslında hayatın temel gayesinin mutluluk olduğu kabul edilir. Bu da birçok bilim dalının ilgisini çekmiş, ilk zamanlardan günümüze kadar mutlu olmanın ve mutluluğu etkileyen faktörlerin neler olduğu hep tartışılagelmiştir. Yüzyıllardan beri açıklanmaya çalışılan mutluluk kavramı zaman içinde psikoloji başta olmak üzere sosyoloji ve toplum bilimleri gibi birçok alanda irdelenmiş ve zamanla “Mutluluk Ekonomisi” başlığı altında iktisat biliminin de tartışma alanları içerisinde yerini almıştır. Bu kapsamda, bu kitap konuya ilgi duyanlar için mutluluk ekonomisine ilişkin temel bilgileri akademisyenler üzerinden örnekleyerek ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae6263d6-8a6b-4d8d-b680-fd3c3d65eb01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahıska Bölgesindeki Gürcülerin Konuştuğu Türk Ağzı</image:title>
            <image:caption>Ahıska, Anadolu Türklüğünün Kafkasya’ya uzanan coğrafî ve demografik bir halkasıdır. Tarihi milattan öncesine dayanan Türklerin kadim bir yerleşim bölgesidir. Bu bölgede iletişim dili olarak kullanılan Türkçe, 1944 yılına kadar ortak dil olma gücünü korumaktaydı. Bu dil, Ahıska Türkleri bu bölgeden sürüldükten sonra da, onlarla bir arada yaşayan ve bu dili onlardan öğrenen Gürcülerin hafızalarında hala orijinal haliyle hatırlanmakta ve konuşulmaktadır. Bu kitap işte o dilden derleme ve ağız özelliklerini inceleme sonucunda ortaya çıkmıştır. Eserdeki metinler, Ahıska’da kalan Türkçe ve Türk kültürünün izlerini yansıtmaktadır. Gürcülerin hafızalarında kalan türküler, mâniler, ninniler, atasözleri vb. bu izlerin birer örneğidir. Ayrıca metinlerde 1944 sürgünü öncesinde Türkler ve Gürcüler arasındaki dostluk ve komşuluk ilişkilerinin yer aldığı gibi “kara gün” hatıraları da yer almaktadır. Bu eser, Anadolu’nun güzelliklerini yansıtan, kadim Türklüğün söz varlığını içeren, günümüzde Dede Korkut’un dilini temsil eden Ahıska Türk ağzı üzerine hazırlanmış bir alan çalışmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41dbca41-620b-4409-ad1e-6a1914fb8702.jpg</image:loc>
            <image:title>NLOGIT İle Temel Ekonometri Örnekler ve Program Kodları</image:title>
            <image:caption>Ekonometri, uygulamalı bilimler alanında kullanılan
metodolojilerin bir bütünüdür. Matematik ve istatistik biliminin yoğun şekilde
kullanıldığı ekonometri, günümüzün vazgeçilmezi haline gelmiş bir bilimdir.
Teorik ekonometrinin, sayısal çözümlemeler ve programlama diliyle harmanlanması
neticesinde gelişen uygulamalı ekonometri, paket programların kullanımını
zorunlu hale getirmiştir. Sosyal bilimler alanında ekonometrik analizlerin
yapılabileceği pek çok paket bilgisayar programı mevcuttur. Bu programların
çoğu, menü yollarına sahipken, bir kısmı sadece komut satırı kullanarak
çalıştırılabilmektedir. Kitap kapsamında ele alınan NLOGIT programı ise, hem
menü yardımıyla hem de komut satırına ilgili kod girişleri yapılarak
kullanılabilmektedir. NLOGIT programının bu kitapta tercih edilmesindeki en
önemli sebep budur.  



 Kitapta, giriş düzeyinde ekonometrik analizlerin NLOGIT
programında uygulamalarına yer verilmiştir. Kitapta her bölüm, ilgili konuya
ait kısa teorik bilgilere sahiptir ve bu bilgilerin akabinde NLOGIT programının
kendi içinde yer alan veriler kullanılarak örnek uygulamalara yer verilmiştir.
Özellikle uygulamalı bilimler alanında çalışan akademisyenlere, öğrencilere ve
tüm ilgililere bu anlamda faydalı olacağı düşünülmektedir. Kitabın bir sonraki
baskısında ileri düzey ekonometrik analizlerin programda uygulanışı ele
alınacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e8c3eb-967b-4b39-a03c-045353327284.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsızlığının 30. Yılında Kırgız Cumhuriyeti: Dış Politika ve Uluslararası İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Kırgızistan&apos;ın dünyadaki politik ve ekonomik gelişimini, dış politikadaki rolünü belirlerken, dış politikasının oluşumunu incelemek önemlidir. Zira küreselleşme bağlamında Kırgızistan&apos;ın istikrarlı bir dış politika geliştirmesi çok zordur. Kırgızistan&apos;daki kalkınma süreci, onunla işbirliği yapan diğer yapılar için de geçerlidir. SSCB’nin yıkılması sonucu uluslararası arenaya çıkmış olan Kırgızistan’ın dünya sistemindeki yerini tespit etmek Uluslararası İlişkiler bilimi açısından son derece önemlidir. Bu eserde bağımsızlığını kazandıktan sonra dünya siyasetinde bağımsız bir siyasi aktör olarak yer almaya çalışan Kırgızistan’ın değişen uluslararası sistemdeki yeri, ülkenin dış politikasını ve uluslararası ilişkilerini inceleyerek tespit edilmeye çalışacaktır. Küreselleşme ve bölgeselleşmenin hızla yaygın duruma gelmiş olduğu günümüzde Kırgızistan’ın 30 yıllık bağımsızlık tecrübesi ve gerçekleştirmekte olduğu dış politikası ve uluslararası ilişkilerinin durumu merak konusudur. Kırgızistan, 30 yıllık bağımsızlık dönemi için hâlihazırda 3 cumhurbaşkanını deviren, toplamda 6 cumhurbaşkanına sahip olmuş, üç devrim yaşayan, iki etnik çatışmayı atlatan ve yine de sağlam kalan nispeten zayıf bir devletin ilginç bir örneğidir. Dış politika iç politikanın devamıdır. Dolayısıyla, Kırgızistan’ın dış politikasının başarılı/sız olduğunu değerlendirirken, ülkeyi yönetenlerin rejimlerini dikkate almamız gerekmektedir. Ülkede cumhurbaşkanı ve etrafındaki yetkililerin kendi çıkarlarını ön planda tuttukları için hem iç politikayı hem de dış politikayı etkilediklerini söylemek mümkündür. Genel olarak kitap, geniş jeopolitik güçlerin ve karmaşık yerel faktörlerin birlikte Kırgız dış politikasının oluşumunda ne kadar büyük bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759797f3-19e5-47a0-8c1d-90549b0b8011.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Dehşet Covid-19’un İşletmeler Üzerindeki Etkileri</image:title>
            <image:caption>Pandemi sürecinde, işletmeler, kriz dönemi koşullarının belirleyici olduğu bir performansa sahip olmuşlardır. Yine, devletlerin aldığı salgını önleyici önlemler, işletmelerin hareket alanını belirlemiştir. Bu hareket alanı içerisinde, krizden çıkmak için en uygun stratejiyi belirleyip uygulayan işletmeler varlıklarını korumuş ve hatta finansal yapılarını güçlendirmişlerdir. İşletmelerin, sınırlı hareket alanı içerisindeki stratejilerinin ne olacağı da sektörlere göre farklılık göstermiştir. Covid 19 pandemi süreci ortaya koymuştur ki, bölgesel ya da küresel salgın hastalıklar işletmeler açısından belirsizliğin bir unsurudur. Pandemi ya da epidemi, strateji belirleme sürecindeki çevre analizlerinin, varlığı ya da olasılığı sorgulanacak ve önlem alınacak temel unsurlarından olmalıdır. Bu kitapta, Covid 19 pandemi sürecinin işletmeler üzerinde yarattığı etkiler ele alınmaktadır. Bu çerçevede, küresel salgının kapsamı, işletmeler üzerindeki etkileri, tarihsel açıdan ve güncel koşullar çerçevesinde değerlendirilmiştir. Salgının, franchising işletmeleri ve film endüstrisi işletmeleri üzerindeki etkileri birer bölüm konusu olmuştur. Yine, pandemi sürecinde değişen iletişim alışkanlıkları; e-ticaret ve veri madenciliği açısından pandemi başlıkları da farklı bölümlerde incelenmiştir. Pandeminin girişicimciliğe etkisi; koronivirüs türleri; pandemiye, İslami finans kapsamında çözüm önerileri de; kitap çalışmasının diğer başlıkları arasındadır. Kitap, salgın hastalıklar konusundaki farkındalığın artmasına katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0309b304-19cb-4182-9a18-f9878ead840a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Türkiye Ekonomisinde İş Çevrimleri</image:title>
            <image:caption>Gelişmekte olan ekonomilerde, tasarrufu ve fonlara erişimi
artırarak büyümeyi ve istikrarı sağlamak amacıyla finansal piyasalar
serbestleştirilmiş ancak, sonuç beklenenin aksine finansal istikrarsızlıkta
artış olmuştur. Dünyanın farklı ülkelerindeki makro iktisadi gelişmelerin eş
anlı hareketlerinin dinamiklerinin kavranması ve diğer ülkelerin makro iktisadi
politikalarının ülke ekonomisindeki göstergelerin değişkenliğinde ne gibi
etkiler yaratacağının anlaşılması, etkili istikrar ve büyüme politikalarının
saptanabilmesi açısından gereklidir. Bu bağlamda Türkiye ekonomisi özelinde
küreselleşme ile iş çevrimlerinin ilişkisinin irdelenmesi hem akademik açıdan
hem de politika yapıcı açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin küreselleşme sürecine hâkim olan iktisadi
istikrarsızlık, Türkiye ekonomisinde iş çevrimlerinin küreselleşme boyutuyla
irdelenmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada Türkiye ekonomisi 1980 yılından
günümüze uzanan neoliberalleşme hareketlerini içerecek biçimde ele alınmakta ve
iş çevrimlerinin değişkenliğinde dış ticaretin ve sermaye akımlarının
serbestleştirilmesi gibi küreselleme sürecinde önem kazanan değişkenlerin etkisi
irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da151134-1f84-4d96-ba6f-3f713766b860.jpg</image:loc>
            <image:title>Meriç, Medeniyet ve Modernite</image:title>
            <image:caption>Türk-İslam kültür ve düşünce
tarihinin önemli düşünürlerinden biri de kuşkusuz 20. yüzyılda yaşamış olan
Cemil Meriç’tir (1916-1987). Meriç, gerek İslam medeniyeti gerekse Batı
modernitesi gerekse de Türk modernitesi üzerine yaptığı derinlemesine ve
karşılaştırmalı analizlerle, geniş ufuklu bir düşünce insanı olarak tarihteki
yerini almıştır. Onun bu konularda tarihi ve sosyolojik bir perspektiften
yapmış olduğu ufuk açıcı çözümlemeler günümüz dünyasına da ışık tutacak
niteliktedir. 

Bu eserde, hakikat arayıcısı bir sosyal
biyografinin düşünsel serüveni ve onun ulaştığı sonuçlar üzerinde durulmuştur.
Başta onun evrensel boyuttaki bakış açısı olmak üzere, öncelikle Türk-İslam
dünyasının tarihi ve güncel problemleri, Batı uygarlığının yapısı ve Türk
modernleşmesine ilişkin görüşleri üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Sonuçta bu
çalışmayla, Meriç’in düşünce dünyası, hem genel olarak sosyal bilim düşününe
hem de Türk okuruna tanıtılmasına/kazandırılmasına bir katkıda bulunmayı
amaçlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ba4ee5f-4cd8-4ec1-930f-4aea15589084.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Bireyselleşme</image:title>
            <image:caption>Dini bireyselleşme veya dinsel bireycilik kavramları hem entelektüel hem de akademik anlamda hala batı literatürü kapsamında değerlendirilmektedir. İslami yazında bu konu hakkında sistematik bir fikir akımı gelişmediği gibi entelektüel bir literatür de tam olarak oluşmadığı –en azından Türkiye için- ileri sürülebilir. Bu kitap İslam’da bireyselleşme olgusunu ele almaktadır. İslam toplumları üzerinden tipolojik bir çalışma yaparak bireyselleşme biçimlerini tespit etmekte, bunu yaparken de teknik malumatın nakledilmesine değil İslam toplumlarında dini bireyselleşmenin özgün koşullarına odaklanmaktadır. Çalışmanın önemi ve özgünlüğü, bir bireyselleşme tipolojisi geliştirmenin yanında son iki yüzyılda İslam toplumunda meydana gelen yenilikçi fikri hareketler olgusuna “bireyselleşme” perspektifinden bakması ve buna postmodern perspektifi de ekleyerek zenginleştirmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ed6fd9d-2072-43cc-8999-42ab7776dd36.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Girişimciliğin Ticari Girişimcilikle İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Girişimcilik, gündelik yaşamda farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Sosyal girişimcilik, ticari girişimciliği destekleyen, giderek onu tamamlayan bir alandır. Bu katkı, toplumsal yapıyı güçlendiren, toplumun değişik kesimlerini birlikte çalışma konusunda motive eden faaliyetlerin bir sonucudur.
Bu kitap, “Sosyal Girişimciliğin Ticari Girişimcilikle İlişkisi ve Bir Model Önerisi”ni içermektedir. Sosyal girişimcilerin ticari girişimcilere olan bakış açısı, onları tanımlama şekli; ticari girişimcilerin de aynı şekilde sosyal girişimcilere bakış açısı ve onları tanımlama şekli araştırılmış, bir model önerisinde bulunulmuştur.
Kitabın ilk bölümünde, girişimcilik kavramı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde, sosyal girişimcilik konusu incelenmiş ve kavram, ticari girişimcilikle karşılaştırılmıştır. Bir yüksek lisans tezinden üretilen bu kitabın üçüncü bölümünde tezin uygulama kısmı aktarılmıştır. Bu eser, kapsamlı, yoğun bir araştırmanın sonucunda oluşturulmuştur. Bu çerçevede, konu ile ilgili ulusal ve uluslararası literatür taranmış, alan araştırması titizlikle yapılmış ve kişilerle yapılan görüşmeler birebir aktarılarak doğru veriler ışığında sonuç almaya odaklanılmıştır. Verinin ayrıntılı analizi ve karşılaştırmalar ile içerik zenginleştirilmiştir.
Literatürde kaynak çeşitliliği; konu ile ilgili yaklaşımların ve yapılan alan araştırması sonucu elde edilen bilgilerin aktarılması ile araştırmacılara, öğrencilere ve uygulamacılara katkı sağlanması bu kitap ile ilgili beklentilerimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0730fa27-4ed6-4f49-b325-acfc92bace03.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekan Tekstilleri - İç Mimarlıkta Tekstil</image:title>
            <image:caption>Tekstiller hem işlevsel hem de
estetik olarak binaları yaşanılır kılan unsurlardır. Mobilyaları insan bedenine
uyumlandırmak, yaşam alanlarının mahremiyetini sağlamak, stil sahibi mekanlar
oluşturmak, binaları görsel olarak manipüle etmek gibi birçok kazanımı sağlayabilmek
için doğru ürünleri seçebilmek gerekir. “Mekân tekstilleri” mimarlık, iç
mimarlık, tekstil tasarımı, tekstil mühendisliği ve tekstil ticareti
alanlarında eğitim alan öğrenciler ve bu alanlarda uzmanlaşmış olan
profesyonellerin tekstiller hakkında ihtiyaç duyabilecekleri tüm bilgileri açık
ve anlaşılır bir dille aktarıyor.  

 Birinci bölümde; tekstil
hammaddeleri, kumaş üretim yöntemleri, bitim işlemleri ve desenlendirme
yöntemleri gibi temel tekstil bilgilerinin mekânsal kullanım koşul ve şartları
doğrultusunda ele alınmıştır. İkinci bölümde mekanla ilişkili kullanım
alanlarına göre kategorize edilen tekstil ürünleri ve özellikleri yer
almaktadır. Üçüncü bölümde; renk, desen, kompozisyon, dekorasyon stilleri, stil
bütünlüğü gibi estetik kavramlar irdelenmiştir. Son bölümde mekân tekstilleri
endüstrisinde iş akışı, satış ve pazarlama süreçleri, inovasyon ve
sürdürülebilirlik konuları aktarılmıştır. Kitap eklerinde; lif özellikleri,
kumaş isimleri, standart ölçüler gibi günlük kullanımda ihtiyaç duyulabilecek
bilgilere yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/800260d0-6487-41b6-9697-7f6105b84b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetten Günümüze Türkiye’nin Temel Ekonomik Gelişmeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Cumhuriyetten günümüze Türkiye’nin temel iktisadi gelişmelerinin özetlenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Kitabın öncelikle ilk kısmında, Cumhuriyetten günümüze Türkiye’nin iktisadi gelişmelerine yer verilmiştir. Kitabın ikinci kısmı ise Türkiye’nin temel makroekonomik sorunlarına ayrılmıştır. Hiç kuşku yok ki, Türkiye’nin; enflasyon, döviz tasarruf açığı, dış borç, gelir dağılımı vb. güncel ekonomik sorunlarının büyük bir kısmı geçmişte başlayan ve günümüze kadar devam eden makroekonomik sorunlardır. Bu çerçevede kitabın ikinci kısmı, Türkiye’nin süregelen güncel iktisadi sorunlarının detaylı bir analizini kapsamıştır. Kitap, Türkiye ekonomisi ile ilgilenen herkes için yararlı bir kaynak olduğu kadar, önlisans ve lisans programlarında Türkiye Ekonomisi dersi için temel ders kitabı olarak okutulabilir. Bunun yanı sıra, öğrencilerin mezuniyet sonrası girdikleri başta Kaymakamlık gibi kurum sınavlarında da referans kaynak olarak rahatlıkla kullanılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff442d5-8736-4b3b-b2f0-3034e391a108.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD&apos;nin Barack Obama Dönemi Suriye Politikası</image:title>
            <image:caption>Tarihler 17 Aralık 2010 yılını gösterdiğinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yer alan ülkelerin bir çoğunda toplumsal hareketler meydana gelmiştir. Bu hareketlerin en kanlı çatışmalara sahne olduğu ülke ise Suriye olmuştur. Arap Baharı adı verilen bu halk ayaklanmalarının devam ettiği dönemde ABD başkanlık koltuğunda Barack Obama bulunmaktaydı. ABD’nin ilk Afroamerikalı başkanı olan Obama, 11 Eylül saldırıları, Afganistan ve Irak’a yapılan müdahaleler ve sonrasında yaşanan 2008 mali krizi gibi gelişmelerin gölgesinde dış politika anlayışını şekillendirmek zorunda kalmıştır. Tüm bu nedenler ABD’nin Barack Obama Dönemi Suriye Politikası’nı incelemeyi önemli kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4337eae-754a-47d9-b903-663218cd5c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölgesel Rekabet Gücünün 1980 - 1999 Zaman Aralığı Analizi</image:title>
            <image:caption>Geleneksel Değişim Analizi, analize konu olan bölgenin imalat sanayindeki firmaları bölgeye çekebilme ve bölgede tutabilme yeteneğini yani rekabet gücünü ölçen bir analizdir. Bu çalışmada da Türkiye genelinde sanayi odaklan kavramı çerçevesinde tespit edilen bölge ayrımında yer alan; geleneksel sanayi odakları, yeni sanayi odakları, çevre iller ve diğer iller kapsamındaki her bir bölgenin bölgesel rekabet gücünü ölçmek amacıyla geleneksel değişim analizi kullanılmıştır. Buna göre onar yıllık dönemler itibariyle 1981-1990 ve 1990-1999 zaman aralıklarını kapsayacak şekilde imalat sanayine yönelik endüstriyel istihdamdaki değişim analizi gerçekleştirilmiştir. Söz konusu analiz neticesinde, ileri sanayi bölgeleri olarak da kabul edilen Geleneksel Sanayi Odaklarının geleneksel endüstrilerini rasyonalize ederken, işgücü yoğun dalların yeni endüstrileşmekte olan yeni sanayi odakları kapsamındaki bölgelere kaymasının yanında, sanayileşmiş bu bölgelerde büyümenin maliyetinde artış gösterdiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu bölgelerde bir taraftan sermaye teknoloji yoluyla işgücünün yerini alma çabası içerisindeyken diğer taraftan da işgücü yoğun faaliyetlerin çevre illere itildiği gözlenen tespitler arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a43b78ae-a737-4653-bf89-bf88c887feb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıkta Kalite ve Mükemmellik Arayışı - Altı Sigma</image:title>
            <image:caption>Kusursuz çalışan bir sistem mükemmellik midir? Yoksa mükemmellik hiç ulaşılamayan bir ütopya mıdır? Şüphesiz işletme bilimi var oldukça araştırmacılar bu sorulara cevap aramaya devam edeceklerdir. Mükemmel bir yaşam, bir insan için belki sadece zorlayıcı ve rahatsız edici bir amaçtır. İnsan hayatında mükemmellik arayışı için çabalamak kaygılara yol açar düşüncesi gibi, ulaşılamaz idealler peşinde koşmak olarak da algılanabilir. Ancak işletmeler için durum farklı, “şu anda iyi bir konumdayız” derken bile bulunduğunuz konumu kaybetme ihtimaliniz çok yüksek, işletmeler için riskler çok fazla ve çok hızlı yayılıyor. Rekabetin bu denli yoğun olduğu bir ortamda hedeflerin güncel ve uygulanabilir olması gerekir. Ulaşılmak istenen hedef gerçekleştikçe, sınırlar kendini yeniler, değişimi ve gelişimi amaç haline getirir. Asla unutmuyoruz, mükemmellik bir çıta değildir, her işletmenin kendi mükemmellik sınırları vardır. İşletmemiz sürekli dönen bir çark gibi ve bizler bu olayın en kusursuz şekilde gerçekleşmesi için çabalayan mükemmeliyetçileriz. Çünkü mükemmeliyetçiler bu yolda son derece motive, başarmaya istekli ve çok çalışmak için can atanlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19baefa4-86ef-4738-aa75-720d34708410.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD - Rusya İlişkilerinde Nükleer Silahsızlanma Adımları</image:title>
            <image:caption>Günümüz uluslararası güvenlik gündeminin temel konularından birini, nükleer silahlar/ nükleer silahlanma konusu oluşturmaktadır. Nükleer silahların kullanılması olasılığına dayalı endişe, 2000’li yılların dünyasında değişen ve çeşitlenen uluslararası güvenlik tehditlerinin oluşturduğu endişeler arasında en üst sıralarda yer almaktadır.
Nükleer silahlar kaynaklı endişeler, 1945’te ilk kez kullanıldıklarından beri dünya için süregelen bir endişe kaynağı olmuşlardır. Bu endişeler beraberinde uluslararası alanda çözüm arayışları da gelmiş, nükleer silahlar/ nükleer silahlanma sorununa çözüm arayışlarında ABD ve Rusya önemli adımlar atmışlardır.
Tarihsel kronolojik bir değerlendirmeyle, “ABD-Rusya İlişkilerinde Nükleer Silahsızlanma Adımları”nı ele alan çalışmada, ABD ve Rusya’nın süreç içinde nükleer silahsızlanma yolunda hangi adımları attıkları, iki ülkenin nükleer silahsızlanmaya karşılıklı yaklaşımları çerçevesinde değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f67a0b93-f239-487d-92c7-a774109f8929.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Rekabette Lojistik Köylerin Önemi</image:title>
            <image:caption>Küresel ticaretin hızla artmasının yanında, küresel üretimin daha fazla paylaşılması, ürünlerin kısalan raf ömürleri ve gittikçe artan küresel rekabet sonucunda lojistik hizmetler, “stratejik rekabet avantajı” sağlamanın önemli bir aracı haline gelmiştir. Küresel ticaret dinamiklerindeki değişimler hem ticaret akımlarının yönünü hem de hacmini belirlemektedir. Bu dinamikler paralelinde küresel çapta yeni lojistik üsler ortaya çıkmakta, dünya ticareti de buna bağlı olarak sürekli artmaktadır. Dünya ticaretindeki dönüşüm ve yeni oluşumların etkisi yoğun bir şekilde lojistik sektörü üzerinde görülmektedir. Hemen hemen bütün sektörlerle bire bir, doğrudan ilişkisi olan lojistik, uluslararası pazarlarda rekabet avantajının elde edilmesinde kilit rol üstlenmektedir. Ürün ve/veya hizmetlerin hedef pazarlara rakiplerden önce daha hızlı ve daha ekonomik biçimde ulaştırılması lojistik faaliyetlerin özünü teşkil etmektedir Günümüzde lojistik köylerin yük taşımacılığı ilgili tüm hizmetlerin en iyi verildiği ve müşterilerin idari, teknik, sosyal ve tüm ihtiyaçlarının karşılandığı alanlar olması nedeniyle bu merkezlerin kurulması zorunlu hale gelmiştir. Lojistik köyler sayesinde lojistiğe dair tüm faaliyetler bir araya getirilerek maliyet, hız, etkinlik, iyileştirme ve sürdürülebilirlik açısından çevresel fayda sağlayan önemli bir rekabet avantajı yakalanmaktadır. Lojistik köy uygulamaları ile bir yandan şehrin yük yoğunlukları bir arada toplanarak şehir içi yük trafiği azaltılırken; diğer yandan yük odaklarının şehrin muhtelif yerlerine yayılarak şehrin bütünlüğünü bozması durumunu ortadan kaldırılmaktadır. Küreselleşmenin etkisi ile ülkeler arasındaki sınırların ortadan kalkması, rekabetin ulusal alandan uluslararası alanlara yayılması ve teknolojide büyük gelişmelerin yaşanması lojistik faaliyetleri ve lojistik sektörünün gelişimini her geçen gün etkilemektedir. Bu kitapta, dünyada ve Türkiye’deki lojistik köyler incelenmiş ve analizleri yapılarak öneriler sunulmuş olup, akademik ve lojistik sektör de kullanılmak amacıyla hazırlanmış. Kitap iki bölümden oluşmaktadır, birinci bölümde genel olarak lojistik kavramı el alınmıştır. İkinci bölümde ise lojistik köy kavramının dünyada ve Türkiye’de deki oluşumları ve özellikleri incelenmiştir. Eserin bilimsel çalışma yapanlara, öğrencilere ve lojistikle ilgilenen tüm kesimlere yaralı olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0841e3ed-984e-404c-8eb6-4bd23d229c2d.jpg</image:loc>
            <image:title>1876 ile 1921 Anayasalarına Egemen Olan İlkeler ve Devlet Fonksiyonları</image:title>
            <image:caption>1876 Anayasası, Osmanlı Devleti’nde başlayan modernleşme hareketinin hukuk alanında vardığı zirvedir. Osmanlı Devleti&apos;nin anayasal yönetiminin temel esaslarını düzenleyen Kanun-u Esasî, Türk Anayasa Hukuku ve de Türk Demokrasisi açısından önemli anayasal ve siyasal temel kavramları milli, üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal varlığına miras bırakan da bir anayasadır. Milli Mücadele&apos;nin ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti&apos;nde, tüm Cumhuriyet dönemi anayasacılık hareketleri sürecinde; milli irade, temsili demokrasi,  ulusal toplum,  beşeri yönetim ve laik devlet sistemi, hukuka bağlı devlet, temel hak ve özgürlükler rejimi, katılımcı siyaset,  kuvvetler ayrılığı,  eşitlik ilkesi,  yargının bağımsızlığı ve yargısal güvenceler gibi, Meşrutiyet döneminin zengin fikir dünyasının tartıştığı ve benimsediği söz konusu bu temel anayasal kavram ve ilkeler; kısmen 1924  Anayasası, tamamen 1961 ve 1982 Anayasalarımızca da kabul edilerek, günümüz Türk anayasal demokratik devlet sisteminin temel esaslarını oluşturmuşlardır.
1921 Anayasası yapımı ve kabul ediliş özellikleri bakımından Türk anayasacılığının en demokratik örneğidir. 1921 Anayasası Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılıp, kabul edilen ilk anayasadır. Olağanüstü zor koşullarda, Milli Mücadele sürerken, Kurtuluş Savaşı sırasında yapılan ve yeni Türk devletinin  temel esaslarını ve yapısını kuran bu anayasal dönem ve 1921 Anayasası; Türkiye’de, “Milli Egemenlik”  ilkesini ilk kez anayasal seviyede ve normatif anlamda düzenleyen anayasadır.1921 Anayasası dönemi Türkiye&apos;de; egemenliğin  kayıtsız şartsız millete ait olduğu, milli, üniter, tam bağımsız yeni Türk devletinin demokratik prensipler ekseninde inşasına başlandığı bir dönemdir. Yeni anayasal sistem, ulusal kurtuluş mücadelesinin hukuki meşruiyet zemininde doğarken; yeni anayasal dönemin temel ilkelerini ve kurumlarını da beraberinde yeni rejime eklemlemiştir. 1921 Anayasası’nın ve 1923 Anayasa değişikliklerinin kurmuş olduğu milli, üniter, millet iradesini her şeyin üstünde kabul eden, merkeziyetçi, demokratik Türk devleti olma olgusu, günümüzün de yadsınamaz ve vazgeçilemez anayasal ve hukuki gerçekliğidir.
 Bu kitapta; Türklerin 19.yüzyılın son çeyreğinde ve 20.yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadıkları anayasal gelişmeler, 1876 ve 1921 Anayasaları özelinde; anayasa hukuku bakış açısıyla akademik olarak anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33575695-cfa9-4130-8f48-870a7f383d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cezaevinin Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Cezaevleri, dışarıdan bakan için bir kapalı kutu gibidir. Peki, izlediğimiz filmler, belgeseller veya okuduğumuz kitaplardan gördüğümüz “kapalı kutular”da neler oluyor? Dışarıdaki bir birey bu kapalı kutuları bir yapıdan, mekândan ibaret görebilirken, kapalı kutunun yüksek duvarlarının ötesinde neler yaşanıyor? İçeride veya dışarıda olmak, mahkûm ya da hür olmak arasındaki ince çizgide bu mekânların önemi nedir? Bu sorular ve daha fazlası; infaz koruma memurları, cezaevine girip çıkmış hükümlüler, cezaevi deneyimi olmayanlar ve sadece polis nezarethanesinde kalmış bireylerle yüz yüze gerçekleştirilen derinlikli mülakatlardan elde edilen veriler ışığında açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temsil mekânları ise “Karaman M Tipi Kapalı Cezaevi” ile “Karaman Açık Ceza İnfaz Kurumu” olarak seçilmiştir.
İnsan hayatının kritik bir dönemini ve toplumsal hayatın incelenmeye değer bir boyutunu teşkil eden kapatılma olgusu ve cezaevi mekânı, sosyolojik araştırma pratiğinde hassas bir eşikte yer almaktadır. Herhangi bir ötekileştirmeye maruz bırakmadan, meseleyi her odaktan görebilmek ve hakkıyla anlatabilmek hiç kolay değildir. Bu çalışmada söz konusu hassasiyetler gözetilmiş, sosyal bilim penceresinden mesele ciddiyetle ele alınmış ve pek çok yeni veriye ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41249f05-5a1c-4311-8dad-6e85560eb7a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Fıkhı</image:title>
            <image:caption>İbâziyye mezhebi İslâm Tarihinde ortaya çıkan ilk fıkhî mezheptir. Bu denli köklü bir geçmişe sahip olmasına rağmen Hâricîlik gölgesinde kalmış olup fıkhî yönü ihmal edilmiştir. Bununla birlikte mezhebin önemini arttıran özelliklerin başında mezhebin kurucusu olan Câbir b. Zeyd’in İslâmî ilimlere vukufiyeti ve birçok sahâbiden ilmi dersler almış olmasıdır. Nitekim İbn Abbâs’ın Câbir hakkında söylediği ‘‘Eğer tüm Basra halkı Câbir’in ilmiyle yetinirse, Câbir’in Allah&apos;ın kitabı hakkındaki ilmi onlara yeter ve artar’’ sözü bu önemin tasdiki gibidir. Buna rağmen İbâzî fıkhının yeterince tanındığı söylenemez. Çünkü İbâzî fıkhının gölgede kalmasının sebeplerinden en önemlisi, İbâzîlerin Hâricî olarak yansıtılmasıdır. Oysaki İbâzîler daha ilk dönemden itibaren Hâricîliğin ana betimleyicisi olan şiddet ve Müslümanların tekfir edilmesine karşı çıkmışlardır. Özellikle mezheplerinin genel Hâricî tanımından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamışlardır. Ancak İbâzî kaynaklarına gereğince müracaat edilmemesi, bu mezhebin bilinmesini engellemiş ve fıkhî yönünün ihmal edilmesine sebep olmuştur.
İbâzî fıkhının İbâdât kısmının konu edildiği bu çalışmada, İbâzîyye mezhebi Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhepleriyle mukayese edilmiştir. Bu kitap sayesinde okuyucu, fıkıhtaki ibâdât bölümünün muhtelif konularında İbâziyye mezhebinin görüş ve delillerinin yanı sıra Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin de görüşlerini delilleriyle bulabilecektir.
İbâziyye fıkhının Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhepleriyle sistematik bir şekilde mukayese edildiği bu kitap ülkemizde yapılan ilk çalışma olması hasebiyle özgün bir niteliğe sahiptir. Bu çalışmayla İbâziyye mezhebine karşı var olan ön yargıların ortadan kalkmasını temenni etmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742eb529-16a6-41e6-8b08-4f8a4d0788d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Veri Madenciliği Yöntemleriyle Paslanmaz Çelik Sektöründe Satış Tahmini</image:title>
            <image:caption>Bilişim teknolojilerinin gelişmesi sadece “veri” olarak adlandırdığımız nesnelerin çeşitliliğini artırmamış aynı zamanda büyük verilerin depolanmasını imkân sağlamıştır.  Büyük veriler üzerinde, veri madenciliği yöntemleriyle tahmin, sınıflandırma, kümeleme, örüntü tanıma gibi problemlerin çözümü kolaylaştığını söyleyebiliriz.
Bilimsel tahmin yöntemleri arasında istatistik ve ekonometrik analizlerin yoğun kullanıldığını görmekteyiz. Alan yazında anılan yöntemlere göre yeni sayılan veri madenciliği yöntemleri tahmin probleminin çözümüne, farklı bir bakış açısı getirmiştir. 
Bu çalışmada paslanmaz çelik ara mamulleri satan ithalatçı bir firmanın satış tahmini gerçekleştirilmiştir. Firma satış verileri, sektörlere göre düzenlenmiştir. Model Ağaç yöntemiyle sektörlere göre satışların etkilendiği makro ekonomik değişkenler belirlenmiş ve geçmiş, günümüz ve geleceğe dair bilgiler veren tahmin edici modeller oluşturulmuştur. Hiyerarşik kümeleme analiziyle sektör hareketleri incelenerek ve benzer sektörlerin gruplandırılmasıyla satış hareketlerini içeren hiyerarşik zaman serisi elde edilmiştir. Hiyerarşik zaman serisi satış tahmini ARIMA ve Üstel Düzgünleştirme yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Toplam ve sektörlere göre satış tahminleri ise Destek Vektör Regresyon (DVR), Gauss Süreç Regresyon (GSR) ve Çok Katmanlı Algılayıcı (ÇKA) yöntemleri ile modellenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4778b1e0-e55e-4a49-94ec-7e6faf516555.jpg</image:loc>
            <image:title>Negatif Din Özgürlüğü</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada değerlendirilen temel varsayımlar şunlardır:
Din ve vicdan özgürlüğü hem modernleşme hem de laikleşmenin bir ürünüdür.
Laikleşme ile modernleşme arasında kuvvetli bir bağ bulunmaktadır ancak bu bir zorunluluk ilişkisi değildir.
Negatif din özgürlüğünün, temel bir yurttaş hakkı olduğunu; laikliğin ve dinden özgürlüğün niteliği itibarıyla talep edilebilir ve devlete pozitif yükümlülükler yükleyen bir hak olduğunu hem felsefi olarak hem de pozitif hukuk metinleri bağlamında savunmak olanaklıdır.
Çalışmanın çıkış noktası küresel olarak laikleşme tezinin gerçekleşmediği ve post-laik olarak adlandırılabilecek bir Dünya’da yaşadığımız tezi karşısında negatif din özgürlüğünün korunması gerekliliği ya da hem bireysel hem de toplumsal seviyede laikliğin bir hak olarak görülüp görülemeyeceği sorunudur.
Negatif din özgürlüğünün incelenmesi ve laikliğin bir hak olarak tanınmasının mümkün olup olmadığının tartışılabilmesi amacıyla çalışma giriş bölümü haricinde en nihayetinde dinden özgürlüğün ve bu anlamdaki laikliğin hak olarak anlamını tartışacak bütün kuramsal ve hukuki savları karşılayacak şekilde yapılandırılacak dört bölümden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828a3dd4-88dd-469c-9e15-0a8517d6f22b.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Risk Yönetimine Öznel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Bu eser, zihinlerdeki tasarım aşamasından elinize ulaşana kadar ki süreçte büyük bir heyecan ve özveriyle hazırlanmıştır. Kitabın içeriğinde yer alan bölümler, özellikle son yıllarda topluma ciddi zarar veren konular özelinde titizlikle çalışılarak bir araya getirilmiştir. Doğa ve insan kaynaklı etkenlerin neden olduğu sorunların bölüm yazarlarının öznel yaklaşımlarıyla hazırlandığı bu eserin okuyuculara faydalı olması ise en büyük temennimizdir. Afetlerden dolayı oluşan yıkıcı etkilerin azaltılması konusunda risk tabanlı çalışmaların önemine dikkat çektiğimiz kitapta her konunun içeriğinde güncel bilgilere yer verilmeye çalışılmıştır. Bu noktada değerli okurlarımızın afet gibi önemli bir konu hakkında bilgi dağarcığına sağlayacağımız katkı ise bizler için çok kıymetlidir. Afetlerde risk yönetiminin farklı türler özelinde yazarların bakış açılarıyla değerlendirildiği eserimizin kitaplıklarınızda ve aklınızda yer etmesi ise bizi fazlasıyla gururlandıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776af867-601c-4bed-978c-f282f974b693.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculukta Farsça</image:title>
            <image:caption>Konuşma Kılavuzu Günlük Konuşma Kalıpları ve Okunuşları Konuşma Dili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ee5fa7-516f-4771-a5b6-07cdc1f8b709.jpg</image:loc>
            <image:title>Göz İzleme Cihazlarının Etkili ve Verimli Kullanım Durumları</image:title>
            <image:caption>Göz izleme cihazlarının kullanımı son yıllarda hızla artmaktadır. Bu cihazların daha etkili ve verimli kullanımları için araştırmacıların göz izleme cihazları ile yaşadıkları deneyimlerinin ortaya çıkarılması önemlidir. Kullanıcı deneyimini ortaya çıkarmak, cihazın işlevselliğinin yanında kullanılabilirlik, ihtiyaç ve beklentilere cevap verme durumlarını da belirler. Göz izleme cihazları ile yapılan birçok çalışma araştırma odaklı olup bu cihazlarda karşılaşılan sorunlar, alınması gereken önlemler, diğer veri toplama araçlarına göre avantaj ya da dezavantajları gibi farklılıklardan pek bahsedilmemektedir. Kitap kapsamında göz izleme cihazı ile araştırma yapan kullanıcıların deneyimleri ele alınarak; hangi cihazın hangi araştırmalarda daha verimli olacağı, hangi muhtemel sorunlarla karşılaşıp bunlara nasıl çözümler getireceği gibi sorularına yanıtlar yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14cef04c-0802-4b16-b8b5-0dc62d636a2d.jpg</image:loc>
            <image:title>İranlılara Türkçe Kitabı</image:title>
            <image:caption>İranlılara Türkçe Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/237c08f2-ee62-49b7-aa89-8d728bcba3f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Farsça Öğrenme</image:title>
            <image:caption>Kolay Farsça Öğrenme 
Kendi Kendine Öğrenmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c3c1337-870a-45ba-9400-38897ad8614c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Memlük Edibi İbn Nübate El-Mısri ve Serhu&apos;l &apos;Uyun&apos;u</image:title>
            <image:caption>İbn Nübâte el-Mısrî, Memlükler döneminde yaşamış önemli âlim ve ediplerdendir. Endülüs edebiyatına küçük yaşlarda ilgi duymaya başlamış ve hayatının ilerleyen aşamalarında Endülüs edebiyatıyla ilgili çeşitli ürünler ortaya koymuştur. Çalışmada ele alınan Serhu’l-‘uyûn isimli eserinde de İbn Nübâte, Endülüslü şair İbn Zeydûn’un yazdığı hezliyyât türü bir risâleyi şerh etmiştir. Hezliyyât kelimesi şaka, mizah manasında Arapça hezl kökünden türemiştir. Bu tür risâlelerde ciddi mevzular mizahî bir üslupla ele alınır. İbn Zeydûn risâlesini, dönemin önemli devlet adamlarından vezir Ebû ‘Âmir b. ‘Abdûs tarafından sevgilisi Vellâde’ye yazılan bir risâleye cevaben Vellâde’nin ağzından, ağır alay ifadeleri kullanarak yazmıştır. Söz konusu şerh, sadece bu risâlenin açıklamasından ibaret olmayıp, edebiyat, tarih, felsefe, kimya, astroloji, tıp vb. birçok disipline dair bilgiler ihtiva etmesi sebebiyle ansiklopedik bir eser hüviyeti taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7abaee5-d64c-4384-b665-7b7422b6f3fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Farsça - Farsça Türkçe Cep Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Türkçe Farsça - Farsça Türkçe Cep Sözlüğü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a4302c1-2147-4086-8980-8c2377710f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgına Dirençli Kent İçin Sosyal Dirençlilik</image:title>
            <image:caption>Yüksek düzeyde eğitim ve öğretimle uğraşan üniversitelerin temel işlevlerinden biri de bilimsel araştırma yapmaktır. Bu nedenle de, son zamanlarda üniversitelerin ne amaçla olduğu bilinemeyen bir nedenle “araştırma üniversiteleri” ve onların dışında kalanlar olarak sınıflandırılması girişimlerini anlamlı bulmamaktayım. Çünkü, kimi üniversiteleri araştırma işlevinin dışında tutmak, işin doğasına aykırı bir yaklaşımdır. Üniversitelerin araştırma işlevleri kuşkusuz hem uluslararası, hem de ulusal çapta önem taşıyan güncel sorunlarla ilgili konuları kapsayabileceği gibi, üniversitenin bulunduğu kentin ve yörenin yakın çevresinin sorunlarını da kapsamak zorundadır. Üniversitelerin içe dönük, söz yerindeyse “kabuğuna çekilmiş” kuruluşlar olmamaları gereği anımsanırsa, yerel sorunların üniversite araştırma izlencelerinde yer almasından daha doğal bir şey düşünülemez. Ne var ki bu türlü deneyim ve kazanımlara az sayıda üniversitemizde rastlıyoruz.  Çankırı Karatekin Üniversitesi bunlardan biridir. Üniversite’nin öğretim üyelerinden Prof. Dr. Azize serap Tunçer, Üniversitesinin yer aldığı Çankırı’nın kimi önemli sorunlarını masaya yatırmakta takdire değer çabalar harcıyor. Bunlardan yeni bir tanesi elinizdeki, Salgına Dirençli Kent İçin Sosyal Dirençlilik (Çankırı İli Örneği) başlığını taşıyan değerli incelemedir. Başlıca beş bölümden oluşan kitapta, Salgının Genel Etkileri’nin ardından Kentler ve Salgından Etkilenme Durumları ele alındıktan sonra Toplumsal Dirençliliğin Kırılganlıkları genel çizgileriyle inceleniyor. Asıl önemlisi, yazarın Çankırı Kentinde Toplumsal Dirençlilik başlığımı taşıyan bölümde yaptığı saptamalar ve değerlendirmelerdir. Son Bölümde ayrıntılarıyla açıklanan Çankırı ilinde Pandemi Dönemi Dirençlilik Ölçümü Anketinin bulgularıysa, çalışmanın özgün bilimsel niteliğini güçlendirmektedir. Hem öz, hem de biçim yönünden başarılı bir çalışma ürününün okuyuculara sunulmasında önemli katkıları olan değerli uğraş arkadaşım Sayın Prof. Dr. Azize Serap Tunçer’i kutluyorum. Bu tür çalışmaların gençlere ve bütün üniversitelerimize örnek olmasını diliyorum. Üniversiteler ülke sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak için vardır. Prof. Dr. Ruşen KELEŞ Ankara, 12 Temmuz 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca61cdfa-b340-4ab0-b78d-6a16ed282f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Turizminde Yeni Açılımlar: Çankırı Tuz Mağarası Örneği</image:title>
            <image:caption>Kentsel ve kırsal yerleşim alanlarının en önemli sorunlarından biri, hiç kuşku yok ki, yeterli sağlık koşullarına sahip kılınmalarıdır. Bu alanda, hem merkezi yönetime, hem de yerel yönetimlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Son birkaç yıldır bütün dünyayı ve ülkemizi çok yakından etkilemiş olan korona virüs salgınının da açıkça ortaya koymuş olduğu gibi, insan ve çevre sağlığının yeterince sağlanabilmesinin, istem ve sunum yasalarının, bir başka deyişle, piyasa güçlerinin etkileşimine bırakılamayacak ölçüde önemli olduğu yadsınamaz. Sağlık hizmetleri bağlamında, en az son kırk yıldır dünya ekonomik yaşamına egemen olan neo-liberalizmin artık yerini devletin öncülüğüne terk etmesinin zorunlu olduğu artık açıkça ortaya çıkmıştır. Üniversitelerimizde ve araştırma kurumlarımızda bugüne değin sağlıkla ilgili olarak yapılan araştırmaların daha çok genel sağlık politikalarıyla ilgili olduğu dikkat çeker. Oysa, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin çatısı altında gerçekleştirilen ve Çankırı Tuz Mağarası Örneğini sağlık turizmi açısından ele alan elimizdeki kitap, bu genel gözlemin takdire değer bir istisnasıdır. Prof. Dr. Azize Serap Tunçer ve Doç. Dr. Sinan Bulut tarafından yapılan görgül araştırmalara dayanan bu yayında sağlık hizmetlerine ve sağlık turizmine genel bir yaklaşımın ardından, insanlık tarihinde mağaraların önemi ele alınmakta ve ülkemizin türlü yörelerindeki kimi mağaraların özelliklerine ve tuzun bu alandaki önemine yer verilmektedir. Tuzun çevreyle ilişkisinin de ele alındığı araştırmada, Çankırı halkının tuz tedavisine bakış açıları konusunda da ilginç saptamalar var. Kitap, genel nitelikteki önerilerle ve kentlilik bilincinin önemine ilişkin değerlendirmelerle sonuçlanmaktadır İki değerli öğretim üyesinin, bulundukları yörenin özel koşullarını da dikkate alarak gerçekleştirmiş oldukları bu görgül ve örnek alınmaya değer çok yönlü çalışmanın sağlık ve turizm politikalarıyla her düzeyde ilgilenenlere ışık tutacağına kuşku yoktur. Çalışmanın önemli bir yönü de, üniversite-kent ilişkileri açısından övgüye değer olmasıdır. Yazarları bu değerli akademik katkılarından dolayı kutluyorum. Prof. Dr. Ruşen KELEŞ Ankara, Temmuz 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f63eff-f96e-4f40-ac88-52e2192274fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mu&apos;tezile İbaziyye Etkileşimi</image:title>
            <image:caption>Mu’tezile ve İbâziyye İslam tarihinde ortaya çıkan ilk fırkalar arasında yer alır. Mu’tezile akılcı ekol içerisinde değerlendirilirken İbâziyye literal okumayı temel alan bu nedenle de Kur’an’ın asıl maksadını kavrayamayan bir fırka olarak anlatılır. Ancak İbâziyye’nin bir çok konuda Mu‘tezile ile benzer görüşlere sahip olması araştırmacıların dikkatini çekmiştir. İbâziliğin literal yanı ile Mu’tezîle’nin savunduğu akılcı görüşlere sahip olması bir çelişki olarak gözükmektedir. Öncelikle batılı araştırmacılar bu çelişkiyi çözümleme adına yaptıkları çalışmalarda İbâziyye’nin Mu’tezilî fikirlerden etkilendiği sonucuna varmışlardır. Aynı inanca sahip düşünce geleneklerinin birbirlerinden etkilenmesi oldukça doğal ve olumlu bir durumdur. Ancak her iki fırkanın oluşum süreçleri dikkate alındığında İbâziyye’nin Mu’tezile’den çok önce teşekkül ettiğini ve Mu’tezile’nin tümüyle düşünsel veçhesini oluşturmadığı önceki süreçte Halku’l-Kur’an konusu istisna olmak üzere İbâziyye’nin fikrî gelişimini tamamladığını söylenebiliriz. İbâzî bilginler fırkalar arası etkileşime olumlu bakmanın yanında fırkalar arasındaki ayrılıkları öne çıkarmanın ve ayrılıklar üzerinden konuların tartışılmasını Müslümanların birlik ve beraberliği açısından sağlıklı bulmazlar. Mezhebî kimliğin İslamî kimliğin önüne geçirilmesini uygun görmezler ve bu bağlamda kendilerini Ehl-i taklit değil Ehl-i takyit (kişilere değil delillere önem veren bir topluluk) olarak tarif ederler. Her iki fırkanın teşekkülü, önemli simaları ve düşünsel yapıları dikkate alınarak hazırlanan bu çalışmanın mezhebi düşmanlıkların ortadan kalkmasına katkı sunmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd267ad-4113-4b6e-acdd-734005ee28c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İbazi Bilgin İmam Cabir b. Zeyd’in Fetvaları - Fetava</image:title>
            <image:caption>İmam Câbir b. Zeyd, İbâzî kaynaklar tarafından fırkanın kurucu lideri olarak kabul edilir. Hasan Basri’nin çağdaşı ve Basra’da fetvasına başvurulan önemli bir alimdir. Bedir ehlinden yetmiş sahabeyi görmüştür ve İbn Abbas’ın talebesidir. İbâzîler, iktidarı kılıç zoru ile ele geçiren Ümeyye iktidarının meşruiyetini kabul etmedikleri için çok ciddi baskılara maruz kalmışlardır. İktidarın orantısız güç kullanımı fırkayı kitmân adını verdikleri bir sürece; gizlilik içerisinde hareket etmeye zorlamıştır. İmâm Cabir b. Zeyd gizlilik sürecinde taraftarları ile mektuplaşmış ve onların sorularını mektuplar aracılığı ile cevaplamıştır. İktidarın baskısı nedeniyle gizli tutulan bu mektuplar İbâziler tarafından saklanmıştır. Yakın geçmişte Ferhât el Ca’birî tarafından tahkik edilip yayınlanan on sekiz mektup önce tarafımızdan Resâil adıyla dilimize çevrilip neşredilmiştir. Akabinde mektuplarda yer alan fetvalar cem edilerek bu kitap oluşturulmuştur. İbâzî fıkıh ve hadis algısını anlama ve dönemin sosyo kültürel yaşamını kavrama açısından İmam Câbir b. Zeyd’in fetvaları oldukça önemlidir. Ayrıca okuyucuya İbâziyye fırkasını kendi kaynaklarından okuma imkanı verdiği için bu çalışmayı önemli bulmaktayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/587e5ff0-3032-4369-85b8-272aae03fabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhtasar - İbazi İnanç Esasları</image:title>
            <image:caption>Kurucu liderlerinin yaşadıkları süreç dikkate alındığında İbâziyye’nin İslam tarihinde teşekkül eden ilk fırkalardan birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İbâzî olmayan kaynaklar fırkayı Abdullah b. İbâz’a nispet etmekle birlikte İbâziler düşünce mimarı olarak İmâm Câbir b. Zeyd’i kabul ederler. Hasan Basri’nin çağdaşı ve sadık dostu olan Câbir b. Zeyd Abdullah b. Abbas başta olmak üzere çok sayıda sahabeden ilim almıştır. İbâziyye devletin şûrâ esasına dayalı olmasını ve halkın onayını meşruiyet şartı olarak gördüğünden bu özelliklere haiz olmayan siyasi idarelerin baskısına maruz kalmıştır. Siyasi ve ekonomik baskılar fırkanın kendisini gizli bir şekilde faaliyet yürütmeye zorlamıştır. Sonuçta, birisi içeriden diğeri dışarıdan bilinen çift kimlikli bir yapı ortaya çıkmıştır. Siyasî baskıya maruz kalan fırkaların gerçek kimliklerini ortaya koyamamaları çok görülen bir durumdur. İbâziler, baskı süreçlerinde kaynaklarını gizlemek zorunda kalmışlardır. Gizlilik sürecinde savaşlar, göçler ve farklı sebeplerden dolayı çok sayıda İbâzî kaynak kaybolmuştur. Ancak İbâzî bilginler fırsat buldukça gizde kalan kaynaklarını neşretmeye ve düşüncelerini anlatan yeni kitaplar yazmaya özen göstermektedirler. Elimizdeki kaynak Umanlı İbâzî bilgin es Sâlimî tarafından şiirsel dille yazılmış muhtasar İbâzî akaididir. Eserde yer alan orjinali manzum metinler tercüme edilmiş daha sonra Umman Baş Müftüsü Semahatı Şeyh Ahmed b. Hamad b. Süleyman el- Halilî’nin şerhlerinden yararlanılarak açıklanmıştır. Okuyucu bu eserde, İbâziyye fırkasına ait dinî ve siyasî görüşlerin bir özetini bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfd0ce58-12bc-4b22-8dea-0f8351c4aa77.jpg</image:loc>
            <image:title>Life On The Earth: Aligned To The Signs On The Galactic Systems, Stars And The Planets Of This Universe</image:title>
            <image:caption>Life On The Earth: Aligned To The Signs On The Galactic Systems, Stars And The Planets Of This Universe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36291841-9176-4c72-9c25-73aa94d5ae09.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Perspektifinden Türk Cumhuriyetleri</image:title>
            <image:caption>Sovyetler Birliği’nden bağımsızlıklarını kazandıktan sonra Türk Cumhuriyetleri ekonomik kalkınmayı sağlama yolunda hangi politikaları izlediler? Bu politikalar sonucunda kalkınma düzeylerinde ne gibi iyileşmeler meydana geldi? Sürdürülebilir bir büyüme sürecine girebildiler mi? Daha yüksek gelir düzeyine ulaşmak için gidermeleri gereken temel eksiklikleri nelerdir? Elinizdeki kitap bu soruların cevabını aramaktadır. Bu amaç doğrultusunda dört ana bölümden teşekkül eden çalışmanın ilk bölümünde Türk Cumhuriyetleri’nin ekonomik kalkınma düzeyleri, uluslararası kabul gören gelişmişlik göstergeleri çerçevesinde somutlaştırılmakta ve gelir dağılımı ile yoksulluk profilleri yine uluslararası kabul gören kıstaslar çerçevesinde tasvir ve tahlil edilmektedir. İkinci bölümde söz konusu ülkelerin ekonomik kalkınmayı belirleyen temel faktörler açısından varlık durumlarının tespiti yapılmaktadır. Üçüncü bölümde, bağımsızlıklarından günümüze ekonomik kalkınma sürecinde izledikleri makro ekonomik politikaların sonuçları değerlendirilmekte son bölümde ise, günümüzde dünya üretim ve ticaretindeki yerleri belirginleştirilmektedir. İlgili konudaki Türkçe literatürün eksikliği nazara alındığında, çalışmanın önemli bir boşluğun doldurulmasına katkı yapacağı açıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2834beab-a7b9-4693-9ca9-d2c5527d5367.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dernekler Hukukunda Çocuk Dernekleri</image:title>
            <image:caption>Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesi ile çocukların dernek kurma hakkında sahip oldukları düzenlenmiştir. Hüküm şu şekildedir: “(1) Taraf Devletler, çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul ederler. (2) Bu hakların kullanılması, ancak yasayla zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda gerekli olan ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni yararına olarak ya da kamu sağlığı ve ahlâkın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla yapılan sınırlamalardan başkalarıyla kısıtlanamaz.” Sözleşmenin bu hükmü, ülkemizde çocuk derneklerine ilişkin düzenlemelerin de gerekçesini oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na ve Dernekler Kanunu’na göre dernek kurucusu veya dernek üyesi olabilmek için fiil ehliyetine sahip olmak gerekir. Ancak Dernekler Kanunu’nun 3. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, on beş yaşını bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler toplumsal, ruhsal, ahlâkî, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile yapısını ve özel yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilirler. Yine aynı maddede on iki yaşını bitiren küçüklerin de yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabilecekleri ancak yönetim ve denetim kurullarında görev alamayacakları düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde Türk Hukukunda çocuklar, sadece çocuk derneği kurucusu veya üyesi olabilir. Dolayısıyla çocuk derneği, çocuklar tarafından kurulan ve sadece çocukların üye olabildikleri dernektir. Çocukların dernek kurabilmelerine ve çocuk derneklerine üye olabilmelerine yönelik söz konusu düzenlemeler oldukça olumludur. Nitekim ortak bir ideal amaç için aynı amaca sahip diğer çocuklarla bir araya gelerek bilgisini ve çalışmasını sürekli olarak birleştirmek suretiyle bir topluluk meydana getirmek, bu şekilde oluşturulmuş bir topluluğa katılmak, böyle bir topluluk içinde ideal amaç için birlikte hareket etmek çocuğun yararına olduğu kadar toplumun da yararınadır. Bu nedenle çocukların dernek kurabilmelerinin ve kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilmelerinin sağlanabilmesi açısından hem çocukların, hem yetişkinlerin bu konudaki farkındalığını artıracak faaliyetler yürütülmesi ve çocukların dernek kurma, çocuk derneklerine üye olma konusunda teşvik edilmeleri yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe09f411-0d44-4387-96d6-321d9f63fcbd.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları Hukuku (5. Baskı) - Prof. Dr. İlyas Doğan</image:title>
            <image:caption>Eserimiz modüler sistemde yazılmıştır. Her bölüm, kendi içinde yeterli içerikte kurgulanmıştır. Bu nedenle anlatımda kitabın seçilen bölümü bağımsız olarak işlenebilir. Bu durum öğrenme süreçleri bakımından bir kesintiye yol açmaz. Ders anlatımında konuların görsel malzemelerle desteklenmesi öğrencilerin dersleri daha iyi kavraması ve pekiştirmesinde kolaylık sağlayacaktır. Öz itibariyle öğrencilerin bilmesi gerekenlere ağırlık verdik ve 2019’da çıkan yeni yayınları da kullanma fırsatını bulduk. Eseri kısaltmayı bu defa da başaramadık! Gözden geçirilmiş 3. baskı birçok yenilik içermektedir: Bu baskıda her bölümün sonunda hem sınavlara hazırlık hem de araştırma amaçlı soruları &quot;tartışma konuları” başlığı altında ekledik. Önceden olduğu gibi önemli gördüğümüz sözleşmelerin öngördüğü insan haklarını koruma mekanizmalarını ilgili bölümünün sonuna çizim olarak ekledik. Bu çizimler tarafımızca gerçekleştirilmiştir. Eserimizle ilgili geri bildirimleri de göz önüne aldık. Bu baskıda ikinci baskıdan daha ayrıntılı bir kavram dizinine yer verilmiştir. Bu defa kişi ve terim dizinini de ayırdık. Böylece konunun meraklıları, öğrenciler ve kamu sektöründe sınavlara hazırlananlar için daha kuşatıcı ve özlü bir bakış açısı sunmayı hedefledik. Unutmayınız! İnsan haklarına saygı için öncelikle bilgiye ve olumlu bir zihniyete ihtiyaç vardır. Bu zihniyetin, sadece yurttaşlarda olması yetmez. Daha önemlisi devlet yetkisi kullananların, zihin dünyasında insan haklarına yer açmalarıdır. Bu bağlamda yürütmenin yanı sıra yargının bütün aktörlerine büyük bir görev düşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/382835d9-cea9-4786-940d-fd7652e60748.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadın Anatomisi - KPSS, Kaymakamlık, Sayıştay, Gelir Uzmanlığı, Bankaların Müfettişlik ve Uzmanlık Sınavları Başta Olmak Üzere Tüm Sınavlar İçin İktisat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; başta KPSS, Kaymakamlık, Sayıştay, Gelir Uzmanlığı, bankaların müfettişlik ve uzmanlık sınavları olmak üzere, iktisatla ilgili soruların yer aldığı bütün sınavlarda öğrenciye yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitabın içeriğinde; mikro iktisat, makro iktisat, para-banka, uluslararası iktisat, büyüme ve kalkınma ve Türkiye ekonomisi derslerinin detaylı konu anlatımı ile bu derslere ilişkin yaklaşık 500 gerçek sınav sorularına benzer özgün soru örneği yer almıştır. Bütün soruların çözümlerine kitapta yer verilmiştir. Kitabın son kısmı ise, 27 ana başlık altında yaklaşık 50 adet en çok sorulan / sorulmuş mülakat soru ve cevaplarına ayrılmıştır. Bu soruların büyük bir kısmı, öğrencilerin daha çok zorlandığı analiz niteliğindeki sorulardan oluşmuştur. Belirtmek gerekir ki, bu soruların önemli bir kısmı test ve yazılı sınavlarında da öğrencinin karşısına çokça çıkan sorulardır. Bu kitabın temel hedefi, çoğu öğrenciye zor ve karmaşık gelen iktisat derslerinin, esasen o kadar zor olmadığını, hatta bazı konuların çok kolay olduğunu öğrenciye fark ettirmektir. Örneğin, mikro iktisat derslerinden hatırlayacağınız üzere, esneklik konusu anlatılırken birçok esneklik formülü karşınıza çıkmıştır. Esasen tek bir esneklik formülü vardır, o da zaten basit bir oran orantıdan ibarettir. Sadece bağımlı ve bağımsız değişkenler değişmektedir. Örneğin, yine mikro iktisatta piyasalar ile ilgili grafik çizimleri ve matematiksel soruların çözümleri öğrencinin en çok zorlandığı konular arasındadır. Hâlbuki bütün piyasalarda grafik çizimlerinde tek yol izlenmektedir. Kaldı ki, matematiksel soruların çözümünde de, grafik çizimlerinde izlediğiniz yolun aynısı takip edilmektedir. Size düşen, sadece bu basit mantığı anlamaktır. Bu basit mantık, kitapta size detaylı olarak sunulmuştur. Benzer şekilde, IS ve LM denklemlerinin, çarpan formüllerinin ve AE eğrisinin türetilmesi gibi konular da öğrenciye çok zor gelmektedir. Oysaki IS, AE ve çarpan formülleri tek bir eşitlikten türetilmektedir. O da Y=C+I+G+(X-M) biçimindeki temel milli gelir denklemidir. Formüllerin türetilmesinde ise çok küçük farklar vardır. Örneğin, basit çarpan formülü türetilirken yatırımlar otonom; IS eğrisi türetilirken yatırımlar faize duyarlı varsayılır gibi… Bu noktada önemli olan, sizin bu küçük farkları görebilmenizdir. Özetle bu kitap; iktisat sorularının yer aldığı bütün kurumların test, yazılı ve mülakat sınavlarında sizi başarıya ulaştırmak için hazırlanmıştır. Kitabın temel hedefi ise, iktisadın sanıldığı kadar zor olmadığını, aksine ne kadar kolay olduğunu en basit yoldan size anlatabilmektir. Bu çalışmanın bütün öğrencilere katkı sağlaması dileğiyle… Doç. Dr. Umut ÇAKMAK Ankara – Ağustos 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7804d931-4abd-4935-8cad-bddb50b3005d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Suçluluğu</image:title>
            <image:caption>“Kadın Suçluluğu”, ceza hukuku sistemi içinde mağdur olarak görülmeye ve değerlendirilmeye alışılmış kadının, sanık sandalyesinde olduğundaki durumunu anlamak isteyen bir çalışmadır. Bunun için önce birbirinden farklı kadın suçluluğu yaklaşımlarına değinilmiş, daha sonra tarihsel olarak kadına özgü suç kabul edilen fiiller ile genel olarak herkesin işlediği suçları kadının işlemesi halindeki görünüm ele alınmıştır. Hem suçların olgu olarak tespitinde, hem de bir bütün olarak, kovuşturma ve infaz sürecinde, bu başlıklar altında ortaya konulan resmin ataerkil sistemle kaçınılmaz bir ilişkisi bulunmaktadır. Ataerkil sistem, suç işlemiş kadının, kadın kimliği sebebiyle, işlediği suçun görmezden gelinmesinden, söz konusu fiilin karşılığı olan cezadan çok daha ağır şekilde yaptırıma uğramasına sıçrayan bir bakış açısına sahiptir. Bu yüzden tarihsel süreçten gelen bu eğilimle, kadın faili ortalama bir fail olarak değerlendirememiştir. Bu bağlamda kadının işlediği “suç” ve bu suçu işleyen “kadın”, ayrı ayrı önem ve özellikler taşımaktadır. Bu kitapta toplum ve hukuk sistemi içinde suç olarak tanımlanan eylemleri gerçekleştiren kadınların, bu eylemlerle içine girdikleri, büründükleri “suçluluk” durumu, kadın bakış açısıyla eleştirel bir şekilde resmedilmeye, her alanda olduğu gibi faillik konusunda da eşitlik talebi dile getirilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17762fd2-e9d1-4773-af93-b206a9cc46ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Proje, Makale-Tez Yazım ve Sunum Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Eğitim kalitesinin artırılmasında ve özellikle de ülke kalkınmasının ileri düzeylere taşınmasında araştırma ve geliştirme kültürü büyük öneme sahiptir. Problem (hipotez) tespit etme, bu problemi çözme, raporlama ve muhataplarına sunma kabiliyeti bu kültürün ayrılmaz unsurlarıdır. Bu da ancak eğitimle gerçekleşebilir.Kitabın, hakikat arayışı için bilim yolculuğuna çıkmış araştırmacılara ve lisansüstü öğrencilere kılavuz olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8dac05-79aa-40ae-884a-dfdcd7d64a6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Birleşmiş Milletler Barış Gücü Operasyonlarında Hukuka Aykırı Eylemler Nedeniyle Sorumluluk</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş&apos;ın sona ermesi, uluslararası toplumda yeni bir çatışma kategorisine yol açmıştır. Esas olarak Afrika kıtasında yayılan, şiddetli olan bu sözde &quot;asimetrik&quot; çatışmalar, devletlerin başarısızlığından kaynaklanmakta ve kitlesel ve sistematik insan hakları ihlalleriyle kendini göstermektedir. Nitekim 1990&apos;lı yıllardan itibaren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, barış gücü operasyonları çerçevesinde uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına önemli bir yer vermiştir. Bu operasyonların, insan haklarının korunmasına ilişkin görevi başta olmak üzere uluslararası barış ve güvenlikle ilgili pek çok görevi yerine getirmekle beraber, aynı zamanda söz konusu görevlerin yerine getirilmesinde uluslararası hukukun kurallarına uyma yükümlülüğüne sahiptir. Uluslararası hukukun literatürüne bakıldığında BM barış gücü operasyonlarına ilişkin akademik çalışmalar yeterli görülse de bu operasyonlarında uluslararası hukuka aykırı eylemlerden doğan sorumluluk konusunda yapılan çalışmaların oldukça az olduğu fark edilmektedir görülmektedir. 1990’lı yıllardan bu yana, BM barış gücü operasyonlarında görevi yapan personelinin ev sahibi ülkelerin sivil halklarına yönelik, özellikle cinsel saldırı ve suiistimal pek çok hukuka aykırı eylem gerçekleştirmekte ve söz konusu eylemler hakkındaki iddiaları yıllık olarak ihbar edilmeye devam etmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, bir yandan BM barış gücü operasyonlarında görevi yapan personel tarafından gerçekleştirilen uluslararası hukuka aykırı eylemleri, diğer yandan ise söz konusu hukuka aykırı eylemlerden doğan uluslararası sorumluluğun atfedilmesinin konusu incelecektir. Başka bir deyişle BM barış gücü operasyonlarında görev yapan personel tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemlerden doğan uluslararası sorumluluk Birleşmiş Milletler’e mi, yoksa barış gücü operasyonlarının personelini gönderen devletle mi atfedilip atfedilmeyeceği soruya yanıtlama çalışılacaktır. Aynı çerçevede barış gücü operasyonlarının personelinin cezai sorumluluk da ele alınacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd46867-f8c0-42b0-ac1e-75b7b328d57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Türkçesi</image:title>
            <image:caption>İnsanlar tarih boyunca anlaşmak ve kültür aktarımını sağlamak için çeşitli diller kullanmışlardır. Toplumlar özellikle sonraki kuşaklara tarih, kültür, gelenek, inanç, değerler vb. hususlarda bilgi aktarımını sağlamak için yazıya ihtiyaç duymuşlardır. Oluşturdukları dili mümkün olduğunca koruyup geliştirmişlerdir ki sonraki nesillerle aralarındaki bağ kopmasın. Osmanlı Türkçesi de benzer ihtiyaç ve kaygılarla oluşturulmuş bir dildir. Asırlar boyu her konuda pek çok kıymetli eser bu dilde kaleme alınmıştır. Ecdadımızın divan, mesnevî gibi eserlerinden câmi kitabelerine, içinde sırlandıkları türbelerinden ihtiyacı olanlar âb-ı hayatı içer gibi su içsin diye yaptırdıkları çeşmelerin kitabelerine, her biri birer sanat eseri olan, kabristana girdiğimizde bize fısıldayan mezar taşlarındaki kitabelerden sadece bedenleri değil gönülleri de yekdiğerine bağlayan köprü kitabelerine kadar asırlar boyu sürmüş bir medeniyetin Türkçesidir Osmanlı Türkçesi. Biz de bu muazzam medeniyetin dilinin yeniden hatırlanmasında hatalarıyla, sevaplarıyla okyanusta katre misali olan eserimizle bulunmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f8ef0b-876c-49ef-bf9e-2b8d07793a3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Toplumsal Yapısı: Kuruluştan Dağılışa Bir Çözümleme Denemesi</image:title>
            <image:caption>Hem Türk tarihini gerçek yönüyle anlamak ve yorumlayarak, bunun yanı sıra Türk tarihini doğru değerlendirmek için Osmanlı toplumsal yapısını ayrıntılı şekilde irdelemek zorunludur. Bu bağlamda kaleme alınan eserlerin sayıca az olduğunu ifade etmek bizim için hem üzüntü verici olmakla beraber; bizim için bireysel manada boşluğu doldurmaya hizmet eden bir bilimsel çalışmaya imza atmaktan da memnuniyet duymaktayız. Her şeyden önce unutulmamalıdır ki Osmanlı Devlet Geleneği uzun Türk devlet geleneği başta olmak üzere; Yunan ve İslam Uygarlığının da bir nevi kaynaşmasının ürünüdür. Bununla beraber, Türklük karakterinin ağır bastığı gerçeğini kabul etmek gerektiği özellikle vurgulanmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e345aa08-8062-4102-b0b8-eca63065c353.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça YDS Seti 2</image:title>
            <image:caption>Farsça YDS Seti – 2
Alıştırma - Cevap Anahtarı
Sözlük
Türkçe Çevirileri İle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17325965-f491-4e54-b4c4-613a19408324.jpg</image:loc>
            <image:title>Montesquıeu’nün Siyasal Rejimler Kuramı Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Bazı yazarlar tarafından sosyolojinin müjdeleyicilerinden, bazıları tarafından sosyolojinin kurucusu olarak kabul edilen hukukçu Montesquieu, geliştirmiş olduğu yönteme uygun olarak, olması gereken en iyi toplumu ve siyasal rejimi değil belirli bir toplum için en uygun siyasal rejimi araştırmıştır. Bunu yaparken çok sayıda değişken kullanmıştır. Çalışmalarının odak noktasını oluşturan siyasal rejimleri incelerken de aynı yöntemi izlemiştir. Kullandığı değişkenlerin bir kısmı örneğin iklim, akarsuların durumu, ülke büyüklüğü, arazi yapısı gibi fiziki nitelikteyken; bir kısmı örneğin din, ticaret şekli, geçim kaynakları, uğraş alanları, örf ve âdetler gibi beşeri niteliktedir. Montesquieu, bu değişkenlerin tümünü toplumun genel ruhu şeklinde ifade etmiştir. Her toplum, içinde bulunduğu fiziki ve beşeri özelliklerin meydana getirdiği bir ruha, bir kültüre sahiptir. Bir ülkenin siyasal rejimini oluşturan, belirleyen bu ruh/kültürdür. Bu ön kabulden hareketle Montesquieu, siyasal rejimlerin tasnifinde Herodotos’tan kendi zamanına kadar genel kabul gören yönetenlerin sayısı ölçütü yerine doğa ve ilke ölçütünü kullanmıştır. Başka bir ifadeyle düşünüre göre her siyasal rejimin niteliğini belirleyen bir ilke ve doğa vardır. Bu ilkeleri dikkate alarak Montesquieu, siyasal rejimleri ılımlı ve ılımlı olmayanlar şeklinde ikiye ayırmıştır. Ilımlı siyasal rejimler, cumhuriyet ve monarşidir. Bu rejimlerin ılımlı olmasının nedeni, sınırlı olmasıdır. Cumhuriyetlerde ılımlılığı sağlayan vatandaşların eşitliğiyken, monarşilerde vatandaşların farklılık ve ayrıcalıklarıdır. Ilımlı olmayan siyasal rejim ise despotizmdir. Despotizmde despot, ülkeyi korkuyla ve kaprislerine göre yönettiğinden, yönetilenlerin hak ve özgürlüklerinden söz edilemez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17a3c01-a388-4a2a-9022-c5cd376b20f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Jeopolitika ve Jeostratejinin İnşa Zihniyeti: 21. Yüzyıl Türkiye&apos;si</image:title>
            <image:caption>Çeşitli stratejistler tarafından ortaya atılan jeopolitik ve jeostratejik tezler devletlerin ve medeniyetlerin güçlenip zayıflamasını öngörmektedir. Bu noktada bu tezler hangi devletin ve medeniyetin içinden çıkmışsa o devleti ve medeniyeti yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Fukuyama’nın Tarihin Sonu tezi ile Türk-İslam Medeniyetinin veya Çin Medeniyetinin kendi jeopolitik ve jeostratejik durumları açıklanamaz. Brzezinski ABD’nin imkân ve kabiliyetleri doğrultusunda Büyük Satranç Tahtası olarak nitelendirdiği Avrasya’da ABD’nin hangi politikaları uygulaması gerektiğini ifade etmiştir. Huntington Medeniyetler Çatışması’nda ise Batı Medeniyeti’nin karşısına rakip olabilecek medeniyetlere karşı kendi medeniyetini önceden uyarmakta ve düşman olarak bazı medeniyetleri göstermektedir. İşte bu doğrultuda Türkiye’nin kendi jeopolitik ve jeostratejik tezini kendi kültürel bakış açısına dayanan bir derinleşme ile inşa etmesi gerekli görülmektedir. Batıcı veya Avrasyacı değerler ile siyasi, iktisadi, askeri ve sosyal politikalar üretmek Türkiye’yi başarıya ulaştırmayacak ve diğer medeniyetlerin bir taklitçisi konumuna düşürecektir. Bu çalışmada Türkiye’nin özgün sosyal düşünce bağlamında kendi jeopolitik ve jeostratejik tezlerini üretmesinin önemi, gereklilikleri, yapması gerekenler, rakipleri gibi konular üzerinde durulmuştur. Özellikle Batılı ülkelerin jeopolitik ve jeostratejik hedeflerine ulaşması için izlediği yöntemleri ve amaçları ile Türk-İslam Medeniyeti’nin jeopolitik ve jeostratejik hedeflerine ulaşmak için izlediği yöntemleri ve amaçlarının aynı olmadığından hareketle mukayeseli yöntem kullanılmış ve medeniyetler arasındaki anlayış ile zihniyet farklılıkları vurgulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c4855c-ce0e-4923-b5be-930a1c9d7b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Kamu Borç Yönetiminde Koşullu Yükümlülükler ve Mali Alan Açısından Bir Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>Kamu borç yönetiminde genel nitelikli riskler ile mali sürdürülebilirliği tehlikeye atan mali nitelikli çeşitli risk unsurları söz konusudur. Bu mali risklerden gerçekleşmesi belirli olayların ortaya çıkmasına bağlı olan (koşula/şarta bağlı olan) yükümlülükler anlamına gelen koşullu yükümlülükler kamu borç yönetiminde son dönemlerde karşılaşılan en önemli risklerden biri olarak görülmektedir. Açık ve örtük kamu garantilerini ifade eden koşullu yükümlülüklerin özellikle gelişmekte olan ülkelerde artış gösterdiği bilinmektedir. Bu artışların gerisinde yatan faktörler çeşitli olmakla birlikte, devletin ekonomideki rolünün küçültülmesini savunan Neoliberal ekonomi politikaları ve bu kapsamda yaygınlaşan kamu özel işbirliği projeleri ile mali disiplin ve şeffaflık sorunları başlıca nedenlerdir. Öte yandan hangi sebeplerle ortaya çıkarsa çıksın koşullu yükümlülükler, gerçekleşip hükümetler tarafından üstlenilmek durumunda kalındıklarında, kamu harcama ve kamu borçlanma düzeylerini beklenmedik zamanda ve öngörülemeyen miktarda arttırırlar. Nitekim bu nedenle yüksek düzeydeki koşullu yükümlülükler, sağlık bir kamu finansman anlayışı ile bağdaşmayan ve maliye politikasında sürdürülebilirlik ile mali alanı tehlikeye atan risk unsurları olarak tanımlanmaktadırlar. İşte bir ülkenin koşullu yükümlülük düzeyindeki artışın, o ülkenin maliye politikalarındaki manevra imkânını yansıtan mali alanı nasıl etkilediği sorusu, bu çalışmanın esas çıkış noktasını oluşturmaktadır. Çalışmada son yıllarda koşullu yükümlülükleri artan Türkiye’nin, bu yükümlülükler açısından durumu analiz edilmiş ve mali alanı dikkate alınarak bu yükümlülüklerin maliye politikaları üzerinde ortaya çıkarabileceği riskler ve sürdürülebilirlik sorunları değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a580175-be94-4e48-be29-d6cb25d4519a.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Dış Politikasında İmparatorluk Vizyonu: Pers Yayılmacılığı</image:title>
            <image:caption>Devletlerin kimliklerini tanımlayış biçimleri doğrultusunda ulusal çıkarlarını da tanımladıkları görülmektedir. Bu kapsamda 1979 yılında gerçekleşen İslam Devrimi&apos;nin ardından İran, Şiilik ile Fars kimliğini sentezleyen İranlılık olgusunu dış politikasının merkezine oturtmuştur. Bu durum, İran dış politikasında iki farklı imparatorluk vizyonunu beraberinde getirmiştir. Nitekim Tahran hem Şii-İslam Dünyası&apos;nın siyasi ve dini kıblesi olmak istemekte hem de Fars Dünyası&apos;nın büyük abisi olarak konumlanmaya çalışmaktadır. Bu hedefler doğrultusunda imparatorluk vizyonunu şekillendiren İran, Tahran&apos;ı merkez karargâh olarak görmekte ve çevrenin merkeze itaat etmesini arzulamaktadır. Bu arzu ise İran&apos;ın tarihi Pers İmparatorluğu geçmişine dayanmaktadır. Zira İran&apos;ın imparatorluk vizyonunun öncelik teşkil ettiği alanlara bakıldığında, tarihi Pers yayılmacılığının örnek alındığı görülmektedir. Bu da İran&apos;ın iki farklı uluslararası sistem inşa etmeye çalıştığı Şii-İslam Dünyası ve Fars Dünyası projeksiyonlarıyla birlikte ele alındığında, Tahran yönetiminin ideolojik ve idealist çıkışlarının retorikten ibaret olduğu ve İran&apos;ın gücünü azami seviyeye ulaştırmaya çalışan pragmatik ve neorealist politikalar uyguladığı görülmektedir. Bu eserde de İran dış politikasındaki imparatorluk vizyonu ve bu vizyonda milliyetçiliğin yeri, İran yayılmacılığı bağlamında incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0143ec-cda6-4f38-9ea8-5b181c8259d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Böyle Yaşanır</image:title>
            <image:caption>Hayatta her insanın en önemli işi yaşamaktır, yaşamak bir sanattır. Bu yüzden hayatta sağlıklı, başarılı, huzurlu ve mutlu olmak; iyi ve kaliteli yaşamak için öncelikle yaşamı ve yaşamayı bilmek gereklidir. Bu Kitap&apos;ta sağlıklı, iyi ve kaliteli yaşamanın; başarılı, huzurlu ve mutlu olmanın ilke, kural ve koşulları kaynaklara dayalı olarak örneklerle açıklanmıştır. Yaşam boyu sağlıklı, başarılı, huzurlu ve mutlu olmanız, iyi ve kaliteli yaşamanız en içten dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44e0244-07e7-4405-a68a-4cabf1264578.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Fe Klavye</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma yerli ve milli gururumuz, dünya şampiyonumuz Standart Türk Klavyemizin (F Klavye) mucizevi üstünlüklerini gözler önüne sererek “Q Klavye mi, F Klavye mi?” tartışmasını bir daha açılmamak üzere kapatmayı hedeflemektedir. Çalışmada klavye çeşitleri, F Klavyenin iyi bilinen ve az bilinen üstünlükleri listelenmiş, dünyada Q Klavye, Türkiye’de F Klavyenin doğuş hikâyelerine yer verilmiştir. Günümüze kadar ABD’nin Q Klavyeden kurtulma, Türkiye’nin F Klavyeye geçiş girişimleri gibi konularda elde edilebilecek tüm bilgiler, başka bir kaynağa ihtiyaç duyulmadan ulaşılabilecek şekilde derlenmiş ve sunulmuştur. Çalışmada ekrana ve klavyeye bakmadan hızlı ve hatasız yazabilmeyi sağlayan On Parmak Hızlı Yazım Tekniğini öğrenmek isteyen öğrenciler ve öğrencilerine öğretmek isteyen öğretim elemanlarının ihtiyaç duyduğu derslere yer verilmiştir.Bu çalışma müfredatında bu dersi “Hızlı Klavye Kullanımı”, “F Klavye”, “On Parmak Tekniği”, “Klavye Teknikleri”, “Daktilografi”, vb. isimlerle bulunduran eğitim birimlerinde ders kitabı olarak kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Bu kurumlar şöyle listelenebilir:Üniversite Seviyesinde: Adalet Meslek Yüksekokulları, Meslek Yüksekokullarının Adalet Programları, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programları, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Programları. Lise Seviyesinde: Adalet Meslek Liseleri, Ticaret Meslek Liseleri, Mesleki Teknik ve Anadolu Liseleri. Genel Seviyede: Halk Eğitim Merkezleri, Belediyelerin Halk Eğitim Merkezi benzeri Mesleki Eğitim Merkezleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0bde6f-de77-4777-80a8-fb956ed80395.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD Ulusal Güvenlik Anlayışı ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>İlk kez Çiçero (M.Ö. 106-143) tarafından kullanıldığı iddia edilen ve etimolojik olarak kökeni Antik Yunan’a kadar dayandırılan güvenlik kavramı, I. yüzyıldan itibaren Pax-Romana (Roma Barışı) bağlamında siyasi bir kavram olarak kullanılmıştır. Bütün siyasi tarih boyunca kullanılan ve kullandığı döneme ve tanımı yapan aktöre göre değişik anlamlar yüklenen güvenlik, güvenlik en genel tanımla sahip olunan değerlere yönelik herhangi bir tehdidin olmaması ve söz konusu değerlere bir saldırı olacağı korkusunun bulunmaması halidir. Güvenliğin tanımı yapılırken en temel olgu olarak ele alınan tehdit ise güvenlik olgusuyla ayrılmaz bir ilişkiye sahip olup başka devletlerden, devlet dışı aktörlerden veya çevresel faktörlerden kaynaklı güvenliği olumsuz etkileyen durum olarak tanımlanabilir. Uluslararası ilişkiler bağlamında devletlerin güvenliğe yaklaşımını belirleyen strateji ise ulusun ya da uluslar topluluğunun, barış ve savaşta benimsenmesi gereken politikalar bağlamında politik, askeri, ekonomik ve psikolojik güçleri bir arada kullanma bilimi ve sanatıdır. Bu üç kavram ışığında devletler tehditlerden özgür kalabilmek amacıyla yani güvenliklerini tesis etmek amacıyla stratejiler oluştururlar. Literatürde çeşitli adlandırmalar söz konusu olsa da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) karar alıcıları bu metinleri ulusal güvenlik strateji belgeleri olarak adlandırmaktadır. Ulusal güvenlik stratejisinin temelini Ulusal Güvenlik Konseyi ve Ulusal Güvenlik Kaynakları Kurulu üzerinden şekillendiren ABD’nin 1990 sonrası Ulusal Güvenlik Strateji Belgeleri’ne bakıldığında Sovyetler Birliği tehdidinden kurtulan Türkiye’nin daha bağımsız hareket etme endişesi taşındığı görülmektedir. Buna karşın belgelerde 1990’lı yıllarda başta post-Sovyet alan olmak üzere birçok bölgede ABD’nin çıkarlarıyla Türkiye’nin politikalarının örtüştüğü ifade edilmiştir. Bu nedenle de ulusal güvenlik strateji belgelerinde sayıca az da olsa Türkiye’den övgüyle bahsedilmiş ve işbirliğinin önemi vurgulanmıştır. Ancak Obama döneminden itibaren ilişkilerdeki negatif yönlü etkileşim belgelere de yansımış ve Türkiye ifadesine belgelerde yer verilmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd68d262-13f6-456e-b7f3-cd2adc8e2b5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret ve Döviz Kuru İlişkisi: Gelişmekte Olan Ülkeler ve Türkiye Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin, bilgi-iletişim teknolojilerinin ve ulaşımın gelişmesiyle, ülkeler arasındaki en etkin ekonomik araçlardan biri döviz kuru ve döviz kuru politikaları olmuştur. Uygulanan döviz kuru politikaları başta dış ticaret olmak üzere diğer makroekonomik değişkenler üzerinde de büyük etki yapmaktadır. Bu yüzden döviz kuru politikalarının seçimi ve bu politikaların uygulanması ile ilgili ülke ekonomilerinde önemli sorunlar yaşanmaktadır. Ülkelerin özellikle de dış ticaret yapısına uygun döviz kuru politikaları belirlemesi ve dış ticaretin diğer ülkeler üzerindeki etkisinin ülkeler tarafından iyi şekilde anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Gelişmekte olan ülkeler daha çok ihracatlarını arttırmaya yönelik politikalar uygularken, ihracat hacmini arttırmak için birçok makroekonomik değişkenleri de kontrol etmeye çalışmaktadır. Döviz kurlarındaki değişim oranları ve bu değişimlerin ekonomiler üzerindeki etkileri her ülke için aynı seviyede olmamaktadır. Gelişmekte olan ülke ekonomileri, yapısal farklılıklarından dolayı döviz kurunda yaşanan değişimlerden daha yüksek oranda etkilenmektedir. Bu yüzden kitapta özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerinde durulmuş ve panel veri analizi uygulaması yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Ayrıca Türkiye için gelişmekte olan ülkelerde kullanılan makroekonomik değişkenler ve yıllar ele alınarak zaman serisi analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Son olarak da Türkiye ve gelişmekte olan ülkeler üzerine yapılan analiz sonuçları karşılaştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f81a7488-eb3a-49c8-91cd-0afa341ade32.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme, Uluslararası Göç ve Kamu Yönetiminin Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Göç, tarihin her döneminde toplumsal, ekonomik ve siyasal sonuçlar doğuran ve tarihin akışına yön veren bir olgu olmuştur. Göçün bu çeşitli etkilerinin toplumlar, medeniyetler açısından yapıcı veya yıkıcı sonuçlar meydana getirebildiği tarihsel örneklerden görülebilmektedir. Bu bakımdan göç, toplumlar için dönüştürücü bir kuvvettir.
Göç yalnızca günümüzün değil insanlık tarihinin konusudur. Ancak göçün bir türü olan uluslararası göç hareketleri ise yakın tarihimizin konusudur. Ulus devlet düzeninin bir neticesi olan uluslararası göç olgusu küreselleşme sürecinde kazandığı ivmeyle “Göçler Çağı”nı başlatmıştır. Bu süreçte, uluslararası göç hareketlerinin ulus devlet düzeninde önemli yapısal değişiklikler meydana getirdiği görülmektedir.
Topluma dair her şey şüphesiz ki yönetimin de konusudur. Toplumsal alanda köklü etkileri olan göç olgusunun yönetimi devletler için kritik önem arz etmektedir. Öyle ki göç yönetimi ekonomi, sağlık, güvenlik, kent yönetimi, adalet, diplomasi, nüfus hizmetleri gibi kamu yönetiminin neredeyse her alanıyla ilişkilidir. Bu durum “Göçler Çağı”nda kamu yönetimini de etkilemekte ve dönüştürmektedir.
Türkiye, özellikle son on yılda dünya genelinde uluslararası göç hareketlerinden en fazla etkilenen ve kayda değer sayıda göçmen nüfusa ev sahipliği yapan bir ülke konumundadır. Bu durum Türkiye’de göç yönetimini temel bir siyaset ve siyasa konularından birisi haline getirmiştir. Bu kitap, uluslararası göç olgununun yönetimi meselesini irdelemekle birlikte sınırlar arası insan hareketliliklerinin genel olarak kamu yönetiminde özel olarak ise Türk Kamu Yönetiminde meydana getirdiği değişimleri konu edinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a98adf-1cf1-4533-ba37-e38f797ce65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanunilik İlkesinin Uluslararası Hukuktaki Yansımaları</image:title>
            <image:caption>Kanunilik ilkesi günümüzde tüm toplumlarca kabul edilmiş ve birçok yazarlarca hukukun genel ilkesi olarak kabul edilmiştir. Aynı zamanda, kanunilik ilkesi 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve 1977 tarihli Ek Protokoller, 1966 tarihli Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi birçok uluslararası ve bölgesel belgede yer alarak modern uluslararası insan haklarına ilişkin temel kaynakların bir parçasına dönüşmüştür. Ancak hem ulusal mevzuatta hem de uluslararası hukukun önemli belgelerinde yerini bulmuş olmasına rağmen kanunilik ilkesi çeşitli hukuk sistemlerindeki kavramsal yaklaşımlar ve farklı hukuk dallarında ilkenin yorumlanması açısından tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Ayrıca uluslararası ceza hukukunda kaynaklar bakımında teamül hukuku kurallarının oynadığı rolden dolayı kanunilik ilkesinin konumuna ilişkin sorunlar açığa kavuşturulmamıştır. Bununla birlikte Uluslararası Hukuk Komisyonu’nca hazırlanan Devletlerin Sorumluluğuna ilişkin Maddeler Taslağı’nın hazırlanma sırasında ortaya atılan “devletlerin cezai sorumluluğu” kavramı çerçevesinde kanunilik ilkesinin uygulanmasına ilişkin tartışmaların hâlihazırda devam etmekte olduğu görülmektedir. Yukarıda belirtilenlerden yola çıkarak çalışmada kanunilik ilkesinin kavramı ve tarihsel gelişimi, uluslararası ceza hukukunda kanunilik ilkesi, uluslararası insan hakları hukukunda kanunilik ilkesi, uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu açısından kanunilik ilkesi olmak üzere dört boyutu üzerinde durulmuştur. Bugüne kadar kanunilik ilkesinin uluslararası hukuktaki yansımaları konusunda yapılan araştırmaların çoğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki düzenlemelerle sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu bağlamda işbu çalışmanın uluslararası ceza hukuku, uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası hukukta devletlerin sorumluluğu açısından kanunilik ilkesinin uygulanmasına ilişkin Türkiye’deki ilk kapsamlı araştırma olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ed5010a-56b6-42ce-97a3-36e1fe72a18c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuksal ve Siyasal Bağlamda Afrika Okumaları</image:title>
            <image:caption>Türkiye dönük olarak Afrika’nın sahip olduğu sempati ve ilgiye rağmen bu alanda Türkçe sınırlıdır. Bu ülkelerde olması gereken ölçüde hukuksal ve siyasal yapısı hakkında yeterli bilgi sahip değildir. Hemen ifade edelim ki konu hakkında Türkçe kaynaklar son derece sınırlıdır ve neredeyse yoktur. Bu manada konu hakkında hukuki ve siyasal çalışmaların olmadığına dikkat çekmek isterim. Böyle bir sonucun doğmasında Türk ticari çevreleri ve diğer alanlardaki bilgi eklisi unutulmamalıdır. Afrika hakkında bilgi noksanlığı göz ardı edilmemeli, bu bağlamda siyasi ve hukuk yapılarına ilişkin bilgi eksikliği giderilmelidir. Farklı Afrika devletlerinin siyasal, sosyal ve hukuksal yönlerini irdelemeyi amaçlayan bu eserdeki çalışma benim çabalarım ve bilhassa yüksek lisans ve doktora öğrencilerimin çabalarıyla ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda öğrencilerimin gayretlerini bilhassa vurgulamak ve tebriklerimi bilmelerini vurgulamak isterim. Editör: Prof. Dr. İlyas Doğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9201488b-17f8-4287-aa81-e5396d261326.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayan Su Felsefesi</image:title>
            <image:caption>YAŞAYAN SU felsefesi yolculuğumuzdaki bilgilerimizi sizlerle de paylaştık. Bir sorumluluğu yerine getirdik. Buradaki bilgiler okyanuslar içerisinde bir damla, çölde ise bir kum tanesi kadar bile olmayabilir. Yeni bakışlara, yeni bilgilere her zaman açığız. Bilmenin imkansızlığını biliyoruz ama arayışımız sonsuz. YAŞAYAN SU ile birlikte yaradılışı, evreni, uzayı, astrolojiyi, insanı, kendimizi, yaşamımızı, doğayı, Hakim Dünya Düzenini (HDD), tarihi, kutsal geometriyi, vorteks matematiği/enerjiyi, kimyayı, biyolojiyi, fiziği, tıbbı, sağlığı, düşünceyi, elektriği, frekansı, manyetizmayı ve birçok konuyu bu kitapta birer başlangıç noktası olarak tüm kesimlerdeki okuyucularımıza sunduk. Artık sıra sizde. Sorumluluk size geçti. Gerçek gelişim, öğrenme gayreti sırasında araştırırken, sorgularken, düşünürken, yaşarken olur. Bilgi ne yazı ile ne de söz ile ışık hızında karşıya geçmez. Bunun için, ortam ve arzu gerekir, zaman gerekir, kısacası sabır gerekir… İnsan kaybettikçe öğrenir. Lütfen neleri kaybetmekte olduğunuzun farkına varın. Bizler YAŞAYAN SU Felsefesinin bir parçası olmaktan dolayı son derece mutluyuz ve umutla geleceğe bakıyoruz. Algılarımız ve düşüncelerimiz rutin ve gündelik kaygıların ve söylemlerin üzerinde. Suyu seven suya saygı duyan bütün insanlık bizim grubumuzun potansiyel paydaşı. Suyu sevmek; kendini sevmek, kendini bilmektir. Su gibi aziz olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4089960-b697-448d-95cf-3d62c7adcc0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Realizm Perspektifinden Küresel Bir Güvenlik Aktörü Olarak Avrupa Birliği: Kapasite, Kabiliyet Ve İşbirliğinin Sınırları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Avrupa Birliği (AB)
’nin realizm kuramının varsayımları çerçevesinde küresel güvenlik aktörlüğünü
sorgulamaktadır. Realist kuram, özellikle güvenlik ve savunma alanına giren
konularda ulus-devletlerin, kendilerinden başkasına yetki devri yapmasının
oldukça güç hatta kimi zaman olanaksız olduğunu varsaymaktadır. Bu bağlamda AB
gibi uluslarüstü bir kuruluşun da güvenlik ve savunma alanında özerk bir aktör
olarak gündem belirlemesi, kendisini oluşturan ulus-devletlerden bağımsız
hareket edebilmesi oldukça zordur. 21. yüzyılda güvenlik kavramına
yüklenen anlamın giderek genişlemesi, güvenliğin hayatın her alanındaki
düzenlemelerde ön plana çıkmasına neden olmuştur. AB de özellikle Rusya’nın
Kırım’ı ilhakı, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi
güncel gelişmeler karşısında savunma kapasitesini ve bu alandaki stratejik
özerkliğini arttırmak zorunda kalmıştır. Özellikle savunma sanayinin
liberalleşmesi ve savunma ve silah teknolojisindeki hızlı gelişmeler ve bu
gelişmeler karşısında AB’nin savunma kapasitesinin yetersiz kalması, Trump
Başkanlığındaki ABD’nin AB’ye savunma harcamalarını arttırması yönünde baskı
yapması AB’nin bu alandaki çabalarının itici gücü olmuştur. 



