﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38a3e3e-cc94-4e07-a439-a5b1a925c6ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürideler</image:title>
            <image:caption>“Hikayeleri yüksek siyasetin gölgesinde kalan kadın ve çocukların hayatı, ülkenin tepetaklak oluşundan azade değildi ve bütün dünyada olduğu gibi ilk etkilenecek onlardı.” 
 
Yüksek siyasetin gölgesinde kalan bu hikayeleri gölgelerden çıkarıp okurun önüne koyan bir kitap elinizdeki. Yalnızca tarikatların kadınları nasıl hapsettiğini ve hem maddi hem duygusal emeklerini nasıl sömürdüğünü değil, aynı zamanda onlar için biriktirdiği sosyal sermayeyi, evlerinden çıkıp başkalarıyla görüşmelerini ve bir ağ içinde var olabilmelerini de sağlayarak bu sömürüyü nasıl görünmez kıldıklarını da anlatıyor. Bu üç tarikatın da özellikle alt sınıflardan kadınları, kamu ya da özel sektörde çalışamayan, taşrada yalnız kalan ve ev işleri-bakım cenderesinden çıkamayan kadınları hedef alıp bünyesine katarak topluma nüfuz etme biçimini dile getirirken, kadının özne oluşuyla kat kat nesne kılınışı arasındaki ince yarıktan gerçek kişilerle röportajlar, yerinde gözlemler ve önemli sorularla geçiyor Filiz Gazi. 
 
Tecrübeli ve cesur bir gazeteci olarak kadının tarikatlardaki yerinin, bu yapılara niçin girdiklerinin, kız çocuklarına nasıl bir eğitim verildiğinin peşine düşen Gazi bir yandan İslam coğrafyalarında kadın özgürlüğü meselesini farklı boyutlarıyla ele alırken, bir yandan da yoksul kadınlar için açılan bu alanın boğazımızı saran neoliberal politikalara nasıl hizmet ettiğine bakıyor. 
 
Üç tarikatı birden mercek altına alan kitap dört başı mamur bir çalışma. Yazar hiçbir detayı atlamazken, kendisinin ve böylelikle okurun merak ve hayret duygusunu da hep canlı tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/805e09e5-0e1f-4484-aebd-aba47e642671.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Özne</image:title>
            <image:caption>İETT otobüsüne gelinliğiyle binen bir genç kadın. Yalnız. Gelinliğinin eteği yerdeki tozları süpürüyor. Kaçtığı, evlendiği adam değil. Kaçtığı, bir insan da değil. Derdini kime, nasıl anlatabilir? Bir başka yerde, başka zamanda, genç bir kadın sık sık kendinden geçiyor. Annesinin cesediyle günlerce yalnız kalmış üç yaşında. Kimliği tespit edilemediğinden bir yetiştirme yurdunda büyümüş. Annesinden kalan eşyalara bakmak istemiyor. Gizli Özne, Revnâ ve Bihter’in kesişen hikayesi. Bihter’in hikayesini bize kim anlatıyor? Bunu bulduğumuzda, Revnâ ile hikayelerinin ne zaman, nasıl kesiştiğini de buluyoruz.  Çünkü Gizli Özne, sıra dışı tekniğiyle bir “son bakışta aşk” romanı. Taşlar sonunda yerine oturuyor, sonuyla okuru şaşırtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269300b8-cb72-4aff-b253-d88626d81d69.jpg</image:loc>
            <image:title>Güle Güle Öğretmenim - Sınıftan Yükselen Sesler 4</image:title>
            <image:caption>Bay Terupt&apos;un beşinci sınıfında birbirine bağlanan yedi arkadaş artık sekizinci sınıftalar. Çok sevdikleri öğretmenleriyle iki haftada bir de olsa rehberlik dersinde bir araya gelmekten heyecan duyan çocuklar, yılı mümkün olduğunca unutulmaz kılmak için birbirlerine söz verirler. Diğer yandan hayat devam etmektedir, bazen acı bazen tatlı ama kimsenin sözüne bakmadan…
JEFFREY üst düzey güreş yapmak istiyor ama ne pahasına? Annesiyle aynı kanser genini taşıyabileceğinden endişelenen ALEXIA test yaptırır ancak sonuçlara bakmaktan korkar. Yakında evlenecek annesi tarafından ihmal edildiğini düşünen ve Jeffrey&apos;nin umursamazlığıyla yaralanan ANNA duygularını ne kadar bastırabilecektir? İnişli çıkışlı devam eden şeker hastalığı DANIELLE&apos;ın hayatını yeterince zorlaş- tırmaktadır ancak Luke&apos;la filizlenen aşkı mıdır asıl zor olan? LUKE karmaşık ödevlerle uğraşmaktadır ama ödevlerin hiçbiri Danielle&apos;a ondan hoşlandığını belli etmekten daha karmaşık değildir. Babasının dönüşü konusunda endişeler taşıyan JESSICA tüm yüreğini şiir yazmaya adar. Bu arada Bay Terupt&apos;ın ihanetine uğradıklarını düşünen PETER öfkesini yenebilec ek midir?
Rob Bueya Güle Güle Öğretmenim&apos;de yine hayattan kesitler sunuyor; zorlukları, karmaşayı, vedaları anlatıyor, hayatla nasıl baş edebileceğimizi de! Dostluk, yardımlaşma ve tabii ki sevgiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d25633d-9a8d-47e8-9276-47fcdfb7de4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalan Söylemek ve Aldatmak</image:title>
            <image:caption>Yalan nedir?
İnsanlar neden yalan söyler?
Bir insanda gerçekleri tahrip etme refleksi
nereden zuhur eder?   Pamuklara sarılası bu ciltte, bir grup psikanalistin bu çetrefilli insan sabitine farklı veçhelerden geliştirdiği incelemeler bulunuyor. Çocukların yalan söyleme kapasitesinin nasıl oluştuğu, bir ailenin çocuğunun ahlaki gelişimine nasıl tesir ettiği gibi konuların yanı sıra; yetişkinlerin ilişkilerini istila etmiş envai çeşit aldatmacanın kökenine, yalanın patolojik ve kriminal bir hüviyet kazandığı arazilere kadar uzanan, zengin ve bol ufuklu bir çalışma bu. Yalanla terapi odasında, evinin salonunda yahut kafasının içinde güreşenlere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac932b59-09d9-47ff-a63d-fc170437f9f8.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yıl Okul Tatili</image:title>
            <image:caption>Sloughi isimli yatın içinde yaşları 8 ile 14 arasında değişen ve yanlarında tek bir yetişkin dahi bulunmayan on beş çocuk vardır. Ertesi sabah limandan ayrılacak olan yatın halatları esrarengiz bir şekilde kopar ve Chairman yatılı okulunun öğrencisi olan bu çocuklar açık denize doğru sürüklenirler. Açık denizde uzun bir süre sürüklendikten sonra ıssız bir adaya düşen çocuklar, cesaretleri sayesinde adadaki yaşama uyum sağlayabilecekler mi? Her biri farklı kişilik ve karaktere sahip olan bu çocukların başlarından geçen maceralarda hep birlikte onlara eşlik edelim ve vazgeçmemenin, cesaretin her zorluğu nasıl yendiğini görelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fd7dbc2-7a12-4db7-ae25-0d834020628e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Merkezine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Axel Lindenbrock, amcası Profesör Lindenbrock´la birlikte çalışmaktadır. Bir gün profesör, eski bir el yazmasının içinde bir şifre bulur ve hayatları değişir. 
16. yüzyılın ünlü İzlandalı bilgini Arne Saknussemm, bu şifrede, İzlanda´daki sönmüş bir yanardağın Dünya´nın merkezine indiğini açıklamaktadır. Axel´in tüm itirazları ve kuşkularına rağmen bu yolculuğa çıkarlar. Profesör Lindenbrock ve yeğeni Axel İzlanda´ya gider ve yanardağın gizemli derinliklerine inerler. Kahramanlarımızı yerin altında sürprizler ile dolu bir yolculuk beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b80b81-d419-49d6-8ece-3319dac46d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşetin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Amerika’da “Altına hücum” çağıdır. Kısa sürede zengin olmayı hayal eden herkes elinde avucundaki satıp birkaç köpek ve kızak alıp, Amerika’nın soğuk bölgelerine akın etmektedir. 
Kahramanımız olan Buck ise, California güneşi altında mutlu mesut yaşayan bir çiftlik köpeğidir ancak bir gün bir çiftlik çalışanının onu kaçırıp bir altın arayıcısına satmasıyla tüm hayatı allak bullak olur. Ağır kış şartlarına, açlığa, dayağa ve diğer köpeklerin zorbalığına dayanan Buck, en sonunda içinde yatan vahşi hayvanın çağrısını duyar ve kendini bu sese teslim eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48c7d94a-3440-4199-b3fa-84088e94dcc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>İsmail balina avcılığını öğrenmek için yanıp tutuşmaktadır. Bu merakını gidermek üzere Kaptan Ahab’ın yönetimindeki Pequod adlı bir balina avı gemisine biner. Fakat geminin kaptanı Ahab, Moby Dick adlı dev balinayı yakalamaktan başka hiçbir şey düşünmemektedir. Çünkü bir av sırasında Moby Dick’in saldırısı sonucu tek bacağını kaybetmiştir. Ahab’ın çığ gibi büyüyen intikam hırsı, içinde İsmail’in de bulunduğu gemi mürettebatını kısa sürede etkisi altına alır. İsmail, çıkmış olduğu bu uzun yolculukta sadece balina avını değil, hayata ve ölüme, dostluğa ve düşmanlığa, iyiliğe ve kötülüğe, merhamete ve zulme dair pek çok şey öğrenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce4a0eb-0e0a-4d5b-ba56-2eebc09bd3e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşörler</image:title>
            <image:caption>Dartanyan, bir silahşör olabilmek için köyünden ayrılıp Paris&apos;e gider. Fakat şövalyelerin başı olan Mösyö Treville ona şövalye olmak için henüz hazır olmadığını, bunun için önce koruma birliğinde iki yıl çalışması gerektiğini söyler. Dartanyan diğer şövalyelerin maharetlerini görünce Mösyö Treville&apos;e hak verir ve bir şövalye olabilmek için her fırsatta yiğitlik sergilemeye çalışır. 
Bu uğurda hiçbir mücadeleden kaçınmaz ve maceradan maceraya atılır. Fakat hiçbir zaman yalnız değildir, zira kendine kısa sürede Atos, Portos ve Aramis adında, üçü de gözü pek birer silahşör olan, üç can dostu edinmiştir. 
Dartanyan ve üç silahşörler, kendilerini kirli saray entrikalarının şekillendirdiği bir dizi maceranın içinde bulurlar. Fakat dostlukları, sadakatleri ve azimleri sayesinde her zorluğun üstesinden gelmeyi başarırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/256dfa48-4222-44c4-b222-6f7b2c282a12.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Anıları</image:title>
            <image:caption>Anılar girdabında kaybolanlar

Çağdaş Latin Amerika edebiyatının en etkileyici ve sıradışı kalemlerinden Elena Garro&apos;nun başyapıtı Geleceğin Anıları, Meksika Devrimi sonrasındaki toplumsal travmaları şiirsel bir dille, kolektif hafıza üzerinden ele alan kült bir metin.

Anlatısındaki döngüsel zaman geçişleri sayesinde gerçeği hayalle, korkuyu rüyayla kesiştiren bir dünya yaratan yazarın bu ödüllü romanı; zulüm ve inancı, tutku ve nefreti, birlik ve ihaneti, geçmiş ve geleceği, umut ve karamsarlığı bir arada yaşayan Ixtepec halkının anılarına tanıklık etmemizi sağlıyor.  

İhanetinin kefaretini ödercesine aşkı uğruna &apos;&apos;taşlaşan&apos;&apos; bir kadının portresini de çizen kitap; arka planında 1910&apos;lu yılların toplumsal ikliminden keskin manzaralar sunarken bir yandan da Meksika kadınlarının nasıl basmakalıp kimliklere, hatta kimliksizliğe mahkûm edildiğini gözler önüne seriyor.









Bir sabah Devrim patladı ve hepimiz için zamanın kapıları açıldı.

Dağın taşın dili olup konuşsa bir ülkenin ve bir dönemin yaralarına dair neler anlatır? 

Savaşların ve yağmaların yorgunluğuyla uzun yıllar oradan oraya savrulan Ixtepec kasabasında, General Francisco Rosas ve askerlerinin yönetimi hâkim olur. Devrimin ardından siyasi düzen değişmiş, yaşanan toprak reformu sonrasında kasabalılar derin yoksulluğa ve karamsarlığa mahkûm edilmiştir. İşte böylesine karanlık bir dönemeçte kasabaya bir yabancı gelir ve devran değişmeye başlar...

Yabancının hiç olmadık birine âşık olması ve onunla Ixtepec&apos;ten kaçması yakıcı ve yıkıcı olayların da ateşini körükler. Yeni düzenin din karşıtı karar ve eylemleri halkta karşılık bulamayınca huzursuzluk ve isyan kaçınılmaz olur. Asker ve halk arasında tırmanan gerilim, kasabanın seçkin ailelerinden Moncadaların çocuklarına kadar uzanır. Juan&apos;ın askerler tarafından katledilmesi, Nicolás&apos;ın mahkemede yargılanıp idamla cezalandırılması, Isabel&apos;in ise General&apos;e duyduğu aşk yüzünden hem ailesi hem de ahali tarafından hain kabul edilip dışlanması, taşları yerinden oynatır.

Kardeşi Nicolás&apos;ı idamdan kurtaramayan Isabel, General&apos;in kendisine verdiği sözü tutmamasının verdiği ıstırapla dönüşü olmayan bir kararın arifesindedir...

Taşa dönen Isabel&apos;in ödediği bedelle bu sıcak toprakların ortak hafızasına mum diken roman, zamanın girdabında kaybolanların anılarını tarihe kazıyarak ölümsüzleştiriyor. 

Nobelli yazar ve şair Octavio Paz&apos;ın, Elena Garro&apos;ya &apos;&apos;Sen benden daha yeteneklisin, yak onları lütfen…&apos;&apos; dediği Geleceğin Anıları, alevlerin arasından kurtarılmasa az kalsın günümüz okurlarına ulaşamayacak ve Latin Amerika edebiyatına izini bırakamayacaktı.

&apos;&apos;Geleceğin Anıları bana hep en sıradışı romanlardan biri gibi gelmiştir.&apos;&apos; Juan Rulfo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4314346c-eadb-4a3d-b323-0a12f6b9e8e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Geçer</image:title>
            <image:caption>İçinizden birileriyle tanışmak ister misiniz? Kendinizi satır aralarında bulmak, onları anladıkça kendinizi anlamak, onlara güldükçe kendinize gülmek… 
Sarı danası kesilince insanın doğa üzerindeki tahakkümüne isyan eden Nurçin’i dinlemek ister misiniz mesela, küçük aşkıyla arasındaki sınıf ayrımını fark ettiği o anı görmek? Evliliğinden bıkıp gündüz düşleri kurmaya başlayan Sevil’in kadın-erkek ilişkilerine getirdiği marjinal bakış açısına şahit olmak? Belki özgüvensizlikte arşa çıkan Sedat’ın anksiyetesiyle başa çıkma yolları size bir ilham verir. Ya da düğüne götürdüğü çeyreği son anda cebe atıp tüyen Sabiha, tükürdüğünü yalarken aklınıza tanıdık birileri gelir. Kendisine görücü gelince cinsel tabuların artık nihayet yıkılmakta olduğunu zanneden “dul” Birce’ye ne demeli?.. Hiçbir şeyin yıkılmadığını, nemli gözlerle izlersiniz belki birlikte. 
Vuslat Saraçoğlu ilk öykü kitabı Her Şey Geçer’de farklı yüzlerle ama hep bizden biri olarak çıkıyor okur karşısına. Edebi yollardan geçip toplumsal hezeyanlara varırken buruk bir tebessüm bırakıyor zihinlerde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e768c62-9a33-482e-9154-7d83242c07a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluş 1</image:title>
            <image:caption>BEN ON BİNLERCE KEZ ÖLDÜM VE YENİDEN DOĞDUM... 
DÜNYA ÜZERİNDEKİ MİLYARLARCA YILLIK YAŞAMIM. 
SAYISIZ VARLIKLA...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67c03036-cfca-4020-b93b-dcea774d658a.jpg</image:loc>
            <image:title>P*ç Kurusu 2</image:title>
            <image:caption>ACIMASIZ BİR GERİLİM 
 
“BABAN OLMADAN HAYATTA KALABİLİR MİSİN?” 
 
BABASININ BİR SONRAKİ KURBANININ, SEVDİĞİ KIZ 
GYEON YOON OLDUĞUNU ÖĞRENEN JİN SEONWOO, 
HAYATINDA İLK KEZ ONA KARŞI ÇIKMAYA KARAR 
VERİR. 
 
DONGSU SEONWOO İSE ŞİMDİYE KADAR İŞLEDİĞİ 
CİNAYETLERE SESSİZCE YARDIM EDEN OĞLUNDAKİ 
DEĞİŞİKLİKLERİ FARK EDER. 
 
“HAİN” DURUMUNA DÜŞEN JİN SEONWOO, GYEON’U 
KORUMAYA ÇALIŞIR FAKAT DONGSU DAHA ÇOK 
TUZAK KURMAYA BAŞLAR. 
 
ZOR BİR HAYATI OLSA DA JİN SEONWOO ARTIK 
BAŞKA İNSANLARLA İLETİŞİM KURMANIN KEYFİNİ 
SÜRMEKTEDİR. 
 
FAKAT BABASINI ARDINDA BIRAKAN JİN İÇİN ASIL 
YAŞAM MÜCADELESİ ŞİMDİ BAŞLAMIŞTIR... 
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2675cd55-d920-420a-b127-542b8141317f.jpg</image:loc>
            <image:title>Al Capone</image:title>
            <image:caption>Bizim ihtiyar Scarface sonunda demir parmaklıklar ardında... Simdi hesap vakti, servetinin degil suçlarının hesabı... Olanları hatırlıyor ve hapishanede kendisini ziyarete gelen annesine anlatıyor. 
Ancak iflah olmaz Capone, yine kendine hakim olamıyor: dürüst davranmıyor ve gerçekleri çarpıtıyor. Iste, tüm zamanların en büyük gangsterinin gerçek sahte hikayesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe27c69e-44c3-4a67-9d46-6ecf7b578963.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızca Umutsuzların Hatrı İçin Bize Umut Verilmiştir -Walter Benjamin</image:title>
            <image:caption>“Düşman kazanacak olursa, ölüler bile payını alacak bundan.” 
Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Walter Benjamin, sanat, kültür ve siyaset teorilerine getirdiği devrimci bakışla Batı dünyasının düşünce yapısını temelinden sarsmıştır. 
Nazizm’in karanlık günlerinde yaşamış, entelektüel mücadelesini ölümüne kadar sürdürmüş bu büyük filozof, modern toplumun kültürel ve politik yapısını sorgulayan eserleriyle zamanını aşan bir vizyonerdi. 
Benjamin’in hayatı, eserleri, düşünsel mirası ve onun kültür teorisi üzerine yaptığı en önemli katkılar ekseninde ele alınan bu çalışma sanat ve siyaset arasındaki ilişkiyi yeniden düşünenler için bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5df23776-b197-4bd2-9473-e67057822747.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Büyüksün</image:title>
            <image:caption>Bebek doğduğunda kardeşi için çok önemli bir görev başlıyor çünkü o, ARTIK BÜYÜK! Büyük kardeşin özel ve benzersiz rolünü anlatan, harika resimler eşliğinde yumuşacık bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c270d9b-e3fd-4241-aec0-017ac97f115b.jpg</image:loc>
            <image:title>Birkaç Küçük Sır</image:title>
            <image:caption>Birkaç Küçük Sır: Dayanıklılığın İnşası 
İyi bir hayat kurabilmek için önce esaslıca bir yaşamak gerekiyor. 
Dene-yanıl, düş-kalk, yaşamın kullanma kılavuzunu öğren, e bir de kendini tanı… 
Geçti en az 40 yıl! 
Oysa yaşayarak öğrenmenin gizli bir alternatifi var; başkalarının gerçek deneyimleri! 
Ama işte insanlar ne kadar başarılı olduklarını anlatmaya bayılsalar da bunun nasıl olduğuna     -ya da olamadığına- pek de değinmezler. 
Bu kitap, “Oldu tamam da… Nasıl oldu bu?!” diye soruyor. 
‘Birkaç Küçük Sır: Dayanıklılığın İnşası&apos;nda, gazeteci Işıl Cinmen, kendisine ilham veren 35 kişinin zihinlerine giriyor. Bu kişiler, yaşamları ve duruşlarıyla ses getirmiş, zorluklardan daha dayanıklı çıkmayı başarmış, tüm engellere rağmen kendi potansiyellerini gerçekleştirebilmiş donanımlı beyinler. Cinmen, bu eşsiz deneyimlerden yola çıkarak, herkesin hayatında ışık tutacak bir pusula oluşturuyor. Dayanıklılığa giden yolun izini sürüyor. 
 
Bu hikayelerde büyük sözler yok, süslü cümleler yok. Sadece gerçekler var. Basit, güçlü ve kendi hayatınıza uyarlayabileceğiniz gerçekler.

İHTİYAÇ ANINDA KAPAĞI AÇINIZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac3dd504-ef64-4a0d-a365-238d254e3fe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Memelilerin Yükselişi ve Saltanatı</image:title>
            <image:caption>Dinozorların Gölgesinden Bize Yeni Bir Tarihçe 
 
Dış görünüşümüz neden böyle? Neden bu şekilde büyüyoruz? Neden sırt ağrısı çekiyoruz? Dişçilere neden kucak dolusu para veriyoruz? Neden Dünya hakkında kafa yorabiliyoruz ve bu düşünceler bizi neden duygulandırıyor? 
 
Her şey 325 milyon yıl önce, ufak tefek, pullu yaratıkların bir fırtınada yaşam alanlarından öteye savrulmasıyla başladı. Felaketlerin ve 
tehlikelerin şekil verdiği vücutları kimi zaman koşucular, kazıcılar, kimi zaman uçucular, yüzücüler çıkardı. Fare boyutunda filler, yürüyen balinalar, dev armadillolar, Amerika savanasında koşturan develer, gergedanlar ve daha niceleri... 
 
Dinozorların dev ayakları altında ezilmeden, küresel ısınma dalgalarında kavrulmadan, gerektiğinde sal üzerinde okyanusları aşan, buzullara, çöllere göğüs geren, tam üç kitlesel yokoluş atlatan, yok oldukça küllerinden doğan bu hayvanlarla ne kadar gurur duysak az. Çünkü onların tarihi, bizim tarihimizdir. Bizlerin, yani memelilerin. 
 
Paleontolojinin dinamik ismi Steve Brusatte, kıtalar ayrılıp birleşirken iklimlerin cehennemî sıcaklardan buzul evrelere savrulduğu bu dünyada egemenliklerin geçici, yokoluşun kaçınılmaz, uyum gücününse tek çözüm olduğunu gösteriyor. Tuhaf atalarımızın hikâyesi, 
evrimin kocaman beyinli kitap okurlarına dönüştürdüğü bizlere, bu dayanıklılık destanını sürdürmenin tek bir yolu olduğunu da fısıldıyor: Gezegenle işbirliği! 
  ABD’li paleontolog Steve Brusatte, dinozorların evrimi alanındaki çalışmalarına Edinburgh Üniversitesi’nde devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a2c07fd-0ff3-4d7c-8624-32bf652e9c49.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hakimiyeti Altında Lübnan Şiileri (1516-1788)</image:title>
            <image:caption>Lübnan topraklarında yaşayan Şii toplumunun Osmanlı egemenliği altındaki geçmişini konu alan bu çalışma, Ortadoğu 
tarihinin şimdiye dek göz ardı edilen bir evresine yeni bir bakış açısı getiriyor. Stefan Winter bu kitapta, 16. ve 18. yüzyıllar arasındaki döneme ait, çoğunlukla yayımlanmamış Osmanlı belgelerine dayanarak, bu bölgedeki Şiilerin Sünni 
imparatorluğun yönetim sistemine nasıl entegre olduğunu gözler önüne seriyor. “Lübnan”ın özerk bir yapı olarak ancak 18. yüzyılda ortaya çıktığını ve bu sürecin, yerel Şii önderlerin giderek güç kazanan bir Dürzi-Mârûnî emirliği tarafından önce 
etkisizleştirilmesi, sonra da şiddet kullanılarak saf dışı bırakılması yoluyla gerçekleştiğini gösteriyor. 
 
Osmanlı Hâkimiyeti Altında Lübnan Şiileri, vakayinamelere dayanan diğer çalışmaların karanlıkta bıraktığı bir döneme 
belgelerle ışık tutarken, bugün Lübnan’ın en büyük ve en etkin mezhep gruplarından biri haline gelen Şii cemaatinin bölge tarihi içindeki yerini de sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11c48d60-bd6a-4b56-9ac9-17ece90fd386.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş İle Tırmık</image:title>
            <image:caption>Güneş kedileri sevmezdi - özellikle de huysuz Tırmık’ı. Babasının bu haylaz kediyi niye sevdiğini hiç anlamıyordu. Sonra bir gün Tırmık ortadan kayboldu ve her şey değişti... 
Ödüllü yazar Nicole Melleby’den arkadaşlık, aile ve empatinin önemini anlatan hareketli bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a12ffbf7-5351-42d9-b592-c82a39ba6138.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’dan Önce Doğu Dünya Düzenlerinin Yükselişi ve Düşüşü</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı yazarken iki amacım vardı. Birincisi, Doğulu bir bakış açısıyla anlaşıldığı şekliyle, uluslararası tarihin ve dünya siyasetinin Avrupa merkezci olmayan bir versiyonunu yaratmak istedim... İkinci(si)... Asya’nın siyasi ve ekonomik dirilişi ve Asya tarihyazımının yakın gelecekte sapabileceği çok sayıda tehlikeli yol ortadayken, Asya tarihinin hiçbir ‘ulus’a, ‘medeniyet’e, ‘ırk’a ya da ‘din’e ait olmayan bir anlatısını sunmak istedim... Batı’dan Önce 13. yüzyılda Cengiz Han’ın İmparatorluğuyla başlıyor ve o zamandan 17. yüzyıla kadarki uluslararası ilişkiler tarihini (ve bunun 19. yüzyıldan günümüze gelen modern uluslararası düzendeki yansımalarını) anlatıyor. Bu dönemde dünyanın merkezi Batı değil, Avrupa değil. Dünyanın düzeni Asya merkezli: Siyaset orada, ticaret orada, rekabet orada, refah orada. Batı, kitaptaki hikâyeye sonundan katılıyor. Çünkü en azından 16. yüzyıla kadar Avrupalılar hikâyenin önemli aktörleri hele başrol oyuncusu kesinlikle değiller; o zamanki uluslararası sistemin kıyısında bulunuyorlar... Modern uluslararası düzenimizin 19. yüzyılda ortaya çıkmasını mümkün kılan ‘Batı’nın Yükselişi’ydi ve bu düzenin merkezindeki imtiyazlı koltukta son iki yüzyıldır Avrupa/Batı oturuyor. Bu olgu güncel siyasetimizi sürekli olarak şekillendirmekle kalmadı, siyasi dünya tarihi anlayışımızı, dolayısıyla da uluslararası politika kuramlarımızı çarpıttı. Birçokları değişmez bir biçimde, hikâyenin sonunu bu tarihten geriye doğru okudu... Kitapta anlatılan tarihin günümüzdeki izdüşümüne gelirsek…Hiçbir düzen, zamanında ne kadar kalıcı gözükürse gözüksün, sonsuza kadar devam etmiyor”. İngilizcesi Cambridge Üniversitesi Yayınları tarafından 2022 Mart ayında yayınlanan ve bugüne kadar çok sayıda uluslarası ödül alan bu kitabı Renan Akman’ın Türkçesiyle sizlere sunmaktan dolayı mutluyuz. Prof Dr. Ayşe Zarakol, Cambridge Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası Çalışmalar Bölümü (POLIS) Öğretim Üyesidir. Akademik çalışmalarından dolayı Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’na layık görülen Zarakol, 2024’te Avrupa Akademisi (Academia Europaea) ve İngiliz Akademisi’ne (British Academy) seçilmiştir. 
 
•ISA John Ruggie 2024 En İyi Kitap Ödülü 
•SSHA Allan Sharlin Anısına 2023 En İyi Kitap Ödülü 
•ISA Northeast Yale H. Ferguson 2023 En İyi Kitap Ödülü 
•ISA Guicciardini 2023 En İyi Tarih Kitabı Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/474764ca-7a06-4299-9ac9-fa2ccefb2b55.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden İmgesi</image:title>
            <image:caption>Algınızı değiştirin, yaşam kalitenizi artırın!
Aynaya baktığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Görünüşümüz, kişiliğimizi ne kadar yansıtıyor?
Medyanın ve toplumun dayattığı güzellik standartları algımızı nasıl etkiliyor?
Kadınlar ve erkekler olarak bedenimizi gerçekten olduğu gibi kabul edebiliyor muyuz?
Dış dünyaya yansıttığımız görüntümüz ile içdünyamızda hissettiğimiz beden arasındaki fark,
modern toplumun en büyük ikilemlerinden biri haline geldi.
Anjelika Şimşek&apos;in kaleme aldığı Beden İmgesi bu soruları ve daha fazlasını mercek altına
alarak beden algısının derinliklerine iniyor. Bireylerin kendi bedenlerine dair algılarını nasıl
şekillendirdiklerini ve bu algıların ruh sağlığı üzerindeki etkilerini detaylandırıyor. Özellikle son
yıllarda artan beden imgesi sorunlarına dikkat çekerek bireylerin kendi içsel deneyimlerini
anlamalarına ve farkındalık geliştirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.
Bedeninize bakış açınızı dönüştürmek ve kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek için bu yolculuğa
hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afca9e35-0d9b-4000-9dd6-70a1262997d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphaneci Teo için Bir Sürpriz</image:title>
            <image:caption>Teo, kütüphaneci olmak için doğmuş, kitapları seven bir ayı. Sıcak çikolata, kurabiye ve bir sürü öyküyle soğuğu yendiği Binyaprak Ormanı kütüphanesinde çalışıyor. Bir gün buraya beklenmedik bir misafir geliyor. Hem de Kuzey Kutbu’ndan… Ve Teo’ya bir haller oluyor! Geceleri gözüne uyku girmiyor, konuşacağı zaman kelimeler uçup gidiyor. Peki bunun tatlı misafir Linda’yla ne ilgisi var?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d947df0-9e9d-407f-89d3-490fe2fd0040.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Kültürünün Yumuşak Karnı Kadın</image:title>
            <image:caption>İslam geleneğinde kadın, tabirin tam anlamıyla bir “yumuşak karın”dır. Çünkü hem İslamın temel kaynaklarında tanımlanışı hem temel kaynakların yorumlanışı ve hem de bu yorumun tepeden tırnağa ataerkil zihniyet marifetiyle gerçek hayat alanına taşınışı itibariyle kadın adeta bir sorunlar yumağıdır. Bizim asıl maksadımız, “İslam” dininin temel metinlerinde ve geleneğinde yer alan, “kadın”ı pek çok açıdan problemli bir varlık olarak konuşup tartışmamıza yol açan beyan, yorum ve anlayışların “din” kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulamak. Ayrıca bunun da Müslüman kimlikten sıyrılmak gibi bir anlam taşımadığını göstermeye çalışmak. 
Mustafa Öztürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15116cc5-16e5-422b-b365-b8b59be0be97.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Bir Cemiyetin İktidar Yürüyüşü, İttihat ve Terakki Romanı</image:title>
            <image:caption>“Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şube Başkanı, Türk Silahlı Kuvvetleri saflarında yıllarca vatana hizmet etmiş değerli dostum M. Sahil Derici, yakın tarihimize ayna tuttuğu “Gizli Bir Cemiyetin İktidar Yürüyüşü / İttihat ve Terakki” romanında çok tartışılan, çok konuşulan, ama yeterince araştırılmadan genellikle siyasi aidiyet ve bakışlarla tanımlanan önemli bir dönemi roman kurgusu içinde sunuyor okurlarına. 
Bir dönem romanı olan eserde, İttihat ve Terakki Cemiyetinin kuruluşu, 1908 Devrim mücadelesi, cemiyetin gölge hükümet dönemi, iktidarı ele geçirme ve iktidar süreci ile dönemin önemli olayları tarihi gerçeklerden sapmadan gerçek kişiler, bu kişilere eklenen Hasan Ağa ile Lebibe Hanım ailesi ve damatlarının yaşamları etrafında anlatılıyor. 
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin tarihinde önemli yeri olan bazı subayların isyan edip dağa çıkmaları, 
Mülazım Atıf’ın Şemsi Paşa’yı vurması, Bab-ı Ali baskını, 1908 Devrimi sürecindeki Manastır-Selanik çekişmesi, Cemiyetin 31 Mart gerici ayaklanmasına tepkileri ve benzeri önemli olaylar dipnotlarda belirtilen kaynakçanın desteğinde 
kurgulanmış ve değerli Derici’nin akıcı üslubu ile bir solukta okunan bir eser ortaya çıkmış. 
Romanda, Mustafa Kemal Atatürk ile İttihat ve Terakki ilişkileri, Cemiyetin Abdülhamit ile yaşadıkları, dönemin 
Türk ordusu, Jön Türk aydınlığı ile kavgalı gerici yobaz hareketler ve Hürriyet ve İtilaf zihniyeti de işlenmeye çalışılmış. 
Değerli M. Sahil Derici dostumu kutluyor, bu güzel eserin okurunun bol olmasını diliyorum.” 
 
                                                                                      Mustafa Hüsnü Bozkurt 
                                                                                            Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc99679-eb42-4ee3-ada2-deb5583ee34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurma Kolu, Kışla Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“Ulus olarak askerlik anılarımızı anlatmayı, anlatılan askerlik anılarını dinlemeyi çok severiz. 80-90 yaşındaki büyüklerimiz bile tekrar yaşarcasına heyecanla anlatırlar o günleri… 
Asker arkadaşlığına önem veririz. Silah altında geçirdiğimiz günlerde bazen karda kışta, bazen kızgın güneş altında, bazen nöbette, bazen uzun bir arazi görevinde birlikte yaşanılan zorluklar, bizi birbirimize yaklaştırır. 
Eskiler erkeklerin askerlik görevi sonunda daha olgunlaşmış olarak eve döndüklerini söylerler. Bilirsiniz bir zamanlar “askerlik yapmayana kız verilmez” bile derlerdi. 
Çoğumuzun zihninde var olan bu anıların bir kısmını çizgilerle anlatmayı istedim sizlere… Ülkemizde askeri mizah konusunda bir eksiklik olduğunu da düşündüm sonra… Bu nedenle elinizdeki kitapta bulunan çizgi-hikayeleri okurken yüzünüzde bir tebessüm oluşacağına inanıyorum… 
Bu kitabı vatan uğrunda şehit olanlara ithaf ediyorum. Ruhları şad olsun…” 
 
Osman ÇOLAKOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebbce3c3-ab8c-4016-8bc3-08bde5b80173.jpg</image:loc>
            <image:title>Antropoloji Yapmak</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de antropolog olmak, genellikle bilinçli bir tercihten ziyade tesadüflerin sonucudur. Prof. Dr. Metin Özbek’in mesleki yaşamı da aynı şekilde bir tesadüfle başlıyor ve bir “antropoloji yapma” yolculuğuna dönüşüyor. 
Antropoloji Yapmak, insanlık tarihine yapılan büyüleyici bir yolculuk. Metin Özbek yarım asra yayılan yolculuğu boyunca edindiği zengin deneyim ve derin bilgi birikimini kendi kişisel hikayeleri ve içsel yolculuğuyla bütünleştirerek alanla ilgilenenlerin önüne seriyor. 
Bu anlamda kitap, bir antropoloğun anılarından çok daha fazlasını içeriyor; kazılarda elde edilen verilerle okuyucuya fiziksel antropolojinin kapılarını aralıyor. Antropolojiyi seven, tarihin ve insanın izini sürmek isteyen herkes için eşsiz bir keşif fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d416540a-8021-49d0-bd0c-19e1783301fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayak Sağlığı ve Bakımı</image:title>
            <image:caption>Aktif bir yaşam tarzına sahip olan birisi günde ortalama 10 bin adım attığında şaşırtıcı bir olayla karşılaşır. Atmış olduğu bu adımlar sayesinde 4 kez dünya çevresi turu yapmış oluyor. Bu kadar önemli olan ve hareket etmeyi sağlayan ayaklara hak ettiği değeri verilmiyor. İnsan ayağının yapısı biyolojik olarak olağanüstüdür. Vücut ağırlığını taşıyan ayaklara iyi bakılması gerekiyor. Vücudun yükünü çeken ayakların kıymeti ancak önemli rahatsızlık geçirince anlaşılır. Tüm vücudun ağırlığını çekmesine rağmen en az önem verilen uzuv ayaklardır. Fakat dikkate alınmayan ayak sorunları, ciddi bir rahatsızlığın belirtisi olabilir. Sağlıklı ayaklar kaliteli yaşamın önemli bir parçasıdır. Bu konuda herhangi bir kaynak ve referans olmaması nedeniyle bu eksikliği gidermek amacıyla ayaklarda karşılaşılan rahatsızlıklar ve bakım yöntemleri ele alınacaktır. Aynı zamanda ayakların ihtiyaç duyduğu bakım/ bakımlar hem profesyonel hem de evde yapılabilecek şekilde anlatılacaktır. Hollandalı anatomist Peter Kamper, 1871 yılında yazdığı kitabında “görkemli insanlar atlarının, katırlarının ve öküzlerinin ayaklarına gösterdikleri ilgi ve bakımı, acaba niye kendi ayaklarına göstermezler” diye sormuştur (Tuna,1976). Ayak bakımı lüks değil, aksine gereksinimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4f012a-a49e-4c3c-946c-46399ac308e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramlar Tarihi Adalet</image:title>
            <image:caption>“Özgürlük” kitabıyla başlayan Kavramlar Tarihi, serinin ikinci kitabı olan “Adalet” konusuna odaklanmaktadır. Adalet insanoğlunun en büyük buluşlarından biridir. Yeryüzünde kendine has bir adalet sistemi geliştirmemiş veya bu konuda ilke ve yasalar belirlememiş hiçbir toplum yoktur. Ciddi, teknik ve akademik metinlerden, gündelik yaşama kadar, neredeyse her gün kendisiyle karşılaştığımız bu sihirli sözcük, tanımı gereği, hem “hak ve hukuka uyma, herkesin hakkını gözetme, doğruluktan ayrılmama, hakkaniyet”, hem de bir toplumda “kanun ve nizam yoluyla hakların karşılıklı olarak korunması ve dengeli tutulması” anlamındadır. Bunların yanısıra “bir devlette hak ve hukuku uygulayan teşkilat” da adalet adını alır. Dolayısıyla adalet bireye ilişkin olduğu kadar toplum ve devletle de ilgilidir, insanın diğer insanlarla ve devletle olan tüm ilişkilerini düzenlerken, devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin de belirleyici unsurlarından biridir. 
 
Armağan Öztürk ve C. Cengiz Çevik tarafından derlenen bu çalışma adalet kavramının düşünce tarihindeki serüvenini bir dizi makale aracılığıyla soruşturmaktadır. Felsefe, siyaset bilimi, hukuk ve tarih alanlarına ait birikimleri metinleştiren çalışmaların ortak noktası ise ele alınan düşünür ve düşünce akımlarını, adaletin içeriğini sınırlayan kavramlarla birlikte ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b364da8-52d4-4d08-9bc3-58187f3ed678.jpg</image:loc>
            <image:title>Helenistik Anadolu</image:title>
            <image:caption>Ephesus, İyonya, Bergama, Troya, Karya, Likya, Kapadokya, Komagene... Her biri ismini uygarlığa kazıyan ve üzerinde yaşadığımız kentler... 
 
MÖ 334’ten itibaren İskender’in fethiyle Anadolu’daki siyasi durum bambaşka bir çehre kazanır. Yeni devletlerin kuruluşu, siyasi yıkımlar, Helenleşmiş yerli krallıkların ortaya çıkışı, birkaç bağımsız kentin varlığını sürdürmesi ve Galat istilalarıyla Helenistik Anadolu tarihinde savaşlar ve kargaşa hiç eksik olmaz. Bir yandan Doğu’daki Ahamenişlerin baskısı diğer yandan Batı’daki Yunan-Roma şehir modeli ve örgütlenmesinin Anadolu’da bıraktığı derin izler bu coğrafyanın Doğu ve Batı arasında sürekli değişen yazgısının bir parçası sayılacaktır. Roma’nın ikinci yüzyılın başında Küçük Asya’ya gelişi ise durumu bir kez daha değiştirecektir. 
 
Arkeoloji dünyasının son dönem keşiflerinden yararlanarak epigrafi ve nümismatikten yoğun bir şekilde beslenen Maurice Sartre, antik çağların en büyüleyici ve merak edilen dönemi olan Helenistik Anadolu’ya ilişkin son derece özgün bir eser kaleme alır. Sartre, yalnızca Batı Anadolu (ya da Antik Yunan’ın doğusu) ile yetinmeyip tüm Anadolu coğrafyasının birbiriyle nasıl bir alışveriş halinde olduğunu ustalıkla gösterir. Çalışmanın yayıldığı geniş saha Ege’deki adalar, Trakya, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz bölgeleri, Pontus ve Doğu Anadolu’ya kadar uzanır. 
 
Kitaptaki en ilginç bölümler ise yazıtların ve belgelerin okunmasıyla somutlaşır. Bu pasajlar o dönemin ticaret ve şehir hayatına dair son derece değerli bilgiler verir. Bunun yanında anlaşmalar, hukuki yapı, kararnameler, festivaller, armağan ve adaklar, dinî törenler, tanrı ve tanrıçaların öyküleri ve bütünüyle gündelik yaşamdan sunulan kesitler Anadolu’nun çokça dile getirilen zengin mirasını yetkin bir şekilde ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc13be26-e163-4f39-9563-30378a0fabe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Tarihi – XXXV. Kitap</image:title>
            <image:caption>Yaşlı Plinius’un olağanüstü ansiklopedik eseri Doğa Tarihi’nin 35. Kitabı, resim sanatı üzerine yazılmış Antikçağ’dan günümüze kalmış en önemli çalışmalardan biridir. 
 
Plinius, portre sanatı üzerine kısa bir girişten sonra adları bilinen ve bilinmeyen öncü Yunan ressam ve heykeltıraşlarını tanıtır. Çizgi ve renklerden, renkleri oluşturan maddelerden, toprak türlerinden ve bunların tedavi amaçlı nasıl kullanıldıklarından söz eder. 
 
Kitapta Mısır, Suriye ve Batı Anadolu’nun resim sanatı için merkezî bir yere sahip olduğu görülmektedir. Başta Sicilya ve Roma olmak üzere resim ve heykelin İtalya’da ne şekilde başlayıp, kısa sürede nasıl geliştiğinin izlerini de takip etmek mümkündür. Dolayısıyla Hıristiyan Ortaçağı’nda Antikçağlara yeniden ilgi uyandığında ve özellikle Rönesans sanatında ve düşüncesinde niçin İtalya’nın öne çıktığı daha iyi anlaşılmaktadır. 
 
Sanat tarihi açısından da ayrıcalıklı bir yeri olan Plinius’un bu metni sayesinde Batı resim sanatı anlayışının kökenlerini, sanatçıların tarzlarını, birbirleriyle olan ilişkilerini ve kadın ressamları daha yakından tanıma imkânı elde edilmektedir. Başka zanaatlarda olduğu gibi usta çırak ilişkisiyle nasıl kusursuzluğa ulaşıldığı, sanata ve sanatçıya önem veren yöneticilerin karakterleri üzerine de bilgiler verilmektedir. Galerilerin ne kadar geriye gittiği, müzeciliğin neden eski insanların emanetleri olduğu, ayrıca sahne dekorlarını boyama, binek arabalarının çektiği araçların ne zamandan beri boyanmaya başlandığı, hattâ tahta tavana ilk resmi kimin, ne zaman çizdiği türünden çeşitli bilgiler de kitabın ilgi çekici konuları arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f300e368-e3d7-42a6-bb1b-e22b251055e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tren Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Mezarlık selvileri upuzun, yemyeşil. Ölenlerin yaşamaya çalışırken; tarlalarda, inşaatlarda, uzun yokuşlarda nefesleri ile yordukları akciğerleri, dayanamayıp kendilerini içkiye vurduklarında çürüttükleri karaciğerleri, karınlarındaki kelebekleri uçuran aşklarına ev sahipliği yapmış kalpleriyle beslenip serpilmişler. 
İncecik yaprakları, dallarıyla kendilerine öyle sıkı sarılmışlar ki ne rüzgâr ne yağmur onları aralayabilir. Belki de diğer çocukların mezarlıkların korkunç olduğu yalanına kandıkları gibi onlar da korkudan böyle durmuşlar. O korkmuyor. Niye korksun ki? Burada babası var, ona geliyorlar… 
 
Oya Özgür, Ötekiler’den sonra şimdi de iki öykü kitabı Tren Hikâyeleri ile okurlarının karşısına çıkıyor. Masalsı öğelerin, dil hünerleriyle birlikte harmanlanarak okura sunulduğu keyifli bir okuma deneyimi sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/719fe606-303e-4a6b-b3c6-02a4be17e418.jpg</image:loc>
            <image:title>Kleopatra</image:title>
            <image:caption>Kleopatra hakkındaki mitlerin feminist bir bakış açısıyla yeniden yorumlanması, Mısır kraliçesine ve efsanesine yeni bir ışık tutuyor. 
Kleopatra, efsanelerle bezeli bir karakter. Bazen Marcus Antonius&apos;a tutkuyla aşık bir siren bazense Sezar&apos;la görüşebilmek için kendini bir halıya sardırarak gizlice yanına gittiği ve halı açılınca yuvarlanarak meydana çıktığı rivayet edilen baştan çıkarıcı bir kadın gelir akla ondan bahsedince. Efsaneleri Plutarkhos, Shakespeare, George Bernard Shaw ve diğerleri tarafından ölümsüzleştirilen Kleopatra&apos;nın kendi yazdığı günlükler ya da mektuplar yok elimizde. Dolayısıyla onun hikâyesini ancak başkalarının ağzından dinleyebiliyoruz. Peki bu hikâyenin siyasi amaçları olan yazarlar, onun güdülerine şüpheyle yaklaşan kalemler ve onun açıkça bir yalancı olduğuna inanan tarihçiler tarafından anlatılması Kleopatra algımızı nasıl etkiliyor? Francine Prose, antik Yunan ve Roma&apos;nın edebî kaynaklarının yanı sıra modern dönemde Kleopatra&apos;nın sanat, tiyatro ve sinemadaki betimlemelerini de inceleyerek kaleme aldığı eserinde, oryantalizm ve kadın düşmanlığı etkisindeki geleneksel anlatılara meydan okuyor ve içinde bulunduğumuz çağın merceğinden Kleopatra&apos;nın hayatına yeni bir yorum getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a60122ee-a839-455f-95da-00b5e3eed427.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’nın Üç Kıtasından Hatıralar</image:title>
            <image:caption>Mihail Macarov (1854-1944); Bulgar siyaset, kültür, diplomasi ve basın tarihinin müstesna kişilikleri arasında yer almaktadır. Doksan yıllık ömrü hem bölge hem de dünya tarihi açısından fevkalade çalkantılı geçen 19. yüzyılın ikinci ve 20. yüzyılın birinci yarısını kapsamaktadır. İki yüzyıla yakından tanıklık eden Bulgar aydın, Osmanlı topraklarında dünyaya gelmiş, hayatının ikinci çeyreği İmparatorluğun siyasi ve idari kurumları olan Şarki Rumeli Vilayeti ve Bulgaristan Emareti’nde, geri kalan 40 yılı da Bulgaristan Çarlığı’nda geçmiştir. Çocukluk yıllarını geçirdiği kuş uçmaz kervan geçmez Avratalan’dan sonra ömür çizgisi İstanbul, İskenderiye, Kahire, Kudüs, Selanik gibi merkezlere doğru uzamış, payitahtın ticari hanlarında abacı çıraklığı yapmanın yanı sıra Robert Kolej gibi dokunulmazlığa sahip bir okulda eğitim görmüştür. Genç yaşta Şarki Rumeli Vilayeti’nin idaresinde önemli görevler üstlenmiş, gazeteciliği sayesinde ülkesinin ve dünyanın gündeminden hiçbir zaman kopmamıştır. Ömrünün her evresinde Rus yanlısı kalmayı yeğlemiş, tanıklık ettiği olayları hep bu bakış açısıyla değerlendirmiştir. Ülkesinde sürgüne ve hapse mahkûm edilmiş, toplumsal gerginliğin hayatî tehlike boyutuna ulaştığı anlarda kurtuluşu İstanbul’a sığınmakta bulmuştur. Çevirisi sunulan hatırat, 19. yüzyılda Osmanlı bünyesindeki Balkan Yarımadası, Kuzey Afrika ve Yakın Doğu coğrafyasında, ayrıca birer Osmanlı kurumu olan Şarkî Rumeli Vilayeti ve Bulgaristan Emareti’nde gelişen birçok siyasi ve toplumsal sürecin daha iyi anlaşılmasına ve çözümlenmesine yardımcı olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/112b0732-c16e-4f9f-92d6-758a1a3a1418.jpg</image:loc>
            <image:title>Pako ile Vızvız - İlk Çizgi Romanım</image:title>
            <image:caption>Sessiz kitaplarla çizgi roman dünyasına merhaba!   Okumayı söken çocukları çizgili hikâyelerle buluşturan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, “Sessiz Kitaplar” serisiyle hedef kitlesini genişletiyor.   Üç yaş ve üzeri minikler için özel olarak tasarlanan bu “yazısız” çizgi romanlar, çocukların görsel okuma becerilerini geliştiriyor; eğlenerek öğrenme sürecini destekliyor.   Hikâyenin kurgusunu panellerdeki olay akışını takip ederek kavramaya çalışan küçükler, herhangi bir metne bağlı kalmadan görsellere bakarak hikâyeyi tekrar tekrar yazmanın ve kendi sözcükleriyle anlatmanın keyfini çıkarıyor.  Kitapların giriş bölümünde paylaşılan yönergeler büyüklerin çocukları doğru yönlendirmesine rehberlik ederken, sessiz kitap okumanın inceliklerini aktarıyor, çeşitli görsel semboller ve anlamları hakkında ipuçları da veriyor.   Desen tarafından yayımlanacak yepyeni kitaplarla zenginleşecek bu değerli koleksiyon, dokuzuncu sanat kültürünün ve geleneğinin ülkemizde erken yaşlarda tanınması hususunda önemli bir misyon üstleniyor.   Evet, yanlış görmüyorsunuz: Bu kitapta sadece resim var! “Yazısız kitap mı olurmuş?” demeyin sakın. Tek kelime kullanmadan da harika bir hikâye anlatılabilir. Tıpkı Pako ile Vızvız&apos;ın neşeli macerasında olduğu gibi...  Dostluklar bazen kavgayla başlar. İşte Pako ile Vızvız&apos;ınkisi de böyle bir hikâye! Kahramanımız Pako, en yüksek kuleyi inşa etmek için kararlıdır. Üstelik başarmaya da çok yakındır. Ancak, Vızvız&apos;ın oyunlarına pek hazırlıklı değildir... Eh, zaten kule inşa etmek azim ister! Peki bu kitap nasıl mı okunmalı? Gözlerinizi kocaman açın ve hemen ilk sayfadan hikâyenin içine balıklama dalın. Paneller arasında gezindikçe, dilediğiniz yere hayalî konuşma balonları ekleyebilir, küçük ses efektleriyle anlatınızı canlandırabilirsiniz. Evet, tümüyle özgürsünüz.  Ne de olsa, bu kitabın yazarı artık sizsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe26853f-88a4-4e24-abe5-8294c82796f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırıncı Ağabey</image:title>
            <image:caption>“‘Yoruluyorum!’ diyor, vücudum... Ben ona, ‘Sen mi bana âmirsin? Yoksa ben mi sana âmirim? Hadi kalk! Daha gidilecek çok yer var! Konuşulacak çok söz var. Zaman yok! Hadi kalk!’ diyorum.” ifadeleriyle hayata bakış açısını ortaya koyan Mehmed Fırıncı Ağabey; fazilet ve ahlakının şahidi olan herkes için çok güzel bir örnekti. 
Kendisine sorulan: 
“Sizce takva nedir?” sorusuna: 
“Rabbini gücendirmemektir.” diye cevap veren Mehmed Fırıncı Ağabey’in Rabbini gücendirmeden yaşadığı 92 yıllık ömrünü rahmetle yâd ediyoruz. 
Bu vesileyle bu güzide hayattan hepimiz için örnekler çıkarmak üzere birbirinden kıymetli hatıralarını derledik. 
“Fırıncı Ağabey” kitabını okurken bir döneme tanıklık edeceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cd9471f-8517-41f7-8964-81e5b09495c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Formda Anneler ve Sağlıklı Bebekler</image:title>
            <image:caption>Hamilelik sürecinde ideal kilo ne olmalı? 
Gebelik sürecinde neler tüketilmeli? 
Hamilelik sürecinde mide bulantıları nasıl önlenir? 
Gebelik sürecinde alınması gereken takviye besinler ve ek gıdalar nelerdir? 
Doğumu kolaylaştıran mucizevi meyve hangisidir? 
Formda olmak ve formda kalmak için nasıl bir yol takip edilmeli? 
Anne sütünü arttırmanın ipuçları nelerdir? 
Diyetisyen Feride Ağır’ın kaleme aldığı “Formda Anneler ve Sağlıklı Bebekler”  kitabında; hamilelik öncesi, hamilelik süreci ve doğum sonrası süreç hakkında pek çok orijinal bilgi, tavsiye ve diyet listesi bulacaksınız. 
Anne ol, formda kal…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/494da9fe-e58a-4e92-b41e-be3531cc6838.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafayı Yemeden Yaşama Sanatı</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın hızlı temposunda, mükemmellik baskısıyla yoğrulmuş hayatlarımızda, ebeveynlikten kariyere kadar her alanda kusursuz olmaya zorlanıyoruz. Peki, bu kusursuzluk illüzyonundan nasıl kurtulabiliriz? 
“Kafayı Yemeden Yaşama Sanatı” modern çağın dayatmalarıyla başa çıkmaya çalışan herkese hitap ediyor. Herkesin “en iyi” olma çabasına hapsolduğu dünyada, yazar, insan olmanın doğal kusurlarını kucaklamayı ve mükemmel olma baskısından sıyrılmayı öneriyor. Bu kitap; başarı, güzellik, ebeveynlik ve toplum baskısının üzerimizde oluşturduğu yükleri sorgularken, bizi daha insani ve dengeli bir yaşam arayışına yönlendiriyor. 
Kendi sınırlarını kabul eden ve “her şeye yetişememek” gerçeğini benimseyenlerin hikâyesiyle karşılaşacağınız bu kitap, mükemmelliğin bir illüzyon olduğunu hatırlatarak, hayatın gerçek anlamını bulmanızda rehberlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a550cc-e1fd-4e5b-95a6-788b4b8b20c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’ı Soran Çocuk</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an-ı Kerim ne zaman indirildi? 
Kur&apos;an-ı Kerim kitap haline nasıl geldi?  
Kur&apos;an-ı Kerim hangi dildedir? 
Kur&apos;an-ı Kerim tefsiri ne demektir? 
Kur&apos;an-ı Kerim&apos;de ne anlatılır? 
Kur&apos;an-ı Kerim hatmi nedir? 
Kur&apos;an-ı Kerim okumak zor mudur? 
Kur&apos;an-ı Kerim niçin ezberlenir? 
Eğer sen de Kur&apos;an-ı Kerim hakkında “Sorularım var!” diyorsan “Kur’an’ı Soran Çocuk” kitabını okumalısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8fcab58-4f74-4619-91b9-e243a780fbef.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılardan Korkan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Zeren, büyük bir heyecanla okul çantasını hazırladı. Yarın onun için çok önemliydi, çünkü 1. sınıfa başlıyordu. Her şey Zeren için iyi gidiyordu. Rakamları ve sayıları öğrenmeye başlamıştı. Ama rakamlar arttıkça Zeren’in içini bir korku kapladı ve o artık sayılardan korkuyordu. 
Zeren, sayılardan korkmamayı onlarla arkadaş olmayı öğrenebilecek mi? 
* * * 
Okuma, yazma ve sayıların öğrenildiği ilkokul 1. sınıfta olan ve matematik güçlüğü yaşayan çocuklarımıza yardımcı olabilmek için bu kitabı hazırladık. Kitapta çocukların sayılarla iletişim kurmalarına yönelik önerilerde bulunulmaktadır. Aynı zamanda çocukların bu problemle nasıl baş edebileceklerine dair örnek faaliyetler oluşturup ebeveynler desteklenmeye çalışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/470deb42-0390-4d29-af5f-d3d24215aa65.jpg</image:loc>
            <image:title>Herhangi Bir Jude</image:title>
            <image:caption>Herhangi Bir Jude geç Victoria dönemi edebiyatının en önemli yapıtlarındandır. Thomas Hardy 1895 tarihli bu son romanında üniversiteye gidip âlim ve din adamı olma hayalleri kuran Jude Fawley’nin hikâyesini anlatırken, Victoria dönemindeki toplumsal sorunları; özellikle de evlilik, kilise ve eğitim kurumlarını ele alır. Ait olduğu sınıf ve yoksulluğu Jude’un ideallerinin önündeki başlıca engeldir. Bunlara bir de yanlış evlilik tercihinin eklenmesinin ardından özgür ruhlu kuzeni Sue’ya âşık olur. Hardy 19. yüzyılda ortaya atılan bir feminist ideale, radikal değişim isteyen bağımsız kadınlara atıfta bulunan Yeni Kadın terimini Sue karakterinde ete kemiğe büründürmüştür. Yazarın Victoria döneminin ikiyüzlü ahlak anlayışını korkusuzca gözler önüne sermesi; kutsal evlilik bağını sorgulaması o dönemde tartışma yaratmış ve sert eleştirilere hedef olmuştu. Romanda belirleyici bir rol oynayan yazgı, türlü zorlukla ve talihsiz tesadüfle boğuşmak zorunda kalan Jude ile Sue’nun hayatında bazen dine isyan etmenin cezası olarak ortaya çıkar. Kimi zaman da hassas ve bağımsız ruhlara yaşam hakkı tanımayan toplum tarafından belirlenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/730324d1-4cdd-4382-a49b-29f40f5e7c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdiğim Şeyler</image:title>
            <image:caption>Ayıcık neleri seviyor? Annesini, babasını, büyükannesini, büyükbabasını ve en iyi arkadaşı Bonbon’u çok seviyor Ayıcık’ın kocaman kalbinde başka şeylere de yer var elbette. Örneğin, dondurma ve elmalı turtaya… Peki başka?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e3aab8c-b3dc-41f5-9157-5bb89dc58081.jpg</image:loc>
            <image:title>Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler</image:title>
            <image:caption>John Stuart Mill (1806-1873): İngiliz düşünür, iktisatçı ve siyasetçi. Babası James Mill tarafından evde eğitildi. Hukuk bilimci John Austin’den dersler aldı. Bir süre Montpellier’de Faculté des Sciences’ta kış kurslarına katıldı, Oxford ve Cambridge’e girmek için şart koşulan dinsel yemine babası da kendisi de itiraz ettiği için üniversiteye gitmedi. 1831’de Çağın Ruhu adlı ilk eseri yayımlandı. 1865’te liberal üye olarak parlamentoya girdi. İşçi sınıfının haklarını destekledi ve kadınların oy hakkı için mücadele etti. Temsilî Yönetim Üzerine Düşünceler eserinde demokratik bir siyasal rejim için gereken siyasal, iktisadi ve toplumsal koşullar üzerine derinlemesine fikir yürütür. Makul bir siyasal rejim hangi demokratik kıstasları esas almalıdır? Özgürlüğün tali kılındığı bir düzlemde eşitliğin ne türden bir kıymeti vardır? İfade özgürlüğünün sınırları nerelerde başlar nerelerde son bulur gibi sorulara cevaplar öne süren, tartışmaya açık yorumlar üreten Mill, eserinde bugün de varlığını sürdüren temel bir siyasal krize odaklanır: Siyasal temsil mümkün müdür?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a38daa-df79-46d4-bd17-dfd2314c1169.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplarla Köy Enstitüsü Yılları 1935-1946</image:title>
            <image:caption>“Mektup şeklindeki yazılar, insanların fikirlerini birbirine bütün çıplaklıklarıyla duyurmalarına en elverişli yazılardır. Diğer yazı şekilleriyle bu amaca kolay kolay ulaşılmaz. Bunun en iyi ve en kuvvetli delili de sizin bana yazdığınız mektuplardaki ifadelerdir. Siz yazılarınızda ne kadar açık konuşuyorsanız ben de size duyurmak istediğim meselelere aynı açık yüreklilikle dokunacağım.” İlköğretim atılımının ve köy enstitülerinin kuruluş yıllarını kapsayan 1935-1946 dönemi, İsmail Hakkı Tonguç’un da İlköğretim Genel Müdürlüğü görevinde bulunduğu yıllardır. Tonguç’un bu dönemde yakın çalışma arkadaşlarına, köy enstitüsü müdür ve öğretmenlerine, Milli Eğitim müdürlerine, çeşitli kademelerdeki yöneticilere, öğrencilere, kimi yazar ve düşünürlere yazdığı mektuplar, milli eğitim tarihimizin hareketli ve çok tartışılmış bir döneminin aydınlığa çıkarılmasındaki önemli belgelerdir. İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı’ndan alınan dönem fotoğraflarıyla zenginleştirilerek yayına hazırlanan Mektuplarla Köy Enstitüsü Yılları, eğitim alanında elverişsiz koşullarda yürütülmüş çabanın bir başka yönünü, bir çeşit “perde arkası”nı gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2505f4dd-229d-4f5f-8498-f94e2628e5a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavel</image:title>
            <image:caption>“1963’te Ataç dergisi ve yayınevinin yönetmeni Şükran Kurdakul dostumdan bir öneri geldi: kendisinin, Necatigil’in ve benim şiir kitaplarımızı yayımlamayı düşünüyordu. O günlerde, ünlü ‘Kavel Grevi’nin destanına çalışıyordum; kimi bölümlerini de yazmıştım. Kurdakul’un önerisi üzerine, destan çalışmamı bir yana ittim. ‘Hiroşima’yı yeniden toparlayıp düzenlemeye koyuldum. Adı ‘Hiroşima’ olsun istiyordum. Kitap bitti. Adını ‘Kavel’ koyduk.” HH -- İşime karım dedim karıma kavel diyeceğim ve soluğum tükenmedikçe bu doyumsuz dünyada                    güneşe karışmadıkça etim  kavel grevcilerinin türküsünü söyliyeceğim -- *Kokmuşlar Mezarlığı *Akşam Delisi *Ayazda Kabakçekirdeği *Eşkiya *Türkçe Uyanmak *Portresi *Yedi Çatallı Kazık *Döl Yorgunu *Kavel *Efendiler! *Tutanak *Geçitte Geyikte Güzelde *Şapka *Yitikler Çıkmazı *O Ateşler Orda Uzak *Fettah *Gecekondu Aynası *Kocabebek *Şafakta *Alacakaranlıkta Kimlik *Cezayiruna *Sondan Bir Önceki Çarşamba</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064279b4-a363-49ba-a1af-1506b8a6381f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mashle 3</image:title>
            <image:caption>Lang binası, madalyonları toplama yarışında hız kesmeden baskıyı arttırmaya devam ediyor! 
Tanrı tarafından seçilmiş kişi olan “ilahi vizyoner” unvanına erişebilmek için diğer binaların madalyonlarını ele geçirmeyi sürdüren Lang’i durdurmak üzere Mash ve Adler takımı birlikte hareket edecek. 
Baykuş kulübesini temizleyen Mash kendini, Magia Lupus&apos;un altıncı ve yedinci dişleriyle karşı karşıya bulacak. 
Zayıfları acımasızca ezen karanlık güçler, birer birer arkadaşlarına saldırdığında öfkesi tavan yapan Mash, Magia Lupus ile bizzat yüzleşmeye hazırlanırken hikâye kaldığı yerden devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d8ce1c-635e-4482-b598-84d7bd75ad48.jpg</image:loc>
            <image:title>Akif Bey (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>“Namık Kemal’in gerek mevzuu, gerek karakter itibarıyla en dikkate değer piyesi şüphesiz Akif Bey’dir. Akif Bey, sadece herhangi bir fikrin muhtelif ağızlara taksim edilmiş metih ve senası değildir; birbirine zıt yaratılışta ve düşüncede insanların, ayrı ayrı ihtirasların karşılaşmasından doğan bir vakadır. Kaptan Akif Bey çok yanlış tanıdığı ve görünüşüne aldandığı Dilrüba ile yeni evlenmiştir. Dilrüba modern fizyolojinin erkek yiyici, nymphomane diye adlandırdığı kadınlardandır. Kırım Savaşı başlamıştır, Akif Bey vazifesine gidecektir. Genç kadından ayrılmak onun için güçtür fakat öbür tarafta ikinci sevgilisi deniz ve vatan vardır…” 
                                                                                                                                                Ahmet Hamdi Tanpınar 
Namık Kemal’in 1873 yılında Magosa’da sürgündeyken kaleme aldığı Akif Bey, Kırım Savaşı esnasında yaşanan Sinop baskını arka plan alınarak kurgulanan, Türk edebiyatında deniz temasının işlendiği ilk eserdir. Savaş gemisi kaptanı Akif Bey, ölümlerle pençeleşmiş bir gazi olarak evine döner ancak hiçbir şey bıraktığı gibi değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89553fd7-515b-4dad-be42-3638a3a66592.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Ana - Dişilin İmge ve Simgeleri</image:title>
            <image:caption>Jung psikolojisinin temel kavramlarından olan arketip her bireyin bilinçdışında var olan evrensel, kolektif imge ve örüntülerdir. Jung’un en ünlü öğrencilerinden Erich Neumann bu kitabında “Büyük Ana” arketipinin yapısını çok sayıda görsel temsilden yola çıkarak tarif etmeye çalışırken dinler tarihi, arkeoloji, etnoloji gibi alanlardan müthiş zengin bir malzemeyi yorumluyor. Büyük Ana arketipi zaman ve mekânda var olan somut bir imge değil insan ruhsallığında faaliyet gösteren içsel bir imgedir. Hem bireyde ve grupta hem de kadında ve erkekte yaşar. Bu sebeple de Neumann’ın bu eserini bir arkeoloji, sanat tarihi veya mitoloji kitabı olarak düşünmemek gerekir. Yazarın amacı ruhsallıkta temel bir yeri olan Dişil arketipinin insanlığın eserlerinde ve mitlerdeki simgesel dışavurumunu anlaşılır kılmak ve modern insan için de geçerli olan bilinçdışı sembolizminin bir tahlilini yapmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02d955cf-acc8-4991-82dc-d271af6e82b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Din</image:title>
            <image:caption>Bilim-din çatışması hep gündemde. Evrimden aşı karşıtlığına, müfredat tartışmalarından bilim inkârcılığına dek birçok güncel konu ve sorun dinin emirleri ile bilimin yöntem ve ilkeleri arasında kurulan zıtlığa sıkıştırılabiliyor. Bu kitaptaysa Thomas Dixon ve Adam R. Shapiro can alıcı bir soru sorarak konuyu ele alıyor: Bilim-din gerilimini belirleyen asıl mesele ne? Bu ezeli ve çetrefil ikiliğe dair peşin hükümleri felsefi açıdan sorgulayan yazarlar, tıpkı Galileo’nun meşhur davasında olduğu gibi, bilim-din ihtilafının birtakım iktidar ve hâkimiyet mücadelelerini nasıl örtbas edebildiğini –sırasında Avrupa merkezli perspektifin dışına çıkıp sömürgecilik tarihiyle de hesaplaşmaya çalışarak– gözler önüne seriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6644e8bc-90c1-4676-bd57-a8a7d768437a.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğru Takviye Nasıl Seçilir?</image:title>
            <image:caption>Bir doktor olarak hastalarımın sağlığını önemsiyor, onların yaşam tarzlarını düzeltirken en fazla ihtiyaç duydukları gıda takviyelerini ‘reçete’ ediyorum. ‘Reçete’ kelimesini özellikle kullanıyorum çünkü bir doktorun önerdiği her takviye veya tavsiye aslında bir ilaçtır. Reçeteye giren ve hastamın kullandığı her ilaç gibi, gıda takviyelerinin sorumluluğu da bana aittir. Ait olmak zorundadır. Hayata yeniden tutunmak isteyen, sağlıklı yaşama adım atmak için hazırlık yapan ya da çocuklarına daha iyi bir beslenme düzeni oluşturmak isteyen herkesin ilk aklına gelen konulardan biridir gıda takviyeleri. Aynı zamanda yanlış kullanım sonucu çok can yakabilen, organlarımızın iflasına veya en iyi ihtimalle sermayemizin kaybına neden olabilen, yoğun bir bilgi kirliliğinin olduğu bir alandır. Kalp damar sağlığını ve sağlıklı beslenmeyi önemseyen bir hekim olarak bu yanlışlarla mücadeleme daha güçlü ve kalıcı bir katkı olması için bu kitabı yazmaya karar verdim. Bu kitapta, günlük hayatta en sık kullanılan ve en fazla reçete edilen takviyeleri bulacak, dolabınızda veya yanı başınızda duran gıda takviyelerini daha iyi tanıyacak, kendiniz için en doğru gıda takviyesini en uygun dozda kullanmayı öğreneceksiniz. Hepinize iyi okumalar diliyorum...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/446e56a6-dd98-4d9c-9cd3-28fb708af641.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Kim Öldürdü?</image:title>
            <image:caption>“Yumruklanan kapıya doğru yöneldi, elini atacaktı ki aniden açıldı. Heyecanla yerinden sıçradı. Gözüne far tutulmuş tavşan gibi kalakaldı. ‘Kimsiniz, çekin şu ışığı gözümden!’ diye bağırdı. Cevap gelmedi. İki üniformalı polis boş gözlerle çevreye baktı ve sonra biri heyecanla seslendi: ‘Engin Başkomiser’im gelin. Burada biri var.’” Peki onu kim öldürdü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91873a17-8b10-4f80-99f4-2961617ae772.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrı Üzerinde Taşıyan İnsan</image:title>
            <image:caption>Dünya yaşantısına kendi hikâyesine uygun olan bir kapıdan çağrılıp giren insan, gün geldi dünyaya gelme amacını unuttu ve dünyadan insanlığını giyinerek çıkacağı kapıyı da kaybetti. Kendini sadece bu dünyadan ibaret bir varlık zannederek eksikliklerini yaşam telaşıyla unutmaya çalıştı. Aceleci, hızlı ve savurgan davranarak düşünmeden hareket etti ve olaylara nefsani anlamlar kattı. Kattığı anlamlarla esareti yarattı kendine, gecenin içindeki huzuru kaçırdı. Uyumadı, uyuyamadı. Gün ışığıyla da kendinden kaçarcasına hep başkalarına koştu ve kendini bilmekten uzaklaştı. Böylece sırra vâkıf olamadı. Oysa sır bilinmek isteyen hazinenin ışıltısını taşıyan insana verilmişti. Nasıl ki cam, Sır’lanarak derinlik kazanmış, görünür ve gördüğünü yansıtır olmuş, bu da camın değerini artırmış ise, insanın üzerinde taşıdığı Sır da tıpkı bu durum gibi onun değerine değer katmıştı. Âdem’i derinleştirmiş ve kendinden yansıyan âlemden kendini seyretmesini sağlamıştı. Lakin bu Sır’a ulaşmanın yolu insanın kendi özüne yol almasından, madde ve manayı birleyerek tamlığa ulaşmasından geçiyordu. Bu sürecin sonunda da insan, bütünün içindeki biricikliğini seyrediyor ve içindeki cevheri açığa çıkarabiliyordu. Ancak bu durum, Misal Âlemi’nin nurundan açığa çıkan, hayal ve rüya ilmine vâkıf olanların ve gönlü aşkla yıkananların ulaşabileceği bir seviyedir. His mertebesinde çok oyalandık, artık sırra yol alma vakti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972b6aea-a108-4941-b901-6062a6a614ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarının Adamı 4 Başkomutan</image:title>
            <image:caption>“Bir avuç haydut Anadolu’da gücü ele geçirmiştir… Mustafa Kemal, kökeni bilinmeyen Makedonyalı bir asidir. Onun kanı Bulgar, Yunan veya Sırp kanı olabilir. Onların arasında tek bir gerçek Türk yoktur…”
             - Vahdettin
 
“Avrupa ile başa çıkmak asırlardan beri Asya’nın hangi milletine müyesser oldu ki bize olsun?”
- Ali Kemal
 
“İşittim ki bazılarımız yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyormuş. Ben kimseyi zorla meclise davet etmedim. Herkes kararında hürdür… Fakat ben, bu kutsal davaya inanmış bir insan olarak buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Arzu ederseniz hepiniz gidebilirsiniz. O takdirde asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline bayrağını alır, Elmadağı’na çıkar, orada tek kurşunu kalıncaya kadar vatanı müdafaa eder. Kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla temiz kanımı kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben, buna ant içtim.”
             - Mustafa Kemal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9ae52a-f07b-4e7c-bdaa-1245bf6dbd80.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkilerde Denge Oyunu</image:title>
            <image:caption>“İLİŞKİ, İKİ KİŞİNİN DE KAZANMASI GEREKEN BİR DENGE OYUNUDUR.” ◆ Her karşılaşma, her çatışma ve her mutluluk anı, bizi daha derin bir bağ kurmaya davet eder mi? ◆ Peki, ilişkilerimizde gerçekten ne kadar sağlıklıyız? ◆ Suçlama ve eleştirilerin gölgesinde, sevgi ve saygı dengesini nasıl koruyabiliriz? ◆ İlişkilerde kendimizi nasıl ifade edeceğiz, çatışmaları nasıl yöneteceğiz ve daha anlamlı bağlar nasıl kuracağız? İlişkiler, hayatımızın en derin köşelerinde yer edinmiş karmaşık, bir o kadar da büyüleyici bir oyundur. Bu oyunda kazananlar, her zaman dengenin ve sağlıklı iletişimin peşinde olanlardır. Klinik Psikolog Tuna Tüner, kaleme aldığı bu kitapta, gönül ilişkilerimizin derinliklerine inerek iç dünyamızı keşfetmemizi ve ilişkilerimizdeki temel sorunları anlamamızı sağlarken, klinik tecrübelerini de okurlarıyla cömertçe paylaşıyor. Bu kitap, sadece bir ilişki rehberi değil, aynı zamanda kendinizi yeniden keşfetme fırsatı sunan bir yol arkadaşıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92333104-a8fe-417d-b255-71af7ca65123.jpg</image:loc>
            <image:title>49. Şafak</image:title>
            <image:caption>Kaderim biri kandan, diğeri güçten doğan iki prense bağlıydı ama güvenim ikisine de ait değildi. 
 
Tenim yıldızlar tarafından, kaderim ise arzu tarafından lanetlenmişti. 
 
Ancak karanlık prens, halkını ve hayatımı kurtaracak bir pazarlık teklif ettiğinde, zalim ve sarhoş edici tavırları bana başka seçenek bırakmadı. 
 
Birleşmemiz prensin intikamıydı, ben de onun kurbanı olacaktım. 
 
Yalanları affedilemezdi. Şeytani dokunuşu beni hâlâ günahla yıkıyordu. 
 
O benim eşimdi ve halkını kendi ailesinden korumak için bir lanet tarafından işkence görüyordu. 
 
Artık onun tam olarak kim olduğunu görebiliyordum. Öyleyse neden onun büyüleyici dokunuşunu aklımdan çıkaramıyordum? 
 
Krallığını kurtaracak anahtar bendim ama beni mahvedecek güce sadece o sahipti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95d95d4e-abe6-4e37-ba36-d1890b889429.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve İhanet Krallığı</image:title>
            <image:caption>Kaderim biri kandan, diğeri güçten doğan iki prense bağlıydı ama güvenim ikisine de ait değildi. 
 
Tenim yıldızlar tarafından, kaderim ise arzu tarafından lanetlenmişti. 
 
Ancak karanlık prens, halkını ve hayatımı kurtaracak bir pazarlık teklif ettiğinde, zalim ve sarhoş edici tavırları bana başka seçenek bırakmadı. 
 
Birleşmemiz prensin intikamıydı, ben de onun kurbanı olacaktım. 
 
Yalanları affedilemezdi. Şeytani dokunuşu beni hâlâ günahla yıkıyordu. 
 
O benim eşimdi ve halkını kendi ailesinden korumak için bir lanet tarafından işkence görüyordu. 
 
Artık onun tam olarak kim olduğunu görebiliyordum. Öyleyse neden onun büyüleyici dokunuşunu aklımdan çıkaramıyordum? 
 
Krallığını kurtaracak anahtar bendim ama beni mahvedecek güce sadece o sahipti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd79c0a-4509-4a8f-af1e-549fdc28e283.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Canlı Tanıkları Arşiv Belgeleri</image:title>
            <image:caption>Son dönemlerde Osmanlı Türkçesi&apos;nin öğrenilmesi konusunda oldukça önemli gelişmeler olmuştur. Bu gelişmelere paralel olarak üniversite öğrencileri ile meraklılarına Osmanlı Türkçesi&apos;nin öğretilmesi konusunda birçok eser kaleme alınmıştır. Bu eserler genelde Türkçe, Arapça ve Farsça gramer kuralları ile Osmanlı Türkçesiyle yazılmış metinleri içine alan eserlerdir. 
 
Bu eserlere ek olarak Osmanlı Paleografyası ve Osmanlı idari merkez ve taşra teşkilatı ile bürokratik faaliyetlerin yer aldığı akademik yayınların da hızla arttığını görmekteyiz. 
 
Bu yayınlardan bir kısmını kitap, makale, ansiklopedik madde ve belge neşri, bir kısmını ise sözlükler oluşturmaktadır. Bütün bu yayınların temel amacını Osmanlı belgelerine aşinalık ve Osmanlı tarih ve bürokrasinin tüm yönleriyle anlaşılmasını sağlamak olarak özetlemek mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c21f28-e016-429c-b89a-cde34b444e8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mutlu Evliliğim 2</image:title>
            <image:caption>“İLK KEZ BİRİ BANA BÖYLESİNE KİBAR DAVRANIYOR...” 
 
MİYO SAİMORİ, ÖZEL GÜÇLERE SAHİP BİR AİLEDE DOĞMUŞ OLMASINA RAĞMEN HİÇBİR YETENEĞİ MİRAS ALMAMIŞTIR. 
 