 Bu çalışmada AB’nin, bürokratik,
kurumsal ve fiili olarak ortak güvenlik ve savunma politikası alanında bugüne
kadar ortaya koyduğu çabalar detaylı olarak değerlendirilmiştir. AB’nin bu
çabasında Avrupa’nın daima AB’nin kurucu değerlerine bağlı sivil ve normatif
yönleri ağır basan özerk bir aktör olmasını savunan Entegrasyoncu görüş ile
AB’nin NATO’nun önemli bir müttefiki olarak savunma kabiliyetlerine ve
stratejilerine sıkı sıkıya bağlı Atlantikçi görüşün farklı yaklaşımları
belirleyici olmuştur. Kitapta vaka analizi olarak detaylı bir şekilde incelenen
PESCO süreci de AB’nin ortak savunma alanında her zaman Atlantikçi eğilimlerin
baskın olacağını ve AB’nin uluslararası ilişkilerde stratejik özerkliğe sahip
bir küresel güvenlik aktörü olmasının ne denli güç olacağını göstermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689a085d-ce90-423e-b305-476fe4d94382.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlık Karabağ Sorunu</image:title>
            <image:caption>Klasik yaklaşımlara dayanılarak analizi yapılan Dağlık Karabağ meselesi hakkındaki diğer çalışmalardan farklı olarak bu araştırma doğrudan İkinci Karabağ Savaşı süresince ABD’de bulunan Ermeni diasporasının faaliyetleri hakkındadır. Ermeni toplumunun ve lobi kuruluşlarının Dağlık Karabağ’da yaşanan savaşı diasporik mekânlarda nasıl yeniden ürettiği ve ulus ötesilik (transnationalism) bağlamında “anavatan” olarak kodlanan Ermenistan’a ve “düşman” olarak zihin dünyalarında tasavvur eden Türklere yönelik faaliyetlerinin sistematik olarak ortaya konması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb15ab42-bb90-461d-97f6-c706d0339493.jpg</image:loc>
            <image:title>Dini Çoğulculuk Din İçi Çoğulculuk ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Dini ve din içi çoğulculuk olgusu modern toplumların en çok göze çarpan dini/kültürel niteliklerinden biridir. Tüm dünyanın yaşadığı şehirleşme, küreselleşme, bireyselleşme ve sekülerleşme süreçleri bu olgunun gelişmesinde ve yayınlaşmasında büyük rol oynamıştır. Günümüzde ortaya çıkan tablo tüm toplumların hem dini hem de din içi çoğulculuk olgusunu –farklı düzeylerde olsa da- yaşamakta olduklarıdır. Dini ve din içi çoğulculuk olgusunun Türkiye’deki yansımasına bakıldığında, bu olgunun daha çok din içi çoğulculuk şeklinde kendini göstermekte olduğu söylenebilir. Türkiye toplumunun tarihsel ve küresel faktörlerin etkisiyle bugün geniş çapta bir din içi çoğulculuk olgusuyla karşı karşıya olduğu söylenebilir. Bu yeni yapının açıklanması ve anlaşılması büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31081741-d735-4328-be75-e5efe3838b29.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukuk Bakımından Siber Terörizm</image:title>
            <image:caption>Dünya, yirminci yüzyılın sonlarında yeni bir teknoloji devrimi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu yeni dönemin adı “bilgi çağı”dır. Bilgisayarlar, internet ve diğer yeni bilgi ve iletişim teknolojileri, insan hayatının en önemli ve en etkili buluşları arasına girmiştir. Geçmişte bilgisayar ve teknoloji; belirli amaçlar için seçici bir araç olarak kullanılırken, günümüzde bilgi teknolojisi, siber (sanal) alemdeki gelişmelerle beraber; sosyal, siyasal, sağlık ve askeri tüm altyapıları bilgisayarlara bağımlı hale gelmiştir. Finansal ağlar, haberleşme sistemleri, elektronik transfer merkezleri, nükleer santraller, havaalanlarının kontrolü, hastaneler, okullar, devlet kurumları, sağlık merkezleri, su kaynakları, elektrik şebekeleri, ulaşım, askeri cihazlar gibi kritik altyapılar bilgisayarlara bağlıdır. Yine bankalar, para ve sermaye piyasası, çalışmalarında tamamen bilgisayar sistemlerini temel almaktadır. Böylece, teknoloji hayatımızın tüm alanlarına girmiş ve artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bilgi teknolojileri ile ilgili bu büyük bağımlılık, insan yaşamına birçok farklı açıdan olumlu değişiklikler ve sayısız avantajlarının yanı sıra, yeni tehditler de oluşturmaktadır ve farklı türlerde siber eylemler (cyber attack) gerçekleşmektedir. Bu tehditler bilgisayar korsanları ve teröristler için fırsatlar yaratmaktadır. Yine teröristler kendi siyasal veya ideolojik amaçlarına ulaşmak için bilgi teknolojisini birer amaç veya araç olarak tesbip edebilmektedir. Böylece, bir devletin teknolojiye bağımlılığı arttıkça, siber eylem tehditleri ile karşı karşıya kalma riskleri de artacaktır. Bu bağlamda siber terörizm, yeni oluşan bir kavramdır ve yaşadığımız dönemin bir gerçeğidir. Günümüzde siber terörizm, klasik terörizmden daha tehlikeli hale gelmektedir. Çünkü birçok ülkenin önemli hizmetleri bilgi teknolojisi üzerinden yapılmaktadır. Siber terörizm, bilgi teknolojisi kullanılarak, önceden belirlenmiş siyasal, sosyal ve ideolojik hedeflere ulaşmak için kişilere ve ülkelerin kritik altyapılarına zarar vermek olarak yorumlanabilir. Ayrıca, siber terörizmi genel anlamda, bilgisayar ve bilgisayar sistemleri aracılığıyla terörist eylemler gerçekleştirmek olarak da tanımlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b8d9e20-adef-4c13-91a3-7851a2726be4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin ve Türk Dünyası İlişkileri 1991’den Günümüze</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş sonrası yaşanan gelişmeler Türk Dünyasının önünü açmış ve bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bir arada hareket etme imkânı yakalamışlardır. Aralarında ortak tarih, dil, kültür ve din bulunan Türk Devletleri hayal olarak tasavvur edilen fakat Türk Devletleri Teşkilatı ile gerçeğe dönüşen Çin Seddinden Adriyatik Denizine bir arada olma ve uluslararası sisteme etki etme noktasına ulaşmışlardır.
Türk devletlerinin bu süreç içerisinde büyük bir güç olarak ön plana çıkmaya başlayan Çin ile olan ilişkileri tarih boyunca var olmuş ve bağımsızlık sonrası daha da önemli hale gelmiştir. Rusya-Çin-ABD bağlamında ilişkilerin incelenmesi Türk devletlerinin gelecekteki politikalarının belirlenmesi açısından önemlidir. Çin-Türk dünyası ilişkilerini belirleyen faktörler nelerdir? Çin kendi kültürünün yaygınlaştırılması için hangi stratejileri kullanmaktadır? Rusya’nın Türk devletleri ile olan ilişkisi Çin’in bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini nasıl etkilemektedir? Kuşak-Yol projesi Türk Dünyası için fırsat mı yoksa tehdit mi? Bu kitap bu soruların cevaplarını arayarak okuyucuların Türk Dünyası hakkında fikir sahibi olmasını amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ff069e-373e-4f23-acbf-5f95759623fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaptırımlar Altında İran’ın Ekonomi Politiği: Uluslararası Ticaretini Geliştirme Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır güçlü ülkeler tarafından, kendilerinden daha zayıf olan ülkelerin politika davranışlarında değişim yaratmak amacı ile hayata geçirilen yaptırımlar, Soğuk Savaş’ın bitimi sonrasında dünya siyasetinde tek hegemon güç olarak ortaya çıkan ve aynı zamanda II. Dünya Savaşı sonrasından bu yana Dünya Bankası, IMF ve ABD doları üzerinden küresel ekonomi ve finans sisteminin kontrolünü elinde bulunduran ABD tarafından özellikle son otuz yıldır aşırı şekilde kullanılmıştır. 21.yy.dan itibaren ekonomik yaptımları tek başına yeterli derecede etkili görmeyip finansal yaptırımlarla da desteklemeye başlaması, yaptırımlar tarihindeki en önemli gelişmelerden birisi olmuştur. Fakat yine 2000’lerin başından itibaren dünya siyasetinin çok kutupluluğa evrilmesi ve ABD karşısında yeni oluşumlar içerisine giren bölgesel yapıların artan ekonomik güce paralel şekilde dünya finansal mimarisini de yeniden inşa etme çabaları, ABD’nin ekonomik ve finansal yaptırımlarına doğrudan negatif yönde etki etmektedir. Bu kitapta, 1979 devriminden beri neredeyse kesintisiz olarak ABD yaptırımlarına maruz kalan İran’ın, 2000’lerin başlarından itibaren nükleer çalışmaları gerekçesi ile uygulanan ve 2018 yılında Trump yönetimi tarafından tekrar başlatılan ekonomik ve finansal yaptırımlar karşısında ekonomik aktivitesini sürdürebilmek için izlediği politikalar ile yaptırımların İran siyasetine ve dış politika davranışlarına olan etkisi incelenmektedir. Bir taraftan da çok kutuplu yeni dünya düzeninde, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren küresel finans sisteminde yaşanan gelişmelerle birlikte ABD ekonomik ve finansal yaptırımlarının giderek azalan gücü İran örneği üzerinden değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab0c6fcd-5094-451f-b461-e6405696752b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Mahkemesince Yürürlüğün Durdurulmasında Almanya ve Türkiye Modeli</image:title>
            <image:caption>1924 Anayasasına her ne kadar tek parti siyasi iktidar döneminde kanunların anayasaya uygunluğu teorik olarak kısmen tartılmış olsa da konu sadece bu düzeyde kalmıştır. 1961 Anayasasından itibaren kanunun anayasal düzeyde anayasaya uygunluk açıkça benimsenmiştir. Bu kural 1982 Anayasasında da devam etmiştir. Günümüzde de Anayasa Mahkemesi kanun hakkında aykırılık kararı verse bile, bu karar Resmî Gazetede yayınlanıncaya kadar hukuksal bağlılık oluşturmaz. Bu durum kanunun anayasaya uygunluğunu etkisizleştirmektedir. Siyasal iktidar bu durumu çok iyi bilmekte ve aykırılık kararı verilmiş olsa bile ilgili kanunu uygulamaya devam etmektedir. Anayasa Mahkememiz, 2002 yılı öncesinde siyasi iktidarın anayasaya aykırı tutumu aşmak için bir yorum geliştirmiştir. Bu bağlamda siyasal iktidarın anayasaya aykırı bu tutumunu etkili şekilde engellemek için bazı önemli kanunlar henüz iptal karar vermemiş ya da henüz kararını açıklanmamış olsa bile belirli süreye kadar veya nihai kadara kanun kanunun kısmen veya tümüyle durdurma kararı verebilmiştir. Türk Anayasa Mahkemesi kanunu durdurmaya ilişkin kararında Alman Anayasa Mahkemesini örnek almıştır. Ancak bu yetkinin Alman Anayasasında kanun düzeyde açıkça düzenlenmiştir. Buna karşılık Türk Anayasa Sisteminde bu karar yorumla geliştirilmiştir. Böyle olsa da bu yorum tek iktidar döneminden beri uygulanamamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb009c4-2530-4315-b1f2-53c711c0a13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Para</image:title>
            <image:caption>‘Dijital Para’ kitabında son dönemin popüler konularından olan dijital paralar ile ilgili doğru bilinen yanlışlar düzeltilirken, eksik bilgilerin de tamamlanmasına aracılık edilmektedir. Kitap kapsamında dijital paraların geçmişten günümüze tecrübe edilen para sistemleri içindeki konumunun anlaşılması hedeflenmekte ve iktisat teorileri çerçevesinde konuya ışık tutulmaktadır. Dijital paranın tanımından, özelliklerine, ihraççısına, tasarımlarına, türlerine, kripto paralar ile merkez bankası dijital paralarına ilişkin konulara değinilmekte ve Türkiye ile diğer ülke uygulamaları paylaşılıp gelecek beklentilerine ilişkin derin ancak özlü bir aktarım yapılmaktadır.Okuyucunun kısa ve öz bir aktarım ile konu hakkında bilgi ve birikim sahibi olmasına, konuya ilişkin mevcut bilgisini arttırmasına destek olunması amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10be88ba-f466-40e0-947a-74f820b63dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Adanmışlığı (Employee Engagement)</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme, iletişim, bilişim teknolojisinde meydana gelen hızlı değişiklikler ve müşteri beklentilerinin karmaşık bir hal alması gibi nedenlerden dolayı şirketlerin rekabet üstünlüğü elde edebilmeleri ve sürdürülebilirliğini sağlayabilmeleri her geçen gün zorlaşmaktadır. Bu durum şirketlerin adanmış çalışanlara olan ihtiyacını artırmaktadır. Çünkü adanmış çalışanlar işlerini iyi yapabilmek için çok çalışmakta, şirkete karşı güçlü duygusal bağ hissetmekte, daha iyi hizmet ve müşteri odaklı olmakta, çalışma arkadaşları ile uyum içinde çalışmakta, şirketin başarısına katkı sağlamak için kendi istekleri doğrultusunda ekstra çaba göstermekte ve şirket üyeliğine istekli bir şekilde devam etmektedir. Adanmış çalışanlar daha üretken ve sadık olduklarından adanmış çalışanlara sahip olmak şirketlere büyük fayda sağlamaktadır. Böylece adanmışlık ile birlikte iç gücü devir hızı oranı düşmekte ve örgütsel performans artmaktadır. Bundan dolayı şirketlerin, adanmışlığı etkileyen faktörleri bilmeleri ve bu doğrultuda çalışanların adanmışlığını güçlendirmeye yatırım yapmaları gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe910e21-477e-4324-9fe5-57ab955cdd2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazar Denizi ve Karadeniz&apos;de Küresel Enerji Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Devletler arası mücadeleler kimi zaman yeni toprakların sınırlara dahil edilmesi için olabilirken, kimi zaman o toprakların altındaki ya da üstündeki nimetlere sahip olmak ve kontrol gücü kazanmak için olabilir. Günümüzde bu nimetlerden en önemlilerinden biri ve stratejik değere sahip olanı ise enerji kaynaklarıdır. Bu kaynaklara sahip olmak ve üretmek, güç sağlayabileceği gibi sahip olunmayan kaynakları da kontrol ederek küresel güç kazanmak, büyük devletler arasında bir mücadele alanı yaratmaktadır. Avrupa&apos;dan Çin&apos;e uzanan geniş coğrafyanın ortasında ise Karadeniz ve Hazar Denizi sadece çevrelerindeki ülkeler için değil, enerji üzerinde nüfuz sağlayıp güç kazanmak isteyen devletler için de bir jeopolitik rekabet alanlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83700731-cc7c-4733-b7d4-e2137bad4ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Kamu Hukukuna Emek Verenler</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin üniversiteleri, gelişmiş ülkelerdeki kadar kurumsallaşabilmiş değildir. Bunun tarihi nedenlerin yanı sıra birçok toplumsal ve kültürel sebep rol oynamıştır. Devlet Osmanlı döneminde medreseleri, Cumhuriyet döneminde de üniversiteleri bir ideoloji üretme kurumu, bir iktidar üretme aracı olarak görmüştür. Bunda güçlü bir sivil toplumun yokluğu, farklı siyasi, tarihi ve ekonomik sebepler, sorgulayıcı bir eğitim modelinden yoksunluk ve daha birçok etken rol oynamıştır.
Üniversiteler her şeye rağmen kendilerince gelenekler üretebilir. Bu gelenekler uzun dönemde kurumsal kültürün temelini oluşturacaktır. Biz de genel kamu hukukuna akademik emeğiyle katkıda bulunan bilim insanlarımızın hem hatırlanmaları hem de bu alanda öğretinin izlediği gelişim süreçlerine bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefledik. 1982’ye kadar sadece İstanbul ve Ankara Hukuk fakülteleri mevcut olsalar da aradan geçen yaklaşık 40 yıllık süreçte sayı oldukça artmış durumdadır. Dolayısıyla genel kamu hukuku anabilim dalı kürsüleri de artmış, sonuçta ders içeriğinde hangi konuların yer alması gerektiği hususu daha da önemli hale gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed5f8f4-9cf0-48de-9e85-2bf0fb00d900.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilerin Uyum ve İskan Sorunları ve Çözüm Önerileri: Doğu Marmara İlleri Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın en büyük sosyal sorunlarından biri olan uluslararası göç, hem gelişmekte olan ülkeleri hem de gelişmiş ülkeleri etkileyen sosyal bir olgudur. 2011 yılında Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelere sığınan Suriyeliler bu yüzyılın en büyük kitlesel göç hareketini başlattıklarının farkında değillerdi.
 
Aradan geçen on bir yılın sonunda Türkiye’deki Suriyeli sığınmacı sayısı, ülkedeki yabancıların büyük bir çoğunluğunu oluşturmuştur. Türkiye’de Suriyelilere yönelik yapılan çalışmalar daha çok uyum konusunda olmuştur. Bu çalışma Suriyeli sığınmacıların yaşadıkları uyum konusunun yanı sıra ve iskân ve konut sorunlarının belirlenmesi açısından da önem taşımaktadır. Ayrıca çalışmanın bölgesel düzeyde gerçekleşmesi ve Göç İdaresi Başkanlığı ile ortak hareket edilerek yapılması bu konunun özgünlüğünü ortaya çıkarmaktadır.
 
Alan araştırması, Doğu Marmara illeri kapsamında olan Yalova, Kocaeli, Sakarya, Bolu ve Düzce illerinde yaşayan toplam 1.144 kişiye uygulanmış ve toplanan veriler, frekans ve yüzde analizi, ki-kare uygunluk testi ve bağımsız ki-kare testi aracılığı ile analiz edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a690ca2-e8f2-426b-a82f-4f74d47eb8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hukuku Açısından Göçmenlerin İş–Barınma ve Sağlık Hakkı (Ulusal ve Uluslararası Boyutuyla)</image:title>
            <image:caption>Dünyada çeşitli nedenlerle göçmen, mülteci ve sığınmacı olmak durumunda kalmış insanların, kaynak ülkeden transit ya da hedef ülkede bulundukları sürece yaşamını sürdürebilmek için beslenmek, ihtiyaç halinde sağlık hakkından yararlanmak, sağlığa uygun konutlarda barınmak, temiz suya erişmek, güvenli işte ve işyerinde çalışmak gibi yaşama hakkını oluşturan haklardan, ilgili ülkelerin idarecileri tarafından yararlandırılmalıdırlar. Zira bu haklar her insanın insan olmasından kaynaklı doğal haklarıdır. Göçmen haklarına ilişkin ülkemizin de tarafı olduğu, birçok uluslararası sözleşme bulunmaktadır. 18.12.1990 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen 01.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleme bunlardan biridir. Sözleşme gereğince Göçmen işçiler ve ailelerinin korunması, uluslararası toplumun sorumluluğundadır. Göçmenlerin yaşamlarının korunmasının sorumluluğu göç eyleminin başlamasından varılmak istenen göç noktasına kadar devam etmelidir. Ülkeler tarafından yasa dışı göçün önlenmesi için alınan tedbirlerin temel insan haklarına aykırı olamamasına dikkat edilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e384ff7-259f-4b28-a6d7-4a639625b181.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır İçinde</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı eline almışsan ve içini tarifsiz bir heyecan sardıysa, üstelik yüzünü de bir tebessüm kaplamışsa nedensiz; kitabı sakın bırakma. Mutluluk elinde… Size yol göstersin, ümit versin. Bu kitap sizi, haber ararken haberi olan bir gazetecinin inanılmaz yolculuğuna çıkaracak. Bu yolculukta, ne arıyorsanız onu bulacaksınız. Bazen o siz olacak, bazen de siz o. Bazen ağlayacak, bazen de güleceksiniz. Bazen sevecek, ya da kızacaksınız her şeye. Belki de hiçbir şeye… Yolculuk mu? Bu yolculukta uçak bileti yok, vapurla gidilmez, otobüs hiç geçmez, bildiğiniz taşıtların bilmediği bir yol. Ya hedef? “Gam”sız değiliz. Buluşuruz içerde. BU KİTAPTA, SINIRSIZ DÜNYALARA AÇILMANIN ŞİFRESİNİN İLK BASAMAĞI GİZLİDİR. CESARETİ OLAN KAPIYI AÇAR. DOĞRU GÖZLE BAKAN GÖRÜR. BURADAKİ BİLGİ, SONSUZLUĞUN BİLGİ DERİNLİĞİNDE; DENİZDE BİR DAMLA, ÇÖLDE İSE BİR KUM TANESİ BİLE DEĞİLDİR. Yeni kâşiflere, yeni keşiflere daha da önemlisi, yeni bir bilince ihtiyaç var. Şimdi yola çıkma, sırrı arama zamanı. Bildiğinizi zannettiğiniz her şeyi bir anlığına unutun… ENDİŞE ETMEYİN. BU KİTAP İYİDİR.  Bu kitap herkes içindir. Yiğitliğin, mertliğin, saflığın, aşkın ve sevginin yanı sıra aldatılmışlığın, yalnızlığın, maceranın, ilmin, paranın ve saltanatla sanatın, Kısacası insanın kitabı. Çünkü; İnsanoğlu yazdı… U. İnsanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472c4a57-3200-42e3-9f0d-6f0a0927f4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Recep Tayyip Erdoğan Siyasette Bir Fenomen - 2023 Türkiye Cumhuriyeti Seçimlerinin Sosyolojik Analizi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminin sosyolojik analizine ek olarak, bu ülkedeki siyasi bir fenomen de analiz edilmiştir.Günümüzde insan toplumlarını ilgilendiren en önemli konulardan biri siyasetle ilgili konulardır. Siyaset dünyasında farklı düzeylerde seçimlerin temel kavramlarından biridir. Başarılı bir siyasetçi, seçimlerde rakibini geride bırakabilen ve sahada galip gelebilen kişidir. Bu çağda yirmi yılı aşkın sahada galip gelebilen bir siyasetçi, sıradan bir siyasetçi değildir, siyasi bir fenomendir. Elinizdeki kitap, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin ve daha doğrusu dünyanın siyasi fenomeninden birini yanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08becf69-8ab6-401f-beea-5f8507f7c7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerler Eğitimi Penceresinden Yusuf İle Züleyha Kıssası</image:title>
            <image:caption>Değerleri özünde benimsemiş ve hayatına yerleştirebilmiş şahsiyetler kendi dönemlerine ve sonraki dönemlere ışık tutmuşlardır. Ahlaki değerlerin insan için, insanlık için ne derece önemli unsurlar olduğunu günümüz ağ toplumunda daha fazla müşahede etmekteyiz. Bu çalışma çerçevesinde incelediğimiz Yusuf suresinde göze çarpan pek çok değere bir de bu açıdan bakılması istenmektedir. Çünkü o, hayatı boyunca çeşitli sıkıntılardan geçmiş, Allah’ın imtihan ettiği örnek şahsiyetlerden biridir. Onun güzelliği çeşitli benzetmelere konu olmuş, insanlar evlatlarının, kadınlar eşlerinin Hz. Yusuf gibi güzel olmasını talep etmişlerdir. Hz. Yusuf, Çetin imtihanına rağmen sahip olduğu üstün ahlak vasıtasıyla Allah’ın (c.c) lütfuna nasıl mazhar olunabildiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır. Onun Züleyha ile olan iletişiminin, ahlaki değerler açısından tekrar merceğe alınması, değişen dünya şartlarında maruz kalınan anlam kayması karşısında bir değer olarak “iffet”in öneminin anlaşılması açısından da önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a7c2fb-fe43-4d46-8264-f23cb29f28c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız İhtilali Döneminde Batılı Düşünürlerin Tanrı ve Din Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Yeni fikirler ve buluşlara açık olan Fransız ihtilali döneminde yeni yaşam anlayışı Tanrı’nın emrine değil aydınların zihninde sistemleşmiş akıl ürünü ilkelere dayanıyordu. Bu nedenle kutsal değerler inanç, din ve gelenek aklın süzgecine tabi tutularak yeni yorumlar, bakış açıları ifade edilmiştir. Özellikle kurulu düzen Soylu ve Rahip sınıfın Tanrı ve din adına dogmaları halk nezdinde eleştirilmiştir. İnsanların eşitliği, hürriyet ve siyasi haklar gibi yeni fikirler kısa zaman içerisinde bildiriler haline gelmiş ve her yeni gelişme toplumda beğeni kazanmıştır. İşte bu eleştiri ve beğeni dönemine Fransa’da öncülük eden düşünürler/filozoflar Montesguieu (1689-1755), Voltaire (1694–1778), Rousseau (1712–1778), Diderot (1713–1789) ve Baron d’Holbach (1723–1789)’tır. Dönemin bu düşünürleri 1700-1789 yılları arasında yeni fikri, siyasi, iktisadi ve dini yorumlara çanak tutmuştur. Bu çerçevede eserin ana teması 1789 Fransız ihtilali döneminin fikri ve dini dönüşüm sürecini kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0efa2f43-bffa-4d06-8683-bdecdfd0bae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus İmparatorluğu’nun Kuzey Kırgızistan’daki Tarım Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Kırgızistan’ın tarihinin öğretiminde en önemli konuların birisi XIX. Yüzyılın ikinci yarısı XX. Yüzyılın başlangıcındaki Rus İmparatorluğunun Kırgızistan’da yürüttüğü tarım siyaseti sayılmaktadır. Adı geçen konu ile ilgili araştırmacıların bilimsel çalışmaları her dönemin siyasi bakış açısına göre farklı farklı değiştirmelere uğramıştır. Bu kitapta bu konu üzerinde geniş durabilmek için devrime kadarki ve Sovyet, Eski Sovyet dönemlerdeki bu konuyla ilgili olan bilimsel araştırmaları inceleyerek gerçek bir sonuca varabilmek için çabalanmıştır. Kırgızistan Rus İmparatorluğuna katıldığından başlayarak bu süreci yansıtan kavramsal yöntemdeki bir çok tarihsel eserler yayınlanmaya başlamıştır. Bu eserlerin değeri yazarların araştırmasında bu konuyla ilgili olumlu ve olumsuz taraflarının tam olarak yansıtılmasındadır. İlk eserler Rus İmparatorluğunun ele geçirme siyasetine katılan insanlar tarafınca yazıldığından dolay bu süreç bilimsel özelliği kazanamayıp sadece olayı betimleme olmuştur. Bu eserlerde bazı yazarlar olaylar hakkında açıklamalarını da belirtmişlerdir. Toplumun aydınlanmasıyla her bir araştırmacı Rus İmparatorluğunun Türkistan’da yürüğü siyasetinin olumlu taraflarını belirtmekle birlikte, bazen bu sürecin olumsuz taraflarını da açıkça belirtmişlerdir. Böylece bizim dikkatimizi çeken bu konu döneme göre değerlendirilmiştir. Rus imparatorluğu Güney Kırgızistan’daki toprak siyasetini Kuzey Kırgızistan’dakine göre bir az farklı yönetmiştir. Çarlık hükümetinin göç siyasetini genelde Ruslar yöneterek bu durumdan bir çok fırsattan yararlanmışlardır. Rusya’nın toprak siyaseti tamamen soygunculuk, yağmalama niteliğinde olmuştur. İleride Rusya’nın yine bu kadar torağı yerel halkın elinden alma amacı olmuştur. Kırgızistan’ın güney bölgesinde toprağın ülkenin mülkiyeti olarak ilan etmek Çarlık Hükûmeti için çok uygun olmuştur. Rus İmparatorluğunun Kırgızistan’da yürüttüğü tarım siyasetinin olumlu ve olumsuz tarafları hakkında kısa bilgi verecektir. Toprak siyasetinin genel olarak yerel halka olan siyasi ve ekonomik etkilerini incelenmiştir. Rus iktidarı bu bölgede kendi iktidarını oluşturmak için yürüttüğü faaliyetleri ele alınmıştır. Her Rus iktidarının yerel halka değer vermedikleri ve dikkat çektiğini görmek mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a1e599-a1f2-46aa-a50d-8089ce881bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriyeli Gençlik Araştırması - Sorunlar, Beklentiler ve Çözüm Önerileri: Şanlıurfa Örneği</image:title>
            <image:caption>Arap Baharı sonrasında başlayan Türkiye’ye yönelik Suriyeli sığınmacı göçü giderek kalıcı hale gelmektedir. Kuşkusuz bu göçün Türk toplumu bakımından yarattığı çok farklı olumlu/olumsuz etkiler bulunmaktadır. Sosyal medya üzerinden Suriyelileri tartışmak, tüm Suriyelileri aynı potada değerlendirmek ya da göç sürecini güvenlikleştirmek yaşanan bu sorunları çözmeyecektir. Suriyeli sığınmacı göçünün bilimsel yöntemlerin ışığında incelenmesi, bu göçün Türk toplumu bakımından doğurduğu etkilerin en doğru biçimde analiz edilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Sayıları 3,4 milyona yaklaşan Suriyeli sığınmacıların 1,6 milyonu 18 yaşından küçük iken, yaklaşık 600 bini gençlerden (15-24 yaş) oluşmaktadır. Bu nedenle Suriyeli gençler özel bir önem arz etmektedir. Suriyeli sığınmacı göçünün gelecekte nasıl bir şekil alacağı, Suriyelilerin Türk toplumundaki konumunun ne olacağı, ülke kalkınmasına ne ölçüde katkı sunacakları, Suriyelilerin yeni geldikleri topluma ne derece uyum sağlayacakları vb. soruların cevabı bu gençlerin ileride sergileyecekleri tutum ve davranışlarında saklıdır. Şanlıurfa özelinde Suriyeli gençleri ele aldığımız çalışmamızın amacı; Suriyeli gençlerin profilini ortaya çıkarmak, yaşadıkları sorunları ve beklentileri tespit etmek, belirlenen sorunlar için çözüm önerileri getirmektir. Farklı disiplinlerden akademisyenlerin bir araya geldiği çalışmada, nitel ve nicel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma metodu benimsenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9b9ed3e-dd39-40b0-8c30-9b851ec4d28b.jpg</image:loc>
            <image:title>Iğdır İlinde Seracılık Sektörünün Sürdürülebilirlik Stratejileri ve Yeşil Ekonomi Modeli Önerisi: Jeotermal Seracılık</image:title>
            <image:caption>İnsan ve teknoloji enerjiye her geçen gün daha fazla bağımlı hale gelmektedir. Enerji kaynaklarının sınırlı olması, dünya nüfus dinamikleri, sanayileşme, teknolojik gelişmeler doğanın enerji talebini karşılayabilme kapasitesini giderek azalmaktadır. Bununla birlikte iklim değişiklikleri, CO2 salınımı, ortaya çıkan kirlilik çevrenin sürdürülebilirliğini de tehdit etmektedir. Ortaya çıkan doğa felaketleri tarım sektörü gibi doğrudan iklime bağlı sektörleri de tehdit etmektedir. Dolayısıyla gıda arzının sürdürülebilirliği için yeni modellemelere ve stratejilere ihtiyaç vardır.
İklime bağımlı olmadan yıl boyu üretim yapabilmeyi sağlayan ve sürdürülebilirliği açısından stratejik bir sektör olan seracılığın girdi maliyetlerini azaltacak ve enerji verimliliğini arttıracak yeni ekonomi modeli ve seracılık sektörünün sürdürülebilirlik stratejileri belirlenmelidir. Mikroklima iklim, jeolojik, çevre vb. özellikleri dikkate alındığında yapılan çalışmalar göstermektedir ki Iğdır ilinin yenilenebilir enerji türlerinden olan jeotermal enerji üretimi açısından potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Bu potansiyelin ortaya konduğu bu çalışmada jeotermal kaynakların olası yerleri işaretlenmiştir. Yatırımcılara jeotermal kaynak bulma ve jeotermal sera yatırımı yapma konusunda bir yol haritası olması için hazırlanan bu kitapta ilin seracılık sektörünün sürdürülebilir gelişimini sağlayacak stratejilerde sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c742db-7325-448c-adb4-93fa9e11bc6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Jeopolitik - Bölgesel İstikrar Yönelimleri</image:title>
            <image:caption>Nasıl ki iktisat bilimi sınırlı kaynakların etkin kullanımı ile ilgileniyorsa, jeopolitik de sınırları belli olan coğrafyanın etkin kullanımı ile ilgilenmektedir. Coğrafya statik bir unsur olabilir lakin politika oldukça dinamik, dolayısıyla değişken bir yapıdır. Bazen coğrafyanız sayesinde politik başarılar kazanırsınız bazen de coğrafyanıza rağmen. Lakin jeopolitik bilmezseniz hiç kazanamayacağınız aşikârdır. Jeopolitik sorunların bölgesel kalmadığı, küresel etkilere sebep olduğu günümüzde sadece kendi jeopolitik konumuzunu bilmek yetersiz kalmaktadır. Anlık olarak değişen dünyayı takip etmeli ve coğrafyayı da bu değişimle birlikte ele almak gerekmektedir. Bu çalışma, ele alınan bölgelerdeki jeopolitik sorunları ve bu sorunlara yönelik bazı çözüm yollarını incelemektedir. Küresel bir bakıştan ziyade bölgesel bir bakış açısı eşliğinde Orta Asya, Balkanlar, Latin Amerika, Afrika, Uzak Doğu Asya ve Akdeniz üzerine analizler ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4b4d16-ee4d-4098-a2a3-897d98b8ec31.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıtdışı Ekonomi</image:title>
            <image:caption>‘Kayıtdışı Ekonomi’ kitabında dünden bugüne ülkelerin mücadele ettiği önemli bir makroekonomik sorun olan kayıtdışı ekonomi kavramı tüm yönleri ile ele alınmakta ve detaylı şekilde incelenmektedir.  Okuyucuya söz konusu kavramı tüm yönleriyle aktarabilmek bakımından kayıtdışı ekonomi kavramının tanımına, özelliklerine, çeşitlerine, ortaya çıkış nedenleri ve yaratmış olduğu etkilere değinilmektedir. Akademik çalışmalara da referans olması hedeflenen kitapta kayıtdışı ekonominin ölçüm yöntemlerine de yer verilir iken, aynı zamanda yasadışı kazanç (karapara) kavramı ile kayıtdışı ekonomi ilişkisine açıklık getirilmektedir. Dünya’da ve Türkiye’de kayıtdışı ekonomi ve uygulanan politikaların da aktarıldığı kitapta, benzer çalışmalardan farklı olarak dijital teknolojiler ve dijitalleşen dünyanın kayıtdışı ekonomi üzerindeki muhtemel etkileri de değerlendirilmektedir.  Okuyucuya kısa ve özlü bir aktarım ile bilgi sunulması ve okuyucunun konu hakkındaki mevcut bilgilerinin arttırılması hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5634293b-3371-4822-ab1f-b5d05c3e9de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada ve Türkiye’de Muhafazakarlık</image:title>
            <image:caption>İdeolojiler dünyayı anlamlandırmamıza yardımcı olan düşünce sistemleridir. Ancak bu düşünce sistemlerinin kendi içinde bütünüyle tutarlılık gösterdiğini ileri sürmek son derece güçtür. Bu bağlamda eklektik bir özellik gösteren muhafazakârlık (conservatism) genel itibariyle ideolojilere sıcak bakmasa da son tahlilde anti-ideolojik modern bir ideolojidir. Bir tutum olarak muhafazakârlık kavramının kökleri çok gerilere götürülmekle birlikte ideolojik açıdan muhafazakârlık kavramı modern bir olgu olup esas itibariyle modernleşme süreciyle beraber tartışılmaya başlanmıştır. Bu çerçevede muhafazakâr ve muhafazakârlık sosyal bilimcilerin üzerinde en çok kafa yorduğu ve en az fikir birline vardığı kavramlar arasında yer almaktadır. Dünyada farklı muhafazakâr geleneklerin olması muhafazakârlığın evrensellik iddiasının olmadığını ortaya koymaktadır. Muhafazakârlığın evrensellik iddiası olmasa da muhafazakârların her dönemde ekonomik ve toplumsal düzenin savunuculuğunu üstlendikleri bir gerçektir. Buradan da “Muhafazakârlar neyi muhafaza ediyor?” şeklindeki sorunun yanıtı ortaya çıkmaktadır. Muhafaza etme arzusu ise ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmektedir. Muhafazakârlık farklı formlara sahip bir ideoloji olma özelliğini taşımakla birlikte dünya genelindeki bütün muhafazakâr düşünce geleneklerinin yoğun bir pragmatizmden beslendiği ve bu sayede muhafazakârlığın başka ideolojilerle ve akımlarla, özellikle liberalizm ve kapitalizm, eklemlendiği söylenebilir. Bu eklemlenme süreci aynı zamanda muhafazakârlığın ya da muhafazakârların değişimini ifade etmektedir. Bu kitapta eleştirel bir bakış açısıyla muhafazakârlığın Türkiye özelinde ve dünya düzeyindeki uygulamaları ele alınmıştır. Bu şekilde muhafazakârlığın farklı formları dikkate alınarak özgün bir araştırma ortaya konmaya çalışılmıştır. Muhafazakârlığı anlamak hem Türkiye’yi hem de dünyayı anlamanın önemli bir aşamasıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94acbcf3-7cbf-462d-8d13-fb9bdaa8bffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk - Vahdettin Görüşmeleri</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın konusunu Mustafa Kemal&apos;in Veliaht Vahdettin ile yaptığı Almanya gezisiyle, 13 Kasım 1918 den 16 Mayıs 1919 a kadar aralarında geçen 9 görüşme oluşturmaktadır. Devlet-Halk-Ordu üçgeninde dönem koşulları göz önüne serilip, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının verdiği kurtuluş mücadelesine ışık tutulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82e27dab-7364-4063-8cc0-b161d3052c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin etkisiyle uluslararası politik, ekonomik, askeri, sosyal ve kültürel ilişkiler bütününde yaşanan değişimler, uluslararası ilişkilerin yalnızca Soğuk Savaş Dönemi’nde hakim olan geleneksel güvenlik anlayışına dayalı olarak açıklanabilmesini imkansız hale getirerek eleştirel güvenlik perspektifinin doğmasını sağlamıştır. Nitekim, günümüzde, uluslararası sistemin çok boyutlu bir yapıya evrilmesi, kitle imha silahlarının yayılmasının engellenememesi, devlet başarısızlığının yayılmasına bağlı olarak uluslararası silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığının artması, kitlesel göç hareketliliğinin kontrol edilemez hale gelmesi, terörizmin küreselleşmesi ve endüstri 4.0 gibi gelişmeler, güvenlik meselesinin yalnızca toprak bütünlüğü ve self-determinasyon hakkına dayalı geleneksel güvenlik anlayışı ekseninde değerlendirilemeyeceğini; aynı zamanda ekonomik, toplumsal, bireysel, çevresel ve teknolojik dinamikleri dikkate alan kapsamlı bir güvenlik anlayışının gerekliliğini beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda, alanında uzman …….. öğretim elemanın kaleme aldığı ……. farklı bölümden oluşan kitabımız, geleneksel güvenlik anlayışında yaşanan değişimler ile eleştirel ve genişletilmiş (modern) güvenlik anlayışının temel dinamiklerine dair kavramsal ve teorik nitelikli kapsamlı tartışmalar sayesinde, okuyucunun değişen güvenlik anlayışının tüm boyutlarını net bir şekilde anlayabilmesine imkan vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c092e6d1-9e26-4b83-8a46-c39f2bdbdada.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Güvenliği</image:title>
            <image:caption>Sağlık Güvenliği konusu, son yıllarda güvenlik çalışmaları içinde oldukça önemli bir yere sahiptir. “Sağlık İnsan Gücü’nün”, askeri sağlık sisteminin, milli aşının ve ilaç üretiminin önemini bağımsız olmak, dünyada güçlü bir yer edinmek isteyen hiçbir ülke göz ardı edemez. Ülkelerin sağlık yönetimi otoritelerini DSÖ’ye tamamen teslim etmeleri, ayrıca sığınmacı ve kaçak göçmenlerin yaratacağı sağlık güvenliği açığı ülkemiz için de uyarıcı olmalıdır. Bu çalışmanın, Türkiye’de sağlık güvenliği çalışmalarına ve literatürüne değer katacağına inanmaktayım. Prof. Dr. Ümit Özdağ Ulusal bağlamda güçlü bir sağlık sisteminin kuruluşu ve sürdürülebilirliği o ulusun geçmişten gelen küresel ve yerel sağlık sorunlarına karşı edindiği bilgi ve tecrübelerin bir neticesidir. Covid-19 sonrası görülmüştür ki her ülkenin kendi sağlık ekosistemini gerek sağlık personeli gerekse aşı ve ilaç tedariği bağlamında gerçekleştirebilmesi demek küresel ve yerel anlamda oluşabilecek kriz ortamından en az hasarla çıkabilmesi demektir. Ülkeler için sağlık kapasitesi ve gücü en az askeri güç kadar önemlidir. Askeri Sağlık ve Uluslararası İlişkiler alanında birikimleri olan Dr. Tayfun Özdem&apos;in Sağlık güvenliği alanında literatüre oldukça önemli katkılar sağlayan bu çalışması; gerek askeri sağlık sisteminin gerekse milli aşı ve ilaç üretiminin sağlık güvenliği bakımından önemi konusunda dikkatle değerlendirilmelidir. Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu Sağlık güvenliğinin güçlü bir şekilde sağlanması, ortaya çıkan acil sağlık sorunlarının önlenmesinde doktorlar, hemşireler ve teknisyenlerin ön planda olduğu nitelikli bir sağlık işgücüne bağlıdır. Bu noktada ulusal güvenliği etkileme potansiyeli taşıyan ve acil durum ihtiva eden halk sağlığı tehditlerine karşı mücadelede askeri sağlık sisteminin hususiyeti özellikle vurgulanmalıdır. Askeri sağlık sistemi, silahlı kuvvetlerin halk sağlığını ilgilendiren acil durumlarda hızlı müdahale için benzersiz kaynaklara sahip olması nedeniyle çok önemli bir rol oynamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar aracılığıyla küresel işbirliği esas olmakla birlikte, ulusal karar alma yetkisinin korunması, muhtelif sağlık sorunlarının etkili bir şekilde ele alınması için oldukça hayatidir. Askeri Sağlık ve Uluslararası İlişkiler alanında değerli birikimi olan Dr. Tayfun Özdem&apos;in Sağlık güvenliği ile ilgili tespitleri oldukça önemli olup Ulusal Güvenlik açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Bu minvalde bu elinizde bulunan eserin kamuoyunda ve akademik camiada önemli bir yeri olacağına inanıyorum. Prof. Dr. Metin Hasde Bu eser; Sağlık güvenliği, Dünya Sağlık Örgütü ve salgın hastalıklar konusunu bir arada ele alan Türkiye’deki ilk kitaptır. Yazar, hem tıp alanındaki uzmanlığını hem de uluslararası ilişkilerdeki bilgi ve tecrübesini birleştirip, disiplinler-arası bir çalışma ortaya koymaktadır. Sağlık olgusu özellikle son yıllarda küresel siyasete etki eden en önemli konulardan biri olmaya başlamıştır. Bu çalışma, Türkiye’de bu alanda yaşanan kaynak eksikliğini giderme noktasında literatüre oldukça önemli bir katkı sağlamaktadır. Prof. Dr. Bilal Karabulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69a2787-f577-4d53-93a7-f8b1db945e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Merkezli Bakışla Orta Çağ’da Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e Türkler</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma Cumhuriyetimizin 100. Yılına ithaf edilmiştir. Türkistan ve Türkiye bütünlüğünde değerlendirilen tarihimiz içerisinden; Türkistanlılık çatısında mazimizden devletimizin 100. yılında geleceğe bakmaktayız. Türkistanlılık bir mefkûre, şahsiyet ve mesuliyet kavramıdır. Kavram tarihi mitolojik- popüler-politik bir çerçeveyi ifade etmez. Mefkûresi medeniyetçi milliyetçilik olarak kavramlaşan fikriyat, kendi yolunda medeniyet mesuliyeti taşıyan bir mefhumu karşılar. Bu yoldaki şahsiyet, şüphesiz esasını tarihten ve onun içindeki kendözümüzden alır. Mesuliyetinde bir nezaket, incelik ve hassasiyet şahsiyetini ve tarihini taşır. Neden Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e? Çünki Türklerin, bu çalışmada konu edinilen devresinin tarihi ve coğrafi istikameti bu yönde gerçekleşti. Türklerin Göktürk çağı sonrası İslam ile karşılaşmaları ve müteakip asırlarda İslam’ı benim-semeleri sürecinde Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e doğru bir gelişme izlenir. Türkistan ve Türkiye birlikte tarihi zemini oluşturdu. Umumi tarih bakışı olmayışı bizi hep eksik ve bölünmüş bıraktı. Neden Medeniyet merkezli bir bakışla? Keşfedilmemiş her hafıza yok hükümdedir. Milletler tarihle ilişkilerini bilinç düzeyinde kurduklarında hâlin mazi ve müstakbelle alakası canlanır. Türkler medeniyetçi bir millet olduklarını medeniyetin dış ve içyapıları bağlamında hatırladıklarında mazideki malumat müstakbel için değere dönüşebilecektir. Neden Orta Çağ’da Türkler? Türk tarihi uzun bir süreçtir. Bunun gerçekleştiği önemli bir saha Türkistan’dan Doğu Akdeniz’e uzanan alandır. Burada medeniyet adına her türlü tezahürü var eden Türklerin hayatında kadim zamanlardan, mitolojik devirlerden itibaren bugün modern hayatın içindeki devreye kadar süreç içerisinde ikisinin ortasında yer alan ve bize göre din ve toprağa bağlı hayat unsurlarının esas yönlendirici etkisinde gelişen devreler Türklerin orta zamanlarını oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2291c542-938a-4731-91f6-4dc2fdd38b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyokütle Enerjisi: Biyokimyasal Dönüşümler ve Teknolojileri</image:title>
            <image:caption>Biyokütlenin biyokimyasal dönüşümü, sürdürülebilir biyoenerji ve biyokimyasal ürünler alanında gittikçe umut verici olmaktadır. Tarımsal artıklar, odun veya algler gibi organik maddelerden elde edilen biyokütle, biyoyakıtlar, kimyasallar ve biyoplastikler gibi birçok değerli ürün elde etmek için bir dizi karmaşık biyokimyasal süreçten geçebilir. Bu dönüşümlerin merkezinde, selüloz ve lignin gibi karmaşık biyokütle bileşenlerini verimli bir şekilde daha basit, daha kullanışlı bileşiklere dönüştüren çeşitli mikroorganizmalar, enzimler ve metabolik yollar yer almaktadır. Biyokütle biyokimyasal dönüşümündeki kilit süreçlerden biri, enzimlerin selüloz ve hemiselülozu fermente edilebilir şekerlere parçaladığı enzimatik hidrolizdir. Bu şekerler daha sonra maya veya bakteri gibi mikroorganizmalar tarafından fermente edilerek biyoetanol veya diğer biyoyakıtlar üretilebilir. Ayrıca, biyokütle piroliz veya gazlaştırma gibi termokimyasal işlemlere tabi tutularak sentez gazı üretilebilir ve bu da bir dizi biyokimyasal işlem yoluyla sıvı biyoyakıtlara dönüştürülebilir. Bu dönüşüm yolları sadece fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda tarımsal ve ormancılık atıklarının yönetimi için sürdürülebilir bir çözüm sunar. Ayrıca, biyokütlenin biyokimyasal dönüşümü sera gazı emisyonlarının azaltılması için büyük bir potansiyele sahiptir. Biyokatalizörlerin gücünden yararlanarak çok çeşitli biyo-bazlı kimyasallar ve malzemeler üretebilir ve geleneksel petrokimyasal üretimle ilişkili çevresel ayak izini azaltabiliriz. Araştırma ve teknoloji bu alanda ilerlemeye devam ettikçe, biyokütle bazlı çözümler için beklentiler giderek daha heyecan verici hale gelmekte ve daha yeşil ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ümit verici bir yol sunmaktadır. Bu biyokimyasal dönüşümleri gerçekleştirmek için çeşitli tipte reaktörler kullanılmaktadır. Bu reaktörler mikrobiyal büyüme ve aktivite için gerekli koşulların sağlanmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Biyoreaktörler, biyokimyasal süreçleri optimize etmek için sıcaklık, pH, oksijen seviyeleri ve besin kaynağı gibi parametreleri kontrol etmek üzere tasarlanmıştır. Biyokütle dönüşüm sürecinin özel gereksinimlerine bağlı olarak kesikli, sürekli akışlı ve beslemeli kesikli sistemler dahil olmak üzere farklı reaktör konfigürasyonları kullanılabilir. Ayrıca, reaktör teknolojisindeki ilerlemeler, büyük ölçekli biyoyakıt ve biyokimyasal üretim için gerekli olan daha verimli ve ölçeklenebilir sistemlerin geliştirilmesine yol açmıştır. Bu reaktörlerin farklı biyokütle türlerini işleme ve reaksiyon koşullarını uyarlama konusundaki çok yönlülüğü, onları sürdürülebilir ve çevre dostu çözümler arayışında vazgeçilmez araçlar haline getirmektedir. Araştırmalar biyokütle dönüşüm süreçlerini ve reaktör tasarımlarını iyileştirmeye devam ettikçe, bu teknolojilerin enerji verimliliğimizi önemli ölçüde iyileştirme ve sera gazı emisyonlarını azaltma potansiyeli giderek daha umut verici hale gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7566799-542e-46ed-83e7-6c7bf11297c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi ve Etik: Teoriden Pratiğe</image:title>
            <image:caption>Etik konusu, ahlak felsefesine karşılık gelerek binlerce yıldır çeşitli medeniyetlerde filozoflar, düşünürler ve ekoller tarafından tartışıla gelmektedir. Etik, birçok farklı disiplinin de odağında yer almaktadır. Bu bağlamda, farklı disiplinlerin etiğe bakışı önem taşımaktadır. Bu kitapta da kamu yönetimi başta olmak üzere belli başlı sosyal bilim dallarının etik konusundaki temelleri incelenmiştir. Bu şekilde de kamu yönetimi etiği, bütüncül düzeyde kitapta ele alınmıştır. Kamu yönetimi etiği, temelde kamu görevlilerinin etik ve ahlaki temeller üzerine görev ve davranış göstermesi üzerine bir kural ve kaide oluşturmaya dayalı bilimsel etkinliklerdir. Nitekim 20. Yüzyılda sosyal bilimlerdeki yakınlaşma bağlamında farklı disiplinlerin etiğe bakışı, kamu yönetimi etiğinin tam olarak anlaşılması için açıklanmalıdır. Bu kitapta da kamu yönetimi etiğine destek amacıyla siyaset bilimi, siyasi düşünceler tarihi, sosyal politika, kamu politikası, sosyoloji, işletme ve iktisat gibi disiplinlerden bölümlere yer verilmiştir. Nitekim etiğin tüm sosyal bilim dallarının bilgi üretilmesinde ve yöntem belirlenmesinde temel kaidelerinden biri olduğu düşünülmektedir. Kültürel açıdan sağlıklı ve gelişmiş toplumlar, ancak etik ile kurulmuş ve işleyen kamusal kurumlar ile donandıkları taktirde başarıya ulaşabilirler. Kamusal etik bilincine sahip toplumlar, gelişir ve kalkınmasını sürdürür. Bu kitap, bu anlamda Türk kamu yönetiminde literatüre önemli katkı sunmaktadır. Yine bu kitabın başta lisans ve lisansüstü öğrencileri olmak üzere bu konu ile ilgili akademisyen, araştırmacı ve diğer ilgililere de katkı sağlayacağı muhakkaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6ee87c4-a65d-437e-bd79-48311fe3c4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Açıdan Türkiye’nin Türk Dünyası Politikaları</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinin genişleme dönemlerinde sınırlı düzeyde de olsa ilişki içinde olunan, ancak Çarlık döneminde zayıflama eğilimine giren ve Sovyet döneminde tam bir kopukluğa uğrayan Türkiye ve Türk Dünyası ilişkileri otuz yılı aşkın bir süredir sağlam bir temele oturma eğilimine girmiştir. Bu süreç içinde, büyük umutlar ve arzularla geliştirilmek istenen ilişkiler, zaman zaman krizlere maruz kalsa da bu krizler Türk dünyasında içkin olan bir güç ile aşılmıştır. Küresel dünya düzeninde oldukça fazla dış baskıya maruz kalma ihtimali de olan Türk Dünyası, Türkiye gibi diğer bileşenleri ile birlikte geleceğe umutla bakmak için potansiyellere ve dayanaklara sahiptir. Bağımsızlık dönemlerinde Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile kurduğu ilişkileri titizlikle inceleyen elinizdeki kitap, Türk Dünyasındaki bütünleşmenin özellikle sosyolojik temelini izah etmeye yönelmektedir. Türk Dünyası, bütün olumsuz dış etkenlere rağmen ortak siyaset üretme gücüne her geçen gün güç katmaya devam etmekte, güçlü bağlarından hem kendi sorunlarını çözecek hem de dünyaya huzur soluyacak bir güç olarak büyümeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faff7c30-6879-471a-bfec-3d5d62c7359e.jpg</image:loc>
            <image:title>BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye Hakkında Kararlarının Tercümesi (2012-2023)</image:title>
            <image:caption>Bugün Suriye olarak bilinen topraklar, Mezopotamya’da en eski uygarlık olan bilinen Sümerlerden bugüne birbirinden farklı ırktan, dinden sayısız medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ocak 2011’den itibaren Suriye’de yaşanılan, literatürde ‘Arap Baharı’ süreci ile ilişkilendirilen, çok aktörlü iç çatışmanın, olayların kitlesel boyuta taşındığı Mart 2011’den bugüne kadar farklı düzeyde ülkesel, bölgesel ve küresel birçok etkileri olmuştur Bu çalışma Nisan 2012- Ekim 2023 zaman aralığında Güvenlik Konseyi’nin Suriye hakkında aldığı kararların tercümesini içermektedir. BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye hakkında Nisan 2012- Ekim2023 yılları arasındaki kararlarının tercümesi, öncelikle ‘etkin devlet yönetimi yokluğu’ olgusuna Konsey’in kararları çerçevesinde bütünsel olarak bakabilmek açısından önemlidir. Bu bağlamda kararlar, insan hakları ihlallerinden uluslararası ceza hukukunun kendisine konu aldığı suçlara; tarihi eserlerin tahrip edilmesinden bölgeden çıkarılmasına ve çevrenin bütün bu süreçte gördüğü zararlara karşı Güvenlik Konseyi’nin konumlanmasına bütünsel açıdan bakabilme imkânı sunmaktadır. Bunun yanında uluslararası hukukunun; egemenlik, müdahale yasağı ile kuvvet kullanma yasağı ve halkların kendi kaderini tayin hakkı gibi en temel prensiplerinin Suriye ile ilgili kararlardaki izdüşümlerine dair veri elde etmek açısından da kararların tercümesi değerlidir. Dr. Öğretim Üyesi Neyire Akpınarlı, ASBU Hukuk Fakültesi, Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı. Mustafa Berk Arslan, ASBU Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler Bölümü 2022 mezunu. Serap Karaman, ASBU Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler Bölümü 2022 mezunu. Ahmet Berat Korkut, ASBU Hukuk Fakültesi 2023 yılı mezunu. Melisa Birsu Payçu, ASBU Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler Bölümü 2022 mezunu. Muhammed Şamil Şahin, ASBU Hukuk Fakültesi 2023 yılı mezunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50946590-deca-4477-80cf-c0889f13f940.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Nefesle Başlar</image:title>
            <image:caption>Ben de senin gibi yıllardır sağlığı ve mutluluğu dışarıdaki insanlarda, yiyeceklerde, işlerde, durumlarda, mevkiilerde ve başka yerlerde aradım çünkü beynim vesveselerle doluydu sağlıklı düşünemiyordum ve zihnim sürekli bana negatif konuşuyordu. Gerçek mucizenin içimde olduğunun bana şah damarımdan daha yakınımda “Nefesimde” olduğunun bilincinde ve farkında değildim. “And olsunki insanı biz yarattık ve nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Çünkü biz ona, şah damarından daha yakınız.” Kaf suresi 16.ayet Nefesimle tanışınca enerjim yükseldi, farkındalığım arttı ve sonucunda da fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak hayatımda her şey dengeye geldi. Sonra anladım ki hayatın ne bana ne de kimseye karşı bir alıp veremediği yok sadece biz hangi frekansta titreşiyorsak ona göre rezone olan enerjileri kendimize çekiyoruz ve hayatımızı ona göre yaşıyoruz. Enerji seviyemize göre her şeyi algılıyor ve sonucunda dışarıda madde dünyasında da onu yaşıyoruz. Hayatta her şeyin bir dengesi olduğu gibi nefesinde bir dengesi var ve eğer nefesimiz dengede değilse bedenen, zihnen ve ruhen yaşamın her alanında dengeyi kaybediyoruz. Nefes bilinç seviyemi yükselterek beni dengeye getirdi ve bana mucizelerimi göstererek en iyi versiyonuma ulaşmamı sağladı. Sen de bu kitabın içindeki nefes çalışmalarını uygulayarak enerjini ve bilincini yükseltebilir böylelikle dengeye gelebilirsin. “Bir insanın en ağır yükü, gerçekleştiremediği potansiyelidir.” Charles Schulz Niyetim; nefesinin sana mucizelerini göstererek katkı olması ve seni en iyi versiyonuna ulaştırarak, sana gerçek seni hediye etmesidir. Sevgilerimle, Demet Kılınç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48b020b-6703-472f-87b3-e897cdd7d606.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslim’in Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Rivayet külliyatımızla ilgili en önemli konulardan birisi söz konusu külliyatın kaynakları meselesidir. Hadis musannefatının dayandığı kaynakların tespiti, hadis rivayet tarihinin netliğe kavuşturulması için anlaşılması gereken mühim bir meseledir. Haberlerin şifâhî mi yoksa kitâbî mi nakledildiği noktasında farklı kanaatler mevcuttur. İsnad sistemi ve bu sistemde kullanılan haddesenâ, ahberanâ gibi rivayet lafızları, haberlerin şifâhî olarak nakledildiği izlenimini vermektedir. Rivayet tarihine bakıldığında Buhârî&apos;nin ve Müslim&apos;in Sahîh’leri gibi hadis eserlerinin titiz nakil yöntemleri takip edilerek vücuda getirildiği, söz konusu musanniflerin kendilerinden önceki literatürün sonraki nesillere ulaşmasında önemli rol oynadıkları görülmektedir. İşte bu bağlamda Müslim&apos;in Sahîh&apos;inin kaynakları söz konusu edildiğinde, onun eserine aldığı rivayetlerin önceki dönem kaynakları ile ilişkisi akla gelmektedir. Bu eserin kıymetini tespit etmek için her şeyden önce kendi kaynakları ile mukayeseli tetkikinin yapılması zarurîdir. Müslim&apos;in eseri özelinde, onun zatî kıymetine dair söylenenlerin ilmî mütalaalar olup olmadığı, kaynaklarıyla mukayeseli bir tetkik sonucuna bırakılmalıdır. Elinizdeki eser öncelikle yazılı-şifâhî rivayet meselesini teorik olarak tartışmakta sonrasında ise Müslim’in Sahîh’nin, kaynakları ile olan irtibatını ayrıntılı metin mukayeselerinden hareketle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baf5daf8-6263-46b1-b3bc-4204dc93a507.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik-İş Kazalarından Kaynaklanan Bedensel Zararların Maddi Tazmini</image:title>
            <image:caption>- Trafik-İş Kazası Kavramı 
- İşveren ve İşleten Kavramlarının Birleşmesi 
- Motorlu Araç İşleten Olarak İşverenin Sorumluluğu 
- Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Sorumluluk Türleri
-Trafik-İş Kazalarından Kaynaklanan Bedensel Zararlarda Aktüerya Hesaplamalar 
- Örnek Bilirkişi Raporları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb268d24-02b1-4c58-b274-7bf3e4d1e7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Süt Üreticisi Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin Güçlenmeleri Hakkında Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Bu eser Manisa ilinin Kula, Salihli ve Ahmetli ilçelerinde faaliyet gösteren tarımsal kalkınma kooperatiflerinden hareketle kırsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenmelerine ilişkin engelleri ve olanakları açığa çıkarmayı hedefleyen bir araştırmayı konu alır. Küresel tarım-gıda sektörünün dönüşümü, uygulanan ulusal tarımsal/kırsal kalkınma programları-projeleri ve bu çalışmanın odağı olan süt sığırcılığının ulusal/yerel koşulları kooperatiflerin varlıklarını sürdürebilmelerini ve mevcut koşullarında güçlenme olanaklarını etkiler. Küresel düzeyde geçerli olan tarım-gıda rejimi tarihsel süreçte dönüşüme uğramış ve uygulanan kırsal kalkınma politika ve projelerini belirlemiştir. Türkiye benzeri ülkelerde uygulanan kırsal kalkınma politika ve projeleri küresel düzeydeki bu tarım gıda rejiminin etkisiyle oluşturulmaktadır. Bu nedenle Türkiye’deki tarımsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenme koşulları dünyanın farklı yerlerindeki az gelişmiş ülkeler ile benzerlik gösterir. Araştırmanın odağı olan Manisa ili tarımsal sanayinin gelişmesinde ve tarım-gıda zincirinin kooperatifler eliyle kurulması bakımından avantajlı görünmektedir. Ancak tarımsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenmeleri tarım-gıda zincirinin dinamikleriyle nasıl ilişkilendiklerine bağlı olarak farklılaşır. Dünyanın çeşitli yerlerinden örneklerde tarımsal kooperatiflerin tarım-gıda zincirleriyle ilişkilenme biçimlerinin tarımsal üretimi sürdürme ve kooperatifin güçlenme koşullarını etkilediği görülür. Manisa’daki yedi tarımsal kalkınma kooperatifinin güçlenmelerine ilişkin olanaklar ve engeller analiz edilerek tarımsal kalkınma kooperatiflerinin kalkınma potansiyellerinin arttırılmasıyla ilgili öneriler geliştirilebilir. Bu öneriler genel olarak kırsal kalkınma politikalarının geliştirilmesine ve özel olarak tarımsal kalkınma kooperatiflerinin güçlenmelerine katkıda bulunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3640ddf6-56b1-41ec-8ad1-2c2974fa8bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Sistemlerinin Denetimi ve Türk Bankacılık Sektörü Uygulaması</image:title>
            <image:caption>&apos;Son yıllarda yaşanan bilişim teknolojilerindeki ilerlemeler ve internetin tüm dünyada yaygınlaşması, organizasyonların bilgi sistemleri güvenliği sorunuyla karşı karşıya kalmalarına neden olmuştur. Bu nedenle tüm işletmeler, bilgi sistemlerinin dizayn edilmesinde ve faaliyetlerini sürdürmesinde güvenliğe öncelik vermişlerdir. Güvenliğin yanında bilgi sistemlerine ait kaynakların organizasyonun amaçlarına uygun ulaştırıcı nitelikte olması yani bilgi sistemlerinin etkinliğinin sağlanması ve kullanılan kaynaklarla bilgi sistemlerinden elde edilen çıktılar arasındaki ilişki yani verimliliğin elde edilmesi, organizasyonların bilgi sistemleriyle ilgili yapılan çalışmaların başında yer almaktadır. Bilgi sistemleri güvenliğinin, etkin ve verimliliğinin sağlanmasında düzenli kontrol çalışmalarının yanında denetim çalışmalarının da sürdürülmesi, organizasyonlara hizmet eden önemli bir araç olarak görev yapmaktadır. Geleneksel denetim disiplini altında son yıllarda ayrı bir disiplin haline gelen bilgi sistemleri denetimi, organizasyonlarının fonksiyonlarında bilgi sistemlerini yaygın olarak kullanan işletmeler için vazgeçilmez olmuştur.&apos;&apos; Dr. Orkun İçten&apos;in 2002 Yılı Kasım ayında kabul edilen doktora tezinden türetilen bu kitap, bilgi sistemleri denetimi konusunda genel bilgiye ve sistematik yaklaşıma sahip olmak isteyenlere destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. Dr. Orkun İçten, YMM, BD, CMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594dc23d-37c9-467a-8027-d0997f386284.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazzali’de İlim</image:title>
            <image:caption>Mütekellim, fakih ve sûfî gibi kimliklerinin yanı sıra bir felsefe münekkidi olarak da şöhret bulan Gazzâlî, İslâm düşünce geleneğimizin güzide şahsiyetlerinden biridir. İslâm ilimlerinin pek çoğuna dair telifâtı bulunan bu kıymetli âlim, ilimlere getirdiği bakış açısı ile sadece kendi dönemine kadarki geleneğin birikimini yansıtmakla kalmamış aynı zamanda kendisinden sonraki pek çok ilim tasnifine örneklik teşkil etmiştir. 
Bu çalışmada hakikat arayışındaki insanlara ilmî faaliyetleri ibadet anlayışı içerisinde nasıl gerçekleştirebilecekleri hususunda rehberlik etmesi açısından Gazzâlî’nin İḥyāu ‘ulūmi’d-dīn adlı eserinin ilim bahsini inceledik. Çalışırken odaklanma sorunu yaşayanlar, saatlerce çalışmalarına rağmen verim alamayanlar ve hepsinden önemlisi çalışmaktan zevk alamayanlar, bu eserde sizlere İmam Gazzâlî’nin gölgesinde seslenmekteyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4871b30f-48a9-4ae9-bc23-373daa57ade6.jpg</image:loc>
            <image:title>Refik Zeka Handan Şiirinde Tematik Söz Varlığı</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Refik Zekâ Handan, kendine has üslubu ve poetik dünyasıyla Türk dünyasının edebî/kültürel hayatında çok bilinen, okunan ve sevilen şairlerden biri olmuştur. Hayatının büyük kısmı Sovyetler döneminde geçmesine karşın şiirlerinde hep bağımsızlık, milliyetçilik ve -yasak olmasına rağmen- Türkçülük fikirlerini konu edinmiştir. Yaşamı boyunca 30 kitabı yayımlanmış, eserleri birçok dile çevrilmiştir. Azerbaycan-Türkiye edebî/kültürel ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli rol üstlenen Handan, her iki ülkede de şiirler yayımlamıştır. Sovyetler döneminde Türkiye’yi ziyaret eden Handan, İstanbul, İzmir, Ankara şehirlerini gezmiş ve bu gezilerini şiirlerine yansıtmıştır. Büyük bir Türk sevdalısı olduğundan Türkiye şiirlerini bir araya toplayarak Atatürkiye ismiyle yayımlamıştır. Bu çalışma, Refik Zekâ Handan’ın çeşitli yıllarda yayımlanmış şiirlerinden oluşan bir seçki kitabının temelinde hazırlanmıştır. Şairin kızı Doç. Dr. Aydan HANDAN tarafından 2004 yılında yayımlanan Refik Zekâ Handan Seçilmiş Eserleri adlı kitabındaki şiirler günümüz Türkçesine aktarılmış ve şiirlerin söz varlığı açısından incelemesi yapılmıştır. Aydan Handan hanımefendinin babasının şiirleri arasından seçerek kendi ülkesinde yayımladığı şiir kitabı bizim ilhamımız ve hareket noktamız oldu. Biz de bu dizeleri Türkiye’de ilk kez yayımlamaya cüret ettik. Bir yandan bu şiirler Türkiye Türkçesine aktarıldı ve söz varlığı masaya yatırıldı, diğer yandan da Azerbaycan şiirinin bu güçlü sesinin hayatı ve edebî kişiliği için bir tanıtma bölümü hazırlanmış oldu. Refik Zekâ Handan Şiirinde Tematik Söz Varlığı adını verdiğimiz kitap çalışmamız, bu sayede ortaya çıkmış oldu. Azerbaycan ve Türkiye Türkolojisi sahasında bir kaynak olması için ortaya koyduğumuz bu çalışmanın Türklük bilimine katkı sunması en büyük dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a999c48e-f78d-48ab-82f5-afbb9838d5a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin İslam Felsefesi P4C Uygulamalarında Hayy Bin Yakzan</image:title>
            <image:caption>Bilgeliği temsil etmesi yönüyle felsefe ben de hep hayranlık uyandırdı. İslam Felsefesi alanında öğrenci olduğum ilk yıl, kızım Eylül’ün “Köpekbalıkları iftarda ne yer?” sorusu ise beni Çocuklarla Felsefeye yönlendirdi. Bu süreçte iki farklı alanın literatürünü aynı dönemlerde inceleme imkânım oldu. Çocuklarla Felsefe uygulamalarında felsefi alegorilere sıkça yer verildiğini ancak bu açıdan zengin bir literatüre sahip olan İslam felsefesinin kullanım eksikliğini fark ettim. Çocuklara düşünme becerileri kazandırmak, kişisel gelişimlerini ve toplumla uyum içinde yaşamalarını sağlamak için ihtiyaç duyacakları entelektüel birikimin, öncelikle kendi inanç ve kültür sistemlerinden temin edilmesi gerektiği düşüncesi ile çalışmamı planladım. Eser, kullanım kolaylığı açısından anlaşılır bir kurguya dönüşebilmeliydi. İslam felsefesi alegori geleneği üzerindeki incelemeler sonucu uyarlanabilir pek çok seçenekten birini uygulama haline getirmeye karar verdik. Hayy b. Yakzân hem kurgusu hem yöntemi ile kendisinden sonra pek çok esere örnek olmasıyla da ön plana çıkıyordu. Böylelikle İbn Tufeyl’e ait Hayy b. Yakzân’ın merak duygusunun ulaştığı noktaları, çocukların ilgisini çekebilecek bir kurguya dönüştürme fikri ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a80161d-85e8-48f1-8de5-6b5bb556689d.jpg</image:loc>
            <image:title>Axısxa Türkləri Xarcamlılar</image:title>
            <image:caption>Bu kitabda, hal-hazırda Azərbaycan Respublikasının Beyləqan rayonunun Türklər kəndində yaşayan Axısxa türklərindən bəhs edilir.
Müəlliflərin vətənpərvərlik duyğularından yaranan bu kitabda Axısxa türklərinin həyatından, məişətindən, milli-mənəvi dəyərlərə əsaslanan adətənənələrindən, Axısxanın yaxın keçmişindən, sürgünəqədərki vəziyyətindən və s. bəhs edir. Kitabda o dövrün canlı şahidlərinin və ya onların övladlarının tarixi faktlar əsasında söylədikləri toplanmışdır.
Kitab, əsasən, Xarcam kəndinin nümayəndələrinin dedikləri əsasında yazılmışdır. Axısxanın folkloru və tarixi haqqında deyimlər də onların yaddaşından qələmə alınıb. Əlbəttə, istisnalar da var.
Üç hissədən ibarət olan bu kitabda həm də xarcamlıların təxminən 300 illik şəcərəsi yazılmışdır.
Qarabağ döyüşlərindən veteranların xatirələri, yerli ədəbiyyatdan seçmələr də kitabda yer alıb.
Eyni zamanda Axısxada doğulub bu günə kimi yaşayan insanlarım şəkilləri də əks olunmuşdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8725e58-f1f2-4493-8236-d49f367dcb13.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmeyen Tehlike KBRN - Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (Yapay Zeka Destekli)</image:title>
            <image:caption>KBRN&apos;nin karmaşık ve çok yönlü dünyasında yolculuğumuzu tamamlarken, bu tehditlerin yarattığı zorlukların sadece varsayımlar değil, kesin gerçekler olduğunu hatırlatmak istiyorum. Kazalardan, terör eylemlerinden veya diğer durumlardan kaynaklanan KBRN tehditleri, sarsılmaz bir dikkat göstermemizi gerektirmektedir. Bu kitapta KBRN tehlikelerinin bilimsel temellerini genel çerçevede inceledik, tespit ve tanımlamanın inceliklerine değindik, koruma ve dekontaminasyon ilkelerini inceledik ve müdahale stratejilerimizi şekillendiren etik ve politik hususları ortaya koyduk. KBRN&apos;nin zorluklarının aşılamaz olmadığı ortadadır. Bilgi, hazırlık ve işbirliği ile bu tehditlerin etkisini hafifletmek ve zorluklar karşısında bireyler ve küresel bir topluluk olarak hazırlıklı olmak ve güvenlik konusundaki kararlılığımızı sürdürmek hepimizin görevidir. Teknik bir kitap olma formundan farklı olarak, bu kitabın sayfalarında derlediğimiz konuların elbette çok daha detaylı olduğunu ancak genel kapsamda konu başlıklarıyla kamusal bilinçlendirmeyi hedeflediğini önemle vurgulamak isterim. KBRN’nin her bir alanına ilk müdahale ekiplerinin günlük çalışmalarında ve hükümetlerin stratejik politikalarında rastlamak mümkündür. Dünyamızın güvenliğinin ve refahının kolektif ellerimizde olduğunu unutmayalım. KBRN&apos;nin zorlukları soyut veya uzak değildir. Bunlar acil ve somut olup güvenliğe, hazırlığa ve ortak geleceğimizin korunmasına sarsılmaz bağlılığımızı gerektirir. Bu kitabın, KBRN tehditlerine; cesaretle, bilgiyle ve sarsılmaz bir kararlılıkla karşı koymaya yönelik devam eden çabalar için bir mihenk taşı olarak hizmet etmesini diliyorum. Geleceğimiz, bugün gerçekleştirdiğimiz eylemlerle şekillenecektir ve gelecek nesillere aktaracağımız dünya, güvenliğe, emniyete ve değer verdiğimiz herkesin korunmasına olan bağlılığımızla tanımlanacaktır. Katılımınız ve okumakta gösterdiğiniz sabır için yürekten teşekkürlerimle… Sümeyra UÇAR
Savunma Sanayii Politikaları Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23117726-5788-4aef-a603-de6a09b07ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetimler-1 İslam’ın Doğuşundan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan doğal afetler, savaşlar ve göçler sonucunda çocuklar kimsesiz kalmaktadır. Rengine, ırkına ve dinine bakılmaksızın yetimlerin sayısı her geçen gün çoğalmaktadır. Ne acıdır ki bu durumu görmezden gelen devletlerin/toplumların sayısı görenlerin sayısından çok daha fazladır. Her toplumun geleceği olan çocuklar dünyevi amaçlar uğruna heba edilmektedir. Kimsesiz çocukların himayesi her devleti yakından ilgilendirmektedir. Diğer bir ifadeyle her toplumun siyasilerini, aydınlarını, okur-yazarlarını ve sivil potansiyelinin ilgisini beklemektedir. Eser, yetimlerin himayesi konusunu İslam’ın Doğuşundan günümüze kadar İslam toplumlarının kurduğu devletlerin yetimlere yönelik gösterdiği yaklaşımını irdelemektedir. Eserde konular Kur’an-ı Kerimde Yetimler, Kur’an-ı Kerimde Yetimlerin Evlat Edinilmesi, Hz. Peygamberin Sünnetinde Yetimler, Abbasi Dönemi Şiirlerinde Yetimler, Selçuklu Devletlerinde Yetimler, Osmanlı Devletinde Yetim Kurumları, Türkiye Cumhuriyetinde Yetim Kurumları ve Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Yetimlere Yönelik Hizmetleri: İHH ve Yetim Vakfı Örnekleri şeklinde başlıklandırılmıştır. Bu eserin yetimlerin himayesiyle ilgili çalışmalara bir ivme kazandıracağını düşünmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6f0d9c-a3ad-42f5-bd22-644877f09118.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Sağlığı ve Güvenliği Perspektifinde Tehlikeli Madde Sınıfları</image:title>
            <image:caption>Farklı kimyasal özellikleri bulunan bu maddeler hem sosyal hayatımızda hem de çalışma hayatımızda karşımıza çıkabilmektedir. Kimyasallar, özellikle çalışanların yaptıkları faaliyete bağlı olarak iş hayatlarında sıklıkla karşılaşmaları muhtemel unsurlardandır. Çalışma hayatında karşılaşılan bu kimyasal unsurlar literatürde tehlike ve riskleri bakımından farklı şekillerde sınıflandırılabilmektedir. Kitabımızdaki sınıflandırma; patlayıcı maddeler, gazlar, alevlenebilir sıvılar, alevlenebilir katılar, yükseltgen maddeler, zehirleyici maddeler, radyoaktif maddeler ve aşındırıcı maddeler olmak üzere sekiz sınıfa ayrılmıştır. Bu sınıflandırma kapsamında ilgili kimyasal maddelerin barındırdığı tehlikeler, riskler ve çalışanların güvenli bir şekilde çalışmalarını sağlayabilecekler konusunda gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır. Bunların yanında, iş hayatının tarafları için mevzuattan kaynaklanan sorumluluklar ve yükümlülükler hakkında da bilgilendirmelerde bulunulmuştur. Burada bilgilendirmeleri yapılan konular; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgilenen tüm taraflar için kimyasal maddelerle çalışmalarda güvenliğin en üst seviyede tesis edilebilmesine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd4760d-1856-4e1f-aa91-c7d84f96e96c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanaziye Türkiye’de ve Dünyada Yasal Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Ötanazi iyileşme olasılığı olmayan hastalığa maruz kalmış kişinin, başa çıkmakta zorlandığı ağrı ve acılarının sona erdirilmesi için, hekimin yaptığı tıbbı müdahale sonucunda acı çekmeden hızlı, kolay ve konforlu ölüm demektir. Biyolojik değişiklik olan ölüm olgusuna, tıp ve hukuk bilimi farklı sonuçlar bağlamıştır. Tıp bilimi açısından kişinin biyolojik olarak varlığı ölümle sona ermiştir. Hukuk bilimi açısından gerçekleşen ölüm kişiliğin sona ermesidir. Ölümle ile birlikte bütün haklar sona erer. Kişiden kalan malvarlığı, miras hukuku bakımından mirasçılara geçerek sonuç doğurur. Dünyanın bir çok ülkesinde hasta ve hasta yakınları, iyileşemeyeceği tıp bilim verileri ışığında kanıtlanmış bir hastalık nedeniyle, başa çıkılması güç acılarla baş başa bırakılmasına tepki göstermiştir. İnsan hakları ve dolayısıyla hasta hakları bakımından kabul edilemez olduğu gerekçesiyle bir dizi mücadele yürütmüşler. 19 Yüzyılın sonları 20 yüzyılın başlarında ABD’nin bir çok eyaletinde sonraki yıllarda Kuzey Avrupa ülkelerinde, Kanada, Avusturalya vb. ülkelerde başlayan bu hareketler, güçlü bir kamuoyu oluşturarak kendi hukuk düzenlerinde ötanazinin yasal kabulünü sağlamıştır. Türk hukukunda ötanazi, Hasta Hakları Yönetmeliği, m 13’de yasaklanmıştır. İyileşemeyecek bir hastalıktan dolayı tıbbi uygulamalarla ağrı ve acıları kontrol edilemeyen hasta, doğal ölümü gerçekleşene dek ağrı ve acılar ile baş başa bırakılmaktadır. Bu durum çoğu hasta ve yakınlarının mağduriyetine neden olmaktadır. Dünyada ötanaziyi kabul eden ülkelerin hukuki süreci incelenerek gerekli düzenlemelerle ilgili çalışmalar ülkemizde de başlatılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d6a9fd-ff95-4b7c-98db-e22b430a2587.jpg</image:loc>
            <image:title>Violence in British Theatre: The Second Half of the Twentieth Century - Expanded Second Edition</image:title>
            <image:caption>In this expanded second edition of her book, Ajda Bastan explores the various forms of violence depicted in British theatre during the latter half of the twentieth century. She offers a comprehensive analysis that presents the complex interplay between theatre, society, and the multifaceted nature of violence in the dramatic arts. The book includes commentary on physical, emotional, sexual, economic, and self-directed violence, examining these themes in nine plays by eight prominent British playwrights. The plays covered in chronological order are &quot;Look Back in Anger,&quot; &quot;The Birthday Party,&quot; &quot;Entertaining Mr. Sloane,&quot; &quot;Saved,&quot; &quot;Vinegar Tom,&quot; &quot;Plenty,&quot; &quot;Blasted,&quot; &quot;Shopping and Fucking,&quot; and &quot;Cleansed.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d51a0fc0-c3af-4bb5-9b48-7060e49804cc.jpg</image:loc>
            <image:title>FinTech and Financial Intermediation in Small Business Lending</image:title>
            <image:caption>This book focuses on the literature related to small business lending and financial technology (FinTech) in-cludes peer-to-peer (P2P) lending platforms and banks through the lens of financial intermediation theory. Technology has always had an influence on the finan-cial sector, with new discoveries altering how it operates. FinTech is no different in this respect. For instance, the emergence and growth of online/mobile banking, and the usage of ATMs as a monetary transaction alternative to bank branches (Bons et al., 2012). So, what makes the pre-sent FinTech revolution so distinctive? I argue it is the role of technology in disintermediation and demonstrate this in the book. From lending to asset management and portfolio advis-ing to the payment system, new digital technologies auto-mate a wide variety of financial processes and can deliver new and more cost-effective solutions in numerous sec-tions of the financial industry (Vives, 2017). FinTech&apos;s ef-fect is beginning to be seen in the banking industry and cap-ital markets in these categories. That said, the focus of this book is on the role of the alternative lenders that utilize peer-to-peer technology. Specifically, new or enhanced financial goods and ser-vices, production processes, and organizational structures that can better serve the demand of financial system partic-ipants while reducing costs and risk procedures have all contributed to the expansion of financial inclusion. Thanks to these advantages, in the field of lending, which is one of the most basic functions of banking, alternative FinTech lenders, provide retail consumer and small business loan customers throughout the world a source of funding. The subsequent literature review is structured to react to a de-mand for research on this financial innovation and to add to the body of academic and financial literature. In this book, I discuss the relevant literature on small business lending through traditional banking, FinTech and disintermediated finance.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b22651c0-12aa-4f31-97e3-ff153e818f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Nükleer Enerji Hukukunda Kaza ve Zarar Kavramı İle Uluslararası Sözleşmeler Kapsamında Taraf Devletlerin Hukuki Sorumluluğu</image:title>
            <image:caption>Günden güne artan yaşam ihtiyaçlarını karşılamak için enerjiyi üretmek zorunlu hâle gelmiştir. Enerjiyi üretmek açısından güvenlik ve düşük maliyet büyük önem arz etmektedir. Alternatif enerji kaynağı olan nükleer enerji arz güvenliği, enerji ithal bağımsızlığının sağlanması ve cari açıklarının azaltılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca az miktarda hammadde ile yüksek miktarda enerji üretimi sağlanır. Bu nedenle temiz, ucuz ve güvenli enerji kaynağı olan nükleer enerji, enerji kaynakları içinde mühim bir yere sahiptir. Nükleer enerjide güvenlik olgusu çok yüksek olmakla birlikte günümüzde oldukça eleştirilen ve endişeye yol açan bir enerji kaynağıdır. Zira güvenlik tedbirlerinin çok yüksek olması, hiçbir güvenlik sorununun olmadığı anlamına gelmez. Nükleer kaza riski diğer kaza türlerine kıyasla oldukça düşüktür. Ancak nükleer kazanın gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan zarar, diğer kaza türleri ile karşılaştırılmayacak kadar yüksektir. Bu nedenle nükleer kazadan doğan zararları karşılamak, zarar görenleri koruma altına almak ve sorumluluğu belirlemek büyük önem arz etmektedir. Bu çalışma, nükleer enerji sektöründe kaza olduğu takdirde mağdurların zararının, hangi usul ve esaslar dâhilinde karşılanacağını ve dolayısıyla nükleer enerji hukukunda sorumluluğun tespit edilmesini ele almaktadır. İki bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde nükleer enerjinin tanımı, gelişimi, enerji kaynaklarında yeri ve önemi, avantaj ve dezavantajları, nükleer enerji hukuku tanımı, temel ilkeleri, nükleer enerji hukukunda kaza ve zarar kavramları hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise nükleer enerji hukukunu düzenleyen kaynaklar, bu konu ile ilgili uluslararası sözleşmeler, bu sözleşmeler çerçevesinde devletlerin hukuki sorumluluğu incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/affc09d0-a953-4fc8-a0c7-0986d76c9182.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikası Yazıları - Cumhuriyetin Yüzüncü Yılına Armağan</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti, Birinci Dünya Savaşı’nın yıkım ve keşmekeşi içinde; kendisine verilmek istenmeyen Doğu Trakya ve Anadolu topraklarındaki hâkimiyeti, hem savaş meydanındaki zaferler hem de diplomasi sahasındaki galibiyetlerle yeniden mühürleyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki Türk milletinin mucizevi başarısıdır. Görkemli Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık 200 yıl süren çöküş sürecinin ardından; sanayileşmiş ülkelerle girişilen gecikmeli bir yarış, eğitim ve öğretimde başlatılmış muazzam bir seferberlik, bilginin ve yükselmenin toplumsallaşması istikametinde atılan dev adımlar, refahın bölüşümü, fırsat eşitliği, yerli sermayenin geliştirilmesi gibi o dönem için aşılması zor eşikler geçilerek bugünün güçlü Türkiyesine gelinebilmiştir. Cumhuriyetin onuncu yıldönümü kutlamalarına kadar dünya devletlerinin önemli bir kısmının Cumhuriyet başarısına inanmakta zorlanarak Ankara’da diplomatik temsilciliklerini açmamış oldukları, adeta “dur bakalım ne olacak?” diye seyrettikleri hatırlardadır. Binlerce yıllık Türk tarihinin yeni ve şerefli bir sayfası olan “Cumhuriyet”in devletler dünyasında kıdem alışı, türlü zorlukların aşıldığı başarılarla örülüdür. Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye, bir küresel güç olmamakla birlikte bir bölgesel güç olduğu konusunda diğer aktörlerin kuşku duymadığı, dostluğu istenen ve düşmanlığı arzu edilmeyen bir devlet olabilmiştir. Şüphesiz, kısır iç tartışmalarla, kamu düzenini ve toplum huzurunu baltalamaya dönük dış destekli faaliyetlerle, rejim/devlet düşmanı çevrelerin muhtelif faaliyetleriyle, demokrasiye yapılmış türlü müdahaleler, darbeler ve darbe girişimleriyle yıllar arzında heba olmuş enerjisi, bunlardan kaynaklanan toplumsal ve idari tahribatları mevcuttur. Bununla birlikte devletlerin güç kapasiteleri bakımından esas kabul edilen niteliksel ve niceliksel unsurlar bağlamında azımsanacak/görmezden gelinebilecek bir aktör olmadığı da açıkça görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüz yılına girerken, bu önemli dönemece bir mim koymadan edemezdik. Cumhuriyetin ilelebet yaşayacağına olan inançla, önemli konu başlıklarını kapsayan bu eserin Türk dış politikası okurları için faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28516d57-98e4-460b-92a7-1a7a0b2b9841.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahudilikte Öteki Bir Şeytanlaştırma Sürecinin Teo-Politiği</image:title>
            <image:caption>וְהָֽלְכ֞וּ עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים וְאָֽמְרוּ֙ לְכ֣וּ | וְנַֽעֲלֶ֣ה אֶל־הַר־יְהֹוָ֗ה אֶל־בֵּית֙ אֱלֹהֵ֣י יַֽעֲקֹ֔ב וְיֹרֵ֙נוּ֙ מִדְּרָכָ֔יו וְנֵֽלְכָ֖ה בְּאֹֽרְחֹתָ֑יו כִּ֚י מִצִּיּוֹן֙ תֵּצֵ֣א תוֹרָ֔ה וּדְבַר־יְהֹוָ֖ה מִירֽוּשָׁלִָֽם:
&quot;İsrail rabbe mukaddes, mahsulünün turfandası idi; onu yiyenlerin hepsi suçlu tutulur, üzerlerine bela gelirdi&quot;. İşaya 2:3
Yahudi kendinden başkasını &quot;insan&quot; kendi dininden başkasını &quot;hakikat&quot; kendi toprağından başkasını &quot;mukaddes yer&quot; tüm &quot;dünyayı&quot;  başkasına verilmiş görmez....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca968f1-16e9-4f08-b6c2-d37ca71aa24e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi ve Kültürü Üzerine İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Her insanın öz anasından başka, arkasında hep onu koruyan kollayan dört anası vardır. Bunlar: Doğduğu toprakları- insanın temel kazığıdır, Ana dili- satılamaz varlığıdır, Daima yoluna ışık saçan örf adetleri-insanoğlunun direğidir, Milli tarihi- hatırlanması ne kadar acı veya ağır olsa da milli tarihimiz dört anamızdan biridir. Bu dört anayla bağlarını korumayan mahlukların başlarına ne kötülükler gelmiştir. Bu dört anasını koruyamayan bir milletin yıldızı asla parlamamıştır. Bu kutsal dört ana- kaderlerin soluğudur, Bu dört ana uğuruna yapılan savaş, savaşların büyüğüdür. (Büyük Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov ile Kazak şair Muhtar Şahanov’un “Kuz Başındaki Avcının Çığlığı” adlı romanından)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46cc3e7d-9cef-4555-b9ac-6cf9a938c041.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelam Özgürlük Teorisi</image:title>