EBEVEYNLERİ TARAFINDAN SEVİLMEYEN, HERKESİN YOK SAYDIĞI BİR KIZKEN, SOĞUK VE ZALİM OLDUĞU SÖYLENEN ÖZEL GÜÇLERE SAHİP KUDOU AİLESİNE GELİN ADAYI OLARAK GİDER. ŞATAFATTAN UZAK, SOYLU BİR AİLENİN KIZINA BENZEMEYEN MİYO’NUN DURUMUNU GÖREN AİLE REİSİ KİYOKA KUDOU, ONDAN ETKİLENEREK MİYO’YU ÖNEMSEMEYE BAŞLAR. ANCAK ÖZEL YETENEĞİ OLMAYAN MİYO, GELİN OLMAYA UYGUN DEĞİLDİR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46fe09e4-1eb2-4f8d-ae26-0133a9460b15.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Hikayelerindeki Kahramanların Çocuklara Rol-Model Olma Durumları</image:title>
            <image:caption>Kitabımız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çocuk ve çocuğun gelişim özellikleri, çocuk edebiyatının nitelikleri, hikâye ve çocuk edebiyatında hikâye, çocuk edebiyatında kahraman, karakter ve tip konularına yer verilmiştir. ikinci bölümde incelemeye esas alınan yazarlar ve kitapları hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde dikkate alınan Türkçe dersi öğretim programlarında yer alan temalar, bu temaların rol model olma durumuyla ilişkisi ve tespit edilen bulgular ele alınmıştır. Dördüncü bölümde genel değerlendirme, sonuç ve öneriler yorumlanmıştır. Çalışma, kaynakça ile son bulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185cff9b-8832-47d0-b794-0d10838485c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Buruk Sevinç</image:title>
            <image:caption>Sevgili dostum, Ali Turgut Beyefendi, daha önce “Yüreğimden Öp Beni” ve “Zulamdaki Korkular” adlı kitaplarımda büyük katkılar sağlamış, bu iki kitabın yayımlanmasında başrol oynamıştır. Şair, yorumcu ve aynı zamanda editör olan Ali Turgut, “Buruk Sevinç” adını verdiğimiz bu yeni kitabımın da yayın öncesinde yapılması gereken her türlü işlemi gerçekleştirerek, kitabı basım aşamasına getirmiştir. Tamamı gerçek olaylardan alınmış bu öykü kitabını siz değerli okurlara sunmanın onurunu yaşıyorum. Öyküleri okurken zaman zaman hüzünleneceğiniz, bazen de &quot;Olmaz böyle bir şey!&quot; diyeceğinizden hiç şüphem yok. 
Diyarbakır’da doğup İzmir’de yaşayan yazarın daha önce yayımlanmış eserleri şunlardır: 
Beşinci Mevsim 
Yüreğimden Öp Beni (Şiir) 
Bitmeyen Hüzün (Roman) 
Zulamdaki Korkular (Hikaye Kitabı) 
Bunlara ek olarak, Ali Turgut’un öncülüğünde BİR AVUÇ ŞİİR GRUBUNCA çıkarılmış dört antoloji kitabı ve AKSED tarafından yayımlanmış antoloji kitapları da halen raflarda yerini korumaktadır. 
Bu kitabın her aşamasında katkısını esirgemeyen sayın Ali Turgut Bey’e ve Gülnar Yayınları çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi sunarım. 
 
Mehmet Emin Turgut / İzmir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8606fec5-1f40-4d03-b83c-15e0ee52d958.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütünsel Sağlık</image:title>
            <image:caption>*Ruh, beden, zihin açısından sağlıklı olduğumda ben nasıl biri olurum? 
 
Bir insanın tam sağlıklı olması için; beslenme şekline, yaşam tarzına, ruhsal ihtiyaçlarına duyarlı olması gerekir diye düşünüyorum. Ruh-Beden-Zihin üçlüsü uyum içinde olmalı. Biri biraz ihmal edildiyse hemen diğeriyle dengelenmeli. Örneğin; fiziksel olarak yorulduğumuzda ruhumuza iyi gelen bir şey yaptığımızda, doğada vakit geçirdiğimizde, ruh gıdasını alıp huzura kavuştuğunda, beden yorgunluğu daha kolay atlatabilir. Ya da yemeği biraz kalorili yediğimizde yürüyüş, hareket, egzersiz gibi aktivitelerle bunu dengelediğimizde bedenimizin mevcut halini korumuş oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ccfb435-5358-4fb6-9dbf-5758b1343624.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitabım ve Cefan “Serzeniş”</image:title>
            <image:caption>Ne ilk sonuncu bu hüzün denizi 
Öylesine essin rüzgâr 
Öylesine yağsın yağmur 
Hazan sarsın dört bir yanı her yer duvar 
Ne çıkar ha bir eksik ha bir fazla 
Gem vurduğum kadar değil ki hüzün denizi 
Nice gemiler süt liman 
Kimse yıkmadı beni 
Gülen gözlerdeki sahtelik kadar 
Ne fark eder ki beyhude ömür 
Kimi yalanla dünya kurar 
Kimi çıkarı uğruna üç kuruşa seni satar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8306e58f-bc81-47b4-b68b-4bf7fdf5920b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hayatı Kısa Bir Film veya Bir Romandır</image:title>
            <image:caption>İnsan hayatta önemli olanın ne olduğunu bulmalıdır. Zaman akıp geçerken insan hayatının değerinin karşılığını görmek ve bunun insanlar üzerine etkilerine tanık olmak ister. Bireylerin yaşamları bir zaman yolculuğundan ibarettir, doğarlar, büyürler ve kaçınılmaz sona ilerler. Her hayat bu yoldan gitmek zorundadır. Önemli olan insanın geriye nasıl bakabildiği ve insanlar üzerinde nasıl bir etki yaratmış olduğudur. Bunun dışındakiler ise unutulur. Geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar yaşam daha kolaylaşır. Unutmayalım ki küçük adımlar, büyük değişimlerin başlangıcı olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f25b8b3-25a6-469f-8cb9-b43e246f1f55.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Belli</image:title>
            <image:caption>AYLARDAN EYLÜL 
 
Bir Eylül sabahında 
Üstüne düşen sararmış 
Yaprakların gölgesinin 
Masalına sığınacaksın. 
 
İşte o zaman 
Adı konmamış 
Yetim gecelerin türkülerinde. 
Acılarından arınmış 
Yüzünde beliren gülümsemenle herkesi inandıracaksın. 
Sen asi rüzgar bilmez misin her daim 
Umutlar kıyıya vurmaz ki. 
 
Çakıl taşları arasına düşen tohumun mevsimlere 
Kafa tutuşundaki etrafa bıraktığı kokusunda 
Gözlerimin içine bakıp 
Kim bilir belki yine ustalaşmış 
Keşkeleri ardında bırakıp içten içe yağan yağmurun 
Mavisinde  dersin ki bir gece masalını ne çok özledim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5102c58f-f01f-46c8-b182-ca87fbfefde7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürkek Ceylanım</image:title>
            <image:caption>Yazma konusunda asla geç kalmayın. Ben güzel yazamıyorum diye de üzülmeyin. Kalemin mürekkebini bir kez akıtmaya başlayın, o sizin peşinizden nehir gibi akıp gelecektir. 
1988’den beri yazıyorum ancak kitap çıkarma işi biraz gecikti. Şiirlerimin olgunlaşması açısından güzel de oldu. Edebiyat Defteri’nde ve çeşitli antolojilerde şiirlerim okuyucusuyla buluştu. Kitap çıkarmaya şiirlerimle başladım. İlk eserim “Merdiven” isimli şiir kitabımdır. Elinizdeki eser ise ikinci şiir kitabımdır. Eserlerimin arkası inşallah gelecektir. 
 
Ürkek ceylanım derinden derinden baktı, 
Etrafındaki ceylanları kor ateşi gibi yaktı, 
Masun bakışı; çile, ıstırap, acı kokuyordu, 
Aşka susayan gönüllere sevgi dokuyordu. 
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f1414d-4d7e-44b8-9eee-9128940f38b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Yeşil Mutabakat Yol Haritası</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1) EKONOMİNİN TARİHSEL SÜRECİ VE YEŞİL MUTABAKAT 
 
2) YEŞİL MUTABAKAT 
 
3) YEŞİL MUTABAKATIN ÇEVRESEL ETKİLERİ 
 
4) AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI: AB VE TÜRKİYE&apos;DEKİ SEKTÖRLERE ETKİLERİ 
 
5) YEŞİL MUTABAKAT EKONOMİK ETKİLERİ 
 
6) KARBON AYAK İZİNİN KURAMSAL ÇERÇEVESİ, METOT VE STANDARTLARI 
 
7) YEŞİL MUTABAKATIN TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ALGISI VE SATIN ALMA KARARLARI 
 
8) YEŞİL ENERJİ VE EKONOMİK BÜYÜMENİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE ETKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0941af52-d81e-44df-8e5f-a15c5659241d.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçilerin Ve İslamcıların Hayalindeki Japonya Dergiler Üzerinden Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. BÖLÜM : MODERNLEŞME VE İMGE 
 
2. BÖLÜM: TÜRK MODERNLEŞMESİ VE JAPON İMGESİ 
 
3. BÖLÜM: METODOLOJİ 
 
4. BÖLÜM: MİLLİYETÇİ VE İSLÂMCI DERGİLERDE JAPON İMGELERİ: MODERNLEŞMENİN AYNASI OLARAK JAPONLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b03bdc-e6f1-471b-894a-c5892fa0eeb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat’tan I. Dünya Savaşı’na (1839-1918) Türk Muhasebe Sisteminde Batılılaşma Süreci</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM: 
KURULUŞTAN TANZİMAT DÖNEMİ’NE KADAR OSMANLI EKONOMİ ANLAYIŞI MALİ YÖNETİM VE MUHASEBE SİSTEMİ (1299-1839) 
 
İKİNCİ BÖLÜM: 
OSMANLI’DA BATILILAŞMA HAREKETİ (MODERNLEŞME) VE MALİ SİSTEMDEKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜMLER 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: 
TANZİMAT’TAN SONRA MUHASEBE SÜRECİNDEKİ DEĞİŞİM VE GELİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb93c3d-398f-4936-9c0a-7efac71d95b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Asyalılar Nasıl Sarardı?</image:title>
            <image:caption>&quot;Avrupalılar, Asya’ya ilk ayak bastığında Çinlileri ve Japonları “beyaz” olarak tanımladı. Batı’yla ticaret yapmaya istekliydiler ve Hıristiyanlaşma ihtimalleri vardı. 
Ancak 17. yüzyılın sonunda artık yalnızca Avrupalılara “beyaz” denir oldu. 18. yüzyılda bilim insanları, her insan topluluğuna çeşitli renkler atadı ve ırkları bu renklerle tanımladı. Doğu Asyalılar, tek bir ırkın mensupları olarak ele alındı ve onlara toptan “Moğol ırkı” dendi. Bu ırka atanan renk ise sarı oldu. Dahası, ilerleyen yıllarda, Türk ve Moğol akınlarının hatıraları canlandırılarak “sarı tehlike” tabiri yaratıldı. İşin sonunda “beyaz ırk” diğer ırklar arasında en üstünü, dolayısıyla yönetmeye yazgılı olan ırk olarak görülür oldu. Peki bunlar neden ve nasıl oldu? Ne oldu da Asyalılar sarardı? Asyalıları tanımlamak için neden sarı renk seçildi? Yazar Michael Keevak, yakın döneme kadar insanlar arasındaki fiziksel farklılıkların nasıl algılandığının ve anlamlandırıldığının izini sürüyor. Asyalılar Nasıl Sarardı? ırksal düşüncenin tarihine bakarak sarılık kavramını keşfediyor. Sarı ırk efsanesinin temelinde, 18. ve 19. yüzyıllarda bilimselleştirilen ırkçılık olduğunu gösteriyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0942624c-0fd1-4772-8ef8-fe095fd01995.jpg</image:loc>
            <image:title>Neo-Realist Ve Neo-Liberal Kurumsalcılık Açısından Almanya’daki Kırmızı-Yeşil Koalisyon Hükûmeti’nin Güvenlik Politikalarının Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
NEO-REALİST VE NEO-LİBERAL KURUMSALCILIĞIN DIŞ POLİTİKA VE GÜVENLİĞE YAKLAŞIMI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ALMANYA’NIN GÜVENLİK POLİTİKASININ TEMELLERİ VE ALMAN GÜVENLİK KİMLİĞİNİN OLUŞUM SÜRECİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KIRMIZI-YEŞİL KOALİSYON HÜKÛMETİN GÜVENLİK VE DIŞ POLİTİKASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29366c44-3d4f-465e-a926-27807f7a4132.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Petrolleri 1872-1933</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. BÖLÜM 
İRAN’DA PETROL VARLIĞINA DAİR İLK BULGULAR VE MÜTEŞEBBİSLERİN İLK İMTİYAZ GİRİŞİMLERİ 
 
2. BÖLÜM 
PETROLÜN İNGİLTERE’NİN GÖZÜNDE DEĞER KAZANMASI 
 
3. BÖLÜM 
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE İNGİLTERE SİYASETİNDE PETROL 
 
4. BÖLÜM 
PEHLEVÎ DÖNEMİ İLE PETROL ANLAŞMASININ DEĞİŞEN YÜZÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2ca608f-e374-4b90-a7c9-f3a68bade771.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtların Tarihi</image:title>
            <image:caption>Minnesota’da ormanın sınırında, dağılıp gitmiş bir hippi komününden arta kalmış bir kulübede, komünün eski üyeleri olan anne ve babasıyla yaşayan on dört yaşındaki Madeline’in hayatı, yakınlara bir ailenin taşınmasıyla sonsuza kadar değişir. Madeline kendini aileye Linda olarak tanıtır, genç anneyle çabucak arkadaşlık kurar ve oğlu Paul’e bakmaya başlar. Ama kendininkinden çok farklı görünen bu ailenin sırları vardır: Pek ortalarda görünmeyen baba nasıl biridir ve ailesi üstünde kurduğu otoritenin kökeninde ne yatmaktadır? Okulda dışlanan ve ait olacağı bir çevre arayan Madeline/Linda bu tuhaf ailenin hayatına gitgide daha fazla gömülür, ta ki sonunda büyük bir seçim yapmak zorunda kalıncaya dek. 
 
Amerikan taşrasında, yalıtılmış yaşamlar süren bireyler arasında geçen Kurtların Tarihi, masumiyet ve deneyim, sorumluluk ve özgürlük hakkında, genç anlatıcısının sesiyle akıllara kazınan bir büyüme hikâyesi. 
 
“Doğaya gömülmüş ama aynı zamanda iktidar, aile ve inançla; bir şeyi anlamakla bu bilginin gerektirdiği şekilde davranmak arasındaki farkla ilgilenen, zarif, tedirgin edici bir ilk roman.” 
Los Angeles Times 
 
 
“Yeni ve korkutucu bir dünyada yolunu bulmaya çalışan sorunlu bir ergenin ikna edici portresi.” 
People</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897bcd20-9ee4-4d65-aa90-977befac4f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalga Boyu</image:title>
            <image:caption>Bir şeye geç kalmışım da o gecikmeyi, neye geç kaldığımı anlamak için, gölgemin yanında heykelleşerek gidereceğimi sanıyorum. 
 
Murat Yalçın’ın yedi yıl aradan sonra çıkan yedinci öykü kitabı Dalga Boyu otuz beş yıllık öykü serüvenini açığa çıkarıyor. 
 
Gölgelerin düşlerine dalıp çıkan, sözcüklerin yankısına kulak veren bir kitap Dalga Boyu. Anlatıcılar, bir kaleydoskopun oynaşan renklerinde rüyaya yatmış bir şehirde geziyor; yaşamın güzelliğine ve ölümün ağırlığına alışmanın yollarını arıyor. Bazen bir anıya bazen bir bakışa odaklanan öykülerde geçmiş zamanın dehlizlerinde, uykunun sınır boylarında dolaşan bilincin izi sürülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79d8305a-13b5-41cb-9092-8e1152844de7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı Günlerin Sonu</image:title>
            <image:caption>Murat Çelik, şiir ve öykülerinin ardından bu kez usta işi diyaloglarla kurduğu; anlatıcılarıyla, zaman sıçrayışlarıyla adeta bir labirent inşa ettiği ilk romanı Bazı Günlerin Sonu ile karşımıza çıkıyor. 
Nebi, Sadettin, Dıga Yaşar, Ekrem, Yusuf Cemal, Dağlarınayısı Orhan, Gülseren... Ve köpekler! 
Yaratılan sinematografik atmosferde hayvanların ve kadınların erkekler dünyasındaki sesi yok sayılırken gerçek-rüya gerilimi bir anafora, gölgesi karanlık bir hikâyeye varıyor. 
“Köpekleri çok mu seviyorsun?” dedi Nebi Bey 
neden sonra. 
“Severim,” dedi Sadettin. 
“E niye köpeğin yok?” 
“Korkuyorum.” 
“Niye?” 
“Ya ölürse,” dedi Sadettin. Kabahatli çocuklar gibi bakıyordu. “Size alalım ama bir tane.” “Ya benimki ölürse?” dedi Nebi Bey. Sustular. 
Karanlık çökecekti birazdan, başka sesler çivileme çakılacaktı ortalarına.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59485f68-9a40-45ce-8c21-7da7d131210e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Dair</image:title>
            <image:caption>Klasik dünya edebiyatına Fransızca iki roman başyapıtı (Kırmızı ve Siyah, 1830 ve Parma Manastırı, 1839) armağan eden Stendhal’in İtalyan özgürlükçü Metilde Viscontini Dembowski’ye beslediği karşılıksız aşkın ürünü bir eser Aşka Dair. Belki de “Aşk”ın psikolojik ve sosyolojik tahlillerinin düşünce tarihindeki en saf anlatısı. 
Stendhal’in meşhur “kristalleşme” kavramını içeren Aşka Dair, dönemin romantik ruhunu fazlasıyla aşarak, 19. yüzyıl Avrupa toplumunda aşk olgusu ile kadının toplumsal konumunu ve farklı coğrafyalardaki değişimini kendine özgü üslubuyla kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164618e0-446f-4ac0-9712-84cc4d56c78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kardeşim</image:title>
            <image:caption>Birbirinden tamamen farklı iki erkek kardeş. 
Büyüğü çapkın, geveze, özgüvenli, tembel, sözcüklere âşık Jean-Louis. 
Küçüğü çekingen, ketum, utangaç, sınıf birincisi, sayılara tutkun Yves-Marie. 
Zıt karakterlerine karşın, birbirine son derece bağlı bu iki kardeşin Arras kentinde geçen yer yer mizahi, yer yer hüzünlü hikâyesi. 
Küçük Kardeşim Fournier’nin büyük aile anlatısının –şimdilik– son halkası. Yitirilen bir kardeşin hatırasına yazılmış veda sözcükleri. 
Kardeşim bir ses olsa, gülümseyen bir sessizlik olurdu herhalde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/135bfd34-9a8e-4b3b-91d7-ec822ef6922a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferdydurke</image:title>
            <image:caption>Romanın başkarakteri, otuz yaşındaki Yujo kaderin bir cilvesiyle yeniden öğrenciliğe döner. Okuldayken ve okul dışında, kendisini baskı altında tutan normlardan ve teamüllerden kurtarıp özgürleştirebilecek tek çözüm yolu olarak gördüğü “uygun biçim arayışı”na dair takıntısını besler ve büyütür. Sonunda, saflığından kurtulmak için tüm çabalamalarına karşın yenilgiye uğrar ve “saf”lığını korur. 
 
Witold Gombrowicz’in 1937’de yayımlanan ilk romanı Ferdydurke, “sonsuz olgunlaşmamışlık üstüne bir tez”in roman biçiminde anlatımıdır. 
 
Yüzyılımızın en büyük roman yazarlarından biri. 
Milan Kundera 
 
Kültürel yalanların acımasız avcısı. 
Bruno Schulz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f172bb-71bf-4695-9170-e6d3670f9892.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Başlarken</image:title>
            <image:caption>Hayata Başlarken’de yazarın çekmecesinde kalmış ve ancak 1983’ten sonra kitaplarına alınmış öyküleri okuyacaksınız. Bu tarihsiz öyküler bir araya getirilirken yazım ve anlatım biçimleri dikkate alındı, tematik ilişkilerine göre sıralandı. 



Bilindiği gibi, Esendal’ın hemen hemen tüm öyküleri temelde “hayata atılma” ve “ev kurma” üstünedir; gençliğin sevgi ve mutluluk arayışı üstünedir. Hayata Başlarken adını verdiğimiz bu kitapta da kadın-erkek, aile-çocuk ilişkileri ele alınıyor. Sevgi ve acıma duygularına, mutlu ve mutsuz evliliklere, yitirilen insani değerlere, kültürel yozlaşmalara ve eğitim işlerindeki bozuk düzene vurgu yapılıyor. Esendal’ın renkli tipleri (esnaf, ev kadını, din adamı, alafranga-züppe, bürokrat, memur, yarı aydın) bu kitabın her öyküsünde farklı kılıklarda boy gösteriyor. 



“Çocukların içinde, aldatılmaktan, mazlum, zavallı olmaktan ve ağlamaktan hoşlananlar var. Hatta sevdalar, muhabbet ve maceralar hayal edip mahzun olan, ağlayanlar var. Hüseyin Hulki isminde birini tanıdım ki, her gün hikâyeler icat eder, hiç olmayan kızlara âşık olur, sonra da mahzun kalırdı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90468001-25fa-4786-a312-c7aa5bd1b017.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Defteri</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar nasıl yaşanacağına, hareketli takvimler yön verirdi. Toprağın, ekinlerin, bolluk taşıyan su kaynaklarının mevsim geçişlerine uyumla giyinip soyunduğu, dolup boşaldığı bu zamanlarda, bir mevsimin süresi ve karakteri, toprağın, bitkilerin, takımyıldızların, yağmurların kararıyla biçimlenir, doğanın zaman kuşağı kendi halince salınırdı. Bu döngüsel seyir adeta değişken bir ritimle gezinen bütün bir canlılıktı. 
 
Deniz Gezgin’in antropoloji, mitoloji, edebiyat, tarih, söylence gibi, çok çeşitli disiplinlere uğrayarak kaleme aldığı Doğa Defteri, çiçek tozlarını birbirine kavuşturan rüzgârların seyrinde, göçmen kuşları önüne katan fırtınalara karışarak, gündönümlerinin, mevsim çarklarının, çiy damlalarının, tohumların bahsini açıyor. İklimi ve mevsimleri doğanın geniş zamanıyla düşünerek her şeyi içine alan bir eş duyumu dile taşıyor. 
 
İşte yabanıl bir hayvana kardeşim demenin tam zamanı, bağların gevşeyişiyle yakınlığın duyumsandığı başka bir kavrayış imkânı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bddb1c6-22c0-4eea-ba9b-901b2d6320d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkabağı ile Tohumların Şövalyesi</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuk, istersen sen de tohum sürdürücüsü olabilirsin! Sana da Tohumların Şövalyesi desinler istemez misin? 
 
Belki elma, şeftali, kiraz, karpuz... 
Belki domates, biber... Hatta sevdiğin çiçekler! 
İstediğini seç. Bunların tohumlarını doğrudan 
toprağa ekebilirsin. Bu olanağın yoksa da üzülme. 
Sevdiğin bitkilerin sürdürücüsü olmanın 
bir yolu daha var: Tohum topları yapmak! 
 
Berat Alanyalı’nın yazdığı Balkabağı ile Tohumların Şövalyesi’ne Tuğçe Karaburçak neşeli resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76d92ec9-892c-4a7c-b8ec-283f5712a499.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlamak</image:title>
            <image:caption>Sorununa başka bir açıdan bakınca zaten daha iyi 
anlamış olursun. Eğer kapı kapalıysa ve senin anahtarın yoksa 
o zaman iyice ara sakince, dikkatlice. Dene, eğil ve bak: 
Bulacaksın anahtarı paspasın altında. 
 
Antonio Ferrara’nın gezegenimizi, çevremizdeki insanları ve hatta kendimizi nasıl anladığımızı düşündürten bu merak uyandırıcı metnini Arianna Papini resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/822beda2-c534-4c8e-8fb9-f0d6cb51bb4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dimdik Bakma Rehberi</image:title>
            <image:caption>dik binalar ve satıcısı 
dimdik binalar ve yıkılışı hepsinin, yokum ben 
önce tutulan sonra kurtulan kentler bitti 
bizimkiler yaşlandı ben biraz boylandım 
sana bir işaret olarak alnımı gösterdim 
allah’ın elli yıldır izlediği sokakta 
ilk defa çeker gibi bir at arabasını 
seni içimden çıkardım 
 
hepsi geçti 
bir kediyle bitirdiğin hayat, akşam içtiğin hap 
elinden kayan kitap ve durmadan 
durmadan düzenimize saplanan bir bıçak 
 
biz küçük adamlarız 
hayvanı olduk başka bir hayvanın 
az daha kemikli, biraz daha çıplak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccb00d6-1b12-4683-ab02-3f3843dfa92e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Her Şeyi Bilir</image:title>
            <image:caption>HAVA 
SU 
TOPRAK 
GÖKYÜZÜ 
“Bu aforizmaları yazarken, esen rüzgârdan ve hayatımızdaki diğer unsurlardan esinlendim. Yıllar var ki, arıyorum, kulak veriyorum ve bu tatlı uçurumlara neşeyle atlamayı deniyorum ve mümkün her kapıyı açık bırakıyorum. Böylece gizemlerin sonsuz olduğunu ve bazılarının sadece az sözle anlatılabileceğini keşfettim. Çünkü arkadaşım Oscar Wilde’ın dediği gibi, hakikati söyleyen er geç anlaşılacaktır.” 
Alberto Casiraghy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f6a749-c384-4612-a00a-9cd722822f36.jpg</image:loc>
            <image:title>Merak Çağı</image:title>
            <image:caption>Merak Çağı, on sekizinci yüzyılın sonundaki keşifleri ve icatlarıyla romantik bilim çağını doğuran kadın ve erkeklerin sürükleyici tarihini anlatıyor. Bu çağ, bilim insanlarının yanı sıra büyük yazar ve şairlere de uzanıyor; tüm yaratıcılar yüksek heyecan, sınırları zorlama ve keşif anlarının tadını çıkarıyor. Holmes, büyük fikirlerin ve deneylerin –hem başarıların hem de başarısızlıkların– nasıl çoğu zaman yalnız bir adanmışlıktan doğduğunu ve dini inanç ile bilimsel gerçeğin nasıl çarpıştığını gösteriyor. Merak Çağı özgünlüğü, hikÂye anlatma enerjisi ve entelektüel önemiyle nefes kesici bir kitap. 
 
“Yılın araştırma kitabı.” 
–Andrew Marr 
 
“Bu muhteşem kitabın her satırı parıl parıl.” 
–Claire Tomalin 
 
“Ben bir Richard Holmes bağımlısıyım. Zaten muhteşem bir biyografi yazarı, ama Merak Çağı’nda çıtayı çok yükseltmiş.” 
–Oliver Sacks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6af8b49e-7442-4c2d-a513-dd2bd0e015ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Vejetaryenliğin Faydaları</image:title>
            <image:caption>“Kendi kalplerimizin doğal ve saf duygularını zorla bastırmadığımız sürece, her insanın içindeki diğer hayvanları öldürme ve onlara acı çektirme duygusundan nefret edeceği açıktır. Ayrıca insanlar yedikleri hayvanları bizzat kendileri öldürmek zorunda kalsaydı, çoğu et yemeyi bırakırdı.” 
Vejetaryenliğin Faydaları, modern İran Edebiyatının cesur, güçlü kalemlerinden Sadık Hidayet’in 20. yüzyıl başlarında kaleme aldığı denemelerini bir araya getirdiği kitabıdır. Et tüketimini vicdani boyutuyla değerlendirerek, insanlık eleştirisi olarak ele alan Sadık Hidayet vejetaryenliği bir dünya görüşü olarak savunuyor. Kendisini savunamayan, masum canlıları işkenceyle öldürmeyi, onlara acı çektirmeyi ve zulmetmeyi insanlık onuruna ve makamına edilmiş bir küfür olarak yorumluyor. Tarihin önemli şahsiyetlerinden aldığı referanslara ve bilim insanlarının deneylerine dayanarak vejetaryenliğin bedensel ve ruhsal faydalarını açıklıyor. 
Okuru doğa, insan, ahlak, merhamet ve hak kavramları üzerinde yeniden düşünmeye cesaretlendiren Sadık Hidayet’in Vejetaryenliğin Faydaları günümüzde de değerini koruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a3e9d29-3810-4001-89f1-fc70569db814.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalist Manifesto</image:title>
            <image:caption>OKULLARIMIZDA ÖĞRETİLEN KOMÜNİZME, EVLERİMİZDE KAPİTALİZMİ ÖĞRETEREK NASIL KARŞI KOYABİLİRİZ? 
 
 BİZİ UYARMIŞLARDI... 
“Çocuklarınızın çocukları komünizm altında yaşayacak. Siz Amerikalılar çok safsınız. Hayır, komünizmi açıkça kabul etmeyeceksiniz, ama sonunda uyanıp zaten komünizmin geldiğini görene kadar sizi küçük dozlarda sosyalizmle beslemeye devam edeceğiz. Sizinle savaşmak zorunda kalmayacağız; ekonominizi o kadar zayıflatacağız ki, olgunlaşmış meyve gibi elimize düşeceksiniz.“ 
Nikita Kruşçev, 29 Eylül 1959  Sovyetler Birliği Komünist Partisi Birinci Sekreteri (1958-1964) 
 
 
 “Zengin Baba Yoksul Baba’yı –ve Zengin Baba serisindeki tüm kitapları– şu soruya yanıt olarak yazdım: Okul bize para hakkında ne öğretti? Cevabı hepimiz biliyoruz: pek bir şey değil. Aslın­da, okulun bize öğrettiği şeylerin çoğu modası geçmiş, eskimiş ve işe yaramıyor. Örneğin, bize “para biriktirmemiz” öğretilir. Hükümetler trilyonlarca karşılıksız para basarken biz neden para biriktirelim? 
Askeri okuldan mezun oldum ve Vietnam’da ABD Deniz Piyadeleri için uçtum. Hayatımın büyük bir bölümünde komünizmle mücadele ettim. Nikita Kruşçev’in uyardığı gibi, bugün okullarımız­da Karl Marx’ın Komünist Manifesto’sundan ilkelerin öğretildiğini görüyoruz. Sorun şu ki, gerçek finansal eğitim olmayınca, zavallı babam gibi öğretmenler Marksist fikirleri öğrettiklerinin farkında olmuyorlar. 1997‘de Zengin Baba Yoksul Baba’yı ve 2021’de ... Kapitalist Mani­festo’yu yazdım. Okullarımızda öğretilen komünist ideallerle evle­rimizde kapitalizmi öğreterek mücadele edebilmek için yazıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a863c054-3c6a-44e4-86a2-575246017d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Acıların Büyüttüğü İnsan</image:title>
            <image:caption>‘Hiçbir şey eskisi gibi olmaz’ adlı bu serinin altıncı kitabının sonlarında ‘Tarih makarasını bugünden başlayıp eskilere doğru açmayı deneyelim’, konuyu aynen yazmış ve Acıların Büyüttüğü İnsan adlı kitabımda bu konuyu konuşalım, ben de merak ediyorum, Acaba zaman film makarasını içinde bulunduğumuz zamandan önceye doğru sararken, ne gibi tökezlemeler, ne gibi engeller veya kolaylıklar göreceğiz diye. O kadar karmaşık bir yapı oluştu ki, nasıl ve hangi noktadan bugünkü seviyelere gelinmişse, bugünkü birikimlerden hangisini terk etmek toplumu hangi bilinmedik, beklenmedik çukura düşürür? Siz de merak etmiyor musunuz? Sanıyor musunuz, her şey kendiliğinden ve bir anda oldu, her güzel şey birden ortaya çıktı ve birden bütün toplumları gezindi, baktı ki bütün insanlar bu yeni bakış açısını hazır aldılar, o yeniliği kullanarak toplum yavaş yavaş kendini bulmaya çalıştı. Diyorlar ya işte Şu toplum sanayi devrimini yaşamadığı için içinde bulunduğu geri kalmışlığı atlatamadı, okuyucu da hakikaten sanayi toplumu bir sınıftır bazı insanlara göre yaşanması şart bir basamaktır, bazılarına göre de sırf konuyu bir sebebe dayandırmak için insanların bulduğu bir sığınma noktasıdır. Peki sanayi toplumu sınıfına geçmek için hangi noktadan, hangi noktaya sıçramak için, hangi yeni ders ünitelerini toplumun okuması gerekir. Yani onların okullarında fizik, matematik, biyoloji ve diğer doğa bilimleri başka türlü mü okutuluyor da hemen sanayi toplumuna geçerek, bir zıplama, bir atılım, bir devrim ortaya çıkararak insanlığı daha saygın, daha refah içinde ve daha mutlu bir hayata kavuşturuyor.Acıların büyüttüğü insan adlı bu serinin yedinci kitabında çok güncel meselenin ve gidişatın eleştirel bir fotoğrafını ve çözüm önerilerini merakla ve beğenerek okuyacaksınız. Titiz bir dikkat ve güçlü bir eleştiri, sanırım çok sorunuza cevap bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6586fef9-de78-4706-b347-2ee1046782b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Delicesine</image:title>
            <image:caption>Reşad Mecid, zamanın ruhunu yakalamış bir yazar olarak, çağdaş Azerbaycan düşüncesinin dünyadaki yerini kuşbakışı anlamak için seçilebilecek belki de en özgün kendine mahsus ve orijinal karakterli yazarlardan biridir. Kendinden önceki devrin üslubu ve dili ile değil, yaşadığı dünyayı kendi zamanının bilinciyle ve farkındalıklarıyla yorumlayarak ve bugünün söylemiyle anlatıyor. Bu kitap Reşad Mecid’in planlayıp yadığı bir kitap değil, İLESAM’ın yaptığı bir Reşad Mecid seçkisidir. Özellikle yazar dostlarından farklı eleştiriler ve teklifler mutlaka gelecektir. Önemli olan okuyucuyu Reşad Mecid’in diğer yazılarına doğru götürecek yeterlilikte bir çalışma olmasıdır, bu bağlamda başarılı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d66c8d-ec41-4ba3-b154-0ac0cf95d290.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan İslamcılığı</image:title>
            <image:caption>“Bugün ülkemizin ve diğer İslam ülkelerinin temel sorunlarından biri, asıl evimiz olan İslam’ın sahih kaynaklarından uzaklaştırılıp, birlik, bütünlük, sahicilik, samimilik, hakikilik mahiyeti yok edilip yıkılarak yerine köle ruhlu ve vazifeli şeflere bağlılık merkezli, parçalı, dağınık ve karşıtlıklar üzerine inşa edilmiş uyduruk tarikat ve cemaat gecekonduları tarafından işgal edilmesidir. Bugün İslamcı görünümlü birçok cemaat ve tarikat oluşumu, siyasi İslamcı ve terörist İslamcı yapılar, özellikle İsrail, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri emperyalizmi tarafından kontrol altında tutulmakta, yönlendirilmekte ve kullanılmaktadırlar. Çare ve çözüm: Kur’an ve Hz. Muhammed merkezli sahih İslam’a dönmektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0794d9e-2792-44de-be80-011cdafdf0f8.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale Of Two Cities</image:title>
            <image:caption>A Tale Of Two Cities</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0a8aff-662c-4c82-9b37-89935779e640.jpg</image:loc>
            <image:title>Animal Farm</image:title>
            <image:caption>ALL ANIMALS ARE EQUAL BUT SOME ANIMALS ARE MORE EQUAL THAN OTHERS.
Animal Farm tells the story of a rebellion and how it goes wrong. The animals&apos; lives on the farm are terrible - there is not enough food, the work is hard, and animals are dying. One day, the animals kick out the farmer and start to run the farm. Soon, a group of animals - the pigs - becomes more and more important, but things are not better for most of the animals. Life for them is the same as before.
Orwell wrote Animal Farm in the middle of the Second World War, but at first no publishers wanted to touch it. It was finally published in August 1945, once the war was over. This little book quickly became a seminal text in the emerging ‘cold war’ (a phrase that Orwell himself coined). It also became a site of that conflict itself, suffering various attempts to subvert or change its meaning.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d70896b-fac9-48e7-8714-6c35a0953ef4.jpg</image:loc>
            <image:title>White Fang</image:title>
            <image:caption>White Fang (1906) is one of the world famous animal stories. Set in Alaska during the Klondike Gold Rush of the late 1890s, White Fang relates the tale of a wolf born and bred in the wild which is civilised by the master he comes to trust and love. The brutal world of the Klondike miners and their dogs is brilliantly evoked and Jack London&apos;s rendering of the sentient life of White Fang as he confronts his destiny is enthralling and convincing. The deeper resonance of the story derives from the author&apos;s use of the myth of the hero who survives by strength and courage, a powerful myth that still appeals to our collective unconscious.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f226e5c-58f4-43db-b163-e0e78b281c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Brothers Karamazov</image:title>
            <image:caption>The Brothers Karamazov</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9859ac-a818-4eec-9090-101abecd1c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Edebiyatımız</image:title>
            <image:caption>Bu eser, 1918-1922 yılları arasında İtilaf Devletleri adlanan İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Amerika tarafından işgal edilen vatanımızı kurtarmak için kutlu bir savaş veren Kuva-yı Milliye mücahitlerinin Milli Mücadelesinin Türk edebiyatına nasıl yansıdığının incelendiği bir çalışmadır. Milli Mücadelemizin Türk edebiyatının şiir, roman, hikaye, tiyatro ve söylev türlerinde nasıl işlendiğini, konunun hangi boyutları üzerinde durulduğunu ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a599662c-176a-47b0-b4ef-e6d03ec1a7d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sükut Kuşu</image:title>
            <image:caption>Sükut Kuşu
Yağmurun damarlarında buluttan rüya
Saçların rüzgâr atı, gözlerin lunapark.
Ellerinde renklenir mutluluk kokan dünya
Ellerin, içimdeki çocuğun sallandığı salıncak...
Gözlerinden temaşa ederim renkleri,
Gözlerin ki ellerin gibi özel...
Gözlerin ki gecemi gündüz eyleyen yıldız...
Gözlerinden gayrı bana her yer ıssız.
Yağmursun, bereketin gülüşünde gizli.
Bilmiyorsan da öğren sükût kuşum
Sükût, senden alır güzelliğini.
Bakışın sonsuzluğu muştulayan kapı
Kalbinden gayrısı ruhuma yabancı.
Mehmet Nuri Parmaksız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d851861a-b408-4e5d-86bd-2433584c0f99.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Namustur</image:title>
            <image:caption>“Vatan, Türk’ün kaderidir. Türk, vatanı varsa vardır, yoksa yoktur. Vatan, Türk’ün hem anasıdır hem atasıdır, hem beşiğidir, hem mezarıdır. Vatan, Türk’ün hatıralarıyla yere kökleştiği, hayalleriyle göğe ağdığı bir kendilik ve özgürlük alanıdır. Vatan, Türk’ün ekmeğini yeyip şükrettiği, suyunu içip hamdettiği, havasını soluyup zikrettiği, ayazını yeyip sabrettiği, sıcağına tutulup kendine geldiği bir mübarek yurttur. Vatan, Türk’ü besleyen anası, koruyan babası, öğreten hocası, öğütleyen bilgesi, sevkeden komutanı, ilham veren perisi, olgunlaştıran mürşididir. Vatan, Türk’ün at koşturduğu yaylası, keklik avladığı düz ovası, bulutlarla konuştuğu yüce dağı, hür maviliklere kulaç attığı denizi, yavuklusunu bulduğu çeşme başı, rızkını savurduğu harman yeri, suyuyla hayat bulduğu ırmağı, kutsal hüznünü kuşanıp gittiği ıssız patikası, hayallerinin peşinden gittiği yoludur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bb53e7a-3c72-495c-bbed-74cfb9db7197.jpg</image:loc>
            <image:title>Yap Boz Karıştır Doğa (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karıştırıp tekrar bir araya getirebileceğiniz
Yapbozlardaki sevimli hayvanları keşfedin.  Doğadaki hayvanları öğren.
Ayrıca her sayfada bulunan küçük
tukanı gösterebilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6338c06f-273b-4814-a1a7-c1628e468ac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bloke 5</image:title>
            <image:caption>“Normal” bir hayat için itaat etmeleri yeterliydi! 
Dokunma, tat alma, koku alma, duyma, görme... Tek tuşla etkinleştirilen nöral implantlar. Her “hata”da başka bir duyunun engellendiği Duyuhareket projesi. Hükümet’in, gençlerin tam itaatkâr bireyler olarak yetişmesi planına ebeveynleri de ortak etmesi... Psikolojik bilimkurgu romanlarıyla sevilen İtalyan yazar Luigi Ballerini, duyuların bile bloke edilebildiği teknolojik bir toplumu kurguluyor. Ailelerin, çocuklarını itaatkâr bireyler olarak yetiştirmek uğruna duyularını açıp kapatabildiği distopik bir dünyada, güven, özgürlük ve aidiyet kavramları üzerine düşündürüyor. Duyuları bloke edilmiş gençlerin öfkesini cesur bir direniş öyküsüne dönüştürüyor.
 “... Ne yazık ki burası dünya değil ve dünya da iyi durumda değil. Bizim gibi gençler koşullanmış halde yaşıyor; arzularını, gelecekteki kariyerleri ve önemli kişilerin çevresinde yer alma olasılığıyla takas ederek bastırmayı öğrenmişler. Anne babaları tarafından bedensel duyularıyla cezalandırılan gençler, artık kendi duygularını bile algılamaktan aciz görünüyor, arkadaşlığın ne olduğunuysa artık bilmiyorlar. Bir şeyleri değiştirmek için bir şey yapmak zorundayız...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d182bad-f6d6-483b-8e9c-7d29cd73e429.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Hazırsan Başlıyoruz! Çevremiz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Haydi, etrafta gezintiye çıkalım ve
araçları tanımaya başlayalım!
 
Her bir aracın içini görmek için parçaları kaldırın
veya bir araç yapbozu oluşturmak için
parçaları birleştirin!Haydi, etrafta gezintiye çıkalım ve
araçları tanımaya başlayalım!
 
Her bir aracın içini görmek için parçaları kaldırın
veya bir araç yapbozu oluşturmak için
parçaları birleştirin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddba7f2c-11e2-4300-b270-78a2ba7a156e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Hazırsan Başlıyoruz! Gökyüzü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Haydi, gökyüzünde gezintiye çıkalım ve
araçları tanımaya başlayalım!
 
Her bir aracın içini görmek için parçaları kaldırın
veya bir araç yapbozu oluşturmak için
parçaları birleştirin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/893403dc-ca7d-4246-84c9-99699343a1d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalar Gemisi</image:title>
            <image:caption>Rüyalar evreninde bir maceraya davetlisiniz!   
Bir sabah Can uyandığında gördüğü rüyanın etkisinden çıkmakta zorlanır. Öyle eğlenceli bir rüya görmüştür ki onun içinde biraz daha kalmak ister. Aynı zamanda rüyaların her sabah yok olup gitmesine de tepkilidir. Buna bir son vermek ve rüyasında gördüğü o güzel şeylerin peşine düşmek ister. Peki bu nasıl mümkün olabilir? Bir rüyanın içinde nasıl gezintiye çıkılır? Elbette Rüyalar Gemisi’yle!
 
Can, arkadaşı Ada ile birlikte rüyaların içinde bir yolculuğa çıkmak ve geceyi keşfetmek için muhteşem bir makine yapmaya karar verir. Bu sadece bir makine değildir; aynı zamanda zamanının ötesinde fantastik bir icattır da. Can ve Ada gemilerine binip rüyalara doğru çıktıkları maceralarında eşsiz güzellikte; ateş kuşları, puantiyeli filler, pamuktan bir ev, motorlu salatalar ve daha fazlasıyla karşılaşırlar. Sadece güzel şeylerle de değil elbette. Korkular da vardır bu yolculukta: Gözlerini pörtleten bir canavar, bataklık kızı, Can’a benzeyen korkunç mini bir çete… Rüyalar ne kadar büyüleyici olursa olsun gün sonunda eve dönmek ve dostlarla -rüyalara konu olacak- yepyeni deneyimler yaşamanın güzelliği de bir başkadır.
 
Samanyolunun ötesindeki bu fantastik yolculuk, rüyaların sıra dışı özelliklerini keşfetmek ve kabul edilenin ötesini hayal edebilmeye olanak veren düşler dünyasını keşfetmek için muhteşem bir kaynak.
 
Rüyalar Gemisi, Fransa’ da verilen 2024 Prix Landerneau edebiyat ödülünü kazanmış bir eser olarak, çocukları ve çocuksu rüyalarının anlamlarını keşfetmeyi dileyen tüm yetişkinleri etkisi altına alıyor. Sadece öyküsüyle değil, canlı çizimleriyle de görsel bir okuma şölenine bizleri davet ediyor!  Dostluk, hayallerinin peşinden koşmak, bir icat yapılmasının arkasındaki motivasyon ve her maceranın bir merakla başladığı gibi konular üzerine de çocukları düşündürecek besleyici bu resimli kitap, kendi icatlarını yapmak isteyen herkese ilham vermesi dileğiyle…
 
İlkokul Müfredatına Göre Temalar: Çocuk Dünyası, okuma kültürü, bilim, beş duyumuz, birey ve toplum, insan ve çevre, farklıyız, arkadaşız.
 
Okul Öncesi Kazanımlar: Dil gelişimi (dilbilgisini öğrenme, sözcük dağarcığı farklı ifade biçimleri, görsel materyalleri okuma, yazı farkındalığı); sosyal- duygusal (kendini ifade etme, duyguların farkına varma, başkalarıyla birlikte sorun çözme) gelişim alanlarını destekler.
 
Temalar: Hayal gücü, birlikte yaşam, arkadaşlık, bilim.
Ödüller: Prix Landerneau, 2024
 
Petek Halman Kara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c06c5f3-66c7-4053-8fa6-a22a6a0829e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Totalitarizm Çağında Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>Totalitarizm Çağında Psikanaliz, yirminci yüzyılda serpilen faşizm, Nazizm ve soğuk savaş ideolojileriyle psikanalitik düşünce arasındaki karmaşık etkileşimi soruşturan son derece güçlü makalelerden oluşuyor.
Bir zamanların ‘konuşma tedavisi’ totaliter ideolojilerin sancağı altında nasıl bir metamorfoz geçirdi? Psikanaliz, döneminin siyasi rejimlerinin ihtiyaçlarına nasıl cevaplar verdi?
 
İlk bakışta steril bir entelektüel faaliyet gibi görünen psikanalizin konjonktürel serüvenini incelemek isteyenlerin bu kitaptan edineceği çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9531d0aa-1144-47bb-8e2a-ed707f05ef5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazı Defteri</image:title>
            <image:caption>Yazı Defteri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e1f3f5b-b0d4-40ed-b81a-de8a8c0322dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Kafka Seçme Eserler</image:title>
            <image:caption>- Dava
- Milena&apos;ya Mektuplar
- Dönüşüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddf6ce40-08d6-4770-a97a-8e05cd9eb4d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Benden Biraz Mülkten</image:title>
            <image:caption>Karşımda üç genç oturuyor. Yaşları 18-19 olmalı… 
Çekingen tavırlarına inat gözleri merakla pırıl pırıl parlıyor. 
Bu üç genci hayatımda daha önce hiç görmedim ama onlar benimle görüşmek için uzun bir yoldan, taa Eskişehir’den geldiler. Hepsi de Anadolu Üniversitesi Emlak Yönetimi bölümünde okuyorlar. Ve beni ders kitaplarından tanıyorlar. Bugün burada bulunmalarının nedeni de kitaplarında okudukları kişiyle yüz yüze tanışmak, konuşmak istemiş olmaları. 
Bana sorular soruyorlar… “Neden bu mesleği seçtiniz?” “Nasıl iyi bir emlak danışmanı olunur?” “Üniversite okurken bu mesleği yapacağınızı düşünmüş müydünüz?” 
Elimden geldiğince sorularını cevaplamaya, bugüne dek öğrendiklerimi aktarmaya çalışıyorum. 
Sonra içlerinden biri heyecanla diyor ki: 
“Hasan Abi, Google’a ‘Dünyanın en iyi emlakçısı’ yazınca sizin isminiz çıkıyor… Biliyor muydunuz?” 
Gülümsüyorum. 
“Peki biz de sizin gibi başarılı olabilir miyiz, başarınızın sırrı ne?” diyor… 
Yine gülümsüyorum. 
---- 
Nedir başarının sırrı? Ben başarının tek bir sırrı olduğunu sanmıyorum. 
Başarının tek bir sırrı değil sırları var ve kendimce onların bir bölümünü bildiğimi düşünüyorum. 
Keyifle okur, ilham alırsanız ne mutlu bana…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae378ae-f22a-40d0-8865-017ff2d2ed0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Kehaneti Kartları</image:title>
            <image:caption>Sihirli Kediler, Sivri Uçlu Şapkalar ve Sayısız Sihir Çalışması ile Zanaatınız Geliştirin 
 
Günlük yaşamlarındaki cadıların büyüleyici resimlerini kehanet, sihir ve de eylem çağrıları için kullanılabilecek muhteşem bilgelikle birleştiren Cadı Kehaneti Kartları, ihtiyacınız olan cevapları ve ilhamı bulmanızı kolaylaştırıyor. 
Eğlenceli olduğu kadar zor zamanlarda size rehberlik edecek kadar da ciddi olan bu deste ve ona eşlik eden rehber kitap, her beceri düzeyinden cadı ve okuyucu için mükemmel bir seçim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf42981-8df0-47b1-9a33-a5a35de48fe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Psişik Psikolog</image:title>
            <image:caption>Belki hayatınız dışarıdan mükemmel görünüyor ama içeriden dağıldığını mı düşünüyorsunuz? Çaresizce çözümler arayarak bir uzmandan ötekine geçtiniz ve yine de acı mı çekiyorsunuz? Cevabınız “evet” ise sizin de Psişik Psikolog’a ihtiyacınız var demektir! 
 
Geleneksel psikolojiyi enerji çalışması ve kuantum teorisiyle birleştiren, üzerine yirmi yıllık profesyonel deneyimini koyan Psişik Psikolog Amanda Charles, bu kitapla şifa meselesine benzersiz bir bakış açısı sunuyor. 
Gerçek ve derin gücünüze erişmek, iç sesinizi takip etmek, yepyeni bir gerçekliği kucaklamak mümkün! Hem şu anınızda hem de geleceğinizde bilinçli olarak olumlu bir değişim inşa etmek mümkün! Ve bunu mümkün kılacak kitabı şu an elinizde tutuyorsunuz. 
Bu kitap sayesinde varlığınızın tüm katmanlarıyla (beden, kalp, zihin ve ruh) bağlantı kuracak, acınızı dönüştürecek, istediğiniz ve seveceğiniz hayatı yaşamanın önündeki engelleri bir bir kaldıracaksınız. 
 
 
“Her zaman birisinin çıkıp insan bilincine yaklaşımımızı tamamen değiştirecek yepyeni bir bakış açısı getirmesini umdum. Amanda bu harika kitapla kesinlikle bunu yaptı.” 
Gordon Smith 
Uluslararası alanda tanınmış medyum, spiritüel öğretmen ve çok satan yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a30496f0-f39f-4d05-823f-cc18fa779bec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Cadı Kehanet Destesi</image:title>
            <image:caption>Doğanın Bilgeliği ile Sihir Çalışmalarınıza Yön Verin! 
Sizi doğanın bilgeliği ve Yeşil Cadılığın büyüleyici âlemiyle buluşturmak üzere tasarlanmış mistik bir araç olan Yeşil Cadı Kehanet Destesi ile tanışmaya ve onunla dönüştürücü bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? 
Bu destedeki birbirinden güzel resimlerle bezeli kartların her biri botanik harikalar, kadim semboller ve mistik varlıklardan oluşan bir goblen ortaya çıkararak spiritüel yolculuğunuz için derin içgörüler ve rehberlik sunuyor. 
Bırakın Yeşil Cadı Kehanet Destesi şifanın, hayalleri gerçekleştirmenin ve sezgisel gelişimin sırlarını açığa çıkarsın. İster deneyimli bir cadı, ister meraklı bir arayışçı olun, bu deste insan ile doğal âlemler arasında köprü kurmanıza yardımcı olacak, doğanın öğe ögeleri ve onların içinde yaşayan ruhlarla derin bir bağ kurmanızı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dfadf7a-ee34-4e9c-be5d-e3eb2d754adf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Geleceği</image:title>
            <image:caption>“Kapitalizmin yönetilmesi gerekiyor, yenilgiye uğratılması değil.” 
 
Kapitalizmin geleceği, çok konuşulan, çok tartışılan, üzerine yazılıp çizilen bir konu. Collier ise bunca yazılan çizilen arasında, sistemin sorunlarını temelden ele alıyor; gerek büyüdüğü kasaba gerekse aile üyeleriyle yaşadığı ayrımlardan ve az gelişmiş ülkelerde yaptığı araştırmalardan örnekler vererek okuyucuyla sıkı bir bağ kuruyor. 
 
Kitabın temeline, Adam Smith’ten günümüze değin uzanan rasyonel “iktisadi insan” kavramını bir kenara bırakarak, aslında Smith’in Ahlaki Duygular Kuramı’nda vurgusunu yaptığı özelliklere sahip “toplumsal insan”ı konumlandırıyor; toplumsal insanın karşılıklılık ilkesine dayanarak belli başlı ödevlere sahip olduğunu vurguluyor. İktisadi insanın, faydacı ve özgürlükçü gelişiminin, aslında kapitalizme zarar verdiğini belirtiyor. Taşra ile kent, az eğitimli ile iyi eğitimli, işçi sınıfı ile rant avcıları arasındaki derin ayrışmanın izlerini sürüyor. 
 
Collier, politik mekanizmaların değişimini önerirken, zekice tasarlanmış uygulamaların örneklerini vermeden geçmiyor. Tüm bunları yaparken, klişeden, popülizmden ve ideolojilerden uzak bir anlatım sunuyor. Bu da kitabı eşsiz kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35642c46-b712-463a-bc59-6a2203f782bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sert Öz Şefkat</image:title>
            <image:caption>“Bu muhteşem kitapta Kristin Neff hem hassas 
hem de sert şefkatin gerçek doğasına ışık tutarak kadınları ataerkilliğe karşı koymaları için güçlendiriyor. Yaralarımızı iyileştirmemiz ve daha eşitlikçi, sevgi dolu bir dünya yaratmamız için güçlü araçlar sunuyor.”
Tara Brach 
 
 
Öz şefkat, tüm görkemli kusurlarımızla kendimizi kabul etmemizi sağlasa da bazen kendimizi zarardan ve adaletsizlikten korumak, kendi ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için başkalarına hayır demek ve kendimizi gerekli değişimler için motive etmek amacıyla cesurca hareket etmemiz gerekir. Cinsiyet rolleri; kadınların öfkeli, sert veya güçlü değil, yumuşak ve besleyici olması gerektiğini dayatır. Ancak daha mutlu, verimli ve sağlıklı bir hayat sürdürmek ve aynı zamanda dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için sert ve hassas öz şefkatin enerjileri, tıpkı yin ve yang gibi dengelenmelidir.

Kristin Neff, bu kitapta zengin araştırmalara ve kişisel yaşam öyküsüne dayanarak kadınların başarıyı yakalamak, ilişkilerinde özgün olmak, kişisel sınırlarını koruyabilmek ve öz saygılarını artırmak için nasıl sert ve hassas öz şefkati kullanabileceklerini gösteriyor. Çoğu kadının doğasının bir parçası olan sertliği ve gücü yeniden bulması ve kabul etmesi için güçlü bir rehberlik sunuyor.  
 
Kristin Neff, Texas Üniversitesi&apos;nde Eğitim Psikolojisi Doçenti olarak görev yapmaktadır. Öz şefkat araştırmalarında öncüdür ve öz şefkat üzerine ilk deneysel çalışmaları gerçekleştirmiştir. Birçok ülkede öz şefkat eğitimleri vermeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b00e77-89a9-4e87-a3a5-07250877dda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Labirenti ve Novella Seti -1</image:title>
            <image:caption>SATIŞ LABİRENTİ VE NOVELLA SETİ -1
SATIŞ LABİRENTİ ADLI SATIŞ KİTABIYLA BİRLİKTE TOPLAM 4 KİTAP
Set içeriği :
Satış Labirenti – Satış yönetimi kitabı
Pandispanya ile Paşa Çayı -Anı portre
Merhaba Genç Adam - Roman
Ömer’in Hikâyesi- Roman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c74b6e-6822-46fd-a8e5-10278fa609b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Reçeteleri Novella ve Öykü Seti-2</image:title>
            <image:caption>SATIŞ REÇETELERİ NOVELLA VE ÖYKÜ SETİ -2
SATIŞ REÇETELERİ ADLI SATIŞ KİTABIYLA BİRLİKTE TOPLAM 3 KİTAP
Set içeriği :
Satış Reçeteleri – Satış Yönetimi Kitabı
Şarapnel - Roman
Pertavsız - Öykü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/696748d3-c9d1-4dd4-896e-3be59844cae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Ansiklopedisi ve Novella Seti -3</image:title>
            <image:caption>SATIŞ ANSİKLOPEDİSİ VE NOVELLA SETİ -3
SATIŞ ANSİKLOPEDİSİ ADLI SATIŞ KİTABIYLA BİRLİKTE TOPLAM 3 KİTAP
Set içeriği :
Satış Ansiklopedisi – Satış Yönetimi Kitabı
Şalalalala Hu hu hu - Roman
Koşmak Geldi İçimden- Kısa Roman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07757a9b-6f55-4516-84ea-a5aa53d3c08c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Atlar Zamanı</image:title>
            <image:caption>Arap Booker Ödülü sahibi Filistinli yazar İbrahim Nasrallah’ın kaleminden yüz yılı aşkın zamandır süren Filistin Mücadelesi’ni anlatan sarsıcı bir roman. 
İbrahim Nasrallah, ustaca kullandığı sözcüklerle âdeta Filistin direniş tarihinin resmini çiziyor. Verilen mücadeleler, yaşanılan acılar ve toplumsal travmalarla bambaşka hikâyelere sahip üç farklı nesli ortak bir noktada buluşturuyor.
Hadiye Köyü’nden Mahmud, Halid ve Naci’nin yaşamları üzerinden farklı dönemlerde Osmanlı, İngiliz ve Yahudi birliklerine karşı verilen direnişin hikâyesine tanıklık ediyoruz.

Cümleleriyle tutsak zamanların zincirlerini kıran Nasrallah, Filistin halkının kolektif hafızasını ve mücadelesini oldukça güçlü bir dille ortaya koyuyor. &quot;Göz kamaştıran, duyarlı bir üslupla yazılmış olan Beyaz Atlar Zamanı, okuru büyüleyici bir şekilde kavrıyor, onun duyarlılığı ve hafızası üzerinde kalıcı bir etki bırakıyor. Bu kitap, Filistin halkının yaşadığı trajedi ve felaketleri nedenlerini de ele alarak yaratıcı bir şekilde tasvir ediyor.” Salma Khadra Jayyusi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fbc4912-3f52-4508-bc96-70e32dd0849c.jpg</image:loc>
            <image:title>İbiza Yazıları</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Benjamin sanki, sadece metodoloji değil, tüm varlığı ebedi bir kuman dikte eden diyalektik bir ritme itaat ediyor gibiydi. Etkileyici el kol hareketleri, kaplumbağayı andıran kesintili yürüyüşü, melodik sesi ve kitap gibi hatasız konuşması da dahil tüm görünümü ve bedensel duruşu; fiziksel yazma eyleminden, bekleme eyleminden ya da koleksiyonculuk ve flanörlük gibi zorlayıcı eylemlerden aldığı haz; kendi yaptıklarını beğenme, ritüelleştirme huyu, tuhaf şehirli cazibesi bütün bunlar, sanki on dokuzuncu yüzyılın sonlarından alınıp başka bir yere nakledilen, eski dünyaya ait, antika meraklısı bir yaradılışa tanıklık ediyordu&apos;&apos; 
Bu kısa seçki, Walter Benjamin&apos;in günümüzde çoktan birer klasik olmuş ünlü denemelerinin gölgesinde kaldığı için fazla bilinmeyen yazılarından ve kısa yazılarından birkaçını, ilk yayımlanmış eseri olan &quot;Şair&quot; isimli şiirini, lise bitirme sınavlarına girmek için yaptığı başvuru sırasında okula sunduğu &quot;Özgeçmiş&quot;ini bir araya getiriyor. Tutkulu gençlik idealizmini yansıtan metinlerinden  özellikle &quot;Gökkuşağı&quot; isimli diyaloğu, Nietzscheci yaratıcı sarhoşluk (Rausch)  fikrinin Benjamin&apos;in yazılarında yankılandığı ilk metindir. Unutulmaz şehir portrelerinden biri olan ve Asia Lacis&apos;le birlikte yazdıkları &apos;&apos;Napoli&apos;&apos; (1925), gelecek on beş yıl boyunca kullanacağı ve arıtacağı düz yazı biçimi Denkbild&apos;i, yani &apos;&apos;düşünce imgesini/figürünü&apos;&apos; tanıtması açısından önemlidir. Bu seçkiye dahil edilen ve Benjamin&apos;in İbiza Adası&apos;na yaptığı iki gezi sırasında ürettiği bazı parçalar ve denemeler de, her zamanki özgün anlatımlarıyla, hem yazmayı çok sevdiği konuları hem de edebi ilgisini yansıtması bakımından dikkat çekicidir.  
Onu okurken hem zevk almamızın hem de acı çekmemizin nedeni, Walter Benjamin&apos;in doğal zekasından yazılarının espaslarına bile damlayan zehirdir. Bu yağmur ormanına sarhoş giren, bir engerek tarafından ısırılmayı göze almış demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcea0c5-f730-4b35-9708-cc254a3042c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Bisiklet Kullanmak</image:title>
            <image:caption>Var mısın bisiklete binip hayatını değiştirmeye? Bisiklet pek çokları tarafından bir hobi olarak görülse de aslında daha fazlası! Günümüzde bisikleti bir ulaşım aracından ziyade bir yaşam biçimi olarak tanımlamak da mümkün. Peki, iki koca asrı devirmesine rağmen popülerliğini asla yitirmeyen, sayısız ülkede toplu taşımaya ve hatta bireysel motorlu taşıt kullanımına dahi alternatif olabilen bisikletleri bu kadar gözde kılan ne? Ucuz olması mı, trafikte zamandan tasarruf ettirmesi mi, çevreye duyarlı olması mı, yoksa insanlara form kazandırması mı? Bu sorunun yanıtı birden fazla bileşene bağlı olsa da kuşkusuz en büyük etken, bisikletin getirdiği özgürlük hissiyatı! Bisiklet sürmenin insan hayatına sağladığı faydalar saymakla bitmiyor. Üstüne üstlük, strese ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olması da cabası! Son yıllarda gençlerin giderek daha az ehliyet sınavlarına başvurması, yahut son model arabalara binen beyaz yakalıların ofislerine artık bisikletleriyle gitmesi, mevcut eğilimin en büyük göstergeleri. Evet, yaşananlar tek kelimeyle gerçek bir devrim ve bunun adına ekomobilite, yani ulaşımda sürdürülebilir hareket deniyor.  Bisikletin günlük yaşantımızı ve alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdiğini gösteren Görevimiz Bisiklet Kullanmak, çalışması için kas gücünden başka hiçbir enerji tüketmeyen bu muhteşem aracın ülkemizde yaygınlaşması ve geniş kitlelere ulaşması için okurların ufkunu genişletiyor.   Çocuklara çevre bilinci kazandırma amacıyla hazırlanan “Gezegenimizi Koruyalım!” serisinin bisikletin ABC&apos;sini öğretmeyi hedefleyen bu halkası, eğlenceli oyunlar ve resimler eşliğinde herkesi bisiklet sürmeye heveslendiriyor.    Anatomisinden bakımına, güvenlik için alınması gereken önlemlerden sürüş yolunda tedbirli olunması için uyulması gereken kurallara uzanan bu kılavuz kitap, bisiklete dair merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlıyor.  Haydi, daha ne duruyorsunuz; atlasanıza seleye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da67969e-4108-496c-b60f-9fc860d44665.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Canavar</image:title>
            <image:caption>Ormanda kargaşa var! Garip bir kükreme sesi ormandaki tüm hayvanların korkuyla kaçışmasına neden oluyor. Aralarında sadece Elmer neler olup bittiğini araştıracak kadar cesur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9621e7-4872-43fc-9d53-4c3db1265e85.jpg</image:loc>
            <image:title>Beagle&apos;ın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Beagle, 27 Aralık 1831&apos;de Devonport&apos;tan yola çıktığında Charles Darwin yirmi iki yaşındaydı ve bu hayatının yolculuğu olacaktı. Elinizdeki günlük bu yolculuğu bize aktarırken, jeoloji, doğa tarihi, insanlar, yerler ve olaylarla ilgili sabırlı gözlemler yapan bir doğabilimciyi karşımıza çıkarıyor. Volkanlardan yerli topluluklara, çok çeşitli kuş ve böceklerden doğa olaylarına ve afetlere dair pek çok gözlem bu olağanüstü günlüklerde bulunabilir. Darwin’in bu yolculukta yaptığı gözlemler ve edindiği fikirler, evrim teorisine ve Victoria döneminin en tartışmalı kitabı olan Türlerin Kökeni’ne kapı açmış, pek çok entelektüel akımı da harekete geçirmiştir. 
 
Bu kitapla okuyucu Darwin’in, Tanrı’nın yarattığı tüm canlı türlerinin ezelden beri aynı olduğuna inanan birinden; merakı, sorgulamaları ve gözlemleri sonucunda nasıl Türlerin Kökeni’ni yazarak bilim tarihini altüst etmiş büyük bir biliminsanına dönüştüğüne tanık oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02abeb0a-bc98-4f59-9b96-97dc9c5348bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Kayıp Ayıcık</image:title>
            <image:caption>Bebek Fil oyuncak ayısını kaybettiği için uyuyamıyor. Tabii ki Elmer ayıyı bulmak için kolları sıvıyor. &quot;Yardım edin! Kayboldum!&quot; sesini duyan Elmer, merak etmeden duramıyor: Bebek Fil&apos;in oyuncak ayısı konuşabiliyor mu, yoksa Wilbur her zamanki gibi Elmer&apos;e bir oyun mu oynuyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24025326-3503-431d-9af9-2d02b6b0c562.jpg</image:loc>
            <image:title>İntermezzo</image:title>
            <image:caption>Başka insanların talepleri bitmez, yalnızca çoğalır. 
 
Hep daha karmaşık, daha zordur. 
 
Bu da, diye düşünüyor, daha çok hayat, hayatın hep daha fazlası demenin bir başka yolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/696788fc-b2ce-4583-bf24-7dc0bc3e044b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak ya da Yazmamak!</image:title>
            <image:caption>Söz, insanla vücut buldu. Sonrasında bir mucize daha gerçekleşti ve yazı ile buluştu. İki sevgilinin vuslatından başka bir şey değildi esasen bu, meyvelerinden bugün hep beraber faydalanıyoruz. 
Bir de kalem erbabının söz ve yazı ile yaşadığı aşk var ki, her türlü tanımlamanın üzerinde boyutu. Gönül gönül dökülür kalemden duygular, ilmek ilmek işlenir her sözcük; yazma sevdalısının tutkusunun izahı çok da kabil değildir. 
Bu kitap bir Yaratıcı Yazarlık kitabı değil, öyle bir iddiası yok, fakat daha fazlasını içeriyor, işin felsefesine iniyor kendince; nasıl yazmalı, ne yazmalı, yazmaktan korkulur mu, yazmak kolay mıdır, yazı sevdalısının hangi konuda bilgi birikimi olmalıdır, yazarken hangi hususlara dikkat etmek gerekir, yazının içeriği ne olmalıdır, bir edebi eserin temel özellikleri nelerdir, sanatçının olmazsa olmaz ihtiyaçları var mıdır, tabuları yıkmak ne derece önemlidir gibi yazma tutkusu ve yazı ile ilgili pek çok sorunun cevabını arıyor. 
Hangi edebi tür ilgi alanına girerse girsin, tüm kalem erbabının müşterek özellikleri ve ortak paydaları olduğu fikrinden hareketle, bu kitabımızın yazma eylemine gönülden bağlı herkesin baş köşesinde yer bulacağı ve “Yazmak Ya Da Yazmamak!” meselesinin çözümüne katkısı olacağı düşüncesiyle “doğru rota ile yeni ufuklara” yolculuğumuza devam ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91142db0-874f-402c-b51c-386dc8ce067e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynadaki İzler</image:title>
            <image:caption>Aynadaki İzler, yıllardır disiplinlerarası çalışmalarda bulunan Mehmet Ali Sevgi’nin bir antropolog olarak saha çalışmalarından hareketle kaleme aldığı bir eser olma özelliği taşıyor. Eser, sadece alana dair çalışmalarda bulunan sosyal bilimcilerin değil aynı zamanda insana, kültüre ve ötekiye dair hikâyelere ilgi duyanların da kendinden bir şeyler bulabileceği, etnografinin hikâyesini akademik disiplinden ödün vermeden edebî bir dille okuyucuya aktarıyor. 
Eser etnografinin ne olduğunu üzerine okurlarını düşünmeye davet ederken, Almanya’daki göçmenlerinin yalnızlığından Ağrı Dağı’ndaki konargöçerlerin ıssızlığına uzanan geniş bir coğrafyadan farklı insan hikâyelerini şiirsel bir üslupla anlatıyor. 
Sosyal bilimlerde özneyi sanık kürsüsüne oturturken, kedilerin terk ettiği sokakları, evsiz göçmenleri, bir sabah birdenbire zuhur eden araştırma konularını, yabancı yollarda kaybolmamaya çalışan bir dilsizi kitabın sayfalarına taşıyor. 
Yeni bir yere varıp o kültüre aşina olmaya çalışan her insanın kendinden bir şeyler bulabileceği bu kitap da aynanın önce kendimize tutulması gerektiğinin önemini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c94bee2-d816-4b77-bc29-b748186a66d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya İle Batı Arasında Ukrayna</image:title>
            <image:caption>Rusya ile Batı Arasında Ukrayna: Tarih, Toplum ve Siyaset&quot; adlı çalışma, Ukrayna&apos;nın karmaşık ve çok katmanlı tarihini, kültürünü ve siyasi yapısını kapsamlı bir şekilde ele alan, alanında temel bir başvuru kaynağı olma iddiasıyla gün yüzüne çıktı. 
Kitap, multidisipliner bir bakış açısıyla, Ukrayna&apos;nın coğrafi konumunun ve yaşamış olduğu tarihsel süreçlerinin etkisi altında şekillenen kimliğini, kültürel zenginliklerini ve siyasi dinamiklerini derinlemesine analiz etme arayışı içerisinde. 
Sovyetler Birliği&apos;nin dağılmasıyla yeni bir döneme adım atan Ukrayna, Rusya ile Batı arasında yaşanan jeopolitik rekabetin odak noktalarından birisi haline geldi. Söz konusu gerçekliğin ülkenin iç ve dış siyasetini nasıl şekillendirdiği sorunsalı ise çalışmanın merkezinde yer alan temel sorulardan birini oluşturuyor. Çalışma, Ukrayna&apos;nın bu zorlu coğrafyada var olma mücadelesini tarihsel süreçler, kültürel kimlik ve siyasi ideolojiler bağlamında ele alarak, okuyucuya derinlemesine bir perspektif kazandırma amacını taşıyor. 
Ukraynaca ve Rusça birinci el kaynaklara dayanan ve derinlemesine bir bakış açısı sunan kitap, okuyucunun hem akademik merakını tatmin edecek hem de küresel siyaset ve büyük güç rekabeti bağlamında Doğu Avrupa merkezli güncel olayları daha iyi anlamasına yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c359e833-902a-49cf-8ce7-2b0caa0038ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Büro Amirliği</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin ilk K9 polis köpekli polisiyesi: Köpek Büro Amirliği 
Komiser Tayfun Tay, zorlu görevler ve tehlikeli operasyonlarla adını duyurmuş bir polistir. Her başarılı operasyon, onu polislik dünyasında daha da yukarılara taşırken, geçmişin karanlık gölgeleri onun peşini bırakmaz. Yıllar önce yaşadığı bir travma, bir operasyon sırasında Tayfun&apos;u yakalar. Karşısında bir cani, elinde silah… O an Tayfun’un bedeni donar, geçmişin hayaletiyle yüz yüze gelir. 
Komiser Tayfun’un hikayesi, yalnızca bir polisin kişisel mücadelesi değil, aynı zamanda İstanbul’un derin suç dünyasında sürükleyici bir yolculuktur. Terör olayları, narkotik operasyonları, cinayetler, kayıp vakaları, kaçırılmalar ve komplolarla dolu bir dünyada, Tayfun her yeni vakada içindeki travma ile de yüzleşmek zorunda kalır. Onun karşısına çıkan her köpek, sadece bir tehdit değil, çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşür. 
Köpek Büro Amirliği; polislik ve travmanın kesiştiği noktada dedektör polis köpeklerinin maceraya ortak olduğu yerdir. Komiser Tayfun Tay ve sadık K9 ekibi, suç dünyasının karanlık yüzünü birlikte aydınlatıyor, adaletin ince çizgisinde birlikte yürüyorlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/071faa4d-8f19-428c-a392-bd3022cedb2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın kapağındaki siyah beyaz fotoğrafta görülen güleç yüzlü çocuk, Türkiye’de son yirmi yılda Türkoloji sahasında yeni bir çığır açmayı başarmış bulunan Servet Somuncuoğlu’dur.  1975 yılında Arifiye Öğretmen Lisesi’nde, orta kısım birinci sınıfının ilk günlerinde çekilmiştir. Öğretmen okulundan mezun yüzlerce öğrencinin her birinin aynı yerde sabitlenmiş on bir yaşındaki sureti, albümlerinin mutena bir köşesini işgal eder. 
Servet Somuncuoğlu’nun resmidir; ona bir vefa borcudur. Çünkü, milli kültüre yaptığı emsalsiz katkıların yanı sıra, bu kitap da onun yürekten teşvikleri ve ısrarlı telkinleriyle ortaya çıkmıştır. Siyah beyaz fotoğraf günlerinden, “milenyum” zamanlarına uzanan yarım yüzyıldan, bir kısmı müşterek tanıklıkla yaşanmış kişisel kesitler sunmaktadır. Bu kitap Matbuat Yayın Grubu’nun ve yazarın, Servet Somuncuoğlu’na bir armağanıdır. 
Yeni, parlak ve iddialı bir şeyler söylemekten çok, okuyucuya, yaşadığı çağa tanıklığını kayda geçirmesine ilham vermesi ve vesile teşkil etmesine küçük bir katkı sağlayabilirse, kitap amacına ulaşmış sayılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69be84da-e8c3-4023-93ce-c290dcda9531.jpg</image:loc>
            <image:title>Ocak Yazıları</image:title>
            <image:caption>Ülkücü hareketin en büyük kahramanlarından M. Metin Kaplan’ın yazılarını içeren bu kitap, üzerimizdeki sonsuz ağabeylik hakkının yüklediği vazifeyle birlikte, alicenaplığı sayesinde uzun yıllara taşan paha biçilmez dostluğa şükran mahiyetindedir. Aynı zamanda aziz hatırasına bir saygı duruştur. Türk milleti için çektiği cefanın borcu ise eserleri okundukça, adı yaşatıldıkça ödenmiş olacaktır. 
Türklüğün varoluş mücadelesini veren yüz binlerce ülkücüden biri olarak; bükülmez bileğiyle, bozkurt yüreğiyle, kavgası, çilesi, fikirleri ve eserleriyle bir kutup yıldızı gibi parlayan M. Metin Kaplan, ideal ülkücü tipini hayatının her anında şerefle temsil ederek kahramanlık tarihine geçmiştir. 
Kahramanlık, atılıp bir daha dönmemekse eğer, o kahramanca yaşadı. 
-Yusuf Yılmaz Araç, Nurullah Kaplan-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb3cb1b8-79ac-4ce3-af25-fd079f3a95c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Silivri Postası</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne bu ülkenin yetiştirdiği önemli aydınlardan biri. Gıpta edilen cins bir kafa, üretken bir dimağ, velud bir zihin, sözünü sakınmayan ve baskı karşısında ezilip büzülen diğer pek çok muadilinin aksine, bunun bedelini ödemekten de imtina etmeyen bir münevver. 
Elinizdeki kitap, sevdiklerinden ve özgürlüğünden mahrumiyeti de içerecek şekilde bu ödenen bedelin sadırdan satıra düşen kelimelerinden oluşuyor. İçinde dakik bir siyaset bilimi hocasının Türkiye’nin yaşadığı netameli süreçlere dair teorik tespitleri de var, çocuklarının üzüntüsü karşısında naçar kalan bir babanın çaresizliği de, annesinin vefatıyla hayat enerjisini kaybeden bir evladın elemi de, ülkesinin gittiği istikametten endişe duyan bir münevverin tarihe düştüğü notları da… üzüntüleri de, sevinçleri de, pişmanlıkları da, umutları da, umutsuzlukları da, beklentileri de, hayal kırıklıkları da… 
* 
“Ben pişman değilim. Hiçbir zaman da olmayacağım. Ömrüm yeterse kalemimle, benden pişmanlık bekleyenleri yapıp ettikleri fenalıklara pişman edeceğim. 
 
Düşündüklerimden ve yazdıklarımdan ve yaşadıklarımdan dolayı kimseye verilecek hesabım yok. Vicdanım rahat. Siyaseten katle maruz kaldım. Kendi halinde, tek başına bir adam, elinde kalem olan bir adam olarak tarihin hükmünü vereceklerle aynı kürsüde oturuyorum. Veremesem de bir dipnot, bir şerh olarak kalmaya razıyım.” 
 
                                                                       Mümtaz’er Türköne 
                                                                       20 Ağustos 2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee704fab-1df3-4330-bde8-2ee9e42d15c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Başına Balayı Rehberi</image:title>
            <image:caption>Cennet gibi Karayipler’de, ateşli bir çekimle dolu bir serüvene hazır mısınız? Eden, onu aldatan nişanlısını terk ettiğinde balayı tatilini iptal etmeyi başaramaz. Kırık bir kalple, tek başına bu cennete doğru yola çıkmaya karar verir. Tek amacı, okyanusun ve kokteyllerin tadını çıkarıp kendini yeniden bulmaktır. Ancak hayatın sürprizlerle dolu olduğunu unutmuş gibidir... 
 
Plajdaki ilk gecesinde masasına oturan yakışıklı ve ketum Phillip Meyer, Eden’ın tatil planlarını altüst eder. Phillip işkolik, ciddi ve kötümserdir. Eden ise neşeli ve iyimser. Hiçbir ortak yanları yokmuş gibi görünse de, adanın büyüsü onları sürekli bir araya getirir. Gündüzleri masmavi sularda katamaranla denize açılırken, geceleri ise yıldızların altında ateşli bir çekimle birbirlerine yaklaşırlar. Zıt kutupların birbirini çektiği bu adada, aşk gerçekten de beklenmedik şekilde kapılarını çalar. 
 
Fakat her tatil gibi bu da sona erecektir. Peki, Eden ve Phillip, aralarındaki çekimi Karayipler’in ötesine taşıyabilecek mi? Yoksa bu aşk, adada kalacak bir tatil anısı mı olacak? 
 