            <image:caption>Eserin meselesi din özgürlüğüdür. Kur’an-ı Kerim semavî olsun, olmasın her inanca din demiştir. O halde her inanç yaşama hakkına sahiptir. Fakat Kur’an Müslümanlara aklı kullanarak delil bulmayı tavsiye etmiştir. Akılcı olması ve delile dayanması dolayısıyladır ki İslam, Allah katında tek makbul/hak dindir. Günümüzde dinin özgürlükle icra edilmesinde en temelde iki engel bulunmaktadır. Bunlar; içtimaî hayatta karşımıza çıkan kölelik kurumu ve bireysel planda kişilerin taassubudur. Köleliğin doğuşundan ilgâsına geçen süreçte göz ardı edilemeyecek müktesebat oluşmuştur. Köleliği gerçekten ortadan kaldırmış toplumlar, ifrat ve tefrit “savrulmalarının” üstesinden gelmiş bireylerden oluşuyorsa mutedil bir anlayışla dini özgürlükleri yaşama alanı yaratılmış demektir. Mesele, Kur’an’ı idrak meselesidir. İdrakin sınırları başka bir ifadeyle kişinin Kur’an’dan nasibini belirleyen unsurlar ise kişinin ilimden, irfandan, hikmetten, adetten, örften, haktan ve hukuktan, ticaretten, kültürden, sanattan ve spordan kısaca hayatın dinamiklerinden anladığı ve anlamlandırdığı kadardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2699870b-200c-4ccb-88bd-214c42092df0.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalistlerin Hizmetinde Ermeniler - Dönemin Gazetelerine Göre Güney Cephesinde Ermeni Çetelerinin Yaptığı Katliamlar (1919-1921)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Milli Mücadele basını üzerinde Güney Cephesi Ermeni olaylarına tarihsel araştırma yöntemiyle eğilmeyi amaçlayan bir çalışmadır. Çalışmamızda gazetelerde yer alan Ermeni olayları ile ilgili haberleri, tarih araştırmalarına katkısı açısından inceleyip, olayların meydana geldiği dönemi de göz önünde bulundurmak suretiyle yaptığımız değerlendirmeler ışığında bir sonuca varmaya çalıştık. Çalışmamızın, Millî Mücadele dönemine ilişkin basın incelemesine dayalı araştırmaların eksikliğinden dolayı, bu alana katkıda bulunması umudundayız. 19. Yüzyılda ortaya çıkan Ermeni sorunu büyük devletlerin, özellikle de Rusya’nın ve İngiltere’nin çalışmalarıyla uluslararası bir karakter kazanmıştır. Osmanlı Devleti içindeki diğer azınlıklar gibi Ermenileri de etkileyen milliyetçilik akımı, büyük devletlerin sömürgecilik yarışında küçük ulusları piyon olarak kullanmaları, Ermenileri devlete karşı isyana sevk eden önemli nedenlerdendir. Rusya, tarihi emeli olan sıcak denizlere inmek, İngiltere de Hindistan ve Uzak Doğu’daki sömürgelerine ulaşacak güvenli bir yol için Ermenileri kullanmışlardır. Rusya ve İngiltere’nin yanında, Fransa da emperyalist amaçları için Ermenileri Çukurova bölgesinde piyon olarak kullanmıştır. O dönemde Taşnak ve Hınçak sonrasında da ASALA bugün de PKK emperyalistlerin hizmetindeki terör örgütleridir. Başka bir ifadeyle bu terör örgütleri emperyalistlerin Türkiye’deki taşeronlarıdır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da büyük boyutlara varan Ermeni isyan ve olayları, savaş sonrasında imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra Güney Cephesi’nde yoğunluk kazanmıştır. Ancak emellerine ulaşamayan emperyalistler ve taşeronları Ermeniler Kurtuluş Savaşı sonunda Anadolu’yu terk etmek zorunda kalmışlardır. Dünya Ermeni sorununu, Ermenilerin anlattığı şekilde öğrendi ve onların mağdur olduğuna inandı. Behçet Kemal Yeşilbursa&apos;nın bu eseri ise, gerçek mağdurun Müslüman Türk halkı olduğunu dönemin basınının tanıklığı ile gözler önüne seriyor. Adana, Antep, Urfa ve Maraş Müslümanlarının uğradığı mezalim ve katliamları bütün çıplaklığı ile anlatan bu esere, Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihi gelişimi hakkında gayet anlaşılabilir bir giriş eşlik etmiş olması ayrıca kayda değerdir. Prof. Dr. Kemal Çiçek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b310ee4-89a5-4c3c-a434-2106487f6cc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşar Kemal Romanı ve Psikolojik Derinlik: Düş Kuran Çocuk</image:title>
            <image:caption>Yaşar Kemal hem Doğu hem Batı medeniyetinin edebiyat mirasından beslenerek muazzam eserler üretmiş olan bir Dünya Edebiyatı yazarıdır. Kendine özgü bir roman teorisine göre psikolojik derinliği büyük edebiyatın ölçütü olarak gören bir yazar olarak Yaşar Kemal, romanlarını büyük bir psikolojik derinlikle donatmıştır. Elinizdeki kitap, psikolojik derinlik ve otobiyografik derinliği Yaşar Kemal’in eserlerinin birbirinden ayrılmaz iki temeli olarak incelemekte ve onun romanlarının dokusunu ve mimarisini bu iki ana boyutun derinden şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, bu çalışma, Tasavvufi psikolojiden aldığı bir kavramsal ve kuramsal çerçeve ışığında, Yaşar Kemal’in psikolojik derinlik oluşturmak için kullandığı kurgusal enstrümanları mercek altına alarak başlıca romanlarını analiz etmektedir. Tasavvufi psikolojiye göre insan, derin iç yolculukları yaparak iç huzura erebilir ve ruhsal olarak olgunlaşabilir. Bu iç yolculuklar ayrıca kişinin psikolojik problemlerden kurtulup iyileşmesine vesile olabilir. Romanlarındaki ana karakterlerin çoğu, tıpkı Yaşar Kemal gibi derin travma ve acılar yaşamış ve derin iç yolculukları vasıtasıyla bir tür kendi kendine psikoterapi uygulayan bireylerdir. Metinsel kanıtlar, Yaşar Kemal’in kendisini kahramanlarının ruhunda ve hayatında, genellikle de düş kuran bir çocuk olarak, gizlediğini ortaya koymaktadır. Başka bir deyişle, Yaşar Kemal kendisini karakterlerinin aynasında seyretmeyi ve onların bilincinden iç yolculukları yapmayı seven bir yazar olarak romanlarında kendisi hakkında derinlemesine yazmış ve Mevlana’nın deyimiyle “dokuz yüz katlı” ruhunun bazı katmanlarını ortaya koymuştur. Bu kitap bu şekilde, sanatının iyi anlaşılmadığını düşünen bir romancı olarak Yaşar Kemal’in portresine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d095b9-5f6c-49e3-a253-f6414c30385c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Yaklaşımı Perspektifinden Ulusal Güvenlik: İran&apos;ın Nükleer Güç Politikası</image:title>
            <image:caption>İnsanın güvenlik arzusu, ana rahmini terk edişiyle başlar ve son nefesini verinceye kadar tıpkı sağlık, aşk, onur, gurur gibi oralarda bir yerlerde yaşamına eşlik eder. Aslında bu çıkarım yaşamı ve evreni amaçlar üzerinden okuyan teleoloji felsefesini takip eden tüm aktörler için geçerlidir. Dolayısıyla devletler de güvenlik tutkusunun peşinden giderler. Bu kadar gerçek olmasına rağmen güvenlik olgusu içinde barındırdığı paradokslarla tanımlanma girişimlerine meydan okur. Bu meydan okuyuş uluslararası ilişkilerin alt disiplini olarak güvenlik çalışmalarını da tartışmalı bir alana çeker. Disiplinler arası muğlak bir olguyla çalışmak sınırları belirsiz problemli bir doğayla da yüzleşmek anlamına gelir. Bu noktada elinizdeki kitap, kuramların kavramlarını anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sistem modelinde konumlandırarak güvenliğin analizine bir yöntem sunmaktadır. Yöntemi açıklamak üzere İran’ın nükleer güç olma politikasına örnek olay kapsamında yer verilmektedir. Ulusal güvenlikte sistem yaklaşımı olarak isimlendirilen model, ulusal güvenlik politikalarına ilgi duyulanlar için bir rehber ve karar vericiler için bir yol haritası sunmaktadır. Ayrıca modelde yer alan bileşenlerin kavram ve kuramlarına kapsamlı bir açıklama getiren kitap, güvenlik çalışmaları alanında bir başvuru kaynağı olma iddiası taşımaktadır. Bir nebze olsa da katkı sağlaması ümidiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31598f3-8dfd-4913-b98d-5525c06c23a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebze – Meyve Ticaretinin 5957 Sayılı Kanun Nezdinde Denetimi ve Bu Kapsamda Uygulanan İdari Yaptırımlara İlişkin Güncel Sorunlar</image:title>
            <image:caption>Marketlerden veya pazar yerlerinden temin ettiğimiz tarım ürünlerine yönelik ticaretin, üretimden tüketime kadarki süreçte nasıl denetlendiğini merak ediyor musunuz? Bir zincir mağazanın herhangi bir reyonunda yer alan yaş sebze veya meyveye ilişkin olarak, üretici bilgisinden fiyat geçmişine kadar birçok veriye erişebilmenin mümkün olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik bunun için ihtiyacınız olan şey sadece bir “akıllı telefon” Perakende satış işi ile uğraşan bir esnaf / tüccar kimliğiniz olmasa bile, Türkiye&apos;deki tüm toptancı hallerinden ürün satın alabileceğinizi, bunun kanundan kaynaklı bir hak olduğunu daha önce duymuş muydunuz? Yüksek lisans dönem projemden esinlenerek kaleme aldığım bu kitap, ülkemizdeki sebze – meyve ticaretine yönelik denetim süreçlerini, izlenebilirlik mekanizmalarını, bu kapsamda uygulanan idari yaptırımları ve güncel sorunları ele almaktadır. İçeriğinde çok sayıda yargı kararını da bulabileceğiniz bu eserde hukuki terimlerin yarattığı karmaşadan uzak, sade ve basit bir anlatım tarzı benimsenmiştir. Bu yönüyle, sektörde çalışan uzmanlar, akademisyenler ve hukukçuların yanı sıra, konuya hassasiyet gösteren herkesin ilgisine sunulmuş önemli bir kaynak niteliği göstermektedir. Keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6d2c1e-0910-44b1-b31e-0fb3a85afe94.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış İnşa Sürecinde Çocuk Savaşçılar: Afganistan Kavramsal Çerçeve, Uluslararası Hukuk ve Tarihsel Süreç</image:title>
            <image:caption>1997’de kabul edilen UNICEF Cape Town İlkeleri’ne göre çocuk asker, 18 yaşın altında olan, herhangi bir düzenli veya düzensiz silahlı kuvvetlerde veya silahlı gruplarda, olanlarla sınırlı olmamak kaydıyla ve aile üyeleri dışında aşçı, hamal, ulak ve bunlara eşlik edenler” olarak tanımlamıştır. Ancak “asker” ifadesi daha çok düzenli ordu gruplarında yer alanları akla getirdiği için elinizde bulunan bu kitapta “asker” ifadesi yerine “savaşçı” ifadesi tercih edilmiş ve bu tercih Cape Town İlkeleri’ndeki tanımı da daha çok karşılamakta. Tanım, cinsel amaçlarla ve zorla evlendirilmek üzere işe alınan kız çocuklarını da kapsadığı için yalnızca silah taşıyan veya taşımış olan bir çocuğu ifade etmemekte. Genellikle yoksulluktan kaçmak için veya askeri hayatın olgunluğa geçişi sunmasını bekledikleri için orduya katılmayı seçen çocuklar olduğu gibi savaş, dini veya etnik kimlik, aile veya onun yokluğu ve arkadaşlar, çocuğun silahlı bir gruba katılmaya istekli olmasında rol oynamakta.
Çocuklar, özellikle de kız çocukları, silahlı çatışmaların mağduru olarak görülmektedir. Savaşçı, cinsel hizmetçi, casus, haberci ve/veya aşçı olarak çatışmalara katılan çocuklar, zulmün failleri olarak değerlendirilebilmektedirler. Çocuk savaşçılar krizi, aslında, çatışmalara karışan çocukların sayısıyla pek ilgisi olmayan modern bir siyasi kriz. Çocuk savaşçıların kullanılması yeni bir olgu değil. Çocuklar Haçlı Seferleri döneminde ve Napolyon savaşları döneminde de kullanılmış. Bazı araştırmalar çocukların mağdur olarak ya da çocuk savaşçılar olarak barışa doğrudan tehdit oluşturduklarını ifade etmekle birlikte bu yaklaşım, çocukların üstlendiği karmaşık rolleri anlamak için yeterli değil çünkü bu yaklaşım onların barışın aracıları ve inşacıları rollerini dışlamakta. Silahlı çatışmalardaki çocuklara ilişkin bu sınıflandırma, onların barışı inşa etme çabalarına da katılabilecek aktörler olarak değerlendirilmemelerine yol açmakta. Oysa çocukların yeniden entegrasyonu, neden silah altına alındığına ve silahlı gruplardaki deneyimlerinin neler olduğuna ilişkin çok nedenli ekolojiye yanıt verecek şekilde yeniden konumlandırılmalı. Özellikle kalkınmaya, barış inşasına ve barışı sürdürme sonuçlarına olan katkısı olmak üzere, geniş bir çatışma sonrası yelpazede değerlendirilmeliler. 
Elinizde bulunan bu kitap, özellikle savaş ve çatışmaların yaşadığı evrimin çocuk savaşçılar üzerindeki rolüne dayanarak barış inşasındaki başat rollerini de Afganistan örneği üzerinden açıklamakta. Bu kitap, çatışma ve barış kavramlarına yönelik genel bilgiye, çocuk savaşçıların evrimine, Afganistan’daki barış inşası çalışmalarına çocuk savaşçıların nasıl entegre olduklarına ve bu sürecin zorluklarına dair geniş bir bilgiye sahip olma imkanı sunmakta.
Prof. Dr. Füsun ÖZERDEM
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
İİBF, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a90d332-1994-4e71-b9fa-90b544ab7fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahudilik-Hristiyanlık Hinduizm ve Budizm’in Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>2024 yılında İsrail ve Filistin çatışması üst boyutta sürmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin açık desteğini alan İsrail Yahudi Devleti, Filistinlilere dünyanın gözü önünde soykırım yapmaktadır. “Holokost” terimini sürekli vurgulayarak Nazileri eleştiren Yahudiler şimdi Filistin’de kadın ve çocuklar başta olmak üzere Filistin sivil halkını yemek kuyruklarında ve yardım kuyruklarında öldürmektedir. Hastaneleri ve okulları hedef almaktadır. Filistin halkını Mısır ve diğer ülkelere göç ettirip tamamen Filistin ülkesinin varlığına son vermek istemektedirler. Müslüman dünyası sessizce ABD ve İsrail’in yaptığı “soykırımı” izlemektedir. İzleyici olmamanın yolu okumaktır. Okunmak dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1b32f6-19f8-4e46-b12f-4261e83bd850.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazine Arazilerinde Yatırım Fırsatları</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar gereği uygulanan iç talebi azaltmaya dönük sıkılaştırıcı para politikası, hiç şüphesiz; maliye politikası devreye sokularak üretim ve istihdamı arttırıcı yatırımların teşvik edilmesi ile başarılı olacaktır. Yatırım ve istihdamı arttırıcı maliye politikasının en önemli araçlarından birisi de hazine arazilerinin yatırım teşvik sistemi içinde veya dışında yatırımcılara uygun koşullarda verilerek yatırım yapma imkanlarının arttırılmasıdır. Hazine arsa ve arazilerinin yatırım ve istihdamın arttırılması amacıyla yatırımcılara verilmesinde bir çok yöntem uygulanmakta olup bu yöntemlerinde çerçevesi kanun, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmektedir. Bu tür yasal düzenlemeler, süreç içerisinde karşılaşılan sorunların ve yeni ihtiyaçların giderilmesine dönük olarak değiştirilebilmekte veya yeni düzenlemeler getirilebilmektedir. Yapılan değişiklikler ve yeni getirilen düzenlemelerin, okuyucu, uygulayıcı ve yatırımcılarımıza doğru ve hızlı bir şekilde ulaştırılması amacıyla, Hazine Arazilerinde Yatırım Fırsatları adlı kitabımızı güncellemiş ve yenilemiş bulunmaktayım. Kitabımızın bu basımında, Hazine arsa ve arazilerinin satın alınması, kiralanması, Yatırım Teşvik Sistemi içinde yatırımcılar lehine irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesi ile taşınmazların bedelsiz devredilmesine ilişkin usul ve esaslar ayrıntıları ile çok soru gelmesi nedeniyle vakıf, orman ve mera arazilerinin yatırım yapma amaçlı kiralama işlemleri, güncel mevzuat hükümlerine göre ayrıntılı açıklanmıştır. Bu vesile ile; bu çalışmanın Yüce Türk Milletine ulaştırılmasına vesile olan ve katkılarını esirgemeyen Astana Yayınları’nın tüm çalışanlarına en içten sevgi, saygı ve teşekkürlerimi sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ef30fdc-bebd-4e4d-98f7-ae1b670209cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Terörle Mücadele Stratejisi: Önleyici Müdahale</image:title>
            <image:caption>Türkiye, terörle mücadele konusunda tarih boyunca birçok zorlukla karşı karşıya kalmıştır. &quot;Türkiye&apos;nin Terörle Mücadele Stratejisi: Önleyici Müdahale&quot; kitabı, bu zorlu mücadelenin derinliklerine inerek, Türkiye&apos;nin terörle mücadelesinde uyguladığı stratejileri ve elde ettiği sonuçları ele almaktadır. Bu eser, terör ve güvenlik kavramlarını teorik ve pratik boyutlarıyla inceleyerek, terörizmin modern dünyadaki etkilerini ve uluslararası ilişkiler üzerindeki yansımalarını detaylı bir şekilde analiz etmektedir. Kitap, Türkiye’nin terörle mücadelesindeki yeni stratejisi olan önleyici müdahale ve ileri konuşlanma stratejisini ayrıntılı olarak açıklamaktadır. Kitapta, Türkiye&apos;nin savunma sanayisindeki gelişmelerden sınır ötesi askeri operasyonlara kadar geniş bir yelpazede terörle mücadeledeki yenilikçi yaklaşımlar ele alınmaktadır. Özellikle Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtları gibi sınır ötesi operasyonların stratejik önemi ve bu operasyonların diplomatik ilişkiler üzerindeki etkileri de kapsamlı bir şekilde incelemektedir. &quot;Türkiye&apos;nin Terörle Mücadele Stratejisi: Önleyici Müdahale&quot;, sadece güvenlik ve terör konularına ilgi duyan okuyucular için değil, aynı zamanda uluslararası ilişkiler, Türkiye&apos;nin terörle mücadeledeki kararlı duruşunu ve bu süreçteki stratejik dönüşümü ve savunma politikaları üzerine çalışan akademisyenler ve analistler için de değerli bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf041fc-f0ec-421a-8836-8ea79ee96d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalem İle Gümüş Levha</image:title>
            <image:caption>Bulmak, bilmek, susmak… Bu bir öğreti kuralıdır, başka yerde kullanılmaz. Bulmak bilmeye giden yanan yoldur. Biliyorken susmazsan yolu bulamazsın. Her bildiğin şey sıfırda kaybolur, kayboldukça tekrar bulursun fakat konuşamazsın. Her şeyi dinlemek zorunda kalırsın, lakin sessizliğin dilinden kurtulamazsın. Hayatı anlarsın ama anlatamazsın. Yukarı çıktıkça aşağılara iner, aşağılara indikçe yukarılara çıkarsın, bir simya işlemi ile kurgunun çemberinden geçmeye hazır mısın? İşte bu yüzden gelen bulur, bulan bilir, bilen susar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4283c6b-8639-4191-b5ed-fb024712d985.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyası Jeopolitiği</image:title>
            <image:caption>Orta Asya ve Kafkasya’da Türk devletlerinin bağımsızlıklarının da etkisiyle Türk Dünyası jeopolitiğinin yükselişi ve günümüzde Avrasya’nın yeniden küresel rekabetin oyun sahalarından bir tanesi olmasından ötürü Türk Dünyası, uluslararası politika açısından daha fazla önem arz etmeye başlamıştır.  Son yüzyılda yaşanan jeopolitik gelişmeler bağlamında Türk Dünyası’nı ele alan “Türk Dünyası Jeopolitiği” adlı bu eser, bölgenin geçmişten günümüze politik yapısına ışık tutacak nitelikte bir çalışma olmakla beraber, aynı zamanda bölgenin günümüzdeki önemine ve gelecekteki muhtemel gelişmelere vurgu yapmayı hedeflemektedir. Böylece bölgenin siyasi, iktisadi ve kültürel istikrarının, değişim ve dönüşümünün dinamiklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.      
Türk Dünyası’nın jeopolitik önemini ve bahse konu alandaki jeopolitik gelişmeleri on iki başlıkta ele alan ve uluslararası ilişkiler alanında çalışma yürüten akademisyenlerin katkılarıyla ortaya çıkan bu eserin konuya ilgi duyan herkes için faydalı olmasını temenni ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d9b2831-2d3e-41b2-b92f-a0f56c840ed9.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kötü Çirkef Politikada Sporun Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Psikodinamik bakışla, Uzm. Klinik Psikolog Onurhan Kasnak, iktidar sahipleri ile toplumun birbirini şekillendiren unsurlarını, spor üzerinden ele alıyor. Nüfusu 20 milyonu aşkın ve çoğu, 1.Dünya Savaşı evvelinden, egemen devlet statüsünü sürdürmekte olan ülkeler tarihsel süreçte anlatılırken, günümüz perspektifini yaratan aşamalar incelemekte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0c9c48f-8da7-4f44-af7f-1cd66e57fc52.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Ekonomileri</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada on bir balkan ülkesinin 2000-2022 arasında makroekonomi ve dış ticaret performanslarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda geçen iki on yılda balkan ülkelerinin büyüme, işsizlik, enflasyon, dış borç gibi makroekonomik göstergelerinin ve ihracat, ithalat, yabancı yatırım girişleri gibi dış ticaret göstergelerinin nasıl bir seyir izlediği ve bu seyri etkileyen temel faktörlerin neler olduğunun açıklanması hedeflenmiştir. Global ve ulusal krizlerin makroekonomik verilere nasıl yansıdığı, hangi krizlerden ülkelerin daha çok etkilendikleri ve bu krizlerin temel nedenlerinin ülke düzeyinde neler olduğunun somutlaştırılmasına çaba sarfedilmiştir. Balkan ülkeleri, Türkiye ile ekonomik bağları görece güçlü ülkelerdir. Bu nedenle, Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle dış ticaretinin seyri ve sektörel deseni de bu çalışmanın cevabını aradığı diğer bir soru olarak karşımızda durmaktadır. Elinizdeki kitap yukarıda belirtilen amaç ve hedefler doğrultusunda üç bölümden teşekkül etmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde Balkan ülkelerinin kalkınma ve refah düzeyleri uluslararası kabul gören gelişmişlik göstergeleri çerçevesinde tahlil edilmekte, çalışmanın ana omurgasını oluşturan ikinci bölümde Balkan ülkelerinin 2000 yılından günümüze makroekonomi ve dış ticaret performansları somutlaştırılmakta, üçüncü ve son bölümde ise Türkiye ile dış ticaretlerinin nasıl bir gelişim gösterdiği ve nasıl bir bileşime sahip olduğu ortaya konulmaktadır. Çalışmanın konusuyla ilgili Türkçe literatürün azlığı dikkate alındığında, çalışmanın alanla ilgili çalışmalara yardımcı ve yön gösterici olacağı umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f07afb7f-d078-4eb1-83a3-9bafde62f094.jpg</image:loc>
            <image:title>Trabzon’a Arap Turist Çıkarması (Güncel 2.Baskı)</image:title>
            <image:caption>Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından Katar ve Kuveyt’ten özellikle doğal güzellikleri ve ılıman iklimiyle tanınan İsviçre’de yoğunlaşan Arap turizmi, son yıllarda Türkiye’de, özellikle İstanbul, Sapanca ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde her geçen gün önemini artırmaktadır. Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, 1970’li yıllardan bugüne bütün dünyada uygulanmakta olan sürdürülebilir turizm bütün yönleriyle ele alınmış ve Covid-19 salgınının neden olduğu zorunluluklarla sadece e-anket yöntemi kullanılıp, Trabzon destinasyonunda Arap turizmi ve sürdürülebilirliğine ilişkin araştırmalar yapılmıştır. Bu amaçla önce özgün bir ölçek geliştirilmiştir. Ardından, bu ölçekle Trabzon’u ziyaret etmiş ve/veya ziyaret etmek isteyen 162 katılımcıya, Trabzon’da satılan turistik ürün ve hizmetlerden algılanan memnuniyet düzeyini, Trabzon’u ziyaret etmek istemelerine sebep olan unsurları ve ziyaret öncesinde, sırasında ve sonrasında kendilerinde oluşan Trabzon destinasyon imajında yer alan unsurları belirtmeleri istenmiştir. Ziyaret etmek isteme nedenleri olarak alınan yanıtların oransal değişimi şöyledir: %13,3 ile doğa, %10,11 ile dinlenme ve % 9,43 ile fizyolojik ve psikolojik rahatlama görülmektedir. Bunu takip eden sebepler sırasıyla, %8,1 ile helal yemek, % 8 ile tarihi ve kültür mekânları, % 7,84 ile deniz, % 7,04 ile eğlence, % 6,93 ile sürekli yaşanılan yerden kısa süreliğine ayrılmak, % 6,6 ile din, % 6,25 ile kültür, % 5,6 ile farklı kültürlerden insanlarla tanışmak, % 5,34 ile heyecan, % 4,2 ile macera ve % 1,4 ile spor. Destinasyon imajı olarak 7 unsur belirlenmiş olup, bunlar %22’lik oranla “Doğa-Tarih-Kültür”, % 16’lık oranla “Deniz-Orman-Yağmur” ve % 12,3 ile “Mavi-Yeşil” ve % 9,02 ile “Dindar”lıktır. Katılımcılar Trabzon’da sürdürülebilir Arap turizmi bağlamında “Olanaklar”, “Çekicilikler” ve “İstikrar” faktör gruplarına göre sosyo-demografik özellikler açısından değişiklikler göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae22177-69d6-4ba9-baae-80ec3d915cae.jpg</image:loc>
            <image:title>Zülkarneynler Adaletin Barışçıları</image:title>
            <image:caption>Geçmişte tüm dünya atalarımızın önünde diz çöktü, şimdi sıra bizde… Damarlarımızda ki asil kanı dünyaya hatırlatma vakti geldi. Unutanlara tek bir sözüm yok fakat o kanı hatırlayıp koruyan bizler … Turan başlıyor hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878c2153-0db4-47aa-95b4-c3a54fd1ba15.jpg</image:loc>
            <image:title>Dengeleme Stratejisi Bağlamında Özbekistan Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>Türk Dünyası’nın kadim şehirlerine ve topraklarına ev sahipliği yapan Özbekistan’ın; Devlet Başkanı İslam Kerimov ile bağımsızlığına ve istikrarına kavuşmasının, Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev ile de kurumsal yapısını güçlendirmesinin dengeleme stratejisi kuramsal çerçevesinde değerlendirilmesi, sadece Özbekistan’ın anlaşılmasını sağlamayacak büyük güçlere komşu ve/veya onların rekabet alanında bulunan tüm devletlerin incelenmesinde metodolojisi ile literatürde kaynak eser olarak yer alacaktır. Doç. Dr. Güngör ŞAHİN Bu kitap, Özbekistan’ın bağımsızlık sonrası dış politika stratejilerini ve bu stratejilerin İslam Kerimov ile Şevket Mirziyoyev dönemlerindeki evrimini detaylı bir şekilde ele alıyor. Literatürdeki boşlukları doldurmayı hedefleyen çalışma, Özbekistan’ın büyük güçlerle ilişkilerini dengeleme stratejisi bağlamında incelerken aynı zamanda ülkenin bağımsızlık sonrası ulus inşası sürecine ve bu sürecin dış politikaya etkilerine de ışık tutuyor. Prof. Dr. Yaşar ONAY Özbekistan, Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye açısından önemli bir ülkedir. Bu eser, kurucu lider ve reformist lider arasındaki yaklaşım farklılıklarını ortaya koymaktadır. Uluslararası koşullar çerçevesinde her iki liderin de dış politika stratejisi olarak dengelemeyi ön plana çıkarması çarpıcı ve şaşırtıcı bir benzerliktir. Özbekistan dış politikası ve Türkiye Özbekistan ilişkileri açısından zengin bir içerik ve farklı bakış açıları içeren bu eser Türkçe, İngilizce, Rusça ve Özbekçe kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır. Doç. Dr. Zeynep SELÇUK Özbekistan’ın makro politikaları açısından siyasal elitlerin dengeleme stratejisinin gelecekte ülkenin yerini belirlemesi için bu çalışmanın özgünlüğü ve alana katkısı önem arz etmektedir. Prof. Dr. Yunus YOLDAŞ Bu konunun üzerinde ciddi araştırmalar yapılmış saha çalışmalarıyla zenginleştirilmiş röportajlarla ayrı bir bakış açısı kazandırılmış hem bilimsel olarak literatüre katkı sağlayacak hem de günümüze ve geleceğe ışık tutacak bu çok başarılı eser olmuş. Prof. Dr. İ. Burak KÜNTAY Tarihsel kökeni, nüfus yapısı ve stratejik konumu Özbekistan olmadan bir Türk entegrasyonunu zor kılar. Türkiye’de Özbekistan üzerine yapılan çalışmalar genellikle tarih, kültür ve dil alanlarını kapsamakta. Argalı’nın Özbekistan dış politikasını iki lider üzerinden değerlendirmesi Türkiye’deki literatür boşluğunu doldurma açısından çok önemli. Yazarın Rusça kaynakları kullanması ise kitabı çok daha değerli kılıyor. Alan çalışanlar için bir başucu kitabı olacak nitelikte…. Prof. Dr. R. Kutay KARACA Lisans eğitiminden itibaren akademik gelişimini takip ettiğim Dr. Argalı’nın doktora tezinin kitaplaştırılmış halinin sadece Özbekistan özelinde Türk Dünyası üzerine akademik literatüre katkı sağlamakla kalmadığını aynı zamanda bir doktora tezinde olması gerek alan araştırmasının ne kadar önemli olduğunu da bizlere gösterdiğini düşünüyorum. Okuyucusu bol olsun… Prof. Dr. Barış ÖZDAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d419a5ec-f265-4b23-a239-047fe0d76347.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerjiden Silaha Nükleer</image:title>
            <image:caption>Nükleer enerjinin faydalarını ve tehlikelerini anlamak, gelecekte daha bilinçli ve sorumlu kararlar almamızı sağlayacaktır. Nükleer silahların yol açabileceği yıkım, tüm insanlık için büyük bir tehdittir ve bu tehdidin farkında olmak, barışçıl çözümler üretmek için kritik öneme sahiptir. Günümüzde, bazı ülkelerin nükleer silah kullanma tehdidi, dünyanın karsı karsıya olduğu en büyük tehlikelerden biridir. Nükleer teknolojinin barışçıl amaçlarla kullanımı, enerji krizlerine sürdürülebilir çözümler sunarken, nükleer silahların yayılması ve olası bir nükleer çatışma riski, küresel güvenliği tehdit etmektedir. &quot;Enerjiden Silaha Nükleer&quot; kitabının, nükleer enerjinin karmaşıklığını ve çok yönlülüğünü anlamak isteyen herkes için değerli bir kaynak olmasını diliyoruz. Bu eser, nükleer enerjiyi daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanmak için farkındalığın artmasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Unutmayalım ki, bilinçli ve sorumlu yaklaşımlar, dünyanın geleceği için hayati öneme sahiptir. SÜMEYRA UÇAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0423d24d-b2ec-41c8-a6fe-433abefeaae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlu Peynir</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın ilk baskısı 2005 yılında Gıda Teknolojisi Derneği tarafından yapılmıştı. Aradan geçen yaklaşık 20 yıllık zaman zarfında Otlu peynir üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar ve yayınlar olanca hızıyla artmıştır. Öyle olunca kitabın birinci baskısında yer alan bilgilerin güncellenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Genişletilmiş ikinci baskı çalışmaları kapsamında bazı yeni fotoğraflar ve çizelgeler kitapta yerini almıştır. Ayrıca ilk baskı tarihinden, 2024 tarihine kadar Otlu peynir hakkında çıkmış tüm yayınlar tek tek gözden geçirilerek yeni bilgiler kitaba dahil edilmiştir. Kitapta böylece yararlanılan kaynak sayısı 200’e ulaşmıştır. Bir ülkede üretilen her peynir o ülke için kültürel bir hazinedir. Diğer taraftan peynir yapımı bir sanat işi ve aynı zamanda bilgi, tecrübe ve teknoloji gerektirir. Her peynirin kendine ait bir üretim yöntemi, lezzeti ve özelliği vardır. Otlu peyniri diğerlerinden ayıran en önemli özellik içerisine farklı çeşitte ve miktarda ot katılıyor olmasıdır. Otlu peynir ülkemizin Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde; başta Van olmak üzere, Hakkâri, Bitlis, Siirt gibi illerimizde üretilmektedir. Uzun bir tarihi geçmişi olan Otlu peynir coğrafi işarete de sahiptir. Ünü gerek ülke içinde ve gerekse ülke dışında hızla yayılmaktadır. Kitap, başta akademik çalışanlar olmak üzere, öğrenciler, üreticiler ve sanayiciler için kaynak kitap olma özelliğini taşımaktadır. Kitabı yayına hazırlarken sık sık görüşlerine başvurduğum, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi değerli arkadaşım Prof. Dr. Yusuf TUNÇTÜRK’e, ayrıca kitabın basılmasında sağladığı destek için Van Ticaret ve Sanayi Odası’na ve kitabı basıma hazırlayan Astana Yayınevi’ne teşekkür ederim. Kitapta olası gözden kaçan yayınların, eksiklerin, anlaşılmayan kısımların veya yazım hatalarının iletilmesi kitabın mükemmelleşmesine katkı sağlayacaktır. Tüm okuyuculara faydalı olması dileğiyle. 03.07.2024 Prof. Dr. Hayri COŞKUN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c55cfc9-fc8d-4007-811d-27acdc713006.jpg</image:loc>
            <image:title>FÖMER Farsça Konuşma Dili - 4 Bir İranlı Gibi Konuşalım</image:title>
            <image:caption>Genel olarak dil eğitiminin temelini oluşturan dört temel beceri şunlardır: 1-Okuma becerisi  2- Yazma becerileri 3- Dinleme becerileri 4- Konuşma becerileri Bu nedenle dil öğretim merkez ve kurumlarında eğitim yönetimi yukarıda belirtilen eksenler etrafında yoğunlaşmaktadır. Farsça öğretimi bu kuraldan muaf değildir ve eğitim uzmanları eğitim programlarını bu önermeyle formüle etmektedir: Farsça Konuşma Dili başlıklı bu kitap, konuşma diline vurgu yaparak konuşma becerilerini ele almaktadır. Söz konusu kitap, Türkçe konuşanlar için Farsça konuşma kursuna kaynak olarak yazılmıştır. Bu çalışma sekiz bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde konuşma dilinin tanıtımı, kullanımı ve kuralları verilmektedir. İkinci bölümde ise pratik ve önemli fiillere odaklanan biçimsel ve konuşma dili konulu farklı parçalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde konuşma dilindeki diyaloglar yer almaktadır. Dördüncü bölümde konuşma dilinde soru-cevap yöntemiyle bir süreç yer almaktadır. Beşinci bölüm, konuşmanın resmi dilden konuşma diline dönüştürülme sürecini içermektedir. Altıncı bölüm, verilen ifadeler ve cümlelerle diyalog yazmayı ele almaktadır. Sekizinci bölümde ayrıca kendine özgü bir teknikle diyalog yazımı konusu ele alınmaktadır. Sonunda her bölümün alıştırmalarına ait bir cevap anahtarı bulunmaktadır. Yazar, bu kitabın Farsça öğrenenlerin konuşma becerilerini güçlendirmede verimli olacağını ümit etmektedir. Ahmad JABBARİ Temmuz 2024 - ANKARA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23c59300-31b3-4687-b101-aa4fb51654ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışan Memnuniyetinin İnsan Kaynakları Yönetimi Üzerindeki Etkinliği</image:title>
            <image:caption>Günümüz iş dünyasında, çalışan memnuniyeti, organizasyonların başarısında kilit bir rol oynamaktadır. Peki, çalışanların işlerinden duyduğu memnuniyet, insan kaynakları yönetimi süreçlerini nasıl etkilemektedir? Hangi stratejiler, çalışan bağlılığını artırarak şirketin performansına katkı sağlamaktadır? Bu kitap, insan kaynakları yönetiminin en önemli unsurlarından biri olan çalışan memnuniyetini derinlemesine incelemektedir. Bu kapsamlı çalışma, çalışan memnuniyetinin iş gücü verimliliğinden inovasyona, takım ruhundan müşteri memnuniyetine kadar birçok alandaki etkilerini ele almaktadır. Ayrıca, insan kaynakları profesyonellerine, çalışanların ihtiyaçlarını anlamak, onların motivasyonlarını artırmak ve iş yerinde pozitif bir kültür yaratmak için uygulanabilir çözümler sunmaktadır. Geleceğin başarılı organizasyonlarını inşa etmek isteyen liderler, yöneticiler ve insan kaynakları profesyonelleri için rehber olabilecek nitelikte bir kaynak. Çalışanların iş memnuniyetinin artırılması, sadece organizasyonun başarısını değil, aynı zamanda iş yerindeki genel mutluluğu da garanti etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75726611-e25c-4ebf-aec7-7566ac6c5d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Çağının Dijital Agorası Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda dünyada Z kuşağı üzerine çeşitli araştırmalar dikkat çekmekte ve özellikle bu kesimin seçmen davranışı merak edilmektedir. Bu çalışmada ise Türkiye’de Z kuşağına mensup gençlerin seçmen profili analiz edilmektedir. Araştırmanın kuramsal ve kavramsal çerçeveyi oluşturan ikinci bölümünde; öncelikle genç seçmen davranışı demokratik kuramlar üzerinden ele alınmakta, ardından yeni neslin başlıca ifade alanı olarak internet ve sosyal medyanın kapsamı detaylı olarak incelenmektedir. Türkiye’nin internet tecrübesi ve sosyal medya karnesini ele alan üçüncü bölümün ardından, diğer nesillerin karakteristik özelliklerine kronolojik olarak yer verilmekte ve Z kuşağının ayrıştığı noktalar billurlaştırılmaktadır. Çalışmanın amacı olan genç seçmen profilinin analizi doğrultusunda, İstanbul ilinde yaşayan veya okuyan, 1995-2005 yılları arasında doğmuş 213 Z kuşağı bireyle, kartopu örneklem ve tesadüfi örneklem tekniklerinden yararlanılarak, 1 Ağustos 2023 ve 24 Eylül 2023 tarihleri arasında saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak anket uygulamasının tercih edilmesi sebebiyle çalışma, nicel araştırma özelliği taşımaktadır. Katılımcılardan toplanan verilerin analizi neticesinde; Z kuşağının apolitik bir eğilim göstermediği, oy verme kararları bağlamında “stratejik seçmen” profili sergilediği ve Z kuşağına erişimde en önemli siyasal iletişim aracının sosyal medya olduğu sonucuna varılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa090ffe-f10a-448f-bf11-aed4eb770df4.jpg</image:loc>
            <image:title>Özbekistan Birinci Cumhurbaşkanı İslam Kerimov (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Özbekistan Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un ulus inşa sürecindeki rolünü ortaya koymakta ve ‘‘Tarih yazımı’’, ‘‘Dil’’, ‘‘Din’’ ve ‘‘Semboller ve Mitler’’ gibi ulus inşa parametreleri aracılığıyla milli kimlik arasında nasıl bir bağ kurulduğunu açıklamaktadır. Ulus inşası, milliyetçi kuramlardan modernist yaklaşımın ürünüdür ve literatürde ulus inşasına yönelik çalışmalar ‘ortak bir toplum yaratma’ ve ‘kalkınmacı veya emperyal bir strateji’ olmak üzere iki kısımda incelenmektedir. İslam Kerimov, Özbekistan’da ‘ortak bir toplum yaratma’ amacıyla ulus inşa sürecine girişmiştir. Bu süreçte Kerimov, etnik sorunların çatışmaya evrilmesini engellemenin yanı sıra siyasi iktidarını da sürdürebilmek amacıyla Özbek ulusunun yıllanmış etnik kültürlerin gölgesi altında şekillenen ‘‘Milli ideoloji’’ tezahür etmiştir. Özbekistan’da ‘‘Milli ideoloji’’, ulusçu tarih yazımı aracılığıyla sunulmuş, dil aracılığıyla yaygınlaştırılmış, din aracılığıyla yüceltilmiş, semboller ve mitler aracılığıyla kutsal hale getirilmiştir. Çalışmada içerik ve söylem analizi gibi nitel araştırma yöntemlerine başvurulmuştur. Kuramsal çerçevede, modernist yaklaşımı merkeze alırken ilkçi yaklaşımı da ihmal etmeyen etno-sembolizm yaklaşımından yararlanılmıştır. Bu kapsamda İslam Kerimov’un ulus inşa sürecinde Özbek ulusunun yıllanmış etnik kültürüne vurgu yaptığı gözlemlenmiş, Özbekistan’da milli kimliğin oluşumunda son derece kilit rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/847215d1-08b4-4c1b-b98d-fbfe627939d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteli Gençlerde Sosyal Medya Davranışları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde internetin tam anlamıyla toplumun vazgeçilmez bir unsuru haline gelmesiyle birlikte kullanıcılarının içerik üretebildiği sosyal medya yeni bir platform olarak yoğun ilgi toplamaya başlamıştır. Sosyal medya pazarlaması, sosyal medya sitelerinin kullanımı aracılığıyla işletmelerin pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirmesi olarak ortaya çıkmıştır. Sosyal medyada tüketicilerin aktifliği işletmelerin dikkatini çekmekte ve yeni kolaylıklarının da etkisiyle işletmeler artık bu platformları pazarlama faaliyetlerinde tercih etmektedirler. Tüketicilerin satın alma davranışlarını etkilemeye de başlayan sosyal medyanın pazarlama içerisindeki rolünün ve tüketici davranışlarına olan etkisinin incelenmesi gerekmektedir. Çalışmanın amacı bu kapsamda üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarının kendilerinin satın alma davranışlarıyla ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmanın teorik bölümünde; sosyal medya kavramı ele alınmış, sosyal medyanın tüketici davranışı ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırma bölümünde üniversite öğrencileri tüketici grubu olarak seçilmiş ve bu gruba anket çalışması uygulanmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin sosyal medyada günlük ortalama 2-3 saatlik bir vakit harcadıkları ve satın alma kararlarından sosyal medyadan etkilendikleri tespit edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9981817c-c66f-4889-9398-fab990235210.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayma&apos;nın Oğlu Biybolat</image:title>
            <image:caption>Çeçen tarihinin en önemli otuz yıllık kesitine ışık tutan, halkının özgürlüğü için kendi kellesini kendi eli ile General Yermolov’a teslim eden, otuz yıl Çeçen askerlerine komutanlık yapan Mayra Biybolat (Yiğit Biybolat)’ın romanı. Romanda geçen olaylar, tarihler ve asıl karakterler gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c842c73-ca35-43e9-86ae-461ad38fd780.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuzak - Yozlaşma Serinin İlk Kitabı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki &quot;Yozlaşma” eseri günümüz Özbek toplumuna tutulan sıradan bir ayna değil. O diktatör İslam Kerimov dönemindeki zulmü yansıtmanın yanı sıra insanlık dışı sistemin ruhsal ve psikolojik yapısını, şehvetli ve şeytani motiflerini ve hatta pis kokusunu da aktarmaktadır. Evet, cam parçalarının ses dalgalarını yansıtması gibi, bazı aynalar da duyguları ve kokuları yansıtabiliyor.
İslam Halbay, kendi yaşadıklarını harika bir sanat eserine dönüştürmüştür. Yozlaşma gücünü; kişi, mekan ve olayların gerçekliğinden alıyor.
Yazar, yirmi yedil yıl boyunca İslam Kerimov’un, diğer taraftan bir buçuk asırda Rus İmparatorluğu ve Sovyet yönetiminin Özbek halkına karşı yaptıkları suçları kıyaslayarak şu sonuca varıyor:
&quot;Bu millet Lenin’in yalan dolu vaatlerinden aklını yitirdiğinde de, Stalin’in katliamından can kardeşlerini kaybettiğinde de bu kadar horluk görmemişti. Komünistlerin kalplerinde bile insan ırkına karşı biraz şefkat vardı. Herhangi bir katliam &quot;Bağımsızlık Kampanyası&quot; gibi, yirmi yıl değil, en fazla üç ya da dört yıl sürerdi. Stalin baskısı sırasında bile insanların nefes almasına, göğüslerini dik tutmasına ve etrafa bakmasına izin verilirdi. Kronik olarak devam eden &quot;bağımsızlık katliamı&quot;, canlıları yarı ölülere, yarı ölüleri &quot;canlılara” dönüştürdü. İnsanların ruh hallerine korku yerleştirdi, insanları küçük düşürdü. Binlerce yıldır yaşayan iyi hislerden ve nezaketten ruhları mahrum etti. Vatandaşları kendi gölgelerinden korkan provokatörlere dönüştürdü. Eskiden anca kendini hissetmeye başlayan Özbek, artık kendini tamamen unuttu. &quot;Mankurt&quot; imajı gerçek oldu. Yerli hükümdarlar dört asırda, Rus İmparatorluğu bir buçuk asırda yapamadığı zülmü &quot;komünizm kalıntıları” olan kişiler &quot;Bağımsızlık Kampanyası&quot; adı altında yürüttükleri faaliyetle bir iki yılda yaptılar”.
Yozlaşma’da diktatör Kerimov rejimi ve hizmetçileri, apaçık ve adil bir şekilde politik ve felsefi açıdan değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c00a894-3289-4221-8aba-71fb694afa7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Fantezisi - 3 - Roma ve Random</image:title>
            <image:caption>Özgürlük Çağı serisini 2017 yılında yazmaya başlamıştım. Serinin ilk olarak beşinci kitabı, Özgürlük Zamanı: Cennet 2019 yılında basıldı. Elinizdeki bu eser, Özgürlük Fantezisi o seriden basılan ikinci kitap oluyor. Sıradışı bir tasarımı olan Özgürlük Fantezisi, daha iyi bir dünya arayışında üç hikaye içeriyor. 21. yüzyılın ortala-rında geçen bu hikayeler kurgu dünyalarını anlatıyor. RANDOM, özgürlükle mutluluğu insanın iç aleminde ya-ratmayı amaçlayan bir toplum düzenini bize sunuyor. ROMA ise özgürlüğü adalette arayan bir dünyada yaşanan-ları içeriden (Özgür Roma) ve dışarıdan (Roma Dünyası) anlatan iki paralel hikaye içeriyor. Bu hikayeler kitapta tek ve çift sayfalarda yan yana akıyor. Okura RANDOM ile başlayıp ardından da ROMA hikayele-rinden, önce Özgür Roma’yı sonra Roma Dünyası’nı (bö-lüm bölüm veya tümüyle) okumasını önerebilirim. Yine de bir okur bir kitabı nasıl okuyacağını kendisi bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b233c1-0671-4f62-91a4-84acc14e4f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Solukları</image:title>
            <image:caption>Gönül Solukları, dünyaya geliş gayesini aşk ile idrak etmiş bir Hak yolcusunun gönlüne doğan hakikatlerin dile gelişidir.
“Yediğimiz içtiğimiz, sevdiğimiz insanlar ve hatta soluduğumuz hava bile o gerçeğe erişme iştiyâkındandır.” der.
Hakikat yolcusu şuurludur. Sadece aşk bineğiyle ona varılabileceğini bilir.
Yolculuğun mertebelerinde tatmin olmaz ve &quot;hel min mezîd&quot;, daha yok mu, diyerek coşkuyla seyrine devam eder.
Nihayet aşkın kendisi olan âşık, ân gelir, damla iken deryâ olur, halini ve gönlüne gelen esintileri ilahi mısralarda hayat bulur:
“Mürekkep halli nefesim
Dilimle şekil aldıkça
Nasıl da imanın zuhura &apos;Aşk&apos; diye geldiğini
Kendi eserine aşık müessir olmanın edasıyla,
Etrafında pervane ettiğim meleklerimle
Seni tesbih ede ede bitiremediğimi
Anlat!
Anlat!
Aşkımı,
Coşkumu,
İmanımı..
Kul olanı anlat!”
Bu ilahi varidâtları ancak ehli içer.
Âşıklara ikrâmımızdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9c3c948-472b-4931-a7ee-2767245c3c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarlıkla İlgili En İyi 99 Film</image:title>
            <image:caption>Polat Onat bu kitabında yazarlığın tüm yönlerini yansıtan etkileyici filmlerden geniş bir seçki oluşturdu. Yazmanın büyüsünü, zorluklarını, hazlarını, neşesini, sırlarını, bunalımlarını anlatan unutulmaz filmleri tek tek ele alarak tanıttı ve yorumladı. Yazarlıkla ilgilenenlere eşsiz bir başvuru kılavuzu hazırladı. Elinizdeki genişletilmiş, yeni baskısı yapılmış bu eser &quot;Yazarlık Filmleri&quot; kategorisindeki dünya sinemasına damga vurmuş en mühim yapıtları derleyerek Türk edebiyatındaki önemli bir eksikliği gidermiştir. Yazarlığın türlü hallerini, usta sinemacıların kadrajından izlemenin, edebiyata olan yaklaşımı derinleştirip zenginleştireceğine şüphe yoktur. Bu kitapta bahsi geçen filmleri seyretmenin, tüm okur ve yazarlara, farklı ve derin bir perspektif açacağı yadsınamaz bir gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17bfd37c-90d2-4b0b-ba8d-a7f1ee4c89da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kavanoz Gül Reçeli - Siyah Lotus</image:title>
            <image:caption>Bir türlü işe giremeyen ve bu yüzden evliliğe giden ilişkisi biten ziraat mühendisi genç bir kadın; Çiçek. Varlıklı bir aileye mensup, vaktiyle de oldukça yakışıklı olmasına rağmen geçirdiği hastalık yüzünden yüzü deforme olan genç bir adam; Ender. Güzel ve hayat dolu bir kadının, öz güvenini ve umudunu kaybettiği için kendisini toplumdan soyutlayan bir adamın hayatına getirdiği baharın hikayesi bu. ‘Güzel ve Çirkin’ &apos;in yeniden yazılışı. Hem de sıcacık bir köy masalıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e96b0794-4927-481c-a9f1-33596c4edb2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Çıplak acılarım gece karanlığında ateş böceği gibi parlıyor. Onun sırtında ışık saçan nur benim şiirlerimdir. Şiirlerim sanki bir örümcek gibi gecemde ağ örer. Çünkü ben gece de doğdum , gece de yaşadım. Şiirlerimi okuyanlar benim narin acılarıma dalar. Acım aslında ben ait olan toplumun acısıdır. Aydınlığı arayan her insan için umuttur şiir. Ben bu sebepten şiir yazıyorum .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691b0bce-0455-42af-9dd4-1df814ad06cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçınlı Elma Çayı - Öznur İlter</image:title>
            <image:caption>Bir hedefi vardı kadının, amacına ulaşmak için azimli ve güçlü adımlarla ilerliyordu, zira zirvede daha güzel olduğunu duymuştu manzaranın.
Ama hedefine yaklaşırken asıl soruyu sormamıştı. &quot;Hangi amaç daha güzel olabilirdi ki aşktan?&quot;
Hiç sırrı yoktu adamın, acılarından başka saklayacak bir şeyi olmadığından kaçıp kendisini saklamayı tercih etmişti.
Ama kaçarken asıl cevabı duymamıştı. &quot;Ne kadar saklanırsan saklan, aşk bir yolunu bulur ve sobelerdi yüreğini.&quot;
Kendini saklayan bir kadın ile kendine saklanan bir adamın hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5291512d-d52b-4c68-a577-e245d269c211.jpg</image:loc>
            <image:title>MİLLET KAYGISI (ÖZBEKÇE) - МИЛЛАТ ҚАЙҒУСИ</image:title>
            <image:caption>Насрулло Саййид 1958 йилнинг 20 февралида Бухоро вилоятининг Вобкент тумани Буркут қишлоғида туғилиб, шу ерда вояга етди. У 1980 йили Самарқанд Архитектура ва Қурилиш Институтини битирди. Синфдоши Муқаддас опа билан умр йўлини боғлаган муаллифнинг икки ўғли ва уч қизи бор. Фарзандларининг ҳаммаси ўқимишли, олий маълумотли.
Насрулло Саййиднинг публистистик мақолалари ва бадиий ижод намуналари ўтган асрнинг 90-йилларидан бошлаб Ўзбекистондаги газета ва журналларда босила бошлаган. У 1990 йилнинг 19 февралида Ўзбекистон ССР Олий Кенгашига халқ депутати этиб сайланди. Насрулло Саййид Олий Кенгашда (1990 йил 20 июнда) Ўзбекистон Республикасининг &quot;Мустақиллик Декларацияси&quot;ни қабул қилиш талаби билан чиққан саноқли депутатлардан биридир.
Бутун фаолияти Ўзбекистон Мустақиллиги йўлидаги курашлардан иборат. Унинг барча битиклари миллат қайғуси билан йўғрилган. Насрулло Саййид 2005 йилнинг ноябрь ойида диктатура режимининг сиёсий босимлари туфайли Ўзбекистондан чиқиб кетишга мажбур бўлади. у 2007 йилдан буён Канадада яшаяпти. 2019 йилнинг апрель ойида Истанбулда унинг &quot;Шубҳали одамлар&quot; номли китоби нашр қилинди.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7147d500-1f49-48d8-9aa7-a11eadf84832.jpg</image:loc>
            <image:title>Kördüğüm - Cemile</image:title>
            <image:caption>Bir konağın avlusunda başlayan sevdanın nakış nakış işlendiği, gönüllerin aşk ateşiyle yanıp kavrulduğu iflah olmaz hali
&apos;Kördüğüm...&apos;
Cemile, sevdanın en saf haliyle seven bir kadın. Asaf&apos;ın onu sevmeyeceğini, gönlünü sarmaşık misali saran sevdasına bir karşılık göremeyeceğini bile bile sadakatle sevmeye devam eden narin kırılgan bir kadın...
Asaf, yüreği yüce dağlar gibi engin, dumanlı bir delikanlı. Gönlüne gizli ektiği sevda tohumlarını sevdiği kadına göstermekten dahi çekinen, sevdiğini korumak için yeri geldiğinde sevdiği kadını görmezden gelecek kadar fedakâr biri...
Ah Agâh gönlü güzel adam, sevdiği kadının başkasını sevdiğini öğrendiği anda sevdiği kadının mutluluğunu seçecek kadar güzel seven bir adam...
Onların birbirinden eşsiz sevdaları, fedakarlıkları kaderin bir çentiği ile yol bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17fbba36-6de7-47fa-bc85-e08e3c1d921f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlangıç Yüreklilere</image:title>
            <image:caption>Genç yazarımız; aşk, sevgi, inanç, ölüm, ayrılık… Hayatın gerçeklerini içinde yaşadığı kültürün kazandırdığı ruh zenginliği ile ve yaşının üstünde bir olgunlukla aktarıyor bu küçük hikâye kitabında bizlere… Ve tabiatla insanın gerçekleriyle iç içe, ben değil biz bilinci ile buluştuğumuz sanat verimleri insan olmanın doğal gerçekleri ile buluşturuyor bizleri. Gözlemler, izlenimlerle bir şahsın kanaatlerine gömülmüyor, yaşanmışlıklar, insanların hayatından kesitler içinde buluyoruz okurken kendimizi. Günümüz insanının hapsolduğu duvarlarla örülü bir yaşamın, şehir hayatının dışında gezdiriyor bizleri, hiç kopmamamız gereken doğal ortamlara buyur ederek anlık uyumlar, rahatlamalar yaşatıyor bizlere. Toplumun en küçük birimi, atomu olan, parçalanan, parçalandıkça insanlığa da zarar ailenin her türlü zorluğa karşı direnen olumlu, sağlam bireylerini ve örneklerini de görüyoruz hikâyelerde. Büyük, sağlam aileler, kendisini ailesine adamış, dayanışma içinde örnek aile bireyleri ile okurları olması gereken insan tiplerine doğru yönlendirip, onlarla tanıştırıyor genç yazarımız… Giderek gelişen ve daha çekici, daha verimli, daha etkili bir üslupla yeni eserlerle ilerleyen yıllarda karşımıza çıkmağa devam edeceğine inanıyoruz Rabie Ruşid’in. İnsanların her zaman güzele, güzelliğe, olumlu örneklere ihtiyacı var. Allah’ta güzeli ve güzelliği çoğaltanlarla beraber. İyilik ve güzellikler daima bizlerle olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e10db68-cd2a-4bca-a96b-0eb7159531a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lisan-ı Hüdhüd Salatım Aşk</image:title>
            <image:caption>Rahman&apos;ın Nefesi Kelimeler Cümle, cümle kitâb-ı âlemi okuyor.. Gizli sırları ifşâ eden hakîm Hikmetle iş görüyor.. Kendinde bildiği nice alâmeti Rumuzla sergiliyor.. Şerri, hayır bilen rıza ufkunun kahramanı Batnındaki zuhurda, kendini okuyor..  Bakıyor da nakış nakış esmâ! Nâmütenahi ilim istiyor... Gönlü mutmain olmuş velî, Nefsini tahsil ediyor.. Tanıdıkça seviyor, Sevdikçe gönlünü coşku sarıyor.. Âşık ise demde donmuş! Âzâları kâinatın madde mânâ mürâdifi O raks ettikçe dünya dönüyor.. Aşk ile inledikçe bülbüller coşup bayılıyor Baygın gözlerini bir aralasa Güneş tepede gülümsüyor.. Kucağını ardına kadar açsa Resûlullah yanında beliriyor! Belinden tuttuğu gibi donup kaldı! O demde hâlâ cismi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ddc63a-87ad-4545-861b-3345264c32b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Davet - Lisan-ı Hüdhüd</image:title>
            <image:caption>Belki Bir Fırsat Verirsin Kendine Bir çay molası.. İstersen yoğun bir günün ardından Bir dostla kırk yıllık hatır çıkarırsın.. Belki biçtiğin ömrü hasat edersin bir anda.. Bir ân içinmiş bunca dertler, Anlarsın, her şeye değermiş! Belki bir fırsat verirsin kendine.. Karanlık dehlizine sarkıtılmış İbrişimine tutunursun belki de... Bir ömürdür açlığını çektiğin Sofraya oturursun.. Bir çift âşık gözle bakarsın Görürsün, belki de... Yaşamın âhirinde Gecenin zifiri siyahında Bir ay yüzlüye rastlarsın Onunla yolunu bulursun belki de... Bilmem... Sen bilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed90053d-be66-42f5-806b-cce04566df7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kavanoz Böğürtlen Reçeli</image:title>
            <image:caption>Küçük kızıyla hayata yeniden tutunmaya çalışan genç ve bekar bir anne, Petek. İçine kapanık, ketum ve bazen de utangaç ruh hali yüzünden hayatına tekrar birinin girmesine ihtimal vermiyordu.
Küçük oğluna çok düşkün yeni boşanmış bir baba, Arslan. Oğlunun sağlığı ve mutluluğu için evliliğini ve yaşadığı şehri geride bırakıp baba ocağına dönmeye karar vermişti.
İki kırgın yürek karşılaştıklarında mazi de yeniden gün yüzüne çıkmaya başlar. Unutuldu sanılan bir çocukluk aşkı belki de Petek&apos;in hayatının gerçek aşkına dönüşecek. Daha önce fark etmediği şeyleri öğrenmek belki de Arslan&apos;ın hayatına aradığı anlamı katacak. Ve tüm bunlar bir kavanoz böğürtlen reçeli sayesinde mümkün...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ca3b32-1ede-49ac-a0e7-68fadef60191.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamandan Kayıklar</image:title>
            <image:caption>Gel mavi ile yeşilin sesine kulak verelim.. Kim bilir, Belki mavi aşıktır gökyüzüne Belki güneş hayrandır toprağın yeşil örtüsüne Dinleyelim doğanın hikayesini Aşkı fısıldasın sessizce..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8f1d87-b9e9-4660-a3ed-a03a75e833a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İnsan</image:title>
            <image:caption>Yaratıcı, yarattığı evreni anlamlandırmak ve yarattığı bir varlıktan &quot; kendisinin&quot; bilinmekliğini sevdiğinden, insan&apos;ı yaratmış. İnsan, önce bir su damlasıyken, içine doğduğu bu mümkün alemdeki eşyayı isimlendiren bir varlık haline gelmiş. İnsan, seçildiği ve kendisini fark etmeye başladığı andan itibaren, kendine bir anlam arayışına girer. Alman filozofu &quot;Heideger&quot;, insanın en değerli vasfının kendisini sorgulaması olduğunu söyler. Kendimi sorgulamaya başladığımdaysa, &quot;Allahın insanda AŞK, insanın Allah’ta vücut&quot; olduğuru fark ettiğimde, AŞK&apos;ın peşine düştüm. Anladım ki AŞK muhatap ister. &quot;SON İNSAN&quot; bu arayışın hikayesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fea70a1-45a9-41b8-a922-553eb2326d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deste Berceste</image:title>
            <image:caption>“Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir.”
(Aragon)
İnsan Neden Şiir Yazar?
Küçük yaşlarda başlayan edebiyat dalındaki şiir merakı doludizgin devam eden Rabie RUŞİD “Bir Deste Berceste” adlı dördüncü şiir kitabında doğruluğa olan inancı başta olmak üzere, sevgiye, hasrete ve insanlık hâllerine yer veriyor; ümit, dua ve hayal kırıklıkları peş peşe diziliyor mısralarında. Ayrıca kitabındaki; çocukluk dönemi, ağaçların sessiz mesajı, bahar mevsimi ile güneşli günleri muştulayan kuşların cıvıltısı, ana-baba özlemi, iyilik tohumları konularıyla masalsı mısraları ve dua cümleleri okurlarını kendi âlemlerinde bir başka yolculuk yapmaya davet ediyor. Başka bir deyişle şiire gönülden bağlı olan kız kardeşimin elinizde tutmuş olduğunuz bu eserinde de umut ve hüzün ihtiva eden şiirleriyle Türkçeye hizmet etmekten vazgeçme niyetinde olmadığını görüyoruz. Kendisindeki bu şiir sevdası ve yazarlığı okuyucuları ile siz değerli sevenlerine de umut ışığı olup bunu aşılamaya devam ediyor. Duygu yoksunu insan yoktur elbette ama duygularını gizleyen veya farklı aksettiren insanlar çoktur. Yazmak, kimine göre yetenek işi, kimine göre ise aşırı çaba ve emekten başka bir şey değildir. Bazen çok okur az yazarız, bazen de çevremizdeki bireylerin hayal âlemimizin dile getirilmesine yol açan söz, tutum ve davranışlarından dolayı epeyce yazarız ki bir nebze de olsa rahatlayabilelim. Yazarlara – kız kardeşime – hak veriyorum, madem dünyaya bir defa geliyoruz niçin duygularımızı saklayalım, neden hak ve hukuka uygun şekilde açığa vurmaktan korkalım ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e4e343-f628-4bd5-9d72-432b6a2bfca4.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizmci Oldun Diyorlar</image:title>
            <image:caption>Mesela E-Meclis bugün çok enteresan gelmeyebilir. Fakat e-eserlerin çok sınırlı sayıda olduğu bir dönemde, hele hele Ak Parti’nin meclis hegemonyasının zirveye çıktığı bir dönemde sivil sesi E-Meclis ile halkın gündemine taşımak çok enteresandı. Bana katılır mısınız bilmem. O zamanda bu proje bana çok heyecan vermişti, bugün de o heyecanım devam ediyor ki sizlerle paylaşmak için bu kitabı yazmaya karar verdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51d444ca-5ccf-4d17-8302-637782fc62e9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Otuzum</image:title>
            <image:caption>Bencillik yer yüzündeki en yokedici kavram sanırım. Bu dünyanın sonunu da kapitalist sistem düzeninde daha çok kazanma hırsı ile bencillik egomanyamız getirebilir mi… İklimleri şimdiden değiştirmiş durumdayız, Nisan ayının kendini Şubat sandığı, Mayıs’ın da Nisan ayına özendiği bir Kuzey yarım kürede yaşayıp, buzulların tamamen Atlas Okyanusu’na karıştığı bir zamana şahitlik edebiliriz. Maya Uygarlığı 2012 kehaneti ile bunu kastediyor olabilir küresel düzeyde. Olsun, bukez de uzaya çıkar orayı mahvederiz. Ne de olsa en üstün ve yine en aciz varlık dünya üzerinde biziz. Benim için büyük; ama insanlık için küçük bir adım attım ve yazdım, merhaba insanlık.. benim adım Karanlık, yıllar önce Işığım’ı terkettim; O’nun olduğu yerde ben olmam, benim olduğum yerde O olamaz. Üstad Herakleitos’un deyimi ile: “zıtlıkların savaşı” ki bu savaş aslında varoluşun bir kanıksamasıdır. Bir çok aydının gözlerinin kamaştığı bir zamanda ben KARANLIK olmayı seçtim, varsın onlar kendilerine AYDINLIK desin. ‘’ Artık ayrılma zamanı geldi. Herkes kendi yoluna: ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangisinin daha iyi olduğunu yalnız Tanrı bilir..’’ (Platon – Sokratesin Savunması) İnsanlığa en içten saygılarımla.. İ.Gökhan DURMAZ (Karanlık) Ekim -2023</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a0b37a-4001-4e34-847c-4eed259a9fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Küçük Turuncu Bal Kabağı</image:title>
            <image:caption>Öyküler şiir tarz’ında yazılabilir mi.. Ve şiirler öykü kıvamında..? Bu soruyu zihnine sorduysan, Veya da henüz hiç sormadıysan, Bu soruya cevap olmak istedim.. Nasıl mı..? ‘’İlk Otuzum’’ adlı ilk kitabımda yazdıklarım gibi. Ve tabiki bu kitabımla. Kitabımda yaşanılmış anıları, Yaşanılamaz hayallerim, Ve kendime has üslubumla harmanladım.. Tabiki ejderha gücünde.. Ortaya bal kabağı tadında bi’ kitap çıktı. Bu arada anımda bahsettiğim kabak gerçek. Yani o kabak sayesinde bu kitap şuan seninle. Ve gerçekten tupturuncuydu.. Sevimli mi, sevimli bi’ kabak; Ama Ruh’uma hissettirdikleri ap’ acı.. Kitap adını bu yaşanmışlıktan aldı; Yani tamamen doğaçlama bi’ kitap ismi oldu, Oturup isim için hiç düşünmedim, Kitap ismini kendi buldu. Şiir tadında anıların yanında, Üşenmedim oturdum sırf bu kitap için şiirler de kaleme aldım, Hatta öyle bi’ alışkanlık oldu ki, Gecede iki şiir yazmadan uyuyamaz oldum.. Kimi zaman postmodern şiirler, Kimi zaman duyguların ötesinde satırlar, Hiç kasmadım.. ‘’Bu iyi olmuş, Yok yaa bu kötü oldu’’ kaygısından çok uzak diyarlarda, Anılarımın hatırına, Oturup bu kitap için şiirler yazdım: Bazen bilgisayarımdan, Bazense çok akıllı telefonumdan. Geriyeyse okumanın keyfi kaldı. Kabaklar bu dünyada gerçek, Masallardaki periler yalan.. ‘’Belki de zamanla gerçeğe dönerdi tüm yalanlar.’’ Kim bilir.. Tabii ki okuyan. Keyifli okumalar.. İ.Gökhan DURMAZ (Karanlık) Ocak - 2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40d510fd-1bcd-4ccb-b4af-6174243ca5b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Uslanan Us</image:title>
            <image:caption>Kalpten Dile, Nasihat Kendime! Allah rızası içinse niyetin, Olsun hep alimler vesilen, rehberin, Bu yolda hep galipsin, Dört elle sarıl, sarsın dünyayı iyiliklerin. 
Mustafa BARIŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6690da5-947a-4721-bce7-d5806c4745f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Veriyorum Sana</image:title>
            <image:caption>Elindeki Bu Kitap 14 Şubat’a Özel Bir ithaf Olarak Kaleme Alındı: aşkların zamana asla yenilmemesi temennisiyle. Aşk üzerine bir monolog, “Belki sana hiç bi’şey öğretemem; Ama fark etmeni sağlayabilirim,” Tabii buna hazırsan, Sen hazırsan, Ben hazırım! İ. Gökhan DURMAZ (Karanlık) 14 Şubat - 2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3be6b057-0646-47a2-ae44-10a96a22ae20.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöroşirürjiyen</image:title>
            <image:caption>Nöroşirürjiyen, telaffuzu ne kadar zor bir kelime değil mi? Peki yazması ve söylemesi zor olan bu kelime ne işe yarar?
Umarım yaşayarak öğrenmek zorunda kalmazsın; yine de yaşamadan fark etmeni sağlamak istedim. Bir ülkede bu alanda etkin insanlar olmazsa neler olabilir sence?
İşte önce bu alanı tanıtmak istedim.
 ‘’Nöroşirürji’’ bölümünü derleme olarak tanımladım ve devamında ‘’Nörojirürjen’’ kime  denir ve nasıl olunur bunu anlatmak istedim.
Ve sonrasında tamamen hayal gücümle olayları kurguladım, bu sefer olaylarda ‘’Çikolata’’ da olsun dedim. Çikolata bölümünü yazarken ‘’Muhooccini’’ ile gerçekten çocukça eğlendim; ama ‘’Nöroşirürjen’’ bölümünü kurgularken ‘’Ernesto’’ ile gerçekten gözlerimden damlalar süzüldü...
Yazmak yaşamaktır; yani ben yaşayamadığımı yazamam, kurgularken bile kurguladığımı yaşamamış olsam da yazarken hissedebiliyorum.
Belki, belki sana da hissettirebilirim..
Kim bilir?
Tabii ki okuyan!!
Hastalarına müşteri gözüyle bakmayıp; onların çektiği acıyı yüreğinin derinlerinde hissedebilen bütün hassas kalpler’e..
Yüreğindeki insanlıkla, insanlara verdiği değerle ‘’Hipokrat’’ yeminine sadık kalan tüm doktorlarımıza; bayramınızı en içten en samimi duygularımla kutlamak istiyorum.
İnsanları daha sağlıklı bir bedende yaşatma çabalarınız için hepinize minnettarım.
İyi ki varsınız.
Bütün doktorlarımızın ve doktor adaylarımızın 14 Mart TIP Bayramını Kutluyorum; hem de içimin derinliklerinden gelen en samimi duygularımla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7da1dc5-eff4-4c76-a344-8e4e04ca46e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Bal&apos;O</image:title>
            <image:caption>PostModern Şiirler Bu Kapağın Altında.. Şeytanlara bi’ taşta ben olmak istedim bu kitapla. Tek bi’ taş, Dipsiz kuyuların dibine dibine salınan.. ‘’Kısa kalan ip miydi, yoksa derin olan kuyu mu?’’ Hadi gel birlikte sorgulayalım bu bilinmezliği. KARANLIK Mart 2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4ba6def-7af0-4673-91d1-e918536e3ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Köpek Üç Hikaye</image:title>
            <image:caption>Çocukların köpeklerle unutulmaz hikayeleri vardır. Doğal, içten ve macera dolu. Köpekler çoçukluğumuzun ayrılmaz parçası. İnsanın en iyi dostu köpekler, hele hele çocukların.
Bakalım bu üç hikaye sizinkilere benziyor mu?
Hikayelerimizi beğenirseniz lütfen omcayayinlari@gmail.com adresine yorumlarınızı yazın.
İyi okumalar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46d91ea-4783-45cf-b97a-8c85d00dacc8.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 167. Sayı Devlet Şirket Gibi mi Yönetilmeli?</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Devlet, Şirket Gibi Yönetilebilir mi? - Mahfi Eğilmez          
Devleti Anonim mi, Limited mi Yapsak? - Alper Duman              
Devlet Özel İşletme Prensipleriyle Yönetilemez - Arda Tunca                
Devletin Modernleşmesi ve Kurumsallaşma - Av. Sema Aksoy              
 “Dezenflasyon” ve Ötesi: Türkiye’nin Ödemeler Dengesi Üzerine Notlar- Oktar Türel, Zeki Oğulcan Şengül 
Merkez Bankası Bağımsızlığı: Tarihsel Perspektifte Bir Değerlendirme - Nazire Nergiz Dinçer                  
2018 Başlangıçlı Krizle Mücadelede Son Gelişmeler - Nur Keyder                  
Anayasa Değiştirme Tartışmalarının Dayanılmaz Çekiciliği - Ersin Kalaycıoğlu               
Ormanlar Neden Yanıyor? - R. Funda Barbaros                 
Yeni ve Küresel Bir Sorun: Şiddetli Hava ve İklim Değişikliği Kaynaklı Göçler - Murat Türkeş, Mehmet Kadri Tekin                  
 “Tütünsüz Nesil” Önerisi: Dikkate Alınmaya Değer - Asena Caner, Bilge Nur Mermer, Berna Tarı Kasnakoğlu, Belgi Turan, Yenal Can Yiğit                 
Onarım Hakkı ve Kültürünün Dünyayı Kurtarma Potansiyeli - Arsev Umur Aydınoğlu           
Kaçak Atom Bombası Yapmak III: Pakistan Nükleer Teknoloji İhraç Ediyor - Ergun Türkcan              
21. Yüzyılda Dünyanın Ekonomik ve Siyasal Düzeni Yeniden Şekilleniyor - Bahri Yılmaz                 
Tekerrür Eden İktisat Olmasın? - Yaşar Taşkın Koç           “1984” ve “Cesur Yeni Dünya” Üzerinden Kontrol, Manipülasyon ve Yönetişim - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163558ad-0bdf-47dc-9fca-5ef9dbaaac40.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Sınıf Tüm Dersler Konu Anlatımlı</image:title>
            <image:caption>Sınav Yayınları 2. Sınıf Tüm Dersler Konu Anlatımlı
 
Yeni Müfredata Uygun
Akıllı Tahtaya Uyumlu
Okula Yardımcı
Sınavlara Hazırlık
Konu Anlatımları
Etkinlikler
Testler

İçerdiği Dersler;
Türkçe
Matematik
Hayat Bilgisi
İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4457dc6e-9059-4c95-8fbf-2c67ac100919.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>* Tüm Dersler
* Soru Bankası
* Okula Yardımcı
* Türkçe
* Matematik
* Fen Bilimleri
* Sosyal Bilgiler
* İngilizce
* Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3232a1c-587e-42c2-9daf-d644cfb66b18.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Tüm Dersler Konu Anlatımlı</image:title>
            <image:caption>* Tüm Dersler
* Konu Anlatımlı
* Okula Yardımcı
* Türkçe
* Matematik
* Fen Bilimleri
* Sosyal Bilgiler
* İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a47df4a-6f95-48bc-9daa-9d89dd579a49.jpg</image:loc>
            <image:title>7. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9484c60-b9f6-423c-ba63-6d92f5ad862f.jpg</image:loc>
            <image:title>7. Sınıf Tüm Dersler Konu Anlatımlı</image:title>
            <image:caption>* Tüm Dersler
* Konu Anlatımlı
* Okula Yardımcı
* Türkçe
* Matematik
* Fen Bilimleri
* Sosyal Bilgiler
* İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef2d183-37f3-44fe-a8ea-7589ef4819d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınav Kalitesinde 8. Sınıf LGS Tüm Dersler Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sınav Kalitesinde 8. Sınıf LGS Tüm Dersler Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68505240-985f-4004-80db-f0ecdf0aad90.jpg</image:loc>
            <image:title>8. Sınıf Tüm Dersler Konu Anlatımlı</image:title>
            <image:caption>* Merkezi Sınavlara Hazırlık
* Tüm Dersler Konu Anlatımlı
Türkçe
Matematik
Fen ve Teknoloji
T.C.İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük
İngilizce
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de393b3a-f3c4-42ce-a5cb-bb8c7afa2645.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Tüm Dersler Konu Anlatımlı</image:title>
            <image:caption>TYT Tüm Dersler Konu Anlatımlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e582bedc-2809-4fb2-9a75-762b5b420caa.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Tek Kitap Tüm Dersler Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>TYT Tek Kitap Tüm Dersler Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc6d96a4-01e7-4fd9-87a2-27a0ac5d1664.jpg</image:loc>
            <image:title>8. Sınıf LGS Paragraf Sınav Kalitesinde Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>8. Sınıf LGS Paragraf Sınav Kalitesinde Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c112c2-872c-4f79-b560-e3486d584cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınav Kalitesinde TYT AYT KPSS ALES MSÜ DGS Paragraf Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sınav Kalitesinde TYT AYT KPSS ALES MSÜ DGS Paragraf Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec92f099-93e9-418d-b3f3-061851c33cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Olasılıklar Yasası</image:title>
            <image:caption>Hayat ertelemeye gelmez! Yazar Pascal Rabaté ile çizer François Ravard&apos;ı sonsuz ihtimaller evreninde buluşturan Olasılıklar Yasası, hiç hazırlıklı olmadığı bir dönemde kendi ölümlülüğü ile yüzleşmek zorunda kalan bir adamın varoluş hezeyanlarını derin ama bir o kadar da komik bir anlatıya dönüştürüyor.  Gündelik koşuşturmacaları bahane ederek hayallerini sürekli erteleyenlerin yaşamı nasıl kaçırdıklarını gösteren kitap, akla zarar yanlış anlamalara ve rastlantının böylesi dedirten mükemmel zamanlamalara tanıklık ettirerek “hayat, biz planlarlar yaparken başımıza gelenlerdir” görüşünü destekliyor.  Kaderi kabullenmenin yeni başlangıçların, geçişlerin ve geçitlerin anahtarı olduğunu hatırlatan bu iyileştirici hikâye, “her zaman bir ihtimal daha vardır” düşüncesini vurgulayarak olasılıkların mucizesine inanmaya çağırıyor.  Madem günlerim sayılı, bugünden bitsin bari! Tam kapıdan çıkarken üstünüze bir insan düşme olasılığı nedir? Rutin bir doktor kontrolünün ardından Martin Henry, sadece üç ay ömrü kaldığını öğrenir. Evden işe işten eve tekdüze bir yaşam süren Martin, bunca yıl boyunca hayallerini nasıl da ertelediğini fark eder. Kendisini bekleyen belirsizliğin getirdiği olgunlukla sayılı günlerine sımsıkı sarılmaya karar verir. İlk hedefi Kanada&apos;daki o meşhur balinaları görmektir! Bunun için işten ayrılır, karısını birlikte seyahat etmeleri için ikna eder. Şans aslında Martin&apos;den yana gözükse de işler hiç de planladığı gibi gitmeyecektir... Sonsuz olasılıklar denizinde kendi gemilerimizi yüzdürmenin önemine vurgu yapan Olasılıklar Yasası, yaşamak bazen ölmekten daha zor görünse de asla pes etmemek gerektiğini anımsatıyor. Çizgi romandan sinemaya uzanarak Hergé ve Tati gibi komedi ustalarına saygı duruşunda bulunan bu keyifli grafik roman, başımıza gelmesi ihtimaller dahilinde olan kimi olayları mizahın güler yüzüyle kabullenmemizi sağlıyor. İddia ediyoruz, bu kitabı sevmeme olasılığınız yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951ceef2-7dd7-4680-89d4-e09c3837b3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Paragraf Soru Bankası (Paragraf Kamp Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>TYT Paragraf Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c62efec4-8ce0-4d0c-b38c-39e5e36fcc7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Çağı</image:title>
            <image:caption>Yapay zekânın gelişimi, sadece teknolojik bir devrim değil, aynı zamanda insanoğlunun kendini ve çevresini nasıl anladığını kökten değiştiren bir dönüşümdür. Bir zamanlar bilim kurgu romanlarının sayfalarında hayal edilen Yapay Zekâ, artık günlük yaşamımızın bir parçası. Üretim bandından yönetim kuruluna, evimizden etkileşimlerimize kadar her alanda varlığını hissettiriyor. 
Yapay Zekâ, verimliliği katlanarak artırırken, piyasa dinamiklerini de yeniden şekillendiriyor. Peki, bu gelişmelerin adalet ve eşitlik üzerindeki etkisi ne olacak? 
Toplumsal etki alanında ise Yapay Zekâ, iletişim şeklimizi, eğitim sistemimizi ve hatta demokrasi anlayışımızı etkiliyor. Algoritmaların, neyi gördüğümüzü, neyi öğrendiğimizi ve hatta neye inandığımızı belirleyebildiği bir dünya... Yapay Zekâ’nın getirdiği dönüşüm evrensel ve kaçınılmaz. Bu kitap, okuyuculara, Yapay Zekâ’nın toplumumuz ve ekonomimiz üzerindeki etkisini daha iyi anlamaları ve bu devrimin bir parçası olarak bilinçli ve etkin roller üstlenmeleri için ilham vermeyi amaçlamaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/268e3b16-2f08-45ef-b43e-7ff1f296b2ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Estonya Eğitim Sistemi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Estonya&apos;nın yüksek yoksulluk seviyelerine rağmen eğitim sistemini dönüştürerek Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı&apos;nda (PISA) nasıl Avrupa&apos;nın en iyi performans gösteren ülkesi haline geldiğini incelemektedir. Bu ilgi çekici anlatı; eşitlik, kapsayıcılık, öğrenci özerkliğinin yanı sıra öğretmen ve okul liderinin mesleki uzmanlığını, özerkliğini ve sorumluluğunu teşvik eden toplumsal ve eğitim politikalarını içeren yüksek performanslı, yüksek eşitlikçi bir eğitim sistemi oluşturmak için kullanılan reformları, hataları ve çıkarılan dersleri ortaya koymaktadır. Sınav sonuçlarının yanı sıra iyi oluş, özerklik ve bağlılık algıları gibi çok çeşitli verilere kolay erişimin iç ve dış hesap verebilirliği nasıl geliştirdiğini ve kolektif paydaş etkinliğine nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koymaktadır. Estonya ve diğer ülkelerde yapılan araştırmalara dayanan bu kitap, eğitimciler, yöneticiler, akademisyenler, üniversite öğrencileri, değişim temsilcileri ve okul sisteminin iyileştirilmesiyle ilgilenen ebeveynler için ideal bir okuma kitabıdır. Eşitlik, hakkaniyet ve kapsayıcılık Estonya eğitim sisteminin temel unsurları olduğundan, bu kitap sosyal adalet, kapsayıcılık ve çeşitlilik alanlarında çalışanların da ilgisini çekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11f34a8b-a9f9-4ae5-9d12-0fc62bf04268.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahraman</image:title>
            <image:caption>Ceyda, gördüğü çöp dağları karşısında çok üzülmüştü. 
Dünya için bir şeyler yapmak istiyordu. 
Süper güçleri olsa, ne de güzel olurdu! 
 
Dünya ve diğer canlılara yardım etmek için süper güçlere mi ihtiyacı vardı? 
Yoksa… 
Geri dönüşüm kutuları… 
Çevrede farkındalık yaratacak afişler… 
Kompost yapmak gibi hem basit hem de eğlenceli fikirler ile çözüme katkı sağlamak mümkün müydü? 
 
Süper güçlere sahip olmak için ihtiyacımız olan şey bir pelerin miydi? 
Yoksa… Sevgi, iyilik ve emek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a10fba9e-095e-409c-b2e5-082838da85fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Acele Aşka Şeytan Karışır</image:title>
            <image:caption>Hâlâ sıcak yaram, 
Çok uzaklaşmış olamazsın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d975e0-79a3-491f-bed5-ee0f0cfa3cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Yazarlar</image:title>
            <image:caption>Kürşad Oğuz dünya edebiyatı tarihinde zorlu bir yolculuğa çıkıyor ve kendi sonunu kurgulayan, hazırlayan yazarları anlatıyor. 
Kaçak Yazarlar’da eserleri yaşamları değil, sonları olmuş yazarların yaşamöykülerini okuyacaksınız. Bu dünyadan gitmek için yazmanın da bir yol olabileceğinin kanıtı yirmi iki portre. 
J.D. Salinger’dan Patricia Highsmith’e, Ernest Hemingway’den Boris Vian’a, Colette’ten Iris Murdoch’a, Stefan Zweig’dan Jorge Luis Borges’e, Mark Twain’den Jack London’a… Yokoluşun da bir varoluş biçimi olduğunu gösteren nice efsanevi yazar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089cfbad-e356-4174-8fb7-6ed11dc49d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhların Rengi</image:title>
            <image:caption>Tamara valizine bir iki kazak, gür saçlarını tarayabilen kemik tarak haricinde kendi hikâyesinden başka hiçbir şey koymamıştı. Ormanın içindeki virajlı asfalt yolda ilerlerken düşündüğü tek şey yolun sonundaki evde ona kapıyı açacak kadının kim olduğuydu… 
Özge Yetinker, gerçek olaylardan hareketle kaleme aldığı romanında, tıpkı hayatın inişli çıkışlı yollarına benzeyen karakterleriyle Gürcistan’da başlayan İstanbul’da devam eden dikkat çekici bir hikâye anlatıyor. Toplumun farklı kesimlerinden kişilerin kesişen zorlu yollarının vardığı noktaysa kendini var edebilmek çabası. Bulmak kadar aramanın da önemini işaret eden Ruhların Rengi yaşama karşı kalkanlarını kenara bırakamayanların romanı. 
“Ben de bir yoldan geldim, sen de. Karşılaştığımızda yorgunduk ikimiz de. Ama sen beni her şeye daha yeni başlamışım gibi görmekte ısrarlıydın. Gel dedim, otur şöyle, birbirimize yolculuklarımızı anlatalım. Durmadın, dinlemedin. Bir bankta serin bir akşamüstü konuşsak olurdu. Ya da kar yağarken bir sabah, camın önündeki koltuğumuza geçip. Konuşmadın. Beni tertemiz bir geçmişten, pürüzsüz, sade, teferruatsız, sızısız, dümdüz, tozsuz, dumansız bir yoldan, en kestirmeden sana çıkmış biri sandın. Oysa yaşayan hiç kimse öyle olamazdı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5722f6e9-58eb-4109-b1bd-709950621a40.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur ve Önyargı</image:title>
            <image:caption>Jane Austen’ın hayattayken yayımlanan dört romanından ikincisi Gurur ve Önyargı, hiç tartışmasız İngiliz edebiyatının en kalıcı popüler klasiklerinden biridir. Cahil anne, kayıtsız baba ve anne Bennet’ın hepsinin de evlendiğini görmeyi çok istediği birbirinden farklı beş kız çocuğundan oluşan Bennet ailesinin hikâyesini anlatır. İngiltere kırsalında 19. yüzyıl başında geçen romanın ana konusu, Bennet’ların ikinci en büyük kızları Elizabeth’e ve onun yakışıklı, zengin ama nefret uyandırıcı biçimde gururlu Bay Darcy ile çalkantılı ilişkisine odaklanır. Roman her ne kadar birçoklarınca tarihsel bağlamdan yoksun olmakla eleştirilse de, Austen bütün incelikleri, görgü kuralları ve kendine özgü kültürüyle, 19. yüzyılın hızlı değişimi içinde geride çok az iz bırakan, Sanayi Devrimi öncesi “Regency dönemi” hayatını tüm yönleriyle anlatır. Austen aynı zamanda bu dünyayı, dar gurur ve önyargıları çerçevesinde, şaşmaz bir doğruluk ve hicivle betimlemeyi başarır. 
“Bay Bennet hazırcevaplık, alaycılık, ihtiyatlılık ve kaprisliliğin o kadar tuhaf bir karışımıydı ki, karısı yirmi üç yıldır onun karakterini çözebilmiş değildi. Karısının zihnini tanımaksa daha kolaydı. Aklı kıt, bilgisiz ve sağı solu belli olmayan bir kadındı o. Hoşnutsuz olduğu zamanlarda, sinirlerinin zayıf olduğunu sanırdı. Aklı fikri kızlarını evlendirmekteydi, ziyaretler ve haberler de avuntusuydu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88839abf-b816-45e5-b48b-116182582141.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Pixar Arabalar Evde Kupa Partisi Çıkartmalı Boyama Kitabı Kitap Açıklaması</image:title>
            <image:caption>Şimşek McQueen ve arkadaşları seni evde şampiyonluk partisine davet ediyor. Boya kalemlerini kap, kapıyı arala! Sayfaları rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1da40e6-0173-4ac0-835d-34eba4a3f2ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 - Evde Sihir Partisi Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Elsa, Anna ve arkadaşları seni sihirli bir ev partisine davet ediyor. Boya kalemlerini kap, kapıyı arala! Sayfaları rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/433f6ed7-b22a-488b-b920-35f574c78036.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Minnie Evde Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Minnie ve arkadaşları seni çok eğlenceli bir ev partisine davet ediyor. Boya kalemlerini kap, kapıyı arala! Sayfaları rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab24fab8-47b5-4d29-a979-bb7e016f5284.jpg</image:loc>
            <image:title>Hello Kitty Evde Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hello Kitty ve arkadaşları seni sevimli bir ev partisine davet ediyor. Boya kalemlerini kap, kapıyı arala! Sayfaları rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb821c22-862a-457a-9178-302c9045a227.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbie Evde Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Malibu ve arkadaşları seni havalı bir ev partisine davet ediyor. Boya kalemlerini kap, kapıyı arala! Sayfaları rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9543622a-43f4-420f-81b2-8bb8edbe6d4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzü Kelebeklerle Örtülü</image:title>
            <image:caption>yaşarken de bilinir kuyu bir derinliktir 
siyah bir şemsiyenin açılışı yağmurda 
damlaların şemsiyeye çarpıp parçalanışı 
ya da fırtına dindikten sonra 
kırık telleri telekleri yırtık kumaşları kanatlarıyla 
şemsiyeler ve kuşlar için bir ceset düşüncesi 
toz zerreleriyle taşınır sonsuzca 
bir adam aynaya bakar aynaya bakar aynaya 
ayaklarını birbirine sürter bir sinek sürter bir 
ve dünyada çimler biçilirken 
görünür olurum ben bir anlığına 
yaşarken de bilinir 
çimlerin biçilmesi bir derinliktir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c34cc0a0-d419-4a66-92f3-5a56bca7157c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kural Çiğneme Kuralları</image:title>
            <image:caption>YOLCULUK KURALLARI (VE AŞK KURALLARI) ÇİĞNENMEK İÇİNDİR. 
 
161 kilometre, 5 üniversite, 1 romantik yolculuk…. 
 
Koreli-Amerikan iki gencin mecburen katıldığı bir gezide aralarındaki gerçek bağı keşfetmelerini konu edinen bu genç yetişkin romanı, Booksmart ve Never Have I Ever sevenlere hitap ediyor. 
 
Winter Park ve Bobby Bae, iki dost ailenin çocuklarıdır ve birbirlerinden ölesiye nefret etmektedir. 
 
Winter, MIT’ye gitmeyi düşleyen, insanlarla mesafeli olmaktan hoşlanan, görev ve sorumluluklarını eksiksiz bir şekilde yerine getiren fakat zaman zaman da biraz rahatlamayı arzu eden; Bobby ise mükemmeliyetçi, kaygılı ve risk almayı sevmeyen bir gençtir. 
 
Aileleri tarafından üniversite gezisine birlikte yollanan Winter ve Bobby, saatlerce aynı arabada yolculuk etmemek için bahane bulsalar da bu yolculuğa mecbur kalmıştırlar. İkisi de tek kuralın kuralsızlık olduğu bu yolculukta kendilerini keşfedeceklerinden habersizdir. Birbirlerine meydan okuyarak sınırlarını zorladıkları bu yolculuk, belki de birlikte ne kadar muhteşem olduklarını gösterecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e11d2e8a-dd6c-4270-8926-89fec39b4d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Kat Daha Mutlu</image:title>
            <image:caption>Boş vaatlere maruz kalmadan mutlu bir yaşama sahip olmanın yollarını ünlülerin psikoterapistinden öğrenmek ister misiniz?  
Modern hayatlarımız stres açısından bir mayın tarlasıdır. İş, ilişkiler, maddiyat, bazen de geçmişteki üzücü olaylar yüzünden tökezleriz ve çoğu zaman yanlış giden şeylere saplanıp kalırız. On Kat Daha Mutlu’da Owen O’Kane; daha sağlıklı bakış açılarını nasıl seçeceğimizi, gereğinden fazla düşündüğümüz veya kötü yönettiğimiz konularda zararlı kalıplardan nasıl kurtulacağımızı açıklıyor. Vaka incelemeleri, en geçerli bilimsel yaklaşımlar ve psikoterapi alanında yıllardır edindiği deneyimler ışığında O’Kane, doğruları kişinin kendi kendine görmesini sağlıyor. 
On Kat Daha Mutlu, her şey ters gidiyormuş gibi hissettiğinizde zihninize ve kalbinize iyi gelecek bir yol haritası. Ayrıca bu kitap, hayatınızı zenginleştirecek ve mutluluğunuza katkıda bulunacak seçimler yapmayı öğretirken geçmişe takılıp kalmış zihin yapısından kurtulmanın da adımlarını gösteriyor. 
“Olumlu ve sağlıklı bir yaşama yönelik size uzanan net ve dostça bir el.” 
 
–Magic Radio Book Club 
“Farkındalıktan kişiler arası terapiye, hayatınıza nasıl devam etmeniz gerektiği konusunda en güçlü çözümlerden bazılarını kolaylıkla öğreneceksiniz.” 
–The Sun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e9141cb-e178-4800-882d-ce5652621620.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“ &quot;Sen benim olağanüstü akıllı arkadaşımsın, hepimizden çok daha başarılı olmalısın, bütün kızlardan ve erkeklerden.&quot; 
 
Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım, İtalya’da bir kenar mahallede yetişen iki genç kızın çekişmeler, kıskançlıklar ve sırlarla örülü dostluklarını, zorluklarla geçen büyüme ve varoluş serüvenlerini anlatıyor.  
“Napoli Romanları”nın ilki 50’lerde, fakir bir mahallede başlıyor. Bu unutulmaz dostluk hikâyesinde fazlasıyla akıllı ve duyarlı iki genç kız, Lenù ile Lila, boğucu erkek-egemen kültür, duyarsız, buyurgan aileleri ve yoksunluklar karşısında birbirlerinde teselli bulur. Ancak bu iki sıradışı arkadaş büyüdükçe, onlara dayatılan değerleri kabule yanaşmayacak, büyük fedakârlıklar da gerektirse, birer kadın olarak tutkularını yaşamak ve yaratıcı olmak için ellerinden geleni yapacaktır…  
 “Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım sürükleyici, kalabalık, geniş bir &apos;olgunlaşma romanı.&apos;”  James Wood, The New Yorker 

“Elena Ferrante: öfkeli kadın yazarların en iyisi!” John Waters, yönetmen 
 
“Ferrante’nin genç kızlık ve arkadaşlık meselesini ele alışı olağanüstü etkileyici.” Gwyneth Paltrow, oyuncu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6266faf-bf22-4a18-b3b0-489e71621e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tapınak</image:title>
            <image:caption>“Ben (İsa Mesih) sana şunu söyleyeyim; Sen Petrus’sun ve ben kilisemi senin üzerine kuracağım. 
Ölüler diyarının kapıları sana karşı direnemeyecek.” 
 
Matta 16:18 
 
Tapınak, dini terminolojide yüce bir varlığa tapınılan âdetler, ibadetler ve ritüeller için yapılmış kutsal bir yapıdır. 
 
İbranicede “kutsal ev” sayılan Bet Hamikdash, Kudüs’te Moria Tepesi’ne Kral Süleyman tarafından yapılmış ve Babil Kralı II. Nabukadnezar tarafından yıkılmıştır. Kudüs’teki ikinci tapınak ise, Pers İmparatorluğu’nun izniyle inşa edilip Romalılar tarafından yıkılmıştır. 
 
Üçüncü bir tapınağın inşa edilmesi için dua etmek ise Yahudilerin günde üç kez yaptıkları ibadetin bir parçası haline gelmiştir. Her halükârda tapınağın nasıl ve ne zaman inşa edileceği her zaman tartışma konusu olmuştur. 
 
Tevrat merkezli bir yaklaşımla asıl mesele tapınağın yeridir. 
 
Elinizdeki kitap belki de bu sırrı çözebilmek içindir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e40d7c81-a83d-4325-b911-de36ea8861bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’nın İlk Demiryolu Projesi Samandağ - Basra Demiryolu</image:title>
            <image:caption>Demiryolu taşımacılığı kısa sürede tüm dünyayı değiştirdi. İlk demiryolu taşımacılığının 1825 yılında gerçekleştirilmesinden sonra İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri emperyalist politikaları çerçevesinde yeni hatlar inşa etmeye çalıştılar. Adriyatik Denizi&apos;nden Basra Körfezi&apos;ne, Ağrı Dağı&apos;ndan Mısır&apos;a kadar geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu, stratejik coğrafi konumu nedeniyle Avrupa ülkelerinin ilgisini çekmiştir. Bu araştırma, Akdeniz&apos;i Basra Körfezi&apos;ne bağlamayı amaçlayan önemli bir kalkınma projesi olan Fırat Vadisi Demiryolu Projesini ele almaktadır. Proje ile ilgili öneriler 1830&apos;lu yılların başında ortaya çıkmış ve 19. yüzyılın sonuna kadar savunucuları tarafından projenin uygulanması için birçok çaba sarf edilmiştir. Bu araştırma, projenin tarihsel arka planı, Osmanlı ve Birleşik Krallık politikalarına yansımaları, projenin Osmanlı İmparatorluğu ve Birleşik Krallık&apos;a faydalarını özetleyen tartışmaları ele almıştır. Çalışmada tarihsel-analitik metodoloji uygulanmış ve en önemlisi projeyle ilgili Osmanlı İmparatorluğu arşiv kaynaklarından elde edilen bilgiler olmak üzere çeşitli veri kaynakları kullanılmıştır. Ayrıca, Rawdon Chesney, William Patrick Andrew gibi proje savunucularının yazıları ve 19. yüzyıla ait diğer birincil kaynaklar da kullanılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri&apos;nin Birleşik Krallık&apos;tan bağımsızlığını kazanmasının ardından Birleşik Krallık, o dönemdeki en büyük sömürge ülkesi olan Hindistan üzerindeki egemenliğini güvence altına almak için elinden geleni yapmaya çalışmıştır. Fırat Vadisi Demiryolu Projesi, Hindistan&apos;daki İngiliz çıkarları ile proje çıktıları arasındaki güçlü ilişkiyi ortaya koymuştur. Birleşik Krallık, Hindistan ile en kolay ve en iyi bağlantıyı kurarak hem ticari rotayı güvence altına almaya hem de Hindistan&apos;a mümkün olan en kısa sürede askeri teçhizat ve asker sevkiyatı yapabilmeye çalışmıştır. Osmanlı Hükümeti, Orta Doğu&apos;daki politikalarını uygulamak için daha etkili araçlara sahip olmak gerekçesiyle projeyi destekledi ve 1857&apos;de proje şirketine bir imtiyaz teklif etti. Süveyş Kanalı Projesi&apos;nin %40 hissesinin satın alınmasından sonra İngiliz Hükümeti&apos;nin projeye karşı tutumu değişmiştir. Rusların Erivan-Van veya İran üzerinden Basra Körfezine inme çalışmaları projeyi sürekli gündemde tutmuş ancak Fırat Vadisi Demiryolu Projesi hiçbir zaman hayata geçirilememiş, buna karşın bölgenin stratejik konumu ve sahip olduğu doğal kaynaklar batılı ülkelerin iştahını kabartarak bölgenin sömürgeleştirilmesinin önünü açmış ve bugüne kadar bölgenin istikrarsızlaştırılmasına neden olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7b552c2-c3c0-4ad6-91e5-8736becba014.jpg</image:loc>
            <image:title>Hunger</image:title>
            <image:caption>“My madness was a delirium  
of weakness, exhaustion, but it wasn’t unconscious…” 
 
Hunger is the masterpiece of  
Knut Hamsun, one of the most successful novelists of this century. It is a masterfully written semi-autobiographical novel. 
It tells the physical and mental journey of a young writer, who falls into the streets of Christiana (which became Oslo after 1925) in the grip of hunger and despair, full of hallucinations on the verge of madness. 
Hunger can be considered the beginning of the literary career of Hamsun, who received the Nobel Prize in Literature in 1920. It received great praise from writers such as André Gide, Henry Miller, André Breton,  
and Octave Mirbeau, and is considered one of the masterpieces of 20th century European literature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e383fa7-f8c6-480c-bbf0-849dcfb89dd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Holly</image:title>
            <image:caption>&quot;Bazen evren sana tutunacak bir dal uzatır.&quot;
- Bill Hodges
Stephen King&apos;in en ilginç, en becerikli karakterlerinden Holly Gibney, bir kasabada yaşanan kaybolma vakalarının ardındaki korkunç gerçeği çözmek için geri dönüyor.
Penny Dahl, kayıp kızı Bonnie&apos;yi bulmak için Finders Keepers dedektiflik bürosuna müracaat ettiğinde Holly, önce davayı kabul etmek istemez. Çünkü yaşadığı kayıplarla zor bir dönemden geçmektedir ve ortağı Pete de Covid kapmıştır. Ancak Penny Dahl&apos;ın çaresiz sesindeki bir şey yüzünden Holly bu teklifi reddedemez.
Bonnie Dahl&apos;ın kaybolduğu yerden sadece birkaç sokak ötede Profesör Rodney ve Emily Harris yaşamaktadır. Bu çift saygınlığın resmi gibidir: evli, seksenlerinde, birbirine sadık ve ömür boyu akademisyen. Fakat bakımlı, kitaplarla dolu evlerinin bodrumunda, Bonnie&apos;nin kayboluşuyla ilgili olabilecek şeytani bir sır saklamaktadırlar.
Holly, Stephen King&apos;in bu tüyler ürperten yeni başyapıtında, sapkın profesörleri alt etmek için tüm olağanüstü yeteneklerini bir araya getirmek zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387b7c2d-dbee-4aee-a584-f30b35570717.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Cadının Sora Dışı Aile Hayatı 2</image:title>
            <image:caption>Viola, büyümekte olsa da annesini çok seven bir &quot;anne canavarı&quot;. Alyssa ise iki yüz yaşını geçse de hâlâ minik gözüken bir anne. 
 
Çılgın cadının ailesi, karikatür gibi gözüken maskot Feniks ve Alyssa&apos;ya âşık ezik bakir Elf bozuntusu Fennel gibi benzersiz karakterlerden oluşuyor! Görünüşü birbirlerinin tam tersi olan cadı ve kızının içinizi ısıtacak komedisi ikinci cildiyle devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5de6e139-0f5b-48b5-bb8e-20d7d63f90dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenilmiş Çaresizlik</image:title>
            <image:caption>“SİSLİ BİR HAVADA İLERLEMEK KARANLIKTA İLERLEMEKTEN DAHA TEHLİKELİDİR, ÇÜNKÜ SİS BELİRSİZLİK İÇERİR...” 
– JOSEPH CONRAD 
 
Hayatın anlamı nedir, insanlar aslında neyi arar? 
 
Öğrenilmiş çaresizlik nedir, ne gibi ruhsal hastalıklara yol açar, nasıl korunabiliriz? 
 
Beyin ve zihin farklı iki yapı mı? 
 
Beyin esnekliği aslında nedir? Hastalıkların nöroplastisitesi ya da kendilerine özgü bir beyin tasarımı veya mimarisi var mı? 
 
Anksiyete ve depresyon gibi ruhsal sorunlarda ilaçla tedavi ne zaman gerekir? 
 
Depresyon ve mutsuzluk arasında nasıl bir ilişki var? 
 
Mutlu olmak depresyonu önler mi? Mutluluğun bir formülü var mı? 
 
Mutluluk eşiği nedir, mutlu olmayı nasıl etkiler? 
 
Konfor alanı bir öğrenilmiş çaresizlik modeli midir? Konfor alanından nasıl çıkılır? 
 
Umut, inanç ve plasebo etkisi arasında nasıl bir nörobiyolojik bağlantı var ve bunu bilmek ne işimize yarar? 
 
Zihinsel bağışıklık nasıl artırılır? 
 
Psikolojik sağlamlık aslında nedir? 
 
Bireysel ve toplumsal travmalar nesiller arasında nasıl aktarılır? 
 
Kolektif/sosyal öğrenilmiş çaresizlik nasıl gelişir, toplumsal yaşamı nasıl etkiler, ne yapabiliriz? 
 
Nöroşehircilik nedir? Kentlerin ruhu toplumsal travmalardan nasıl etkilenir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/accb95c4-15a3-4a09-8a46-9bc20bf238de.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Siyasal Partiler Cilt 3</image:title>
            <image:caption>&quot;Türkiye&apos;de Siyasal Partiler, Tarık Zafer Tunaya&apos;nın Türk tefekkür tarihine ve Türk siyasal tarihçiliğine bıraktığı (eskilerin tabiriyle muhalled) kalıcı, ölümsüz çalışmasıdır.&quot; 
İLBER ORTAYLI 
“40 yıldır aşılamamış bir ‘opus magnum’. Türk siyasal yaşamına değinen tüm siyaset bilimcilerin, tarihçilerin ve sosyal bilimcilerin başucu kitabı. Birçok geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemleri araştırmacılarının esin kaynağı. Tarihte çok az bilim adamı bu denli uzun bir süre gönderme yapılan esere sahip.” 
ZAFER TOPRAK 
*** 
Cumhuriyet öncesi Türk siyasi yaşamının en hareketli ve araştırmacılar açısından en zengin dönemini bir nesil Tarık Zafer Tunaya’nın rehberliğinde öğrendi. Üç ciltten oluşan Türkiye’de Siyasal Partiler, alanında bir ilk olmasının yanı sıra Türk siyasi tarihi açısından ölümsüz tabir edilen, bugün bile hâlâ geçilememiş bir çalışma. Zengin içeriğiyle sadece araştırmacıların ve tarihçilerin değil, öğrencilerin ve meraklıların da başucundan eksik etmediği bir kaynak eser. 
*** 
Bir Çağın, Bir Kuşağın, Bir Partinin Tarihi 
1908-1918 tarihlerinde Osmanlı dahil üç imparatorluk parçalanmış, büyük savaşlar yapılmış, dünya de­ğişmişti! Parçalanan dünyanın en önemli aktörlerinden biri olan İttihat ve Terakki nasıl kuruldu? Parti bölünmeyi nasıl yaşadı? Teşkilât-ı Mahsusa partinin neresinde konumlanıyordu? Bu dönemde siyasal rejim ve hava nasıldı? Balkan Savaşları, Sarıkamış ve Birinci Dünya Savaşı’ndaki cephelerde İttihat ve Terakki nasıl bir rol oynadı? Osmanlı Devleti’ni İttihatçılar mı batırdı, ülkenin Kuzey Afrika’daki, Rumeli’deki topraklarını, Trablusgarp ve Balkan Savaşları sonunda onlar mı yitirdi? Harb-i Umumi’ye bilerek ve isteyerek onlar mı girdi? Ve Arap dünyasının ülkeden kopmasına onlar mı neden ol­du? Ermeni Tehciri’nin “tertipçisi” onlar mı? Partinin önemli isimleri yurtdışına nasıl çıktı? Son olarak İttihat ve Terakki dönemi Cumhuriyet’e nasıl bir miras bıraktı? 
Tarık Zafer Tunaya Türkiye’de Siyasal Partiler’in üçüncü ve son cildi olan İttihat ve Terakki’de İmparatorluğun son on yıllık sürecinin başaktörü olarak hâlâ ta­zeliğini koruyan bir konuyu tüm ayrıntılarıyla ele alıyor. 
Yayımlandığı günden bugüne kadar güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş Türkiye’de Siyasal Partiler’i Kronik Kitap olarak yeniden gün yüzüne çıkarmaktan ve meraklı okurlara sunmaktan mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353f0218-c540-47ac-a9d7-4ee2dbdc6cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kişi Gürültü Çıkaran Değil, Sessizce Konuşup Sorunları Tanımlayarak Çözebilen Kişidir</image:title>
            <image:caption>“RUHSAL SORUNLARIN ALTINDA BİLİNÇTE YA DA BİLİNCE ÇOK YAKIN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN ÇOK SAYIDA DÜŞÜNCE SORUNU VARDIR.” 
 
Yaşama ve kendimize ilişkin kurallarımızın işe yaraması için, bunlar daha gerçekçi ve doğru, daha az benmerkezci ve daha esnek olacak şekilde yeniden şekillendirilmelidir. Kuralların yanlış, zararlı ya da uygulanabilir olmadığı keşfedildiğinde, repertuvardan çıkarılmaları gerekir. 
 
Benmerkezcilik abartıldığında ve muhtemelen genomumuzda da temsil edilen sevgi, empati ve fedakârlık gibi sosyal özelliklerle dengelenmediğinde bir sorun teşkil eder. İlginç olan, başkalarında görünce hemen fark ettiğimiz benmerkezciliği kendimizde olduğunda çok azımız fark ederiz. 
 
Türün hayatta kalmasının bedeli ömür boyu sürecek bir rahatsızlık olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd2fe48-711d-4c9e-9a86-e3abbb778c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik İnançların İzinde</image:title>
            <image:caption>ANTİK İNANÇLARIN GÜNÜMÜZE KADAR GELEN İZLERİ 
 
·         Atalar kültü nedir ve bugün Türklerde nasıl yaşıyor? 
·         Antik inançlara göre insan ve dünya nasıl yaratıldı? 
·         Sihirli çember ritüelleri hangi toplumlarda önemliydi ve bu ritüellerin işlevi neydi? 
·        Eski Mezopotamya’daki dinî ritüellerin günümüzdeki izleri nelerdir? 
 
Prof. Dr. Kürşad Demirci titizlikle kaleme aldığı Antik İnançların İzinde’de; arkeolojik bulgular ve mitolojik metinler üzerinden yürüttüğü kapsamlı araştırmalarla, kadim Mezopotamya toplumlarının ruhani dünyasına ışık tutuyor. Demirci, ritüellerin günlük hayattaki yerini, inançların toplum üzerindeki etkilerini ve kültürel etkileşimlerin nasıl şekillendiğini detaylandırarak, eski Mezopotamya’nın sosyal ve politik yapısına dair derinlemesine bir analiz sunarken disiplinler arası bir yaklaşım benimseyerek, dinî inançların ve ritüellerin günümüze kadar gelen öyküsünü de ele alıyor. 
 
Dinler tarihi, arkeoloji ve antropolojinin kesiştiği noktada yer alan bu kapsamlı eser, sizi binlerce yıllık inanç sistemlerinin kökenlerine götürürken Mezopotamya’nın dinî ve kültürel hayatını şekillendiren inanç sistemlerinin ardındaki sembolleri, ritüelleri ve mitleri okuyacaksınız. 
  Antik İnançların İzinde: Mezopotamya’da Mitler ve Ritüeller’de, yalnızca eski Mezopotamya’nın dinî ve kültürel yaşamını keşfetmekle kalmayacak; aynı zamanda, bu medeniyetlerin inançlarına dair yepyeni bakış açıları ve yorumlarla karşılaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0debde9-e41f-451f-80f3-67c03b4108e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışmasam Yorulurdum</image:title>
            <image:caption>BİR AVUKATIN PETROL DÜNYASINDAKİ SERÜVENİ 
Geçen yüzyılın ikinci yarısı başlamadan hemen önce dünyaya gelen, Ankara sokaklarında dolaşıp, voleybol oynayan bir çocuğun; Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde yaşadıklarını okurken, kişisel gelişim kitaplarındaki tezlerin aksine, hayatın yolda şekillendiğine, her zaman milimetrik hesaplarla kurgulanmadığına şahitlik edeceksiniz. Bir başkasının üstüne basıp yükselmenin geçer akçe olduğu bu zamanlarda, hırslı olan fakat hırsı yönetebilen, kaybetme pahasına da olsa “insanı” her zaman merkeze koyan bir avukatın, Murat Yazıcı’nın hikâyesine tanık olacaksınız. 
Bu kitapta; bir gün Kazakistan’da ak sakallıların sofrasında, bir başka gün Talabani ile sabah kahvaltısında; bir gün Diyarbakır’ın kavurucu sıcağında, bir başka gün Kuzey Irak’ta çelik yelekle milyon dolarlık petrol müzakereleri yapılan masada; bir gün Saddam hükümetine karşı açılan tazminat davasının duruşmasında, bir başka gün Londra Borsası koridorlarında dolaşan birinin hayatına konuk olacaksınız. Bütün bu serüvenin Kızılay’da yürürken tesadüf eseri bir karşılaşma ile başladığına ise muhtemelen hayret edeceksiniz. 
Bu kitap, mesleğinde doğrucu Davut’luğu ilke edinen kimselerin perişan olmadığını, doğruyu söyleyenin dokuz köyden kovulmadığını; kuralları doğru uygulayıp, kurumları geliştirmeyi amaç edinenlerin, hayata değer kattığını anlatabilmek için kaleme alındı. 
Özel ve iş yaşamı boyunca başından geçen olayların; ailesi, arkadaşları ve iş insanlarının gözlerinden nasıl yorumlandığını bizzat onların ağzından okurken, hayatın ancak beraber yaşandıkça anlam ifade ettiğini bir kez daha fark edeceksiniz. 
Çalışmasam Yorulurdum: Bir Avukatın Petrol Dünyasındaki Serüveni’ni okurken; Murat Yazıcı’nın gözünden 1950’li yılların Ankara’sından, 2000’lerin ilk çeyreğine nasıl gelindiğini, Türkiye’nin bu serüvende geçirdiği köklü değişimlerin, iş ve hukuk dünyasının kesişiminde nasıl yaşandığını anlatan keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/712faa34-c96c-415e-8749-7a69e8b37b20.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşim Taşı Efsanesi - Karanlık Dünya’ya Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, Türk mitolojisi meraklılarını heyecanlandıracak bir seriyle yola devam ediyor: Yeşim Taşı Efsanesi! Ömer Ünal’ın kaleme aldığı serinin ilk kitabı Karanlık Dünya’ya Yolculuk; herkesi Türk mitolojisinin izinde macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
Kayıp Rıhtım tarafından 2020 yılında Yılın En İyi Yerli Fantastik Kitabı seçilen Karanlık Dünya’ya Yolculuk, olağanüstü güçleri olan Oğuz ve arkadaşlarının tarihi zaman ve mekânlardaki serüvenini konu ediniyor. Yüzyıllar öncesinden kendisine ulaşan Bilge Kağan’a yardımcı olmak için zamanda yolculuğa çıkan Oğuz’a, en az kendisi kadar cesur arkadaşı Umay eşlik ediyor. Erlik Han’ın karanlık planlarına engel olmak için bir an önce kutsal Yeşim Taşı’na ulaşması gereken ikili, tehlikelerle dolu bu yolculukta Türk mitolojisinin efsane karakterleri ve yaratıklarıyla da bir araya geliyor. 
 
Karanlık Dünya’ya Yolculuk, mitoloji ve tarih severlere hem gerilim hem de heyecan dolu bir hikâyenin kapılarını aralıyor! 
 
 
 
***
 
Kayıp Rıhtım tarafından 2020 yılının “En İyi Yerli Fantastik Kitabı” olarak gösterilen Yeşim Taşı Efsanesi serisi, Kronik Çocuk okurlarıyla buluşuyor! Serinin ilk kitabı Karanlık Dünya’ya Yolculuk’ta Ömer Ünal, okurlarını fantastik bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
Oğuz’un olağanüstü yeteneklerinden haberdar olan Bilge Kağan, gizemli bir saat aracılığıyla ona ulaşıyor. Kendisinden yardım isteyen Bilge Kağan’ın yardım çağrısına kayıtsız kalamayan Oğuz, kayıp Yeşim Taşı’nı bulmak için arkadaşları Umay ve Berk’le Karanlık Dünya’ya doğru yola çıkıyor. Erlik Han’ın kötücül planlarına karşı amansız bir mücadeleye girişen kafadarlar, farklı zaman ve mekânlarda tehlikelerle dolu bir serüven yaşıyor. Gizli geçitlerde yol alırken karşılaştıkları Hızır Dede, Korkut Ata ve Tulpar’la birlikte devlere, yılanlara, kötü kalpli yaratıklara korkusuzca meydan okuyorlar. 
 
Efsanevi karakterleri ve olaylarıyla Yeşim Taşı Efsanesi: Karanlık Dünya’ya Yolculuk; okurlarını kutsal taşın izinde gerilim dolu bir maceraya sürüklerken aynı zamanda Türk mitolojisi ve tarihine de saygı duruşunda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2ddb59-ebc0-4182-a18f-f281ad93b02e.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçebeler</image:title>
            <image:caption>SÜMERLERDEN GÜNÜMÜZE MEDENİYETİN BEŞİĞİNDE GÖÇEBE HALKLARIN SÜRÜKLEYİCİ HİKÂYESİ 
 
Ortadoğu toprakları tarihin şafağından bugüne göçebe halklara yurt olmuştur. Sümerlerden kalan yazıtlarda, semavi dinlerin kutsal kitaplarında, antik tarih metinlerinin hepsinde çiftçiler ile çobanlar arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiştir. Genellikle çatışmalar etrafında şekillenen bu etkileşim o denli doğaldır ki İbn Haldun’da en teorik ifadesini bulacak şekilde toplumun temel dinamiklerinden biri olarak kabul edilmiştir. 
Timurlenk kitabıyla geniş bir okur kitlesine ulaşan Beatrice Forbes Manz, Ortadoğu bölgesini tarihin başlangıcından modern döneme kadarki binyılları konargöçerlik çerçevesinden ele alıyor. 
 Göçebelerin bölgenin siyaseti, kültürü ve ideolojisi üzerindeki etkisine dair canlı bir perspektif sunan Manz, İbn Haldun tarafından geliştirilen popüler döngüsel göçebe-yerleşik etkileşimi modeli de dahil olmak üzere, göçebelere dair mevcut algıları ele alıyor ve bunlara sorgulayıcı bir şekilde yaklaşıyor. Hem Arap Bedevilerini hem de Avrasya bozkırlarından kopup gelen göçebeleri inceleyen yazar Bedevilerin, Türklerin ve Moğolların Ortadoğu&apos;daki kültürel üretime ve siyasi ideolojiye katkılarının önemini gözler önüne sermenin yanı sıra pastoral göçebelerin tarih boyunca savaş, ticaret ve devlet inşasında oynadıkları hayati rolü ortaya koyuyor. 
Göçebeler: Ortadoğu’da Konargöçer Halkların Tarihi, büyük imparatorlukların oluşumunda yer almış fakat bu devletlerin gölgesinde kalmış olan göçebe halkları büyük bir titizlik içerisinde ele alarak değerlendiriyor. Beatrice Forbes Manz’ın usta kaleminden bu kitap tarih meraklılarının kaçırmaması gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f62f748-9085-4ecc-906b-f57b3fee5ad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Sıkıcı (Olmayan) Okulu</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, yepyeni bir seriyle, sıkıntıdan patlayan okurlarının imdadına yetişiyor: Dünyanın En Sıkıcı (Olmayan) Okulu! Okul Gezisi, Sabrina J. Kirschner’e Monika Parciak’ın çizgilerinin eşlik ettiği bu çılgın serüven, Başak Sözer’in çevirisiyle raflardaki yerini alıyor. Serinin ilk kitabı Okul Gezisi, şakaları ve haylazlıklarıyla tanınan Maksimilyan “Maksi” Şakacıkral ile sınıf arkadaşlarının okul gezisini konu alıyor. 
 
Bayan Penne’nin bitmek bilmez monoton sesi, okul müdürü Vasat Tiran’ın gıcıklığı, okul görevlisi Egon Kapan’ın kulak tırmalayan sesi, gri duvarlar ve masalar… Yasaklar ve kurallarla çevrili Vasat Bey İlkokulu’nda her şey tek kelimeyle korkunç! Maksi kendini boğulacak gibi hissediyor. 
 
Ancak ajan kıyafetlerine bürünmüş gizemli bir adamın okula gelmesiyle her şey bir anda değişiyor. Maksi ve sınıf arkadaşlarının imdadına Sıkıcılıkla Mücadele Kurumu yetişiyor. Maksi, aksiyon dolu bir maceraya atıldıkları için çok heyecanlı! Ne yazık ki aksilikler peşlerini bırakmıyor… 
 
Maksi ve arkadaşlarının başına gelen talihsiz ama komik olayları okurken kahkaha tufanına kapılacak, bu hikâyeyi tekrar tekrar okumak isteyeceksiniz! 
 
 
***
 
Sıkıntıdan patlamaya son! 
 
Vasat Bey İlkokulu’nda sadece ve sadece kurallar var. Her şey yasak! Duvarlar, sıralar, yazı tahtası, yüzler; her şey gri! Burası gerçekten çok sıkıcı! En azından Maksimilyan “Maksi” Şakacıkral için… Ama hey, bir dakika! Burada neler dönüyor? Bay Vasat neden bu kadar panik içinde? Bu ajan gibi görünen gizemli adam da kim? Kahkaha bilimine dayalı mücadele ne demek? Okul gezisi de nereden çıktı? 
 
Dünyanın en sıkıcı okulunda bir şeyler değişmek üzere… Sıkıcılıkla Mücadele Kurumu, duruma el koyuyor! Maksi ve sınıf arkadaşları, nefes kesen bir okul gezisine çıkıyor. Karşılaştıkları zorluklarla zekice mücadele eden çocuklar, kendilerini doludizgin bir maceranın içinde buluyor. Hadi, sen de katıl! Bu gerilim ve heyecan dolu hikâyeyi okurken kahkahalarına engel olamayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcdc0d0-7238-4305-b60f-d1193fab9877.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet Sanatı</image:title>
            <image:caption>Eskiden yönetimde olan insanlar aynı zamanda kâhinlik de yapardı.
Çünkü fikir üretmek kadar kehânette bulunmak da kral olabilmek için önemliydi. 
 
Roma’nın en ünlü hatibi, hukukçusu ve devlet adamı Cicero, felsefi derinliğini ve keskin zekâsını yalnızca siyaset ve hukuk alanlarında değil, aynı zamanda insanın doğaüstü olgularla olan ilişkisini ele aldığı eserlerinde de ortaya koymuştur. Kronik Klasikler Serisi’nin yeni kitabı Kehânet Sanatı (De Divinatione), MÖ 44 yılında kaleme alınmış ve Cicero’nun yaşadığı dönemde yaygın olan kehânet pratikleri üzerine kapsamlı bir tartışmayı barındırmaktadır. 
 
Cicero’nun kardeşi Quintus’un savunuculuğunu üstlendiği kehânet olgusunu, kuş uçuşları, rüyalar ve doğaüstü işaretler gibi çeşitli örneklerle anlattığı bu eser, bir yandan Roma toplumunun inançlarını gözler önüne sererken, diğer yandan Cicero’nun akılcılığı ve eleştirel düşünce tarzını da yansıtır. İki kardeşin diyalogları aracılığıyla işlenen bu konu, yalnızca kehânetler üzerine bir inceleme değil, Roma’nın kültürel yapısı hakkında da derin bir anlayış sunarken okuyucusunu kehânetin doğası üzerine düşünmeye davet ediyor. 
  Dorukhan Sacit Nar’ın Latince aslından çevirdiği ve notlarıyla zenginleştirdiği Kehânet Sanatı (De Divinatione) insanın bilinmeze olan ilgisinin tarihsel ve felsefi arka planını keşfetmek isteyenler için zamansız bir kılavuz olma özelliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68bbcd45-0090-4a48-b4af-e68f63f27b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazının Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, insanlık tarihine ışık tutan yepyeni bir kitapla okur karşısında: Yazının Tarihi: Ne Tarih Ama! Loïc Le Gall’un, yazının yüzyıllar süren serüvenini kaleme aldığı hikâye Karine Maincent’in resimleriyle hayat buluyor. 
 
Yazının icadı, insanlık tarihi için en önemli dönüm noktalarından biri. İnsanlığın bütün hikâyesi, yazının keşfiyle başlıyor. Yazı, zamanı ve mekânı aşıyor; geçmiş ile gelecek arasında sarsılmaz bir köprü inşa ediyor. Yirmi beş bin yıl önce başlayan bu hikâye, bugün bile hâlâ kendi kendini keşfetmeye ve yeni yollar bulmaya devam ediyor. 
 
Yazının icadıyla birlikte hem yazının hem de insanlığın tarihini mercek altına alan Yazının Tarihi: Ne Tarih Ama!, Damla Kellecioğlu’nun Fransızca aslından çevirisiyle tarih sever okurlarla buluşuyor. 
 
***
 
Kronik Çocuk’tan hem öğretici hem de eğlenceli yepyeni bir serüven: Yazının Tarihi: Ne Tarih Ama! Loïc Le Gall’un yazıp Karine Maincent’in resimlediği bu büyülü yolculuk, Damla Kellecioğlu’nun özenli çevirisiyle okur karşısına çıkıyor. 
 
Yazı, insanlığın en büyüleyici keşiflerinden biri. Zamanı aşıyor, kıtalar geçiyor, insanlık tarihine ışık tutuyor. Duygu ve düşüncelerimizin, fikirlerimizin, yasalarımızın kaydını tutuyor. Bazen bir ifade aracı, bazen hâkimiyet kurmanın bir yolu, bazen de bir direniş sembolü oluyor. Keşfedildiği günden bugüne, hâlâ kendini sürekli yeniden icat ediyor. 
 
Üstelik macera devam ediyor! Yazı dünyasında keşfedilecek pek çok şey seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c3a4256-33c2-48d6-ad7c-ade463be2356.jpg</image:loc>
            <image:title>Batu</image:title>
            <image:caption>Cengiz Han’ın Batıdaki Mirasçısı 
Yenilmez Moğol miti Cengiz ile başlasa da bunu pekiştiren kimselerin başında Batu geliyor. Hatta, Cengiz’in soyundan gelenler arasında onun askerlik yeteneklerini asıl tevarüs eden kişi de oydu. Nitekim Cengiz’in oğulları da dahil hiç kimse, Moğol tuğlarını onun kadar uzaklara götürmemiş, hiç kimse onun kadar çeşitli düşmanları tek bir seferde alt etmemişti. Hiçbir komutan da merkezinden neredeyse yedi bin kilometre ötede, başında ülkesini savunan bir kralın bulunduğu orduyu imha etmemişti. Bunların hepsini tek bir kişi başardı: Batu. 
Dahası Moğol tarihinde, merkezin dışında bir güç odağı olarak belirip bunu merkeze de kabul ettiren, böylelikle Cengiz Han zamanındaki merkezi Moğol İmparatorluğu fikrini değiştirerek devlette yapısal bir değişime neden olan kişi de Batu olacaktı. Yaşam ile ölüm, zafer ile yok oluş arasındaki ince çizgiden çok defa geçmiş olan Batu’nun 1248’de, Cengiz’in soyundan gelen pek çok kişi tarafından dedesinin tahtına davet edilmesine karşın bunu reddederek Möngke’yi kağan ilan ettirmesi ise o gün olduğu gibi bugün de çoğu kimseyi şaşkınlığa uğratıyor. Tıpkı artık kendisine direnebilecek hiçbir gücün kalmadığı bir sırada Avrupa seferini sona erdirmesi ile ilgili olduğu gibi. 
Altay Tayfun Özcan bu eserinde Moğol tarihinin en iyi komutanlarından birisi olmasının ötesinde dönemin siyasetini en iyi şekilde okuyan ve hanedan içerisindeki diplomatik satrancın her bir karesinde müthiş bir üstünlük kuran Batu’nun yaşam serüvenini okura sunuyor. Aynı zamanda, tek bir bütün olarak görmeye alıştığımız Moğol İmparatorluğu içerisinde Cengiz Han’ın soyundan gelenler arasında düşmanlık ve dostluklarla gelişen güç ilişkilerini analiz ediyor ve böylelikle Moğol İmparatorluğu madalyonunun diğer yüzünü gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17709c7b-e929-4c31-b30c-ec5fa405f889.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa, Kültür ve Eşitsizlik</image:title>
            <image:caption>EŞİTSİZLİĞİN NEDENLERİNE İLİŞKİN İSABETLİ BİR ANALİZ 
*** 
ÇÖZÜME YÖNELİK KAPSAMLI BİR YAKLAŞIM 
 
The Guardian’ın hazırladığı 2024’ün heyecan verici kitapları listesinin baş sırasında yer alan kitap… 
 
“Ufuk açıcı çalışmalarıyla Piketty, ekonomik eşitsizliği anlamak ve bununla mücadele etmek isteyenler için bir yol gösterici haline geldi. O yalnızca bir ekonomist değil, aynı zamanda fikirleriyle yeni nesillere daha adil bir geleceği tartışmak ve şekillendirmek için ilham veren bir vizyoner.”  - Rutger Bregman, Gerçekçiler için Ütopya ve Çoğu İnsan İyidir kitaplarının yazarı 
 
Doğa, Kültür ve Eşitsizlik, dünyanın en büyük ekonomik sorunlarından olan gelir ve servet dağılımındaki aşırı eşitsizliğin açık ve keskin bir incelemesini sunuyor. Bu kısa kitap eşitsizliğin dünya çapında milyonlarca insana nasıl zarar verdiğini ve eşitsizliğin neden bazı ülkelerde diğerlerinden çok daha kötü etkiler yarattığını gözler önüne seriyor. 
Kitapları ve görüşleriyle çok ses getiren dünyaca ünlü ekonomist Thomas Piketty eşitsizlik üzerine yıllarca süren dünya çapındaki araştırmaları sonucunda kitabın her bir sayfasında harika içgörüler barındıran çarpıcı bir argümanlar yelpazesi ortaya koyuyor. 
Karşılaştırmalı ve tarihsel bakış açısıyla işlenmiş olan elinizdeki kitap eğitim, miras, vergilendirme ve süregelen cinsiyet uçurumu gibi konuları irdelerken umutsuzluk ve konformizm karşısında eşitliğe giden yolun her zaman siyasi ve sosyal mücadeleler üzerine inşa edildiğini hatırlatıyor. 
Doğa, Kültür ve Eşitsizlik, eşitsizlik sorunu ve bu sorunun nasıl çözüleceğiyle ilgilenen herkes için mükemmel bir başlangıç noktası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e9bbe87-99fc-4848-8d01-97b37b54dabd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Ortadoğu</image:title>
            <image:caption>ORTADOĞU&apos;YA DAİR BİLMEK İSTEDİĞİNİZ PEK ÇOK ŞEY 
Birçok medeniyetin doğduğu bir bölge; tarihin dönüm noktası olan olaylara, dinlere, savaşlara, düşünürlere, icatlara tanıklık etmiş bir coğrafya; Ortadoğu. 
 