Romantizm dolu, keyifli ve sürükleyici bir hikaye sizi bekliyor! Tek Başına Balayı Rehberi, kalbinizi ısıtacak unutulmaz bir romantik serüven.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14481edb-a92a-4579-a977-7122fb7c476a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Necati 3</image:title>
            <image:caption>“Merhaba arkadaşlar, ben Fil Necati! Eğlence ve maceranın kalbi burada atıyor. Benimle maceraya atılmaya hazır mısınız?” Gizli Orman Krallığı, muazzam güzellikleri ve büyülü atmosferiyle ünlü bir yer. Ama bu krallığın en büyük sırrı ne? Gerçekten gizli kalmayı mı tercih ediyor, yoksa dış dünyaya mı açılmak istiyor? “Gizli Orman Krallığı” - Büyünün ve sırların buluştuğu yerde, kararlarınız tüm dünyayı değiştirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4bd1ddc-5d00-4460-afa0-7480966ef4ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper 1 Takım Macera Başlıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kasabada doğup büyümüş olan Bice ile şehirde yetişmiş, teknoloji bağımlısı bir çocuk olan Birol’un hayatları bir çiftlikte kesişir. Bu ikili, İkiyüzlü’nün ordusunu durdurmak için super güçlere sahip bir takım kurarlar. Takımın üyeleri arasında bir ayı, bir robot ve bir tavuk da vardır. Bu kitapta beş farklı macera sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/870c9613-1bab-419e-ba16-06ae154283e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Necati 4</image:title>
            <image:caption>“Merhaba arkadaşlar, ben Fil Necati! Eğlence ve maceranın kalbi burada atıyor. 
Benimle maceraya atılmaya hazır mısınız?” “Ne istediğini bilmeden süper güçlere sahip olmak nasıl bir şeydir?” sorusuna yanıt arayan bu renkli ve düşündürücü öyküde, Fil Necati’nin 
serüvenine tanıklık ediyoruz. Sürükleyici hikâye ve etkileyici karakterlerle dolu bu kitap, sizi süper güçlerin ve gerçek hayatın sınırlarında dolaşan bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13456291-a821-4a8b-8662-bd12cca9f5a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Unutma Soffiya</image:title>
            <image:caption>Doğduğu topraklara, evlerine, oynadığı bahçelere, çocukluğuna, acılarına dokunur gibi, parmağını Amasya’nın üzerinde gezdirdi gezdirdi, sonra öylece durdu. Gözünden süzülen bir damla yaş haritanın üzerine damladı ve bana fark ettirmemek için aceleyle kolunun yeniyle sildi. Ben de görmezlikten geldim zaten, yanağından süzülüp haritaya düşen damlayı. 
“Amasya buraya çok mu uzak?” dedi. 
“Arabayla sekiz on saat sürer herhâlde…” diye cevapladım. 
“Ya yürüyerek?” dedi. 
“Yürünmez onca yol, yürünür mü? Aylar sürer babaanne!” dedim. 
Baktı yüzüme… 
“Yürünür, yürünür hem de dokuz yaşında iken bile yürünür!” dedi bir solukta ve sustu. 
Söylediklerini anlamaya çalışırken manasız gözlerle bakmaya devam ediyordum babaanneme. Ne demek istiyordu acaba? Dokuz yaşındaki bir çocuğun bu yolu yürüyebileceğini babaannem nereden biliyordu? Hiçbir şey anlamamıştım söylediklerinden. Zemheri gibi çöktü üzerime, amansız yakalandım dokuz yaşındaki çocuk yüreğine…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45ca0554-093f-4278-814f-19926f1811af.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Demokratikleşme</image:title>
            <image:caption>Okul ortamında demokratik değerlerin öğretilebilmesi, öncelikle eğitim sistemi felsefesinin demokratik değerlere uygun olması ve eğitim modelinin bu değerleri davranışa geçirecek uygulamaları yapması ile mümkündür. Okullar, demokratik bir kültürü benimsemeli ve demokratik yönetişim içinde katılım fırsatlarını sunmalıdır. Öğrencilere, öğretmenlere ve velilere karar alma, süreçlere katılma olanağı sunan uygulamalar, demokratik değerlerin güçlenmesine katkı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225f77a7-f946-4704-a06a-23ef27be63c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitap Hayatınızı Kurtarabilir</image:title>
            <image:caption>NEDEN GAZINIZI İÇİNİZDE TUTMAMALISINIZ? 
BURUN KILLARINIZI ALDIRMANIN TEHLİKELERİ NELERDİR? 
ANNE KARNINDAYKEN VÜCUDUNUZUN OLUŞAN 
 
İLK PARÇASI HANGİSİDİR? BEYNİMİZİN BİZE HATIRLATTIĞI ANILARI GERÇEKTEN YAŞADIK MI? 
 
Sosyal medyada 5 milyondan fazla takipçisi olan bir tıp doktorunun insan vücuduna dair yanlış bilinenleri ifşa ettiği, hayati sağlık bilgilerini bize sunduğu komik ve mükemmel bir rehber! 
Dr. Karan Rajan’a göre insan vücudu hayatta kalabilmek için olağanüstü bir çaba gösterir. Dr. Rajan’ın, hastanede çalıştığı yıllardan çıkardığı dersler ve öğrendiği sağlık tüyolarıyla dolu olan Bu Kitap Hayatınızı Kurtarabilir, daha az endişelenmenize ve iyi yaşamanıza yardımcı olacak. Bu kitap, her şeyiyle muhteşem bedenlerimize bir övgü niteliğinde. Dr. Karan, bizi ayakta tutan tuhaf bedensel işlevleri açıklarken aynı zamanda sağlığımızla ilgili bir sorun olduğunda toparlanmamıza yardımcı olacak pratik tavsiyeleri de bizden esirgemiyor. 
“Tıp alanında gerçek bilgileri sahtesinden ayırmak isterseniz Dr. Karan’ın söylediklerine rahatlıkla kulak kabartabilirsiniz. Gülme ve öğrenme eylemlerinin eşit ölçülerde yer aldığı nadir kitaplardan biri.’’ 
–Dr. Julie Smith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a15f174-adcf-4891-8a54-d58059fcaa46.jpg</image:loc>
            <image:title>Morfo - Memeliler Karşılaştırmalı Morfolojinin Unsurları</image:title>
            <image:caption>Resme merak duyan veya doğa tutkunu olan herkesin memelilerin çeşitliliğini ve doğasını keşfetmek için sahip olması gereken eşsiz bir kılavuz.   Başlangıç seviyesinden profesyonellere kadar her düzeyde sanatçı için uygun olan bu kitap, çizim becerilerinizi geliştirmek ve yaratıcı süreçlerinizi zenginleştirmek için mükemmel bir kaynak. Memelilerin yuva yapma, hareket etme ve davranışları üzerine derinlemesine bilgilerle donatılmış olan bu çizim kitabı, hem gözlemsel çizim becerilerinizi geliştirmenize hem de gerçekçi ve canlı karakterler yaratmanıza yardımcı olacaktır.   Michel Lauricella&apos;nın rehberliğinde, memelileri keşfetmek ve çizimlerinizi bir üst seviyeye taşımak için Morfo: Memeliler sizin vazgeçilmez kaynağınız olacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e8290c4-27cb-4eba-b3bf-86805ba89674.jpg</image:loc>
            <image:title>Morfo - Giysi Kıvrımları ve Kırışıklıklar</image:title>
            <image:caption>Sanat, animasyon veya modayla ilgilenen herkesin giysi çizimi yaparken sahip olması gereken eşsiz bir kılavuz...
 
Başlangıç seviyesinden profesyonellere
kadar her düzeyde sanatçı için uygun olan
bu kitap, çizim becerilerinizi geliştirmek ve
yaratıcı süreçlerinizi zenginleştirmek için
mükemmel bir kaynak. Temel anatomiyi
kıyafetle ilişkilendirmenin yanı sıra vücudun
duruşunu ve hareketini göz önünde
bulundurarak, doğru ve gerçekçi kıyafetler
çizmeyi öğrenebilirsiniz. Giysi kıvrımları
birçok farklı formda olabilir ancak nispeten
basit bir mantığı takip eder. Michel
Lauricella, tekrarlanan duruşlarda ortaya
çıkan ve çizimlerinizi geliştirmenize yardımcı
olacak kıvrım &quot;anatomisi&quot;ni tanımlamıştır.
Bu, farklı giysi tasarımlarını hayal
etmenizi sağlar ve karakterlerinizi canlandırmak
için pozlara göre kıvrımlar seçmenize
imkân tanır.
 
Michel Lauricella rehberliğinde giysi çizimlerinizi
bir üst seviyeye taşımak için Giysi
Kıvrımları ve Kırışıklıkları sizin için vazgeçilmez
bir kaynak olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db97fa57-ecef-41ac-b85e-32e6f6d08ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalık Yarına Bırakılamaz</image:title>
            <image:caption>PEDAGOJİ, TEBESSÜMÜN TEMİNATIDIR. 
 
Ne yazık ki geleneksel babalığın iki popüler silahı hâlâ prim yapmaya devam ediyor: 
•             Çocuğa “korku” yaymak 
•             Çocuktan “saygı” beklemek 
Babalar, “saygı” ve “korku” simgesi olmaktan vazgeçmelidir. 
Çocuğun aklında “baba” figürü belirdiğinde, minicik yüreği “korku” ile sarsılmamalıdır. Bu kitapta tamda bu konu hakkında siz değerli babalarımıza izlemeniz gereken yol haritasını sunmak istedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b5ebba1-3cea-4c8a-bdc5-acc5417523fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Bir Değişim Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Minik bir gelinciğin tam 50 bin tohum üretebildiğini biliyor muydunuz?
Minicik, küçücük bir şey, KOCAMAN bir değişim yaratabilir! Bahar Bir Değişim Öyküsü de işte tam olarak bunu anlatıyor.
Farklılık yaratan minik çiçeklerin öyküsüne kulak vermeye ne dersiniz?
Şehre yakın bir tepede, Gelincik ile arkadaşları Hindiba, Sümbül ve minik parlak Nergis yaşardı. Baharı müjdeleyen bu güzel çiçekler rüzgâr gibi hızlı koşar,
geçtikleri her yere rengârenk tohumlar ve hoş kokular saçarlardı.
Bir sabah uyandıklarında, şehrin her zamankinden daha gri ve renksiz olduğunu fark ettiler.
Çünkü o gün şehirdeki son çocuk parkı da kapatılacaktı! Çiçekler buna izin veremezlerdi. Hemen harekete geçtiler. Ama önlerinde büyük bir sorun vardı. O kocaman şehirde parkı nasıl bulacaklardı? Üstelik parkı bulduklarında kendilerini neyin beklediğini bilmiyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d04f237-a5a0-4ff9-8f3c-6dbf060352d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kendine Eş ve Aile Terapisi</image:title>
            <image:caption>EŞ VE AİLE MUTLULUĞUNUN ŞİFRESİ 
 
Hiçbir beyefendi ve hanımefendi, kendiliğinden “efendi” olamaz. 
Aile içinde, beyefendiyi beyefendi yapan da hanımefendiyi hanımefendi yapan da eşidir. Eşlerin ev içindeki kıyafetleri, giyim kuşamları, birbirlerine hitapları, kendi aralarındaki iletişim şekilleri ya onları birbirine kenetler ya da onları birbirlerinden koparır. Evin içindeki beyefendinin beyefendiliği, eşinin hanımefendiliği kadardır. Aynı şekilde, evin içindeki bir hanımefendinin de hanımefendiliği, eşinin beyefendiliği kadardır. 
  Yani “efendilik” sıfatı, en azından birinde sürekli olarak bulunmazsa diğer eşte de efendilik sıfatı oluşmayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2071d74b-9a61-45f3-bb3f-2a87de30de5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Çocuğuna Kolay Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Okul çağındaki çocuğunuza, 
“Dersine çalıştın ama biraz da yoruldun galiba.” denmez. 
“Ödevini bitirdin ama biraz da canın sıkıldı tabii.” denmez. 
 
Bunun yerine, 
“Biraz yorulsan da dersine çalışmış oldun.” denir. 
“Biraz canın sıkılsa da ödevini bitirmiş oldun.” denir. 
 
Çünkü bu vurgu şekli; 
Ona yorgunluğunu değil, dersini çalışmış olduğunu hatırlatır. 
Canının sıkıldığını değil, ödevini bitirmiş olduğunu anımsatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b7886b3-7815-4a82-91d1-9ebedfcb0e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağız Tadıyla Annelik Babalık</image:title>
            <image:caption>ANNE VE BABALARA PRATİK PEDAGOJİK TERAPİ 
  Anne babasından keyif alan, aile içi yaşantısından “haz” duyan, evde birey muamelesi gören hiçbir çocukta “sanal dünya” dediğimiz televizyon, bilgisayar, tablet, internet bağımlılığı oluşmaz. Çocuğunuzda bu tür bağımlılıklar varsa; onu değil kendinizi, çocuğunuzla ilişkileriniz açısından takibe ve tedaviye almalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71e45405-ab5f-49fd-9e2d-b82ee64dad56.jpg</image:loc>
            <image:title>Pedagojik Öğretmenlik</image:title>
            <image:caption>Veliler, Öğretmenler ve Öğrenciler için 
 
Saygıdeğer ve Fedakâr Öğretmenlerimiz, 
Elinizdeki bu kitap, sizlere öğretmenliğin kolay ve keyifli yönüne ışık tutmak için hazırlandı. Biliyorsunuz ki eğitim hayatımızın temelinde; eğitim bürokrasisi, öğretmen, öğrenci velisi ve öğrenci olmak üzere dört parametre yer almaktadır. Kitap, öğretmenlerimize ithafen hazırlandığı gibi aynı zamanda birer ebeveyn olan veya olacak olan öğretmenlerimizin annelik ve babalık yönlerine de bazı atıflar yapılarak düzenlendi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f229a164-7228-4e8b-8288-241f612ade00.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Bir Aileyiz</image:title>
            <image:caption>İşte annem, babam ve kardeşlerim. Biz kocaman bir aileyiz!
Kardeş olmak harika bir şey! İyi günümüzde, kötü günümüzde, yağmur yağsa da, güneş açsa da, evde hiç kurabiye kalmasa da daima yanı başımızdadırlar.
İşte sahip olduğumuz en güzel şey: aile!
Kardeş sevgisini anlatan şirin mi şirin bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac1171e-bcf0-40ef-bf54-0364929022bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaston</image:title>
            <image:caption>Gaston Bir Karışıklık Öyküsü...
Gaston kardeşlerine hiç mi hiç benzemez!
Kardeşleri çay fincanı kadar, Gaston ise bir çaydanlık boyutunda!
Kardeşleri suyu kibarca yudumlar, Gaston ŞLORP ŞLORP içer.
Kardeşleri salına salına yürür, Gaston pata küte koşturur. Kardeşleri kibarca &quot;hiv hiv&quot; der, Gaston avaz avaz havlar.
Üstelik Gaston süslü ve nazik kardeşlerinin aksine modadan hiç anlamaz, ne kadar uğraşırsa uğraşsın bir türlü havalı duramaz.
Hiç düşündünüz mü, Gaston neden bu kadar farklı? Bu işte bir karışıklık var, ama ne?
Bakalım sevimli köpek ailesi bu karışıklığı nasıl çözecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac4fb37f-8fa8-4ad0-b1da-733b9e66eb51.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Bitmeyen Şey</image:title>
            <image:caption>Bazen her şey hızlıca biter...
• Mesela kurabiyeler...
• Bazen evde süt biter...
• Kirli çamaşırlar dağ gibi biriktiğinde bazen bir tane bile temiz çorap bulamazsın.
• Bazen paran biter. Zamanın biter. Hatta enerjin bile biter.
Ama... Bitmeyen, asla ama asla tükenmeyen bir şey var: sevgi...
Hayatımızdaki en değerli şeyi, sevgiyi anlatan, yüreğinize dokunacak tatlı mı tatlı bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae781893-0562-472d-bdc8-aef05e825727.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tavşan</image:title>
            <image:caption>“Ne zaman, Bosna’nın çaresiz annelerinin öpmeye doyamadığı cennet kokulu çocuklarının yerine, şimdi Bosna’nın her yerinde kutsal birer anıt gibi dikili olan, binlerce soğuk mermer mezar taşlarını öptükleri aklıma gelse içi kan ağlayan bir dilhun olurum. Sonra Bosna’m diye lal olmuş meftun bir semazen gibi arş’ın üstünde yana yana dönerim. Döndükçe Bosna’da katledilen ve cennetin kapısında bekleşen öksüz, yetim çocukların çaresiz çığlıkları içimde kor olup kalbimi dağlar. Ve kalbimdeki bütün melekler Bosna’nın mazlumlarının ahı bu dünyadan çıkmadan cennetin kapıları açılmayacak diye sessizce ağlaşırlar arştan yeryüzüne.  Affet beni Bosna’m çok üzgünüm! Yetişemediğim için sana…” 
İsmail Alaca’nın kaleminden Bosna’dan İstanbul’a bir anne-kız öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df41f992-5d6e-4960-99ce-3cf2f1840ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamut</image:title>
            <image:caption>Uzak ülkelerin birinde tüylü, dev gibi bir mamut upuzun uykusundan uyandı. Ve gördüklerine şaşırıp kaldı. Çünkü kendini kocaman bir şehrin ortasında bulmuştu. Buz devrinden gelen bu misafir, çevresinde gördüğü her şeyi anlamaya çalışıyordu. Örneğin, uçakların tuhaf kuşlar olduğunu düşünüyordu. Otomobillerin ise parlak böcekler ailesinden geldiğini. Hele o ilginç giyimli mağara insanlarının korkuyla kaçışmalarına hiç anlam veremiyordu. Sonra kafasında bir soru belirdi. Diğer mamutlar neredeydi? Yeni bir çevrede yeni arkadaşlar edinmek üzerine eğlenceli bir öykü minik okurlarımızı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4cfe054-273c-4ade-b758-cd8665f50162.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantom Etkisi 2 - Ölümün Kalbi</image:title>
            <image:caption>Araf yok olmanın eşiğindedir. Alessia ise Hanzeb’in imparatorluk üzerindeki karanlık planlarını durdurmak için mücadele ederken kendi geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. Müphem&apos;le aralarındaki güçlü bağ onları birbirine yakın tutsa da geleceğin belirsizliği ve tehlike dolu dünya aşklarını tehdit ediyordur. 
Alessia ve Müphem sonunda kavuşabilecek mi yoksa kader onları ayıracak mı? 
Hanzeb, Alessia’yı Asphodel Kardeşler&apos;e katılması için kıskaca alırken, onu ve sevdiklerini Araf&apos;ın kaderini mühürlemeye zorlar. Bu zor seçimin ağırlığı, Alessia’nın tüm hayatını değiştirebilecek güçtedir. 
Araf&apos;ı kurtarmak için verilen bu amansız mücadelede Alessia’nın vereceği karar sadece onun değil, tüm dünyanın kaderini değiştirebilir. 
Hanzeb’in oyunlarını bozabilecekler mi yoksa karanlık her şeyi yutacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f6ae45f-09ab-4592-8268-ce07ced0bf2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie - National Geographic Kids</image:title>
            <image:caption>“Polonyalı bir kız çocuğunun dünyanın en önemli bilim insanlarından biri haline gelişi, radyoaktiviteyi ve yeni elementleri keşfetmesi, ilginç olduğu kadar trajik de bir hikaye…”
Bilim alanında devrim yaratan, keşifleriyle yeni bir dönemi başlatarak bugünü etkilemeye devam eden kimleri tanıyorsunuz? İşte Marie Curie de onlardan ve en önemlilerinden biri!
Curie, yaptığı keşiflerle Nobel Ödülü’nü kazanan ilk kadın, dahası Nobel’i iki defa hem de ayrı alanlarda kazanan tek bilim insanıdır. Yaşamı boyunca meraklarının peşinden koşmuş, kadınların da bilim alanında var olduğunu kanıtlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83cc2ae3-f1f5-48cb-aa70-b59e6a4c6c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninjalar Gece Nöbetinde</image:title>
            <image:caption>HAYYYYYYYYA!
Sen uykudayken şehri kim koruyor, hiç düşündün mü?
Tabii ki... gece bekçisi ninjalar!
Ninjalar bütün gece nöbet tutar ve şehri haylazlardan korurlar.
Bir gece nöbetinde...
Ninjalar olağan gece yarısı atıştırmalıklarını yerken birden alarmlar ötmeye başladı!
Meğer Kötü Koku Uzmanı Pis Kokulu Kokarca Kokuriku firar etmiş!
Ninjalar hemen harekete geçti.
Acaba Kokuriku&apos;yu bulabilecekler miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c9bff91-a260-44ee-a4cb-9b4976895497.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantom Etkisi Serisi İkili Kutulu Set (Ciltli - Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Fantom Etkisi serisi iki kitaptan oluşmaktadır. Sırasıyla Fantom Etkisi Doğa Dönüyor ve Fantom Etkisi Ölümün Kalbi serinin kitaplarıdır.
Alessia, yirmili yaşlarda görünse de aslında binlerce yıl önce doğmuş Yaşam Kanı’dır. Günün birinde onu Doğa Ana yapan büyüsünü keşfeder ve evinin zemininde açılan bir delikten aşağı kirli, sefil ve kurtarılmaya muhtaç olan Araf’a düşer.
Müphem, Ambrose’un günlüğünü bulup Araf’ı kurtarmaya yemin etmiş ölümcül dokunuşlu Azrail’dir ve bu yüzden eldivenlerini asla çıkarmamaktadır. Alessia’nın teniyse eldivenleri yokken dokunabildiği tek tendir.
Alessia ve Müphem’in doğaüstü yolculuğuna davetlisiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/128864d9-3807-43aa-afcf-b28faf5ab90a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantom Etkisi 2 - Ölümün Kalbi (Ciltli - Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Kutu İçeriği: Ciltli kitap, özel kesim ayraç, 13 adet karakter kartı, poster 
Araf yok olmanın eşiğindedir. 
Alessia ise Hanzeb’in imparatorluk üzerindeki karanlık planlarını durdurmak için mücadele ederken kendi geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. Müphem&apos;le aralarındaki güçlü bağ onları birbirine yakın tutsa da geleceğin belirsizliği ve tehlike dolu dünya aşklarını tehdit ediyordur. Alessia ve Müphem sonunda kavuşabilecek mi yoksa kader onları ayıracak mı?  Hanzeb, Alessia’yı Asphodel Kardeşler&apos;e katılması için kıskaca alırken, onu ve sevdiklerini Araf&apos;ın kaderini mühürlemeye zorlar. Bu zor seçimin ağırlığı, Alessia’nın tüm hayatını değiştirebilecek güçtedir. Araf&apos;ı kurtarmak için verilen bu amansız mücadelede Alessia’nın vereceği karar sadece onun değil, tüm dünyanın kaderini değiştirebilir. Hanzeb’in oyunlarını bozabilecekler mi yoksa karanlık her şeyi yutacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b2a30f-cb8d-408f-9e2a-2a99641d48ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Nino Nerede?</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda Nino! Onu göremiyor musunuz? Bu çok normal çünkü Nino&apos;nun özel bir yeteneği var. Nino çok iyi saklanır. Ve tabii ki saklambaç oynamaya bayılır. Arkadaşları başka oyunlar önerse de sonunda yine saklambaç oynarlar. Bir gün Nino küçük bir değişiklik yapmaya karar verdi ve...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19336773-be49-4c39-9d5c-703ba0c8914e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehirler ve Balıklar - Doğa Tarihi – XXXI ve XXXII. Kitap</image:title>
            <image:caption>Yaşlı Plinius, Doğa Tarihi adlı ansiklopedik eserinin 31. kitabında, suda yaşayan canlıların şifa verici yanlarıyla birlikte genel özelliklerini aktarmadan önce bilhassa nehirlerin sahip oldukları kudretleri ele almaktadır. Anadolu dâhil, Akdeniz ve Ege’ye hayat veren bereketli suların yapısal özelliklerine, canlılara olan etkilerine değinmektedir. Antikçağ’ın bilgi birikiminin ve kültürünün en üst düzeyde yansıtıldığı çalışmalarıyla her zaman klasik özelliğini koruyacak olan eserinin bu ciltlerinde iki bin yıl öncesinden bizlere seslenmektedir âdeta. Doğayı, canlıları ve insan yaşamını bir bütün içinde ele almaktadır; böylelikle, günümüzde, dünyanın oluşumunda ve yaşamı sürdürmede doğanın kutsal güç unsurlarından biri olan suların neden temiz kalmasının, ayrıca elbette bu canlı bütünlüğü içinde doğaya neden zarar verilmemesi gerektiği bir kez daha anlaşılmaktadır. Yazarın çalışmasına, öngörüsüne ve doğru bilgileri aktarma çabasına hayran kalmamak mümkün değil. 
 
Plinius 32. kitabında da balıklardan elde edilen faydaları, devaları aktarmaktadır. Bu sayede Latince birçok balık adını ve beslenmede, sağlıkta, ilaç yapımında onlardan nasıl yararlandıklarını öğrenmekteyiz. 
 
“Çoğunlukla denizde yolculuk edenler, tatlı suyun eksikliğini çekenlere şu çareleri tavsiye edeceğiz. Geminin etrafına serili yünler, denizin buharının emilmesiyle nemlenirler, bunların sıkılmasıyla tatlı su çıkarılır, aynı şekilde balmumundan yapılmış içi çukur toplar ya da içi boş, ağzı kapalı kaplar ağlarla denize salındığında içlerine tatlı suyu toplarlar. Nitekim karada deniz suyu, beyaz balçıkla süzülerek geçirildiğinde tatlı olur. İnsanların ve dört ayaklıların kırık vücutları, hangi türünde olursa olsun yüzerek çok kolay biçimde eski gücüne gelir. Bilmedikleri suların sağlıklarına dokunması yabancı ülkede yolculuk edenlerin korkusudur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae5d5a2f-b451-473f-916d-a5e85df8f96a.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;le Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;le tanışmak ister miydiniz?
O hâlde, şimdi tam vakti!
 
Mehmet Atilla&apos;nın nefes kesici bir karma gerçeklik buluşmasına tanıklık ettirdiği Atatürk&apos;le Bir Gün, okurlarda başka bir boyuta geçme hissi yaratacak, yeni nesil bir serüven.
 
Ulu Önder&apos;in dünya görüşünü ve düşünce sistemini daha iyi aktarabilmek adına yapay zekâyı kurgusunun merkezine taşıyan yazar; akılcılık ve bilimsellik yolunda Atatürk ile 21. yüzyıl çocukları arasında sağlam bir köprü kuruyor. 
 
Anlatısında önemli tarihî kişileri konuşturmasının yanı sıra, nesneleri de dile getiren ve Atatürk&apos;ü bir cep saati yahut panama bir şapkanın ağzından tanınmamıza aracılık eden bu etkileyici roman; Büyük Kurtarıcı ile ilgili farklı okumalara ve incelemelere kapı açıyor.  



Portekiz&apos;den Türkiye&apos;deki akrabalarının yanına misafirliğe gelen Luna, okul ödevi için kısa bir belgesel çekme niyetindedir. Henüz aklında belirli bir fikir bulunmasa da kuzeni Onur&apos;dan kendisine yardımcı olmasını ister. Çok geçmeden gerek ailesinin gerekse kuzeninin yönlendirmeleriyle Atatürk&apos;ün kahramanlıkları üstüne bir film hazırlamasına karar verilir. Birkaç gün süren yoğun bir araştırmanın ardından iki kuzen soluğu 100. Yıl Müzesi&apos;nde alırlar. Tarihin derinliklerine gitmelerini sağlayacak bu büyülü mekânda çekim için aradıkları her şey mevcuttur. Hatta belki çok daha fazlası! Öyle ki işin sonunda sadece Atatürk&apos;le yüz yüze tanışmayacak, dost bile olacaklardır...
 
Gerçek dünya ile yapay dünyanın iç içe geçtiği eşsiz bir kurguya açılan bu sıra dışı kitap; bir cep saati, ejderha ayaklı bir sehpa, bir radyo, bir panama şapka, bir kara tahta ve birkaç bastonun dile gelip kendi kişisel anılarından yola çıkarak Atatürk&apos;ü anlattıkları belgesel bir roman. Gazi&apos;nin hayatında önemli yer tutan Nuri Conker, Salih Bozok, Mazhar Müfit Kansu, Latife Hanım, Afet İnan gibi önemli tarihî kişilere de satır aralarında yer veren yapıt; arşiv niteliği taşıyan fotoğraf, gazete kupürü, kitap kapağı gibi görseller eşliğinde anlatısını güçlendiriyor. 
 
Yaşattığı benzersiz karma gerçeklik deneyimi sayesinde hâlihazırda okurlarla buluşan tüm Atatürk temalı kitaplardan ayrışan Atatürk&apos;le Bir Gün, şimdiki çocukların ve gençlerin Ulu Önder&apos;i nasıl yorumladıklarına kafa yoran öncü bir eser.  
 
&apos;&apos;Bakın, Atatürk orada işte. Sizinle tanışmak için can atıyor. Hadi, bekletmeyin daha fazla.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ce77fe-b309-47d6-a0c8-733af1012583.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirde Ustalaşmak</image:title>
            <image:caption>“Mat, kişisel bir sihir pratiği geliştirme yolculuğunu herkes için erişilebilir, güçlü ve hatta cesurca söyleyebilirim ki eğlenceli hale getiriyor.” 
—Rachel True, oyuncu ve True Heart Intuitive Tarot kitabının yazarı 
 
Çok satan yazar Mat Auryn ile birlikte son derece kişisel ve ruhun derinliklerinden gelen sihirler yaratın. 
 
Tüm dünyada büyük beğeni toplayan ve çok satan Psişik Cadı’nın yazarı Mat Auryn bu kitapta sizi psişik yeteneklerinizi geliştirirken sihrin derin gizemlerini keşfedeceğiniz spiritüel bir yolculuğa davet ediyor. 
Psişik Cadı kitabını bir anlamda tamamlayan bu çığır açıcı kitap, görünen ve görünmeyen âlemler arasında köprü kurmaya adanmış 60’tan fazla sihir uygulaması içeriyor. 
Cadı gereçleri, elementler, Ay evreleri, mevsimsel enerjiler ve gök cisimleri gibi temel unsurlarla bağlantı kurmak için yöntemler… Psişik bir cadı olmak için ihtiyaç duyacağınız her şey var bu kitapta. 
Sihirde Ustalaşmak en eğlenceli yolla sihir çalışmalarının mekaniğini ve sihir yeteneğinizi nasıl daha etkili hale getireceğinizi öğretiyor. Mat’in kendi denenmiş ve doğrulanmış sihirlerine ek olarak bu kitap Christopher Penczak, Judika Illes, Juliet Diaz, Storm Faerywolf, Laura Tempest Zakroff, Devin Hunter, Madam Pamita ve birçok tanınmış cadı ve sihir uygulayıcısından gelen bir düzineden fazla sihir yöntemi de içeriyor. 
 
“Sihirde Ustalaşmak, gerçekten istediğiniz hayatı –neşe, güç ve sevgiyle dolu bir yaşamı– nasıl yaratacağınız konusunda net bir yön veriyor… İşte hepimizin ilahi bağlantıya ve bilgeliğe ihtiyaç duyduğu bir zamanda şifa veren bir kitap.” 
—Damien Echols, Ritual and High Magick kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d70b7e-9269-4edb-a2e1-e0ba81e1fda3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanmanın Doruk Noktası</image:title>
            <image:caption>Aydınlanmanın Doruk Noktası’na hoş geldiniz. Muhtemelen daha önce deneyimlediklerinizden çok daha farklı bir yolculuğa çık­mış bulunuyorsunuz. 
Zihniniz cümleleri takip etmeye çalışırken ruhunuzun her kelimeyi kavra­dığından emin olabilirsiniz! 
Aslında, Dr. Hawkins’in araştırma­sına göre sadece bu kitabı okuma eylemi bile enerjiniz ve spiritüel gelişimi­niz üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir. Bu kitabın sık sık ve tekrar tekrar okunmasını tavsiye ediyoruz. Bunu yaparken net bir şekilde daha yüksek bir bilinçten kaynaklanan bilgelik ve içgörü katmanları keşfedeceksiniz. Zaman zaman kitap sizde bir bulmaca duygusu yaratabilir.  O zaman enerji çalışmasının devam etmekte olduğunu bilin. Egosal zihniniz boğuşurken ruhunuz yükselmeye hazırdır… 
David Hawkins insan vücudunun kişinin zihinsel durumuna bağlı olarak daha güçlü veya daha zayıf hale geldiğini gösteren 29 yıllık bir çalışma yürüttü. İnsan bilincinin haritasını çıkaran, 1&apos;den 1000&apos;e kadar bir ölçek yarattı. Bilinç Haritası adını verdiği, ileri teorik fizikteki güncel keşiflere ve kaos teorisinin doğrusal olmayan dinamiklerine dayanan bu ölçek bir anlamda yaşamın, evrenin sırrını ortaya koyuyor. 
Dünyadaki tüm bilgisayarların kapasitesinin ötesindeki bilgilere anında erişebilseniz nasıl olurdu? Gelmiş geçmiş insanlık tarihi boyunca olmuş her şeyin hakikatini öğrenebilseydiniz? İhtiyaç duyduğunuz her cevaba ulaşabilseydiniz? İşte bu kitap bunun nasıl mümkün olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ed950c-b3bc-4428-85cb-abbe05e0a307.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yazarınız Olmalı: 1</image:title>
            <image:caption>Her okurun bir yazarı olmalı düşüncesinden yola çıkılarak hazırlandı bu kitap dizisi. Türk edebiyatıyla dünya edebiyatının okurunu bulan yazarlarına dönük birer yazınsal portre denemesi… 
Bir yanıyla modern edebiyatın oluşumunda iz bırakan yazarların edebi yolculuklarına dönük değerlendirmeleri içeriyor, diğer yanıyla da okura “sizin de bir yazarınız olmalı” sorusunu sorduruyor. 
“İyi okur”luğun önünü açan mutlaka bir yazar vardır. Yazıda yolculuğu seçen her kişinin de bir yazara gitmesi, onu keşfetmesi, ondan el alması kaçınılmaz. 
İşte elinizdeki bu iki kitaplık birikim Feridun Andaç’ın okura/yazara/yazar adaylarına çağrısıdır: Bir Yazarınız Olmalı. 
Çağına çağdaşlık eden, yazdıklarıyla yaşadıkları dönemin insan gerçekliğini yansıtan yazarların yazı/yaşam yolculuklarına bir bakışı içeriyor çizilen her bir portre. Yaşamla, yazıyla karşılaşmalar size kendi yazarınızı da keşfettirecek bir okuma yolculuğudur aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba237dc-76c6-43fd-9541-e673c3db7ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakamoto Days - Sakamoto Günleri 1</image:title>
            <image:caption>Kendi halinde marketini işleten tombul bir adam olan Taro Sakamoto, aslında tüm kötü adamların korktuğu ve hayranlık duyduğu efsanevi bir tetikçi! 
Ailesini ve gündelik hayatını, yaklaşmakta olan tehlikelerden korurken Sakamoto’nun günleri nasıl geçiyor? Dövüş ve komedinin iç içe geçtiği bu aksiyon serisinde perdeler açılıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/902ae1cc-5f9d-4e69-8480-c50dd9171227.jpg</image:loc>
            <image:title>Nighshift (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“M.K. Perker’in sanatsal sunumlarından oluşan bu zengin derleme, derinlikli ve esprili kavramsal illüstrasyonlardan titizlikle işlenmiş ve zaman zaman yıkıcı Victoria tarzı çizgi çalışmalarına kadar, onun bu sanat dalındaki eşsiz ustalığını sergiliyor. 
İster karanlık tuhaf bir ruhu ister düşünceli bir tonu çağrıştırsın, bu çizimlerin, Perker’in tüm eserlerinde bulunan ve sizi sadece ona bakmakla bile daha zengin kılan bir insani tarafı var. 
Gerçekten müthiş!” 
-Karen Berger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2383a76-d827-4a24-b40a-be668e6eda61.jpg</image:loc>
            <image:title>Tantrik Cinsel Sırlar</image:title>
            <image:caption>CİNSELLİKLE İLGİLİ BİR BİLGİ HAZİNESİ… 
Tantra öğretilerinin sırlarını en ince detaylarına kadar ilk defa bu kitapta sunuyorum. Elli yıla yakın süredir Almanya, Amerika ve Türkiye gibi farklı kültürlerde gördüğüm binlerce kişinin cinsel sorunlarını çözerken kazandığım klinik deneyimleri Tantra öğretisi ile harmanlayarak oluşturduğum bu bilgi hazinesi, bedensel ve ruhsal bütünlüğü sağlayarak cinsel yaşamda derin bir tatmin elde etmek isteyenlere rehber olacaktır. 
Dr. Akif POROY 
www.akifporoy.com 
 
GİZEMLERLE DOLU CİNSEL SIRLAR… 
Binlerce yıldır kadim bilgeliğiyle cinselliği bir sanat haline getiren Tantra öğretisinin sırlarını modern dünyanın dinamikleriyle yoğuran Tantrik Cinsel Sırlar kitabı, sadece bedensel hazla yetinmeyip ruhsal bir uyanış ve bütünlük arayışında olanlar için eşsiz bir kılavuz... Gizemlerle dolu cinsel sırlar bedeninizin ve ruhunuzun derinliklerinde sizi bekliyor… 
Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
AŞK ÖĞRENİLEMEZ AMA CİNSELLİK ÖĞRENİLİR… 
Tantrik Cinsel Sırlar ile cinselliğin fiziksel sınırlarını aşarak ruhsal bir dönüşüm yaşamanın yollarını keşfedecek, partnerinizle aranızdaki bağı güçlendirecek pratikler öğrenecek ve Tantra’nın kadim sırlarıyla tanışacaksınız. Bu değerli kaynak, yaşamın en temel gücü olan cinselliği tatmin edici bir zenginlikle yaşamanızı mümkün kılacak. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b4654e-81a5-40ac-b1d4-19684a74b50e.jpg</image:loc>
            <image:title>Longevity Seks</image:title>
            <image:caption>LONGEVİTY SEKS NEDİR?
Longevity, “uzun ve sağlıklı yaşam”, “uzun ve sağlıklı ömür” demektir; sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam, yaşam süresi boyunca sağlık, yaşam kalitesi, fiziksel ve fonksiyonel yeteneklerin korunması gibi unsurları içerir. Longevity seks, “uzun ömürlü seks”, “uzun ömürlü cinsel yaşam”, “sürdürülebilir cinsel yaşam” demektir; cinsel yaşam süresiyle birlikte cinsel yaşam kalitesi, cinsel sağlık, cinsel yaratıcılık ve cinsel işlevsellik gibi pek çok faktörü içerir. Sonsuz gençlik, şehvet ve tutku dolu bir kalp ve cinsel farkındalıkla yaşanan her dokunuşta gizli olan longevity seks, anı yaşamak ve her anın değerini bilmek, zamanın sınırlarını aşan derin bağlar kurmaktır.
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE
www.cemkece.com.tr
LONGEVİTY SEKSİN 10 TEMELİ
Afrodizyaklar, anti-aging uygulamaları, yedi beden teorisi ve seksokorporel yaklaşım, longevity ve aktif cinsel yaşam, cinsel eğitim ve cinsel bilinçlenme, sağlıklı ve mutlu partner ilişkisi, yaşlanma karşıtı beslenme, spor ve egzersiz, seks meditasyonu ve cinsel wellness longevity seksin on temel ilkesidir. Wellness, “iyilik hali” demektir. Cinsel wellness, “cinsel iyilik hali” demektir; cinsel sağlık ve refah durumudur, bireyin ruhsal, bedensel, duygusal, zihinsel, eterik, ilişkisel ve sosyal olmak üzere yedi beden sağlığını ve cinsel sağlığını iyileştirmek ve sürdürmek için benimsenen bütüncül seks yaşam tarzıdır, bütüncül bir felsefedir. Cinsel wellness, yedi bedenin muhteşem senfonisidir, sadece haz değil aynı zamanda derin bir bağlanma ve şifa sürecidir, kendine duyulan saygının ve partnerle kurulan güvenin yansımasıdır.
Dünya Cinsel Sağlık Akademisi (WASHE)
www.washe.org
LONGEVİTY SEKSE DAİR HER ŞEY VE DAHA FAZLASI…
“Longevity Seks” ile uzun bir yaşamın sadece fiziksel sağlıktan ibaret olmadığını, zihinsel, duygusal ve cinsel tatminin de bu denklemin vazgeçilmez bir parçası olduğunu keşfedeceksiniz. Sağlıklı, mutlu ve tatmin edici bir cinsel yaşamı korumanın ve geliştirmenin yollarını, cinselliği hayatınızın her döneminde nasıl canlandırabileceğinizi, cinsellikte yaşanan zorlukları aşmanın bilimsel ve pratik yaklaşımlarını, kendinizle ve partnerinizle cinsel bağınızı derinleştirmenin sırlarını öğreneceksiniz. Cinselliği yaşam boyu sürdürülebilir ve tatmin edici bir şekilde yaşamanın duygusal ilişkiniz ve genel yaşam kaliteniz için ne kadar önemli olduğunu fark edeceksiniz.
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF)
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ebe205e-5f60-4d6c-bc24-bd9025613d23.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi ve Toplumsal Hareketler</image:title>
            <image:caption>En eski siyasi tartışma konularından biri olan demokrasi birçoklarının gözünde bugün ağır bir krizde. Piyasaların demokrasiyi güçlendireceği inancı üzerine kurulu neoliberal düzenin egemenliğini ilan ettiği 21. yüzyılın ilk çeyreği bunun emareleriyle dolu. Devlet ve piyasayla iç içe büyük yapılar siyaset sürecinin ana kurumları hâline geliyorlar. Piyasanın doğruları siyasetin temel belirleyicisi hâline geldikçe halkın yönetimi ve siyasete müdahalesi sandığa ve seçimlere indirgeniyor. Siyasi gücü devrettiği yapıların hâkimiyeti bireyi ele geçiriyor ve bireyler kendi hayatlarını şekillendiren süreçlere müdahale edemez hâle geliyorlar. Siyasetten koparılan bireyler sağda ve solda çareyi popülist ve aşırılıkçı yaklaşımlarda, partilerde, otokratlarda arıyorlar. Avrupa’nın bugünkü siyasi manzarası bunun çarpıcı bir örneğini teşkil ediyor. Bu şartlar altında demokrasi bugün ne anlama geliyor? Halkın yönetimini var eden usuller ve ilkeler bugün neden yetersiz görülüyor? Demokrasi bir teknik mi yoksa siyasi bir ilke mi? 21. yüzyılda insanların siyasi sürecin asıl özneleri olarak siyasete geri dönmeleri nasıl sağlanabilir? Arap Baharı, İşgal Et Hareketi, Haziran Günleri, Siyahların Hayatı Değerlidir, Sarı Yelekliler ve Lübnan Çöp Eylemleri gibi kitlesel toplumsal hareketler bugün demokrasinin neresinde yer alıyor? Bu kitapta Yavuz Yıldırım, demokrasinin bugün ne anlama geldiğini, nasıl yorumlandığını, hangi yeni sıfatlarla tartışıldığını işte bu ve benzeri somut ve güncel sorular ve örnekler üzerinden ele alıyor. Demokrasinin mevcut koşullarda kendini nasıl yeniden ürettiğini, nasıl şekil değiştirdiğini sorguluyor ve neoliberal kıskaçtan kurtulmanın olanağını irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10b753d0-a93e-49b3-a423-89d7428c8578.jpg</image:loc>
            <image:title>Tantra</image:title>
            <image:caption>CİNSEL ENERJİ, YAŞAM ENERJİSİDİR… 
Tantra’da cinselliğin yüceltilmesinin nedeni cinsel enerjidir. Cinsel enerji, yaşam enerjisidir. Cinselliği bilmek, yaşamı bilmektir. Bu yüzden cinsellik insana güç katar, yaşam sevinci verir ve gençleştirir. Bu öğreti geniş anlamda ezoterik öğeler taşır ve yaşamın değişik katmanlarına girer. Tantra, ayinleri ve yöntemleri ile cinselliğin huşu içinde yaşandığı ulu, gizemli, tinsel ve derinlikleri olan bir iletişimdir. 
Dr. Akif Poroy 
www.akifporoy.com 
 
GİZLİ BİR AYDINLANMA ÖĞRETİSİ: TANTRA… 
Tantra, Hindistan’dan kaynaklanan gizli bir aydınlanma öğretisidir. Tantra’ya cinsel yaşam enerjisi veya bedensel ve ruhsal dokunma sanatı diyebiliriz. Bu kitapta binlerce yıllık kadim Tantra uygarlığının bilgelerinin cinsel kültür sırlarını bulacaksınız. Tantra’da kadın ve erkeğin cinsel beraberliğinde oluşan cinsel enerjinin döngüsü bir kozmos, bir evren yaratacak güçtedir. Bu beraberlikteki cinsel enerjinin yaşam enerjisine dönüşerek gençlik sırrına ulaşabilmesinin pratik bilgilerini bu sayfalarda bulacaksınız. Sihirli dokunuşları yaşamayı öğreneceksiniz. 
Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
 
 
TANTRA İLE CİNSEL SORUNLARA ÇÖZÜM… 
Geçmişten günümüze, ustadan çırağa, ağızdan kulağa, layık olana sunulan ve cinsel doyumun doruklarda yaşandığı Tantra öğretisi, felsefesi ve sanatının anlatıldığı bu kitap, aile kurumunun korunmasında çok önemli katkısı olduğunu düşündüğümüz bu Uzak Doğu öğretisinin insanlarımıza daha dingin bir yaşam ve cinsel yeteneklerini geliştirerek daha doyumlu sağlıklı günler getirmesine yardımcı olacaktır. En önemlisi Tantra sayesinde erkekler “erken boşalma” ve kadınlar “orgazm olamama” sorunundan kurtulacaklardır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) 
www.cisef.org.tr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a9f672e-de47-486c-9467-245494fe8772.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeropedia:Her Şey Hakkında Her Şey (ve Tam Tersi)</image:title>
            <image:caption>Kara delik nedir? Evdeki toz nereden gelir? Diyojen kimdir? Tardigrad nedir? Etobur bitkiler nasıl beslenir? Mikrodalga fırın yiyecekleri nasıl ısıtır? Noktacılık, Roswell olayı, homeopati, plasebo etkisi nedir, nedir, nedir? 
“Tek bir şey hakkında her şeyi bilmektense, her şeyden biraz biraz bilme” prensibiyle yola çıkan çizgi roman yazarı ve bilim aşığı Fabcaro ile çizer Julien/cdm, önce birbirinden alakasız görünen soruları bir araya getiriyor; sonra bunları basit, fazlasıyla eğlenceli –ve her biri altı karikatür kutucuğuna sığacak– şekilde yanıtlıyorlar. Zeropedia meraklı zihinler için her şey hakkında her şey.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9226257-e0bc-4bc2-9e3d-13359e0ea172.jpg</image:loc>
            <image:title>İçerideki</image:title>
            <image:caption>Geceyle gündüzün, aydınlıkla karanlığın iç içe geçtiği, sürprizlerin kapıda beklediği tekinsiz öyküler... Göktuğ Canbaba üçüncü öykü kitabında göremediklerimizin içinden geçip sınırların muğlaklığında usulca geziniyor.  
 
Aslında içeride birinin olup olmadığına emin değil. Eve yerleştiğinden bu yana içeridekini görmedi hiç. Belki de içeride biri yok; belki Erdal markete gittiğinde o da çıkıp gitti evden; belki oraya yerleşeli beri hiç içeride olmadı; ya da içeriden hiç çıkmadı; sesini duymadı, gölgesini görmedi; tuvaleti, banyoyu kullandığına şahit olmadı; kontratta ismi yok. Sadece emlakçının anlattıkları var. Sanki hiç var olmamış biriyle paylaşıyor evini; içeride bir yabancı besliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05b8323b-4215-43a7-9721-f533d09d86fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Temizliği</image:title>
            <image:caption>Mutlu anlara odaklanmanıza ve evinizi düzenlemenize yardım eden pratik bir rehber. 
 
Veda Temizliği alışılmadık bir kitap. Size evinizdeki tozu, kiri nasıl süpürüp temizleyeceğinizi anlatmıyor. Sevdiklerinize veda etmeden önce evinizi derleyip toparlamanızı ve onlara daha az iş çıkarmanızı hedefleyen bir yöntem. Veda Temizliği, kimseye veda etmeden önce hayatınızdan gereksiz dağınıklıkları çıkarmanızı ve daha rahat ve ferah bir şekilde yaşamanızı sağlayabilecek bir kitap. 
 
Margareta Magnusson, neşeli üslubu ve bilgeliğiyle, isteyen herkesin uygulayabileceği bir minimalizmi anlatıyor. Hangi tür eşyalardan daha rahat kurtulabileceğinizi (giyilmeyen kıyafetler, istenmeyen hediyeler), hangilerini saklamak isteyebileceğinizi (fotoğraflar, hatıralar) ve en gereksiz eşyaları nerelerde bulabileceğinizi (ardiyeler, tavan araları, bodrumlar) anlatıyor. Kullanılmayan kabloların saklandığı o kutudan kurtulduğunuz zaman daha rahat ve özgürce yaşayabileceksiniz. 
 
Gereksiz eşyalardan kurtulun, mutlu anlar biriktirin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff69d29c-536a-474c-ba7a-2165a2c620bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sitare</image:title>
            <image:caption>Bir kale bir memleketin, bir memleket tüm âlemin künhüne ermek için bir vasıta olabilir. Her biri ayrı âlem olan insanlığın bir bakıma tek âlem oluşunu anlamak için de... Farklı çağları karakterize eden dünya ve öte dünya görüşleri, Tanrı ve insan telakkileri, apayrı ayinler ve şarkılar eşliğinde dile gelebilir. 
Bu kitap, özgür irade ve kader, tercih ve talih üstüne endişeli bir tefekkürün eseri... Siyasetin, devletin, iktidarın tabiatı; örgütlü güçler karşısında birey olmanın asalet ve zafiyeti üstüne hazin bir hesaplaşma… Savaşlar, silahlar, taktikler, epik yengiler ve trajik yenilgiler, bambaşka ve bir o kadar da aynı hikâyenin izdüşümleri olarak vücut buluyor onda.  
Roman, 2500 yıl evvel Atinalı Ksenophones&apos;un Anabasis kitabında anlattığı macerayla başlayıp 13 Eylül 1980’de sona eriyor… İmparator II. Basileios, Evliya Çelebi, Bahattin Şakir, Filibeli Hilmi, Ebulhindili Cafer, İsmail Nazaraliyev gibi gerçek kahramanların yanı sıra belki de onlardan daha gerçek başka kahramanların ortaklaşa yazdığı tarihi, özgün bir olay örgüsüyle terennüm ediyor. 
Kendini, yurdunu arayan yurtsuzların aşkta yurtlanma çabası, tarihî dekor değişse de en müşterek ve insanî yanımız olarak anıtlaşıyor. Sitare, işte bu abidevi ayna karşısında kendiliğimize ve kimliğimize zarif ve cesur bir temaşa imkânı bahşediyor. Kışkırtıcı bilgiler ve sürükleyici hadiseler, dokunaklı ve lirik bir şiirsellikle harmanlanarak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a18e71fe-1002-45fc-96a0-c7c916f04270.jpg</image:loc>
            <image:title>Vasili Jukovski</image:title>
            <image:caption>Vasili JUKOVSKİ [1783-1852], Rus edebiyatında, bilhassa Rus şiirinde çığır açan dev bir ozan. Puşkin, Turgenyev, Gogol başta olmak üzere 19. yüzyıla damga vuran pek çok Rus şair, yazar ve edebiyatçıyla şahsen dost olan, kendisinden sonraki kuşak üzerinde de tesir sahibi bir edebiyatçı. 
Aynı zamanda Çar ailesi ve Romanov sarayıyla da iyi ilişkiler kuran, veliaht prensin eğitimi kendi uhdesine bırakılacak kadar saygı duyulan; kölelik/serflik utancını Rus toplumsal sisteminden kaldıracak olan geleceğin Çar’ı II. Aleksandr’ın öğretmeni ve rehberi olarak atanan büyük bir kültür adamı Jukovski. 
*** 
Rus şiirinin en büyük zirvesi sayılan Aleksandr Puşkin, dostu ve üstadı Vasili Jukovski’den “Yevgeni Onegin” romanında şu dizelerle ve hürmetle bahseder: 
Sen coşkulu bir ilhamla 
Tüm güzellikleri yazmadın mı? 
Temiz kalplerin idolü oldun 
Bana içten davranarak 
Dost elini uzatarak beni 
Saf şöhrete teşvik etmedin mi? 
*** 
Jukovski’nin Türk okuyucusu açısından en dikkat çekebilecek vasıflarının başında, annesinin bir Türk olması gelir. 18.yy Osmanlı-Rus savaşları sırasında esir alınan Saliha isimli bir Türk kadının oğlu olan Jukovski üzerinde annesinin önemli tesiri vardır. 
Rus yazar Vasili Ogarkov’un 1894’te yayınlanan bu biyografisi, Rus şiirinin büyük ustası Vasili Jukovski üzerine Türkiye’de yayınlanan ilk eser olma özelliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83dd2de4-87c4-4cca-aabb-89ed7a97f3b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İvan BUNİN [1870-1953], 20. asır Rus edebiyatının, Solomon Volkov’un ifadesiyle “Büyülü Koro”nun en önemli isimlerinden biri. 1933 yılında aldığı Nobel Edebiyat Ödülü’yle, bu prestijli ödüle layık görülen ilk Rus yazar. Bu yönüyle de Rus edebiyatının öncü yazar ve şairlerinden biri. 
Bunin, kuşağının pek çok talihsiz ismi gibi 20. yüzyıldaki çalkantılı politik konjonktürde ülkesinden ayrılmak durumunda kaldı. İç savaşın pençesindeki ülkesinden 1920’de ayrılıp Fransa’ya göç etti ve hayatını burada sürdürdü. Rusya’dan sürgün edilen ya da kaçmak zorunda kalan tüm aydınlar gibi o da kalan ömrünü ülkesine duyduğu hasretle geçirdi. 
İlk dönemleri itibariyle Lev Tolstoy’un tesirinde kalsa da, öykülerinde Anton Çehov etkisi daha belirgindir. Yaşamında şahit olduğu elem verici olaylar ve acıların eserlerindeki yansımalarından dolayı, edebiyat çevrelerinde “sonbahar, hüzün ve ölüm ozanı” olarak anıldı. Özellikle Fransa&apos;da yaşadığı dönemde kaleme aldığı eserlerinde ölüm ve yalnızlık temaları baskın bir şekilde hissedilir. 
*** 
“Sürgün Öyküleri” İvan Bunin’in Paris’te sürgün hayatı yaşadığı 1930’lu ve 1940’lı yıllarda kaleme aldığı öykülerinden derlenen bir seçki. Toplam 18 öyküden oluşan bu derleme, “Rus Yaşamı”na ustaca ayna tutuşu ve yurda özlem temasıyla Türk okuyucusunun karşısında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b33fe561-5fe3-4d2e-8d79-860d9d11c628.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski</image:title>
            <image:caption>Fyodor Mihayloviç DOSTOYEVSKİ [1821-1881], sadece Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en önemli yazarlarından biri. Hemen herkesin “En beğendiğiniz yazar kimdir?” sorusuna yanıtında ilk sırada değilse muhakkak ilk üçte olan, tarihin belki de en büyük edebiyatçılarından. 
Eserlerinde insan ruhunun karanlık köşelerini keşfederek, psikolojik derinliği ve toplumsal eleştiriyi edebi bir ustalıkla birleştiren bir dâhi. Abidevî karakterleri, ahlakî ve varoluşsal sorgulamalarıyla edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan bir usta. 
Matbuat ve fikir hayatına katkılarıyla da Rus entelijansiyasının düşünsel öncülerinden biri olan Dostoyevski, yaşadığı her türlü zorluğa rağmen, kendi içsel çatışmalarını evrensel bir dille ortaya koymayı bildi. 
*** 
Rus yazar Yevgeni Solovyov’un 1891’de yayınlanan bu biyografisi; Dostoyevski’nin hayatındaki çalkantıları, sürgün ve zindan yıllarını, acılarını, başarılarını ve elbette başarısızlıklarını ve nihayetinde bu zorluklardan doğan büyük şöhretini anlatırken, onun dünya edebiyatına kazandırdığı yüceliği gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c7a78c6-9b88-4db0-93f7-42b22569b01f.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft- Arım Balım Kralım</image:title>
            <image:caption>UYANDIRICI KRAL ÇOK GÜZEL BİR ŞEYE DÖNÜŞTÜ! 
Hem okul civarındaki hem de oyun dünyasındaki arıların başı dertte; Minecraft göğündeki yırtık gittikçe büyüyor. Harper ve arkadaşları, Uyandırıcı Kral’ın tuhaf mı tuhaf ortak kovan zihniyle iletişime geçmenin yolunu bulmak için zamanla yarışıyor. Felaket her iki dünyayı da vurmadan önce Kral’ın gizemli mesajını çözebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58913bf1-84a6-4744-8f3b-84e625591b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Ön Sıradaki Kız</image:title>
            <image:caption>Sınıfımıza yeni bir kız geldi. Ben onunla arkadaş olmak istiyorum ama o hiç istemiyor galiba. Tanıdığım en akıllı insanlar bu yeni kızın üzgün olduğunu söyledi. Evini, ailesini, oyuncaklarını geride bırakmak zorunda kalmış çünkü. 
Ama benim bir planım var: Onu gülümsetmeyi başaracağım. 
 
Yeni bir yere uyum sağlarken arkadaşlığın önemini gösteren etkileyici bir iyilik hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5fc39ea-c607-4bdd-bb08-24ed123620ee.jpg</image:loc>
            <image:title>LOL Surprise Pırıltılı Bir Moda Sezonu</image:title>
            <image:caption>Vay canına! Dollface kendi giyim mağazasını açmaya karar vermiş! Peki müşterilerin mağazasına gelmesini nasıl sağlayacak? Oops Baby, arkadaşına yardım etmek için her şeyi yapar, hatta bir moda defilesi bile düzenler. Başarı garanti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8034745f-2599-4fc7-9780-e5194340e819.jpg</image:loc>
            <image:title>LOL Surprise Neonlicious&apos;ın Defilesi</image:title>
            <image:caption>Neonlicious mutluluktan uçuyor! Kreasyonlarını sergilemesi için Moda Haftası’na davet edildi! Hem de idolü Sashay ve diğer moda yıldızlarıyla birlikte! Belki Fashion B.B dergisine bile kapak olur, kim bilir? Ancak defile günü gelip çattığında hiçbir şey planladığı gibi gitmiyor... Hatta koleksiyonu çalınıyor! Neonlicious, yeni arkadaşlarının da yardımıyla defilesini gerçekleştirmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48d0c24-88b4-4a66-ba3e-008864afa2c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Çiftlik</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli çiftlikteki
hayvanlarla
tanışmaya hazır mısın ?
 
Çiftlikte hangi
hayvanlar saklanıyor,
pencereleri çevirerek
keşfedelim…
 Eğlenceli çiftlikteki
hayvanlarla
tanışmaya hazır mısın ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f7f346-9b2b-4165-a1ed-188945449ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Doğa</image:title>
            <image:caption>Vahşi doğadaki
hayvanlarla
tanışmaya hazır mısın ?
 
Doğada hangi
hayvanlar saklanıyor,
pencereleri çevirerek
keşfedelim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfd21f97-cf5b-4ecc-887c-64ecd0467d16.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırlarda Seks</image:title>
            <image:caption>Laura Maria Agustin, kendisine geleneksel yolların dışında aykırı bir yol aradığı bu kitapta ampirik olanın çeşitliliğini kavramsal olanın radikalliği ile bir arada tutmayı başarmış gibi görünüyor. Sınırlarda Seks bir yandan göçmen seks işçileri ile yapılan bire bir görüşmeleri, saha çalışmalarını, anket vs. gibi ampirik veri toplama yöntemlerini kullansa da radikal bir kavramsallaştırma öğesi tam da bu verileri değerlendirirken gün yüzüne çıkıyor: Zira Agustin ne bu verileri baştan yerleştiği konforlu bir feminist teorik çerçeve doğrultusunda ele alıyor ne de sadece ilgilendiği öznelerin söylemlerinin “tarafsız” bir aktarıcısı olma naifliğine düşüyor. Aksine halihazırda saptanmamış teorik bir konumu, kalıplaşmış feminizme yöneltilen içkin bir eleştiriyi, cesaretle serimleyerek gündelik olanı anlamlandırmak için kullanma cüretini gösteriyor. Tam da bu nedenlerle akedemik olduğu kadar, kurumsallaşmanın yansızlığından uzak olan bu kitap eleştirinin gerçek anlamına ışık tutmak için güçlü bir zemin sunuyor. 
Seks endüstrisinde çalışan göçmenlerin büyük ölçüde rasyonel seçimler yaptığını ortaya seren Austin, bu güçlü çalışmada “kurtarma endüstrisi” mitinin hâkim sınıfın iktidarını nasıl pekiştirdiğini vurgulayarak oldukça sade fakat ahlaki bakımdan yıkıcı bir soruyu gündeme getiriyor: Seks işçiliğini diğer herhangi bir işten farklı kılan nedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/813f6521-0784-461e-9979-688681b8f412.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Ateş</image:title>
            <image:caption>Yazının imkânlarını, dilin ve anlatmanın sınırlarını ilk romanından itibaren sorun edinmiş bir yazar Ayhan Geçgin. Okur ve eleştirmenler tarafından tartışılmaya devam eden romanı Son Adım ve kahramanı Alisan da bunun çarpıcı bir örneğiydi. Soğuk Ateş bu tartışmaları bir bağlama kavuşturmayı, yazarın ve kahramanının sorunsalına başka açılardan yaklaşmayı deneyen bir derleme. 
 
Soğuk Ateş’teki yazılar, Geçgin’in ve eserinin başlattığı düşünme sürecini eleştirinin kavram ve yöntemleriyle sürdürüyor. Karakterlerin, anlatım teknikleri ve olay örgüsünün yerini kavramlar, açıklama yöntemleri ve analitik yaklaşım alıyor ama temel meseleden hiç uzaklaşılmıyor: Yaşantı nasıl ve ne ölçüde bir edebi esere aktarılabilir, yazar anlatmak istediğine ne kadar yaklaşabilir, dil yaşantıyı dolaysızca aktarabilme gücüne sahip midir? Geçgin’le yapılan söyleşi de hem bu sorunun hem de onu açıklama çabasının derinleştirilmesini sağlıyor. 
 
Edebiyatın sadece sağaltıcı bir işlevle sınırlanamayacağını, yaşantının kavranması ve aktarılmasında onun da türlü badire ve yaralardan nasibini alacağını gösteren bu ufuk açıcı derlemeyi tüm edebiyatseverlerin dikkatine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed59ce3-31b9-4468-a0f7-d5ad51fe2f02.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahnedeki Siyaset – Siyasal Düşüncenin Estetik İmgeleri</image:title>
            <image:caption>Sanat hakkındaki yerleşik kanıların başında, sanatın amacının tek bir imgede genel ilkeyi yakalamak ve ifade etmek olduğu gelir: Bir imge, bir ezgi, kâğıda dökülmüş birkaç satır bazen bir olanağı, bazen bir zorunluluğu, ahlaki bir gerekliliği veya kişilerin içinde bulunduğu tekil durumlar ile insanlığın doğası arasındaki çelişkiyi sergilemek üzere kullanılır. Bu bakımdan Batı kültürünün tarihinde özellikle resim ve heykel sanatı öne çıkar: Tablolar ve heykeller başından itibaren birer süsten fazlası olmuşlar, siyasi düşüncenin, ilkelerin ve kavramların ifadesi, iktidar, kimlik ve toplum hakkında yapılmış yorumlar, uyarılar, çağrılar, hatta kınamalar olagelmişlerdir. 
Bu kitapta Efe Baştürk, Yunan ve Roma dönemi sanatçılarından başlayıp Massaggio ve Caravaggio’ya, Klimt’ten Delacroix, Goya ve Gervais ve Turner’a kadar, Batı’da tarih boyunca etkili olmuş ressam ve heykeltıraşların yapıtları üzerinden siyasetin ve siyaset felsefesinin meşgul olduğu kavramların, olguların ve olayların sanatın gözünden nasıl “okunabileceğini” gösteriyor.  Siyaset ile imge arasındaki ontolojik bağı gözler önüne seriyor. Sanata, siyasete ve felsefeye ilgi duyan her okura, sanat eserlerine “başka bir gözle” bakma kılavuzu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7975b0e-ac67-4a76-befb-e09a4c8f759c.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeye Rağmen</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı’nda ödül ve madalya rekortmeni dört askerin Fas sahillerinden Hitler Almanyası’nın dağlarına uzanan yolculuğunu anlatan Her Şeye Rağmen’de, savaşın en bilinmeyen yönleriyle karşılaşacak ve savaş psikolojisinin bir insanı nasıl da bambaşka biri hâline getirişine tanık olacaksınız. 
Silah arkadaşı bu dört asker, kahramanlıkları, feda ettikleri ve cesaretleriyle o dağlarda tarih yazarken bir yandan da madalyadan madalyaya koşuyorlar. Fakat bu madalyalar, ömürleri boyunca taşıyacakları bir gurur nişanesi olmaktan çok daha fazlası. O madalyalar, onları eve biraz daha yaklaştıran puanlar. Gelgelelim savaş günlerinde madalyalar anlamını yitiriyor. Hayatta kalmak, kazanmak ya da canını feda etmek… Her şey bundan ibaret hâle geliyor. 
Alex Kershaw’ın yoğun araştırmaları, gazilerle yaptığı röportajlar, arşiv taramaları, asker günlükleri ve daha nice kaynaktan faydalanarak kaleme aldığı eserde, kurgunun kıyısında gezindiğimizi sanırken gerçeklik tüm netliği ve acımasızlığıyla her satır sonunda bizi yakalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/605b947a-64c6-4c8a-9328-9a67a99f076f.jpg</image:loc>
            <image:title>Postkapitalist Manifesto</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm bugün her yerde. Sadece fabrikalarda veya borsalarda değil, ikili ilişkilerimizde, eğlence alışkanlıklarımızda, devletlerarası ilişkilerde bile ağırlığını hissettiriyor. Alışveriş yaparken sosyal medyada dolaşırken, hatta tatilimizi veya geleceğimiz planlarken, özgür irademizle seçimler yaptığımız düşünürken, tıpkı suyun içinde yüzdüğünü bilmeyen balıklar gibi olağan hayatımıza devam ederken, dört bir yandan bizi daha da sıkı biçimde kuşatıyor. Her şeyi, her deneyimi, metaya dönüştürüyor. İnsan ilişkilerini, sanatı, bilimi, doğayı, hatta kimliklerimizi bile pazarlanabilir, satılabilir ürünler hâline getiriyor, her türlü değeri iktisadi değere, sermayeye, fiyata, tüketime indirgiyor. Peki, böylesine kuşatıcı, geçirdiği her krizi başarıyla atlatabilen bir sistemden kurtulmanın, onu ardımızda bırakmanın olanağı var mı? 
Brian Massumi’ye göre var çünkü kapitalizmin olduğu her yerde direniş de var.  Ona göre, kapitalizmin ötesinde bir geleceği hayal edebilmenin önkoşulu “değer” kavramını kapitalist pazarın elinden almaktan, kökünden yeniden değerlendirmekten, “insanca” yeniden tasarlamaktan geçiyor. Bu kitapta, bu değerlendirme girişimi için aradığımız kavramsal ve maddi araçların mevcut sistemin içinde tohum hâlinde bulunduğunu ortaya koyuyor. Blok zinciri ve kripto para teknolojilerinden, açık kaynaklı ve anonim sistemlere kadar, neoliberal düzenin içinde icat edilmiş kimi araçların, kapitalizm sonrası yaşanabilir bir dünyanın kapısını aralamak için nasıl kullanılabileceğine ilişkin kışkırtıcı bir tartışma başlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcaa1458-d953-43c5-ad35-9d4f57bf708e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahtekarlıklar, Mitler ve Gizemler</image:title>
            <image:caption>Tanınmış arkeolog ve kuşkucu Kenneth Feder, çoksatanlar arasına giren bu kitabında okuru en kötü şöhretli arkeolojik sahtekârlıklardan, sözdebilimsel teorilerden ve öteden beri anlatılan beylik mitlerden geçmişin gerçek bilimsel gizemlerine kadar uzanan heyecan verici, eğlenceli ve eğitici bir yolculuğa çıkarıyor. Kayıp kıta Atlantis’in akıbetinden antik uzaylı astronotlar hipotezine; Amerika’yı ilk kimin keşfettiğinden Mısır piramitlerini kimin yaptığına; Cardiff Devi’nden Piltdown Adamı’na; Torino Kefeni’nin gerçek olup olmadığından psişik arkeolojiye ve Stonehenge’in amacına kadar uzanan birçok çarpıcı örnek üzerinden insanların hayalgücünü yıllardır tutsak alan, komplo teorilerine ilham veren ve milyonlarca insanın inandığı arkeolojik iddiaları tek tek ele alıyor. Ama bu iddiaları çürütmekle kalmayıp geçmişe arkeolojik, antropolojik, eleştirel ve bilimsel bir gözle nasıl bakılması gerektiğine ilişkin bir ders de veriyor. 
 
İster arkeoloji öğrencisi, ister tarih meraklısı olun veya sadece geçmişin gizemlerine ve çılgınca iddialara ilgi duyuyor olun, Kenneth Feder sizi geçmişe ilişkin bildiğinizi sandığınız şeyleri sorgulamaya ve mitlerin ardındaki gerçek hikâyelere daha derinlemesine nüfuz etmeye teşvik edecek ve size, geçmişe ve geçmişin kalıntılarına bakarken gerçekleri kurgulardan ayırmanıza izin verecek bilimsel bir bakış ve kavramsal araçlar kazandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d6d1ba-1133-40a4-a11d-e73a603f7695.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Yeni Kurallar</image:title>
            <image:caption>Söyleyecek sözü olanların bir araya gelip, bir yandan yiyip içerken bir yandan söyleştiği sofraları düşünün. O masaları… İşte şimdi tam da oradasınız; Vedat Milor’un sofrasında. Bir farkla… Menümüzde bu sefer yemekler değil, hayata dair seçimlerimiz var. 
Âdeta bir menüden yemek seçer gibi, her gün hayata ve yaşadıklarımıza dair çeşitli kararlar veriyor ve yolumuza devam ediyoruz. 
Günümüz dünyasında ise bu menü kabardıkça kabardı, seçenekler hiç olmadığı kadar dallanıp budaklandı. Öyle ki alışkın olduğumuz bazı yollar artık çıkmaz hâle gelirken yeni rotalar tüm belirsizlikleriyle önümüzde belirdi. 
Yeni kurallar, yeni oyuncular ve meslekler, yeni yaşam kültürleri... 
·         Peki, baş döndürücü bir hızla değişen bu dünyaya nasıl ayak uyduracağız? 
·         Geleceğimizle ilgili hâlâ planlama yapabilir miyiz? Nereye kadar? 
·         Önümüzde serili binlerce imkân varken hangi seçimleri, neye göre yapacağız? Önceliklerimizi nasıl belirleyeceğiz? 
·         Neleri korumak için nelerden vazgeçmeliyiz? Ufkumuzu nasıl genişletmeliyiz? 
·         Bu yaşamı, kendimize ve başkalarına saygı duyarak, en zor koşullarda dahi vakarımızı koruyarak sürdürmeyi nasıl becereceğiz? 
Yenal Bilgici sordu, Vedat Milor yanıtladı: Yeni Dünya Yeni Kurallar. Yaşam zevkinin bugünkü yollarına, çağımızda var olmak için gereken yetenekler setine, bu çağda insan kalmaya dair derinlikli bir sohbet… Haydi gelin, siz de bir sandalye çekip bu masaya oturun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e93b333-b400-4d11-aeaf-cb30cd467b4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Goebbels&apos;in Propaganda Orkestrası</image:title>
            <image:caption>Devasa propaganda makinesinin müzikle ve cazla imtihanı! 

Demian Lienhard&apos;ın İkinci Dünya Savaşı&apos;na dair alışılmışın dışında bir hikâye anlattığı Goebbels&apos;in Propoganda Orkestrası, kurmaca ile gerçekliğin iç içe geçtiği olay örgüsüyle kusursuz bir üstkurmaca örneği.

Üç beş plakta gizli kalmış esrarengiz bir orkestranın ve onun ardında sivrilen şeytani bir dehânın izinden giden bu çarpıcı roman, çelişkiler bataklığında yükselen caz tınıları eşliğinde 1940&apos;ların Berlin&apos;inden ve çalkantılı gece hayatından bıçak sırtı manzaralar sunuyor. 

Sansürün, ihanetin ve propagandanın her şeyin üstünü sis bulutu gibi kapladığı bir dönemde, nefes alabilmek uğruna müziğe sarılanların hakikat için verdikleri mücadeleyi günümüze taşıyan kitap; zihinlerde çaktırdığı şimşeklerle okuru &apos;&apos;Ben olsam nasıl davranırdım?&apos;&apos; sorusuyla baş başa bırakıyor.









Bir İngiliz milliyetçisi nasıl olur da İngiltere&apos;nin başdüşmanı için çalışmaya başlar?

İnsanlık tarihi, 1940&apos;lı yıllarda Nazilerin en tuhaf propaganda operasyonlarından birine tanık olur. 
Müttefiklerin moralini bozmak amacıyla Joseph Goebbels&apos;in teşvikiyle yayına başlayan &apos;&apos;Almanya Arıyor&apos;&apos; programında, İngilizce haber metinlerinin arasında müzik çalması için bir orkestra kurulur: Charlie and His Orchestra, yani aslında Goebbels&apos;in Propaganda Orkestrası. Avrupa&apos;nın en iyi caz müzisyenlerini kökenlerine, ırklarına veya cinsel yönelimlerine bakılmaksızın Berlin&apos;de bir araya getiren bu girişim, başlarda iyi niyetli bir oluşum gibi görünse de madalyonun öteki yüzü farklıdır...

Nazi Almanya&apos;sının İngilizce sesi olarak ünlenen William Joyce&apos;un, namıdiğer Lord Haw-Haw&apos;ın yaşam hikâyesine odaklanarak, İkinci Dünya Savaşı&apos;na bambaşka bir perspektiften bakmamızı sağlayan Demian Lienhard, ele aldığı konunun özgünlüğü ve kendine has retorik tarzıyla tadı dimağlarda yer edecek bir metne imza atıyor. 

Kurmacanın içine kattığı gerçeklikle okuru tam anlamıyla çarpan Goebbels&apos;in Propaganda Orkestrası; anlatısında yer verdiği tren tarifeleri, metro hatları, otel adresleri ve telefon numaraları gibi ayrıntıları doğru kaynaklara dayandırarak tarihin ayak izlerinden yürümeyi de ihmal etmiyor.

&apos;&apos;İnsan, derisini satmak zorunda kalırsa onu ilk gelene değil, en iyi teklif verene satmalıdır.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea9385b2-65a8-4dbc-9d8e-a1c01394310a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Makinelerin Seferi</image:title>
            <image:caption>Paul Atreides’in cihadına kadar süren binlerce yıllık yolculuğun başlangıcını anlatan Dune Efsaneleri üçlemesi, Dune: Makinelerin Seferi’yle devam ediyor!
İlk savaş zaferle sonuçlandı. Ama savaş daha yeni başlıyor.
Yerküre radyoaktif bir harabeye dönüşmüştü. Ancak Butleryan Cihadı&apos;nın ilk seferi insanlığa yeni bir umut vermişti. Öldürülen çocuğu baskı altındaki insanlığın sembolü hâline gelen Serena Butler&apos;dan ilhamla, düşünen makinelere karşı verilen savaş Xavier Harkonnen ve Vorian Atreides liderliğinde sürüyordu.
Ancak Titanlardan, yani insan beynine ve insan kurnazlığına sahip cani makinelerden dördü hâlâ varlığını sürdürüyordu. Ve Omnius hâlâ gücünün çoğunu elinde tutmaktaydı…
“Cihadın kahramanları şu anda hatırlandıkları gibiydiler; insanlığın onlara her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğu zamanda ortaya çıkıp kendilerinden bekleneni yaptılar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f74a45ed-9d52-4186-9bf1-5346275118b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutukevi</image:title>
            <image:caption>“Pavese&apos;nin dokuz kısa romanı, modern İtalya&apos;nın en yoğun, dramatik ve uyumlu anlatı döngüsünü oluşturur ve bu sebeple... toplumsal ortamı, insan komedisini, bir toplumun vakayinamesini en zengin şekilde temsil eden eserlerdir. Ancak her şeyden önce, sürekli olarak yeni katmanlar, yeni anlamlar keşfedilen olağanüstü bir derinliğe sahip eserlerdir.” –ITALO CALVINO 
 
İtalyan edebiyatının önde gelen yazarlarından Cesare Pavese&apos;nin kendi yaşam deneyiminden de izler taşıyan romanı Tutukevi içsel yalnızlık, toplumsal yabancılaşma ve özgürlük arayışı gibi konulara dikkati çeker. Faşist rejim tarafından sürgün edilerek küçük bir kasabadaki tutukevine kapatılan Stefano, fiziksel hapsin yanı sıra zihinsel ve duygusal sınırlarla da yüzleşir. Bu dar çevrede, Stefano&apos;nun içsel yolculuğu başlar: geçmişle hesaplaşma, yalnızlıkla mücadele ve varoluşsal sorularla yüzleşme. 
 
Pavese, sıradan bir mahkûmiyetin ötesine geçerek insanın kapatılmışlık ve özgürlük arasındaki ikilemini ustalıkla işler. Yalnızlığın, baskının ve umut arayışının evrensel olduğu bu eserde, hapishane yalnızca dört duvar arasında değil, insan ruhunun derinliklerinde de inşa edilen bir yapıdır. 
 
Tutukevi, Pavese&apos;nin derin gözlem gücü ve sade ama vurucu anlatımıyla, okuru karakterin ruhsal çöküntü ve kurtuluş arayışı arasında bırakarak, ona özgürlüğün ve tutsaklığın anlamını sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2672bbf2-5960-4c8c-902d-bf6bdb158b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennette Gibiyim</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Türk romanının başarılı isimlerinden Sibel K. Türker, yaşam ve aşk dolu bir kahraman yaratıyor Cennette Gibiyim’de. Adı: Temenni.   
 
Temenni’nin tutkuyla sarıldığı hayatındaki tek kusuru, kadınlara düşman bir memlekette bir kadın olarak yaşaması. Tam da bu sebeple aşinayız ona. Üçüncü sayfa manşetlerinden, anahaberlerin cinayet köşelerinden, geceyarısı “kız başına” geçilmeyen caddelerden, erkeklerin yazdığı haksız tarihten...  
 
İşte kadınlığın bu güvencesiz hâlleri iç içe sarınıp sarmalanıyor Cennette Gibiyim’de. Acımadan, acıtmadan, yas tutmadan, dirençle, kız kardeşliğin temelinden.  
 
Sibel K. Türker ustalıkla yazıyor: Temenni yaşamak istiyor.  
 