Hititler, Sümerler, Lidyalılar, Urartular, Medler, Frigler, Partlar, Abbasiler, Emeviler, Selçuklular, Osmanlılar gibi tarihî değiştiren devletler ve halklar; Zerdüştilik,  Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Vehhabilik, Dürzilik gibi inançlar; Ninova, Babil, Mekke, Medine, Kudüs başta olmak üzere önemli şehirler; Edessa Savaşı, Aynicalut Savaşı, Hittîn Savaşı, Malazgirt Savaşı, Kösedağ Savaşı, Arap-İsrail Savaşı gibi tarihin seyrini değiştiren mücadeleler; Nebukadnezar, Kral Süleyman, Hz. İsa, Hz. Muhammed, Selahaddin Eyyubi, Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail, Napolyon, II. Abdülhamid, Gertrude Bell, Arabistanlı Lawrence, Ömer Muhtar, Cemal Abdünnasır, Muammer Kaddafi, Yaser Arafat, Humeyni gibi önemli izler bırakmış kişiler; yazının ve tekerleğin icadı, Haçlı Seferleri, 11 Eylül Saldırıları, Arap Baharı ve daha pek çok belirleyici gelişme elinizdeki çalışmanın içeriğini oluşturuyor.  
Önder Kaya’nın kaleminden Dakikalar İçinde Ortadoğu, sizleri medeniyetlerin doğuşundan günümüze kadar Ortadoğu’nun zengin tarihini 200 etkileyici görsel eşliğinde keşfetmeye çağırıyor. Her zaman dünyanın gündeminde olan bu bölgeyi tüm yönleriyle öğrenmek ve sürükleyici bir üslupla okumak isterseniz Dakikalar İçinde Ortadoğu sizin için mükemmel bir kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2be9f72c-2f29-4b30-bd30-77011b9dae20.jpg</image:loc>
            <image:title>İncirlik Ağacı</image:title>
            <image:caption>Herkes tarafından merak edilen İncirlik üssüne ışık tutan Orkun Özeller Komutan ülkemizin en önemli sorunlarından Sığınmacılar konusunu yaptığı araştırma ve incelemeler neticesinde ilgi çekici bir şekilde anlatmış. İncirlik Ağacı’nın mutlaka okunması gerektiğine inanıyorum.

Saygı Öztürk 



Uzun yıllar birlikte görev yaptığım Orkun Özeller’i milli duruşundan, vatanseverliğinden şüphe duymadığım, terörle mücadelede cesaretine ve kahramanlığına tanık olduğum, komutanlık yetenekleriyle temayüz etmiş bir subay olarak tanıdım. Kendisini İncirlik’te görevlendirdiğim zaman, tarihi kırılma noktalarının yaşandığı çok kritik bir dönemdi. Emperyalist emellere karşı milli menfaatlerimizden hiçbir taviz vermeden başarıyla görevini tamamlamıştır.

Kitapta bahsi geçen konuların tanığı olarak İncirlik Ağacı kitabının özellikle genç nesiller tarafından okunmasını önemli buluyorum.

Zekai Aksakallı

Emekli Korgeneral 

  Orkun Özeller. Onu ilk defa basından, İncirlik Üssü’nde kendisine takdim edilen ABD madalyasını reddetmesiyle tanıdım. Sonra da yakından tanıma fırsatı buldum.

Bir savaşçının vücut bulmuş hali olarak görüyorum onu.

Hem İncirlik Üssü’nde, hem Güneydoğu ve Kosova’da yaşadıkları çok ilgi çekici ve heyecanlandırıcı.

O, tüm Türk askerlerine örnek bir figür olarak, yaşadıklarını kaleme almış!

Bize de okumak düşer…

Manas’ın Babası

Emekli J. Kur. Alb.

Mustafa Önsel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68a74d31-687f-48ce-b775-9ca6f669e20f.jpg</image:loc>
            <image:title>Görmeden Yürüyebilir misin ki?</image:title>
            <image:caption>Bilge, annesi ile parka giderken yolda gözleri görmeyen bir adamla karşılaşıyor. Adamın gözleri görmeden nasıl hareket ettiğini merak eden Bilge, hem merakını annesi ile paylaşarak hem de adamı uzaktan seyrederek aklındaki soruların yanıtını arıyor. Günün sonunda Bilge görme engelli bireylerin yaşamlarına dair birçok şey öğreniyor ve görme engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmak için neler yapabileceğini düşünmeye başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aec1db8-3cc3-4661-a87c-84d31fb67cac.jpg</image:loc>
            <image:title>İmzasız Aşk</image:title>
            <image:caption>İnsan sevmek için yaratılmış bir varlıktır. Her günün başlangıcında bütün insanlar birbirlerinin sevgisini kazanabilmek için yola çıkarlar. Kimiler sadece sevgi sunar karşılaştıklarına, kimileri de karşılıklı sever veya birbirlerine aşık olurlar. Aşk sevgiden daha üstün bir duygudur. Sevgide belki bir çıkar olabilir ama aşk ta asla. Sunulan sevgiden bir karşılık beklenmez. Sevgiler tabiatın sahte yeşilliği gibidir. Baharda canlanır, güz gelince solar ve başka bir baharda başka bir sevgi yeşerir. Aşk ise yaz kış yaprağını dökmeyen ağaçlara benzer. Hiçbir zaman kendini eskitmez ve eksilmez. Aşk pazarlıksız başlamalı, beklentisiz olmalı, zamanın akışına bırakılmalı. Doğallığında, sadakat, özveri, vefa sıcaklıkla yaşanmalı. Lüzumsuz kıskançlıklarla, gereksiz huzursuzluklarla çıkarcılıkla çirkinleştirilmemeli. Gerçekleştirilemeyecek vaatler verilmemeli, iki tarafı da zor durumda bırakır. Mutluluk beklerken yıkım gelir. Manik depresyon teşhisi konan bir erkekle, ağır depresyon içindeki bir kadın arasında yaşanan aşkı, mektuplarla anlatmaya çalıştım. Bu eserde aşkın birçok vaatle nasıl süslendiği tedavi bekleyen yaralı bir yüreğin nasıl hırpalandığı anlatılıyor. Bir başka eserimde buluşmak üzere. 
 
Hasan Yıldız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a5e7da-9a5a-407c-b446-96d1f38f3ede.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmaklarımla da Konuşabiliyorum</image:title>
            <image:caption>Bilge, annesi ile otobüse bindiğinde büyük bir şaşkınlık yaşıyor. Otobüsteki yolculardan biri telefona bakarak parmakları ile bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Bilge insanların parmakları ile de konuşabildiğine ilk kez tanık oluyordu. Şaşkınlığını gören annesi konuşamayan ve duyamayan işitme engelli insanların parmakları ile iletişim kurduğunu anlatıyor Bilge’ye. Merakı iyice artan Bilge işitme engelli arkadaşlar edinmeye karar verip işaret dili öğrenmeye başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a172842-b4dc-43f1-bd2f-5d4f40aefc11.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Arkadaş Edindim</image:title>
            <image:caption>Bilge, apartmana yeni taşınan komşuları ile tanışıyor ve iki yeni arkadaşı daha olduğu için mutlu oluyor. Yeni arkadaşları tekerlekli sandalye kullanan Ayhan ve onun kardeşi Sevcan ile birbirinden eğlenceli oyunlar oynuyorlar. Ayhan’ın tekerlekli sandalye kullanmasının birlikte oyun oynamalarına engel olmaması Bilge’yi çok mutlu ediyor. Gün geçtikçe Bilge, Ayhan ve Sevcan güçlü bir arkadaşlık kuruyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b62295-5d37-4066-9c1f-88e508131282.jpg</image:loc>
            <image:title>Arabulucu Akranlar</image:title>
            <image:caption>İnsanlar farklı inançlara, değerlere ve bakış açılarına sahiptir. Böyle olunca da aralarında çatışma yaşanması ihtimali yüksektir. Son yıllarda öğrenciler arasındaki çatışmaların yoğunlaşması sebebiyle, sorunlara yönelik çözüm yolları da eğitimciler tarafından geliştirilmeye başlandı. Ama en yakın yöntem, akranların kendi aralarında yaşanan çatışmaları çözmek için, bu yönde bilinçlendirilmesi olarak görünmektedir. Türkçe’de; çatışma, uyuşmazlık, sürtüşme, anlaşmazlık, gerginlik anlamlarında kullanılmaktadır. Çatışma kavramı, örgüt kuramcıları, yöneticileri, araştırmacıları tarafından değişik bakış açılarıyla ele alınarak açıklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b624cd4f-6170-45f6-9ff2-ff36347c1d4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçemde Bahar</image:title>
            <image:caption>Şiir, insanın çaresizliği karşısında, ben de varım, çığlığı olmak ister. Kâinatın sonsuzluğu karşısında bir varlık davası gütmek, bütün anlayışsızlıkların, bütün ruhsuzlukların isyanı olmak ister. Yoksulların, çile çekenlerin, adaletsiz zindandan yükselen ahların sesi olmak ister. Şiir, şiir olmak her merhalede ve her yaştaki insanın türküsü olmak ister. Bu hedeflere koşan şairin elinde Türkçe var, yüzbinlerce kelimesi ve sesleriyle, deyim ve atasözleriyle koca bir dil, koca bir edebiyat var. Söylenmiş ve tarihe mal olmuş şiirler var. Diyebiliriz ki şairin kültür ve sanat dünyasını besleyen kaynaklar Türk Edebiyatı ve Türkçenin zenginliği. İkinci kaynak sanatın ve estetiğin yaşandığı ve dile dökülmeye çalışıldığı edebi muhitler. Bunların bir kısmı metinler halinde yayınlanıyor, bir kısmı da şifahi olarak anlatılıyor. Edebiyat ve kültür malzemelerinin nesilden nesile aktarılması ve yaşatılması söz konusudur. Şair buralardan incelik ve ahenk devşirir. Sanatın her kolu bir elini şaire vermelidir. Yahut şairin bir eli sanat dünyasında olmalıdır. Duygular ve inançlar dünyası şiirin yelpazesidir. Şiir onlarla kanatlanır. Bu rüzgârı yakalamak için şair uzun bir şiir serüveni yaşar. Cebinde kalem ve kâğıdı, her aklına düşende onlara sarılır, muhayyel sevgiliye, yakınlara, özlem konusu olan kişilere, zor durumdakilere ve yücelere seslenir. Bekler ki bunların bir yankısı olsun, bir ses getirsin, maveradan, sevgiliden, anne babadan, kardeşten. Muhayyile nerelere kadar uzanıyorsa oralardan, ufuklardan, yıldızlardan, yağmurdan, kardan ses bekler. Ses gelsin ki, hitap etmeye vesile çıksın. Bu şiirlerde kendinizi bulacağınızı, ruhunuzla arkadaş bir iklime ulaşacağınızı söyleyebiliriz. Bu bahçeye uğrayanlar eli boş dönmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1d9053-fd86-4d64-bf6e-546eebe34ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Sandığından Çıkan Büyüleyici Hikayeler</image:title>
            <image:caption>1- DENİZ KIZI VE DEFİNE SANDIĞI
2- BİLGE PROFESÖR BAYKUŞ AYDO
3- ASTRONOT FİL TUMBA
4- SÜPERMEN KÖPEK UÇAN PELERİN
5- ÇALIŞKAN KÜÇÜK ACAR KARINCA
6- KEDİ SUŞİ VE ASLAN GÜÇLÜ PENÇE SİMBA
7- KENDİNİ KUŞ ZANNEDEN SİNCAP PANİ
8- KÜÇÜK MAVİ YÜZGEÇ YUPİ
9- KURBAĞA KURBİ
10- YARAMAZ ÖRDEK NİNO
11- AT OLMAYA ÖZENEN EŞEK KADİFE
12- BEYAZ TİLKİ VE ŞİFA ÇİÇEĞİ
13- SİRKİN EĞLENCESİ SEVİMLİ YUNUS BALIĞI
14- BİSİKLETE BİNMEYİ SEVEN SU SAMURU SÜSAM
15- DENİZ ATI TAFİ’NİN GİZEMLİ DÜNYASI
16- ATEŞ BÖCEĞİ İLE TIRTIL
17- KİRPİ PİPİRİK’İN BALONLA SINAVI
18- ANNE KOYUN VE KUZUSU KEMO
19- KAPLUMBAĞA KUPSİ VE SİHİRLİ KELEBEK
20- UZUN BOYLU AĞAÇ VE KISA BOYLU AĞAÇ
21- ORMANIN SESİ
22- YARDIMSEVER MARTI ARMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f57f6b-4a87-4636-926d-e087395b3ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Bilimine Katkılar 2</image:title>
            <image:caption>Bilim kendine özgü kavram ve terimlerine dayanarak ortak nitelikli sorulara verilen cevaplar aracılığıyla genel hükümler oluşturmadır. Seçilmiş ve ortak kavram ve terimlere dayalı ortak sorularla cevap aranması ise, bilimin yöntemli olma özelliğidir. Edebiyat bilimi sosyal ve beşerî bilimlerin en gençlerinden biridir. Edebiyat bilimi, tarih, filoloji (dil bilgisi ve anlam bilim), sosyoloji, psikoloji, mûsıki, felsefe, inanç alanlarına ait kavramların, terimlerin ve hattâ araştırma yöntemlerinin desteğini alarak zenginleşen hükümlerden oluşmaktadır. Edebiyat bilimi, insanların iç denizlerindeki etkileşimlerin yansımalarını görmeye ve göstermeye çalışan, tahlil ve hükümlere dayanan bir araştırma alanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68e42eaf-806e-4014-80a2-b8c333ff820e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Hür Disiplin</image:title>
            <image:caption>Eğitim, herkes için önemli ve öncelikli bir konudur. Herkes eğitimin ve eğitilmiş insanın gücüne inanmaktadır. Eğitim bütün toplumlarda olduğu gibi, ülkemizde de saygın bir yere sahiptir. Eğitim insanlığın doğuşundan beri süregelen bir faaliyettir. Bilgi ve teknolojinin hızla gelişip değiştiği günümüzde, bireyleri toplumun gereksinimleri doğrultusunda eğitme sorumluluğunu eğitim kurumları üstlenmektedir. Bütün sosyal ve kültürel kurum olgu ve değerler bireyin eğitimini etkiler; ama bireyin eğitiminden sorumlu olan ve bu amaçla kurulmuş olan sosyal kurum okuldur. Bir ülkeyi diğer bir ülkeyle kıyaslarken, ekonomik veriler kadar, sosyal verilerde kullanılmaktadır. Sosyal veriler içinde, eğitim, kültür, sağlık ve istihdam edilen insan potansiyeli de bulunmaktadır. Bunlardan eğitim sektörü, kalkınma çabalarında, ekonominin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren esas kaynaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7310e198-00b0-445c-98fc-f2c8fab38e97.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerim</image:title>
            <image:caption>FİDANIN SÖYLEDİĞİ AĞIT
Felek benim yollarımı şaşırdı
Çile, sıkıntıyı baştan aşırdı
Kader beni hapse bile düşürdü
Ne kötü kaderim varmış benim
İNCEDİL, bağrıma vurayım taşlar
Ömür boyu akar gözümden yaşlar
Bu acıyla yaşayamam gardaşlar
Ne kötü kaderim varmış benim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d20a98c3-1f8c-4c75-8c96-2e276dd45c78.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kaplı Defter Hatıralar İzinde</image:title>
            <image:caption>Bitkin bir halde, koltuğunun altından solgun mavi kaplı defterini çıkararak: 
- Buyurun, dedi. 
Bu “buyurun” ifadesi ile o, aradaki resmiyeti muhafaza etmeye çalışıyordu. 
Peki neden?.. 
Halbuki “Al oku.” demek istediğine adım gibi emindim. Ellerini, avuçlarımın içine alarak, minnet duyguları içerisinde defteri aldım. Gözleri dolmuştu. Evlâdını teslim eder gibiydi. 
Ona uzun uzun baktım ve: 
- Çok teşekkür ederim, dedim. 
Belli etmemeye çalışsa da evlâdına veda eder gibiydi... 
Dudakları titreyerek: - O deftere gözün gibi bak. Allah’a emanet ol oğ... sözünü tamamlayamamıştı. Gözleri dolu dolu olmasına rağmen gülümsemeye çalıştı. Damarları şişmiş, buruşmuş ellerini havaya kaldırarak, bana el salladı ve güçlükle sözlerine devam etti: 
- Sakın unutma! Arasına koyduğum sarı zarfın içindeki mektubu en son okuyacaksın. Söz mü?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00478f0b-ffcf-42ea-9617-67f315a51a51.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Türk edebiyatının öncü edebiyatçılarından biri olan Ömer Seyfeddin’in hayat hikâyesi, millî edebiyat anlayışı, hikâye tekniği, Türk düşünce ve edebiyat hayatındaki yeri, onda millî birlik ve beraberlik anlayışı, Turancılık düşüncesi, mankurtluk, misyonerlik, Osmanlıcılık kavramları, Yalnız Efe, Ashab-ı Kehfimiz, Efruz Bey eserleri üzerine değerlendirmelere yer verildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632ae6e7-ea7b-4f06-9e20-0a9939475675.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Orman Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, renkli ve büyülü bir ormanda, meraklı bir tavşan yaşardı. Adı Zıpır’dı. Zıpır, her gün yeni bir şeyler öğrenmek, keşfetmek ve arkadaşlarıyla oyunlar oynamak için sabırsızlanırdı. En yakın arkadaşı ise, uçabilen ve konuşabilen sihirli bir kelebek olan Pıtır’dı. Günlerden bir gün, Zıpır ve Pıtır, ormanın derinliklerinde gizemli bir mağara keşfettiler. Mağaranın içinde, farklı bilmeceler ve çözmeleri gereken bir dizi oyun şeklinde görevler buldular. Her bilmecenin sonunda onları bekleyen küçük hediyeler vardı. Ancak bu oyunların asıl amacının ne olduğunu anlamaları biraz zaman aldı. Psk. Ped. Furkan Çulfa’nın kaleme aldığı bu hikayeler aracılığıyla çocuklara fiziksel motor gelişimden sosyal-duygusal gelişime kadar pek çok alanda önemli dersler verilmiştir. Ayrıca karakterler aracılığıyla biyolojik, psikolojik, pedagojik ve sosyolojik temalar işlenmiştir; böylece okuyucular hem eğlenmiş hem de pek çok şey öğrenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d4b3224-4528-460b-b8f0-9d6074ffa92e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hicranı Yaşayan Şehir</image:title>
            <image:caption>Bayproje Derneği yöneticileri Akın Bayrak’ın teşviki ve Prof. Rıfat Yıldız’ın son okuması ve değerli katkıları; Hicranı Yaşayan Şehir’i ortaya çıkarmıştır. Kendilerine kitabın müellifi olarak teşekkür ederim. 2010 yılında “Hicranı Anlayan Şehir” adıyla yerel matbaa olan Özer Ofset’te yayınlanan bu mütevazı çalışma; yazılı yerel kaynaktan, arşivden, kütüphanelerden tarihinde yaşadığı işgallerin, göçlerin etkisiyle yoksun kalmış şehrimizin geçmişine, kültürüne tutulan ışıklardan biri oldu. Nitekim tespit edebildiğim kadarıyla Murat Okutmuş’un 26 Aralık 2023’te Dergi Park’ta yayımlanan “Bayburt Kent Hafızasında Sokak Satıcıları” çalışmasında, Özlem Ünalan’ın “Bayburt Mahalle Odalarının Farklı Açıdan İncelenmesi” ve “Türk Kültüründe Kuşburnu” adlı çalışmalarında, M. Yasin Taşkesenlioğlu’nun “Geleneksel Bayburt Evleri” çalışmasında, Bekder’in “Kültürün Kale Kenti Bayburt” eserinde kaynak olarak belirtilmesi de bunu gösteriyor. Yıllara dayanan sözlü kaynaklardan topladığım bilgiler yanında, çok sayıda yazılı kaynaklar da katkı sağlamıştır. Bu çalışmanın şehrimizin tanıtımında, hafızasında önemli boşluğu az da olsa dolduracağına ve hiçbir iyi gayretin karşılıksız kalmayacağına inanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69bb7a0-d233-4bcb-b0b4-028d3e5fc741.jpg</image:loc>
            <image:title>Postalanmamış Mektuplar</image:title>
            <image:caption>POSTALANMAMIŞ MEKTUPLAR
Sen hiç gönderemeyeceğini bile bile,
Binlerce mektup yazdın mı sevdiğine?
Gül kokulu sandığında sakladın mı?
Gün gelir belki veririm diye.
İşte o mektuplardan okunmayı bekleyen,
Mektupların var...
Her gün senin için karalanmış
Dizelerin satır aralarında hiç eskimemiş sevgin,
Seni yaşayarak, sana sarılmış hislerim,
Öyle huzur veriyor ki kalemime,
Seni yazarken bu dizelerde..
Seninle yaşamaya değer karanlık,
Gecelerimi aydınlatan ışığımsın,
Hayat daha güzel seninle,
Dünya daha renkli...
Tüm yaşamın içinde sen varsın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc5cabe1-2d95-4366-8ef5-88f0665bd9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda Rüzgarları Esiyor</image:title>
            <image:caption>Amasya iline bağlı Gümüşhacıköy ilçesi Yemişen köyünde 1972 yılında dünyaya geldi. Daha sonra köyü Hamamözü’nün ilçe olmasıyla Hamamözü’ne bağlandı. İlkokul 1 ve 2 sınıfı Yemişen köyünde; 3,4,5 sınıfı Ankara Mamak Abidinpaşa’da Malazgirt ilkokuluna bitirdi. Ortaokulu aynı semtte 29 Ekim ortaokulunda, Liseyi Abidinpaşa Endüstri Meslek Lisesi elektronik bölümünde okudu. Bu kitaptaki şiirleri ilkokul ve lise yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşmaktadır. Daha sonra özel bir şirkette elektronik teknisyeni olarak çalıştı. Askerden geldikten sonra kendi kurduğu şirkette çalışmaya devam etmekte. Suna Hanım ile evli. Ozan ve Eylül adında iki çocuğu var.
Sevda rüzgârları esiyor
Sevda dağının doruğundan
Üstümüzden gelip geçiyor
Kokusu bize uğramadan.
Yakup Göktaş (Acemi Ozan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8f0e9de-13e0-4a0f-8ee2-d93b830082b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezai Karakoç’u Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bu eserde Türk şairi, yazarı, düşünürü Sezai Karakoç’un poetikası, diriliş tezi, şiirlerinde şehirler üzerinden iki medeniyet karşıtlığı, onda gelenekten yararlanma ve Leyla ile Mecnun örneği, Şahdamar adlı eseri, “Yılan” adlı şiirinin tahlili üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37221a3-0d20-4da2-80d3-b5773e4020cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sor - Çöz</image:title>
            <image:caption>“Sor-Çöz Yöntemiyle İlişki Sorunları ve Çözümleri” kitabı, ilişkilerde karşılaşılan sorunlara pratik ve yenilikçi çözümler sunan bir rehber olarak öne çıkıyor. Psikoloji ve iletişim alanlarında ödüllü uzman yazar Ekrem Çulfa tarafından kaleme alınan bu eser, ilişkilerde sıkça rastlanan problemleri derinlemesine ele alarak okuyuculara bu sorunları aşmaları için etkili yöntemler önermektedir. Kitap, herkesin kendi ilişkisinde uygulayabileceği basit ama güçlü tekniklerle doludur. Kitabın temelini oluşturan “Sor-Çöz Yöntemi”, okuyucuların kendi ilişkilerinde karşılaştıkları spesifik sorunları tanımlamalarına ve bu sorunlara uygun çözüm yollarını bulmalarına olanak tanır. Bu sayede, okuyucular hem kendilerini hem de partnerlerini daha iyi anlama fırsatı bulacaklar. Kitap ayrıca, anlaşmazlıklar, güven sorunları, iletişim eksiklikleri gibi konuları irdelerken; partnerler arasındaki bağın güçlenmesine yardımcı olacak önerilerde de bulunur. “Sor-Çöz Yöntemiyle İlişki Sorunları ve Çözümleri” kitabı, çiftlerin birbirleriyle daha sağlıklı iletişim kurmalarını sağlayacak pratik egzersizler sunar ve gerçek hayat örnekleri ile uygulamalı tavsiyeler vererek okuyucuların ilişkilerini daha mutlu ve tatmin edici bir hale getirmelerine yardımcı olur. Kitap; evli çiftlerden yeni tanışanlara, uzun süreli ilişkisi olanlardan ayrılığı düşünenlere kadar geniş bir yelpazedeki insanlara hitap ediyor ve her türlü ilişki durumunda karşılaşılabilecek zorlukların üstesinden gelmek için gerekli bilgi ve becerileri sunmayı amaçlıyor. Bu eserle ilgili olarak; eğer siz de ilişkinizde karşılaştığınız sorunların üstesinden gelmek, partnerinizle daha derin bir bağ kurmak ya da sadece mutlu ve sağlıklı bir ilişki için ipuçları arıyorsanız, “Sor-Çöz Yöntemiyle İlişki Sorunları ve Çözümleri” kitabının size çok şey katacağına emin olabilirsiniz. Kendinizle ve İlişkinizle Barışık Kalmanız Dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a375df1-d3d1-4ce1-bd67-91cb106c8947.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorulara Cevaplar 2</image:title>
            <image:caption>Edebiyattan sayılan metinlerin araştırılması incelenmesi olan edebiyat bilimi, alt dallardan oluşuyor: Kavram, terim ve yöntem bilgisine ait çalışmalar(Edebiyat nazariyatı, edebî bilgiler,).Edebiyat araştırması ve edebiyat eleştirisi,(Tanıtma, eleştiri, metin tahlili nitelikli çalışmalar).Edebiyat tarihi,(Eserlere dayanarak, bediî tefekkür değişmelerinin, zevke bağlı tercihlerin kuşaktan kuşağa yaşatılması; edebî şahsiyetlerin ve grupların rolü).Edebiyat sosyolojisi(Eserin gördüğü ilgi, okuyucu grupları ve onu var edenin kimliği, edebî ve kişiliği; kültürel tabakaların talepleri ve etkileme gücü ile baskı ve pazarlama teknikleri, yarışmalar).Edebiyatın eğitim ve öğretimi(Etkili konuşma ve yazma; edebî dile ait zevkin kazandırılması, edebiyat metinlerinin inceliklerinin ve tahlilinin öğretilmesi). Çocuk edebiyatı, çocuklar için edebiyat nitelikli yayınlar (Yaş gruplarına göre konuları, kelime, cümle, harf açılarından özel ve resimli olan didaktik yayınlar). Bu konularda bana sorulan sorulara bilgim ve birikimim oranında cevap vermeye çalıştım. Dikkatli okuyucu her cevabı kendi bilgisiyle ve birikimiyle daha da zengin kılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c56bb200-633f-4b7b-872b-cfe778b53ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Teröpatik Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Beynimiz, ruhumuz hikayeleri sever. Hikayeyi okuduğumuz veya dinlediğimiz sırada, kısa bir süre için, hikayede geçenlerin aslında bizim başımızdan geçtiği hissine kapılırız. Her bir duyusal görüntü, ses, doku, renk, his ve duygu hikaye bizi içine çektikçe beynimizde birer tutunma noktası oluşturur ve biz özel bir çaba harcamadan dikkatimizi korumaya devam ederiz. “Hikayeler, insanların içindeki değişimi ve dönüşümü besler. Onları gerçekliğin ötesine götürür ve yeni bakış açıları kazandırır.” - Maya Angelou “İyi bir öğretici hikaye, insanın hem zihnini hem de kalbini etkiler. Onları aydınlatır, bilgilendirir ve tedavi eder.” - Brené Brown “Psikolojik ve terapi hikayelerinde, karakterlerin öyküleri okuyucuların kendi deneyimlerini yansıtır. Bu sayede insanlar kendilerini hikayedeki karakterlerde bulur ve iyileşme yolculuğuna çıkar.” - Clarissa Pinkola Estés “Pedagojik hikayeler, öğrencilerin dil becerilerini, empati yeteneğini ve yaratıcılığını geliştirir. Onları hayata hazırlar ve kişisel gelişimlerini destekler.” - Bruno Bettelheim “Eğitici ve öğretici hikayeler, insanları problemleri çözmeye, yeni çözümler keşfetmeye ve kendi güçlerini tanımaya teşvik eder.” - Daniel Goleman “Terapötik hikayeler, okuyucuların içsel yolculuklarına rehberlik eder. Onları inançlarını, değerlerini ve kimliklerini keşfetmeleri için cesaretlendirir.” - Clarissa Pinkola Estés “Terapötik hikayeler; okuyucuların öğrenmesine, gelişmesine, iyileşmesine yardımcı olurken aynı zamanda farkındalıklarını arttırır hem de iç görülerini yükseltir. ” - Prof. Dr. Ekrem Çulfa İşte iyi hikayelerin gücü, bunlardır !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce12526-2d54-48be-8830-e889edf00d10.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Aydınlarının Gençlik Tasarımı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy, Ziya Gökalp, Mustafa Kemal Atatürk ve Necip Fazıl Kısakürek’in gençlik anlayışı, nasıl bir gençlik tasarladıkları, gençlikte aradıkları özellikler, ideal gençlik tipi için öngördükleri temel değerler ayrıntılı biçimde ele alınıp irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fee290ad-f41f-4af0-a767-6650c850af30.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanık Kalem</image:title>
            <image:caption>YAKTIN
Zaten yaktın beni...
Ateş olsan da olmasan da bildiğin gibi...
Kıvılcım olman gerekmez ki,
Ateşlemek için sana hasret yüreğimi.
İçim bir yangın yeri...
Dokunsan da tutuşmuş,
Dokunmasan da...
Yıkık bir harabe gibi.
İçim sönmeyeceğini bildiğin, bir yangın yeri
Gel beni kurtar der gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5592880e-fdda-4f00-a483-24d5e13d16e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatında Turan</image:title>
            <image:caption>Bu eserde Atatürk’ün Turancılığı, Turan terimi, Turancılık fikrinin ortaya çıkışı, Turancılık türleri, Turancı kurumsal değer ve yapılar, dilde, fikirde, işte birliğin mümkün yolları, Türk birliğinin eğitim zemini, kültürel zemini, Türk birliği için bir ortak değer zemini olarak edebiyat, dünya Türklüğünün edebiyat birliği için öneriler, Turancı millî edebiyat, Ziya Gökalp’ta Turancılık düşüncesi, Türk şiirinde Turancılık algısı, Ömer Seyfeddin’de Turancılık düşüncesi, Türk romanında Turancılık gibi konular işlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5beb0664-1ab5-42fc-835c-9d46bf41300b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre’yi Anlamak</image:title>
            <image:caption>Bu eserde Yunus Emre’nin hayat hikâyesi, bir Türk aydını, millî birliği sağlayan bir millet önderi oluşu, güncelliğini koruması, millî birliği sağlamadaki rolü, millî birliği sağlamada Türkçeye önem vermesi, milletleşmede İslam’ın büyük kaynaştırıcı rolüne yer vermesi, aktif bir uyarıcı millet aydını oluşu, yerleşik medeniyet yayıcısı oluşu, barışçı kişiliği, Moğol emperyalizmine karşı direnmesi, Bacon’la karşılaştırılması, panteist olup olmaması, insan sevgisi ve hümanistliği meselesi, onda Türk devlet felsefesi, milliyet duygusu, tasavvufî duyarlılık, tabiat algısı gibi konular işlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec09a6cf-1472-42d9-9fb4-f6948e04d066.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Ruhu, doğduğu coğrafyanın daha ötesini merak eden bir genç… Ailesinin itirazlarına rağmen içindeki meraka yenik düşüyor ve hep tutkuyla istediği o deniz yolculuğuna bir arkadaşının daveti üzerine çıkıyor. Büyük talihsizlikler ve pişmanlıklar silsilesi ile geçse de seyahati, onu ölümsüzleştiren benzersiz hikâye böylece başlıyor. 
Macera dolu yıllar… Zorlu gemi yolculukları… Farklı ülkelerde yaşayabilme mücadelesi… Daha önce görülmemiş kültürler… Ve batan bir gemiden kurtulup ıssız adada yeniden hayata tutunma çabası… İnsanoğlunun zaafları, tutkuları, açlığı ve tokluğu… Bütün dehlizleriyle bir var olma çabası… İngiliz romanının kurucularından Daniel Defoe’nun eseri Robinson Crusoe, dünya edebiyatının köşe taşlarından biri aynı zamanda. Her dönem ve her yaştan okuyucunun ilgiyle okuduğu bu cevher klasik, insanı kendi kuytularında gezdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d745c27-c305-4a63-ab83-28a3e0dacc58.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Kuramları</image:title>
            <image:caption>Kişilik Kuramları Örnek Vaka Çözümleri kitabı ile kişilikten söz edildiğinde öne çıkan kuramlar arasında yer alan Psikanalitik Kuram, Analitik Psikoloji, Bireysel Psikoloji, Kişiler Arası İlişkiler Kuramı, Psikanalitik Sosyal Kuram, İnsancıl Psikanalitik Kuram, Bağlanma Kuramı, Psikososyal Gelişim Kuramı, Psikanalitik Davranışçı Kuram, Sosyal Bilişsel Öğrenme Teorisi, Bilişsel Kuramlar, Varoluşçu Kuram, İhtiyaçlar Hiyerarşisi Kuramı, Birey Merkezli Kuram, Pozitif Psikoloji ve Ayırıcı Özellik Kuramı’na yer verilmiştir. Kitap kapsamında, analiz edilen vaka örnekleri ve okuyucunun analizine sunulan vaka örnekleri yer almaktadır. İlk bölümde, vaka analizine yönelik bir çerçeve oluşturulmaya çalışılmış ve sonraki bölümlerde, kuramların vaka analizinde kullanılan kavram ve içeriklerine mümkün olduğunca değinilmiştir. İkinci bir vaka örneği ise vaka analizi için her kuram kapsamında okuyucunun pratiğine sunulmuştur. Ruh sağlığı alanında çalışan meslek profesyonellerine, ruh sağlığı hizmeti sunmaya aday bireylere ve kişilik konusuna ilgi duyan tüm bireylere temel bir başvuru kaynağı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ef0209-7b55-41d3-b9f7-1bceed05c6d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Eğitiminin İflası</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanında açlık, savaş, sömürü, işkence, ırkçılık, ayrımcılık, taciz, cinsiyetçilik, zulüm ve soykırım olanca hızıyla devam ederken okulların akademik başarıyı öncelemeleri, deneme sınavları yapmaları ve kendilerini test çözmeye adamaları, kafasını kuma gömmüş deve kuşuna özenme çabasından başka bir şey değildir. Eğitim sistemleri ve okullar, siyasal sistemlerin taleplerini ve beklentilerini kutsallaştırma çabasından ve resmi ideolojilerin ilke ve hedeflerini çocuklara koşulsuz bir şekilde aktarma kaygısından arınmadıkları sürece bu iş olmayacaktır. Bireylerin kurumlara, bireysel isteklerin ve gereksinimlerin kurumsal taleplere ve beklentilere acımasızca feda edilmesine devam edildikçe eğitimde iyi bir sonuç alınamayacaktır. Çocukların şımarık, kötü, tembel, haylaz ve sürekli kontrol altında tutulmaları gereken varlıklar oldukları algısı terk edilmedikçe okullarda barış ve huzur sağlanamayacaktır. Sizleri okul eğitiminin perde arkasına eleştirel bir yolculuğa çıkaracak olan bu kitap; birer ideolojik aygıta dönüşmüş eğitim sistemlerini ve okulları sorgulayarak bunların çocukların talep ve gereksinimlerine karşı oluşturdukları güçlü savunma kalkanlarında delikler açmaya çalışmakta, hayalimizdeki eğitim sistemlerine ve okullara ilişkin ipuçları vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/337beeba-3a96-441d-9c02-0287f02e2b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sancı.. Sancı...</image:title>
            <image:caption>“MORGEN WIRD EIN NEUER TAG!” 
Yarın yeni bir gün olacak! 
 
Derinden bir çığlık, güçlü bir yakarış: Sancı.. Sancı… 
Necati Tosuner, Almanya sokaklarında vücut bulan ilk romanında gurbeti ve gurbetçiliği, umudu ve umutsuzluğu, hayalleri ve hayal kırıklıklarını insan insan, hane hane dolaşarak anlatıyor. 1978 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nün sahibi Sancı.. Sancı…, acıyı derinlerden yüzeye çeken incelikli anlatımıyla, roman kişileri arasına ustalıkla örülmüş bağlarıyla, varoluş sancısına –fiziksel ve ruhsal– çift yönlü yaklaşımıyla klasikler arasına girmiş, güncelliğini her zaman koruyacak bir eser.  
 
“Ben bir solucan olduğumda...” 
“Aman! solucanlığın neyin yeter artık...” 
Kendiyle dalga mı geçiyor? Avunacak bir oyuncak mı yaratmaya çalışıyor? Yoksa, çoğalan sancıyı mı simgeliyor solucanlık? “Ulan, bunun sonu n’olacak?” diye sorsun kendine, başlıyor solucanlık. 
Sonra, niçin bir gül ağacı ya da papatya değil de, solucan?.. 
Sahi, Petra’ya daha bundan hiç söz etmiş değil, –niçin? 
“Kalk hadi! Git de bir iş ara kendine, para bul...” 
Kalkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fd46e9b-001b-4cf1-86cd-3eb47d8a124c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aleviye Hanım</image:title>
            <image:caption>Yoğun eleştirilere, tasfiye politikalarına ve yasaklamalara sıklıkla maruz kalan Sadık Hidayet’in, 1933 yılında kaleme aldığı Aleviye Hanım az bilinen bir romanıdır. Türkçeye ilk kez kazandırılan metin, ruhban sınıfına ve halkın dini hassasiyetlerini suistimal edenlere eleştiri niteliğindedir. 
 
Hikâye hac yolculuğundaki bir araba dolusu insan hakkında olsa da yozlaşmış bir kadın olan Aleviye Hanım’ın etrafında şekillenir. Yolculukta başına gelen maceraların yanı sıra geçmiş hesaplaşmaları anlatılırken, tüm karakterler eteklerindeki taşları dökmeye başlar. 
 
Kirli işler ve çarpık ilişkiler sorgulanır, hurafeler ve halkın batıl inançları ironiyle ele alınır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b5f3cd5-ea82-424d-9977-a3d179b851df.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabani Tasarım</image:title>
            <image:caption>Asli mimarımız olarak doğa milyarlarca yıldır olağanüstü yapılar inşa edip levazım üretiyor. Yabani Tasarım’da hayvanların, bitkilerin ve mineral dünyasının yarattığı çarpıcı ve işlevsel formlara methiyeler düzülürken, çardak kuşlarının kur yapıp çiftleştiği yerler denli gösterişli, ormanların büyük tasarımını şekillendiren yeraltı mantar ağları denli gizemli yapılar keşfediliyor. Bilimle sanatı capcanlı denemeler ve cafcaflı antika görseller vasıtasıyla harmanlayan bu küçük ölçekli ilginçlikler hazinesi, merak duygunuzu yeniden canlandıracak ve pencerenizin hemen ötesinde bulunan dünyaya ilişkin algılarınızı değiştirmeye yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e710e7ea-f9ea-4f62-946b-b52510553d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağustos Mavisi</image:title>
            <image:caption>“Belli ki aynı şeyleri istiyorduk. O an kapıldığım, 
onunla aynı insan olduğumuz düşüncesi beni 
ürküttü. O bendi ve ben oydum. Belki o benim 
olduğumdan biraz daha fazla bendi.” 
Felaketle sonuçlanan bir konserin ardından kariyerine ara veren piyanist 
Elsa M. Anderson, Atina’da bir bit pazarında yabancı ve kendisine 
bir o kadar tanıdık gelen bir kadınla karşılaşır. Onunla arasında 
tuhaf bir bağ hisseder ve ikizi olduğuna kanaat getirir. Geçmişinden 
kaçarken vardığı şehirlerde hep ona rastlar, peşinden gider ve bu kovalamaca 
Elsa’nın piyanoda seslendirdiği besteler gibi müzikal bir niteliğe 
bürünür: Sessizlikler, patlamalar, nakaratlar birbirini takip eder. 
Ağustos Mavisi, hikâyesini anlatmak için ortadan kaybolması gereken 
ve tesadüf ettiği insanların yardımıyla ve onlara rağmen hikâyesini 
inşa eden bir kadının romanı. 
“Levy kimliğe ve sanata dair gerçeküstü ve dokunaklı bir anlatı işliyor. 
Hikâyenin melankolisine aldanmayın, Ağustos Mavisi özünde kendini 
keşfetmenin barındırdığı güce çarpıcı bir bakış sunuyor.” 
-Annabel Gutterman, Tıme 
“Levy’nin gücü düşünce ve ifadedeki özgünlüğünden geliyor.” 
-Jeanette Winterson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad61c547-a669-4e08-ac23-e2c43f63b7b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahir ile Zühre</image:title>
            <image:caption>Yine bir aşk hikâyesi… 
Ayrılıktan kavuşmaya, düşten gerçekliğe, geceden gündüze, sınırlardan menzillere akan bir coşkunluk. Türk halk hikâyeciliğinin en çok anlatılan, en duygusal, en trajik, modern sanata ilham veren hikâyelerinden birisidir. 
Tahir ile Zühre hikâyesinin iki tam metni 
yanında bilimsel incelemesi yan yana. 
Rahat ve kolay okunur bir dizilişle 
yazıdan gönüllere bir çağrı. 
Prof. Dr. Fikret Türkmen titizliği, akademik inceleme yöntemiyle daha sonraki çalışmalara da model olurken Tâhir ile Zühre’nin ışığını güneş gibi yukarıda tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b293488-0fc1-4510-82c1-f96afa23932b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Sigortacısı</image:title>
            <image:caption>“…Sigortacılık alanında yeni bir anlayışla hizmet vermeye başladık. Bundan böyle hiçbir hayalinizin gerçekleşmeme korkusunu yaşamayacak, mutluluğa endeksli poliçelerimizden yararlanarak rüyalarımızı güvence altına alacaksınız. Her çeşit hayalinizi sigortalama garantisiyle müşteri memnuniyetinde sınır tanımıyoruz. Evet efendim, yanlış duymadınız. Her çeşit hayale yönelik ürünlerimiz mevcut…” 
Çağdaş Türk yazınının yeni soluklarından Yalın Gündüz’ün kaleminden çıkan bu öyküler, okuru eleştirinin ve mizahın harmanlandığı düşüncelere sürüklüyor. Gündüz, keskin gözlemler barındıran cümleleriyle var olana dair bir eleştiride bulunurken, okuru da içsel bir yolculuğa çıkararak konuyu sorgulamamızı sağlıyor. Duru dili ve keyifli anlatımıyla, sözcükleri yaşamın gerçek kahramanları onlarmışçasına sıralıyor. 
“Yalın Gündüz, dergilerde okurken sevdiğim öykülerini Hayal Sigortacısı’nda toplamış. Bunlar zamanın kıymetini bilen öyküler. Neden mi? Farklı zamanlardan öyküler ve insanlar getiriyor, zamanın ruhunu ihmal etmiyor, zamanın tüm ayrımlarına özen gösteriyor, okurun zamanını kısıtlı olduğunu biliyor ve buna saygı duyuyor…
Severek, çok severek, gülerek, hüzünlenerek öykü okumak, modası geçmeyen bir şeydir, bu Hayal Sigortacısı için de geçerli.”
                                                                               Haydar Ergülen 
 
“Her yazarın bir tonu, bir sesi, kaleminin bir stili vardır, bu öyküler de Gündüz’ün yazar kişiliğini tanımak için güzel bir olanak sunuyor… Modern yaşamın travmaları, aile ilişkilerindeki çözümsüzlükler, kaybettiklerimiz ardından çekilen acılar dile getiriliyor bu öykülerde. Birlikte edebiyat  sohbetleri yaptığım Gündüz’ün derlemesini okurken sanki onun sesini duyar gibiyim.”
                                                               Asuman Kafaoğlu-Büke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff9ced9-7b6d-4f9e-9efc-e8e8607870ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Akif&apos;in Maceraları - Akif Surelerin Anlamlarını Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>İftara az bir vakit kalmıştı. Annesi sofrayı hazırlarken babası Akif&apos;le muhabbet ediyordu: 
-Bak evlat, kalemi kuvvetli şair İsmet Özel der ki &quot;Biz oruç tutmak suretiyle bütün yaratılmışlara bir ümmet olarak, ümmetin tamamı olarak hitap ediyoruz: Bizi yaratan Allah&apos;tır. Biz hayatta kalıyorsak yediklerimiz, içtiklerimiz yüzünden değil. Allah bizi yaşattığı için hayattayız. Bu dünya hayatını Allah bize nasip ettiği için böyledir. Bunu bütün bir ümmet olarak başta kâfirlere, sonra da bütün mahlûkata ilan ediyoruz, tebliğ ediyoruz. İslam&apos;da ibadetlerin hepsi küfre darbe vurmakla alakalıdır.&quot; 
-Babacığım, yani biz namazda olduğu gibi oruç tutarak da küfre darbe vurmuş mu oluyoruz? 
-Bak ne güzel anladın. Hadi sofraya geçelim. Şimdi ezan okunacak. 
-Teravihten sonra da Kadir Suresi’ni okuyalım mı baba? Malum son on gün geldi bile. 
-Tabi ya çok iyi düşündün. Hadi bakalım. Allah kabul etsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a033efef-f092-4623-a55b-7007329efe9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferhat ile Şirin</image:title>
            <image:caption>“Derler ki, Şirin bir hakanın kızıydı. Hiç de değil. Bir halk kızıydı. İçinizden birinin kızıydı. Birinin yeğeni, birinin bacısı, birinin torunuydu. Güzeldi. Bir bakan, bir daha bakmadan edemezdi… Sevmek, sevilmek yalnız hakanların, şahların harcıymış gibi onu bizden ayırmak isterler. Başka bir yaratıkmış gibi anlatırlar. Oysa…” 
Toplumca gerçekçi sanat anlayışıyla, yalın bir Türkçe ile eserler veren Köy Enstitülü ozan Talip Apaydın, bizleri yüzyıllardın anlatılarak daha da güçlenen Ferhat ile Şirin’in aşkına konuk ediyor. 
Ferhat ile Şirin’in hikâyesi; Azerbaycan, İran ve Türk yazınlarında önemli bir yere sahiptir. Bu iki âşık hem Divan Şiirlerinde hem de Türk Halk Şiirinde önemli figürler haline gelmiş, farklı yazarlarca yeniden yorumlanmış, ortaoyunlarına, filmlere ve resimlere de konu olmuştur. Nitekim elinizdeki eserde de Türk resminin ölümsüz ismi İbrahim Balaban’ın çizimleri kullanılmıştır. 
Anadolu’ya yönelik başarılı gözlemleri olan Talip Apaydın, kuşkusuz ki Ferhat ile Şirin öyküsü için de aynı güçlü gözlem yeteneğini kullanmış, sevmenin Ferhat ile Şirin yanını okura sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94ac9c34-159f-4e5a-8694-1abe4c717188.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormandaki Kitabevi</image:title>
            <image:caption>Ormanın kalbinde, anıların dehlizinde...

Fransız çocuklarının ellerinden düşürmediği Mickaël Brun-Arnaud imzalı &apos;&apos;Ormandaki Kitabevi&apos;&apos; dörtlemesinin ilk halkası Köstebeğin Anıları; alevlere, zamana ve hafıza kaybına dair, kalpleri titreten bir arayış hikâyesi.

Mustarip olduğu hastalık nedeniyle zaman yolcusuna dönüşen bir köstebek ile bu yolculukta ona can simidi uzatan bir tilkinin ormanın derinliklerinde çıktıkları efsanevi macerayı sayfalarına taşıyan bu lirik fabl; şiirsel üslubu, eksantrik karakterleri ve çizer Sanoe&apos;nin incelikli desenleriyle masalsı bir dünyaya açılıyor. 

Anlatısını &apos;&apos;Yeni anılar yaratmaktan daha güzel bir şey varsa o da o anıları yazıp sevdiklerinizle paylaşabilmektir,&apos;&apos; görüşü üstüne kuran kitap, sevgi ve dostluğun iyileştirici gücüyle tüm zorlukların üstesinden gelinebileceğini, hatta unutulan anıların bile hatırlanabileceğini gösteriyor.









Yaşadıklarımı bilen tek şey o kitap!

Yıllardır Her-Şeyi-Unut hastalığı ile mücadele eden Köstebek Ferdinand, dönüş bileti almadan geçmişe giden bir trene binmiş gibidir. Çıktığı yolda ilerledikçe duraklar birer birer yok oluyor; anılarının anahtarını aradıkça hafızasının kapıları sıkı sıkıya kapanıyordur. Yine geçmişin yankıları kulağında çınladığı bir gün, evinde, arkasında notlar yazılı birkaç fotoğraf bulur. Zihnindeki eksik parçaları tamamlayabilmek için çabalarken aklına yıllar önce anılarını kaleme aldığı kitap gelir. Soluğu Kökkabuk köyünün tek kitapçısı Tilki Archibald&apos;ın yanında alır. Ancak kitapçının bu eski el yazmasını birkaç gün önce gizemli birine sattığını öğrenir. Mösyö Köstebek&apos;in, gençliğine, anılarına, içini sızlatan tüm sorularının cevabına ulaşabilmesi için kitabına kavuşması şarttır. Neyse ki eski dostu üstat tilki yardıma hazırdır. Böylece iki maceraperest arkadaş uzun bir yolculuğa çıkarlar. Oysa akıp giden zamanla birlikte büyük hayat kitabında çok fazla sayfa çevrilmiş, bazı sırlar çoktan ormanın derinliklerine gömülmüştür...

Otuz yıllık bir aşk hikâyesinin izinde, küçük hayvanların kendilerinden büyük kaderlerine nasıl karşı durduklarını gösteren Köstebeğin Anıları, &apos;&apos;Bazen unutmak o acıyı tekrar tekrar yaşamaktan yeğdir,&apos;&apos; diyor ve gidenlerin ardında kalp sızısıyla kalanların yüreğini tatlı bir huzurla dolduruyor.    

Bu kitabı alıp Köstebek Ferdinand&apos;ın hatıralarına giden yolda yürüyen tüm okurlar; Madam Petunia&apos;nın Çay Salonu&apos;na konuk olup tadına doyum olmaz meşhur &apos;&apos;bademinli&apos;&apos; tartı tatma, bin dört yüz kırk üç adımlık bir tırmanışın ardından görkemli meşe ağacına çıkma, yıldızların altında unutulmaz bir gece yaşama ve hatta muazzam melodiler eşliğinde kulaklarının pasını atma şansına erişecekler.

Elbette yanı başlarında Kökkabuk köyünün en sevilen içeceği, bir fincan marşmelovlu sıcak çikolata eşliğinde.

Sahi, neyi hatırlamak istiyordum ki?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc7f0b31-879e-4238-83d2-23d163780629.jpg</image:loc>
            <image:title>Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman 5. Cilt</image:title>
            <image:caption>Jura Ormanı&apos;nı tehdit eden ork güçlerini yerle bir ettikten sonra, Rimuru ve arkadaşları şimdi Gelmud ve korkunç Ork Lord’la karşı karşıya. Gelmud&apos;un biraz cesaretlendirmesiyle Ork Lord nihai formuna evrilir: Ork Felaketi! Bu yeni ve korkunç düşman, Rimuru&apos;nun keskin zekâsı ve akıl almaz gücüyle başa çıkabilecek mi? 
 
Macera ve eğlencenin iç içe geçtiği sürükleyici hikâyesiyle Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman size keyifli bir okuma deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b1f0d27-2b56-4d02-b1b7-fba4da39fc39.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpma ve Bölme Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için çarpma ve bölme işlemlerini öğrenip pekiştirmek artık çok kolay ve keyifli! 
Çarpma ve Bölme Etkinlik Kitabı, çocukların çarpma ve bölmeyi öğrenip pekiştirmeleri için bir sürü eğlenceli bulmaca, oyun ve etkinlik içeriyor. Bu işlemleri kolay ve hızlı yapmalarını sağlayan pek çok ipucu da içeren bu kitap sayesinde çocuklar, matematiğin eğlenceli dünyasına adım atıp çarpma ve bölmede ustalaşacaklar.   
Evde, dışarıda, tatilde… Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman isterse… Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun çarpma ve bölme işlemlerini daha iyi kavramasına ve pratik etmesine yardımcı olmasının yanında dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46030cac-3aa7-47de-b88c-97df40f55246.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer Ara Bul (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ara bul macerasında 
Elmer’e katıl! 

Her sayfa Elmer’in rengârenk 
dünyasından bulunacak şeyler, 
cevaplanacak sorular ve 
keşfedilecek ayrıntılarla dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da0638d-3aae-464c-a68d-74074ced06fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirabelle Kötü Bir Gün Geçiriyor (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Mirabelle çok özel çünkü herkesten farklı!
 
Annesi cadı, babası peri...
Mirabelle de yarı cadı, yarı peri!
 
Mirabelle kötü bir gün geçirmektedir! En
iyi arkadaşı Carlotta genellikle Mirabelle’in
olayların komik tarafını görmesine yardımcı
olur ama Carlotta o gün okula gelmez ve
Mirabelle günün geri kalanının da pek iyi
geçmeyeceğini hisseder.
 
Mirabelle eve döndüğünde kardeşinin evcil
ejderhasıyla oynarken son çikolatalı bisküviyi
yediğini görünce çok öfkelenir ve bunun
sonuçları çok dramatik olur!
 
Bakalım Mirabelle uykusuna dalmadan önce
bu kötü günü tersine çevirebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2885f599-a03e-4a33-9af1-d2183f77782d.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Bir Saat</image:title>
            <image:caption>“Guguklu bir saatin kuşu ötmeye başladığında, eğer başından itibaren saymamışsanız ne zaman biteceğini bilemezsiniz. On veya on bir defa ötecektir mesela. Sonlara doğru her defasında bu son dersiniz ama bir defa daha öter, sevinirsiniz. Sonra bir defa daha diye umut edersiniz ama artık bitmiştir…” Son bir saat ya da son yüz yıl… Her şeyin son zamanları zordur, bir ailenin ayrılışının da bir ülke­nin bozuluşunun da… İnsan, tutmak bırakmamak ister de elinden bir şey gelmeyeceğini bilir. “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” diyor ya Fuzuli; işte o anlarda ne söylense artık fuzulidir, bir o kadar da zaruri. Üstün Dökmen, ekspat olarak yurtdışına giden evlatlarının ardın­da kalan bir anne babanın hikâyesi eşliğinde anlatıyor ardından baktığımız günleri ve bu günlere nasıl gelindiğini; “Son 1 Saat” içinde olduğunu fark edenlerin bozulan imlalarıyla söylemek is­tediklerine tercüman olarak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af17a779-b62d-4f52-9950-623d03826b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipnozcunun Yeğeni</image:title>
            <image:caption>Çalışkan ve ilkeli bir öğrenci olan Pötr hayatının gidişatı birden değişip yıllardır verdiği emekler ve öğrencilik hayatı tehlikeye girince çareyi okulun bir numaralı belalısına danışmakta bulur. Bu zeki, oyunbaz, hileci yeni arkadaşı ile türlü maceraya atılırlar. 
 
Keçiyi Beklerken’den sonra, Dubrovin’in aile-çocuk, gençlik, eğitim konularının yanı sıra ikiyüzlülük, hırs, budalalık gibi konuları toplumsal bir hicivle ele aldığı bir başka kitabı Hipnozcunun Yeğeni Sovyetler Birliği döneminde üniversite gençliğinin sorunlarını irdelerken, kolhozların çalışmalarından kesitler sunuyor. Çok eleştirilen Sovyet sisteminde yaşamış gençliğin özgürlüklerini, yaratıcılıklarını, boyun eğmemek için gösterdikleri çabayı ve dayanışmayı lirik, mizahi bir dille ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d5ce8ae-2655-40de-8e7b-2badfddc319f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Kitapları 1</image:title>
            <image:caption>Korku edebiyatının yaşayan en büyük ustalarından olan ve Hellraiser’ın, unutulmaz Pinhead’in yaratıcısı Clive Barker’ın altı kitaplık Kan Kitapları serisinin birinci kitabı şu an elinizde. 
 
Okuru hayal gücünün erişebileceği en tekinsiz, en tüyler ürperten, en kanlı sınırlarda gezdiren bu altı öyküyle Clive Barker evrenine girecek, gece yarısı trenlerinden, tiyatrolardan, paranormal kavşakların kesiştiği evlerden, savaşan şehirlerden geçerek bambaşka bir dünyaya adım atacaksınız. 
 
Yazarın deyişiyle, “Herkes birer kan kitabıdır; neremizden açılsak kırmızıyızdır.” 
 
Clive Barker, Kan Kitapları ile okuru, sayfalarına kan sıçratmaktan hiç çekinmediği hikâyelerine buyur ediyor. 
 
“Barker yaptığı şeyle hepimizin son on yıldır uyuyormuşuz gibi görünmesine yol açıyor.” 
–Stephen King 
 
“Korku hikâyesini daha önce hiç gidilmedik yerlere taşıyor. Kendi neslinin en büyük yazarlarından.” 
–Ramsey Campbell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05db1859-e185-4321-b5ff-ddb75194b42a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yin ve Yang</image:title>
            <image:caption>Erast Fandorin’in maceraları henüz bitmedi!
Nadir Doğu eserleri koleksiyoncusu, milyoner Sigizmund Boretski’nin ölümünün ardından Moskova’daki malikânesinde vasiyeti okunuyor. Bir tarafı Yang hiyeroglifiyle beyaz, diğer tarafı Yin hiyeroglifiyle siyah olan, dünyayı daha iyi ya da daha kötü hale getirebilecek büyülü yelpazenin avı başlıyor.
Boris Akunin Yin ve Yang’la Fandorin serisini tiyatro sahnesine taşıyor. Aynı hikâye, birbirine benzeyen ama tamamen farklı iki dünyaya ait iki versiyonda anlatılıyor. Bu dedektif hikâyesinde soruşturma Erast Fandorin tarafından sürdürülürken uşağı Masa da ona eşlik ediyor.
Yin ve Yang birçok kez sahnelendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09dc52b-176d-47ae-96c9-fdfe65fd6c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Şiirin ve Şairin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Şiir ve şair… 
Sözün doğuşundan beri ikisi de yan yana… 
Türk dili her zaman şair ve şiirle yaşadı… 
Türk edebiyatının kronolojisi, şiir ve şairin de saçaklanışıdır… 
Peki, hem şiir hem de şair devir devir nasıl ortaya çıktı? 
Elinizdeki kitap belirli sorular etrafında bu eksende konumlanıyor. Böylece okurlarına “şair”in ve “şiir”in ne olabileceği bakışını sunuyor… 
Türk kültürünün köklü ayağını kuran bu iki meselenin kavramsal yolculuğunu takip etmekle şairin ve şiirin yolculuğu, tarihin estetik izdüşümüne dönüşüyor… 
Bazen yüksek sesle, bazen içe doğru… 
Bazen uzak bir geçmişte, bazen yanı başımızda… 
Türk şiiri ve şairi, geçmişten günümüze, yeniden cevaplanıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fed5eb66-0c0e-4f59-abfb-02a75028f1d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Değilse Ne Zaman?</image:title>
            <image:caption>Elie Wiesel ve Hannah Arendt’le birlikte “Holokost literatürünün” en güçlü kalemlerinden biri olarak gösterilen Primo Levi, gerçek bir hikâyeye dayanan bu romanında, bizi Nazilere karşı bir intikam arayışına giren bir grup Yahudi partizanın yolculuğuna tanıklık etmeye çağırıyor. Rusya’dan İtalya’ya uzanan ve oradan başka bir dünyaya bağlanacak olan bu macera sırasında Doğu Avrupa tüm canlılığıyla tasvir ediliyor, “Avrupa’nın Kendisi” o korkunç ve kasvetli yüzüyle gözler önüne seriliyor. Burada trenler havaya uçuruluyor, toplama kamplarının yaşayan ölülerine o son saniyede el uzatılıyor ve o yıkım duvarına meydan okunuyor. Bununla birlikte Levi, gerilimlerle dolu bu romanının her şeye rağmen insan ruhunun kudret ve marifetine bir övgü olarak okunmasına da olanak tanıyor. 
 
“Levi’nin yazınında hiçbir şey yersiz değildir, her şey olmazsa olmazdır orada.” 
Saul Bellow 
 
“Çağımızın en saygın ve yetenekli yazarlarından biri.” Italo Calvino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd99d3b5-3b4f-4989-8780-710319fff12a.jpg</image:loc>
            <image:title>Subaşızadeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yakın dönem tarihimize baktığımızda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e maddi ve manevi birçok değerin intikal ettiğini görürüz. Bu değerler arasında toplum ve aile yapısı muhakkak ki ön planda yer alan unsuru oluşturur. Osmanlı döneminde çeşitli alanlarda ülkeye ve topluma hizmet etmiş aileler Cumhuriyet’e geçişle birlikte varlıklarını sürdürdükleri gibi hizmetlerine de devam etmişlerdir. Bunlar arasında Subaşızadeler ailesinin de önemli bir yeri vardır. Aile fertleri, Osmanlı’dan günümüze değin, millî bir duruş sergileyerek, sosyal, iktisadi, kültürel ve başka birçok alanda ülkeye ciddi katkılar sunmuşlardır. Ailenin özellikle Millî Mücadele’ye olan katkısı takdire değer. Subaşızade ailesinin tarihsel serüvenini okurken, aynı zamanda ülkenin genel atmosferini ve yaşanmışlıkları takip edebilmek de mümkün olmaktadır. Arşiv kaynakları ile zenginleştirilmiş “Subaşızadeler” kitabını, yakın döneme ve aile tarihine ilgi duyanlara hararetle tavsiye ederim. 
Prof. Dr. Vahdettin Engin 
 
Tarihin dönüm noktalarındaki liderlerin biyografilerinde çevresindeki insanların önemi pek vurgulanamayabilir ya da okurun gözünden kaçar. Elimizdeki kitabın en önemli tarafı tarihî olayların tam ortasında yer alan insanların rollerinin hakkıyla anlatılmasıdır. 
Subaşızâdeler köklü bir ailenin tarihini titizlikle araştıran bir kitap. Ailenin Osmanlı Dönemi arşiv belgelerinden mezar taşlarına kadar, ulaşılabilen bütün kaynaklardan iğneyle kuyu kazarcasına araştırılmış. 
Kurtuluş Savaşı yıllarında ise Mustafa Kemal (Atatürk) ve Fevzi Çakmak’la kurulan ilişkiler bambaşka ayrıntıları ortaya çıkarıyor.  Aile fertlerinin Trakya Paşaeli Cemiyeti ve Mim Mim grubunda yaptığı faaliyetleri belki de ilk defa bu kitapta okuyup belgelerini göreceksiniz. 
Prof. Dr. Haluk Oral 
 
Subaşızâde ailesi, Osmanlı İmparatorluğu&apos;ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan süreçte devlet hizmeti ve toplum yararına yaptıkları çalışmalarla önemli bir yere sahiptir. Millî Mücadele döneminde Trakya ve İstanbul’da aktif olarak faaliyet gösteren aile; silah sevkiyatı, milis kuvvetlerin saklanması ve direniş hareketlerinin organize edilmesinde önemli roller üstlenmiştir. Ahmet Muhtar Merter ve Tevfik Salim (Sağlam) Paşa gibi önemli üyeleriyle, toplum yararına büyük emekler vermişlerdir. Bu kitap, Subaşızâde ailesinin tarihini ve topluma katkılarını sunmaktadır. 
Doç. Dr. Tuğba Eray Biber</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269c3fda-36aa-4e70-9e25-3ecc003649af.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Liderliği</image:title>
            <image:caption>Ahmet Şerif İzgören’in bugüne kadar 54 baskı yaparak 100 binden fazla okurla buluşan “İş Yaşamında 100 Kanguru” kitabı güncellendi ve ismi “Sistem Liderliği: İş Yaşamında 100 Kanguru” olarak revize edildi. Kitapta pratik uygulamalar ve örnekler eşliğinde “Sistem Liderliği Modeli” anlatılıyor. 
 
“Sadece yöneticilik vasıflarına sahip olan insanlar var olan bir yapıyı sürdürürler. Liderler ise peşinden sürükledikleri gruplar yaratırlar, bir sistem yaratma peşinde değillerdir. Onları işin başındayken hareket halinde, liderin direktifleriyle yönlenen bir grup şeklinde görebilirsiniz; lider olmadığı zaman grup dağılır. Bir Sistem Lideri; Sistem Liderliği Modeli çerçevesinde kendisinden sonra da yaşayan ‘devamlı gelişim ve değişim’ anlayışında bir sistem oluşturur. İzgören Akademi ve Elma Yayınevinin başarılı çizgileri, uygulamanın başarısı konusunda çok önemli birer kanıt niteliğinde. Modelde savunulan nitelik; beceri ve prensipler doğru temel alındığında sistemin işlememe ihtimali çok düşük. Uygulama için belirtilen başlıklar arasında hepsine yüzde yüz sahip olmanızı gerektiren bir başlık yok, tek bir tanesi dışında; güven. Ekibinize yaydığınız güven %100 olmalı. Birisine % 99 güveniyorsanız, o %1’lik güvensizlik her şeyi başlamadan bitirir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2044da5-06c0-4066-a0bb-6fc48e2ca361.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekleri Öldürüp Paçayı Sıyırmanın Yolları</image:title>
            <image:caption>Arkadaş. Âşık. Influencer. Katil. 
 
Gece kulübündeki şu adam bir türlü peşimi bırakmıyordu.  
 
Elbette niyetim onu öldürmek değildi ama öldüğünde moralimin bozulduğu da söylenemezdi. Üstelik yarattığım bütün 
o kargaşaya rağmen paçayı sıyırmış gibiydim. 
 
İşte bağımlılığım da böyle başladı. İntikamın tadını almıştım 
bir kere ve etrafta temizlenecek çok pislik vardı. 
 
Bu işte ne kadar iyi olduğumu söylemiş miydim? 
 
“Karanlığın tadına varabileceğiniz, dehşeti tam kıvamında ve sizi kıkır kıkır güldürecek bir kitap arıyorsanız, Erkekleri Öldürüp Paçayı Sıyırmanın Yolları’nı mutlaka okunacaklar listenize eklemelisiniz. Katy Brent’in bir sonraki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum!” 
–Featz Reviews 
 
 
“Erkekleri Öldürüp Paçayı Sıyırmanın Yolları sizi doğrudan aksiyonun içine atıyor ve ilk sayfadan itibaren hop oturup hop kalkmanıza neden oluyor.” 
–Lizzie’s Little Book Nook 
 
“Sex and the City ve Dexter’ı bir blender’a atarsanız aşağı yukarı Erkekleri Öldürüp Paçayı Sıyırmanın Yolları’nı elde edersiniz. 
Yazar kara mizahla birlikte çarpık heyecanlardan hoşlananlar için oldukça çekici bir konsept sunuyor.”  
–The Library Ladies</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9aaa3c1-d98d-4ea7-a9f3-4d1dd119b996.jpg</image:loc>
            <image:title>Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>John Stuart Mill (1806-1873): İngiliz düşünür, iktisatçı ve siyasetçi. Babası James Mill tarafından evde eğitildi. Hukuk bilimci John Austin’den dersler aldı. Bir süre Montpellier’de Faculté des Sciences’ta kış kurslarına katıldı, Oxford ve Cambridge’e girmek için şart koşulan dinsel yemine babası da kendisi de itiraz ettiği için üniversiteye gitmedi. 1831’de Çağın Ruhu adlı ilk eseri yayımlandı. 1865’te liberal üye olarak parlamentoya girdi. İşçi sınıfının haklarını destekledi ve kadınların oy hakkı için mücadele etti. Temsilî Yönetim Üzerine Düşünceler eserinde demokratik bir siyasal rejim için gereken siyasal, iktisadi ve toplumsal koşullar üzerine derinlemesine fikir yürütür. Makul bir siyasal rejim hangi demokratik kıstasları esas almalıdır? Özgürlüğün tali kılındığı bir düzlemde eşitliğin ne türden bir kıymeti vardır? İfade özgürlüğünün sınırları nerelerde başlar nerelerde son bulur gibi sorulara cevaplar öne süren, tartışmaya açık yorumlar üreten Mill, eserinde bugün de varlığını sürdüren temel bir siyasal krize odaklanır: Siyasal temsil mümkün müdür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389fc380-438a-4cdc-b816-150cfc08e027.jpg</image:loc>
            <image:title>Herhangi Bir Jude (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herhangi Bir Jude geç Victoria dönemi edebiyatının en önemli yapıtlarındandır. Thomas Hardy 1895 tarihli bu son romanında üniversiteye gidip âlim ve din adamı olma hayalleri kuran Jude Fawley’nin hikâyesini anlatırken, Victoria dönemindeki toplumsal sorunları; özellikle de evlilik, kilise ve eğitim kurumlarını ele alır. Ait olduğu sınıf ve yoksulluğu Jude’un ideallerinin önündeki başlıca engeldir. Bunlara bir de yanlış evlilik tercihinin eklenmesinin ardından özgür ruhlu kuzeni Sue’ya âşık olur. Hardy 19. yüzyılda ortaya atılan bir feminist ideale, radikal değişim isteyen bağımsız kadınlara atıfta bulunan Yeni Kadın terimini Sue karakterinde ete kemiğe büründürmüştür. Yazarın Victoria döneminin ikiyüzlü ahlak anlayışını korkusuzca gözler önüne sermesi; kutsal evlilik bağını sorgulaması o dönemde tartışma yaratmış ve sert eleştirilere hedef olmuştu. Romanda belirleyici bir rol oynayan yazgı, türlü zorlukla ve talihsiz tesadüfle boğuşmak zorunda kalan Jude ile Sue’nun hayatında bazen dine isyan etmenin cezası olarak ortaya çıkar. Kimi zaman da hassas ve bağımsız ruhlara yaşam hakkı tanımayan toplum tarafından belirlenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721cc34b-65e1-4fe4-9f87-ba63ef9c66ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Stan</image:title>
            <image:caption>Bücürükler için düzenlenen bir okul gezisine yardım etmeye nasıl “GÖNÜLLÜ” olmuştum ben? 
En azından her şeyin düzenini korumak için yanımda içinde özel planlar, şemalar ve diyagramlar olan defterim vardı. Yani neticede kardeşim Fred’le arkadaşlarına göz kulak olmak ne kadar zor olabilir ki? 

Nasıl HAVALI olunacağını, arkadaş edinmeyi, salyangozlar hakkında en harika şeyleri (şaka yapmıyorum) ve bavulunuza dondurma KOYMAMA yöntemlerini öğrenmek için bu kitabı okuyun. 
Gülmekten çatlayabilirsiniz… özellikle de başıma gelenlere! 
Çok sevilen Stan Gezegeni kitabıyla başlayan macera ikinci kitapla devam ediyor. Stan ve küçük kardeşi Fred vahşi yaşam hakkında her şeyi öğrenmek için bir açık hava macera kampına gidiyorlar. Baştan sona infografiklerle, şemalarla  süslenmiş görsel zenginliği, hiç düşmeyen temposu ve zekice esprileriyle kahkaha dolu,  eğlenceli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b86d46a5-5739-4081-9eb4-060ab1a3e0bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! - Haftanın Yıldızı - Cömert Olmak</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ Mert, okulda Haftanın Yıldızı seçildi ve kendisine bir ödül verildi. Ama bu ödüle daha çok ihtiyaç duyan biri var… Mert şimdi ne yapacak? İyiliğin, cömertliğin ve dostluğun gücünü hissettiren bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d03c383-952f-4780-be48-b15e2f8d364f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Yerimi Kaptı!</image:title>
            <image:caption>Bozo, en sevdiği yerde uyumaya hazırlanırken bir de ne görsün?  Evin kedisi Üzüm, onun yerini kapmış. Bozo türlü türlü yollarla Üzüm’ü uzaklaştırmaya çalıştı.  Ne var ki küçük kedinin büyük inadıyla baş etmek pek kolay değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9836cfa-d123-4264-b978-4e89b7e057c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykudan Önce Gündüz ve Gece</image:title>
            <image:caption>Karanlığı pek sevmeyen yavru ördek Çörek, karanlıktan korktuğu için bir türlü uyuyamıyordu. Çok geçmeden yavru baykuş Badem’le tanıştı ve onun da gündüzden korktuğunu öğrendi. Acaba iki arkadaş korkularının üstesinden gelmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c7285b-1da5-46ee-a1e8-7a2d79ff7641.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Atena (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Avrupamerkezci teoriler, Asya ve Afrikalı toplumları dünyanın tarihsel gelişme yatağının dışına itmektedir. 
Böylece Avrupa toplumu, sözüm ona insanlığın biricik gelişme yatağı ve öncüsü olmaktadır. 
Doğu toplumlarının ise, gelişme dinamiğine yapısal olarak sahip olmadıkları; sosyoekonomik kuruluşları nedeniyle tıkandıkları ileri sürülmektedir. 
Sonuç olarak, “geri” üçüncü dünya halklarının bu tıkanıklığını aşacak olan Batı emperyalizmi ve sömürgecilik haklı kılınmaktadır. 
Martin Bernal, bu kitabında “eskiçağ modeli” adını verdiği tarihsel-kültürel modelin 19. yüzyılın başına kadar geçerliliğini koruduğunu; oysa, Yunan tarihinin okullarda öğretilen versiyonunun ancak 1840 ve 1850’lerde geliştirildiğini; 19. yüzyılda Kuzey Avrupa ırkçılığının patlamasıyla birlikte “özgün Avrupa uygarlığının beşiği Yunanistan” efsanesinin ortaya atıldığını ve Yunanistan’ı oluşturan Avrupa dışı unsurların yok sayılmaya başlandığını belirtmektedir. 
Bernal’in Avrupamerkezciliğe çok güçlü darbeler vuran ve alanında çığır açan bu önemli eserini Özcan Buze’nin Türkçesiyle okura sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29346854-4d37-40f0-8630-13a265939554.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampeter&apos;lar, Foma&apos;lar ve Granfalloon&apos;lar</image:title>
            <image:caption>Elbette Söylediğim Her Şeyin Saçmalık Olduğunu Biliyorsunuz. 
 
Sevgili okur, 
 
Bu kitabın başlığı Kedi Beşiği adlı romanımda geçen üç kelimeden oluşuyor. Wampeter, birbiriyle hiç alakası bulunmayan insan hayatlarının çevresinde döndüğü bir nesne anlamına geliyor. Kutsal Kâse buna son derece yerinde bir örnek olarak gösterilebilir. Foma, basit ruhları rahatlatmak için söylenen zararsız yalanlardır. Mesela: “Çok yakında refaha kavuşacaksınız.” Granfalloon da insanların kibirli ve anlamsız ortaklıklarına denir. Bir araya getirildiğinde bu kelimeler, yazdığım bazı eleştiri ve makaleler, yaptığım konuşmaların birkaçı için oldukça iyi bir şemsiye oluşturuyor. 
 
“Aynı anda Hem Komik Hem de Hüzünlü olduğu İçin, Acı Veren Ciddiyeti Asla Ciddi Olmadığı İçin, Vonnegut Eşsiz Bir Yazardır.” 
Doris Lessing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03277edd-868e-4d48-9615-76e7e823768c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bagombo Enfiye Kutusu</image:title>
            <image:caption>İroninin Karanlık Tonlarıyla Boyanmış Bir Dünya! 
 
Psikoloji olmasaydı herkes aynı hataya düşmeye devam edecekti, birbirine kibar davranma hatasına. 
 
Bagombo Enfiye Kutusu, Vonnegut’un İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kaleme aldığı, içindeki karanlık, komik ve sarsıcı sesi ilk kez duyuran öykülerini bir araya getiriyor. Bu öykülerde aynı zamanda başyapıtı Mezbaha Beş’i yaratan zekânın, bakış açısının ve tekniğin temelleri atılırken baş döndürücü bir hızla gerçekleşen toplumsal ve teknolojik ilerlemeye de eleştiriler getiriliyor. 
 
“Havalı Bir Yazar; Hem Gösterişten Uzak Hem Tutkulu Hem de Çok Komik!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/850f4c16-9a9d-416d-9681-86c447ebbfe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu, Sağlıklı Zihinler</image:title>
            <image:caption>Zorbalık, arkadaşlık, ebeveyn ilişkileri, sorumluluk, öfke, kaygı… Gündelik sorunlarla başa çıkabilmeleri için çocuklara yönelik temel bir zihinsel sağlık rehberi… 
 
Çocukların duygularını tanımaları ve ifade edebilmeleri; ebeveynlerin onları anlayabilmesi, iletişim kurabilmeleri ve sorunlara çözüm bulabilmeleri için elzem. Ancak çocukların dünyasına, yetişkinlerin dünyasından, yetişkinlerin diliyle ulaşmak mümkün değil. Tam da bu yüzden, çocuklarla yetişkinler arasında köprü kurabilecek kitaplara ihtiyacımız var! 
Okulların bizi karşılaştığımız gündelik hayat zorluklarına karşı hazırlamadığı gerçeğinden yola çıkan Alain de Botton tarafından kurulan The School of Life/Hayat Okulu, konunun uzmanlarıyla beraber geliştirilen Mutlu, Sağlıklı Zihinler: Çocuklar İçin Duygusal Sağlık Rehberi’yle büyük bir eksikliği gideriyor: Bu kitap, hem sorunlarla başa çıkmayı öğrenmesi gereken çocuklara hem de ebeveynlik becerilerini geliştirmesi gereken yetişkinlere yardımcı olacak. 
 
“İlk bakışta çocuklar için yazılmış gibi dursa da, aslında ebeveynlerin okuması ve çocukları sorunlarla karşılaştığında onlara nasıl eşlik edeceklerini öğrenebilmeleri için yazılmış, pratik bilgilerle dolu, güvenilir bir kaynak. Ayrıca, ebeveynler ihtiyaç duyulduğunda gerekli bölümleri çocuklarıyla birlikte okuyabilir, böylece çocuklarına yaşadıklarını anlatabilmeleri için uygun ortamı hazırlayabilirler.” 
Alper Hasanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b6c548b-77f0-49df-abcb-91552bfa0b76.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekme Tokatlı Şehir Rehberi</image:title>
            <image:caption>İnsan artık asla eskisi gibi olmaz ya bazen. Nehirler aynı okyanuslara dökülmeye devam ediyordur oysa, akçaağaçlar kırmızı yapraklarını kışın döküyor, mürekkepbalıkları solungaç solunumu yapmaktan vazgeçmiyordur. Ama senin için değişim vaktidir. İşte öylesine bir başkalaşım kayası gelip oturmuştu içime. 
 
Mevsim Yenice, ilk öykü kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi’nde insanın şehirle ve gündelik yaşamla olan bağını araştırırken ilerleyen yıllarda daha da şekillenecek anlatı evreninin ilk taşlarını döşüyor. Kişinin dünyayla kurduğu bağı sorgulayan, gündelik olanın kendi içerisinde ne derece tutarsız ve yorucu olduğunu vurgulayan bu öyküler, öte taraftan istihzanın nasıl da hemen her an hayatın bir parçası olduğunu ortaya koyuyor. 
 
Tekme Tokatlı Şehir Rehberi, insanın şehirle, gündelik yaşam ve yakın çevresiyle kurduğu bağları araştıran ve bunu yaparken okura yeni düşsel pencereler açmaktan geri durmayan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85bee011-2fd7-461e-be23-39bbbb1fb25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Memleket Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“Bu topraklarda doğan herkes gibi ben de kusurlu genlerimizden az çok taşıyor olmalıyım ki anlattığım küçük hikâyelerin hangisini yaşadım, hangisini dinledim, hatta bazılarını farkında olmaksızın uydurdum, bilemiyorum. 
Belki başkalarının anılarını benim sanıyorumdur. 
Belki gerçeklerin hafızamda kalan parçalarını örüp genişletiyorumdur ya da yaşadım sandığım şeyleri çocukluğumu dolduran kitaplarda okumuş ve o güzel yazarların anlattıklarını bizzat yaşadım sanacak kadar benimsemişimdir. 
(...) 
Anlamak için boşluklara dokunmam, onları örmem, emin olamadığım gerçeği hikâye etmem gerekiyor. Anlattıklarımın birer hikâyeymiş gibi okunmasını talep ediyorsam da tümüyle uyduruyor değilim. Yaptığım şey büyük siyah lekeleri kurguyla doldurmak, böylece başaramasa da bütün olmak isteyen bir anlatı kurmak.” 
 
Memleket Hikâyeleri, Ayfer Tunç’un bir kurgu yazarı gözüyle “memleket”e ve memleket insanına bakışlarını, bu bakışlardan damıttıklarını bir araya getiren, onun duygu ve düşünce dünyasının yerel kaynaklarını açığa çıkaran yazılardan, fotoğraf okumalarından ve hikâyelerden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8f3e5c-0d75-4962-8490-460903128f4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Maceracı köpek Kara bir gün en sevdiği ormana gider ama yapraklar solmuş, hayvanlar kaybolmuştur.  Mevsimler uyuyakaldığı için yaz günleri uzadıkça uzamıştır. Kara’nın bir an önce mevsimleri bulması ve iklim değişikliği denen bu sorunu çözmesi gerek. Çocukların yardımıyla dünyayı adım adım iyileştirecekler... 
Çocuk şarkılarıyla tanınan Banu Kanıbelli bu kitapta iklim değişikliğini çocuklara yüreklendirici ve yalın bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f21a97d-a3a5-4d24-aa00-07975d382c9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşbaz</image:title>
            <image:caption>Kuşları çok seven biriyle hiç tanıştın mı? 
Mahalleye taşınan çocuk, yeni arkadaşlarıyla çok iyi vakit geçirir ama onlardan biraz farklıdır. Bilgisayar 
oyunları ya da futbol maçları yerine onun gözü hep doğadadır. Bir gün karşısına çıkan bembeyaz güvercin onu büyüler. Fakat bu yeni merakı arkadaşlarının alay konusu olur. Fırtınalı bir gün herkesin fikrini değişecektir, ama nasıl? 
 
Kuşbaz, ödüllü illüstratör ve grafik tasarımcı Uğur Altun’un çocukluk anılarından ilhamla kaleme aldığı ilk eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbd0ef45-a62c-472d-9183-8bd802e60cc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyafetsiz Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Uzun ince bir yol hayat… 
Bu yolda yürürken; sahip olduklarını, yolda bulduklarınla asla değişme Çocuk… 
Karakterin yine aynı, sağlam kalsın büyüdüğünde... 
Değişme ki, dostluğun da, sadakatin de baki kalsın… 
Kalsın ki, adımızdan sonsuza dek adam diye söz etsinler... 
Nuran OLKAY İPEK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7114baca-fc63-411e-943b-b8f67d780805.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Kültüründe Besmele Hamdele Salvele</image:title>
            <image:caption>Bir Müslüman herhangi bir işe başlamadan önce Besmele çekmekle “Herhangi bir varlık adına değil, Rahman ve Rahim olan Allah adına, O’nun rızası ve O’nun izniyle başlıyorum” demek ister. Helal olan her lokmaya, her eyleme Besmele ile başlamak Allah’ın emridir. Yenilmesi helal olan bir hayvanın etinin bile yenilebilmesi için bile Besmele ile kesilmesi şarttır. Besmele, müminin koruyucu zırhıdır. Besmelesiz her işe şeytan karışır düşüncesi boşuna değildir. 
Yemeğin ve işin bitiminde Allah’a hamd, verdiği nimetlere şükretmek gerekir. Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti de “hamd” kelimesiyle, “Âlemlerin Rabbine hamd” ile başlar. Onun içindir ki şükretmeyi bilmeyene nankör denilir. Cenab-ı Hak “Bana şükredin. Sakın bana nankörlük etmeyin” buyuruyor. 
Allah’ın son peygamberi, âlemlere rahmet olarak gönderilen, hem insanların hem de cinlerin resulü olan Hz. Muhammed’e salat ü selam getirmek, hem Allah’ın emri hem de Peygamber Efendimizin bizden beklentisidir. 
Müslüman her işe Besmele ile başlar, hamd ve şükür ile bitirir. Resul-i Ekrem’in anıldığı her yerde salat ve selam getirmeyi ihmal etmez. Bu anlayış, İslam kültürüne iyice yerleşmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3113697d-b3fb-4f5e-955e-93fb88fbdccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Anne Baba Olmak Doğum Öncesi Eğitim Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yaşamı boyunca insan eğitiminin en önemli dönemlerinden biri olan doğum öncesi döneme odaklanmaktadır. Anne karnındaki bebeklerin, dünyaya gelmeden önce aldığı eğitimden pek söz edilmez. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, bebeklerin anne karnında geçirdikleri dönemin, onların hayatları boyunca taşıyacakları temel izleri belirlediğini göstermektedir. Doğum öncesi eğitim, anne karnındaki bebeklerin duygusal, zihinsel ve ruhsal gelişimini desteklemeyi amaçlar. Bu süreçte anne babanın yanı sıra çevre faktörleri de oldukça önemlidir. Bebeğin duyduğu müzikten, anne babanın iletişim şekline kadar her şey, annesinin sevdiği, sevmediği şeyler, korkuları, hobileri, fobileri, özetle davranış ve kişilik özelliklerinin çoğu onun gelişimine etki eder. Bu dönemde bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişiminin sağlıklı olması, anne babaların en çok ilgilendiği konuların başında gelmektedir. Çocuklarının zeki ve sağlıklı olmasını istemek elbette anne babaların en önemli hakkıdır. Ancak aynı zamanda onların ruhsal (duygusal ve manevi) gelişiminin sağlıklı olmasını istemek de çok önemlidir. Bu kitap, doğum öncesi eğitimin önemini vurgulamanın yanı sıra, anne baba adaylarına ve ilgili herkese çocuğun duygusal ve manevi gelişimi açısından bu süreci nasıl daha bilinçli ve etkili bir şekilde yönetebileceklerine dair pratik bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Uzman görüşleri, bilimsel çalışmalar ve gerçek yaşam deneyimlerinden örneklerle dolu olan bu kitabın eğitimde doğum öncesi dönemin öneminin anlaşılmasını ve gelecekteki nesillerin daha sağlıklı ve mutlu bir şekilde yetiştirilmesine katkıda bulunmasını umut ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d65e38-dd57-4872-a761-b099a90ae265.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kurt Saklambaç Oyunu – İlk Okuma Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik Kurt ve dostlarının eğlenceli maceralarına hazır olun! 
  Sevimli hayvan dostlarımızın gün boyunca başına gelen eğlenceli olaylar, okumaya hevesli ve sabırsız minikler için harika bir başlangıç olacak. Çocuklarımızın ilgisini ve dikkatini canlı tutmanızı sağlayacak resimlerle dolu bu öykü kitabı, okuma alışkanlığı kazandırmak, kelime dağarcığını geliştirmek ve keyifli vakit geçirmek için birebir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55e6c22-d019-40c5-9221-7ac73e519e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kurt En Güzel Pasta Hangisi? - İlk Okuma Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik Kurt ve dostlarının eğlenceli maceralarına hazır olun! 
  Sevimli hayvan dostlarımızın gün boyunca başına gelen eğlenceli olaylar, okumaya hevesli ve sabırsız minikler için harika bir başlangıç olacak. Çocuklarımızın ilgisini ve dikkatini canlı tutmanızı sağlayacak resimlerle dolu bu öykü kitabı, okuma alışkanlığı kazandırmak, kelime dağarcığını geliştirmek ve keyifli vakit geçirmek için birebir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f309b69c-353f-46e6-bbd2-72e4cfd5a6cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Robot Hasta</image:title>
            <image:caption>Robotlar hiç hastalanır mı demeyin! Pelin Güneş&apos;in “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonu için yazdığı Bizim Robot Hasta, ileri teknolojinin gelecekte insanların günlük yaşamlarına ve iş yapma alışkanlıklarına ne denli etki edeceğini gösteren komik bir öykü. Her işlerine koşan yardımcı robotları ansızın hastalanınca sudan çıkmış balığa dönen bir çekirdek ailenin başından geçen matrak olayları anlatan yazar, bilime ve teknolojiye bel bağlamanın el becerilerimizi nasıl körelteceğini vurguluyor.   Ritmik dili ve eğlenceli üslubuyla her yaştan okurun kendi ev hâlinden izler bulacağı kitap, Berna Dörtpınar&apos;ın ele avuca sığmaz resimleriyle iyice şenleniyor. İster inanın ister inanmayın ama, robotlar da olur hasta! Bu nasıl mümkün diye sorarsanız, sebebi bazen bir kod hatası bazen de küçük, paslı bir vida. Hepiş, arıza yapıp yatağa düşünce, evde başladı büyük bir karmaşa! Ev ahalisinde tarifsiz bir endişe, telaş, koşuşturmaca. Çaresiz, herkes işe koyuldu oflaya poflaya... Bakalım kim, nasıl iyileştirecek evin emektarını bu curcunalı ortamda? Teknolojik ilerlemelerin sıradan hayatlarımıza yansımasını kendine has bir mizah anlayışıyla ele alan Pelin Güneş, Bizim Robot Hasta ile yakın geleceğe dair hem komik hem de düşündürücü öngörülerde bulunmayı da ihmal etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c441bfb3-ba3f-41cc-a6cd-85cc365fc912.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Öykü</image:title>
            <image:caption>Bir öyküyü “mükemmel” yapan şey nedir? Aytül Akal&apos;ın “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonu için kaleme aldığı Mükemmel Öykü, çocuk edebiyatının tartışmalı konularından “steril” kitap olgusunu, sansür ve otosansür kavramları özelinde ele alan, ezber bozan bir metin. Fikir yaratım sürecinde dışarıdan “müdahalenin” yaratıcılığa nasıl olumsuz etki ettiğini gösteren bu hikâye, çocukların hayal gücünü beslemek için onları destekleyip özgür bırakmanın önemine vurgu yapıyor. Zamane çocuklarının anne babalarıyla ilişkisine renkli bir parantez açan kitap; Burcu Koçer Oruç&apos;un göz alıcı çizimleri eşliğinde okurları kendi “mükemmel” öykülerini yazmaya heveslendiriyor.  “Öykü dediğin kalemle, kâğıtla yazılır,” diyorsanız, bir adım geriye çekilin ve düşünün: Öykü yazmak şakaya gelmez! Öğretmeni Defne&apos;den, 14 Şubat Dünya Öykü Günü için sınıfı adına bir öykü kaleme almasını ister. Kitap okumayı çok sevdiği için bu ödevin kendisini zorlamayacağını düşünen küçük kız, henüz ne hakkında yazacağına karar vermeye çalışırken anne babasının “yersiz” müdahalelerine maruz kalır. Bulutlar pembe değil, beyazmış.
Küçük kertenkelenin yolunu kaybetmesi çocuklarda kaygı yaratabilirmiş.
Uzaylıların varlığına inanan varmış, inanmayan varmış...
Öyle yazma, böyle yazma! Defne her yazdığının üstünü çizip yeniden başlamaktan yorulmuşa benziyor.   Acaba bir öyküyü mükemmel yapan nedir? Eğlenceli olması mı? Öğretici olması mı? Yoksa “sakıncasız” olması mı? Hayal gücünün sınırsızlığından beslenen Mükemmel Öykü, fırsat tanındığında çocukların tek başlarına neler başarabileceklerini neşeli bir dille anlatan, “mükemmel” bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ad8d437-9104-4000-8991-0ee215cfe4e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rick and Morty Evreni</image:title>
            <image:caption>WUBBALUBBADUBDUB!
Rick and Morty’nin sıradışı, uçuk kaçık, baş döndürücü, nefes kesici, ezber bozan, kafa patlatan, şahane evrenine hoş geldiniz!
Sıradan (ve son derece sıkıcı!) bir ailenin ortasına bir nötrino bombası gibi düşen Rick Sanchez, evin garajını laboratuvara çevirdikten sonra, yanında ailenin en küçüğü yeniyetme Morty’yi de sürükleyerek evren evren dolaşmaya, boyutlar arasında türlü yaratık ve simülasyonlarla dolu heyecan verici maceralara atılıyor. Kimi zaman evreni yok olmaktan kurtarıyor, yeri geliyor zamanı durdurup keyfine bakıyor. Morty’yle birlikte boyutlar arası televizyon izleyip neşelendiği de oluyor, paralel bir evrende kendi cesedini gömdüğü de. Ama hayatı hep bilimsel bir deney gibi gören Rick Sanchez’in hakikat arayışı hiç bitmiyor. 
Felsefeci yazar Chris Le Guelf bu kitapta, Rick’in atıldığı maceraların ve aileyle olan diyaloglarının altında yatan bilimsel ve felsefi meseleleri dizinin en çok havada kalan, en kafa yakıcı bölümleri üzerinden açıklamaya girişiyor. Kuantum fiziğinden çoklu evrenlere, Platonculuktan varoluşçuluğa pek çok konuyu herkesin anlayacağı bir dille aktaran Rick and Morty Evreni maalesef size hayatın anlamını bulmanızı garanti edemiyor ama okuduktan sonra bütün bölümleri yeniden izleyip, yaşadığınız hayata ve dünyaya bambaşka gözlerle bakacağınız kesin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e7d745-24bb-4ac8-8455-ca72cb346810.jpg</image:loc>
            <image:title>M.Ö 1177’den Sonra Medeniyetlerin Kurtuluşu</image:title>
            <image:caption>&quot;Dönüm noktası olacak bir kitap: anlaşılır, ayrıntılı ve aydınlatıcı.&quot; Nassim Nicholas Taleb, Siyah Kuğu&apos;nun çok satan yazarı 
Eric H. Cline, bu kitapta M.Ö. 1177: Medeniyetin Çöktüğü Yıl adlı eseriyle başlattığı hikâyeyi devam ettirerek Geç Tunç Çağı Çöküşü&apos;nden sonraki dönemi inceliyor. Tarih sahnesindeki büyük medeniyetlerin çöküşlerinin ardından toparlanma ve dönüşüm süreçlerine odaklanıyor. Tüm Ege ve Doğu Akdeniz&apos;i etkileyen uluslararası ağın bozulmasıyla birlikte her bir toplum hayatta kalma mücadelesi vermiştir. Medeniyetlerin yapabilecekleri, yeni normalle başa çıkmak, uyum sağlamak ya da dönüşmekti, ki yapamadıkları takdirde tarih sahnesinden tamamen silinmeleri de kaçınılmazdı. Geç Tunç Çağı Çöküşü&apos;nden sonraki dönemde sadece hayatta kalanların nasıl başardığı değil, aynı zamanda ortadan kalkan medeniyetlerin neden başarısız oldukları da araştırmanın konusudur. Bu kitapta, coğrafi bir yaklaşım benimsenerek her bir toplumun zaman içinde nasıl tepki verdiği ve bu tepkilerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu incelenmektedir. 
Arkeolojik buluntulara, yazıtlara ve mektuplara dayanarak entelektüel bir şeffaflık hedefleyen ve okuyucuya her bir toplumun hikâyesini anlatmayı amaçlayan Cline, günümüz dünyasındaki potansiyel felaketlerle başa çıkmak için geçmişten öğrenilen derslerin hayatımıza nasıl tatbik edilebileceğini de ele almaktadır. Geçmiş medeniyetlerin çöküşü ve yeniden inşası üzerine yapılan araştırmalara değerli bir katkı sunduğu bu kitapta okuyucuyu tarihin derinliklerinden bugünün dünyasına götürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24fe8881-0a37-4e83-8939-b2ae1806d56e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader</image:title>
            <image:caption>“Doğru zaman geldiğinde oyuna geri dön ve kalbinin yeniden âşık olmasına izin ver.”   Gracelyn, hayatını kendi kurallarıyla yaşayan bir kadındır. Ancak bir gün, kardeşi ve eşi trajik bir kazada hayatını kaybedince on yaşındaki yeğeni Gabriel’e bakmakla yükümlü olur. Onun düzenini bozmamak için San Diego’ya taşınır ve orada bir sahil evi kiralar.   Yan komşuları, dünyayı dolaştıktan sonra eve dönmeye hazırlanan çekici anatomi profesörü Nathaniel ve onun küçük kızı Morgan’dır. Son on yılını bekâr bir baba olarak geçiren Nathaniel, hayatına kimseyi almamıştır. İki komşu arasında giderek derinleşen bir bağ kurulur. Ancak Nathaniel’in eve dönme planları ile Gracelyn’in San Diego’da kalma zorunluluğu, aralarındaki bu bağı sınamaya başlar.   Öpücükler çalınırken, yasaklar bozulurken ve yaz sona ererken kalpler bir arada kalabilecek mi, yoksa her şeyi vedalar mı mahvedecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50d74b6c-e8fa-47b5-998a-8e886c09d5bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Köstekli Saati</image:title>
            <image:caption>“Zaman en kıymetli hazinedir, değerini bilene, 
Kitap en büyük hazinedir, okuyup arif olana, 
Aile en büyük hazinedir, birlikte sımsıkı sarılana.” 
“Dedemin Köstekli Saati, Sinem ve Barış kardeşlerin Anadolu’nun buram buram tarih kokan, efsanevi şehri Amasya’da, dedelerinin gizemli evinde yaşadıkları maceraları anlatıyor. Birgül Yangın Aslanoğlu, kardeşi Göksel ile yaşadığı çocukluk anılarından yola çıkarak kurguladığı romanında seksenlerde çocuk olmayı hatırlatıyor. Kitap kurdu Sinem ve sayılarla arası çok iyi olan Barış muhteşem bir ikili olup sizi şifrelerle dolu bir yolculuğa çıkaracak. Dedelerinin mirası köstekli saat, bakalım Sinem ve Barış’ı nasıl bir serüvene sürükleyecek?” 
Mustafa Asım Ekmekçioğlu / Eğitimci yazar 
“Birgül Yangın Aslanoğlu, Dedemin Köstekli Saati kitabıyla bugünün çocuklarının yüreklerine hitap etmekle kalmayıp yetişkinlerin içindeki çocuklara da dokunmuş. Kitapta sevgi, saygı, kararlılık, azim ve paylaşmanın yanı sıra kültürümüzün kadim geleneklerinden misafirperverlik, yardımseverlik ve imece gibi birçok değer ilmek ilmek işlenmiş. Aile olmanın öneminin vurgulandığı roman hem kültürel özelliklerimizi yansıtması hem de değerlerin sürükleyici ve ilgi çekici bir kurguyla verilmesi açısından örnek bir eser. Farklı yeteneklere sahip birbirini tamamlayan iki kardeşin macera dolu sıcacık hikâyesini bir solukta, keyifle ve gülümseyerek okuyacaksınız.” 
Rahime Eker / Uzman Psikolog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e393d2a3-65ef-457f-b427-7113ba8512f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Atığa Hayır De! - Daha Az Atık Çıkarmanın 101 Kolay Yolu</image:title>
            <image:caption>Yaşam tarzınızı kökten değiştirmeden de olumlu farklar yaratabilirsiniz.
 
Bu kullanışlı kitap, atığı azaltmak için öneriler sunuyor. Bu önerilerin içinde gereksiz ambalajdan kurtulmanın, eskimiş ev eşyalarını onarmanın ya da geri dönüştürmenin ve gıda israfını ciddi bir şekilde azaltmanın yolları da var. Daha az atık çıkarmanın 101 basit yoluyla, ilk adımlarınızı kolayca atacak ve fark yaratacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200b6195-0157-4a8f-b207-6b93251a3e74.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Müzik Efsanesi Özlemek Nasıl Kokar?</image:title>
            <image:caption>Nil, uzun zamandır görmediği, burnunda tüten halasına duyduğu özlemle başa çıkmak için yaratıcı bir fikir üretir: burnuna mandal takmak. Yine de o özlem dolu kokular dört bir yanını sarar: ıspanaklı börek kokusu, mis gibi çiçek kokusu, halasının kokusu… Sahi, özlemek nasıl kokar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e701eb07-22e0-4b45-bf55-dcf4f44dd73c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kayam</image:title>
            <image:caption>“Bu benim kayam. Burada yüzlerce kaya var ama ben bunu seçtim. Kaya dediğin böyle olur; denize yakın, karaya yakın. Bir tepenin üstünde. Burada yüzlerce kaya var ama ben her zaman bu kayayı bulurum.” Kuşun bir kayası var. Bu onun kayası. Ama ya kertenkele de bu kayanın kendi kayası olduğunu düşünürse? Büyük küçük herkes için felsefi bir resimli kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94602e16-20b9-420f-854e-fa0d8e6330ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Birileri</image:title>
            <image:caption>İsmim Luce. Gülmeyin, bu büyükannemin adıydı. Çillerim, siperlikli bir şapkam var ve (burada gördüğünüz) bir apartmanda yaşıyorum. Dördüncü kat, A merdiveni, sağdaki daire. Şişe kapaklarını, taşları ve resim çizmeyi severim. Bir sürü resim çizdiğim bir defterim var, hatta bazı şeyler toplayıp yapıştırıyorum.
Apartmanım tıpkı bir şehir gibi, tek farkı dikey olması. İçinde pek çok farklı insan var. Mesela aromatik sözcükler yetiştiren biri, düşen şeylerden korkan biri, rüzgâr kavanozları biriktiren biri, bir sürü ayakkabısı olan ama…
Cristina Bellemo ve Gioia Marchegiani meraklı tipler. Yolculuğa çıkmayı, dağlarda yürümeyi; doğayı, mekânları ve insanları gözlemlemeyi severler. Biraz Luce’ye biraz da Bay Basilico’ya benziyorlar. İkisinin de ellerinin altında daima bir defter vardır: Cristina yazar, düzeltir, not alır; Gioia çizer, karalar, boyar. Karşılaştıkları ve değerli buldukları şeyleri paylaşmak için saklarlar. Birlikte farklı kitaplar yaptılar: Bu, birlikte çalıştıkları ikinci kitap. İleride başka kitaplar da yapacaklarından eminler. Hikâyelere tutkunlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c778f04-f0a7-4eff-b9f4-6892cf06a467.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyen Neşe</image:title>
            <image:caption>Daha mutlu ve huzurlu bir yaşama giden yolunuzu büyütmek için bitkisel uygulamalar Maria Failla, bitkilere olan sevgimizin ardındaki bilimi araştırıyor ve onların varlığıyla keyif dünyasının kapılarını nasıl açabileceğimizi paylaşıyor.
Sabahları ekrana bakmadan önce bir bitkiye bakmayı alışkanlık haline getirmekten, evinizde bitkilerle beraber onarıcı bir sığınak oluşturmaya kadar orijinal fikir ve ipuçlarıyla Büyüyen Neşe, doğayla bağlantıda kalmanıza ve anlamlı bir yaşam oluşturmanıza yardımcı olacak.
• Pratiklerle stresi yok edin, kendinizle ve doğayla yeniden bağlantı kurun.
• Sağlıklı yaşamın köklerini keşfetmek için yönlendirmelerle derine inin.
• Bitki ve insan bağlantısının arkasındaki bilimsel içgörüyle ilerleyin.
• Bitki ebeveynliği kişiliğinizi öğrenerek kendinizi keşfedin.
• Bitki katilinden mutlu bir bitki dostuna dönüşmek için hızlandırılmış
“Bitki Bakımının Temelleri” kursuna katılın.
Bitkilerimiz gibi neşe de gelir, akar, büyür ve ölür. Şekil değiştirir, gelişir; bazen onu bulması kolay ve bazen de son derece zordur. Ne olursa olsun, hepimizin hayatta daha fazla neşeye ihtiyacı var.
Hayatınızın hangi mevsiminde olursanız olun, –ister günlerinizi canlandırmanın eğlenceli yollarını, ister bitki ebeveynliğinde bir sonraki adımı nasıl atacağınıza dair önerileri ya da belki daha derin bir şey arıyor olun– Büyüyen Neşe hem çiçek açmanız hem de bitkilerinizle beraber büyümeniz için size ilham
verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105647f3-579f-4a3a-ade7-20bf82928a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Can ve Badem İz Peşinde: Kurabiyelerimi Kim Yedi?</image:title>
            <image:caption>Can bisikletten düşüp kolunu kırar ve tüm keyfi kaçar. Çünkü kırık bir kolla o hafta sonu gerçekleşecek basketbol turnuvasına katılması imkânsızdır! Maç günü annesi ona en sevdiği kurabiyelerden hazırlar. Ev buram buram kurabiye koksa da kurabiye tepsisi bomboştur. Böylece Can ve Badem kurabiyelerin peşine düşer. Kayıp kurabiyeleri bulabilecekler mi dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f75ab752-a9b2-418e-aca3-47140e16c432.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Ol - Çekingenliğin Üstesinden Gelme Rehberİ</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz sosyal ortamlarda soyutlanmış ve gergin mi? Diğer çocuklara yaklaşmak ya da arkadaş edinmek ona zor geliyor olabilir mi? Hobi ve etkinliklerde yer almaktan kaçınıyor gibi mi? Tüm bunlar çocuğunuzun çekingenlikle baş etmeye çalıştığının işaretleri olabilir. Bu kullanışlı rehber, çocuğunuzun çekingenliğin üstesinden gelmesine yardımcı olmak için bilişsel davranışçı terapi ile farkındalık yöntemlerini kolay etkinliklerle harmanlıyor. Kitap 7-11 yaşındaki çocukları hedefliyor çünkü bu yaş aralığında yaşananların çoğu, çocuğun özgüveni üzerinde büyük bir etkiye sahip; üstelik sadece anlık değil, ömürlük. Çocuğunuz, kendini özdeşleştirebileceği arkadaş canlısı ve destekleyici Deniz’in rehberliğinde olacak. Ebeveynler için de faydalı püf noktaları, ilham verici sözler ve kullanışlı bilgilerle dolu bu kitapla, eğlenceli ve merak uyandıran etkinlikler aracılığıyla cesaretini keşfedecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f655a9b9-e67b-4b4d-bb93-c4ffaa335fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Yiyecekler Serisi - Havalı Nohut</image:title>
            <image:caption>1 numaralı New York Times çok satan ekibi, Jory John ve Pete Oswald’dan... KARŞINIZDA HAVALI BAKLAGİLLER! Salına salına yürüyorlar. Havalarından geçilmiyor. VE BEN. HAVASI SÖNMÜŞ BİR NOHUT… Havalı olmanın aslında ne demek olduğunu öğrenmek üzereyim. Kötü Çekirdek ve İyi Yumurta’yı sevdiysen, New York Times’ın 1 numaralı çok satan ikilisi Jory John ve Pete Oswald’un bu üçüncü resimli kitabını okurken havanı bulacaksın. Bu kitapta bir grup baklagil biraz mizah, biraz zekâ, biraz da sevimlilikle bize önemli bir ders veriyor: Kibarlık diğer birçok şeyden çok daha havalıdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f778aa-f6b2-4cea-8365-97a9ff0190e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Yiyecekler Serisi - İyi Yumurta</image:title>
            <image:caption>Daima iyi bir yumurta oldum. Eminim bir yumurta ne kadar iyi olabilir merak ediyorsundur. Şöyle ki… Çiçeklerini sularım. Arabanın lastiklerini değiştiririm. Evini bile boyarım. İhtiyacın olduğunda, bil ki yardıma hazırım. Evet, ben gerçekten çoooooook iyi bir yumurtayım. Peki sence de fazla iyilik kabuk çatlatmaz mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4fba6b0-a16d-4606-a37c-a74eedd3f648.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Yiyecekler Serisi - Kötü Çekirdek</image:title>
            <image:caption>İşte kötü çekirdek. Hem de çooooooook kötü. Ne kadar mı kötü? Gerçekten bilmek istiyor musun? Olur olmadık yalan söyler. Kuyrukta hep başkalarının önüne geçer. Ellerini hiç yıkamaz. Ne de ayaklarını... Ve daha bir sürü kötü şey yapar. Peki kötü bir çekirdek artık kötü olmak istemezse ne olur? Kötü çekirdek kötü huylarından vazgeçebilir mi dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f7e36b-6359-4b8c-807d-a54f32836bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular</image:title>
            <image:caption>İyi bir roman yazmak için öncelikle neye ihtiyacınız var? Parlak bir fikre mi? İyi bir atmosfere mi? Güçlü mekân tasvirlerine mi? Sağlam bir olay örgüsüne mi? Hepsini başardınız ama hâlâ içinize sinmiyor mu? Karakterlerinizi tekrar gözden geçirmeye ne dersiniz? Size bu yolda da destek olmak için hep kitap’ın yazmayı ve okumayı hayatının merkezine yerleştirenlere yolarkadaşlığı yapmayı hedefleyen “Atölye” kitaplarına yepyeni bir dizi ekleniyor: Karakter Yaratma Rehberi. Yazarlar için en zor meselelerden biri karakterin duygularını okurlara eşsiz, ikna edici bir şekilde aktarmaktır. Bunun için sadece karakterinizi değil, duyguları da iyi analiz etmeniz; nasıl bir atmosfer yaratmanız gerektiğini bilmeniz gerekir. Bu kitap, içinde yer alan duygu tanımları, her duyguya eşlik eden fiziksel işaretler, düşünceler ve içsel tepkilerle yazar ve yazar adayları için bulunmaz bir rehber. Her maddenin sonunda verilen ipuçlarıyla duygularla ilgili sorunlar ele alınıp hepsinin üstesinden gelmek için çözümler de sunuluyor. Yaratacağınız karakterlerin duygularını sayfalarca anlatmadan gösterebilmek, okurların karakterin tek bir hareketinden bile hislerini anlayabilmesi ve kendini kurguya teslim edebilmesi için Duygular kitabına göz atmayı unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867f5093-5bee-4535-bd65-13c2ba2267c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Yaralar</image:title>
            <image:caption>İyi bir roman yazmak için öncelikle neye ihtiyacınız var? Parlak bir fikre mi? İyi bir atmosfere mi? Güçlü mekân tasvirlerine mi? Sağlam bir olay örgüsüne mi? Hepsini başardınız ama hâlâ içinize sinmiyor mu? Karakterlerinizi tekrar gözden geçirmeye ne dersiniz? Size bu yolda da destek olmak için hep kitap’ın yazmayı ve okumayı hayatının merkezine yerleştirenlere yol arkadaşlığı yapmayı hedefleyen “Atölye” kitaplarına yepyeni bir dizi ekleniyor: Karakter Yaratma Rehberi. Okurlar, hayatı iniş çıkışlarla geçmiş karakterlerle daha derin bağlar kurarlar. Gerçekçi ve ikna edici karakterler yaratmak istiyorsanız bu karakterlerin nasıl insanlar olduklarını iyi bilmeniz gerekir; sadece şimdiki hikâyelerinde kim olduklarını değil, onları buraya neyin getirdiğini de. Karakterlerin geçmişindeki deneyimler arasında en yıkıcı olanı ise duygusal yaralardır. Bir travma onları bambaşka insanlara dönüştürebilir, inançlarını değiştirebilir, hedeflerine ulaşmalarını engelleyebilir. Bu da hikâyenizin çatısını tümden değiştirir. Karakterin geçmişindeki yaraların izini sürmek davranışlarını şekillendirmenizi sağlar. Duygusal Yaralar sayesinde hem bu izleri rahatça takip edecek hem de geçmiş yaralarının karakterin şimdiki hayatını nasıl etkilediğini, korkularının neler olduğunu, onu aşmak için neler yapabileceğini okura sezdirmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm ipuçlarına ulaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/767297f1-a9c4-4014-8997-c7ac99ad4d6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Dişliler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Maya&apos;nın sütdişi kayıp ve ağzında kocamaaaan bir boşluk var! Üstelik bu haliyle okula gitmesi gerekiyor. Peki Maya bu eksikliği kimseye belli etmeden okul gününü nasıl geçirecek dersin?
Eksik Dişliler Kulübü değişimi ve kendini olduğu gibi kabullenmek, beklemeyi öğrenmek, sabretmeyi bilmek üzerine samimi ve eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b344f179-b154-4c30-9f3a-ef8a43144ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ete Hayır De! - Hayvansal Ürünleri Azaltmanıza Yardımcı Olacak Basit İpuçları ve Kolay Tarifler</image:title>
            <image:caption>Et tüketiminiz konusunda endişelenmeye mi başladınız? Daha az et yemek için çevreselden ahlakiye kadar birçok geçerli sebep var. Yaşam tarzınızı kökten değiştirmeden beslenmenizde olumlu değişimler yapmak mümkün. Bu kullanışlı kitapta, et yerine basit alternatifler öneriliyor. Bunların arasında beslenme ipuçları, lezzetli yemek tarifleri ve hayvansal ürünlerin muadilleri de bulunuyor. Bu kitapla, et tüketiminizi önemli derecede azaltmanın ilk adımı kolayca atacak ve fark yaratacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98cdcc2-e47c-49a2-8fd3-d4e9fd6fb43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Kısa Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Cüce galaksilerden sarmal galaksilere, genç yıldızlardan meteorlara, kırmızı devlerden asteroit kuşaklarına 130 önemli bileşen… Teoriler, yapıtaşları, geçmiş ve gelecek hikâyeleri… Evren nasıl oluştu? Büyük Patlama’dan hemen sonra neler yaşandı? Güneşimizin akıbeti ne olacak? Yıldızların enerji kaynağı nedir?
Olağanüstü görsellerle bezeli, anlaşılır ve yalın diliyle “Evrenin Kısa Öyküsü” evrenin büyüleyici tarihinin tadını çıkarmanız için ihtiyacınız olan her şeyi sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e018c8-5215-4418-ab83-034b36004b25.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Okunmak İstemeyen Kitap</image:title>
            <image:caption>Bu kitap GERÇEKTEN okunmak istemiyor. Minnoş bir kitapsa okumak istediğiniz, hemen başka bir kitap seçin kendinize! Çünkü bu kitap ısırır, eğilip bükülür üstelik pek kandırıkçıdır. Ama... bu kitabı nazikçe ve dikkatle okşamayı akıl edebilirseniz, okunması oldukça mümkündür. İşte o zaman karşınızda, David Sundin adında ufak tefek ve komik bir beyefendi tarafından yazılmış, alışılmadık bir canlılıkta, dik kafalı ve baştan sona büyülü bir resimli kitap bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4e237f1-569e-4fda-942f-ffd4219872bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Şeyler</image:title>
            <image:caption>Sihirli bir gözlük takıp duyguları, fikirleri ve dünyamızı saran diğer görünmez şeyleri görebilsek bütün bunlar neye benzerdi? Yaşam deneyimimizi zenginleştiren görünmez şeylerin bu yaratıcı keşfi, bizi görünenin ötesine bakmaya ve gözle görülmeyen şeylerle bağ kurmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62510981-bc84-428d-9c0c-e5f9acf3ef15.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Ol</image:title>
            <image:caption>Ne kadar büyük veya küçük olursa olsun, herhangi bir şeyde başarılı olmak için içinde saklı olan cesareti bulmalısın. Hepimiz cesarete sahibiz ama bazen ona erişmek biraz zor olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a81fd37-5e95-4f6d-9227-edb3231459a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Pupa</image:title>
            <image:caption>Pupa’nın bir sorunu var: Boyunun bir zürafa kadar uzun olması! Aslında belki de bu bir dezavantaj değildir ama tabii bardağın neresinden baktığına bağlı. Pupa’nın annesinin ona anlatmak istediği de tam olarak bu. Çünkü bazen öyle bir an gelir ki sevmediğimiz özelliklerimiz bile aslında bizim gücümüz olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/611749a1-072d-47a6-9702-c827a3d78a00.jpg</image:loc>
            <image:title>Havva</image:title>
            <image:caption>“Cinsiyetlendirilmiş bir tür olduğumuz için Homo sapiens olmanın ne demek olduğundan bahsederken hesaba katmamız gereken önemli şeyler var. Kadın vücudunu da resme dahil etmemiz gerekiyor. Etmediğimizde ödün verdiğimiz tek şey feminizm olmuyor. Yarımızın memeleri olduğu gerçeğini görmezden geldiğimizde modern tıp, nörobiyoloji, paleoantropoloji ve hatta evrimsel biyoloji de zarar görüyor.”

Kadın bedeni insanın 200 milyon yıllık evrimine nasıl liderlik etti? Kadınlar neden erkeklerden daha uzun yaşıyor? Kadınların Alzheimer hastası olma ihtimali neden daha yüksek? Cinsiyetçilik evrimi nasıl etkiliyor? Kızlar neden ergenliğe kadar akademik testlerde bütün alanlarda erkeklerden daha iyi sonuçlar elde ederken ergenlikten sonra dengeler değişiyor? Neden kadınlar menopozda her gece ter içinde uyanıyor?

Cat Bohannon, dünyada büyük yankı uyandıran kitabı “Havva”da, bunlar gibi pek çok merak edilen soruya ışık tutuyor. “Havva” sadece insanlık tarihinin kapsamlı bir analizi değil, aynı zamanda uzun süredir erkek bedenine odaklanan bir dünya için acil ve gerekli bir düzeltme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38150b4a-5bc2-4307-9ba5-0f7ba41d9643.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Artık! Evrendeki En Çılgın ve Akıl Almaz Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Avustralya Çocuk Kitapları Konseyi tarafından Yılın Çocuk Kitapları Ödülleri’nde aday kitap olarak seçilmiştir Yok Artık! dedirten bir keşif yolculuğuna çıkmaya hazır mısın? Güvenilir robot yardımcın BÖVAS’ın yardımıyla dünyalar kadar şey öğrenmeye ne dersin? Örneğin bunları biliyor musun? Uranüs uzaya gaz mı sızdırıyor? Ortalama bir esneme 6 saniye sürer mi? Dünyada 3 trilyondan fazla ağaç mı var? Örümcek ağı, çelikten 5 kat daha mı güçlü? Bisikletler kendi kendilerine mi gider? Bu güzel tasarlanmış çocuk kitabı sana, etrafını saran dünya hakkında en çılgın ve tuhaf şeyleri öğretecek gerçekler, meydan okumalar ve cevaplanacak sorularla dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546a1b1d-7920-4a98-be2c-dd8a223c9f17.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Dünyaya Gelsem</image:title>
            <image:caption>“Yeniden dünyaya gelsem gökyüzü olurdum,” dedi deniz. “Dünyaya tersten bakardım.” Peki sen yeniden dünyaya gelsen ne olmak isterdin? Yeniden Dünyaya Gelsem, kendimiz olma yolculuğumuzda bize eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ee3e76a-ab90-4f9d-907b-41edf24eca45.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Gizemi</image:title>
            <image:caption>Yunuslar birbirlerine isimleriyle hitap eder; şempanzeler stratejik savaşlar yürütür; bonobolar küfürlü konuşmaya bayılır; kambur balinalar modayı takip eder; fareler parti düzenlemekten çok hoşlanır; karıncalar aynada kendi görüntüsünü tanır ve yuvasına dönmeden önce kendine çekidüzen verir; ördek yavruları soyut düşünmeyi gerektiren çetrefil testleri geçebilir; köpekler hainliği cezalandırır ama özür dilenince affedebilir; örümcekler mesleğini karakter özelliklerini ve kişisel zevklerini dikkate alarak seçer.
Ve insanlar bu gizem karşısında şaşırıp kalır. Ünlü biyolog ve davranış bilimcisi Karsten Brensing okuru insan ve hayvanlarda zihin gelişiminin kökenlerine götürüyor. Hayvanların Gizemi, hayvanların zihninde neler olup bittiğini merak eden herkes için olağanüstü bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ce6adfc-16eb-4e76-b720-cb5be11b58bb.jpg</image:loc>
            <image:title>İleri Seviye Numeroloji</image:title>
            <image:caption>Numerolog Melis Aygen’in kapsamlı bir rehber olarak kaleme aldığı Numeroloji Kitabı’ndan sonra adeta bir yaşam kılavuzu niteliğindeki İleri Seviye Numeroloji, sayıları keşfedeceğiniz heyecanlı yolculuğu baş- ka bir rotaya taşıyor. Numeroloji teorisinin yine isim, göbek isim ve soy isimle birlikte doğum tarihiyle yayılan titreşimleri- ni bir adım daha öteye götürerek daha derine iniyor. Evrensel ve kişisel gün, ay, yıl numaralarınızı öğre- nerek yaşamınızın döngülerine hâkim olacak; ifade düzlemlerinizle harflerin hayatınızı nasıl etkilediği- ni fark edecek; meydan okuma ve zirve numaralarınızın desteğinde seçimlerinizi yaparken hayat boyu başvuracağınız bir rehber daha edineceksiniz. Hem anlaşılması hem de uygulaması son derece kolay anlatımıyla, adım adım sonuca götüren bir ça- lışma kılavuzu şeklinde tasarlanan İleri Seviye Numeroloji, sayıların ve harflerin tılsımıyla yaşamınızın farklı alanlarını aydınlatacağınız ve hayat döngülerinizin hassasiyetinin farkına varacağınız önemli bir destekçiniz olacak. Altıncı yüzyıldan bu yana varlığını sürdüren kadim sayı ilmi numeroloji aynı zamanda sanattır, siz de en nadide sanatçısınız. O geniş tuvalinize en hoş renklerinizle içinizdeki sanatınızı yansıtın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09fd75d3-13e7-49ad-b5bb-4d570d71f65c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Geçmişte yediğiniz ve tekrar yemeyi çok istediğiniz bir yemek var mı? Kyoto’daki sessiz bir sokakta, kimsenin fark etmediği bir restoranda Koişi ve babası Nagare müşterilere olağanüstü yemekler hazırlıyorlar. Ama gelenlerin hevesle bir daha gelmesinin tek nedeni bu değil… Kendilerine “yemek dedektifleri” diyen baba kız müşterilerine iştah kabartan yemekler sunduktan sonra onların geçmişlerindeki o unutulmaz yemeği de bulup hazırlıyor. Kimi zaman artık bu dünyada olmayan birinin yaptığı bir yemeğin peşine düşüyorlar, kimi zaman çok önce kapılarını kapamış bir restoranın tariflerinin peşine. Japonya’da adından sıkça bahsettiren, dünyada da pek çok dile çevrilen kitap Yemek Dedektifleri’nde okuru, geçmişle bugünü birbirine bağlayan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a5d1dc-5171-4c99-94cc-26dd84153341.jpg</image:loc>
            <image:title>İliklerine Kadar Yazmak</image:title>
            <image:caption>Yazmak kendimizle tanışmak ve yakınlaşmak için bir yoldur. Bir düşünün: Karıncalar bunu yapmaz. Ağaçlar yapmaz. Safkan atlar, dağ geyikleri, ev kedileri, çimenler ya da kayalar yapmaz. Yazmak insanlara özgü bir faaliyettir. (…) Yazmak sınırlarımızı bırakmamızı ve her şeyle birleşebilmemizi sağlar.
 
Otuz yıldan uzun süredir yaratıcı yazarlık dersleri veren Natalie Goldberg, öğrencilerinden ve okurlarından iliklerine kadar yazmalarını istiyor; zihinlerindeki katışıksız, apaçık ifadeleri duymayı arzuluyor. Yazma tekniğini öğrettikten sonra, “Tamam, şimdi büyük bir dürüstlükle yazın” demenin bir işe yaramadığının farkında. O yüzden bu kitabında kimi zaman yazmanın yüzde doksanının dinlemek olduğundan, kimi zaman fiil kullanımından, kimi zaman şüphelerin üstesinden gelmekten, kimi zaman köklerimizi kazıyıp çıkarmaktan, kimi zaman da yazacak bir restoran bulmanın inceliklerinden ve hiçbir şey yapmadan bir yürüyüşe çıkmanın öneminden bahsediyor.
 