“Sıcakkanlı katilim beni kalbimden bıçaklamak için gün sayarken tüm bunları düşünmek bile saçma. Orada, hapishanesinde bir yılan gibi sürünerek akan zamanın tükenmesini bekliyor. Ümidini koruyor. Zaman onu bana getirecek. Cebinde anaparanın faizi gibi bir kârla bir gün ya da bir akşam karşıma dikilecek. Fakat yine de kaybettiğini düşünerek sövecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d16bab-7ab1-41de-bd83-afb5e17a9bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>En Eski Oda</image:title>
            <image:caption>“Gök Kuşaksız”, “Kaotika” ve “Tereddüt Çizgisi” romanlarıyla bilinen Necla Akdeniz bu ilk öykü kitabında dili olmayıp çığlığını duyuramayanların, ikili cinsiyet sistemine sığmayanların ve kuirlerin hayatlarını hikâye ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d295b1e-a6a0-4b52-a290-e5607a65fedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten İzdüşümler –Makaleler</image:title>
            <image:caption>Tarih öğrenmek; kişilerin yaşamlarını etkileyen yakın geçmişteki, andaki 
ile gelecekteki olası değişmelerin nasıl ortaya çıktıklarını ya da çıkabileceklerini ve hangi nedenleri kapsadıklarını anlamamıza yardımcı olur. 
Çeşitli zamanlarda yazdığım makalelerin bir derlemesi olan bu betik 
okuyucuya hem yakın tarih hem de güncel tarihsel konularda bilgilendirme 
yapacaktır. 
Türk Milleti’ne yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff270dc3-e888-4172-9a71-c80f14473633.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Süreli Çözüm Odaklı Psikolojik Danışma - Vaka Örnekleriyle</image:title>
            <image:caption>İnsan olmak demek ya da yaşıyor olmak demek hayatın içinde kaçınılmaz olan problemlere çözüm üretmek demektir. İnsan, dünyaya geldiği andan itibaren yaşamda birçok zorlukla karşılaşır. Karşılaşılan zorluklarda iki türlü düşünme seçeneğimiz vardır: ya problemin ne olduğuna, neden olduğuna, yani detaylarına, odaklanırız ya da problemin nasıl ortadan kaldırılabileceğine, problemle nasıl baş edilebileceğine odaklanırız. Hangisine odaklanacağımız ise düşünme alışkanlıklarımızla ilgilidir. İlk ifade edilen tarzda düşünmek, insana problemin ayrıntılarını fark ettirir ki bu, kişiyi problemin içine daha çok çeker. İkinci şekilde düşünmek ise insana problemin çözümlerini fark ettirir ki bu da değişim için onu harekete geçirir. Frederick Langbridge&apos;ın “Dünya, insanların bakışına göredir: Aynı pencereden bakan iki insandan biri, çamuru görür; öteki, yıldızları” sözünde olduğu gibi. Kısa süreli çözüm odaklı yaklaşım da bu şekilde danışana problemin detaylarını düşündürmek yerine çözümlerin neyle ilgili olabileceğini fark ettirmeye odaklanmış bir yaklaşımdır. Bu kitapta; çözüm odaklı psikolojik danışma yaklaşımının temel felsefesi, ilkeleri, çalışma usulleri, kullanılan teknikler ve farklı kullanım sahalarının neler olduğu ile ilgili bilgiler aktarılmıştır. Ayrıca yaklaşıma dair her bir önerme vaka örnekleriyle somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Kitabın bir yandan saha çalışanlarına, diğer yandan akademik çalışmalara katkı sağlaması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69387f8c-d285-4d5b-b713-0958d949abec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkin Dünyasında Çocuk Olmak</image:title>
            <image:caption>Yetişkin Dünyasında Çocuk Olmak, sadece antropoloji ve arkeoloji okuyucuları için değil, çocuk konusuna ilgi duyan her okuyucu için bir kaynak eserdir. Kitabın ilk bölümünde, Prof. Dr. Metin Özbek Kalkolitik Çağ’ın özgün örneklerinden olan Değirmentepe (Malatya) bebek iskeletlerinde bulguladığı baş dağlama ve baş deformasyonu geleneğini çeşitli boyutlarıyla ele almaktadır. Aynı bölümde ele aldığı Değirmentepe ile çağdaş Byblos (Lübnan) baş deformasyonu iskeletleri incelemesi, geleneğin coğrafi yaygınlığına işaret etmektedir. Kitabın ikinci bölümde, Prof. Dr. N. Serpil Altuntek, günümüz Şanlıurfa çocuk mezarlıkları örneğine odaklanarak 0-6 yaş çocuklarının yetişkin mezarlıklarının dışında tutulmasının nedenleri irdelemekte, henüz kültürel varlık statüsünü kazanmamış bebek ve küçük çocukların yetişkin dünyasındaki simgesel konumunu ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e5b3f6-7781-44fd-9eda-a1d17631e37c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Kafadarlar</image:title>
            <image:caption>Aynı sitede oturan dört samimi arkadaş, sıradan günlerini sevimli köpekleri Bıdık’ın neşesiyle renklendirirken, beklenmedik bir olay tüm dengelerini altüst eder. Bıdık’ın kaçırılması onları hiç ummadıkları bir maceranın içine sürükler. Şimdi dostluklarını ve cesaretlerini sınayan bu büyük maceraya hazır mısınız? 
   Gizemli izler, sürprizlerle dolu anlar ve sıkı dostluk bağları… Dört kafadarın Bıdık’ı bulmak için giriştikleri bu heyecan dolu serüvene siz de katılın. Her sayfasında yeni bir sürprizle karşılaşacağınız bu hikâye sizi de maceranın bir parçası olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159afc54-eabf-4fb5-8af6-8e0dc9f1c095.jpg</image:loc>
            <image:title>Estila</image:title>
            <image:caption>Soner ailesiyle yaşayan çalışkan bir çocuktur. Bir gün babasına yardım etmek için yel değirmenine gider. Babası değirmenden erken ayrılınca etrafı toplayan Soner, küçük arkadaşlarıyla değirmenden ayrılmak üzereyken başlarına ilginç olaylar gelmeye başlar. 
   Estila adında bir peri tarafından takip edilmektedirler. Soner, çalışkan ve yardımsever olmasından dolayı seçilmiş bir çocuktur. Estila bir günlüğüne onun en çok istediği dileğini gerçekleştirmek için görevlendirilmiştir. Soner hep yağmur ormanlarını merak etmektedir ve yel değirmeniyle yağmur ormanlarının yolunu tutarlar. İlginç maceralar peş peşe birbirini takip eder. 
   Sihirli bir maceraya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964c9439-42ee-4f80-a9bf-4fffb339eae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan ve Sevimli Kuklalar</image:title>
            <image:caption>Şevket Amcanın yolu, hiçbir zaman gülmeyen, mutsuz prenses Sultan’ın yaşadığı görkemli saraya düşer. Ancak bu sıradan bir ziyaret değildir; beklenmedik olaylar zinciri ardı ardına gelişir. Şevket Amca ve onun sevimli kuklaları, Sultan’a yardım etmek için kolları sıvar. Bu yardımlar prensesin etrafında gizlenen sırları ve gizemleri açığa çıkarırken, şaşırtıcı sürprizler de peş peşe gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc3ee53a-34b6-40ad-a84b-ccb884442db5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer İle Sevimli Ayıcık</image:title>
            <image:caption>Ormanın derinliklerinde, koruyucu bir adam ve onunla birlikte büyülü ormanın sırlarını keşfeden Ömer’in heyecan dolu hikayesi sizleri bekliyor. 
   Ömer, yaralı bir ayı ve minik yavrusuyla nasıl dost oldu? Bu dostluk nasıl başladı ve onları hangi maceralara sürükledi? 
   Macera devam ediyor… bu büyülü dünyanın kapılarını aralamaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59fbca04-1804-4157-8614-73db6bb50334.jpg</image:loc>
            <image:title>Harabe Evin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Dar sokakları olan bir mahallede yaşayan çocuklar, mahallenin kenarında bulunan harabe evle ilgili hikayeler anlatırlar. Bir süre sonra harabe evden değişik renkli ışıklar geldiğini görürler. Önce cesaret edemeseler de bir süre sonra beş arkadaş toplanıp harabe eve girmeye karar verirler. 
   Acaba planları istedikleri gibi işleyecek mi? 
   Yanıp sönen ışıkların gizemini çözebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb2f3432-eecc-44a9-8ef9-e9055d73b87e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Ormanın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Kerem, anne ve babasıyla huzurlu bir köyde yaşamaktadır. Ancak köyde kendisinden başka çocuk olmadığından, yeni arkadaşlar bulmak için bir gün yola çıkar. Evinin yakınındaki ormana doğru yürümeye başladığında, köpeği de ona eşlik eder. 
   Fakat ormanın derinliklerinde yollarını kaybederler ve kendilerini büyülü bir dünyanın içinde bulurlar. Bu gizemli ormanda yaşadıkları macera, onları beklemedikleri bir serüvenin içine sürükler. 
   Kerem ve köpeği ormanda yolunu bulabilecek mi? Onlara kim yardım edecek? 
   Bu sürükleyici hikaye okuyucuları macera, dostluk ve cesaret dolu bir dünyaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b77119-6841-46fc-8f43-5f365a57cd3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmas Gezegen ve Kayıp Elmas</image:title>
            <image:caption>Yıl 2175… 
Dünya küresel ısınma, iklim değişikliği ve artan nüfus nedeniyle zor durumdaydı ve Dünya için umutlar gün geçtikçe tükeniyordu. Ama bir yolu vardı. Dünya’nın geleceğini kurtaracak sır, kayıp bir elyazmasının içinde saklıydı. Bu sırrı gün yüzüne çıkarmaksa o kadar kolay olmayacaktı. 
Elmas Gezegen’de büyüyen Emre, Dünya’ya yaptığı yolculuk sırasında tanıştığı Eylül ve Başar’la kendini bir anda büyük bir maceranın içinde bulur. Peki onlar şifrelerin dilini çözüp Dünya’nın geleceği için umut olmayı başarabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cad9df9-6296-4eee-8238-bb63baa360d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 114 -115: Gelecek</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito Yaz-Güz 2024 sayısında “Gelecek” temasına eğiliyor. 
 
İçindekiler: 
Güçsal Pusar: Endişe ile Umut Arasında Gelecek: Bloch ve Heidegger 
Ernst Bloch: Umut Hayal Kırıklığına Uğrayabilir mi? 
Toros Güneş Esgün: Bir Gelecek Kipi Olarak Hayal Kırıklığı: Nietzsche ve Adorno’dan Karasu’ya 
Fredric Jameson: Sosyalistlerin Neden Ütopyalara İhtiyacı Var? 
Beverley Best: Ütopya Sorunu: Kapitalizm, Depresyon ve Temsil 
Evrim Kaya: Gelecek Resimleri, Tasvir Yasağı, Tasvir Yorgunluğu 
Frédéric Neyrat: Geleceği Ele Geçirmek: Öngörü Toplumları Çağında Zaman ve Politika 
Pınar Üzeltüzenci: Bugünü Yarınla Disipline Sokmak: Bir Şantaj Aracı Olarak Gelecek 
Briohny Walker: Kırılgan Zaman: Kuir Antroposen Gelecekler 
Nazlı Ökten: Sosyal Bilimlerin Geleceğini Umutla Düşünmek: Dağa Hoş Geldiniz 
Emre Şan: Gelecekte İnsan ve Makine Etkileşimini Hangi Modelle Düşüneceğiz? 
M. Arif Koşar: Marx, Otomasyon ve Çalışmanın Geleceği 
 
Gelecek dosyasının Odak bölümünde, yaşayan en etkili filozoflardan biri kabul edilen Fransız filozof Quentin Meillassoux var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a5cabc3-9866-4344-b06a-cf4b87b94c95.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunun Sonu -Dijital Dedektifler 2</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli görünen dijital dünyanın derinliklerinde sırlar saklıdır ve sırların mutlaka ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır. Dijital Dedektifler Asya ve Emre, dijital dünyanın karanlık köşelerinde karşılarına çıkan sırları çözmek için kolları sıvamışlardır. Piramitten Kaçış isimli bir bilgisayar oyunu salgına dönüşmüş genç yaşlı oynayan herkesi bağımlı hâle getirmiştir. Oyuncunlarını âdeta zombilere çeviren oyunun sırrını çözmek sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Dijital dünyanın cazibesine kapılmadan nasıl güvenli bir şekilde gezinebileceğini öğreneceğin heyecan dolu macera için Dijital Dedektifler seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aaee67d-7586-496b-ae6e-cfa7df9b8bc5.jpg</image:loc>
            <image:title>III. Medusa İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>Dünya&apos;nın yaratılışından itibaren yaşayan ve günümüze kadar özenle getirilen birtakım yaratıklar vardı. Dünya kaderini elinde tutan bu zıt kutuplar, iyiliğin ve kötülüğün savaşında karşı karşıya gelecekti. Yönetici konumundaki Solomon Ailesi&apos;nin büyük planı, Zeus ve Athena&apos;dan kaçan Pegasus&apos;un doğuracağı bir çocuk sayesinde bozulacaktı. Bu büyük savaşta Ahit Sandığı&apos;nı, Mühr-ü Süleyman&apos;ı ve İfrit Antlaşması&apos;nı elinde bulunduran, kayıtsız ve sonsuz gücün hâkimi olacaktı. İblis&apos;in eşsiz ve kusursuz kader çarkını kıran bir gelişme yaşanacak ve İgnis Geçidi&apos;nden bir güç 1688&apos;den 2024 yılına getirilecekti. İlkel çağlarda başlayıp, Antik Mısır ve Roma İmparatorluğu&apos;nun parçalanmasından sonra arayan kişilerden büyük bir titizlikle saklanan bu mahlukat, Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda gün yüzüne çıkacaktı. Ölümlü olmasına rağmen yaşlanmayan kanatlı at kisvesindeki bu kadın, uzun bir yolculuktan sonra kızını aramaya başladı. 
Bir sabah, gürültülü bir ses ile Ayasofya Cami&apos;nin tavanında bulunan Serafim silüetinin içinden bir çuval yere düştü. Bu çuvalın içinden yarı insan, yarı yılan bedenine sahip bir ceset çıktı. İşte tüm hikâye bundan sonra başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a73d4f8-2fcc-4dde-b9ed-f5818ee5c65a.jpg</image:loc>
            <image:title>H/iç S/esler</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı; açtığı yaraların üzerine bir de tuz serpmeyi es geçmeyen adamların arkasından, tek bir harfi bile hak etmedikleri hâlde onlara roman yazan ve o yaraları kendi sarmak zorunda kalan tüm gönlü güzel kadınlara ithaf ediyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d097fde-7720-4430-ade5-56e1f8559b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Benim Süper Gücüm</image:title>
            <image:caption>Alicia Ortega&apos;nın kaleme aldığı &quot;Sevgi Benim Süper Gücüm”, çocuklara sevginin birçok çeşidi olduğunu ve kalplerinde birçok insana karşı sevgi besleyebileceğini öğretiyor. Aynı zamanda sevginin hayvanları, bitkileri ve dünyamızı oluşturan her şeyi sevmek anlamına geldiğini gösterecek. Sevginin paylaştıkça çoğaldığını ve iyileştirici gücünün farkına varacaklar.  Ama her şeyden önce kendini sevmenin ne kadar önemli olduğunu anlayacaklar. 
 
“Sevgi küçük bir köpekten, 
Solmuş bir çiçeğe kadar her şeyi iyileştirir. 
Bize verilmiş bir hediye, bir mucize gibidir. 
Ve benim süper gücüm de sevgidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/640f8b24-f158-406b-847e-37e809575adb.jpg</image:loc>
            <image:title>Narsist Bir Influencer</image:title>
            <image:caption>“Bu aya neden bir türlü ısınamadım, şimdi daha çok anlıyordum. Yüreğimden kurudukça dökülen sardunyalar vardı. Ruhum sırılsıklam, bedenim soğuyan bir hüzündü. Çok erken gitmişti, çok! Benim kalbimden üstelik zamansızca, nasıl böyle çabuk kuruyup kekik gibi, reyhan gibi dağılabildi bu aşk? Hayret, bir kalıcı hasar gibi öfkesini sineme vura vura çekip gitti! Alışık değildim böylesine aksine karışıktım. Karmakarışıktım. Bilemezdi.” 
Ünlü ve çevresinin tanımlamasıyla narsist bir influencerın kardeşinin İstanbul, Erzurum ve Macaristan arasında yaşadığı çalkantılı hayatı ve sürprizlere gebe karşılaşmaları ele alan eser; sosyal medya, ünlü olmak, para ve şöhretin getirilerini sorguluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9554c777-754d-4453-8d0e-069e5c3e0bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürüstlük Benim Süper Gücüm</image:title>
            <image:caption>Alicia Ortega&apos;nın kaleme aldığı &quot;Dürüstlük Benim Süper Gücüm&quot;, çocuklara yalan söylemenin faydadan çok zarar getireceğini ve doğruların ne kadar güçlü olduğunu anlamalarına yardımcı oluyor. 
Güzel görselleri ve büyüleyici kafiyeleri olan bu sevimli hikâye, çocuklarınızın kendilerini özgür ve güçlü hissetmelerini sağlayacak. Sadece başkalarının duygularını incitmemeyi değil, aynı zamanda 
dürüstlüğün onların süper gücü olduğunu öğrenecekler. 
 
Abimden tavsiye isteyince derin derin iç çekti, 
“Bazen doğruyu söylemek, yalan söylemekten daha zordur.” dedi. 
“Ama insanlar dürüst olduğunu bilirse sana güvenmeye başlar, Yalan ise hem insanları üzer hem de ilişkileri bozar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f90abcf-057b-45f5-b85e-9b1b9539065e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatlar Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>Bir insan, kendi hayat görüşlerine uygun bir yaşam sürmezse, erdemsiz olacak ve önünde sonunda mutsuz olacaktır. Peki, bu durum toplum dinamiklerini etkileyecek kadar “hastalıklı” hayat görüşleri olan insanlar için de geçerli midir? Bir başka insanın hayatında iz bırakmanın dünyadaki en ahlaksızca davranış olduğuna inanan üç arkadaş olan Sinan, Erdem ve Nazım&apos;ın -yani “SEN”in- düşüncelerini ve geçmişlerini öğrenirken kendi görüşlerine uygun yaşamayışlarının doğal sonucu olarak ortaya çıkan vicdan azapları zaman içinde artacak. Dayanmak ve tutunmak istedikleri her şey teker teker ellerinde kalırken geriye tek bir yol kaldığını anlayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0afed876-5864-40d8-95f5-3f5a5f456ed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Kralı</image:title>
            <image:caption>Zamanın ötesinde, varlığın ve hiçliğin kıyısında iki Tanrı çocuğu, Mairin ve Enraen, kendi hırslarının kurbanı oldular. Klitaep Ruon diyarında başlayan ve binlerce yıl süren bu amansız savaş, sadece bir üstünlük yarışından ibaret değildi; her şey, Tanrı Maen&apos;in saf gücüne sahip olmak içindi. Ancak bu güç hem onları hem de diyarlarını yok oluşun eşiğine getirdi. 
 
Mairin&apos;in ışığı ve Enraen&apos;in karanlığı arasındaki bu kadim mücadele, insanları ve diyarın varlıklarını da içine çekerek Klitaep Ruon&apos;u bir savaş alanına çevirdi. Ancak hırsları, onlara göz ardı ettikleri bir tehlikeyi, hiçliğin altındaki gerçek gücü, Erchtrak&apos;ı doğurdu. Hiçlikten yaratılan ve yıkımın elçisi olan Erchtrak, acı bir duayla uyanarak intikam yemini etti. 
  Klitaep Ruon, yeni bir tanrının doğuşuna mı tanıklık edecek? Yoksa bu oyun alanı, sonsuza dek yokluğun kucağına mı düşecek? Bu büyülü diyarın kaderine ve tanrıların unuttuğu savaşın gizemlerine ortak olmak istemez misin?.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b5a7208-8e5d-4f2a-bbad-3398efe5e40c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabır Benim Süper Gücüm</image:title>
            <image:caption>Alicia Ortega&apos;nın kaleme aldığı &quot;Sabır Benim Süper Gücüm”, çocuklara beklemeyi eğlenceli hâle getirmenin en iyi yollarını öğretiyor. Beklerken birçok şey yapabiliriz: Yeni bir şeyler öğrenebiliriz, eğlenceli oyunlar oynayabiliriz ve yaratıcılığımızı ifade 
edebiliriz. Beklemek keyifli olabilir, özellikle de sonucunda güzel bir şeyler elde edeceksek. 
 
“Ninem gerçekten haklıydı, 
Sabır gerçekten çok güzel bir şeydi. 
Hem zaten beklemek, 
Çok güzel şeyleri de beraberinde getirdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/346f4afa-8be0-413a-ab07-e91c4873096f.jpg</image:loc>
            <image:title>Öz Güven Benim Süper Gücüm</image:title>
            <image:caption>Alicia Ortega&apos;nın kaleme aldığı &quot;Öz Güven Benim Süper Gücüm”, çocuklara başarısızlıkların, başarıya ulaşma yolunda atılan adımlardan sadece biri olduğunu öğretiyor. Bu kitap yardımıyla, küçük çocuklarınız ne kadar önemli ve muhteşem olduklarını 
fark edecekler. Büyüleyici görselleri ve ufak kafiyeleriyle insanın içini 
ısıtan bu hikâye, çocukların kendilerine ve süper güçlerine 
inanmalarına yardımcı olacak. 
 
“Eğer bir kuleye tırmanacaksam, 
Yardım istemekten korkmuyorum. 
Öz Güven BENİM SÜPER GÜCÜM, 
Bu sayede kendime inanıyorum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e22ff8a8-833b-4ff5-8222-813219bc8221.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Olasılıkların İçinde</image:title>
            <image:caption>Gamze çocukluğundan beri baskı içinde yetişmiş, kendisini ifade etmekte zorlanmış ve yaşadığı olaylar neticesinde de kendisine güvenmeyen, içine kapanık, kendi potansiyelini görmeyen ama bütün bunlara rağmen hayatı ve olayları sorgulayan bir genç kızdır. Çok duygusal olmasından dolayı kırılmaktan korktuğu için dış dünyadan çekinen yapısı yanında, özünde büyük bir cesareti de barındırmaktadır. Bu çatışmalı ruh hali içinde tek amacı kendini bulmaktır, bunun farkında olmasa da. Taşrada seksenler ve doksanlarda geçen çocukluk ve genç kızlığı boyunca küçük dünyasından kurtulup dünyaya açılma hayali ile hayata tutunmuş bir hayalperesttir. Annesi, babası, babaannesi ve iki kız kardeşi ile yaşadığı hayattan son derece mutsuz bir durumda iken bir karar alır, cesaret mi korkaklık mı hayatını yönlendirecektir? 
Güher Nohut, &apos;Sonsuz Olasılıklar İçerisinde&apos; eseriyle, bir genç kızın kendini bulma ve potansiyelini gerçekleştirme yolculuğundaki hikâyesinde, çevresinin, baskıcı aile yapısının, arkadaşlarının ve hayatına giren erkeklerin etkileriyle; hayallerinin, hedeflerinin, özgür bir kadın olmak isteyen mücadeleci yapısının harmanlanmasını ince işlenmiş edebi diliyle okurlarına sunmaktadır. Tahmin edilemez ters köşeleriyle bu eseri okurken sonsuz olasılıkların içerisinde kaybolmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/497ffa81-6243-418e-a88c-7357f2083e0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Basit Usulde Ticari Kazanç Elde Eden Esnaf ve Sanatkarların El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Basit Usule Tabi Olmaya Dair Her Şey 
İktisadi ve ticari işlerini günü gününe yürüten bir esnaf ve sanatkârın başarılı olmaması mümkün değildir. 
Basit Usulde Ticari Kazanç 
Basit Usulde Ticari Kazancın Hesaplanması 
Basit Usul Ticari Kazançta Vergilendirme 
Basit Usule Tabi Olmanın Şartları 
Basit Usule Tabi Mükelleflerin Gelir Vergisi Kanunu ile Vergi Usul Kanunu Yönünden Diğer Yükümlülükleri ve Uygulamaya İlişkin Önemli Hususlar 
Basit Usule Tabi Mükelleflerin Katma Değer Vergisi Kanunu Karşısındaki Durumu ve Uygulamaya İlişkin Önemli Hususlar 
Basit Usule Tabi Mükelleflerin Vergi Usul Kanunu Yönünden Yükümlülükleri ve Uygulamaya İlişkin Önemli Hususlar 
Basit Usul Ticari Kazanç Esasına Göre Defter Beyanda Mükellefin Ticari İşlemlerinin İzlenilmesi 
Basit Usulde Ticari Kazanç Dilekçe Örnekleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c42df3-231e-41d0-b379-a0c738afac13.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasan’ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve Emek birlikte büyürler 
HİKÂYELER 
Hassan 
Arkadaş Seçimi 
Ziyaret 
Kurt Masalı 
 
Yukarı çıkmak üzere ilk basamağa adımımı atar atmaz, büyükannemin aşağıdan gelen ince, boğuk sesiyle irkildim. 
—Hassan nerelerdesin, yine hangi deliktesin, hemen yanıma gel! 
Çıkmaktan vazgeçerek koşup yanına ulaştım. Ağrılı, romatizmalı ayaklarıyla oda oda evde beni arıyordu. 
—İşte buradayım, büyükanne. 
Beni görünce yılların yorgunluğunu taşıyan yaşlı, kat kat buruşuk yüzüne belli belirsiz bir tebessüm gelip oturdu. Gözleri sevinçle parladı. Nasırlaşmış, tren rayları gibi damarlı, çatlak, kuru ellerini başımda gezdirerek, saçlarımı okşadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3417edd9-e401-4c35-98c5-da4438edcfd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an ve Sünnet Işığında Sohbetler</image:title>
            <image:caption>Kardeşlerim! Biz bu dünyaya Allah’a kulluk edip ahreti kazanmak için geldik cenneti kazanmak için geldik. Önümüzde iki yol var birisi cennete gidiyor. Diğer yollar cehenneme gidiyor. Diğerleri diye çoğul yaptım çünkü, insanları ve cinleri cehenneme götüren yollar pek çoktur. Peygamberimiz bir gün toprak üzerine bir doğru çizgi çiziyor; onun hemen sağ ve sol tarafına birtakım eğri çizgiler çiziyor. Bu nedir ya Resulullah diyorlar. Resulullah şöyle cevap veriyor: &lt;&gt; Görüyorsunuz hepsinin davetçileri var; bunlar çoğu kere insan şeytanlarıdır. Bu yol konusunda şairlerin üstadı Necip Fazıl Kısakürek’in şu dizelerini de dikkatle okuyalım: 
 
İnsanlık yoksa çul neye yarar. 
Rabb’ını bilmeyen kul neye yarar. 
Herkes tutmuş bir yol gidiyor. 
Allah’a gitmeyen yol neye yarar. 
 
Bu durumda biz Müslümanlara düşen sıratı müstakimden ayrılmamak ve emri bil ma’ruf ve nehyi anil münkerle bu yola insanları davet etmektir. Bunun mükafatını da ayrıca kazanacağız. 
Kardeşlerim! Dikkat edelim sakın nefsimiz, insan ve cin şeytanları, dünyanın şatafatı bizi aldatıp da yolumuzdan saptırmasın. Sonunda azap çekeriz, hem de ebedi cehennemi kazanırız. 
Allah’a kulluk yapalım. Kulluk makamı çok yüce bir makamdır. Allah sevgili Resulünü Kur’an’da överken &lt;&gt; sözünü kullanıyor. Dünya makamlarının hepsi geçicidir; ama kulluk makamı ebedi bir makamdır. Herkes Allah’ın kulu değil mi diye bir soru aklınıza gelir. Hayır herkes Allah’ın kulu değil sadece Allah’ın mahluku(yaratığı)dur, kimse aldanmasın. Allah’ın emirlerine sarılalım, yasaklarından kaçalım. Yüce yaratıcımızın verdiği nimetleri onun rızasına uygun kullanalım. Onun rızasına uygun bir hayat yaşarsak hem dünya ve hem de ahiret mutluluğunu kazanırız. Aksi takdirde ebedi cehennem var. Bu konudaki, ayetler çok açıktır. İbrahim Demirbaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfef900b-293f-433d-8d39-d9572af10de3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rumeli Felaketi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı, Balkan Savaşlarında kendisine saldıran ülkelerin konumlarını ve askeri yığınaklarını dikkate almış, ordularını “Şark” ve “Garb orduları” adı altında iki cepheye ayırmıştı. Birkaç kolordudan oluşan Şark Ordusu Doğu Trakya’da I. II. ve III. Bulgar ordularına karşı savaştı. Kasım sonu bunlara yeni oluşturulan IV. Bulgar ordusu da eklendi. Şark cephesinde konumu ve önemi nedeniyle Edirne’nin farklı bir özelliği vardı. Savaş öncesi çok iyi tahkim edilmiş ve kahraman Şükrü Paşa’ya emanet edilmişti.  Garb Ordusu adı altında Makedonya’da savaşan askeri birliklerimizin karşısında Sırp, Yunan Karadağ ve Bulgar birliklerinden oluşan müttefik orduları bulunuyordu. Garb Ordusundan bazı kuvvetler, Yanya, İşkodra, Selanik kentlerini savunmaktaydı. Üstte verdiğim orduların Doğu ve Batı cephelerinde yaptıkları savaşlar, birçok tarihçi, Avrupalı savaş muhabirleri ve savaş komutanları tarafından irdelenmiş, yazılmış ve tarihe not düşülmüştü. Şark ve Garb orduları arasında, Selanik’ten Edirne’ye; Vardar Nehri’nden Meriç Nehri’ne kadar uzanan yaklaşık 300 km. uzunluğundaki alanın savunması birkaç zayıf kolorduya bırakılmıştı. Osmanlı, bu bölgede ciddi çatışmaların olmasını beklemiyordu. Bu sebeple savaşları takip eden gazeteciler de bu bölgeye pek ilgi göstermemişlerdi. Halbuki bölge, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan açısından çok önemliydi. Bulgaristan, eşsiz doğa güzelliklerine; zengin tarihi ve yeraltı varlıklarına; bereketli ovalara; adalarıyla Kuzey Ege’ye sahip olmak için bu topraklara göz dikmişti. Rus Çarı Deli Petro’nun sıcak denizlere inme vasiyeti, Bulgarların da hayallerini süslemekteydi. Bulgarlar, savaşın ilanıyla bölgeyi ele geçirmek için en acımasız gayrınizami birliklerini buraya sevk ettiler. Burası en fazla sivil kayıpların verildiği yer olarak tarihe geçti. Çeteler, ne yapacaklarını iyi biliyorlardı. Düşmanın sansür görevlileri de olan biten çirkinlikleri karartmak, duyulmasını engellemek için bütün tedbirleri almışlardı. Selanik’ten Edirne’ye kadar uzanan savaş alanına ne savaş muhabiri soktular, ne de olaylara şahitlik edenleri canlı bıraktılar. Meydan, insanlığını unutmuş, yıllarca çete savaşlarında Türk kanı döküp, içmeye alışmış, gayrınizami birliklere- “Ölüm Lejyonerlerlerine” bırakıldı. “RUMELİ FELAKETİ” adlı eserimde tarihçiler tarafından yeterince işlenmemiş şu konulara yer verilmiştir: 
I- Doğu Rodoplar’ın Önemi ve Balkan Savaşı’ndaki Yeri. II- Edirne Harekâtı. III- Ustruma Vadisi ve Batı Rodoplar’daki Harekâtlar. IV-Batı Trakya Harekâtı. V- Doğu Trakya, Doğu Rodoplar ve Batı Trakya’da Özgürleştirme Harekâtları. 
Elinizdeki eser,  RUMELİ’NİN  İŞGALİ adlı kitabın devamıdır. Sevgi ve saygılarımla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5aa65c3-33d0-4ba3-8585-91313cba49be.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Oyunları</image:title>
            <image:caption>İnsanların davranışlarının birbirlerini etkileyebileceği fikrinin matematiksel modellenmesi üzerine kurulan oyun teorisi, 20. yüzyılın ikinci yarısında hızla tüm sosyal –ve hatta bazı doğal– bilimleri temelden etkileyecek bir düşünce biçimi haline geldi. Türkiye’de yetişmiş bilim insanlarının oyun teorisine katkıları, ilk büyük gelişmelerin görüldüğü 1980-90’lardan sonra çığ gibi büyüdü ve ülkemiz bugün başarılı oyun teorisyenleri açısından en önde gelen ülkelerden biri konumuna ulaştı. 
 
“Ne kadar esprili bir dille, ne kadar yaratıcı ifadelerle yazılmış bir kitap: bilimin ille asık suratlı olması gerekmediğinin güzel bir kanıtı …” –Prof. Dr. Bülent Sankur, Bogazici Universitesi;. 
 
“Oyun teorisi kitaptaki karikatürlerde de yansıtıldığı gibi insanların ne olduğunu tam olarak bilmeden yaşama uyguladığı bir yaklaşım. Ne var ki bunu teorik bir çerçeveye oturtarak anlatmaya çalışınca karikatürlerdeki kadar basit bir resim çıkmıyor karşımıza. İş çatallaşıyor, karmaşık bir hal alıyor. Bu kitabın en önemli özelliği bu karmaşıklığı gidererek konuyu basit bir biçimde anlatmış olması. Kitap bunu sonuna kadar yansıtıyor.” –Dr. Mahfi Eğilmez 
 
“Kitabı okurken çok keyif aldım. Harika bir fikir ve harika bir şekilde yazılmış!” –Prof. Dr. Hülya Eraslan, Ralph O’Connor Profesörü, Rice University 
 
“İçeriği güçlü, düzgün ve gayet işlek bir Türkçeyle yazılmış, rahat okunan ve anlaşılması kolay bir çalışma. Okuyucuyla güzel iletişim kuruyor. Kalıcı bir kitap olacak.” –Prof. Dr. Şevket Pamuk, Boğaziçi Üniversitesi 
 
“Çok muazzam bir fikir. Yazarlar, oyun teorisini hem Türkçe hem de teknik olmayan bir üslupla yazarak Türkiye’de hiç benzeri olmayan bir eseri yoktan var ediyor. Üstelik okurun daha da rahat anlayabilmesi için onun hayatından, kültüründen ve geleneğinden misaller vererek konuyu severek okumasını ve ilgi duyarak keşfetmesini sağlıyor!” –Prof. Dr. Remzi Uçtum, Centre National de la Recherche Scientifique</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/350fedc5-388f-4864-9b5d-ab17d7924ac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Unutmaz</image:title>
            <image:caption>Homeros, Necatigil, Nâzım, Rilke, Arif, Akın, Rimbaud, Bir­sel, Çapan, Madak, Anday, Kutlar, Telli, Baudelaire… Kadim ozanlar, modern şairler, dünün ve bugünün şairleri… 
Mahmut Temizyürek, şiir ve şair üzerine denemeler toplamı Şiir Unutmaz’da, sözü eğip bükmeden, tertemiz bir Türkçeyle ve bütüncül bir yaklaşımla, okuru şairin yayımlanma sancısı, kendini yaratma şansı, etkilenme endişesi gibi duraklardan ge­çiriyor. Şiirin güvenli bir sığınak olması ya da olmaması mese­lesini edebi ana-baba ile genç şairin ilişkisine uzatıyor; uzun ve çetin bir yolun getirdikleri ve götürdüklerini düşünürken şiirin varlığı sorgulayan gücüne el atıyor. Temizyürek’in özgün ba­kış açısı, şimdinin şiiri ve şairini ele almayı da unutmuyor. Şiir Unutmaz, dil pınarının üstünde yükselen upuzun bir köprü. Ah deli Hırs! Nedir bu? Zenginlik, güç, şöhret gibi sahip olma güdülerinin kışkırtıcılarını anlamak zor değil – ama “olmak” fiilini bu çağda “şair olmak”la özdeşliğe zorlayan o arzu nedir? Besbelli, bizden önce gelenler çelmiştir aklımızı, kalbimizi. Onlara öykünmeyle başlamıştır her şey ama bu dünyada var olmanın iradi bir seçimi olarak benimsemişizdir sonuçta. Her sanat dalında yeni bir öznenin katılımını sağlayan o büyülü “romantik yalan”a inanmışızdır; bunu belli bir “hakikate” dö­nüştürmek istemişizdir; René Girard’ın öngördüğü tartışmalı arzu kuramı gibi. Üstelik şiirin de, şairin de hiçbir kıymeti kal­mamış bir çağda nasıl bir arzu tutuşmasıdır bu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1390fde-00b7-46b4-b0b3-c2c15e2fc150.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgisayar Ağları</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar Ağları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b51df13-2f9e-4ecf-ab81-c6a7a19e4377.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Davranışı Anlama ve Yönlendirme</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk döneminin kritik önemini vurgulayarak çocukların sosyal ilişkiler ve akademik beceriler için gerekli davranışların temellerini nasıl attığını ele alan bu eser, çocuklarda davranış gelişiminin örüntülerini bireysel ve çevresel değişkenler bağlamında ekolojik ve dinamik sistemler kuramları ışığında inceliyor. Ayrıca, çocukların ve çevrelerinin karşılıklı etkileşimlerinin önemini vurgularken, davranışın altında yatan nedenleri de derinlemesine mercek altına alıyor. Erken çocukluk döneminde bireysel özelliklerin ve çevresel etkilerin davranış gelişimine nasıl katkıda bulunduğunun detaylandırılmasının yanı sıra okul öncesi eğitim sınıflarında davranışı etkileyen faktörler ayrıntılı olarak inceleniyor ve bu faktörlerle başa çıkma konusunda rehberlik sunuluyor. Eserin özgünlüğü, son bölümde erken çocukluk eğitiminde sıkça karşılaşılan zorlayıcı davranışların olası nedenlerini ve bu zorlayıcı davranışlara yönelik çözüm önerilerini içermesinden kaynaklanmaktadır. Okul öncesi öğretmenleri, öğretmen adayları, çocuklarla birlikte olan yetişkinler ve araştırmacılar için değerli bir kaynak olan bu kitap, alanlarında uzman yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. Teorik bilgileri uygulama örnekleriyle birleştiren bu dinamik ekip, okuyuculara kapsamlı ve pratik bir rehber sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60cdad81-bffe-452a-8b35-ed7fbb8a7818.jpg</image:loc>
            <image:title>Adsız Ülke Efsanesi “Bilge Nasniratnam”</image:title>
            <image:caption>Aybegüm, Gökçen ve Manas... 
Bu üç çocuk özel bir görev için görevlendirilmiştir. Yok olmak üzere olan hayvanlara yardım edecek ve insanlığa büyük bir katkı sağlayacaktır. Bilge Nasniratnam ile tanışacak, kendilerine sunulacak olan bilgileri toplayacak ve bu bilgilerle şifreye ulaşmaya çalışacaklardır. 
Eser; bize sunulan bu evrende tüm canlıların yaşam hakkının olduğunu ve buna saygı göstermemiz gerektiğini vurgularken; arkadaşlığın, yardımlaşmanın ve kendine benzemeyeni de sevip, kollamamız gerektiğini anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55b97778-5725-45b4-ba21-8a9f2bc1af1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Valla’nın Tanrıları</image:title>
            <image:caption>Neşe arkasına yaslandı, neredeyse nefes almakta güçlük çekiyordu. Uzun bir süre kımıldamadan öylece kaldı. Birinin ölümüne tanık olmuştu. Tanık olduğu ölüm herkesin kabul edebileceği bir ölüm şekli değildi. Sonra kendini toparladı. Ne de olsa hayat böyle bir şeydi. İnsanlar her şeyi bilebilirdi ama nerede, ne zaman ve nasıl öleceklerini bilemezlerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f6b581-f1e3-446f-95f8-1245e5034f3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Alemi - Pencereli Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar  âlemini 
keşfetmek için pencerelerin 
altına bakın! 
Bakalım bugün kiminle tanışacaksın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cbe938-b27e-46d9-b432-b625877abe35.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Çetin Göksu’nun Güneş felsefesi ve Güneş uygarlığının felsefi temelleri üzerine özgün teorik saptamaları. 
 
“Yeni bir düşünce, Yeni bir Dünya Görüşü” 
Sömürüsüz, kavgasız bir dünyada barış içinde yaşayabilmek için, 
Sevgi dolu, kendinden başkasını sevebilen iyi bir insan olabilmek için, 
Dayanışmacı, yardımlaşmacı, Paylaşımcı, Sömürüsüz yeni bir toplum düzeni oluşturabilmek için, 
Doğa ile barışık bir kültürü anlayabilmek ve geliştirebilmek için 
Doğanın varoluş değerleriyle uyumlu ileri bir uygarlık kurabilmek için 
Yeni ve Güzel bir hayat yaşayabilmek için 
GÜNEŞ FELSEFESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355dda9e-7505-451d-8f8d-16769345f6b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Okyanus Hayvanları - Dokun Keşfet</image:title>
            <image:caption>Haydi, okyanus hayvanları ve onların
yavrularıyla CEE-EE oynayalım!
 
Yumuşak dokun-hisset alanları ve
bulunacak sevimli hayvanlarla,
çocuklarınız için mükemmel bir
keşif kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a065c63-0e45-40ff-b448-9b23c942203b.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Bebek - Merak Et</image:title>
            <image:caption>Meraklı Bebek - Merak Et</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aff3648-87b3-48ea-8f90-2791e8ebadb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöromandiya: Beynin Gizemlerine Çizgilerle Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Sosyal bir tür” olmak ne demek? Gruplar oluşturduğumuzda beynimizde ne değişiyor? Kendimize benzeyen insanlarla mı yoksa farklı olanlarla mı bir arada olmalıyız? 
Birlikten gerçekten kuvvet doğuyor mu? Yoksa nerede çokluk, orada..? 
 
Yaklaşık elli yıllık kariyerleri boyunca beyin hastalıkları üzerine önemli çalışmalara imza atan profesör çift Uta ve Chris Frith, Nöromandiya&apos;da, &quot;Beyin neyi bildiğini nereden bilir?&quot; gibi temel bir sorudan başlayarak bizleri insan beyninin mucizeleri ve gizemleri arasında keyifli, çizgi roman tadında bir yolculuğa çıkarıyor. 
İkili, nörobilimin doğuşundan otizm ve şizofreni üzerine bizzat gerçekleştirdikleri çığır açıcı araştırmalara, oradan da çeşitlilik, önyargı, güven ve empati gibi sosyal bilişin yeni sınırlarına uzanarak beynimizin işleyişi (ve diğer beyinlerle nasıl işbirliği yaptığı) hakkında sürükleyici ve fazlasıyla eğlenceli bir rehber sunuyor. 
“Büyüleyici ve bağımlılık yaratacak kadar kolay anlaşılır bir rehber.” —Steve Pinker, Zihin Nasıl Çalışır kitabının yazarı 
“İşbirliğinin önemini vurgulayan aydınlatıcı, ilham verici bir bilimsel yolculuk. Aynı zamanda merak, mizah ve alçakgönüllülüğün hoş bir karışımı.” —Kirkus  
“Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim. Dünyanın önde gelen iki bilişsel nörobilimcisinin kariyerlerinin –ve ilişkilerinin– ilgi çekici bir hikayesi. Beynin nasıl çalıştığına dair esprili, erişilebilir bir giriş. Çizimleri de harika!” —Paul Bloom, Empati ve Hazzın Bilimi kitaplarının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dbcdc5e-c7bc-4f71-af34-4a753eb855af.jpg</image:loc>
            <image:title>One-Punch Man-Tek Yumruk – Cilt 26</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 
 
Canavarlar Birliği&apos;nin üst düzey canavarlarına karşı verilen mücadele kızışırken, S Sınıfı kahramanlar kendilerini umutsuz bir mücadelenin içinde bulur. Yalnızca Kasırga, Gyoro Gyoro&apos;nun gerçek formunu görmeyi başarır ve onu köşeye sıkıştırır. Bu sırada Süper Alaşım Kara Işık Garou ile yüzleşirken, diğer yanda Saitama Canavarlar Birliği&apos;nin saklandığı labirentte geziniyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c690dba4-4c28-42d0-a769-5a5541ab0d28.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End – Kıyamet Meleği 29</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
 
Yuiçiro ve Mikaela, Guren’le fikir ayrılığına düşüp kendi yollarını seçer, böylece Şinoa ve ekibinden ayrılarak birlikte yolculuklarına başlarlar. Hedefleri &quot;herkesi kurtarmaktır!&quot; İlk olarak, geçmiş anılar içinde araştırma yapmaları gerekli, ancak bunu yapmak için büyük miktarda enerjiye ihtiyaçları olacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a28c29-10e8-424d-8f46-21c2deba5c2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 12. Cilt</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun’un etkileyici hikâyesi devam ediyor! 
 
 
Her zaman sakin sessiz olan Sakura&apos;yı heyecanlandırıp kıpır kıpır eden bir şey var!  Bu, takip ettiği yeni bir manga serisi… 
Diğer yanda tıpkı onun gibi sessiz olan Yanagi de manga hayranı. Lisedeki üçüncü yılının üçüncü döneminde Yanagi’nin hâlâ bilmediği ve bilmek istediği pek çok şey var... 
 
Okul hayatı, arkadaşlıklar ve kendini keşfetme hakkında ilham verici hikâyesiyle Horimiya sizi etkisi altına alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb65d5ad-ca92-4571-b5f4-e87d9fd1025a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolestrol Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Kalp damar hastalıklarını önlemek için  
sağlıklı yaşam tarzına geçin! 
 
“Prof. Bozbaş kitabında yalnız kolesterolle ilgili bilgi vermekle yetinmiyor. Çağımızın en öldürücü hastalığı olan kalp krizinden nasıl korunabiliriz sorusuna bilimsel verilere dayanarak ayrıntılı bir cevap veriyor.Bu hastalıktan yalnızdoktorun çabasıyla korunulamayacağını, hastanın da sorumluluğu paylaşıp bilim dışı söylemlere kulak asmadan, sorunun temel neden ve nasıllarını öğrenip kendi derdine sahip çıkması gerektiğini vurguluyor. Önemli bir ihtiyacı karşılayan,  
toplum sağlığına katkı sağlayacak bir eser.” 
Prof. Dr. E. Murat Tuzcu, Kardiyovasküler Tıp Bölüm Başkanı,  
Cleveland Clinic, Abu Dhabi.  
 
“Anlattığı konuyu çok iyi bilen, ön cephede savaşan, sahadan bir  
hekim ve akademisyen tarafından, kalp hastalıkları, risk faktörleri, korunma yöntemleri ile ilgili bilinmesi gereken herşeyin sade,anlaşılabilir bir dille yazıldığı bir kitap bu. 
Türk okurunun bilgi hazinesini çok zenginleştirecektir.”     
Prof. Dr. Mehmet Emin Korkmaz,  
Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Başkanı, Ankara. 
“Konu ile yakından ilgili hocamın bilimsel yayınları temel  
alarak özellikle herkesin anlayacağı dilden yazdığı bu kitap, bu  
konu ile ilgili kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için okunması 
gereken çok değerli bir eser olmuş”.  
Prof. Dr. İrem Dinçer, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi,  
Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Ankara. 
 
Kan yağları, kolesterol ve damar sertliği hakkında akıllardaki pek çok soruya kapsamlı yanıtları kolay anlaşılabilir bir biçimde gözler önüne seren bu kitap vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olacaktır”.  
Prof. Dr. Okan Onur Turgut, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi,  
Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Sivas.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7621cedf-6d29-4d47-9287-7106487b4a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ çağında, insanlık tarihi ya bizim kontrolümüzde devam edecek ya da gelişkin yapay zekâ teknolojileriyle sürüklenecek. Tercih yine bizde, insanın kendisinde… 
 
İnsanlık olarak keskin bir yapay zekâ virajındayız. Bu, daha önceki hiçbir teknolojik kırılmaya benzemiyor. Bu virajı nasıl alacağımız tüm insanlık adına belirleyici olacak.  
Felaket senaryolarını ortaya atmak kolay ama esas mesele yapay zekâ çağında bu yeni teknolojik gelişmeleri fırsat olarak görmekten geçiyor. Elbette tüm tartışmanın merkezine ortak fayda, etik, ahlak, vicdan, adalet gibi son derece kritik kavramları koyarak. Ve yine bu konuda kendi sorumluluklarımızın da farkında olarak... 
 
“Zekâsıyla dünyanın efendisi olan insandan daha zeki bir şeyin varlığında insanın varlığı ne ifade edecek? Bu kitapta yapay zekâ uzmanlarından çok filozofların isimlerinin yer almasının sebebi de bu.”  
M. Serdar Kuzuloğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/208e79ae-b671-479e-8a71-6cfead890b86.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik ve Kötülük Okulu 1</image:title>
            <image:caption>“Ancak olduğunuzu zannettiğiniz kişiyi yok ettiğiniz zaman gerçekten olduğunuz kişiyi 
hayata geçirebilirsiniz!” 
Masal kahramanları yetiştiren İyilik ve Kötülük Okulu’nda, iki iyi arkadaşı masalsı bir macera bekliyor. Pembe kıyafetlere ve cam ayakkabılara bayılan Sophie, okuldan dört dörtlük bir masal prensesi olarak mezun olacağına emin. İnsanlardan kaçıp yalnız kalmayı tercih eden Agatha ise kömür karası saçları ve tuhaf zevkleriyle, Kötülük Okulu öğrencilerine benziyor. Ama işler, düşündüklerinden farklı gelişiyor… İyi ve Kötünün gerçek benliklerini keşfedecekleri bir okul yılı başlıyor! 
New York Times’ın en çok satanlar listesine giren İyilik ve Kötülük Okulu sizi baş döndürücü bir dünyaya davet ediyor. Prenseslik Adabı, Kötülük Tarihi ve Masallarda Hayatta Kalma gibi dersler, iki kafalı sert öğretmenler, çalışkan cadılar ve popüler prenseslerle dolu bu okul size pek de yabancı gelmeyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef634f0d-0ee9-4570-8891-9a651c61b9c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Kahramanları Athena’nın İşareti</image:title>
            <image:caption>Athena’nın İşaretİ 
ANNABETH dehşet içinde. Hera sağ olsun, altı aylık ayrılıktan sonra tam Percy’yle yeniden bir araya geleceklerken Jüpiter Kampı onlarla savaşa hazırlanıyor. 2. Argo, ateş püskürten gemi başı Festus ile birlikte ne yazık ki hiç de barışçıl bir görünüme sahip değil. Annabeth, JASON’ın güverteden Romalılara barış sinyalleri vermesini umuyor. 
Ancak bu, tek sorun değil. Cebinde annesinin, her hatırladığında sinirlerini bozan hediyesini taşıyor: Athena’nın İşareti. Yedi melezi Ölümün Kapıları’na götürecek kehanet zaten ürkütücü. Bunun üstüne Athena ondan neden bu kadar tehlikeli bir görev bekliyor ki? 
Ancak Annabeth’in en büyük korkusu, PERCY’nin değişmiş olması. Ya Percy artık bir Romalı olduysa? Ya eski arkadaşlarına artık ihtiyaç duymuyorsa? Savaşın ve bilgeliğin tanrıçasının kızı Annabeth, doğuştan bir lider olduğunu biliyor. Ama yanında Yosun Kafa olmadan hiçbir yere adım atmak istemiyor. 
Dört farklı melezin bakış açısıyla yazılmış olan Athena’nın İşareti, kadim topraklara, Roma’ya kadar uzanan efsanevi bir macera. Çok önemli buluşlar, insanı dehşete düşürecek fedakârlıklar ve akla hayale gelmeyecek korkular, kehanetteki yedi melezi bekliyor. Buyurun 2. Argo’nun güvertesine, eğer cesaretiniz varsa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3848c352-f414-4ba3-9fa7-4cc7daba786a.jpg</image:loc>
            <image:title>Abel Morg</image:title>
            <image:caption>Hamburg şehrinin gölgelerinde, yalnızlığa ve umutsuzluğa kuşanmış bir kadın, yüreğindeki çığlıkları sessizce morgdaki cansız bedenlere fısıldar. Adı Mia olan bu kadın, hayatın ağırlığını ve acılarını sadece ölü cesetlerle paylaşırken bir gün beklenmedik bir sesle sarsılır. Bu ses, onun karanlık dünyasında yankılanan, kaderin gizemli düğümlerini çözmeye zorlandığı bir başlangıçtır. Kan, dehşet ve yıkımın hüküm sürdüğü yeni dünyanın kapısı artık aralanmıştır. Belki de ölüm, soğuk bir morg dolabından ibaret değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6671cdf4-0383-455a-bd56-9e51850e1125.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavka</image:title>
            <image:caption>“Akrep geçmişi gösterdiğinde sesler kesildi, gökyüzü geceye; gece ise kana bulandı. Kan bir idam ipi olup geleceğin boğazına dolandı. Geleceğin ayaklarının altındaki tabureyi iten küçük bir kız çocuğu oldu.” Merkez adlı bir kurum tarafından küçük yaşta alınıp yetiştirilen Şah, kendini ardında bir sürü sırların saklı ancak onun bihaber olduğu bir görevin içinde bulur: Ekin Soylu’nun güvenini kazan ve Memorybox’ın teknolojisini öğren. Onun için basit görünen bu görevin getirdikleri yüzünden bir süre sonra kendini içinden çıkılması zor ve tehlikeli bir duruma düşürür. Bu yolculukta çözülmeye başlayan sır düğümü ise onun hayatında önemli rol oynar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8253d03-179f-4048-83af-4787bfb51baa.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafta Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Zeynep, her tercihin bir vazgeçiş olduğu dünyada her daim Arafta Kalanlardan olmuştu.
Kalbinin sesinii dinlemek ona şans getirmek yerine hayatını tepetaklak yaptı. Aldığı her darbe, karşılaştığı her zorluk, direncini azaltarak, sosyal hayattan soyutlanıp dışlanmasına sebebiyet verdi. Gün gelip, girdiği çıkmazda yolu Doktor İrem ve Engin Komiserle kesişince daha önce hiç karşılaşmadığı, hayatın farklı tonlarına tanık oldu. Bu tonların kendisine zehir mi yoksa panzehir mi olacağını ise zaman gösterecek.,
“Hayat, iki kapısı olan bir han: İnsan, bu hanın ön kapısından girip arka kapısından usulca çıkan yolcuydu. Gelişi belli olmadığı gibi gidişinin de vakti olmuyordu. Belki sabahın ilk ışıklarında yerinde bir vakit, bazen de gece yarısı gibi oldukça zamansız. Üstelik bir o kadar da plansız…”
Arafta Kalanlar; pasif bir direnişin, yeniden doğuşun, sosyal çatışmanın, koşulsuz sevginin hikayesidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adac47f9-e67c-45da-92ed-bf74c299f509.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Her Şey Var</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayatta Her Şey Var&quot; diyerek yıllardır Beyaz Tv ekranlarından evlerimize konuk olan Nur Viral, yeniden bir kitapla karşımıza çıkıyor ve bizlerle hayata dair her şeyi paylaşmaya devam ediyor. 
Hepimiz yaşamın zorluklarıyla başa çıkmaya çalışıyoruz, hayatta mücadele etmemiz gereken o kadar çok şey var ki... 
İş, ev, sosyal yaşam derken kendimizi kaybolmuş hissedebiliyoruz. 
Nur Viral, herkes gibi hayatın içinde mücadele ederken kendini inşa etmek için neler yaptığını, deneyimlerini, edindiği izlenimleri ve düşüncelerini bize aktarıyor. Bu yolculukta kendisi için bulduğu çözüm yollarını da bizimle paylaşmayı ihmal etmiyor. 
“Hayat bizim için bir deneyimleme süreci ve hayatta her şey bizim için. Televizyon programımın adını bu yüzden ‘Hayatta Her Şey Var’ diye koymuştuk. Hayat aynamda gördüğüm ve deneyimlediğim şeyler etrafımda seyrettiklerimle birleşti bu kitapta. Ve bir kez daha bana “Hayatta Her Şey Var” diyerek yeni bir yol açtı. 
Kendimi daha iyi keşfetmek için çıktığım bu satırlar arası yolculukta; 
Bazen karşımdakine dert anlatır gibi… 
Bazen çare üretmeye çalışıp “Gel beraber görelim, nasıl çözeriz bunu?” der gibi… 
Hem kendime hem de karşımdakine seslenir gibi… 
Sanırım en çok da kendimle konuşarak yazdım bu satırları…” 
Bu kitapta kendinizden çok şey bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26af872e-bf70-4d74-99c0-3a1003aec8a6.jpg</image:loc>
            <image:title>De Profundis</image:title>
            <image:caption>De Profundis (Lat. “derinlerden”),  Oscar Wilde’ın Reading Hapishanesi’ndeki tutukluluğunun sonlarına doğru, Ocak-Mart 1897’de, sevgilisi “Bosie” Lord Alfred Douglas’a yazdığı onlarca sayfalık bir mektup. Hapishane müdürü Nelson, yazmanın Wilde’a iyi geleceğini düşünerek bu mektubu yazmasına izin verir. Muhatabına gönderilmeyen mektup, Wilde’ın serbest kaldığı 18 Mayıs 1897’de müdür Nelson tarafından kendisine geri verilir. Dünya edebiyat tarihinin en bilinen mektuplarından biri olan De Profundis’in ilk yarısı, Wilde’ın “ahlaksızlık” nedeniyle hapse girmesine sebep olan Lord Alfred Douglas’la ilişkilerine ve abartılı yaşam biçimlerine ilişkindir ve iletişimleri kopmuş iki sevgiliden birinin diğerine “sitem”leriyle doludur. Mektubu her anlamıyla klasik bir metne dönüştüren ikinci yarısı ise Wilde’ın edebiyat, sanat ve hayata dair düşünceleriyle şekillenir. Hapishanedeki ruhsal gelişimini ve romantik, bireyci bir sanatçı olarak nitelendirdiği İsa Mesih’le özdeşleşmesini anlatır. Genç sevgilisine olan kini yumuşamaya başlar ve nihayetinde mektup “Sevgili dostun” hitabıyla biter.  
De Profundis, Celâl Üster’in açıklamalı notları ve ustalıklı çevirisiyle… 
“Yazmaktan başka çare bulamadığım ve ikimizin hayatından, geçmişten ve gelecekten, acılara dönüşmüş güzel şeylerden ve mutluluğa dönüşebilecek acı şeylerden dem vuran bu mektupta gururunu can evinden vuracak pek çok şey bulacağından hiç kuşkum yok. Öyle olursa eğer, bu mektubu tekrar tekrar oku, ta ki gururunu yok edinceye kadar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363d4c49-6d7e-48b9-93b3-8ac9b2e4a53f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Bisiklet</image:title>
            <image:caption>Yaman hediye olarak mavi bir bisiklet istiyordu. Anne ve babasıysa, ona hiç beklemediği başka bir haber verdiler. Bu habere üzülen Yaman’ı teselli etme, fare dostları Timi ve Reni’ye düştü. Yaman’ı üzen haberi, sonra olanları ve Yaman’ın mavi bisikletine kavuşup kavuşmadığını anlatan öykümüz okurlarıyla buluşmaya hazır. 
Banu Çankaya tarafından yazılan Yaman öykülerinin dördüncüsü olan Mavi Bisiklet’i, diğer üç kitabın da çizeri olan Serap Çimenser sıcak çizimleriyle renklendirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea40f9a-8233-4f78-bf19-14d5d0f68601.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Kamu Bütçesi Tahminlerinin Gerçekliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. BÖLÜM: BÜTÇE TAHMİNLERİ VE TAHMİN HATALARI 
 
2. BÖLÜM: BÜTÇE TAHMİNLERİNE İLİŞKİN LİTERATÜR 
 
3. BÖLÜM: TÜRKİYE’DE BÜTÇE TAHMİN HATASI 
 
4. BÖLÜM: EKONOMETRİK ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d3e4640-f4e2-46a3-8f3b-f6b1c1d16a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ar-Ge Tasarım Merkezleri Teknoparklar Vergi ve Muhasebe Rehberi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ, ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME İLE TASARIM MERKEZLERİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER, YASAL MEVZUAT VE DÜZENLEMELER 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ İLE AR-GE VE TASARIM MERKEZLERİNDE AR-GE FAALİYETLERİ MUHASEBE UYGULAMALARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TGB İLE AR-GE VE TASARIM MERKEZLERİ VERGİ İLE MUHASEBE UYGULAMALARI KAPSAMINDA İZMİR İLİNDE FAALİYET GÖSTEREN MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ BAKIŞ AÇISI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e7a9342-a59b-4de4-a829-354771cdf3a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatı Şiirleri Nükteleri</image:title>
            <image:caption>Aşkla şevkle başladım bu işe. Hayatımı anlatmaya, yaşadığım hadiseleri şiirlerle dile getirmeye çalıştım. Bu ilk çalışmam oldu. İnsanın bildiklerini kaleme alması ne zor imiş… Yazı dili çok farklı. Bu konuda bilgilerim tazelendi. Edebiyat ve şiirin ummanına daldım. Ummanda bir zerre olduğumun farkına vardım. Batmamak için çırpınıyorum. İnanıyorum ki çırpınışlarımız bizi bir gün karaya çıkaracaktır. O günleri görmek dileğiyle.  
İleri… Daima ileri… Aşkla şevkle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fdd85b4-b885-42aa-9ce6-7c82d496fd76.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağımıza Verilen Mesaj</image:title>
            <image:caption>Üstad Bediuzzaman&apos;ın, Kur’an’ın Risale-i Nur’lara olan işaretlerini çıkardıktan sonra bazı önde gelen Nur talebelerinin de bu babta çalışmaları olmuştu. Özellikle Üstad’ın da takdirine mazhar olan Ahmed Feyzi Kul Ağabeyin ‘Mâidetü’l-Kur’an’ isimli çalışması önemli bir yer tutmaktadir. Daha sonra Ahmed Feyzi Agabey Kur’ân-ı Kerim’in tamamını tarayarak yeni bir çalışma yapmayı tasarlamış, fakat ömrü buna müsaade etmemiştir. İşte onun tasarlayıp da yapamadığı bu çalışma İsmail Hakkı Hocamıza nasip olmuştur. Konuya ilgi duyanlar için bu eser keşfedilmiş bir hazinedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09387dde-82d7-4f32-8cc3-fb4dad567c44.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsan nedir?&quot; sorusu kadim sorulardan birisidir. İnsanlık tarihi boyunca birçok filozof ve sosyolog bu soruya cevap vermeye çalışmıştır. İnsanın bu dünyadaki yeri ve önemi, evrenin en derin sırlarından biridir. Her biri eşsiz bir sanat eseri olan insanların, Allah tarafından en güzel şekilde yaratıldığı Kur’an-ı Kerim&apos;de “Ahsen-i takvim” olarak ifade edilmiştir. Ancak günümüzde toplum, maddiyat ve sosyal statü gibi yüzeysel değerlerle insanın gerçek kıymetini gölgelemektedir. Bu kitap, kendini değersiz hisseden bireylere, onların aslında Allah’ın kudret mucizesi, evrenin gözbebeği ve yeryüzünün halifesi olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor. İnsanların varoluşsal buhranlarını ve öz değerlerini anlamalarını sağlayarak, onların kendi iç dünyalarındaki gerçek değeri keşfetmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Bu kitabın amacı, insanın gerçek değerini ve kıymetini yeniden kavrayarak, kendisini ve çevresini daha iyi anlamasını sağlamak ve derin bir farkındalık kazandırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a57cfe2-2e6d-4429-af81-d272621f2f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Terk Edilmiş İmparatoriçe 1</image:title>
            <image:caption>SENİ SEVMENİN BEDELİ İDAMDI 
 
ARİSTİA LA MONİQUE - İMPARATORUN EŞİ OLMAK İÇİN DOĞAN KIZ... 
 
YILLAR ÖNCE ORTAYA SÜRÜLEN BİR KEHANET SEBEBİYLE İMPARATORİÇE ADAYI OLARAK BÜYÜTÜLEN ARİSTİA, İMPARATORİÇELİK TAHTINI VE İMPARATORUN SEVGİSİNİ BAŞKA BİR DÜNYADAN GELEN JİEUN’A KAPTIRARAK HAKSIZLIĞA UĞRAR VE ÖLDÜRÜLÜR. 
 
ANCAK ARİSTİA GÖZLERİNİ YENİDEN AÇTIĞINDA ON YAŞINA GERİ DÖNDÜĞÜNÜ FARK EDER. BU, TANRI’NIN ONA VERDİĞİ YENİ BİR ŞANSTIR. ARİSTİA, RUB’A YENİDEN ÂŞIK OLMAMAK VE BABASIYLA OLAN İLİŞKİSİNİ DÜZELTMEK İÇİN ÇABALAR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da64b3a-ee91-4c90-bda2-092026e2d0c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızımın Yarınını Yaşamaya Geldik</image:title>
            <image:caption>Bir sabah aniden çalan telefon, hayatımı kökünden değiştirdi. Sadece birkaç saniye içinde, doğup büyüdüğüm ülkeyi terk etme kararı aldım. Birkaç saat içinde toparlandık ve canım kızımla birlikte, hakkında çok az şey bildiğimiz, aklımızın ucundan bile geçmeyen bir ülkeye doğru yola çıktık. Bu bilinmeyene yolculuk, hayatımızı ve geleceğimizi tamamen değiştirecek olaylar silsilesinin başlangıcı oldu. 
  Yeni bir ülkede, yeni bir hayat kurma çabamız, karşılaştığımız zorluklar ve bu süreçte yaşadığımız unutulmaz anılarla dolu bu kitap, sizi hem hüzünlendirecek hem de umutla dolduracak. Bu sürükleyici hikâyede, cesaretin ve kararlılığın nelere kadir olduğunu keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24859728-1004-4af8-bd05-6234e952a221.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma’nın Afrikalı İmparatoru Septimius Severus</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, M.S. 193 yılında Yukarı Pannonia Eyaleti valisiyken isyan eden, emrindeki lejyonları tarafından imparator ilan edilerek başkent Roma&apos;daki imparatorluk tahtına oturtulan Septimius Severus&apos;un, doğduğu kentin tarihinden başlayarak yaşamını ve döneminin Roma tarihini anlatmaktadır. 
    Kitap yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Septimius Severus&apos;un doğduğu kent olan Leptis Magna&apos;nın tarihi; ikinci bölümde, Leptis Magnalı Septimius ailesi, Septimius Severus&apos;un imparator olmadan önceki yaşamı; üçüncü bölümde, imparatorluk tahtını elde etmek için Pannonia&apos;da başlattığı isyanı ile imparator olarak başkent Roma&apos;da bulunduğu bir aylık süre; dördüncü bölümde, 193-197 yılları arasındaki İç Savaş Dönemi; beşinci bölümde, İmparator Septimius Severus&apos;un İkinci Doğu Seferi, Parth Savaşı ve Mısır gezisi, altıncı bölümde, Septimius Severus&apos;un 202-208 yılları arasındaki yaşamı yer almaktadır. Yedinci bölümde, imparatorun Britanya&apos;ya yaptığı seferi, ölümü ve ardılları konu edilmektedir. 
     Roma İmparatoru Septimius Severus&apos;un yaşamı ve döneminin tarihi konusunda Türkiye&apos;de Türkçe yazılmış ilk kitaptır. Bu nedenle hem Roma tarihi konusunda akademik düzeyde araştırma yapanlar hem de amatör olarak ilgi duyanlar için yararlı bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b5b66f-f16e-45d8-bbd1-c35e1238b79e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Güzel (Heft Peyker)</image:title>
            <image:caption>Fars edebiyatının şiir dünyasında doruk noktasını ele geçirmiş olan şairler vardır. Bu şairler şiirin her türünde birbirinden değerli eserler vermişlerdir. Kaside tarzında Enverî, gazel tarzında Sadî ve Hâfız, rubai tarzında Hayyam, mesnevi tarzında ise hamasi mesnevilerde Firdevsî, tasavvufi mesnevilerde Senâî ve Attâr, ardından bu iki şairi rehber edinen Mevlânâ ilk akla gelen isimlerdir. Aşk mesnevilerinde ise doruk noktasında yer alan Nizâmî’dir. Nizâmî şiirin her türünde kalem oynatmakla beraber daha çok beş mesneviden oluşan ve hamse olarak bilinen eserleri ile tanınmıştır. Özellikle öyküleme tarzında en büyük üstat olarak şöhret bulmuştur. 
   Elinizdeki Heft Peyker (Yedi Güzel) adını taşıyan bu eser Nizâmî’nin beş mesnevisinden biri olup içinde yedi masal/öykü barındırmaktadır. Eserin erkek kahramanı İran Şahı Behrâm’dır. 
      O devirlerde, İslam kültürünün hâkim olduğu Ortadoğu coğrafyasında dünyanın dörtte biri kara, dörtte üçü deniz olarak kabul edilmektedir. Karada ise yedi kavmin yaşadığı yedi ülke bulunur. Bu yedi ülkeye heft iklim/yedi ülke denilmektedir ki bunlar: Çin, Hint, Türk, Horasan, Maveraünnehir, Rum ve Bulgar iklimidir. Behrâm sulh ve sükûnu sağlamak için bu iklim padişahlarının her birinin bir kızı ile evlenmiştir. 
    Kendi ülkesinde bu prenseslerden her biri için bir köşk yaptırmış, prensesler yabancılık çekmesin diye yaptırdığı köşkleri onların geleneklerine uygun olarak tefriş etmiştir. Her birinin köşküne haftanın bir gününde konuk olmuş, konuk olduğu prensesle yiyip içip muhabbet ettikten sonra ondan kendisine daha önce hiç duymadığı bir öykü anlatmasını istemiştir. 
    Elinizdeki bu eserde, yedi prensesin yedi gece Behrâm’a anlattığı yedi masal/öykü yer almaktadır. Eserin orijinali manzum olarak kaleme alındığı için ben de eseri manzum olarak çevirdim. Keyifli okumalar dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8675b3fd-e69b-41f5-900a-85c2265ee9be.jpg</image:loc>
            <image:title>Altaylı Türkler</image:title>
            <image:caption>Leonid Pavloviç Potapov’un Altaylı Türk kabileleri hakkındaki bazı makalelerinden oluşan bu kitapla okuyucu zamanda bir yolculuğa çıkarak Altay dağlarına gidecek, Türk boylarına misafir olacak, şaman ayinlerine ve Ayı Bayramlarına katılacak, avcılarla yabani hayvan avı için taygalara gidecek ve akraba olan Türk boylarını yakından tanıma fırsatı bulacaktır. Okuyucuya şimdiden zamanda iyi yolculuklar… 
       “Önde gelen Rus Türkologlardan Leonid Pavloviç Potapov’un değerli çalışmalarından bazı makalelerinin oluşturduğu bu seçki kitap Türkoloji araştırmalarına katkı yapacak önemli bilgiler içermektedir. Altaylarda yaşayan Türk boylarının en iyi şekilde tanınması, mutlak surette tüm Türk dünyasına katma değer sağlayacaktır. Mümtaz bilim adamlarından L. P. Potapov’un saha çalışmalarından bazılarını Türkçeye çevirisini yaparak bilim dünyasına ciddi katkılar sunan Atilla Bağcı’yı tebrik eder, çalışmalarının artarak devam etmesini dilerim.” ‒Prof. Dr. Fikret Türkmen 
      “Sovyet döneminin “Promete” lakaplı etnografı L. P. Potapov’un makalelerinden oluşan bu kitap Türkiye’de Türkoloji çalışmalarına büyük fayda sağlayacaktır. Türkoloji’nin kült isimlerinden L. P. Potapov’un hayatı ve bilimsel çalışmalarının yanı sıra Güney Sibirya’nın Altaylı Türk kabilelerine ait oldukça zengin bilgileri okuyucuya sunmaktadır. Ülkemizde her alandaki tercüme faaliyetlerinin eksikliği dikkate alındığında Atilla Bağcı’nın başta L. P. Potapov’dan ve diğer önemli bilim adamlarından yaptığı tercümelerin önemini tekrar vurgulamak isterim.” ‒Prof. Dr. İbrahim Dilek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38ec0c00-2cb7-49ad-a6d1-740e3feeeb87.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milletinin Tarihteki Ayak izleri</image:title>
            <image:caption>Türkler, binlerce yılda Altaylardan, Çin, İran, Hindistan, Mezopotamya, Mısır, Anadolu, Avrupa ve Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada tarihin her döneminde doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde birçok Türk devleti kurup dillerini, kültürlerini koruyarak büyük uygarlıklara ulaşmışlar. Pek çok farklı millet ve devletlerle yan yana, iç içe yaşamış, hayatını paylaşmış, mücadele etmiş, bunun doğal sonucu olarak da kayıtlara farklı isimlerle geçmiş veya geçirilmişler. 
Gök Türklerin diktiği Orhun Abideleri’ndeki Türk alfabesi çözüldüğünde kadim tarihimiz de gün yüzüne çıkmaya başlamış, kolayca takip edilebilir hale gelmiştir. 
Kaya resimleri alanlarında her yerde tespit edilen tek yazı Orhun Abideleri’ndeki Türk alfabesidir. Dil uzmanları, geniş bir coğrafyada milattan binlerce yıl öncesinden beri yaşayan Türklerin aynı veya benzer dili konuştuğunu tespit etmişler. 
Tüm buluntular Türklerin 15-20 bin yıldır resimden alfabeye geçtiğine tanıklık etmektedir. 
Altını dantel gibi işleyen; tahtayı, demiri ve metalleri, deriyi muhteşem eserlere çeviren; parçası olduğu doğayı ve sembollerini renklerle buluşturarak ürettiği dokumalara taşıyan; sanatını, kültürünü, hayatını ve yaşamındaki önemli her şeyi Türk alfabesiyle kayda geçiren atalarımız kadim Türk tarihini geleceğe aktarmışlar. 
Türklerin tarih içerisindeki parmak izi, ölüm ve sonsuzluğun simgesi “Türk dağ keçisi” figürü; 
    dağ keçisi olmayan Sümerlerin topraklarında, 
   Saka kurganlarından çıkarılan Türk savaşçı kadının boynundaki kolyede, 
   binlerce yıl sonra binlerce kilometre uzaktaki Orhun Abideleri’ndeki Kültigin Yazıtı’nda, 
   Anadolu’da Selçuklu kümbetlerinde... Kısaca Türklerin yaşadığı her yerde kendini gösteriyor. Türk kültürü geçmişten günümüze kesintisiz akmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c6abe1-703f-42ba-a8e6-57c98267eed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeklikler Arası Seyahat</image:title>
            <image:caption>Çoğu insan kendisini dış şartların yönlendirdiğini düşünerek, tezahür gücünden habersiz bir şekilde hayatını geçmişin koşullanmışlıkları ve alışkanlıklarının gölgesinde sürdürür. İnsan farkında olsun ya da olmasın tezahür gücünü zaten kullanmaktadır. Sıradan bilinçsizlik ve derin bilinçsizlik halleri arasında gidip gelenler tezahür güçlerini negativite yaratarak kullanırlar. 
İnsan devletler yönetir, dini liderlik eder, lakin farkında olmadığı için kendi illüzyonunu hakikat zannederek kitleler için acı üretmeye devam eder. 
Farkındalığı artırmak, sadece insana verilmiş seçim ve tezahür gücünü olumlu yönde kullanabilmek için gereklidir. Bu şekilde niyetlerimizi yaşayabileceğimiz bir hayat çizgisine geçebilmenin kapıları aralanır ve dünyayı cehenneme çeviren bilinçsizlik deryasından sıyrılırız. 
Bu kitapta, seçimlerinin gücünü kullanarak gerçekliğini nasıl baştan şekillendireceğini, ilahi yasalarla nasıl uyumlanacağını, kendini nasıl daha yakından tanıyacağını, enerjini nasıl kalibre edeceğini ve yazgına giden yolu nasıl takip edeceğini anlatmaya çalışacağım. Hazırsan başlayalım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2fbb29-6533-495e-8682-0b4e9bd4b06f.jpg</image:loc>
            <image:title>İsmiyle Müsemma</image:title>
            <image:caption>Günümüzde dostluğun, anlam arayışının, yola çıkma ve kendini anlama cesaretinin ne denli kıymetli olduğunu çarpıcı bir dille anlatan İsmiyle Müsemma, okuyucuya sunduğu sürprizlerle hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, bunun evrenin müthiş matematiksel kurgusu olduğunu gözler önüne seriyor. 
Bugün artık 70 yaşına gelmiş 50 yıllık iki kadim dostun yaşam öykülerini merkeze alarak sunan romanda, arkadaşları ve aileleriyle olan ilişkileri, her birinin yaşamında içinden geçtikleri acı tatlı deneyimleri, okuru kâh El Camino De Santiago Yolu’na, kâh Yunanistan Meteora’ya, kâh Peru’ya ve dünyanın pek çok farklı köşesine götürerek anlatılıyor. İsmiyle Müsemma, yazarın tek başına motosikletiyle yaptığı 72 bin kilometreyi aşan yolculuklarında, pek çok zirve tırmanışında ve kamplarda; gördüğü, dinlediği, tanıklık edip yaşadıklarıyla beraber ilham aldığı insanların kelimelere dökülüp, vücut bulmuş hâli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea0bac88-fe0a-49e8-8fa6-8777b2f18a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Heterodoks İktisat Kavramlarının Öğretilmesi</image:title>
            <image:caption>Lisans düzeyindeki iktisat öğretiminde, çağdaş ekonominin (günümüz kapitalizminin) durumunu açıklamada yetersiz kalan bir eğitim programı kullanılmaktadır. Bu durum, sadece Türkiye’deki üniversiteler için değil, birkaç istisna dışında dünyadaki bütün üniversiteler için geçerlidir. Bunun çeşitli sebepleri vardır: eğitimin güç ilişkileriyle doğrudan bağlantısı, eğitim verenin öğretimin içeriğini değiştirmekten tembellik ya da bilgi yetersizliği nedeniyle kaçınması, ayrıksı bir öğretim içeriğinin öğrencilere fayda sağlamayacağının düşünülmesi bu sebeplerden bazılarıdır. 
 
“Anaakım” iktisat olarak adlandırılan ve iktisadın tamamını temsil etmeyen bir bakış açısının, belirli yöntem ve varsayımlar tekelinin bir ürünü olan bu eğitim programının çoğulcu bir yaklaşımı temel alarak değiştirilmesi elzemdir. Zira bu eğitim programı, eğitenleri ve eğitilenleri bir çeşit bilimsel körlüğe iter, gerçeklik ya da var olan koşullar anaakım iktisadın yöntem ve varsayımlarına sadık kalarak kavranmaya, açıklanmaya çalışılır. 
 
Bu çalışma, ilgili bilimsel körlüğü ortadan kaldıracak üç farklı program önerisi sunmakta: 
Ortodoks Bir Modülü Zenginleştirmek 
Alternatif Bir Düşünce Sistemine Odaklanan Bir Modül Oluşturmak 
Ortodoks ve Heterodoks İktisadı Paralel Olarak Öğretmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58684700-7c0e-4b3a-8843-1def0dc553b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Olmak İsteyen Adam</image:title>
            <image:caption>Siyah beyaz, gözleri çakmak çakmak bir kedi… Henüz motoru soğumamış bir otomobilin altına uzanmış, yalanıp duruyor. Beli ki bir şeyler yemiş. Araba üstünden geçse umurunda olmayacak. Vücuduna karşı adil davranıyor, arada bir dönerek gövdesinin her iki yanının eşit ısınmasını sağlıyor. Para pul sıkıntısı çekmediği her halinden belli. Ev kirası yok, kredi kartı borcu yok. Toplum içinde yer edinmek için rol oynamasına gerek yok. Eşinin dırdırı yok. Dünya umurunda değil! Saçları da dökülmüyor. 
Ben hiç kel bir kedi görmedim mesela. Ne vardı bu kedideki keyif bende olsaydı… Ya da ben o kedinin yerinde olsaydım… Onun gibi karnı tok, sırtım pek olsa, ondan daha iyi yalanmazsam ne olayım! İçimden ‘Bu kedinin yerinde olsaydım,’ diye geçiriyordum ki kendimi spor bir arabanın altında, onun yerinde buldum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/171540f1-d8a8-4e59-b357-ab4e709200a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Patatestan</image:title>
            <image:caption>Her patetes bir gün cips olacak! 
 
Her gün yastığa kafamı koyduğumda onu yarın yakalayacağım diye kendi kendime söz veriyorum. 
Ama sözümü bir türlü tutamıyorum. Acaba bendemi bir yeteneksizlik var diye düşünüyordum. 
Yok, bak seni de yanıma aldım, herhangi bir gelişme yok, “dedi Sarı,bıyık altından gülerek. 
“Ne yani sorun bende mi? Dedi Os., 
“Yaaani…””iyi de sen de 8 yıldır yakalayamamışsın.” 
O…ben…Belki yakalamak istemiyorumdur!Olayın olgunlaşmasını bekliyor olabilirim. Örgütlü komple çökertmek istiyorumdur belki.” 
“Sarı. şaka mı yapıyorsun? Sanki bıyık altından gülüyorsun.” 
Yooo, ne şakası adamım! Her şey açık seçik ortada. 
 
Yoruma bile gerek yok.Sorun sende bence…”dedi ve arkasını dönerek bakır çaydanlıktan demli bir çay doldurdu.Gülmemek için kendini zor tutuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4531ae06-95be-4261-b7e6-2b97fc8eec87.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarlar Hep Gençtir</image:title>
            <image:caption>“İnanıyorum ki, rüzgârınız yaşlanmazsa bir ömür boyu, 
hep bambaşka topraklara, ağaçlara ulaşıp çiçek açtırabilirsiniz.” 
Evrensel ölçekte bir düşünür ve entelektüel, barışın sesi, umudun kalemi, hayat sevdalısı… Genç yüreklere ilham olacak yaşamıyla Zülfü Livaneli. 
Romanlarında bu topraklara dair unutulmaz hikâyeler anlatan usta yazar, bu sefer kendi yaşamından sayfalarla çıkıyor okurun karşısına. Hayal kurmanın, dostluğun, dayanışmanın ve sevdanın yüküyle dolup taşan bir hayattan sayfalar. 
Livaneli, “pek çok tohuma, çiçeğe, ağaca ulaşmasını sağlayan bir rüzgâra benzeyen yaşamı”nı bu kez genç okur için kaleme aldı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8909ccff-41bd-464d-a6bb-a06896b9038c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ona bırakılan ipuçlarının peşine düşen Lina, bir yandan tekerlemelerle bilmeceleri çözmeye çalışırken öte yandan geçmişinden göz kırpan kanlı bir anıyı anımsar. Geçmişin perdesi aralandıkça ellerinin kirlendiğini hisseden Lina, bir anda asıl tehlikenin kendisi olabileceğiyle yüzleşir ve bu durum, farklı yüzleşmeleri de beraberinde getirir. Tilki evin yolunu kaybettiğinde bir yıldız yolu gösterir. Bir taş devrildiğinde onu diğerleri takip eder, sıradağ evi olur. Satrançta taşlar tekrar dizilir, kartlar el değiştirir ve bir Soytarı, reddedilemez bir davetiyeyle çıkagelir… 
 
“Bazı insanlar böyle yaşar, diye değil Lina… 
Sen nasıl istiyorsan öyle yaşa diye…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e616b6-c752-4c03-9791-b93488ade5a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 3</image:title>
            <image:caption>Ona bırakılan ipuçlarının peşine düşen Lina, bir yandan tekerlemelerle bilmeceleri çözmeye çalışırken öte yandan geçmişinden göz kırpan kanlı bir anıyı anımsar. Geçmişin perdesi aralandıkça ellerinin kirlendiğini hisseden Lina, bir anda asıl tehlikenin kendisi olabileceğiyle yüzleşir ve bu durum, farklı yüzleşmeleri de beraberinde getirir. Tilki evin yolunu kaybettiğinde bir yıldız yolu gösterir. Bir taş devrildiğinde onu diğerleri takip eder, sıradağ evi olur. Satrançta taşlar tekrar dizilir, kartlar el değiştirir ve bir Soytarı, reddedilemez bir davetiyeyle çıkagelir… 
 
“Bazı insanlar böyle yaşar, diye değil Lina… 
Sen nasıl istiyorsan öyle yaşa diye…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f257facd-c41e-4247-9825-47e35e7ae12a.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneme’ye Değer</image:title>
            <image:caption>Hayat, her gün yeniden başlayan bir yarış belki, basit kuralları olan: 
Ya önüne bakar ilerlersin ya da arkana bakar tökezlersin! 
Ya düştüğünde kalkarsın ya da nafile kurtarıcı beklersin. 
Ya pes edersin ya da son ana kadar savaşırsın. 
Ya kaderine küfredersin ya da kaderini kendin çizersin. 
Ya karalar bağlarsın ya da umudunu hiç kaybetmezsin. 
Ya Güneş battı diye üzülürsün ya da yarın yine doğacak diye sevinirsin. 
Ya hayata gülümsersin ya da bahtına çıkana razı olursun. 
Ya geçmişten ders alırsın ya da maziye takılır kalırsın. 
Ya sen olursun ya da gölgelerde kaybolursun. 
Ya aynı çıkmaz yoldan gitmeye devam edersin ya da inadı bırakıp yeni bir yol denersin. 
Ya aklını kullanır özgürlüğe kavuşursun ya da kısır bir döngüde hapsolursun. 
Ya her gün yeni bir umut dersin ya da hep aynı şeyler diye kendi kendini yersin. 
Ya aydınlığı seçersin ya da güpegündüz karanlık yollardan geçersin. 
 
Ve durmaksızın karşımıza çıktığı hâlde, hep göz ardı ettiğimiz gerçek: 
“Ya denersin ya da deneyenleri seyretmeye devam edersin.” 
 
Felsefî bir bakış açısıyla harmanlanmış denemelerin yer bulduğu bu müstesna kitap, okuyucuları, “doğru rota ile yeni ufuklara” giden düşünsel bir yolculuğa katılmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55d304f9-aaf9-4027-a016-d6bf32abb4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Sincap Timmy&apos;nin Masalı-Şiirlerle Hayvan Dostlarımız</image:title>
            <image:caption>Tavşan Peter ve Dostları’nın masallarını bütün çocuklar bilir. Beatrix Potter’ın hayal dolusu kaleminden  dökülen bu harika masallar, yine onun göz alıcı çizimleri ile benzersiz kitaplara dönüşmüş ve yıllar boyunca severek okunmuş. Öyle ki baskı sayıları milyonlarla ifade ediliyor. 
İşte bu harika kitaplar, artık Yayınevimiz yazarlarından, çocuk edebiyatının güçlü kalemi, Hakan Karcı’nın editörlüğünde, yeniden gözden geçirilmiş ve çocuklarımız için zararlı unsurlar barındırmayan titiz bir uyarlamayla okuyucuya ulaşıyor. 
Üstelik «Matruşka Kitaplar : Bir Kitap İki Eser», serimizden çıkan bu kitaplarda, her sayfası renkli resimlerle bezenmiş, ikişer ayrı masal yer alıyor. Başta okumayı yeni öğrenenler de dâhil ilkokula giden çocuklarımız olmak üzere, tüm çocuklarımıza, hatta tüm masal severlere de Tavşan Peter ve Dostları ile maceradan maceraya koşup, eğlenmek kalıyor sadece! 
Haydi çocuklar, yakından tanıdığınız Tavşan Peter ve Dostları, SİNCAP TİMMY&apos;NİN MASALI-ŞİİRLERLE HAYVAN DOSTLARIMIZ adlı iki harika eser ile sizleri doyumsuz bir eğlenceye davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f3da35-0146-4e6e-95b7-19f86099cd9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirfaresi Johnny&apos;nin Masalı-Bayan Titrekfare&apos;nin Masalı</image:title>
            <image:caption>Tavşan Peter ve Dostları’nın masallarını bütün çocuklar bilir. Beatrix Potter’ın hayal dolusu kaleminden  dökülen bu harika masallar, yine onun göz alıcı çizimleri ile benzersiz kitaplara dönüşmüş ve yıllar boyunca severek okunmuş. Öyle ki baskı sayıları milyonlarla ifade ediliyor. 
İşte bu harika kitaplar, artık Yayınevimiz yazarlarından, çocuk edebiyatının güçlü kalemi, Hakan Karcı’nın editörlüğünde, yeniden gözden geçirilmiş ve çocuklarımız için zararlı unsurlar barındırmayan titiz bir uyarlamayla okuyucuya ulaşıyor. 
Üstelik «Matruşka Kitaplar : Bir Kitap İki Eser», serimizden çıkan bu kitaplarda, her sayfası renkli resimlerle bezenmiş, ikişer ayrı masal yer alıyor. Başta okumayı yeni öğrenenler de dâhil ilkokula giden çocuklarımız olmak üzere, tüm çocuklarımıza, hatta tüm masal severlere de Tavşan Peter ve Dostları ile maceradan maceraya koşup, eğlenmek kalıyor sadece! 
Haydi çocuklar, yakından tanıdığınız Tavşan Peter ve Dostları, ŞEHİRFARESİ JOHNNY&apos;NİN MASALI-BAYAN TİTREKFARE&apos;NİN MASALI adlı iki harika eser ile sizleri doyumsuz bir eğlenceye davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b0fda40-519d-4974-946c-3d5895b525f0.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukukunda Faiz Yasağının Gerekçesi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın konusu faizin yasak oluş gerekçesini ortaya çıkarmaktır. Bu konu üzerinde çalışmamın amacı ise faizin hangi mallarda ve hangi şartlarda gerçekleştiğini tespit ederek, pratikte faiz kavramının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmaktır. Zira bu konu İslâm Ticaret Hukukunda üzerinde en yoğun tartışmaların yaşandığı meselelerden birisidir. Bu itibarla, faiz illetinin aydınlanması bakımından konunun ilgi çekici olduğunu söylemek mümkündür. 
Çalışmada giriş ve faizin tarihçesi bölümlerinden sonra konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle faiz illetinin üzerine bina edildiği mal, para ve illet konularında bilgiler verilmiş, sonra da İslâm Hukukuna göre faiz, faiz çeşitleri ve faiz illetinin dayandırıldığı ayet ve hadisler hakkında açıklamalarda bulunulmuştur. Çalışmanın esasını ise, İslâm Hukuk Mezheplerinde faizin yasağının gerekçesi yani illeti ile faizin gerekçesi konusundaki görüşlerin değerlendirilmesi bölümleri teşkil etmektedir. Bu bölümde faizin illeti konusundaki mezheplerin görüşleri ile eski ve yeni diğer tüm görüşler birinci el kaynaklardan imkan dahilinde tetkik edilerek genişçe izah edilmiş, arkasından bu görüşler hakkındaki tenkit ve değerlendirmelere yer verilerek faizin hangi mal ve muamelelerde gerçekleşeceği hususunda fikir verilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd80575e-8f89-4821-a075-3854f4bb7888.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor&apos;un Matriksi</image:title>
            <image:caption>Fikirsel uyarı: Bu kitap bir biyografi kitabı değil, bir öğretinin ve ilginç bir insanın tanımı. 
Nasıl mı? 
O halde benimle gel, 
Sana 1, 1 anlatayım. 
Ve tabii 0, 0’da..


“Mavi hapı alırsan hikaye biter. 
Yatağında uyanırsın ve istediğin şeye inanırsın. 
Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın. 
Ben de tavşan deliğinin gittiği yerleri sana gösteririm.


Sana vaadettiğim tek şey gerçek; 
Fazlası değil.&quot;


Morpheus – Matrix (1999)


Seçimini yap; 
Kırmızı hap mı, mavi hap mı?’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6cba83-f2ea-458e-a31b-a65edfbdcc15.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Cumhuriyet Döneminde (1923-1950) Yoksullukla Mücadele Politikaları</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu ilk andan itibaren yoksulluk sorunu ile karşılaşmıştır. Osmanlı’nın son dönemi ve dünya genelinde yaşanan birçok olumsuz durum Türkiye’de yoksulluğun şekillenmesinde önemli etkenler olmuştur. 
Erken Cumhuriyet Döneminde (1923-1950) Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yapılan yoksullukla mücadele uygulamaları yeni yasal düzenlemeler, yeni politik bakış açıları ve yeni ekonomik yaklaşımlara dayalı olarak geliştirilmiştir. 
Mustafa Kemal ATATÜRK liderliğinde Erken Cumhuriyet Döneminde yoksullukla mücadele; Osmanlı’dan kalan kurum, kuruluş ve diğer yapıların dönüştürülmesi ile başlamış yeni politik çerçevede milletin egemenliğinin hakim kılındığı yapıda cumhuriyet rejiminin ilkelerine uygun şekilde geliştirilmiştir. Türkiye’de yoksullukla mücadelenin temel yaklaşımı ulusal stratejik planların uluslararası iş birliği ile desteklenerek cumhuriyet ilkelerine uygun bir şekilde uygulanması şeklindedir. 
Hüseyin  ÇOTUR, Doç. Dr. Gökçe CEREV</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f50a8d02-6cc8-4e22-8469-85cdbd619c2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Para Aklama ile Terörizmin Finansmanıyla Mücadele ve İlgili Düzenlemeler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, küresel kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele (KPA-TFÖ) yapılanmasının, çeşitli yargı bölgelerinin bu çerçeveye uyum yörüngesi üzerindeki etkisini analitik olarak incelemektedir.
Çalışma, ﻿KPA-TFÖ düzenlemelerinin küresel yapısını aşılamak amacıyla uluslararası finans sektörü reformunu ve bu reformun gelişimini inceleyerek başlıyor. Afrika ülkelerinin ve gelişen ekonomilerin uyum yörüngesi üzerindeki paradoksal etkisi nedeniyle ortaya çıkan tek tip bir KPA-TFÖ’ye meydan okuyor. Bu, KPA-TFÖ standartlarının ülkeler bloku üzerindeki davranışsal etkisini ortaya koyan, Afrika ülkeleri ve gelişen ekonomiler için etkili düzenleme ve uyum etkenlerine yönelik ön koşulların incelenmesi yoluyla gerçekleştiriliyor. Vekâlet teorisinin uygulanması yoluyla, bir yandan Afrika ülkeleri ve gelişen ekonomiler ile diğer yandan da KPA-TFÖ standartlarına yönelik küresel çerçeveyi formüle eden, yayan ve bunlara uyumu kolaylaştıran uluslararası finans kurumları arasındaki ilişkiyi araştırıyor. Geri kalan bölümler, uyum baskılarını ve bunun sonucunda Afrika ülkeleri ve gelişen ekonomilerin KPA-TFÖ standartlarıyla uyum gidişatını ampirik olarak gözden geçirmektedir. Kitabın son bölümünde Afrika ülkeleri ve gelişen ekonomilerin uyum zorlukları ve bunu kolaylaştıran meşruiyet kaygıları hakkında ayrıntılı bir açıklama sunulmaktadır.
Bu kitap, küresel KPA-TFÖ standartlarının Afrika ülkeleri ve gelişen ekonomiler üzerindeki etkisine ilişkin yeni bir yön sunmakta ve küresel standartların bu ülke blokları içerisinde proaktif uyumu kolaylaştırma ihtimalinin olduğu koşulların anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır. Bu yönüyle bu alanda çalışan akademisyenler, araştırmacılar ve politika yapıcılar için değerli bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdf6cf0-5f02-49f1-a121-63c28a8f0594.jpg</image:loc>
            <image:title>Güldüren Kitap Ercüment Ekrem Talü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
Güldüren Kitap Üzerine Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9576979-a90e-4288-ae76-0c21e9b89bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Antrenmanın Fiziksel Uygunluk Unsurları, Psikolojik Beceri Ve Psikofizyolojik Yanıtlara Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      GİRİŞ 
 
      GENEL BİLGİLER 
 
      YÖNTEM 
 
      BULGULAR 
 
     TARTIŞMA 
 
     SONUÇLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf49706-3fc9-4e6d-ba98-97164b379694.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Psiko-Sosyal Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Sporda Psiko-Sosyal Araştırmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab48d7b4-e2f4-49b7-8f2d-4ef5966141dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Tarihi - I</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. İbn-i Haldun 
 
2. Sosyolojinin Doğuşuna Etki Eden Büyük Gelişmeler I: Aydınlanma Çağı 
 
3. Sosyolojinin Doğuşuna Etki Eden Büyük Gelişmeler II: Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilali 
 
4. Thomas Hobbes 
 
5. René Descartes 
 
6. John Locke 
 
7. Baron De La Brède Et De Montesquieu 
 
8. François Marie Arouet Voltaire 
 
9. Jean Jacques Rousseau 
 
 
 
10. Adam Smith 
 
11. Immanuel Kant 
 
12. Claude Henri Saint Simon 
 
13. Georg Wilhelm Friedrich Hegel 
 
14. Auguste Comte 
 
15. Frederic Le Play 
 
16. John Stuart Mill 
 
17. Friedrich Engels 
 
18. Herbert Spencer 
 
19. Friedrich Wilhelm Nietzsche 
 
20. Wilfredo Pareto 
 
21. Ferdinand Tönnies</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fdfa783-5504-42dc-8a43-9829ba9a63ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar için Neşeli Etkinlikler - Çıkartmalı</image:title>
            <image:caption>Neşeli bir eğlence seni bekliyor! 
 
Bu kitaptaki neşeli ve sevimli karakterlerle, onlara katılıp yarışmaları, labirentleri, ara-bul ve sudoku bulmacalarını birlikte çözmen için sabırsızlanıyorlar. Bu neşeli dünyayı dilediğin gibi renklendirmeni dört gözle bekliyorlar. 
 
Sevimli karakterlerle dolu, matematik odaklı bu etkinlik kitabında eğlenceli birçok etkinlik sizi bekliyor! Çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak bu şirin kitap, çocukların ellerinden düşmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2f40ee-40a7-4432-813d-7be8e75172ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar için Şirin Etkinlikler - Çıkartmalı</image:title>
            <image:caption>Şirin bir eğlence seni bekliyor! 
 
Bu kitaptaki şirin ve sevimli küçük kedicikler, onlara katılıp yarışmaları, labirentleri, ara-bul ve sudoku bulmacalarını birlikte çözmen için sabırsızlanıyorlar. Bu neşeli dünyayı dilediğin gibi renklendirmeni dört gözle bekliyorlar. 
 
Sevimli animasyonlarla dolu, matematik odaklı bu etkinlik kitabında eğlenceli birçok etkinlik sizi bekliyor! 
  Çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak bu şirin kitap, çocukların ellerinden düşmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c405ce9a-98db-4b7f-9d8e-210a38112f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kraliçe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kötü Kraliçe’nin aslında iyi kalpli olmadığını kim bilebilir ki? 
Belki de kötü bir büyücünün işidir bu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/846b1681-da50-47ff-a59f-a1c6c58e0bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıca Dönüş Sondeyiş - Bir Komiser Haritos Polisiyesi 9</image:title>
            <image:caption>Alman asıllı Yunan Andreas Makridis, Atina’daki dairesinde asılı halde bulunur. Kısa bir süre sonra gelen mektupta olayın bir cinayet olduğu iddia edilir: İmza “1950’li Yılların Yunanları.” Olay başta kötü bir şaka gibi görünse de durum gittikçe ciddiye binmekte, art arda şüpheli ölüm haberleri gelmeye devam etmektedir. Peki, bu meçhul örgütün arkasındaki kim? Geçmiş günlerin, o dönemdeki değerlerin hasretiyle gözü dönmüş çılgın yaşlılar mı? 
Bu yeni vaka, Kostas Haritos’u her geçen gün daha da tehlikeli hale gelen Atina sokaklarına sürükler, komiser girmedik delik bırakmaz. Çünkü bu durum artık kişisel bir meseledir: Kızı Katerina şehir merkezinde, güpegündüz “Altın Şafak” üyesi Neonazilerin saldırısına uğramıştır. 
“Başlangıca Dönüş sadece bir suç romanı değil, aynı zamanda bir polis soruşturması üzerinden Yunan toplumunun bir portresi.” 
–Axel Knönagel, Focus, Münih 
“Güncel, politik, heyecan verici: Ekonomik ve politik kriz içindeki Yunanistan’dan eğlenceli bir polisiye gerilim.” 
–Christof Ernst,  Express, Köln</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca6df9d2-2eda-45bb-bb28-2d54bb6c5d71.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Hayatın Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>İktisadi Hayatın Sosyolojisi, iktisadi eylemlerin sosyal bağlamla nasıl iç içe geçtiğini ve iktisadi süreçlerin toplumsal yapılarla nasıl şekillendiğini anlamaya yönelik derinlemesine bir keşif sunuyor. Mark Granovetter ve Richard Swedberg&apos;in derlediği bu eser, iktisat ve sosyoloji disiplinlerini harmanlayarak, bireylerin ve kurumların iktisadi kararlarını belirleyen sosyal ağları, normları ve tarihsel bağlamları inceliyor. Kitap, Granovetter’in Gömülülük Teorisi ve sosyal ağlar üzerine çığır açıcı fikirleriyle, iktisadi davranışların bireysel değil, toplumsal dinamiklerle nasıl biçimlendiğini gözler önüne seriyor. Ayrıca Pierre Bourdieu, Karl Polanyi ve Viviana Zelizer gibi iktisat sosyolojisinin literatürünü oluşturan pek çok ismin makalelerini içeriyor. 
 
“Bu derleme, kapsamlı ve sağlam bir araştırmaya dayanan materyalleri bir araya getirerek, iktisadi kurumlar ve bunların işleyişi üzerine analizimizi zenginleştirmede faydalı olabilir.” 
–Kenneth Arrow 
 
“İktisadi gerçekliğe dair rekabet eden algılarımız, bu kitapta geniş kapsamın keskin analizlerle, uzun vadeli perspektifin ince zamanlamalarla yer değiştirdiği bir düzenlemeye kavuşuyor. Uzmanlar bile bu sayfalarda beklenmedik hazineler bulacaktır.” 
–Harrison C. White</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52246730-991f-4230-a266-d3796019c129.jpg</image:loc>
            <image:title>Revolutionizing Translation Studies</image:title>
            <image:caption>Authors: Nune Ayvazyan • Ester Torres Simón • Anthony Pym • Dilruba Temuçin • Nilüfer Aksu • Tolga Seçilmiş • Sinem Canım 
Artificial intelligence and IT innovations have revolutionized professional domains, including translation and translation studies. This collective book, authored by translation scholars and industry experts, delves into the cutting-edge advancements within translation world driven by AI and IT technologies. 
Comprising five comprehensive chapters, the book offers a deep insight into the latest developments within the relevant field. More than just a collection of scholarly works, this book serves as a beacon for readers seeking to navigate the ever-evolving realm of translation technology. It not only illuminates the current state of the field but also provides a roadmap for understanding how these technologies will continue to shape the future of translation. Editor-Dr. Mehmet Cem Odacıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05522645-6957-4687-a3b6-ec53996c6a9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiranlık Üzerine</image:title>
            <image:caption>Timothy Snyder, faşizm üzerine çalışmalarıyla tanınan bir tarihçi olarak Amerika&apos;nın otoriterliğe doğru yönelişi karşısında hayatta kalma ve direniş için pratik bir rehber sunar. Tiranlık Üzerine: 20. Yüzyıl’dan 20 Ders, geçmiş yüzyılın zorluklarından alınacak derslerle 21. Yüzyıl’a için umut ve yol gösterici oluyor. 
 
2016&apos;nın 9 Kasım sabahı, milyonlarca Amerikalı beklenmedik bir gerçekle uyandı: Donald Trump başkan seçilmişti. Tüm tahminlerin aksine, tarihin en az sevilen adaylarından biri olan Trump, Seçiciler Kurulu’nda zafer kazanmıştı. Demokratik norm ve kurumları açıkça küçümseyen bir kişi, Amerika&apos;da iktidarın en yüksek makamına ulaşmıştı. 
 
Holokost üzerine saygın çalışmalarıyla tanınan Snyder, Kanlı Topraklar ve Kara Toprak kitaplarında Hitler ve Stalin&apos;in yükselişini ve bu liderlerin felaket getiren politikalarını detaylı bir şekilde incelemişti. Tiranlık Üzerine’deyse, 20. Yüzyıl’ın zor zamanlarından çıkarılan derslerle, 21. Yüzyıl için umut ve direniş rehberi sunuyor. Snyder’ın söylediği gibi: &quot;Amerikalılar, demokrasinin faşizm, Nazizm ve komünizme yenik düştüğünü gören Avrupalılardan daha bilge değil. Tek avantajımız, onların tecrübelerinden ders alabilme şansımız.&quot; 
 
Tiranlık Üzerine, önümüzdeki belirsiz yıllarda özgürlüklerimizi nasıl koruyabileceğimize dair çok değerli fikirler içeren entelektüel bir silahlanma çağrısı ve direniş rehberidir. 
 
 
 
&quot;Snyder, tarihi düşünme biçimini günümüzün siyasî sahnesine ustalıkla yansıtıyor. ... Bu sade cümleler bize, siyasî direnişin büyük kahramanlık gösterileriyle değil, sosyal beklentilere meydan okuma cesaretiyle başladığını hatırlatıyor.&quot; 
—Jeet Heer, The New Republic 
 
&quot;Direniş literatürü arasında kesinlikle en etkileyici eser. ... Anayasa kitapçığınızın yanında taşıyabileceğiniz ince bu kitap neredeyse onun kadar hayatî bir önem taşıyor. ... Hem aydınlatıcı hem de ürkütücü. ... Geçmişin dersleriyle dolu ama bugünün zorluklarını da gözler önüne seriyor.&quot; 
—Carlos Lozada, The Washington Post 
 
&quot;Trump’ın kasıtlı cehaletine karşı mükemmel bir panzehir. ... Bu kısa kitap, geçen yüzyıldan öğrenmemiz gereken her önemli dersi hatırlatan ve unuttuğumuz gerçekleri gözler önüne seren kısa bir rehber.&quot; 
—Tim Adams, The Guardian 
 
&quot;Timothy Snyder, Tiranlık Üzerine kitabında, azınlıkta kalan bir partinin neredeyse mutlak güce ulaşmış olduğunu ve bu nedenle halkın gerçek iradesinin uyanmasından korktuğunu etkileyici ve korkutucu bir biçimde anlatıyor.&quot; 
—Adam Gopnik, The New Yorker 
 
&quot;Tam da ihtiyacımız olan manifesto. ...  Snyder, denge ve denetleme sistemine sahip Amerikan siyasetinin illiberalizme veya otoriterliğe yenik düşebileceğine inanamayan çoğu vatandaşın göremediği tehlikeli eğilimleri tespit ediyor&quot; 
—Darryl Holter, Los Angeles Review of Books 
 
&quot;Sarsıcı. ... Tiranlık Üzerine bir eylem çağrısı. ... Akıcı bir dille yazılmış, hızla okunabilen bir kitap.&quot; 
—Vox 
 
&quot;Tiranlık Üzerine okunması gereken bir kitap.&quot; 
—The Forward 
 
&quot;Snyder, geçmişin en karanlık olaylarıyla günümüzün tehditleri arasında doğrudan bir bağ kuruyor. ... Tiranlık Üzerine&apos;de Snyder, karşımızdaki tehdidin ciddiyetini vurgularken, umutsuzluğa kapılmadan mücadele etmenin yollarını gösteriyor.&quot; 
—Jonathan Kirsch, Jewish Journal 
 
&quot;Faşizme hızla yaklaşıyoruz. Bu Amerikalı yazar, bizi kendimizle yüzleşmeye zorluyor.&quot; 
—Svetlana Alexievich, Nobel Edebiyat Ödülü Sahibi 
 
&quot;Snyder, geçmişle geleceği olağanüstü bir netlikle bir araya getiriyor. Bir solukta okunabilecek nadir kitaplardan biri, ama tekrar tekrar elinize alıp okuyacağınız türden.&quot; 
—Masha Gessen, The Future is History kitabının yazarı 
 
&quot;Snyder bu konuda son derece yetkin. ... ‘Gerçek sonrası (post-truth) faşizm öncesidir’ gibi ifadelerini okurken, ülkenin şu anki durumu hakkında endişe duymamak elde değil. ... Bu kısa kitabı, bulaşıcı bir hastalık hakkında uyarı niteliğindeki bir broşür gibi okuyun. Dikkatlice inceleyin ve belirtilere karşı tetikte olun.&quot; 
—Daniel W. Drezner, The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48ee5cc3-279b-43ce-b884-0f67de2f72db.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Bilimi</image:title>
            <image:caption>Siyasete dair farklı kavramsallaştırmalar bulunmakla birlikte Siyaset, özünde iki farklı çizgiye ışık tutmaktadır. Bir yönüyle çatışma, diğer yönüyle de uzlaşma aracı olarak toplumsal yaşamı oluşturan tüm hücrelere can verir. Kimi zaman Carl von Clausewitz’in dolaylı da olsa okunduğu şekliyle savaşlara sebep olan siyaset, kimi zaman da Maurice Duverger’nin belirttiği şekliyle toplumun tüm üyelerinin ortak yararına olabilecek bir düzen yaratma, bir uzlaşı sağlama aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuşkusuz siyaset, hem kendisi bir araçtır hem de kendiliğinden başka araçlara gerek duymaktadır; İktidar, bu araçlardan belki de en önemlisidir. Bertrand Russell’ın üzerinde durduğu gibi “Enerji, fizik için ne ise iktidar da sosyal bilimci için odur.” Söz konusu siyasal iktidar, Devlet kisvesi altında ve belli bir ideolojiye dayanarak kurguladığı Siyasal Sistem içerisinde Meşruiyetini ortaya koymaya çalışır. Tüm bu süreç içerisinde Demokrasi, İnsan Hakları, Sivil Toplum, Siyasal Partiler ve Katılım farklı boyutlarda işleyişe dahil olmakta ve Politik Kültürün oluşmasına katkı sağlamaktadır. Daha da özele indirgendiğinde politik kültürün yanı sıra hem Türkiye hem de dünya ölçeğinde değerlendirebileceğimiz farklı Bürokrasi gelenekleri ve Küresel Siyaset tartışmalarına ilaveten Ulus ve Milliyetçiliğe bakış açılarının da siyasî tarih yazımında önemli rol oynadıkları görülecektir. 
Bu kitap, içerdiği on üç ana başlıkla Siyaset Bilimi alanına yönelik temel boşlukları dolduracak nitelikte bir araya getirilmiş çeşitli analizlerden oluşmaktadır. Kısa ve özlü bir anlatım esas alınarak “Siyaset Bilimi” dersini alan tüm öğrencilerin faydalanması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/050fe573-df44-4cb4-9249-86953a572034.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Olmayan Kral</image:title>
            <image:caption>Darling kadınları nesillerdir 18. yaş günlerinde ortadan kaybolur ve her seferinde zihinleri paramparça  
hâlde eve dönerlerdi. En karanlık masallara ait bir adaya götürüldüklerine, orada Peter Pan’in asıl yüzünü gördüklerine inanıyorlardı. 
 
Annem yıllardır beni kendi kaderinden kurtarmaya çalışıyordu ama ne yazık ki sıra bana gelmişti.  
 
Tüm kilitli kapılara, her türlü büyüye ve inançsızlığıma rağmen gece çöküyordu.  
Peter Pan benim için geliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a87c5b-7f0e-4275-a476-c7fc43522774.jpg</image:loc>
            <image:title>Hassas Bir Kalp</image:title>
            <image:caption>“BEN OLSAYDIM LİANDRO’YU MUTLU EDEBİLİRDİM...” 
 
KİTABI OKURKEN İÇTEN BİR ŞEKİLDE DİLEDİĞİM DİLEK Mİ GERÇEKLEŞTİ? 
 
UYANDIĞIMDA KENDİMİ KİTABIN YAN KARAKTERİ, LİANDRO’NUN HİZMETÇİSİ EVELİNA OLARAK BULDUM. 
 
KİTABIN İÇİNE GİRDİĞİMDE LİANDRO’YLA EN ÖZENLİ ŞEKİLDE İLGİLENMEYE KARAR VERDİM. AMA BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRDİKÇE LANETİN LİANDRO’NUN VÜCUDUNDA OLUŞTURDUĞU İZLERİN YAVAŞ YAVAŞ KAYBOLDUĞUNU FARK ETTİM. 
 
AYRICA LİANDRO BANA SADECE ANA KADIN KARAKTERE GÜLÜMSEDİĞİ GİBİ GÜLÜMSEMEYE BAŞLADI. 
 
SANIRIM YAŞADIKLARIM KİTABIN İLERLEYİŞİNDEN FARKLI BİR YERE DOĞRU GİTMEYE BAŞLIYORDU.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4fff11f-3e21-45e1-a025-15b8a6083d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Andy (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hiç kimse, şehirde kaybolan küçük köpeği görmüyor gibiydi... Andy dışında hiç kimse!
Emma Chinnery&apos;nin iki köpeğin dostluğunu anlattığı bu dokunaklı ve özenle kurgulanmış hikâye, evsizliğe dair düşünceleri yeniden şekillendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/969321bb-35ea-488a-87c7-b086e7f5ad23.jpg</image:loc>
            <image:title>Dük’ün Malikanesi 1</image:title>
            <image:caption>“DÜK’E BİR ANLAŞMA YAPMAYI TEKLİF ETTİM.” 
 
Raeliana McMillan, kaderinde onu ölümün beklediğini biliyordu. Hayatta kalmak içinse melek yüzlü bir şeytan olan Dük Wynknight’a bir anlaşma teklif etti. 
 
Gerektiğinde nişanlısı gibi davranacak, gerektiğinde de fiziksel yakınlık kuracaktı. 
 
ACABA YAPTIĞI BU ANLAŞMADAN PİŞMAN OLACAK MIYDI?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503cb5ad-24c4-4567-b6b3-45ad4c0e1b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylü Kitap</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatının sözcük sihirbazı Mavisel Yener sözcüklere can verdi. 
Renk sihirbazı Merve Seda Dağ fırçasını dans ettirdi, resimledi. 
Biri yazdı, biri çizdi, paylaşarak çoğalttılar hayalleri. 
Haşmet ve Paytak, yelken açmışlar dostluğun derin sularına. 
Paylaştıkça çoğalanın ne olduğunu göstermişler herkese. 
Bir bakmışlar, değişmiş mahalle. 
Paytak ile Haşmet, kahraman olmuş herkesin gözünde.  Sonrasını siz söyleyin öyleyse...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a1bfc2-3ee1-4dce-84b0-2a098aad2d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>%100 Beyin Gücünü Kullanabilmek</image:title>
            <image:caption>“GELECEĞİN İMPARATORLUKLARI, ZİHNİN İMPARATORLUKLARIDIR.” - WINSTON CHURCHILL 
Aldığınız bir elektronik aleti tam kapasite yerine yarı kapasiteyle kullanmaya razı olur muydunuz? Elbette olmazdınız. 
O halde çok katmanlı bir düşünce potansiyeli ortaya koyabileceğiniz halde neden beyninizin düşünme becerisini sınırlı kullanasınız ki? 
Çoğu kişi, düşünme yeteneklerini sınırlı kapasiteyle kullanır ve bu nedenle, nihai düzeyde kendini geliştirmenin avantajlarından yararlanamaz. Çünkü insanın tüm potansiyelini açığa çıkarması ancak en karmaşık organı olan beynini anlamasıyla mümkün olabilir. %100 Beyin Gücünü Kullanabilmek okuyucuların beyinlerinin farklı bölümlerini keşfetmelerine ve beynin nasıl farklı çalıştırılacağını anlamalarına olanak sağlayan bir rehberdir. 
Bu kitap sayesinde beyninizdeki baskın düşünme tercihi alanını ve kör noktalarınızın nerede olduğunu öğrenecek ve anlayacak; baskın düşünme biçiminizi daha da güçlendirmenize ve beyninizin diğer bölümlerini makul ölçüde güçlü hale getirmenize yardımcı olmak için beynin farklı bölümlerini ve düşünme yetilerini nasıl zenginleştireceğinizi keşfedeceksiniz. 
Böylece beyninizi tam kapasiteyle kullanacak ve yaşam döngüsünü daha akıllıca ve daha bütünsel bir şekilde anlayarak ele alacaksınız. 
Beyninizin tüm potansiyelini kullanın ve yaşam kalitenizi yükseltin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ddd3019-77a0-4dad-87a9-8d94ce47e2b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Souls 1 - Kefaret</image:title>
            <image:caption>BİR OĞLUN LANETİ, BİR ANNENİN KADERİ. 
 
Bir kamp ateşinin sönmekte olan küllerinin aydınlattığı harap olmuş bir dünyada, gizemli bir işaretle hayata döndürülen bir kadın, derin bir uykudan geçmişe dair hiçbir anısı olmadan uyanır. 
 
Bu tanınmaz hale gelmiş evrende, korkutucu Pul Koruyucuları tarafından amansızca takip edilmektedir. Ancak geçmişine dair sırları sıkıca saklayan görkemli birinden beklenmedik bir kurtuluş teklifi alır... 
 
Şimdi, özgün ve yepyeni Dark Souls hikâyesinde yalnız ruhlarla yüzleşip karanlığı kucaklamaya hazırlanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5af4ee5-b45a-471c-b8ac-43a4cbc60fa3.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Düşünce Gücü</image:title>
            <image:caption>Düşünce gücünüzle hayatınızı nasıl şekillendirebilirsiniz?  
Yazar John Kehoe, 21. Yüzyılda Düşünce Gücü adlı bu kitabında, insan zihninin derinliklerini keşfederek, bu gücü nasıl kullanabileceğinizi adım adım anlatıyor. Kehoe, yıllar süren çalışmalar ve gözlemler sonucu geliştirdiği tekniklerle, hayatınızı nasıl yeniden şekillendirebileceğinizi ve arzuladığınız değişiklikleri ne şekilde gerçekleştirebileceğinizi kolay, anlaşılır, yalın bir dille açıklıyor.  
Bu kitapla birlikte;  
•  Bilinçaltınızın gücünü verimli bir biçimde kullanabilirsiniz 
•  Yaratıcılığınızı harekete geçirebilirsiniz 
•  Görselleştirme tekniklerini başarılı bir şekilde uygulayabilirsiniz 
•  Öz-imajınızı geliştirebilirsiniz 
•  Rüyalarınızı yorumlayabilirsiniz 
•  Kendinizi iyileştirebilirsiniz 
•  “Refah bilinci” geliştirebilirsiniz 
•  Kalıcı ilişkiler kurabilir ve sürdürebilirsiniz 
Başarıya giden yolda, düşünce gücünüzü kullanmayı öğrenin ve hayatınızı dönüştürün. Kehoe’nun yol göstericiliğinde, sınırları aşmaya ve potansiyelinizi tam anlamıyla gerçekleştirmeye hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5338ffa9-fa92-4653-85dc-a829155292e1.jpg</image:loc>
            <image:title>LGS ARŞİV SERİSİ 1. Dönem Konuları Son 7 Yıl Konu Konu Çıkmış Sorular</image:title>
            <image:caption>LGS ARŞİV SERİSİ 1. Dönem Konuları Son 7 Yıl  Konu Konu Çıkmış Sorular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/293d2c1f-906c-4659-b3b0-76f38f6820f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 5 Yıl TYT ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 5 Yıl TYT ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aeda3c7-8292-41bb-a8cf-7c4bd93f1f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2022 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf681d9-d11c-4586-a17f-c313f72c57f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih: Teori ve Yönteme Giriş</image:title>
            <image:caption>“Kapsamlı ve keskin gözlemlere dayanan bu kitap sadece tarih değil bütün lisans veya lisansüstü teori ve yöntem derslerinde zorunlu okuma listesine alınmalıdır.” 
–Robert James, Portsmouth Üniversitesi 
 
“Herodotos&apos;tan postmodernizme ve internet tarihine kadar, geçmişin nasıl incelendiğini ve yazıldığını anlatan bu kitap hem kapsamı hem de netliği açısından çok etkileyici.” 
–Bryan Ward-Perkins, Trinity College, Oxford 
 
“Peter Claus ve John Marriott, üniversite düzeyinde tarih çalışmaları için vazgeçilmez bir kitap yazmışlar.” 
–Dr. Xavier Guégan, Newcastle Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14971042-04dc-48ea-be61-fd5e648d3c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyahat ve Seyahat Edebiyatı Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Türkiye’den bahseden hiçbir kitabı, lakaydi ile karşılamamak ve muhteviyatını 
dikkatle tetkik etmek lazım bulunduğunu takdir edeceğimiz 
günü, muhakeme ve zihniyetlerimizde mesut bir tahavvül ve inkılap 
olarak kaydetmeliyiz… 
Nahid Sırrı Örik’in kendi ifadesiyle “seyahat edebiyatına” olan ilgisi, 
en az öykücülüğü, romancılığı ya da tarihe merakı kadar dikkat 
çekicidir. Seyahat ve Seyahat Edebiyatı Üzerine Yazılar’la, Nahid 
Sırrı Örik’in konu hakkında kaleme aldığı, seyahat edebiyatına 
bakışını yansıtan denemeleri ilk kez bir araya geliyor. Daha önce 
Vatan Beldelerine Seyahatler başlığı altında, kendi gördüğü yerlere 
dair gözlemlerini yansıtan gezi yazılarını toplu halde yayımladığımız 
Örik; Seyahat ve Seyahat Edebiyatı Üzerine Yazılar’da, türün 
yerli ve yabancı örneklerini tanıtmanın yanı sıra, seyahat edebiyatının 
temel ilkelerini sistemli bir şekilde değerlendiriyor. Türkiye’yi 
ziyaret edecek seyyahlara yönelik önerilerin de yer aldığı bu derleme, 
hem seyahat edebiyatı tutkunları hem de Nahid Sırrı okurları için yeni bir hazine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa366870-44cb-42ba-8586-7eb980de388a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Ruhu</image:title>
            <image:caption>Kapitalizmin Ruhu, ne iktisatçıların ne de iktisat tarihçilerinin cevaplayabildiği temel bir iktisat sorusuna cevap veriyor: Sürekli ekonomik büyümenin nedenleri (sadece koşulları değil) nelerdir? Başlığını Max Weber&apos;in aynı konudaki ünlü çalışmasından alan Greenfeld, 16. yüzyıldan itibaren ekonomik faaliyetin doğasını dönüştüren ve ekonomiyi kendini geçindirmeden kâra doğru yönlendiren çığır açıcı davranış değişikliğinin ardındaki motivasyon sorununa odaklanıyor. İngiltere, Hollanda, Fransa, Almanya, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri&apos;nde ekonomik bilincin gelişiminin ayrıntılı bir analizi, modern, büyüme odaklı ekonominin arkasındaki motivasyonun veya &quot;ruhun,&quot; &quot;rasyonel ekonomik aktörün&quot; özgürleşmesi değil, daha ziyade milliyetçilik olduğunu iddia etmesine olanak tanıyor. Milliyetçilik, halk kitlelerini ulusal prestij için sonu gelmez bir yarışa sokmuş ve böylece ekonomik rekabet olgusunu ortaya çıkarmıştır. 
 
“Bu kitap cesur tezler üretmeyi mükemmelen başarıyor ve bu tezleri hem yaratıcı hem de güçlü bir şekilde savunuyor. Bu nedenle geniş bir kesimin ilgisini fazlasıyla hak ediyor.” 
–John A. Hall, Journal of Economic History 
 
“Kapitalizmin Ruhu, ekonomik büyüme anlayışında bir paradigma değişikliği yaratıyor.” 
–John Gray, Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d88921d-74b5-4211-a177-315d7d3cc77f.jpg</image:loc>
            <image:title>2020 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2020 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d691e79-acc2-449e-8e8e-d00af95da5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 3 Yıl TYT ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Son 3 Yıl TYT ARŞİV Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6918d7-40e5-4063-9198-b801595ba9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemre Düştü Cilt 1</image:title>
            <image:caption>“Cemre... Parlak, kızıl bir ateş topu... Bu koskoca dünyayı ısıtan o küçücük kor... Herkesin cemresi olabilirsin, Cemre. Ama sadece benim baharımsın.” 
 
Hasta kardeşinin hayatını kurtarmak için tehlikeli bir oyuna tamam diyen Cemre’nin, o gecenin sonunda katil olacağından da kardeşini yine de kaybedeceğinden de haberi yoktur. 
 
Kardeşi uğruna istemeden bir can alan ve kardeşini yine de yaşatamayan Cemre’nin tek şansı, Cemre’yi yok etmektir. Böylece Cemre düşer, yerine Bahar gelir ancak bahar yalnızca isminde kalmıştır. Bahar’ın baharı asla gelmeyecektir; o bahar değil, kara kıştır. Yeni bir kimlikle, başka bir dünyada, kalabalıkların arasında kaybolmaya çalışan Bahar’ın istediği tek şey, hak ettiğini düşündüğü yalnız, köksüz hayattır. 
 
Ta ki bir gün aşk kapısını çalana dek. 
 
En az kendisi kadar yaralı ve kayıp bir ruh onu bulana dek. 
 
Cemre Toprak’a düşene dek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b2ddb9d-59c4-4ddd-a074-8d10457cccb3.jpg</image:loc>
            <image:title>2019 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2019 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d04251e-9ec3-407f-94d2-dbaa5b51d3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve Düşmanlık Arasında</image:title>
            <image:caption>Breadley Greame, göz alıcı bir futbol yıldızı. Obsesif kompulsif bozuklukla yaşamayı öğrenmiş ve okuldaki en gözde öğrencilerden biri hâline gelmişti. Ta ki felsefe dersinde eski arkadaşı ve yeni düşmanı Celine ile karşılaşıncaya kadar… 
Celine Bangura komplo teorileri üreten bir sosyal medya canavarı. TikTok’ta bir sürü takipçisi olmasına rağmen hâlâ popülerlerin masasında yemek yiyecek kadar popüler değil. Yıllar önce Bradley’nin de Celine’i bırakıp popülerlerin arasına karıştığını varsayarsak Celin’in o masada olma gibi bir gayesi yok. Yoksa var mı? 
Son günlerde aralarında hakaretten ve tartışmadan başka bir şey yaşanmazken başvurdukları eğitim programının kampında bir takım olarak çalışmak zorunda kalınca, bu iki eski dost birbirlerinden kaçmaya çalışır. Yalnızca kir ve çamurla değil, aynı zamanda kırgınlıklarla dolu geçmişleriyle de mücadele etmek zorunda kalırlar. 
Bu macera onları birbirlerine yaklaştırırken geçmişlerinin iyi yanlarını hatırlamaya başlarlar. Ama aradan çok mu zaman geçmiştir? Yoksa yepyeni bir başlangıç için hâlâ zaman var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d01119e1-34e1-4544-94dc-9bc99f943d69.jpg</image:loc>
            <image:title>2018 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2018 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85240f3c-16cc-4fa0-844f-019ab194d402.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemre Düştü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Cemre... Parlak, kızıl bir ateş topu... Bu koskoca dünyayı ısıtan o küçücük kor... Herkesin cemresi olabilirsin, Cemre. Ama sadece benim baharımsın.” 
 
Hasta kardeşinin hayatını kurtarmak için tehlikeli bir oyuna tamam diyen Cemre’nin, o gecenin sonunda katil olacağından da kardeşini yine de kaybedeceğinden de haberi yoktur. 
 
Kardeşi uğruna istemeden bir can alan ve kardeşini yine de yaşatamayan Cemre’nin tek şansı, Cemre’yi yok etmektir. Böylece Cemre düşer, yerine Bahar gelir ancak bahar yalnızca isminde kalmıştır. Bahar’ın baharı asla gelmeyecektir; o bahar değil, kara kıştır. Yeni bir kimlikle, başka bir dünyada, kalabalıkların arasında kaybolmaya çalışan Bahar’ın istediği tek şey, hak ettiğini düşündüğü yalnız, köksüz hayattır. 
 
Ta ki bir gün aşk kapısını çalana dek. 
 
En az kendisi kadar yaralı ve kayıp bir ruh onu bulana dek. 
 
Cemre Toprak’a düşene dek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1565f333-29d3-4e31-8dba-412c0ee46211.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2021 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c342e70-633e-4bd5-91dc-dac2f3ed2f71.jpg</image:loc>
            <image:title>2023 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2023 TYT ARŞİV SERİSİ Tıpkı Basım Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2663a77f-6a8f-4cbb-8ccf-1f832a373407.jpg</image:loc>
            <image:title>152. Gün</image:title>
            <image:caption>Fadime’yi işte ilk kez o gün gördüm. Sanki ilk kez güneşi, yıldızı, ayı görmüşüm gibi. Gönlümün içine bir kuş girdi sanki çıkmak için çırpınıp da duruyor. O çırpındıkça ben yerimde duramıyordum. 
Sonra gitmedim, gidemedim hiç. Onun olduğu bir yerden ayrılmak istemedim.  Hem bence bu dünyada nasipli olanlar doğduğu yerde ya da doyduğu yerde değil de sevdiğinin olduğu yerde ölenlerdir. 
… 
Cânım kâri, sana söylemiştim daha önce; ben kendime bir dünya kuruyorum. Bu kurduğumun, yaşadığımız dünyada var olmasının mümkün olmayacağını biliyorum. Onun için kitapların arasına saklıyorum bu dünyayı. Orada sevdiklerim var, sevindiklerim var. Kötü olanı almıyorum içeri, onlara kapılarım kapalı. Hatta artık duvarlar bile örüyorum girmesinler diye. 
O kapılar bir tek sana açık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8271818-225b-4dc0-93ce-508ed9c36c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğazım Açık Bir Mezar</image:title>
            <image:caption>Genç bir kızın bu karanlık ve romantik hikâyesindeki labirent, halk masallarındaki korkularla buluşuyor. 
Pensilvanya’nın Winston adlı küçük kasabasında büyüyen Leah, her pazar kiliseye gider, okula gitmediği zamanlarda çalışır ve küçük kardeşi Owen’a bakar. Winston’daki her kız gibi o da düzgün, iyi ve kutsal biri olmaya çalışır çünkü öyle olmak zorundadır. Eğer öyle olmazsa Ormanın Efendisi onu alacak ve kendisinden önceki pek çok kız gibi Leah da ortadan kaybolacaktır. 
Kardeşi Owen’ın çığlıklar atarak ağladığı bir gece, Leah onun gitmesini diler ve Ormanın Efendisi bu dileği gerçekleştirir. Çığlıklar durur ve beşikte yalnızca kurdeleyle bağlanmış küçük bir deste dal kalır. 
Utançla ve kasabanın yargısının ağırlığıyla dolu olan Leah, Ormanın Efendisi’nin topraklarından Owen’ı alıp geri getirmek için nehri geçmek zorunda kalır. Oraya vardığında, nesillerdir Winston’ın peşini bırakmayan şeytani figürün beklediği gibi olmadığını fark eder. Ormanın Efendisi, ona bir şarkı karşılığında kardeşini geri alabileceğini söyler. Leah’nın yazmak için bir aylık süresi olacak bir şarkı. 
Bu, yaşadığı kasabanın onlarca yıldır gizli tutmaya çalıştığı sırlarını ortaya çıkaracak bir pazarlıktır. Ve ortaya çıkardığı şey, Leah’nın kendisine korkması öğretilen her şeyi sorgulamasına neden olur. “Aşk, nefret ve kendini affetmenin anlamına dair tüyler ürpertici ve akıllara kazınacak bir hikâye.” -Kat Dunn, Bitterthorn&apos;un Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d611202-9e11-4ce1-b8f0-db092b7c3821.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizahın Kültürel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mizah, insanlığın en kadim ve güçlü anlatım biçimlerinden biridir; sınırları aşan, toplumları birleştiren ve dönemin ruhuna ayna tutan bir unsur; zekâyı terleten bir düşünme pratiği. Peki, geçmişin gülüşleri bize ne anlatıyor? Bu eser, komedinin sadece bir eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda sosyal yapıları, iktidar ilişkilerini ve kültürel dönüşümleri nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. 
Antik Yunan’daki sofistike esprilerden, Roma’daki sahne gösterilerine, Rönesans İtalyası’nın şaka kültüründen, Hollanda’nın Altın Çağı’ndaki mizahi resimlerine kadar geniş bir yelpazede mizahın izini süren bu kitap, tarih boyunca gülmenin şekillendiği toplumsal bağlamları inceliyor. Bakhtin&apos;in kahkaha kavramından antropologların şaka ve toplum ilişkilerine kadar uzanan yenilikçi bir anlatım sunuyor. 
Bu kitap, mizahın hem bireysel hem de kolektif hafızamızdaki yerini yeniden düşünmemizi sağlarken, toplumsal normların, çatışmaların ve dayanışmanın inceliklerini de keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25121595-23fe-4e2b-b859-06d3ddd2c8e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Umutlar ve Dilekler</image:title>
            <image:caption>Sen benim için her şeyden daha değerlisin. En büyük dileğim harika bir yaşamın olması. Senin için umutlarımın ve dileklerimin olduğu bu kitap umarım sana güzel bir rehber olur. Anne babaların çocukları için umutlarını ve dileklerini kelimelere döken duygusal bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c88c19-792a-4f67-b07c-4b6e616675d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tomurcuk</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLARI ATIKLARI YENİDEN FARKLI AMAÇLARLA KULLANMAYA VE GERİ DÖNÜŞTÜRMEYE TEŞVİK EDEN BU EĞLENCELİ HİKÂYENİN BAŞ KAHRAMANI, BAŞARISIZLIĞI YENİ ŞEYLER ÖĞRENMEK İÇİN BİR FIRSAT OLARAK GÖREN GÜVERCİN TOMURCUK! Başarısızlığa uğramaktan asla korkmayan, gayretli bir güvercin olan Tomurcuk, topladığı çöplerle buluşlar geliştirmeye çalışıyor. Mottosu ise, “Fikir İyi - Yeterince Azim ve Sabırla Kovalarsan Olacak”. Bir afet sonrasında hiç tanımadıkları değişik bir diyara sürüklenen güvercin arkadaşlarına yardımcı olacak müthiş çözümü de işte bu sayede buluyor! DİKKAT! “HAMAM BÖCEĞİ YORUMLARI” İLE OKUMA HEYECANINI ARTIR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eb4708e-d382-42e8-8ff9-9d37f045d2c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bir Pencere</image:title>
            <image:caption>En eğlenceli oyuncağımız hayal gücümüz... Çocuklara hayal güçleriyle neler yapabileceklerini anlatan zarif bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab21fd18-a325-4592-b56b-6aa4d3660fa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Yatırım</image:title>
            <image:caption>Dijital Okuryazarlık ve Bireysel Finans Hakkında Her Şey... Bu kitabın ön kopyasını inceleyen Dr. Mahfi Eğilmez şöyle diyor: “Son dönemde okuduğum en etkileyici kitap diyebilirim. Attila Köksal’ın bu kitabı tam bir başyapıt olmuş. Mutlaka alıp okuyun, bana teşekkür edeceksiniz.” Diğer görüşler ise aşağıda: Dijital Çağda Yatırım, Attila Köksal’ın finansal bilgeliğini sade ve anlaşılır bir dille sunduğu bir eser. Kitap, tarihte görülmemiş zenginlikte ve çeşitlilikte yatırım imkânlarının sunulduğu bu dönemde, karmaşık finansal kavramları basit ve etkili bir şekilde açıklayarak yatırım dünyasını herkesin anlayabileceği hâle getiriyor. Köksal, yatırımları yönetmenin aslında riskin yönetimi olduğunu, bize kazandırdığı kıymetli kitaplarıyla her fırsatta hatırlatıyor. –HAKAN BÖRTEÇENE Güncel finansal okuryazarlık konularının dijital çağın dinamikleriyle ustalıkla harmanlandığı, oldukça kapsamlı ancak bir çırpıda okunabilecek bu değerli eser için Attila Köksal’ı kutlarım. –HAKAN BİNBAŞGİL Attila Köksal’ın uzun yılların deneyimine, teknik bilgiyle ve davranışsal ekonominin kavramlarına dayalı yatırım önerileri, eğitici, öğretici ve motive edici. Dijitalleşen dünyada bireylerin çok farklı yatırım araçlarına kendi kendilerine hızlı, hatasız ve 24 saat ulaşabildiği çağımızda disiplin içinde birikim yapmak ve yatırımları önerilen ilkelere göre yönetmek herkes için özellikle gençler için çok değerli ve fevkalade yararlı. –ÖMER ARAS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/710d035c-3698-4565-81fa-3c099d519e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Doğunca</image:title>
            <image:caption>Kar Yağınca’nın devamı olan bu kitapta, bir rakun ile kokarca, geceleyin birlikte yiyecek aramaya çıkar ve mısır tarlasına giderken yolda başka hayvanlara rastlarlar. Mısır koçanlarını kemirdikleri sırada bir köpek onları fark edip havlamaya başlar. Yakındaki çiftlik evinin ışıkları yanınca iki kafadar gitme vaktinin geldiğini anlar. Rich Lo’nun kendine özgü tarzını yansıtan benzersiz bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1a95a90-96ae-470c-9b65-edcc4668d952.jpg</image:loc>
            <image:title>İlter Türkmen</image:title>
            <image:caption>Diplomatik miras ve bir dönüşümün öyküsü... Bu kitap, Türk diplomasisine damga vurmuş İlter Türkmen’in, engin bilgi ve deneyimleriyle ülkemiz dış politikasına getirdiği vizyona dikkat çekmek amacıyla kaleme alındı. Hikmet Çetin’in deyişiyle, “Diplomasi sanatını icra eden bir virtüöz olarak Türk hariciyesinde nadir diplomata nasip olmuş bir kariyere sahip” olan Türkmen, dış politika vizyonunu denge, pragmatizm ve soğukkanlılık üzerine kurmuştu. Bu vasıflarıyla da Cumhuriyet geleneklerini sürdüren İlter Türkmen, karmaşık sorunları çözme uğraşında öne çıkan en parlak diplomatların başında geliyordu. Yaşamı boyunca uygulama ve kavramsallaştırmayı birleştirebilen, çok ileri bir öngörü yeteneğine sahip olan, her türlü dogmayı reddederek mutlak akılcılık ve esnekliğe önem veren İlter Türkmen, vizyonuyla yeni kuşakların yolunu aydınlatmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d437139-7a46-487b-8822-ee4c226b27ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Defteri (Sayı 2)</image:title>
            <image:caption>Arka kapak yazısı: 
Uğur Ekren 
Editörün Sunuşu 
 
Mustafa Bozbuğa 
Müziğin Nörobiyolojisi 
 
Hale Tetik 
19. Yüzyıl Operalarında Faust Efsanesinin Kullanımı ve Goethe’nin Etkisi 
 
Eren Tamer 
Müzikal Zamana Kültür Perspektifinden Bakmak 
 
Söyleşi: Uğur Ekren, Gülper Refiğ, Can Okan 
Wagner’le Müzik ve Felsefe 
Nesrin Akan 
Yunan Mitolojisi’nin Müziksever Tanrılarına Bir Bakış 
 
Kaj Zeller 
İyi Müzik Nedir? Estetik Değerin Belirlenmesinde Müzik Eleştirmenlerinin Rolü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7498bf0c-05e2-4050-957d-b7997a6dec88.jpg</image:loc>
            <image:title>Wanat MÖ İkinci Binyılda Batı Anadolu Son Gelişmeler ve Geleceğe Dair Görüşler</image:title>
            <image:caption>Hakemlerce değerlendirilerek yayına hazırlanan bu kitap, Orta ve Geç Tunç Çağı Batı Anadolu arkeolojisine yönelik yeni çalışmalar yürüten, yeni yaklaşımlar benimseyip yeni yorumlar ortaya koyan çeşitli uluslararası araştırmacıların sonuçlarını bir araya getiriyor. Söz konusu alan oldukça büyük olmakla birlikte önemli ölçüde bir bölgesel çeşitliliğe de sahip. Batı Anadolu kültürlerini komşularından ayıran şey ne? Belirli alt bölgeleri açık bir şekilde tanımlamak mümkün mü? Bu kültürler, yerel kültürel değişim ve bölgesel etkileşim bağlamında hangi yolları izlediler? Bu ve bunun gibi daha pek çok meseleye ışık tutmaya çalışan araştırmacılar, Batı Anadolu’nun geniş topraklarına yayılan maddi ve kronolojik eşzamanlılığı ve/veya bilgilerimizdeki eksiklikleri ortaya koyarak araştırmaların mevcut durumuna ilişkin güncel bir değerlendirme sunarken, bölgesel ve alt bölgesel farklılıkların tanımlanmasına yönelik gelecek araştırmalara da yol gösteriyor. Bu farklılıklar, bölgenin yekpare bir kültürel bütün olarak ele alınmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Bunlar, daha çok birbiriyle iç içe geçen iletişim, değiş tokuş ve politik etkileşim alanlarına dahil olmaları nedeniyle müşterekleşen, ilişkili ancak farklı olan birimlerin göstergesidir ve bu nedenle bu çalışmaya dahil edildiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb600a06-88a3-48aa-b8bb-3c4325286dcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Wanat Western Anatolia In The Second Millennium Bce Recent Devel Opments and Futura Prospects</image:title>
            <image:caption>This peer-reviewed edited volume brings together the results of a diverse group of international 
researchers conducting new fieldwork, applying new approaches, and making new interpretations about 
the archaeology of Middle and Late Bronze Age western Anatolia. The territory is huge, and it shows 
considerable regional diversity. What makes western Anatolian cultures different from their 
neighbors? Is it possible to identify discrete subregions clearly? And what  trajectories of local 
cultural change and regional interaction did they follow? In addressing these and many other 
questions, the contributors to this volume provide fresh overviews of current states of research, 
demonstrating material and chronological synchronicities and/or gaps in knowledge that stretch 
across the broad territory of western Anatolia, just as they encourage further research into 
defining regional and sub-regional specificities. Such specificities suggest that the area should 
not be thought of as one monolithic cultural whole. Rather, they allude to a collection of related 
yet discrete units, whose shared commonalities stem from participation in overlapping spheres of 
communication, exchange, and political interaction, justifying their consideration together in a 
volume like this one.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7d0974b-1449-419e-acc9-8450f0577be0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcuların İş Hukukundan Doğan Uyuşmazlıkları ve Çözüm Yolları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2.GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      3.BULGULAR 
 
      4. TARTIŞMA 
 
      5. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db4c39ec-7c86-47aa-b8f6-0ea857612299.jpg</image:loc>
            <image:title>İlaç Dünyasında Güncel Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>İlaç Dünyasında Güncel Gelişmeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0aa8456-d962-4262-af99-743ba19ec113.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Riskler ve Başa Çıkma Stratejileri (Mena Bölgesi İçin Çıkarımlar)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1.      BÖLÜM ULUSLARARASI TİCARETTE RİSK TÜRLERİ 
 
2.      BÖLÜM POLİTİK RİSKİN SINIFLANDIRILMASI     
 
3.      BÖLÜM POLİTİK RİSKE NASIL TEPKİ VERİLİR 
 
4.      BÖLÜM METODOLOJİ 
 
5.      BÖLÜM VERİ ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878a5a68-3c64-4fc0-ab70-336e593f4101.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz İstanbul</image:title>
            <image:caption>İcabında kavgacıları ayırırlar, kanlı bıçaklı düşmanları barıştırırlar, racon keserler, söz dinlemeyenlerin ağızlarına birer tokat atıverirlerdi. Esnaf arasında sözleri çok geçerdi. Dik ve çevik adamlardı. Eskiden kalma bir itiyatla [alışkanlıkla], hâlâ sol omuz inik, sağ omuz kalkık yürürler, afili afili konuşurlar, fıskiye gibi tükürüklerini ta ileriye püskürürlerdi. Feslerini, yine eski tertip eğri, kaş üstüne kadar eğik giyerlerdi. Bu külhanbeylere, kabadayılara mahsus giyiş tavrı idi. 
Yirminci yüzyıl Türk basınının önde gelen isimlerinden Münir Süleyman Çapanoğlu’nun (1894-1973) sağlığında kitap olarak yayımlanmak şansı bulamayan çalışması Esrarengiz İstanbul, Sultan II. Abdülhamid döneminden (1876-1909) başlayarak Meşrutiyet’e ve 1920’lere uzanan yeraltı dünyasını, kabadayıları, külhanbeylerini, karanlık sokakları ve belli yerlerde de batakhaneleri, meyhaneleri ve gazinoları anlatıyor. Kabadayıların kaç çeşidi vardı? İsim isim, semt semt kabadayılar neredeydi ve vukuatları nelerdi? Hangi silahları, nasıl kullanırlardı? Argoları, jargonları, raconları neydi? Kabadayıların siyasetle ilişkisi, mafya döneminden çok önce nasıl başlamıştı? Sadece kabadayılar mı? Hayatlarında eğlencelerin mühim bir yer tuttuğu hovardalar, çapkınlar nasıl âlem yaparlar, nerelerde eğlenirlerdi? Meyhanelerin müdavimi şairler ve edipler kimlerdi? Sizleri bu kitapta, 100-120 yıl evvelki İstanbul’un karanlık ve esrarengiz binbir âlemi ve çehresi bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69c43f59-5240-4f91-9c8b-91bbcda2aa42.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Psikoterapinin Temelleri</image:title>
            <image:caption>Pozitif Psikoterapi Kitaplığı dizisinin ikinci kitabı okuyucusuyla buluşmaya hazır. Dr. İvan Kirillov tarafından kaleme alınan “Pozitif Psikoterapinin Temelleri”, hastalarınız ve danışanlarınız için en yeni bulgularla uzun süredir kanıtlanmış uygulamaları birleştirerek sizi bilimsel olarak kanıtlanmış ve sürekli gelişen bu yöntemle tanıştırıyor. Açık ve net yazılmış, klinik vakalarla zenginleştirilmiş ve okurken teoriyi pratiğe dökmenize yardımcı olacak pek çok fikir ve araştırma sunuyor. Dr. İvan Kirillov, Pozitif Psikoterapinin temellerini, yaklaşık 25 yıllık yoğun klinik uygulama ve 20 yılı aşkın süredir dünya çapında pozitif psikoterapistlerin eğitimi ve süpervizyonu perspektifinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0944c75-83d3-4170-8f96-aa4efa982cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eflak ve Boğdan</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin Tuna’nın kuzeyine yönelik siyasetinin bir parçası olan Eflak ve Boğdan voyvodalıkları, XV. yüzyılın başları gibi erken bir dönemde bölgede Osmanlı üstünlüğünü kabul etmişlerdir. Tuna’nın kuzeyinde yer alan bu iki voyvodalık, bulundukları coğrafya gereği Osmanlı Devleti ile Avrupalı devletler arasında tampon görevi üstlenmişler ve kendilerini çevreleyen Osmanlı-Habsburg-Lehistan siyasetinde denge politikası izleyerek ayakta kalmayı başarmışlardır. Bununla birlikte Eflak ve Boğdan yöneticileri, bazı dönemlerde Osmanlı Devleti’ne karşı isyan ederek Tuna hattındaki Osmanlı sancakları için bir tehlike oluşturmaktan geri durmamışlardır.  Elinizdeki bu eser, 400 yılı aşkın Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetinde kalan Eflak ve Boğdan voyvodalıklarının XVII. yüzyılın ortalarına kadar geçirdiği siyasi, ekonomik ve sosyal süreçleri Osmanlı-Romen kaynakları perspektifinden incelemektedir. Bu çalışmada, Eflak-Boğdan’ın Osmanlı karşısındaki hukuki statüleri, voyvodaların tahta çıkış usulleri ve voyvodalıkların askerî, dinî ve adli yapılarının nasıl olduğuna dair birçok soruya da cevap aranmaktadır. Bunu yaparken Eflak-Boğdan’da süregelen siyasi çekişmeleri, entrikaları ve bölgedeki hassas güç dengesine dâhil büyük aktörler arasındaki nüfuz mücadelesini de gözler önüne sermektedir. Ayrıca bölgedeki değişken siyasi zemin karşısında Osmanlı yöneticilerinin Eflak-Boğdan’da geliştirdikleri siyaseti konu edinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1449f3d2-3710-4a37-a1cd-598ad1bcf900.jpg</image:loc>
            <image:title>Nargin</image:title>
            <image:caption>Türkler tarafından “Makber Adası” ve “Yılan Adası” şeklinde de adlandırılan Nargin, Hazar Denizi’nin Bakü açıklarında bulunan kurak ve yılanlı bir adadır. Rusların Birinci Dünya Savaşı esnasında esir kampı olarak kullandığı ada, insani yaşam koşullarından oldukça uzaktır. Nargin Türk’ün Makberi romanı, bu bağlamdaki tarihî olaylar çevresinde kaleme alınmıştır. Savaş sırasında Nargin Adası’nda esir tutulan on binlerce Türk askerinin işkencelerle dolu ağır hayat mücadelelerinden bahsedilmektedir. Kurguyla gerçeğin bir arada olduğu bu romanda adada ne yemekhaneleri vardır ne yaralarını saracak doktorları… Şehitlerin, kuyulara istiflenen cansız bedenleri bile huzurlu değildir. Bu insanlık dramı karşısında sessiz kalamayan Azerbaycan halkının esirleri adadan kurtarma yolunda gösterdiği fedâkarlıklar, bir gazetecinin kalemiyle ele alınmıştır. Nargin Türk’ün Makberi, Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin göstergesi olması açısından önemli bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bca9538-af1c-4926-b38f-8421e5cf2b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Rauf Orbay’ın Askeri Faaliyetleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan ve bu iki dönemin izlerini bünyesinde barındıran hayatı boyunca pek çok askerî, siyasi, diplomatik görevde bulunmuş olan Hüseyin Rauf Orbay’ın Millî Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçinceye kadarki yaşamı çok çeşitli kaynakların ışığında ele alınmıştır.  Balkan Harbi sırasında kaptanı olduğu Hamidiye Kruvazörü ile Osmanlı ordusunun uğradığı talihsizlikleri kamuoyuna unutturan Rauf Bey, Karadeniz, Akdeniz, Kızıldeniz, Adriyatik Denizi gibi geniş bir alanda üstün bir yetenekle gösterdiği akıncılık faaliyetleriyle tüm dünyada tanınan bir denizci hâline gelmiştir. Her fırsatta dile getirdiği “Memleket uğrunda yapılan hizmetler daima müşterek çalışmaların eseridir. Hiç kimse, tek başına iş göremez, önemli bir iş görülmüşse, mutlaka güvenilen milleti yardımı ve birçok arkadaşların müşterek çalışmaları ile muvaffak olunmuştur. Mesela ben Hamidiye’de de her zaman, her birini sevgi ve takdirle andığım, o kıymetli arkadaşlarım olmasa idi, tek başıma ne yapabilirdim? Asıl olan, kahraman olan daima millettir.” düşünceleri Rauf Bey’in kişiliğini özetler niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d008ded4-0a30-4345-96cd-efaf36d6f11a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mengene Göçmenleri</image:title>
            <image:caption>Mahmutpaşanın, Çiftesaraylar Caddesinde bir göçmen mahallesi. Bizanslılardan kalma surların çevirdiği altmış hanelik küçük bir dünya. Kafkas, Kırım göçmenlerinin dünyası. Mahmutpaşanın ortasında bir küçük Kafkasya, bir küçük Kırım. Adı Mengene Bölgesi. Ve 1892nin Silistre&apos;sinde parçalanan bir ailenin bu küçük dünyaya sığınan bireyleri. 
 
Gönülsüz göçlerin cefakârlık, fedakârlık ve ardı kesilmeyen savaşlarla yoğrulan dramında doğan, büyüyen çocuklar. Çocukluklarını bilemeden gençliğe, gençliklerini tadamadan ihtiyarların yorgunluğuna erişen nesiller. Yasak, ayıp ve günah kavramlarının gölgesinde yaşanan masum aşklar, kalp kırıklıkları, zamanın kıskançlığında kurulan hayaller ve ilişkiler. 
 
Bugün yerinde yeller esen Mengeneden geriye fazla bir şey kalmadı gibi. Ama anılar hep taze. Aynen, Mengene içinde doğan Mürvetin anıları gibi. Kurt Seyit&apos;in Murkası olduğu günlerinin anıları kadar taze...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77c316a6-b04e-4c5d-9496-5867b71a39bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Olmak İsteyen Örümcek Mario (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendin olmanın dayanılmaz hafifliği! Time dergisinin “Tüm Zamanların En İyi 100 Çocuk Kitabı” arasında gösterdiği Kütüphanedeki Aslan&apos;ın yaratıcıları Michelle Knudsen ile Kevin Hawkes&apos;ı yıllar sonra yeniden bir araya getiren Kedi Olmak İsteyen Örümcek Mario, derinlikli hikâyesi ve göz alıcı resimleriyle yepyeni bir klasik! Gerçeklerden ziyade inanmak istediklerine inanmayı tercih eden iki nahif ev arkadaşını incecik ağlarla örülü masalsı bir anlatıda buluşturan bu sıcacık öykü, başkası gibi davranmanın yersizliğine vurgu yapıyor. İkili ilişkilerde koşulsuz sevgi ve kabulün önemine değinen kitap, bizi biz olduğumuz için seven insanlarla bir ömür boyu nasıl mutlu yaşayabileceğimizi de gösteriyor. Tüylü mü tüylü, büyük mü büyük bir örümcek olan Mario, karanlık kuytu köşelerinde huzurla saklanabileceği yeni yuvasının keyfini sürmeye hazırlanırken olmadık hayallere kapılır. Göz açıp kapayıncaya kadar “evcilleşen” Mario&apos;nun gerçeklik algısı kısa sürede altüst olur. Sekiz bacaklı minik dostumuz, kedi olmadığına emin olsa da ev sahibesi Bayan Betti&apos;nin küçük oyununa ağ atarak çareyi kedi gibi davranmakta bulur. İşin fenası, az daha çabalarsa kedi olduğuna neredeyse kendisi bile inanacaktır... Olduğu gibi davranmaktan çekinenlere cesaret aşılayan Kedi Olmak İsteyen Örümcek Mario, ilham verici hikâyesinin ardında çocukların araknofobiyi, başka bir deyişle örümcek korkusunu yenmelerine de önayak oluyor.      
Bir araya gelmeleri olanaksız gibi görünen iki ürkek ruhun sıradışı dostluklarını ölümsüzleştiren bu içtenlikli öykü, eğer gönülden istenirse birlikte yaşamanın binbir yolunun bulunabileceğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e150e57-d323-4b1d-a396-2095cc7f1aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Pokemon Çok Boya Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Pokemon Çok Boya Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/154a8fe6-8e3f-4f55-a587-dcee6f7335f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanmasınlar Yıkıldık</image:title>
            <image:caption>Hepimizin hayatında her şeyin tepetaklak olduğu, sıkışmış hissettiğimiz, &quot;Bunlar neden başıma geldi?&quot; dediğimiz zamanlarımız olmuştur ve gelecekte tekrar olacak. İlişkilerimiz bitecek, sevdiğimiz insanlar gidecek, umduğumuz bazı şeyler gerçekleşmeyecek…
 
Dayan güzel insan. Seninle acılarımız ortak. Biz, acımasız insanlarca kalpleri kırılmışlardanız. Umut verilip hüsrana uğratılan, beklentiye sokulup yarı yolda bırakılanlardan…     İyi günde birileriyle gülerken, kötü günde yaslanacak omuz bulamayanlardan... Hemşeriyiz yani seninle. Yaşadıklarını, düşündüklerini, hissettiklerini anlıyorum. Seni biliyorum. Seni anlatıyorum. Güven bana, ben de yaşadım.
 