İlk kez yayımlandığı 1986 senesinden bu yana okulların
müfredatına bile giren İliklerine Kadar Yazmak sayesinde
içinizdeki yazarı özgür bırakacak, hatta belki de hiç bilmediğiniz yazar yönünüzle tanışacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ff04af-4283-4d8d-a9b0-460244c907b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İliklerine Kadar Yazmak: İçindeki Yazarı Özgür Bırakmak İçin 60 Kart</image:title>
            <image:caption>“Sizin için dileğim şu: Kartları çıkarın, bir yüzündeki konuyu ele alın ve yazın, yazın, yazın… Unutmayın: İyi ya da kötü yok, sadece sayfadaki kelimeler var. Başarı ya da başarısızlık yok.” Yazmaya “Düşünüyorum da…” diye başlayıp neler yazabilirsiniz? Ya da “Düşünmüyorum…” diye başlayıp. Sessiz olan şeyler hakkında yazmaya ne dersiniz? Mesela kızarmış ekmeğin üzerinde eriyen tereyağı. Bir kâsede duran üç zeytin… Kendinizi en çok nerede yalnız hissediyorsunuz? Brokoliyi daha önce hiç görmemiş birine tarif edebilir misiniz? İliklerine Kadar Yazmak kitabı onlarca dile çevrilen Natalie Goldberg herkesin sorduğu “Nereden başlamalıyım?” sorusuna yanıt veriyor. Tam buradan! Bu kartlar, sunduğu 60 konu başlığıyla hem zihninizi canlandıracak hem de yazma yolculuğunuzda ihtiyaç duyduğunuz özgüveni kazanmanıza yardımcı olacak. Her kartın ön tarafında bir konu, arkasında ise otuz yılı aşkın süredir yaratıcı yazarlık alanında çalışan Natalie Goldberg’in yalın, samimi kaleminden kısa bir ders var. Konuları birkaç farklı açıdan ele alıyor, bu sayede yazarlara ve yazar adaylarına şık bir kutu içinde yer alan 60 kartla, tekrar tekrar ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc19f2b-b6ec-4289-91e8-1dbbe6356050.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak</image:title>
            <image:caption>Bir kutup ayısı vahşi ormanın kıyısına vurduğunda, öteki hayvanlar ondan korkup kaçınır. Sonra bir gün, onun inanılmaz bir şeye kalkışmasına tanık olurlar. “Dieckmann, günümüzün en zorlu konularını şaşırtıcı derecede basit bir hikâyede harmanlayarak güzelce işliyor.” - Kirkus Reviews, STARRED REVIEW “Güzel bir ilk eser.” - Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=121999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c292a6a6-0e66-4c52-b540-4df8cb59b684.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Okuma Hikayeleri: İndia&apos;nın Aklı Bir Karış Havada</image:title>
            <image:caption>Sıklıkla İndia’nın aklı bir karış havadadır. Peki senin? Okumaya yeni başlayan çocukların kelime çözümlemesini ve anlama becerilerini pekiştiren kitaplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14632022-d803-447c-aeef-e0f2396f3656.jpg</image:loc>
            <image:title>İmdat! Bizimkiler Blogger Oldu</image:title>
            <image:caption>Akıllı telefonlar, sosyal medya, paylaşımlar...
Türk çocuk edebiyatının önemli ismi Aytül Akal öykülerinde modern hayatın alışkanlıklarını eğlenceli, düşündürücü, ironik bir dille ele alıyor.
Dört öyküden oluşan kitap anlatım dili ve metnin akıcılığıyla dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce32b96a-d329-45b1-aa87-89254a3bb247.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Çiçeği</image:title>
            <image:caption>“Son bir kez emeklediğin günü bilemezsin mesela. Son bir kez emekleyip sonra ayağa kalkıverir insan. Son bir kez kaydıraktan kayar ve bunun da son olduğunu bilmez. Bir arkadaşıyla son kez sokakta saklambaç oynar ılık bir yaz akşamı ve aslında son saklambacıdır bu oynadığı ama… Bilmez işte bilemez…” Run Gülüzar Run romanıyla tanıdığımız Ayşegül Kocabıçak, bu defa eski ve yeni öyküleriyle buluşturuyor bizleri. Duru bir anlatımla yol aldığımız her öyküde derindeki bilinmeyenler, iniş çıkışlar, bazen yükselip bazen hiç umulmadık zamanda bir kalbin en derinine inivermeler var. Bir pencerede, bir mezarlıkta, bir duvar dibinde, bir perde arkasında ya da bir soba kıyısında bir “an”da tüm hayatı sorgulayan hem sert nem nahif öyküler bunlar. Tüm bu yolculuk boyunca farkına varıyoruz ki şimdiki zamanın gölgesinde geçmişin izini süren her bir öykü kişisi önce kendisine sonra okura samimi bir el uzatıyor. Hayal kırıklığının umutla, uzun süreli yasların bir dönemeçte ansızın yaşamla yüzleştiği öyküler bir yandan içimize işlerken bir yandan da tedirginlik veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5f985e1-fbfd-41e7-b432-c6f54e6f73ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahvenin Peşinde - Avrupa Cafe&apos;lerinde Paris</image:title>
            <image:caption>Hiçliğin, edebiyatın ve dolayısıyla erotizmin başkentidir Paris. Bu yüzden bitmeyen, olan bitenin tümüne hâkim olamadığınız gizli bir şey hep kalır. (...) kabukludur Parisli, bu yüzden oyuncudur, bu yüzden sanatla beslenmiştir. Romantiktir ama iç bayıcı bir ‘kitch’e değil, erotizme giden bir romantizmdir bu. Bu yüzden hem biraz gizli kapaklı hem de çapkındır, oyuncudur... Cem Selcen kahvenin peşinde çıktığı Avrupa yolculuğunda bu defa Paris’te açıyor defterlerini; bir köşede oturup ortalığa bakıyor, tarihini soluyor şehrin. Ama ne tarih...Dünya edebiyatının da başkenti olan bu şehirde kimi zaman Hugo’nun, Balzac’ın, Camus’nün, Sartre ile Simone de Beauvoir’ın ayak izlerini takip ediyor, kimi zaman o uğrak yerlerin çok okuduğumuz, çok sevdiğimiz müşterilerinin hikâyelerini. Bazen de turist olmanın verdiği rahatlıkla iyi bir milföy uğruna aşıyor kilometreleri. Ve ortaya tam da Paris’e yaraşır şekilde, iştah açıcı, her sayfada vaat ettiğinden çok daha fazlasını veren, bazen gizemli, bazen tüm derdini ortaya seren bir kitap çıkıyor. Kahvenin Peşinde / Avrupa Café’lerinde dizisi Paris ile devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff0c1b2-aeb7-4e2c-a1ad-e93eee090375.jpg</image:loc>
            <image:title>Tangram Kedi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuk tangramla bir kedi yaptı. Sonra kediye bir oyun arkadaşı yapmaya karar verdi. Söylemesi kolay, siz bir de yapmayı deneyin! Çin yapbozu tangram yedi parçadan oluşur: iki büyük üçgen, bir orta boy üçgen, iki küçük üçgen, bir kare ve bir paralelkenar. Bu parçalarla yüzlerce şekil meydana getirebilirsin ama mutlaka her parçayı kullanman gerekir. Birlikte yapmaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55ca87c5-b06a-49e6-bfd7-47ce4b03db33.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşimin Sakladığı Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Hanna adında genç bir yazar İzlanda’nın bir kasabasına kitap yazmaya gelir. Orada liseden arkadaşı Tinna’nın ağabeyi Skorri’yle karşılaşır. Aniden geçmişin içine çekilen Hanna, Skorri ile kardeşinin büyük sırrını öğrenir. Tinna artık Berlin’de yaşamaktadır ama arkasında bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuş, sırrı da beraberinde götürmüştür. Skorri sırrının karanlıklarda kalması umuduyla kardeşinin peşine düşer…

İzlanda’nın sevilen yazarlarından Halldór Armand, kardeş ve aile bağlarının çarpıklığını etkileyici bir dille gözler önüne seriyor. Ailenin her bir üyesinin yas, suçluluk ve imkânsız bir kefaret arayışıyla nasıl mücadele ettiğini derinlemesine inceliyor. Arka planda varoluşun anlamı üzerine felsefi sorulardan oluşan bir bulmaca yavaş yavaş tamamlanırken ortaya, hayatın en büyük sorunlarını ele alan nefes kesici bir roman çıkıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51695f3f-a7c5-48cd-b41c-730f1dada6aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar İçinde</image:title>
            <image:caption>Yılbaşı yaklaşmıştı. Şehrin her yanında insanlar yılbaşı havasına girmişlerdi, Sofie ve babası dışında. Çünkü babası çok meşguldü. Ansızın kar fırtınasının ortasında bir geyik belirdi ve Sofie onunla ormana gitmeye karar verdi. Ormanda bir çam ağacı yapayalnız duruyordu. Birden Sofie’nin aklına harika bir fikir geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be4537d-10d5-48cc-85f5-be684917b0f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekere Hayır De! Şekeri Hayatınızdan Çıkarmak için İpuçları ve Kolay Tarifler</image:title>
            <image:caption>Şekeri hayatınızdan çıkarmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!
Hoşgörülü çikolatalı keklerden, görünüşte masum meyve sularına kadar tatlı şeyler her yerdedir ve onlardan kaçınmak imkânsızdır. Ancak bu kitap, size şekerden bağımsız bir yaşam olduğunu ve tatlı ikramların neden olabileceği gizli tehlikelerden kaçınırken hem doyurucu hem de lezzetli bir yeme alışkanlığı geliştirebileceğinizi göstermek için burada. Beslenme ipuçları, şeker alımınızı nasıl azaltacağınıza dair güvenilir tavsiyeler, yaşam tarzı tüyoları ve ağız sulandıran şekersiz tariflerle dolu bu pratik kitap, size daha iyi beslenme seçimleri yapmak ve şekere sonsuza dek hayır demek için ihtiyacınız olan her şeyi veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7016c4-9e25-4fc1-a7f5-0839a465a5c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şefin Menüsü</image:title>
            <image:caption>Artık görüşmediği babasının, geçmişte her gün beslenme çantasına koyduğu yosunlu pilavın peşine düşen adam… Oğluna yapılan hamburger köftesinin izini süren kadın… Ölen çocuklarının sevdiği Noel pastasından yemek isteyen çift… Hepsinin yolu aynı restorana çıkıyor: Kyoto’daki sessiz bir sokakta, kimsenin fark etmediği Lokanta Kamogava’ya. Kendilerine “yemek dedektifi” diyen Koişi ve babası Nagare, müşterilerine birbirinden lezzetli yemekler hazırlamaya ve unutulmaz yemeklerin izini sürmeye devam ediyor. Japonya’da adından sıkça bahsettiren yazar Hisaşi Kaşivai, okurları yine olağanüstü yemek kokularının arasında duygu yüklü bir maceraya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9086ba5-372d-4ce7-b367-950d97b109b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Ol - İyi Yaşa, Sağlıklı Ol Serisi</image:title>
            <image:caption>SEN BİRÇOK AÇIDAN HARİKA VE OLAĞANÜSTÜ BİRİSİN. Herkes ara sıra kendinden kuşku duyar ama başkalarının senin hakkında ne düşünebileceği konusunda sıklıkla endişeleniyorsan, belki de aslında ne kadar harika biri olduğunu anlamakta güçlük çekiyor olabilirsin. Bu kitap sana yardımcı olabilir. Dost canlısı Canavar Işık, kitaptaki eğlenceli etkinlikler ve hikâyeler aracılığıyla aşağıdakiler konusunda sana rehberlik edecek: KENDİNLE İLGİLİ ŞAŞIRTICI ŞEYLER FARK ETMEK KENDİNE İNANMAN İÇİN BİRÇOK HAVALI TEKNİK ÖĞRENMEK DÜNYADAKİ YERİNİN DİĞER HERKESİNKİ KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU KEŞFETMEK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f66ad640-29be-4b32-88d1-ee205c01fa20.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Medyaya Hayır De! - Pozitif Bir Şekilde Bağlı Kalmanızı Sağlayacak Basit İpuçları</image:title>
            <image:caption>Fırsatı kaçırma korkusuna aşina mısınız? Bilinçsizce ekranı yukarı aşağı kaydırmaktan kendinizi alamıyor musunuz? Beğeni, takip ve bildirim baskısı moralinizi mi bozuyor? Sosyal medya modern yaşamın büyük bir parçası olmasına rağmen bir süre sonra bitkin, odaklanmamış ve mutsuz hissetmenize neden olabilir. Ama bu durum devam etmek zorunda değil! Bu kitap, sizi yeniden sürücü koltuğuna oturtmak için ihtiyacınız olan her şeye sahip. Cihazları kontrol etmekten pozitif beslemeleri iyileştirmeye kadar pratik 100 ipucuyla, daha mutlu bir çevrimiçi yaşam için ilk adımları kolayca atacak ve fark yaratacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df48a2d8-6fb5-49cf-a792-37fe7987131d.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşke Tüm Sevdiklerim De Okusa Dediğiniz Kitap</image:title>
            <image:caption>Yaşam ilişkilerden ve bu ilişkiler aracılığıyla kurulan bağların niteliğinden ibaret. Aile, partnerler, dostlar, iş arkadaşları ve her şeyden önce kendiniz… Bu ilişkileri yürütebildiğiniz müddetçe karşınıza çıkan her sorunun üstesinden kolayca gelebilirsiniz. İşte bu bilgelik dolu kitapta Philippa Perry tam da bunu başarmanızı sağlayacak tavsiyelerde bulunuyor. Aşkı nasıl bulur ve sürdürürsünüz? Tartışmaları nasıl idare etmelisiniz? Değişim ve kayıpla başa çıkmanın yolları nelerdir? Rahatsız edici olan diğer insanlar mı yoksa asıl problem siz misiniz? Philippa Perry hem dünyada hem de Türkiye’de adından sıkça bahsettiren kitabı Keşke Anne Babam da Okusaydı Dediğiniz Kitap’tan sonra Keşke Tüm Sevdiklerim de Okusa Dediğiniz Kitap ile bu zor sorulara, sizi daha mutlu ve daha bilge bir insana dönüştürecek cevaplar veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31fc2398-4d56-48eb-b947-2ad73287fd39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulaktan Kulağa</image:title>
            <image:caption>En Popüler Çocuk Kitapları Kahramanları Kongresi zamanı gelip çattı ve hepsi benzersiz bir ziyafet çekmek için kocaman bir sofranın etrafında toplandı. Ancak hiçbiri bilmese de Kongre Başkanı’nın akıllara zarar bir planı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec07542-cd67-442f-b422-72aa8fbc9d6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Madeline Finn İle Terapi Köpeği</image:title>
            <image:caption>Madeline Finn, Star’ın bir terapi köpeği olmasını umut ediyor. Uzun bir süredir, Star’ın ustalaşması gereken tüm beceriler üzerine birlikte çalışıyorlar. Şimdi Madeline Finn ve Star, Walker Oaks’a doğru yola çıkıyor. Burası bir bakımevi ve Star’ın sınavlarını olacağı yer. Ama Madeline Finn asla gülümsemeyen, tekerlekli sandalyeli yaşlıca adamı düşünmeden edemiyor. Acaba Star’ın ve onun Bay Humphrey’e yardımcı olması mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96f1fce1-c83b-4e00-87cf-cc33ae748b15.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bir Yıldızsın</image:title>
            <image:caption>OSYAL ORTAMLARA DAHİL OLMA KONUSUNDA GÜÇLÜK MÜ ÇEKİYOR? İNSANLARIN KENDİSİ HAKKINDA NE DÜŞÜNDÜĞÜ KONUSUNDA ENDİŞE Mİ DUYUYOR? YA DA BELKİ DE SADECE KENDİSİ HAKKINDA NE HİSSETTİĞİNDEN EMİN DEĞİLDİR? BUNLAR ÇOCUĞUNUZUN DÜŞÜK ÖZSAYGIDAN MUSTARİP OLDUĞUNUN İŞARETLERİ OLABİLİR. Bu kullanışlı rehber, çocuk psikolojisi uzmanları tarafından kullanılan kanıtlanmış bilişsel-davranışçı terapi yöntemlerini, çocuğunuzun özsaygısını geliştirmesine yardımcı olacak basit etkinliklerle bir araya getiriyor. Bu kitap 7-11 yaş arası çocuklara yöneliktir; bu zaman aralığında çocuğun özdeğer duygusunu, sadece o dönemde değil, gelecekte de etkileyebilecek birçok şey olur. Çocuğunuz, kendini özdeşleştirebileceği arkadaş canlısı ve destekleyici Dora’nın rehberliğinde olacak. Ebeveynler için de faydalı püf noktaları, ilham verici sözler ve kullanışlı bilgilerle dolu bu kitapla, eğlenceli ve merak uyandıran etkinlikler aracılığıyla özsaygısını kazanacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a6371a5-8f69-4772-b9f5-554eb2c1cdf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Tarihinde İlkler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk gülümsemeyi kim resmetti? Sanatın ilk öpücüğü ne zamandı? Çocukları gündelik oyunlarında r esmetmek ilk kimin a klına gelmişti? Sanat tarihine yenilikçi bir bakış açısı sunan Sanat Tarihinde İlkler devrim niteliğindeki 30 eserin analizini sunup ortaya çıkış nedenlerinin ve etkilerinin dünyaya nasıl yayıldığının izini sürüyor. İlk feminist eserden en pahalı tabloya kadar dünyanın en iyi resimlerinin yer aldığı bu kitap, en tartışmalı ve en yaratıcı haliyle sanatın öyküsü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90cb4252-c3f6-4f14-a422-e8060cbbbc3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne? İletişim ve Birbirimizi Anlamak Üzerine Bir Kitap</image:title>
            <image:caption>Konuşma, yazılı mesajlar, duruşumuz, yüz ifadelerimiz, hepsi bireylerarası iletişimin bir parçasıdır. Sadece bu kadarla sınırlı kalmaz, günümüzde farklı tür teknolojilerle de iletişim kurulur. İletişimin sırlarını öğren ve etrafındakilerle ilişkilerini geliştirmene yardımcı olacak beceriler kazanmaya başla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6fac617-74f9-418c-84d5-8bd887b98637.jpg</image:loc>
            <image:title>Plastiğe Hayır De! - Daha Az Plastik Kullanmanın 101 Kolay Yolu</image:title>
            <image:caption>Plastik konusunda çevresel bir kriz noktasına ulaştık ve eyleme geçme zamanı geldi.
 
Peki, yaşam tarzınızda radikal değişiklikler yapmadan olumlu etki yaratmak mümkün mü? Kesinlikle! Bu kullanışlı kitap, plastik yerine kullanabileceğiniz çevre dostu seçenekler sunuyor. İçinde plastik tüketiminizi ciddi biçimde azaltmanıza yardımcı olacak bütçeye uygun, genel kullanıma hitap eden ve kendiniz yapabileceğiniz seçenekler de bulunuyor. Daha az plastik kullanmanın 101 kolay yolu ile ilk adımı kolayca atabilecek ve fark yaratacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a3131e5-f058-4a1d-812e-c47d948d814a.jpg</image:loc>
            <image:title>Numeroloji Kitabı</image:title>
            <image:caption>Numerolog Melis Aygen’in kapsamlı bir rehber olarak kaleme aldığı Numeroloji Kitabı, sizi hayatınızdaki sayıları keşfedeceğiniz heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Altıncı yüzyıldan bu yana varlığını sürdüren kadim sayı ilmi numeroloji şimdi yeniden canlanıyor.
Yaşam sayılardan oluşur ve sayılar da yaşamdan. Hayatımızın farklı yönlerini belirleyen sayılarla ve onların titreşimleriyle iç içe yaşıyoruz.
Doğduğunuz gün ve isminizin sayılarından, hayatınızın amacını ve yaşam yolunuzu keşfetmeniz mümkün. Kişisel yaşam yolculuğunuz, varoluşunuz, gelişmeye yatkın olan becerileriniz ve yetenekleriniz, muhtemel zorluklarınız, kariyer yolunuz ve meslek seçimleriniz, aile ve sosyal çevreniz, parasal durumunuz ve daha fazlası hakkında fikir sahibi olacağınız gibi, sayıların hayatınızı nasıl etkilediğini fark edecek ve seçimlerinizi yaparken hayat boyu başvuracağınız bir rehber de edineceksiniz.
Hem anlaşılması hem de uygulaması son derece kolay anlatımıyla, adım adım sonuca götüren bir çalışma kılavuzu şeklinde tasarlanan Numeroloji Kitabı ile kendinize ve başkalarına ilişkin anlayışınızı genişleteceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97c21654-4904-4e3b-8f89-037d07e51c33.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanlar - Dünya Üzerindeki Balta Girmemiş Ormanlar, Korular ve Doğal Rezervler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla balta girmemiş ormanlarda ve dünyanın diğer koruma altındaki bölgelerinde yaşayan vahşi hayvanlar hakkında bilgi sahibi olacaksınız. ORMANLAR sizi şaşırtacak, size ilginç şeyler öğretecek ve oyunlar oynatacak. Her bir sayfayı dikkatlice incelerseniz, sayfada saklı yepyeni hayvanlar keşfetmeye başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98b8e090-261d-4572-b144-26efb5fd99fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Numeroloji ve Aşk</image:title>
            <image:caption>Numerolog Melis Aygen’in kapsamlı birer rehber olarak hazırladığı Numeroloji Kitabı ve İleri Seviye Numeroloji’den sonra kadim numeroloji ilmini bir adım daha öteye taşıyan Numeroloji ve Aşk sayesinde bu kez sayıların gücünü aşk, ilişkiler ve evlilik çatısı altında keşfediyoruz.
Numeroloji ilminin perspektifinden ilişkinin/evliliğin matematiksel formülleri ortaya döküldüğünde; her iki tarafın bakış açısı ve geçtiği süreçler fark edildiğinde kalıcı birliktelik ve sürdürülebilir aşk keşfedilebilir, ilişkilerin uzun vadede değerlendirilmesine ilişkin ipuçları sağlanabilir.
Numeroloji ilmi aracılığıyla; hayatınızdaki sayıların anlamlarının ilişkinizi, aşkınızı ve evliliğinizi nasıl etkileyeceğini; birbirinizi nasıl sevdiğinizi; sorunlarınızı nasıl çözüp iyileşeceğinizi; farklılıklarınızı ele almak için hangi stratejileri tercih edebileceğinizi; güçlü ve zayıf yönlerinizin bilincinde birbirinizi nasıl geliştireceğinizi ve nasıl uyumlu olabileceğinizi örneklerle açıklayan bu kitapta, hem mevcut ilişkilerinizi değerlendirebilecek hem de gelecek ilişkilerinizdeki öngörüleriniz konusunda destek alacak ve başkalarına da rehberlik edebileceksiniz.
Uyumlu ve sağlıklı ilişkiler için kılavuzunuz sayılar olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf2cead2-6178-48cb-818e-9545d4cba52f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nuri ve Lokum</image:title>
            <image:caption>Nuri ve Lokum ayrılmaz iki dost. Nuri nereye, Lokum oraya! Ya da tam tersi… Hep birlikteler, şartlar ne kadar zor olursa olsun. Aman ne güzel!
 
Şimdi bu ikilinin yeni bir görevi var! Nuri tüm hazırlıkları yaptı. Lokum ise kıvrıldığı kanepeden kalkmak istemiyor. Ama ona fikrini soran yok.
 
Aynı olayı farklı bakış açılarından yansıtan, (em)pati dolu bu macera kitabını okurken çok eğlenecek, hatta kahkahalarla güleceksin!
 
Bizi olduğumuz gibi kabul eden (ya da etmek zorunda kalan) gerçek dostlarımıza…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2336d3c9-3511-468f-b5d2-07743a8cfd40.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Güneşi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Piramit serisinin final kitabında, Ayliz’in ve tüm dünyanın karşısında bugüne dek gördükleri en tehlikeli düşman duruyor: Kaos yılanı Apep. 
 
Gökyüzü Evi’nin yok edilmesinin ardından dünyaya sığınan tanrılar ve tanrıçalar Ayliz’le birlikte en büyük savaşlarını vereceklerdir. İhanetler, sırlar, asırlarca gizlenen gerçekler nihayet gün yüzüne çıktığında herkes kendi payına düşen kaderi yaşayacaktır. 
 
Ayliz bir yandan ezelî düşmanına karşı açtığı savaşı kazanmak uğruna Aytun’la birlikte sınırlarını zorlarken bir yandan da kendini kara büyünün zalim amaçlarına alet olmuşken bulur. Kaderi değiştirmenin bedelinin ne kadar ağır olduğunu öğrendiğinde dünyayı kurtarırken kendini kurtarmanın da bir yolunu bulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9455e97d-bf99-4fdb-bf64-df5d7adf58f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancılar ve Yabancılar 1 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Her insan bir yalancıdır.  Her insan bir yabancı... Bize öğretileni yapar, bir yalanı yaşarız hayat boyu. Vakti geldiğinde ise yalan hayatlarımıza yabancılaşırız. İsteyerek ya da zorunda kalarak... Biz zorunda bırakıldık ve her şey o gün başladı. Hayatlarımıza yalan o gün bulaştı.  Ya da biz öyle sanıyorduk. 
 
Biz kim miyiz? 
Bizler yabancıyız. 
Belki biraz da yalancı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78a15957-d12d-40d9-b5cc-37ed840f8307.jpg</image:loc>
            <image:title>Morfo</image:title>
            <image:caption>Morfoloji açısından insan vücuduna
sanatsal ve sentetik bir yaklaşım…
 
Michel Lauricella, écorché&apos;den canlı model eskizlerine
kadar insan vücudunu çizmenin farklı
temsillerini sunuyor. 1000&apos;den fazla çizimde
insan vücudu; kemik yapısından kas yapısına,
anatomik detaylardan hareket hâlindeki bedene
kadar daha önce görülmemiş açılardan gösteriliyor.
Morfo nereye giderseniz gidin yanınızda
götürebileceğiniz büyüleyici bir eskiz defteri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf6bde0-e941-468a-92e7-b4fb29bcc881.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancılar ve Yabancılar 2 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Bir gün bir yabancı senin evin olabilir. Ve sonra o ev senin dünyan olur. O ev başıma yıkıldı.” 
Bu okulun ikiye ayrılmış bir cehennem olduğunu söylerdim hep. 
Yalancılar ve Yabancılar…  Suçlar işlendi, yalanlar söylendi. 
Tüm bu suçlara şahit olanlar sustu, yaşananlara yabancı olduklarını iddia etti. 
Hepsi gitti, geriye yalnızca ben kaldım.  Ben Peri Koçer… Koca bir yalanın üzerine yeniden inşa edeceğim yeni hayatımın ilk sayfasını çevirmeye başladım. 
 
Bunu bana kim yaptı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a76fb34-a698-4270-aedc-08996a8c3f12.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kitapçı</image:title>
            <image:caption>Cait, Fiend adlı küçük kitapçı dükkânını büyük bir sevgiyle işleten yalnız bir kadındır. Bir gün, dükkânın kapısını çalan gizemli bir müşteri, Cait’in dünyasını sarsar ve ona aşkı yeniden öğretir. Bu beklenmedik gelişme, Cait’in hayatını derinden etkiler ancak Cait’in yaşantısındaki değişimler bununla sınırlı kalmayacaktır. Hay Street, yalnızca zenginlerin alışveriş yaptığı bir bölge hâline gelmek üzeredir ve bu değişim, Cait’in kitapçısının yüksek kira bedellerini ödemekte zorlanmasına neden olur. Fiend, Cait’in hayatında bir simge ve güvenli bir liman olduğundan bu değerli mekânı kaybetmek istememektedir. 
Son Kitapçı, dostluk, kayıp ve kendini bulma temaları etrafında dönen dokunaklı bir roman. Young, kelimelerin gücünü ustalıkla kullanarak okurları hem duygusal hem de entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor. Cait’in içsel mücadelesi ve kitapların dünyasındaki derin anlam arayışı hem hayal gücümüzü genişletiyor hem de gerçeklerin sınırlarını sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb49545-f589-4fe0-bafb-73357c5b2753.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Daha Akıllı Hale Getiren 30 Hayvan</image:title>
            <image:caption>Şimdi size hayvanlar dünyasından gelen ilham verici ve eğlenceli hikayelerle dolu bir dünyaya götüreceğim! Mesela, sivrisineklerin ağrısız cerrahi iğnelerin geliştirilmesine yardımcı olduğunu biliyor muydunuz? Evet, o sinir bozucu küçük yaratıklar aslında sağlık sektöründe büyük bir yeniliğe ilham verdiler! Peki ya midyeler? Evet, bildiğimiz midyeler! Onlar, kontrplak üretiminden dişlerimizdeki kronları yapıştırabilen süper yapıştırıcılara kadar birçok şeyin ilham kaynağı oldu. 
Kutup ayılarının kalın kürkleri var ya, işte o kürk tasarımı bir gün insanları uzayda sıcak tutmaya yardımcı olabilir! Moda, mimari, tıp ve ulaşım gibi her alanda doğanın nasıl muhteşem icatlar sunduğunu öğrenmek çok şaşırtıcı, değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3cec49e-7b07-476a-b14d-8ddcad9dfcff.jpg</image:loc>
            <image:title>Moriarty the Patriot - Vatansever Moriarty 1</image:title>
            <image:caption>Moriarty ailesinin en büyük oğlu Albert, ülkeye kök salan sınıf sisteminden bıkmıştır. Bir gün yetimhaneden eve getirdiği iki erkek kardeşle dünyayı kötülükten arındıracak büyük bir plan yaparlar. Böylece ünlü dedektif Sherlock Holmes’ün ezeli düşmanı profesör Moriarty’nin anlatılmamış hikâyesi başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d81537fc-0a66-4954-8bdb-4b9112e678b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Molla Lütfi</image:title>
            <image:caption>Molla Lûtfi, Osmanlı tarihinde eserlerinden ziyade şahsiyetiyle yer alan ender insanlardan birisidir. Dinî, edebî, felsefî ve fennî ilimlerde eser vermiş bir âlim olan Molla Lûtfi, tarihte bu eserleri ve mahiyetlerinden ziyade yaratılış özellikleri yani şahsiyeti ve buna bağlı olarak başına gelen hadise ile daha çok anılmaktadır. Hakkında açılan zındıklık ve ilhâd suçlamasıyla yargılandıktan sonra 23 Ocak 1495 tarihinde cezası Atmeydanı’nda boynu vurulmak suretiyle idam edilen ve naaşı Eyüp’e gömülen Molla Lûtfi kendisinden sonra da kaynakların bu elim hadiseyi teessüfle anmasına sebep olmuş bir Osmanlı âlimidir. 
Elinizdeki bu kitap, Molla Lûtfi hakkında yapılan çalışmaların ilklerinden olması sebebiyle önemli olmasının yanı sıra hasetlik belasına uğramış bir Osmanlı âliminin Orhan Şaik Gökyay’ın gözünden günümüz insanına anlatımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b6ce188-94b2-411f-ad98-ba2f5fceb0b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Yıl Süren Esaret</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık beş asırdır Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul, I. Dünya Savaşı’ndan sonra hiç beklemediği bir işgalle karşılaştı. 13 Kasım 1918’de İstanbul’a giren İtilaf Devletleri, sözde işgale gelmemişti. Fiilî işgalle birlikte şaşıran ve nasıl hareket edeceğini tayin etmeye çalışan İstanbul halkı ve bu durumun yapılacak barış antlaşmasıyla düzeleceğini umut eden İstanbul Hükûmeti, 16 Mart 1920’de gelen resmî işgalle yeniden sarsıldı. 
Beş yıl süren bu esaret dönemi, birçok farklı uygulamayı ve olayı da beraberinde getirmişti. Müttefik Devletler, işgal ettikleri resmî binalar; hapishanelere yaptıkları müdahaleler, İstanbul’daki kontrol faaliyetleri ve azınlıklara verdikleri cesaret ile Osmanlı makamlarını hiçe sayan hareketlerde bulunuyorlardı. Sebep oldukları asayişsizlik yüzünden İstanbul halkı için de şehri yaşanması zor bir hâle soktular. Halk, zaman zaman tepki gösterse de karşılığında Osmanlı Hükûmeti’ne danışma gereği duymayan itilaf güçleri tarafından yargılama ve cezalandırmaya tabi tutulmuşlardı. 
Bu çalışmada İstanbul’un fiilî ve resmî işgal döneminde Müttefik kuvvetlerin faaliyetleri, özellikle günlük hayatta; İstanbul’daki resmî kurumlara ve İstanbul’un yerleşik halkına karşı olan tutumları, Osmanlı arşiv belgeleri ışığında değerlendirilerek bu beş yıllık esaret döneminde şehirde yaşananlara ışık tutulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d036ae8-2d1b-4f66-9f95-d91fb7ff2161.jpg</image:loc>
            <image:title>At Sırtında Ermenistan</image:title>
            <image:caption>1894 yazında Ermeni Komitelerinin, Batılı devletlerin müdahalesini sağlamak için uzun bir hazırlıktan sonra Sason merkezli olarak başlattıkları ve akabinde bütün Doğu Anadolu coğrafyasına yayılan isyan, Hamidiye Alayları ile düzenli ordu birlikleri tarafından bastırılmış ve bunun sonucunda Batılı ülkelerde “Türkler Ermeni katliamı yapıyor” şeklinde haberler çıkmaya başlamıştı. Resmî Osmanlı kayıtlarında dokuz yüz olarak bilinen ölü Ermeni sayısı, genellikle bölgede bulunan misyoner kaynaklı haberlerle Batılı basında abartılarak neredeyse Türk aleyhtarı bir kampanyaya dönüşmüştü. Bu dönemde tek bir gazetenin, dönemin en çok satan yayın organlarından biri olan New York Herald’ın, bu olayları tarafsız bir şekilde aktardığını görmekteyiz. Gazetenin sahibi James Gordon Bennett Jr. İstanbul’a gelerek Sultan ile görüşmüş ve kendisini Herald muhabirlerinin, olup bitenleri yerinde inceleyerek bir yazı dizisi hâlinde gazetesinde yayımlamalarına ikna etmişti. Bu amaçla New York’tan gelen Dr. George H. Hepworth ve ekibi İstanbul’dan gemiyle başladıkları yolculuklarına Trabzon’da karaya çıkarak devam etmiş, Erzurum, Bitlis, Diyarbakır, Antep üzerinden İskenderun’a varmış ve kendilerini bekleyen gemiyle İstanbul’a dönmüştü. 1897-98 kışında, demir yolunun hiç bulunmadığı, kara yollarının da gayet bozuk ve tamire muhtaç olduğu bir coğrafyada yapılan ve sekiz hafta süren bu zorlu seyahate ilişkin haberler önce Herald gazetesinde günü gününe tefrika edilerek bu yayın organının tirajını artıracak derecede büyük bir gazetecilik başarısı yakalamış, ardından da bizzat yazarının kaleminden At Sırtında Ermenistan adıyla kitap olarak yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9141698b-55c5-4648-8804-d53aac26aef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla I. Dünya Savaşı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Sorularla I.Dünya Savaşı, tarih sahnesinin en etkileyici ve yıkıcı olaylarından birini, I. Dünya Savaşı&apos;nı, ele alıyor. Kitap, savaşın başlangıcından sonuna kadar geçen süreçteki olayları, katılan devletlerin politikalarını, askerî stratejileri ve savaşın toplumlar üzerindeki etkisini soru-cevap formatında inceliyor. 
Bu eser, I. Dünya Savaşı&apos;nın sadece Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun katıldığı cephelerle sınırlı kalmayan, daha geniş bir coğrafyayı ve etki alanını kapsayan bir bakış açısı sunuyor. Savaşın ekonomik ve siyasi sebepleri, yayılması, Doğu Cephesi, İtalyan Cephesi ve Orta Doğu&apos;daki mücadeleler detaylı bir şekilde işleniyor. Ayrıca savaş dönemindeki propaganda çalışmaları, insanlar üzerindeki psikolojik etkileri ve önemli kişiliklerin yaşamları gibi ilgi çekici konular da kitapta yer alıyor. 
Sorularla I. Dünya Savaşı, okuyuculara savaşın tarihini, sosyal etkilerini ve teknolojik yönlerini kapsamlı bir şekilde anlamalarını sağlayacak zengin bir içerik sunuyor. Bu kitap, I. Dünya Savaşı&apos;nın tarihini öğrenmek ve bu küresel çatışmanın dünya üzerindeki kalıcı etkilerini anlamak isteyen herkes için kaleme alınmış bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae5263a-1b5f-40db-86fd-b55d11412c6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Giresunlu Osman Ağa - Milli Mücadele Kahramanı</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele&apos;nin sisler altında kalmış birçok tartışmalı şahsiyeti vardır. Bu kimseler hakkında yeterli bilimsel araştırmalar yapılmadan çok kolay hükümler verilmektedir. Bu peşin hükümler genellikle hiçbir haklı ve mantıklı gerekçeye dayanmasalar da kamuoyunda bir ön yargılar zinciri oluşturabilmektedir. Bu kitapta üzerinde haklı veya haksız bazı iddiaların bulunduğu Giresun ve çevresinin en önemli Kuvâ-yi Milliye kahramanı olan Osman Ağa veya bilinen adıyla Topal Osman&apos;ın Millî Mücadele tarihindeki yeri ortaya konmaya çalışılmıştır. Osman Ağa, o kadar bahtsızdır ki ölümünden seksen yıl sonra bile mezar taşı kazınabilmekte ve haksız hücumlara uğrayabilmektedir. İstiklâl Savaşı Gazisi Yarbay Osman Ağa&apos;nın Çankaya Köşkü’ne kadar uzanan hayatı ve hazin sonu yeni belge ve bulgulara dayanılarak ilk kez bir akademik araştırmanın konusu oldu. Burada yapılmaya çalışılan, vatan hizmetleri hem TBMM hem de Mustafa Kemal Paşa tarafından tasdik edilen Giresunlu Osman Ağa&apos;yı bazı kimselerin yaptığı gibi peşinen övmek veya kötülemek değildir. Aksine belge ve bulguların ışığında Osman Ağa gerçeğine ulaşılmaya çalışılmıştır. 
Son nefesine kadar Atatürk’e bağlılıktan ayrılmayan Osman Ağa&apos;nın ateş ve barut kokuları arasında geçen hayatı gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Siyasete kurban giden büyük bir Kuvâ-yi Milliyeci&apos;nin beklenmedik ve şüpheli ölümü kitabın konuları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78789a8d-4dff-4fcb-90ac-aacac21ceeda.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal İlgi</image:title>
            <image:caption>Çocukluk döneminde formüle edilen sosyal ilgi, bireylerin hem kendileriyle hem de dış dünyayla kurdukları ilişkilerdeki en önemli kavramlardan biridir. Alfred Adler bu kavramı düşünce sisteminin merkezine almış ve ona oldukça önem vermiştir. İnsanlar kendilerini bir topluluğun parçası olarak hissettikleri, topluma katkıda bulundukları müddetçe kişisel tatmin duygularını ve farkındalıklarını artırırlar. Adler’e göre toplumla doğru bir ilişki içerisinde olmak, aynı zamanda kişinin kendi benliğiyle ilişkide olması demektir. Bu sayede eksiklerimizi görür, kendimizi geliştirir ve kişiliğimizi inşa ederiz. 
Bireysel psikolojinin en önemli isimlerinden olan Alfred Adler, Sosyal İlgi’de topluma ve onunla kurduğumuz bağa ilişkin temel kriterlerin bir değerlendirmesini yapıyor. İnsan doğasının sosyal ilgide şekillendiğini savunarak, bireyin topluma olan katkılarının kişisel mutluluk ve ruh sağlığı için ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. 
Sosyal İlgi, bireysel psikolojinin de merkezinde yer alan bu kavrama açıklama getirmesi bakımından Adler’in en önemli yapıtları arasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58cbb39c-aa42-46aa-a781-7146974fe159.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Prenses – Çok Boya! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Disney Prenses – Çok Boya! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06db235a-40ab-4806-b623-2bd824def484.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan</image:title>
            <image:caption>Tarihin eski dönemlerinden beri insanın ne olduğuna ilişkin farklı anlayışlar ortaya çıkmıştır. Bu farklılık temel olarak insanı incelemenin ve anlamanın zorlukları ile ilgilidir. Elinizdeki kitap ile insan ve onun yaşamına dair şümullü bir çalışma sunulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda “evrimsel gelişim” sürecinden çağımızdaki “insan sonrası” akımına değin geniş bir yelpazede insan konusu ele alınmıştır. Kitabın alt başlığından anlaşılacağı üzere felsefi analize başvurulmuştur çünkü insan diğer alanların konusu olmadan çok önce felsefenin inceleme alanı olagelmiştir. Aynı zamanda insan konusunun düşünsel gelişimi, çalışmamızın önemli bir kısmını oluşturur.  Bununla birlikte kültür varlığı olarak insan, birey olarak insan, hiyerarşik varlık olarak insan, insan merkezcilik, insan felsefesi ve insan sonrası anlayışlar, incelenen temel konular arasında yer alır. İnsan: Felsefi Bir Analiz insan konusuyla ilgilenen bütün okuyuculara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594a61e5-d7f0-4f96-9b33-34b377fe8d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenin Simyası</image:title>
            <image:caption>İnsan bedeni güçlü bir simyacı... Bozulanı düzeltiyor, toksik maddeleri bedenden uzaklaştırıyor ya da dönüştürüyor, biyoyararlanım dinamiklerini değiştirerek “azı çok ediyor”, eskiyeni yeniliyor ve biz nefes aldığımız sürece onarıyor, onarıyor, onarıyor... 
 
Epigenetik diye de bir şey var, yani genetiğimizin “üzerine” çıkabilme potansiyelimiz... Bedenimizde gen düzeyinde öyle değişiklikler yapılıyor ki genetik potansiyelimize “hükmedebiliyoruz”, bu epigenetik değişikliklerle bazı genlerimizi “kilitleyebiliyor”, bazılarını ise “açabiliyoruz”... İhtiyaç oluşturduğumuz alanlarda bedenimizi ve zihnimizi geliştirebiliyorken, körelttiğimiz alanlarda “paslanıyoruz”... 
 
Bedenimiz hasta olmamaya, hatta yaşlanmamaya programlı. Eskiyen, yıpranan ve artık iş görmeyen hücrelerimiz muhteşem mekanizmalar sayesinde yenisi yapılmak üzere ölüme gönderiliyor. Bedenimiz ortalama bir yılda tüm hücre ve dokularını yenileme kapasitesine sahip ve biz bu yenilenme döngüsünü akıllı adımlarla desteklersek, seneye ruhumuzu yepyeni bir bedende misafir edebiliyoruz... 
 
Her bir hücremizde tek tek, bütün genetik şifremizi taşıyan ve açıldığında kilometreleri bulan uzunlukta olan DNA’larımızın sadece yüzde 4’ü genetik bilgiyi taşıyor, kalan yüzde 96’sının işlevinin ne olduğu halen gizemini koruyor ve bu bölüme dünyada “junk DNA / çöp DNA” deniyor. Her zerresi muhteşem ince dinamiklerle dengelenmiş insan bedeninde hiçbir zerrenin “çöp” olamayacağını belirten Dr. Elif Güveloğlu, bu bölgelerin insan genlerindeki sonsuz “yedek potansiyel” olduğunu düşünüyor ve bu sırlı DNA bölgelerinin potansiyellerini bu kitapta açıklıyor. 
 
Patoloji, Fitoterapi, Apiterapi ve Kozmetoloji Uzmanı Dr. Elif Güveloğlu, Bedenin Simyası’nda “beden aklı” ile “tabiat aklı”nın uyumunu ortaya koyarak okuru bedenin mucizevi yenilenme süreçleri ile doğanın sunduğu olağanüstü molekülleri keşfetmeye davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9886769a-1010-4dad-a348-69266097c943.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarikat</image:title>
            <image:caption>Kaçırılan bir çocuk… 
Ufak bir çocuk Stockholm’deki anaokulundan gündüz vakti kaçırılır. İz bırakmadan bir anda yok olur. 
 
Zamana karşı bir yarış… 
Dedektif Mina Dabiri yardım etmesi için yakın arkadaşı Vincent’ı çağırır. Ancak araştırmada ilerledikçe kaybolan başka çocuklar da ortaya çıkar. Zaman daraldıkça daha fazla çocuğun kaçırılacağı anlaşılır. 
 
Sırlarla dolu bir dünya… 
Mina ve Vincent kendilerini gizemli bir tarikatın pençesinde bulur. Her şey için çok geç olmadan onları durdurmayı başarabilecekler mi? 
 
İsveç polisiyesinin kraliçesi Camilla Läckberg ve mentalist Henrik Fexeus, “Mina ve Vincent” serisinin ikinci kitabıyla karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3b1874-0d61-4c8b-b8f2-d45549f68342.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılış</image:title>
            <image:caption>“Tanıyordu Ay onları. Batuhan ile Baturgan’dı isimleri. Biliyordu. Kendine benzetiyordu bazı bazı. Bilhassa yarımay olduğu zamanlarda onun bir tarafı ışıkta, bir tarafı karanlıkta kalan hali gibilerdi.” 
 
Ayrılığı imkânsız bir ayrılışın hikâyesi bu... daha önce hiç yazılmayan... Yaralı bir masal bu… daha önce hiç anlatılmayan… Eski İstanbul’da, mezarlığa bakan bahtsız bir köşk. Ve on yedisinde iki kardeş; yan yana yaşayan ama apayrı dünyalara savrulan. Aslında akla hayale gelebilecek tüm zıtların kardeşliği bu roman; barışın ve savaşın, nefretin ve merhametin, uğurun ve lanetin, dostluğun ve düşmanlığın. 
 
Gözümden Deliler Taştı ile başlayan edebiyat yolculuğunda Çağan Irmak ilk romanıyla kelimelerin çalkantılı sularında daha da derinlere iniyor, karanlıklarda yolumuzu bulmamız için bize kör edici bir ışık yakıyor. 
 
“Beyaz perdede yarattığı şahsına münhasır dünyalarla tanıdığımız Çağan Irmak, bu defa edebiyat karasularında, sözcüklerin tılsımıyla anlatıyor hikâyesini. Bir yandan tebessüm ettirirken bir yandan da iç sızlatan bu ilk romanla, belki de en lüzum duyduğumuz zamanda, 
en lüzum duyduğumuz hayali fısıldıyor kulağımıza: yan yanalık. Büyük kopuşların, yırtılışların, aldanışların, ayrılışların, pişmanlıkların gölgesinde de olsa, her şeye rağmen ve hatta inadına, daima yan yanalık…” 
 
Nermin Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff937dc8-4d00-4ee1-a570-aa7956accfdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Gizemli Oyunu 2: Sırlar Geçidi</image:title>
            <image:caption>Birbirini tanımayan kişilerin ellerine gizemli bir kitap geçer. Kitabı okuyup uyuduklarında rüyaların ötesine, Paradokya’ya geçerler. Burada onlara birbirinden farklı yollar, tuzaklar ve şifreler verilir. 
Bir oyun başlar. Bu oyunu başarıyla bitirirlerse alabilecekleri en büyük hediye uyanabilmek olur. 
Paradokslarla çevrilmiş rüyalar alemi anlamına gelen PARADOKYA sonsuz bir macera, çok eğlenceli bir bulmaca. 
 
Gecenin Gizemli Oyunu serisiyle gizemlerin, şifrelerin ve rüyaların içinde kaybolurken zorluklarla, zorbalıklarla ve kendi korkularınla mücadele etmenin, umudunu yitirmemenin gücünü keşfedeceksin. 
Paradokslar sayesinde kitapları elinden bırakamayacak, başarının bir sonuç değil bir yolculuk olduğunu görecek ve hikâyenin sonuna geldiğinde güçlendiğini fark edeceksin. 
 
Geçmişin izlerini saklayan bilinçaltınla yüzleşmeye hazır mısın? 
 
Paradokslarla çevrili rüyalar âlemine hoş geldin. 
 
Gecenin Gizemli Oyunu senin için başlıyor! Gecenin Gizemli Oyunu senin için başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190d657c-f056-48fc-a8b9-acf89bc84803.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Gizemli Oyunu 3: Düşler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Birbirini tanımayan kişilerin ellerine gizemli bir kitap geçer. Kitabı okuyup uyuduklarında rüyaların ötesine, Paradokya’ya geçerler. Burada onlara birbirinden farklı yollar, tuzaklar ve şifreler verilir. 
Bir oyun başlar. Bu oyunu başarıyla bitirirlerse alabilecekleri en büyük hediye uyanabilmek olur. 
Paradokslarla çevrilmiş rüyalar alemi anlamına gelen PARADOKYA sonsuz bir macera, çok eğlenceli bir bulmaca. 
 
Gecenin Gizemli Oyunu serisiyle gizemlerin, şifrelerin ve rüyaların içinde kaybolurken zorluklarla, zorbalıklarla ve kendi korkularınla mücadele etmenin, umudunu yitirmemenin gücünü keşfedeceksin. 
Paradokslar sayesinde kitapları elinden bırakamayacak, başarının bir sonuç değil bir yolculuk olduğunu görecek ve hikâyenin sonuna geldiğinde güçlendiğini fark edeceksin. 
 
Geçmişin izlerini saklayan bilinçaltınla yüzleşmeye hazır mısın? 
 
Paradokslarla çevrili rüyalar âlemine hoş geldin. 
 
Gecenin Gizemli Oyunu senin için başlıyor! Gecenin Gizemli Oyunu senin için başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6daab2c-c9fb-4292-829e-dc440ef97bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Sonsuz Değildir (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendine inanmanın gücüyle hastalığının kahramanı olmak… 
Hastalık, bedenimizle birlikte zihnimizi ve ruhumuzu da derinden etkileyen bir savaş alanıdır. Bu savaşta kahraman olmanın yolu, yalnızca hastalığı yenmekten geçmiyor, bu süreçte gösterdiğimiz cesaret, dayanıklılık ve umut da önemli. 
Bu kitapta, en agresif beyin tümörlerinden biri olan glioblastoma (GBM) hastalığının bana yaşattığı ve yaşatmakta olduğu tüm süreçleri; bedensel, zihinsel ve duygusal anlamda hayatıma etkilerini, hatta katkılarını tüm samimiyetimle anlatmayı amaçladım. Yazarlık iddiası taşımadan, yaşanmışlıklarına sahip çıkan bir insan olarak, deneyimlerimi tüm doğallığıyla yansıtmak istedim. 
Hayat ne getirirse getirsin, olumlu düşünce şeklim hastalığıma da yansımış olmalı ki, yaşadıklarımı bu ruh haliyle anlatma cesareti buldum. Bu doğrular bende yaşandı. Peki, bitti mi? Hayır, bende bitmedi, kitapta da bitmedi. 
Bildiğim tek gerçek, kendi doğrularımın tedavi sürecinde de, yaşamımda da asla bitmeyeceği...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30bbc55-9eda-49a5-9323-b00eab2c6932.jpg</image:loc>
            <image:title>Perg Efsaneleri 1- Korkak ve Canavar</image:title>
            <image:caption>Herkesin içinde iyi ve kötü canavarlar vardır. Peki siz bu canavarlardan hangisini besleyeceksiniz? 
  Herkesin hayran olduğu cesur bir şövalyeyken korkunç bir canavara dönüşen Leofold ve tehlikeden uzak durmak için her şeyi yapmaya hazır, korkak Guorin Perg’in karanlık ormanlarında karşılaştıklarında onları nasıl bir maceranın beklediğinden habersizdi. Büyücü Geryan’ın, Perg’i tehdit eden karanlık güçleri 
durdurmak için onların yardımına ihtiyacı vardı. Perg’e saldıran Savaş Tanrısı Tshermon’u bulup yok 
etmek için Öte Diyarlara geçmeleri, korkunç yaratıklarla savaşmaları, lanetli tuzakları atlatmaları gerekiyordu. Aralarındaki dostluk, gönülsüzce girdikleri bu ölüm-kalım mücadelesine devam etmek için umutlarını ayakta tutan tek şeydi. 
  Perg Efsaneleri serisinin bu ilk kitabında, muhteşem bir fantastik dünyada, tekinsiz kahramanlarla birlikte unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya hazırlanın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b25728-cd5e-4040-bd26-dd667ce80ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Perg Efsaneleri 2 – Merderan’ın Sırrı</image:title>
            <image:caption>&quot;Acı her zaman için korkunçtu. Onu dayanılır kılan tek şey, zamanla geçeceğini bilmekti.&quot; 
Korkunç bir canavar, sıradan bir insan ve dışlanmış bir prom... Leofold, Guorin ve Nume… 
Öte Diyarlarda korsanların peşine düşüp, korkunç yaratıklarla savaşıp, ölümcül tuzaklardan geçip Tanrı Tshermon’u yendikten sonra Perg’e dönmeye karar veriyorlar. Ancak döndüklerinde onları büyük bir sürpriz bekliyor. Gizemli bir kadının eşliğinde zorlu bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu kez Perg’in karşı karşıya olduğu düşman içlerinde ve bu, daha amansız bir mücadele demek. 
Perg Efsaneleri serisinin ikinci kitabı, hayal gücünü zorlayan; ön yargılar, entrikalar, fedakârlık, aşk ve acı üzerine soluk kesen bir macera anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13e93102-7b11-43ee-8419-7bacbc1f8dd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünde Bir Gün</image:title>
            <image:caption>GÖKYÜZÜNE BAK, UMUT HEP ORADA! 
Mavi’nin ailesinin bir uçurtma dükkânı var: Gökyüzü Kulübü. 
Burası aynı onun hayal gücü gibi rengârenk, desen desen uçurtmalarla dolu. 
Birkaç çıta, kâğıt ve iplerle birleşerek gökyüzüne taşan mutluluklara dönüşüyor. 
 
Mavi ise daha önce bir uçurtmanın peşinde hiç koşmadı. 
Sonra gökyüzünde bir gün… Karşılaştığı kırık bir uçurtma her şeyi değiştiriyor. 
Gerçekleşmeyeceğini sandığı hayalleri, uçurtmanın peşine takılıyor… 
 
Çocuk kitaplarının sevilen yazarı Anıl Basılı’dan umut dolu bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c08dae56-9c4c-4086-ac70-7fa00f8d601f.jpg</image:loc>
            <image:title>Püskürüklü Resimlerim</image:title>
            <image:caption>Yaptığın resimleri beğenmediğin zamanlar oluyor mu? 
Ya da söylediğin şarkıyı... Yazdığın şiiri... 
Bazen yaptıklarının hiç güzel olmadığını düşüyorsun değil mi? Ya da olması gerektiği gibi yapamadığını… 
Evet biliyorum, çok can sıkıcı. 
Ama biliyor musun, belki de canını sıkmaya hiç gerek yoktur. Sana öğretilenin aynısını yapmak ya da başkaları gibi çizmek zorunda değilsindir. Ne dersin? 
 
 Gökçe İrten bu kitabı, sınırlarımızı aşmamızda bize yardımcı olmak için yazdı ve çizdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/059791d0-0cc5-43e7-8ccf-bac1437a4f06.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Konuşalım - Biz Kimiz?</image:title>
            <image:caption>Çocuklar her şeyi merak ederler. Sorular sormak, kendilerini ve dünyayı tanımak için başvurdukları pek çok yöntemden biridir. Haydi Konuşalım serisi; çocukların sorularına doğru, yaşa uygun ve kolay anlaşılır yanıtlar verebilmeleri için yetişkinlere rehber oluyor. Uzmanlar tarafından özenle hazırlanan içeriğe eşlik eden sade ve işlevsel çizimlerle karakterler arasındaki diyaloglar, okurun konuyu kolayca kavramasını sağlıyor. 
Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam giderek daha zor bir hale geliyor. Sağlıklı beslenme bilinci ve kültürünü çocuk yaşlarda kazanmak ise büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra çocuklar, doğum günü partilerinde, arkadaş ziyaretlerinde vegan, vejetaryen, gluteniz beslenme veya alerji ve hassasiyetler nedeniyle gelişen farklı beslenme şekillerini tecrübe ediyorlar. Elinizdeki kitap, çeşitlilikleri kapsayarak çocuğun sağlıklı beslenmenin ve sağlıklı yaşamın ne olduğuna dair bir düşünce oluşturmasına yardımcı oluyor. 
Dr. Nilüfer Devecigil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2068c479-c0b3-429e-952c-dd422edf264d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Melekleri</image:title>
            <image:caption>Ceren ile Gaye aynı okula gidiyor, aynı sınıfta okuyor, hatta aynı sokakta yaşıyorlar. Ceren çizgi roman okumaya bayılan, utangaç, kabarık saçlı bir kız. Gaye ise okulun en güzel, en havalı kızı ve saçları hep şampuan reklamlarından çıkmış gibi görünüyor. Dışarıdan bakıldığında birbirlerinden çok farklı görünüyorlar, oysa o kadar çok ortak noktaları var ki. Bunu keşfetmeleri ise bir mucize sayesinde mümkün olacak: hem de mis kokulu bir mucize! 
 
Sevilen yazar Zeynep Alpaslan farklılıkları kabul etme ve empati kurma becerilerinin önemini vurgulayan sıcacık bir dostluk öyküsü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5bb2ce-f44e-4061-8697-12f06987c82b.jpg</image:loc>
            <image:title>Your Lie in April – Nisan Yalanı 5</image:title>
            <image:caption>Yeni açmış kiraz ağaçlarının altında o kızla tanıştım ve kaderim değişmeye başladı. 
 
Müzik yarışması tüm hızıyla devam ederken, Kosei&apos;in iki eski rakibi olan dâhi Aiza Takeshi ve dengesiz deha İgawa Emi de onun dönüşüyle birlikte büyük bir heyecan içindedir. Nihayet sıra Kosei&apos;ye geldiğinde, ilk başta ününe yakışır bir şekilde, kusursuz bir performans sergiler. Ne var ki çok geçmeden annesinin hayaleti tekrar ortaya çıkar ve onu karanlık bir uçuruma doğru sürükler. Kosei müziği yeniden duymanın bir yolunu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad9e51b-346a-4693-8685-7503d0b67902.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Unicorn Yemek Yiyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Unicorn gün boyunca neler yiyor? 
Çocuklar bu öykü sayesinde hem öğünleri hem de kendi başına yemek yemeyi öğrenecek; bir sonraki yemek saatini hevesle bekleyecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e03f03-633b-4bf8-bd39-56bc7c54a129.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Yapısı ve Sınıflandırılması</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea85dcf-34a1-45d8-82c6-8ace58716e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümer ve Sümerler</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya, okuryazar, kentli bir kültürü ve son derece gelişmiş siyasi kurumları olan eski uygarlıkların en iyi bilinenlerinden birini yarattı. Bir Klasik haline gelen eseri Sümer ve Sümerler’de Harriet Crawford, MÖ 3800’den 2000’e kadar bölgede gerçekleşen sıra dışı toplumsal ve teknolojik gelişmeleri anlatmaktadır. 
En güncel tarihi ve arkeolojik kaynakların ışığında, bu antik uygarlığı her yönüyle araştırarak fiziksel ve tarihsel arka planını, değişen yerleşim biçimlerini, üretim alanları ile ticarete ilişkin bulguları, kamu ve özel amaçlı mimarisini ve dönemin kültürel gelişmelerini inceleyen Crawford, Yukarı Mezopotamya’da yaşanan çağdaş gelişmeler ile İkinci Körfez Savaşı sonrasında Irak’ın mirasının geleceğine ilişkin düşüncelere de yer vermektedir. 
  HARRIET CRAWFORS Londra Üniversitesi, Arkeoloji Enstitüsü’nde Fahri Konuk Profesör ve Cambridge McDonald Enstitüsü’nde araştırmacıdır. Irak’ta ve Körfez’de kapsamlı kazılar yapmıştır. Daha önceki yayınları arasında MÖ 3.Binyılda Irak Mimarisi (1977) ile Dilmun ve Körfez’deki Komşuları (Cambridge University Press, 1998) sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:07:24+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c2c1ec-fa1b-4190-926c-55e6192941aa.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’ın Seküler Tercümesi</image:title>
            <image:caption>2010’dan beri İslam din dersi Alman eyaletlerinin sekizinde okul müfredatlarına resmi olarak girdi.  Ancak egzotik, dışarlıklı ve öteki olarak görülen İslam’ın, seküler, akılcı ve teknik Alman eğitim sisteminde Müslüman öğrencilere nasıl öğretileceği konusu büyük bir didaktik ve pedagojik tartışmaya yol açtı. Ne var ki onca tartışma ve literatüre rağmen İslam’ın Batılı kültüre nasıl transfer edileceği sorusu genelde yanıtsız kaldı. Bu soruyu yanıtlamaya çalışan Kemal İnal, İslam gibi bir dinin öğreti, değer ve kavramlarını Batının gündelik akılcı ve seküler yaşamına tercüme etmenin mümkün olup olmadığını Habermas’ın postmetafizik ve postseküler din kuramı üzerinden analiz etmekte ve tartışmaktadır. İnal, incelediği Almanca İslam din dersi kitaplarında liberal pek çok değere (saygı, hoşgörü, ötekinin kabulü, uzlaşma kültürü, insan hakları, çoğulculuk ve çokkültürlülük) didaktik ve pedagojik olarak yer verildiğini öne sürerken İslam’ın seküler dile tercümesinin nasıl yapıldığını bazı Habermasyen kategoriler (ahlaklı davranmak, özne olmak, iletişimsel eylem, ötekinin temsili, özdüşünümsellik, rasyonel argümantasyon) üzerinden analiz etmektedir. Öte yandan tercümenin aksadığı veya problematik teşkil ettiği kimi noktaları da çeşitli kategoriler (endoktrinasyon, indirgeme, ideal tek dünya tasarımı, kökensel bütünlük, pedagojik düzey, iki ayrı dünya) bağlamında ele alan yazar, İslami değer ve kavramların yorum, eleştiri ve sorgulamaya tabi tutulmaksızın seküler akla aktarılışını da eleştirel biçimde incelemektedir. Sonuç olarak İnal, İslami tezlerin seküler hayatın çeşitli kural, değer ve problemlerine akılcı kalıplar üzerinden transferinin tercümeyle mümkün olduğunu ileri sürmekte ve fakat bu tercümenin sorunsuz olmadığını çok sayıdaki örnek metinle ortaya koymaktadır. 
Töz yayınevi olarak bu çalışmanın, Almanya’nın yanı sıra Türkiye’de de din ve sekülerlik/laiklik tartışmalarına pedagoji üzerinden ve farklı bir pencereden bakma imkânı sağlayacağını düşünüyoruz. Zorunlu din dersi, seçimlik dini dersler, yeni müfredat, yanı sıra okullarda tarikat ve cemaatlerin faaliyetlerinin yoğun olarak tartışıldığı günümüzde bu çalışmanın, demokratik ve akılcı bir sistem içinde dinin yer, işlev ve kapsamının ne ve nasıl olması gerektiğine dair düşünce üretiminde faydalı olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>