Bu kitapta sana hatalarımızı gösteriyorum. Acımızı atlatmanın yollarını öğretiyorum. Eskisinden de güçlü bir şekilde ayağa kalkman için yardımımı teklif ediyorum. Tek başına kaldığını sandığın yolculuğunda seninle yürümeyi öneriyorum. Dönüşeceğin yeni “sen”i dünyaya gösterdiğinde aşk ile ışıldadığını hayal ediyorum. Kâh ağladığın kâh güldüğün bu zorlayıcı serüveninde yanında olacağıma söz veriyorum.
Emin ol, hepsi geçecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2e3e98-4475-41cb-b44f-0bd4aebe2c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Giz Avı</image:title>
            <image:caption>Karmaşık Sahafta sıradan bir gündü. Durun… Yoksa değil miydi? 
Okuldan sonra koşa koşa gittiğiniz bir yer ya da hiç vazgeçmediğiniz, peşinden neşeyle koştuğunuz bir tutkunuz var mı? 
İşte Öykü, her gün halasının dükkânında alıyor soluğu; Karmaşık Sahafta. Burası öylesine zengin bir dünya ki içeriye adım attığı an büyüleniyor, yepyeni keşifler için bitmeyen bir heyecan duyuyor. Davetkâr sayfaların arasında gezindikçe tutkusu büyüyor, büyüyor, içi içine sığmıyor. Her yeni gün, geçmişte kalan, unutulan, saklanan, belki de kaybolup sayfa sayfa gezen şeylerle karşılaşıyor. Dilini bilmediği sır dolu mektuplar, yepyeni gizemlere işaret eden krokiler, sahibini bekleyen kurutulmuş çiçekler ve daha nicesi… Hepsi, Kuzey’le birlikte adımlanacak şahane yollar, çözülecek olaylar, tanışılacak yepyeni insanlar demek. 
Aslını isterseniz sahafın dışındaki dünya da pek farklı sayılmaz. Orada da çözülecek gizemler hiç bitmiyor. Bazen kaybolan bir elmasın bulunması gerekiyor, bazen de unutulan dostlukların hatırlatılması. Kimi zaman önyargı duvarları aşılmalı, kimi zamansa birlik olma coşkusunun nereye kaybolduğu öğrenilmeli. 
Yazar Nehir Yarar yine mahallemizi şenlendiriyor. Bu sıcacık romanla buluşup Öykü ve Kuzey’in sırlarına ortak olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b226c297-e2d9-40fc-aa9b-cd6e621f1906.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Ekoloji Serisi 6 - Biyolojik Çeşitlilik</image:title>
            <image:caption>İnternette araştırma yapmayı sever misin? Öyleyse bugün Rüzgârın Oğlu ve Güneşin Kızı’na katılabilirsin. Dünyada kaç çeşit hayvan türü olduğunu merak ediyor musun? Ya dinozorların nasıl yok olduğunu? Belki de çevreci vakıfların neler yaptığını görmek istersin. İki Kızılderili ile internetin derinliklerinde gezerken pek çok şey öğrenebilirsin. Hadi, sayfaları aralayarak sen de güçlü bir doğa savaşçısına dönüşebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa24446-72aa-4678-b7c8-85f14d21c7bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Ekoloji Serisi 5 - Bilinçli Tüketim ve Enerji Tasarrufu</image:title>
            <image:caption>Elini yüzünü yıkamak için musluğu açtığında suların akmadığı hiç oldu mu? Rüzgârın Oğlu sabah uyanıp da su bulamadığında dereye koştu. Fakat o da ne? Derenin suyu öyle az akıyordu ki sanki yeryüzünde sular bitmişti. Demek bilinçsiz tüketim sonunda doğal kaynakları bu hale getirmişti. Peki ama şimdi ne olacaktı? Rüzgârın Oğlu çaresiz kaldı. Ona yardım etmeye ne dersin? Belki sen bu soruna bir çözüm bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fea2b0e6-29d0-4c55-9ab8-47310b8c7e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Ekoloji Serisi 4 - Çevre kirliliği</image:title>
            <image:caption>Bugün pikniğe gitmeye ne dersin? Derelerden, tepelerden geçerek yemyeşil bir ormana ulaşabilir, en güzel yiyecekleri tadıp oyunlar oynayabilirsin. Rüzgârın Oğlu ve Güneşin Kızı da öyle yapıyor. Ama gün sonunda onları kötü bir sürpriz bekliyor. Piknikçilerden geriye kalan çöpler doğaya saçılınca herkes ne yapacağını şaşırıyor. Onlara yardım etmek ister misin? Sen de eline bir çöp poşeti alıp atıkları toplayabilir, çevreyi ve hayvanları koruyabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d8510a0-0f93-4fc4-92a1-79b1793a7f38.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>1937 fotoğraf, 123 harita, 13 şekil, 18 tablo, 22 grafik ve 10 +630 sayfa metinden oluşan bu kitabın özellikleri maddeler halinde aşağıda belirtilmiştir: 
·                    Dünyanın şekillenmesi, jeolojik yapısı, iklim ve bitki örtüsü ile toprakları hakkında genel bilgiler verilmiştir. 
·                    Dünyanın siyasi tarihi ve son 500 yılda meydana gelen önemli tarihi olaylar belirtilmiştir. 
·                    Kıtaların yüzey şekilleri, iklim, bitki örtüsü, arazi kullanılışı ve madenlerini gösteren haritalarla genel fiziki özelliklerine yer verilmiş, kültürel ve sosyo-ekonomik özellikleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. 
·                    Her kıta coğrafi açıdan bölgelere ayrılmış ve her bölgedeki ülkelerin tarihi, yeryüzü şekilleri, iklimi ve bitki örtüsü, nüfus ve yerleşmesi ile ekonomik durumu hakkında genel ve güncel bilgiler sunulmuştur. 
·                    70’i aşkın ülkede bizatihi araştırma ve arazi gözlemlerine dayanan fotoğrafların konulmasına ayrı bir özen gösterilmiştir. 
·                    Şahsi anılar özetlenerek ilgili ülkenin sonuna eklenmiştir. 
·                    Kıtaların coğrafi bölgelerine göre ülkelerin yüzölçümü, başkenti ve resmi dili yanında genel de olsa nüfus artış oranı, ortalama ömür ve kişi başına düşen milli gelir tablolar halinde verilerek ülkelerin birbirleriyle mukayesesi sağlanmıştır. 
·                    Son bölümde dünyanın sosyal ve ekonomik genel durumu hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirmeyle ülkelerin her alanda gelişmişlik seviyelerinin altında yatan etkenlerin doğrudan ve dolaylı olarak okurlara aktarılmasına gayret edilmiştir. Türkiye’nin eğitim-öğretim, siyasi ve ekonomik durumu hakkında kısa bilgilere yer verilmiş ve genel bir değerlendirme sunulmuştur. Küresel ısınmanın nedenleri ve Türkiye üzerindeki olası etkileri özetlenmiştir. 
·                    Dünyanın en büyük ve en fazla nüfusa sahip olan ülkeleri ile ekonomik ve teknolojik açıdan önde gelen ABD, Çin, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya, Hollanda, Belçika gibi ülkeleri gezilip fotoğraflanmıştır. Bunun yanında Amazon ormanları, And Dağları ve Tibet Platosu ile Tar, Sahra, Mısır ve Tunus’taki çöller başta olmak üzere zor şartlar altında gezilebilecek sahaların fotoğraflarına yer verilmesi de kitabı zenginleştirmiştir. 
Sonuç olarak dünyanın sosyal, ekonomik, kültürel ve doğal özelliklerinin yer aldığı bu kitap, okurlara dünya hakkında ayrıntılı bir bilgi verecek, evrensel bir görüş kazandıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/260342ea-1957-4535-9ec9-e88bd3df5e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Ekoloji Serisi 3 - Habitat</image:title>
            <image:caption>Ormanlar, denizler, çöller… Dünya ne kadar da büyük değil mi? Burada hepimize bir yer var. Mesela balıklar, mavi sulardan başka yerde yaşayamazlar. Kaktüsler, çölleri severler. Kuşlar, göklerde gezerler. Burası kocaman bir yaşam alanı… Ama hepimizin zevkleri farklı. Canlıların yaşam alanlarını tanımaya ne dersin? Belki sen de kendine en uygun yeri bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fcd5122-9039-49dc-99db-11e3e8cc2158.jpg</image:loc>
            <image:title>Milyonerlerin Başarı Alışkanlıkları</image:title>
            <image:caption>Atacağınız her küçük adım, büyük bir başarının anahtarı olacaktır. 
Milyonerlerin Başarı Alışkanlıkları tek bir amaç göz önünde bulundurularak tasarlanmış bir kitaptır: Uygulaması kolay “başarı alışkanlıklarını” günlük rutininize dahil ederek sizi hayatta bulunduğunuz yerden, olmak istediğiniz yere götürmek. 
Efsanevi girişimci ve yatırım koçu Dean Graziosi, başarının etrafındaki zorluklardan örülmüş duvarları yıkarak arzu ettiğiniz zenginlik ve bolluk düzeyine ulaşmak için hızla uygulayabileceğiniz basit stratejileri okurlarına sunuyor. 
Bu kitabın amacı gelecekte size başarı kazandırmaya hizmet etmeyen şeyleri, işe yararlığı kanıtlanmış başarı alışkanlıklarıyla değiştirmektir. 
Bu sayfalarda aşağıdaki ana başlıklar yer almaktadır: 
•“Neden”inizi, yani sizi bir şey yapmaya güdüleyen gerçek amacı ve başarılı olmak istemenizin gerçek sebebini belirlemek. 
•Sizi geride tutan “içinizdeki kötü adamı” ortaya çıkarmak ve onu alt etmek. 
•Üretken olmanın en büyük sırrını açığa çıkarmak. 
•Kendi potansiyelinize inanmak ve bunu açığa çıkarabilmek. 
•Yeni hayatınıza doğru bir kapı aralayacak olan için Dean’in otuz günlük “Daha İyi Bir Hayat Meydan Okuması”ndan faydalanmak. 
Milyonerlerin Başarı Alışkanlıkları günlük rutininizi kökten yeniden şekillendirmek ve refaha giden yeni kapılar açmak için ihtiyacınız olan araçları size sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1436bffe-cadb-4d17-97ba-daf59db50380.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Ekoloji Serisi 2 - Geri Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Yırtık bir elbiseyle ne yapabilirsin? Çöpe atmak mı? Aklından bile geçirme. Geri dönüşüm yoluyla eski bir kumaştan, kırık bir cam şişesinden ya da yaşlı bir ağaç dalından harika şeyler yaratabilirsin. Güneşin Kızı ve Rüzgârın Oğlu’yla doğa için çalışmaya ne dersin? Onlar kabilelerine geri dönüşümü tanıtırken sen de yeni fikirlerinle yenilmez bir doğa savaşçısına dönüşebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e60ed0e-3776-48e0-80de-9224af5deedc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Ekoloji Serisi 1 - Çöp Değil Kompost</image:title>
            <image:caption>Doğayı seviyor musun? Ağaçları, bitkileri, çiçekleri… Cevabın evetse Rüzgârın Oğlu seni çağırıyor. Kahverengi ve yeşil atıkları bir araya getiren Rüzgârın Oğlu ile Güneşin Kızı bunlardan doğal gübre, yani kompost elde ediyor. Onlara katılmaya ne dersin? İşin sırrını öğrenip sen de balkonunda sebze yetiştirebilirsin. Kendi ellerinle beslediğin domateslerin ne kadar lezzetli olacağını tahmin bile edemezsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdf1d9df-356b-49ae-8250-84a297976211.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağrı Merkezinde Bilinmesi Gerekenler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çağrı merkezi dünyasına dair derinlemesine bir bakış sunuyor. Çağrı merkezi yönetimi, performans analizi ve iş gücü planlaması gibi konuları ele alarak, sektörde çalışanlar ve yöneticiler için rehber niteliği taşıyor. Kitap, her seviyeden okuyucuya hitap ederken, özellikle çağrı merkezi yönetici adayları, çağrı merkezi yöneticileri, gözetmenler, ekip liderleri ve öğrenciler için hazırlanmış kapsamlı içeriğiyle dikkat çekiyor. 
Kitap İçeriği: 
1. Bölüm: Çağrı merkezi dünyasının genel bilgileri, tarihi ve Türkiye’deki istatistikler 
2. Bölüm: Matematiksel yaklaşımlar ve Erlang formülü ile iş gücü planlaması 
3. Bölüm: Anahtar performans göstergelerinin seçimi ve ölçümü 
4. Bölüm: En sık kullanılan göstergeler (ACS, CRS, FCR, vb.) 
5. Bölüm: Gizli göstergeler ve çalışan motivasyonu 
6. Bölüm: Çağrı sayısı tahminleme ve yapay zeka uygulamaları 
7. Bölüm: İş gücü planlaması ve optimizasyon teknikleri 
8. Bölüm: Etkili raporlama ve dashboard tasarımı 
9. Bölüm: Bütçe ve maliyet yönetimi 
10. Bölüm: Teori ve pratiği birleştiren örnekler ve vaka çalışmaları 
11. Bölüm: Mola kullanımı, yıllık izin ve devamsızlık bildirimi 
Ek bölümler: Sözlük, Kaynakça, Endüstri Rehberi 
Çağrı merkezlerine dair hem teorik hem pratik bilgileri bir arada sunan bu kitap, sektördeki başarı için vazgeçilmez bir kaynak olmayı hedeflemiyor :) .Mutlaka Bilmeniz Gerekenleri Anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9eb813-0107-4d8e-809f-5bd4f9021dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer&apos;in Kamçısı mı, Haccacın Kılıcı mı? Hangisi Daha Kötü Çığır Açtı?</image:title>
            <image:caption>Dr. Mustafa Akdoğan, S.Ü. Tıp Fakültesini bitirdi. 
Mezuniyetten sonra 30 sene çeşitli kamu kuruluşlarında ve özel sağlık kuruluşlarında hekimlik yaptıktan sonra kendi isteği ile emekliye ayrıldı. Gerek üniversite hayatı esnasında, gerekse daha sonraki dönemlerde, Arapça, Tefsir, Siyer, Hadis ve Fıkıh alanlarında çalışmalar yaptı. Özellikle Kütüb-ü Sitte ve “El Müsned başta olmak üzere hadis kitapları, Tabakât ve Siyer kitapları üzerinde araştırmalar ve tercümeler yaptı. Geçmişte ve günümüzde İslâm Toplumlarındaki ihtilâflar ve bunların temel sebepleri üzerinde tamamlanmış ve basıma hazırlanması devam eden birçok eseri bulunmaktadır. 
Yapılan bu araştırmaların bütünü, İslam tarihi boyunca ulemâ tarafından geçerli sayılan kaynaklardan iktibâs edilmiş, ön yargıdan kurtulup müstakil düşünen ve muhâkeme eden özgür insanların istifâdesine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43b07cde-823f-4d0e-8c35-ccabad29b5cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Utancın Ve Umudun Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Utanç” ve “umut” kavramları, aslında hepimizin tanıdığı, ancak üzerine bir yorum yapmamız veya tanımlamamız istendiğinde birkaç örneklendirmeden başka bir cevap veremeyeceğimiz kavramlar. Bu kavramlar üzerine o kadar çok konuşulmuş ki, ancak neredeyse hiçbir şey yazılmamış! Yazar bu kitapta tam da bu nokta üzerinden kavramların kökenlerini, tarih boyunca ele alınışını, bunlar hakkında yapılan tartışmaları ayrıntılı bir şekilde kaleme alıyor. Utancın umut ile ilişkisini derinlemesine sorguluyor, hatta bu iki duygunun birbiriyle ilişkili olabileceğini savunuyor. 
“Ne utanç tamamen kötü ve tamamen kurtulmamız gereken bir duyguydu ne de umut tamamen olumlu, hayatımızın odağında yer alması gereken, amacımız olabilecek bir duyguydu. Her ikisinin de dereceleri vardı ve her ikisinin de işlevsel olup, işlev bozabileceği senaryoları düşünmek mümkündü.” 
Biz insanlar, ancak utanç ve umut duygularını içimizde belirli bir dengede tutabilirsek psikolojimizi sağlıklı olarak nitelendirilebiliriz. Pek çok sosyal ilişkiyi düzenliyor bu duygular, hatta kendimizle ilişkimize dahi yön veriyor. Utancın aşırısı veya umudun eksikliği ile ilgili yaşayabileceğimiz sorunlar, hayata uyum sağlamamız üzerinde de oldukça etkili. Yazar, tüm bunlar için okurlarına etkinlik alanları sunuyor, okurun kendi kendini sorgulamasına, cevaplar bulmasına ve uygulamalı olarak öğrenebilmesine olanak tanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be73eb1a-c546-411e-9abd-e6bc2027ea28.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Kaynağından Hayata Yansımalar</image:title>
            <image:caption>İnsanlığa rol-model olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) imtihan için dünyaya gönderilen insanın dünya hayatı ile bağlantısını: “Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp giden binitli bir yolcu gibiyim” buyurarak ifade etmiştir.  (Tirmizî, Zühd 44 ) 
Atalarımız da hayatı: “Hayat, silgi kullanılmadan yapılan bir resim, tekrarı olmayan bir filim, ikmali olmayan bir sınavdır.” şeklinde tasvir etmişlerdir. 
Eğer hayat dönüşü olmayan ve ebediyete uzanan bir yolculuk ise, bize düşen hayatın hakikatine vakıf olup, dünya ile ahiret, ruhla beden arasında dengeyi kurup, bize tahsis edilen zaman kredisi ile dünyamızı imar edip, ahiretimize yatırım yapmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c0d807-ef1c-4cd8-a5d8-7fbbf18845c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatın Tuzu Siyasetin Biberi</image:title>
            <image:caption>Özdemir İnce aydınlatmaya devam ediyor. Onun yazınsal denemedeki yolculuğunun birikimini taşıyan Edebiyatın Tuzu, Siyasetin Biberi kitabındaki düşünceleri günümüzün siyaset ve kültürel ortamına ayna tutuyor. Toplumun içinden geçtiği karanlık zamanlara bakışında aydınlanma bilincinin ışığı vardır. Onun için yazmak bir bakıma hayatı anlamak/anlamlandırmak yolculuğudur da. Bunu tümüyle var eden edebiyat/siyaset iklimini Özdemir İnce’nin eleştirel bakışıyla okumak sizi zenginleştirecektir. 
 
“Fark ettim ki yazmak eylemi benim için ve uzun süredir türlü yemeği pişirmeye benzer olmuş. Yazdığım şiir bir süre sonra gazete makalesine, şiir ve makale de ikisi birden yazınsal denemeye dönüşmüş, dönüşüyor. Durmadan biçim değiştiren yaratık gibi. Her metin artıyor ve artıklar bir başka tarza, bir başka biçime dönüşüyor. 
Ve o da artıp dönüşüyor.” 
Özdemir İnce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b4188c-eaa3-4948-98fa-aefa8bd83c31.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Belası</image:title>
            <image:caption>“İnsanın, dilini kullandığında övüleceği veya kınanacağı hususları bilmesi çok zor bir meseledir. Dilin yaratılış gayesine göre hareket etmeyi bilen kişiye ise bu şartlara uymak çok ağır gelir. 
İnsana en çok karşı koyan azası dilidir. Çünkü dil yorulmak bilmez, kullanmak için cephaneye ihtiyaç duymaz, insanlar ise çoğu kez dilin zararlarından ve tuzaklarından sakınmakta dikkatsiz davranmışlardır. Hâlbuki şeytanın insanı yoldan çıkarmak için en büyük kozu dildir. 
Allah’ın izniyle dilin bütün bu afetlerini detaylı bir şekilde izah edeceğiz. Bütün bu afetlerin tek tek zararlarını, sınırlarını ve sebeplerini anlatacağız. Yine bu afetlerden sakınabilme yollarını tanıtıp, dilin bu yönünü kınayan bütün hadis ve haberleri burada sizlerle paylaşacağız.” 
Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “dilin afetlerini, malayani, boş ve faydasız konuşmanın insana zararlarını” merkeze alıyor. Bu konuların mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f6b2922-5275-4e6e-8f3c-195f838767ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafamda Sesler Var</image:title>
            <image:caption>Ardı sıra fikirlerimi gizemli bir dehliz içerisinde gezercesine yazdım. Bu dehliz benim zihnim. Ben zamanla olduğu kadar, zihnim ile de kavgalıyım. Kavgam yaşım ilerledikçe, deneyimim arttıkça, gördükçe, öğrendikçe büyüyor. Bu yazdıklarım okuduğum kitaplar sonucunda ortaya çıkmış fikirler değil, bilakis zihnim ile olan kavgamdan çıkmış ağır düşünceler. Büyük cümleler kurup, iddialı sözler söylemenin hakkım olduğuna inanıyorum. Susan milyonlar içerisinde, görüntünün konuştuğu günlerimizde, ben yazmak istedim. 
         Sen de oku istedim… Sorularımı, çırpınışlarımı, dertlerimi, hayallerimi ve kafamın içindeki sesleri… 
Hâsılı; altıpatlara kurşun dizer gibi söyledim sözlerimi, sana kalkansız bir okumak düştü. 
Geceler, gündüzler, aylar, belki yıllarca...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4174d41-5138-4cbd-85d5-e32f18afa461.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahküm</image:title>
            <image:caption>Mahkûmların doldurduğu konferans salonunda tam bir duygu patlaması yaşanıyordu. 
Gözler nemli, gönüller mahzun ve yürekler alev alevdi. 
Herkesin kendini sorguladığı o anda; iri yapılı, asi duruşlu ve saldırgan bir delikanlı fırlayıp bağırmaya başladı: 
“Bana bak,” dedi, “benim Allah’a da, peygambere de ihtiyacım yok. Git sen o nasihatlerini gerici ve yobazlara anlat. Eğer senin anlattığın o sevecen Allah olsaydı, biz burada olmazdık! Bana müebbet hapis verilip bu zindana atılırken neredeydi o Allah’ınız? Şimdi de karşıma geçmiş, Allah’ın ne kadar merhametli olduğundan bahsediyorsun, öyle mi!” 
Gardiyanlar, delikanlının ağzını kapatmaya çalışırken; 
Öyle bir öfke kusuyordu ki her kelimesi birer ateş topu gibi yüreğimize düşüyordu. 
Salon bir anda buz kesmiş, herkes şaşkınlık içinde birbirine bakıyordu. Kimdi bu delikanlı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af05f6c-4cfc-4afd-b4db-0cf839af8358.jpg</image:loc>
            <image:title>Devler</image:title>
            <image:caption>Arthur C. Clarke Ödüllü Zamanın Çocukları’nın yazarı Adrian Tchaikovsky’den acımasız tiranların dünyasına kasvetli bir bakış.  
 
Devler sizden çok daha büyük.  
Devler sizden çok daha güçlü.  
Dünyayı devler yönetir.  
Toprak Ağası gelene dek köyde hayat çok güzeldir. Çünkü Toprak Ağası Devdir. Devler güçleri ve devasa cüsseleriyle dünyaya hırsla hükmederler. Bu hep böyledir. Dünyanın düzenidir bu. Devlerin bazen insanları yedikleri de olur. Ne var ki köy muhtarının oğlu Torquell, Toprak Ağasının oğluna el kaldırınca, Devler ve otoritelerini güvence altına alan gizemli güçlerle ilgili korkunç gerçeği keşfeder ve tüm ezberler bozulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590331e8-da79-4b69-9c47-0c7ffb651594.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız, Kraliçe, Tanrıça</image:title>
            <image:caption>Aşkın canı cehenneme, bu tanrıçanın başka planları var... 
Binlerce yıl önce tanrılar bir yalan söyledi: Persephone’nin diğer tanrıların politikalarında nasıl bir piyon olduğu. Hades’in Persephone’yi gelini olması için nasıl kaçırdığı. Annesi Demeter’in nasıl çılgına döndüğü ve Dünya’nın ölmeye başlamasına neden olduğu. Gerçek hikâye ise çok daha ilginç. 
Persephone cehenneme götürülmedi, atladı. Kendine ondan daha âşık olan kendini beğenmiş bir tanrıyla evlenmesi olanaksızdı. Şimdi tek yapması gereken Yeraltı Dünyası’nın sinir bozucu derecede çekici, kibirli ve kaba hükümdarı Hades’i planına uymaya ikna etmek. Olimpos Dağı’nı temelinden sarsacak bir plan. 
Ancak sonuçlar ölümcül olabilir, özellikle de zaten cehennemdeyseniz... 
*** 
“Zamansız tanrılara, aile bağlarının karmaşık samimiyetine, sert bir kahramana ve tutkulu, yavaş ilerleyen bir romantizme hayat veriyor.” 
Sue Lynn Tan 
“Hades ve Persephone efsanesinin zengin bir şekilde örülmüş, muhteşem derecede komik ve son derece büyüleyici bir keşfi.” 
Lizzie Huxley-Jones</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67fa7cc6-575f-4c08-8de6-6c24ef2a2d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Dün Bir Tepeden Baktım Aziz Türkiye</image:title>
            <image:caption>Timur Selçuk, bir müzik insanı. Besteleri, şarkıları, yetiştirdiği müzik insanlarıyla iz bırakmış bir kültür adasıdır. Onun bir dönem yazdığı müzik yazılarına yansıyan bakışı/duyarlığı Türkiye’yi okuma biçiminin yansımasıdır aynı zamanda. Ahlaki duruşu, vicdani bakışıyla çağının çağdaşı bir aydınlanma insanının müzik yolculuğunun felsefesini de içeriyor onun müzik yazıları. Çağımıza ayna tutuyor Timur Selçuk. 



“Adam Sanat’taki yazıları Timur Selçuk’tan kalan tek edebiyat ürünü. Bu yazılarda onun hem geniş dünya kültürünü hem de müzikle toplumsal ilişkiler arasında kurduğu bağları kolayca görebiliriz. Yazılarına sinen mizah unsuru da onun kişiliğinin bir yansıması.” 

Turgay Fişekçi 



“Onunla aşklarımızı yaşadık, kaybettiklerimizi bulduk, umutlarımızı soluduk. Bizi kuşatan şarkılarıyla ışığın kaynağına yöneldik adım adım. Yaşadıklarımızın anlamını kavramaya, yaşayamadıklarımızın özlemini duyumsamaya yöneldik onunla...” 

Feridun Andaç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25213474-ad26-47a5-88b2-3da81fa14bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil</image:title>
            <image:caption>Son yılların en çok ses getiren romanlarından Babil şimdi Türkçede! 
 
#1 NEW YORK TIMES ÇOKSATANI 
NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ 
LOCUS EN İYİ FANTASTİK ROMAN ÖDÜLÜ 
İNGİLİZ KİTAP ÖDÜLÜ YILIN KURGU KİTABI 
GOODREADS YILIN EN İYİ FANTASTİK KİTABI FİNALİSTİ 
 
Traduttore, traditore: Bir çeviri eylemi her daim bir ihanet eylemidir. 
 
1928. Kolera yüzünden yetim kalan Robin Swift, gizemli Profesör Lovell tarafından Kanton’dan Londra’ya getirilir. Orada yıllar boyunca Latince, Antik Yunanca ve Çince öğrenir, bu çalışmalarının hepsi Oxford Üniversitesi’nin prestijli Kraliyet Çeviri Enstitüsü –diğer adıyla Babil– için bir hazırlıktır. Kule içindeki öğrencileriyle dünyanın çeviri merkezi ve daha da önemlisi, büyünün merkezidir. Gümüş-işleme –çeviride kaybolan anlamın büyülü gümüş külçelerle ortaya çıkarılması sanatı– imparatorluğun sömürgeleştirme arayışına hizmet ettiği için İngilizleri rakipsiz kılmıştır. 
  Robin için Oxford, bilgi arayışına adanmış bir ütopyadır. Ancak bilgi güce boyun eğer ve Britanya’da büyümüş bir Çinli olarak Robin, Babil’e hizmet etmenin anavatanına ihanet anlamına geldiğini fark edecektir. Çalışmaları ilerledikçe, Robin kendini Babil ile imparatorluğun yayılmasını durdurmaya adanmış karanlık Hermes Cemiyeti arasında sıkışmış bulur. Britanya, gümüş ve afyon üzerine Çin ile savaşa giriştiğinde Robin karar vermek zorunda kalacaktır... 
 
Güçlü kurumlar içeriden değiştirilebilir mi, yoksa devrim her zaman şiddet mi gerektirir? 
 
“Kuang bu kitapta kendini aşmış. Babil acımasız, nazik, destansı ve samimi; hem bir aşk mektubu hem de bir savaş ilanı. Mükemmel bir kitap.” –Alix E. Harrow 
“Coşku dolu bir eser. Kuang’ın burada yaptığı şey daha önce edebiyatta yapılmadı.” –Tochi Onyebuchi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a48dc502-f83f-4b4d-b85d-93d056430ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yırtıcı Kuşlar Zamanı</image:title>
            <image:caption>… alıştığımız ülke, alıştığımız İstanbul, alıştığımız hayat kayıp gidiyordu avuçlarımızın arasından… 

Sokaklarda cirit atan uluslararası suç şebekeleri, onlarla fotoğraf çektirmekten utanmayan siyasiler, faili meçhulden faili meşhura evrimleşen cinayetler, ekonomik bozulmanın ve kolay para kazanma arzusunun hızlandırdığı ahlaki çürüme, liyakatsizliğin getirdiği kamusal ve kurumsal çöküş... 



Yüzünde kan var Nevzat! 

Başkomser Nevzat bu kez geçmişin hayaletleriyle mücadele ediyor. Ailesini katledenlerin peşinde maceradan maceraya koşarken, Nevzat ve ekibinin yaşadıkları olaylar bir 21. yüzyıl Türkiyesi portresi çiziyor. 



Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda Ahmet Ümit Türkiye’nin yıllardır mustarip olduğu toplumsal hastalıkların röntgenini çekiyor. 



Olan bitenin farkındaydım, arkadaşlarım etrafımdaydı, insanlar bana yardım etmek için çırpınıyorlardı. Ama umurumda bile değildi. Yemek yiyemiyordum, iğne ipliğe dönmüştüm. Vazgeçmiştim, her şeyden, herkesten, hepsinden... Kılımı kıpırdatamıyordum. Kıpırdatmak istemiyorum diye değil, kıpırdatamıyordum, çünkü artık içimde yaşama isteği yoktu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568fe1f1-75b0-4de9-9980-06948ba1992e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Hayatımda Aile Reisi Olacağım 1</image:title>
            <image:caption>Herkesten çok benim Lombardi olduğum gerçeğini önceki hayatımda acı bir şekilde anladım. 
 
&quot;BİR KEZ DENEYEYİM. BEN AİLE REİSİ OLACAĞIM.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/328206bd-7367-44c5-a340-fadc078ca86e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zanzibar İstifi</image:title>
            <image:caption>Çevrilmesi en zor bilimkurgu romanlarından biri kabul edilen Zanzibar İstifi ilk kez Türkçede. 
 
Hugo En İyi Roman Ödülü 
 
“Zanzibar İstifi, çığır açıcı bir bilimkurgu eseri. Müthiş ve korkutucu bir distopya.” —Jonathan Nolan 
 
“BU KİTABIN KAPAĞINI AÇMAKLA O SUÇLARDAN BİRİNİ İŞLEMİŞ OLDUNUZ. DEVAM EDİN. TEK UMUDUMUZ BU.” 
 
Bilimkurgu yazınının başlıca kâhinlerinden biri olan John Brunner, aynı zamanda türün en deneysel ve yenilikçi eserlerine imza atmış bir yazar. “Yeni Dalga” bilimkurgunun bir ürünü olan Zanzibar İstifi ise, yalnızca bilimkurgu adasına sığamayacak kadar büyük ve 60’lardan günümüze seslenen bir başyapıt. 
 
2010 yılında dünya, aşırı nüfus artışı yüzünden kaynaklarını tüketme noktasına gelmiştir. Devletler genetik mühendislik, doğum kontrolü ve baskıcı politikalarla hakimiyeti ellerinde tutmaya çalışırken bireyler bu yeni düzenin içinde var olma savaşı vermektedir. 
 
Tüm bunlar olup biterken New York’ta iki oda arkadaşı dünyanın kaderini belirleyecek iki farklı göreve gönderilirler. Norman, neredeyse her şeyi üreten ve dünyanın en akıllı bilgisayarı Şalmaneser’in de sahibi General Technics şirketinde yöneticidir. Müslüman bir Afram olan Norman, Beninya adlı kurgusal Afrika ülkesine yapılacak devasa bir yatırımın danışmanlığıyla görevlendirilir. 
 
Oda arkadaşı Donald Hogan ise bir “profesyonel” üniversite öğrencisidir. Hükümet tarafından sentezci olması için gizlice işe alınan Donald, gününün çoğunu kütüphanede güncel olayları okuyarak ve görünüşte ilgisiz olaylar arasında bağlantılar kurarak geçirmektedir. Fakat Hogan aslında bir casustur ve dünyayı değiştirecek bir teknolojinin peşinden Yatakang’a gidecektir. 
 
Zanzibar İstifi, toplumsal çöküşün gözlem odası. 
  Bruce Sterling’in önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c18b8afb-4a53-4255-9883-4a166990173d.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz</image:title>
            <image:caption>Bugüne dek romanlarıyla tanıdığımız Zaven Biberyan’ın 1961’de Getronagan Lisesi’nden Yetişenler Derneği tarafından basılan ve 2017’de Aras Yayıncılık tarafından yeniden yayımlanan öykü derlemesi Deniz ilk kez Türkçede! 
Romanlarında olduğu gibi öykülerini de büyük bir ustalıkla kaleme alan Biberyan, farklı kesimlerden, şehirlerden, toplumlardan karakterleriyle insan olmaya dair tüm çelişkileri gözler önüne seriyor. Kâh bir anarşiste kız vermek istemeyen babanın iç çatışmasına kâh İstanbul’un sokaklarını mesken tutan Burunsuz Kadriye’nin yalnızlığına kâh idam cezasının onanmamasını çaresizce ümit eden mahpusun iç dünyasına tanık oluyoruz. Biberyan’la birlikte sıradan insanların hüzünlerine, meraklarına, sevinçlerine ve hayal kırıklıklarına ortak oluyoruz. 
12 öyküden oluşan Deniz, yaşamın türlü hallerini incelikli bir şekilde resmederken, Biberyan’ın edebi kişiliğini de daha yakından tanımamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d002bc-db26-44a5-b15d-4a160377b309.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağdat’ı Ben Yaktım</image:title>
            <image:caption>“Ey zamane genci, birkaç ülke aldın diye kendini Zülkarneyn mi sanırsın?” 
Halife Mustasım için kıyametin borusu, bu sözünden sonra üflendi. 
İki asırdır dünyaya korku saçan Alamut’u yerle bir eden Hülagü Han, demirden bir kasırga şeklinde Bağdat’a yürüyordu. 
Bağdat cihat çağrısı yapsa da kimse onlara yardım etmeye cesaret edemedi. 
Sonra... Tarihin durduğu gün geldi. Türklerin Altın Kitap’ındaki son kehanet, kanla balçığa dönen Arap çöllerinde uyandı. 
Bir Türk, dünya sessizliğe gömüldüğünde tek başına meydan okudu! O gün, dünyanın şah damarının kesildiği gündü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00027895-9e50-43b7-b07c-956db5d7e352.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji 101</image:title>
            <image:caption>Yale Üniversitesi’nin gelmiş geçmiş en popüler derslerinden birine dayanan, modern psikoloji bilimine dair ilgi çekici ve anlaşılır bir kılavuz. 
 
Üç kiloluk kıvrımlı bir kütle olan beyin, zekâya ve bilinçli deneyime nasıl yol açar? Freud, insan doğası konusunda haklı mıydı? Bilgi nereden gelir? Dil ve düşünce arasındaki ilişki nedir? Bizi motive eden nedir ve neden korku, iğrenme, merhamet gibi duygular hissederiz? Bizler rasyonel varlıklar mıyız? Ünlü psikolog Paul Bloom, zihin bilimi hakkındaki sürükleyici yeni kitabı Psikoloji 101’de bu soruları ve daha fazlasını yanıtlıyor. Bloom’un uzun yıllar profesörlük yaptığı Yale Üniversitesi’ndeki “Psikolojiye Giriş” derslerinden yola çıkarak hazırladığı Psikoloji 101, insan doğasının en gizli saklı taraflarına ışık tutmasının yanı sıra eğlenceli, ilgi çekici ve unutulmaz anekdotlarla dolu bir anlatı sunuyor. Bununla birlikte bu kitap, psikoloji alanına kapsamlı bir genel bakıştan çok daha fazlası. Bloom, komplo teorilerine duyulan inanç, insanlar arasındaki farklılıkları açıklamada genlerin rolü ve önyargı ile nefretin doğası dahil olmak üzere zamanımızın çok önemli ahlaki ve politik sorunları hakkında psikolojinin bize neler söyleyebileceğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8270a84-29ba-4d54-9498-e83c3ed98e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfıra Yükselmek</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, özgür toplumsallaşma yolculuğunda atılması gereken bir ilk adıma, tarih boyunca göz önünde olan ve toplumsal yaşam üzerinde ağır bir yük oluşturduğu halde çoğunlukla görmezden gelinen “bildik” bir konuya, erkeklik kültürüne mercek tutuyor. 
Erkeklik kültürü, egemen dünya için dokunulmaz bir kutsallık olarak kurgulanmıştır. Gelgelelim, onun yarattığı kültürel atmosfer içinde boy gösteren iktidarlar yıkılabilir, kültürler ortadan kaldırılabilir, yeni sistemler inşa edile-bilir. 
Elinizdeki kitap, zihniyet ve kültür olarak erkeklik olgusunuı irdeliyor. Din, felsefe, bilim, psikiyatri, akıl, dil gibi zihniyet oluşturucu düşünce yapılarının erkeklik kültürünü inşa etme ve onu üretmedeki rolleri ile bütün bu düşünce yapılarına içerilmiş eril kodları tartışıyor. Erkeğin kendisine, kadına, yaşama, özgürlük-aşk gibi toplumsal değerlere dönük yanılsamalı algılarına odaklanıyor. Erkeklik ideolojilerinin, kurgulanan kimlik doğrultusunda erkeğin algısını nasıl manipüle ettiğini, erkek algısında sahte olanın nasıl gerçek olanın yerine geçirildiğini analiz ediyor. 
Kitap, tüm bu yönleriyle, erkeklik çalışmaları alanında ufuk açıcı bir eser niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a58f5f-b377-4312-8aba-2d229bfa4cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişmeyen Tek Şey Değişimdir</image:title>
            <image:caption>Ben Orlin’in mizahı ve kötü çizimleri eşliğinde, kalkülüs ile günlük yaşam arasındaki kesişime dair eğlenceli bir inceleme. 
 
Orlin, 28 matematik hikâyesini bir araya getirerek kalkülüsün, insanların her gün uğraştığı şeyleri ifade etmek için kullanılan bir başka dil olduğunu gösteriyor: 
Aşk, risk, zaman ve en önemlisi değişim. “Anlar” ve “Sonsuzluklar” olmak üzere iki bölüme ayrılan ve Sherlock Holmes’tan Mark Twain’e kadar pek çok ismi konu alan Değişmeyen Tek Şey Değişimdir, kalkülüs, sanat, edebiyat ve Elvis adındaki sevimli bir köpek arasındaki bağlantıları ortaya çıkarıyor. Burada anlatılan sadece matematik için matematik değil; daha bilge ve daha düşünceli bir insan olmak için matematik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef55b49f-2769-4f4a-997a-8823800b1880.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlanma</image:title>
            <image:caption>Silikon vadisinin kurucu merkezlerinden Stanford Üniversitesi&apos;nde on yıllarca bilim tarihi dersleri veren, ayrıca Académie Française&apos;in nadir filozof üyelerinden olan Michel Serres (1930-2021) genç yaşlarından itibaren bir geçiş döneminde yaşadığımızı fark eder ve tüm ömrünü insanlığı bu geçişin sonrasına hazırlamaya vakfeder. Bugün transhümanizm başlığı altında yapılan tartışmaları kendi yarattığı insanlanma (hominescence) kavramı altında tartıştığı bu kitapta insanın geleceğini bir erginlenme (adolescence) olarak, çocukluktan yetişkinliğe bir geçiş olarak betimler. İnsanlığın son elli yılda yaşadığı radikal değişimleri değerlendirirken temel dört konuda geri dönüşsüzce yeni bir döneme girdiğimizi söyler: Ölümle ilişki, bedenlerimizle ilişki, yeryüzüyle ilişki ve yeni iletişim ağları nedeniyle başka insanlarla ilişki. Michel Serres evrimsel düzeyde gerçekleşeceğini öngördüğü bu radikal değişimlerin özellikle zenginler ve yoksullar arasında yaratacağı muazzam eşitsizlik tehlikesine dikkat çeker ve bu sefer adına layık olacak ikinci bir hümanizm çağı için adalet yükümlülüğünün altını çizer. Peki bu 
gelecek bizi coşturmalı mı yoksa korkutmalı mı? Michel Serres, İnsanlanma’da iyimser veya kötümser senaryolar üretmektense geleceğin belirsiz ışığını görmemiz için bize rehberlik etmeyi tercih ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c240c6f5-0632-4b17-9278-ed01564e39cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimenkuş</image:title>
            <image:caption>Aziz İsa Elkun, bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Uygur Türklerinin duygularını, yalnızlığını ve yaşadığı sıkıntıları şiirle, nesirle anlatmaya çalışmıştır. Genellikle şiirlerinde, Uygur Türklerinin Diasporada yaşadığı sıkıntı, gurbet kaygısı, yalnızlık, çekilen sıkıntılar ve vatan hasretini anlatmaktadır. Uygur edebiyatının yayıldığı geniş sahaya, bu yüzyılda yurt dışında yaşayan Uygurların edebiyatı da eklenmiş, Aziz İsa Elkun de bu edebiyatın bir parçası olarak Londra’da edebi ürünler vermiştir. 
Aziz İsa Elkun’un Uygurca ve İngilizce yazdığı Şiirlerinden oluşan “Çimenkuş” adlı kitabının Türkiye Türkçesine aktarılarak Türkiye’de yayınlanmış olması başta Uygur Türkleri olmak üzere, Doğu Türkistan’daki Türk topluluklarına yapılan soykırımı, yurt dışında yaşayan Doğu Türkistanlıların sıkıntılarını Türkiye kamuoyuna anlatmak açısından oldukça önemlidir. 
Prof. Dr. Erkin Emet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2312d6c-e33a-4577-88b4-98b28cb1c409.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Başlangıç İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Georges Politzer’in Felsefenin Başlangıç İlkeleri, sosyalizme sıfırdan başlayanlar için, aşağı yukarı doksan yıldır, yani kabaca üç kuşak boyunca eşsiz bir kılavuz olmuştur. Öncelikle genç işçiler için düşünülmesi, anlattıklarının olabildiğince berrak, kolay anlaşılır ve kolay akılda tutulur olmasını gerektirmiştir. 
Kısa kısa bölümleri, anlatılacakların başlıklarının her bölümün başında sunulması, sık sık tekrarlara, dolayısıyla da hatırlatmalara gidilmesi, gerektiğinde ek okumalar önerilmesi ve nihayet, soru-cevaplarla derslerin iyice özümlenmesinin sağlanmaya çalışılması, bu kitabı eğitbilim (pedagoji) açısından örnek bir çalışmaya dönüştürmüştür. Yordam Kitap, artık klasikleşmiş olan bu değerli yapıtı, gözden geçirilmiş bir çeviriyle okura yeniden sunmakla bir görev yaptığının bilincindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b138ef04-3316-4acf-bac0-d4fe0b899ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Sefaleti</image:title>
            <image:caption>“Bay Proudhon, Avrupa’da tuhaf bir şekilde yanlış anlaşılma şanssızlığını yaşıyor. Fransa’da, yetenekli bir Alman filozof sayıldığından, kötü bir iktisatçı olma hakkına sahip; buna karşılık Almanya’da, en güçlü Fransız iktisatçılardan biri sayıldığından, kötü bir filozof olmasına izin veriliyor. Alman ve iktisatçı olma çifte sıfatımızla, kendimizi, bu çifte yanılgıyı protesto etmek zorunda hissediyoruz.” 
Anarşizmin kurucularından Pierre-Joseph Proudhon’un Sefaletin Felsefesi adlı eserine yanıt olarak 1846-1847 kışında kaleme alınan Felsefenin Sefaleti, Karl Marx’ın iktisat alanındaki ilk sistemli çalışmalarından biri. Kapital’in 1867 yılında basılan birinci cildinde çok sayıda gönderme yapılan bu kitap, Alman felsefesine yönelik eleştiriler de içeriyor. 
Birinci baskısı Fransızca olarak 1847 yılında çıkan Felsefenin Sefaleti’nin ilk Almanca çevirisi, yazarının ölümünden sonra, 1885 yılında yayımlandı. Bu baskının editörlüğünü üstlenen Friedrich Engels, çeviriyi gözden geçirdi, Marx’tan kalan notlardan hareketle düzeltmeler yaptı, dipnotlar ekledi, bir önsöz yazdı ve kitabı bazı ek metinlerle zenginleştirdi. 
Engels, 1891 yılında, kitabın İspanyolca çevirisinin basılması için izin istendiğinde şu cevabı verdi: “Hiç kuşkusuz, bu girişimi sevinçle onaylıyoruz. Sosyalizmin İspanya’daki gelişimi üzerinde çok olumlu bir etkide bulunacağı kesin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82403899-441f-4f9d-98c3-0a8cb906fa07.jpg</image:loc>
            <image:title>Peki Ama... Kim Bu Mozart?</image:title>
            <image:caption>“Ben sadece müziğimi yapıyorum. Tutkunu olduğum. Beni heyecanlandıran müziği…”
PEKİ AMA KİM BU?
Bestelediği operalar dünyanın dört bir yanında sahnelendi, kendisinden sonra gelen müzisyen ve sanatçıulara ilham kaynağı oldu, müziği her daim duyguları hareketlendirdi, inanılmaz hayat hikâyesi hem film yapımcılarına hem de pastacılara ilham verdi.
Peki ama kim bu Mozart?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e238104b-4aae-4440-955b-a09258cc94ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Primer</image:title>
            <image:caption>On üç yaşındaki Ashley Rayburn, kötümser geçmişine rağmen kesinlikle iyimser bir kızdır. Babası hapisteyken, Ashley bir koruyucu aileden diğerine verilirken ona yardım etmeye çalışan sosyal hizmet görevlileri için tam bir meydan okumadır. Ama bunun sebebi,doğası gereği, kötü olduğundan değil de belanın her türlü onu bulmasındandır.
Ashley sevgi dolu yeni ebeveynleri, en iyi arkadaşı ve yaratıcı yetenekleriyle hayatta bir çıkış yol bulmuş gibidir. Onun için işler yolunda gitmeye başlar. Ancak, onu bir sanatçı kimliğinden dünyanın en yeni süper kahramanına dönüştüren, özel olarak geliştirilmiş vücut boyalarıyla dolu bir bavul bulduğunda hayatı bir anda eskisinden de karmaşık hale gelir. Ashley, o boyaları ondan geri almaya çalışan bir devlet kurumu tarafından takip edildiğini fark edene kadar, hayatında şimdiye kadar olan en harika anları yaşamıştı! Ama şimdi yeni anne babasını korumak ve gerçek bir aile olmanın ne demek olduğunu öğrenmek için zor seçimlerle karşı karşıyadır.
Yazarlar Jennifer Muro (Dünya Üzerindeki Son Çocuklar, Netflix dizisi) ve Thomas Krajewski (Buddy Thunderstruck, Netflix dizisi) ve sanatçı Gretel Lusky’den, DC evreni için yepyeni bir süper kahraman hikâyesi. Hem eğlenceli ve dramatik hem de duygusal ve harekete geçirici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc04c978-f6b3-4f13-bc4c-fa1110afd85d.jpg</image:loc>
            <image:title>Politikadan Sinemaya Minör-Oluş</image:title>
            <image:caption>1968 olaylarının etkisi altında düşüncelerini ortaya koyan ve temsil düşüncesine en fazla karşı çıkan Gilles Deleuze ve Felix Guattari post-yapısalcı yaklaşımda ayrı bir konumdadırlar. Bu filozoflar, toplumsal, siyasal ve ekonomik yaşamın değişimlerine paralel biçimde yeni bir düşünce pratiği geliştirmişler ve felsefeye ilk ilkelerden başlamak yerine ortadan bir yerden başlamışlardır. Deleuze felsefesinde arzu, duyumsama, anlam ve yaşam gibi pek çok kavram, estetik, etik ve siyasete yönelik bir sarmal biçiminde iç içe geçer. Kavramlar değişim ve dönüşüm içinde klasik felsefenin ağaçbiçimli düşünce sistematiğinin dışına çıkarak, özgür bir düşünceye ulaşılabileceğini gösterir. Bu kitap fark ve oluş filozofu Deleuze’ün rehberliğinde sinemanın felsefesini anlama çabası içinde ortaya çıkmıştır. Daima değişimi olumlayan, yaratıcı bir arzuyu öne çıkaran Deleuze keşfedilirken, çoklu bağlantılarla sınırdaki devrimcinin yani minörün gücü anlaşılmaya çalışılmıştır. Minör, molar yapılardan kaçış hattı çizerek, farklılığı, oluşu ve yaşamı olumlar. Minör sinema ise klasik sinemanın aksine evrim ya da devrim gibi fikirlerden bağımsız bir biçimde politiktir, tahammül edilemeyendir ve imkânsızlıklarla yapılandır. Bir kitle sanatı olan sinema “halkın eksikliği”ni en etkili bir biçimde gösterecek tek sanattır. Politik sinemanın üzerine kurulduğu temel budur. Bu yüzden sinema sanatı, henüz orada olmayan bir halkın özne olmasına katkıda bulunma işlevini üstlenmelidir. Sınıfsal farkın, toplumsal cinsiyetin ayrımlarında izleri görülen minör; ideolojik söylemin, bilinçlendirmenin yerini terk ederek, şizo/özneye kucak açan, parçalanarak çoğalan, izleyiciyi rahatsız eden bir sinema dilini oluşturmalıdır. 
Azime Cantaş, Selçuk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi bölümünden mezun olduktan sonra İletişim Fakültesi, Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde lisans ve Yüksek Lisans programlarını tamamladı. Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Radyo, Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı’nda “Türk Sinemasında Minör İzdüşümler” başlıklı tezi ile doktoradan mezun oldu. Öğrenciliği sırasında yönetmenliğini yaptığı Hürriyet Mimarı isimli belgesel ve Guernica isimli kısa film çalışmalarıyla çeşitli ulusal ve uluslararası film festivallerine katıldı. 2023 yılında yayınlanan Filozof Yönetmenler kitabının editörlüğünü yaptı. IGI Global: International Academic Publisher tarafından yayınlanacak olan Audience Sociology and Consumer Behavior in the Film Industry kitap çalışmasının ve Yönetmenlerle Felsefe isimli kitabın editörlüğünü sürdürmektedir. Afyon Kocatepe Üniversite Güzel Sanatlar Fakültesi, Sinema ve Televizyon bölümünde öğretim görevlisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d8b8a1-e77a-4845-b5cb-54019050f9ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Naturans III: Yeni Gündelik Yaşam</image:title>
            <image:caption>Antik başlangıcından günümüze kesintisiz olarak felsefenin merkezinde yer alan belki de tek soru şuydu: “Nasıl yaşamalı?” 
Gündelik yaşamlarımızı dolduran etkinliklerin büyük bölümü zorunlulukla ve tekrara dayalı birörnek davranışlardan, yani genellikle alışkanlıkla sürdürülen etkinliklerden oluşuyor. Gerçekten anlamlı ve kendimizi etkin bir şekilde parçası olarak hissettiğimiz pratiklerin yaşamlarımızda kapladığı alan ise büyük çoğunluk için son derece sınırlı, hatta yok denecek kadar az. Yaşamı giderek birörnek kılan neoliberal kapitalizmin belirlediği toplumlarımızın derin yapısal eşitsizliklerle bölünmüş olması, insanların gündelik yaşamlarını kaplayan etkinliklerin çoğunun, onları edilginleştiren –güçten düşüren– etkinliklerden ibaret olmasına yol açıyor. Tatminsizlik, mutsuzluk, kaygı ve varoluşsal ıstırap yanı sıra dünya ekosisteminin varlık koşullarını da ortadan kaldıracak bir kavrayış yetersizliği gibi giderek çoğalan pek çok semptomun arkasında bu edilginleştirici yaşam biçimi bulunuyor.
Bu kitap Spinoza’yı bir gündelik yaşam filozofu olarak yeniden okuyor: Kitabın ortaya koyduğu yalın ama bir o kadar da güçlü sav, yeni bir gündelik yaşam pratiğinin hem düşünülebilir hem de gerçekleştirilebilir olduğunu ileri sürüyor.
Çetin Balanuye, yeni bir gerçekçi Güç Ontolojisi’nin genel çerçevesini çizdiği Naturans I: Yeni Bir Ontolojiye Doğru ve bu ontolojiyle tutarlı bir etik politiğin çerçevesini çizdiği Naturans II: Yeni Etik Politik’ten sonra Naturans III: Yeni Gündelik Yaşam’da felsefe, politika ve etiğin kesişim alanını çözümlüyor, gündelik yaşamı gerçekten elle tutulur bir çerçevede nasıl dönüştürebileceğimize yönelik güçlü bir savı temellendirmeye koyuluyor: Bir etkin etkinlikler kuramı geliştiriyor. 
Bütün çağdaş popüler literatürü kuşatan, yararlılığı ve dönüştürücü gücü tartışmalı sayısız alternatif yaşam önerisi enflasyonu içesinde, kökten bir toplumsal dönüşümle ilişkili olarak neredeyse hiç tartışılmamış bir sorunu, nasıl etkin bir yaşam sürdürebileceğimiz sorusunu ve bu soruya güç ontolojinin ufuk açıcı katkısını titizlikle örüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/def432a0-021c-4d99-b99b-5e259754a148.jpg</image:loc>
            <image:title>Burjuvazi ve Çıplak Kollular: Fransız Devrimi’nde Toplumsal Mücadeleler 1793-1795</image:title>
            <image:caption>Daniel Guérin’in Fransız Devrimi sırasında Fransa’daki sınıf gerilimlerini incelediği çalışması Burjuvazi ve Çıplak Kollular, 31 Mayıs 1793 yılında Jirondenler’in düşmesinden itibaren ilk modern sınıf çatışmasının ortaya çıkışına tanıklık etmemize yardımcı oluyor ve burjuva devriminin jakoben liderlerine karşı baldırı çıplaklar tarafından yönetilen proleter bir devrimin tohumlarının atıldığını gösteriyor. Eser, burjuva olarak kabul edilen önde gelen siyasi figürler ile Parisli çıplak kollular olarak adlandırdığı işçi kesim militanlar arasındaki bağlantılara dikkat çekiyor ve “tabandan terör” ile “tepeden terör” kavramlarına ışık tutuyor. Bu şekilde Guérin, devrimi tamamlamak için baskı önlemleriyle çıplak kolluları kullanan burjuva bu figürlerin Thermidor’da nasıl düştüğünü anlamamızı kolaylaştırıyor. Fransız Devrimi tarihine getirilen bu yeni bakış açısı, burjuva demokrasisi ile proleter demokrasi arasındaki temel farklılıkları vurgulayarak “fikir birikimimizi yeniden inşa etmemize”, “eşitlik ve özgürlük fikirlerinin gerekli sentezini” yeniden düşünmemize imkân tanıyor. Claude Guillon’un önsözü ise komünist tarihçilerden çok sert eleştiriler alan eseri çeşitli tarihçilerin çalışmalarından yararlanarak yirminci yüzyılın ideolojik ve tarih yazımı tartışmaları içine yerleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91d566f-c122-4873-b9eb-e773654f1321.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafanın Boynu</image:title>
            <image:caption>Inge Lohmark “Oturun” demiş, öğrenciler oturmuştu. “Kitapta yedinci sayfayı açın” demişti, öğrenciler sayfa yediyi açmışlardı. Sonra başlamışlardı ekosistemleri, doğanın düzenini, türler arası bağımlılıkları, etkileşimleri, canlılar ve çevreleri, toplum ve mekân arası etkileşim örgüsünü işlemeye… 
Eski Doğu Almanya’da, küçük bir kasabada öğrenci kıtlığından sonu gelmek üzere olan Darwin Lisesi’nde Darwin’in teorisini içselleştirmiş küskün bir biyoloji öğretmeni Zürafanın Boynu’ndaki esas karakterdir. Standartlara sarılan, uygar ve kültürlü olmayı zafiyet olarak gören Lohmark’ın derslerinde ve özel yaşamında geçerli olan tek şey acımasız doğa yasalarıdır. Her şeyin başlangıcı, doğada olduğu gibi, tanımlamak ve uyumdur. Ders yılı başında öğrencileri isimlerine göre belli bir kategoride görür Lohmark. İtina ile bir isim listesi hazırlar, öğrencileri tanımlar...
Erika sınıfın merkezinde ikinci sırada ve ortada oturmaktadır. Sınıfın merkezidir. Farklıdır, tüm diğer öğrencilerden farklıdır. Süpürge çalısı Erika Tom’dan, Laura’dan, Ellen’den farklı tanımlanır. Erika eğik oturur, eğiklik iticidir, belki doğaya terstir. Lohmark kendi kendine konuşur, konuşmalarında alaycıdır, öğrenciler içsel konuşmalarının farkına varmazlar. Doğu Almanya’yı, sportif yarışmaları özler, özlemini açığa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d778b0dc-9dec-4fc8-8336-ccfb74c48b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet ve Borçla Yönetmek</image:title>
            <image:caption>Devlet ve Borçla Yönetmek, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından başlayarak Türkiye’de tabiyet ilişkisini, birbirini besleyen ve bir ağ şeklinde genişleyen iki kavramı inşa ederek açıklıyor: Borç ve güvenlik devleti. Foucault’dan ödünç alınan dispositif kavramını, borç ve güvenlik devletini Türkiye’deki tabiyet ilişkisinin yeni biçimini anlamak için başarılı bir biçimde kullanan çalışma; yurttaşın hem borçlu hem de potansiyel tehdit olarak nasıl kurulduğunu, bu iki dispositifin pratik işleyişi ile açıklıyor. Siyasal bir kategori olarak yurttaşın yerine siyasal taleplerinden çekilip çıkarılan borçlu insanın güvensizlik içindeki yeni tabi konumunu anlamak için bir anahtar sunuyor.
2000’li yılların iki ana eğilimini, finansallaşma ve güvenlik devletini tabiyet ilişkilerini kuran iki yönetim tertibatı olarak konumlandıran kitap okurunu her biri kendi başına önemli iki litaratürle buluşturmakla kalmıyor; yeni yönetim formunun yarattığı yeni öznellik biçimlerinin pratikte nasıl ortaya çıktığını tartışarak politik bir mücadele eksenine de işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9207075-d03c-44de-9c24-139751e85c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyüş Pratiği</image:title>
            <image:caption>Dolki Min, ilk romanı Yürüyüş Pratiği’nde bir uzaylının, insanın bedenine, çevresine, kendine yabancı hissetmesinin ve hissettiği derin yalnızlığın hikâyesini konu alıyor. Bu radikal edebi eser, Güney Kore’de yaşamaya çalışan bir uzaylının yiyecek arayışının insan olmanın ne anlama geldiğine dair varoluşsal bir krize dönüşmesini anlatıyor; bir yönüyle de Karanlığın Sol Eli, Squid Game ve Under The Skin’e selam veriyor. Yazar, Mumu’nun ağzından güçlü, büyüleyici ve zekice kurgulanmış bir anlatıyla bizleri soluksuz bırakıyor. 
Mumu da kim mi? Yabancısı olduğu dünyada var olmaya, yaşamaya, yürümeye çalışan ayrıksı; sevimli bir canlı! Okuduğunuz metin Mumu’nun insan normlarına göre yaptığı yürüyüş pratiğinin bir güncesi, bir hayatta kalma serüveni, öteki ile arasındaki mesafeyi nasıl daralttığının bir kaydı ve farklı oluşuna dair bir alegori aynı zamanda.
Sen! Evet sen, benim cinsiyetimin ne olduğunu merak ediyor musun? Belki de bu konuda azıcık endişelisindir. Söylediklerimde ya da konuşma tarzımda ipuçları arayarak konuşmacının cinsiyetini tahmin etmek için çırpındın mı? Peki tahmininin doğru ya da yanlış çıkacak olması bir tarafa, nasıl bir sonuca vardın?
Dolki Min&apos;in akıllardan çıkmayan ilk romanı hem psikolojik gerilim hem de farklı olanları ötekileştiren sosyal yapılara keskin bir eleştiri. Yürüyüş Pratiği, yabancı olduğunu düşündüğümüz kişilerdeki insanlığı ortaya çıkarıyor ve yabancılaşmanın insan deneyimini nasıl şekillendirebileceğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66648a0e-b47a-4f87-a09a-98db0688cc82.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz ve Devrim</image:title>
            <image:caption>Freud, psikoloji dünyasıyla eleştirel ve şüpheci bir ilişki içindeydi. O, psikolojiyi, nesnel bir biçimde bilinebilecek; belirli, gerçek, tamamen açık ve her insanda her zaman aynı olabilecek bir olgu olarak görmedi. Bütün bunlar, Freud’un insan acısının doğasının tarihsel bağlamına ve acının diyalektik bir sürecin içinde kendini semptomlarda gösterdiğine dair değerli çıkarımlar yapmasını sağlamıştır. Bu çıkarımlar aynı zamanda kavrayış ve özgürleşme arasındaki ilişkiye de ışık tutmaktadır.
Tarihi ve psikanalizi sevsek de sevmesek de tarihin kendisi mevcut düzeni alaşağı etme girişimlerinin ve bunların yenilgilerinin tekrar ettiği bir süreçtir. Bir kalemde yinelemeyi bırakıp başarılı olamayız; çünkü tarihi kendi seçtiğimiz koşullarda yazamayız. Verili koşullar içerisinde ve sömürücü yabancılaştırıcı üretim ve tüketim koşullarını oldukları yerde tutan farklı baskı örüntülerine göre hareket ederiz. Bu örüntülerin çok önemli bir işlevi vardır ki o da hayati gereksinimler olan kolektif öz-örgütlenmelerin inşasına engel olmaktır. 
Bu manifesto özgürlük hareketleri için, daha iyi bir dünya için hazırlandı. Günümüzün baskıcı, sömürücü, yabancılaştırıcı gerçekliğiyle mücadele eden birey ve gruplara hitaben ve onlar için yazıldı. Bu manifesto bugünkü yaşamın sefil dış gerçekliği ve adına “psikoloji”miz denebilecek, derinlerde “içimizde” olduğunu hissettiğimiz, sıklıkla gerçekliğe teslim olan ya da umuyoruz ki ona isyan eden “içsel” yaşamlarımızın karşılıklı ilişkisi üzerinedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2350c982-571f-4747-85ec-c1046db7adb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeler Ormanı</image:title>
            <image:caption>Ailenizde kimse duygulardan bahsetmiyorsa siz nasıl yas tutacaksınız? Gölgeler Ormanı’nın isimsiz ana karakteri, babasının ölümünün ardından kafasında bu soruyu döndürüp durur. 1997 yılında Hong Kong üzerindeki egemenliğin Birleşik Krallık’tan Çin’e geçmesiyle birlikte dört kişilik bir aile Kanada’ya taşınır ama Hong Kong’lu pek çok “astronot” baba gibi, bu ailenin babası da çalışmak için Hong Kong’ta kalır, ailenin en yoğun yaşadığı duygu da haliyle hem babaya hem de ülkelerine duydukları özlemdir. Yıllar içinde babasıyla geçirdiği dakikaları ve her bir hatırasını tekrar tekrar ziyaret eden karakterimiz henüz cevaplanmamış pek çok soruyla ve yanlış anlaşılmalarla baş etmeye çalışır. Cevaplar için annesinin ve anneannesinin kapısını çalsa da kendi hayatının, onların hayatının merkezinde attığını fark eder. Yazar Pik-Shuen Fung’un hacim olarak ince görünen bu romanı, içerik ve yoğunluk açısından okuru, acı ve mutluluğun derinliklerine götürüyor. Şiirsel ve akıldan çıkmayan sesiyle, Çin asıllı Kanadalı bir astronot ailenin hareketli portresini çizerken her katmanda başka bir ayrıntıyı, soyutlamayı, nakşettiği anıları ve sözlü tarihi kullanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b50147-622c-468f-884d-6929987c5b3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Feodalizmi ve Sınıf Savaşımları</image:title>
            <image:caption>Sovyetler Birliği’nin en önemli Osmanlı tarihçisi, Doğubilimci ve Türkolog Anna S. Tveritinova, resmî tarihin tezleriyle hesaplaşarak, Osmanlı tarihine yeni bir ışık tutacak sorular soruyor: Osmanlı devleti, sınıf mücadelelerini tanımayan, imtiyazsız, ahenkli bir sosyal düzene mi sahipti? Osmanlı’nın sosyoekonomik yapısı nasıldı? Osmanlı’nın Bizans ve Balkan fetihleri, bu halkları “feodalizmden özgürleştirdi” mi? Şeyh Bedrettin ve Börklüce Mustafa isyanı, hangi tarihsel ve toplumsal şartların ürünüydü? Halifeliğin Abbasilerden Osmanlılara devredildiği bir gerçek midir, yoksa sonradan uydurulmuş bir rivayet midir? Osmanlı’nın gerilemesinin sebebi başa Türk olmayan yöneticilerin geçmesi midir? 
Tveritinova, bunlar gibi pek çok soruya tarihsel materyalist yöntemle yanıt aradığı makalelerinde, Osmanlı tarihine dair Marksist ve bilimsel bir yaklaşım geliştirmeye çalışıyor. 
Bu derlemede, ayrıca, Tveritinova’nın yaşamına ve eserlerine dair bir sunuş ile yayımlanmış eserlerine dair bir kaynakça da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/573b3be3-6a44-4e0e-9b53-a561c2adab05.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Gençlerle Baş Başa dizisinin bu kitabı sosyoloji biliminin temellerine, toplumların dünden bugüne gelişimine ve sosyologların farklı yaklaşımlarına eğiliyor. “Sosyoloji hangi sınıfsal ve düşünsel temeller üzerinde yükselmektedir?”, “Toplumu, tarihi ve uygarlığı nasıl açıklayacağız?” sorularına yanıt ararken birçok kavram ve teoriye derinlemesine bir bakış getiriyor; idealist ve materyalist gelenekleri karşılaştırıyor.  
“Yaşamda karşılaştığımız ve sorgulamadığımız her ilişki biçimi olduğu gibi devam eder. Eleştiri ve yorum olmazsa, değişim hiç kimsenin aklına gelmez” diyor kitabın yazarı Mehmet Devrim Topses. Dolayısıyla sosyoloji, toplumsal sorunları anlamak ve açıklamakla yetinmeyip, çözmeyi amaçlayan bir disiplin olarak ele alınmalı. İzlenen tarihsel materyalist yöntem ise sorunların “kimin için”, “hangi sınıf yararına” çözüleceği meselesine kilitlenir ve buradan yol alır. Gençlerle Baş Başa: Sosyoloji, aydınlanma, laiklik, modernleşme gibi süreçleri de tarihsel çerçevede ele alıp tartışan, zihin açıcı bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be2cc781-5f4f-470e-96ec-4578b511bc57.jpg</image:loc>
            <image:title>Nana</image:title>
            <image:caption>Zola’nın Fransa’da ikinci imparatorluk dönemini her yönüyle mercek altına aldığı yirmi kitaplık Rougon Macquart dizisinin en çok fırtına koparan kitaplarından biridir Nana. 
İlk kez bir gazetede tefrika edilerek okurla buluşan Nana, Zola’nın üç yıl önce yayımlandığında ortalığı birbirine katan ve anında ahlaksızlıkla damgalanan kitabı Meyhane’nin bir anlamda devamı niteliğindedir. Nana, Meyhane’nin başkişisi çamaşırcı Gervaise’in kızıdır. Yoksulluğun, ayyaşlığın, çürümüş bir toplumun içine doğmuştur. Güzelliğiyle ünlenen yeteneksiz bir tiyatro oyuncusu ve bir fahişedir. Nana’nın tüm varlığı ve yaşamı, âdeta etrafındaki aristokrasinin ve burjuvazinin pırıltılarını dökerek ikiyüzlülüğünü, açgözlülüğünü gözler önüne seren bir turnusol kâğıdıdır.       
Tıpkı Meyhane gibi yayımlandığı anda çok şiddetli eleştiri oklarına hedef olan Nana, tutucu basının ve eleştirmenlerin bu hücumuna rağmen okurunu bulmuş, Zola’nın en çok okunan kitaplarından biri olmuştur. Yazarın yalnızca gerçeği anlattığı, okurlar tarafından teslim edilmiştir. 
Yordam Edebiyat olarak Zola’nın başyapıtlarından biri olan Nana’yı Adnan Cemgil’in akıcı, sıcak Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74d97608-5282-49dc-9c9a-0fb6ae1295dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançta Oyunsonu İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Satranç; hayatın zorlukları karşısında pes etmeyen, mücadele eden bireyler yetişmesini sağlamaktadır. Satranç; stratejik düşünmeyi sağlayarak bireyin daha doğru kararlar vermesine olanak tanımaktadır. Satranç; problem çözme, hızlı düşünebilme becerilerini ve kendine güven duygusunu geliştirmekte, planlı hareket etmenin önemini göstermektedir. Satranç; dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kurallara uymayı, kazananı kutlamayı öğretmektedir. Satranç; bireyin hayatta daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır.  Satranç; hayatın 64 karelik bir dünyaya yansımasıdır. Serinin dördüncü kitabı olan bu kitap ile piyon finalleri (anahtar kareler, oppozisyon, çalım, yarma hareketi, köşe piyonu, kare kuralı, omuzlama, vezire karşı piyon, uzak geçer piyon, bağlı geçer piyon, turan taktiği, hilal taktiği) ve hafif taş finalleri (ata karşı piyon, ata karşı at, file karşı piyon, ters renkli filler, aynı renkli filler, iyi ata kötü fil, iyi file kötü at) konu anlatımlarına kısaca değinilip, diyagramlar üzerinde satrancın oyunsonu ilkelerinin öğrenilmesi hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd977b82-974d-45e7-9129-9521f61dbcfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığa Bakarken</image:title>
            <image:caption>Bazen çok güzel bir hikâyeye başladık sanırız ama gerçekte o öykünün baştan sona bir kötülükten ibaret olduğunu fark ederiz. Hayatımızda duyduğumuz bazı hikayeler içinde hem kötülük hem de iyilik barındırır. Yaşamın özünde olan bu iki kavram bizim kim olduğumuza bağlı ve bu da hangi tarafı seçtiğimizle ilgili bir şey. Masum olan bir adamın seri katile dönüşmesi hikayesinde olduğu gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad697dd7-8b9a-486c-b9eb-18e1a990a7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşümün Serüveni</image:title>
            <image:caption>Bu siyer çalışmasının temel hedefi, onlarca olayı ve ilişkiler yumağını bütüncül ve tutarlı bir şekilde ele almaktır. Bunun için; 
• Bu eserde anlatmaktan ziyade tanımak öncelendi. 
• Geçişken üslupla okuyucunun dikkatinin dağılmadan metne odaklanabilmesi amaçlandı. 
• Her başlığın kendi içerisinde bir anlatıya ve bütünlüğe sahip olması hedeflendi. 
• Kitabın içerisinde yeri geldikçe yaşananlara dair ifadelerin ideali vurgulamaya yönelik olması amaçlandı. 
• Kitap kaleme alınırken büyük ölçüde üzerinde uzlaşılmış temel kaynaklar tercih edildi. 
• Uzun soluklu ve titiz bir çalışmanın sonucu ortaya çıkan bu eser, Peygamber Efendimiz’in hayatını zevkle ve ibretle okuyabilmeniz için tüm imkânlar seferber edilerek hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd1ccd2-5781-4de0-89ec-ebe4b62ddc0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kibritle Yok Olmak 2 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Bir kibrit yak. Geçmişini kül etsin, yarına da ışık olsun. 
Onlar gölge askerdi ve bir Balkan Kızı’nı Türkiye’ye getirmekle görevliydi. 
Onlar kim miydi? HAYALET TİMİ. 
 
Yüzbaşı Barut’un komutanlığında operasyona devam eden Hayalet Timi, beklenmedik bir olayla karşılaşmıştı. Balkan Kızı’nı teslim mi edeceklerdi yoksa onunla birlikte Türkiye’ye mi döneceklerdi? 
 
İsimleri dahi bilinmeyen gölge askerler, görevi başarıyla tamamlamak için canlarını ortaya koymaya hazırdı. 
 
Yüzbaşı barut ve kızıl saçlı bir balkan kızı... 
 
“Senin için herkesle savaşırım, Balkan Kızı. 
“Savaşmamız gerekecekse seninle birlikte savaşmaya hazırım, Yüzbaşı.” 
Uyarı: Yetişkin okurlar için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba2a6dc0-42d6-4af4-adbc-0fcebf8b1980.jpg</image:loc>
            <image:title>Tır Şoförü Ne Yapar?</image:title>
            <image:caption>Yolculuk başlasın, düt düüüt! 
Şu an elinde tuttuğun kitabın buraya nasıl geldiğini biliyor musun? Veya evindeki eşyaların? 
Etrafında görüp kullandığın hemen her şey oraya kendiliğinden gelmiyor. 
Tır şoförü, üretildikleri yerden onları alıp bize getiriyor! 
Kocaman, tam donanımlı bir tır kullanıyor. Tırın içini bir görsen; buzdolabı ve yatak bile var! 
Sonuçta yorucu bir günün ardından tır şoförü dinlenmek isteyebilir. İşi yalnızca araç 
kullanmakla bitmiyor, başka görevleri de var… 
Merak ediyorsan haydi atla, başlayalım yolculuğa! 
İŞTE SANA TIR ŞOFÖRLERİ VE SEYAHATLERİ HAKKINDA HARİKA BİLGİLERLE DOLU BİR KİTAP.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203d89c9-68bc-4340-b558-e02de5d751bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Veteriner Ne Yapar?</image:title>
            <image:caption>Patili dostlarımız onlara emanet! 
Hayvanları çok mu seviyorsun! Peki büyüyünce tüm gününü onlarla geçirebileceğin bir 
meslek olduğunu biliyor muydun? Veteriner hekimlik. Veteriner hayvanlarla ilgileniyor, 
hasta olanları iyileştiriyor. Bazen ameliyat yapıyor, bazense çiftliklere gidiyor. Evcil 
hayvanının aşılarını yapıyor, tırnaklarını kestiği bile oluyor! E tabii tüm bunları yaparken 
onları sevmeyi de unutmuyor. 
Veterinerin bir gününde ona eşlik etmeye ne dersin? 
İŞTE SANA VETERİNERLER VE BİR GÜNLERİ HAKKINDA HARİKA BİLGİLERLE DOLU BİR KİTAP.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/399d34dc-b626-4f28-aac3-0a67d1b1fc2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yıldızlar: Hayvan Dostları</image:title>
            <image:caption>Çocuklardaki hayvan sevgisi küçük yaramazlıklarla buluşunca… Vannesa Walder&apos;ın yazıp Carola Sieverding&apos;in resimlediği Hayvan Dostları, çocukların dünyasında hayvanların yeri ve önemine dikkat çeken, kıpır kıpır dört öyküden oluşan bir macera.  Çok iyi birer hayvan dostu olan dört afacanı kıtalar arası bir serüvende buluşturan kitap patili dostlarımızın haklarına ilişkin bilgi veriyor, sokağa terk edilmiş canlar hakkında farkındalık kazandırıyor. Yardımlaşmanın, fedakârlığın ve sorumluluk almanın iyileştirici gücünü sayfalarına taşıyan bu duyarlı öyküler; yaşı küçük ama yüreği büyük hayvan severlerin dayanışmasını görünür kılarak geleceğe dair umutlarımızı tazeliyor.  Âdemin köpeği Pire&apos;ye veteriner neden bakmıyor? Avustralyalı Tarni, Türkiye&apos;deki kedilerin niçin muhteşem olduklarını düşünüyor? Ela&apos;nın köpeği Burun&apos;a doktor nasıl bir reçete yazıyor? Peki ya Mira&apos;nın evcil tavşanı Hoppi, hangi “tipik” hastalığın pençesinde? Daha önce muhtemelen adını hiç duymadığınız opossum, valabi, emu, kakadu gibi acayip canlılarla anlatısını renklendiren kitap; atletizmle uğraşan kediler, ekmek yiyen aslanlar ve sinemeye giden yılanlarla iyice şenleniyor. Ele avuca sığmaz doktorlarla tanışmak da cabası! Sahi, soyadı Çokkürklü yahut Hiçkorkmaz olan birisine muayene ettirmek ister miydiniz biricik can dostunuzu? Çocukların ruhsal gelişiminde evcil hayvanların rolünü gözler önüne seren bu sıcacık öyküler, aynı zamanda “Hayvan sevgisi küçüklükte başlar,” görüşünü de destekliyor.  “Küçük Yıldızlar” koleksiyonu kapsamında “Okuma Seviyesi 2” olarak sınıflandırılan Hayvan Dostları, içerdiği bulmaca ve oyunlarla öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve pekiştirmelerini sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc45b5b6-fe09-4018-a5b9-a7e92e3af34f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüş</image:title>
            <image:caption>Kendi yolunda ilerleyebilirler ve kendini yeniden var edebilenler için... 
Doğanın kendini tekrar ettiğini göremezsiniz. Mevsimlerde yaşadıklarımız tekrar değildir. Çünkü doğa, kendini yenilemeyi esas alır. Şimdiki mevsim, bir önceki mevsimin yenilenerek gelebilmesi için büyük mücadeleler verir. Onun yeniden var olabilmesini sağlayıp ona o muhteşem güzellikleri veren bir önceki mevsimdir. Kadın da doğa ana gibidir. Onun bugününü güzelleştirecek olan için mücadele eder ve sever... Yazık! Hep, bir sonraki mevsim için heyecanlanıp kendini tekrar edenlere çok yazık! Benliklerinin derinliklerindeki sevme arzularının yerini alan kibir, üstünlük, ötekileştirme ve sevgisizlik yüzünden, cinsel yalnızlıkların kuyusuna düşenlerin çırpınışlarını anlatan Dönüş, Türk edebiyatının yalın dilinin önemli örneklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c3e98a-4ce8-4a30-be66-1a296c51d73e.jpg</image:loc>
            <image:title>Deadendia 2 - Kırık Kale</image:title>
            <image:caption>“DeadEndia, renkli sanatı, benzersiz ortamı ve komik şakalarıyla hemen cezp ediyor ama özellikle karakterlerin karmaşık duygusal kıvrımlarını ve her şeyin altında yatan tuhaf, ürkütücü büyüyü sevdim!” -Molly Knox Ostertah, The With Boy’un yaratıcısı 
 
“Kalp yarıcı, yürek parçalayıcı, yürek çarpıtıcı ve yürekten!” -Marika McCoola, New York Times’ın en çok satan Baba Yaga’nın Asistanı kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d53ffc6c-9da8-410a-bc83-9b5f60c044bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömrü Uzatan Alışkanlıklar</image:title>
            <image:caption>SAĞLIKLI BİR YAŞAM, BİLİNÇLİ SEÇİMLERLE BAŞLAR 
 
Sağlık, sahip olduğumuz en büyük servettir ve onu korumak bizim elimizdedir. 
.Hangi çay, hangi süt, hangi kahve? 
.Gençliğin sırrı glutatyon mu? 
.Mide, bağırsak ve karaciğer hastalıkları nasıl başlar? 
.Gençlerde kolon kanseri neden sık görülmeye başladı? 
.Sağlıklı beslenme aslında nedir? 
.Kefir, prebiyotik, probiyotik ve postbiyotik ne kadar faydalı? 
.Obezite nasıl en önemli sağlık sorunu haline geldi? 
.Ameliyatsız zayıflama mümkün mü? 
.Mide botoksu mu, mide balonu mu? 
.Yanlış diyet uygulamalarının önüne nasıl geçeriz? 
.Sağlıklı, uzun yaşam sırları nelerdir? 
İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji alanındaki geniş tecrübesiyle 
Prof. Dr. Vedat Göral, sağlığın korunması için farkındalık yaratmayı hedefliyor. Uzun ve sağlıklı bir ömür için şimdi adım atmanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bddd408a-5b0e-4101-b4bc-7aac4edf713c.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Bırak</image:title>
            <image:caption>“Her kim olursa bu sırra mazhar, Dünyaya bırakır ölmez bir eser…”      
 Aşık Veysel 
İster bir dâhi ister plazadaki bir beyaz yakalı ister tarladaki çiftçi olsun… Herkesin amacı hayatta bir iz bırakabilmektir. Bu nedenle her şeyin monotonlaştığı günümüzde fark yaratabilmek için çırpınıyoruz. Halbuki kendi bireysel ve toplumsal maceramızın biricikliğinin farkına varmak en güzeli…  ‘İz Bırak’, kendini arayanlar ve toplumsal dinamikler arasında sıkışıp kalsa da kendi yolunu çizmeye çalışanlar için…   Dante’den Jack London’a, Carl Gustav Jung’dan  Jean-Paul Sartre’a kadar birçok düşünürün cümleleriyle zenginleştirilen bu kitap hem bireysel hem de toplumsal sorumluluklarımıza değiniyor. Herkesin farklı bir hayat hikâyesi olduğunu ve bu hikâyelerin yaşama katkısını anlatarak okurlarını zorluklara farklı bir pencereden bakmaya davet ediyor. Yaşamın anlamına dair sorgulamalarımıza ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2296a67f-677b-4b92-81a9-52370cdfe096.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalanmış Miras</image:title>
            <image:caption>Edebiyat eleştirisinin en önemli isimlerinden James Wood, edebiyat ve inanç arasındaki bağı irdelediği Parçalanmış Miras’ta yeni tartışmalara ilham kaynağı oluşturacak kapsamlı bir derleme sunuyor. Thomas More’dan Anton Çehov’a, Virginia Woolf’tan Julian Barnes’a çeşitli dönemlerden farklı tarzlarda eser vermiş birçok yazarı mercek altına alıyor. Wood, yazarların hayatları üzerine ilginç detaylara da yer verdiği bu kitabında, geniş okur kitlelerince bilinen eserleri alışılageldik okumaların ötesini görebilen bir gözle değerlendiriyor. 
 
Çehov’un “hayat” derken ne kastettiğine, Gogol’ün edebî ve dinî kimliklerinin onda yarattığı karmaşaya, Woolf’un mistisizmine, Melville’deki “Tanrı” imgesine ve daha birçok ilgi çekici konuya ışık tutan Parçalanmış Miras, okurlarını edebiyatın çok yönlü dünyasında inançla ve felsefeyle harmanlanan bir yolculuğa çıkarıyor, hem hayattaki hem de kurmacadaki “gerçek”in peşinde bir yolculuğa…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81536618-a24f-497c-a76a-d1dcd5038c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Googol / Bir Keşif Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Googol, başkalarının ondan olmasını istedikleri kişi değildir: O, anne babası ve kardeşlerinin aksine kendisi olmak ister. Herkesin sorularından bıkan bu sınıflandırılamayan varlık, kendisini keşfetmesine ve unutulmaz arkadaşlarla dolu müthiş yerleri tanımasına yardımcı olacak bir yolculuğa yelken açar. 
“Adı ne Benet, ne Nicolau ne de Camila’ydı. Adının Googol olduğunu söylemeye kadar vermişti, işte o kadar. Googol, aynı zamanda büyük mü büyük, adeta sonsuz bir rakamın adıdır.” 
Googol, başkalarının bizden olmamızı istediği kişi değil, kendimiz olma yolculuğuna çıkma cesaretini göstermek üzerine sürprizlerle dolu, muzip bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46cca92f-ad89-4a28-a3ae-6f3f49a6f33c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurumlar</image:title>
            <image:caption>Claudia sekiz yaşında, dünyayı etrafındaki yetişkinlerin gözünden anlamaya çalışan, hassas bir çocuktur. Çalışkan babası neredeyse hiç konuşmazken, mutsuz annesi günlerini magazinler okuyarak, bitkileriyle ilgilenerek ve Claudia’nın kafasını kadınlara dair trajik hikâyelerle doldurarak geçirir. Bir gün ailenin hassas dengesini bozan bir davetsiz misafir çıkagelecek ve Claudia’nın dünyasını değiştirecektir. 
 
Köpek adlı eseriyle tanıdığımız Pilar Quintana, bu kez Kolombiya’nın Cali kentini çarpıcı ve canlı bir arka plan olarak kullanıyor ve çocukların tam olarak anlayamasalar da gözlemleriyle karmakarışık gerçekleri bile fark edebildiklerini ve yaşamdaki kırılma noktalarının bireyi geri dönülmez uçurumların kıyısına nasıl sürükleyebildiğini anlatıyor. Uçurumlar, okurları bir yandan annesinin duygusal çalkantıları ile babasının dayanılmaz suskunluklarının yükünü taşıyan, bir yandan da terk edilme korkusuyla yaşayan küçük bir kız çocuğunun yalnız kalbine doğru yolculuğa çıkarıyor. 
 
“Kolombiyalı yazar Pilar Quintana, klişelerin ardındaki derin insani özlemleri ve uçurumları ortaya çıkarıyor.” 
Süddeutsche Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc4319fd-8c8a-4b7b-a45f-343090a81fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Parkinson Ama Son Değil</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen beklenmedik zorluklar çıkarır insanın önüne. Her şeyin normal seyrinde ilerlediğini sandığınız bir anda beklenmedik bir yavaşlama, küçük bir titreme, ardından gelen zorlayıcı belirtiler ve nihayetinde konulan teşhis: Parkinson. 
 
Bu kitap, bir Parkinson hastasının ve ailesinin bu zorlu yolculukta karşılaştığı engelleri, verdiği mücadeleyi ve elde ettiği küçük ama anlamlı zaferleri gözler önüne seriyor. 
 
Eski Dışişleri Müşaviri ve TRT Genel Müdürü Cem Duna, kaleme aldığı Parkinson Ama Son Değil adlı kitabında, bu hastalıkla nasıl mücadele ettiğinin yanı sıra, Parkinson&apos;a dair tecrübelerini, yaklaşımlarını ve onunla birlikte bu süreci yaşayan ailesinin de hikâyesini aktarıyor. İlk şok ânından hastalığın ilerlemesiyle değişen günlük hayata, çaresizlik duygusundan “yeni bir normal” yaratma çabasına kadar her aşamayı, kendi deneyimleriyle söze döküyor. 
 
Parkinson’la 22 senedir mücadele eden Cem Duna’nın ve yakınlarının son derece samimi bir dille karşılaştıkları zorlukları ve bu zorlukları aşarken edindikleri yaşam derslerini okurken, bu hastalıkla nasıl yaşamak gerektiğine dair kıymetli ipuçları da keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b15b72f0-e49d-4fb5-91f5-99b0ff499d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Antikahramanın Hatıra Defteri</image:title>
            <image:caption>Bir keresinde bir tanıdık, kafede, Almanca tek bir sözcük söylemektense, tüm savaş boyunca aptal numarası yapmayı ve yol kenarlarında taş kırmayı tercih ettiğini söylemişti. Bayılırım böyle boş laflara. Bir veya iki ay içinde, meteliğe kurşun atınca, iş aramaya başlayacak ve kılı kırk yarmayı bırakacak. Kahramanlar yoktur. 
 20. yüzyılın en mühim Polonyalı yazarlarından biri olan Kornel Filipowicz’in başyapıtı Bir Antikahramanın Hatıra Defteri, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde, Alman işgali altındaki Polonya’da kahramanlığı anlamsız bir kavram olarak gören bir antikahramanın hikâyesini anlatıyor. Savaş boyunca kimileri tarafından bir hain olarak görülen bu antikahramanın tek amacı ne olursa olsun hayatta kalmaktır. Kimseyi öldürmek ya da kendini öldürtmek istemez. Bu uğurda ülkesi için savaşmayı reddedip kazananların yanında saf tutmak zorunda kalsa bile…  
 
Türkçede ilk kez yayımlanan Bir Antikahramanın Hatıra Defteri, insanlığın karanlık dönemlerinde neye değer verdiğini, ideal ahlak kavramını sorgulatan, etkileyici bir metin. 
 
“Kışkırtıcı, rahatsız edici, tuhaf... gerçek bir klasik.” 
The Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4798632-72f9-467d-b4a6-9e8dd1aa7462.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonra Gözler Görür</image:title>
            <image:caption>Doğup büyüdüğü ve gençliğinde daralıp arkasına bakmadan kaçtığı Yenikent, yokluğunda neredeyse hiç değişmemişti. Bu ufacık şehirde zaman İstanbul’a kıyasla hâlâ yavaş akıyordu. Atmosferi oluşturan moleküller normalden daha ağırdı sanki ya da yerçekimi daha güçlüydü ve gözle görünmeyen bir kütle insanın sırtına çöküp hareketlerini yavaşlatıyordu. 



Haritada belirsiz bir nokta: Yenikent. Çocukluğunun geçtiği kente yıllar sonra dönen meşhur bir gazeteci: Ezgi Sezgin. Bir anda kendisini karmaşık bir cinayet ve ilişkiler ağının içerisinde bulan Mert, Orhan, Mercan, Cüneyt ve diğerleri. 



Hikmet Hükümenoğlu, Sonra Gözler Görür’de coşkulu bir polisiye hikâyenin peşinden gidiyor. Ezgi Sezgin’in bir yandan kendi hayatını yoluna koyma çabası, diğer yandan çözmek zorunda kaldığı karanlık bir cinayet onu zamanla bambaşka arayışlara itiyor ve olaylar gelişiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66d79e6-f6e6-4ef9-8c9c-1ffdf0c40cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Yatırım</image:title>
            <image:caption>Yatırım yaparken dikkate almanız ve bilmeniz gereken çok şey vardır: hisse senetleri, tahviller, yatırım fonları, emeklilik, vergiler. A’dan Z’ye Yatırım yatırımın temellerini açıklayıp, düşük getirilerden ve gereksiz risklerden nasıl kaçınacağınıza yönelik ipuçları sunuyor. Bu kullanışlı kitap aşağıdakiler de dâhil en sık sorulan, en ilginç 1400 kadar soruya yanıt veriyor… 
•    Yatırım için doğru hedefleri belirlemenin bazı adımları nelerdir? 
•    Piyasa endeksi nedir? 
•    Konut kredisi nedir? 
•    Yatırım fonlarının tarihçesi nasıldır? 
•    Hisse senetlerine sahip olmanın avantajları ve riskleri nelerdir? 
•    Maliyet düşürme nasıl yapılır? 
•    Ev sahibi olmak mı kiracı olmak mı daha avantajlıdır? 
•    Küçük bir işletmenin yönetimi nasıl olmalıdır? 
•    Altına yatırım yapmak her zaman kazandırır mı? 
•    Çocuklara yatırım yapmayı öğretmeli miyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/305acfbb-af2b-40aa-9ab5-8072a0b7d111.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Okula Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar yine komik işler peşinde! Çılgın kahramanlar şimdi okula gidiyor.
 
Küçük Bay ve Bayanlar, 1971’den beri dünya çapında 100 milyondan fazla çocuğun yüzünü güldürüyor. Şimdi sıra çocuğunuzda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/549b82a0-b190-4bbf-8a63-d970d51533a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Doktora Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar yine komik işler peşinde! Çılgın kahramanlar şimdi doktora gidiyor.
 
Küçük Bay ve Bayanlar, 1971’den beri dünya çapında 100 milyondan fazla çocuğun yüzünü güldürüyor. Şimdi sıra çocuğunuzda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a24d715-376e-4ef0-bf52-da991a4f97a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Antropoloji</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Dünya’yı saran sürü kültürü içinde insanlar insanlıklarına yabancılaştıklarını dahi duyamayacak kadar yabancılaşmıştır. Bu kitap tarih boyunca insan olmanın fenomenlerini panoramik olarak sergilemekte ve yeniden yaratılabilecek mantıksal bir zemin kurmaktadır. Kitap bir yandan felsefe dünyasına, felsefi antropolojinin akademik bir disiplin olarak üzerine oturacağı ana çerçeveyi, okuma kaynaklarıyla beraber sunarken, diğer yandan da tarihe karşı kendi tarihini yaratacak, geleceğini kendisi olmanın mutluluğu üzerine kuracak öncü insanlara Arşimetçi bir insan felsefesi vermektedir. “İnsan” derken, burada geleneksel olarak alışıldığı gibi, gizliden içine Batılı-Akıllı-Erkek kaçmış, teorik bir ruhsal üründen söz edilmiyor. Bu insanın içinde bütün o silinmiş, itilmiş, aşağılanmış, dişi, deli, saf, kötü, çirkin bileşenleriyle de birlikte, kayıp insanı, yeryüzünde insan olarak insanı arıyoruz. Bu kitap ile yapmaya çalıştığımız şey de tam olarak insanı tarihsel bir varlık olarak otantik, estetik eksenine geri taşımaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/660b21f9-89f2-4b38-9f56-aa134343e14e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atalardan Gelen Şifayı Uyandırmak</image:title>
            <image:caption>ATALARDAN GELEN ŞİFAYI UYANDIRMAK 
 
Atalarınızla temas kurarak, onları onurlandırarak hem 
kendinizi hem de bağlı olduğunuz soy ağacınızı 
şifalandırmak ister misiniz? 
Herkesin sevgi dolu ve bilge ataları vardır ve destek ve şifa için bu ataları çağırmayı herkes öğrenebilir. Atalarınızla iletişime geçmek, yıkıcı aile kalıplarını lütuf ve kutsamalara dönüştürmenizi sağlarken aynı zamanda sağlığınızı, özsaygınızı kazanmanızı, amaçlarınızı netleştirmenizi ve yaşayan akrabalarınızla daha iyi ilişkiler kurmanızı destekler. 
Bu kitapla, ataları onurlandırma geleneğinin ve ritüellerinin temellerini öğrenerek, destekleyici ata rehberlerinin bilgeliğinden nasıl yararlanacağınızı, aile sorunlarını nasıl şifalandıracağınızı, ölümlerinden sonra sevdiğiniz aile fertlerinizle bağlantılarınızı nasıl sürdüreceğinizi keşfedecek ve yaşayanlar ile ölülerin karmaşık ve iç içe geçmiş ilişkilerini daha iyi anlayabileceksiniz. 
Atalar çalışmasını sürdürmek, nesiller boyu süregelen aile içi sorun örüntülerinin iyileştirilmesinde bize yardımcı olabilir. Bir kişinin atalarıyla iletişime geçmesinin, yaşayan aile fertleri arasında bir etki dalgası yarattığı, yıllar süren anlaşmazlıklardan sonra bu kişilerin aniden uzlaşabildiği veya göz ardı edilen lütufların yeniden bulunabildiği durumlara defalarca bizzat şahit oldum. Sevgili atalarınızla temas kurarak, yaşayan akrabalarınızla uygun sınırlar oluşturmak da dâhil olmak üzere ailenizde şifalanmaya aracılık edebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92bea0e0-97f8-471c-8691-c93c16f99b91.jpg</image:loc>
            <image:title>21 Günde Ustalaş - Rüyalar</image:title>
            <image:caption>21 Günde Yepyeni Bilgilerle Kendinizi Daha İyi 
Tanımaya Hazır mısınız? 
Araştırmalar, hayatımızda yeni olan bir şeyin alışkanlığa dönüşmesi için 21 güne ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Merak ettiğiniz konularla ilgili her gün yeni bir bilgi öğrenerek spiritüel ilgi alanlarınızı genişletmeye ne dersiniz? 
Rüyalarınızı daha iyi anlamak ister miydiniz? Rüyanızdaki sembollerin, aslında size bir şeyler söylemek istediklerinin farkında mısınız? Uykuda geçirdiğiniz zaman, uyanık hayatınızın çözümlerini barındırır ve bu kitap, adım adım rüyalarınızı yorumlayabilmeniz için size kapsamlı bir rehber sunuyor. 21 gün içinde rüya günlüğü tutmayı, tekrarlayan rüyaları anlamayı, rüyalarınızın sizi uyardığı rahatsız edici kalıpları kırmayı ve bilinçli zamanınızı zenginleştirmek için inanılmaz bir rüya hayatı yaratmayı öğreneceksiniz. 
21 Günde Ustalaş Serisi’nin üçüncü kitabı Rüyalar, rüya gören herkes için büyük ve heyecan verici bir hazine! 
Rüyalarımızın anlamını çözümlemeye başlamadan evvel onların dilini anlayabilmemiz gerekir. Bu, öğrenebileceğiniz en kolay dildir çünkü hayallerinizdeki dilin yaratıcısı, editörü ve düzeltmeni sizsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6acb898c-b95c-46da-a564-7e60797a1c02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bereketli İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>Mutfak tarihi alanının öncü isimlerinden Priscilla Mary Işın, vazgeçilmez başvuru kaynaklarından kabul edilen çalışması Bereketli İmparatorluk: Osmanlı Mutfağı Tarihi’nde, arşiv belgelerinden şiirlere uzanan çeşitli kaynaklara dayanarak Orta Asya Türkleri, Abbasiler, Selçuklular ve Bizanslılar gibi toplulukların, Osmanlı mutfağının köklerini oluşturan mutfak geleneklerini ortaya koyuyor. Bu temelin üstüne panoramik bir bakışla Osmanlı tarihi boyunca mutfak kültürünün görgü kuralları, aşçılar, restoranlar, askeri yemekler, gıda yasaları ve ticareti gibi çeşitli yönlerine ışık tutarken, mutfağın sosyal kimliğin oluşumuna sağladığı katkıyı da gözler önüne seriyor. Yüzün üzerinde renkli illüstrasyon içeren Bereketli İmparatorluk: Osmanlı Mutfağı Tarihi, araştırmacılar için olduğu kadar mutfakseverler için de kapsamlı bir kılavuz. Osmanlı’da misafirlere sunulan ikramlar, şekerlemeler ve şerbetin yanı sıra geç on altıncı yüzyıldan itibaren kahveden oluşmaktaydı. Osmanlı seçkinleri arasında ellere ve yüze gülsuyu dökme, sakalı buhurlama ve tütün içmek için çubuk ikram etme, diğer misafirperverlik seremonileri arasındaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/077a5f1e-9e80-4036-b997-e9d31c0f4910.jpg</image:loc>
            <image:title>Soru İşareti ve Dondurma</image:title>
            <image:caption>Mete’nin başı sürekli konuşan bir soru işaretiyle, okuldaki düşünce yazısı yarışmasıyla, zorba Ersin ve tayfasıyla belada. Neyse ki yanında daima kankası Buğra ve kalbinde dondurma var. 
“Soru işareti ve Dondurma”, keyifle okuyacağın bir aksiyon, macera, dayanışma ve dostluk öyküsü. Belki de sadece dondurma öyküsüdür. Dondurma seven bütün çocuklara adanmış, dostluk sözleşmesiyle donatılmış bu muzip hikâyeyi okurken çok eğleneceksin. 
Belki bir dondurma festivalinde ya da bir kitap fuarında buluşup hep birlikte dondurma yeriz, ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a9cdb67-9b46-460e-aca0-2c502102f4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatasız Sınıf</image:title>
            <image:caption>Çatışmaları Çözmek ve İlişki Zekâsını Geliştirmek için Şiddetsiz İletişim Temelli Araçlar Hatasız Sınıf, öğretmenler için sınıf yönetiminde çığır açıyor! Şiddet içeren davranışları sınıfın dışına, oyun alanına veya okul dışına taşımaktan ibaret olan geleneksel disiplin yöntemlerinden farklı olarak Hatasız Sınıf öğrencilere ömür boyu katkıda bulunacak sorun çözme, empatik dinleme ve çatışmaları dönüştürme becerileri geliştirme yolunda rehberlik ediyor. Adım adım birbirine örülen yirmiden fazla ders, öğrencilerle birlikte hazırlanan materyaller ve kolay uyarlanabilir senaryolar, eğitimcilerin sınıfta düzen sağlayıp işbirliği ortamı kurmak ve öğrenmeye ilgi uyandırmak için ihtiyaç duydukları araçlar sunuyor. Müfredatla bağlantılar, öğretmenlere iletişim araçlarını mevcut eğitim sisteminin gerekliliği olan akademik kazanımların edinilmesi yolunda nasıl kullanacakları konusunda rehberlik ediyor. Şiddetsiz İletişim temelli bu rehber kitabı kullanarak ilgililer, 
• Öğrencileri kendi anlaşmazlıklarını önlemek ve çözmek konusunda güçlendirebilir, 
• Empati ve saygıyı kolaylaştıran bir ortam yaratabilir, 
• Çocuklarınızı gönülden katkıda bulunmaya motive edebilir, 
• Öğrencilerin duygu kelime dağarcığını ve sosyal-duygusal becerilerini geliştirmelerini destekleyebilir, 
• Sınıfta saygı ve ortaklık kültürü oluşturabilir, 
• Öğrenmeyi hızlandırıp akademik kazanımları destekleyebilir, 
• Öğrencilerin ömür boyu kullanacakları sorun çözme becerileri geliştirmelerine yardımcı olabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270ebfc6-c568-491c-a6da-bcf5b4d07008.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumartesi Gecesi Hayalet Kulübü</image:title>
            <image:caption>“Anlattığımız hikâyeler, zehirli bir bataklığın üzerini kaplayan ince bir kireç tabakasından ibaretse, bir şeylerin su yüzüne çıkması kaçınılmazdır, değil mi? En korkunç gerçekler, gecenin en karanlık saatlerinde, en savunmasız olduğumuz anlarda ortaya çıkacaktır.”   Sıradan hayatların büyük gizemlerle buluştuğu Niagara Şelaleleri’ne hoş geldiniz! İkonik şelalenin gölgesinde büyü­yen küçük bir çocuk olan Jake için hayat, doğaüstü hikâye­lerle ve efsanelerin ürkütücü yankılarıyla doludur. Eksantrik dayısı Calvin’in rehberliğinde Jake, keşfetmenin heyecanıyla büyümenin sancılarını harmanlayan bir dizi hayalet avı ma­cerasına atılır. Ödüllü yazar Craig Davidson, bu eserinde hafızanın kırılgan doğasını ve hayatlarımızı şekillendiren hikâyeleri ürkütü­cü derecede etkileyici bir dille anlatıyor. Gerçeklik ve hayal arasındaki bulanık çizgide gezinen ve sıradanın ötesinde gizlenen sırları ortaya çıkaran Jake ve arkadaşlarına katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cade4c47-f42b-4b24-9d80-b4c74d6e06ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Filin Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda, Portekiz kralı III. João, kuzeni Kutsal Roma-Germen İmparatoru II. Maximilian’a hediye olarak Süleyman adında bir fil gönderir. Kıta Avrupası’nın en batısından, Lizbon’dan Viyana’ya doğru yola çıkan bu fil ile bakıcısı yoksul Subhro’nun tuhaf yolculuğunun hikâyesidir Filin Yolculuğu. 
Saramago her zamanki ince mizahıyla, muhteşem metaforlarıyla ve insana dair gözlemleriyle olağanüstü bir yolculuğu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5175c75-081f-4a74-a623-7834c6b91477.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Adanın Öyküsü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, Bana bir tekne ver.” 
Bilinmeyen adaların kalmadığına inanılan bir dönemde bilinmeyen ada arama cesaretine sahip bir adamla böyle bir cesareti görüp hayatını değiştirebileceğine inanan bir kadının büyük usta Saramago’nun eşsiz anlatısında edebiyat tarihine geçen yolculukları böyle başlar. Emrah İmre’nin Portekizceden çevirisi ve Birol Bayram’ın desenleriyle okurun minör başyapıtlarından olacaktır Bilinmeyen Adanın Öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b83a823-d0ab-4a57-8e90-883fe670106a.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafyanın Gücü</image:title>
            <image:caption>On Farklı Bölge, Bir Ortak Gerçek: Coğrafya, Geleceğimizi Şekillendirmeye Devam Ediyor.
 
Tim Marshall’ın dünya çapında çoksatan kitabı Coğrafya Mahkûmları dağlar, nehirler ve denizlerin bir ülkenin kaderini nasıl şekillendirdiğini gösterdi. O zamandan beri coğrafya değiş­medi ama dünyamız değişti.
 
Marshall yeni kitabı Coğrafyanın Gücü: Dünyamızın Geleceğini Gösteren On Harita ile bizi küresel siyaseti ve gücü elinde tutan ülkelere doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
 
·                    Neden dünya atmosferi bir sonraki savaş alanı olacak?
·                    Pasifik için mücade daha yeni mi başladı?
·                    Avrupa bir sonraki mülteci krizine neden düşünülenden daha yakın?
 
Avustralya, Sahel, Yunanistan, Türkiye, Birleşik Krallık, İran, Etiyopya, Suudi Arabistan, İspanya ve Uzay’ı kapsayan bu on bölümlük kitap, küresel dünyamızı anlamada yol gösterici bir rehber olma özelliği taşıyor.
 
Marshall’ın kendine özgü zekâsı ve içgörüsüyle kaleme aldığı bu eser, coğrafyanın insanlığın geçmişini, bugününü ve geleceğini şekillendirme gücüne dair anlaşılır ve sürükleyici bir keşif.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db33fbf0-5e27-4519-8eba-1d460823ddc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Tarih Sohbetleri</image:title>
            <image:caption>Bilge Tarih Sohbetleri, genç yaşında kaybettiğimiz tarihçi Ömer Bilgehan Aydın’ın derin bilgi birikiminin ve tutkusunun bir sonucu. Kitap, okurları tarihin çeşitli dönemlerinde bir yolculuğa çıkarıyor ve Selçuklu’dan Osmanlı’ya, askerî tarihten minyatür sanatına kadar geniş bir yelpazede farklı konuları ele alıyor. Bilge Tarih Sohbetleri; İsmail Erünsal, Erhan Afyoncu, Mehmet İpşirli, Zeynep Tarım, Mehmet Akif Aydın gibi alanlarında yetkin birçok isimle yapılan röportajlarla tarih severlere pek çok kapıyı aralayan bir kitap.
Ömer Bilgehan Aydın, her bir röportajda derinlemesine ve titizlikle hazırladığı sorularıyla okurları düşündürüyor ve bilgilendiriyor. Böylece, her bir bölümde, okurlara yeni perspektifler sunan bu eser, tarihî olayların ve kavramların ardında yatan anlamları gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor.
Bilge Tarih Sohbetleri sadece tarihe ilgi duyanlar için değil, aynı zamanda sorgulayan ve öğrenme hevesi bulunan herkes için bir rehber niteliğinde. Bilgehan Aydın’ın anısına saygıyla hazırlanmış bu eser, onun bıraktığı derin izlerin ve katkıların bir yansıması olarak okurlarını “bilgece” bir sohbete davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18abe8ec-a10b-4939-a998-688e0a41ac9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oona&apos;nın Zamansız Hayatı</image:title>
            <image:caption>Amazon Editörlerinin Seçtiği Yılın En İyi 20 Kitabından Biri   “Sayısız aydınlanma ânı ve sürprizleriyle, Oona’yı elinizden düşürmeniz çok zor.”  –USA Today “Zaman zaman trajik ama zaferlerle dolu bu kitap, en nihayetinde mutluluk veren ve özgürleştiren bir hikâye.”  –The Guardian “Liane Moriarty’nin Yeniden Başlamak İçin Güzel Bir Gün ve Kate Atkinson’ın Hayat, Sil Baştan’ını anımsatan Oona&apos;nın Zamansız Hayatı keyifli ve özgün bir eser.”  –Booklist   Her yeni yıl beraberinde yeni umutlar getirir ancak 1982&apos;nin yeni yıl arifesinde 18 yaşındaki Oona Lockhart&apos;ın hissettiği şey sıradan bir heyecan değildir. Ekonomi okumak için Londra&apos;ya mı gitmeli, yoksa Brooklyn&apos;de kalıp erkek arkadaşıyla birlikte müziğe olan tutkusunun peşine mi düşmelidir? Yeni yıl için geri sayım başlarken, Oona bilincini yitirir; uyandığındaysa bir sonraki yılın ilk gününe uyanmamıştır. Bunun yerine kendini otuz iki yıl sonrasında, 51 yaşındaki bedeninde bulur. Her yeni yılda rasgele bir zamana atlayacağını öğrenen Oona, geçmişi ve geleceğiyle yüzleşip zamansız bir hayat sürerken her defasında hayatını yeniden keşfetmek zorundadır. Artık geleceğe dair plan yaparken yalnızca 365 günü hesaplaması gerekiyordur. Bir sonraki yıl kaç yaşında uyanacaktır? Daha da önemlisi kim olacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa661d07-af44-49a6-bb3e-7aa4a9a1576b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynimiz Nasıl Mutsuzluk Üretiyor?</image:title>
            <image:caption>Mutluluk hormonlarımız dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin salgılanmasını nasıl artırabiliriz? Mutsuzluk, bir psikolojik bozukluk, bir hastalık değil beynimizin normal halidir. Ancak ilaç sanayi, medya, sağlık sistemi, terapistler genellikle mutluluğun “normal”, mutsuzluğun ise anomali olduğunu söyler. Mutsuzluğun adeta bir hastalık gibi ele alınması ve benimsetilmesi sonucunda insanlar kendilerinde bir kusur olduğuna inanır ve doktorlara, uzmanlara başvurur. Oysa beynimiz bizi hayatta tutmak, varlığı sürdürmek için tasarlanmıştır, bu nedenle daima tetikte, endişeli ve tedbirlidir. Mutluluk hormonları, yani dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin beynimiz tarafından hayatta kalmak için saklanır ve bu durum doğal olarak mutsuzluğa yol açar. Her an bedenimizde hazır bulunmak üzere üretilmeyen bu hormonlar gerektiğinde salgılanır ve sonra sahneden çekilirler. Öyleyse nasıl mutlu olacağız, ne yapmamız gerekir? İşte bu sorulara cevap veriyor Dr. Loretta Graziano Breuning. Nöro-kimyasal motivasyon sistemimizin nasıl daha çok &quot;mutluluk hormonu&quot; üretebileceğinin yollarını gösteren Breuning aynı zamanda doğal anti-depresan gücümüzü de keşfetmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3ee2cb-39d6-4b8c-941e-86356dc43b7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül (Aktarım - Edisyon Kritik)</image:title>
            <image:caption>7 Haziran 1900 - 14 Mart 1901 tarihleri arasında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül, Türk romanının köşe başlarından birini oluşturur. Halid Ziya, bu eserin ve sanatkârının edebiyat tarihinde adını yazdırması için yeterli kıymete sahip olduğunu şu sözlerle ifade eder: “(…) Bence Eylül tek başına bir muharririn namını edebiyat tarihine silinemeyecek surette nakşetmek için kâfidir.” Psikolojik tasvirlerin bir romandaki başarılı ilk örneği olarak kabul edilen Eylül, döneminin sanatkârlarının takdir ve övgülerini kazanmış, günümüze kadar beğeniyle okunagelmiştir. 
 
Mehmet Rauf hayattayken 1317 (1901), 1331 (1915) ve (1925) yıllarında olmak üzere eserin Osmanlı Türkçesiyle üç kez basımı yapılmıştır. Gerek sanatkârlar gerekse akademisyenler için çeşitli yönlerden esin kaynağı olan roman harf inkılabından sonra pek çok yayınevi tarafından da yayımlanmıştır 
Elinizdeki çalışma, sanatkârın 1901 yılında yapılan Osmanlı Türkçesiyle ilk baskısını merkeze alarak zaman içerisinde sanatkârın diliçi çeviri olarak adlandırılan dil değişimlerini gözler önüne sermeyi amaçlamaktadır. Eserin kitaplaşmadan önce Servet-i Fünûn dergisindeki tefrikası ile 1925 yılındaki son baskısı, 1901 baskısıyla karşılaştırılmış ve bu süreçteki kelime, cümle ve hatta paragraf düzeyindeki değişimler dipnotlarla gösterilmiştir. Metnin orijinal yapısının titiz bir şekilde korunduğu çalışma, Eylül romanının yayımlanmasından 123 yıl sonra yapılan ilk tenkitli metnidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2012cdb5-1fbb-4b01-879e-9844b2760ff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Kızı Kele</image:title>
            <image:caption>“Çocukken yaşadığımız, yaşayıp gördüğümüz ne varsa,  ömrün ileri yaşlarında bazen çok belirleyici roller oynar. En olmadık yerde, yaşamakta olduğumuz çok heyecanlı bir olayın en can alıcı ânında meselâ, bunlar bir şimşek gibi çakarak gözlerimizin önüne gelir, tadı tuzu oluverir o an yaşadıklarımızın… Diyelim ki biriyle ilk kez bir aradasınızdır, onunla sadece o ânı yaşayacaksınız, ne bileyim, karşınızdakinin dikkatini çekecek yine o âna dair bir imaj sergilemek üzeresiniz; birden o münasebetsiz şimşek çakar ve yıllar öncesinin unutulmuş, çürüyesi bir yaşam kırıntısı, münasebetsiz bir mesele olarak araya giriverir!.. Gözleriniz kamaşır ve dikkatiniz pır diye uçup gider. Geçmişin zıpırlıkları deyip geçmek istersiniz, ama olmaz. İnsan zihni ne zaman tanır ne mekân…” 
 
Orta ikinci sınıf öğrencisi Süleyman’ın, Adana’nın Sarıçam ormanında başlayan, Ankara’da renklenen ilginç serüveni… Ormanda büyük bir korku gecesinin sonrasında gizemli bir çocukla tanışması. Tokalaşırken elinin ılık su kıvamında dokunuşu ve ardındaki bilinmezler… Yıllar sonra Ankara’da bir üniversite öğrencisiyken, ormandaki bir pınar başında tanıştığı o çocuğun aslında bambaşka bir âlemden geldiğini öğrenmesiyle, süren karmaşık olaylar, ilişkiler silsilesi… Peri adında bir kızla arkadaşlık ettiği sıralarda yeniden ortaya çıkan Cin çocuk Hayret’in devrimci bir genç donunda (Söylemeye gerek var mı bilmem; zaman 1970’li yıllardır) polislerce vurulması… Ardından Süleyman’la tanışan yine gizemli bir kız. Hayret’in kız kardeşi Kele… 
Onun adı değil, kendisi gerçek bir peridir… Ormanla içli dışlı büyümüş Süleyman’ın ağaç sevgisi, ormanların huzur veren havası… Yangınlar, hüzünler… Ve yazarın sevgiye odaklanmış bu hüznü olağanüstü bir dille anlatışı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389b5351-0b03-4176-aade-e230622c5f56.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Peşime</image:title>
            <image:caption>Londra sosyetesinin büyük mirasyedilerinden Olivia Kelly, altı ay içinde aşık olduğu adam ile evlenmişti. O güne dek hayatındaki tek zorluk; aile servetini idare etmek ve peşinde bir basın ordusuyla gezmek olan Olivia sonunda yakışıklı ve varlıklı bir adamla hayatını birleştirmişti, ancak damadın düğün gecesi esrarengiz bir şekilde kaybolmasıyla bu mutluluğu kısa sürdü. Damat kayıp gelin ise umutsuzdu... Skandal haber basına sızmadan evvel kocasını bulabilmek için tek yol özel bir dedektiflik şirketiyle anlaşmaktı. Şirketin önerdiği adam ise kelimenin tam anlamıyla bir baş belasıydı. Ne yazık ki Olivia&apos;nın Max Walker denen bu adama ihtiyacı vardı. Fakat bu, onun küstahlıklarını kabul edeceği ve her fırsatta ona haddini bildirmeyeceği anlamına gelmiyordu. Biri; inatçı, dik başlı, hırçın ve güzel. Diğeri; zeki, küstah, kurnaz, çapkın ve yakışıklı. Peki, birbirlerine kutuplar kadar zıt olan bu ikili, çıktıkları yoldan yara almadan geri dönmeyi başarabilecek mi? &quot;Düş Peşime!&quot; size sınırsız kahkaha, eğlence ve aşkı bir arada sunuyor. 
&quot;Bela mı arıyorsun? Hadi düş peşime!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46e1817-cfc9-438a-adc6-cc2226b57f15.jpg</image:loc>
            <image:title>Gamsız Ruhlar Arasında</image:title>
            <image:caption>Gamsız ruhlar limanına demir atan öyküler...

Sinemacı kimliğinden tanıdığımız Sezen Kayhan&apos;ın, hayattan umduklarımızla bulduklarımız arasındaki tutarsızlığa dikkat çektiği Gamsız Ruhlar Arasında, insan yaşamında ani kırılmalara neden olan &apos;&apos;o kısa anlardan&apos;&apos; çarpıcı kesitler sunan on öykülük küçük bir dünya.
 
Öykülerini, hafızasında yer eden kolay anlamlandıramadığı anılara yaslandıran yazar, sözcüklerini âdeta bir film şeridi gibi yan yana dizerek anlatısını görselleştirmeyi başarıyor. 
 
Arafta kalan ruhların ağzından dökülen sözlerin altını kazıyan bu etkileyici kitap okurunu, her arzulanın görünür kılındığı bir dünyanın henüz yaratılmağı gerçeği ile baş başa bırakıyor.









&apos;&apos;Hoş geldiniz veda etmeyi bilmeyenler! Sakındıkları vedalar ile yitene ölümsüzlük bahşettiklerini düşünenler. Gözyaşlarıyla birini baştan yaratmak isteyenler. Gerçeğin sonsuzluğu kaldıramayacak kadar kırılgan olduğunu kabullenemeyenler. Siz de hoş geldiniz!&apos;&apos;
 
Gündelik yaşamın küçük tedirginliklerinden insanın evrensel korkularına açılan bir kapının önündeyiz. Sezen Kayhan bizi zarifçe davet ediyor, gamsız ruhların arasına. Güvercin misali ürkek adımlarla yürüyen mevsimlik tarım işçisi kadınlardan, unutmaktan ve unutulmaktan tedirgin yaşlılara, ilk tensel temasın ahlaki baskısıyla ateş yutan gençlerden, &apos;&apos;papaz büyüsü&apos;&apos; yapıldığına inanılan oysa sadece karanlıktan korkan çocuklara... Bir erik zamanı, sevdiğini yitirmiş herkesin dünyasının tam içindeyiz.
 
Mükemmel dil işçiliğini, sinemasal bir gözlem gücü ve yalın bir anlatımla buluşturan Gamsız Ruhlar Arasında, insanın içini kemiren kibre, riyakarlıklara, samimiyetsizliklere öykülerin diliyle meydan okuyor. 
 
&apos;&apos;Sal gecenin bilinmez seslerini üzerime! Yitik hayaller koleksiyonundaki yerimi almaya hazırım.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c862bb-be5f-4b43-9c4b-fd340745138f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslançocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyada kaç çocuk var? 
Çok ama çok fazla! 
Ve hepsi birbirinden farklı… 
Peki sen nasıl bir çocuksun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4334e05-ca5b-4109-8485-4f336dbe7865.jpg</image:loc>
            <image:title>Varolma Biçimleri</image:title>
            <image:caption>Zeki olmak ne demek? Zekâ insana özgü bir şey mi yoksa bitkiler, hayvanlar, hatta kendi yarattığımız teknolojilerle paylaştığımız bir şey mi? Son yıllarda yapay zekâ alanında yapılan göz kamaştırıcı atılımlar, yapay zekânın büyük bir güç ve insanın dünyadaki yerine yönelik büyük bir tehdit teşkil edebileceğini gösterdi. Bu durum zekânın doğası üzerine yeni bir tartışma da başlattı. Bu tartışma ekseninde yapılan araştırmalar sayesinde artık çevremizdeki diğer zekâ türlerinin farkına varmaya da başladık. Ağaçların henüz tam olarak anlayamadığımız, çok karmaşık yollarla zeki iletişim ağları kurduklarını, hayvanların da iç dünyalarının olduğunu, makinelerin ve cansız varlıkların bile bir anlamda “zekâ” sergilediklerini, bizimkinden farklı biçimde ama en az bizim kadar “var” olduklarını öğrendik. 
 
Sanatçı ve düşünür James Bridle, Varolma Biçimleri’nde, biyoloji, fizik, bilişim, edebiyat, sanat ve felsefeden yararlanarak insan zihninin ötesinde kalan çeşitli zekâ biçimlerinin büyüleyici dünyasına bir pencere açıyor. Bitkilerin akıl almaz hayatta kalma tekniklerinden, hayvanların bilişsel becerilerinin enginliğine, yapay zekânın şaşırtıcı ve ürkütücü yeteneklerinden insan olmanın ve bilincin anlamına kadar uzanan bir çizgide, okuru entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor. İnsan olmayan zekâlara zihinlerimizi açmamız ve çevremizdeki doğal ve yapay sistemlerle nasıl bir arada yaşadığımızı yeniden gözden geçirmemiz gerektiği konusunda bize meydan okuyor. Teknoloji tarafından git gide daha fazla şekillendirilen ve tehdit edilen bir dünyada, insanın egemenliğinin tek yol olmadığı, hayatta kalmanın anahtarının diğer varolma biçimlerinden bir şeyler öğrenmek olabileceği bir geleceği hayal etmemiz konusunda bizi cesaretlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f16bf45-061d-40cf-8f3b-ecee4a269a9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’nın Evrimi</image:title>
            <image:caption>&quot;Tanrı’nın ve dinin kökenine ve geleceğine dair düşüncelerinizi sarsacak.&quot; 
 
“İkna edici ve afallatıcı” – Sunday Times 
“Tanrı’nın özgün, anlaşılır ve şaşırtıcı bir tarihi.” – Economist 
“Kışkırtıcı ve tartışma yaracak bir eser.” – New York Times 
 
Tarihsel ve arkeolojik kayıtlar tanrıların, insanlığın şafağından bu yana bizimle birlikte olduğunu gösteriyor. Bazen insanları bir araya getiriyorlar, bazen de ayırıyorlar, doğayı yönetiyorlar, ahlaklı bir yaşamın kılavuzluğunu yapıyorlar, sınırlar koyuyorlar, sınırları aşanları cezalandırıp gösterdikleri yolda ilerleyenleri ödüllendiriyorlar, kâh huzur verip kâh korku salıyorlar. Peki, Tanrı gerçek mi, yoksa kültürden kültüre farklılık gösteren bir fikir mi? Gerçek değilse neden bu kadar insan bu fikre sıkı sıkıya bağlı? Bu fikrin ardında daha derin bir hakikat saklı olabilir mi? 
 
Robert Wright bu kitabında, insanlık tarihindeki en büyük güçlerden biri olan Tanrı ve dinin evrimine dair şaşırtıcı ve kışkırtıcı bir çözümleme sunuyor. Eski uygarlıkların çoktanrılı dinlerinden Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam gibi tektanrılı dinlerin yükselişine kadar, dinsel kavramların ve uygulamaların tarihsel kökenlerini ve dönüşümlerini aykırı bir bakışla ele alıyor. Hem inananlara hem de şüphecilere meydan okuyarak, Tanrı’nın ve dinin tarihsel gelişimi ile beklenmedik bir şekilde işbirliğini ve barışı teşvik eden evrimsel rolü hakkında bize, sosyobiyolojiye ve oyun teorisine başvuran taze ve çarpıcı bir görüş sunuyor. Herkesin ve her şeyin birbiriyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu günümüzün dünyasında dinin ve Tanrı fikrinin hâlâ hayati bir rol oynayıp oynayamayacağını sorgulamaya da cesaret ediyor: Tanrı’nın akıbeti ne olacak? İnanç daha da evrilebilir mi, yoksa bilim, siyaset ve teknoloji onu tarihe mi gömecek? 
 
Tarihsel, arkeolojik ve bilimsel kanıtları ustaca birleştiren Wright, Tanrı’nın tarihine bakmakla kalmıyor, onun geleceğini de yeniden hayal ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44b8edbd-4f85-4e5b-add0-f703bce99dbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilginin Tarihi Serüveni</image:title>
            <image:caption>Erken modern dönemde farklı kıtaların, ülkelerin hatta şehirlerin sınırları nasıl aşılıp da insanlar bilgi sahibi olabiliyordu? Bu dönemin insanları için ortak bir bilgiden bahsedilebilir mi? Her coğrafya bilinmeyen bir evren miydi, yoksa tüm kısıtlara rağmen erken modern dönemde insanlar sınırları aşan ağlar kurabiliyor muydu? 
Sıradan insanlar, bilim insanları ve devletler arasında bilginin nasıl üretildiğini anlatan bu eser, bilginin hangi aracılar eliyle nasıl dönüştüğünü etkili şekilde gözler önüne seriyor. Ticaret, diplomasi ve bilimin ilerlemesini sağlayan bilgi ağlarını örmelerine rağmen göz ardı edilen aktörler, aslında dünyanın birbirini tanımasını sağlıyordu. Fakat bu aktörler elde ettikleri bilgileri kime nasıl aktarıyorlardı? Avrupa, Asya, Osmanlı İmparatorluğu ve Amerika kıtaları arasında kurulan bilgi ağları üzerinden bilginin tarihini sunan bu kitap, erken modern dönemin küresel tarihine dair de yeni pencereler aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a093284-1107-4ed3-a2ca-c0441f7c328f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Dünyasının Döngüleri</image:title>
            <image:caption>Tarih tekerrürden ibaret olabilir mi? Bu eski düşünce günümüzde pek rağbet görmese de yapılan yeni ve çığır açıcı bilimsel çalışmalar bu düşüncede bir doğruluk payı olabileceğini düşündürüyor. Eldeki veriler, tarihte olayların değilse bile uzun vadeli süreçlerin tekrarlayan, döngüsel birtakım kalıplara sahip olabileceğini gösteriyor: Yüzyıllara yayılan nüfus artışlarını refah, durgunluk ve çöküş izliyor. Nüfusta meydana gelen dalgalanmayı fiyatlardaki dalgalanmalar yankılıyor. Devletler genişleyip refaha ulaştıktan sonra, artan toplumsal eşitsizliklerin etkisiyle toplumsal ve siyasi istikrarsızlıklar yaşayıp toprak kaybederek yıkılıyor.  Dünya tarihi, uygarlıkların doğduğu ve öldüğü bu uzun vadeli döngülerin birçok örneğini sergiliyor. 
Peter Turchin ve Sergey Nefedov, kliodinamik alanının kurucu eserlerinden biri olan bu kitapta uygarlıkların yükselişi ve çöküşü hakkındaki en derin varsayımlarımızı sorguluyor. Roma Cumhuriyeti’nden Tudor İngilteresi’ne, Devrim Fransası’ndan Devrim Rusyası’na ve modern ulus devletlerine kadar uzanan bir çizgide derlenmiş somut verilerden hareketle, toplumların büyüdüğü, geliştiği ve kaçınılmaz olarak tekrar krize sürüklendiği ürpertici bir model ortaya koyuyor ve o rahatsız edici soruları soruyor: Biz de aynı kaderi mi paylaşacağız? Kaçınılmaz görünen bu döngülerden kaçış mümkün mü? 
Kışkırtıcı ve derinlemesine bir inceleme olan İnsan Dünyasının Döngüleri, bizi uygarlığımızın “uzatmaları” oynuyor olabileceği gerçeğiyle yüzleşmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a6eb77a-afd6-4250-bace-f3fd2eba918a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mafya, Eroin, Devlet - Türkiye’nin Alacakaranlığı</image:title>
            <image:caption>Yeraltı dünyasının devletle girift ilişkisi, Osmanlı’nın son döneminden bugüne modern Türkiye’nin tarihini oluşturdu, oluşturmaya da devam ediyor. Son onyıllarda mafya ve organize suç çetelerine dair skandallar sadece gündelik siyaseti değil, Türkiye’nin yapısal koşullarını da etkiledi. Afyon üretimi ve uyuşturucu kaçakçılığının kirli ticaretindeki karanlık eller, büyük bir ticari endüstrinin de sahipleri oldu. İmparatorluktan ulus devlete geçişte uyuşturucu, mafya ile devlet arasında karmaşık bir ilişkiler ağı ördü. Bu ilişkiler, yolsuzluğu ve şiddeti Türkiye’nin tarihinin ana başlıkları hâline getirdi. 
Türkiye ve Amerika’daki arşiv kaynaklarından hareketle mafya, eroin ve devletin ulusal güvenlik siyasetini nasıl belirlediğini anlatan bu çalışma, Susurluk ve Ergenekon gibi davalarla karabatak gibi kimi zaman su yüzüne çıkan kimi zaman kendini gizleyen “derin devlet”in tarihini de gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55dbb732-c16d-4c7a-a14e-6e7afeaa7dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksiliyorum Gitgide</image:title>
            <image:caption>Yaşamın olağan akışından… 
Bir zaman, bir yerde duymuşuz da hemen o an unutuvermişiz gibi… 
Tanıdık ama bir o kadar da uzak… 
Üzerine düşünülmemişleri düşünmeye, unutulmuşları hatırlamaya, sessiz kalanları 
çığlık atmaya iten öyküler… 
Gitgide eksilenlerin hikâyeleri… 
 
  “Çocuk sesleri de gidince pazar kasveti yağmurla birlikte iyice bastı. Balkondan sandalyemi içeri aldım. Çayım da bitmişti zaten. Sohbetlerimize eşlik eden ince beller kırıldı çoktan. Son kalan çay tabağı da küllük görevinde, onun da kenarı çatlamış. İçinde izmaritler, biraz da su.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a958d26d-32a9-45ba-843f-e14acc7af6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşantının Kalın Duvarları</image:title>
            <image:caption>Bulutlara çıkmayı çok istedim; 
Yerine geldi dileğim. 
Bulutlar pamuktan yatak, 
Yastığım da elbette buluttan! 
 
Dünyanın üstünde daldım uykuya, 
Buluttan yorganıma sarıldım. 
En güzel gece saatlerinde 
Hapşıran bulut, oldu nezle! 
 
Beni, Göktepe’den paraşütsüz 
Anlamadan, aşağı attı! 
Ölmedim ama dirseğim, kafam acıdı.
Uyurken, yatağımdan düşmüşüm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a5fe78-ab96-47d3-b7b7-42f674c03d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Aşısı</image:title>
            <image:caption>R. Louis Stevenson, “Şarap şişelenmiş şiirdir,” der. 
 
Bu sözü ilk duyduğumda içimden bir ses “Neden cümlesini yarım bıraktı?” diye sormuştu. 
Zira “Şarap şişelenmiş şiirdir, şiirse damıtılmış Aşk’tır…” 
 
Kötürüm bir kurşuna yoldaşlık eden şair 
Can Kırıkları’nın üzerinde, yalın ayak yürürken 
Birden omzundaki sızıyla irkiliyor Ve Çiçek Aşısı’nın hikâyesi böylece başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33f639fa-32b6-4574-8305-b026737f4a84.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazartesi Yemeği</image:title>
            <image:caption>Birbirini seven yedi arkadaş, tam on yedi yıldır her pazartesi yemek için buluştular. 
Evet, kesintisiz 17 yıl. Bahanesiz her hafta… 
Her yemeğin bir teması, herkesin de ayrı ayrı görevi vardı… 
Ama bir gün temada görevlerin değişmesine karar verildi. 
17 yıldır yemeğin müziklerini hazırlayan Kaplumbağa Salz’ın yeni görevi, başlangıç yemeğiydi! 
Sincap Roo, 17 yıldır yaptığı pastalar yerine son pazartesi yemeğinde içecekleri hazırlayabilecek miydi? 
“DEĞİŞİM…” 
Değişim karşısında bu yedi arkadaş ne yapacaktı? 
  Nezihe ÖZKAYA ŞAHİN’in kaleminden değişim karşısında esnek, uyumlu ve yaratıcı olmak 
üzerine ilham verecek bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80ff0c98-c356-4ef5-a515-a266648c0bb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Pelerinli Kuyt</image:title>
            <image:caption>Mor pelerin giyen, hayvanlara türlü zorbalıklar yapan Pelerinli Adam… 
Onun evini, koşulsuz sevgisiyle her türlü hayvanın yaşam hakkını savunan Semiramis Hanım’ın kiralaması ve beraberinde yaşananlar… 
Pelerinli Adam, türlü kurnazlıkları ile Semiramis Hanım’ı yıldırabileceğini düşünse de… 
Toti’nin gönlü sizce buna razı gelir mi? 
Hayvan haklarını korumak için bir araya gelen Semiramis Hanım’ın şeker mi şeker köpeği Tina ve evcilleşmiş Yılan Elsa ile beraber, şaşırtıcı ve gülümseten bir macera sizleri bekliyor! 
 
*** 
 
“Kaba insanlarda iyiyi kötüden ayırt edecek kuvvet ve cesaret olamaz. Onların gözleri güzelliklere perdelidir. Hele hayvanlara kötülük edenlerin aklı hepten noksandır.” (Tam da Pelerinli Adam’ı tarif etmiyor mu?)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54164bf-c6e9-4cc8-972c-65b1bbc12705.jpg</image:loc>
            <image:title>Sena</image:title>
            <image:caption>Genç kız yatağına yatmış babaannesinin elinin sıcaklığını halen üstünde hissediyordu. Küçük bir dokunuş, tatlı bir söz, bir sarılma ne kadar da değerliydi. Annesi onun gönlünü bunlara doyuramamıştı. Oysa bir annenin gönlünü sevgiye doyuramadığı çocuğu dünyalar doyuramazdı. İçinde karmaşık düşünceler ve minicik bir huzurla gözlerini usulca kapattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de0906e-3eed-409a-b92c-1ea6dee596ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Adab-ı Muaşeret Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>İnsan ilişkileri ve âdâb-ı muâşeret konularına dair kelime, deyim, kavram ve atasözlerinden oluşan bu sözlük; konuya ilgi duyan okuyucular için bir kaynak, ortaokul ve lise öğrencileri için yardımcı kaynak olarak hazırlanmıştır. 
Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına göre hazırlanan bu çalışma hem detaylı içeriği hem de konuyla ilgili bilgiye daha kolay ulaşabilme imkanı sunması açısından alanında bir ilk olma özelliğine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbfa8301-c132-4053-a6ea-e98fd7af0ad3.jpg</image:loc>
            <image:title>Anka Kuşu Yeniden Doğuş</image:title>
            <image:caption>Anka Kuşu’nu göremediğin için hasretle yaşama. O, senden uzakta değil; onu başka yerde arama. O, senin içinde. Eğer kendine güveniyorsan ona ulaşabilirsin! 
Anka Kuşu, kendi yolunu belirleyen ve bunun için çalışanlardır. Anka Kuşu, kendi hikâyelerini kendileri yazanlardır. 
*** 
Yaklaşık 2 gr. ağırlığı, 10 cm. boyu ile kuş türünün en küçüğü olan “Sinek Kuşu”, Kaf Dağı’ndaki Anka Kuşu’nu görmek ve ölümsüzlüğü kazanmak üzere yola çıkan çok sayıda kuştan sadece biridir. Diğer bütün kuşlar yarı yolda kalırken, bir tek o hedefine ulaşır. 
Küçük kuşun macera dolu bu büyük yolculuğuna eşlik etmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54eadd8b-7d22-4025-812a-da572c5e3d99.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Bağlanma</image:title>
            <image:caption>Kimimiz yaşadığı ilişkilerden kimimiz ise bir başkasının yaşadığı ilişkilerden yola çıkarak çeşitli aşk mitleri oluşturmuşuzdur. 
“İlk görüşte aşka inanırım.” 
“Aşk engel tanımaz.” 
“Aşk diye bir şey yoktur.” 
“Kadınlar erkeklere göre daha hızlı âşık olur.” 
“Kimseye âşık olabileceğimi düşünemiyorum.” 
“Aşkın ömrü 4 yılmış. Bence aşkın ömrü 4 yıldan da az.” 
Bu kitap; sağlıklı romantik ilişkinin nasıl olması gerektiğini, bunun için nelere ihtiyacınızın olduğunu, davranışların altında yatan sebepleri ve yaşadığınız problemlere yönelik çözüm önerilerini bilimsel temellere dayandırarak anlatmaktadır. 
“Evliliğim sorunlu…”, “Eşimin neden böyle davrandığını çoğu zaman anlamıyorum.”, “İlişkimi kurtarmak için neler yapabilirim.” ya da “Onun neden böyle davrandığını anlamıyorum.” diyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/715a3799-18cf-442b-917b-c913f4959e39.jpg</image:loc>
            <image:title>Anka Kuşu Sonsuzluk Arayışı</image:title>
            <image:caption>“Olmaz!” kelimesini ilk duyduğunda sarsıldı. Üstelik bunu öz annesi de söylüyordu. Ancak hiçbir şey söylendiği gibi olmadı, çünkü içindeki hazineye inanıyordu. 
Herkes onu “ufaklık” diye çağırırken aklı hep büyük hedeflere ulaşma peşindeydi. Çoğunluğun ona verdiği isme sığınıp kalmadı, kendine olan inancı ve çabasıyla, iradesini ortaya koyup küçüklüğünün çok çok üzerine çıktı. 
En küçük vücutta bile büyük imkânların var olduğunu anlatan Anka kuşunun rehberliğinde bir yolculuğa hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78f4f715-16a1-4a34-a4e0-1579df818822.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Saltık</image:title>
            <image:caption>Hoca Ahmet Yesevi tarafından beline tahta kılıç dolanan, İslamiyet’i Balkanlara yayan Türk dervişi… Türkiye Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus’un yol arkadaşı… Türklüğün sembol ismi… Oğuz neslinin cengaveri… Hünkâr Hacı Bektaş Velî’nin can dostu... Anadolu’dan Balkanlara giden ilk alperen… 
Nizam-ı âlem davasının gönül eri... Kahramanlıklarıyla tanınan, destansı mücadelesiyle efsaneleşen, günümüz gençliğine ilham kaynağı olan, Peygamber neslinden, Seyyid soyundan, Battal Gazi’nin torunu... 
Ateşe atıldığında yanmayan, suya atıldığında boğulmayan, haklının yanında, zalimin karşısında, Hak aşığı, veli bir kul… 
Cesareti, yiğitliği, fedakârlığı bütün dünyada duyulan, Yunus Emre, Ahi Evran, Şeyh Edebali, Tapduk Emre, Karaca Ahmet, Barak Baba, Abdal Musa, Geyikli Baba ile yoldaş olan Sarı Saltık’ın geçmişten günümüze yansıyan mücadelesi ve idealist bir grup gençle Türk düşmanlarına karşı verdiği amansız kavganın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b9cefde-7b90-4598-9416-c28d68f2f1ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nokta Arası</image:title>
            <image:caption>Oysa saza daldık, sepeti ördük ilmek ilmek. Aşk adına ne kazandıysak sepetin içerisine koyduk. 
Umudu koyduk, sevgiyi koyduk, merhameti koyduk, edebi koyduk. Sepet de sepetmiş hani ne koyduysak aldı bütün bereketiyle. 
Sözlere vurduk tüm düşüncelerimizi. Zaman zaman kalemimiz titredi. Bir nokta arasında kaldı cümleler. Oysa yazdıkça öğreniyor, yazdıkça yaşıyorduk. 
Bir nokta kadar uzak, bir nokta kadar yakın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57913785-e11f-42d9-ab86-0981ce4bca78.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Dünyada Su</image:title>
            <image:caption>Doç. Dr. Deniz-Oğuz-Kırca tarafından hazırlanan kitapta, insanların yerleşik düzene geçtikleri andan MS 1500 yılına değin bütün kültürlerde su ve ve yapları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Renkli kuşe kağıda basılı olan çalışma, bol resimler ve zengin bir kaynakça ile desteklenmiştir. 
“Kimi yazarlar, su için “ata mirası” deyimini kullanmaktadır. Bu tanımda bir eksiklik var; suyun, toprak, atmosfer gibi yeryüzünün bize en büyük miraslarından biri, dolayısıyla tüm zamanların miraslarından belki de en önemlisi olduğunun altının çizilmesi gerekiyor. Mars’ta donmuş şekilde bulunan suyu dönüştürmek için teknoloji geliştirebilen insanlık, yeryüzünde işleri, “yuvadaki, ana yurdumuzdaki suyumuz” için daha da kolaylaştırmalıdır. 
Geçmişten daha fazla esinlenerek geleceğin “süper projelerini” ve yeni hidrolik kültürlerini kurabiliriz. Suya borcumuz var…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/407c2b58-d615-4e37-ad81-0a5f0882f32b.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıstıklı Helva</image:title>
            <image:caption>Myrina Yayınları 2024 Yılı Öykü Yarışması sonuçları kitabında aşağıdaki öyküler bulunmaktadır: 
Fıstıklı Helva (Esra ÇAKIR), İklimsiz Zamanlar (Gülnar KANDEĞER), Cennet Kuşları (Dilek TÜREL), Emekli Seyyah (Hakan GÖKÇE), Sahipli Boş Sandalyeler (Ahmet Rıfat İLHAN), Ovalardan Şehre Bir Rüzgâr Esince (Damla GİRGİN), Papağanın Suçu Ne? (Senanur KIRCALI), Türbülans (Deniz KÖKER), Çamur (Umut KAYGISIZ), 18 Kesik (Buse HALİCAN), Alkış Kuşları (Cevriye OYMAK), Babaların Ağlaması (Nejmi ATİLA), Bilûn Kadın (Şükran ENGİN ATMACA), Çalınmayan Vakitler (Serkan DEMİRHAN), Çiçekli Valiz (Mine Çiğdem ÖZCAN), Çöğür Otları (İbrahim ŞAŞMA), Çöldeki Kırmızı Gül (Erol TATAR), Eşkâli Belirsiz Hayat (Nahide ZERAYAK), Eski Fotoğrafın Perileri (Dilek ÖZALP), Eylül’müş (Nilgün ERDEM), Gece Yarısı Tren İstasyonunda (Nazan BİLGEN), Harikalar Diyarı (Cem ALAN), İki Ölü (Nazife KOLU), Iskarta (Elif Burcu ÖZKAN), Kiraz (Dursaliye ŞAHAN), Kuru Fasulye (Selen AK),Mesafeler (Fatma Nur ÇELİK), Mukadderat (Iraz Gökçe ZEYTİNLİ), Ölmez Ağacı (Fuldem ÖZKAN), 
Saklambaç (Fatih AKDEMİR), Soğuk Meze (Elvan ARPACIK), Soyağaçları (Ersin AYDIN), Turunç Tadında (Mehmet ORAL), Üç Gün (Sıla GELİŞ),</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08514b70-9c58-4456-9c23-a0c90954b3c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Subatan Yılgısı</image:title>
            <image:caption>Subatan Yılgısı, Peter adlı ana karakterin, Subatan köyünde meydana gelen gizemi aydınlatmak için yola çıkmasıyla başlar. Bu köy, kitabın başında da belirtildiği gibi, insan aklının anlamlandıramadığı ve bilinç yüzeyinde sürekli insanı rahatsız edeceği bir anormal doğa olay karmaşasının vücut bulmuş halidir. Peter’in, çocukluğundan beri getirdiği analitik problemleri çözme merakı, onu bu tehlikeli yola sürüklemiştir. Aklıselim başladığı bu macerada hedefine ulaşmak için bütün zihinsel yetisinden feragat etmeye hazırdır. Tanıştığı kişilerin varlığı, onu birtakım sonuçlara hazırlamaya itmiştir. Her ne kadar istemese bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439e8726-991a-46a1-b451-d284a1493213.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacıların Çelişkileri Üzerine</image:title>
            <image:caption>Stoacılık üzerine ilk klasik eleştirel metinlerden biri Plutarkhos’a aittir. 
 
Plutarkhos’un Stoacılara ve Epikurosçulara olan eleştirileri temelde onların Platon’dan çokça istifade etmelerine rağmen bunu eserlerinde belirtmemeleri ve aksine onu, Plutarkhos’a göre, şiddetle ve haksızca eleştirmeleri çevresinde yoğunlaşmaktadır. Plutarkhos’a göre, Stoacılar ve Epikurosçular hem insan doğası konusunda hem de metafizik düşüncelerinde yanılmışlar ve Platon’dan uzaklaşarak çelişkiye düşmüşlerdir. Plutarkhos’un ısrarla karşı çıktığı nokta özellikle Stoacıların materyalist metafizik anlayışlarıdır. Bu anlayışa göre, Stoacılar Tanrı ve madde diye iki ayrı ilke olduğunu kabul etseler de, onlar için Tanrı madde olmamakla birlikte bedendir. 
 
Stoacılar amaçlarını ‘doğaya uygun yaşamak’ olarak tanımlamışlardır. Burada ilk olarak doğadan ne anlaşılması gerektiği ortaya konmalıdır. Cansız varlıkların doğası ile canlıların doğası farklıdır, doğalarının gerektirdikleri de bu sebeple farklı olacaktır. Ateşin doğasında yukarı doğru hareket etmek varken, bitkilerin doğasında beslenme, büyüme, gelişme ve ölme/ kuruma vardır. Rasyonel olmayan hayvanların doğasında bitkilerden farklı olarak hareket etme, duyum ve arzulama vardır. İnsanın onu diğer canlılardan ayıran doğasında ise akıl sahibi olma ve bu aklı kullanma vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/471d8790-848f-419d-b285-c5813edb9f54.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Cinsiyetçilik</image:title>
            <image:caption>David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor. Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor: Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar’ın da esas meselesidir. 
 
Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar. Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor. Evet, erkek adam ağlamaz, aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir. Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor. Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor, evde, okulda, askerde, cezaevinde, hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor. Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir. Özellikle savaşlarda, toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir. Savaşlarda, toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz. Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette. Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor. 
 
Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor. Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor. Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor. İş hayatında, üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası. Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c20607-72ab-40b7-bfb5-31b80493193b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihnin Tanrıya Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İdrak edilebilir şeylere yani hakikate yükselmek için duyularla kavranabilir şeyleri aşmayı başardığında zihin, insanın doğuştan sahip olduğu iç ışığa başvurur. Buradaki ilâhi ışık, duyularla algılamanın hiç payının olmadığı bir bilgi düzenine aittir. “Aristoteles’in bilim dilini ve Platon’un ideaları açımlayan vahiy dilini” konuşabilen Augustinus’un başardığı sentezi, yani idealar aracılığıyla zihnin aydınlanması öğretisini, Bonaventura da benimsemiştir. İki ayrı uç arasında merkez olan zihin, başka deyişle insan ruhu, üst veçhesiyle Tanrıya, alt veçhesiyle de nesnelere yönelir. Dolayısıyla “Aristoteles’i ya da Platon’un formlarını göz ardı etmek insan doğasının iki yönünden birini unutmak anlamına gelir.” 
 
Esere adını veren “yolculuk” (itinerarium) sözcüğü Hıristiyanlık terminolojisinde iki ayrı tanıma karşılık gelir. Bunların ilki, bir seyahatin güvenli geçmesi için edilen dua; diğeri ise kutsal hac yolculuğunun kendisi ya da bu yolculuğun tarifidir. Bonaventura’nın öğretisi, insan zihninin Tanrıya doğru yürüdüğü güzergâhı sunar. Aydınlatıcı bu yolda, inanan ve inandığı şeyi de anlamaya çalışan kişi devşirdiği tüm bilgilerde Tanrının emarelerini bulabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fe89734-f0ab-4068-ae12-d09900e303be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kalp</image:title>
            <image:caption>Hayat, size bir şey anlatmak isterse belirli işaretler gönderir. 
 
Azra, hayatında kendini sıkışmış hisseden, ruhunun kanatları kırık ama neşeli genç bir kadındır. Lucas ise bağlanmayı sevmeyen, sahnelerde boy gösteren bir çellist ve işini tutkuyla icra eden bir mimardır. 
İkilinin yolları, havalimanında kaybolan bir valiz sebebiyle kesişir. Azra’nın satın aldığı valizin içinden çıkan gizemli notun sahibi, Lucas’ın yıllardır görmediği babasıdır. Azra, Lucas’ı bulmak için Paris’e gitmeye karar verir ve bu karar, hayatının dönüm noktası olur. 
İstanbul’dan başlayarak Paris’e uzanan bu yolculuk, sadece coğrafi değil, aynı zamanda duygusal bir keşif serüveni... Aile bağları sorgulanacak, vazgeçişler yaşanacak, ayrılığın derinlikleri keşfedilecek ve hayatın sunduğu seçimlerin zorluğuyla yüzleşilecek. 
Bu iki ruh, birbirine bağlanarak kayıp olan kalplerini birleştirecek mi? 
Geçmişlerini birlikte aramaya çıkacaklar mı? 
 
Kayıp Kalp, sizleri Azra ve Lucas’ın hayata tutunma çabaları ve hayalleri arasındaki dengeyi bulma mücadelelerini anlatan büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5279871-f9b6-4eab-a9be-a8c285774da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanın Ebeveyn Günlükleri 2</image:title>
            <image:caption>Olivia’nın doğum gününü kutlama vakti. Bu partiyle birlikte bağlar daha da derinleşiyor. Ancak günler geçip giderken Olivia ani bir karar veriyor! Irkları da ömürleri de farklı olan ikilinin aile hikâyesi devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae564ec-0acc-478d-bf37-a4cc66383339.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Şans Yasası</image:title>
            <image:caption>“İNSANLARIN ÇOĞU İYİ ŞANSA SAHİP OLMAK İSTER AMA ÇOK AZI İYİ ŞANSIN PEŞİNE DÜŞER.” 
 
Yaşamınız, düşünce biçiminizin bir sonucudur... Bu basit ama hayati derecede önem taşıyan bilgiyi kullanmaya başladığınızda, yazgınızı kökünden değiştirecek bir gücü harekete geçirmiş olursunuz. 
 
İyi şans, insana milyonda bir denk gelen ya da hayatı boyunca hiç denk gelmeyen şımarık bir peri değildir. İyi şans, davet edildiği her yaşantıya muhakkak iştirak eder. 
 
Şans, düşünce biçimleriyle etkileşen bir güçtür. Onu nasıl ve ne şekilde kullanmak gerektiğini bilmek çok önemlidir. Kaderine terk edilemeyecek kadar kıymetli bir destekleyici kuvvettir. 
 
İyi şans yasasının nasıl çalıştırılacağını, otuz farklı yöntemle son derece keyifli ve eğlenceli bir deneyime dönüştürmeyi başaran bu kitap hayatınızı değiştirmenize yardımcı olacak çok kıymetli bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a85615-fc4d-4234-80a5-fbc567d9a54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Devlet</image:title>
            <image:caption>DEVLET İÇİNDEKİ GİZLİ GÜCE GÖZ YUMMAK DEMOKRASİYE İHANETTİR! 
Derin devletin sistemin bir parçası olması doğal. Lakin içinde bulunduğumuz demokratik sistemde böyle teşekküllere yer yok. Bu, hiçbir demokratik ülkede mümkün değil. Ancak yine de bu oluşumlar varlıklarını nesilden nesile sürdürecek şekilde yapılanıp kurdukları sistemi gelecek kuşaklara aktarabiliyorlar. Tam da bu noktada tüm bu oluşumların karakteri önem kazanıyor. 
Kim bu insanlar? Ne için çalışıyorlar? Hükümetleri yıkabilecek güce nasıl sahip olabiliyor, kendilerini nasıl devletin yerine koyabiliyorlar? 
 
Yunus’un, “Beni benden sorman ben ben değilem/Bir ben vardır bende, benden içeru...” mısralarında bahsettiği gibi: “Bir devlet vardır devlette, devletten içeru...” 
 
Yazar Mete Gündoğan, derin devletin demokrasiyi nasıl tehdit ettiğini çok başarılı bir kurguyla ve tüm açıklığıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c0e83c-c6f3-4c73-a925-ddb69d55afd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle İçtiğim S*gara -2</image:title>
            <image:caption>HİKÂYE 
İyi ki söylemedim. 
Sasaki, hastanenin yanlış teşhis koyduğunu fark ettikten sonra Tayama ile geceleri, tuhaf ama bir o kadar da rahatlatıcı sigara içme seanslarına devam eder. 
Sasaki’nin kafasını dağıtmasının tek yolu olan Yamada-San’la arasındaki mesafe değişmez. Ancak, S Market’te yeni çalışanların da ortaya çıkmasıyla Tayama ile olan ilişkileri biraz değişmeye başlar. 
Günler geçip giderken, şiddetli bir sağanak yağmur esnasında tuhaf bir olay patlak verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61a89e32-e6ef-4533-9ce4-27da25565cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanda Saklı</image:title>
            <image:caption>Bazı hikâyeler zamanda saklıdır. Zamanın dili çözülmedikçe sırlar açığa çıkmamakta direnir. 
 
Ancak biri gelir ve zamanın sandığından; binlerce yıllık hikâyeyi ve bambaşka yaşamların efsunlu sırlarını günümüze taşır. 
 
Demir Demirkan’ın güçlü anlatımıyla zamanın ve mekânın kalıplarını kıran; zamanda saklı bu hikâye, yaşam ve ötesine dair birbirinden özgün ipuçlarıyla okura yepyeni bir dünyanın kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37617417-1d3f-47b5-b232-8f8513c4ddba.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalar, Evliyalar, Kehanetler</image:title>
            <image:caption>Rüyalar, Evliyalar, Kehanetler Osmanlı tarihyazımında I. Selim’in kişiliğinin efsane­leştirilmesi olgusunu en iyi temsil eden metin olan Hoca Sadeddîn Efendi’nin Selîm­nâme’sini ele alıyor. Erdem Çıpa, altı Selîmnâme yazmasını karşılaştırarak metinsel farklılıkları belirlediği çalışmasıyla, Sadeddîn’in Selîmnâme’sinin Latin harfleriyle hazırlanmış ilk eleştirel basımını okura sunuyor. 

Hoca Sadeddîn Efendi’nin “gelecek kuşaklara bir not” (yâd-dâşt içün) ve “zamanın sayfalarında bir hatıra” (sahîfe-i rûzgârda yâdigâr) olarak kaleme aldığını belirttiği Selîmnâme’si bir mukaddime ve Selim’in yaşamından aktarılmış tarihsel ve menkıbevi on iki kısa hikâyeden oluşuyor. 

Selîmnâme’de Hoca Sadeddîn, Selim’in tartışmalı eylemlerini meşrulaştırmayı ve Selim’in imajını iyileştirmeyi amaçlayan hikâyelerle Selim’in ermiş, kâhince, hatta mehdi benzeri niteliklerini vurguluyor, sultanın mucizevi eylemlerine, evliyalık vasıf­larına dikkat çekiyor, Selim’i rüyalar aracılığıyla geleceği görebilen, sezgisel öngörüleri olan bir ermiş olarak betimleyerek onu yüceltiyor. 

Selim’in kimliğini çevreleyen doğaüstü işaretler, askeri zaferlerine eşlik eden mu­cizeler, önsezilerine dair göndermeler, rüyalar, gaipten mesaj veren evliyalar ve keha­netleri konu alan anlatısıyla Sadeddîn Efendi’nin Selîmnâme’si okuru doğaüstü güçlere sahip bir sultanın dünyasına götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5001f78a-9402-4827-9ba7-94d75ede76cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Daktilo Günlük</image:title>
            <image:caption>Daha önce yayımladığımız Sen Buranın Kışındasın (1964-1967) ve İskandil (1968-1969) adlı günlüklerin ardından 1970-1999 yılları arasında yazılmış Daktilo Günlük ile Hulki Aktunç günlükleri sona eriyor. 

Bu kitapta da yine ülke sorunlarıyla dolu sancılı gün­lerin izleri, parlak bir yazarın arayışları öne çıkıyor. Dönemin edebiyat ve sanat çevrelerinin çekişmeleri, yayın dünyasındaki gelişmeler, özellikle Kemal Tahir çevresinde beliren entelektüel oluşum, dönemin poli­tik hatları ve Türkiye Defteri günleri bu son cilde ayrı bir özellik katıyor. Anılar, öyküler, şiirler, desenler ve elbette sıkı dostluklarla yüklü bir kitap Daktilo Günlük. 

“Günlükleri birbirine karışmış bir adam”dır Hulki Aktunç. Öyküler, yazılar yazılırken günlükler de evle iş arasında çatallanmış. Evde büyük defterlere, dışarı­da cep defterlerine, işyerinde daktilo kâğıtlarına yazılı günlerin bir derlemesi olan kitaba Daktilo Günlük adını yazar vermiş. 

Günlük tutmayan bir yazar düşünemiyorum; bu işi yap­mamak bir tür “görevden kaçma” gibi geliyor bana; kendine ve okura karşı bir sorum disipliniyle davranmak, günlüğü cayılmaz kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ead2a396-976c-4cf2-86e3-9636aae0dd63.jpg</image:loc>
            <image:title>İtfaiyeci Fil Bombo</image:title>
            <image:caption>“Uyan uyan! Görev başına! Yangın çıktı!” 
 
Karga Nero gak gak gaklayarak İtfaiyeci Fil Bombo’nun hortumunu gagaladı. Ormanda yangın çıkmıştı! 
İtfaiye sirenini duyan orman halkı hemen yola koyuldu. 
 
Peki yangın neden çıkmıştı? 
 
Filiz Özdem İtfaiyeci Fil Bombo kitabında ormanlarımızı korurken dayanışmanın önemini tatlılıkla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef2500f8-3342-4398-9811-4d00bc7768fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mumlar Sonuna Kadar Yanar</image:title>
            <image:caption>“Bu soruyu ancak sen cevaplayabilirsin ve şimdi, bütün bunlar geçip gittiğine göre, aslında cevapladın: Hayatınla. 
İnsan önemli soruları sonunda daima bütün hayatıyla cevaplar.” 
İkinci Dünya Savaşı ortalığı kasıp kavururken artık yaşlanmış ve münzevi bir hayat sürmekte olan General Henrik tam kırk bir yıl önce bir anda ortadan kaybolan gençlik arkadaşını beklemektedir. Çocukluğunda ve gençliğinde sıkı bağlar kurduğu bu dostun ölmeden önce yanıtlaması gereken sorular vardır. İlk kez 1942’de yayımlanan ama asıl yazarın ölümünden sonra keşfedilerek birçok dile çevrilen Mumlar Sonuna Kadar Yanar Márai’nin kuşkusuz en çok ses getiren romanı. 
 
Dostluk, kıskançlık, ihanet ve insan doğası üzerine uzun süre unutulmayacak bir meditasyon. 
 
Dipten akan bir gerilim ve zarif biçimde örülmüş moral ve metafizik sorgulamalardan 
oluşan çerçevesiyle parlak bir roman. 
                                                                              The New York Times Book Review 
 
 
Sándor Márai insana rahat vermeyen, muhteşem bir hayalet romanı yazmış; hakikati 
kendileri için bir arafa dönüştüren sağ kalanların ağıtı…                                                                            Thomas Wirtz, Frankfurter Allgemeine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd905752-331a-450f-b193-59b78787fc51.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanı Gördüm</image:title>
            <image:caption>Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından James Baldwin, roman ve öykülerin yanı sıra, tek bir türün kalıplarına sığmayan, bir anlamda kendi türünü icat eden düzyazı kitapları kaleme aldı. Sinema üzerine alışılmadık bir kitap olan Şeytanı Gördüm de bunlardan biri. Baldwin ele aldığı filmler kadar, bu filmleri ilk kez izlediği zamanı ve ortamı, filmlerin üretildikleri siyasal ve toplumsal koşulları da irdeliyor, sinemaya gitmenin hangi arzu ve yasaklarla yan yana düştüğünü keşfediyor. Film eleştirisiyle “sinema anıları”nı birleştiren, Amerika’daki ırk sorununa sinemanın aynasından bakan, Baldwin’in kendi kısa sürmüş Hollywood macerasıyla ve hayatının başka dönemlerinden anekdotlarla zenginleşen özel bir kitap. 



Amerikan sinemasında siyahların temsil edilme biçimlerinin gizlediği önyargı, korku ve fantezileri keskin bir eleştirellikle ele alan Şeytanı Gördüm, Baldwin’in doğumunun yüzüncü yılında ilk kez Türkçede. 





Kışkırtıcı bir tartışma. 

         Saturday Review 





Bu ülkenin en iyi deneme yazarı. Baldwin’in gücü, üstünde iyi düşünülmüş, iğneleyici alaycılığında ve Amerikalıların kendilerini ülkelerinden korumalarını sağlayan kalınlaşmış deriyi kat kat soymaktaki ısrarında yatmıştır her zaman. 

                                                                                                The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d737d07f-bba4-4f50-859f-09960fceb803.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehzadenin Yüzyılı</image:title>
            <image:caption>“Hafızamda yer eden bir başka hadise de o sıralar Beylerbeyi Sarayı’na kapatılmış olan büyükbabamı iki defa ziyaret edişimizdir. Yalıdan ayrılmadan önce evin kadınlarının çoğu ve evin erkeklerinden bazıları etrafımıza toplandılar; yanaklarından akan yaşlarla bizleri kucakladılar. Sanki öpücüklerini Boğaz’ın karşısına taşıyıp hizmetinde oldukları sevgili efendilerine teslim etmemizi diliyorlardı. Hayatlarının büyük bir bölümünü Abdülhamid’in sarayında geçirmişlerdi; bize nasıl davranacağımızı, nerede oturacağımızı, ne söyleyeceğimizi, ne zaman söyleyeceğimizi öğretmeye çalışıyorlardı. Bizimle birlikte gelebilmek için canlarını verirlerdi, Abdülhamid onlar için hem başlangıç hem de sondu.” 
 
Şehzadenin Yüzyılı Ertuğrul Osman Efendi’nin büyükbabası II. Abdülhamid’in son dönemi ve 1924’te hanedan mensuplarının Türkiye’den ayrılmalarıyla başlıyor. Ertuğrul Osman Efendi’nin Viyana, Paris ve New York’ta geçen yaşamı ve son yıllarında Türkiye’ye dönüşü anlatılıyor. Ertuğrul Osman Efendi, 20. yüzyılı kapsayan hatıralarında soylu sınıfın modern zamanlardaki hayat tarzını; dünyanın birbirinden şöhretli iş, sanat, spor, siyaset ve kültür simalarını esprili bir dille aktarıyor. Kitabın bazı bölümlerinde Cumhuriyet, devrimler ve özellikle Türkiye’nin temel meselelerini ele alıyor. Eşi Zeynep Tarzi Osman ise sonsöz sayfalarında hem mensubu olduğu Afganistan kraliyet ailesini hem Ertuğrul Osman ile ilişkilerini anlatıyor. 
 
Şehzadenin Yüzyılı, Cumhuriyet’in ilk yüzyılı geçerken Osmanlı hanedanının serencamını gözler önüne seren kıymetli bir hâtırat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20f7b23e-4653-44d5-a47d-240eef53e192.jpg</image:loc>
            <image:title>Vanya Dayı</image:title>
            <image:caption>Behçet Necatigil’in Anton Çehov’dan çevirdiği Vanya Dayı adlı oyun, 60 yıl sonra gün ışığına çıkıyor. Necatigil arşivindeki kayıtlarda, Almancadan çevirdiği oyunlar listesinde adı geçmesine rağmen kopyası bulunamayan oyun, yıllar sonra, Başar Başarır’ın Kâmuran Yüce arşivinde yaptığı çalışmayla ortaya çıkarıldı. Yıldız Kenter, bu çeviriyi Kent Oyuncuları tarafından sahnelenmek üzere Necatigil’den istemiş, 1964 yılında çevrilen oyun ancak 1978 yılında sahneye konmuştu. 
 
Necatigil çevirisiyle ilk kez yayınlanan Vanya Dayı’nın önsözünü Cevat Çapan yazdı. 
 
“Vanya Dayı, Çehov’un olgunluk döneminin öbür oyunları Martı, Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi gibi insan olmanın, günümüz dünyasının gerçeklerini hem sosyolojik hem de psikolojik açıdan anlamanın, sevginin ve nefretin yarattığı çelişkilere karşın çalışmaya ve geleceğe güvenmenin bir belgesi olarak değerlendirilebilir.” 
                                  Cevat Çapan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b44737f-414e-4eca-9348-e96aaa44c779.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Canım Haziran</image:title>
            <image:caption>Ali Yılmaz’ın kaleme aldığı bir aşkın hazin romanı. 
 
“Uzun zamandır yüz yüze görüşememenin heyecanıyla Şule gözlerini Kerem’in gözlerinden ayıramaz. Masanın altından Kerem’in elini sıkı sıkıya tutar. Şimdilik elini tutması bile Şule’yi çok mutlu eder. Sonbaharın kendini hissettirdiği bu anlarda açık havada bulutlar yoğunlaşıp güneşin sıcaklığı düşünce bir anda Şule üşümeye başlar. Acaba Kerem ile aşk ilişkileri de Güneş’in, bulutların arkasına girmesi gibi azalmış mıdır? Şule sanki Kerem’in kendisine biraz mesafeli gibi durduğunu hisseder. Ama şimdilik bunları düşünmek için çok erkendir, Kerem yol yorgunluğu yüzünden biraz sarsılmıştır belki. Dinlenince her şey yoluna girecektir diye kendine moral verir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42039375-2406-4b71-a71a-aed99a7cc50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Padişahın Cep Telefonu</image:title>
            <image:caption>Halk padişahı hiç tanımıyormuş. Tanımadıkları padişahlarını da çok çok seviyorlarmış. Çok çok saygı duyuyorlarmış. &quot;Sevmiyorum&quot; diyenin, iki omuzu arasında kellesi olmuyormuş. Yani zoraki bir sevgi ve sevmeymiş bu. 
Padişah otobüs durağında bekliyormuş. Hem de ayakta! Yerini çocuklu bir hamile kadına vermiş. Telefon kulübesine sırtını dayamış, eski model telefonunda oyun oynuyormuş. 
Bir çocuk padişahı tiyatro oyuncusu sanmış, cesaretle sormuş. 
&quot;Ne oynuyorsun amca?&quot; 
Padişah kavuğunu düzeltip, çocuğa gülerek cevap vermiş. 
&quot;Bebek giydirme oynuyorum.&quot; 
Çocuk gülmeye başlamış. 
&quot;Adam asmaca oynasana be ya! Koskoca adamsın! Bebek senin neyine!&quot; diye söylenmiş, sonra da sesli sesli gülmüş. 
Çocuğun hal ve hareketlerinde, koskoca adamla alay eder gibi bir durum varmış. Padişah hiç kızmamış. 
Çocuk birdenbire, padişahın elindeki telefonu almış. Sonra da; 
&quot;Hayret bir şey! Koskoca adamsın! İnsan böyle tuşlu takoz bir telefon kullanır mı? Senin paran filan vardır. Mezara mı götüreceksin paraları? Kaydırmalı bir telefon alıp, internetten en iyi oyunları indirip oynasana!&quot; demiş. 
Padişah şaşırmış. Galiba bu çocuk kıyafetimden benim padişah olduğumu anlamadı. Hayret!&quot; diye düşünmüş. 
Sonra çocuğa dönüp: 
&quot;Sen beni tanımadın mı?&quot; diye sormuş. 
Çocuk, &quot;Tanımam mı? Tanıdım elbet. Sen bir tiyatro sanatçısısın. Demek ki, &apos;Bin bir Gece Masalları&apos; adlı oyunda padişah rolünde oynuyorsun. Aynı Hulisi Kentmen gibisin!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4275ebe-b22d-455f-b95f-83962d7bcc0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Butimar Kuşu Kanatlarında</image:title>
            <image:caption>Butimar Kuşu 
Beklersin düşlerinin kıyısında 
Uzaklardan 
Çok uzaklardan 
Gelir konar aklına 
Sevdasına mahkum Butimar kuşu. 
Alır götürür seni kanatlarında 
Seni sevdanın yurduna götürür 
Ve sen dolanırsın 
Dolanırsın sevdanın yurdunu 
Butimar Kuşu kanatlarında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cfeb16c-51a1-4f06-8119-de7b4bb49e74.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Anadolu Her Şey Kaderden Burada</image:title>
            <image:caption>Burası Anadolu 
Her şey kaderden burada 
Varlık yokluk 
Açlık tokluk 
Kul ne yapar 
Soran yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f14c12-3ec2-4a9a-bc06-4a35df020619.jpg</image:loc>
            <image:title>Rikkat-ı Hat</image:title>
            <image:caption>Anne; sen ölümle yaşam arasında bir çizgi, bense o çizgiye bağlı bir can. Sen ufukta denizle gökyüzünün birleştiği yerde bir serap. Bense masmavi bir denizde yolunu kaybetmiş bir kaptanım. 
Nihayetsiz Garip; ne ölümdü ne yaşam o çizgi, o çizgi dolandı canımı bağladı. Ufukta beklemiyorsun artık sen. Denizle gökyüzünde birleşmiyor biri mavi biri sis pus. Serabın ise çölde değil kutupta kaldı. Oysaki sen yazdın ama yaşattığın kış. Kaptan bile şaştı kaldı bu nasıl kaçış. 
Nihayeti Talip; Annem ve bir nihayetsiz nihayeti miydim ben bu dizelerin yoksa canı cananı sen değil miydin bizlerin? 
Rikkat kelime anlamı ile naziklik, incelik demektir. Hat ise çizgi demek. Kitabın ismi &apos;İnce çizgi&apos; anlamına gelmektedir. Aslen ise bu bir rikkat mektuplarıdır. Mektup, eskiden beri süregelen bir ince davranıştır. Tabii ki yeniçağda pek benimsenebilen bir şey olmadı bu ama işte bazıları sadece bu gibi şeylere tutunup ayakta kalabiliyor. Ya da ne bileyim güzel sözler söylemediği anları yaşamaktan saymıyor. İşte tam da bu yüzden bir hayli yorgun kâğıtlar. Kolayın, güzelin yorgunluğu olur muymuş demeyin. Eğer gerçekten güzelse zordan daha dehşet bir yorgunluktur bu. Bu yorgunluklar ne kâğıtlarla diner ne mektuplarla. Ve hep ertesi ertesini doğurur. Sonu ne zamandır bunun? İşte yazılamayan en derin hikâye. Çünkü kendimizi sürekli süreli mutlulukların içine hapsetmek zorunda kalıyoruz. Böylelikle de rikkatle çok samimi oluyoruz. Her bir hapsediş daha çok nazikleştiriyor kelimeleri. İşte artık bütün kelimeler inceden inceye. Bu kitaba karşın yazılmış bir de İstikrat-ı Hat, yani &apos;Yeri gelmişken söylenen&apos; söz anlamına gelen bir kitap daha vardır. O da ilerleyen süreçte çıkarılacak bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b58426-f634-41f2-bf51-90ec2be0ab07.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Dünyaların İnsanlarıyız</image:title>
            <image:caption>Evet, aşk güzel şeydir ama eğer yanlış aşka denk geldiysek o yanlış aşktan hem sevmeyi hem de acı çekmeyi öğreniriz. 
Evet, Efe istediğin oldu artık seninle &quot;Farklı Dünyaların İnsanlarıyız&quot; ve böyle olmamızın tek sebebi sensin kendinle gurur duy!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f46d98c-de9f-4c81-bbf8-e530676c988c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıktığım Zıvana</image:title>
            <image:caption>“Sevmediği ne varsa yok etmeye çalışırken, o yok etmeye çalıştığı şeye benziyordu.” 
Bir aradalık, ara yerdelik, yerini, dilini, anlamını bulamamışlık ve bundan doğan yabanlık, yabancılık ve tuhaf yalnızlıklar: Zeynep Delav, Çıktığım Zıvana’da, dünyada olmanın ağırlığını, bu ağırlıkla yaşamanın zorluğunu, insanın kendi olmaktan uzaklaşmasını, bununla baş etmenin hem bireysel hem toplumsal zorluklarını, sesi her adımda daha gür çıkan üslubuyla dilin imkânlarını genişleterek öyküleştiriyor; en çok da türlü kadınlık halleriyle delirmenin, zıvanadan çıkmanın eşiğindeki kırılgan ruhların seslerini duyurarak... 
 
“Ne oldu tamam mı kuzu kafasına yaptığın büyü?” diye sordu kadın. Gülseren, elinde bir tepsiyle “Yaptık ki çağırdık seni,” diyerek karşısına oturdu. İçinde bir koyun, Gülseren’in deyişiyle, kuzu kafası vardı ama 
üstüne yazılanlardan hayvanın etinin rengi bile görünmüyordu. Mavi mürekkeple yazılan Arap harflerini okumak mümkün değildi. Sadece iki parlak göz, iki kadına bakıyordu. “Bu hayvanın gözlerini niye çıkarmamışlar?” dedi kadın ürkerek. “Kocan geri dönsün diye gözünü oymayacağın varlık yok. Senin gözler maşallah fıldır fıldır, ne olur canı olmayan hayvanınki üstünde dursa? Yok illa hanım her şeyi kendisi 
görecek!” diye kalayladı Gülseren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9e7d24d-784e-4242-b451-5f40776d0be5.jpg</image:loc>
            <image:title>Core Transformation Derin Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>...sonuçlar muazzam. Odaklanmış, üzgün ve öfkeli olmayan insanları çekiyorum kendime. Enerjimi boşa harcamıyorum artık... 
Kendinize çektiğiniz sınırlarınızın genelde &quot;iç huzuru&quot;, &quot;neşe&quot;, &quot;sevgi&quot; ya da &quot;bir olma&quot; gibi ifadelerle betimlenen iyi hallere açılan kapılara dönüştüğünü hayal edin. Core Transformation, çağımıza hâkim olan en derin çabalara -sorunlarımızı çözme ve ruhani olarak gelişme arayışlarımıza- yanıtlar sunar. Çoğu psiko-spiritüel yaklaşımın amacı olan &quot;bir olma’’ ve “var olma” gizemli bir ideal olmaktan çıkar. Core Transformation bu amaçları elle tutulur bir hale getirir ve hatta kaçınılmaz kılar. 
On adımlık basit süreç, sınırlamalarınızla mücadele etmek yerine onları nazik ve şefkatli bir şekilde eritip çözmenin yolunu sunar. Core Transformation Süreci’ne atfedilen belirli değişimler arasında kariyer gelişimi, ilişkilerin şifa bulması, sigara içmeyi bırakmak, &quot;sorunlu&quot; duyguları iyileştirmek, sağlıklı olma, depresyonun üstesinden gelme ve iç dünyamıza yayılan bir iyi oluş hali geliştirme yer alır. 
KİTAP SİZE BU ADIMLARIN NASIL ATILACAĞINI APAÇIK BİR ŞEKİLDE GÖSTERİYOR! 
John Bradshaw, Dan Millman, Jack Canfield, Joseph Chilton-Pearce, Michele Weiner-Davis ve Hugh Prather tarafından onaylanmıştır! Bu tanınmış yazarlar ve diğer kıymetli insanlar tarafından sunulan onay yazıları kitap içerisinde yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837266d2-719e-439d-9e06-a083aeec2934.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer</image:title>
            <image:caption>&quot;Güneş, yürü yürüyebildiğin kadar, diyor!&quot;
 
Yazıp resimlediği özgün çocuk romanlarıyla çok sevilen Behiç Ak, felsefi bir konuya yine mizahla yaklaşıyor, kendimizle ve çevremizle kurduğumuz ilişkilere eğiliyor. Aşırı hızlı şehir hayatında unutulan kırsal yaşamın dinginliğinin değerini; doğanın ahenginin, insanın kendini bulmasındaki etkilerini duyumsatıyor. Şehir ve köy yaşamı arasındaki farklara ve etkileşimlere dikkat çeken roman, çokrenkli karakterleriyle doğa, sanat ve yetenek üzerine düşündürüyor.
 
Kerem, babasından farklı olduğunu kanıtlamak istiyordu. Çıktığı yürüyüşte önce içsesiyle tanıştı, sonra kendini bülbül seslerinin yankılandığı yemyeşil bir yaylada buldu. Yollarda, kavun heykeli yapan dev adam, ablasının çokrenkli arkadaşı Dilan, çoban köpeği Dost, ablasından çello çalmayı öğrenen Eşber ve moda tasarımcısı Feyza Hanım&apos;la tanıştı. Peki ya defile yapan korkuluklar, futbol topu dolu tarla gerçek miydi? Kerem kendisiyle nasıl barışacak, gerçek Kerem&apos;i nasıl bulacaktı?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20af29f7-25e9-46c5-9989-f1045c0fb8c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevini Kaybeden Ejderha</image:title>
            <image:caption>Ateş Kusan Ejderha ateşini kaybetti. 
Belki de SORUN yedikleri. 
 
Neyse ki Şövalye’nin aklına bir tarif geldi! 
Ama Ejderha GERÇEKTEN hapşırıkla fırlamış bir 
sümük kadar yeşil küflü peyniri yiyecek mi…? 
 
Böylesine mükemmel bir planda 
ne ters gidebilir ki? 
 
Ünlü yazar ve çizer Beach’ten dünyayı yakıp kavuran –ve kahkahalara boğan– bir hikâye. Onuncu okuyuşunuzda bile kahkahanıza engel olamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9640e3f2-43df-4284-a02a-5b6ac1599deb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Evlenmesi - Günümüz Türkçesiyle Türk Klasikleri</image:title>
            <image:caption>Hikmet Efendi: İşte kendi menfaati için aşk ve muhabbet tellallığına kalkışan, kılavuz sözüne itimat edenin hali budur. 
Müştak Bey: Ah a kardeş gideceğin yere amma geç kalıyorsun ha. Öyle işinden geri kaldığına asla razı olamam. 
Hikmet Efendi: Sen ve eşin birbirinizi tanıdığınız hâlde evlenirken ne belalara uğradınız bakındık.” 
Tek perdelik bir töre komedisi olan Şair Evlenmesi, Türk edebiyatının ilk telif tiyatro oyunu olarak bilinmektedir. Bu oyun vasıtasıyla Türk sanatkârı realist bir bakış açısını, halka ait olanı yine halkın ürünleriyle anlatma amacını gerçekleştirmeye başlama imkânı bulmuştur. İşte Şair Evlenmesi; teknik, muhteva gibi hususlardan çok bu yönüyle değerlendirilmelidir. 
Fakir bir şair olan Müştak Bey’in Kumru Hanım’la evlenmek istemesini konu alan oyunda görücü usulü evliliğin eleştirildiği söylenir. Ancak piyesteki asıl eleştiri, insanların düzenbazlıklarına, toplumun temel kurumu olan evliliği dahi emellerine alet etmekten çekinmemeleri üzerine yoğunlaşmıştır. Şair Evlenmesi, önce 1860 yılında Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilmiş, ardından Selanik’te Kitapçı Tayfur Efendi tarafından 1290 (1874/1875) yılında kitap olarak neşredilmiştir. Piyesin elinizde tuttuğunuz sadeleştirilmiş edisyonunda yazarın sağlığında yapılan 1874/1875 tarihli bu baskı esas alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce36a165-add1-45a1-a0ae-f9aa51056cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsuncu Baba - Günümüz Türkçesiyle Türk Klasikleri</image:title>
            <image:caption>“En akıllılarımız her gün aldanıyorlar. En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar. Hepimiz daima aldanıyoruz fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. Bu şekilde geçim dengesini biraz düzeltebiliyoruz. Aldanıp da aldatmayanlar... İşte aç kalan kimseler, bu zavallılardır. 
Hakikatin büyüklüğünü tanıyıp da onunla dost olamayanlar... O kılığa bürünmüş yalanlarla oyalanırlar. Bu komedya sahnesinin en arka perdesini kaldırıp asırlardan, asırlardan beri insanlardan saklanan gugukları apaçık insanlığa göstermek her memlekette kanunen yasaktır. Ahlak, gelenek ve ananelerimiz hayallere o kadar geniş bir saha ayırmıştır ki hakikat, ona en ziyade muhtaç olanların nazarlarında bile daima aşağılanmış ve çekici olmayan bir şey olarak kalır.” 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ilk defa 1921 yılında yayımladığı Efsuncu Baba, edebiyat tarihimizin en önemli romanlarından biridir. Romanda, simyayla, büyüyle, tılsımla uğraşan Efsuncu Baba tipi örneğinde batıl inançların sosyal hayatımızı nasıl derinden etkilediğinin çarpıcı bir örneği sunulur. Romanda Ebulfazl Enveri (Efsuncu Baba), “sofu” görünümlü “ahmak” kimseleri temsil edecek şekilde işlenir. Hüseyin Rahmi, keskin bir mizahla kaleme aldığı romanında bizleri bir yandan İstanbul’un arka sokaklarında gezdirip zevkli bir yolculuğa çıkarırken diğer taraftan roman boyunca merak duygusunu zirvede tutmayı başarır. Efsuncu Baba, argo yüklü bir dil ve ironiyle harmanlanmış, edebî bir üslupla kaleme alınmış, Hüseyin Rahmi’nin roman anlayışını yansıtan gerçek bir klasiktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e137b2d-ccc4-4c4d-9778-fc85acad39b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmeceli Hayvan Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Bir kitap dolusu bilmece  Şiirle buluşup sıraya dizilmiş A&apos;dan Z&apos;ye.  Dizelerin ardında keşif, merak, heyecan ve oyun Eğlenerek öğrenmeye hazır mısın? Kimisi yüzer, kimisi uçar, kimisi de koşar.  Bilin bakalım, hangi hayvan nerede yaşar? Tırtıl, kanguru, orangutan ve diğerleri Noktaları birleştiren sayıların içinde saklanıyor olabilir mi? 53 hayvan tekmili birden anlatılıyor ince ince. Her biri kendi yaşam alanının en ilginci. Bilmece, bildirmece  Yanıtlar için azıcık düşünmece, biraz da çiziktirmece! Okumaya mesafeli çocukları bu kez mizahın gülen yüzüyle kitaplara yakınlaştıran Bilmeceli Hayvan Şiirleri, esnek ve hızlı düşünme yeteneğini geliştirirken şiir sevgisi de kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98525be1-a69a-4737-9e4b-690df81cfdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Rekabet</image:title>
            <image:caption>Aşkta ve savaşta her şey mübahtı… 
Tabii evren işe karışmasaydı. 
 
Şirketimi kaybedeceğimden korkuyordum. Oysa tehlikede olan kalbimdi. 
 
Nami otuzuna basmıştı ve hayatı hiç de planladığı gibi gitmiyordu. Nişan atmıştı ve kurucu ortaklarından biri olduğu teknoloji şirketi Toggle batmanın eşiğindeydi. Hayatında değer verdiği her şey ellerinden kayıp giderken bir galibiyete ihtiyacı vardı.   
 
Derken Jae Lee çıkageldi. Nami&apos;nin lisedeki azılı rakibi aradan on yıl geçmesine rağmen çekiciliğini koruyordu. Üstelik artık lüks bir hayat sürüyordu. Ama her şeyi çok kolay elde etmekten bıkmıştı. Toggle&apos;ı satın alıp parçalamak isteyen şirketin başkan yardımcısı olarak Nami’nin karşısına çıktığında, aradığı mücadeleyi onda bulacağından emindi.  
 
İkisinin de kaybetmeye hiç niyeti yoktu ve savaşları bu sefer daha sert geçecekti. Ta ki düşmanlıkları içlerinde farklı bir tutkunun fitilini tutuşturana kadar. Nami sadece şirketini değil kalbini de Jae’ye kaptırmak üzere olduğunu fark ettiğinde her şey için 
çok geç olacaktı. 
“Nami’yle Jae’nin aşk hikâyesi hepimizin bağ kurabileceği sevimli aile dinamikleri üzerine inşa edilmiş. Aralarındaki kimya sayesinde kendinizi sayfaları çevirmekten alamayacaksınız.” 
–Booklist   
“Zekice atışmalar, sarhoş dansları ve şakalarıyla Tanamachi’nin aşırı eğlenceli kitabı insana kesinlikle keyif veriyor. Sally Thorne hayranları 
için birebir.” 
–Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd87203-e96d-479e-beec-81ba0c2b0cf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çengi - Günümüz Türkçesiyle Türk Klasikleri</image:title>
            <image:caption>“Bundan otuz, otuz beş yıl kadar önce Şehzadebaşı’nda Canberd Bey isminde bir kişi vardı. Bilmem tanır mısınız? Fakat tanımasanız da ziyanı yok, ayıplanacak bir şey değil. Zira kendi kapı bir komşuları bile yanı başlarındaki evde yalnız bir Canberd Bey’in yaşadığını duymuşlar ancak bu kişinin özelliklerine dair hiçbir bilgileri yoktu. Şaşırdınız mı? Aslında kapı bir komşusunun sadece adını bilip de başka hiçbir şeyini bilmemek İstanbul’da şaşılacak şeylerdendir. Eğer İngiltere’de olsaydınız buna kimse şaşırmazdı. İngiltere’de belki komşunuzun ismini bilecek kadar malumatınızın olmasına hayret edenler bulunurdu, İstanbul’da ise bir komşunun kendi bilemediği bazı hâllerine varıncaya kadar komşuları bilmezlerse bir türlü rahat edemezler.” 
Türk romanının “Hâce-i Evvel”i ve Türk matbuat hayatının “yazı makinesi” sıfatlarının sahibi Ahmet Midhat Efendi, telif, tercüme ve adapte romanlarıyla, kısa hikâye ve tiyatrolarıyla; çıkardığı dergi ve gazeteler, yayımladığı kitaplarla Türk toplumunun kültür, sanat, düşünce dünyasına sadece yaşadığı dönemde değil sonrasında da ışık tutmuş bir şahsiyettir. 
Çengi, onun Cervantes’in roman kahramanı Don Kişot’tan ilhamla yazdığı romanıdır. Yazar, Don Kişot’u İstanbul’da yeniden canlandıramasa da onun gibi okuduğu kitaplardan hareketle dengesini yitirmiş Dâniş Çelebi’ye can verir. Dâniş Çelebi, Muhayyelat-ı Aziz Efendi’den okuduğu bölümleri hayatının bir parçası kabul ederek yaşamaya çalışan sıra dışı bir kahramandır. Ahmet Midhat, dört bölüm olarak kurguladığı romanında her zamanki gibi bol bol okuyucuya seslenmiş, nasihatlerde bulunmuş, yol göstermiş ve okuyucuyu bilgilendirmiştir. 
Ahmet Midhat sizi de Çengi’nin bu büyülü ve heyecan verici dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaba471a-5648-46d2-a27f-5d2a51813417.jpg</image:loc>
            <image:title>A&apos;mak-ı Hayal - Günümüz Türkçesiyle Türk Klasikleri</image:title>
            <image:caption>“Âlem nedir diye kendi kendime sordum, derinden gelen bir ses kahkahalarla güldü, acaba bu bir cevap mıydı?” 
II. Meşrutiyet devrinin en ilginç fikir ve sanat adamlarından olan Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi’nin kaleme aldığı A’mak-ı Hayal, Türk edebiyatının uzun serüveni içerisinde kaleme almış en özgün çalışmalardan biridir. Materyalist öğretinin hüküm sürdüğü bir çağda vicdanı ile aklı arasındaki çelişkilerin iç sıkıntısını yaşayan Râci’nin hayatı Aynalı Baba adındaki tuhaf görünümlü bir bilgeyle karşılaştıktan sonra altüst olur. Önünde hayalin derinliklerine doğru uzanan geniş bir yol açılan Râci, bu yolda sayısız maceralara girişir, nice badireler atlatır. Aynalı Baba’nın rehberliğinde çıktığı bu yolculukta hem kendisine hem de evrene dair hakikatleri anlamaya çalışır. İnsanın nihayetinde kendisini anlamasını sağlayan bu yol uzun ve çetrefillidir. Râci bu yolda karşısına çıkan engeller, tuzaklar ve ayartmalarla başa çıkabilecek midir? Şüpheleri giderilecek, vicdanı tatmin olacak mıdır? Bir bakıma nefis terbiyesi sürecinin ve hakikat arayışının masalsı bir anlatımını sunan A’mak-ı Hayal gerek devrinin sorunlarına tasavvufî öğreti ışığında çözümler araması gerekse bu arayışın öyküsünü mesnevilerin, efsanelerin, menkıbelerin roman formatına taşınmış zengin dünyası içinde aktarması bakımından Türk edebiyatının ilgi çekici çalışmaları arasındaki yerini korumayı sürdürür. Bütün bu yönleriyle A’mak-ı Hayal Türk edebiyatının klasikleri arasındaki yer almayı hak etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9452eb8a-c113-488b-b9ec-ec56b86fe772.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah - Günümüz Türkçesiyle Türk Klasikleri</image:title>
            <image:caption>“Bak şu gökyüzüne, ne görüyorsun, mailiklerden oluşan bir deniz... Gözlerinle onun içine girmeye çalış; o mailikleri yırtmak için uğraş, ne görüyorsun? Mai... Daima mai... Değil mi? Sonra bak ayağımızın altındaki toprağa, ne buluyorsun? Donmuş, simsiyah bir renk... Of! O siyah tabakaları parçalayarak içeriye bak; in, in, in, ne kadar inebilmek mümkünse o kadar in; ne buluyorsun? O siyahlıklar içinde ne buluyorsun? Siyah... Daima siyah değil mi? İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah, daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun.” 
Halid Ziya Uşaklıgil, Türk edebiyatına dil, üslup ve roman tekniği itibariyle yenilik getiren, Edebiyat-ı Cedide Topluluğu’nun nesir sahasındaki en önemli temsilcisidir. Onun olgunluk dönemi eserlerinden ilki Mai ve Siyah’tır. 
Mai ve Siyah romanı, hayatta istediği hiçbir şeyi başaramamış, hayalperest bir genç olan Ahmet Cemil’in romanıdır. Ahmet Cemil, tüm vaktini edebiyat dünyasına yenilik getireceğini düşündüğü şiiriyle geçirmek isterken, geçim derdiyle polisiye romanlar çevirir, zengin çocuklarına özel dersler verir. Gazete sahibi olmak isterken kız kardeşi İkbal’in ölümüyle sarsılır, babasından yadigâr kalan evin elinden gitmesi karşısında çaresiz kalır. Son olarak maddi imkânsızlıklar nedeniyle duygularını açamadığı Lamia’nın bir subayla nişanlandığını öğrenmesiyle yıkılır. Sonuç olarak hayata karşı yenik düşen Ahmet Cemil, bir taşra memuriyetiyle İstanbul’u terk etmekten başka çare bulamaz. Mavi bir gökyüzünün elmas yağmuru altında, doğmasını beklediği ümit güneşini görmeye çalışan Ahmet Cemil’in nasipsiz ve bahtsız ömrü siyah bir geceyle neticelenir. Yazıldığı dönemin sosyal hayatına dair önemli ayrıntılar içeren Mai ve Siyah, Türk romanının babası kabul edilen Halid Ziya’nın kaleminden çıkmış gerçek bir klasiktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4884f3cd-cacf-4a6c-bb92-461048126b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Şamanizmi</image:title>
            <image:caption>Türk Şamanizmi&apos;nde Türkçe olmayan hiçbir ifade yoktur.  Sihir sözleri, semboller, dualar ve ibadetler hep Türkçede Türklerden, başka toplumlara bile geçen dini terimler de hep Türkçedir. Bu nedenle Türklerin milli dini, Türk Şamanizmi&apos;dir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aeb4017-dc35-44fc-b97e-d46e49fb4d4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Efemera</image:title>
            <image:caption>Hayatımızda ne kadar önemli bir yer işgal ettiğinin, onlarsız bir yaşam sürdürebilmemizin imkansızlığının farkında bile olmadığımız kağıt parçalarının, malzemelerin, belgelerin kişisel ve toplumsal önemini okuyucuya görselleri, bilgileri ve yaşanmış anılarıyla sunmayı amaçlayan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06c75ec8-b1eb-45ff-8e91-b2b0410bfb82.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Boyunca İstanbul Borsası</image:title>
            <image:caption>Borsanın doğuşundan başlayıp önce Avrupa’da, ardından da Osmanlı’daki gelişimini inceledikten sonra, İMKB’nin kuruluşu ve gelişimini aktaran bu eser, kaynağın yeterince az olduğu bir alanda, Prof. Dr. Haydar Kazgan’ın detaylı araştırmaları ve değerlendirmeleri sonucu ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e24021d-454b-49a4-b02b-d6e33e45c152.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Boyunca İstanbul Borsası</image:title>
            <image:caption>Borsanın doğuşundan başlayıp önce Avrupa’da, ardından da Osmanlı’daki gelişimini inceledikten sonra, İMKB’nin kuruluşu ve gelişimini aktaran bu eser, kaynağın yeterince az olduğu bir alanda, Prof. Dr. Haydar Kazgan’ın detaylı araştırmaları ve değerlendirmeleri sonucu ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6477ad4e-9083-4336-98b8-9b5a95eb4c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Cornell Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Sıradan not defterlerinden sıkıldınız mı? Derslerde, toplantılarda veya kitap okurken aldığınız notlar karmakarışık ve düzensiz mi geliyor? Öyleyse Cornell Not Defteri tam size göre! 
Cornell Üniversitesi&apos;nde geliştirilen bu özel not alma sistemi, öğrenme ve bilgiyi özümseme sürecinizi tamamen değiştirecek. Peki, Cornell Not Defteri&apos;ni bu kadar özel kılan ne? 
İşte Cornell Not Defteri&apos;nin size sunduğu avantajlar: 
Düzenli ve Yapılandırılmış Notlar: Sayfa düzeni sayesinde notlarınızı, anahtar kelimeleri ve özetleri belirli bölümlere ayırarak karmaşıklığa son! 
Aktif Öğrenmeyi Teşvik Eder: Not alma sürecine aktif olarak katılmanızı sağlayarak bilgileri daha iyi anlamanıza ve hatırlamanıza yardımcı olur. 
Etkin Tekrar ve Gözden Geçirme: &quot;İpucu&quot; bölümü sayesinde konuları hızlıca tekrar edebilir ve sınavlara daha etkili bir şekilde hazırlanabilirsiniz. 
Zaman Tasarrufu: Düzenli notlar sayesinde aradığınız bilgiyi kolayca bulur, zaman kaybetmezsiniz. 
Her Alana Uygun: Dersler, toplantılar, kitap özetleri, beyin fırtınası ve daha fazlası için idealdir. 
Daha fazla bilgi ve sipariş için sitemizi ziyaret edin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/077a783c-34dc-4a7a-98c1-1a6d26b2c6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gidenler de Ağlar</image:title>
            <image:caption>Gidenler de Ağlar”, Özkan Şahbaz’ın ilk şiir kitabıdır. Şairin, Denizkızı Yayınları tarafından yayımlanmış, “Bir Umut Yaşmak” ve Ömür Yükü” adlı iki şiir kitabı daha bulunmaktadır. 
“Saçına, papatyalar tak isterdim 
Ayrılmadan, 
Unutma! gidenler de ağlar, 
Yüreğinin acısından”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9deb3cf-a3df-4157-ab19-4f8960ff1f97.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART-4 (Ekim-Kasım-Aralık 2024)</image:title>
            <image:caption>MYART’ın 4. Sayısında aşağıdaki yazarların çalışmaları bulunmaktadır: 
Bir Sanat Şaheseri Olarak Antik Çağ Parfüm Kapları (Cenker ATİLA) / 5, Antik Çağ Mezar Mimarisinde Bir Başyapıt: Halikarnassos Mausoleion’u (Emre OKAN) / 9, Koro ve Müzik (Muammer KORKMAZ) / 13, Soyut Dışavurumcu Bir Metafor: Kurgan (Şebnem ATILGAN) / 17, Barok Dönemine İz Bırakan Güçlü Kadın: Artemisia Gentilesch (Yaren KOCA) / 21, Antik Dönemde Pişmiş Toprak Oyuncaklar (Elif Zengin BIÇAKKIRAN) / 24 , Ressam ve Şair Can Emre Dağ (Ecem ÜNER) / 28, Boğuntulu Bir Zaman (Veysel ÇOLAK) / 31, Sanat Tarihi ve Edebiyat: Kültürel Belleğin İki Yüzü (Burcu ÜNLÜ) / 32, Boji (Ayça ERDURA) / 34, Sabun Köpüğü (Merve ADIN) / 35, Atıf Yılmaz (İbrahim TIĞ) / 39, Arsız (Emine AYDOĞDU) / 40, Şaman Ayetleri-2 (Hacer YILMAZ) / 43, Güvercinler İnerse (Şeyda APAYDIN) / 44, Yeni Bir Anlam (Aydanur SARAÇ) / 49, Denizden, Duvardan ve Geçmişten (Umut ÇETİN) / 50 , Renklerin Rengâsı (Dilek DEĞERLİ &amp; Aslıhan TÜYLÜOĞLU) / 52, Yarım (Coşkun BAKIRCI) / 52, Fıstıklı Helva (Esra ÇAKIR) / 53,  Haikular (Fatoş AVCISOYU RUSO) / 56, Bir Filin Vurulması (George Orwell, Çeviri: Özgür Şiir ÇETİN) / 57, Adın Dilimin Altında (Fatma ARAS) / 63, Kars (Sinan KABAN) / 63, Ünlü Yazarlarla İlgili Tuhaf Bilmeceler (Kerem KACAR) / 64, Toyluktan Arındıran Geçitlerde (Hatice TARKAN DOĞANAY) / 65, Taş Balta (Veysel DAĞ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb5de5c4-c703-4fdc-a2c2-4629d3971e2d.jpg</image:loc>
            <image:title>İp Atlama vs Pliometrik Antrenman (İzokinetik Performans)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      BÖLÜM 1 : TEORİK ÇERÇEVE 
 
      BÖLÜM 2 : YÖNTEM 
 
      BÖLÜM 3 : BULGULAR VE TARTIŞMA 
 
      BÖLÜM 4. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f3eed35-f80c-427e-87b2-c7afb550e299.jpg</image:loc>
            <image:title>Egzersiz Bağımlılığı Ve Tutku Düzeyinin Performansla İlişkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3. ARAŞTIRMANIN YOL HARİTASI 
 
      4. ÖNE ÇIKAN GÖZLEMLER 
 
      5. YORUMLAR 
 
      6. GENEL DEĞERLENDİRME 
 
      7. GELİŞTİRME FİKİRLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d171f5-46c9-4946-b6cd-720eed0c1a0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kenet</image:title>
            <image:caption>Kırklı yaşlarına adım atan Haşmet, miras kalan pansiyonu devralmak için sevgilisi Özgür ile geçmişin izlerini sürmek üzere kasabasına döner. Ancak bu yolculuk, yalnızca bir mülk devri değil, geçmişin yeniden yüzeye çıkışıdır. Gassal olan dayısı Bahattin’in, ölüleri yıkarken ailelerden aldığı notlarla oluşturduğu tuhaf dünya, Haşmet’in kayıplar, zorbalık ve unutamadığı aşkıyla yüzleşmesine neden olur. 
Roman, intihar, cinayet ve vicdan azabı etrafında dönerken, geçmişin yankıları günümüzdeki derin yaraları açığa çıkarıyor. Kenet, yaşamın ve ölümün iç içe geçtiği bir yolculuğa davet ediyor; okuyucuyu, kayıpların gölgesinde sorgulayıcı bir deneyime sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/415badc0-f1f3-4d49-b207-9b5579235047.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>Ayşe Erbulak, aile ilişkilerinde görünenin yüzeyselinden derinine, en derinine iniyor. Bir yaşam susma ritüeline dönüştüğünde bunun nelere mal olduğunu okurken şaşırıp çoğu kere kızacaksınız… Belki de katil, bu suskunluktan doğacak. Yaşam nerede kırılır? Sorunun cevabını ararken gittikçe katmanlaşan bu cinayet romanı, aile içi ilişkilerin gerisindeki trajediyi, travmaları ve sonuçlarını gözler önüne seriyor. 
“Ayşe Erbulak’ın ilk okurlarındanım. İlk okur olmanın torpiliyle, bu kitabı da öncelikli okudum. Ayşe’nin polisiye zekâsı ve kalemi çok çok güçlü. Bu romanda sadece polisiye zekâsını değil, aile kurumuna bakışını ve eleştirisini de seveceksiniz. Mutlaka okuyun, sonra gidip diğer Ayşe Erbulak kitaplarına koşun…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96546b9b-acc5-4789-8d28-5d5a5cefd6db.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri ve Toplumsal Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllardır Ottawa Üniversitesi’nde görev yapan çeviri araştırmacısı ve çevirmen Luise von Flotow, 1990’larda çeviriyi sömürgecilik sonrası yaklaşımlarla buluşturan Kanada ekolünün önemli bir temsilcisidir. Bu ekolün öncülü, Fransız feminizminin etkisiyle Kanada’da özellikle 1980’lerde görülen feminist çeviri etkinliğidir. 
 
Feminist çeviri dinamiklerini kavramsal ve tarihsel boyutlarıyla örnekleyen Çeviri ve Toplumsal Cinsiyet: “Feminizm Çağı”nda Çeviri, antik dönemin lirik şairi Sappho’dan feminist aktivist Simone de Beauvoir’a kadar kadın yazınının tarihsel yolculuğuna çeviri penceresinden bakan değerli bir başvuru kaynağıdır. Bunda kitabın derlediği örneklerin çeşitliliği kadar von Flotow’un feminist eleştirel bakışının ve yorumlarının da etkisi büyüktür. Önsözdeki ifadesiyle bu kitap, yazarın “kültürel bir yapılanma olarak toplumsal cinsiyetin feminist açılımlarına ve kültürel bir aktarım olarak çeviriye olan ilgisinin” bir sonucudur. Von Flotow, “Çevirmen, üçüncü dünya ülkelerindeki kadınların sesinin Batı’da duyulmasında tam olarak nasıl bir rol oynar? Nasıl bir çeviri yapmalıdır? 
 
Çeviriyi kimin için yapar? Çevirisi yalnızca o kadınların sömürülmesine hizmet etmekle mi kalır, yoksa uluslararası feminist amaçlara anlamlı bir katkı mı sağlar?” sorularını toplumsal cinsiyet ve çeviriye ilgi duyan okur ve araştırmacıların dikkatine sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5657ebe2-85a5-4198-900f-7a2b504d16d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan’da Günlük Hayat</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan dünyasına dair derinlemesine bir keşfe hazır mısınız? Robert Garland, Antik Yunan’da Günlük Hayat ile sizi klasik Yunan toplumunun günlük yaşamının ayrıntılarına götürüyor. Bu kapsamlı çalışma, hem akademik araştırmalar için vazgeçilmez bir kaynak hem de genel okuyucular için sürükleyici bir yolculuk sunuyor. 
Garland, antik Yunanların sosyal yapısından ekonomik faaliyetlerine, dini uygulamalarından kültürel etkinliklerine kadar geniş bir yelpazeyi ele alıyor. Aile hayatı, eğitim sistemi, kölelik düzeni gibi sosyal konuların yanı sıra tarım, ticaret ve zanaat gibi ekonomik faaliyetleri de ayrıntılı bir şekilde inceliyor. Yunan dininin günlük yaşam üzerindeki etkilerini, tanrılar ve tanrıçalarla olan ilişkileri ve dini bayramları titizlikle anlatıyor. Ayrıca tiyatro, spor, müzik ve edebiyat gibi kültürel etkinliklere dair zengin bilgiler sunarken, antik Yunanların giyim, yiyecek, barınma ve kişisel bakım gibi günlük yaşam pratiklerini de gözler önüne seriyor. Garland’ın sade ve anlaşılır anlatım tarzı, okuyuculara antik dünyanın kapılarını aralıyor ve bu döneme dair daha derin bir anlayış kazandırıyor. 
 
“Bu gerçekten klasik dünyaya mükemmel bir giriş.” –Peter Heinegg, Union College</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02032deb-da97-4433-8bf4-dde9956f967a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ercüment Ekrem Talü Hayatı-Sanatı-Eserleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. BÖLÜM Hayatı (10 Aralık 1888-16 Aralık 1956)     
 
       2. BÖLÜM: ESERLERİ 
 
       3. BÖLÜM ERCÜMENT EKREM TALÛ’NUN SÜRELİ YAYINLARDA KALMIŞ  
 
          ESERLERİNDEN ÖRNEKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdb9d80e-2256-40b8-9f98-75987da411dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Bir Katilin Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Tabiatın, Amazonların, yaşam alanlarını korumak için mücadele eden 
halkların yazarı Luis Sepúlveda, Duygusal Bir Katilin Günlüğü’nde bu kez iki uzun polisiye hikâyeyle karşımızda. İlk hikâyede, aşk ve vicdan azabı arasında sıkışıp giderek duygusallaşan bir kiralık katilin serüvenine eşlik ediyoruz. Kurbanının gerçek kimliğini merak edince, kendini İstanbul, Madrid ve Meksika ekseninde ilerleyen bir kovalamacanın ortasında buluveren katilin gitgide karmaşıklaşan hikâyesinde, katille kurban arasındaki sınırlar da giderek bulanıklaşır. İkinci hikâyede ise Brezilya’nın bataklıklarında yaşayan ve geçimlerini timsahlar üzerinden sağlayan Anaré yerlilerinin, Batı dünyasının açgözlülüğü karşısında verdikleri amansız mücadeleyi gözler önüne seriyor Sepúlveda. Anaré yerlileri Brezilya’dan Milano’ya uzanan bir kaçakçılık serüvenine sürüklenirken, çözüm bulmak da eski bir polis memuru olan Şilili göçmen bir sigorta müfettişine kalacaktır. 
Sepúlveda’nın her zamanki sıcak üslubu ve en trajik olayları anlatırken bile eksik etmediği mizahıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af23e31-1a89-483d-b26f-5a88818efc50.jpg</image:loc>
            <image:title>1.Viyana Muhasarası</image:title>
            <image:caption>Viyana…Viyana… 
Avrupanın ortasında sadece bir şehir Osmanlı’nın Batıya yürüyüşünün hedeflerinden birisiydi. Bir kez olsun o gökkuşağının altından geçmek istediler. 
Viyana bir ufuk bir ideal bir altın kapı gibi ışıldıyordu. Oradan geçmek ötesi daha da ötesi demekti. 
1529’ın Eylül’ünde başlamıştı hikaye. 
Osmanlı Ordusu, Viyana yollarındaydı. 
Yağmur, soğuk ve zorlu sefer şartları… 
En sonunda Osmanlı Ordusu Viyana’yı çepeçevre saran surların önündeydi… 
Viyana kuşatması günlerce devam etti. 
Viyana direndi. 
Viyana düşmedi fakat Osmanlı Ordusu bu kuşatmadan çok şey öğrendi, 
tecrübe etti. 
Ahmed Refik, yalın, içerden ve coşkuyla olup bitenlerin iç yüzüne eğiliyor yine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144f1b81-e096-4367-bdf5-972bf1e1ab5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen Yapraklari – IV (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Walt Whitman (1819-1892): Amerikan şiir geleneğinin önde gelen, kurucu şairlerinden Walt Whitman sokağın, kalabalıkların ve onları oluşturan bireylerin sözcüsüdür. Amerika’da demokrasi, ulus olma, beden ve cinsellik kavramlarını şiire taşıyan Whitman ilk modernist şairlerdendir. Çimen Yaprakları’nın ilk baskısı 1855 yılında yapıldı, bir önsöz ve 12 başlıksız şiirden ibaretti. Whitman yaşamı boyunca yazdığı şiirleri kitabına ekleyerek defalarca yeni baskılarını hazırladı. Son günlerini yine Çimen Yaprakları’nın son baskısını düzenleyerek geçirdi. Ölüm döşeği edisyonu olarak adlandırılan bu baskıda şairin “Yolculuğun Sonundan Geriye Doğru Bir Bakış” adlı yazısıyla birlikte kitap 438 sayfaydı ve 400 civarında şiirden oluşuyordu. Çimen Yaprakları’nı oluşturan bütün şiirler Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanırken dört ciltte toplandı. Elinizdeki kitap bu ciltlerin dördüncüsü ve sonuncusudur .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9dfffe-1a8f-4b58-a655-38507563dcdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli</image:title>
            <image:caption>“Rafınızda Alice ve Hobbit’in arasında yer açın;
Lanetli bu yeri tamamen hak ediyor.”
Kirkus Review
Oz Büyücüsü’nde Dorothy, Batının Kötü Cadısı’na karşı zafer kazandığında hikâyeyi sadece ondan duyduk. Peki ya başdüşmanı gizemli cadı? Gregory Maguire o kadar zengin ve canlı bir fantastik dünya yaratıyor ki Oz’a bir daha asla aynı şekilde bakamayacağız. Lanetli, hayvanların konuştuğu ve birinci sınıf vatandaş muamelesi görmek için çabaladığı, Munchkinlerin orta sınıf istikrarının rahatlığını aradığı ve Teneke Oduncu’nun aile içi şiddetin kurbanı olduğu bir diyar hakkında. Oz Büyücüsü’nden önceki dünyayı ve Elphaba’nın nasıl Batının Lanetli Cadısı’na dönüştüğünü anlatan Lanetli, bulanıklaşan sınırlara, yazarın yaratıcı dünyası ve eğlenceli üslubuyla dokundurmalar yapıyor. Milyonlarca kişinin okuduğu Lanetli, New York Times’ın en çok satanları listesine girdi, aynı zamanda Broadway tarihinde en uzun süre oynanan müzikallerden biri oldu ve Tony Ödüllerine layık görüldü, 2024’te filmi gösterime giriyor.
“Üstün bir hayal gücünün eseri.”
USA Today</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c88e4d7-90ed-4bc4-9f9c-fd2165ddd83c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harflerden Korkan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Zeren, büyük bir heyecanla okul çantasını hazırladı. Yarın onun için çok önemliydi, çünkü 1. sınıfa başlıyordu. Her şey Zeren için iyi gidiyordu. Harfleri ve sesleri öğrenmeye başlamıştı. Ama harfler arttıkça Zeren’in içini bir korku kapladı ve o artık harflerden korkuyordu. Zeren, harflerden korkmamayı onlarla arkadaş olmayı öğrenebilecek mi? 
* * * 
Okuma yazmanın öğrenildiği ilkokul 1. sınıfta olan ve okuma güçlüğü yaşayan çocuklarımıza yardımcı olabilmek için bu kitabı hazırladık. Kitapta çocukların harflerle iletişim kurmalarına yönelik öneriler bulunmaktadır. Aynı zamanda çocukların bu problemle nasıl baş edebileceklerine dair örnek faaliyetler oluşturup ebeveynler desteklenmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8439805e-e62f-4976-b4ed-b7f178b0f64a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci ve Ege’nin Doğa Kitabı – Çiftlik Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Doğada bir gezintiye çıkan ve birçok bitki ile yabani hayvan keşfeden İnci ve Ege’ye eşlik etmek ister misin? 
İlginç bilgiler ve birbirinden güzel çizimlerle dolu bu kitap, minikleri doğa gözlemiyle tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228b3dd6-91d6-4533-8a43-cf9e194eac96.jpg</image:loc>
            <image:title>Mona Lisa (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıl 1502… Fransızların ikinci İtalya seferi için Kral XII. Louis tarafından bizzat görevlendirilen Mareşal La Trémouille bir ordu kurarak maiyetiyle birlikte yola çıkar. Ordusu ilerlerken mareşal, kralın emri üzerine sanat eserleri satın almak üzere birkaç asilzadeyle birlikte Floransa’da mola verir ve Rönesans’ın en etkili ressamlarından Leonardo da Vinci’yi evinde ziyaret eder. Bu ziyaret sırasında üstadın henüz tamamlanmamış tablosu Mona Lisa’yı tesadüf eseri gören genç Bougainville Lordu, tablodaki kadına körkütük âşık olur. Her ne kadar öldüğü söylense de, saplantı haline getirdiği bu kadını bulmaya çalışan genç asilzadenin ciddi sonuçlar doğuran beyhude arayışı, sanatın aşka esin verme gücünü olduğu kadar, gerçeklik ile temsil arasındaki farkı da açıkça ortaya koyar. Lernet-Holenia, efsanevi tablonun etrafında oluşan mitlerden faydalandığı bu yapıtında, bize insanın her türlü gizem etrafında bir anlatı inşa etme arzusu ve becerisi üzerine çok eğlenceli bir hikâye anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a8cdd6c-18af-485b-8f4b-a5fca9ae5520.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulama Örnekleriyle Sınıf Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Eğitim dünyası, sürekli değişen ve gelişen dinamik bir alandır. Teknolojinin ve bilgiye erişimin hızla arttığı bu çağda, öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri de büyük bir önem taşımaktadır. Uygulama Örnekleriyle Sınıf Yönetimi kitabı, eğitimcilerin bu zorlu ama bir o kadar da keyifli yolculuklarında onlara rehberlik etmek amacıyla hazırlanmıştır. 
Herhangi bir eğitim sisteminde etkililik, büyük ölçüde sınıf yönetiminin niteliğine bağlıdır. Bu da sınıf yönetimini üzerinde önemle durulan bir alan haline getirmektedir. Bu kapsamda sınıfın etkili bir şekilde yönetilmesi, hâlihazırda bu mesleği icra eden öğretmenler ile öğretmenlik mesleğine hazırlanan adaylar için oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Sınıf yönetimi, eğitim-öğretim süreçlerinin etkili bir şekilde yürütülebilmesi bakımından oldukça hassas bir konudur. Diğer eğitim kademelerine göre özellikle temel eğitimde okul yıllarının öğrencilerin okula, öğrenmeye ve toplumsal yaşama dair olumlu ya da olumsuz tutumlarının şekillenmesinde önemli olduğu tüm eğitim çevrelerince kabul edilmektedir. Bu durum sınıf yönetimini daha da önemli hale getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7436988b-4e75-413d-b76d-0cac6ea2c4f6.jpg</image:loc>
            <image:title>John Stuart Mill</image:title>
            <image:caption>John Stuart Mill (1806-1873), 19. yüzyılın en etkili İngiliz filozofu ve devrin bütün önemli konuları hakkında ortalama insana bile hitap edecek tarzda yazan örnek bir Victoria dönemi entelektüeli idi. Parlamento üyeliği dahil, yaşadığı dönemin olayları içinde aktif yer alan bir düşünürdü ve bu rol için, babası James Mill tarafından özel olarak eğitilmişti. Metafizik, epistemoloji, ahlak, sosyal felsefe, siyaset felsefesi, din felsefesi ve eğitim felsefesine önemli katkılarda bulundu. Özgürlük Üstüne, System of Logic ve Principles of Political Economy adlı kitaplarıyla etkili oldu ve ün kazandı. 
Kişisel bağımsızlık üzerinde durdu. Felsefi açıdan liberal kültürü en geniş şekilde açıklayan düşünürdür. Siyasi açıdan bireysel yararı ortak yararla ilişkilendirmek için bağımsızlık kavramını kullandı. Ekonomik açıdansa girişimciliği evrensel hale getirerek işçi ve işveren arasındaki ayrımı aşmaya çalıştı. Demokrat tutumu nedeniyle kimilerince sosyalist olarak görüldü. 
Mill, karaktere ve ertelenmiş hazza verdiği önemle Viktoryen tarzı doğruculuğu simgeliyordu. Babasından sonra en çok etkilendiği kişi olan Harriet Taylor’la ilişkisi, bu erdem anlayışının sadece düşüncede kalmayıp kişisel hayatına aynı tutarlılıkla yansıdığının göstergesidir. Kadınlar için de bağımsızlığı savundu; cinsiyet eşitliğinin, liberal kültür sahibi bağımsız bireylerin hayatlarında tatmine ulaşmalarına nasıl katkıda bulunacağı üzerine kafa yordu. 
John Stuart Mill’in liberalizmi ele alış biçimi, ardından gelen tüm tartışmalar için çıkış noktası olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7f42180-fe89-4e42-b5f6-b6cf35b5dce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Leibniz</image:title>
            <image:caption>Gottfried Wilhelm Leibniz (1646 – 1716), hayatını adayacağı projeyi gençlik yıllarında belirleme bahtiyarlığına sahip olmuş ama geniş ilgi alanı içinde dağılması nedeniyle gerçekleştirememe bahtsızlığına uğramıştır: Kamu yararını ve Tanrı’nın şanını yüceltmek üzere bilimlerin tespiti ve geliştirilmesi amacıyla bir bilimler ansiklopedisi çıkarmak. Ansiklopedisini çıkaramamış ama bu uğurda fizik, felsefe, tarih, etik, hukuk, jeoloji ve teolojiden Çin diline kadar çok çeşitli alanlarda yaptığı çalışmalarla kendisini bilgi deposuna dönüştürmüş ve Avrupa’nın hükümdarları tarafından “yürüyen ansiklopedi” namıyla hüsnü kabul görmüştür. 
“Yaşadığımız dünya, olası dünyaların en iyisidir” düsturunu ortaya atarak günümüzde insanlara umut aşılayan kişisel gelişim literatürüne kadar uzanacak yolu açmıştır. İleri yaşlarında eski usul giysileri ve peruklarıyla gençler tarafından geçmiş zamanlardan kalan gülünç bir fosil olarak görülse de hoş sohbeti, cana yakınlığı, iyimserliği ve kötü kokmaması sayesinde özellikle nüfuz sahibi kadınların vazgeçemediği bir akıl hocası olmuştur. 
Latince, Almanca ve Fransızca yazdığı eserleri, on binlerce mektubu ve yine on binlerce sayfayı bulan yayınlanmamış taslaklarıyla mantık, matematik, fizik ve metafizik alanına unutulmaz katkılar yapmıştır. Dünyanın dört işlem yapabilen ilk hesap makinesini icat eden odur. İkili matematik sistemine kazandırdığı işlevsellikle bilgisayarın atası sayılmak gibi bir onura sahiptir. Ölümünden sonra verilen bu payeye karşın hayattayken kalkülüsü Newton’dan çalmadığını, bağımsız olarak kendinin de geliştirdiğini bir türlü ispatlayamamış, bu yüzden ömrünün son yıllarında ülkesinin medarı iftiharı olarak değil, bir intihalci olarak görülmüştür. Muhtemelen bunun etkisiyle tabutuna bir kehanet hakkettirmiştir: Inclinata resurget. 
Elinizdeki biyografinin yazarı din felsefesi uzmanı Maria Rosa Antognazza’ya göre tarih, bu büyük âlimin son evrensel deha olduğuna hükmederek itibarını iade etmiştir. Yani tabuttaki kehanet doğru çıkmıştır: İnen çizgi tekrar yükselecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037812e0-c521-42d1-8f03-13f78a95a27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Tatlı – Pijama Partisi Sürprizi</image:title>
            <image:caption>PİJAMA PARTİCİ BICIRIKLAR TULUMLARINI GİYDİLER! 
Tembel hayvan SAMMY, her zaman keyifle etrafta koşuşturur ama bugün onun için daha da heyecanlı bir gün. Hazine avından büyüleyici bir gece ziyafetine kadar bir sürü çok tatlı sürprizle dolu çok ÖZEL bir pijama partisi verecek. Ama pek de dost canlısı olmayan sürpriz bir misafir geldiğinde, pijama partisinin bütün gece sürdüğünden emin olmak için Sammy’nin bir plana ihtiyacı olacak. 
Hepimizin farklılıklarını kutlayan, kahkahalar attıracak, kalpleri ısıtacak bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68e8c266-acc7-41e1-bb50-e1c96f47624e.jpg</image:loc>
            <image:title>Caesar</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de daha çok Jül Sezar olarak tanınan Gaius Iulius Caesar (MÖ 100- 44), dramatik ölümünden bu yana iki bin yıldan fazla süre geçtiği halde antik dünya denince adı akla ilk gelen kişilerdendir. Roma’nın bu ünlü komutanı ve yöneticisi, servetini yitirmiş kadim bir ailenin genç mensubu olarak toplum içine çıktığı ilk andan son gününe kadar kılığı, tarzı, kıvrak zekâsı ve özgüveniyle ilgi çeken biriydi. Togayı kimse onun gibi giymedi, saçlarını kimse onun gibi taramadı; kimse onun gibi yürüyüp onun gibi konuşmadı Roma’da. Şehrin en tekinsiz döneminde erken yaşta kamu hizmetine girip kişisel çekişmelerin, siyasi suikastların, mali skandalların, komploların arasından sıyrılarak en tepeye, konsüllüğe ulaşmasında, halk yığınları yararına politikaları kadar bu karizmasının da payı vardı. “Roma’daki her kadının kocası” gibisinden ısrarlı yakıştırmalar, “kel zampara geliyor, karılarınızı saklayın Romalılar” tarzı kaba espriler bile kişisel cazibesine ve siyasi kariyerine zarar veremedi. 
Asıl şanını ve zenginliğini, bir milyondan fazla insanı öldürüp bir o kadarını da esir aldığı Galya’daki valiliği sırasında kazanan Caesar, bundan sonra eski siyasi ortağı Pompeius’la içsavaşa tutuştu. Onu da yendiğinde, ülkesinin topraklarını genişletmiş, dört kez zafer alayı düzenleyip dört defa konsül olmuş, senato tarafından ömür boyu diktatörlük payesiyle ödüllendirilmiş, takvime bir ay ekleyip o aya kendi adını vermiş, döneminin başta gelen edebi eserleri arasında sayılan Gallia Savaşı adlı kitabını yazmış biri olarak Roma’daki en zengin, güçlü ve etkili kişi haline geldi. Bu şekilde hayatının zirvesine ulaşmışken cumhuriyeti yok edip krallığını ilan edeceğini düşünen bir grup cumhuriyetçinin düzenlediği suikast sonucu öldürüldü. 
Tarih, siyasi bir şahsiyet hakkındaki hükmünü verirken, çağdaşlarının ve sonraki kuşakların hayatını ne derece etkilediğinin yanı sıra hareketlerinin başkasında olmayan bir tılsımla yüklü olup olmadığına da bakar. Antik Roma’nın toplumsal hayatını gözümüzde başarıyla canlandıran uzman tarihçi ve yazar Adrian Goldsworthy’nin harika biyografisi, dünyada çok az insana bahşedilmiş bu özel büyüye Caesar’ın da sahip olduğuna dair en güzel anlatımlardan birini oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01c8fa2a-80a4-45bd-b5fd-eb475f3f362e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kierkegaard</image:title>
            <image:caption>Soren Aabye Kierkegaard’un (1813-1855) eserleri, günümüzde hâlâ ilgi görmesine karşın bir bağlama oturtulmamış, yaşadıklarıyla yazdıkları arasında bir bağlantı kurulmamıştır. Halbuki bu yazı faaliyetinin içine yerleştiği genel bir felsefi şema bulunmaktadır. Kierkegaard, hayatını, varoluşun derin anlamına dair karmaşık keşiflere adamış bir yazardır. Bu anlamda bütün yazdıkları, kendi hakkındadır. Öte yandan okurlarını kendi varoluşlarıyla yüzleştirmek isteyen bir düşünür olarak yazdıkları sadece kendisiyle ilgili değildir; dünyada birey olma mücadelesine kafa yormuştur ömrü boyunca. 
Pişman olmak ve bunun acısıyla hayatı boyunca bağlanmak için ayrıldığı sevgili nişanlısı Regine’nin kendisinden tiksinmesini sağlamak amacıyla yazdığı Ya/Ya da, onun müstear isimle yazdığı ilk kitaptır. Sonuçta ömrü boyunca hatırasına bağlı kaldığı Regine’yi kendinden soğutmayı başaramamış, bu arada okur nezdinde büyük ilgi gören eser sayesinde tanınan bir yazar olmuştur. O da Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Korku ve Titreme, İroni Kavramı, Kaygı Kavramı, Felsefe Parçaları Ya Da Bir Parça Felsefe gibi yapıtlarla bu ilginin karşılığını vererek dünya felsefe tarihi içinde sağlam bir yer edinmiştir. 
Kierkegaard, tutarlı ve zaman içinde gelişen bakış açıları kazandırdığı ondan fazla müstear isimle yazdığı kitaplarda, o karakterleri birbirleriyle ve kendisiyle tartıştırmak gibi inanılmaz bir şey yapacak kadar özgün düşünce zenginliğine sahip bir polemikçidir. “İnsanlığa olan sevgisi nedeniyle” görevinin “her yerde güçlük çıkarmak” olduğuna karar verip bu yolda tek başına azimle yürüyen bu ilginç düşünür, çevresiyle giriştiği mücadele ve rekabetten ibaret olan kısa ömrünün son deminde dünyadaki mevcudiyetinin amacına ulaştığını şöyle dile getirmiştir: “Tinim o kadar güçlü ki artık bedenimi boğuyor.” Oslo Üniversitesi Felsefe Bölümü’nün kıdemli hocası Alastair Hannay’ın, Kierkegaard düşüncesinin oluşum evrelerine odaklanarak ilerlediği elinizdeki kitap, bu ilginç felsefecinin eserlerini hayatının içine oturtan ve hayatıyla felsefesinin örtüştüğünü ortaya koyan ilk biyografidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c4bf9d-8ac1-442a-ac43-5523fa83118d.jpg</image:loc>
            <image:title>Paçinko Bilyeleri</image:title>
            <image:caption>“Shiny’ye varıyorum. Büyükbabam ışıklı tellerin, neonların ve spotların fişini çekmiş. Ön cepheyi ilk kez karanlık görüyorum. Sokağın bu köşesinde sadece iki lamba var, taksi durağının iki yanında. Bu kadar az olduğunu daha önce fark etmemiştim. Paçinko her şeyi aydınlatıyordu. Gecenin tüm böceklerini kendine çekiyordu.” 
 
Anne ve babasıyla İsviçre’de yaşayan yirmilerinin sonundaki Claire, yaz tatili için Tokyo’daki büyükanne ve büyükbabasını ziyarete gider. Niyeti, elli yıl önce içsavaş yüzünden memleketlerinden ayrılmak zorunda kalan, o zamandan beri de Kore’ye bir daha ayak basmayıp Tokyo’da bir paçinko salonu işleten büyükanne ve büyükbabasının ölmeden önce yurtlarını yeniden görmelerini sağlamaktır. Ancak elli yıllık sürgünün ardından “dönüş” fikri bu yaşlı insanlar için hiç kolay değildir. Onları nasıl ikna edeceğini bilemeyen genç kadın bu sessiz hüzünden kaçınmak, duyduğu yabancılık hissini hafifletmek için kendine bir uğraş bulur ve ileride bir tür kardeşlik ilişkisi geliştireceği küçük bir Japon kıza Fransızca dersleri vermeye başlar. 
 
Paçinko Bilyeleri, keskin ve yalın diliyle okuru sakin bir şiddetin hüküm sürdüğü samimi bir atmosfere çekerken, aile ilişkilerinin doğasındaki dengesizliği, yalnızlığı, yanlış anlaşılmaları ve sevgiyi ustalıkla aktarıyor. 
 
“Zarafet ve melankoli yüklü, titizlikle damıtılmış bir duygular kitabı.” 
Le Monde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b897201-161a-4a34-81a8-9b817ff75a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Beethoven</image:title>
            <image:caption>Genç yaşından itibaren işitme duyusunu yitirmeye başlayan ve ömrünün son on yılında hemen hemen tamamen kaybeden Ludwig van Beethoven (1770-1827), bize armağan ettiği bestelerin bir kısmını, örneğin Dokuzuncu Senfoni’yi kendisi dinleyememiştir. Eserin ilk icrasının salonda yol açtığı alkış tufanını sahneden duyamamış, ancak birisi onu kolundan tutup arkasına döndürdüğünde görebilmiştir. Bu durumuyla bile insanlık tarihinin en güzel bestelerinden bazılarını üreten ve müzikte büyük bir değişim yaratan büyük devrimci, dehanın beden bulmuş halidir. 
Düşünülebilecek en pis ve dağınık evlerde yaşayan, ömrünü huysuz, kaba, savruk, pasaklı bir adam olarak geçiren Beethoven’ın beste çalışmalarınaysa büyük bir titizlik, kesinlik ve ayrıntıcılık hakimdir. Bu açıdan bireyin dünya üzerindeki süfli varlığıyla çağların ötesinden insanın ruhuna uzanan dehanın ulvi sanatsal varoluşu arasındaki karşıtlığın en dokunaklı örneğidir. 
Sitemkâr olduğu kaderini en az dehası kadar büyük irade gücü sayesinde kabullenmiş ama kurulu düzenin kendini konumlandırdığı yere hayatı boyunca razı olmamıştır. Nobranlık sınırını zorlayan bir gerçekçilikle, üstelik yıllarca kendisine maddi destek sağlayan Prens Lichnowsky’e, “Siz doğumunuzdaki rastlantıyla bugünkü siz oldunuz. Binlerce prens olmuştur ve olacaktır oysa yalnızca bir tek Beethoven vardır” der. Kraliyet arabasını gördüğünde eğilip selam veren Goethe’nin tersine, sırtını dönüp uzaklaşır. Bir eserini ithaf ettiği kralın karşılık olarak gönderdiği mücevher sahte çıkınca iade etmesine etrafındakiler zor engel olur. Sadece aristokrasiye değil, sanatının ticarileşmesine, yayıncıların iznini almadan ve yeterince telif ödemeden eserlerini basmasına da itiraz eder: “İnsan beyni satılabilir bir mal değildir.” 
1958’den itibaren Princeton, Harvard ve Boston üniversitelerinde ders veren ABD’li müzikolog ve Beethoven uzmanı Lewis Lockwood’un kaleminden çıkma elinizdeki biyografi, Beethoven’ın hayatının ve müziğinin, istenirse beraber, istenirse ayrı ayrı izlenebileceği bir şekilde bölümlendirilmiştir. Özelikle 9. Senfoni’yle ilgili bölüm, bir yandan tüm hareketlerin, serimlerin, ölçülerin kitaptan izlenirken bir yandan da bu harika müziğin tadının çıkarılabileceği ölçüde uzun, ayrıntılı ve açıklayıcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f186551c-e149-4b00-82fc-db81d35a041e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamburg</image:title>
            <image:caption>Yangın mevsimi Hamburg’u sardığında, şehir, yalnızca fiziksel bir yıkımın değil, derin bir tarihî ve kişisel dönüşümün de eşiğindedir. İlk soğuklardan kaçan insanlar, çareyi bir kitabevine sığınmakta, tütün kokan rafların arasında kendilerine dair bir şeyler aramakta bulurlar. Çok uzakta olmayan bir yerde, birbirini tanımayan bir grup insan, her pazartesi aynı saatte, seçtikleri kitaplardan bölümler okumak için bir araya gelir. 
 
Bir gün, okuma ritüelinin katılımcılarından biri, izini kaybettiren bir yazarın birkaç romanını yanında getirir. Kitapların gizemli yazarı, onları 1943 Hamburg’unun yıkıntılarının, bombardıman uçaklarının yol açtığı ateş fırtınalarının, yeraltı sığınaklarına mahkûm, dehşetin her türlüsünü tatmış hayatların ortasına götürür. Bu hayatlardan birinde vücut bulan çocuk, yıllar sonra kendi hikâyesinin tüm parçalarını toplamaya ve gerçekten kim olduğunu anlamaya karar verecektir. Sefalet ve çaresizliğin acı yüzü ve aralarında Roosevelt, Churchill ve Hitler’in de bulunduğu hayaletler, onun sözcüklerinde yeniden hayat bulur. 
 
Unutmanın coğrafyası, belleğin anatomik bir haritası ve bir katliamın edebî kaydı niteliğindeki Hamburg, kurgu ile gerçeklik, kâbus ile hayaller arasında, açlıktan kesilen seslerin, öfkeden yıpranmış bedenlerin ve kül olmuş anıların tam ortasında heybetli bir anıt gibi yükseliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebd06b1b-f85f-4cbd-a2b3-1c71c2050026.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygunsuzluk</image:title>
            <image:caption>Amerikalı eleştirmenlerin “feminist varoluşçuluk ya da varoluşçu feminizm” örneği olarak tanımladıkları yapıt, bir sanat müzesinde temizlikçi olarak çalışan Vitória’nın şaşırtıcı öyküsünü aktarıyor. Müzedeki tabloların tozunu almaktan daha fazlasını isteyen ve zengin bir adamla evlenen Vitória, bir yandan kendi sanatsal kimliğini keşfederken, diğer yandan toplum, dostluk, sadakat, evlilik konularını irdeleyen bir serüvene atılıyor. 
 
Uygunsuzluk sınıfsal ve ataerkil yapıda ve sanat çerçevesinde kadına biçilen rol ile bu rolün dışına çıkma olasılıklarını irdeliyor. The New York Times’ın, “Birkaç hınzırca farklılıkla Kendine Ait Bir Oda niteliğinde,” diye tanımladığı yapıt, kadının “erkeklerin baktığı bir nesne” olmak yerine “dünyaya kendi gözleriyle bakan biri” olmak özlemini ve bu uğurdaki çabasını dile getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de8ebb9-6bd5-4e92-aedb-66fcab504ee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırlamanın ve Unutuşun Kitabı</image:title>
            <image:caption>Acıları dindiren, yaraları sağaltan, anıları unutuşun afyonuyla uyutan zaman... Elma kurdu elmayı nasıl içten içe kemirirse zamanı da kemiren kurtlar var. Zamanın unutulmaya mahkûm ettiği anılara ulaşacak incecik yollar açıyorlar. O yolları tıkayamazsınız, açıldıklarını anlayamazsınız. Bir ses, bir ezgi, bir koku, bir fotoğraf, bir çiçek, bir dokunuş, bir esinti, bir renk, o incecik yollardan sızıp unutulmaya mahkûm ettiğiniz anıyı unutuşun karanlığından aydınlığa çıkarıverir. Şaşırırsınız, nasıl baş edeceğinizi bilemezsiniz, korkarsınız, ürkersiniz. 
 
İktidarın tepelerinde, istihbarat teşkilatının en üst kademelerinde bir adam. Hasta yatağının başında bekleyen, ona tutkuyla bağlı bir kadın. Ağır ağır kararan belleğin puslu labirentlerinde dolaşan, hatırlamakla unutuş arasında, rüyalardan, karabasanlardan süzülen sayıklamalarla anlatılan güncel bir Türkiye trajedisi. 
 
Devlet uğruna işlenmesi insanlığa karşı suçları affettirir mi? Aşk, suskun kalmanın suç ortaklığını meşru kılar mı? İnsan iktidar hırsına yenildiğinde unutmaya sığınmak mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2ec869f-d17c-4e24-b0b3-363ebe3e1f86.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır Perdesi</image:title>
            <image:caption>Victoria döneminin öne çıkan kadın yazarlarından George Eliot, Sır Perdesi’nde her zamanki gerçekçiliğinden uzaklaşarak romantik, trajik hatta doğaüstü denebilecek bir anlatıcı yaratıyor. Döneminin frenoloji ve manyetizma gibi sözde bilimlerinden etkilenen Eliot’ın tek bilimkurgu eseri sayılan bu uzun öykü, insan ruhunun kuytu köşelerini yokluyor ve hayatın kader, beklenti, bilinmezlik, ölüm, saklı kötülük, tecrit, saplantılı tutku gibi karanlık ve gizemli yanlarını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3893483-b1da-4885-b91c-4ef6eae91d1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Zor Bir Çocuğum Var</image:title>
            <image:caption>Huysuz, Hareketli , Dağınık, Öfkeli, Mutssuz ve İnatçı Çocukları sağlıklı büyütmr rehberi Çocuk, zor duygular, zorlayıcı yaşantılar ve yaşamın zorunlulukları arasında kaldığında gelişimini gerçekleştirebilmesi için yetişkinler neler yapabilir? Bu ve benzeri soruların yanıtlarını arayan anne - babalar, hekimler ve ruh sağlığı alanında çalışanlar Prof. Dr. Neslihan İnal&apos;ın paylaştığı deneyim ve bilgilerden yararlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/846df5e6-1db3-4138-b477-2e009b1a1fb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazım Hikmet’in Polemikleri</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının bugünkü kıvanç verici dinamizmine ve halkçı özüne kavuşması, yazarlarımızın dünyaca tanınması, hep Nâzım Hikmet’le başlayan yenileşme akımının sonucudur. Bugünü iyi anlayabilmek için 40 yıl önce başlayan edebiyat kavgalarına eğilmek, onları bilmek gerek. Biz bu inançla bu küçük incelemeyi hazırladık. Böylece taşlamada erişilmemiş bir zirve olan büyük ustanın bu yanını, karşısındakilerin başvurdukları taktikleri hâlâ bugün de geçer akçe yapmaya çalıştıklarını ibretle belirtmek istedik. Geçmiş yılların edebi kavgalarına küçük bir ışık tutabildikse, seviniriz.

-Kemal SÜLKER-

- Büyük harpte tereyağlı ekmek yiyenler.
- Ahmet Haşim, Nâzım’ın gelişini selamlıyor.
- Mehmet Emin’in dili bir irticadır.
- Bir anda Nâzım Hikmet’e düşman kesilenler.
- Nâzım Hikmet, milli putları kırıyor.
- Abdülhak Hamid’in Nâzım’a ziyafeti.
- Takdis edilen kelepçe ve yağlı ip.
- Yakup Kadri, Edebiyat Mahkemesi’nde.
- Bir komik âdeme (Hamdullah Suphi’ye) hicviye.
- Peyami Safa ve jurnalcılık.
- Dr. Hikmet Kıvılcım’a göre Nâzım Hikmet.
- Orhan Selim’in kimliği.
- Cingöz Recai sahnede.
- Namık Kemal ve Nâzım Hikmet.
- Yahya Kemal’in durumu.
- Nâzım Hikmet’in “milli”liği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c6f798d-f22c-4942-96f3-e07a42633e94.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlık Ardındaki Ahlak</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yazınımızın belki de hak ettiği değeri göremeyen isimlerinden Orhan Burian’ın dünya edebiyatı, Türk edebiyatı, edebiyat tarihi ve edebiyat fikri üzerine yazdığı birçok yazıdan derlenmiştir. Yaşamında ve hatta ölümünün ardından niteliğini ve değerini koruyan bu yazıları, kendi döneminin yazarları ve edebiyat düşüncesi hakkında önemli fikirler vermektedir.
...
“Değişişin hayatımıza temel olduğunu anlamakta neden isteksiziz? Bu bizi her an tetikte, her an deneye hazır durmaya zorlayacaktır da ondan. Değişişin özüne varan insandan, hayatını veren güçlere uyanık bulunmak beklenebilir. Bu da sürekli bir çaba demektir. Aklın her an yeni koşullardan yeni bir akıl yoluna varması demektir. Bizse ömrümüzde dönem dönem kimi düşünceleri, kimi biçimleri tamamlanmış birer bütün olarak almaya ve ona göre kuramlar, yasalar, yargılar kurmaya bakıyoruz. Hayatı hem insafsızcasına hem boşuna taşlaştırıyoruz. Daha doğrusu taşlaştırdık sanıyoruz...”

Orhan Burian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/790f64ca-3b0c-4a27-a14e-5c71d5321fa1.jpg</image:loc>
            <image:title>İsra ve Miraç Işığında: Tek Din Çağı</image:title>
            <image:caption>Yazar Mehmet Ali Bulut, Kur’an-ı Kerim, İncil ve Tevrat’a Göre Sonun Başlangıcı eserinin devamı niteliğindeki bu kitapta, Hz. Muhammed (sav) etrafında kurulacak olan ittifakı ve İsra ve Miraç’ın bizlere sunduğu derin anlamları gözler önüne seriyor. İnsanlığın “Tek Din Çağı”na doğru ilerlediğine dikkat çeken Mehmet Ali Bulut, İsra ve Miraç hadisesinin sembolik ve manevi yönlerini, günümüz Müslümanlarının görevlerini ve insanlığın kaderini aydınlatıyor. 
 
İsra ve Miraç, sadece bir mucize değil, aynı zamanda Müslümanların imanını pekiştiren ve insanlık için önemli mesajlar taşıyan bir yolculuktur. Bu kutsal hadise, hem bireysel ruhsal gelişim hem de tüm insanlık için bir ittifak çağrısıdır. 
 
Mehmet Ali Bulut, İbn Abbas’ın “El-İsra ve’l-Mi’rac Lil-İmam İbni Abbas” metninin tercümesi ve derinlemesine yorumlarıyla okuyucuyu ittifak ışığı ile buluşturuyor. 
 
“Beşeriyet için ittifak dönemi yaklaşıyor. Kur’an’ın mutlak hâkimiyet çağına giriyoruz. Miraç’ta tüm peygamberlerin Hz. Muhammed etrafında toplanması, bizlere bu gerçeği gösteriyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/137a38d5-4e9e-4e7f-9303-9afef706fe08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Geldim</image:title>
            <image:caption>Yazar Safiye Çetinkaya, “Kendime Geldim” kitabında hepimizin ortak sorunlarına dikkat çekiyor. Duygusal yorgunluktan, anlaşılamama problemlerinden, yalnızlık hissinden nasıl kurtulacağımıza dair yol haritası sunuyor. Toplumsal gelişimin önemini yaşanmış hikâyelerin satır aralarında bizlere sunan Çetinkaya, nasıl kendimize geleceğimizi anlatıyor. 
 
Her bir hikâye tanıdık, her bir sorun bilindik… 
 
“Kendime Geldim” ile biraz senden biraz benden izler bulacaksın. Hayatın gerçekliğinde mutluluğu yakalama yolunda adım adım ilerleyeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:26:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/843150d1-a52c-4054-a9ee-bc10359e5754.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Mühendislik Elektromanyetiği</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve ilgili ana bilim dalları müfredatında üniversitelerimizde okutulan statik elektromanyetik alan teorisi dersini kolay ve anlaşılır olarak öğretmektir. Bu amacı gerçekleştirmek için temel kavramlar kısa ve özet olarak anlatılmıştır. Formüllerin türetilmesi ve uzun matematiksel işlemler mümkün olan en kısa şekilde verilmiş; formüllerin fiziksel anlamları da açıklanarak öğrencilerin ezberden çok kavraması hedefenmiştir. Ayrıca konu anlatımlarından sonra örnek sorular çözülmüş, çözümlü alıştırma soruları ile konular pekiştirilmeye çalışılmıştır. Bu kitabın anlaşılabilmesi için okuyucunun kalkülüs I-II, diferansiyel denklemler ve temel fizik konularını bilmesi gerekir. Zira bu kitapta; türev, integral ve kuvvet gibi kavramlar anlatılmaz ve biliniyor kabul edilir. Böylece bu kitabın, elektromanyetik alan teorisinin temellerini kapsamlı olarak anlatan ve kolay anlaşılan bir kaynak olması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>